Page 1

France-Algérie : «regarder le passé en prenant à bras-le-corps le présent»

Dîner de l’amitié franco-turque : «tourner la page Sarkozy» FRANCE05

La Zakat, pilier invisible de l’islam de France

INTERNATIONAL11

SOCIETE06

21 - 27 ARALIK 2012 N° 244 Prix : 2 €

WWW.ZAMANFRANCE.FR

Türkiye İşadamları ve sanayiciler Konfederasyonu (TusKon), Paris Yatırım ajansı ve Fransa Yöneticiler ve Girişimciler Federasyonu (FeDIF) ile birlikte Fransız ve Türk iş dünyası topluluk buluşması gerçekleştirdi.

10

FIrInDan Yenİ ÇIKTI TaZe TaZe, sICaK sICaK

12

BU DERNEK Bİr BaŞKa DerneK!

11

TeKVanDo, TürK ŞaMPİYonlarI BeKlİYor

DanIel CanePa

Büyük Paris Projesi Türk girişimcileri bekliyor Paris Valisi Daniel Canepa, Türk yatırımcıların ‘Büyük Paris Projesi’nde yer almalarını istedi. “Türkiye’de özel sektörde girişimcilik ruhunu görüyoruz.” diyen Canepa, 70 bin konutluk ve toplam 36 milyar euroluk projeyi Türk girişimcilere emanet etmek istiyor.

-

Türkiye ile arasındaki ilişkileri hem siyasi hem de ticari anlamda geliştirmek isteyen Fransa’dan iş birliği çağrısı geldi. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ve Fransa Türk İşadamları Derneği’nin (FEDİF) ortaklaşa düzenlediği Fransa-Türkiye 2. İş Dünyası Buluşmaları Yeni Ortaklık Fırsatları Forumu’nda konuşan Canepa, Türk şirketleri ve girişimcilerinin ‘Büyük Paris Projesi’nde yer alması

tavsiyesinde bulundu. Canepa, Paris’te farklı kamu binalarının ve komplekslerin de yer aldığı 70 bin konut inşa edilmesinin hedeflendiğini, ulaşım alanı da dahil 36 milyar euroluk bütçe ayrıldığını söyledi. TUSKON Başkanı Rızanur Meral, Türkiye ile Fransa arasındaki ticaret hacminin 12 milyar euroyu aştığını söyledi. Türk girişimcilere seslenen Meral, ortaya çıkan rakamın potansiyelin altında kaldığını ifade etti. ReKonoMİ 09

Fransa’nın Türkiye’deki pazar payı geriledi

r07

accor, Türkiye’de 50 yeni otel yapacak 92 ülkede 5 bine yakın oteli bulunan Accor, Türkiye yatırımlarını artıracak. Türkiye’ de Novotel ile Ibis markalı toplam 10 otel sahibi olduklarını belirten Accor Grubu Projeler Müdürü Marie-Claire Bizot-Greggory, muhtelif illerde 50 yeni otel daha açacaklarını, bunun için yer arayışına başladıklarını ifade etti. ReKonoMİ 07

Boyer’den “inkar yasası” için yeni girişim

-

Marseille Milletvekili Valerie Boyer, Ermeni iddialarının inkarına ceza öngören yasa için Fransız meclisinde yeni bir teklif sundu. Teklifte, Anayasa Mahkemesi hakkında 30 milletvekilinden oluşan meclis soruşturma komisyonu kurulması da istendi. RGünDeM 03

Valerie Boyer geçtiğimiz aralık ayında meclisin gündemine gelen tasarının mimarıydı.

Zaman France Abone Kampanyası başladı

YORUM

Paris’in baklavaları, Türkiye tadını aratmıyor. Türklerin olduğu kadar Fransızlar tarafından da büyük talep gören baklavaların yanı sıra börek, poğaça, yaş pasta gibi Türk mutfağının eşsiz lezzetleri, farklı sofralara konuk oluyor. 1FOTO HABER

Valence Türk-Fransız Derneği, ilginç projeleriyle dikkat çekiyor. Sürücü kursundan futbol akademisine kadar farklı alanlarda aktivite düzenleyen yetkililer, ‘dernekçiliğe yeni bir boyut kazandırmakta’ kararlı. 1TOPLUM

Tekvando Antrenörü Erkan Yalçınkaya, her milletten sporcu yetiştirirken; Türk çocuklarının tekvandoya ilgi göstermemesinden dert yanıyor. 1TOPLUM

Zamanı doğru okumak için ‘Zaman’ınız var mı? M.FATİH KILIÇ r16


03 GÜNDEM

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

Oburiks Fransa’yı karıştırdı

NEVZAT CEYLAN

ünlü aktör Gerard Depardieu’nun Fransa’daki yüksek servet vergisinden kaçmak için Belçika’dan 200 bin euroya ev aldığı ve bu ülkeye yerleşeceği iddiaları gündemdeki sıcaklığını koruyor. Ünlü oyuncuyu sert şekilde eleştiren Başbakan Jean Marc ayrault’a Depardieu aynı sertlikle cevap verdi.

Ferhan Köseoğlu Paris Geçtiğimiz hafta Fransa'daki yüksek servet vergisinden kaçmak için Belçika'dan ev aldığı ve bu ülkeye yerleşeceği medyaya yansıyan ünlü aktör Gerard Depardieu, kendisini eleştiren Başbakan Jean Marc Ayrault'ya sert çıktı. Ünlü sanatçı, hakkında “sefil” ifadesi kullanan Ayrault'ya Le Journal du Dimanche gazetesinde yayınlanan mektupla cevap verdi. “Siz kim oluyorsunuz da beni böyle yargılıyorsunuz?” diye soran Gerard Depardieu, sanatçılar arasında vergi rekortmeni olduğunu da hatırlattı. Depardieu, 45 senede 145 milyon euro vergi ödediğini ve 80 kişiye iş verdiğini kaydetiti. “Beni onaylamalarını beklemiyorum sadece saygı duysunlar.” diyen 63 yaşındaki ünlü sanatçı, “Ben kimseyi öldürmüş değilim. Fransayı terk eden hiç kimse benim gibi hakarete maruz kalmadı.'' diye konuştu. 14 yaşından beri çalıştığını ve geçtiğimiz yıl kazancının yüzde 85'inin vergiye gittiğini belirten Depardieu, “Fransız pasaportunu ve hiç kullanmadığım sigorta kartımı size iade ediyorum. Ben sizinle aynı ülkenin vatandaşı değilim. Babamın da bana öğrettiği gibi gerçek bir Avrupalı ve dünya vatandaşıyım “ ifa-

-

delerini kullandı.

hüKüMeTTen serT TePKİ Depardieu’nun açıklamalarını değerlendiren Başbakan Jean Marc Ayrault ise “Ben Gerard Depardieu’ya sefil demedim. Benim kullandığım terim aktörün kişiliğine yönelik değildi. Tamamen ortaya konan eylemle ilgiliydi’’ diye konuştu. Ünlü aktörün açıklamalarının şoke edici olduğunu belirten Parlamento ile İlişkiler Bakanı Alain Vidalies de, “Eğer Fransa'yı seviyorsak, Sarkozy döneminde de Hollande döneminde de ülkemizi aynı düşünceyle sevmemiz gerekir.” dedi. Vidalies, “Ünlü sanatçının açıklamalarındaki ürkütücü sonuç Fransa'yı vergi muafiyeti için seviyor olmasıdır.” şeklinde konuştu. Kültür Bakanı Aureie Filippetti ise Gerard Depardieu'nun Fransız pasaportunu iade edeceği yönündeki açıklamasının ‘skandal' olduğunu vurguladı. Filipetti, “Fransız vatandaşı olmak bir onurdur. Vatandaş olmanın hakları ve görevleri de bunun içerisindedir.'' açıklamasını yaptı. Vergi ödemenin de bir vatandaşlık görevi ol-

Değerli dostlar, geçen hafta FEDİF’in (Fransa Girişimciler ve Yöneticiler Federasyonu) organize ettiği çok önemli iki etkinliğe katıldım. Fransa-Türkiye ilişkilerinin günümüzdeki durumunu gösteren bu toplantılar hakkındaki görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu etkinliklerden birincisi FEDİF’in, Plateforme de Paris ile organize ettiği ve artık geleneksel hale gelen 4. Millî Meclis (Assemblée Nationale) yemeği. İkincisi ise yine FEDİF’in, yeniden yapılandırılan Paris bölgesinin yetkili kuruluşu ‘Paris-Ile de France Capitale Economique’ ile düzenlediği üç günlük Türkiye gezisi idi. Bu haftaki yazımızda birincisinden çıkardığım dersleri sizinle değerlendirmek istiyorum.

duğunu söylen kültür bakanı, ekonomik krize karşı verilen milli mücadeleye desteğin bir vatanseverlik eylemi olduğunu dile getirdi. Bu arada Le Figaro Gazetesinin yaptığı ankete katılan 22 bin kişinin yüzde 81'i Gerard Depardieu'nun kızgınlığını anladığını belirtti. Ünlü sanatçının açıklamalarına hak vermeyenlerin oranı ise yüzde 18'de kaldı.

Boyer’den “inkar yasası” için yeni girişim -

Valerie Boyer geçtiğimiz aralık ayında meclisin gündemine gelen tasarının mimarıydı.

FeDİF’in Millî Meclis’teki yemeğinden notlar

Marseille Milletvekili Valerie Boyer, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkarına ceza öngören yasa için Fransız meclisinde yeni bir teklif sundu. Halk Hareketi Birliği (UMP) üyesi Boyer’in sunduğu yeni teklifte, “Fransa’nın yasayla veya uluslararası bir sözleşme aracılığıyla tanıdığı soykırımları inkarın”, hapis ve para cezasına çarptırılması talep edildi. Söz konusu teklifte Anayasa Mahkemesi hakkında 30 milletvekilinden oluşan meclis soruşturma komisyonu kurulması da istendi. Siyasi gözlemciler, Sarkozy’nin ardından bölünme noktasına gelen UMP’de grup kararı alınmasının oldukça zor olduğuna dikkat çekiyor. Gözlemcilere göre, yasa teklifinin akıbetini iktidardaki Sosyalistler belirleyecek. Anayasa Mahkemesi, 28 Şubat’ta Fransa Meclisi gündemine gelen inkar yasasının iptaline karar vermişti. Kararın gerekçesinde yasa teklifinin ‘İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ ve Fransız Anayasa’sına aykırı olduğu ve düşünce özgürlüğünü kısıtladığı belirtilmişti.

Gerard Depradieu, Belçika’dan ev aldığı için kendisini eleştiren Başbakan Jean Marc ayrault hakkında sert açıklamalarda bulundu.

KenDİMİZİ anlaTMaK İÇİn İlK aDIMI BİZ aTMalIYIZ Sevgili dostlar. çok iyi hatırlıyorum. Bundan dört beş sene önce Millî Meclis’teki Fransa-Türkiye Dostluk Grubu’nun o zamanki başkanını FATİAD (Fransa Aktif Sanayici ve İşadamları Derneği) adına bir grup arkadaşımızla ziyaret etmiştik. Eski bir vali olan çok değerli başkan ile bu buluşmamızda biz konuşmuş, kendileri ise bizi dinlemiş ve çok az konuşmuşlardı. Ama daha sonraki buluşmalarla ve bu arada gerçekleşen Türkiye gezisi sonrasında dostluğumuz hızla yol almış ve beraberce geleneksel yemeğimizi organize etmiştik. Bu kıymetli zat ‘inkâr yasasının’ geçmemesi için büyük gayret göstermiş, geçince de Anayasa Mahkemesi’ne iptali için imza toplayanların başında yer almıştı. Değerli dostumuz maalesef son seçimlerde yeniden seçilemedi. Ama biz kendisini her zaman saygı ile anacağız. Nitekim yemekte de unutulmadı ve herkesin önünde şükranla yad edildi. Seçimlerden sonra yeniden kurulan Dostluk Grubu’nun başkan ve yardımcısı değişti. Yeni başkan Christophe Bouillon genç ve dinamik bir milletvekili. Türkiye-Fransa ilişkilerinin öneminin ve zorluğunun farkında. Şu ana kadar dostluk grubuna 74 milletvekili kaydını yaptırmış bulunuyor. Bir önceki döneme göre oldukça yüksek bir rakam. Yemeğe katılan vekil sayısı da kırka yakın. Halbuki ilk yıllarda katılan vekil sayısı ancak bir elin parmak sayısı kadardı. Ben ilk dersimi bu sonuçtan çıkardım: Dostlukları geliştirmek için ilk adımı biz atmalı, sabırlı, kararlı ve devamlı olmalıyız. Başta istediğimiz karşılığı bulamasak bile bıkmadan usanmadan çalışmalıyız. DosTlarIn saYIsI arTarKen TanIŞMa Ve DİYaloğun öneMİ Bu geceden benim çıkardığım ikinci ders diyalog ve tanışmanın önemi oldu. Türkiye’yi ve Türkleri tanıyanlar kesinlikle bize dost oluyorlar. Mesela eski milletvekili, bakan, Avrupa milletvekili ve halen Maison de l’Europe’un başkanı olan değerli Hanımefendi Catherine Lalumiere İstanbul’a ve Türklerin dinamizmine hayran. “Sizden İstanbul’un dinamizmini Fransa’ya taşımanızı istiyorum.” dedi. Yine Fransa ekonomisinin duayenlerinden önemli şahsiyet CCİP’nin eski başkanı Pierre Simon, Türkiye ekonomisinin gelişmesinin kendilerini ümitlendirip cesaretlendirdiğini belirtti. Geceye katılan vekillerin içinde, ödül verilen genç eğitimcileri tanıyanlar da vardı. Hatta bu gençlerin bazılarına ödüllerini onlar takdim etti. Konuşurken ve ödül verirken dikkat ettim. Gençleri överken gözleri umutla parlıyordu. Hele bayan vekillerin bir anne şefkati ile bu gençlere sarılması beni çok duygulandırdı. Demek ki insan her yerde insan. Mükerrem yaratılan insan güzeli arar ve güzeli sever. Bulunca da sahip çıkar. Yani bazen yanlışlıklar, terslikler, kişinin başına bir şapka gibi geçse de insan insandır. En içten sevgilerimle… n.ceylan@zamanfrance.fr


04 GÜNDEM

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

UMP’de 30 gün süren başkanlık krizi her iki liderin bir araya geldiği toplantıyla aşıldı.

ÖİH’ye destek sağlayan gruba 10 yıl hapis talebi

-

UMP’deki kriz yeniden seçim şartıyla aşıldı

Halk Hareket Birliği’nde (UMP), 1 aydır belirsizliğini koruyan genel başkanlık krizi Jean François Cope ve François Fillon’un bir araya geldiği toplantıyla aşıldı. 20 Ekim’den önce genel başkanlık seçiminin tekrar edilmesine karar verilirken, 7 maddelik uzlaşma metni imzalandı. Ferhan Köseoğlu Paris Ana Muhalefet Partisi Halk Hareket Birliği’nde (UMP), 30 gündür süren başkanlık krizi sona erdi. Parti seçim kurulunun genel başkan ilan ettiği Jean François Cope ile seçimi kendisinin kazandığını iddia eden eski Başbakan François Fillon yeniden seçim yapılması üzerinde anlaştı. 6. kez bir araya gelen iki liderin buluşmasında 7 maddelik bir uzlaşı metni imzalandı. UMP'de 20 Ekim 2013 tarihinden önce yapılacak yeni genel başkanlık seçimi, kurulacak Yüksek Komisyon’un denetiminde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu komisyon, parti ile adaylar arasındaki ilişkileri de denetleme görevini üstlenecek. Halen partinin genel başkanlığını yürüten Cope’nin partinin rutin işlerinin dışında seçimle ilgili prosedüre müda-

-

hale etme yetkisi olmayacak. Ayrıca, parti tüzüğünün yeniden hazırlanması için yeni bir komite oluşturulmasına da karar verildi. Bu komitenin, partinin kurucuları ve eski başbakanlardan Edouard Balladur, Alain Juppe ve Jean Pierre Raffarin; eski meclis başkanları Gerard Larcher, Bernard Accoyer, partinin eski genel sekreterleri Patrick Deveciyan ve Xavier Bertrand’dan oluşacak. İmzalanan uzlaşı metninde parti yönetim birimlerinde François Fillon ve Jean François Cope taraftarlarının eşit olarak yer alacak. Fillon mecliste kendisini destekleyen milletvekilleriyle kurduğu UMP Topluluğu'nu (R-UMP) feshederek yeniden Halk Hareket Birliği'ne (UMP) katılacak. Fillon’la varılan uzlaşma sonrası açıklama yapan Cope, son 4 haftayı kabus ola-

rak nitelerken sorunun güçlü bir fikir birliğiyle aşıldığına vurgu yaptı. Cope, ayrıca hiçbir kızgınlığı olmadığının da altını çizdi. İki lider arasında arabulucu rolü üstlenen eski başbakan ve UMP’nin kurucularından Jean Pierre Raffarin de UMP’de barışın kazandığına vurgu yaptı. Raffarin her iki liderin de başka bir seçeneğinin kalmadığını ve sorumluluk duygusunu geç de olsa gösterdiklerini belirtti. UMP’de 18 Kasım'da yapılan genel başkanlık seçimleri partiyi bölünmenin eşiğine getirmişti. Parti seçim komisyonunun Jean François Cope lehine açıkladığı seçim sonuçlarını kabul etmeyen eski başbakan Fillon, Fransa’nın deniz aşırı bölgelerinden gelen oyların yanlış hesaplandığını iddia etmişti. Françosi Fillon mecliste UMP Topluluğu (R-UMP) adıyla yeni bir grup oluşturmuştu.

çoğunluğu Türklerden oluşan 10 kişiye, El Kaide ile yakın bağlantılı Özbekistan İslami Hareket (ÖİH) Terör Örgütü’ne finansman sağlamak suçundan 10 yıl hapis cezası istendi. 3 Aralık’tan beri devam eden davada savcı Thomas Fiquet, şüphelilerin 20032008 yılları arasında Afganistan’ın Kuzeyi ve Pakistan’da faaliyet gösteren örgüte finansal destek sağladıklarını iddia etti. Savcı, şüpheliler hakkında farklı cezalar öngörürken Avrupa’dan finansal destek sağladığı iddia edilen grubun başı İrfan Demirtaş’a da 10 yıl hapis cezası istedi. Ayrıca 2008 yılından beri tutuklu olan 53 yaşındaki Demirtaş’ın ÖİH’nin lideri olduğu belirtilen ve 2009 yılında Amerikan saldırısında hayatını kaybeden Tahir Yoldaşev ile de birçok kez görüştüğü vurgulandı. Şüphelilerin Mulhouse ve Lyon şehirlerinden 170 bin eurosu örgütün askeri kanadına olmak üzere toplam 300 bin euro gönderdiği iddia edildi. 2007 yılında polisin takibe aldığı organizasyon üyeleri, 2008’de Fransa, Almanya ve Hollanda’da gerçekleştirilen operasyonlarla tutuklanmıştı.

Belçika: Vergiden kaçan Fransızlara kapımız açık

-

Belçika Dışişleri Bakanı Didier Reynders, yüksek vergi oranı sebebiyle ülkelerine gelecek tüm Fransızlara kapılarının açık olduğunu söyledi. Le Figaro gazetesine konuşan Reynders, “Vatandaşları ülkeyi terk ediyorsa bu Fransa'nın suçudur. Suçu bizim üzerimize atmamalılar.” dedi. Belçikalı Bakan, Fransız hükümetinin aldığı kararların sonuçlarını kabullenmesi gerektiğini dile getirdi.


06 EKONOMi

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

MESUDİYE BEDİR Psikolog Çocuğumu narsisizmden (üstünlük hastalığı) nasıl koruya bilirim ? Her anne babanın bir hayali vardır. Ebeveynler çocuğunun en mükemmel olmasını arzu eder. Bazı ailelerde çocuk doğmadan önce zihinlerde onun eğitimiyle ilgili bir takım tasarımlar oluşur ve idealler zihinlerde yerini alır. Aile, çocuğa başarmasını beklediği bazı görevleri yükler. çocuk doğduktan sonra ise ebeveyn, çocuğunu planlamış olduğu formatta tutmak için bilinç dışı belirli çaba ve gayret içine girer. “çocuğumu en güzel okullarda okuturum, ona en kaliteli eğitimi sunarım ve o meslek hayatıyla da en iyi yerlere gelecek” gibi duygu ve düşüncelerle dolup taşabilir. Peki, bu ve buna benzer düşünceler çocuğun narsistik (üstünlük hastalığı) kişilik gelişiminde etken olarak karşımıza çıkabilir mi? Narsistik kişiliğin gelişmesinde 0-6 yaş döneminde ailenin özellikle de annenin çocukla kurduğu ilişki oldukça önemlidir. Ebeveynin çocuğuna kaliteli vakit ayırması da ehemmiyetlidir şüphesiz. Annenin yeterli bir duygusal bağ oluşturamaması ve babanın aşırı otoriter ya da fazlaca silik olması narsistik kişilik gelişiminde önemli bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira bu durum çocuğa değersizlik duygusunu yüklemektedir. Aile çocuğunu en mükemmel ve en zeki görmesinden dolayı sürekli övmektedir ve çocukta ebeveynin istediği şekilde davrandığında sevgi gördüğünü fark edecektir. Yani çocuğun zihninde ‘anne babamın beni sevmesi için onları sürekli memnun etmem gerekir’ mesajı oluşabilmektedir. Böyle bir tabloyla karşı karşıya kalan çocuk, anne baba ve çevreyi memnun edebilmek için birçok kimlikler geliştirebilir. İleriki yaşlarda ise ‘sahte kendilik’ dediğimiz bu kimlikle sürekli etrafından takdir alabilmek için efor sarf edecek ve kılıktan kılığa girecektir. çocukta narsistik kişilik gelişimini tetikleyen unsurlardan bir tanesi de çocuğun her dediğini yapmak, her istediğine “Evet” demek olarak nitelendirilmektedir. Aile aşırı hoşgörülü davranır. Dünya adeta çocuğun etrafında döner. Ebeveyn çocuğun bakımıyla, ihtiyaçlarıyla yüksek düzeyde ilgilenir, kural ve sınır koymaz. “Sen bir tanesin, çok özelsin ne istersen yapabilirsin!” gibi ifadeler kullanarak çocuğun benliğini keşfetme yolculuğunda yanlış bir benlik algısına ve ego kabarmasına sebep olur. Bu durumda, çocukları narsisizm hastalığından korumak için nasıl bir yol izlemeliyiz? Aslında “Her şeyin abartılısı zararlıdır!” prensibiyle yola çıkmamız gerekir. çocuk doğar doğmaz koşullu sevmeden uzak durmalıyız. çocuğun ihtiyacı olan duygusal bağı oluşturup ne fazlaca otoriter ne de oldukça özgürlükçü davranmalıyız. Ebeveynin çocuğa hayatı bir yarış şeklinde sunması ve ötekileştirmeyi aşılaması neticesinde toplumdan kopuş meydana gelmesiyle ‘ben kültürü’ yükselişe geçmektedir. Bu durum ise çocuklarda narsisizmin gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Bilhassa ‘anne-baba’ kavramının yerini popüler kültürün almasıyla ortaya çıkan tablo oldukça zihin bulandırıcı olabilir. çocuklar, ahlaki kültürünü televizyondan alıyor ve sokakta edilen bilgiler çoğalıyor. Öte yandan aileler çocuklarını kendi uzantıları olarak görüp, kendi güçlerini ve düşüncelerini çocuklara yansıtıyorlar. Kendi yapmak istedikleri şeyi çocuklara ‘projekte’ ediyorlar. Mesela “çocukluğumda hiç oyuncağım olmadı ve çocuğuma çok fazla oyuncak aldım fakat kısa bir süre sonra oyuncaklara ilgisi tamamen kayboldu ve hiçbir şekilde bu oyuncaklardan zevk almıyor.” gibi söylemlere şahit oluyoruz. Ebeveyn kendi doymamış ihtiyaçlarını çocuğuna yansıtarak, onu aşırı beslemeyle adeta yıldırıyor. Hasılı, çocuğu narsisizm hastalığından koruma adına ‘insanı insan yapan değerlerden uzak bir eğitim şeklinden’ uzak durmalıyız. Mesela çocukların merhamet duygularını geliştirme adına hastane vs. gibi yerlere veya ihtiyaç sahibi ülkelere ziyaret gerçekleştirebiliriz. Velhasıl, evlatlarımızı bencillik ve narsist illetinden korumanın bir başka yolu da kendi hanemizin dışında başkalarına da el uzatma kültürünü aşılamaktan da geçebilir… m.bedir@zamanfrance.fr

Avrupa’da işsiz kalan yabancı, iş için Türkiye’ye gidiyor avrupa’da devam eden ekonomik kriz ve Türkiye ekonomisinde yaşanan olumlu gelişmeler, yıllarca süren göç dalgasını tersine döndürdü. Yurtdışına giden işçi sayısı yüzde 50 azalırken, gelen işçi sayısında yüzde 40 artış oldu.

Yıllarca avrupa ülkelerine yapılan iş göçünde yeni rota, rusya ve Türk cumhuriyetleri oldu.

İsa YaZar ANKARA Birçok ülkede ekonomi daralırken Türkiye’nin büyümesini sürdürmesi, emek göçünü tersine çevirdi. Yurtdışına giden işçi sayısı geçen yıllara göre yüzde 50 azaldı. 2006’da yurtdışına giden işçi sayısı 81 bin kişiyken bu rakam 2012’de 43 bine düştü. Buna karşın Türkiye’de çalışan yabancı sayısı ise arttı. çalışma Bakanlığı geçen yıl 16 bin 890 yabancıya çalışma izni verirken bu sene rakam 25 bine yükseldi. Bu tabloya göre yurtdışına giden işçi sayısı azalırken Türkiye’ye çalışmak için giden yabancı sayısı artıyor. Türk vatandaşları uzun yıllar ekmeğini sınır ötesinde aradı. 1970’li yıllarda Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri gurbetçilerin ilk tercihi oldu. Yıllar içerisinde Türk emeğinin yurtdışına çıkışı sürdü. Özellikle Türkiye’nin ekonomik olarak daraldığı yıllarda insanlar, ekmeğini başka ülkelerde aradı. Ancak son yıllarda bu durumun değişmeye başladığı gözleniyor. çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre hem yurtdışına giden işçi sayısı azalıyor hem de Türkiye’ye ça-

lışmak için giden yabancı sayısı artıyor. Yurtdışına giden işçi sayısı 2006 yılında 81 bin 379 kişiyken bu rakam yıllar içerisinde düzenli olarak azaldı. 2007 yılında 70 bine, 2008’de 58 bine düştü. Yurtdışına giden işçi sayısı 2009 yılında ise 59 bin oldu. 2010’da 54 bine, 2011’de 52 bine, 2012’de ise ekim itibarıyla 43 bine düştü. Bu düşüşe karşın Türkiye’de çalışan yabancı işçi sayısı arttı. çalışma Bakanlığı geçen yıl 16 bin 890 yabancıya çalışma izni verirken bu sene ekim ayı itibarıyla bu rakam 25 bine çıktı. Öte yandan iş için yurtdışına giden gurbetçilerin tercihleri de önemli ölçüde değişti.

en FaZla İŞÇİ IraK’a GİTTİ Uzun yıllar Türklerin gözdesi olan Avrupa ülkeleri, yerini komşu ülkelere, Rusya’ya ve Türk cumhuriyetlerine bıraktı. 2000 yılından itibaren Türklerin iş için gittiği ülkeler arasında Rusya birinci sırada yer aldı. Rusya’yı, Irak, Suudi Arabistan, Katar ve Türkmenistan takip ediyor. Geçen yıl en fazla işçi 10 bin 584 kişi ile Irak’a gitti. Bu ülkeyi Rusya, Suudi Arabistan ve Türkmenistan ta-

kip etti. Türk işçilerin ülke tercihi, Arap Baharı’ndan önemli ölçüde etkilendi. En büyük değişik Libya’da gözlendi. 2010’da 15 bin 643 kişi ile birinci sırada olan Libya, Kaddafi’nin devrilmesinin ardından yalnızca bin 950 kişi tarafından tercih edildi.

TerCİhlerDe İlK 20 ülKesİnDe aVruPalI YoK Türk işçilerin iş için tercih ettiği ilk 23 ülke arasında Avrupa’dan sadece Almanya’nın bulunması dikkat çekti. Almanya’ya giden işçi sayısı da hızla azalıyor. 2007 yılında bu ülkeye 5 bin kişi giderken geçen sene bu rakam 882 kişiye geriledi. Türklerin iş bulmak için gittiği ülkelerin değişim göstermesinin en önemli nedeni, Avrupa’nın gurbetçilere kapıları kapatmış olması. İkinci sebep ise Türk girişimcilerin Rusya, Türk cumhuriyetleri ve komşu ülkelerde iş yapmaya başlamaları. Irak ve Afganistan’da yaşanan savaşların ardından başlatılan yeniden inşa çalışmaları bu ülkeleri hem girişimciler hem de işçiler açısından cazip hale getirdi.

Yurtdışı borçlanmada son tarih 31 aralık arİF YIlMaZ osNaBrÜCK 2012 yılının bitmesine sayılı günler kalırken, yurtdışından borçlanarak Türkiye’den emekli olmak isteyenlerin başvurularını 31 Aralık 2012 tarihine kadar yapmaları gerektiği bildirildi. Konu ile ilgili açıklama yapan Avukat Şerif Yılmaz, “Yurtdışı borçlanmasında borçlanma tutarı, başvuru tarihinde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 82. maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın yüzde 32’si borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilen miktara göre belirlenmektedir. Bu miktar da Türkiye’de asgari ücrete bağlı.” dedi. Türkiye’de Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun çalışmalarına başladığını ifade eden Avukat Yılmaz, komis-

-

Yurtdışı borçlanma başvurusu sosyal Güvenlik Kurumu’na bizzat yapılabileceği gibi, yurtdışından da yapılabilecek.

yonun çalışmalarını yıl sonundan önce sonuçlandıracağını, daha önceki yıllarda olduğu gibi asgari ücreti zamlı olarak belirleyeceğini ve resmi gazetede yayınlanmasıyla 1 Ocak itibariyle yürürlüğe gireceğini belirtti.

YIlBaŞInDan sonra PrİMlere ZaM 2012 yılı için bir günlük borçlanma miktarının 10,03 TL olarak tespit edildiğini hatırlatan Yılmaz, bu borçlanma bedelinin 31 Aralık 2012 tarihine kadar geçerli olduğunu belirterek, yılbaşından sonra bu rakam zamlanacağından vatandaşların başvuru için acele etmeleri gerektiğini söyledi. Avukat Yılmaz, vatandaşların borçlanmada doğru bir yol izleyebilmek ve en az borçlanma ile daha çok maaş alabilmek için başvurularını yapmadan önce özellikle uzman birine başvurmalarını tavsiye etti.


07 EKONOMi

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

Fransa’nın Türkiye’deki pazar payı geriledi Fransız Kalkınma Ajansı (Ubifrance), Fransız şirketlerinin Türkiye'deki pazar payının 2012'nin ilk 10 ayında yüzde 3,6 gerilediğini kaydetti. Carrefour CEO’su George Plassat Türkiye pazarından çekilebileceklerini resmen açıkladı.

-

Le Figaro gazetesinin haberine göre 2011 yılında yüzde 7,1'e varan ihracat artışı, 2012'de yüzde 3 ile sınırlı kaldı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi, bu yılın ilk 9 ayında 9,5 milyar euroya ulaştı. Fransız Kalkınma Ajansı Genel Müdürü Eric Fajole, “Bu rakamın ardında Fransızlara karşı bir tepki aranmamalı.” dedi. Sarkozy döneminde özellikle sözde soykırım tasarıları sebebiyle iki ülkenin diplomatik ilişkilerindeki soğuma, Fransız şirketleri için olumsuz bir tablo çizdi. Boğaziçi Enstitüsü Düşünce Kuruluşu Eş Başkanı Henri de Castries, ‘iki ülkenin muhakkak konuşması ve birbirini anlaması gerektiğini’ ifade etti. Fransız Kalkınma Ajansı, Haziran ayında İstanbul’da düzenlenecek Futuralia Forumu’na kalabalık bir iş adamı heyetini getirmeyi planlıyor. Fransızlar, Türkiye’nin 2023 için

öngördüğü büyük projelerde aslan payını alabilmek için mücadeleye hazırlanıyor. Fransız Dış Ticaret Bakanı Nicole Bricq'in Ocak ayında Türkiye'ye yapacağı ziyaret ve Cumhurbaşkanı François Hollande'ın 2013'te beklenen ziyaretinin diplomatik ilişkileri pekiştireceği umuluyor.

FRANSIZ İŞADAMLARI “TARİHİ TARİHÇİLERE BIRAKALIM” DİYOR Fransa Odalar Birliği Başkanı Andre Marcon yakın zamanda gittiği Türkiye'nin “büyük bir potansiyele sahip ancak burada çok tanınmayan bir ülke” olduğunu belirterek, “Tarihi tarihçilere bırakalım.” ifadelerini kullandı. İki ülkenin ilk ticari anlaşmalarını 1526’da imzalamış olmasına rağmen bugün Türkiye’de Fransız firmalarına kıyasla 5 kat daha fazla Alman firması bulunuyor.

Accor Grubu Projeler Müdürü Marie-Claire Bizot-Greggory, Türkiye'de muhtelif illerde 50 yeni otel daha açacaklarını söyledi.

Accor, Türkiye’de 50 yeni otel yapacak BUĞRA KARDAN İSTANBUL Fransız otel devi Accor, Türkiye yatırımlarını artırmayı planlıyor. 50 yeni otel açmak için kolları sıvayan şirketin projeler müdürü Marie-Claire Bizot-Greggory, yatırım için yeni şehirler aradıklarını duyurdu. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON), Paris Yatırım Ajansı (GPIA) ve Fransa Yöneticiler ve Girişimciler Federasyonu (FEDIF) ile 2. Fransa-Türkiye Ortaklık Fırsatları programını organize etti. Programda; 92 ülkede 5 bine yakın oteli bulunan Accor, Türkiye yatırımlarını artıracağını açıkladı. Adana, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, Kayseri ve Trabzon'da Novotel ile Ibis markalı toplam 10 otelleri bulunduğunu belirten Accor Grubu Projeler Müdürü Marie-Claire Bizot-Greggory, Türkiye'de muhtelif illerde 50 yeni otel daha açacaklarını, bunun için yer arayışına başladıklarını ifade etti. Paris Valisi Daniel Canepa ise

-

Fransa ile Türkiye diyalogunun siyasi sorunlardan dolayı sekteye uğradığından yakınırken; GPIA Başkanı Pierre Simon da Avrupa'da görülen ekonomik büyümelerin aşikar olduğundan söz etti. Simon, şöyle devam etti: Paris dünyanın önemli duraklarından biri. Bir defa buradan 500 milyon bireye hitap edilebiliyor. Pek çok şirketin operasyonu bu şehirde bulunuyor. Paris, tren ağı ile Avrupa'nın diğer önemli şehirlerine gitmeyi vaat ediyor. Konut ve arsada Tokyo'nun ardından gelen Paris, mimarinin yanında tekstil, Ar-Ge ile fuar gibi alanlarda yatırım imkanları sunuyor. 2. Fransa-Türkiye Ortaklık Fırsatları'nda son olarak plaket takdim töreni yapıldı. Ardından TUSKON Başkanı Rızanur Meral, Paris Valisi Daniel Canepa, GPIA Başkanı Pierre Simon, FEDIF Başkanı Nevzat Ceylan ve İTO Başkanı Murat Yalçıntaş ile toplu fotoğraf çektirdi.


08 EKONOMi ‘Türk iş adamlarının Fransa’da rahat ticaret yapmalarını sağlayacağız’

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

Paris Valisi Daniel Canepa, Gaziantep'in gelişen ve Paris'in ise dünyanın marka şehirlerinden birisi olduğunu vurgulayarak, “ Türk iş adamlarının Fransa'da ticaret yapma noktasında bazı istekleri var. Bu noktadaki sıkıntılara çözüm bulacağız.” dedi.

İlhan Çulha GaZiaNTEP Paris Valisi Daniel Canepa, beraberinde resmi ve özel sektör temsilcileriyle birlikte Gaziantep'e gitti. Gaziantep Girişimci İş Adamları Derneği (GAPGİAD) organizasyonunda, Fransa Türk İş Adamları Derneği (FEDİF) işbirliğiyle, 'Paris Yatırım Ajansı Programı ' adı altında Gaziantep'te bir araya gelen iş adamları, Türkiye- Fransa arasındaki ticareti geliştirme adına görüşmeler yaptı. Türkiye ile Fransa arasında ortak noktaların olduğunu belirten Vali Daniel Canepa, iki ülke arasındaki ilişkilerin geçmişe dayandığını ifade etti. Canepa, “Paris olarak dünyanın marka şehirlerinden birisiyiz. Gaziantep'te Türkiye'nin gelişen şehirlerinden bir tanesi. Ticari sektör anlamında baktığımızda birbirimizi tamamlayıcısı niteliğindeyiz. Türk iş adamlarının Fransa'da ticaret yapma noktasında bazı istekleri var. Bu noktadaki sıkıntılara çözüm bulacağız.” dedi. Fransa ile Türkiye arasındaki ilişkilerin çok eskilere dayandığını dile getiren Fincan, “Fransa- Türkiye arasındaki ilişkiler dönem dönem sekteye uğramakla birlikte köklü düşmanlıklara dönüşmüyor. Biz istiyoruz ki iki ülke arasındaki dostluk gelişerek devam etsin.” diye konuştu. Konuşmaların ardından iki ülke yetkileri birbirlerine plaket takdim etti.

-

DOÇ. DR. HÜSEYİN ÖZCAN Fatih Üniversitesi Türkçe Bölüm Başkanı

Muharrem de bizim ramazan da bizim Bu yıl Muharrem ayı, geçen yıllara göre daha farklı etkinliklere sahne oldu. Mecliste milletvekili Sabahat Akkiraz’ın öncülüğünde ilk defa oruç açma programı organize edildi. Benzer bir program bazı Alevî-Bektaşî vakıflarının temsilcilerinin katılımlarıyla Cumhurbaşkanı Köşkü’nde gerçekleştirildi. İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere bir çok şehrimizde aynı şekilde Alevî-Sünnî vatandaşlarımız bir sofrada buluştu. Avrupa’nın bazı şehirlerinde de Alevî-Sünnî vatandaşların katkılarıyla benzer programlar gerçekleştirildi. Son yıllarda Alevî ve Sünnî inanca mensup insanımız Muharrem ve Ramazan ayında oruç açma vesilesiyle bir araya geliyorlar. Esasen bu bir araya gelmeler, bazı Sünnî sivil toplum kuruluşlarının Muharrem ayında “Ortak Hüzün Kerbela” sloganı ile yola çıkarak, Kerbela şehidlerini anma vesilesi ile cemevlerine gidip burada Alevî toplumu ile bir arada gerçekleştirdikleri mevlid ve anma programları ile başladı. TV kanallarında yayınlanan ve büyük ilgi gören bu programların benzerleri farklı şehirlerde de görüldü. Anadolu Alevi Bektaşi Federasyonu’nun öncülüğünde gerçekleşen ve Alevî kökenli Adnan Polat ve ehlibeyt ailesinden Zeynel Abidin Erdem’in ev sahipliğinde geçtiğimiz Ramazan ayındaki iftar daveti Alevî ve Sünnîleri aynı masada buluşturan önemli bir etkinlik olarak hafızalarda yer aldı. Gecede başta cumhurbaşkanımız olmak üzere katılımcıların konuşmalarında ‘ortaklıkların pekiştirilmesi kardeşliğin derinleştirilmesi’ mesajı öne çıktı. Aynı yılın Muharrem ayında da Kerbela ortak hüznünde birleşen Anadolu insanı, birlik ve beraberlik içinde ehlibeyt aşkıyla muhabbet halkaları oluşturdu. Tarih, geçmişten ibret alındığında tekerrür etmez. Yıllarca birbirinden değişik senaryolarla uzaklaştırılan ayrıştırılan Alevî-Sünnî topluluklar ortak değerler etrafında bir araya gele-

rek yarının nesilleri için örnek anlamlı bir fotoğraf karesi bıraktılar. Tarihi ve sosyal hadiseler sonrasında yaşadığı bütün sıkıntılara rağmen Alevî toplumu başta ehlibeyt muhabbeti olmak üzere değerlerini günümüze kadar sürdürebilmiş, özellikle Kerbela hadisesi karşısındaki duyarlılıkları hep canlı kalmıştır. Muharrem ayındaki Alevî-Sünnî buluşmaları her iki kesimin birbirlerini tanımalarına geçmişte oluşan önyargıların kırılmasına vesile olmuştur. Muharrem ayında kaynatılan aşurenin yapısındaki çeşit çeşit malzemenin bir kazanda kaynayıp sonuçta hoş bir tada dönüştüğü gibi herkes hangi etnik köken ve inançta olursa olsun kendi konumunda kalarak ilmek ilmek işlenen Anadolu kiliminin farklı bir desenini oluşturabilir. Gurbette kader birlikteliği yaşayan Anadolu insanımız, birçok ortak problemlere sahip olarak daha sıkı kenetlenmelidir. Ramazan ve Muharrem ayları insan duygularının ulvileştiği zaman dilimleridir. Bu anlamda daha birçok milli ve kutsal ortak değerlerimiz vardır. Bu değerleri bir araya gelerek yaşamak ve geleceğimizin teminatı olan gençlerimize göstermek ve aktarmak gibi bir sorumluluğumuz vardır. Bu anlamda bu yıl düzenlenen gerek Ramazan iftarları gerekse Muharrem ayındaki oruç açma programları tarihe not düşülecek anlamlı etkinliklerdir. Ehlibeyt muhabbetiyle bir araya gelen Alevî-Sünnî Anadolu insanı gönüllerindeki ortak ehlibeyt muhabbetiyle can olmuş, cem olmuş, birlikte gözyaşı dökmüşlerdir. Bu özlenen tablo karşısında bütün Kerbela şehidlerinin ruhları şad olmuştur. Her iki kesim, birlik ve beraberliğin vesilelerini çoğaltarak Hacı Bektaş

Veli’nin asırlar önce söylediği gibi “Bir olma, iri olma, diri olma” yolunu tutmalıdır. Kardeşliğin derinleştiği nice Muharremlere nice Ramazanlara farklı vesilelerin oluşturduğu nice birlikteliklere muhabbetle… h.ozcan@zamanfrance.fr

Paris Valisi Daniel Canepa, beraberinde resmi ve özel sektör temsilcileriyle birlikte Gaziantep'e gitti.


09 EKONOMi

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

Türkiye İşadamları ve sanayiciler Konfederasyonu (TusKon), Paris Yatırım ajansı ve Fransa Yöneticiler ve Girişimciler Federasyonu (FeDIF) ile birlikte FransaTürkiye yatırım ve partnerlik fırsatları Fransız ve Türk iş dünyası topluluk buluşması gerçekleştirdi.

Paris Valisi’nden Türk yatırımcıya davet TusKon’un davetlisi olarak Türkiye’ye giden Paris Valisi Daniel Canepa, Türk yatırımcıların Büyük Paris Projesi’nde yer almasını istedi. arİFe KaBİl isTaNBUL Türkiye ile arasındaki ilişkileri hem siyasi hem de ticari anlamda geliştirmek isteyen Fransa’dan işbirliği çağrısı geldi. Paris Valisi Daniel Canepa, Türk yatırımcıları “Büyük Paris’’ projesinde yer almaya davet ederek, “Türkiye birkaç yıl içerisinde dünya üzerinde en önemli ekonomik güçlerden biri olacak.” dedi. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ve Fransa Türk İşadamları Derneği’nin (FEDIF) birlikte düzenlediği Fransa Türkiye II. İş Dünyası Buluşmaları Yeni Ortaklık Fırsatları Forumu’nda konuşan Canepa, Türkiye’nin ekonomik performansından övgüyle bahsetti. Canepa’nın yanı sıra önde gelen Fransız şirketlerinin de katıldığı organizasyonda Türk girişimcilere ortak yatırım çağrısında bulunuldu. Türkiye’nin birkaç yıl içerisinde dünya üzerinde en önemli ekonomik güçlerinden biri olarak Türkiye’de derin reformlar yapıldığını söyleyerek, “Türkiye’de özel sektörde girişimcilik ruhunu görüyoruz. Yaptıklarınız bunun büyük bir göstergesi.” sözlerine yer verdi. Türk şirketlerinin ve yatırımcılarının, “Büyük Paris” projesinde yer alması tavsiyesinde bulunan Canepa, Paris bünyesinde önemli hedefler olduğunu, 70 bin konutun inşa edilmesinin hedeflendiğini, bunların çevresinde farklı kamu binaları ve komplekslerin de olabileceğini belirtti. Söz konusu projelerin milyar dolarlık yatırımları gerektirdiğinin altını çizen Canepa, “Olağanüstü çabalar gösteriyoruz. Ulaşım konusunda 30 milyarlık eurouk bir bütçeden bahsediyoruz. Şu anda var olan ulaşım yapısını geliştirmek için 6 milyar euroluk başka bir proje daha var.” şeklinde konuştu.

TusKon Başkanı rızanur Meral ve FeDIF Başkanı nevzat Ceylan, Pirre simon’a çini motifli plaket takdim etti.

-

TİCareT haCMİ 12 MİlYar euro’Yu aŞTI TUSKON Başkanı Rızanur Meral ise Türk ve Fransız işadamları için önemli ortaklık imkânlarının olduğunu söyleyerek, “Bizim Fransa ile aramızdaki karşılıklı ticaret hacmi 12 milyar euroyu aştı. Ancak bu rakam iki ülke

arasındaki potansiyelin altında. Umuyoruz ki bu fırsatları çok daha iyi değerlendireceğiz.” dedi. Türk işadamlarının dünyanın birçok yerinde ticaret ve yatırım yaptıklarını vurgulayan Meral, “Biz Fransızlarla daha yakın görüşerek, daha yakın tanışarak, hem Türkiye’deki hem Fransa’daki hem de dünyadaki fırsatları beraber değerlendirebiliriz diye düşünüyoruz.” yorumunu yaptı. Türk iş dünyasını Fransa’daki fırsatları daha yakından izlemeye davet eden Meral, “Fransa’daki iş imkânlarını yerinde görmeniz lazım. Aynı zamanda Fransa’nın çok geniş oteller zincirleri var. Bunların Türkiye’nin diğer şehirlerinde de genişleme düşünceleri, niyetleri var.” bilgisini verdi. TUSKON Başkanı, Fransa’nın teknolojisi ve birikimini ile Türk girişimcilerin zor şartlarda iş yapma becerisi ve risk alma yeteneğinin birleşmesi halinde ortaya başarılı ortaklıkların çıkacağını söyledi. Toplantıda Türk ve Fransız işadamlarına seslenen FEDIF Başkanı Nevzat Ceylan da Türk ve Fransız işadamlarının birlikte hareket edebilecekleri son derece cazip projeler olduğunu belirterek, “Türkiye’deki müteşebbislerin Fransa’ya gelerek yatırım ve ticaret yapmalarına şiddetle ihtiyaç var.’’ ifadelerini kullandı.

Danİel CanePa


10 FOTO-HABER

Fırından yeni çıktı

TAZE TAZE, SICAK SICAK Yıllar önce Paris’e gelen Türkler, artık ülkemizin gelenekselleşmiş tatlarına uzak kalmıyor. Türk lezzetlerinin Paris’teki temsilcisi olan sinem Pastanesi’ne konuk oluyoruz. HABER GÖKÇE ÇAPUTLU BOZTEPE FOTOĞRAF FATİH TURSUN

-

23 yaşında Konya’dan Paris’e gelen Mehmet Bey, yıllardır özlemi duyulan Türk usulü bir pastane açmaya karar vermiş bundan 7 yıl önce. Tüm Türk tatlılarını bulabileceğiniz bu pastanede, sabah, öğlen, akşam yiyebileceğiniz her lezzet mevcut. Özellikle bayramların olmazsa olmazı baklavalar, peyniri damaklarda ayrı tat bırakan künefeler, tatlıların şahı diye tabir edilen fıstıklı sarmalar (fıstıklı dolama), kaymakla bütünleşen tel tel kadayıflar. Kahvaltıların misafiri açmalar, poğaçalar. çayın her daim dostu olan simitler… Sofraların baş tacı, mis kokulu somun ekmekler… Düğünlerin, doğum günlerinin heyecanına güzellik katan kremalı, süslü pastalar… İşte boyle lezzetlerin üretimine bizzat şahit olmak için pastanenin üretim bölümüne gidiyoruz. 13 yıldır bu işi yapan Aksaraylı Kamber Usta ve ekibi, mesleğin inceliklerinden bahsediyor. Kamber Usta, Türk mutfağının klasiklerinden baklavayı yaparken bir yandan da nasıl hazırladıklarını anlatıyor. Sabah saat 5’te güne başlıyor lezzet ustaları. Öncelikle baklava hamuru yoğruluyor ve hamur bir saat dinlendiriliyor. Parçalara ayrılan hamur biraz da böyle dinlendirildikten sonra açılmaya başlanıyor. “Hamurun inceliğinin esası, altına yazı koyulduğunda yazının okunabilmesi.” diyor Kamber Usta. Eğer yazı okunmuyorsa o baklava hamuru iyi açılamamış demektir. Sonrasında açılan yufkanın içine ceviz, fıstık,vs. koyuluyor. Şerbetin de tatlı sıcakken dökülmesi önemli. Yaklaşık 40 dakika pişen baklava, fırından çıkarıldıktan sonra yarım saat içinde şerbetini çekiyor. Ve bir saat içinde de servise hazır oluyor. Mutlu sohbetlerin vazgeçilmezi, damaklarda her zaman ayrı bir yeri olan, zengin Türk tatlılarını, Türkiye’ye giden eşten, dosttan isteme günleri artık geride kalacak gibi görünüyor.

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE


11 TOPLUM -

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

“Futboldan başka spor dalları da var, Türk çocuklarını tekvandoya kazandıralım” 30’dan fazla sporcuyu turnuvalara hazırlayan genç tekvando antrenörü Erkan Yalçınkaya, Fransa’da yaşayan Türk çocuklarının da tekvando sporu yapması için ailelere çağrıda bulunuyor. Türk ailelere seslenen Yalçınkaya, “Türk çocuklarını bekliyorum” diyor.

11 yıldır tekvando yapan genç antrenör, Türk çocuklarından yeni şampiyonlar yetiştirmek istiyor.

VeDaT BuluT VILLENEUVE saINT GEorGE Villeneuve Saint George da eğitim veren tekvando antrenörü Erkan Yalçınkaya, Türk çocuklarını da tekvando derslerine bekliyor. çocuk yaşta tekvando sporuna başlayan Yalçınkaya’nın derslerine yoğun ilgi var. Her milletten 7-14 yaş arası çocukları şampiyonalara hazırladığını ifade eden Yalçınkaya’nın öğrencileri arasında Vietnamlı, Tunuslu, Faslı ve Fransız kökenli sporcular varken sadece Türkler bulunmuyor. Türkiye kökenli bir antrenör olarak Türk çocuklarını tekvando sporuna kazandırmak istediğini belirten Yalçınkaya, Türk ailelerinin dikkatini çekmek istiyor. Derslere katılan çocukların, salona aileleri ile birlikte geldiğini belirten Yalçınkaya, “O aileler arasında Türk ailelerini de görmeyi çok isterdim.” diyor. Tekvando

-

sporunun Fransa’nın başarılı olduğu ve önem verdiği bir spor dalı olduğuna vurgu yapan Yalçınkaya, Türk çocukların ilgi göstermesi halinde çok sayıda Türk sporcunun dünya çapında başarı elde edebileceğini hatırlatıyor.

“Fransa’Da YüZlerCe TürK ŞaMPİYon olaBİlİr” Ailelerin genellikle çocuklarının futbolcu olmasını istediklerini belirten genç antrenör, bu tutumun yanlış olduğunu belirtiyor. Türk çocuklarının sadece futbol sahalarında kendilerini ispatlamaya çalışmasını eleştiren Yalçınkaya, “Eğer çocuklarımız doğru yönlendirilirse Fransa genelinde başarılı yüzlerce Türk çocuğu görebiliriz. Futboldan başka spor dalları da var. Türk gençlerinin bu dallarda kendilerini ispatlaması ve başarıya ulaşmaları daha kolay. Ailelerin bu konuda daha duyarlı olması

gerekiyor.” şeklinde konuşuyor.

“TürK ÇoCuKlarInI BeKlİYoruM” Kendisinin de tekvando sporuna çocuk yaşlarda başladığını hatırlatan Yalçınkaya, 11 yıldır tekvando yaptığını ve çok sayıda başarısının olduğunu açıkladı. çeşitli bölge şampiyonlukları bulunan Yalçınkaya, son üç yıldır antrenörlük yapıyor. Yalçınkaya’nın tek arzusu, bir Türk gencini çalıştırmak ve şampiyon yapmak. Ailelere sesini duyurmaya çalıştığını ifade eden Yalçınkaya, Fransa’da yaşayan Türk ailelere seslenerek, “Türk çocuklarını bekliyorum.” diyor.

nancy rallisi’nin şampiyonu Murat Doğral MehMeT KarGI MULhoUsE Guebwiller şehrinde yaşayan Murat Doğral, Nancy’de yapılan Rally de Nancy Şampiyonası’nda birinciliği göğüsledi. Isparta’dan Fransa’ya göç eden bir ailenin ferdi olan Murat Doğral, Fransalı Türkleri motor sporlarında başarı ile temsil ediyor. Guebwiller şehrinde kendisine ait oto tamirhanesi olan Murat Doğral’ın hikayesi, 9 yaşında babasının arabasını izinsiz olarak kullanmasıyla başlamış. 16 yaşında ehliyetini alınca motor sporlarına ilgi duyan Doğral, 1999 yılında ilk yarışına katılmış. 2003-2004 yıllarında çeşitli organizasyonlara katıldığını ifade eden Doğral, 2012 Rally de Nancy yarışını 70 sporcu arasında birinci sırada tamamladı. Porche 911 GT3 marka 400 beygirlik arabasıyla 6 etaplık yarışın 5 etabını birinci sırada tamamlayan Doğral, en yakın rakibine 4.9 saniye fark attı. Fransa’da yaşayan bir Türk olarak elde ettiği sonuçla gurur duyduğunu belirten Doğral, 2013 Fransa Finali’nde de aynı ba34 yaşındaki genç rallici Murat Doğral, şampiyonluğu eşi ve çocukları ile birlikte kutladı. şarıyı tekrarlamak istiyor.

-

Bir Fransızın objektifinden Türkiye -

VeYsel YaVuZ CLErMoNT-FErraND Araştırmacı ve fotoğrafçı Pierre Ravel Türkiye gezisinde çektiği fotoğraflarla ‘Türkiye ve Türk insanı’ konulu bir sunum gerçekleştirdi. Türkiye’ye iki defa giden Ravel, Kapadokya, Ihlara vadisi, Ankara ve İstanbul’u dolaşmış. Ankara’ da hayatın akıcılığı ve insanların enerjisine hayran kalmış. Turizm Bakanlığı’nın daveti üzerine ikinci kez gittiği

Türkiye’de Efes, Muğla, Antalya civarını dolaşmış. Gördüğü güzellikleri ve misafirperverliği Fransa’ ya dönünce dostlarına anlatmaya başlamış. İlk defa geçtiğimiz yıl bir Türk derneğinde sunum yapan Ravel, Clermont Ferrand’da bulunan Auvergne Türk Kültür ve Dostluk Derneği’nde Türkiye’yi anlattı. Ravel, Türkiye algısının seyehatten sonra tamamen değiştiğini söyledi.


12 TOPLUM

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

“Dernekçilik algısını değiştireceğiz” Türk toplumunun yoğun olarak bulunduğu illerin başında gelen Valence’da bulunan Türk-Fransız Kültür ve Spor Derneği, birbirinden ilginç ve uygulanabilir projeleri ile dikkat çekiyor.

İSMAİL ÇITAK VALENCE Valence Türk-Fransız Kültür ve Spor Derneği, çocukların futbol oynayabileceği saha da temin ediyor, ev hanımlarının ehliyet sınavları için kurslar da düzenleniyor. Türk toplumunun cami ile özdeşleşen dernek algısını değiştirmek istediklerini kaydeden dernek yetkilileri “Türk toplumunun dernek algısı genellikle cami kavramından ibaret. Derneklerimizde manevi ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra farklı alanda birçok faaliyet yapılabilir. Toplumsal dönüşümün önemli bir parçası olan derneğimiz vesilesi ile derneklere ilişkin bu oturmuş algıyı değiştirmek istiyoruz.” diyor. Derneğin geçen yıldan beri uygulamaya koyduğu kadınlara yönelik “sürücü belgesi yazılı sınav kursu” bu algıyı değiştirebilecek projelerden sadece biri. Özellikle Fransızca dil bilgisi yeterli olmayan ev hanımlarının büyük ilgi gösterdiği kursta başarı oranı oldukça yüksek. Valence’da bulunan bir sürücü kursundan destek aldıklarını belirten dernek yetkilileri, kursa katılan 33 kişiden 24’ünün yazılı sınavı başarı ile geçtiğini dile getirdi.

-

Dernek daha işlevsel hale getirilecek 155 üyesi bulunan dernekte büyük bir mescidin yanı sıra vatandaşların sohbet edebilecekleri geniş bir salon bulunuyor. Türk kahvesi ve çay içmenin keyifli

hale geldiği dernekte 60 öğrenciye temel dini bilgiler veriliyor. Dernek gönüllüleri Valence’da yaşayan Türk toplumunun özverili gayretleri ile ibadete açılan mescit bölümüne yeni derslikler ve otopark eklemeye hazırlanıyor. Türk toplumuna birçok alanda hizmet vermek istediklerini dile getiren Dernek Başkanı Bilal Kaya, ‘toplumun değişik ihtiyaçlarına yanıt vermek istediklerini’ kaydetti.

Türkiye’ye gitmek isteyen Fransızlara Türkçe dersi verilecek Derneğin Dış İlişkilerden Sorumlu Üyesi Selami Arslantaş ise derneğin temel gayelerinden birinin Türk toplumunu Fransız halkına doğru tanıtmak olduğunu söyledi. Türk toplumun taleplerini Fransız makamlarına doğru bir şekilde aktarmak için çalıştıklarını söyleyen Arslantaş, “İlgili makamlarla ilişkilerimizi sıkı tutarak toplumumuzu hak ettiği gibi temsil etmek istiyoruz.” diye konuştu. Dil bilmeyen vatandaşlara Fransızca dil eğitimin verildiği dernekte ayrıca Türkiye’ye gidecek Fransızlara da temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri dil eğitiminin verilmesi planlanıyor. Çocuk ve gençlerin uygun şartlarda spor yapabilmeleri için gayret ettiklerini kaydeden dernek yetkilileri, haftada iki gün futbol oynayabilecek bir sahayı belediyeden temin ettiklerini söyledi.

Valence Türk-Fransız Kültür ve Spor Derneği, faaliyetleri ve uygulamaya koyduğu projeleri ile dernekçiliğe yeni bir boyut kazandırıyor.


14 TOPLUM

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

Aulnay Sous Bois, Türk doktorları ağırladı İle de France Bölgesi’nde görev yapan Türk doktorlar, Paris’teki Türkler ile bir araya geldi. Aulnay Sous Bois Fransız-Türk Kültür Merkezi Derneği’nin düzenlediği sağlık seminerine Fransız-Türk Sağlık Vakfı Başkanı Jinekolog Dr. Serdar Dalkılıç, Diş Doktoru Gökhan Çağrıcı, Kalp Cerrahi Uzmanı Mehmet Çalışkan ve Dahiliye Uzmanı Dr. Dilek Aşkın katıldı. Vedat Bulut Paris Aulnay Sous Bois bölgesinde faaliyet gösteren Fransız Türk Kültür Merkezi Derneği kahvaltılı sağlık semineri düzenledi. Seminere katılan Türk doktorlar bölge halkı ve dernek üyeleri ile bir araya geldi. Açılış konuşmasını dernek başkanı Ayşe Barışın yaptığı seminerde Fransız Türk Sağlık Vakfı Başkanı Jinekolog Dr. Serdar Dalkılıç, Diş Doktoru Gökhan Çağrıcı, Kalp Cerrahi Uzmanı Mehmet Çalışkan ve Dahiliye Uzmanı Dr. Dilek Aşkın, katılımcıların sorularını yanıtladı. Bu yılın son etkinliğini yaptıklarını belirten dernek başkanı Barış, konuşmasında derneklerinin faaliyetlerine ve gelecek yıl yapmayı planladıkları etkinliklere yer verdi.

-

“Bu tablodan gurur duyuyorum” Seminerin ilk konuşmasını yapan Fransız Türk Sağlık Vakfı Başkanı Dr. Serdar Dalkılıç, “Yanımda, sizlerin arasından çıkmış ve öğrenimlerinin tamamını Fransa’da tamamlamış olan genç Türk doktorlarımızı getirdim. Sayımız her geçen gün artıyor. Bu

tablodan gurur duyuyorum” dedi. Dalkılıç, dernekler aracılığı ile Türk toplumu ile bir araya gelmekten dolayı da memnun olduğunu açıkladı.

“Türkiye aşı konusunda Fransa’dan ileride” Kalp ve Cerrahi Uzmanı Mehmet Çalışkan’ın ‘Kalp Krizi’ konulu sunumunun ardından söz alan Dahiliye Uzmanı Dilek Aşkın’ın gündeminde ‘Aşı’ konusu vardı. Aşının hayati önem taşıdığını ifade eden Aşkın, “Türkiye aşı konusunda Fransa’dan çok daha iyi bir konumda. Fransa’da bazı aşılardan kaçabilmeniz mümkün ama Türkiye’de birçok aşı zorunlu olarak uygulanıyor.” dedi. “Ne zaman isterseniz hizmetinizdeyim” Seminerin son konuşmacısı olan Diş Doktoru Gökhan Çağrıcı samimi tavırları ile dikkat çekti. Diş konusunda çok sıkıntı çektiklerini belirten dinleyicilere seslenen Çağrıcı, “24 saat telefonum açık. Ne zaman isterseniz hizmetinizdeyim.” dedi. Seminer sonunda doktorlara ve davetlilere çeşitli hediyeler takdim edildi.

Clermont Ferrand halkı, Türkiye’den gelen uzmanların aile konulu açıklamalarını ilgi ile takip etti.

Clermont Ferrand’da aile seminerine büyük ilgi Veysel Yavuz Clermont Ferrand Lyon Din İşleri Ataşeliği’nin Clermont Ferrand’da düzenlediği aile semineri, bölgede yaşayan Türk aileleri tarafından yoğun ilgi gördü. Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın organizasyonunda gerçekleşen programa Ankara Müftülüğü Uzman Vaizi ve Aile İrşad Bürosu Rehberlik Görevlisi Ayşe Akkoç, Uzman Vaiz Betül Altın Erincik ve Uzman Halime Özkul katıldı. Programda konuşma yapan uzmanlar, eş seçimi, ailede mutlu olma kriterleri ve çocuklara kültür öğretimi konularından bahsetti. Uzman Vaiz Betül Altın Erincik, eş seçiminde göz önünde bulundurulacak kriterlerin önem sırasına değindi. Evlilikte mutlu olmanın yollarından

-

biri olarak da tartışmadan uzak durmanın önemine değinen Ankara Müftülüğü Uzman Vaizi ve Aile İrşad Bürosu Rehberlik Görevlisi Ayşe Akkoç, tartışmadan ziyade tartışmaya kapı açacak sebeplerden uzak durmanın gerektiğine vurgu yaptı. Göç başlıklı konuşmasında gurbette yetişen çocukların kendi anadillerini yanı sıra yaşadıkları ülkelerin dillerini de iyi konuşmaları gerektiğine değinen Halime Özkul, kültürün aktarılmasının ancak dil ile olduğunu sözlerine ekledi. Dernek başkanı Gazi Keser program ile ilgili olarak “Böyle bir programa ev sahipliği yapmak bizi mutlu etti. Halkımıza faydalı olmak tek temennimiz. Umarım maksat yerini bulmuştur.” ifadelerini kullandı.

Sağlık seminerine Fransız-Türk Sağlık Vakfı Başkanı Jinekolog Dr. Serdar Dalkılıç, Diş Doktoru Gökhan Çağrıcı, Kalp Cerrahi Uzmanı Mehmet Çalışkan ve Dahiliye Uzmanı Dr. Dilek Aşkın, katıldı.


15 TOPLUM

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

Gürsel Tekin, Paris’te Alevilerle buluştu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Paris’te '1. Halk Şöleni'nde Fransa’da yaşayan Alevilerle bir araya geldi. Sarcelle Okul Aile Birliği Derneği’nin açılışına katılan eğitim gönüllülerine maklube ikram edildi.

UPES Goussainville’den maklubeli açılış Vedat Bulut Paris Sarcelle Okul Aile Birliği Derneği (UPES) Goussainville’deki ilk şubesini açtı. Açılış töreninde eğitim gönüllerine maklube ikram edildi. Türk toplumunun sosyal ve kültürel hayatına katkıda bulunmayı amaçladıklarını açıklayan Osman Polat, “Başarıyı hedeflemiş gençlerin hizmetindeyiz” dedi. Önceki yıllarda Sarcelle semtinde çok başarılı faaliyetlere imza attıklarını belirten UPES Dernek Başkanı Osman Polat, Goussainville’de de aynı başarıyı yakalamak ve Türk toplumuna faydalı etkinlikler düzenlemek istediklerini açıkladı. Polat, Türk toplumunun Fransa’da hak ettiği yere gelmesi için gayret göstereceklerini de dile getirdi. Geçtiğimiz yıl düzenlediği Türkiye Festivali ile adından başarıyla söz ettiren Merkezi UPES’in Goussainville Şubesi’nin açılışına çok sayıda eğitim gönüllüsü katıldı.

-

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Avrupa'da yaşayan Alevilerin sorunlarının çözümü için çalışma yapacaklarını açıkladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, 1. Halk Şöleni'nde Alevilerle buluştu. Etkinlik çerçevesinde düzenlenen panelde konuşan Gürsel Tekin, Avrupa'da yaşayan Alevilerin sorunlarını çok iyi bildiklerini ve CHP'nin bu sorunları yakından takip ettiğini söyledi. Tekin, yurttaşların eşit vergi ödemesine karşın, hizmetten eşit olarak faydalanamadığını savunarak, “En

acısı da eşit hizmeti, Alevi vatandaşlarımızın almamasıdır.'' dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, CHP Adana Milletvekili Ali Demirçalı ve CHP'li Metin Kaya panel sonrası vatandaşlarla akşam yemeğinde bir araya geldi. Fransa'da Türk kökenli STK'lar ve Fransalı siyasetçileri ziyaret eden Gürsel Tekin, Ali Demirçalı ve Metin Kaya programın ardından yurda döndü.

Diyaloğun harcı Aşure -

Veysel Yavuz Thiers Hicri takvimde muharrem ayının 10. günü ve önemli olayların dönüm noktası olan Aşure Günü değişik yerlerde halka açık yerlerde dağıtılarak Fransızlara tanıtıldı. Auvergne Bölgesi’nde faaliyet gösteren Thiers Türk Birliği Derneği de, aşure tanıtımı yaptı. Thiers için bunun bir ilk olduğunu ifade eden dernek başkanı Selahattin Avcı, vatandaşların katılımından memnun olduklarını ifade etti.


16 ABONE KAMPANYASI M.FATİH KILIÇ

‘Zaman’ınız var mı? Geçtiğimiz günlerde eskimeyen dostlardan bir arkadaşımız birdenbire bana dönerek “Zamanınız var mı?” diye sordu. Bir an durakladıktan sonra, şu an çok zamanımın olmadığını söyledim, daha devamını getirmeden kendisi “O zaman size zaman verelim” dedi, ince ve zekice kurgulanmış bir cümleydi… Evet, arkadaş bana eğer zamanınız yoksa sizi Zaman’a abone yaparak kendinize zaman ayırmanızın yolunu açalım demek istemişti. Her birimizin günlük hayatta kullandığı ifade değil miydi “Zamanım yok” cümlesi, Eşimizin “Bir oturup konuşabilir miyiz?” sorusuna “Zamanım yok”, çocuğumuzun “Benimle biraz oynar mısın?” veya “Bir şey soracaktım” sorusuna, “Zamanım yok”... Anne babamızla ilgi alaka mevzu olunca “Zamanım yok”, mesele milli ve manevi değerlerimize sahip çıkma olunca “Zamanım yok”, en önemlisi kendimizle alakalı, kitap okuma, kendini geliştirme, kültür dünyamızı zenginleştirme ve daha birçok mevzuda “Zamanım yok”… Ancak televizyonun başında zamanı pühür pühür eritmeye zamanımız var, kahvehane veya lokallerde zamanımızı geçirmeye zamanımız var, oyun salonlarında, internet başında vs. dünyevi ve nefsani birçok mevzuda zamanımız var. Hepimizin hayatında az çok var olan bu gibi problemi nasıl çözebiliriz? Öncelikle problemi çözme adına yol haritasını ortaya koymalı ve navigasyona adres girme kolaylığında bize yol gösteren, haftalık bizim ayarımızı yapacak, unuttuğumuzda bize hatırlatacak, evimize her hafta misafir olduğunda ev halkının tamamını uyandıracak, uyaracak bir mecmua, gazete vs. lazım. Misyonu ve vizyonu, insanlığın gelecekte daha da baş gösterecek bu gibi problemlerine çözüm bulma olan, bunun yanı sıra içinde yaşadığı toplumun değerleriyle ters düşmeyen adıyla, sesiyle soluğuyla bize bizi hatırlatacak bir gazete. Her bir sayfasında eşimizi, çocuğumuzu, ailemizi bulabileceğimiz, kültür dünyamızı anlatırken başka kültürlerden haberdar eden, Fransa’nın her köşesinde yapılan aktiviteleri ayağımıza getirip, sosyal bir toplumun haberciliğini yapan, eğitim, spor , ruh ve mana köklerimize inip bize bizden haberler veren bir gazete. Böyle bir gazete olmazsa bu kadar şumüllü mevzulara başka yerlerden ulaşmak da tabii ki mümkün. Ancak dağınık mevzular ve zamanın yetersizliği söz konusu olunca ihtiyacın farkındalığına varıyorsunuz. Şimdi başa dönerek aynı soruyu bende sorayım: Zamanınızı değerlendirmek ve zamanı doğru okumak için, “Zamanınız var mı?” f.kilic@zamanfrance.fr

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

Annecy ve Annemasse Zaman gönüllüleri abone kampanyasına hazır Zaman France’ın yeni yıla yönelik abonelik kampanyası hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Gazetenin rhone alpes Temsilciliği tarafından başlatılan gazete kampanya seminerleri, gazete okurlarının katılımı ile gerçekleşiyor. ZAMAN aNNEMassE Annecy ve Annemasse şehirlerinde yaşayan gazete gönüllülerinin katılımı ile gerçekleşen programda Zaman France’ın Fransa’da yaşayan Türk toplumu için taşıdığı önem anlatıldı. Türk toplumunun kendisini ifade edebileceği en etkili alanların başında medyanın geldiğine dikkat çekilen seminerde, gönüllülerden gazetenin daha geniş kesimlere ulaştırılması talep edildi. Seminere katılan gönüllülerden Adem Kartal, Zaman France’ın Fransa’da yaşayan Türk toplumuna rehberlik yaptığını ve Türk toplumunun bu gazeteye ekmek gibi su gibi ihtiyacı olduğunu söyledi. Yıllardır içinde yaşadıkları Fransa’yı, Zaman France gazetesi sayesinde daha iyi tanımaya başladıklarını söyleyen Kartal, toplumun her kesimini kucaklayan bir anlayışla yayın yapan bu gazeteye daha fazla okurun sahip çıkması gerektiğini söyledi. Zaman France Rhone Alpes Temsilcisi

-

Zaman France’ın 2012 yılında yayınladığı haberlerin değerlendirildiği seminerlerde okurların gazete ile ilgili merak ettiği sorulara da cevap veriliyor.

İsmail çıtak, gerçekleştirilen seminerlerle ilgili olarak “Bölgemizde yaşayan Türk toplumunun gazetemize yönelik ilgisinin gün geçtikçe arttığını bu seminerler vesilesi ile daha iyi görüyoruz” dedi. Zaman France’ı daha geniş bir okur kit-

lesine ulaştırmak istediklerini belirten çıtak, “Toplumun her kesimini kucaklayan gazetemizin yeni abonelik döneminde daha çok sahiplenilmesi için çalışmalara başladık. Gazetemize destek olan tüm okurlarımıza minnettarız” ifadelerini kullandı.

İş adamlarına sigortanın önemi anlatıldı -

UDEF Paca İş Adamları Derneği, ‘İş dünyamızda sigortanın önemi' başlıklı bir seminer düzenledi. Seminerde iş adamlarına sigortanın önemi anlatıldı. Sigorta Uzmanı Fatih Demiray, seminerde katılımcılara, sigorta işlemleri hakkında bilgi verdi. Sigortaya risk yönetimi olarak bakılması gerektiğini belirten Demiray, “Sigorta iflasın eşiğinden döndürüyorsa, iş adamları her türlü yatırımı yapabilirler. Risk altında olsalar da hepsinin sigortası olmalı. Sigorta sektöründe yapılabilecek hukuki çalışmaların hepsine dikkat edilmeli.” şeklinde konuştu Seminere çok sayıda iş adamı katıldı.

Etude Plus Marseille Şubesi sağlık semineri düzenledi

-

Etude Plus Marseille Şubesi “Beslenmenin önemi ve dikkat edilmesi gerekenler” konulu seminer düzenledi. Seminere konuşmacı olarak çocuk Doktoru Omar Tizeggaghin katıldı. Doktor Tizeggaghin, çocuk gelişiminde beslenme, beslenme çeşitliliği ve önemi konularında istatistiki bilgiler verdi. Etude Plus yetkilileri, ilerleyen günlerde de farklı aktiviteler düzenleyeceklerini söyledi.

66OCAK OCAK2013 2013 SAAT 14:00 SAAT 14:00

FRANSA

ZAMAN FRANSA'nin Destegiyle organize ettigimiz, ZAMAN KARDESLiK ZAMANI Şenligine herkesi bekliyoruz. ANA SPONSOR UDEF

MARSiLYA TURK iSADAMLARI DERNEGi GiRiS üCRETSiZDiR ***10 yasindan kücük cocuklarin getirilmemesini rica ederiz. ADRES : SALON ESPACE 96 , Avenue Lino Ventura 13180 GIGNAC -la-Nerthe (point p gignac 'a 200 metre) Irtibat : 06 98 40 13 13


BU S AY FA M . F E T H U L L A H G Ü L E N H O C A E F E N D İ ’ N İ N S O H B E T V E YA Z I L A R I E S AS A L I N A R A K H A Z I R L A N M A K TA D I R .

Kürsü

İkindi Sohbetleri

i r e ğ e d k e ç r e g n Kadını İslâm’da kadın, aynen erkek gibi cemiyetin bir parçası olarak kabul edilir. Birçok noktada onun da görüşü alınır ve kendisiyle istişare edilir. Fahr-i Bunun pratikte en güzel örneğini yine y ile vahi ki, O Kâinat Efendimiz’de görürüz. n gele ne Önü müeyyet Nebiler Sultanı’dır. doğ n ruda doğ bütün problemlerin çözümü meçöze ve iş ruya Arş-ı Âzam’dan halledilm ir mediği hiçbir problem, halledemediği hiçb sele kalmamıştır. Evet, üst üste yığılmış müşküller, prob gibi r çeke kıl lemler çözüm bekliyor. Yağdan Efenmüşkülleri çözüveren O Fahr-i Kâinat e, vers bakı kere dimiz mübarek nazarıyla bir ük büy o ile lü yani şahs-ı mânevînin teşekkü dîdâr mana ve ruhtan istimdat edenler arz-ı n bütü ğu ndu ediverse, insanlığın içinde bulu lüve çözü dine müşküller âdeta kendi ken İşte . ektir erec recek ve yollar gidip düzlüğe Fahr-i Kâinat Efendimiz budur.

-

Onlar onlara bir şey demeden ihramdan çık. Bununla beraber O, çok defa hanımlarıyla isister a, yınc anla ini elele- verdiğin emrin kesinliğ oturur, bir arkadaş gibi onlarla bazı mes rdir. yyet temez sana itaat edecekle rin müzakeresini yapardı. Vahiy ile müe Allah Resûlü de zaten böyle düşünüyorböyolan O zâtın (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve çadırından e bir du. Hemen bıçağını eline aldı le bir şeye ihtiyacı yoktu ama ümmetin eye başkesm rı anla kadar çıkarak kendine ait kurb şey öğretmek istiyordu: Kadın, o güne ki, sahaişti kesm an caktı ladı. O daha birkaç kurb ldu. olduğundan çok farklı bir yere oturtula koyu eye kesm rını edi- be de kendi kurbanla adıve işte O, bu önemli vazifeyi bilfiil temsil olm üş dön rdan Çünkü artık verilen kara yor ve gösteriyordu. ğını anlamışlardı. anla Hudeybiye Antlaşması Müslüm li Şimdi acaba hangimiz, kadınlara bu den ren kişi ra çok ağır gelmişti. Öyle ki, herkes öldü kaç ak olar reisi aile Allah değer veriyoruz? Bir bir gerginlik içine girmişti. Bu arada e yer veran- aile hayatında hanımıyla istişarey Resûlü, kendisiyle umreye gelenlere, kurb ini söyettiğ esir nı alarını mektedir? İslâm’ın kadı larını kesmelerini ve ihramdan çıkm Zât’ın O ba Aca sın! en leyenlerin kulakları çınla ka emretmişti. Ancak sahabe, “Acaba veril hari bu uğu koyd ya ele- asırlar evvel yapıp orta olkararda bir değişiklik olur mu?” diye, mes iş geçm an zam r ini icraatın, aradan bu kada yi biraz ağırdan alıyordu. Allah Resûlü, emr orlar mı? o masına rağmen onda birini yapabiliy eki bir kere daha tekrarladı. Ancak, sahabed ümitli bekleyiş tavrı değişmedi. e Bir Bütünün Yarısı Aslında bu ağırdan alma, Allah Resûlü’n lerin düşüna Kadın haklarını müdafaa eden başk karşı asla bir muhalefet değildi; sadece ceden bir dere ci ikin hâlâ n kti. celerinde bile kadı bir alternatifin olup olmadığını öğrenme Oysa biz, ldir. deği uş ulm ış- varlık olmaktan kurt yoruz. Zira Kâbe’yi tavaf etmek üzere yola çıkm bakı rıyla naza ı yarıs laş- kadına bir vâhidin aparç r lardı ve bu mülâhaza ile Hudeybiye Ant diğe ki, ır asıd parç entisi O, öyle bir bütünün şartması’ndaki şartlarda bir değişiklik bekl yeti cudi mev n onu için nın işe yaraması rinin içinde bulunuyorlardı. tır. Öyle ki, bu parçalardan her biri, diğe duru mli İki Cihan Serveri, sahabedeki bu öne dan mın bakı ası ımı gerçek değerini bulm ) luhu mu sezince hemen çadırına girdi ve han celâ e (cell h’ın Alla ki, n- bir esastır. Elverir için ge Ümmü Seleme Validemizle istişarede bulu den ve in edils t riaye kını vaz’ettiği ölçülere du. Bu ufku geniş kadın, istişarenin hak hinde istismar da yaratılan bir şey dengenin aley o vermek için fikrini beyan etti. Çünkü erine edilmesin... ve biliyordu ki Allah Resûlü onun diyecekl Ayrıca, Efendimiz (sallallâhu aleyhi e bir fkâr lütu muhtaç değildi. Ne ki, Allah Resûlü böyl ı karş a nlar kadı riyle sellem) hareketle . şekilistişare ile bize içtimaî bir ders veriyordu davrandığı gibi, sözleriyle de hep bu lde u Validemiz, Allah Resûlü’ne şu mea allâh (sall O iştir. etm ik daha de davranmayı teşv bue sözler söyledi: Yâ Resûlallah! Emrini bir şöyl inde isler had bir vo- aleyhi ve sellem) tekrar etme. Belki muhalefet eder ve mah mından en ve yururlar: “Mü’minlerin iman bakı kes lurlar. Fakat sen, kendi kurbanlarını Ahlâkı en ıdır. olan l güze en kusursuzu, ahlâkı l davgüze en ınıza nlar kadı güzel olanınız da, 15) net, Sün ûd, Dâv rananınızdır.” (Ebû Evet, ahlâk ile insan öyle ulaşılmaz zirve hiçki, elir yüks alara sem nî leri tutar, öyle insa bir ibadetle o makamları elde etmek müm kün değildir. Görülüyor ki kadınlık, O’nun nurlu benti yanlarıyla kendi şeref ve haysiyetini gara çiğda altın lar ayak r kada e altına almış; o gün len nenen, hor ve hakir bir varlık olarak görü iştir. etm elde nı natı salta â o, dünya ve ukb aAllah (celle celâluhû) mucizbeyan ferm sem “Ka , eden etm k tefri nında kadın-erkek yaolsun ki, insanı ahsen-i takvîme mazhar , Evet dir. ekte dem ) 95/4 si, rattık.” (Tîn Sûre sti fihri bir atın kâin ğiyle erke insan, kadını ve olarak yaratılmıştır. Yine Allah (celle celâluhû) “Biz ık)” âdemoğullarını tekrim ettik (şerefli kıld zbeya , rkek ın-e Kad or. uruy (İsrâ, 17/70) buy öyle da altın mi kase bu h’ın siyah herkes Alla un muallâ bir pâyeye sahiptir ki, artık bun n bütü ecek veril an fınd tara ötesinde insanlar söçok ve k düşü çok eten pâyeler buna nisp nük kalır.


haftanın Duası

Yâ İlâhenâ ve Yâ Rabbenâ! Sen’den zahirimizi tertemiz hale getirmeni ve batınımızı da nuranilerin içleri gibi tenvîr buyurmanı diliyoruz. Bizim yanımızda ol, aleyhimizde olma… İşlerimizi yoluna koy… Sevip hoşnut olmadığın ne kadar kötü haslet ve ne kadar çirkin davranış varsa onların hepsiyle bizim aramızı doğu-batı arası kadar uzak tut. Âmin.

kadın, 1 İslâm’da aynen erkek gibi

cemiyetin bir parçası olarak kabul edilir. Birçok noktada onun da görüşü alınır ve kendisiyle istişare edilir.

{{

Sözün Özü

Bediüzzaman Hazretleri bir yerde hizmet edenlerin teminat altında olduklarını söyler. Burada hizmet erlerinden maksat, kendilerinden bekleneni yerine getirenlerdir. Bu işin asgarî şartı, insan duygu ve düşüncesinin hep Allah’a ve Resûlü’ne hizmet etrafında dönüp durmasıdır. Zaten bu genel düşünce korunduktan sonra, onun hayata yansıması gayet kolay olacaktır. Aksi hâlde, teminat altında olmayı beklemek bence hayaldir.

Kadınlık, 3 Efendimiz’in

öyle bir 2 Kadın, bütünün par-

nurlu beyanlarıyla, o güne kadar ayaklar altında çiğnenen kendi şeref ve haysiyetini garanti altına almıştır.

çasıdır ki, bu parçalardan her biri, diğerinin gerçek değerini bulması bakımından önemli bir yer teşkil eder.

Fasıldan Fasıla

Ana gibi yâr olmaz

-

his dünyası Anne

Anne inleyen bir ney, anne hicrandan yumak, Gözleri buğulu, nemli ve her zaman zâr zâr.. Kaderidir annenin ocaklar gibi yanmak, Hep hüzünle eser onun ikliminde rüzgâr. Kuşlar gibi titrer hep o ay yüzlü nevhayâl, *** Simasında sürekli yarınlar endişesi.. Her mevsim ayrı bir ızdırap, ayrı bir melâl; Nağmeleri tıpkı hasret-iştiyak bestesi... *** Nûru öteden pırıl pırıl sîmân, Ukbâ derinlikleriyle büyülü; Tülleniyor hülyalarımda her an, Ölümsüz ruhunun bembeyaz tülü. Bir yâd-ı cemilsin, kabrin sîneler, Hep hazan yaşadın; ölüm baharın.. Duayla gerilmiş bütün gönüller, Sen’in arkandaki vefâdarların... M. Fethullah Gülen

Sahabi, Allah Resûlü’nün huzuruna geliyor ve soruyor: “Benim iyiliğime en lâyık olan kimdir?” Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Annen!” cevabını veriyor. O, bu sorusunu üç kere tekrar ediyor ve hepsinde aynı cevabı alıyor. Dördüncüde ise Allah Resûlü, “Baban!” buyuruyordu. (Buhârî, Edeb, 2) Kadın o dönemde o kadar yüceliyordu ki, Hz. Ebû Bekir, Resûl-i Ekrem’in zevcelerinden biri olan kendi öz kızı Âişe’ye “Anam” diye hitap ediyordu. Efendimiz de, “Cennet, anaların ayaklarının altındadır.” (Nesâî, Cihad, 6) buyuruyordu. Evet, seni yetiştiren ananın ayağının altına yüzünü sürebilir ve onu hoşnut edebilirsen, rahmetinden ümit edilir ki, Allah o yüze Cehennem’i göstermez. Evden ayrılırken ve eve döndüğünde, ananın buruşmuş ayaklarına dudaklarını sür, duasını almaya çalış ki, fert, cemiyet ve millet olarak mutlu olmanın yolu bundan geçer. Ana deyip geçme; yerinde o seni sırtında taşır; an olur ve dem gelir, silah kullanmasını da bilir; gerekirse silahını omuzuna alır ve Palandöken’e tırmanıverir.

Kurt Paşa’nın ordularının bozulduğu yerde, Rus ordularına karşı savaşır; ırz, namus ve evlâdını korumasını da bilir. Siz, kaideler üzerinde âbideler yaparsınız. Sizin o âbideleriniz, onun ayağının altında toz bile olamaz. İslâm, ananın âbidesini kurbet zirvelerinde çoktan kurmuştur. İslâm sayesinde ana o kadar yükseltilmiştir ki, sadece Allah’a karşı eğilmesi gereken baş, bir de ananın ayakları için eğilmiş ve “Cennet, anaların ayakları altındadır.” (Nesâî, Cihad, 6) denilmiştir. Arş, Cennet’in tavanıdır. Ananın ayağı ise, Cennet’in üst katındadır; zira fâniler arasında en muazzez varlıktır ana. O, yeryüzünde dolaşırken gökteki bir baştır ve bütün başlar onun ayaklarının altındadır. Onun pabucunun tozu, gözlere sürme kadar aziz ve ayaklarına sürülen yüzler, Arş eşiğindeki başlar kadar yücedir. Ana inleyen bir varlıktır. Bütün bir hayat boyu inleyen ve sızlayan... Onun analığı evlâtla kaimdir; “Anam!” diyen bir evlâtla.. evlât olmayınca ana ana değildir. Bilmem ki, anaya “Anam!” demeyen evlâda ne demeli?


20AiLEM Üzüm suyu her derde deva kan yapıcı ve antioksidan özelliğinin yanı sıra vücudun birçok hastalığa karşı kalkan oluşturulmasına da yardımcı olan üzüm suyu, özellikle kalp hastalıklarına iyi gelirken kişiyi kanser riskine karşı da koruyor.

-

Üzüm ve üzüm suyunun kan yapıcı ve antioksidan özelliklerinin yanı sıra bilinmeyen bir çok özelliği bulunuyor. Uzmanlar vitamin ve mineral bakımından oldukça zengin olan üzüm suyunun kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi olduğunu belirtiyor. Bilinen özelliklerinin yanı sıra içeriğindeki antioksidan birleşikler sayesinde kanser hücrelerinin oluşumuna engel olduğunu ifade eden Erciyes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, üzüm suyunun kan sulandırıcı özelliği ile de kalp krizi riskini azalttığını söyledi. Üzüm suyunun içeriğindeki antioksidanlar cildin yaşlanmasını geciktirdiğini belirten İnanç, “Halk arasında bitkisel süt olarak da bilinen üzüm suyunun faydaları saymakla bitmiyor. Kanda oksijen taşıyan hemoglobin hücrelerinin oluşumunda gerekli olan demir ve potasyum açısından zengin olan üzüm suyu, toksit mad-

delerin atılmasına yardımcı olur. Ayrıca bu özellikleri vücudu enfeksiyonlara karşı korur ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar” dedi.

21 - 27 araLık 2012 ZAMAN FRANCE

Ayrıca üzüm suyunun içinde bulunan doğal şekerlerin çabuk çözünmesi nedeniyle iyi bir enerji kaynağı olduğunu da kaydeden İnanç şöyle konuştu: İçeriğindeki maddeler sayesinde kanı sulandırıyor, kalp hastalıklarından, yüksek tansiyona, varisten, emboliye kadar birçok hastalığa karşı korunma sağlıyor. Özellikle kan pıhtılaşması ve damar hastalıkları konusunda problem yaşayan hastalara günde en az bir bardak üzüm suyu içmesini öneriyoruz.

Sirke, mantarın zehrini gidermiyor OrHan Fırat İSTANBUL Havaların soğumasıyla birlikte artan yağışlı havaların mantarların üremesinde etkili olduğunu belirten uzmanlar, özellikle orman ve arazilerden toplanan zehirli mantarlara karşı vatandaşları uyarıyor. Mantarın on binlerce türünün olduğunu hatırlatan uzmanlar, vatandaşa kültür mantarını tercih etmesini öneriyor. Mantar tüketiminde ve seçiminde rengine bakmanın tek başına yeterli olmayacağı ifade edilerek, on binlerce türü bulunan mantarda kültür mantarının tercih edilmesi isteniyor. Uzmanlar, mantarların yoğurtla birlikte tüketilmesinin, pişirilmesinin, sirkeli veya tuzlu suda bekletilmesinin ya da kaynatılmasının, taze, konserve veya kurutulmuş olmasının, zehir etkisini yok etmede yeterli olmayacağına dikkat çekiyor. Zehirlenme durumlarında ortaya çıkan belirtilerin genel olarak sersemlik, uykuya meyil, bulantı, kusma, ateş, terleme, bulanık görme, yüz ve boyunda kızarıklık, ağızda metalik tat, karın ağrısı ve ishal olduğu ifade ediliyor. Zehirlenmelerin daha ileriki safhalarında karaciğer, böbrek ve diğer organlarda işlev bozuklukları görüldüğü ve koma haline yol açabileceği belirtiliyor.

-

a, B ve C vitaminleri, potasyum ve demir açısından oldukça zengin olan üzüm suyu, vücudun hastalıklara karşı direncini arttırıyor.


21 AiLEM

21 - 27 araLık 2012 ZAMAN FRANCE

Her istediğine kolay sahip olan çocuklar mutsuzluğa itiliyor Zekai tahir Burak kadın sağlığı eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Psikolog Ümran Akıncı; egosu şişirilen, elindeki nimetler için şükretmesi gerektiği öğretilmeyen, her istediğine kolay sahip olan çocukların gelecekteki yaşamlarında ya da çocukken doyumsuz, mutsuz olmaya teşvik edildiğini söyledi.

-

Çocukların her istediklerinin alındığına işaret eden Psikolog Ümran Akıncı, anne çalıştığı için çocuğun kreşe ya da başka bir ablaya, teyzeye bırakıldığını, bu sebeple annelerin vicdan azabı duydukları için daha çok taviz vermeye başladıklarını söyledi. Her çocuğun doğduktan sonra, eğer özel bir gereksinimi yoksa bazen hızlı bazen yavaş da olsa hepsi aynı gelişim basamaklarından geçtiğini belirten Akıncı şunları kaydetti: Bireysel farkları vardır ve buna saygı gösterip birbiriyle karşılaştırmamak gerekir. Bir çocuk 11 aylıkken bir başkası 13-14 aylıkken yürüyebilir. Birisi 1 yaşında anlaşılır kelimeler çıkartırken bir diğeri 2 yaşındayken ‘anne-baba' diyebilir. Köydeki bir çocuk ailesi ile tarlaya, bahçeye gider. Ailesine her türlü işinde gücü yettiği kadar yardımcı olur. Üstüne üstlük de anne baba çok yoğun olduğu için onunla ilgilenen ve övgü yağdıran da olmaz. Okula gitmesi, sınavlarına girmesi ve başarılı olması çok sıradan

ve normal karşılanır. Ödevlerini yapmak ve öğrencilikle ilgili sorumluluğunu almak onun görevidir. Şehirdeki çocukların okula gidip, ödevlerini yapmak, sınavlara çalışmak, ders tekrar etmek gibi öğrencilikten başka sorumlulukları hemen hemen hiç yok gibidir. Anneler hiçbir iş için onları meşgul etmek istemez. ‘Aman çocuğum dersini yapsın, sınavına çalışsın, ben çamaşır, bulaşık hiçbir şey istemem' derler. Bir gün anne hasta olsa, bir bardak su istese çocuk kırk nazla, kaprisle getirir. Aile ve ev ile ilgili hiçbir sorumluluk verilmemiştir daha önce. Çocuğun en temel ihtiyacı olan, yemeğini yemesi bile büyük bir sevinç ve alkışla karşılanır aileler tarafından. Akıncı, egosu şişirilen çocukların ellerindeki nimetler için şükretmeleri de öğretilmemişse, her istediklerine çok kolay sahip oluyorlarsa ileri ki hayatlarında ya da daha çocukken doyumsuz, mutsuz olmaya teşvik edilmiş olduklarını söyledi.

Psikolog ümran akıncı, çocukların, kendi öğrencilik sorumluluğunu yerine getirdiği için ya da gelişimsel bir özelliği ortaya çıktığı için alkışlanmasının yanlışlığına dikkat çekiyor.

T.C. EMİRDAĞ SULH HUKUK MAHKEMESİ İLAN Sayý : 2012/41 Esas 28/11/2012 Davacý vekili tarafýndan 09/02/2012 tarihinde mahkememizde açýlan Ortaklýðýn Giderilmesi davasýnýn duruþmasý 15/01/2013 günü saat: 09:55'e býrakýlmýþtýr. Mirasçýlardan Cevahir GÖKTEPE'nýn adresi tespit edilemediðinden duruþma gün ve saati mirasçýya teblið edilememiþ olup, duruþma gün ve saatinin adýna yurtiçi ve yurtdýþý Fransa Ülkesinde yayýnlanan gazetelerden birisinde ilanen tebliðine karar verilmiþtir. Ýlanýn yayýnlandýðý tarihten itibaren 7. gün teblið edilmiþ sayýlacaktýr. B: 79292

İLAN T.C. KÖRFEZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN ESAS NO : 2012/388 Esas DAVALI : SELMA ÞUBAT Davacý tarafýndan aleyhinize açýlan Nüfus (Yabancý Mahkeme Kararlarýnýn Tenfizi-Tanýnmasý Ýstemli) davasýnýn yapýlan yargýlamasýnda; Mahkemenizce dava dilekçesinde belirtilen adresinize duruþma gününü bildirir davetiye çýkarýlmýþ olup, adresinizden ayrýldýðýnýz gerekçesiyle tebligat yapýlamamýþtýr. Adres araþtýrmasýndan da bir netice alýnamadýðýndan dava dilekçesi ve duruþma gününün ilanen tebliðine karar verilmiþtir. Durusma Günü: 16/01/2013 günü saat: 09:30'da duruþmada bizzat hazýr bulunmanýz, veya kendinizi bir vekille temsil ettirmeniz, Aksi taktirde H.U.M.K.'nun 3156 sayýlý yasa ile deðiþik 213/2 maddesi uyarýnca yargýlamaya yokluðunuzda devam olunacaðý hususu, Dava Dilekçesi ve duruþma günü yerine geçerli olmak üzere ilanen teblið olunur. B: 79210

DERELİ KADASTRO MAHKEMESİNDEN İLAN ESAS NO : 1968/406 Davacý Dereli Orman Ýþl. Müd. tarafýndan mahkememize açýlan Kadastro Tespitine Ýtiraz Davasýnýn yapýlan yargýlamasý sonunda: Mahkememizin 1968/406 Esas 1970/247 Karar sayýlý ilamý ile Dereli Ýlçesi Akkaya Köyünde kain 1235 parsel nolu taþýnmazýn tespit harici býrakýlmasýna karar verilmiþ olup bu karar aþaðýda isimleri yazýlý davalýlar ve dahili davalýlara teblið edilemediðinden adý geçenlere kararýn ilanen tebliðine karar verilmiþ olmakla bu ilanýn yayýmlanmasýndan itibaren 15 gün sonra karar teblið edilmiþ sayýlacaðý hususu ilanen teblið olunur. DAHÝLÝ DAVALILAR: 1-DURSUN ALÝ DURMUÞ- Þükrü ve Meyse'den olma, 1939 D.lu, 2-SÜLEYMAN DURMUÞ- Dursun Ali ve Selime'den olma, 1980 D.lu, 3-ÞENOL DURMUÞ- Dursun Ali ve Selime'den olma, 1972 D.lu, 4-EMÝNE DURMUÞ- Mustafa ve Emiþ'den olma, 1965 D.lu, 5-MUAMMER DURMUÞ- Dursun Ali ve Selime'den olma, 1970 D.lu, 6-KÖKSAL DURMUÞ- Dursun Ali ve Selime'den olma, 1964 D.lu, 7-KADÝR BOZAT- Ýsmail ve Hava'dan olma, 1943 D.lu, 8-EMÝNE KILIÇÇETÝN- Dursun Ali ve Selime'den olma, 1973 D.lu, B: 67678

DERELİ KADASTRO MAHKEMESİNDEN İLAN ESAS NO : 1968/191 Davacý Dereli Orman Ýþl. Müd. tarafýndan mahkememize açýlan Kadastro Tespitine Ýtiraz Davasýnýn yapýlan yargýlamasý sonunda: Mahkememizin 1968/191 Esas 1970/144 Karar sayýlý ilamý ile Dereli Ýlçesi Akkaya Köyünde kain 879 parsel nolu taþýnmazýn tespit harici býrakýlmasýna karar verilmiþ olup bu karar aþaðýda isimleri yazýlý davalýlar ve dahili davalýlara teblið edilemediðinden adý geçenlere kararýn ilanen tebliðine karar verilmiþ olmakla bu ilanýn yayýmlanmasýndan itibaren 15 gün sonra karar teblið edilmiþ sayýlacaðý hususu ilanen teblig olunur. DAHÝLÝ DAVALILAR: 1-ABDULLAH SARI- Ömer ve Türkan oðlu, 1961 D.lu, 2-ÞENOL DURMUÞ- Dursun Ali ve Selime oðlu, 1972 D.lu, 3-EMÝNE KILIÇÇETÝN- Dursun Ali ve Selime kýzý, 1973 D.lu, 4-SÜLEYMAN DURMUÞ- Dursun Ali ve Selime oðlu, 1980 D.lu, 5-REYHAN DURMUÞ- Temür ve Emine kýzý, 1969 D.lu, 6-MUAMMER DURMUÞ- Dursun Ali ve Selime oðlu, 1970 D.lu, B: 67677

AHMED ŞAHİN ibrahim ethem’den gençlere günaha girme şartları Halk arasında İbrahim Etem diye söylenen İbrahim’in babası Ethem, Belh sultanıydı. Sultan babasının yerine geçerek Belh hükümdarı olmuştu İbrahim. Bir gün bir meçhul adamın teklifsizce sarayına girip kapının yanına oturduğunu görüp “Burası han değil, ne işin var burada?” diye çıkışınca meçhul adamın düşündüren cevaplarıyla karşılaştı. - Senden evvel burada baban Etem vardı, ondan önce de öteki hükümdar oturuyordu. Ondan önce de bir başkası vardı. Bunların hepsi de burada bir müddet kalıp gittiler, şimdi de bir müddet kalma sırası sana geldi. Söyler misin burası yolcuların bir müddet dinlenip de gittiği han değil de nedir? Meçhul adam, “İşte benim istirahat müddetim de bitti, ben de gidiyorum.” diyerek çıkıp gözlerden kayboldu. Belh hükümdarı İbrahim Etem, Hızır diye kabul ettiği bu meçhul zatın uyarısından sonra artık sarayını da, tahtını da terk ederek kendini tümüyle İslami hizmete verir. İmam-ı Azam gibi büyüklerden ders alarak kendini iyice yetiştirir, gençleri de yetiştirmeye başlar. İşte bu sırada gelen gencin biri İbrahim Etem’e sorularını şöyle sorar: – Nefsim beni günaha girmeye zorluyor, nefsime nasıl karşılık vereceğimi bilemiyorum, ne tavsiye edersiniz bana? der. İbrahim Etem de kendine mahsus üslubuyla cevap verip açıklama yaparak der ki: – Önce günaha girmenin şartlarını hatırlat nefsine. Günaha girme şartlarını yerine getirebilirse günaha girebileceğini söyle, der. Genç heyecanlanır. - Günaha girmenin şartları da mı var? Öyle ise o şartları söyle de hemen yerine getireyim, der. İbrahim Etem de anlatır günaha girmek için yerine getirilmesi gereken üç şartı. - Birincisi der, içinde günaha girme duygusu başlayınca kendisine karşı günah işleyeceğin Zat’ın mülkünden dışarıya çık, günahı orada işle! Sonra geri dönüp gel! - Bu mümkün mü, der genç. Her yer O’nun mülküdür. Mülkü olmayan yer yoktur ki, oraya gideyim de günahı orada işleyip döneyim! - Öyle ise der İbrahim, hem mülkünde oturacaksın hem de mülkün sahibine karşı gelmekten utanmayacaksın; senin gibi civan-

mert bir gence yakışır mı böyle saygısızlık? - Genç, sen ikinci şartı söyle, der. Onun mülkünün dışına çıkmam mümkün değildir. İbrahim Etem de ikinci şartı anlatır: - Öyle ise der, kendisine karşı günah işleyeceğin zatın verdiği rızkı da yememeye karar ver, ondan sonra ona isyana niyetlen!.. Genç, düşünmeye başlar: – Bu da mümkün değil der. Ben Allah’ın verdiği rızkı yemeden yaşayamam ki? – Öyleyse der İbrahim Etem, hem mülkünde oturacaksın, hem verdiği rızkı yiyeceksin hem de O’na karşı günah işlemekten utanmayacaksın, buna akıllı, insaflı civanmert bir gencin vicdanı razı olur mu? – Olmaz, der genç. Sen üçüncü şartı söyle de bir de ona bakalım. İbrahim Etem de günah işlemenin üçüncü şartını söyler: – İçinde günah arzusu kıpırdayınca hemen O’nun görmediği gizli bir yere git, günahı görmediği gizli bir yerde işle. Sonra geriye dönüp gel!.. – Genç, bu şartta der, öteki şartlar gibi imkânsız. O’nun görmediği bir yer var mı ki gidip günahı orada gizlice işleyeyim de sonra dönüp geleyim?.. İbrahim Etem de sözlerini şöyle bağlar: – Öyle ise der, benim civanmert evladım, hem mülkünde oturacaksın, hem verdiği rızkı yiyeceksin hem de görmediği gizli bir yer bulamayacaksın, yine de ona karşı günah işlemeyi göze alacaksın, imanlı, insaflı, civanmert bir gence yakışır mı böylesine isyan ve itaatsizlik? Genç, daha fazla dayanamaz, iki elini birden kaldırarak bağırmaya başlar: – Teslim oldum ey İbrahim teslim! der. Bundan sonra nefsim beni günaha zorlayınca haykırarak diyeceğim ki: - Ey nankör nefis, utanmıyor musun, mülkünde oturduğun, verdiği rızkı yediğin, görmediği gizli bir yeri bulamadığın Zat’a karşı açıkça, alenen isyan bayrağı çekip de nankörce günah işlemeye? – Ne dersiniz? Gencin bu şartları bizim için de geçerli mi? Biz de Allah’ın mülkünde oturuyor, verdiği rızkı yiyor, günah için görmediği gizli bir yer bulamıyor muyuz? Öyle ise biz de bu genç gibi içimizden gelen bir feryatla bizi günaha zorlayan nefsimize, “utanmıyor musun” diye itiraz ederek üzerimizdeki baskısını yok etmeye çalışmalı mıyız? a.sahin@zaman.com.tr


f22

Mevlana’nın si: ce Ge n ğü Dü AiLEM 21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

ŞEB-İ ARUS’un sözlük anlamıyla yetinenler... Konya’ya ekonomik Şeb-i Arus turları düzenleyenler... Şenliğe katılmak için karaborsadan bilet alanlar... Parayla girilen bir düğün gecesine assolistler misali teşrif eden siyasiler, bürokratlar ve onların yüce nutukları... Semazenleri folklor gösterisi gibi izleyen misafirler...

ŞEB-İ ARUS

nuriye akman Sanıyorlar ki, düğün sahibi 17 Aralık’ta öldü. Ölmeden çok evvel öldüğünü hatırlamıyorlar, yaşarken kavuştuğunu sevgilisine... Can kuşu ten kafesini kırdığında, som aşkla dekore edilen bir saraya taşındığını... “Kutladıkları” günün hicret olduğunu bilmiyorlar... Çünkü oturup zevk etmiyorlar yazdıklarını, verdiği şifreleri çözmeye çalışmıyorlar. Hakkında yazılan romanlarla eğlenip, aşkla hallenmemişlerin sofrasına oturuyorlar. Akılları hep başlarında kalıyor; o yüzden kulakları da “Gönlümde öyle garip şeyler var ki, deli olduğum için çıldırmıyorum. Eğer aklım olsaydı gönlümdeki tuhaf şeylerden kesinlikle çıldırırdım.” sözlerine kapalı kalıyor. Ölmeyene aşk yok! Acaba aşksızlığı ölüm saydığından haberleri var mı? Ölümün gelip kendisini kokladığını, ab-ı hayat kokusunu aldığında ecelin ümidini kestiğini okudular mı? Sevgiliye sormuş Hazret, “Söyle ne yapayım?” Sevgili “Öl” demiş. “Yağım eridi, su oldu” diye cevap verince sevgili yine ölmesini istemiş. Bu kez “Ey parlak yüzü benim ışığım olan aziz dost! Ben senin ışığına pervane olayım.” diye devam etmiş. Sevgilinin son sözleri yine “Öl” olmuş. Mevlânâ gibi “Şaşı gözden güzel dilbere ne zarar gelir? Biz aşk yolunda çevik olalım, hızlı yürüyelim. Herhangi biri bu yolda topal olursa bize ne?” deyip geçelim. Bırakalım ölemeyenleri de, kendisini “düğün davulcusu” olarak tanımlayan ustanın rübailerine biraz daha dalalım. Davulunun “Bana tek veya çift olmaktan hangisini istersin diye sorduğu zaman, ‘Seninle çift, bütün alemden tek ve ayrı olmak isterim’ dedim” diyen sesi uzaktan hoş geliyor. Ama bu sözlerin kulaklarımızın zarını patlatması lazım ki İlahi sesleri duyabilecek başka bir zar takılsın içine. O zar titreşirse “Sana çok yakınlığımdan ötürü uzağa düşmüşüm. Seninle son derece içli dışlı olmamdan dolayı senden ayrıyım. Sana olduğum gibi apaçık göründüğüm için örtülüyüm, gizlenmişim. Seninle çok görüşüp konuştuğum

-

için dertliyim, hastayım” dizelerindeki ikilem belki ürpertir bizi. Ama böyle verimli bir kuyunun başına vardık diye hemen sevinmeyelim, su çekmeye ipimiz var mı diye düşünelim. Aramızda “Var benim ipim” diye öne atılanlar varsa soralım: “Peki ya kovan var mı?” Kovanın da içi boş olacak ha! Bu şart da tamamsa, kendini kendinden boşalttıysan, üstad müjdeyi verecektir: “Ey yolun başında oturup da yol arayan! Ayın halesi içine düşmüşsün de ay arıyorsun. Çene çukurunda böyle bir güzellik Yusuf’u dururken sen kalkmış kuyuya düşen Yusuf’u arıyorsun. Yusuf’u kuyudan çıkaracak kova sensin.” Lakin kuyu çok derin. Suya talip olanlar dünyayla aralarına mesafe koyamamışsa davul bu kez “İster meze ye, kebap ye, ister halis şarap

Mevlâna, ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen “Şeb-i Arûs”diyordu.

iç. Bil ki bütün bunları sen rüyada yiyor içiyorsun. Uykudan uyanınca gene kendini susamış bulursun. Rüyada içtiğin su sana yarar vermez.” diye gümleyecek. Sonra sesini biraz daha yükseltip “Senin bedenin hırsızdır, çaldığı malı saklamıştır. Ey şehri koruyan polis, neden hırsızı yakalamıyorsun?” sorusuyla dikkatimizi çalınan malın gizemine yöneltecek. Aşkın piriyle yürümek hiç kolay değil. Her an “Bazı insanlar gamlıdırlar, bu gamın nereden geldiğini bilmezler. Bazı insanlar da vardır ki neşelidirler, onlar da bu neşenin Hak’tan geldiğini bilmezler. Ne kadar solda sağda bulunanlar, eğri doğru yolda yürüyenler vardır ki soldan, sağdan, eğriden, doğrudan haberleri yoktur. Ne kadar ‘ben ve biz’ diyenler vardır ki, onların da ‘ben ve bizden’ haberleri yoktur.” diye cehaletimizi yüzümüze vurmaktan çekinmez. Kem küm edecek olsak, “Sende asla sevgini yükseltmek meyli yok. Sen sevdiğin kişiyi alçaltıyorsun. Bismillah demeden elhamı okumaya başlıyorsun. Daha sabah olmadan kuşluk vaktini umuyorsun” diye köpürür. Adı üstünde, Celaleddin’dir...


23 AiLEM

21 - 27 araLık 2012 ZAMAN FRANCE

Maden suyuyla temizlik maden suyundan ocak, lavabo ve mutfak tezgahlarınızın, demir tencerelerinizin temizliğinde ya da vida ve civatalardaki pasları sökmede yararlanabilirsiniz. Saç spreyi de pratik bir temizlik malzemesi olarak pek çok yerde imdadınıza yetişebilir. neŞe kutLutaŞ Ocak, lavabo ve mutfak tezgâhlarınız çelikten mamulse, üzerlerine maden suyunu dökerek harika bir temizlik yapabilirsiniz. Bunun için, önce maden suyunu dökün, ardından bir süngerle silin, ılık suyla duruladıktan sonra da pamuklu kuru bir bezle kurulayın. Aynı temizliği porselen eşyalarınız ve buzdolabınız için de tatbik edebilirsiniz. Yalnız buzdolabınızın içini temizlerken maden suyuna bir parça da tuz eklemelisiniz.

Pas GiDeriCi Evinizin herhangi bir yerinde kullandığınız somun, vida ve cıvatalarınızı çıkarmak için, üzerlerine birazcık maden suyu dökün. Maden suyu anında köpürecek ve pası söküp çıkaracaktır.

seBZe Ve ÇiÇekLer De maDen suYu seVer Balkonunuzda yetiştirdiğiniz sebze ve çiçeklere haftada bir kere maden suyu verirseniz, onların çok daha çabuk yetişmesini sağlayacak, ayrıca daha yeşil ve gür olduklarını göreceksiniz. Bunu düzenli yapmasanız bile, yarım kalan maden suyunu bitkilerinize dökmeniz bile işe yarar.

kaÇık ÇOraP mı? Yeni aldığınız naylon çoraplar burun kısmından kaçmaya başlar. Kullanmadan burun ve taban kısmına saç spreyi sıkın. Bu uzun ömürlü olmasını sağlar.

-

Değerli taşlarınızı temizlemek, sebze ve çiçeklerinizin daha güzel yetişmesi için maden suyunu kullanabilirsiniz.

tin. Bu sürenin sonunda taşlarınızın yeni gibi parladıklarını göreceksiniz.

ÇiÇekLeriniZ HiÇ sOLmasın Yeni aldığınız çiçeklerin vazoda daha uzun süre kalmasını istiyorsanız, çiçekten 30-40 santim kadar uzaktan saç spreyi sıkın. Bu yöntemi canlı renkleriyle kurutmak istediğiniz çiçekler için de kullanabilirsiniz.

aYakkaBı CiLası Ayakkabılarınızı cilaladıktan sonra üzerine hafifçe saç spreyi sıkın. Ayakkabılarınız çok daha yeni görünecek.

mürekkeP LekeLerini saÇ sPreYi iLe Çıkarın Küçük çocuğunuz varsa eline geçirdiği tükenmez kalemleri kâğıda yazmak dışında her şey için kullanabilir. Bunların başında da giysiler ve kumaşla kaplı mobilyalar gelir. Üzerine ilk anda saç spreyi sıkarsanız lekenin çıkması gerekir. Aynı yöntemi giysinizde oluşan ruj lekeleri için de uygulayabilirsiniz. Giysinize saç spreyi sıkıp birkaç dakika bekleyin. Spreyi sildiğinizde leke de çıkar. Daha sonra giysinizi normal bir şekilde yıkarsınız olur biter.

Demir taVaLar iÇin Eğer siz de lezzetli yemek pişirdiğini bildiğimiz dökme demir tencerelerden kullanıyorsanız, kolay temizlemenin yolunu da bilmelisiniz. Dökme demir tava ve tencerelerinizdeki yemeği boşalttıktan hemen sonra içine bir şişe maden suyu dökerseniz, maden suyu yemek artıklarını kolayca çıkarmanızı sağlar.

NAMAZ VAKİTLERİ

DeĞerLi taŞLara saHiPseniZ... Değerli taşları nasıl temizleyeceğinizi bilemiyorsanız, cam bir kâsenin içine bir şişe maden suyunu boşaltın. Safir, elmas, yakut gibi değerli taşlarınızı kâsenin içine koyup 12 saat kadar bekleParis

imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

BOrDeauX imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

OrLeans

imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

Caen

imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 40 6 40 6 41 6 41 6 42 6 42 6 42

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 45 6 46 6 46 6 47 6 47 6 47 6 48

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 40 6 41 6 41 6 42 6 42 6 42 6 43

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 51 6 52 6 52 6 53 6 53 6 53 6 54

strasBOurG imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

anneCY

imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

LımOGes

imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

marseıLLe imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 18 6 18 6 19 6 19 6 20 6 20 6 20

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 20 6 21 6 21 6 22 6 22 6 22 6 23

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 39 6 40 6 40 6 41 6 41 6 42 6 42

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 19 6 20 6 20 6 20 6 21 6 21 6 22

LYOn

imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

rennes

imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

LıLLe

imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

maCOn

imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 25 6 25 6 26 6 26 6 27 6 27 6 27

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 55 6 55 6 56 6 56 6 57 6 57 6 57

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 40 6 41 6 41 6 42 6 42 6 42 6 43

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 26 6 26 6 27 6 27 6 28 6 28 6 28

metZ

imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

muLHOuse imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

VaLenCe

imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

BeZıers

imsak GüneŞ ÖĞLen ikinDi akŞam Yatsı k. saati

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 25 6 26 6 26 6 26 6 27 6 27 6 28

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 24 6 24 6 24 6 25 6 25 6 26 6 26

21.12.2012 22.12.2012 23.12.2012 24.12.2012 25.12.2012 26.12.2012 27.12.2012

6 28 6 28 6 29 6 29 6 30 6 30 6 30

8 36 8 37 8 37 8 38 8 38 8 38 8 39

8 14 8 14 8 14 8 15 8 15 8 16 8 16

8 14 8 14 8 15 8 15 8 15 8 16 8 16

8 22 8 23 8 23 8 24 8 24 8 24 8 24

12 56 12 56 12 57 12 57 12 58 12 58 12 59

12 34 12 35 12 35 12 36 12 36 12 37 12 37

12 46 12 46 12 47 12 47 12 48 12 48 12 49

12 40 12 41 12 41 12 42 12 42 12 43 12 43

14 43 14 44 14 44 14 45 14 46 14 46 14 47

14 23 14 23 14 24 14 25 14 25 14 26 14 26

14 46 14 46 14 47 14 47 14 48 14 49 14 49

14 27 14 28 14 28 14 29 14 29 14 30 14 31

17 03 17 03 17 04 17 04 17 05 17 06 17 06

16 42 16 43 16 43 16 44 16 45 16 45 16 46

17 06 17 06 17 07 17 07 17 08 17 09 17 09

16 46 16 47 16 47 16 48 16 49 16 49 16 50

18 23 18 23 18 24 18 24 18 25 18 26 18 26

18 02 18 03 18 03 18 04 18 05 18 05 18 06

18 26 18 26 18 27 18 27 18 28 18 29 18 29

18 06 18 07 18 07 18 08 18 09 18 09 18 10

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

8 16 8 16 8 17 8 18 8 18 8 19 8 19

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

6 18 6 19 6 19 6 20 6 20 6 20 6 21

8 32 8 33 8 33 8 33 8 34 8 34 8 34

8 09 8 10 8 10 8 11 8 11 8 11 8 12

8 49 8 50 8 50 8 51 8 51 8 51 8 52

8 12 8 12 8 13 8 13 8 13 8 14 8 14

13 07 13 08 13 08 13 09 13 09 13 10 13 10

12 41 12 41 12 42 12 42 12 43 12 43 12 44

13 12 13 12 13 13 13 13 13 14 13 14 13 15

12 36 12 36 12 37 12 37 12 38 12 38 12 39

15 11 15 11 15 12 15 12 15 13 15 14 15 14

14 40 14 40 14 41 14 42 14 42 14 43 14 43

15 03 15 03 15 04 15 04 15 05 15 05 15 06

14 28 14 29 14 29 14 30 14 30 14 31 14 32

17 31 17 31 17 32 17 32 17 33 17 34 17 34

17 00 17 00 17 01 17 01 17 02 17 03 17 03

17 22 17 23 17 23 17 24 17 24 17 25 17 26

16 48 16 48 16 49 16 49 16 50 16 51 16 51

19 06 19 07 19 07 19 08 19 09 19 09 19 10

18 20 18 20 18 21 18 21 18 22 18 23 18 23

18 42 18 43 18 43 18 44 18 44 18 45 18 46

18 08 18 08 18 09 18 09 18 10 18 11 18 11

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

8 34 8 35 8 35 8 35 8 36 8 36 8 36

8 28 8 29 8 29 8 30 8 30 8 30 8 31

8 42 8 42 8 43 8 43 8 43 8 44 8 44

8 10 8 11 8 11 8 12 8 12 8 13 8 13

12 57 12 58 12 58 12 59 12 59 13 00 13 00

13 00 13 01 13 01 13 02 13 02 13 03 13 03

12 53 12 53 12 54 12 54 12 55 12 55 12 56

12 46 12 46 12 47 12 47 12 48 12 48 12 49

• Detaylı namaz vakitleri için http://www.zaman.com.tr/namaz.do/ • Bulunduğunuz yerin kıblesini öğrenmek için http://www.qiblalocator.com/

14 49 14 50 14 50 14 51 14 51 14 52 14 53

15 00 15 00 15 01 15 01 15 02 15 03 15 03

14 33 14 33 14 34 14 35 14 35 14 36 14 37

14 49 14 49 14 50 14 50 14 51 14 51 14 52

17 09 17 09 17 10 17 10 17 11 17 12 17 12

17 20 17 20 17 21 17 21 17 22 17 23 17 23

16 52 16 52 16 53 16 53 16 54 16 55 16 55

17 08 17 09 17 10 17 10 17 11 17 11 17 12

18 29 18 29 18 30 18 30 18 31 18 32 18 32

18 40 18 40 18 41 18 41 18 42 18 43 18 43

18 12 18 12 18 13 18 13 18 14 18 15 18 15

18 44 18 45 18 45 18 46 18 47 18 47 18 48

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

8 49 8 49 8 50 8 50 8 50 8 51 8 51

8 03 8 03 8 04 8 04 8 04 8 05 8 05

8 16 8 16 8 17 8 17 8 18 8 18 8 18

8 11 8 12 8 12 8 13 8 13 8 14 8 14

13 07 13 07 13 08 13 08 13 09 13 09 13 10

12 44 12 44 12 45 12 45 12 46 12 46 12 47

12 46 12 46 12 47 12 47 12 48 12 48 12 49

12 52 12 53 12 53 12 54 12 54 12 55 12 55

14 53 14 53 14 54 14 55 14 55 14 56 14 57

14 52 14 53 14 53 14 54 14 55 14 55 14 56

14 44 14 44 14 45 14 45 14 46 14 47 14 47

15 01 15 01 15 02 15 02 15 03 15 04 15 04

17 12 17 13 17 13 17 14 17 14 17 15 17 16

17 12 17 13 17 13 17 14 17 15 17 15 17 16

17 03 17 04 17 05 17 05 17 06 17 06 17 07

17 21 17 21 17 22 17 22 17 23 17 24 17 24

18 32 18 33 18 33 18 34 18 34 18 35 18 36

18 45 18 46 18 46 18 47 18 47 18 48 18 49

18 23 18 24 18 25 18 25 18 26 18 26 18 27

18 54 18 54 18 55 18 55 18 56 18 56 18 57

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00

0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00 0 00


3 Çengel bulmaca 4 bulmaca

24 BULMACA Bir yerel yönetim Orta resimdeki bozlak ustası

Esas,asıl

Neşeli

Bir tahıl ölçeği

Borç veya alacak

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

İleri gelenler Dolama, kırlağan

Bal gömeci

Avrupa Ekonomik Topluluğu (kısa)

Kutlu

Yabani masal hayvanı

Şaşma ünlemi

Aza

Çam su testisi

Üstün gösteren nitelik

Bir ilimiz

Soy, sülale

Onarım

Resim çekme aracı Bilme isteği

Askerin su kabı

15

Müddet

Hile, dolap

1

İstanbul’da tarihi sarnıç

Hangi kişi

Ayaküstü, şipşak

Deride oluşan kızartı Gemi barınağı

Kumaş kesme aracı

Bezginlik bildiren söz

Kentin dış mahalleleri

Zehir Eski İtalyan parası

Yerfıstığı

Yiğit delikanlı Üstat, şeyh

Bakış İnce yapılı

Bir maymun türü

Kısa yazı

2

Arap alfabesinde bir harf Sahip

Bir maymun cinsi

İde, düşünce

Küçük bir sinek, yakarca

Ardına saklanacak yer Canlı Uçak tespit cihazı

Kötülük Küçük körfez

Aşırıya kaçma

Sıkı

Yer

Bozlak ustasının doğduğu kent

Pasta

Sıcakta deriden sızan sıvı

Belirti

Su Bir yumurta pişirilişi

Mevcut

Suriye başkenti

Gösteri

Bir bağlaç

Erler

Baryumun simgesi

Galyumun simgesi

Bir nota

Mehil, süre

Kitara

Teniste devre

Gecikme

Tasavvuf yolu 13

Tutu, ipotek

6

Olgunlaşmamış

16

Ayrılık

Bir sinir hastalığı

Eski bir serpuş Beyin

Yemek yeme isteği

Tavır Lokanta

Dönmeli cetvel 14

Yaşlı, kart Uzaklık anlatır

Hac giysisi

Küçük börülce

Kur’an-ı kerimin 64. suresi

Aldatma Bir ırk

Yaşam Bir yerde oturma Dilek

File

Bir bağlaç

Erdem

Uydumuz

Lityumun simgesi Takımlar kümesi

NEŞET ERTAŞ

5

Kent dışı piknik alanı Son

Kütahya’da bir ilçe

Havadan sudan

Hatay’da bir nehir

Zorlukları yenme gücü

Hitit

Tahlil Avrupa Birliği (kısa)

Zorlu, müşkül

Dağ kırlangıcı Gaziantep’te bir ilçe

Düzen

12

Cüzam

Tutma organımız

Titanın simgesi

Bir tür kefillik

Hayvansal bir besin

İstekli

Küçümen

Yemek listesi Bir üzüm türü

Ziyan

Gece denizde oluşan parıltılar

Bir sebze

11

Işık

İnce, yüksek ses

Endüstri

Mafsal

Geçmiş tarih anlatır

Nazi hücum kıtası

Vilayet

Cet

Faal

Ekmek işini yapma

Füze

Vücudumuzun kemik bölümü

Mercanada

Farzlar

Gelir

Demiryolu

Sıvı

Aşağı taraf

Sıva aracı

Enenmiş heyven

Polis binası

Varsayım

4

Alantopu

Çoğul birinci kişi

Ehil

3

Jeolojide çukur

Dördül

Onuncu ay

Zayıf, hastalıklı

Kabaca evet

Sermaye

Tehlike

Ahlaksal

Ün

Çok direkli gemide arka direk

7

Meyil

Şeyler, nesneler

Kansızlık Giderme, yok etme

Bir pamuk türü

Bir şirket türü

Merkez

İleri karşıtı

Saç tutturacağı Şehir

Gizli yer

Japon tiyatrosu

Arnavutluk parası

8

Boru sesi

Müzikte canlı anlamında

Arjantin plakası

Panama plakası Suçlunun bileklerine takılır

15

14

13

10

9

8

7

6

5

4

3

2

12

Kavga, patırtı

Kıta

1

Efendi, kumandan

Dişi sığır

11

İspanyol nidası

fi‹FRE KEL‹ME

Güç Rutubet

Zor karşıtı

Bir tür peynir

Kayınbirader

Kral başlığı

Kamu İktisadi Teşekkülleri (kısa)

Anlayış

Bir sayata bitkisi

At binmeliği

Gazlı bir içecek

10

Mühendis cetveli

Apansız Yazman

9

Kovuk

Olumsuzluk öneki

Alçak tabure

Buyruk

16

Trabzon’da bir ilçe

İlim irfan sahibi


25 BULMACA KARE BULMACA

1

pazar

2

3

1. Geçtiğimiz günlerde 54 yaşında vefat eden dünyaca ünlü resimdeki kanun sanatçımız – Kur’an-ı Kerim’in 28. Suresi. 2. Suçu bağışlama – 1930 – 1987 arasında yaşamış tiyatro ve sinema sanatçımız – Kimi yörelerde kadınların giydikleri çarşaf. 3. En gelişmiş röntgen tekniği – Bir kimsenin daimi ikametgâhı – Evrenpulu – Bir yerde çalışan kimselerden her biri. 4. Hayvanın başı ile yaptığı vuruş – Lezzet – Geçerli olan, yürürlükte olan – Zonguldak yöresi halk oyunu. 5. Çok iri, zehirli örümcek – Romatizma ağrısı – Gemi barınağı. 6. Büsbütün, toptan – Kurtuluş, selâmet – İstanbul’un bir ilçesi. 7. Kireç, sönmemiş kireç – Hollanda’nın plâka işareti – Koruyan, himaye eden – İlkel silâh. 8. Mersin yakınlarında Akdeniz’e dökülen bir çay – Anlamlı işaret, parola – Tekerlekler ile direksiyon arasındaki bağlantıyı sağlayan demir çubuk. 9. Mikroskop camı – Bir şeyin doğru olduğunu kabul etmek için yanına yapılan işaret – Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık. 10. İçinde Kur’an-ı Kerimden bazı ayet ve surelerin bulunduğu dua kitabı – Üstünde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. 11. Bir nota – Açıklama – Ziyafet – Ham ipekten yapılmış astarlık kumaş. 12. Koruma, esirgeme – Şenliklerde kurulan süslü kemer – Şaşma ünlemi. 13. Besinlerden alınan enerji değeri – Değiş tokuş. 14. Kuru soğuk – Bir gösterme sözü – Küçük mağara – Bir tür başlık. 15. Hayırlı bir davranış karşısında Allah (cc) tarafından verileceğine inanılan ödül – Peygamber Efendimizin (sas) sohbetinde, yanında bulunan kimseler – Başkanlık. 16. Milli – İyice dövülmüş buğday ve etle yapılan bir yemek. 17. Bir nota – Gürbüz bebek – Hak aşığı – Ateş olan yerden çıkar. 18. İtikat – Kırgızistan’ın başkenti – İmparator karısı. 19. Karışık renkli – Tembih sözü – Ordu görevlisi – Uçma organı. 20. Ateş – Dünyanın en hızlı koşan hayvanı – Gelecek, istikbal – Taneli meyve – Judodan önce yapılan hareketlerin genel adı.

4

5

6

7

8

9

T

E

T

E

R

İ

M

A

N

Üstün gösteren nitelik

E

N

E

K

Kentin dış mahalleleri

D

İ

L

A

V

Y

Bozlak ustasının doğduğu kent

N

K

E

K

Arap alfabesinde bir harf

İ

Sahip

Bakış

İnce yapılı

Küçük körfez

Askerin su kabı

A

A

R

K

O Ş

Tasavvuf yolu

İde, düşünce

I

S

Küçük bir sinek, yakarca

F

R

A

T

Yaşlı, kart

İ

Ş

T Uzaklık anlatır

A T

E

M

Kutlu Aza

Bal gömeci Şaşma ünlemi

P

Yabani masal hayvanı Ayaküstü, şipşak

C

Kumaş kesme aracı

M

Hangi kişi

HALİL KARADUMAN 11

13 14 15 16 17 18 19 20

Soy, sülale

S

Ü

Y

E

Hile, dolap

A

L

A

M

İ

N

Ü

T

B

A

T

A

N

Resim çekme aracı

K

A

M

E

R

A

T

A

R

A

Bezginlik bildiren söz Yerfıstığı

E

L

A M

A

N

Eski İtalyan parası

S

E

M

Ayrılık

F

İ

R

A

K

Üstat, şeyh

V

S

İ

L

E

Belirti

İ

E

R

Sıkı Kısa yazı

S

İ

P

E

R

Su

A

Sıcakta deriden sızan sıvı

İ

N

M

E

K

A

N

Uçak tespit cihazı

Kötülük

R

A

D

A

R

Bir yumurta pişirilişi

M

Y

Ş

A

M

Gösteri

O

V

K

İ

Erler

Galyumun simgesi

Ş

Bir bağlaç

Baryumun simgesi

Mehil, süre

E

R

A

T

E

B

E

K

Kitara

G

İ

T

A

R

Gecikme

R

Ö

T

A

R

Teniste devre

T

A

R

İ

K

A

T

Tutu, ipotek

R

E

H

İ

N

Eski bir serpuş Beyin

F

E

S

Tavır

E

D

A

Lokanta

E

L

İ

D

A

T

Küçük börülce

M

A

Ş

Kur’an-ı kerimin 64. suresi

Yer

A

Mevcut

Bir nota

R

Ardına saklanacak yer

Zehir

R

Suriye başkenti

D

E

A

Bir maymun türü

T

Bilme isteği

Canlı

Dönmeli cetvel

E

A

A

R

A

M

Aldatma

A

R

İ

Bir yerde oturma

R

İlim irfan sahibi

Dilek

R

İ

C

A

F

Kent dışı piknik alanı Son

K

I

R

A

F

A

K

Yaşam

İ

H

A

N

E

T

File

A

Ğ

Bir bağlaç

V

E

A

Y

Kütahya’da bir ilçe

L

İ

G

Hatay’da bir nehir

A

S

İ

Tahlil

A

T

İ

Avrupa Birliği (kısa) Dağ kırlangıcı

A

B

Yemek listesi Bir üzüm türü

M

Uydumuz

NEŞET ERTAŞ

İ

Hitit

Lityumun simgesi

Takımlar kümesi

M

Zorlu, müşkül

F

E

Jeolojide çukur

İ

N

E

Ç

Düzen

Cüzam

Gaziantep’te bir ilçe

E

N

Ü

A

L

A

T

E

N

A

R

A

B

A

N

E

L

Titanın simgesi

İ

Küçümen

A

V

A

L

Ziyan

İstekli

T

Bir tür kefillik

T

İnce, yüksek ses

T

İ

Z

U

Z

Çoğul birinci kişi Füze

B

İ

Z

F

A

R

İ

Z

A

Varsayım

R

H

A

İ

S

A

T

O

L

Sıva aracı

M

A

Y

İ

Aşağı taraf

Meyil

E

Ğ

İ

M

Dördül Tehlike

K

A

R

E

Kansızlık

Sermaye

Enenmiş heyven

K

P

A

R

A

Giderme, yok etme

A

N

E M

N

Bir şirket türü

L

İ

M

İ

T

E

T

S

Gazlı bir içecek Gizli yer

G

A

Z

O

Z

Mühendis cetveli

E

Anlayış

Boru sesi

T

İ

Z

A

N

O

T

U

R

A

K

Bir tür peynir

L

O

Kayınbirader

İ

N

İ

İspanyol nidası

E Z

K

T

Demiryolu

A

R

A

K

O

L

Zayıf, hastalıklı

A

R

I

K

Çok direkli gemide arka direk

Buyruk

Ün

Kabaca evet

İ

Bir pamuk türü

E

Ş

Y

A

Apansız

E

M

İ

R

A

A

Yazman

At binmeliği

Kral başlığı

K

A

T

İ

P

Bir sayata bitkisi

Şehir

K

İ

T

Arnavutluk parası

K

E

Zor karşıtı Arjantin plakası

K

O

L

A

Y

R

Suçlunun bileklerine takılır

K

E

L

E

A K I N

A

A N I R

Ehil Farzlar

N

7

3

Kıta

M

Şeyler, nesneler

E

A

Saç tutturacağı

Olumsuzluk öneki

6

8

Japon tiyatrosu

5

Kamu İktisadi Teşekkülleri (kısa)

4

O L B O 1

10

fi‹FRE KEL‹ME

2

A

İ

Ü

K

İ

T K

N

Alçak tabure

Polis binası

L E

A

İleri karşıtı

L

A

Kovuk Merkez

E

Onuncu ay Ahlaksal

Cet Ekmek işini yapma

N

Güç

T

Rutubet

N

Efendi, kumandan

E

R

K

Panama plakası

A

N

İ

M

A

T

O

P

Ç

E

Dişi sığır

İ

N

E

K

M A R A Z E N E S İ

A

Müzikte canlı anlamında

R A T E Z

Kavga, patırtı

9

Gelir

İ

SUDOKU ÇÖZÜMLER‹

Tüketmek ifli Üst resimdeki aktör

3 5 8 6 1 4 7 2 9

7 2 1 5 4 6 3 8 9

9 4 6 5 2 7 3 8 1

6 4 8 9 2 3 7 1 5

1 7 2 8 3 9 5 6 4

3 5 2 7 6 9 8 4 1

8 6 5 9 4 3 2 1 7

F ‹ki ülke Tiyatro yazar› paras›n›n Renkli karfl›l›kl› de€eri kelebek türü

9 6 4 1 8 2 5 7 3 2 7 6 3 1 8 9 5 4 4 3 9 2 5 7 1 6 8 1 8 5 6 9 4 2 3 7

4 2 9 7 5 1 6 3 8 7 3 1 2 6 8 9 4 5 2 1 7 4 9 6 8 5 3 6 9 3 1 8 5 4 7 2 5 8 4 3 7 2 1 9 6

D

P A R Yalan, dolan, hile

D A

L ‹

N

Becerikli, usta

Japon intihar uça€› Zulmeden

U Z

Bahçe yeflillendiren ot

Atefl (Eski dil)

Ç

S›n›flama Seslenme ünlemi

Zay›f, c›l›z

M

Y Bir börülce çeflidi

Kumafl›n alt dokusu

Güney Afrika plakas›

Ç

İ

K

L

A

H

N

D

N

U

İ

Z

B

Ç

K

I

E

N

İ

N

M

S

A

İ

Ü

Z

M

H

İ

İ

T

T

U

O

T

I

A

V

T

N

G

O

E

B

T

A

E

S

N

A

Ş

İ

U

M

A

B

L

S

C

O

K

K

A

Y

J

K

G

A

J

D

A

N

I

S

U

T

O

L

İ

R

E

B

Z

E

A

N

İ

N

SÖZCÜK AVI Tuttuğunuz benim, sizi tutan benim / Sayfalardan çıkıp kollarınıza atılıyorum / Ölüm beni çağırıyor

M O

D

E

M

R

R

Ç

I

K

I

K

K

N

P

K

O

L

L

A

A

R

E

I

N

I

I

Z

E

A

A

T

I

Z

L

I

Y

O

P

S

R

U

M

Ö

T

L

Ü

H

O

R

F

O

Z

K

M

Z

U

R

İ

F

B

İ

E

N

İ

Ç

A

A

Ğ

I

R

I

Y

O

R

Japonya para birimi Ekmek

Y

‹ç Ege'de bir göl Nüktedan

N K

S›k dokunmufl patiska Bir araya gelmifl

Civar Çiftlik iflçisi

E T

Art›rma Ad

R M ‹ E

‹ngiliz uzunluk ölçüsü Mahkemem karar›

E

‹ M

L

M

A

Yünden yap›lm›fl üst giysisi

A R K Y

A

Gerçeklik Okyanus

A

Bir ilimiz Samsun'un ilçesi

Voleybolda sert vurufl ‹stemeye istemeye

K A Z Güdülenme Bir nota

‹ Yank›

M A T

E

P I

Z A M Zamkl› cila Mangan›n simgesi

M O Neon elementinin simgesi

R

Maç›n her bölümü

A

T Panama plakas› Satrançta özel hareket

Kara Kuvvetleri Komutanl›€› (k›sa) Yeflil abanoz

E K O ‹

Günahtan sak›nma

Toprak Mahsulleri Ofisi (k›sa)

Emir veren, üst

H

K›sa ökçeli, ba€s›z ayakkab› Kaside

Tak›m (k›sa) Trabzon'un ilçesi

M

‹ Davetiye Garson yard›mc›s›

T K

Küçük ma€ara Havada bulunan bir gaz

K K K V A S Lahza Tabur (k›sa)

Budala, aptal Japon Buda rahibi

H

O M A ‹

T

M O K A S A

A R K

De€erli bir süs tafl›

Yanl›fl Evrenpulu

Uzakl›k anlat›r ‹flletmenin ani bat›fl›

‹ ‹terbiyumun simgesi

T

Bir tür giyecek

A N

E

N

Hayvan› i€difl etmek

Ceviz Ölümlü, kal›ms›z

A

Nitelik Türkü, flark›

I

Tenis oynama arac›

Hayat arkadafl›

Bulaflma Kuran'da bir sure

A F O N Paylama Besin maddesi

A Z

T Tiyatroda uzun konuflma

‹ Zeybek Çokbilmifl

fiart edat› Peru'nun plaka iflareti

P E Köpek Tespih, a€›zl›k yap›lan tafl

S ‹

A R S A Danan›n s›rt›ndan ç›kan et

Y

Afla€›daki sözcükleri bulmaca karelerinde aray›n ve bulduklar›n›z›n üzerini karalay›n. Geride kalan harfler, Heeckel’in bir sözünü oluflturacakt›r.

F E ‹

T

L

Çabuk, süratli

AKSON

DAVUT

HALKİ

KISKA

ORFOZ

T A K O Z

BOHÇA

EZBER

IŞKIN

LOTUS

ÖLGÜN

HOLOSKO

CEMİL

FİRUZ

İHZAR

MODEM

PERİZAT

ÇITAK

GOTİK

JAKET

NİNJA

K A

R A K E T

K A L Duvara çak›lan tahta

K

T E

T E R E

Y O N

Büyük bilye

fi Sergen

Omurga kemiklerinden her biri

O M U R

Geliflme, ürem

N E M A

K E B A N A

C

S E N

R A D

E B L E H

T M O

Ses yitimi Nota durak iflareti

Bez üzerine De€iflik kimse yap›lm›fl ya€l›boya G. Amerika resim s›rada€lar›

O P A L

Salata bitkisi

Kalsiyumun simgesi

O K U N T U Kökten, köktenci

T A N M A K

P A

N A R E Japon çiçek düzenleme sanat›

Küçük kanal

S M A Ç E

N

Alttaki Befliktafll› futbolcu Kalça kemi€i

R E A L

L A K A

N Ç Tayin edilmek

Soru sözü

M A N

L A S M A N

Ülke, yurt Bir yerde oturma

Ülkemizde ›rmak Köy oyunlar›n› yöneten kimse

N A N S U K

B A F

N E Z E Kahve kremas›

A

R

fi A M Caminin ezan okunan yeri

U

Ö

R A K Suriye baflkenti At›n a€z›na tak›lan demir

Ğ

A

M E

K A M Tabaklanm›fl ceylan derisi

E G L O G

Ü N

U

Z

L A V E R ‹

‹htiyar karfl›t›

Ses

Hane

T E

A G R A F K›sa k›r fliiri

Silahla at›l›r

L A K

Y A T Kopça

Pembe renkli süs tafl›

R E M Ama, fakat Özel gezinti gemisi

Sa€a yat›k harf Dü€me deli€i

T

L

K A N A R T

L

A

F E N Yar›fl›n bitifl yeri

Kum fal›

8 1 7 4 3 5 6 9 2

Müspet ilim

CÜNEYT ARKIN

T

T

C Ü N E Y Fenerbahçe'nin lakab›

5 9 3 8 7 1 4 2 6

U

F

SARMAL BULMACA İÇE DOĞRU Edik – Rotil – Otokar – İftira – Nispet – Na – İz – Agraf – Nafiz – Retime – Garaz – Namert – İktidar – Apranti – Malakit – Fitil – Laktoz – İpeka – La – Kak DIŞA DOĞRU Kakalak – Epizot – Kalli – Tiftik – Alamit – Nar – Parad – İt – Kitre – Manzara – Gemi – Terzi – Fanfar – Gaziantep – Sinarit – Firak – Otolit Orkide

T

T

PETEK BULMACA 1. Ekabir. 2. Revani. 3. Atamak. 4. Maraba. 5. Lahana. 6. Tereke. 7. Necati. 8. Karate. 9. Rabıta. 10. Hatalı. 11. Reklam. 12. Acımak. 13. Tasarı. 14. Esatir. 15. Pilaki. 16. Yalnız. 17. Morina. 18. Anafor 19. Rafine. 20. Piyasa. 21. Zırnık 22. Takrir. 23. Mutfak. 24. Fiziki. 25. İsabet. 26. Yalçın. 27. Baykal. 28. Mazlum. 29. Tilmiz. 30. Tespit.

SÖZCÜK MERDİVENİ HAMAL - HAYAL - HAYAT - BAYAT - BAYAN - BEYAN - BEY‹N - BEY‹T

16

İ

Faal

15

Y

Vilayet

E

7

A

Mafsal Nazi hücum kıtası

14

Sıvı

F

13

N

Geçmiş tarih anlatır Vücudumuzun kemik bölümü

12

A

Z

11

S

Işık Gece denizde oluşan parıltılar

4

Alantopu

Bir sebze

9

Endüstri

10

E

8

Hayvansal bir besin

Mercanada

ANAGRAM BULMACA Akıl para ilen satılmaz.

3

İ

11

Z

12

A

Tutma organımız

KARE BULMACA SOLDAN SAĞA 1. Halil Karaduman – Kasas. 2. Af – Adile Naşit – Car. 3. MR – Adres – Mika – Eleman. 4. Tos – Tat – Cari – Amani. 5. Karadul – Yel – Liman. 6. KâmilenFelah – Şile. 7. Kils – NL – Hami – Ok. 8. Alata – İm – Rot. 9. Lam – Sah – Şafak. 10. Enam – Abani. 11. Mi – İzah – Toy – Sof. 12. Himaye – Tak – Ya. 13. Kalori – Takas. 14. Ayaz – Şu – İn – Bere. 15. Sevap – Sahabe – Riyaset. 16. Ulusal – Keşkek. 17. Do – Apalak – Emre – Duman. 18. İman – Bişkek – Melike. 19. Ala – Emi – Asker – Kanat. 20. Od – Çita – Ati – Nar – Kata. YUKARIDAN AŞAĞIYA 1. Hamt – Akalem – Kaside. 2. Rok – İlânihaye – Ad. 3. La – Saklama – İlâve – İl. 4. İfa – Rast – Mimoza – Amaç. 5. Dram – As – Zar – Pupa. 6. Kar – Din – Asayiş – Lanet. 7. Adetullah – He – Usul – Ma. 8. Risale – Asabi. 9. Al – Haki. 10. Dem – Al – Şat. 11. UNİCEF – Eksi. 12. Makale – Ekmek. 13. Aşar – Erken. 14. Ni – İlâhiyat – Tirşe – Ra. 15. TE – İham – Botanik. 16. Lam – şayak – Yedek. 17. Acemaşiran – Kabakulak. 18. Samani – Ofis – Ses – Mina. 19. Aran – Lota – Oy – Refakat. 20. Nizek – Kifayet - Neta

Onarım

E

H

5

Müddet

K

Deride oluşan kızartı

H

14

Bir ilimiz

Ş

İ

O

20

10

R

K

Havadan sudan

19

9

E

E

Zorlukları yenme gücü

18

8

A

Bir ırk

Erdem

17

7

Y

Hac giysisi

Trabzon’da bir ilçe

16

6

T

R

Z

Olgunlaşmamış

Avrupa Ekonomik Topluluğu (kısa)

M A E

N

Bir maymun cinsi

İstanbul’da tarihi sarnıç

İleri gelenler

E

1

Ş

Pasta

Yemek yeme isteği

Dolama, kırlağan

L

K

Aşırıya kaçma

Ş

E

İ

15

5

16

Bir sinir hastalığı

14

SÖZCÜK AVI

13

Yiğit delikanlı

13

12

6

S

15

Çam su testisi

Borç veya alacak

2

N Gemi barınağı

Neşeli

T

12

4

ÇÖZÜMLER Bir tahıl ölçeği

11

3

1. Allah’a (cc) şükretme – Yedi Osmanlı saltanat sancağından biri – Bir kimsenin niteliklerini övmek için yazılan şiir. 2. Satrançta özel bir hareket – Sonsuza kadar – İsim. 3. Bir nota – Gizleme – Ek – Vilâyet. 4. Görevi yerine getirme – Musikimizde bir makam – Bir süs bitkisi – Erek, maksat. 5. Trajedi – Favori – İnce deri – Geminin arka tarafı. 6. Bir yağış şekli – Allah’a (cc) inanış yolu – Güvenlik – Allah (cc) ve insan sevgisinden yoksunluk. 7. Allah’ın (cc)kanunu, sünnet – Helyumun simgesi – Musikimizde tempo – Su. 8. Küçük kitap, broşür – Sinirli. 9. Alüminyumun simgesi – bir renk. 10. Çayın kıvamı – Bir renk – Sığ sularda işleyen altı düz tekne. 11. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu – Negatif. 12. Belli bir köşede, bilimsel, ekonomik, politik, sanatsal konularda yayınlanan gazete yazısı – Başlıca yiyeceğimiz. 13. Eskiden toprak ürünlerinden onda bir oranında alınan vergi – Vaktinden önce. 14. Nikelin simgesi – Din bilimi – Yeşil ile mavi arasındaki renk – Radyumun simgesi. 15. Mühendis cetveli – Kuruntuya düşürme anlamında eski sözcük – Bitkibilim. 16. Arap alfabesinde bir harf – Kaba dokunmuş yün kumaş – Gereğinde kullanmak üzere fazladan bulundurulan. 17. Musikimizde bir makam – Bulaşıcı bir hastalık. 18. Açık sarı – İşyeri, büro – Kulağın duyabildiği titreşim – Hac ibadeti sırasında şeytan taşlanan kutsal dağ. 19. Tütün kurutma sergisi – Gelincik balığı türü – Rey – Eşlik etme. 20. Küçük mızrak – Yeterlilik – Durgun, temiz su anlamında kullanılan denizcilik terimi.

Esas,asıl

10

2

YUKARIDAN AfiA⁄IYA

B

3

1

SOLDAN SA⁄A

Bir yerel yönetim Orta resimdeki bozlak ustası

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE 21 EKİM 2012 PAZAR

bulmaca

Masallarda ad› geçen da€

K A

F


4

26 BULMACA

21 EKİM 2012 PAZAR

Tüketmek ifli

Japonya para birimi

Üst resimdeki aktör

Ekmek

pazar

Civar

Ülkemizde ›rmak

Çiftlik iflçisi

Köy oyunlar›n› yöneten kimse

Yünden yap›lm›fl üst giysisi

Fenerbahçe'nin lakab›

Soru sözü

Nüktedan

Bez üzerine yap›lm›fl ya€l›boya G. Amerika resim s›rada€lar› Uzakl›k anlat›r

Küçük kanal

Mangan›n simgesi

Garson yard›mc›s›

Seslenme ünlemi

Trabzon'un ilçesi

Bir tür giyecek

Tayin edilmek

Atefl (Eski dil)

Maç›n her bölümü Bir börülce çeflidi

Ülke, yurt

Voleybolda sert vurufl

Bir yerde oturma

‹stemeye istemeye

Türkü, flark› Küçük ma€ara

Güdülenme

‹htiyar karfl›t›

Bir nota

Hayat arkadafl›

Salata bitkisi ‹terbiyumun simgesi

Yeflil abanoz

Kumafl›n alt dokusu

Duvara çak›lan tahta

Hayvan› i€difl etmek

Havada bulunan bir gaz

Zulmeden Becerikli, usta

Tenis oynama arac› Nitelik

Japon intihar uça€› Tabaklanm›fl ceylan derisi

Çabuk, süratli

De€erli bir süs tafl›

Kara Kuvvetleri Komutanl›€› (k›sa)

Büyük bilye Suriye baflkenti

Neon elementinin simgesi

At›n a€z›na tak›lan demir

Panama plakas›

Budala, aptal

Satrançta özel hareket

Japon Buda rahibi

K›sa k›r fliiri

Caminin ezan okunan yeri

Lahza

Ses

Güney Afrika plakas›

Tabur (k›sa)

Zay›f, c›l›z

Sergen

HOLOSKO Omurga kemiklerinden her biri

Toprak Mahsulleri Ofisi (k›sa)

Yank›

Geliflme, ürem

Japon çiçek düzenleme sanat›

Kahve kremas›

Masallarda ad› geçen da€

PUZZLE BULMACA

SUDOKU

SARMAL 5

3 2

1

KOLAY

Bahçe yeflillendiren ot

Köpek

Kökten, köktenci

Pembe renkli süs tafl›

Çokbilmifl Tespih, a€›zl›k yap›lan tafl

Tak›m (k›sa)

Günahtan sak›nma

Zeybek

Davetiye

S›n›flama

Mahkemem karar›

Danan›n s›rt›ndan ç›kan et Tiyatroda uzun konuflma

‹flletmenin ani bat›fl›

Zamkl› cila

Kum fal›

Kopça

Peru'nun plaka iflareti De€iflik kimse

Bir ilimiz

‹ngiliz uzunluk ölçüsü

Özel gezinti gemisi

fiart edat›

Samsun'un ilçesi

Yalan, dolan, hile

Ama, fakat

Nota durak iflareti

Kuran'da bir sure

Kaside

Ad

Hane

Ses yitimi

Emir veren, üst

Bulaflma

Besin maddesi

Art›rma

Dü€me deli€i

Kalça kemi€i

Ceviz Ölümlü, kal›ms›z

K›sa ökçeli, ba€s›z ayakkab›

‹ç Ege'de bir göl

Yar›fl›n bitifl yeri

Silahla at›l›r

Evrenpulu

Okyanus S›k dokunmufl patiska

Sa€a yat›k harf

Kalsiyumun simgesi

Paylama

Bir araya gelmifl

‹ki ülke Tiyatro yazar› paras›n›n karfl›l›kl› Renkli de€eri kelebek türü

Yanl›fl

Alttaki Befliktafll› futbolcu

Gerçeklik

Müspet ilim

CÜNEYT ARKIN

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

bulmaca

4

5

8

9

8

2

7

2

6

8

6

9

A Ş İ K A R

2

7

1

5

4

5

9

6

4

4 K U Z E Y

7 6

‹ÇE DO⁄RU 1-4 Kısa çizme 5-9 Arabanın üzerinde gittiği, tekerlerin merkezden üzerine oturduğu parça 10-15 Büyük gezi otobüsü 16-21 Kara çalma 22-27 Oran 28-29 Sodyumun simgesi 30-31 Belirti 32-36 Kanca, kopça

6

4

8

5

6

1

9

4

7 5

6

2

2

9

5 6

2

1

6 2

3

8

9 3

1 7

6

7 8

2 2

ZOR

8

1

37-41 Sözü geçen, etkili olan 42-47 Bir şeyi unutmamak için parmağa bağlanan iplik 48-52 Kin 53-58 Mert olmayan 59-65 Güç, erk 66-72 Jokey yamağı 73-

‹ki sudoku bulmacam›zdaki her sat›r, her sütun ve 3x3’lük her kutuya, 1’den 9’a kadar rakamlar yerlefltirilecektir. Her sat›r, her sütun ve 3x3’lük kutu bölümlerinde 1’den 9’a kadar say›lar bir kez kullan›lacakt›r.

79 Bakırtaşı 80-84 Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş pamuktan yapılan genellike yağ çekici madde 85-90 Süt şekeri 91-95 Altınkökü 96-97 Bir nota 98-100 Elma, armut kurusu

DIfiA DO⁄RU

SÖZCÜK MERD‹VEN‹ Merdivenin ilk basama€›ndaki HAMAL sözcü€ününü son basamaktaki BEY‹T sözcü€üne ulaflmak için birer harf de€ifltirin

HAMAL

100-94 Hamamböceği 93-88 Epik tiyatrodadaki bağımsız oyun bölümleri 87-83 Sincap 82-77 Bir keçi türü 7671 Pamuk ipliğini sarmaya yarayan el çıkrığı 70-68 Bir meyve 67-63 Eskrimde bir savunma biçimi 62-61

KT‹R NE

Köpek 60-56 Gevenden çıkarılan bir tür zamk 55-49

orkestra 33-25 Bir ilimiz 24-18 Bir balık türü 17-13 Ayrılış, ayrılık 12-7 İşitme taşı 6-1 Değerli bir çiçek türü

BEY‹T

ÖR

Genel görünüm 48-45 Bir deniz taşıtı 44-40 Giysi diken kimse 39-34 Üflemeli bakır çalgılardan oluşan

ÇEM‹fi YEM‹fi YEM‹N YEMEN YEMEK YELEK YEDEK

O N A R I M

Afla€›daki sözcükleri birer puzzle parças› gibi yerlerine yerlefltireceksiniz. 2 HARFLİ AV AY BA CE DA KU NA OM OZ PA ŞU TU UN UR UT VE 3 HARFLİ ADA BİT DAL ETİ GAG HAM KOK MOL NUH OBA OKA OTO OYA PUS RUH UDİ ULA ZAM 4 HARFLİ AGAH AJANS AKOR AKUT ASES ATIK AVAM DEYİ EREK FAVA

FEDA GAYE İTAP KOLİ OCAK PURO TOTO

FOYA HİBE İZAH NURİ OVAL SUMO YOGA

5 HARFLİ ADETA AURUM ASABİ AVARE BALET FİDAN İHATA KUZEY MOREN NANİK OKUMA

OMEGA PAZAR PİPET SAHAN SİHİR VUZUH 6 HARFLİ ARADAN AŞİKAR DEFİLE GALETA HARNUP İZAFET KURADA ONARIM OTONOM PİRİNA ŞAMATA ULUSAL


Projet1_260 06/12/12 10:54 Page1


f28 spor

NURİ’NİN ADA’DA KAFASI KARIŞTI

İngiliz devi Liverpool’da forma giyen milli futbolcumuz Nuri Şahin, oynadığı mevki hakkında açıklamalarda bulundu. Sezon başında 1 yıllığına Real Madrid’den Liverpool’a kiralık giden genç oyuncu, “Kariyerim boyunca savunma önünde oynadım. Fakat Liverpool’da klasik 10 numaralar gibi forvet arkasında mücadele ediyorum. Kafam karışıyor. Benim yerim defans önü. Oyun kurucu olarak çok daha rahat futbol sergiliyorum.” ifadelerini kullandı.

serCan sararer

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

traBZOn, ÇareYi GUrBetÇiDe BUlDU

süper Lig’in devre arasında köklü bir kadro değişikliğine gitmeye hazırlanan Trabzonspor’da rota Almanya’ya çevrildi.

-

Bordo-Mavili kulübün Genel Menajeri Giray Bulak, takımın istenilen seviyede olmadığını ancak iyi yolda ilerlediğini söyledi. Ocak ayında kadrodaki yabancı futbolcu sayısını azaltacaklarını belirten Bulak, “Transfer her zaman yapılabilir. Yabancı futbolcu sayımız fazla, bunu düşürmeyi planlıyoruz. Bunun yanında bulabildiğimiz kadar Türk futbolcu almak istiyoruz. Bunu yaptığımız zaman daha başarılı olabilecek bir Trabzonspor ortaya çıkacak.” dedi.

“aLmanYa ÇOk BüYük Bir kaYnak” Kendisinin yakın zamanda Almanya’ya giderek daha önce izlenen futbolcular ve aileleri ile görüştüğünü dile getiren deneyimli futbol adamı, “Sercan Sararer ilgilendiğimiz bir oyuncu. Sercan, Ömer Toprak, Eren Derdiyok gibi oyuncuları zaten izlemeye

gerek yok. Biz Almanya’da daha hiç gündeme çıkmamış futbolcuları izliyoruz. Görüşmelerimize devam ediyoruz. Almanya çok büyük bir kaynaktır. Devre arasında Almanya’dan kadroya oyuncu gelebilir.” diye konuştu. Volkan Şen’in şu anda bir dalgalanma yaşasa da kadrolarındaki bir isim olduğunu kaydeden Giray Bulak, 1461 Trabzon’dan da futbolcu alabileceklerini vurguladı. Kupada Galatasaray’ı eleyen pilot takımlarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Genel Menajer Bulak, “Her yönü ile Trabzon’dan oluşan bir takım. Hem ligde hem kupada iyi yol aldılar. Bunun dışında Trabzonspor’a oyuncu verecek durumdalar. Bu bakımdan 1461’in durumundan memnunuz. Eğer Süper Lig’e çıkarlarsa onunla ilgili planlamaları yaptık. Zaman içinde bunu açıklayacağız.” ifadelerini kullandı.

Ömer tOPrak

erHan GüVen İSTANBUL Kupada Göztepe’yi 4-0 mağlup edip gruplara kalan F.Bahçe’de gözler derbiye çevrilirken yedek oyuncuların formu teknik heyeti sevindirdi. Özellikle Alex’in veliahtı olarak gösterilen Sezer Öztürk’le kendini toparlayan Milos Krasiç’in ilk 11’i zorlaması Aykut Kocaman’ı memnun etti. Genç Recep Niyaz da attığı golle ‘Beni de unutmayın’ mesajı verdi. Fenerbahçe, Göztepe’yi 4-0 yenerek Ziraat Türkiye Kupası’nda gruplara kalırken bu galibiyet Galatasaray’la oynanacak maç öncesi Sarı-Lacivertli ekibe büyük moral oldu. Teknik Direktör Aykut Kocaman’ı sevindiren bir başka gelişme de form durumunu yükselten bazı futbolcuların ilk 11’i zorlayacak seviyeye ulaşması. Tecrübeli çalıştırıcının alternatiflerinin çoğalması ve kulübenin güçlenmesinden memnuniyet duyduğu, derbide bu isimlere görev vermeyi düşündüğü belirtildi.

-

-

ueFa aVruPa LiGi'nin iLk 11'i Şu isimLerDen OLuŞtu: Hugo Lloris (Tottenham Hotspur), Benoit Tremoulinas (Bordeaux), Aleksandar Dragovic (Basel), Bekir İrtegün (Fenerbahçe), Pavel Horvath (Viktoria Plzen), Yevhen Konoplyanka (Dnipro Dnipropetrovsk), Alexandru Bourceanu (Steaua Bükreş), Taison (Metalist Kharkiv), Jelle Vossen (Genk), Edinson Cavani (Napoli), Raul Bobadilla (BSC Young Boys).

eren DerDiYOk

Fener’de alternatifler artıyor

ueFa’nın yıldızları arasında Fenerbahçeli futbolcu Bekir İrtegün, UEFA Avrupa Ligi'nde grup maçlarında öne çıkan yıldızlar arasında yer aldı. Avrupa Futbol Federasyonları Birliği'nin (UEFA) internet sitesi Uefa.com'daki, ''UEFA Avrupa Ligi'nde grup maçlarının yıldızları'' başlıklı haberde, ilk 11 arasında Bekir İrtegün de yer aldı. Defans oyuncuları arasında yer alan İrtegün için ''Uzun yıllardır Türkiye'de oynuyor, ancak iki sezondur gözle görülür bir gelişme gösterdi'' denildi. İrtegün'ün, Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman'ın bu sezon değişmez ilk 11'inde yer aldığı vurgulanan haberde, futbolcunun Marsilya maçında attığı rövaşata golü hatırlatıldı.

kadrosunu güçlendirmek isteyen trabzonspor, Almanya’daki Türk kökenli futbolcuları yakın takibe aldı.

Fenerbahçe’de form grafiği yükselen milos krasiç, Sezer Öztürk ve Recep Niyaz Teknik Direktör Aykut Kocaman’ı sevindiriyor.

Yeni aLeX: seZer Kanarya’da son haftalarda öne çıkan oyuncu ise hiç şüphesiz ki Sezer Öztürk. Göztepe önünde 2 gol, bir asistle yıldızını biraz daha parlatan yetenekli futbolcu,

reCeP niYaZ

şındaki Recep Niyaz da Sezer ile Krasiç gibi Fenerbahçe’nin yeni kazanımlarından birisi. A Takımda ilk kez ağları havalandıran genç yetenek, bundan sonra daha fazla süre alacağa benziyor.

HüCum Hattı BeLLi Öte yandan, Aykut Kocaman’ın derbide görev vereceği kadroyu kafasında netleştirdiği öğrenildi. Defansta Gökhan, Bekir, Yobo ve Hasan Ali’den vazgeçmeyen deneyimli hoca, Mehmet Topal, Meireles ile Cristian üçlüsünü bozmayı da düşünmüyor. Hücum hattında Kuyt, Caner ve Sow’u kullanacak olan Kocaman, Stoch, Krasiç ile Sezer’den de maçın gidişatına göre yararlanmayı planlıyor. artık Süper Lig’de de takımda yer bulmayı hedefliyor. Kocaman da Sezer’i, takımdan ayrılan Alex gibi ofansif orta saha olarak kullanmayı planlıyor.

sırP YıLDıZ PatLamaYa HaZır Deneyimli hocanın gözüne girmeyi başaran bir diğer oyuncu Milos Krasiç. Sarı-Lacivertli formayla ilk golünü atan Sırp futbolcunun, sezonun ikinci yarısında patlama yapacağı ifade ediliyor. Göztepe karşılaşmasında şans yakalayan 17 ya-

reCeP, 6 aYDır Bu anı BekLiYOrmuŞ Fenerbahçe’nin gelecek vaat eden oyuncularından Recep Niyaz, Türkiye Kupası’ndaki Göztepe maçında Sarı-Lacivertli formayla ilk golünü attı. Büyük sevinç yaşayan 17 yaşındaki futbolcu, koşarak yedek kulübesinin olduğu bölüme gitti ve teknik direktör Aykut Kocaman’a sarıldı. 6 aydan beri takım arkadaşları ve kulüp çalışanlarına ağları havalandırdığında hocasına koşacağını söyleyen Recep Niyaz, sonunda amacına ulaştı.


29 SPOR

21 - 27 araLık 2012 ZAMAN FRANCE

DerBilerDe kaleleri şaşırıYOrlar spor toto süper Lig'de son 2 sezonda oynanan derbi maçlarda kendi kalelerine gol atan futbolcuların sayısında artış gözlendi.

-

Son olarak Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan derbide sarı-lacivertli futbolcu Bekir İrtegün'ün kendi kalesine gol atmasıyla, son 2 sezonda derbilerde kalesini şaşıran futbolcu ve gol sayısı 6'ya ulaştı. Galatasaraylı futbolcular 3 kez kendi kalesine gol atıp, bu alanda başı çekti. Beşiktaşlı futbolcular da 2 kez topu kendi kalelerine gönderirken, Fenerbahçe bu süre içinde sadece son Galatasaray derbisinde Bekir İrtegün ile kendi kalesine gol attı.

GaLatasaraY YeniLmeDi Sarı-kırmızılılar, kendi kalelerine gol attıkları 3 maçta da yenilgi yüzü görmedi. Ga-

latasaraylı futbolcular, son 2 sezonda hep Beşiktaş derbilerinde kalelerini şaşırdı ve bu 3 maçın birini kazandı, ikisinde ise berabere kaldı. Beşiktaş ise futbolcularının kendi kalesine gol attığı iki maçın birini yitirdi, birinde de berabere kaldı. Fenerbahçe ise bu süreçte sadece bir kez kendi kalesine gol attı ve son Galatasaray derbisinde sahadan yenilgiyle ayrıldı.

kalelerin şaştığı derbiler 2011-2012 sezonu: Galatasaray-Beşiktaş..: 3-2 Semih Kaya (Galatasaray) Galatasaray-Beşiktaş..: 2-2 Hugo Almeida (Beşiktaş), Tomas Ujfalusi (Galatasaray) Fenerbahçe-Beşiktaş...: 2-1 Egemen Korkmaz (Beşiktaş) 2012-2013 sezonu: Beşiktaş-Galatasaray..: 3-3 Felipe Melo (Galatasaray) Galatasaray-Fenerbahçe: 2-1 Bekir İrtegün (Fenerbahçe)

Filip Holosko, bu yıl 15 maçta rakip fileleri 8 kez sarstı.

Gol krallığında gözüm yok

-

Bu sezonki performansıyla övgü alan Beşiktaş’ın Slovak forveti Filip Holosko, bireyselden çok takım başarısını önemsediğini söyledi. Kupa da dahil olmak üzere 8 gole ulaşan 28 yaşındaki deneyim, Siyah-Beyazlı camiayı çok sevdiği için sene başında ücretinde ‘Feda’ dediğini anlattı. Beşiktaş’ın Slovak forveti Filip Holosko, hedefleri arasında gol krallığının yer almadığını söyledi. Ziraat Türkiye Kupası olmak üzere bu yıl 15 maçta rakip fileleri 8 kez sarsan 28 yaşındaki deneyim, “Sezonu krallıkla bitirirsem muhteşem olur; ancak böyle bir amacım yok. Takımım için mücadele ediyorum ve kafamdan geçen tek şey, elimden gelenin en iyisini ortaya koymak. Bireysel başarı çok önemli değil.” diye konuştu. Kariyerinin en iyi başlangıcını yapan tecrübeli futbolcu, gollerden sonraki Gangnam Style dansına da değindi: “İlk izlediğimde hoşuma gitmedi; ancak sonrasında eğlenceli geldi. Evde çocuklarla ve eşimle beraber dans ediyoruz.”


30 SPOR

21 - 27 ARALIK 2012 ZAMAN FRANCE

Başarımın sırrı Beşiktaş kültürü Antalyaspor Teknik Direktörü Mehmet Özdilek, hayatının dönüm noktalarından birisi olarak A Milli Takım’ımızın, İsviçre’yle oynadığı olaylı maçı gösteriyor. 2006 Dünya Kupası baraj karşılaşmasının ardından yardımcı antrenörlük görevinden istifa ettiğini ve hatalarından ders çıkardığını belirten tecrübeli çalıştırıcı, “Gönül ister ki herkes aynı dersleri alsın.” diyor.

İsmi Beşiktaş’la özdeşleşen ‘Şifo’ lakaplı Mehmet Özdilek, teknik direktörlüğünü yaptığı Medical Park Antalyaspor ile Beşiktaş’ı 16 yıl sonra mağlup etti ve Ziraat Türkiye Kupası’nın dışına itti.

-

Beşiktaş’ta 14 yıl futbol oynadıktan sonra teknik direktörlük yapmaya başlayan Mehmet Özdilek, Medical Park Antalyaspor’un başında 5. sezonunu geçiriyor. Süper Lig’de zirveye oynayan, Türkiye Kupası’nda da gruplara kalan Kırmızı-Beyazlı ekipte kariyerinin en başarılı günlerini yaşayan tecrübeli çalıştırıcı, insanların kendisini Beşiktaş’la anmasından gurur duyduğunu söylüyor. 10 maç sonra Siyah-Beyazlı ekibi yenerek kupanın dışına iten Mehmet Özdilek, Zaman’a samimi açıklamalar yaptı. M.P. Antalyaspor’da yaşadığınız büyük çıkışı nelere bağlıyorsunuz? Burada 5’inci sezonumu geçiriyorum. Hedefimiz, ayakları yere basan, kurumsallaşmış bir kulüptü. 4 yıllık süreçte bu hususta büyük ilerleme kaydettik. Geçen yıl ders niteliğindeydi. 28. haftada, ilk 8’in en iddialı takımıyken son altı maçta kendimizi bir anda düşme potasında bulduk. 14 futbolcuyla yollarımızı ayırdık. 32 yaş

ortalamasını 23’lere çektik. Kaliteli yerli oyuncularla yabancıları harmanladık. Şimdi meyvelerini topluyoruz. Transferde de öncelikle kişiliğe önem veriyoruz. Açıkçası bu çıkışı bu kadar çabuk beklemiyordum. Ancak hiçbir şey başarmadık, sadece doğruların peşinde koşuyoruz. Futbolcu ‘Şifo Mehmet’ ile antrenör Mehmet Özdilek arasındaki farklar neler? İşimdeki başarının en önemli sebebi Beşiktaş kültürü. İngiltere’de kaldığım 7 ay kendimi geliştirme adına bana çok şeyler kattı. En büyük destekçim eski hocam İngiliz Gordon Milne’ydi. Bobby Robson’un da üzerimde çok büyük emeği vardır. Alex Ferguson’la ciddi bir çalışmamız oldu. Oyunculuk kariyerimde dünyanın önemli teknik adamlarıyla birlikteydim. Ortaya çıkan profil, Mehmet Özdilek’in kendisiydi. Doğrular benim doğrularım. Beşiktaş’ı 10 maç sonra ilk kez üzdünüz. Hep, “Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzon’a Beşiktaş’tan daha iyi hazırlanı-

yor.” deniyordu… Beşiktaş’a karşı kazanamama sıkıntım vardı. Medical Park Antalyaspor da Beşiktaş’ı 16 yıldır mağlup edemiyordu. En azından bu şanssızlığı camia olarak kırdık. Hep kaybedemezsiniz, bir gün mutlaka bir şeyler değişecektir. Haklı olarak kupada son 8 ekip arasına girdik. Ağzınıza ne zaman, ‘Beşiktaş’ kelimesini alsanız, “SiyahBeyazlılara gelmeyi isterim.” diye yazılıyor. İleride böyle bir hedefiniz var mı? Profesyonelim, bulunduğum konumu iyi yerlere getirme gayesindeyim. Burada olmaktan da çok mutluyum. Anadolu takımlarında 4-5 yıl uzun bir süreçtir. Beşiktaş, Mehmet Özdilek’in pişmesinde büyük bir etkendir. 14 senede Beşiktaş’a saha içi ve dışında ciddi emek verenlerden biriydim. Beşiktaş benim için hayatımın mihenk taşı. İnsanların beni Beşiktaş’la anması gurur verici. Beşiktaş sizden sonra ‘10 numara’sını bulamadı. Sebep; transferdeki yanlışlar mı, yoksa oyun sistemlerinin değişikliğe uğraması mı? Önemli olan, takım olgusunu yansıtabilmek. Elbet bireyler ve yetenekleri önemli; ancak siz iyi bir ekip değilseniz bunun faydası yok. İyi bir takım olursak çok fazla kahramanımız olur, tek başına kahramanlık hayal. Zaten şahıslara yönelik oyun düşüncesi yavaş yavaş tarihe karışıyor. Mehmet Özdilek denince akla maalesef Milli Takım’ın o kötü İsviçre maçı da geliyor. Özür dilemekle kalmadınız, görevi bıraktınız. İstifa erdemine nasıl bakıyorsunuz? Kendime yakıştıramadığım bir davranıştı. Ben, her şerden bir hayrın doğacağına inanıyorum. O gün onları yaşamasaydım, bugün bu şekilde karşınızda olmayabilirdim. Alnıma yazılmış bir süreçti. İnsanlar hata yapabilir, benim için de böyle bir geceydi. Ama aynı hatayı iki kere yapmam. O günden çok ders çıkarttım. Gönül ister ki herkes aynı dersleri alsın. Ben istifa ettiğim günden bu yana toplumdan büyük bir sevgi seli gördüm. Bu da doğru davranışta bulunduğumun ispatı. 16 ay boyunca futbolun dışında kalmak zordu. Ama dirayetli durdum. Tabiri caizse kimseye eyvallah etmedim, etmem de. Hayat, kendi ayaklarımın üzerinde durmayı öğretti bana. Bugünkü konuma da tırnaklarımla kazıyarak geldim. O yaşanmışlıklar, bugünkü Mehmet Özdilek’i ortaya çıkardı. 16 Kasım 1991’deki Fenerbahçe derbisinde, topun çizgiyi geçip geçmediği hâlâ konuşuluyor. O anı hatırlayınca heyecanlanıyor musunuz? Ölçüm aleti piero pozisyona ‘gol’ dedi. İçeride ve dışarıda 49 maçta mağlubiyet yüzü görmediğimiz serinin önemli bir yapı taşıydı. Geçmişe dönüp bunu hatırladığımda keyif alıyorum, ‘Ehh, ben de fena değilmişim.’ diyorum.


Basel-zaman gazetesi.pdf

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

1

17.12.2012

14:30

Zaman France N°244 - TR  
Zaman France N°244 - TR  

Zaman France N°244 - TR

Advertisement