Issuu on Google+

s08 Dedelerinin şehit olduğu topraklarda oruç açtılar

s05 Eve girerken, yemeğe başlarken besmele

Yemeğin adabı ‘besmele’ çekerek yemeğe başlamaktır. Peygamber Efendimiz (sas) besmele ile şeytan ve avenelerinin “Burada ne geceleyebiliriz ne de yemek yiyebiliriz.” dediğini aktarıyor.

Çanakkale Cephesi’nde savaşanların torunları iftar sofrasında buluştu. Şehit torunları, 98 yıl önce dedelerinin iftar yemeği olan buğday çorbası ile oruçlarını açtı.

s04 Orucu bahane edip çocuklara kızmayın Çocuklarımıza Ramazan ayında diğer zamanlardan daha iyimser ve şefkatli bir ortam sunmak için çabalamalıyız. Bu güzel rahmet ayında onlara karşı asla, sinirli, telaşlı, hoşgörüsüz davranmamalıyız. Aksi durumda ibadetlerin uyandırdığı ulvi hisleri onlara kabul ettirme şansımız kalmayabilir.

FAKİRE VERİLEN BİR LOKMA, SAHİBİNE BEŞ ŞEYİ MÜJDELER

-

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı, dünyada hiçbir işin, cömertlikten ve yemek yedirmekten daha iyi olmadığını söylüyor. Allah (cc), Hazreti İbrahim’i yemek yedirmesinden ve misafirperverliğin-

den, Hz. Ali’yi (ra) çok zengin olmasa da cömertliğinden dolayı Kur’an’da över. Hz. Osman (ra), çok cömert olduğundan dolayı, “hesapsız Cennet’e gidecek” diye müjdelenir. ZEYNEP KAÇMAZ’IN HABERİ SAYFA 03’TE

Ramazan’da uyku düzeninizi koruyun -

Yaz aylarının ortasına denk gelen Ramazan ayında, geç saatlere kadar uyumayan ve sahur yapmak yerine yiyip yatmayı tercih edenler uyku bozukluklarına davetiye çıkarıyor. SAYFA 07’DE

Ömür Akkor’un Zaman France için özel hazırladığı yemek tarifleri sayfa 5’te

ramazanözel

ZAMAN FRANCE GAZETESİ’NİN ÜCRETSİZ RAMAZAN İLAVESİDİR. 12 - 18 TEMMUZ 2013


ramazanözel

02

19 - 25 TEMMUZ 2013

Beş vakit namazla kişi, istikamet ve iman yüceliğini kazanır. Nafile namazlarla da İlahi aşkı ve muhabbeti yakalar. YAZI EMEL TEMİZAY

İman ile İslam aynı şey midir?

-

Kelime manası itibarıyla “bir şeye tereddüt etmeden inanmak”, “hakkı kabul ve tasdik etmek” gibi manalarına gelen iman; İslam bilginleri tarafından en genel manasıyla “Allah’ın varlığı ve birliğine, Hz. Muhammed’in (sas) peygamber olduğuna ve vahiyle Allah’tan alıp insanlara bildirdiği her şeyin hak ve doğru olduğuna hiç şüphe etmeden tereddütsüz inanmak ve tasdik etmek” şeklinde tarif edilmiştir. İslam alimleri, iman ile İslam kelimelerinin birbirinden farklı olmadıklarını ve aynı anlama geldiklerini söylemişlerdir. Bununla birlikte bazı alimler ise bu iki kavram arasında ince bir farkın olduğunu ifade etmişlerdir. Bu durumda her mümin, Müslüman olmakta, fakat her Müslüman mümin sayılmamaktadır. Çünkü bu anlamda İslam, dilin ve organların teslimiyeti ve belli amellerin işlenmesi, iman ise kalbin bağlanışı ve teslimiyeti demektir. Bu sebeple İslam daha genel bir kavram, iman daha özel bir kavram olmaktadır. Nitekim bedeviler “iman ettik” dediler. De ki: “Siz iman etmediniz, lâkin “İslâm olduk, size inkıyad ettik (boyun eğdik)” deyiniz. Zira iman henüz kalplerinize girmiş değildir.” (Hucurat, 49/14) ayet-i kerimesi bu hakikati dile getirmektedir.

Ramazan, nafilelere alışmak için fırsattır

-

Buhari’den rivayet edilen bir hadise göre Efendimiz (sas) şöyle buyuruyor: “Allah buyurdu: Kim veli bir kuluma düşmanlık ederse, ben de ona savaş açarım. Kulum bana, kendisine farz kıldığım ibadetlerden daha sevimli bir şeyle yaklaşmaz. Kulum bana nafile ibadetlerle de yaklaşmaya devam eder. Nihayet onu severim. Ben kulumu sevince de artık onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı mesabesinde olurum. Diliyle de her ne isterse muhakkak onları kendisine ihsan ederim. Bana sığınmak isteyince de onu korurum.” Adıyaman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Esma Sayın da Ramazan ayında her gün beş vakit namaz kılmanın bireyin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerinde önemli etkileri olduğunu aktarıyor. Sabah namazı ve kuşluk namazıyla yeni umut dolu bir güne kavuşma hissi olacağını dile getiren Sayın, şöyle konuşuyor: “İnsan sabahtan akşama kadar hayatın nimetlerinden istifade ediyor. Maddi ve dünyevi meşguliyeti oluyor. Kul, gün

sonunda ruhsal dengeyi korumak için bir saadet alameti, bir şükran nişanesi, bir kulluk vazifesi olarak akşam ve evvabin namazı kılıyor. Güne yüce bir ibadetle son vermek, uyku âlemine İlahî bir zevk ve huzur içerisinde geçiş yapmak ve Yüce Yaratıcı’nın bağışlayıcılığına sığınmak üzere de yatsı ve teheccüd namazını kılıyor.” İlahiyatçı-yazar Cemil Tokpınar ise nafile ibadetlerle Rabb’ine lebbeyk diyen kulun halini şöyle anlatıyor: “Nafile namazlar, Allah’a aşkın göstergesidir. Çünkü nafileler, yüreği yangın yeri olmuş kulların, sevgilisiyle geçirdiği özel anlardır. Gece dâhil, her şey uykuya ram olmuşken, bir kulun, mahmur gözlerini abdestle ovup teheccüdde Rabbiyle kucaklaşmasıdır. Kabahatlerini, pişman olup bir daha yapmamak üzere terk ettiğinde, yalnızca Rabbinin rızasını umarak, gözyaşlarıyla kıldığı tevbe namazlarıdır. Nafile namaz aşktır çünkü. Hiçbir zorunluluk hissetmeden ‘Allah’ım, ben Seni öyle çok seviyorum ki anmaya, şükretmeye, namaz yoluyla sohbet etmeye doyamıyorum.’ demektir.”


ramazanözel 03

1 9 - 2 5 T E M M U Z 2 0 1 3 ZAMAN FRANCE

Başkalarına faydalı olmak, herhangi bir şekilde hizmet etmek ve sevindirmek, büyük sevap kazanmaya vesile. Öyle ki farzlardan sonra en kıymetli amel, insanlara faydalı olmak.

Fakire verilen bir lokma, sahibine beş şeyi müjdeler -

Ömür kısa... Sonsuz olan âhiret hayatında kişinin karşılaşacakları, dünyada yaşadığı hâle bağlı. Başkalarına faydalı olmak, herhangi bir şekilde hizmet etmek ve sevindirmek, büyük sevap kazanmaya vesile. Öyle ki farzlardan sonra en kıymetli amel, insanlara faydalı olmak. “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.” hadis-i şerîfini hatırlatan Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Ayvallı, dünyada en iyi ve hayırlı işin, cömertlik ve yemek yedirmek olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Ayvallı, özellikle de Ramazân-ı Şerîf’te yemek yedirmekte kusur etmemek gerektiğini söylüyor. Ayvallı, fakire verilen bir lokmanın, sahibine beş şeyi müjdeleyeceğini belirtiyor: 1- Bir tane iken beni çoğalttın. 2- Küçük idim, büyüttün. 3Düşman iken, beni dost ettin. 4- Fânî (yok olmak üzere) iken, beni sonsuz kalıcı ettin. 5- Bugüne kadar sen beni muhafaza ettin, artık ben seni muhafaza ederim.” [Miftâhu’l-Cenne]

“İyi insan” kimdir? İyi insan, Allah-ü Teâlâ’nın ve Peygamberi’nin emir ve yasaklarına riayet eden, kimseye eliyle, diliyle ve hiçbir şekilde zarar vermeyen, bilakis herkese faydalı olan kimsedir. Hadis-i şerîflerde de buyrulmuştur ki: “En iyiniz, kendisinden hep iyilik beklenen ve kötülük etmeyeceğinden emin olunandır.” [Tirmizî] “Arkadaşın iyisi arkadaşına, komşunun iyisi ise komşusuna iyilik edendir.” [Tirmizî] “İnsanların en iyisi, insanlara iyilik edendir.” [İmâm Ahmed]

Faydalı insanı nasıl anlamalı? Hadis-i şerifte; “İnsanların hayırlısı (en iyisi), insanlara faydalı olandır.” buyrulduğu gibi, diğer bir hadis-i şerifte ise şöyle buyurulmaktadır: “Bir kavmin (topluluğun) efendisi, onlara hizmet edendir.” Mevki, makam, mal mülk gibi bütün nimetleri insanlara hizmette kullanmalıdır. Bu durum, hem o nimetle-

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı, dünyada hiçbir işin, cömertlikten ve yemek yedirmekten daha iyi olmadığını söylüyor. Allah (cc), Hazreti İbrahim’i yemek yedirmesinden ve misafirperverliğinden, Hz. Ali’yi (ra) çok zengin olmasa da cömertliğinden dolayı Kur’an’da över. Hz. Osman (ra), çok cömert olduğundan dolayı, “hesapsız Cennet’e gidecek” diye müjdelenir. HABER ZEYNEP KAÇMAZ

rin kendisine verilmesinin sebebi, hem de imtihanı kazanmasının şartlarından biridir. Kendisine verilen nimetlerle başkalarına hizmet ederse, iyilik yaparsa, onların ihtiyaçları için harcarsa, hem elindeki o nimetler kendisinde kalır hem de nimetleri artırılır. Hadis-i şerîflerde de buyurulur ki: “Duâsının kabûl, kederinin yok olmasını isteyen, darda kalanı ferahlandırsın!” [İbn-i Ebi’d-dünyâ] “Bir Müslüman’ın sıkıntısını giderene, Allah-ü Teâlâ iki nûr verir. Bu iki nûrla Sırât’ta o kadar çok kimse aydınlanır ki sayısını ancak Allah bilir.” [Taberânî] “Müslümân kardeşini sevindirmek, mağfirete sebep olur.” [Taberânî] Bu konuda Sevgili Peygamberimiz’in başka müjdeleri de var: “Din kardeşinin bir işini yapmak için gidenin, her adımında 70 günahı affedilir ve 70 sevap verilir. O iş bitene kadar böyle devam eder. İşi yapılınca, bütün günahları affedilir. O işi yaparken ölürse, sorgusuz, hesapsız Cennet’e gider.” [İbn-i Ebi’d-dünya]

İnsanları sevindirmek sevap mı? İnsanlara faydalı olmak, herhangi bir şekilde hizmet etmek ve sevindirmek, dinimizde büyük sevap kazanmaya vesiledir ve farzlardan sonra en önemli iştir. Peygamber Efendimiz buyurmuşlardır ki: “Farzlardan sonra en kıymetli amel, Müslüman kardeşini sevindirmektir.” [Taberânî] “Allah-ü Teâlâ’nın en sevdiği iş, elbise vererek veya doyurarak yahut başka bir ihtiyacını karşılayarak, bir mü’mini sevindirmektir.” [Taberânî] Allah rızâsı için verilen zekât ve sadakanın, yapılan iyiliklerin karşılığı, verenin ihlâs derecesine göre, bire ondan bire yedi yüze kadar, hatta daha fazla olur. Bir kimsenin nimeti varsa ve başkalarına dağıtıyorsa, o kişi sultan olmasa

da, halk ona saygı duyar. Dünyada ad kazanmış ve kazanmakta olan herkes, bu şöhreti aş-ekmek, parapul, mal-mülk vermekten elde etmişlerdir. Onun için, her gün, hele Ramazân-ı Şerîf’te yemek yedirmekte kusur etmemek gerekir. Allah-ü Teâlâ, Hazreti İbrahim’i, yemek yedirmesinden ve misafirperverliğinden dolayı övmüştür. Hazreti Osman, çok cömert olduğundan dolayı, “hesapsız Cennet’e gidecek” diye müjdelenmiştir. Hazreti Ali, çok fazla parası olmadığı hâlde, birçok cömertlikler yaptığı için Allah-ü Teâlâ, onu Kur’ân-ı Kerîm’de övmüştür. Dünyada hiçbir iş, cömertlikten ve yemek yedirmekten daha iyi değildir.


ramazanözel

04

19 - 25 TEMMUZ 2013

Çocuklarımıza Ramazan ayında diğer zamanlardan daha iyimser ve şefkatli bir ortam sunmak için çabalamalıyız. Bu güzel rahmet ayında onlara karşı asla, sinirli, telaşlı, hoşgörüsüz davranmamalıyız. Aksi durumda ibadetlerin uyandırdığı ulvi hisleri onlara kabul ettirme şansımız kalmayabilir.

NAMAZ VAKİTLERİ

YAZI PROF.DR. MEHMET ZEKI AYDIN

Orucu bahane edip çocuklara kızmayın -

Ramazan geldi, hoş geldi, rahmet getirdi. İnşallah toplumca bu ayın neşesini yaşayacağız. Yetişkin ve yaşlılardan, sık sık “Nerede o eski Ramazanlar?” benzeri geçmişe özlem sözleri duyarız. Bence bu özlem ve şikâyetler yerine Ramazan ve orucu nasıl anlamına uygun yaşarız konusunu konuşmamız lazım. Ramazan’ı öncelikle kendi özel çevremizde, ailemizde hissettirebiliriz, hatta daha ileriye götürüp coşkuyla yaşayabiliriz. Büyükler için Ramazan ayı önemli olduğu kadar çocuklar açısından da önemlidir. Aile içi iletişimde, sevinç ve üzüntüleri birlikte yaşama, birlikte yeme içme, birlikte sohbet, birlikte gezi vb. hayatı paylaşma çok önemlidir. Ramazan’ı ailece hissetmek ve çocuklara yaşatmak için şunları yapabiliriz: Ramazan’la ilgili bir aile toplantısı yapıp bu ayda nelerin yapılacağı, nelerin yapılmayacağını konuşabiliriz. Teravih namazının nerede kılınacağına, ne zaman kimlerin iftara davet edileceğine, birlikte Kur’an veya kitap okumaya, zekat ve fitrelerin nasıl, kime verileceğine,

istişare yaparak birlikte karar verebiliriz. Çocuklar, kendi evlerine misafir gelmesinden hoşlanır. Komşular, yakın dost ve akrabalar ile iftar ve sahurlarda bir araya gelerek dostlukların artmasını sağlayabiliriz. Davetlerin organizesini çocuklar dahil tüm aile bireyleri yüklenebilir. Sadece çocukların arkadaşları için de iftar hazırlayıp, onlara hediyeler vererek arkadaşlıkların ve Ramazan bilincinin pekişmesine yardımcı olabiliriz. Ramazan Kur’an ayı olduğu için, birlikte hatimler yapabilir veya hatim programlarına katılabiliriz. İmkânlar ölçüsünde, teravih namazlarının coşkusu-

nu camilerde birlikte yaşayabiliriz. Dinî programlara ailece katılabilir, bu ayın maneviyatına uygun basın yayın organlarından yararlanabiliriz. Çocuklar çevrelerindeki oruç tutanlara heveslenebilir. Onları kırmadan ama sağlıklarını da bozmadan bu ibadeti anlatabilir ve oruç tutmalarına izin verebiliriz. Bu zevkten, mutluluktan çocukları mahrum etmemeliyiz. Oruç ve namazlarından dolayı çocukları tebrik edip ödüllendirebiliriz. Burada amaç, çocuklara farz olmadığı hâlde oruç tutturmak değil, oruç ibadetini kavratmak, sevdirmek ve alıştırmaktır.

Küçük çocuklara Kur’an dinletin

Küçük yaştaki çocukların Kur’an-ı Kerim’i dinleyerek çok güzel okuyabildiklerini ifade eden Kur’an öğretmeni Ayşe Yıldırım şöyle konuşuyor: “Dili dönmez sanılmasın. Çocuklar çok iyi taklitçidir. Hafızalarına hemen yerleşir. Çok güzel ezber yaparlar. Dili dönmese bile güzel okunan Kur’an’ı duymaları lazım. Anneler ev işi yaparken bir taraftan ezberden bildiklerini okuyabilir. Veya TV’den, kasetten evde sürekli bir Kur’an sesi açılabilir. Çocukların tatilde öğrendiklerini unutmamaları için her gün sadece on dakika birlikte tekrar etmek, sadece bir ayet okutmak bile fayda sağlar.”

Okul öncesi yaşlardaki çocuklar sahura kaldırılabilir, 2-3 saatlik denemeler yaptırılarak tam gün tutmuşçasına sevindirilebilir. 7-10 yaşlarındaki çocukların sağlığı müsaitse, hiç olmazsa birkaç gün oruç tutabilir. 10-13 yaşlarda ise oruç ibadeti daha ciddiye alınmalı. Bu yaşlar ergenliğin başlangıcıdır ve artık ibadet sorumluluğu da başlamaktadır. Çocuklar “Niçin oruç tutmalıyım?” diye sorduğunda “Allah böyle emrettiği için” şeklinde bir cevap vermek yerine, oruç ibadeti hakkında bilgi verilmelidir. Orucun kazandırdığı irade, sabır, kendine hâkim olma, öz denetim, paylaşma, sahip olunanların değerini anlama, şükretme gibi önemli özellikleri açıklanmalıdır. Çocuklarımıza Ramazan ayında, pek çok yönden diğer zamanlardan daha iyimser ve şefkatli bir ortam sunmak için çabalamalıyız. Bu güzel rahmet ayında çocuklarımıza karşı asla, sinirli, telaşlı, hoşgörüsüz davranmamalıyız. Aksi durumda ibadetlerin insan üzerinde uyandırdığı ulvi hisleri, güzel duygu ve düşünceleri onlara kabul ettirmekte hiç şansımız kalmayabilir.

PARİS

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

BORDEAUX İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

ORLEANS

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

CAEN

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 32 4 34 4 35 4 36 4 37 4 38 4 40

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 13 4 15 4 16 4 18 4 20 4 22 4 24

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 38 4 39 4 40 4 42 4 43 4 44 4 45

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 42 4 43 4 44 4 46 4 47 4 48 4 49

STRASBOURG İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

ANNECY

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

LIMOGES

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

MARSEILLE İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 12 4 13 4 14 4 15 4 17 4 18 4 19

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 29 4 30 4 31 4 32 4 33 4 34 4 35

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 48 4 49 4 50 4 52 4 53 4 54 4 55

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 02 4 04 4 05 4 07 4 09 4 11 4 12

LYON

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

RENNES

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

LILLE

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

MACON

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 34 4 35 4 36 4 38 4 39 4 40 4 41

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 52 4 53 4 54 4 55 4 56 4 57 4 59

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 22 4 23 4 25 4 26 4 27 4 28 4 30

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 32 4 33 4 35 4 36 4 37 4 38 4 39

METZ

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

MULHOUSE İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

VALENCE

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

BEZIERS

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 16 4 17 4 18 4 20 4 21 4 22 4 23

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

3 50 3 52 3 54 3 56 3 58 4 00 4 02

19.07.2013 20.07.2013 21.07.2013 22.07.2013 23.07.2013 24.07.2013 25.07.2013

4 10 4 12 4 14 4 15 4 17 4 19 4 20

6 02 6 04 6 05 6 06 6 07 6 08 6 10

5 42 5 43 5 44 5 45 5 47 5 48 5 49

6 04 6 05 6 06 6 08 6 09 6 10 6 11

5 46 5 47 5 48 5 50 5 51 5 52 5 53

14 04 14 04 14 04 14 04 14 04 14 04 14 04

13 42 13 42 13 42 13 42 13 42 13 43 13 43

13 54 13 54 13 54 13 54 13 54 13 54 13 54

13 49 13 49 13 49 13 49 13 49 13 49 13 49

18 13 18 13 18 13 18 12 18 12 18 12 18 11

17 51 17 51 17 51 17 50 17 50 17 49 17 49

17 58 17 58 17 58 17 57 17 57 17 57 17 56

17 58 17 58 17 58 17 57 17 57 17 57 17 56

21 53 21 52 21 51 21 50 21 49 21 48 21 46

21 30 21 29 21 28 21 27 21 26 21 25 21 24

21 31 21 30 21 30 21 29 21 28 21 27 21 26

21 39 21 38 21 37 21 36 21 34 21 33 21 32

23 13 23 12 23 11 23 10 23 09 23 08 23 06

22 50 22 49 22 48 22 47 22 46 22 45 22 44

22 51 22 50 22 50 22 49 22 48 22 47 22 46

22 59 22 58 22 57 22 56 22 54 22 53 22 52

11 25 11 25 11 24 11 23 11 23 11 22 11 21

11 25 11 25 11 24 11 24 11 23 11 23 11 22

11 25 11 24 11 24 11 23 11 22 11 21 11 21

11 25 11 25 11 24 11 24 11 23 11 23 11 22

4 17 4 18 4 19 4 20 4 22 4 23 4 24

6 29 6 30 6 31 6 32 6 33 6 34 6 35

5 59 6 00 6 01 6 02 6 03 6 04 6 05

6 22 6 23 6 24 6 25 6 26 6 27 6 29

5 47 5 48 5 49 5 50 5 52 5 53 5 54

14 16 14 16 14 16 14 16 14 16 14 16 14 16

13 49 13 49 13 49 13 49 13 49 13 49 13 49

14 20 14 20 14 20 14 20 14 20 14 20 14 20

13 44 13 44 13 44 13 44 13 44 13 44 13 44

18 18 18 18 18 18 18 17 18 17 18 17 18 17

17 53 17 53 17 53 17 52 17 52 17 52 17 51

18 28 18 28 18 28 18 27 18 27 18 27 18 26

17 52 17 51 17 51 17 51 17 50 17 50 17 50

21 50 21 49 21 48 21 47 21 46 21 45 21 44

21 27 21 26 21 25 21 24 21 23 21 22 21 21

22 06 22 05 22 04 22 03 22 02 22 01 22 00

21 29 21 28 21 27 21 26 21 25 21 24 21 22

23 51 23 49 23 48 23 46 23 44 23 43 23 41

22 47 22 46 22 45 22 44 22 43 22 42 22 41

23 26 23 25 23 24 23 23 23 22 23 21 23 20

22 49 22 48 22 47 22 46 22 45 22 44 22 42

11 25 11 24 11 23 11 22 11 21 11 21 11 20

11 25 11 24 11 24 11 23 11 22 11 22 11 21

11 25 11 24 11 24 11 23 11 22 11 22 11 21

11 25 11 25 11 24 11 24 11 23 11 22 11 22

6 08 6 09 6 10 6 12 6 13 6 14 6 15

6 18 6 19 6 20 6 22 6 23 6 24 6 25

5 52 5 53 5 55 5 56 5 57 5 58 6 00

6 07 6 08 6 09 6 10 6 11 6 12 6 13

14 06 14 06 14 06 14 06 14 06 14 06 14 06

14 08 14 08 14 08 14 08 14 09 14 09 14 09

14 01 14 01 14 01 14 01 14 01 14 01 14 01

13 54 13 54 13 54 13 54 13 54 13 54 13 54

18 13 18 13 18 13 18 13 18 12 18 12 18 11

18 12 18 12 18 12 18 12 18 11 18 11 18 11

18 14 18 13 18 13 18 12 18 12 18 12 18 11

17 56 17 56 17 56 17 56 17 55 17 55 17 55

21 51 21 50 21 49 21 48 21 47 21 46 21 45

21 46 21 45 21 44 21 43 21 42 21 41 21 40

21 58 21 57 21 56 21 54 21 53 21 52 21 51

21 28 21 28 21 27 21 26 21 25 21 24 21 23

23 11 23 10 23 09 23 08 23 07 23 06 23 05

23 06 23 05 23 04 23 03 23 02 23 01 23 00

23 18 23 17 23 16 23 14 23 13 23 12 23 11

23 30 23 28 23 26 23 25 23 23 23 21 23 19

11 25 11 24 11 24 11 23 11 22 11 22 11 21

11 25 11 24 11 23 11 23 11 22 11 21 11 20

11 25 11 25 11 24 11 24 11 23 11 23 11 22

11 25 11 24 11 23 11 23 11 22 11 21 11 20

6 12 6 13 6 14 6 16 6 17 6 18 6 19

6 10 6 11 6 12 6 13 6 14 6 15 6 16

6 02 6 03 6 05 6 06 6 07 6 08 6 09

6 19 6 20 6 21 6 22 6 23 6 24 6 25

14 15 14 15 14 15 14 15 14 15 14 15 14 15

13 52 13 52 13 52 13 52 13 52 13 52 13 52

13 54 13 54 13 54 13 54 13 54 13 54 13 54

14 00 14 01 14 01 14 01 14 01 14 01 14 01

18 25 18 24 18 24 18 24 18 23 18 23 18 22

17 52 17 51 17 51 17 51 17 51 17 50 17 50

17 59 17 59 17 59 17 58 17 58 17 58 17 57

18 00 18 00 18 00 18 00 17 59 17 59 17 59

22 05 22 04 22 03 22 02 22 01 22 00 21 58

21 21 21 20 21 19 21 18 21 18 21 17 21 16

21 33 21 33 21 32 21 31 21 30 21 29 21 27

21 30 21 29 21 28 21 27 21 26 21 25 21 25

23 25 23 24 23 23 23 22 23 21 23 20 23 18

23 15 23 13 23 12 23 10 23 09 23 07 23 06

22 53 22 53 22 52 22 51 22 50 22 49 22 47

23 24 23 23 23 21 23 20 23 18 23 16 23 15

11 25 11 24 11 24 11 23 11 23 11 22 11 21

11 25 11 24 11 23 11 22 11 22 11 21 11 20

11 25 11 24 11 24 11 23 11 22 11 22 11 21

11 25 11 24 11 23 11 22 11 21 11 21 11 20


ramazanözel 05

1 9 - 2 5 T E M M U Z 2 0 1 3 ZAMAN FRANCE

Sıcak havalar için iftar tarifleri ÖmürAkkor

o.akkor@zamanfrance.fr

Muhammara MALZEMELER: 1/2 kilo taze kırmızı biber 1/2 paket etimek 2 diş sarımsak 1 yemek kasığı kimyon 1 çay bardağı zeytinyağı Dilediğiniz kadar nar ekşisi 1 bardak ceviz içi

Eve girerken besmele yemeğe başlarken besmele

Kaya tuzu YAPIMI:

Tüm biberler ayıklanır ve rondoya konur. Üzerine etimek, kimyon ve sarımsak eklenir ve çekilir daha sonra servis kasesine konulup nar ekşisi ve zeytinyağı ile harmanlanır. Üzerine tekrar ceviz içi, nar ekşisi ve zeytinyağı konarak servis edilir.

-

Keşkek MALZEMELER: Yarım kilo buğday Yarım kilo kuzu kuşbaşı 250 gr. tereyağı Yeterince su

1 yemek kaşığı tatlı biber salçası 1 yemek kaşığı kimyon

Kaya tuzu

YAPIMI:

-Buğdayı 1 saat bol suda pişirin. -Kuzu kuşbaşıyı su ve tuz ilave ederek ocağa koyun. 1,5 saat pişmeye bırakın -Sonra pişirdiğiniz buğdayı ete ilave edin. Ve altı kısık olarak 1 saat daha pişirin. Lapa kıvamında olmasına dikkat edin. Gerekirse su ilave edin. -Suyunu çekmeye başladığında tahta kaşık ya da tokmakla dövmeye başlayın. -Bu arada salçasını ekleyin. -Dövme işlemini yaklaşık 1 saat kadar sürdürün. -Keşkek lime lime olunca altını kapatıp servis tabağına alın. -Servis tabağının ortasına bir çukur açın. Kızdırdığınız tereyağını yemeğin ortasına döküp üzerine kimyon serperek servis edin.

HABER MUSTAFA GÜNDOĞDU

Buz Kasesinde Kayısı Hoşafı MALZEMELER: 250 gram kuru kayısı 500 gram şeker 1 litre su 2 adet çubuk tarçın YAPIMI:

Kayısıları 6 saat suda dinlendirin. Daha sonra bir tencerede kayısıları, şekeri, suyu ve tarçını ilave edip 40 dakika kaynatın. Soğutup buz kase-

Yemeğin adabı ‘besmele’ çekerek yemeğe başlamaktır. Peygamber Efendimiz (sas) besmele ile şeytan ve avenelerinin “Burada ne geceleyebiliriz ne de yemek yiyebiliriz.” dediğini aktarıyor.

sinde servis yapın. Buz kasesi yapımı:

Buz kasesini yapmak için iç içe geçen iki kase gerekli, kasenin büyük olanına su doldurup içine isteğinize göre çubuk tarçın ya da nane yaprağı koyabilirsiniz. Daha sonra üzerine küçük olan kaseyi koyup koli bandıyla tutturup dondurun. Hatta bu kasenin büyüğü ile meyve servisi de yapabilirsiniz.

Her hayırlı işin başlangıcında olduğu gibi yemeğe de besmele ile başlamak Efendimiz’in güzel sünnetlerindendir. Yemeğe başlarken besmele çekmeyi unutan bir insanın ne yapması gerektiğini Hz. Âişe’nin (radıyallahu anhâ) şu rivayetinden öğreniyoruz: Allah Resûlü “Biriniz yemek yerken besmele çeksin. Şayet yemeğe başlarken besmele çekmeyi unutursa, hatırladığı anda “baştan sona bismillah” desin.” buyurmuştur. Yemeğe başlamadan önce besmele çekmek çok önemlidir. Yapılan her işin bir tekniği, bir usulü, bir âdâbı vardır. Yemeğin âdâbı da “Besmele” çekmektir. Bir insanın evine besmele çekmeden girip yemeğe de besmelesiz başlaması neticesinde ne olacağını şu hadis-i şeriften öğreniyoruz. Câbir (radıyallahu anh), Resûlullah’ı şöyle buyururken dinlediğini ifade etmiştir: “Kişi evine girerken ve yemek yerken besmele çekerse, şeytan, adamlarına, “Burada ne geceleyebilir ne de yemek yiyebilirsiniz” der. Eğer o kimse eve girerken besmele çekmezse, şeytan adamlarına, “Geceyi geçirecek bir

yer buldunuz” der. O şahıs yemek yerken besmele çekmezse, şeytan kendi adamlarına, “Hem barınacak yer hem de yiyecek yemek buldunuz” der.” Demek ki şeytanlar gruplar hâlinde dolaşıyorlar. Her grubun başında liderleri, reisleri, önderleri olduğu gibi onlarda da reisler bulunuyor. Ve bu reis eve besmelesiz girildiyse o evde geceleyebileceklerini, yemeğe besmelesiz başlanırsa aynı zamanda yemeğe de ortak olacaklarını söylüyor.


ramazanözel

06

Müslüman olmak neyi gerektirir?

19 - 25 TEMMUZ 2013

‘Müslüman’ım’ diyen kişiye düşen vazife, bu sözü hayatına geçirebilmek, yaşantısına yansıtabilmektir. İman gönüldedir. İslam’ı ise bizim üzerimizdeki yansımalarından görebiliriz. Bu nedenle dini sadece ‘vicdan’ meselesine indirmek doğru bir yaklaşım değildir. Dinimiz, iman edenlerin akıl ve şuurlu olması gerektiğini söyler. YAZI HAMDULLAH ÖZTÜRK İslam, insanın bütün benliğiyle teslim olmasını ister. Yarım ya da eksik inanç İslam’ın kabul edilmediği anlamına gelir. Bu nedenle her bir şüphenin giderilmesi gerekir.

FRANSA’DA ET’TE ÖNCÜ MARKA

Fransa Genelinde Kasap, Market ve Üreticilere Helâl Et Servisimiz Vardir.

S.A.R.L. F.F.F.D. 3 Rue Sophie Germain 26120 Malissard Tel: 04 75 60 81 50 Fax: 04 75 60 79 47 info@gortat-france.com

www.gortat-france.com

İslam, Allah’a teslim olmaktır. Müslüman da, Allah’a teslim olmuş ve bu teslimiyetini söz, davranış ve haliyle sürekli şükür içinde bulunarak yaşayan insanlara denir. Kısacası, “Ben Müslüman’ım” demekle iş bitmemektedir. Asıl olan yaşamaktır. “Ben Müslüman’ım” sözünü hayatımızla tasdik etmektir. Yani hayatımız, her saniyesiyle teslimiyetimizi gösterir hale gelmelidir. Bu durum kimileri için çok kısa bir zamanda elde edilir. Asıl çoğunluk içinse aşılması uzun bir yol haline gelmektedir. Neden kimileri hemencecik sonuca ulaşırken birçok insan uzun bir yol kat etmek zorunda kalmaktadır? Bu sorunun cevabı iki ayrı soruyla anlaşılır hale gelir. Birincisi, ‘İslam’ın temeli ve başlangıcı nedir?’ İkincisi de, ‘İslam’ın nihayeti, yani sonucu nedir?’ sorularıdır. Birinci sorunun cevabı şudur: İslam’ın temeli ve başlangıcı iman ve iz’andır. Yani Allah’ın varlığına ve birliğine, aksine ihtimal vermeyecek derecede inanmak ve gönlünü Hakk’a bağlamaktır. Gönül Hakk’a bağlanınca artık her şey O’nun razı olacağı şekilde gönle girebilir. O’nun hoşnut olmayacağı şeylere gönül kapılarını kapatmak gerekir. İman ve iz’an bu dereceye ulaşmamışsa, yolun başında oyalanıp durduğumuz için bir türlü sonuna ulaşamayız. İkinci sorunun cevabı da şudur: İslam’ın nihayeti ihsan ve ihlastır. Yani imanla Allah’a bağlanmış gönüllerin sorumluluklarını yerine getirirken, Allah’ın rızasından başka hiçbir gaye gözetmemekte çok titiz olmalarıdır. Bu titizlik şöyle ifade edilir: Allah’ın seni gördüğünü biliyorsun. Sanki sen de Allah’ı görüyormuşsun gibi ve her an O’nun nezareti altında olduğunu hissederek sorumluluklarını yerine getirmektir. İşin aslını söylemek gerekirse İslam, işte bu noktaya ulaştıktan sonra yaşanan hayattır. İslam hayatın kendisi olunca, İslamcılık tabirinin ne kadar yavan ve yapmacık kaldığı da hemen anlaşılır.

EY NEFİS! DİKKAT ET İman bir batın, İslam ise onun söz, davranış ve hallerle yaşanıp, ortaya konulması manasında bir zahirdir. Hak din dediğimiz İlahi nizam da bu ikisinin toplamından ibarettir. Evet din; iman ve İslam’ın bütün yönleriyle yaşanmasına verilen isimdir ve onu böylece temsil edenlere de (dinci değil) dindar denir. Bil ki Dini sadece bir inançtan ibaret görenler aldanmaktadır. Onu bütün benliği ile kabul edememiş kültür Müslümanları da aldanmaktadır. Bu bütünlüğe dayanarak amelleri imanın parçası görmek doğru değildir. Amelin farz olduğuna inandığı halde onu tam olarak yerine getiremeyenler günahkar olsalar da yine mümindirler.

Bu hatalardan sakının Dini sırf bir vicdan meselesi gibi görenler iki türlü hata ederler. Bu hatalardan sakın. Birincisi, dinin ruhuna saygısızlık etmiş olurlar. İkincisi de hadlerini fazlasıyla atmış olurlar. Din akıl ister, akıl da düşünmek ister. Din akıl ve şuur sahiplerini muhatap alır. Çünkü inanmak için akıl ve şuur lazımdır. Akıllı ve düşünceli olanlar düşünür, değerlendirir ve kendi tercihlerini ortaya koyarak iman ederler. Din de onları yine kendi irade ve seçenekleriyle hem dünyada hem de ahirette sevinecekleri yollara yönlendirir. Akıl ve irade mahrumları sorumlu tutulmamışlardır. Dolayısıyla onları hayra sevk etmek gibi bir iltifat da söz konusu değildir. Bütün peygamberler temelde aynı tezi getirmiştir. Bu espriye binaen İslam, diğer dinlerin de koruyucusu şahidi ve dayanağıdır. Bu sebeple İslam’ı yeniden ihya etmek, diğer peygamberlere inananların inançlarını revize etmek, eksik ve noksanlarını tamamlamak ve yeni ufuklar açarak bir manada onları da ihya etmek sayılacaktır. Kaynaklarının bir olması bu konuda en büyük ümit verici sebeptir.


ramazanözel 07

1 9 - 2 5 T E M M U Z 2 0 1 3 ZAMAN FRANCE

Ramazan’da uyku düzeninizi koruyun

-

Yaz aylarının ortasına denk gelen Ramazan’da, geç saatlere kadar uyumayan ve sahur yapmak yerine yiyip yatmayı tercih edenler uyku bozukluklarına davetiye çıkarıyor.

Konya Özel Selçuklu Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Şenol Peker, sağlıklı ve yeterli bir uykunun kişinin psikolojik dengesinden sosyal hayatına, iş hayatından ailevi ilişkilerine kadar tüm yaşantısını etkileyecek bir ihtiyaç olduğunu belirterek, uyku düzenini korumak için yapılması gerekenleri anlattı. Yaz sıcaklarıyla artan uyku bozukluklarının beslenme düzenini değiştirdiğimiz Ramazan ayında had safhaya ulaştığının altını çizen Dr. Peker, kişilerin geç vakitlere kadar süren eğlenceler uğruna uyku düzenini ve sahur ihtiyacını feda ettiğini belirtti. Dr. Peker, “Geç saatlere kadar uyumayan bireyler sahura kalkmak yerine yiyip yatmayı tercih ediyor. Bu durum yaz sıcağıyla birleşince kişinin uykuya dalması daha da zorlaşıyor. Bunun yanı sıra dolu mideyle yatıldığı için uyku kalitesi düşüyor, kilo alımı artıyor, mide rahatsızlıkları riski artıyor ve ertesi gün tutulacak oruçta aç kalınacak saat süresi uzadığı için kişinin orucu da zorlaşıyor” dedi. Vakitli uyumayıp geç saatte yemek yiyip yatan kişilerde sabahları yorgun ve geç uyanma sorunlarının baş göstereceğini ifade eden Dr. Peker, “Geç ve yorgun uyanma sorunu hem kendi benliğimize karşı hem de iş ortamımızda ve sosyal çevremizde olumsuz düşüncelere neden olacaktır. Çünkü uyku gün içerisindeki enerjimizi korumamıza ve psikolojik dengemizi sağlamamıza yarayan çok önemli bir ihtiyaçtır. Bu olumsuzlukların önüne geçmek için özellikle Ramazan aylarında artan gece etkinlikleri katılımcıların uyku düzenini zorlamayacak şekilde ayarlamalı ve çok geç saatlere kadar eğlenerek hem kendimizi hem de misafirlerimizi uykusuz bırakmamalıyız. Bunun yanı sıra Ramazan ayında erken saatte uyuyarak

sahura kalkmalı ve ertesi gün tutacağımız oruç için beslenmemizi sahurda yapmalıyız. Sahura kalktığımızda da ağır yemeklerden kaçınmalı, yemeği yer yemez yatmamalı, sabah namazını kılana dek ayakta kalmalıyız. Böylece hem sindirim sistemimizi hem de uyku düzenimizi korumuş oluruz” önerilerinde bulundu.

UYKU KALİTENİZİ ARTIRIN Nöroloji Uzmanı Dr. Şenol Peker, uyku kalitesini artırmak için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle anlattı: “İnsan vücudu gece uykuya daldığında yarım derece ile 1 derece arasında vücut ısısını düşürür. Bu düşüş vücut fonksiyonlarımızın azalmasına ve vücudun dinlenmesine yarar. Yaz sıcağı ise vücudumuzun doğal yollardan vücut ısısını düşürmesini önler ve uykuya dalmayı zorlaştırır. Vatandaşlarımız uykuya dalmayı kolaylaştırmak için hava akışının iyi olduğu odalarda yatmalı. Hava alan kumaşlardan imal edilmiş pijama, yatak, yastık ve pikelerle uyumalıdır. Yatağımızın kalitesi ve vücudumuza uygunluğu da büyük önem taşır. Yatmadan önce alınacak ılık bir duş ise vücut ısısının düşürülmesinde ve uykuya kolay dalınmasında büyük yarar sağlayacaktır. Eğer, hava sıcaklığı bu şartlara rağmen kişiyi rahatsız ediyorsa o zaman klima kullanımı da uygun bir seçenektir. Klimalarımızı kullanırken dikkat edeceğimiz husus vücut ısımızı düşürüp uykuya daldıktan sonra klimanın kapatılması veya derecesinin bizi üşütmeyecek sıcaklığa yükseltilmesidir. Klimalarımızı uykuya dalmadan önce bu hususa dikkat ederek programlamalı ve kendimizi gece boyunca klimanın serinletici etkisine maruz bırakmamalıyız. Bunların yanı sıra uyku öncesi vücut ısımızı yükseltecek sportif ve zorlayıcı faaliyetlerden de kaçınmalı, en az 3 saat öncesinden yemek yemeyi kesmeliyiz”. Projet1_260 06/12/12 10:54 Page1

Sahur vakti mutlaka dişlerinizi fırçalayın

-

Ramazan ayıyla birlikte diş bakımı ayrı bir önem kazanıyor. Gün içinde 16 saat oruçlu kalınacağını hatırlatan Yeşiltepe Polikliniği’nde Diş Hekimi Murat Sözmen, “Özellikle sahurda dişlerimizi fırçalamamız gerekiyor. Yoksa gün içinde diş aralarında kalan gıda artıkları bakteri oluşumuna sebep olacak ve dişlerin çürümesine sebep olacaktır.” açıklamasını yaptı. Diş Hekimi Murat Sözmen, sahurdan sonra diş fırçalamanın yanı sıra diş ipi kullanımının da önemine değindi. “Aslında Ramazan ayı ile birlikte ağız ve diş sağlığı açısından yapılması gerekenler normal yaşantımızda yapmamız

gerekenden pek farklı değil. Sahurda diş fırçalamak ve diş ipi kullanmak, oruçlu olduğumuz süre içinde ağzımızda gıda artıklarının kalmamasını sağlayacak, bakteri oluşumunu engelleyecektir. Bunun sonucunda hem ağız kokusu, hem yeni oluşacak çürükler hem de ağız içerisinde var olan diş problemlerinin artması engellenecek. İyi bir ağız hijyeninin devamı sağlanmış olur.” şeklinde konuştu. Sözmen, Ramazan ayında çok sıcak ve çok soğuk gıdaların arkası arkasına tüketmekten özellikle kaçınılması uyarısında bulunuyor. “Asitli gıdaları minimuma indirin ve asitli gıdaları tükettikten sonra en az yarım saat dişlerinizi fırçalamaktan kaçının.” diyor.

Ramazan ayında erken saatte uyuyarak sahura kalkmalı ve ertesi gün tutacağımız oruç için beslenmemizi sahurda yapmalıyız.


1 9 - 2 5 T E M M U Z 2 0 1 3 ZAMAN FRANCE

Dedelerinin şehit olduğu topraklarda oruç açtılar HABER ÖNER YİĞİT

-

Çanakkale Şehitliği’nde yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı bir iftar programı yapıldı. 98 yıl önce dedesinin şehit düştüğü yerde oruç açan Filistinli Muhammet Ali Zagir, bu manevi atmosferde gözyaşlarını tutamadı. Bu yıl ikincisi düzenlenen Çanakkale Şehitliği’ndeki iftar programına farklı ülkelerden ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden, Çanakkale’de şehit ve gazi olan 98 kişinin yakınları katıldı. AK Parti İstanbul İl Teşkilatı’nın düzenlediği iftar programı öncesi dikilen çınar ağacına, şehit ve gazi yakınlarının yaşadıkları bölgeden getirdikleri toprak karıştırıldı. İftar öncesi birlik ve beraberlik mesajları veren AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, “Sade bir organizasyon, Çanakkale’deki askerlerin o günkü kumanyası ne ise biz de bugün ona talibiz, onların sofralarına misafiriz.” şeklinde konuştu. 98 yıl önce bugünün Ramazan ayının ilk günü olduğuna dikkat çeken Başkan Babuşçu, “İstedik ki, kardeşlerimizle birlikte iftar yapalım. Dünyanın farklı yerlerinde bulunan Çanakkale şehitlerinin torunlarını davet ettik. Onlar da davetimize icabet ettiler.” ifadelerini kullandı. I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesinde savaşan askerlerin yaşadığı zorlukları bir kez daha hissettirmek için şehitlikte buğday çorbası, su ve ekmek ile oruçlar açıldı. İftara Kosova, Sudan, Filistin, Makedonya, Yunanistan ve Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen şehit yakınları katıldı.

Horhor Medresesi, ibadete açıldı

-

Bediüzzaman Said Nursi’nin 1897-1907 ve 1912-1914 yılları arasında medrese olarak kullandığı ve talebe yetiştirdiği Horhor Medresesi, 98 yıl aradan sonra cuma namazıyla birlikte ibadete açıldı. Vanlıların büyük katılım gösterdiği cuma namazında Van İl Müftüsü Nimetullah Arvas, cemaatle istişare ederek haftada bir gün medresede ders yapma kararı aldı. Horhor Medresesi ve Camii, Urartular döneminde yapılmış tarihi Van Kalesi’nin hemen yanında bulunuyor. İsmini medresenin yanında akan sudan alır. Bediüzzaman Said Nursi burayı medrese olarak kullanmış ve talebe yetiştirdi. Bu talebeleriyle birlikte 1. Dünya Savaşı’nda Ruslara karşı da mücadele etti. Horhor Camii, 1915 yılında Van’ın Ruslar tarafından işgali ve Ermeni olayları sırasında tamamen yıkılmıştı. Savaş sonrası Van’a geldiğinde medresenin yıkılmış halini görünce çok üzülür. Bediüzzaman bu üzüntüsünü Yirmi Altıncı Lem’a’nın on üçüncü ricasında dile getirir.

Çanakkale Cephesi’nde birlikte savaşanların torunları aynı iftar sofrasında buluştu. Kimi Kosova’dan, kimi Filistin’den kimi de Batman’dan gelen şehit torunları, 98 yıl önce dedelerinin iftar yemeği olan buğday çorbası ile oruçlarını açtı.

ramazanözel 08


Ramazan n°274