Issuu on Google+

Obezite sağlığımızı tehdit ediyor

Fransa’nın bölge haritası değişiyor

NBA yıldızı Mutombo: Türkiye’de basketbolun geldiği nokta etkileyici SPOR19

AILEM13

GÜNDEM04

6 - 12 HAZİRAN 2014 N° 318 Prix : 2,5 €

WWW.ZAMANFRANSA.COM

FRANSALI MÜSLÜMANLARDAN BRÜKSEL SALDIRISINA KINAMA Belçika’nın başkenti Brüksel’de bulunan Yahudi Müzesi’ne düzenlenen ve dört kişinin ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırı, Fransa’daki Müslümanlar tarafından kınandı.

-

Saldırının Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüyle bağlantılarının bulunduğu iddia edilen 29 yaşındaki Fransız vatandaşı Mehdi Nemmouche tarafından gerçekleştirildiğinin ortaya çıkmasından sonra Fransa İslam Konseyi’nden (CFCM) açıklama yapıldı. CFCM Başkanı Dalil Boubakeur tarafından yapılan açıklamada, tekrarlayan Yahudi karşıtı eylemlerin Fransa’daki Müslüman toplumunda endişeye

-

Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), İMECE Sivil Toplum Destekleri Raporu’nu açıkladı. Raporda, 2011-2013 yılları arasında, 73 ülkede faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşları’na (STK) projeleri için 33 milyon 245 bin 791,15 Lira destek verildiği belirtiliyor. Fransa’ya ayrılan 1 milyon 72 bin 429,45 Liralık tutarın hangi STK’lara verildiği ise açıklanmadı. Yayınlandıktan sonra büyük yankı uyandıran rapor, YTB sitesinden kaldırıldı. -GÜNDEM 09

yol açtığı kaydedildi. Açıklamada Yahudi ve Müslüman toplumunu ilgilendiren bu eylemlerde bir tarafın direkt mağdur, diğerinin ise güçsüz tanık olduğunu vurgulandı. Hapishanelerde tuzağa düşürülen gençlerin terör örgütlerinin internet siteleri tarafından beyinlerinin yıkandığına da değinen Boubakeur, Fransa Müslümanlarının bu sürüklenmeye karşı alarma geçtiğini aktardı. -FERHAN KÖSEOĞLU GÜNDEM 04

Adım Ahmet, Le Pen’e oy verdim GÜNDEM 04

Aşırı sağ parti karşıtı öğrenciler sokağa indi GÜNDEM 03

‘Aşırı’ sonuç AB’yi yıkar mı? GÜNDEM 03

Sebil: Sıfırdan beyaz et sektörünün zirvesine Uzun yıllar marketçilik yaptıktan sonra beyaz et sektörüne giren Murat Tüysüz, 14 yılda Sebil’i Fransa’nın en önemli helal et tedarikçilerinden birisi haline getirdi. Strasbourg’un güneyinde Belfort’da merkezi bulunan şirket, Almanya’nın Frankfurt şehrine de bir ofis açarak, hizmet ağını Almanya’ya kadar genişletmeyi hedefliyor. MEHMET DINÇ EKONOMI 11

Zaman Okur Hattý: 01 42 00 19 36

YTB’nin Fransa’da hangi projeleri desteklediği bilinmiyor

Avrupalı Türkler HGS mağduru

-

Yurt dışında yaşayan vatandaşlar yaz tatilinde araçlarıyla Türkiye’de izin yapmanın hayalini kurmaya başladı. Ancak Türkiye’ye giriş yapan vatandaşlar, Türkiye’deki paralı otoyollarda uygulanan Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) tarafından mağdur ediliyor. Gümrük kapıları dışında sınırlı sayıdaki satış noktalarından temin edilebilen HGS kartlarından, Avrupa’da yaşayan vatandaşlar şikayetçi. -GÜNDEM 06

Afrikalı bakanlar: Türkiye komplekslere kapılmasın, Çin’i örnek alsın

-

Türkiye’nin 2008 yılında başlattığı Afrika açılımının üzerinden 6 yıl geçti. Geçen süreyi Zaman France’a değerlendiren Afrikalı bakanlar, kara kıtanın Türkiye ile ilişkilerindeki ilerlemeden övgüyle söz ederken henüz istenilen seviyeye ulaşılmadığına dikkat çektiler. Ayrıca, Türkiye’ye Afrika pazarına ‘kompleksiz’ girmesi noktasında uyarıda bulunan bakanlar, Çin’in Türkiye için iyi bir örnek olabileceğini kaydettiler. -FERHAN KÖSEOĞLU GÜNDEM 05


02 GÜNDEM

6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

İşe bisikletle gidene para ödenecek -

Hükümet yetkilileri Fransızları doğa dostu ulaşım araçları kullanmaya teşvik etmek için parasal destekte bulunuyor.

Sosyalist hükümet 6 aylık bir deney başlattı. Çalışanlara işe giderken bisiklet sürmeleri karşılığında para vererek, ülkedeki bisiklet kullanımını artırmaya çalışacak. Danimarka, Hollanda, Belçika, Almanya , İngiltere gibi Avrupa ‘nın birçok ülkesinde işe bisikletle gitmeyi teşvik edici adımlar atılıyor. Bunlar, vergi kesimleri, kilometre başına ödeme, finansal destek gibi şekillerde gerçekleşiyor. Fransa da diğer Avrupa ülkeleri gibi bisiklet kullanımını artırarak havakirli-

liğini ve fosil yakıt tüketimini azaltmayı amaçlıyor. Bu amaçla, toplam on bin çalışanı bulunan yirmi büyük şirket çalışanlarına her bir dört kilometre için 1 Euro ödemeyi taahhüt etti. Fransız Ulaştırma Bakanı Frédéric Cuvillier konu ile ilgili yaptığı açıklamada deneyin başarıyla sonuçlanması durumunda daha büyük ölçekte ikinci bir deney yapacaklarını duyurdu. Deneyle beraber, şuan için yüzde iki buçuk olan evden işe giderken bisiklet kullanımının iki kat artması planlanıyor.

Fransız botanikçi Jah Skipper, yurtdışına çıkarılması yasak Bucak sahlebi ile havalimanı’nda yakalandı.

Fransız botanikçi orkide tohumu kaçırırken yakalandı

-

Havalimanı’nda Fransız botanikçi Jah Skipper, yurtdışına çıkarılması yasak olan Bucak sahlebinin yapıldığı endemik orkidenin tohumları ile çeşitli endemik bitki türlerine ait tohumları yurtdışına çıkarmak isterken yakalandı. Çeşitli bilimsel çalışmalar yapmak için yaklaşık 1 aydır Antalya’da bulunan Fransa’nın Lyon kentinde özel bir botanik bahçesinde görev yapan Jah Skipper, Antalya Havalimanı’nda yurtdışına çıkarılması yasak endemik bir tür olan orkide tohumları ile çeşitli endemik bitki türlerine ait tohumlar ve sahlep tozuyla yakalandı. Fransız botanikçinin yaklaşık 1 ay boyunca Isparta ve özellikle Burdur’un Bucak İlçesi civarında çalışmalar yürüttüğü ve ele geçirilen orkide tohumlarının da Bucak sahlebinin yapıldığı orkide türü olduğu belirlendi. Bucak sahlebi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gazetecilere ikram etmesiyle gündeme gelmişti. Erdoğan’ın hem kendisinin içtiği, hem de herkese tavsiye ettiği Bucak’taki sahlep, Türkiye’nin sahlep üretiminin yaklaşık yüzde 90’ını oluşturuyor. Vali Yardımcısı Mehmet Yavuz, yurtdışına çıkışı yasak olan orkide tohumlarının ele geçirildiğini ve olayın savcılığa intikal ettirildiğini söyledi.

Fransa’da gizli kamerayla İslamofobi gerçeği FERHAN KÖSEOĞLU PARIS Fransa’da France 4 televizyon kanalında yayınlanan Gizli Kamera programında, İslamofobi ile ilgili mizansen büyük yankı uyandırdı. Her hafta oyuncuların umuma açık yerlerde halkın tepkisini ölçmek için değişik konuların işlendiği programda, bu hafta İslamofobiye yer verildi. Programda, başörtülü oyuncu kadına, diğer oyuncu arkadaşının ırkçı ifadelerle saldırısına halkın tepkisi ölçüldü. Metroya giren orta yaşlı kadının başörtülü genç kadına yönelik, “Artık kendi evimizde değiliz.” ifadeleri ile başlayan görüntüler, başörtülü kadının “Ben de Fransız’ım.” cevabına, “Ne zamandan beri Fransız’sın?” sorusuyla devam ediyor. İş saati olduğu için kalabalık olan metroda çekilen görüntülerde, 3 kişi başörtülü kadını savunurken orta yaşlardaki dördüncü kişinin ise ırkçı ifadeler kullanan kadına hak verdiği görüldü.

-


03 GÜNDEM

6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

Hollande yeniden aday olsun diyenlerin oranı sadece yüzde 3

Fransa’da hükümet, yerel seçimlerde yabancılara oy hakkı tanıyan değişikliği askıya aldı.

Fransa’da hükümet göçmenlere seçme hakkında geri adım attı FERHAN KÖSEOĞLU PARİS François Hollande ve Sosyalist Partisi’nin Fransa’da yaşayan göçmenlere yerel seçimlerde oy hakkı verileceği sözü bir kez daha rafa kaldırıldığı öğrenildi. Konuyla ilgili İçişleri Bakanı Bernard Bernard Cazeneuve, yabancılara oy hakkı kazandıracak yasa tasarısı için mecliste çoğunluğu yakalamanın mümkün olmadığını vurguladı. Cazeneuve, “Parlamentoda yeterli çoğunluğu yakalamadan bir tasarı sunmanın hiçbir değeri yok.” ifadelerini kullandı. Fransız bakan, meclisteki hükümet gücünün, işsizlik ve büyüme gibi temel konulara odaklanması gerektiğini kaydetti. Hükümetin değişiklikten vazgeçmesi, Avrupa

-

Parlamentosu (AP) seçimlerinde aşırı sağın aldığı oy oranıyla ilintili olduğu iddia edildi. Aşırı sağ parti Ulusal Cephe(FN) Genel Başkan Yardımcısı Florian Philippot kararı, “FN’e verilen oyların doğal sonucu.” ifadeleriyle değerlendirdi. Philippot, aşırı sağ partiye verilen oyların hükümet üzerinde baskı yarattığını söyledi. İktidardaki Sosyalist Parti’nin yüzde 14’te kalarak hezimete uğradığı AP seçimlerinde aşırı sağ parti yüzde 25 oy oranına ulaşarak tarihi başarı yakalamıştı. François Hollande 6 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, yerel seçimlerde yabancılara oy hakkı ile ilgili yasa değişikliğinin görev süresi dolmadan meclise gönderileceğini kaydetmişti.

Aşırı sağ parti karşıtı öğrenciler sokağa indi FERHAN KÖSEOĞLU PARİS Fransa’nin bir cok sehrinde binlerce öğrenci, Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerini ilk sırada tamamlayan aşırı sağ parti Ulusal Cephe’yi (FN) protesto etmek için sokaklara indi. Paris, Strasbourg, Nancy, Marsilya, Nantes, Rouen ve Lyon gibi şehirlerde toplanan öğrenciler, “FN tehlikesi evimizde, FN ırkçılığına hayır” sloganları attı. Üniversite ve lise öğrenci sendikaları Unef, ÜNL ve Fidl’in çağrısı üzerine düzenlenen eylemlerin en büyüğü Paris’te Bastille Meydanı’nda gerçekleştirildi. “Aşırı sağ partiye hayır” mitingine 8 bin öğrencinin katıldığı belirtildi. Genç

-

Sosyalistler, Yeşiller, komünistler ve feminist dernekleri de aşırı sağ partiye karşı gösteriye katıldı. Ulusal Cephe’ye karşı düzenlenen gösteriler, 2002 yılında cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 2. tura kalan Jean Marie Le Pen’e karşı yapılan eylemlerin ise uzağında kaldı. O dönem, Fransa genelinde 1,3 milyon, Paris’te ise 500 bin kişi Le Pen’e hayır demek için sokağa çıkmıştı. Bu arada Le Parisien gazetesinin gerçekleştirdiği anket, Fransızların yüzde 70’inin, AP seçimlerini ilk sırada tamamlayan Ulusal Cephe partisine karşı öğrencilerin yaptığı eylemi onaylamadığını ortaya koydu.

Sosyalist Parti seçmeni arasında 2017’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için en popüler isim Manuel Valls.

Fransa’da düzenlenen son kamuoyu araştırması, Cumhurbaşkanı François Hollande’ın yeniden cumhurbaşkanlığına aday olmasını isteyenlerin oranının sadece yüzde 3 olduğunu ortaya koydu. FERHAN KÖSEOĞLU PARİS OpinionWay araştırma şirketi tarafından gerçekleştirilen ankette seçmene, ‘2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sosyalist Parti’nin (PS) adayı kim olmalı?’ sorusu yöneltildi. Ankete katılanların sadece yüzde 3’ü Cumhurbaşkanı François Hollande’ın ismini verirken, yüzde 26’lık kesim Başbakan Manuel Valls’ın aday olması gerektiğini kaydetti. Sosyalist Parti seçmeni arasında ise Valls’ın partinin cumhurbaşkanı adayı olmasını isteyenlerin oranı yüzde 40 olarak gerçekleşti. Yüzde 15 de Hollande’ın yeniden aday olmasını istedi. Lil-

-

le Belediye Başkanı ve partinin ağır toplarından Martine Aubry ise PS seçmeninin yüzde 16’sının desteğini aldı. Ankette öne çıkan diğer isimin ise Ekonomi Bakanı Arnaud Montebourg olduğu kaydedildi. Parti seçmeninin yüzde 81’i de cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi parti için ön seçim yapılması gerektiğini ifade etti. Anket sonuçlarını yorumlayan OpinionWay Genel Müdür Yardımcısı Bruno Jeanbart, Başbakan Manuel Valls’ın konumundan dolaylı sosyalist seçmen tarafından onaylandığını vurguladı. Ayrıca Jeanbart, sosyalist seçmenin her şeyden önce merkez sol seçmen olduğunun da

bir kez daha ortaya çıktığını belirtti. OpinionWay’ın araştırması, 2012 cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bir yıl önce gerçekleştirilen anketleri akıllara getirdi. Eski Uluslararası Para Fonu (ıMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn’ın PS’den adaylığının konuşulduğu günlerde François Hollande’ı destekleyenlerin oranı yüzde 3 olarak ölçülmüştü. Daha sonra adı skandallara karışan Strauss-Kahn’ın aday olamamış, Elysee’ye ise Hollande çıkmıştı. Fransız basınına değerlendirmede bulunan uzmanlar, aynı durumun tekrar yaşanmasının ise uzak ihtimal olduğu konusunda hemfikir.


04GÜNDEM

6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

Adım Ahmet, Le Pen’e oy verdim Fransa’da gerçekleştirilen Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yüzde 25 oy oranına ulaşarak, tarihinde ilk kez ulusal düzeyde seçimleri ilk sırada tamamlayan aşırı sağ parti Ulusal Cephe’ye (FN), Fransa’da yaşayan Müslümanlar da oy vermiş.

Hükumet tarafından yapılacak reform sonrası Fransa’daki bölge sayısı 22’den 14’e düşecek.

Fransa’nın bölge haritası değişiyor FERHAN KÖSEOĞLU PARİS Cumhurbaşkanlığının resmi sitesinden yayınlanan açıklamada Hollande, reformun ülkeyi modernleştirme ve daha güçlü hale getirme çabalarının bir parçası olduğunu söyledi. Ayrıca değişikliğin halka yansımalarının da olumlu olacağını vurgulayan Fransa cumhurbaşkanı, reformun kamusal hayatı kolaylaştırıp, dayanışmayı daha kuvvetlendirmek ve vergi gelirlerinin gereksiz yere sarf edilmesini sınırlandıracağını belirtti. Reformun meclisin gündemine geleceğini de vurgulayan François Hollande, tartışmaya açılacak yeni reform paketinde herhangi bir gecikme olmayacağının da altını çizdi. Ayrıca 2015 yılının Mart ayında gerçekleştirilecek bölge seçimlerininde 2015 sonbaharına ertelendiğini kaydetti. Başbakan Manuel Valls ise muhalefetin konuyla ilgili referanduma gidilmesi çağrısına olumlu cevap vermedi. Muhalefet partilerine de çağrıda bulunan Vals, genel çıkarları gözardı etmemek gerektiğini belirtti. Mauel Valls, reform paketinin meclis ve senatoda görüşmeleri sırasında daha da gelişeceğine inandığının da altını çizdi. İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve ise hükümetin bölgesel reformla seçimleri garanti altın almak istediği eleştirilerine cevap verdi. Cazeneuve, bölgesel reformun iktidar partisine hiçbir artı oy getirisinin olmayacağını vurguladı. 18 Haziran’da bakanlar kuruluna geleceği belirtilen reform paketinin, Temmuz ayında ise meclis ve senatonun gündemine gelmesi bekleniyor. Yeni bölgesel değişiklikte başkent Paris’in yer aldığı İle-de-France da dahil 4 bölgeye ise dokunulmayacak.

-

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Ulusal Cephe’nin (FN) partisine oy verenler arasında Fransız vatandaşı Müslümanların da olduğu öğrenildi.

FERHAN KÖSEOĞLU PARİS Kampanyasını Avrupa karşıtı ve yabancılara yönelik söylemler üzerine inşa eden Ulusal Cephe’yi (FN), sandıktan ilk sırada çıkaran seçmenler arasında Müslümanların da olduğu öğrenildi. İsimleri Ahmet, Meryem ve Kerime olan bu Müslüman Fransızlar, Marine Le Pen’in ülkeyi daha ileri taşıyacağında hemfikir.

-

sonuç korkutuyor; ama ilerlemek için korkmak lazım” ifadelerini kullandı.

İLERLEMEK İÇİN KORKMAK LAZIM Zaman France’a konuşan Türkiye asıllı hukuk mezunu Ahmet Kılıç, hem cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hem de son yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aşırı sağ parti FN’i desteklediğini söyledi. Marine Le Pen’in seçimlerde birinci çıkmasının bazı Müslümanları endişelendirdiğini vurgulayan Kılıç, “Evet

BASKILAR MÜSLÜMANLARI HAREKETE GEÇİRECEK Le Pen’in Müslümanlar ve yabancılarla ilgili sözlerinin diğer partiler tarafından da kullanıldığını kaydeden Ahmet Kılıç, “Bunu burkanın yasaklanması ve sokakta namaz kılma tartışmalarında gördük. Le Pen’in çok oy alması Müslümanları tedirgin ediyor. Ama hem aşırı sağ parti hem de diğer partilerin Müslümanlara yönelik eylemleri benimsemesi, Müslümanların daha fazla bilince sahip olmasını sağlıyor.” dedi. Ahmet Kılıç, baskıların Müslümanların daha fazla eğitime yönelmesine, Müslüman çocuklarının da politikaya, hukuka ilgi

duymasını sağlayacağına inandığını belirtti. Kılıç, daha önce diğer dini azınlıkların da baskı gördükten sonra kayda değer ilerleme kat ettiklerinin altını çizdi.

LE PEN’E OYUM BAZI MÜSLÜMANLARI KIZDIRDI Fransız basınına konuşan Fas asıllı 33 yaşındaki Kerime ise, birçok Müslümanın Le Pen’e oy verdiğini, ama bunu söylemeye cesaret edemediğini kaydetti. Bir Fransızla evli olan ve 2002’de Fransız vatandaşlığına geçtiğini söyleyen Kerime, Le Pen’in fikirlerini beğendiğini belirtti. Aşırı sağ partiye oy vermesinin bazı Arapları kızdırdığını da vurgulayan Kerime, Ulusal Cephe’nin bir gün iktidara gelerek hak etmeyenlerden Fransız vatandaşlığını geri almasını istediğini söyledi.

1 MİLYON MÜSLÜMAN LE PEN’E OY VERDİ 3 çocuk babası olan ve üniversite eğitimini Fransa’da tamamlayan Cezayir asıllı 59 yaşındaki Ferit Smahi de hem Fransız hem Cezayirli olunamayacağını vurgulayarak, 2012 yılında gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 1 milyon Müslüman Fransız’ın Marine Le Pen’e oy verdiğini iddia etti. Smahi, “Ben Arapım, oruç tutuyorum ve Le Pen’e oy veriyorum.” ifadelerini kullandı. 45 yaşındaki Tunus asıllı bir hizmetçi olan Meryem de Ulusal Cephe Partisi’nin iktidara geldiği zaman her şeyin daha farklı olacağına inandığını kaydetti. Arap ve siyahları da Fransa’daki bütün problemlerin nedeni olarak gören Tunus asıllı kadının ‘‘Eğer kökenimi değiştirmek durumunda olsaydım seve seve yapardım.” ifadeleri dikkat çekti.

Belçika’daki terör saldırısı Fransalı Müslümanları endişelendirdi Brüksel’dekş Yahudi Müzesi’ne düzenlenen ve dört kişinin ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırıyı, Fransa’daki Müslümanlar kınadı.

FERHAN KÖSEOĞLU PARİS Belçika’nın başkenti Brüksel’de bulunan Yahudi Müzesi’ne düzenlenen ve dört kişinin ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırı, Fransa’daki Müslümanlar tarafından kınandı. Saldırının Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüyle bağlantılarının bulunduğu iddia edilen 29 yaşındaki Fransız vatandaşı Mehdi Nemmouche tarafından gerçekleştirildiğinin ortaya çıkmasından sonra Fransa İslam Konseyi’nden (CFCM) açıklama yapıldı. CFCM Başkanı Dalil Boubakeur tarafından yapılan açıkla-

-

mada, tekrarlayan Yahudi karşıtı eylemlerin Fransa’daki Müslüman toplumunda endişeye yol açtığı kaydedildi. Açıklamada Yahudi ve Müslüman toplumunu ilgilendiren bu eylemlerde bir tarafın direkt mağdur, diğerinin ise güçsüz tanık olduğunu vurgulandı. Hapishanelerde tuzağa düşürülen gençlerin terör örgütlerinin internet siteleri tarafından beyinlerinin yıkandığına da değinen Boubakeur, Fransa Müslümanlarının bu sürüklenmeye karşı alarma geçtiğini aktardı. CFCM Genel Sekreteri Ahmet Oğraş da Zaman France’a yaptığı açıklamada, terör eylemini kına-

dığını belirtti. Fransa’daki Müslüman toplumunun sağduyulu kalması gerektiğini söyleyen Oğraş, İslam dininin terör değil, barış ve hoşgörü dini olduğunu her Müslümanın bunu anlatması gerektiğini kaydetti. Terör saldırısını gerçekleştiren Mehdi Nemmouche adlı şahsın hapishaneden çıktıktan sonra saldırıyı gerçekleştirdiğini hatırlatan Oğraş, hapishanelerde radikalleşmeye karşı sistemin yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Fransa Camiler Birliği (UMF) Başkanı Muhammed Moussaoui ise İslam ve Müslümanların görüntüsünü çirkinleştiren bu radikalleşme fenomeninden derin üzüntü duyduğunu ifade etti. Bu durumun Fransa’daki imamları ve diğer dini liderleri de harekete geçirmesi gerektiğine değinen Moussaoui, birlikte yaşamayı tehdit eden bu mekanizmalara karşı daha ciddi adımlar atılması gerektiğini belirtti. Fransa İslamofoi ile Mücadele Derneği de (CCİF) saldırıyı en sert ifadelerle kınadığını vurgulayarak yaşanan saldırıyla İslam dini arasında hiçbir bağ kurulmamasını istedi.


05 GÜNDEM

6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

Afrikalı bakanlar: Türkiye komplekslere kapılmasın, Çin’i örnek alsın Türkiye’nin 2008 yılında başlattığı Afrika açılımının üzerinden 6 yıl geçti. Geçen süreyi Zaman France’a değerlendiren Afrikalı bakanlar, kara kıtanın Türkiye ile ilişkilerindeki ilerlemeden övgüyle söz ederken henüz istenilen seviyeye ulaşılmadığına dikkat çektiler. Ayrıca, Türkiye’ye Afrika pazarına ‘kompleksiz’ girmesi noktasında uyarıda bulunan bakanlar, Çin’in Türkiye için iyi bir örnek olabileceğini kaydettiler. FERHAN KÖSEOĞLU PARİS Türkiye’nin 2008 yılında başlattığı Afrika’ya açılım politikasına Afrika ülkelerinden destek ve uyarı geldi. Zaman France’a konuşan Afrikalı bakanlar, Türkiye’nin Afrika pazarındaki varlığının önemine vurgu yaparken, ilişkilerin henüz istenilen seviyelerde olmadığına dikkat çektiler. Ayrıca, Türkiye’ye Afrika pazarına ‘kompleksiz’ girmesi noktasında uyarıda bulunan bakanlar, Çin’in Türkiye için iyi bir örnek olabileceğini kaydettiler. Senegal eski Kültür,Turizm Bakanı ve Cumhurbaşkanı Danışmanı Youssou N’Dour, artık açık bir pazara sahip Afrika’ya Türkiye’nin yatırım sunması halinde daha fazla ekonomik ilişkilerin kurulacağına emin olduğunu söyledi. Afrika pazarına açılan Türkiye’nin Çin’den ilham alması gerektiğine değinen N’Dour, Çin’in Afrika ülkelerini sömürgeleştirmeden ekonomik ilişkiler geliştirdiğine dikkat çekti. Senegalli politikacı, Çin’in Afrika için önemini de vurgularken, “Bugün Afrika’yı Çin taşıyor.” ifadelerini kullandı. Afrika’daki ülkeler için, sömürgeci ülkelerin daha öncelikli olduğu kompleksinden de kurtulmak gerektiğine dikkat çeken Youssou N’Dour, “Artık dünya daha global bir hale bürünmüştür. Türkiye de Afrika pazarına gelerek komplekslere kapılmadan, Avrupalılar, Çinliler ve Amerikalılar gibi ürünlerini sunmalıdır.” dedi. Senegal ve Türkiye’nin paylaşabilecek birçok ortak alanı olduğuna da inandığını söyleyen N’Dour, dini konular ile kültürel ve sportif faaliyetlerde olmak üzere iki ülkenin ortak çalışmalar yürütebileceğine dikkat çekti. Türk Hava Yolları’nın Senegal’e gerçekleştirdiği uçuşlarla da iki ülke arasındaki bağlantının güçlendiğini söyleyen eski bakan, “Çok iyi ilişkilerimiz var. Ama bunu

-

özel sektör ve halklara indirgeyerek daha da geliştirmemiz lazım.” dedi.

FAS, AFRİKA PAZARINA AÇILMAK İÇİN İYİ BİR YOL Fas Sanayi Ticaret ve Teknoloji Bakanı Moulay Hafid El Alami ise Afrika pazarına Türkiye’nin katılımının ilgiye değer olduğunu fakat yeterli olmadığını vurguladı. Hâlâ keşfedilecek alanların olduğuna dikkat çeken Moulay Hafid El Alami, Fas ile Türkiye arasında artan ekonomik ilişkilerin Afrika pazarına açılmak için iyi bir yol olabileceğini dile getirdi. İki ülke arasındaki ilişkileri ‘olağanüstü’ diye nitelendiren Fas Sanayi Bakanı El Alami, Türk mevkidaşı ile kendi başkanlıklarında ortak bir komisyon kurulması kararını aldıklarına dikkat çekti. Ülkesindeki Türk yatırımcıları yakından gözlemleme imkanı bulduğunu söyleyen Hafid El Alami, ortaya çıkan sonucun memnuniyet verici olduğunu belirtti. “BENİM EVİMİ DE TÜRKLER İNŞA EDİYOR” Gabon Çevre Bakanı Luc Oyoubi ise Afrika ile Türkiye arasında her iki tarafından kazanması üzerine kurulu iyi bir ortaklık ilişkisi bulunduğunu kaydetti. Oyoubi, Türkiye’nin kabul edilebilir öneri ve yatırımlarının ilişkileri güçlendirdiğine dikkat çekti. Türkiye ile Gabon arasındaki ilişkilerin ise henüz çok yeni olduğuna da değinen Oyoubi, ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilebileceğini kaydetti. Geçen sene Türk ve Gabon’lu işadamlarını bir araya getiren toplantılar gerçekleştiğini belirten Luc Oyoubi iki ülke arasında ortaklık anlaşmalarına imza atıldığını kaydetti. Oyoubi, Gabon’daki Türk yatırımcıların faaliyetlerinden duyduğu memnuniyeti vurgularken, “Benim evimi de Türkler inşa ediyor.” vurgusunda bulundu.

Fransa’da ünlü isimlerden Hollande’a “Snowden’e sığınma hakkı ver” çağrısı FERHAN KÖSEOĞLU PARİS Fransa’da ünlü isimler, Amerikan istihbaratının telekulak skandalını ortaya çıkaran Edward Snowden’a Fransa’nın sığınma hakkı vermesi için harekete geçti. Aralarında eski Başbakan Michel Rocard, eski Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Daniel Cohn-Bendit, ünlü sosyolog Alaine Touraine, Arap Dünyası Enstitüsü Başkanı Jack Lang’ın da bulunduğu 53 isim, Cumhurbaşkanı François Hollande’a Snowden’e sığınma hakkı verilmesi için çağrıda bulundu. Halen Rusya’da bulunan Snowden’in Temmuz ayında vizesinin biteceği kaydedilirken Fransa’nın insan hakları ve basın özgürlüğünün savunucusu ülke olarak gecikmeden Snowden’i siyasi sığınmacı olarak ağırlaması gerektiği belirtildi. Yapılan çağrıda, Edward Snowden’in, Ulusal Güvenlik Dairesi’nin( NSA) bütün ülkelerdeki vatandaşların bilgilerini terör ve diğer tehditler nedeniyle topladığını ortaya çıkardığı vurgulandı. Snowden’in bu ihlalleri kamu yararı için etik kaygılarla sızdırdığı belirtildi. Snowden’ın ortaya çıkardığı skandaldan sonra birçok demokra-

-

Arasında eski Başbakan Michel Rocard’un da bulunduğu ünlü izimler, Cumhurbaşkanı François Hollande’a ‘Snowden’e sığınma hakkı ver’ çağrısı yaptı.

tik ülkede, dinlemelerin meşruiyeti ve uluslararası hukuk çerçevesinde düzenlemesi konusunda tartışmaların başladığı aktarıldı. Ünlü isimler, Cumhurbaşkanı Hollande, Başbakan Manuel Valls ve Dışişleri Bakanı Laurent Fabisu’a yaptıkları çağrıda, tüm bunlar neticesinde Edward Snowden’in kendi-

ni savunması ve sivil özgürlüklerin güçlendirilmesi tartışmalarına katkıda bulunması için Fransa’da ağırlanmasının zorunlu olduğu kaydedildi. Change.org sitesinde ‘François Hollande Edward Snowden’e siyasi sığınma hakkı tanı’ başlığıyla açılan imza kampanyasını ise bir hafta içinde 62 bin kişi imzaladı.

Afrikalı bakanlar, Türkiye’nin Afrika pazarındaki varlığının önemine vurgu yaparken, ilişkilerin henüz istenilen seviyelerde olmadığına dikkat çektiler


06GÜNDEM

6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

Avrupalı Türkler HGS mağduru Yurt dışında yaşayan vatandaşlar yaz tatilinde araçlarıyla Türkiye’de izin yapmanın hayalini kurmaya başladı. Ancak Türkiye’ye giriş yapan vatandaşlar, Türkiye’deki paralı otoyollarda uygulanan Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) tarafından mağdur ediliyor. Gümrük kapıları dışında sınırlı sayıdaki satış noktalarından temin edilebilen HGS kartlarından, Avrupa’da yaşayan vatandaşlar şikayetçi.

Avrupalı Türkler, yüz binlerce kilometre kat ettikten sonra ulaştıkları Türkiye’de bu kez de otoyollarda uygulanan Hızlı Geçiş Sistemi HGS)tarafından mağdur ediliyor.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlar paralı otobanları kullanmak için HGS kartı temin edip, araçlarının ön camına yapıştırması gerekiyor. Ancak bu kartların temin edilmesinde yaşanan sorunlar yurt dışında yaşayan vatandaşları bezdirdi. Konu hakkında Zaman France’a konuşan Mustafa

Kızıltoprak adlı vatandaş, geçen yaz aracıyla Kapıkule sınır kapısından giriş yaptığını söyledi. Paralı otoyol kullanmadığı için Kapıkule’de HGS kartı almadığını söyleyen Kızıltoprak, tatil bitimi Kapıkule’ye Istanbul üzerinden gitmeye karar verdiğini aktardı. Kızıltoprak, güzergah boyunca otoyol ve

köprüleri kullanacağı için memleketindeki bir PTT şubesinden HGS kartı edinmeye çalıştığını ancak bunu temin edemediğini aktardı. Kızıltoprak, “ İstanbul il sınırına girer girmez karşılaştığım her petrol istasyonuna HGS kartı sormama rağmen hep yok cevabı aldım. İstanbul’a erken saatlerde giriş yaptığım için HGS kartının satıldığı PTT şubeleri kapalıydı.” dedi. Kızıltoprak, Boğaziçi Köprü’sünde Anadolu yakasından Avrupa’ya geçişlerde ücret alınmadığını bilmediği için İstanbul çevre yolundan ayrıldığını ifade etti. Kızıltoprak, yoğun uğraş sonucu Üsküdar’da bir benzin istasyonunda HGS kartı satan alarak yoluna devam ettiğini ifade etti. bir baska HGS mağduru olan Sedat Yıldırım adlı vatandaş, geçen yaz, Türkiye’ye ulaştığında HGS kartı temin etmeye çalıştığını söyledi. Yıldırım, “Paralı otobanlarda HGS sistemine geçilmiş. Bu HGS kartlarını PTT şubelerinden ve bazı bankalardan temin edebiliyorsunuz” dedi. HGS kartını almak için İstanbul’da Şirinevler ve Bağcılar’da PTT şubelerine gittiğini ve HGS kartı bulamadığını anlatan Yıldırım, memurların kendisini bankaya yönlendirdiğini anlattı. Bunun üzerine Şirinevler semtinde Vakıf Bank, Ziraat Bankası ve İş Bankası şubelerine uğradığını anlatan vatandaş, yine yok cevabı almış. Daha sonra İzmir’e hareket eden Yıldırım, İş Bankası şubesinde HGS kartı bulduğunu, fakat banka yetkililerinin kendisinden kredi kartı ya da İş Bankası hesap numarası istediğini belirtti. “Kredi kartım ve İş Bankası’nda hesap numaram olmadığı için HGS kartını yine alamadım” diyen mağdur vatandaş, yaz tatili döneminin yaklaştığına dikkat çekerek yetkililerden soruna bir an önce çözüm bulmalarını istedi.

HGS KARTINI EN GEÇ 7 GÜN İÇİNDE TEMİN EDİN, CEZA ÖDEMEYİN Zaman’a konuşan İş Bankası HGS yetkilisi, İş Bankası’ndan HGS kartı temin etmenin mümkün olduğunu, ancak bunun için vatandaşların ya kredi kartı olması ya da bankalarında cari hesabı olmaları gerektiğini hatırlattı. PTT İstanbul Bağcılar şubesi çalışanı ise, şu an hemen HGS kartı verebileceklerini, fakat HGS kartı temininde genel bir sıkıntı yaşandığını doğruladı. PTT yetkilisi, yurt dışından ülkeye karayoluyla giriş yapacak vatandaşların otoban kenarlarındaki PTT şubelerinden HGS kartı temin edebileceklerini söyledi. Kartın temin edilememesi durumunda vatandaşların otoyolların HGS şeritlerini kullanıp, yedi gün içinde HGS kartı temin etmeleri halinde ceza almayacaklarını anlattı. Yetkili, bu zaman zarfında temin edilen bir HGS kartından, vatandaşların kullandığı yol ücretinin hemen kesileceğini kaydetti. HGS kartının PTT dışında bazı petrol istasyonlarından ve Avea bayilerinden de temin edilebileceği ifade edildi. Yetkililer, HGS kartı ile yaşanacak herhangi bir sorunda hgs@ptt.gov.tr elektronik posta adresine mail atılmasını, 444 17 88 numaralı PTT Çağrı Merkezi’ne ya da bir PTT şubesine müracaat edilmesini tavsiye etti. Yetkililer ayrıca, yabancı ülke trafiğine kayıtlı bir aracın ruhsatı ile de HGS kartı temin edilebildiğini belirtti.


07 GÜNDEM

6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

NEVZAT CEYLAN

Son yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aşırı sağcı ve AP karşıtı marjinal partiler birçok ülkede tarihi başarı elde etti.

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde elde ettikleri başarı ile Avrupa genelinde güçlü bir sarsıntıya sebep olan aşırı sağcılar, AB’yi yıkma hedeflerini daha güçlü bir şekilde dile getirmeye başladı. Peki, bu güce gerçekten sahipler mi?

-

ken; İngiltere’de hem iktidar hem de ana muhalefet partisini geride bırakarak ipi göğüsleyen aşırı sağcı Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi (UKIP) lideri Nigel Farage, şöyle dedi: “İngiltere’nin AB’den ayrılmasını istemiyorum, AB’nin AB’den ayrılmasını istiyorum.” Benzer açıklamaları Avrupa’nın değişik ülkelerinde oy oranını art��ran aşırı sağcı liderler de sık sık tekrarlıyor. Hâl böyle olunca AB’nin geleceğine dair endişeler artıyor. Birçok kişi aşırı sağ yükselişin AB’nin sonu olacağını ve AB’nin yıkılacağını açıkça dile getirmeye başladı. Aşırı sağ ile taban tabana zıt olmalarına rağmen AB karşıtlığı konusunda benzer düşüncelere sahip olan marjinal ve aşırı solcu partilerin de oylarını yükseltmiş olması söz konusu endişeyi artıran bir diğer neden.

AŞIRI SAĞ NASIL BAŞARDI? Aşırı sağın seçim başarısı aslında merkez partilerin başarısızlığından

kaynaklanıyor. Son 10 yıl içerisinde geniş kitleleri peşinden sürükleyebilecek karizmatik liderler çıkaramayan merkez partiler, seçmenleri değişik arayışlara itiyor. Öte yandan hâlihazırda Avrupa’nın tamamında iktidarda bulunan merkez sağ ve merkez sol partiler karşılaştıkları her ulusal sorunda topu Avrupa Birliği kurumlarına atmayı alışkanlık hâline getirdi. Yaşanan ekonomik krizlerin, artan işsizliğin ve giderek büyüyen mülteci sorunlarının kaynağı olarak hep birlik politikaları gösterildi. Bir anlamda merkez partilerin ulusal çıkarları karşısında günah keçisi ilan edildi Avrupa Birliği. Bu da ister istemez seçmenlerin, Avrupa Birliği bünyesindeki kurumlara olan güvenini sarstı. Avrupalıların yüzde 57’sinin AP seçimlerinde oy vermeye tenezzül bile etmemesinin arkasında biraz da bu var. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde merkez partilerin politikalarında ciddi değişiklikler beklenebilir. Seçim sonuçlarını ‘bütün

Avrupa’yı sarsan bir deprem’ olarak değerlendiren Fransa Başbakanı Manuel Valls, bunun ilk işaretlerini vermişti. Benzer açıklamalar seçimin hemen akabinde Brüksel’de bir araya gelen diğer AB liderlerinden de geldi. Yaklaşık 5 saat süren toplantı sonrası bir açıklama yapan İngiltere Başbakanı David Cameron, Avrupalıların değişim talebini şu sözlerle ifade etti: “Avrupa Birliği’nin bu sonuçları omuz silkerek rafa kaldırıp şimdiye dek yaptığı gibi işine devam etmesi mümkün değil. Değişime ihtiyacımız var.’’ Söz konusu değişimin önümüzdeki dönemde ne şekilde tezahür edeceği merak konusu. Merkez partiler, oylarını artırmak için aşırı sağa mı kayacak yoksa tam tersi bir tutum sergileyerek birlik yanlısı politikalara mı ağırlık verecek? Hem Avrupa Birliği’nin hem de AB içerisinde yaşayan milyonlarca Müslüman göçmenin gelecekteki refahı merkez partilerin bu kararına bağlı.

Fransa’da ekonomik kriz şişmanlattı -

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD dünyanın en gelişmiş ülkelerinde obezite oranının tırmanmaya devam ettiğini açıkladı. Paris merkezli OECD’ye göre Fransa’da vatandaşların ekonomik kriz nedeniyle ucuz gıdaya yönelmesi obeziteyi yüzde 3 arttırdı. 2008 ekonomik krizinin de bu gelişmede payı olduğu düşünülüyor. Uluslarası örgüt raporuna göre belli ulusların yanı sıra kadınlar ve yoksullar da son ekonomik krizin etkisiyle obeziteden en kötü etkilenen kesimler. OECD raporuna göre obezite oranları Avustralya, Fransa, Meksika ve İsviçre gibi ülkelerde yılda yüzde 3 oranında arttı. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Kore ve İtalya gibi diğer ülkelerde ise oldukça istikrarlı kaldı. 2008′deki küresel durgunluk birçok aileyi gıda harcamalarını kesmeye ve genellikle meyve ve sebze gibi daha pahalı seçenekler yerine ucuz, daha az sağlıklı gıdaları tüketmeye zorlamış. Obezite oranı son beş yılda

Paris merkezli OECD’ye göre Fransa’da vatandaşların ekonomik kriz nedeniyle ucuz gıdaya yönelmesi obeziteyi yüzde 3 arttırdı.

ekonomik olarak daha gelişmiş ülkeler arasında yavaşlamış olsa da “obezite salgını durulmuş değil”. Meksika ve Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler de dahil olmasına rağmen OECD’nin 34 üyelerinin çoğu, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkeleri gibi zengin ülkeler. Gruba Çin, Hindistan ve diğer büyük gelişmekte olan

ülkeler dahil değil. Hükümetler, diyabet, kalp hastalığı ve hatta kanser gibi obezite bağlantılı kronik hastalıkların maliyetleri ile uğraşmak zorunda kaldığından, yükselen obezite oranları ekonomik yükü de artırıyor. OECD daha sağlıklı olmak için mali teşvikler veya temel sağlık testlerini artırmak gibi

adımların arttığını belirtiyor. Paris merkezli örgüt, çocuklara yönelik sağlıksız gıda reklamına ilişkin sıkı kurallar getirilmesi, gıdaların daha iyi etiketlenmesi ve “dikkatle tasarlanmış” gıda ve içecek vergileri gibi politikaların uygulamaya konulması gibi adımların obeziteyle mücadelede etkili olabileceğini ifade ediyor.

Başbakan Erdoğan’ın Köln konuşması ile sebep olduğu tartışmalar hala devam ediyor. Erdoğan’ın konuşmalarının Almanya Türk toplumunu ve Türk-Alman ilişkilerini olumsuz etkileyeceğini ileri süren Cem Özdemir’e Başbakan’ın verdiği ağır cevap tartışmaların devamına sebep oldu. Alman hükûmeti Türk Büyükelçisine rahatsızlığını bildirdi. Bütün bunlar gösteriyor ki Türk politikacı ve yöneticilerin Avrupa Türk toplumuna yaklaşımları yanlış ve faydadan çok zararı var.

AVRUPALI TÜRKLER KÜÇÜMSENİYOR Türk siyaset adamlarının Avrupa’nın çeşitli şehirlerine gelerek Türk vatandaşları ile buluşup konuşma yapmalarını yadırgamamak lazım. Ancak Avrupa Türk toplumu Türkiye’deki toplumun aynısı değil. Dolayısıyla Türkiye’de yapılan bir konuşmayı aynen Avrupa Türk toplumuna da yapmak bu farkı bilmemek demektir. Bu itibarla Türkiye’den gelen politikacıların konuşmaları çoğu zaman resmi makamlardan önce burada yaşayan bizleri rahatsız etmektedir. Bunun başlıca sebebi bizce farklı gündemlerimizin olmasıdır. Bugün Avrupa Türk toplumu herşeye rağmen belli bir seviyeye gelmiş bulunmaktadır. Avrupa’nın her ülkesinde, her platformda var olmaya çalışmakta, istikbalde yeni bir Avrupa’nın oluşmasına fikir ve projeleri ile katkı yapacağına inanmaktadır. Türkiye siyasetçilerinin meseleye bu gözle baktıklarını zannetmiyorum. Bu nedenle bize tepeden bakmakta, bizleri yardıma ve yol göstermeye muhtaç olarak görmektedir. Bu yaklaşım tarzını hoş görmek ve kabul etmek mümkün değildir. Çünkü Avrupa Türk toplumu kendisine böyle bakmamaktadır. Avrupa Türk toplumu, geliş sebepleri ne olursa olsun kendisini, dünyaya yön veren Avrupa toplumunun eşit bir üyesi olarak görmekte ve ortaya koyacağı performans ve artı değerlerle saygın bir yer edinmeye çalışmaktadır. Eskiden Türkiye’de “halk aydınlardan çok daha ileri” derlerdi. Aynı şeyi Türkiye politikacılarının bizlere bakışına uyarlamak mümkün. Buradaki Türk toplumu kader birliği yaptığı Avrupa’yı çok daha iyi tanıdığı gibi ne yapacağını da başkalarından daha iyi bilmektedir. Dileriz ki Türkiye siyasetçileri de bu tespiti bir an önce kabul ederek konuşmaları ile bize zarar vermezler.

‘Aşırı’ sonuç AB’yi yıkar mı? EMRE OĞUZ, HASAN CÜCÜK Önümüzdeki 5 yıl boyunca Avrupa Parlamentosu’nun (AP) politikalarını belirleyecek 751 milletvekili, Avrupa Birliği (AB) üyesi 28 ülkede yapılan seçimlerle belirlendi. Oy kullanma oranının birlik genelinde yüzde 43’te kaldığı seçimlerde merkez partiler ciddi oranda oy kaybetmelerine rağmen sandıktan birinci çıkmayı başardı. Öte yandan aşırı sağcı ve AP karşıtı marjinal partiler birçok ülkede tarihî başarı elde etti. Fransa, İngiltere ve Danimarka’da sandıktan birinci çıktılar. Avusturya, İsveç, Finlandiya, Macaristan, Almanya gibi ülkelerde ise oylarını önemli oranda artırdılar. Bu durum akıllara “AB’nin sonu mu geliyor?” sorusunu getiriyor. Fransa’da rakiplerine ciddi fark atarak sandıktan zaferle çıkan Ulusal Cephe (FN) lideri Marine Le Pen, seçim sonuçlarını “AB’yi içeriden yıkacakları yolculuğun başlangıcı” olarak değerlendirir-

Politikacıların Konuşmaları Türk Toplumuna Etkileri

BİZE BARIŞ VE BASİRET DİLİ LAZIM Başbakan Tayyip Erdoğan Köln’e bir derneğin 10. yıl etkinliğine katılıp bir konuşma yapmak için geldi. Ama beraberinde bir çok endişeyi de getirdi. Türk toplumu ikiye bölündü. Bir yanda destekleyenler bir yanda karşı çıkanlar. Yani bir bakıma Türkiye’deki kavgaların Almanya’ya taşınması. Olayların çıkmaması için binlerce polisin seferber edilmesi. Bu durumdan kim hoşnut olabilir? Bir derneğin kutlama şenliği Almanlar dahil herkesi tedirgin etmeye sebep olmamalıydı. Bir diğer mesele yapılan konuşmaların içeriği. Unutmamak gerekir ki her konuşma anında bütün dünyaya yayılıyor ve herkes buna göre bir pozisyon alıyor. Hiç unutmuyorum. Türkiye’de turban yasağının en şiddetli günleri yaşanıyordu. Türkiye’de herkesin tanıdığı saygın bir profesör bir televizyonda bu yasaklamanın insan haklarına aykırı olduğunu söyledi. Haklılığını ispatı için de o sırada Fransa’da başörtüsünü serbest bırakan Danıştay kararını gösterdi. Ama bu ve benzeri konuşmaların üzerinden fazla bir zaman geçmeden Fransa’da orta dereceli okullarda başörtüsü yasaklandı. Bu nedenle özellikle politikacılar bir söz söylemeden önce sözlerini iyice tartmalı, yaptığı hayır ürküttüğü kurbağaya değmeli. n.ceylan@zamanfrance.fr


08GÜNDEM JOOST LAGENDIJK

6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

Bu Euro’nun sonu yok!

Homojenliğin sonu Almanya ve Hollanda gibi hatırı sayılır Türkiyeli göçmen topluluğuna sahip Avrupa ülkelerindeki yetkililer, on yıllar boyunca Türk kökenli vatandaşlarını, aşağı yukarı benzer niteliklere sahip homojen bir kesim olarak görme eğiliminde oldu. Onlara göre, muhafazakar, eğitimsiz ve yeterince entegre olmamış bir topluluktu bu. Almanyalı ve Hollandalı Türkler, iş bulmayı ve ayrımcılık karşıtlığını temel alan siyasi mücadelelerinde en büyük desteği Sosyal Demokrat partilerden aldı. Son on yılda, pek çok ikinci ve üçüncü kuşak Almanyalı ve Hollandalı Türk, bu varsayılan homojenliğin sona erdiğini gayet açık bir biçimde ortaya koyuyor. Siyasette görünürlük kazandılar, aralarından tanınmış yazarlar çıktı veya başarılı işletmeler kurdular. Almanya ve Hollanda toplumundaki mevcudiyetleri, kaçınılmaz olarak, vaktiyle az çok homojenlik taşıyan bir toplumun çok daha fazla çeşitlilik arz eder hale geldiğini gösteriyor. Bir süre için bu dönüşüm farklı oy eğilimlerine tahvil olmadı. Birçoğu hala, ebeveynlerinin gözünde oldukça popüler olan aynı eski partilere oy vermeye meyletti. Ne var ki Almanya ve Hollanda’daki Türkleri yekpare bir seçmen bloğu olarak görmek, yerel yetkililer tarafından yapılan bir hata değil sadece. Başbakan Erdoğan’ın geçenlerdeki Almanya ziyareti, onun da yaklaşık 3 milyon Almanyalı Türk’e aynı gözle baktığını açıkça gösterdi. Erdoğan’a göre, çoğunluğu Almanya’da Sosyal Demokratlara oy verirken, aynı zamanda ağustostaki cumhurbaşkanlığı seçiminde ona destek çıkmaya ikna edilebilecek tek bir potansiyel seçmen kitlesi söz konusu. Düzenlediği toplantıya karşı yapılan kitlesel gösteriler, bunun hiç de kolay olmayacağını gösterdi. Almanyalı Türkler arasında da Erdoğan’ın otoriter politikalarına yönelik rahatsızlık artıyor ve pek çoğu AKP liderinin cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasına yardım etmemekte kararlı. Almanyalı Türkler arasındaki bu bariz bölünme ve Ağustos’ta Almanya’dan gelecek oyları tekeline alma çabalarına karşı yüksek sesle dile getirilen bu itiraz sanırım Erdoğan için tatsız bir sürpriz oldu. Alman Yeşilleri’nin lideri Cem Özdemir’e neden öyle sert yüklendiğinin açıklaması da bu. Giderek artan sayıda Türk kökenli Alman ve Hollandalı, yaşadıkları ülkelerde, hayat tarzı veya siyasi tercih gibi konularda benzer farklılıklar sergileyen “sıradan” vatandaşlar haline geliyor. Artık hepsini, en karizmatik veya zeki Türk siyasetçinin çantada keklik sayacağı tek bir büyük Türk göçmen kefesine koymak mümkün değil. Bu artan çeşitliliğin bir diğer kanıtına, Hollanda’da bu yılın Mart ayında düzenlenen en son yerel seçimlerde tanık olabildik. Birçok büyük kentte, sol liberal bir parti olan D66, daha önce Hollanda İşçi Partisi’ni tercih eden pek çok göçmen seçmeni yanına çekmeyi başardı. Aynı eğilimi, Türkler, Faslılar ve Surinam kökenli Hollanda vatandaşlarının oluşturduğu üç büyük göçmen topluluğunun hepsinde gözlemek mümkün. Geçmişte bu toplulukların yaklaşık yüzde 80’i Sosyal Demokratlara oy veriyordu. Şimdi bu destek yüzde 50’nin altına kadar inmiş durumda. Bu oyların bir kısmı geleneksel merkez sağ partilere veya göçmenlerin kurduğu yeni partilere gidiyor. Fakat üç ay önceki seçimlerde en büyük galip, eşcinsellere evlilik ve kadınlara kürtaj hakkı gibi liberal değerleri savunan D66 partisi oldu. Bu fikirlerin, muhafazakar olduğu varsayılan Hollandalı Türkler veya Faslılar arasında pek de revaçta olmadığı düşünülürdü hep. Birçok genç ve iyi entegre olmuş göçmenin D66’ya bu sürpriz teveccühü, Sosyal Demokratların ataerkil yaklaşımından gına getirenlerin sayısının giderek arttığını gösteriyor. Bu insanlar artık bir topluluğun mensubu değil, birey muamelesi görmek istiyor. Bu, Hollandalı Türklerin çoğunluğunun söz konusu fikirleri desteklediği anlamına gelmiyor. Birçok yaşlı ve daha muhafazakar göçmen hala Sosyal Demokratlara oy veriyor, Ağustos’ta da tercihleri pekala Erdoğan olabilir. Değişen şey, otomatik refleksler. Erdoğan gibi siyasetçilerin hoşuna gitmese de, Almanya ve Hollandalı Türklerin geleceği açısından, siyasi homojenliğin sona ermesi memnuniyetle karşılanması gereken bir gelişme. j.lagendijk@zaman.com.tr

SARUHAN ÖZEL 2014 Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri, Euro karşıtı partilerin zaferiyle sonuçlandı. Fransa’da Ulusal Cephe, İngiltere’de Bağımsızlık Partisi, Danimarka’da Halkın Partisi ve Yunanistan’da Syriza, oyların yaklaşık üçte birini alarak zirveye çıktılar. İtalya’da Beş Yıldız Hareketi, % 21 oy oranıyla gövde gösterisi yaptı. Hollanda’da % 13 oy alan Euro karşıtı Partij voor de Vrijheid (Özgürlük Partisi), birinci partinin 2 puan altında kalınca üzüldü. Fransa’da, İngiltere’de, İspanya’da, Avusturya’da iktidar partileri ağır oy kayıpları yaşadılar. İngiltere’de Başbakan Cameron, bir sonraki seçimlerde Euro üyeliğini referanduma götüreceğini açıklayıp Euro karşıtlarına yanaşmasına rağmen % 4’lük oy kaybından kurtulamadı. Doğrudan Euro karşıtlığının yanı sıra Almanya’nın zorlamasıyla krizde birçok ülkeye dayatılan tasarruf politikalarından ortaya çıkan rahatsızlık da oylara yansıdı. Tasarruf politikalarının en can yaktığı İrlanda’da oylar, bu politikalara muhalefet eden Sinn Fein ve bağımsızlara kaydı. İspanya’da benzer yaklaşımdaki Podemos (Türkçesi: Yapabiliriz) Partisi daha 3 ay önce kurulmuş olmasına rağmen oyların % 8’ini kapıverdi. Protestolardan, Euro’ya karşı çıkan aşırı uç ideolojilere sahip partiler de çok faydalandı. Irkçı yaklaşımları olan Jobbik (Daha İyi Macaristan Hareketi) Macaristan’da, Krisi Avgi (Altın Şafak) Yunanistan’da, Freiheitliche Partei Österreichs (Avusturya Özgürlük Partisi) Avusturya’da, beklentilerin çok üzerinde oy aldılar. Projeksiyonlara göre Euro karşıtı partiler AP’nin üçte birini ele geçirebilecekler. Ama tam tersine Almanya’da seçmenler iktidar adaylarını desteklemeye devam ediyorlar. Şansölye Merkel’in liderliğindeki koalisyon, % 35’lik oy oranıyla ikinci sıradaki Sosyal Demokratlar’ın 8 puan önünde rahat konumunu sürdürdü. Diğer bir deyişle, Almanya ile diğer AB üyelerinin arası daha da açılıyor. Euro krizinde Almanya’nın sert tutumu ve yaptırım istekleri Alman halkı tarafından takdir ediliyor ama diğer ülkelerde kınanıyor. AP seçim sonuçlarını dikkatli yo-

-

rumlamak gerekli. Avrupalılar kendi ulusal seçimlerini çok daha fazla önemsiyorlar. Seçmenlerin daha az yaptırım gücü olduğunu düşündüğü AP seçimlerinde protesto amacıyla uç partilere oy verip sonra kendi ulusal seçimlerinde yine merkez partileri tercih ettikleri sıkça görülebiliyor. Ayrıca hemen her AP seçiminde katılım düşüyor. Bu seçimlerde de katılım sadece % 43 oldu. Bazı ülkelerde bunun da altındaydı. 28 üye ülkeden sadece 7’sinde % 50 üzerinde katılım olurken Slovakya’da seçmenlerin sadece % 13’ü sandığa gitti. Ama yine de Avrupa’daki Euro karşıtlığında belirgin bir yükseliş olduğu açık. Ayrıca AP’de % 30’lara çıkabilecek bir ulusalcılık geleceğe yönelik olarak Avrupa’daki siyasi reformların önünü tıkayabilecek bir tehlike.

YAPISAL SORUNUN YANSIMASI Herkes Euro sistemindeki kamu borçlarından, bankaların riskli bilançolarından, para politikası pasifliğinden, ekonomik durgunluktan bahsediyor. Ama asıl sorun en başta böyle bir tek para sisteminin istenen ekonomik faydaları ortaya koyabilmesi için gerekli altyapısının bölgede olmaması. Ülkelerin (ve vatandaşlarının) çoğu kendilerini ABD’deki eyalet sisteminde olduğu gibi bir federal çatı altında kabul etmiyor. Egemenliklerini bırakmak istemiyorlar. Din farklılıkları olmasa bile dil ve kültür farklılıkları var. California ve Minnesota gibi çok farklı coğrafyalarda yaşayanlar “Amerikalıyım” diyebiliyor ama Almanlar kendilerini İtalyanlarla ya da Portekizlilerle bir görmüyorlar. Ve en başta da bir dil sorunları var. ABD’de Florida’nın turizm sektöründe çalışanlar eyalette ekonomik bir sorun olduğunda Idaho’ya gidip tarım istihdamından faydalanabiliyorlar. Çünkü her yerde yasal sıkıntı olmadan, toplumda kabul görüp aynı dili konuşarak ve aynı düzende yaşamaya devam ederek hayatlarına devam edebiliyorlar. Bugün ABD’de yaşayanların % 30’u doğdukları eyaletin

dışında yaşıyor. Ama Avrupa’da bu oran sadece % 3. Son 5 yılda olduğu gibi Yunanistan ekonomisi dörtte bir küçülüp işsizlik % 27’ye kadar yükselirken işsiz Yunanlılar Finlandiya’ya taşınıp çalışamıyor ya da iş kuramıyorlar. Çoğu ülke birbirinin uzmanlıklarını, diplomalarını tanımıyor, sosyal sigorta imkanlarından yeterince faydalanamıyor ve hatta cep telefonu ile aynı tarifeden konuşmak bile mümkün olmuyor (sorun çıkmazsa 2016’dan itibaren belki). Dolayısıyla krizde zirve yapan işsizlik oranları arasındaki fark da azalmıyor. Bu mobilite olmayınca da ülkesel sorunların bölge içine dağılıp hazmedilmesi kolay olmuyor. Gelir düzeyi

yüksek ülkeler sorunlu olanları sübvanse etmek zorunda kalıyor. Bu da her yerde kabul görmüyor. Herkesi desteklemeleri gereken kendi ülke vatandaşları gibi göremiyorlar. Bu politik olarak o kadar önemli ki, zamanında Euro sisteminin büyük destekçisi eski Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy bile bugün vizesiz seyahat yapılabilen Schengen sistemine karşı çıkarak eski popülaritesine kavuşmaya çalışıyor. Avrupa Birliği, Euro’ya geçerek bölge içi farklılıkları zaman içinde ortadan kaldırabileceğini düşündü. Ama bunlar tek para birimine geçmekle düzelebilecek sorunlar olmadığı için de başarılı olamadı. O yüzden Euro’nun geleceği hâlâ soru işareti.


09GÜNDEM YTB’nin Fransa’da hangi projeleri desteklediği bilinmiyor 6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) İMECE Sivil Toplum Destekleri Raporu’nu açıkladı. Raporda, 2011-2013 yılları arasında, 73 ülkede faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşları’na (STK) projeleri için 33 milyon 245 bin 791,15 Lira destek verildiği belirtiliyor. Fransa’ya ayrılan 1 milyon 72 bin 429,45 Liralık tutarın hangi STK’lara verildiği ise açıklanmadı. Yayınlandıktan sonra büyük yankı uyandıran rapor, YTB sitesinden kaldırıldı.

-

Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), İMECE Sivil Toplum Destekleri Raporu’nu açıkladı. YTB’nin İMECE raporuna göre, 2011-2013 yılları arasında, yurtdışındaki Sivil Toplum Kuruluşları’na (STK) projeleri için 33 milyon 245 bin 791,15 Lira destekde bulunulmuş. Raporda, Fransa’daki Sivil Toplum Kuruluşlarına ayrılan payın ise 1 milyon 72 bin 429,45 Lira olduğu açıklandı. YTB tarafından verilen desteğin hangi STK’lar tarafından alındığı ve ne tür projeler için kullanıldığı ise belirtilmedi. Amerika’dan Burkina Faso’ya kadar 73 ülkede STK’ların projelerini destekleyen YTB’nin, Fransa’da hangi sosyal ve kültürel projeye destek verdiği Fransa Türk toplumunda ise merak uyandırdı. YTB yetkilileri ödeneğin hangi STK’lara verildiği yönündeki soruları cevapsız bırakırken, rapor, daha önce YTB’den destek isteyen ve talepleri sonuçsuz kalan STK’ların tepkisini çekti. İnternette yayınlandıktan sonra büyük yankı uyandıran rapor, YTB sitesinden kaldırıldı.

PROJE SAYISINDA PATLAMA YAŞANIYOR İMECE Raporu’nda, 2011 yılından 2013 yılına kadar geçen sürede projelerde ciddi bir artışın yaşandığı da dikkat çekti. 2011 yılında kuruma yapılan başvuru sayısı 75 iken bu sayı 2013 yılında 663 sayısına ulaşmış. Raporda, 2013 yılında yapılan başvuruların sadece 174’ünün desteklendiği, 395 projenin ise reddedildiği aktarılıyor. YTB, 2013 yılında yurtdışındaki STK’ları başta eğitim ve sosyal faaliyetler olmak üzere lobicilik ve yayıncılık alanlarında desteklemiş durumda. Dünya genelinde 2013 yılında STK’lara 14 araştırma desteği veren YTB, 121 eğitim projesine maddi destekte bulunduğunu açıklıyor. 87 Kültürel etkinliğe destek veren kurum, 10 lobicilik projesine, 17 rehberlik proğramına, 19 sempozyum ve konferansın yanısıra 6 STK kapasite geliştirme proğramına da maddi katkıda bulunmuş. Rapora yansıyan önemli bir detay da dünya genelinde 36 projeye yayın desteği verilmiş olması. Bütün bu verilerin raporda hangi ülkelerde ve hangi derneklere verildiğini görmek mümkün. Fakat bu projelerden Fransa’da hangi STK’larin yararlandığı ise açıklanmadı.


10 GÜNDEM Bir Madagaskarlı niçin Türkçe öğrenir? 6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

VEYSEL AYHAN

Türk bayrağının dalgalanmasından rahatsız olmak...

Türkçe Olimpiyatları, Etiyopya’da başladı. Geçmiş yıllarda olduğu gibi Türkiye’de stadyumlarda, spor salonlarında yapılması, Başbakan emriyle yasaklandı. Sadece Türkçe Olimpiyatları’na değil, Kutlu Doğum programlarına da izin verilmedi. Başbakan geçen haziran Türkçe Olimpiyatları kapanış töreninde “Kendilerini Türkçeye adamış, Türkiye’nin barış mücadelesine adamış sevgili öğretmenlerimizi tekrar tekrar tebrik ediyorum.” diyerek 25 dakika iltifat üstüne iltifat yağdırmıştı. Her şeyi değiştiren 17 ve 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları oldu. 4 Bakan istifa etti. Ve kıyım başladı. Yolsuzlukları örtbas için on binlerce polis, polis müdürü ve savcı sürgün edildi. Başbakan, 180 derece dönüş yaptı. Dünyadaki bütün liderler yurtdışındaki okullarıyla iftihar eder, artmasına çalışırken, Başbakan tam tersine önce diplomatik yollarla bu okulları kapatmaya çalıştı. Sonra gözünü, bir yıl önce katılıp “sizinle iftihar ediyorum” dediği Türkçe Olimpiyatları’na dikti. Ve mart ayında Erzurum’da şöyle dedi: “Bak Türkçe Olimpiyatları yapıyorlardı. Artık bitti iş. Bizden stat alamazlar, kapalı spor salonu alamazlar. Artık o defter kapandı.” Bu cümle, Başbakan’ın ülkeyi yasalarla değil şahsî arzu ve hevesleriyle yönettiğini ifade ediyor. Yani bir stadyumda veya Sinan Erdem gibi bir kapalı spor salonunda program yapmanız için yasalar değil Başbakan ‘destur’u gerekiyor. Başbakan’ın izin vermediği salon ve stadyumlarda Türkçe Olimpiyatları yok ama AKP tabanının çok hoşlanacağı programlar var. Başbakan, ailece bu programları teşrif etmeli. Mesela Lady Gaga, yakında İTÜ Stadyumu’nda. Stanley Clarke ve Chick Corea, 21. İstanbul Caz Festivali kapsamında Haliç Kongre Merkezi’nde. Neil Young, 15 Temmuz’da İstanbul’u şereflendiriyor. Metallica, 13 Temmuz’da İTÜ Stadyumu’nda. Salvatore Adamo, 31 Mayıs’ta Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda. Isle of Dreams, 5-6-7 Ağustos’ta Sarıyer Life Park’ta. André Rieu, 27 Kasım’da Sinan Erdem Spor Salonu’nda... Bu programlara kimsenin itirazı yok. Başbakan da itiraz etmiyor. Onun tek derdi Türkçe Olimpiyatları. Başbakan, ülkeyi yasalarla değil, talimatlarla idare ediyor. Özel mülkü, kışlık ve yazlık villalardan ibaret değil. Tüm ülke kendisine ait. Canı istediğine izin veriyor, istemediğine vermiyor. İsterse bu keyfîliği Soma’da yaptığı gibi 1800’ler monarşi ve krallıklarıyla örnekleyebilir ama demokrasiden söz edemez. Bu tür bir yönetime ve yönetene ne denileceğini kaydetmek tarihe kalmış. Eğer tarihî tekerrürler Türkçe Olimpiyatları’nı Neca-şi’nin ülkesinde başlatmayı takdir ettiyse sevinç ve onur bize; tasa ve utanç, hasetleriyle dünyanın 160 ülkesinde Türk bayrağının dalgalanmasından rahatsız olanlara. v.ayhan@zaman.com.tr

ZEKERIYA BAŞKAL DOÇ. DR., İPEK ÜNIVERSITESI İşte yılın o mevsimi yine geldi. Türkçe Olimpiyatları, gürbüz bir çocuk gibi on iki yaşına giriyor. Dünyanın dört bir yanındaki çocuklar, bize yepyeni heyecanlar yaşatacak ve bir bahar rüyası gösterecekler. İnsanlığın masum hâli olan çocukların Türkçeleri, sanatçılara taş çıkaran performansları, sarıdan siyaha pek çok rengin Türkçede buluşması, Türk insanının karşılık beklemeyen fedakârlığı bizde bir gönül çağlayanı oluşturuyor ve bu muhteşem çağlayan, hüznümüzü, içe kapanmışlığımızı yer ile yeksan ediyor. Ülkemizin kahir ekseriyeti bu tabloyu alkışlıyor, madden ya da manen destek oluyor. Geçmişte olimpiyat finaline katılanların resmi, bu desteğin en güçlü ve renkli örneklerinden. Bu güçlü ve gönülden desteğin yanında, okulların açılmasına vesile olan Gönüllüler Hareketinin gündeminde ve niyetinde bir bit yeniği arayan, sadece aramakla kalmayıp kendince bulan ve bulduğunu yedi düvele duyurmaya çalışanlar da yok değil. Gerçi bu iddialar şimdiye kadar aklın, insafın ve vicdanın kabul edebileceği hiçbir suçlama içermiyor. Ancak gazete köşelerinde, televizyonlarda suçlamalarına devam edenler ve insanların zihnini bulandırmaya çalışanlar var. Oysa yapılması gereken; önyargısız bir şekilde yapılan çalışmaları incelemek, okulları gezip görmek ya da gezip görenlerle konuşmak, bu okulların, bulundukları ülkelerde ve çağımızda hangi ihtiyacı giderdiklerini tespit etmek ve bütün bunlardan sonra olumlu veya olumsuz bir hüküm vermektir. Somut bilgiye dayanmayan, düşünme ve araştırma eseri olmayan yargılar, haksız bir suçlamadan öteye geçemeyecek ve tarihin çöp sepetindeki yerini alacaktır. Bu yazı, dünyanın çeşitli ülkelerinde açılan okullardaki çocukların neden Türkçeye merak duyduklarını, ailelerin ve yöneticilerin neden bu okullara destek olduklarını ve bu okullarda ders veren öğretmenlerin hangi beklentilerle ya da motivasyonlarla bu işi yaptıklarını anlama denemesidir. Bir gazete yazısının, kapsayıcı ya da nihai olma iddiası yoktur. Sadece mütevazı bir gayrettir. Dünyanın dört bir yanında açılan okulların sevilmesinin ve bulundukları ülkelerde tutunmasının sebeplerinden biri, okulların, insanlara Soğuk Savaş döneminin kutuplaşmasından uzak, Batı medeniyetinin sömüren ve sömürülen ikileminin dışında, barışa ve insanların iyi de olabileceğine dayanan bir söylem sunmalarıdır. Evet, okullar, öğrencilere ve velilere sevgiye dayalı bir dünya sunuyorlar. Okullarda çalı-

-

şan öğretmenlerin düşüncesini “Dünyanın mayası sevgidir. Dünya bir gün kayıp o eksene ulaşacaktır.” şeklinde iki cümleyle ifade edebiliriz. Peki, öğrenciler ve veliler buna nasıl karşılık veriyorlar? Okullara kendi okulları gibi sahip çıkarak, öğretmenleri bağırlarına basarak ve kendi tarihlerinden ve kültürlerinden okulların vurguladıkları noktalara uygun bir söylemi öne çıkararak. Türk okullarına giden öğrenciler, kendi tarihlerindeki, kültürlerindeki barışçı ögeleri fark edip öne çıkarıyor ve bunlara dayalı bir gelecek kurmayı arzuluyorlar. Bu söylemin öne çıkarılmasına, hasbelkader katıldığım olimpiyat seçmelerinde şahit oldum. Örneğim, 18 yaşındaki Gürcü öğrenci Guram Emiridze’nin yazdığı “Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Bağlamda GürcistanTürkiye İlişkileri” başlıklı metinden. Başlığın, delikanlı gözüpekliğini bir tarafa bırakırsak, öğrenci yazıya bir hikâyeye gönderme yaparak başlamış. Hikâye, Gürcü edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Vaja Pşavela’nın Aluda Ketelauri adlı eserinden. Hikâyenin biri Müslüman, biri Hıristiyan iki kahramanı var. Bu iki kahraman karşılaşır ve savaşa tutuşurlar. Mücadeleyi Hıristiyan Aluda kazanır, Müslüman kahraman Mutsal, âdet gereği tüfeğini Aluda’ya teslim eder ve aldığı yaralar neticesinde ölür. Ancak mücadele sırasında Müslüman düşmanının erdemlerine hayran kalan Aluda, yaptığı işten son derece pişmandır. Hikâyenin devamını ve yorumunu Gürcü öğrenci Guram Emiridze’nin yazısından virgülüne dokunmadan okuyalım: Söz konusu hikâyeyi bütün Gürcüler çok iyi bilmektedirler. Kendi döneminde gelenek ve göreneklerine bağlılığı ile tanınan, hatta birçok defasında öldürmüş olduğu kişilerin kafaları ile evine dönen Aluda’ya bir şeyler olmuştur. Yaşadığı olay karşısında aynı tutumu devam ettiremeyen Aluda, bölgesinde büyük bir hayretle karşılanmıştır. Düşmanında görmüş olduğu güzellikler karşısında gelenek ve göreneklerini bir elinin tersiyle iten Aluda, bu insanî tutumuyla Tanrıya bir adım daha yaklaşmıştır. Kabilesinde yabancı muamelesi gören Aluda, yöre halkına seslenerek, şu manidar sözleri ifade etmektedir: Bize göre, bu dünyada sadece biz varız Analar sadece bizi mi doğuruyorlar Cennet sadece bizim için yaratılmış Cehennem ateşi sadece bizden olma-

yanlar için halk edilmiş. Hep bu şekilde düşünüyoruz Biraz kafa yormak lazım Yeryüzünde tek doğru söyleyen bizler miyiz? Her insan, yetişme tarzına, beklentilerine, çevresine, başkalarının ona karşı olan tutumuna göre geçmişteki olaylardan bir şeyler alır ve bir dünya inşa eder. Türk okullarının öğrencileri, bu okullara çocuklarını yollayan aileler, inşa sürecinde bir arada insanca yaşamakla ilgili ögeleri seçiyorlar. İnsanın doğası bir ayna gibidir, karşıda ne görüyorsa onu yansıtma eğilimindedir. Türk okulları, bu insanlara bin farklı formda ama hep aynı içerikte, cilası, görüntüsü sevgi olan bir ayna tutuyor. Türkçe, bu görüntünün ifade aracıdır. Görüntüyü oluşturan özü görürsek öğretmenlere hayran olan velileri, Türkçe defterini yastığının altına koyup uyuyan çocukları anlayabiliriz. Arapça, İslam’ın; Fransızca, 19. yüzyılda sanatın; İngilizce, bugün teknolojinin dilidir. Türkçe ise 21. yüzyılda sevginin ve barışın dili olmaya adaydır.

Yazının başlığında sorduğumuz soruya tekrar dönecek olursak, bir Madagaskarlı, Tanzanyalı ya da Gürcistanlı, sevgiye rağbet ettiği, özündeki bir şeylere karşılık geldiği ve bu öze ulaşmanın bir aracı olarak gördüğü için Türkçe öğreniyor. Dünyanın her yerinde insanlar, Türkçede hırslarına hitap eden emperyal bir gelecek değil, Yunus’un “bunca varlık var iken gitmez gönül darlığı” diye eleştirdiği bir madde uygarlığı değil, her insanın özünde olan sevgiyi buluyor ve buna sarılıyor. Bu sarılma hem öğrencilere ve ailelere, hem de bunu hazırlayan esnafa ve öğretmene zevk-i ruhanî, ibadet neşvesi, sevginin sihirli tılsımı dediğimiz tarifi imkânsız bir haz veriyor. İşte bu neşedir Kayserili esnafı da, Kaleiçi’ndeki bar sahibini de, Kenya’daki öğretmeni de, Afrika’daki öğrenci velisini de beklenmedik ve kâr-zarar hesabıyla açıklanamayacak fedakârlıklara sevk eden ve olimpiyatlarda gördüğümüz muhteşem tabloların oluşmasına katkı sağlayan nedenlerden biri.


11 EKONOMi

6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

14 sene önce “Herkes yesin diye” sloganıyla yola çıkan Sebil, beyaz et sektörünün en önemli temsilcilerinden biri haline geldi.

Uzun yıllar marketçilik yaptıktan sonra beyaz et sektörüne giren Murat Tüysüz, 14 yılda Sebil’i Fransa’nın en önemli helal et tedarikçilerinden birisi haline getirdi. Strasbourg’un güneyinde Belfort’da merkezi bulunan şirket, Frankfurt şehrine de bir ofis açarak, hizmet ağını Almanya’ya kadar genişletmeyi hedefliyor.

Sebil: Sıfırdan beyaz et sektörünün zirvesine MEHMET DINÇ STRASBOURG 1976 yılında ailesiyle birlikte Fransa’ya göç eden Murat Tüysüz, eğitim hayatını tamamladıktan sonra 2000 yılına kadar market işletmeciliği yaptı. 2000 senesinde, beyaz et distribütörlüğüne atılan Murat Tüysüz, Sebil’i dev bir şirket haline getirmeyi başardı. 14 senedir beyaz et sektörünün getirmiş olduğu sorumlulukları bilerek hareket ettiklerini söyleyen Tüysüz, “Helal kesim konusunda çok katı kurallara riayet etmek durumundasınız. Kesim yapılan her müesseseyi bizzat denetliyoruz. Bugüne dek hiçbir yerden sözle et almadık, bu konuda sorumluluğumuzu yerine getirdiğimize inanıyorum” diyor. Ürünün lezzeti ve kalitesi açısından en önemli hususun, etin tüketiciye en hızlı şekilde ulaştırılması olduğunu söyleyen Tüysüz, bu konuda çok hassas olduklarını ifade ediyor. Tüm bu aşamaların tatbiki ve takibi için ciddi bir ekip oluşturduklarını söyleyen Tüysüz, “Tabi burada ciddi bir yatırım ve organizasyon

-

var, ciddi bir ekip çalışması var. Kesilen etleri işletmemize getiren ekip, daha sonra bu etlerin dağıtımını sağlayan personel ve anlaşmalı olduğumuz satış merkezlerine bu ürünleri ulaştıran 30 araçlık bir filomuz var” diyor. Murat Tüysüz, tüketicilere optimum şartlarda et ulaştırmak için, soğutma sistemlerinin çok önemli olduğunu bu sebeple de dağıtım araçlarının tamamını her 5 yılda bir yenilediklerini söylüyor. Tüysüz, Sebil imzası taşıyan ürünlere yalnızca Müslüman ve Türk tüketicilerin değil herkesin ilgi gösterdiğini de sözlerine ekliyor.

SEBIL’IN YENI HEDEFI ALMANYA Murat Tüysüz, ileriye yönelik projelerini anlatırken ilk olarak Frankfurt’ta bir ofis açıp Almanya geneline ardından da batı Avrupa’da ürünlerini satmak istediklerini ifade ediyor. Tüysüz, “Ürünlerin A’dan Z’ye tüm işlemlerin elimizden geçmesini arzu ediyoruz. Bu doğrultuda projeler geliştirdik. Yakın bir gelecekte bunları hayata geçirmek için çalışıyoruz” diyor. Murat

Tüysüz, “Ticarette esas olan dürüstlük söz ve güvendir”, diyor. “Söz senettir”, “Aldatan bizden değildir” gibi prensiplere çok dikkat ettiklerini söyleyen Tüysüz, kontrollü bir şekilde büyümeyi hedeflediklerini aktarıyor.

BATI AVRUPA’DA HAYVAN ATIKLARINDAN OLUŞAN YEM KULLANMAK YASAK Tüketicilerin, tabaklarına kadar gelen ürünleri gönül rahatlığı ile almaları gerektiğini söyleyen Tüysüz “Tüketicilerin dikkat etmesi gereken bazı hususlar var. Fransa, Avrupa’da en çok Müslüman nüfusun yaşadığı ülkeler arasında yer alıyor, Fransa’da tüketiciler helal et bulmakta zorlanmıyor. Tavuk eti ve beyaz etin kalitesi ve lezzeti, hayvanlara verilen yemlerle doğrudan ilişkili, bu nedenle de hayvanlara verilen yemler çok önemli. Polonya gibi bazı ülkelerde hayvansal kaynaklı atıklar, hayvanlara yem olarak verilebiliyor. Bu Fransa’da ve batı Avrupa ülkelerinde yasak. Bu hususa tüketiciler dikkat etmeli. Bunun dışında tüketicinin ürünün tazeliğini, ne tarihte ve nerede kesildiğini sorgulaması gerek” diyor.

HELAL ET SERTIFIKASI, CIDDI BIR SORUN, SUISTIMALLER VAR Helal et sertifikası konusunda, Yahudilerin “kaşer” sertifikasını örnek gösteren Tüysüz, Müslümanların dünya genelinde sertifika verebilecek ciddi bir kurumun olmamasının, tüketicileri zor durumda bıraktığını söylüyor. Bu probleme çözüm getirilmesinin herkesi rahatlatacağını söyleyen Tüysüz “Helal sertifikası, pek bağlayıcılığı olmayan bir belge. Sertifika veren kuruluşlar bağımsız olmalı. Günümüzde maalesef bu yapılmıyor. Halihazırda piyasada helal et sertifikası veren kuruluşlar bunu para karşılığında yapıyor. Bana göre para alan emir alır. Bizim açımızdan bakınca biz bu konuda çok hassas davranıp kontrolleri bizzat kendimiz yapıyoruz çünkü aynı zamanda bunun tüketicisi de biziz. Bunu bir sorumluluk olarak görüyoruz. Aslında bu bizim üzerimizde bir yük ve bu yükün üzerimizden alınması bizi de rahatlatacaktır. Ümit ediyorum günün birinde bu helal sertifika meselesi ciddi ve kesin bir şekilde çözülür ve hem tüketici hem bizler rahatlarız.” diyor.

Türkçe Olimpiyatları’na olan desteğimiz devam edecek

-

Sebil Firması’nin, toplum ve insanlığa faydalı olabilecek, dernek ve organizasyonlara destek verdiğini söyleyen Murat Tüysüz, “Fransa’da yaşayan Türk toplumuna duyarlılığımız gereği, burada yaşayan vatandaşlarımıza bizim de bir desteğimiz olması gerek. Herkesin ticari veya iş

hayatının dışında sosyal yaşantıda da kendisine yakın bulduğu sivil toplum kuruluşlara verdiği destek vardır. Ben de bu çerçevede, uzun yıllardan beri Türkçe Olimpiyatları’na destek veriyorum. Türkçe Olimpiyatları, bir şarkı veya şiir söyleyerek farklı milletlerdeki gençlerin birbiriyle yarışmasından ziyade daha geniş manalar ifade ettiğini

düşünüyorum. Bir köprü vazifesi görüp kültürlerin ve toplumların birbiriyle kucaklaşmasına vesile oluyor. Olimpiyatlar hem yaşadığımız topraklara hem de ana vatanımız Türkiye’ye katkısı büyük. Bu sebeple desteğimizi hiç esirgemedik. Bir Fransız’ın, bir Almanın Türkiye’ye gelerek, Türkiye ve Türk halkı hakkında olumlu bir izlenim edinmesinin sağlan-

ması paha biçilmez bir kazanım. Bunu en iyi, bizim gibi 70’lerde Avrupa’ya gelen vatandaşlar bilir. O yıllarda Avrupa’da Türk demek ‘kaba saba, pala bıyıklı’ insan anlamına geliyordu. Bu olumsuz imajı bu tarz organizasyonlarla yıktık. Türkçe olimpiyatlarına bu açıdan bakıyor ve destekliyorum. Hiçbir zaman da desteğimi azaltmayacagim” diyor.


Kürsü

B U S AY FA M . F E T H U L L A H G Ü L E N H O C A E F E N D İ ’ N İ N S O H B E T V E YA Z I L A R I E S AS A L I N A R A K H A Z I R L A N M A K TA D I R .

haftanın duası

Ey bütün mülkün sahibi olan ve keremine hudut olmayan rahmeti engin Rabb’imiz! Yüce Zâtına yakınlıkla serfiraz kıldığın kulların için nezdinde tuttuğun lütuflarla biz aciz ve muhtaç kullarını da sevindir ve bizi, mahrum ve ümitsizliğe yenilmiş bîçarelerden eyleme. Ya Rab! Mevhibe sağanaklarınla bizi de sırılsıklam hale getir. Ulûhiyetinin ve Rubûbiyetinin sırlarını bize de aç ve yüce katından göndereceğin inayetle bizi de te’yîd buyur.

{{

İçimizdeki zehir;

kıskançlık ve haset A

llah Resûlü bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur: “Yalnız iki kişiye haset edilir. Biri, Allah’ın, mal verip hak yolunda harcamaya muvaffak kıldığı kişi; diğeri de, Allah’ın, kendisine ilim verip de onunla amel eden ve bunları başkasına öğreten (yani ilmini infak eden) kimsedir.” Burada Efendimiz, hasedi, gıpta manasına kullanmıştır. Yani insan, ilim sahibi birisinin ilmini neşrettiğini gördüğünde “Keşke ben de böyle olsaydım ve neşr-i hak yapsaydım!” duygu ve düşüncesiyle o kişiye gıpta ile bakabilir. Veya bir kimsenin olabildiğine serveti vardır, bu kişiye Allah, hem servet, hem de serveti değerlendirme, yani cömertlik vermiştir. O da malını tebzire girmeden hak yolunda saçar savurur, îsâr yapar ve sehavette bulunur. Bunu gören birisi: “Keşke benim de servetim olsaydı da böyle sarf ediverseydim.” duygu ve düşüncesiyle o kişi hakkında gıpta edebilir. Evet, hasedin gıpta şeklinde olanı mahzursuzdur. Fakat bunun sınırı ayarlanamadığı takdirde bazen mahzurlu olan kıskançlık derecesine girebilir. Meselâ bir kimse, beğendiği, takdir ettiği ve gıptayla baktığı bir ehl-i ilim hakkında, daha sonraları, “Niye onda ilim var da bende yok!” duygu ve düşüncesi içinde olursa sınırı aşmış olur. İşte arada böyle ince bir fark vardır. Bundan sakınmak, dikkatle basmak ve o noktada batmaktan korkmak lâzımdır. İnsan, “Gıpta sınırındayım.” derken, farkına varmadan haset sınırına girmiş olabilir. O bakımdan mü’min kardeşlerinin gıpta damarını tahrik etmemek de gıpta edilecek hâlde bulunan kimselere düşen bir vazifedir. Allah’ın sevmediği ve büyük günahlardan sayılan hasede gelince, bunun, insanın hem şahsî ve dünyevî hem de uhrevî hayatı adına büyük zararları vardır. Zayıf bir hadis-i şerifte, “Haset, tıpkı ateşin odunu yakıp bitirdiği gibi ameli ve hasenatı yer bitirir.” buyrulmaktadır. İnsan, amel yapar yapar da -Allah muhafaza buyursun!- döner haset ederse her şeyi birden gider. Böyle açıktan açığa hasedin dışında, başkalarını kıskanma hâlet-i rûhiyesi içinde bulunan birinin de bazen ibadet ü taatin feyzini, bereketini, yümnünü ve hayrını görmemesi söz konusudur. Meselâ böyle bir kimse, birinin namazını kıskanıyorsa, mütemadiyen huzur ve huşu içinde namaz kılan o insanı gördükçe veya tahayyül ettikçe, namazından zevk alamadığı gibi kalben de asla terakki edemez ve Hakk’a yaklaşamaz. Bu yönüyle de o, manevi huzurunu yer bitirir. Öte yandan da Cenâb-ı Hakk’ın bir insana takdir ettiği şeyi, kaderi tenkit manasında istemediğinden dolayı, kadere karşı gelir ve Allah’a karşı da sû-i edepte bulunmuş olur. Mevlâ, kimine cemal, kimine mal, kimine mansıp, kimine de câh vermiştir. O kimse, Mevlâ’nın onun hakkında kader programıyla takdir ettiği şeye razı olmadığından ötürü, doğrudan doğruya attığı tenkit taşları kaderedir ve böylece o, -hâşâ- Allah’ın icraatını tenkit etmiş sayılır. Şimdi de meselenin dünyaya ait yönüne

bakalım. Haset eden insan, mahsuddan (haset edilen kişi ) evvel kendi kendini yer bitirir. Zira Cenâb-ı Hakk’ın onun hakkındaki nimet ve takdirlerini gördükçe müteessir olur. Hasta olur, yıpranır. Kalbi zaafa uğrar, bedeninde ciddî bir zaaf hissetmeye başlar. Çünkü bu durum, onun uykularını kaçırır.

sözün özü

Allah’a en hızlı ulaşan dua ve niyazların kaderi büyük ölçüde iç sızlamalarına ve gözyaşlarına bağlanmıştır; bağlanmıştır zira gönül heyecanlarını gözyaşlarından daha seri, daha duru aksettirecek bir başka şey göstermek mümkün değildir. Gönülden hıçkırıkların bayrak çektiği yerlerde, günah orduları tarumar olur gider. Hüşyâr gönüller, gelip vicdanlarına çarpan bu tür kabul esintileriyle âdeta berd ü selâm yaşar ve serinlerler.

Aşk ve Vuslat Şahlanırken doludizgin mavi hülyâlarla, Duyar Cânân’ı rûh sihirli râyihalarla.

Düşünceleriyle hummâlı, ruhu pür-neş’e, Ziyâ püskürür, fecrin tepeleri peş peşe...

Sardıkça her yanı o füsunlu hâtıralar, Köpürür dalga dalga vuslat tüten duygular.

Rüya gibi bir iklime varılır ki; eşsiz, Kuşatır füsûnuyla bir haz, her yanı sessiz.

Uzaklaştıkça kendine ait sahillerden, Ağarır az ötede ufuk, ağarır birden.. Derken sarar her yanı Mâşuk’un câzibesi, Duyulur tasavvurlar üstü sihirli sesi... Varlık aşkla gürleyen bir mûsıkî kesilir, Az ötede sihirli bir âleme erilir. Artık her yerde bir sırla gezer ki, büyülü, Her manzarada tüllenir Cânân’ın kâkülü... Hislerde işveyle tüten bir üslûp duyulur, Derken insan ötelere sırlı bir yol bulur.

Donakalır, sarı güller gibi alnında ter, Sonra da bir ışığa erer ve her şey biter... Solar bütün renkler; yeşil, mavi, pembe ve mor, Mekân ‘lâ mekân’ olur, zamanın nabzı durur. Görülen bu rüya bitince her yan ağarır, Ruh da vuslata ereceği rıhtıma varır. Anlar o zaman gayenin Allah olduğunu; Duyar, var olmanın zevkini duyanlar bunu.... M. Fethullah Gülen

HASETTEN KURTULMA YOLLARI

1.

Hasetten kurtulmak çok kolay değildir. Çünkü o, ahlâk-ı seyyienin insan tabiatında en köklü olanıdır. Eğer insan, hasedin bu kabîl maddî-mânevî zararlarını düşünebilirse ihtimal ondan kurtulabilir. Kişi, Cenâb-ı Hakk’ın herhangi bir insana verdiği nimetlerin encamını düşünmelidir. Bir kimsenin zâil ve fâni şeylere karşı bâkileştirebileceği nimetleri o yolda heder etmesi kâr-ı akıl değildir. Meselâ birinin nimetler içinde yüzdüğünü gören kimse, haset etme yerine şöyle demelidir: “Cenâb-ı Hakk’ın bana verdiği şeyler de bir nimettir. Ben başkasının nimetlerini kıskanma ile uğraşırken bana verilen bu nimetleri bâkileştirmezsem, işte o zaman kaybetmiş olurum.” Bir insanda gördüğümüz nimetin elde edilme yollarına bakılmalıdır. Zira her şeyin kendine göre bir elde edilme yolu vardır. Bu itibarla, servet sahibi birini gördüğümüzde, o serveti elde etmenin yoluyla onu kazanmaya bakmalıyız. İlim, makam, mansıp gibi şeylerde de aynı şeyi düşünebiliriz. Evet, zannediyorum, “Her şeye yoluyla varılır.” prensibiyle, yoluyla o noktaya varmak ve o durumu ihraz etmek mülâhazası kısmen haset rahatsızlığını izale eder. Şu fâni dünyada fâni şeylere bel bağlayıp gönül vermek, onların bizde olmasını temenni edip başkalarınınkinin de zevalini düşünmek, mümine asla yakışmaz. Kişi, Cenâb-ı Hakk’ın bâki nimetlerine hasr-ı nazar ederek bunların zevali ve bâki nimetlerin de bekâsı muvazenesiyle hasedine konu teşkil eden şeyi değerlendirebilir. Ayrıca haset eden, hiç olmazsa bu hissini izhar etmemeye bakmalı ve bu mevzuda kendini zorlamalıdır. Evet, kişi, hasedi izhar etmek suretiyle kendini hasede alıştırmamalıdır. Bu noktada kendisini tedip etmeli, elini, ağzını, gözünü, dilini ve kulağını kontrol altında tutmalıdır. Kişi, başkalarının mazhar olduğu nimetleri araştırıp karıştırmamalı ve derinliğine vâkıf olmayı düşünmemelidir. Madem kendisinde böyle bir Allah’in sevmediği ve hastalık var, bunun tedavi ve büyük günahlardan çaresi, mümkün olduğu kadar sayılan hasedin, insanın onların mazhar oldukları nimethem şahsî ve dünyevî hem leri görmemektir. Aksi takdirde de uhrevî hayatı adına bükendisini kıskandıracak şeyler yük zararları vardır. karşısına çıkarsa rahatsız olur.

Cinler, insanlara tâbidir C

2.

3.

4.

5.

6.

1

Fâni şeylere bel bağHaset eden kişi, Cenâb-ı 2 Hakk’ın bir insana tak- 3 layıp gönül vermek, dir ettiği şeyi, kaderi tenkit onların bizde olmasını te-

manasında istemediğinden menni edip başkalarınındolayı Allah’a karşı da sû-i kinin de zevalini düşünmek mümine asla yakışmaz. edepte bulunmuş olur.

inlerle insanlar arasında esas itibariyle ciddi bir fark yoktur. Onlar da bizim gibi yer, içer, evlenir, çoğalır ve hayatlarını devam ettirirler. Hayat tarzı olarak böyle olduğu gibi, düşünce ve fikir açısından da her zaman bir paralellik söz konusudur. Cin Sûresi’nde, onların bu durumu, kendi ifadeleri içinde şöyle anlatılır: “Bize gelince, bizden iyiler de var, böyle olmayan (kötüler de) var. Biz çeşitli yollara ayrıldık.” (Cin, 72/11) “Biz çeşitli yollara ayrıldık” ifadesinin tefsiri sadedinde Ahmed b. Hanbel, Süddî’den şu değerlendirmeyi nakleder: ‘Her zaman cinler içinde, tıpkı beşerde olduğu gibi, ‘Kaderiyye’, ‘Mürcie’, ‘Müşebbihe’.. vardır.’ Haliyle Yahudi, Nasrâni, Mecûsi, Putperest.. de var demektir. Hatta bunu Müslümanlar arasında zuhur eden hak ve batıl meslek, meşrep ve mezheplere teşmil etmek mümkündür. İmam Süddî Hazretleri, Tâbiin’den bir zattır. Onun devrinde, cinler arasında bu kadar tefrika ve ayrılık söz konusu ise, kimbilir o iftiraklar bugün ne haldedir! İhtimal, bugün insanlar arasında mevcut bütün doktrin ve düşünce farklılıkları, cinler arasında da mevcuttur. Zira onlar, insanlara tâbi varlıklardır. Durum böyle olunca, eğer beşer kendinden beklenen seviyede, Allah Resûlü’nün arkasında çizgisini koruyabilse, cin ve ruhanîler de onun arkasında istikamete yürüyeceklerdir. Bizdeki iniş ve çıkışlar, onlarda da iniş ve çıkışlar meydana getirmektedir, çünkü bizim peygamberimiz, onların da peygamberidir. Ve bizler, onlar için uyulması gereken örnek ve önderler durumundayız. Böyle olduğu için, Ümmet-i Muhammed’in sevinci, onların da sevinci olacak; hüznü, onları da hüzne gark edecektir. Burada şunu da söyleyebiliriz: Bizlerin kurtuluş için yeni bir çalışmaya girmemiz, onları da kurtuluş adına aksiyona sevk edecektir. Öyle ise, bizim çalışmalarımız sadece bizimle sınırlı kalmamakta; cinler âlemine de tesir etmektedir. Bir bakıma bizler nasıl olursak, onlar da öyle olma durumundadırlar.


13 AILEM

6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

OBEZITE SAĞLIĞIMIZI TEHDIT EDIYOR

Şişmanlık, kronik, genetik, çok nedenli ve çevre şartlarının etkileşimi olan bir hastalık. Vücuda alınan enerjinin yakılan enerjiden fazla olması obeziteye zemin hazırlıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün en riskli 10 hastalık listesinde yer alan obezite, hastanın özelliklerine bağlı olarak, diyet, spor ve cerrahiye kadar bir dizi uygulamayla tedavi edilebiliyor.

Hastalıkların obeziteyle ilişkisi

Sünnetler, yemek ölçüsünü gösteriyor

Obezite, kendi başına kişinin sağlığını tehdit ettiği gibi, diyabet, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, eklem, safra kesesi, karaciğer, kanser ve uyku bozukluklarına da yol açıyor.

PSIKOLOJIK BOZUKLUKLARI TETIKLIYOR Depresyon, imaj bozukluğu, kendine güvensizlik, sosyal izolasyon ve alay konusu olma gibi durumlar yaşanabiliyor. SINIR SISTEMINE ZARAR VERIYOR İnme sonucu felç ve ölüm, parestezi (hissizleşme ya da duyuda azalma-artma), kronik baş ağrısı, karpal tünel sendromu, demans (bunama) görülüyor.

MIDE VE BAĞIRSAK IŞLEVI BOZULUYOR Karaciğer yağlanması, siroz, safra kesesi taşları, reflü, bağırsak kanseri gibi hastalıklara yol açıyor.

İDRARA ÇIKMAK ZORLAŞIYOR İdrar kaçırma, glomerülopati (böbrek süzme sistemlerinin hasarlanması), böbrek yetmezliği görülüyor. HORMON SALINIMI ALTÜST OLUYOR Polikistik over sendromu, İmpotans (iktidarsızlık), hipogonadism (cinsiyet hormon seviyesinde azalma), diyabet riski artıyor.

CILDI BOZUYOR Ciltte çizgilenme ve çatlak, lenfödem (fil hastalığı), pişik, selülit, katlantı yerlerinde koyulaşma meydana getiriyor. NEFES ALIP VERME GÜÇLEŞIYOR Nefes darlığı, obstrüktif uyku apnesi, astım, pickwick sendromu (diyafram ektivitesinde azalma), hipertansiyon gibi durumlar yaşanıyor. KAN DOLAŞIMI YAVAŞLIYOR Kalp yetmezliği, kalp büyümesi, ritim bozukluğu, varis, pulmoner emboli (akciğer damarlarının kan pıhtısı nedeniyle tıkanması) ortaya çıkıyor. KAS-İSKELET AĞRILARI YAŞANIYOR Gut hastalığı, hareket etmede zorlanma, osteoartrit (eklem iltihaplanması ve ağrıları), bel fıtığı, bel ağrısı rahatsızlığı görülüyor.

Obez olmamak için bunlara dikkat edin! Diyet ve spora rağmen kilo veremeyen aşırı şişman kişilerde, obezite cerrahisi (bariatrik cerrahi) de önemli çözüm yöntemlerinden birisi. DÜŞÜK KALORILI YIYECEKLERE YÖNELIN Aşırı tatlı tüketimi yerine daha fazla sebze ve meyve tüketin.

3 ÖĞÜN DÜZENLI BESLENIN Öğünlerinizin her gün aynı saatlerde olmasına dikkat edin.

TUZU AZ TÜKETIN İhtiyacımız olan günlük tuz miktarı 5 gr (ortalama 1/4 çay kaşığı). Bunun yerine, yemeklerin lezzetini artırmak için farklı tatlar (baharat, limon vs.) kullanılabilir.

BESIN DAĞILIMINI DENGELI TÜKETIN Günlük enerjinizin yüzde 1215’inin protein, yüzde 25-30’unun yağ, yüzde 55-60’ının karbonhidrattan sağlanması gerekiyor.

HIZLI YEMEYIN Hızlı yemek yeme alışkanlığınızı bırakın. Lokmalarınızı mümkün olduğunca çok çiğneyerek yutun.

SU TÜKETIMINI ARTIRIN Yemeklerden yarım saat önce bir bardak su için. Kafeinli içecekler ödemi artırdığından kontrollü alın.

YAĞ ORANI DÜŞÜK YEMEKLERI TÜKETIN Özellikle bol yağlı, hamur işi besinlerden mümkün olduğunca uzak durun.

SPOR YAPIN Fiziksel aktivitenizi artırın. Düzenli spor yapın.

“Çok yemek (nefse) kötülüktür. Ey Ebû Zer! Yemeği ve konuşmayı azalt ki, cennette benimle beraber olasın.” (Mişkâtu’l Mesâbih, Keşfu’l Hafâ)

“Mü’min, karnını tamamen doyurmaz.” (Dârimî)

Vücut kitle indeksinizi hesaplayın (VKİ)

VKİ NASIL HESAPLANIR?

Vücut kitle indeksi, vücut ağırlığınızın, boy uzunluğunuzun karesine bölünmesi ile elde ediliyor. Sağlıklı bir insanın 18,5-24,9 (VKİ) aralığında olması gerekiyor.

Kilosu 85, boyu 1,79 olan bir insanın Vücut Kitle İndeksi’nin hesaplaması

Kilogram (KG) Boy x Boy

85 1,79 X 1,79

= 26,5

Dünya Sağlık Örgütü’nün VKİ sınıflandırması

25 ve altı SAĞLIKLI

25 - 29,9 OBEZ SINIRINDA

30 - 39,9 OBEZ

40 ve üzeri MORBID OBEZ

İstatistiklerle Türkiye’de obezite > Türkiye’de her 3 kadından biri obezite hastası.

> Türkiye’de her 10 çocuktan biri obez hastası.

> Türkiye’de her 5 erkekten biri obezite hastası.

> Türkiye’de her 3 çocuktan biri obezite riski taşıyor.

> Ülkemizde fazla kilolu olanların oranı % 34,6, fazla kilolu ve şişman olanların oranı % 64,9, çok şişman olanların oranı ise % 2,9 olarak saptandı.

Haber: Zeynep Kırşan İnfografik: Adnan Sarıkabak Danışman: Prof. Dr. Koray Topgül Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı

-

Âdemoğlu, midesinden-karnından daha şerli-fena bir kap doldurmamıştır. Belini doğrultacak birkaç lokmacık ona yeter. Yok, birkaç lokma ile yetinmeyecekse (nefsinin galebesiyle) ille de midesini dolduracaksa hiç olmazsa onu üçe ayırsın: (karnının) üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğine-suya, üçte birini de nefesine ayırsın, (üçte birden fazlasına yemek koymasın).” (Tirmizî, Zühd, İbn Mâce)


14 AILEM

6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

FOTOĞRAF: ALİ ÜNAL

ÇALIŞMAK KULDAN

RIZIK ALLAH’TAN SÜHEYLA SANCAR AKBAYIR Nebiler Serveri (sallallahu aleyhi ve sellem), “Dünya yeşil ve tatlıdır.” hadisinin sonunda haram lokmanın cehennem azabına sebep olacağını izah buyurur. Kullarını darda bırakmayan, her türlü ihtiyacını karşılayan Cenab-ı Hak’tır. O’nun nimetlerini başkasından bilmek, vesilelere tevessül etmek ise ‘helal’e zeval getiren sebeplerden biridir. Kâinattaki mükemmel denge içinde, yaratılmışların tamamının rızkını tayin ve tespit eder. Kıyamete kadar canlıların hepsine yetecek rızkın yaratıldığına da eminiz: “Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, Allah rızkını vermesin.” (Hud, 6) Biz dengeyi bozup tahrip etmedikçe bu düzen üzere yaşayacağız. “Eğer siz Allah’a gereği gibi güvenseydiniz, kuşları doyurduğu gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları hâlde akşam doymuş olarak dönerler.” hadis-i şerifi tevekkülün önemini izah eder. Efendimiz’in

NAMAZ VAKİTLERİ

-

(sallallahu aleyhi ve sellem) bu sözünü, gayret etmeden insanlara muhtaç yaşayıp gitmek olarak göremeyiz. Allah’ın sınırsız hazinesinden nasibimiz, çalışmamıza bağlı. Öyleyse mütevekkil olmayı nasıl anlamamız gerekir? İmam Gazali Hazretleri’nden dinleyelim: “İnsana düşen, tıpkı rızık aramaya çıkan kuşların tevekkül ve teslimiyeti içinde, yersiz endişelere kapılmadan nasibini aramak ve gayret sarf etmektir.” Bize örnek gösterilen kuşlar tüm vaktini oradan oraya uçarak geçirmiyor mu zaten?

ÇABA GÖSTERMEDIĞIMIZ ŞEY BIZIM DEĞIL Konu rızık olunca, ecel ve tevekkül hemen sırt sırta geliyor. “Hiç çalışmasan da rızkın gelir.” anlayışı bu kavramların yanlış anlaşılmasının mahsulü diyebiliriz. Allah’a güvenmenin, olana rıza göstermenin tembellikle bir bağı olamaz. Ancak, ilk başı sıkıştığında ölüme kadar sayılı lokmamız olduğuna sığınıp vazgeçenlerimiz söz konusu. “İnsana,

İslam’da kişinin mütevvekil olması, çalışmasını tetikleyecek bir anlayışla çepeçevre sarılıdır. İşinin hakkını vererek gayret sarf edip Allah’ın vereceğine razı olmaktır teveKkül etmek.

Birbirini rızıkla tehdit eden, çalışmak yerine tembeliğe sığınanlara İmam Gazali Hazretleri’nin hatırlattığı hakikatler var.

uğrunda çaba gösterdiği dışında bir şey verilmeyecektir.” (Necm, 39) ayet-i kerimesi, bu esası tartışmamıza mahal vermeyecek biçimde açıklıyor zaten. ‘Dünyada ancak çalışan kazanır, mükâfatını görür’ tefsirine rağmen bu İlahî kanuna direnenlerimiz var. Ya da irade ve kabiliyetleri kullanmayıp sonuç bekleyenler demek daha doğru olur. Üstelik kendilerinin ‘mütevekkil’ görülmesi konusunda da ısrarcı olurlar. İmam Gazali Hazretle-

ri, çalışmayanların boşa beklediği kanaatindedir. Üstelik dinin bu prensibi yalnızca dünya hayatının maddî rızıklarını kapsamaz. Ahiret hayatında erişilecek İlâhî rızıkları, nimetleri de içerir. Ahir ömrü yeme içme peşinde koşmak olarak algılama rızık mevzûna arızi bakış açılarımızdan biri. Daha çok kazanmaya harcanan yıllar İlahî Beyan’ın sınırını aşmak manasına geliyor. Gazali Hazretleri, kazanma ihtirasımızı midemize bağlar: “Salihler mideyi kalbin altında kaynayan ve buharı kalbe vuran bir kazana benzetir.” Mal ve mülk ihtirası bu buharı yükselten unsurların başındadır ona göre. Esasen olgun bir mümini hemen belli eden temel vasıflardan biri dünyaya iştahla bakmamaktır. Çünkü para ve mal için her yolu mubah görenlerin kalbi çoktan kavrulmuştur bile. Üstüne üstlük bu hastalık insanlardan medet ummayı doğurur. Azimle hırs bir birine karışmıştır bir kere. Mevki, bol kazanç derken insanın haddinden

fazla yüceltildiği bir noktaya gelinmiştir. Büyüklerin, ‘horluk yeri dünya’ sözüne kulaklar tıkanınca, huzur için daha iyi bir iş ve bol kazanç farz oluyor. İnsanların birbirini işle korkutabilme cüreti başka nereden gelebilirdi? İhtirasla hareket eden kişi algısıyla kendisini başkalarının varlık sebebi olarak bile görebilir, Din Psikolojisi Uzmanı Beyza Akınal’a göre. Akınal, yaratılmışların birbiri üzerindeki tahakkümüne de aynı zaviyeden bakmayı öneriyor. Dünyaya aşırı düşkünlük başkalarını da sahip olduklarını elinden almakla tehdide varabilir. Oysaki müminler birbirileriyle ancak kardeş olduklarının bilincindedir. Akınal ayrıca, rızık hususunda insanı endişeye sevk eden manevî zaaflardan kanaat ile kurtulabileceğimizi hatırlatıyor: “Asgari geçim şartlarına sahip olduğumuz halde daha yüksek refah seviyesinde yaşayanlara özenip mutsuz olmak inananlara yakışmaz. Rızkın Allah’tan geldiğini bilen biri çalışmaya, kuşlar gibi çırpınmaya devam eder.”

PARİS

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

BORDEAUX İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

ORLEANS

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

CAEN

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

04:14 04:13 04:13 04:13 04:12 04:12 04:14

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

03:46 03:45 03:44 03:43 03:42 03:42 03:41

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

04:20 04:20 04:19 04:19 04:19 04:18 04:18

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

04:23 04:23 04:24 04:26 04:26 04:26 04:26

STRASBOURG İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

ANNECY

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

LIMOGES

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

MARSEILLE İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

03:54 03:53 03:53 03:52 03:52 03:52 03:52

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

04:11 04:11 04:11 04:10 04:10 04:10 04:10

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

04:31 04:31 04:31 04:30 04:30 04:30 04:30

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

03:38 03:37 03:37 03:36 03:35 03:35 03:34

LYON

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

RENNES

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

LILLE

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

MACON

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

04:17 04:17 04:17 04:16 04:16 04:16 04:16

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

04:33 04:33 04:33 04:32 04:32 04:32 04:31

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

04:04 04:04 04:03 04:03 04:03 04:03 04:03

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

04:15 04:15 04:14 04:14 04:14 04:14 04:13

METZ

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

MULHOUSE İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

VALENCE

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

BEZIERS

İMSAK GÜNEŞ ÖĞLEN İKİNDİ AKŞAM YATSI K. SAATİ

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

03:57 03:57 03:57 03:57 03:57 03:57 03:57

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

03:23 03:22 03:21 03:20 03:19 03:19 03:18

06.06.2014 07.06.2014 08.06.2014 09.06.2014 10.06.2014 11.06.2014 12.06.2014

03:46 03:45 03:45 03:44 03:43 03:43 03:42

05:44 05:43 05:43 05:43 05:42 05:42 05:42

05:24 05:23 05:23 05:22 05:22 05:22 05:22

05:47 05:47 05:47 05:46 05:46 05:46 05:46

05:27 05:27 05:27 05:26 05:26 05:26 05:25

13:56 13:56 13:57 13:57 13:57 13:57 13:57

13:35 13:35 13:35 13:35 13:35 13:36 13:36

13:46 13:46 13:47 13:47 13:47 13:47 13:47

13:41 13:41 13:41 13:41 13:42 13:42 13:42

18:09 18:10 18:10 18:10 18:11 18:11 18:11

17:47 17:47 17:48 17:48 17:48 17:49 17:49

17:53 17:53 17:54 17:54 17:54 17:55 17:55

17:54 17:55 17:55 17:55 17:56 17:56 17:56

21:56 21:57 21:58 21:59 21:59 22:00 22:01

21:33 21:34 21:35 21:36 21:36 21:37 21:38

21:33 21:34 21:35 21:35 21:36 21:36 21:37

21:42 21:43 21:44 21:44 21:45 21:46 21:47

23:16 11:23 23:17 11:24 23:18 11:24 23:19 11:25 23:19 11:25 23:20 11:26 23:18 11:26

22:53 22:54 22:55 22:56 22:56 22:57 22:58

22:53 22:54 22:55 22:55 22:56 22:56 22:57

23:02 23:03 23:04 23:04 23:04 23:05 23:05

11:23 11:23 11:24 11:24 11:25 11:25 11:26

11:24 11:24 11:25 11:26 11:26 11:27 11:27

11:23 11:24 11:24 11:24 11:25 11:25 11:26

03:59 03:59 03:58 03:58 03:58 03:57 03:57

06:12 06:12 06:12 06:11 06:11 06:11 06:11

05:41 05:41 05:41 05:40 05:40 05:40 05:40

06:03 06:03 06:03 06:02 06:02 06:02 06:01

05:29 05:29 05:28 05:28 05:28 05:27 05:27

14:08 14:08 14:08 14:09 14:09 14:09 14:09

13:41 13:41 13:42 13:42 13:42 13:42 13:42

14:12 14:13 14:13 14:13 14:13 14:13 14:14

13:36 13:37 13:37 13:37 13:37 13:37 13:38

18:13 18:13 18:14 18:14 18:14 18:15 18:15

17:48 17:49 17:49 17:49 17:50 17:50 17:50

18:24 18:24 18:25 18:25 18:25 18:26 18:26

17:47 17:47 17:48 17:48 17:49 17:49 17:49

21:51 21:52 21:53 21:53 21:54 21:55 21:55

21:29 21:29 21:30 21:31 21:31 21:32 21:33

22:09 22:10 22:11 22:11 22:12 22:13 22:13

21:31 21:32 21:33 21:34 21:34 21:35 21:36

1.00: 1.00: 1.00: 1.00: 1.00: 1.00: 1.00:

22:49 22:49 22:50 22:51 22:51 22:52 22:53

23:29 23:30 23:31 23:31 23:32 23:33 23:33

22:51 22:52 22:53 22:54 22:54 22:55 22:56

11:24 11:25 11:26 11:26 11:27 11:27 11:28

11:24 11:24 11:25 11:25 11:26 11:26 11:27

11:24 11:24 11:25 11:25 11:26 11:26 11:27

11:23 11:24 11:24 11:25 11:25 11:26 11:26

05:50 05:50 05:49 05:49 05:49 05:48 05:48

06:01 06:01 06:01 06:00 06:00 06:00 06:00

05:33 05:32 05:32 05:31 05:31 05:31 05:30

05:50 05:50 05:50 05:49 05:49 05:49 05:49

13:58 13:58 13:58 13:59 13:59 13:59 13:59

14:01 14:01 14:01 14:01 14:01 14:02 14:02

13:53 13:54 13:54 13:54 13:54 13:54 13:55

13:46 13:46 13:46 13:47 13:47 13:47 13:47

18:09 18:09 18:10 18:10 18:10 18:11 18:11

18:08 18:08 18:08 18:09 18:09 18:09 18:10

18:10 18:10 18:11 18:11 18:11 18:12 18:12

17:51 17:52 17:52 17:52 17:53 17:53 17:53

21:54 21:55 21:55 21:56 21:57 21:57 21:58

21:48 21:48 21:49 21:50 21:51 21:51 21:52

22:02 22:03 22:04 22:04 22:05 22:06 22:07

21:30 21:30 21:31 21:32 21:32 21:33 21:34

23:14 23:15 23:15 23:16 23:17 23:17 23:18

23:08 23:08 23:09 23:10 23:11 23:11 23:12

23:21 23:21 23:22 23:22 23:23 23:23 23:24

23:40 23:41 23:42 23:43 23:44 23:45 23:46

11:24 11:24 11:25 11:25 11:26 11:26 11:27

11:24 11:25 11:25 11:26 11:26 11:27 11:27

11:23 11:23 11:24 11:24 11:25 11:25 11:26

11:24 11:25 11:25 11:26 11:26 11:27 11:27

05:53 05:53 05:52 05:52 05:52 05:51 05:51

05:54 05:54 05:54 05:53 05:53 05:53 05:53

05:45 05:45 05:44 05:44 05:44 05:44 05:43

06:03 06:02 06:02 06:02 06:02 06:01 06:01

14:07 14:07 14:07 14:08 14:08 14:08 14:08

13:44 13:44 13:45 13:45 13:45 13:45 13:45

13:46 13:47 13:47 13:47 13:47 13:47 13:48

13:53 13:53 13:53 13:53 13:54 13:54 13:54

18:21 18:21 18:21 18:22 18:22 18:22 18:23

17:46 17:46 17:47 17:47 17:47 17:48 17:48

17:54 17:55 17:55 17:55 17:56 17:56 17:56

17:55 17:55 17:55 17:56 17:56 17:56 17:57

22:09 22:09 22:10 22:11 22:12 22:12 22:13

21:22 21:22 21:23 21:24 21:24 21:25 21:25

21:35 21:36 21:37 21:38 21:38 21:39 21:39

21:31 21:31 21:32 21:33 21:33 21:34 21:34

23:29 23:29 23:28 23:27 23:27 23:28 23:28

23:22 23:23 23:25 23:26 23:27 23:27 23:28

22:55 22:56 22:57 22:58 22:58 22:59 22:59

23:32 23:33 23:34 23:35 23:36 23:37 23:37

11:23 11:24 11:25 11:25 11:26 11:26 11:26

11:24 11:25 11:26 11:26 11:27 11:27 11:28

11:24 11:24 11:25 11:25 11:26 11:26 11:27

11:25 11:25 11:26 11:26 11:27 11:28 11:28


15 BULMACA Çevre

Alttaki aktör

Musikimizde bir makam

Küçük

Dingil Moral

Asya’da bir ülke

Yabani bir hayvan

İsim

6

Tutucu

Ses, görüntü çeken alet

Orta resim

Soru sözü

Beyaz Şan, nam Çit, perde

5

Sandıklı karyola

EMRE ALTUĞ

Kur’an’da bir sure

Ahlâk

Tabaklanmış ceylan derisi

Duman karası

Çocuk bakımevi

Küçük mağara

Kudret, iktidar

İstanbul’un bir ilçesi

Nazlı, cilveli

Yasaklanmış balık ağı

Uluslar arası Futbol Birliği

Peşinat

Bir ilimiz

Tunus’un plaka işareti

Tarla sınırı

İlâhiyat Fakültesi (kısa)

Anlatım İridyumun simgesi

8

Saatin altmışta biri Sessiz tiyatro oyunu Bulmacasını çözdüğünüz gazeteniz

Yaprakların düz ve parlak bölümü

Meslek, uğraş Yerden sıçrayan çamur

Bayındır

Taşıma

Bir tür füze

Ustanın yanında çalışan Çiçek bozuğu yüz

Boşa gitme

9

7

Bir tekstil bitkisi Düğün armağanı (yöresel)

En uzun mesafe koşusu Adıyaman’ın ilçesi

Renk değiştiren hayvan

Ay takviminin üçüncü ayı

Boyutlar

Boyun eğme

Erzak dolabı

Yarar, fayda

İlgi

Sodyumun sembolü

Tantalın sembolü

Bir iletişim kurumu (kısa) Tesir

Özenle yapılmış

Bir tür baykuş

Küçük Karadeniz yelkenlisi Dolaşma, devir

En küçük sosyal topluluk

Ağa (yöresel) Mal üretim yeri

Onarım

Kamu İktisadi Teşekkülleri (kısa)

Kısa çizme

Lityumun sembolü Ölü gömülen çukur, mezar

Hisse Başında saç olmayan

Taşkın su

Buhar hamamı

Rutubet

Gösterişsiz, yalın

Kanun

“… Serttaş” (türkücü)

Yüz kızartıcı olay Anlamlı işaret

Birim Aza Dinin içindeki inanış yolları

TÜRKİYE BİSİKLET TURU

İdare lambası Zonguldak halk oyunu

Hayvan yiyeceği

Şüphe, işkil Bir at hastalığı

Bir çalgı Şalgama benzeyen bir bitki

Korkunç masal yaratığı Mesafe

Gelenek

4

Herkes, el gün

Genişlik El, yüz hareketleriyle gösterme

Güney Amerika’da ki sıradağlar

Ansızın, birdenbire Sürekli olarak

“… Poyrazoğlu” (tiyatrocu)

Dünyanın uydusu

Taviz verme

Milimetre (kısa)

Kadife Güzel sesli bir kuş

Göktürklere yol gösteren kurt

Kefiyenin üstüne sarılan çember bağ

Özen

Ayrılmayacak bir biçimde birleşme

Tembih sözü

Hadise

Köşegen

Futbolda bir mevki 3

Şarkıda tekrarlanan bölüm

Arı yapar Çarçabuk, anında

At oturmalığı

Kaldıraç

Yakışır, uygun

Üzüm çeşidi

Oyunda sayı (yöresel)

Üstteki şarkıcı, oyuncu Yerfıstığı Çevik

Tasa, kaygı

Rutubet

Şaşma ünlemi

Eş, zevce

Yoksula verilen para

Notada durak işareti

2

Uzaklık anlatır

Bir nota

Üvey ana

En gelişmiş röntgen tekniği

Mermer türü

Barselonalı ünlü futbolcu

Sivas’ın bir ilçesi

Tümör

Dişi deve

Domates (yöresel)

İlkel silah

Helyumun sembolü

Bir ekmeklik hamur topağı

Üst karşıtı

Yaz yağmuru Us Hayat arkadaşı

Kıta (kısa)

Güneyimizde bir ülke

Zafer

Sivri uçlu dantel örme çubuğu

10

9

Vilayet

6

2

fi‹FRE KEL‹ME

1

İzmir’in bir ilçesi

5

Eziyet, cefa

Allah’a (cc) göre insan

Hayvan otlatılan yer

Radyumun sembolü

4

Satrançta yenilgi Müspet ilimlerin genel adı

MUSTAFA AVKIRAN

Arap alfabesinde bir harf

3

Temel, esas

Taşıt dizisi

Longplay (kısa)

8

Hayvanı iğdiş etmek

Baston

7

Göz rengi

1

Aylardan biri

Kiloamper (kısa)

Dağ keçisi Bir bağlaç

Semiz kesim hayvanı

Düzey

Kalın keçe kumaş

Resimli duvar ilanı

Söz

İzmir’in ilçesi

Vücuda zerk edilen bağışıklık sıvısı

Dereden tepeden konuşma

Askerlikte en üst rütbe

Gürültü patırtı

Bir nota

10

Eski maden parçası


16 BULMACA Üstteki futbolcu

Uzun boyunlu ördek

Erzurum’un bir ilçesi

6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

Saplı tencere Organizma, metabolizma bozukluğu

Acemi, tecrübesiz

Yer altı yolu

Manda pastırması

Birini görmeğe gitme

Bir tarikatın kurucusu

Bazen, kimi vakit

Japonya’da liman kenti

Öncecilik

Sınav türü

Güzel koku

FİFA kokartlı bir hakemimiz

Soru sözü

Hararet

Sarkaç, pandül

Taşkın su

Söz

Çölden esen sıcak rüzgâr

Kelem denilen sebze

Anlam

Bol renkli, iri papağan

Tarz

Anlamlı işaret

Radyumun sembolü

Erişilecek yer, menzil

Ekmek pişirilen yer

Kareli kumaş

Bir nota Kapak, cilt Oğul

Derviş selamı

Kap ağırlığı

Lâkin, fakat

En kısa zaman süresi

Lezzetli Sıcak bir içecek

Geniş olmayan

Bir ilimiz Musikimizde bir makam Süslü şenlik kemeri

Günlerden biri Annenin erkek kardeşi

“… Tosun” (alttaki futbolcu) Güney Afrika plakası Yağmur getiren fırtına

Eski dilde ayak

Bolu’da turistik göl

Vilayet

Güzel sesli bir kuş

Çok karşıtı İhtiras

Bir tür başlık Köpek Oyuncunun sahnede yaptığı

Maçın rakamlı sonucu

Yaşlı, çok zayıf kimse

İstek

Engel

Maun ağacının diğer adı

İlgi

Akıl Osmanlıların Roma’ya verdiği ad

CENK TOSUN

Duman karası

Renyumun sembolü

Bal özü

Lüfer balığının küçüğü

Hizip

Azeri çalgısı

Doğum hemşiresi

Başlıca içeceğimiz

PUZZLE BULMACA

SUDOKU KOLAY

SARMAL

Yankı

Ülkemizin plaka işareti

Küçük mağara Rey

Küçük kanal

Gam, keder

Uzaklaşma

Ateş durumunda odun, kömür parçası

Sıcak, kızgın, yakıcı

Başa kakma, serzeniş

Uçma organı

Para çekme makinesi

Örnek, kalıp

Lale bahçesi

Duvar taşı arasındaki tahta Gemi süvarisi

İşi başkasına bırakma Dolaylı anlatım Afrika’da ırmak

İtalya’nın en uzun ırmağı

Uzun tüylü av köpeği

İlçe yöneticisi

Haber Ajansı (kısa)

Ünlem

Kabul etmeme

Bebek maması unu

Bir uzunluk ölçüsü Müzisyenlerin topladığı para

Kötü, çirkin

Afrika’da bir ülke

Matbuat

İhtimal

Gözü açık, uyanık

Şahit

Erkek kardeş

Kur’an’da bir sure

Bir organımız

Hayat

Nam, şöhret

Uzun ömürlü ağaç Meteorolojik gözlem Kıyamette İsrafil’in öttüreceği boru Peynir türü

Yemek

İddia, tez

Kesim hayvanındaki semizlik Deri kalınlaşması

At oturmalığı

Alev

Bir zekâ oyunu

Bahçe yeşillendirme otu

Uzaklık anlatır Huzur

Antalya’nın bir ilçesi Teyze (Halk ağzı) At nallayan kimse

Uzun ve kalın tahta

Ele geçirme

Suyolu

OLCAN ADIN

İstem dışı kaş göz oynatma

İ P E R İ T

ZOR

ORTA

V İ Z O N

‹ÇE DO⁄RU

100-97 Kurşunlu büyük olta 96-92 Mevki, kat 91-87 Yabani bir hayvan 86-83 İl yöneticisi 82-78 Masa, sini gibi şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış durumu 77-72 Köylü şapkası 71-67 İçine, altına girerek saklanılan yer 66-63 Yeter 62-58 Durma, kesintiye uğrama 57-53 Bitkin, yorgun 52-48 Hastalık, dert 47-43 Nehir 42-38 Aksama, aksaklık 37-33 Atlara takılan enli, yumuşak eyer 32-30 Uçurum 29-26 Nakış ipliği yumağı 25-21 Yelken indirme komutu 20-16 Kur’an’da bir sure 15-11 Etobur 10-4 Kesici bir alet 3-1 Fiyat artırma

ÇOK ZOR

Afla€›daki sözcükleri birer puzzle parças› gibi yerlerine yerlefltireceksiniz.

Sudoku bulmacalam›zda ki her sat›r, her sütun ve 3x3’lük her kutuya, 1’den 9’a kadar rakamlar yerlefltirilecektir. Her sat›r, her sütun ve 3x3’lük kutu bölümlerinde 1’den 9’a kadar say›lar bir kez kullan›lacakt›r.

SÖZCÜK MERD‹VEN‹ Merdivenin ilk basama€›ndaki KITIK sözcü€ününü son basamaktaki HAZAN sözcü€üne ulaflmak için birer harf de€ifltirin

KITIK

T‹R EK

DIfiA DO⁄RU

D A H İ L İ

HAZAN

ÖR N

1-7 Özür 8-13 Karbonat ve limonla köpürtülmüş su 14-18 Bir spor dalı 19-22 Açık, belli 23-27 Aşçı yardımcısı 28-34 Avrupa’da bir ülke 35-36 Bir nota 37-40 Bir ekmeklik hamur topağı 41-45 Sayı gösteren işaret 46-49 Razı olma 50-54 Yokuş 55-59 Asya’da Dünyanın en yüksek ülkesi 60-64 Yoğun 6569 Zehirli bir hayvan 70-74 Arzu, talep 75-79 Ufak tefek kazalar yapmayı huy edinmiş kimse 80-84 Yer altında kalarak taşlaşmış, bitki, hayvan kalıntısı 8589 Avı bol olan yer 90-93 Yuvarlak yağlı çörek 94-97 İki yanı da kesici, ucu sivri büyük bıçak 98-100 Ceviz

ÇEM‹fi YEM‹fi YEM‹N YEMEN YEMEK YELEK YEDEK

2 HARFLİ AK AL CA DA DO EY İT İZ NA NO OD PA RE TA UR US 3 HARFLİ AKA ALO ARE AVİ ENE FİL FOK İYİ LAF LİR MAL NAZ ONA RUZ ÜYE VAT YAN ZOR 4 HARFLİ ADAY APAZ ATEŞ ATIK ATOL DUMA EDİM ELİK FORA İDİL

İZAZ KATİ LİSE MUDİ NEMO NEVİ OKAN OTEL PATA PİDE ŞİTA UYAK VİDA ZADE 5 HARFLİ AFİLİ AFONİ ALAKA AMADE CEREN DEVİR ENEZE KAŞAR LİPOM MOREN NİZAM

ONAMA PAZAR SELEN VİZON YÜREK ZİZİM 6 HARFLİ APALAK ASETİK AŞİRET DAHİLİ DİFANA HARİKA İPERİT İSABET MİMOZA ŞERARE UTARİT YAKUZA


f17 spor

HAKAN YAKIN, SPARTAK MOSKOVA’DA

Türk asıllı İsviçreli teknik direktör Murat Yakın, Rus ekibi Spartak Moskova ile 2+1 yıllık sözleşme imzaladı. 39 yaşındaki çalıştırıcı, Basel’i İsviçre Ligi’nde iki yıl üst üste şampiyon yapıp Avrupa Ligi’nde yarı finale çıkarma başarısı göstermişti.

A Ğ U L N O Y I P ŞAM SRET TAKIMLAR 6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

HA

HABER: ISA DEARI

Avrupa’da liglerin sona ermesiyle birlikte şampiyonluk sevinci yaşayan takımların yanı sıra o şampiyonluğu kıl payı kaçıran takımların uzun yıllar süren şampiyonluk hasretleri de dikkat çekiyor. Bu talihsiz takımlar arasında Trabzonspor, Saint Etienne, Liverpool, Schalke 04 ve Athletic Bilbao yer alıyor.

SAINT ETIENNE

-

Fransa’nın en köklü kulüplerinden birisi olan Saint Etienne son şampiyonluğunu 1981 yılında yaşadı. Saint Etienne, kuruluşundan bu yana elde ettiği on şampiyonluk ile Fransa Ligi’nde en çok

şampiyonluk yaşamış takım olarak da dikkat çekiyor. Bu yıl A Milli Takım oyuncusu Mevlüt Erdinç’i de kadrosunda bulunduran yeşil beyazlı kulüp, bu sezonu 69 puanla tamamlayarak, tarihinin en

başarılı sezonlarından bir tanesini yaşadı. PSG’nin şampiyon olduğu ligi dördüncü sırada bitiren Saint Etienne tarihinde ilk defa Şampiyonlar Ligi’nde ön eleme maçı oynama hakkı kazandı.

sonra 18 şampiyonluk ile ligde en fazla şampiyonluk yaşamış ikinci kulüp olan Liverpool en son 1990 yılında Premier Ligi, Aston Villa’nın 9 puan önünde şampiyon bitirmişti. Bu se-

zon Uruguaylı süper golcü Luis Suarez sayesinde şampiyonluğu son haftalara kadar kovalayan Liverpool’u, bunu kılpayı Manchester City’e kaptırması, taraftarlarının ümitlerini boşa çıkardı.

sene 110 yaşına giren köklü kulüp, son şampiyonluğunu daha renkli televizyonların yaygın olmadığı, kırmızı ve sarı kart kurallarının uygulanmadığı, yılında yaşamıştı 1958 yılında yaşadı. 56 yıldır şampiyon-

luk ipini göğüsleyemeyen Schalke 04 yedi Bundesliga şampiyonluğu ile Bayern Münich, Nürnberg ve Borusia Dortmund’un ardından Almanya Ligi’nde en çok şampiyonluğa ulaşan dördüncü takım.

TRABZONSPOR

-

Ligimizin dört büyük takımından birisi olan Trabzonspor 1984 yılından beri şampiyonluk hasreti yaşıyor. Anadolu takımları arasında en başarılı ve en çok taraftara sahip takım olarak dikkat çeken Trabzonspor, tam 30 yıldır şampiyonluk sevincine hasret. 1967 yılında kurulan bordo mavili takım 1976 senesinde ligi Fenerbahçe’nin üç puan önünde tamamlayarak ilk şampiyonluğuna ulaştı. Trabzonspor’un bu şam-

piyonluğu, Anadolu’dan bir takımın aldığı ilk şampiyonluk olarak da tarihe geçti. Türkiye Birinci Ligi’ne çıktığı günden beri hiç ikinci lige düşmeyen Trabzonspor aynı zamanda Türkiye Ligi’nde kendi evinde en uzun süre yenilmeyen takım olarak da rekor kırdı. 1975-1976 sezonunun 9. haftasından 1981-1982 sezonunun 16. haftasına kadar toplamda 90 maçta yenilgi yüzü görmeyen Trabzonspor, Türkiye Ligi tarihinde

kırılması zor bir rekora imza attı. Bu istatistik ile Türkiye’nin en iyi takımı olan bordo mavililer dünya sıralamasında ise 121 maç yenilmeyen Real Madrid’in birinci olduğu listede altıncı sırada yer alıyor. Ligde toplamda altı şampiyonluğu bulunan Trabzonspor sekiz defa da ligi ikinci sırada bitirme başarısı gösterdi. Türkiye Kupası’nda ise 13 kez final oynayan Karadeniz takımı, bu kupada sekiz kez şampiyonluğa ulaştı.

LIVERPOOL

-

İngiltere’nin en köklü kulüpleri arasında yer alan Liverpool, 24 yıldır lig şampiyonluğu yaşayamıyor. İngiltere Premier Ligi’nde 20 şampiyonluğu bulunan Manchester United’dan

ATHLETIC BILBAO

-

İspanya’daki Bask Bölgesi’nin takımı olan Athtletic Bilbao son şampiyonluğunu Trabzonspor gibi 1984 yılında yaşadı. İspanya Ligi’nde sadece sekiz şampiyonluğu bulunan kırmızı beyazlılar İspanya Lig Kupası’nda ise oldukça başarılı istatistiklere sahip. 23

kez İspanya Lig Kupası’nı kazanma başarısı gösteren Bilbao, 26 kez şampiyonluğa ulaşan Barcelona’dan sonra kupayı en fazla kaldıran takım konumunda. Burada dikkat çeken ayrıntı ise Athletic Bilbao’nun İspanya Ligi gibi İspanya Kupası’nı da en son 1984 yılında kazanması.

Athletic Bilbao’nun bir başka ilginç yanı ise kadrosunda sadece Bask bölgesinde doğan futbolcuları bulundurması. Bu sezon, Atletico Madrid’in şampiyon olduğu İspanya Ligi’nde Bilbao’nun ligi 70 puanla tamamlayarak oldukça başarılı bir sezon geçirdi.

SCHALKE 04

-

Avrupa kupalarında Almanya’nın en önemli külüplerinden olan Schalke 04, Bundesliga’yı her sezon üst sıralarda tamamlamasına karşın, yarım asırdır şampiyonluk kupasına ulaşamıyor. Bu


18 SPOR

6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

Yabancı sınırlamasıyla Avrupa’da başarı hayal Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, Federasyon’un 5+3 (5 sahada, 3 kulübede) uygulamasını bir kez daha eleştirdi. Devler Ligi şampiyonluğu sözünü mevcut durumdan ötürü veremediğini vurgulayan Aysal, Avrupa’nın devleriyle yarışmanın mümkün olmadığını söyledi.

KARE BULMACA

Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, sarı kırmızılı takımın gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

lar›n› inceleyen bilim - Ahlâk bilimi. 16. Birbirine paralel tutturulmufl iki kütükten yap›lm›fl, alt› bofl, çok h›zl› giden gemi - Entrika, hile. 17. Tuza€a düflürülen fley - ‹nce yap›l› - Çal›flmaya ara vererek dinlenmeye çekilme - Üflemeli çalg›. 18. Bir tür pamuklu bez - Kur'an'›n ikinci suresi - Sar›ms› yflil renkli, cam par›lt›l› bir silikat. 19. Bir savafl silah› - Engel - Ülke, yurt. 20. Asya'da ikiye bölünmüfl ülke - Eski Türklerde kutsal say›lan doktor - Güzel konuflma yetene€i.

Tutucu

Çevre

Küçük

Musikimizde bir makam

İsim

Dingil

Moral

Asya’da bir ülke

Yabani bir hayvan

Sandıklı karyola

Ahlâk

Duman karası

Tabaklanmış ceylan derisi

Çocuk bakımevi

Küçük mağara

Kudret, iktidar

İstanbul’un bir ilçesi

Nazlı, cilveli

Yasaklanmış balık ağı

Uluslar arası Futbol Birliği

Peşinat

Tunus’un plaka işareti

Tarla sınırı

İlâhiyat Fakültesi (kısa)

Anlatım

İridyumun simgesi

8

Saatin altmışta biri

Sessiz tiyatro oyunu

Bulmacasını çözdüğünüz gazeteniz

Yaprakların düz ve parlak bölümü

Meslek, uğraş

Yerden sıçrayan çamur

Bayındır

Taşıma

Dereden tepeden konuşma

Bir tür füze

7

Askerlikte en üst rütbe Bir tekstil bitkisi

Arı yapar

Taşkın su

Buhar hamamı

Rutubet

Gösterişsiz, yalın

“… Serttaş” (türkücü)

Yüz kızartıcı olay

A S A Bir at hastalığı

F İzmir’in bir ilçesi

İ

Herkes, el gün

A N A N E K A F

Hayvanı iğdiş etmek

At oturmalığı Yakışır, uygun

“… Poyrazoğlu” (tiyatrocu)

A L

Hayvan yiyeceği

Semiz kesim hayvanı

E Y

İ Longplay (kısa)

M A T E N

N

Sürekli olarak

İ

Milimetre (kısa)

D

Tasa, kaygı

Eziyet, cefa

Kaldıraç

E R

Üzüm çeşidi

İ

Taviz verme Köşegen Şarkıda tekrarlanan bölüm

Eş, zevce

Y

E Domates (yöresel) Bir ekmeklik hamur topağı

L P Us Hayat arkadaşı

T A Sivas’ın bir ilçesi

İ

M A N Baston Üvey ana

Rutubet Yoksula verilen para

Kefiyenin üstüne sarılan çember bağ

A

Taşıt dizisi Yaz yağmuru

Y

L

Güneyimizde bir ülke

I

Radyumun sembolü

İ

Üstteki şarkıcı, oyuncu

V E

N E M Bir nota En gelişmiş röntgen tekniği

Barselonalı ünlü futbolcu Tümör

S

E

Sivri uçlu dantel örme çubuğu

G

Hadise

Mesafe

Kadife

Genişlik

V E

Güzel sesli bir kuş

Kıta (kısa)

L A Şaşma ünlemi

R E

Futbolda bir mevki

İlkel silah

7 8 9 10

ÖZA

11

ticede 12

sporda arkadaşlık duyguları ön planda. Bunun daha fazla zedelenmesine 13 müsaade etmeyeceğiz. Çare bulma gayesindeyiz.” ifadelerini kullandı. 14

LAVEZZI’NIN TEMSILCISI: SÜRPRIZ OLABILIR 15

Galatasaray’ın görüştüğü ileri sürülen 9 10 cephesinden 11 12 13 açık14 Lavezzi lama geldi. Fransız devi Paris Saint 17 Germain’de forma giyen Arjantinli forvetin temsilcisi Alejandro Mazzoni, iddi18 aları yalanladı. İngiliz temsilcisi Chelsea 19 ile de anılan 29 yaşındaki futbolcunun takımdan ayrılmayı düşünmediğini be20 lirten Mazzoni, akabindeki cümlesiyle şaşırttı: “Ancak transferde her an sürprizler olabilir.” Ukrayna’da Vorskla’da ter dökenSUDOKU Armend Dallku ise Sarı-KırÇÖZÜMLER‹ mızılılardan teklif aldığını söyledi. 30 yaşındaki Kosovalı stoper, yönetimin kendisini kalmaya ikna ettiğini dile getirdi.

6 16 7 8 Ezequiel

T

13

Üstteki futbolcu

Soru sözü

Erzurum’un bir ilçesi

Ü N

FİFA kokartlı bir hakemimiz Suyolu

OLCAN ADIN

Bir nota

Soru sözü

Y A

Alev

Vücuda zerk edilen bağışıklık sıvısı

B A

17 İ Ş S

I En küçük sosyal topluluk

Bir organımız

Kötü, çirkin

Para çekme makinesi

Dinin içindeki inanış yolları

Gözü açık, uyanık

İşi başkasına bırakma Dolaylı anlatım

Maun ağacının diğer adı Akıl

H U Lüfer balığının küçüğü

Anlam

D

Sarkaç, pandül

Tarz

N E D

Taşkın su Çölden esen sıcak rüzgâr

M A N A

S A K İlçe yöneticisi

Bir uzunluk ölçüsü Müzisyenlerin topladığı para

Sınav türü

At oturmalığı Hararet

Ateş durumunda odun, kömür parçası

Günlerden biri Annenin erkek kardeşi

D

O Y

Saplı tencere Organizma, metabolizma bozukluğu

Huzur

Osmanlıların Roma’ya verdiği ad

İ

Vilayet

İ

L

Bol renkli, iri papağan Anlamlı işaret

Uçma organı Uzaklaşma

İhtimal Kur’an’da bir sure

S Söz Kelem denilen sebze

O L

A R A Duvar taşı arasındaki tahta Gemi süvarisi

H

K A N Eski dilde ayak Vilayet

P A

T İ R İ T İlgi Küçük mağara

İstem dışı kaş göz oynatma

Z

İddia, tez

T

Uzun ve kalın tahta Hayat

K

Bahçe yeşillendirme otu Şahit

Ç

Afrika’da bir ülke

İ N İ S İ Y A T İ F

Güzel koku

Ele geçirme Uzaklık anlatır

Y A K A L A M A

T A V

semizlik Deri kalınlaşması

ağaç Meteorolojik gözlem

Nam, şöhret Erkek kardeş

Ş A N

Ünlem

S

Maçın rakamlı sonucu Engel

Bolu’da turistik göl

A B BULMACA A N T ANAGRAM Kar zararın kardeşidir. İstek

S K O R

Köpek

İ T

Oyuncunun sahnede yaptığı

A R Z U

PETEK BULMACA Ülkemizin Yankı

CENK TOSUN

A L A K A 1. Hüsran. R 2. Mersin. E 3.KMemnun. O 4. Kasnak. T 5. Rakkas. 6. Yargıç. 7.

R İ M

plaka işareti

Bal özü

N E

SSUDOKU A R I K ÇÖZÜMLER‹ A N A T T Azeri çalgısı

Duman karası

Renyumun sembolü

S

R

I

M

D

I

E

N

L

A

M

Z

N

U

D

I

L

T

K

A

N

K

İ

T

K

İ

S

K

İ

L

M

A

en uzun ırmağı

Kabul etmeme

Güzel sesli bir kuş

Migren. 8. Kaknem.Hizip9. Maksat. 10. Tarkan. 11. Açılış. 12. Limoni. 13. K Kaparo. T A R 15. Manama. K L 16.İ Işınım. K 17. Ninova. 18. Borani. 19. 14. Kapama. Naklen.Doğum 20. Pulman. 21. Mıskal .22. Avanos. 23. Kabine. 24. Cinnet. 25. Başlıca A Mektup. R hemşiresi E 27. B Abalon. E içeceğimiz S U 26. Taklit. 28. Vaketa. 29. Ticari. 30. Kerata.

İ

T

İ MUSTAFA AVKIRAN Allah’a (cc) göre insan

L İ

Öncecilik

Birini görmeğe gitme

Örnek, kalıp 6. ‹glo Radyumun -sembolü Arasat - ‹çirik -yer,Erişilecek Ta. menzil7. Barana - Yakamoz. 8. Mors - Emi - Ama. Sıcak, U 9. R R10.ALakerda E R İ M kızgın, K12. Zabitan İ P Kareli Flu pişirilen -Ekmek Amani. Bali€. yer kumaş - Ön - Ki. 11. Ak - Lori -yakıcı Uzun tüylü Bir nota - Biyoloji - Epe - Asi. 13. Pek - Ga - Merak. 14. Pot - Nesep. 15. Edinim av köpeği Kapak, cilt L - Etik. A 16.F Katamaran S - Desise. E T17. E R - TatilH- Ney.Oğul18. Pazen D OLale Av - Narin bahçesi Başa Bakara - Olivin. 19. Roketatarkakma, - Mani - ‹l. 20. Kore - Atasagun - Nat›ka. kanal A YUKARIDAN S I AfiA⁄IYA L I K Gam,serzenişkeder T A K A Z A Küçük Bebek Kap ağırlığı 3.kısa As maması unu1. Ömerli - Oflaz - Çekap. 2. Zeka - GB - Lakap - Davaro. En A R A R O T Lezzetli- Elik.D Nareke. A R5. Grosa A -zaman A süresi Lâkin, fakatYalamuk - Beyit - Zor. 4. Yiv - RORO Ararot Sıcak bir - Pim - Ne. 6. Lisans - Dragoman - Ta. 7. Not - AlaGeniş- Kainat - Rabat. olmayan A 8. Lt T - AtaI - Barata. L Biriçecekilimiz9. Ülefl S - ‹nikas. A L10. Marina E P- Nara. DKeneA- Od.R 11. MusikimizdeMavi bir “… Tosun” 12. - Tamu. 13. UFO - ‹ç - Oda - An. 14. Neferiye - Ödem - Jeton. makam (alttaki M 15. E V- Penisilin. E S16. Birikim E R- Bere C 17.EFilikaN- AkaK futbolcu) Süslü şenlik N Anot - Raman - ‹li. kemeri Güney AfÇok karşıtı - AsesrikaYağmur -plakası Vat. 18. Re - Ey - Manilaketeni.İhtiras 19. Anatomi - ‹s - P‹ - Enik. A 20.TKuzgetiren Z A Birbaşlıktür - La. A Z - Laza - E€ir - Kay fırtına

T

A H

P

Bir tarikatın kurucusu

hayKARE BULMACA Kesim vanındaki

L A K

Ğ

K

R A SOLDAN H ASA⁄AT

B E K İ

Bazen, kimi vakit

Uzun Matbuat 1.ömürlü Özay Gönlüm - Yunak - Rok. 2. Mesir - Otlak - Fen - Fe. 3. Ek - Volt İtalya’nın

Kıyamette İsrafil’in öttüreceği boru Peynir türü

S E L

S A L I Yaşlı, çok zayıf kimse

Manda pastırması

K

O S A K A

K A Y M A K A

A K A J U Rey

T

16

E Y E R - Eremofobi Ç - IAz. 4.NRayA- Si -RAflina - Etilen. B 5.AArasat S - Nevir I N - Riyal.

M İ L

İ H A L E

N İ L

A T M Derviş selamı

U T

Tembih sözü

Bir zekâ oyunu

B E T

H A Afrika’da ırmak

20 T E

L U R

K

A Ş

E L Haber Ajansı (kısa)

E L

Japonya’da liman kenti

Y A L I M Antalya’nın bir ilçesi Teyze (Halk ağzı) At nallayan kimse

Yemek

K A

Acemi, tecrübesiz

C Ü N E Y T Ç A K I R

A N A Y A R I S I

18 İ

19 L İ

S

K A N A L

İ F 15 E 16

Uzun boyunlu ördek Yer altı yolu

O L T U

R E 14 K

O

O K

L A M

15

ÖZAY GÖNLÜM

A R A

Ş

10

6

K A M A

A R A

9

5

U T K U

I

A H

Çevik

K

Kiloamper (kısa)

Oyunda sayı (yöresel)

8

4

Y A Mermer türü

Üst karşıtı

O T Zafer

L

İ Yerfıstığı

Notada durak işareti

Bir çalgı Şalgama benzeyen bir bitki

A S E N A

E L

M E S S Arap alfabesinde bir harf

Hayvan otlatılan yer

R A K

A K A

fi‹FRE KEL‹ME

K

Göktürklere yol gösteren kurt

A

Dağ keçisi

K A T A R I

Y E M

Y A G O N A L Bir bağlaç

A S A

Z A R A

A K I

D

Özen

Ansızın, birdenbire

B A N A D U R A

E Z A

K A R Ş

Dünyanın uydusu

N Ü T

M E R A K Uzaklık anlatır

Ö

Aza

D E V

ÇÖZÜMLER

El, yüz hareketleriyle gösterme

A L A M

E L A

Temel, esas

Korkunç masal yaratığı

7

12

B Ü L E N T

TÜRKİYE BİSİKLET TURU

Y N A Ş M A Çarçabuk, anında

N A K A

H E Satrançta yenilgi Müspet ilimlerin genel adı

İ M

K U Ş K U

S E V Dişi deve

Anlamlı işaret İdare lambası

Birim

3

Şüphe, işkil

Göz rengi

Helyumun sembolü

Ölü gömülen çukur, mezar

Başında saç olmayan

M A R T Düzey

Lityumun sembolü

Hisse

B A L Aylardan biri

Kamu İktisadi Teşekkülleri (kısa)

Kısa çizme

A N D Ayrılmayacak bir biçimde birleşme

Mal üretim yeri

Onarım

A M A N Gelenek Güney Amerika’da ki sıradağlar

Bir iletişim kurumu (kısa)

Tesir

Ağa (yöresel)

1

Zonguldak halk oyunu

Tantalın sembolü

Özenle yapılmış

7

Y

Yarar, fayda

6

Kanun

Sodyumun sembolü

Ay takviminin üçüncü ayı

Erzak dolabı

5

T

İlgi

Kalın keçe kumaş

Resimli duvar ilanı

Söz

Boyun eğme

3

Y Küçük Karadeniz yelkenlisi Dolaşma, devir

En uzun mesafe koşusu Adıyaman’ın ilçesi

Renk değiştiren hayvan

Boyutlar

4

Bir tür baykuş

Boşa gitme

2

S İzmir’in ilçesi

Ustanın yanında çalışan Çiçek bozuğu yüz

1

Düğün armağanı (yöresel)

9

Gürültü patırtı

2

ESAS NO : 2012/1091 DAVALI : HALÝME ÇAÐLAYAN ERDOÐMUÞ Davacý Osman Hamdi Aydoðmuþ ile davalý Halime Aydoðmuþ hakkýnda açýlan Tanýma davasýnýn Mahkememizce yapýlan duruþmalarý sonunda verilen 20/02/2014 gün ve 2012/1091 E. 2014/139 K. sayýlý kararla; Davanýn KABULÜ ÝLE, 2675 sayýlý Milletlerarasý Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkýndaki kanun hükümleri uyarýnca, Yozgat, Þefaatli, Kuzayca Bahçelievler, Cilt no:24, Hane no:1, BSN:352'de nüfusa kayýtlý, Tahir ve Ayþe'den olma, 18/05/1975 Ankara doðumlu, 53089684104 T.C kimlik numaralý davacý OSMAN HAMDÝ AYDOÐMUÞ ile ayný yer BSN; 653'te nüfusa kayýtlý, Mustafa ve Keziban'dan olma, 22/09/1975 Ýncesu doðumlu,50809308104 T.C kimlik numaralý davalý HALÝME ÇAÐLAYAN AYDOÐMUÞ'un Yanlarýn boþanmalarýna dair Paris Asliye Hukuk Mahkemesinin 22 Eylül 2011 tarih, JAF bölüm 4 kabine 4, 08/37295 kesinleþmiþ kararýnýn TANINMASINA, Bilinen en son adresi aþaðýda yazýlý bulunan, yöntemince tebligat yapýlamayan, ayrýca dava sýrasýndaki tüm araþtýrmalara raðmen de tebligata uygun baþkaca adresi tespit edilemeyen Mustafa ve Keziban dan olma,22/09/1975 Ýncesu doðumlu, Yozgat, Þefaatli, Kuzayca Bahçelievler nüfusuna kayýtlý Halime Çaðlayan Aydoðmuþ'a ilan tarihinden itibaren 7 gün sonra kararýn teblið edilmiþ sayýlacaðý hususu,7201 sayýlý TK.nun 28 ve devamý maddeleri uyarýnca ilahen teblið olunur. 28/04/2014 DAVALI: HALÝME AYDOGMUÞ Mustafa ve Keziban'dan olma, 22/09/1975 Ýncesu doðumlu, Yozgat, Þefaatli, Kuzayca, Bahçelievler nüfusuna kayýtlý, ADRES: 53 Rue Compans 75019 PARÝS B: 28066

Orta resim

Beyaz

Şan, nam

Kur’an’da bir sure

6

3

11

Çit, perde

Eski maden parçası

Bir ilimiz

İLAN İSTANBUL ANADOLU 4.AİLE MAHKEMESİNDEN İLAN METNİ

Ses, görüntü çeken alet

5

10

YUKARIDAN AfiA⁄IYA

Alttaki aktör

4

9

1. ‹stanbul'da önemli bir baraj - ‹yi, güzel, mükemmel - Tepeden t›rna€a yap›lan sa€l›k kontrolü. 2. Anlak - ‹ngiltere'nin plaka iflareti - Takma ad - Kemal Sunal'›n bir filmi. 3. Bir tak›m›n gözde oyuncusu - Çam a€ac›n›nM reçineli ka m›ndan bir Ebu€u - AnUlam bak›M Abirine ba€ İ l› iki m›sAradan oluflan fliir parças› - Güç, müflkül. 4. Çizik gibi ince yol - Bir tür deM U S T A F A A V K I R A N niz tafl›mac›l›€› - Da€ keçisi - Karagöz oyununda çal›nan saz kam›fl. 5. On iki düHzineU- BeR bek ma rantaSkam›fl› unu D maAs› yap›lanNmaA A -KTahtaT ya Ö da metal çivi - Bir soru sözü. 6. Bir mal› yabanc› firma ad›na üretme izB A Z A K R E Ş İ N E R ni - Tercüman - Tantal›n simgesi. 7. Ö€rencilere derslerindeki bilgileEMRE ALTUĞ F lar›Ana göre A V nuA Nda rine, okulFdaki İdurum verilen maraN- ‹yiS- Evren - TAfrika' bir baflkent. 8. Litrenin k›sa yaz›l›fl› - Baba - Osmanl› saray›nda genelV A N D A K İ K A İ R A likle bostanc›lar›n giydikleri çuha bafll›k. 9. Pay, hisse - Piyasada etki A YatMlimaAn› - Hay N k›rma.Y11. AsalakZ bir İhayvan F -O ya da tepZki. 10. Atefl.S12. Bir N renkA- CeK hennem. €i bilin İ L13. KimliM A meRyen gök E ciŞsimAlerineL verilen A ad - Dolmaya konulan k›yma, baharat gibi fleyler - Yeniçeri k›fllas› - TarT Ç Hla s›n›r›. K14. Bir çeMflit küAçükRsalk›m A l› üzüm T O- BaNz› hastal›k Dlarda yüzAde, F ne geEçen R yuvarlak A A Ç I EellerBde, ayak A lar T da görüRlen ilAtihap Ms›z flifl - KPara İyeriL madeni marka. 15. Pozitif elektrot - Bir petrol rafineri bölgemiz - MeK A R A BtaboUlizmaR ürün U lerin Nden elde M ediUlen an T tibiEyotik.N16.AY›€›lma E - BirTtür K l›k - Asya'dTa birA›rmak. A P A L AbaflK M 17. İ GeRmilerAde bu Tlunan can F kurAtaranBsanRdal› İ - A€abey - Osmanl›larda gece bekçisi - Saniyede 1 jullük ifl yapan moT A K A tor A İ ye.T19. güç birimi. 18. Bir nota - Seslenme ünlemi - Bir türKpalmi rusu.Y20. Göl- S U R K EVücut L yap›s› - Duman karas› - 3,14 say›s› - Kedi köpekPyavA gede kalan yan - ‹çine bal konulan küçük tekne - Ar›lar›n ç›kard›€› bir K S A Dtür E Ü N İ salg› - Yaz ya€muru - Bir nota.

8

indirim beklerken, Fransız ekibi Bastia ile ipleri koparan Krasic’e şu ana kadar herhangi bir talip çıkmadı. Ayrıca Sarı-Lacivertli kulüpten yüksek ücretler alan oyuncuların kiralık gitmeye ancak burada kazandığı ücreti gidecekleri takımdan da temin etmesi durumunda ikna oluyor. Gönderilmesi muhtemel 5 oyuncu için kulübü rahatlatacak teklifler gelmemesi durumunda gelecek yıl kulübe bindireceği maliyet 9 milyon Euro olacak. İşte söz konusu 5 yabancı futbolcunun Fenerbahçe’den aldığı yıllık garanti ücretler: Yobo (2 milyon Euro), Holmen (1 milyon 300 bin Euro), Kadlec (2 milyon 100 bin Euro), Krasic (2 milyon 300 bin Euro), Stoch (1 milyon 800 bin Euro).

1. ‹stanbul'da önemli bir baraj - ‹yi, güzel, mükemmel - Tepeden t›rnaGalatasaray Başkanı Ünal Aysal, dışındaki neticeleri felaketlere yol aça€a yap›lan sa€l›k kontrolü. 2. Anlak - ‹ngiltere'nin plaka iflareti - Takma ad - KeDışarıdakilerin mal Sunal'›n bir filmi. 3. Biraynı tak›m›nsilahlarla gözde oyuncusu ya- Çam Galatasaray Adası’nda katıldığı bir bilir. a€ac›n›n reçineli kabu€u - Anlam bak›m›ndan birbirine ba€l› iki m›sraortada. Karşımızda dünyanın davette konuşan Ünal Aysal, 5+3 kuralı- rışmadığı dan oluflan fliir par ças› - Güç, müfl kül. 4. Çizik gibi ince yol - Bir tür detafl›mac›l›€› - Da€ keçisi - Karagöz oyununda çal›nan saz kam›fl. 5. nın ciddi bir sorun olduğunu vurguladı. enniz edenler On iyi iki dü10 zine yabancısıyla - Bebek mamas› yap›lanmücadele maranta kam›fl› unu - Tahta ya da me tal çivi - Bir soru sözü. en 6. Bir ma banc›oyuncusuna firma ad›na üretme izBütün takımlarda yabancı fazlalığının var. Türkiye’nin iyil› ya10 ni - Tercüman - Tantal›n simgesi. 7. Ö€rencilere derslerindeki bilgilebulunduğuna dikkati çeken Başkan baktığımızda rine, okuldaki durumlar›bizim na göre veripeşinen len numara - ‹yi kaybede- Evren - Afrika'da bir baflkent. 8. Litrenin k›sa yaz›l›fl› - Baba - Osmanl› saray›nda genelçok açık. Umarım çözüm şunları kaydetti: “Bunları ne şekilde ceğimiz likle bostanc›lar›n giydikleri çuha bafll›k. 9. Pay, hisse - Piyasaiçin da etki BULMACA 1 k›rma.211. Asalak 3 bir hay4van - Atefl. 5 12. tepbeklemeyiz!” ki. 10. Yat liman› - Hay değerlendirebiliriz, KARE hangileriyle devam 30yaBirdayıl renk - Cehennem. 13. Kimli€i bilinmeyen gök cisimlerine verilen edeceğiz, göndereceklerimiz ve yerlead - Dolmaya konulan1k›yma, baharat gibi fleyler - Yeniçeri k›fllas› - TarSOLDAN SA⁄A la s›n›r›. 14. Bir çeflit küçük salk›ml› üzüm - Baz› hastal›klarda yüzde, ÇAĞRISI -2000 aras›nda yaflam›fl, özellikher le Denizli yöAYSAL’DAN resielne sus mi -da görülen iltihapBARIŞ rine alınacaklar1. 1940 kimler? Sonuçta lermah de, ayak larF.BAHÇE’YE s›z flifl - Pa ra yerine geçen yuvarlak zahi türküleri ile çok sevilmifl, foto€raftaki rahmetli sanatç›m›z - Y›kama deni marka. 15. Po2zitif elektrot - Bir petrol rafineri bölgemiz - Mebir mevki için iki n›lanfutbolcu yer, hamam - Sattutmuyoruz. rançta özel bir hareket. 2. MaFenerbahçe nisa'da flenli€i yap›- ile aralarında yaşanan sıkıntabolizma ürünlerinden elde edilen antibiyotik. 16. Y›€›lma - Bir tür lan macun - Mera - Müspet ilimlerin genel ad› - Demirin simgesi. 3. ‹lasüreklilik oluşturmadığını, Dolayısıyla yedek kulübesinde oturanın tıların bafll›k - As ya'da bir ›rmak. 17. Gemilerde bulunan cankuraslında taran sandal› ve - Elektromotor gücün veya gerilimin birimi - Yaln›zl›k korkusu - Kâfi - A€abey - Osmanl›lar3da gece bekçisi - Saniyede 1 jullük ifl yapan moYan›c›, renksiz, az gerektiğinin de altını çizen gelmeyen. 4. Demir yolu - Bir nota -anda Bildik, tan›d›k -olmaması hiçbir anlamı kalmıyor. 5’ini aynı kokulu gaz. 5. K›yamet günü bütün ölülerin toplanacaktor lar›güç yer bi - riYümi. zün18. Bir nota - Seslenme ünlemi - Bir tür palmiye. 19. cut yap›buz s› -dan DumanBaşkanı, di köpek yavrusu.süre20. GölGalatasaray Temmuz rengi, bet benizBu - Suudi Arabistan'›nbakılpara birimi. 6. Es kiVü mo lar›n kullanmak zorundayız. açıdan 4karas› - 3,14 say›3s› - Ke ge de ka lan yan yap›lm›fl kulübelerine verilen ad - Dökülen tohumlarla ertesi y›l ç›kan- ‹çine bal konulan küçük tekne - Ar›lar›n ç›kard›€› bir - Yazl›kya€muru - yanlış Bir nota. anlaşılmaların üst dığında görevimiz zor. tah›l -hayli Yatak doldur mayaSamimi yarayan yün, paolmuk, k›t›k giciyle bitür fleysal lerg›-başlayan Uzak 5 tatsızlığın arttığını anlatanlat›r. 7. Anadolu'nun kimi yörelerinde erkekler aras›nda yap›lan sohüste gelmesiyle dukları takdirdebet ‘Biz memnunuz’ diyetoplant›lar›na verilen ad - Ay›n ya da küreklerin etkisiyle denizde oluflan par›lt›. 8. ‹ri bir deniz memelisi - Tembih sötı. zü - Gör me özürsüratle lü. Bunu cek bir kulüp çıkacağını sanmıyorum.” 6 geçiştirmek ve dostluğu, 9. Bulan›k - Zonguldak, Safranbolu yöresi halk oyunu. 10. Tuzlanarak Diğerlerinindi‘0’ lim diyabancıyı lim dilim kesilerek kabullenyap›lan palamut, torik paskardeşliği t›rmas›ÇÖZÜMLER - Bir fleyin yerine getirmek için yöneticitutulan yüzü - Bir ba€laç. 11. Temiz, namuslu - Endonezya, Büyük 7 meleri halinde esas de ‘evet’ Okkendilerinin yanusta yaflayan papa€anla r›n ortak ad› - Erginli€elerin ulaflm›fl,azami reflit. 12. gayret göstermesi gerektiğini Subaylar - Eskrimde bir k›l›ç türü - Yurdumuzun güneyinde bir ›rmak. düşünen Ünal Aysal, “Biz bu noktada karşılığını vereceğini aktaran Aysal, 13. Sert, kat› - Galyumun simgesi - Tasa, kayg›. 14. Gaf - Soy, baba soyu. 8 bi durum- niyetliyiz ve kararlıyız. Ne15. Ka“Ancak zanma, iktisap -bunun Bitki ve hayvan lar›n do€um, ge liflme giderece son şöyle devam etti: yurt-

5

-

Fenerbahçe’de önümüzdeki sezondan itibaren uygulanacak 5+3 yabancı sistemi öncesi kriz kapıda. Sporx’in haberine göre Diego Ribas’ın transferiyle Sarı-Lacivertli ekipte yabancı sayısı 13’e çıkan Sarı-Lacivertli ekipte gönderilmesi düşünülen 5 oyuncunun yüksek maliyetleri yönetimi düşündürüyor. Geçen sezonu kiralık olarak geçiren Miroslav Stoch, Milos Krasic, Joseph Yobo’nun yanı sıra kalıp kalmayacağı belirsizliğini koruyan Michal Kadlec ile Samuel Holmen kulübe toplam 9 milyon Euro civarında bir yük bindirecek. Bu rakam da, kulübün adeta yaz transfer dönemindeki transfer bütçesine eşit gelecek. Örneğin Yunan temsilcisi PAOK, Stoch için

3

2

YUKARIDAN AfiA⁄IYA

-

2

1

1. 1940 -2000 aras›nda yaflam›fl, özellikle Denizli yöresine mahsus mizahi türküleri ile çok sevilmifl, foto€raftaki rahmetli sanatç›m›z - Y›kan›lan yer, hamam - Satrançta özel bir hareket. 2. Manisa'da flenli€i yap›lan macun - Mera - Müspet ilimlerin genel ad› - Demirin simgesi. 3. ‹lave - Elektromotor gücün veya gerilimin birimi - Yaln›zl›k korkusu - Kâfi gelmeyen. 4. Demiryolu - Bir nota - Bildik, tan›d›k - Yan›c›, renksiz, az kokulu gaz. 5. K›yamet günü bütün ölülerin toplanacaklar› yer - Yüzün rengi, bet beniz - Suudi Arabistan'›n para birimi. 6. Eskimolar›n buzdan yap›lm›fl kulübelerine verilen ad - Dökülen tohumlarla ertesi y›l ç›kan tah›l - Yatak doldurmaya yarayan yün, pamuk, k›t›k gibi fleyler - Uzakl›k anlat›r. 7. Anadolu'nun kimi yörelerinde erkekler aras›nda yap›lan sohbet toplant›lar›na verilen ad - Ay›n ya da küreklerin etkisiyle denizde oluflan par›lt›. 8. ‹ri bir deniz memelisi - Tembih sözü - Görme özürlü. 9. Bulan›k - Zonguldak, Safranbolu yöresi halk oyunu. 10. Tuzlanarak dilim dilim dilim kesilerek yap›lan palamut, torik past›rmas› - Bir fleyin esas tutulan yüzü - Bir ba€laç. 11. Temiz, namuslu - Endonezya, Büyük Okyanusta yaflayan papa€anlar›n ortak ad› - Erginli€e ulaflm›fl, reflit. 12. Subaylar - Eskrimde bir k›l›ç türü - Yurdumuzun güneyinde bir ›rmak. 13. Sert, kat› - Galyumun simgesi - Tasa, kayg›. 14. Gaf - Soy, baba soyu. 15. Kazanma, iktisap - Bitki ve hayvanlar›n do€um, geliflme gibi durumlar›n› inceleyen bilim - Ahlâk bilimi. 16. Birbirine paralel tutturulmufl iki kütükten yap›lm›fl, alt› bofl, çok h›zl› giden gemi - Entrika, hile. 17. Tuza€a düflürülen fley - ‹nce yap›l› - Çal›flmaya ara vererek dinlenmeye çekilme - Üflemeli çalg›. 18. Bir tür pamuklu bez - Kur'an'›n ikinci suresi - Sar›ms› yflil renkli, cam par›lt›l› bir silikat. 19. Bir savafl silah› - Engel - Ülke, yurt. 20. Asya'da ikiye bölünmüfl ülke - Eski Türklerde kutsal say›lan doktor - Güzel konuflma yetene€i.

URTDIŞI BASIN PDF F.Bahçe’nin 5+3 faturası ağır!

1

SOLDAN SA⁄A

10

Dünya Kupası’nda mücadele edecek Vahid Halilhodzic konusunda ciddi mesafe aldığı öğrenildi. Bu arada geçtiğimiz sezonun devre arasında yaşadığı sakatlığın ardından uzun süre sahalardan uzak kalan Fildişi Sahilili futbolcu Sol Bamba’nın, önceki gün milli takımının Bosna-Hersek ile oynadığı hazırlık maçında 90 dakika görev yapması teknik heyeti sevindirdi. Karadeniz ekibi, tecrübeli oyuncuyu, Dünya Kupası’nda iyi performans sergilemesi sonucu iyi bir fiyata satmayı düşünüyor. Öte yandan, kulübün, yatırım, projeler ve tesislerden sorumlu yönetim kurulu üyesi Mehmet Uğur Bozoğlu, dün istifa etti.

4

Gelecek sezon şampiyonluğa oynayacak takımın başına tecrübeli bir teknik direktör getirmek isteyen Trabzonspor, Romen çalıştırıcı Lucescu ile yaptığı görüşmelerde aşama kaydedemeyince rotasını Vahid Halilhodzic’e çevirdi. Teknik Sorumlu Hami Mandıralı ile yola devam edilip edilmeyeceği yönünde net açıklama yapmayan Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu’nun divan genel kurulunda, “Takımımızın başında olacak teknik direktör ile birlikte gelecek sezon için çalışmalarımıza başladık.” ifadesini kullanması, yabancı hoca arayışı iddialarını güçlendirdi. Bordo-Mavili yöneticilerin, Cezayir Milli Takımı’yla

6

-

10

Trabzonspor’da ibre Halilhodzic’e döndü

9

Trabzonspor’lu yöneticilerin tarnsfer listesinde Boşnak çalıştırıcı Vahid Halilhodzic de bulunduğu öğrenildi.

KARE BULMACA SOLDAN SA⁄A 1. Özay Gönlüm - Yunak - Rok. 2. Mesir - Otlak - Fen - Fe. 3. Ek - Volt - Eremofobi - Az. 4. Ray - Si - Aflina - Etilen. 5. Arasat - Nevir - Riyal. 6. ‹glo - Arasat - ‹çirik - Ta. 7. Barana - Yakamoz. 8. Mors - Emi - Ama. 9. Flu - Amani. 10. Lakerda - Ön - Ki. 11. Ak - Lori - Bali€. 12. Zabitan - Epe - Asi. 13. Pek - Ga - Merak. 14. Pot - Nesep. 15. Edinim - Biyoloji

SÖZCÜK AVI

Aşağ

SÖZCÜK AVI Saymadım kaç yıl oldu sen ellerin olalı / Bilmem yüzün güldü mü S sorarsan R eğer A gönlüm T hala yaralı K E N ayrıldık ayrılalı /Beni

T

A Y ATAMA

SÖZCÜK MERDİVENİ I - KAZIK M - KAZAK M -KKAZAN -AHAZAN KITIK - KATIK - KAŞIK

E

S

SARMAL BULMACA D I U S E L E İÇE DOĞRU Mazeret – Setliç – Tenis – Ayan – Yamak – Ukrayna – La – Pazı – Rakam – Rıza – Rampa – Tibet – Kesif – Akrep – İstek – Sakar – Fosil E N R İ K G N – Avlak – Açma – Kama – Koz. DIŞA DOĞRU Çakal – A Vali – Sofra – Sekte – E Zoka – Makam – L I – Kasket U – Siper S – Kâfi O Bitap – Maraz – Irmak – Arıza – Palan – Yar – Kuka – Mayna – Yasin – Etçil- Testere – Zam.

T

Ç

M

Z

B

E

E

B

Z

İ

Y I BUKLE N E CENGE N O DİZGİ V İ ETKİL N E

N

U

Z

Ü

K

L

E

K

N

G

D

I

Ü

M

R

E

R

Ü

A

Y

L

T

G

D

E

N

F

A

K

F

K

A

İ

N

H

A

Y

K

İ

L

A T


19 SPOR

6 - 12 HAZİRAN 2014 ZAMAN FRANCE

NBA yıldızı Mutombo: Türkiye’de basketbolun geldiği nokta etkileyici FERHAN KÖSEOĞLU PARIS Ünlü NBA yıldızı Dikembe Mutombo, Tükiye’de basketbolun geldiği noktanın etkileyici olduğunu söyledi. Afrika Newyork Forum’u için geldiği Gabon’un başkenti Libreville’de Zaman France’a açıklamalarda bulunan Mutombo, Türk basketbol liginde

-

NBA’den gelmiş birçok yıldızın oynadığını vurgulayarak, “Gerçekten Türkiye’de basketbolun geldiği seviye etkileyici.” ifadelerini kullandı. Türk basketbolcuların kalitesinden de övgüyle söz eden Mutombo, Amerika Ulusal Basketbol Ligi’nde Türkiye’den gelerek büyük kulüplerde oynayan birçok

oyuncu olduğunu kaydetti. Ünlü yıldız, birçok oyuncuyla da aynı çatı altında oynama imkanı bulduğunu ifade etti. Türkiye’yi de yakından takip ettiğini söyleyen dünyaca ünlü basketbolcu, Coca Cola’nın CEO’su Muhtar Kent’le yakın arkadaş olduğunu sözlerine ekledi. Kariyerine 1991 yılında Denver

Nuggets forması altında başlayan Dikembe Mutombo son olarak ise Houston Rockets’de oynamıştı. Ünlü yıldız 5 kez NBA’de yılın savunmacısı 8 kez de All-Star olma başarısı göstermişti. Mutombo basketi bıraktığı 2009 yılından sonra Afrika’da katıldığı yardım çalışmalarıyla dikkat çekiyor.

Yurda dönen Milliler, Euro 2016’ya odaklandı -

Avrupa ve ABD’de gerçekleştirdiği 15 günlük yaz kampını bitirerek yurda dönen A Milli Takım, eylül ayındaki Euro 2016 elemelerini beklemeye başladı. Fatih Terim yönetiminde genellikle genç oyunculardan kurulu bir ekiple toplam 4 özel maç oynayan AyYıldızlılar, ilk sınavını Kosova karşısında vermişti. Tarihinde ilk kez karşılaştığı rakibini Mitrovica’da 6-1 mağlup eden Kırmızı Beyazlılar, daha sonra İrlanda Cumhuriyeti’ne gitmişti. Dublin’deki maçı 2-1 kazanan milliler, ardından rotayı Amerika Birleşik Devletleri’ne kırmıştı. Washington’da Dünya Kupası’na katılan ülkelerden Honduras’ı 2-0 mağlup eden Terim’in öğrencileri kamptaki son özel müsabakasını ise ABD ile yapmıştı. Yine Brezilya’daki finallerde boy gösterecek ekipler arasında yer alan ABD ile New York’ta kozlarını paylaşan A Milli Takım, sahadan 2-1 yenik ayrılmıştı. Dün öğleden sonra İstanbul’a gelen Ay-Yıldızlılar, Euro 2016 elemeleri öncesi son provasını 3 Eylül’de deplasmanda Danimarka ile yapacak. Türkiye, gruptaki ilk maçını ise 9 Eylül’de İzlanda ile Reykjavik’te oynayacak.

Sivasspor, UEFA savunmasından umutlu

-

Sivasspor, UEFA’nın başlattığı disiplin soruşturması kapsamında İsviçre’nin Nyon kentinde savunma yaptı. Duruşmaya Başkan Mecnun Otyakmaz, kaleci Korcan Çelikay ile avukat Kemal Kapulluoğlu katıldı. Dün TSİ 11.00’de başlayan ve yaklaşık 3 saat süren görüşmenin ardından açıklama yapan Mecnun Otyakmaz, “Dosyamızda bazı eksikler vardı, onları tamamladık. İnanıyorum ki herhangi bir yaptırıma uğramayacağız.” ifadelerini kullandı. Avrupa Futbol Federasyonları Birliği’nin, Eskişehirspor ve Sivasspor’a yönelik kararını 5 Haziran’da vereceği bildirildi. İki kulüp, muhtemel ceza halinde CAS’a başvuracak. UEFA’nın, 2011 yılındaki ‘şike davasında’ dosyalarda adı geçen Kırmızı-Beyazlılar ile Siyah-Kırmızılıları, 2014-2015 sezonu için Avrupa Ligi’ne almayabileceği belirtiliyor. Yiğidoların, Mayıs 2011’de evinde Fenerbahçe’ye 4-3 kaybettiği, Siyah-Kırmızılıların Nisan 2011’de Fenerbahçe’ye 3-1 yenildiği maçlar konuşuluyor.


INSTAGRAM FOTOĞRAFÇILARINDAN KARE KARE TÜRKIYE

Dünyaca ünlü 20 Instagram fotoğrafçısının Türkiye’yi karış karış gezerek gerçekleştirdiği ‘ComeSeeTurkey’ projesi sona erdi. Ülkemizin kültürünü, tarihini, doğasını ve insanlarını fotoğrafın evrensel dilini kullanarak anlatmayı hedefleyen proje kapsamında fotoğrafçılar, 20 ili gezerek Türkiye’yi kare kare çektiler. 16 Nisan’da İstanbul’dan yola çıkan Instagrammer’lar, aralarında Kayseri, Nevşehir, Antalya, Muğla, Trabzon, Rize, Kars, Ağrı, Van, Mardin ve Gaziantep’in de bulunduğu 20 ili gezdi. 24 gün süren seyahatleri boyunca 7 bin kilometre yol kat eden fotoğrafçılar, çektikleri fotoğrafları dünyayla paylaşarak birer kültür elçisi görevi üstlendi.

İllüzyonist Mandrake, son yolculuğuna uğurlandı

-

Tedavi gördüğü hastane hayatını kaybeden ‘Mandrake’ lakaplı sihirbaz Ertuğrul Işınbark, son yolculuğuna uğurlandı. KOAH rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Ertuğrul Işınbark’ın cenaze namazı öğle namazından sonra Fatih Camii’nde kılındı. Cenaze namazına, ünlü sihirbazın eşi Süheyla Işınbark, kızı Işın Işınbark, yakınları ve sevenleri katıldı. Işınbark ailesi, cenazede taziyeleri kabul etti. Namazın ardından Işınbark’ın cenazesi toprağa verilmek üzere Topkapı Çamlık Mezarlığı’na götürüldü.

Google’nin şoförsüz araba projesi!

-

ABD’li internet devi Google, direksiyonsuz araba üretecek. Saatte 40 km hıza çıkabilen aracın freni, gazı ve dahası sürücüsü bile olmayacak. Şirket, önümüzdeki sene ilk aşamada 100 adet aracın yollarda olacağını duyurdu. Ancak elektrik enerjisiyle çalışması planlanan aracın önünde yasal engel olup olmayacağı ise şimdilik muamma.

NASIL ÇALIŞIYOR? Aracın işleyişinde Google’ın Android sistemi kullanılıyor. Arabada, açmakapama tuşunun yanında bir de panik halinde aracı tamamen durduracak acil durum düğmesi yer alıyor. Araçtaki aplikasyon üzerinden kişiler gidip-gelecekleri yerleri sisteme ekleyebiliyor. Ve algılayıcıların da devreye girmesiyle araba harekete geçiyor.

HAFTANIN UYGULAMASI:

POCKET

Hepimizin başına gelmiştir, internette ilginizi çeken bir makaleye rastlarsınız ama o anda okumak için vaktiniz yoktur. Pocket uygulaması işte tam bu anlarda yardımcınız oluyor. İnternette ilginizi çeken bir makale gördüğünüzde Pocket uygulamasına kaydedin, sayfa diğer tüm cihazlarınızla senkronize olsun ve vaktiniz olduğunda açıp okuyun. Üstelik sayfayı bir kez kaydettikten sonra internet bağlantısına da ihtiyacınız olmuyor. Uygulama özellikle uzun uçak yolculuklarında çok işinize yarayabilir.


N°318 tr