Page 1

Hepimiz Deliyiz Berna Aktaş, Hıdır Canalan, Hüseyin Avni Cinozoğlu, Onur Çağlar, Süveyda Ölüdeniz, Mehmet Görkem Özköse, Mehmet Polater, Yasemin Şenyurt, Ayberk Tercan, Yusuf Ulufer

Kitap Hakkında: “Gerçekler Maskelenmesin” projesi kapsamında şizofreni hastaları arasında düzenlenen “Ateşin Düştüğü Yerden Sesler, Yüzler, Öyküler” yarışmasına katılan öykülerden derlenen sarsıcı öyküler… Hayatı güzelleştiren şey tehlikeyi sevmektir. Hayatı güzelleştirmek istiyorsan dünyanın en tehlikeli şeyini sevmeyi öğrenmelisin: insanı! Buna kendini sevmekle başlayabilirsin... Hepimiz Deliyiz Türkiye Şizofreni Dernekleri Federasyonu’nun Bilim İlaç’ın katkılarıyla düzenlediği, “Gerçekler Maskelenmesin” Projesi öykü yarışmasında dereceye giren öyküleri bir araya getiriyor. Birbirinden sarsıcı bu öyküler, insanı anlamak, derin bir duyarlılıkla başa baş giden bir hastalığın ikliminde dolaşmak için okurlarına eşsiz bir fırsat sunuyor. “Acının olmadığı yerde edebiyat olmaz” demiştim. Fikrimden hiç vazgeçmedim...


Bu yarışmanın hayatı anlamlı kılmayı hedeflemek kadar, edebiyata yeni değerler kazandırmak gibi bir hayali de var. Mario Levi Şizofreni hastalarından gelen öykülere, cümlelere, hatta tek bir sözcüğe kulak vermek için gerçekleştirdiğimiz bu etkinliğin amacı, “sağlıklı” ya da “hasta” olalım, ortak insanlığımıza ulaşma gayreti olarak değerlendirilmelidir. Doç. Dr. Haldun Soygür Şizofreni Dernekleri Federasyonu Başkanı Gönderen yusuf ulufer zaman: 06:15 Hiç yorum yok: Bunu E-postayla GönderBlogThis!Twitter'da PaylaşFacebook'ta Paylaş Cinsiyetsiz Yaratıklar Trampet Çalıyor ϑ Nerden başlayacağımı bilmiyorum aslinda Tarantino filmleri gibi sarmal bir kurgu Olabilir aslında ya da stephen king romanları gibi iç içe bağlı inanılmaz hikayeler fantastik Devrik cümleler kullanmak hoşuma gidiyor shekspere gibi peki kendim gibi olan nedir Diye sorabilrisiniz o da anlık yaşanan gelgitler aşklar kelimeler ışık tatlı bir söz buruk Bir yaşam öyküsü okunamadan kapanan kitaplar yüzlerce izlenmiş film bilgisayarım ve ben Tasarımlarım tırmanışım düşüşüm şizofreni ile tanışma şu an kestiremiyorum ama Bu sarmal bir kurgu olacak hikaye... İlk hatırladığım mavi kırmızı boncuklu ayıcıklı çıngırağım sonra öten oyuncak horozum Babamın beni ata bindirişi ve ağlamam çiftliğimizde köpeğimizin beni ısırması eger bir Gün film olursa bu bu sahneler çok hızlı bir kurguyla ekran beyaza düşene kadar geçecektir .. Hayattan haz aldığım yıllardı hayatı içimde ta derinde doya doya hissettiğim yıllar çocukluğumda bilgisayarla ilk tanışmamda çok heyacanlıydim tam hatırlayamıyorum 70 li yılların sonuydu sanırım commodore 64 açtığımdaki heyacanı unutmam tüylerim üpermişti Yeşil siyah ekran ve cusor benim değilldi bilgisayar okulundu sonra derslerime daldım ve unuttum onu ilkokulu başarılı bir derece ile bitirmeme rağmen tembel ve zayıf bir öğrenciydim sanırım çok temiz olmam ve terleyip haylazlık yapmamam sınıf öğretmenim Sevil Tonyalı gözünde başka bir yerdeydi . Zaman sıçraması askerliğim ve cobol dilinde yazdğım personel programı sayesinde taktirname almam bulaşık yıkamam çöp toplamam nöbet tutmam yine hızlı kurgu buralar pis bir sırıtma ile anmam o günleri kolay olmuyor asilnda hem zor hem de benim için ilginç yanları vardı askerliğin doğuya gitmemiştim üstelik torpil de yoktu İzmir Narlıderede İstihkam Er Eğitim Alayı unutamadığım anlar arasında yazlık sinemada film arasında gökyüzünde yıldızları izlemek nöbetteyken kayan yıldızları saymak. Zaman sıçraması 1980 li yıllarin başına kadar ayakta kalan bir köfteci dükkanımız vardı babamın Babam iyi niyetli biryidi aslinda ama her şeye yetemiyordu kim yetebiliyor ki ayrıca hoş Bugün internet çöplüğü sayesinde kimilerinin katmadeğeri yüksek kompleks işler yapmasi beni en çok Hasta eden durumlardan biri oldu aslında hastalığım kronik geçmesi beklememez bir durum yavaşlayabilir ama tamamen geçmez bu durumda yaşanmışlıkları unutmama ile ilgili bir durum aslında bence unutmuyorsanız daima yaşarsınız …. Ben kitap okuyamayan biriyim ama iyi bir dinleyeciyim bir satırı okuyup ikinci satıra geçtiğimde 1. satırdan hiç ama hiçbir şey kalmıyor hafızamda bu tüm yaşamımı alt üst eden bir durum ilk hastalandığım dönemde hastanede bilgi formunu dolduramamış


Danışman ne söylediyse aklımda hiçbir şey kalmamıştı bu benim için ilk şoktu zeka özürlü değilim eğer olsaydım bunları yazamazdım bir zeka özürlü çevresinin ve ne yaptığınıun farkında olmaz bazen öyle psikozlara giriyorum ki tüm dünya gerçek ben yalan ya da dünya yalan tek gerçek ben hisisine kapılıyorum bu tüm psikozların üstünde bir durum bence çok kritik ve benimle ilgili bir durum böyle hisseden başkaları varmıdır ya da kendini tüm evrenin merkezi hisseden. böyle hissetiğimi birilerine söylediğimde sen gey misin diye bir soru ile kaşılaştım Çok şaşırdım vahşi güzel bir kıza aşık olan bir adam olarak ….

Zamanda bir sıçrama daha yaşıyacağız hazır olun lütfen Yıl 1993 yer Kadıköy dadaşlar karınca kırtasiye de çalışıyorum. 1 yıl geçmiş nerdeyse çalışmaya başlayalı askerliği de yapalı 1 yıl olmuş ve bir hafiflik ve zevk var üstümde satış elemanı olarak çalışıyorum sattığım her üründen ayrı bir haz alıyorum ve müşteri memnuniyeti görmek çok keyiflendiriyor beni belki bugün de böyle bir yerde çalışsaydım daha iyi olurdu düşüncesi var kafamda Orta okuldayken çakmıştım 2 de babamda lokontada değil de daha temiz bir yerde çalışsın Diye Yavru kırtasiye Hüseyin Eker ağabeyin yanına koymuştu beni ticarete baya ısınmıştım O günlerde 70 li yıllar lp de satıyorduk ajda pekkan ilhan irem satıyordum çokca hayattan ve Satıştan zevk aldığım yıllardı Zaman sıçraması bilgisayar tekrar hayatıma ve kanıma girdi televizyon izlerken birden ekranlara yeni bir sansürsüz anlayış ve çok üstün bir tanıtım konsepti girdi star tv ilk defa askerdeyken gördüm ve o ekranda gödüğüm şeylere bir den kapılıverdim bir çekim gücü vardı yapılan şeylerin şey diyorum çünkü isimlendiremiyordum o zaman şimdi biliyorum , montage, motion graphics , composoting hah hah ingilizce parçaladım ama beginner düzeyi geçemiyorum çünkü okuyamıyorum söylemiştim günün birinde televizyonda çalışma sevdası doğuverdi içimde büyük bir aşkla ve o 1993 de gerçek oldu 3 gün içinde beni otağ üste ağabey çağırdı ve haber merkezinde promter operatoru olarak başladim gelen haberleri commodore yeni surumü amiga 500 de yazıp sunucularin okuyacağı hızda ekranda akıtıyordum Jülide Ateş Gulgun Feyman , gibi isimlerle çalıştım çok heyecanlı aşırı hem de ve bir o kadar da zevkli bir işti 2 yıl böyle devam etti bu arada artan zamanlarda amiga da graphic animation işleri yapıyordum birden aynı katta çalıştığım bir oda da olanlar çok dikkatimi çekiyordu dev bir ekran ve o zaman ne olduğunu bilmediğim 3d animationlar çok ilgimi çekiyordu başında da Ertuğrul Beyazıt vardı birden benimle tanıştı ve gel dedi bu DGS sende yapmak istermsin ben çok mutlu olmuştum hava durumu grafikleri yapacaktım hem kendi işimi yapıyor olacaktim 1 yıl da böyle geçti artık baya pişmiştim bu işte tanıtım bölümünün yaptığı işleri görüyor ve deli oluyor orda çalışmak için yanıp tutuşuyordum amiga bu tür işler için çok yetersizdi broadcast kalitesinde değildi ben yine de kasıp deluxpaint denen programda bir fanusda yüzen kırmızı bir balık animasyonu yaptım bu animasyon önce zerrin eroğlu’nun ilgisini çekti seni tanıtım ile tanıştırayım dedi ve bir den başımda Veysel Gençten ve ekibi belirdi 2 boyutlu bir programla 3 boyutlu bir animasyon yapmışsın bunu bir başarı olarak görüp beni yanlarına aldılar ve dünyanın en mutlu insanı bendim artık zevkden çıldıracak gibi olmuştum ve ilk tanıştığım program softimage 3d olmuştu orda fakat anlamakda ve Kavramak da baya zorlanmıştım uzunca bir zaman


bu arada promter işine de devam ediyordum öğrenme aşamasında beni baya kısıtlamıştı bu durum bir gün kurgucu Timur Tanyer yeni birinin geleceğinden bahsetti bana Kuban Altan isimli kişiydi bu geleceğin Dünya üzerindeki en iyi Inferno Compositoru idi o ve ben onunla tanıştıkdan sonra hayatım bir kademe daha değişti Softimage 3d benim icin muamama olamaktan çıkıyordu yavaş yavaş fakat şu anda da durum aynı onun kadar kompleks şeyleri hala yapamam çaba göstermeme rağmen olmuyor bu da hastalığımla ilgili bir durum olabilir 94 e kadar pata kute küçük Jenerikler yaparak ve heyecanlarla geçti bir gün birden hayatımda bir şeylerin eksik olduğunu anladım o da bir hatundu benimle aynı şeylerden hoşlanan ya da benimle yaptığım işlerden Aynı hazzı alacak biri işte o geliyordu ondan önce şimdi rahmetli bölüm başkanı Arsun Erdal bahsediyordu aslında basit zevkleri olan fakat sofistike biriydi benim için o gün geldi çattı belki klasik gelecek ama burasi önemli birden dizlerim boşaldı onu görünce Sonra onunla 4 saat sinemadan konuştuk konuşma bititiğinde herkesin tepkisi aynıydı Ooo hayırlı işler Yusuf bu bu kadar basit bir olay değil bana hayatımda ilk kez kullanacağım Bir cümleyi ilham ettiren oydu ve onu esra şen e 3 gün sonra söyleyebildim Parmaklarına doladığın saçların göğsümü açıp kalbimi sarıyor … O da bana dediki ben sana beni sevdiğin kadar değer veremem dedi ben yıkılmıştım yıl 1998 Hastalığımın ilk alevlendiği yıl aslinda geçmişime döndüğümde bazı parçalar yerine Daha iyi oturuyor gerçekte başarısızlıklarımın sebebi hastalığım bunu anlıyorum Esra hala bende yaradır ama küçülmüştür zamanla fakat sevinçler hep buruk ve bir yanı eksik bir şarkıdaki gibi bundan böyle düşünerek atın adımlarınızı elbet bir gün mutluluktan yana alırız payımızı Zaman sıçraması Yıl 2003 Erenköy Ruh ve Sinir hastalıkları hastanesindeyim Kurula gireceğim biraz heyecan var doğal ve içten tepki vermem gerekiyor doğal olmayan zorlama hiçbir şey yapmam Gerektiğine inanıyorum Psikolojik Test vakti Mürekkep lekesi testi bir bayan psikolog hoşuma gidiyor Kuş , yarasa , böcek , ve birden vajina ama gerçekten kitaplarda resimini gördüğüm rahim içine benziyor diyorum Sonraki resim baya zor hiçbir şey düşünemiyorum aklıma gelmiyor birden bayan diyorki Parça parça bakmaya çalış bu hikayeye ismini veren sembol oluşuyor ve birden daha Önce hiç bu kelimeyi söylememiştim Cinsiyetsiz yaratıklar trampet çalıyor bingo Gülüşmeler bu durum aslında duygu durum bozukluğu tanısına da uygun bence Zaman sıçraması Bugün ne mi istiyorum günün birinde ben de öleceğim bu mutlak son fakat tanrıdan dileğim cennet değil hayatımdan haz aldığım anları sonsuza dek yine yeni yeniden yaşayabilmek Benden bu kadar Dostlar

SENARYO CİNSİYETSİZ YARATIKLAR TRAMPET ÇALIYOR


1.DOKTOR MUAYENEHANESİ İÇ/GÜN Gri duvarlı, gri mobilyalı tüm objelerin dış kenarları soft siyah olan bir doktor muayenehanesi orta yaşlı gözlüklü doktor elindeki kağıtlara çeşitli notlar almakta..Genç adam koltuğa uzanmış açık mavi t-shirt’ü ve jean pantalonuyla muayenehanedeki tek renkli objedir. Genç adam kendi kendine konuşur gibi anlatmaktadır. GENÇ ADAM Nerden başlayacağımı bilmiyorum aslında Tarantino filmleri gibi sarmal bir kurgu olabilir aslında ya da Stephen King romanları gibi iç içe bağlı inanılmaz hikayeler fantastik devrik cümleler kullanmak hoşuma gidiyor Shakespeare gibi..Peki kendim gibi olan nedir diye diye sorabilirsiniz o da anlık yaşanan gelgitler aşklar kelimeler ışık tatlı bir söz buruk bir yaşam öyküsü… Doktor anlamsız donuk bir ifade ile durmadan not almaktadır. Kamera doktordan gri duvara yönelir, genç adamın sesi Giderek uzaklaşır. Duvarda bir kır görüntüsü belirir. GENÇ ADAM – DIŞ SES Okunamadan kapanan kitaplar, yüzlerce izlenmiş film, bilgisayarım ve ben.. Tasarımlarım tırmanışım düşüşüm.. şizofreni ile tanışma şu an kestiremiyorum ama.. Bu sarmal bir kurgu olacak hikaye... 2.KIR DIŞ/GÜN Kamera kırda dolaşır..Uçuşan bir kelebek, rüzgarda eğilen çimler..Bir çiçeğe zoom yapılırken aniden geriye dönen kamera tüm alanını görür. Kamera düzensiz, karışık ama ağır devinimlerle kırda dolaşır. GENÇ ADAM – DIŞ SES İlk hatırladığım mavi kırmızı boncuklu ayıcıklı çıngırağım sonra öten oyuncak horozum.. Babamın beni ata bindirişi ve ağlamam çiftliğimizde köpeğimizin beni ısırması.. 3.SALINCAK DIŞ/GÜN Eski tip bir salıncak boştur ve kendi kendine sallanmaktadır. GENÇ ADAM – DIŞ SES Hayattan haz aldığım yıllardı.. hayatı içimde ta derinde doya doya hissettiğim yıllar.. çocukluğumda bilgisayarla ilk tanışmamda çok heyacanlıydım. Tam hatırlamıyorum 70 li yılların sonuydu sanırım commodore 64 açtığımdaki heyecanı unutmam, tüylerim üpermişti. Yeşil siyah ekran ve cusor benim değildi bilgisayar okulundu sonra derslerime daldım ve unuttum onu… ilkokulu başarılı bir derece ile bitirmeme rağmen tembel ve zayıf bir öğrenciydim sanırım çok temiz olmam ve terleyip haylazlık yapmamam sınıf öğretmenimin gözünde beni başka bir yere taşımıştı.


4. DOKTOR MUAYENEHANESİ İÇ/GÜN Genç Adam koltukta oturup gözlerini doktora dikmiştir. Doktor aynı dalgın ve umursamaz ifade ile not almaktadır. Kaleminin kağıtta çıkarttığı ses duyulmaktadır. Genç Adam Bir şeyleri tarif eder gibi konuşmasını sürdürür. GENÇ ADAM Askerliğim ve cobol dilinde yazdğım personel programı sayesinde taktirname almam, bulaşık yıkamam, çöp toplamam, nöbet tutmam pis bir sırıtma ile andığım o günler.. Aslında hem zor hem de benim için ilginç yanları vardı askerliğin.. doğuya gitmemiştim üstelik torpil de yoktu. Unutamadığım anları var tabii, yazlık sinemada film arasında gökyüzünde yıldızları izlemek, nöbetteyken kayan yıldızları saymak… 5.SOKAK DIŞ/GÜN Genç Adam üzerinde başka bir kıyafetle Arnavut kaldırımlı bir sokakta yürürken görülür .Kameraya arkası dönük yürümektedir. GENÇ ADAM 1980 li yılların başına kadar ayakta kalan bir köfteci dükkanımız vardı. Babamın dükkanı..Babam iyi niyetli biriydi aslında ama her şeye yetemiyordu kim yetebiliyor ki Bugün internet çöplüğü sayesinde kimilerinin katmadeğeri yüksek kompleks işler yapması beni en çok hasta eden durumlardan biri oldu aslında… hastalığım kronik geçmesi beklenemez bir durum yavaşlayabilir ama tamamen geçmez bu durumda yaşanmışlıkları unutmama ile ilgili bir durum Genç Adam yakın yüzü objektife bakarak konuşmasını sürdürür. GENÇ ADAM Aslında bence unutmuyorsanız daima yaşarsınız …. 6. GENÇ ADAMIN ODASI İÇ/GÜN Genç Adam odasındaki masada oturup yazı yazmaktadır. Kamera yazdığı yazıyı yakından görür. GENÇ ADAM – DIŞ SES Ben kitap okuyamayan biriyim ama iyi bir dinleyiciyim bir satırı okuyup ikinci satıra geçtiğimde 1. satırdan hiç ama hiçbir şey kalmıyor hafızamda.. bu tüm yaşamımı alt üst eden bir durum ilk hastalandığım dönemde hastanede bilgi formunu dolduramamış, Danışman ne söylediyse aklımda hiçbir şey kalmamıştı bu benim için ilk şoktu zeka özürlü değilim eğer olsaydım bunları yazamazdım bir zeka özürlü çevresinin ve ne yaptığının farkında olmaz bazen öyle psikozlara giriyorum ki tüm dünya gerçek ben yalan ya da dünya yalan tek gerçek ben hissine kapılıyorum bu tüm psikozların üstünde bir durum bence, çok kritik ve benimle ilgili bir durum böyle hisseden başkaları var mıdır ya da kendini tüm evrenin merkezi hisseden.. böyle hissettiğimi birilerine söylediğimde sen gay misin diye bir soru ile karşılaştım. Çok şaşırdım vahşi güzel bir kıza aşık olan bir adam olarak.. 7. DOKTOR MUAYENEHANESİ İÇ/GÜN Genç adam gözlerini doktora dikmiş yakın arkadaşıyla sohbet eder gibi samimiyetle konuşmakta, doktorsa anlatılan hiçbir şeyi


duymaz bir tavırla not almayı sürdürürken arada gözlüğünün üzerinden küçük anlamsız bakışlarla genç adama bakmaktadır. GENÇ ADAM Orta 2’de okuldayken çakmıştım. 70’li yıllarda babam da lokantada değil de daha temiz bir yerde çalışayım diye beni bir plakçının yanına vermişti. 90’ların başında ise bir kırtasiye dükkanında çalışıyordum. Nerdeyse çalışmaya başlayalı da, askerliği yapalı da 1 yıl olmuştu. Bir hafiflik, bir zevk var üzerimde. Satış elemanı olarak çalışıyor, sattığım her üründen ayrı bir haz alıyordum. Müşteri memnuniyeti görmek çok keyiflendiriyordu beni. Belki bugün de böyle bir yerde çalışsaydım daha iyi olurdu düşüncesi var kafamda. Sonra bir gün bilgisayar tekrar hayatıma ve kanıma girdi. O yıllarda yeni bir özel tv kanalı açılmıştı. Ama bu kanalın oynattığı diziler ya da filmlerden çok tanıtım için çektikleri jenerikler ve animasyonlar beni daha çok çekmişti. Motion graphics, compositing vs. vs. Peki neydi bütün bunlar ? Sanırım bilgisayar artık damarlarımda dolaşıyordu, üstelik bu sefer hiç çıkmamacasına. .Bir yolunu bulup bu tv kanalına haberler için prompter operatörü olarak girdim. Arta kalan zamanda da becerebildiğim grafik animasyonları yapıyordum. Aniden yaptığım animasyonları beğenen biri çıktı ve 3D’ye terfi ettim. Bir süre sonra dünyaca ünlü bir animatör ile tanışma fırsatı elde ettim. Bu olay beni bu işte devam etmem konusunda çok kamçıladı. 8.SAHİL DIŞ/GÜN Genç uzun saçlı bir genç kız sahilde durmuş denize bakmaktadır. Saçları ve uzun eteği rüzgarda uçuşmaktadır. Kamera saçlarındayken siyah saçları kalp şeklini alır ve kalbin alt noktasından kızıl bir kan damlar..Damlalar birbirini izler..Kan damlaları cam parçacıkları gibi kırılır her bir kırık genç adamın yüzünden bir parçadır. GENÇ ADAM – DIŞ SES Bir gün birden hayatımda bir şeylerin eksik olduğunu anladım. O da bir kızdı. Benimle aynı şeylerden hoşlanan ya da benimle yaptığım işlerden aynı hazzı alacak biri. İşte o da gelmişti. Aslında basit zevkleri olan fakat sofistike biriydi. Benim için o gün geldi çattı. Birden dizlerim boşaldı onu görünce. Sonra onunla 4 saat sinemadan konuştuk. Konuşma bittiğinde herkesin tepkisi aynıydı. “Ooo hayırlı işler arkadaşım”. Bu onların dediği kadar basit bir olay değil, ama bana hayatımda ilk kez kullanacağım bir cümleyi ilham ettiren oydu ve onu Esra’ya 3 gün sonra söyleyebildim. “Parmaklarına doladığın saçların göğsümü açıp kalbimi sarıyor”. O da bana ; “Ben sana beni sevdiğin kadar sana değer veremem” dedi. Yıkılmıştım. Yıl 1998. Hastalığımın ilk alevlendiği yıldı bu aslında. Geçmişime döndüğümde bazı parçalar yerine daha iyi oturuyor. Gerçekte başarısızlıklarımın sebebi hastalığım. Bunu anlıyorum. Esra hala bende bir yaradır ama küçülmüştür zamanla. Fakat sevinçler hep buruk ve bir yanı eksik bir şarkıda anlattığı gibi ve “Bundan böyle düşünerek atın adımlarınızı elbet bir gün mutluluktan yana alırız payımızı”… 9.KLİNİK İÇ/GÜN Tıpkı doktorun muayenehanesinde olduğu gibi gri çevreleri siyah isli görünen klinikteki oda ve o odada karşılılıklı oturan bayan psikolog ve Genç adam önünde mürekkep lekesi testinin kağıtları…Kamera plongée… GENÇ ADAM – DIŞ SES Yıl 2003 Erenköy Ruh ve Sinir hastalıkları hastanesindeyim Kurula gireceğim biraz heyecan var doğal ve içten tepki vermem gerekiyor doğal olmayan zorlama hiçbir şey yapmam . Psikolojik Test vakti Mürekkep lekesi testi bir bayan psikolog hoşuma gidiyor Kuş , yarasa , böcek , ve birden vajina ama gerçekten kitaplarda resmini gördüğüm rahim içine benziyor diyorum Sonraki resim bayağı zor hiçbir şey düşünemiyorum aklıma gelmiyor . Birden psikolog bayan diyor ki “Parça parça bakmaya çalış” ..bu hikayeye ismini veren sembol oluşuyor ve birden daha önce hiç bu kelimeyi söylememiştim Cinsiyetsiz yaratıklar trampet çalıyor. Bu durum aslında, duygu durum bozukluğu tanısına da çok uygun bence. 10.SAHİL DIŞ/GÜN


Daha önce kızın göründüğü sahilde Genç adam durmakta ve denize bakmaktadır. Onun gözünden dalgalar kırık kalplere, bilgisayardaki sayılara (Matrix efekti) ve çocuk parkına dönüşüp tekrar dalgalara dönüşmektedir. GENÇ ADAM – DIŞ SES Bugün ne mi istiyorum ? Günün birinde ben de öleceğim. Bu mutlak bir son.. Fakat Tanrı’dan dileğim cennet değil, hayatımdan haz aldığım anları sonsuza dek yine, yeni yeniden yaşayabilmek

Hepimiz deliyiz  

yusuf ulufer ebook

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you