Page 71

o ORTADOĞU’DA SON GELİŞMELER VE TÜRKİYE’NİN DURUMU

engelleyen şey aslında nükleer silah­ lardı. Çünkü nükleer silahlarda her iki tarafında ikinci vuruş kapasitesi var. Yani vurduktan sonra öbür taraf da tekrar saldırı yapabileceği bir kapasi­ te. 1957-58'e tekabül ediyor. Zaten o tarihten sonra da askeri doktrinler de­ ğişti. Merkezde savaşlar yerine kanat­ larda savaşlar. Bu 1964'ten sonra NATO doktrinidir bu, Sovyetler Birliği'nde bunun adı barış içinde bir arada ya­ şamaydı. Bunların hepsi teknik kılıflar. Aslında Avrupa cephesinde merkezde karşılaşmamak. Şimdi başımıza gele­ cek korkunç şey bu. Bir dünya savaşı konuşuyoruz her seferinde. Ama o dünya savaşı galiba herkesin kafasın­ da ABD ve Rusya'nın ya da bu ölçekte­ ki ülkelerin doğrudan savaşı olarak ge­ liyor. Hâlbuki bu uzunca bir süre böyle olmayacak. Ama biz başka bir manada dünya savaşı, yani işte Suriye'de bu gerilim tırmanıyor ve yeni Amerikan yönetiminin bu savaşı tırmandıracağı çok açık, Trump da olsa Hillary Clinton da olsa. Bu, Suriye halkı ve Ortadoğu için daha da korkunç günlerin daha uzun savaşların gelmekte olduğunun işaretidir. Başka bir anlamı yok. Hatta daha başka bölgelerde de, mesela tek­ rar Osetya'da tekrar Transdinyester'da, Abhazya'da, Baltıklarda gerilim. Bunlar kanatlarda çatışma yoğunluğunu ve sayısını arttıran bir gelirim. Eğer nük­ leer çağda olsaydık 15 yıl içerisinde tekrar bir paylaşım savaşı görebilirdik, çünkü sistem bunu kaldıramıyor artık. Türkiye'ye bağlayacak olursak, Türki­ ye, iç kamuoyunun çok cesur zanne­ deceği adımlar atmış olabilir ama bi­ razcık Türkiye klasmanındaki ülkelere baktığınızda, Güney Afrika, Meksika, Brezilya, Hindistan veya bunların biraz

daha altındaki ülkeler, bunların çok ti­ pik söylemler olduğunu göreceğiz. Ve yeni sistem ülkelerin daha çok ülkele­ rin özerk davranmasına olanak tanıyor. Bütün bunlar sonunda her şey olabilir ama Şangay olmaz.

Suriye konusunda Rusya ve ABD kırılgan bir hatta ilişki geliştirdiğini görüyoruz. Rusya Esad'la kendi var­ lığını koruma potansiyeline sahip. ABD'nin desteklediği gruplar değiş­ ken olabiliyor. ABD kendi hakimiye­ tini nasıl sağlayacak? Geleneksel Amerikan dış politika çevreleri Obama'dan çok rahatsızlar. Obama ise şu nedenle sonunda gele­ neksel kesimlere rağmen bir değişik­ lik yaptı. Başkanlığının ilk döneminde yapamadığını ikinci döneminin son zamanlarında yaptı ancak. İran'la nük­ leer müzakerenin kapısını açarak, artık bu kontrolsüz, fütursuz ve bölgede Amerika'nın enerji çıkarlarını da riske edebilecek, ilk anda İsrail'in güven­ liğine ya da Batı'nın askeri anlamda güvenliğine hizmet ediyormuş gibi görünse bile sonunda dönüp IŞİD ve benzeri yapılar üreterek onların güven­ liğini de zedeleyebilecek yapılar üreten Suudi yaklaşıma bir denge getirmeye karar verdi. Bu da Amerika ile İran'ın nükleer müzakere ve Suriye politika­ sında da sonunda olayların gelişimi ile önce doğrudan savaştan vazgeçti, Esad yönetimine havadan müdahale­ den vazgeçti, kara seçeneği zaten pek tutmamıştı gündeminde; bazı radikal gruplara destek vermekten vazgeç­ ti, nitekim eski Amerika Büyükelçisi Ricciardone'nin "Türkiye kırmızı çizgi­ leri aştı" dediği buydu. Yani "Nusra'ya vs. biz değil ama onlar silah verdi" de­

Profile for Yol Siyasi Dergi

Yol Güz 2016  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...

Yol Güz 2016  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...

Advertisement