Page 31

o

CO

DEMOKRATİK ÖZERKLİK, KENT SAVAŞLARI VE İKİLİ İKTİDAR SORUNU

yok. Ancak günümüz toplum yapısını kavramak da en az onun kadar önem­ lidir. Günümüz derken kapitalizmi kast ediyoruz. Fakat onun da dört yüzyıllık bir tarihi vardır. Bugünün mücadelesi­ ni ilgilendiren yanlarla kendimizi sınırlı tutarak kapitalizme bakmaya çalışa­ lım. Öcalan'ın tarihe bakışı ve mücade­ lenin "motoruna" yaklaşımı kaçınılmaz bir şekilde onun kapitalizme bakışını da şekillendirmiştir. "Kapitalist-ekonomi ve toplum bi­ çimi tarihsel-toplumsal bir zorunluluk mudur? Cevap olarak savunmamın bu bölümü, tarihsel-toplumsal bir zorun­ luluğun olmadığını göstermektedir. Tarihsel materyalizmin Marksist yoru­ munun (kaba materyalizm) büyük bir yanlışı ve saptırması tarihsel-toplumsal gelişmede zorunluluk olduğu ideasıdır" (a.e. ; s.82) "Kapitalizm bir toplum biçimi ola­ maz. Toplumu etkilemek ister, etkili olur ama toplum biçimi olamaz. Kapi­ talizm dört yüz yıldır dünyaya egemen olan tek biçim değil midir diye soru­ labilir. Egemen olmak ayrı bir husus, biçim olmak ayrı bir husustur. Tarih üç toplum biçimini veya tarzını tanımak­ tadır: İlkel klan toplumu, sınıflı devlet veya uygarlık toplumu, demokratik çoklu toplum. İlkel, köleci, feodal, kapi­ talist ve sosyalist toplum gibi çizgisel ilerlemeci yaklaşımlar fazlasıyla dog­ matiktir." (a.e. ; s.83) Öcalan, kapitalizmin bir toplum bi­ çimi ve tarihsel zorunluluk olmadığını ileri sürüyor. Tarihin tanıdığı üç toplum biçimden söz ediyor: "İlkel klan toplu­ mu, sınıflı devlet ve uygarlık toplumu ve demokratik çoklu toplum"... Bu­ rada "toplum biçimlerini birbirinden

ayıran nitelikler nedir?" sorusu akla geliyor. Öcalan için tek bir kriter görü­ nüyor: Devlet! "Devletsiz toplumlar" ve "devletli toplumlar" ayırımında nitelik­ sel tek ayıraç devlettir. Bu nedenle toplumların diğer özellikleri önemlerini yitiriyor. Üretim biçimi, toprağa dayalı üretimden, makina ve fabrikaya dayalı üretime geçiş, mülkiyet biçimlerindeki değişim, devlet egemenliğinin her se­ ferinde dayandığı zor ve kültürün de­ ğişimi, "sosyal mücadelelerin" gelişimi­ ni de köklü alt üstlüklere uğratmıştır. Öyleyse tarihte böyle farklar yoksa veya önemli değilse, o zaman kapita­ lizm nedir? Ve onun varlığının çok özel bir anlamı var mıdır? "İddia ediyorum: KAPİTALİZM EKONOMİ DEĞİL, EKONOMİNİN CAN DÜŞMANIDIR. İleriki bölümlerde bu konuyu kapsamlı ele alacağım. Finans, ekonomi midir? Küresel finans ekono­ mi midir? Çevre felaketi ekonomi mi­ dir? İşsizlik ekonomik sorun mudur? Banka, senet, kur, faiz ekonomi mi­ dir? Kanser gibi büyüyen kâr uğruna meta üretmek ekonomi midir? Soru listesi kabarıktır. Hepsine verilecek tek cevap koca bir HAYIR'dır. Formül şudur: Para, sermaye bahane, iktidar şahane! Para-sermayenin son derece hileli oyunlarıyla ne yeni bir ekono­ mik biçim yaratılmıştır, ne de kapitalist toplum, hatta kapitalist uygarlık diye bir uygarlık biçimi söz konusudur. Or­ tada tarihin hiçbir döneminde tanık olunmayan bir biçimde toplumun ele geçiriliş oyunu vardır. Sadece ekono­ mik gücün değil, tüm siyasi, askeri, dinî, ahlaki, bilimsel, felsefi, sanatsal, tarihsel, maddi ve manevi kültürel gücün ele geçirilişi! KAPİTALİZM EN

Profile for Yol Siyasi Dergi

Yol Güz 2016  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...

Yol Güz 2016  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...

Advertisement