Page 149

oo THOMAS PİKETTY’NİN KAPİTALİ: MARKS’IN “KEHANETİNİ” BOŞA ÇIKARTMA ÇABASI

Evet, Marks kendi döneminde "ulusal büyüme", "ulusal gelir"le ilgilenmemiştir. Ulusal kapitalist pazarların oldukça genç ve dünya pazarlarının paylaşımının baş­ ladığı günlerde bu kavramlar henüz ortaya çıkmamıştı, İlk "ulusal gelir" hesapla­ ma girişimleri 1800'lü yıllarda ortaya çıkmış olsa da, konunun bir ekonomik kav­ ram olarak şekillenip kullanılması büyük bunalım (1930'lar) yıllarına kadar gider, Sonuç olarak, yazar, Marks'ın kapitalizmin çöküşü ile ilgili "kehanetini"yle, "sü­ rekli yapısal büyüme" olgusundan habersiz olduğu için hatalı bir tespit yaptığını iddia ediyor, "Marks'ın işaret ettiği dinamik istikrarsızlık, gerçek bir zorluğa denk dü­ şer, bundan mantıklı tek çıkış yapısal büyümedir; sermaye birikim sürecini dengele­ yecek tek yol budur." (Piketty, s.228) "Özetle, üretkenlik artışına ve bilginin yaygınlaşması temeline dayanan modern büyüme, Marks tarafından öngörülen kehanetten kaçınmayı ve sermaye birikim sü­ recini dengelemeyi mümkün kılar" (Piketty, s.234) Yazar, "sürekli sermaye birikim i yaşanırken, büyümenin sıfır veya sıfıra yakın olması durumunda", Marks'ın kapitalizmin çöküş kehanetinin gerçekleşebilece­ ğini iddia ediyor, Bu çöküşten kaçınmak için, sermaye birikim sürecinin sürekli yapısal büyüme ile dengelenebileceğini ileri sürüyor, Ortada bir gariplik olduğu açık! Önce, büyüme sıfırken sürekli sermaye birikim i nasıl gerçekleşiyor? Diğer bir ifadeyle, sermaye birikim sürecinin yapısal büyüme ile dengelenmesi ne an­ lama geliyor? Bu garip paradokslardan yazarın sermaye birikim sürecinden an­ ladığının, üretim tem elli olmayıp, spekülatif veya ranta dayalı olduğu anlaşılıyor, Eğer büyüme sıfırsa, yani toplam ekonomide artı değer yaratılmıyorsa, "sürek­ li sermaye birikim i" ancak spekülasyonla, yani para oyunlarıyla gerçekleşebilir, Yazar bu noktada haklıdır, eğer ekonomi sadece bu kanaldan gidiyorsa bir çöküş kaçınılmazdır, Fakat böyle çöküşler genellikle kapitalist sistemin çöküşünü değil, balon yapan değerlerin patlayıp yok oluşunu getirir, Öte yandan, sermaye birikim inin tahrip edici etkisini yapısal büyüme ile dengelemekten ne anlamalıyız? Yazar, spekülatif veya ranta dayalı sermaye bi­ rikim inin yanında üretime dayalı sermaye birikim i gerçekleşirse çöküşten kaçınılabileceğini iddia ediyor, Bu bakış açısının ne Marks'ı ne de kapitalist sistemin yapısını hiç anlamadığı çok açıktır, Marks sermaye birikim inin kaynağının artıdeğer üretimi olduğunu tespit eder ve bu süreçlerin işleyiş kanunlarını ortaya çıkartır, Aslında kapitalizmin ilk günlerinden beri burjuva iktisatçıları "zenginliğin kaynağını" araştırmışlar, "değer yaratan nedir?" sorusunun cevabını aramışlardır, A, Smith ve daha çok Ricardo, değerin kaynağında emeği bulmuşlar, böylece kapitalist üretimin gizleri çözülmeye başlamıştır, Marks daha ileri giderek, artıdeğer yaratma süreçlerini ve bu süreçlerin yıkıcı çelişkilerini ortaya koymuştur, Marks, özel olarak spekülatif veya rantiye sermaye ile ilgilenmemiş, sanayi üre­ tim inin yapısıyla ilgilenmiştir, Çünkü kapitalizmin temel çelişkileri bu üretim ve sermaye birikim süreçlerinde yatmaktadır, Piketty, "sermaye birikim sürecini yapısal büyüme ile dengelemekten" söz edince şunu da söylemiş oluyor: Kapitalizmi yıkıma götürecek olan üretim ala­ nı dışındaki rantiye sermaye birikimidir, yoksa "yapısal bir büyümeyi" sağlayacak

Profile for Yol Siyasi Dergi

Yol Kış 2016  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...

Yol Kış 2016  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...