Page 144

co THOMAS PİKETTY’NİN KAPİTALİ: MARKS’IN “KEHANETİNİ” BOŞA ÇIKARTMA ÇABASI

Sermaye getirisinin büyüme oranından büyük olması, en genel olarak karın tüm ünün üretime yatırılmaması anlamına gelir. Kapitalist sistemde böyle bir tercih her zaman mümkündür. Ancak bunu kapitalizmin tüm tarihine yaymak, Piketty'nin verileri öyle gösterse de, doğru değildir. Yazar, tüm dünya için ve çok uzun bir zaman aralığında rakamları ele alıyor. Oysa sadece kapitalizm yıllarını ele alsak bile, dünya baştan aşağıya "eşitsiz gelişim" yaşamıştır. Aynı zamanda emperyalist savaşlar, devrimler, ulusal kurtuluş savaşları, dönemler arası büyük farklılıklar yaratmıştır. Yazar, bütün bunları uzun zaman aralığı içinde ve tüm dün­ ya için ortalamalarla silikleştiriyor. Gelelim r>g eşitsizliğinin yarattığı sonuçlara: Bu eşitsizlik devam ederse, yaza­ ra göre sermaye rantiyeleşiyor ve kendini üretim artışından daha hızlı büyütüyor. Piketty, sermayeyi nasıl ele alır? "Bu kitapta, sermaye sahip olunabilen ve pazarda değiştirilebilen insan dışı tüm değerlerdir. Sermaye, şirketler ve hükümet firmaları tara­ fından kullanılan, finansal ve profesyonel sermaye (işletmeler, altyapı, makine, patent vb) kadar bütün gayrı menkulleri de içerir." Piketty'nin sermayesini, Marks'ın tanı­ mıyla karşılaştırdığımızda, yazar işgücünü (değişen sermayeyi) sermaye dışında tutuğuna göre, onun tanımı değişmeyen sermayeyi kapsamaktadır. İçinde değişen sermaye (işgücü) olmadığında hiçbir sermayenin birikim yapamayacağını ayrıca anlatmayacağız. Çünkü Piketty'nin "Das Kapital"in mantığıyla bir yakınlığı yoktur. Sermaye getirisi ulusal büyümeden fazla olunca sermaye neden rantiyeleşmeye yönelir? Yani neden üretime yönelmez de spekülasyona yönelir? Yazar bu ko­ nuda doyurucu bir açıklama yapmaz. Sermaye, üretime veya üretim dışı alanlara kar oranlarındaki farklara göre yönelir. Karın yüksek olduğu alanlara sermaye akışı artacağı için bir dönem sonra bu alandaki kar da diğer alanlardaki seviyeye geriler. Yazar'ın kendi tespitine göre rantiyeliğe yönelen sermaye, kendini üretimdekinden daha hızlı büyütür. Başka bir deyişle kar oranları rantiyelik alanlarında üretim ala­ nından daha yüksektir. Piketty, bunun nedenini de bize açıklamaz. Bu ayrıca hep böyle midir? En son yaşanan 2008 büyük bunalımı bir kez daha böyle olmadığını gösterdi. Spekülasyon alanında sermaye bollaştıkça, neticede balon patladı. Dola­ yısıyla bu alanda kar oranları uçurumun dibine yuvarlandı. Yazar, r>g eşitsizliğini "kötülüklerin anası" ilan ettikten sonra bu eşitsizliğin ne­ denleriyle ilgili bazı görüşleri ele alır. "Özetlersek, bu kitap boyunca vurguladığım r>g eşitsizliğinde belirlenebilecek temel kutuplaştırıcı gücün, pazarın yetersizliğiyle bir ilişkisi yoktur ve pazarlar daha serbest ve daha rekabetçi olsa da ortadan kalkmayacaktır." (Piketty, s.424) Yazar, liberallerle tartışırken bu tezi savunuyor. Bunu biz şöyle tercüme edebiliriz: Eğer r>g eşitsizliği varsa, pazarlar eksiksiz işlese de, sermaye rantiyeleşmeye yönelir. Bu kısmen doğrudur. En son küreselleşme yıllarında pazarlar önceki yıllara göre çok daha iyi işledikleri halde spekülasyon ya da rantiyeleşme zirvelere tırm an­ dı. Tam 2008 bunalımı öncesinde, 2007 yılında dünya toplam hâsılası 65 trilyon dolar iken, finansal varlıkların toplamı 1000 trilyondu. (Küresel Kriz ve Finansallaşma, Volkan Yaraşır) En kaba hesapla "hayali ekonom i" "gerçek ekonomi"nin 15 katı büyüktü. Bu pazarlar "iyi" işlediği için böyle olmuştur.

Profile for Yol Siyasi Dergi

Yol Kış 2016  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...

Yol Kış 2016  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...

Advertisement