Page 129

oo

<N

İŞÇİ SENDİKALARINDA YENİ BİR BAŞLANGIÇ

"İmralı sürecine destek sunmayı sürdüreceklerini" söylemiş, Türkiye'nin Davos'u olarak lanse edilen Uludağ Ekonomi Zirvesi'ne bu yıl 'te ­ rörle ilgili çözüm süreci' damgasını vurmuş, Haber şu şekilde devam ediyor, "Çö­ züm süreciyle ilgili konuşan Türkiye'nin önde gelen iş adamları, sürecin olumlu sonuçlanması halinde Türkiye ekonomisinin büyük bir sıçrama yaşayacağı gö­ rüşünde, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın "Çözüm olmazsa 2023 hayal olur" sözlerine de destek veren işadamlarına göre bölgeye yatırımlar artacak, Türkiye daha da güçlenecek, Zirveye katılan birçok işadamı da bölgeye şimdiden yatırım sözü verdi" Zirveye katılan kriz kahini Roubini'nin "Türk-Kürt barış süreci başladı", "Türkiye en büyük başarı hikayeleri arasına girebilir" demesi ise boyalı basını iyice coşturmuşa benziyor, Kahini duyan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan daha da coşuyor, Türkiye'yi dünyanın ilk 10 ekonomisi içine sokacaklarından ve ihracatı 500 milyar dolar seviyesine getireceklerinden dem vurmaya başlıyor, Olaya iyice kendini kaptıran Sabah gazetesi ise 'Çözüm süreci ekonomisi' adı altında bir yazı dizisi başlattı, "Çözüm süreci sokağa hızlı yansıdı, Ticaret 10 günde % 17 arttı" denerek başlıyor yazı dizisi, Bu veriler neye dayanarak yapılmış belli değil ama konuşulan varlıklı ailelerin yatırım niyetleri tartışılmaz, Furyaya yabancı basın da katıldı, Financial Times gazetesi sayfalarında Türki­ ye'deki çözüm süreci ve barışın maddi getirileriyle ilgili bir yazıya yer verdi, "Kürt azınlık ile yapılacak olan barış, Türk yatırımların ve ticaretin bölgenin Kürt ağırlıklı diğer bölümlerine de girmesini kolaylaştıracak"mış, Neler Oluyor? Tartışmalara konu olan yer Kürtlerin yaşadıkları coğrafyadır, 80 yıl önce bu coğrafya ile ilgili olarak yapılan tespitler şu şekilde idi: "Bugün Türkiye nüfusunda önemli bir toplam tutan iki ulusal varlık var: Türklük-Kürtlük, Siyasal, ekonom ik egemenlik ve üstünlük Türk burjuvazisinde oldu­ ğu için, Kürt halkı m istik ve belirsiz "Doğu illeri" sözcüğü altında, özel ve gizli bir sömürge, şiddetli bir asimilasyon ve daha doğrusu bir yok etme siyasetine uğra­ tıldı, "Bunun böyle oluşu, Türk burjuvazisinin orada henüz aldatabildiği çalışkan Türk kütleleri, kısmen ulus demagojisiyle intihara uysallaştırabilmesi; burada (yani Doğuda) ise Kürtlüğü Türk ulusu yapmanın olanaksızlığı yüzünden soygu­ nunu, düpedüz ve açıkça yalnız "süngü" gücüne dayanarak yapmaya zorunlu tu ­ tulması yüzündendir" (H, Kıvılcımlı, İhtiyat Kuvvet: M illiyet (Şark)) Geçen süre içinde bu gerçeklerin önemli ölçüde değiştiği bir gerçekliktir, Sözü edilen 'asimilasyon'a, 'süngü gücü ile soygun' ile istenilen sonuca bir türlü ulaşılmadı, Bu süreç içinde köprülerin altından çok sular aktı, konumuz açısından değinilmesi gereken özel bir süreç ise, klasik sömürgeciliğin evrimleşerek 'yeni sömürgeciliğe' dönüşmesidir, Özellikle İkinci Evrensel Paylaşım Savaşı sonrası sömürge halkları dünyanın üçte birine yayılan sosyalist sistemden de güç alarak m etropollerde isyan bayrağı

Profile for Yol Siyasi Dergi

Yol Kış 2016  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...

Yol Kış 2016  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...

Advertisement