Page 119

oo FABRİKAYI GERİ ALMAK: GÜNÜMÜZ KRİZİNDE İŞÇİ DENETİMİ

Tüm ele geçirme süreci dem okratik bir şekilde yönetiliyor. Kararlar her zaman ister bir konsey ister meclis olsun tüm katılımcıların oy eşitliği ile doğrudan de­ mokrasi biçiminde alınıyor. İşçi kontrolündeki fabrikalarda bu doğrudan dem ok­ ratik mekanizma uygulaması yalnız tek tek işletmelerde değil aynı zamanda tüm toplum da kararların nasıl alınması gerektiği konusunda önemli sorular sorduru­ yor. Böylece yalnız kapitalist bir iş değil aynı zamanda "demokratik" iktidarın libe­ ral ve temsili yapısına da meydan okunuyor. Diğer belirgin ortak özellikler işgaldir. Bu yasadışı bir eylem yapmak ve sonuç­ ta yetkililerle çatışmaya girm ek demektir. Bu işçilerin kendileri tarafından doğru­ dan eylemdir. Onlar ne "tem silciler" ne de bir sendika ya da parti tarafından tem ­ silci olmayı bekliyorlar hatta kendileri eyleme geçmeden devlet kurumlarının sorunlarını çözeceği umutları da yoktur. Malabarba'nın doğru olarak tespit ettiği gibi: "Eylem tepesi taklak konulmalıdır: İlk önce girişim, işgal ve sonra az çok bi­ linçli olarak başarısız olan kurumlarla bağlantıya geçm ek" (Malabarba 2013, 149} Bu aynı zamanda, Latin Amerika deneyimlerini de doğrular. Arjantin, Brezilya, Uruguay ve Venezüella'da da işçiler her zaman sorunlarına pratik yanıtlar bul­ mada, sendikalar ve kurumların önünde olmuşlardır. İşgaller, kamulaştırmalar, yasalar, mali ve teknik destek vs. her zaman işçi inisiyatifinin arkasından gelir ve onların doğrudan eylem ve mücadelesine bir tepki olarak gelişir. Ele geçirmeyi gerçekleştiren işçiler tarafından yapılan üretim için de aynı şey geçerlidir: Yasaları harfiyen yerine getirmek, tüm yasal yetki için bekleme ve vergileri ödeme demek aslında bu eylemin en başta ölü doğması demektir. Üretim eylemi eskiden yapıldığı şekilde sürdürülemediğinden çoğu fabrika yeniden yaratıldı (çünkü makineler sahibi tarafından götürülmüştür, çünkü çok müşterileri yoktur ve işçilerin daha önce erişemedikleri çok uzmanlık isteyen iş­ lerdir ya da işçiler başka nedenlerle başka kararlar alırlar}. Diğer daha belgelen­ miş durumlarda çevreyle ilgili konuların ve sürdürülebilirlik sorularının eksene oturduğunu görüyoruz. Bu İtalyan fabrikasında olduğu gibi geri dönüşüm üze­ rine gelişim, Selanik'teki Vio.Me'da sanayi tutkalları, tinerlerden organik tem izlik maddelerine ve Fransa'daki iki fabrikada organik ürünler, yerel ve bölgesel ham­ maddelerin kullanımı ve ürünlerin yerel ve bölgesel dağıtımına dönüşüm oluyor. İşletmenin geleceğine yönelik uzun vadeli sorun doğanın geleceği, kısa vadeli olarak da bölgelerinde yaşayanların sağlık sorunları öne çıkıyor. İşçilerin öngör­ düğü yeni toplum yapısında çevrebilimle ilgili unsurlar kadar dem okratik ilkeler de önemlidir. İşçilerin mücadelesi ve işgal edilmiş ya da ele geçirilmiş işyerleri aynı zamanda yeni sosyal ilişkilerin geliştiği ve pratiğe geçirildiği alanlardır: Güvenilirlik artıyor, karşılıklı yardımlaşma, katılımcılar ve diğerleri arasında dayanışma, katılım ve eşitlik yeni kurulan sosyal ilişkilerdeki bazı özelliklerdir. Yeni ve en azından ka­ pitalist üretim sürecinde ortaya çıkandan farklı değerler doğuyor. Bir kez işçiler karar verdikten sonra örneğin işyeri güvenliği öncelik oluyor. Ele geçirilen fabrikalar genellikle bölgeleri ile güçlü bağlar geliştiriyorlar. Çev­ relerini destekliyorlar ve onlardan da destek alıyorlar. O bölgede olan çeşitli öz-

Profile for Yol Siyasi Dergi

Yol Kış 2016  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...

Yol Kış 2016  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...

Advertisement