Page 41

.......... 21. Yüzyıl Sosyalizmi ................ rih bilinci” yetmez. Fakat insanlığın, sosya­ lizm deneyi sırasında yaşananlardan ders çı­ kartması çok önemlidir. “Katılımcı demokrasi” aslında doğrudan demokrasiye giden bir a­ dımdır. Elbette yolda yozlaşmalara uğramaz­ sa! Latin Amerika’da pek çok halk hareketi, uzun süredir mahallelerde ve kısmen işyer­ lerinde doğrudan kitlenin aşağıdan inisiyatif­ leriyle örgütlenmiştir. Halkın gündelik çıkarlarını savunan ve hatta uygulayan komi­ teler olarak yaşamaktadırlar. Buralarda filiz­ lenen doğrudan demokrasinin bir biçimde, iktidar imkânları da değerlendirilerek bir siya­ sal bilinç ve davranışa dönüştürülmesi talebi doğaldır. Belki de burjuva demokrasisinin te­ mel kurumu olan “temsil sistemi”nin doğru­ dan demokrasi uygulamalarıyla artık aşılmasının zamanı gelmiştir. 21. yüzyıl sos­ yalizminin önceki deneylerden bu konuda yetkin hale gelmesi, doğrudan demokrasi yo­ lunda ileriye bir adım atabilmesi onun yaşa­ yabilmesinin ilk temel koşullarından birisidir. “Katılımcı demokrasi” kavramı önceki deney­ lere tepkiden öteye bir anlama kavuşturula­ caksa, bu ancak doğrudan demokrasiye giden yolda bir basamak olmasıyla mümkün­ dür. İnsanlığın İlkel Komün günlerinde müm­ kün olan doğrudan demokrasinin günümüz­

de mümkün olamayacağı haklı bir itiraz olsa da, bunun artan nüfustan çok toplumsal ör­ gütlenmelerin çeşitliliği ve yoğunluğuyla da ilgili olduğu unutulmamalıdır, örgütlülük ne ölçüde yaygın ve etkin olursa, tepki ve talep­ lerin sosyal yaşama gündelik olarak yansı­ ması ve kurumlan etkilemesi o ölçüde mümkün olur. Bu da zaten doğrudan demok­ rasiden başka bir şey değildir. “Katılımcı demokrasi” ve daha ötesi doğ­ rudan demokrasi nasıl inşa edilecektir? Eski deneyler bu konuda hemen hiç umut vermi­ yor. Sosyalizm, burjuvaziyi tasfiye ederken iktidar dışındaki her siyasal ve sosyal eğilimi burjuva ideolojisinin bir kalıntısı ve izi olarak algılayan bir sisteme evrildi. Buradan mutlak iktidar çıktı, ancak bu mutlaklık sonsuz varo­ luşu değil, yıkılışı getirdi. Bu konuda 21.yüz­ yıl sosyalizminin farklı yollardan yürümesi kaçınılmazdır. Bolivya Başkan yardımcısı Al­ varo Garcia Linera’nın belirlemeleri yaşanan iktidar deneyinin yeni niteliğine ışık tutmak­ tadır. “Devlet ve sosyal hareketler arasındaki Ilişki nasıl yönetilecek? Devlet, tanım olarak kararların merkezileşmesidir, devlet kararlar­ da tekeldir. Tanım olarak sosyal hareket, ka­ rarların sosyalleşmesi, kararların yaygınlaşmasıdır. Sosyal hareketler tarafın­ dan öncülük edilen ve yönlendirilen bir devlet nasıl kurulacaktır, sorun çelişik görünüyor. “2003’e kadar tartış­ ma şöyleydi: Sosyal ha­ reketler devletin içine girmezler. Veya eski so­ lun tartışmaları vardı: Devlet, sosyal hareketle­ rin sınırındaki tek parti tarafından kontrol edil­ melidir. 21. yüzyıl, Latin Amerika olarak bizim de­ neylerimizle başlayan başka bir yola işaret ede­ cektir: Devlet ve sosyal hareketler arasında, sos­ yalleşme ve merkezileş­ me arasında sürekli diyalektik, sürekli geri-

Profile for Yol Siyasi Dergi

Yol Bahar 2009 Sayı 16  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...

Yol Bahar 2009 Sayı 16  

Bizi aşağıda bulunan adreslerden takip edebilirsiniz. www.yolsiyasidergi.org & www.twitter.com/yolsiyasidergi & www.facebook.com/yolsiyaside...

Advertisement