Issuu on Google+


İSTANBUL’UN MERKEZİNDE BİR ASIRLIK ÜNİVERSİTE...


“Millieğitimdesüratleyüksekbirseviyeye çıkacakolanbirmilletin,hayat mücadelesindemaddivemanevibütün kudretlerininartacağımuhakkaktır.” MustafaKemalATATÜRK


Rektör’den Prof. Dr. İsmail YÜKSEK

Merhaba, Yeni bir akademik yılın başlangıcında değerli Yıldızlıları sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Üniversitemizin tüm paydaşlarının gelecekle ilgili beklentileri olduğu kuşkusuzdur. 2012-2013 akademik yılının saygıdeğer personelimiz, sevgili öğrencilerimiz ve değerli mezunlarımızın beklentilerini karşılamasını temenni eder, herkese başarılar dilerim. 05 Ekim 2012 tarihinde Saygıdeğer Başbakanımızı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın teşrifleriyle 2012-2013 akademik yılı açılış törenini gerçekleştirdik. Üniversitemizin bu özel ve anlamlı gününde Saygıdeğer Başbakanımızı yanımızda görmek, bize büyük güç verdi, güven verdi. Değerli Başbakanımıza, yaşadığımız bu hassas dönemde, davetimizi geri çevirmeyip törenimizi onurlandırdığı için şükranlarımı arz ederim. Aynı tören çerçevesinde, Üniversitemiz Senatosu’nun Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a “Fahri Doktor” Unvanı verilmesine ilişkin kararı kapsamında ekonomik olarak her geçen gün büyüyen, ekonomik kalkınmanın dışında sosyal politikalara, eğitime, sağlığa, adalet ve emniyete ciddi yatırımlar yapan ve sosyal boyutu yüksek olan bir ekonomik kalkınma süreci yaşayan TÜRKİYE vizyonuna yapmış olduğu katkılar nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a “Ekonomik ve Sosyal Kalkınma” dalında “FAHRİ DOKTOR" unvanı tevcih edildi. Göreve geldiğimizde, akademik olarak rekabet gücü yüksek bir üniversiteye dönüşebilmek için, fiziksel altyapımızı tamamlamaya yönelik önemli çalışmalar yaptık. Bu dönemde yapılan tüm restorasyon, yenileme, altyapı, inşaat ve donanım çalışmaları, Üniversitemizin geleceğini inşa etmeye yönelik gerçekleştirmemiz gereken ön koşullardı. Bu çalışmaların sonucu olarak, üniversitemizin sahip olduğu kapalı alanı 180.000 m2’den 400.000 m2’ye çıkardık. Üniversitemizin 101 yıllık tarihinde yapılmış kapalı alan inşaatlarından daha fazlasını, son 4 yılda gerçekleştirdik. Bu inşaatlar, sadece Üniversitemizin idari ya da eğitim ihtiyaçlarının karşılanması için değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel beklentilerimizin karşılanması için de stratejik öneme sahipti. Aynı tören çerçevesinde son dört yıl içerisinde Üniversitemize kazandırdığımız Kongre ve Kültür Merkezi, Yıldız Teknopark, Elektronik-Elektronik Fakültesi, Otağ-ı Hümayun, Davutpaşa Kampüs Kütüphanesi, Fatih Sultan Mehmet Öğrenci Yurdu, İnşaat Fakültesi Ek Bina, Fen-Edebiyat Fakültesi Ek Bina, Kimya-Metalurji Fakültesi, Hidrolik Laboratuvarı, Şehzade Köşkleri ve II. Abdülhamit Han Araştırma Merkezi ve Kütüphanesi, Kapalı Spor Salonu, Kapalı Yüzme Havuzu, Çim Spor Sahası ve Davutpaşa Kampusu Çevre Düzenlemeleri olmak üzere tamamlanan bazı projelerin resmi açılışlarını da yaptık. Yeni dönemde iş planları yapılmış ve çalışmaları başlatılmış olan Beşiktaş Kampüsü Kongre Merkezi, Eğitim Fakültesi ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İnşaatları, Yıldız Koleji projesi, Teknopark Ek binalar, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni teknopark oluşumu ve Meslek Yüksek Okulu projesi, Tarihi Fırın Restorasyonu ve Unlu Mamuller Eğitim Merkezi projesi, Butik Otel, Yurtlar ve benzeri bütün projeler tamamlanarak sırayla faaliyete geçecektir. Dergimiz aracılığıyla, Üniversitemizle ilgili olumlu gelişmeleri değerli Yıldızlılarla ve kamuoyuyla paylaşmak gerçekten bizleri memnun ediyor. Bu nedenle, Yıldızlar Dergisi bizim çok önem verdiğimiz tanıtım araçlarımızdan birsidir. Dergimizin bu yeni sayısında emeği geçen tüm çalışanlara teşekkür eder, değerli akademik ve idari personelimizi, mezunlarımızı saygıyla selamlar ve sevgili öğrencilerimizi gözlerinden öperim.


İçindekiler YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ’NİN KALİTESİ BELGELENDİ

08

YILDIZ TEKNİK’İN VİDEO SİTESİ YAYINDA

11

HEDEF: DÜNYA ÜNİVERSİTESİ OLMAK

14

ÜNİVERSİTELERARASI KURUL YILDIZ’DA TOPLANDI

16

İSTANBUL İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTSEL DÖNÜŞÜM SEFERBERLİĞİ SEMPOZYUMU YILDIZLI PROJELER YARIŞMASI

18 20

NİJERYA’YI EN İYİ TÜRKLER ANLIYOR

24

YTÜ İLE AMERİKAN ÜNİVERSİTELERİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ

22

YTÜ İLE AMERİKAN ÜNİVERSİTELERİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ DÜNYA DEVLERİ YILDIZ’DA BU KİTAP BAŞKA KİTAP YILDIZLI GENÇLER HEDEF BÜYÜTTÜ GELECEĞİN TEKNOLOJİSİ YILDIZ’DA KONUŞULDU YILDIZ’DA MODA TASARIMCILARI YETİŞECEK

26 28 32 34 36 38


39

UNVAN GELİŞTİREN AKADEMİSYENLERE TEŞEKKÜR BELGESİ VERİLDİ

40

KÜÇÜK YILDIZLAR DA MEZUN OLDU

41

YILDIZLILAR İFTARDA BİR ARAYA GELDİ

Ekim 2012 Yıl 3 Sayı: 13 yldzlr@yildiz.edu.tr Yıldız Teknik Üniversitesi Adına İmtiyaz Sahibi Rektör Prof. Dr. İsmail Yüksek Yayın Direktörü Yrd. Doç. Dr. Zehra Yumurtacı YTÜ İletişim Koordinatörü

42

REKTÖR İSMAİL YÜKSEK’TEN GENÇLERE TAVSİYELER

Direktör Yardımcısı Muhammed Atilla Sevim

48

SANAYİ DEVLERİ YILDIZ’DA BULUŞTULAR

Yazı İşleri Müdürü (Sorumlu) Aslıgül Topuz

51 57 72 76 77 78 80 82 84

UNUTAMADIKLARIMIZ: Prof.Dr. Hüseyin Afşar YTÜ’NÜN AKADEMİK AÇILIŞINI BAŞBAKAN ERDOĞAN YAPTI

Genel Yayın Yönetmeni Ümit Sanlav

Yazı İşleri N. Bilge Ok Merve Karataş Ayşegül Özdemir Görsel Yönetmen Nezih Taş

ÖZEL HABER Neşe Atacı

BOL YILDIZLI BAHAR FESTİVALİ

FOTOĞRAF Baran Saraç Merve Atıcı Gizem Göktaş

YTÜ’DEN İKİ ÖNEMLİ KÜLTÜR HİZMETİ

Baskı İhlas Gazetecilik A.Ş 0212 454 30 00

TİYATRO’NUN YILDIZLARI KULÜPLERİMİZDEN: YTÜFOK YTÜ’DEN SEVGİ VE KARDEŞLİK MAĞAZASI YTÜ’NÜN YILDIZI ESENLER’DE PARLADI YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ

Bu derginin içeriği Yıldız Teknik Üniversitesi İletişim Koordinatörlüğü tarafından hazırlanır. Ücretsiz dağıtılır. Para ile satılmaz. Yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarına aittir. Reklamların sorumluluğu ise reklam verene aittir. Dergide yayınlanan yazı ve fotoğraflar kaynak gösterilmek suretiyle iktibas edilebilir.


Yıldız Teknik Üniversitesi’nin

kalitesi belgelendi on dönemde akademik eğitimden sosyal ve kültürel faaliyetlere, idari hizmetlerden fiziki yapılanmaya kadar büyük atılım içinde olan ve özellikle Üniversite Sanayi işbirliği konusunda sıkça adından söz ettiren Yıldız teknik Üniversitesi’nin, kalitesi belgelendi. Bazı bölüm

S

ve bazı birimleri ile bu belgeyi almaya hak kazanan Üniversitelerin olduğu Türkiye’de, Yıldız Teknik Üniversitesi zorlu bir maratonun ardından, eğitim öğretimden, idari işlere kadar, tüm birimleri ile ISO9001 belgesi almaya hak kazanan ilk ve tek üniversite oldu. ISO9001 Kalite Belgesini Türk Loydu Genel Müdürü Salim Özpak’ın elinden alan Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü İsmail Yüksek, emeği geçen tüm mesai arkadaşlarına teşekkür ederken, “işin zor kısmı bundan sonra başlıyor. İSO 9001 standartları ayrıcalığını, başta öğrencilerimiz olmak üzere tüm akademik ve idari birimlerimize yansıtmamız gerekli. Yıldız Teknik Üniversitesi kalitesini her an daha ileriye götürerek sürdürmek, hiç sona ermeyecek hedefimiz olacak.” dedi… Rektör Yüksek konuşmasında şu konulara değindi: HEDEF DÜNYA ÜNİVERSİTESİ OLMAK Yıldız Teknik Üniversitesi küreselleşen dünyada, “Eğitim, araştırma ve kültür ortamı ile tercih edilen bir dünya üniversitesi olmak” vizyonuna uygun olarak eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Buna bağlı olarak, stratejik planlama, MÜDEK (Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği) ve MİAK (Mimarlık Akreditasyon Kurulu) akreditasyonları ile Bologna süreçleri-

8

Yıldızlar / Ekim 2012


Kalite standardını İSO 9001 ile belgeleyen Yıldız Teknik Üniversitesi, Türkiye’nin ilk ve tek ISO 9001 Belgeli Üniversitesi oldu…

ni uygulayan üniversitemizde ayrıca tercihe bağlı olarak bazı fakülteler tarafından kalite yönetim sistemi uygulanmaktadır. Uygulanan tüm sistemlere temel oluşturmak ve fakülte bazlı uygulanan kalite yönetim sisteminin üniversitenin tamamında yaygınlaştırmak hedefi ile Üniversite Rektörlüğümüz stratejik bir kararla akreditasyon standartlarının da temelini oluşturan ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemini uygulama ve belgelendirme kararı almıştır.

Süreç nasıl işledi? Sistem kurma çalışmaları ilk olarak ISO 9001 bilgilendirme eğitimleri ile başladı, bilgilendirme eğitimlerinden sonra oluşturulan kalite ekipleri tarafından öncelikle fakülte ve bölümlerde gerçekleştirilen sistem kurma çalışmaları daha sonra tüm üniversitede bünyesinde yaygınlaştırıldı. Sistem uygulamalarının standardın öngördüğü metotlarla özdeğer-

lendirmesinin yapılmasından sonra ulusal bir uygunluk değerlendirme kuruluşu olan Türk Loydu Vakfı İktisadi İşletmesi denetim ekibi tarafından gerçekleştirilen iki aşamalı belgelendirme denetimini başarı ile tamamlayarak, kalite yönetim sistem belgesini aldı. Yıldız Teknik Üniversitesi bu belge ile tüm süreçlerini kalite yönetim sistemine dahil eden üniversiteler içerisinde öncülerden biri oldu. Yıldız Teknik Üniversitesi uluslararası geçerliliği olan kalite yönetim sistemi ile hedeflenen; öğrenci ve paydaş memnuniyetini üst düzeyde sağlamak, sektöre üstün nitelikli mezun yetiştirmek, proseslerini iyileştirmek, hataları minimize etmek, süreçlerinin etkinliğini sürekli iyileştirmek, süreçlerin performansı ve hedefler ile ilgili bilgi akışının kolaylaşmasını sağlayarak alanında tercih edilen en iyi üniversiteler kategorisinde kalite çıtasını sürekli artırmaktır.

Yıldızlar / Ekim 2012

9


10

Y覺ld覺zlar / Ekim 2012


Yıldız Teknik’in video sitesi yayında Yıldız Teknik Üniversitesine dair videoların yer aldığı www.yildiztekniktv.com yayında… ürkiye’nin ilk ve tek ISO 9001 Uluslararası Kalite Belgeli Üniversitesi Yıldız Teknik, videolarını internet ortamına taşıdı. Çağın gereksinimi olan iletişim teknolojisini en iyi şekilde kullanma gayretinde olan YTÜ, Üniversiteyle ilgili olan videolarını www.yildiztekniktv.com adresinden yayınlayacak. YTÜ’nin video sitesi olan http://www.yildiztekniktv.com da; Üniversiteyi tanımak isteyen ziyaretçiler için YTÜ Tanıtım filmleri,

T

Üniversite Rektörünün gündeme dair açıklamalarının yer aldığı Rektörden, Üniversiteyle ilgili haberlerin yer aldığı Haberler, Televizyonlarda yayınlanan programların izlenebileceği Basında Yıldız, Öğrenci ve kurumsal etkinlikler ile organizasyonların yer aldığı Etkinlikler, Öğrencilerin beğendikleri, popüler olan ve kendi çalışmalarının da yer verileceği Sizden Gelenler, Öğrenci Mezuniyetlerinin yer alacağı Mezuniyetler Kategorileri bulunmakta… Yıldızlar / Ekim 2012

11


Yıldız’ın AKUT Robotu dünya ikincisi oldu emel amacı, yapay zeka ve robotik bilimini geliştirmek olan uluslararası bir araştırma ve eğitim organizasyonu; RoboCup yarışmalarının 16.sı 40 ülkeden 300’e yakın takımın katılımıyla Mexico City’de düzenlendi. Futbol oynayan robotlar, arama kurtarma robotları, ev içi hizmet eden robotlar olmak üzere 20'ye yakın klasmanda müsabakalar yapıldı. Türkiye’yi farklı klasmanlarda Boğaziçi üniversitesinden 3, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden 1 ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nden 1 takım temsil etti. KKTC Yakın Doğu Üniversitesi’den 1 takımın, küçükler liginde ise Özel TAKEV Anadolu ve Fen Lisesi’nden 2 takımın katıldığı yarışmada derece alan tek Türk takımı Yıldız Teknik Üniversitesi’nden YILDIZ takımı oldu. Bu yılki organizasyonda zorlu afet şartlarında, birçok sayıda robotun haberleşebilmeleri, ortak strateji belirleyebilmeleri, fiziksel şartlara daya-

T Meksika'da gerçekleştirilen Dünya Robot Olimpiyatları'nda (Robocup 2012), YTÜ’nün Sanal Arama Kurtarma Robotu dünya ikincisi oldu… 12

Yıldızlar / Ekim 2012

nabilmeleri ve bütün bunların yardımıyla arama kurtarma çalışmaları yapabilmelerinin araştırılması amacıyla kurulmuş olan Sanal Arama Kurtarma Ligi'nde ülkemizi temsil eden Yıldız Teknik Üniversitesi dünya 2.si olarak büyük bir başarıya imza attı. YILDIZ takımı yarışmanın farklı aşamalarında simülasyon ortamında kamera, lazer tarayıcılar gibi çeşitli algılayıcılar ile donatılmış tekerlekli, paletli ve uçabilen robotları geliştirdikleri otonom gezinme, haritalama ve kurban tespiti algoritmaları ile kullandılar. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Sırma Yavuz ve ekibi yaklaşık 5 yıldır afet bölgelerinde kullanılmak üzere arama kurtarma robotları ve yapay zeka algoritmaları üzerine çalışma yapmaktadır. Ekibin kendi tasarımları ve üretimleri olan 1 adet paletli ve çok sayıda tekerlekli robotu bulunmaktadır. YTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, Elektrik-


Elektronik FakĂźltesi, Bilgisayar MĂźhendisliÄ&#x;i BĂślĂźmĂź Ă–Ä&#x;retim ElemanlarÄą Yrd. Doç. Dr. SÄąrma Yavuz, Yrd. Doç. Dr. M. Fatih AmasyalÄą, ArĹ&#x;. GĂśr. Muhammet BalcÄąlar ve ArĹ&#x;. GĂśr. Erkan Uslu ile Bilgisayar MĂźhendisliÄ&#x;i BĂślĂźmĂź ĂśÄ&#x;rencisi Feruz Davletov'dan oluĹ&#x;an OlasÄąlÄąksal Robotik Grubu’nu baĹ&#x;arÄąlarÄąndan dolayÄą tebrik ederken, baĹ&#x;arÄąda Ăśnemli rol sahibi olan Dr. Yavuz, “bir deprem bĂślgesinde olan Ăźlkemiz için kÄąsa sĂźrede arama kurtarma kabiliyetleri yĂźksek robotlar Ăźretmeyi planlÄąyoruzâ€? dedi.

Bitirme Projeleri YarÄąĹ&#x;masÄą Ă–te yandan ĂśÄ&#x;rencilerini araĹ&#x;tÄąrmaya yĂśnlendirerek, sektĂśr ile buluĹ&#x;turmaya Ăśzen gĂśsteren YTĂœ tarafÄąndan dĂźzenlenen “Bitirme Projeleri YarÄąĹ&#x;masÄąâ€?nda dereceye

giren ĂśÄ&#x;renciler ĂśdĂźllendirildi. YTĂœ akademisyenleri ve sektĂśr temsilcilerinin deÄ&#x;erlendirdiÄ&#x;i projelerin ĂśdĂźl tĂśreni, mezuniyet tĂśreni ile birlikte yapÄąldÄą. FakĂźlteye

ait her bĂślĂźmden dereceye giren ĂśÄ&#x;rencilere, birincilere IPAD, ikincilere Notebook ve ßçßncĂźlere Netbook hediye edildi.

2012 YTĂœ ELEKTRÄ°K-ELEKTRONÄ°K FAKĂœLTESÄ° BÄ°TÄ°RME PROJELERÄ° YARIĹžMASININ SONUÇLARI   



 + 1

 

!" #$$%& '( )* %', - *  #& ./'" 0 2"  0$& 2!" 3

 



            

       !

"# $ %   (  )(  

   &' ! !"    *+   

 #%#  



 + + 1

 

'(  0$&

 * '  & .  #%4 ( )$#$ '' %$ % 

 



,  # )(  ' +

 $ -./ ) 0 

'1  ' +   '   ' 234 4

4*  # !9 ' 4+3+ , )(  '   ' + '## $ ,  : 4&  

     56 78 &    7-5  !  .      5

        " & + +

 

!# $# % '(# ) *  

', -* .

$ /*

           #  $   %    ($) %   *   +,, -  %  

 !      !"   & '  (!   &  '  (!  &   ./ !

   -       $# " 0 0 & 123 00 1 )4 + $ %) + ! 

 

 !

     ,%       

    01, *#*2)

  !3  *  , % '     .

   '. +,

 %      ". 

   4 3(

21 1 (  4 

     56!"

YÄąldÄązlar / Ekim 2012

13


YTÜ’nün hedefi dünya üniversitesi Cumhurbaşkanı Gül tarafından yeniden atanan YTÜ Rektörü Prof. Dr. ismail Yüksek, “Türkiye üzerinde oynanan kirli oyunları aşmanın yolunun eğitimden ve ekonomik anlamda güçlü olmaktan geçtiğini, temel hedeflerinin Eğitim ve Sanayi arasında köprü olup, bu konuda da üniversitelere liderlik etmek olduğunu” söyledi… 14

Yıldızlar / Ekim 2012

olmak ürkiye'nin ilk ve tek ISO 9001 kalite belgeli üniversitesi Yıldız Teknik Üniversitesi'ne, Prof. Dr. İsmail Yüksek, yeniden Rektör olarak atandı. Son dönemde akademik eğitimden sosyal ve kültürel faaliyetlere, idari hizmetlerden fiziki yapılanmaya kadar büyük atılım içinde olan ve özellikle Üniversite - Sanayi işbirliği konusunda sıkça adından söz ettiren Yıldız Teknik Üniversitesi'nin mevcut Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, %93,35 ile Türkiye’nin en büyük katılım oranıyla gerçekleşen seçimlerde, oyların %81 ini alarak, Türkiye’de en fazla oy alan rektör adayı oldu. Bir önceki seçimlerde ikinci sıradan Cumhurbaşkanına sunulan ve Abdullah Gül tarafından Rektör olarak atanan Yüksek, Türkiye’de bir rekora imza atarak aldığı oy oranı ile YÖK tarafından bu kez Abdullah Gül’e birin-

T

ci sıradan aday olarak sunuldu. Yıldız Teknik Üniversitesi adına Türkiye’de lider, dünya üniversiteleri arasında da söz edilir bir yerde olmayı hedefleyen YTÜ Rektörü Yüksek, bu dönem daha da iddialı olduğu gözlenen açıklamalarında, önümüzdeki yıllardaki hedef ve programlarını şu cümlelerle açıkladı: “Öncelikle Türkiye’de rekor bir katılımla demokratik bir rektörlük seçimi ortamının sağlanmasına katkıda bulunan tüm mesai arkadaşlarıma ve bana ikinci kez rektörlük görevi vererek, ülkeme ve devletimin gelişimine katkıda bulunma fırsatını yeniden sağlayan YÖK başkanı ve Cumhurbaşkanımıza teşekkür ederim. Türkiye’nin kurtuluşu eğitimde Türkiye gerçekten çok zor bir coğrafya ve herkesin bazı hesapları var. Bu kirli hesapları


aşmanın yolu eğitimden geçiyor, ekonomik anlamda güçlü olmaktan geçiyor. Temel hedeflerimizden biri Eğitim ve Sanayi arasında köprü olup, bu konuda da üniversitelere liderlik etmektir. Dünya üniversitesi olmak yolunda hızla ilerliyoruz Yıldız Teknik Üniversitesi küreselleşen dünyada, “Eğitim, araştırma ve kültür ortamı ile tercih edilen bir dünya üniversitesi olmak” vizyonuna uygun olarak eğitim ve öğretim faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Buna bağlı olarak, stratejik planlama, MÜDEK (Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği) ve MİAK (Mimarlık Akreditasyon Kurulu) akreditasyonları ile Bologna süreçlerini uygulayan üniversitemizde ayrıca tercihe bağlı olarak bazı fakülteler tarafından kalite yönetim sistemi uygulanmaktadır. Uygulanan tüm sistemlere temel oluşturmak ve fakülte bazlı uygulanan kalite yönetim sisteminin üniversitenin tamamında yaygınlaştırmak hedefi ile Üniversite Rektörlüğümüz stratejik bir kararla akreditasyon standartlarının da temelini oluşturan ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemini uygulama ve belgelendirme kararı almıştır. ISO 9001 Standartları yaşanıyor Farkındayız ki işin zor kısmı bundan sonra başlıyor. ISO 9001 standartları ayrıcalığını, başta öğrencilerimiz olmak üzere tüm aka-

demik ve idari birimlerimize yansıtmamız gerekli. Yıldız Teknik Üniversitesi kalitesini her an daha ileriye götürerek sürdürmek, hiç sona ermeyecek hedefimiz olacak. Bu anlamda çalışmalarına başladığımız projelerimizden öğrenci odaklı olanlar: • Öğrenci Bilgi Sistem Alt Yapısının Yenilenmesi • Yurt Dışı Doktora Programlarına katılım oranın artırılması • İhtiyacı olan her öğrenciye burs imkanı sağlanması • Kariyer Destek Ofisinin Kurulması • Lisans Bölümlerinin Uluslararası Akreditasyon Çalışmaları • %100 İngilizce Yüksek Lisans ve Doktora Bölümleri • Enstitü Sayısının Artırılması • Bologna süreci ile ilgili çalışmaların sürdürülmesi • Tüm mühendisliklerin MÜDEK akreditasyonundan geçirilmesi • Kütüphane kitap sayısının 100.000 ne çıkarılması • Personelle ilgili eğitim çalışmaları • BAP desteklerini çeşitlendirip kaynak miktarını artırmak • Arama Konferansları • Öğrenci Kulüplerine verilen desteğin artırılması

Bir önceki seçimlerde ikinci sıradan Cumhurbaşkanına sunulan ve Abdullah Gül tarafından Rektör olarak atanan Yüksek, Türkiye’de bir rekora imza atarak aldığı oy oranı ile YÖK tarafından bu kez Abdullah Gül’e birinci sıradan aday olarak sunuldu. Yıldızlar / Ekim 2012

15


Üniversitelerarası Kurul YTÜ’de toplandı 07. Üniversitelerarası Kurul Toplantısı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılışı yapılan YTÜ Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından düzenlenen toplantıya Üniversite Rektör ve temsilcileri katıldı. Kurula ev sahipliği yapan Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü İsmail Yüksek, üniversite rektör ve temsilcilerine hitaben yaptığı açılış konuşmasında şu konulara değindi:

2 Üniversitelerarası Kurul Toplantısı’nın 207’ncisi Yıldız teknik Üniversitesi Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti… 16

Yıldızlar / Ekim 2012

Ülke gelişimi içinde üniversitelerin görevi Yıldız Teknik Üniversitesi yaklaşık 35.000 öğrencisi, 1.500’e yakın akademik kadrosu, 850 idari personeli, 10 fakültesi, 3 Yüksekokulu ve 2 enstitüsü ile Ülkemiz ve gençliğimizin hizmetinde eğitim ve araştırma alanlarında ülkemize hizmet etmektedir. Ülkemiz; rekabetçi, dinamik, bilgiye dayalı dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi içinde yer almayı, kendisine gelecek yıllar için bir stratejik amaç olarak belirlemiştir. Bu hedefe ulaş-

mak için üniversitelerimiz 21. yüzyılın temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere yeniden yapılandırılırken, Bireyleri dünyanın değişen koşullarına uyum sağlayabilecek bilgi, beceri ve yetkinliklerle donatmayı, Uluslararası düzeyde saygınlığı olan bilim ve sanat üretimine yönelik araştırmalar yaptırmayı, en temel amaç edinmelidir.

“Hareket serbestliği yararlı olacaktır” Yükseköğretimin yeniden yapılandırılmasında yaşanmış ve yaşanmakta olan tecrübeleri yok saymadan, ülkemiz kendisine özgün bir model geliştirmek zorundadır. Bu modelde özellikle gelişimini tamamlamış üniversitelere hareket serbestliği tanımanın yararlı olacağını düşünmekteyiz. Ayrıca üniversitelerimiz, toplumun taleplerine, bilim ve teknolojideki gelişmelere daha hızla cevap vermek, ulusal ve uluslararası rekabet ortamında daha başarılı olmak için misyon farklılaşmasına gitmelidir.

“Üniversitelerin temel sorunları” Bugün yükseköğretim sisteminde yaşadığımız


en önemli problem genellikle yaygın kanı olan finansman konusu değildir. Kuşkusuz finansman acilen çözülmesi gereken önemli bir sorundur. Ancak problemlerin temel sebebi olarak gösterilemez. Ana sorun yönetişim, mevzuat ve örgütsel yapıdır. Ayrıca, Saygıdeğer Başbakanımız Bilim Teknoloji Üst Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Ülkemizin 2023 vizyonu kapsamında, yaklaşık 300.000 yetişmiş ar-ge elemanına ihtiyacımız olduğunu ifade etmişti. Bizlere düşen en önemli görev nitelikli insan gücü yetiştirmenin lokomotifi olmaktır.

“YTÜ’nün Sosyal sorumluluk projesi” Üniversitemiz sosyal sorumluluk alanında da 2013 Mayıs ayında önemli bir projeye imza atacaktır. Sayın Başbakanımızın himayelerinde Hedef 2023, Lider Ülke, Genç Türkiye sloganıyla 81 il, 168 üniversiteden 1.000 üniversite öğrencisini, Davutpaşa Kongre Merkez’inde ağırlamayı planlıyoruz. Genç Türkiye Zirvesi’ne vereceğiniz tanıtım ve katılımcı desteği için şimdiden teşekkürlerimi ifade eder, sevgi ve saygılarımı sunarım.” Rektör Yüksek’in konuşmasını, “Ülkemizin birliği, bütünlüğü, huzuru ve kalkınması için ortaya konulacak her türlü projede, Yıldız Teknik Üniversitesinin en ön safta olacağını ifade eder, toplantımızın hayırlara vesile olmasını dilerim” sözleriyle noktaladığı toplantıda şu konular görüşüldü:

Üniversitelerde akademik özgürlük alanının genişletilmesi, yasayla getirilmesi planlanan üniversite senatosunun yetkileri, rektörlük seçimi ve süresi, yeni yasayla hayata geçecek olan “Rektörler Kurulu”nun yetkileri, Türkiye’de kampüs açman isteyen yabancı üniversiteler ile Türkiye’deki üniversiteler arasında işbirliği sağlanması, Vakıf Üniversitelerinin özele dönüşebilmesi, akademisyen yetiştirilmesi, akademisyenlere unvana göre değil, performansa göre ücret verilmesi, meslek yüksekokullarının statüsü, üniversitelerin akademik, idarî ve malî denetimlerinin YÖK bünyesinden çıkarılarak bağımsız hale getirilmesi.

Yıldızlar / Ekim 2012

17


İstanbul yıkılırsa Türkiye yıkılır S Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek “İstanbul İçin Sürdürülebilir Kentsel Dönüşüm Seferberliği” sempozyumunda “oy kaygısı gütmeden kararlılıkla bu işin üzerine giden bir yönetim var. Akademisyenler olarak ülkemiz için buna destek vermek zorundayız” dedi… 18

Yıldızlar / Ekim 2012

on yıllarda yaşanan deprem felaketleri, kentsel dönüşümle ilgili yürütülen çalışmalara hız kazandırırken, çalışmaların en önemli ortak paydaşlarından olan üniversiteler ve akademisyenler, önemli çalışmalara imza atıyorlar. Yıldız Teknik Üniversitesi önderliğinde, İstanbul Üniversitesi ve Aydın Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen “İstanbul İçin Sürdürülebilir Kentsel Dönüşüm Seferberliği” dahilinde “Kentsel Dönüşüme Bütüncül Yaklaşım” sempozyumu düzenlendi. Yıldız Teknik Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü'nde gerçekleştirilen sempozyuma; Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, Yıldız Teknik Üniversitesi Yapı İşletmesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Çeçen, İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Prof Dr. Nuray Zeren, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Pof. Dr. Mustafa Erdik, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Vedat Gürgen, TOKİ- İstanbul Emlak Dairesi Başkanı Ali Seydi Karaoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Müdürü İdris Atabay, Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Esenler Belediyesi Başkan Yardımcısı Bü-

lent Babaoğlu, ilgili birim müdürleri ile çok sayıda öğretim üyesi ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

Projeye Sonuna Kadar Destek Olmalıyız

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof Dr. İsmail Yüksek, kentsel dönüşümün önemi ve gerekliliğini anlattığı konuşmasında, üzerinde yaşadığımız coğrafyanın önemini vurgularken, üstü kadar altının da pek çok sıkıntı olduğunu söyledi. Doğal afetlerden dolayı artık kayıplar vermek istemediklerini ve bu amaçla da bilim ve teknolojinin verdiği güçle bu coğrafya üzerinde insanca yaşamak adına çalışmalara yapmayı hedeflediklerini söyleyen Yüksek, Yıldız Teknik Üniversitesi olarak hükümetin girişimleri sonucu hazırlanan kentsel dönüşümle ilgili yasaya sahip çıktıklarını şu cümlelerle ifade etti: “İktidarı kaybetmek pahasına, Türkiye için bu işi yapacağız diyen kararlı bir idare var. Bugüne dek siyasi kararlar ile bilim arasına sıkışan akademisyen ve bilim adamları olarak, Türkiye için elde ettiğimiz bu tarihi fırsatı iyi değerlendirmemiz lazım.

İstanbul Yıkılırsa Türkiye Biter Kocaeli depreminde yaşlı bir amcayla soh-


İsmail Yüksek'in ardından söz alan Yıldız Teknik Üniversitesi Yapı İşletmesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Çeçen, etkinliğe dair yaptığı açıklamada, dünya tarih ve kültür başkenti olan İstanbul'un deprem riski içinde olduğunu hatırlatarak, geliştirdikleri bu projenin siyaset üstü olduğunu ve milli bir uzlaşma gerektirdiğini vurguladı.

Siyasi Akıl İşi Bozuyor bet ediyorduk… Evi yıkılmış, her şeyi yitmiş, gitmiş… Adamcağız o haliyle Allaha şükredip diyordu ki: ‘Allaha çok şükür ya bu deprem İstanbul’da olsaydı. Şimdi bütün İstanbul burada, bizim için seferber oldular. İstanbul yıkılsa biz İstanbul için ne yapabilirdik?’ Bugün Allah göstermesin İstanbul’da böyle bir facia olsa İstanbul’a giriş çıkışlar kapanır yardım dahi ulaşamaz. Gerek sağlık güvenliği, gerekse ulaşımın güçlüğü nedeniyle sadece havadan yardım yapılabilir ki bu da hiç etkili bir yöntem değil. Demek ki ne yapıp edip, İstanbul’u ayakta tutmalıyız ki Türkiye ayakta kalsın. İşte bu durum kentsel dönüşüm Türkiye ve İstanbul’un olmazsa olmazıdır ve biz Yıldız Teknik Üniversitesi olarak bu konuda üzerimize düşen neyse yapacağız.” Rektör Yüksek, kentsel dönüşümün rant sağlamak amacıyla kullanılmasından endişe edenlerin olduğunu da hatırlatarak “bunun çaresi kentsel dönüşüm projelerine karşı çıkmak değil, ranta karşı çıkmaktır. Gelin, dönüşüm projeleri gibi rant amaçlı olduğunu düşündüğünüz hareketlere karşı da birlikte mücadele edip bütünlük sağlayarak, ülkemiz adına yakaladığımız bu önemli fırsatı değerlendirelim” dedi.

Milli Bir Uzlaşma Gerektiriyor

Çeçen'in ardından konuşan Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, kentsel dönüşümün daha çok sosyal ve siyasal zemini üzerinde durmak istediğini söyleyerek konuşmasına başladı. Kentsel dönüşüm hakkında herkesin çok fazla konuştuğunu ancak, mesafe anlamında çok zor ilerleyen bir süreç olduğunu ifade eden Göksu şu şekilde konuştu: “Bizler siyasilerle, sivil toplum kuruşlarıyla ve en önemlisi de vatandaşlarla tek tek konuşuyor, fikirlerini alıyoruz. Onların hiçbir şekilde karşısında durmadıkları projeler üretmemize rağmen bir süre sonra bazı siyasi akıllar devreye giriyor ve vatandaşın aklını karıştırabiliyor. Vatandaşın bilinçli bir şekilde tüm teferruatını bilerek kabul ettiği projeler ‘acaba devletten en fazla ne kopartabilirim’ anlayışına dönüşebiliyor.

Hiçbir Oy, Candan Kıymetli Değil Mesela Van depremi sonrasında bütün siyasi partiler ortak akıl çerçevesinde kentsel dönüşüm olmalı dedi. Ama süreç geçtikten sonra ve işin içine siyasi akıl girince işler yavaşladı. Bu işi siyaset üstü tutmak gerekir. Çünkü hiçbir oy candan daha kıymetli değildir. İnsanın hayatı söz konusuysa bunun karşılığını oyla ya da siyasi beklentiyle ölçemezsiniz.”

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof Dr. İsmail Yüksek, kentsel dönüşümün önemi ve gerekliliğini anlattığı konuşmasında, üzerinde yaşadığımız coğrafyanın önemini vurgularken, üstü kadar altının da pek çok sıkıntı olduğunu söyledi. Yıldızlar / Ekim 2012

19


Sadece derse girerek mühendis olunmaz ıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), IEEE Öğrenci Kulübü’nün düzenlediği Yıldızlı Projeler Yarışması finali, YTÜ Oditoryumunda yapıldı. Bu sene 4.sü düzenlenen ve ‘’Fikrini Geleceğe Taşı’’ sloganını taşıyan “Yıldızlı Projeler Yarışması” final ve ödül törenine katılan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu, Türkiye’nin son 50 yılın en parlak günlerini yaşadığını söyledi. Bir elektronik mühendisi olmanın gurur ve hayata bakış açısı anlamında avantajını yaşadığını söyleyen Kavranoğlu gençlere, “iyi maaşlı bir işe yerleşmek yerine, ülkenin uluslararası arenadaki ekonomik ve sanayi gücünü arttıracak projeler üretmelerini” tavsiye etti. Öğrencilere dersler dışında bu tür etkinliklere de azami ölçüde katılım sağlamalarını da tavsiye eden Kavranoğlu, “Sadece derse girerek mühendis olunmaz” dedi. YTÜ Rektörü İsmail Yüksek de, ÜniversiteSanayi işbirliği konusunda yapılan çalışmalara dair bilgi verdiği konuşmasında, “Ülke üretiminin sağlıklı, kalıcı olabilmesi ve toplumsal faydaya dönüşebilmesi için akademisyen, öğrenci ve sanayiyi bir araya getiren bu tür çalışmalara destek vermek üniversitemizin öncelikleri arasında olacaktır” dedi.

Y YTÜ’de düzenlenen ve 70 üniversiteden 487 Projenin yarıştığı Yıldızlı Projeler yarışmasında, birincilik ödülü ‘’Temassız Kalp Ritmi ve Oksijen Doyumu Ölçer’’ projesi ile Koç Üniversitesi öğrencilerinin oldu… 20

Yıldızlar / Ekim 2012

Açılış konuşmalarının ardından projelerin sergi açılışını, Bakan Yardımcısı Kavranoğlu ve Rektör Yüksek’in yanı sıra, YTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celal Kocatepe ve YTÜ IEEE Öğrenci Kulübü Danışman Öğretim Üyesi Prof. Dr. Galip Cansever birlikte yaptılar. Elektronik Mühendisi olan Kavranoğlu ve Makine Mühendisi Rektör Yüksek, projelerle tek tek ve yakından ilgilendiler. Değerlendirmeyi Sanayi ve Bilim Kurulu yaptı 70 farklı üniversiteden 487 proje ekibinin başvurduğu Yıldızlı Projeler Yarışması’nda, önce finale çıkmaya hak kazanan proje ekipleri belirlendi. Finalist proje sahiplerine Yıldız SEM tarafından ‘’Proje Yönetimi’’ eğitimi verildi ve projelerin değerlendirilmesi, üniversitelerin gözde akademisyenleri ve başarılı sanayicilerden oluşan Sanayi ve Bilim Kurulu tarafından yapıldı. Kurul, Sanayi Bakanlığı Teknogirişim Sermayesi gibi teşviklerden yararlanmak için rakiplerinin önüne geçmek için çabalayan finalist projeleri, teker teker inceleyip puanlamaları yaptı. Birincilik, Koç Üniversitesi öğrencilerinin ‘’Temassız Kalp Ritmi ve Oksijen Doyumu Ölçer’’ projesinin Birincilik ödülünü, Koç Üniver-


sitesi’nden Pelin Kübra İşgör, Biran Gökşen ve Kaan Akşit’in sahip olduğu ‘’Temassız Kalp Ritmi ve Oksijen Doyumu Ölçer’’ projesi kazandı. Projenin amacı yeni nesil medikal cihazlarda, tekstil ürünlerinde, bireysel kullanımda ve tüketici elektroniğinde kullanıcıya yaşam kalitesini artıracak yenilikler sunabilmektir. Mevcut düzeneklere göre temas etmeden ve belirli bir uzaklıktan (1-4m) ölçüm yapılmasını sağlamaktadır. Cihaz, hemoglobin proteinin damar içerisinde bulunan oksijen miktarını kalbin kan pompalaması sayesinde düzenli olarak değişmesinden yararlanmaktadır. ‘’İleri Teknoloji Elyaf Takviyeli Kompozitlerin Nano Faz Takviyesiyle Güçlendirilmesi’’ İkincilik ödülünü, Sabancı Üniversitesi’nden Fazlı Fatih Melemez ve Talha Boz’un sahip olduğu ‘’İleri Teknoloji Elyaf Takviyeli Kompozitlerin Nano Faz Takviyesiyle Güçlendirilmesi’’ projesi kazandı. Projenin amacı kompozit malzemelerin, nano boyuttaki malzemeleri sayesinde daha hafif, daha uzun ömürlü ve daha dayanıklı hale getirilmesini sağlamaktadır. Sivil havacılık endüstrisinde, uçakların yakıt ikmali olmaksızın daha uzun mesafeler kat edebilmesi, jet motorların verimliliği ve performansını etkileyecek bir sis-

temdir. Nano faz entegrasyon yöntemi ile nano malzeme takviyeli kompozit malzemeler endüstriyel boyutlarda üretilebilmektedir. ‘’Çatıya Entegre Fotovoltaik Güneş Pili’’ Üçüncülük ödülünü ise, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Yakup Akyol’un sahip olduğu ‘’Çatıya Entegre Fotovoltaik Güneş Pili’’ projesi kazandı. Projenin amacı verimli çalışan, yalıtım problemlerini ortadan kaldıran binaya uygun donanım ve aksesuarları barındıran ve üretim maliyetleri düşük çatıya, özel güneş pili tasarlayıp bunu yerli imalata kazandırmaktır. Bina çatılarına güneş pillerinin daha sonradan ilave edilmesi maliyetli ve yalıtım sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Bu sorun çatıya entegre fotovoltaik güneş piliyle giderilmektedir. Bunun yapımı için vakum infüzyon sistemi kullanılmıştır. Bu yöntemle %45 maliyet tasarrufu sağlanmaktadır.

Finalist proje sahiplerine Yıldız SEM tarafından ‘’Proje Yönetimi’’ eğitimi verildi ve projelerin değerlendirilmesi, üniversitelerin gözde akademisyenleri ve başarılı sanayicilerden oluşan Sanayi ve Bilim Kurulu tarafından yapıldı.

Yıldızlar / Ekim 2012

21


Okorocha: Nijerya’yı en iyi Türkler anlıyor Nijerya’nın gelecekteki devlet başkanı gözüyle bakılan İMO Eyaleti Valisi Okorocha’ya, Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından eğitim sistemi ve toplumsal gelişime katkısı nedeniyle, İstanbul’da “Üstün Başarı Hizmet Ödülü” verildi… 24

Yıldızlar / Ekim 2012

ijerya eğitim sistemi ve toplumsal gelişimine yapmış olduğu büyük katkılar ve hizmetler nedeniyle IMO Eyaleti Valisi Owelle Anayo Rochas Okorocha’ya Yıldız Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen törenle "Üstün Başarı Hizmet Ödülü” verildi. Yıldız Teknik Üniversitesi ile Nijerya-Türkiye Sanayi ve Ticaret Odası arasında iki ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerine katkıda bulunmak amacıyla imzalanan iyi niyet anlaşması çerçevesinde ödüle layık görülen Okoracha’nın ödülünü, YTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek ve Türkiye - Nijerya Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı, AK Parti Ordu Milletvekili Fatih Han ÜNAL birlikte takdim ettiler.. Eğitim konusundaki çalışmalar dışında, kurmuş olduğu Rochas Vakfı ile engelli ve yoksul çocukların eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamak

N

için önemli katkılarda bulunan Vali Okorocha ile önümüzdeki günlerde işbirliği içinde bulunacaklarını ifade eden Rektör Yüksek, “iki farklı kıtada yer alan, iki farklı kültüre sahip bu iki farklı ülkenin, sevgi ve dostluğun gücüyle aynı kalpte birleşeceğini” ifade ettiği konuşmasında şu konulara değindi: “Bir ülkeyle, siyaset, ekonomi, kültür, spor ve benzeri birçok konuda köprüler kurmak çok zor değildir. Önemli olan ve fedakarlık gerektiren, öncelikle gönül köprülerini kurmaktır. Bugünkü beraberliğimizle bu konuda önemli bir adım attığımıza inanıyorum. Umarım bundan sonra Nijerya ve Ülkemiz arasındaki olumlu ilişkiler ivme kazanır ve dünya barışına katkıda bulunuruz. Böylelikle, savaşların ve düşmanlıkların ön planda olduğu dünya gündemine sevgi ve barışın gücünü tekrar hatırlatırız." Ödül Töreninin ardından söz alan IMO Eya-


leti Valisi Owelle Anayo Rochas Okorocha Türkiye’den, özellikle sanayi ve üniversite işbirliği açısından çok önemli bir kurum olan Yıldız Teknik Üniversitesi’nden aldığı bu ödülün anlamına değindiği konuşmasında, şunları söyledi: “Nijerya’nın en zengin eyaletiyiz. Özellikle yer altı zenginlikleri açısından çok iyi bir konumda olmamıza rağmen, bunları işletecek eğitim, bilim ve sanayi altyapımızın olmaması sorununu yaşıyoruz. Lütfen bizlerle yapacağınız işbirliği anlaşmaları çerçevesinde bize bu konuda destek ve yardımcı olun. Nijerya’yı en iyi anlayan ülke Türkiye’dir. Farklı kültürlere sahip olmamıza rağmen, kültürle-

rimizin altyapısı aynı ve bu yüzden birbirimizi çok iyi anlayabiliyoruz. Özellikle batı ülkelerinden gelen pek çok işadamı var ve yaptıkları tek şey çantalarını doldurup, gitmek. Oysa ki bizim akla ve bilime ihtiyacımız var. Dünyanın en iyi kakaosunu yetiştiren ülke olmamıza rağmen, bilgi ve sanayi altyapımız olmadığı için, çikolatayı batıdan almak zorunda kalıyoruz. Bize gelin… Bizimle işbirliği yapın… Bize öğretin… Siz de kazanın biz de geleceğimizi kurtaralım. Sayın Rektörümüz İsmail Yüksek ile yaptığımız görüşmeler çerçevesinde önümüzdeki günlerde güzel işbirliği içinde olacağız. Hem layık gördükleri ödül, hem de işbirliği için ayrı ayrı teşekkür ederim.” Nijerya-Türkiye Sanayi ve Ticaret Odası Genel Direktörü Dr. Chief Eche HYACINTH, Nijerya Başkonsolosu Edwards A. Sarki, Nijerya Milletvekili Annie C. Okonkwo ve Türkiye Nijerya Parlamentolar arası Dostluk Grubu Başkanı AK Partili Milletvekili Fatih Han ÜNAL’ın da iki ülke arasında sanayi ve eğitim ve kültürel işbirliği yapılmasının önemine değinen konuşmalar yaptığı etkinliğe, ENKA, MÜSİAD, TOBB gibi pek cok kurum ve kuruluşun yanı sıra Türkiye’de yaşayan çok sayışa Nijeryalı vatandaş ta katıldı. Nijeryalı Vatandaşların geleceğin devlet başkanı gözüyle baktıkları Vali Okorocha’yı geleneksel ağıt ve tavırlarla desteklemeleri renkli görüntülere sahne oldu.

Rektör Yüksek: “Bir ülkeyle, siyaset, ekonomi, kültür, spor ve benzeri birçok konuda köprüler kurmak çok zor değildir. Önemli olan ve fedakarlık gerektiren, öncelikle gönül köprülerini kurmaktır. Yıldızlar / Ekim 2012

25


YTÜ ile Amerikan

Üniversiteleri arasında işbirliği Amerika’da bir dizi etkinlik ve girişimlerde bulunan Rektör İsmail Yüksek başkanlığındaki YTÜ heyeti, Yıldızlı gençlerin yanı sıra, bir çok öğrenciye önemli imkanlar sağlayacak anlaşmalar sağladı…

26

Yıldızlar / Ekim 2012


ıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof Dr. ismail Yüksek ve beraberindeki heyet, bir dizi temas ve girişimlerde bulunmak için gittiği Amerika’dan önemli gelişmelere imza atarak döndü. TEXAS A&M UNIVERSITY, UNIVERSITY OF CALIFORNIA RIVERSIDE ve SANTA BARBARA COLLEGE ile görüşmelerde bulunan Rektör Yüksek, Yıldız Teknik Üniversiteli gençler kadar tüm, öğrencilerin eğitim ve gelişimine önemli katkıları olacak anlaşmalar sağladı.

Y

TEXAS A&M UNIVERSITY İlk olarak TEXAS A&M UNIVERSITY’debir dizi girişimlerde bulunan YTÜ heyeti burada şu anlaşmaları sağladı: YTÜ öğrencileri ve ayrıca YTÜ organizasyonunda diğer üniversite öğrencileri için İngilizce Hazırlık Programı, 2+2 Lisans Çift Diploma Programları ve program sonunda YTÜ öğrencileri için 1 yıl Amerika’da staj imkanı, 1+1 Lisansüstü Çift Diploma Programları ve program sonunda YTÜ öğrencileri için 1 yıl Amerika’da staj imkanı, YTÜ öğrencileri için %50 indirimle, yıllık 5.000-6.000 $ eğitim ücreti, YTÜ’ye Kampüs içinde ofis tahsisi, YTÜ akademisyenleri için derslik tahsisi, YTÜ öğrencileri için burs ve asistanlık imkanları, Ortak sertifika programları düzenlenmesi ve katılımcılara Amerika’da 1 yıl staj imkanı sağlanması.

UNIVERSITY OF CALIFORNIA, RIVERSIDE Daha sonra UNIVERSITY OF CALIFORNIA, RIVERSIDE’a geçen heyet burada da; Amerika ya da Türkiye’de ortak İngilizce Hazırlık Programı, 2+2 Lisans Çift Diploma Programları ve program sonunda YTÜ öğrencilerine 1 yıl Amerika’da staj imkanı, 1+1 Lisansüstü Çift Diploma Programları ve program sonunda YTÜ öğrencileri için 1 yıl Amerika’da staj imkanı, YTÜ öğrencileri için yıllık 5.000-6.000 $ eğitim ücreti (%50 indirim), YTÜ’ye Kampüs içinde ofis tahsisi, YTÜ akademisyenleri için derslik tahsisi, UCLA Enerji Merkezi’ne YTÜ akademisyenlerinin gönderilmesi konusunda anlaşma, UCLA Mühendislik Fakültesi Dekanlığı tarafından akademisyen hareketliliğini sağlamak ve ortak çalışmalar yapmak üze-

re YTÜ için ofis tahsisi, UCLA Teknopark bünyesinde YTÜ Teknoparkı için Bakanlık desteğiyle ofis açılması ve ofis içerisinde iki kişilik YTÜ personelinin görevlendirilmesi (%70 Bakanlık Desteği), YTÜ Teknoparkı ve Kore’de bulunan büyük şirketler arasında köprü vazifesi görmek, Ortak sertifika programları düzenlenmesi ve katılımcılara Amerika’da 1 yıl staj imkanı sağlanması, konularında anlaşma sağladı.

SANTA BARBARA COLLEGE Son olarak SANTA BARBARA COLLEGE’e geçen YTÜ Rektörü başkanlığındaki heyet burada da; 1+1 Meslek Yüksek Okulu Programı ve program sonunda YTÜ öğrencilerine 1 yıl Amerika’da staj imkanı Amerika’ da İngilizce Hazırlık Programı imkanı ve program süresince öğrencilere eşlik edecek YTÜ akademisyenleri için ofis ve derslik tahsisi YTÜ öğrencileri için yıllık 4.000 - 5.000 $ eğitim ücreti (%50 indirim) konularından anlaşma sağlarlarken, TEXAS TECH UNIVERSITY ve MARSHALL UNIVERSITY ile aynı anlaşmaların kısa süre içerisinde gerçekleşeceğini ve işbirliği yapılan üniversite sayısının bütün Amerika’ya yayılacak şekilde arttırılacağı ifade edildi. Anlaşmalar çok önemli gelişmelere gebe Rektörlük Basın danışmanlığı tarafından yapılan açıklamada, bir sonraki adım olarak aşağıdaki çalışmaların yapılacağı açıklandı:, West Virginia bölgesinde YTÜ için arazi tahsisi; YTÜ International University kurma çalışmalarının başlatılması, 18 aylık süre içerisinde üniversitenin faaliyete geçmesi ve 3 yıl içerisinde Amerikan üniversitesi olarak akredite olması; Amerika’da üniversite kurma sürecini yönetmek amacıyla görevlendirme yapılması; 1+1, 2+2 gibi ortak programların YTU International University aracılığıyla kolaylıkla yapılması ve maliyetinin azalması; Amerika’dan öğrencilerin 1+1 ve 2+2 programlar aracılığıyla Türkiye’ye akışının sağlanması, Ortadoğu ülkelerinin öğrencileri için üniversitenin cazip hale getirilmesi… Yıldızlar / Ekim 2012

27


Dünya devleri Yıldız’da King Fahd University of Petroleum & Minerals Uluslararası Danışma Kurulu toplantısı kapsamında dünyanın önde gelen üniversitelerinin rektörleri ve öğretim üyeleri, dünya ticaret ve ekonomisine yön veren büyük firmaların CEO ve üst düzey yöneticileri Yıldız Teknik Üniversitesi’ne (YTÜ) konuk oldular. 28

Yıldızlar / Ekim 2012

eneral Electric Company, Saudi Arabian Oil Company, Saudi Arabian Basic Industries, IFP, Jet Propulsion Laboratory, BG Group, Purdue University, King Fahd University of Petroleum & Minerals, Technische Universitaet Muenchen, University of Chicago, Korea Advanced Institute of Science & Technology, King Abdullah University of Science & Technology gibi yaklaşık otuz kişiden oluşan üst düzey şirket ve üniversitelerin yetkilileri ziyaret esnasında YTÜ hakkında hakkında detaylı bilgiler aldı. YTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail YÜKSEK’in açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda, son yıllarda üniversite bünyesinde yaşanan olumlu gelişmeler konukların ilgi odağı olurken, eğitim ve araştırma kapasitesi hakkında birçok sorular soruldu, farklı işbirliği imkanları gün-

G

deme geldi. Özellikle YTÜ Teknoparkının iki yıl gibi kısa bir içerisinde geldiği nokta, istihdam ettiği ar-ge mühendisi sayısı, fiziki yapılanması, patentler ve yürütülen projeler konuklarda büyük ilgi uyandırırken, öğrenci değişimi, ortak ar-ge projeleri gerçekleştirme ve ortak akademik programlar gerçekleştirme gibi konularda işbirliği kararı alındı. Toplantı sonrasında şehzade köşkleri ve Merkez Laboratuvarlar gezdirilen ziyaretçilere, çalışmalar ve yürütülen projeler hakkında bilgi verildi. Yıldız Parkı içerisinde bulunan Malta Köşkü’nde yenilen yemeğin ardından, Yıldız Teknik Üniversitesi Senato Salonu’nda King Fahd University of Petroleum & Minerals Uluslararası Danışma Kurulu toplantısı, video konferans aracılığıyla Amerika’dan katılımcılarla gerçekleştirildi.


Qædæf=fĥqa GlgZ¾kĥĕd]le][aka

E]ljgLmjare


<78<éOGé].DPS¾V¾

/LVDQVVW6HUWLILNDYH0DVWHU3URJUDPñ /LVDQVV VW6HUWLILNDYH0DVWHU3URJUDP Pñ

End Endüstriyel düstriye el Ar-Ge Ar-G Ge Teknoloji Yönetimi ve T e eknolo oji Y ö ön netimi <éOGé]7HNQLNžQLYHUVLWHVLYH8QLYHUVLW\RI:DUZLFNLčELUOLÝLLOH <éOGé] 7HNQL N žQLY HUVLW HVL Y H 8QLLY HUVLW\ R I :DUZLFNLččELUOLÝLLOH

Y

éOGé] éOGé] ] 7 7HNQLN HNQLN H  žQLY žQLYHUVLWHVL HUVLWHVL < <7ž  7ž 

3URJUDP : DUZLFN 8QLY HUVLWWHVL WDUDIéQGDQ 3URJUDP :DUZLFN 8QLYHUVLWHVL WDUDIéQGDQ

8QLY YHUVLW\RI:DUZLFNYH:DUZLFN 8QLYHUVLW\RI:DUZLFNYH:DUZLFN

èQJLOWHUHȠGH X\JXODQPDNWD X\JXODQPDNWD ROXS ROXS :DUZLFN :DUZLFN èQJLOWHUHȠGH

0RG¾OOHU DččDÝéGDNLJLELGLUU 0RG¾OOHUDčDÝéGDNLJLELGLU

0DQ QXIDFWXULQJ *URXS :0*

0DQXIDFWXULQJ :0* 

8 Q L YH U V L WH V L  ¸ ÝUHWLP J ¸UHYOLOHUL WWDUDIéQGDQ DUDIéQGDQ 8QLYHUVLWHVL ¸ÝUHWLP J¸UHYOLOHUL

LčELU UOLÝLLOH 7&%LOLP YH 7HNQRORML H LčELUOLÝLLOH7&%LOLPYH7HNQRORML

%HčLNWDč<éOGé] < 7ž NDPS¾V¾ QGH YYHULOHFHNWLU HULOHFHNWLU %HčLNWDč<éOGé] <7ž NDPS¾V¾QGH

ȧ 7HNQRORM H ML<¸ ¸QHWLPL 7 7HFKQRORJ\0DQDJHP PHQW

ȧ HNQRORML ¸QHWLPL 7HFKQRORJ\0DQDJHPHQW

%DN DQOéÝé GHVW HNOHUL\OH ¸QF HOLNOL %DNDQOéÝé GHVWHNOHUL\OH ¸QFHOLNOL

:DUZLFN žQLY HUVLWHVL :0*  ¾ HUVLWHVDQD\L :DUZLFN žQLYHUVLWHVL :0*  ¾QLY ¾QLYHUVLWHVDQD\L

ȧ 3URMH 3OODQODPD<¸QHWLP YH .RQWURO 3UR RMHFW ȧ3URMH3ODQODPD<¸QHWLPYH.RQWURO 3URMHFW

RODUDN $U*H UNH]OHUL 7 H HNQRORML %¸OJHOHUL RODUDN $U*H PHU PHUNH]OHUL 7HNQRORML %¸OJHOHUL

LčELUOLÝL NRQXVXQGD JHOLčWLUGLÝL ROGXN©D EDčDUéOé LčELUOLÝLNRQXVXQGDJHOLčWLUGLÝLROGXN©DEDčDUéOé

3ODQQLQJDQG 0DQDJHPHQW

3ODQQLQJDQG0DQDJHPHQW

WHNQRORML ččLUNHWOHUL LUNHWOHUL ©©DOéčDQODUé DOéčDQODUé YYH H E X J LEL WHNQRORML EX JLEL

EX PRGHOOH HUH . UDOL©HVL WDUDIéQGDQ EX PRGHOOH èQJLOW èQJLOWHUH .UDOL©HVL WDUDIéQGDQ

ȧ 0DOL $QDOL] YH .RQWURO 6LVWHPOHUL )LQDQ QFLDO ȧ0DOL$QDOL]YH.RQWURO6LVWHPOHUL )LQDQFLDO

čLUNHWOHUGH ©DOéčPD D\é SODQOD\DQ HQL PH ]XQODU čLUNHWOHUGH ©DOéčPD\é SODQOD\DQ \\HQL PH]XQODU

YHULOHQ H ÝLWLPGH EDčDUé Q¾ 7KH 4XH HQȠV YHULOHQ HÝLWLPGH EDčDUé ¸G¾O¾Q ¸G¾O¾Q¾ 4XHHQȠV

$QDO\VLV &RQWURO 6\VWHPV

$QDO\VLV &RQWURO6\VWHPV

L©LQ OLVDQV¾VW¾HÝLWWLPSURJUDPéG¾]HQOHQPLčWLU L©LQOLVDQV¾VW¾HÝLWLPSURJUDPéG¾]HQOHQPLčWLU

DQQLYHUVDU\ SULF HV IIRU RU +LJKH HU DQG WKHU DQQLYHUVDU\ SULFHV +LJKHU DQG )XU )XUWKHU

ȧ <H HQLOLN ,QQR YDWLRQ

ȧ<HQLOLN ,QQRYDWLRQ

Zorunlu Mo odüller: Zorunlu Modüller:

(GXFDWLRQ

H èQJLOW H K¾N¾PHWLQLQ HUH (GXFDWLRQ  ND]DQPéč YYH èQJLOWHUH K¾N¾PHWLQLQ 7¾UNL\HȠGH VDQD\LQLQ G¾Q\DGD UHNDEHW©L ROPDVé 7¾UNL\HȠGHVDQD\LQLQG¾Q\DGDUHNDEHW©LROPDVé

\DEDQFé GH YOHW E¾\¾NOHULQH JH H]GLUGLÝL ¸QHPOL GHYOHW JH]GLUGLÝL

L©LQ 'H YOHWLPL] WDU UDIéQGDQ $U*H ©DOéčPDODUéQD L©LQ 'HYOHWLPL] WDUDIéQGDQ$U*H ©DOéčPDODUéQD

ELU EDčDUé PHUNH]LROPXčWXU ELUEDčDUéPHUNH]LROPXčWXU

E¾\¾N GHVW HN YYHULOPHNWHGLU H HULOPHNW HGLU %X E¾\¾N GHVWHN %X EDÝODPGD EDÝODPGD

Seçmeli Mo odüller: Seçmeli Modüller: ȧ žU¾Q 7DVDUéPé YH*HOLčWLUPH <¸ ¸QHWLPL ȧžU¾Q7DVDUéPéYH*HOLčWLUPH<¸QHWLPL 3URMHFW 'HVLJQ ' 'HYHORSPHQW 3URMHFW'HVLJQ 'HYHORSPHQW

RQODUFD WHNQRORMLJHOLčWLUPH J E¸OJHVLȠL DčNéQ RQODUFDWHNQRORMLJHOLčWLUPHE¸OJHVLȠLDčNéQ

( Q G ¾ V W U L \H O  $ U *H YYH H 7 HNQRORML < ¸QHWLPL (QG¾VWUL\HO $U *H 7HNQRORML <¸QHWLPL

0DQDJHP PHQW

0DQDJHPHQW

$U*H 0HUN H]L NNXUXOPXč XUXOPXč YYH H NXUXOPDNWDGéU $U*H 0HUNH]L NXUXOPDNWDGéU

6HU WLILND 3 URJUDPé $U*H \\¸QHWLFLOHULQLQ ¸QHWLFLOHULQLQ 6HUWLILND 3URJUDPé

ȧ 'HÝLčLP PLQ<¸ ¸QHWLPL 0DQDJHPHQW RI ȧ'HÝLčLPLQ<¸QHWLPL 0DQDJHPHQWRI

$\\UéFD VDQD\LPL]GH H $U*H $\UéFD VDQD\LPL]GH $U*H ELOLQFLQLQ ELOLQFLQLQ JHOLčPHVL JHOLčPHVL

¸QHULVL\OH ‰ DUčDPED J¾Q¾ EDčOD\éS 3 D]DU ¸QHULVL\OH ‰DUčDPED 3D]DU

&KDQJH

YH %DNDQOéÝéPé]éQ Q VDÝODGéÝé VDÝODGéÝé SURMH WHčYLNOHUL WHčYLNOHUL YH %DNDQOéÝéPé]éQ

J¾Q¾ ELWHFHN čHNLOGH WDVDUODQP PéčWéU 3URJUDPGD J¾Q¾ELWHFHNčHNLOGHWDVDUODQPéčWéU3URJUDPGD

ȧ ČLIUHVLVVWHPL YH 9HUL.RUXPD &U\SWRV\VWHPV ȧČLIUHVLVWHPLYH9HUL.RUXPD &U\SWRV\VWHPV

LOH RU WD YYH H N¾©¾ N ¸O© HNOL ILUPDODUGD $U*H LOH RUWD N¾©¾N ¸O©HNOL $U*H

PRG¾OHU VLVW HP X\ JXODQPDNWDGéU YYH H KHU ELU VLVWHP X\JXODQPDNWDGéU

DQGGDWDSURWHFWLRQ

DQGGDWDSURWHFWLRQ

©DOéčPDODUé \DSPD DNWDGéU %XJ¾Q FH $U*H ©DOéčPDODUé \DSPDNWDGéU %XJ¾Q VDGH VDGHFH $U*H

PRG¾O¾ EDčDUé\OD WDPDPOD\DE ELOPHN L©LQ ȠȠH HUU PRG¾O¾ WDPDPOD\DELOPHN

ȧ 6DQD\LL©LQ L RSHUDV\RQ VWUDWHMLOHUL ȧ6DQD\LL©LQRSHUDV\RQVWUDWHMLOHUL

PHUNH]OHULQGH GHÝLčLN GHÝLčLN H ÝLWLP VVHYL\HVLQGH HYL\HVLQGH PHUNH]OHULQGH HÝLWLP

J¾Q ȠDUVDDWOLNGHUVOHUH NDWéOéP YHVRQUDVéQGD J¾QȠDUVDDWOLNGHUVOHUHNDWéOéPYHVRQUDVéQGD

2SHUDWLRQ6WUDWHJ\IRU ,QGXVWU\

2SHUDWLRQ6WUDWHJ\IRU,QGXVWU\

NNLčLQLQ LVWLKGDP HGLOGLÝL ] ȠGHQ ID]OD NLčLQLQ HGLOGLÝL J¸ J¸]

DOéQDQ PRG¾O H ©DOéčéODQ HUL\OH LOJLOL PRG¾O YYH ©DOéčéODQ Lč\ Lč\HUL\OH LOJLOL

ȧ 7HGDULN H ]LQFLUL\¸QHWLPL 6XSSO\FKDLQ ȧ7HGDULN]LQFLUL\¸QHWLPL 6XSSO\FKDLQ

¸Q¾QGH EXOXQGXUX XOGXÝXQGD  7 XOGXÝXQGD ¾UNL\HȠGH GH $U $U*H *H ¸Q¾QGH EXOXQGXUXOGXÝXQGD 7¾UNL\HȠGH $U*H

       NNHOLPHOLN HOLPHOLN ELU SURMH ©DOéčPDVé ©DOéčPDVé  ELU SURMH

PDQDJHP PHQW

PDQDJHPHQW

NRQXVXQGD ©DOéčDQ VD\éVéQéQȠLQ¾]HULQGH NRQXVXQGD©DOéčDQVD\éVéQéQȠLQ¾]HULQGH

\DSéODFDNWéU 6HU WLILND\D KDN N ND]DQDELOPHN \DSéODFDNWéU 6HUWLILND\D KDN ND]DQDELOPHN

ROGXÝX NROD\FDWDK KPLQ HGLOHELOPHNWHGLU$U*H ROGXÝXNROD\FDWDKPLQHGLOHELOPHNWHGLU$U*H

RUXQOX  ©PHOL PRG¾O¾ P L©LQ  ]]RUXQOX  VH VH©PHOL PRG¾O¾ EDčDUé\OD

N¾OW¾U¾Q¾Q YH PHWWRGRORMLVLQLQ\HUOHčWLULOPHVLQL N¾OW¾U¾Q¾QYHPHWRGRORMLVLQLQ\HUOHčWLULOPHVLQL

WDPDPODPDN JHUHNPHNW HGLUU +HU WDPDPODPDN JHUHNPHNWHGLU +HU PRG¾O PRG¾O

J¸UHY NDEXO Q <éOGé] H HNQLN žQLY HUVLWHVL J¸UHY NDEXO HGHQ HGHQ <éOGé] 7 7HNQLN žQLYHUVLWHVL

\DNODčéN  IWD W V¾UH FHN YYH H VH HUWLILND SURJUDPé \DNODčéN  KDI KDIWD V¾UHFHN VHUWLILND

(QG¾VWUL\HO $U* H YYH H 7 H HNQRORML < ¸QHWLPL (QG¾VWUL\HO $U*H 7HNQRORML <¸QHWLPL

 D\GDWDPDPODQDFDNWéU D\GDWDPDPODQDFDNWéU

6HUWLILND 3URJUDPéQ QéD©PD\éNDUDUODčWéUPéčWéU 6HUWLILND3URJUDPéQéD©PD\éNDUDUODčWéUPéčWéU

30

Yıldızlar / Ekim 2012


3URJUDPODU 3 URJUDPODU èQJLOL]FH èQJLOL]FH H RODUDN RODUDN RODUDN :DUZLFN :DUZLFN žQLYHUVLWHVL žQLYHUVLWHVL

WDPDPOD\DFDNODUé GHQ WWRSOD\DFDNODUé GHQ RSOD\DFDNODUé NUHGLOHUL NUHGLOHUL WDPDPOD\DFDNODUé E¸O¾POHU E¸O¾POHUGHQ NUHGLOHUL

¸ÝUHWLP J¸UHYOLOHUL WDUDIéQGDQ <7ž %HčLNWDč NDPS¾V¾QGH ¸ÝUHWLPJ¸UHYOLOHULWDUDIéQGDQ<7ž%HčLNWDčNDPS¾V¾QGH

PDVW HU YYH H GRNW RUD SURJUDP PODUéQD WDčé\DELOH FHNOHUL  ELU PDVWHU GRNWRUD SURJUDPODUéQD WDčé\DELOHFHNOHUL ELU

\DSéODFDN YYH H LON GHUV \éOé \éOé   . DVéP  WDULKLQGH \DSéODFDN LON GHUV .DVéP  WDULKLQGH

HHÝLWLPSURJUDPéGéU ÝLWLP SURJUDPéGéU

EDčOD\DFDNWéU EDčOD\DFDNWéU 8QLY HUVLW\ RI :DUZLFN HQG¾VVWUL\H KL]PHW HGHQ ELU ELULP 8QLYHUVLW\RI:DUZLFNHQG¾VWUL\HKL]PHWHGHQELUELULP  PRG¾O¾ EDčDUé\OD WDP PDPOD\DQ NDWéOéPFéODU NDWéOéPFéODU :DUZLFN :DUZLFN  PRG¾O¾ WDPDPOD\DQ

RODUDN DUZLFN 0DQXIDFWXULQJ 0 *URXS RODUDN NXUGXÝX : :DUZLFN *URXS :0*

:0* 

OLVDQV¾VW¾ (QG¾VWUL\HO (QG¾VWUL\HO $U *H $U *H YH YH 7HNQRORML 7HHNQRORML <¸QHWLPL <¸QHWLPL ¸ 

LOH HUVLWH6DQD\L LčELUOL LÝLQGH G¾Q\DFD RN LOH žQLY žQLYHUVLWH6DQD\L LčELUOLÝLQGH G¾Q\DFD ELOLQHQ ELOLQHQ ©©RN

VHU WLILNDVéQD KDN ND]DQ QDFDNWéU : DUZLFN žQLYHUVLWHVL žQLYHUVLWHVL VHUWLILNDVéQD KDN ND]DQDFDNWéU :DUZLFN

EDčDUéOé UPLčWLU 6DQD\L L©LQ EDčDUéOé EDčDUéOé ELU ELU PRGHO PRGHO JHOLčWLU JHOLčWLUPLčWLU L©LQ EDčDUéOé

WDUDIéQGDQ HQOHQHFHN EX WLILND XOXVODUDUDVé WDUDIéQGDQ G¾] G¾]HQOHQHFHN EX VHU VHUWLILND XOXVODUDUDVé

P¾KHQGLV HWLčWLUPHGH ¸QF F¾ RODQ 7ž %DNDQOéÝéPé]éQ P¾KHQGLV \\HWLčWLUPHGH ¸QF¾ RODQ < <7ž %DNDQOéÝéPé]éQ

JH ©HUOLOLÝHVDKLS RODFDNWéU JH©HUOLOLÝHVDKLSRODFDNWéU

GHVW HNOHGLÝL EX HÝLWLP SURJUDPé\OD GHYOHWLPL]LQ YHUGLÝL GHVWHNOHGLÝLEXHÝLWLPSURJUDPé\ODGHYOHWLPL]LQYHUGLÝL $U*H HčYLNOHULQLQ KHGHI H XODčPDVéQGD H VDQD\LPL]LQ $U*H WWHčYLNOHULQLQ KHGHIH XODčPDVéQGD YYH VDQD\LPL]LQ

6HU WLILND\D KDN ND]DQDQODU D\UéFD  VH ©LPOLN PRG¾O H 6HUWLILND\D KDN ND]DQDQODU D\UéFD  VH©LPOLN PRG¾O YYH

JHOLčPHVLQGH \DUGéPFé RODFDDÝéQDLQDQPDNWDGéU JHOLčPHVLQGH\DUGéPFéRODFDÝéQDLQDQPDNWDGéU

WWH] H] \D]DUDN \D]DUDN 8QLY HUVLW\ RI RI :DUZLFN :DUZLFN PDVWHU PDVWHU GLSORPDVéQé 8QLYHUVLW\ GLSORPDVéQé DODELOH FHNOHUGLU 6HUWLILND 6HU WLILND SURJUDPODUéQGD ND]DQéODQ ND]DQéODQ DODELOHFHNOHUGLU

3 URJUDPOD LOJLOL GHWD\Oé \LOGL]HGXWU 3URJUDPOD GHWD\Oé ELOJL ELOJL ZDUZLFN ZDUZLFN\LOGL]HGXWU

NUHGLOHU HQLUVH 8QLY HUVLW\ R I : DUZLFN èQJLOW HUHȠGHNL NUHGLOHU LVW LVWHQLUVH 8QLYHUVLW\ RI :DUZLFN èQJLOWHUHȠGHNL

VLW HVLQGHQ HOGH HGLOHELOLU VLWHVLQGHQHOGHHGLOHELOLU

X\ JXQ PDVWHU PDVWHU YH YH GRN NWRUD SURJUDPODUéQD WUDQVI HU X\JXQ GRNWRUD WUDQVIHU



HGLOHELOH FHNWLU HGLOHELOHFHNWLU HUNH]OHULQLQ YYH H $U*H \DSDQ \DSDQ *¾Q¾P¾]GH $U*H PH PHUNH]OHULQLQ čLUN HWOHULQ HQ ¸QHPOL LKWL\DFéQLWHOLNOL $U*H HOHPDQé YH čLUNHWOHULQHQ¸QHPOLLKWL\DFéQLWHOLNOL$U*HHOHPDQéYH \¸QHWLFLOHULGLU (QG¾VWUL\ HO $U*H H7 HHNQRORML < ¸ ¸QHWLPL \¸QHWLFLOHULGLU (QG¾VWUL\HO $U*H YYH 7HNQRORML <¸QHWLPL

6HUWLILND\DKDNND]DQDQODUD\UéFD   seçimlik modül ve tez yazarak University RI:DUZLFNPDVWHUGLSORPDVéQé  DODELOHFHNOHUGLU

WMG, üniversite-sanayi LśELUOLĨLNRQXVXQGD LśELUOLĨL NRQXVXQG GD JHOLśWLUGLĨLoRN JHOLśWLUGLĨL oRN EDśDUñOñPRGHOOH EDśDUñOñ PRGHOOH ĹQJLOWHUH.UDOLoHVLQLQ ĹQJLOWHUH .UDOLoHVLQ QLQ HĨLWLPGHEDśDUñ HĨLWLPGH EDśDUñ EDśDUñ |GOQ |GOQ ND]DQPñśWñU

6HU WLILND 3 URJUDPé $ U*H PHUN H]L HOHPDQODUéQéQ HOHPDQODUéQéQ 6HUWLILND 3URJUDPé $U*H PHUNH]L ©DOéčéUNHQ $U*H $U*H HÝLWLPL HÝLWLP PL DOPDODUéQé H EX HÝLWLPLQ ©DOéčéUNHQ DOPDODUéQé YYH EX HÝLWLPLQ NHQGL GDOODUéQGD GDOODUéQGD SURMH SURMH \\DSPDODUéQD DSPDODUéQD YYH H E DčDUé LLOH OH NHQGL EDčDUé

Yıldızlar / Ekim 2012

31


Bu kitap başka kitap 32

Yıldızlar / Ekim 2012


Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Kulübü sıra dışı bir proje ile Türkiye’nin gündemine oturdu. Toplumun farklı kesimlerinden, farklı düşünce yapılarına sahip bireylerini bir araya getirmeyi amaçlayan bir sosyal sorumluluk projesi olan “Yıldız Yaşayan Kütüphane” etnik kökenleri, mezhepleri, dinleri, dilleri, ırkları, dünya görüşleri, siyasi düşünceleri, meslekleri, cinsel yönelimleri ya da yaşayış biçimleri sebebiyle oluşan ön yargıların kırılması ve ayrımcılığın yok edilmesi amacıyla hayata geçirildi. Kütüphaneye gidip raftan ilginizi çeken bir kitabı alıp sayfalarını çevirmek suretiyle kitabı okursunuz, okumayı bitirince de kitabı rafına geri bırakırsınız. “Yaşayan Kütüphane” projesinde ise durum biraz farklı. Yaşayan Kütüphanedeki kitaplarımızın her biri birer insan… Kanlı, canlı, etten, kemikten bir insan… Ama o insan, toplum tarafından etnik kökeni, dini, dili, ırkı, cinsel yönelimi vs gibi nedenlerle ön yargılara ve ayrımcılığa maruz kalmış, ötekileştirilmiş. İşte Yaşayan Kütüphane projesi tam da bu andan itibaren işlemeye başlıyor. Yaşayan Kütüphaneye gelip, ön yargı beslediğiniz, toplum tarafından ayrımcılığa ön yargıya maruz kaldığını düşündüğünüz kitabı (insanı) raftan (dinlenme yerinden) alıp okuyorsunuz (onunla sohbet ediyorsunuz, konuşuyorsunuz, tartışıyorsunuz). Her bir okuma (sohbet) 30-45 dakika sürüyor, okumanız (sohbetiniz) bitince kitabı (insanı) rafa (dinlenme alanına) bırakıp isterseniz yeni bir kitap (insan) okuyorsunuz, isterseniz değerlendirme formunu doldu-

rup Yaşayan Kütüphane alanından ayrılıyorsunuz. İşte “Yaşayan Kütüphane”nin sıra dışı ve birbirinden ilginç konu başlıkları ile yüklü sayfaları: Kürt kitap -Ermeni Kitap -Alevi Kitap-Başörtülü Kitap -Eski Uyuşturucu Bağımlısı Kitap –Gay Kitap-Lezbiyen Kitap -Transeksüel Kitap –Milliyetçi Kitap-Hristiyan Kitap -HIV+ Kitap -Engelli Kitap-Biseksüel Kitap -Eski Seks İşçisi Kitap -Eski Hükümlü Kitap-Şizofren Kitap -Komünist Kitap -Ateist Kitap-Roman Kitap -Feminist Kitap. Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Öğrencilerin ilgi alanlarına göre boş zamanlarını değerlendirmek, sosyal ve kültürel gelişimlerine yardımcı olmak amacıyla kurulan öğrenci kulüplerinin, bu ve bunun gibi sıra dışı ve toplumsal fayda sağlamak amaçlı faaliyetler ile gündeme gelmesi biz öğretim üyelerinin de onur kaynağıdır” dedi. Organizasyonu düzenleyen YTÜ Sosyal Sorumluluk Kulübü Başkanı Başar Kaya da “İlkini geçen sene gerçekleştirdiğimiz Yaşayan Kütüphane projesinin ikincisini, Davutpaşa Kampüsümüzdeki YTÜ 100.Yıl Bahar Şenlikleri Kapsamında gerçekleştirdik. Toplumsal çözünmelerin olduğu, topluluk bilinci ve insanlık onurunun zedelenmesine ve yaşama hakkının elimizden alınmasına sebep olan toplumsal ön yargıları aşmak adına hayata geçirdiğimiz etkinliğimize katılımın yüksek olması güzel ve faydalı birşeyler yaptığımızın göstergesi oldu” dedi.

Kütüphaneye gidip raftan ilginizi çeken bir kitabı alıp sayfalarını çevirmek suretiyle kitabı okursunuz, okumayı bitirince de kitabı rafına geri bırakırsınız… Yıldız Teknik Üniversiteli gençlerin “Yıldız Yaşayan Kütüphane” projesinde ise durum biraz farklı… Yıldızlar / Ekim 2012

33


Yıldızlı gençler hedef büyüttü

ıldız Teknik Üniversitesi Makine Teknolojileri Kulübü öğrencileri, Institution of Mechanical Engineers (IMechE) tarafından organize edilen Formula Student 2012’de, Maliyet Sunumu’nda altıncı oldu. Otoriteler tarafından kendi alanında dünyanın en büyük proje yarışması olarak kabul edilen Formula Student yarışlarına ilk defa katılan “MakTek FSAE Team” isimli takım, Silvertone’da ülkemizi başarıyla temsil etti.

Y

Otomotiv Ar-Ge alanındaki en önemli yarışma

“Teknolojik Bağımsızlık” hedefiyle yola çıkan Yıldızlı Gençler, Türkiye’yi temsil ettikleri Formula Student 2012’de 200’ü aşkın dünya üniversitesi içinde altıncılıkla döndü… 34

Yıldızlar / Ekim 2012

Avrupa’da 1982 yılından bu yana düzenlenen ve dünyanın en ünlü 200’ü aşkın mühendislik fakültelerinin katıldığı yarışma, otoriteler tarafından otomotiv alanındaki en büyük yarışma olarak kabul edilmekte. Yılda sekiz farklı pistte Mercedes AMG, AIRBUS, Landrover, National Instruments gibi devlerin sponsorluğunda düzenlenen yarışma; Amerika, İngiltere, Almanya gibi Avrupa’nın önde gelen ülkelerinde içten yanmalı, elektrikli ve hibrid gibi farklı kategorilerde düzeniyor. Üniversite öğrencilerin kendi tasarım ve imkanlarıyla ortaya çıkardığı konseptteki formula araçlarını İş Planı Sunumu, Maaliyet Planı Sunumu ve Dizayn Sunumu gibi farklı kategorilerde değerlendiren jüriler; koyduğu kriterlerle özgün sistemleri ve AR-GE’yi hedefleyen, üretilebilirlik, minimum maliyet - maksimum verim gibi standartlara yönelik çalışmaları incelemekte.

Düşük maliyetli ve işlevsel çalışmalar revaçta Ross Brawn, Richard Folkson, Graham Bailey gibi sektörün tanınan isimlerinden oluşan değerlendirme jurisi, katılımcıları süreliliği ve karmaşık sorunlara basit çözümlerle yaklaşmayı en önemli kriterlerinden biri olarak ele aldı. Pahallı ve kompleks sistemler yerine, basit fakat daha fazla işlevsel çalışmalara önem vermesiyle bilinen jüri, bir dünya üniversitesi olma-

yı kendilerine hedef koyan Yıldızlı gençleri Maaliyet Sunumu’nda altıncılığa layık gördü.

Yıldızlı Gençler Hedef Büyüttü Formula 1’in gözdesi olan Formula Student Yarışması’na katılma başarısını, önemli bir derece ile süsleyen YTÜ Maktek FSAE Team, önümüzdeki yıl her kategoride başarıyı hedefliyor. Formula Student 2013’de kendi imkanlarıyla tasarlayıp ürettiği araçla katılacak olan Yıldızlı gençler, bu yıl sunumlarda elde ettiği deneyimleriyle ve jurilerden aldıkları feedbacklerle iyi hazırlanacaklarını ve iddialı olduklarını belirttiler. Yarışmanın çok ağır şartları olduğunu ancak bu birikime sahip olduklarını söyleyen YTÜ Makine Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd.Doç.Dr. Alp Tekin Ergenç; “Dünyanın vizyon olarak kabul ettiği bu çalışmalara Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinin katılmasının çok büyük bir başarı olduğunu, danışmanlığını yürüttüğü proje ekibine güvendiklerini” belirtti.

Hedef teknolojik bağımsızlık Makine Teknolojileri Kulübü olarak faaliyetlerini yürüten topluluk, sadece otomotiv alanında değil, bilim ve teknolojinin her alanında faaliyet gösterirken, savunma sanayi, mekatronik, enerji verimliliği, nanoteknoloji gibi birçok bilim ve teknoloji alanında ulusal çapta akademik kongreler ve sempozyumlar düzenlemektedir. Klübün tamamlanan projeleri arasında, Savunma Sanayi Müsteşar Yardımcısı Faruk Özlü’ün açılışını yaptığı Mekanik Katır (MEKAT) Projesi de yer almakta.


Geleceğin teknolojisi Yıldız’da konuşuldu T Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğü’nün desteğiyle Makine Teknolojileri Kulübü tarafından gerçekleştirilen YTÜ II. Ulusal Nanoteknoloji Kongresi 27-28 Eylül 2012 tarihlerinde gerçekleştirildi.

36

Yıldızlar / Ekim 2012

eknolojik bağımsızlığı kendine misyon edinmiş olan Yıldız Teknik Üniversitesi bu kongre sayesinde sektörün nabzını tutmaya aday olduğunu bir kez daha gösterdi. Sektörden önemli isimlerin ve öğrencilerin bir araya geldiği kongre, YTÜ Rektörü Prof.Dr. İsmail YÜKSEK’in açılış konuşması ile başladı. Nanoteknolojiye sahip çıkan kazanacak Konuşmasında günümüzde savunma, ulaşım, çevre, iletişim, kimyasallar, tüketici ürünleri alanlarında ve en fazla olarak da biyomedikal ve tıp alanında kullanılan Nanoteknoloji’nin, yakın gelecekte tüm dünyanın sanayi kollarına ve insan hayatına yön verecek bir kavram olduğunu söyleyerek başlayan Rektör Yüksek, Nanoteknoloji alanında başta NASA olmak üzere dünyanın pek çok büyük araştırma merkezleri ve önde gelen teknoloji enstitülerinin milyonlarca dolarlık bütçelerle araştırmalarını büyük bir hızla sürdürmekte olduğunun altını çizdi. Nanoteknoloji alanlarında açılan akademik

program sayısının giderek arttığına dikkat çeken Yüksek, şunları söyledi: “40 tanesi ABD’de olmak üzere nanoteknoloji alanında yaklaşık 140 üniversite programı bulunmaktadır. Nanoteknoloji, kullandığımız aletler, bilgisayarlar, yapılar, elbiseler ve materyalleri değiştirecek ve yeni ürünler, piyasalar ve yaşam tarzını gündeme getirecektir. Devlet ya da devlet büyüklüğündeki işletmeler artık nanoteknolojiyi bir adım ileriye götürecek atılımlar içinde olmak zorundadırlar. Nanoteknolojiye sahip çıkan mutlaka kazanacaktır. Bu kongreyi düzenleyen Üniversitemizin Makine Fakültesinin değerli öğretim üyelerine, Makine Teknolojileri Öğrenci Kulübüne ve bu organizasyona destek veren tüm kişi ve kuruluşlara teşekkür ederim.”

‘Nanoteknoloji Politikaları’ ve ‘Nanoteknoloji Uygulamaları’ konuşuldu Amerika’da bizleri başarıyla temsil eden alanında öncü olan 2 Türk akademisyenin sunumları, akademik sunumlar, firma sunumla-


rı ve panellerden oluşan kongreye ilgi büyüktü. Bilim ve teknolojinin sürekli bir ilerleme içerisinde olduğu günümüzde bu ilerlemenin gerisinde kalmamak için geleceğin teknolojisi olarak anılan nanoteknolojiyi gündeme getirmek isteyen Yıldızlı gençler bu konuda oldukça başarılı olduklarını bir kez daha gösterdiler. Türkiye’nin dört bir yanından dinleyicilerin bulunduğu, ortaöğretim, lisans, lisans üstü ve firma temsilcilerinin oluşturduğu dinleyici kitlesi kongre sonrasında salondan memnun ayrıldı. İki gün süren kongre boyunca nanoteknolojinin tıp, yazılım, robotik gibi tüm alt dallarının yanı sıra ‘Nanoteknoloji Politikaları’ ve ‘Nanoteknoloji Uygulamaları’ konularına değinildi. DPT desteği ile kurulmuş olan Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin direktörü olan Volkan Özgüz, Türk Patent Enstitüsü Patent Uzmanı Murat Onur, Yusuf Menceloğlu, Selçuk Özer ve Yusuf Yusufoğlunun katılımıyla gerçekleşen panellerde nanoteknolojinin tüm merak edilenleri ve yol haritaları tartışıldı. Washington University in St. Louis’te ülkemizi aşarıyla temsil eden, Dr. Şahin Kaya ÖZDEMİR yaptığı sunumda ileride tıbbi testlerde dahi çığır açabilecek kuantum teknolojisini anlatan konuşması ile oldukça beğeni topladı. İkinci gün suda yürüyen robotun mucidi olarak tanınan Carnegie Mellon Üniversitesi Nanorobotik Laboratuvarı kurucusu ve yöneticisi Prof. Dr. Metin SİTTİ suda yürüyen robot hakkında yaptığı sunumu ile oldukça ilgi uyandırdı.

Organizyon ekibi ile bir araya geldiler Ekip Kongre sonrasında davetli konuşmacılar Metin SİTTİ ve Şahin Kaya ÖZDEMİR ile birebir görüşen organizasyon ekibi keyifli bir kahvaltının eşliğinde konuşmacılara kendi sorularını sorabilme imkanı buldu. Kongrenin daha ilerilere nasıl taşınabileceği tartışıldı. Birlikte yeni projelere imza atılması konusunda iştiraklerde bulunuldu. Firma, akademisyen, öğrencilerin bir çatı altında buluşmasını, bilgi paylaşımı yapılmasını sağlayan ‘II. Ulusal Nanoteknoloji Kongresi’nin organizasyon ekibi, önümüzdeki yıllarda da faaliyetlerini devam ettireceklerini ve ülkemizi teknoloji yarışında hızlı adımlarla liderliğe ulaştırabilecek olan bu teknolojinin geliştirilmesinde, tanınmasında büyük görev üstleneceklerini ifade etti.Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. İsmail YÜKSEK’in büyük destek verdiği bu kongre önümüzdeki yıllarda da çok ses getirecek.

İki gün süren kongre boyunca nanoteknolojinin tıp, yazılım, robotik gibi tüm alt dallarının yanı sıra ‘Nanoteknoloji Politikaları’ ve ‘Nanoteknoloji Uygulamaları’ konularına değinildi.

Yıldızlar / Ekim 2012

37


Yıldız’da moda

tasarımcıları yetişecek Türkiye’nin en fazla öğrenci, program ve gelire sahip Sürekli Eğitim Merkezi YILDIZ-SEM, şimdi de Moda tasarımcıları yetiştirecek… 38

Yıldızlar / Ekim 2012

eden dilinden çocuk üniversitesine, bilişim eğitimlerinden yabancı dil programlarına kadar 142 ayrı branşı olan Yıldız Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (Yıldız-SEM) bu kez de, İŞKUR projesi kapsamında 720 saatlik eğitim programı ile moda tasarımcıları yetiştirecek. İŞKUR ile YTÜ arasındaki anlaşmanın imza töreni, YTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail YÜKSEK, YILDIZ-SEM Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hakan KARATAŞ ve İŞKUR İstanbul İl Müdürü Muammer COŞKUN’un katlımıyla yapıldı. Yaz aylarında da eğitime ara vermeyen Yıldız-SEM, yaklaşık 3200 kişiye verdiği eğitimi

B

daha da ileriye götürerek, İŞKUR işbirliği ile 250 kişiye daha meslek edindirecek. İstihdam garantili eğitim projesi Temmuz ayında başlayıp, Aralık ayında tamamlanacak. İmza törenine katılan YTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail YÜKSEK, “Üniversitemizin yaşam boyu ve mesleki eğitim konularında yeni projeler üreterek Devletimizin istihdam politikalarına katkıda bulunmaya devam edeceğiz” dedi. İŞKUR İstanbul İl Müdürü Muammer COŞKUN da, bu işbirliğinden duyduğu memnuniyeti belirterek, “YTÜ her zaman iş birliği içinde olarak daha farklı projelere de imza atmak isteriz” şeklinde konuştu.


Unvan geliştiren akademisyenlere teşekkür belgesi verildi eliştirdikleri akademik unvan ile Yıldız Teknik Üniversitesini onurlandıran Yıldızlı akademisyenleri, bu kez mensup oldukları üniversiteleri onurlandırdı. Araştırma görevlilerinin yardımcı doçent, yardımcı doçentlerin doçent, doçentlerin de profesörlüğe adım attığı 300’ün üzerinde YTÜ’lü Akademisyen, unvan değişikliği nedeniyle, tebrik ve teşekkür belgelerini YTÜ Rektörü İsmail Yüksek’in elinden aldılar. Yeni unvan alan akademisyenlerin yani sıra, son 4 senede akademik unvanını ilerleten

G

tüm akademisyenlerin belgelendirilmesi töreninde Rektör Yüksek, şu şekilde konuştu: “Bugün Yıldız Teknik Üniversitesi’nin geldiği yer bize gurur veriyor. Hedefimiz olan dünya üniversitesi olmak yolunda ilerlememizi sağlayan bu başarıyı güçlü akademik kadromuza borçluyuz. Bize bu onuru yaşatan akademisyen kadromuza bir kez daha teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”

Emekli Personel de unutulmadı Öte yandan Rektör Yüksek, çalışan personelin yanı sıra emekli personeli de unutmadı. Rumelihisarı’nda bulunan Yıldız Hisar tesislerinde, Yıldız Teknik Üniversitesi’nden emekli olmuş idari ve akademik personelle kahvaltılı organizasyonda bir araya gelen Yüksek, Üniversitenin bugün geldiği önemli noktada mevcut çalışanlar, kadar üniversitenin geçmişinde hizmet verenlerin de çok büyük emekleri olduğunu belirtti. YTÜ Emekli Personeli duygu dolu anlar yaşadıkları programda, TSM Sanatçısı Özer Özel’in sahne performansı, geçmişte yaşanmış anı ve esprilerle süslenen organizasyonda unutamayacakları bir güne imza attılar.

Akademik unvan geliştiren akademisyenleri n belgelerinin verilmesi töreninde konuşan Rektör Yüksek, YTÜ'nün Dünya Üniversitesi olmak yolunda hızla ilerlediğini söyledi… Yüksek, emekli personeli de unutmadı… Yıldızlar / Ekim 2012

39


Küçük Yıldızlar da mezun oldu E YTÜ Yaz Spor Okulları'ndan mezun olan Minik Yıldızlılar mezuniyet belgelerini, sportif ve sahne başarılarıyla göz doldurdukları törenle aldılar... 40

Yıldızlar / Ekim 2012

ğitim döneminin sona ermesinin ardından öğrencilerini bir bir mezun eden Yıldız Teknik Üniversitesi, en küçük mezunlarını da verdi. Akademik ve idari personelin yanı sıra üniversite dışından da yoğun katılımla gerçekleşen Yaz Spor Okulu etkinliğine katılan 7-12 yaş grubu öğrencileri, belgelerini düzenlenen mezuniyet etkinliği ile aldılar. Etkinliklerde yüzmeyi öğrenen Minik Yıldızlılar, ailelerine önce havuzdaki hünerlerini gösterdiler, ardından da sahne sanatlarındaki marifetlerini. Haftanın 4 günü sabahları yüzme ile başlayan aktivitelerde yüzmeyi öğrenen 100’ü aşkın öğrenci, öğleden sonra eğitime, basketbol, voleybol, oryantring, modern dans,

halk oyunları, resim, müzik gibi eğitsel çalışmalarla devam etti ve haftanın bir günü de kültürel gezi ve pikniğe ayrıldı.


Yıldızlılar iftarda bir araya geldi T

ürkiye’nin ilk ve tek ISO 9001 belgeli üniversitesi olan Yıldız Teknik Üniversitesi, akademik gelişimin yanı sıra, hayatın her alanındaki sosyal aktivitelerine de devam ediyor. YTÜ Rektörlüğü Yıldız ailesini, Ramazan ayının manevi ortamına uygun bir etkinlikle, iftar sofrasında bir araya getirdi. YTÜ Yıldız Kampüsü, Yıldız Bahçe’deki masalsı bir atmosferde gerçekleşen iftara, Akademik ve idari personelin yanı sıra, yıldız mezunları da aileleriyle birlikte katıldılar. YTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, iftar davetinde konuklarını selamlama amaçlı konuşmasında, “İftar sofralarının en önemli özelliğinin, toplumun her kesiminden insanlara ortak bir manevi amaç için aynı masa etra-

fında toplanma fırsatı vermesidir. Bu değerli fırsat, insanların birbirine daha yakınlaşmasına, paylaşımda bulunmasına ve bugünlerde en fazla ihtiyacımız olan toplumsal bütünleşmeye katkıda bulunmaktadır. Bu amaçla bir araya gelme arzumuza, katkıda bulunan tüm Yıldızlı aileme teşekkür ederim” dedi. Rektörlük tarafından öğrenciler için düzenlenen bir diğer davette ise Ramazan’ın tatile gelmesine rağmen, öğrencilerin iftara yoğun ilgi göstermesi dikkat çekti. Prof. Dr. İsmail Yüksek, iftara katılan öğrencilerin masalarını tek tek gezerek, öğrencilerle sohbet etti. Kimi öğrenciler rektörle birlikte edilen iftardan duydukları memnuniyeti dile getirirken, kimileri de öneri, görüş ve taleplerini ilettiler.

Yıldız Teknik Üniversitesi ailesi Yıldız Bahçe’deki iftar sofrasında bir araya gelerek, birlikte oruç açtı… Yıldızlar / Ekim 2012

41


Rektör İsmail Yüksek’ten

Gençlere tavsiyeler sonuçlarının açıklanıp, puan ve tercih sıralamalarının yapıldığı günlerde, Üniversiteler arasında tatlı bir rekabet başlar. Başarılı öğrencileri kendisine çekmek isteyen kimi üniversiteler, dereceye girmiş öğrencilere kendi okullarını tercih etmelerini sağlamak amacıyla ev, araba vs.. cazip imkanlar sunarken, şehir dışından gelecek öğrenciler için baştan aşağı ev düzenler bile var.

LYS

Öğrenciler Üniversiteleri yerinde inceliyor

YTÜ Rektörü Prof.Dr. İsmail Yüksek gençlere, araba hediye eden kurumları değil, ev, araba ve sosyal mevkilerini kendilerinin sağlayabilecekleri kaliteli eğitimi verebilecek üniversiteleri seçmelerini tavsiye etti…

Gidecekleri üniversiteleri yerinde görerek, bölümlerle ilgili bilgi almak amacıyla okul gezileri yapan bir grup üniversite adayının yolu Yıldız Teknik Üniversitesi’nden geçti. Tercih belirleme çalışmalarını daha somut şartlarda yapmak isteyen gençlere Yıldız Kampüsü’nde rastlayan Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, okulun genel yapısıyla ilgili sorulara yanıt verirken, önemli tavsiyelerde bulundu.

En büyük promosyon kaliteli eğitim olmalı Rektör Yüksek, bir öğrencinin bazı üniversitelerin LYS’de dereceye giren üniversite adaylarına hediyeler verdiğini hatırlatarak, YTÜ’nün böyle bir çalışma ve promosyonu olup olmadığını sorması üzerine, çarpıcı açıklamalarda bulundu. “Bizim en büyük promosyonumuz kaliteli ve nitelikli eğitim” diyen Yüksek, gençlere kendilerine araba hediye eden kurumları değil, ev, araba ve sosyal statülerini kendilerinin sağlayabileceği kaliteli eğitim alabilecekleri üniversiteleri tercih etmelerini tavsiye etti.

Yıldızlı mezunlar revaçta

Nevin Koç (Ögrenci)

42

Yıldızlar / Ekim 2012

Kendisinin de Yıldız mezunu olduğunun altını çizen İsmail Yüksek, Çevre Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, birçok milletvekili ve eski bakan, bir dönem be-

lediye başkanlığı yapmış ve halen belediye başkanı olan pek çok isimin yanı sıra, Türkiye’nin büyük spor kulüplerinin yöneticileri, Tarık Akan, Kenan İmirzalıoğlu, MFÖ Grubundan Fuat Güner gibi sanat dünyamızın pek çok ünlü isminin de YTÜ mezunu olduğunu belirtti. Bu gibi isimlerin yanı sıra YTÜ mezunlarının, özellikle son dönemde önemli firmalarda üst düzey yönetici olarak görevlendirilmesinin, Yıldızlı gençlerin aldıkları eğitim ve kazandıkları vizyonu ifade ettiğini belirten Yüksek, gençlere 30 Temmuz – 3 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek tanıtım günlerine katılmalarını tavsiye ederken, tercihlerinde ve eğitim hayatlarında başarılar diledi.

Koç: Hem akademik hem sosyal gelişim önemli Yıldız teknik Üniversitesi Yıldız Kampüsünü gezmeye gelen Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Lisesi mezunlarından olan Nevin Koç’ta istediği bölüm üzerine okullar hakkında araştırma yapanlardan. Başarılı, eğitim kariyerini ispat etmiş, sosyal imkanları geniş ve köklü bir üniversitenin öncelikli tercihlerinden olduğunu ifade eden Koç, “Yıldız’a kapıdan ilk girdiğim andan itibaren hissedilen bir sıcaklıkta buldum” diye başladığı sözlerini şu cümlelerle sürdürdü: “İleride de gelişimini sürdürebileceğim potansiyeli olan bulunan, köklü bir üniversite. İkinci öğretim şansı ve çok istediğim ERASMUS programındaki etkinliği benim için çok önemli. Bu yüzden Yıldız Teknik Üniversitesi'ni tercihlerime yazacağım ve umarım sosyal aktiviteleri anlamında da düşündüğüm yerdedir.”


Y覺ld覺z Posta Caddesi Emel Apt. A Blok No:14 Kat:9 Daire 902 34349 Gayrettepe 襤stanbul / T羹rkiye

(+90) 212 272 77 32 (+90) 212 272 61 15 (+90) 212 347 78 39 (+90) 212 347 78 38 (Fax)

www.porosan.com.tr prosan@prosan.com.tr


Marmara Kalite Günleri Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından kalite bilincini yaygınlaştırmak amacıyla düzenlenen, “Kalite Günleri”nin sonuncusu olan ve TSE Marmara Bölge Koordinatörlüğü tarafından organize edilen “Marmara Kalite Günleri” yaklaşık 5500 kişinin katılımıyla Yıldız Teknik Üniversitesi’nde gerçekleşti. 44

Yıldızlar / Ekim 2012

lanında katılımcı sayısıyla bir rekor kıran “Marmara Kalite Günleri” “Asya'dan Avrupa'ya Kalite Köprüsü” sloganıyla İstanbul, Sakarya, Düzce, Çorlu, Çerkezköy, Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne'de eş zamanlı olarak iki hafta süresince devam etti. TSE’nin 84 uzman eğitimcisi tarafından 245 salonda, 68 konu başlığı altında verilen eğitimler bölgedeki kuruluşlar tarafından büyük bir ilgi ile karşılandı. Eğitimin İstanbul ayağı Yıldız Teknik Üniversitesi’nin desteği ile Yıldız Kampüsünde gerçekleşti. Kalite yönetim sistemlerinden kişisel gelişim eğitimlerine 68 farklı konu başlığı ile gerçekleşen program İstanbul’da düzenlenen kapanış galası ile sona erdi. “Marmara Kalite Günleri’nin organizatörlü-

A

ğünü yapan TSE Marmara Bölge Koordinatörü ve TSE Deney ve Kalibrasyon Merkez Başkanı Mehmet Hüsrev, alanında dünyanın en geniş kapsamlı kalite programı olan organizasyonda 10 kişilik proje ekibinin yanı sıra 200 kişilik bir kadro ile birlikte iki ay süren bir çalışma gerçekleştirdiklerini kaydetti. TSE’nin ilkini Kocaeli, ikincisini Antalya ve sırasıyla Bursa, İzmir ve Marmara’da gerçekleştirdiği eğitimlere yaklaşık 15 bin kişinin katıldığını belirten Hüsrev, “'Hedefimiz temsil etmiş olduğumuz insanımızın hayatını kolaylaştırmak, refah seviyesini artırmak ve yine temsil etmiş olduğumuz sanayicimizin ve işadamlarımızın küresel piyasalardaki rekabet gücünün artırılmasında en önemli parametrelerden biri olan “düşük maliyet, yüksek kalite” öğesinin gerçekleştirilmesi için katalizör görevi üstlenmektir” dedi. TSE Genel Sekreteri Üzeyir Karagöz, Türkiye’nin 2023 hedefi doğrultusunda en stratejik kurumlardan birinin TSE olduğuna dikkat çekerek, sanayicileri TSE’nin tam üye olduğu CEN ve CENELEC’in ayna ve teknik komitelerine aktif olarak katılmaya çağırdı. TSE Başkanı Hulusi Şentürk ise Marmara Kalite Günleri ile 12 gün süren eğitimlere 5500 civarında kişinin katıldığını ve bu eğitimdeki amacın bir gelecek tablosu çizmek olduğunu kaydetti. 2023 vizyonunu gerçekleştirmek için Türkiye’nin standardizasyon ve belgelendirme alanlarında ciddi atılımlara ihtiyacı olduğunu ve standart belirleme noktasında


TSE’nin Avrupa standardizasyon kuruluşları CEN ve CENELEC’e tam üye olarak sanayiciye önemli bir fırsat sunduğunu belirten Şentürk şöyle konuştu: “Avrupa standartlar kuruluşlarına tam üye olarak hukuki hakkımızı aldık ama bu hakkı kullanabilmek için sanayi ve iş dünyamızın komitelerde yer alması gerekiyor ki biz artık standartları belirleyen ülke olalım. Belgelendirme ile ilgili de sanayicimizin stratejik öneme sahip tüm testlerinin bu ülkede yapılmasını sağlamamız gerekiyor. Bu yüzden bu yıl 80 milyon liralık laboratuvar yatırım programına imza attık. Aynı zamanda toplam değeri 200 milyon lira olan muayene ve test projelerimiz ise şu an fizibilite aşamasında. TSE küresel bir güç olmak zorunda. Bu yüzden ihracatçılarımızın gümrük duvarlarını aşabilmesi için, iş dünyamıza bulundukları ülkede ofis açmaya başladık. 12 noktada açtık, 23 ülkede de ofis açma çalışmaları son aşamaya gelmiş durumda. Hedefimiz yılsonu itibarıyla 30 ülke, 2013 sonunda 70 ülkeye çıkabilmek.” Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu da, 2023 hedeflerinin nihai değil ara hedef olduğunun altını çizerek, “2023 yılı vizyonu ve daha ötesine ulaşmamız için çare, bilim ve teknolojide ileriye gitmemizdir. Bugüne kadarki şekilde iş

yapmaya devam edersek bu vizyona ulaşmamız mümkün değildir. Bizim birlik olarak yüksek katma değerli ürünlere yönelmemiz ve var olan sanayimizi dönüştürmemiz gerekiyor. Bu da ancak bilim ve teknoloji ile olur. Bunun olması için de bütün ülkemizin entegre olarak bu hedefe kilitlenmesi gerekiyor. Öyle bir ortam oluşturmamız lazım ki ne sanayi üniversitesiz ne de üniversite sanayisiz olsun. Artık üniversitelerimizin vizyonunun bilim ve teknoloji olması lazım, dolayısıyla da üniversitelerimizi rekabete açmamız lazım” diye konuştu. Konuşmaların ardından ‘Marmara Kalite Günleri’ne destek veren kurum ve kuruluşlara plaket verildi.

Yıldızlar / Ekim 2012

45


Standartlara yön veren, gücü yönetir T TSE, Deney ve Kalibrasyon Merkezi Başkanı, Marmara Bölge Sorumlusu Mehmet Hüsrev, Yıldızlar Dergisi’ne kalite yönetiminin piyasalardaki önemine dair açıklamalarda bulundu 46

Yıldızlar / Ekim 2012

SE, Deney ve Kalibrasyon Merkezi Başkanı, Marmara Bölge Sorumlusu Mehmet Hüsrev, Yıldız Teknik Üniversitesi ile yapmış oldukları çalışmaların yanı sıra, kalite standartlarında akademik eğitime dair önemli açıklamalarda bulundu. Kalite Standartları ve Kalite Yönetimi eğitiminin piyasaya katkılarına değinen Hüsrev, şunları söyledi: Öncelikle kısa bir süre önce gerçekleştirdiğimiz Marmara Kalite Günleri etkinliği kapsamındaki desteklerini TSE’den esirgemeyen Yıldız Teknik Üniversitesi’ne şükranlarımı sunuyorum. Bu birlikteliğin bir iyi bir başlangıç olup hız kesmeden devam edeceğine yürekten inanıyorum. Bu kapsamda Yıldız Teknik Üniversitesi’nin akademik altyapısı ve Türk Standardları Enstitüsü’nün yılları aşkın tecrübesini birleştirip, TSE’nin Enstitü olma kimliğini de bu sürece ekleyerek, ortaklaşa düzenlenecek lisansüstü programlarını uygulamaya koyma üniversite ve kamu kurumlarının

işbirliği açısından çok güzel bir örnek teşkil edecek ve ülkemizin 2023 vizyonuna katkı sağlayacaktır.

Kalite yönetimi ve standartları konusunda akademik eğitim şart

Üniversiteler yetiştirdikleri öğrenciler sayesinde ülkenin gelecekteki omurgasını oluşturmaktadır. Günümüzde standartların ve kalitenin daha da önem kazanması ile birlikte bu kavramlar akademik çalışmalara yön vermektedir. Kalite yönetimi ve standartlarla ilgili derslerin sadece lisansüstü değil lisans süresince de ders olarak okutulması hatta bu kavramların mühendislik ve yönetim bilimleri kapsayacak şekilde anabilim dalı haline getirilmesi verimlilik ve kalite açısından büyük fayda sağlayacaktır. Kalite Yönetimi, Kalite Mühendisliği gibi isimleri alabilecek bu bölümlerden mezun olan genç beyinler bir çok sektöre yeni bir vizyon sağlayacağı kuvvetle muhtemeldir.


Standartlara yön veren, gücü yönetir Bilindiği üzere; bir örnek olma, anlayış birliği sağlama anlamında ifadesini bulan standard ve standardizasyon, insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır. İnsanların anlaşmak üzere çıkardıkları sesler, cisimlere verdikleri isimler ve sonrasındaki dil gelişimi, standardizasyonun en eski ve özel örneklerinden biridir. İnsanlık tarihi boyunca da standard ve standardizasyon çalışmaları değişerek ve hızla gelişerek günümüze kadar gelmiştir. Günümüzde standardlar ve ülkelerin ekonomik ve teknolojik konumları belirleyen öncül faktörlerdir. Eğer bir ülke yerel ve global ölçekte söz sahibi ve güçlü olmak istiyorsa evrensel standartları uygulamalı, bu standartların oluşumuna katkıda bulunmalı hatta bu standartları belirleyici bir rol üstlenmelidir. Standartları oluşturanlar, küresel ticari pazardaki rekabetin kurallarını koymakta ve böylece rakiplerine karşı önemli avantajlar sağlamaktadır. Son tahlilde günümüzde artık bir standartlar savaşı yaşandığı söylenebilir. Kim standardlara yön verip belirliyorsa gücü yöneten de o olacaktır.

dan "Kalite Kontrol", daha sonra da "Kalite Güvencesi" dönemi ile devam etmiştir. Bütün bu uygulamaların ardından rekabet, kalite, değişim ve müşteri beklentileri gibi dış faktörler Yönetim Bilimi literatüründe "Toplam Kalite Yönetimi" kavramının yer almasına zemin hazırlamış, kalitenin mutlaka yönetilmesi gerektiği gerçeği ortaya çıkmıştır. Artık bugünün dünyası çok küçülmüş, enformasyon, teknoloji ve iletişim alanındaki büyük gelişmeler toplumları kıyasıya bir rekabete ve her geçen gün yeni gelişmelerin yaşandığı ekonomik bir yarışa itmiştir. Mevcut dünya düzeninde ayakta kalabilmek, tüm sektörlerde müşteri ihtiyaç ve beklentilerine uygun mal ve hizmet üretiminin sağlanmasıyla gerçekleşebilecektir. Bu da ancak, kuruluşlarda, tasarım aşamasında başlayarak üretim, pazarlama ve satış sonrası hizmetlere kadar tüm aşamaları kapsayan ve sürekli gelişmeyi hedefleyen Kalite Yönetim Sisteminin uygulanmasıyla olacaktır.

Kalite Yönetimi Neden Gerekli? Bilim ve teknolojide meydana gelen gelişmeler, özellikle insanoğlunun artan yeni taleplerini en kolay yoldan ve mükemmel diyebileceğimiz bir biçimde karşılamaya yönelik olarak büyük bir hızla sürmektedir. Globalleşen dünyadaki yeni gelişmeler, bir zamanların popüler yönetim anlayış ve yaklaşımlarını bir tarafa bırakarak, yönetimde yeni anlayışları ve yeni bakış açılarını gündeme getirmiştir. Bu yenilenme ve değişme beraberinde kaliteyi yönetme ihtiyacını da geliştirmiştir. Kalite Yönetiminin endüstride "Kalite Muayenesi" ile başlayan tarihsel serüveni, ardınYıldızlar / Ekim 2012

47


Sanayi devleri Yıldız’da buluştular Sanayi ve ticaret dünyasının önemli isim ve firmaları, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen İTO Başkanı Murat ve Yalçıntaş ve İSO Başkanı Tanıl Küçük’ün de katıldığı Ar-Ge Proje Pazarında bir araya geldiler… 48

Yıldızlar / Ekim 2012

ıldız Teknik Üniversitesi Proje Destek Ofisi tarafından düzenlenen YTÜ II. ArGe Proje Pazarı etkinliği, Davutpaşa yerleşkesi Otağ-ı Hümayun’da gerçekleştirildi. Araştırmacıları ve sanayicileri bir araya getirerek üniversite –sanayi işbirliğini sağlamak amacını taşıyan etkinlik bu yıl “Enerji ve Çevre Teknolojileri” teması etrafında öğrenciler, akademisyenler ve iş dünyası temsilcilerini buluşturdu. Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek’in yanı sıra, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük’ün de açılış konuşmalarında yer aldığı etkinlikte, TÜBİTAK Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yunus Çengel, Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası İktisat Müdürü Refik Akıncı, ENERJİSA İş Geliştirme Müdürü İbrahim Erden, Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay ve Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN da sunum yaptılar.

Y

Küçük: Silikon vadisi görmek için ABD’ye gitmeye gerek yok İSO başkanı Murat Yalçıntaş konuşmasında, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Üniversite Sanayi işbirliği konusundaki çalışmalarının, özellikle arge çalışmalarında çok ciddi olumlu etki yarattığını ifade ederken, Tanıl Küçük de daha sonra yaptıkları YTÜ Teknoparkı gezisinde, Rektör İsmail Yüksek’i Türkiye’nin Teknolojik gelişimine katkısından dolayı tebrik etti. Küçük burada yaptığı açıklamada “Gelişmiş bir silikon vadisi görmek isteyenlerin Amerika’ya gitmelerine gerek yok. Türkiye’de silikon vadisi görmek isteyenler YTÜ Teknoparkını görmeli” dedi.

Üniversite sanayi işbirliği konusunda iyi bir örnek Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü İsmail Yüksek de üniversite sanayi işbirliğinin önemi ve ülke kalkınmasındaki etkisine değindiği konuşmasında, “Enerji ve Çevre Teknolojileri”


temalı organizasyonun sanayi çalışanları ve çevre açısından önemine değindi. “Bugün, üniversitemizin Proje Destek Ofisi tarafından gerçekleştirilen enerji ve çevre teknolojileri temalı ar-ge pazarı etkinliği de üniversite ve sanayiyi aynı platformda buluşturan çalışmalara çok güzel bir örnektir” diyen Yüksek, sözlerine şu şekilde devam etti:

Enerji krizine çözümler arandı Dünyadaki mevcut enerji krizi ve bu krizin mali yükü bu ar-ge pazarı etkinliğinin zamanlama açısından ne kadar uygun olduğunu bizlere göstermektedir. Bu yüzden, enerji ve çevre teknolojileri konusunda geliştirilecek politikalara katkıda bulunmak için dünya sorunlarına çözüm üretmeye yönelik organizasyonların bizim çabalarımızın dönüm noktası olacağına inancım sonsuzdur. Bilim dünyası ve sektör çalışanlarının işbirliği içinde bu tür organizasyonlarla bir araya gelmesi, yeni fikirleri tartışması ve paylaşması, sorunlara çözüm araması öğrencilerimizin kişisel gelişimine ve üniversite-sanayi etkileşimine katkıda bulunacaktır. AraştırmaPlanlama Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Tamer YILMAZ nezdinde bu organizasyonun gerçekleşmesi için uzun zamandır emek sarf eden Proje Destek Ofisimizin tüm çalışanlarına teşekkür ederim.”

Çalışma grupları ve katılımcılar 490 kişilik katılımcı grubu ve 60 ayrı kurum ve kuruluşun katkı sağladığı etkinlikte eşzamanlı olarak üniversite-sanayi işbirliğine yönelik dokuz adet çalıştay düzenlendi. YTÜ ve ARÇELİK A.Ş., YTÜ ve İNCİ AKÜ SANAYİ VE TİC. A.Ş., YTÜ ve OYAK-RENAULT OTOMOBİL FABRİKALARI, YTÜ ve ISI SU SES VE YANGIN YALITIMCILARI DERNEĞİ, TÜRK TESİSAT MÜHENDİSLERİ DERNEĞİ, İKLİMLENDİRME SOĞUTMA KLİMA İMA-

LATÇILARI DERNEĞİ, DOĞALGAZ CİHAZLARI SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ, ENERJİ YÖNETİMİ DERNEĞİ, ÇEVRE DOSTU YEŞİL BİNALAR DERNEĞİ, YTÜ ARAŞTIRMA MERKEZİ (İSTYAM) ve MEDYASOFT, , PROBİ İNŞAAT PROJE BİLGİ MERKEZİ A.Ş., MH MİMARLIK LTD. ŞTİ., YTÜ ve TÜRKİYE KÖMÜR İŞLETMELERİ KURUMU, HİDROJEN-GÜNEŞ-RÜZGÂR ENERJİSİ ÇALIŞTAYI (YTÜ AKADEMİSYENLERİ), YTÜ ve YAPI MERKEZİ PREFABRİKASYON A.Ş., İZOCAM, TÜRK YAPISAL ÇELİK DERNEĞİ YTÜ ve İBB, İSTAÇ, İSKİ, İZAYDAŞ Proje Pazarı’na kamu statüsünde katılım sağlayan öncü kuruluşlar; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı - Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı -Teknoloji Geliştirme Hizmetleri Dairesi Başkanlığı İBB Çevre Koruma ve Atık Maddeleri Değerlendirme San. ve Tic. A.Ş. (İSTAÇ A.Ş.), İGDAŞ A.Ş.-Kalite Güvence Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi -Atık Yönetimi Müdürlüğü, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA), İstanbul Sanayi Odası (İSO), İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), İstanbul Ticaret Odası (İTO), İzmit Atık ve Artıkları Arıtma, Yakma ve Değerlendirme A.Ş. (İZAYDAŞ) TÜBİTAK, TÜBİTAK MAM-Çevre Enstitüsü, TÜBİTAK MAM-Kimya Enstitüsü Türk Patent Enstitüsü (TPE), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Proje pazarı etkinliği, Kuruçeşme Divan’da (Ortaköy) düzenlenen gala yemeğinde dereceye giren poster sahiplerine ödüllerin verilmesi ve Rektör İsmail YÜKSEK’in teşekkür konuşması ile tamamlandı.

Tanıl Küçük: “Gelişmiş bir silikon vadisi görmek isteyenlerin Amerika’ya gitmelerine gerek yok. Türkiye’de silikon vadisi görmek isteyenler YTÜ Teknoparkını görmeli” dedi. Yıldızlar / Ekim 2012

49


UNUTMAYACAKLARIMIZ

RÖPORTAJ

Hocaların Hocası Prof. Dr. Hüseyin Afşar:

“Üniversite bir kuştur uçabilmesi için iki kanata ihtiyacı vardır” Hazırlayan: Neşe Atacı Fotoğraf: Merve Atıcı Geçen eğitim yılı sonunda emekliliğe ayrılan, değerli hocamız Prof.Dr. Hüseyin AFŞAR’ı öğrenciliğimde Analitik Kimya Anabilim Dalı başkanı, Analitik Kimya 1, 2 derslerinin hocası olarak tanıdım. Daha sonra ben de Yıldız Teknik Üniversitesinde asistan kadrosuna girince Kimya bölümünün başkanı ve aynı zamanda benim yüksek lisans hocamın hocası, yıllar geçtikçe Kimya bölümündeki birçok hocanın da hocası olduğunu öğrendim. Öğrenciler arasında dersi geçilmesi zor bir hoca olarak bilinirdi, bunu öğrenciliğimde ben de tecrübe ettim. 11 yıl Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Bölüm Başkanlığı, 9 yıl Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı, fakülte yönetiminde görevler, 30 yüksek lisans ve doktora danışmanlıkları, DPT ve Araştırma projelerinde yöneticilikler, ulus-

lararası projeler, 100’ü aşkın bilimsel makale ve eğitimcilikle geçen 45 yıl 8 ay… Duayen hocamız Türkiye Kimya Derneğinin Onursal Üyesi Prof. Dr. Hüseyin AFŞAR’ın eğitim hayatından idarecilik deneyimine, Yıldız Teknik Üniversitesine geldiği günden bugüne değin deneyimlerine, özel hayatından hobilerine kadar birçok konuya dair sıcak bir sohbet gerçekleştirdik…

Eğitim hayatınız nasıl başladı? Ben aslında Maraşlıyım, Maraş Lisesi mezunuyum. O zamanlar şimdiki merkezi sınav yoktu. İstanbul Üniversitesinin her fakültesi ayrı sınav yapardı, İTÜ üniversite olarak tek sınav, yeni kurulan ODTÜ tek sınav, Ankara Üniversitesi tek sınav ve başka da üniversite yoktu. her üniversite, liselerin liste başı öğrencilerini kabul ederdi ve o zaman en zor kazanılan yer kimya mühendisliği olup, sadece Yıldızlar / Ekim 2012

51


RÖPORTAJ İstanbul Üniversitesi’ndeydi. Sınavı kazanarak İstanbul Üniversitesine kaydoldum ve İTÜ’nün kimya mühendisliği sonradan açıldı. “Makine Mühendisliği arzum hiç sönmedi” Benim bütün isteğim buydu ve dünyaya yeniden gelsem aynı mesleği seçerdim. İkinci tercihim hep makinaydı ve bir türlü karar kılamadım. Kimya Mühendisliğinden mezun olduktan sonra gittim İTÜ makina ya kaydoldum. Birçok dersten muaf olduk 3,5 sene sonra bitecekti sonra kimya mühendisliğinden transkriptimi almaya geldim hala hayatta olan bir abim vardı Hüseyin Gülensoy.. “Ne arıyorsun evladım bıkmadın mı? İki diplomayı aynı anda kullanamazsın sen gel doktora yap” dedi. Makul geldi öylece ben İstanbul Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünde doktoraya başladım. 1962’de girdiğim İstanbul Üniversi-

adapte olursun. Hele eski kimya mühendisliği eğitiminde ciddi bir ısı transferi, şimdi makinada bile okunmayan dinamik mukavemet, mekanik, akışkanlar çok ciddi okutulurdu bize. Mesela makine dersi iki sömestirdi. Atölyede tornanın, frezenin başında sınav yapılırdı. Elektrik dersi de öyle şimdi yok onların hiçbiri.

Akademik kariyer gibi bir hayaliniz var mıydı? Akademik kariyer, makine mühendisliğini bitirdikten sonraki hayalimdi. O zamanlar kimya mühendisleri geleceğin milyonerleriydi. Parmakla gösterilirlerdi. Hepimiz son sınıfta iş bulurduk. İşveren bize gelirdi. Hatta son sınıfta bende ülkenin en önemli firmasından okul bittikten sonra onlarla çalışmam kaydıyla, 1 yıl maaş aldım. Ve diğer önemli firmalar da benzer teklifler getirdiler. (Reklam olmaması adına firma isimleri bizde saklıdır).

Sizin döneminizde en popüler meslekler hangileriydi? Eczacılık, kimya mühendisliği ve inşaat mühendisliği en popüler mesleklerdi. Bizim ailede herkes kimya mühendisidir. Hatta eşim de, İstanbul Üniversitesi Kimya Mühendisliği’nden sınıf arkadaşım. İki çocuğum kızım ve oğlum da kimya mühendisi. Kızım ÖSS sınavında Türkiye ikincisiydi. Boğaziçi Kimya Mühendisliğine gelmiş geçmiş en yüksek puanla girmiş öğrenci rekoru hala ondadır herhalde. Şimdi de ülkenin önemli bir kimyasal firmasında üst düzey yönetici.

Mesleki kariyeriniz ne şekilde gelişti?

tesi’nden 1967’de Kimya Yüksek Mühendisi diplomasını aldım. Ne var ki makine arzum hiç sönmedi ve sürekli makine mühendisleri ile ortak işler yararak, aynı ortamlarda bulundum. Böylece de kendimi geliştirdim.

Mühendislik temel bilimin uygulamasıdır" Mühendislik temel bilim uygulamasıdır. İyi fizik, kimya matematik biliyorsan çok kolay

52

Yıldızlar / Ekim 2012

1970 yılında doktoram bitti. Sonra araya askerlik girdi 1,5 yıl yaptım. 1977’de doçent olarak atandım. Yardımcı doçentlik kavramı da yoktu o zaman, dolayısıyla doçent olmadıkça öğretim üyesi sayılmıyordun. Ben analitik kimya kürsüsünde doktoramı yaptım. Resmi hocam Prof. Dr. Fikrer BAYKURT, fiili hocam Alman, Brosch’tu. O yüzden tezim “organik”tir. Doçentlikten sonra analitik kimya kürsüsünde devam ettim kariyerime. Fen fakültesi ayrıydı, edebiyat fakültesi ayrıydı bizim dönemimizde. Fenin içinde bir bölüm halindeydi kimya mühendisliği. Sanırım en genç profesörlerden diniz? 1982’de 37 yaşımda profesör oldum. En gençlerden biriyim. 1750’ye göre zordu çünkü sınırlar vardı, 5 yıl doçentlik, 5 yıl profesörlük, sınavlar, dil sınavları… O dönem için oldukça genç profesör oldum ama dediğim gibi bugünün beş yıllık mesai herhalde o dönemde 10 yıllık mesainin karşılığıdır.

Akademisyen olma kriterlerinin bugüne göre farklılıkları nelerdi? Birincisi çok kapsamlı doçentlik tezi gerekiyordu. Çok kapsamlı derken mesela benim tezimin bir yarısında yıllar sonra patent olacak


RÖPORTAJ bir şey vardı. İngiltere’nin Royal Society of Analyst dergisine özetledim ve gönderdim 15 sayfanın altına inemedim. “Bu bizim yayın kurallarına uymuyor ama çalışma çok güzel bunu şuradan itibaren ikiye ayırıp iki ayrı yayın olarak yayınlasak olur mu” diye cevap geldi. Demek ki deve dişi gibi yayın olacak doçentlik tezi.

“Zor aşamalardan geçilirdi” Ayrıca bu tezi hazırlarsın, 10 kopya verirsin sonra yabancı dil sınavına girersin. Yabancı dil sınavında başarmışsan, üniversitelerarası kurulundan Türkiye’den 5 kişilik bir jüri seçilir, tezler jürilere gönderilir. Üniversiteler arası kurulun öngördüğü bir zaman üç-dört ay sonra kura çekmeyle denk düşen fakültede jüri toplanır. Herkes raporuyla gelir. Tez kolokyumda tartışılır, konuşulur, ciddi boyutta ve onun sonunda kabul edilmişse tez sınav hakkı verilmiş olunur ve 3-4 ay sonrasına bir gün verilir. Daha sonra, ders anlatma yetenek sınavı vardı, şimdi olmayan, 50 dakikada konuyu homojen bir akışta iyi bir diksiyonla anlatmalısın, 49 ve 51 dakika kabul edilir, 52 dakika olursa kalırsın. Baştan yavaş gittin sonra hızlanırsan kalırsın, baştan hızlı gittin sonra yavaşlarsan yine kalırsın. Ders anlatma kabiliyet sınavında ders vereceğine üç tane konu belirlersin. Bana ağır metallerin solventle ekstraksiyonu konusunu seçmişlerdi. Bütün öğrenciler de asistanlar da oradadır. 5 jüri cüppesiyle oturur eğer sen bunu başarırsan sonunda sana da cüppeyi giydirirler.

“Profesörlük daha da zordu” Hele profesörlük tezi… Doçentlik tezinden daha kapsamlı olmalı. Çok orijinal metotlar vs.. üreteceksin. Üstelik 1 tane değil birkaç tane. Bu da yetmiyor, tezi hazırladın, birincisi minimum 5 yılın dolacak. 5 yıl dolduktan sonra, sen başvuramazsın. Seni izleyen heyet çağırır, “biz senin artık bilimsel ve kişisel olgunluk olarak profesör olabileceğin kanaatine vardık. Tezin hazır mı, yabancı dil sorununu hallettin mi” derler. Yabancı dil sınavına girersin profesörlükte ama ikinci bir dil yani doçentlikte girdiğin dilden farklı bir dilden girmen lazım. Tek yabancı dille profesör olunmaz. Ben doçentlikte İngilizceden girdim, profesörlükte Almancadan. Üç aşamalı jüri oluşturulur. Biri fakültenin profesörleri arasında… Onlar inceler uygun bulursa tüm profesörlerinde katılımıyla oylanır, üniversiteye rektörlüğüne gönderilir… Bu sefer rektör tüm Türkiye’den 5 kişilik jüri seçer. Onlar tezi inceler ve uygun raporu vermişse senatoda oylanır bu raporlar okunduktan sonra ve Ankara’ya üçlü kararname gider… Milli Eğitim Bakanlığına, Başbakana ve Cumhurbaşkanına.

“Biz son elvedayız” Biz o dönemin son elvedasıyız. Yani 1750’ye

göre profesör olan son kişi de 11 Eylülde emekli oldu.

Bu kadar zorlu sınavlardan geçerek akademisyen olunduğu halde, gençler arasında akademisyen olmaya ilgi var mıydı? Yoktu, çünkü akademisyenliğin geliri de çok düşüktü. 700 lira maaşı vardı. Ben özel bir firmanın 5000 brüt maaş ve lojman teklifine karşı asistan oldum. Aşk,aşk başka türlü olmaz. O zaman iş sıkıntısı yoktu. Ya işi olmayan ya da eğitim aşkı olan üniversiteye giderdi.

Almanya’da bulunduğunuz dönemde oldukça popüler olduğunuzu biliyorum. Bu meseleyi biraz açar mısınız? 1978’de Frankfurt Üniversitesinde, 1981’de RWTH Aachen Üniversitesinde bulundum. RWTH Aachen Üniversitesinde tek kollu olmasıyla bilinen Prof.Dr. Otmer KNAKE tam bir naziydi… Çok despottu… Ne var ki, toplantıya girdiği anda o KNAKE değil sanki… Espriler yapar, son derece rahattır, ortama konular atılır… Ben kendisinden bir hayli yararlandım, benimde onlara çok yararım oldu. Yıldızlar / Ekim 2012

53


RÖPORTAJ la su damlatalım ve bir daha alalım. Aynı yerde aynı pik çıkar boyu yükselirse doğrudur demektir. “Hemen gidelim laboratuara” dedi saat gece sekiz. Yani bilim durmuyor orda, gittik yaptık deneyi. Kalem yazıcının dışına fırladı, “şimdi bunu nasıl kurutacağız” dediler. Kuru HCl gazı geçiricez dedim, kuru HCl nasıl elde edicez diyecekler diye bekliyorum meğer kuru HCl’leri pompada varmış, uyguladık ve pik kalktı. Onun üstüne ben orada popülarite kazandım. Ayrılırken Prof Dr Knake “ben rektör olduğum sürece RWTH Aachen Üniversitesi senin hizmetindedir” dedi.

Yıldız Teknik Üniversitesi’yle tanışmanız ne zaman oldu? 1983-84 yıllarıydı: Dönemin rektör yardımcısı Şerafettin OYNAŞIK, emekli oluncaya kadar telefonla aradı, davet etti, Yıldız’a gelmemi önerdi. İstanbul Üniversitesi’nin Kimya Bölümünün Avcılar Kampüsü’ne taşınması söz konusu olunca, Erenköy’deki evimden Avcılara gelip gitmek sorun olacaktı. O yüzden Yıldız’dan gelen teklifi değerlendirme kararı aldım.

“Tehlikeli fikirler taşıyormuşum”

“RWTH Aachen üniversitesi hizmetinde dediler” 3 aydır tıkanmış bir sorunu çözdüm. Prof. Dr. Knake’nin doktora öğrencisi termik yarı iletkenler hakkında gümüş sedimentasyonu yapıyor, potansiyometrede beklenmeyen bir pik çıkıyor ve bunu yorumlayamıyorlardı. Ben ise tamam almanca yazıp okuyorum ama böyle bir seminerde anlayacak kadar pratiğim olmadığı için kafam çatlarcasın bütün dikkatimi veriyorum. O an Knake, pası bana atarak, “Dr. Afşar sizin bir görüşünüz var mı” dedi? Elektrolit, potasyum klorür, lityum klorür, efektif karışımı bunlar. Her ikisi de çok kuvvetli asit ve bazların, tuzlarının karışımı ise de ortamda az da olsa bir hidroliz söz konusudur. Biraz nem kalmışsa hidroliz oluyordur, oradan hidroksit piki alıyoruz, diye düşündüğünü söyledim. “Bunu nasıl kanıtlarız” dedi. “Normal çalıştığı ortamda bir alalım grafiği dedim. Bir iki dam-

54

Yıldızlar / Ekim 2012

O dönemde bir de komik olay yaşadım. Nakil için gerekli olan güvenlik soruşturmam 8 ay çıkmadı. Asayiş şube başkanlığından bir tanıdık vasıtasıyla emniyete gittim adamcağız şube müdürü yazıyı çıkarttırdı getirtti, zarfa koydu. Üstünde çok gizlidir damgası var. İçinde yazan şu; arşivlerimize intikal etmiş olan hiçbir siyasi suçu yoksa da tamim gereğince işlem yapılması… Madem suç yok, bu tamim ne o zaman? Sonradan bu tamimin ne olduğunu öğrendi. Ben tehlikeli fikirler taşıyormuşum… Artık tehlike neyse… Şimdi her yerinden mantıksız gelen bu işler, o dönemde ihtilalin etkisiyle yapılmakta. Ben tehlikeli isem sen devletin bir üniversitesinde beni profesör olarak istihdam etmişin, yetmiyor bir de anabilim dalı, kürsüler, anabilim dalı başkanıyım. Kimya mühendisliği bölüm başkanını yardımcısıyım da. Tehlikeli isem orası da devletin, burası da… Neyse bu tehlikeli(!) fikre rağmen Yıldız, atamayı yaptı, YÖK’te onayladı ve şubat başından itibaren Yıldızlı oldum.

Gelir gelmez nasıl kimya bölüm başkanı oldunuz? O da ayrı bir olay… Dönemin Rektörü Süha Bey, bana iki yıl idari görev vermeyeceğine dair söz vermişti. Yazmaya başladığım iki kitabım vardı onları bitirmek istemiştim. Eşyalarımı İstanbul Üniversitesinden alıp Yıldıza bırakırken, benim elime bir kağıt tutuşturdular, “kimya bölüm başkanlığına atandınız, görevinizde başarılar dilerim…” Yıldız’a Süha beye gittim, “hani sözünüz nerde?” dedim. “Hüseyin Bey çok özür dilerim, meğer kimyada hiç profesör yokmuş. İlk profesörü siz oluyorsunuz, yasa gereği Pro-


RÖPORTAJ fesör varken Doçent’ten bölüm başkanı olamaz”. Böylece ben direkt gelir gelmez bölüm başkanlığına atanmış oldum. Yaklaşık 11 yıl yaptığım bölüm başkanlığından, istifa ederek ayrıldım. “Zor şartlarda iyi niyetli insanlarla çalıştık” İlk geldiğimde gezmeye bir tek araştırma laboratuarı yoktu. İki tane öğretim üyesi odası var, bir tane bile kitabı yok. Bozuk bir ultraviyole cihazı, bir tane kırık terazisi vardı kimya bölümünün. Zaman zaman yasaları da atlayarak yardımlar alıyorduk. Mesela ben Londra, City’s üniversitesinden hibe aldım. Onu getirtecek para bulamadım Sakıp Sabancı dahil herkesten yardım dilendim. 27 m3 bir konteynerle geldi. Allahtan gümrük komisyoncuları para almadı bizim de katkımız olsun diye de fakülteye bedava taşıdılar. Onun dışında gübre fabrikalarıyla çeşitli endüstri ile ilişkim var, irtibat kurup asit, baz, alkol, diğer solventleri, öğrencinin ihtiyacı olanları onlardan bedava alıyordum. Beykoz fidanlık müdürü arkadaşımdı, ağaçlandırma için onlardan bedava fidan aldık. Yani çok kötü ama çok iyi niyetli gayretli insanların olduğu bir kurumdu.

Eğitimcilik ve idari görevlerden arta kalan zamanda uğraştığınız hobileriniz oldu mu? Birincisi ben terziyim. Profesyonel terziyim yani biçip hanıma balo elbisesi bile dikmişimdir, kendi elbiselerimi de kendim dikerdim eskiden. Çünkü rahmetli babam okuyamazsan bir mesleğin olsun diye ilkokul tatillerinden başlayarak beni terzi çıraklığına gönderdi. Ben önce pantoloncu, sonra ceketçi oldum. Liseyi bitirdiğimde ben kumaşı kesilmiş bir ceketi alıp dikip ütüleyip verebilir durumdaydım. İkincisi biraz el yeteneğim var. Mesela elektrik ve elektronikten çok iyi anlarım. Otomatiktir her şey -eşi araya girer: Her işi yapar- marangozluğu beceririm -eşi yine müdahale ederek, “koltukları kaplar, perde diker” diyor- bozulan cihazlarla uğraşırım, seramik döşerim, lambiri döşerim, makinacılık, tornada çalışırım. Eve tamirci girmez, elektronik ve otomasyon özel bir hobimdir, terzilik mesleğim, marangozluğu da sonradan öğrendim.

“Üniversite bir kuştur uçabilmesi için iki kanata ihtiyacı vardır” Fen Edebiyat fakültesi rektörlüğün en çok desteklediği fakülte olduğu halde hiçbir araştırma laboratuvarı yoktu. Sayın Rektörüme durumu şöyle izah etmiştim:“Üniversite bir kuştur, uçabilmesi için iki kanata ihtiyacı vardır. Biri araştırma, biri öğretim… Burada bir kanadı var öğretim, ama araştırma yok”. Rektör Bey peki dedi. “Bir kroki çiz, ne istiyorsan yaptıralım”… Ben 4 tane araştırma laboratuvarı 18 tane öğretim üyesi odası yaptırdım.

İlginç de bir dekanlık öykünüz var? O dönem Dekan Fahri User’in dekanlık süresi doluyordu. Rektör Süha Bey, Şevket Erk ve Hüseyin Afşar isimlerinden birini dekan olarak YÖK’e sunmak istermiş. Bizi çağırdı. “Hanginiz” diye sordu. İkimiz de sen ol diyince şaşırdı. Süha Bey de “böyle şey görmedim. Herkes ben olayım diye kavga eder, sizler sen ol diye kavga ediyorsunuz. Onu bunu anlamam gidim karşı odada anlaşın ve kimin olacağına karar verip bana isim verin” dedi. Birbirimizi bir türlü ikna edemedik. Sonunda bir kağıt alalım birine artı koyalım biri boş olsun, bükelim artıyı çeken dekan olsun, boş çekende dekan yardımcısı olsun ama ikili yönetilsin dedim. Tüm kararlar ikili alınsın, sadece resmi evraka dekan imza atsın. Çekilişi yaptığımız an Rahmetlinin yüzü bugün bile gözümün önünde. Şevket dekan, ben yardımcı oldum. Biz üç dönem dokuz yıl fakültenin ağaç dikerken kazma kazmak dahil aklınıza ne gelirse hepsini yaptık ve hiçbir kararı tek başına almadık müşterek aldık. Bütçeyi falan ben hazırladım, yani tam bir dualite vardı. Yıldızlar / Ekim 2012

55


RÖPORTAJ

Tuttuğunuz takım var mı? Çok önce öğrenciyken 1975 yılına kadar Galatasaray’a sempatim vardı. Sonra Beşiktaş’a biraz sempati duydum, onun da sebebi Serdar Bilgili kulüp başkanı, onun babası benim çok aziz dostumdur. Bir ara Sivasspor, çünkü küçük takımları ileri gitti mi severim, Maraşlı olmam hasebiyle Maraşspor birinci lige çıktığında Maraşsporlu’ydum haliyle. Sonra duyuyorum ki, benim torun “dedem dönek, her sene başka takım tutuyor” diyormuş. Öyle demesin de ne desin çocuk. Güzel sporu hanım da izlemeyi sefer Barcelona ve Real Madrid maçları olunca hanımla birlikte herşeyi bırakır onu izleriz.

tanıydım. Üniversitede futbol oynadım. Hem üniversite takımında hem de fakülte takımındaydım. Bir günde iki doksan dakika oynadığım oldu. 11’de Feriköy sahasında, 16:00’da Fenerbahçe’de. Biraz enerjim fazlaydı, sigara içmiyordum daha yapılıydım o zamanlar. Şu anda da her sabah 5 km yürüyorum. Köpeği alıp gezdirmeye götürüyorum, sonrada durmuyorum, çapa, bel, aklına ne geliyorsa bahçe işleri yapıyorum. “Vejeteryanız ve hiçbir zararını görmedim” Kilom 63’ten beri hep aynıdır. Vejeteryanım. -Eşi araya girerek- “yani biz hiçbir zararını görmedik kızımda vejeteryan, hiçbir canlı yemezler, balık dahi.” Bitkide olmayan proteinleri, diğerlerini sütten ,yumurta gibi hayvansal gıdalardan alabileceğin gibi baklagillerde de var. Mesela sistin, amino asidinin oranı düşükmüş diyorlar bitki kaynaklı gıdaların. Baklagil ye yükselsin, yani ben kimyasal olarak ona katılmıyorum.

Ne tür müzik dinlersiniz? Türk Halk müziği ama bahçelerde maydonoz gel bize bazı bazı şeklinde değil. Neşet ERTAŞ dinlerim. Klasik Türk sanat müziği çok severiz. Zeki Müren, Müzeyen Senar’ın ilk hali, Hamiyet Yüceses unutulmaz isimlerdir bizim için.

Hocam son olarak birkaç cümle ile şunu öğrenmek isterim: Yeni nesil Hüseyin Afşar’ı nasıl tanısın isterdiniz?

Spor yapar mısınız? Mümkün olduğu kadar yürürüm. Örneğin şu yaşımda Kadıköy’den bir şey alınacaksa ve acelem yoksa 7 km yürüyerek giderim, aldığım 5 kg’dan azsa tekrar geri dönerim. Arabayı pek nadir kullanırım. İkincisi ortaokul ve lise dönemlerinde voleybol takımının kap-

56

Yıldızlar / Ekim 2012

Bu öyle bir aşk ki; gençlere bir şey öğretmek çok büyük bir zevk… Birisi bir şey sorsun da ben de ona bir şey anlatayım. Çünkü benim malım, mülküm, her şeyim bu dünyada kalır, insanlığın yararına kullanılır. Benim bu kafamdaki benimle toprak olur oysa ki insanın yararına kalabilmesi için olabildiğince yeni nesle aktarmam lazım, onlar da bir sonrakine… Benim düsturum bu… Doğru bildiğinden ödün vermeyen, hataya katlanamayan, en çok ta kendi hatasına katlanamayan, “öl söz verme öl sözünden dönme, söz verirsen ölüm ancak döndürsün, ya da opsiyonlu söz ver o zaman” diyen, kimsenin inancına karışmayan, biriyim. “Kimya’nın ruhunu öğrenin, ezber yapmayın” Kimyacı olmak gerçek bir meslek sahibi olmaktır. Kimyanın ruhunu öğrensinler, hiçbir şeyi ezberlemesinler, felsefe ve edebiyatla da yakından ilgilensinler. Emekli olduktan sonraki günlerini danışmanlık yaparak geçiren Hüseyin Hoca emekliliğin tadını, bahçesine zaman ayırarak ve dinlenerek çıkartıyor. Hocaların Hocası Hüseyin Afşar’a, Yıldızlılar dergisine yaptığı samimi açıklamaları için teşekkür ediyor, mazisindeki ibret ve başarı anılarının, gençlerimize örnek olmasını temenni ediyor, sağlıklı ve mutlu uzun ömürler diliyoruz.


YTÜ’nün Akademik Açılışını Başbakan Erdoğan yaptı Yıldızlar / Ekim 2012

57


Yıldız Teknik Üniversitesi Akademik Yılı Açılış Töreni, YTÜ Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezi açılış töreni ve 11 ayrı tesisin açılış töreni, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla yapıldı… 58

Yıldızlar / Ekim 2012

Yıldız Teknik Üniversitesi Akademik Yılı Açılış Töreni, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla YTÜ Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleşti. Başbakan Erdoğan’a fahri doktora unvanı da verilen törende, inşaatı kısa bir süre önce biten YTÜ Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezi ve yine Davutpaşa Kampüsümüzde yapımı tamamlanan 11 ayrı tesisin açılışı da yapıldı. Açılışa ayrıca, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak, diğer Üniversite rektörleri ve YTÜ yöneticilerinin yanı sıra, çok sayıda akademik personel ve öğrenciler katıldı. Rektör İsmail Yüksek, TRT, CNN Türk, NTV, A Haber, Ülke TV, SKY Türk, Kanal 24, TV Net ve diğer haber kanallarının canlı olarak yayınladığı törende yaptığı açılış konuşmasında, şu hususları dile getirdi: Değerli Konuklar, Kurumlar için özel günler özel konuklarla anlam kazanır. Üniversitemizin bu özel gününde Saygıdeğer Başbakanımızı yanımızda gör-

mek, bize büyük güç verdi, güven verdi. Değerli Başbakanımıza, yaşadığımız bu hassas dönemde, davetimizi geri çevirmeyip törenimizi onurlandırdığı için şükranlarımı arz ederim. Üniversitemize hoş geldiniz, şeref verdiniz. Saygıdeğer Başbakanım, Değerli Konuklar, Üniversiteler, doğaları ve kuruluş amaçları gereği bilgi üreten, donanımlı insan gücü yetiştiren, özgür düşünce, sivil toplum, demokrasi kültürü ve sosyal sorumluluk gibi çağdaş değerlerin gelişimine katkıda bulunan ve topluma önderlik eden kurumlardır.

YTÜ’de yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi Bu vizyona sahip çıkan Yıldız Teknik Üniversitesi yaklaşık 30.000 öğrencisi, 1.500’e yakın akademik kadrosu, 850 idari personeli, 10 fakültesi, 3 Yüksekokulu ve 2 enstitüsü ile eğitim ve araştırma alanlarında önemli adımlar atmaktadır. Son dört yıl içerisinde, değerli öğretim üyelerimizin büyük desteğiyle, değişim ve gelişime açık, girişimci bir üniversite kimliğine sahip olmak için büyük çaba sarf ettik. Göreve


geldiğimizde, akademik olarak rekabet gücü yüksek bir üniversiteye dönüşebilmek için, fiziksel altyapımızı tamamlamaya yönelik önemli çalışmalar yaptık. Bu dönemde yapılan tüm restorasyon, yenileme, altyapı, inşaat ve donanım çalışmaları, Üniversitemizin geleceğini inşa etmeye yönelik gerçekleştirmemiz gereken ön koşullardı.

Açılışı yapılan binalar ve devam eden projeler Bu çalışmalarımızın sonucu olan ve bugün resmi açılışlarını yapacağımız binalar hakkında sizlere kısa bir bilgilendirme yapmak istiyorum. 1. 15.000 m2 alanda 1.000 kişilik konferans salonu, 3 adet 150’şer kişilk seminer salonları ve 1 adet 50 kişilik toplantı salonu bulunan 2010 İSTANBUL AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ KONGRE VE KÜLTÜR MERKEZİ. 2. Yaklaşık 2.500 ar-ge mühendisinin çalıştığı YILDIZ TEKNOPARK. 3. Bünyesinden markalaşmış uluslararası şirketler tarafından kurulmuş yüksek teknolojiye sahip laboratuvarların bulunduğu 35.000 m2 üzerine inşa edilmiş Türkiye’nin en büyük

ELEKTRİK ELEKTRONİK FAKÜLTESİ. 4. 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti projeleri kapsamında restorasyon çalışması yapılan OTAĞ-I HÜMAYUN. 5. 6.500 m2 kullanım alanlı DAVUTPAŞA KAMPUS KÜTÜPHANESİ. 6. Kredi ve Yurtlar Kurumu işbirliğiyle inşa edilen 1.200 öğrencinin ağırlandığı ve kapasiteyi 2 katına çıkarmak için inşaat çalışmalarının devam ettiği FATİH SULTAN MEHMET ÖĞRENCİ YURDU. Öğrencilerimize daha çağdaş eğitim ortamları sunmak için yapılan çalışmalar kapsamında inşa edilen; 7. İNŞAAT FAKÜLTESİ EK-BİNASI 8. FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ EK BİNASI 9. KİMYA-METALURJİ FAKÜLTESİ EK BİNASI 10. Türkiye’nin en büyük ve en modern HİDROLİK LABORATUARI. 11. İstanbul Valiliği ve İl Özel İdaresinin katkılarıyla restorasyon çalışmaları yapılan ŞEHZADE KÖŞKLERİ ve II. ABDÜLHAMİT HAN ARAŞTIRMA MERKEZİ VE KÜTÜPHANESİ 12. KAPALI SPOR SALONU VE KAPALI YÜZME HAVUZU Yıldızlar / Ekim 2012

59


Açılışa, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak, diğer Üniversite rektörleri ve YTÜ yöneticilerinin yanı sıra, çok sayıda akademik personel ve öğrenciler katıldı. 60

Yıldızlar / Ekim 2012

13. Güngören Belediyesi’nin katkılarıyla inşa edilen ÇİM SPOR SAHASI 14. Davutpaşa Kampusunu çağdaş bir yaşam alanı haline getirmek için yapılan ÇEVRE DÜZENLEMELERİ. Bu çalışmaların sonucu olarak, üniversitemizin sahip olduğu kapalı alanı 180.000 m2’den 400.000 m2’ye çıkardık. Üniversitemizin 101 yıllık tarihinde yapılmış kapalı alan inşaatlarından daha fazlasını, son 4 yılda gerçekleştirdik. Bu inşaatlar, sadece Üniversitemizin idari ya da eğitim ihtiyaçlarının karşılanması için değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel beklentilerimizin karşılanması için de stratejik öneme sahipti. Özellikle, bugün açılışını yapacağımız Kongre ve Kültür Merkezi ve Otağ-ı Hümayun’u 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti projeleri kapsamında yaptırdık. O dönemde, bize büyük destek olan, Devlet Bakanımız Sayın Hayati YAZICI Beyefendiye, üniversitem adına şükranlarımı sunarım. Ayrıca, Davutpaşa Kampusumuzun çağdaş bir hale gelmesinde, bizden desteklerini esirgemeyen İstanbul Valiliği, İl Özel İdaresi, Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Bağcılar, Güngören ve Esenler Belediyelerine çok teşekkür ederim. Yeni dönemde iş planları yapılmış ve çalışmaları başlatılmış olan Beşiktaş Kampüsü Kongre Merkezi, Eğitim Fakültesi ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İnşaatları, Yıldız Koleji projesi, Teknopark Ek binalar, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni teknopark oluşumu ve Meslek Yüksek Okulu projesi, Tarihi Fırın Restorasyonu ve Unlu Mamuller Eğitim Merkezi projesi, Butik Otel, Yurtlar ve benzeri bütün projeler tamamlanarak sırayla faaliyete geçecektir. Yaptığımız bu çalışmaların en büyük ödülü, Haziran ayında yapılan Rektör adayı belirleme seçiminde, öğretim üyelerimizin yaklaşık %90’nının teveccühünü almaktı.

YTÜ’nün 3 temel hedefi Saygıdeğer Başbakanım, Değerli Konuklar, Bu gelişmelerin dışında, yeni dönemde büyük önem verdiğimiz, gelecek planlamamızın merkezine yerleştirdiğimiz 3 temel hedefi sizlerle paylaşmak istiyorum. “BİLİMDE YENİLİKÇİLİK VE GİRİŞİMCİLİK” “EĞİTİMDE HAREKETLİLİK VE GÜNCELLİK” “MİLLİ VE SOSYAL PROJELERDE SORUMLULUK VE LİDERLİK” Bu vizyon çerçevesinde, uluslararası ar-ge projeleriyle fiziksel, bütçesel ve inovasyona yönelik ürün ve patent sayısı olarak, Türkiye’nin en kapsamlı ve işlevsel Teknopark’ına sahip olma hedefimize ulaşmaya çok az kaldı.

Varılan ve yeni hedefler Sayın Başbakanımızın da teşrif ettiği 3 yıl önceki akademik açılış törenimizde yaptığım konuşmada, Teknoparkımız yaklaşık bir ay sonra hayata geçiyor müjdesini vermiştim. Üç yıl öncesinde sadece boş bir arazi olan Teknoparkımız, bugün yaklaşık 50.000 m2’lik kapalı

alan içerisinde yazılımdan ilaca, finanstan tıbba 104 şirkette, 2.300 ar-ge mühendisinin çalıştığı, yıllık 300.000.000 bütçeli ve 150 patentli Türkiye’nin en büyük teknoparkı olma yolunda ilerliyor. Teknoparkımız çatısı altında yürütülen 40 adet projede, 100’den fazla öğretim üyemiz, şirketlere danışmanlık yapmakta, 200 öğrencimiz asistan olarak çalışmakta ve birçok mezunumuz bu şirketlerde istihdam edilmektedir. Kanser tedavisinde kullanılmak üzere Neutec firması tarafından yürütülen gene bağlı kişiye özel ilaç ve Bayraktar Teknoloji firması tarafından yürütülen hibrid insansız hava aracı projeleri Teknoparkımız çatısı altında büyük bir hızla ilerlemektedir. Bu çalışmalara ek olarak, kobilere hizmet etmek amacıyla, İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde kısa bir zaman içerisinde yeni Teknoparkımızı açıyoruz. Bir yıl içerisinde Teknoparkımızın kapasitesini yaklaşık 250 şirkette, 5.000 ar-ge mühendisinin çalıştığı ve 100.000 m2 kapalı alana sahip bir cazibe merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz.

Sanayi, bilim ve teknoloji çalışmaları Üniversitemiz Teknoparkı aracılığıyla; bilim ve teknoloji alanlarında yetişmiş insan gücünden faydalanarak, üniversite ve ar-ge kuruluşlarında birikmiş bilginin, teknoloji oryantasyonlu firmalar aracılığıyla, ekonomik dönüşümünü sağlamayı amaçlıyoruz. Ar-ge ve proje üretme konusunda arayışta olan uluslararası finans kaynakları için, Teknoparkımızı cazibe merkezi haline getirmek ve çok uluslu projelere imza atmak en önemli önceliklerimiz arasında olacaktır. Bu hedefe ulaşmak için Amerika’da University of California Teknoparkında kısa bir süre sonra ofis açmayı planlıyoruz. Saygıdeğer Başbakanımız, Bilim Teknoloji Üst Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Ülkemizin 2023 vizyonu kapsamında, yaklaşık 300.000 yetişmiş ar-ge elemanına ihtiyacımız olduğunu ifade etmişti. Biz de üniversite olarak, bu hedefe katkıda bulunabilmek amacıyla, yurt içi ve yurt dışı işbirlikleriyle, lisansüstü programlarımızın sayısını bu yıl içerisinde iki katına çıkartmayı hedefliyoruz.

Üniversite sanayi işbirliği ve ar-ge çalışmaları Saygıdeğer Başbakanım, Değerli Konuklar, Üniversitemizdeki tüm akademik programların dünya, ülkemiz, sanayi ve sektör gerçekleri ışığında yeniden yapılandırılmasını sağlamak diğer bir önceliğimizdir. Ülkemizin yalnız bilgiyi alıp kullanan değil; aynı zamanda üretebilen ve sorunların çözümünde kullanabilen bireylere ihtiyacı bulunmaktadır. Üniversite, sanayi ve sektör işbirliğine yeni bir bakış açısı kazandırmak amacıyla, sanayi ve sektörlerdeki gelişmelerin etkisini laboratuvarlarımıza, sınıflarımıza ve hatta akademik programlarımıza yansıtmayı hedefliyoruz. Çünkü, yarın Üniversitemizin çıktıları olacak öğ-


rencilerimiz, aynı zamanda sanayi ve sektörlerin girdileri olacak. Bu nedenle, dersliklerimiz, laboratuvarlarımız ve akademik programlarımız güncel bilgi ve deneyimi çeken mıknatıs gibi olmalı ve öğrencilerimizi toplumsal ve ekonomik döngüye hizmet edecek şekilde hazırlamalıdır. Bu gerçek ışığında, sanayi ve sektördeki gelişmeleri, sorunları ve çözümleri özümseyerek proje ve problem çözme temelli eğitim programlarına geçiş yapmamız gerekmektedir. Ayrıca, yaşam boyu ve mesleki eğitim odaklı sertifika, yüksek lisans ve doktora programlarının kalitesini ve çeşitliliğini artırarak her yaştan insanın ihtiyacı için gelişimi sürdürülebilir kılma yolunda gerekli düzenlemeleri yapacağız.

Uluslararası İşbirliği Bir dünya üniversitesi olabilmek için, öncelikle öğretim elemanları, öğrencileri, kampusları ve eğitim programlarıyla uluslararası kül-

tür ve atmosfere sahip olmak gereklidir. Bu vesileyle, 4 yıl içerisinde 30’dan fazla ülkede yaklaşık 60 üniversiteyle işbirliği anlaşmaları imzalanmıştır. Uluslararası hareketliliğe uygun öğretim kadrosu, öğrencileri ve akademik programlarıyla, bir dünya üniversitesi kimliğine sahip olmak için, ilk ciddi girişimlerimizi geçtiğimiz ay yaptık. Amerika ve Avrupa’daki yoğun temaslarımız sonucunda, kısa bir süre içerisinde Amerika ve Makedonya’da kampüsler açma kararı aldık. Kuracağımız kampüsler aracılığıyla, öğrenci ve öğretim üyesi değişim programları, çift diploma anlaşmaları ve ortak proje işbirlikleriyle yurtdışı trafiğimizi sıklaştıracağız. Özellikle ihtiyaç olan her alanda, İngilizce eğitim programları açarak ve bölgesel gücümüzü kullanarak, uluslararası öğrenciler için güçlü bir seçenek olacağız. Şu an 28 adet İngilizce lisansüstü programımız, YÖK Başkanlığında onay aşamasındadır. Yeni dönemde, dünyanın dört bir yanından Yıldızlar / Ekim 2012

61


Sosyal sorumluluk projelerimiz Ayrıca, bugüne den çok önemli sosyal sorumluluk projelerine imza atan üniversitemiz, 2013 Mayıs ayında da önemli bir projeye atacaktır. 2010 yılında Kızılay ile gerçekleştirdiğimiz 250 Bin cana Hayat Verin Projesini, 81 il 164 Üniversiteden 1.000 üniversite öğrencisine Çanakkale şuurunu aşılamak amacıyla gerçekleştirmiştik. Hedef 2023, Lider Ülke, Genç Türkiye sloganıyla 81 il, 164 üniversiteden 1.000 üniversite öğrencisini Davutpaşa Kongre Merkez’inde ağırlamayı planlıyoruz. Sayın Başbakanımız Çanakkale Projemize katılarak bize büyük destek vermişti. Bu projemizde de Saygıdeğer Başbakanımızı yanımızda görmeyi arzu ediyoruz. Bu ve benzeri çalışmaları çok daha ileri noktalara taşıyacağız. Yıldız Teknik Üniversitesi, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Himayelerinde Genç Türkiye Zirvesi 19 Mayıs 2013 tarihinde gerçekleştirilecektir.

Eğitim sektörünün sorunlarıyla yakından ilgileniliyor

yaklaşık 5.000 uluslararası öğrenciyi üniversitemize kazandırmayı hedefliyoruz. Buna ek olarak, Erasmus programıyla yurtdışına en fazla öğrenci gönderen, Farabi programıyla en fazla öğrenciye ev sahipliği yapan üniversite olduğumuzu belirtmek isterim.

62

Yıldızlar / Ekim 2012

3 yıl önceki akademik yıl açılışımızda, Değerli Başbakanımızdan kadro, döner sermaye ve akademisyen maaşlarında artış konularında destek talep etmiştik. Kadro ve döner sermaye sorunlarımız çözüldü. Maaş iyileştirme konusunda da Hükümetimizin gerekli duyarlılığı gösterdiğinden eminiz. Değerli Başbakanımıza sorunlarımıza gösterdiği hassasiyet nedeniyle tüm akademisyenler adına şükranlarımızı sunuyorum.

Sosyal ve Toplumsal projelere katkıda bulunuyoruz

İnadına Kardeşlik, İnadına TÜRKİYE!

Eğitim ve araştırma planlarımız dışında, toplumumuzu yakından ilgilendiren kentsel dönüşüm, milli eğitim, sağlık, ulaşım ve Ülkemiz için hayati önem taşıyan benzeri konularda sorumluluk almak ve aktif rol oynamak arzusundayız. Bu önemli konularda üretilen politikaların, vakit kaybetmeden planlama aşamasından uygulama aşamasına geçmesi, merkezi ve yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve tüm toplum katmanlarının işbirliği ve desteği sağlanarak, toptan bir seferberlik başlatılması gerekmektedir. Bu konulara ilişkin politikaları ortak akılla ve katılımcı yönetimle belirlemek ve bunları elbirliğiyle istikrarlı bir şekilde hayata geçirmek, Türkiye Cumhuriyeti kimliğini taşıyan tüm kişi ve kurumların temel sorumluluğu olmalıdır. Bu konuya ilişkin duyarlılığın arttırılması ve aktif politikaların uygulanması konusunda, üniversitelerin katkıları çok önemlidir. Bu gerçekler ışığında, Üniversitemiz, akademik bilgi birikimi ve tecrübesiyle, karar vericilerin ağır yükünü ve sorumluluğunu paylaşmaya, Ülkemizin refah ve yaşam kalitesini artırıcı her türlü projenin üretilmesine ve uygulanmasına katkıda bulunmaya Üniversitemiz hazırdır. Bu konularla ilgili proje grupları oluşturulmuştur ve çok yakın zamanda çalışmalarımız meyvelerini verecektir.

Ülke olarak zor günlerden geçiyoruz. Milli birlik ve beraberlik duygularımızın sınandığı zor günler…. Sabır, hoşgörü ve sağduyu gibi değerlerimizin sınandığı zor günler…… En çok ihtiyacımız olduğu bir zamanda, bize bu değerlerimizi unutturmaya çalışıyorlar. Şimdi, bizi biz yapan bütün değerlerimize sahip çıkma zamanı……. Kötülüklere ve kötü düşüncelere karşı en güçlü silahımızı bitmeden tükenmeden kullanacağız. “Hakka ve hukuka olan inancımızı!” Bir şairin “dertlendikçe sevgim daha artıyor” dediği gibi, Ülkemize olan sevgimiz ve bağlılığımız her geçen gün artmakta… Artık, Ülkesini tek bir vücut olarak gören herkesin, sahip çıkması gereken tek bir hedef var. İnadına Çalışmak, İnadına Eğitmek, İnadına Üretmek, İnadına Birlik, İnadına Beraberlik, İnadına Kardeşlik, İnadına TÜRKİYE! Daha önce değişik platformlarda ifade ettiğim gibi, Ülkemizin birliği, bütünlüğü, huzuru ve kalkınması için ortaya koyduğunuz ve koyacağınız her türlü projede, Yıldız Teknik Üniversitesinin yanınızda olacağını ifade eder, gönlünüzden ve aklınızdan Yıldızı çıkarmamanız dileğiyle, şükranlarımı arz ederim.


Türkiye’nin 2023 hedefinde YTÜ, lokomotif olacak Ü

niversitemizdeki gelişmelere değinen Başbakan Erdoğan, 100 yılı aşkın süreden beri eğitim veren Yıldız Teknik Üniversitesinin Türkiye'nin gelişmesinde ve yükselmesinde çok büyük önemi olduğunun altını çizdi… Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) 2012-2013 eğitim ve öğretim yılı açılışı, fahri doktora ve 11 tesisin toplu açılış törenine katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan önemli mesajlar verdi. Selamlama konuşmasının ardından üniversitelerin, evrensel bilginin peşinde olan, insanlığın ortak değerlerini, ortak kazanımlarını geliştiren kurumlar olduğunu ve böyle olması gerektiğini ifade eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bunun için bilimsel özgürlük kadar, özgünlüğe de ihtiyaç bulunduğunu vurguladı. Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Kendi içinde çoğulculuğu sağlayamamış, özgür düşünceyi hazmedememiş bir üni-

versite yapısının özgün üretimde bulunabilmesi mümkün değildir. Bu sebeple üniversitenin kendi içine kapanmaması, dış dünyaya açık olması, toplumla irtibatını sıkı tutması gerekiyor. Az önce değerli rektörümüzden şunu öğrendim. Hiç bir üniversitenin sahip olmadığı bu kongre merkezinden, sadece üniversite değil, farklı sosyal birimler de istifade edebilecek. Bu üniversite ile halkın kaynaşması anlamına gelecektir. Dışarıdan gelenin bir üniversite, bir bilim yuvasının kokusunu alması bile ona farklı bir hava verecektir. Bu atmosfer çok önemlidir. Üniversite için en büyük tehlike, dogmatizmdir, tek tipleşmedir, değişime ve gelişime kapalı olmaktır. Nitekim Türkiye'de bazı dönemlerde üniversiteler, tasfiye ile tek tipleştirmeyle anılmıştır. Üniversiteyi bir ideolojik aygıt olarak gören ve kullanan anlayış, uzun süre, farklılıkları zenginlik olarak kabul eden, hür düşünceyi esas alan gerçek üniversite orta-

Yıldız Teknik Üniversitesi Akademik açılış ve YTÜ Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezi açılışı törenine katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üniversitemizden övgü dolu sözlerle bahsetti.

Yıldızlar / Ekim 2012

63


mının oluşmasına mani olmuştur. Oysa üniversite, fikirlerin etiketlendiği, zararlı-yararlı diye ayrıma tabi tutulduğu bir yer olmamalıdır. Gençlerimize ideolojinin deli gömleği giydirilmemelidir. Bunu başarmak saygıdeğer hocalarımın herhalde en önemli görevidir. Üniversitede fikirlerin çarpışmasından, yarışmasından hakikat ortaya çıkmalı. Müsademe-i efkârdan barika-i hakikat doğar. Bunu yakalamak durumundayız. Bunların bir bölümü kütüphane arşivlerinde kalır. Ama bir bölümü de toplumun önünde yepyeni ufuklar açar, insanlığın ortak değerlerine katkıda bulunur. İşte o düşünceleri, o teknikleri, o yenilikleri bulmak için, üniversitelerin olabildiği kadar geniş bir fikir yel-

64

Yıldızlar / Ekim 2012

pazesine zemin oluşturması şarttır.'' Başbakan Erdoğan konuşmasında, üniversitenin yeni eğitim-öğretim yılının hayırlı olmasını diledi. Her yeni dönemin, yeni heyecanların, yeni projelerin hayata geçirilmesini sağladığını kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Üniversiteler, derin bilgi birikimleri, kültürleri ve uygulama yetenekleriyle ülkelerin değişim ve gelişiminde çok önemli işlevler üstlenirler. Değişimin mahiyeti, dinamikleri ve yöntemi ne derece başarılı bir sonuç alınacağını, değişimin ne kadar uzun soluklu olacağını ortaya koyar. Halka ve toplumsal dinamiklere dayanmayan değişimler kalıcı olamayacakları gibi, dünyanın ve ülkenin gerçeklerini kavrayamayan değişimler de olumlu sonuçlar doğurmazlar. Değişim süreçlerinde siyasi iktidarlar kadar üniversiteler gibi kurumlar, sivil toplum örgütleri ve medya da önemli misyonlar yüklenirler. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma çabamızda tüm kurumlarla işbirliğini, etkileşimi son derece önemli gördük ve görüyoruz.'' Türkiye'nin geçmiş dönemlerinden gelen kronik sorunlarını çözmek için değişimci anlayışı, reformcu anlayışı öne çıkarırken, bu işbirliğini ihmal etmediklerini kaydeden Erdoğan, ''Eğitimden sağlığa, ulaştırmadan hukuka kadar yaptığımız reformları, hep bilimin o aydınlatıcı, yol gösterici ışığını rehber alarak gerçekleştirdik. Günü kurtarmanın değil geleceği kurmanın peşinde olduk, şu anda da aynı vizyonla yolumuza devam ediyoruz.''


NİZAMÜL MÜLK ÖRNEĞİ ''Esasen bizim geleneğimiz, geçmişimiz 'hikmet' kavramı üzerine kurulmuştur'' diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: ''Nerede bir hakikat varsa onu alıp, hayata geçirmek milletçe en önemli özelliklerimizden biridir. Biz, daha 800'lü yıllarda dünyanın önde gelen üniversitelerini kurmuş bir medeniyetin temsilcileriyiz. Bağdat'ta Beytül Hikme kurulduğunda, nerede hakiki ilim varsa, bilgi varsa onları, hiçbir komplekse kapılmadan İslam dünyasına aktarmıştı. Dünyanın diğer yerlerinde daha üniversite kurumunun adı geçmezken, Beytül Hikme'de astronomiden tıbba, zoolojiden matematiğe kadar birçok bilim dalı sistematik olarak yerini almıştı. Bu konuda bir diğer çarpıcı örnek de Nizamiye Medreseleri'dir. Nizamiye Medreseleri'ni kuran büyük vezir Nizamül Mülk'ü, Sultan Melikşah'a, buralara harcanan paralarla büyük bir ordunun kurulabileceği ve yeni fetihler yapılabileceği yönünde şikâyet etmişlerdi. Selçuklu Veziri bu iddialara karşı, ''Büyük ordular kurulup belki yeni yerler fethedilebilir ancak ülke iyi idare edilmedikten sonra fetihler hiçbir işe yaramayacaktır' demiştir. Evet, gerçekten de üniversiteler bir ülkenin iyi idare edilmesi için gereken insan gücünü yetiştiren kurumlardır. Biz Akşemseddin'i olmayan bir Fatih düşünmüyoruz, düşünemeyiz.''Selçuklular'ın, ''bu büyük eğitim müessesesinin'' hala bu coğrafyada etkisini sürdürdüğünü ifade eden Erdoğan, ''Bu medreselerin en büyük özelliklerinden biri de eğitimde fırsat eşitliğine yer veriyor olmasıydı. Maddi imkânları olmayan, yoksul ama zeki çocukları devlet, burs vererek, barınma imkânı sağlayarak, kitaplarını temin ederek okutuyor, memlekete faydalı insanlar haline getiriyordu. Biz de bugün aynı şekilde hareket ediyoruz. Yeterli mi? Değil''

HARÇLARI KALDIRMAMIZ İNKILABİ BİR ADIMDI” Kendisine ''fahri doktor'' unvanını takdim eden Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek'in konuşmasında, ''Akademisyenlerimizi bin 500 dolar vererek yurt dışına gönderiyoruz ancak burada bin dolar bile maaş veremiyoruz'' şeklindeki sözlerine katıldığını ifade eden Erdoğan, şöyle dedi: ''Tabii doğru bir tespitti. Ancak şunu da bir kenara koymamak gerekiyor. Yurt dışında sadece o okullara ödenen paralar, ciddi rakamlar. Bugün 15 bin dolardan alın, 50 bin dolara kadar tırmanan okullar var. Oralardaki geçim, koşullar farklı. İngiltere'de gençlerimizin kaldığı evlere ödedikleri kiralarını düşünün, biz burada modern villalar kiralarız bu paralara. Şimdi tabii güzel adımlar attık. Harçları kaldırmamız inkılabi bir adımdı. Bunu gerçekleştirdik. Fakat tüm bunlara rağmen dediklerinizi kabul ediyorum. Bu bizim sürekli masamızın üzerinde olan bir adımdır. Çünkü ekonomik sıkıntısı olan akademisyenlerimizin, yavrularımıza da rahat bir zeminde bu eğitimi verecekleri-

ne inanmıyoruz. Ama bunları da aşıyoruz, aşacağız. Ülkemizin hangi köşesinde olursa olsun, okumak, eğitim görmek isteyip de, buna imkân bulamayan bir tek çocuk bırakmamak için büyük gayretler gösteriyoruz.''

EĞİTİME YAPILAN YATIRIMLAR Eğitime yaptıkları yatırımlara dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi: ''İlk ve orta öğrenimde ders kitaplarını öğrencilerimize ücretsiz olarak veriyoruz. Maddi imkanı sınırlı ailelerimizde, dikkatinizi çekiyorum, babalara değil doğrudan annelere, çocuk başına eğitim yardımı yapıyoruz. Yatılı okullarla, pansiyonlarla barınma sorunlarına çözüm getiriyoruz. Gereken yerlerde taşımalı eğitimle çocuklarımızı okullarına ulaştırıyoruz. Yaptığımız kampanyalarla yüz binlerce evladımızı evinden aldık okula, eğitime kazandırdık. Özellikle kızlarımızın eğitimine özel önem veriyor, pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Bütçeden Milli Eğitim'e ayrılan pay 2002 yılında 7,5 milyar liraydı. Biz bu rakamı, 2012 yılında, 39 milyar liraya çıkardık. Bakınız nereden nereye... Derslikleriyle, öğretmenleriyle, araç-gereçleriyle eğitim sistemimizin bütün eksiklerini tamamlamak Yıldızlar / Ekim 2012

65


için geçtiğimiz 10 yılda var gücümüzle çalıştık. Bitti mi? Bitmedi. Daha yapacağımız çok şey, alacağımız çok mesafe var. Son olarak biliyorsunuz, '444' kod rakamıyla ifade ettiğimiz sistemle, ilk, orta ve lise eğitimini 4'er yıl olarak zorunlu hale getirdik. 12 yıllık zorunlu eğitim, öğretim. Aynı şekilde yükseköğrenime geçişte yaşanan tıkanıklığı çözme yolunda çok önemli adımlar attık. Ülkemizdeki üniversite sayısını iki katından fazla artırarak, 76'dan 168'e çıkardık. Yurt kapasitelerini artırarak, harçları kaldırarak, kredi, burs imkânlarını geliştirerek öğrencilerimize her türlü desteği verdik. Üniversitelerimizi geliştirmek için kendilerine, imkânlar ölçüsünde, her türlü desteği vermeye de devam ediyoruz.''

“ÜNİVERSİTE SAYISI İKİ KATINA ÇIKTI” Başbakan Erdoğan ülkedeki üniversite sayısını iki katından fazla artırarak, 76'dan 168'e çıkardıklarını hatırlattı.

re ve kültür Türkiye'nin sayılı kong TÜ Davutpaşa Y an ol n de in er zl ke er m zi'nde, 1 Adet 1000 Kongre ve Kültür Merke konser salonu, ve ro at tiy s, an er nf ko kişilik 1 Adet 48 kişilik n, lo sa k ili iş k 0 15 t de A 3 otokol salonu, salon, fuaye, otopark, pr ı, operatör ve ar al od e m en nl di ı tç na sa aları bulunmakta. simültane tercüman od 66

Yıldızlar / Ekim 2012

Üniversitelerin maddi imkânsızlıklar nedeniyle okuyamayan Muş'taki, Hakkari'deki yavruların kendi doğup büyüdüğü yerde okuyabilsin diye açıldığını anlatan Erdoğan, bunun, ülke içi göçü de engellemeye yönelik bir adım, ihmal edilen, geri kalmış şehirlerin üniversiteli gençlikle her alanda ayağa kalkmasını sağlayan ciddi bir dönüşüm olduğunu söyledi. Erdoğan, yeni üniversitelerin açıldığı şehirlerin halkının dünyaya farklı bir şekilde baktığını kaydetti. Yurt kapasitelerini artırarak, harçları kaldırarak, kredi burs imkânlarını geliştirerek, öğrencilere her türlü desteği verdiklerini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: ''Artık Kredi Yurtlar Kurumu'na müracaat etmek suretiyle 'Burs veya kredi alamıyorum' diyen yok. Herkese burs veya kredi muhakkak ama muhakkak veriyoruz. Lisans öğrencilerine verdiğimiz kredi burs miktarı, göreve geldiğimizde 45 liraydı, şu anda 260 lira ödüyoruz ve bunun yanında 180 lira beslenme yardımı var, bununla birlikte rakam 440 liraya çıkıyor. Bu rakam yüksek lisans öğrencileri için 520 lira, doktora öğrencileri için ise 760 liradır. Ayrıca lisans öğrencilerine devam eden beslenme yardımı konusunda da tüm kredi ve burs ile birlikte değerlendirmelerini de yapmaya devam ediyoruz. Üniversiteleri geliştirmek için imkânlar ölçüsünde her türlü desteği vermeye devam ediyoruz ve devam edeceğiz.''

REKTÖR İSMAİL YÜKSEK’E TEŞEKKÜR YTÜ'nün, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu, 15-16 yıl öncesindeki halini düşündüğünü ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:


''O gün burası neydi, bugün ne oldu? Başta değerli İsmail Yüksek hocama ve ekibine gerçekten bu gayretleri sebebiyle çok çok teşekkür ediyorum. Bugün burada daha kapıdan içeri girerken çok farklı, Esenler gibi kentsel dönüşümünü bugün başlatacağımız bir ilçede böyle bir üniversitenin olması modern bir sıçramanın vesilesidir. Bu sıçramaya attığınız bu adımlarla imkân verdiğiniz ve zemin hazırladığınız için şahsım ve milletim adına çok teşekkür ediyorum. Ülkemizin köklü kurumlarından biri olarak Türkiye'nin gelişmesinde ve yükselmesinde Yıldız'ın çok büyük önemi var. Üniversitemiz 100 yılı aşkın geçmişe sahip köklü bir kuruluş. 1911 yılında kurulan Kondüktör Mekteb-i Ali'sinden Nafia Fen Mektebi'ne, İstanbul Teknik Okulu'ndan İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'ne ve oradan işte bugünlere kadar gelen bir bilim yuvasındayız.''

“YTÜ'NÜN YÜKÜ ASIL BUNDAN SONRA ARTACAK” Başbakan Erdoğan, ülkenin önemli pek çok bilim insanının burada ders verdiğini, önemli pek çok isminin bu üniversiteden mezun olduğunu ifade ederek, YTÜ'nün bugüne kadar gerçekten çok önemli başarılara imza attığını kaydetti. Başbakan Erdoğan, YTÜ'nün yükünün asıl bundan sonra artacağına işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmasında bu üniversiteden yetişen mühendislerin, mimarların, iktisatçıların, kimyagerlerin, fizikçilerin, matematikçilerin katkısı inanıyorum ki çok büyük olacak. Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Yüksek'in kentsel dönüşümle ilgili çalışmalarımıza verdiği desteği, bu çerçevede örnek bir adım olarak değerlendiriyor, kendisine hassaten teşekkür ediyorum. Bu örnekte olduğu gibi, bilimi, irfan ve hikmet ile harmanlayarak yeni teknikler, yeni teknolojiler geliştirmemiz, Türkiye'yi her alanda dünyanın gelişmiş ülkeleriyle rekabet edebilir duruma getirmemiz gerekiyor. Dünyada hangi alanda yeni bir teknoloji geliştirilmişse, bunun bir tarafında mutlaka ama mutlaka Türkiye'nin, sizlerin damgası bulunmalıdır, Türkiye her alanda markalar üretmelidir. Bizim Hans'tan, George'tan, Helga'dan geri kalır ne yanımız var? Biz bunları aşabilecek insan gücüne, zekâya sahibiz. Hocalarımız da var, öğrencilerimiz de. Bunu başarırız. Kendimize inanacağız, güveneceğiz ve bunu aşacağız. YTÜ başta olmak üzere bütün üniversitelerimize işte bu çerçevede çok önemli sorumluluklar düşüyor.''

“BİZ SİZE İNANIYORUZ” Başbakan Erdoğan, üniversitelerin öğretim yanında, öğrenci yetiştirme yanında, araştırma-geliştirme faaliyetlerine de yoğunlaşmalarını istediklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Yani bu kurumlarımızı öğretim kurumları ola-

rak tanımlarsak eksik kalır, eğitim ve öğretim bunu birlikte anlamak ve anlatmak durumundayız. Eğitimi olmayan öğretim, yani teori pratik olmadan bir anlam ifade etmiyor. Bu işi iç içe birlikte yürütmemiz lazım. Hükümet olarak, bu alana, her yıl artan şekilde destek veriyor, kaynak ayırıyoruz. Ama burada hükümet olarak eksiğimizin olduğunu söylüyorum. Çünkü şu anda bizim milli bütçeden yüzde 2'yi yakalamamız gerekiyordu, henüz bunu yakalayamadık. Maalesef yüzde birin biraz altında kaldık. Bunu yakalayacağız, 2023'te de milli bütçeden yüzde 3'e ulaştıracağız. Geçtiğimiz 10 yılda araştırma geliştirme harcamalarında 3 kat artış var ama yeterli değil. Çünkü gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin yakaladığı o oranı bizim de tutturmamız lazım. Şu anda araştırma geliştirme harcamalarına ayrılan kaynağı gayrı safi milli hasılamızın yüzde 1'ine yaklaştırdık; hedefimiz 2023 yılında bu oranı yüzde 3'ü yakalamak. Bu yolda çok çalışacağız, çok emek harcayacağız. Son 150 yıllık tarihimizde hep birilerini örnek aldık. Hep başkalarının modellerini getirip ülkemizde uygulamaya uğraştık. Başkalarına hayranlığımız tarihimize, köklerimize ve değerlerimize yabancılaşmamıza yol açtı. Artık bu dönem geride kaldı. Biz istiyoruz ki, Türkiye örnek gösterilen bir ülke olsun. Türkiye cazibe merkeYıldızlar / Ekim 2012

67


zi olsun. Türkiye'ye bakan artık hayranlıkla baksın. Bize bakan ümit bulsun, heyecan bulsun, aşk bulsun. Başarmak için her şeye sahibiz; yeter ki buna inanalım. Biz inanıyoruz. Sizlerin de, bilhassa gençlerimizin de inandığını biliyoruz, görüyoruz.'' Başbakan Erdoğan, farklı fikirlerin tartışılmasının, sorgulanmasının değerli sayıldığı bir üniversite iklimi sağlamadan, değişimi sağlamanın, yeniliği yakalamanın mümkün olmadığını söyledi. Erdoğan, üniversitelerin en önemli sermayesinin, ''eşrefi mahlûkat'' olan yani ''yaratılmışların en şereflisi'' olan insan, en önemli görevlerinden birinin de insan yetiştirmek olduğunu ifade etti. Türkiye'de bu aralar çok garip şeylerin olduğunu dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘5,5 yaşında bir çocuk, eğitim öğretim görebilir mi?’ gibi ifadeler kullanılıyor. Hâlbuki ben biraz ileri gideceğim, biliyorum ki her canlı anne karnında bırakın öğretimi, eğitim almaya başlıyor. Beslenme eğitimini orada almaya başlıyor. Doğduğu andan itibaren o beslenme kabiliyetini alan canlı, işin öğretim seviyesini aşmış, bizzat eğitimi yaşadığı için kendi kendine besleniyor. Bir yavru nasıl emebileceğini biliyor. Oradan güç alıyor, hayata farklı bakış her ay her sene artarak gelişiyor. Bunu bizler çocuklarımızda, torunlarımızda gördük, görüyoruz. Onun için de çocuklarımıza, gençlerimize inanalım, onları asla olumsuz bir kompleksin içine sokmayalım.''

68

Yıldızlar / Ekim 2012

“ÜNİVERSİTEYİ ASIL ANLAMLI KILAN...” Üniversiteyi asıl anlamlı kılanın, insanlığın ve içinde yaşadığı toplumun tarihi birikimlerinden haberdar olan, dünyayı ve çevresini tanıyan, ezberlere teslim olmayan insan yetiştirmek olduğunu vurgulayan Erdoğan, bunun için öğrencilerin sadece bir alanda uzmanlaşmalarını, mesleki yatkınlık kazanmalarını, siyasetçiler olarak yeterli görmediklerini dile getirdi. Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bunun yanında, karşılaştıkları yeni sorunları aşabilmeleri için eleştirel akıl ve entelektüel bakış açısına sahip olmaları da gerekiyor. Bugünün Türkiye'si, dünün kendi içine kapanık, çevresiyle irtibatı olmayan ülkesi değildir. Bugünün Türkiye'si, dünyada bulunan neredeyse bütün devletlerle, toplumlarla ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi ilişkiler kuran, küresel bakış açısına sahip bir ülkedir. Üniversitelerimizin de, Türkiye'nin büyük vizyonuna ayak uydurmaları, bilimsel çalışmalarını ve öğretimlerini bu yeni durumun gereklerine göre yeniden yapılandırmaları gerekiyor.'' Gençleri, küresel rekabette başarıya ulaştıracak formasyonu kazandırmak, üniversitelerin asıl görevi olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Ben, üniversitelerimizin her geçen yıl bu doğrultuda daha ileriye gideceklerine, diğer alanlardaki pek çok müessesemiz gibi, Türkiye'nin dünyadaki iftihar vesilesi kurumları haline dönüşeceğine yürekten inanıyorum'' dedi.


“ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLAR ..” Erdoğan, ''Bugün üniversitelerimizin önünde çözüm bekleyen sorunlar olduğunu biliyoruz. Bu sorunları, günü kurtarmaya dönük geçici tedbirlerle değil, köklü bir yeniden yapılanma süreci çerçevesinde çözüme ulaştırma kararlılığındayız'' diye konuştu. Bütün fiziki ve teknolojik imkânlarla, eğitimöğretimi ileri seviyelere taşımanın görevleri olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti: ''Bunun yanında tüm sosyal etkinliklerin içinde üniversitelerimiz, lise, ortaokul, ilkokul olmak üzere hepsinin bulunmasının gereğine inanıyorum. Londra Olimpiyatları'nda bir gerçeği gördüm. Türkiye olarak bir eksiğimiz şu; biz hala sporu maalesef okullarımıza indirebilmiş değiliz. İlkokulda hangi spor dallarının, branşların yapılması gerekiyor? Buradan başlamamış lazım? Ortaokul, lise, üniversitede hangileri? Bunu kıyasıya, başarılı bir şekilde yapmamız lazım. Sanatta, müzikte aynı şekilde. Yani sosyal yapısı çok çok güçlü, asosyal olmayan ama sosyal anlamda bunları yakalamış bir nesli geleceğe hazırlamamız lazım.''

da bütün Türkiye'yi anlamak olduğunu ifade etti.

“İSTANBUL TÜRKİYE’NİN ÖZETİDİR” Başbakan Erdoğan, İstanbul'un, Türkiye'nin özeti olduğunu, Türkiye'de görülmek istenen her şeyin İstanbul'da görülebileceğini söyledi. Şair Nedim'in; ''Bu şehr-i İstanbul ki bi misl-ü behadır/Bir sengine yekpare Acem mülkü fedadır'' mısralarını dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Yani, bu İstanbul şehri ki misli benzeri yoktur, bir taşına bütün Acem mülkü fedadır. Onun için bu şehrin değerini çok iyi bileceğiz. Bilmeyenler yok mu? Maalesef var. Bugün kentsel dönüşümle ilgili olarak binaları yıkmaya başlıyoruz. Tabii hep gönülleri kazanarak bunu

“KAPSAMLI REFORMLARI HAYATA GEÇİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Gelecek dönem, şimdiye kadar olduğu gibi kapsamlı ve verimli reformları hayata geçirmeye devam edeceklerini anlatan Erdoğan, öğrencilere hitaben sözlerini şöyle sürdürdü: ''Sizler, YTÜ'nün öğrencileri olarak gerçekten çok şanslısınız. Her şeyden önce, binlerce yıldır medeniyetlerin, kültürlerin beşiği olmuş, insanlığın göz bebeği olmuş bir şehirde, şu güzel İstanbul'da öğrenim görüyorsunuz. Her zaman fakirin bir sözü vardır; ben şu şehre aşığım, sevdalıyım. Burada doğdum, burada büyüdüm. Aslen Rizeli'yim. Dünyanın neresine gidersem, gideyim bu şehri çok seviyorum. Diyorum ki hep birlikte bu şehri o tarihteki yerine yeniden taşıyalım. Eğitim hayatınız boyunca İstanbul'da yaşamak, bu şehrin havasını teneffüs etmek, kültürüne nüfuz etmek, dinamizmini hissetmek bile, hayat yolunda sizin için başlı başına bir kazanımdır.'' Son 10 yılda İstanbul'da birçok uluslararası toplantının düzenlendiğini anımsatan Erdoğan, 'Bu toplantıya katılanlar, döndükten sonra bütün yakınlarına (Eğer İstanbul'u görmeden ölürsen, bu senin için bir eksikliktir) diyorlar' şeklinde konuştu. İstanbul'un son yıllara turizmde ciddi bir patlama yaşadığını, otellerin doluluk oranının yüzde 85-90 olduğunu belirten Erdoğan, ''İstanbul artık aslına dönüyor, bir cazibe merkezi olarak da çok ciddi bir çekim haline geliyor. Artık burada uluslararası kongrelerin yapılır hale gelmesi, bunun en güzel ifadesidir'' dedi Hayata İstanbul'dan bakmanın bir bütün olarak dünyayı kavrama, anlama imkânı sağlayacak bir fırsat olduğunu vurgulayan Erdoğan, İstanbul'da yaşamanın, anlamanın aynı zaman-

yapalım diyoruz. Niye? Şehrin insanlar üzerinde hakkı var. Maalesef insanlar, yaşadıkları o şehirleri korumadılar, korumasını bilmediler. 'Ben bir yeri kapayım, orayı işgal edeyim. Oraya bir bina yapayım da ne olursa olsun' dediler. Hayır. Şehrin insan üzerindeki hakkını siyasetçilerin de koruması gerekir. Ama siyasetçiler de bunu ucuz popülizme feda ettiler, kurban ettiler. Şu İstanbul'da, 15 emsal uygulaması yaptılar belediye başkanlığımdan önce. İnkılabi kararım geldiğimde şu olmuştur; 3 emsalden fazla vermeyeceğiz. İnsanımız tabii çok zeki. Şimdi bakıyorsunuz, bu 3 emsali nasıl yaralım. Plan notlarıyla şunlarla, bunlarla bir giriyorlar. Tabii müteahhitlerimiz de çok zeki sağ olsunlar. Bakıyorsunuz 7-8'e çıkıveriyor. Belki daha da fazla. Haksızlık oluyor.''

“BUGÜNÜN ÇOCUKLARI, ÇOCUKLUĞUNU YAŞAYAMIYOR” Topraktan insanın ayağının kesilmemesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, ''Çünkü biz, topraktan geldik toprağa gideceğiz. Sadece Yıldızlar / Ekim 2012

69


beton yığınları arasında hayat, hayat değildir. Toprakla, yeşille iç içe bir hayat bizim için çok daha anlamlı olacak. Biz çocukluğumuzu yaşadık ama bugünün çocukları çocukluğunu yaşayamıyor. Çünkü onların eli, ayağı çamura değmiyor. Biz çamurla büyüdük. O bize farklı bir güç, kuvvet kattı. Ama bugünün çocuğu, okuldan geliyor evine. Elinde toz, toprak olsa rahatsız oluyor. Halbuki o bize güç veriyor'' diye konuştu. Komşuluk hukukunun da kaybedildiğini belirten Erdoğan, ''Mahalleyi tanırdık ama bugün aileyi tanımakta zorlanıyoruz. Aynı apartmanda oturduğumuz komşularımızı tanımıyoruz. Apartmanda bir dairedeki komşumuz ölüyor, kimsenin haberi yok. Böyle bir noktaya geldik. Bu millet böyle mi olmalıydı? Örneğin çocukluğumda annem herhangi bir yere gitmişse, karşı komşumuz Müşerref teyzenin beni kendi çocuklarıyla birlikte yıkadığı günleri ha-

den asla kopmayın. Batının yıkılışı buradan gelecektir ama bu milletin yükselişi de buradan olmalıdır. Çünkü onlar, 18 yaşından itibaren iki kardeş aynı evin içinde oturmuyor. Herkes kendi evine gidiyor. Evlenip evlenmemesi de önemli değil. Ama bizde böyle olmamalı. O dayanışma ruhunu devam ettirmeliyiz. Günümüzde, kendini genel olarak iyi yetiştirmiş, bununla birlikte belli bir alanda uzmanlaşmış, o alanın en iyilerinden biri haline gelmiş kişiler, diğerlerinden bir adım öne geçiyorlar.'' Üniversite öğrencilerinden sosyal, ekonomik, kültürel, siyasal her alanda algılarının açık olmasını, gündemi takip etmelerini, analitik değerlendirmeler yapabilmelerini rica eden Başbakan Erdoğan, ''Ama bunların yanında eğitim gördüğünüz alanda dünyanın en iyilerinden biri haline gelmeyi hedeflemeniz, bunu başarmanız gerekiyor. Bu ikisini birlikte başardığınızda, inanıyorum ki hayat yolunda önünüzde pek çok kapının kolaylıkla açılacağını göreceksiniz'' diye konuştu.

“BİZ TÜRKİYE'Yİ 2023'E HAZIRLIYORUZ”

tırlıyorum. Aynı şekilde benim annem de onun çocuklarını alıp, benimle beraber yıkardı. Biz böyle yetiştik. Ama şimdi böyle bir şey var mı? Yok. Bunu yeniden yakalamalıyız. Bu milletin dinamik unsurları arasında, bu ilişki var.''

“HER ALANDA ALGINIZIN AÇIK OLMASINI İSTİYORUM” Hayattaki en değerli, en kıymetli varlığın aile olduğunu belirten Erdoğan, okul arkadaşlıklarının, iş arkadaşlıklarının, çeşitli ortamlarda oluşan yakınlıkların zamanla değişebileceğini, eskilerin kaybolup yenilerin kurulabileceğini ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Ama aile kalıcıdır. Aile son nefesinize kadar hatta ondan sonra da bizlerle birlikte olacaktır. Ebeveynlerinizden başlayarak, bütün ailenizle olan ilişkilerinizi olabildiği kadar sıkı tutun. Annenize, babanıza 'öf' bile dedirtmeyin. Ağabey, kardeş hukukunuzu çok iyi tutun. Basit meselelere o hukuku kurban etmeyin. Birbiriniz-

70

Yıldızlar / Ekim 2012

Gençlerin Türkiye'nin geleceği ve milletin umudu olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Gözlerinizdeki ışıltı, yüzünüze vuran heyecan ve azim bizlere de şevk veriyor. Biz Türkiye'yi 2023'e hazırlıyoruz. Belki o günü göreceğiz ama torunum için de söylüyorum, onları da inşallah Sultan Alparslan'dan başlayan bir sürecin devamı olarak 2071'e hazırlıyoruz. Tabii birileri çıkıp şunu söyleyebilir; 'Bu Başbakan ne diyor? 2071'i sen nereden göreceksin'. Aslolan benim görmem değil. Onu görebilecek nesli hazırlamak. Benim torunum görebilir. Şu anda 6 yaşında, öbürü 3 yaşında. Şu anda 2012'deyiz. Bunun hazırlığını, bugünden yapmamız lazım. Hep ben şunu hayal ederim; Fatih'leri yetiştirecek kurumların gelişmesi. Bunu siz değerli hocalarımızla birlikte yapacağız.'' Fatih Sultan Mehmet'in babasına verdiği cevabı hiç unutamadığını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Devleti Aliye'nin başına 13 yaşındayken oğlunu getirmek istiyor. 'Ama ben daha çocuğum' diyor. Babası da 'Hayır geçeceksin' diyor. Fatih de 'Peki. Ben ki Devleti Aliyeyi Osmaniye'nin başındayım, size emrediyorum. Gel ve imparatorluğun başına geç' diyor babasına. 13 yaşındaki çocuğun zeka kıvraklığına bak. İşte bu çocuk, bakıyorsunuz 19 yaşında, bir rivayete göre 21 yaşında karanlık çağı kapatıyor, aydınlık çağı açıyor.''

“GELİN 18'E SEÇİLME İMKÂNINI DA VERELİM” Seçilme yaşını 30'dan 25'e indirmede kendilerine çok hendeklerin atlattırıldığını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: ''Bu ne demektir biliyor musunuz? 'Biz size güvenmiyoruz'. 18 yaşına seçme yaşını veren,


bu yetkiyi veren anlayışa diyorum ki; madem sen 18'e bu yetkiyi verdin, gelin 18'e seçilme imkânını da verelim. Çünkü hayatta zor olan seçilmek değil, zor olan seçmektir. İyi ile kötüyü ayırma kabiliyeti. Bizde biliyorsunuz bir de kaide var, akil baliğ olma meselesi. İşin aslı bu. Bugün batılı ülkelerin içinde 18 seçilme yaşı var. Bizde niye olmasın? 18'i verdiğiniz zaman herkes seçilecek diye de bir şey yok. Ama oradan yetişerek gelecek. Şimdi 25 olduğu zaman bizim belli bir dinamik sürecimizden geride kalıyor.'' Yeni bir adım atma hazırlığı içinde olduklarını anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''TSK içinde muvazzaf kadro oy kullanma hakkına sahip, er ve erbaşlar değil. Bizim bunun önünü açmamız lazım. Asker, er, erbaş niye oy kullanmasın? Onlar da oyunu kullanabilmeli. Onlara haksızlık oluyor. 18 yaşa seçme hakkı veriyorsun, eğer askerdeyse oy kullanamıyor. Bunun da önünü açmamız lazım. Niye açmamız lazım? Demokratik haklarını kullanma noktasında bu hakkın asla inkıtaya uğramaması lazım. İleri demokrasi diyorsak, bunun gereğini yapmamız lazım. Sizlerle birlikte bizim bıraktığımız yerden Türkiye'nin 2071 hedeflerini belirleyecek bütün hazırlıkları genç nesle biz emanet ediyoruz.''

BAŞBAKAN ERDOĞAN'A FAHRİ DOKTOR UNVANI Akademik yıl açılışında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasının ardından Prof. Dr. Yüksek, YTÜ Rektörlük makamının Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a, fahri doktor unvanının görüşüldüğü senato toplantısında alınan kararı okuyarak, Er-

doğan'a ekonomik ve sosyal kalkınma dalında fahri doktor unvanı verilmesinin oy birliğiyle kararlaştırdığını bildirdi. Ardından Başbakan Erdoğan'a cübbe giydirildi. Erdoğan törende, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında ilk üçe giren öğrenciye plaket verirken, öğrenciler de Başbakan Erdoğan'a üzerinde ''Eğitim ücretini kaldıran değerli Başbakanımıza teşekkürler'' yazan ''T Cetveli'' hediye etti. Başbakan Erdoğan ve Rektör YTÜ Rektörü İsmail Yüksek; Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak ile birlikte 11 tesisin toplu açılışını gerçekleştirdi. Başbakan Erdoğan'ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın da katıldığı törenin ardından Rektör İsmail Yüksek ve Başbakan Erdoğan, açılışı yapılan YTÜ Davutpaşa Kongre ve Kültür Merkezi ile Otağ-ı Hümayun binasını gezdiler.

Erdoğan’a “Fahri Doktor” Unvanı verilmesine dair senato kararı ünyada yaşanan küresel krizin etkisiyle gelişmiş ekonomilerde bütçe açıklarının artmakta, işsizlik oranlarının yükselmekte, kamu borcunun tarihi seviyelere çıkmakta ve ülkelerin sosyal politikalarının olumsuz olarak etkilendiği bir dönemde büyüyen ve gelişen; bölgesinde ve dünyada adalet ve huzur ortamı arayan ve ağırlığını her geçen gün arttıran; milli gelirinde ve döviz rezervinde artış olan; işsizlik oranında düşüş sağlayan; ekonomik olarak her geçen gün büyüyen; ekonomik kalkınmanın dışında sosyal politikalara, eğitime, sağlığa, adalet ve emniyete ciddi yatırımlar yapan ve sosyal boyutu yüksek olan bir ekonomik kalkınma süreci yaşayan TÜRKİYE vizyonuna yapmış olduğu katkılar nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a “Ekonomik ve Sosyal Kalkınma” dalında “FAHRİ DOKTOR" unvanı verilmesine Yıldız Teknik Üniversitesi Senatosu oybirliğiyle karar vermiştir.

D

Yıldızlar / Ekim 2012

71


Bol YILDIZ’lı bahar festivali Tamamen YTÜ öğrencileri tarafından düzenlenen; Sıla, Şebnem Ferah, Dolapdere Big Gang, Ahırkapı Roman Orkestrası, Athena, MFÖ ve Duman’ın sanhe aldığı Yıldız Teknik Üniversitesi Bahar Festivali, konser ve etkinlikleriyle en iyi üniversite festivali olarak gösterildi... 72

Yıldızlar / Ekim 2012

ıldız Teknik Üniversitesi 16. Kulüpler Birliği Bahar Festivali’nde gündüzleri düzenlenen çeşitli aktiviteleri, akşamları Türkiye’nin tanınmış sanatçılarının konserleri takip etti. Herhangi bir organizasyon firması değil, tamamen YTÜ öğrencileri tarafından düzenlenen festival, etkinlikleri ve ünlü sanatçıların katılımıyla, birçok kesim tarafından en iyi üniversite festivali olarak gösterildi. Lunapark, bungee jumping, go-kart, gibi sos-

Y

yal aktivitelerin yanı sıra çeşitli firmaların stantları ile katılımcıların eğlenceli zaman geçirmeleri sağlanan festivalde, YTÜ’deki tüm kulüpler de katılımcılara yönelik özel aktivelerle festivali daha anlamlı kıldılar. Her gün ana konser öncesinde alt gruplarla renklenen konserlerde Yıldızlı Gençler, DJ Funky C, Sıla, Ahırkapı Roman Orkestrası, Dolapdere Big Gang, Şebnem Ferah, Athena, MFÖ, Sahte Rakı, Malt ve Duman kendilerinden geçtiler.


Fotoğraf: Canberk Özcoşkun - Ahmet Gürsoy Yıldızlar / Ekim 2012

73


Bu gençler yaşlanmaz!!! Sahnede eğleniyorlar, ağlıyorlar, tepiniyorlar, hüzünleniyorlar, mikrofon kırıyorlar, coşuyorlar, coşturuyorlar… Bunu yaklaşık 46 seneden beri yapıyorlar ve yapacaklar… Çünkü onlar MFÖ… 74

Yıldızlar / Ekim 2012


ıldız Teknik Üniversitesi Bahar Festivali organizasyonunda sahne alan MFÖ, Yıldızlılara unutamayacakları bir gece yaşattı. Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Fuat Uğur için ayrı bir önem taşıyan konseri izleyen 20 bini aşkın Yıldızlı, grubun muhteşem sahne performansı ile kendilerinden geçtiler. 1966 yılında Fuat Güner’in, Mazhar Alanson’u elinde Beatles’ın albümüyle giderken görmesi ve “bunu dinlemezsem hasta olurum ne olur beraber dinleyelim” demesiyle tanışan ikiliye, sonradan Özkan Uğur’un da katılmasıyla kurulan kaygısızlar isimli grupla, bugünkü MFÖ’nün temeli atıldı. Özkan Uğur’un askere gitmesi ile bir dönem Mazhar Fuat olarak yoluna devam eden grup, bir yandan okullarına devam edip bir yandan müzikle uğraştılar. Okul bittikten sonra Mazhar Alanson Ankara Devlet Tiyatrosu’nda oyunculuk, Fuat Güner’de Yıldız Teknik Üniversitesi’nden aldığı eğitimle mühendislik yapmaya karar verince, bir süre müzikten uzak kaldılar.

Y

MFÖ Grubu olarak 1984 yılında ilk çıkardıkları albüme adını veren “ele güne karşı” şarkısıyla Yıldız Teknik Üniversitesindeki konserin açılışını yapan başarılı grup müzikalitenin yanı sıra, muhteşem sahne performanslarıyla adeta genç sanatçılara taş çıkarttı. İzleyenleri hüzünlü şarkılarıyla ağlatan, performanslarıyla coşturan grup, konser alanını dolduran sevenlerinin eşlik ettikleri şarkılarla daha da motive oldu. Saatler 24’ü gösterip sahneden inme vakti geldiğinde ise izleyenlerin coşkulu tezahüratlarına karşı koyamayan MFÖ grubu yeniden sahneye çıkarak hiç yaşlanmayacaklarını kanıtladılar. Kendisini müziğin ritim ve coşkusuna kaptıran Mazhar Alanson, mikrofon ve mikrofon sehpasını kırdığı anda, konser alanındaki coşku zirve noktasına vardı. Konseri baştan sona izleyen Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü İsmail Yüksek de gazetecilere yaptığı açıklamada, “öğrencilik yıllarımda benim de severek dinlediğim bu değerli grubun, halen öğrencilerimiz ve gençlerimiz tarafından böylesine ilgi görüyor olması, sanatlarındaki gerçek başarı ve kaliteyi gösteriyor” şeklinde konuştu.

Yıldızlar / Ekim 2012

75


“Kültür Sanatın da Yıldızıyız” Haziran 2001'de genç yaşta aramızdan ayrılan dünyaca ünlü piyanist ve besteci Vedat Kosal anısına, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde kurularak Yrd. Doç. Nesibe Özgül Turgay ve Öğr. Gör. Bakyt Mamunkulov koordinatörlüğünde yürütülen Vedat Kosal Müzik Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (VEKOM) müzik ve sanatla ilgili etkinlikler devam ediyor. Bir Türk Makam Müziği geleneksel yaylı çalgısı olan klasik kemençe için kemençe icracılarının, öğrencilerin, eğitimcilerin, araştırmacıların ve tüm ilgililerin katılabileceği “Kemençe Çevresi” etkinliğinin üçüncü toplantısı yapıldı. Etkinlikte, akademisyenler ve sanatçılar tarafından sunulacak konferans ve dinletilerin yanı sıra, kemençe ile ilgilenen herkesin birlikte buluşup sohbet edebileceği bir ortam sağlandı.

3 YTÜ, Vedat Kosal’ı anma günü ve Kemençe Çevresi III etkinliği ile iki önemli kültürel faaliyete imza attı… 76

Piyanist Vedat Kosal YTÜ'de anıldı 3 Haziran 2001 tarihinde genç yaşta vefat eden dünyaca ünlü piyano virtüözü ve besteci Vedat Kosal, aramızdan ayrılışının on birinci yılında, Yıldız Teknik Üniversitesi bünyesinde kurulan “Vedat Kosal Müzik Uygulama ve Araştırma Merkezi” (VEKOM) tarafından düzenlenen anma gecesi ve piyano resitali ile anıldı. Vedat Kosal’ı anma töreni, ünlü sanatçının vefat günü olan 3 Haziran günü, Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryumu’nda piyanist Güray Ba-

Yıldızlar / Ekim 2012

şol solistliğinde gerçekleşen törenle yapıldı.

Neveser Kökdeş anıldı Bir diğer önemli etkinlik de vefatının 50. yılında Neveser Kökdeş'i anma töreni oldu. Soprano Nesibe Özgül Turgay, piyanoda Bakyt Momunkulov eşliğinde Neveser Kökdeş'in şarkılarından oluşan bir konser gerçekleştirdi. Kökdeş'in "Hayal ufkunda uçan bin bir renkler", "Sevmek seni bir suç ise", "Kuş olup uçsam sevgilimin diyarına" gibi bilinen eserlerinin yanı sıra "Gel de güzelim beni sevindir", "Seni gördüğüm gün beğendim sevdim", "Rüzgar gibi essin sesin" ve Zavil Köçekçe "Gül bahçesinde kızlar" isimli eserleri de Aslıhan Eruzun Özel seslendirdi...


Tiyatro’nun Yıldızları İ stanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.’ye bağlı olarak 1994 yılından bu yana tiyatro eğitimi veren GSM tarafından düzenlenen 10. Üniversitelerarası İstanbul Tiyatro Festivali’nin ödülleri, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilen heyecan ve coşku dolu törenle sahiplerini buldu. Yıldız Teknik Üniversitesi oyuncularından oluşan Yıldız Teknik Üniversitesi Tiyatro Kulübü

tarafından sahnelenen Ali Mustafa Kemal Tut’un yazdığı ve Ürüncan Keskin’in yönettiği “Çukur” isimli oyun, 5 dalda ödüle layık görüldü. En iyi oyun, en iyi reji, ümit veren yazar, en iyi dekor tasarımı ve en iyi makyaj tasarımı kategorilerinde ödül alan Yıldız Teknik Üniversitesi Tiyatro Kulübü Oyuncuları, 9 dalda aday gösterilmişti.

Yıldız Teknik Üniversitesi Tiyatro Kulübü, Gösteri Sanatları Merkezi (GSM) tarafından düzenlenen 10. Üniversitelerarası İstanbul Tiyatro Festivali’nde, 5 dalda ödüle layık görüldü… Yıldızlar / Ekim 2012

77


n e d z i m ri

e l p ü Kul

YTÜFOK

Bir çatı altında biz olabilmek… Ortak paydalarda buluşup farklılıkları koruyabilmek… Gerçeklerden kopmadan hayallerimizin peşinden gitmek… 78

Yıldızlar / Ekim 2012

TÜFOK; biz fotoğraf çekmeye/izlemeye gönül vermiş fotoğraf severlerin bir araya gelmesini sağlayan, YTÜ bünyesinde faaliyet gösteren bir kulüptür. Kurulduğu 1994 yılından beri amatör fotoğrafçı ruhu taşıyan gayretli üyelerinin çabaları sonucu YTÜ’nün saygın kulüplerinden biri haline gelmiştir.

Y

Peki YTÜFOK ne yapıyor? YTÜFOK olarak iki adet karanlık odaya ve bir adet fotoğraf çekim stüdyosuna sahibiz. Eğitim haftaları sürecinde karanlık oda ve stüdyo kullanım teknikleri eğitimi olanaklarını üyelerimize sağlıyoruz.

Gelenek haline gelmiş cuma seminerleri ile üyelerimize sıcak bir arkadaşlık ortamı içinde temel fotoğraf teknikleri ve farklı fotoğraf disiplinleri ile ilgili eğitimler sunuyoruz. Teknik eğitimler ile başlayan seminerler zaman geçtikçe usta fotoğrafçıların da katılımı ile fotoğraf üzerine tartışılıp, konuşulabilen sohbetler halini alıyor. Amacımız üyelerimizin fotoğrafta ilk adımlarını atmalarını ve yaratıcı yönlerini keşfetmelerini sağlamak ve bunu yaparken, onları yönlendirmemeye özen gösteriyoruz. Her ne kadar kulüp yapısı itibariyle belli ortak paydalarda hareket etsek de bizi geliştirenin farklılıklarımız olduğunun bilincinde hareket ediyoruz. Farklılıklarımızla besleniyoruz!


Cuma seminerlerimizi takip eden süreçte; öğrendiklerimizi pratiğe dökmek ve İstanbul’u bucak bucak gezip görülmemiş yerini bırakmamak adına pazar gezileri düzenliyoruz. Üstelik senede iki kez şehir dışına da gidiyoruz. Tüm bu teorik ve pratik çalışmaların ardından, açtığımız atölyeler ile de fotoğraf işleri üretmek amaçlı çalışmalar yapıyor, bir yandan da öğrenmeye, tecrübe paylaşımlarına ve gelişmeye devam ediyoruz. Bu sene üçüncüsü düzenleyeceğimiz, Türkiye’nin ilk ücretsiz fotoğraf festivali olan Fkare Fotoğraf Festivali ile, profesyonel fotoğrafçılarla amatör fotoğrafçıları aynı amaç doğrultusunda bir araya getiriyoruz. Genç amatör fotoğrafçılara yeni ufuklar kazandırmayı amaçladığımız bu festivalde proje üretim ve fotoğrafın felsefi yanı konusunda kazanılacak deneyimlerle daha başarılı işler çıkarılmasını ve genç fotoğrafın gelişmesini hedefliyoruz. Fkare sayesinde üyelerimize profesyonel fotoğrafçılarla çalışma ve tecrübelerinden yararlanma imkanları sağlıyoruz. Ve tüm bu yıl boyunca düzenlediğimiz seminer, gezi, eğitim vb. etkinliklerin sonucunda oluşturduğumuz amatör ruhla, farklılıkların bir araya geldiği Amatör Fotoğraf Günleri’ni düzenliyoruz. Ürettiklerimizi, diğer fotoğraf topluluklarının işlerine de ev sahipliği yaptığımız bu sergimizde fotoğraf severler paylaşıyoruz. YTÜFOK nedir, ne yapar diye özetlemek gerekirse; fotoğraf çekmenin yanında, birbirinin muhabbetinden zevk alan, gülmeyi eğlenmeyi alışkanlık haline getirmiş koskocaman bir ailedir. Yıldızlar / Ekim 2012

79


YTÜ’de Sevgi ve Kardeşlik Mağazası T Yıldızlı öğrenciler, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde açılan “Sevgi ve Kardeşlik Mağazası”nda, hertürlü giyim okul çantası vs ihtiyaçlarını temin ediyor…

80

Yıldızlar / Ekim 2012

ürkiye’nin ilk ve tek ISO9001 Kalite Belgeli Üniversitesi olan Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), akademik eğitimin yanı sıra, sosyal alanlardaki aktiviteleriyle de gündemde. Yıldız Teknik Üniversitesi Yıldız Kampüsü’nde açılan “Sevgi ve Kardeşlik Mağazası”na gelen Yıldızlı öğrenciler, limitsiz ve sınırsız olarak ihtiyaçlarını temin edebilmekte. YTÜ Sosyal Sorumluluk Projesi dahilindeki çalışmada, Kızılay Merter Şubesi ve MESİAD (Merter Sanayici İş Adamları derneği) ile hayırsever vatandaşların katkılarıyla toplanan giyim eşyaları, isteyen öğrencilere karşılıksız olarak sunuluyor. Organizasyonun koordinasyonunu üstlenen YTÜ ÖREM (Öğrenci Rehberlik ve Danışmanlık Merkezi) ayrıca öğrencilere burs ve her türlü yardım konuları ile ilgilenmekte.


Exper, WindowsÂŽ 7 ĂźrĂźnĂźnĂź Ăśnerir.

;FHOOHUDWRU6;2\XQFXODUĂşoLQ 2\XQFXODU7DUDIĂ&#x2014;QGDQ7DVDUODQGĂ&#x2014; 1HVLO,QWHOÂ&#x160;&RUHÂ&#x152;LLĂşOHPFL.LOHKĂ&#x2018;]DĂşĂ&#x2018;UWPDQĂ&#x2018;Q VĂ&#x2018;QĂ&#x2018;UODUĂ&#x2018;QĂ&#x2018;]RUOD\Ă&#x2018;QJHUoHNJ FHVDKLSROXQ

Daha iyi performans için Ăśzel soÄ&#x;utma sistemi. hediyeli*

Fabrika çĹkÄąĹ&#x;Äą overclock!

%30â&#x20AC;&#x2122;a varan ekstra oyun performansÄą.

Solid State Drive SSD

KatÄą Hal SĂźrĂźcĂź teknolojisi ile oyunlarÄąn 4 katdaha hÄązlÄą yĂźklensin, Saveâ&#x20AC;&#x2122;lerin 6 kat hÄązlÄą yazÄąlsÄąn.

Xcellerator SX51 IntelÂŽ Coreâ&#x201E;˘ i5 2500K 3.3GHz (6MB Ă&#x2013;n belek, 4 çekirdek) Orijinal WindowsÂŽ 7 Home Premium 64 Bit IntelÂŽ P67 Express Chipset 8 GB DDR3 1333 40 GB Solid State Disk 1 TB 7200 RPM 64MB Cache SATA III 6Gb/s HDD 1 GB NvidiaÂŽ GeForceÂŽ GTX 560 256 Bit Ekran kartÄą DVD yazÄącÄą - Exper Xcellerator Kasa - 600

* Battlefield 3TMKHGL\HNDPSDQ\DVĂ&#x2018;VWRNODUODVĂ&#x2018;QĂ&#x2018;UOĂ&#x2018;GĂ&#x2018;U2\XQXQRULMLQDOGLMLWDONRS\DVĂ&#x2018;QĂ&#x2018;LQGLUPHNLoLQSDNHWLoLQGHQoĂ&#x2018;NDQWDOLPDWODUĂ&#x2018;X\JXOD\Ă&#x2018;QĂ&#x2018;]6DWĂ&#x2018;QDOPD J Q QGHNL7&0HUNH]%DQNDVĂ&#x2018;HIHNWLIVDWĂ&#x2018;ĂşNXUXX\JXODQDFDNWĂ&#x2018;U8OWUDERRN&HOHURQ&HOHURQ,QVLGH&HQWULQR&HQWULQR,QVLGH&RUH,QVLGH,QWHO,QWHO/RJR ,QWHO$WRP,QWHO$WRP,QVLGH,QWHO&RUH,QWHO,QVLGH,QWHO,QVLGH/RJR,QWHOY3UR,WDQLXP,WDQLXP,QVLGH3HQWLXP3HQWLXP,QVLGH;HRQYH;HRQ,QVLGH ,QWHO&RUSRUDWLRQ²Ă&#x2018;Q$PHULND%LUOHĂşLN'HYOHWOHULYHGLĂśHU ONHOHUGHNLWLFDULPDUNDODUĂ&#x2018;GĂ&#x2018;UÂ&#x2039;(OHFWURQLF$UWV,QF%DWWOHILHOG)URVWELWHDQGWKH',&( ORJRDUHWUDGHPDUNVRI($'LJLWDO,OOXVLRQV&($%($DQGWKH($ORJRDUHWUDGHPDUNVRI(OHFWURQLF$UWV,QF$OORWKHUWUDGHPDUNVDUHWKHSURSHUW\RIWKHLU UHVSHFWLYHRZQHUV


YTÜ’nün Yıldızı Esenler’de parladı T Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu YTÜ’nin Esenlere değer kattığını söyledi 82

Yıldızlar / Ekim 2012

ürkiye’nin en eski dördüncü devlet üniversitesi olan Yıldız Teknik, gün geçtikçe yeni kompleksleri, eğitim alanında yapmış olduğu devrim niteliğinde yenilikler, sosyal ve kültürel aktiviteleri, kente sağlamış olduğu yeni vizyon ve katkılar sayesinde kabuğunu kırmaya başladı. Kendim de bir Yıldız Teknik Mezunu olarak hızla ivme kazanan bu gelişmeyi hayranlık ve mutluluk içerisinde takip ediyorum. Bu doğrultuda Esenler Belediyesi olarak Türkiye’nin “Teknopark” ruhsatlı tek üniversitesi olan Yıldız’ın Davutpaşa Kampusü’ne elimizden gelen desteği sağlıyoruz. Beşiktaş’taki kampusünde tarihi alan statüsü nedeniyle yapılması gerekenleri yapamamış olan YTÜ, kendisi açısından büyük bir şans olan Esenler Davutpaşa Kampusü sayesinde birçok yeni projeyi hayata geçirmiş, bu kampus içerisinde yapılan yeni öğrenci yurdu sayesinde nitelikli öğrenci sayısında ciddi şekilde artış yaşamış ve Teknik Üni-

versite olması nedeniyle, üniversiteye layık laboratuvarları olan bir konsept, bir kampus oluşturulmuştur. Türkiye genelinde Teknopark’ı olan 35 üniversite var. Hepsinin ortak özelliği ise bu teknoparkların hiçbirinin imar ve iskânının olmaması. YTÜ’nün bu noktada farkı ise, yapmış olduğumuz çalışmalar sonucunda Türkiye’nin ilk iskân ve ruhsatı olan teknoparkına sahip oldu. Şu an Davutpaşa’da bulunan bu teknopark, hem YTÜ’nün çehresini değiştirdi, hem de Esenler’e katma değer sağlamış oldu. YTÜ ile yapmış olduğumuz ortak çalışmalardan belki de en önemlileri arasında katı atıklarla, çöplerin dönüştürülmesiyle ilgili hayata geçirdiğimiz geri dönüşüm çalışmalarımız yer alıyor. Bunu Türkiye’de ilk defa Esenler başlattı. Üniversitemizden çevre mühendisi arkadaşlarla başlatmış olduğumuz proje, bugün tüm dünyaya örnek oldu… Projemiz sayesinde her yıl geri dönüşümden elde ettiğimiz 400 bin adet


defteri, eğitim-öğretim yılı başında Esenlerli öğrencilerimize hediye ediyoruz. Diğer taraftan Esenler Belediyesi, TOKİ ve YTÜ ile ortaklaşa yapılan çalışma ile kütüphanesi ve sosyal yaşam alanları olan 1.200 kişilik modern bir öğrenci yurdu yapıldı. Üniversite hocaları için de lojman yapılması planlanıyor. YTÜ Davutpaşa Kampusü ayrıca yıllarca atıl durumda kalan ve yıllardır çöplük olarak kullanılan Otağı Hümayun’a yeniden kavuştu. Esenler Belediyesi tarafından Avrupa Kültür Başkenti’ne sunulan ve kabul gören ilk sosyal proje “Esenler 2010’a 100 Bin Kişi İle Katılıyor” kapsamında yeniden restore edilerek hem üniversitemize, hem Esenler’e, hem de tüm Türkiye’ye kazandırıldı. Esenler Belediyesi olarak sağlamış olduğumuz teknik desteğin yanı sıra ortaklaşa sosyal ve kültürel faaliyetlere de imza atıyoruz. Bu kapsamda son olarak Dünya Gençlik Kongresi’ne ev sahipliği yaptık. Tüm dünyadan Esenler’e gelen öğrenci-

lerimizin unutamayacakları bir organizasyon yaşayabilmesi için tarihimizi, kültürümüzü yansıtan çadırlar kurduk, eğlence ve piknikler düzenledik, ulaşım ve konaklama noktasında destek sunduk. Bundan sonra da buna benzer birçok dev projeyi Yıldız Teknik Üniversitemizle birlikte hayata geçireceğiz. Ülkemizin ilk 10 büyük üniversitesi arasında yer alan YTÜ, Esenler için büyük bir katma değerdir, büyük bir avantajdır. Gerek öğrenci kapasitesi ve öğretim üyesi niteliği, gerekse köklü tarihi ve çağdaş eğitime sunduğu vizyonla YTÜ’nin yıldızı Esenler’de her geçen gün biraz daha parlıyor. Aynı şekilde büyük bir değişim ve gelişim sürecine giren Esenler’in semalarında da YTÜ sayesinde yeni yeni yıldızlar doğuyor. Üniversitemiz YTÜ ve Esenler’in üzerindeki yıldızların hep parlaması dileklerimle, tüm öğrenci ve öğretim üyelerimize yeni eğitim – öğretim yılında başarılar dilerim. Tüm Yıldızlılara sevgi ve hürmetlerimle…

Göksu: YTÜ’nin yıldızı Esenler’de her geçen gün biraz daha parlıyor. Aynı şekilde büyük bir değişim ve gelişim sürecine giren Esenler’in semalarında da YTÜ sayesinde yeni yeni yıldızlar doğuyor. Yıldızlar / Ekim 2012

83



Yildizlar - Sayi 13