Page 1

2017

002


24

KONUTTA... Basri GAZİ

30

BİR ÖNCEKİ SAYI

HEBERLER

42

36 HÖYÜK Özkal YÜREĞİR

NK

DUVAR İŞTE... Ahmet YAKAR

18 DUVAR Mine LİMAN

BAŞLIK BULAMADIM Sabri TUNÇ

14 22

YUVA

45

TASARIM KODU HERKESİN DUVARI... Erhan ÖZBEK

Bİ ŞEYLER... CC

YAPAY SINIRLAR Can DURMUŞOĞLU

MİMARLIK NEDİR Bükem BAYRAKTAR

35

44

06

23 40

SÖZLÜK Sabri TUNÇ

29

bir duvara film kurma çabası emg

46


YER YÖN YOL DERGİSİ OCAK 2017 ADANA YAYIN İLKELERİMİZ Dergimiz hayatın evrensel insani değer yargıları dışında tamamen tarafsızdır. Dergimizde yayınlanan yazılardan çoğunlukla yazıyı yazanlar sorumludur. Dergimize gelecek her yazıyı ayrımcılık, nefret ve yakışıksız küfür içermiyorsa ve başımızı koca kafalarla derde sokmuyorsa yayınlama konusunda hevesliyiz. Hatta yazarsanız neşeleniriz bile. Temel kontrol ve fren mekanizmamız sevgi, ön arka yargı ya da dünya görüsü değil, hayatın en insani duygusu olan utanmadır. O da herkesin kendine ait olduguna göre yayın ilkelerinden yana sorun yoktur. Dergide yazılan her şey artık yazılmış ve dünyanın döngüsüne katılmıştır dolayısıyla istenildiği kadar çoğaltılabilir, kopyala yapıştır yöntemi ile kullanılabilir hatta istenildiği kadar çıktı bile alınabilir. Kaynak gösterirseniz seviniriz. Göstermezseniz umurumuzda olmaz. Biz fotokopinin, ctrl+c / ctrl+v nin ve korsanın dünyayı değiştirebilme gücüne inanıyoruz. Biliyoruz ki dünya paylaştıkça güzelleşiyor ve paylaşmak iyi insanların erdemi olarak dünyanın düzenine direnmeye devam ediyor. MAKALE YAZIM KURALLARI Derginin yazım dili Türkçedir. Yazılar, elektronik kopya (CD veya e-posta) olarak iletilmelidir. Yazarlara ait bilgiler yazıyla birlikte iletilmelidir. Makalede kullanılacak görsel malzemeler dijital ise, jpg veya tiff formatında olmalı, kısa kenarları 10 cm’den, çözünürlüğü ise 300 dpi’dan daha düşük olmamalıdır. Dijital görseller metnin içine veya başka bir word dosyasına kesinlikle yapıştırılmamalı, ayrı ayrı dosyalar olarak teslim edilmelidir. Tüm görsel malzemelerin varsa metin içindeki yerleri belirtilmeli ve açıklamaları mutlaka yer almalıdır. Çizim ve şekiller ise temiz kâğıt çıktısı olarak teslim edilebilir. Teslim edilen yazılarda kaynak gösterilen, kullanılan, daha önce yayımlanmış malzeme, metin, tablo, şekil ve benzeri için yazılı izin almak yazarların sorumluluğundadır


Bi Şeyler...

CC

-

700 YILLIK BİR AĞAÇ ve TREN İSTASYONU Osaka’nın kuzey doğusunda insan ve doğanın birlikte yaşayabileceğini kanıtlayan bir tren istasyonu bulunmakta. Gerçi son zamanlarda bu tarz “sempatik doğa sever taklitlerini” çok görmekteyiz. Binlerce ağaç kesip size doğa ile iç içe bir yaşam sunanlar gibi… ancak konumuz şu anda onlar değil.

6

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Neyse, bu tren istasyonunun özelliği ise ortasından tam anlamıyla devasa bir ağacın fışkırıyor oluşu. Hikayesi bol bol sevgi ve birazcık da batıl inanç içeren bu ağacın 700 yaşında olduğu söylenmekte. Kayashima İstasyonu 1910 yılında ağacın hemen yanında kurulmuştur. Fakat 60 yılın sonunda artan nüfus nedeniyle genişletilmesi gerekmiş ve 1972 yılında projesi onaylanmıştır. Tahmin edebileceğiniz üzere ağacın kesilmesi

Yazarken Çalıyordu : *Two Door Cinema Club – Are We Ready?(Weck)


gerekmekteydi. Fakat ağacı ortadan kaldırmak isteyenlerin başına türlü talihsizliklerin geldiği söylenmekte. Bir dalı kesmeyi başarabilen adam ciddi şekilde ateşlenerek hastaneye kaldırılmış… Hatta ağacın köklerinden siyah dumanların çıktığını söyleyenler bile var… Söylentileri bir kenara bırakırsak halk, ağaç hakkında yapılmaya çalışılanı öğrenince ciddi bir tepki gösteriyor. Ağacın tarihi, yaşı ve halka ifade ettiği anlam sebebiyle proje güncelleniyor. Böylece 1973’te başlayan inşaat 1980 yılında tamamlanıyor. O günden bugüne kadim ağaç insanların desteğiyle istasyonun ortasında yaşamaya devam etmekte. Hatta ağacın hemen altında, varlığını onurlandırmak için bir sunak bile yapılmış. Altı üstü bir ağaç işte…

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

*In Flames – The End *DNCE - Cake By The Ocean

*Dark Tranquillity – Atoma *LP – Lost on You

Yer Yön Yol 2017-002

7


BioWall – GreenWall - Dikey OrmanlarAğacıkestikamabinayeşil Kapak konusu duvar olunca ve kalemi kuvvetli arkadaşlar döktürünce haliyle bakakaldım... Ben de bir yandan sinir olduğum bir yandan da “aslında iyiymiş ha” dediğim bir konudan bahsetmek istedim. İç mekân hava kalitesi hiç önem vermediğimiz belki de hiç düşünülmeyen bir faktördür hayatımızda. Birçoğumuz hayatımızın büyük bir kısmını, patronlarımız zengin olsun diye çalış… pardon yanlış oldu – kapalı alanlarda çalışarak geçirmekteyiz. Hava, saatler ilerledikçe kalitesiz ve kirli bir hal almakta, fiziken ve ruhen zarar vermektedir. Bu konuyu daha büyük ölçeğe/kentsel ölçeğe taşırsak yine aynı durum mevcuttur. Yeşilden uzak, yapı malzemeleriyle donatılan yaşama alanlarımız malzemelerin yapısı nedeniyle her anlamda kalitesiz bir yaşantıya sebep olmaktadır. Bu sıkıntının ise bitki duvarlarıyla ve dikey ormanlarla giderilebileceğini savunan görüşler/uygulamalar var. Biyolojik duvar olarak dilimize çevirebileceğimiz bu sistem doğal filtre görevi üstlenerek hava kalitesini pasif olarak arttırmaktadır. Yapılan araştırmalarda (İsviçreli bilim adamları tarafından tabi ki de) zaten halihazırda bulunan iç mekan bitkilerinin mutluluğu ve üretkenliği arttırdığı bilinmekte. Ayrıca bu tasarım elemanları biyofilik dizaynın da bir parçası haline gelmiştir. Biyofilik Dizayn: Doğa ile iç içe tasarlama anlayışıdır. Doğaya ihtiyacı olan fakat şehirlerini buna göre tasarlamayan insanoğlu nedeniyle ortaya çıkmıştır. Sağlıklı ve üretken (daha çok çalışın diye) bir toplumu amaçlamaktadır.

Suyun yeniden kullanımı için de bu sistemlerin faydalı olduğu gözlemlenmiş. Bitkiler az miktarda kirlenmiş suyu içinde çözünmüş maddeleri emerek saflaştırabiliyor. Bir yandan da bakteriler organik bileşenleri mineralize ederek bitkilerin kullanımına sunuyor. Yaşayan duvarlar özellikle şehirler için gayet uygun bir uygulama olarak gözüküyor. Yatay olarak yeterli alan yoksa ev ve ofis duvarları bu şekilde iç açıcı, faydalı ve kullanılır hale gelebilir. Aynı zamanda binaların kişilerde rahatsızlık yaratıcı özellikleri bulunması olarak tanımlanan hasta bina sendromuna karşı yardımcı olacak bir tercihtir. Neden sinir olduğum konusuna gelirsek zaten be-

Biraz daha detay vermek gerekirse; Yeşil duvarların iki türü var: yeşil cephe ve yaşayan duvar. Yeşil cepheler sarılıcı ve tırmanıcı bitkilerin bir duvarın veya destekleyici yapının üstünde büyütülmesiyle oluşuyor. Bitkinin yerde kökü bulunuyor. Yaşayan duvar ise özel paslanmaz çelik kaplar, jeotekstiller (toprakla kullanılan kumaşlar) ve sulama sistemleriyle bitkilerin büyümesini destekleyen yapay bir ortama sahiptir. Mevcut yeşil duvarların özellikle kentsel alanlarda binaların aşırı ısınmasını engellediği görülmekte. Isı yalıtımı sistemleriyle bina duvarlarında biriken ve buradan tekrar yayılabilen radyasyon, yeşil canlı yüzeyler tarafından çözülebilir. Bitkiler terleme (transpirasyon) sayesinde çevreden 4 – 5 dereceden fazla ısınmaz ve bazen daha serin olur.

8

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

*Fallujah – The Void Alone *Young Guns – Bulletproof

*Pain of Salvation - Meaningless


tonlaştırdığımız şehirleri birazcık özen ile doğal halinde bırakabilme şansımızın oluşudur. Fakat özellikle bu konuyu araştırırken zaten her gün daha kötüye giden şehirlerin bu tarz bir uygulamanın popülerleşmesiyle bir nebze olsun daha yeşil ve sağlıklı olabilmesi ihtimali ikna edici oldu. Şu anda uygulaması maliyetli olan

sahipliği yapacak. Yapı otel, müze ve yeşil mimari okulu(vay) olarak hizmet verecek çeşitli bölümlere sahip. Biyo çeşitlilik ve manzara açısından etkileyici olacağı kesin olan bu yapı ilk tasarlanan dikey orman değil. Daha önce Milan’ da yapılan ve Lausenne, İsviçre de yapılması planlanan yapılar ilk örneklerdendir. “Ağacı kesti dandik bir yeşil duvar yaparak kendini kurtarmaya çalışıyor” diyen kendime de 1000 ağaç olacağını hatırlatıyor, kapıyı gösteriyorum. NanjingTowers Milan,İtalya – Bosco Verticale bu sistem ilerleyen zamanlarda daha da fazla yaygınlaşacak gibi duruyor. Ancak sürekli bakım istiyor oluşları halen biraz düşündürücü. Bu konuyu daha popüler hale getirip herkese satabilecek yaratıcı zihni hevesle beklemekteyim. Konuyla alakalı olarak bir de dikey orman terimi ortaya çıkmış bulunmakta. Yazıyı geciktirmemin sayesinde gözüme çarpan bu yapılara en güzel örnek Nanjing, Çin’de yapılacak olan ve günde 60kg oksijen üretebilecek kulelerdir. İtalyan mimar Stefano Boeri tarafından tasarlanan kuleler 1000 ağaç ve 2500 çalıya ev Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Yer Yön Yol 2017-002

9


Süper Kötülere Ait Olduğu Sanılabilecek Yapılar Bu kadar sıkıcı konudan sonra boredpanda sitesinde rastlamış olduğum konuyu keyifle paylaşmak istiyorum. James Bond filminden fırlamış ya da Batman in baş düşmanı Joker e ait olduğunu düşünebileceğimiz enteresan yapılar; Buzludzha, Bulgaristan

Philadelpiha Belediye Binası, Amerika 1950 de kendini kentsel dönüşüm yıkımından 5560 cm duvarlarının sayesinde kurtaran bu yapı bakar bakmaz Gotham Şehrin’den bir kare olduğunu düşündürüyor. Yolda duran Batman ve binanın çatısından

Sovyet brutalizmine güzel bir örnek olan bu anıt komünist rejimin sonuyla birlikte terk edilmiştir. İçerisinde Captain America ve Iron Man in kavga ettiğini hayal edebiliyorum.

sallanan Joker…

10

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar


Riverside Müzesi, UK

Orta parmak gösteriyormuş gibi duruyor oluşunun yanı sıra Voldemort’un içeride birisini öldürdüğünü hayal etmeme sebep oldu. Ya da kriptonit kullanarak Superman’i öldürmek için hazırlık yapan Lex Luthor da olabilir…

Katolik Kilisesi, Macaristan Tim Burton filminden bir sahne… Ya da Sauron’un yazlık evi…

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Yer Yön Yol 2017-002

11


Eski Sağlık Enstitüsü, Almanya

Clermont-Ferrand Katedrali, Fransa Volkanik kayalarla yapılan bu katedral Game of Thrones’tan Cersei hanımefendiyi getirdi aklıma nedense. Kont Drakula için de güzel bir ev olabilirmiş aslında.

IVIR ZIVIR Bu ay dikkat çeken film, oyun vs. içeren bölümdür. Afiyet olsun. Chameleon Pens https://www.youtube.com/watch?v=FMrWFlV6YUw

Adolf Hitler … ? Red Skull da olabilir tabi.

12

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Linkteki videodan izleyebileceğiniz bu markörler ufak bir numara ile aynı rengin 5-6 tonunu kullanmadan kendi kendine gölgelendirme yapabilmekte. Bir kısmınız gökkuşağı kusuyor hatta ekrana para atıyor olabilir, sakin olun ve o cüzdanı yerine koyun.


Fütüristik bir yapıya sahip olan oyunda canlıların birçoğu mekanikleşmiş ve bunun yanında insanlık geçmişini unutarak kısmen ilkel biçimde yaşamaktadır. Senaryo hakkında net bir bilgi olmasa da post-apokaliptik açık bir dünyada Aloy isimli karakteri kontrol edeceğiz. Dinamik bir yapıya sahip olan dünya gece gündüz döngüsü gibi öğelere sahip olacak. Konsol anlamında yeni nesile geçişin en önemli yapımlarından biri olacağı iddia edilen oyun 4k desteği,

John Wick 2 Aaaa matriks mi o demeyin, değil. Keanu Reeves abimiz 52 yaşında olmasına rağmen inanılmaz bir performans sergilediği filmdir. İlkini izleyenler zaten şu anda izlemiştir diye kabul ediyorum ancak, aksiyon sever ve bu filmden bihaberseniz koşarak izlemeniz gerekiyor. Köpeğini öldürüp, arabasını çalan arkadaşlar yüzünden “mesleğe” geri dönen John Wick gerçekten ilgi çekici bir kurguya sahip. Yaratılan dünya size her şeyi hap şeklinde vermek yerine ufak parçalarla veriyor. Taşlar yerine bir bir otururken filmin bittiğini fark ediyorsunuz…

muhteşem görselleri ve enteresan gözüken dünyası ile 28 şubatta çıkışını yapacak. Bakkalınızdan ısrarla isteyiniz…

Taboo

Horizon Zero Dawn Henüz çıkmamış ancak bu ay çıkacak olan PS4 e özel geliştirilen oyundur. PS4 pronuz ve 4K televizyonunuz da varsa tadından yenmeyecektir. Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

1800’lerin Londra’sının çamurlu yollarında Tom Hardy’nin canlandırdığı James Delaney’i izliyoruz. Babasının ölümü üzerine Londra’ya gelen deli lakaplı James’in dönüşünü ve işin başına geçerek intikam almak için yaptıklarına tanık oluyoruz. Tom Hardy ve İngiliz dönem filmlerini sevenlerin özellikle izlemesi gereken, beklenilen cevapların hayal kırıklığı yaratabileceği esrarengiz bir dizi. Yer Yön Yol 2017-002

13


Başlık Bulamadım .

Sabri TUNÇ

@sabritunc

Resmen dergimizin bu sayısına ismini veren ‘’duvar’’ı kendime ördüm ve arkasında bekledim.

14

Şimdi şimdi fark ediyorum bir zamana kadar hayatı ve her şeyi çok ciddiye aldım. Çok da faydasını gördüğüm söylenemez. Müsaadenizle biraz saçmalamak istiyorum. Affınıza sığınıyorum ve hatta arttırıyorum, hadi gelin beraber saçmalayalım. Aslında bu saçmalama hakkımı geçen sayıda kullanacaktım. Fakat derginin fikir aşamasından çıkış aşamasına kadar her anında içerisinde olmama rağmen ortaya çıkacak ürünün ne olduğunu ben bile kestiremediğim için korktum sanıyorum (bkz: itiraf). Fakat ilk sayıda ortaya çıkan ürün ve aldığı tepkiler dilediğimizi yazıp çizip, belli bir kalıba girmeden de ortaya ciddi, eğlenceli ve özgür

dim. (Bkz: duvar) Duvar yani farsça divar. *Yapının yanlarını dışa doğru koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem. Cümle içerisinde kullanmak gerekirse: ‘’ Bu söylediğiniz alanlara duvarlar dahil mi?’’ ‘’Ruhsattan sonra duvarları balkona yürütürüz.’’ gibi. *Engel. Cümle içinde: ‘’ Ben o duvarlara çarpa çarpa nasır tuttum, ağlaya ağlaya yosun tuttum.’’ gibi. Hafızamı zorluyorum ve duvar tanımıyla ilk defa karşılaştığım noktaya ulaşmaya çalışıyorum. Sanıyorum ilk duvar ilkokuldan karşımıza çıkan Orta Asya’nın yiğit! Türklerine karşı korkak! Çinlilerin kendilerini savunmak için kurduğu ‘’Çin Duvarı (Seddi)’’.

bir yayın oluşturabileceğimizi gösterdi. O nedenle ben bugün kafamı dağıtıp, dökülüp saçılanları buraya aktarmak istiyorum. İlk sayıya oturduğum zaman hayli uzun bir yazı yazmama rağmen yazının bütününe baktığım zaman her şeyi anlatmaya çalışıp, hiçbir şeyi tam olarak anlatamayan bir Mahsun Kırmızıgül filmi gördüm ve yayınlamaktan vazgeçtim. Hâlbuki bu vazgeçiş bu dergimizin çıkış ruhuna ihanet kapsamında sayılabilecek bir davranıştı (bkz: pişmanlık). Hem istediğimi söylemek için bir yayına dahil olup hem de istediğim bir kalıba sığamadığı için bundan vazgeçmek ne büyük bir ayıp değil mi Olric? Resmen dergimizin bu sayısına ismini veren ‘’duvar’’ı kendime ördüm ve arkasında bekle-

Ne garip değil mi? Bilinçli bir şekilde saldıran tarafın kahramanlaştırıldığı, savunan tarafın korkak addedildiği bir tarihin çocukları olarak yetiştirildik. Bu olay sonrasında da bizim yaptığımız aynı davranışların ‘’fetih’’, bize karşı yapılınca ‘’işgal’’ olarak öğretilmesiyle devam etti. Sonraları bir şeyi savunmak için yapılan madde kaynaklı duvarların bir işe yaramayacağını asıl duvarın insanlar arasında manevi olarak kurulan duvarlar olacağını tecrübe ettim, etmeye devam ediyorum gerçi. Sonra anneannemin bahçe duvarı, topun arkasına kaçtığı zaman içerisindeki oyuklardan tırmanmak zorunda kaldığım ve tırmanıcı özelliğimi keşfettiğim, bir işin önündeki en-

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar


gelleri aşmak zorunda kalmasam farkına varamayacağım özelliklerimi keşfettiğim duvar, bir olayın önündeki engelleri aşarak yapmanın, engelsiz bir işi yapmaktan daha tatminkar olduğunu öğreten, üzerine hırsızlar atlamasın diye cam kırıklarının serpildiği bahçe duvarı. Sonraları bizim tarih derslerinde öğrenmediğimiz ancak kendi çabalarımızla öğrenebileceğimiz Berlin Duvarı.

Bir şehrin ortasına kurulmuş, vaktiyle beraber yaşayan insanları, ‘’sen duvarın orasında, ben duvarın burasında’’ şeklinde yaşamaya zorlayan duvar ve o duvarın yıkılışıyla birlikte yaşamaya dair umudumu körükleyen bir yıkım. Birlikte yaşamayı bir yapımın değil de yıkımın tetiklemesi nasıl da ironik bir durum değil mi Albayım? İçinde yaşadığım çağın en ve belki tek sevdiğim yanı apolitize gençliğin mizah duygusunun inanılmaz gelişmiş olması. Bunu ‘’Gezi Direnişi’’nde çok net görmekle beraber bu yazıya konu olan kısım ‘’ Duvar Yazıları’’.

Gençlik öyledir işte bir yerden bastırsan diğer yandan fışkırır. Ha dersiniz ki duvar yazıları bu çağa mı ait? Onu da ben bilmem. Ben şu duvar yazısındaki mizahı bilirim, onu severim. Duvarın farkına vardığınız üzere bende oluşturduğu temel kavramı ‘’engel’’ olarak karşıma çıkmış. Fakat bu durum böyleyse tüm suç bende mi? Hiç sanmıyorum. Kim istemez ülke sınırlarının şu şekilde oluştuğu bir coğrafyada doğmayı, yaşamayı, ölmeyi? (Bkz: Hollanda- Belçika sınır çizgisi).

Fakat bizi biz yapan içinde bulunduğumuz koşullar olunca, insan duvar deyince, güneşli bir günde sırtını dayayarak soğuk birasından bir yudum alıp güneşi seyrettiği estetik bir duvar yerine önüne konan engelleri hatırlıyor maalesef. Yine de engel olarak başkasının eliyle örülen duvarlar yıkılmıştır, yıkılacaktır. Önemli olan kafamıza kurduğumuz duvarları yıkabilmektir. Gerisi yıkılmaya mahkûm, gerisi güzellik…

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Yer Yön Yol 2017-002

15


https://www.federicobabina.com/


HÖYÜK Dipsiz bir kazı

ÖZKAL YÜREĞİR

Kazı alanının ortasındaki o “tescilli ve nitelikli” yalnız kalmış ev en önemli niteliği olan Şadiye Teyze olmadan ev olamıyor artık,

18

“Adana’da Tepebağ Höyüğü üzerine kurulu olan tarihi Tepebağ Mahallesi’nde 69 ev için alınan yıkım kararını protesto eden mahalle sakinleri, “Bizi canlı canlı mezara gömüyorsunuz” diyerek tabut taşıyıp eylem yaptı.

çıkarmaları ölümüm demek” diye konuştu.

Bugün verilen kararın değiştirilmesini yada yıkım kararı çıkan evlerin sahiplerine yeni ev tahsis edilmesini isteyen yaklaşık yüz kişi, hazırladıkları tabut ve üzerlerine sardıkları kefenle Tepebağ Mahalle Muhtarlığı’ndan, İnönü parkına yürüdü. Burada açıklama yapan ev sahipleri, verilen kararın evlerde oturan 300 kişiyi canlı canlı mezara gömmek olduğunu söyledi.

ev vermeliler, ya da bir ev alacak kadar para. Bunun dışında evimi ben 45 sene önce kendim yapmışım. Şimdi çıkarmak istiyorlar” dedi. İnönü Parkı’nda eylemlerini bir süre devam ettiren ev sahipleri daha sonra ayrıldı.”

Tepebağ’de evini terk etmeyen 4 kişiden biri olan Necati Tarak, 50-55 senedir aynı evde yaşadığını belirterek, evinden ayrılmayacağını söylüyor. Tüm anılarının bu evde ve Mahallede en yenisi 35 yıldır oturan 69 ev mahallede olduğunu kaydeden Tarak, “Çosahibine geçen ay, Adana Valiliği’nden, sit cukluğumuz burada geçti. Tüm anılar yok alanı üzerine ev yaptıkları ve bu evlere yıkım olmuyor bir anda. Bunun karşılığını üç kukararı çıktığı ve 15 Haziran’a kadar boşalt- ruş parayla karşıladıklarını sanıyorlar.” dedi. maları istendi. Valiliğe itiraz eden mahalle Mahalle sakini 53 yaşındaki Muhittin Günsakinlerine, höyük üzerine ev yaptıkları ge- çağ ise evini kesinlikle terk etmeyeceğini söyrekçesi ile yıkım kararı çıktığı bildirilerek, ve- ledi. Evinden çıkarsa ailesi ile ortada kalacarilen sürenin bir ay uzatıldığı tebliğ edildi. ğını belirten Günçağ, “Bizi çıkarmaları için ya

15.06.2009

Milliyet

Yazıma bu haberle başlamak istedim. Çünkü tepebağ höyük kazıları ile ilgili 2009 yılınEvinde 65 yıldır oturduğunu söyleyen 78 dan beri bu tarz tek tük haber dışında neyaşındaki Şadiye Gökoğlu, çıkarılırsa gide- redeyse tek bir eleştiri okumadık. Koruma ceği bir yer olmadığını söyledi. Kendisinin adına buraya not düşmek istedim bu haberi. yıkım kararı çıkan evinde büyüdüğünü, bü- Tepebağ mahallesi Adana’nın en eski matün çocuklarının da bu evde doğduğunu be- hallesidir ve yakın tarihe kadar Adana’nın lirten Gökoğlu, “Ben kalp ve şeker hastası- neredeyse tek yerleşim alanı olan yaklaşık yım. benim belli bir gelirim yok. Beni evden 80ha’lık kentsel sit alanının 11 mahallesinden

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

https://www.youtube.com/watch?v=f9llGEGBbIc


birisidir. Burası üzerinde tarihi ve yakın dönem yeni binalardan oluşan ama sokakları ve çizgileri ile eski haritalarla örtüşen tarihi bir kent dokusudur. Tarihi sit alanı olmasının yanında bir diğer kıymeti de özellikle kazı yapılan 2,1ha’lık bölge ve uzun vadede kazılara devam edilmesi planlanan 25ha’lık bölge yıkımlardan önce konut yaşamının en yoğun olduğu bölge olması özelliği ile de geleneksel yaşantıyı çoğunlukla korumakta olmasıydı. Arkeolojik kazı çalışmalarına başlamak için kamulaştırma ve yıkımların ardından bugün itibariyle mahalle artık yaşayamayan bir bölgedir. Evrensel koruma ilkeleri bize bir kültürün izini sürmek

için başka bir kültürün feda edilemeyeceğini öğütler. 1964 yılında yayınlanan ve korumacıların anayasası niteliğinde olan VENEDİK TÜZÜĞÜ’nün 1.maddesi: ”Tarihi anıt kavramı sadece bir mimari eseri içine almaz, bunun yanında belli bir uygarlığın önemli bir gelişmenin, tarihi bir olayın tanıklığını yapan kentsel ya da kırsal bir yerleşmeyi de kapsar. Bu kavram yalnız büyük sanat eserlerini değil, ayrıca zamanla kültürel anlam kazanmış daha basit eserleri de kapsar.” der. Ayrıca aynı tüzüğün 11.maddesi de: “...Bir anıt üst üste çeşitli dönemlerin izlerini taşıyorsa, alttaki dönemleri açığa çıkarmak ancak bazı özel durumlarda yok edilen malzemenin önemi azsa, açığa çıkarılan malzeme büyük tarihi, arkeolojik, ya da estetik değer taşıyorsa ve korunma durumu böyle bir davranışı gerekli gösterecek kadar iyi ise haklı çıkarılabilir...” der. Yine kazının başındaki hocalarımızın söylediğine göre kazıların başladığı tarihe kadar Tepebağ’ın 3500 yıllık bir

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Yer Yön Yol 2017-002

19


mahalle olduğu ve mahallede neredeyse kesintisiz yerleşim olduğu biliniyormuş. (1960’lı yıllarda yine yıkımlı bir mudahaleye ugrasa da oraya yapılmak istenilen hastane projesinin yerinin değişmesi ile bir süre boş kalan mahelle yeniden yapılaşarak mevcut mahalle hayatına yani özüne geri dönmüştür) Peki bugün ne oldu da mahalledeki yaşantıyı hem de mahallede yaşayan insanlara rağmen, 78 yaşındaki Şadiye Teyze’ye rağmen, 55 sene aynı evde yaşayan Necati Tarak’a rağmen ve mahallede yaşamakta olan yüzlerce insana rağmen, “evlerini 3500 yıllık mahalleye (höyüğe) yaptıkları” gerekçesi ile ve yokolmakta olan değerlerin farkındalığına inat bir toplumsal kibirle evlerine yıkım kararı çıkarttırılıp mahalle ortadan kaldırıldı. D ö n e m i n b e l e d i y e başkanının “Tepebağ’ı sevmiyorum yıkıp oraya kocaman bir otopark yapalım demesinden 18 yıl ve o dönemki kamuoyundan tepki alıp söylemini; “yıkalım arkeolojik kazı yapalım o zaman” diye düzelteli 17 yıl geçmişti ki...; Biz 2000li yıllarda uzay maceraları falan beklerken kucağımızda bir arkeopark projesi, adana turizmi için kazı yapalım coşkuları, yeni kurulmuş hali hazırda görev bekleyen bir arkeoloji bölümü ve onun yardımcı doçentleri, görevden alınan belediye başkanının yerine atanmış yeni dönemde aday olma telaşındaki bir vekil belediye başkanı, popülizmle mega projelerle ülke yöneten bürokratlar bakanlar, suskunluğu marifet edinmiş odalar, parayla haber yapmaya alışmış açlık sınırındaki yerel basın ve dönemin vıcık vıcık ilişkilerini bulduk.. (Milenyumlu yılların pek parlak yıllar olduğu ve şartların bugün içinde pek değiştiği söylenemez). Hepsi elele yıkım için şartları mükemmelden de öteye taşıdılar ve bir sabah kepçeler ortada ibret abidesi gibi duran o koca konağı bırakarak işe koyuldular. Adana’nın en eski mahallesinin 67 evi 15 gün içerisinde yıkıldı, şehirin geleceği arkeopark projesi ile, turizme kazandırma hevesiyle tarihsel bir maceranın ortasında yok oldu. (Turizm için arkeolojik kazı yapılır mı tartışmasını uzmanlara bırakıyorum). Kimse ellemeseydi 3500yıl daha kalacak

20

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

bu güzel mahalle, kazıcıların çöküntü dediği; tarihten gelen kültürüyle, eser miktarda kalmış daracık, ölçekli, insancıl sokaklarıyla, bahçesinde dut ağaçlarıyla, begonvilleri lavanta kokularıyla, sokakta oynayan çocuklarıyla, damında biber kurutan Şadiye Teyzesiyle, içinde yaşadığımız dönemin vandallığına arkeoloji bilimi alet edilerek ortadan kaldırıldı. Ayrıca gelecek nesillerin belki de yüksek tenolojik imkanlarla belgeleme yapabileceği bir arkeolojik araştırmayı, hemen yapma ısrarı yüzünden çok kıymetli bir yerleşimi kaybetmiş olduk. Ramazanoğlu beyliğine, Matrakçı Nasuh Efendi’ye, Adana Valisi Ziya Paşa’ya, mahallede büyümüş annelerimize, babalarımıza, anılarımıza bu durumu nasıl açıklayacağımızı bilemiyorum. “Ama o evler niteliksiz ve tescilsizdi, bölge çöküntüydü” dediğinizi duyar gibiyim, Kentli olarak anılarımızı tarihimizi korumanın tek kriteri nitelik ve tescilmiş gibi. (Karar vericilerin çöküntü dediği Şadiye Teyze’nin 78 yıllık hayatıydı) 26 KASIM 1976 tarihinde UNESCO’nun TARİHÎ VEYA GELENEKSEL ALANLARIN KORUNMASI VE ÇAĞDAŞ YAŞAMDAKİ ROLLERİ KONUSUNDA TAVSİYE KARARLARI: “Her tarihî veya geleneksel alan ve çevresi bir bütün olarak görülmeli, söz konusu alanın doğal ve özel dengesinin, onu oluşturan bölümlerin bütünlüğüne bağlı olduğu ve bu bağlamda söz konusu tanımın binalar, mekânsal kurumlar ve çevrelerinin yanı sıra, insan etkinliklerini de kapsadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Tüm bu unsurlar, ne kadar vasat olursa olsun insanların faaliyetleri de dâhil olmak üzere, söz konusu bütünlük için büyük bir önem taşımakta olup göz ardı edilmemelidir.” der. Buna göre niteliksizliği 3500 yıllık mahalledeki Şadiye Teyze’nin bahçeli evinde değil, malesef her yerde övünülen ve gelişme sanılan düsturunu yitirmiş “toplumsal kibir” projelerinde aramak gerekiyor. Yapılana dünyadan örnek aramak, yapılan işe “urban archaeology” gibi süslü karizmatik isimler takmak yapılanı insanlık önünde meşrulaştıramıyor. Kağıt üzerinde yapılan herşey şüphesiz ki eksiksiz ve doğrudur ama benim kalbim başka türlü atıyor..


Yapılan kazılardan arkeopark için çok kıymetli birşeyler çıksa bile geriye kent adına 10m’lik sondaj çukurları ve şehrin kalbinde, içinde yaşam olmayan 2.1ha ‘lık kocaman bir boşluk kalacaktır. Adana, özü ve anıları için, geleceğe bakan, insan odaklı, korumacı uygar bir planlamaya sahip olmadığı gibi; Şadiye Teyze için şehrin dışındaki afet evlerine göndermek dışında bir vizyon da geliştirmemiştir. Eski adana için çok çalışan insanlar olmasına rağmen kentin vizyonsuzluğu yapılan tüm çalışmaları ve çabaları sofistike çabalar olmaktan öteye götürememektedir. Mevcut yönetciler için tüm bu çabalar marjinaldir. 1974 yılında yayınlanan ve korumacılar için çok önemli kaynaklardan birisi olan AMSTERDAM BİLDİRGESİ’de: “Yeni bir koruma politikası ve bütünleşik koruma uygulanmazsa, toplumumuz çok yakında geleneksel çevresini oluşturan yapı ve sit mirasının çoğunu yitirmiş olduğunu görecektir. Koruma bugün tarihi park ve bahçelerin yanısıra, tarihi kentler, kentlerin eski mahalleleri ve geleneksel karakteri olan kent ve köyler için de gereklidir. Bu mimarlık ürünlerinin korunması en alçakgönüllülerine kadar, günümüz yapılarını da unutmadan, kültürel değer taşıyan tüm yapıları çevreleriyle birlikte kapsayan geniş bir perspektif içinde görülebilir. Mimarlık mirasının önemi ve onu koruma tartışmaları artık çok daha açıklıkla biliniyor. Ani toplumsal değişikliklere karşı bireylerin kimliklerini bulmalarına olanak veren çevreleri korumak, ya da yaşatmak zorundaysak, tarihsel sü-

rekliliği korumamız gerektiği kabul edilmelidir.” der. Kentte yaşayan insanlar olarak Korumayı Taşı ahşabı, mimari şemayı korumak sanıp bu işi de görevleri başından aşkın kurullara havale ederek esas korumamız gerekeni, hayatı, anıları, Şadiye Teyzeleri, özellikle uyum içindeki kurumlara karşı korumamız gerektiğini unutuyor, sahip olduğumuz somut olmayan değerleri yok etmek için elimizden geleni yapıyoruz. Korumacılık elle tutulan, camların arkasında sergilenen nesneleri korumaktan çok, somut olmayan değerleri, anıları, (göçle bile gelmiş olsa) geleneksel yaşantıyı, bahçedeki ağacın içindeki kuş ötüşlerini korumaktır. Korumacılık “tarihi” topçu kışlası’na karşı ağaçların kesilmemesi için aylarca nöbet tutmak, küçücük bostanını lastik tekerlekler ezmesin diye ortalığı ayağa kaldırabilmektir. Korumacılık Tepebağ’da da Şadiye Teyze’nin evi için ya da ortada tek başına duran konağın önündeki sokak için arkeoparka karşı durmaktır. Kurumların uyumlu çalışma istekleri sivil toplum odalar ve basın için korkuyu, karar vericiler ve yöneticiler için fütürsüzlüğü egemen kılmaktan başka bir işe yaramıyor, bu da Adana’ya geri getiremeyeceği değerleri hızla kaybettiriyor. Kazı alanının ortasındaki o “tescilli ve nitelikli” yalnız kalmış ev en önemli niteliği olan Şadiye Teyze olmadan ev olamıyor artık, önündeki yanındaki sokağı olmadan bundan sonra ancak niteliğini kaybetmiş tescilli bir bina olarak kalacaktır. *yersiz yönsüz yolsuz


Herkesin Duvarı Kendine !... ...

En eski ikinci meslek derler duvarcılara, Birinci hepimizin malumu… Koskoca masonlar bile köklerini duvarcılara dayandırmışlar, Önemli yani… Basit gibi duruyor ama acayip karmaşık bir şey bu nesne, Aynı anda iki iş yapabiliyor… Güya koruyor bizi dışarıdan ama dışarı da çıkarmıyor içerdekini… Danışmamızı isteyen ama tepesinde Danışma yazan kulübeler gibi… İnsan icadı ya bu duvar, Bundan mütevellit çeşidi çok… Biri bildiğimiz somut hali, Mimarinin olmazsa olmazı… Öteki en soyut olanı, Soyut falan ama somut duvar halt etmiş sağlamlıkta… Benim de oldu duvarlarım, Her insan gibi… Bazı benim ördüğüm, Bazısı etrafıma örülen… Başkalarının ördüğü sorun olmadı hiç, Çok çok girmedim… Zaten içini görmediğim yerde ne işim olsun ki, Merak bile etmedim… Tüm dertlerim kendi ördüklerim ile oldu, Ne çektiysem onlar yüzünden…

Sait Erhan ÖZBEK

Tüm dertlerim kendi ördüklerim ile oldu, Ne çektiysem onlar yüzünden…

Ayarlayamadım bir türlü enini, boyunu,harcını,malasını,tuğlasını ya da ustasını… Ya yüksekti boyu egolarımı aşamadım, Ya çok kısa kaldı sabrımı taşırdım… Bazen çok kalın oldu ben bile çıkamadım dışarı, Bazen de çok ince, davetsiz misafirler ağırladım… En sonunda çözdüm sorunu, Harcına yüreğimi koydum… Herkes çok beğendi, tabi ki en çok da ben, Ellerimle yapmıştım sonuçta kazıyarak her santimini… Bundan daha iyisini kimse yapamaz diye de epey sevindim… Hem de öyle böyle değil, İçinden çıkmaz oldum artık sonsuza dek hayallerimi biriktirerek… Ama olmadı yine, ‘’Ne verirsen elinle o da gelir seninle’’ olmadı işte… Gitti, Harcını da yanında götürerek… Harç gitti, Yapı Paydos oldu… Duvar mı? Artık hiç sorunu yok, uzun, kısa, dar, ince… Yıkıldı üzerime…

22

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar


Duvar .

Mine LİMAN

Duvar hakkında bir yazı yazmaktansa, aklıma geliverenleri yazmak daha ilginç geldi. Çünkü kendime sorunca ilginç cevaplar aldım kendimden. Biraz da etrafıma sordum ve kişilerin meslekleri bazında duvarı algıladıklarını farkettim. Şöyle sordum sorumu; -Duvar deyince aklına geliverenler ne? - İşte cevaplar: Mine’ nin iç sesi: •Odam kireç tutmuyor, kumunu karmayıncaAhmet Kaya. •Toplum dayatmaları ve kötülenen ego = ÖZGÜRLÜK •Dağınık bir yatak üzerinde duran keman resmi, siyah-beyaz. •Gömme rezervuar – 8,5 luk – 13,5 luk Tuğla duvar… •İnsanlar arası engel •Arkasındaki. Merak. •Isı yalıtımı •Kerpiç evler ve parmağımı ısıran karıncalar. •Yıkım ve örüm projesi. •Atlama

Yeşim Kıyak – İç Mimar •Engel Güliz Çetin – Mimar •Sınır •Mahremiyet Ertan Liman – Makine Mühendisi – TMG Ortağı •Engel •Korunmak •Sınır •Taşıyıcı Ege Liman - Öğrenci •Betonarme •Engel Esin Gürani – Grafik Tasarımcısı •Tablo, •Kolon •Grafiti •Küslük •Trump •Berlin Ve genelde duvar engel gibi negatif çağrışımlar yapsa da, benim için önce GÜVEN demek. KORUNMA demek. Ama kendi türümüzden değilde, hayvanlar, doğal afetlerden korunma için kullanılabiliyor olmasını diler, öyle bir dünya da yaşamayı arzu ederdim.

•Beyazlık. •İktidar Onur Aktakas – Onan Yapı Ortağı. •Metraj (sanırım devamı Hakediş) •Bölme •Karşı Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

SEVGİ İÇİNİZDEN EKSİK OLMASIN….

Yer Yön Yol 2017-002

23


Duvar işte... Ahmet Yakar

@ahmetyakar00

Duvar işte... Resmini de yaparsın, çişini de...

24

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

https://www.instagram.com/ahmetyakar00/


Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Yer Yรถn Yol 2017-002

25


Duvarlar bellekleridir hayatın. Kimi umutlarını çizer Rengarenk;

Kimi gerçeklerini, Zifiri siyah.


SÖZLÜK

Mimari Terimlerin D, E, F’si.

Sabri TUNÇ

Meraklısına, sahibinden az kullanılmış kelimeler

A, b, c’yi geçtik bu sayıda da che’ye selam verip D, E ve F’ye sataşmak istiyorum.

önleyen öğe. Şantiyeye deniz hayaliyle gidip yıkıma uğramak gerçekten çok can sıkıcı.

Çekme kat : Uzaktan bakınca portatif hareket edebilen bir kat algısı yaratan bu tanım, aslında önünde alt katın yukarı vuran devasa döşemelerinin kocaman teraslar oluşturduğu binanın sokaktan görünmeyen en üst katı demek oluyor. Uğruna alana girer mi girmez mi gibi nice dövüşlerin döndüğü bu kat zamanla büyüyerek normal kat oluyor çoğu zaman ! İyi bakmak lazım.

Damlalık : Yağmur suyunu düşey bir yapı elamanının yüzeyini yalamayacak şekilde ileri dökmek için yapılan ve boydan boya devam eden çıkıntı. Bunu sıvacıyla yövmiye usulü anlaşıp damlalıklar için size çıkardığı ekstra faturayı görünce daha az seveceksiniz, emin olun.

Çiroz : Argoda çok zayıf kişi, denizde balık, inşaatta kolon ve perdelere konulan uçları ters yönde kıvrılmış donatı, mutfakta aşçı. Fonetiğine ayrı, rakının yanına ayrı hastayız. Çörten : Sizler de plastik su tahliye borularından nefret ediyorsanız, içerisinden zincir sarkan bu tasarım harikası tesisat detayına bayılırsınız. Ben çok seviyorum. Damlaların yağmur ve kar sularını bina duvarlarından uzağa akıtmak için ahşap yapılarda tahtadan, kagir yapılarda taş veya betondan yapılan, dışarı doğru uzanmış oluk. Denizlik : Denizli şehrinin denize kıyısı olmamasında sonraki içinden deniz geçen bir kelimenin denizle hiç alakasının olmaması tesadüf olamaz. Pencere doğramasının altında içte ve dışta yapılarak suların duvar içerisine sızmasını veya duvar yüzeyinde süzülmesini

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Eliböğründe : Eski ahşap evlerde çıkmaların altına aralıklı olarak konulan eğrisel ahşap göğüslemelerden her biri. Beşiktaş taraftarının her Avrupa maçının son dakikalarını geçirdiği şekil demek aynı zamanda. Etriye : Betonarme kolon ve kirişlerde boydan boya giden demirleri saran enine donatı. Görünmeyen kahraman bir nevi. Foraj: Kuyu açmak ya da kazık temel yapmak üzere burgu ile yeri delme. Şarap mantarına tirbüşonun girişi scale : 100 enter. Furuş: Saçakların, çıkmaların altına yalnızca süsleme amacıyla konulan küçük destek ya da oymalı süsler. Nesli tükenen bir mimari akım yalnızca netgeowild’da. Diğer sayı görüşmek üzere.

Yer Yön Yol 2017-002

29


KONUTTA... Esneklik..

Basri GAZİ

Konutta...

Konut eylemlerinin rasyonelleştirilmesi konusunKONUTTA ESNEKLİK KAVRAMININ TANIM- daki eğilim, Amerika’da 1860’larda hizmetçisiz aileler ve ev kadınının ev islerinde daha fazla bağımsızlaşması LARI hareketi ile başlamıştır. Hizmetçisiz konut, bireylerin is bölümüne ve çocukların ev islerinde görev alma ve KONUTTA ESNEKLİK eğitilmelerine yol açar. Önce konut içi isleri organize Konut, yapısı gereği bünyesinde birçok me- olarak yapılmaya başlanır. Ev isleri organize de yapılkânı barındırmaktadır. Bir mekân, onu kullanan sa sebep olduğu yorgunluklar nedeniyle 1910’larda kişilerin sayısı, eylemleri, kültürel iliksileri, her bi- yavaş yavaş tek araçların ve bütün mutfağın hareket reyin sahip olduğu temele bağlı parametrelerin etütleri (motion-studies) yapılmaya başlanmıştır. (Tatlı, 2008) etkisinde meydana getirilmelidir. Konut içindeki sirkülâsyonun, adımlarını saBir çevre veya mimari bir mekân üç önemli fikrin yarak tespite çalışılması ile başlayan bir akım “ Ev sonucudur: içi mühendisliği” (Household Engineering), “Konutta bilimsel yönetim” (Scientific Management in the a) Yapı veya mekânın tasarlanma amacı, b) Yapı veya mekânı inşa etmek için mevcut ola- Home) adları altında ortaya çıkmıştır. Amerika’da özellikle Oregon eyaletinde çiftçi eslerinin yaptıkları naklar, c) Mevcut bilim ve teknolojiden faydalanarak çalışmalarda ortaya çıkmaya başlayan bu hareket, yapılan mekânın insan üzerinde yapacağı duy- Almanya’da 1920’li yıllarda konut mimarı Klein ’in gusal etkilerle insanın fonksiyonel ihtiyaçlarına yaptığı yöntem çalışması ile daha da bilimsel bir kimlik almıştır. Hemen hemen ilk “bilimsel mutfak” etüdü vereceği cevap (Beyazıt, 1969,). o zaman yapılmıştır. (Tatlı, 2008) İhtiyaçların anlaşılmaya ve üzerinde durulKonutun içinde yasayanların hayatına göre tasarmaya başlanması, konutun ve konut içi araçların rasyonelleştirilmesi hareketi ile başlamıştır. Ko- lanması gerekliliğinin mimarlarca kabulü ancak fonksinutun rasyonelleştirilmesi konut içimlerin mak- yonalist teorinin uygulama alanına geçmesinden sonineleşmesi ile meydana gelmiştir. Endüstride radır. Konutu “bir yasama makinesi” olarak tarif eden olduğu gibi konut içi eylemlerin organizasyonu, Corbusier, bu kavramı ilk olarak belirtenlerden biridir. yapım sürecinin belirlenmesi ve bilimsel olarak Önce Amerika’da gelişip, 1930’larda bütün Avrupa’ya yönetimi ile rasyonelleşme kendini göstermiştir. yayılan, mutfağın bir ünite olarak ele alınması fikrinin Gerçi konut ve fabrika aynı paralelde düşünüle- J.J.P.Oud, Mies van der Rohe, Walter Gropius, Josef mezler, fakat zaman ve isten tasarruf konusun- Frank ve Le Corbusier’ de müştereken geliştiği görülür (Gideon, 1948). da benzerlikler gösterirler (Gideon, 1948).

30

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar


Çeşitli konularda halk sağlığı ve emniyetini korumak gayesiyle ve finansman kaynağı görevi gören kuruluşlarca, alanla bağlantılı minimum mekân standartları tesis edilmiştir. Bütün bu konulan standartlar bir takım bina mekân elemanını belirleme amacını güderler, mekânsal elemanlar ise genellikle eylemlerin boyutsal ihtiyaçlarından doğan modüllerden meydana gelir. Bu türden bir mekân belirleme insanın psikolojik ihtiyaçlarına dayanan bir davranış olarak göze çarpar. Yalnız niceliksel bir hareket tarzı eksik bir tasarlama denetimidir. Bugün imalat endüstrisinde olduğu kadar toplu yapımda da tipleri azaltıp, optimum fayda sağlamaya çalışılmaktadır. Gerek kavramlar, gerek süreç ve gerekse malzeme yönünden, sosyal ve ekonomik düzen, tasarımcıyı bireyselliğin getirdiği karmaşıklıktan uzaklaşmaya zorlamaktadır. Dolayısıyla tasarım ürünleri de kişisel ve öze ait olmayan katkılardan uzaklaşıp, basit ve pratik olmaya yönelme yolundadır. Teknik, ekonomik, sosyal vb. alanlardaki hızlı gelişmeler, tasarım ürünlerinin devamlı olarak yenilenmesini gerektirmekte, hatta gelecekteki ihtiyaçları ve istekleri önceden tahmin edip ona göre tasarlama yapmayı gerektirmektedir. Bu sebeple bir standardın önce meydana getirilip kabul edildiği, sonra yetersizleştiği, yetersizlik sebeplerinin bulunup yeni olanakların araştırıldığı görülür. (Tatlı, 2008) Tasarım sırasında araç ve donatımın içinde bulunduğu ortamla karşılıklı etkilerin bilinmesi önemlidir. Çünkü günümüzde teknoloji daima kendi kendini yenilemektedir. Onunla birlikte sosyal, psikolojik, ekonomik, teknik, fiziksel ve fizyolojik hiyerarşilerin bir aşamasını meydana getiren tasarım, bu hiyerarşik düzen içindeki gelişmelere ayak uydurmak zorunda kalacaktır. Bu bakımdan tarihi gelişim içinde tasarım ürünlerinin de kendilerine göre basitten gelişmişe doğru bir takım değişim evreleri vardır. Tasarım her evresinde yenilenen bir özelliğe sahiptir. Bu bakımdan onu canlı bir organizmaya benzetmek ve değişim içinde bir safha kabul etmek mümkündür.

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Lönberg-Holm ve c. Theodore Larson’un gelimse devreleri diyagramı. (Beyazıt, 1969,)

Günümüzde tasarım, hitap ettiği geniş insan kitlelerine karsı taşıdığı sorumluluk sebebiyle, hızla değişen sosyal ve ekonomik ortama kendini uydurmak zorundadır. Bu durumda gelecekte oluşacak ya da olması arzu edilen durumlar için önceden hazırlıklı olmak gerekmektedir. Kendiliğinden olagelen değişmeler çoğu kere günümüzdeki hızlı teknolojik ilerleme içinde zararlı sonuçlar doğurmaktadır. Bu bakımdan tasarım ve onun etkilediği ortamda yapılacak düzenli ve yönlendirilmiş değişmeler, gerek sosyal, gerekse ekonomik pek çok zararın daha basında iken önlenmesinde yardımcı olabilir. Özellikle toplu yapıda gittikçe hızlanan endüstrileşme dolayısıyla, konut programlarında sık sık değişiklik yapılması söz konusu olmadığından, yapının tasarlama özelliklerinin önceden belirlenmesi gereklidir (Hole, 1967). Teknik gelişme örnekleri kendinden önce bir baksa sistemi veya aracı kullanışsız hale getirir. Bunun için tekniğin ilerlemesini kendi içinde bir kanuna bağlı olarak kendi kendini eskiten, yenen bir ilerleme olarak gösterilebilir. Her kesif kendinden önceki birçok kesif ve bulusu kullanışsız hale getirir veya yetersiz kılabilir. Bu bakımdan tekniğin hızla gelişmesi karsısında daima esnek bir düzene bağlanmamız lazımdır. Duruk (statik) talimatname ve yönetmelikler yapım endüstrisi yönünden faydadan çok zarara sebep olurlar (Beyazıt, 1969).

Teknolojik gelişmeler ve beraberinde oluşan sosyal değişimler binalarda mekanik donatı kullanımını artırmıştır. Bu mekanik donatılar ısınma, aydınlanma, yatay ve düşey ulaşım, drenaj vb. şeylerdir. Bu yardımcı mekanik donatıların bulunmadığı eski binalarda bu ihtiyaçlar ev dışında bahçe içinde çözülürlerdi. Eski binalardaki bu donatı azlığı onları uzun süre fonksiyonel kılmıştır. Yüz yıl önce yapılmış olan tren istasyonlarının işlevselliğini sürdürmesi ve bunun yanında bundan 50 yıl önce yapılan hava alanlarının aynı şekilde işlevselliğini sürdürememesi bu duruma örnek gösterilebilir. Tren istasyonlarında insanlar kendi yüklerini taşırlar, ancak hava alanlarında yük tasıma mekanik bir donatı yardımı ile olur. Burada mekanik bileşenlerin yerini alan insan aktivitesi değişmezliğini korurken, mekanik düzenleme ise sürekli değişiklik göstermiş ve içinde bulunduğu binayı değişmeye zorlamıştır. (Weeks, 1964, s.86) Bina içindeki mekanik donatı binanın strüktüründen daha hızlı bir şekilde bozulur. Havalandırma ve asansör sistemlerinin faydalı ömrü 20 yıl kadardır. Mekanik donatı bulunduran binalar bulundurmayanlara nazaran daha çabuk eskimektedir, çünkü binaların eskimesinde mekanik donatının eskimesi büyük rol oynamaktadır (Cowan, 1962, s.70). Yer Yön Yol 2017-002

31


Binaların eskimesini etkileyen bir diğer husus ise fonksiyonel olarak ihtiyaçlara cevap verememesidir. Bir binayı fonksiyonel kılmak için, kullanıcıların belirlenmesi ve bu doğrultuda kullanıcıların ihtiyaçlarını cevaplayabilecek uygun tasarımlar yapmak gerekmektedir. Kullanıcıya uygun bina yapmanın yolu ise kullanıcının ihtiyaçlarını belirlemek ve dolayısıyla tasarıma kullanıcı katılımını dâhil etmektir. (Tatlı, 2007) Tasarımda kullanıcı katılımı ve esnek planlama kavramları 1920’li yıllarda başlayarak önem kazanmış olan konulardır. Bu iki kavram farklı konular içerseler de buluştukları ortak noktalar çoğunluktadır. Endüstri Devrimi ile birlikte artan konut talebine cevap vermek amacıyla konut yapımında hızlı bir artış gözlenmiş, yapım tekniklerinin çok katlı yapıya olanak tanıması nedeniyle konut farklı bir anlam kazanmıştır. Toplu yasam, hızlı üretim “Çok Katlı Konut” olgusunu beraberinde getirmiştir. Çok katlı konutların farklı gelir gruplarından ve farklı sosyo-kültürel yapıdan gelen kişileri aynı çatı altında barındırması açısından önemli bir yapısı vardır. Kullanıcı grubu belirlenip, tasarımcı ve ekibi tarafından bu grubun isteklerine göre tasarım yapılması mümkündür. Bazı çok katlı konutlarda konut sayısı binleri asmaktadır. Böyle durumlarda tasarımcının her bir kullanıcının istek ve arzusuna göre tasarım yapması olanaksızlaşmaktadır. Bu nedenle kullanıcı “katılımı kavramı” bizi “esnek planlama” kavramına ulaştırmaktadır (Üstün, 2000). ESNEKLİK İHTİYACININ NEDENLERİ İnsanlar yaşamlarını sürdürürken, doğuştan var olan ve sonradan ortaya çıkan gereksinmelerini karşılayabilmek için çeşitli eylemlerde bulunurlar (Erdoğan, 1995). Bu eylemlerin büyük ölçüde oluşturulan yapay çevrede karşılanması gerekmektedir. Konut, toplumun en küçük birimi olan ailenin eylemlerini gerçekleştirdiği yapay çevredir. Fiziksel bir yapı olmasının dışında konut, sosyal ve kültürel değerlerin bir ifadesidir. Kullanıcının sosyo-kültürel yapısına uygun olmayan konutlar, kullanıcı gereksinmelerine tam olarak cevap verememekte ve zaman içerisinde kullanım

32

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

karmaşasına neden olmaktadır. Konut, bu nedenle bitmemiş bir ürün olarak ele alınmalı; esnek, değişebilir olmalı ve kişisel seçimleri yansıtmalıdır. Esneklik ihtiyacının temel nedeni, kullanıcılara yasadıkları yapay çevreyi kendi gereksinmeleri doğrultusunda değiştirebilme ve yaşamları boyunca aynı konutu kullanabilme olanağı sağlamaktır. Bu açıdan bakıldığında çoğunluk olarak kullanıcı gereksinmeleri, tasarımda esnekliğin temel nedenidir. Bunun yanında esneklik ihtiyacı da bir çeşit kullanıcı gereksinmesidir. Bu doğrultuda tasarımcıların esnekliği bir kullanıcı gereksinmesi olarak ele alıp alternatif çözümler üretmeleri gerekmektedir. İnsan gereksinmelerinin bir kısmı, özellikle fiziksel olanları mutlaktır. Ancak yasam tarzına, eğitime, kültüre, toplum yapısına ve ekonomik şartlara bağlı olarak diğer gereksinmeler görelidir. Bu doğrultuda kullanıcı gereksinmelerinin irdelenmesi esnek konut tasarımı için önem kazanmaktadır. MİMARİDE ESNEKLİK ÇEŞİTLERİ Esneklik kavramı konusunda araştırmacılar tarafından farklı açılardan yaklaşılarak yapılan farklı tanımlamalar ve yorumlarda, bir binada değişim taleplerini karşılayacak çeşitli esneklik türleri ileri sürmektedir. Yürekli (1983), mimarlık alanında kavram olarak ortaya çıkan esneklik türlerini, bina üretim süreci evrelerine bağlı olarak iki temel grupta toplamıştır: - Gerçekleşme zamanı yapım evresiyle sınırlı ise, uygulamasında yalnız planlama ve mekân organizasyonu (layout) kararlarının etkili olduğu, ancak gerçekleşme zamanı yapım evresini de kapsıyorsa, bu kararların yanı sıra yapı ve yapım sistemi niteliklerinin de uygulamada önem taşıdığı ve binanın kullanım evresinden önce ortaya çıkan esnekliğe ‘tasarım esnekliği’, -

Uygulamasında planlama ve mekân organizasyonu


(layout) kararlarının yanı sıra, yapı ve yapım sistemine iliksin niteliklerin de etkili olduğu ve binanın kullanım evresinde ortaya çıkan “kullanım esnekliği”. Söz konusu gruplandırmada tasarım esnekliği kapsamına giren, yapım evresinde planlama ve mekân organizasyonu karalarının yanı sıra, özellikle yapı ve yapım sistemi özelliklerine bağlı olarak gerçeklesen “yapım esnekliği” ayrı bir esneklik türü olarak belirlenebilir (Deniz, 1999). Belirtilen bu sınıflandırma yaklaşımından yola çıkılarak, bina üretim ve kullanım sürecinde gerçekleştirildikleri evreler açısından yapılacak bir sınıflandırmada, esneklik türleri üç baslık altında toplanılabilir.( Tatlı, 2008) Tasarım Esnekliği Tasarım esnekliği tasarımcıya farklı çözümler oluşturma olanağı vermesinin yanı sıra tasarımcı tarafından hazırlanan esaslara dayalı olarak kullanıcıya ve veya tasarımda rol alan diğer karar vericilere, kendine uygun alternatifi elde edebilme olanağı sunan esneklik türüdür. Tasarım evresinde uygulanan bu tür esneklik olanağı vasıtasıyla kullanıcılar, farklı tipte veya aynı tipte ancak farklı mekân organizasyonlarına sahip konutlar arasından seçim yapabilirler. Eğer tasarım esnekliği sağlanırsa, bina alan ve geometrisi sabit tutularak tasarım evresinde iç mekân organizasyonunu değiştirmek mümkün olabilir. Başka bir deyişle aynı taşıyıcı sisteme sahip olan ve aynı sınırlı alanda çözülmüş farklı plan tiplerinin gerçekleşmesi tasarım esnekliğini oluşturur. (Tatlı, 2008)

düzenlemeleri yapılabilir (Deniz, 1999). ESNEK, DEĞİŞEBİLİR, UYARLANABİLİR AMAÇLI KONUT TASARIM YAKLASIMLARI Esnek konut tasarımında baslıca problem alanı, konuttan beklenen esneklik düzeyinin belirlenmesi, diğer bir anlatımla konutta tatmin için ne düzeyde esnekliğin yeterli ve uygun olacağıdır. Bina tipolojisi olarak konutta, esneklik düzeyine göre iki tasarlama modeli geçerli olmaktadır. -

Fiziksel değişiklik yapılmadan uyabilme yeteneği,

- Bölgeleme kararlarına bağlı kalarak iç mekânda değişiklikler yapılabilmesidir. (esnek modüler bilesen mimarisi). Fiziksel değişiklik yapmadan uyabilme yeteneği mekânların birden fazla amaçla kullanılabilmesini sağlaması bakımından konut için uygun bir yaklaşımdır. Rabaneck (1974) konutta değişme olasılığının etkinliklerde değil, etkinliklerin konumlarında ve iliksilerinde daha yüksek olduğunu belirtmektedir. Birçok tasarım gereksinmesinin eklenebilen- uyarlanabilen ucuz çözümlerle elde edilebileceğini savunmaktadır.

Yapım evresinde, ana yapı sistemine veya sistem elemanlarına dayalı olarak, değişik binalar ve bina içinde değişik mekân organizasyonları oluşturmasına olanak tanıyan esneklik türüdür. Örneğin, değişmeyen ana sistemi prefabrike bileşenlerden oluşan bir yapısal mekânın aynı bilesen takımı, farklı alan, geometri ve düzene sahip binaların gerçekleştirilmesine olanak sağlıyorsa, bu durumda yapım esnekliğinden bahsedilebilir (Deniz, 1999, s.12).

Yürekli (1983), uyarlanabilirlik amaçlı tasarlama yaklaşımlarının temelini, gerek çevre gerek yapı sisteminde toleransların genişletilmesi ve ihtisaslaşmadan kaçınma seklinde özetlemektedir. Bu yaklaşımda, karar noktalarını mekân büyüklüklerinin çeşitlenmesi, mekânların ilişkileri ve ihtisaslaşma ve fonksiyonun ifadesinden kaçınma olarak vermektedir. Ancak mekân büyüklükleri etkinlikler ve eylem araçlarıyla doğrudan ilişkilidir. Cook (1967), konut aile ilişkisinde, hane halkına göre konutun büyük olması ya da çok dar gelmesi olmak üzere iki çelişen duruma dikkat çekmektedir. Özel sektörün aynı ekipmanla büyük yapmayı karlı bulduğunu belirterek optimizasyonun gereğine işaret etmektedir. Asıl çözümün geniş taban alanlı ancak küçük yasama bölümlü evler olduğunu belirtmektedir.

Bunun yanı sıra farklı prefabrike firmalarının kullandığı ürün birleşim detayların birbirleriyle uyuştuğu sistemler (açık sistem), uyuşmadığı sistemlere (kapalı sistem) nazaran daha esnek yapıma izin vermektedir. Böylelikle farklı firmaların ürünlerinin birbirleriyle uyuşmasıyla yapım esnekliği sağlanmış olur. Kataloglaşma ve standartlaşma ile farklı prefabrik yapı elemanlarının birbirleri ile uyum içinde detaylandırılması mümkün olmaktadır. (Tatlı, 2008)

Price (1971), yeni araçların (derin dondurucu, çamaşır kurutma makinesi, bulaşık makinesi vb.) yasama girmesiyle en önemli değişikliğin hizmet alanlarında (banyo, çamaşır odası, mutfak, depo vb. hizmet mekânları) gözlendiğini söylemektedir. Servis hacimlerindeki en uç esneklik düzeyine, hizmetlerin parçalanması ve ekipmanın küçültülmesi, hareketli duruma getirilmesi ile ulaşılabileceğini belirtmektedir.

Kullanım Esnekliği

İkinci model esnek modüler bilesen mimarisi olarak da adlandırılan, konut kullanıcısının kendi arzusuna göre bileşenleri düzenlemesiyle ulaşılabilecek bir çözümü önermektedir. Bu alanda önemli bir çalışma Hollanda’ da N. John Habraken yönetiminde “Stichting Architecten Reasearch” araştırma grubu tarafından geliştirilen SAR konut tasarım metodolojisidir. Metodoloji değiştirilemeyen destek strüktürlerin ve kullanıcının isteğine göre sökülüp takılabilen ünitelerin modüler koordinasyon ilkeleri doğrultusunda tasarlanması için yol gösterici kuralları belirler. Çözümde konut seçenekleri, eylem alanlarını belirleyen

Yapım Esnekliği

Kullanım esnekliği, yapım sonrası ve / veya kullanım evrelerinde, kullanıcılara, yapının esas (taşıyıcı) elemanlarını değiştirmeksizin, diğer yapı elemanlarını ve mekânları değiştirebilme olanağı sağlayan esneklik türüdür. Bu tür esneklik, tamamlayıcı yapı elemanları vasıtasıyla gerçekleştirilebilir. Örneğin, taşıyıcı sistemi ve kabuğu sabit tutulan bir binada, yapım sonrası ve kullanım evrelerinde bölücü duvarlar, ekipmanlar, mobilyalar, vb. yapı elemanları kullanılarak mekân organizasyonu değişiklikleri ve Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Yer Yön Yol 2017-002

33


ve hiyerarşi içinde düzenlenen bölgelere (zonlar) ait olası plan seçenekleri üretilir ve her bölge içinde yer alacak eylem alanları için eklenebilir, takılabilir parçalardan oluşan olası düzenlemeler geliştirilir. Konut kullanıcısı kendi gereksinmesi doğrultusunda ön seçimde bulunur. Sistem için yapı eleman ve malzemesinde ve konut donatılarında – modüler koordinasyona bağlı – yüksek düzeyde standardizasyon gereklidir. Esneklik, büyüme ve uyum sağlama kavramlarını, mimari açıdan iç içe geçmiş tanımlamalar olarak değerlendirmek gerekir. Bu değerlendirme neticesinde konut üretiminde mekânların ve mekânlar arasında kurulan ilişkilerin değişen insan ve insan ihtiyaçlarının oluşturduğu çeşitliliklere işlevselde şematik, mekânsal anlamda da yeterlilik olarak daha doğru cevaplar vermesi amaçlanır. Esneklik kavramından kasıt, mekânın kullanıma başlandığı andan itibaren gelişen süreç içerisinde, mekânın kullanıcıların ihtiyaçlarının değişimine ve hatta kullanıcıların değişimine işlevsel ve şekilsel olarak ayak uydurabilmesidir. Başka bir deyişle, mimari olarak kullanıcıların değil, kullanılanın büyüme ve küçülme eylemleri ile uyum sağlama eylemini gerçekleştirebilme potansiyelidir. Sonuç olarak; çağımız mimarisinde sıklıkla kullanılmaya başlanmış olan esneklik, büyüme ve uyum sağlama kavramlarının konvansiyonel konut üretim alışkanlıklarını geliştirmede kullanmak ve bu suretle kullanıcı ihtiyaçlarına karşılık gelen yeni mekânsal organizasyon şemaları üretmek, gerek kullanıcıların sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına cevap vermek bağlamında, gerekse seri üretim konut yapılarının ekonomik ve siyasal olarak hatalarını giderme bağlamında faydalı olacaktır.

KAYNAKÇA (kullanım sırasına göre) 1- ŞENYAPILI, ÖNDER, OTOMOBİL TASARIM VE TASARIMCILARI, BOYUT YAYINLARI, 2005, İSTANBUL 2-

ESGİN, ALİ, ANTHONY GİDDENS SOSYOLOJİSİ, 2005, ANKARA

3-

LELAND M. ROTH, MİMARLIĞI ÖYKÜSÜ, KABALCI, 2000, İSTANBUL

4-

KIRCI, NAZAN, MAKİNA İŞLERLİĞİNDE KONUT TASARIMI, 2004, ANKARA

5- PAYASLI, OĞUZ, ADANA TEPEBAĞDAKİ TARİHİ YERLEŞİM DOKUSUNUN İNCELENMESİ, 2007, ANKARA 6- ERŞAN, ZARİFE FATMA, KAHRAMANMARAŞ TOPLU KONUT UYGULAMALARININ KULLANIM SONRASI DEĞERLENDİRMESİ, 2006, ADANA 7-

EŞ, M, AKIN, Ö, KONUT MEMNUNİYETİ, 2006, İSTANBUL

8- TATLI, BARIŞ, ESNEKLİK VE DEĞİŞEBİLİRLİĞİN ÇELİK İSKALAETLİ ÇOK KATLI KONUT YAPILARINDA İRDELENMESİ, 2008, İZMİR 9-

www.googlearth.com

AYDIN, D., 2002. Binaların Kullanım Sürecinde Değerlendirilmesi I Ders Notları, Selçuk Üniversitesi, Konya www.wikipedia.org ARCAN, E.F., EVCİ F.,1992. Mimari Tasarıma Yaklaşım, İki Yayınevi, İstanbul TEKELİ, İ., 1994. Bir Ülkede Konut Sorununu Yanlış Tanımlandığı Konusunda Kuşkular Belirdi mi Konut Sorunu Çözüme Yaklaşmış Demektir, Mimarlık Dergisi, Sayı 260, s 27-28. TEKELİ, İ., 1996. Habitat II Konferans Yazıları, T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, Ankara. ÖZTEKİN , K. ve diğerleri., “17 Ağustos 1999 Marmara Depremi Sonrasında Ortaya Çıkan Geçici ve Kalıcı Yerleşimler ile Mevcut Yerleşimlerin Konut Planlama ve Kimlik Sorunları Açısından Değerlendirilmesi”, Kocaeli Deprem Sempozyumu 2003, Kocaeli ÖZTÜRK, C.. Toplu Konut Alanlarının Tasarımında Uygulanacak Ana İlkeler, Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 1991, İstanbul YEĞİN, M.. İstanbul Metropolünde Yapılan Toplu Konut Uygulamalarının Mekansal, Alansal ve Boyutsal Analizleri, Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 1993, İstanbul BEYCAN, Ş. Çanakkale’de Kamu Eli ile Üretilmiş Toplu Konutların Mekânsal, Alansal ve Boyutsal Analizleri ve Üretim Sistemleri Üzerine Bir İnceleme, Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi,2004, İstanbul ALTUNKASA, F.. Adana’da İklimle Dengeli Kentsel Yeşil Alan Planlama İlkelerinin Belirlenmesi ve Çok Amaçlı Bir Yeşil Alan Örneğinde Geliştirilmesi, Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Doktora Tezi, 1990,Adana, AYAN, M. Kent Koop. Batıkent Konut Üretim Kooperatifleri Birliği Konut Alanları Tasarım İlkeleri, Özgün Matbaacılık Sanayi, Yayın:52, s.154, 1985, Ankara ÇETİNER, A. Şehircilik Çalışmalarında Donatım İlkeleri (Ticaret, Eğitim, Sağlık, Sosyal-İdare, Endüstri, Yeşil), İstanbul Teknik Üniversitesi Baskı Atölyesi, 1991, İstanbul. GÜRÜN, C. D. K. Kahramanmaraş Doğukent Toplu Konut Uygulamasının Kentsel Gelişmede Sağlıklı Bir Kentleşme Modeli Oluşturulmasındaki Rolünün Araştırılması, Sütçü İmam Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2003, Kahramanmaraş BEYAZIT, N. (1969). Konut Araçları Açısından Ele Alınan Sistematik Bir Tasarlama Yönteminin Geliştirilmesi. İstanbul. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi GİEDON, S. (1948). Mechanisation Takes Command. New York: Oxford University Press. HOLE, W. V. (1967). User Needs and the Design of Houses: The Current and Potential Contribution of Sociological Studies. Stockholm: The Social Environment and Its Effect on the Design of the Dwelling and Its Immediate Surrounding, CIB Commision W45, Symposium WEEKS, J. (1964). Indeterminate Architecture. Transactions of the Bartlett Society, (2), 85106. COWAN, P. (1962-1963). Studies in Growth, Change and Ageing of Buildings. Transactions of the Bartlett Society, (1), 55-84. ÜSTÜN, B. (2000). Konut Tasarında Esnek Planlama Amaçlı Yaklasımlar ve Tasarımda Kullanıcı Katılımının Öneminin Eskisehir Örneginde _ncelenmesi. İstanbul. Mimar Sinan Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü. YÜREKLİ, F. (1983). Mimari Tasarımda Belirsizlik: Esneklik/Uyabilirlik İhtiyacının Kaynakları ve Çözümü Üzerine Bir Araştırma. İstanbul: İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Baskı Atölyesi DENİZ, Ö. S. (1999). Çok Katlı Konut Tasarımında, Kullanıcıların Esneklik Taleplerini Karşılayacak Yapı Elemanlarının Seçimine Yönelik Bir Karar Verme Yaklaşımı. İstanbul: İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü RABANECK, A.,SHEPPARD, D. and TOWN, P. (1974). Housing: Flexibility/Adaptability. Architectural Design, (2), 76-91. PRİCE, C. (1971). 24 Hour Living Toy. Architectural Design, 41 (1), 25-40. http://pictures.iproperty.com

34

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar


Mimarlık Nedir? Mimar Kimdir.

Bükem Bayraktar

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

MİMARLIK NEDİR?MİMAR KİMDİR? Bu sorunun cevabını sayısını hatırlamadığım kadar dinledim.Güya öğrettiler… Öğretenler kimdi?Onlar da mimardı…Yüce ve tanrısal güçleri olan zat-ı muhteremlerdi… ‘’Bir bilen’’ oldukları için sorularımızı sorar,cevapları da mücevher değerinde sayar ve pek saygı duyardık… Bize mesleki etik anlattılar.Bize kent ölçeği anlattılar.Bize insani ölçek anlattılar.Bize kent sosyolojisi anlattılar.Bize tarihi koruma anlattılar.Sonra sanat tarihi anlattılar,Türk evini anlattılar,Osmanlı ve Selçuk Anadolu mimarisini anlattılar,endüstri devrimi sonrası modern mimarlığı anlattılar,Cumhuriyet dönemi Anadolu mimarisini anlattılar.Bu arada teknik te anlattılar pek tabi.Yapı yönetimi,akustik,statik,biraz mekanik…Anlattılar,anlattılar… Projeler yaptırdılar,çizdiler,çizdirdiler…Öğrettiler….Her çizgi kutsal nitelik taşıyordu…Yalnız yanlış hatırlamıyorsam, hiç sektörel karizma anlatmadılar,öyle şeyler ayıptı,mesleğe ihanet niteliğindeydi.Rica ederim ‘’Mimarlık Etiği’’ diye bir kavram vardı. Bunları anlatırken yüksek oldular,doktor oldular,doçent,hatta profesör oldular…Yarışmalar kazandılar,titrler de kazandılar elbette. Karvizitlere eklendikçe ekleniyordu kariyer nitelikleri.Şu şu dernek üyesi,şu şu yarışma ödülü almış,şu şu üniversite öğretim üyesi… Nasıl da aydınlar,nasıl da entellektüel kimselerdi.Çok değ erli idiler… Sanat önemliydi ve onlar çok sanatçıydılar… Peki; Şimdi açın bakın serbest mimarlar derneği internet sayfalarına,sosyal medya sayfalarına… Çağdaşız,mesleğe saygılıyız,topluma görevler v.s. dizelenir amaç ve kurum niteliklerinde… Fakat aslen neyle karşılaşıyorsunuz?Pek çoğu ithal yapı malzemelerinin reklamları,başkanlarının yaptığı işler,hangi en büyük projeleri yaptıklarının listeleri,mimarlarının referans işleri…Çünkü kartvizitte yazan derneğin internet sayfasına giren işverene afilli bir gösteri yapmak şarttı.Devir reklam devriydi…Devir satış,promosyon ve lansman çağıydı…’’Presantabl’’ olmak lazımdı.Sektöre karizmatik bir duruş sergilenmeliydi…Sektör velinimetti. Kent sosyolojisi,tarihsel koruma kuralları,mesleki etik ilkeler,hergün tecavüz edilen yeşil doku,hergün tecavüz edilen sit alanları,her geçen gün bir tane daha yıkılan tarihi yapılar,hergün tecavüz edilen meydanlar…

Hergün artan iş cinayetleri…İnşaat işçilerinin çileleri,sektörde çalışanların dertleri…Bunlar anfi sıralarında ve hoca kürsülerindeki tozlu laflardı.Eskiydi,hayatın bilfiil gerçekleri vardı. Fiili durumlar sonra hayata ve kanunlara esas teşkil etmiyor muydu? Bunlar görülmemesi gereken kabuslardı.Sergilenmesi gereken yeni,yepyeni,en moderninden yapıları vardı üyelerin…Bu sergilerde ne kadar da sanatkar olduklarını meslektaşlarına ve lokomotif sektör inşat dünyasına göstermek lazımdı…Ne kadar sanatçı mimar olduklarını iyi hazırlanmış resepsiyonlarda ve şık salonlarında sergilemeleri gerekiyordu… Bu arada zaten dertli memlekette gazetelerden bir haber okundu…Okundu ve geçildi aynı gün…Madımak benzeri bir hadiseydi,ama neyseki bir şey olmamıştı,üstünde durmaya değmezdi. ‘’Müjdat Gezen Sanat Merkezi’’nin kundaklanması dert değildi.Zaten birileri kınardı.Şimdi kınama mesajı falan,işverenimiz olan iktidarın pek hoşuna gitmeyebilirdi.Yakılmaya çalışılan tarihi bir köşkmüş,içeridekiler sanata hizmet edenlermiş falan.Görmeye gerek yoktu, görülmeyenlerin sayısı zaten çoktu.Bir tane daha eklense kimse fark etmezdi.Nasılsa sergi kokteyleri başarılı idi… Bu başarılara gölge düşürmenin bir manası yoktu… Zaten mimar ile, mimarlık ile tiyatronun ne ilgisi vardı?Yanan kapının yanında Atatürk büstü varmış,tesadüf olabilirdi.Biz, bize gelen işi çizerdik.Gerisine karışmazdık.Şimdi kınama mesajı falan siyaset sayılabilirdi.Mesleği siyasete karıştırmamak lazımdı.Sanat merkezi kundaklamak gayet siyasi bir gösteriydi.Hele kınama mesajı,basın bülteni falan çok siyasi kaçabilirdi. Anıtkabir defterine 10 Kasım notu olarak; ‘’Doğru bildiğimiz değerlerin arkasında durarak devrimlerinizi, ilkelerinizi, hak ve hukukun engellenemez üstünlüğünü savunmaya, ileri nesillere aktarmaya devam edeceğiz. Çizdiğiniz çağdaş uygarlık yolunda, mesleki değerlerimize sahip çıkarak mimarlıkta, kültür ve sanatta her türlü yanlış ve gerici uygulamalara karşı olan tavrımızı ve mücadelemizi sürdüreceğiz.’’ Diye yazmıştık;seneye yine 10 Kasım’da böyle bir mesaj yazardık…. Olur biterdi…!!! Bükem Bayraktar Yer Yön Yol 2017-002

35


Herkes İçin... Mimarlık

Herkes İçin Mimarlık

Herkes İçin Mimarlık’ın en çok önem verdiği konu, projelerinde açık ve katılımcı süreçler yürütmek.

Temelleri, İTÜ Mimarlık Bölümünde okuyan öğrencilerinin oluşturduğu Ölçek 1/1 grubuna dayanan Herkes İçin Mimarlık Derneği, 2011 yılının Aralık ayında kuruldu. Okulda alınan eğitimin dışına çıkabilmek, kendilerinin tasarladığı projeleri yine kendileri uygulamak hedefleriyle yola çıkan grup, 2007-2008 yıllarında Kahramanmaraş Hacı İbrahimuşağı köyündeki okula öğretmen lojmanı ve Giresun Espiye Gülburnu köyündeki 13 balıkçı barınağının yenilenmesi projelerini gerçekleştirdi. 2008 yılında çalışmala

rını sonlandıran grup, diğer üniversitelerin ve mimarlık bölümü dışından kişilerin de katılımıyla 2011 yılında dernekleşmeye karar verdi. Sosyal sorunlar karşısında mimarlık ve tasarım alanından çözümler geliştirmek, bu alan-

öğrencileri ve yeni mezunlar süreçlere dahil olurken, yerel halk, resmi kurum ve özel kuruluşlar, meslek profesyonelleri gibi süreçle ilgili tüm kişi ve kurumlarla sürekli olarak etkinlikler ve görüşmeler yapılıyor. Derneğin şu anda mimar, iç mimar, şehir plancısı, peyzaj mimari, endüstri tasarımcısı, psikolog, sosyolog, inşaat mühendisi gibi farklı meslek pratiklerinde çalışan, yeni mezun ve öğrenci 94 üyesi bulunuyor. Herkes İçin Mimarlık’ın en çok önem verdiği konu, projelerinde açık ve katılımcı süreçler yürütmek. Kadıköy’de bulunan dernek ofisinde Anadolu’nun her-

hangi bir yerine proje önermek yerine, her proje için sahada, oradaki insanlarla beraber, kullanıcı isteklerine ve yerin koşullarına göre şekillenen projeler üretilmesi hedefleniyor. Proje süreçlerine katkı koyabilecek herkesle görüşmeye, isteyen herkesi süreçlere dahil etmeye çalışıyor ve bu kapsamda tasarım aşamasından uygulama aşamasına kadar açık çağrılar yapılıyor. Mimarlık dünyasında projeler genellikle kapalı kapılar ardında yürüyor ve kullanıcılar, kentliler, köylüler projelerden ancak uygulama aşamasında ya da proje bittikten sonra haberdar olabiliyor. Kapalı süreçler insanların ihtiyaçlarına cevap verecek tasarımlar da ortaya çıkaramıyor, mimarlık alanı da bu sorunlara çözüm sunmaktan kaçınıyor. Dernek dayatmacı olmayan bir anlayışla, ortak ve açık proje süreçleriyle mimarlığın bir çok konuda çözümler sunabileceğini, bu çözümler karşısında sorumluluktan kaçmaması gerektiğini düşünüyor. Köyde ya da kentte yapılan çalışmaların sağlıklı bir şekilde yürümesi için kullanıcıların isteklerinin projelere yansıması, onların projeyi sahiplenmesi dernek için kritik bir öneme sahip

ların daha fazla inisiyatif almasını teşvik etmek ve mimarlık yapma biçimi ile mimarlık eğitimine yeni açılımlar kazandırmak hedeflerinde olan dernek, tüm proje süreçlerini açık ve katılımcı bir şekilde yürütmeyi amaçlıyor. Projeler ve atölyeler için yapılan açık çağrılarla üniversite

36

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Herkes İçin Mimarlık, kentsel ve kırsal alanda çeşitli projeler ve atölyeler yürütmekte. Kurulduğu günden bu yana devam eden Atıl Köy Okulları Projesi kapsamında taşımalı eğitim sistemi nedeniyle boş kalmış okulların durumları incelenip, köy halkının ve yerel kurumların tekrar kullanım isteği doğrultusunda, atıl kalan yapıyı yeni işlevlerle dönüştürme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Derneğin Atıl Köy Okulları Projesi haricinde kırsal alanda AÇEV ile beraber Tokat’ın 5


köyünde “Kadın ve Çocuk Mekanları”, Özyeğin Vakfı ve Tatvan Kavar Kooperatifi ile beraberse kooperatif ürünleri satış birimi gibi tamamlanan projeleri de bulunuyor. Kentsel alanda Beyoğlu Sineması Canlandırma Projesi, TEGV Çorum Birimi ile beraber Çorum İl Halk Kütüphanesi Çocuk Okuma Salonu yenilenmesi projesi, BBOM Ankara Kooperatifi Meraklı Kedi İlkokulu için peyzaj projesi, MEF Üniversitesi ile

çalışmaları ve şenlik etkinlikleri, İtaatsizlik Arşivi, Mobil “Kentsel Dönüşüm” Bürosu, Dayanışma Mimarlığı sergi çalışmaları da bu işler arasında sayılabilir. Bunların haricinde yine kurulduğu günden bu yana farklı yaş gruplarıyla mimarlık üzerine değişen sürelerde atölyeler düzenleyen derneğin en son atölye serisi Mülteciyim Hemşerim Dayanışma Ağı ve Yarımburgaz Koruma ve Dayanışma Derneği ile Suriyeli ve Yarımburgazlı

beraber Ayazağa İlkokulu peyzaj projesi gibi yapısal faaliyetlerin yanı sıra, çeşitli etkinlikler ve sergi tasarımları da derneğin işleri arasında yer alıyor. Gezi Parkı hakkında üretilen arşiv, çizim, grafik, video, açık çağrı, sergi

çocuklarla gerçekleştirilen atölyeler. 2016’ın sonunda 5. Yaşını dolduran Herkes İçin Mimarlık “Görünmez” teması altında yeni bir etkinlik serisine de başladı. Çeşitli buluşmalar, atölyeler ve açık çağrılardan oluşan

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

seride, farklı üretim, emek süreçlerini ve ilişkilerini hep beraber düşünmeye çağırıyor. Emek, Kolektif, Gönüllülük gibi başlıkları olan buluşmaların ses kayıtlarına derneğin blog sayfasından ulaşmak mümkün. Seride gerçekleşecek atölyelerde, kentteki artık mekanlar hakkında fikirsel üretimlerde bulunmayı hedefliyor. Farklı disiplinlerden insanların bir araya gelmesi daha ufuk açıcı ve yaratıcı fikirlerin ortaya çıkmasına, alışılagelmiş proje kalıplarının dışına çıkabilmeye olanak sağlıyor. Dolayısıyla, Herkes İçin Mimarlık, kendisinin tartışmaya açtığı konuların dışında, dernek dışından kişi ve kurumların önerileri, fikirleri doğrultusunda da çalışıyor. Projelere dahil olmak için derneğe üye olmak zorunluluğu yok, katkı vermek isteyen herkese açık bir yapısı var. Ortaklıklar kurmak, süreçlere insanları dahil etmek ve dayanışma, dernek tarafından en çok önemsenen konular arasında yer alıyor.

Yer Yön Yol 2017-002

37


Herkes İçin Mimarlık 10 Mart 2017 Cuma günü saat 15.00’te Çukurova Üniversitesi ÜSAM Salonu’nda bir sunum gerçekleştirecek. Sunumun haricinde 10-11 Mart tarihlerinde Çukurova Üniversitesi Yapı ve Tasarım Kulübü’nün misafirliğinde bir atölye çalışması da yapılacak. Herkes İçin Mimarlık’ı başta www.herkesicinmimarlik.org ve facebook.com/herkesicinmimarlik adresleri olmak üzere twitter, instagram, vimeo, youtube ve flickr sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.

38

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar


Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Yer Yรถn Yol 2017-002

39


YAPAY SINIRLAR -

Can DURMUŞOĞLU

‘’Kötülükle başlayan kötülükle sağlamlaşır.’’ William Shakespeare - Macbeth

Oldukça zor bir tema olarak ‘’duvar’’ konusunu işleyecek olan, kentin yeni dergisi ‘’Yer – Yön – Yol’’ için hazırlanan bu yazı, kavram ve tanımların iç içe geçtiği günümüzde, meseleyi, sosyal ve toplumsal ilişki kurma pratiklerinin bir sonucu olarak ortaya çıkan mekânsal ayrışma ve yapılı fiziksel çevre düzlemleri ile birlikte konuyu bir takım tarihsel okumalar ve spekülatif değerlendirmeler doğrultusunda ele almaya çalışacaktır. İnsanlığın tarım toplumu ile başlayan, barınak ve yerleşkeler ile kendi sınırlarını inşa etme çabası, hiç kuşkusuz güvende olma ihtiyacı ile güdülendiği varsayımından yola çıkmak, yersiz olmayacaktır. (Görsel 1)

Kendisini doğal ve coğrafi koşullardan gelecek tehlikelere karşı naif bir şekilde gelişen koruma altına alma dürtüsü, tarihsel süreç içerisinde, farklı sebep – sonuç ilişkileri ile kendi türünden korunmaya evrimleştiğini varsaymak mümkündür. Doğa ile olan ilk müsabakasını kazanıp varlığını sürdürebilen

40

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

ve günden güne çoğalan insan türü, kendi icadı olan bir takım soyut kavramlar ile birlikte kendini farklı değerler dizininde kodlayıp, ayrışması pekte uzun sürmemiştir. Olagelen bu soyut ayrışma, kendi kapalı topluluklarını oluşturmasına bağlı gelişen, mekânsal karşılığını arama çabasını da beraberinde getirdiğini söylemek mümkündür. Bu durumun, fiziksel karşılığı, hiç şüphesiz tarih boyunca sürekli kendini yenileyen sınırlar ve bunları koruyan duvarlardır. (Görsel 2) Bu sınır ve duvarlar ile birlikte, birey ve toplum güvende kalıp kendisini dış tehditlere karşı koruyabilecek, böylelikle de varlığını sürdürmeyi başarabilecekti. Oluşturulan bu reçete o veya bu şekilde uzun süreler işe yaramakla beraber, insanlığın dur durak bilmeyen ve sönümlenemeyen keşfetme

ve gelişme arzusu, reçeteyi yeni baştan yazma ihtiyacının doğurduğu kaçınılmaz gerçekliği, acılar ve savaşlarla tecrübe etmekten sakınmamıştır. Oluşan bu yeni durumun yegâne aktörü olan sanayi devrimi ile birlikte gelen makineleşme, toplumun organizasyonunu, yönetim anlayışını, gündelik yaşam alışkanlıklarını, homojen sosyal dokusunu ve nihayetinde fiziksel mekânını da bir daha geri dönmemek üzere değiştirmiş, yeni bir toplumsal tahayyül yaratma fikrini ortaya çıkarmıştır. Bu yeni paradigma, hepimizin bildiği modernizmden başka bir şey değildi. İnsan yerleşkeleri gibi modernleşen sermaye veya yeni adıyla kapital, yaratacağı devinimler ve sonuçlar ile eşit ve adil bir toplum oluşturma vaatlerinde bulunuyor gibi görünse de, mevcut eşitsizliğin daha da derinleşmesinden başka bir sonucu olmamış, bunun yanı sıra kendisine engel olmak isteyen her dinamiği, güvenlik tehdidi saymaktan da geri kalmamıştır. (Görsel 3) Bu dönemin yeni feodal gücü sermayeden başka bir şey değildi. Tarihsel serüveninde de olduğu gibi kendi mevcudiyetini sürdürebilmek adına, her zaman yeni düşman ve tehditlere ihtiyacı vardır. Kısacası kendi özgürlüğü için, başkalarının

http://gazetekarinca.com/2016/11/adanada-patronsuz-ideal-bir-dunya-kurumu-nobetci-kutuphane/


Son olarak, nasıl bir canavarla uğraştığımızı göstermeyi kendisine görev edinen bu yazı yine Bauman’dan şu alıntıyla bitecektir, ‘’Modern toplum, güvenliği sağlamak için bilinçli önlemler almadan güvenli kalabileceğine inanmaz.’’ (2015) (Görsel 6)

mahkûm olmasından başka seçeneği de yoktur. Bauman, sermayenin bu tavrını ‘’Birinin özgür olabilmesi için en az iki kişi gerekir. Özgürlük sosyal bir ilişkiye, toplumsal koşullarda bir asimetriye işaret eder; o, esasen, toplumsal ayrımı gösterir yani toplumsal bölünmeyi varsayar ve gerektirir.’’ (2015) diye gözler önüne sermiş, kendi üretimimiz olan değerler silsilesini tekrardan gözden geçirmemizi salık vermiştir. (Görsel 4)

Bu yeni feodal gücün kuralarını koyduğu yeni oyunun zemini üzerinde, oluşturulan yeni kavram ve tanımlamalar, bu gücün meşruiyetini güçlendirmekten başka bir sonuca yol açmadığı gibi insanlık belleğinde de geri dönülmez hasarlar bırakmıştır. Bizi bir arada tuttuğunu düşündüğümüz duvarlar, esasında ayrışmanın ta kendisi olmuştur. Belki de artık, insanlığa acıdan başka bir şey kazandırmayan bu eski duvarları yıkıp, bizi bir arada tutacaklarını inşa etme vaktimiz gelmiştir. Kaynakça Bauman, Z., Özgürlük, Çev. Kübra Eren, Ayrıntı Yayınları, 2015 Shakespeare, W., Macbeth, Çev. Sabahattin Eyüboğlu, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 23. Basım, 2015 Görseller http://pages.ucsd.edu/~gfields/PalestinePhotos/ http://historycooperative.org/accidental-freedom-fall-berlin-wall/ http://blogs.reuters.com/photographers-blog/2014/04/10/los-in-time-the-cyprusbuffer-zone/ http://thecityandthecity.blogspot.com.tr/2014/03/pal-star-city.html http://www.statepress.com/article/2016/01/a-wall-across-mexico-doesnt-solve-theproblem http://www.npr.org/sections/parallels/2014/03/20/291872345/viral-photo-of-syrian-war-victims-comes-to-times-square http://www.redpepper.org.uk/ Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Yer Yön Yol 2017-002

41


Yerel Heberler

Hergün aldığıımız iç karartıcı haberler ruhumuzu esir almış durumda. Biz de bakış açımızı değiştirme ve ruhumuza hitap edecek haberleri aktarma niyetiyle...

42

İlkbaharın hiçbiryerde bulamayacağınız aşk dolu haberlerini topladık: Dergimizin bağımsız gözlemcileri, ilkbaharın habercisi olan ilk cemrenin düştüğü tarihten bugüne kadar Adana İl sınırları içerisinde toplam 96bin kişinin birbirlerine aşık olduğunu, aşk yüzünden meyhanelerde ve publar’da tüketilen içki miktarının geçen yıla oranla yüzde 14 arttığını, gökyüzüne bakıp iç geçirenlerin sayısında ise yüzde 8’lik bir artış yaşandığını gözlemlemişlerdir. Mart Ayı boyunca 3147’si üniversitede, 4714’ü Adnan Menderes bulvarı üzerindeki adalarda, 1814’ü merkez parkta ve 2547’si çeşitli kuytuluklarda olmak üzere 3658 çiftin toplam 12227 defa kamuya açık alanlarda öpüşmüş olduklarını tespit etti. Bu rakam geçen sonbahara göre yüzde 200 artış göstermiştir. Yaptığıımız araştırmaya göre: Bu ay Adana’da doğan 46.174 bebeğin 6985’ine aşkı çağrıştıracak isimler konulmuş, 3214 bebeğimize de Deniz ismi konulmuştur. Havaların ısınmasıyla sevgiliye kopartılan çiçeklerin yüzde 46’sı sarı, yüzde 34’ü mavi ve geri kalanı turuncu kırmızı mor ve diğer renklerdedir. Belediye park ve bahçeler müdürlüğü kentimize toplan 362 kök begonvil çiçeği dikmiş ve Adana’lıları heyecana gark etmiştir.

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar


Maradona GOOD, Pele BETTER, George BEST

Photograph by. Roberto Nickson Instagram @robertonickson

Photograph by. Roberto Nickson Instagram @robertonickson

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

Yer Yรถn Yol 2017-002 https://www.youtube.com/watch?v=3y0Hel0vHBM https://www.youtube.com/watch?v=TCNKe97oZXo&feature=youtu.be

43


Tasarım Kodu İsimsizliğin ad bulmuş hali…

2 yıllık bir süredir kendi çekirdeğinde faaliyet gösteren tasarım gönüllüsü mimarların sizlerle buluşma, birlikte faaliyet gösterme amacıyla kurulmuş bir oluşumdur.

www.tasarimkodu.com

.

Bizler farklı sınıflarda olan mimarlık öğrencileri olarak; Mesleki anlamda nasıl kendimizi daha fazla geliştirebiliriz. Mesleğimize neler katabiliriz. Öğrenci olarak yaşadığımız sorunları nasıl çözebiliriz. in tasası altında bir süredir kendi içimizde faaliyetler gösterdik. Ve artık bu tasalarımızı ve belirtmediğimiz birçok sebebi sizlerle paylaşmak adına bu siteyi yaptık. Amacımız; Her dönem farklı konularda yaptığımız projeleri sitede proje bölümünde birbirimizle paylaşmak. Mimarların tecrübe ve önerilerini öğrencilerle söyleşi bölümününde paylaşamasını sağlamak. Gerek öğrencilik hayatımızda gerekse de mesleki hayatta yaşadığımız ortak sorunlara tek ses olabilmek. Birlikte etkinlikler yapabilmek. Etik değerleri koruyarak birlik olabilmek.

Artı Kodundan

Hilal Sakarya

44

Yeni adımlar ile yeni bir Kod’da + Kodu’ndayız bu dönem… Geçtiğimiz dönem ilk etkinliğimiz olan Sıfır Kodundan’ın Mimar Mine Liman, Mimar Özkal Yüreğir ve etkinliğimizde aktif rol alan tüm arkadaşlarımızla kapanış kokteylini yaptık.Ancak bu kapanışta birlikte Tasarım Kodu ekibimiz aramıza katılan yeni arkadaşlarımızla birlikte kadroyu biraz daha genişleterek çalışmalara devam etti. Ve bu yeni dönemde “+Kodu” olarak sizlerle yine yeni yeniden beraberiz. Pekii bu dönem neler mi yapacağız: “Uygulamalı söyleşi” kavramına anlam kazandırdığımız Mimar Ali Özkan, Mimar Ali Özler ve Mimar Kaya Arıkoğlu’nun destekleri ile yine onların hayatlarından bir parça olan mekanlarda söyleşilerimize devam edeceğiz. “Şehre Hayat Kat” konulu yeni bir workshop çalışması, ve tarihi bir mekanda yapacağımız eskizlerle taçlandıracağımız teknik gezimiz vee Mimarın bir günü adını verdiğimiz süpriz stajlarla bu dönem ki etkinliklerimizi gerçekleştireceğiz. Tabi ki bunları yaparken öğrenmeyi öğrenirken de çok eğlenmeyi planlıyoruz. Bir üst Kod’da +KODU’nda görüşmek üzere…

Yer Yön Yol 2017-002

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

www.tasarimkodu.com bilgi@tasarimkodu.com


YUVA

Başka Mimari Mümkün.. İlk Söz

Ve baştan bilinmesi gereken; her bireyin, kendi deneyimini, kendi koşullarında doğal olarak yaşayacağı hakikatidir.

içinde bulunduğu tabiattan, etraftaki canlılara Öncelikle; toprak’a, ‘maddi, manevi ve ah- en az rahatsızlığı veren bir duyarlılık ve farkınlaki maliyeti’ az, ‘sağlık, huzur ve farkında- dalıkla topladıklarımız ile, en yakındaki yerlelık’ niyeti aşkın bir ‘yuva’ yerleştirmeyi ilk şimlerin atıklarının, mantıklı ve uyumlu bir şekez deneyimledik biz de. Böyle bir niyeti kilde bir araya getirilmesiyle oluştu yuvamız. olup, hiç deneyimi olmayanlarla paylaş- Biz, kendimize özgü koşullarımızın yönlenma niyeti bu. Ve baştan bilinmesi gereken; dirdiği tasarımımızın inşası için, yuvamıher bireyin, kendi deneyimini, kendi koşul- zı kuracağımız yerden ve etrafından; taş, larında doğal olarak yaşayacağı hakikatidir. toprak, çalı, gübre ve ağaç, en yakın yerleşimin atıklarından ise; kapı, pencere, tahta, Neden? lavabo, lastik, musluk, cam… temin ettik. Günümüz yaşamına küresel olarak hakim olan ‘şehir ve tüketim’ odaklı yaşan- ‘en yakın malzeme, en doğru malzemedir’ tısında erişemediğimiz 3 temel fiziksel ih- YERİN SEÇİMİ: tiyacımızın peşinden düştük biz bu yola. Arazinin kuzeyindeki tepeciğe sırtıSU, GIDA, YUVA

nı verdiğimiz yuva, kuzeyden gelen soBirincisinin plastik şişede, ikincisinin poşet- ğuğa karşı korunaklı ve güneyden te, üçüncüsünün de dört duvar arasında, gelen kış güneşine karşı açık olarak yerletürlü maliyetlerle sunulduğu ortamlardan şerek, ısınma, havalandırma ve aydınlatuzaklaşıp, içinde bir parmak kadar da olsa ma tüketimini baştan en aza indirmiş oldu. kaynak suyu olan bir toprak parçası doğal KURULUM: olarak size ilk ikisine erişim olanağı sunar. 94 günlük bu sürecin 74 günü, günde 8 saat, Bu sunum, üçüncüsünün deneyiminin pay- 2 kişi çalışarak tamamladığımız yuva’nın kulaşımıyla ilgili. İlk ikisi için unutulmaması ge- rulumu sırasında, bedenimizin farklı yerlerini reken ise, şehirlere olan göçle boşalan kırsal dönüşümlü olarak çalıştırmaya özen gösalanların ranttan uzak ücra köşelerinin, do- terdik. (yoga..) Nefesimize (prana..) ve yapğal olarak, ya hiç, ya da çok az bir bedelle tığımız işin farkındalığına odaklı (vipasana..) elde edilebilecek, en bağımsız olanaklara olarak, ay’ın (biodinamik..) ve doğa’nın (hava sahip temiz toprak parçaları olduğudur. koşulları..) ritmine uygun çalışarak, herhangi MALZEME:

Yuvamızı yapacağımız araziden ve onun da

Dinleme tavsiyeleri video link, ilgili kaynaklar

bir sağlık sorunu yaşamadan, yorgun ve bitkin düşmeden, aksine sağlık, güç ve huzur kazanarak tamamladık yuva’nın kurulumunu.

wwwalakirinsesi.org http://www.alakirinsesi.org/wp-content/uploads/2014/08/yuva.pdf

Yer Yön Yol 2017-002

45


刀攀栀戀攀爀 戀甀 猀㄁爀愀搀愀 搀甀瘀愀爀㄁渀  猀愀瘀愀弁 礀㄁氀氀愀爀㄁渀搀愀 䈀漀猀渀愀氀㄁ⴀ 氀愀爀㄁渀 渀‫ﰀ‬渀搀攀 欀甀爀弁甀渀愀 搀椀ⴀ 稀椀氀搀椀欀氀攀爀椀 礀攀爀 漀氀搀甀ἁ甀渀甀  愀渀氀愀琀洀愀欀琀愀搀㄁爀⸀

䬀漀渀甀弁洀愀 猀攀猀氀攀爀椀 愀稀愀氀ⴀ 洀愀欀琀愀搀㄁爀⸀

윀㄁ἁ氀㄁欀 猀攀猀氀攀爀椀 琀攀欀爀愀爀 戀攀氀椀爀ⴀ 最椀渀氀攀弁洀攀礀攀 戀愀弁氀愀洀愀欀琀愀ⴀ 搀㄁爀⸀ 

윀㄁ἁ氀㄁欀 猀攀猀氀攀爀椀 椀氀攀 戀椀爀氀椀欀琀攀  愀琀㄁弁洀愀 猀攀猀氀攀爀 搀甀礀甀氀洀愀欀ⴀ 琀愀搀㄁爀⸀


윀㄁ἁ氀㄁欀 瘀攀 愀琀㄁弁洀愀 猀攀猀氀攀爀椀  漀欀 戀攀氀椀爀最椀渀 瘀攀 爀愀栀愀琀猀㄁稀  攀搀椀挀椀 搀‫ﰀ‬稀攀礀搀攀搀椀爀⸀

윀愀琀㄁弁洀愀 猀攀猀氀攀爀椀渀椀渀 愀稀愀氀ⴀ 洀愀猀㄁礀氀愀Ⰰ 猀攀爀椀 戀椀爀 弁攀欀椀氀搀攀  愀氀㄁渀愀渀 渀攀昀攀猀 愀氀㄁瀀 瘀攀爀洀攀  猀攀猀椀 搀甀礀甀氀洀愀欀琀愀搀㄁爀⸀

一攀昀攀猀 愀氀㄁瀀 瘀攀爀洀攀 猀攀猀椀 戀椀爀  愀渀搀愀 欀攀猀椀氀椀爀 搀攀爀椀渀 戀椀爀 猀攀猀ⴀ 猀椀稀氀椀欀 猀漀渀爀愀猀㄁⸀⸀⸀

⸀⸀⸀ 猀椀氀愀栀 猀攀猀椀 搀甀礀甀氀甀爀Ⰰ 瘀攀  最爀‫ﰀ‬渀琀‫ ﰀ‬欀愀爀愀爀㄁爀⸀


ᠠᤠ戀椀爀 愀挀㄁礀愀 昀椀氀洀 欀甀爀洀愀 愀戀愀猀㄁ᤠᤠ 䠀攀瀀 愀礀渀㄁ 礀渀攀 最椀搀攀爀猀攀渀 礀椀渀攀 戀愀弁氀愀搀㄁ἁ㄁渀 礀攀爀攀 搀渀洀攀渀 搀‫ﰀ‬渀礀愀渀㄁渀 礀甀瘀愀爀氀愀欀氀㄁ἁ㄁渀ⴀ 搀愀渀洀㄁弁⸀ 倀攀欀椀 戀甀渀挀愀 愀挀㄁礀愀 爀愀ἁ洀攀渀 栀攀瀀 愀礀渀㄁ 礀渀攀 最椀搀椀瀀 愀礀渀㄁ 渀漀欀琀愀搀愀 椀猀攀欀 愀挀㄁ 搀愀  洀㄁ 礀甀瘀愀爀氀愀欀⸀ 䈀椀渀氀攀爀挀攀 礀㄁氀氀㄁欀 椀渀猀愀渀氀㄁欀 琀愀爀椀栀椀 搀‫ﰀ‬渀礀愀 ‫ﰀ‬稀攀爀椀渀搀攀欀椀 愀挀㄁氀愀爀 ‫ﰀ‬稀攀爀椀渀攀 欀甀ⴀ 爀甀氀洀甀弁Ⰰ 愀挀㄁氀愀爀氀愀 瘀愀爀 漀氀洀甀弁 椀渀猀愀渀氀㄁欀⸀ 䴀攀爀栀攀洀 漀氀愀洀愀洀㄁弁㄁稀 愀挀㄁氀愀爀愀Ⰰ 戀甀 搀渀最‫ﰀ‬礀‫ ﰀ‬ 欀㄁爀愀洀愀洀㄁弁㄁稀 礀愀 搀愀 欀㄁爀洀愀欀 椀猀琀攀洀攀洀椀弁椀稀 欀椀 栀愀渀最椀猀椀 搀愀栀愀 欀琀‫ ﰀ‬欀愀爀愀爀 瘀攀爀攀洀椀礀漀ⴀ 爀甀洀⸀  娀愀昀攀爀  搀攀搀椀ἁ椀洀椀稀  弁攀礀  愀挀㄁渀㄁渀  欀攀渀搀椀猀椀礀洀椀弁  瘀攀  琀‫ﰀ‬洀  琀愀爀椀栀椀Ⰰ  愀ἁ氀愀爀㄁  ‫ﰀ‬稀攀爀椀渀搀攀  欀甀爀洀甀弁甀稀⸀ 伀 稀愀洀愀渀 戀甀渀挀愀 戀愀栀猀攀搀椀氀攀渀 最攀氀椀弁洀椀弁氀椀欀 渀攀 漀氀愀欀椀 栀攀瀀 愀挀㄁ 椀椀渀搀攀 栀攀瀀  愀礀渀㄁ 渀漀欀琀愀搀愀 椀猀攀欀⸀⸀⸀ 䄀瘀爀甀瀀愀  栀愀爀椀琀愀猀㄁渀㄁渀  漀爀琀愀猀㄁渀搀愀Ⰰ  ‫ﰀ‬  礀㄁氀搀愀渀  昀愀稀氀愀  猀‫ﰀ‬爀攀渀Ⰰ  ㄀      椀渀猀愀渀㄁渀  栀愀礀愀琀㄁渀㄁  欀愀礀戀攀琀洀攀猀椀渀攀Ⰰ  ㈀       椀渀猀愀渀㄁渀  礀攀爀椀渀椀  琀攀爀欀  攀琀洀攀欀  稀漀爀甀渀搀愀  欀愀氀搀㄁ἁ㄁  戀椀爀  猀愀瘀愀弁㄁  最爀洀攀礀攀渀 搀‫ﰀ‬渀礀愀 戀甀最‫ﰀ‬渀 搀攀 礀愀弁愀渀愀渀 栀椀 戀椀爀 愀挀㄁礀㄁ 最爀⠀攀⤀洀攀洀攀欀琀攀搀椀爀⸀  䐀甀瘀愀爀氀愀爀㄁渀 愀爀搀㄁渀搀愀渀 戀愀欀洀愀礀愀 ⠀最爀洀攀洀攀礀攀⤀ 愀氀㄁弁琀㄁ἁ㄁洀㄁稀 猀‫ﰀ‬爀攀挀攀Ⰰ 搀甀瘀愀爀氀愀爀 洀攀ⴀ 搀攀渀椀礀攀琀 椀椀渀 栀攀洀 礀愀瀀㄁洀㄁渀 栀攀洀 搀攀 礀㄁欀㄁洀㄁渀 琀攀洀猀椀氀椀 漀氀愀挀愀欀琀㄁爀⸀        䔀洀爀愀栀 䴀⸀ 䜀‫ﰀ‬氀氀‫ﰀ‬漀ἁ氀甀


Yeryonyol 2017 002  
Yeryonyol 2017 002  

Bu duvarlar tuhaftır.İlk önce nefret edersin.Sonra alışırsın.Zaman geçtikce dayandığın tek şey olurlar.Kurumsallaşmak budur.

Advertisement