Issuu on Google+

Hem üretip, hem satýyorlar SUR Belediyesi tarafýndan ilçedeki kadýnlarýn ekonomik ve sosyal alanda geliþmelerini saðlamak amacýyla kurulan Kadýn Destek Merkezleri'nde verilen kurslara katýlan kadýnlar meslek sahibi olarak, ürettikleri ürünleri belediye tarafýndan kurulan maðazada satýþa sunuyor. 6’DA

24 HAZÝRAN 2013 PAZARTESÝ FÝYATI: 25 KRÞ.

118 bin 43 kök Hint keneviri ele geçirildi

03

2,5 yýldýr adalet bekliyor HABER 10

‘Bizi tarihimizle buluþturacak’ MEZOPOTAMYA Vakfý'nýn Kurucular Kurulu 1'inci Olaðan Toplantýsý'nda konuþan BDP Eþ Genel Baþkaný Kýþanak, "Ýlk tohum bu topraklarda ekildi, insanlýk bu topraklarda uygarlýkla tanýþtý, ilk robot bu coðrafyada yapýldý, ama bizler bu bütün deðerlerin ötesine býrakýldýk. Yoksun býrakýlmýþ durumdayýz, bundan dolayý bu üniversitenin bizi tarihle buluþturacaðýna inanýyorum" dedi. 11’DE

www.diyarbakiryenigun.com

‘Süreç tüm kesimlerce desteklenmeli’

04

Tenis’te mutlu son

23

GOZLER HUKÜMETTE ‘Çözüm Süreci’ çerçevesinde BDP’lilerin geçtiðimiz hafta içerisinde hükümet yetkilileriyle yaptýklarý görüþmenin ardýndan açýklamalarda bulunan BDP Eþ Genel Baþkaný Selahattin Demirtaþ’ýn, hükümetin ikinci aþama hazýrlýklarýný hafta içerisinde açýklayabileceðine iliþkin sözleri beklentileri arttýrdý ‘Tahliyeler bekliyoruz’ DTSO Baþkaný Ahmet Sayar, müzakereler baþladýðý zaman taraflar arasýnda ‘silahlar sussun, fikirler konuþsun’ þeklinde açýklamalar yapýldýðýný anýmsatarak, “Silahlý güçler sýnýr dýþýna çekiliyor. Silahlar sustu. Ancak halen eylemlere katýlmamýþ ve sadece fikirlerinden dolayý cezaevlerinde bulunan binlerce insan var. Hükümetten ilk beklenen cezaevinde fikirlerinden dolayý yatan insanlarýn tahliye edilmesi” dedi.

‘Toplum beklenti içerisinde’ DDKD Genel Baþkaný Ýmam Taþçýer, ikinci aþamada Türkiye'nin bir demokrasi paketi açmasý gerektiðini belirterek, “PKK’den geri çekilmesi beklendi ve PKK bu adýmý attý. Þimdi sýra devlette. Devlet de yasalarda deðiþikler yaratabilir. Tutuklularý serbest býrakabilir. Toplum ‘ne olacak’ beklentisi içerisinde. Yasal düzenlemelerin bir an önce yapýlmasýný vetutuklularýn býrakýlmasýný bekliyoruz” ifadesini kullandý.

Mehmet Piþkin’in özel haberi 13’te

ayrýntý

3’te

Çözüm süreci ve temkinli iyimserlik Mesut FÝÐANÇÝÇEK C

M

Y

K

“Sömürgeci uygulamalara son” ülüDÝYARBAKIR'da BDP Gençlik Meclisi Önc ikapolit rma laþtý ðü'nde, uyuþturucu, fuhuþ ve ajan aslog son" lara lama larýna karþý, "Sömürgeci uygu dýðý katýl in kiþin erce Binl nýyla yürüyüþ düzenlendi. ý gençlik yürüyüþte, "Karakollara ve barajlara karþ yozlaþon, ilasy asim þ, fuhu ucu, direniþte", "Uyuþtur ere "Ask ve son" a larýn lama uygu rma týrma, ajanlaþtý 6’da ý. gitme kardeþ kaný dökme" pankartlarý açýld

Meteoroloji’den sýcaklýk uyarýsý! METEOROLOJÝ Genel Müdürlüðü, sýcak hava dalgasý sebebiyle vatandaþlarý uyardý. Kuvvetli sýcak hava dalgasýnýn 28 Haziran 2013 tarihine kadar devam edeceðine dikkat çeken Meteoa roloji yetkilileri, güneþ çarpmalarý konusund dikkatli olunmasýný istedi. 10’da


2

SAÐLIK

24 Haziran 2013 Pazartesi

Yüzerken kulaklara dikkat Yaz meyveleri Doðal eczane gibi Yaz meyvelerinin insan saðlýðý açýsýndan çok önemli olduðunu belirten beslenme uzmanlarý, mevsim deðiþikliðiyle vücutta yaþanan halsizlik ve yorgunluða karþý meyve tüketilmesi gerektiðini belirtti. "Üzüm: Vücuda zararlý madde etkilerine karþý korur. Kansýzlýðýn tedavisinde etkili olduðu gibi yüksek tansiyonu kontrol altýnda tutmaya yardýmcý olur. Kalp hastalýklarý ve kansere karþý koruma saðlar. Karpuz: Karpuzun içerdiði laykopen maddesi, kansere karþý koruyucu özelliði olduðu bilinen A ve E vitaminlerinden daha etkilidir. Kavun: Bol miktarda B vitamini, brom ve iyot içermesi sebebiyle sinirleri yatýþtýrýr, kolay bir uyku saðlar. Damar týkanýklýðý ve kansýzlýk için de çok etkilidir. Ahududu: Yaþlýlýktan kaynaklanan hafýza kayýplarýna karþý çok etkilidir. Ýshal önleyici, yara tedavi edici ve ayak yorgunluðuna birebirdir. Ayrýca, güzellik kaynaðý olarak tanýmlanabilir. Çilek: Bol miktarda A, B1, B2, C ve K vitamini, protein, þeker, meyve asidi, demir, fosfor, sodyum, kalsiyum ve potasyum içerir. Þeftali: Bol miktarda A ve C vitaminlerini içerir. Su, madensel tuzlar ve þeker açýsýndan son derece zengindir. Kabýzlýðý giderir. Hazmý kolaylaþtýrýr. Ýdrar yollarýný temizler. Safra kesesi ve böbrekler için de son derece faydalýdýr. Kayýsý: Beynin düzenli çalýþmasýný saðlar, stresi azaltýr. Karaciðerin tahrip olan kýsýmlarýnýn tamirini saðlar. Kemiklerin ve diþlerin daha düzgün ve saðlam olmasýnda önemli rol oynar. Kan yapýmýný artýrarak, kansýzlýða engel olur. Üreme sistemi üzerinde olumlu rolü bulunup cinsel gücü artýrýr.

Doç. Dr. Fatih Oðhan, gölet, havuz ve kanal gibi durgun sularý serinlemek için kullananlarý birtakým tehlikelerin beklediðine dikkat çekti. Oðhan, deniz suyunun yararlý, havuz sularýnýn ise ters etki yaptýðýný söyledi

Yaz tatilinin gelmesi ile birlikte denizlere ve havuzlara akýn eden vatandaþlarýn kulak ve burunlarýna su kaçmamasý için dikkati olmalarýný isteyen Doç. Dr. Fatih Oðhan, temiz olduðu takdirde denize gönül rahatlýðýyla girilebileceðini söyledi. Deniz suyunun temiz olmasý halinde sinüsleri açtýðýný, bazý hastalýklarýn tedavisinde faydalý olduðunu ifade eden Oðhan, "Deniz suyu yararlý, ama havuz sularý ters etki yapar. Havuzun kimyasallarý veya her þe-

yi çok iyi olsa bile sinüzit ve alerjik nezle hastalýklarý olanlar için çok zararlý. Kulaðýnda problem olan kiþilerin çok dikkat etmeleri gerekir. Günümüzde tercih edilen deniz sularý bile sanýldýðý kadar masum olmayabiliyor. Yüzücü kulaðý diye adlandýrýlan dýþ kulak yolu aðrýlý iltihaplar, enfektif konjonktivit de dediðimiz göz iltihaplarý, kulak ve genital bölge gibi yerlerde mantar enfeksiyonlarý, kirli suyu yutan kiþilerde gastroenterit ve ishaller, üst solunum yollarýnda

her türlü enfeksiyon þikayetleri görülebilir" ifadelerini kullandý. Tuzlu suyun kulak yolunun asit-baz dengesi üzerine olumsuz etki yaparak dýþ kulak yolunda enfeksiyona sebebiyet verdiðini hatýrlatan Oðhan, kulak yolundaki kirin deniz suyu ile þiþerek kulak týkanmasýna ve kendinizi çok keyifsiz hissetmenize yol açabileceðini söyledi. Oðhan, "Kulak zarý delik olan hastalar yaz aylarýnda kirli sulardan ciddi enfeksiyonlar kapabilmekte, bu enfeksiyonlar kulak akýntýsý, uðultu, iþitme kaybý, baþ dönmesi ve kulak aðrýsý þeklinde kendini gösterebilmektedir. Bu hastalara tavsiyemiz yüzerken silikonlu kulak týkaçlarý ve bone kullanmalarý, mümkünse kafalarýný suya sokmamalarý þeklinde olacaktýr. Bazen basit enfeksiyonlar tedavi edilmediðinde, hastalýk 'içinden çýkýlmaz' hale gelebilmektedir. Bu yüzden serinlemek için yüzmeyi seçen herkese tavsiyemiz durgun olmayan sularý tercih etmeleri" dedi. (ÝHA)

Býldýrcýn yumurtasý her derde deva Halkýn daha çok sütün içine kýrarak içtiði býldýrcýn yumurtasý, solunum yolu hastalýklarýnýn iyileþmesinde önemli rol oynuyor Veteriner Fakültesi'nin uygulama alanýnda yetiþtirilen yaklaþýk 300 adet býldýrcýn yumurtasý piyasada her gün alýcý buluyor. Öksürük, astým, bronþit, nefes darlýðý, mide, karaciðer ve göðüs hastalýklarý tedavisinde, çocuklarýn geliþiminde ve iþtahlarýnýn arttýrýlmasýnda, hastalarýn ameliyat sonrasý çabuk þifa bulmasýnda, kansýzlýk ve anemi tedavisinde kullanýlan býldýrcýn yumurtasý daha birçok hastalýk için þifa kaynaðý. Temiz bir ortamda yetiþtirilen ve günlük bakýmlarý yapýlan býldýrcýnlar neredeyse her gün yumurtluyor. Yýlda yaklaþýk 300 yu-

Uludað Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde yetiþtirilen býldýrcýnlarýn yumurtasý çeþitli hastalýklarýn tedavisinde kullanýlýyor murta veren býldýrcýnlar, bazý turistik yerlerde de ateþin üzerinde piþirilerek yeniyor. Etinin lezzetli olmasýndan dolayý bazý

restoranlar tarafýndan tercih edilen býldýrcýndan 150 gram et çýkýyor. Býldýrcýnýn hem etinden hem de sütünden fay-

dalanýldýðýna dikkat çeken Uludað Üniversitesi Veteriner Fakültesi Zootekni Ana Bilim Dalý Baþkaný Prof. Dr. M. Mustafa Oðan, býldýrcýnlarýn 2 ay gibi kýsa sürede kesim aþamasýna geldiðini söyledi. Býldýrcýn yumurtasýnýn içinde bol miktarda protein bulunduðunu hatýrlatan Oðan, "Astým ve solunum yolu rahatsýzlýklarýna karþý faydalý olduðu biliniyor. Bu özelliklerinden dolayý eskiden fazla bulunmayan býldýrcýn yumurtasýnýn tüketimine son yýllarda önem veriliyor" dedi. Yapýlan býldýrcýn ýslah çalýþmalarýndan sonra yumurta ve et üretiminde artýþ yaþandýðýna dikkat çeken Oðan, býldýrcýn sayýsýnýn daha da artacaðýný söyledi. (ÝHA)


MESUT FÝÐANÇÝÇEK

Çözüm süreci ve temkinli iyimserlik

AYRINTI

3

GÜNCEL

24 Haziran 2013 Pazartesi

Gezi eylemleriyle baþlayan direniþ hareketi Kürt sorununda baþlayan çözüm sürecini bir süreliðine de olsa gölgede býraktý. Dile kolay kesintisiz üç hafta süren bir direniþ… Gezi eylemlerine daha sonradan fýrsattan istifade ederek- çözüm karþýtý ve ulusalcý kesimlerin de katýldýðý bir gerçek. Ancak hareketin özünü oluþturan unsurlarýn bu evirilme çabalarýný da engellemiþ olmasý da ayrý bir gerçektir. Kürtlerdeki esas endiþe de Gezi ile ortaya çýkan toplumsal dinamizmin Kürt karþýtlýðýna evirilme ihtimaliydi. Neyse ki olmadý ve bu yönüyle sevindiriciydi. … Çözüm sürecinin akamete uðramasý ve kamuoyunun gündeminden uzaklaþmasý bölgede endiþeler yaþanmasýna da neden oldu. Özellikle bölgede çözüm süreci ile beraber oluþan toplumsal bir beklenti var. Haklý olarak yaþanan olumsuz durumlar ya da atýlmasý beklenen ve bir türlü atýlmayan adýmlar da toplumda kýrýlmalara yol açýyor. Örneðin birçok kiþi KCK ana davalarýnda tahliyelerin yaþanacaðý beklentisi içindeyken; 6 Mayýs'ta baþlayýp 17 Haziran'da sona eren 98'i tutuklu KCK ana davasýndan sadece iki tahliye kararý çýkmasý bu manada olumsuz bir hava oluþturdu. PKK gruplarýnýn sýnýrlarýn ötesi-

ne çekilmesi ve yaþanan çatýþmasýzlýk sonrasý böyle bir karar beklentisi toplumda zaten oluþmuþtu. … Murat Karayýlan, KCK ana davasýnda çýkan karara atýfta bulunarak, "Çözüm sürecinin týkandýðý"ný ve "Hükümetten TBMM kapanmadan adým atmasýný" beklediklerini belirtmesi de bu endiþeleri körükledi dersek yeridir. "Çözüm sürecinde ikinci adýmýn atýlmasý" gibi bir toplumsal beklenti var… Bu noktada BDP Eþbaþkaný Selahattin Demirtaþ Diyarbakýr'da yaptýðý açýklamada yaþanabilecek geliþmelerle ilgili ipuçlarý vererek toplumsal beklentiye de yanýt verdi. Demirtaþ'ýn hükümetin çözüm sürecinde ikinci aþama için hazýrlýklarýný önümüzdeki (bu) hafta açýklayabileceðini söyledi. Baþbakan Yardýmcýsý Beþir Atalay ve Adalet Bakaný Sadullah Ergin ile görüþme gerçekleþtirildiðini açýkladý. Çözüm sürecinde ikinci aþama için içerisinde TCK, Terörle Mücadele Kanunu ve Seçim Kanunu gibi yasalarda deðiþiklik öngören 25 maddelik bir paketin ele alýnacaðý yönünde ipuçlarý vererek, paketin bugün yapýlacak bakanlar kurulu toplantýsýnda ele alýnacaðý söyledi. Diðer yandan, Atalay ve Ergin'le yapýlan görüþmenin 'çok büyük umutlar ortaya koyacak derecede ciddi görüþmeler' olmadýðýný söyleyen Demirtaþ, hükümetin bir takým

hazýrlýklar içerisinde olduðunun ifade edildiðini aktarmasý da ciddi endiþeleri beraberinde getiriyor. Bir diðer detay da Demirtaþ'ýn bu sözlerinde gizliydi: "Herhalde bu hafta çalýþmalarýný tamamlayacaklar. Kamuoyuna açýklarlar mý, parlamentoya getirirler mi bilemiyorum." Yani BDP bile hükümetin nasýl bir adým atacaðýný bilmiyor. Toplumu da endiþelendiren bu gibi detaylar… Þüphesiz, barýþ süreçleri -dünyadaki diðer tüm örneklerde olduðu gibi- uzun solukludur. Herkes Kürt sorunu gibi tarihsel ve toplumsal aðýr tahribatlara yol açan bir sorunun he deyince çözülemeyeceðinin farkýnda ama bölgede Türkiye'nin diðer bölgelerinden daha fazla politize olmuþ bir halk var ve hangi konuþmanýn ne manaya geldiðini çok iyi biliyor… Bölgede çözüm süreci ile ilgili baþlayan olumlu hava ile daha çok ekonomik kalkýnma öne çýkarýlýyor. Kuþkusuz bu da toplumda beklentilerin artmasýna neden oluyor. Kürt sorunu ile ilgili yasal dayanaðý olmayan adýmlar ise sadece bir "geçiþtirme" ve "oyalama" olarak algýlanýyor. O yüzdendir ki; bölgede temkinli bir iyimserlik var. Bu temkinli iyimserliðin olumluya çevrilebilmesi için hükümetin yapacaðý yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Bunun için de bize gerekli olan tek þey samimiyet.

Hevsel’de uyuþturucu operasyonu Dicle Nehri kenarýndaki Hevsel Bahçeleri'ne düzenlenen uyuþturucu operasyonunda, 118 bin 43 kök Hint keneviri ele geçirildi

DÝYARBAKIR - Dicle Nehri kenarýndaki bahçelere düzenlenen hava destekli uyuþturucu operasyonunda 118 bin 43 kök Hint keneviri ele geçirildi. Alýnan bilgiye göre, Diyarbakýr Emniyet Müdürlüðü Kaçakçýlýk ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Þubesi ekipleri tarafýndan uyuþturucuyla mücadele kapsamýnda Dicle Nehri kenarýndaki Fiskaya Mahallesi'nde uyuþturucu madde imalatý yapýlan alanlara operasyon düzenlendi. Çok sayýda polisin görev aldýðý hava destekli operasyonda, 33 bin 689 metrekarelik 43 ayrý alanda çalýþma yapan güvenlik güçleri, 118 bin 43 kök Hint keneviri ele geçirdi. Ele geçirilen kenevirlerin, olay yerinde yakýlarak imha edildiði öðrenildi. (AA)

Dicle’de boðulma

Siirt’te kavga: 2 ölü 4 yaralý

DÝYARBAKIR'ýn Dicle Ýlçesi'nde serinlemek için baraj göletine giren çocuk, hayatýný kaybetti. Ýlçeye baðlý Düver köyünde yaþayan ve arkadaþlarýyla serinlemek için Dicle Barajý göletine giren Cihan Güneþ (15), bir süre sonra gözden kayboldu. Arkadaþlarýnýn durumu haber vermesi üzerine olay yerine gelen jandarma ve Diyarbakýr Büyükþehir Belediyesi Sualtý Arama Kurtarma ekipleri, yaptýklarý çalýþma sonucu Güneþ'in cesedine ulaþtý. Güneþ'in cenazesi, otopsi için Dicle Devlet Hastanesi morguna kaldýrýldý. (AA)

SÝÝRT'te akraba olan iki aile arasýnda inþaat nedeniyle çýkan silahlý kavgada Cevat ve Behçet Deryalar adlý kardeþler yaþamýný yitirdi. Edinilen bilgilere göre, Kurtalan ilçe nüfusuna kayýtlý Garip Alpýnar (34), il merkezi Kooperatif Mahallesi'nde daha önce inþaat meselesi nedeniyle aralarýnda anlaþmazlýk bulunan kayýnbiraderleri ile karþýlaþtý. Karþýlaþma sonrasý yaþanan tartýþma, kýsa sürede silahlý kavgaya dönüþürken, Garip Alpýnar (34), kayýnbiraderleri Cevat (30) ve Þükrü Deryalar'ý (24) silahla yaraladý. Bu sýrada olayý duyan Deryalar'ýn yakýnlarýnýn olay yerine gelmesiyle birlikte olaylar büyürken, çýkan olaylarda Garip Alpýnar (34), Deniz Deryalar (27),

Ender Deryalar (33) ve Behçet Deryalar(36) yaralandý. Yaralýlar Siirt Devlet Hastanesi ve bazý özel hastanelerde tedavi altýna alýndý. Tüm müdahalelere raðmen Cevat ve Behçet Deryalar adlý kardeþler yaþamlarýný yitirdi. Yaralýlardan Garip Alpýnar, tedavi gördüðü hastanede gözaltýna alýnýrken, olayla ilgili soruþturma baþlatýldý. Polis, yaralýlarýn tedavi gördüðü hastanelerin çevresinde yoðun güvenlik önlemi aldý. (DÝHA)


4

GÜNDEM

24 Haziran 2013 Pazartesi

“Süreç tüm kesimler tarafýndan desteklenmeli” DÝAYDER 3. Olaðan Kongresi gerçekleþtirildi. Kongrede, "Çözüm Süreci"nin tüm kesimler tarafýndan desteklenmesi çaðrýsý yapýldý

DÝYARBAKIR - Din Adamlarý Yardýmlaþma ve Dayanýþma Derneði (DÝAYDER), 3. Olaðan Kongresi'ni Sümerpark Resepsiyon Salonu'nda gerçekleþtirdi. Kongreye, Þeyh Murþid, Þeyh Takyedin, Meryem Ana Kilisesi Papazý Yusuf Akbulut, BDP il ve ilçe yöneticileri, ÝHD, MEYADER, DÝVES, KURDÝ-DER, KADEP yöneticileri, Barýþ Anneleri Ýnisiyatifi aktivistleri, Bismil Din Adamlarý Derneði, Dernekler Platformu, Mardin Din Adamlarý Derneði, Dicle Fýrat Diyalog Grubu, ilçe belediye yöneticilerinin yaný sýra çok sayý-

da kurum ve kuruluþ katýldý. Kongre, kuran okunmasý ile baþladý. Kuran okunmasýnýn ardýndan açýlýþ konuþmasýný yapan DÝAYDER Baþkaný Zahit Çiftkuran katýlýmcýlara teþekkür etti. Çifkuran'ýn konuþmasýnýn ardýndan divan baþkanlýðýna Mehmet Çeliker seçildi. Okunan faaliyet raporu oy birliði ile kabul edildi. Oylama sonrasý konuþan DÝVES MYK üyesi Mele Abdullah Arkan, yeni sürecin baþarýya ulaþabilmesi için Kürt, Türk, Laz, Çerkes, Müslüman ve gayrimüslim herkesin çaba içerisinde olmasý gerektiðini belirtti.

Kuyumcular “taký ve tasarým bölümü” istiyor

DÝYARBAKIR Kuyumcular ve Sarraflar Odasý Baþkaný Mustafa Akkul, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayþegül Jale Saraç ile

görüþerek Diyarbakýr'da daha kaliteli hizmet sunmak için kuyumculuk, taký ve tasarým bölümü açýlmasýný istediklerini söyledi.

Arkan'ýn ardýndan söz alan BDP Diyarbakýr Ýl Eþ Baþkaný Mehmet Emin Yýlmaz, sürecin çok önemli olduðunu belirterek, DÝAYDER'in barýþa hizmet eden kutsal faaliyetler içerisinde olduðunu kaydetti. Yýlmaz, Kürtlerin tarihten bir takým dersler çýkararak, Kürt birliðinin saðlanabileceðini kaydetti.

"Yardým daha organize olmalý"

Diyarbakýr Barýþ Anneleri Ýnsiyatifi adýna konuþan Hava Kýran ise, AKP'nin din adý altýnda Kürtlerin inançlarýný sömürdüðünü savu-

Akkul, "DÜ Rektörü Prof. Dr. Ayþegül Jale Saraç ile yaptýðýmýz görüþmede üniversitede kuyumculuk taký ve tasarým bölümü açýlmasýný talep ettik. DÜ Türkiye'de en büyük üniversiteler arasýnda yer almaktadýr ve birçok bölümün yer aldýðý bir üniversitedir. Diyarbakýr kuyumculuk sektörü de Türkiye'de bir marka olduðunu kanýtlamýþ ve Diyarbakýr altýn takýlarý özelikle eliþi ve el sanatlarý olarak zengin ürünlere sahiptir. Biz bu ürünlerimizi korumak ve daha zenginleþtirmek için mutlaka üniversitede taký tasarýmýn bölümü ol-

narak, tüm Kürt din alimlerinin DÝAYDER bünyesinde örgütlenmesi gerektiðine iþaret etti. Ýslam dininin barýþçýl bir din olduðunu söylen Kýran, sürece dikkat çekerek, "Bundan sonra Kürt ve Türk anneleri aðlamasýn" dedi. Kýran'ýn konuþmasýnýn ardýndan divana sunulan DÝAYDER mali gider raporu oy birliði ile kabul edildi. Sunulan genel önergeyle Suriye'ye yardým amacýyla bir karar alýnarak, bundan sonraki süreçte Suriye'ye daha organize bir þekilde yardým toplanmasý için kongrede karar alýnmasý talep edildi. Talep, oy birliði ile

masý gerektirdiðini düþünüyoruz" dedi. Bu konu ile ilgili düþüncelerini DÜ Rektörü Prof. Dr. Ayþegül Jale Saraç'a aktardýklarýný dile getiren Mustafa Akkul, taleplerinin olumlu karþýlandýðýný söyledi. Akkul, "Talebimizi ilettiðimiz Rektör Prof. Dr. Ayþegül Jale Saraç, bu konunun kendileri için önemli olduðunu ve hemen araþtýrmalara baþlayarak bu projenin hayata geçirilmesi için ellerinden geleni yapacaklarýný söyledi. DÜ Rektörü Ayþegül Jale Saraç'ýn talebimizi sýcak ve olumlu karþýlamasý, bizleri mutlu eti kendisine teþekkür ediyoruz" dedi. (ÝHA)

kabul edildi. Ardýndan sivil Cuma namazlarýný ve DÝAYDER faaliyetlerini anlatan sinevizyon gösterimi yapýldý. Kongre sonunda, DÝAYDER Yönetim Kurulu'na; Hadi Koç, Fahrettin Uðurlu, Süleyman Ekinci, Zahit Çiftkuran, Kudbettin Bayler, Ahmet Sönmez, Abdulgani Okay seçilirken, Yedek Yönetim Kuruluna ise; Osman Akçay, Haci Kadah, Ýbrahim Demiray, Ramazan Bingöl, Hamadin Yürek, Naif Erdem, Mehmet Güzedici seçildi. Kongre Mele Fahrettin Oðullu'nun Þeyh Said ve Seyit Rýza anýsýna okuduðu þiirle sona erdi.

EMREM Vakfý’ndan “Sünnet Þöleni” DÝYARBAKIR - EMREM Vakfý Diyarbakýr temsilciliði, dar gelirli 15 çocuðu sünnet ettirdi. Fatihpaþa Kadýn ve Çocuk Eðitim Merkezinde düzenlenen þölende konuþan Vali Yardýmcýsý Cemal Hüsnü Kansýz, vakýf çalýþanlarýna teþekkür ederek, "Peygamberimizin en önemli sünnetlerinin baþýnda gelen bu olay, çocuklarýmýz için çok önemlidir. Bu mutlu gününüzde biz de bu sevinci sizlerle yaþýyoruz" dedi. EMREM Vakfý Ýl Temsilcisi Özdemir ise vakfýn onursal baþkaný Abdüsselam Semre'nin, Doðu'daki çocuklara yardým yapmayý çok istediðini kayderek, vakfýn bundan sonra buna benzer faaliyetlerini sürdüreceðini söyledi. Konuþmalarýn ardýndan sünnet edilen çocuklara çeþitli hediyeler verildi. (AA)


5

GÜNDEM

24 Haziran 2013 Pazartesi

“Ya bizimle çalýþýrsýn ya da ölürsün!” Kendilerini istihbaratçý olarak tanýtan polisler tarafýndan defalarca yasadýþý gözaltý uygulamasý ile kendisine ajanlýk dayatmasýnda bulunulduðunu iddia eden Hebat Turhan (19) isimli genç, ÝHD Diyarbakýr Þubesi'ne baþvuruda bulundu. Yaþadýklarýndan dolayý psikolojik sorunlar yaþamaya baþladýðýný dile getiren Turhan, Diyarbakýr Cumhuriyet Savcýlýðý'na suç duyurusunda bulunacaðýný ifade etti DÝYARBAKIR-Kendilerini istihbaratçý olarak tanýtan polisler tarafýndan defalarca yasadýþý gözaltý uygulamasý ile kendisine ajanlýk dayatmasýnda bulunulduðunu iddia eden Hebat Turhan (19) isimli genç, ÝHD Diyarbakýr Þubesi'ne hukuki yardým talebiyle baþvurdu. Turhan, söz konusu ajanlýk dayatmasýnda bulunan polisler hakkýnda Diyarbakýr Cumhuriyet Savcýlýðýna suç duyurusunda bulunacaðýný belirtti. Yaklaþýk 3 aydýr polisler tarafýndan baský gördüðünü anlatan Turhan, psikolojik sorunlar yaþamaya baþladýðýný ve can güvenliðinin olmadýðýný kaydetti. Lice'de 14 Aralýk 2009 tarihinde gerçekleþen toplumsal gösteri sýrasýnda gözaltýna alýndýktan bir gün sonra "Örgüt propagandasý" yaptýðý gerekçesiyle tutuklandýðýný ve 9 ay cezaevinde kaldýðýný belirterek konuþmasýna baþlayan Turhan, cezaevinden çýktýktan sonra öð-

renim gördüðü Lice Anadolu Lisesi'nde öðretmenlerinin olumsuz davranýþlarýna maruz kaldýðýný aktardý. Bu baskýlarýn devamý olarak bir süre sonra okuldan uzaklaþtýrýldýðýný dile getiren Turhan, ailevi ve ekonomik konularda da sorunlar yaþamaya baþladýðýný belirterek, Diyarbakýr'a yerleþmeye karar verdiðini söyledi. 2011 yýlýnda geldiði Diyarbakýr'da her hangi bir baský ve tehdit ile karþýlaþmadýðýný belirten Turhan, 2013 yýlýnýn Mart ayýnda polisler tarafýndan gözaltýna alýndýðýný, ancak kendisini gözaltýna alan polis ekibi tarafýndan bir süre sonra kendilerini istihbaratçý olarak tanýtan baþka bir ekibe teslim edildiðini kaydetti. Bu ekip tarafýndan çevre yolunda bir alana götürüldüðünü ve burada kendisine ajanlýk dayatmasýnda bulunulduðunu belirten Turhan, bunu kabul etmemesi nedeni ile defalarca ayný þekilde yasadýþý þekilde gözaltý uygulamasýna maruz kaldýðýný kaydetti.

“30-40 defa gözaltý”

3 ay boyunca ayný þekilde 30-40 defa polis ekipleri tarafýnda beyaz Cornet bir araçla gözaltýna alýndýðýný ve her defasýnda siyah Renault marka araç içersinde bulunan ikinci bir polis ekibine teslim edildiðini belirten Turhan, "Ýlk polis ekibi bana kimlik gösterdi, ancak daha sonraki polis ekibi ise kimlik göstermeyerek kendilerini istihbaratçý olarak tanýttý" dedi. Ýlk görüþmede teklifin kendisine gelen telefon aramasý ile yapýldýðýný, ancak bunu reddettiðini ve reddettiði için öldürülmek ile tehdit edildiðini belirten Turhan, "'Seni öldürürüz' dediklerinde ister istemez biraz çekindim. Sonra da bana, sadece konuþup daha sonra karýþmayacaðýz dediklerinde, 'Gelmeyeceðim' dedim. Telefon görüþmesi sýrasýnda ayný zamanda takip ediliyordu. Bana 'Ýlerle yoksa arabayla çarparýz' dediler, Kayapýnar'da

Memorial Hastanesi'nin olduðu yere kadar ilerledim. Ekin Park'ýn önünde ekip arabasý önümü kesti ve bana 'arabaya bin' dediler. Benimle konuþtuklarýnda þunu söylediler: 'Sana para verelim, ev alalým ne istersen onu alalým yeter ki bize Diyarbakýr'ýn örgütçü kesimini ortaya çýkar. BDP'ye gidiyorsun, orada çayýný iç, orada konuþulanlarý bize söyle' dediler. Bana 'Ya bizimle çalýþýrsýn ya cezaevine girersin ya da ölürsün, üçünden birini seç' dediler. Ben de 'beni öldürün' dedim. Baþka insanlarýn günahýný boynuma koymam dedim" diye konuþtu.

"3 ayda üç iþ yeri deðiþtirdim"

Kendisi ile yapýlan görüþmelerin dýþýnda söz konusu polislerin, çalýþtýðý iþyeri sahipleri ile de görüþtüklerini ve iþten çýkarmalarýna neden olduklarýný belirten Turhan, "Bu 3 ay içersinde üç iþyeri deðiþtirdim. Her çalýþtýðým yerde adamlar bir hafta 10 gün sonra yerimi tespit eder, akþam ben iþten çýktýktan sonra da gider patronumla konuþur, görüþürlerdi. Patron da sabah gelip 'Polisler seni sordu korkuyorum seni iþten çýkarmak zorundayým' derdi" dedi. Polislerin yaptýklarýyla ekonomik olarak kendisini çaresiz duruma getirmeyi amaçlayan bir yaklaþým olduðuna vurgu yapan Turhan, kendisine para ve maddi vaatlerle yapýlan ajanlýk dayatmasýný cazip hale getirmek istediklerini belirterek, "Mesela ben çok fazla sigara içiyorum. Bir genç parasýz, sigarasýz, kontürsüz kalýnca ister istemez bunalýma giriyor. Onlar da o taraftan bana yaklaþmaya çalýþtý. Ama unuttuklarý bir þey var, benim arkamda kocaman bir ailem var" diye konuþtu.

Suç duyurusunda bulunacak

Bir buçuk ay önce yaþadýklarýný ailesi ile paylaþtýðýný aktaran Turhan, uzun

bir süre korktuðu için bu durumu kimseye anlatamadýðýný söyledi. Bölgede yaþayan gençlerin bu duruma dikkatini çekmek ve uyarýcý olmak için baþýndan geçen olaylarý anlatmaya karar verdiðini belirten Turhan, gençleri, bu tür ajanlýk dayatmalarýna karþý tedbirli olmaya çaðýrdý. ÝHD Diyar-

bakýr Þubesi'ne hukuki yardým talebiyle baþvuruda bulunan Turhan, söz konusu polislerin isimlerini bilmediðini, ancak gördüðünde teþhis edebileceðini belirterek, konu ile ilgili Diyarbakýr Cumhuriyet Savcýlýðýna suç duyurusunda bulunacaðýný söyledi.

Silvan’da Kültür Sanat Günleri baþladý Diyarbakýr'ýn Silvan Ýlçesi'nde bulunan Zembilfroþ Kültür Merkezi tarafýndan "Demokratik sanatla özgür yaþam anlayýþýyla doðal toplumla buluþalým" þiarý ile düzenlenen kültür sanat günleri "Þevbêrka Dengbêja" etkinliði ile baþladý. DÝYARBAKIR'ýn Silvan Ýlçesi'nde faaliyet gösteren Zembilfroþ Kültür Merkezi tarafýndan "Demokratik sanatla özgür yaþam anlayýþýyla doðal toplumla buluþalým" þiarý ile düzenlenen kültür sanat günleri "Þevbêrka Dengbêja" etkinliði ile baþladý. Ýlçe merkezine baðlý Selahattin Mahallesi Özgürlük Meydaný'nda bulunan havuz baþýnda yapýlan Þevbêrka Dengbêja programýna BDP Silvan Ýlçe Eþ Baþkaný Ke-

rem Canpolat, KURDÎDER Silvan Þubesi Baþkaný Cemal Düþük, MEYA-DER, TUAD-DER temsilcileri, Zembilfroþ Kültür Merkezi çalýþan ve kursiyerleri, mahalle muhtarlarýnýn yaný sýra çok sayýda yurttaþ katýldý. Açýk havada yapýlan Muþ, Batman, Silvanlý kadýn ve erkek dengbêjlerin klamlarýný seslendirdiði etkinlik, akþam saatlerine kadar devam ederken, dengbêjler yurttaþlardan yoðun ilgi gördü. (DÝHA)


6

KADIN-Y YAÞAM

24 Haziran 2013 Pazartesi

“PKK de legal siyaset yapacak” Diyarbakýr'da BDP Gençlik Merkezi öncülüðünde, uyuþturucu, fuhuþ, ajanlaþtýrma politikalarýna karþý "Sömürgeci uygulamalara son" sloganýyla yürüyüþ düzenlendi. Binlerce kiþinin katýldýðý yürüyüþte konuþan BDP Eþ Genel Baþkaný Gültan Kýþanak, "Eski yaklaþým ve yöntemlerle bu süreci ilerletemezsiniz. Yeri gelecek, PKK de legal siyaset yapacak" dedi

DÝYARBAKIR'da BDP Gençlik Meclisi öncülüðünde, "Sömürgeci uygulamalara son" sloganýyla yürüyüþ düzenlendi. Yürüyüþe, BDP Eþ Genel Baþkaný Gültan Kýþanak ve BDP Diyarbakýr Nursel Aydoðan'ýn da aralarýnda bulunduðu binlerce kiþi katýldý. BDP Diyarbakýr Ýl Binasý önünden toplanan kitle, "Bê Serok jiyan nabe", "Sömürgeci uygulamalara son" ve "Siyasi tutsaklar onurumuzdur" sloganlarý atýp, "Taciz ve tecavüz, sömürüye karþý genç kadýnlar alanlarda", "Karakolla-

ra ve barajlara karþý gençlik direniþte", "Uyuþturucu, fuhuþ, asimilasyon, yozlaþtýrma, ajanlaþtýrma uygulamalarýna son" ve "Askere gitme kardeþ kaný dökme" pankartlarý ile Koþuyolu Parký'na doðru yürüyüþe geçti. Polis, kitleyi, Turgut Özal Bulvarý'nda engelledi. Burada BDP'liler ile polis yetkilileri arasýnda uzun süren görüþmeler sonuç vermeyince kitle basýn açýklamasý burada yapýldý. BDP Gençlik Meclisi adýna basýn açýklamasý metnini okuyan Evin Ba-

rýþ, sömürgeci güçlerin, öldürme ve katletmeyle sonuç alamadýklarý için fuhuþ, ajanlaþtýrma, uyuþturucu ve asimilasyon politikalarýný toplum içinde yayarak sonuç almaya çalýþtýðýný ifade etti. Barýþ, "Düþürülmüþ kadýnýn düþürülmüþ toplum, yozlaþtýrýlmýþ gençliðin yozlaþtýrýlmýþ toplum olduðunu bilen sömürgeci güçler, bu sömürgeci politikalar ýþýðýnda gençlik ve kadýn baþta olmak üzere tüm Kürdistan halklarýna amansýz bir þekilde yön vermeye devam ediyorlar" dedi.

Yýkýlan her sistemin daðýlan her çýkar ve sömürü çarkýnýn gençlik dinamiði öncülüðünde gerçekleþtiðini kaydeden Barýþ, "Bunun içindir ki; toplumlarýn geleceði, ýþýðý olan gençlik fuhuþ bataklýðýna çekilerek, uyuþturucu madde baðýmlýsý haline getirilerek, zorla askere alýp halkýna savaþ açtýrýlarak, ajanlaþtýrýlarak bu ýþýk söndürülmeye çalýþýlmaktadýr" diye konuþtu. Bingöl'deki tecavüz olayýnýn sömürgeci uygulamalarýn bir parçasý olduðunu belirten Barýþ, "Bunu Kürdistan halklarýna yapýlmýþ bir saldýrý olarak görüp tepkimizi doruk noktasýna çýkararak hesabýný sormalýyýz" dedi. BDP Eþ Genel Baþkaný Gültan Kýþanak ise, gençleri toplumsal duyarlýlýk ve kararlý duruþlarý nedeniyle kutladýðýný belirterek, sözlerine baþladý. Gençlik gelecektir sözünü herkesin söylediðini, ancak BDP gençliðinin bu sözü duruþuyla ortaya koyduðunu kaydeden Kýþanak, "Bir toplumu eðer yenemiyorsanýz, o toplumu içerden çürüten politikalarla yen-

Kadýnlar sosyal yaþama müdahil ediliyor Diyarbakýr Sur Belediyesi tarafýndan kadýnýn sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik alanlarda güçlenmesine katkýda bulunmak amacýyla kurulan kadýn destek merkezlerinde üretilen yöresel ürünler kadýnlara hem iþ olanaðý, hem de sosyal alanda yer bulmasýný saðlýyor

D Ý YA R B A K I R ' ý n Sur Ýlçe Belediyesi tarafýndan ilçedeki kadýnlarýn ekonomik ve sosyal alanda geliþmelerini saðlamak amacýyla kurulan Kadýn Destek Merkezleri'nde verilen kurslara katýlan kadýnlar meslek sahibi olarak, ürettikleri ürünleri belediye tarafýndan kurulan maðazada satýþa sunuyor. Kadýnlarýn ürettikleri ürünlerin aile ekonomilerine katký saðladýðýný ifade eden Belediye Baþkan Yardýmcýsý Azize Kutlu, belediye bünyesinde þu an 5 Kadýn Destek Merkezi'nde yüz dolayýnda kadýnýn yer aldýðýný

söyledi. Belediye tarafýndan kurulan Kadýn Emeði (Keda Jine) adý verilen maðazalarda Diyarbakýr'a özgü ürünlerin sergilenip satýþlarýnýn yapýldýðýný dile getiren Kutlu, maðazalarda gelirin kadýnlara aktarýldýðýný anlattý. Kutlu, "Sur Belediyesi bünyesinde 4 kadýn destek merkezi bulunuyor. Bu merkezlerde kadýnlarýmýz çeþitli alanlarda verilen kurslara katýlýyor. Biçki dikiþ, taký tasarým, halý gibi çok sayýda verilen kurslarda ürünlerini yapan kadýnlarýmýz, bu iþlerimizde satýþlarý yapýp, ailelerini maddi bir destek saðlýyor" dedi.

meye çalýþýrsýnýz. Bunun da adý s��mürgeciliktir. Mücadeleden uzak tutulamayan halklarýn gençliði uyuþturucu ve yoz politikalarla teslim alýnmak isteniyor. Bundan sonra inanýyorum ki bu gençlik, her mahalleyi, köy ve sokakta güçlü politikalar üreterek toplumu geleceðe hazýrlayacaksýnýz" dedi. Kýþanak, Abdullah Öcalan tarafýndan baþlatýlan yeni sürece dikkat çekerek, "Bugün süreç demokratik süreç olarak baþladýysa, siz gençlerin öncülük ettiði bu sürece polis de, AKP de, Vali de saygý duyacak! Yýllardýr bu ülkede gençlerin önünde ölme ve öldürme vardý. Kürt Halk Önderi Sayýn Abdullah Öcalan demokratik bir süreç baþlattý. Bunun önüne çýkan engeller barýþýn önüne çýkan engellerdir. Bu nedenle eski yaklaþým ve yöntemlerle bu süreci ilerletemezsiniz. Yeri gelecek, PKK de legal siyaset yapacak" diye konuþtu. Kýþanak'ýn konuþmasýnýn ardýndan kitle olaysýz bir þekilde daðýldý. (DÝHA)

ZAYÝ Ýþ yerime ait olan kullanmýþ olduðum faturalarýmý ve mal karþýlýðý almýþ olduðum faturalarýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Metin BAYRAM

REKLAM VE ÝLANLARINIZ ÝÇÝN BÝZE ULAÞIN 412 252 55 59


7

KADIN-Y YAÞAM

24 Haziran 2013 Pazartesi

Bu dava tüm kadýnlarýn davasý Hakkari'deki kadýn kurumlarý tarafýndan Bingöl'de askerlerin cinsel istismarýna maruz kalan 16 yaþýndaki E. A için yapýlan basýn toplantýsýnda, "Bizler bu davanýn bir tecavüz davasý deðil bir onur davasý olduðunu ve sadece E.A'nýn deðil tüm kadýnlarýn davasý olduðunu düþünüyoruz" denildi

HAKKARÝ'de bulunan sivil toplum kuruluþlarýnýn kadýn bileþenleri, Bingöl'ün Solhan ilçesine baðlý Hazarþah köyündeki karakolda görevli 8 askerin cinsel istismarýna maruz kalan 16 yaþýndaki E.A. olayý ile ilgili Hakkari Belediyesi bünyesinde çalýþma yürüten Binevþ Kadýn Danýþma Merkezi Toplantý Salonu'nda basýn toplantýsý düzenledi. Toplantýda konuþan Sosyolog Özgül Doðan, tutuklu

yargýlanan askerlerin itiraz ile serbest býrakýlmasýna tepki göstererek, "Hepimizin hafýzasýnda hala canlýlýðýný koruyan ve tüm toplumun vicdanýný derinden yaralayan N.Ç. davasýnda 13 yaþýndaki bir çocuðun 'tecavüze rýzasý olduðunu' söyleyen de yine ayný erkek yargýdýr. Mahkemeler farklý olsa da, zihniyetin ayný olduðu bu davada bir kez daha açýða çýkmýþtýr" dedi. E.A.'nýn uðradýðý vahþe-

“Utanmasalar meþrulaþtýracaklar”

ANKARA - 3. Kadýn Sivil Toplum Kurumlarý Forumu'nda bir araya gelen kadýnlar eþitliðin, demokrasinin ve bütün sorunlarýn çözümünü saðlayacaðýný söyledi. Forum düzenleyicilerinden Türk Kadýnlar Birliði Baþkaný Av. Sema Kendirci, "Bence Türkiye'de kadýnlarýn en temel sorunlarý eþit iliþkilerin olmamasý, ayrýmcýlýðýn ortadan kaldýrýlmamasý meselesidir. Çünkü kadýnlarla ilgili her türlü sorun bu ayrýmcýlýk ortadan kaldýrýlmadýðý için ve kadýn erkek eþitliði saðlanýp hayata geçmediði için oluyor.

tin 2011-2013 yýllarý arasýnda gerçekleþtiðini hatýrlatan Doðan þunlarý söyledi: "Baþta Kürt kadýnlarý olmak üzere kadýnlar olarak en aðýr bedellerini ödediðimiz savaþýn farklý bir yüzü ile karþý karþýyayýz. Unutmayalým ki, özellikle savaþýn týrmandýðý 90'lý yýllarda yoðunluklu olmak üzere yüzlerce belki de binlerce kadýna yakýlan köylerimizde, basýlan evlerimizde, gözaltýnda ya da kaçýrýlarak tecavüz edil-

Eþitlik için buluþuyoruz. Ayrýmcýlýk ortadan kaldýrýlýrsa, ülke ve demokrasi ile ilgili her türlü sorun ortadan kaldýrýlacak diye düþünüyoruz" dedi. Politikada kadýnýn olmamasýnýn demokrasinin bir kaybý olduðunu ifade eden Kendirci, yine istihdama, çalýþma yaþamýna kadýnýn katýlamamasýnýn büyük bir sorun olduðunu söyledi. En büyük sorunlardan birisinin artýk katliama dönüþen kadýn cinayetleri olduðunu belirten Kendirci, atölyelerde konuþulan baþlýklarda kadýna yönelik þiddete karþý mücadelenin haritasýný çýkarmayý hedeflediklerini söyledi.

gili bazý durumlarýn düzeltilebileceðinin altýný çizdi. Ancak uygulama ile ilgili çok ciddi sorunlar yaþandýðýný ve bunu tartýþmayý hedeflediklerini dile getiren Kendirci, "Þiddet çok önemli. Katliamlarýn durmasý önemli. Çocuk gelinler önemli. Hepsi suç. Zaten çocuk, zaten olmamalý. O çok önemli bir baþlýðýmýz. ÞÖNÝM (Þiddet Önleme ve Ýzleme Merkezleri) de çok önemli. Bir yönetmeliði olmadan bu ÞÖNÝM'ler kuruldu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlýðý'na yönetmeliksiz olmaz dediðimizde bizi dinlemedi. ÞÖNÝM'leri fiili olarak hayata geçirdi. Neyi yapmaya çalýþtýklarýný sordum. Deneme yanýlma yöntemi kötü bir yöntem. Bugün size yol gösterecek bir yazýlý metin bile yok. Þiddetle böyle mücadele olmaz" diye konuþtu.

"Yasalarý uygulamada sýkýntýlar var"

"Utanmasalar istismarý meþrulaþtýracaklar"

Kadýna yönelik þiddetin önlenmesi için bir yasa hazýrladýklarýný belirten Kendirci, çok büyük eksikliklere raðmen iyi olan yanlarý uygulansaydý, kadýnlara yönelik þiddetle il-

Bingöl'de cinsel istismar davasý baþta olmak üzere son dönemlerde yaþanan benzer davalara deðinen Kendirci, siyasi iktidarýn politikasýný doðru görmek gerektiðini ifade

miþ, kadýnlarýn bedeni savaþ alanlarýndan biri haline getirilmiþtir. Kürt özgürlük mücadelesinde önemli yere sahip kadýnlar, bir devlet politikasý olarak sistematik biçimde taciz ve tecavüzlerle karþý karþýya kalmaktadýrlar. Daha öncede görüldüðü gibi subay, mülki amir, kamu görevlisi planlama dahilinde Kürt kýzlarýna karþý bu aþaðýlýk uygulamalarý gerçekleþtirmektedir. E. A olayý göstermiþtir ki, bu

ederek, þunlarý kaydetti: "Yani daha utanmasalar çocuða yönelik cinsel istismarý meþrulaþtýracaklar. Ýndirimler, serbest býrakmalar, rýzasý vardý demeler... Ben bir hukukçu olarak size yemin ediyorum; utanç duyuyorum. Bu yargý kararlarýndan utanç duyuyorum. Bu bir. Bunlara dur diyecek olan da biziz. Hangi düþüncede olursak olalým. Ýþte burada kadýn paydasýnda yan yana durmamýz ve siyasi iktidarýn üstünde baský kurmamýz gerekiyor. Bu iki. Üç; barýþ sürecinde ben siyasi iktidarýn samimi olduðunu düþünmüyorum. Çünkü bugüne kadar 10 yýllýk iktidarýnda samimiyet testlerinden geçmiþ bir iktidar olduðunu düþünmüyorum. Bu açýdan o samimiyet ne kadar test edildi, çok emin deðilim. Ama ben bir hukukçu olarak bütün bunlarý yaþamýþ biri olarak Türkiye'nin en büyük kadýn örgütünün genel baþkaný olarak samimi ve dürüst olduðuna inanmýyorum. Ama bir barýþ süreci olacaksa ve savunulacaksa orada kadýnlarýn yan yana durmasý gerektiðine inanýyorum." (DÝHA)

devlet onaylý ve planlý bir politikadýr"

Duyarlýlýk çaðrýsý

Bu davanýn bir tecavüz davasý deðil bir onur davasý olduðunu dile getiren Doðan, "Sadece E.A'nýn deðil tüm kadýnlarýn davasý olduðunu düþünüyoruz. Bu temelde herkesi bu konuda duyarlý olmaya çaðýrýyoruz. Tecavüzcüler tutuklanýncaya ve gerekli cezayý alýncaya kadar mücadelemizi yükselteceðiz" dedi. DÝHA

Adana’da kadýnlar E.A. için yürüyecek ADANA - Bingöl'de 16 yaþýndaki E.A. isimli çocuða, aralarýnda 4 uzman çavuþun da bulunduðu 8 kiþinin cinsel istismarda bulunmasý olayýný protesto etmek amacýyla yarýn (bugün) Demokratik Özgürlük Kadýn Hareketi (DÖKH) öncülüðünde kadýnlar, BDP Adana Ýl Binasý'ndan Adana Adliyesi'ne yürüyecek. Konuya iliþkin bilgi veren BDP Kadýn Meclisi Üyesi Aynur Aþan, "Bingöl'de yaþanan bu vahþet; yýllardýr Kürt kadýný þahsýnda Kürt halkýna yönelik sürdürülen soykýrýmýn bir parçasýdýr. Biz kadýnlar olarak baþta kadýna yönelik geliþtirilen taciz, tecavüz olmak üzere þiddetin her türlüsüne karþýyýz. Bu çerçevede yarýn (bugün) saat 12.00'de BDP Adana Ýl Binasý önünden Adana Adliyesi'ne kadar yürüyüþ düzenleyeceðiz. Bu yürüyüþe baþta kadýnlar olmak üzere vicdani ve ahlaki olarak karþý duran tüm halkýmýzý davet ediyoruz" dedi. DÝHA


8 Ýmralý heyetine izin çýkmadý

POLÝTÝKA

24 Haziran 2013 Pazartesi

Arýnç: Kýlýçdaroðlu CHP’ye yakýþmýyor Baþbakan Yardýmcýsý Arýnç, yeni evlenen gençlere çapulcu diyen Kýlýçdaroðlu ile ilgili “Böyle bir genel baþkan CHP'ye de yakýþmýyor, ana muhalefet partisi lideri olmaya da yakýþmýyor” dedi

Abdullah Öcalan ile görüþmek için Adalet Bakanlýðý'na baþvuran BDP heyeti, herhangi bir cevap gelmediði için Ýmralý Adasý'na gidemedi. En son 7 Haziran'da PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüþme gerçekleþtiren BDP heyetinin, dün Ýmralý Adasý'na gitmek için Adalet Bakanlýðý'na yaptýðý baþvuruya yanýt gelmedi. Konu hakkýnda bilgi veren BDP Grup Baþkan Vekili Pervin Buldan, görüþmenin bugün (dün) gerçekleþmeyeceðini bildirdi. Ankara'da olduðunu belirten Buldan, gelecek yanýt üzerine Ýmralý'ya gideceklerini söyledi.

‘Süreç geri dönerse daða çýkarým’ ÝZMÝR - Bornova Stadyumu'nun önünde toplanan BDP ve çeþitli parti ve sivil toplum örgütü üyeleri, yolu trafiðe kapatarak Kürtçe ve Türkçe sloganlar eþliðinde Demokrasi Meydaný'na yürüdü. Burada polis kontrolünden geçerek alana alýnan grup, miting alanýnda müzik eþliðinde halay çekip, sloganlar attý. Mitingde konuþan BDP Aðrý Milletvekili Halil Aksoy, BDP Aðrý Milletvekili Halil Aksoy, "Süreç geri dönerse inanýn ben de daða çýkacaðým. Çünkü göz göre göre insanlarýn ölmesine kimse göz yumamaz. Þimdi kimse bunu þöyle anlamasýn; kimseyi tehdit etmiyorum. Bu bir tehdit deðil. Herkes aklýný baþýna toplamalý ve bu süreci desteklemelidir" dedi.

Baþbakan Yardýmcýsý Bülent Arýnç, ''Sayýn Kýlýçdaroðlu yeni evlenen gençlere "çapulcu" diye iltifat ediyor. Allah'ým aklýmýzý korusun. Böyle bir genel baþkan Cumhuriyet Halk Partisine de yakýþmýyor, ana muhalefet partisi lideri olmaya da yakýþmýyor.

Muhtar bile olamaz

Bakýnýz siz böyle giderseniz, býrakýnýz genel baþkanlýkta kalmayý, o bile þüpheli, ama kesinlikle iktidar partisi olamaz, baþbakan da olamazsýnýz. Ve emin olun bu zihniyetle sizi Tunceli'nin Ovacýk'ýn da bir köyde muhtar bile yapmazlar'' dedi. Arýnç, "Taksim'de iyi niyetlerle baþlayan eylemlerin, sonunda vardý-

ðýmýz nokta, ana muhalefet partisinin karþýsýnda herkesi çapulcu olarak görme noktasýdýr. O zaman sayýn Genel Baþkan; siz bu sýfatý benimsediðinize ve yeni bir genç evlilere bu nasihatte bulunduðunuza göre, siz kendiniz için de bu sýfatý uygun görüyor musunuz? Görüyor ki bunu söylüyor da ben de nezaketen soruyorum, görüyor musunuz kardeþim?" diye konuþtu. CHP Lideri Kemal Kýlýçdaroðlu, CHP Genel Baþkan Yardýmcýsý Haluk Koç'un oðlunun nikah töreninde þahitlik yapmýþ, genç çifte "Sizden yeni çapulcular bekliyorum" diye seslenmiþti.

Meclis Baþkanlýðý için adaylýk süreci baþlýyor TBMM Baþkaný Cemil Çiçek'in görev süresinin 4 Temmuz 2013'te sona ermesi nedeniyle Meclis Baþkanlýðý seçimi için takvim bugün baþlýyor. Adaylar isimlerini, 24 Haziran Pazartesi gününden 28 Haziran Cuma günü saat 24.00'e kadar Baþkanlýk Divaný'na bildirecekler. Milletvekilleri, yeni Meclis Baþkaný'ný belirlemek için TBMM Genel Kurulu'nda 2 Temmuz Salý günü oy kullanacak.

Gruplarda seçimler

Yasama yýlý sona ermeden önce AKP, CHP ve MHP gruplarý da yeni Meclis yönetimlerini belirlemek için sandýk baþýna gidecek. AK Parti Grubu, 28 Haziran Cuma günü saat 15.00'te toplanacak. Grupta yapýlacak seçimlerde, 5 grup baþkanvekili belirlenecek. Ayrýca Baþkanlýk Divaný'nda AK Parti'ye düþen 2 Meclis Baþkanvekilliði, 6 Katip Üyelik ve 2 Ýdare Amirliði için adaylar tespit edi-

TBMM Baþkanlýðý için adaylýk süreci bugün baþlayacak. Adaylar isimlerini bugünden itibaren 28 Haziran Cuma günü saat 24.00'e kadar bildirecek lecek. CHP'de, 26 Haziran Çarþamba günü yapýlacak seçimlerde ise 3 Grup Baþkanvekili, 9 Grup Yönetim Kurulu üyesi, 7 Grup Disiplin Kurulu üyesi ve 2 Grup Denetçisi belirlenecek. TBMM Baþkanlýk Divaný üyelikleri için de CHP'ye düþen 1Meclis Baþkanvekilliði, 2 TBMM Katip Üyeliði ve 1 TBMM Ýdare Amiri adaylýðý için de oy kulanýlacak. MHP Grubu da yine bu hafta içinde yönetimini seçecek.

Genel Kurul

TBMM Genel Kurulu ise bu hafta, Anayasa Mahkemesi'nin yetki kanunu kapsamýnda olmadýðý gerekçesiyle iptal ettiði KHK'lardaki düzenlemeleri içiren tasarýyý yasalaþtýrmak için mesai yapacak. Yargý Hizmetleri ile ilgili olarak Bazý Kanunlarda Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Kanun Tasarý ile Askeri Yüksek Ýdare Mahkemesi'nin barýþta çalýþmaya ara verme sü-

resi yeniden belirleniyor. Buna göre, Mahkeme her yýl 1 Eylül'de baþlamak üzere, 20 Temmuz'dan 31 Aðustos'a kadar çalýþmaya ara verecek. Danýþtay daireleri, Uyuþmazlýk Mahkemesi Hukuk ve Ceza bölümleri ile Genel Kurulu ve Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri, ceza iþlerini gören makam ve mahkemeler her yýl 1 Eylül'de baþlamak üzere, 20 Temmuz'dan 31 Aðustos'a kadar çalýþmaya ara verecek. Ayrýca Sayýþtay Genel Kurulu, Temyiz Kurulu, Daireler Kurulu ve daireleri, 20 Temmuz'dan 31 Aðustos'a kadar çalýþmaya ara verecek. Adli tatil, her yýl 20 Temmuz'da baþlayacak, 31 Aðustos'ta sona erecek. Genel Kurul'da ayrýca Çevre ve Þehircilik Bakaný Erdoðan Bayraktar, 25 Haziran Salý günü milletvekillerinin sözlü sorularýný yanýtlayacak.


9

HABER

24 Haziran 2013 Pazartesi

“Tezgahlarý tek tek ortaya çýkacak!” Erzurum mitinginde konuþan Baþbakan Recep Tayip Erdoðan, "Ýnternette nasýl tertipler kurduklarýný, uluslararasý medya ile nasýl bir tertip yaptýklarýný tüm ahlaksýzlýklarýný tek tek deþifre edeceðiz. Müftü eþiyim deyip ortaya çýkan þahsýn CHP ilçe baþkanýnýn eþi olduðu, bar iþletmecisinin eþi olduðu ortaya çýktý. Foyasý anýnda ortaya çýktý. Ortalýk sakinleþtikçe bunlarýn baþka tezgahlarý da tek tek ortaya çýkacak" dedi ERZURUM-AKP tarafýndan Erzurum'da düzenlenen "Milli Ýradeye Saygý" mitinginde katýlan Baþbakan Recep Tayip Erdoðan, burada coþkulu bir kalabalýk tarafýndan karþýlandý. Burada konuþan Erdoðan, Gezi Parký eylemcilerine karþý yapýlan polis müdahalesi için "Polise talimatý kimin verdiðini soruyorlar, ben verdim" dedi. "Birileri burada bölge mitingi yapar, biz burada il mitingi yaparýz. Dün Samsun'daydým, bugün Erzurum'dayýz. Bunun bir anlamý var" diyen Erdoðan, "Burdan da Sivas'a gidebiliriz. Bundan yaklaþýk 100 yýl önce Erzurum düþman tarafýnda iþgal edildiðinde adeta Ýstanbul iþgal edilmiþ gibi Tüm Türkiye gözyaþlarýna boðulmuþtu. Ama o günlerde sadece Türkiye deðil, sadece bu aziz millet eðil tüm dünya Müslümanlarý gözyaþlarý dökmüþ, dünyanýn her köþesinde Müslümanlar ellerini semaya kaldýrýp dualar etmiþti. Bu gece Beraat gecesi. Beraat gecesinin gündüzünde sizlerle bir aradayýz. Anlamlý bir gün. Çünkü Erzurum mülk-i Ýslam'ýn kilidir, Ehli imanýn kalesidir" diye konuþtu. Erdoðan, konuþmasýnda

özetle þunlarý söyledi: "Gezi yalan, hedef talan... Oyun bu... Çünkü AK Parti iktidarýyla talan bitmiþtir. Ama bu millet size bu yolu açmayacak. Oyunu millet bozar, finali sandýk yazar. Olay budur Eðer yüreðiniz varsa, dürüstseniz o zaman sandýk geliyor, 8 ay var. Buyurun sandýða orada herkes boyunun ölçüsünü alýr. Siz bizi iktidar yaptýnýz ancak siz indirirsiniz. Türkiye'deki son çirkin gösteriler karþýsýnda Koala Lumpur'dan Cezayir'e, Somali'den Üsküp'e bize destek mitingleri yaptýlar. Onlar tweetlerle varsýn saldýrsýnlar, varsýnlar Facebook'larla saldýrsýnlar, evvel Allah benim dadaþýmýn iradesi var. Bu iradenin üzerinde irade tanýmýyoruz. Öyle Taksim'de Gezi'yi bahane ederek ortaya çýkanlar sandýkta bunun cevabýný alacaklar. Çapulcular nerede dadaþlar nerede diyorlar. Bir milyon yalan haber yayýnlasýnlar, bunlar tutmaz. Tweetlerle sadece bu iþi yaptýlar. Sadece sizi yalan haberleriniz yatsýya kadar sürer ve yatsýda bu mum söner. Hepsi bir araya gelsin, üzerimize yürüsünler biz ya Fettah der bu tezgahlarýn hepsini alt üst ederiz. Millet

‘Öcalan ile görüþmek istiyoruz’

KESK Genel Baþkaný ve "Akil Ýnsanlar Güneydoðu Anadolu Bölgesi Heyeti" üyesi Lami Özgen, Baþbakan Erdoðan'la Çarþamba günü yapacaklarý toplantýda, hem rapor sunumu

yapacaklarýný, hem de uyarýlarda bulunacaklarýný belirtti. Halen kendi çalýþma bölgesi olan illerde hükümete güvensizliðin hakim olduðunu ifade eden Özgen, "Hükümetin, sürecin

en baþýndan itibaren bu oyunu gördü ve bozdu. Bunlar milletin hiç sesi çýkmayacak sanýyordu. Çünkü bunlar her zaman milleti aþaðýladýlar, Koyun, göbeðini kaþýyan adam, makarnacý, kömürcü dediler.

Maskeleri düþtü

Almanya'nýn eski þansölyesi bana dedi ki CHP'den sosyal demokrat olmaz dedi. Ben de onlara dedim ki biz sosyal adaletçiyiz. CHP'nin genel müdürü SSK'yý batýran genel müdür. Maskeleri düþtü, makarnacý dedikleri millet Ankara'da Ýstanbul'da Kayseri'de Türkiye'nin her yerinde bunlara karþý sesini yükseltti. Millet bunlardan illalah ediyor, millet sabrediyor. Daha da sabredeceðiz. Bu millete yaraþan aðýr baþlýlýktýr. Dün iþte burada bir partinin genel baþkaný vardý deðil mi? Bu ülkenin baþbakanýný sevmeyebilirsin ama hakaret etmek asla bir siyasetçiye yakýþmaz. Ben onlara onlarýn aðzýyla cevap vermem. Kem söz sahibinindir. Günü gelecek, vakti gelecek sandýkta bunlardan hesap soracaðýz. Dün bizi Teyyo Pehlivan'a benzetmiþ. Teyyo Pehlivan sensin ey Bahçeli. Bugüne kadar hep sen yenildin. Hikayeyi sana yanlýþ anlatmýþlar.

baþlamasýndan bu yana özellikle diliyle, tutumlarýyla, yaklaþýmlarýyla öne çýkardýðý bazý pratikler güvensizliðin devamýný saðlýyor. Bu noktada uyarýmýzý Hükümetin yapacaðýz. muna ve toplu baþta Kürt umuna topl iye yine Türk . Buna lazým esi güven verm dilini, þ barý cek denk düþe rmegeçi ta haya kültürünü ý Park i .Gez dedi " si lazým n meti hükü da larýn esto prot gösterdiði tutuma deðinen Özgen, "Bir yanda barýþ süreci ilerlerken, çözüm arayýþlarý varken; bir yandan da anti demokratik, baskýcý, otoriter tutumlar hayat buluyor. Doðal olarak, niyetten baðýmsýz olarak toplumun reflekslerine yol açýyor. Yine barýþ sürecini sabote etmeye yönelik bazý

Deþifre edeceðiz

Ýnternette nasýl tertipler kurduklarýný, uluslararasý medya ile nasýl bir tertip yaptýklarýný tüm ahlaksýzlýklarýný tek tek deþifre edeceðiz. Müftü eþiyim deyip ortaya çýkan þahsýn CHP ilçe baþkanýnýn eþi olduðu, bar iþletmecisinin eþi olduðu ortaya çýktý. Foyasý anýnda ortaya çýktý. Ortalýk sakinleþtikçe bunlarýn baþka tezgahlarý da tek tek ortaya çýkacak. Karanlýk iliþkileri tek tek ortaya dökülmeye baþladý. Bunlar Mustafa Kemal'in askerleriyiz diyor deðil mi. Orada duracaksýn. Kurtuluþ savaþýnýn kahramanlarýna biz bu hakarete ettirmeyiz. Kurtuluþ savaþýnýn askerleri camiye ayakkabýyla girip içki içmiyordu. Aksine denize döküyordu. Þimdi bunlarýn görüntülerini tek tek çýkartýyoruz ve hesabýný soracaðýz. Gençleri çevre diye kandýrdýlar. Si-

zi kullandýlar. Gazi Mustafa kemal kendi ülkesini baþka ülkelere þikayet eden bir lider deðildi. Bu genel müdür bizi Almanya'ya, Hollanda'ya þikayet ediyor. Senin eðer zerre kadar ferasetin varsa millete git. 8 ay sonra sandýkta her þey meydana çýkacak. CHP ne diyor. "Biz Atatürk'ün partisiyiz, biz cumhuriyetin en eski partisiyiz" diyor. Yaptýklarý ne her fýrsatta Türkiye'yi þikayet etmek. AKM'de terör örgütü paçavralarýyla Atatürk'ün posterlerini yan yana getirdiler. Dört beþ gün devam etti bu görüntü. Yurtdýþýndan döndüm. Tahammül edilemez hale geldi durum.

Polise talimatý ben verdim

Ýçiþleri Bakanýma "24 saat içinde AKM'yi ve Cumhuriyet Anýtý'ný temizleyin" dedim. Þimdi soruyorlar, "polise talimatý kim verdi" diye… Söylüyorum, ben verdim.

fýndan deðertutumlarýn da öne çýkmasý- þenleri tara lenmesi gena neden oluyor. Dolayý- lendirilip ince düþünüyosýyla hükümet demokratik rekiyor diye gözlemletemayüllerin, demokrasi- rum. Bu süreci ni, tanin kurallarýný öne çýkar- yen, onlarý tepkileri iskom mak suretiyle toplumun leplerini alan bu de tin geniþ kesimlerinde kon- yonlardan bir heye Öcaci sensüs saðlamalý" diye ko- Ýmralý'ya gidip süre lan'la tartýþmasý gerektiðinuþtu. ni düþünüyoruz. Ayný heRaporlarýn Öcalan'a yetin KCK yetkilileriyle de gönderilmesi görüþmesi lazým. En azýnkonusunda talep var dan bizim komisyonumuAkil Ýnsanlar Heyeti zun böyle bir deðerlendirolarak hazýrladýklarý rapomesi var. Raporumuzu yarun, Öcalan'a da ulaþtýrýlzýlý halede sunuyoruz ama masý gerektiðini belirten haliyle bir kýsmý yazýlý hale Özgen, ayný zamanda Öcagetirilmiþ oluyor. Gözlemlan'la ve KCK yetkilileriyle lerimizin hepsini yazýya kendilerinin de görüþmek emiz mümkün deðil. istediðini açýkladý. Özgen, dökm sözlü olarak da larý Bun "Raporlarýmýzýn Öcalan'a r hükümetin kada iye þimd gönderilmesi konusunda ine aktardýk ililer yetk bazý hem bizim, hem de halkýn fýna da aktara t Kür ama talebi var. Hem hükümet ."(ANKA) oruz istiy ak tarm hem de Kürt tarafýnýn bile-


10

HABER

24 Haziran 2013 Pazartesi

iHD heyeti sýnýrda incelemelerde bulunacak Sýnýr hattýnda karakol inþalarý ve askeri hareketliliðin yoðunlaþmasý üzerine ÝHD tarafýndan oluþturulan bir heyet sýnýr bölgelerinde incelemede bulunacak. Yapýlacak inceleme kapsamýnda Roboskili ailelere destek ziyaretinde bulunacak olan ÝHD, yaptýðý çalýþmalarý bir rapor halinde kamuoyuna açýklayacak. nak'tan baþlayacak.

Roboski'de basýn açýklamasý

DÝYARBAKIR - PKK'lilerin geri çekilme süreciyle birlikte ÝHD Genel Merkezi tarafýndan oluþturulan 25 kiþilik Ýzleme Komisyonu çalýþmalarýný sürdürürken, ÝHD merkezi bir komisyonla 2 gün boyunca Þýrnak ve Hakkari sýnýr hattýnda yaþanan askeri hareketliliði izleyecek. Aralarýnda ÝHD Genel Baþkan Yardýmcýsý Av. Serdar Çelebi, Bölge Temsilcisi Þevket Akdemir ile Diyarbakýr Þube Baþkaný Raci Bilici, ÝHD Mardin, Siirt, Þýrnak ve Hakkari þube baþkan ve yöneticilerinin yer alacaðý heyet, inceleme çalýþmasýna 24 Haziran Pazartesi günü Þýr-

Þýrnak'ýn Uludere Ýlçesi Roboski köyünde katledilen 34 yurttaþýn aileleriyle bir araya gelecek olan ÝHD heyeti, geçtiðimiz günlerde sýnýr ihlalinde bulunduklarý iddiasýyla verilen cezalara tepki göstermek amacýyla ailelerle birlikte açýklama yapacak. Ardýndan Þýrnak'ýn sýnýr bölgesinde incelemelerini sürdürecek olan ÝHD heyeti, daha sonra Hakkari'ye geçerek, burada yaþanan sorunlara yerinde gözlemleyecek. ÝHD heyetinin çalýþmalarý kapsamýnda yapýmý devam eden karakollarý inceleyeceði, askeri hareketliliðin yoðun yaþandýðý alanlarý gezeceði ve bazý köylerde korucularla görüþmeler yapacaðý belirtildi. Heyet yapacaðý inceleme ve izlemenin ardýndan elde ettiði verileri rapor halinde kamuoyu ile paylaþacak.

Meteoroloji “sýcak hava dalgasýna” karþý uyardý

TÜRKÝYE sýcak hava dalgasýnýn etkisine girdi. Ülke genelinde mevsim normalleri civarýnda seyreden hava sýcaklýðýnýn önümüzdeki hafta boyunca iç ve batý bölgelerinde his-

sedilir derecede olmak üzere normallerinin 4 ila 8, doðu bölgelerin de ise 2 ila 4 derece üzerinde seyredeceði tahmin ediliyor. Önümüzdeki hafta en yüksek hava sýcaklýklarý-

Askeri hareketlilik sürüyor

Çalýþmalarýna iliþkin bilgi veren ÝHD Diyarbakýr Þube Baþkaný Raci Bilici, bir süredir sýnýr hattýnda yaþanan askeri hareketlilik ile ilgili kendilerine yoðun þikayetler geldiðini belirterek, bu bölgede yaþanan sýkýntýlarý yerinde incelemek istediklerini söyledi. Geri çekilme sürecinin baþlamasýyla birlikte izleme komisyonu oluþturarak, tüm bölgede çalýþmalar yürüttüklerini aktaran Bilici, geçtiðimiz günlerde tüm bölge þubeleri olarak bir araya gelerek durum deðerlendirmesi yaptýklarýný dile getirdi. Yaptýklarý deðerlendirmede, bölgede askeri hareketliliðin sürdüðünü ve çekilmeye paralel devletin adým atmakta yavaþ olduðunu tespit ettiklerini ifade eden Bilici, yaþanan bu sorunlarý yerinde görerek raporlaþtýracaklarýný söyledi. (DÝHA)

nýn Ankara'da 35, Ýstanbul'da 34, Ýzmir'de 36, Antalya ve Manisa'da 37, Adana ve Diyarbakýr'da 38, Þanlýurfa ve Aydýn'da 40 derece civarýnda olmasý bekleniyor. Hava sýcaklýklarýnýn haziran ayý sonuna kadar mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi beklenildiðinden yüksek sýcaklýða karþý hassas ve kronik hastalýðý bulunan yaþlýlar ve çocuklarýn güneþ ýþýnlarýnýn dik geldiði 10 ila 16 saatleri arasýnda güneþte kalma süresinin en aza indirilmesi ve koruyucu tedbirlerin (gölgede bulunulmalý, güneþ altýnda aðýr iþler ve spor yapýlmamalý, ince açýk renkli ve bol elbiseler giyilmeli, aðýr ve yaðlý yiyeceklerden kaçýnýlmalý ve bol su tüketilmeli) alýnmasý gerekiyor.

2,5 yýldýr adalet bekliyor DÝYARBAKIR - Malatya 1. Aðýr Ceza Mahkemesi'nde 2011 yýlýnda baþlayan "Kasten adam öldürme davasý"nýn 2.5 yýl sürmesi maktül yakýnlarýný çileden çýkardý. Olayda býçaklanarak öldürülen üniversite öðrencisi Furkan Gülaçtý'nýn ablasý Berna Gülaçtý, adalet beklediðini söyledi. Diyarbakýr'da ikamet eden maktülün ablasý Berna Gülaçtý, davanýn uzun sürmesinden dolayý her geçen gün daha çok maðdur olduklarýný dile getirdi. "Faili delillerle ve tanýk beyanlarýyla doðrulanmasýna raðmen mahkeme bir türlü sonuçlanmýyor. 6 Sanýk tarafý sürekli mahkemeyi uzatmanýn yollarýný deniyor. Tanýklara etki edip yönlendirmeye, delilleri ise karartmaya çalýþýyorlar. 2.5 yýldýr devam eden ve kim tarafýndan vurulduðu tespitli olan bu olayýn sonuçlanmasýný bekliyoruz. Kardeþimi vuran kiþinin kim olduðu bütün delilleri ile ortadayken, davanýn bu kadar uzamasý bizi endiþelendiriyor. Burada öldürülen bir can mýdýr, yoksa bir tavuk mudur bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Adalete olan güvenimi yitirmek üzereyim. Davanýn bir an önce suçu tespit edilen kiþinin cezalandýrýlarak sonuçlanmasýný bekliyorum. Sanýk hak ettiði cezayý almazsa, Türkiye'deki adalet sistemini Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi'ne taþýyacaðým. Sanýk tarafý maddi güçlerini kullanarak davaya etki etmeye çalýþýyor. Yoksa bu dava bu kadar uzun sürmezdi" dedi.

Olay esnasýnda kardeþini öldüren þahsýn yanýnda bulunan arkadaþýnýn mermi göstererek polis olduðunu belirttiðini ve bunun da dosyada yer aldýðýný belirten Berna Gülaçtý, ayrýca sanýk yakýnlarýnýn da mahkemeye katýlmamasý için kendisini tehdit ettiðini ileri sürdü. Gülaçtý, "Yaþadýðýmýz bu kabustan kurtulmak için adaletin tecelli etmesini bekliyorum" ifadelerini kullandý. Maktül yakýný Berna Gülaçtý'nýn avukatý Sertan Yentürk ise 25 Haziran tarihinde yapýlacak olan duruþmadan karar çýkmasýný beklediklerini söyledi. Avukat Yentürk, davanýn uzamasýný gerektiren hiçbir þey olmadýðýný belirterek, "Cinayet olayý ile ilgili yargýlamanýn tüm evreleri tamamlanmýþ ve dosyaya konulmuþtur. Cinayeti kimin ve nasýl iþlediði çok açýk bir þekilde ortadadýr. Mahkemenin sanýða hak ettiði cezayý vererek kamu vicdanýný rahatlatmasý gerekmektedir. 25 Haziran tarihinde yapýlacak olan duruþmada böyle bir karar bekliyoruz" diye konuþtu. Olay, 2011 Nisan ayýnda Malatya Ýnönü Caddesi üzerinde meydana gelmiþti. Kýz meselesi yüzünden çýkan kavgada Hasan K., Furkan Gülaçtý isimli Ýnönü Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 2. sýnýf öðrencisini býçaklayarak öldürmüþ, Ö.K. adlý öðrenciyi ise elinden yaralamýþtý. Olaya karýþan Hasan K. ile Ozan Ö. cinayet þüphelisi olarak tutuklanarak cezaevine konulmuþtu. (ÝHA)


11

HABER

24 Haziran 2013 Pazartesi

‘Tarihimizle buluþacaðýz’

Mezopotamya Vakfý'nýn Kurucular Kurulu 1'inci Olaðan Toplantýsý'nda konuþan BDP Eþ Genel Baþkaný Gültan Kýþanak, “Ýlk tohum bu topraklarda ekildi, insanlýk bu topraklarda uygarlýkla tanýþtý, ilk robot bu coðrafyada yapýldý, ama bizler bu bütün deðerlerin ötesine býrakýldýk. Yoksun býrakýlmýþ durumdayýz, bundan dolayý bu üniversitenin bizi tarihle buluþturacaðýna inanýyorum” dedi

DÝYARBAKIR-Mezopotamya Eðitim, Bilim, Sanat, Saðlýk ve Kültür Vakfý, tüm üyelerinin katýlýmýyla Diyarbakýr Büyükþehir Belediyesi Tiyatro Salonu'nda Kurucular Kurulu 1'inci Olaðan Toplantýsý'ný gerçekleþtirdi. Toplantýya BDP Eþ Genel Baþkaný Gültan Kýþanak, Diyarbakýr Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir'in de aralarýnda bulunduðu vakýf üyeleri katýldý. Toplantýnýn gündemleri belirlendikten sonra divana Baydemir, vakýf üyelerinden Sedat Yurtdaþ, Önder Atlý ve Ronahi Önen seçildi. Burada açýlýþ konuþmasýný yapan Baydemir, toplumlarýn ilerlemesinde okullarýn önemine vurgu yaparken, "Ancak ülkemizde okullar asimilasyon yerleri oldu. Bizler Þeyh Saitlerden Mazlum Doðanlara bugünlere kadar çok zahmetli bir biçimde mücadele ettik ve kendi dilimizde, ismimizde þimdi toplantýlarýmýzý gerçekleþtiriyoruz" dedi.

“Kürtler daha fazla özgürlük inþa edecek”

Kürtçenin bilim dili olmasý gerektiðini ifade eden Baydemir, kurulacak üniversite ile bunun mümkün olabileceðini söyledi. Vakýf Yönetim Kurulu adýna açýklama yapan Selim Ül-

ker, kurucular kurulunun 1'inci Olaðan kongrenin tüm Kürtlere layýk olmasý temennisinde bulundu. Kürtler için bu çalýþmanýn önemli olduðu kaydeden Ülker, bölgenin diðer yerlere göre eðitim, iþ olanaklarý ve üniversite açýlarýndan farklý olduðunu aktardý. Bu farklýlýklarýn giderilmesi için halkýn gereksinimlerini karþýlamak amacýyla bu çalýþmalarýn gerekli olduðunu kaydeden Ülker, "Ýnkar ve asimilasyon politikalarýna karþý Kürtler kendi isteklerinden asla vazgeçmediklerini gösterdiler. Yeni bir paradigma ile Kürtler daha faz-

Deniz ve Ablay Diyarbakýr'da anýldý

DÝYARBAKIR - BDP Diyarbakýr Ýl Örgütü, 23 Haziran 2008'de Diyarba-

la özgürlük ve eþitlik inþa edecek" diye konuþtu.

“iyi bir gelecek borçluyuz”

6 Ocak 2013 tarihinde bir araya gelerek bir yol haritasý belirlediklerini söyleyen Ülker, vakýf olarak diðer üniversite vakýflarýndan farklý olduklarýný belirterek, vakfýn gücünü Kürt halkýndan aldýðýnýn altýný çizdi. Son olarak Gezi Parký olaylarýna deðinen Ülker, "Gezi Parký'nda yaþanan zorbalýðý buradan kýnýyorum. Bizler Roboski katliamlarýna, faili meçhul cinayetlere karþý çýkmak için, çocuklarýmýzý yitirmeyelim diye mücadele et-

yitiren Kürt siyasetçiler Cihan Deniz ve Hüsnü Ablay'ý, mezarlarý baþýnda yapýlan anmanýn ardýndan il binasý Vedat Aydýn Konferans Salonu'nda düzenlediði programla andý. Anmaya, BDP Diyarbakýr Milletvekili Nursel Aydoðan, Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, MEYA-DER, Barýþ Anneleri Ýnisiyatifi aktivistleri BDP Diyarbakýr Gençlik Meclisi ve BDP üyeleri katýldý. Bir dakikalýk saygý duruþu ile baþlayan kýr'dan Ankara'ya gidertrafik anmanýn yapýldýðý salona gelen na ken meyda Abdullah Öcalan'ýn posteýný kazasý sonucu yaþam

mek zorundayýz. Kalýcý barýþýn saðlanmasý için kurumlar oluþturmalýyýz. Ve bizler çocuklarýmýza iyi bir gelecek borçluyuz" dedi.

“Kürt hareketi þimdi bir inþa mücadelesidir”

Son olarak konuþan BDP Eþ Genel Baþkaný Gültan Kýþanak, bu buluþmadan onur duyduðunu belirterek bu çalýþmada emeði geçen herkese teþekkürlerini sundu. Kýþanak, üniversite kurmanýn yýllarca gündemlerinde olduðunu dile getirerek, bugün bu türlü tartýþmalar yürütüyor olmaktan mutluluk duyduðunu söyledi. Kürt hareketinin baþlan-

ri, PKK flamalarý, Deniz ve Ablay'ýn fotoðraflarý asýldý. Anma Deniz ve Ablay'ýn yaþamýný konu alan sinevizyon gösterimi ile baþladý. Açýlýþ konuþmasýný yapan Cihan Deniz'in babasý Mehmet Deniz, oðlu ile gurur duyduðunu belirterek, "Baþým oðlum ile her zaman diktir. Þehit namýrýn" dedi. Hüsnü Ablay'ýn annesi Halise Ablay ise, "Biz oðullarýmýzý unutmayacaðýz, unutmayanlara da teþekkür ediyoruz" diye konuþtu. BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, çözüm

gýçta bir itiraz hareketi olduðunu aktaran Kýþanak, "Bugün geldiðimiz nokta ise bir inþa hareketidir. Yanlýþlara, zulme, baskýya itiraz ettik artýk bir inþa hareketi olarak geleceðimizi inþa ediyoruz. Bugün bu toplantýda geleceðe artýk daha güvenli bakmanýn umudunu yaþadým. Bir aydýnlanma hareketi aslýnda Kürtlerin uzun yýllarca sürdüðü hareket; oryantalist batý merkezli, biraz da egemenci hegemonyacý yaklaþýmlara karþý kendi aydýnlanmasýný yaratan, kendi deðerleriyle, kendi diliyle buluþmaya çalýþan bir mücadele! Ve bu bir toplumsal aydýnlanma hareketiydi aslýnda. Kendisinin farkýna varma, kendi deðerlerinin farkýna varma, gelecek arayýþý sürdürme mücadelesi! Kurulacak olan bu üniversite de bunun için önemli bir adým olacak" dedi. Kýþanak, son olarak, "Bunu hep söylüyoruz; ilk tohum bu topraklarda ekildi, insanlýk bu topraklarda uygarlýkla tanýþtý, ilk robot bu coðrafyada yapýldý, ama bizler bu bütün deðerlerin ötesine býrakýldýk. Yoksun býrakýlmýþ durumdayýz, bundan dolayý bu üniversitenin bizi tarihle buluþturacaðýna inanýyorum" diye konuþtu.

gerçekleþmeden barýþtan söz etmenin söz konusu olamayacaðýný aktardý. Çözüm konusunda iddialý olduklarýný ifade eden Ata, "Mücadele ederken sadece Ayla, Nursel ya da Cihan ya da Hüsnü olarak mücadele etmiyoruz. Tüm halklar için mücadele ediyoruz. Bizler çözümün örgütlenme mücadelesinde yer alýyoruz. Tüm þehitlere verdiðimiz sözü yine de yineliyoruz. Durmayacaðýz mücadeleye devam edeceðiz" dedi. (DÝHA)


12

HABER

24 Haziran 2013 Pazartesi

‘Yansýmalarý göremiyoruz”

FOTO: ARÞÝV

Arap, Arami, Asuri Birliði Platformu Sözcüsü Yavuz Binbay, "Sön dönemlerde yapýlan konferans, basýn açýklamalarý ve kurulan kurumlarýn bileþen listelerine baktýðýmýzda tüm bileþenlerin temsiliyetinin sayýldýðýný gözlemliyoruz. Ama ne yazýk ki hala ne sosyolojik nede siyasal somut bir yansýmasýný gözlemleyemiyoruz" dedi. ÝDRÝS BOZKUÞ DÝYARBAKIR - Arap, Arami ve Asuri Birliði Platformu'nca, son dönemlerde tüm kesimlerden katýlým saðlanarak yapýldýðý belirtilen, konferans ve basýn açýklamalarýna iliþkin açýklama yapýldý. Platform Sözcüsü Yavuz Binbay, son dönemlerde 1920'leri ve 1970'leri çaðrýþtýran toplumun deðiþik bileþenlerini temsil ettiðini iddia eden konferanslar ve kurumlarýn bolluðunu gözlemlediklerini belirterek, ama ne yazýk ki bu bollukta temsil edildiði söylenen toplumsal bileþenlere yansýyan bir sonuç gözlemleyemediklerini söyledi.

1920'lerde Lozan konferansýnda ismet Ýnönü'nün Türklerin, Kürtlerin ve bilumum Müslüman topluluklarýn temsilcisi olduðunu ifade ettiðini ve Lozan görüþmelerini böyle sürdürdüðünü kaydeden Binbay, "Bu temsiliyeti kâðýt üzerinde resmi olarak taraflara kabul ettirmesine raðmen, 90 yýllýk yansýmasýna baktýðýmýzda Türkler dýþýnda toplumun diðer birleþenlerine temsiliyetin sonuçlarý yansýtýlmamýþ, aksine onlara karþý bir red-inkâr, kýyým ve asimilasyon silahý olarak kullanýlmýþtýr" dedi.

"Naylon örgütlenme"

"Toplumsal yapý da belirli bir örgütlenme seviyesine ulaþmýþ politik yapýlar ve gruplar kadrolarýný yönlendirerek veya görevlendirerek ayný toplumsal kesimler hatta kiþilerle kurduklarý dernek, sendika, siyasi grup ve benzerlerini sanki toplumsal bileþenlerin kurduklarý birlikler, cephelermiþ gibi yansýtmaya çalýþmýþtýr" diyen Binbay, þunlarý kaydetti: "Oysa tüm bu yapýlarýn bileþenleri, dinamikleri, kadrolarý ayný yapý ve kiþilerdi. Sonuçta hiçbir sonuca ulaþmadan 5 generalin klasik oyunlarýyla hiçbir sonuca ulaþamadan paydos ettirildi. Ama toplumsal bedelleri çok aðýr oldu. Oysa bu cepheler, birlikler temsil ettikleri bileþenleri-

ni sayarken hatýrý sayýlýr uzunca bir liste sýralýyorlardý. Bizim kuþaðýmýz bu tür örgütlenmeye naylon örgütleme veya tabela örgütlenmesi diyordu. Diyordu ama bunu sadece kendi baðlý bulunduðu örgütlenme dýþýnda kalanlara söylüyordu."

"1920 anlayýþýndan ne farký var?"

Yapýlan konferans, basýn açýklamalarý, kurulan kurumlarýn bileþen listelerine baktýðýmýzda tüm bileþenlerin temsiliyetinin sayýldýðýný gördüklerine dikkat çeken Binbay, "Ama ne yazýk ki hala ne sosyolojik nede siyasal somut bir yansýmasýný gözlemleyemiyoruz. Denebilir ki, toplumsal bileþenlerin orantýsal yansýmalarý bu örgüt kurum ve konferanslara azda olsa yansýdýðý için açýklamalar böyle yansýyor. Bir anlýðýna bunun doðru olduðunu kabul edelim. Peki, bu orantýsal temsil zayýfta olsa bunun o bileþenlere sosyolojik ve siyasal yansýmalarýnýn olmasý gerekmiyor mu? öyle bakýn yanýmda süs gibi duruyor deðil, pragmatik deðil somut iþlevselliði olan, ilkelerle belirlenmiþ böylesi yansýmalarý gözlemleyenimiz var mý?" diye konuþtu. "Ben Türkiye'nin dört kurucu unsurundan üçüncü etnisitesi olan Arab halkýnýn cephesinde biri olarak böylesi bakýn yanýmda

süs gibi duruyor deðil, pragmatik deðil somut iþlevselliði olan, ilkelerle belirlenmiþ böylesi yansýmalarý gözlemleyemedim" diyen Binbay, þöyle konuþtu: "Ama bazý basýn açýklamalarýnda kerhen de olsa, konferanslar ve kurumlarda Arab temsiliyeti geçmesine raðmen hala bu temsiliyeti yansýtacak sosyolojik ve siyasal yansýmalarýna rastlamamaktayýz. Peki, bu anlayýþýn 1920 anlayýþýndan ne farký var. Arab kardeþlerimiz gelip kurumlarýmýzda yer alsýn ortak vatanda birleþiyoruz söyleminin 90 yýllýk söylemden ne farký var? Türkiye Araplarý adýna bu tür kurumlarda veya konferanslarda yer aldýðýný iddia edenlerin Arab toplumsal yapýsýnda somut ve pratik bir karþýlýðý bir yansýmasý olmadýr. Tersi durumlar ise 1920'lerin günümüz versiyonu olmaktan öteye gidemezler. Günümüzdeki durumun sonuçlarý ise ortadadýr."

"Birlikte olmaya davet ediyoruz"

Binbay, "Eðer ortak vatan varsa oransal olarak ortak temsil olmasý, temsilin ilkeler bazýnda paylaþýmýnýn var olmasý gerekmez mi?" diyerek, sözlerini þöyle sürdürdü: "Bu güne kadar bu konuyu yazýnsal olarak kâðýt üzerinde veya söylemde dahi dillendirildiðini gözlemlemek mümkün deðil.

Arab halkýnýn kültürel, siyasal haklarýna saygýlý olduklarýný söyleyenler bu konuda ne gibi bir programa sahip olduklarýný, bu konuda ne gibi projeleri olduklarýný ajitasyona ve nabza þerbet veren nutuklarla deðil ilkeler bazýnda açýklayabilirler mi? Türkiye'de yaþayan Arablar, Arab devletlerinde yaþayan Araplardan çok Türkiye'de yaþayan Kürtler, Türkler ve diðer azýnlýklara daha yakýndýr. Ve ortak bir geleceðe sahiptir. Bu halklarýnda ortak gelecekleri burada yaþayan Türkler ve Kürtlerden sonra üçüncü azýnlýk olan Arablarla olduðunu unutmamalýdýr. Türkiye'deki Arablar bugüne kadar çeþitli sebeplerden dolayý baðýmsýz bir kurumsal temsiliyet saðlayamamýþtýr. Ama demokrasi ve hak arama mücadelelerinin tümünde yoðun bir biçimde fedakârca yer almýþtýr. Arablarýn bugüne kadar haklarý için mücadele etmediðini iddia etmek tek kelimeyle büyük bir haksýzlýktýr. Veya red ve inkâr politikasýnýn farklý bir versiyonudur. Uluslararasý ve ulusal konjonktürlerin deðiþmesiyle birlikte Türkiye'deki Arablarda birkaç yýldýr kendi özgün örgütlenmesini yapýlandýrmaya çalýþmaktadýr. Bu yapýlandýrmada temsiliyeti sadece kâðýt üzerinde ve toplantýlara katýlarak deðil halkýn yaþamýndaki taleplerine cevap vermeye çabalayarak, ilmek ilmek talepleriyle bütünleþerek, hem kendi hem de bu coðrafyayý paylaþtýðý halklarýn mücadelesinden deneyimler çýkararak bir yapýlandýrmaya gitmektedir. O Ortak gelecek etik ve hakkaniyet ölçüsünde temsiliyetten geçer. Bu ilkeler çerçevesinde yapýlandýrdýðýmýz Arab-Arami-Asuri Birliði olarak, ilkeler çerçevesinde bu coðrafyayý paylaþtýðý diðer birleþenlerle, gel yanýmda dur ismini kullanayým mantýðýyla deðil ilkeler çerçevesinde geçmiþten dersler çýkararak her platformda birlikte olmaya davet ediyoruz."


13

HABER

24 Haziran 2013 Pazartesi

“ikinci aþamada kaygýlar giderilmeli”

ÝHD-DIyarbakir Þube Baþkaný Raci BÝLÝCÝ MEHMET PÝÞKÝN

DÝYARBAKIR-"Çözüm Süreci" çerçevesinde BDP'lilerin geçtiðimiz hafta içerisinde hükümet yetkilileriyle yaptýklarý görüþmenin ardýndan açýklamalarda bulunan BDP Eþ Genel Baþkaný Selahattin Demirtaþ'ýn, hükümetin ikinci aþama hazýrlýklarýný hafta içerisinde açýklayabileceðine iliþkin sözleri beklentileri arttýrdý. Diyarbakýr'da gözler hükümetin hafta içerisinde yapacaðý muhtemel açýklamaya çevrildi. Kentteki sivil toplum örgütleri, hükümetin süreç çerçevesinde "kaygýlarý giderici" adýmlar atmasýný beklediklerini ifade etti.

“Olumlu bir açýklama bekliyoruz”

Ýnsan Haklarý Derneði (ÝHD) Diyarbakýr Þube Baþkaný Raci Bilici, sürecin baþlamasýyla birlikte olmasý gereken þeyleri ve atýlmasý gereken adýmlarý söylediklerini belirterek, "Birinci aþamada nasýl ki PKK güçlerini geri çektiyse, ayný þekilde koruculuðun daðýtýlmasý, özel birliklerin geri çekilmesi ve bölgede çatýþmalar yüzünden oluþturulan bütün organizasyonlarýn sonlandýrýlmasý gerektiðini söyledik. Hergün savaþ uçaklarýnýn kalkmamasý gerektiðine dikkat çektik. Bunlarýn devamýnda da demokratikleþme adýmlarýnýn atýlmasý gerektiðini ve bunlarýn güven vereceðini anlattýk. Anayasal deðiþiklikler yapýlmasý gerektiðini, tutuklu olan KCK'lilerin,

Diyarbakýr Ticaret Odasý Baþkaný Ahmet SAYAR

avukatlarýn, insan haklarý savunucularýn, hastalarýn tahliye edilmesini istedik. Halen de ayný noktadayýz" dedi. Hükümetin bir an önce ciddi adýmlar atmasý gerektiðine dikkat çeken Bilici, bölge insanýnýn içinin rahatlatýlmasý gerektiðini vurguladý. Bütün antidemokratik yasalarýn deðiþtirilmesi gerektiðine iþaret eden Bilici, þunlarý söyledi: "Umarýz hükümet bu adýmlarý atar, ikinci aþama baþlar ve bu ülke derin bir nefes alýr. Deðiþmeyen birçok þey var ve tek deðiþen PKK güçlerinin geri çekmesi… Onun dýþýnda mevcut durumda herhangi bir deðiþiklik olmadý. Bu nedenle hükümetten olumlu bir açýklama bekliyoruz."

“Cezaevlerindekilerin tahliyesini bekliyoruz”

Diyarbakýr Ticaret ve Sanayi Odasý (DTSO) Baþkaný Ahmet Sayar, müzakereler baþladýðý zaman taraflar arasýnda "silahlar sussun, fikirler konuþsun" þeklinde açýklamalar yapýldýðýný anýmsatarak, "Silahlý güçler sýnýr dýþýna çekiliyor. Silahlar sustu. Ancak halen eylemlere katýlmamýþ ve sadece fikirlerinden dolayý cezaevlerinde bulunan binlerce insan var. Geçen hafta yapýlan duruþmalarda bu insanlarýn serbest býrakýlacaðý yönünde bir beklenti vardý. Hükümetten ilk beklenen cezaevinde fikirlerinden dolayý yatan insanlarýn tahliye edilmesi" diye konuþtu. Bir takým beklentiler

DESOB Baskani Alican EBEDINOGLU

BDP Eþ Genel Baþkaný Selahattin Demirtaþ'ýn, hükümetin "Çözüm Süreci"nde ikinci aþama için hazýrlýklarýný hafta içerisinde açýklayabileceðine iliþkin sözleri üzerine gözler hükümete çevrildi. Diyarbakýr'daki sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, hükümetten "kaygýlarý giderici" adýmlar atmasýný beklediklerini vurguladý gerçekleþmeyince insanlarýn tedirgin olduðuna dikkat çeken Sayar, þunlarý söyledi: "Sadece bölgede yaþayan insanlar deðil, iþ dünyasý da tedirgin halen. Çünkü belirsizlikler sürüyor. Toplumun hükümetten geri çekilmenin ardýndan bir takým somutlar adýmlar atmasýna iliþkin beklentisi var. Bu nedenle anayasa ile ilgili altyapý oluþturulmalý. Ýyi niyet göstergesi olarak cezaevlerindeki insanlar tahliye edilmeli ve beklentileri karþýlayacak bir yol haritasý açýklanmalý. Ýnsanlara 'biz þu adýmlarý atacaðýz' diye bilgilendirme yapýlmalý. Umut ediyoruz ki hafta içe-

DDKD BASKANI Imam TASÇIER

risinde tedirginlikleri, kaygýlar giderici açýklama yapýlacaktýr." “Asýl gündem süreç olmalý” Sürecin önemine dikkat çeken Diyarbakýr Esnaf ve Sanatkarlar Odalarý Birliði (DESOB) Baþkaný Alican Ebedinoðlu, hem hükümet hem Abdullah Öcalan hem de BDP'nin süreçteki hassasiyetinin devam etmesi gerektiðini anlattý. Bölgede son 3-4 aydýr yaþanan huzur ortamýnýn her alanda hissedildiðine iþaret eden Ebedinoðlu, "Ekonomik anlamda da ciddi anlamda güzel geliþmeler var. Yatýrým talepleri arttý. Ancak bütün talepler sürece endekslendi. Sürecin heba edilmemesi konusunda kalýcý tedbirler alýnmalý. Çözümün anayasa da olduðu malumdur. Önümüzdeki haftada çalýþmalarýn ilk ve öncelikli maddelerinden birinin anayasa olmasý gerekiyor" dedi. "Türkiye'nin gündemi ne kadar da batý illerinde farklý eylemlerle meþgul ediliyorsa da asýl gündem süreç olmalý" diyen Ebedinoðlu, sözlerini þöyle sürdürdü: "Atýlacak adýmlar çerçevesinde kesinlikle seçim barajý da düþürülmeli. Bu sadece BDP için deðil, Türkiye'nin demokratikleþmesi açýsýndan önemli bir adým olur. Siyasi tutuklularýn bir an önce yasal düzenlemelerle dýþarý çýkmasý gerekiyor. Silahlarýn susmasý bir adýmdý ve bu adýmýn arkasý kalýcý tedbirlerle gelmeli. En önemli ayaklarý bunlar. Ýyi niyet adýna bu günlerde

78'liler Dayanisma ve Arastirma Dernegi Baskani Gani ALKAN

bu kararlar alýnmalý." “Adým atma sýrasý devlette” Devrimci Demokratik Kürt Derneði (DDKD) Genel Baþkaný Ýmam Taþçýer, ikinci aþamada Türkiye'nin bir demokrasi paketi açmasý gerektiðini anlatarak, "Birinci aþamada PKK'den geri çekilmesi beklendi ve PKK bu adýmý attý. Þimdi sýra devlette. Devlet de yasalarda deðiþikler yaratabilir. Tutuklularý serbest býrakabilir. Anayasal düzenlemelere gitme adýmlarý atýlabilir. Toplum 'ne olacak' beklentisi içerisinde. Yasal düzenlemelerin bir an önce yapýlmasý ve tutuklularýn býrakýlmasýný bekliyoruz" diye konuþtu.

“Kafalarýmýzda soru iþaretleri var”

Diyarbakýr 78'liler Derneði Baþkaný Gani Alkan ise, Türkiye'de süreçle birlikte olumlu bir atmosfer yaratýldýðýný belirterek, þunlarý kaydetti: "Hükümetin karþý taraftan beklediði tüm adýmlar atýldý. Ancak hükümetten beklenen adýmlar atýlmadý. Hatta atýlacaðýna iliþkin sinyaller bile verilmedi. Bu nedenle kafalarýmýzda soru iþaretleri var. Karakol inþaatlarý, korucu alýmlarý, keþif uçaklarý bizleri kaygýlandýrýyor. Acaba süreç týkanýyor mu diye düþünüyoruz. Bu nedenle hükümetten beklenilen somut adýmlar atýlmalý. Bazý yasalar deðiþtirilmeli. Hasta tutuklular ve siyasi tutuklular tahliye edilmeli. Ýyi niyet gösterilip, kaygýlar sonlandýrýlmalý."


14

BÖLGE

24 Haziran 2013 Pazartesi

“Canlarýmýz kayýp neden aramayalým?” 1995 yýlýndan beri eþi Hizni Bilmen'i arayan Þükriye Bilmen, eþinin kemiklerini buluncaya kadar mücadele edeceðini belirterek, “Karakol'da, ‘O adamlarý mý arýyorsunuz’ dediler. ‘Evet’ dedim. 'Sizin bir sigaranýz kayboluyor arýyorsunuz. Bizim ise canlarýmýz kayýp neden aramayalým?' dedim" dedi MARDÝN - 1995 yýlýnda Midyat'a baðlý Budaklý Köyü'nde gözaltýna alýnarak kaybedilen Mehmet Emin Atuð, Abdulkadir Demir, Hizni Bilmen ve Þakir Demir'in cenazelerini bulmak amacýyla Girmeli'de kazý gerçekleþtirildi. Ailelerin uzun zaman önce avukatlarý Erdal Kuzu aracýlýðýyla Diyarbakýr Cumhuriyet Baþsavcýlýðý'na verdikleri dilekçe sonucunda gerçekleþtirilen kazý çalýþmalarýna iliþkin konuþan aileler, yakýnlarýnýn kemiklerini bulana kadar mücadele edeceklerini kaydetti. Ailelerden Hizni Bilmen'in eþi Þükriye Bilmen ve Abdulkadir Demir'in eþi Sultan Demir, kan örneklerinin uzun zaman önce verildiðini belirterek, bir an önce kemiklerini istediklerini söyledi. Eþini gözaltýna alanlarýn Yüzbaþý Hilmi Kahraman ve Astsubay Ziya ve Metin olduðunu ve o dönemde bölgede katil olarak anýldýklarýný dile getiren Þükriye Bilmen, "Gelip evlerimizden alýp götürdüler. Onlarla birlikte 4 kiþiyi muhtar, aza ve bir kiþiyi daha da götürdüler. Bir daha da getirmediler. Ben evin damýnda yolu gözlüyordum. Çimento yerinin olduðu yere kadar geldiler. Orada askeri araçlarý görünce onlarý býraktýlar, diye sevindim. Çocuklara 'onlarý býraktýlar' dedim. Geldiler, bir araç ve pikap döndü. Bizlere verdikleri eziyetleri kimse kimseye yapmadý. Karnýma iki tüfek dayadýlar. Evde ne varsa televizyon, buzdolabý, eþya her þeyi kýrýp daðýttýlar. Ne evlerimizi ne hayvanlarýmýzý ne de eþyalarýmýzý býraktýlar. Bizleri de yaraladýlar. Gece köyü bastýlar. Tanklarla, toplarla bizleri taradýlar"

dedi. Bilmen, yapýlan baskýn sýrasýnda askerlerin, "Kamyonlarla cenaze taþýyacaðýz" dediðini dile getirdi.

"Susuzluktan oturup kalkamýyorduk"

Geceleri baskýn olur diye evlerine gidemediklerini ve bir gecede 5 köye gittiklerini belirten Bilmen, gittikleri köylerde köylülerin korkudan kendilerine yardýmda bulunmadýðýný kaydederek, "Çocuklarýmýz susamýþtý. Yolbaþý (Kelilave) köyüne kadar gittik; ama bizlere bir damla su bile vermediler. Oradan Nusaybin'e gittik. Orada da karakol bizleri tutup geri gönderiyordu. Açlýktan, susuzluktan oturup kalkamýyorduk. Bizleri bir arada toplayýp dövmeye baþlýyorlardý. Kimsenin baþýna ne böyle þey gelmiþtir ne de kimse yapmýþtýr. Bize verdikleri eziyetler nedeniyle bugün bile evlerimizde korkuyla yatýyoruz" diye konuþtu. Eþinin ve yakýnlarýnýn bulunmasý için savcýlýða baþvurduðunu ve anlattýklarý karþýsýnda savcýnýn bile aðladýðýný aktaran Bilmen, "Savcý, 'Nasýl oldu öyle' diyordu. Sonuna kadar davacýyýz. Ne yaptýysak ne avukatlar ne de baþkalarý dilekçelerimizi bile yazmýyordu. Batman'a, Ýdil'e, Midyat'a, Dargeçit'e kadar gittik. Destelerce para bile veriyorduk; ama kimse bize bir dilekçe yazmaya bile cesaret edemiyordu. Korkudan biz de ellerimiz, kollarýmýz baðlý evlerimizde oturduk" dedi.

"Þimdi de cenazelerimizi ver…"

Kayýplarýný aradýklarý süreçte Midyat Jandarma Karakolu'na çaðrýldýklarýný söyleyen Bilmen, "O dö-

nemde bizi çaðýrdýlar. 'Ýþte o adamlarý mý arýyorsunuz' dediler. 'Evet' dedim. 'Sizin bir sigaranýz kayboluyor arýyorsunuz. Bizim ise canlarýmýz kayýp neden aramayalým?' dedim. Bana orada etmedikleri söz kalmadý. Özellikle Metin Astsubay benimle alay etti. Bana 'terörist' dediler. Ben de 'sen terörsün' dedim. 'Eþinizi kim öldürdü ki?' dedi. Ben de 'sen götürdün, sen öldürdün, þimdi de cenazelerimizi ver' dedi. Asýl terörist onlardýr. Biz ise militanýz, güçlü olanýz ve dünya var oldukça davamýzýn davacýyýz. Kýsacasý bize etmediklerini býrakmadýlar. Bu anlattýklarým bize yaptýklarýnýn yarýsý bile deðildir. Bizleri bunlarý yaþatmaya ne haklarý vardý. Canlarýmýzý götürdüler, cenazelerimiz bize vermediler. Þimdi de kemiklerimizi bize vermiyorlar" diye konuþtu.

ruyorlardý. 'Kýzlarýnýz daða gitmiþ. Siz ise kaybolduðunu mu söylüyorsunuz' diyorlardý. Sonra köye girdiler. Kalan eþyalarý da kýrýp yakýp döktüler. Erkeklerimizi sormak için karakola gittik; ama gittiðimize piþman ettiler. Midyat'a amcamýn oðlunun yanýna bir dilekçe yazmaya gittik;

ama bize bir dilekçe bile yazmadýlar. Kimse bize kapýsýný açmýyordu." "Devletin baþýmýza yaptýklarýný kimse kimseye yapmamýþtýr" diyen Demir, "Sanki fermanýmýz kalkmýþtý. Bu devletin biz Kürtlere yaptýðýný inþallah onlarýn da baþýna gelir" dedi. (DÝHA)

"Kimse bize kapýsýný açmýyordu"

Abdulkadir Demir'in eþi Sultan Demir ise o dönem yaþadýklarýný, þu þekilde dile getirdi: " Çocuðum o zaman ortaokula gidiyordu. Kitaplarýný alýp evden çýkýyordu ki; biri çaðýrdý ve dövmeye baþladý. Aradan bir yýl geçmesine raðmen daha da izleri vardý. Köyün bütün erkeklerini köyün dýþýna çýkarýp yat kalk deyip süründürüp sonra da sýrtlarýna basýp silahlarla vu-

KCK Siirt davasýnýn ilk duruþmasý bugün DÝYARBAKIR "KCK" Siirt davasý olarak bilinen ve aralarýnda belediye baþkaný, BDP'li yöneticiler ve gazetecilerinde bulunduðu 9'u tutuklu 18 kiþi hakkýnda açýlan davanýn ilk duruþmasý yarýn Diyarbakýr 9. Aðýr Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Siirt'te 'KCK' adý altýnda 8 Aralýk 2012 tarihinde Diyarbakýr Cumhuriyet Baþsavcýlýðý'nýn

talimatýyla gerçekleþtirilen operasyonda gözaltýna alýnan, aralarýnda DÝHA muhabiri Erkem Tatlý, BDP, ÝHD, MKM ve Siirt Belediye Baþkaný Selim Sadak ile belediye çalýþanlarýnýn da bulunduðu 9'u tutuklu 18 kiþi hakkýnda açýlan davanýn ilk duruþmasý Diyarbakýr 9. Aðýr Ceza Mahkemesi'nde görülecek. (DÝHA)


BÖLGE

24 Haziran 2013 Pazartesi

15

Sokakaða atýlýyorlar! Van'da depremden sonra evsiz kalan yurttaþlar için kurulan ve sonra valilik tarafýndan boþaltýlmasý istenilen konteyner kentte yaþayan yurttaþlar, Valiliði protesto etti VAN'da meydana gelen depremden sonra evsiz kalan depremzede yurttaþlar için kentin deðiþik mahallerinde kurulan konteyner kentler valilik kararýyla boþaltýlmak isteniyor. Gidecek yerleri olmadýklarý ve çýkarýlmalarý durumunda sokakta kalacaklarýný belirten yurttaþlar, konteyner kentte düzenledikleri basýn açýklamasý ile valiliðin tutumunu protesto etti. Depremzede yurttaþlar Anadolu Konteyner Kenti'nde bir araya gelerek konteynerlerden çýkmayacaklarýný söyledi. Depremzede yurttaþlarýn düzenlediði basýn açýklamasýna ÝHD, SES ve MAZLUMDER de destek verdi. Basýn açýklamasýnýn düzenleneceði konteyner kenti ablukaya alan polis, bölgeye çok sayýda zýrhlý ve TOMA araçlarý konumlandýrdý.

"Vali diyor boþaltýn burayý, biz de diyoruz ki sorunu çözün, bize ev bulun bizde boþaltalým. Þuan elektrik ve suyumuz kesik durumda. Depremde her þeyimizi yitirdik, bugün baþka bir darbeyi devlet vuruyor. Ben bu devletin vatandaþýyým, devlet sosyal gerekliliði gibi bana bakmak zorundadýr" diye konuþtu.

"Gidecek hiçbir yerimiz yok"

Açýklamanýn yapýldýðý esnada elindeki poþette bulunan yýlaný çýkaran ve her gün bu türden onlarca zehirli yýlaný öldürdüklerini söyleyen Goncagül Arat, "Kim her gün bu korku ile burada yaþamak ister ki? Ben çocuklarým için geceleri uyuyamýyorum, bir yýlan gelir ýsýrýr diye. Sýcaktan ve kokudan içeri girilemeyen konteynerleri þimdi de insan boyundaki yýlanlar bastý. Benim imkaným olsa ben bir dakika dahi bu konteynerlerde kalmam. Ama hiçbir gelirim ve güvencem olmadýðý için bunca tehlikeye raðmen ben burada kalýyorum. Vali bana burayý boþalt diyor, ben asla boþaltmam" dedi. Depremzede yurttaþlar için konteyner kente gelen ÝHD Van Þube Baþkaný Ömer Iþýk, valiliðin sorunlarý çözmeden yurttaþlarý çýkardýðýný, bu tutumun ise yurttaþlarý maðdur edeceðini ifade ederek, "Yurttaþlar evsiz ve gidecekleri bir yerleri olmadýðýný söylüyor. Bu konteynerler boþaltýlýrsa yurttaþlarýn tamamý dýþarýda kalacak. Bin bir sorunla uðraþan yurttaþlarýn sorunlarý daha da büyüyecek" diye konuþtu.

Depremzede yurttaþlar adýna konuþan Hadi Taþkýn adlý yurttaþ, elektrik ve sularýnýn kesildiðini hatýrlatarak, gidecek hiçbir yerlerinin olmadýðýný söyledi. Taþ, "Van'da evsiz kiracýlar için kura çekildi. Ama bu kuralar þaibeli, çünkü bir kiþiye 3-4 ev birden çýkmýþ. Bu nasýl kuradýr, ne þekilde bu insanlara veriliyor. Evlerin tamamý yandaþ olanlara verilmiþ, biz bunu kabul etmiyoruz. Baþbakan Yardýmcýsý Beþir Atalay Van'a gelip TOKÝ için kuralar çekti, bu konteyner kentte kalan hiç kimsenin ismi çýkmadý. Biz bunu kabul etmiyoruz, maðduruz ve maðduriyetimizin giderilmesini istiyoruz" dedi.

"Bu uyarý eylemidir"

Valinin sorunlarý ile ilgilenmediðini ve kendilerini tehdit eder gibi konteynerleri boþaltmalarý için baský uyguladýðýný ifade eden Taþ, hiçbir gücün kendilerini konteynerlerden çýkaramayacaðýný, bugünkü eylemin uyarýcý bir eylem olduðunu, sorunun çözülmemesi halinde ise farklý eylemler yapacaklarýný söyledi. Taþ,

"Yýlan tehlikesi!"

“Madde baðýmlýlýðý” masaya yatýrýldý ÞANLIURFA'da faaliyet yürüten sivil toplum örgütleri, bir araya gelerek madde baðýmlý gençlere yardýmcý olabilmek için toplantý düzenledi Koordinatörlüðünü Eyvan Derneði'nin düzenlediði toplantýya Yeþilay Cemiyeti Urfa temsilcisi Muharrem Çelik, psikolog Kemal Dumlu, Þanlýurfa Emniyet Müdürlüðü Narkotik Þube Þüdürü Adnan Özcan ve bazý sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katýldý. Toplantý sinevizyon gösterisinin gösterilmesinin ardýndan toplantýya katýlan, Urfa'da madde baðýmlýlarý ile ilgili olarak bilgilendirildi. Ýnsani yardým platformu Baþkaný Osman Geren yaptýðý açýklamada, "Platform olarak yaný baþýmýzda devam eden Suriye Savaþýnda maðdur olan Suriyelilere birçok yardým çeþidini gerçekleþtirdik. Hala çalýþmalarýmýz devam ediyor. Suriye insani yardým platformu olarak baþlattýðýmýz bu çalýþmalara artýk Þanlýurfa Sivil toplum kuruluþlarý (STK) Ýnsani yardým platformu olarak devam edeceðiz. Bu þekilde baþta madde baðýmlýlarý olmak üzere, Þanlýurfa'nýn tüm sorunlarýný platformda masaya yatýracaðýz" dedi. Daha sonra konuþan Yeþilay baþkaný Muharrem Çelik ise, "Platform adý altýnda ilimizde AMATEM kurulmasý için imza kampanyasý baþlatýp yetkililere ulaþtýk. Bunun yaný sýra bir çok kurumla iþ birliðine giderek Urfa'da zararlý alýþkanlýklarý ve madde baðlýlýðýnýn kökünü kurutmak için çalýþmalar yapmaktayýz" diye konuþtu. Madde baðýmlýsý gençlere yönelik yapýlan tedaviler hakkýnda bilgi veren Psikolog Kemal Dumlu yaptýðý açýklamada "Eyvan rehabilitasyon Merkezinde 190 has-

ta tedavi görüyor. Yüzde 60 verim aldýk. Bu merkezin Þanlýurfa'ya yetersiz geldiði konusunda sivil toplum örgüt baþkanlarýna bilgi verip ayný rehabilitasyon merkezinin bir þubesini Viranþehir'de hayata geçirdik. Bu konu Þanlýurfa'nýn ciddi sorunlarýndan biridir" dedi. Emniyet Müdürlüðü Narkotik Þube Müdürü Adnan Özcan da, "Þanlýurfa'da her ay ortalama 40'a yakýn madde satýcýsýnýn yakalanýyor. 30 kiþilik bir ekip ile çalýþýyoruz. Bu 30 kiþinin de tam donanýmlý olarak ,gece gündüz madde ile mücadele için çalýþýyor. Madde baðýmlýsý kiþileri yakalama yetkisi sadece narkotik þubeye ait deðildir. Diðer polisler de bu konuda yetkilidir. Bu konuda bize düþen madde satýcýlarýný tespit etmek ve kanunlar doðrultusunda gereken mercilere iletmektir. Bu konu sadece polisle çözülecek bir konu deðildir. Vatandaþ ve sivil toplum örgütlerinin de bu konuya duyarlý olmalarýný özellikle anne ve babalarýn çocuklarýný takibe almalarý gerekmektedir" diye konuþtu.


16

BÖLGE

24 Haziran 2013 Pazartesi

Muþ’taki aðaç katliamýna tepki MUÞ'un Kýzýlaðaç Beldesi'nin Þenyayla Bölgesi'ndeki ormanlýk alanlarda aðaçlar kesilerek orman katliamý yapýlýyor. 8 metrelik meþe aðaçlarýnýn bazýlarý ortalarýndan, büyük çoðunluðu da testerelerle köklerinden kesilirken, ormanlýk alan adeta savaþ sonrasý görüntüleri andýrýyor. PKK'lilerin geri çekilme sürecini takip etmek amacýyla kurulan izleme komisyonu çalýþmalarý çerçevesinde, kesilen ve tahrip edilen ormanlar için seferber oldu. Ýnsan Haklarý Derneði (ÝHD), Halklarýn Demokratik Kongresi (HDK) ve Muþ Ýl Sosyal ve Kültürel Kalkýnma ve Dayanýþma Derneði (MÝSKAD-DER) yöneticileri ile Türkiye Erozyonu Önleme ve Aðaçlandýrma Vakfý (TEMA) Muþ Þube Temsilcisi Ýhsan Aytemiþ, izleme komisyonu ile beraber incelemelere katýlarak, ormanlarýn talan edilmesine tepki gösterdi.

"Orman terörleri iþ baþýnda"

Þenyayla ormanlýk alanýnda incelemede bulunan Aytemiþ, bölgede kesilen aðaçlarýn kesilmesine tepki

göstererek, "Yapýlan bu katliamýn ismi ancak orman terörüdür. Bu bir katliamdýr, bütün aðaçlar yarýda kesilmiþ. Yarýn ne olacak düþüncesini taþýmayan insanlarýn yaptýðý katliamý görüyoruz. Bu bir orman terörüdür. Baþka bir þey olamaz. Aðýrlýklý olarak meþeden oluþan ormanlarýmýzý inceliyoruz. Ýnceleme yaptýðýmýz ormanlýk alanlarda ormanlar hunharca kesilmiþ, talan edilmiþ ve yok edilmek için bu yöntem kullanýlýyor. Devlet yetkililerinin buna dikkat çekmeleri gerekiyor. Ývedilikle koruma altýna alýnmasý gerekiyor. Bu ormanlarýn sýk bakýlýp gözetim altýnda tutulmasý gerekiyor. Yol boyunca gelirken binlerce aðacýn kökten kesildiði ve binlerce aðacýnda yarýda kesildiðini gördük ve þahit olduk. Çok ciddi anlamda bir tahribat var. Meþe aðaçlarý bilindiði gibi kontrolsüz kesildiði zaman artýk kendisini bulamýyor. Büyüklerimizden edindiðimiz bazý yerler vardýr. O bölgelerin tamamýyla orman bölgesi olduðunu ve þimdi ise tamamýyla çoraklaþarak çöl halini aldýðýný görüyoruz.

“Yaþananlar süreci engellemeye yönelik”

BATMAN - Maliye Bakaný Mehmet Þimþek ile Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehmet Mehdi Eker, Batman Organize Sanayi Bölgesi'nde yapýlan gýda dönüþtürme fabrika-

sýnýn temel atma törenine katýldý. Temel atma töreninde konuþan bakanlar son 3 haftadýr devam eden Gezi Parký olaylarýný deðerlendirdi. Maliye Bakaný Meh-

Bu aðaçlarý kesenler bunun hesabýný yapmýyor. Yarýný düþünmeden hunharca kesilen bu aðaçlar elbette bir gün tükenecektir. Ve çölleþmeye giden bir yer halini alacaktýr. Sorarým bu insanlara, kestiðin aðacýn altýnda iki dakika öncesinde oturup dinlenirken hiç mi utanma duygusu oluþmuyor kendisinde. Bir gün gelip bu yaptýklarýndan utanacaklar, fakat fayda etmeyecektir. Çünkü gölgesinde oturacak met Þimþek, son üç hafta içerisinde Türkiye'nin hiç hak etmediði büyük bir karalama kampanyasý çerçevesinde geriye götürülmeye çalýþýldýðýný söyledi. On yýldýr hiç kimsenin yaþam tarzýna karýþmanýn söz konusu olmadýðý, tam aksine on yýl içerisinde insanlarýn çok daha özgür olduðunu ifade eden Bakan Þimþek, "Bu bölgede ve Türkiye'nin tamamýnda temel hak ve özgürlükleri biz geniþlettik. Demokrasinin standartlarýný geniþlettik. Yeterli midir deðil, daha yapýlmasý gereken çok þey var mý, kesinlikle var. Ama bu sokaklarda yakýp yýkmayý, Türkiye'yi içeride ve dýþarýda karalamayý ve Türkiye'nin itibarýný zedelemeyi gerektirecek hiç bir düzenleme yo-

bir aðaç bulamayacaktýr" dedi.

"Bu vahþete dur denilsin"

Orman katliamlarýný yerinde inceleyen ÝHD Muþ Þube Baþkaný Saim Atýlgan ise yol boyunca aðaçlarýn kesildiðini gördüklerini aktardý. Bir doða katliamýnýn baþlangýcýnýn izlerini gördüklerini dile getiren Atýlgan, "Ormanlýk alanýn içerisinde gezerken tek bir kesim yapýlmamýþ. Sýrayla büyük aðaçlar küçük aðaçktu" dedi.

"Tuzaða düþmemeliyiz"

Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehmet Mehdi Eker ise çözüm süreciyle birlikte, güven ve huzur ortamýnýn tahsisiyle birlikte son 6 ay içerisinde bölgeye yönelen sermayenin de, yatýrýmýnýn da miktarýnda önemli bir artýþ olduðunu tespit ettiklerini ifade ederek, son günlerde olan bitenleri çözüm sürecinin engellenmesine dönük bir faaliyet olarak deðerlendirdiklerini söyledi. Çözüm sürecinden Türkiye içinden ve dýþarýdan da rahatsýz olanlarýn olduðunu söyleyen Bakan Eker, þunlarý söyledi: "Türkiye'nin kendi yarasýný, kendi sorununu, kendi problemini demokratik ve sivil bir anlayýþ-

Muþ’un Kýzýlaðaç Beldesi’nin Þenyayla Bölgesi'ndeki ormanlýk alanlarda aðaç kýyýmý yaþanýyor. TEMA Muþ Temsilcisi Ýhsan Aytemiþ, "Yapýlan bu katliamýn ismi ancak orman terörüdür" dedi. ÝHD Muþ Þube Baþkaný Saim Atýlgan ise "Bu vahþete dur denilsin" çaðrýsý yaptý

lar demeden kesip gitmiþler. Bir arada olan dört aðaç var dördünü de kesmiþler. Yapýlan bu orman kýyýmýna insanlarýmýz sessiz kalmamalý, aðaçlarý kesen vicdansýzlarý gören yurttaþlarýmýz olursa tepkilerini göstersinler. Bizler de bu iþin takipçisi olacaðýz. Ormaný ve doðayý tahrip etmeye hiç kimsenin hakký yoktur" diye konuþtu. (DÝHA) la çözeceði bir çözüm süreci sadece çok önemlidir. Bundan rahatsýz olanlar var. Bunu kendi menfaatlerine aykýrý bulanlar olur. Bizlerin bu tuzaða düþmememiz lazým. Mesele sadece birilerinin mahsum bir þekilde çýkýp da iþte aðaçtý, kuþtu, parktý meselesinden bunlarý koruyalým veya özgürlüklerimize kiþisel olarak müdahale edilsin, deðimlesin meselesinden ibaret deðildir. Hepimizin toplum olarak bu meseleye ferasetle davranmasý lazýmdýr. Bu tür meselelerin arkasýndan gelebilecek, bunun için fýrsat kollayan kirli hesaplara da bizim dikkatli olmamýz lazým" diye konuþtu.


17

BÖLGE

24 Haziran 2013 Pazartesi

50’inci grup Metina’ya ulaþtý Türkiye topraklarýndaki PKK’lilerin, Federe Kürdistan Bölgesi’ne çekilmesi devam ediyor. Bu çerçevede, Diyarbakýr, Bingöl ve Bitlis'teki PKK’li gruplar, 45-50 günlük yürüyüþlerinin ardýndan Metina Kampý'na ulaþtý merminin isabet etmesiyle ilgili olarak da soruþturma baþlattýklarýný söyledi. Dersim, "Ancak bu helikopter de sürekli sýnýr üzerinde güçlerimize tacizde bulunuyormuþ. Böylesi bir tacizin sonucunda mý yoksa baþka bir þey mi gerçekleþti araþtýrýyoruz" dedi.

"Anýnda geri de dönebiliriz"

HAKKARÝ - Bingöl, Diyarbakýr ve Bitlis bölgesindeki PKK'li gruplar, 45-50 günlük bir yürüyüþten sonra PKK'nin Federe Kürdistan Bölgesi'ndeki Metina kampýna ulaþtý. Diyarbakýr'dan dün gelen 50'nci grup için kampta karþýlama yapýldý. "Baver Dersim" ve "Delal Amed" kod adlý PKK yöneticileri, kampta düzenlenen toplantýda basýn mensuplarýna çekilmelerle ilgili bilgi verdi. Bingöl, Diyarbakýr ve Bitlis bölgesinden 50 grup geldiðini belirten Bawer Dersim, Abdullah Öcalan'ýn yaptýðý çaðrý üzerine Türkiye'deki güçlerinin hýzla bir þekilde Irak topraklarýna çekilmeye baþladýðýný ve dönüþlerin halen devam ettiðini söyledi. Karadeniz ve Sivas bölgesindeki güçlerinin de geri çekilmek için harekete geçtiðini anlatan Baver Dersim, ancak kendilerine yönelik askeri hareketliliðin savaþ hazýrlýðý anlamýna geldiðini, hükümetinin süreci aðýrdan alan yaklaþýmdan kuþku duymaya baþladýklarýný söyledi. Süreçle ilgili atýlmasý gereken adýmlarýn atýlmadýðýný kaydeden Baver Dersim, þunlarý söyledi: "AKP geçmiþ seçim dönemlerinde sürekli bu tür yaklaþýmlar içine girdi. Sürekli hareketimizden ateþkes diyerek aslýnda Kürt sorununu çözmek istediðini ifade etti. Ama seçimi

kazandýktan sonra farklý uygulamalar içine girdi. 2011 haziran seçimlerinden sonraki tutumlarý bunu gösteriyor. Kuþkusuz AKP'nin bir bütün olarak hesabý sadece 2014 seçimleri deðildir. Ama, iþin bu boyutunu göz ardý etmemek gerekiyor. AKP çözümü getirebilecek politikalarý henüz üretmemiþtir. Çok ciddi bir hazýrlýðý yoktur. Kamuoyuna sadece ümit vermektedir. Kamuoyuna sadece ümit pompalayarak süreç ilerlemez."Hükümeti süreci yayarak oyalama çabasý içinde olmakla suçlayan 'Baver Dersim, "2014'te seçim var. Biz bu kadar elveriþli zemin hazýrlarken, hareketimiz bu kadar demokratik süreci baþlatýrken AKP neden adým atmaktan kaçýnýyor. Biz gerilla güçlerimizi 2014 yýlýnda AKP'ye yeni bir seçim kazandýrmak için geri çekmedik. AKP eðer bunu planlýyorsa bunun hesabýný yapýyorsa büyük bir yanýlgý içindedir. Bunu bir tehdit olarak söylemiyoruz ama umutlarýn yýkýlmasý felaketi beraberinde getirir. Geçmiþi kat kat aþan bir þiddet ortamýyla Türkiye kasýp kavrulacaktýr" dedi.

Helikoptere ateþ açýlmasý

Baver Dersim, Hakkari'de geçen perþembe günü içinde generallerin de bulunduðu askeri helikoptere Ýkiyaka Daðlarý'ndan geçerken ateþ açýlmasý ve 4

"Garzan" bölgesinden geldiklerini söyleyen 20 kiþilik grubun sorumlusu "Numan" kod adlý PKK'li ise, sürecin tersine dönmesi ve örgütün tekrardan "savaþ" kararý vermesi halinde geldikleri yere yine rahatlýkla dönebileceklerini söyledi. Numan, mücadelelerinden asla vazgeçmeyeceklerini belirterek, þunlarý söyledi: "Hangi sürece göre strateji belirlenirse kendimizi ona göre hazýrlýyoruz. Bizler yýllardýr partinin, önderliðin hangi koþulda olursa olsun ve hangi kararý alýrsa alsýn aynen uyarýz. Bizler strateji ne olursa olsun ayný günde uyarýz. Hem askeri, hem eðitim, hem de siyasi alanda. Tekrar savaþ kararý alýnýrsa belki dönüþte fiziki zorluk çekebiliriz ancak onu da aþarýz. 45 günde geldik, 45 günde de tekrar oraya yine döneriz. Hepimiz buna hazýrýz."

"Gelenleri burada ikna ediyoruz"

Çözüm süreci kapsamýnda Türkiye'ye terk eden silahlý güçlerin, çekilme kararýna sýcak bakmadýklarýný ancak Abdullah Öcalan'ýn kararýna aynen uyduklarýný söyleyen "Agit" kod adlý PKK yöneticisi ise þunlarý söyledi: "Türkiye'den buraya gelen arkadaþlarýmýz açýkçasý hep öyle içten bir þekilde gelmiyor ve gelmek de istemiyor. Ancak biz onlarý güçlükle ikna edip gelmelerini saðlýyoruz. Buraya geldikten sonra da onlara süreçle ilgili detaylý bilgiler vererek ikna ediyoruz. Bizler savaþçý kadrolarýz, örgütün aldýðý kararlarý yargýlamayýz. Savaþ denilirse savaþýrýz."

Þýrnak halký karakol inþaatýna yürüdü ÞIRNAK'ta sýnýr bölgeleri baþta olmak üzere birçok farklý noktada demokratik çözüm süreciyle birlikte karakol ve baraj inþaatlarýnýn yükselmesi üzerine sabah saatlerinde binlerce kiþi Kýzýlsu beldesinde yapýmý devam eden karakol inþaatýna yürüdü. BDP Þýrnak Ýl Örgütü tarafýndan düzenlenen yürüyüþe BDP PM üyeleri, ve bazý sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile binlerce kiþi katýldý. Araçlarýyla Þýrnak merkez ve ilçelerinden yola çýkan kitle, Þýrnak-Kýzýlsu yol ayrýmýnda araçlarýndan inerek karakol inþaatýna doðru yürüyüþe geçtiði sýrada, üst rütbeli askerlerden oluþan bir heyet kitlenin yanýna gelerek, BDP'liler ve ÝHD yöneticileriyle bir görüþme yaptý. Görüþmede Þýrnak Valiliðinin izni olmadýðý gerekçesiyle kitlenin inþaata yaklaþmasýna izin verilmeyeceði aktarýlýnca BDP ve ÝHD'liler karakol inþaatýna yürümekte ýsrar etti.

Halk asker barikatýný aþtý

Sloganlar eþliðinde yürüyen kitlenin yolu daha sonra onlarca askeri araç ve yüzlerce jandarma tarafýndan oluþturulan barikatla kapatýldý. Kalkanlar ve TOMA araçlarýndan oluþan barikata ulaþan kitle barikatý aþarak yürüyüþüne devam ettiði sýrada askerler ellerinde coplarla barikatý yaran yurttaþlarý kovaladý. Askerlerin tutumuna tepki gösteren kitle yürüyüþüne devam etmekte ýsrar edince askerler barikatý kaldýrýlmak zorunda kaldý. Yaklaþýk 5 kilometre devam eden yürüyüþte bazý yurttaþlarýn geride kalan TOMA araçlarýnýn geçiþini engellemek için asfalt yola dev kaya kütleleri attý. Yürüyüþ esnasýnda karakol inþaatýnda çalýþmanýn durdurularak, Þýrnak 23'üncü Jandarma Sýnýr Tümen Komutanlýðý'ndan 2 Skorsky tipi helikopterle asker sevkiyatý yapýldý. Uzun süren yürüyüþün ardýndan kitle karakol inþaatýnýn devam ettiði Kurttepe mevkiine ulaþtý.

"AKP süreci fýrsatçýlýða çevirdi"

Bir süre karakol etrafýnda bekleyen kitle daha sonra askerlerin barikatý açmasýyla karakol inþaat alanýna girdi. Burada konuþan BDP Þýrnak Ýl Eþ Baþkaný Baki Katar, karakol ve baraj inþaatlarýnýn çözüm sürecini fýrsatçýlýða dönüþtürme çabalarý olarak yorumlayarak, "Botan halký olarak AKP ve onun iþbirlikçiliðini yaparak rant kazanan sermaye çevrelerini uyarýyoruz. Biz sizin bu halkýn daðlarýný ovalarýný talan etmenize, karakol yaparak gerillanýn geri çekilmesini fýrsat olarak görmenize izin vermeyeceðiz. Gerilla çekilirse Kürt halký burada biz bir yere gitmiyoruz. Buradayýz ve bu fýrsatçýlýða izin vermiyoruz. Bu eylem bir uyarýdýr, umarýz herkes bundan gerekli dersleri çýkarýr" dedi. Açýklamanýn ardýndan 5 dakika oturma eylemi yapan kitle, daha sonra araçlarýna binerek karakol inþaatýndan ayrýldý.


18 23 Haziran 2013 Pazartesi

ekonomi

$ €

DOLAR: 1,936 EURO: 2,537 ALTIN: 81,469 BIST: 73.101,76

OTOMOBiL ‘GAZ’A GELDi Kalkýnma Planý Meclis Komisyonunda 10. Kalkýnma Planý'nýn TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki görüþmeleri bugün baþlayacak. 3 gün sürecek görüþmelerde, her gün bir bölüm ele alýnacak. "Küresel Geliþmeler ve Eðilimler", "Plan Öncesi Dönemde Türkiye'de Ekonomik ve Sosyal Geliþmeler" baþlýklý birinci bölüm bugün, "Planýn Temel Amaçlarý ve Ýlkeleri", "Planýn Hedefleri ve Politikalarý" 25 Haziran Salý, "Öncelikli Dönüþüm Programlarý" baþlýklarýnýn görüþmeleri ve önergelerin oylanmasý 26 Haziran Çarþamba günü olacak. Saðlýk, Aile, Çalýþma ve Sosyal Ýþler Komisyonu, Saðlýk Bakanlýðý ve Baðlý Kuruluþlarýnýn Teþkilat ve Görevleri Hakkýnda KHK ve Bazý Kanunlarda Deðiþiklik yapan torba tasarýyý görüþecek. Tasarýya göre, memur, subay, astsubay ve askeri öðrenciler; ofis, büro ve muayenehane açamayacak, vakýf üniversitelerinde çalýþamayacak. Ancak memurlarýn insani ve sosyal amaçlý gönüllü çalýþmalarý bu yasaklamanýn dýþýnda olacak. Yükseköðretim kurumlarýnýn kadro ve pozisyonlarýnda bulunmayan profesör ve doçentler, týp ve diþ hekimliði fakültelerinde sözleþmeli öðretim üyesi olarak istihdam edilebilecek. Sözleþmeli öðretim üyelerine, ek ders ücretlerinin 10 katýna kadar saatlik sözleþme ücreti ödenebilecek. Mesai saatleri dýþýnda yükseköðretim kurumlarýndan baþka yerlerde çalýþan öðretim üyeleri, bu düzenlemenin yayýmý tarihinden itibaren 2 ay içerisinde bu faaliyetlerini sona erdirmezse üniversiteyle iliþikleri kesilecek. Sünnet ameliyatýný sadece tabipler yapacak. Bu düzenlemenin yayýmý tarihinde sünnetçilik yapanlar, 31 Aralýk 2015 tarihine kadar sünnetçilik yapmaya devam edecek. TBMM Kadýn Erkek Fýrsat Eþitliði Komisyonu, "Her Alandaki Kadýn Ýstihdamýnýn Artýrýlmasý ve Çözüm Önerileri" konulu alt komisyonun raporunu, 25 Haziran Salý günü ele alacak.

Trafikteki benzinli otomobil sayýsý son 10 yýlda yaklaþýk yüzde 30 civarýnda azalýrken, ayný dönemde LPG'li otomobil sayýsý 3,5 kattan fazla, dizel otomobiller yaklaþýk 8 kat arttý

Malatya Aktif Ýþadamlarý Derneði'nin (MAKÝAD) Ekonomi Dünyasý Ödülleri Maliye Bakaný Mehmet Þimþek'in de katýldýðý törenle sahiplerini buldu. Türkiye'nin 1990'lý ve 2000'li yýllarda milli gelirinin 200 milyar dolar civarýnda olduðuna deðinen Þimþek, "Son 10 yýlda Türkiye'nin geliri 787 milyar dolara çýktý. Sabit fiyatlarla reel olarak bakarsak böyle olmadý diyenler var. Aslýnda bütün dünyada kiþi baþýna milli gelir karþýlaþtýrmalarý basit bir þekilde dolar cinsinden yapýlýr. Ya sabit fiyatlarla dolar cinsinden milli gelire bakýlýr ki bu Türkiye'de 3'e katlanmýþtýr. Ya da satýn alma gücü paritesi ile bakýlýr. Bunda da Türkiye yine katlamýþtýr" diye konuþtu. Türkiye'nin 2002 yýlýnda topladýðý her 100 liralýk verginin 86 lirasýný devletin borç faizine ödediðini kaydeden Þimþek, "Geçen sene ise her 100 liralýk verginin 84 lirasý hizmete gitmiþtir" dedi. Ekonomide baþarýlý bir hükümetin iþbaþýnda bulunduðunu dile getiren Þimþek, "Milletin içinden çýkan, elitist olmayan, milletle gönül baðý olan, milletin deðerlerine, demokratikleþmeye, temel

Türkiye Ýstatistik Kurumu (TÜÝK) verilerinden derlenen verilere göre, trafiðe kayýtlý otomobillerin yakýt cinsine göre daðýlýmlarýnda 10 yýlda büyük deðiþiklik yaþandýðý görüldü. 2004 yýlýnda trafiðe kayýtlý 5 milyon 400 bin otomobilin, 4 milyon 62 bini yakýt olarak benzin kullanýrken, otomobillerin 252 bini dizel ve 793 bin de LPG'li olarak kayýtlara geçti. Benzin fiyatlarýnýn küresel ölçekte artmasýyla birlikte otomobillerde benzin kullanýmý azalýrken, benzine göre daha ucuz olanLPG kullanýmý ise arttý. Bu yýlýn nisan ayý sonu

Geçen yýl borç faizlerine çalýþtýk milyar dolar. Aslýnda bu devletin net olarak dünyaya borcu yok demek" ifadesini kullandý.

Gezi Parký odaklý geliþmeler

Maliye Bakaný Þimþek, 2012'de her 100 liralýk verginin 86 lirasýný devletin borç faizine ödendiðini söyledi hak ve özgürlük alanýný geniþletmeye, milletin ekmeðini büyütmeye kararlý ama bir o kadar güçlü, bir o kadar istikrarlý bir hükümet var" deðerlendirmesinde bulundu. Geçen mayýs ayýnýn faizin cumhuriyet tarihinin en düþük seviyesine indiðine vurgu yapan Þimþek, IMF'ye olan borç stokunun da sýfýrlandýðýný ifade ederek, "Devletin dýþ borcu 2012 sonu itibari ile 110 milyar dolar. Devletin döviz ve altýn rezervi 129

Konuþmasýnda Gezi Parký odaklý geliþmelere de deðinen Þimþek, bu eylemlerin organize bir sabote eylemi olduðunu belirterek, "Biz dünyada bir çýkar lobisinin olduðunu, bir yarýþ olduðunu biliyoruz. Bir çatýþmanýn içten içe olduðunu biliyoruz. Fakat içeride bu fitneye güçlü bir katýlýmýn olmasýný doðrusu anlamakta güçlük çekiyoruz" açýklamasýný yaptý. Milletin çoðunluðunun oyunu arkalarýna aldýklarýný kaydeden Þimþek, buna karþýlýk çoðulcu bir yaklaþým içinde olduklarýný söyledi. "Kimsenin hayat tarzýna müdahale ettiðimiz yok" diyen Þimþek, þöyle konuþtu: "Tam aksine hayat tarzýna müdahale edilenleri özgürleþtirme noktasýnda bir irade ortaya koymuþuz. Baþörtüsü dahil olmak üzere. Kimseye biz içki içmeyin demiyoruz. Bütün medeni, demo-

itibariyle, trafikteki benzinli otomobil sayýsý 2004 yýlýna göre yaklaþýk yüzde 30 azalýrken, LPG'li otomobil sayýsý ise yüzde 360 arttý. Ayný dönemde benzinli otomobil sayýsý 4 milyon 62 binden 2 milyon 917 bine düþtü, LPG'li otomobil sayýsý ise 793 binden 3 milyon 658 bine yükseldi. Söz konusu dönemde dizel yakýtlý araçlarda da yüksek artýþ oranlarý görüldü. 2004'de trafiðe kayýtlý sadece 252 bin 629 otomobil bulunurken, bu yýlýn nisan ayýna gelindiðinde bu rakam yüzde 780 artarak 2 milyon 231 bine yükseldi.

kratik, geliþmiþ ülkelerde olduðu gibi uyuþturucu, içki, sigara gibi konularda birtakým düzenlemeler yapmýþýz. Kimseye zorla þu kadar çocuk yapacaksýn demiyoruz. Bu ülkenin nüfusu 2050'li yýllarda hýzla azalmaya baþlayacak. Çalýþma çaðýndaki nüfus hýzla azalacak. Yani Türkiye henüz zenginleþmeden yaþlý hale gelecek. Aldýðýmýz tedbirler karþýsýnda 2050 sonrasýný düzeltmeye çalýþacaðýz. Buna diyorlar ki, bizim hayat tarzýmýza karýþmayýn. Karýþan yok. Ülkenin batýsýnda doðurganlýk oraný yüzde 1,6'ya düþmüþ. Geliþmiþ ülkelerin de aþaðýsýnda. Saðolsun Doðu ve Güneydoðu Anadolu sayesinde Türkiye'de ortalama doðurganlýk oraný yüzde 2 civarýnda." Son 3 hafta boyunca bütün þer þebekelerinin iþbirliði yaptýðýný belirten Þimþek, "Muazzam bir dezenformasyon süreci baþlatmýþlar. Yatýrýmcýlarý arýyorlar. Türkiye'de iç savaþ var diyorlar. Nasýl olur dediklerinde ise 'inanmazsanýz televizyona bakýn' diyorlar. BBC'ye bakýn, CNN'e bakýn diyorlar. Reuters'a bakýn diyorlar. Onlar da bizi arýyorlar. 'Böyle bir þey mümkün mü?' diye soruyorlar" ifadelerini kullandý. (AA)


19

DÜNYA

24 Haziran 2013 Pazartesi

Taksim dünya basýnýnda Taksim Meydaný'nda Gezi Parký protestolarýnda hayatýný kaybeden dört kiþiyi anmak için bir araya gelen binlerce insana yapýlan polis müdahalesi, dýþ basýnda geniþ yer buldu. Yabancý kaynaklar, barýþçý göstericilere polisin sert müdahalede bulunduðunu belirtti. Göstericilerin bir araya gelmesini önlemek için polisin yoðun müdahalede bulunduðu gösterilerde, protestocularla Erdoðan'ýn restleþmesi öne çýkarýldý. New York Times: Polis göstericileri su sýkarak daðýttý Ýstanbul'da polis, Türkiye'nin genelinde 2 haftadan uzun bir süredir devam eden protestolarda hayatýný kaybeden dört kiþiyi anmak için Taksim Meydaný'nda toplanan binlerce kiþiyi su sýkarak daðýttý. Barýþçý göstericiler, Gezi Parký'na dönmeden önce taleplerini yazýlý bir açýklamayla duyurdu. Protestolar Gezi Parký'nýn yýkýlmasýný önlemek için olsa da, kýsa zamanda Recep Tayyip Erdoðan'ýn protestoculara karþý otokratik ve gözardý eden tepkisine karþý büyüdü. Ýstanbul'da dün protestoya katýlan 66 yaþýndaki Tülin adýndaký kadýn, bacaðýnda daha önce oluþan bir yarayý göstererek, "Polis maskesini takarsa bu üzerinize yürüyeceði anlamýna geliyor. Bunu þimdiden öðrendim" dedi. 'Göstericilerin kötü amaçlarý olduðunu' belirten Erdoðan ise "Çirkin

Ýstanbul Taksim Meydaný'nda önceki gün yaþanan olaylar dünya basýnýnda yine geniþ yer buldu. Batý ve Ortadoðu basýný, ‘Ýstanbul'da gerginliðin yaklaþýk bir hafta sonra tekrar baþladýðýný’ belirtirken, Baþbakan Erdoðan'ýn ‘dýþ güçleri hedef almasýný’ öne çýkardý bir oyunun pençeleri haline geldiniz ve kandýrýldýnýz" dedi. Erdoðan, 60'tan fazla þehirde yaþanan protestolara deðinirken, 'Brezilya'da yaþanan benzer protestolarýn da Türkiye'de olduðu gibi uluslararasý bilinmeyen güçlerden kaynaklandýðýný' belirtti. BBC: Erdoðan ve muhalifler dev mitinglerde toplandý Erdoðan muhalifleri Ýstanbul'da bir araya gelirken, baþbakan Samsun'da destekçilerine seslendi. Taksim Meydaný'ndaki protestoculara polis müdahale ederken, Erdoðan yaklaþýk 15 bin destekçisine 'uluslararasý bir komplo' uyarýsý

Brezilya’daki gösteriler sürüyor

SAO PAULO - Brezilya polisi, ülkenin 100'den fazla kentindeki gösterilere dün 250 bin civarýnda kiþinin katýldýðýný, önceki günlerle kýyaslandýðýnda gös-

terici sayýsýnýn azalmaya baþladýðýný bildirdi. Eylemci sayýsýnýn düþmesiyle gerilimin azaldýðý belirtilse de bazý kentlerdeki gösteriler olaylý geçti.

yaptý. Ýlk baþta protestocularýn gönlünü almak isteyen Erdoðan, daha sonra daha sert bir tavýr sergiledi. Samsun'da 'protestocularýn Ýslam'a hakaret ettiðini' söyleyen Erdoðan'a, Taksim'de 'Diktatör Tayyip... Bu daha baþlangýç' sloganlarý yükseldi. REUTERS: Polis daðýttý, Erdoðan azarladý Ýstanbul'da toplanan göstericiler polis müdahalesine maruz kalýrken, Erdoðan protestocularý 'Türkiye'nin düþmanlarýna hizmet vermekle' suçladý. Türkiye'de üç haftdan bu yana süren gösteriler, altý gün aradan sonra tekrar arttý. Protestocular, üzerle-

Belo Horizonte kentindeki gösteriler sýrasýnda bariyerleri aþarak bir otomobil bayisine taþ atan gruba polisin plastik mermi ve göz yaþartýcý gazla müdahale ettiði, Salvador kentindeki gösterilerin de zaman zaman þiddete dönüþtüðü belirtildi. Brezilya-Ýtalya Konfederasyonlar Kupasý karþýlaþmasýnýn yapýldýðý Salvador'da da 5 bin kadar göstericinin stada yakýn bir bölgedeki anayolu kapattýðý bildirildi. Polisin müdahale ettiði kalabalýðýn daha sonra civardaki bir alýþveriþ merkezinin otoparkýna sýðýndýðý ifade edildi. Eylemler sürerken, haftalýk Epoca dergisinin Ibope enstitüsüne yaptýr-

rine yürüyen polis kalabalýðýna karanfil atarak karþýlýk verdi. Ankara'da ise göstericilere su ve gözyaþartýcý bomba atýlarak müdahale edildi. Samsun'da yaklaþýk 15 bin destekçisine seslenen Eroðan, 'göstericilere gereken cevabý Mart ayýndaki seçimlerde vermelerini' istedi. Assocýated Press: Polis Taksim'deki anma eylemini daðýttý Taksim Meydaný'nda Gezi Protestolarýnda ölenleri anmak için toplanan kalabalýk, poli tarafýndan daðýtýldý. Meydaný daðýtan polis ardýndan ara sokaklarda göstericilere biber gazý ve plastik mermilerle müdaha-

dýðý anket, halkýn yüzde 75'inin gösterilere destek verdiðini ortaya koydu. Kamuoyu araþtýrmasýna 16-20 Haziran'da bini aþkýn Brezilyalý katýldý. Barýþçý baþlayan, ancak zaman zaman þiddete dönüþen gösterilerin sona ermesini isteyen kimi Brezilyalýlar, Devlet Baþkaný Dilma Rousseff'in önceki gün halka verdiði reform sözlerine bel baðlarken, kimi göstericiler ve gazeteciler bu açýklamalarýn tatmin edici olmadýðýný düþünüyor. Bu tür kitlesel eylemlere alýþkýn olmayan Brezilya'da perþembe günü ülke genelinde 1 milyon kiþi sokaklara dökülmüþtü. Gösteriler sýrasýnda iki kiþi hayatýný kaybetmiþti.

le etti. Baþbakan Erdoðan ise 'gösterileri düzenleyenlerin ayný zamanda Brezilya'daki olaylarýn arkasýnda olduðunu' öne sürdü. Taksim'de polise karanfil atan göstericiler, polise 'halkýnýza ihanet etmeyin' mesajý verdi. Bir AP muhabiri ise 'polisin Ýstiklal Caddesi baþta olmak üzere kalabalýðý daðýtmak için gözyaþartýcý bomba ve plastik mermi attýðýný' belirtti. El Cezire: Polis protesto gösterilerini daðýttý Ýstanbul'da Gezi Parký protestolarýnda ölenleri anmak isteyen binlerce kiþiye polis müdahale etti. Bazý göstericiler zýrhlý araçlara taþ atarken, diðerleri araya girerek onlarý sakinleþtirmeye çalýþtý. Baþbakan Erdoðan ise gösterileri Brezilya'daki protestolara benzeterek, "Ayný oyun þimdi orada oynanýyor... Semboller ayný, posterler ayný. Twitter, Facebook ayný. Uluslararasý medya ayný. Protestolar ayný merkezden yönetiliyor" dedi. Jerusalem Post: Ýstanbul'da çatýþmalar yeniden baþladý… Taksim Meydaný'ndaki kalabalýk, polis müdahalesinden kýsa bir süre önce kendilerine doðru ilerleyen polise karanfil atýyordu. Samsun'da 10 bin kiþiye seslenen Erdoðan ise 'son haftalarda yaþanan protestolarýn Türkiye'nin düþmanlarýna hizmet ettiðini' söyledi.

Arnavutluk sandýk baþýnda Arnavutluk'ta komünist rejimin yýkýldýðý 1991 yýlýndan bu yana 8. kez genel seçim gerçekleþti. Ülke genelinde sandýklar yerel saatle 07.00'de açýldý. 3 milyon 278 bin kayýtlý seçmen 5508 seçim noktasýnda oy kullandý. Seçimlere 67 siyasi parti katýlýyor. Liderliðini Baþbakan Sali Beriþa'nýn yaptýðý "Ýþ, Refah ve Entegrasyon" isimli sað ittifak 25 partiden oluþuyor. Edi Rama liderliðindeki "Avrupalý Arnavutluk Ýttifaký"nda ise 40 parti yer alýyor. Bu birleþimlerin dýþýnda iki parti daha yarýþtý. Seçimde güvenliði 6 bin 200 polisin saðladýðý bildirildi.


20

YURT HABER

24 Haziran 2013 Pazartesi

‘Gezi’nin bilançosu aðýr..! Ýçiþleri Bakanlýðý, ‘Gezi eylemlerinin’ bilançosunu çýkardý: 79 ilde, 2.5 milyon insan eylemlere katýldý; 4 bin 900 kiþi gözaltýna alýndý; 4 bine yakýn insan yaralandý. Bingöl ve Bayburt'ta eylem yapýlmadý Taksim Gezi Parký'nda 31 Mayýs'ta baþlayan ve Türkiye 'nin pek çok iline yayýlan protesto gösterilerinin bilançosu Ýçiþleri Bakanlýðý tarafýndan çýkarýldý. Ýçiþleri Bakanlýðý'na ulaþan bilgilere göre, "duran adam" eylemlerine dönüþen Gezi Parký protestolarý 81 kentin 79'unda yapýldý. Bir aya yaklaþan eylem sürecinde, gösterilerin büyük bölümü Ýstanbul ve Ankara 'da yaþanýrken, sadece Bingöl ve Bayburt'ta protesto eylemi düzenlenmedi. Gezi Parký protestolarý sürecinde yaklaþýk 2.5 milyon insanýn eylemlere katýldýðý tespit edildi. Bu eylemlerde yaklaþýk 4 bin 900 eylemci "þüpheli" konumunda gözaltýna alýnýrken, 600'den fazla polisin, 4 bine yakýn eylemcinin yaralandýðý belirlendi.

Günde 50 'Duran adam'

Performans sanatçýsý Erdem Gündüz'ün Taksim'de baþlattýðý "duran adam" eylemlerine ise her gün ortalama 50 insanýn "bireysel" olarak katýldýðý belirlendi. Kitlesel olarak tam tespit edile-

meyen 'duran adam' eylemcilerinin bazýlarý gözaltýna alýnýrken, önceki gün Taksim'de 40, Çaðlayan'da 11, Kadýköy'de 5 kiþi "duran adam" eylemi yaptý. Ankara'da ise Kuðulu Park'ta 30, Kýzýlay Güvenpark'ta 15 kiþi "duran adam" oldu.

Emniyet ‘biber gazýný’ inceletmiþ Ýstanbul Emniyet Müdürlüðü'nün, 2003 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Týp Fakültesi’ne biber gazýný inceleterek ‘insan saðlýðýna zararlý olup olmadýðý’ yönünde bir bir rapor hazýrlattýðý ortaya çýktý

240 polis aracý 45 ambulans tahrip edildi

Valiliklerden gelen bilgilere göre hazýrlanan hasar tespit raporunda ise 58 kamu binasý, 68 MOBESE kamerasý ve 337 iþyerinin tahrip edildiði, 90 belediye otobüsü, 214 özel araç, 240 polis aracý ve 45 ambulansýn kullanýlamaz hale geldiði açýklandý. Eylemlerde, biri CHP binasý olmak üzere 14 parti binasýnýn zarar gördüðü toplam zararýn ise 140 milyon lira olduðu belirlendi. Bu zararýn yaklaþýk yüzde 90'ýnýn Ýstanbul, Ankara, Adana, Ýzmir, Antalya, Artvin, Bursa, Edirne, Eskiþehir, Hatay, Kocaeli, Mersin, Samsun, Kayseri, Manisa ve Tunceli'de yaþanan olaylarda gerçekleþtiði tespit edildi.

Beþ kiþilik aile trafik kazasýnda yok oldu SAMSUN'un Terme ilçesinde meydana gelen kazada ayný aileden 5 kiþi hayatýný kaybetti. Ordu'da düðünden dönenlerin içinde bulunduðu otomobil, Samsun'un Terme ilçesinde Karaboðaz deresine uçtu. Kazada ayný aileden 5 kiþi yaþamýný yitirdi. Akrabalarýnýn düðününe katýlan Turan ailesi Ýstanbul'a gitmek için yola çýktý. Murat Turan (35) idaresindeki otomobil, Soðancýlar mevkisinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu Karaboðaz deresine uçtu. Kazada, sürücü Murat Turan ve araçta bulunan annesi Fatma Turan (53), eþi Zeynep Turan (35) ile çocuklarý Betil (9) ve Beril Turan (5) yaþamýný yitirdi.Hayatýný kaybedenlerin cenazeleri Terme Devlet Hastanesi morguna kaldýrýldý

Türkiye 'de "Gezi" parký protestolarý sýrasýnda aralýksýz kullanýlan biber gazýnýn 2003 yýlýnda Ýstanbul Emniyet Müdürlüðü'nün isteði ile Ýstanbul Üniversitesi Týp Fakültesi tarafýndan 'insan saðlýðýna zararlý olup olmadýðý' yönünde bir araþtýrma yapýldýðý ve bir rapor hazýrlandýðý ortaya çýktý. Biber gazýnýn yapýsý ve yan etkilerinin ele alýndýðý raporda, "Biber gazlarý ve tozlarý deri üzerine mukozaya uygulandýðýnda kýzarýklýk ve yanma hissi uyandýrýrlar. Ayrýca gözde geçici körlüðe ve irritasyona sebep olabilirler. Ancak bu etkilerin hiçbiri kalýcý deðildir. Bu bulgular o bölge su ile yýkandýðýnda daha çabuk silinmektedirler " denildi. Ýstanbul Üniversitesi Týp Fakültesi, Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Ana Bilim Dalý Baþkaný Prof. Dr. Lütfiye Eroðlu imzasýyla 27 Mart 2003 tarihinde gönderilen raporda biber gazý içeriðinde bulunan bazý maddelerin zona tedavisinde ve cerrahi müdahalelerin ardýndan aðrý kesici olarak kullanýldýðý, ayrýca bu maddelerle ayaklarýn üþümesini önleyen pudralar yapýldýðý bilgisi yer aldý.

LYS maratonu sona erdi Üniversiteye giriþte ikinci aþama olan Lisans Yerleþtirme Sýnavlarý, dün yapýlan edebiyat-coðrafya sýnavý (LYS-3) ile sona erdi. LYS-3, saat 10.00'da baþlamýþtý. Tek oturumda uygulanan sýnav, 120 dakika sürdü. Sýnavda, 80 soru sorulan öðrencilere, Türk dili ve edebiyatýyla coðrafya-1 testleri yöneltildi. Türk dili ve edebiyatý testinde, 56 soru için 85 dakika süre; coðrafya-1 testinde ise 24 soru için 35 dakika süre verildi. Testler ayrý soru kitapçýklarýnda yer alýrken, tek cevap kaðýdý kullanýldý. Adaylarýn ço-

ðunluðu, kimlik ve güvenlik kontrolleriyle salona giriþ iþlemlerinin zamanýnda yapýlabilmesi için sabah erken saatlerden itibaren sýnav yerlerine geldi. Sýnavlarýn yapýldýðý binalara giriþte adaylarýn ve sýnav görevlilerinin üstleri emniyet görevlilerince arandý. Sýnav sýrasýnda ÖSYM'yi temsil eden özel görevliler sýnav salonlarýný dolaþarak, gereken bütün önlemleri aldý. Geçen hafta Cumartesi günü baþlayan Lisans Yerleþtirme Sýnavlarý, dün yapýlan sýnavla birliktr tamamlanmýþ oldu.

Ýlkokul öðretmenine taciz tutuklamasý KOCAELÝ'nin Körfez Ýlçesi'ndeki bir ilköðretim okulunda öðrencileri taciz ettiði öne sürülen öðretmen 56 yaþýndaki Ý.D., tutuklandý. Bir ilköðretim okulunda öðretmen Ý.D.'nin kendilerini taciz ettiðini söyleyen kýz öðrenciler bir süre önce durumu ailelerine anlattý. Þikayetler üzerine Körfez Milli Eðitim Müdürlüðü'nce öðretmen Ý.D. hakkýnda soruþturma baþlatýldý. Soruþturma kapsamýnda öðretmen Jandarma Komutanlýðý ekiplerince gözaltýna alýndý. Sorgusundan sonra adliyeye sevk edilen öðretmen Ý.D.,tutuklandý. Psikolojik tedavi gördüðü belirtilen öðretmen Ý.D. hakkýnda açýlan soruþturmada yaklaþýk 2 yýl önce Ýstanbul'dan Körfez Ýlçesi'ne tayin edildiði ve taciz iddialarý üzerine emekliliðini istediði belirtildi.


24 Haziran 2013 Pazartesi

Mehmet BEKAROÐLU

Baþbakan Erdoðan bu krizden nasýl çýkacak? m.bekaroglu@ttmail.com Önce þunun altýný çizelim; bu kriz, AKP çevrelerinin iddia ettikleri gibi 28 Þubat'ýn benzeri bir müdahale giriþimi deðildir... Doðru, eski rejim kalýntýlarý iþlerine yarayacak umuduyla krizi kaosa dönüþtürmek için gayret ettiler, ediyorlar da. Ancak bunu baþarmalarý mümkün deðil çünkü 28 Þubat'ýn þartlarý ortada yok; her þeyden önce Meclis çoðunluðu olan bir iktidar var, ayrýca bu iktidarýn halk desteði de devam etmektedir. Baþbakan, "faiz lobisi" ve "uluslar arasý odaklarýn komplosu"ndan söz ediyor ama bunlar da çok inandýrýcý deðil. Kaldý ki, Baþbakan bu lobi ve odaklarýn bugüne kadar kendisini niçin desteklediklerini ve þimdi desteði niçin çektiklerini henüz açýklamýþ deðil. O halde ne oldu ülkemizde, ne olmaktadýr? Evet, her þey üç-beþ aðaçla baþladý; öteden beri devam eden ama özellikle son on yýlda akýl almaz boyutlara varan kent yaðmasýna karþý Taksim Platformu'nun (Taksim Dayanýþmasý deðil), Gezi Parký çerçevesinde oluþturduðu duyarlýlýk, parkýn duvarlarýnýn yýkýlmasý ve bazý aðaçlarýn sökülmesi üzerine gösteriye dönüþtü. Polisin bu gösterilere yapmýþ olduðu sert müdahale de bu gösterileri büyüttü. Tepki ve gösterilerin kitleselleþip siyasal ve toplumsal krize dönüþmesini ise Baþbakan saðladý. Baþbakan'ýn ilk günden baþlayarak ortaya koyduðu tavýr ve kullandýðý kibirli dil,

AKP iktidarýnýn on yýllýk icraatlarýndan memnun olmayan, özellikle de yaþam tarzlarýna müdahale edileceði endiþesi taþýyan kesimlerin öfkesinin patlamasýna neden oldu... Aslýnda bu öfke daha önce de defalarca ortaya çýkmýþ ama"eski rejim bagajý" nedeniyle etkili olamamýþtý. Bu sefer tepki, hem amaç hem de taþýyýcýlarý bakýmýndan eski rejime yazýlýp paranteze alýnabilecek cinsten deðildi. Bu tepki sözünü ettiðimiz öfkeden ibaret olmadýðý gibi, sadece AKP iktidarýna ve Baþbakan Erdoðan'a karþý yönelmiþ de deðildi. Ýsyanýn merkezi/kalbi Gezi Parkýydý ve Gezi Parký, Taksim Meydaný'ndan çok daha fazla bir þeydi. Gezi Parký, hemen yaný baþýna, Taksim Meyda'nýna karargah kuran irili ufaklý parti, sendika, grup dahil siyasetin tümüne tepki göste-

21

FORUM riyordu, siyasetin hiyerarþik kurgusunu reddediyordu. Deðiþik parti, oda, sendika ve gruplardan oluþan Taksim Dayanýþmasý, Baþbakanlýk resmi konutundan çýkýp Taksim Meyda'nýnda "Direniþ tüm Türkiye'ye yayýlarak devam edecek" açýklamasý yaparak Gezi'ye müdahalenin meþruiyetini saðlarken hiç kuþku yok ki iktidar partisi ile eski siyaseti korumak için bir ittifak kurmuþ deðildi. Onlar eski siyasetin gereðini yapýyorlardý; rakibi/iktidar partisini çok zayýf bir yerinden yakalamýþlardý ve býrakmak istemiyorlardý. Baþbakan Erdoðan'ýn istediði de buydu; Taksim Dayanýþmasý'nýn katkýlarýyla Gezi Parký'nda zuhur eden "tuhaf" düþmaný polise taþ atan "marjinaller" listesine yazarak derin bir nefes almak istedi.

Ama bu sadece tek bir nefesti; Baþbakan, polis þiddetinin dozunu arttýrýp Taksim ve çevresini gaza boðarak kendi nefesini de kesti Gerçi þimdilik artýk homurdanmaya baþlayan tabaný toparladý, saflarý sýklaþtýrdý ama toplumu yeniden kimlikler üzerinden sert bir þekilde böldü. Artýk Baþbakan'ýn ifade ettiði gibi 76 milyonun baþbakaný olmasý, hele hele cumhurbabasý ya da baþkaný olmasý pek mümkün gözükmüyor. Elbette bunlarý "seçilemez, seçilse bile meþru olmaz" anlamýnda söylemiyorum. Kimsenin bu ülkede yönetimlerin seçimle gelip seçimle gitmesine itirazý yok, kimsenin "milli irade" ile derdi yok. Bu iddia, Çapulcularýn ürettiði "Mustafa Keser'in askerleriyiz"sloganý ile yerle bir edilmiþtir. Ýtiraz, "milli irade" yorumunadýr, "Biz seçildik her þeyi yaparýz" tarzýnadýr. "Gezi Parký Çapulcularý"nýn da söylediði buydu. Gezi Parký'nda iþ makinelerinin açtýðý çukura gömülen bu oldu. Bu çarpýk demokrasi anlayýþý; mutlak temsil sistemi, delegeyi tayýn et, delege seni seçsin, sen herkesi seç oyunu, siyasetin hiyerarþik yapýlanmasý, buyurganlýk ve þeflik sistemine "Gezi Parký çocuklarý" müthiþ bir yumruk attý.Ýktidarda AKP ve Erdoðan olduðu için yumruðu sadece onlar yedi gibi görünüyor ama öyle deðil; CHP'den MHP'ye, BDP'den TKP'ye kadar tüm siyasi partiler, hatta Taksim Dayanýþmasý'nýn bileþenleri olan odalar, sendikalar ve gruplar da kýrmýzý kart görmüþtür. Ne var ki bu parti ve yapýlar henüz yeni durumun farkýnda deðil; muhalefet hala kenara çekilmiþ avuç ovuþtururken Baþbakan da bildiðini okumaya devam ediyor ama iþlerin artýk yolunda gitmedi-

ði, büyünün bozulduðunun da farkýnda. Baþbakan Erdoðan arkadaþlarýna, tabanýna ve dünyaya hala güçlü olduðunu göstermeye çalýþmaktadýr. Bu nedenle güç gösterilerine baþvurmakta, sürekli konuþmakta, tüm dünyaya meydan okumaktadýr. Bunlarý yaptýkça güç temerküzü görüntüsü daha da artmakta, güven giderek azalmaktadýr. Reflekslerini az çok bilenler, Baþbakan'ýn iþi milli irade testine, seçimlere götüreceðini tahmin edebiliyor. Ne var ki anayasa gereði 2014 Mart sonunda önce bir seçim yapmak mümkün deðil. Mart sonuna da dokuz aydan fazla bir zaman var ve bu gerginliðin bu kadar uzun süre taþýnmasý mümkün deðil. Kaldý ki hemen arkasýnda cumhurbaþkanlýðý seçimlerinin olmasý ve AKP tüzüðündeki üç dönem kýsýtlamasý nedeniyle Baþbakan'ýn seçimle tekrar halk desteðini alarak yola devam etmesi çok kolay gözükmüyor. Demem o ki, Tayyip Erdoðan, siyasi hayatýnýn en çok sýkýþtýðý dönemini yaþamaktadýr. Peki, ne yapacak Baþbakan, bu sýkýþmýþlýktan nasýl çýkacak, çýkabilecek mi? Bence Baþbakan'ýn bu tepkileri ötelemesinin tek bir rasyonel yolu var. O da "çözüm süreci"ne yeniden sarýlmasýdýr. Bilindiði gibi, PKK'nýn çekilmesinden sonra çözüm sürecinin ikinci aþamasýna geçilmesi gerekiyor. Eðer Baþbakan, ikinci aþamanýn gereði olan "demokratikleþme"yi geniþ tutar, siyasi partiler kanunu, seçim kanunu, terörle mücadele kanunu da içerecek þekilde kapsamlý bir paket hazýrlarsa önüne tekrar bir alan açabilir. Ayrýca, baþkanlýk sisteminden vazgeçerek CHP'nin de desteðini alacak bir anayasa deðiþikliði söz konusu olursa yeni bir heyecan dalgasý yaratabilir. Elbette bunu yapabilmesi için sakinleþmesi ve artýk bu kutuplaþtýrýcý konuþmalarý yapmamasý gerekiyor. Baþbakan böyle bir þey yapabilir mi, yapar mý? Doðrusu, bunu kestirebilmek çok zor. Ancak, bunu yapmalý; aksi takdirde, kutuplaþmalarý artýrýr, toplumda onarýlmasý mümkün olmayacak yaralar açar. Üstelik bu sefer artan gerginlik ve kutuplaþma Baþbakan'ýn iþine de yaramayabilir. Çünkü bir süre sonra tabaný da bu gerginlikten zarar görür ve kendisini sorgulamaya baþlar. Baþbakan bunlarý yapsa da yapmasa da artýk siyasetin eski hali ile kalmasýnýn mümkün olmadýðý ortada. Parti þefleri ve adamlarýnýn esas olduðu, insanlarýn araç olarak görüldüðü, daðýtým ve tahakküm amacý için yapýlan siyaset dönemi bitmiþtir. Ülkemizde yirmi günü aþkýn bir süreden beri olup bitenler, insaný/insanlarýn eþitliðini esas alan, devleti ve ekonomiyi insanýn mutluluðu için araç olarak gören, adalet ve özgürlüðü önceleyen katýlýmcý yeni bir siyaseti iþaret etmektedir. www.hurbakis.net

Elveda Koca Çýnar/2 Narin Tenekeci Yaþamý boyunca çocuklarýna gösterdiði þefkatin minik bir kýsmýný istiyordu. Mutluluk az da olsa onun da hakkýydý. Belli ki çocuklarý bu adamý istemiyordu… Yýllarýn vermiþ olduðu sahte mutluluklarla avunan bu koca çýnar yalnýzdý artýk. Maðrur ve gururluydu, onlarý daha fazla rahatsýz etmek istemiyordu. Koca bir aðaçtý, yapraklarý birer birer dökülüyordu, düþen her yaprak gibi umutlarý da tükeniyordu. Savrulan yapraklarýný toplamak için rüzgârý durduramýyordu. Üzüntüsü zehirli bir sarmaþýk gibi gövdesini sarmýþtý. Çatýrdamaya baþlayan dallarý kýrýlmadan oralardan uzaklaþmak istedi. Dönüp dolaþacaðý yer kürkçü dükkâný misali, ayaklarý onu elli sene önce ayrýldýðý sokaklara sürüklemiþti. … Bu sokaklarda aradýðý þeyin ne olduðunu anlamýþtý sonunda. Avazýnýn çýktýðý kadar baðýrmak istedi ama yapamadý. Sesi soluðu kesilmiþti sanki. Sadece kýsýk bir sesle, alacaklý gibi, yalvarýrcasýna sokaklara sordu: "Bana çocukluðumu ve gençliðimi geri verin" Son isteðiydi bu eski sokaðýndan. Geçmiþinden kaçanlarýn aksine eski günlerini arýyordu. Bu yorgun, bitkin ve hasta adam, puslu, kasvetli ve boþ sokaklarda aradýðýný bulamadý. Hayatýnýn en güzel günlerini geçirdiði bu dar sokaklar cevap veremedi yaþlý adama… Sokaklar sessiz kaldýlar. Ayaklandý yaþlý adam, kalkamadý kalbine yenik düþtü, oracýða yýðýldý kaldý. Acýmasýz hayat ona son bir þans vermedi. Duvarlar ve kaldýrýmlar 'Elveda Koca Çýnar' der gibi sessiz kaldýlar. Bu sessizliði gecenin sabahýnda acý bir siren sesi bozdu. Anne ve babalar yaþlanýnca Allah'ýn bizlere emaneti olurlar. Bu emanetlere iyi bakmak, korumak bizim görevimiz. Bunu unutmayýn. narintenekeci@hotmail.com


22

YAÞAM

Yerin seni çektiði kadar aðýrsýn Kanatlarýn çýrpýndýðý kadar hafif Kalbinin attýðý kadar canlýsýn Gözlerinin uzaðý gördüðü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü... Ne renk olursa olsun kaþýn gözün Karþýndakinin gördüðüdür rengin... Yaþadýklarýný kar sayma; Yaþadýðýn kadar yakýnsýn sonuna... Sanki iyimserliðimizi zýrh gibi üstümüze giyip donanýmlý çýkarýz dýþ dünyaya. Ýsteriz ki hayatýmýzda önümüze çýkan aksaklýklarý hemen hallediverelim. Dengemizi kurup yolumuza devam edelim. Bugünlerde her

Ýki þey! Ýki þey!Yanlýþ yapmaný engeller; 1-Þahýs ve olayllarý akýl ve kalp süzgecinden geçirmek 2-Hak yememek. ... Ýki þey! Ýnsaný nitelikli yapar 1-Ýradeye hakim olmak 2-Uyumlu olmak ... Ýki þey! Geri býrakýr 1-Kararsýzlýk 2-Cesaretsizlik ... Ýki þey!Keþif yapar 1-Nitelikli çevre 2-Biraz delilik ... Ýki þey! Baþarýnýn sýrrýdýr 1-Ustalardan ustalýðý öðrenmek 2-Kendini güncellemek ... Ýki þey! Çözüm getirir. 1-Tebessüm 2-Süküt ... Ýki þey! Ulaþmaya deðerdir 1-Sevgi 2-Bilgi Varýn siz hesaplayýn artýk...

Sevdiklerin kadar iyisin? yolunda gitmeyen iþlerimde biraz daha iyimser davranmaya çalýþýyorum. Evet, seviyorum bu dünyayý. Sert kayalarýný, dalgalý denizlerini, yemyeþil ormanlarýný, görkemli binalarýný gözümün gördüðü her þeyi çok seviyorum. Evimi, ailemi, arkadaþlarýmý, dostlarýmý, komþularýmý gördüðümde mutlu oluyorum. Dünya dönüyor. Geçmiþin geride kaldýðýný tüm yaþadýðýmýz olumsuzluklarý geride býraktýðýmý düþünüyorum. Yarýnýmýn bana ne sürprizler sunacaðýný bilmeden bu

Ýleri derecede hasta iki adam ayný hastane odasýndaydýlar. Adamlardan birinin her öðleden sonra 1 saatliðine oturmasýna izin veriliyordu, ciðerlerindeki suyun süzülmesi için. Bu hastanýn yataðý odadaki tek pencerenin tam yanýndaydý. Diðer hasta ise hep sýrt üstü yatmak zorundaydý. Bu iki hasta saatlerce, birbirleriyle konuþur, eþlerini, ailelerini, evlerini., iþlerini, tatilde gittikleri yerleri anlatýrlardý birbirlerine. Pencerenin yanýndaki hasta her öðleden sonra oturmasýna izin verdikleri saati iple çekmeye baþladý, dýþarýdaki renkli ve hareketli dünyayý dinlemek için. Pencere içinde çok güzel bir göl olan parka bakýyordu. Ördekler ve kuðular gölde yüzerken çocuklar koþup oynuyor, genç aþýklar gökkuþaðýnýn tüm renklerindeki çiçeklerin arasýnda kol kola dolaþýyorlardý. Aðaçlar etrafý süslüyor, uzaktan þehrin silueti görünebiliyordu. Pencere kenarýndaki adam bunlarý muhteþem bir detayla anlatýrken, odanýn diðer ucunda yatan adam gözlerini kapar ve bu muhteþem manzarayý hayalinde canlandýrýrdý. Sýcak bir öðleden sonra, pencerenin yanýndaki adam geçmekte olan bir þenlik alayýný tarif etti. Diðer adam bando seslerini duymasa bile hayalinde canlandýrabiliyordu. Pen-

günü yaþýyorum. Ýçimdeki büyük sevgiyle. Elimde bulunan imkanlara þükrederek. Paylaþtýðým dertler bana yarýsý kadar üzüntü verirken, mutluluðum iki katý artýyor. Kendimi zengin hissetmek istiyorsam, sahip olduðum ve paranýn sahip olamayacaðý her þeyi yakýnlarýmla paylaþýyorum. Bugünün bize verilmiþ bir hediye olduðunu düþünerek... Hatta kendi durumum ne olursa olsun bir baþkasýný sevindirerek. Belki de bir içten gülümseme,ufacýk bir yardým,güzel bir armaðanla karþýmdakini mutlu ederek... Hayatýn bize sunduðu gerek acý gerkse tatlý olaylardan iyi bir sonuç çýkararak.... Sevgiyle kalýn...

cere kenarýndaki adamýn tasviriyle. Günler ve haftalar geçti. Bir sabah banyo yaptýrmak için su getiren gündüzcü hemþire pencere kenarýnda yatan hastanýn cansýz bedeniyle karþýlaþtý. Uykusunda huzur içinde ölmüþtü. Hüzünlendi hastane görevlilerini cesedi dýþarý taþýmalarý için çaðýrdý. Uygun zaman geçtiðine kanaat getirir getirmez, diðer hasta pencerenin kenarýndaki yataða taþýnmasýnýn mümkün olup olamayacaðýný sordu. Hemþire memnuniyetle isteðini yerine getirdi, hastanýn rahat olduðundan emin olduktan sonra onu yalnýz býraktý. Yavaþça, duyduðu acýya aldýrmadan bir dirseðine yaslanarak dýþarýdaki dünyaya bakmak üzere yataðýndan doðruldu adam. Sonunda dýþarýyý kendi gözleriyle görme zevkini yaþayabilecekti. Pencereden dýþarý bakabilmek için yavaþça dönmeye zorladý kendisini. Pencere boþ bir duvara bakýyordu. Adam hemþireye vefat eden oda arkadaþýnýn pencere dýþýnda görünen harika bir þeylerden bahsetmesine sebep olan þeyin ne olabileceðini sordu. Hemþirenin cevabý, ölen adamýn kör olduðu ve pencerenin önündeki duvarý görmediðiydi ...ve sonra 'SANIRIM SENÝ CESARETLENDÝRMEK ÝSTEDÝ" dedi…

Boþ duvar

24 Haziran 2013 Pazartesi

Tecavüze indirim... “Tecavüz ederken suçüstü yakalanan adam, henüz tecavüz gerçekleþmediði için "yarým kaldý” indirimi aldý bu memlekette… Tecavüzünü kameraya kaydeden sapýk, “eski sevgilisiymiþ” indirimi aldý.. “Tecavüzde baðýrmýyorsa, rýza göstermiþ sayýlýr” indiriminden faydalanan var... Üvey kýzýna tecavüz edip, "kýzýn ruh saðlýðý bozulmadý” raporuyla indirim alan var.. Ormanda saldýran, döve döve çýrýlçýplak soyan, ancak, astým krizi geçirerek bayýlýp yakalanýnca, "orasý ýssýz bi yer, isteseydim yapabilirdim" indirimi alan var.. Tecavüz edip, hamile býrakan, sonra da "zaten bakire deðildi" indirimi alan var.. Tanýmadýðý birine saati soran eþini delik deþik ederek öldürüp "cilve yaptý" indirimi alan var.. Eþini katledip, "kot giyiyordu, piercing takýyordu, çantasýnda doðum kontrol hapý buldum" indirimi alan var.. Kadýn programýnda, "babam bana tecavüz etti" diyen kýzýný öldürüp, "babasýný kamuoyunda mahcup etti" indirimi alan var.. Mahkemeye takým elbiseyle geldi diye "iyi hal" indirimi alan seri tecavüzcü var.. alýntý


23

SPOR

24 Mayýs 2013 Pazartesi

Tenis þampiyonasýnda mutlu son Yeni bir taraftar grubu kuruldu DÝYARBAKIR'da yeni bir taraftar grubu kuruldu. Taraftarlar Birliði Baþkaný Zülküf Ýþlek'in baþkanlýðýnda, Taraftarlar Birliði Þehr-i Amed, grubu kurulurak faaliyetlerine baþladý. Kurulan yeni grup, Yeni Diyarbakýrspor'un 12. Adamý ola-

FOTO: ARÞÝV

Diyarbakýr'da düzenlenen tenis il þampiyonasý sona erdi. Kýzlarda Zeynep Daþdað, erkeklerde ise Hüseyin Oturmak birinci oldu DÝYARBAKIR - Tenis il þampiyonasý önceki gün yapýlan final müsabakalarýyla tamamlandý. Ziya Gökalp Spor Salonunun hemen yanýnda bulunan Tenis kort'ta yapýlan 10,12 yaþ kýz-erkek Ýl þampiyonasý sona erdi. Final müsabakalarýyla sona eren þampiyonayý Vali yardýmcýlarý Cemal Hüsnü Kansýz ile Þinasi Demirbaþ, Sur kaymakamý Aydýn Ergün, Dicle üniversitesi Rektör yardýmcýsý Aslan Bilici, Gençlik Hizmetleri ve Spor Ýl Müdür Ve-

Þanlýurfaspor lider bitirdi ÞANLIURFASPOR U-13 futbol takýmý, Türkiye Þampiyonasýnda grubunu lider bitirerek 2. kademe maçlarý oynama hakký kazandý. Þanlýurfaspor'dan yapýlan yazýlý açýklamaya göre, Diyarbakýr'da oynanan Þampiyonanýn grup maçlarýnda sarý-yeþilli ekibin genç yetenekleri üst düzey performans gösterdi. Grubunda Bingöl ile 2-2 kalan, Mardin'i 3-1, Adýyaman'ý ise 52 yenerek grubunu lider tamamla-

kili Þahabettin Aydýn Tenis Ýl temsilcisi Yusuf Sayýn ve Sporcu velileri izledi.

Dereceye girenler

Þampiyonada kýzlarda Zeynep Daþdað birinci, Eltaf Bilice ikinci ve Sultan Pekçubuk üçüncü oldu. Erkeklerde ise Hüseyin Oturmak'ýn birinci olduðu müsabakalarda, Yunus Emre Çitil ikinci ve Geylani Udum'da üçüncü oldu. Dereceye girenlerin ödüllerini final müsabakalarýný izleyen yetkililer verdi.

yan Þanlýurfa temsilcisi, þampiyonanýn ikinci kademe maçlarýnda oynama hakký elde etti. Þanlýurfaspor alt yapý antranörü Hüseyin Dað, oyuncularýnýn þampiyonada sergilediði futboldan memnun kaldýðýný belirtti. Dað, "Türkiye'de ilk 20 takým arasýna kalmayý baþardýk. Hedefimiz,Türkiye þampiyonu olmaktýr. Çocuklarýmýz maçlardan en güzel performansý sergileyerek kentimizi baþarýyla temsil ediyor. Ýnþallah bu baþarýnýn devamýný getirerek þampiyon oluruz" ifadelerini kullandý.

cak. Konuyla ilgili açýklamalarda bulunan Zülküf Ýþlek, þunlarý söyledi: "Yeni Diyarbakýrspor yeni bir grup kurduk. Yeni Diyarbakýrspor'da þehrin takýmý olduðu için Þehr-i Amed adýnda karar kýldýk."

Hilvanlý Kick Boksçular þampiyonluk yolunda ÞANLIURFA - 24-30 Haziran tarihleri arasýnda Denizli'de gerçekleþecek olan Türkiye Kick Boks Þampiyonasý'na Hilvanlý Kick Boksçular da katýlýyor. Kafile Baþkaný Halk Eðitim Müdürü Bakýr Ogan ve Kick Boks Þanlýurfa Ýl Temsilcisi Murat Akaltun, Kick Boks takýmlarý olarak çalýþtýklarýný, hedeflerinin Kick Boks Türkiye þampiyonasýnda ilk 3' e girmek olduðunu söyledi. Akaltun ve Ogan, maddi manevi desteklerini spordan sporculardan

eksiltmeyen Hilvan Kaymakamý Sayýn Uður Sezer'e de teþekkür etti. Denizli Hasan Güngör Spor Salonu'nda yapýlacak olan Türkiye Kick Boks Þampiyonasý'na Hilvan Halk Eðitimi Müdürü Bakýr Ogan'ýn öncülüðünde Hilvanlý sporcular, Denizli'ye uðurlandý. Denizli Hasan Güngör Spor Salonun' da yapýlacak olan Kick Boks Türkiye Þampiyonasýna yaklaþýk 2 bin 500 sporcunun katýlmasý bekleniyor.


www.diyarbakiryenigun.com

24 HAZÝRAN 2013 PA Z A R T E S Ý Yýl: 7 - Sayý : 1985 Yayýn Türü: Yerel Süreli Yayýn Yayýn Sahibi: Cemile Fiðançiçek

Yazýiþleri Müdürü: Mesut Fiðançiçek Yazýiþleri Müdürü: Mehmet Piþkin Haber Müdürü: Þehmus Orhan Sayfa Editörü: Nurullah Ergün

Diyarbakýr Yenigün Gazetesi basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir Daðýtým: Tanaman Basýn Yayýn Daðýtým LTD. ÞTÝ.

Gazetemizde yayýmlanan köþe yazýlarýnýn sorumluluðu yazarlarýna aittir

Dizgi ve Baský Diyarbakýr Yenigün Matbaasý Gýda Toptancýlar Sitesi L Blok No: 11/B (Baðlar Belediyesi Karþýsý) BAÐLAR/DÝYARBAKIR Tel-Faks : 0(412) 252 55 59 www.diyarbakiryenigun.com bilgi@diyarbakiryenigun.com yenigun_gazete@hotmail.com

Baðýmlýlýða karþý pedal çeviriyor ÞANLIURFA - Baðýmlýlýða karþý dikkat çekmek amacýyla bisikletiyle Ýstanbul'dan Türkiye turuna çýkan Cemal Azmi Baþkaptan, Siverek ilçesine ulaþtý. Gençlik ve Spor Bakanlýðý ile Türkiye Yeþilay Cemiyeti'nin desteðiyle 5 Mayýs'ta turuna baþlayan Baþkaptan (40), 22 ili kapsayan turu kapsamýnda güzergahýndaki Siverek ilçesine uðradý. Baþkaptan, burada Ýlçe Emniyet Müdürü Recep Yeþil ve beraberindeki heyetle bir araya gelerek, saðlýklý yaþam ve sporun önemine iliþkin sohbet etti. Ýstanbul'da 5 yýl önce market iþlettiðini anlatan Baþkaptan, katýldýðý bir bisikletli gezinin ardýndan bisiklet tutkusunun baþladýðýný ifade etti. Baþkaptan, tek amacýnýn saðlýklý bir nesilin oluþmasýna katký sunmak olduðunu belirterek, "Gençleri bisiklet sporunu yönlendirme gayretindeyim. Ayrýca birçok kentte bisiklet yolu yok. Her gittiðim yerde bisiklet yolu yapýlmasý için talepte bulunuyorum. Turumu tamamlarsam izlenimlerime iliþkin bir de kitap yazacaðým. Umarým gençlere güzel örnek olurum" dedi. Açýklamasýnýn ardýndan bir süre ilçede dinlenen Cemal Azmi Baþkaptan, kendisine Þanlýurfa'dan itibaren eþlik eden Ýbrahim Meþe ile turun tamamlanmasýnýn planladýðý Diyarbakýr'a doðru hareket etti

C

M

Y

K


Diyarbakir Yenigun Gazetesi 24 Haziran 2013