Issuu on Google+

Birde böyle deneyin

D

Ýdris BOZKUÞ’un HABERÝ

Röportaj Mesut Fiðançiçek

ÝYARBAKIR’da “Balýk evi” kültürüne her fýrsatta yenilikler kazandýran Dicle Akarsu Balýk Evi, kentte bir ilki gerçekleþtirdi. “Balýk Evi”nin ortasýna þömine kurduran Dicle Akarsu Balýk Evi'nin sahibi Hacý Süleyman Uran, müþterilerinden olumlu tepkiler aldý. Uran, Diyarbakýr’ýn her türlü yeniliðe ve güzelliðe laik bir kent olduðunu belirterek, müþteri memnuniyeti için ellerinden geleni yaptýklarýný söyledi. Ekonomi 13

Gönüllü bir kültür elçisi

S

3 ÞUBAT 2014 PAZARTESÝ FÝYATI: 25 KRÞ.

Kilise üzerine türbe yapýldý

DÝYARBAKIR'da, 1600 yýllýk Roma mimarisine ait kilise müþtemilatý üzerine, Vakýflar Bölge Müdürlüðü'nce türbe ve mescit yapýlmaya baþlandý. Tarihi kalýntýlarýn bulunduðu alanýn üzerine yapýlmaya baþlanan türbe ve mescidin önümüzdeki ay faaliyete gireceði belirtildi. 5’te

Seyyar satýcýlara gece baskýný... DÝYARBAKIR'da önceki gece saat 03.00 sýralarýnda Kuruçeþme mevkiindeki seyyar satýcýlara baskýn düzenlendi. Görgü tanýklarýnýn iddiasýna göre, baskýný Büyükþehir Belediye Baþkanlýðý Zabýta Müdürlüðü ekiplerinin çevik kuvvet desteði ile yaptýðý belirtilirken, belediye yetkilileri böyle bir baskýndan haberleri olmadýðýný açýkladý. Gündem 04 3’te

Her þey paralel, insanlar bile 4’te

Bedirhan ATEÞ

Hasta tutsaklar

OLUYOR Gazetemize mail yaðmuru TÜRKÝYE ve bölge cezaevlerinde tutulan hasta tutuklularýn durumuna dikkat çekmek ve kamuoyunda duyarlýlýk oluþturmak amacýyla Diyarbakýr Barosu Cezaevi Komisyonu, öncülüðünde baþlatýlan mail kampanyasý kapsamýnda gazetemiz mail yaðmuruna tutuldu. Çok sayýda kiþi tarafýndan gazetemize atýlan maillerde, “Hasta tutsaklar ölüyor, hasta tutsaklar serbest býrakýlsýn” mesajý yer aldý.

‘Baðýmsýz hekimlerin önü açýlsýn’

Mesut FÝÐANÇÝÇEK

Lice’yi anlamak

GAZETEMÝZE “Hasta Tutsaklar Ölüyor"? baðlýðý ile mail atan Þeref Ay isimli yurttaþ, “Tüm hasta tutsaklarýn infaz ve tedavi koþullarýnýn iyileþtirilerek, baðýmsýz hekimlerce muayenesinin önünün açýlmasý, aðýr ve yaþamý tehlikede olan hasta tutsaklarýn infazlarýnýn durdurularak derhal serbest býrakýlmalarýný talep ediyoruz” dedi. Haber 07

Bakan Eker: Diyarbakýr çok acý çekti Haber 10 C

M

Y

K

www.diyarbakiryenigun.com

ON yýllarda gerek Diyarbakýr ve gerekse bölgeden çektiði fotoðraflarla sanat dünyasýnýn dikkatini çeken Diyarbakýrlý Kürt fotoðraf sanatçýsý Mehmet Masum Süer, Kürt kültürünü ve coðrafyasýný adeta gönüllü bir elçi gibi çalýþarak tanýtýyor. Devamý 8-9’da

Baydemir, abisinin taziyelerini kabul ediyor Politika 06

Nurullah ERGÜN’ün haberi

Avukatlar: Dalga geçiyorlar Haber 12


2

SAÐLIK YAÞAM

3 Þubat 2014 Pazartesi

Fazla oturmak yýpratýyor Ýþyerinde ya da normal yaþamýnda zamanýn çoðunu masa baþýnda geçiren insanlarý büyük tehlikeler bekliyor. Uzun süre oturmanýn kalp hastalýðýndan, kan dolaþýmý bozukluðuna kadar birçok zararlarý olduðunu söyledi

DÝYARBAKIR - Ofiste, televizyon karþýsýnda, bilgisayar baþýnda ya da arabada uzun süre oturuyorsanýz büyük bir risk altýndasýnýz demektir. Dr. Fizyoterapist Gamze Þenbursa, uzun süre oturmanýn ölüme kadar uzanan zararlarýný çýkardý. Kalp hastalýðýndan, kolon kanserine, kan dolaþýmý bozukluðundan beyin bulanýklýðýna kadar iþte uzun süre oturmanýn zararlarý: Kalp hastalýðýna neden olur: Uzun oturma sýrasýnda kaslar daha az yað yakar ve kan akýþý daha yavaþlar. Bu da yað asitlerinin kalbi daha kolay bir þekilde týkamasýna yol açar. Uzun süreli oturma, yüksek kan basýncý ve yüksek kolesterol ile baðlantýlýdýr. Sedanter (hareketsiz) zamanlar geçiren insanlarýn kardiovasküler hastalýða sahip olma olasýlýðý normalin 2 katýdýr. Pankreas aþýrý çalýþýr: Pankreas insülini (hücrelere enerji için glikoz taþýyan hormon) üretir. Fakat çalýþmayan kaslar insüline kolay-

‘Avuç içi tarama’ mahkemelik oldu

ca yanýt vermez bundan dolayý pankreas daha fazla üretim yapar bu da diabet ve diðer hastalýklara sebep olabilir. Kolon kanseri yapar: Çalýþmalar göstermiþtir ki oturmak kolon, meme ve endometrium kanserleri için büyük risk oluþturur. Nedeni tam olarak belli olmamakla beraber bir teoriye göre aþýrý insülin hücre büyümesini teþvik eder. Düzenli hareket ise doðal antioksidanlarý arttýrarak serbest radikalleri, hücrelere zarar veren ve potansiyel kanser sebebi olan hücreleri öldürür. Gevþek karýn kaslarý: Ayakta duruþta, oturduðunuzda veya hareket ettiðinizde karýn kaslarýnýz sizin dik durmanýzý saðlar. Fakat eðer bir sandalyeye, koltuða yýðýlýrsanýz, kaslarý kullanmazsýnýz. Gergin bel kaslarý ve yetersiz karýn kaslarý belinizin çukurluðunun artmasý, baþýnýzýn öne doðru çýkmasý, kalçanýzýn geriye doðru hareketi, kürek kemiklerinizin kanatlaþmasý, kamburluðun artmasý

Türk Tabipleri Birliði, kiþisel verilerin ve özel hayatýn korunmasý ilkesine aykýrý olduðu gerekçesiyle hastanelerdeki avuç içi tarama uygulamasýnýn iptali için Danýþtay'a baþvurdu

gibi tamamen bozuk bir duruþa sebep olur. Gergin kalçalar: Esnek kalçalar dengenizi saðlamaya yardým eder fakat sürekli olarak oturan insanlar çok nadir olarak kalçanýn ön kýsmýndaki (fleksör) kaslarý gerer bu sebepten kaslar kýsalýr ve gerginleþir, eklem hareketini limitler ve adým uzunluðunu azaltýr. Azalan kalça hareketi yaþlý insanlarýn düþmeye eðilimli olmasýnýn temel sebebidir. Gevþek kalça kaslarý: Otururken kalça kaslarýnýz neredeyse hiçbirþey yapmaz bu da buna alýþmasýna sebep olur. Yumuþak kalça kaslarý sizin dengenizi ve itme kuvvetinizi bozar böylelikle güçlü ve büyük adýmla yürüme konusundaki yeteneðinizi sürdüremezsiniz. Bacaklarda zayýf kan dolaþýmý: Uzun süre oturmak bacaklardaki kan dolaþýmýný yavaþlatýr bu da kanýn bacaklarda göllenmesine sebep olur. Problem þiþmiþ ayak bileði ve varisten, derin ve trombozuna kadar ilerleyebilir. Yumuþak kemikler: Yürüme ve koþma gibi vücutta aðýrlýk aktarmayý gerektiren aktiviteler kalça ve alt gövde kemiklerinin kalýn, yoðun ve güçlü olmasýný saðlar. Bilim adamlarý osteoporozun sebebini kýsmen aktivite eksikliðine baðlýyor. Bulanýk beyin: Kaslarýn çalýþmasý beyine temiz kan ve oksijen pompalanmasýný ve genel ruh hali üzerinde etkili kimyasallarýn salgýlanmasýný tetikler. Biz uzun süre hareketsiz kaldýðýmýzda beyin fonksiyonlarý dahil her þey yavaþlar.

TÜRK Tabipleri Birliði, hastanelerde kimlik kontrolü için "biyometrik avuç içi ve parmak damar izi" alýnma uygulamasýnýn hukuka ve insan haklarýna aykýrý olduðu gerekçesiyle Danýþtay'da dava açtý. Baþvuruda, yürütmenin durdurulmasý da talep edildi. Yöntemin, kiþisel verilerin ve özel hayatýn korunmasý ilkesine aykýrý olduðunun savunan Tabipler Birliði, vatandaþlara avuç içi ve parmak izinizi vermeyin çaðrýsý yaptý. (Ajanslar)

Gergin boyun: Eðer oturduðunuz zamanlarýn çoðunu iþteki ofisinizde geçiriyorsanýz, baþýnýzý aþýrý derecede geriye atarak bir þey takip etmek, klavye kullanmak için sürekli baþýnýzý öne eðmek veya telefonu omzunuz ile sabitleyip bir þey ile uðraþmak boynunuzdaki gerginliði arttýrýr. Esnek olmayan bir omurga: Biz hareket ettiðimizde omurgalar arasýndaki yumuþak madde kan ve besinleri týpký sünger gibi emer. Fakat biz uzun süre oturunca diskler sýkýþýr. Tendon ve baðlarý destekleyen kollojen sertleþir. Disk hasarý: Çok oturan insanlarda bel fýtýðý oluþma riski daha yüksektir. Psoas adý verilen kas abdominal boþluðu geçerek bacaða yapýþýr. Eðer bu kas kýsalýrsa bel bölgesindeki omurgalarý öne doðru çeker. Üst gövdenin aðýrlýðý bütün vücuda daðýtýlacakken tüber iskiadikum (oturma kemiði) üzerine biner. 8,5 yýl süren bir çalýþma göstermiþtir ki çok fazla TV izleyen kiþilerin günde 1 saatten az izleyen kiþilere göre ölüm riski %61 daha fazladýr.

Düzgün oturma rehberi Eðer çok fazla oturmak zorunda iseniz bunu düzgün yapmaya çalýþýn. Annenizin dediði gibi 'Dik oturun'. Öne doðru eðilmeyin, Omuzlar rahat, Kollar yanlarda kapalý, Dirsekler 90 derece bükülü, Bel desteklenmiþ durumda, Ayaklar yere tam temasta olmalý. (Haber Merkezi)


MESUT FÝÐANÇÝÇEK

Her þey paralel, insanlar bile

bilgi@diyarbakiryenigun.com

3

HABER - GÜNCEL

3 Þubat 2014 Pazartesi

Geçtiðimiz hafta Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliði ile yerel basýn arasýnda ciddi bir polemik yaþandý. Polemik konusu olan konu Hastane'nin fiziki durumuyla ilgili konulardan çok yeni Genel Sekreter Doç. Dr. Ýbrahim Uygun ile ilgili ortaya atýlan iddialardý. Doç. Dr. Ýbrahim Uygun iddiaya konu olan haberlerle ilgili bir basýn açýklamasý yaparak, bu iddialarý yalanladý. Ortaya atýlan iddialarýn ne kadarý gerçek ne kadarý gerçek dýþý bilemiyoruz ama halk arasýnda tüm devlet kurumlarýna karþý ciddi bir güvensizliðin olduðu tartýþma götürmeyen bir gerçek. O yüzdendir ki devlet kurumlarýndaki yöneticiler, halk arasýnda bu yönde çok itibar görmüyor. Bunun sebebi de "Halk arasýnda kurum yöneticilerinin umumun menfaatlerinden çok, kiþisel/belli çevrelerin menfaatlerini ön planda tutuklarlýyla ilgili algýnýn kuvvetli olmasý" Bu algý ildeki kamu yöneticileri olduðu kadar milletvekillerini de kapsýyor. Peki, kurum yöneticileri bu algýyý deðiþtirecek bir çabanýn içine giriyorlar mý? Maalesef istisna bazý isimler

(isimlerini burada zikretme ayrý bir polemik konusu olacaðý için isim belirtiyorum) dýþýnda bu algýyý kýran genel bir anlayýþ yok. Ki zaten bu gibi yöneticiler de hak ettikleri saygýsevgiye mazhar oluyorlar. *** Gelelim Diyarbakýr Kamu Hastaneleri Birliði'nin "hakkýndaki iddialar ile ilgili yaptýðý açýklamaya… Doðal olarak yazýlanlara karþý açýklama yapma zorunluluðu oluþtu. Açýklama "saðlýkta paralel yapý" iddialarýna karþý duyulan ciddi endiþenin dýþa vurumuydu. Burada dikkat çekmek istediðim konu þu. … 17 Aralýk operasyonu sonrasý siyasi terminolojimiz "derin devlet, karanlýk odaklara" "Paralel yapýlanma" diye bir kardeþ daha kazandýrdý ve o kavramýn içine giren kiþi-kurumlara yönelik operasyonlar baþlatýldý. Burasý birinci nokta. Ýkinci nokta ise, bu kavram sonrasý "kendine vazife çýkaran yerel destekçiler" de iliþkilerinin iyi olmadýðý ya da sorunlar yaþadýklarý kurum yöneticilerine "paralel" suçlamasý yapmaya baþladýlar. Bu tür açýklamalarýn tek bir nedeni var o da sorun çý-

karanlarý "hedef göstererek" diskalifiye etmeye çalýþýrken, diðer taraftan da iktidara "Yanýndayým" mesajýný vermek. Baþbakan'ýn en son ulusal medyanýn seçilmiþ (!) temsilcileriyle yaptýðý toplantý da bazý gazetecilerin sarf ettiði "Roboski'yi de bu paralel yapý gerçekleþtirdi" açýklamasýna verdiði "O kadar da deðil" cevabý iþin trajikomik yanýný göstermesi açýsýndan önemliydi. Doç. Dr. Uygun da bu haberlerin varabileceði noktayý iyi bildiðinden, konumunu korumak adýna kývrak bir politikacý edasýyla "Dünyanýn en büyük ve en iyi saðlýk politikalarýný hayata geçiren Hükümete zeval getirmeyeceðinden" tutun da "þer odaklý mihraklarýn kumpasýna" kadar süreç üzerinden vurgu yapmýþ. Açýklamayý okuyunca, eski Genel Sekreter Muhammed Güzel'in hakkýnda çýkan iddialardan sonra yaptýðý "süreç odaklý" açýklama geldi. Tepeden týrnaða merkezi anlayýþýn hakim olduðu ve siyasetin iliklerine kadar iþlediði saðlýk, eðitim, adalet sisteminin içler acýsý hali bu olsa gerek…

Aile içi kavga: 5 yaralý Bismil ilçesinde amca çocuklarý arasýnda çýkan silahlý kavgada 5 kiþi yaralandý. Bismil Devlet Hastanesine kaldýrýlan yaralýlardan Mensur Arifoðlu ayakta tedavi edilirken, diðer yaralýlar Diyarakýr'daki hastanelere gönderildi

Reklam ve ilanlarýnýz için bizi arayýn 0532 622 55 33

DÝYARBAKIR'ýn Bismil ilçesinde Arifoðlu ailesine mensup amca çocuklarý arasýnda temel kaydýrma konusunda çýkan kavgada 5 kiþi yaralandý. Edinilen bilgiye göre, olay, Bismil ilçesi Dumlupýnar Mahallesi 832. Sokak'ta meydana geldi. Ýddiaya göre, amca çocuklarý arasýnda inþaat temeli yeri konusunda tartýþma çýktý. Tartýþma kýsa sürede kavgaya dönüþtü. Akraba olan ailelerin arasýnda çýkan kavgada, silah, sopa ve taþ kullanýldý. Olayda 2 kiþi silahtan çýkan kurþunlarýn kafalarýna isabet etmesi sonucu 3 kiþi de vücutlarýn çeþitli yerlerinden yaralandý. Kavgada yaralanan Hamiye Arifoðlu (65), Hasan Arifoðlu (38), Hatice Arifoðlu (38), Cem Arifoðlu (26) ile ismi öðrenilemeyen bir kiþi Bismil Devlet Hastanesi'ne kaldýrýlarak tedavi altýna alýndý. Burada ilk tedavileri yapýlan yaralýlar daha sonra ambulansla Diyarbakýr'da çeþitli hastanelere sevk edildi. Hastane içerisinde ve çevresinde geniþ güvenlik önlemi alýnýrken, olayla ilgili baþlatýlan soruþturma sürüyor. (ÝHA)

Kablo hýrsýzlarý

YAKALANDI DÝYARBAKIR'ýn Kulp ilçesinde polisin düzenlediði operasyonla 4 kiþilik hýrsýzlýk þebekesi çökertildi. Edinilen bilgilere göre yer altýndan Eski ile Yeni Mahallelerinin iletiþimini saðlayan telefon kablolarý, kimliði henüz belirlenemeyen kiþi ya da kiþilerce 25 Ocak 2014 Cumartesi günü çalýnmýþtý. Dün gece saatlerinde Turgut Özal Mahallesi'nde ikinci kez Türk Telekom'a ait telefon kablolarý çalmaya kalkýþan V.Ç., M.Þ.Y., S.A., S.B. isimli þahýslar, Kulp Emniyet Amirliði Asayiþ Þubesi ekipleri tarafýndan suçüstü yakalandý. Þüpheliler, emniyetteki sorgularýnýn ardýndan adliyeye sevk edildi. (ÝHA)


4

GÜNDEM “Ýnsanlar onlara ne söylediðinizi unutabilirler. Ýnsanlar onlara ne yaptýðýnýzý da unutabilirler. Ama insanlar, onlara kendilerini nasýl hissettirdiðinizi asla unutmazlar…”

Bedirhan ATEÞ

Lice’yi anlamak

ateþ@diyarbakiryenigun.com

Kýþ güneþi aldatýcýdýr. Bir yandan üþürken, bir yandan güneþin sýcaklýðýnýn kemiklerine iþlemesini istersiniz… Faydasýz olduðunu akþama yakýn daha iyi anlarsýnýz. Güneþ köþesine çekilirken kýþ ile baþ baþa kalýrsýnýz. Alýr bir üþüme… Önü açýk olan montunuzu boðazýnýza kadar kapatýr, elleriniz cebinizde iki kývrým yürürsünüz… Önceki gün Lice'de yaþananlar da týpký güneþin kýþýn kendini göstermesi gibiydi… Lice'de 16 kiþinin yaralanmasýyla sonuçlanan olay, bölgenin derin hafýzasýnýn bir kez daha canlanmasýna sebep oldu. Fazlaca kaþýnan bu yaranýn kanatýlmaya çalýþýldýðýnýn iþaretiydi Lice. … Olaylarýn hemen sonrasý Hüdapar Baþkan Yardýmcýsý ve Diyarbakýr Büyükþehir Belediye Baþkan adayý

Hüseyin Yýlmaz, rutin devlet refleksini aratmayan, "BDP içinde yer alan ancak partiden baðýmsýz olarak PKK 'ye hizmet eden YDG-H çetelerinin saldýrýsýna uðradýk" açýklamasýný yaptý. … Lice Kaymakamý Turhan Efendioðlu, Hür Dava Partisi'nin Lice'de seçim bürosu olmadýðýna vurgu yaparak, "Biz olaylar olduktan sonra partililerin geldiðini öðrendik. Bize haber verselerdi gerekli güvenlik önlemlerini alýp, olaylarýn çýkmasýna izin vermezdik" dedi. … Hakkari'de halka çaðrý yapan BDP Eþ genel baþkaný Selahattin Demirtaþ, çözüm sürecine de vurgu yaparak, "Sizler saðduyulu olun. Saldýrý kimden gelirse gelsin, elbette ki kendini savunmak haktýr. Ama provokasyonlara karþý da dikkatli olun. Bizlere karþý sadece HÜDA-PAR deðil, AKP, MHP, CHP hepsi ayný yerdedirler. Birileri saðlanan ateþkesten rahatsýz. Bu rahat ortamdan çýkýp gerilim çýkarmak istiyorlar. Bunun içinde bunlarý kullanýyorlar. Halkýmýz örgütlü ve disiplinli bir halktýr. Bu oyunlara karþý duracak güçtedir"

Seyyar satýcýlara

GECE BASKINI

tezgahlar kýrýlarak, tezgahlar üzerinde bulunan yaklaþýk 20 bin lira deðerindeki sebze meyve daðýtýldý.

Kimin yaptýðý belli deðil

Diyarbakýr’da, kimliði belirsiz kiþiler tarafýndan seyyar satýcýlarýn tezgahlarýna baskýn düzenlendi. Baskýnda tezgahlar üzerindeki 20 bin lira deðerinde sebze meyve yerlere atýlýrken, tezgahlar kýrýldý

DÝYARBAKIR'da önceki gece saat 03.00 sýralarýnda Baðlar ilçesi Sento Caddesi Kuruçeþme mevkiindeki seyyar satýcýlara baskýn düzenlendi. Görgü tanýklarýnýn iddiasýna göre, baskýný Diyarbakýr Büyükþehir Belediye Baþkanlýðý Zabýta Müdürlüðü ekiplerinin çevik kuvvet desteði ile yaptýðý belirtilirken, belediye yetkilileri böyle bir baskýndan haberleri olmadýðýný açýkladý. Caddeyi iþgal ettikleri için sürekli zabýta ekipleri tarafýndan uyarýlan seyyar satýcýlar, tezgahlarýný kapatýp evlerine gittikten sonra gece bölgeye yapýlan baskýnda seyyar

3 Þubat 2014 Pazartesi

Sabah aldýðý bir telefon üzerine tezgahýnýn olduðu bölgeye geldiðini belirten seyyar satýcýlardan Mehmet Emin Yýlmaz, bu saldýrýnýn kimler tarafýndan yapýldýðýný henüz öðrenemediðini söyledi. Mehmet Emin Yýlmaz, daha önce defalarca caddeyi iþgal ettikleri gerekçesiyle belediye zabýta müdürlüðü ekipleri tarafýndan uyarýldýklarýný ancak böyle bir baskýn öncesinde kendilerine herhangi bir uyarý yapýlmadýðýný dile getirdi. Sabahleyin bir arkadaþýnýn arayarak acilen tezgaha gelmesini istediðini anlatan Yýlmaz, þöyle konuþtu: "Geldiðimde korkunç manzara ile karþýlaþtým. Ýki kiþiye ait tezgah yerle bir edilmiþ ve üzerindeki 20 bin liralýk sebze meyve yerlere atýlmýþtý. Bu olayýn kimler tarafýndan yapýldýðýný bilmiyoruz. Yapanlarý tespit ettikten sonra haklarýnda suç duyurusunda bulunacaðýz." Görgü tanýklarý baskýný belediye zabýta ekiplerinin yaptýðýný iddia ederken, bazý vatandaþlar seçim öncesi provakasyon olabileceði uyarýsýnda bulundu. (ÝHA)

ifadesini kullandý. … Geçmiþi ve yaptýklarýyla bölgenin derin hafýzasýna kazýnan Hizbullah geleneðinden geldiklerini inkar etmeyen Hüdapar'ýn önüne koyduðu söylemin barýþa hizmet etmediðini söylemek gerekiyor. Yoksa seçim bürosunun dahi olmadýðý Lice'de böyle bir davranýþýn içine girmek nasýl izah edilir? Bölgede kendilerine AKP'yi deðil de BDP'yi seçmeleri de bu söylemlerine yansýyor. Bunun tek sebebi de, "AKP'nin seçmen tabanýnýn radikal Ýslami söylemden uzak bir kitleden meydana geliyor olmasý" deðil. Bölge insanýnýn derin hafýzasýndaki yerini koruyan 90'lý yýllarý yaþayanlarýn kolay unutamayacaklarý yýllarýn üzerine örtülen zaman örtüsünü kaldýrmak ne kendilerine ne de çözüm sürecine fayda getirmeyecek. Yapýlacak her yanlýþ kimden gelirse gelsin seçimlerde bir tokat olarak suratlarýna inecektir. O günlerin acýsý hala ilk günlerdeki tazeliðini korurken; býrakýn da bu halk en azýndan yalancý kýþ güneþinde kemiklerini ýsýtsýn…

Eþref Iþýk güven tazeledi DÝYARBAKIR'ýn Silvan Ýlçe Esnaf ve Sanatkarlar Odasý'nýn Olaðanüstü Genel Kurul'unda Eþref Iþýk, baþkanlýk için güven tazeledi. Olaðanüstü Genel Kurul, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatif Baþkanlýðý Toplantý Salonu'nda yapýldý. Toplantýya, Diyarbakýr Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Temsilcisi Mehmet Yeþilova, Diyarbakýr Esnaf ve Sanatkarlar Odasý Birliði Baþkan Vekilleri Cahity Pekkolay, Mehmet Albayrak, AK Parti Ýlçe Baþkaný Nedim Kýlýçaslan, CHP Ýlçe Baþkaný Abdullah Manaz, CHP Belediye Baþkan Adayý Adnan Öncü ve üyeler katýldý. Yapýlan seçimlerde Eþref Iþýk yeniden baþkan seçilirken, yönetim kuruluna ise Muhittin Kan, A. Gani Amaç, M. Rýdvan Gazanfer, Murat Gündüz, Mehmet Yücel ve Þah Ýsmail Iþýk seçildi. Kongrede yeniden baþkanlýða seçilen Eþref Iþýk, "Görüyorum ki Silvan esnafý, odasýna sahip çýkýyor. Esnaflarýmýzýn çoðu kongremize ilgi duyarak bizlere destek vermiþlerdir. Esnaf camiasý olarak yýllardýr istediklerimizi baþaramamamýzýn nedeni, böylesine birlik, beraberlik içinde hareket etmemizdir. Kongrenin hayýrlý olmasýný diliyorum. Her zaman eleþtiriye açýðýz. Yaptýklarýmla övünecek deðilim. Hata yapmadým da demiyorum. Gün 24 saat, ben 25 saat emrinizdeyim" dedi. (ÝHA)


5

GÜNDEM

3 Þubat 2014 Pazartesi

Kilise müþtemilatý üzerine türbe Diyarbakýr Vakýflar Bölge Müdürü Metin Evsen de, Vakýflarýn kayýtlarýnda söz konusu yerin Sultan Sasa türbesi ve mescidi olarak göründüðünü ancak, kazý yapýlýrken bir türbe kalýntýsýna rastlanmadýðýný söyledi. Evsen, "Bizim orada yaptýðýmýz mescit ve temsili türbe inþaatý Koruma Kurulunun kararýna göre yapýlmaktadýr. Alt kýsýmda çýkan kalýntýlar korunacak, zemin cam ile kapatýlacak ve üstte namaz kýlan biri alttaki kalýntýlarý rahatlýkla görebilecek. Alt kýsmýn ýþýklandýrmasý da yapýlacak. Ýsteyen kiþi mescidin altýna inerek o tarihi kalýntýlarý görebilecektir"dedi.

Diyarbakýr'da, 1600 yýllýk Roma mimarisine ait kilise müþtemilatý üzerine, Vakýflar Bölge Müdürlüðü'nce türbe ve mescit yapýlmaya baþlandý. Tarihi kalýntýlarýn bulunduðu alanýn üzerine bilimsel ve teknik kriterlere uygun korunmadan üzerine demir kolonlar çekilerek yapýlmaya baþlanan türbe ve mescidin önümüzdeki ay faaliyete gireceði belirtildi DÝYARBAKIR'da, 2007 yýlýnda yapýlan kazýda ortaya çýkarýlan ve Koruma Kurulu tarafýndan 1'inci derecede tescilli alan ilan edilen 1600 yýllýk Roma mimarisine ait kilise müþtemilatýnýn bulunduðu alan, önce korunmadýðý için tahrip ve talan edildi, sonra Sultan Sasa türbesi denilerek Vakýflar Bölge Müdürlüðünce üzerine türbe ve mescit yapýlmaya baþlandý. DHA'Nýn haberine göre, tarihi kalýntýlarýn bulunduðu alanýn üzerine bilimsel ve teknik kriterlere uygun korunmadan üzerine demir kolonlar çekilerek yapýlmaya baþlanan türbe ve mescidin önümüzdeki ay faaliyete gireceði belirtildi. Diyarbakýr Vakýflar Bölge Müdürü Metin Evsen, kayýtlarýnda söz konusu yerin Sultan Sasa türbesi ve mescidi göründüðünü, ancak yapýlan kazýlarda türbe ve mescid kalýntýlarý bulunmadýðýný belirterek, yaptýklarý çalýþmanýn Kurul kararýna uygun olduðunu söyledi. Diyarbakýr Mimarlar Odasý Baþkaný Necati Pirinçioðlu ise, kazýda ortaya çýkan kilise müþtemilatýna ait tarihi kalýntýlarýn bilinçli olarak tahrip edildiðini ve þimdi de üzerine türbe ve mescid yapýldýðýný söyledi.

Kazýlarda ortaya çýkarýldý Büyükþehir Belediyesi'nin Gazi Caddesi üzerinde düzenleme projesi kapsamýnda olan mülkiyeti Vakýflar Bölge Müdürlüðü'ne ait olan 5 nolu parsel, 2007 yýlýnda nitelikli yapýlar yapýlmasý için Vakýflar Bölge Müdürlüðü'nce yýkýlmak istendi. Bunun üzerine Kültür ve Tabiat Varlýklarýný Koruma Kurulu, Müze Müdürlüðü'nün söz konusu alanda kazý yapmasýný istedi. Talep üzerine 2007 yýlýnýn Kasým ayýnda baþlayan ve 20 gün süren kazýlar sonucu, 200 metre karelik alanda 1600 yýllýk Roma dönemine ait mimari bir yapý ortaya çýkarýldý. Mimari

yapýnýn, tarihi Ulu cami yapýlmadan önce yerinde bulunan Martoma Kilisesi'nin ek binasý olabileceði düþünülerek durum rapor halinde Kültür ve Tabiat Varlýklarýný Koruma Kurulu'na bildirildi ve rapor kurul tarafýndan onaylandý.

Sultan Sasa türbesi mi, Kilise kalýntýsý mý? Diyarbakýr'da bazý çevrelerin söz konusu alanýn Diyarbakýr'ýn ilk Müslüman Valisi Sahabe Sultan Sasa'nýn türbesi olduðunu ileri sürmesi üzerine dönemin Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Dicle Üniversitesinden görüþ istedi. Üniversiteden gelen bilimsel görüþün Müze ile ayný paralelde olmasý nedeniyle Kültür ve Tabiat Varlýklarýný Koruma Kurulu, kazýda ortaya çýkan tarihi yapýnýn korunmasý için söz konusu 5, nolu parseli 1'inci derece arkeolojik sit alaný ilan ederek, Vakýflar Bölge Müdürlüðü'nden alanda açýða çýkan yapýlarýn belgelenip, konservasyonlarýnýn yapýlarak korunmasý ve turizme kazandýrýlmasý için proje hazýrlamasýný istedi. Alaný korumak ile görevli Vakýflar Bölge Müdürlüðü uzun süre koruma tedbiri alamayýnca kazý ile ortaya çýkan tarihi kalýntýlar tahrip edildi. Çevredeki bazý esnaf ise, gün ýþýðýna çýkarýlan 1600 yýllýk tarihi yapýnýn bulunduðu alaný çöple doldurdu.

Vakýflar diretti, kurul kararýný deðiþtirdi Söz konusu alaný koruyamadýðý için talan edilen ve çöplüðe dönüþmesine neden olan Vakýflar Bölge Müdürlüðü, Sultan Sasa türbesi iddiasýný dile getiren çevrelerin baskýsý üzerine yeniden Kültür ve Tabiat Varlýklarýný Koruma Kuruluna baþvurarak, SÝT koruma alaný kararýnýn deðiþtirilmesini istedi. Kurul, baþvuru üzerine Vakýflar Bölge müdürlüðüne kalýntýlarýn konserve

edilip koruma önlemlerinin alýnmasý ve sergilenmesine imkan vermek þartý ile üzerinde türbe ve mescit yapýlmasý onayýný verdi.

Üzerine mescit yapýmýna baþlandý Diyarbakýr Vakýflar Bölge Müdürlüðü, Koruma kurulundan aldýðý izin ile 1600 yýllýk kilise müþtemilatý üzerinde türbe ve mescit yapýlmasý kararýný alarak, Ocak 2013'te ihale yaptý. Ýhalesi yapýlan mescidin yapýmýna baþlanýrken, alt kýsýmda çýkan tarihi kalýntýlarýn korunmadýðý, alttaki kalýntýlar gözetilmeden demir kolonlarýn, çýkan arkeolojik kalýntýlar üzerine veya içine yerleþtirildiði ve üzerinin demir kolonlar ile kapatýldýðý görüldü.

'Mescide mi ihtiyaç var?' Diyarbakýr Mimarlar Odasý Baþkaný Necati Pirinçioðlu ise, yapýlan kazýlarda ortaya çýkan tarihi kalýntýlarýn kilise müþtemilatý olduðunu, bu nedenle koruma kurulanan önce alanýn 1. derece sit alaný olarak tescillediðini belirterek, "Ancak, bazý çevreler ve Vakýflar ortaya çýkan kalýntýlarýn bilinçli olarak tahrip edilmesini koruma tedbiri almayarak göz yumdular. Sultan Sasa türbesi bu bölgeden 1925 yýlýnda taþýnmýþ. Biz cami ve mescit yapýlmasýný karþý deðiliz. Dünya'da 5. haremi Þerif olarak kabul edilen Ulu Caminin hemen yaný baþýnda mescide mi ihtiyaç var ki tarihi kalýntýlarýn üzerine mescit yapýyorlar. Bazý çevreler ulusal ve uluslararasý alanda çok dilli, çok inançlý ve çok kültürlü olan bu kentin kimliðini deðiþtirmek için algý kampanyalarý yürütüyor. Bu doðru bir anlayýþ deðildir. Tarihi yapýlarýmýzý korumamýz gerekiyor"diye konuþtu.

‘Kurul kararýna göre yapýyoruz’

Sultan Sasa kimdir? Diyarbakýr, Ýslamýn efsane komutanlarýndan Halid Bin Velid tarafýndan 639 yýlýnda fethedilirken, yaralý olan Sahabe Sultan Sasa kente ilk Müslüman vali olarak atandý. 2 ay sonra Sahabe Sultan Sasa yaþamýný yitirince bugünkü Hasan Paþa haný karþýsýnda bulunan Küçük cami avlusuna defnedildi. 1925 yýlýnda dönemin Belediye baþkaný Nazým Önen tarafýndan yýktýrýlan caminin yerine park yapýldý. Sultan Sasa'nýn türbesi ise, Yeniþehir semtinde bulunan ve bugün imara açýldýðý için üstüne konutlar yapýlan Rýzvanaða mezarlýðýna taþýndý. Bazý tarihi kaynaklarda ise, Sultan Sasa Türbesinin 1925 yýlýnda Gazi Caddesinin geniþletilmesi esnasýnda, bugünkü cadde sýnýrlarýnda kaldýðý için yýkýldýðý belirtiliyor. 5. nolu parselde 2007 yýlýnda yapýlan kazýlarda da bu alanda herhangi bir türbe kalýntýsýna rastlanmamýþtý.

Mortoma kilisesi Hýristiyanlýðýn kabul edilmesinden önce puta tapanlarýn kullandýðý bir mabet olarak inþa edilen Martoma Kilisesinin ilk yapýlýþ tarihi bilinmemektedir. Hýristiyanlýðýn resmi bir din olmasýndan sonra bir takým eklemelerle yapýlan yapý Martoma kilise olarak kullanýlmaya baþlanmýþ. 639 yýlýnda Diyarbakýr'ýn islam ordularý tarafýndan feth edilmesi ile camiye çevrilen kilisenin yerinde bugün Dünyanýn 5. Haremi Þerifi kabul edilen Ulu Cami bulunmaktadýr.


6

POLÝTÝKA

3 Þubat 2014 Pazartesi

‘Çözüm için çalýþacaðýz’

‘Olüm gelecekse

Haktan gelsin’ Geçtiðimiz günlerde yaþamýný yitiren Osman Baydemir’in aðabeyi Aziz Baydemir için kurulan taziye evi ziyaretçi akýnýna uðruyor. Gelen ziyaretçileri kapýda karþýlayan Baydemir, ülkede yaþayan tüm anne ve babalarýn evlat acýsý yaþamamasý için çaba sarf etmenin en büyük erdem ve görev olduðunu belirterek, “Ölüm gelecekse Haktan gelsin, Allah’tan gelsin. Zira Allah verir, Allah ne zaman isterse alýr” dedi Lokman AYDOÐAN DÝYARBAKIR - Açýk kalp ameliyatýndan sonra aðabeyi Aziz Baydemir'i yitiren Diyarbakýr Büyükþehir Belkediye Baþkaný Osman Baydir'e baþsaðlýðý ziyaretleri devam ediyor. Dün Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker, Vali Mustafa Cahit Kýraç, BDP Eþ Genel Baþkaný Selahattin Demirtaþ, Þýrnak Milletvekilleri Selma Irmak ve Faysal Sarýyýldýz, Van Baðýmsýz Milletvekili Kemal Aktaþ, Urfa Milletvekili Ýbrahim Ayhan, Diyarbakýr Milletvekili Nursel Aydoðan ve Mardin Milletvekili

Gülseren Yýldýrým Baðlar ilçesindeki Hevedanlýlar taziye evine giderek, Osman Baydemir ile yakýnlarýna baþsaðlýðý diledi.

‘Dayanýþma içerisinde olacaðýz’ Burada konuþan Baydemir, ülkede yaþayan tüm anne ve babalarýn evlat acýsý yaþamamasý için çaba sarf etmenin en büyük erdem ve görev olduðunu söyledi. Ölüm karþýsýnda herkesin kenetlenmesini isteyen Baydemir, "Ýnþallah bu duyguyla birbirimizle dayanýþma içerisinde olacaðýz. Ölüm gelecekse Haktan gelsin, Allah'tan gelsin. Zira Allah verir, Allah

‘Halk kendi davasýnýn takipçisi’

ne zaman isterse alýr. Onun dýþýnda ölümün olmamasý için çaba sarf etmek gerekir. Çok daha onurlu çok daha mutlu yarýnlarý birlikte kýlma imkanýna sahip olacaðýz. Barýþ için çaba sarf eden herkesin Allah yar ve yardýmcýsý olsun" dedi.

‘Ölüme insanoðlunun çaresi yok’ BDP Eþ Genel Baþkaný Selahattin Demirtaþ ise, ailenin acýsýný paylaþtýklarýný belirterek, "Ölüme insanoðlunun çaresi yoktur, fakat halkýmýzýn taziyeler konusunda duyarlýlýðý acý gününde birbirine sahip çýkmasý bizim için çok kýymetlidir, çok deðerlidir. Özellikle bir halk olma bilinci birbirinin taziyesine sahip çýkmakla ortaya çýkar" diye konuþtu. Daha sonra Bakan Eker, yanýnda oturan BDP Genel Baþkaný Selahattin Demirtaþ ve Baþkan Baydemir ile sohbet ettikten sonra taziye evinden ayrýldý.

DÝYARBAKIR'ýn Hani ilçesinde BDP Diyarbakýr Büyükþehir Belediye eþ baþkan adaylarý Gültan Kýþanak ve Fýrat Anlý, BDP Eþ Genel Baþkan Yardýmcýsý Meral Danýþ Beþtaþ, BDP Diyarbakýr Ýl Eþ Baþkaný M. Emin Yýlmaz, BDP Sur Belediye Eþ Baþkan Adayý Seyit Narin, Lice Belediye Eþ Baþkan Adayý Rezan Zoðurli, Kayapýnar Belediye Baþkan Vekili Mahmut Dað ve Hani Belediye eþ baþkan adaylarý Nevin Oktay ile Abdurrahman Zorli'nin katýlýmýyla seçim bürosunun açýlýþý yapýldý. Burada konuþan BDP Diyarbakýr Büyükþehir Belediye Eþ Baþkan Adayý Fýrat Anlý, "Bizim davamýz kutsal bir davadýr. Biz hak yolundayýz" diyerek Kürt halkýnýn bugüne kadar çok bedeller ödediðini söyledi. Anlý, "Bu ülkede çocuklar ekmek bulamýyor ama Türkiye'den TIR'larla silahlar taþýnýyor.

DÝYARBAKIR - Geçen dönem genel seçimlere baðýmsýz milletvekili olarak giren Salim Ensarioðlu AK Parti saflarýna katýldý. AK Parti Dicle Belediye Baþkan Adayý olan kardeþi Faysal Ensarioðlu'nun seçim çalýþmalarýna destek vermek için Dicle ilçesine gelen Salim Ensarioðlu, kalabalýk bir grup tarafýndan ilçe giriþinde karþýlandý. Salim Ensarioðlu, AK Parti seçim bürosunu ziyaret etti. Burada partililerle bir araya gelen eski Bakan Ensarioðlu, Dicleli hemþehrilerinden AK Parti için destek istedi. Ensarioðlu, "Baþbakan ile yaptýðýmýz görüþme neticesinde barýþ süreci ile bölgedeki siyasi ve ekonomik sýkýntýlarýn giderilmesi için AK Parti'nin bir þans olduðunu düþünerek AK Parti'ye katýldýk. Bu sorunun silahla, savaþla çözülemeyeceðini hepimiz biliyoruz. Bu savaþtan yýllarca hepimiz çok kötü etkilendik. Ýþkenceler yaþadýk, göçler yaþadýk, cezaevlerine girdik, ölümler yaþadýk. Bugün Baþbakanýn bu cesur adýmlarýný destekliyorum. Bana göre barýþ ancak AK Parti ile ve Abdullah Öcalan'ýn desteðiyle olur. Hepimiz Türküyle Kürdüyle kardeþiz. Bu vebal hepimizin üzerinedir. Her kim barýþý sýkýntýya sokacak bir davranýþta bulunursa bunun vebalini ödeyemez. Kürt sorunu sadece Kürtlerin deðil, Türklerin de sorunudur. Dolaysýyla bu barýþýn saðlanmasý en baþta Türklerin desteðiyle saðlanabilir. Biz Ensarioðlu ailesi olarak, bu bölgede barýþýn saðlanmasý için elimizden gelen desteði ve katkýyý her zaman sunmaya hazýrýz. Bizleri seven ve destekleyen hemþehrilerimizi ve dostlarýmýzý da barýþa katký sunmak için AK Parti'ye destek vermeye çaðýrýyorum" dedi. Ensarioðlu seçim bürosu ziyaretinin ardýndan Dicle Kaymakamý Remzi Kattaþ'ý makamýnda ziyaret etti. Kaymakam Kattaþ'tan ilçede yürütülen çalýþmalar hakkýnda bilgi alan Ensarioðlu daha sonra beraberindeki konvoyla birlikte köy ziyaretleri gerçekleþtirdi. (ÝHA)

Bu silahlar Kürtlere karþý kullanýlmak için gidiyor. Bu kardeþlik deðildir. Kimse bizi kandýrmasýn. Bu halk kendi siyasetinin kendi davasýnýn peþindedir" dedi. Daha sonra konuþan BDP Diyarbakýr Büyükþehir Belediye Eþ Baþkan Adayý Gültan Kýþanak da, Abdullah Öcalan'ýn Ýmralý'ya giden heyetlerle selamlar gönderdiðini altýný çizerek, "Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ýn da sizlere selamlarý var. Siz Kürt halký bu davanýn emektarýsýnýz. Daima bizlerle birlikte oldunuz, bizlere güç verdiniz. Bizlere ne mutlu ki böyle bir halkýn evladýyýz. Bizleri baðrýnýza bastýðýnýz için sizlere çok teþekkür ediyoruz" diye konuþtu. Konuþmalar sýk sýk "Bijî Serok Apo", "Bijî berxwedana Rojava" sloganlarý ile kesildi. Yapýlan konuþmalarýn ardýndan seçim bürosunun açýlýþý yapýldý. (DÝHA)


7

HABER

3 Þubat 2014 Pazartesi

“Hasta tutsaklar ölüyor” Hasta tutuklularýn tedavi ve tahliyeleri için Diyarbakýr Barosu Cezaevi Komisyonu, öncülüðünde baþlatýlan mail kampanyasý kapsamýnda gazetemiz mail yaðmuruna tutuldu. Çok sayýda kiþi tarafýndan gazetemize atýlan maillerde, “Hasta tutsaklar ölüyor, hasta tutsaklar serbest býrakýlsýn” mesajý yer aldý ‘Sessizlik için boðuluyorlar’

sak yakýnlarý, STÖ'ler ve birçok siyasý parti tarafýndan çabasý ve mücadelesi verilen bu konunun hükümet tarafýndan bu kadar uzun bir zaman geçmesine raðmen vurdumduymazlýkta ýsrar eden tutumu sabýrlarý taþma noktasýna getirdi.

‘Seslerimizi birleþtirmeliyiz’ Nurullah ERGÜN DÝYARBAKIR - Türkiye ve bölge cezaevlerinde tutulan hasta tutuklularýn durumuna dikkat çekmek ve kamuoyunda duyarlýlýk oluþturmak amacýyla Diyarbakýr Barosu Cezaevi Komisyonu, öncülüðünde mail kampanyasý baþlatýldý. Bu kapsamda mail yoluyla birçok kiþi, , basýn kuruluþlarý ve sivil toplum örgütlerine kendi mailleri üzerinden 'Hasta tutsaklara özgürlük' mesajý atmaya baþladý.

‘Hasta Tutsaklar Serbest Býrakýlsýn’ Konuya iliþkin gazetemize "Hasta Tutsaklar Serbest Býrakýlsýn" baþlýðý ile Can Adil tarafýndan atýlan mailde þu ifadeler yer aldý; "Bir ülkedeki Ýnsan Haklarý'nýn ölçüsü Ceza evleri'ndeki tutsaklarýn koþullarý ve haklarýnýn ne kadar kullanabildikleriyle ölçülebilir. Ölümün eþiðindeki aðýr hasta tutsaklarýn hiçbir tartýþmaya yer vermeden serbest býrakýlmalarý, insan varlýðýna ve haklarýna saygýnýn temel bir gereðidir. Her gün cezaevlerinden gelen ölüm haberleri ahlaki ve vicdaný olarak, hükümet ve devletin tutsaklara karþý hasmane bir reddediþle yaþam hakkýný hiçe sayan bir pozisyonda durduðunu kanýtlýyor. Yýllardýr kamuoyu, tut-

Hasat tutsaklarýn serbest býrakýlmasý için hükümet üzerinde geniþ bir kamuoyu baskýsý kurmak ve tutsaklar býrakýlmadan da sokaklardan ayrýlmamanýn gerekliliði artýk kendini dayatýyor. Bu sebeple kiþi olarak insanýn diyen herkese seslerimizi birleþtirerek sokaklara çýkmaya, etkinlikler-eylemlilikler düzenlemeye ve tutsaklar serbest býrakýlmadan da asla bitirilmeyecek olan uzun soluklu ve ýsrarlý bir kampanyada yerini almaya çaðýrýyorum."

“Hasta tutsaklar ölüyor” Gazetemize "Hasta Tutsaklar Ölüyor"? baðlýðý ile mail atan Þeref Ay isimli yurttaþ ise, "Tüm hasta tutsaklarýn infaz ve tedavi koþullarýnýn iyileþtirilerek, baðýmsýz hekimlerce muayenesinin önünün açýlmasý, aðýr ve yaþamý tehlikede olan hasta tutsaklarýn infazlarýnýn durdurularak derhal serbest býrakýlmalarýný talep ediyoruz" dedi. Öte yandan baþlatýlan mail kampanyasýnýn tanýtýmý için Sanat Sokaðý'nda stant açýldý. "Tutsaklar ölüyor devlet izliyor" yazýlý afiþlerin yer aldýðý stantta "Hasta tutsaklara özgürlük" pankartý asýldý. Mail Kampanyasý için tanýtým amaçlý basýlan afiþler ve broþürler yurttaþlara daðýtýldý.

Ayrýca Diyarbakýr Barosu Cezaevi Komisyonu üyesi Av. Muzaffer Özdemir konuya iliþkin açýklamalarda bulundu. Özdemir, cezaevlerinde farklý saðlýk sorunlarý nedeni ile tedavileri acilen yapýlmasý gereken, ancak yetkili kurumlarýn ýsrarla göz ardý edip, ilgisizce davranmasýndan ötürü saðlýk merkezlerine sevk edilmeyen veya doktorlarýn önerdiði tedavi koþullarýnýn saðlanmadýðý çok sayýda tutuklu ve hükümlünün bulunduðunu vurguladý. 10 Eylül 2013 itibariyle Türkiye cezaevlerinde 163'ü aðýr olmak üzere, 544 hasta tutuklu ve hükümlünün bulunduðunu belirten Özdemir, "Sessizlik içinde boðulmaya býrakýlan bu yaþamlar, insanlýk onuruna aykýrý koþullarda, var olan en temel haklarý da gasp edilmiþ halde beklemektedirler. Bugün yasal olarak güvence altýna alýnmýþ olan "zalimane, insanlýk dýþý, aþaðýlayýcý ve onur kýrýcý davranýþlarda bulunulamaz" hükmü geçerliliðini yitirmiþtir. Elleri kelepçeli olarak hastanelere götürülen tutsaklar yer yer toplumsal cinsiyet, ýrk, dil, din, siyasî veya diðer fikir yahut düþünceleri ile ekonomik güçleri ve diðer toplumsal konumlarý yönünden ayrýma uðramaktadýr. Hastaneler-

de mahkum reviri olmadýðý gibi gerekçelerle, hastalar tedavi edilmeden geri gönderilmekte, ölüme terk edilmektedir. Bunlar hasta tutsaklarýn yaþadýðý sýkýntýlardan yalnýzca bir kaçýdýr" dedi.

‘Baðýmsýz hekimlerin önü açýlsýn’ "Duyarlý tüm kamuoyu ve ilgili kurumlara açýk çaðrýmýzdýr" diyen Özdemir, "Bizler Yaþam hakkýnýn her þart ve koþulda kutsal olduðuna inanan hukukçular olarak bu meselenin insani-vicdani bir mesele olduðunu, hiçbir pazarlýða konu edilemeyeceðini, hiçbir þarta tabi tutulamayacaðýný düþünmekteyiz” dedi. Bu nedenle tüm hasta tutsaklarýn infaz ve tedavi koþullarýnýn iyileþtirilerek, baðýmsýz hekimlerce muayenesinin önünün açýlmasý gerektiðini ifade eden Avukat Muzaffer Özdemir, “Aðýr ve yaþamý tehlikede olan hasta tutsaklarýn infazlarýnýn durdurularak derhal serbest býrakýlmalarýný talep ediyoruz. Bu baðlamda, baþlatmýþ olduðumuz ve Diyarbakýr Barosu resmi internet sitesinde detaylarýnýn yer aldýðý MAÝL Kampanyasý'na tüm halkýmýzýn da katký sunmasýný bekliyoruz" diye konuþtu.

Sur’da Lalebey Halk Meclisi açýldý DÝYARBAKIR - BDP Sur Ýlçe Örgütü, Diyarbakýr'ýn Sur ilçesindeki Alipaþa Mahallesi'nde Lalebey Halk Meclisi'nin açýlýþýný yaptý. Açýlýþta, "Özgür önderlik özgür Kürdistan" , "Civak wê bi komunê bi serkeve", "Öz yönetimle özgür kimliðe" pankartlarý asýldý. Açýlýþa, BDP Diyarbakýr Ýl Örgütü, BDP Sur Ýlçe Örgütü, BDP Sur Belediye Eþ Baþkan Adayý Fatma Þýkbarut, MEYADER, Barýþ Anneleri Meclisi yöneticilerinin yaný sýra çok sayýda yurttaþ katýldý. Demokrasi mücadelesinde yaþamýný yitirenler anýsýna saygý duruþunda bulunulmasý ile baþlayan etkinlikte konuþan BDP Sur Ýlçe Baþkaný Adnan Akgül, Þubat ayýnýn Kürt halký açýsýndan kara bir ay olduðuna dikkat çekerek, Abdullah Öcalan'ýn Türkiye'ye getiriliþini kýnadý.

Akgül, "Önder Apo Kürt halkýna vermiþ olduðu perspektiflerle uyuyan bir halký diriltti. Biz onun bu yaþamýný esas alarak mücadelemizi her alanda sürdürüyoruz" dedi. BDP Sur Belediye Eþ Baþkan Adayý Fatma Þýkbarut ise mahalle sakinlerinin Lalebey Halk Meclisi'ni sahiplenmesi gerektiðini dile getirdi ve "Bu mahallede yaþayan halklarýn kendi meclisine sahip çýkmasý gerekir. Meclise sahip çýkmak Önder Apo'ya sahip çýkmaktýr. Bu nedenle bütün meclis çalýþanlarý buna hazýrdýr" dedi. Konuþmalarýn ardýndan halaylarýn çekildiði ve "Bijî Serok Apo", "Bê serok jiyan nabe", "Bijî berxwedana Rojava" sloganlarýnýn atýldýðý açýlýþta, havai fiþek gösterisinin ardýndan Halk Meclisi'nin açýlýþý gerçekleþtirildi. (DÝHA)


8 Mehmet Masum Suer kimdir? 1957 Mardin'in Savur ilçesinin Avîna (Sürgücü) köyü doðumlu. Çocukluðu babasýnýn memuriyeti yüzünden Mardin'in Ömerli ve Kýzýltepe, Kayseri'nin Sarýz ve Erzurum'un Þenkaya ilçelerinde geçti. 1980'de Diyarbakýr Eðitim Enstitüsü'nün Türkçe bölümünden mezun oldu. Daha sonra Anadolu Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatý Fakültesi'nde lisans tamamladý. 1974 yýlýnda, daha lise yýllarýnda, Ankara'da yayýnlanan "Baþkent" adlý bir dergide yazýlar yazarak gazeteciliðe baþladý. 1976 yýlýndan sonra, aralarýnda Günaydýn, Milliyet, Ekspres (Adana), Siyah-Beyaz, Akdeniz Haber Ajansý, Türk Haberler Ajansý, Ortadoðu Haber Ajansý ve Ulusal Basýn Ajansý'nýn da bulunduðu bazý gazete ve ajanslarda, muhabir, fotoðrafçý, yazar, redaktör ve temsilci olarak görev aldý. 1982 yýlýnda Diyarbakýr'da bir süre "Olay" adlý haftalýk bir gazete ve daha sonra da dergiyi yayýnladý. Ancak günün siyasi koþullarý yüzünden bu yayýnlara son vermek zorunda kaldý. 1993 yýlýnda hem kentimizin hem de ülkenin içinde bulunduðu olaðanüstü durum yüzünden muhabirliði býrakmak zorunda kaldý. Bu yýllardan sonra dil, tarih ve kültürel konularda araþtýrmalara yöneldi. Bazý dizi yazý ve araþtýrmalarý Ülkede Gündem, Demokrasi, Yeni Yüzyýl ve Siyah-Beyaz gibi gazetelerde yayýnlandý. 2000 yýlý baþlarýndan itibaren de, gazetecilikten gelen fotoðrafçýlýðýný bu kez kentimizi ve bölgemizi tanýtmak amacýyla kullanmaya baþladý. Fotoðraflarý turizm tanýtým rehber ve kitaplarý, kartpostal, gazete ve dergilerde yayýmlanýyor. Süer, biri ABD'de, 5'i Federal Kurdistan'da ve olmak üzere bugüne kadar 9 fotoðraf sergisi açtý. Federal Kürdistan'ýn Ranya kentinde, geçen aðustos ayýnda düzenlenen Kültür Festivali'nde, Kürt kültürüne katkýlarýndan dolayý Süer'e 'Özel Onur Ödülü' verildi. Süer, uluslar arasý fotoðrafçýlýk dergisi Light and Composition'un 'En Ýyi 100 Fotoðrafçý' listesinde yer alýyor. Ayný zamanda Pentax firmasýnýn uluslar arasý fotoðrafçýlar listesinde de yer alan Süer, National Geographic dergisinin web sitesinde açtýðý özel sayfadan da fotoðraflarýný dünyayla paylaþýyor.

RÖPORTAJ

3 Þubat 2014 Pazartesi

Gönüllü bir kültür elçisi Bu haftaki röportaj konuðumuz Diyarbakýrlý Kürt fotoðraf sanatçýsý Mehmet Masum Süer. Son yýllarda gerek Diyarbakýr ve gerekse bölgeden çektiði fotoðraflarla sanat dünyasýnýn dikkatini çeken Süer'in, son 4 yýlda 19 fotoðrafý uluslararasý dergiler tarafýndan ödüllendirildi. Bu ödüllerden ikisi National Geographic dergisinden. 4 fotoðrafý da geçen yýl Diyarbakýr Büyükþehir Belediye Baþkanlýðý ile PTT Genel Müdürlüðü'nce posta pulu olarak bastýrýldý. Süer, açtýðý sergilerle ve uluslararasý alanda kurduðu iliþkilerle Kürt kültürünü ve coðrafyasýný adeta gönüllü bir elçi gibi çalýþarak tanýtýyor. Geçen yýl ABD'de açtýðý sergiyle, bu ülkede bir fotoðraf sergisi açan ilk Kürt sanatçýsý oldu. Son olarak uluslararasý fotoðrafçýlýk dergisi Light and Composition tarafýndan 'Ayýn Fotoðrafçýsý' seçilmesiyle gündeme gelen Süer'i tanýtmak istedik

Röportaj: Mesut FÝÐANÇÝÇEK

Çok uzun bir süredir fotoðraf çektiðinizi biliyoruz. Fotoðraf makinesi ile ilk tanýþmanýzý bize anlatýr mýsýnýz? Fotoðraf çekme merakým ilkokuldan sonra, ailece Kýzýltepe ilçesinde kaldýðýmýz yýllarda 6x6'lýk üstten bakmalý bir fotoðraf makinasý satýn almam ile baþladý. Tabii ki ilk çekimlerim aile fertlerinin fotoðraflarý oldu. Kýzýltepe'de yaþadýðýmýz günlerde, 1970 yýlýnda çektiðim ve babam, annem ve kýz kardeþimi gösteren fotoðraf ilk fotoðrafým oldu. Bu fotoðrafým ve diðer bazý fotoðraflarým hala arþivimde. Daha sonraki yýllarda gazeteciliðe baþlayýnca onlarca baþka makinelerim oldu. Diyebilirim ki fotoðraf makinelerinde son 40 yýlda meydana gelen geliþmelerin hepsini yaþadým. Dijital makinelere geçiþte de, o günün þartlarýnda pahalý olmasýna karþýlýk, ilk dijital makineyi satýn alýp kullananlardan biriyim. Bir bölümü benim kullandýðým 25 kadar eski makineden oluþan bir koleksiyonum var.

Niçin fotoðraf çekiyorsunuz, diye sorsam. Yani fotoðraf sizin için ne ifade ediyor? Fotoðraf önemli bir kendini ifade yolu bir anlatým biçimidir. Fotoðrafýn bu yönü beni ilgilendiriyor ve çok etkiliyor. Uzun yýllar deðiþik konularda çok sayýda yazý ve haber yazdým. Ancak fotoðraflarýmýn, yazýlarýmdan daha çok etkili olduðunu görüyorum. Duygularýmý, düþüncelerimi, arzu ve beklentilerimi fotoðrafla daha iyi anlatabildiðimi ve insanlarý etkileyebildiðimi görüyorum. Yazýyla veya diðer sanat dallarýnda verdiðiniz eserlerle her þeyi anlatamayabilirsiniz. Ancak iyi bir fotoðrafla

bence her þeyi eksiksiz olarak anlatabilirsiniz.

Kaç yýldýr aktif olarak fotoðrafýn içinde yer alýyorsunuz? Az önce de belirttiðim gibi, 40 yýla yakýn bir süredir fotoðrafla ilgileniyorum. 1970-1976 arasý çocukluk yýllarýnda amatörce, 1976-1993 yýllarý arasýnda gazetecilikte haber fotoðrafçýlýðý ve 2000'yi yýllarýn baþýndan beri de kültür ve tanýtým fotoðrafçýlýðý…

Sizce iyi fotoðraf nedir, hangi

fotoðraftýr? Fotoðrafta hangi öðe veya özelliklere önem veriyorsunuz? Bir fotoðrafý ancak çekilme amacýna göre deðerlendirebiliriz. Yani fotoðraf bir haber fotoðrafý mý, bir belgesel mi, bir portre mi, tanýtým amacýyla çekilmiþ bir manzara veya bina fotoðrafý mý. Buna göre deðerlendirebiliriz. Aný belgelemek amacýyla çekilen fotoðraflarda bazý teknik özellikler aranamaz. Ama tanýtým amaçlý bir manzara veya bina fotoðrafýnda, kompozisyon, ýþýk, renk, keskinlik ve diðer bazý özelliklere dikkat edilir. Ben çektiðim tanýtým fotoðraflarýnda kompozisyon, ýþýk ve renklere önem veriyorum. Bu fotoðraflar kültürel veya sanatsal bir etkinlikten çekilmiþ bir fotoðraf veya bir kent, bir bina, bir doða parçasýný tanýtan, anlatan bir fotoðraf olabilir. Bu tür fotoðraflar genellikle geniþ zamanda ve rahat bir ortamda çekilen fotoðraflardýr. Yani çekim sýrasýnda bir zaman endiþem yok. Hatta çekim yerine gittiðimde uygun þartlar yoksa o an için fotoðrafý çekmem, uygun zamana býrakýrým.

Fotoðraf için ne kadar zaman ayýrýyorsunuz? Ben ayný zamanda öðretmenlik de yapýyorum. Bu nedenle bin zaman sorunum var, diyebilirim.Günün, derslerden arta kalan zamanýný, hafta sonlarýný ve tatilleri deðerlendirerek fotoðraf çekmeye çalýþýyorum. Tabii ki, fotoðraf çekmekle bitmiyor. Fotoðraf çevresinde oluþan iliþkileri geliþtirmek ve sürdürmek, teknik anlamdaki geliþmeleri izleyip araþtýrýp okumak, fotoðraflarýn tanýtýmýný yapmak ve medya ile iliþkiler için ayrýlan zamaný da eklemek gerekir. Yani fotoðrafý çekmekle her þey bitmiyor.

Fotoðrafçýlýk çalýþmalarýnýzda sorun veya sorunlarla


3 Þubat 2014 Pazartesi

karþýlaþýyor musunuz? Varsa bunlar nelerdir? Sorunlardan birisi, fotoðraf çekimleri sýrasýnda yaþadýðýmýz sorunlar. Bazen, fotoðraf çektiðiniz alanda bulunanlara hangi amaçla fotoðrafý çektiðimizi anlatmakta zorluk çekiyoruz. Herhangi bir basýn kuruluþu adýna çekmiyorsanýz, niçin çekiyorsunuz, diye soruyorlar. Belgesel fotoðrafý anlatmak zor oluyor. Bir diðer sorun da fotoðraflarýn haber verilmeden izinsiz kullanýlmasý ve telif ücreti ödenmeden yayýnlanmasý. Maalesef bazý özel ve kamu kuruluþlarýnýn yöneticileri, fotoðrafýn önemini kavramýþ deðil. Ýzinsiz kullanýlýyor, sorduðunuzda, "Ne olacak, altý-üstü bir fotoðraf' yanýtýný alabiliyorsunuz. Emeðe saygý yok. Telif ücretini istediðinizde, kimi çevrelerde tuhaf, hatta anlamsýz bulunuyor. Bu anlayýþýn deðiþmesi ve kullanýlan fotoðraflar karþýlýðýnda telif ücretinin ödenerek sanata ve sanatçýya destek verilmesi gerekir.

Ne gibi tepkiler alýyorsunuz? Varsa olumsuz eleþtiriler hangi noktada yoðunlaþýyor? Olumlu tepkilerin yaný sýra olum-

RÖPORTAJ

suz tepkiler de alýyorum. Olumlu tepkiler bana ileriki çalýþmalarým için güç veriyor. Olumsuz anlamdaki eleþtiriler de oluyor. Bunlarýn bir bölümü sosyo-politik belgesel fotoðraf çeken çevrelerden geliyor. Fotoðraflarým büyük kitlelere ulaþtýðý için populer sanat yapmakla suçluyorlar. Fantezi fotoðraflar çektiðimi söylüyorlar. Ben de diyorum ki; her fotoðrafçýnýn ilgi alanlarý, çalýþtýðý konular ve çalýþma tarzý ile iliþkileri farklýdýr. Onlar gibi düþünmek zorunda deðilim. Renk ve ýþýðý sevdiðim için fantezi diyorlar. Her sanat dalýnda bu vardýr. Sanatçý ürettiði eserleri geneþ kitlelere ulaþtýrmak için çaba harcar. Sanat halk kitleleri için yapýlýr, onlara ulaþmasý gerekir. Yoksa bence bir anlamý olmaz. Duygu ve düþüncelerimizin yoðunlaþýp somutlaþtýðý sanat eserlerini tabii ki halkla paylaþacaðýz. Ben de bunu yapýyorum, bunda yadýrganacak bir taraf görmüyorum.

Fotoðrafçýlýða baþlayan arkadaþlara ilk önerim sabýrlý olmalarýdýr. Ancak genç arkadaþlarýmýn çoðunda bunu göremiyorum. Çok acele ediyorlar, teorik ve pratik olarak yeteri kadar çalýþmadan, çaba harcamadan bir yerlere gelmeye çalýþýyorlar. Eðer sanatsal anlamda fotoðraf çekilecekse bunun bir altyapýsý olmalý. Bazý genç arkadaþlar, belli bir altyapýyý oluþturmadan, dijital makinalarýn kolaylýk saðlayan özellikleri ve Photoshop programýyla fotoðraflara müdahele ederek sonuca gitmeye çalýþýyorlar. Ancak bunlarýn yeterli olmadýðýný bilmeleri gerekir. Örneðin benim fotoðrafçýlýk altyapýmda daha önce gördüðüm resim ve sanat tarihi eðitimi var. Yine uzun yýllar gazetecilik yýllarýndan edindiðim teknik altyapý bilgisi var. Bugünkü fotoðraflarýmda bu süreçlerin ve çok okuyup araþtýrmamýn büyük bir etkisi var.

Fotoðrafçýlýða yeni baþlayanlar için tavsiyeleriniz nelerdir? Nasýl çalýþmalarýný ve ne yapmalarýný önerirsiniz?

Günlük ruh haliniz fotoðrafa yansýyor mu? Tabii ki yansýyor. Bunu bazý yerlerde söylediðim zaman tuhaf karþýlandýðýný görüyorum. Ama gerçek bu. Çünkü duygusal bir iþ yapýyorsunuz. Moralimin bozuk olduðu zamanlarda fotoðraf çekemiyorum. Bu dönemlerde çektiðim fotoðraflarýn da çok kötü sonuç verdiklerine tanýk oluyorum.

Fotoðraflarýnýzdan birisinin hikayesini anlatabilir miniz? Hemen her fotoðrafýn bir öyküsü var. Ancak birkaç fotoðrafým var ki, bu fotoðraflarýn orijinal olduðuna, Photoshop müdahelesi olmadýðýna inandýrmakta zorlanýyorum. Bunlardan biri bir yaz günü akþamüstü Diyarbakýr Surlarýnýn Yedikardeþler Burcunda çektiðim fotoðraftýr. Ufuk çizgisinde kýsa süreli bir pembe þerit

9

oluþtu. Bu pembelik fotoðrafa yansýdý. Bir diðeri Mardin'in genel görüntüsünü çekerken, yine gökyüzünde kýsa süreli oluþan eflatunî renk. Bir de gökyüzünün lacivert bir renk aldýðý, ayýn hafif bulutlar arasýnda göründüðü Urfakapý fotoðrafým. Surun iki kapýsýndan trafik akýþýnýn sürdüðü bu fotoðraf beni çok uðraþtýrdý, çekimi 3 saate yakýn bir zamanýmý aldý. Bu arada, hiç Photoshop kullanmadýðýmý ve fotoðraflarým üzerinde deðiþikliðe gitmediðimi belirteyim. Photoshop kullanmayý sevmiyorum, fotoðrafýn doðallýðýný bozuyor.

Aldýðýnýz ödüller olduðunu biliyoruz. Özellikle son aldýðýnýz ödül, medyada geniþ yanký buldu. Bu konudaki duygu ve düþüncelerinizi öðrenebilir miyiz? Son 4 yýlda uluslar arasý fotoðraf dergilerinden 19 fotoðrafým ödül aldý. Son ödülüm 4 aralýk 2013 günü günün fotoðrafý seçilen ve daha sonra da ayýn fotoðrafý seçilen fotoðrafým oldu. Bu fotoðrafý ÝHD ve Kayýp Yakýnlarý'nýn her hafta Diyarbakýr'da Koþuyolu'nda yaptýðý oturma eyleminden çekmiþtim. Light and Composition dergisi tarafýndan 'Ayýn Fotoðrafý' seçilince dergi benimle bir röportaj yaparak 'Ayýn Fotoðrafçýsý' olarak okuyucularýna tanýttý. Geçen yýlýn þubat ayýnda da Roboski'den çektiðim bir fotoðraf, National Geographic dergisinde 'Günün Fotoðraflarý' arasýna alýnarak ödüllendirilmiþti. Ülkemi coðrafyasý, kültürü ve sorunlarýyla fotoðraflarýmla dünya kamuoyunda tanýttýðým için çok mutluyum ve bundan büyük onur duyuyorum…


10

GÜNDEM

3 Þubat 2014 Pazartesi

‘Diyarbakýr çok acý çekti’ Partisinin aday tanýtým toplantýsýnda konuþan Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker, “Biz Diyarbakýr olarak çok acý çektik. Ayný þekilde Türkiye çok acý çekti. Çözüm süreci Türkiye'nin acýlarýný sona erdirmesi, birilik ve beraberliðin kardeþliðin yeniden inþasýdýr. Bu nedenle seçim arifesinde, AK Parti üzerinde Türkiye’yi istikrarsýzlaþtýrma çabasý ülkeye zarar verme çabasý, bizim iyi bilmemiz ve iyi analiz etmemiz gerekiyor” dedi maðduriyetler, ülkemizin ekonomisini, siyasal istikrarýný tehlikeye atan hadiselere biz usulden deðil, esastan dokunduk. Bu parti kurulurken, yaþanan sorunun çözüm garantisi olduðumuzu deklere etmiþtik. Ýktidara geldiðimiz gün itibariyle bunu saðlamaya çalýþtýk" dedi.

‘Barýþtan rahatsýzlar’ DÝYARBAKIR - AK Parti Diyarbakýr Büyükþehir Belediyesi Baþkan ve 17 ilçe aday tanýtýmý toplantýsý yapýldý. Yeniþehir ilçesinde bulunan Seyrantepe Spor Salonu'nda düzenlenen tanýtým toplantýsýna Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker, Diyarbakýr Milletvekilleri Mine Lök Beyaz, Cuma Ýçten, Oya Eronat, Süleyman Hamzaoðullarý, Diyarbakýr Büyükþehir Belediye Baþkan adayý Galip Ensarioðlu, ilçe belediye baþkan adaylarý, AK Parti Ýl Baþkaný Aytýn Altaç, parti yöneticileri ve yaklaþýk 4 bin kiþi katýldý.

‘Adaylarýmýz usulden deðil esastan’ Kürtçe-Türkçe anonslu yapýlan

DÝYARBAKIR - MAZLUM-DER'in 'Koruculuk kaldýrýlsýn' kampanyasý çerçevesinde Diyarbakýr Büyükþehir Belediyesi Þehir Tiyatrolarý salonunda panel düzenlendi. Çok sayýda dinleyicinin katýldýðý panele konuþmacý olarak MAZLUM-DER Diyarbakýr Þube Baþkaný Abdurrahim Ay, Þube Sekreteri Seher Akçýnar Bayar, Dr. Nesrin Uçarlar, Prof Dr. Mehmet Altan ve koruculuktan istifa eden ayný zamanda Roboski'de katledilen 34 yurttaþtan Cemal Encü'nün babasý Süleman Encü katýldý. Açýlýþ konuþmasýný yapan Ay, koruculuk sisteminin kaldýrýlmasý için aylar önce kampanya baþlattýklarýný hatýrlattý. Ay, "Bu birçok katliamýn yanýnda adam kaçýrma, yaralama, insanlarý zorla yerlerinden edip topraklarýna el konulmasý, köy ve orman yakmalarý si-

aday tanýtým toplantýsýnýn açýlýþ konuþmasýný yapan AK Parti Diyarbakýr Ýl Baþkaný Aydýn Altaç, AK Parti'nin iktidara geldiði günden buyana Türkiye'de yaþanan sorunlara çözüm ürettiðini ifade ederek, olaylara usulden deðil, esastan dokunduklarýný söyledi Altaç, "AK Parti olarak, gerek yerelde gerekse de ülke genelinde yaþanan bütün sorunlarý kendi sorunumuz olarak bildik. Biz hiçbir soruna kayýtsýz kalmadýk, görmezden gelmedik ve sumen altý etmedik. Ýktidara geldiðimiz gün, ülkedeki bütün sorunlarý çözeceðimizi ifade etmiþtik. Baþta ekonomi olmak üzere, bütün alanlarda bunu saðlamaya çalýþtýk. Bölgemizde son 30 yýlda çok ciddi

Aday tanýtým toplantýsýnda daha sonra söz alan Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker, AK Parti hükümeti, 11 yýllýk süre içerisinde bir çok saldýrýya, tezgaha, tuzaða, komploya, kapatma davasý dahil olmak üzere envai çeþit engellemelerle karþý karþýya kaldýðýný hatýrlatarak, "Ulusal ve küresel aktörler, Türkiye'de bir barýþ sürecinin inþa edilmesinden rahatsýz olanlar, Türkiye'nin kalkýnmasýný kendi stratejik çýkarlarý için zararlý görenler, Türkiye'ye AK Parti iktidarýna ve Baþbakana zarar veriyor. Biz vatandaþlarýmýzla her buluþmamýzda bu kirli tezgahlarýn arkasýndaki planlarý vatandaþlarýmýza anlatmak durumundayýz. Çünkü Ortadoðu'da barýþ, huzur ve kar-

deþliðini inþa edilmesi, AK Parti hükümetinin icraatlarýyla adým adým ilerlerken birileri, Ortadoðu'yu karýþtýrmaya, etrafýmýzý kan gölü haline getirmeye çalýþýyor" diye konuþtu.

‘Süreç kardeþliðin yeniden inþasýdýr’ Eker, "Türkiye'yi de bu manada istikrasýzlaþtýrma çabasý aslýnda bütün bu tasavvurun bir parçasýdýr. Bu durumu insanlarýmýza çok iyi bir þekilde anlatmak durumundayýz. Biz Diyarbakýr olarak çok acý çektik. Ayný þekilde Türkiye çok acý çekti. Çözüm süreci Türkiye'nin acýlarýný sona erdirmesi, birilik ve beraberliðin kardeþliðin yeniden inþasýdýr. Bu nedenle seçim arifesinde, AK Parti üzerinde Türkiye'yi istikrarsýzlaþtýrma çabasý ülkeye zarar verme çabasý, bizim iyi bilmemiz ve iyi analiz etmemiz gerekiyor. Diyarbakýrlýlarýn yüksek politik bilinci sebebiyle bu meseleyi herkesten daha iyi anladýðýný düþünüyorum" ifadelerini kullandý. Yapýlan konuþmalarýn ardýnda 18 belediye baþkan adayý tanýtýlmasýyla program son buldu. (ÝHA)

‘Koruculuk kalkmazsa süreç var denilemez’ Barýþ ve müzakere süreci var diyenlerin koruculuk sistemini güçlendirmesinin tezat olduðunu belirten Prof Dr. Mehmet Altan, "Barýþ süreci ve müzakere var deniliyor ama yeniden koruculuðun kurumsallaþmasý devam ediyor. Türkiye'de koruculuk sistemi kalkmadýðý sürece barýþ süreci dememiz imkânsýzdýr " dedi lah ve uyuþturucu kaçakçýlýðý gibi toplumsal travmalara neden olan birçok hadiseye sebep olmuþlardýr. Zaman zaman basit disiplin cezalarý gibi uygulamalara tabi tutulmuþlarsa da arkalarýnda her zaman devlet destekleri olmuþtur. Korucularýn silahla dolaþmalarý ve sistemin suç ve suçlu üretmeye devam etmesine göz yumulmamasýnýn bu savunuya ve barýþa aykýrý olduðu kanaatindeyiz" diye konuþtu.

‘Korucu olduðumuzdan utanýyoruz’ Panelde konuþan Süley-

man Encü, 1993 yýlýnda Þýrnak'ýn Uludere ilçesinde devlet tarafýndan köylerinin yýkýldýðýný belirterek, "1993 yýlýnda Ferit yüzbaþý emriyle köylerimiz yakýldý. Ferit Yüzbaþý bizden korucu olmamýzý istedi. Benimle beraber 40 kiþinin kimliklerini alarak zorla koruyucu yaptýlar" dedi. 2011 yýlýnda Þýrnak'ýn Uludere ilçesinde 34 yurttaþýn katledilmesinden sonra koruculuktan istifa ettiðini anca katliamdan sonra devlet tarafýndan tekrar baskýya maruz kaldýðýný belirten Encü , "2011 yýlýnda çocuklarýmýzý öldürdüler. O dö-

nemlere kadar da korucuyduk ama baþýmýza bu gelince aklýmýz deðiþti. Ancak katliamdan sonra devletten tekrar koruculuða geçme talebi aldým. Ben bunu her defasýnda red ettim. Benimle birlikte köyde 4 kiþi istifa etti. Ben burada bütün koruculara çaðrý yapýyorum. Artýk yeter korucular artýk istifa etsin" dedi.

‘Koruculuk eril bir uygulama’ Dr. Nesrin Uçarlar ise koruculuk sisteminin meclise nasýl yansýdýðýný anlattý. Uçarlar, "Devletin bu

meseleye daha çok kimliklendirme yakýnlýðý olmuþtur. 1991 yýlýndan sonra kimliðe ulaþtýrýlmak istiyorlar. Kürtlük algýsýný ikiye bölmek için elinden geleni yapmýþlar. Koruculuk uygulamasý tecavüz sorununa benziyor. Devletin koruculuk uygulamasýnýn bir eril uygulama olduðu görülüyor" þeklinde konuþtu. Prof Dr. Mehmet Altan, ise, barýþ ve müzakere süreci var diyenlerin koruculuk sistemini güçlendirmesinin tezat olduðunu belirten Prof Dr. Mehmet Altan, "Barýþ süreci ve müzakere var deniliyor ama yeniden koruculuðun kurumsallaþmasý devam ediyor. Türkiye'de koruculuk sistemi kalkmadýðý sürece barýþ süreci dememiz imkânsýzdýr " ifadelerini kullandý. Konuþmalarýn ardýndan panel soru cevap þeklinde sona erdi. (DÝHA)


11

EÐÝTÝM-Y YAÞAM

3 Þubat 2014 Pazartesi

Kulp’ta eðitim seferberliði

DÝYARBAKIR - Diyarbakýr'ýn Kulp Ýlçe Kaymakamlýðý ve Ýlçe Milli Eðitim Müdürlüðü tarafýndan 2012-2013 eðitim ve öðretim yýlýnda yapýlan projeler açýklandý. Açýklanan raporda ilçede hazýrlanan projelerden 10 bin öðrencinin faydalandýðý belirtildi. Projeler hakkýnda bilgi veren Ýlçe Kaymakamý Mehmet Maraþlý, bu çalýþmalarla birlikte okullarýn sosyal birer teþekkül haline getirildiðini söyledi. Kaymakam Maraþlý, "Sosyal devlet olmanýn gereði yaptýðýmýz projeler ile okulun, aile gibi doðal bir kurum olmaktan öte belirli amaçlar gerçekleþtirmek üzere meydana getirilmiþ sosyal bir teþekkül haline getirilmiþtir. Bu teþekkül bilginin aktarýlmasý kadar bireyin yaþadýklarý toplum içerisinde kendilerini geliþtirilmelerine zemin hazýrlayan, içinde yaþadýklarý toplumun sorunlarýna du-

yarlý ve topluma karþý sorumluluk hissettirerek aidiyet duygusunun geliþtirilmesine katký saðlayan fiziki mekanlar oluþrulmuþtur. Yapýlan projeler ile okullarýmýzýn bu özelliðinin daha iþlevsel hale getirilmesini amaçlamaktayýz" dedi.

‘Okullar bir etkileþim alaný olmalý’ Okullarýn sadece öðrencilere bilgi aktarýmý yapýlan bir mekan olmaktan çýkarýlarak, ayný zamanda çevresindeki bireylere duygu, sanat ve sosyal desteðin saðlandýðý, bir etkileþim alaný haline getirilmesini amaçlandýðýný belirten Kaymakam Maraþlý, yaptýklarý proje ile okullarýn hem kendi kendine yeten, giriþken, sorumluluk alan, kendisiyle ve çevresiyle barýþýk gençler yetiþtirdiðini ve ayný zamanda da ilçenin halkýna yaþayan güvenli alanlar oluþturduðu-

nu kaydetti. Kaymakam Maraþlý, "Ýlçemizde yapýmý tamamlanan kapalý spor salonu içinde sportif faaliyetler kapsamýnda; bin 200 lise, 2 bin 657 ilköðretim öðrencileri arasýnda seçilen öðrencilere yönelik 5 dalda kurs düzenlenmiþtir. Ayrýca ilçedeki yetiþkinlerin özellikle bayanlarýn spor yapabilmeleri için fitnes salonu oluþturulmuþtur" diye konuþtu.

‘Okullarýmýz kütüphaneye kavuþuyor’ Taþýmalý eðitim yapan köy okullarýnýn kütüphanelerindeki kitap eksikliði, bulunan kitaplardaki bilgilerin deðiþikliðe uðramýþ olmalarý gibi sebeplerden öðrencilerin ihtiyacýna cevap veremez hale geldiðini ifade eden Kaymakam Maraþlý, hazýrladýklarý proje kapsamýnda var olan kütüphanelerin önce tadilatýnýn yapýldýðýný, daha sonra kitaplýk, kitap ve kütüpha-

Kulp Ýlçe Kaymakamlýðý ve Ýlçe Milli Eðitim Müdürlüðü tarafýndan 2012-2013 eðitim ve öðretim yýlýnda yapýlan projeler açýklandý. Projeler hakkýnda bilgi veren Ýlçe Kaymakamý Mehmet Maraþlý, bu çalýþmalarla birlikte okullarýn sosyal birer teþekkül haline getirildiðini söyledi

ne malzemesi alýmý yapýlarak böylece öðrencilerin rahatça kitap okuyabilecekleri, ödevlerini yapabilecekleri bir ortama kavuþmalarýnýn saðlandýðýný söyledi. Kaymakam Maraþlý, "Taþýmalý eðitim veren okullarýmýzdaki öðrencilerin ilçe merkezindeki öðrencilerle tam olarak yarýþabilmeleri için kütüphanelerinin oluþturulmasý ve kitap ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasý gerekmektedir. Okullarýmýzda kitap okuma alýþkanlýðýnýn düþük olmasýndan dolayý geliþmiþ çok amaçlý kütüphanelere ihtiyaç duyulmaktadýr. Bu proje kapsamýnda var olan ve okullarýmýzýn ihtiyacýný karþýlamayan bu kütüphaneler tadilattan geçirilecek, kitaplýk ve kitap alýmý yapýlacak böylece öðrencilerin rahatça kitap okuyabilecekleri, bilgi araþtýrýp bulabilecekleri bir ortama kavuþmalarý saðlanacaktýr. Ýlçemizde çocuklarýn oyun oynayacaðý bir park alaný bulunmamaktadýr. Ýlçedeki okul öncesi çað nüfusuna sahip 900, ilköðretime devam eden 5 bin 100 olmak

‘Baþka dilde anne olmak’ Alp Ýbrahim ve Mürsel Yýldýz'ýn kaleme aldýðý "Baþka dilde anne olmak" isimli kitap Goran Yayýnlarýndan çýktý. Sýrrý Süreyya Önder'in önsözünü yazdýðý kitap Cumartesi Anneleri'nin anýlarýndan oluþuyor DÝYARBAKIR - Goran yayýnlarý tarafýndan Alp Ýbrahim ve Mürsel Yýldýz'ýn yazarlýðýný yaptýðý "Baþka dilde anne olmak ya da simurg'un gözyaþlarý" adlý kitap Sýrrý Süreyya Önder'in sunumuyla kitapçýlarda yerini aldý. Aný ve araþtýrma kitabý olan "Baþka dilde anne olmak" kitabý Cumartesi annelerinin çocuklarý ile olan anýlarýný dizelere alýyor. Birinci bölümde Anneles ekolü ve sözlü tarih çalýþmasý tarihin ötekileri olarak kabul edilen herkesin tarihin bir asli unsuru kabul et-

üzere toplam 6 bin çocuk bulunmaktadýr. Projemiz ile ilçemizdeki ilk ve orta okullara 15 tane çocuk oyun parký oluþturarak onlarýn oyun ihtiyaçlarýný planlamaktayýz. Çocuklar doðalarý gereðiyle oyun oynamayý severler. Oyun çocuklarýn geliþiminde önemli yer alan bir etkinliktir. Bu parklarý yapmamýzýn amacý çocuklara canlý bir oyun ortamý saðlayarak kas geliþimini artýrmak, kendine olan güvenini, konuþma becerisini, çocuðun dil geliþimini, sýrasýný beklemeyi, paylaþmayý öðrenmesini, baþkalarýnýn hakkýna saygý duymasýný, okulda daha uyumlu ve baþarýlý bir öðrenci olmasýný saðlamaktadýr. Bu projemizde SODES ile olan ortak amacýmýz deðiþen sosyal yapýnýn ortaya çýkardýðý ihtiyaçlara karþýlýk vermek, toplumsal dayanýþma ve bütünleþmeyi güçlendirmek, toplumun dezavantajlý kesimlerinin sosyal hayata daha aktif katýlmalarýný saðlamaktýr" þeklindi konuþtu. (ÝHA)

miþtir. Egemenlerin deðil ezilenlerin ve doðanýn tarihini ön plana çýkarýyor. Bu çalýþma tarihin ötekileri olarak kadýnlarý ve özelde Kürt kadýnlarýnýn yaþadýklarý coðrafyada tarihe tanýklýk ederek tarihin birer unsuru birer tanýðý ve ayný zamanda tarihin yargýlayanlarýdýr. Adana, Viranþehir ve Diyarbakýr olmak üzere üç bölgede Kürt anneleri ile görüþülerek hazýrlanan kitap, annelerin kendi coðrafyalarýna olan özlemleri ve çocuklarýnýn uzak diyarlarda yaþamlarýný yitiriþlerini arasýnda kurulan derin duygusal bað iþleniyor. Üç bölgenin ortak özelliði annelerin çocuklarý ile kurduðu derin bað ve özlem duygusu. Kitap da, çocuklarýna olan özlemi mücadelenin içinde kalarak gidermeye çalýþan annelerin öyküleri anlatýlýyor. Goran yayýnlarýnýn bastýðý "Baþka dilde anne olmak" kitabi tüm kitapçýlarda yerini buldu. (DÝHA)


12

BÖLGE

3 Þubat 2014 Pazartesi

‘DALGA GEÇiYORLAR’ Lice ve Kulp katliamlarý davalarýnýn "güvenlik" gerekçesi ile Eskiþehir ve Ankara'ya taþýnmasýna davayý takip eden avukatlar tepki gösterdi. Kulp davasý avukatlarýndan Serdar Çelebi, dava nakillerinin katliamlarýnýn faillerini korumaya yönelik olduðunu ve bu kararýn bunun ilk adýmý olduðunu ifade etti. Lice davasý avukatlarýndan Yunus Muratakan ise kararýn failleri aklamaya yönelik olduðunu ifade ederek, "Bu aslýnda dalga geçme gibi bir durum. Bu nakil kararý hukuka aykýrýdýr" dedi.

Serdar Çelebi

DÝYARBAKIR'ýn Lice ilçesinin, 22 Ekim 1993 tarihinde, çýkan olaylarda resmi kayýtlara göre içerisinde Tuðgeneral Bahtiyar Aydýn'ýn da bulunduðu 16 kiþi yaþamýný yitirdi. Ýlçede 4 gün süren olaylarýn üzerinden tam 20 yýl geçmiþken Diyarbakýr TMK 10. Madde ile yetkili Cumhuriyet Baþsavcýlýðý tarafýndan yaþanan olayla ilgili hazýrlanan iddianame, Diyarbakýr 8. Aðýr Ceza Mahkemesi tarafýndan kabul edildi. Açýlan soruþturma kapsamýnda yargýlanan dönemin Diyarbakýr Jandarma Alay Komutaný Eþref Hatipoðlu ve Üsteðmen Tunay Yanardað, aðýrlaþtýrýlmýþ hapis cezasý ile yargýlanýrken, Diyarbakýr 8. Aðýr Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk davada, sanýklar davanýn "güvenlik" gerekçesi ile baþka bir ile nakledilmesi talebinde bulundu. Sanýklarýn talebinin ardýndan mahkeme ise dosyayý Yargýtay 5. Dairesi'ne gönderdi. Kýsa bir sürede kararýný veren Yargýtay 5. Dairesi, davayý "güvenlik" gerekçesi ile Eskiþehir'e nakletti. Yine Diyarbakýr'ýn bir diðer ilçesi Kulp'a baðlý Alaca köyünde, 11 köylünün katledilmesinin üzerinden 20 yýl geçmesinin ardýndan Diyarbakýr TMK 10. madde ile yetkili Cumhuriyet Baþsavcýlýðý tarafýndan hazýrlanan iddianame de Diyarbakýr 7. Aðýr Ceza Mahkemesi tarafýndan bir süre önce kabul edildi. Dava kapsamýnda tutuksuz olarak yargýlanan dönemin Bolu 2. Tugay Komutaný Emekli Tuðgeneral Yavuz Ertürk hakkýnda 11

Yunus Muratakan

kez aðýrlaþtýrýlmýþ müebbet hapis cezasý istenirken, görülen ilk duruþmanýn ardýndan bu dava da Yargýtay 5. Dairesi tarafýndan "güvenlik" gerekçesi ile Ankara'ya taþýndý.

‘Cezasýzlýk politikasýnýn sonucudur’ Her iki davanýn Diyarbakýr'dan baþka illere taþýnmasý, hem davanýn maðdurlarý tarafýndan hem de dava avukatlarý tarafýndan tepki ile karþýlandý. Kulp'ta 11 köylünün katledilmesine iliþkin açýlan davada maðdur ailelerin avukatlarýndan Ýnsan Haklarý Derneði (ÝHD) Genel Baþkan Yardýmcýsý Serdar Çelebi, bölgede 90'lý yýllarda iþlenen katliamlara iliþkin birçok davanýn açýldýðýný, ancak bu davalarýn etkin bir þekilde yürütülmediðini ifade etti. Davalarýn etkin yürütülmemesinin, faillerinin kamu görevlisi olmasýndan kaynaklandýðýný belirten Çelebi, "Bunlar devletin bilgisi dahilinde gerçekleþen cinayetlerdi. Son dönemlerde olaylarý anlatan tanýklarýn ortaya çýkmasý, olaylarý anlatan askerlerin ortaya çýkmasý ile soruþturmalar açýlmaya baþlandý. Zoraki de olsa birkaç savcý tarafýndan birkaç dava açýldý. Bu güne kadar bu davalarýn açýlmamasý devletin ve hükümetlerin cezasýzlýk politikasýnýn bir sonucuydu. Son dönemlerde açýlan bu davalarýn nakli de bu cezasýzlýk politikasýnýn bir sonucudur. Çünkü davalar Adalet Bakanlýðý'nýn istemi üzerine gönderiliyor. Gönderdiði hakime

de 'Bak ben o dosyayý oradan aldým buraya getirdim' þeklinde bir mesaj veriyor ve bu da cezasýzlýðý beraberinde getiriyor. Nakil edilen davalara baktýðýmýz zaman bir þekilde cezasýzlýkla sonuçlanýyor. Kulp'ta 11 köylünün katledilmesi ile ilgili açýlan davanýn nakli de bundan farksýz deðil. Kamu güvenliði gerekçesi ile gönderiliyor ki bu münpen bir kavram ve bu kavram bu gün de çokça tartýþýlan bir karar. Bu davada yargýlanan sanýklar ya da dýþardan gelen sanýklar için ya da mahkeme için burada güvenliði tehlikeye düþürecek hiçbir durum yok" ifadesinde bulundu.

‘Yüzleþme devlet tarafýndan engellendi’ 90'lý yýllarda yaþanan katliam ve cinayetlere iliþkin açýlan birçok davada "Kamu güvenliði" tehlikesi görülmemiþken, Lice ve Kulp davasýnda bu kararýn verilmesinin düþündürücü olduðunu kaydeden Çelebi, "Bizim temel mücadelemiz adaletin tesis edilmesi ve bu faillerin yargýnýn önüne çýkarýlmasýydý, maðdurlarýn o acýlarýný bir þekilde dindirmesiydi. Kayýplarýnýn akýbetlerini ve hesaplarýný sormalarýydý. Þimdi Yavuz Ertürk hakkýnda bir dava açýlmýþ, tek bir sanýk hakkýnda açýlmýþ ki herkes biliyor. Bu katliamý yapan tek bir kiþi deðil. Dönemin askerlerinin birçoðunun bu katliamlarda parmaðý olduðu biliniyor. Karþýmýzda sadece Yavuz Ertürk'e iliþkin açýlan bir dava var ve bu insanlar Yavuz Ertürk'ten hesap soramayacaklar. Bu insanlarýn katilleri ile yüzleþmesi devlet tarafýndan engellendi. Bu da gösteriyor ki o adam orada beraat ettirilecek. Bu karar da bunun ilk adýmýdýr aslýnda" dedi.

‘Nakil bazýlarýna mesaj’ Davalarýn Diyarbakýr'da görülmesinin hiçbir güven-

lik sorunu yaþatmayacaðýnýn altýný çizen Çelebi, "Buna benzer çok dava var, kamu görevlilerinin faili olduðu davalarýn nakli istinaden çýkýp genel bir hal aldý. Buradan davalar Eskiþehir'e, Ankara'ya gönderiliyor, her ne hikmetse Eskiþehir'de görülen Ali Ýsmail Korkmaz davasý da güvenlik gerekçesi ile güvenli olduðu söylenen Kayseri'ye gönderiliyor. Burada gerçekten devlet güvenliði mi saðlayamýyor, hayýr. KCK davasýnda biz avukatlar bile adliyeye zor giriyorduk, hiçbir sýkýntý da olmuyordu. Adliyenin içinde ve dýþýnda yüzlerce, binlerce polis güvenliði saðlayabiliyordu. Yavuz Ertürk davasýnda bu saðlanamaz mýydý? Bizce çok rahatlýkla saðlanabilirdi. Nakil sadece kamunun güvenliði için deðildi, bazýlarýna bir mesajdý. Olmayan adalete bir þekilde itibar kazandýrsýnlar diyoruz. Bu nakil iþlemlerinde bakanlýðýn vazgeçmesini istiyoruz" diye konuþtu.

‘Failler ödüllendirildi’ Lice katliamýnýn hem maðduru hem de avukatý olan Yunus Muratakan ise Lice katliamýna iliþkin 20 yýl aradan sonra davanýn açýlmasýnýn önemli, ancak eksik olduðunu ifade etti. Dava açýldýktan sonra inceledikleri dosyalardan umutlu olduklarýný ve devletin 90'lý yýllarda yaþanan kirli savaþla yüzleþmek için bir irade olabileceði düþüncesine sahip olduklarýný paylaþan Muratakan, "Gelecekte Türkiye yargýsýnýn önüne bu tür dosyalar geldiðinde sözde bir yargýlama yaparak iþte 'Biz geçmiþimizle yüzleþtik, hiçbir fail bulamadýk' þeklinde cezasýzlýk veya ufak bir ceza ile sonuçlanacaðý kaygýsý vardý bizde. Gerçekten de sanýk Eþref Hatipoðlu'nun can güvenliði gerekçesi ile davayý nakil edilmesini istemesi, mahkemenin savcýlýktan gö-

rüþ istemesi, dosyanýn Adalet Bakanlýðý'na ve Yargýtay'a gitmesi sonunda verilen kararla dosya Eskiþehir'e taþýndý. Bu karar faillerin cezalandýrýlacaðýna yönelik düþüncelerimizi de yerle bir etti. Türkiye'de dava nakilleri hep failleri korumak, dava sonucunda onlarý cezasýzlýkla ödüllendirmek sonucuyla bizi karþý karþýya býrakmýþ durumda. Bunu nerden biliyoruz; Metin Göktepe davasýndan, Gazi davasýndan, Uður Kaymaz davasýndan biliyoruz. Benzeri bir çok dosya bu þekilde baþka illere nakledilerek failler ödüllendirildi" dedi.

‘Karar maðdurlarla dalga geçmektir’ Lice davasýnýn naklinin maðdurlarla dalga geçmek olduðunu dile getiren Muratakan, Eskiþehir'de görülen Ali Ýsmail Korkmaz davasý bile güvenlik gerekçesi ile Kayseri'ye taþýnýrken mahkemenin bu davanýn güvenliðini alacak olmasýnýn kendileriyle dalga geçme gibi bir durum olduðunu vurguladý. Muratakan, bu yönlü tepkisini de þu sözlerle ortaya koydu: "Bu nakil kararý hukuka aykýrýdýr. Bu güne kadar bir çok dava Diyarbakýr'da görülüyor ki bunlarda hiçbir güvenlik zafiyeti de yaþanmýþ deðil. Davayý takip etmek isteyen maðdur yakýnlarýna, avukatlara birçok defa faþist saldýrýlar oldu. Biz davamýzý takip edeceðiz. Ancak bu kadar maðdurun olduðu bir davada hepsinin oraya götürülmesi zor olacaktýr. Burada faillerin gerekli cezalarý almasý için elimizden geleni yapacaðýz. Bizim tek istediðimiz devletin resmi belgelerini açarak davalarýn görüldüðü mahkemelere gönderilmesi. Bu davalarda faillerin cezalandýrýlmasý önüne geçildiði takdirde bu tür katliamlar daha da artacaktýr." (DÝHA)


$ €

ekonomi

DOLAR: 2.2380 EURO: 3.0181 ALTIN: 91,119 ÝMKB: 61.858,21

13 3 Þubat 2014 Pazartesi

Doðal gazda ithalat rekoru

Bir de böyle deneyin Diyarbakýr’da ‘Balýk evi’ kültürüne her fýrsatta yenilikler kazandýran Dicle Akarsu Balýk Evi, kentte bir ilki gerçekleþtirdi. “Balýk Evi”nin ortasýna þömine kurduran Dicle Akarsu Balýk Evi'nin sahibi Hacý Süleyman Uran, müþterilerinden olumlu tepkiler aldý Ýdris BOZKUÞ DÝYARBAKIR'da balýk denince akla gelen ilk isim olmayý baþaran Dicle Akarsu Balýk Evi, yapmýþ olduðu yeniliklerle adýndan söz ettiriyor. Her gün yenilenen meze çeþitleri ile müþterilerin hizmet veren Dicle Akarsu Balýk Evi, aðzýnýn tadýný bilenlerin yoðun ilgisini görüyor. Müdavimleri artan Balýk Evi de sürekli yeniliklere baþvuruyor.

‘Amaç en iyi hizmet” Dicle Akarsu Balýk Evi sahibi Hacý Süleyman Uran, daha önce mekanýn arka tarafýna yaptýrdýðý otantik bahçe çok beðenilince, þimdi de mekanýn orta yerine uzman iç mimara muhteþem þömine yaptýrdý. Müþterilerin beðenisine sunduðu þömine çok olumlu tepkiler alýrken, Ýþletme sahibi Hacý Süleyman Uran, müþteri memnuniyeti için ellerinden geleni yaptýklarýný söyledi.

‘Sýcak bir ortam oluþturduk’ Müþterilerine ellerinden geldiðince en iyi hizmeti vermek için mekanda sürekli deðiþiklikler yaptýklarýný belirten Uran, "Bizim amacýmýz Diyarbakýr'da olmayanlarý yapmak ve müþterilerimize sýcak ve hoþ bir ortam oluþturmak. Daha önce mekanýmýzýn arka tarafýna otantik bir bahçe yaptýrmýþtýk. Yaptýrmýþ olduðumuz bahçe müþterilerimizin tarafýndan çok beðenilmiþti. Almýþ olduðumuz olumlu tepkilerden yola çýkarak. Kendi fikrimiz olan bir þömine projesi geliþtirdik. Bu proje kapsamýnda uzman iç mimarlarla görüþerek Balýk Evimizin ortasýna þömine kurdurduk. Müþterilerimize soðuk kýþ günlerinde kendilerini evlerinde hissetmeleri için sýcak bir ortam oluþturduk. Þimdiye kadar çok iyi tepkiler aldýk ve bundan çok memnunuz. Yapmýþ olduðumuz yenilikler müþteriler tara-

fýndan beðenilince bizde farklý yenilikler arayýþýna giriyoruz" dedi.

‘Diyarbakýr her þeyin en güzeline layýk’ Diyarbakýr'ýn her türlü yeniliðe ve güzelliðe laik bir kent olduðunu vurgulayan Uran, "Amacýmýz burada sadece ticaret yapmak deðil. Ayný zamanda Diyarbakýr'a yeni güzellikler kazandýrmak. Bu zihniyetle yola çýktýðýnýz zaman güzel projeler zaten kendiliðinden çýkýyor ortaya. Diyarbakýr gibi medeniyetlere ev sahipliði yapmýþ bir þehir her þeyin en güzeline laik. Bizde kentimiz için elimizden geleni yapýyoruz ve yapmaya devam edeceðiz" diye konuþtu.

‘Tazelik, temizlik ve ustalýk’ Kayapýnar Ýlçesi Gaziler semtindeki ÝMKB Lisesi'nin yan tarafýndan bulunan ve istihdama da büyük katký sunan Dicle Akarsu Balýk Evi, balýk yemenin tadýný doyasýya çýkarmak isteyenleri, yepyeni bir iþletme anlayýþý ve fiyat politikasýyla aðýrlamanýn yaný sýra sýcak ortamlarda yaratmayý iyi biliyor.

Ulaþtýrma, Denizcilik ve Haberleþme Bakaný Lütfi Elvan, Milli Eðitim Bakanlýðýna (MEB) sunulan DSL internet tarifelerinin yüzde 10 oranýnda düþürüldüðünü bildirdi. Bakan Elvan, Türkiye'de internetin yaygýnlaþmasý için ihtiyaç duyulan düzenlemeleri art arda hayata geçirdiklerini ifade etti. Bu kapsamda Bilgi Teknolojileri ve Ýletiþim Kurulu'nun (BTK) yeni bir karar daha aldýðýný belirten Elvan, bugünden itibaren Türk Telekom tarafýndan Milli Eðitim Bakanlýðýna toptan seviyede sunulan DSL tarifelerinde yüzde 10 indirim uygulanacaðýný söyledi. Bakan Elvan, Ýnternet Servis Saðlayýcýlarýnýn Milli Eðitim Bakanlýðýna verdikleri internet hizmetinde indirimi kendi belirledikleri çerçevede uygulayacaklarýný söyledi. (AA)

Okullara indirimli internet

Türkiye, geçen yýlýn aralýk ayýnda bugüne kadarki en yüksek aylýk doðal gaz ithalatýný gerçekleþtirdi. Aralýk'taki doðal gaz ithalatý 4 milyar 962 milyon 360 bin metreküpe ulaþtý

DÝYARBAKIR - Soðuk havayla birlikte 197 milyon metreküple günlük doðal gaz tüketim rekoru kýrýlan Türkiye'de, artan talebi karþýlamak için yapýlan doðal gaz ithalatý beraberinde aylýk bazda rekor getirdi. Türkiye, geçen yýlýn aralýk ayýnda bugüne kadarki en yüksek aylýk doðal gaz ithalatýný gerçekleþtirdi. Aralýk ayýndaki doðal gaz ithalatý 4 milyar 962 milyon 360 bin metreküpe ulaþtý. Enerji Piyasasý Düzenleme Kurumunun (EPDK) aylýk doðal gaz ithalat verilerine göre, geçen yýl, 9155 Kcal/metreküp üst ýsýl deðere baz 45 milyar 269 milyon 90 bin metreküp doðal gaz ithalatý gerçekleþti. Geçen yýlki doðal gaz ithalatý 2012 yýlýna göre 653 milyon 620 bin metreküp azaldý. Böylece geçen yýlki doðal gaz ithalatý önceki yýla göre yaklaþýk yüzde 1,5 geriledi. Doðal gaz ithalatý 2009 yýlýnda 35 milyar 856 milyon 480 bin metreküp, 2010 yýlýnda 38 milyar 37 milyon 600 bin metreküp, 2011 yýlýnda 43 milyar 870 milyon 450 bin metreküp, 2012 yýlýnda 45 milyar 922 milyon 710 bin metreküp olarak gerçekleþmiþti. Geçen yýl doðal gaz ithalatýnda bir de rekor kýrýldý. Soðuk havayla birlikte 197 milyon metreküple günlük doðal gaz tüketimi rekoru kýrýlan Türkiye'de, artan talebi karþýlamak için yapýlan doðal gaz ithalatý beraberinde aylýk bazda rekor getirdi. Geçen yýlýn aralýk ayýndaki doðal gaz ithalatý 4 milyar 962 milyon 360 bin metreküpe ulaþtý. Daha önce en yüksek aylýk doðal gaz ithalatý 4 milyar 783 milyon 600 bin metreküple Ocak 2012'de gerçekleþtirilmiþti. Aralýk ayýndaki doðal gaz ithalatý kasým ayýna göre 1 milyar 27 milyon 160 bin metreküp arttý. Doðal gaz ithalatý aralýk ayýnda bir önceki aya göre yaklaþýk yüzde 26 artýþ kaydetti. Doðal gaz ithalatý 2009 yýlý aralýk ayýnda 3 milyar 682 milyon 180 bin metreküp, 2010 yýlý aralýk ayýnda 4 milyar 235 milyon 130 bin metreküp, 2011 yýlý aralýk ayýnda 4 milyar 751 milyon 940 bin metreküp, 2012 yýlý aralýk ayýnda 4 milyar 592 milyon 420 bin metreküp düzeyinde gerçekleþmiþti. (AA)


14

HABER

3 Þubat 2014 Pazartesi

Çobanýn vurduðu leopar

GÖRÜCÜYE CIKTI DÝYARBAKIR - Geçen yýl Diyarbakýr'ýn Çýnar ilçesine bir çoban tarafýndan vurulup öldürüldükten sonra doldurularak korunan leopar, "Dünya Sulak Alanlar Günü ile Nesli Tehlike Altýndaki Türlerin Korunmasý Stratejisi Eylem Planý Hazýrlýk Çalýþtayý"nda eðitim amacýyla sergilendi. Leoparý inceleyen Orman ve Su Ýþleri Bakaný Veysel Eroðlu, Diyarbakýr'da vurulan hayvanýn neslinin tükendiðinin sanýldýðýný belirterek, "Vurulduktan sonra biz bunun tahnitini yaptýrdýk. Gerçekten güzel oldu. Þimdi bunu eðitim amacýyla sergileyeceðiz. Bizim aracýmýz var. Bazý illere götürerek vatandaþlara göstermek istiyoruz. Bu türün hala Anadolu'da var olduðunu ispatlayan bir hayvan. Ýran'dan da gelmiþ olabilir. Þu anda arkadaþlarýmýz inceliyor" dedi. Ciddi tedbirlerle yaban hayatýný koruduklarýný, kaçak avlananlara büyük cezalar verdiklerini belirten Eroðlu, korunan hayvanlarý çip takarak takip ettiklerini, kýþ aylarýnda bu hayvanlara hem ka-

Geçen yýl Diyarbakýr'ýn Çýnar ilçesinde bir çoban tarafýndan vurulup öldürüldükten sonra doldurularak korunan leopar eðitim amacýyla sergilendi radan hem de havadan yem verdiklerini aktardý. Bursa Karacabey'de büyük bir yaban hayatý tedavi merkezi kurduklarýný, ikincisini de kurmak için çalýþma yap-

týklarýný aktaran Bakan Eroðlu, "Bütün canlýlarý korumak bizim Bakanlýðýn en önemli vazifelerinden biri. Bütün canlýlarý koruyoruz" dedi. Bakan Eroðlu, 3 gün sü-

Gürültüye 2 milyon 822 bin lira para cezasý

Çevre ve Þehircilik Bakanlýðý, geçen yýl þikayet üzerine, gürültüye neden olan iþletmelere 2 milyon 822 bin lira para cezasý uyguladý DÝYARBAKIR - Çevre ve Þehircilik Bakanlýðýnca gürültü kirliliðinin önlenmesi amacýyla ülke genelinde sürdürülen çalýþmalar kapsamda gelen þikayetler üzerine, geçen yýl 2 bin 419 denetim yapýldý. Denetimlerde,gürültü kirliliðine neden olan iþletmelere toplam 2 milyon 822 bin lira idari para cezasý

verildi. Bakanlýðýn oluþturduðu Alo 181 Çevre ve Þehircilik Hattý'na ise geçen yýl boyunca toplam 5 bin 754 gürültü þikayeti geldi. Çaðrýlarýn bin 956'sý Ýstanbul'dan, 350'si Ýzmir'den, 310'u ise Ankara'dan geldi. Hattý arayanlar, eðlence mekanlarýndaki yüksek müziðin yaný sýra ramazan davulu, sokak

düðünü, inþaat makinesi araç motoru, alarm, hayvan ve evden baðýrtý sesleri gibi deðiþik þikayetlerde de bulundu. Teneffüs zili de korna sesi de þikayet sebebi Yetkililerden alýnan bilgiye göre, bu kapsamda yapýlan þikayetlerden bazýlarý þöyle oldu: -Ýstanbul'dan arayan bir vatandaþ, ünlü bir eðlence mekanýnýn "Türk sanat müziði gibi kulaða hoþ gelen müzikler çalmasýný" istedi. Erzurum'dan arayan þikayet sahibi, evinin yakýnýndaki okulun teneffüs için çalan müziðinden rahatsýz olduðunu belirterek, bunun yerine mehter marþýnýn çalýnmasýný talep etti. -Adana'dan bir vatandaþ ise her sabah öðrenci almak için evinin altýnda kornaya basan servis sürücüsünü þikayet etti. -Van'da bir camide görev yapan imam da camide çalan cep telefonlarýndan yakýnarak, yetkililerin önlem almasýný istedi. (AA)

recek çalýþtayda sulak alanlar ve nesli tehlikede türlerin korunmasýyla ilgili planlar hazýrlanacaðýný bildirdi. Sulak alanlarýn, ormanlarýn, korunan alanlarýn arttýðýný, bunu gururla anlattýðýný aktaran Eroðlu, sözlerini þöyle sürdürdü: "Türkiye su zengini bir ülke deðil. Su fakiri de deðil ama suyu çok iyi yönetmemiz, suyu çok idareli kullanmamýz, bunun farkýnda olmamýz lazým. Bütün dünyada olduðu gibi Türkiye'de de zaman zaman kuraklýklar ortaya çýkýyor. Sadece yaðýþýn bol olduðu yýllarda deðil kurak yýllarda da bu sulak alanlarý korumak için gerekli her türlü tedbiri almamýz lazým. Bunu yapacak tecrübe, gayret ve heyecana sahibiz." Bakan Eroðlu, kaçakçýlarla mücadele için yoðun çalýþma yaptýklarýný da söyledi. "Yaban Hayatý" fotoðraf sergisini açan Eroðlu, konuþmanýn ardýndan yaban hayatý konulu fotoðraf yarýþmalarýnda dereceye girenlere ödüllerini verdi. Yarýþmada dereceye giren bir fotoðraf, Bakan Eroðlu'na hediye edildi. (AA)

Park edemeyene ehliyet yok DÝYARBAKIR - Milli Eðitim Bakanlýðý verilerine göre, direksiyon sýnavlarýna ilk giriþte baþarýsýz olanlarýn yüzde 70'i, dubalar arasýna geri geri kurallara göre park yapamadý. Yönetmelikten önce Türkiye genelinde direksiyon sýnavlarýna ilk giriþte baþarý yüzdesi yüzde 95 iken, yönetmeliðin uygulanmaya baþladýðý Temmuz ayýndan itibaren bu baþarý oraný yüzde 72'ye düþtü. Ancak sýnavýn zorlaþtýrýlmasýyla Türkiye'de de baþarý yüzdeleri AB ortalamalarýna yaklaþtý. Denizli'de sýnava giren 100 kiþiden 44'ü ehliyet alabilirken, baþarý oraný en düþük iller sýralamasýnda Denizli'yi Uþak, Manisa, Edirne, Rize, Kahramanmaraþ, Aydýn, Çanakkale, Afyon ve Kocaeli izledi. Sürücü Kurslarý ve Eðitimleri Federasyonu Baþkaný Lokman Yýldýrým, AA muhabirine yaptýðý açýklamada, 29 Mayýs 2013'te Özel Motorlu Taþýt Sürücü Kurslarý Yönetmeliði'nde deðiþiklikler yapýldýðýný anýmsattý. Sürücü adaylarýnýn kalkýþ sinyalini vermemesi, kemerini takmamasý ya da arabayý ilk çalýþtýrdýðýnda stop ettirmesi halinde sýnavýn o anda sona erdirilip adayýn baþarýsýz sayýldýðýný belirten Yýldýrým, "Yeni düzenlemelerle artýk cüzdanda ehliyet dönemi kapandý" dedi. Yýldýrým, yeni düzenlemeyle sýnav yapýcýlarýn, denetlendiði bir ortamýn oluþturulduðunu da bildirdi. (AA)


15

SPOR

3 Þubat 2014 Pazartesi

Diyar AÞ zirveye kondu

Maçýn Karnesi STAT: Atatürk an Turan xx, Hakemler: Oðuz Ka rak Gültek xx Erkan Yýlmaz xx, Bu Serkan xx, Þ: Diyarbakýrspor A. xx (Dk. 90 AtilHüsnü xxx, Cemal Serdar xxx (Dk. la ?),Gökhan xxx, x), Rýdvan xxx, 82 Hasan Fidan h xxx, Akýn xx, Hasan Ýnci xx, Emra Mert xx), ÖzHüseyin xx (Dk. 69 can xxx r: Meriç xx, Ankara Þekerspo xx (Dk. 59 YuOðuzhan Durmuþ ikmet xx, Halil nus xx), Ersoy xx, H , Emre xx, MuÝbrahim xx, Mert xx Oðuzhan Bayhammed x (Dk. 46 z Kaan x (Dk. kal xx), Alican x, Oðu fa xx 74 Burak x), Musta (Diyarbakýrsar rd Gol: Dk. 56 Se por A.Þ) , Rýdvan, Akýn, Sarý Kartlar: Serdar por A.Þ), MusMert (Diyarbakýrs or) tafa (Ankara Þekersp

Nurullah ERGÜN DÝYARBAKIR- Spor Toto 3. Lig 3. Grup'ta kendi sahasýnda Ankara Þekerspor'u 1-0 yenen Diyarbakýrspor A.Þ, liderlik koltuðuna oturdu. YeþilKýrmýzýlý takýmý zirveye taþýyan golü 56. dakikada Serdar Karaduman kaydetti. Diyarbakýrspor A.Þ ile Þekerspor arasýnda oynanan karþýlaþma Diyarbakýr Atatürk Stadyumunda oynandý. Kendi saha ve seyircisi önünde

oynayan Diyarbakýrspor A.Þ, karþýlaþmanýn ilk dakikalarýndan itibaren rakip kalede gol aradý. Kýran kýrana geçen karþýlaþmada her iki takým futbolcularý da bir birlerine üstünlük kurabilmek için kýyasýya mücadele etti. Yüksek bir tempoda oynanan karþýlaþmanýn ilk yarýsýnda gol sezi çýkmadý.

Gol 2'inci yarýda geldi Karþýlaþmanýn ikinci yarýsýnda ev

sahibi takým Diyarbakýrspor A.Þ, Þekerspor kalesine ataklarýný sýklaþtýrdý. Rakip kaleyi ablukaya alan Yeþil-Kýrmýzýlý takým aradýðý golü karþýlaþmanýn 56. dakikasýnda bulundu. Serdar Karaduman'un kaydettiði golle 1-0 öne geçen Diyarbakýrspor A.Þ, rahat bir nefes alabilmek için rakip kalede 2'inci golü aradý. Yeþil-Kýrmýzýlý takým, aradýðý golü bir türlü bulamazken, karþýlaþma ev sahibi takým Diyar-

bakýrspor A.Þ'nin 1-0 üstünlüðü ile sonuçlandý.

Liderliðe yükseldi Grup lideri Menemen Belediyespor'un kendi saha ve seyircisi önünde Erzincan Refahiyespor ile 1-1 berabere kalmasý nedeniyle Diyarbakýrspor A.Þ, almýþ olduðu 3 puanla liderlik koltuðuna oturdu. Yeþil-Kýrmýzýlý takýmýn liderliðe yükselmesi taraftarlar arasýnda büyük bir sevinçle karþýlandý.


Yazýiþleri Müdürü: Mesut Fiðançiçek Sayfa Editörü: Nurullah ERGÜN

www.diyarbakiryenigun.com

3 ÞUBAT 2014 PAZARTESÝ Yýl: 7 - Sayý : 2183 Yayýn Türü: Yerel Süreli Yayýn Yayýn Sahibi: Cemile Fiðançiçek

Diyarbakýr Yenigün Gazetesi basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir Daðýtým: Tanaman Basýn Yayýn Daðýtým LTD. ÞTÝ.

Gazetemizde yayýmlanan köþe yazýlarýnýn sorumluluðu yazarlarýna aittir Reklam ve ilanlarýnýz için 0532 622 55 33

Dizgi ve Baský Diyarbakýr Yenigün Matbaasý Gýda Toptancýlar Sitesi L Blok No: 11/B (Baðlar Belediyesi Karþýsý) BAÐLAR/DÝYARBAKIR Tel-Faks : 0(412) 252 55 59 www.diyarbakiryenigun.com bilgi@diyarbakiryenigun.com yenigun_gazete@hotmail.com

Oðlunun yasýný tutuyor Lo lawo, heja yo… DAÐKAPI'daki Hz. Saad türbesinin yanýnda bir yandaki bu yaþlý kadýn bir yandan dilenirken, bir yandan 27 yaþýnda yitirdiði oðlunun yasýný tutuyor. Kürtçe "delikanlýydý, dað gibiydi oðlum, mertti" diye anlatýyor… Sonra derin bir iç çekiyor tarihin en eski mesleðini icra ederken; oðlunun anýsýný Kürtçe kelamlarla canlý tutmaya çalýþýyor. Ellerine býraktýðýmýz birkaç kuruþla vicdanlarýmýzý temizlemeye çalýþýrken o baþlýyor kelamýna: Lo lawo, heja yo… Tu çuyî tekata min jî nema lawo… Lo cîwano, lo merdo… Haber-Foto: Mesut FÝÐANÇÝÇEK

C

M

Y

K

Dalgalar bile dondu VAN'da kar yaðýþýnýn ardýnda aþýrý soðuk nedeniyle baraj gölünün dalgalarý dahi dondu. Son zamanlarýn en soðuk günlerini yaþayan Van, bununla birlikte Muradiye Þelale, göletler ve barajlarýn yüzeyleri dondu. Aþýrý soðuk nedeniyle Van-Hakkari karayolu üzerinde bulunan Zernek Baraj Gölü'nün dalgalarý bile dondu. (ÝHA)


Diyarbakır yenigün gazetesi