Issuu on Google+

Eylem 1 Haziran’a kadar sürdürecek

KCK: Çözümsüzlük dýþýnda plan yok KCK Yürütme Konseyi Eþbaþkanlýðý, AKP hükümetinin Kürt sorununun çözümü için adým atmasý yönünde gelen çaðrýlara, çocuklarý PKK'ye katýlan aileler üzerinden psikolojik harekatla karþýlýk verdiðini kaydetti. Olayýn zamanlamasý açýsýndan bu aileleri kýþkýrtan aktör olarak MÝT'i iþaret eden KCK, AKP ve devletin çözümsüzlük dýþýnda ABC planý olmadýðýnýn altýný çizdi. KCK, eylem yapan aileleri AKP merkezlerine yürümeye de çaðýrdý. Haber 07

DÝYARBAKIR'da çocuklarýnýn zorla alýkonulduðunu iddia ederek oturma eylemi baþlatan aileler, 1 Haziran Dünya Çocuk Günü'ne kadar eylemlerini devam ettireceklerini açýkladý. Ailelere, 1 Haziran'a kadar herhangi bir provokasyona gelmemesi konusunda uyarý yapýldý. Haber 04

30 MAYIS 2014 CUMA FÝYATI: 25 KRÞ.

Okuyabilmek için hergün çöp topluyor 5’te

www.diyarbakiryenigun.com

Keskin: Festivaller önyargýlarý kýrýyor 12’de

Kadýnlar ‘özgürlük’ için yürüyecek Kadýn 11

Engelli yurttaþlar: Minibüsler kaldýrýlsýn DÝYARBAKIR Büyükþehir Belediyesi 2015-2019 Stratejik Plan Forumlarý kapsamýnda düzenlenen Engelsiz Amed ve Amed Yaþlýlar forumunda pek çok öneri ve sorun dile getirildi. Engelliler belediye karar merciinde olmayý talep ederek, minibüslerin kaldýrýlmasýný istedi. Haber 06

Birsen Akat: Þehrimizi biz kirletiyoruz BAÞLATILAN halk toplantýlarýnda konuþan Baðlar Belediyesi Eþbaþkaný Birsen Kaya Akat, belediye binasýna gelmeden önce her gün Baðlar'ýn farklý caddelerini kullanarak gittiðini belirterek, "Bakýyorum çöp konteynerleri boþ olmasýna raðmen kimi yurttaþlarýmýz çöplerini yere býrakmýþ. Maalesef bu da gerçeðimiz, þehrimizi biz kendimiz kirletiyoruz" dedi. 14’te

3’te

Þaban ayýnýn fazileti Nezir OBUT C

M

Y

K

Eylem bölgesine

ÖZEL EKiP Eylemler devam ediyor

‘Lice'ye ses ver çaðrýsý’

DÝYARBAKIR-Bingöl karayolunda bulanan Fisovasý'nda geçtiðimiz Cumartesi günü bölgedeki karakol yapýmlarý ve operasyonlarý protesto etmek amacýyla baþlatýlan yol kapatma eylemleri devam ediyor. Diyarbakýr'dan Bingöl'e ulaþým tamamen dururken, Genelkurmay Baþkanlýðý tarafýndan, 7 gündür devam eden olaylara müdahale için Ankara baþta olmak üzere bölgenin birçok ilinden Diyarbakýr'a özel ekip sevk edileceði belirtildi.

ÖTE yandan BDP Diyarbakýr Ýl Baþkanlýðý, konuya iliþlin yazýlý açýklama yaptý. Lice halkýna destek olunmasýný isteyen BDP, askeri güçlerin alandan çekilmemesi durumunda direniþin her tarafa yayýlacaðý vurgulandý. Herhangi bir sorun yaþanmasý durumunda bunun sorumlusunun AKP hükümeti olacaðý belirtilen açýklamada, "Halkýmýzý da bu konuda bulunduklarý yerlerde Lice'nin sesine ses olmaya direniþini sahiplenmeye çaðýrýyoruz" denildi. 3 ve 9’da


2

SAÐLIK

30 Mayýs 2014 Cuma

Dünyada 2.1 milyar obez yaþýyor Uzmanlar tarafýndan yapýlan bir araþtýrmada, dünyada obez ve aþýrý kilolularýn sayýsýnýn 2.1 milyara ulaþtýðý ve hiçbir ülkenin obeziteyi tedavide baþarýlý olamadýðý açýklandý DÝYARBAKIR - Sonuçlarý Lancet dergisinde yayýmlanan, 188 ülkenin dahil edildiði araþtýrmada, obezitenin yüksek oranlarda görüldüðü baþlýca ülkelerin ABD, Çin ve Rusya olduðuna dikkat çekildi. Obez ve aþýrý kilolularýn sayýsýnýn 2.1 milyara ulaþtýðý, bunun dünya nüfusunun yüzde 30'una tekabül ettiðine dikkat çekildi. Uzmanlar, obez kiþilerin sayýsýnýn, 1980'de 875 milyon olduðunu hatýrlatýrken, obez ve aþýrý kilolu sayýsýndaki artýþý, "dünyamýzýn modernleþmesine", dolayýsýyla "fiziksel açýdan hareketsizliðe" baðlýyor. Washington'daki Saðlýk Ölçübilim ve Deðerlendirme Enstitüsü'nün (IHME) liderliðinde yapýlan araþtýrma çerçevesinde, bilim insanlarýnýn, Dünya Saðlýk Örgütü gibi

kuruluþlarýn araþtýrmalarýndan ve hükümete ait internet sitelerinden elde edilen verileri incelediði, dünyada obez ve aþýrý kilolu kiþilerin sayýsýyla ilgili "tüm makaleleri" gözden geçirdiði belirtildi.

Erkeklerin yüzde 67’si obez Obezitenin, geliþmiþ ülkelerde en yüksek oranlara ulaþtýðý görülürken, dünyada 671 milyon obezin yarýsýndan fazlasýnýn ABD, Çin, Hindistan, Rusya, Brezilya, Meksika, Mýsýr, Almanya, Pakistan ve Endonezya'da yaþadýðý ifade edildi. Batý Avrupa'da en yüksek obezite oranýnýn görüldüðü Ýngiltere'de erkeklerin yüzde 67'sinin, kadýnlarýn da yüzde 57'sinin obez ya da aþýrý kilolu olduðuna iþaret

edilen araþtýrmada, aþýrý kalori alýmý, hareketsizlik ve "gýda tüketiminin aktif promosyonu" gibi risk faktörleriyle savaþmak için "acil küresel liderlik" çaðrýsýnda bulunuldu. Araþtýrma ayrýca, geliþmekte olan ülkelerde obez kadýnlarýn sayýsýnýn erkeklerden, geliþmiþ ülkelerde ise obez erkeklerin sayýsýnýn kadýnlardan daha fazla olduðunu gösterdi. Bill & Melinda Gates Vakfý tarafýndan finanse edilen araþtýrmada, Ortadoðu ve Kuzey Afrika'da da erkeklerin yaklaþýk yüzde 60'ýnýn, kadýnlarýn da yüzde 65'inin aþýrý kilolu olduðu, ABD'de aþýrý kilolu ve obezlerin, bu konuda tüm ülkeleri geride býrakarak nüfusun yaklaþýk yüzde 13'ünü oluþturduðu kaydedildi. (Haber Merkezi)

Devlet Hastanesine çocuk oyun odasý DÝYARBAKIR - Silvan Devlet Hastanesi'ne Silvan Meslek Yüksekokulu Çocuk Geliþimi Bölümü öðrencileri tarafýndan çocuk oyun odasý hazýrlandý. Silvan'da bir far-

kýndalýk yaratarak Silvan'a artý deðer kazandýrma amacýnda olduklarýný söyleyen öðretim görevlisi Orhan Karakoyun, "çocuklar, bir saðlýk kuruluþu veya bir hastaneye geldikle-

rinde, önceki hastalýk yaþantýlarý ve çevresindekilerin uyarýlarý sonucu korku ve endiþe gösterir. Beyaz önlük korkusu, iðne ve canýnýn yanmasý korkuyu pekiþtirir. Bu korkular çocukta tüm yaþamý boyunca olumsuz etkilenebileceði izler býrakýr. Bu nedenle çocuklarýn psikolojik olarak rahatlayacaklarý bir oyun ortamý oluþturma fikriyle yola çýktýk" dedi. Projede desteklerini esirgemeyen ilçe kaymakamý Berkan Sönmezay'a, Silvan Dr. Yusuf Azizoðlu Devlet Hastanesi Baþhekimi Uzm. Dr. Eþref Araç 'a teþekkür eden Karakoyun, hastane çalýþanlarýna ve emeklerinden dolayý öðrencileri Þima Kaya, Rabia Yavuz, Saadet Kaçar, Yýldýz Ensarioðlu, Ebru Gül, Leyla Tarým, Gönül Akar ve Sara Demirtekin'e tebrik etti. (Haber Merkezi)

KOAH dördüncü ölüm nedeni DÝYARBAKIR - Hava yollarýný daraltan, solunumu güçleþtiren Kronik Obstrüktif (týkayýcý) Akciðer Hastalýðý (KOAH), ölüm nedenleri arasýnda dünyada 4. ülkemizde ise 3. sýrada. Genellikle kronik bronþit ve amfizem içeriklerine göre KOAH'da hastalar, öksürük ve balgamdan kýsa mesafeli yürüyüþte bile oluþan nefes darlýðýna kadar deðiþik belirtiler yaþayabiliyor. Kronik öksürüðün en sýk nedenlerinden biri olan KOAH, sinsice ilerliyor ve zamanýnda taný konulamadýðý için tedavisinde yetersiz kalýnýyor. Hastalýðýn en önemli sebebinin sigara olduðunu belirten Göðüs Hastalýklarý Uzmaný Prof. Dr. Ferah Ece, sigaranýn býrakýlmasýnýn KOAH geliþme riskini azaltan ve hastalýðýn ilerlemesini durduran tek ve en etkili giriþim olduðunu söyledi. Dr. Ece, "KOAH için kullanýlan ilaçlar sadece hastalarýn nefes darlýðý þikayetlerini azaltmak için kullanýlýr. Bu nedenle KOAH tedavisinin temelini sigarayý býrakmak oluþturur. 3 haftadan fazla süren öksürüðünüz varsa dikkate alýn. Altýndan KOAH çýkabilir" dedi. Öksürük, balgam çýkarma, nefes darlýðý olan hastalarda yapýlan solunum fonksiyon testi ile tanýsý konulan hastalýk; hafif, orta, aðýr ve çok aðýr olmak üzere 4 evrede görülüyor. Çok aðýr evrede kalp yetmezliðinin meydana gelebildiðini vurgulayan Dr. Ece, "Kalp yetmezliði geliþen hastalarda hastalýðýn ileri dönemlerinde nefes darlýðý çok þiddetlenir ve hastalar evden dýþarý çýkamaz hale gelir. Bu dönemdeki hastalar artýk günün yarýsýndan çoðunda oksijen makinesine baðlý kalýrlar" diye konuþtu. Göðüs Hastalýklarý Uzmaný Prof. Dr. Ferah Ece, KOAH'ýn tedavisi hakkýnda ise þunlarý aktardý: "Stabil KOAH tedavisi, þikayetler için bronþ açýcý ilaçlarýn kullanýmýný ve yýlda bir kez grip aþýsý yapýlmasýný içerir. Farmakolojik olmayan tedavi yaklaþýmlarý ise, solunumsal rehabilitasyon programlarý, oksijen tedavisi ve sýnýrlý sayýdaki vakada uygulanan bronkoskopik valf yerleþimi gibi giriþimleri içerir." (Haber Merkezi)


3

GÜNCEL

30 Mayýs 2014 Cuma

Eylem bölgesine özel ekip Diyarbakýr-Bingöl karayolunda bulanan Fisovasý’nda 7 gün önce baþlatýlan yol katapma eylemleri devam ederken, Genelkurmay Baþkanlýðý tarafýndan eylemcilere müdahale etmek üzere bölgeye özel ekip gönderileceði belirtildi DÝYARBAKIR - Geçtiðimiz Cumartesi günü Diyarbakýr - Bingöl karayolunda baþlatýlan yol kapatma eylemleri dün de devam etti. ÝHA'nýn haberine göre, bölgede karakol yapýmlarý ve operasyonlarý protesto etmek amacýyla baþlatýlan eylemde göstericiler bir çok yolda araç yaktý. Göstericiler, Fisovasý bölgesinde karayolunda 6 ayrý noktada hendek kazdýklarý için yol ulaþýma kapalý durumda. Diyarbakýr'dan Bingöl'e ulaþým tamamen dururken, Lice ve Kulp ilçelerine ulaþým Hani ilçesi üzerinden saðlanýyor. Hani ilçesinde

biriken araç konvoyu zýrhý araçlar eþliðinde götürülüyor.

Ýki iþçi serbest býrakýldý

Önceki gün akþam saatlerinde alýkonulan 2 baz istasyonu çalýþaný dün öðle saatlerinde serbest býrakýlýrken, araçlarýna el konulan baz istasyonu çalýþanlarý Fisovasý'ndan yürüyerek, Duru Jandarma Karakol Komutanlýðý'na geldi. Öte yandan Genelkurmay Baþkanlýðý tarafýndan, 7 gündür devam eden olaylara müdahale için Ankara baþta olmak üzere bölgenin birçok ilinden Diyarbakýr'a özel ekip sevk edileceði belirtildi.

ihtimalle mahkumiyet olmaz þüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandýrýcý delil dosya kapsamý ile elde edilememiþtir" denildi.

‘Ýntihar süsü verilmeye çalýþýlýyor’

DÝYARBAKIR'ýn Seyrantepe semtindeki boþ arazide 26 Aralýk 2011 tarihinde baþýndan vurularak öldürüDiyarbakýr'da 2011 yý- len Serhat Taþ lýnda baþýndan taban- cinayetiyle ilgili cayla vurularak öldü- olarak tutuksuz yargýlanan Ü.Ü., rülen 17 yaþýndaki S.O. ve A.S. hakSerhat Taþ cinayetiyle kýnda 1'inci ilgili 1'inci Aðýr Ceza Aðýr Ceza MahMahkemesi tutuksuz kemesi, geçen 7 yargýlanan 3 sanýðýn Mayýs'ta beraat kararý verdi. delil yetersizliðinden DHA'nýn habeberaatine karar verdi. rine göre, MahMahkemenin gerekçe- kemenin gerekli kararýnda, kuþkudan çeli kararý da sanýðýn yararlandýðý açýklandý. 1'inci Aðýr Ceza ifade edilerek, mahku- Mahkemesi, miyetin ihtimale deðil, kararda olayý kesin ve açýk bir ayrýntýlý þekilispata dayanmasý de anlatarak, gerektiði belirtildi beraat kararýný verme gerekçesini açýkladý. Olay yerini gören güvenlik kamerasý görüntü-

lerinin teþhise elveriþsiz olduðu belirtilen kararda, eþkal bilgilerinin tespitinin mümkün olmadýðý ifade edildi.

‘Kuþku sanýk lehine hüküm vermeyi gerektirir’

Amacý maddi gerçeðin ortaya çýkarýlmasý olan ceza yargýlamasýnýn en önemli ilkelerinden birinin 'Kuþkudan sanýk yararlanýr' ilkesi olduðu vurgulanan gerekçeli kararda, "Bu ilkenin özü, ceza davasýnda sanýðýn cezalandýrýlmasý bakýmýndan taþýdýðý önemden dolayý, gözönünde tutulmasý gereken herhangi bir meselede baþgösteren kuþkunun, sanýðýn yararýna deðerlendirilmesidir. Oldukça geniþ bir uygulama alaný bulan bu kural bir suçun gerçekten iþlenip iþlenmediði veya iþlenmis ise gerçeklestirebilme konusunda kuþku belirmesi halinde uygulanabileceði gibi, dava koþullarý bakýmýndan da geçerlidir. Sanýk hakkýnda cezayý

kaldýran veya hafifleten nedenlerin bulunup bulunmadýðý hususlarýndaki kuþku, sanýk lehine hüküm vermeyi gerektirir" ifadelerine yer verildi kullanýldý. Þüpheli ve aydýnlatýlmamýþ olaylar ve iddialarýn sanýklar aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemeyeceði belirtilen kararda, ceza mahkumiyetinin bir ihtimale deðil, kesin ve açýk bir ispata dayanmasý gerektiði ifade edildi. Bu ispatýn teorik bile olsa hiçbir kuþku ve baþka türlü bir oluþa olanak vermemesý gerektiði belirtilen kararda, "Yüksek de olsa bir ihtimale dayanýlarak sanýðý cezalandýrmak, ceza yargýlamasýnýn en önemli amacý olan gerçeðe ulaþmadan hüküm vermektir. O halde ceza yargýlamasýnda mahkumiyet büyük veya küçük bir ihtimalle deðil, kuþkudan uzak bir kesinliðe dayanmalýdýr. Sanýklarýn iddia edilen suçu iþlediklerine iliþkin cezalandýrýlmalarýna yeter, her türlü

Gerekçeli kararýn açýklanmasýnýn ardýndan dosyayý temyize götüreceklerini belirten Taþ ailesinin avukatý Muhterem Süren, "Serhat kendini vursaydý, silah baþka tarafa düþerdi. Silah baþýnýn altýnda bulundu. Ýntihar etmek isteyen kiþi silahta parmak izi silme çabasýna girmez. Maktülün elinde barut izi bulunamadý. Ayný þekilde silahta da Serhat'ýn parmak izi bulunamadý. TÝB raporlarýna göre sanýklar o gece olay yerindeydi. Savcýlýk olaya intihar gözüyle baktýðýndan dikkatsiz davrandý ve eksik soruþturma yaptý. Bir çok tanýk ifadesi soruþturma aþamasýnda deðerlendirilmedi" iddiasýnda bulundu.

‘Elinde barut artýðý bulunmamýþtý’

Diyarbakýr'ýn Seyrantepe semtindeki boþ arazide cesedi bulunan Serhat Taþ'ýn avuç içi ve parmak izi analizinde atýþ artýðý, olay yerinde bulunan tabancada da Serhat'ýn parmak izi bulunamadý. Derinleþtirilen soruþturmada Serhat Taþ'ýn cinayete kurban gittiði, olayla ilgili S.O. ile tüp bayisi Ü.Ü. ve esnaf A.S.'nin þüpheli olduklarý tespit edildi. Haklarýnda ömürboyu hapis istemiyle dava açýlan 3 sanýk suçlamayý reddederken, yargýlandýklarý mahkemece delil yetersizliðinden beraat etti.


4

HABER

30 Mayýs 2014 Cuma

Eylem 1 Haziran’a kadar sürdürecek Diyarbakýr’da çocuklarýnýn zorla alýkonulduðunu iddia ederek oturma eylemi baþlatan aileler, 1 Haziran Dünya Çocuk Günü’ne kadar eylemlerini devam ettireceklerini açýkladý

‘Onlar zulmü iyi görüyorlar’ Seçim çalýþmalarýna destek vermek için Aðrý’ya giden Diyarbakýr Barýþ Anneleri Meclisi adýna açýklama yapan Kudret Eryýlmaz, Diyarbakýr Büyükþehir Belediyesi önünde eylem yapan ailelere iliþkin, “O çocuklar okuyorlar biliyorlar, haksýzlýðý ve yapýlan zulmü iyi görüyorlar. Çünkü görüyorlar, onlarýn çocuklarý kolejlerde, Avrupa ülkelerinde okuyorlar, bizim çocuklarý da zindanlara atýyorlar” dedi DÝYARBAKIR Barýþ Anneleri Meclisi üyeleri Aðrý'ya giderek 1 Haziran'da tekrarlanacak seçime hazýrlanan BDP'ye destek verdi. BDP Dörtyol Seçim Bürosu önünde Diyarbakýr Barýþ Anneleri Meclisi üyeleri adýna açýklama yapan Kudret Eryýlmaz, 30 Mart'ta BDP'nin hakkýnýn gasp edildiðini dile getirerek, yapýlan bu haksýzlýðýn kabul edilemez olduðunu söyledi. Eryýlmaz, Baþbakan Erdoðan ve devlet yetkililerine seslenerek, "Artýk kana bulanmýþ kirli ellerinizi Kürdistan topraklarýndan çekin. Kürdistan'ýn her karýþ topraðý bizim çocuklarýmýzýn kaný ile sulanmýþ. Artýk sizin kirli ellerinizi

bu topraklardan istemiyoruz" dedi. Kürtlerin eski Kürtler olmadýðýný dile getiren Eryýlmaz, Kürt halkýnýn kanýnýn son damlasýna kadar bu kutsal topraklarý ve çocuklarýný korumak için mücadele edeceðini vurguladý. AKP'nin içinde yer alan ve Baþbakan Erdoðan'ýn yanýnda bulunan Kürtlere de seslenen anne Eryýlmaz, "Siz Kürtsünüz, eðer hala sizde birazcýk utanma varsa elleri Kürtlerin kanýnda olan kiþinin ve partisinin yanýnda yer almazsýnýz" diyerek, birlik ve beraberlik çaðrýsýnda bulundu.

‘Bu kadar toplu mezar yetmiyor mu?’

DÝYARBAKIR'da çocuklarýnýn zorla alýkoyduðunu iddia ederek çadýr eylemi baþlatan aileler, 1 Haziran'a kadar eylemlerini sürdürme kararý aldý. Önceki gün BDP Eþ Genel Baþkaný Selahattin Demirtaþ'la görüþen aileler, çadýr kurduklarý Diyarbakýr Büyükþehir Belediyesi önünde açýklama yaptý. Açýklamayý aileler adýna yapan Selami Eren, Demirtaþ ile yaptýklarý görüþmenin olumlu bir adým olduðunu ve Demirtaþ'a güvendiklerini ifade ederek, baþlatmýþ olduklarý oturma eylemini 1 Haziran Dünya Çocuk Günü'ne kadar devam ettireceklerini ve somut bir geliþme olmasý halinde 1 Haziran'da eylemlerini sonlandýracaklarýný belirtti. Eren, ailelere, 1 Haziran'a kadar herhangi bir provokasyona gelmemesi konusunda da uyarýda bulundu. (DÝHA)

Birlik ve beraberliðin Kürt halkýna barýþý ve özgürlüðü getireceðini söyleyen Eryýlmaz, "Eðer biz Kürtler el ele vermezsek, kimse elini bize uzatmaz. Bakýn dünyanýn malýný verin bir Türk'e BDP'ye oy vermez. Artýk, zindanlar yetmiyor mu? Katliamlar yetmiyor mu? Bu kadar toplu mezar yetmiyor mu?" diye sordu. Yüreði yanan anneler olarak Diyarbakýr'dan Aðrý'ya geldiklerin dile getiren Eryýlmaz, geliþlerinin temel amacýnýn Kürtlerin özgürlüðü ve barýþý olduðun söyledi. AKP Kürt halkýna zindan, karakol, baraj, ölüm ve iþkence dýþýnda hiçbir þey yapmadýðýný dile getiren Eryýlmaz, "Rica ediyorum; artýk bu yoldan dönün ve birlik olalým ki baþarýlý olalým" diye konuþtu.

zulmü iyi görüyorlar. Çünkü görüyorlar, onlarýn çocuklarý kolejlerde, Avrupa ülkelerinde okuyorlar, bizim çocuklarý da zindanlara atýyorlar. Onurlu bir yaþamý yaþamaya izin vermiyorlar. Ýþte bunlarý görüyorlar ve özgürlüðü Kürdistan daðlarýnda görüyorlar. Bizim de yüreðimiz yanýyor. Roboskili çocuklar korucu çocuklarý deðil miydi? Devletin silahý onlarýn sýrtýnda deðil miydi? Kürt olduklarý için katliamdan geçirilmediler mi? Türk devleti onlarýn baþýna neler getirdi görmüyor musunuz? Biz yüreði yanan anneler olarak çocuklarýmýzýn özgürlükleri için daða çýktýklarý için piþman deðiliz, onlarla baþýmýz diktir" dedi.

‘Özgürlüðü Kürdistan daðlarýnda gördüler’

Eylem yapan anneleri "ölüm uykusundalar" sözüyle anlatan Eryýlmaz sözlerini þöyle sürdürdü: "Bu uykudan uyanýn ve elinizi bizim elimize verin. Eðer biz de Kürt anasýyýz diyorsanýz; gelin hep birlikte Türk adliyelerin önünde eylem yapalým diyelim ki; çocuklarýmýzý öldürmeyin, çocuklarýmýzý hasta tutsaklarýmýzý serbest býrakýn, önderimizi serbest býrakýn, yasa çýkarýn ki çocuklarýmýz daðdan gelip içimizde siyaset yapsýnlar diyelim. Hala Erdoðan, 'çocuklarý kaçýrýyorlar' diyor. Kimse zorla kimseye bir þey yaptýramaz, onlar bu zulmü gördükleri için, gönüllü bir þekilde çýktýlar, özgürlüðü o daðlarda buluyorlar onun için gittiler." Yapýlan açýklamadan sonra anneler, BDP'li yöneticiler ile birlikte, yarýn BDP ve DTK eþ baþkanlarýnýn katýlýmýyla yapýlacak seçim mitingi için kent merkezinde bildiri daðýttý. (DÝHA)

Eryýlmaz, çocuklarý PKK tarafýndan kaçýrýldýðýný iddia ederek Diyarbakýr Büyükþehir Belediyesi önünde eylem yapan ailelere de çaðýrýda bulunarak, "O çocuklar okuyorlar biliyorlar, haksýzlýðý ve yapýlan

‘Ölüm uykusundan uyanýn’


Nezir OBUT

Þaban ayýnýn fazileti

Obut_n@hotmail.com

5

HABER

30 Mayýs 2014 Cuma

Mübarek Þaban Ayý'na Girdik. Bugün Üç Aylar'ýn ikincisi olan; Þaban Ayý'nýn birinci günü. Ýlâhî feyz ve bereketin yeryüzünü þenlendirdiði bu mübarek ay, mü'minler için en kârlý ve kazançlý fýrsattýr. Çünkü Þâban'ýn deðer ve kýymetini arttýran en önemli tarafý, diðer aylara göre (Ramazan hariç) yapýlan her amelin ve ibadetin sevabýnýn üç yüz kattan fazla oluþudur. Diðer vakitlerde kýlýnan bir rekât namazýn sevabý on ise, Þaban ayýnda üç yüzden fazladýr. Okunan her bir Kur'ân harfi için üç yüz Cennet meyvesi vardýr. Yine bu ihsan ve baðýþ ayý olan günlerde amel defterimizin sevap hanesine kaydettirdiðimiz ibadetler, her an þeytan ve nefsin fýrlattýðý gaflet, vesvese ve þüphe oklarýna birer kalkan vazifesi görerek gerçek huzurumuzun kaynaðý olur. Çünkü farkýnda olmadan veya bir anlýk gaflet sonunda iþlediðimiz hatâ ve kusurlarýn keffareti olabilecek hasenat ve iyilikler en bereketli þekilde bu günlerde elde edilmektedir. Ayrýca bu ibadetler ileride hücumuna maruz kalabileceðimiz günahlar için de bir siper hüviyetini taþýr. Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam diðer aylara göre bu ayda daha çok ibadet ve taatte bulunurlardý. "Þaban benim ayýmdýr." "Þaban günahlarý temizleyendir" buyurarak kadrini yüceltirdi. Receb ayý geldiði zaman da "Allahým, Receb ve Þaban (ayýný) bize mübarek ve bereketli kýl" buyururdu. Böylece dua ve niyazlarýnda bu aylarýn kudsiyetini dile getirmiþlerdir. Peygamberimizin Þaban ayýna

gösterdiði bu hürmetin bir sebebi de devamýnda gelecek olan Kur'ân ayý olan Ramazan'dan dolayý idi. Hz. Enes'in rivayetine göre, Peygamberimizden sual ederler: "Ya Resulallah, Ramazan'dan baþka en faziletli oruç ayý hangi aydadýr?" Bu soruya Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam,"Ramazan'ý tazim için (Ramazan hürmetine) Þâban' da tutulan oruçtur" cevabýný verirler. Baþta Hz. Âiþe Validemiz olmak üzere Sahabilerin beyanýna göre Peygamberimiz bazan Þaban ayýnýn tamamýný, çok kere de çoðu günlerini oruçlu geçirirdi. Zaten diðer günler, bilhassa Pazartesi ve Perþembe günleri de oruçlu bulunan Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam maddî ve manevî pek çok hikmetinden dolayý oruç ibadetini sýkça yapardý. Bu hususta Hz. Âiþe'nin (r.a.) þöyle bir rivayeti vardýr: "Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam bazý aylarda çok oruç tutardý. Hattâ, biz, onu bu ayda hiç iftar etmedi sanýrdýk. Bazý aylarda da çok iftar ederdi. Hattâ, biz, onu bu ayda hiç oruç tutmadý derdik. Resulullah'ýn Aleyhissalâtü Vesselam Ramazan'dan baþka bir ayýn orucunu tamamladýðýný görmedim. Þaban'daki kadar, kendisinde, çok oruçlu olduðu bir ay da görmedim" Hz. Âiþe baþka bir rivayetinde bu konuda þunlarý söyler: "Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam senenin hiçbir ayýnda Þaban ayýndakinden fazla oruç tutmaz ve þöyle buyururdu: "Amellerden gücünüzün yettiðini yapýn. Çünkü siz býkmadýkça, Allah da size asla býkmýþ muamelesi yapmaz. Allah yanýnda amelin en makbulü, kiþinin az da olsa devam üzere

iþlediði ameldir." Yine Hz. Âiþe, Ýbni Mâce'de geçen baþka bir rivayetinde de, "O (Resul-i Ekrem) Þaban ayýnýn tamamýný oruçla geçirerek nihayet Þâban'ý Ramazan'la birleþtirirdi" diyerek Peygamberimizin bu ayda daha çok oruç tuttuðunu ifade etmektedir. Bu iki rivayetten hadis âlimleri, Peygamberimizin bazý seneler Þâban'ýn tamamýný, bazý zamanlarda da çok günlerini oruçlu geçirdiði kanaatine varmýþlardýr. Zaten hadiste geçen "tamamý" mânâsýna gelen "küll" kelimesi Arapçada çoðunluk mânâsýnda kullanýlýrdý. Þaban ayýnda oruç, namaz, sadaka gibi ibadetlerin ve diðer imâni ve Ýslâmî hizmetlerin fazla yapýlmasýnýn bir hikmeti de, devamýnda gelecek olan Ramazan ayý için zihnen, bedenen ve ruhen bir hazýrlýk ve alýþkanlýða sebep olmasýdýr. Çünkü bazý insanlar, "Nasýl olsa, Ramazan gelince daha çok ibadet ederiz" diye gaflet ve tembelliðe kapýlabilirler. Ýþte Þâban'da yapýlan ibadetler bu perdeyi yýrtmaktadýr. Bu mübarek günleri deðerlendirerek gün ve gecelerimizi manevî yönden daha çok bereketli kýlarsak, bu ayýn feyzinden daha fazla istifade etmiþ oluruz. Bu aylarda tutulan oruç farz ve vacip olmayýp sadece sünnettir. Peygamberimize uyarak sevap ve mükâfatýna nail olmak için oruç tutmaya gayret ederiz. Cenab-ý Hak bizleri Þaban ayýnýn nurundan ve feyzinden en azami mertebede istifade eden kullarýndan eylesin. Amin. Haftaya görüþmek dileðiyle selam ve dua ile Allah'a emanet olunuz…

Okumak için çöp topluyor DÝYARBAKIR'ýn Sur ilçesinde bulunan Anzele semtinde dört yýldan beri kaðýt toplayarak eðitimini sürdürmeye çalýþan 15 yaþýndaki Ferhat Ýpek, anne ve babasýnýn boþanmasýnýn ardýndan yarým kalan eðitimini tamamlamak için mücadele verdiðini söyledi. Babasýnýn kendisini okula geç yazdýrmasýndan dolayý henüz 5. sýnýf öðrencisi olduðunu belirten Ýpek, anne ve babasýnýn þiddetli geçimsizlik nedeniyle 4 yýl önce boþandýðýný, eðitim masraflarý ile beraber 5 kardeþi ve annesinin geçimini saðlamak için kaðýt topladýðýný kaydetti.

Sabah okula, öðleden sonra iþe

boþanDiyarbakýr’da, anne ve babasýnýn kalmamasýndan sonra eðitiminin yarýda kaðýt sýný istemeyen 15 yaþýndaki genç, or þýlýy kar ýný flar sra ma toplayarak eðitim

Sabahlarý okula gittiðini kaydeden Ýpek, öðleden sonra ise kaðýt toplamak için sokaklara çýktýðýný ve gece saatlerine kadar kaðýt topladýðýný anlattý. Babasýnýn kendilerine maddi yardýmda bulunmadýðý-

ný ifade eden Ýpek, "Annem sokaklarda çalýþmamý istemiyor, çünkü baþýma kötü bir olayýn gelmesinden endiþe ediyor. Hafta içi 8 saat, hafta sonu 14 saat boyunca sokaklarda kaðýt toplamaya çalýþýyorum. Topladýðým kaðýtlarý fabrikalara kiloyla satýyorum. Kimselerin kapýsýnda annemi ve kardeþlerimin elini açtýrmamak için bu iþi yapýyorum. Eðitim benim için çok önemli, eðer ben okul okumazsam ileride kendi çocuklarýma iyi bir gelecek saðlayamam. Okul okuduktan sonra iþ adamý olacaðým. Belki o zaman bu yoksul hayattan kurtulurum ve insanlar bana acýyarak bakmazlar" dedi. Sokaklarýn üzerinde kötü ve büyük deneyimler kazandýðýný kaydeden Ýpek, ailelerin çocuklarýna sahip çýkmalarý gerektiðini sözlerine ekledi. (ÝHA)


6

FORUM/HABER

30 Mayýs 2014 Cuma

‘Minibüsler kaldýrýlsýn’

Diyarbakýr Büyükþehir Belediyesi 20152019 Stratejik Plan Forumlarý kapsamýnda düzenlenen Engelsiz Amed ve Amed Yaþlýlar forumunda pek çok öneri ve sorun dile getirildi. Engelliler belediye karar merciinde olmayý talep ederek, minibüslerin kaldýrýlmasýný istedi

DÝYARBAKIR - Engelsiz Amed Forumu'nda Büyükþehir Belediyesi Engelli Þube Müdürlüðü görevlisi tüm konuþmalarý iþaret dili ile salona aktardý. Foruma katýlan Büyükþehir Belediyesi Eþbaþkaný Fýrat Anlý, 10 yýl öncesine göre iyi noktada olunduðunu belirterek kentteki kimi kamu ve özel alanlarýn engellilerin eriþimine uygun olarak yeniden düzenlendiðini ancak daha kat edilmesi gereken bir mesafe bulunduðunu söyledi. Yýllardýr bedensel engelliler derneðine üye olduðunu belirten Anlý, herkesin potansiyel engelli adayý olduðunu söyledi. Anlý, "Bu þehir bir çok þeyle övünüyor. Ýsyankarlýðý ile övünüyor, demokratik potansiyeli ile geçmiþi ile temsil ettiði deðerler ile övünüyor. Ama bir þehrin övünmesi gerekenlerin o toplumdaki dezavantajlýlarýn karþý karþýya kaldýðý muamele olmalýdýr" dedi.

Engellilere nezaketsizlik yaptýrým konusu Engelli örgütleri ve Engelli Meclisi'ne de büyük bir rol düþtüðünü belirten Anlý, Büyükþehir Belediye Meclisi'nde bir engelli kotasý olmasý gerektiðini söyledi. Engellilerin kimi kamu hizmetlerinden yararlanmada sýkýntýlarý bulunduðunu ifade eden Anlý, "Özel halk otobüsleri ve dolmuþlar engellilerden kaçýlmasý gereken insanlar muamelesi yapýyor. Buradan ilan etmek istiyorum ki tek bir engellinin þi-

kayetini biz aðýr yaptýrýmlarý ile cezalandýracaðýz. Engelliye dönük en ufak bir nezaketsizlik aðýr yaptýrýmlar ile karþýlaþacaktýr. Belediye olarak yetkimizi sonuna kadar kullanacaðýz" diye konuþtu. Þehirde bazý fiziki engeller bulunduðunu ve bunlarý gidermek için büyük bir maliyet gerekmediðini de vurgulayan Anlý, 2015'e kadar kimi hedeflerin belirlenebileceðini söyledi.

Anadil sorunu önemli Psikolojik Danýþman ve Rehberlik Derneði Baþkaný ve Engelsiz Amed Forumu'nun moderatörü Mustafa Arýk, kendi yaþamlarýný engelleyen her bir þeyin doðru ifade edilmesi ve çözüm önerileri geliþtirilmesi gerektiðini söyledi. Arýk, rehber öðretmen olduðunun anýmsatarak bir öðretmen arkadaþýnýn bir kýz öðrenci için "zekâ özürlü' tanýmlamasý yaptýðýný belirterek, "Nereden anladýnýz, diye sordum. Hiçbir þey anlamadýðýný söyledi. Kýzla görüþmeye baþlayýnca fark ettim ki Türkçe sorduðum hiçbir þeyi anlamýyor ve cevap vermiyor. Kýza ondan sonra 'Nave te çîye?' dedim. Hemen cevapladý ve ondan sonra Kürtçe sorduðum her þeyi oldukça akýcý bir þekilde cevapladý" dedi. Daha sonra annesi ve öðretmenine yönergeler verdiðini anlatan Arýk, anadil meselesinin bu konularda önemli olduðunu söyledi.

Otizm oraný artýyor Dünyada çocuk felci ve çocukluk hastalýklarýndan kaynaklý engellilik oranýnýn azaldýðýný buna karþýn otistik çocuk sayýsýnda artýþ yaþandýðýný belirten bir katýlýmcý otizmin bir yaþam biçimi olduðunu söyledi. Zihinsel engelli çocuðu olan babalarýn evlerini terk ettiðini ifa-

de eden katýlýmcý, babanýn kendisine ayrý bir hayat kurduðunu anne ve çocuðu ötekileþtirdiðini söyledi. Annelerin çocuklarýný bir gün býrakýp hayata baðlanacaðý bir yerleri olmadýðýný belirten ayný katýlýmcý, belediyelerin acilen bunu kurmalarý gerektiðini belirtti. Katýlýmcý, sosyal medyada çok duyarlý olanlarýn çocuðunun engellilerle birlikte ayný sýnýfta eðitim görmesini istemediðine dikkat çekti. "Kaldýrýmlar ticarethane deðildir" diyen ayný katýlýmcý, savunuculuk yapýlýrken acýnmaktan ve acýmaktan uzak durulmasý gerektiðini de bildirdi. SSPE Derneði Baþkaný Ercan Akto da tüm engelli kurum ve kuruluþlara çaðrý yaparak SSPE hastalarý konusunda yanlarýnda olmasýný istedi.

Engellilerin onayý olmalý Diyarbakýr Engelli Meclisi'nin bir üyesi de temel sorunlarýnýn özgürlük ve eþitlik sorunu olduðunu söyledi. Özgürlüðün sadece devletle iliþkilendirilmeyeceðini belirten katýlýmcý, "Özgürlüðü, eþitliði veya demokrasiyi biz ulaþýmda istiyoruz. Adalet istiyoruz, herkesin bizim hakkýmýza hukukumuza saygý duymasýný istiyoruz. Demokrasi istiyoruz. Çünkü Türkiye'nin engelliler cezaevine döndüren þey engellilerin karar mekanizmalarýna dâhil edilmemesidir" diye konuþtu. Karar mekanizmasýna engellilerin dahil edilmeden yapýlmasýnýn yanlýþlýðýna dikkat çeken katýlýmcý, engellilerle ilgili bütçenin ayrý olmasý gerektiðini söyledi. Katýlýmcý ayrýca yapýlan tüm çalýþmalarda engelli biriminin onayý ile hayat bulmasýnýn önemine dikkat çekti. Altý Nokta Körler Derneði adýna konuþan bir katýlýmcý ise engellilere özel parklar yapmak yerine parklarýn engellilere uygun hale getirilmesi gerektiðinin altýný çizdi. Moderatör tartýþmalarda da ortaya çýkan önerilerini þu þekilde özetledi: "Yerel yöneticilerin engellilere yönelik aldýðý kararlarda mutlaka engelliler olmalýdýr. Ýmar, ruhsat, park, bahçe gibi çalýþmalarý yapan personelin mutlaka eðitilmesi gerekir. Toplu taþýma araçlarýnda görme ve iþitme engellilere yönelik bir sonraki durak ile ilgili sesli ve görüntülü uyarý sistemi kurulmalýdýr. Minibüslerden mut-

laka kurtulmalýyýz. Þikayet etmezsek sonuç alamayýz."

‘Yaþamlarý bir birine baðlý’ Öðleden sonra da Amed Yaþlýlar Forumu düzenlendi. DÝAYDER Baþkaný Melle Zahit Çiftkuran'ýn moderatörlüðünü yaptýðý forumda insanýn çocukluk, gençlik ve yaþlýlýk dönemi olduðunu belirterek, "Çocuðun gencin ve yaþlýnýn yaþamlarý birbirlerine baðlýdýr. Çocuklar saygý göstermeli, tecrübelerinden yararlanmalýdýr. Eðer böyle olursa o halkýn sýrtý yere gelmez" dedi. Bir katýlýmcý yaþlýlarýn otobüslere ücretsiz binmesi için kart çýkarmalarýný istedi. Bir baþka konuþmacý da Büyükþehir Belediyesi'ne Sümerpark'ta Yaþlýlar Merkezi kurmasýndan dolayý teþekkür etti. Bir konuþmacý ise Büyükþehir Belediyesi'nden "huzur evi" yapmamasý için çaðrý yaparak, "Eðer yaparlarsa çocuklarýmýz bizi huzur evlerine atarlar, çocuklarýmýz bizi sokaða atarlar" diye konuþtu. Bir baþka katýlýmcý ise belediyeden birkaç yerde yaþlýlar için merkez kurmasýný isteyerek, "Yaþlýlar için sabah bir çorba içebilecekleri bir yer yapsýn. Öðle ve akþam yemeði de verebilir. Böylece biz ihtiyarlarýn hayatý daha konforlu rahat olur" dedi.

Sepeti eve götür, sana lazým olur! Seyda mala Süleyman yaþlý ve genç kuþak iliþkisi ile ilgili þu meseli anlattý: "Bir adamýn eþi ona der ki 'Ya beni tutarsýn ya babaný, beni tutarsan yaþlý hasta babaný evden atarsýn' Sonra birlikte yaþlý adamý sepete koyup Amed surlarý gibi bir yere koyarlar. Sonra adamýn da yýllar sonra çocuklarý olur ve çocuklarýnýn eþleri de ayný þeyi o adam için isterler. O yaþlýyý ilk attýklarý sepetle kendisi bir daha Ben u Sen'e götürülür ve oraya konur. Adam o zaman fark eder ki ve kendisini atan çocuklarýna der ki 'Bu sepeti eve geri götürün, gün gelecek size lazým olacak. Bakýn ben kendi babamý attým, bana lazým oldu. Babama bu kaderi yaþattým, ayný þey baþýma geldi' Eðer siz kendi yaþlýlarýnýzýn kadir ve kýymetini bilmezseniz sizin de yaþlanacaðýnýz gün ayný þey baþýnýza gelecektir."(Haber Merkezi)


7

HABER

30 Mayýs 2014 Cuma

“Çözümsüzlük dýþýnda plan yok” KCK Yürütme Konseyi Eþbaþkanlýðý, AKP hükümetinin Kürt sorununun çözümü için adým atmasý yönünde gelen çaðrýlara, çocuklarý PKK'ye katýlan aileler üzerinden psikolojik harekatla karþýlýk verdiðini kaydetti. Olayýn zamanlamasý açýsýndan bu aileleri kýþkýrtan aktör olarak MÝT'i iþaret eden KCK, AKP ve devletin çözümsüzlük dýþýnda ABC planý olmadýðýnýn altýný çizdi. KCK, "kýþkýrtýlan" aileleri AKP merkezlerine yürümeye de çaðýrdý manlamasý, bu aileleri kimin kýþkýrttýðýný da ortaya koymaktadýr. Yakýn zamanda yayýnlanan MÝT belgesinde gerilla aileleriyle iliþkilenilip PKK'ye karþý kýþkýrtýlmasý gerektiði özellikle vurgulanmýþtýr. MÝT'in bu planý AKP'nin çözümsüzlük politikasýnýn tepki aldýðý bir süreçte devreye konulmuþtur. Kürt halký demokratik çözüm için adým beklerken AKP hükümeti gerillaya katýlým gösteren gençlerin ailelerini kýþkýrtarak gündemi saptýrmaktadýr" denildi.

‘Baþbakan’ýn konuþma hakký yoktur’

DÝYARBAKIR - KCK, Diyarbakýr'da çocuklarýnýn PKK'ye katýldýðý iddiasýyla aileler tarafýndan sürdürülen eylem ve Baþbakan Erdoðan'ýn "B ve C planlarýný devreye sokarýz" sözleri ile ilgili sert açýklamalarda bulundu. Son günlerde kamuoyunu meþgul eden "PKK'ye katýlýmlar ve alýkunulma" iddialarý ile ilgili açýklamalarda bulunan KCK Yürütme Konseyi Eþbaþkanlýðý, "Kürt sorununu çözmeyen AKP hükümetinin Kürt özgürlük hareketi ve gerillayý çözmeyi hedeflediðine" vurgu yaptý. KCK açýklamasýnda, "Kürt halký demokratik çözüm için adým beklerken AKP hükümeti gerillaya katýlým gösteren gençlerin ailelerini kýþkýrtarak

gündemi saptýrmaktadýr" dedi. Açýklamada, "Kültürel soykýrýmcý iþgalci sömürgeciliðin Kürt halký, Kürt gençleri, Kürt çocuklarý hakkýnda konuþmaya hakký" olmadýðý kaydedilerek, "Baþbakan'ýn, Türk siyasetçilerinin ve tüm kurumlarýnýn tek hakký vardýr, o da kültürel soykýrýmcý sömürgecilikten vazgeçip Kürt sorununu çözerek Kürt halkýnýn kendi dili, kültürüyle özgür ve demokratik yaþamýný saðlama yolunda adým atmalarýdýr. Türk basýnýnýn da yapmasý gereken, Kürt sorununun çözümü için Türk devletine ve hükümetine kamuoyu baskýsý yapmak olmalýdýr" denildi. Olayýn zamanlamasýna vurgu yapýlan açýklamada, "Bu olayýn za-

‘Gelecekleri ellerinden alýnmasýn’ Çocuklarý PKK tarafýndan kaçýrýldýðý iddia edilen ailelerin yaptýklarý eyleme destek veren AK Parti Diyarbakýr Milletvekili Cuma Ýçten, "Bakýn biz diyoruz ki, çocuklar daða kaçýrýlmasýn, gelecekleri ellerinden alýnmasýn Biz diyoruz ki 15 yaþýndaki bir çocuðun siyasi görüþü olamaz. Çocuklarýmýzýn eli kalem tutmalý, silah deðil" dedi

Olayýn asýl amacýnýn katýlýmlarý önlemek oldu belirtilen açýklamada, "Baþbakan’ýn Kürt halký, Kürt gençleri, Kürt çocuklarý hakkýnda konuþmaya hakký yoktur. Baþbakan'ýn, Türk siyasetçilerinin ve tüm kurumlarýnýn tek hakký vardýr, o da kültürel soykýrýmcý sömürgecilikten vazgeçip Kürt sorununu çözerek Kürt halkýnýn kendi dili, kültürüyle özgür ve demokratik yaþamýný saðlama yolunda adým atmalarýdýr. Türk basýnýnýn da yapmasý gereken, Kürt sorununun çözümü için Türk devletine ve hükümetine kamuoyu baskýsý yapmak olmalýdýr" denildi. Baþbakan Erdoðan'ýn grup toplantýsýnda dile getirdiði "Ey BDP, HDP siz neredesiniz? Hani zaman zaman gidiyorsunuz,

DÝYARBAKIR - AK Parti Diyarbakýr Milletvekili Cuma Ýçten, çocuklarý PKK tarafýndan kaçýrýldýðý iddia edilen ailelerin yaptýklarý eyleme destek verdi. 15 yaþýnda çocuklarý daða kaçýrýlan, yürekleri yanan annelerin babalarýn feryadýný tüm Türkiye'nin görmesini, bu çýðlýðý herkese duyurmayý istediklerini belirten Ýçten, eskiden bu olaylarýn korkudan konuþulmadýðýný söyledi. Ýçten, "Anneler, babalar bu yüzden konuþamýyor, acýlarýný içlerine atýyorlardý. Daha dün, Baþbakanýmýz konuyla ilgili açýklama yaptý hemen ardýndan PKK'nýn silahlý kanadý HPG karalama kampanyasýna baþladý. Ama göreceksiniz ki bundan bir sonuç alýnamayacak. Çünkü ana babalarýn ahlarý var. PKK baþta Cenevre olmak üzere her türlü sözleþmeye imza attýklarýný söylüyorlar. Ama buna raðmen çocuklarý daða çýkartmayý biliyorlar. Bakýn biz diyoruz ki, çocuklar daða kaçýrýlmasýn, gelecekleri ellerinden alýnmasýn Biz diyoruz ki 15 yaþýndaki bir çocuðun siyasi görüþü olamaz. Çocuklarýmýzýn eli ka-

alýyorsunuz, geliyorsunuz ya bu annelerin yavrularýný da alýp gelin bakalým. Alýp gelin. Bunlarýn da adreslerini gayet iyi biliyorsunuz. Nerede neyin olduðunu gayet iyi biliyorsunuz. Alýp geleceksiniz. Alýp gelmediðiniz takdirde bizim de B planýmýz, C planýmýz devreye girer" sözlerine de vurgu yapýlan açýklamada, "Çatýþmasýzlýðýn sürdüðü ortamda böyle bir psikolojik harekatýn baþlatýlmasý, AKP hükümetinin bir çözüm politikasý olmadýðýný göstermektedir. Bu da savaþýn sürdürülmesinden baþka bir anlam taþýmamaktadýr. Zaten 'B ve C planýmýz var' demesi savaþý ve siyasi soykýrým operasyonlarýný planladýklarýný ortaya koymaktadýr. Çünkü Türk devletinin bunlar dýþýnda bir planý yoktur. A planý da, B planý da, C planý da budur. Bunu da on yýllardýr sürdürmektedir. Bu durum karþýsýnda demokrasi güçleri ile tüm Kürt halký harekete geçerek demokrasi ve Özgürlük Mücadelesini yükseltmelidirler. AKP'nin gündem saptýrmasýna fýrsat vermemeli, mücadeleyi yükselterek gündemi kendileri belirlemelidirler" ifadeleri kullanýldý. Eylem yapan ailelere de çaðrý yapýlan açýklamada, "Aileler ise oynanan oyunu bozmak için AKP genel merkezi ve AKP binalarý önüne yürümelidirler" denildi. (DÝHA)

lem tutmalý, silah deðil" dedi.

‘Kadar sessiz alacaklar’

Ýçten, "15 yaþýndaki çocuklarýn cenazeleri dahi annelerine teslim edilmiyor. Kimileri infaz ediliyor, tacize uðruyor, sömürülüyor ama ailelerine yalan haberler veriliyor. Bu nedir, yerel siyasetçiler ve HDP daha bu duruma ne kadar sessiz alacak. Bu durumlarý HDP biliyor, BDP biliyor neden sesleri çýkmýyor? Býrakýn ses çýkarmayý evlatlarýný kaybetmiþ ve çaresizlik içindeki aileleri neden dövüyorlar? Ýþte bu yüzden diyorum ki kimsenin masum çocuklar üzerinden siyaset yapmaya hakký yoktur. Bir an evvel bu sýkýntý çözülmeli, yanan ana yürekleri evlatlarýna kavuþturulmadý ve bu yangýn sönmelidir. Bu çocuklar bizim ve biz dahil hiç kimse bu çocuklar üzerinden siyaset yapmaya kalkmasýn. Biz de yapmýyoruz ve yapmayacaðýz. Eðer Çözüm Süreci destekleniyorsa, eðer silahlar susmuþ ise eðer savaþ ortamý yok ise neden bu süreçte çocuklar daða çýkarýlýyor" diye konuþtu. (ÝHA)


8

HABER

30 Mayýs 2014 Cuma

‘Koruma kararý’ kaldýrýldý

D

iyarbakýr’da kentin Sur dýþýndaki nitelikli mimarlýk örnekleri taþýyan DSÝ 10. Bölge Müdürlüðü yerleþkesi, 2010’da Diyarbakýr Kültür Varlýklarýný Koruma Bölge Kurulu tarafýndan koruma altýna alýndý. Yerleþkenin cemaate yakýnlýðýyla bilinen Ýpek Kültür ve Eðitim Vakfý’na 49 yýllýðýna kiralanmasýnýn ardýndan ise “koruma” kararý kaldýrýldý. Yerleþkede Selahaddin Eyyübi Üniversitesi için kampüsler inþa edilecek

Selman ÇÝÇEK - DÝHA DÝYARBAKIR - AKP iktidarý döneminde geride býrakýlan 12 yýllýk zaman diliminde tarihi yapýtlar cemaat ve AKP'ye yakýn kuruluþlara peþ-

Süryaniler ‘Suat Bayramý’ný kutladý DÝYARBAKIR'da yaþayan Süryaniler, Suut Bayramý'ný kutladýlar. Meryam Ana Kilisesi'nde ki bayram kutlamasýna Sur Belediye Eþ Baþkaný Fatma Þýk Barut ve meclis üyesi Naþide Buluttekin Can katýldý. Ayrýca Türkiye'nin baþka þehirlerinde yaþayan Süryaniler, bayrama yoðun bir katýlým gerçekleþtirdi. Bayram kutlamasý Hori Hanna Akkurt'tun yönettiði ayin ile baþladý. Ardýndan birbirleri ile bayramlaþan konuklar, bahçede kendileri için hazýrlanan kahvaltýda sohbet ettiler. Suut Bayramý, Hýristiyanlýk inancýnda Hz. Ýsa çarmýha gerildikten üç gün sonra ölümden diriliyor ve dirildikten sonra kýrk gün dünyada kalýp halkla beraber zaman geçiriyor. Kýrkýncý gün geldiðinde Hz. Ýsa göðe alýnýyor ve bugün Hristiyanlýkta Suut Bayramý olarak kutlanýyor. (Haber Merkezi)

keþ çekildi. Bunlardan bir tanesi de Devlet Su Ýþleri'nin (DSÝ) 10. Bölge Müdürlüðü kullanýmýnda olan ve üzerinde bulunan tarihi tescilli 9 adet yapýnýn yer aldýðý alan. 1923 ve 1940 yýllarýnda yapýlan bu yapýlar, tarihi Suriçi'nde yapýlan yapýlaþmalardan sonra inþa edilen ilk örnekler ve geleneksel mimariden modern mimariye geçiþin ilk simgesi olarak biliniyor. Ayný zamanda bu yapýlarýn içerisinde bulunduðu alanda ise ömürleri yüzyýlý bulan onlarca aðaç bulunuyor. Deðeri milyon TL ile ifade edilen yerleþke, Gülen cemaatine yakýnlýðýyla bilinen Ýpek Kültür ve Eðitim Vakfý'na 49 yýllýðýna kiralandý.

Kültür varlýðý olarak tescillendi ama… Kentin simgesi olan bu yapýlar korunmasý gerekli kültür varlýðý niteliði taþýdýðý için 15 Aralýk 2010'da 2 bin 863 sayýlý yasa (2010/3588 sayýlý karar) ile Kültür ve Tabiat Varlýklarýný Koruma Kurulu'nun tespit ve tescili ile koruma altýna alýnmýþtý. Kurulu'n aldýðý koruma kararýna göre; DSÝ yerleþkesinde bulunan bu yapýlarýn zengin tarihsel dönemlere ait çok sayýda anýt ve sivil mimarlýk örneði taþýdýðý açýk bir þekilde belirtilerek, Suriçi geleneksel kent dokusu dýþýnda kalan, kentin Sur dýþýndaki nitelikli mimarlýk örnekleri taþýmasý nedeniyle de "Korunmasý gerekli kültür varlýðý" olarak da koruma altýna alýndýðý ka-

rarlaþtýrýlmýþtý.

‘Tarihi tescil’ her yýl yeni bir karara baðlandý! Koruma tescil kararý olan DSÝ 10. Bölge Müdürlüðü'nün üzerinde bulunduðu yerleþke, 11 Mayýs 2011 tarihinde Ýpek Kültür ve Eðitim Vakfý'na 49 yýllýðýna kiralanmasýnýn hemen ardýndan Diyarbakýr Kültür Varlýklarýný Koruma Bölge Kurulu, yeni bir karar aldý. 25 Ocak 2012 tarihinde alýnan 259 sayýlý karar ile DSÝ yerleþkesinde bulunan 9 tarihi yapýnýn koruma tescili kararý kaldýrýldý. Kurul, 15 Aralýk 2010'da tarihi yapý olarak tescillenen yapýlar aradan bir yýl sonra "tarihi nitelik taþýmadýðý" gerekçesiyle kaldýrýlmasý DSÝ'nin üzerinde bulunduðu yerleþkenin ne þekilde peþkeþ çekildiðini gözler önünde seriyor. Kurul kararýnda, "DSÝ yerleþkesinde bulunan yapýlarýn kentin sur dýþýndaki nitelikli mimarlýk örneklerini ve Cumhuriyet döneminin izlerini taþýmadýðý için koruma kararýnýn kaldýrýlmasýna karar verilmiþtir" denildi. Burada dikkat çeken ve belli aralýklar ile deðiþtirilen kararlardan 15 Aralýk 2010'da verdiði koruma kararý, 11 Mayýs 2011'de vakfa kiralamasý ve ardýndan 25 Ocak 2012'de tarihi yapýt olarak koruma altýna alýnan yapýtlarda "tarihi nitelik taþýmadýðý" denilerek yaklaþýk bir yýl içerisinde kaldýrýlan kararlarýn arasýndaki çeliþkiler "tarihi tescilin" neye göre verilip kal-

dýrýldýðýný da gözler önüne seriyor.

Ýpek Vakfý için mi koruma kararý kaldýrýldý? 15 Aralýk 2010'da tarihi ve korunmasý gereken yapý olarak belirlenen yapýlarýn bir yýl sonra tarihi deðerinin olmadýðý yönünde kararýn verilmesinin altýnda yatan gerekçe olarak karþýmýza çýkan tek cevap ise DSÝ yerleþkesinin Ýpek Eðitim Kültür Vakfý'na kiralanmasý. Yani Diyarbakýr Kültür Varlýklarýný Koruma Bölge Kurulu aldýðý bu kararla tarihi yapýlarý cemaate yakýnlýðýyla bilenen Ýpek Vakfý'na peþkeþ çekti. Tarihi yapýlarýn yerine Selahaddin Eyyübi Üniversitesi için inþa edilecek kampüsler ile 9 yapýt ve onlarca aðaç yok edilecek.

Bilirkiþi raporuna göre orasý tarihi yapý Mimarlýk Odasý Diyarbakýr Þubesi, Diyarbakýr Kültür Varlýklarýný Koruma Bölge Kurulu 25 Ocak 2012'de 259 sayýlý kararýnýn yürütmesini durdurmak için Diyarbakýr 3. Ýdare Mahkemesi'ne dava açtý. 7 Aralýk 2013'ten beri görülen davada bilirkiþinin hazýrladýðý rapora göre, DSÝ yerleþkesinin kültür varlýðý vasfý taþýdýðý, kültür varlýðý olarak görülen bu alanda yapýlacak imarýn ise çevresel deðerler, görünüm, bitki örtüsü ve doðayla olan bütüncül özelliðine zarar verileceði yönünde görüþünün olduðu görülüyor.


9

HABER

30 Mayýs 2014 Cuma

‘Direniþ her tarafa yayýlýr’ BDP Diyarbakýr Ýl Baþkanlýðý, Lice'de karakol yapýmlarýný ve askeri operasyonlarý protesto etmek amacýyla geçtiðimiz Cumartesi günü baþlatýlan yol kapatma eylemleri sonrasýnda yaþananlara iliþkin yazýlý bir açýklama yaptý. Lice halkýna destek olunmasýný isteyen BDP, askeri güçlerin alandan çekilmemesi durumunda direniþin her tarafa yayýlacaðýný söyledi DÝYARBAKIR - BDP Diyarbakýr Ýl Baþkanlýðý, yaptýðý yazýlý bir açýklama ile 2013 Newroz'unda baþlatýlan çözüm süreci ile ilgili yaþanan geliþmeleri deðerlendirdi. Kürt tarafýndan üzerine düþen sorumluluklarý yerine getirmesine karþýn AKP hükümetinin barýþ ortamýný savaþ hazýrlýðý olarak deðerlendirdiðine dikkat çekilen açýklamada, "Ayrýca AKP hükümeti yeni inþa ettirdiði karakol ve kalekollar da süreci sabote etmektedir. AKP hükümeti son dönemlerde gerillaya katýlýmlarýn sebeplerini ortadan kaldýracaðýna çocuklarý gerillaya katýlan aileleri tahrik edip, arasýna katýlan provoka-

törler BDP ve HDP'yi hedef haline getirmek istemektedir. Özel savaþ taktikleri ile partimize yönelmektedir" dendi.

‘Beyhude çabalar’ "Sorunun kaynaðý çözümsüzlükte ýsrar ve güven vermeyen oyalamacý politikalardýr" denilen açýklamada, yasal zeminde kendilerini özgürce ifade etmeyi bulamayanlarýn baþka alternatiflere yönelmelerinin kaçýnýlmaz olduðu, bunu ortadan kaldýracak olan ise hükümetin geliþtireceði demokratik çözüm politikalarý olduðu belirtildi. Açýklamada, "Kalekollarýn sayýsýnýn süreç fýrsat bilinerek artýrýl-

masý, hasta ve siyasi tutsaklarýn serbest býrakýlmamasý ve AKP'nin güven vermeyen politikalarýndan dolayý gerilla saflarýna katýlým artmýþtýr. Bunun nedeni baþka yerlerde aramak beyhude çabalarýn dýþýnda bir þey deðildir" dendi.

‘Operasyonlarý durdurun’ Baþbakan Erdoðan'ýn partisinin grup toplantýsýnda Lice'de halkýn direniþi ile çocuklarý PKK'ye katýlan aileler konusunda tahrik edici ve BDP'yi suçlayýcý tutum sergilemeye devam ettiði kaydedilen açýklamada þöyle dendi: "Hükümeti Lice'deki halkýn baþlattýðý direniþi anlamlandýrma-

ya ve askerlerin bu süreçte baþlattýðý anlamsýz ve kaygý verici operasyonlarý durdurup normal yaþamýn tekrardan hayat bulmasý için askeri güçlerini geri çekmeye çaðýrýyoruz. Aksi takdirde Lice'de halkýn baþlattýðý anlamlý direniþin her tarafa yayýlacaðýný belirtmek istiyoruz. Herhangi bir sorun yaþanmasý durumunda bunun sorumlusunun AKP hükümeti olacaðýný tüm kamuoyuyla paylaþmak istiyoruz. Ve halkýmýzý da bu konuda bulunduklarý yerlerde Lice'nin sesine ses olmaya direniþini sahiplenmeye çaðýrýyoruz." (Haber Merkezi)

Hüda-Par Ýlçe baþkaný alýkonuldu

D

icle Ýlçesinde önceki akþam silahlý bir grup tarafýndan kaçýrýldýðý iddia edilen HÜDA PAR Ýlçe Baþkaný Ercan Alpaslan'ýn aracýnýn kaçýrýldýðý yerden 10 kilometre uzaklýkta terk edilmiþ halde bulunduðu belirtildi DÝYARBAKIR'ýn Dicle Ýlçesinde Hür Dava Partisi (HUDA PAR) Baþkaný Ercan Alpaslan'ýn kimliði belirsiz kiþiler tarafýndan alýkonulduðu iddia edildi. HÜDA PAR Dicle Ýlçe Baþkaný Ercan Alpaslan, kendine ait minibüsü ile iþten evine dönerken Dicle ilçesi Yokuþlu mevkiinde kimliði belirsiz kiþiler tarafýndan alýkonulduðu belirtildi. Alpaslan'ýn bulunmasý için önceki geceden beri çalýþmalarýný sürdüren yakýnlarý ve HÜDA PAR üyeleri Alparslan'ýn aracýný kaçýrýldýðý yerden 10 kilometre uzaklýkta terk edilmiþ halde buldu. Alparslan'ýn kaçýrýlacaðýný anlayýnca cep telefonuyla ailesini arayarak PKK'liler tarafýndan kaçýrýldýðýný söylediði ancak telefonun yarýda kesildiði iddia edildi. Bunun

üzerine ilk olarak polis ve jandarmaya haber veren Alparslan'ýn yakýnlarý bir yandan da kendi imkânlarýyla arama çalýþmalarýna baþladý. Ajanslarda yer alan haberlere göre, yapýlan arama çalýþmalarýna raðmen Alparslan'dan bir haber alýnamadýðý belirtilirken, aracýnýn ise kaçýrýldýðý yerden 10 kilometre uzaklýkta terk edilmiþ halde bulunduðu belirtildi. Öte yandan, Ýnsani Hak ve Hürriyetler Derneði (HürDer) Batman Þubesi, kaçýrýlan HÜDA PAR Dicle Ýlçe Baþkaný Ercan Alpaslan ile ilgili açýklama yaptý. Açýklamada, "Diyarbakýr-Dicle ilçe baþkanýnýn kaçýrýlmasý, PKK'nin Kürt halkýna açtýðý savaþýn son halkasýdýr." denildi. (Haber Merkezi)

HDP heyeti Pazar günü Ýmralý’ya gidecek DÝYARBAKIR - HDP heyeti Pazar günü Ýmralý Adasý'na giderek Abdullah Öcalan ile görüþecek. HDP Grup Baþkan Vekilleri Ýdris Baluken ve Pervin Buldan ile HDP Eþ Genel Baþkan Yardýmcýsý Sýrrý Süreyya Önder'den oluþan heyet, Pazar günü Ýmralý Adasý'na giderek Abdullah Öcalan ile görüþecek. Görüþmede gündemdeki konularýn yaný sýra HDP heyetinin hükümet yetkilileri ile yaptýklarý görüþmenin gündeme gelmesi bekleniyor. Öte yandan Abdullah Öcalan'ýn ayrýca KCK yetkililerinin kendisine yazdýðý mektuba yanýt vermesi de bekleniyor. (DÝHA)


10

ÇEVRE/YAÞAM

30 Mayýs 2014 Cuma

Sessiz katil: Kömür DÝYARBAKIR- Manisa'nýn Soma Ýlçesi'nde 301 emekçinin yaþamýný yitirmesi ile sonuçlanan maden faciasýnýn ardýndan gündeme gelen kömür üretimi konusu insan hayatýný tehdit etmeye devam ediyor. Greenpeace Akdeniz'in yayýmladýðý "Sessiz Katil" raporuna göre Türkiye'de kömürle çalýþan termik santrallerin yarattýðý hava kirliði sonucunda bugüne kadar 7 bin 900 kiþi öldü. Türkiye'deki 19 termik santralin insan saðlýðýna etkilerini inceleyen Greenpeace'in ortaya çýkardýðý verilere göre 2010 yýlýnda Türkiye genelinde 7 bin 900 kiþi kömürün neden olduðu hava kirliliði nedeniyle öldü.

Sadece yeraltýnda can almýyor Rapora göre Türkiye'de kömürlü termik santrallara baðlý hava kirliliði, trafik kazalarýndan 2 kat daha fazla ölüme neden oluyor. Soma'daki kömürün sadece yer altýnda deðil yer üstünde de can aldýðýný ortaya koyan rapor, Soma'nýn Avrupa'daki en kirletici ikinci termik santrale ev sahipliði

S

oma’da 301 iþçinin ölümüyle sonuçlanan katliamýn ardýndan kamuoyunun gündemine kömür üretimi konusu taþýndý. Greenpeace tarafýndan yayýnlanan “Sessiz Katil”adlý rapora göre kömürden enerji üretimi nedeniyle Türkiye’de sadece 2010 yýlýnda 7 bin 900 kiþi hayatýný kaybetti yaptýðý tespitini içeriyor. Soma'da her yýl onlarca kiþi hava kirliliðine baðlý olarak kalp damar hastalýklarý, kanser ve solunum yolu hastalýklarý nedeniyle hayatýný kaybediyor. Türkiye'de 2010 yýlý itibarýyla var olan 19 kömürlü termik santralýn insan saðlýðýna etkilerinin incelendiði raporda dört sene öncesinde 42 olan plan ve izin aþamasýndaki kömürlü termik santral sayýsýnýn bugün 80'e çýktýðýna dikkat çekildi.

emisyonlarýný ve kimyasal maddeleri hesaplayarak bunu nüfus verileriyle karþýlaþtýrdý ve saðlýk etkilerini ortaya koydu. Buna göre, hava kirliliðiyle baðýntýlý olan, yani önlenebilecek ölüm sayýsý hesaplandý. Buna göre, Türkiye'de aktif olan 19 termik santralin oluþturduðu hava kirliliði, 2010'da 7900 kiþinin erken ölümüne neden oldu. Bu miktar 4045 kiþinin öldüðü trafik kazalarýnýn yaklaþýk iki katý.

Erken ölüme neden oluyor

Belirlenen üst sýnýrýn 2 katý

Stuttgart Üniversitesi tarafýndan hazýrlanan bir modellleme programýný Türkiye'ye uyarlayan araþtýrma ekibi, termik santrallerin atmosfere yaydýðý sera gazý

Rapor konusunda açýklamada bulunan Greenpeace Uluslararasý Enerji Kampanyasý Sorumlusu kömür ve hava kirliliði uzmaný Lauri Myllyvirta da Türkiye'deki hava

Baþýboþ köpekler tedirgin ediyor DÝYARBAKIR'ýn Ergani ilçesinde baþýboþ halde gezen köpekler, vatandaþlarýn korkulu rüyasý haline geldi. Ýlçenin hemen her yerinde sayýlarý gün geçtikçe artan baþýboþ köpeklerle ilgili belediyenin biran önce önlem almasýný isteyen vatandaþlar tedirgin olduklarýný söyledi. Köpeklerin, tehlike oluþturduðunu belirten vatandaþlar, "Sokaklar baþýboþ köpeklerle dolu. Her yerde gruplar halinde gezip özellikle yaþlý, bayan ve çocuklarý korkutuyorlar. Belediye bu soruna biran önce bir çözüm bulmalý" dedi. (ÝHA)

Tarlada kampanya bilgilendirmesi

DÝYARBAKIR'ýn Çýnar ilçesinde Demokratik Özgür Kadýn Hareketi (DÖKH) tarafýndan "Kadýnlar önderliði ve özgürlüðü için eylemde" sloganýyla baþlatýlan kampanya kapsamýnda kadýnlar, ilçeye baðlý Gozel Þeyh

kirliliðinin Dünya Saðlýk Örgütü'nün belirlediði üst sýnýrýn 2 katý olduðunu vurguladý. Rapordan bazý önemli bulgular þöyle: -2010'da Türkiye, kömürlü termik santrallerinden kaynaklý erken ölüm sýralamasýnda AB ülkeleri arasýnda birinci oldu. Türkiye'yi Polonya, Almanya ve Romanya takip ediyor. - En zararlý etkilere yol açan santraller ise sýrasýyla Afþin-Elbistan, Soma ve Tunçbilek. - 301 iþçinin yaþamýna mal olan Soma madeni kaynaklý hava kirlilði toplam13.400 yaþam yýlýna mal oldu. - Kömür yanýnda havaya salýnan maddeler kalp krizi ve solunum hastalýklarý yanýnda çocuklarda akut solunum sistemi enfeksiyonlarýný da arttýrýyor. - Sadece Afþin-Elbistan'daki termik santraline yapýlmasý planlanan 8000 MW'lýk geniþletme projesinin yapýlmasý durumunda, her sene 8250 yaþam yýlý kaybýna yol açacak. (Haber Merkezi) (Güzel Þeyh) köyüne giderek tarým iþinde çalýþan kadýnlar ile bir araya geldi. Ziyarete Çýnar Belediyesi Eþ Baþkaný Rukiye Eryýlmaz ve DÖKH aktivistleri katýldý. Dün sabah saatlerinde gerçekleþtirilen ziyarete kadýnlar, tarým iþçileriyle birlikte çalýþarak kampanya hakkýnda bilgi verdi. Burada konuþan Çýnar Belediyesi Eþ Baþkaný Rukiye Eryýlmaz, Öcalan'ýn özgürlüðü için baþlatýlan kampanyanýn bir yýl süreceðini belirterek, kadýnlardan kampanyanýn sahiplenilmesini istedi. Eryýlmaz, "Kadýn özgür olmadan toplum, Önderliði özgür olmadan kadýn özgür olamaz" diyerek kampanya için kadýnlardan destek istedi. (DÝHA)


11

KADIN

30 Mayýs 2014 Cuma

Kadýnlar ‘özgürlük’ için yürüyecek Diyarbakýr'da, DÖKH öncülüðünde bugün “Kadýnlar Önderliði ve Özgürlüðü için Eylemde” kampanyasý çevresinde kitlesel yürüyüþ düzenlenecek. BDP Diyarbakýr Ýl Eþ Baþkaný Zübeyde Zümrüt, bugün düzenlenecek yürüyüþe katýlým çaðrýsý yaptý Zümrüt, "Artýk kamuoyunun Kürt Halk Önderi Sayýn Abdullah Öcalan'ýn özgürlüðünü tartýþmasý, deðerlendirmesi, halkýn gündemine koymasý gerekiyor" diye konuþtu.

‘Haziran’da miting düzenleyeceðiz’

DÝYARBAKIR - Demokratik Özgür Kadýn Hareketi (DÖKH) öncülüðünde baþlatýlan "Kadýnlar Önderliði ve Özgürlüðü Ýçin Eylemde" kampanyasý çerçevesinde alanlara çýkan kadýnlar, Öcalan'ýn özgürlüðünü talep ederken, Diyarbakýrlý

kadýnlar da bugün kitlesel bir yürüyüþ gerçekleþtirilecek. "Özgürlük yürüyüþü" sloganýyla gerçekleþtirilecek olan yürüyüþ, saat 17.00'de Baðlar Dörtyol'dan baþlayýp Koþuyolu Park'ýnda son bulacak. Yürüyüþe katýlým çaðrýsý yapan BDP Di-

yarbakýr Ýl Eþ Baþkaný Zübeyde Zümrüt, yürüyüþle Abdullah Öcalan'ýn özgürlüðünü için yürütülen çalýþmayý topluma mal etmeyi amaçladýklarýný belirtti. Kampanyanýn sadece yürüyüþ ve mitinglerle sýnýrlý kalmayacaðýný da belirten

Öcalan tarafýndan bir yýlý aþkýn süredir baþlatýlan diyalog sürecine iþaret eden Zümrüt, Öcalan'ýn özgürleþmesi ve artýk halkýyla kucaklaþmasý gerektiðini kaydetti. Zümrüt, Haziran ayý içerisinde de Diyarbakýr'da "Önderliðe özgürlük mitingi" sloganýyla büyük bir miting gerçekleþtirileceðini aktararak, "Sesimizi duyan herkes, bulunduðu mahallede, sitede, evde herkesin bir bütün olarak bu çalýþmayý yürütmesi gerekiyor. Halk bu yürüyüþ ile direkt önderliðinin özgürlüðünü talep edecek. Önderliðimiz özgür olmadýðý müddetçe bizler de özgür deðiliz. Bunu da kabul etmiyoruz. Bunun için herkes gerçekleþtirilecek olan yürüyüþe katýlým saðlamalý" dedi. (DÝHA)

ÇATOM’da yapýlan ürünler sergilendi DÝYARBAKIR'ýn Ergani Ýlçe Kaymakamlýðý bünyesinde faaliyet yürüten Çok Amaçlý Toplum Merkezi'nde (ÇATOM) hazýrlanan ürünler sergide vatandaþlarýn beðenisine sunuldu. Serginin açýlýþýna Ýlçe Kaymakamý Erdinç Yýlmaz, Kaymakam Yýlmaz'ýn eþi Þe-

nay Yýlmaz, GAP Ýdaresi Bölge Müdürü Hasan Kýlýç, Emniyet Müdürü Erkan Güneþ, Garnizon Komutaný Binbaþý Hakký Haktan Armaðan, AK Parti ilçe teþkilatý, kurum amirleri ve davetliler katýldý. Sergide, 220 kursiyerin çeþitli alanlarda hazýrladýðý yüzlerce ürün

sergilendi. Açýlýþ sonrasý davetlilerle birlikte sergiyi gezen Kaymakam Edinç Yýlmaz, þu ana kadar hazýrlanan projeler çerçevesinde meslek edindirme kurslarýndan yüzlerce kadýna sertifika verildiðini belirterek, meslek edindirme kurslarýnýn devam edeceðini söyledi. Açýlýþa katýlan GAP Ýdaresi Bölge Müdürü Hasan Kýlýç ise, Güneydoðu Anadolu Bölgesi'nde kadýnlara yönelik sosyal faaliyetleri içine alan bir proje olan ÇATOM'un bölgede 44 þubesi bulunduðunu, bunlarýn 7 tanesinin de Diyarbakýr'da bulunduðunu söyledi. Kýlýç, "Ergani'de 2012 yýlýnda faaliyetine baþlayan ÇATOM'da o zamandan bu yana 600 kursiyer meslek edindi. Kadýnlarýmýzýn el emeði göz nuru ile yaptýklarý ürünler bu sergide sergileniyor. Hedefimiz daha fazla kadýna ulaþarak onlarý meslek edindirmektir" dedi. (ÝHA)

Miniklerden emniyete ziyaret DÝYARBAKIR'ýn Ergani Cahit Sýtký Tarancý Anaokulu ve Kýz Meslek Lisesi Uygulama Anasýnýfý öðrencileri, öðretmenlerinin nezaretinde Ýlçe Emniyet Müdürlüðü ve Polis Merkezi Amirliði'ni ziyaret etti. Miniklere polis abla ve aðabeyleri teþkilat ve görevleri hakkýnda bilgiler verdi, Polis merkezinin odalarý gezdirildi. Ýlçe Emniyet Müdürü Erkan Güneþ, "Ziyaretleri esnasýnda minik yavrularýmýza polis araçlarýmýzý tanýttýk, siren ve tepe lambalarý ile telsizlerimizi kullanma imkaný verdik. Meraklý tavýrlarý ve sevgi dolu bakýþlarýyla bize neþe kaynaðý ve moral olan anaokulu öðrencilerimiz bizlere kendi elleriyle yaptýklarý çam sakýzý çoban armaðaný hediyelerini takdim etti. Ergani Polis Teþkilatý olarak geçen yýl tüm anaokulu öðrencilerimizi ziyaret edip, hediye verme imkaný bulduk. Bu yýl da imkanlarýmýz ölçüsünde ziyaretlerimize devam etmekteyiz. Ayrýca, geleceðimizin teminatý olan tüm çocuklarýmýzý Ýlçe Emniyet Müdürlüðümüz ve Polis Merkezi Amirliðimizi ziyarete bekliyor ve ziyaretlerinden memnuniyet duyacaðýmýzýn, bizim için moral kaynaðý olacaklarýnýn bilinmesini istiyoruz" dedi. (ÝHA)


12

KÜLTÜR-S SANAT

30 Mayýs 2014 Cuma

‘Festivaller önyargýlarý kýrýyor’ Öðrenciler yýlsonu etkinliði moral buldu DÝYARBAKIR'ýn Silvan ilçesinde bulunan Malabadi Anadolu Lisesi öðrenci ve öðretmenleri düzenlendikleri yýl sonu etkinliði ile moral buldu. Silvan Malabadi Anadolu Lisesi öðretmen ve öðrencilerinin Silvan Kültür Merkezi'nde düzenlediði yýl sonu etkinliðine Silvan Kaymakamý Berkan Sönmezay, Silvan Ýlçe Milli Eðitim Müdürü Seyithan Erboða, Ýlçe Milli Eðitim Þube Müdürü, Seyithan Güzel, Malabadi Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Çelik, çok sayýda öðrenci ve veli katýldý. Etkinlikte Malabadi Anadolu Lisesi'nin 2013-2014 eðitim öðretim yýlýnda gerçekleþtirmiþ olduðu sosyal, kültürel, spor ve sanat etkinlikleri sinevizyon ile gösterildi. Daha sonra konuþma yapan Malabadi Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Çelik, "20132014 eðitim öðretim yýlýný geride býraktýk. Geride býraktýðýmýz bir yýl içinde öðretmen ve öðrencilerimiz ile çok güzel çalýþmalarýmýz oldu Mezun olan öðrencilerimize de kapýmýz her zaman açýk her türlü sorunlarýnda yanýmýza gelebilirler." dedi. Çelik'in konuþmasýnýn ardýndan Kutlu Doðum Haftasý etkinliklerinde Malabadi Anadolu Lisesi'nde düzenlenen mevlit okuma yarýþmasýnda dereceye giren Oktay Yetiþkin ve Neriman Tayuzak mevlit okudu. Daha sonra kültür sanat etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen þiir okuma yarýþmasýnda dereceye giren öðrenciler yazdýklarý þiirleri okudu. Dereceye giren öðrencilere ve okul idarecilerine Kaymakam Berkan Sönmezay, Ýlçe Milli Eðitim Müdürü Seyithan Erboða ve Ýlçe Milli Eðitim Þube Müdürü, Seyithan Güzel tarafýndan plaket verildi. Etkinlik okulun halk müziði koronun seslendirdiði þarkýlar ile sona erdi. (ÝHA)

Büyükþehir Belediyesi Þehir Tiyatrosu “Yasar Ne Yaþar Ne Yaþamaz” (Yaþar Ne Heye Ne Jî Tuneye) oyunuyla ÝKSV 19. Ýstanbul Tiyatro Festivali’ne katýldý. Büyük beðeni toplayan oyunun yönetmeni Ferhat Keskin, bu tür festivallerin önyargýlarý kýrmada öneminin büyük olduðunu söyledi

DÝYARBAKIR - Ýstanbul Tiyatro Festivali Diyarbakýr Büyükþehir Belediyesi Þehir Tiyatrosu (DBÞT) oyuncularýný aðýrladý. Aziz Nesin'in yazdýðý Mehmet Emin Yalçýnkaya'nýn Kürtçe'ye çevirdiði Yasar Ne Yaþar Ne Yaþamaz adlý oyun Haldun Taner Sahnesi'nde iki gün oynandý. Ferhat Keskin'in yönettiði koreografisini Serhat Kural'ýn yaptýðý oyunda; M. Emin Yalçýnkaya, Vural Tantekin, Özcan Ateþ, Elvan Koçer, Leyla Batði, Ayþe Sýr, Berrin Çelik, Mehmet Musaoðlu, Mesut Erenci, Þahabettin Dað ve Kemal Ulusoy rol aldý. Yönetmen Ferhat Keskin tarafýndan revize edilerek güncellenen oyunda; Bölgedeki ve Gezi'deki toplumsal olaylara gönderme yapýlarak, yaþanan olaylarda polisin kullandýðý gaz bombalarý hicvedildi. Oyunda ayrýca oyunun kahramaný Yaþar'ýn kimlik meselesi özelinde varlýðýný ispat etme çabasý ile Kürt halkýnýn kimlik ve hak arama mücadelesine gönderme yapýldý. Oyun izleyici tarafýndan büyük beðeni topladý. Hak etmediði halde izole edildi Yönetmen Keskin,DBÞT'nin bu tür festivallere katýlmasýnýn önyargýlarý kýrmada çok önemli olduðunu belirterek, "Sanat insanlarýn bilinçaltýna hitap ettiði için ön yargýlarý kýrmada uzun vadede daha etkilidir" dedi. Kürt tiyatrosunun 5 yýl öncesine kadar

hiç hak etmediði halde izole edildiðini ve kendi yaðýnda kavrulduðunu anýmsatan Keskin, "Kürt Tiyatrosunun baþka uluslarýn tiyatrosuyla buluþmasý, onlarla yarýþýr halde olmasý, görünür kýlýnmasý Kürt Tiyatrosuna kazandýrýr. Ýleri götürür. Kürtlerin de baþka bir þekilde tanýnmasýna faydasý olur." þeklinde konuþtu. Keskin, Kürt bir yönetmen ve oyuncularýn olduðu bir projede hikâyenin "Kürt sorunu" yla iliþkisine temas etmenin kaçýnýlmaz olduðunu vurgulayarak, herkesin kendi koþullarýna göre þekillendirebileceði bu karakteri kendilerini ilgilendiren bir yerden ele aldýklarýný ve dramatik kurgusuna sadýk kalarak duygusal yansýmalarýnýn ne olduðuna dikkat ettiklerini söyledi.

‘Her dil özünde masumdur’ Keskin, "Türk Tiyatrosunun klasiklerinden olan "Yaþar ne yaþar ne Yaþamaz" ý biz bir Kürdün gözüyle okuduk. Ve gördük ki, bu oyun Türkiye'de Kürtlerin devletle olan 90 yýllýk iliþkisini anlatýyor. Kürtler bu ülkenin vatandaþý olarak devlete karþý, askerlik veya vergi ödeme gibi görevlerini yerine getirdiðinde var, kendi haklarý söz konusu olduðunda ise yok sayýlmýþtýr. Ve devlet bunu her zaman, defterine uydurmasýný bilmiþtir. Kürt de yaþadýðýný kanýtlama çabasýndan ve haklarýný istemeden vazgeçmemiþ, direnmiþtir. Oyunda dil konusunun da çeþitli açýlardan irdelendiðini ifade eden Keskin " Burada toplumsal ve politik bir gerçeklik görünür kýlýnýyor. Yaþar'ýn Türkçeyle karþýlaþtýðý yerler hep bürokrasiyle iliþkili oluyor. "Her dil özünde masumdur. Ama diller enstrümantalize olduklarýnda masumiyetlerini yitirirler. Bu da bir konu oyunun içinde. Kürtler aralarýnda Kürtçe konuþurlar. Devletle ya da bürokrasiyle karþýlaþtýklarýnda Türk-

çe konuþulur. Bir Kürt köylüsünün karþýsýna bir Türk hep üniformalý gelmiþtir çünkü. Bu da hikayenin baþka bir yönü." Seyirciye pencereler açýyorum Keskin, "Çalýþmalarýmda seyirciye öðreticilik yapmak istemem. Bundan ziyade onlara pencereler açmaya çalýþýr, onlarýn o pencerelerden bakýp kendilerince bir þeyler görmesini isterim. Onlarý düþünmeye, hayal kurmaya davet etmeyi severim. Örneðin oyunumuzun bir yerinde oyunculardan biri duman makinesini alýp sahneye sýkýyor, bu arada bir sonraki sahne tekniki olarak hazýrlanýyor. Burada kimi seyirci gaz bombasýný, Taksim'i, kimi Diyarbakýr'ý, kimi ise bir bulutun sahneye düþtüðünü görüyor. Oyunu izleyen her kiþi kendi hikayesini kursun istiyorum. Edilgen bir seyircim olsun istemiyorum. Edilgen seyirci tiyatroyu öldürür." diye konuþtu. Sanatçý Deniz Güney'in baðlamasýyla söylediði þarkýlarla eþlik ettiði oyunda; söylenen Kürtçe þarkýlar ve geleneksel ezgiler oyunun melankolisini desteklemede yardýmcý oldu.

Oyunun konusu Yaþar, okula baþlarken nüfus kaydýna göre ölmüþ olduðunu öðrenir. Bundan sonra hiçbir olayda da yaþadýðýný anlatamaz. Ama iþ babasýnýn vergi borcunu ödemeye gelince "resmen ölü" olduðunu söyleyip kurtulamaz da. Sevdiði kýzla evlenemez, çünkü nüfusta kaydý yoktur. Babasýndan kalan mirasý alamadýðý gibi, yaþadýðýný ispat için baþvurduðu bürokrasi girdabýnda kaybolur. Baba olur, oðlunu nüfusa kaydettiremez ve memura hakaretten düþtüðü cezaevinde hayatý öðrenir. Aziz Nesin'in devlet ve birey iliþkisini sorguladýðý bu oyunda, "vatandaþ" Yaþar'ýn bürokrasi karþýsýndaki ezilmiþliði anlatýlýyor. (Haber Merkezi)


30 Mayýs 2014 Cuma

13

SANAT EDEBÝYAT

Kürtçe kitaba talep az Kürtçe kitaplar üzerindeki yasak kalktý ama talep az. Kürtçe yayýnevlerine göre ilgiyi artýrmanýn yollarýndan biri gezici kütüphanelerin oluþturulmasý. Yayýnevleri, talebi arttýrabilmek için hükümetten destek bekliyorlar

Diyarbakýr'daki Lîs Yayýnevi'nin sahibi Lal Laleþ, Kürtçe kitap satýþlarýnýn canlanabilmesi için taleplerini anlattý. [Al Jazeera Türk]

DÝYARBAKIR - Türkiye'de deðiþen siyasi ortam ve demokratikleþme adýmlarýyla son 10 yýlda Kürtçe üzerindeki kýsýtlamalar önemli ölçüde kalktý. Al Jazeera Türk, Kürtçe kitaplara ilgiyi Diyarbakýr'daki Kürtçe yayýnevi ve kitapçýlarda araþtýrdý. Yayýnevi sahipleri, satýþlarda son yýllarda özellikle çözüm süreciyle birlikte kýsmi artýþ yaþandýðýný ama istenilen düzeyde olmadýðýný söylüyor. Yayýnevlerin kitap satýþlarýnýn canlanmasý için hem belediyelerden hem de hükümetten beklentileri var. Bu yayýnevlerinden biri Lîs. 2004'te kuruldu. Sahibi ayný zamanda Kürtçe yazan Lal Laleþ. Yayýnevi sadece Kürtçe kitap basýyor, ama kitabevinde Türkçe kitaplar da satýlýyor. Þu ana kadar 225 ayrý türde 225 bin Kürtçe kitap bastý. Lal Laleþ, son yýllarda Kürtçe'nin seçmeli ders olmasý, üniversitelerde Kürt dili ve ede-

biyatý bölümlerinin açýlmasýyla kitap alýmýnda bir kýpýrdanmanýn olduðunu hatýrlatýyor. Kürt yazar sayýsal bir artýþýn ise yaþanmadýðýný dile getiriyor.

Sadece yedi kitapçý var Lal Laleþ'e göre talep azlýðýnýn çeþitli sebepleri var: Öncelikli olarak Kürtçe yayýncýlýðýn sektör olarak sorunlarý var. Kürtçe yayýncýlar birliði yok. Reklam, tanýtým, daðýtým sýkýntýlarý var. Kitapçý aðý yok. Kürtçe kitap satan kitabevi sayýsý çok az. Türkiye'de sadece Diyarbakýr, Batman, Van, Kýzýltepe, Mardin, Cizre ve Ýstanbul'da Kürtçe kitap satan kitapçýlar var. Yedi kitapçý üzerinden dili, edebiyatý nasýl var edebilirsiniz ki? Kürtçe kitaplarý görünür kýlabilecek yöntemlerden yoksunuz.

‘Devlet çeviri desteði versin’ Kürt yazarýn önerisi, acil olarak Kürt Yayýncýlar Birliði'nin

kurulmasý, Kürtçe kitaplarý daðýtacak bir daðýtým þirketi ve kitabevleri zincirinin kurulmasý. Yayýnevi sahibi Laleþ'in raðbetin artýþý için hem yerel yönetimlerden hem de devletten talepleri þunlar: Devletin Türkçe kitap daðýtan seyyar kütüphaneleri var. Kürtçe kitaplar için de bunu yapsýn. Kürtçe kitaplar kütüphanelerde de yer alsýn. Türkçe kitaplarýn Kürtçe'ye çevrilmesi için destek versin. Kültür Bakanlýðý bünyesinde Kürt diliyle ilgili ayrý bir birim oluþturulmalý. Devlet Tiyatrolarý'nda Kürtçe oyunlar oynanmalý. Belediyeler de þehirlerde 50'ye yakýn satýþ noktalarý oluþturmalý. Kürt yayýncýlarla yerel yönetimler iþbirliði yapmalý.

“Bandrol sýkýntýsý yaþýyoruz” Bir diðer Kürtçe yayýnevi Belki. Sahibi Kürt yazar Rênas Jiyan. 10 yýl önce kurulan yayýnevi sadece Kürtçe kitap basýyor. Yayýnevinin þu anda piyasada 60 türde yaklaþýk 90 bin Kürtçe kitabý bulunuyor. Daha çok roman, þiir satýlýyor. Rênas Jiyan'a göre Türkiye'deki Kürt nüfusa göre sayý hayli az. Belki'nin sahibi, bunun nedenini Kürtçe'nin yýllarca yasaklý olmasý, çatýþmalý ortam ve alým gücünün azlýðýna baðlýyor. Rênas Jiyan Kürtçe yayýnevi olarak özellikle bandrol alma konusunda sýkýntý yaþadýklarýný belirterek, "Bunun için Ankara'ya baþvuruyoruz. Bazen birkaç ay onay çýkmýyor. Oysa bandrol il kültür müdürlüðü tarafýndan ve-

rilirse daha rahat edeceðiz" diyor.

‘Kürtçe eðitim olmadan satýþ artmaz’ Kürtçe kitap basan bir diðer yayýnevi Avesta. 1995 yýlýnda Ýstanbul'da kurulan yayýnevinin Diyarbakýr sorumlusu Songül Keskin. Dört kitapla yayýn hayatýna baþlayan yayýnevinin ayný adla kitabevi de bulunuyor. Þu ana kadar 500 kitap bastý. Bunlardan 250'si Kürtçe. Songül Keskin satýþlar konusunda "Diyarbakýr için iyi ama genel olarak iyi deðil" diyor. Kitaplarýn fazla getirisinin olmadýðýný ama zarar da etmediklerini dile getiren Keskin "Eðitim dili olmadan satýþlarýn artmasý çok zor" görüþünde. Avesta Kitapevi'nin satýþ elemaný Hafize Uyanýk, en çok sattýklarý türün Kürtçe roman, öykü ve þiir kitaplarý olduðunu söylüyor.

Kürtçe kýsýtlamalarýn kaldýrýlmasý Ýlk olarak AB üyelik süreci kapsamýnda 2004'te Kürtçe özel kursa izin verildi. 2012'de 4+4+4 eðitim reformu kapsamýnda Kürtçe seçmeli ders uygulamasý geldi. Ayný yýl üniversitelerde Kürtçe lisans eðitiminin önünü açan yasal adýmlar atýldý. 30 Eylül 2013'te açýklanan demokratikleþme paketi ile özel okullarda Kürtçe eðitimi serbest oldu. Ayrýca bu paketle yasaklý Kürtçe harfler W X Q harflerin kullanýmý da yasak kapsamýndan çýkarýldý.


14

HABER

30 Mayýs 2014 Cuma

‘Þehri biz kirletiyoruz’ Baþlatýlan halk toplantýlarýnda konuþan Baðlar Belediyesi Eþbaþkaný Birsen Kaya Akat, belediye binasýna gelmeden önce her gün Baðlar'ýn farklý caddelerini kullanarak gittiðini belirterek, "Bakýyorum çöp konteynerleri boþ olmasýna raðmen kimi yurttaþlarýmýz çöplerini yere býrakmýþ. Maalesef bu da gerçeðimiz, þehrimizi biz kendimiz kirletiyoruz" dedi DÝYARBAKIR - Diyarbakýr'ýn Baðlar Ýlçe Belediye Eþ Baþkanlarý Birsen Kaya Akat ile Eþref Güler, yeni bir Baðlar oluþturmak amacýyla stratejik plan kapsamýnda halk toplantýlarýna devam ediyor. Birçok konunun tartýþýldýðý halk toplantýlarýnda öne çýkan konularýn baþýnda uyuþturucu, kaldýrým iþgalleri ve temizlik sorunlarý oldu. Baðlar Belediyesi 5 yýllýk stratejik plan için Fatih Mahallesi'nde yurttaþlarla toplantýda bir araya geldi. Toplantýya, Baðlar Belediye Eþ Baþkanlarý Birsen Kaya Akat ile Eþref Güler'in yaný sýra Baðlar Belediyesi birim müdürleri, Mahalle Meclisleri yöneticileri, BDP ilçe örgütü ve çok sayýda mahalleli katýldý.

‘Çöplerini yere býrakýyorlar’ Kardelen Kadýn Merkezi binasýnýn önünde mahallelilere hitap eden Akat, toplantýlarda çýkan kararlara çok ciddi baktýklarýný belirterek, sorunlarýn bertaraf edilmesi için var güçleriyle mücadele edeceklerini söyledi. Baðlar'ýn harabe evlere iliþkinde konuþan Akat, "Bazý yurttaþlarýmýz harabe evleri yýkmamýzý istediler. O harabe evin bir sahibi varsa belediye hiç bir þey yapamaz. Bu hukuksuzluk olur, devlet de zaten bu imkaný belediyelere vermiyor" dedi. Belediye binasýna gelmeden önce her gün Bað-

lar'ýn farklý caddelerini kullanarak gittiðini ifade eden Akat, "Bakýyorum çöp konteynerleri boþ olmasýna raðmen kimi yurttaþlarýmýz çöplerini yere býrakmýþ. Maalesef bu da gerçeðimiz, þehrimizi biz kendimiz kirletiyoruz. Çocuklar bu mahalle için havuz ve çocuk oyun evi istedi. Bu onlarýn en doðal haklarýdýr biliyorum. Ama ne yazýk ki eski mahallelerimizde yer bulmak çok zordur" diye konuþtu.

‘Kaldýrým iþgallerine tavrýmýz net’ Vatandaþlarýn kendileriyle diyaloglarýnýn güçlü olmasýný istediðini kaydeden Akat, belediyede yönetimin henüz oluþmadýðýndan kaynaklý halkýn içine giremediklerini söyledi. Baðlar'ýn en büyük sorunlarýndan biri haline gelen esnaflarýn kaldýrým iþgallerine deðinen Akat, "Bunun için zora da baþvurmadan ikna kabiliyetini devreye sokarak bu konunun üstesinden geleceðimizin teminatýný yurttaþlarýmýza veriyoruz. Biz bu konuda asla taviz vermeyeceðiz. Yurttaþlarýmýz öncülüðünde meclislerimizle birlikte çok güzel bir Baðlar yaratmak için seçim öncesi verdiðimiz sözlerin hepsinin arkasýnda olduðumuzu ve en yakýn zamanda bu sözlerimizi hayata geçirmek için düðmeye basacaðýmýzý belirtmek istiyo-

rum" þeklinde konuþtu.

‘Sorun sadece belediyeden kaynaklý deðil’ Düzenledikleri toplantýlarda birçok isteklerin dile geldiðini ifade eden Eþref Güler de, "Biz bu halkýn iradesini temsil ediyoruz elbette yurttaþlarýmýzýn bütün sorunlarýný dinlemek önemli görevlerimizden biridir" ifadelerini kullandý. Bir kentte yaþanan sýkýntýlarýn suçunu yalnýzca belediyenin üzerine atmanýn büyük bir hata olduðunu vurgulayan Güler, "Kürt toplumunun parti ve belediyeleri dýþýnda göz önünde baþka bir kurumu olmadýðý için yurttaþlarýmýz ister istemez bütün sorunlarý belediyede görmektedir" dedi. Baðlar bölgesinde yaþanan en can alýcý sorunun uyuþturucu olduðunu kaydeden Güler, konuþmasýný þöyle sürdürdü: "Uyuþturucu satanlarýn bir çoðu tanýdýk olur genellikle. Biz buradan onlara sesleniyoruz, bir daha bu halkýn çocuklarýna zehir vermeyin. Gün gelecek zehir verdiðiniz o çocuklarýn ailelerinin eli boðazýnýzda olacaktýr. Bu halkýn sabrýný taþýrmasýnlar. Bu yük hepimizin sýrtýndadýr. Yurttaþlarýmýzdan bilhassa meclislerimizden rica ediyoruz bu konuda bize yardýmcý olun ve gelin hep beraber bu illete karþý mücadele edelim." (ÝHA)

Okula Sinema Salonu yapýldý Atýl durumda bulunan okul bodrumunu sinema salonuna dönüþtüren Diyarbakýr Yeniþehir Mehmetçik Ýlköðretim Okulu yönetimi, velilerden de tam not aldý DÝYARBAKIR Yeniþehir Mehmetçik Ýlköðretim Okulu, okulda sinema salonu yaparak, açýlýþýný gerçekleþtirdi. Açýlýþa Yeniþehir Belediye Eþbaþkaný Selim Kurbanoðlu, Diyarbakýr Ýl Eðitim Müdürü Adnan Hurata, Yeniþehir Ýlçe Milli Eðitim Müdürü Abdurrezzak Tekin, Mehmetçik Ýlköðretim Okul Müdürü Hacý Ali Çelik,Okul Aile Birliði Baþkaný Ebru Özel ve çok sayýda öðretmen katýldý.Atýl durumda bulunan okul bodrumunu sinema salonuna dönüþtüren okul yönetimi, öðrencilerini sevindirerek, velilerden de tam not aldý. Kýsa bir konuþma yapan Okul Müdürü Hacý Ali Çelik, "Okulumuzun zemin katýnda teknolojik donanýmla bir sinema salonu yaptýk. Bizlere katkýlarýný esirgemeyen Yeniþehir Belediye Baþkaný Sayýn Selim Kurbanoðlu, Aydýn Ayaydýn, Remzi Tilki, Ebru Özel ve katkýsý bulunan herkese okulum adýna teþekkür ediyorum. Biz bu sinema salonunu yaparken salona birde isim verelim dedik. Okul aile birliðiyle yaptýðýmýz toplantýlarýn ardýndan, Okulumuzun ilk müdürlerinden olan Bahattin Kýran'nýn ismini uygun gördük" dedi. Konuþmalarýn ardýndan Bahattin Kýran Sinema salonunda, gelen misafirlere 3D film izletildi. (Haber Merkezi)


30 Mayýs 2014 Cuma

15

YAÞAM

Bulut ailesi için süre doldu

D

iyarbakýrlý Bulut ailesinin beþ üyesi bundan 20 yýl önce gözaltýnda kayboldu. Üçünün kemikleri bulundu, ikisinin nerede olduðu ise bilinmiyor. Zaman aþýmý için yasal süre dolarken soruþturmada ilerleme yok

DÝYARBAKIR - Saliha Bayram 45 yaþýnda, dört çocuk annesi. 20 yýldýr her kapý çalýndýðýnda umutla kapýya koþuyor; her telefona kocasýndan haber gelecek hissiyle cevap veriyor. Ancak her seferinde hayal kýrýklýðýna uðruyor.20 yýldýr kayýp olan kocasý Fahri Bulut'tan tek bir iz bile yok. Kayýp olansa sadece kocasý deðil. Ýki kayýnbiraderi ve iki akrabasý da 20 yýldýr kayýp.

Birbirlerini ararken kayboldular Bulut ailesinden beþ kiþinin gözaltýnda kaybolduðu olaylar 13 Mayýs 1994'te baþladý. Ailenin iddiasýna göre, Lice'ye baðlý Kabakkaya köyüne baskýn yapan askerler Mustafa Bulut'u gözaltýna aldý. Ertesi gün bir yakýnlarýnýn cenazesi için baþka köye giden aile üyelerinden Saliha Bulut'un eþi Fahri Bulut'un da gözaltýna alýnarak bilinmeyen bir yere götürüldüðü öne sürüldü. Bulut ailesi, kaybolan iki aile üyesini aramak üzere yollara düþünce yeni kayýplar peþi sýra geldi. Aile üyelerinin anlatýmýna göre; güvenlik güçleri tarafýndan durdurulan aile üyelerinden Ekrem, Ramazan ve Ali Bulut da gözaltýna alýndý.

Saliha Bulut yakýnlarýnýn kemikleri bulunana kadar eþinin sað döneceðinden umutluydu. [Faruk Yüce-Al Jazeera]

Ailenin bilgi almak için resmi kurumlara yaptýðý tüm baþvurular sonuçsuz kaldý. Bazý görgü tanýklarý Ekrem, Ramazan ve Ali Bulut'un, Kulp'un bir köyünde öldürülüp gömüldüklerini gördüklerini öne sürdü. Ancak bölgede yaþanan çatýþmalar nedeniyle aile köye gidip araþtýrma yapamadý. Kayýplarýný yýllarca arayan aile hiçbir ipucu bulamadý. Ta ki 2007 yýlýna kadar... Kulp'ta bulunan 8 kiþiye ait kemikler üzerinde yapýlan DNA incelemesinde kemiklerin Ekrem, Ramazan ve Ali Bulut'a ait olduðu yine sancýlý bir sürecin sonunda ortaya çýktý. Kemikler önce DNA testi için Adli Týp Kurumu'na gönderildi. Ancak uzun süre haber gelmedi. Ýddiaya göre kemikler kayýptý. Aile, yetkililerin kendilerine, aralarýnda Bulut ailesine ait üç kiþiye ait Diyarbakýr Baro Baþkaný Elçi’ye göre, zaman aþýmý süresi yarý oranda uzayabilir. [Faruk Yüce-Al Jazeera]

olanlarýn da bulunduðu kemiklerin önce kaybolduðunu, sonra Lice Savcýlýðý'na gönderildiði bilgisini verdiklerini belirtti. Lice Savcýlýðý ise Kulp'a gönderildiðini söyledi. Sonunda sekiz kiþinin kemiklerinin Kulp'ta tek bir mezara gömüldüðü ortaya çýktý. Fahri ve Mustafa Bulut'tan ise haber yoktu. Ölü de olsa üç ferdini bulan aile diðer kayýplarýnýn peþini býrakmadý. Kendi imkânlarýyla aramalarý sürdüren aile, soruþturma sürecini de yakýndan takip etti. Ancak soruþturmada artýk sona gelindi. Yasalara göre, bir soruþturma dosyasý hakkýnda, 20 yýl boyunca bir iþlem yapýlmazsa zaman aþýmýný nedeniyle takipsizlik kararý veriliyor. Bulut ailesinin dosyasý da 13 Mayýs 2014 tarihinde zaman aþýmýna uðradý. Ancak soruþturmayý yürüten savcýnýn kararý yazmamasý nedeniyle zaman aþýmý henüz resmiyet kazanmadý. Aileler kemikleri bulunan üç yakýnlarýnýn mezarlarýný ziyaret ederek teselli bulmaya çalýþýyor.

‘Adalet bekliyoruz’ Yýllardýr kocasýný bekleyen Saliha Bulut soruþturmanýn zaman aþamýna uðrama ihtimaline tepkili. Faillerin kasten bulunmadýðýný savunan Bulut þunlarý söylüyor: "Sivil insanlar katledilmiþ, bu kabul edilebilir mi? Ýþlerine gelmiyor, eðer iþlerine gelseydi 24 saatte çýkarýrlardý. Bu dava kapanamaz. Bu davanýn kapanmamasýný istiyoruz. Adalet yerini bulsun istiyoruz. Bize hesap vermezlerse, çocuklarýmýza hesap verirler; onlara vermezlerse, torunlarýmýza verirler. Yetki devlettedir. Zaman aþýmýna uðrarsa da yapacak bir þeyimiz yok. Ellerini vicdanlarýna koysunlar öyle karar versinler. Adalet bekliyoruz."

‘Zaman aþýmý uygulanmayabilir’ Diyarbakýr Baro Baþkaný Tahir Elçi'ye göre yasal süre dolsa da zaman aþýmý uygulanmayabilir: "Ýki nedenden dolayý zaman aþýmýna uðramaz. Bir, bu suç-

larý iþleyenler güvenlik görevlileridir; yurttaþlarla ilgili suç iþlendiðinde, failleri bulup yargýya teslim etmekle yükümlü kiþilerdir; kendileri suç iþlemiþ, kendileri delilleri ortadan kaldýrmýþ, 20 yýldýr halen gizliyorlar. Bu soruþturmalarýn sürüncemede kalmasýndan kendileri sorumludur. Kendinizin sebep olduðunuz bir iþlemin potizif sonuçlarýndan sizin yararlanmamanýz gerekir. Ýki, bu cinayetlerin, gözaltýnda kayýplarýn sistematik iþlendiði, resmi koruma gördüklerini, resmi siyasete dayandýðýný görüyoruz. Bunlar insanlýða karþý suç kategorisine giriyor. Uluslararasý belgelere, mahkeme kararlarýna göre zaman aþýmýna uðramamasý gerekir." Elçi soruþturmanýn zaman aþýmý nedeniyle kapatýlmasý halinde, Bulut ailesinin Anayasa Mahkemesi ve Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi'ne (AÝHM) baþvurabileceðini söyledi. Elçi, AÝHM'in, Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesi'nin ihlal edildiði hükmüne varmasý halinde yeniden soruþturma açýlabileceði görüþünde.

Baþka zaman aþýmlarý olabilir Bulut ailesinin fertleriyle birlikte ayný dönemde kaybolan Ýkram Ýpek, Servet Ýpek, Seyithan Yolar, Mehmet Selim Örhan, Cezayir Örhan ve Hasan Örhan ile ilgili benzer sonuçlar bekleniyor. Bu dosyalarýn yasal zaman aþýmý süresi de mayýs ayý içinde doluyor. Kaynak: Mahmut Bozarslan - Al Jazeera

ZAYÝÝ Diyarbakýr Trafik Þube Müdürlüðünden almýþ olduðum sürücü belgemi kaybettim. Hükümsüzdür. Mesut FÝÐANÇÝÇEK Dicle Üniversitesi Ýlköðretim Matematik bölümün'den 30/05/2005 tarihinde almýþ olduðum diplomamý kayýp ettim hükümsüzdür. Osman GÖZMEN


Yazýiþleri Müdürü: Mesut Fiðançiçek Sayfa Editörü: Nurullah ERGÜN

www.diyarbakiryenigun.com

Damda yatmak ayrý bir keyif Havalarýn ýsýnmasýyla birlikte vatandaþlarýn damlarda yatabilmek için yaptýrdýðý tahtlara talep arttý. Damda yatmanýn apayrý bir keyfinin olduðunu belirten vatandaþlar, “Yazýn açýk havada yatarak hem serinliyoruz, hem de haþerelerden kurtuluyoruz” dedi DÝYARBAKIR'ýn Bismil ilçesinde, havalarýn ýsýnmasý ile damda yatmak için yapýlan tahtlara vatandaþlarýn ilgisi arttý. ÝHA'nýn haberine göre, Bismil'de vatandaþlar, evlerinin damýnda kurduklarý tahtlarla hem serinliyor hem de haþerelerden korunuyor.

‘Ýstek üzerine yapýlýyor’

Yaza girmeden önce taht hazýrlýklarýný yapmaya baþlayan kaynakçýlar, talebe cevap vermek için yoðun mesai harcýyor. Tahtlarýn fiyatýnýn 250 ile 450 lira arasýnda deðiþtiðini belirten kaynak ustalarý, "Bölgemiz çok sýcak olduðundan dolayý vatandaþlar damlarda yatmak zorunda kalýyor. O yüzden gelip taht alýyorlar. Vatandaþlarýn isteði üzerine sipariþ taht yapýyoruz" dedi.

‘Keyfi baþka oluyor’

Damda yatmanýn apayrý bir keyfinin olduðunu belirten bir vatandaþ ise, "Bölgemizde havalar çok sýcak olduðu için bizler yazýn damlarda yatýyoruz. O yüzden gelip taht alýyoruz. Evin içinde sýcaktan yatamýyoruz. Yazýn açýk havada yatarak hem serinliyoruz, hem de haþerelerden kurtuluyoruz. Aslýnda damda yapmanýn keyfi de baþka oluyor. Ýnsan alýþtý mý yazýn evin içerisinde yapmak istemiyor" diye konuþtu. diye konuþtu. C

M

Y

K

30 MAYIS 2014 CUMA Yýl: 8 - Sayý : 2297 Yayýn Türü: Yerel Süreli Yayýn Yayýn Sahibi: Cemile Fiðançiçek

Diyarbakýr Yenigün Gazetesi basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir Daðýtým: Tanaman Basýn Yayýn Daðýtým LTD. ÞTÝ.

Gazetemizde yayýmlanan köþe yazýlarýnýn sorumluluðu yazarlarýna aittir Reklam ve ilanlarýnýz için 0532 622 55 33

Dizgi ve Baský Diyarbakýr Yenigün Matbaasý Gýda Toptancýlar Sitesi L Blok No: 11/B (Baðlar Belediyesi Karþýsý) BAÐLAR/DÝYARBAKIR Tel-Faks : 0(412) 252 55 59 www.diyarbakiryenigun.com bilgi@diyarbakiryenigun.com yenigun_gazete@hotmail.com


Diyarbakır yenigün gazetesi 30 mayıs 2014