Page 1

Domlar: Ayrýmcýlýk istemiyoruz Karavil: Çok sayýda yatýrým talebi var Haber 12

Bin yýlý aþkýndýr Diyarbakýr'da yaþayan 'Domlar', toplumda ayrýmcýlýk yapýlmaksýzýn bir hayatýn parçasý olmak istediklerini belirterek, kendilerinin de bu coðrafyanýn bir unsuru olduðunu söylediler. 9’da

15 KASIM 2017 ÇARÞAMBA FÝYATI: 25 KRÞ.

Kasetçi dükkanýndan sanata: Azad Bedran

www.diyarbakiryenigun.com

Son yýllarýn en çok dinlenilen genç sanatçýlarý arasýnda yer alan Azad Bedran, sanatý kadar hayat hikayesiyle de dikkat çekiyor. 1990'lý yýllarýn yasaklý Sertaç KAYAR YENÝGÜN ÖZEL günlerinde babasýnýn kasetçi dükkanýnda sanata ilgi duymaya baþlayan Azad Bedran 10 yaþýnda çocuk korosunda yer alarak sanat hayatýna baþladý. "Hayalimi gerçekleþtirdim" diyen Bedran, þuan yurtiçi ve yurtdýþýnda konserlerde sahne alýyor. 11’de

‘Hasar tespit komisyonu Foto: Arþiv

Deprem en çok çocuklarý vuruyor

ADiL DAVRANMADI’ “Halkýn maðduriyeti giderilmeli...”

DÝYARBAKIR'ýn Sur ilçesinde, 2015 yýlýnda baþlayan çatýþmalarda evleri ve eþyalarý hasar gören vatandaþlara, hasar tespit komisyonunun deðerinin altýnda fiyat biçtiði iddialarýna bir yenisi daha eklendi. Sur'da yaþanan çatýþmalardan dolayý evini terk etmek zorunda kalan Mehmet Ýhsan Zeytin, hasar tespit komisyonunda görevli kiþilerin, adil davranmadýðýný belirterek devletin maðduriyetleri gidermesi gerekirken arttýrdýðýný söyledi. Haber 08

Depremle beraber doðal afetlere maruz kalan çocuklarýn yüzde 30'unda önemli ruhsal travmatik sorunlarýn ortaya çýktýðý, bu durumun onlarla konuþarak minimize edilebileceði bildirildi. 5’te

Güzeloðlu: Muhtarlar devletin vekilidir...

Diyarbakýr Valisi Hasan Basri Güzeloðlu, merkez Yeniþehir ilçesi mahalle muhtarlarýyla bir araya geldi. Güzeloðlu, mahallelerdeki fakir ve yok sul vatandaþlarla ilgi li meselelerde muhtarlarýn, devletin hem hukuki hem de vicdani vekili olduðunu söyledi. 7’de

450 torunu bulunan kadýn yaþamýný yitirdi Diyarbakýr'da, 5 kuþaktan 450 torunu bulunan Þahi Tayurak, 98 yaþýnda yaþamýný yitirdi. Yakýnlarý, resmi kayýtlara göre, 1919 doðu mlu Tayurak'ýn 130 yaþýnda ol duðunu iddia etti. Haber 14

C

M

Y

K

Oto galericilerin ‘ayakçý’ ‘ayakçý’ þikayeti Diyarbakýrlý oto galericiler, vergiye tabi olmayan ve 'ayak çý' diye tabir edilen insanlarýn araç alým-satýmý yaptýðýný, kentte satýlan ikinci el araçlarýn yüzde 80'ininin bu yolla satýldýðýný belirterek, bu durumun önüne geçilmesini istiyor. Diyarbakýr Oto Center Baþkaný Mehmet Dönmez, verilen ilanlarda 'Memurdan satýlýk araba' gibi ilanlar verilerek alýcýnýn güveninin kazanýldýðýný ifade ederek, "Bir memurdan ayný gün içerisinde 6 araba satýldýðýný gördük. Bir memurda 6 araba ne arar" dedi. 06

‘Sen bir mucizesin

CÝHAN...’

Ankara'da gerçekleþen Türkiye tarihinin en büyük katliamlarýndan birinde yaralanmýþtý Cihan Andiç. Doktorlar ailesine, "Her þeye hazýrlýklý olun" demiþti. Aðýr yaralarýna raðmen hayatta kalmayý baþaran Andiç, iki yýl süren tedavinin ardýndan geçen hafta memleketi Diyarbakýr'a döndü. 15


2

SAÐLIK/YAÞAM

15 Kasým 2017 Çarþamba

Kýþýn saðlýklý kilo vermek için 8 etkili yöntem! Uz. Dyt. Özlem Tay

Kýþ aylarýnýn kýsa günleri, havanýn erken kararmasý, gün içerisinde yemek yeme alýþkanlýðýný azaltýyor. Kýþýn kilo vermeyi saðlayan ayrýcalýklara raðmen yanlýþ beslenme alýþkanlýklarý nedeniyle kilo alma fazlalaþabiliyor. Bazý püf noktalara dikkat edip kurallar uygulandýðýnda ise saðlýklý kiloya ulaþmak mümkün

DÝYARBAKIR - Sonbahar bitti, kýþ yaklaþýyor… "Kýþ mevsiminde kilo vermek zor" düþüncesi ile bütün planlar, yaza hazýrlýk için yine ilkbahara býrakýlýyor. Oysa kýþ aylarýnýn kýsa günleri ve havanýn erken kararmasý, gün içerisinde yemek yeme alýþkanlýðýný azaltýyor. Bu durum, kýþýn zayýflayabilmek için bir avantaj oluþturuyor. Kýþýn kilo vermeyi saðlayan ayrýcalýklara raðmen yanlýþ beslenme alýþkanlýklarý nedeniyle verilen kilolar fazlasýyla geri alýnýyor. Bazý püf noktalarýna dikkat edilip kurallar uygulandýðýnda ise saðlýklý kiloya ulaþmak mümkün olabiliyor. Memorial Diyarbakýr Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Uz. Dyt. Özlem Tay, kýþýn saðlýklý kilo vermek için en etkili 8 yöntem hakkýnda bilgi verdi. Vücutta bulunan yað hücreleri ikiye ayrýlýr. Beyaz hücreler daha çok kilo alýmýna neden olurken, kahverengi hücreler ise yaðlarý kýsa sürede yakarak, vücut ýsýsýný dengede tutmaya çalýþýr. Kýþ aylarýnda vücut üþüdüðünü hissettiði anda, ýsýyý dengede tutmak amacýyla kahverengi hücreleri harekete geçirir. Böylelikle beyaz yað hücreleri yakýlýr ve vücutta enerji olarak açýða çýkar. Metabolizma hýzý da bu sayede artar. Kýþ mevsiminde soðuk havanýn yaný sýra kýþ sebzelerinden de kilo vermek için yararlanýlabilir.

Karalahana, beyaz lahana, pazý, brokoli, kereviz, ýspanak ve pýrasa gibi kök bitkileri, kilo kaybýnda önemli bir role sahiptir. Çünkü kök bitkileri diðer besinlere oranla ortalama iki kat daha fazla lif içerir.

Aç kalarak vücudunuzu cezalandýrmayýn Uzun süre aç kalmak zayýflamaya yardýmcý olur. Ancak açlýkla verilen kilolar, vücuttan su ve kas kayýplarýna yol açmaktadýr. Ayný zamanda uzun süreli açlýktan sonra alýnan besinler, metabolizmanýn yaþamýný sürdürmesi için daha yavaþ çalýþýlarak harcanýr. Bu þekilde vücut kendini koruma altýna alýr ve her alýnana kaloriyi vücuda yað olarak depolar. Yani vücut, bu tür bir beslenme alýþkanlýðýna vücut uzun süre dayanmaz ve eski yeme alýþkanlýklarýna dönüldüðünde, verilen kilolar hýzla geri alýnýr. Aç kalarak günlük yaþama devam etmeye çalýþmak; yorgunluk, halsizlik, mide bulantýsý ve nefeste aseton kokusu gibi sorunlara yol açmaktadýr.

Light yiyecekleri abartmayýn Light ürün nedir? Öncelikle buna açýklýk getirmek gereklidir. Enerji içeriði açýsýnda referans ürünlere göre yaðý %25 azaltýlmýþ ürünler, "light besin" olarak kabul edilmektedir. Bu besinlerin enerjilerinin yanýnda genellikle þeker ve yað

içerikleri de azaltýlmýþtýr. Light ürünün üretim sebebi günlük almasý gereken kalori, yað ve þeker miktarýný azaltmak, ayný zamanda içerdiði lif içeriði sayesinde kiþiye doygunluk hissi vermesini saðlamaktýr. Diyet yapanlar için önerilen bu ürünler kontrolsüz tüketildiðinde, kilo vermek yerine kilo alýmýna yol açar.

Tek bir besin çeþidine takýlmayýn Yaþamboyunca görülen ve tüketilen hiçbir besin diðerinden üstün deðildir. Herhangi bir besin gurubunun atlanmasý vücut saðlýðýný olumsuz etkilemekte, kalp ve kanser gibi önemli hastalýklara yakalanma riskini artýrmaktadýr. Her çeþit besin grubunun vücut için ayrý bir iþlevi bulunmaktadýr. Hiçbir besin tek baþýna, son derece karmaþýk ve sistemli iþleyen vücut mekanizmasýnýn, düzensiz ve eksiksiz çalýþmasýný saðlayacak mucizevi bir etkiye sahip deðildir. Bu nedenle besin çeþitliliðine önem verilmeli ve her besin grubundan yeterli miktarda tüketilmelidir. Sofralar her renkten sebze ve meyve aðýrlýklý olarak hazýrlanmalýdýr.

Ekmeði hayatýnýzdan çýkarmayýn Her besinin ayrý bir deðeri olduðu, yeterli ve dengeli tüketilmediði sürece kilo alýmýna yol açacaðý unutulmamalýdýr. Ekmek de diðer besinler gibi kiþinin ihtiyacýna göre alýndýðý takdirde kilo aldýran saðlýksýz bir besin deðildir. Aksine B grubu vitaminlerden zengin ve içerdiði kompleks karbonhidrat nedeniyle kiþiye hem tokluk hissi veren hem de kan þekerini düzenleyen bir besin grubudur. Kompleks karbonhidrat olarak bahsedilen; kepekli, çavdar ve tam buðday ekmeðidir. Saðlýklý bir insanýn günlük almasý gereken karbonhidrat miktarý bütün besinlerin %55-60'ýdýr. Bu orana ekmek yemeden ulaþmak mümkün deðildir. Ekmek hiç tüketilmediðinde abur cubur ve yüksek kalo-

rili yiyeceklereyönelme ile birlikte kilo alýmý artacaktýr.

Meyveyi þeker içeriði yüzünden suçlamayýn Diyet yaparken en çok tüketilmesi gereken gýdalarýn baþýnda, ilk olarak sebze ve daha sonra da meyve gelir. Þunun çok iyi bilinmesi gerekir ki, her gün sebze ve meyve tüketmeden saðlýklý olmak mümkün deðildir. Diyet yaparken de meyve tüketimi belirli ölçüde þarttýr. Meyve þekeri düþünüldüðü gibi diyeti bozmaz. Burada önemli olan kararýnda tüketmektir. Aksi halde, gerekli vitamin ve minerallerden yoksun kalan vücut, diyet döneminde zarar görecektir. Diyet yaparken meyvenin suyu yerine kendisi tercih edilmelidir. Lifinden ayrýlan meyve þekeri, iþte o zaman vücut için yararýný büyük ölçüde yitirmiþ olacaktýr.

Akþam 6’dan sonra yemeði kesmek zorunda hissetmeyin Her bireyin yaþam tarzý farklýdýr. Sabah uyanma,iþ saatleri ve akþam uyuma düzeni deðiþkendir. Kilo vermek için önemli olan ne zaman yemek yenildiði deðil ne kadar miktarda besin tüketildiði ve ne kadar fiziksel aktivite ile bunun yakýlabildiðidir. Limon ve greyfurt, C vitamini içerikleri ile baðýþýklýk sistemini güçlendiren yiyeceklerdir. Ayný zamanda kötü huylu kolesterolü düþürmeye de yardýmcý olabilir. Ancak asitli yapýlarý mide asidini artýrarak açlýk hissi uyandýrmakta ve aç karnýna tüketildiðinde mide saðlýðýný olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle sabah aç karnýna deðil ara öðünlerde tüketimleri uygundur. Yað yakan besinlerden biri olduðu düþünülen maydanoz da bu özelliðe sahip deðildir. Maydanoz, C vitamini yönünden zengin ve idrar söktürücü bir besindir.Ýdrar kaybý nedeniyle kiþi kendini hafiflemiþ hisseder. Kilo kaybýna ve yað dokusu azalmasýna bir etkisi yoktur. (Haber Merkezi)


3

15 Kasým 2017 Çarþamba

SERSAXÎ/BAÞSAÐLIÐI Bavê hevkarê me Midurê Derhênerê Giþtî yê Rojnameya Oz Diyarbakir Huseyin Çiçekçi çuye ber dilovaniya Xwedê. Em ji bo merhum Abdulkadir Çicekçi ji xwedê rehmê dixwazin û ji bo hevkarê me Huseyin Çiçek û malbata wî jî sersaxî dixwazin.

***

Deðerli meslektaþýmýz Öz Diyarbakýr Gazetesi Genel Yayýn Yönetmeni Hüseyin

ÇÝÇEKÇÝ’nin babasý Abdülkadir

ÇÝÇEKÇÝ’nin hakkýn rahmetine kavuþtuðunu üzüntü ile öðrendik. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ise baþsaðlýðý diliyoruz.

Rojname ya Yenigun/Yenigün Gazetesi Cîhê Þînê/Taziye Yeri: Ahmedi Xane Cami Taziye Evi (Park Orman Karþýsý; Memorial DiyarbakýrHastanesi arkasý) Diclekent-Kayapýnar Diyarbakýr


4

ANALÝZ

15 Kasým 2017 Çarþamba

lýþýyor görünse de, 'devletin Kürt meselesi' ýsrarla çözüm bekliyor. Bu cumartesi Diyarbakýr Ýstasyon meydanýnda HDP'nin düzenlediði 'Özgürlük Kazaöne nacak' mitingine Tarihin her d r; ya on binler katýldý. HDP Eþ Genel minde Kürtle yarý a y , ýz Baþkaný Serpil s ým ð ba a d a y Kemalbay 'deýz s baðým i s a mokrasiyi sadeiy s e otonomi il rol al- ce kendimiz için temsiliyette üz yýl- deðil herkes dý. Son iki y iliyet için istiyoruz, dýr bu tems den baraj yýkýlsýn engellendiðinisyan MHP'de yararlansýn,' diyerek dolayý da 29 .. ý. daha önce d n yaþa Kürtlerin baraj altýnda kalmasýna göz yumanlara demokrasi dersi verdi, eþitsizliken'ini yaþýyoruz adeta. ðin sonlanmasý gerektiðini vurguladý. Dicle Üniversitesinde 166 akadeÝbni Haldun, "Coðrafya Kaderdir," misyen ihraç edildi. Yerleri doldurul- sözünü sanki acý çeken Kürt halký madýðýndan eðitim öðretim tam olaiçin söylemiþtir. Farklýlýklarýn onay rak yapýlamýyor. Yüksek Lisans ve görmediði siyasi pratiklerin tümü zedoktora programlarý iptal edilmiþ du- vahiri kurtarmak adýnadýr, batýldýr. rumda. Binlerce memur sendika üyeEzcümle; Kürtler, her türlü primiliðinden, muhalif duruþundan dolayý tif yöntemi yaþadý, iliklerine kadar iþinden uzaklaþtýrýlmýþ durumda. hem de. Ama özgürlüðünden vazgeçPlaton'un meþhur sözü, "Cahil inmedi. Duvarlarý ortadan kaldýrmalý, san bilmeyen deðildir. Bilmek isdiyalog-deðiþim-dönüþüm ve özgürtemeyendir. Bilmediðiyle mutlu olan- lüklere acil ihtiyaç var. Yoksa bu dudýr." Bölgemizin Diyarbakýr'ýn, Sur'da var yýkýlýr ve herkes altýnda kalýr... yaþayan halkýn talebini, beklentisini Muharrem Erbey kimdir? bilmeyen yok. Bilmezden gelenler Diyarbakýr Barosu avukatlarýndan çok. ve insan haklarý savunucusu, PEN Tarihi okumalarý sürekli yapmak üyesi yazar Muharrem Erbey, Ýnsan lazým. Bize ince dersler verir, bazen Haklarý Derneði (ÝHD) Diyarbakýr aklýmýzýn unuttuðu, unutturduðu meÞube baþkanlýðýný sürdürdüðü sýrada selelere dair çok sayýda mesel gizli. 11 ilde eþ zamanlý olarak düzenlenen Yine tarih göstermiþtir ki bilmezliðe bir operasyon ile 24 Aralýk 2009'da vurup uzun süre kendini oyalayanlar gözaltýna alýndý. Çýkarýldýðý mahkehalka en fazla zararý verenlerdir. mece tutuklandý. Erbey'in Kürdistan Tarihin her döneminde Kürtler; Topluluklar Birliði (KCK) üyesi olya baðýmsýz, ya yarý baðýmsýz ya da duðu iddia edildi ve Türk Ceza Kaotonomi ile siyasi temsiliyette rol alnunu'nun 314. maddesi uyarýnca yadý. Son iki yüz yýldýr bu temsiliyet sadýþý örgüt üyeliðiyle suçlandý. 4 yýl engellendiðinden dolayý da 29 isyan aþkýn süre cezaevi tutukluluðunun yaþandý. ardýndan serbest býrakýldý. Bir süre Kürtlerin kendi yaþadýklarý yerDemokratik Bölgeler Partisi (DBP) lerde siyasi temsiliyette söz sahibi MKY üyeliði de yapan Erbey'in 'Yitik olmalarý, Selçuklu ve Osmanlý hüÞecere' adlý öykü kitabý bulunuyor. kümranlýðýna hep kazandýrmýþtýr. BÝTTÝ Devlet, ýsrarla tedricen çözmeye ça-

‘Abi ben anlamiyem, bu devlet bizi niye sevmi?’ -II-

Belediye bürokrasisindeki tüm personel ya ihraç edildi ya da görevleri donduruldu. Hayatýnda daha önce Diyarbakýr'ý görmeyen Kocaeli Büyükþehir Belediyesine ait kadrolar Diyarbakýr Büyükþehir belediyesini son bir yýldýr yönetiyorlar. Kadim antik þehri zerre kadar tanýmayan, o þehrin insanýyla empati kuramayan, onlarýn iradesini yansýtmayan, meþru olmayan yetkilerle þehrin sokaklarý, antik kentin Sur'larý, ibadethaneleri kýsaca bin yýllýk birikmiþ tüm deðerleri ve kaderi üstünde istediði deðiþikliði yapabiliyorlar. Merkezi hükümetin tüm yetkileri halktan kopuk, halka raðmen kullanmasý, Kürtleri dýþlamasý çok bildik yanlýþ politikalarýn devamý niteliðinde. Ticaret erbabý ve sanayici siyasi istikrarsýzlýktan dolayý yatýrým yapamýyor, üretim nerdeyse yok. Geliþen tek sektör inþaat. Oysa bölgeye üretim ve yatýrým lazým. Dün Diyarbakýr Ticaret Sanayi odasý baþkaný Ahmet Sayar'ýn paylaþtýðý twitte "Türkiyede kurulmasý düþünülen 5 endüstri bölgesi; Batý Karadeniz, Doðu Karadeniz, Güney Marmara, Kuzey Ege, Doðu Akdeniz." Karadeniz'de iki bölge varken ne hikmetse, Kürtlerin yaþadýðý Doðu ve Güneydoðu Anadolu Bölgesi yine yok. Sonra da "Kürtler daha ne istiyor?" sorusuna muhatap oluyoruz. Esnaf, klasik ezber cümleyle 'Kan aðlýyor,' her gün dükkanlar kapanýyor, varsýllar mega kentlere sermayeyi taþýyor. Küçük esnaflarda iflaslar yaþanýyor. Ýcra dairelerindeki dosya sayýsý durmadan katlanýyor. Þehirde her gün herkesin birbirine merakla sorduðu malum soruyu sur sakini bana sordu; "abe ne olacak bu gidiþat?" Herkesin bildiði ve verdiði cevabý kahvesi olan diðer sur sakini kendisi veriyor "abe bir ekonomik kriz var, bu bir yerden bugün yarýn patlayacak" Hepimize her gün yeni korkular ekiliyor, umudun kýrýntýsýný yok edene dek te devam edecek gibi. Oðuz Atay'ýn 'Korkuyu Bekler-


YAÞAM

15 Kasým 2017 Çarþamba

Deprem en çok çocuklarý vuruyor

Yrd. Doç. Dr. Serhat Nasýroðlu

DÝYARBAKIR Geçtiðimiz Pazar günü merkez üssü Irak'ýn Süleymaniye kenti olan 7.3 þiddetindeki deprem baþta Diyarbakýr olmak üzere Doðu ve Güneydoðu Anadolu Bölgesi'ndeki hemen tüm kentlerde þiddetli bir þekilde hissedildi. Yaþanan korku nedeni ile aileler, çocuklarý ile birlikte evlerini terk edip, dýþarý çýkýp bir süre bekledikten sonra evlerine geri döndü. Ebeveynler, normal yaþantýlarýna adapte olurken, çocuk ve ergenlik dönemindeki bireyler için alýþma durumunun çok da kolay olmayacaðý belirtildi. Uzmanlar, deprem ve doðal afet yaþayan 100 çocuktan 30'unda önemli ruhsal travmatik sorunlarýn ortaya çýkabileceðini vurguladý. Depremin çocuklar üzerindeki etkisi ile ilgili ÝHA muhabirine açýklamalarda bulunan Dicle Üniversitesinde görevli Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Yrd. Doç. Dr. Serhat Nasýroðlu, son zamanlarda, sosyal medya ile birlikte de yakýndan hissedilen acýlarýn arttýðýný söyledi. 10-20 yýl önce ülkenin veya dünyanýn herhangi bir yerinde acý olay yaþandýðýnda olayýn içine bu kadar girmediklerini aktaran Yrd. Doç. Dr.

Nasýroðlu, þu anda gençlerin, ergenlerin ve yetiþkinlerin, bir þekilde dünyanýn herhangi bir yerinde yaþanan acýyý ekranlarýnda ya da bir cep telefonunda çok rahat bir þekilde görebildiðini kaydetti. Bunun uzaktan yaþadýklarý travmatik deneyimler olduðunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Nasýroðlu, "Bir de içinde olduðumuz ve bizi bizzat etkileyen travmatik deneyimler var. Örneðin geçtiðimiz gün yaþanan depremde olduðu gibi. Tüm Doðu ve Güneydoðu Bölgesi'ni etkileyen, çok þiddetli hissedilen bu depremde bazý çocuklarýn olaydan etkilendiðini düþünüyoruz" dedi.

100 çocuktan 30’u travma yaþýyor Deprem gibi doðal afetlerde çocuklarýn, evde hiç beklenmedik bir olaya þahit olduklarýný vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Nasýroðlu, þöyle devam etti: "Evde bir panik havasý, çocuklar dýþarý çýkýyor ve akþamsa akþam, gündüzse gündüz, beklenmedik, olaðan dýþý bir durumla karþý karþýya kalýnýyor. Bazýlarýnda daha yoðun bir korku ile birlikte ölüm düþünceleri, ailelerine zarar gelme düþünceleri, anneme, babama, kardeþlerime bir þey olacak mý gibi korkular ortaya çýkýyor. Eve döndüklerinde, televizyonu açtýklarýnda bir baþka ülkede deprem nedeni ile ölen, yaralanan çocuklarý görüyorlar. Nedir bu þemalar? Bizim aslýnda çocukluk yaþta zihnimize yerleþtirdiðimiz bazý kodlar, yani bunlar hayatýn ön görülebilir olduðudur. Yarýn

evime gideceðim, okuluma gideceðim, önüme yemek gelecek gibi þeyler. Ýkincisi babam, annem beni koruyacak ya da ben deðerliyim gibi þemalar. Deprem, yangýn, sel, istismar gibi büyük travmatik deneyimlerde bu þemalarýn yýkýldýðýný görüyoruz. Bu tür büyük travmatik deneyimlerde yüzde 30 oranýnda travma sonrasý stres bozukluðunun geliþtiðini görüyoruz. Yani 100 çocuk depreme maruz kaldýðýnda bunlarýn ortalama 30'unda önemli ruhsal travmatik problemlerin ortaya çýkýyor."

“Krize müdahale etmek istiyoruz” Krize anýnda müdahale etmek için Ýsveç'te bir eðitim aldýklarýný belirten Yrd. Doç. Dr. Nasýroðlu, þu ifadeleri kullandý: "Bu da þu, krize müdahale etmek istiyoruz. Kriz olduktan hemen sonra ya da yýllar sonra bu olaydan etkilenen çocuk ve ergenlere müdahale etmek istiyoruz. Bunu bir aþý gibi düþünün. Yani küçük bir seans yaparak, yüzde 30 oranýnda oluþmasý beklenen ruhsal travmalarý önlemek ya da eðer oluþtuysa bunlarý tespit etmek istiyoruz. Amaç þu, ruh saðlýðý profesyonellerinin sayýsý Türkiye'de yetersiz. Örneðin çok büyük bir deprem yaþandý, Van depremini örnek verecek olursak, büyük bir il büyük bir yýkým ile karþý karþýya kaldý. Ruh saðlýðý alanýndaki profesyonellerin tüm bu çocuk ve ergenlerle görüþme þansý maalesef kýsa vadede yok. Bu durumda bizim temel

5 Depremle beraber doðal afetlere maruz kalan çocuklarýn yüzde 30'unda önemli ruhsal travmatik sorunlarýn ortaya çýktýðý, bu durumun onlarla konuþarak minimize edilebileceði bildirildi. Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Yrd. Doç. Dr. Nasýroðlu, depremde ne hissettiklerini çocuklarla konuþulmasý gerektiðini belirterek, “Çocuk yaþadýðý deneyimi anlattýðý sürece iyi olacaktýr, bastýrdýðý ve olayý kapattýðý sürece ise olay daha ciddi boyutlara ulaþacaktýr” dedi amacýmýz þu, lise mezunu olmasý bile yeterli. Bu kiþilere 30 saatlik, haftanýn 5 günü bir eðitim verip bu eðitim neticesinde eðitimi alan her iki kiþinin de çocuklarla bir grup ortamýnda görüþüp, yaþadýklarý travmatik deneyimlerini anlatmalarýný istiyoruz. Örneðin, 30 kiþilik bir grupta, bir çocuk dün gece korktum dediðinde, diðer gruptaki çocuklar evet bir deprem oldu sadece ben korkmuyorum, baþka çocuklar da korkuyor demek ki algýsýný vermek istiyoruz. Benim arkadaþlarým da bunlarý yaþýyor, ben yalnýz deðilmiþim bilirse ve bu duygularýný ailesine, arkadaþlarýna rahatça anlatabilirse travmatik belirtilerin oluþma ihtimalini azaltmýþ oluyoruz böyle bir hipotezimiz var."

“Ailenin 5N 1K sorularýný çocuklarýna yöneltmelerini istiyoruz” Ailenin çocuklarý ile bu travmayý konuþmasý gerektiðine dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Nasýroðlu, konuþmasýný þöyle sürdürdü: "Bir diðer mesele de ailelerin çocuklarla bu travmayý konuþmamasý. Zaten çocuklarýn bir kýsmý yaþadýklarý deneyimleri aileyle paylaþmak istemiyorlar. Bunun birkaç sebebi var ama önemli sebeplerinden bir tanesi, çocuklarýn ailelerini, ebeveynlerini üzmek istememeleri. Evet, ciddi travmatik belirtileri var, çok üzgün, mutsuz, ama þöyle düþünüyor, ben bunu aileme anlatmamalýyým, eðer bunu aileme anlatýrsam, mutsuz olur ve tabi üzülecektir. Ýkinci mesele ise ailenin çocuðu dinlememesi temel düzeyde çocuðun 5N 1K gibi sorularý oluþturup çocuða yöneltmelerini istiyoruz. Travmada bildiðimiz þey, travmatik deneyimlerin bastýrýlmasý ya da unutulmasý deðil hatýrlatýlmasýdýr. Bu çocuðun yaþadýðý deneyimi anlattýðý sürece iyi olacaktýr, bastýrdýðý sürece, olayý kapattýðý sürece olay daha ciddi boyutlara ulaþacaktýr."


6 Diyarbakýrlý oto galericiler, vergiye tabi olmayan ve 'ayakçý' diye tabir edilen insanlarýn araç alým-satýmý yaptýðýný, kentte satýlan ikinci el araçlarýn yüzde 80'ininin bu yolla satýldýðýný belirterek, bu durumun önüne geçilmesini istiyor. Diyarbakýr Oto Center Baþkaný Mehmet Dönmez, verilen ilanlarda 'Memurdan satýlýk araba' gibi ilanlar verilerek alýcýnýn güveninin kazanýldýðýný ifade ederek, "Bir memurdan ayný gün içerisinde 6 araba satýldýðýný gördük. Bir memurda 6 araba ne arar" dedi DÝYARBAKIR - Elazýð Caddesi üzerinde bulunan Oto Center esnafý, bazý vatandaþlarýn galerici olmadýðý halde araba alým satýmý yaptýðýný ve kentte bu oranýnýn yüzde 80'lere vardýðýný söyledi. Ayakçý diye tabir ettikleri bu insanlar yüzünden araç satamaz hale geldiklerini kaydeden esnaf, bu durumun önüne geçilmesini istiyor. Bu iþi yapan insanlarýn, vatandaþýn güvenini kazanmak için 'memurdan satýlýk araba' gibi ilanlar verdiðini ifade eden Oto Center Sitesi Baþkaný Mehmet Dönmez, bu durumun önüne geçilmesini talep etti.

“Esnaf kan aðlýyor” Oto galeri esnafýnýn kan aðladýðýný ifade eden Dönmez, "Tüm site durgun vaziyette. Bu 20 gün içerisinde yakýta gelen zamlardan dolayý vatandaþ siteye bile girmiyor. Þuanda tüm ekspertizler yoðun. Ekspertizlerde bulunan araçlarýn içerisinde bizim

HABER

Oto galericilerin ‘ayakçý’ þikayeti

esnafýn aracý yok. Ayakçýdan, memura kadar herkes bu iþe el atmaya baþladý. Yüzde 90'ý onlarýn aracý. Esnaftan kimse mal almak istemiyor. Adam memurdur. Ýnternet sitesinden kendi sayfasýný açýp 'memurdan satýlýk araba' yazýyor. Aracýn ayný gün devrini yapýyor. Vatandaþlar aracýn ruhsatýný incelemeye alsýn. Memurdan satýlýk yazan araçlarýn çoðu 3-5 günlük satýþ. 'Memurdan' denildiði zaman vatandaþ biraz daha sýcak bakýyor ama bizden 3 bin TL kadar da fazlasýna aracý

Belediye ekipleri eðlence yerlerini denetledi

DÝYARBAKIR Büyükþehir Belediyesi, emniyet müdürlüðü ve Yeniþehir Belediyesi Zabýta ekipleriyle birlikte Yeniþehir ilçesi Yaþar Kemal, Gevran Caddeleri ve Sanat Sokaðý'nda yer alan umuma açýk istirahat ve eðlence mekanlarýný denetledi. Ýþ yerlerinin açma ruhsatýna uygun þekilde hareket edip etmedikleri, 5996 sayýlý kanunun 41/A bendi

15 Kasým 2017 Çarþamba

uyarýnca iþ yerlerinin satýþýný yaptýklarý ürünlerin son kullanma tarihleri ile hijyen durumu, canlý müzik yayýn ruhsatý, fiyat tarifeleri ve açma ruhsatlarý sýký bir þekilde denetlendi. Denetimler esnasýnda belediye meclis kararý dýþýnda, Tütün Alkol Piyasasý Denetleme Kurulu iþletme belgesi bulunmamasýna raðmen içki satýþý yapan iþ yerleri hakkýnda durum tespit tutanaðý tutuldu. Gerekli sürede eksikliklerini tamamlamayan iþ yerleri 9207 sayýlý iþ yeri açma ve çalýþtýrma yönetmeliði 13'üncü maddesine göre kapatýlacaðý belirtildi. Diyarbakýr Büyükþehir Belediyesi'nin, ilçe belediye ve emniyet müdürlüðü ile birlikte umuma açýk istirahat ve eðlence mekanlarýnýn denetimlerini sýký bir þekilde diðer ilçelerde de sürdüreceði bildirildi. (Haber Merkezi)

satabiliyorlar. Ýlla esnaftan alýnsýn diye bir kaide yok ama bizim yerimiz sabit. Þuanda vatandaþla bir ticaretimiz olduðu vakit sözleþmeye döküyoruz. Mesela 3 sene sonra arabada aðýr hasar olduðu ortaya çýksa bile bizim yerimiz belli ama binici olduðu zaman adam numarasýný deðiþtiriyor. Ýþte o zaman o adama ulaþmak da mesele. Vatandaþlarýmýz esnaftan bir araç aldýðý zaman bir sýkýntý çýktýðýnda ben burada site baþkaný olarak her zaman arkalarýndayým. Öyle bir sýkýntý da sitemizden çýkmaz. Bu tür satýþ yapanlarýn yüzde 99'u vergiye tabi deðil. Ayakçýlar bir ay içerisinde 20 araba satýyor ama vergi vermiyor" diye konuþtu.

“Ne bir vergi levhalarý var ne de baþka bir þey” Oto galerici Murat Kaya, 'ayakçýlar' çoðalmadan önce iþlerinin güzel olduðunu vurgulayarak, "Ayaküstü galeri iþi yapanlar piyasada azdý. Onlar çoðaldýkça bizim iþ duraklýyor. Örneðin açýk oto pazarýna gittiðimiz zaman oranýn yüzde 30'u memur, yüzde 30'u köylü. Esnafa da yüzde 40'lýk kesim kalýyor. Köyün imamýdýr galericilik yapýyor, memurdur, çiftçidir, galericilik yapýyor. Ne bir vergi levhalarý var ne de baþka bir þey. Buradaki esnafýn ekmeðiyle oynuyorlar. Eskiden esnaf ayda 6-7 araba satabiliyordu. Þimdi 1-2 araba satýyor. Bazý aylar hiç satamýyor. Oto ekspertizlerin önündeki araç sahiplerine bakýn yüzde 90'ý galerici deðil. Devletin bu konuda önlemler almasý lazým" ifadelerinde bulundu.

“Araç satamaz duruma geldik” 7 yýldýr oto galericilik yaptýðýný anlatan Yunus Karaaslan, Diyarbakýr'da vergisiz araç alým-satýmý yapan insanlarýn oranýnýn yüzde 80 olduðuna ve araç satamaz duruma geldiklerine dikkat çekerek, þunlarý kaydetti: "Bizim dýþýmýzda herkes araba alýp satabiliyor. Bizim her þeyimiz vergiye tabidir. Bir araçtan ortalama 700 TL vergi ödeyebiliyoruz. E-ticaret sitelerine 3 bin TL'ye yakýn para ödüyoruz. Bunlarý yapýyorsak diðerlerine de bir denetleme bir kýsýtlama getirilirse problemi aþacaðýz. Fakat kimse ilgilenmiyor. Gitgide daha da kötü oluyor." (ÝHA)


7

HABER

15 Kasým 2017 Çarþamba

‘Muhtarlar devletin vekilidir’ “Hem hukuki hem de vicdani vekilimizsiniz”

D

iyarbakýr Valisi Hasan Basri Güzeloðlu, merkez Yeniþehir ilçesi mahalle muhtarlarýyla bir araya geldi. Mahallelerdeki fakir ve yoksul vatandaþlarla ilgili meselelerde muhtarlarýn, devletin hem hukuki hem de vicdani vekili olduðunu hatýrlatan Vali Güzeloðlu, "Bir kiþi kimsesiz ve sahipsiz kalmýþsa onun kimsesi de sahibi de devlettir, millettir ve siz de onun temsilcisisiniz" dedi DÝYARBAKIR Valisi Hasan Basri Güzeloðlu, merkez Yeniþehir ilçesi mahalle muhtarlarýyla bir araya geldi. Yeniþehir Belediyesi Toplantý Salonu'nda gerçekleþen toplantýya Yeniþehir Kaymakamý ve Belediye Baþkan Vekili Serdar Kartal, Büyükþehir Belediyesi yöneticileri, il, ilçe kurum müdürleri, ilçe emniyet müdürü ve jandarma komutaný ile 46 mahallenin muhtarlarý katýldý. Toplantýnýn açýlýþ konuþmasýnda katýlýmcýlarý selamlayan Yeniþehir Kaymakamý ve Belediye Baþkan Vekili Serdar Kartal, ilçenin sorunlarýný konuþmak için bir araya geldiklerini ifade etti.

DÝSKÝ’den zorunlu su kesintisi

“Devletin bütün kurumlarý millet için var”

Ardýndan toplantýya baþkanlýk eden Vali Hasan Basri Güzeloðlu bir konuþma yaptý. Muhtar toplantýlarý kapsamýnda ilk toplantýlarýný gerçekleþtirdiklerini kaydeden Vali Güzeloðlu, "Bu ve benzeri toplantýlarla özellikle halkýn temsilcisi, halkýn vekili, onlar adýna onlarýn meselelerinin takipçisi, bizim de milletimizle karþýlýklý hizmet ve gönül köprümüzün en önemli temsilcisi muhtarlarýmýzla buluþmaya, onlarla meseleleri konuþmaya ve paylaþmaya, karþýlýklý sorunlarý aþmak adýna ortak bir ça-

Ýlçe düzeyini aþan il düzeyinde koordinasyon gerektiren konularýn toplantýda görüþüleceðini kaydeden Vali Güzeoðlu, toplantýda dile getirilen her dilek, istek ve beklentinin takipçisi olacaklarýný vurguladý. Güzeloðlu, þunlarý söyledi: "Bu noktada muhtarlarýmýzdan da çok büyük katkýlar bekliyoruz. Özellikle mahallerinde ve mahalle bazlarýnda gerçekleþtirilen kamu hizmetlerinde, devam eden yatýrým, çalýþma ve projelerde herhangi bir eksiklik, eksikliðe baðlý yetersizlik varsa doðrudan ilçe kaymakamlarýna, ba, heyecan ve gayret ilgili kurum müdürlegöstermeye baþladýrimize de bildirmeleriðýmýzý da belirtmek Vali Hasan Basri Güzeloðlu nizi istiyoruz. Muhtar istiyorum. Bu toplantýbizim gözümüz, kulaðýlarý ve benzeri bütün toplantýlar- mýz, elimiz, ayaðýmýz, bizim temda temel amacýmýz insanýmýza silcimiz, bizim oradaki en yetkili hizmet etmek, beklentilerini kar- organýmýz. Özellikle mahalleleriþýlamak, var olan sýkýntýlarýný gi- nizdeki fakir ve yoksul vatandaþdermek ve kamu hizmet kalitesi- larýmýzla ilgili meselelerde de ni en iyiye ve yukarýya taþýyabil- hem hukuki hem de vicdani vemek. Çünkü devletin bütün kukilimizsiniz. Bir kiþi kimsesiz ve rumlarý millet için var. Milletine sahipsiz kalmýþsa onun kimsesi hizmet etmek için var. Ýnsaný ya- de sahibi de devlettir, millettir þat ki devlet yaþasýn diyoruz. Bu ve siz de onun temsilcisisiniz. Ýlçerçevede bütün kamu kurumlaçe kaymakamlýklarýmýza, vakýfrýmýz, merkezi bütün birimlerilarýmýza ve ilgili kurumlarýmýza miz, yerel yönetimlerimiz bu en kýsa zamanda, en çabuk bir amaç ve gaye için var. Diyarbazamanda bildiriniz. Hiçbir makýrýmýzýn her bir köþesinde, her hallede, hiçbir köþesinde bu ilin, bir ilçesinde, her bir vatandaþýhiçbir vatandaþýmýz kendini kimmýzýn meselesine çözüm için var. sesiz hissetmesin, çaresiz görmeBu gayret, amaç ve niyet var. Bu sin. Devlet bunun için var, kayperspektifte bütün kurumlarýmýnaklarýmýz bunun için var. Kuzýn bugün il müdürleri, bölge ku- rumlarýmýz bunun için var, kadruluþlarýmýzýn yetkilileri, ilçe be- rolarýmýz bunun için var. Bu bir lediyesi ve büyükþehir belediyemanevi mesuliyettir." sinin yetkilileri var" dedi.

DÝYARBAKIR Büyükþehir Belediyesi DÝSKÝ Genel Müdürlüðü Baðcýlar Mahallesi Mehmed Uzun Caddesi'nde yapýlan boru hattýnda yer deðiþikliðine gidilmesi çalýþmasý nedeniyle bazý mahallelerde 24 saat süreyle zorunlu su kesintisi yapacaðýný açýkladý. Yazýlý bir açýklama yapan DÝSKÝ, 700 milimetre çapýndaki 240 metre uzunluðundaki çelik boru hattýný zorunlu sebeplerden dolayý deðiþtirdiklerini belirtti. Açýklamada su kesintisinin 14 Kasým gecesi saat 01.00'da baþlayýp 15 Kasým 2017 tarihinde saat 01.00'e kadar süreceðini kaydetti. Açýklamada su kesintisinden Baðcýlar, Yeniköy ve Yunus Emre mahallelerinin etkileneceði ifade edildi. Zorunlu su kesintilerinin yapýlan çalýþmalarýn zaruriyeti ile ilgili olduðunu açýklayan DÝSKÝ Genel Müdürlüðü, vatandaþlardan gösterdikleri hassasiyet nedeniyle teþekkür etti. (Haber Merkezi)

Diyarbakýr’da ‘Dünya Diyabet Günü’ konferansý Diyarbakýr'da 'Dünya Diyabet Günü' nedeniyle bir konferans düzenlendi

DÝYARBAKIR'da 'Dünya Diyabet Günü' nedeniyle öðrenci ve velileri bilgilendirmek amacýyla Kayapýnar ilçesinde bulunan Millet Ýlkokulunda bir konferans düzenlendi. Dicle Üniversitesi ve Millet Ýlkokulu iþbirliði ile düzenlenen konferansa Dicle Üniversitesi Týp Fakültesi Ýç Hastalýklarý Ana Bilim Dalý Baþkaný Prof. Dr. Alpaslan Tuzcu, Millet Ýlkokulu Müdürü Bahattin Parlaklý, Eðitimci-Yazar Filiz Aküzüm ile öðrenci ve veliler katýldý. Velilerin yoðun ilgi gösterdiði konferansta Prof. Dr. Alpaslan Tuzcu tarafýndan katýlýmcýlara diyabet hastalýðý ve alýnabilecek önlemler hakkýnda bilgi verildi. Konferans sonunda velilere ücretsiz kan þekeri testi uygulandý. (Haber Merkezi)


8

HABER

15 Kasým 2017 Çarþamba

‘Hasar tespit komisyonu

ADiL DAVRANMADI’

D

iyarbakýr'ýn Sur ilçesinde, yaþanan çatýþmalý süreçte terk etmek zorunda kaldýklarý evlerinde büyük çapta maddi hasar oluþtuðunu belirten vatandaþlar, hasar tespiti için gelen komisyonun adil davranmadýðýný iddia etti DÝYARBAKIR'ýn Sur ilçesinde, 2015 yýlýnda baþlayan çatýþmalarda evleri ve eþyalarý hasar gören vatandaþlara, hasar tespit komisyonunu deðerinin altýnda fiyat biçtiði iddialarýna bir yenisi daha eklendi. Sur'da yaþanan çatýþmalardan dolayý evini terk etmek zorunda kalan Mehmet Ýhsan Zeytin, hasar tespit komisyonunda görevli kiþilerin, adil davranmadýðýný belirterek devletin maðduriyetleri gidermesi gerekirken arttýrdýðýný söyledi. Çatýþmalý sürecin son bulmasýyla yetkililerin hasar tespit çalýþmalarýna baþladýðýný söyleyen Zeytin, kendilerinin de hasar tespiti için baþvurduklarýný belirtti. Hasar tespit için gelen komisyon üyelerinin evde görüntü aldýklarýný ancak kendilerinin de görüntü alma taleplerine izin verilmediðini aktaran Zeytin, evin dýþ cephesinin küçük çapta zarar gördüðünü ifade etti.

“Karara itiraz ettik” Zeytin, "Hasar tespit komisyonuyla eve girdik. Bize, 'Ýçerde tüpler, bombalar var. Bunlar tamamen temizlenmiþ deðiller, mal ve can güvenliðiz yok, bir an evvel bizim buradan çýkmamýz lazým.' dediler. Baþladýlar evde birkaç büyük eþya saymaya. Saydýlar beþ altý kalem yazdýktan sonra oradaki görevli memur, 'Sizin ne eksiðiniz var? Bir an evvel bura-

dan çýkalým çünkü güvenliðimiz yoktur.' dedi. Sonra Valiliðin dilekçe kâðýtlarýndan bir tane elimize verdiler dediler ki: 'Eksikleriniz ne varsa hepsini bu listeye yazýp Yeniþehir Kaymakamlýðý yanýnda bulunan hasar tespit yerine gelin orada bize sunun. Aynen sanki burada bu tutanaðý tutmuþ gibi biz böyle kabul edeceðiz.' Biz de bunu alýp ayný onlarýn söylediði gibi yaptýk. Altý, yedi kalem eþyayý yazdýlar, altýna da 'bu vatandaþýn hiçbir eþyasý kullanýlacak durumda deðildir.' Yazdýlar" dedi. Aradan birkaç ay geçtikten sonra hasar tespit komisyonunun kendilerini aradýðýný söyleyen Zeytin, , hasarlarýnýn 2 bin 520 TL olarak belirlendiðini aktardýklarýný ifade ederek bunun üzerine karara itiraz ettiklerini söyledi.

“Hiçbir tanesini kayda deðer almamýþlar” Kaybolan eþyalarýnýn kayýt altýnda olduðuna iþaret eden Zeytin, "Dokuz kiþilik bir ailenin kullandýðý dokuz yataðý, herhalde dokuz tane yorganý vardýr. Oturduðumuz ev 320 metre karedir; buna göre her halde halýlarý da vardýr!

Ayrýca evdeki kiþilerin yedek kýyafetleri vardýr, ama hiç biri oradaki listede yazýlý deðildir. Biz bunlarý yazmamýza raðmen adamlar (hasar tespit komisyonu üyeleri) hiçbir tanesini kayda deðer almamýþlar. Valiliðe verdiðim birkaç dilekçe ile elimizde belgeler ile mevcuttur. Bunlardan hiçbir tanesini dikkate almadýlar. biz tekrar gittik bir dava sürecine müracaat ettik" ifadelerini kullandý. 2 bin 500 TL'lik bedele itiraz ederek, dava açtýklarýný fakat üzerinden 6 ay geçmesine raðmen bir sonuç almadýklarýný söyleyen Zeytin, "Defalarca gidip soruþturmamýza raðmen bize dediler ki, 'Hâkim yok, savcý yok, davaya bakacak memur yok.' Komisyona gittik, komisyon dedi ki, 'Bizim yetkimiz yok.' Bahçedeki aðaçlar için gittik, ayný þeyleri orada da yaþadýk. Komisyona gittik, bizim 26 aðacý tür ve sayýlarý ile beraber yazmamýza raðmen, adamlar oraya '15 tane aðaç tespit edildi.' Yazmýþlar. Ýkinci gidiþimizde evi yýkmýþtýlar en-

kaz bahçenin bazý bölümünü kapatmýþtý. Görevli memura dedik ki, 'Bakýn biz 100-200 aðaç yazmamýþýz. Bizim yazdýðýmýz aðaç sayýsý 26'dýr.' Tespit Komisyonu, bunlarý teker teker isimlerini yazmasý gerekirken aðaçlardan hiçbir tanesinin ismini yazmamýþ. Bizim onlara verdiðimiz listede zaten isimleri yazýyor, buna raðmen yine gittim komisyona, komisyondaki arkadaþ bana diyor ki, 'Hani dosyada hiçbir görüntü yok.' Ben gittim internet sitesine o bahçenin uydu görüntüsünü çýkardým. Ýþte þu metre kareye 26 aðacý her halde sýðdýrabilirsiniz, þeklinde onlarla bazý görüþmeler yaptým. Dediler ki 'Eðer biz kabul etsek bile çok cüzi bir miktarda size teklifte bulunacaklar, verecekleri rakamý kabul eder misiniz? Dedik ki, eðer bu bölgenin doðusuna ile batýsýna eþit davranacaksanýz biz bunu kabul edeceðiz yoksa bunu yargýya taþýyacaðýz" þeklinde konuþtu. Zeytin, dilekçe verdikleri zamandan bu yana 15 aylýk, hasar tespitinden itibaren ise bir yýllýk bir sürecin geçtiðini fakat herhangi bir kararýn verilmediðini belirtti.

“Halkýn maðduriyeti giderilmeli” Bir an önce halkýn maðduriyetlerinin giderilmesi gerektiði belirten Zeytin, þöyle devam etti: "Ýnsanlara 3-5 bin lira eþyalarýnýn bedelini sunmakla o insanlara siz neler yapmýþ olacaksýnýz? Biraz kendi evlerinin düzenini düþünsünler. Memurundan valisine kadar kendi evinde böyle mi yaþýyorlar. Acaba ayný olay onlarýn baþýna gelmiþ olsaydý, kendileri ayný þekilde mi vurdumduymaz davranýþlar içerisine gireceklerdi? Hasar Tespit Komisyonu bazý insanlara, 15-20 bin lira eþya bedelini neye dayanarak çýkarmýþ? Bir buzdolabýnýn, bir çamaþýr makinesinin ne kadar ettiðini bu yöneticilerden hiçbir tanesi bilmiyor mu? 'Elimizdeki bütün imkânlarý kullanýp sizi ezeceðiz' diyorlarsa ezmeye devam etsinler! Yok, eðer adlarý 'adalet', adlarý 'kalkýnma'ysa o zaman batýdaki bir insana neyi yapýyorlarsa doðuda bu terör zulmüne uðramýþ insanlara da ayný þekilde davransýnlar. 'Kardeþiz' diyorlarsa kardeþliðin gereðini yerine getirsinler. Ayrýlýkçýlýk, kavmiyetçilik, ýrkçýlýk yapmasýnlar. Birilerini, birilerinin insafýna terk etmesinler." (ÝLKHA)


9

YAÞAM

15 Kasým 2017 Çarþamba

‘AYRIMCILIK iSTEMiYORUZ’

DÝYARBAKIR - Bin 100 yüzyýldýr Diyarbakýr'da yaþamlarýný idame ettiren 'Domlar', gerek toplumsal ön yargýlar gerekse de kamu otoritesinin tavrý yüzünden derin bir ayrýmcýlýðýn maðduru olduklarýna dikkat çekerek, dezavantajlý vatandaþ olmak istemediklerini belirttiler. Romanlar, açlýk, kýtlýk ve savaþ gibi nedenlerle Pakistan'ýn Karaçi eyaletinden koparak, dünyaya daðýldýlar. Batý Anadolu'da Romlar, Kuzey ve Anadolu'nun bir kýsmýnda da Lomlar yaþar. Domlar ise aðýrlýklý olarak Güneydoðu

ve Çukurova bölgesinde yaþayan toplulukturlar. Tam tarihi bilinmemekle birlikte, Pakistan'dan tüm dünyaya yayýlan, Avrupa'da 'Gipsy', Anadolu'nun batýsýnda 'Roman', Ortadoðu'da 'Karaçi' , Mezopotamya'da 'Dom' olarak anýlýp göçebe 'Koçer' hayatý yaþarlar. Türkiye'de 500 bin civarýnda nüfusu olan Domlar, Diyarbakýr'ýn belli bölgelerinde 15 bine yakýn bir nüfus kitlesine sahiptirler. Domlar, halk arasýnda kendilerine 'Karaçi, Çingene, Mýrtýb, Gevende ve Âþýk' gibi söylemler ile çaðrýldýklarýný belirtiliyor. Diyarbakýr Domlar ve Romanlar Kültür Dayanýþma Folklor ve Spor Kulüp Baþkaný Mehmet Demir (64) bin yýldan fazladýr Diyarbakýr'da Domlar'ýn yaþadýklarýna dikkat çekerek, toplumda ayrýmcýlýða tabi tutulduklarýný savundu.

“Bizim diðer insanlardan neyimiz eksik” 7 çocuðu olup 7'sini de evlendiren ve 50'yi aþkýn torun sahibi olduðunu belirten Demir, Domlar olarak kendilerinin diðer insanlardan bir fark-

nasýl yerleþtiklerini þöyle dile getirdi: "Burada dediler ki 'hazine malý var.' biz de dedik ki, biz de devlet evladýyýz bizim de payýmýz yok mu? Biz de burada baþýBin yýlý aþkýndýr Dimýzý sokacak bir ev yarbakýr'da yaþayapalým; en azýndan çadýrdan daha iyidir. yan 'Domlar', topBütün mahalle, çevre lumda ayrýmcýlýk ve belediyeler hepsi yapýlmaksýzýn bir bir olup geldiler. 'Burada nasýl gecekondu hayatýn parçasý olyaparsýnýz, nasýl bumak istediklerini rada barýnacaksýnýz?' dediler. Biz de 'Albelirterek, kendilelah'tan korkun? Her rinin de bu coðrafþeyden önce biz 3, 4 yanýn bir unsuru olbabadan aþaðý biz birbirimizi tanýyoruz. duðunu söylediler Burasý devlet malý ise biz de devlet evladýyýz. Bizim de hakkýmýz var larýnýn olmadýðýný vurgulave hepsini alalým demiyoruz. dý. Çok eskiden birdir DiyarBaþýmýzý sokacak bir delik arýbakýr'da yaþadýklarýný söyleyen yoruz. Biz bu memleketin öz Demir, "Bizim diðer insanlarve öz evladýyýz." dan neyimiz eksik? Ýslam ise Ýslam, namazsa ise namaz, oruçsa oruç… Yani her þeyimizi biliyoruz. Allah'ý, Peygamberi, Kur'aný Kerim'imizi tanýyoruz. Bizim diðerlerinden ne farkýmýz var. Þimdi çok þükür devletimiz tanýyor. Bakýn çoluk çocuklarýmýz periþan, elimizde herhangi bir iþ yok, çoluk, çocuðumuza getirebilecek bir parça ekmek imkânýmýz yok. Bunlar gerçek yaþadýklarýmýzdýr" dedi. Mesleklerini artýk eskisi gibi icra edemediklerine de iþaret eden Demir, "Mesleðimiz ölmüþ. Eskiden hiç olmasa haftada bir veya iki defa düðünlere gidiyorduk. Çocuklarýmýzýn rýzkýný getiriyorduk. Þimdi onu da elimizden aldýlar. Salonlar çýkmýþ orada da zaten her þey belli, herkes kendi adamlarýný düðünlere çaðýrýyor. Yerlisi, Türkler, Kürtler hepsi eline bir davul almýþ ve müziði almýþ koluna oralarda çalýyorlar. Biz gitsek de haftada bir defa da olsa düðün salonuna payýmýza 15 veya 20 TL arasý düþecek. Biz o parayla ne yapacaðýz? Bu evde 20 nüfus kalýyor. 20 TL ile 20 nüfusu olan bir evi nasýl besleyeceðim? Çocuklardan yaþý tutan hepsi okula gidiyor; büyükler ise lise ve ortaokullara gidiyor."

“Biz bu memleketin öz ve öz evladýyýz” Ýl, ilçe, köy ve kasaba gibi yerlerde daha önce göçebe hayatýný yaþadýklarýn söyleyen Demir, kent merkezinde yaþamanýn zorluklarýna ve kente

‘Ayrý gayrýmýz var mýdýr?’

Kendilerine sürekli bir isim takýldýðýný ifade eden Demir, "Biz nereye gitsek bize arkamýzda Çingene, Roman, Mitrip, Gevende veya Dom diyorlar. Ad taktýnýz. Peki, ýrk ve dini olarak biz neyiz, bizi ne þekilde görüyorsunuz? Var mý bizim bir ayrý gayrýmýz,var mýdýr bir farkýmýz? Camiye gidiyorsunuz biz de geliyoruz. Abdest alýyorsunuz biz de alýyoruz. Namaz kýlýyorsunuz biz de kýlýyoruz. Allah'tan baþka kimseyi tanýmýyoruz. Bizi veren odur; bizi alan da odur. Çocuklarýmýz okula gidiyor, onlara, Dom veya Çingene diyorlar. Neden böyle bir ayrýmcýlýk yapýlýyor? Ayýptýr, yakýþmaz! Bu çocuklar da diðer çocuklar da buranýn çocuklarý. Amacýmýz para-pul, köþeyi dönmek deðil; devlete karþý örgüt kurmak deðil. Bu ayrýmcýlýk bir an önce kalksýn, devletimiz bizi tanýsýn" þeklinde konuþtu. (ÝLKHA)


10

HABER

15 Kasým 2017 Çarþamba

4 yaþýndaki kýzý taciz eden

emlakçýya 10 yýl hapis Aðýr Ceza Mahkemesi'nde yapýldý. Davanýn dün görülen 7'nci duruþmasýnda davanýn esasýna iliþkin görüþünü açýklayan savcý, sanýðýn cinsel yetersizliði olduðunu belirttiðini ifade ederek, Dicle Üniversitesi'nden alýnan rapora göre sanýðýn beyanýnýn aksine cinsel yeterliliðe sahip olduðunun anlaþýldýðýný kaydetti. Sanýðýn 'Çocuðun cinsel istismarý' suçundan cezalandýrýlmasýný isteyen savcý, M.R.Ç.'nin tutukluluk halinin devamýna karar verilmesini istedi.

Sanýk M.R.Ç.: Maðdurum

D

iyarbakýr’da 2016 yýlý Mayýs ayýnda iþ yerine gelen 4 yaþýndaki kýz çocuðunu taciz ettiði iddiasýyla linç edilmek istenen ve daha sonra tutuklanan 66 yaþýndaki emlakçý M.R.Ç., ‘çocuðun cinsel istismarý’ suçundan 10 yýl hapis cezasýna çarptýrýldý. M.R.Ç.'nin cezasýnda herhangi bir indirim yapmayan mahkeme, sanýðýn tutukluluk halinin de devamýna hükmetti DÝYARBAKIR - Baðlar ilçesi Kaynartepe mahallesinde 16 Mayýs 2016 günü meydana gelen olayda, iþ yerine gelen 4 yaþýndaki kýz çocuðunu taciz ettiði iddia edilen M.R.Ç., mahalle sakinleri tarafýndan linç edilmek istendi. Bir süre dövülen M.R.Ç.'yi olay yerine gelen polis ekipleri gözaltýna alýrken, mahalle sakinleri þüphelinin oðluna ait internet kafenin camlarýný kýrýp eþyalarýný tahrip etti. Soruþturma kapsamýnda çýkarýldýðý mahkemece tutuklanan M.R.Ç. hakkýnda 'Çocuðun cinsel istismarý' suçundan iddianame hazýrlandý.

Ablasýný eve gönderdi... Ýddianamede, olay tarihinde 12 yaþýnda olan D.Ü. ve 4 yaþýndaki kardeþi A.Ü.'nün kýrtasiyeden karton almak üzere evden çýktýklarýný belirten savcý, çocuklarýn 1 lirasýnýn eksik olmasý üzerine kartonu alamadan eve dönmek istediklerini kaydetti. Eve gitmek istedikleri sýrada þüphelinin iþ yerinin önünden geçen çocuklarýn, M.R.Ç. tarafýndan dükkana çaðrýldýklarý belirtilen iddianamede, þöyle denildi: "Þüpheli, maðdurun ablasý olan D.Ü.'ye seslenerek nereye gittiklerini sormuþ, D.Ü. ise bir lira almak için eve gideceklerini söylemiþtir. Bunun üzerine þüpheli,

'Kardeþin benim yanýmda kalsýn, sen eve gidip bir lirayý al gel' demiþtir. Daha sonra maðdur çocuk þüphelinin yanýnda kalmýþ, ablasý evine doðru gitmiþtir."

Dükkanda cinsel istismarda bulundu... Þüphelinin daha sonra maðdur A.Ü. ile birlikte dükkana girdiðini belirten savcý, M.R.Ç.'nin burada küçük çocuða cinsel istismarda bulunduðunu kaydetti. Maðdurun ablasý D.Ü.'nün dükkana dönmesi sýrasýnda, küçük kardeþini þüphe-

Vali eþinden þehit ailesine taziye ziyareti

linin kucaðýnda gördüðünü belirten savcý, bu sýrada M.R.Ç.'nin üzerini düzeltmekte olduðunu kaydetti. Daha sonra eve giden maðdur ve ablasýnýn olayý ailesine anlattýðýný vurgulayan savcý, þüphelinin suçlamayý kabul etmediðini, ancak belirtilen suçu iþlediðinin dosya kapsamýndan anlaþýldýðýný ifade etti.

Savcý cezalandýrýlmasýný istedi Ýddianamenin kabul edilmesi ardýndan tutuklu sanýk M.R.Ç.'nin yargýlamasý Diyarbakýr 3'üncü

DÝYARBAKIR Valisi Hasan Basri Güzeloðlu'nun eþi Ayþe Güzeloðlu, Huzurevleri Mahallesi'nde meydana gelen çatýþmada þehit olan Polis Memuru Ahmet Alp Taþdemir'in ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Ziyarette Ayþe Güzeloðlu'na, Vali Yardýmcýsý Tuðba Koþal da eþlik etti. Ayþe Güzeloðlu ve Vali Yardýmcýsý Tuðba Koþal, þehit Polis Memuru Ahmet Alp Taþdemir'in aile büyüklerine baþsaðlýðý dileklerinde bulundu. Þehidin eþine Ayþe Güzeloðlu tarafýndan Kur'an-ý Kerim ve Türk bayraðý takdim edilmesinin ardýndan taziye ziyareti sona erdi. (Haber Merkezi)

Söz hakký verilen sanýk M.R.Ç. suçlamalarýn gerçeði yansýtmadýðýný belirterek, þöyle dedi: "66 yaþýndayým ve bu yaþýma kadar mahallede namuslu, sevilen bir kiþiyim. Ailem ve benim sicilimiz temizdir. Çocuðum yaþýda olan maðdura istismar yaptýðým iddiasý beni ve ailemi üzmüþtür. Bana atýlan komplo ve iftira telafisi olmayan bir ithamdýr. Görüþ günümde ailem görüþüme gelmiþ ve bana destek olmuþlardýr. Bu çirkin olayla ilgim yoktur. Hastayým ve cezaevinde tedavimi yapamýyorum. Her an felç geçirme riskim vardýr. Suçsuz yere yatmaktayým. Asýlsýz olay bizi derinden üzmüþtür. Hastalýðýmdan ötürü adil bir þekilde düþünmenizi isterim. Yüce adaletinize sýðýnarak adil karar vereceðinize eminim." Daha sonra kararýný açýklayan Mahkeme, sanýk M.R.Ç.'nin 'çocuðun cinsel istismarý' suçundan 10 yýl hapisle cezalandýrýlmasýna hükmetti. Sanýðýn cezasýnda herhangi bir indirim yapmayan mahkeme, tutukluluk halinin de devamýna karar verdi. (Haber Merkezi)


11

YAÞAM

15 Kasým 2017 Çarþamba

Kasetçi dükkanýndan sanata:

AZAD BEDRAN

cümbüþ ve baðlama çalýyorum. Onlarýn sesi ve üretimleri beni cezbediyor. Dengbejleri çok seviyorum. Çok güzel eserler var. Ýmkan olsaydý Mihemed Arif ve MihemedÞexo ile sahne almak isterdim. Çocukken Diyar'ý dinlerken'keþke ileride düet yapsam' dedim ve 22 yaþýnda hayalim gerçek oldu. Diyar ile sahne alýp düet yaptýk. Farqin'in çok emeði oldu.

Son yýllarýn en çok dinlenilen genç sanatçýlarý arasýnda yer alan Azad Bedran, sanatý kadar hayat hikayesiyle de dikkat çekiyor. 1990'lý yýllarýn yasaklý günlerinde babasýnýn kasetçi dükkanýnda sanata ilgi duymaya baþlayan Azad Bedran 10 yaþýnda çocuk korosunda yer alarak sanat hayatýna baþlýyor... "Hayalimi gerçekleþtirdim" diyen Bedran, þuan yurtiçi ve yurtdýþýnda konserlerde sahne alýyor.

DÝYARBAKIR - Türkiye'de Kürt kültür ve sanatý için zor dönemler olmuþtur. Bunlardan biri de 1990'lý yýllar. Kürtçe þarkýlarýn yasak olduðu, kasetlerin toprak altýnda saklandýðý ve Kürtçe konuþmanýn dahi suç sayýldýðý yýllardý. Bu yýllarda çýkan sanatçýlar tüm bu zorluklara karþý sanatlarýný icra etmeye devam ederek bir döneme damga vurdular. Her Kürt gencinin sanatçýlardan etkilendiði bir dönemdi. Bunlardan biri de genç sanatçý Azad Bedran'dýr. Azad Bedran son yýllarda þarkýlarý, sesi ve tarzý ile öne çýkarak tanýndý. Azad'ýn hikayesi de bir o kadar dikkat çekici. Azad BedranDiyarbakýr Yenigün Gazetesi'ne konuþarak hem hayat hikayesini hem de Kürt sanatýnýn þuanki durumunu deðerlendirdi.

Kasetçi dükkanýnda baþlayan sanat serüveni Þanlýurfa'nýn Siverek Ýlçesi'nde dünyaya gelen Azad Bedran, o dönem babasýnýn kasetçi dükkaný vardý. Hatta Siverek'in ilk ve tek kasetçi dükkanýna sahipti. Azad bu konuda avantajlýydý. Çýkan yeni kasetleri ilk o dinlerdi. Kürtçe kaset sattýðý için babasýnýn sürekli baský altýnda olduðunu belirten Azad, "Babam Siverek'in ilk kasetçisiydi. O dönem Kürtçe þarkýlar çaldýðý için baskýlara maruz kaldý.

‘Sanatýmýz da parçalanmýþ’

Babamýn dükkaný karanlýk güçler tarafýndan tarandý ve babam tutuklandý. Babam tutukluyken babam adýmý Azad,dýþarýdaki ailem de Bedran koydu. Ben de bu ismi tercih ettim. Daha sonra Tarsus'a göç etmek zorunda kaldýk. Tarsus'ta Kürtçeyi öðrenemedim. 2002 yýlýndaDiyarbakýr'a döndük."

“10 yaþýnda müziðe baþladým” Diyarbakýr'a geldikten sonra Dicle Fýrat Kültür ve Sanat Derneði'nde "Kulilkê me" adlý çocuk korosunda yer alan ve baðlamayý öðrenen Azad, Kürtçeyi de burada öðrendi. Daha sonra grup kurduklarýný söyleyen Azad, "Yaklaþýk 15 yýldýr Dicle Fýrat Kültür Sanat Derneði'nde çalýþýyorum. En son KHK ile dernek kapatýlana kadar orada çalýþtým. 10 yaþýnda müziðe baþladým. Ýlk kez öocukkorosunda yer alarak baþladým. Sonra genç bir grup oluþturduk. Daha sonra bireysel olarak solo bir albüm yaptým. "Partizan" þarkýsý ile insanlar tanýmaya baþladý. Þimdi sanatçý arkadaþlarla açtýðýmýz bir mekanda sanatsal çalýþmalarýmýzý yapýyoruz. Bazen yurtdýþý konserlerine gidiyoruz" dedi.

“Kendimi her zaman halka karþý sorumlu hissediyorum” Daha çok halk müziði tarzýný sevdiðini ve bu tür þarkýlar söylediðini kaydeden Azad þunlarý söyledi: "Ben daha çok halk müziðini okuyorum. Mevcut olduðumuz sistemde sanatçý aykýrý bakmak zorunda. Yer yer politik sanatta yapýyoruz, bazen rock yapýyoruz ki bir isyan müziðidir. Ortdoðu'da bir kriz var ve ben de bu halkýn

Kürt sanatýnýn parçalandýðýný söyleyen Azad þunlarý söyledi: "Sanatýmýz da dört parçaya bölünmüþ. Buradaki bir üretimi Ýran'daki Kürtler dinlemiyor, orada çýkan burada dinlenmiyor. Benim en büyük hayalim dört parçaSertaç KAYAR da dinlenilebilecek bir YENÝGÜN ÖZEL üretim yapmaktýr. Vicdani bir durumdur. Tüm sabir evladýyým buna tepkisiz natçýlar daha çok genç kalmam mümkün deðildir. Onun sanatçýlara çaðrýmdýr." için halka dönük yapýyorum. Yaþadýðýmýz toplum daha farklý türler için uygun deðil. Kendimi her zaman halka karþý sorumlu hissediyorum. Çalýnan þarkýlarýmýzla ilgili bir projem var. Halk þarkýlarý kendim okumak istiyorum. Bunu bir tepki olarak okumak istiyorum. Kürtçeden çalýnan çok eser var. Ben bu çalýnan þarkýlarý aslýna uygun söylemeyi bir borç biliyorum."

“Birçok sanatçý toplumdan kopuk yaþýyor” "Kürt müziði 3 evreden oluþur" diyen Azadþöyle devam ediyor: "1980 öncesi, 1990'lar ve 2000'lerden sonraki süreç diye ayrýlýr. 1990'lý yýllarda büyük bir baský vardý. Baskýlara karþý da ciddi bir sanatsal üretim vardý. 2000'li yýllardan sonra ciddi bir rehavet çöktü ve bireysellik ön plana çýktý. Þimdi bireysel kaygýlardan yönlerini baþka yere çevirdiler. Bir sanatçý olarak nasýl cevap olabilirim diyorum. Kürt halký zýt þeyleri ayný anda yaþýyor. Bir tarafta taziye bir tarafta mutluluðu yaþayabiliyor. Artýk buna alýþtýk. Artýk sürekli arabesk ve umut içermeyen müzik olmamalý insanlarýn duygularýna tercüman olacak yön verecek bir üretim yapmayý planlýyorum."

Hayali gerçek oldu En çok Kürt sanatçýlardan MihemedÞexo, Mihemed Arif ve Aram Tigran'ý dinlediðini söyleyen Azad, "Üçüde de enstrüman çaldýðý için seviyorum. Ben de

Azad Bedran Kimdir?

Azad Bedran Þanlýurfa'nýn Siverek Ýlçesi'nde dünyaya geldi.10 yaþýnda Dicle Fýrat Kültür Merkezi'nde baðlama eðitimine baþladý ve 'Koma Kulilken me' adlý çocuk korosuna girdi. Yýllar sonra Azad Bedran'ýn da yer aldýðý 'Koma Kulilken me' çocuk korosundaki çocuklar 'Koma Nujiyan'ý kurdu.Birçok konser ve festivallere katýlan bu grup çeþitli nedenlerden dolayý fes edildi.Azad Bedran bireysel çalýþmalarýna devam etti.Genç sanatçý birçok single þarký yaptý, ilk klibini "Axçiyayo" adlý eserine çekti, klipte sanatçý hocalarý Farqin, Bülent Turan ve Xanemir de yer aldý. Ondan hemen sonra küçük yaþlarda çok dinlediði ve hayal ettiði sanatçý Diyar Dersim ile "Newroze" adlý eseri düet yaptý ve birçok kesim tarafýndan ilgiyle dinlendi. Çýkardýðý "Dayýkamin" adlý eserini bütün bekleyen annelere armaðan etti. Ardýndan en çok dinlenen "Haydi Partizan " adlý çalýþmasýný yaptý.Bu arada albüm çalýþmasýnýda beraberinde yürüttü albüme iki yýlýný veren Azad Bedran 2016 yýlýnýn Temmuz ayýnda "Rewiyen Þad "adlý albümü ile sanat hayatýna devam etti. Birçok konser veren genç sanatçý Azad Bedran "Rewiyen Þad "adlý ilk albümünde yer alan "TiliyenAzadi" adlý eserine klip çekti. Birçok kültürel çalýþmalarda da yer alan Azad Bedran baðlama kurslarýnda hoca olarak çalýþmalarýný sürdürüyor.


12

EKO/YAÞAM

15 Kasým 2017 Çarþamba

‘Çok sayýda yatýrým

TALEBi VAR’ Bazý yollar trafiðe kapatýlacak Diyarbakýr'da 15 Kasým'da "Atatürk'ün Diyarbakýr'a teþriflerinin 80'inci yýl dönümü" nedeniyle bazý yollarýn trafiðe kapalý olacaðý bildirildi. Diyarbakýr Valiliðinden yapýlan açýklamada,"15 Kasým Atatürk'ün Diyarbakýr'a teþriflerinin 80. yýl dönümü ili ilgili alýnacak emniyet tedbirlerinden dolayý etkinlik alanýnýn yapýlacaðý güzergâh ile bazý caddeler araç trafiðine kapatýlacaktýr." denildi. Açýklamada, 15 Kasým 2017 Çarþamba günü saat 08.00 ile saat 10.30 arasý trafiðe kapatýlacak olan yollar þunlardýr: "Ýstasyon köprüsünde; Cemiloðlu Caddesi (Baðlar Polis Merkez Amirliði Önü) ile Ýstasyon Kavþaðý arasý kapanacaktýr. Alternatif olarak istasyon caddesi için Akkoyunlu Caddesi ve Mehmet Akif Ersoy Caddesine verilecektir. Ayrýca Cemiloðlu Caddesinde Baðlar Polis Merkez Amirliði önünden istasyon köprüsünü kullanmak isteyenler için Cemiloðlu Caddesi takiben Körhat Kavþaðý-Þehitlik Kavþaðý Mehmet Akif Ersoy Caddesine veya Göçmenler Caddesi ve Klavuz Caddesi kullanýlarak Nükhet Coþkun Caddesine verilecektir." 15 Kasým 2017 Çarþamba günü saat 09.00 ile saat 11.30 arasý trafiðe kapatýlacak olan yollar: Ekinciler Caddesinde; Kýþla Caddesi Ýle Ýnaloðlu Caddesi arasý kapanacaktýr. Alternatif olarak Akkoyunlu Caddesi takiben Ýstasyon Caddesine verilecektir. Hintlibaba Caddesinde; Kýþla Caddesi ile Ýnaloðlu Caddesi arasý kapanacaktýr. Kýþla Caddesinde; Ekinciler Caddesi kesiþiminden Hintli Baba Caddesi kesiþimine kadar kapanacaktýr. Alternatif olarak Elazýð Caddesi ve Ýstasyon Caddesine verilecektir." (Haber Merkezi)

D

iyarbakýr Organize Sanayi Bölgesi büyümeye devam ediyor. Yatýrým için çok sayýda talep olduðunu belirten ve yatýrýmlarýn bölge sanayisinin geliþimine büyük katký sunacaðýný ifade eden OSB Yönetim Kurulu Baþkan Vekili Abdulkadir Karavil, OSB'de 4. etap çalýþmalarýnýn hýzlandýrýlacaðýný kaydetti DÝYARBAKIR Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ikinci geniþleme alaný olarak bilinen 4. etap çalýþmalarý hýzlandýrýlýyor. Ankara'da Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Bakanlýðý Müsteþarý Mehmet Hadi Tunç ile gerçekleþtirilen toplantýnýn çok olumlu geçtiðini ifade eden Diyarbakýr OSB Yönetim Kurulu Baþkan Vekili Abdulkadir Karavil, görüþme kapsamýnda bakanlýk tarafýndan yaklaþýk 200 hektar alana sahip OSB'nin ikinci geniþleme alanýna yönelik gerekli çalýþmanýn ivedilikle ele alýnacaðýný belirtti.

‘Ýlk beþte yer alýyoruz’ Diyarbakýr'ýn Cazibe Merkezi Programý kapsamýnda yatýrým büyüklüðü bakýmýndan en çok talep gören ilk beþ il arasýndan yer al-

dýðýný belirten Karavil, "Sadece 2016 ve 2017 yýlý içinde Cazibe Merkezi Programý haricinde OSB'ye 38 adet arsa tahsis baþvurusu yapýlmýþ, yapýlan baþvuru kapsamýnda ek olarak taahhüt edilen istihdam hedefi 3 bin 360 kiþi, taahhüt edilen ek yatýrým büyüklüðü ise 580 milyon TL olmuþtur. Bölgede sanayinin geliþiminde, Organize Sanayi Bölgesinin katkýsý büyük olacaktýr. Oluþacak saðlam iþ dünyasýnýn varlýðý ile de saðlýklý ve güçlü bir kentinde oluþacaðýna inanýyoruz" dedi.

4. etap çalýþmalarý baþladý Karavil, "Diyarbakýr OSB Yönetim Kurulu olarak bölge sanayisinin geliþimini saðlamak asli görevlerimiz arasýndadýr. Bölgemizin bulunduðu coðrafi avantajlara

Yetimler Vakfýndan yetimlere et yardýmý DÝYARBAKIR - Yetim, Öksüz ve Maðdurlar ile Yardýmlaþma Dayanýþma ve Eðitim Vakfý (Yetimler Vakfý) yetimlere yönelik yardým çalýþmalarý devam ediyor. Yetimler Vakfý Baðlar Komisyon Temcilisi Vedat Bilge, bir ay içersinde toplam 10 hayýrseverin verdiði yardýmlar sayesinde yüzlerce yetim ailenin evine et gireceðini söyledi. Bu ay içerisinde toplam

10 hayýrsever tarafýndan yetimler için bize kestirilmesi için vekâlet verilen kurbanlarý kestik. Onlarý Diyarbakýr merkezde 175; Bismil, Hani ve Kulp gibi ilçelerde ise 250 yetim aileye bu kurbanlarý daðýtacaðýz. Biz, düzenli olarak hayýrseverlerden almýþ olduðumuz yardýmlarý, kurbanlarý ve kurbanlar dýþýnda gelen diðer yardýmlarý düzenli olarak yetimle-

baðlý olarak, sanayide meydana gelecek faaliyetlerin beþeri ve iktisadi hayat üzerinde ciddi deðiþimlerin ve geliþmelerin önünü açacaðý inancý ile Diyarbakýr OSB olarak gelen arsa taleplerinin karþýlanmasý kapsamýnda tahsis edilebilir arsa alanýnýn artýrýlmasý elzem hale gelmiþtir. Ankara'da Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Bakanlýðý Müsteþarý Mehmet Hadi Tunç ile yaptýðýmýz görüþme kapsamýnda yaklaþýk 200 hektar alana sahip Diyarbakýr OSB'nin ikinci geniþleme alaný olan 4. etaba yönelik gerekli çalýþmanýn ivedilikle ele alýnacaðý belirtildi" diye konuþtu. (ÝHA) re daðýtýyoruz. Ama bu hayýrsever vatandaþlarýmýzýn yapmýþ olduðu yardýmlardan dolayý ayda bir sefer de olsa düzenli olarak o yetim ailelere götürüp yetim çocuklarýn et yemesi için bir çalýþma yapýyoruz." dedi. Yardýmlarýn devam edilebilmesi için hayýrseverlerin düzenli olarak katkýda bulunmasý gerektiðini ifade eden Bilge, bu hayýrlý iþlerin ecrinin Allah tarafýndan verileceðini, dolayýsýyla herkesin çevresindeki ihtiyaç sahiplerini düþünmesi gerektiðini söyledi. (ÝLKHA)


$ €

DOLAR 3,8742 3,8743 EURO

4,5516 4,5536

ALTIN 158,7785 158,8089 BÝST

109.912

ekonomi

Ana hat arýzalarý

en aza indirildi

Fatma GÜLNÝHAL DÝYARBAKIR - Dicle Elektrik Daðýtým, sorumluluk bölgesinde yaþanan en küçük trafo arýzalarý dahi, Türkiye Elektrik Ýletim Anonim Þirketi'nden (TEÝAÞ) gelen ana elektrik hatlarý ile ana güç trafolarýnýn devre dýþý kalmasýna neden oluyordu. Bu sebeple bir sokakta yaþanabilecek arýza kaynaklý elektrik kesintisinden bir mahalle veya bir ilçede yaþayan herkes etkileniyordu.

Enerji þirketi, ana hatlarý etkileyen arýzalarý lokalize etmek, arýzalardan kaynaklanan kesintilerin etkilediði bölgeleri küçülterek, bundan çok daha az sayýda kiþinin etkilenmesini saðlamak için özelleþtirmenin ardýndan ciddi yatýrýmlar yaptý.

Yatýrýmlar olumlu sonuç verdi Dicle Elektrik Daðýtým yetkilileri, müþterilerine EPDK ve Enerji Bakanlýðý'nýn belirlediði kriterlerde enerji vermek için gerçekleþtirdikleri yatýrýmlarýn

Tarým- ÜFE ekimde arttý Tarým ürünleri üretici fiyat endeksi, 2017 yýlý ekim ayýnda bir önceki aya göre yüzde 1,78 artýþ gösterdi

meyvesini fazlasýyla almaya baþladý. Yetkililer, "Özelleþme öncesi Dicle'nin fider açma sayýsý diðer daðýtým þirketlerinin 5 katýna yakýn iken þimdi, Türkiye'deki 21 daðýtým þirketi arasýnda fider açma sayýsý bakýmýndan en iyi durumda olan þirketlerden biriyiz. Bölge genelinde 2012'de 30 bin 2013'te 26 bin dolayýnda olan fider açma sayýsý 2014'te 24 bin 550'ye, 2015'te 11 bin 552'ye, 2016'da 9 bin 80'e ve bu yýl 3 bin 531'e kadar indirildi. En fazla

Tarýk OTHAN DÝYARBAKIR - Türkiye Ýstatistik Kurumu (TÜÝK) Diyarbakýr Bölge Müdürlüðü, Ekim 2017 tarým ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarým-ÜFE), verilerini açýkladý. Buna göre, Tarým-ÜFE, 2017 yýlý ekim ayýnda bir önceki aya göre yüzde 1,78, bir önceki yýlýn aralýk ayýna göre yüzde 12,39, bir önceki yýlýn ayný ayýna göre yüzde 14,19 ve on iki aylýk ortalamalara göre ise yüzde 10,02 artýþ gösterdi. Bir önceki aya göre deðiþim; tarým ve avcýlýk ürünlerinde yüzde 1,85 ve ormancýlýk ürünlerinde yüzde 2,47

13 15 Kasým 2017 Çarþamba

Özelleþtirmenin ardýndan sorumluluk bölgesindeki þebekeyi iyileþtirmek ve müþterilerine daha kaliteli hizmet vermek için çalýþan Dicle Elektrik, yatýrýmlarý ile ana hattý devre dýþý býrakarak geniþ kitleleri etkileyen arýzalarý lokalize ederek en aza indirirken, etki alanýný daraltmayý da baþardý. Sektörde 'Fider Açma' olarak isimlendirilen arýza sayýsý bölge genelinde 30 binden 3 bin 500'e kadar düþerken, ana hat arýzalarýnýn en çok yaþandýðý Þanlýurfa'da ise bu rakam 16 binden bine kadar düþürüldü arýza kaynaklý fider açmalarýn yaþandýðý Þanlýurfa'da ise 2012'de 16 bin dolayýnda olan açma sayýsý 2014'te 13 bin 136'ya 2017'de ise bin 79'a indirildi. Bunun ile birlikte, arýzalardan kaynaklanan elektrik kesintilerinden etkilenenlerin sayýsý da azaldý. Eskiden küçük bir trafoda yaþanan arýza dahi, koruma sistemleri olmadýðýndan ana hat ve ana güç trafolarýný devre dýþý býrakýyor, dolayýsýyla da o mahallede veya ilçede elektriðin tamamen kesilmesine neden oluyordu. Bunu önlemek için ekipler kurduk, ciddi yatýrýmlar yaptýk. Aradan geçen sürenin sonunda fider açmalarýnda Dicle Elektrik bölgesi Türkiye ortalamasýnýn altýnda bulunuyor. En önemlisi müþterilerimiz, küçük arýzalardan dolayý artýk karanlýkta kalmýyor. Devam eden yatýrýmlarýmýz ile bölgemizdeki arýza sayýlarýnda da ciddi iyileþtirmeler yapmayý hedefliyoruz'' ifadelerini kullandý. artýþ, balýkçýlýkta ise yüzde 1,99 azalýþ olarak gerçekleþti. Ana gruplarda bir önceki aya göre deðiþim; tek yýllýk bitkisel ürünlerde yüzde 3,73, canlý hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 0,43 ve çok yýllýk bitkisel ürünlerde yüzde 0,26 artýþ olarak gerçekleþti. Alt tarým gruplarýndan; lifli bitkiler yüzde 11,20, çeltik yüzde 5,63 ve diðer çiftlik hayvanlarý ve hayvansal ürünler yüzde 2,90 artýþ gösterirken, turunçgiller yüzde 21,95, tropikal ve sub-tropikal meyveler yüzde 7,83 ve yaðlý meyveler yüzde 1,23 azalýþ gösterdi.


14

HABER

15 Kasým 2017 Çarþamba

450 torunu bulunan 98 yaþýndaki kadýn öldü Müteahhitlik bürosunu basan þüpheli, teslim oldu Diyarbakýr'da, müteahhitlik bürosunu basarak tabanca ile sekreter F.D.'yi yaralayan F.E., dün gece polise teslim oldu. Kendisi de müteahhit olan þüpheli ifadesinde, korkutma amacýyla silah kullandýðýný, sekreteri de yanlýþlýkla vurduðunu söyledi

D

iyarbakýr'da yaþayan 1919 doðumlu Þahi Tayurak, yaþamýný yitirdi. Yakýnlarýnýn gerçek yaþanýn 130 olduðunu iddia ettiði Tayurak'ýn 5 kuþaktan 450 torunu bulunduðu belirtildi DÝYARBAKIR’da 5 kuþaktan 450 torunu bulunan Þahi Tayurak, 98 yaþýnda yaþamýný yitirdi. Yakýnlarý, resmi kayýtlara göre, 1919 doðumlu Tayurak'ýn 130 yaþýnda olduðunu iddia etti. Merkez Sur ilçesi Alipaþa Mahallesi'nde yaþayan Þahi

Özel okullar merkezi sýnavla öðrenci alacak TEOG'un kaldýrýlmasýnýn ardýndan özel okullarla ilgili düzenleme yapýldý. MEB, isteyen özel okullarýn merkezi sýnavla öðrenci almasýný kararlaþtýrdý

Tayurak, dün akþam saatlerinde, oturduðu müstakil evinde ölü bulundu. Yaklaþýk 20 gün önce iþtahtan kesilen Tayurak'ýn cenazesi, yakýnlarýnýn katýlýmýyla kýlýnan cenaze namazýnýn ardýndan Baðlar Yeniköy Mezarlýðý'nda defnedildi. 5 kuþaktan 450 torunu bulunan, resmi kayýtlara göre 1919 doðumlu Tayurak'ýn yakýnlarý, yaþlý kadýnýn 130 yaþýnda olduðunu öne sürdü. (Haber Merkezi)

DÝYARBAKIR - Milli Eðitim Bakanlýðý, TEOG'un kaldýrýlmasýnýn ardýndan isteyen özel okullarýn yapýlacak merkezi sýnavla öðrenci almasýna karar verdi. Özel Okullar Derneði'nden yapýlan açýklamaya göre, MEB'de yapýlan görüþme sonucunda, isteyen özel okullara MEB'in yapacaðý sýnavýn sonuçlarý kullanýlarak yerleþtirme yapýlmasý önerisi onaylandý. Kayýt takvimi geçen yýlki gibi devam edecek. Kayýt süreci ve yerleþtirme ile ilgili detaylar daha sonra yeni sistemle ilgili MEB'in yapacaðý açýklamayla netleþecek. Hürriyet'te yer alan habere göre, derneðin açýklamasý þöyle: "Sýnavla öðrenci almak isteyen özel okul-

larla yapýlan toplantýda, ortak bir görüþle bu yýl için bakanlýðýn yapacaðý sýnavýn sonuçlarýna göre deðerlendirme ve yerleþtirme yapýlacaðý daha önce belirtilmiþti. Bakanlýkla, onay alma ve teknik detaylar konusunda yapýlan görüþme sonucu, sýnavla öðrenci almak isteyen özel okullarýmýza, bakanlýðýn yapacaðý sýnavýn sonuçlarý kullanýlarak yerleþtirme yapýlacaðý netleþtirildi. Özel okullara öðrenci alýmý ile ilgili kayýt takvimi geçen yýl olduðu gibi yapýlacak. Kayýt süreci ve yerleþtirmeye dair esaslar, Bakanlýðýn sýnav sistemi ile ilgili açýklayacaðý bilgiler çerçevesinde ayrýca kamuoyu ile paylaþýlacak."

DÝYARBAKIR Merkez Kayapýnar Ýlçesi Peyas Mahallesi'ndeki iþ merkezinin 4'üncü katýnda bulunan mütteahitlik bürosunu dün tabanca ile basarak sekreter F.D.'yi yaralayan ve olaydan sonra kaçan F.E., önceki gece Aliþan Polis Merkezi'ne giderek teslim oldu. Kendisi de müteahhit olan F.E. polise verdiði ilk ifadede, yaklaþýk 20 bin lira alacaðý olduðunu, korkutmak amacýyla silah kullandýðýný, sekreteri de yanlýþlýkla vurduðunu söyledi. F.E.'nin, Emniyet Müdürlüðü Asayiþ Þube Müdürlüðü'ndeki sorgusunun ardýndan adliyeye sevk edileceði öðrenildi. (Haber Merkezi)

20 ilde 34 askere FETÖ’den gözaltý kararý TOKAT Cumhuriyet Baþsavcýlýðý tarafýndan 20 ilde görevli 34 muvazzaf asker için gözaltý kararý çýkartýldý. Tokat Cumhuriyet Baþsavcýlýðý tarafýndan Fetullahçý Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapýlanmasý'nýn (FETÖ/PDY) mahrem askeri yapýlanmasýna yönelik yürütülen soruþturma kapsamýnda Amasya, Ankara, Antalya, Bilecik, Batman, Çanakkale, Denizli, Diyarbakýr, Konya, Nevþehir, Manisa, Samsun, Þanlýurfa, Þýrnak, Tokat, Trabzon, Tunceli, Yalova, Van ve Zonguldak illerinde 34 muvazzaf asker için gözaltý kararý çýkartýldý. Gözaltý kararý çýkan askerlerin 1'inin teðmen, 28'inin astsubay, 2'sinin uzman çavuþ olduðu, bunlarýn dýþýnda gözaltý kararý çýkartýlan 3 astsubayýn ise daha önceden ihraç edildiði bilgisine ulaþýldý. Tokat'ta gözaltý kararý çýkartýlan bu 34 kiþi ile birlikte bugüne kadar FETÖ'nün mahrem askeri yapýlanmasýna yönelik olarak iþlem yapýlan þüpheli sayýsýnýn 236 olduðu bildirildi. (ÝHA)


15

YAÞAM

15 Kasým 2017 Çarþamba

‘Sen bir mucizesin Cihan’ A

nkara'da gerçekleþen Türkiye tarihinin en büyük katliamlarýndan birinde yaralanmýþtý Cihan Andiç. Doktorlar ailesine, "Her þeye hazýrlýklý olun" demiþti. Aðýr yaralarýna raðmen hayatta kalmayý baþaran Andiç, iki yýl süren tedavinin ardýndan geçen hafta memleketi Diyarbakýr'a döndü

Vecdi ERBAY DÝYARBAKIR - Tekerlekli sandalyedeydi ve tokalaþamýyordu. Yine de elimi uzattým, parmak uçlarýndan tuttum incitmekten çekinerek. Sonra hemen yanýndaki kanepeye oturdum. Babasý tanýttý beni, daha önce çalýþtýðým televizyon kanalýný hatýrlatarak. O zaman, az önce parmak uçlarýný tuttuðum sað elini havaya kaldýrdý bir þeyler söyleyerek. Anlamamýþtým dediðini. Bu nedenle babasýna baktým soran gözlerle. Babasý, "Çak yapalým diyor" dedi. Elimi aþaðýda tuttum, o da havada tuttuðu elini elimin içine býraktý. Ýtiraf etmeliyim ki bu "çak yapmak" fena sarstý beni. Ama asýl sarsýcý olan, zafer iþareti yaparak, "Direnenler kazanacak" demesi oldu. Aylarca komada kalmýþtý ve 2 yýl boyunca Ankara'da çeþitli hastanelerde tedavi görmüþ, ameliyatlar atlatmýþtý. Konuþmasý hâlâ düzelmemiþti. Ellerini ve ayaklarýný kullanamýyordu. Buna raðmen neþeliydi ve "Direnenler kazanacak" demiþti. Kim olsa biraz heyecanlanýr, sarsýlýrdý.

Diyarbakýr’ý çookk özledim Ankara Gar katliamýndan yaralý kurtulan Cihan Andiç'ten söz ediyorum. Tedavisinin geri kalanýný memleketinde sürdür-

mek üzere geçen hafta Diyarbakýr'a geldi. Diyarbakýr Havaalaný'nda arkadaþlarý, sivil toplum örgütleri ve akrabalarý karþýladý. Kalçasýnda oluþan ödem nedeniyle gelir gelmez Diyarbakýr'daki hastanede tedavisi baþladý. ancak zamanýný evde geçirebiliyor artýk. Cihan'la konuþtuðumuz evin salonunda ziyaretine gelmiþ akrabalarý da var. benden hemen önce gelmiþ olmalýlar. Babasý salondakileri tanýtýrken Cihan, "biliyorum" anlamýnda kafasýný sallýyor, bazýlarýnýn adlarýný söylüyor. Konuþmasý ve hareket kabiliyeti sýnýrlanmýþ olsa da bilincinin ve hafýzasýnýn yerinde olduðu anlaþýlýyor. Bana dönüp, "Sor" diyor. Önce ne soracaðýmý þaþýrýyorum. Ankara'daki katliamdan söz etmek istemiyorum nedense. "Özlemiþ miydin Diyarbakýr'ý" diye soruyorum. "Çoookkk" diyor, "Diyarbakýr'ý çok özledim." Bunu söylerken duygulanýyor Cihan ve ben ilk kez anlýyorum ne dediðini. Tedavisi devam ettiði için tekerlekli sandalyede de olsa Diyarbakýr'ý gezme þansý olmamýþ henüz. Doktorlar izin vermiyormuþ. Babasý, "Doktorlara bu yüzden çok kýzýyor" diyor ve ekliyor: "Kalçasýnda ödem var. Doktorlar bunu tedavi ediyorlar þimdi. Bunu da atlatýrsa, sokaða çýkarmaya baþlarýz diye tahmin ediyorum." Ýlk bombanýn patladýðý aný hatýrlýyor Cihan. Güçlükle konuþuyor olsa da anlatýyor: "Halay çekenlere doðru gidiyorduk. Bomba patladý. Ýnsanlar bize doðru geldi. Biz de bombanýn patladýðý yere gitmek istedik." Cihan, ikinci bombanýn 8-10 saniye sonra patladýðýný tahmin ediyor. Ýkinci bombayla yaralanýyor. Kafatasýnýn yarýsý parçalanýyor. Bombanýn etkisini artýrmak için kullanýlan bilyelerden biri boðazýndan girip ensesinden çýkýyor, biri de sað bacaðýna saplanýyor. Sað bacaktaki bilye hâlâ orada duruyor.

Doktorlarý þaþýrttý Baba Ahmet Andiç 78 kuþaðýndan bir sosyalist. Devletin gadrine uðramýþ insanlardan biri. Ancak mücadeleden vazgeçmiþ deðil. 78'liler Vakfý, Göç Der gibi sivil toplum örgütleri içinde görevler üstlenmiþ bir insan. Yine de televizyonda Ankara'da patlama haberini alýnca telaþa kapýlýyor. Cihan'ý arýyor

ancak ulaþamýyor. Cihan'ý bulmak kolay olmuyor. Sonunda Ankara Numune Hastanesi'nde olduðunu öðreniyor. Doktor, "Durumu ciddi" diyor, "Her þeye hazýrlýklý olun." Bunun ne anlama geldiðini biliyor Ahmet Andiç. Oðlunu görmek, elini tutmak istiyor. Ancak uzaktan görmesine izin veriyor doktor ve "Ben senin yerine Cihan'ýn elini tutarým, merak etme" diyor. Hastaneye yakýn bir ev tutuyor Ahmet Andiç. Cihan'ýn eþi, çocuklarý, diðer akrabalar bu evde yaþamaya baþlýyorlar. Aylarca komada kaldýktan sonra uzun süre yoðun bakýmda kalýyor Cihan. Sonunda servise çýkarýldýðýnda, doktoru, "Týpý yanýlttýn, sen bir mucizesin Cihan" diyor.

Çocuklarý yanýbaþýnda Cihan uzun süre tekerlekli sandalyede oturunca yoruluyor. Konuþmasý iyice bozuluyor, dikkati daðýlýyor. Kardeþi ve kuzeni yardým ediyor, onu yataðýna götürüyorlar. Ahmet Andiç, "Ben de annesi de yaþlýyýz, gençler çok yardýmcý oldular Cihan'a" diyor. Mühendis olan Cihan þimdi 39 yaþýnda. Cihan yaralandýðýnda küçük oðlu henüz birkaç aylýktý. Büyük oðlu bu yýl okula baþlamýþ. Babalarý Ankara'da hastanede yatarken, anneleri çalýþtýðý kurumdan izin almýþ, uzun süre Ankara'da Cihan'ýn yattýðý hastaneye yakýn evde yaþamýþ. Ýzni bitince Diyarbakýr'a dönmek zorunda kalmýþ. Uzun bir aradan sonra babalarýyla ayný çatý altýnda yaþamaktan dolayý çocuklarýn mutlu olduðunu söylüyor Ahmet Andiç. "Küçük oðlu durumun çok farkýnda deðil henüz. Ama büyük oðlu biraz þaþkýn durumda. Eskiden güçlü olan, onu kucaðýnda taþýyan babasý þimdi hep yatakta ve konuþamýyor. Bunu kabullenemiyor sanki.

Avukatlarýn büyük çabasý Ahmet Andiç, Ankara katliamýnýn duruþmalarýna müþteki olarak katýlmýþ. Duruþmalarýn seyriyle ilgili olarak Andiç, "Ýddianame çok zayýftý ancak avukatlarýmýzýn olaðanüstü çabalarýyla devam ediyor mahkeme. Tutuksuz yargýlanan sanýklardan bazýlarý bu çabalar sonucunda tutuklandý" diyor. Andiç mahkeme süreciyle ilgili olarak þunlarý söyledi: "Bombalarý pat-

latanlar Antep'ten Ankara'ya kadar hiçbir sýkýntýyla karþýlaþmadan gelmiþler. Ankara'da ellerini kollarýný sallayarak miting alanýna kadar gelmiþler. Güvenlik diye bir þey yok, öyle anlaþýlýyor. Bizim bildiðimiz, alýþtýðýmýz bir miting için alýnan güvenlik önlemi yok. Bombalar patladýktan sonra bir de polis gaz atmýþ. Birçok yaralý insanýn bu gazdan etkilenerek öldüðü anlaþýlýyor. Dolayýsýyla müþteki olarak ihmali bulunan herkesten þikayetçiyiz. Sadece bomba iþini organize edenlerin deðil, ihmali, kusuru bulunan herkesin yargýlanmasýný talep ediyoruz." Andiç, Gar katliamýnýn mahkeme tarafýndan biraz ciddiye alýndýðýný düþünüyor ve bunu da kamuoyunun duyarlýlýðýna ve avukatlarýnýn çabasýyla açýklýyor.

Tedavi bir maraton Kendine geldiðinden bu yana olup biten her þeyin farkýnda olan Cihan, katliamýn yýldönümünde konuþma yapmaya bile niyetlenmiþ. Uzun süre gazete okumak istemediði halde son dönem kimse elinden gazeteleri alamýyormuþ. Umudunu, direncini, neþesini koruyor. Ziyaretine gelen arkadaþlarýyla þakalaþýyor, "Sizin gibi tuvalete gitseydim, bana da bir þey olmazdý" þeklinde takýlýyormuþ. "Sen de gitseydin" diyenlere ise gülerek, "Ben Polatlý'da gitmiþtim" diye karþýlýk veriyormuþ. Kalçasýndaki ödem geçtikten sonra fizyoterapi ile devam edecek tedavisi. Kafatasýndaki yara için bir kez daha ameliyat olmasý gerekiyor. Babasý Ahmet Andiç, tedavi sürecini maratona benzetiyor ve "Yolumuz daha çok uzun. Gerekirse Avrupa'da devam edecek tedavisi" diyor. Cihan odasýnda dinleniyordu ben evden ayrýldýðýmda. "Direnenler kazanacak" diyen sesi, içimde bir yerde kaldý.

Zayii Diyarbakýr'ýn Yeniþehir Ýlçe Nüfus Müdürlüðü'nden almýþ olduðum Nüfus Cüzdanýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Roni TEKÝN


Kuruluþ Yýlý: 3 Mayýs 2007

15 KASIM 2017 ÇARÞAMBA Yýl: 11 - Sayý : 3530 Yayýn Türü: Yerel Süreli Yayýn Ýmtiyaz Sahibi: Osman ERGÜN

Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü: Nurullah ERGÜN SayfaSekreteri: Tarýk OTHAN Diyarbakýr Yenigün Gazetesi, basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir Gazetemizde yayýmlanan köþe yazýlarýnýn sorumluluðu yazarlarýna aittir

Dizgi-Baský: Selahattin Eyyubi Mh. T. Özal Bulvarý Batýkent Yapý Koop. 4/A Blok altý No 12/B Baðlar/DÝYARBAKIR

Ýdare Yeri: Selahattin Eyyubi Mah. Turgut Özal Bulvarý Batýkent Yapý Kooperatifi 4/A Blok altý No: 12/A BAÐLAR/DÝYARBAKIR Tel-Faks : 0(412) 252 55 59 www.diyarbakiryenigun.com bilgi@diyarbakiryenigun.com yenigun_gazete@hotmail.com Daðýtým: Aydýn Daðýtým Ýbrahim Aydýn Reklam ve ilanlarýnýz için 0532 622 55 33

Amedspor içerde kayýp 50 bin öðrenci spor alanýna kavuþtu Dicle Üniversitesi Beden Eðitim Spor Yüksekokulu öðrencileri 'Gönülden Gönüle Koþtuk' projesi ile bölgedeki okullarda bulunan alanlarda iyileþtirmeler yaparak 50 bin öðrencinin spor alanýna kavuþmasýný saðladý

Kübra KURT

Ahmet Akcan yönetiminde ilk sýnavýna Bucaspor karþýsýnda çý- Mehmet Uður ÇAKIL kan Amedspor, Ýzmir ekibi karþýsýnda galip gelemedi ve taraftarHABER larýný hayal kýrýklýðýna uðrattý. Geçen sezon sahasýnda fýrtýna gibi esen Amedspor, bu sezon iç sahada sadece bir galibiyet alabildi DÝYARBAKIR- TFF 2. Lig Kýrmýzý Grup'ta mücadele eden Amedspor'da kan kaybý devam ediyor. Sahasýnda maçýn baþýnda öne geçtiði karþýlaþmada üstünlüðünü koruyamayan Amed spor, beraberlik golünü yedikten sonra galibiyet golünü bir türlü bulamayarak taraftarlarýný üzdü. Amed spor'da Deniz Naki iki maç aranýn ardýndan forma gi-

yerken, yýldýz futbolcu Bucaspor karþýsýnda varlýk gösteremedi. Öte yandan altyapýya verdiði önemle bilinen Ahmet Akcan, Bucaspor karþýsýnda genç futbolcu Yusuf Kerçin'e de maçýn sonlarýna doðru þans verdi.

Ýç sahada tek galibiyet Geçen sezon þampiyonluðu kýl payý kaçýran Amed spor, iç saha maçlarýnda oy-

Diyar’da seriyi bozdu Arda arda oynadýðý 4 karþýlaþmada galip gelerek li derliðe yükselen Diyarbekirspor, Ýzmir'de Tire 1922 karþýsýnda aðýr bir yenilgi alarak hem liderlik koltuðunu kaptýrdý hem de 4 maçlýk galibi yet serisine son verdi C

M

Y

K

nadýðý futbol ile dikkatleri üzerine çekmiþti. Bu sezon kendi sahasýnda oynadýðý maçlarda büyük hayal kýrýklýðý yaratan Amedspor, iç sahada oynadýðý maçlarda sadece Kocaeli Birlikspor'u maðlup etti. Amedspor, kendi sahasýnda oynadýðý 5 maçta 1 galibiyet ve 1 maðlubiyet alýrken, 3 karþýlaþmada ise sahadan 1 puan ile ayrýldý.

Mehmet Uður ÇAKIL DÝYARBAKIR- TFF 3. Lig 2. Grupta zirve mücadelesi veren Diyarbekirspor, lider gittiði Ýzmir'den koltuðu kaptýrarak dönmenin üzüntüsünü yaþadý. Tire 1922 karþýsýnda varlýk gösteremeyen yeþil-kýrmýzýlýlar ilk yarýda yediði golle soyunma odasýna maðlup gitmesine raðmen, maçýn son çeyrek diliminde ard arda yediði gollerle ligde en aðýr yenilgisini 4-0'lýk skorla aldý. Yeþil-kýrmýzýlýlar, ligin 13. Haftasýnda yine deplasmanda puan savaþý verecek.

DÝYARBAKIR - Dicle Üniversitesi (DÜ) Beden Eðitimi Spor Yüksekokulu'nda eðitim gören 60 öðrenci okutmanlarý Nihat Mýzrak koordinatörlüðünde, 7 yýl önce baþlayan 'Gönülden Gönüle Koþtuk' projesi ile bölgedeki birçok okulun spor alanýný iyileþtirdi. Elimizde mevcut ve kýsýtlý imkanlar dahilinde öðrencilerin oynayabilecekleri basketbol, voleybol, futbol, eðitsel oyun alanlarý, badminton, atletizm gibi ana spor dallarý için saha oluþturma ve çizimleri ile birlikte, fizibilite çalýþmalarýný yürüttük. Bunlarýn yaný sýra öðrencilerin spor esnasýnda kullanabilecekleri kýyafet, malzeme, sporda kullanmak için toplar, fileler, boya, fýrça gibi araç ve gereç teminlerini saðladýk" dedi.

“Hedefimiz 100 bin öðrenciye daha spor alaný sunmak” Proje kapsamýnda 50 bin öðrencinin spor alanýna kavuþmasýný saðladýklarýný aktaran Mýzrak, þunlarý kaydetti: "3 okula ana sýnýfý araç ve gereç temini ile birlikte 6 okula da kütüphane kuruldu. Çalýþmalar çerçevesinde 7 yýlda okullara spor alaný kazandýrýldý. Bahçelere renkli çizimler yapýldý. Özellikle köy okullarýndaki kara tahtalarý indirip yerine daha modern ve kullanýþlý tahtalar kuruldu. Yapýlan çalýþmalar sadece okullarla sýnýrlý kalmayýp Dicle Üniversitesi Onkoloji Hastanesi'nde tedavi görmekte olan kanserli çocuklarla çalýþmalar yapýldý. Bunun yaný sýra Rehabilitasyon Merkezlerinde de gönüllülük esasýnda çalýþmalar yapýldý. Öðrencilerimiz ile birlikte amacýmýz 100 bin öðrenciye daha spor alaný sunmak."

15 kasim 2017 carsamba  
Advertisement