Issuu on Google+

Sivil savunma ekipleri afeti anlattý

Belediyelerde 8 Mart kutlamasý

SÝVÝL savunma ekipleri, kurulan stantlarda yurttaþlara afeti anlattý. Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birliði Müdürü Akþit Dayý, “1999 depreminden sonra toplum olarak biraz daha afetlere duyarlý hale geldik.” dedi. 5’te

8 Mart Dünya Kadýnlar günü nedeniyle Diyarbakýr'daki belediyelerde çeþitli etkinlikler düzenlendi. Büyükþehir Belediyesi'nde, kadýnlar karanfillerle karþýlandý. Sur Ýlçe Belediye Baþkaný Abdullah Demirbaþ ve Yeniþehir Ýlçe Belediye Baþkaný Selim Kurbanoðlu da, kadýn personellere karanfil daðýttý. 11’DE

www.diyarbakiryenigun.com

8 MART 2013 CUMA FÝYATI: 25 KRÞ.

Cezaya gerekçe “cep telefonu”

03

Yüzde 9,2 deðil, yüzde 15,38

18

Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü Kutlu Olsun... Köylü gençleri voleybol ile tanýþtýrdý

22

‘5-6 gün içinde býrakýlacaklar’ DTK Eþ Genel Baþkaný Türk, PKK’nin alýkoyduðu kamu görevlilerinin serbest býrakýlmasýyla ilgili herhangi bir sýkýntýnýn olmadýðýný belirterek, “ÝHD, Mazlum-Der ve DTK’den 3-5 arkadaþýmýz gidecek, bunlarý sað salim evlerine kavuþturacak. Çok kýsa sürede, çalýþmalar biter bitmez gidecekler. 5-6 gün içerisinde bütün bunlar tamamlanýr. Bir gecikme yok, bir tereddüt yok”dedi

‘Saldýrýlar hükümetin politikalarýnýn sonucu’ DÝYARBAKIR Hani Ýlçe Devlet Hastanesi'nde hasta yakýnlarýnýn saldýrýsýna uðrayan saðlýk emekçisi Serkan Özbey'e iliþkin açýklama yapan SES Diyarbakýr Þubesi üyeleri, saðlýk çalýþanlarýnýn saldýrýya uðramasýnýn sebebinin hükümetin saðlýk politikalarýnýn sonucu olduðunu belirtti. HABER 12

Eþ zamanlý fuhuþ operasyonu DÝYARBAKIR ve Malatya'da düzenlenen eþ zamanlý operasyonda ''Fuhuþ için yer temini ve aracýlýk etmek ve fuhuþ için insan ticareti yapmak'' suçlarýný iþleyen 5 kiþi yakalandý. GÜNCEL 03

ayrýntý

3’te

Kürtçe basit bir dildir (!) Mesut FÝÐANÇÝÇEK C

M

Y

K

“Sürece herkes destek vermeli”

“Evlerine kavuþacaklar”

Federe Kürt Bölgesi’ne yapýlan ziayeretin ardýndan DTK Eþ Genel Baþkanlarý Ahmet Türk ve Aysel Tuðluk, DDKD Baþkaný Ýmam Taþçýer'i ziyaret etti. Burada gazetecilerin CHP'nin süreçle ilgili tavrýna iliþkin sorusuna yanýt veren Türk, ''Akýl ve vicdan sahibi olan herkesin bu sürece destek vermesi gerekir. CHP gibi bir parti önemlidir. Onun bu sürece destek vermesi önemlidir" diye konuþtu.

PKK tarafýndan kaçýrýlan kamu görevlilerinin ne zaman býrakýlacaðýna iliþkin soruya ise Türk, þu yanýtý verdi: “Arkadaþlarýmýz hazýrlýk yapýyor. ÝHD, Mazlum-Der ve DTK'den 3-5 arkadaþýmýz gidecek. Irak bölgesel yönetiminden de 2 arkadaþ katýlýp, bunlarý sað salim evlerine kavuþturacak. Oradaki çalýþmalarý bitirdik. Çok kýsa sürede, çalýþmalar biter bitmez gidecekler. Askerlerin geliþiyle ilgili bu konuda bir sýkýntý yok.'' 13

Po l i s , K ü r t ç e ö ð r e n i y o r DÝYARBAKIR Emniyet Müdürü Recep Güven'in talebi doðrultusunda düzenlenen kursta halkla iç içe görev yapan Toplum Destekli Polislik Þube Müdürlüðü'nde görevli 45 polise Kürtçe öðretiliyor. Diyarbakýr Emniyet Müdürü Güven de özel Kürtçe ders alýyor. Polis memuru Ýlhan: ''Kürtçe öðrenmeye baþladýktan sonra vatandaþlarla iliþkimiz daha kolay ve sýcak oldu'' dedi. 10’da

“C” planý BDP Baþbakan Erdoðan yeni anayasa komisyonunda uzlaþma saðlanamazsa "B" planý olarak CHP ve MHP'ye gideceklerini sonuç alamamalarý durumunda "C" planý olarak BDP'nin kapýsýný çalacaklarýný belirtti.

‘4. Yargý Paketi’ Meclis’te "4. Yargý Paketi", Meclis’e sunuldu. 22 maddeden oluþan pakette, iþkence suçlarýnda zamanaþýmýný kaldýrýrken, TMK bazý deðiþiklikler öngörülüyor. POLÝTÝKA 8-9


2

SAÐLIK

8 Mart 2013 Cuma

22 bin hasta organ bekliyor Uykusuzluk kalp yetmezliðini artýrýyor

Türkiye’de 19 bin 833 hasta böbrek, bin 919 hasta karaciðer bekliyor. Kalp, pankreas ve akciðerle birlikte toplam organ bekleyenlerin sayýsý 22 bin 336’ya ulaþýyor. 2012 yýlýnda baðýþlanan organ miktarý ise 3 bin 965’e ulaþtý Organ baðýþý konusunda Avrupa ülkelerinin çok gerisinde olan Türkiye'de 22 bin 336 hasta kendilerine uzanacak eli bekliyor. Saðlýk Bakanlýðý verilerine göre, 2011 yýlýnda böbrek, karaciðer, kalp, akciðer dahil toplam 3 bin 866 organ nakli gerçekleþtirildi. 2012 yýlýnda bu rakam 3 bin 965'e ulaþtý. Türkiye'de nakillerin yüzde 75'i canlý vericilerden yapýlýyor. Avrupa'da ise yüzde 75'i kadavradan alýnýyor. Geçtiðimiz yýl beyin ölümü gerçekleþen bin 475 hastadan sadece 345'inin ailesi organ baðýþýný kabul etti. Yüzde 21,5'e tekabül eden bu rakam Avrupa ülkelerinde yüzde 80'ler seviyesinde. Ýller sýralamasýna bakýldýðýnda, en yüksek baðýþ oraný yüzde 33 ile Bursa'da gerçekleþtirildi. 135 beyin ölümü görülen Bursa'da 44 aile organ

baðýþýnda bulundu. 208 beyin ölümü görülen Ankara'da ise 45 aile baðýþ yapmaya 'evet' dedi. Ýzmir'de 204 beyin ölümü vakasýndan 73 kiþinin organlarý baðýþlandý. Organ baðýþýnýn en düþük olduðu illerin baþýnda 31 beyin ölümünün görüldüðü þehirde sadece 3'nün baðýþlandýðý Erzurum geliyor. Onu 79 ölümün sadece 8'ini baðýþlayan Diyarbakýr izliyor.

22 bin 336 hasta organ bekliyor

Türkiye'de 19 bin 833 hasta böbrek, bin 919 hasta karaciðer bekliyor. Kalp, pankreas ve akciðerle birlikte toplam organ bekleyenlerin sayýsý 22 bin 336'ya ulaþýyor. 2012 yýlýnda baðýþlanan organ miktarý ise 3 bin 965'e ulaþtý. Nakillerin yüzde 75'i canlý vericilerden yapýlýyor. Avrupa'da nakillerin yüzde 75'i kadavradan alýnýyor. Bir

Hastalýk kalkaný besinler Bir ýsýnýp bir soðuyan havalar nedeniyle gribal hastalýklarda artýþ gözleniyor. Geçiþ mevsimlerinde beslenmeye daha fazla özen göstererek baðýþýklýk sistemini güçlü kýlmak önem taþýyor.

Yazý dizisi

Norveçli Dr Lars Laugsand ve ekibi, 20-89 yaþýndaki 54 bin 279 kiþinin saðlýk bilgilerini 11 yýl inceledi. Bilimadamlarý, uykusuzluk belirtilerinin üçüne sahip kiþilerde kalp yetmezliðinin üç kat arttýðýný gördü. Uykuya dalmakta zorlanma, uykunun bölünmesi ve sabah zinde uyanamama ile kalp yetmezliði sorunu arasýnda baðlantý bulduklarýný belirten Laugsand, bu üç belirtiye sahip kiþilerde riskin, hiç belirtiye sahip olmayan ya da belirtilerin bir ya da ikisine sahip kiþilerde daha fazla olduðunu vurguladý. Ancak Laugsand, uykusuzluðun kalp yetmezliðine yol açýp açmadýðýnýn bilinmediðini, böyle bir durum söz konusuysa uykusuzluðun uyku alýþkanlýklarýna iliþkin basit öneriler gibi stratejiler izlenerek tedavi edilebileceðine dikkati çekti. Uyku sorunlarýnýn deðerlendirilmesinin kalp yetmezliðinin önlenmesine ýþýk tutabileceðini belirten Laugsand, uykusuzluðun kalp yetmezliði riskiyle baðlantýsýnýn henüz bilinmediðini ifade etti. Riske biyolojik nedenlerin yol açtýðýna iliþkin bulgularýn olduðunu, uykusuzluðun stresi tetikleyerek kalbin iþleyiþini olumsuz etkiliyor olabileceðini de vurgulayan bilimadamý, konuyla ilgili daha ayrýntýlý araþtýrmalarýn gerekli olduðunu belirtti.

ÝSTANBUL - Mevsim geçiþlerinde ruhsal ve fiziksel yönden saðlýklý kalmak için güçlü baðýþýklýk sistemine sahip olmanýn önemini

vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmaný Þefika Aydýn Selçuk, hastalýklardan korunmada dikkat edilecek noktalara deðindi, vücut direnci-

milyon nüfus baþýna düþen kadavra verici sayýsý 2011 yýlýnda Avrupa ülkelerinde ortalama 25-35 arasýnda iken, Türkiye'de 4,5 þeklinde gerçekleþti. Bakanlýðýn organ ve doku naklini kolaylaþtýrmaya yönelik gerçekleþtirdiði mevzuat deðiþikliði ve çalýþmalar sonucu organ nakli yaygýnlaþýyor.

Gülten: Yýlýn ilk 2 ayýnda artýþ var

Organ Nakli Koordinatörleri Dernek Baþkaný Dr. Salih Gülten, beyin ölümü tespitinde çok ciddi artýþ yakalandýðýný, ancak baðýþ oranlarýnýn istenilen seviyede olmadýðýný dile getirdi. Türkiye'de organ baðýþlama oranýnýn þu anda yüzde 25'ler seviyesinde olduðunu belirten Dr. Gülten, Saðlýk Bakanlýðý ve ilgili derneklerin çabasýyla organ baðýþýný artýrmak amacýyla bütün yurtta ciddi çalýþmalar yapýldýni arttýrmanýn yollarýný anlattý: "Bu aylarda hastalýklardan koruyucu besinlerin baþýnda mandalina ve portakal gelir. C vitamini ihtiyacýnýn karþýlanabileceði meyveler, yeþil yapraklý sebzeler, özellikle maydanoz ve yeþilbiber ile soðuðun olumsuz etkileri vücuttan silinebilir.

ðýný ifade etti. Bu çalýþmalar neticesinde 2013 yýlýnýn ilk iki ayýnda organ baðýþý oranlarýnda bir artýþ görüldüðünü vurgulayan Gülten, þunlarý kaydetti: "Umarým bu artýþ yýl sonuna kadar devam eder. Ancak bizim bir diðer sýkýntýmýz, organ bekleyen insanlarýn sisteme kaybolmamasý. Þu an Türkiye'de 22 bin civarýnda görülen organ bekleyen insan sayýsý aslýnda 60 binlerin üzerinde. Nedense birçok insan kadavradan organ bekleme sistemine girmiyor. Biz insanlardan bunu yapmalarýný bekliyoruz." Bursa Saðlýk Müdürü Dr. Özcan Akan, organ baðýþý sayýlarýnýn yetersiz olduðuna iþaret etti. "Bir kiþinin hayatýný kurtaranýn tüm insanlarýn hayatýný kurtarmýþ gibi sevap kazanacaðýna inanan halkýmýza, organ naklinin gerekliliðini anlatmamýz gerekiyor." diyen Dr. Akan, Bursa'da yaptýklarý çalýþmalarý þöyle anlattý: "Son yýllarda özellikle organ baðýþýnýn artýrýlmasýna yönelik çalýþmalara aðýrlýk verdik. Bu amaçla basýn ve medya kuruluþlarýmýzý, sivil toplum örgütlerimizi, yerel yönetimlerimizi ve sanayi kuruluþlarýmýzý da seferber ederek bilgilendirme kampanyalarý düzenledik. 2011 yýlýnda 4,6 ile Antalya, Ýzmir ve Ankara'nýn ardýndan 4. sýrada bulunan bölgemiz 2012 yýlýnda müdürlüðümüzün ve Bölge Koordinasyon Merkezimizin yaptýðý çalýþmalar ile milyon nüfus baþýna düþen kadavra verici sayýsý 8,8'e yükselerek birinci sýraya yerleþmiþtir."


MESUT FÝÐANÇÝÇEK

Kürtçe basit bir dildir (!)

AYRINTI

3

GÜNCEL

8 Mart 2013 Cuma Geçtiðimiz günlerde Türkiye Çevirmenler Derneði Asbaþkaný Serhat Kunar 'ana dilde savunma' kapsamýndaki yasal düzenlemeyle ilgili yaptýðý deðerlendirmede, Kürtçe'nin hukuk için yeterli bir akademik düzeyi kapsamadýðýný iddia ederek, "Kelime daðarcýðý olmayan basit ve günlük terimleri kapsayan bir dil" ifadelerini kullandý ve Kürtçe'nin 4 bin kelimeden oluþtuðunu iddia etti. Yine ayný þahýs, "Bu yýðma kelimelerin oluþturduðu dillerin gramatik kurallarý ise Kurmançi'de Arapça dilbilgisi kurallarýna, Sorani'de Farsça ve Zazaki'de ise Türkçe'den (Kadim Türkmence) tamamlanmaktadýr." ifadelerini kullanýyor.. ... Cahilliði açýklamalarýnda gizli olan sözde otorite sahibi bu insanýn Kürtçe'nin gramer yapýsýnýn Arapça, Farsça ve Türkçe'den ayrý olduðunu bilmemesi doðal… Gerek, sentaks (söz dizimi), gerek ergativ ve gerekse cinsiyet belirten özelliklere sahip olan Kürtçe'nin sadece Farsça ile bazý ortak özellikleri vardýr ve ikisi de Hint-Avrupa dil ailesinin Hint-Ýranî kolundadýr. Kürtçe'nin lehçelerinden Soranca'da gramatik kurallarla ilgili farklýlýk vardýr. Bugün Türkçe'de kullanýlan birçok kelimenin kökeni Kürtçe, Farsça, Arapça ve hatta baþka dillerden gelmektedir. Bu da normaldir ve komþu halklarýn dil-kültür etkileþimleriyle ilgilidir. ... Kürtçe'nin iddia edilen yetersizliðinin asýl sebebi, egemen devletlerin uyguladýklarý aðýr asimlasyon politikalarý nedeniyle geliþimini sürdürememesinden kaynaklý sorunlardýr.

Yoksa bugün Türkçe'de bile hukuki olarak kullanýlan birçok terimi vatandaþlarýn bilememesi normal bir durumdur. O kelimelerin anlaþýlmasý için mesleki terimlerle ilgili eðitim, araþtýrma ve standardize çalýþmalarý gerekmektedir. Örneðin icra ilanlarýnda belirtilen "rüçhaný alacaklý", "mahcuzun satýþ bedeli" gibi kelimeleri kaç kiþi biliyordur. Bugün her alanda tam anlamýyla standardize edilmiþ dil sayýsý azdýr. Bu dilin geliþip geliþmemesiyle ilgili deðildir. Açýklamanýn altýnda yatan ana fikir, Kürtçe üzerinden bir halký aþaðýlamaktýr. Böyle açýklamalar, en hafif tabiriyle cahillikten baþka bir þey deðildir. Süreç umut veriyor… Müzakere sürecinde gerçekleþtirilen 2 Ýmralý görüþmesi ve Abdullah Öcalan tarafýndan yazýlan mektuplarýn yerlerine ulaþtýrýlmasý ile çözüm sürecinin ilk adýmlarý atýlmýþ oldu. Böyle bir zamanda PKK'nin silahlý eylemlerinin neredeyse durma noktasýna gelmesi de tesadüf olmazsa gerek. PKK'nin önceki gün elinde bulunan devlet görevlilerini bir hafta içinde serbest býrakacaðýný açýklamasý, kamuoyunda bu yönde zaten var olan iyi havanýn daha da olgunlaþmasýna neden oldu. Dün Meclise gönderilen 4. Yargý paketi de neredeyse bu sürece endekslenmiþ durumda. Türkiye Cumhuriyeti'nin önündeki en büyük sorunun önündeki engellerin aþýlmasýnda tarihi sürecinin kilometre taþlarý yola döþeniyor.

Bundan sonra neler olacak?

Olasý provokasyonlara ve taraflardan atýlan adýmlarý kabul etmeyenlerin karþý duruþlarýna raðmen ilerlemenin olabilmesi ve sürecin istikrarýný koruyabilmesi için sürecin içinin doldurulacaðý bir döneme zaman evirilmesi lazým. Özellikle CHP'nin sürece katkýda bulunmasý gerekiyor. Fakat CHP sürece destek vermek yerine; kendi içindeki ulusalcýlarýn öngörüsüyle hareket eden bir siyaset güdüyor. Bu da hem CHP adýna hem de Türkiye siyasi tarihi adýna büyük bir kaybýn yaþanmasýna neden olacak tavýrdan ileriye gitmeyecek bir siyasettir ve sonu da hezimetten baþka bir þey deðil. MHP'nin mevcut statükoyu koruma adýna üstlendiði politik duruþ herkesin malumu. Ýlkel milliyetçi siyasetin Türkiye'ye faydasý olmadýðý gibi bu duruþunu deðiþtirmesini beklemenin de bir faydasý yok. Fakat parti politikasýný sözde sosyal demokrat ve halkçý bir kimliðe büründürdüðünü iddia eden bir partinin bu duruþu kabul edilir deðil. Parti içindeki bu çekiþme Kýlýçdaroðlu'nun partinin baþýna geliþiyle daha öne çýkarken, bunun aþýlmamasý parti adýna da büyük bir handikap olarak duruyor. … Bugünkü yazýmý uzatmamak adýna kýsa tutuyorum. Bir dahaki yazýmda Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakaný Faruk Çelik'in asgari ücretle ilgili "800 lira büyük para" açýklamasýna deðineceðim. Sevgi ve saðlýkla kalýn…

Eþ zamanlý fuhuþ operasyonu! Diyarbakýr ve Malatya’da düzenlenen eþ zamanlý operasyonda “Fuhuþ için yer temini ve aracýlýk etmek ve fuhuþ için insan ticareti yapmak” suçlarýný iþleyen 5 kiþi yakalandý

DÝYARBAKIR Valiliði tarafýndan yapýlan açýklamada, Diyarbakýr Emniyet Müdürlüðü Asayiþ Þube Müdürlüðü Ahlak Büro Amirliði görevlilerince 26 Þubat tarihinde 3'ü Diyarbakýr, 2'si Malatya olmak üzere toplam 5 adreste örgüt faaliyetleri kapsamýnda eþ zamanlý operasyon gerçekleþtirildiði kaydedildi. Açýklamada, ''Fuhuþ için yer temini ve aracýlýk etmek ve fuhuþ için insan ticareti yapmak'' suçlarýný iþleyen 5 kiþi ile bu olaylarda maðdur olan 3 kiþinin gözaltýna alýndýðý vurgulanan açýklamada, ''Operasyon kapsamýnda yapýlan çalýþmalarda þahýslarýn Diyarbakýr'da 11, Malatya'da da 26 olmak üzere toplamda 37 ayrý fuhuþ için yer temini ve aracýlýk etmek ve fuhuþ için insan ticareti gerçekleþtirdikleri tespit edilmiþtir'' denildi. Olaylarla ilgili soruþturma sürüyor.

Yine yakalandý DÝYARBAKIR'ýn Bismil Ýlçesi'nde uyuþturucu ticaretinden 5 yýl kesinleþmiþ hapsi olan kiþi yeniden uyuþturucu ile yakalandý. Edinilen bilgiye göre, Asayiþ Büro Amirliði görevlileri Bismil ilçe merkezinde uyuþturucu ticareti yaptýklarý belirlenen A.A ve B.Ç'ye ait ev ve evin avlusundaki ahýr içerisinde arama yaptý. Yapýlan aramalarda, A.A'ya ait ev ile B.Ç'ye ait ahýrda toplam 1 kilo 500 gram esrar ele geçirildi. Yapýlan araþtýrmalarda, B.Ç'nin baþka bir ''Uyuþturucu Madde Ticareti'' suçundan 5 yýl kesinleþmiþ cezasý olduðu tespit edildi. Emniyet Müdürlüðü'ndeki sorgulamalarýnýn ardýndan mahkemeye çýkarýlan A.A ve B.Ç tutuklandý.


4

GÜNDEM

8 Mart 2013 Cuma

Cezaya gerekçe “cep telefonu”

DÝYARBAKIR 4. Aðýr Ceza Mahkemesi, Bingöl'de 2 yýl önce polis aracýna düzenlenen ve 1 polis memurunun yaralandýðý saldýrýya, PKK mensuplarýyla birlikte katýldýðý iddiasýyla bir kez müebbet ve 26 yýl 8 ay hapis cezasýna çarptýrýlan sanýk lise öðrencisi Gülsüm Koç ile ilgili gerekçeli kararýný açýkladý. Kararda, 15 Mayýs 2011 tarihinde Bingöl kent merkezi Recep Tayyip Erdoðan Mahallesi'nde Trafik Þube Müdürlüðü'ne ait polis otosuna yönelik silahlý saldýrý düzenlendiði, olayda araçta bulunan polis memuru Hüseyin Korkut'un yaralandýðý Reþat Onan'ýn ise yara almadan kurtulduðu hatýrlatýldý. Olayla ilgili gizli tanýk Avcý'nýn, silahlý saldýrý esnasýnda olay yerinde olduðunu, saldýrýnýn gerçekleþtiði yerde bir erkek ve bir kadýn gördüðü yönünde beyanda bulunduðu kaydedilen kararda, gizli tanýðýn, olay yerinde gördüðü kadýnýn sanýk Gül-

Kara Perþembe 159’uncu haftasýnda FOTO:ARÞÝV

Bir kez müebbet ve 26 yýl 8 ay hapis cezasýna çarptýrýlan lise öðrencisi Gülsüm Koç ile ilgili gerekçeli karar açýklandý. Kararda, “gizli tanýk beyanlarý ve teþhisi, eylemi gerçekleþtiren iki PKK mensubunun eylem öncesi bulunduklarý yerdeki gazetelerde bulunan parmak izleri ve sanýðýn olay günü cep telefonunu bir arkadaþýna vermesi” cezaya gerekçe olarak gösterildi

süm Koç olduðunu teþhis ettiði vurgulandý. Sanýk Koç'un savunmasýnda, olayla hiçbir ilgisinin olmadýðýný, eylem günü arkadaþýnýn evinde bulunduðunu ve buna iliþkin iki tanýðýnýn da olduðunu belirttiði aktarýlan gerekçeli kararda, tanýk beyanlarýnýn sanýðýn savunmasýyla örtüþmediði, tanýklarýn hiç birinin olay saati olan 21.20 sýralarýnda sanýk Koç'un yanlarýnda olduðu veya birlikte bulunduklarýna dair net bir beyanda bulunmadýklarý kaydedildi.

Eylemi 2 kiþi yaptý

Söz konusu eylemi ''Çektar Çevlik'' ve ''Tolhildan Ýntikam'' kod adlý örgüt mensuplarýnýn gerçekleþtirdiði belirtilen kararda, saldýrganlarýn olaydan önce kaldýklarý kafede yapýlan aramada, okunan gazetede sanýk Gülsüm Koç'a ait parmak izlerine rastlanýldýðý, böylelikle sanýðýn, saldýrganlarla ayný tarihte ayný yerde olduðunun anlaþýldýðý bildirildi. Kararda, þu ifadelere yer verildi: ''Gizli tanýk Avcý'nýn beyanlarý ve teþhisi, eylemi gerçekleþtiren sal-

15 Þubat yürüyüþüne soruþturma DÝYARBAKIR'ýn Hazro Ýlçesi'nde 15 Þubat'ta yapýlan yürüyüþe iliþkin BDP Hazro Ýlçe Baþkaný Þakir Dolan'ýn da aralarýn-

da bulunduðu 18 kiþi hakkýnda soruþturma açýldý. Abdullah Öcalan'ýn Türkiye'ye getiriliþinin 14'üncü yýldönümü yürü-

sýz olarak ekip otosunun geleceði güzergahta bekleyerek, ekip otosunun geliþini park halindeki araç içerisinde elinde kalaþnikof silah olan örgüt mensubuna bildirmesi, suçun icrasýnda doðrudan doðruya etkili olan hareketleri ifa etmesi, suçun icrasýndaki rolü ve katkýsýný taþýdýðý önem birlikte deðerlendirildiðinde, sanýðýn suça müþterek fail olarak katýldýðý anlaþýlmaktadýr'' denildi.

dýrganlarýn saklandýklarý yerden sanýða ait parmak izlerinin tespit edilmesi, savunma tanýklarýnýn yer ve zaman itibariyle birbiriyle çeliþen beyanlarda bulunup olay saati olan 21.20'de Gülsüm Koç ile birlikte olduklarýna dair net bir beyanda bulunmamýþ olmalarý, sanýðýn olay tarihi öncesinde günlük olarak telefon görüþmesi yapmýþ iken olay günü sabahýndan itibaren cep telefonunu ve hattýný yanýna almayýp baz istasyonlarý itibariyle yerinin tespitini önlemek amacýyla ve emniyet güçlerini þaþýrtmak kastýyla baþka bir arkadaþýna vermesi, cep telefonu ve hattýnýn bir gün boyunca baþka bir þahsa geçici olarak verilmesinin hayatýn olaðan akýþýna da uygun düþmemesi karþýsýnda, sanýðýn savunmalarýna itibar edilmemiþ, savunmalarýnýn cezadan kurtulmaya yönelik olduðu deðerlendirilmiþtir.'' Sanýk Koç'un, suçun iþlenmesinden önce ve iþlendiði sýrada saldýrýyý gerçekleþtiren PKK mensuplarýyla ortak bir irade ile hareket ettiði belirtilen kararda, ''Silah-

Diyarbakýr 4. Aðýr Ceza Mahkemesi'nde bir süre önce görülen karar duruþmasýnda, sanýk Gülsüm Koç, ''devletin birliði ve ülkenin bütünlüðünü bozmak'', ''kamu görevlilerini öldürmeye teþebbüs'' ve ''kamu malýna zarar verme'' suçlarýndan bir kez müebbet hapis ile 26 yýl 8 ay hapis cezasýna çarptýrýlmýþtý. Sanýk avukatý Rahþan Bataray, dosyada yer alan gizli tanýk beyanlarý ve teþhisini kabul etmediklerini, müvekkilinin cezalandýrýlmasý için dosyada yeterli delil olmadýðýný savunmuþtu.

yüþ, açýklama ve oturma eylemleriyle kýnanmýþtý. Diyarbakýr'ýn Hazro ilçesinde de "15 Þubat komplosunu kýnýyoruz, Sayýn Öcalan'ýn özgürlüðünü istiyoruz" pankartý taþýnarak yürüyüþ yapýlmýþtý. 15 Þubat'ta BDP ilçe binasýndan AKP ilçe binasýna yapýlan yürüyüþe katýlan 18 kiþi hakkýnda Hazro Ýlçe Emniyet Müdürlüðü tarafýndan soruþturma açýldý. Aralarýnda BDP Hazro Ýlçe Baþkaný Þakir Dolan'ýn da bulunduðu 18 kiþi 20 Þubat'ta Ýlçe Emniyet Müdürlüðü'ne giderek ifade verdi.

Soruþturma kapsamýnda 18 kiþi hakkýnda önümüzdeki günlerde dava açýlacaðý belirtildi. Soruþturmaya tepki gösteren BDP Ýlçe Baþkaný Þakir Dolan, emniyette kendilerine "Yürüyüþ için bizden izin almanýz gerekir" denildiðini ifade ederek, "Bizim kimseden izin alma gibi bir durumumuz yok. Biz hazýrladýðýmýz programý kendimiz yürütürüz. Yürüyüþü organize eden biziz, bu yüzden kimseye danýþmaya gerek yok. Soruþturmanýn hak ve hukukla hiçbir alakasý yoktur" dedi. (DÝHA)

Müebbet hapis cezasý

DÝYARBAKIR'ýn Kayapýnar Ýlçe Belediyesi çalýþanlarýnca, tutuklu bulunan Ýlçe Belediye Baþkaný Zülküf Karatekin ve Kürt siyasetçilerin serbest býrakýlmasý için her hafta düzenledikleri "Kara Perþembe" eylemlerinin 159'uncusu yapýldý. Belediye Hizmet Binasý önünde yapýlan eyleme, personellerin yaný sýra, BDP Diyarbakýr Ýl Eþ Baþkaný Mehmet Emin Yýlmaz, BDP Ýlçe Baþkaný Nedret Davut Kesen, Diyarbakýr Ýl Genel Meclisi Baþkaný Hurþit Ekenci, Kayapýnar Belediye Baþkan Yardýmcýsý Ýhsan Avcý, Yeniþehir Belediye Baþkan Yardýmcýsý Haluk Eyüpoðlu ve bazý sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katýldý. Burada açýklama yapan Hayriye Tekin, diyalog ve çözüm sürecinden bahsedilen bugünlerde, eðer samimi olunmak isteniyorsa, operasyonlarýn durdurulmasý gerektiðini belirterek, "Hükümet yol haritasýna kamuoyuna deklare etmelidir. Somut ve pratik adýmlarýn atýlmasý gerek. Hükümet ilk adým olarak siyasi tutsaklarý derhal serbest býrakmalýdýr. Devlet gerçek çözüm istiyorsa annelerin gözyaþlarýný dindirmek ve yüreklerindeki ateþi söndürülmesi için sürecin zamana yaymadan somut adýmlar atmasýný bekliyoruz" dedi.

Suriye Kürtleri yalnýz deðildir

BDP Diyarbakýr Ýl Eþ Baþkaný Mehmet Emin Yýlmaz ise, "Kürtler hükümetten sürecin inandýrýcýlýðý adýna somut adýmlar bekliyor. Bu anlamda Kürtler onurlu bir barýþa hazýr. Bunan yanýnda Suriye'deki halkýmýza yardým yapýlmasý için baþlattýðýmýz kampanya devam ediyor. Bu anlamda kardeþlerimize yanýnda olduðumuzu göstermeliyiz " diye konuþtu.


5

GÜNDEM

8 Mart 2013 Cuma

Sivil savunma ekipleri afeti anlattý Diyarbakýr’da sivil savunma ekipleri, kurulan stantlarda yurttaþlara afeti anlattý. Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birliði Müdürü Akþit Dayý, “1999 depreminden sonra toplum olarak biraz daha afetlere duyarlý hale geldik. 1999 öncesi bu kadar duyarlý deðildik. Ancak bu felaketleri yaþamadan duyarlý olmak gerekirdi” dedi

DÝYARBAKIR Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüðü, afetler konusunda halký bilinçlendirmek için Anýt Park'ta stant kurdu. Sivil savunma ekipleri, standý gezen yurttaþlara, depremde yapýlmasý gerekenler, kurtarma çalýþmalarý ve kimyasal silahlardan korunma yöntemlerini anlattý. Yurttaþlar, ayrýca eðitimli sivil

savunma köpeðinin gösterisini de ilgiyle izledi. Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birliði Müdürü Akþit Dayý, Deprem Haftasý etkinlikleri kapsamýnda kent merkezindeki okullarda eðitim çalýþmasý baþlattýklarýný söyledi. Stantlarda sivil savunmanýn faaliyetlerini anlattýklarýný kaydeden Dayý, þöyle dedi: ''1999 depreminden

Dicleli öðrenciler Avrupa’dan döndü

sonra toplum olarak biraz daha afetlere duyarlý hale geldik. 1999 öncesi bu kadar duyarlý deðildik. Ancak bu felaketleri yaþamadan duyarlý olmak gerekirdi. Yinede bugünlerimize þükredelim çünkü artýk insanlar afetlere karþý daha duyarlý. Ýnþallah büyük afetler olmaz, bize de gerek kalmaz. Biz her zaman hazýr durumdayýz. Ayný zamanda ku-

rum ve kuruluþlara eðitim verirken kendi eðitimlerimize de devam ettiriyoruz. Stantlarda kendi kullandýðýmýz arama kurtarma malzemelerini tanýtýyoruz. Bunun dýþýnda bilgilendirici dokümanlar daðýtýyoruz.'' Saðlýk Müdürü Mehmet Sait Avar da kurulan stantlarý gezerek, sivil savunma çalýþmalarý hakkýnda bilgi aldý.

DÝYARBAKIR'ýn Dicle Ýlçesi'nde bulunan Þükrü Ayna Mesleki ve Teknik Eðitim Merkezi Lisesi öðrencileri, Avrupa standartlarýnda okul öncesi eðitim kurumlarýndaki eðitim amaçlý çalýþmalarý yerinde inceleme, eðitimde yeni yaklaþým ve metotlarý ile kültürel ve dilsel geliþimlerini artýrma amacýyla hazýrlanan proje kapsamýnda Ýspanya ve Almanya'daki yaklaþýk 1 aylýk eðitim çalýþmalarýný tamamladý. Dicle Þükrü Ayna Mesleki ve Teknik Eðitim Merkezi Lisesi tarafýndan çocuk geliþimi ve eðitimi bölümü öðrencilerine yönelik olarak 2012-2013 döne-

mi "Hayat Boyu Öðrenme Programý LEONARDO da VINCI Hareketlilik projesi" çerçevesinde hazýrlanan proje kapsamýnda, çocuk geliþimi ve eðitimi bölümü öðrencilerinin katýldýðý gezi boyunca öðrenciler, Ýspanya ve Almanya'daki okul öncesi eðitim veren çeþitli kurumlarý ziyaret etti. Burada, çocuk bakýmý ve eðitiminde yeni yaklaþýmlarý ve metotlarý inceleyen öðrenciler, mesleki, kültürel ve dilsel geliþimlerini de artýrma imkaný buldu. Dicle Kaymakamý Çaðlayan Kaya, 1 ay süre ile devam eden proje ile öðrencilerin gerek Ýspanya gerekse Almanya eðitimini yakýndan

Çiftçilere “budama” eðitimi DÝYARBAKIR'ýn Silvan Ýlçesi'nde, Ýlçe Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Müdürlüðü tarafýndan çiftçilere meyve aðaçlarýnýn budamasýyla ilgili bilgi verildi. Silvan Ýlçe Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Müdürlüðü tarafýndan çiftçilere meyve aðaçlarýnýn budamasýyla ilgili teorik ve pratik bilgi verildi. Silvan Kaymakamlýðý Hasuni toplantý salonunda verilen eðitime Silvan Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Müdürü Hýdýr Þimþek, Tarýmsal Eðitim Yayýn Projesi ziraat mühendisi Mehmet Almak ve çiftçiler katýldý. Aðaç budamasýyla ilgili verilen eðitimde budama þekilleri, þekil budamasý, mahsul budamasý ve gençleþtirme budamasý hakkýnda çiftçiler eðitildi. Meyve aðaçlarýný büyütürken onlarýn budama þekline çok dikkat edilmesi gerektiðini belirten Tarýmsal Eðitim Yayýn Projesi ziraat mühendisi Mehmet Almak, "Aðaçlarýn büyüme sezonu dört aþamadan oluþur. Meyve aðaçlarý yaþlandýkça genellikle verimi artar. Budamanýn Þubat ve Mart aylarýnda yapýlmasý gerekiyor. Meyve aðaçlarýný budarken meyve veren dallarý kesmemeye dikkat etmeliyiz. Aðaçlarda dallarý kýsa kesmeye dikkat etmeliyiz. Bununla birlikte eðilmiþ, bükülmüþ dallarýn bir kýsmýný çýkarmak, açýlarý geniþletilmiþ dallarýn açýlarýný düzeltmek, fazla meyve dalý varsa seyreltmek, aðaçlarý azotlu gübreler ve diðer gübrelerle dengeli gübrelemek gerekiyor. Ana dallar arasýnda geliþme bakýmýndan düzensizlikler varsa kuvvetli dallar býrakýlmalý, dallar arasýndaki açý iyi hesaplanmalý fazla geniþ ve dar olmamalýdýr" dedi.

tanýma imkaný bulduklarýný belirterek, "Öðrencilerimiz kendi bölüm alanýna giren kurumlarla, ülkemizdeki bu çerçeveli eðitimi kýyaslama imkaný bulmuþlardýr. Ýspanya ve Almanya'nýn çocuk geliþimi eðitimini incelemiþler ve ülkemizin eðitimini de onlara aktararak karþýlýklý analizler yapma imkanlarý bulmuþlardýr. Ayný zamanda katýlýmcýlar, Ýspanya ve Almanya'daki proje ortaklarýnýn organize ettikleri sosyal ve kültürel aktivitelere katýlarak, Avrupa'nýn kültürünü yakýndan tanýmýþ ve kendi kültürümüzü de onlara tanýtarak bir nevi kültür elçiliði görevi yapmýþlardýr" dedi.


6

GÜNDEM

8 Mart 2013 Cuma

“Cemaatte güçlüyüz dediler, dolandýrdýlar” arazisini verdikten sonra bu þirket tarafýndan dolandýrýldýðýný ileri sürdü.

“Cemaate ve bakanlýða baðlýyýz” dediler

Baþarý Proje Tarýmsal Yapýlar Hayvancýlýk Danýþmanlýk Ýnþaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Þirketi’nin kendilerine çiftlik yapýlacaðý ve 180 büyük baþ hayvan vereceði sözleþmesi karþýlýðýnda, 15 dönümlük arazisini þirkete verdiðini belirten Mehmet Anahtar, þirket yetkililerinin “Cemaate, bakanlýða baðlýyýz, elimiz güçlü” diyerek, kendisini dolandýrdýðýný iddia etti

DÝYARBAKIR'ýn Gaziler Mahallesi'nde oturan Mehmet Anahtar (43) isimli yurttaþýn iddiasýna göre, 2011 yýlýnda Baþarý Proje Tarýmsal Yapýlar Hayvancýlýk Danýþmanlýk Ýnþaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Þirketi yetkililerinin kendisine hibe yolu ile bakanlýktan onaylý proje kapsamýnda çiftlik yapacaklarý ve çiftliðe 180 büyük baþ besi hayvanýnýn verileceði karþýlýðýnda 15 dönümlük arazisini þirkete verdi. Diyarbakýr'ýn Yeniþehir ilçesine baðlý Hantepe köyündeki arazisini þirket yetkililerinin kendisi ile yaptýðý sözleþme ve verdiði sözler karþýlýðýnda verdiðini ifade eden Anahtar,

Þirketin danýþmanlarýnýn yanlarýna gelerek kendilerinin cemaatçi olduðunu ve bakanlýkta çok güçlü olduklarýný söylediklerini iddia eden Anahtar, "Bakanlýkta çok güçlü iliþkileri olan cemaatçi olduklarýný söyleyen þirket yetkilileri, danýþmanlarýný bizim yanýmýza gönderdi, bizimle konuþtular. Bize '1/5 ve 1/25 arazi krokisini bize getirin baþkada bir þey yapmanýza gerek yok. Çünkü biz cemaate ve bakanlýða baðlýyýz elimiz çok güçlü istediðimiz þekilde projeyi kabul ettirebiliriz. Sizin hiçbir þey yapmanýza gerek yok sizde para falan da talep etmiyoruz' dediler. Biz de istedikleri arazi krokisini onlara verdik. Onlarda bize proje yaptý. Bu projeye göre, 180 besi hayvanýný da bakanlýk yolu ile vereceklerdi. Ama daha sonra bizden proje parasý için bir defa 5 bin bir defa da 10 bin TL aldýlar" dedi.

Ýlçe Tarým Müdürü göreve baþladý DÝYARBAKIR'ýn Ergani Ýlçe Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Müdürlüðü'ne atanan Hikmet Kanbal, görevine baþladý. Gýda Tarým ve Hayvancýlýk Ýlçe Müdürlüðü'ne Bakanlýk onayý ile atanan Hikmet Kanbal, Ergani'deki görevine baþladý. Ýlçe merkezi ve köylerindeki çiftçilerin her türlü sorunlarýyla yakýndan ilgileneceklerini belirten Kanbal, "Ýlçemizde modern tarýmýn hayata geçirilerek, ürün kalitesinin artýrýlmasýný saðlamak için çiftçilerimizle sürekli istiþare içerisinde olup, el biriliði içerisinde en yüksek ivmeyi yakalayacaðýz" dedi. 1968 Diyarbakýr doðumlu olan Hikmet Kanbal'ýn evli ve iki çocuk babasý olduðu öðrenildi.

“Bakanlar deðiþiyor, bekleyin”

Birkaç defa Ankara'ya gittiðini ancak hibe parasý çýkmadýðý için projenin yarýda kaldýðýný, sözleþmeyi de profesyonel bir þekilde hazýrladýklarý için hukuki mücadele etme yollarýnýn olmadýðýný iddia eden Anahtar, þunlarý kaydetti: "Hibe parasý çýkmadýðý için þirketin Ankara'daki merkezine gittik. Her seferinde baþka bir bahane buldular. Bir sefer 'Seçim geliyor bakanlar deðiþiyor ondan biz þimdilik projeyi onaylatamýyoruz', baþka bir sefer de dediler ki 'Tarým ve Köy Ýþleri Bakaný Mehdi Eker deðiþiyor ondan projeyi onaylayamýyoruz' dediler. Mehdi Eker deðiþmedi tekrar gittik bu sefer de bize 'teminatlarýnýz yetmiyor teminat yatýrmanýz gerekiyor' dediler. Halbuki hibede teminat yok. Her seferinde baþka bir bahane buldular. Bir türlü çitliðimizi yapmadýlar. Sözleþme hazýrladýklarý için hukuki anlamda biz hiçbir þey yapamadýk. Sözleþmeyi çok profesyonel hazýrlamýþlar onun için biz bir þey yapa-

madýk. Biz çok üzerine gidince bize dediler ki 'Biz cemaatçiyiz elimiz uzun bakana kadar gidebiliriz hibe çýkmasa bile biz sana kredi çýkartacaðýz' dediler. Ama oda yalan çýkýnca anladýk ki; bizi profesyonel bir þekilde dolandýlar."

“Bir türlü çiftliðimizi yapmadýlar”

Bu þirketin bölgede hala insanlarý dolandýrdýðýný iddia eden Anahtar, "Onlar hala bölgede gezip insanlarý dolandýrýyorlar. Bizim insanlarýmýz cemaatin oyunlarýna karþý duyarlý olmalýdýr. Büyük ihtimale þirketlerinin ismini deðiþtirmiþler. Ama yine de bizim insanlarýmýz bu tür þeylere karþý duyarlý olmalýdýr" uyarýsýnda bulundu.

Þirket yetkilileri iddialarý yalanlandý

Konu ile ilgili görüþtüðümüz þirket yetkilileri ise, Anahtar'ýn iddialarýnýn doðru olmadýðýný kendilerinin proje yaptýklarýný ve hiçbir þekilde çiftlik yapma projelerinin olmadýðýný sadece müþterilerine proje hazýrladýklarýný söyledi. Þirket yetkilileri, proje hazýrlama dýþýnda baþka hiçbir þeye karýþmadýklarýný ileri sürdü.

Müslüm Gürses albümleri tükendi DÝYARBAKIR - Geçtiðimiz günlerde hayatýný kaybeden arabesk müziðin sevilen ismi Müslüm Gürses'in albümlerine, Diyarbakýr halký büyük ilgi gösterdi. Vefatýnýn ardýndan Müslüm Gürses'in albümlerine ilginin arttýðýný dile getiren albüm satýcýsý Cengiz Çiftçi, albüm yapýmcýlarýndan, albümlerini yenileyip tekrardan piyasaya sürmelerini istedi. Yaþanan yoðun talebe cevap veremediklerini kaydeden Çiftçi, uzun süreden beri albümlerinin yenilenme-

diðini, ellerinde bulunan tüm CD'lerin tükendiðini aktardý. Sadece Diyarbakýr'da deðil, tüm Türkiye'de gençlerin Müslüm Gürses'i büyük beðeniyle dinlediðini söyleyen albüm satýcýsý A. Vahap Çiftçi ise, Gürses'in vefatýndan sonra, albümlerine olan ilginin daha da arttýðýný belirtti. Gürses'in ölümünün tüm arabesk camiasýný derinden üzdüðünü dile getiren albüm satýcýsý Tayfur Birtane de, CD satýþlarýnýn aþýrý derecede arttýðýný vurguladý. (ÝHA)


7

KADIN VE YAÞAM

8 Mart 2013 Cuma

9 bin kadýna polis korumasý AÝLE ve Sosyal Politikalar Bakanlýðý'nýn verilerine göre, mülki amir ve hakimin yaný sýra gecikmesinde sakýnca bulunan durumlarda kolluk kuvvetlerince de verilebilen koruyucu tedbir kararlarý kapsamýnda Þubat sonu itibarýyla Türkiye genelinde 8 bin 908 kadýna polis korumasý saðlandý. En fazla polis korumasýnýn verildiði kent Adana oldu. 2 bin 315 kadýnýn polis korumasý aldýðý Adana'yý, bin 372 kadýn ile Ýzmir, bin 350 kadýnla Kayseri, bin 144 kadýnla Konya, 387 kadýnla Zonguldak ve 313 kadýnla Batman izledi. Ýstanbul'da 245 kadýna koruma verilirken Ankara'da bu sayý 42 oldu. Bilecik, Bolu, Çorum, Hakkari, Kars, Kastamonu, Malatya, Mardin ve Siirt'te ise müracaat olmamasýndan dolayý polis korumasý verilen kadýn bulunmadýðý belirtildi. En az kadýna polis korumasý verildiði iller ise Rize,

Niðde, Karabük, Erzincan, Düzce, Diyarbakýr, Burdur, Bingöl, Bartýn, Afyonkarahisar ve Adýyaman oldu. Bu illerde birer kadýn, polis korumasý altýna alýndý.

Önleyici tedbir kararý

Kanun kapsamýnda, þiddet uygulayanlara yönelik evden uzaklaþtýrma, þiddet gören kiþilere yaklaþtýrmama, bir saðlýk kuruluþuna muayene veya tedavi için baþvurmasý gibi önleyici tedbirler de alýndý. Türkiye genelinde toplam 64 bin 136 önleyici tedbir kararý verilirken en fazla karar Ýstanbul'daki kadýnlar için verildi. 13 bin 544 kararýn alýndýðý kenti, 7 bin 867 kararla Ankara, 7 bin 685 kararla Ýzmir, 2 bin 474 kararla Mersin ve 2 bin 214 kararla Antalya, 2 bin 191 kararla Konya izledi. Bir önleyici tedbir kararýn alýndýðý Bingöl en son sýrada yer alýrken þehri 5 kararýn alýndýðý Bayburt, 9 kararýn alýndýðý Siirt takip etti.

Türkiye genelinde þiddete uðradýðý gerekçesiyle 8 bin 908 kadýna polis korumasý verildi. En fazla polis korumasýna alýnan kadýnýn yaþadýðý kent Adana oldu. Adana’yý, Ýzmir ve Kayseri izledi. Diyarbakýr’da ise sadece bir kadýnýn polis korumasý altýna alýndýðý belirtildi Türkiye genelinde þiddete uðradýðý gerekçesiyle 8 bin 908 kadýna polis korumasý verildi. En fazla polis korumasýna alýnan kadýnýn yaþadýðý kent Adana oldu. Adana’yý, Ýzmir ve Kayseri izledi. Diyarbakýr’da ise sadece bir kadýnýn polis korumasý altýna alýndýðý belirtildi lýþýlýyor. Ýþlenen kadýn cinayetlerine yönelik yargýnýn ve devletin duyarsýzlýðý þiddetin boyutunu her gün arttýrýyor."

FOTO:ARÞÝV

“Öldürülüp, pazarlanýyorlar”

1 ilçe, bir yýl, 300 þiddet! VAN'ýn Erciþ Ýlçesi'nde, kadýna þiddetin önü alýnamýyor. Ýlçede faaliyet yürüten kadýn odaklý sivil toplum örgütlerinden edinilen bilgiye göre, Erciþ'te 2012 yýlýnda 300'ün üzerinde kadýn þiddete maruz kaldý. 8 kadýn ise "kaza" süsü verilerek öldürüldü. Erciþ Kadýnlarý Yaþama Katma Derneði Baþkaný Meftun Sala, kadýna yönelik giderek artan þiddete karþý, yargýnýn görevini

yapmadýðýný savundu. Sala, ilçede 16 ay önce imam nikâhlý eþi tarafýndan 28 günlük gelin iken baþýndan vurularak öldürülen Sevda Kaya'nýn soruþturmasýna dikkat çekerek, þunlarý kaydetti: "Sevda, eþi tarafýndan baþýndan vurularak öldürüldü. Þüphelilerin ifadelerinde silah ibaresi var, savcýlýk incelemelerinde aile bireylerinin ellerinde barut izi tespit edilmiþ.

Sevda'nýn zanlýsý halen aramýzda dolaþýyor. Bu ülkede bir kadýnýn canýna verilen deðer ve önem Sevda'nýn cinayeti ile ortaya çýkmýþtýr" dedi. Sala, ilçede meydana gelen kadýn cinayetlerinin birçoðu için soruþturma açýlmadýðýna dikkat çekerek, "Kadýna yönelik iþlenen cinayet soruþturmalarýnýn çoðu halen tamamlanmamýþtýr. Adeta aileler arasý bir uzlaþý süreci yaratýlmaya ça-

Bölgede görücü usulü ile evlendirilen birçok kadýnýn "baþlýk parasý ile pazarlandýðýna" iþaret eden Sala, "Ailesinin evinde baþlýk parasý nedeni ile görücüye gidildiðinde defalarca pazarlýða tabi tutulan kadýnlar, öldürüldükten sonra da pazarlýða tabi tutuluyorlar. Kadýn cinayetlerinin soruþturmalarý henüz tamamlanmamýþken, 'kan parasý' adý altýnda yeniden farklý pazarlýklara tabi tutuluyor. Hiçbir þey olmamýþ gibi katiller, küçük bir ceza ile beraat ediyor. Tabi yaþananlar kadýna yönelik þiddeti cesaretlendiriyor" dedi. Derneklerinin kadýnlara yardým elini uzatmak ve ekonomik baðýmsýzlýklarý-

ný saðlamak için kurulduðunu belirten Sala, kadýnlara yönelik artan þiddetin önüne geçmek için "baþlýk parasýnýn" kaldýrýlmasý için Erciþ Kaymakamlýðý'na baþvurduklarýný ve destek göremediklerini ileri sürdü. Sala, "Hiçbir projemiz yetkililer tarafýndan desteklenmiyor. Bu alanda yetkililere çok görev düþmesine raðmen, kadýna yönelik þiddet boyutunun açýða çýkmasýna raðmen, buna karþý duyarsýzlýðýn ne derecede olduðu açýkça ortadadýr" diye konuþtu. (DÝHA)


8

POLÝTÝKA

8 Mart 2013 Cuma

Yeni Anayasa için “C” planý BDP Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan yeni anayasa komisyonunda uzlaþma saðlanamazsa “B” planý olarak CHP ve MHP’ye gideceklerini sonuç alamamalarý durumunda “C” planý olarak BDP’nin kapýsýný çalacaklarýný belirtti ANKARA - Türk Parlamenterler Birliði'nin "Parlamento" dergisine yeni anayasa ile ilgili görüþlerini ifade eden Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan, yeni anayasa çalýþmalarý konusunda gelinen noktayý yeterli bulmadýklarýný, TBMM Anayasa Uzlaþma Komisyonu'nun þu ana kadar 100 kadar maddeyi görüþtüðünü ve bunlardan sadece üçte birinde uzlaþma saðlayabildiðini kaydetti. "Bu tempoyla gidildiðinde Komisyon'da uzlaþma saðlanmýþ bir teklifin ortaya çýkmasý çok uzun bir süreç alacak" diyen Erdoðan, Türkiye'nin yeni anayasa konusunda zaman israfýna tahammülü olmadýðýný defalarca ifade ettiklerini hatýrlattý. Erdoðan, "Toplumun hemen tamamý yeni bir anayasanýn ihtiyaç olduðunu söylüyor ve bunda uzlaþýyorsa TBMM bu fýrsatý, bu imkaný deðerlendirmeli ve ihtiyacý derhal karþýlamalý.

Üstelik 2023 hedeflerine doðru kararlýlýkla ilerleyen bir Türkiye için yeni bir anayasa ihtiyacý da artýk çok açýktýr. Bu anayasa ile Türkiye, 2023 hedeflerine ilerleyemez, bölgesinde ve dünyada iddia sahibi büyük bir ülke olamaz" dedi.

Süreç nasýl iþleyecek?

Mart sonuna kadar TBMM Anayasa Uzlaþma Komisyonu'nda sonuç alýnamadýðýnda AK Parti açýsýndan sürecin nasýl iþleyeceði sorusuna karþýlýk Erdoðan, þunlarý ifade etti, "Bu müzakerenin ilanihaye devam etmesi elbette söz konusu olamaz. Hele ki Türkiye'nin bir anayasaya acilen ihtiyacý varken süreci uzatmak, ülkenin de milletin de yararýna deðildir. Biz bu konuda artýk somut geliþmeler görmek istiyoruz. Uzlaþma Komisyonu bir teklif ortaya çýkaramazsa biz AK Parti olarak kendi taslaðýmýzý müzakereye açarýz. Önce B planýmýzý

uygulamaya koyar; Anamuhalefet partisi CHP, olmazsa MHP'nin kapýsýný çalar konsensüs ararýz. Bundan bir netice alamazsak C planýný devreye sokar, taslaðýmýzý BDP'ye götürürüz. Referandum için 330 oyu bulduðumuzda da taslaðýmýzý milletimize götürürüz." Erdoðan, yeni anayasanýn Türkiye'nin özgüvenine zirve yaptýracak, demokrasiye güç katacak Türkiye için yeni bir kapýyý, yeni ve büyük hedefleri aralamýþ

na hazýrlanýyor” “Öcalan 14 yýldýr bu onurlu bir barýþýn temellerini Ýmralý’da

BDP’li Pervin Buldan, Abdullah Öcalan'ýn plarý mý yapýyor, yine bu halký kandýrattýðýný belirterek, “AKP, yine oy seçim hesa sýn. Öcalan, bu sürecin içinde ve bu mak mý istiyor diye kimsenin kuþkusu olma ý kandýramaz ve oyalayamaz diyoruz. müzakere masasýndaysa, hiç kimse bu halk eleri’ yapýyor” dedi Sayýn Öcalan, 14 yýldýr Ýmralý’da ‘barýþ proj BÝTLÝS-BDP'nin Tatvan Ýlçesi'nde düzenlediði "8 Mart Kadýnlar Günü" etkinliðine katýlan BDP Iðdýr Milletvekili Buldan, kadýnlara hitap etti. Buldan, "Barýþ sürecine" özellikle kadýnlarýn katký sunmasý gerektiðini belirterek, þöyle dedi: "Barýþ ve çözüm sürecinde bulunuyoruz. Barýþ sürecine kadýnlarýn katký sunmasýný bekliyoruz. Kadýnlarýn bu sürece aktif olarak katýlmalarýný istiyoruz. Kadýnlarýn, bu rolü ve bu misyonu en iyi þekilde yerine getireceklerine olan inancýmýz tamdýr. Bir süreç baþlamýþ, bunun adýna 'barýþ', 'Ýmralý', 'çözüm süreci' de diyebiliriz. Bu sürecin barýþ, müzakere ve diyalog

bir an önce durmasý ve Türkiye'de toplumsal bir barýþýn saðlanmasý için baþlatýlan sürece herkesin destek vermesi gerektiðini de belirten Pervin Buldan, þöyle devam etti: "Bu süreçte Öcalan'ýn baþlatmýþ olduðu müzakere ve diyalog sürecinde, Öcalan ile birlikte olduðumuzu ve arkasýnda durduðumuzu ve destek verdiðimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Öcalan onurlu bir barýþýn temellerini Ýmralý'da atýyor. Ak Parti, yine oy seçim hesaplarý mý yapýyor, yine bu halký kandýrmak mý istiyor diye kimsenin kuþkusu olmasýn. Öcalan, bu sürecin içinde “Akan kan durmalý” e masasýnTürkiye'de çok kan aktý- ve bu müzaker e bu halký kims hiç a, days nýn ðýný, akan kardeþ kaný

sürecine evrilebilmesi için müzakerelerin baþlayabilmesi için de zamana ihtiyacýmýz var. Öcalan ile yaptýðýmýz görüþmelerden sonra da bu süreci sekteye uðratmak isteyen ve sabote etmek isteyenler vardýr. Bundan sonra da olabilir. Ama biz o kadar kararlý ve inançlýyýz ki önümüze çýkabilecek olan her engelli aþacak bir iradeye sahibiz. Bizim sürecimizi sekteye uðratmak ve sabote etmek isteyenler, kararlýðýmýz ve irademiz karþýnda pes etmek durumunda kalacak. Barýþ sürecinin bu coðrafyaya çok kýsa bir zamanda geleceðini ümit ediyoruz."

olacaðýný belirterek, "Bir anayasa yapamamak, demokrasi karþýtlarýnýn eline koz vermek, sivil iradenin özgüvenini zayýflatmaktýr. Bunu yapmaya hiç kimsenin hakký yoktur ve olamaz" görüþünü kaydetti.

“Masadan kalkan taraf olmayýz”

Masadan kalkmanýn partiler açýsýndan bir siyasi bedeli olup olmayacaðý sorusuna Erdoðan, þunlarý söyledi, "Yeni bir anayasa kandýramaz ve oyalayamaz diyoruz."

“Herkesten destek bekliyoruz”

Abdullah Öcalan'ýn 14 yýldýr Ýmralý'da 'barýþ projeleri' yaptýðýný da ileri süren Pervin Buldan, sözlerini þöyle sürdürdü: "Bu süre zarfýnda Kürt halký da her zaman meydanlarda, Öcalan'ýn arkasýndaydý. Ama bu süreçte bu halk kararlýðý ve iradeyi göstermek zorundadýr. Bu halk birlikteliðini sürdürdüðü müddetçe kimse bu halkýn sýrtýný yere getiremeyecektir. 21'inci Yüzyýl kadýnlarýn, barýþ ve Öcalan'ýn özgürlüðüne kavuþtuðu yýl olacaktýr. Bu sürece sadece biz Kürtlerin deðil, bu coðrafyada yaþayan 75 milyon insanýn destek vermesi gerekiyor. Tarihin süreci altýn harflerle yazacaðýný herkesin iyi bilmesi gerektiðini ifade etmek istiyoruz. Bu tarih savaþtan ve barýþtan yana olanlarý da yazacak. Barýþtan yana olanlar tarihe altýn harfler-

hem geçmiþle yüzleþmek hem de Türkiye'ye bir gelecek, ufuk, vizyon çizme fýrsatýdýr. Bu fýrsatý kim teperse, kim heba ederse tarih karþýsýnda bunun hesabýný asla veremez. Onun için AK Parti, masadan kalkan taraf olmayacak. Siyasi bedelini düþündüðümüz için deðil, tarihe ve çocuklarýmýza olan borcumuz gereði onlara bedel ödetmemek gereði biz masadan kalkan taraf olmayacaðýz."

le yazýlacak. Ama savaþtan yana olanlar akýttýklarý kanda boðulacak. Bu yüzden hiç kimse savaþtan yana olmasýn. Savaþýn hiç kimseye faydasý yok. Savaþta sadece insanlar ölür, analar aðlar, yürekler yanar, gencecik insanlar topraðýn altýna girer. Savaþta yaþamýný yitirir. Hiç kimsenin hayatýný yitirmemesi için barýþtan yana tavrýný ortaya koymasý gereken bir süreci yaþýyoruz. Bu çaðrýmýz CHP ve MHP 'ye. Bu sürecin saðlýklý yürümesi için Türkiye'de yaþayan herkesten destek bekliyoruz."


9

POLÝTÝKA

8 Mart 2013 Cuma

“4. Yargý Paketi” Meclis’te ANKARA-Bakanlar Kurulu'na sunulan ve kamuoyunda "4.Yargý Paketi" olarak bilinen düzenlemelere bakanlardan bazý itirazlar gelmiþ, bunun üzerine tasarýnýn yeniden gözden geçirilmesi kararý alýnmýþtý. Bazý deðiþikliklerin ardýndan "4. Yargý Paketi" dün sabah saatlerinde Meclis Baþkanlýðý'na sunuldu. "Ýnsan Haklarý ve Ýfade Özgürlüðü Baðlamýnda Bazý Kanunlarda Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Kanun Tasarýsý" adýný taþýyan tasarý 22 maddeden oluþuyor. Tasarý, iþkence suçlarýnda zamanaþýmýný kaldýrýrken, Terörle Mücadele Kanunu'nda (TMK) bazý deðiþiklikleri öngörüyor. Tasarýyla

“4. Yargý Paketi”, Bakanlar Kurulu'nun imza sürecinin tamamlanmasýnýn ardýndan Meclis Baþkanlýðý’na sunuldu. 22 maddeden oluþan pakette, iþkence suçlarýnda zamanaþýmýný kaldýrýrken, TMK bazý deðiþiklikler öngörülüyor

BDP, gözaltýnda tacize iliþkin araþtýrma istedi ANKARA - BDP Muþ Milletvekili Demir Çelik, devlet kaynaklý cinsel þiddet vakalarýnýn araþtýrýlarak, gözaltýnda cinsel taciz ve tecavüze karþý gereken önlemlerin tespit edilmesi ve engellenmesine iliþkin Meclis Araþtýrmasý açýlmasýný istedi. Çelik önergenin gerekçesinde toplumsal yaþamda kadýnlarýn karþýlaþtýklarý psikolojik ve fiziki þiddetin gün geçtikçe arttýðýna dikkat çekerek, þunlarý kaydetti: Türkiye'de gerçekleþtirilen araþtýrmalar bu durumu ortaya k o y m a k t a d ý r. Toplumda var olan yaygýn militarist kültür ve erkek egemenlikçi anlayýþýn hâkimiyeti nedeniyle þiddet, gündelik yaþamýn bir parçasý haline gelmekle beraber, yazýlý hukukta yasaklanmýþ olmasýna raðmen, pratikte meþru görülerek hayatýn her alanýnda bir terbiye etme aracý olarak kullanýlmaktadýr. Ülkemizde kolluk kuvvetleri tarafýndan çeþitli nedenler ile gözaltýna alýnan birçok kadýn insanlýk dýþý muamelelerle karþý karþýya kalmaktadýr."

“83 kadýn maruz kalmýþ”

Konu ile alakalý olarak gerçekleþtirilen raporlama çalýþmalarý durumunun vahametini gözler önüne sermekte olduðunu vurgulayan Çelik,

"Gözaltýnda Taciz ve Tecavüze Karþý Hukuki Yardým Bürosu'nun hazýrladýðý rapora göre son 16 yýl içerisinde toplam 83 kadýn güvenlik güçleri tarafýndan gözaltýnda tutulurken taciz ve tecavüze maruz kalmýþtýr. Hukuki Yardým Bürosu'na 16 yýl içerisinde toplam 366 kadýn cinsel tacize uðradýklarý gerekçesi ile baþvurmuþ, baþvuruda bulunan kadýnlardan 83'ünün gözaltýndayken taciz ve tecavüze uðradýðý tespit edilmiþtir. Baþvuruda bulunan 366 kadýnýn 45'i 10-18 yaþlarý arasýndadýr ve yasal olarak çocuk sayýlmaktadýr" dedi. Yaþanan bu vakalarla ilgili þimdiye kadar toplam 159 dava açýldýðýna dikkat çeken Çelik, "Bu davalardan 28'i Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesi'nde (AHÝM) sonuçlanmýþ, 16 dosya ise halen AÝHM'de görülmeye devam etmektedir. Ülkemizdeki mahkemelerde ise halen 38 dava sürerken hükme baðlanan 12 dosya Yargýtay'da beklemektedir. Konu ile alakalý 58 dosya da savcýlýk soruþturmasý aþamasýndadýr. Yaþanan baskýlar nedeniyle 114 kadýn hukuki yardým bürosuna baþvurmuþ fakat hukuki iþlem talep etmemiþtir" diye konuþtu. Çelik, bu gerekçelerle Meclis Araþtýrmasý açýlmasýný istedi.

birlikte TMK 6, 7, 8'inci madde ve TCK 220/6 maddeden açýlan davalar düþecek. Propaganda suçuna "terör örgütlerinin cebir þiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meþru göstermek ya da övmek" kriteri getirilecek. Tasarý ilk duyulduðunda hukukçular, "örgüt üyeliði" tanýmýnda bir deðiþikliðin önemli davalara yansýmayacaðý uyarýsýný yapmýþtý. Hazýrlanan tasarýda da örgüt üyeliðine iliþkin düzenleme olmamasý dikkat çekti. Tasarý önce Adalet Komisyonu'na gelecek. Orada yapýlan görüþmeleri ardýndan Meclis Genel Kurulu'na sevk edilecek.

Kaplan: “Bu paket boþ” “4. Yargý Paketi”nin Meclis’e sunulmasýna iliþkin deðerlendirmelerde bulunan BDP Þýrnak Milletvekili Hasip Kaplan, “Bunca reklamý yapýlan bu paket boþ. Bu paket sürece hiçbir katký saðlamayacaðý gibi, siyasetin tamamen yasaklanmasýný getirecek yeni tehditler ve cezalar getiriyor” dedi ANKARA-BDP Þýrnak Milletvekili Hasip Kaplan, partisinin Mersin Milletvekili Ertuðrul Kürkçü ile birlikte TBMM'de basýn toplantýsý düzenledi. Meclis'e sunulan "4. Yargý Paketi"ni deðerlendiren Kaplan, "Bunca reklamý yapýlan bu paket boþ. Boþ olmaktan öte daha da aðýrlaþtýrýcý. Nerede? Düþünce özgürlüðünde" dedi. Terörle Mücadele Kanunu'nun 6. ve 7. maddelerine yeni þeyler konulduðunu belirten Kaplan, þunlarý kaydetti: "Örneðin artýk puþi takarsanýz da örgüt üyesi olarak ceza alacaksýnýz, yeni konan þeyler bunlar, yüz kapama, amblem, resim, iþaret, slogan ses cihazý, üniforma… Bütün bunlar yeni TMK'ya konmuþ. Bunu 'Terörle Mücadele Kanunu'na þiddet unsurunu koyuyoruz, düþünce özgürlünü getiriyoruz' diye kamuoyunu aldatmanýn gereði yok."

“Dehþet verici bir reform” Avrupa Birliði Bakanlar Komitesinin Türkiye'ye dayattýðý birkaç nokta olduðunu belirten Kaplan, yeniden yargýlanmanýn önünün açýlmasýna iliþkin bir düzenleme olduðunu, idari yargýlanma usulüyle ilgili bir düzenleme ve tutukluluk incelemesi yapýlýrken yargýcýn "Tutuklu kiþiyi

görerek karar vermesine" iliþkin bir düzenleme olduðunu söyledi. Ancak TMK'daki cezalarýn ayný olduðunu, sadece altý sýfýr atýldýðý için 5 bin 10 bin TL ibarelerinin getirildiðini belirten Kaplan, "Eðer bu da reformsa, bu dehþet verici bir reformdur. Bu paket bu sürece bu haliyle hiçbir katký saðlamadýðý gibi, siyasetin tamamen yasaklanmasýný getirecek yeni tehditler ve cezalar getiriyor. Baþbakan 'silahlar sussun, fikirler konuþsun' diyor. Bu haliyle fikirler, silahlarýn beþ katý fazla ceza alýyor. Bu yasa gelirse içeride tutuklu olan tek bir kiþi çýkmaz, aksine tutuklu olmayanlarýn hepsinin içeri girmesinin yolu açýlmýþ olur. Böyle bir boþ paketle karþýlaþacaðýmýzý tahmin etmiyordum. Bu konuda Komisyonda çalýþmamýzý sürdüreceðiz" diye konuþtu.

“34 can tekrar ölmüþtür” Önceki gün Uludere Alt Komisyonunda kabul edilen Uludere olayýna iliþkin taslak raporu da deðerlendiren Kaplan, "Bu raporla 34 can tekrar öldürülmüþtür. 34 can, o çocuklarýn gözleri katillerin üzerindedir, bizim de üzerindedir, takip edeceðiz, ortaya çýkaracaðýz. Bize güveniniz" dedi.


10

HABER

8 Mart 2013 Cuma

Diyarbakýr’da polisler Kürtçe öðreniyor Ýl Emniyet Müdürü Güven’in talebi doðrultusunda düzenlenen kursta halkla iç içe görev yapan Toplum Destekli Polislik Þube Müdürlüðü'nde görevli 45 polise Kürtçe öðretiliyor . Diyarbakýr Emniyet Müdürü Güven de özel Kürtçe ders alýyor. Polis memuru Ýlhan: “Kürtçe öðrenmeye baþladýktan sonra vatandaþlarla iliþkimiz daha kolay ve sýcak oldu” dedi DÝYARBAKIR Emniyet Müdürlüðü Toplum Destekli Polislik Þube Müdürlüðü'nde görevli polisler Kürtçe öðreniyor. Ýl Emniyet Müdürü Recep Güven'in talebi doðrultusunda Emniyet Genel Müdürlüðü'nün onayý ile düzenlenen kursa baþvuruda bulunan 90 kiþiden 45'ine Kürtçe ders verilmeye baþlandý. Bütçesi Emniyet Genel Müdürlüðü Eðitim Daire Baþkanlýðý'nca saðlanan kursta eðitim alan çocuk, pasaport, trafik tescil, silah ruhsat þubeleri ile karakollarda görev yapan vatandaþlarla bire bir diyalog halinde olan polis memurlarýna Milli Eðitim Bakanlýðý Talim Terbiye Kurulu'ndan geçen müfredat doðrultusunda 24 saat Kürtçe eðitim veriliyor. Kürtçe eðitim veren Sur Kaymakamlýðý Ýlçe Proje Ofisi'nden Türk Dili ve Edebiyatý Öðretmeni Halil Ýçen, Ýl Emniyet Müdürlüðü'nün talebi doðrultusunda Toplum destekli Polislik Þube Müdürlüðü'nde görev yapan polis memurlarýnýn iletiþimini kolaylaþtýrmak ve sorunlara daha etkili çözümler üretmeleri için

Kürtçe kurs düzenlendiðini söyledi. Toplam 24 saat süren eðitime ilk etapta 45 polisin katýldýðýný ifade eden Ýçen, polislerin teorik eðitimin ardýndan uygulama sahasýna çýkarak vatandaþlarla diyalog kurduklarýný söyledi.

Senaryolar Kürtçe’ye uyarlandý

Ýçen, eðitim kapsamýnda üst arama ve trafik denetleme senaryolarý hazýrlandýðýný, bunlarý Kürtçe'ye çevirerek sýnýfta canlandýrmalar yaptýklarýný belirtti. Kürt kökenli polislerin dil ve gýrtlak yapýlarýnýn Kürtçe'ye daha yatkýn olduðuna dikkati çeken Ýçen þöyle dedi: ''Kürt kökenli olan polis memurlarý unuttuklarý birçok kelimeyi derste hatýrlýyor, bilgileri canlandýkça da daha aktif öðrenmeye baþlýyorlar. Kürtçe ve Türkçe farklý dil aile gruplarýna mensup olduðundan bazý sesleri çýkarmada güçlük yaþasalar da çok azimli ve gayretliler. Sýnýfýn yüzde 85'i Türk kökenli. Ancak bu dili öðrenmek için çok gayretliler. Bunun bir sebebi de insanlarla iletiþimi saðlayabilmek, bu sayede geli-

‘Samimi olunursa sorun çözülür ’ DÝYARBAKIR-Bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere Diyarbakýr'a

gelen Japonya Ankara Büyükelçiliði Baþkatibi Ko Obata, AKP Diyarbakýr Ýl

þen iliþkileri devam ettirmektir. Bu arkadaþlar 3 yýl sonra baþka bir ilde görev yaptýklarýnda öðrendikleri bu dil orada da iþlerine yarayacak. Derste diyalog kurma, telaffuz ve þive çalýþmasý yapýyoruz. Dil bir elbise gibidir, elbiseyi üzerinize giydiðinizde þýk durmasýný bekleriz. Dili de jest ve mimiklerle takviye ettiðimizde karþýmýzdaki insana duygularýmýzý içtenlikle iletebiliriz.''

Güven’e özel Kürtçe ders

Ýçen, polislere Kürtçe ders verilmesi fikrinin Ýl Emniyet Müdürü Recep Güven'e ait olduðuna dikkati çekerek, ilk derse Güven ile baþladýklarýný söyledi. Güven'in yoðun olmasý nedeniyle dersleri geceye sarkýttýklarýný ifade eden Ýçen, ''Çoðu zaman odasýnda çalýþtýk. Bazen kursa geldi. Ancak yoðun olduðu için müdürümüze özel ders veriyorum. Geldiði nokta mükemmel bir aþama. Gýrt-

Baþkaný Aydýn Altaç'ý makamýnda ziyaret etti. Ziyarette konuþan Altaç, 2002 öncesi Kürt sorununun sürekli bir yara þeklinde büyüdüðünü belirterek, þunlarý kaydetti: "Bugüne kadar da bu yaraya müdahale edilmedi. AKP'nin iktidara gelmesiyle bu yaranýn büyümemesi için üzerine çalýþmalar yapýldý. Akabinde çok ciddi reformlar gerçekleþtirildi. Örneðin olaðanüstü halin kaldýrýlmasý, 2004'te yerel dil ve lehçelerin önünün açýlmasý… Bunlar tamamen AKP'nin icraatýdýr. AKP bunlarla yetinmedi. Siyasi partiler ka-

lak yapýsýnýn bu dile çok uygun olduðunu söylediðimde, bunun çalýþarak gerçekleþtiðini söylüyor. Kürtçe sözlük ve gramer kitabý almýþ ve çalýþýyor. Bu gayretlerinden dolayý da kendisini tebrik ediyorum'' dedi.

“Öz güvenimizi artýrýyor”

Toplum Destekli Polislik Þube Müdürlüðü'nde görevli polis memuru Mehmet Bilen, Aksaraylý olduðunu ancak 2 yýldýr Diyarbakýr'da görev yaptýðýný belirterek, Kürtçe kurs düzenleneceðini öðrendiðinde hemen isimini yazdýrdýðýný söyledi. Halkla iç içe olan bir þubede görev yaptýðý için Kürtçe öðrenme ihtiyacý hissettiklerini ifade eden Bilen, ''Kürtçe öðrenmek zor, çünkü bazý harfleri çýkarmakta zorlandýk ama pratik yaparak bu zorluðu aþmaya çalýþtýk. Önceleri esnafla Kürtçe konuþmaya baþladýðýmýzda alacaðýmýz tepkiler bizi heyecanlan-

nununda yerel dillerde propaganda yapýlmasý, üniversitelerde Kürtçe eðitimin önünün açýlmasý ve son olarak anadilde savunmanýn yollarýnýn açýlmasýný saðladý. Bu da bize AKP'nin bu sorunun çözümünde ne kadar samimi olduðunu gösteriyor."

“Süreç çok önemli”

Altaç, Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan'ýn "Sonuçlarý ne olursa olsun biz bu sorunu çözeceðiz" sözlerini de anýmsatarak,"Bu süreç çok önemlidir. Bunu iyi düþünmemiz lazým. Sayýn baþba-

dýrsa da olumlu tepki alýnca rahatladýk. Kürtçe öðrenmek öz güvenimizi artýrýyor. Kürt kökenli akrabalarýmýzla konuþarak pratiðimizi artýracaðýz'' diye konuþtu. Polis memuru Betül Ýlhan ise, Eskiþehirli olduðunu, 4.5 yýldýr Diyarbakýr'da görev yaptýðýný anlatarak, vatandaþlarla daha rahat iletiþim kurmak için Kürtçe öðrenmeye karar verdiðini söyledi. Vatandaþlarýn her zaman polise yakýn davrandýðýný ancak Kürtçe öðrenerek bu diyaloðu artýrmak istediklerini vurgulayan Ýlhan, ''Gönüllü olarak kursa katýlmak istedik. Kürtçe öðrenmeye baþladýktan sonra vatandaþlarla iliþkimiz daha kolay ve sýcak oldu. Kendilerini bize daha yakýn hissettiler, sorunlarýný daha rahat dile getiriyorlar. Dýþarýda daha çok pratik yapma imkaný buluyoruz. Telaffuzda zorlansam da öðreniyorum ve mutluyum'' dedi.

kanýmýza bu konuda ciddi anlamda destek olmamýz lazým. Samimiyet ortaya konulursa bu sorun çözülür. Bu süreç çok önemli bir süreçtir. Bunun hiçbir þekilde baltalanmasýna kimse müsaade etmemelidir" dedi.

MÜSÝAD da ziyaret etti

Öte yandan Müstakil Sanayici ve Ýþadamlarý Derneði (MUSÝAD) Diyarbakýr Þubesi Yönetim Kurulu üyeleri de Alkaç'ý makamýnda ziyaret etti. Altaç, görüþmede 5084 sayýlý yasanýn bu ay sonunda tekrar uzatýlacaðý müjdesini verdi.


11

HABER

8 Mart 2013 Cuma

Belediyelerde 8 Mart kutlamasý 8 Mart Dünya Kadýnlar günü nedeniyle Diyarbakýr’daki belediyelerde çeþitli etkinlikler düzenlendi. Büyükþehir Belediyesi'nde, kadýnlar karanfillerle karþýlandý. Sur Ýlçe Belediye Baþkaný Abdullah Demirbaþ ve Yeniþehir Ýlçe Belediye Baþkaný Selim Kurbanoðlu da, kadýn personellere karanfil daðýttý

DÝYARBAKIR 8 Mart Dünya Kadýnlar günü nedeniyle Diyarbakýr'daki belediyelerde çeþitli etkinlikler düzenlendi. 8 Mart Dünya Kadýnlar Günü etkinlikleri kapsamýnda Büyükþehir Belediyesi kadýn çalýþanlarý bu sabah mesaiye çok renkli baþladý. Genel Sekreter Fahrettin Çaðdaþ, Genel Sekreter Yardýmcýsý Þahin Elkaan kýrmýzý halý serilen belediye binasý önünde servis araçlarýný bekleyerek,

çalýþanlarý karanfillerle karþýladý. Belediyenin kadýn biriminin çalýþmalarý arasýnda erbane eðitimi alan kadýnlar mini bir dinleti vererek güne baþladý. Kadýnlar daha sonra kayýnpederi tarafýndan öldürülen Meltem Özdaþ'ýn cenazesinde yaptýðý konuþmada erkek þiddetine yönelik gösterdiði duyarlýlýktan ötürü Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir'e teþekkür etti. Baydemir de kadýn çalýþanlarýn 8 Mart

Dünya Kadýnlar Günü'nü kutlayarak hatýra fotoðrafý çektirdi. Kadýnlar daha sonra Büyükþehir Belediyesi Baþkanvekili Hafize Ýpek'i ziyaret ederek gününü kutladý.

Kadýn çalýþanlara kahvaltý

Sur Beleye Baþkaný Abdullah Demirbaþ ise, kadýn personellerle kahvaltýda bir araya gelerek 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü'nü kutladý. Programa, BDP Diyarbakýr Ýl Baþ-

“Kadýn arka planda kalýyor” DÜ’nün düzenlediði “Medya ve Kadýn” konulu konferansa konuþmacý olarak katýlan Ýnci Ertuðrul, “Kadýn medyada meta olarak kullanýlýyor. Kadýnýn medyada yer alabilmesi için þiddete maruz kalmasý ya da öldürülmesi gerekiyor. Ancak o zaman bir gazetenin manþetinde yer alabiliyorlar. Aksi taktirde kadýn arka planda kalýyor, kadýna birey olarak bakýlmýyor” dedi DÝYARBAKIR Dicle Üniversitesi (DÜ) Kongre Merkezi'nde "Medya ve Kadýn" konulu konferans düzenlendi. Konferansa katýlan haber spikeri ve yapýmcý Ýnci Ertuðrul, kadýnýn medyadaki yeri ve kadýna þiddet konularý hakkýnda açýklamalarda bulundu. Tüm kadýnlarýn 8 Mart Dünya Kadýnlar Günü'nü kutlayarak konuþmasýna baþlayan haber spikeri ve yapýmcý Ýnci Ertuðrul, kadýnýn medyada üç farklý þekilde ele alýndýðýný bunlarýn "Medya sektöründe çalýþan kadýnlarýn durumu, medyaya yansýtýlan kadýnlarýn durumu ve ekran baþýndaki izleyici kadýnlarýn durumu" olduðunu belirtti. Ertuðrul, "Kadýn medyada meta olarak kullanýlýyor.

Kadýnlarýn tüketici olduðuna hükmedilmiþ ve kadýnlar üzerinden para kazanýlýyor. Kadýnýn medyada yer alabilmesi için þiddete maruz kalmasý ya da öldürülmesi gerekiyor, ancak o zaman bir gazetenin manþetinde yer alabiliyorlar. Aksi taktirde kadýn arka planda kalýyor, kadýna birey olarak bakýlmýyor" dedi. Kadýnýn toplumdaki yerine de deðinen Ertuðrul, toplumun ayakta durmasý için iki öðenin olduðunu söyledi. Bu iki öðenin kadýn ve erkek olduðunu belirten Ertuðrul, "Bu ikisi birbirine yaslanarak, birbirinden destek alarak ayakta durabilir. Kadýna birey olarak bakýlmazsa toplum nasýl ayakta durabilir? Bir toplumu

kaný Zübeyde Zümrüt de katýldý. Programda konuþan Zümrüt, "Emeðin en yoðun olduðu alanlar da çalýþan kadýn arkadaþlarýmýzla bir araya geldik. 8 Mart'ý yýlda bir defa on-on beþ güne sýðdýrmak yerine yýlýn on iki ayýnýn 8 Martlar olmasýný diliyoruz. 8 Mart kadýnlar açýsýndan, bizler açýsýndan önemli bir gündür ve bu tarihi yaratan da yazan da kadýndýr. Biz kendi tarihimizi yazarken ayný zamanda kendi tarihimize de sahip çýkacaðýz. Biliyoruz ki kadýn özgürleþmeden toplumda özgürleþemez. Ve en fazla bu özgürlük mücadelesini verecek olan da bizleriz. Hem toplum içerisinde, hem aile içerisinde, hem de çalýþt��ðýmýz bütün alanlarda kendi kadýn kimliðimizle kadýn mücadelemizi sürdüreceðiz" dedi. Ardýndan Sur Belediye Baþkaný Abdullah Demir-

eðiten, ayakta tutan kadýndýr, anadýr. Kadýnlar güçlerinin farkýna varmalýdýr. Bir kadýndan, bir anneden güçlü hiçbir þey yoktur" þeklinde konuþtu. Ýnci Ertuðrul konuþmasýnda televizyon dizilerini de eleþtirdi. Ertuðrul, "Dizilerde aile kavramý yozlaþtýrýlýyor. Aile toplum olarak bizim en büyük gücümüz, en büyük þansýmýz fakat dizilerde aile adý altýnda birbirine yalan söyleyen kiþiler çýkýyor karþýmýza, yalan meþrulaþtýrýlýyor. Deðirmene suyu taþýyan biziz, seçici olmak,

baþ, kadýnlara karanfil vererek kadýnlar gününü kutladý.

Kurbanoðlu kadýnlara karanfil daðýttý

Yeniþehir Belediye Baþkaný Selim Kurbanoðlu ve Belediye-Ýþ Diyarbakýr Þube Baþkaný Vezir Periþan da kadýn çalýþanlara karanfil ve hediyeler daðýttý. Karanfil daðýtýmý sýrasýnda 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü'ne iliþkin kýsa bir açýklama yapan Kurbanoðlu, 8 Mart'ýn kadýnlar için bir kazaným olduðunu belirterek, "8 Martýn sembolik olarak tek bir güne sýðdýrýlmasý doðru deðil. 365 günde kadýna dönük çalýþmalar yürütürseniz ve kadýna pozitif ayrýmcýlýkta bulunursanýz, þiddeti engellemeye dönük hareket ve tavýrlarda bulunursanýz, o zaman bir anlam taþýyacaktýr" dedi.

talep etmek, bizim elimizde, seçici olalým ve bizi rahatsýz eden yapýmlarýn karþýsýnda duralým. Bütün kadýnlarýn, kadýnlar gününü kutluyorum, herkesin hakkettiði gibi yaþamasýný temenni ediyorum. Ýnsan olmanýn belli deðerleri savunmayý gerektirdiðini öðrenirsek, korkulacak bir þey kalmayacaktýr" ifadelerini kullandý. Konferansa Dicle Üniversitesi Rektörü Ayþegül Jale Saraç, öðretim görevlileri, akademisyenler ve çok sayýda kadýn katýldý.


12

HABER

8 Mart 2013 Cuma

“Saldýrýlar politikalarýn sonucu” Lice’de esrar ele geçirildi DÝYARBAKIR'ýn Lice Ýlçesi'nde yapýlan çalýþmalarda 8 kilo 640 gram esrar ele geçirildi. Edinilen bilgiye göre, Lice Ýlçe Emniyet Amirliði ekiplerince uyuþturucu madde ticareti yapan þahýslara yönelik yapýlan çalýþmada Körtük Mahallesi'nde bir evde yapýlan aramada 6 poþet içerisinde toplam 8 kilo 640 gram esrar ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltýna alýnan G.G, Emniyet Müdürlüðü'ndeki sorgulamasýnýn ardýndan çýkarýldýðý mahkemece tutuklandý.

Kaçak sigaraya operasyon DÝYARBAKIR'da yapýlan çalýþmalarda 1 ay içerisinde 243 bin paket gümrük kaçaðý sigara ele geçildi. Edinilen bilgilere göre, Kaçakçýlýk ve Organize Suçlarla Mücadele Þube Müdürlüðü Kaçakçýlýk Suçlarý Büro Amirliði görevlilerince Türkiye'ye illegal yollardan sokulan gümrük kaçaðý sigaralara yönelik 31 Ocak25 Þubat tarihleri arasýnda yapýlan operasyonlarda deðiþik markalarda toplam 243 bin 192 paket gümrük kaçaðý sigara ele geçirildi. Olaylarla ilgili yakalanan 39 þahýs hakkýnda '4733 Sayýlý Kanuna Muhalefet' suçundan yasal iþlem yapýldý.

Hani Devlet Hastanesi’nde hasta yakýnlarýnýn saldýrýsýna uðrayan saðlýk emekçisi Serkan Özbey’e iliþkin açýklama yapan SES Diyarbakýr Þubesi üyeleri, saðlýk çalýþanlarýnýn saldýrýya uðramasýnýn sebebinin hükümetin saðlýk politikalarýnýn sonucu olduðunu belirtti DÝYARBAKIR-Saðlýk ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasý (SES) Diyarbakýr Þubesi üyeleri, Hani Devlet Hastanesi'nde hasta yakýnlarýnýn saldýrýsýna uðrayan Serkan Özbey'e iliþkin hastane kapýsý önünde basýn açýklamasý yaptý. Açýklama öncesi SES Diyarbakýr Þube yöneticileri, hastane yönetimi ile konunun takipçisi olmasý için kýsa bir görüþme yaptý. Hastane kapýsý önünde yapýlan açýklamaya, Hani Belediye Baþkaný Abdurrahman Zorlu, Eðitim-Sen Ýlçe Temsilciði üyeleri ve

hastanede çalýþanlarý katýldý. SES Diyarbakýr Þube Sekreteri Ramazan Kovan, meslektaþlarýna yapýlan saldýrýyý kýnadýklarýný belirterek, saldýrýlarýn yaþanmasýna hükümetin izlediði saðlýk politikalarýnýn sebep olduðunu ifade etti. Daha sonra açýklama yapan SES üyesi Çektar Amed, hükümetin "Saðlýkta Dönüþüm" uygulamalarý ile hastalarýn müþteri, saðlýk merkezlerinin ise ticari bir merkez haline getirildiðini belirterek, buna paralel olarak hem çalýþanlar hem de hizmeti

Yeniþehir’de sözleþme sevinci NURULLAH ERGÜN

DÝYARBAKIR Yeniþehir Ýlçe Belediyesi ile Türk-Ýþ'e baðlý Belediyeiþ sendikasý arasýnda devam eden "toplu iþ sözleþme görüþmeleri" sonuçlandý. Sözleþmelerde, iki yýlý kapsayacak þekilde yüzde 13 oranýnda düzenleme yapýldý. Yeniþehir Belediyesi Fidanlýðý ve sosyal Tesislerinde, gerçekleþen imza töreninde BDP Yeniþehir Ýlçe Baþkaný Hüseyin Oðuzsoy, Yeniþehir belediye baþkaný Selim Kurbanoðlu, Belediye-Ýþ Diyarbakýr Þube Baþkaný Vezir Periþan, Diyarbakýr Genel-Ýþ Þube Baþkaný Salih Doðrul, Belediye Baþkan yardýmcýlarý, Meclis üyeleri ve çok sayýda belediye çalýþanlarý katýldý. Törende bir konuþma

yapan Yeniþehir Belediye Baþkaný Selim Kurbanoðlu, "Bugün emekçi arkadaþlarýmýzla bir araya gelmenin mutluluðunu yaþýyoruz. Geçmiþte yapýlan haksýzlýklarý ve eksiklikleri sendikamýzla beraber ortadan kaldýrmaya çalýþýyoruz. Geçen hafta Genel-Ýþ Sendikasýyla beraber, Türkiye'de bir ilki baþardýk" dedi. Amaçlarýnýn çalýþan iþçilerin örgütlülüðüne ve sendikalýlaþtýrýlmalarýna destek olmak olduðunu vurgulayan Kurbanoðlu, þunlarý kaydetti: "Toplu iþ sözleþmesinde kadýný koruyan maddelerde koyduk. Bunlar 8 Mart'ýn izin günü sayýlmasý, eþine þiddet uygulayan personelin maaþýnýn yüzde 50'si maðdur eþine verilmesi, çalýþanýn istifasý

alanlar aleyhine bir sürecin baþlamýþ olduðunu dile getirdi. Son bir yýlda sadece basýna yansýyan þiddete uðrayan saðlýk çalýþaný sayýsýnýn 100'ü aþtýðýný belirten Amed, þunlarý dile getirdi: "Kamuoyuna yansýmayan olaylarý da dahil ettiðimizde, neredeyse þiddeti kanýksar hale getirildik. Daha bir ay önce ve hala hafýzalarýmýzdan çýkmayan Dicle Üniversitesi Týp Fakültesi Hastanesi Yoðun Bakýmý'nda hastalarýný ziyarete gelen iki polis, bir uzman çavuþ, bir öð-

retmen ve bir hemþire tarafýndan salt yoðun bakýmdaki hastalarýný ziyaret edemiyorlar diye silahlarýyla yoðun bakýmý basýp orada çalýþan 4 saðlýk emekçisi arkadaþýmýz darp edilmiþ ve iki gün önce de burada, Hani Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde çalýþan arkadaþýmýz Serkan Özbey, hasta yakýnlarý tarafýndan darp edildi. Biz bu darp olaylarýný tesadüfü olarak görmüyoruz. AKP hükümetinin Saðlýkta Dönüþüm Projesi'nin bir sonucu olarak görüyoruz."

halinde ücretin eþinin nezdinde verilmesi, çok eþlilik yapanlarýn ücretlerinin resmi nikâhlý eþine verilmesi ve doðum yardýmýný eþine verilmesi konusunda geçmiþte de yaptýðýmýz bu düzenlemeyi toplu iþ sözleþmesiyle maddeler halinde koyduk. Biz Yeniþehir ailesi olarak sözleþmeye koyduðumuz her maddenin arkasýnda olduðumuzu belirtiyoruz" Nevroz'da personellerin sözleþme içeriðinde izinli olarak gösterildiðini de anlatan Kurbanoðlu,"Yaptýðýmýz toplu iþ sözleþmesi ile enflasyon dikkate alýnarak, yüzde 8, kýdem dikkate alýnarak yüzde 3,8 þeklinde düzenleme yaptýk. Talep olmamasýna raðmen belediye yönetimimizde sosyal paketi de yevmiye ye ek yaparak toplamda yüzde 13 oranýnda bir artýþ yaptýk" diye konuþtu.

Belediye-Ýþ Diyarbakýr Þube Baþkaný Vezir Periþan ise, belediyelerin içerisinde bulunduklarý sýkýntýlarý bildiklerini dile getirerek, kendisi ve yönetimi adýna Kurbanoðlu'na teþekkür etti. Konuþmalarýn ardýndan sözleþme piknik havasýnda ve belediye çalýþanlarýn alkýþlarýyla taraflar arasýnda imzalandý.


13

HABER

8 Mart 2013 Cuma

“5-6 gün içinde býrakýlacaklar” leceðimizi tartýþtýk. Kürdistan'daki hemen hemen tüm siyasi partilerle ortak düþünceler üretmeye çalýþtýk. Herkesin ifade ettiði þu: Kürt siyasi partileri hangi parçada olursa olsun, stratejik bir sürecin içinde olmalýdýr, süreci birlikte kucaklamalýdýr, paylaþmalýdýr. Böyle bir kararlýlýðý gördük. Umut ediyorum; Kürtler ne istediklerini ortak ve güçlü bir sesle ortaya koyarlarsa çözümün ve barýþýn önünde hiçbir engel kalmaz. Bu duygularla DDKD'daki arkadaþlarýmýzýn fikirlerini almaya geldik. Kendileriyle bu süreci paylaþacaðýz.''

“Bir tedbirsizliðin sonucu”

DTK Eþ Genel Baþkaný ve Mardin Baðýmsýz Milletvekili Ahmet Türk, PKK tarafýndan alýkonulan kamu görevlilerinin ne zaman býrakýlacaðýna iliþkin bir soruya, “O konuda hiçbir sýkýntý yok. Çok kýsa sürede, çalýþmalar biter bitmez gidecekler. 5-6 gün içerisinde bütün bunlar tamamlanýr. Bir gecikme yok, bir tereddüt yok” yanýtýný verdi

DÝYARBAKIR-Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eþ Baþkaný ve Mardin Baðýmsýz Milletvekili Ahmet Türk, beraberinde Van Baðýmsýz Milletvekilli Aysel Tuðluk ile Devrimci Demokrat Kürt Derneði (DDKD) Baþkaný Ýmam Taþçýer'i ziyaret etti. Türk, burada yaptýðý açýklamada, ''Abdullah Öcalan'ýn sürdürdüðü politikalar ve attýðý adýmlar sonucu yeni bir sürece girildiðini'' ifade ederek, sürecin, Türk ve Kürt halkýnýn iliþkilerinin yeniden düzenlenmesine yönelik bir süreç olarak deðerlendirilmesi gerektiðini söyledi. Türk, dünyadaki ve Ortadoðu'daki son geliþmelere bakýldýðýnda Kürt sorunu çözülmeden Türkiye'ye ve Ortadoðu'ya istikrarýn gelmeyeceðini, aklý baþýndaki herkesin gördüðünü dile getirerek, þöyle konuþtu: ''Yýllardan beri çok iyi iliþkiler içinde olan iki halký, nasýl doðru bir temelde demokratik bir ünitede buluþturacaðýmýzýn arayýþý, bir çalýþmasý olarak deðerlendirmek lazým. Elbette ki yeni baþlayan bir süreçtir, baþlangýçtýr, tartýþýlacak, konuþulacak, ortak noktalar bulunacak. Bu konuda haklý olarak Kürtler yüzyýl-

dan beri çözüm arayýþý içindeyken, çoðu zaman aldatýlmýþ, kandýrýlmýþ bir halk. Bu nedenden dolayý hepimiz de elbette ki kaygý var, ama hepimiz de onurlu bir barýþ için bütün gücümüzle sürece destek vermeyi adeta karar haline getirmiþiz. Bunu herkesin bilmesi lazým. Tabii ki bu önemli konularda kaygýsýz olmamak mümkün deðil. Süreci doðru okumamak, bizi daha farklý yerlere götürebilir. Sayýn Öcalan, yaptýðýmýz görüþmede 'özellikle bütün Kürt partilerin düþüncelerini öðrenmek istiyorum. Bu konuda daha geniþ çalýþma yapmamýz gerekiyor. Bütün bu arkadaþlarýmýzýn düþünceleri bizler için çok önemlidir. Mutlaka onlarla görüþerek, tartýþarak, düþüncelerini alarak ben bir sürecin içerisinde olmak istiyorum' þeklinde ifade etmiþlerdir.''

“Kararlýlýk gördük”

''Hepinizin bildiði gibi bu sürecin baþlamasýyla çalýþmalarýmýzý sürdürdük, Kandil'de görüþmelerimiz oldu'' diyen Türk, þöyle devam etti: ''Orada uzun yýllardan beri bu mücadelenin içinde olan arkadaþlarýmýz bu süreçle ilgili ne düþünüyor? Barýþ için biz neler yapabi-

Türk, bir gazetecinin görüþmenin bir gazeteye nereden sýzdýrýldýðý konusunda sonuca varýlýp varýlmadýðýna iliþkin sorusunu, þöyle yanýtladý: ''Ýlk günden beri böyle bir görüþ notlarýnýn basýna sýzmasý bizim açýmýzdan ahlaki bir durum deðil. Bu partimizden de kaynaklanan bir durum da deðil. Ama partimizin hiçbir þeyi yokmuþ gibi de söylemek istemiyorum. Mutlaka burada bir tedbirsizliðin sonucu bu noktaya gelinmiþtir. Bunu da açýkça ifade etmek istiyorum. Bu konuda ciddi araþtýrmalar yapýyoruz. Bunun iyi bilinmesi gerekir. Sürece zarar verme mantýðý ve anlayýþý asla ve asla olamaz. Bu açýk þekilde görülüyor. Bütün Kürt siyasetçileri bu sýzmadan rahatsýzdýr. Bu konuda düþüncelerini ifade ettiler. Böyle önemli konularda daha disiplinli çalýþma yapmamýz gerektiðini de bize gösteriyor. Zaten sonuç olarak birçoðu kamuoyunun bildiði tartýþtýðý þeylerdir. Önemli olan bu süreci doðru götürmektir. Bu tartýþmalarýn peþine takýlmamak gerekir diye düþünüyorum.''

“Herkes destek vermeli”

''Son dönemlerde CHP'nin sürece karþý çýktýðý ve bu yönde tutum aldýðýna iliþkin bir izlenim edindik. CHP'nin bu tutumunu nasýl deðerlendiriyorsunuz-'' sorusu üzerine Türk, son 30 yýldan beri insanlarýn yaþamýný yitirdiði

çok acýlý bir süreç yaþandýðýný belirterek, þunlarý söyledi: ''Akýl ve vicdan sahibi olan herkesin bu sürece destek vermesi gerekir. CHP gibi bir parti önemlidir. Onun bu sürece destek vermesi, halklarýn kardeþliðini ve birlikte yaþama arzusu iradesini güçlendirmesi önemlidir. Aslýnda CHP'den beklentimiz budur. Ama bugün görüyoruz ki; çok açýk þekilde derin devletin ve barýþý istemeyenlerin arkasýnda bir siyaset güdüyor. Bu Türkiye açýsýndan, 'sosyal demokratým' diyen bir parti açýsýndan gerçekten üzüntü verici bir durumdur. Umut ediyoruz ki akýllarý baþlarýna gelir. Bu Ortadoðu'da ki kaosun, istikrarsýzlýðýn çözümüne katký sunacak bir duruþu sergiler.''

“5-6 gün içerisinde tamamlanýr”

Görüþmenin ardýndan çýkýþta da kýsa bir açýklama yapan Türk, DDKD'dakilerle ortak bir deðerlendirme yaptýklarýný belirterek, ''Hepimize, tüm Kürt halkýna, siyasetçilere ve kanaat önderlerine bu sürecin baþarýya ulaþmasý için önemli görevler düþüyor. Bütün arkadaþlarýmýz da bu bilinçle hareket ediyor'' dedi. PKK tarafýndan kaçýrýlan kamu görevlilerinin ne zaman býrakýlacaðýna iliþkin soruya Türk, ''O konuda hiçbir sýkýntý yok. Arkadaþlarýmýz hazýrlýk yapýyor. ÝHD, Mazlum-Der ve Demokratik Toplum Kongresi'nden 3-5 arkadaþýmýz gidecek. Irak bölgesel yönetiminden de 2 arkadaþ katýlýp, bunlarý sað salim evlerine kavuþturacak. Oradaki çalýþmalarý bitirdik. Çok kýsa sürede, çalýþmalar biter bitmez gidecekler. 5-6 gün içerisinde bütün bunlar tamamlanýr. Askerlerin geliþiyle ilgili bu konuda bir sýkýntý yok. Bir gecikme yok, bir tereddüt yok'' yanýtýný verdi. DDKD Baþkaný Ýmam Taþçýer de çatýþmasýzlýk ve demokratik bir ortamda çözüm konusunda önemli adýmlar atýlacaðýna inandýklarýný belirterek, Kürt sorunun çözümünde tüm Kürtlerin rol almasý gerektiðini söyledi.


14

BÖLGE

8 Mart 2013 Cuma

Yardýmlar gönderildi Þýrnak ve ilçelerinden toplanan 1 TIR ve 5 kamyon yardým malzemesi Urfa'nýn Suruç ilçesine getirilerek Akçakale Sýnýr Kapýsý'ndan Suriye'nin Kobani kentine gönderildi. Bulanýk'ta esnaf yardým kampanyasýna katýlmalarý için ziyaret edilirken, Diyarbakýr'da ise, yardým kampanyasý kapsamýnda esnaf ile toplantý yapýldý

ÞIRNAK-Nusaybin Sýnýr Kapýsý'nýn ardýndan Akçakale Sýnýr Kapýsý da Suriye'ye yardýmlarýn ulaþtýrýlmasý için açýldý. Þýrnak ve ilçelerinden toplanan 1 TIR ve 5 kamyon yardým malzemesi Suriye'nin Kobani kentine ulaþtýrýlmak üzere Þanlýurfa'nýn Suruç Ýlçesi'ne getirildi. Burada Suruç Belediyesi tarafýndan organize edilen araçlar, Akçakale Sýnýr Kapýsý'nda Kobani'den gelecek heyete teslim edilmek üzere yola çýkarýldý. Sýnýr kapýsýna gelen ve çocuk mamasý, kadýnlar için temel ihtiyaçlar ile gýdadan oluþan yardým malzemeleri, Kobani'den gelen Kürt Yüksek Konseyi üyesi Avukat Enwer Müslüm baþkanlýðýndaki heyete teslim edildi. Gümrük sahasýna alýnan araçlar, Kobani'den gelen araçlara aktarýlarak, Kobanî'ye doðru yola çýkarýldý. Müslüm, yardýmlardan dolayý teþekkürlerini iletirken, "Rojava, Kuzeyin yardýmlarýný bekliyor. Orada her türlü gýda malzemesine ihtiyaç var. Ku-

zeyde Rojava için yapýlan tek açýklama ve yardým çalýþmasý bizi çok mutlu ediyor. Devrimimize moral ve coþku katýyor. Bu yüzden kuzeydeki halkýmýzýn daha fazla yardým etmesini istiyoruz. Biz bir taraftan devrimi korurken, bir taraftan inþa çal��þmalarý yürütüyoruz. Halkýmýz 4 parçada da birdir ve birlikte olacaktýr" dedi. Yardýmlarý teslim eden BDP Urfa Ýl Eþ Baþkanlarý Halit Yýldýztekin ve Leyla Akça, Viranþehir Belediye Baþkan Vekili Mehmet Burun, Suruç Belediye Baþkan Vekili Hülya Demir ve BDP'li yöneticiler adýna açýklama yapan Halit Yýldýztekin, Þýrnak halkýna teþekkür ederek, Suriye ile birlikte olmanýn her Kürdün görevi olduðunu ifade etti. Suruç Belediye Baþkan Vekili Hülya Demir ise, Akçakale Sýnýr Kapýsý'nýn açýk olduðunu, yardýmlarýn kendi belediyeleri aracýlýðýyla geçirileceðini belirterek, "Tüm halkýmýz duyarlý olmalý ve yardým-

larýný bize ulaþtýrmalýdýr" diye konuþtu.

Diyarbakýr

BDP Diyarbakýr Ýl Örgütü yöneticileri de, Suriye'ye yardým kampanyasý kapsamýnda 3. Sanayi Sitesi'nde bildiri daðýtýmý yaptý. Bildiri daðýtýmýna BDP Ýl Eþ Baþkaný Mehmet Emin Yýlmaz, Kayapýnar Belediye Baþkan Yardýmcýsý Ýhsan Avcý, Yeniþehir Belediye Baþkan Yardýmcýsý Haluk Eyüpoðlu, Sur Belediye Baþkan Yardýmcýsý Ýsmet Erdal, Tüm Bel-Sen Diyarbakýr Þube Baþkaný Medeni Alpkaya ve sivil toplum örgüt temsilcileri katýldý. Sanayi sitesi yönetimi ve esnaflarý ile yapýlan toplantýda konuþan BDP Ýl Eþ Baþkaný Mehmet Emin Yýlmaz, "Suriye'deki halkýmýza yardým yapýlmasý için baþlattýðýmýz kampanya devam ediyor. Bu anlamda kardeþlerimize yanýnda olduðumuzu gösterme-

liyiz. Aþýmýzý, ekmeðimizi Rojava'daki halkla paylaþýyoruz. Her þeyden önemlisi umutlarýmýzý, yüreðimizi de paylaþýyoruz. Diyarbakýr halkýnýn duyarlýlýðý gelecek açýsýndan olumlu. Herkese teþekkür ederiz " dedi.

Muþ

Muþ'un Bulanýk Ýlçesi'nde de baþlatýlan kampanya kapsamanda ilçede yardým toplandý. Yardýmlara iliþkin açýklama yapan Bulanýk Belediye Baþkaný Ziya Akkaya, kampanyanýn büyük ilgi gördüðünü belirterek, yardýmlarýn Belediye Ýþ Merkezi'nde bulunan depoda topladýklarýný ve en kýsa zamanda Rojava halkýna ulaþmasý için Mardin'in Nusaybin ilçesine göndereceklerini söyledi. Bulanýk halkýna duyarlýlýk çaðrýsýnda bulunan Akkaya, "Yardýmda bulunmak isteyen yurttaþlarýn yardýmlarýný bekliyoruz" diye konuþtu.

“8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü” Mesajý Barýþ dolu günlere duyulan inançla özgürce düþünen, cesaretle mücadele eden tüm direngen kadýnlarýn “8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü”nü kutluyoruz. Baðlar Belediye Baþkaný Yüksel BARAN Belediye Meclis Üyeleri ve Belediye Çalýþanlarý


15

BÖLGE

8 Mart 2013 Cuma

“Komisyonun hiçbir meþruluðu yoktur” Roboskili anneler hava bombardýmanýnda katledilen 34 çocuklarý için sürdürdükleri adalet arayýþý eylemlerini bu hafta Silopi'de sürdürdü. Eylemde, Roboski katliamý için Meclis Ýnsan Haklarýný Ýnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan Uludere Alt Komisyonu'nun raporuna sert tepki gösteren aileler, raporun vardýðý yargýnýn "yok hükmünde" olduðunu belirterek, komisyonun meþruiyetinin olmadýðýný kaydetti ÞIRNAK'ýn Uludere Ýlçesine baðlý Roboski köyünde, TSK'ye ait F-16 savaþ uçaklarýnýn 28 Aralýk 2011 tarihinde yaptýðý bombardýman sonucu, aralarýnda çocuklarýn da bulunduðu 34 sivil yurttaþýn yaþamýný yitirmesinin üzerinden 435 gün geçti. Katliamda yaþamýný yitiren yurttaþlarýn ailelerinin adalet arayýþý Þýrnak'ýn Silopi'de ilçesinde 62. haftasýnda devam etti. Meclis Ýnsan Haklarýný Ýnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan Uludere Alt Komisyonu'nun yaklaþýk bir yýl aradan sonra Roboski katliamýna iliþkin kamuoyuna açýkladýðý raporla ilgili BDP Silopi Ýlçe binasýnda basýn toplantýsý düzenlendi. Açýklamaya BDP PM üyesi Rabia Takas, BDP Silopi Ýlçe Baþkaný Muhsun Kunur, BDP Kadýn Meclisi üyeleri, Barýþ Anneleri ile Roboski katliamýnda yaþamýný yitirenlerin aileleri katýldý. Açýklamaya siyah elbiseleri ile katýlan Roboskili aileler, katliamda yaþamýný yitiren çocuklarýnýn fotoð-

raflarýný taþýdý. Burada Roboskili aileler adýna açýklama yapan Barýþ Aktivisti Ýbrahim Yaylalý, Silopi'nin failleri belli olan Deniz ve Tanýþ'ýn kaybediliþlerinden bu yana, bilinen failleri ortaya çýkartmak için adalet arayýþýný sürndürdüðünü belirterek, "Ýçerisinde yaþadýðýmýz sistemin, savaþý sürdürebilmek için sýk sýk kullandýðý bir yöntem olan katliamlarýn özünde amaçladýðý þey kendisi gibi olmayan, kendisi gibi düþünmeyenleri sindirme, bastýrma, korkutma ve yapabiliyorsa varlýðýna kastetmektir" dedi.

“Yüzümüze bakacak durumlarý yok”

Yaylalý, "Bizim yaþadýðýmýz katliam çok iyi biliyoruz ki, bu coðrafyanýn gördüðü ilk katliam deðildir. Bizim yaþadýðýmýz katliamdan önce bir çok katliam yaþanmýþ ve ne yazýk ki daha önceki katliamlar günümüze kadar hiç biri aydýnlatýlamamýþtýr. Bizim yaþadýðýmýz katliama, bu durum da gebelik etmiþtir.

Roboski raporuna tepki ANKARA-Kamu Emekçileri Sendikalarý Konfederasyonu (KESK), Ýnsan Haklarý Derneði (ÝHD) ile Ýnsan Haklarý ve Mazlumlar Ýçin Yardýmlaþma Derneði (Mazlum-Der), Uludere Alt Komisyonu'nun hazýrladýðý "Roboski" raporuna tepki gösterdi. KESK Genel Baþkaný Lami Özgen, konfederasyon olarak, iki defa heyet oluþturarak, Roboski'ye gittiklerini belirterek, heyet olarak orada meydana gelen olayýn katliam olduðunu gözleri ile gördüklerini ve bunun bir katliam olduðunu ifade ettiklerini ifade etti. Olayýn üzerinden bir yýlý aþkýn süre geçtiðini anýmsatan Özgen, "Meclis tarafýnda bu olayýn bu þekilde uzatýlmasý aslýn-

da Türkiye'nin demokratikleþmesinin önünde büyük bir handikaptýr. Bu katliam komisyon tarafýndan açýk bir þekilde örtbas edilmiþtir" dedi. Komisyon raporu ile birlikte katliamýn sorumlularýnýn aklandýðýný vurgulayan Özgen, bu durumun hem hukuk hem de insan haklarý konusunda büyük bir suç olduðunu kaydetti.

“Bizim raporlara baksalardý”

ÝHD Genel Baþkaný Öztürk Türkdoðan ise, olayýn yaþandýðý dönemde oluþturduklarý heyetle Roboski'ye gittiklerini hatýrlatarak, þunlarý söyledi: "Katliamýn yaþandýðý yerde çeþitli incelemelerde bu-

Medyadan dün aldýðýmýz bilgiler, bizim daha önce de sýk sýk söylediðimiz þeyleri doðrulamýþtýr. TBMM Alt Komisyonu raporunu medya tamamladýðýný söylüyordu. Alt Komisyonun bizim yüzümüze bakacak durumlarý oladýðýndan, Ankara'nýn dehlizlerinden kararlarýný açýkladýlar. Bize ne diyorlar 'koordinasyon hatasý, irtibat kopukluðu' ve sonuç olarak 'kasýt yokmuþ'. Bizim yüzümüze bakacak durumlarý olmadýðýndan Ankara'dan herhangi bir suç unsuruna rastlayamadýklarýný açýklýyorlar. Yani açýkça savaþa devam diyorlar" diye konuþtu.

“Komisyonun yargýsý yok hükmündedir”

Bu komisyonun vardýðý yargýnýn "yok hükmünde" olduðunu ve komisyonun

lunduk. Bu incelemeler sonucunda da bir Roboski katliamý raporu hazýrladýk. Roboski katliamý raporunda araþtýrýlmasý sorgulanmasý gereken birçok nokta olduðunu ortaya koyduk. Bu rapor sonucunda burada yaþanan olayýn bilinçli bir bombalama eylemi olduðunu gördük. Bunun bir katliam olduðunu gördük. Meclis Alt Komisyonu sadece bizim hazýrladýðýmýz raporda yaptýðýmýz tespitlere baksaydý bunun bir katliam olduðunu görebilirdi." Komisyonun sorumlularý aklamaya çalýþýlan bir yer olmamasý gerektiðine dikkat çeken Türkdoðan, "Askeri prosedürde de bu tip olaylarýn sorumlularý bana göre bir dakikada bulunur. Çünkü bu basit bir durum deðildir. Bir bombalama olayý vardýr. Emri veren bellidir,

hiçbir meþruluðu kalmadýðýný belirten Yaylalý, "Bu komisyon ve iradesi barýþý bu tavrýyla yok saymýþ ve savaþa devam anlamýna gelen fiili tutumu sürdürmeyi yeð tutmuþtur. Tüm savaþ karþýtlarýna, barýþseverlere, bu coðrafyanýn yüzünün barýþa dönmesine inanan güçlerine sesleniyoruz. Bu kararýn arkasýndaki gücü her yerde protesto edin, bu çýkan kararý bulunduðunuz her yerde yanlýþlýðýný anlatýn, bu kararý bizim kabul etmediðimiz gibi siz de kabul etmeyin. Açýða çýkarýlmayan her katliam, bir sonraki katliamýn ve sürmekte olan savaþýn sürekliliðini saðlayacaktýr" dedi.

“Failleri yoksa barýþ da yok diyoruz”

"Bizim yaþadýðýmýz katliam nasýl yaþamak istedi-

emrin nerden geldiði bellidir. Bunun bilinmemesi denen bir þey olay olamaz. Sorumlularýn açýkça ortaya konulmamasý vahim bir durumdur" dedi.

“Rapor onlarý da tatmin etmemiþtir”

Mazlum-Der Genel Baþkaný Ahmet Faruk Ünsal ise, hazýrlanan raporun kendilerini tatmin etmediðini vurgulayarak, þunlarý kaydetti: "Biz biliyoruz ki bu rapor onlarý bile tatmin etmemiþtir. Rapor son günlerde yaþanan rehavete sýkýþtýrýlmaya çalýþýlmýþ. Dolaysýyla raporda olmasý gereken özen gösterilmemiþtir. Raporun bu þekilde yazýlmasý demek müzakere ortamýndan kaçýrýlmasý gibi bir þey oldu. Bundan rahatsýzlýk duyuyoruz. Kimin yaptýðýný söylemeyen bir rapor harýlanmýþtýr.

ðimizi de test edecek özelliðe sahiptir. Yaþadýðýmýz katliamýn Ankara'nýn soðuk dehlizlerinde kaybolmasý demek savaþýn devam edip gitmesi demektir. Þimdi nasýl yaþamak istediðimizin karar aþamasýdýr. Eðer savaþlar ve yeni katliamlar istemiyorsak, komisyonun, bu iradenin kararýný her yerde anlatýp deþifre edin, bu kararý kabul etmeyin, bizi yalnýz býrakmayýn, barýþý savunmasýz býrakmayýn, savcýnýn mahkemelerin ve yürütmenin, bu komisyonun kararýný izlemesini önleyelim. Þimdi savaþýn arasýna girme zamaný, yaþadýðýmýz katliamýn failleri yoksa barýþ da yok diyoruz "diye konuþtu.

Bu raporun en büyük eksikliðidir." "Kasýt var mý yok mu meselesine gelirsek. Heron görüntülerini deðerlendirerek orada gerilla unsurlarýnýn hareket ettiði konusunda bir kanaat oluþturan insanlar, siyasi iradeyi harekete geçiren kiþilerdir" diyen Ünsal, "Bu kiþiler bunu yaparken bir kasýt ile mi yaptýlar konusunun büyük bir özenle üzerinde durulmasý gereken bir konudur. Ölümlerin olduðu gerçek. 34 insan hayatýný kaybetti. Siz rapor yazarken neye bakacaksýnýz ki. Yani ölenlerin 34 deðil de 35 kiþi mi diye bakacaksýnýz. Rapor hazýrlanýrken olay nasýl oldu, niye böyle bir tablo ortaya çýktý kasýt var mý yok mu ona bakýlmasý gerekir. Raporda bu konuda gerekli özen gösterilmemiþtir" diye konuþtu.


16

BÖLGE

8 Mart 2013 Cuma

Barýþ ve özgürlüðü bekliyorlar Suriye’deki iç savaþta evlatlarýný, eþlerini, yakýnlarýný kaybeden kadýnlar, kaldýklarý çadýrlarda 8 Mart Dünya Kadýnlar Günü’ne, ülkelerinin özgürlüðe kavuþacaðý günün özlemiyle giriyorlar. Suriyeli ziraat mühendisi Olimpus Zeydan: “Savaþ, hayallerimizi, yakýnlarýmýzý, özgürlüðümüzü kýsaca her þeyimizi aldý” dedi. Meryem Kürdi ise, “Bizim için iki yýldýr Kadýnlar Günü’nün önemi yok. Tek derdimiz ülkemizin bir an önce özgürlüðüne kavuþmasý” diye konuþtu

ÞANLIURFA - Suriye'deki iç savaþta, evlatlarýný, eþlerini, yakýnlarýný kaybeden kadýnlar, 8 Mart Dünya Kadýnlar Günü'ne, ülkelerinin özgürlüðe kavuþacaðý günün özlemiyle giriyorlar. Suriye'de yaþanan iç savaþ, kadýnýndan çocuðuna, yaþlýsýndan gencine herkesi etkiliyor. Olaylar nedeniyle doðup büyüdükleri topraklarý terk etmek zorunda kalan Suriyeliler'in çoðunluðunu da kadýnlar oluþturuyor. Eþlerini, çocuklarýný, kardeþlerini ve

akrabalarýný býrakarak Türkiye'ye sýðýnan Suriyeli kadýnlar, ülkelerinin özgürlüðüne kavuþmasý için dua ediyor. Kahramanmaraþ'taki çadýr kentte ailesiyle yaþayan ziraat mühendisi Olimpus Zeydan, Suriye'deki savaþýn ''kadýnlýðýný'' unutturduðunu söyledi. Yakýnlarýnýn cephede olduðunu belirten Zeydan, ''Elimize silah alýp savaþmak istiyoruz. Artýk kendimizi kadýn hissetmiyoruz. Erkek gibi hissediyoruz. Savaþ, hayallerimizi, yakýnlarýmýzý, özgürlüðü-

Öðrencilerin yol çilesi

müzü kýsaca her þeyimizi aldý'' dedi. Ayþenur Zerda da zulümden kaçarak sýðýndýklarý Türkiye'deki en kötü þartlarýn bile Suriye'deki en iyi þartlardan daha iyi olduðu dile getirdi. ''Namuslarýný korumak için'' Suriye'den kaçýp Türkiye'ye geldiklerini ifade eden Zerda, ''Allah bize kucak açan Türkiye'den razý olsun. Bütün ihtiyaçlarýmýzý karþýlýyorlar. Baþýmýzý yastýða koyduðumuz zaman emin ellerdeyiz. Korku yok, uçak sesi yok, bomba sesi yok'' diye konuþtu.

“Kadýnlar Günü’nün önemi yok”

Yaklaþýk 30 bin Suriyeli sýðýnmacýnýn barýndýðý Þanlýurfa'nýn Akçakale ilçesindeki Süleyman Þah Konaklama Tesisi'nde yaþa-

yan Suriyeli kadýnlar da zamanlarýnýn büyük bölümünü günlük iþlerle geçiriyor. Bazý kadýnlar ise ilgi ve yeteneklerine göre çadýr kentte açýlan dikiþ nakýþ ve okuma yazma gibi kurslara gidiyor. Çadýr kentte yaþamýn zor olduðunu belirten kadýnlar, Suriye'de yaþanan olaylarýn en kýsa sürede sona ermesini ve ülkelerine dönmeyi umut ediyor. Suriyeli Ýhtidal Berces, ''8 Mart Dünya Kadýlar Günü''nü ülkelerinde yaþanan olaylar nedeniyle buruk geçireceklerini ifade etti. Kendilerine kucak açan Türk halkýna minnettarlýðýný anlatan Berces, ''Ancak insanýn memleketi gibisi yok. Mesela Suriye'de olsam vefat eden annemin mezarýný ziyaret ederek, dua okurdum. Burada kadýn için vaktin kýymeti yok,

çünkü yapacak bir iþ yok. Temennimiz, ülkemizde yaþanan olaylarýn kýsa zamanda sona ermesi ve gelecek yýl Kadýnlar Günü'ne kendi ülkemizde girmek'' diye konuþtu. Meryem Kürdi de öðlene kadar ev iþleriyle uðraþtýðýný geriye kalan zamanýný da Suriyeliler'in eðitim gördüðü okulda öðretmenlik yaparak geçirdiðini kaydetti. Suriye'de kalan ailesinin ve yakýnlarýnýn hayatýndan endiþe ettiðini aktaran Kürdi, ''Bir an evvel onlara kavuþmayý ümit ediyorum. Bizim için iki yýldýr Kadýnlar Günü'nün önemi yok. Tek derdimiz ülkemizin bir an önce özgürlüðüne kavuþmasý. Doðduðumuz topraklara, ailemize ve akrabalarýmýza kavuþmak'' dedi.

Van’ýn Baþkale Ýlçesi’ne baðlý German mezrasýnda yaþayan vatandaþlar, servis araçlarý çamura saplanan öðrencileri sýrtlarýnda taþýdý

Siirt’te Türkçe, Kürtçe, Arapça konseri

VAN'ýn Baþkale Ýlçesi'ne 9 kilometre uzaklýktaki Barýþ köyüne baðlý German mezrasýnda yaþayan ve taþýmalý eðitim kapsamýnda ilçe merkezindeki okullarda eðitimlerini sürdüren öðrencileri taþýyan servis aracý, karlarýn erimesiyle çamura dönen yolda mahsur kaldý. Konunun köylülere haber verilmesi üzerine minibüsün bulunduðu yere giden yurttaþlar, servis aracýnýn ön tarafýna baðladýklarý halat ile aracý saplandýðý yerden çýkarmaya çalýþtý. Yaklaþýk bir saat süren uðraþlarýna raðmen aracý hareket ettiremeyen köylüler, adeta çamur deryasýna dönen

SÝÝRT Kültür Müdürlüðü'nce Yerel Müziði Güçlendirme Programý kapsamýnda Türkçe, Kürtçe Arapça türküler seslendirildi. Kültür Müdürlüðü binasýnda verilen konserde, yerel sanatçýlar Türkçe, Kürtçe ve Arapça türküleri seslendirdi. Ýl Kültür ve Turizm Müdürü Remzi Uslu, konser sonrasýnda yaptýðý açýklamada aylýk olarak düzenleyecekleri konserlerde her ay ebediyete göçmüþ bir yerel sanatçýyý da anacaklarýný söyledi. Konserlerin halka açýk ve ücretsiz olacaðýný belirten Uslu, ''Amacýmýz halk müziðimizi tanýtmak güçlendirmek, kayýt altýna almak ve sevdirmektir. Ýlk konserimizde geçtiðimiz ay kaybettiðimiz, kendi alanýnda ayrý bir yeri olan usta sanatçý ve derlemeci Nihat Erdal'ý da andýk'' dedi.

yolda yürümekte güçlük çeken öðrencileri kucaklarýna ve sýrtlarýna alarak yola koyuldu. Yaklaþýk 2 kilometre uzaklýktaki karayoluna kadar öðrencileri sýrtlarýnda taþýyan köylüler, daha sonra yoldan geçen araçlarla öðrencileri okullarýna ulaþtýrdý. Köylülerden Kinyas Karadað, her yýl bu mevsimde ayný sorunla karþý karþýya kaldýklarýný belirterek, ''Çamur deryasýný andýran yoldan çocuklarýmýzý okula ulaþtýrabilmek için büyük çileler çekiyoruz. Araçlarýn bile gidemediði yolda öðrencileri sýrtýmýza alýp okula götürüyoruz. Çocuklarýmýz çoðu zaman okula geç kalýyor'' dedi.


17

BÖLGE

8 Mart 2013 Cuma

Siirt Baþbakan’ý bekliyor Siirt’teki sivil toplum kuruluþlarý, Baþbakan’ýn milletvekili seçilmesinin 10’uncu yýl dönümünde Siirt’e yapacaðý ziyaretten umutlu. Siirt Sanayici ve Ýþ Adamlarý Derneði Baþkaný Bilim, “Baþbakanýmýzdan iþ adamlarý olarak beklentimiz bu hadiselerin bitmesi, barýþýn gelmesi ile bölgenin kalkýnmasý ve refaha kavuþmasýdýr” dedi SÝÝRT-Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan 8-9 Mart tarihlerinde 10 yýl önce milletvekili seçildiði eþi Emine Erdoðan'ýn memleketi Siirt'e bir ziyaret gerçekleþtirecek. Baþbakan Erdoðan'ýn bu ziyareti Siirtlileri heyecanlandýrýrken, buradaki sivil toplum kuruluþlarý temsilcileri ile kanaat önderleri ise bu ziyaretin çözüm sürecine katký saðlayacaðýný görüþünü dile getiriyor. Siirt Baro Baþkaný Cemal Acar, Türkiye'nin Baþbakan Erdoðan'ýn liderliði ile dünyada önemli bir yere geldiðini belirte-

Þanlýurfa, Berlin Fuarý’nda temsil edildi

rek, ''Türkiye'nin diðer önemli liderleri ise rahmetli Özal ve Menderes'tir. Bunlar belki reformist kiþilerdi ancak kendilerinden beklenen reformlarý gösteremediler. Bununda en büyük faktörü vesayet rejimiydi. Sayýn Baþbakan döneminde vesayetin, derin yapýlarýn da üzerine gidilmesi suretiyle Türkiye'de demokrasi, insan haklarý ve þeffaflaþma alanýnda büyük mesafeler katedildi. Bu baþarýlarýndan memnunuz. Dünya deðiþiyor, Ortadoðu'da da deðiþimler var. Türkiye'nin böyle güçlü bir liderle bunu yakalamasý toplumumuz adýna bize ümit veriyor. Bu baþarýlarýn devamýný bekliyoruz'' dedi.

“Güneydoðu ikinci Marmara olacak”

''Bu sorun çözüldüðünde ülke bir güven limaný bölgemiz de ikinci bir Marmara Bölgesi olacaktýr'' diyen Acar, Siirt'in çözüm sürecini desteklediðini belirtti. Çözüm sürecinin saðlam ve güçlü adýmlarla devam etmesini istediklerini vurgulayan Acar, ''Ýçinde bulunduðumuz çözüm sürecinin baltalanmamasý gerekir. Hiç bir zaman olmadýðý kadar þu an çok güçlü bir destek var. Hem Kürt kökenli vatandaþlarýmýzdan hem de batýdaki vatandaþlardan. Türkiye ne bir bölünme korkusuna girmeli, ne de Kürtler temel haklarý alamayacaklarý korkusuna girmeli. PKK de bence 21 Mart'ý beklemeden silahlý güçlerini mutlaka sýnýr dýþýna çekmelidir. Çünkü karlarýn erimesiyle ve baharýn gelmesiyle provo-

kasyonlarýn artma riski söz konusu'' diye konuþtu.

mýzýn bizlere müjdeler vereceðini umuyoruz'' dedi.

“Çözüm milli geliri artýracak”

“Kaanat önderlerinden sürece destek”

Siirt Sanayici ve Ýþ Adamlarý Derneði Baþkaný Kemal Bilim, Baþbakan Erdoðan'ýn Siirt'i ziyaretinde bazý müjdeler vereceðini beklediklerini söyledi. Bilim, baþlatýlan çözüm sürecinde büyük bir beklenti ve umut içerisinde olduklarýný ifade ederek, ''Baþbakanýmýzdan iþ adamlarý olarak beklentimiz bu hadiselerin bitmesi ve barýþýn gelmesi ile bölgenin kalkýnmasý ve refaha kavuþmasýdýr. Çünkü 30 yýldýr iþ alemi olarak ekonomik anlamda istediðimiz iþleri yapamýyorduk. Sorunun çözülmesi milli geliri artýracaktýr. Buna inanýyoruz. Ekonomik kalkýnma ve geliþmiþlik saðlanacaktýr. Bu kapsamda Sayýn Baþbakaný-

ÞANLIURFA - Dünyanýn en büyük turizm fuarlarýndan, ''ITB Berlin 2013 Turizm Fuarý''nda Þanlýurfa standý açýldý. Belediye basýn bürosundan yapýlan açýklamaya göre, Þanlýurfa Valiliði, Belediye Baþkanlýðý, GAP Ýdaresi Baþkanlýðý, Karacadað Kalkýnma Ajansý, Ýl Özel Ýdaresi, ÞURKAV ve Ticaret Sanayi Odasý'nýn katkýlarýyla oluþturulan, ''Göbeklitepe, Balýklýgöl ve Amazon mozaikleri'' temalý stant yoðun ilgi gördü.

Kanaat önderi Nurettin Sancar, Baþbakan Erdoðan'ýn Siirt'i ziyaretinin kendileri için bir þeref olduðunu belirterek, atýlan her barýþ adýmýný desteklediklerini söyledi. Barýþ giriþiminin devamýný beklediklerini vurgulayan Sancar, bölgedeki vatandaþlarýn barýþa sýcak baktýðýný ve desteklediðini belirtti. Sancar, Siirt'te kentsel dönüþümün gerçekleþmesini çok önemsediklerini aktararak, kentsel dönüþümün saðlanmasý halinde Siirt'in yeni bir çehre kazanacaðýna, binlerce gencin iþ sahibi olacaðýna ve bunun barýþ adýmlarýna olumlu katký yapacaðýna inandýklarýný söyledi. Kanaat önderi Muinid-

Vali Celalettin Güvenç, AK Parti Þanlýurfa milletvekilleri Emin Önen ve Abdulkerim Gök'ün de hazýr bulunduðu fuarda, Þanlýurfa stantýný Baþbakan Yardýmcýsý Bülent Arýnç ile Kültür ve Turizm Bakaný Ömer Çelik de ziyaret etti. Vali Güvenç, kente her yýl 1 milyonun üzerinde turistin geldiðini belirterek, ''Öyle zannediyorum ki bu fuarda açtýðýmýz stant ve tanýtýmla birlikte Almanya'dan Urfa'ya gelen turist sayýsý da iki katýna çýkacak-

din Aydýn ise, sürecin devam etmesi için her iki tarafýn da fedakarlýk yapmasý gerektiðini belirterek, geçmiþteki hatalarýn unutulmasý tavsiyesinde bulundu. ''Herkes barýþ yapamaz, herkes affedemez'' diyen Aydýn, þöyle devam etti: ''Bu büyük bir barýþ olacaktýr. Büyük barýþlarýn önüne taþ koyanlar, karþý çýkanlar olacaktýr, buna raðmen inanýlan davada Allah ve resulü ile bölgenin huzuru için yine emek verilir ve bu barýþ saðlanýr. Kürtçe bir deyim der ki; affetmek balýk kuyruðu tutmak gibi zordur, kolay tutulamaz. Yani herkes affedemez, herkes barýþ yapamaz. Her iki taraf için de fedakarlýk lazým. Devlet vatandaþlarýna þefkat elini, merhamet elini uzatacaktýr. Bölge halký bu eli itmeyecektir.''

týr'' dedi. Fuarda, Urfa tanýtým filmlerinin gösteriminin yapýldýðýný bildiren Güvenç, Þanlýurfa'da kurumlar arasýnda yakalanan uyumun fuarlarda oluþturulan stantlara da yansýdýðýný kaydetti. Fuara, Þanlýurfa Belediye Baþkan Yardýmcýsý Mahmut Kýrýkçý, Kültür ve Sosyal Ýþler Müdürü Nemci Karadað ile Þanlýurfa Ýl Özel Ýdaresi Müdürü Uður Büyükhatipoðlu da katýldý.


18 8 Mart 2013 Cuma

ekonomi

$ €

DOLAR: 1,794 EURO: 2,334 ALTIN: 90,690 ÝMKB: 81.976,90

Yüzde 9,2 deðil, yüzde 15,38

DÝSK-AR, TÜÝK tarafýndan 2012 yýlý geneline iliþkin açýklanan iþsizlik rakamlarýnýn gerçeði yansýtmadýðýný belirterek, yüzde 9.2 olarak açýklanan iþsizlik oranýnýn gerçekte yüzde 15.38, iþsiz sayýsýnýn ise 2 milyon 518 bin deðil, 4 milyon 512 bin kiþi olduðunu bildirdi

TÜRKÝYE Devrimci Ýþçi Sendikalarý Konfederasyonu Araþtýrma Enstitüsü'nce (DÝSK-AR), Türkiye Ýstatistik Kurumu'nun (TUÝK) önceki gün açýkladýðý Hanehalký Ýþgücü Anketi 2012 yýlý sonuçlarýný deðerlendirildi. Buna göre, ekonomik büyüme rakamlarýndaki yavaþlama ile birlikte Haziran ayýnda iþsizlik verilerine yansýmaya baþlayan olumsuz tablo yýllýk ortalamalara yeterince yansýmadý. Resmi iþsizlik oranýnýn bir önceki yýla göre 0.6 puan azaldýðýnýn belirtildiði açýklamada, "Hatýrlanacaðý üzere istihdamda verilerin

hýzla bozulmaya baþladýðý haziran döneminden bu yana iþsizlik 1.4 puan artýþ göstermiþ ve iþsizlik oraný yüzde 9.4 olmuþtu. Bu eðilimin sonuçlarý Aralýk verilerinde daha net görülecektir" denildi.

nýmlý iþsizlik oraný ise yüzde 23 oldu. Gizli iþsiz olarak görülen eksik ve yetersiz istihdam edilenler de ilave edildiðinde iþsizlik oraný yüzde 18.26, iþsiz sayýsý da 5 milyon 355 bin kiþi düzeyinde oldu.

Kadýn iþsizlik oraný yüzde 23

Diyarbakýr’da durum vahim

DÝSK-AR, umudu olmadýðý için ya da diðer nedenle son 3 aydýr iþ arama kanallarýný kullanmayan ve bu nedenle iþsiz sayýlmayanlar dahil edildiðinde iþsizlik oranýnýn yüzde 9.2 deðil, yüzde 15.38, iþsiz sayýsýnýn da 2 milyon 518 bin deðil, 4 milyon 512 bin kiþi olarak gerçekleþtiðini açýkladý. Kadýnlar için geniþ ta-

Umudu olmadýðý için ve diðer nedenlerle iþsiz sayýlmayanlarýn dahil edilmesi ile bulunan geniþ tanýmlý iþsizlik oranýnýn bölgelere göre en ciddi þekilde arttýðý yer 5.87 puan ile Þanlýurfa ve Diyarbakýr bölgesi oldu. Bölgede umudu kesik iþsizlerin oraný yüzde 60 artarak, 120 binden 192 bine fýrladý. Söz konusu illerde

Esnek çalýþma için adým atmalýyýz BAÞBAKAN Yardýmcýsý Ali Babacan, TGRT Haber'de yayýmlanan ''Ankara Gündemi'' programýnda sorularý yanýtladý. Türkiye'de iþ gücüne katýlým oranýnýn, iþsizlik oranýný çok etkilediðini belirten Babacan, iþ gücüne katýlý oranýn özellikle kadýnlarda çok hýzlý arttýðýný söyledi.Babacan, 2014 ve 2015 yýllarýnda da iþsizlik oranýn kademe kademe aþaðýya ineceðini düþündüklerini belirterek, ''Ýþsizliðin ileri ki dönemde düþmesinde, büyümenin yanýnda iþgücü piyasasýný önleyen, esnek çalýþma modellerini yaygýnlaþtýran adýmlar atmamýz da

etkili olcak'' dedi. Son 3 yýlda koyduklarý özelleþtirme hedeflerinin 10'ar milyar lira olduðunu anýmsatan Babacan, þu bilgileri verdi: ''Son 3 yýlda bu rakamlarýn hep altýna kaldýk. Bunun için bu yýl 4 milyar lira hedefledik. Halk Bankasý'nýn yüzde 24'inin halka arz edilince oradan çok ciddi özeleþtirme geliri elde ettik. O para geçen ay Özelleþtirme Ýdaresi'nden Hazineye devredildi. Dolayýsýyla biz yýlýn tamamýmda hedeflediðimiz özelleþtirme gelirini Halk Bankasý'nýn halka azýndan elde ettik. Bundan sonra ne kadar para gelirse bonus olacak.'' Babacan, Türki-

ye'nin ekonomik göstergeleri çok daha yüksek notlarý iþaret ettiðini ama uluslararasý kredi derecelendirme kuruluþlarýna da not artýrýmý için baskýnýn yapýlmasýnýn doðru olmadýðýný ifade ederek, ''Þu anda bizim BDDK'nýn ve SPK'nýn lisans verdiði üç dört tane yerli kredi derecelendirme kuruluþu var. Bunlar küçük ölçekli çalýþýyor. Biz Bankalar Birliðine, siz birlik olarak için kurun dedik. Siz kurunca itibarý yüksek olacak dedik. Bunun üzerine Bankalar Birliði çalýþýyor'' dedi.

Bir daha ödetmememiz lazým

Otomotivde ÖTV ve ileti-

42 bin iþsize karþý son 3 aydýr iþ aramadýðý için iþsiz sayýlmayan fakat iþe baþlamaya hazýr 212 bin iþsizin olduðu tespit edildi. Bu veri ilave edildiðinde bölge için iþsizlik oraný yüzde 6.9'dan yüzde 30.9'a fýrlýyor. Geniþ tanýmlý iþsizliðin en hýzlý düþtüðü bölge ise Tekirdað, Edirne, Kýrklareli illerinden oluþan TR21 bölgesi oldu. Geniþ tanýmlý iþsizlik 4.13 puan azalarak yüzde 13.04 oldu. Geniþ tanýmlý iþsizliðin en yüksek olduðu bölge yüzde 34.36 ile Mardin, Batman, Þýrnak, Siirt illerinden oluþan TRC3 bölgesi olurken, Manisa, Afyon, Kütahya, Uþak illerinden oluþan TR33 bölgesi yüzde 7.14 ile en düþük iþsizliðin olduðu bölge oldu. Zonguldak, Karabük, Bartýn illerinden oluþan TR81 bölgesi de geniþ tanýmlý iþsizliðin 2.98'lik puanla en çok arttýðý iller arasýnda yer aldý.

Kadýnlarýn kayýt dýþý

DÝSK-AR, kadýnlarýn yüzde 54'ünün kayýt dýþý

olarak çalýþtýðýný açýkladý. Buna göre, çalýþma çaðýndaki her üç kadýndan yaklaþýk olarak sadece biri çalýþma hayatý içinde yer alýyor. Yüksekokul mezunu kadýnlarda iþsizlik oraný Kasým 2012 dönemi için yüzde 16.6 ile erkeklerin yüzde 7.6'lýk oranýnýn iki katýndan fazla olarak açýklanmýþtý. Bu kategoride yer alan kadýnlarýn iþsiz sayýsý geçen yýlýn ayný dönemine göre 110 bin kiþi artýþ göstererek 232 binden 342 bine fýrlamýþ durumda.

2 kiþiden biri çalýþmýyor

Türkiye'de çalýþma çaðýndaki her iki kiþiden birinin çalýþmadýðýnýn belirtildiði açýklamada, iþgücüne katýlým oranýnýn 2012 yýlý için yüzde 50 düzeyinde gerçekleþtiði, iþsiz sayýlmayan umudu kesik iþsizlerin sayýsý ve ev içi emeðin görünmez olmasýnýn sonucunda açýða çýkan bu durumun, Türkiye'de iþsizliði olduðundan düþük gösterdiðine dikkat çekildi.

Baþbakan Yardýmcýsý Babacan, “Ýþsizliðin ileri ki dönemde düþmesinde, büyümenin yanýnda iþgücü piyasasýný önleyen, esnek çalýþma modellerini yaygýnlaþtýran adýmlar atmamýz lazým” dedi þimdeki ÖÝV'nin aþaðýya çekilmesinin gündemlerinde olmadýðýný ifade eden Ali Babacan, yerli otomobili konusunda ciddi bir yatýrýmcýnýn gelmesi ve kendilerine ''bana ne verirsin'' diye sormasý halinde onunla konuþabileceklerini dile getirdi. Bankacýlýk baþvurularý büyük titizlikle incelediklerini ifade eden Babacan, ''Son dönemde Bank Audi'nin de aralarýnda olduðu iki banka,

300 milyon dolar þartýný yerine getirdi. Katýlým bankacýlýðý konusunda da talepler var. Biz ince eleyip sýk dokuyoruz. Sýradan bir bankaya sýcak bakmýyoruz. 300 milyon dolarý getirseler bile belli þartlarýn saðlamasý lazým. Bu kadar bedel ödediðimiz alanda çok dikkati olmamýz lazým. Bu halka bir daha (bedel) ödetmememiz lazým'' diye konuþtu.


Rakka’ya saldýrý 39 ölü

19

DÜNYA

8 Mart 2013 Cuma

RAKKA - Suriye'de Esad güçleri geçen hafta muhaliflerin kontrolüne geçen Rakka kentini geri almak için bölgeye hava destekli operasyonlar düzenledi. Saldýrýlar sonucunda aralarýnda kadýn ve çocuklarýnda bulunduðu en az 39 kiþinin hayatýný kaybetti, onlarca kiþi de yaralandý. Saldýrý sonrasý onlarca ev ve aracýn kullanýlmaz hale geldiði bölgede halk da Esad'a ateþ püskürdü. Bölgede bulunan halk Esad'a beddualarda bulunurken kaydedilen görüntülerde kentin kullanýlmaz hale geldiði görüldü. 2011 yýlýnýn Mart ayýndan beri Esad rejimine karþý yapýlan protestolarda 70 binden fazla kiþi hayatýný kaybetti.

Son kez ‘ölmek istemiy

orum’ dedi

VENEZUELA Devle t Baþkaný Hugo Chavez ölmeden ön ce son kez konuþmasýnda "Ölmek ist emiyorum. Lütfen ölmeme izin vermey in" dedi. General Jose Ornella Chavez 'in hastanede ölmeden önce son dakikala rýnda konuþmakta zorluk çektiðini fak at dudaklarýný oynatarak "Ölmek ist emiyorum. Lütfen ölmeme izin vermey in" dediðini belirtti. Chavez'in ülkesin i çok sevdiðini ve ülkesinden ayrýlacað ý için üzgün olduðunu söyleyen Orne lla uzun yýllardýr kanserle savaþan Ch avez'in son 2 yýlýnda hep yanýnda olduð unu ifade etti.

israil, UNICEF’i taraflý buldu Ýsrail, UNICEF'in çocuk mahkumlarla ilgili raporunu eleþtirdi. Ýsrail Dýþiþleri Bakanlýðý'ndan yapýlan açýklamada, raporun, BM bünyesindeki Ýsrail karþýtý kuruluþlar tarafýndan hazýrlandýðý iddia edildi ÝSRAÝL hükümeti, Birleþmiþ Milletler Uluslararasý Çocuklara Yardým Fonu'nun (UNICEF) Ýsrail'deki cezaevlerinde çocuk mahkumlara iþkence edildiðine dair hazýrladýðý raporu, ''tarafsýz olmadýðý'' gerekçesiyle eleþtirdi. Ýsrail Baþbakaný Binyamin Netanyahu hükümeti UNICEF raporunu, ''Ýsrail'e karþý kýþkýrtma olarak kullanýlabilecek ve objektif olmayan'' bir belge olarak nitelendirdi.

Ýsrail Dýþiþleri Bakanlýðý'ndan yapýlan açýklamada, raporun, BM bünyesindeki Ýsrail karþýtý kuruluþlar tarafýndan hazýrlandýðý iddia edildi. Öte yandan, Filistin'deki ''Özgürlükleri Araþtýrma Merkezi'' Baþkaný Fuad el-Hafþ, ''Ýsrail'in uluslararasý sözleþmelere aykýrý þekilde tutukladýðý Filistinli çocuklarýn dövüldüðü, cinsel tacize uðradýðý ve tek kiþilik hücrelere koyulduðuna dair kanýtlarýn'' kendi-

Peres’ten “Hizbullah” çaðrýsý Avrupa Komisyonu Baþkaný Jose Manuel Barroso'yla görüþen Ýsrail Cumhurbaþkaný Þimon Peres, düzenlenen ortak basýn toplantýsýnda, Hizbullah'ý, terörizmin yanýnda Suriye'deki insani trajediye katký yapmakla suçladý. Peres, Hizbullah'ýn Lübnan hükümetinin rýzasý olmadan Suriye'deki katliama dahil olduðunu iddia etti. Ýsrailli siyasetçinin yaptýðý "Hizbullah'ý terör örgütü listesine alýn" çaðrý-

sýna ise Baþkan Barroso, "geçen yýl Bulgaristan'da Ýsrailli turistleri hedef alan saldýrýnýn faillerine ulaþ��lmasý halinde saldýrýnýn arkasýndakilerin terör örgütleri listesine dahil edilebilir" sözleriyle karþýlýk verdi. Barroso, Ýsrail'e "iki devletli çözümü tehlikeye düþürecek hareketlerden kaçýnmasý" çaðrýsýnda da bulundu. Ýsrail Cumhurbaþkaný, Brüksel'de protesto gösterileriyle karþýlanmýþtý.

lerinde olduðunu öne sürdü.

700 çocuk avukatsýz sorgulanýyor

Berlusconi’ye hapis þoku Ýtalya eski Baþbakaný Silvio Berlusconi, telekulak skandalýndan 1 yýl hapis cezasýna çarptýrýldý. Ülkesini siyasi kaosa sürükleyen Ýtalya eski Baþbakaný Silvio Berlusconi "telekulak" skandalýndan 1 yýl hapse mahkum oldu. Berlusconi hakkýnda verilen 1 yýllýk hapis cezasýný temyize götürebilecek. Ýtalya eski Baþbakaný Silvio Berlusconi, 2005 yýlýnda bir bankanýn satýþýyla ilgili gizli telefon konuþmalarýný basýna sýzdýrmakla suçlanýyordu. Ýtalyan mahkemesi, Berlusconi'nin söz konusu telefon konuþmasýný yayýnlayarak, rekabet koþullarýný ihlal ettiðini ve kardeþi Paolo Berlusconi'ye yarar saðladýðýný belirtti.

UNICEF'in tahminlerine göre her yýl çoðunluðu erkek, 12 ila 17 yaþlarýnda yaklaþýk 700 Filistinli çocuk, Ýsrail askerleri tarafýndan gözaltýna alýnýp avukatsýz sorgulanýyor. UNICEF raporunda, Ýsrail tutuklama sisteminde Filistinli çocuklara ''kötü muamelenin yaygýn, sistematik ve kurumlaþmýþ'' olduðunu belirtmiþti.

Senatörden 13 saatlik protesto ABD'de Cumhuriyetçi senatör Rand Paul Obama tarafýndan CIA Baþkanlýðý'na aday gösterilen Jonh Brennan'ýn atanmasýný geciktirmek için 13 saat boyunca ABD Senatosu'nda konuþma yaptý. Beyaz Saray'ýn insansýz hava araçlarýnýn ABD'de kullanýmýndaki belirsiz tavýrlardan dolayý bu eylemi gerçekleþtirdiðini belirten Paul konuþmasý sonrasý Twitter'dan yaptýðý açýklamada ise "Sivil özgürlüklerin korunmasý adýna senatoda bana destek olan tüm arkadaþlarýma ve Amerikan halkýna teþekkür ederim" dedi.


20

YURT HABER

8 Mart 2013 Cuma

“AKP 12 Eylül’ü aratmýyor” Edebi eserlere yönelik sansür ve yasaklama uygulamalarýna karþý bir araya gelen sanat, edebiyat ve emek örgütleri, AKP’yi eleþtirerek, “Bu zihniyet iktidara geldiðinden beri bilimi, sanatý, edebiyatý ve felsefeyi adeta ayaklar altýna almýþtýr” dedi

caklarýný belirten Yýldýz, "Edebiyat ve sanatla aydýnlanan zihinler, AKP karanlýðýný er ya da geç boðacaktýr" diye belirtti.

“Her alanda sansür sürüyor”

ÝSTANBUL - Eðitim, Bilim ve Kültür Emekçileri Sendikasý (Eðitim-Sen), Türkiye Yazarlar Sendikasý ve Sinema Emekçileri Sendikasý, edebi eserlere yönelik sansür ve yasaklama uygulamalarýna iliþkin TMMOB Makine Mühendisleri Odasý lokalinde basýn toplantýsý düzenledi. Toplantýya, Sinema Giriþimi adýna þair Ataol Behramoðlu, Türkiye Yazarlar Sendikasý Baþkaný Mustafa Köz, Eðitim-Sen Genel Baþkaný Ünsal Yýldýz ve sanatçý Pýnar Aydýnlar'ýn yaný sýra çok sayýda yazar ve sanatçý katýldý. Kurumlar adýna hazýrlanan ortak metni okuyan Eðitim-Sen Genel Baþkaný Ünsal Yýldýz, 10 yýldýr iktidarda olan AKP'nin toplum-

ANKARA - Kamuoyunda "anadilde savunma hakký düzenlemesi" olarak bilinen ve içinde hasta tutsaklara iliþkin de maddeler barýndýran "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin Ýnfazý Hakkýnda Kanunda Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Kanun Tasarýsý" Cumhurbaþkaný Abdullah Gül tarafýndan onaylandýktan sonra yürürlüðe girdi. Yürürlüðe girmesi ile birlikte basýnda "15 bin hasta tutsak serbest kalacak" haberleri yapýlýrken, kanunun yansýmasý ise bu þekilde olmadý. Hasta tutsaklar yeniden Adli Týp Kurumu raporlarý ile karþý karþýya kalýrken, kurum ise ölüm sýnýrýnda olanlara bile rapor vermiyor. Bunun somut örneði ise geçtiðimiz ay Adli Týp Kurumu'nun ra-

sal yaþamýn her alanýnda sansürcü ve yasakçý uygulamalarý yoðun bir þekilde hayata geçirdiðine dikkat çekti. AKP'nin uyguladýðý sansürün tehlikeli boyutlara varan bir toplumsal mühendisliðin yansýmasý olduðuna iþaret eden Yýldýz, "Bu zihniyet iktidara geldiðinden beri bilimi, sanatý, edebiyatý, felsefeyi adeta ayaklar altýna almýþ, kendi istediði insan modelini yaratmak uðruna eðitim alanýný da radikal bir biçimde dönüþtürmekten çekinmemiþtir" dedi. Tek tipleþtirici ve otoriter yaklaþýmýn somut örneklerinin ders kitaplarýnda ve 100 temel eserlerde önlerine çýkmakta olduðunu ifade eden Yýldýz, "Eserler dini ve mu-

hafazakar dile uydurularak, bu eserlere ve yazarlarýna da saygýsýzlýk edilmektedir" diye konuþtu.

‘AKP karanlýðýný boðacaktýr’

AKP döneminde uygulanan sansür ve denetim uygulamalarýnýn 12 Eylül'ü aratmadýðýný ifade eden Yýldýz, "Sendika üyelerinin, avukatlarýn, öðrencilerin ve kendisine muhalefet eden her kesimin cezaevlerine gönderilmesinin dayanaklarýndan biri de evlerinde bulunan kitaplardýr. Kitaptan korkan bir iktidarýn okullarda okutulacak eserleri de ayný korku ve sansür süzgecinden geçirmesi þaþýrtýcý deðildir" dedi. Ýnsanlýðýn ortak mirasý haline gelmiþ bilimsel ve edebi eserlere el uzatan bu zihniyetin karþýsýnda dura-

Adli Týp’tan skandal rapor Sincan 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde bulunan kan kanseri hastasý Abdulsamet Çelik’e 7 ay önce “Cezasýnýn infazý 6 ay ertelenmelidir” raporu veren Adli Týp Kurumu, son yapýlan düzenlemeden yararlanmak isteyen Çelik’in baþvurusu üzerine bu defa, hastalýðýn ilerlediðini belirtirken, “Hastalýðý süreklidir. Tek baþýna yalnýz kalamayacak þekilde cezasý infaz edilebilir” yönünde rapor verdi

porunu beklerken hastanede yaþamýný yitiren hasta tutsak Þahabettin Yücel oldu.

Durumu aðýrlaþýyor

Sincan 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde tutulan kan kanseri hastasý Abdulsamet Çelik de durumu gün geçtikçe aðýrlaþmasýna raðmen Adli Týp Kurumu raporu bekleyen tutsaklardan sadece birisi. Normal insanlarda 14-15 olan hemogram deðeri Çelik'te 7'lerin

altýnda seyrediyor. Bundan dolayý Çelik'in sürekli kan almasý gerekiyor. Çelik, kan almadýðý durumlarda ölüm ile yaþam arasýnda seyreden o ince çizgide gidip gelmeye baþlýyor. Hastanelerin tedavi görmesi için tahliye olmasý yönündeki raporlarýna karþý Adli Týp Kurumu ise ýsrarýný sürdürüyor. Çelik, 7 ay önce kurumdan "Cezasýnýn infazý 6 ay ertelenmelidir" yönünde rapor aldý. Ancak o dönem yasa düzenlenmedi-

ðinden dolayý bu raporla tahliye edilemedi.

Rapor çeliþkisi

Raporun ardýndan Çelik'in durumu da aðýrlaþmaya baþladý. Kullandýðý ilaçlar yüzünden vücudunda yaralar oluþurken, interferon adlý çok aðýr ve yan etkileri olan riskli bir iðne vurulmaya baþlandý. Rapor öncesinde 2 ayda bir kan alan Çelik, þu anda her hafta kan almak zorunda kaldý. Cumhurbaþkaný Abdullah

Türkiye Yazarlar Sendikasý Baþkaný Mustafa Köz ise, "5 Ocak'ta, 1980 darbesiyle yasaklanan kitaplarýn üzerindeki yasak kaldýrýldý ama hayatýmýzýn her alanýnda sansür sürüyor" dedi. Sansür uygulamalarýný eleþtiren Köz, "Sansürle, yazar ile okurun arasýna girmek istiyorlar. Kendi yaþam algýlarýný dayatýyorlar" dedi. Köz, sansüre iliþkin ilerleyen günlerde milletvekilleri aracýlýðý ile Meclis'e soru önergesi verme hazýrlýðýnda olduklarýný ifade etti.

“Türkiye’nin geleceði yok oluyor”

Ataol Behramoðlu da, Osmanlý'dan bugüne en gerici iktidar ile karþý karþýya kaldýklarýný söyledi. Yasaklanan kitaplarýn, yasaklamanýn da ötesinde bir anlam taþýdýðýný belirten Behramoðlu, "Kitaplarýn içeriði deðiþtiriliyor. Bu da toplumun kimyasýný, dokusunu deðiþtirmek anlamýný taþýyor. Türkiye geleceði yok olmayla karþý karþýyadýr. Üretken olmayan, baskýcý bir gelecek ile karþý karþýyayýz. Hayatlarýmýzý, gelecek kuþaklarýn geleceði için savunuyoruz" diye konuþtu.

Gül'ün yeni yasayý onamasýnýn ardýndan Çelik yeniden Adli Týp Kurumu'na sevk edildi. Adli Týp Kurumu, Çelik'e verdiði raporda, "Hastanýn tek küratif tedavisi kök hücre naklidir. Yapýlan taramalarda uyumlu verici bulunamamýþtýr. Hastaya MDS'ye yönelik tedaviler verilmiþ. Halen hastanýn haftada bir kan ihtiyacý olmaktadýr. Hastanýn bu arada anamnaye baðlý semptomlarý olmaktadýr. Bu nedenle tek baþýna yalnýz kalmayacak þekilde cezasý infaz edilebilir. Hastalýðý süreklidir" vurgusunu yaptý. 6 ay önce alýnan raporda "cezasý ertelensin" diye Adli Týp Kurumu, yeni raporunda hastalýðýn aðýrlaþtýðýný belirtirken, cezanýn ise infaz edilmesini istiyor. (DÝHA)


21

KÜLTÜR-S SANAT

8 Mart 2013 Cuma

Bugün ne okusam?

Sýnýrlarýn Ötesi

Avatarlar bilim kurgu konusu olmaktan çýkýyor. Günümüzde artýk beyin sinyallerini kullanarak bir makineyi kontrol etmek olanaklý. Duke Üniversitesi Nöromühendislik Merkezinin kurucusu olan Profesör Miguel Nicolelisin araþtýrmalarý Nature, Scienceve diðer önde gelen bilimsel yayýnlarýn yaný sýra kendisini dünyanýn en önemli yirmi bilim insaný arasýnda gösteren Scientific Americanda yayýnlandý. Nicolelis kitabýnda, temel konusu beyin makine iliþkisi olan bu araþtýrmalarýný özetliyor. Beyin sinyalleriyle bir maki-

neyi kontrol etmenin ilk adýmý beynin nasýl çalýþtýðým anlamaktýr. Ýþte Nicolelisin de dahil olduðu nörologlarýn en büyük baþarýlarýndan birisi, beynin çok sayýda nöronla karmaþýk bir mesaj veya görevi ifa ederken, aslýnda bir tür senfoni icra etmekte olduðunu saptamalarý. Beyin temelde bir nöron konçertosudur. Karmaþýk bir nöronsal mesaj ya da görevi çok sayýdaki küçük, tekil parça veya eyleme tercüme etmek aslýnda bir orkestranýn iþine benzer. "Beþ buçuk kilo aðýrlýðýnda, seksen santim uzunluðunda ufacýk bir makak maymunu, dünyanýn öbür ucundaki doksan kilo aðýrlýðýnda ve bir buçuk metre boyundaki bir insanýmsý robotun bebek adýmlarýný yönetirken kendi zihninin elektriðinden

baþka bir þey kullanmýyordu. Bunu bir robot için küçük, primatlar içinse büyük bir adým olarak görmemek mümkün deðildi." "Olaðanüstü etkileyici bir kitap. Nicolelis insan beynine yeni bir bakýþ getiriyor ve beyin makine etkileþiminin týpta açacaðý yenilik ve kolaylýklarý gözler önüne seriyor." Yazar: Miguel Nicolelis Çevirmen: Kenan Çiftçioðlu Sayfa Sayýsý: 480 Baský Yýlý: 2012 Dili: Türkçe Yayýnevi: Alfa Yayýncýlýk

Tutuklularýn resimleri sergileniyor Muþ E Tipi Cezaevi'ndeki tutuklular tarafýndan yapýlan resimlerin sergisi, dershane öðrencileri tarafýndan açýldý MUÞ E Tipi Cezaevi'ndeki tutuklular tarafýndan yapýlan yaðlý boya ve kara kalem resimleri, KESK Muþ Þubeler Platformu Salonu'nda sergileniyor. Muþ E Tipi Cezaevi'nde tutuklularýn yapmýþ olduðu tablolarý sergileyen dershane öðrencileri, sanatýn iþlendiði tuvallerin parayla ölçülemediðini ifade ederek, tek amaçlarýnýn elde ettikleri parayla boya, çerçeve ve tuval alarak cezaevindeki tutuklulara yardýmcý olmak olduðunu belirtti. Öðrencilerden Rojda Çöklü, "Babam sayesinde bu tablolarý getirdim. Yer yoktu bizler de yer arýyorduk. KESK binasýna geldik. Bize salon verildi ve þimdi bu tablolarý burada sergiliyoruz. Tablolar sanat eseridir parayla ölçülen bir durumu yoktur, fakat çok cüzi bir miktarda satýyoruz. Cezaevindeki bulunan arkadaþlara tuval, çerçeve ve boya almaktýr gayemiz" dedi. KESK Muþ Þubeler Platformu Dönem Sözcüsü Necmi Erol ise, "Bu tablolar çok güzel, bunlarýn burada sergilenmesi bizim için daha ayrý mutluluk veriyor. Arkadaþlar böyle bir öneriyle geldiler bana, ben de onlarý kýrmadým. Zaten cezaevinden geldiðini söyledikleri zaman daha da bir mutlu oldum. Bu tablolarý KESK için alacaðýz, bizim de katkýmýz olacak" diye konuþtu. Daha çok doða manzaralarý ile Kürt edebiyatçýlarý ve þairleri Ehmedê Xanî, Cegerxwîn gibi tanýnmýþ simalarýn portrelerinin bulunduðu resim sergisi, 3 gün boyunca açýk kalacak. (DÝHA)

‘Hediyelik eþya projesi’ kapsamýnda 2 kurs açýldý

de, Hediyelik Eþya BATMAN'ýn Hasankeyf ilçesin f Kaymakamlýðý KöyProjesi kapsamýnda, Hasankey Halk Eðitimi Merlere Hizmet Götürme Birliði ve kurs açýldý. kezi Müdürlüðü ortaklýðýyla 2 ýç öncülüðünde tarihi Ard n lca Gü eni Kurs öðretm süsleme kursunda 16, çarþýda açýlan dekoratif ahþap r öncülüðünde açýlan kurs öðretmeni Zehra Yavuze kursiyerin yer alkumaþ boyama kursunda ise 13 je kapsamýnda alýnan dýðý belirtildi. Kursiyerler pro eri ve motiflerinin malzemeyle, Hasankeyf resiml si, tabak, meyvelik, yer aldýðý, ahþap alanýnda; tep aþ alanýnda; havlu, sehpa, polyester tepsi gibi, kum ýþmalar yapýyor. Ham kumaþ boyama, çanta gibi çal bolize eden resimlerketen üzerine Hasankeyf'i sem alýnmasý için gereden elde edilen eserin patentinin ýk kurslar boyunca ken çalýþmalar yapýlýrken, 4 ayl sankeyf Kaymakamlýüretimi yapýlan ürünlerin, Ha hi Eski Çarþý'daki saðý tarafýndan tahsis edilen tari ulmasý planlanýyor. týþ yerinde sergilenip satýþa sun elde edilen gelirin n Satýþa sunulan bu ürünlerde ildi. (ÝHA) ded ise, kursiyerlere verileceði kay


22

SPOR

8 Mart 2013 Cuma

Köylü gençleri voleybol ile tanýþtýrdý Van'ýn Erciþ Ýlçesi'ne baðlý köylerde yaþayan gençler, haftada bir gün ilçeye gelerek Kaymakam Barboros Baran ile voleybol oynuyor

VAN-Gençlere sporu sevdirmek ve kötü alýþkanlýklardan korunmalarýný saðlamak amacýyla çalýþma yürüten Erciþ Kaymakamý Barboros Baran, ilçede görevli beden eðitimi öðretmenleri tarafýndan kurulan spor kulübü ile özellikle köy-

lerdeki gençleri sporla tanýþtýrýyor. Haftada bir gün ilçe merkezine davet ettiði gençlerle bir araya gelen Kaymakam Baran ve Ýlçe Jandarma Komutaný Binbaþý Atilla Köse, gençlerle voleybol maçý yapýyor. Kaymakamý Baran, gaze-

Muay Thai Türkiye Þampiyonasý sona erdi

deki gençlerle haftada bir gün bir araya geldiklerini anlatan Baran, ''Bu hafta Ýþbaþý köyümüzden gençlerimizi, imamýmýzý, muhtarýmýzý ve öðretmenlerimizi ilçemizde aðýrladýk. Kendileri ile eðlenceli, samimi bir maç yaptýk'' diye konuþtu.

SÝÝRT - Spor Toto 3. Lig 1. Grup takýmlarýndan Siirtspor'un Kulüp Basýn Sözcüsü Ayhan Özgen, ''Rakiplerimiz karþýsýnda þanssýzdýk'' dedi. Özgen, deplasmanda Kayseri Þekerspor ile oynadýklarý maçý 1-0 yenik tamamladýklarýný belirterek, bu sonuçtan dolayý çok üzgün olduklarýný belirtti. Lig'de kalma iddialarýný sürdürdüklerini ifade eden Özgen, ''Rakiplerimiz karþýsýnda þanssýzdýk. Ýkinci yarýda takýmýmýz haksýz yere verilen bir kýrmýzý kart sonucu on kiþi ile oynamak zorunda kaldýk. On kiþi kalmamýza raðmen sürekli atak oynadýk. Fakat istediðimiz sonucu alamadýk. Bundan dolayý çok üzüntülüyüz. Ancak ligde kalma ümitlerimizi son dakikaya kadar sürdüreceðiz. Siirtspor'un küme düþmeyeceðine inanýyorum'' dedi.

Yapýlan araþtýrmalar sonucunda Muay Thai sporunun sakatlanma oraný bakýmýndan diðer spor branþlarý içersinde 32. sýrada yer aldýðýnýn görüldüðünü anlatarak bazý kesimler tarafýndan "Muay Thai þiddet sporudur" söylemlerine tepki gösteren Aygün, þöyle konuþtu: "Günden güne büyüyen ve her yýl 100 civarýnda ulusal ve uluslararasý büyük organizasyonlar düzenleyerek baþarýsýný kanýtlayan, uluslar arasý arenada da söz sahibi olan federasyonumuza karþý son zamanlarda sporun esamesinden anlamayan veya sporculuk oynayanlarýn ortadaki baþarýyý kýskananlarýn dillendirmeye çalýþtýðý þiddet sporu yakýþtýrmasý utanç verici bir durumdur. Spor ve þiddetin bir arada gösterilmesi abesle iþtigaldir." Muay Thai Federasyonu olarak sporu sosyal, kültürel, ekonomik ve psikolojik yönleriyle ele alýnmasý gerektiðini belirten Baþkan Aygün, sözlerini þöyle sürdürdü: "Hedefimiz misyon ve vizyonumuzda yer alan özellikle taþrada Doðu Anadolu ve Güneydoðu Anadolu ile büyük þehirlerimizde dezavantajlý gurup olarak adlandýrdýðýmýz sokakta yaþayan, suça meyilli veya suç iþlemiþ, kötü alýþkanlýklarý ve baðýmlýlýklarý olan çocuklarýmýzý gençlerimizi bu durumdan kur-

tarmak ve onlarý topluma kazandýrmaktýr. Ayrýca, bir diðer amacýmýz özgüveni yüksek, bedenen ve ruhen saðlýklý bireyler haline getirerek birer elit sporcu yaparak, profesyonel sporla tanýþtýrmaktýr. Bu vesileyle kazanacaðýmýz gençlerimizin, çocuklarýmýzýn saðlýktan tutun güvenlik ve adalet noktasýnda da devletimize maddi ve manevi katkýsý büyük olacaktýr. Özellikle kamu, kurum ve kuruluþlarý ile sivil toplum örgütlerinden bu yönde yapýlacak çalýþmalarý imkânlarý nispetinde desteklemelerini istirham ediyoruz. Federasyonumuz Gençlik ve Spor Hizmetleri Bakanlýðý'na baðlý olan resmi bir federasyondur. Kuruluþ amacýmýz kamu hizmetidir. Federasyon yönetim kurulu olarak hiçbir maddi kazanç beklemeden vatandaþlýk bilinciyle topluma hizmet için yola çýktýk. Devletin sporla ilgili görevi Anayasamýzýn 59.maddesinde çok açýk bir dille belirtilmiþtir. Devlet, her yaþtaki Türk vatandaþlarýnýn beden ve ruh saðlýðýný geliþtirecek tedbirleri alýr, sporun kitlelere yayýlmasýný teþvik eder. Devlet baþarýlý sporcuyu korur. Anayasamýzýn kanunlarýn, yönetmeliklerin verdiði yetki ve görevler doðrultusunda topluma kamuya devletimize hizmet etmeye devam edeceðiz.”

tecilere yaptýðý açýklamada, sporu desteklemek ve gençlerin kötü alýþkanlýklardan uzak durmasýný saðlamak için kurduklarý kulüpte, öðrencilere yönelik 16 farklý branþta faaliyet yaptýklarýný belirtti. Bu kapsamda köyler-

BÝTLÝS-Türkiye Muay Thai Federasyonu tarafýndan 2013 faaliyet programý kapsamýnda Antalya'nýn Alanya ilçesinde düzenlenen ve 9 gün devam eden "Muay Thai Türkiye Þampiyonasý" sona erdi. Alanya Kaymakamlýðý ve Belediye Baþkanlýðý'nýn ev sahipliðinde Atatürk Spor Salonu'nda geçekleþtirilen þampiyonaya 900 sporcu katýldý. Hazýrlanan 3 ringde toplam 865 müsabakanýn yapýldýðý maçlar dostluk havasýnda geçerken, yine ringlerin tek galibi dostluk ve kardeþlik oldu. Bitlis'in Tatvan ilçesinde gazetecilerle bir araya gelen Muay Thai Federasyonu As Baþkaný Salih Aygün, federasyonun çalýþmalarýyla ilgili bilgiler verdi. Muay Thai'nin her geçen gün daha çok sevilen bir spor haline geldiðini belirten Aygün, "Lisanslý Muay Thai sporcu sayýsýnda büyük artýþ oldu. Geçen yýl yapýlan þampiyonaya 300 sporcu katýlýrken, bu yýl ise yüzde 300'lük bir artýþla 900 sporcuyla yapýlan müsabakalar göz doldurdu" dedi. Müsabakalara federasyon yönetimi, sporcular, hakem antrenör ve idarecilerle yoðun bir katýlým ve ilginin olduðunu aktaran Aygün, dostluk havasýnda geçen karþýlaþmalarýn haklý gururunu ve mutluluðunu hep beraber yaþadýklarýný ifade etti.

“Rakiplerimiz karþýsýnda þanssýzdýk”


23

SPOR

8 Mart 2013 Cuma

Þanlýurfaspor, Çetiner ile anlaþtý PTT 1. Lig ekiplerinden Þanlýurfaspor, teknik direktör Raþit Çetiner ile 1,5 yýllýk sözleþme imzaladý. Çetiner: “Þu an için hedefimiz Play-Off’a kalarak bir üst ligi zorlamaktýr” dedi

ÞANLIURFA- PTT 1. Lig ekiplerinden Þanlýurfaspor, teknik direktör Raþit Çetiner ile 1,5 yýllýk sözleþme imzaladý. Kulüp tesislerinde düzenlenen törende konuþan Kulüp Baþkaný Fethi Þimþek, sarý-yeþilli ekibi, Türk futbol tarihinde önemli baþarýlara sahip, deneyimli teknik direktör Raþit Çetiner'e emanet ettiklerini söyledi. Takýmýn vizyonunu geniþletmek için teknik direktör deðiþikliðine gittiklerini ifade eden Þimþek, ''Þu anki kararlarýmýz çok doðru ve saðlýklý bir karar oldu. Bir sürü seçenek içerisinde hocamýzla anlaþtýk. Kimse Urfaspor'a 'hayýr' demedi. Ama biz, Raþit hocada karar kýldýk. Hayýrlý uðurlu olsun'' dedi.

Teknik direktör Raþit Çetiner de 40 yýllýk futbol kariyerinde birçok takýmda hem forma giydiðini hem de teknik direktör olarak görev yaptýðýný hatýrlattý. Þampiyonluktan ziyade küme düþmemeye oynayan takýmlardan kendisine teklif geldiðini ifade eden Çetiner, baþarýsýnýn daha çok bu yolla ön plana çýktýðýný belirtti.

‘Sabýrlý olacaðýz’

Bundan sonraki dönemde Þanlýurfaspor'un baþarýsý için herkesin desteðine ihtiyaç duyacaklarýný vurgulayan Çetiner, þunlarý kaydetti: ''Yapmamýz gereken þey sabýrlý olmak, iyi çalýþmak ve sevgi etrafýnda birleþmektir. Madem ki Urfaspor önceliklidir. Elimizde sihirli deðnek yok ama kazanmak

için uðraþacaðýz. Yapýlabileceðimizin en iyisini yapma gayreti içerisinde olacaðýz. Ýyi mücadele eden takým olma yolunda ilerleyen bir ekip olmak için gayret edeceðiz. Futbolcu arkadaþlarýmýz oldukça kaliteli. Bizimle düþünenlerle beraber olacaðýz düþünmeyenlerle de za-

Karda “rafting” heyecaný

Van'ýn Gevaþ ilçesindeki Abalý Kayak Merkezi'nde botlarla yapýlan kar raftingi nefesleri kesti. Vali Yardýmcýsý Atay Uslu ‘Bölgemiz yýllarca karýn cefasýný çekti, þimdi de sefasýný sürüyor’ dedi VAN'ýn Gevaþ ilçesindeki Abalý Kayak Merkezi'nde botlarla yapýlan kar raftingi nefesleri kesti. Kent merkezine yaklaþýk 50 kilometre uzaklýkta bulunan ve özellikle hafta sonlarý kayakseverlerin uðrak yeri haline gelen Abalý Kayak Merkezi, ilk kez kar raftingine ev sahipliði yaptý. Kar raftingini kayak merkezinde kalýcý hale getirmek amacýyla baþlatýlan çalýþma kapsamýnda, kar motorlarý ile zirveye taþýnan iki bota sporcularla beraber binen Vali Yardýmcýlarý Atay Uslu ve Mehmet Yüzer ile Gençlik Hizmetleri ve Spor Ýl Müdürü Aslan Sinir, karda rafting yapmanýn heyecanýný yaþadý. Kafalarýna taktýklarý kasklar ve

giyindikleri yeleklerle tüm güvenlik önlemlerini aldýktan sonra kendilerini aþaðý býrakan raftingciler, ellerindeki küreklerle hem botlarýn hýzýný hem de yönünü ayarlamaya çalýþtý. Zaman zaman küçük kazalarýn da meydana geldiði rafting sýrasýnda yaklaþýk 2 kilometrelik alanda heyecan dolu dakikalar yaþadýklarýný belirten Vali Yardýmcýsý Uslu, kar raftinginin akarsularda yapýlandan daha zevkli olduðunu söyledi. Van'ý, kýþ sporlarýnda bölgenin cazibe merkezi haline getirmek için çaba gösterdiklerini vurgulayan Uslu, ''Bölgemiz yýllarca karýn cefasýný çekti, þimdi de sefasýný sürüyor'' dedi. Uslu, Abalý Kayak Merkezi'nin 5

kilometre uzunluðunda uluslararasý standartlarda bir piste sahip olduðuna deðinerek, her türlü kýþ sporunun yapýldýðý pistte bundan böyle kar raftingi de yapýlacaðýný ve özellikle hafta sonlarý rafting yarýþmalarý düzenleneceðini ifade etti. Vali Yardýmcýsý Yüzer de kar raftingi denemesini ilk kez Van'ýn Bahçesaray ilçesinde kaymakamlýk yaptýðý dönemde gerçekleþtirdiklerini anýmsatarak, ''Burada da hazýr bir kayak pisti varken, 'neden böyle bir spor yapmayalým' dedik. Rekabete ve mücadeleye açýk, hem izlemesi hem de yapmasý eðlenceli bir spor dalý. Van'ý yenilikçi spor dallarýyla tanýþtýrmak istiyoruz'' diye konuþtu.

ten yollarý ayýracaðýz. Kalabalýk bir kadromuz var performansý iyi olan oynayacak. Þu an için hedefimiz PlayOff'a kalarak bir üst ligi zorlamaktýr. Bunu becermek için de ekibim, yönetim ve tüm camia beraber olursak bu iþi beceririz diye düþünüyorum.''

Ergani’de “Atletizmi Geliþtirme Projesi” DÝYARBAKIR'ýn Ergani Ýlçesi'nde, "Atletizmi Geliþtirme Projesi" kapsamýnda yarýþma düzenlendi. Ergani'de, Dicle Yolu mevkiinde baþlayan ve TOKÝ giriþi önünde sona eren yarýþmaya, 11 okuldan 118 öðrenci katýldý. 1999-2002 yýlý doðumlu yaþ gruplarýyla kýz-erkek kategorilerinde yapýlan yarýþmaya, katýlýmýn yüksek olduðu görüldü. Yarýþmada ilk altýya giren sporcular, 12 Mart'ta Diyarbakýr'da yapýlacak il seçmelerinde yarýþacak. Aynur Sarý Ýlköðretim Okulu Beden Eðitimi Öðretmeni Yasin Þahinoðlu, 4 kategoride yapýlan yarýþma sonucunda 24 kiþilik ilçe karmasýnýn belirlendiðini söyledi. Þahinoðlu, ilçe karmasýna seçilen sporcularýn 12 Mart'ta Diyarbakýr'da yarýþacaðýný, il karmasýna seçilen sporcularýn, Balýkesir ve Eskiþehir'de yapýlacak yarý final yarýþmalarý sonrasý, 19 Mayýs'ta Ankara'da düzenlenecek Türkiye þampiyonasýna katýlmak için mücadele edeceðini kaydetti.


www.diyarbakiryenigun.com

C

M

Y

K

8 MART 2013 CUMA Yýl: 5 - Sayý : 1877 Yayýn Türü: Yerel Süreli Yayýn Yayýn Sahibi: Cemile Fiðançiçek

Yazýiþleri Müdürü: Mesut Fiðançiçek Yazýiþleri Müdürü: Mehmet Çakan Haber Müdürü: Þehmus Orhan Sayfa Editörü: Nurullah Ergün

Diyarbakýr Yenigün Gazetesi basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir Daðýtým: Tanaman Basýn Yayýn Daðýtým LTD. ÞTÝ.

Gazetemizde yayýmlanan köþe yazýlarýnýn sorumluluðu yazarlarýna aittir

Dizgi ve Baský Diyarbakýr Yenigün Matbaasý Gýda Toptancýlar Sitesi L Blok No: 11/B (Baðlar Belediyesi Karþýsý) BAÐLAR/DÝYARBAKIR Tel-Faks : 0(412) 252 55 59 www.diyarbakiryenigun.com bilgi@diyarbakiryenigun.com yenigun_gazete@hotmail.com


diyarbakir yenigun gazetesi 8 mart 2013