Page 1

19 MAYIS TÖRENLERİ ERTELENDİ ayrýntý Y E N Ý Þ E H Ý R

92. yıl kutlamaları 19 Mayıs güne saat 09.00’da Anıt Önüne çelenk sunma töreni ile başladı. Resmi ve özel kuruluşlar ile lise öğrencilerinin katıldığı törenden sonra bayram programı yağış nedeniyle ertelendi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle hazırlanan kutlama programı 28 Mayıs Cumartesi günü ilçe stadyumunda yapılacak. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı programı çerçevesinde Atatürk Anıtı’nda çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının başlayan program, havanın yağışlı olmasından dolayı, saat 10.00’da ilçe Stadyumunda yapılacak olan tören 28.05.2011 Cumartesi gününe ertendi.

ARINÇ GELDİ CADDELER YIKANDI

12 Haziran seçimleri kapsamında Yenişehir’e gelen Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Yeni şehir Belediyesi’ni günler öncesinden harekete geçirdi. u4

ayrýntý www.yenisehirayrinti.com

YIL:4

SAYI:221

23 Mayıs 2011 Pazartesi

HA F TAL I K Y E R EL GA ZE TE 50 Kr.(KDV Dahil)

ayrintigazetesi@gmail.com

SevenHill Belediye Meydanı'nda

KALELİ’YE SICAK İLGİ ÇİFTÇİ ELEKTRİK BORÇLARINI YAPILANDIRAMIYOR Kaleli, seçim gezileri kapsamında geldiği Yenişehir'de, partisinin ilçe binasını, esnafları, muhtarlar derneğini, ziraat odasını ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret etti. Kaleli ayrıca, ilçedeki çarşı ve pazarı da dolaştı ve vatandaşlarla el sıkıştı. Kadınlarla tanışan ve her birine sarılıp hal hatır soran Kaleli’ye kadınların sıcak ilgi gösterdikleri gözlendi. uSayfa 2’de

Elektrik borçlarını yapılandıramayan çiftçiler, uygulamayı protesto ettiler. “Elektrik borçlarımızı yapılandıramadık. Elektriklerimiz kesik. Birçoğumuz hapis tehdidi altında.” diye yakınan çiftçiler, yasadan yararlanmak istiyorlar. u4

MHP SEÇİM BÜROSU AÇTI

HALK EĞİTİM

SERGİLERİ BAŞLADI

Yenişehir Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü’nce 2010-2011 Eğitim, Öğretim yılı sonu sergileri ve belge dağıtım törenleri başladı. Halk Eğitim Merkezi Müdürü İsmail Güzel’den alınan bilgiye göre sergi programı, geçen hafta Ebe köy ’de yapılan El Sanatları sergisi ile başladı ve program 22 Haziran 2011 günü yapılacak merkez sergisiyle tamamlanacak. İlk sergi Ebe Köy ’de 21 Mayıs günü yapılan ve öğretmen Refiye Melda Ayas’ın el sanatları sergisinden sonra ikinci sergi 28 Mayıs günü, Cihadiye Köyü’nde yapılacak. Öğretmen Melek Bahadır’ın giyim-üretim teknolojisi branşında yapılacak sergisi ile köy sergileri tamamlanacak. Yenişehir Halk Eğitim Merkezi’nin, merkez sergisi 17 Haziran Çarşamba günü saat 11.00’ da Öğretmen Lokali çay bahçesinde yapılacak.

Yenişehir Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Bursa Caddesi üzerinde seçim bürosu açtı. Sonrasında gazetemi sahibi Hüseyin Şentürk’ü ziyaret eden MHP ekibi, Yenişehir’de yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. u2

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel

HAS PARTİ

TERS KÖŞE

YENİŞEHİR

AKP’NİN BMW GAZI

Merkezi’nin 19 MAYIS

KURUCU İLÇE

ATATÜRK’Ü ANMA, BAŞKANI ALPER GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI MESAJI uSayfa 6’da

ATAR RÖPORTAJI uSayfa 7’de

Genel seçimlere az bir süre kala iktidar partisi milletvekili adaylarının da çalışmaları devam ediyor. Türkiye’de seçim vaatlerinin ortak özellikleri kalıbın aynı olması. Aynı vaatler aynı cümlelerle farklı şehirlerde dile getirilebiliyor. u8


ayrýntý

Sayfa : 2

23 Mayıs 2011

KALELİ’YE SICAK İLGİ MHP SEÇİM BÜROSU AÇTI Ziyaret ettiği tüm sivil toplum kuruluşları ile meslek kuruluşlarında önce sıkıntıları dinleyen Kaleli, sonrasında çözüm önerilerini ve projelerini anlattı. Esnafın sıkıntılarını Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı Ali Beysel ve Muhtelif Esnaf Odası Başkanı Fahrettin Bilgit’ten dinledi.

Bilgit, yıllardır devam eden ve sürdürülemez bir noktaya gelen esnaf sorunlarının giderek arttığına dikkat çekti ve sayısız örneklerden yararlanarak esnafın içinde bulunduğu durumu dile getirdi. Bilgit’i dikkatle dinleyen Kaleli, tespitlere katıldığını ifade ettikten sonra CHP iktidarında bütün bu sorunların çözüleceği sözü verdi. Konuşmasında iktidara yüklenen Kaleli, iktidarın baskılara zemin hazırlamaya çalıştığını ifade etti ve "Bu anlayışta insana değer yok, çevreye değer yok, insanların görüşlerini almak hiç yok. Bildiğini okuyor yani, bu böyle bir anlayış. 'Zaten iktidarız, çoğunluk bizde, biz sizden iyi biliyoruz' diyorlar. Artık yapacağımız tek bir şey var, o da bu iktidarı değiştirmek" dedi.

HERKES İÇİN CHP Kendi iktidarları döneminde nasıl bir demokrasi olacağını da anlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı Sena Kaleli, "CHP hepimiz için var, herkes için var, her yerde var. Çözüm, CHP'de tüm kesimler için var. Biz herkesin inancına, kimliğine, kültürüne saygı duyuyoruz. Bütün sorunlarımızı öncelikli demokrasiyle, çoğulcu anlayışla, herkesin katılımcı toplumsal uzlaşmasıyla çözeceğiz" dedi.

Yaklaşan 12 Haziran seçimleri öncesi çalışmalarına hız veren MHP Yenişehir teşkilatı, bir seçim bürosu daha açtı. Açılışa MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Adayı İsmet Büyükataman, İlçe yönetimi ve partililer katıldı. Açılışta konuşan Büyükataman, 12 Haziran seçimlerinde MHP'nin iktidara geleceğini iddia etti ve "Heyecanımızı kaybetmeyeceğiz. Halkın derdine çare bulacağız. Yenişehir MHP'ye güveniyor" dedi. Büyükataman; “Bu seçim ülkemiz ve milletimiz için kader seçimidir. Bir dahası da olmayacaktır. Sevdası Türkiye olan her vatandaşı, ülkenin yarınları adına endişe taşıyan insanları omuz omuza mücadeleye davet ediyoruz. İhanet hesaplarını boşa çıkartmalıyız" şeklinde konuştu. Büyükataman, seçim bürosu açılışının ardından gazetemiz sahibi Hüseyin Şentürk ile Kitap Kafe’de bir süre sohbet etti. Özellikle Yenişehir’de MHP İlçe Teşkilatı tarafından sürdürülen çalışmaların konuşulduğu sohbette, MHP İlçe Başkanı Turgay Karasu Ve Belediye Meclis üyesi ve seçim komitesi başkanı Vedat Aşık, Yenişehir’de birinci parti olacaklarını söylediler. Gittikleri her yerde büyük ilgiyle karşılaştıklarını anlatan Karasu, son açılan ile birlikte Yenişehir’de 8 seçim bürosunda çalışmalarına devam ettiklerini ifade etti.

DUYURU Atatürkçü Düşünce Derneği Yenişehir Şubesi’nin yağışlı hava nedeniyle ertelenen 19 Mayıs Pikniği 28 Mayıs Cumartesi günü yapılacaktır. Yönetim Kurulu Abone olan okurlarýmýzýn gazeteleri diledikleri adrese teslim edilecektir. Abone ücretleri 6 aylýk 12,5TL, 12 aylýk 25TL olarak belirlenmiþtir Gazetemiz perakende satýþý 50 kuruþ olup gazete bayilerinden ve büromuzdan temin edilebilecektir. Posta hesabýmýz: 5371150

ayrýntý

Sahibi ve Sorumlu Müdürü: Hüseyin ÞENTÜRK

Yayýn Türü: Süreli Yerel Yayýn HAFT ALI K Y ER E L G AZ ET E YENÝÞEHÝR Teknik Destek: Mehmet Ali Şahin Yönetim Yeri: Yenigün Mah. Hatip Sok. Lapacýlar Sitesi 1. Blok - Yeniþehir/Bursa

Tel: (0-224) 773 11 44 e-posta: ayrintigazetesi@gmail.com

Abone Tarifesi: Yýllýk: 25.00 TL. Basýldýðý Yer: Genç Ajans - Matbaa - İnegöl / Bursa


ayrýntý

Sayfa : 3

TEŞEKKÜR Geleneksel Hıdırellez şenliğimize katılarak bizleri onurlandıran başta Sayın Kaymakamımız

Samet

Erçoşkun

olmak üzere Belediye Başkanımız Bülent Hamdi Cingil’e, Ak Parti İlçe Başkanı Nazif Tuna’ya, CHP İlçe Başkanı Fahrettin

Kasap’a,

Başkanı Turgay

MHP

İlçe

Karasu’ya,

Saadet Partisi İlçe Başkanı Ziya Aydın’a, Yenişehir Vergi Dairesi Müdürü Abdullah Gül’e ve Aydoğdu, Terziler, Ebeköy, Mecidiye, Çam Önü Köylerinin Muhtarları ve Romanlar Derneği İlahi Grubu ile uzaktan ve yakından gelerek etkinliğimize katılan tüm dostlarımıza köy halkım

ve

şahsım

adına

teşekkür ederim.

Abdullah ATIL Köprühisar Köyü Muhtarı

23 Mayıs 2011

Hüseyin ÞENTÜRK ayrintigazetesi@gmail.com

OKUMAK İÇİN OLMADIĞI GİBİ Az bildiğimiz konularda, çok konuşuyoruz. Çoğu bilimsel değil konuştuklarımızın. Doğru bilgilere de dayanmıyor. Birbirinden kopuk, kulaktan duyma, eksik ve tarafgir kaynaklara itibar ediyoruz. Aslında, futboldan siyasete, hemen her konuda çok konuşuyoruz. Dinleyenler bizi, konunun uzmanı bile sanabilir ama gerçek böyle değil. Hiçbir konuda, bir başkasından daha az bilmiyoruz. Hemen her konuda konuşabiliriz. Sadece konuşmuyor, konuşulanlara da inanıyoruz. Çok konuşmamızın ve çabuk inanmamızın nedeni aynı. Gerek konuştuklarımızı gerekse dinlediklerimizi test edemiyoruz. Bunun için ne niyetimiz, ne zamanımız var. Okumak için olmadığı gibi.

BU REFLEKSE İHTİYACIMIZ VAR Ulusal kurtuluş savaşımızın başlangıcı, Cumhuriyet Türkiye’sinin temellerinin atıldığı tarih olan 19 Mayıs 1919’un üzerinden 92 yıl geçti. Bana göre Atatürk, hemen hiçbir dönemde O’nu bilenler tarafından anlatılmadı. Atatürk’ü tanıdığını düşünenler yanılıyordu. Onlar Atatürk’ü en büyük asker, en büyük devlet adamı, en büyük öğretmen, en büyük lider gibi klişe cümlelerle öğrenmişlerdi ve sonrasında da bu kalıpların dışına çıkmayı başaramadılar. Kısaca Atatürk’ü anlamadan anlatmak zorunda kaldılar. Tıpkı yıllarca İngilizce dersi aldığı halde Nasılsın? Diyemeyen öğrenciler gibi Atatürk seven ama O’nu tanımayan öğrenciler yetişti. Her türlü ideolojinin bütün ayrıntılarını kavrayabilen bizler ve Atatürk hakkında konuşanlarımız hiçbir zaman Atatürk’ü anlamadı. Atatürk’ü anlamamak, Atatürkçülüğün farklı ideolojiler karşısında seçenek olarak geliştirilmesine engel oldu. 2011 yılında yaşanan sıkıntıların temelinde belki de bu gerçek var. Atatürk’ü, ezberlediğimiz birkaç özdeyişi ile anmayı, rozetini takmayı ya da resmini asmayı yeterli gördük. Sonuç olarak üzerinde konuştuğumuz birçok konuda olduğu gibi Atatürk konusunda da düşüncelerimizin bilgi kaynağı oluşmadı. Ne yapılabiliriz? İlk olarak, 19 Mayıs 1919 ile Cumhuriyet’in ilanına kadar olan 4 yıllık dönemi, her türlü kaynaktan bütün yönleriyle araştırabiliriz. Hiçbir şey bilmediğimizi varsayarak yapacağımız bu araştırma, Cumhuriyet sonrası yapılanları daha kolay anlamamızı sağlayacaktır. Sadece bu dört yıllık dönemde olup bitenleri anladığımızda bile Atatürk’ü anlamamız, mümkün olacaktır. Belki o zaman Atatürk hakkında oluşturulmaya çalışılan karşı hareket karşısında doğru tavır koyma imkanı buluruz. Belki o zaman, Atatürk ve onunla elde ettiğimiz kazanımlarımıza sahip çıkma refleksimiz gelişir. Bu reflekse ihtiyacımız var.


ayrýntý

Sayfa : 4

23 Mayıs 2011

ARINÇ GELDİ ÇİFTÇİ ELEKTRİK BORÇLARINI CADDELER YIKANDI YAPILANDIRAMIYOR En son Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ilçemizi ziyareti sırasında yıkanıp temizlenen yollar, Arınç sayesinde yeniden yıkandı. Vatandaş, bu nedenle “Hele şükür” dedi ama mitingden saatler öncesinde trafiğe kapatılan yollar için tepkiliydi. Devlet Bakanı Ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Yenişehir TEİAŞ tarafından yaptırılan Yenişehir Trafo Merkezi'nin açılışını yaptı. Saat kule meydanında düzenlenen mitingde konuşan Arınç, Yenişehir Havaalanı’ndan 60 kişilik uçaklarla Türkiye’nin birçok yerine seferler düzenlemesinin mümkün olduğunu belirtti. Arınç’a Yenişehir ziyaretinde, AKP Milletvekilleri Mehmet Emin Tutan ve Hayrettin Çakmak ile Milletvekili adayları Hüseyin Şahin ve Bedrettin Yıldırım eşlik etti. Yenişehir’in tarım şehri özelliğine de değinen Arınç; Boğazköy Barajı ile ilgili de bilgi verdi ve 8 Haziran’da ihale edilecek olan kapalı kanaletlerin en kısa zamanda bitirip üreticilerin hizmetine sunulacağını söyledi. Miting, ilan edilen saatten 1,5 saat sonra başladı. Gün boyu trafiğe kapatılan yollar vatandaşın tepkisine neden oldu. Salıpazarı nedeniyle ilçeye gelen vatandaşın birçok işi aksadı.

Bir süre önce yürürlüğe giren torba yasada yer alan elektrik borçlarının yapılandırılması konusunda sıkıntılar Yenişehir çiftçisini de zora soktu. Çok sayıda çiftçi acil çözüm beklerken, tarlasındaki ürünlerinin geleceğinden endişe duyuyor.

Geçen hafta içinde çalıştıkları tarlalarda bir araya gelen ve içinde bulundukları durumu izah etmekte zorlandıklarını anlatan Üreticiler; özel şirketler tarafından “ya borcunuzu ödersiniz ya da elektriğini keseriz tehdidi ile karşı karşıyayız" dedi. Tüketicinin, yurt genelinde yapılan özelleştirmelerden haberdar olmadığı için tüm elektrik dağıtım şirketlerinde bu yapılandırmanın yapılabileceğini sandığını ifade eden üreticiler, TEDAŞ’a bağlı olanların yapılandırma yapabildiklerini ancak TEİAŞ’a bağlı olanların ise bu haktan yararlanamadığını ifade ediyorlar. “Bizler bu ürünlerimizi ekerken bu yapılandırma yasasından yararlanacağımızı düşünmüştük. Bize anlatılan buydu. Şimdi ise bunun aksi ifade ediliyor. Yapılandırma yasası isteğe bağlıdır deniyor. Bizim elektriğimiz kullanıma açılmazsa bu ürünler 10 gün sonra kavrulur. İşte o zaman bu borçların ödenmesi tamamen imkansız hale gelir” diyen çiftçiler, konuyla ilgili çözüm arayışlarını sürdürüyor.

Bir bardak çay için bile... Elbette Heykel 773 55 88 Aperatif Heykel Arkası No:3

KÝTAP KAFE

• Et Döner • Tavuk Döner • Kumru • Bonfrit • Sucuk Ekmek • Köfte Ekmek • Kokoreç


ayrýntý

Sayfa : 5

23 Mayıs 2011

Benian ÇULHAOĞLU Davranış Bilimleri Uzmanı benianculha@mynet.com

TARİHİMİZİN BİR BAŞKA YÜZÜ İstanbul’un çevresini kuşatan surların önünden otobüsle defalarca geçmişimdir. Yıllar içinde merak etmek şöyle dursun, o kadar kanıksamışım ki, neredeyse var mı yok mu farkına varmayacağım. Bunda biraz da yarattığı olumsuz izlenim etkili olsa gerek. Oldum olası surlar deyince aklıma tarihten çok, evsiz, barksızların yurdu haline gelmiş, bırakın gezmeyi yakınından bile geçmeye cesaret edemeyeceğiniz pis, izbe yerler gelir. Hafta sonu İstanbul’un sur ve kapılarını kapsayan bir gezi düzenlenmişti. Başka türlü gezmek pek mümkün olamayacağından, fırsat bu fırsat dedim... Bizans dönemine ait II.Theodosius zamanından kalma kara surları, Haliç kıyısı boyunca Ayvansaray’a, Yedikule’den Topkapı’ya uzanmaktadır. M.S. 412 - 413’te inşa edilen bu surlar, dünyada örneğine az rastlanan bir savunma sisteminin en güzel örneğidir. Osmanlı, Arabistan çöllerinden Tuna Nehri’ne kadar uzanan geniş topraklara hâkim olunca, İstanbul’un surları eski önemini yitirmiş olsa da gerek tarihi, gerekse kapıları ile günümüzde şehrin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. 1980’lerin başında Unesco tarafından ‘Dünya Mimari Mirası’ listesine alınmıştır. 1987-1994 yılları arasında tadilat görmüş olup bugün de onarım çalışmaları devam etmektedir. Tarihini merak edenler yazılı kaynaklardan ya da internetten detaylı bilgiye ulaşabilirler. Bugün sizlere bahsetmek istediğim surların tarihi güzellikleri değil, nasıl yok edildiğine ilişkin tanık olduğum o görüntüler. İşte bu geziden not defterime düşenler... * * * * Yedikule Kapısı önündeyiz. Kapı bugünde kullanılmakta, altından yoğun bir trafik akışı var. Arkeolog rehberimiz belirtiyor bulunduğumuz yerin tarihi özelliklerini... Ve son-

rasında Vandalizm’e nasıl yenik düştüğümüzü anlatıyor. Hayretler içinde dinliyoruz. Kapının üstünde Bizans dönemine ait çift başlı bir kartal kabartması varmış kısa bir süre öncesine kadar. Bakınca yeri belli oluyor zaten. Seçim döneminde üzerine asılan pankart kaldırıldığında bir de bakmışlar ki kartal uçup gitmiş... * * * * Bu kez Silivrikapı’daki antik mezarı ziyaret edeceğiz. Yol üzerinde bir grup adam sofra kurmuş demleniyor. Ürküyoruz. Önlerinden geçip yürümeye devam ediyoruz. Haydi, bakalım geldik, derken bir de bakıyoruz ki mezarın girişindeki kapı yok. Onun yerine konulan sacdan bir plaka kapı görevi görüyor. Erkekler el atıp plakayı kenara çekiyor ve girişi sağlıyorlar. İçerisi facia durumda. Duvarlar is içinde, belli ki ateş yakılmış, Kötü bir koku, bira şişeleri, öbek öbek çöpler bizi karşılıyor. Burnumuzu tıkayıp, is pas olmayı göze alıp içeri giriyoruz. Öğreniyoruz ki burası da talan edilmiş. Gezi bitene kadar bakalım daha neler bizi bekliyor... * * * * Bir diğer yer Tekfur Sarayı. 11-15. yüz yıllar arasında imparatorluk sarayı olarak kullanılan Blakhernai Saray kompleksine ait iki sur duvarı arasındaki önemli bir yapı. Burası bir zamanlar Topkapı Sarayı’nın fil ve zürafalarının bırakıldığı yermiş. Lale Devri’nde ise çini imalathanesi olarak kullanılmış. Tekfur Sarayı, İstanbul’da, Bizans döneminden günümüze ulaşan tek saray yapısı olması bakımından önemli. Buraya da hakkını vermişiz doğrusu(!) Önünde duran boş bir levhaya ve duvarına püskürtme boyalarla, eğri büğrü yazılmış “Tekfur Sarayı” ibaresi içler acısı bir görüntü yaratıyor. Bu kadar zor mu, oraya doğru düzgün bir tabela koymak? Kapı açık, tam gireceğiz, bir genç geliyor yanımıza, giriş için para istiyor. Kapıya görevli biri konulmazsa olacağı bu... Belli ki adam boş yeri bulunca kendine iş edinmiş.

Kendisinin görevli olmadığı hatırlatılınca küstah tavırlar sergiliyor. Rehberimiz şikayet edeceğini söyleyince önceki saygısız ve sert tavırlarından eser kalmıyor. Tabii bu kez misafirlik hat safhada... Yanılmamışım: Buralara tek başına gelmek emniyetli değilmiş, bunu bir kez daha hissediyorum. * * * * Gezi güzergahı boyunca her yer piknikçilerin istilasına uğramış. “Cennet gibi yerler elden gidiyor,” demek bir şey ifade etmiyor. Anlaşılıyor ki nefes alınacak bir yer olmazsa bir avuç çim insanların cenneti haline gelebiliyor... * * * * Son olarak bir şapel kalıntısını geziyoruz. Gecekondu var yanında. Evin sahipleri bu tarihi yeri ardiye olarak kullanıyor. Rica ediyoruz, kapıyı açtırıyoruz. Kapı da ne kapı(!) Üzerinde balkon kapılarına asılan boncuklardan var. İçerisinde de koltuktan bisiklete ne istersen... Ancak oldukça temiz sayılır. Gruptaki gençlerden biri, buraya daha önce geldiklerini, ancak evde kimse olmadığı için kapıyı açtıramadıklarını söylüyor. Gülüyoruz ağlanacak halimize... * * * * 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’dan 2011 yılı görüntüleri ne yazık ki böyleydi. Dünya’da pek çok tarihi yer gördüm. Tarih ve kültür adına bu şekilde kötü bir görüntüye rastlamadım. Avrupa ülkesi olmaya aday bir ülkeden manzaralar böyle mi olmalıydı? Bu ve benzer tarihi yapılar kendi haline terk edilmese, restorasyon çalışmaları hız kazansa, çevrelerine turistik dükkanlar açılsa, park ve bahçe düzenlemeleri yapılsa, koruma altına alınsa... Ve böylece alkoliklerin, uyuşturucu kullananların barınağı olmaktan çıkarılıp insanların rahatça gezebileceği, nefes alabileceği yerlere dönüştürülse, ülkemizin tarihi mirasını dünyaya olumlu görüntüler içinde tanıtabilsek güzel olmaz mı? Ne bir başka İstanbul var, ne de böylesi tarihi güzellikler...

Gazetemizin İnternet Adresi:

www.yenisehirayrinti.com


Sayfa : 6

ayrýntý

23 Mayıs 2011

19 Mayıs 2011: Gençlere Sesleniş Sevgili gençler; 19 Mayıs ruhunu, yani her alanda tam bağımsızlığı, özgürlüğü, ulus egemenliğini, aydınlanmayı hayata geçiren Anadolu İhtilalinin, Ulusal Kurtuluş Savaşının değerini iyi bilmeli, asla unutmamalı ve unutturulmasına da izin vermemelisiniz. 19 Mayıs olmasa idi ondan sonraki gelişmeler yaşanmaz ve bu günlere gelemezdik. Osmanlı 20 milyon nüfuslu bir din devleti idi. çağın aydınlanmasını yakalayamamıştı. Toplumsal ekonomik olarak Ortaçağı yaşıyordu. Az sayıdaki aydın bu durumdan şikayetçi idi. Yenilenmeyi de istediler ama güçleri yetmedi. Çünkü laiklik olmadan bir ülkenin çağdaşlaşması mümkün değildi. Aydınlanmayı, yenilenmeyi sağlayan Atatürk’tür. Din devletinden ulus devletine, ortaçağ karanlığından çağdaş toplum düzenine giden yolu Atatürk Kurtuluş Savaşı ile açtı. Sonrasında ilan edilen Cumhuriyet ve hayata geçirilen devrimlerle başardı. Öz’ü çağdaşlaşma projesi olan Kemalizm, Cumhuriyet olgusu Atatürk’ün kafasında çok önceden vardı; ortaçağdan çağa, aydınlanmaya geçilecektir. Çağdaşlaşmanın, Batı gibi olmanın ön koşulu siyasi bağımsızlıktır. Ama yetmez. Ekonomik, kültürel her alanda bağımsız olmak yani güçlü olmak gerekir. Cumhuriyet amaçtır. Atatürk’ün düşüncesi bu idi. Milli mücadelenin kökleri, direnişin ortaya çıktığı 1915 yılı, Çanakkale Savaşlarına dayanır. Mustafa Kemal 25 Nisan’da saldırıya geçen üstün düşman kuvvetleri karşısında tutunamayıp geriye kaçmakta olan bir birliğin önüne geçer, onları “düşmandan kaçılmaz” diye uyarır. Erler cephanelerin tükendiğini söyleyince süngü taktırır ve yere yatmalarını emreder. Onlar yere yatınca düşman askeri de yere yatar. Mustafa Kemal bu anı; “Kazandığımız an bu andır” diye anlatır. Alacağımız ders; başarmak için mücadeleden ve risk almaktan kaçılmamalıdır. Ne var ki Çanakkale’deki başarıya karşın Osmanlı diğer cephelerde yenilmiş, Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmış ve İtilaf devletleri vatanı işgale başlamışlardı. Yine Mustafa Kemal 1918’de Liman Von Sanders yerine, Yıldırım Orduları Gurubu komutanı olarak Adana’ya giderken elindeki silahların bir kısmını Mersin, Antep ve civar illerde dağıtmış “örgütlenin, savaşa hazır olun” demişti. Aslında Çukurova- Antep savunmalarının çekirdeği böyle oluşmuştu. Mustafa Kemal İngilizlerin İskenderun’da karaya asker çıkarmalarına da izin ver-

medi. Görevinden alındı, İstanbul’a döndü. O İstanbul’a gelirken (13.11.1918) İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan gemilerinden oluşan 55 parça müttefik donanması da İstanbul Limanına giriyordu. Mustafa Kemal İstanbul’da 6 ay kaldı. Anadolu İhtilalini planladı. 19 Mayıs 1919 bu planın gerçekleşmesi için Mustafa Kemal’in Samsun’a çıktığı Türk Milletinin yıldızının parladığı gündür. 22 Haziran 1919’da Amasya Genelgesi ile halkın öncülüğünde kurtuluş planı açıklandı. 1921 Anayasasının ilk adımı atıldı. Erzurum’da biraz kapalı, Sivas’ta tamamen açık bir şekilde tüm dünyaya Milli Mücadele duyuruldu, ilan edildi. Cumhuriyet, iç ve dış düşmana karşı asker – sivil (ordu - ulus) el ele verilen mücadele, Anadolu İhtilali sonunda kuruldu. Siyasi bağımsızlık elde edilmişti. Sırada tam bağımsızlık için gerekli olan ekonomik, kültürel, sosyal, adli, askeri…vs devrimler vardı. Gerçekleştirilen devrimlerle tam bağımsızlık ekseninde ulus egemenliğine ve bölünmez bütünlüğe dayalı, demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin alt yapısı oluşturuldu. Milli mücadele sürecinde Cumhuriyetin ilanında ve sonrasında aydınlanmaya karşı duran, devrim karşıtı güçler vardı. Ama o zaman güçlü bir ulusal inanç, idarede de vardı, başaramadılar. Cumhuriyeti yıkamadılar. Aydınlanma sürecini geriye çeviremediler. Bugün 92 yıl sonra karşı devrim: tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik temellerinde yükselen Cumhuriyetimizin; “demokratik, laik, sosyal hukuk devleti” niteliklerini aşındırmaya, ulusal devleti yıkıma uğratmaya, toplumu etnik – dini ayrıştırmaya ve ortaçağ karanlığına dönüştürmeye çalışıyorsa; demek ki tarihimizden ders alamamışız. Oysa toplumların geleceği tarihi doğru okumaktan, tarihten ders almaktan geçer. Gençler, Atatürk’ün Sizlere armağan ettiği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramında sizlere sesleniyorum; Tarihimizi okuyun, doğru bilin. Tarihimizi bilmez, anlamaya çalışmaz, tarihten ders almaz iseniz, Sevr’de çizilen haritanın bugün yeniden çizilmekte olduğunu göremez, tarihi tekrar tekrar yaşarsınız. 19 Mayıs 1919, Kurtuluş, laiklik, aydınlık, demokrasi, tam bağımsızlık demektir. Cumhuriyet demektir. O’nu iyi korumalı, Atatürk’e layık olmalısınız. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.

Tansel ÇÖLAŞAN Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı


Sayfa : 7

ayrýntý

HAS PARTİ YENİŞEHİR KURUCU İLÇE BAŞKANI ALPER ATAR RÖPORTAJI - 1 -Saadet Partisi‘nde Genel Başkanlık yaptığı dönemde yaşanan parti içi çekişmeler sonucu partiyle bağları kopan Numan Kurtulmuş’un liderliğinde kuruldu HAS Parti. Bize kısaca açıklar mısınız; HAS Parti’nin kuruluş amacı nedir ve Kurtulmuş’un Saadet Partisi’nde yakalayamadığı ve yeni partisinde yakalamak istediği hedef nedir? Has Parti 1 Kasım 2010 tarihinde çok sıkıntılı bir sürecin umut veren bir fidanı olarak siyaset sahnesinde yerini almıştır. O günleri tekrar hatırlamak istemiyoruz. Ancak hayatın sadece politikadan ibaret olmadığını tüm siyasilerimize tekrardan hatırlatmak isterim. Has Partinin kuruluş amacı; milletimizin haklarını ve özgürlüğünü korumak ve temin etmek, ülkede adaleti, huzur, barış ve kardeşliği tesisini sağlamak. Ülkenin maddi ve manevi kalkınmasını ve herkesin insan onuruna yaraşır şekilde refahını sağlamak. Yönetimin hukukun egemenliği esası altında millet egemenliğine dayalı bir yönetim haline gelmesini temin etmek. Herkesin insan onur ve haysiyetine yaraşır bir şekilde inandığı gibi yaşama imkânı bulduğu, zulüm ve sömürünün olmadığı, insan haklarının korunduğu, özgürlük ve adaletin temin edildiği, barış, kardeşlik ve huzurun olduğu Yeni Bir Dünya'nın kurulmasına öncülük etmektir. Mevlananın Pergel Metaformunda olduğu gibi bir ayağımız değerlerimizde sabit diğer ayağımız tüm insanlığı kucaklayacak biçimde bu insanlığa hizmet etmektir. Dün hangi amaçla hizmet ediyorsak bugünde yönümüz değişmeden yerimizi yenileyerek hizmetimize devam ediyoruz. Yapıcı muhalefetten, muktedir olan bir iktidara, adım adım bu yolda milletimizle omuz omuza tırmanmaya karalıyız. Soğuk savaş siyaseti yaparak kavgacı üslupla Türk Siyasetini ayaklar altına seren bir ortamdan; milletin derdini dert edinen tertemiz bir siyaset sahnesini insanımıza sunmaya niyetliyiz.

“YENİŞEHİR’DEN MİLLETVEKİLİ ADAYIMIZ VAR” - Yenişehir ilçe örgütünün kuruluşu nasıl gerçekleşti. Genel Başkanımızın yetkilendirmesiyle görev bizlere tevdi edildi. Resmi

işlemlerimizi tamamladık. Bize İl Başkan Yardımcımız aslen Yenişehirli olan Makine Mühendisi İsmail Küçük bey de bu konuda çok yardımcı oluyorlar. Kendisini il yönetim kurulunda görmemiz bizleri mutlu etti. Sizler aracılığıyla da kendilerine buradan memnuniyetlerimi ifade ediyorum. Yine 11.sıra Milletvekili adayımız Orhaniye Köyünden Mali Müşavir Adnan Demirtürk var. Bunlar Yenişehirin Partimizdeki konumunu ifade etmekte yeterli olduğunu sanıyorum. Bursa caddesinin heykel meyda Parti binamızın tefrişatını bitirdik. Böylelikle ilçe teşkilatımızda yapılanmış oldu.

“YENİŞEHİR’DE KÖY VE MAHALLE ZİYARETLERİMİZ SÜRÜYOR” - Bize Yenişehir'deki çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Partimiz çok yeni bir parti olmasına rağmen tüm Türkiye’de teşkilatlanarak seçimlere girmeye hak kazanmıştır. Adaylarımızla köy ve mahalle ziyaretlerimizi yapıyoruz. Seçimlere hükümet kurabilecek, muktedir bir iktidar olacak gibi hazırlanıyoruz. Tüm Türkiyede olduğu gibi Bursa’mızda da seçimlere eksiksiz olarak 18 adayımızla giriyoruz. 30 yaş altı adaylarımızdan başvuru ücreti almadan, engelli ve bayan adaylardan da asgari ücretin yarısı kadar başvuru ücreti alarak listelerimizi oluşturan bir partiyiz. 21.Dönem Milletvekillerinden Dr.Ahmet Sünnetçioğlu 1.sıra adayımız. Orhaniye köyümüzden Adnan Türkyılmaz 11.sıra adayımız. Bunlar bizim güven ve gurur kaynağımızdır. Ayrıca Genel Başkanımız Prof.Dr.Numan Kurtulmuş’a Doğu Anadoluda yaptığı mitinglerde halkımızın teveccühü bizlere heyecan katmıştır. Has Parti mayası tutmuştur. İnşallah güzel neticelerle bu seçimleri alnımızın akıyla geçireceğiz.

Devam Edecek...

23 Mayıs 2011

Hulusi YAĞ hulisi.y@gmail.com

X(HP) PARTİLERİ… Bilirsiniz, X matematikte bilinmeyenin karşılığıdır… Okul yıllarımızda bilinmeyenli denklemlerin çözümünde de karşımıza çok çıkmıştı X… Çizilecek bir yayın izleyeceği yolu da X belirler örneğin y = 2x + 1 denkleminde olduğu gibi… X hep bir sonuca ulaşmak için değerler alır ve de her seferinde bir yerlere ya da mutlu sona varılır Türk filmlerinde olduğu gibi… Gerçi hangi ülkeye ait olursa olsun her filmin sonunda genelde mutlu sona varılır… Varılır ama sıra dışı filmlere de rastlamışsınızdır olmayacak bir son ile karşılaştığınızda… Dediğim gibi genelde filmin başından sonu bellidir tıpkı ekseriyetle seçimlerin sonucunun tahmin edildiği gibi… Sonu beklenmedik şekilde biten bir film beni çok etkilemişti… Charles BRONSON at yetiştiricisi olarak çok yabani bir hayat yaşarken çiftliğinin bulunduğu toprakları satın alan adamla sorunlar yaşar… Bu arada da adamın sarışın (harika) kız kardeşine aşık olur… Harika olduğu benim fikrim… O yüzden parantez içine aldım… Kız da ona aşık olur tabiî ki… Neyse uzatmayayım X(HP) partilerinin üçün birini alacaklarının bilindiği gibi, Charles BRONSON ’un sarışın ile başka diyarlara kaçıp gidecekleri beklenirken kızın ağabeyi babadan kalan miras payını vermeyeceği tehdidiyle kızı engeller… Ardından da adamları vasıtasıyla, kızla nikah kıyıp kaçmak için kilisede bekleyen Charles ’a iyi bir dayak attırır ve kasabadan kovar… Charles arkasına bile bakmadan kasabadan ayrılır, film biterken de gözden kaybolur gider… Başka bir deyişle X bilinmeyeni olur gider… Tıpkı seçimden önce birlikte hareket edemeyen A(HP) ve B(HP) partilerinden seçimden sonra gelecekte X(HP) diye bahsedileceği gibi…


ayrýntý

YENÝÞEHÝR

ayrýntý www.yenisehirayrinti.com

H A FTA LI K Y EREL GA ZETE

TERS KÖŞE

23 Mayıs 2011

30 YILLIK TECRÜBE HAMZAOĞLU BRAVO TİC.

AKP’NİN BMW GAZI Genel seçimlere az bir süre kala iktidar partisi milletvekili adaylarının da çalışmaları devam ediyor. Türkiye’de seçim vaatlerinin ortak özellikleri kalıbın aynı olması. Aynı vaatler aynı cümlelerle farklı şehirlerde dile getirilebiliyor. Değişen sadece il veya ilçe isimleri oluyor. İktidar partisi köylere, sokaklara hatta evlere özel vaatlerde bulunabiliyor.

2007 YILINDA DA AYNI SÖYLENTİLER VARDI AKP’nin Bursa milletvekili adayı Hüseyin Şahin’in ortaya attığı konu belki de haftanın vaadi yarışması düzenlenseydi en üst sıradaki yerini alırdı. Şahin, geçtiğimiz günlerde Yenişehir’e yaptığı bir ziyarette BMW’nin yatırım yapması için Yenişehir’e davet edileceği “müjdesini” verdi… Bu vaat bize 2007 yılını anımsattı. Genel seçimlerin yapıldığı 2007 yılında Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan Dünya otomotiv devlerinden Türkiye'ye gelmek isteyen iki firmanın hazırlıklarını sürdürdüğünü söylemiş, müjdenin taraflarının Alman BMW ile Kanadalı Magna oldukları iddia edilmişti BMW’nin üretim birimlerinin önemli bir bölümünü Türkiye'ye kaydırmak için özellikle Bursa ve çevresini düşündüğü ifade edilirken aynı dönemde Bursa’nın birçok ilçesinde BMW’nin davet edileceği haberleri çıkmıştı.

BMW SİYASETE ALET EDİLİYOR Ne tesadüftür ki seçime az bir süre kala yine aynı söylentiler ortalıkta dolaşıyor. Birçok konuyu siyasete alet etmeyi alışkanlık haline getirmiş olan iktidar bu kez de dünya otomotiv devi BMW’yi seçim çalışmalarına alet etmeyi ustalıkla sürdürüyor. Bursa, Sakarya, Tekirdağ, Kocaeli, Yalova ve İzmir gibi şehirlerde ve bazı çevre ilçelerinde BMW’nin davet edileceği konusu konuşuluyor. Yenişehir’e BMW’yi davet etme vaadini ortaya atan AKP’li milletvekili adayı İnegöllü Hüseyin Şahin ise geçtiğimiz günlerde Yenişehir-İnegöl yolunun duble yol olacağı vaadini ortaya atıvermiş ancak 9 yıllık AKP iktidarında o yolun neden hala yapılamadığını açıklamamıştı.

“YATIRIMLA İLGİLİ KESİN BİR BİLGİ YOK” Bakın yatırım konusuyla ilgili BMW’nin Türkiye Distribütörü Borusan Otomotiv'in İcra Kurulu Başkanı Eşref Biryıldız ne diyor; “Türkiye'de bir montaj ya da üretim hattı planlandığına dair kesinleştirilmiş bir çalışma olduğu konusunda bize henüz bir bilgi ulaşmadı. Yatırım kararı alınması halinde üretilecek modelin iç pazar satış rakamları önem taşıyor, lüks sınıf otomobillerin üzerinde yüksek vergiler bulunmasının bu kararda olumsuz etken olabilir. Gümrük Vergisi olmayan bir ülkede üretim kararı verecek olan bir Avrupa otomobil markasının, sadece yerel pazarda en az yılda 40 bin adetlik satış beklentisi olacaktır. Bu açıdan, hali hazırdaki Ötv oranlarıyla, premium sınıftaki markalardan hiçbirinin, mevcut modellerinden biriyle böyle bir satış rakamına ulaşması mümkün değildir. BMW, geçen yıl Türkiye'de 12 bin adet araç sattı…” Yani Eşref Biryıldız diyor ki: “Kesinleşmiş bir çalışma olduğu konusunda bize bir bilgi ulaşmadı. BMW Türkiye’de geçen yıl 12 bin adet araç sattı, yatırım beklentisi en az 40 bindir ve Türkiye’deki yüksek vergi oranları kararda olumsuz bir etkendir…”

BMW’Yİ YENİŞEHİR’E İLK BİZ DAVET ETTİK

İsmail Bravo Tel: 0 224 773 11 47 Gsm: 0533 681 38 11

İşin bir başka gerçeği şu ki iktidar milletvekili adayı Hüseyin Şahin yalan söylemiyor. BMW’yi davet edeceklerini söylüyor. Bizce de davet edebilirler. Davet etmek bedava, yatırımı kapmak parayla… Hatta biz de boş durmadık ve BMW’yi Yenişehir’e davet ettik. Merkezi Münih’te bulunan BMW (AG) firmasına mail göndererek Yenişehir’e davet ettik. Ve gördük ki davet etmek çok kolay ve bedavaya yapılabilecek bir işmiş… Kim bilir belki bir mail de AKP’li vekil adayı Şahin atmıştır…

Ayrıntı Gazetesi  

Ayrıntı gazetesi

Advertisement