Page 47

046 SINIF TEOR‹S‹ HAZ‹RAN 2010 SAYI 14

s›n›flar› öyle ya da böyle bir “demokratikleflme”, “çözüm” ve benzeri süreci gelifltiriyor deniyor ise, o zaman de¤il zorunlu kald›klar›n› söylemek, ilerici olduklar›n› da söylemek gerekir… Biz bu görüflü asla kabul etmiyoruz.

dir. Yoksa yazar baflka m› düflünmektedir? De¤ilse, neden karfl› ç›kmaktad›r söylediklerimize?

Hakim s›n›flar geliflen mücadeleler karfl›s›nda ödünler vermek zorunda kalabilir-kal›rla da. Bunda bir sorun yok, tamamen paylafl›yoruz. Ama tart›flt›¤›m›z mesele bu de¤il. Somutumuzda cereyan eden süreç bu realiteye uymamakta, tersine hakim s›n›flar imtiyazlar›n› gelifltirip garanti etmek ve devletlerinin tahkim edilmesinin gere¤i olarak yürütülmektedir.

Önce bir noktay› aradan ç›karal›m. Ulusal sorunlar›n emperyalizm koflullar›nda çözümünün olanakl› olup olmad›¤› ayr› bir fley, Türk hakim s›n›flar›n›n Kürt ulusal sorununu demokratik bir çözüme kavuflturamayacaklar›-çözemeyecekleri fleklindeki somut tespit baflka bir fleydir. Dolay›s›yla yazar›n de¤inip geçti¤i gibi, biz de de¤inip geçelim ki, “emperyalist ekonomizm” elefltirisi yersizdir.

Ayr›ca, hakim s›n›flar›n ödünler vermek zorunda kald›¤› koflullarda dahi, s›n›f ç›karlar› ve s›n›f egemenli¤inden ba¤›ms›z olmayan dünya görüflleri ve ideolojileri onlar›n davran›fl›na mutlaka yön verir. Bu onlar›n-s›n›flar›n içsel e¤ilimidir. Ödünler vermeye zorunlu kald›klar›nda bile s›n›f ç›karlar› ve imtiyazlar›n› kollamay› terk etmezler. Hatta yenildiklerinde bile, devrimi y›kmak için u¤raflmaktan caymazlar. Nitekim geri dönüfller esprisi ve proletarya diktatörlü¤ü koflullar›nda s›n›f mücadelesinin sürdürülmesi ihtiyac› bunu aç›klamaktad›r. Yani, düflünce ve amaçlar›n›n, onlar›n pratik uygulamalar›na yön verece¤i ve hatta baz› durumlarda bu düflünce ve amaçlar›n belirleyici rol oynad›¤› do¤rudur. ‹deolojinin belirleyicilik fonksiyonu inkar edilemez. Türk hakim s›n›flar› malum niyetlerinden dolay› ödün vermezler demedik, böyle tart›flm›yoruztart›flmad›k. Yazar›n aktard›¤› al›nt›ya bak›ld›¤›nda da yazar›n bunu görmesi gerekirdi. Ama yazar elefltirilerimizi kendince kurgulay›p öyle elefltirmifl: “… veya niyetleri nedeniyle olmazl›¤›n› tart›flmak, tamamen öznel bir yaklafl›m olur.” demektedir yazar. Oysa biz, geliflen-gelifltirilen somut süreci ve bu süreç karfl›s›ndaki hatal› anlay›fllar› de¤erlendirerek hakim s›n›flardan beklentiye girilmesinin yanl›fl-özürlü oldu¤unu söyledik. Genel olarak “olmazl›¤›n›” de¤il, ama flimdiki durumda yani, mevcut yaflanan süreçte olmad›¤›n› söyledik-söylüyoruz. Mevcut süreçte ve Türk hakim s›n›flar› taraf›ndan Kürt ulusal sorununa demokratik çözüm getirilemeyece¤ini, bunun hayal edilmemesi gerekti¤ini söyledik-söylüyoruz. Zaten niyet, amaç ve duygular bak›m›ndan asla imtiyazlar›ndan vazgeçmez-vazgeçmeyi düflünmezler. Ancak zorunlu kald›klar›nda ödünler verirler. Dolay›s›yla zorunlu kald›klar›nda da niyetlerini, amaçlar›n› bir kenara b›rakmazlar. Bu niyetleri basit bir tercih de¤il, s›n›fsal karakterleri-s›n›f gereklikleri ile ilgili aç›klanacak mesele-

Yazar Politik Rengini Diliyle Belirledi

Yazar, Türk hakim s›n›flar›n›n Kürt ulusal sorununu “belli bir demokratik çözüme” kavuflturaca¤›n› ummaktad›r. Aç›kça bunu ifade etmiyor ama bunu ürkekçe savunuyor. Bu umudunun ipuçlar›n› sözlerinde ele vermektedir. Türk hakim s›n›flar›n›n Kürt ulusal sorununa demokratik çözüm getiremeyecekleri fleklindeki görüfllerimize karfl›l›k olarak;(aç›ktan “getirirler” dememekte, ama…) “Peki Türk hakim s›n›flar› flu veya bu düzeyde ‘demokratik bir çözümü’ kabullenmek, boyun e¤mek zorunda kalabilirler mi?...” diyerek, Türk hakim s›n›flar›n›n “Demokratikleflme” ve “Kürt çözümü” ad›yla gelifltirdikleri sürece olumlu bakt›¤›n›, mevcut sürecin bu nitelikte oldu¤u içten inanc›n› aç›klam›fl oluyor! “Tarihi f›rsat” ve bunun “kaç›r›lmamas›” fleklindeki yaklafl›m tam olarak anlam kazanmaktad›r. Üstelik varsay›mlarla konuflman›n manas› yok. Aç›k bir soru: TC hakim s›n›flar› gerçekten Kürt ulusal sorununu çözüyorlar m›? Bugün yapt›klar› nedir? Geliflen süreç en az›ndan bir bölümüyle bu mudur? Yoksa Kürt ulusal hareketinin tasfiyesi mi hedefleniyor gelifltirilen süreçle? Cevap verilmesi gerekenler bunlard›r! Bizlerin yan›tlad›¤› da bunlard›r. Ama yazar, “ … ‘demokratik bir çözümü’ kabullenmek, boyun e¤mek zorunda kalabilirler mi?...” diyerek tart›flmay› kayd›rmakta, acaba’l›, muammal› ve varsay›msal genel bir olas›l›¤› dillendirerek, meseleyi buland›r›p karartmakta, aç›k kap› tutarak yan›t› ayr› bir boyuta tafl›yarak tart›flman›n özü olan soruya yan›t vermekten adeta kaçmaktad›r. Elbette ki, Türk hakim s›n›flar› böyle bir fleye boyun e¤mek zorunda kalabilirler, hatta iktidarlar›n› kaybetmek durumunda kalabilirler… Ama flimdi yapt›klar› bu mudur, bununla aç›klanabilecek bir durum mudur? Teorik do¤ru ayr›, somut gerçek ayr›d›r. Genel olarak öyle bir olas›l›k mümkün görülebilir, fakat bu, gelifltirdikleri tasfiye sürecinin böyle oldu¤u anlam›na gelmez ya

Sınıf Teorisi - Sayı 14  

2002’den bu yana yayınlanan, Marksist-Leninist-Maoist teorik dergi.

Advertisement