Page 38

peryalist gericili¤in di¤er ulus veya uluslar üzerindeki bask›, sömürü ve her türden hegemonyas›na karfl› ç›karak hakim s›n›flar›n ülke milli ç›karlar›n› emperyalizme peflkefl çekmesini teflhir etmek, bu anlamda da uluslar›n ba¤›ms›zl›¤›ndan yana tav›r almak; Türk milletinin milli ç›karlar›n›n sözcülü¤ünü yapmak anlam›na gelmedi¤i gibi, emperyalizm ile yerli iflbirlikçi-uflak s›n›flara karfl› mücadele etmekten baflka bir anlama hiç gelmez. Dolay›s›yla Devrimci Demokrasi’nin ilgili söylemlerinde ezen ulus milliyetçili¤i gibi fleyler aramak bofl bir çabad›r. “Kürt ulusal mücadelesini”, ulusal sorunu da çözecek muhtevayla yürüttü¤ümüz Halk Savafl› Stratejisiyle; Yeni Demokratik Devrimimizin içeri¤i ve bu devrimin hedefleriyle; Türkiye-Kuzey Kürdistan proletaryas›n›n öncü kurmay› olan Maoist Komünistler olarak, ideolojik-politik anlamda omuzlayan ve temsil eden konumday›z. Pratik önderlik/örgütsel önderlik rolünü pratik olarak temsil edemedi¤imiz do¤ruyken; bu tamamen komünist önderlikli devrimci mücadelenin henüz geliflememifl olmas›n›n sonucudur. Ne var ki, ideolojik-politik aç›dan sahip oldu¤umuz nesnel misyon ile birlikte, bunu örgütsel aç›dan da omuzlama durumuna geldi¤imizde, “ulusal mücadeleyi” bu çehresinden ç›kararak emperyalizme karfl› proleter devrim kapsam› ve kat›na ç›kararak ve bu özle omuzlam›fl olaca¤›zbu nitelikte omuzlayaca¤›z. Dolay›s›yla, ne ezen nede ezilen ulus devrimcili¤i aç›s›ndan yaklaflmam›z›n gere¤i yoktur; bunun bizden istenmesi gülünçtür. Milliyetçi devrimcili¤i de¤il, enternasyonalist devrimcili¤i temsil etti¤imiz unutulmamal›d›r. Ve unutulmamal›d›r ki, “Bilinçli pro letaryan›n denenmifl olan kendi bayra¤› vard›r ve onun, burjuvazinin bayra¤› alt›nda safa girmesinin gere¤i olamaz.”

Ezen Ulus Devrimcili¤i Pozisyonuna Çekilmek ‹steniyoruz “Türkiye Devrimcili¤i ve Kuzey Kürdistan Devrimcili¤i” modundan ç›kmayan “Marksist Teori” yazar› Günefl, “ezen ulus devrimcili¤i” konumundan bakt›¤›m›z› kan›tlamaya çal›flarak ille de “ulusal kimlik” tespitimizi yapmaya kalk›fl›yor. “Ulusal kimlik” tespitimizde verdi¤i ilk kararla (zira sonra bunu terk edip ayn› zaman da ezilen ulus devrimcili¤i konumundan konufltu¤umuzu da “baflar›yla tespit ediyor.”), ezen ulus devrimcili¤i pozisyonundan yaklaflt›¤›m›z› söyledikten sonra, “Bu do¤ru bir tutumdur. Burada yanl›fl olan bir fley de yoktur.” görüflünü ekler-

ken, objektif olarak kendi deyimiyle “ulusal kimli¤i”ni kabul edip aç›klam›fl olmaktad›r. Yani, “ezen ulus devrimcili¤i konumunda” oldu¤unu söylüyor. Ama daha sonra, ileri bölümlerde; “… serh›ldanlara akan Kürt halk›m›z›n…” ibaresiyle kimli¤ini de¤ifltirip “ezilen ulus devrimcili¤i konumuna” geçer gibi oluyor!... (Bizim kimli¤imiz ulusal de¤il, enternasyonalist özle TürkiyeKuzey Kürdistan proleter devrimcili¤i biçimindedir. Uluslararas› proletaryan›n bu co¤rafya koluyuz.) Bu ayr›nt›y› geçiyoruz. Yazar›n “ulusal kimlik” tak›nt›s›yla bizlere giydirmek istedi¤i ezen ulus devrimcili¤i gömle¤ine, yazar›n her gayretiyle karfl›laflt›¤›m›zda biz de döne döne de¤inece¤iz. ‹yi duysun diye tekrarlayaca¤›z; herhangi bir ulus devrimcili¤i ad›na de¤il, s›n›f devrimcili¤i ad›na konufluyoruz. Daha do¤rusu ne biri, ne öteki olma pozisyonunda de¤il, somutta iki ulus ve di¤er az›nl›klar›n ortak proleter devrimcili¤i pozisyonunda konuflmaktay›z; Türkiye-Kuzey Kürdistan proletaryas› ad›na… Böyle oldu¤u halde d›fl›m›zda bir ulusal hareket geliflti¤inden bunu uyarma görevini ihmal edemeyiz ama ulusal sorunun proleter devrimci çözümünü proletarya ad›na-temsilimizle sahiplendi¤imizden omuzlamaktay›z. Yani, bu durumda ezen ulus devrimcili¤i pozisyonundan da, ezilen ulus devrimcili¤i pozisyonunda da yaklaflt›¤›m›z fleklinde bulgulara rastlamak mümkün. Çünkü yaln›z biri ad›na de¤il, genel proleter aç›dan olmak üzere, ikisi ad›na da konufltu¤umuz izlenebilinir. Bunu yazar›n kendisi de görmektedir. Dolay›s›yla ezen ulus devrimcili¤i ad›na konufluldu¤unu kan›tlamaya çal›flma gayretiyle ayr›flt›rmaya girmesi gereksiz çabad›r. Zira yazar›n kendisi bunca ispat yoluna gidip yorulduktan sonra, ezilen ulus devrimcili¤i aç›s›ndan da yaklaflt›¤›m›z› ve dolay›s›yla hem ezen, hem de ezilen ulus devrimcili¤i aç›s›ndan yaklaflt›¤›m›z› keflfederek, bu kez de bunu elefltirmektedir. fiöyle diyor yazar; “Evet gösterdi¤imiz gibi ezen ulus devrimcili¤i konumundan konuflmaktad›r, ancak icab›nda ayn› zamanda ezilen ulus devrimcili¤ini de ayn› anda ve birlikte yürütebilece¤ini, bunun mümkün oldu¤unu sanmaktad›r.” Yani, görüldü¤ü gibi, yaln›z biri pozisyonundan de¤il, ezen ulus devrimcili¤i pozisyonu ile ezilen ulus devrimcili¤i ortak pozisyonunu da kapsayan Türkiye-Kuzey Kürdistan proletaryas› normundan konufltu¤umuzu, ikisini de ihtiva edecek flekilde birlikte yürüttü¤ümüzü keflfetmektedir. Özel yetene¤inden de¤il ama zorlamalara girmesinin tutars›zl›¤› nedeniyle bizleri nereye yerlefltirece¤i-

037 SINIF TEOR‹S‹ HAZ‹RAN 2010 SAYI 14

Sınıf Teorisi - Sayı 14  
Sınıf Teorisi - Sayı 14  

2002’den bu yana yayınlanan, Marksist-Leninist-Maoist teorik dergi.

Advertisement