Page 25

Kuzey Kürdisan’›n genel karakteristikleri ve buna ba¤l› devrimin niteli¤i ve stratejisinin alt› çizilmekle birlikte, güncel geliflmelere paralel olarak somut siyasetlerin gelifltirilip uygulanmas› zorunluluk arz etmektedir. Buna uygun davranabilmek için de genel özellikleriyle birlikte, politik geliflme ve pratik-somut gündemlerle ülke flartlar›n›n bütünlüklü olarak de¤erlendirilip görülmesi kaç›n›lmaz bir ihtiyaçt›r.

024 SINIF TEOR‹S‹ HAZ‹RAN 2010 SAYI 14

Devrimci durumun süreklili¤i ve kimi bölgelerde son derece elveriflli bulunmas›na karfl›n, devrimci hareket ayn› paralelde geliflmemekte-bulunmamaktad›r. Halk kitlelerinin ya da toplumdaki çeflitli sosyal-ekonomik örgütlülüklerin ve çeflitli kesimlerin ekonomik demokratik talepler ekseninde hoflnutsuzluklar›n› yans›tan hareketleri çok güçlü olmasa da küçümsenemez kadar yayg›n görülmektedir. Ne var ki bunlar, medya taraf›ndan hakim s›n›flar›n gündemlerinin arkas›nda b›rak›larak yans›t›lmay›p gizlenmektedirler. Çeflitli demokratik örgütler ve reformist örgütlenmelerin etkisi alt›ndaki örgütlemelerde, ekonomist ve kendili¤indenci hareketler izlenmektedir. Devrimci durum üzerinde devrimci hareket zemin bularak beslenmekte, bask› ve sömürü koflullar› devrimci hareketin boy vermesine olanak sunmaktad›r. Ekonomik kriz de emekçi halk kitlelerinin yaflam›n› zora sokup daraltarak hoflnutsuzluklar›n› gelifltirmektedir. Ancak, devrimci hareketin s›n›f bilinçli-örgütlü kesiminin hareketi son derece zay›f ve c›l›zd›r. Özcesi, devrimci durum mevcut oldu¤u halde ve belli düzeyde devrimci kitle hareketi söz konusu olmakla birlikte, örgütlü-s›n›f bilinçli devrimci hareket silik ya da son derece zay›ft›r. Bu durumda, devrimin objektif flartlar› uygun ve mevcutken, devrimin subjektif etmenlerinin c›l›z oldu¤unu söylemek do¤ru olacakt›r. Devrimin gerçek devrimci özdeki subjektif ö¤esinin zay›fl›¤› devrimci hareketin niteli¤ini etkilemektedir. Düzen içi yasal mücadele ve aray›fllar biçiminde nitelik alan reformist hareketler, gerçek devrimci hareketin bofllu¤unu doldurarak geliflmektedirler.

Önü Aç›lan Yasalc›l›k ve Derinlefltirilen Tasfiyecilik Faflist hâkim s›n›flar, düzen içili¤i pohpohlayarak reformist tasfiyeci e¤ilimi beslemekte, buna iliflkin kapsaml› siyasetler gelifltirmektedirler. Egemen s›n›flar reformist tasfiyecilerle birlikte devrimci dinami¤e hep bir a¤›zdan sald›r›p gözden düflürmek üzere iyice marjinallefltirip yok etmek istemektedirler. Devrimci mücadele ve özellikle bunun silahl› biçimi hedef tahtas›na

oturtularak her aç›dan tam bir bombard›mana tutulmufl durumdad›r. “Demokratikleflme-bar›flaç›l›m” yalanlar›yla tam bir manipülasyon yarat›lmakta, “kan akmas›n, analar›n göz yafl› dursun” gibi demagojik sahtekarl›klarla burjuva hümanizmi ve apolitik duygulara hitap edilerek bilinç bulan›kl›¤› yarat›lmaktad›r. Maalesef bunda önemli oranda baflar›l› olundu¤u da gerçektir. Burjuva yasalc› sa¤ tasfiyecili¤in geliflimi bunu göstermektedir. Ülkemiz hâkim s›n›flar› emperyalizmin tam deste¤ini alm›fl olmakla birlikte, emperyalizmin dünya stratejisinin bir parças› ve emperyalist ç›karlara uygun olarak, devleti “yeniden yap›land›rma” sürecini iflletmektedirler. Bunu yaparken, tüm toplumu negatif yönde etkileyecek içerikte kapsaml› düzenlemelerle emperyalizme uyum yasalar› ç›karmakla yükümlü bulunmaktad›r. Girilen bu kaç›n›lmaz süreç do¤ald›r ki toplumsal reflekslere yol açacakt›r. Do¤ru olarak öngörülen bu tepkinin önlenmesi için iki unsur kullan›lmaktad›r. Birincisi; demagoji silah›d›r. Demagojinin en popüler argüman› “demokratikleflme” safsatas› olmakla birlikte, bunun güncel ve özgün moda biçimi ise “aç›l›m-lar” yaygaras›d›r. Bilinen argümanlarla bezenen demagoji silah›n›n, biliflim avantajlar›n›n deste¤iyle de güçlü bir tesir yarat›p etkili oldu¤unu maalesef kabul etmek durumunday›z. ‹kincisi; tasfiyecilik silah›d›r. Tasfiyecilik, birinci silah olan demagojinin önemli deste¤iyle birlikte, özellikle silahl› devrimci muhalefet odaklar› baflta olmak kayd›yla, tüm devrimci dinamiklerin ideolojik, kültürel, örgütsel, politik ve benzeri her bak›mdan gelifltirilen sald›r›larla erozyona u¤rat›l›p felç edilmesi biçiminde yürütülmektedir. Düzen içi “devrimcilik”in kap›lar› aç›larak, yasalc› sa¤c›l›k ve reformizme meydan geniflletilip sunuldu¤u kadar›yla yasalc›l›k flirin gösterilerek devrimcilik çekilip al›nmak istenmektedir. Bunda da daha flimdiden belli bir baflar›n›n sa¤land›¤› söylenebilir. Devrimci ya da devrimci iddias›nda olan birçok yap› sars›nt›lar geçirip falsolar vermekte, net durufl gösterememektedir. Burjuva ayd›nlar, yazarçizer tak›m›, stratejistler, akademisyenler, sivil toplum örgütleri, çeflitli demokratik kurum-kurulufllar ve benzeri, gerek sat›n al›nmak üzere ve gerekse de “demokratikleflme-aç›l›m” teranelerine bir biçimiyle yedeklenerek genifl toplumsal kesimlere hükmedilip baflar›l› bir manipülasyon gerçeklefltirilmifl say›l›r. Kürt ulusal hareketi ha keza mevcut sürecin bir taraf› olarak ayn› atmosfere esasta çekilmifl bulunmaktad›r. Öyle ki, en milliyetçi kesimlerden bile belli kesimleri sürece dâhil edilmifl, “flehit” ailelerine varana kadar genifl bir

Sınıf Teorisi - Sayı 14  

2002’den bu yana yayınlanan, Marksist-Leninist-Maoist teorik dergi.