Page 129

nifl içinde de gerçek görülmeyip direnifl gere¤inden fazla uzat›lm›fl ve kör dövüfl-kör inatla iradecili¤e düflülüp, bu hatal› politika ve önderlik çizgisiyle yenilginin a¤›rlafl›p derinleflmesine katk› sunulmufltur. Tüm bunlarda do¤ru fikre varmak için, sadece “zafer-yenilgi” ikilemine tak›l›p kalarak tart›flmak, d›fl›m›zdaki gerçe¤i inkâr etmek ya da niyetlerin ispat›na veya kendimize ait pratiklerin övgüsüne kilitlenen anti-bilimsel yaklafl›m hiç yetmez, dahas› hiçbir fley ve hiçbir süreç onu çevreleyen-koflullayan flartlardan yal›t›larak salt kendi özgünlükleri içinde tecrit edilmifl halde ele al›narak aç›klanamaz. O halde, o günün konjonktürel flartlar›n›n ba¤r›nda tafl›d›¤› lehteki ve aleyhteki dinamiklere, düflman cephesi ile devrimci cephenin genel durumuna, içyap›s›na ve sürecin genel karakterine, siyasal-ekonomik geliflmelere, hatta uluslararas› geliflmelerle olan ba¤lant›lar›na bakmak gerekmektedir.

128 SINIF TEOR‹S‹ HAZ‹RAN 2010 SAYI 14

Ölüm Orucu direniflinin bafllamas› aç›s›ndan, direnifli koflullayan özel flartlar belirleyici olsa da, ancak direniflin baflar›l›-baflar›s›z sonuçlanmas› aç›s›ndan, genel olarak hapishaneler gerçe¤i ve sald›r›n›n kapsam› ile niteli¤ine, devrim ile karfl›-devrimin göreli güç dengesi durumuna, genel konjonktürel duruma bakmak gereklidir. Do¤ru tespit ve tahlilleri yerli yerine oturtman›n koflulu, bütün flartlar› bilimsel bak›fl aç›s› ve devrimci diyalekti¤e uygun olarak tüm ba¤›nt›lar› içinde objektif olarak incelemekten geçer. Diyalektik ve tarihi materyalist bilime dayanan yorum ve yöntem tek anahtard›r.

Ölüm Orucu Silah› Hakk›nda Do¤ru ve Yanl›fl Fikir Her yenilgi sürecinin tezahürü olarak hüküm süren muhtemel bir ruh hali, sa¤ e¤ilimdir. Al›nan pratik yenilginin sa¤ tesiri de ortaya ç›km›flt›r. Bu yan›lg›l› anlay›fla de¤inmekte fayda vard›r. Özellikle 20 Ekim 2000 tarihli bafllayan büyük Ölüm Orucu direniflinden sonra, genel olarak ölüm orucu direniflinin anlay›fl düzeyinde hepten mahkûm edilmesine yeltenerek reddeden kimi yaklafl›mlar›n gündeme geldi¤i bilinmektedir. Bu hatal› yaklafl›m ya da anlay›fla kat›lmad›¤›m›z› belirtelim. Ölüm Orucu’nun s›radanlaflt›r›lmamas›, uluorta kullan›lmamas›, çeflitli direnifl biçimleriyle elde edilecek haklar için ya da siyasi kimli¤e a¤›r sald›r›lar ile onurlu yaflam› a¤›r biçimde baltalay›p siyasal yaflam ve hatta fiziksel yaflam tehdidine varan sald›r›lar söz konusu olmadan, olur-olmaz ölüm orucuna baflvurulmas› do¤ru ol-

maz. Fiili direnifl ve di¤er çeflitli eylem biçimleriyle sonuç al›nabilirken, ölüm orucuna baflvurmak; yine fiili direniflleri göze almay›p her sorunda ölüm orucu silah›n› devreye sokmak ya da “nas›lsa ölüm orucu etkili silaht›r mutlaka sonuç al›r” fleklindeki hatal› alg›yla ölüm orucunu adeta oyunca¤a çeviren tutum elbette do¤ru de¤ildir-olamaz da. Tersi durumda ölüm orucu silah›n› basitlefltirip dejenere etmek kaç›n›lmaz olur. Ciddiyet ve yapt›r›m gücü zay›flat›l›p önemsizlefltirilmifl olur. Dolay›s›yla her silah›n yerinde, zaman›nda ve en uygun zeminde kullan›lmas› do¤ru olan›d›r. Ancak, ölüm orucunu ilkesel olarak reddeden yaklafl›m, bunlar›n ötesinde köktenci bir elefltiri ve ret yaklafl›m› olarak, s›n›flar çat›flmas› do¤as›n› kavramayan salt insanc›-hümanist olup, elbette ki geri bir yaklafl›md›r. Benimsemedi¤imiz bu anlay›fl cephesinin yaklafl›m›n› yan›tlamay› atlayamay›z. Genel olarak ölüm orucu silah›n›n gerekti¤inde baflvurulmas› gereken bir direnifl ve mücadele biçimi oldu¤u hususunda bir tereddüt tafl›m›yoruz. Ölüm orucu silah›; tutsakl›k koflullar›nda geçerlilikle meflru, devrimci ve kullan›labilir bir mücadele biçimidir. Ne var ki, somutta anlam kazanan herhangi bir ölüm orucunun do¤rulu¤uyanl›fll›¤› veya ölüm orucu direniflinin iç özellikleri ya da baflar›-baflar›s›zl›klar›, zaaflar› ve benzeri itibar›yla de¤erlendirilmesi tamamen ayr› bir konudur. Bu ikinci özellikteki tart›flmay› gerekli ve hatta kaç›n›lmaz bulmakla birlikte; birinci anlay›fl›, “her fley pahas›na, yani nas›l bir sald›r› olursa olsun ölüm orucuna gidilmemelidir” fleklinde toptanc› ve ilkesel anlamda karfl› ç›kan anlay›fl› reddediyoruz. Yaflamlar›m›z› feda etmekten baflka bir arac›m›z›n olmad›¤› anlar ve özgünlüklerle genel olarak karfl›laflabiliriz. Ki, tutsakl›k koflullar› bunun örneklerini yaflatan flartlara daha çok sahiptir. Esirlik, tutsakl›k koflullar›nda; siyasal ölüm ile fiziksel ölüm ikilemi karfl›m›za ac›mas›zca ve daha s›kl›kla ç›kar. Siyasi ölümün dayat›ld›¤› flartlarda fiziksel yaflam›m›z pahas›na direnmekten daha do¤al bir fley olamaz. Bilinçli bir devrimci ve komünist için bu böyledir… Ölmek son tercih olmal›d›r elbet. Ama gerekli ve zorunlu hale geldi¤inde bundan kaç›nmak; gerçek devrimci tutuma yak›flmayan teslimiyet yoludur! Teslimiyet de¤il, direnifltir devrimci olan. Onursuz ve kimliksiz yaflamaktansa, onurlu bir ölümü tercih etmek her zaman ye¤dir.

Sınıf Teorisi - Sayı 14  

2002’den bu yana yayınlanan, Marksist-Leninist-Maoist teorik dergi.

Advertisement