Page 116

rak flöyle diyor: “Ulusal taleplerde geçmifle oranla bir darlaflmaya (“…devlet s›n›rlar›na dokunmadan sa¤lamak…” gibisinden) gitme siyasetini benimsemesi, bu hareketin milliyetçi özünü de¤ifltirmedi¤i gibi ‘Kürt ulusal sorununu bar›flç›l-demokratik siyasal yöntemlerle çözmek,’ siyasetini savunan KONGRA-GEL’le de o hareketi reformist de¤erlendirmek do¤ru bir bak›fl aç›s› olamaz.” (ST. Sf:8) Bu bölümde son olarak söylenmesi gereken; “o günün geliflmeleri-de¤iflimi itibar›yla niteliksel bir de¤ifliklik oldu” diyip Kürt ulusal hareketinin reformist de¤erlendirmesi, isabetli olmad›¤› gibi, erken, yani, S›n›f Teorisi’nin de iflaret etti¤i siyasi k›r›lma ve “de¤iflimlere” ra¤men henüz nitelik de¤iflimine yol açan düzeye var›p netleflmeden veya girilen süreç tamamlan›p yerine tam oturmadan, objektif gerçekli¤in ilerisinde, aceleci yap›lan de¤erlendirmelerin (reformist) sübjektif oldu¤udur. Ulusal hareketin (KONGRA-GEL) politik niteli¤ini, S›n›f Teorisi bir çok aç›dan aç›klayarak, “yeni tezlere” karfl›n ve ulusal hareketin taleplerinde de¤iflim olmas›na karfl›n, tüm bunlar›n komünist hareketten farkl› olarak ulusal hareketlerin özgünlükleri ve genel karakteri oldu¤unu kavrayarak; mevcut ulusal hareketi, hedef ve talepleri ya da derinleflen milliyetçi çizgisi ve reformist yöndeki ad›mlar›na karfl›n, bütün bunlar›n pratik politik nitelik de¤iflimini henüz de¤ifltirmedi¤i sonucuna var›p, temsil etti¤i politik pozisyonu-niteli¤iyle ulusal devrimci hareket oldu¤unu de¤erlendirdi. Andaki geliflmelerin, dünkü tart›flmalardan birinin belirlemesine do¤ru geliflmesi, dün yap›lan tespitin do¤rulu¤unu kan›tlamaz. Ancak, elbette ki dün girilen rota ya da e¤ilimin bugün tamamlan›yor, netlefliyor oluflu da do¤rudur. O gün yaflanan de¤iflimin ciddi oldu¤u do¤ruyken, bu ciddi de¤iflim o gün pratik siyasi çizgisi ya da zulme yönelmifl ilerici-devrimci mücadelesiyle desteklenen bir bütünlü¤e varmam›fl ve bu mücadelesini, eski özelliklerini kaybetmesine ulaflmam›flt›. Dolay›s›yla, emperyalizme ve yerli hakim s›n›flara darbe vurarak dünya devrimine hizmet etmeyi sürdürüyor, dahas› örgütlenmelerimizin önünde engel olmuyor ve daralm›fl da olsa taleplerinden vazgeçmeyerek mücadelesini sürdürüyor, demokratik muhtevas›n› koruyordu vb. Lenin’in dedi¤ini yeniden hat›rlamal›y›z. Bu ülkelerin reformcu ulusal burjuvazisi ya da ulusal burjuvazi, bir taraftan ulusal hareketi destelerken, di¤er taraftan emperyalizmle iflbirli¤i içinde devrimci harekete karfl› savafl›yordu. Bu bilimsel gerçek göz önüne getirildi¤inde; somut ulusal hareketin desteklenip desteklenmemesiyle bir-

likte, özellikle de politik olarak “devrimci mi reformist mi” oldu¤u fleklinde niteli¤ini tespit ederken; mücadelemizin önünde engel olup olmad›¤›na, yerli hakim s›n›flar ve bunlar flahs›nda direkt ya da dolayl› olarak emperyalizme darbe vurup vurmad›¤›na bakmak, bunu ölçü alarak o ulusal hareketi de¤erlendirmek en do¤ru tutum de¤il midir? De¤ilse; emperyalizme darbe vurdu¤u halde, komünistlerin örgütlenmesini engellemedi¤i ve bu anlamlarda da proleter dünya devrimine hizmet etti¤i halde devrimci dememeli miyiz? Ve de¤ilse, bu devrimci özelliklerine karfl›n, sadece UKKTH talepli mücadeleden “vazgeçti” diye, yani ulusal hareketin talepleri darald› diye devrimci demememiz mi gerekiyor? Dikkat edelim lütfen! Ulusal hareket, kendisi üzerindeki milli tahakküme karfl› flu veya bu taleple, flu veya bu mücadele anlay›fl›yla bafl kald›r›yor (ezen ulus hakim s›n›flar›n›n milli zulmüne yöneliyor), dahas› ona darbeler vurmay› sürdürüyor (emperyalizme bu anlamda darbe vuruyor) ve komünistlere karfl› ne emperyalizmle vb. birlikte savafl›yor, ne de komünistlerin örgütlenmesinin önünde engel oluyor (tersine belli düzeylerde de olsa ortak hareket ediyor, ortak hedeflere karfl› mücadele ediyor!), tüm bunlarla birlikte dünya devrimci hareketinin bir parças› olma özelliklerini yerine getirerek ona hizmet etme ifllevini sürdürüyor! Ama tüm bunlara karfl›n da somut politik mücadele anlam›nda da UKKTH talepli mücadele etmiyor (etmiyor olsun), etmedi¤ini söylüyor. Salt bu son özelli¤inden ötürü bu ulusal harekete “politik bak›mdan devrimci de¤il reformisttir” demek akla yatk›n m›d›r, ulusal sorunda MLM bir çizgi midir ve haks›z olup sekter de¤il midir? ‹flte S›n›f Teorisi ile Partizan aras›ndaki nüans bu nizad›r.

Partizan Kendisiyle Çeliflmektedir Partizan dergisi 67. say›s›nda, “Teori ve Politika” dergisinde yazan Serhat Y›ld›r›m’a yan›t verip pozitif elefltiriler yürütmektedir. Genel anlamda do¤ru görüfller ortaya koymaktad›r ki, bunlara kat›l›yoruz. Ne var ki Partizan, 66. say›s›nda S›n›f Teorisi’ni elefltirirken söylemifl olduklar›yla, 67. say›s›nda söyledikleriyle çelifliyor. 67. say›s›ndaki görüflleri 66. say›s›ndaki görüfllerini olumlu anlamda yads›yor. Bu destekledi¤imiz bir geliflmedir. Ancak bu geliflmeyi Partizan da fark edip, hatal› görüfllerini hiç de¤ilse bu say›s›nda yads›d›¤›n› teslim etmelidir. Kaderine b›rak›lm›fl kendili¤indenci bir olumluluk, tersine dönmeye müsait durup olumlulu¤u yeniden terk etme potansiyelini her zaman bar›nd›-

115 SINIF TEOR‹S‹ HAZ‹RAN 2010 SAYI 14

Sınıf Teorisi - Sayı 14  
Sınıf Teorisi - Sayı 14  

2002’den bu yana yayınlanan, Marksist-Leninist-Maoist teorik dergi.

Advertisement