Page 11

lunmaktad›rlar. Fakat bu yar› sömürge-yar› feodal ülkeler, siyasi bak›mdan göstermelik de olsa bir siyasi ba¤›ms›zl›¤a sahiptirler. Bu, kapitalizmin serbest rekabetçi döneminde baflvurdu¤u sömürgecilikten farkl› olarak, emperyalist dönemde baflvurdu¤u sömürgecilik biçimi olan yar› sömürgecilik ya da yeni sömürgecilik biçiminin gere¤idir. Sömürgecili¤in saklanmas›n›n biçimidir. Kapitalizm, çürüyen ve can çekiflen en yüksek aflamas› olan emperyalizm niteli¤ine ulaflm›flt›r. Kapitalist sistemin bu niteli¤inde kriz, bunal›m ve buhran derinleflmifltir. Emperyalist ç›kar ve dengeler ve onun iç çeliflkilerinin yaratt›¤› tüm sonuç ya da koflullar emperyalizmin kamplara bölünmesi biçiminde parçalanm›fll›¤›na kaç›n›lmaz olarak tan›kl›k yapmaktad›r. Emperyalizmin kendi içindeki kal›c› uyumunun mümkün olmamas›; emperyalist güçlerin dünyan›n hakan› ve dünya pazar›n›n tek hakimi olma özlemine ba¤l› olarak geliflen tüm özelliklerinin tabii bir sonucudur. Küreselleflme ve globalleflme gibi argümanlar bafltan sona emperyalist safsatad›r. Emperyalist sürecin iç çeliflki ve iç dinami¤inin tafl›d›¤› zay›fl›klar; onun mutlak bir hükme ulaflmas›n› engelleyen realitedir. Emperyalizmin do¤as›ndan kaynaklanan pazar dalafl› ve emperyalist dengeler de onun entegrasyonunu öngörmeyen unsurlard›r.

010 SINIF TEOR‹S‹ HAZ‹RAN 2010 SAYI 14

Emperyalizm, neo-liberal ideologlar›n ve bu yönlü demagojilerden etkilenenlerin iddia ettiklerinin tam tersine, asla devrimci dinamik tafl›mamakta, toplumsal sistemlerde demokratikleflmeye ve toplumsal yaflam›n yeni nitel aflamaya ilerlemesine yol açmamaktad›r. Emperyalist güçlerle feodal-faflist diktatörlükler aras›nda gerici ç›karlar temelinde gündeme gelen çat›flmas›, emperyalizmin ilericili¤i olarak atfedilemeyece¤i gibi, bu çat›flmalarda taraf olmam›z düflünülemez.

Yar› feodal-yar› sömürge ülkelerde ve hemen tüm devletlerde geçerli bulunan kendi iç yasalar›, devlet politikalar› ve kararlar›, devlet örgütlenmeleri, flu veya bu biçimdeki siyasi ba¤›ms›zl›klar›, kendi pazarlar›ndaki nüfuz ve paylar› gerçe¤i, devlet ya da ulus devlet örgütlenmelerinin varl›¤›, yönetimleri ve devletsel, s›n›fsal ya da ulusal ç›karlar› gibi birçok gerçeklik, emperyalizmin bütün buralarda tamamen bütünleflip “küreselleflemedi¤i”ni göstermektedir.

Ba¤›ml› Ülkeler Aç›s›ndan Emperyalizm Bir ‹ç Olgu mu? Baflka bir ulusu ezen bir ulusun kendisi de özgür olamaz. Ba¤›ml› ülke ve uluslar› talan ederek kendi ülke halklar›na sus pay› veren ve ülkesinde burjuva demokrasisi ba¤lam›nda belli bir refah düzeyi tesis eden emperyalist burjuvazi, dünyan›n k›rlar›n› sömürmeden ve bura çocuklar›n›n r›zk›na el koymadan iç istikrar›n› sa¤lay›p sürdüremez. Bundand›r ki, emperyalizm ahtapot benzetmesindeki gibi dünyan›n tüm pazarlar›na girmifl bulunmakta, en el de¤memifl topraklar› avucuna alm›fl durumdad›r. Borçland›rma, haks›z rekabet, emperyalist talan ve ya¤ma sald›rganl›klar›yla raptu-zapt alt›na ald›¤› dünya uluslar› ve halklar›n›n zenginliklerini gasp ederek tekrar onlara hükmeden emperyalistler egemenliklerini sürdürebilmek için, elbette iflgal ve ilhaklarla da sömürgelefltirdikleri tüm ba¤›ml› ülke-ulus halklar›na ba¤›ml›d›r. Emperyalizm, bura devletleri ve sistemlerini ekonomik ve siyasi gücüyle bask› alt›nda tutup biçimlendirmektedir. Ne var ki, bu emperyalizm yerli olma özelli¤inde de¤il, her bak›mdan yerli sermaye karfl›s›nda baltalay›c›d›r. Yerli pazara hükmetmekte ama belli iflbirlikçi hakim s›n›flarla birleflmenin ötesinde, söz konusu ülkenin-ulusun milli kapitalizm ve burjuvazisiyle bütünleflmemektedir. Dahas›, bu emperyalizm, milli nitelik özünden uzak olmakla birlikte, milli sermayenin geliflimini de köstekleyip iflasa sürüklemektedir. Dolay›s›yla emperyalizmin cirit att›¤› bu ba¤›ml› ülkelerde milli sermayenin emperyalist düzeye ulaflmas› tasavvur edilemeyece¤i gibi, bu yabanc› emperyalizmin ba¤›ml› ülkelerde bulunma özelli¤i buralarda emperyalizmin iç olgu oldu¤u anlam›na gelmez-gelemez.

Sınıf Teorisi - Sayı 14  

2002’den bu yana yayınlanan, Marksist-Leninist-Maoist teorik dergi.

Advertisement