Issuu on Google+


İÇİNDEKİLER EMİN KOÇAK

SAYFA

18

KAPAK KONUSU

SAYFA

RÖPORTAJ MUSTAFA ACAR

26

YENİTÜRKÜ

SAYFA

58

SAYFA

14 12

64

FAZİLET BERKSOY

www.metropolaksaray.com

SAYFA

SAYFA

YENİTÜRKÜ

22

SOBE TANER SALİHİ


İÇİNDEKİLER

SERPİL KULAK

62

BEKİR KULAK

SEYFİ FERGANİ

42

SULTANHANI SAYFA

SAYFA

68

SAYFA

30

SAYFA

SAYFA

VIYANA

www.metropolaksaray.com

24 13


ROPÖRTAJ

Şimdi üniversitemiz var ve burada 13 bin öğrenci okuyor. Bunun sadece küçük bir kısmı Aksaraylı büyük çoğunluğu Anadolu’nun her köşesinden gelmiş gençler. Bunlar bizim misafirimiz bu gençlere kucak açmalıyız. Bunu yaparsak bu öğrenciler Aksaray’ın gönüllü elçileri olurlar, gittikleri yerde bizden övgüyle bahsederler. Bu üniversite için yeni gençleri cezb eder. Üniversitenin büyümesi, öğrencilerin buradan memnun olması, Aksaray ekonomisine katkıyı arttırır.

“ Prof. Dr. Mustafa ACAR

M

ustafa Hocam, Metropol Aksaray Dergisi olarak bizi kabul ettiğiniz çok teşekkür ederim. Aksaray Üniversitesi hakkında yaptıklarınızı ve başarılarınızı biz ve okurlarımızla paylaşırmısınız.

Mustafa Acar kimdir? Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Rektörlüğe uzanan yolculuğunuzda, Aksaray Üniversitesi’ni tercih etme nedeniniz nedir?

1965 yılında Karaman’da doğdum. İlkokulu Karaman’da, ortaokulu ve liseyi Konya Ereğli’de okudum. 1986 yılında ODTÜ İktisat Bölümü’nden mezun oldum. 1986-1987’de Türkiye İstatistik Kurumu’nda çalıştım. 1994 yılında YÖK bursu kazanarak, yüksek lisans ve doktora eğitimi için Amerika’ya gittim. Purdue Üniversitesi İktisat Bölümü’nden 1996’da Yüksek Lisans, 2000’de Doktora derecesi aldım. 2000-2011 yılları arasında Kırıkkale Üniversitesi İktisat Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştım. İktisat Bölüm Başkanlığı, İktisat ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı gibi idari görevlerde bulundum. 2011 yılından bu yana Aksaray Üniversitesi Rektörü olarak görev yapıyorum. Evliyim, 4 çocuk babasıyım. İlgi alanlarım arasında; Genel Denge Analizi, Bölgesel İktisadi Bütünleşmeler, Ekonomik Özgürlükler, Piyasa Ekonomisi, Tarım ve Tarım Politikaları sayılabilir.

Hayatta her zaman insanın önceden planladığı şeyler olmuyor. Bazen kader sizi önceden planlamadığınız yerlere getirebiliyor. Benim Aksaray Üniversitesi Rektörlüğüm de biraz böyle. Ben Kırıkkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı yapıyordum. Ağır bir idari görevim vardı. Akademik fonksiyonlarımdan vazgeçmeye niyetli değildim. Dolayısıyla dekanlık üzerinde rektörlük gibi idari bir görev aklımdan geçen bir şey değildi. Ama o zaman ki konjonktürde Aksaray Üniversitesi yeni rektör arayışlarının hızlandığı dönemde benim kapımı çalan insanlar oldu. Buradaki durumun iyileştirilmesi için benim yardımıma ihtiyaçları olduğunu söylediler ve davet ettiler. Seçimlere girdik sonra YÖK ve Cumhurbaşkanlığı aşamasından da geçerek, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bu göreve atandım. Yaklaşık 2 yıldır görev yapıyorum ve gidişattan oldukça memnun olduğum söylenebilir.

14

www.metropolaksaray.com


ROPÖRTAJ

Kısa bir soru: Aksaray size ne ifade ediyor? Aksaray tarihi milattan önce 8 bin yılına kadar uzanıyor. Yani 10 bin yıllık uzun bir tarihe sahip, Anadolu’da yaşayan uygarlıkların pek çoğunun eserlerinin kalıntılarının bulunduğu bir şehir. Türkiye’deki en önemli arkeolojik kazı merkezlerinden üçü yakın çevremizde bulunuyor. Yani Aksaray zengin tarihsel ve kültürel bir mirasa sahip. Bu arada Ankara ile Adana’nın, Konya ile Kayseri’nin tam ortasında, bu iki ana yolun kesişim noktasında bulunan bir şehir. Yolların kavşak noktasında, il olduktan sonraki dönemde hızla büyüyen, hükümetin yeni teşvik politikaları kapsamında teşviklerden en üst düzeyde yararlanılabilen şehirlerinden bir tanesi. Dinamik ve hızla kabuğunu kırmakta olan bir şehir. Aksaray Üniversitesi’nin de katkısıyla büyüyen, gelecekte daha da büyüyecek olan bir şehir diye düşünüyorum.

Bir üniversitenin bulunduğu şehirdeki rolü ne olmalıdır? Üniversitelerden iki şey beklenebilir. Bunlardan bir tanesi bulunduğu şehrin sanatına, kültürüne, edebiyatına, entelektüel birikimine katkı vererek, bulundukları şehirle bütünleşebilirler. İkincisi ise; kaliteli elemanlar, öğrenciler mezun ederek, sanayimizin ihtiyaç duyduğu yetişmiş eleman, nitelikli eleman ihtiyacını karşılayabilirler. Üniversite bu anlamda fildişi kulesine çekilmemeli, kendi kapıları ardında iş yapmamalı, bulunduğu şehrin sanayisi ile iyi bir işbirliği gerçekleştirmeli ve şehrin kendisiyle bütünleşmeli ki kendisinden beklenen fonksiyonları icra edebilsin. Hem şehrin modernleşmesi, kentleşmesi, sanatsal ve edebi yönlerden zenginleşmesine katkısı olsun hem de sanayide işletmelerimizin ürün ticarileştirme, yöntem iyileştirme, ara eleman ihtiyacı gibi konularda onlara destek sağlayabilsin.

Sizce Aksaray Üniversitesi Aksaray’a neler vermiştir ve daha neler verecektir? Aksaray Üniversitesi 2006 yılında kurulan genç bir üniversite. 7’inci yılımızdayız, dolayısıyla geçmişi 50-60 yıl hatta 80-100 yıla uzanan üniversitelerle kıyasladığımızda üniversitemiz takdir edilecek durumdadır. Elbette ki her şeyimiz eksiksiz değil. Donanımızla, alt yapımızla biraz daha iyileştirmeye, geliştirmeye ihtiyacımız var. Ama şunu memnuniyetle söyleyebilirim ki coğrafi konum olarak iyi bir kentteyiz. Gelişme imkânları olan bir kentteyiz, sanayinin hızla büyüdüğü bir kentteyiz ve teşviklerden yararlanan bir kentteyiz. Genç bir akademisyen kadromuz var. Yönetim anlayışı olarak, biz görevi devir aldıktan sonra, üniversiteler içinde en özgür, en katılımcı, araştırmacıların, akademisyenlerin, öğrencilerin kendilerini çok rahat hissedebildikleri bir atmosfer oluşturmaya gayret ediyoruz. Kimseye karşı ayrımcılık yapmıyoruz. Kimseyi dilinden, dininden, mezhebinden, mektebinden veya etnik kökeninden dolayı ayrımcılığa tabi tutmuyoruz. Kıyafetinden dolayı kimseyi dışlamıyoruz. Düşünce ve inanç özgürlüğünün en üst düzeyde yaşanmasına gayret ediyoruz. Bir de sanayiye katkımız ne olabilir diye düşündük ve birkaç önemli adım attık. Teknoloji Geliştirme Merkezi ile Üniversite Sanayi İşbirliği ve Koordinasyon Merkezi’ni kurduk. Konya Teknokent ile işbirliği protokolü imzaladık. Somuncubaba Tarih ve Kültür Araştırmaları Merkezi’ni ve Tuz Gölü Çevre Araştırmaları Merkezi’ni kurduk. Ayrıca Aksaray Belediyesi, Sütaş, ABD George Mason Üniversitesi ile ayrı ayrı işbirliği protokolleri imzaladık. Bunlarla Aksaray’ın sanayicileri, iş adamları ve firmalarına daha iyi katkı yapmayı hedefledik. Aksaray’ın ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabilmek için bütün hazırlıklarımızı yaptık, alt yapımızı oluşturduk ve artık Aksaray’ın işadamlarından ve firmalarından ilgi bekliyoruz.

www.metropolaksaray.com

15


KAPAK KONUSU ROPÖRTAJ MAKALE

Aksaray Üniversitesi için birçok proje yaptınız, gelecek planlarınızda farklı çalışmalarınız var mı? Mayıs 2011’de yönetime geldiğimizden bugüne, 8 bin 200 olan öğrenci sayımızı 13 bin’e çıkardık. Üniversite bünyesinde 4 yeni fakülte, 2 yüksekokul ve 1 meslek yüksekokulu kurarak, üniversitemizin fakülte sayısını 8’e, yüksekokul sayısını 5’e, meslek yüksekokulu sayımızı 6’ya çıkardık. Aksaray’ımızın hayvancılık sektöründe söz sahibi olması için kurduğumuz Veteriner Fakültesi’nin yanı sıra Mimarlık ve Tasarım, İslami İlimler ve İletişim Fakülteleri’nin de şehrimizin ve üniversitemizin gelişimine katkı sağlayacağını düşünüyorum. Veteriner Fakültesi binasının yapımı için sponsor bulduk, yakında temel atma törenimiz olacak. Veteriner Fakültesi’ni Aksaraylı hayırseverlerden Altuntaş Grubu yapacak, kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Diğer fakülteler için Aksaraylı hayırseverler inşallah elimizden tutar, bize destek olurlar.

16

www.metropolaksaray.com

İş hayatına atılacak olan öğrencilerinize altın öğütleriniz var mı? Başarı yolundaki tavsiyeleriniz nelerdir? Güzel ve kapsamlı bir soru. Aslında bu soruya cevap vermek için bir saat konferans vermek gerekir. Ama biz kestirmeden kısa yoldan gidip özetleyelim. Üniversite çağına gelmiş, iyi bir işte iyi bir kariyer yapmak isteyen öğrencilere şu tavsiyelerim olabilir: Ülkemizde gençlerimizin yüzde 30-40’lık kısmına yükseköğretim hizmeti sunabiliyoruz. Şanslı dilim içinde olan öğrencilerimizin bu nimetlerin farkında olması gerekir. Üniversiteye adım attığı ilk günden itibaren hemen 4-5 yıl sonrasını düşünmeye başlamalılar. Hedef koymak önemli 10-20 yıl sonra nerede olmayı düşünüyorlarsa, onun adımını daha ilk günden atmaya çalışmalılar. Yine bu kapsamda yabancı dil, bilgisayar, internet, bilgisayar paket programlarını çok iyi bilmek gerekiyor. Alanımızın derslerini iyi hazmedelim, sadece hocaların anlattıklarıyla yetinmeyelim, başta internet olmak üzere, kütüphanelerden, alternatif bilgi kaynaklarından istifade edelim. Yabancı dil bilen, kendi alanının derslerini hatmetmiş, konusuna vakıf, bilgisayar bilen ve öğrendiklerinin yarın demode olacağını bilerek yeni bilgiler öğrenmeye açık bir zihinle iş piyasasına çıkarlar ise eminim işleri daha kolay olacaktır.


KAPAK KONUSU ROPÖRTAJ MAKALE KAPAK KONUSU MAKALE Sayın Mustafa hocam bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz. Son olarak neler söylemek istersiniz? Efendim bir üniversitenin bulunduğu şehirle bütünleşmesi gerektiğinin farkındayız. O nedenle geldiğimiz günden bu yana, şehirle gayet dostane ilişkiler kurmaya özen gösterdik. Şehirden beklentimiz, Aksaray yeni yeni dışa açılan bir şehir, muhafazakâr bir Anadolu şehri, dışarıdan gelenlere daha ihtiyatlı bir yaklaşım var. Oysa şimdi üniversitemiz var ve burada 13 bin öğrenci okuyor. Bunun sadece küçük bir kısmı Aksaraylı büyük çoğunluğu Anadolu’nun her köşesinden gelmiş gençler. Bunlar bizim misafirimiz bu gençlere kucak açmalıyız. Bunu yaparsak bu öğrenciler Aksaray’ın gönüllü elçileri olurlar, gittikleri yerde bizden övgüyle bahsederler. Bu üniversite için yeni gençleri cezb eder. Üniversitenin büyümesi, öğrencilerin buradan memnun olması, Aksaray ekonomisine katkıyı arttırır. Aksaraylılar sağ olsun şimdiye kadar ellerinden geleni yaptılar, bundan sonra da böyle devam etmesini bekliyoruz. Size de yayın hayatınızda başarılar diliyoruz.

www.metropolaksaray.com

17


KAPAK KONUSU KAPAK KONUSU MAKALE

EMİN KOÇAK AKSARAY ZİRAAT ODA BAŞKANI

19

68 doğumlu ve Kazıcık tolu köyünde doğdu. İlköğrenimini Kazıcık tolu köyünde tamamladı. Ailesiyle beraber çiftçiliğe devam eden Emin Koçak.. 1993 yılındada babasının 1964 yılından (29 yıl) beri köy muhtarlığını yapmış olduğu görevi yapılan seçimlerle beraber babasından devralarak bu görevinide halen büyük bir titizlikle devam ettirmektedir. 1999 yılında şehir merkezinde tuhafiye dükkanı açarak ticaret hayatına atıldı. 2008 yılında ise 24 yerleşim alanını kapsayan bir sivil toplum örgütü olan Yeşilova Gurup Köyler İçme Su Başkanı olarak seçilmiştir. 10 kasaba ve 14 köyde bulunan 40 bin nüfus hizmet görüyor. Bu kasaba ve köylülerin bir araya gelmesiyle birlikte 50 yıl hizmet veren hattın yenilenmesi için bir araya gelen 10 kasaba 14 köy temsilcisiyle imece usülüyle yapılan çalışmalarda başarılı olarak 40 bin kişinin sağlıklı su içmesi için yarım asırlık içme su boruları yenilendi. Hizmet sektöründe titiz, yenilikçi, detaylara önem veren prensipli yapısıyla örnek alınan biri haline geldi. Muhtarlık, İçme Su Başkanlığı göreviyle beraber Köylere Hizmet Götürme Birliğinde meclis üyesi olan Emin KOÇAK tüm Aksaray halkının kısa sürede güvenini kazanarak bu görevlerini büyük bir zevkle devam ettirmektedir. Aksarayın sözü geçen, sevilen esnaflarından olduğu içinde 2008 yılında yapılan Aksaray Ticaret Odası seçimlerindede 2.Meslek Komitesi( Tuhafiyeciler Ve Ayakkabıcılar) başkanı olarak seçildi. Emin KOÇAK Tarım ve Haycancılığa ileri düzeyde önem vererek Aksarayın tarımda geri kaldığını, hizmet alamadığı, düşüncesiyle 2010 yılında Aksaray Ziraat Odası Başkanlık görevine aday olmuştur. Aksaray halkının, çiftçisinin, esnafının, sivil toplum örgütlerinin güvenini kazanarak bu gayretli yolda Aksaray tarımını ve çiftçisini güçlendirme amacıyla maddi ve manevi destekleriyle Emin KOÇAK’ı büyük bir sivil toplum kuruluşunun başkanı olarak görmelerini, Aksaray halkına ve çiftçisine yararlı olacağı düşüncesiyle destek oldular. 2011 yılında ise 35 bin kayıtlı üyenin ve tüm çiftçinin Aksaraydaki sesi, Aksaraydaki öncüsü olmayı başardı..

18

www.metropolaksaray.com


KAPAK KONUSU KAPAK KONUSU MAKALE

Aksaray Valisi Selami Altınok, tarım ve hayvancılık platformu ile bir araya gelerek aksaray ‘ ın tarım ve hayvanclık sektörünü değerlendirdi.Aksaray Ziraat Odası Başkanlığında gerçekleşen toplantıya aksaray valisi Selami Altınok, Ziraat Odası Başkanı ve tarım platformu Başkanı Emin Koçak, kırmızı et ve üreticileri birliği Başkanı Hamit Özkök,Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Faruk Sert, Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk, Veteriner Odası Başkanı Miktat Küçük, yönetim kurulu üyeleri ve köy muhtarları katıldı. Toplantıda konuşan Aksaray Valisi Selami Altınok, Aksaray’ ın yüzde 70’ inin tarım ve hayvancılıkla geçimini sağladığı bir şehir olduğunu belirterek, Türkiye genelinde tarım ve hayvancılıkta ilk 10 il arasında bulunduğunu kaydetti. Aksaray Ziraat Odası Başkanı ABD Teksas Ziraat Fuarında Aksarayı temsil etti.Amerika Teksas Eyaletinde düzenlenen Tarım Fuarına katılan Emin Koçak, son derece faydalı bir gezi olduğunu iletti.Teksas Eyaletinde gerçekleşen tarım fuarı görme şansına sahip olduklarını ve yeni teknolojik gelişmeleri yerinde incelediklerini ifade eden Başkan,” Fuar gezisi sayesinde dünyadaki tarımsal gelişmeleri gördük.Farklı ülkelerin ve farklı kültürlerin tarımsal bakış açılarına dair fikir sahibi olduk.Bunların yanı sıra modern ve gelişen tarım teknoloji ve ekipmanlarını gördük “dedi. Aksaray Ziraat Odası, bir süredir çiftçileri ve çiftçi birliklerini tedirgin eden su kotasyonu kararının süresiz bir şekilde ileri bir tarihe ertelendiğini açıkladı. Emin Koçak, çiftçilerin korkulu rüyası olan su kotasının uzun bir süre için ileri tarihe ertelendiğini belirterek, Geçen hafta Tarım Platformu olarak milletvekillerimizi mecliste ziyaret ettik ve su kotası başta olmak üzere yaşadığımız sorunları ilettik.Milletvekillerimiz sorunumuzla ilgilendiler ve müjdeli bir haber getirdiler.Emeklerinden dolayı herkese çok teşekkür ediyorum.

Tarımda çalışan nüfusun yüzdesini aşağıya çekmek için, sanayi ve hizmet sektörünü geliştirmek, tarımda üretimi ve verimliliği artırmak için ürün deseninde değişiklik yapmak, toprak işlemedeki yanlışlıkları gidermek, kaliteli ve uygun girdi kullanımına ağırlık vermek, makineleşmeyi teşvik ederek kullanımını yaygınlaştırmak suretiyle birim alandan daha çok ürün alınması ve çiftçilerin eğitilmesine çalışılmaktadır.

www.metropolaksaray.com

19


KAPAK KONUSU MAKALE

Köy muhtarı sayın emİn koçak yapılan yatırımlar hakkında bİlgİ verdİ 40 bin nüfus sağlıklı su içecek Hasandağı eteklerinden 10 kasaba 14 köye uzanan Yeşilova Grup Köyleri İçme Suyu hattı 40 yıl sonra imece usulüyle yenileniyor. Büyük bir birliktelik örneği gösteren Belediye Başkanları ve Muhtarlarla Valilik ve il Genel Meclisi de her türlü desteği veriyorlar. Çalışmalar hakkında bilgi veren Yeşilova Grup Köyleri İçme Suları Birliği Başkanı Emin Koçak, bu hattan 40 bin nüfus içme suyunu alacak derken bölge insanının sağlıklı suya kavuşacağı da özellikle vurgulandı. Kazıcık Tolu Köyü yer altı suları açısından zengin bir rezervenin olduğu yerleşim alanıdır.Emin Koçak, Köyümüzün su rezervinin zenginliğini bildiğim için Sağ Sahil Sulama Birliğine müracaat ederek köyde 4 adet sondaj kuyusu yaptırdık birlik konturölünde yeşil hatla şimdi sulama yapıyoruz. Önceden sadece barajdan gelen suyla sulama yapıyorduk zaten baraj suyuda belirli süre akıyordu, bunun içinde baraj kapakları kapandığında çoğu zaman pancarda, ayçiçekte diğer ürünler susuz kalıyordu.Sondaj kuyuları kurulduktan sonra şimdi köyümüze 4 mevsim 12 ay boyunca istendiği zaman sulamada sıkıntı yaşamıyor. Köyümüzün 5 bin dönüm sulu arazisi var sondaj kuyularıyla bu arazilerdeki verim % 150 arttı. Yeşilova Grup Köyleri İçme Suları Birliği Aksaray merkeze bağlı Gözlükuyu, Dikmen köyleri ile Taşpınar beldesine Helvadere den gelen içmesuyu şebeke yenileme çalışmalarında son aşamaya geldiğini söyleyebiliriz.Yeşilova Grup Köyleri İçme Suları Birliği Başkanı Emin Koçak,çalışmaların hava şartlarının olumsuzluğuna rağmen devam ettiğini ve hattın biran önce yenilerek vatandaşlara suyun verileceğini belirtti. Devam eden çalışmalara köy muhtarlarının, köylülerle birlikte destek olduğunu anlatan Koçak, içmesuyu şebeke hattı yenileme çalışmalarının 2-3 günde bitecek olduğunu söyledi. Hasandağı eteklerinde olumsuz hava koşullarına rağmen çalışmaya devam ettiklerini dile getiren Koçak, şunları söyledi; İçmesuyu hattındaki çalışmaların biran önce bitirilmesi için Dikmen ve Gözlükuyu köylerinden vatandaşlarımızda gelerek çalışmaya destek veriyorlar.İmece usulüyle çalışmalar sürdürülüyor.Burada yapılan çalışmanın ne kadar büyük ve zor olduğunu anlamak için buraya gelmek lazım.2 yıldır devam eden çalışmalar bitecek ve 50 binden fazla insan artık su sıkıntısı yaşamayacak.Çalışmaların tamamlanmasında milletvekillerimizden valimize, il özel idaresinden il genel meclis üyelerine, belediyelerden muhtarlıklara kadar herkesin emeği var. İnşallah emekler karşılığını bulacak dedi.

20

www.metropolaksaray.com


KAPAK KONUSU MAKALE AKSARAY İKLİMİ SICAKLIK: İncelenen meteorolojik elemanlar Sıcaklık, Bulutluluk, Yağış ve Nispi Nem durumudur. Bu meteorolojik elemanlar mahalli saatle 07.44, 14.44, 21.44’de olmak üzere, günde üç defa rasat edilmektedir. Rasatların uzun yıllara göre ortalama, ekstrem bilgileri ve sayışlı günleri, tablo şeklinde verilmiştir. Aksaray’da yıllık ortalama sıcaklık 11.5°C derecedir. Ocak ayındaki ortalama sıcaklık ise -02°C derece olarak görülmektedir. Rasat edilen en yüksek sıcaklık Ağustos ayında 38.4°C derece olarak ölçülmüştür. En düşük sıcaklık ise Şubat ayında -29.0°C derece olmuştur. YAĞIŞ: Aylara göre yağış miktarı incelendiğinde yağışsız ay bulunmadığı, en az yağışın Temmuz ayında olduğu görülür. Yıllık toplam yağış miktarı 351.6 milimetredir. Günlük en çok yağış miktarı Haziran ayında 52.0 mm. olarak ölçülmüştür. Kar yağışları, kasım ayında başlamakta ve nisan ayında sona ermektedir. Aksaray’da 13 gün kar yağışlı, 24 gün karla örtülü geçmektedir. En yüksek kar kalınlığı ise 45 cm. olarak Aralık ayında tespit edilmiştir. BASINÇ - NEMLİLİK: Ortalama aktüel basınç 904.8 milibardır. Rasat süresi içinde en yüksek aktüel basınç Ocak ayında 925.6 milibardır, en düşük aktüel basınç ise yine Ocak ayında 880.2 milibar olarak ölçülmüştür. Nispi nem değerleri kış aylarında genellikle daha yüksek, sıcaklığın artığı yaz aylarında ise daha düşüktür. Yıllık ortalama nispi nem değeri % 62, en düşük nispi değeri ise % 5’tir. Aksaray’da yıllık ortalama bulutluluk 4.0 olarak tespit edilmiştir. Bütün yıl bulutluluğun en az olduğu aylar yaz, en fazla olduğu aylar kış aylarıdır. Sonuç olarak, yapılan çeşitli iklim tasniflerine göre Aksaray ili orta iklimler kuşağında olup soğuk yarı kara iklim tipine sahiptir. En soğuk ayın ortalama sıcaklığı -3° C derecenin üstünde, yazlar kurak, soğuk devredeki en yağışlı ayın miktarının üç katına eşittir. En kurak ayın yağış miktarı 30 mm.’ den az, nadiren sisli, nemli, az yağışlı, nispeten serin ve en sıcak ay ortalaması 24°C dereceden azdır. Kışlar nispeten kısadır. Fakat birkaç ay toprak donabilir veya karla örtülü kalabilir. Aksaray İline 7 ilçe, 41 belde ve 151 köy bağlıdır. Aksaray’ın sosyo-ekonomik yapısı tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Faal nüfusun % 70’i tarım ve hayvancılıktan geçimini sağlamaktadır. İlimizde, toprakların % 54,4’ü tarıma elverişli olup, geri kalan % 45,6’sı ise çayır, mera, bozuk ormanlık ve tarıma elverişsiz ormanlardır. 420.430 hektar olan İlimiz tarım alanlarında; hububat, baklagiller, endüstriyel bitkiler, yumrulu bitkiler, meyve ve sebze yetiştirilmektedir. Tarıma elverişli arazilerin % 86’sında kuru, %14’ünde sulu tarım yapılmaktadır. Tarımda çalışan nüfusun yüzdesini aşağıya çekmek için, sanayi ve hizmet sektörünü geliştirmek, tarımda üretimi ve verimliliği artırmak için ürün deseninde değişiklik yapmak, toprak işlemedeki yanlışlıkları gidermek, kaliteli ve uygun girdi kullanımına ağırlık vermek, makineleşmeyi teşvik ederek kullanımını yaygınlaştırmak suretiyle birim alandan daha çok ürün alınması ve çiftçilerin eğitilmesine çalışılmaktadır.

www.metropolaksaray.com

21


SOBE MAKALE

E B O S TANER SALİHİ 1-Aksaray? Ana vatanı 2-Aile? Ortak çatıyı paylaştıklarım bana en uzak dostlarım. 3-İş? Beni yansıtan en aydınlık gölgem. 4- Para? Herşeye ulaşmak için önemsiz(!) bir araç. 5- Aşk? İnanmam..ama süper rol yaparım)) 6-Tatil? Bedenin yorulup beynin dinlenmesi 7-Mistik? St.petersburg beyaz geceler 8-Hayal? En ihtiyacim olan, işim için, yaşam için, dinlenmek için... 9-İdol? Burak ağaçlı : ) 10-Kadın? Pardon “en ihtiyacim olan” bu soruda olmalı yaşam için :) 11-Erkek? Ben ötesi var mı? 12-Kesinlikle hayır? Hep korkulan, hiç istenmeyen 13-Kesinlikle evet? Aklıma yatan herşey 14-Olmazsa olmaz? Dostlar vede dimple 15-Huzur? Yorucu işten sonra mado da americano 16-Eşi dostu bezdiren yanınız? Her şakadan sonra dır dır etmem, her şakayı tolere edememem. 17-Yemek? Midyeli rissotto 18-Mekân? Boğaz manzaralı her yer 19-Hobi? Fotoğraf vede enigma

22

www.metropolaksaray.com

ergİsİ D y a r a s k A Metropol endİnİz l e b o s n da tarafın 20-Şiir? Aşkın dili, Şairin eli. 21-Takım? Costarica spor. 22-Burç? Akılcı, sezgisel bazen dik kafalı kova. 23-Sinema? Evde korsan CD ile:) 24-Son kelam an gelir paldır küldür yıkılır bulutlar, gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet... o eski heyecan ölür. an gelir biter muhabbet. çalgılar susar, heves kalmaz. şataraban ölür... 25-Sobelenmeseydiniz nerde olurdunuz? Ram da şantiyede


MAKALE SOBE

Aksaray’ da 1983 yılında doğduktan sonra uzun yıllar Bağdat’ da yaşadı ilk öğretimi orada bitirdikten sonra Türkiye’ ye kesin dönüş yaptı. Adana Çukurova Üniversitesi Mimarlık Fakültesin’den mezun olduktan sonra Aksaray’ da başarılı işlere imza attı. Salihi inşaat mühendislik mimarlık 1996’ da Aksaray’da kurulmuştur birçok projeye sahiptir. SALİHİ YAPI ; gün geçtikçe artan talep karşısında, yapı sektörünün farklı dallarında kaliteli hizmet vererek gün geçtikçe büyümüş yurtiçi ve yurtdışında değişik sistem ve yapı türleri üzerinde başarılı hizmetler verir hale gelmiştir. Bu başarılı hizmetlerini 2003 yılında alınan Uzman Denetçilik Belgesi ve 2004 yılında alınan 25. yıl hizmet ödülü ile taçlandırılmıştır.

SALİHİ

www.metropolaksaray.com www.metropolaksaray.com

2323


GEZİ MAKALE GEZİ

AVRUPA‘DA YA Ş A M . . . . . V İ YA N A

Herkesin bildiği gibi birçok gurbette yaşayan insanın anavatanıdır Aksaray. Öncelikle Anavatan, Memleket, Hasret olan Aksaray’ıma selamlar göndermek isterim.

Oya EROĞLU

H

erkesin bildiği gibi birçok gurbette yaşayan insanın anavatanıdır Aksaray. Öncelikle Anavatan, Memleket, Hasret olan Aksaray’ıma selamlar göndermek

isterim.

Ben ve benim gibi gurbet ellerde yaşayanlar belli nedenlerden dolayı Avrupa’nın değişik yerlerine dağılmış ve oralarda bir düzen kurmuş Türk milletiyiz. İlk gelenler aslında geçim derdini yüklemişler sırtlarına ve kimisi bir traktör, kimisi bir tarla, kimisi bir ev derken herkes geleceğinin umutlarıyla gurbete konmuşlar. Tabi o zamanların Türkiye şartlarıyla Avrupa şartları karşılaştırıldığında bir hayal, bir umut, bir macera ve bir kurtuluş duruyormuş önlerinde. İlk nesil gelmiş Avrupa’ya. Gelmiş ama ne geliş, çalış, çalış, çalış memlekete para götürmekmiş bütün hepsinin hesabı. Kimsenin ne tam bir evi varmış, nede yaşamaya mecali. Para kazanmış memlekete memlekettekilere. herkes beraber kalıyor, beraber yiyormuş az masrafla büyük paralarmış kazandıkları. Gurbet işte dil ayrı, din ayrı, millet ayrı, kültür ayrı para harcayacak ne vakit ne yer varmış. İlk zamanlar hayat ne kadar zormuş onu olanlar bilirler. Nesiller birbirini kovaladıkça gurbet insanlarımızı kendine adapte etmeye başarmış. Önce ailesiz olmamış, eşler gelmiş yanlarına sonra onu çocuklar izlemiş. Aslında kimse buraya bu şekilde yerleşmeyi hesap etmemiş. Hayalini gerçekleştiren, umutlarına kavuşan, macerasını yaşayan ve kurtulduğunu düşünen dönecekmiş vatanına… Ama nesillerin gelişmesinin, yerleşmesinin gurbetin bir nevi vatan haline gelmesinin önüne kimse geçememiş. Öyle ki o zamanların Almanya başbakanı şöyle özetlemiş: “Bizler Türklerin burada belli bir miktar para kazandıktan sonra geri döneceklerini düşündük ama onlar ailelerini de buraya getirmeyi başardılar. Ama şu bir gerçek ki birinci nesil Türk gençliği Türklerindir ikinci nesil

24

www.metropolaksaray.com

Türk gençliği yine Türklerindir, bundan hiç şüpheniz olmasın üçüncü nesil Türk gençliği bizim gençliğimiz olacaktır”. Bu söz şu anda büyük bir gerçeklik payı taşımaktır. Anavatanımız, memleketimiz Türkiye’de herkes bu sözde ki gerçeklik payını, en iyi örnek olarak Alman milli takımında görebilirler. Burada ki yaşama: ben kendi kanaatimce şunu fark ediyorum burada ki Türk milletinin neredeyse büyük birçoğu depresyonda denilebilir. Peki neden? Türkiye’den bakıldığında burada hayat çok güzel görünüyor. Sonuçta Avrupa, maaşlar yüksek, güzel arabalar, izine gelindiğinde bolca harcamalar ve buna benzer birçok şey insanımızı Gurbette yaşayan insanımıza ön yargılı yaklaşmasına sebep olmuş. Nesiller ilerledikçe hayat daha zorlaşmış. Giderler artmış. Evler alınmış. Çocuk masrafları eklenmiş. Türkiye ilerlerken Avrupa’da duraklamalar olması da buna eklenmiş. Buda memleket özlemine eklenince depresyonlar artmış. Şu denebilir ki maaşlar gerçekten yüksek doğru ama devlet verdiği maaşı geri almasını çok iyi biliyor. Ekonomi çok güzel dönüyor böylece. Tarihte Avrupa ülkeleri hep insanları ve ülkeleri sömürmüşlerdir, şu anda da hala sömürmeye devam etmektedirler. Yasam kalitesi sıfır denilebilir. Hiçbir aktivite ve sosyal faaliyet yok. Haftanın beş günü çalışmakla geçiyor, hafta sonu çocuklarımla ailenle parasız yapabileceğin bir faaliyet yok. Yaşam kaliteni yükseltmek mi, o işte paraya dayanıyor. Çok acı bir gerçek ki su benim gördüğüm kadarıyla Avrupa’ya gelen insanlar geliş amaçları da olan maddiyata çok önem veriyorlar.

ANAVATAN yolun sonu ANAVATAN... Var mı daha ötesi… Ama üzücü olan taraf şu ki bizler kim ve nereye ait olduğumuzu dahi bilemiyoruz. Çünkü geçen onca yıla rağmen hala Avrupa’da YABANCI’yız. Türkiye de ise herkesin dilinde ALMANCI… Hadi burada ki yabancı sözüne bir şekilde alıştık ama şu vatanımızda ALMANCI kelimesi hala çok ağır geliyor.


GEZİ

GEZİMAKALE

Gurbete yerleştikçe artan masrafları dengelemek zorlaşmış. Durağanlaşan Avrupa nüfusunun artması için doğan çocuklara ödenen paralar nedeni ile Ne yazık ki artık çocuklar evlat hasretinden değil maddi amaçlı dünyaya getirilmeye başlanır oldu. Bundan dolayı da sahipsiz örf ve adetlerini bilmeyen bir nesil yetişiyor. Bu da alman başbakanının sözünün doğru çıkmasına yardımcı oluyor. Sonuç olarak şu da söylenebilir ki

herkes kurduğu düzenin içinde yaşamlarını devam ettirse de memleket sevdası aklına geldiğinde kimse neden burada olduğunu tam olarak bilmiyor. İnsanların tek bir düşündüğü var bugün itibariyle memlekete geri dönmek ama onu da yapamıyoruz çünkü elmanın diğer yarısı burada kalıyor. Eğer izinde hala herkesin çok para harcadığını ve bunun sebebini düşünüyorsanız şuan; İnsanimiz bütün bir sene o para için çalışıp çabalıyor. Buradan memlekete doğru yola çıkıldığında ise burada ki bütün sıkıntı ve stres bir anda unutuluyor. Çünkü yolun sonu ANAVATAN... Var mı daha ötesi… Ama üzücü olan taraf şu ki bizler kim ve nereye ait olduğumuzu dahi bilemiyoruz. Çünkü geçen onca yıla rağmen hala Avrupa’da YABANCI’yız. Türkiye de ise herkesin dilinde ALMANCI… Hadi burada ki yabancı sözüne bir şekilde alıştık ama şu vatanımızda ALMANCI kelimesi hala çok ağır geliyor.

www.metropolaksaray.com

25


KÖŞE MAKALE

Vay şu tİcaretİn! Hayatımız hep bir şeyler alıp, satmakla geçiyor. Zafer BÜLBÜL

H

ayatımız hep bir şeyler alıp, satmakla geçiyor.

Al / Sat, özetle adına Ticaret diyoruz. Ticari veya ticari olmayan malın el değiştirmesi, cepten cebe paranın gezmesi, elma satan, marul alan, arsa satan konut alan, bende on altı yıldır kamyon satıyorum. Satmanın danışmanlık olduğu bir döneme girdik. “Araç Satış Danışmanı” ,“Emlak Satış Danışmanı” Önce danışılan olacaksın, sonra ürünü alıcısına teslim eden olacaksın, Alım satma işi mal dışında bazen bilgi değişikliği de olabiliyor. Yeni işe başlayan arkadaşlara söylediğim bir deyim var; Elma satmakla araç satmak arasında pek fark yoktur, sadece fiyatları farklıdır, diye. Yazı yazma işi biraz farklı geldi bana, üretilmişi sunmak, üretmeye çalışmaktan daha kolay. Bu benim bu dergide ilk yazı pazarlamam olacak sizlere. Umarın beğenerek satın alırsınız,

Yanında torunu ile gezen bir tanıdığa sormuştum. - Evlatmı, torunmu tatlı, diye - Torun tatlıdır, dedi Nedenini sorduğumda; - Bizim hanımla ortaklık kurduk, oğlan sermaye oldu, bu velette kar. Ticarette kar mı daha tatlı yoksa sermayemi. Diye bana sordu. - Kar, dedim. Büyük sermayelerle kurulan işletmelerin, yatırım maliyetlerini unutturan da karlılıktır. Kar varsa; doğru yatırım, ben bilirim, mutluluk, değer verilmek, ilgi görmek vesselam, insanoğlunu şımartıverir. Karlılıktan sonra başkalarına duyurma hissi başlar içimizde, ilan etme gereği duyarız özgüvenimizi. Çünkü kar varsa ürün doğru, pazar doğrudur bizim için. Duyurma isteği eyleme dönüşmeye başlar, buna da REKLAM diyoruz günümüzde, Karlılık bazen çok aldatıcıdır, yanlışları görmezden gelebiliriz. Eskilerde ergenlik çağı gençliğe ilk adım atıldığı ve manevi değerlerin öğrenilerek, dini inancının sağlam temelini oluşturacak abdestin, helal ve haramın öğrenildiği dönemdi. Günümüz ergenliği ise ticaretin öğrenilmesi gereken dönem olmaya başladı. - Babası kızına para ver, şunu alacak. - Babası oğluna para ver kız tavlayacak . Eğitimini tamamlayan gençlik yaşam standartlarını yükseltmek için bizlere göre daha gayretli. İş hayatına daha çabuk atılmak istiyorlar. Biraz para kazanmaya başladımı konut kredilerini araştırıyor, konut almak ilk hedefleri oluyor. Evini alıyor, sonrası taşıt kredilerini araştırmaya başlıyor. Kredi kavramıda artık ticaretin ayrılmaz parçası olmaya başladı. Emlak satıcılarıda sevmeye başladı kredi işini. Arpa zamanı, pancar zamanı, almancı oğlu gelecek derdi yok artık. Krediler sayesinde satışlar peşine dönüşmeye başladı. Umarım kredilerin bankalara geri dönüşü senetler gibi sıralı ve peşin olur. Araç satışı yaptığım bir müşterim vardı, Yaşı ilerlemiş olduğundan Abdullah Amca ismi ile hitab ediyorum müşterime.. Abdullah amca yolcu taşımacılığı işine başlamadan önce, kendi üzüm bağlarında yetiştirdikleri üzümleri satmak için çevre illere giderlermiş. Nevşehir’li olan Abdullah amca geçmişte Kayseri’de bir pazarda yaşadığı hadiseyi anlatmıştı. Konumuz Ticaret olunca hadiseyi sizlere aktarmak istedim.

26

www.metropolaksaray.com


KÖŞE MAKALE “ Çok fakir olduğu kıyafetinden belli olan yaşlı bir köylü, evinde yaptığı kaymağı pazara satmaya getirmiş, Bakır bir kap içerisindeki kaymak satarken kolaylık oldun diye tartılmış ve 650 Gr. Gelmiş. Bu kadar kaymak için, pazara gelmiş olmasına, çok ihtiyacı var diye düşünmüş Abdullah Amca. Ücretini sormadan satın almayı düşünürken, kendisinden önce bir alıcı gelerek, müşteri olmuş kaymağa, -

Kaç kuruşa veri yon emmi kaymağı. Diye sormuş.

Köylü ihtiyar, malına alıcı çıkması heyecanı ile; - -

Kabı ile 1 Lira oğul, 650 Gr. geliyor bu kaymak demiş. Ama ben 500 gr kaymak alacam demiş, uyanık müşteri.

Köylü ihtiyar, kaymağı bölemeyeceği için, hepsini satması gerektiğini ısrar etse de kabul ettirememiş ve sonunda teslim olmuş müşteriye. Üstelik uyanık müşteri; -

Emmi pazarlık yaparım demiş Pazarlık Sünnettir diyerek. Yarım kuruşta ısrar etmiş.

1 Lira olan 650 gr Kaymağı, 500 Gramını 500 Kuruştan almak isteyen müşteriye bakmış Abdullah Amca, birde satan ihtiyar emmiye, gözleri dolmuş. Bu haksızlık diye, İhtiyar emmi, kalan 150 gr kaymağı kimseye satamayacağından kabul etmiş müşterisinin talebini. Teslim olmuş pazarlığa. Abdullah amcam yerinde duramamış, aralarına girerek, kaymağı 1 liraya kendisi satın almış, kaymağı da ihtiyar köylüye tekrar bırakmış. Sadece ticarete isyan etmiş “ Vay şu ticaretin” Kayserili kardeşlerim alınmasın ama hadise Kayseri’de geçtiği için müşteri belliki Kayseri’li. Okuyucu kitlesi olarak tahmin ediyorum birçoğunuz İnşaat sektöründen yöneticisiniz. Bende soruyorum sizlere burada hangisinin yerinde olmak istemezsiniz. Günümüz ticaretinde böyle soru somak bile manasız kaçıyor. Global ticarette fiyat en sona saklanır. Kaymak ne sütünden yapılmış, katkı maddeleri neler, pazara nerden gelmiş, hijyenikmi, alıcısına ve satıcısına faydaları neler gibi daha birçok soru. Eminim günümüzde kimse Abdullah Amcanın yaptığını yapmaz. Ne ihtiyarın ihtiyaçları, nede alıcının gramda kurnazlık çabasının günümüz ticaretinde yeri yoktur. Büyük marketlerde, albenili raflarda 100’er gramlık, tanesi 1 Lira’dan değişik renklerde kaymaklar satılmakta artık günümüzde. Gözlerinize sağlık,sağlıcakla kalın.

www.metropolaksaray.com

27


SAĞLIK MAKALE

ALERJİK RİNİT Dr.Cengizhan KILIÇASLAN Rinit, burun iltihabıdır. Alerjik rinit burun içi örtüsünün hapşırma ve akıntıyla birlikte şişmesi durumudur. Her yıl çok sayıda insan alerjik rinite yakalanmaktadır. Bazıları çok hafif atlatırken bazıları için çok ağır geçmekte, hayatlarını etkilemekte ve yaşam kalitelerini bozmaktadır. Ondokuzuncu yüzyılda hastalık ilk olarak tanımlandığında yanlış bir isimlendirme ile “saman nezlesi” adını almıştır. Bu isimlendirme yanlıştır çünkü sadece saman bu olaya neden olmaz. Daha sonra hastalığın polenlerle ilgili olduğu belirlenmiş ancak “saman nezlesi” terimi kullanılmaya devam edilmiştir. Polenler dışında besin maddeleri (şeftali, çilek, çerez, yumurta, çikolata, balık gibi), ev tozu, hayvan tüyleri veya mesleki ortamda karşılaşılan maddeler de alerji yapabilir. Alerjik riniti olan hastalar burun tıkanıklığı, hapşırma nöbetleri, sulu berrak burun akıntısı, burun ve gözlerde kaşıntı (aynı zamanda konjuktivit-göz zarı iltihabı), damakta ve gırtlakta kaşıntı, öksürük, horlama, genizden konuşma, kulakta dolgunluk hissi, koku alamama ve baş ağrısı gibi şikayetlere sahip olabilirler. Alerjenle karşılaşma süresi ve ilişkili bulgulara göre mevsimsel ve yıl boyu olarak iki ayrı formu vardır. Mevsimsel alerjik rinit ılıman iklimlerde yılın belli zamanlarında alerjenik polenler ve mantar sporları havaya dağıldığında ortaya çıkar örneğin ağaç polenleri ilkbahar başında, çayır polenleri, ilkbahar sonu yaz başında, ot polenleri yaz sonu sonbaharda don gelişene kadar belirtilere neden olur. Hastalık herhangi bir yaşta başlayabilir ancak genellikle genç yaşta (1-20 yaş) başlar. Amerika da %9-21 oranında, yapılan bir çalışmada Türkiye’de %11,7 oranında görülür. Çoğunlukla ailede aynı hastalık mevcuttur. Anne ya da babadan herhangi birinde

28

www.metropolaksaray.com

alerji varsa %29, her ikisinde de alerji varsa %47, oranında çocukta alerji görülecektir. Alerjik rinit ağır bir hastalık olmamasına rağmen kişiyi son derece rahatsız edebilir; uykuyu, yemek yeme ve yaşam şeklini olumsuz etkiler; okul ve işgücü kaybına yol açar. Kent yaşamı allerjik hastalıkların görülme oranını arttırmıştır. Bunda çevre kirliliğinin rol oynadığı düşünülmektedir. Ayrıca alerjisi olmayan kişilere oranla astım gelişme riski 4 kez daha fazladır. Alerjiye yol açan diğer bir madde ise “mold” denen küflerdir. Moldlar ekmeği küflendirir, meyvaların bozulmasına yol açar. Aynı zamanda kuru yapraklarda, çayırlarda, samanda, tohumlarda, diğer bitkilerde ve toprakta bulunur. Soğuğa dirençli olduklarından alerji sezonu uzundur ve karın toprağı kapattığı dönemler dışında spor’ları havada bulunur. Moldlar ev içindeki bitkiler ve topraklarda yaşar. Bodrum katları ve çamaşır odaları gibi nemli yerlerin yanı sıra, peynirde ve mayalanmış içkilerde de bulunur. Moldlardan korunmak için ev bitkilerinin sayısı azaltılmalıdır. Alerjik riniti olan hastalarda burun tıkanıklığı, hapşırma nöbetleri, sulu berrak burun akıntısı, burun ve gözlerde kaşıntı (aynı zamanda konjuktivit-göz zarı iltihabı), damakta ve gırtlakta kaşıntı, öksürük, horlama, genizden konuşma, kulakta dolgunluk hissi, koku alamama ve baş ağrısı görülebilir. Alerjik riniti olan kişilerde sinüs enfeksiyonları, kulakta sıvı birikimi ile ortaya çıkan işitme azalmaları ve burun polipleri görülebilir. Alerjiye yol açan polenlerin kaynağı çeşitli otlar ve ağaçlardır.


. Polenler havadan burun, göz ve boğazımıza yapışarak birikirler. Bir bitkiye veya hayvana ait alerjen madde vücuda girerse bu istilayı önlemek için bağışıklık sistemi bir reaksiyon gösterir. Normal şartlar altında bu, yararlı ve doğal bir korumadır. Ancak bazı kişilerde bu reaksiyon aşırı boyutlarda olmaktadır. Bu kişiler allerjik olarak tanımlanmaktadır. Alerjen maddeler vücudu antikor yapmak üzere uyarırlar. Bunlar daha sonra allerjen maddelerle birleşip bazı kimyasal maddeler salgılatırlar. Bu maddeler arasında en iyi bilineni histamindir. Bu kimyasal maddeler yukarıda anlatılan bulguları oluşturur. Alerji düşünülen durumlarda tanıyı kesinleştirmek için bazı alerjiye yönelik testlerin yapılması zorunludur. Bu testler 4 gruba ayrılır: kan, burun salgısı ve deri testleri ve burun içine allerjen maddelerle yapılan uyarı testi. Allerji tanısı doğrulandıktan sonra uygun tedavi başlatılmalıdır. Tedavi 4 ayrı başlık altında toplanabilir: 1- Alerjen uyaranlarla temasın kesilmesi, 2- İlaç tedavisi, 3- Hiposensibilizasyon (aşı tedavisi) 4- Cerrahi Alerjen uyaranlarla temas kesmek için, İdeal olan allerjinizin oluştuğu yerden uzakta yaşamayı seçmektir. Ne yazık ki bu ideal uygulama nadiren yapılabilir. Ancak aşağıda sıralanan öneriler mümkün olduğu kadar yapılmalıdır;

SAĞLIK MAKALE ENERJİ KÖŞE

Hastalık herhangi bir yaşta başlayabilir ancak genellikle genç yaşta (1-20 yaş) başlar. Amerika da %9-21 oranında, yapılan bir çalışmada Türkiye’de %11,7 oranında görülür. Çoğunlukla ailede aynı hastalık mevcuttur. Anne ya da babadan herhangi birinde alerji varsa %29, her ikisinde de alerji varsa %47, oranında çocukta alerji görülecektir

ğiştirin yada bir hava temizleme aygıtı kullanmaya başlayın. 3. Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde kapıları ve pencereleri kapalı tutun. 4. Evde bitki ve hayvan bulundurmayın. 5. Kuş tüyü yastıkları, yün battaniye ve yün örtüleri pamuk veya sentetik maddeden yapılmış olanlarla değiştirin. 6. Gerekli olduğunda yeterince antihistaminik ve dekonjestan kullanın. 7. Yatağınızın baş tarafı yukarı kaldırılmış bir şekilde uyuyun. 8. Genel sağlık kurallarına uyun. - Her gün egzersiz yapın. - Sigarayı bırakın ve diğer hava kirliliğine neden olan şeylerden uzak durun. - Dengeli beslenin karbonhitratları aza indirin. - Diyetinizi vitaminleri ekleyin (C vitamini) 9. Doktorunuzun tavsiyelerine uyun Kış aylarında iyi bir oda nemlendiricisi(buhar) kullanın. Çünkü kuru ev içi havası birçok allerjik kişinin kötüleşmesine neden olmaktadır. Ancak nemlendiricide mantar üreme şansına da dikkat edin. Alerji tedavisinde birçok ilaçtan yararlanılmaktadır. Bunlar arasında antihistaminikler, dekonjestanlar, kromolin ve kortizonlu ilaçlar vardır. Bu ilaçlar tek tek veya kombine olarak kullanılabilir. İlaç tedavisinin özelliği çok çabuk etki göstermesidir. Burun içerisine uygulanarak kullanılan kortizonlu spreylerin yan etkileri son derece azdır. Ancak bu ilaçların etki gösterecek en düşük dozda ve düzenli olarak kullanılması yararlı olmaktadır Çevre kontrolü ve ilaç tedavisine rağmen şikayetlerin 2 yıldan fazla devam etmesi durumunda önerilir. Bu tedavinin özelliği hastaların da temel isteği olan gerçek anlamda iyileşmeyi sunabilmesidir. Bu yöntemle bağışıklık sisteminin tepki mekanizması değiştirilmeye çalışılmaktadır. Etkisi yavaş görülür ve sadece aşıda kullanılan maddelere karşı iyileşme elde edilir. Uygulama, alerjen maddelerin belirli miktarda vücuda verilmesi ile yapılır. İşlem uzman gözetiminde yapılır. Tedavi 3-5 yıl süreyle uygulanır. İlk 3 yıl içinde yeterli iyileşme görülmezse tedavi sona erdirilir. Cerrahi tedavi; daha çok aşırı büyümüş burun etlerinin veya poliplerin tedavisine yönelik olarak yapılır. Bu yöntemler tek tek veya kombine olarak kullanılabilir. En etkili tedavi yöntemi uygulansa bile eğer alerjen maddelerle yoğun olarak karşılaşılıyorsa başarı şansı az olacaktır.

1. Çimleri keserken veya ev temizliği yaparken polen maskesi takın. 2. Isıtma ve havalandırma sistemlerindeki filtreleri aylık olarak de-

www.metropolaksaray.com

29


YAŞAM MAKALE

AKSARAY

TÜRK ANNELER DERNEĞİ BAŞKAN Serpil KULAK BŞK YRD Ayşe ŞENGÜL YÖNETİM KURULU ÜYELERİMİZ Hayriye ATALAY Suna KADIOĞLU Muazzez TOPRAK Tannur KARGILI Hatice ÖZDEMİR Nuray AYDIN Günsel BAŞTUĞ Rukiye TAHTASIZ Nural DURDU Muradiye ALYANAK Zehra DÜZGÜN

30

www.metropolaksaray.com

T

ürk Anneler Derneği Genel merkezi Ankara da 1959 yılında kurulmuştur. Sn. Halide Turgut ZORLUTUNA başkanlığında faaliyetlerine başlamış 1964 yılında Kamu yararına çalışan Dernekler arasında yer almıştır. 1961 yılında rahatsızlanarak Genel Başkanlık görevini bırakan sn. ZORLUTUNA yerine sn. Şeminur İNANÇ seçilmiştir.Sn İnanç ın 1970 vefatından sonra Genel Başkanlığı Sn. Türkan AKSU devralmış 2002 yılına kadar sürdürmüştür.2002 yılında Sn AKSU nun vefatından sonra derneğimiz genel sekreteri sn. Gül BAYSALgenel başkanlık görevini almış ve ilk günkü heyecanı ile devam ettirmektedir. İlk Genel Başkanımız Sn. Halide ZORLUTUNA ile başlayan yarım yüzyıl dan fazla hayatiyetini devam ettirerek günümüze kadar gelen aynı şevk heyecan ve özveri ile çalışmalarına devam etmektedir. Türk Anneler Derneği Aksaray Şubesi 1983 yılında Snç Leman KOCABAŞ hanımefendi nin girişimleri ile kurularak ilk başkanlığa Emel HAMZAKADI hanımefendi seçilmiş 2 yıl görev yaptıktan sonra yapılan olağan kongresinde 1985 yılında Snç Vahide SAĞLAM görevi devralmış 2010 yılına kadar derneğimizin başkanlığını sürdürmüştür. 2010 yılından itibaren Türk Anneler Derneği Aksaray Şube Başkanlığını Sn. Serpil KULAK devralmış görevini başarı ile devam ettirmektedir. 30 Parlak ve başarılı yılı geride bırakan Türk Anneler Derneği Aksaray Şubesi olarak geçmişte yaptıklarıyla asla yetinmeyerek daha büyük başarılara imza atmak için daima ileri bakmaktadır. 1959 yılında kurulan Türk Anneler Derneği Genel Merkezi büyük başarılara imza atarak ülke çapında 67 şube kurmuştur. Aksaray şubesi olarak 30 yıldır genel merkez başarılarına ortak olmaktadır. Derneğimizin amaçları doğrultusunda ihtiyaç duydukları takdirde annelere ve ihtiyaç sahibi ailelere gıda kömür giyecek ilk ve orta dereceli okullardaki ihtiyaç sahibi öğrenciler için giyecek ve kırtasiye yardımı yapmaktadır.Ayrıca üniversite okumakta olan aksaraylı gençlerimize ekim ayından başlayarak sürekli haziran ayına kadar düzenli karşılıksız burs vermekteyiz. Dernek üyelerimizin katkıları çay partileri yemekli akşam toplantıları yurtiçi ve yurtdışı gezilerimiz hayırsever insanlarımız ve tabii ki bizi hiç bir zaman yalnız bırakmayan Aksaray halkı ve esnaflarımızın katkılarıyla faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz.


YAŞAM MAKALE

Okullarımızdan da Türk Anneler derneği Aksaray şubesine katkıda bulunmak isterlerse T.Halkbank Aksaray şubesindeki hesap numarasına yardımlarınızı yapabilirsiniz. Her yıl ANNELER GÜNÜNDE Özverili olan bir anneyi komşsyonumuzda tesbit ederek Aksaray ın annesini seçip Aksarayımız adına onore etme görevini de yapmaktayız. Derneğimizi Barış anlamına gelen bir Zeytin Dalı ile sembolize ediyoruz.Irk dil din cinsiyet ayırt etmeksizin Dünyamızda barış sevgi ve dostluk için samimi bir şekilde çalışmak isteyen herkes ile el sıkışmak istiyoruz. İnsanların terör açlık ve sağlık gibi sorunlar nedeni ile ıstırap çekmelerini artık görmek istemiyoruz... Barış ve Demokrasiyi vaad eden Dünya ya en iyi dilek ve sevgilerimizle....

Derneğimizi Barış anlamına gelen bir Zeytin Dalı ile sembolize ediyoruz.Irk dil din cinsiyet ayırt etmeksizin Dünyamızda barış sevgi ve dostluk için samimi bir şekilde çalışmak isteyen herkes ile el sıkışmak istiyoruz.

Serpil KULAK Türk Anneler Derneği Aksaray Şube Başkanı

www.metropolaksaray.com

31


OTOMOBİL MAKALE

2013 ABT Audi AS5 Sportback Arabalar ikiye ayrılır; Audi A5, ve diğerleri. “Sportback” kavramı ise mükemmel araca mütevazi, bir o kadar da göze batan zarif bir gövde veriyor! ABT modifiye firmasının sahibi Hans-Jürgen Abt “Uzatılmış, spor gövdesinin temiz tasarımı tamamen kendine Şık, sportif ve hızlı; karşınızda ABT AS5 Sportback! A5’e ABT eli dokunduğunda ortaya çıkan sonuçlar görülmeye değerdi; hangi motoru tercih ettiğinizden bağımsız olarak garantili ve çok keyif veren bir araba. AS5 için üç adet turbolu benzinli motor seçeneği sunuluyor. “ABTPOWERised” adı verilen ABT rötuşlu motorlar ekonomik bir 1.8 TFSI (211 beygir gücünde), 2.0 litrelik TFSI (270 beygir gücünde), ve özellikle son derece dikkat çekici motor olan 3.0 litre hacminde ki TFSI (380 beygir ve 500 Nm tork gücünde) motorundan oluşuyor. 380 beygirlik yer uçağı, tam anlamıyla koşu parkuru olarak asfalt yolları seçen bir atlet! Arabasından inmeye fırsat bulamayan sürücüler için ise yine ABT elinden geçmiş olan turbo dizel motorları tavsiye ediyoruz. 3.0 TDI için 300 beygirin yanı sıra etkileyici bir 570 Nm tork gücü ile 2.0 TDI modeli için 205 beygir, Audi AS5 Sportback için son derece yeterli görünüyor

32

www.metropolaksaray.com

özgü güzellikte bir araç ortaya koyuyor” sözleriyle araca olan duygularını açıklarken Volkswagen Grubu’nun araçları üzerinde çalışan markanın ABT Sportsline dokunuşunu uygulamak için Audi A5 Sportback’i tek kelimeyle kusursuz bir araç

olarak gördüğünü dile getiriyor. Abt, sözlerine “Araba çok sportif ve kişisel, iddialı ve dinamik, kısaca mühendis ve tasarımcılarımız için ideal bir çalışma odası” cümlesiyle devam ediyo


Bu yüksek performans ve atiklik, yaratıcı Bavyeralı tasarımcıların seçkin, dinamik ve zarif parça tercihleri ile birleştiğinde elsiz bir çalışma ortaya çıkıyor. Ön dudak kanadı ve belirgin bir arka uç, arka etek ve dört çıkışlı egzost sistemi ile bütünlüğü sağlarken 19 ve 20 inç boyutlarında tercih edilebilen sportif CR veya DR alaşım jantları; aracı kusursuz, eşsiz ve benzersiz kılıyor. Herhalde ABT’nin bu jantları yüksek hızlar için tasarlanmış olan lastik ve teker halkaları ile kombine ederek satmaya meğilli olduğunu söylememize gerek yoktur…

ünlü modifiye markası ABT tarafından yeniden tasarlandı. ABT Sportsline şasi yayları aracı 25 milimetre kadar alçaltırken, sadece sportif bir görünüm çizmekle kalmayıp aynı zamanda performans tarafında da daha fazla hassasiyet sağlıyor. Bunu sağlamak için en güzel tercih ise aracı en fazla 50 milimetre kadar alçaltabilen spor yükseklik

ayarlı amortisör seti olmuş. Sürücü, keyfine ve duruma göre en uygun seçeneği tercih ederek A5’ini lüks bir limuzin veya agresif bir yarış arabasına dönüştürebiliyor. Kendi sınırlarını zorlayarak son teknolojiyle geliştirilmiş bir güvenlik donanımı tercih eden ABT, fren sistemi-

nin gelişmişliği ile meraklılarını etkilemeye devam ediyor. ABT AS5, zarif ve üst düzey kalitede üretilmiş bir spor aile arabası olarak sürüş keyfini yeniden tanımlıyor.

www.metropolaksaray.com

33

OTOMOBİL MAKALE

ABT AS5, spor aile arabası olarak sürüş keyfini yeniden tanımlıyor.


OTOMOBİL MAKALE

Şehrin Yeni ı n a m a r h a K N A T İ C s e d e Merc li bir rol Citan’da da güvenlik önem ni ye i gib u uğ old a rd çla art Tüm Mercedes-Benz ara TIVE ESP sistemi ile stand AP AD en gir ye vre de rak kate ala lmasını önoynuyor. Araç yükünü dik ın öden ve arkadan savru ac (ar C VD S, AB , tem sis r. olarak donatılan araçta bu nlik önlemlerini de kapsıyo ve gü tif ak i gib i) tem sis patinaj leyici sistem) ve ASR (anti en (110 beygir) arasında değiş kW 81 ile ir) yg be (90 kW ri 66 Yakıt tüketimi düşük, güçle in motoru kW (114 PS) gücünde benz 84 de bir n ’nı tan Ci n ola 2 dizel motor seçeneği seçeneği mevcut.

aracı ercedes-Benz’in yeni hafif ticari perve i ikliğ Citan, sürüş dinamiği, çev ı olarak formansı ile sınıfının en iddialı arac konve sas satışa sunuluyor. Güvenli, has n aksamı, forlu bir kullanım sağlayan yürüye anımı ve don özel tasarımı, zengin güvenlik yeni Citan, ekonomik motor seçenekleri ile özelliklerir Mercedes-Benz’in tüm karakte çizgileri ni taşıyor. Dış tasarımında dinamik üne bug ile ve etkileyici radyatör panjuru an oluşan kadar Sprinter, Vito ve Viano’d yelpazelar Mercedes-Benz hafif ticari araç sine tam uyum sağlıyor.

M

yönlü kulAracın en önemli üstünlüğü, çok des-Benz lanıma uygun olması. Yeni Merce , hem araç Citan, hem aileler için ideal bir açlara cede iş amaçlı kullanımda tüm ihtiy u kabini , vap veren bir iş ortağı. Geniş yolc

34

www.metropolaksaray.com

anıma sayeni Citan geniş bir standart don ESP ®, hip. Stabilite programı ADAPTIVE koltukön ısıra fren asistanı ve ABS’nin yan ıkları kullalarda ön, yan ve perde hava yast (75 hp, 90 nıcısına tam güvenlik sunuyor. Üç farklı dizel motor seçeneğiyle ük yakıt hp ve 110 hp) yeni Citan hem düş marka hafif ticaiyetleri- Tüm Mercedes-Benz tüketimi hem de düşük işletme mal gibi Mercedes-Benz normuna ri araçlarda olduğu n isyo em 5 o Eur cın Ara ip. sah ne an çok kapsamlı bir i, elekt- mühendisleri tarafınd uygun yeni nesil motor seçenekler tabi tutulan Citan’ın vites de- geliştirme sürecine rik destekli hidrolik direksiyonu ve inter, Vito ve Viano’nun kullanımın üretiminde de, Spr ğiştirme göstergesi, ekonomik bir uygulageçtiği tüm kalite süreçleri bire temel taşlarını oluşturuyor. li olarak nıyor. Geliştirme sürecinde öncelik ti ve niye em n güven- ele alınan süspansiyon, sürüş Etkileyici görünüm, konfor ve üstü çlı kullanım yakıt ekonomisi, Mercedes-Benz standartlik, aracı hem aile, hem de iş ama riyor. Yeni larına göre yeniden tasarlanarak markanın için en uygun seçenek haline geti yüksek ka- tüm kalite standartlarına uygunluk sağlandı. Citan’ın ergonomik konsepti ve foru ve Geliştirme sürecinin yanısıra üretim aşamaliteli iç mekanı, iş için kullanımda kon açısından sında da Citan’ın kalitesi, yine Mercedes sürüş keyfini artırıyor. Güvenlik

ekonomik yüksek sürüş dinamiği, çevikliği, a uygunolması ve farklı alanlarda kullanım turuyor. luğu aracın önemli özelliklerini oluş


OTOMOBİL MAKALE

İşçilik ve malzeme kalitesi, üstün sürüş dinamizmi, üst düzeyde güvenlik donanımı ve ekonomikliği, dayanıklılığı ile yeni Citan, MercedesBenz ’in bugüne kadar Sprinter, Vito ve Viano’dan oluşan hafif ticari araç ürün ailesini tamamlıyor.

kli kontBenz mühendisleri tarafından süre rol ediliyor ve onaylanıyor. e Türkiye Yeni Citan’ın geliştirme sürecind ileri de pazarındaki hafif ticari araç müşter ’nin, Avrubelirgin bir rol oynadılar. Türkiye ük ticari pa’daki en geniş hacimli ikinci küç tle aracın araç pazarı olmasından hareke nz Türk geliştirmesi sırasında Mercedes-Be n’ın TürkiA.Ş. yöneticileri aktif olarak Cita hem de iş ye şartlarına en uygun, hem aile, geliştirilkullanımını destekleyecek şekilde ndaki amı mesi için katkıda bulundular. Dev seçilen 5 proje aşamasında ise pilot olarak , Fransa, Avrupa ülkesine (Almanya, İspanya oldu. Tüm İtalya, İngiltere) Türkiye de dahil

kiye’de de pilot ülkelerde olduğu gibi Tür ası ve fogeniş kapsamlı bir pazar araştırm Avrupa kus grup çalışmaları yapıldı. Böylece kullanıma pazarlarında ağırlıklı olarak ticari ı üzerinde hitap eden panelvan versiyonlar hem aile, durulurken, Türkiye pazarı için bi mohem iş kullanımına uygun olan kom anıcıların delinin özellikleri Türkiye’deki kull ilde belirihtiyaçlarına cevap verecek şek lendi.

www.metropolaksaray.com

35


OTOMOBİL MAKALE

BlueEFFICIENCY verimlilk paketi ile Citan

Daimler için, Mercedes-Benz Citan ile de mobilitenin geleceğini sorumluluk ve sürdürülebilirlik çerçevesi altında oluşturmak bir görevdir ve Citan şehir içinde gerçekten başarılıdır. Yenilikçi BlueEFFICIENCY teknolojileri ile hem CO2 emisyonları hem yakıt tüketimi düşmektedir. Böylece aracınız daha da ekonomik hale gelir. BlueEFFICIENCY teknolojileri tüketim ve emisyon değerlerini düşüren akıllı teknolojilerdir. Bundan çeşitli şekillerde faydalanırsınız. Öncelikle tahrik sistemi daha verimli olduğundan daha az yakıt tüketir. BlueEFFICIENCY paketi, Citan Kombi 109 CDI’da standarttır. BlueEFFICIENCY paketine, akü ve alternatör yönetimi, ECO start/stop özelliği, vites değiştirme göstergesi ve modele bağlı olarak düşük sürtünmeli lastikler dahildir.

Motor OM 607 DE15LA Sürüş Sistemi Önden çekiş Emisyon Normu Euro 5 Gr. I Silindir Sayısı 4 Motor Hacmi (cm³) 1.461 Maksimum Güç (kW / PS) 66 / 90 Devir (1/min) 4.000 Max tork (Nm) 200 Devir Aralığı (1/min) 1.750 - 3.000 Şanzıman 5 vites Yakıt tipi Dizel Tank kapasitesi (l) 60 Yakıt Tüketimi ve Emisyonlar Kamyonet ruhsatlı (N1) araçlarda yakıt tükerimi ve emisyonlar şehir içi (l/100 km) 5,0 şehir dışı (l/100 km) 4,4 karma (l/100 km) 4,6 CO2-Emisyon değerleri (g/km) 119

36

www.metropolaksaray.com

Manuel şanzımanlı modeller için BlueEFFICIENCY paketinin bileşenleri Euro 5 Grp. I OM 607 dizel motor ECO start/stop özelliği Vites değiştirme göstergesi Yuvarlanma direnci optimize edilmiş lastikler Alternatör yönetimi Akü yönetimi


MAKALE

www.metropolaksaray.com

37


SOBE MAKALE

SOBE y Dergİsİ a r a s k A l o Metrop ndİnİz e l e b o s n tarafında k iversitesi Eczacılı n ü ra ka n .A m oğumluyu geldim. 1978 Ankara d lında Aksaray a yı 9 9 9 1 ra n so dikten hayatıma Fakültesini bitir nemde meslek za ec li im is i es n var. ecza yaşında bir kızım 0 Halen Neslihan 1 a d ın ad m m.Ece devam ediyoru

Neslihan AKTAŞ

1-Aksaray? Doğduğum değil fakat doyduğum yer 2-Aile?Karşılıksız huzur 3-İş? Para için köprü 4- Para? Sırası sağlık ve mutluluktan sonra gelen bir araç benim için 5-w Büyük bir zaman büyük bir bardak mutluluk ve bir tutam acının bir arada pişmesi 6-Tatil? Kendime ve kızıma vakit ayırabilecegim zaman dilimi mevsimi ve planı yok benim için 7-Mistik? Gizemli 8-Hayal? Gerçeklere inanırım ben hayal kurmam 9-İdol? Benim idolum yok Herkes örnek alınacak bir kişiye idolum der fakat idolun anlamı bu değildir. 10-Kadın? Çözümü kısa fakat zor bir problem. Yapılan işlem hataları sonuca ulaştırmaz. 11-Erkek? Ben anlayamadım tanımı yapamayacağım o nedenle. 12-Kesinlikle hayır? Esir olmak kötülük düşünmek. 13-Kesinlikle evet? Doğal olmak yani ben olmak güleryüz. 14-Olmazsa olmaz? Kızım ecem

38

www.metropolaksaray.com

15-Huzur? Çıkar ilişkilerinin olmadığı sakin ve sağlıklı ortamda olmak. 16-Eşi dostu bezdiren yanınız? Çok konuşabilmem ve inadım olabilir. Sormak lazım bence. 17-Yemek? Karnıyarık. 18-Mekân? Evim. 19-Hobi? Müzik ve bu aralar fotoğraf çekmeye ilgim arttı. 20-Şiir? Yaş 35 yolun yarısı:)) 21-Takım? BEŞİKTAŞ 22-Burç? Oğlak 23-Sinema?7.işaret 24-Kitap?Genelde biyografi okurum.Severim okumayı örnekleri çok fakat en etkileyen ADI AYLİN Ayşe Kulin 25-Sobelenmeseydiniz nerde olurdunuz? Büyük ihtimal arabamda.


SOBE MAKALE

Aşk? Büyük bir zaman büyük bir bardak mutluluk ve bir tutam acının bir arada pişmesi.

www.metropolaksaray.com

39


KÖŞE MAKALE

HAYAT PAYLAŞINCA GÜZEL Elmanın yarısının EŞİMİZ olduğunun bilinciyle; daha çok hoşgörü ve saygı ile evliliklerimizin bir ömür boyu sürmesine çaba göstermek umuduyla; DIŞARININ KAR, İÇERİNİN DAR olduğu şu günlerde; dünyamızı eşimize ve kendimize DAR etmeyelim. Saliha TOPRAK Yeri gelir çok kızarsınız O’na… Kendinize ve hatta sizi tanıştıranlara, vesile olanlara, sizin evlenmenize izin veren anne babanıza… Neden bir de üstüne çocuk yaptığınıza… Pişmanlıklar sarar yıllar sonra bile bir gün,”tüh keşke evlenmeseydim” dediğiniz olur. Belki artık aşk yoktur, sevgi bile yoktur. Belki alışkanlık, belki de çaresizlik yıllarınızın birlikte geçip gitmesine, ömrünüzün sonuna dek birlikte yaşayıp gitmenize sebep olmuştur.

“iyi ki beraberiz” demeye yeter. Nedeni henüz bilinememekte, kadınların yorumuna göre; “erkekler kendini çok yıprattığı için”, erkeklerin yorumuna göre ise; “kadınların içine atmayıp, anlattığı ve ağlayarak rahatladığı için” erkekler daha erken vefat etmektedir. Dolayısıyla yalnız kalan yaşlı kadın daha fazladır ülkemizde.

Sonra şöyle dersiniz kendi kendinize; önce anne baba gitti, sonra büyüyüp yuva kurup çocuklar gitti. Akraba eş dost hatta kardeş bile herkes, hayat telaşına düşmüş, unutulup gitmişiniz. Hatırınızı bile soran kalmamış. Bir de bakmışınız ki sadece ve sedece ikiniz kalmışsınız. İyi ki de bırakmamışız birbirimizi… Şimdi sebebini bile anımsayamadığınız eften püften meseleler için… Ne ilginçtir ki hasta olsanız; evde birbirinize çocuk gibi bakarsınız. Korkarsınız “bir şey olacak” diye. Soğuk algınlığı bile kocaman büyür gözünüzde… Daha da ilginç olanı, hastanede veya başka bir durumda en yakınınızı, kardeşiniz veya evladınızı değil de (elin kızıoğlu olan) eşinizi istersiniz yanınızda. “Yalnızlık” hele de şu gündüzlerin yüzünü gösterdiği gibi hemen geri çektiği soğuk kış günlerinin uzun, bitmek bilmeyen gecelerinde sadece bir nefesin paylaşılmış olması bile,

40

www.metropolaksaray.com

“Arkadaşlarım etrafımdan teker teker yok oluyor.” Yine onların deyimiyle; “dışarısı kar, içerisi dar” olduğunda; şöyle bir dolaşıp gelip, kafasını dağıtıp geldiği yaz günleri bittiğinde; eğer eşleri “gittiyse”, onların da içi “dar” olur. Onların artık “toplumdaki yerleri sorgulanır ve yaşam alanları daralır”. Çocukları ya aramaz (çok işleri vardır veya eşleri istemez),ya da onlar kendi evleri dışında rahat edemeyip yine yalnızlığına döner. Erkek yalnız kalmışsa işi daha zordur. Evlatları mirasın başkalarına kalması korkusuyla yeni evlilik yapmalarını istemezken, O’nun yalnızlığa mahkum olmasına da göz yumarlar. Kadınlar öz bakımlarını ve yaşamak için ihtiyaçlarını (iyi-kötü) kendileri halledebilirken, erkek yaşlı için bu çok zor bir hayattır!

İşte bu kadınların söylediği şu üç söz önemlidir: “Darı kadar eri olanın, dağ kadar yeri vardır.”

“En çok da akşam adamlar evlerine, koltuklarının altına bir ekmek almış olarak dönerken görmek zor oluyor.”

Zamanında birbirlerine neler yaptılarsa da ( haksızlık, kötü sözler vs…) her şey unutulur ve aşk olmasa da, sevgi olmasa da; aynı havanın solunuyor olmasının önemini, hayatın birlikte ne kadar kolay ve yaşanılır olduğunu fark ederler. Elmanın yarısının EŞİMİZ olduğunun bilinciyle; daha çok hoşgörü ve saygı ile evliliklerimizin bir ömür boyu sürmesine çaba göstermek umuduyla; DIŞARININ KAR, İÇERİNİN DAR olduğu şu günlerde; dünyamızı eşimize ve kendimize DAR etmeyelim.


OTOMOBİL MAKALE

www.metropolaksaray.com

41


Ömer OK

Salihler Yurdunda Unutulmuş Büyük Bir Salih

“Fakirlik mekanında bir mevki bulmuş olan bizler, Alçağa baş eğersek, öküz bizden daha iyidir...”

42

www.metropolaksaray.com

YAŞAM MAKALE

SEYF-İ FERGANİ

“Ey Kisrâ gibi adaletli hakan, bugün Rum diyarında, Anadolu’da, Ömerin Adaleti olmadığı halde, Haccâc’ın zulmü hakimdir...” (Anadolu’nun Göz Yaşları olarak adlandırılan kasideden alıntı)


Seyf-i Fergânî’nin özel hayatının bilinmesinden çok, fikirlerinin, yüksek hayat tecrübesinden edinmiş olduğu kazanımların bilinmesini istediği için kendi özel hayatı ile ilgili olarak hemen hemen hiçbir bilgi bırakmamıştır. Fergânî’nin Aksaray’da söz ve nüfuz sahibi bir kişi olduğu Selçuklu Devleti çökerken Moğolların zulmünden Aksaray halkının zarar görmemesi için verdiği mücadele gazel ve şiirlerindeki beyitlerinden anlaşılmaktadır. Ayrıca Fergânî’nin Aksaray’da bir zaviyenin, veyahut bir hangâh’ın şeyhi, ya da bir medresenin müderrisi de olması muhtemeldir. Çünkü; Aksaray’da Selçuklu Dönemi ilim yuvaları arasında Seyfiye Medresesi isimli bir medrese bulunmaktadır. Bu medresenin de adını nereden aldığı açık ve seçik delillerle ispat edilememiştir. “....Ey kendisi Hüseyin ve Kerbalası Aksaray olan, Senin Şimr’in, Yezid gibi, kötü hareketi ile meşhur oldu...” (Can dostu Aksaray’lı İsmail-il-Bekri’nin Moğollardan gördüğü zulüm ve işkenceden ölmesi üzerine yazdığı mersiye) Seyf-i Fergânî, ayrıca Sa-di-i Şirazi’ye karşı büyük bir saygı beslemiş, onunla yazışmalarda bulunmuştur. Bir süre Tebrîz bölgesinde de kalmış, Humâm-i Tebrîzî ile tanışması da Tebrîz’de ikamet ettiği bu dönemde başlamıştır. Bazı kaynaklarda Humâm-i Tebrîzî’nin Fergânî’nin müritlerinden olduğu bilgisi yer almaktadır. Onun hakkındaki bilgileri ise ondan geriye kalan bir divandan öğrenmekteyiz. Kütahya Vahidpaşa Kütüphanesinde bulunan ve el yazma nüshalarından oluşan divanın İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi ile Topkapı Sarayı Müzesi’nde ki Revan Köşkü Kütüphanesi’nde de bir kopyası bulunmaktadır. Kaside, gazel ve rubailerinden oluşan şiirlerinin toplamı 12 bin beytin üzerindedir.

Mevlânâ Seyfuddîn Ebû’l-Mehâmid Muhammed el-Fergânî; XIII/XIV. yüzyıllar arasında yaşamış, aslen Türkistanda büyük bir bölge olan Fergâna’dandır. XIII. yüzyılda Fergâna’dan kalkıp Aksaray’a gelen Seyf-i Fergânî, seksen yaşının üzerinde bir ömrü bu şehirde yaşamış ve ömrünün son günlerini (muhtemelen) Melik Mahmud Gazi Hangâhı’nda geçiren şair, 705/1306 ile 749/1348 yılları arasında ismi kayıp bir şekilde burada vefat etmiştir. Anadolu Selçuklu Hükümdarları birer mum olmuşlar, ışıklarına doğru sayısız can veren pervaneler çekmişlerdir. Diyâr-ı Rum; Diyâr-ı Cihad olmuş ve bu dönemde Anadolu’nun “Dâr-ül-ilim” şehri olan Aksaray’da pek çok Türk-İslam mutasavvıfı

yaşamış ve bu toprakları varlıkları ile âbâd etmişlerdir. Bunlardan öyle birisi var ki yaşadığı dönemde sırrını ayan etmemiş, ne kimseler onu bilmiş-ne de o kimseleri bilmiş, bu topraklara gelişi gibi gidişi de sesiz ve sedasız olmuştur. Prof. Dr. Ahmed ATEŞ hocamıza göre Anadolu’nun unutulmuş büyük bir sûfi, şair ve edibi, Prof. Dr. Nimet YILDIRIM hocamıza göre döneminin üstad şairlerinden, doğduğu topraklar olan Fergana’da ise; Fars edebiyat tarihinin önemli şahsiyetlerinden biri, bizim içinse; bizim içimizden ve bizden biri, Seyf-i Fergânî.

“....Ey kendisi Hüseyin ve Kerbalası Aksaray olan, Senin Şimr’in, Yezid gibi, kötü hareketi ile meşhur oldu...”

Adı, Fars edebiyat tarihinde de kayıp bir şair olan Seyf-i Fergânî, Anadolu’nun

www.metropolaksaray.com

43

MAKALE YAŞAM

İlhanlılar ve zalim Moğolların hakimiyeti altında fakirlik, perişanlık ve güvensizlik içinde olduğu ve Anadolu’daki şehirlerin İran ile bağlantısının zayıf olduğu bir zamanda dünyayı terk etmiş olması hasebiyle ismi kayıp bir şairdir.


YAŞAM MAKALE

Seyf-i Fergânî’ye ait Divandan örnek şiirler: Gittin de senin adın dilimden gitmez, senin düşüncen yüreğimden ve ruhumdan gitmez. Gerçi sana ulaşma hadisi bizim haddimize değildir, ancak bu hadise dilim varmaz. Sen şahitsin gaib değil, zira senin hayalin endişe eden hatırımdan gitmez. Aşk derdinden ağlarım da durumun ne olduğunu söylemem, ki bu özür tüm beraberimdekilere gitmez. Senin dudağının zikrini çektim yıllarca ey dost, tatlılığı asla ağzım­dan gitmez. Kendi visal meşrebinden bu susamış cana bir su ver de el ekmeğime gitmez. Kesin olarak bilirim ki ay katilimin yanağıdır, ey güzel senden baş­kasına inancım gitmez. Suyum gözden akar, uykum gözden olmuş, bu gelmez o ise gitmez. Seyf’ten sabır ve gönül gitti ve her an keder, çağırmadan gelir, kov­sam da gitmez.

S

eyf-i Fergânî’nin divanındaki görüntüsü, riyazet ve vareste bir sûfi görüntüsüdür. Divanının yazarı Muhammed b.Ali Katib-i Aksarâyî de kendisinden “Seyyidu’l-Meşâyih ve’l-Muhakkikîn” diye söz etmektedir. Ayrıca, Ali Katib-i Aksarâyî divana eklediği satırlarda Fergânî hakkında şu çok hürmetli vasıfları kullanmıştır; “İmam derecesinde bilgin, zühd ve takvâ sahibi, şeyhlerin ve tahkikcilerin efendisi, milletin, hakkın ve dinin kılıcı iyi şeyler babası Mevlânâ”

Seyf-i Fergânî’nin kasidelerinin konusu çoğunlukla Allah’a naat, Resulün menkıbeleri, vaaz, öğüt, hakikat, zamanın uygunsuzluklarını eleştiri ve Sa’dî ile Humâm-i Tebrîzî gibi üstatlara karşılık ile cevap konularından oluşmaktadır. Hiçbir zaman kasideyi; zamanın şahlarını, emirlerini ve yöneticilerini övme hizmetinde kullanmamıştır. Aksine onları en ağır şekilde eleştirmiştir. Şairin genel olarak eğilim duyduğu gazelleri, tabii olarak vaazlar, sosyal eleştiriler ve irfanî hakikatlerin beyanı oluşturmaktadır. Şair, yaşadı sıkıntılı devrin, kendinden geçen dünyasında Allah’ın sağlam ipine sarılarak, İslamî öğretileri tamamen takip ederek ve Kur’an-î hükümleri uygulayarak rahata ve huzura ereceğine inanmaktadır. Ehl-i Sünnet ve Hanefi mezhebine mensup olan Fergânî, aynı zamanda da Kerbela şehitlerinin mersiyesi üzerine şiir söyleyen en eski şairlerdendir. Anadolu’nun karanlık günlerini olarak bilinen XIII/XIV. yüzyıllar arasında yaşamış ve fakirlik mekanında bir mevki bulmuş olan bu büyük Seyyidu’l-Meşâyih ve’l-Muhakkikîn, dönemin o karanlık, sıkıntılı günlerinde insanlığın kurtuluşu için ışık ve rehber olmuştur. Seyf-i Fergânî gibi daha bir çok fakih, alim ve gönül dünyamızın sultanları ile onlara ait eserler bizim en büyük zenginlik kaynağımızdır. Kültürümüzün temel taşı olan bu eseler ile bu eserlerin banilerinin fikirlerini gelecek nesillere aktarmak ve bilim dünyasına kazandırmak, toplumsal açıdan bizlerin üzerine düşen önemli bir görevdir. Bu noktadan hareket ederek başlattığımız çalışmalar ile Kültür Yayınları serimizin en önemli eserlerinden olan ve içerisinde Seyf-i Fergânî’ni, Yunus Emre, Tabduk Emre, Somuncu Baba, Yusuf Hakiki Baba, Cemaleddin-i Aksaray-i, İsmail Maşuki ve Zembili Ali Efendi gibi daha pek çok Aksaraylı Mutasavvıfın hayatı ve eserlerini konu alan “Şehr-i Süleha Aksaray” isimli kitabımız çok kısa bir zaman içerisinde okuyucularla buluşacak. Ayrıca Seyf-i Fergânî’ye ait ve 1963 yılında ilk defa İran’ın Tahran Üniversitesi matbaasında Farsça basılan Divanın günümüz Türkçesi ile tercümesi için çalışmalar başlatılmıştır. Divanın sağlıklı bir şekilde basımının neticelendirilmesi ve okuyucuların istifadesine sunma çabaları da devam etmektedir... BİBLİYOGRAFYA

44

www.metropolaksaray.com

Ateş, Ahmed, “Anadolu’nun Unutulmuş Büyük Bir Şairi”, Belleten, Ankara 1959, XXIII, sayı: 91, s. 418- 426. Konyalı, İbrahim Hakkı, “Abideler ve Kitabeler ile Niğde Aksaray Tarihi” Fatih Yayınevi Matbaası, İstanbul 1974, c.3, s.2648-2660. Yıldırım, Nimet “Seyf-i Fergani”, Makaleler...


MAKALE

www.metropolaksaray. com GSM:0 532

28445 5143


MAKALE MAKALE MAKALE

Evlilikte En Önemli Altı Dönem

Evlilik çoğu zaman çiftlere istedikleri, bekledikleri ve hayal ettikleri mutluluğu bahşediyor. Ama pek çok çift için evlilik günden güne hayal kırıklıkları, çaresizlikler, kızgınlıklar, çatışmalardan ibaret. Çiftlerin birbirlerini sevmelerine ve evliliklerini yürütmek istemelerine rağmen evliliğin bazı dönemlerinde sıkıntılar kaçınılmaz oluyor. Çünkü evlilik; sürekli gelişim ve değişim içinde olan dinamik bir sistem. Kendine özgü bir gelişim seyri var. Evliliğin altı gelişim dönemi ve her dönemde çiftlerin gerçekleştirmesi gereken bazı gelişimsel ödevleri vardır. 1. Çocuğa kadar olan dönem Evliliğin ilk gelişimsel dönemi, birlikte yaşamın ilk gününden ilk çocuğun doğumuna kadar süren dönemdir. Çiftlerin bu dönemde başarması gereken ödevleri; ilk aileden duygusal ve fiziksel kopuşu başarmak, aralarında duygusal ve fiziksel yakınlığı geliştirmek, yeni kurulan çekirdek ailenin sınırlarını belirleyerek bağımsızlaşmasını sağlamak ve “evlilik kontratı”nı (birlikte yaşam kuralları) oluşturmaktır. 2. Çocuğun doğumu ve annebaba rollerinin alındığı dönem İkinci dönem ilk çocuğun doğumu ve çiftlerin anne-baba rollerini edindikleri dönemdir. Yeni rollerin çiftlere yüklediği yeni görev ve sorumluluklar vardır. Bu dönemde başarılması gereken eş rolü ile anne-baba rolü arasındaki dengeyi korumaktır. Genellikle bu dönemde çiftler, azalan enerjiyle baş etme, çocuğa yönelen eşler arasında uzaklaşma ve dışlanma duygusu, bireysel alanın daralması, üçlü-dörtlü yaşama uyum ve çift ilişkisini koruma güçlükleri yaşarlar.

46

www.metropolaksaray.com

3. Çocukların bireysel ve sosyal olduğu dönem Üçüncü dönem çocukların bireyselleşmesi ve sosyalleşmesi dönemidir. Çocukların bireysel ve gelişimsel özelliklerine göre aile dinamikleri değişime uğrar, aile içinde koalisyonlar oluşur. Çocukların okula başlaması ile aile okul, arkadaş, çevre gibi yeni sistemlerle ilişkiye geçer ve yeni sistemlerin kurallarıyla değişime zorlanabilir. Farklı ebeveynlik tutumları eş ilişkisinde çatışmalara veya uyumsuzluklara neden olabilir. Ebeveynler bu dönemde çocukların bireyselleşmesine, sosyalleşmesine ve eğitimine destek vermek gibi ebeveynlik görevlerini yerine getirirken kendi içlerinde de ebeveynlik ve iş yaşamındaki kariyerleri arasında rol çatışması yaşarlar.


MAKALE MAKALE MAKALE

Çiftlerin bu dönemde başarması gereken ödevleri; ilk aileden duygusal ve fiziksel kopuşu başarmak, aralarında duygusal ve fiziksel yakınlığı geliştirmek, yeni kurulan çekirdek ailenin sınırlarını belirleyerek bağımsızlaşmasını sağlamak ve “evlilik kontratı”nı (birlikte yaşam kuralları) oluşturmaktır. 4. Çocukların ergenlik, eşlerin orta yaş dönemi Dördüncü dönem, çocukların ergenlik dönemine, eşlerin de orta yaş dönemine girdikleri dönemdir. Bu dönemde ergenler aile yaşamına ve kararlarına daha etkin katılım gösterirler, bağımsızlaşmak isterler ve aile içindeki rolleri değiştirmeye ve aile hiyerarşisini zorlamaya başlarlar. Aile içindeki denge bozulur.

5. Çocukların evden ayrıldığı ve yeni rollerin alındığı dönem Beşinci dönem, çocukların evden ayrılışı, ayrılık seremonisi oluşturma, çift ilişkisine yeni anlam bulma, aileye yeni üyelerin kabulü ve kayınpeder, kaynana, büyükanne-büyükbaba rollerine uyum dönemidir.

6. Emeklilik ve yalnızlık dönemi Altıncı dönem, emeklilik, emeklilikle gelen sosyal, ekonomik, fiziksel ve statü kaybına uyum, eş ölümü, yalnız yaşama uyum ve yasla baş etme dönemidir. Her evre, aile içinde belirlenen kurallarla kendi içinde bir denge ve istikrar oluşturur. Oluşturulan bu denge ve istikrar yeni bir gelişimsel dönemle bozulur. Her yeni dönem, aile yaşamını belirleyen kuralların yenilenmesiyle yeni bir düzenleme gerektirir.

www.metropolaksaray.com

47


VİTRİN MAKALE

MUTFAK VİTRİN Kahvaltı Keyfi temamızın rengarenk mutfak ürünleri sofralarınıza renk katacak, stil sahibi ev tekstil ve dekorasyon fikirleri evinizi süsleyecek.

ESSE

Esse mutfak eşyaları özenle seçilmiş birbirinden dekoratif özel tasarımları ile tüketicisinin ilgisini her zaman çekmeyi başarıyor. Esse mutfak ürünleri geniş yelpazesi ve dünyaca ünlü markaların bir araya getirmesi ile hemen heme her mutfağa girmeyi başarıyor Esse mutfak malzemeleri arasında robotlardan tencerelere, tabak çatal kaşık takımlarından kahvaltılık malzemelere kadar eviniz için ne arıyorsanız her zevke ve ihtiyaca yönelik ürünleri bulabilirsiniz.

48

www.metropolaksaray.com


VİTRİN MAKALE

TCHİBO Hediye, tekstil, ev, mutfak, dekorasyon, ofis, çocuk, banyo, kahve kategorilerinde çeşitli ürünlerin satışı ve firmanın tanıtım sayfaları, kurumsal bilgileri mevcut.

www.metropolaksaray.com

49


VİTRİN VİTRİN MAKALE

N İ R VİT 2013 Moda Son Trend

Altın Sarısı ve kombini 2013 kombinleri arasında altın sarısı siyah toprak rengi mavi ve yeşil renkler ağırlıkta. Bahar ve yazda cıvıl cıvıl renkler kullanabilirsiniz.

Ayakkabı Bu senenin yazlık ayakkabı modelleri arasında renkli ve parlak modeller dikkat çekmektedir. Yüksek topuklu kenarları açık olan yazlık ayakkabıların sayısı da azımsanmayacak kadar çok görünüyor. Pembe, mor ve kırmızı renklerin ağırlıkta olduğu yüksek topuklu yazlık ayakkabıları genç bayanların ayaklarında sıkça göreceğiz. Daha çok resmi kısımlarda, orta ve üzeri yaş gruplarında ise siyah ve beyaz düz topuklu yazlık ayakkabılar sıkça görülecektir. Üstelik bu ayakkabıların kenarlarında veya ön

3

yüzünün üst kısmında yer alan süslemeleriyle çok daha çık bir görünüm elde edilmiştir.

50

www.metropolaksaray.com


MAKALE VİTRİN

4

BB Krem Son zamanlarda her markanın arka arkaya piyasaya sürdüğü ve hepimizin ilgisini çeken yeni bir kozmetik çılgınlıgı var BB Krem. Cilt problemine göre seçilen krem cildin ihtiyacı olan herşeyi karşılıyor.

Dior oje Pembe, turuncu ve kırmızı tonlarından oluşan Dior Cherie Bow serisindeki ojeler tam baharlık. Geçen yaz sezonun neon renkleri yerini pastel tonlara bırakacak gibi görünüyor.

Estee Lauder Pure Color Tekli Far serisi etkileyici bakışlar için sıradışı renkler sunuyor.Profesyonel dokunuşlar sunan Pure Color Satin Tekli Göz Farı, formülündeki yoğun pigmentler ile göz makyajında yoğun bir etki yakalamanızı sağlar.Mat, saten, ışıltılı, metalik seçenekleri ile her zevke uygun renk seçenekleri sunar.

www.metropolaksaray.com

51


VİTRİN VİTRİN MAKALE

N İ R VİT 2013 Moda Son Trend

Ayakkabı Sezonun sıcak renkleri arasında yer alan ayakkabılar spor rahat ve renkleriyle raflardaki yerlerini aldı

52

www.metropolaksaray.com

Ekose gömlekler 2013 modası çoğulculuğa vurgu yapıyor; yani erkekler ekoseden fazlasına hazır olsalar iyi olur. Ekoseli bir gömleği benzer renkte çizgili bir kravatla beraber giymek size eğlenceli bir görüntü verebilir.


VİTRİN MAKALE VİTRİN

4

Saat Zamanın değerini bilen erkekler, stilini ve tarzını yansıtabilen en önemli aksesuarı saatleri ile tamamlıyorlar. Deri, kauçuk ya da paslanmaz çelikten kordonu ile tarzınızı siz belirliyorsunuz. Klasik, günlük ve spor tasarımlarıyla bileğinizi de sarıyor.

Klasik ve spor saatleriniz, şık ve asil görünümüyle zamanınsız bir stil yaratırken, farklı görünmenin ipuçlarını da sunuyor.

Erkek modası deyince hep akla önce takım elbise, ceket ya da pantolon gelir oysa erkeklerin belki günlük yaşamlarında en çok önem vermeleri gereken üründür gömlek… Erkeğin tenine direkt temas eden, gün boyu onunla hareket eden, kumaşı, dikişi, detayları ve rahatlığıyla vazgeçilmezi olan… www.metropolaksaray.com

53


TEKNOLOJİ MAKALE

TEKNOLOJİ

HP Spectre One All-in-One

1 dakikada Şarj Edebilen Piller

2013 Ürün Tasarım Ödülü’nü, her şeyin bir arada olduğu, HP’nin masaüstü bilgisayar modeli Spectre One All-in-

SCİB’in özgün karakteristiğine ulaşabilmek

One’a verdi.

için Toshiba tamamen yeni bir negatif elektrot malzemesi, yeni separatörler, yeni

iF tasarım Ödülü, HP’nin Windows 8’li

bir elektrolit ve tamamen farklı bir imalat

en ince ve en yenilikçi masaüstü bilgisayarı

teknolojisini hayata geçirdi. Sonuçta ortaya

Spectre One’ın!

çok dengeli performansa sahip, mükemmel

Dünyanın en saygın tasarım ödüllerinden biri olan iF, 2013 Ürün Tasarım Ödülü’nü, her şeyin bir arada olduğu, HP’nin masaüstü bilgisayar modeli Spectre One All-in-One’a verdi. Bugüne kadar üretilen en ince Windows 8’li masaüstü bilgisayar ile iF kalite sertifikasını almaya hak kazanan HP, 22 Şubat’ta BMW World’de gerçekleştirilecek

törende

ödülünü

alacak. Ödüllü bilgisayarın, Mart ayında Türkiye’de satışa sunulması bekleniyor.

emniyetsunan, uzun ömürlü ve hızlı şarjSamsung,

tablet

ve

akıllı

telefonunuzu,

fotoğraf makineniz için uzaktan kumandaya dönüştürüyor: Samsung

Electronics’in

Wi-Fi

bağlantı

cep telefonunuz ya da tabletiniz ile uzaktan kumanda edilerek fotoğraf çekmenize olanak tanıyor Samsung’un Wi-Fi bağlantısına sahip MV900F smart fotoğraf makinesi ; Samsung akıllı telefon ve tabletlerine yüklenebilen “Samsung Remote Viewfinder” programı ile uzaktan kumanda edilebiliyor. Bu sayede herkesin dahil olduğu bir grup fotoğrafını ya da kendi fotoğrafınızı, akıllı telefonunuz ya da tabletinizi uzaktan kumanda gibi kullanarak çekebilirsiniz. ​Samsung MV900F ayrıca, Samsung’un yenilikçi 180 derece dönebilen ekranına sahip. Böylece her açıdan paylaşılabilen yaratıcı oto-portreler çekmeyi ve çekilen kareleri anında paylaşmayı

54

www.metropolaksaray.com

doldurulabilen bir pil çıktı. SCiB™ pili, on adet 4.2 Ah SCiB hücresinin seri bağlanmış şekilde standart SCiBmodülünde yer alması

desteği sunan smart fotoğraf makineleri,

mümkün kılıyor.

deşarj olabilen yüksek güvenirlikte tekrar

ile meydana geliyor. Bu sayede gerektiğinde hücreleri korumayı sağlayan ve her bir hücredeki şarj durumunu denetleyen voltaj ve ısıkontrolü sağlayan pil yönetim sistemi fonksiyonu da mümkün kılınıyor.


TEKNOLOJİ MAKALE

DÜNYASI Duracell Enerjisi Cep Telefonlarında Dünyada ve Türkiye’de en çok tercih edilen alkalin pil markası Duracell, enerji konusundaki

uzmanlığını

ve

benzersiz

kalitesini geliştirdiği yeni taşınabilir şarj aletleri ile taşınabilir cihazlara taşıyor. Duracell’in yeni Duracell 1150 mAh ve Duracell 1800 mAh taşınabilir şarj aletleri, akıllı telefonlardan taşınabilir müzik dinleme cihazlarına kadar micro ve mini USB girişleri ile şarj edilebilen Samsung,

yenilediği

bükülebilen

ekran

teknolojisini Ocak ayında Las Vegas’ta yapılacak CES’de göstermeye hazır. Gelen raporlara göre Samsung, belki de bir gün telefonlarımızda ve tabletlerimizde kullanacağımız bir dizi esnek ekranı Tüketici Elektronikleri Fuarı’nda gösterecek. 5.5 inç’lik bükülebilir ekranın çözünürlüğünün 1280x720 olduğu (267 ppi) söyleniyor. Samsung, daha önce de CES 2011’de bükülebilen ekranlarını bizlere göstermişti. Teknoloji hala dokunmatik panel içermiyor, dolayısıyla daha da geliştirilmesi gerekiyor. Samsung

yeni

ekran

prototiplerinin

kırılmadan bükülebildiğini, ancak onları bir sargı haline getirmenin henüz mümkün olmadığını söylüyor. Samsung’un CES 2013’de Galaxy S4’ü gösterme ihtimali düşük de olsa var. Bunun yanında şirketten QWERTY klavyeli bir tablet tanıtıması da bekleniyor.

tüm cihazlara yedek enerji sağlıyor.

Philips dijital istasyon ayarlı saatli radyo AJ5000, stilinize uyum sağlayan çok renkli

Yeni Duracell 1150 mAh ve Duracell 1800

ortam ışıkları ile güne huzurlu başlayın

mAh Taşınabilir Şarj Aletleri, herhangi bir USB girişinden şarj edilebiliyor. Ayrıca

Philips AJ5000 ile odanızı ve gününüzü

Duracell’in en güçlü USB şarj aleti niteliğindeki

renklendirin

1800 mAh Taşınabilir Şarj Aleti, herhangi bir elektrik prizinden de basitçe şarj edilebiliyor.

Güne huzurlu başlamanız için tasarlanan Philips dijital istasyon ayarlı saatli radyo AJ5000, stilinize uyum sağlayan çok renkli ortam ışıklarıyla sizin için en doğru atmosferi yaratıyor. Ruh halimiz, renk ve ışıktan kolayca etkilenebilir. Bir renk ve ışık kombinasyonu ile kendimizi enerjik hissederken, başka bir kombinasyon ile daha sakin bir ruh haline bürünebiliriz. Görünümünden çok daha fazlasını vaat eden zarif Philips dijital istasyon ayarlı saatli radyo AJ5000’ün renkli ortam ışıkları ile doğru ortamı yaratmak artık çok kolay. 32.000’den fazla renk üretebilen AJ5000 ile ışığı ruh halinize veya dekorunuza göre değiştirebilir, odanızın ambiyansını ruh halinize göre şekillendirebilirsiniz. www.metropolaksaray.com

55


BİLGİ MAKALE

KISABİLGİLER Akıllı telefonları djital fotoğraf makinesine dönüştüren SnappGrip, dijital fotoğraf makinelerinde yer alan kontrolörleri telefonlarla buluşturuyor.

Akıllı telefonlar digital makineye SnappGrip, mevcut kılıfların sunduğu korumanın Göremeyenlerde dönüşüyor yanı sıra çıkartılabilir kamera kontrolörü ile birlikte artık cep telefonu geliyor Kullanıcılar, SnappGrip kılıf ile birlikte gelen kullanabilecek kamera kontrolörü sayesinde mevcut dijital fotoğraf makinelerinde yer alan basit kontrolörleri akıllı telefonlar üzerinde uygulayabiliyor. Kullanıcılar kamera kontrolörü üzerinde yer alan fotoğraf çekme butonuna tam bastıklarında direk, yarım bastıklarında ise odaklama yaparak fotoğraf çekimi yapabiliyor. Çekim modları arasında portre, manzara, flaş ve video yer alıyor. SnappGrip, uzaklaştırma ve yakınlaştırma işlemlerini oldukça kolay bir şekilde yapmanıza olanak tanıyor. Kontrolörün alt tarafında tripod yuvası, yan tarafında ise micro-USB bağlantı noktası bulunuyor.

iPhone 4, iPhone 5 ve Samsung Galaxy S III ile uyumlu olan SnappGrip’in Bluetooth ve iOS/Android uygulamaları sayesinde akıllı telefonlar kablosuz olarak kolay bir şekilde kontrol edilebiliyor. Kılıf ile birlikte gelen kamera kontrolörünün pil ömrü ise 60 saat. SnappGrip, gümüş/siyah, gümüş/siyah/kahverengi ve sınırlı sayıda altın kaplama seçenekleri ile birlikte önümüzdeki ayın sonunda yaklaşık 100 dolardan satışa sunulacak.

Zincirsiz ve motorlu bisiklet

56

www.metropolaksaray.com

Pedal çevirerek enerji üretip, topladığı enerjiyi tekerleklere yönlendiren Footloose, İngiliz tasarımcı Mark Saners ve Alman e-bisiklet uzmanı Han Goes’in ortaklaşa geliştirdikleri bir fikir. Mando Corp. ve Meister Inc. de bu fikri hayata geçiren Koreli üreticiler. Hibrit özellikli bisiklet yalnızca motoru çalıştığı sürece 30 kilometre hızla gidebiliyor. Pedal çevirerek bu hızı daha da artırmak Footlooser’ın sürücüsünün elinde. Diğer elektrikli bisikletlerden farklı olarak Footloose, insan gücünü direkt olarak elektriğe dönüştürebiliyor; zincir bu şekilde by pass edilmiş oluyor. Yani pedal çeviren sürücü bir natör görevi görüyor. Bisikletin lityumiyon pili sayesinde sürücü pedalı çevirdikçe pil doluyor.

İki büyük firma birleşti ve hayal edilemeyeni yaptı. Qualcomm ve Project Ray düşünülmeyeni düşündü ve görme engellilerin kullanılabileceği bir cep telefonu üreterek tarihe geçti. Qualcomm ve Project Ray, göremeyenlerin normal hayatlarında basitçe alıp faydalanabileceği Ray isimli akıllı telefonu kullanıcılarına bildirdi. Çok fonksiyonlu ve kolay kullanımı sayesinde görme engellilerin işini kolaylaştıracağa benzeyen Ray, görme engellilerin mesaj göndermesine, arama yapabilmesine ve sesli kitaplar dinleyebilmesine olanak tanıyor. Görme engelliler dokunmatik ekranın herhangi bir noktasına dokunduktan sonra cihaz, kullanıcısını sesli geri bildirim ve titreşimle uyarıyor. Günümüzde görme engelliler için geliştirilen telefonlar genellikle giriş seviyesine hitap eden özelliklere sahip. Qualcomm ve Project Ray’in birlikte geliştirdiği Ray ise Android üzerinden geliştirilen bir işletim sistemini, Qualcomm işlemciyi ve birçok özelliği bünyesinde barındırıyor. Görme engelliler bundan böyle birçok özelliği bu telefon sayesinde kolayca kullanabilecek. Ray isimli cihaz şu anda İsrail Merkez Kütüphanesi’nde 100 görme engelli tarafından test ediliyor. Cihaz test aşamasında olduğu için ne zaman satışa sunulacağı henüz belli değil.


MAKALE BİLGİ

KISABİLGİLER Radarı gösteren telefon uygulaması Telefonun Bluetooth sistemini devreye sokarak, araçtaki SmartRadar adı verilen küçük cihazla bluetooth üzerinden bağlantı kuran bu uygulama, radarın ya da hız kamerasının taradığı alanı harita üzerinden tespit ediyor. Belirlenen o noktayı GPS üzerinden haritaya kaydeden uygulama, daha sonra bunu sistemin veri tabanına kaydediyor. Bu sayede uygulamayı kullananlar, harita üzerinde hangi bölgelerde hız kameralarının olduğunu öğrenebiliyor. Kullanıcı, Bluetooth’a yakalanan radar sinyallerinin, bir polis aracına ya da kameraya ait olmadığını anlarsa sisteme bunu tanıtarak, gereksiz uyarıların da önüne geçilebiliyor. TAvsiye etmemekle birlikte merak edenlere; uygulamanın araçtaki radar tespit eden sistemle birlikte çalışabilmesi için yıllık 50 dolara ödenmesi gerekiyor.

3 Boyutlu yazan çizen kalem

Son zamanlarda 3D yazıcıların popülerliği hızla artsa da yüksek fiyat etiketlerine sahip olmaları tüketicilerin bu cihazlara ulaşabilmesine engel oluyor. Bu durumun farkına varan WobbleWorks LLC. isimli şirket, fon toplama platformu Kickstarter üzerinden sunduğu dünyanın İlk 3D baskı kalemi 3Doodler ile bu sorunun önüne geçmek istiyor. Dünyada üç boyutlu baskı almanın en hesaplı yolu olarak değerlendirilen kalem, kullanıcıların tasarımlarını ve taslaklarını üç boyutlu olarak oluşturabilmesine olanak tanıyor. 3Doodler’da mevcut üç boyutlu yazıcılarda yer alan ısıtılan ve hızlıca soğutulabilen ABS plastik kullanılıyor. 3Doodler’ın üretime geçebilmesi için gereken 30 bin dolar bağışı çoktan geçmiş durumda. 3Doodler için bugüne kadar toplanan meblağ tam 632 bin dolar. Ekim ayında piyasaya sürülecek olan kalemin 75 dolardan satışa sunulacağı belirtiliyor.

Turritopsis Nutricula (Ölümsüz Denizanası) Denizanaları polip olarak hayata başlar, medusa dönemine girilir, eşeyli üreme ile yavrular üretilir ve ölüm gerçekleşir. Yavrular polip dönemden geçer, büyür ve döngü normal bir hayvandaki gibi devam eder.

Denizanası türü olan Turritopsis Nutricula diğer tüm denizanalarından farklı olarak ilk defa polip döneme geri dönebilme özelliğine sahip. Yavrular polip olarak doğarlar, büyürler ve eşeyi olarak üreyip yeni polipler üretiyorlar. Fakat zaman geçtikçe yaşlanıp ölmeleri gerekirken, kendilerini polip döneme döndürüyorlar. Böylece yaşlanma sonucu ölüm gerçekleşmiyor ve sürekli yaşlanıp polip haline dönme döngüsü gerçekleşiyor.Teoride bu ölüsüzlüğe eş değer fakat Turritopsis Nutricula’nın hücreleri fiziksel olarak çok zarar görürse ölebiliyor fakat bu da çok zor bir ihtimal çünkü tehlikeyi sezdiği anda bile polip forma dönüyor. Canlının genetik yapısı incelenerek gelecekte yaşlılıkla mücadele etme ihtimalimiz var fakat henüz canlı üzerinde okadar araştırma yapılmadı ve bu konu hakkında okadar emin konuşamıyoruz. Gelecek dönemlerde, yapılacak araştırmaların sonuçlarına göre mümkün olup olmadığını göreceğiz.

www.metropolaksaray.com

57


HABER YAŞAM MAKALE

PİANO SONATCAFE

58

www.metropolaksaray.com


HABER MAKALE YAŞAM 1999 yılında Sait Yüksel tarafından kurulan Sonat Müzik Merkezi olarak başladığı faliyetlerine daha sonra. Orkestra, organizasyonlar müzik aletleri satışıolarak devam etti. 2005 yılında kendi yerine taşınan Sonat Müzik Merkezi kafe bölümünüde hizmete açarak halen aksarayın en modern müzik evi olma özelliğini korumaktadır. Yeni açılan müzik mağazamızda dünyanın en önemli müzik markalarının bayiliğini yapmaktayız. Yamaha, Roland, Fender, Kawai, Marshall en önemli markalarımızdır. İnsanların güvenerek sevdiklerini emanet edebileceği oturabileceği ürünlerimizi gönül rahatlığıyla tüketebileceği akılda kalan hizmetiyle rakiplerine fark yaratan artı bir değer olacak saygın bir işletme olarak aksaraya hizmet vermekteyiz. Öncelikle hedef daha çok müşteriye ulaşırken yüksek kalite ve doyumsuz lezzetten taviz vermemektir.Bir müşteriye nasıl kaliteli ve memnuniyet prensibince hizmet verebiliyorsak yüzlerce müşteriye de aynı kalite ve lezzeti ulaştırmaktır amaç. Seçilmiş lezzetlerden zengin bir menü oluşturduk. Üstün hizmet ve hızlı servis kalitesi, cazip fiyat alternatifleri, sıcak, samimi, modern mimarisi ile nezih bir ortamda sizlerin beğenilerine sunduk. Modern bir ortamda lezzetli bir yemek yiyip yoğun iş temponuza kısa bir mola vermek istiyorsanız sizleri Sonat Piano Cafe ye bekleriz. İçerisinde müziğin, çayın, kahvenin, tatlının, yemeğin, sohbetin olduğu buluşma noktamızda çeşitli aktivitelerimiz oluyor. Aksaray da sosyal bir ortam olmadıgından canlı müzik yapılmamasında şikayet edenler henüz Sonat Piano Café ye gelmemiş demektir.Sonat ta canlı müzik yapılıyor.

www.metropolaksaray.com

59


YAŞAM MAKALE YAŞAM

Yeni Türkü ilk Aksaray konserinde büyüledi Düzenlediği kültürel etkinliklerle Aksaray’ın sosyal anlamda gelişmesine katkı sunan Sonat Müzik Merkezi, Türkiye’nin efsane grubu Yeni Türkü’yü Aksaray’a getirdi. Yeni Türkü, Aksaray Kültürü Merkezinde (AKM) unutulmaz bir konser verdi. 2 saat kadar sahnede kalan Yeni Türkü, eski ve yeni albümlerinden onlarca şarkıyı söyledi. Hınca hınç dolan salonda bulunanlar Yeni Türkü’nün şarkılarına büyük bir coşkuyla eşlik ettiler. Grubun lideri Derya Köroğlu, yıllardır müzik yapmalarına rağmen Aksaray’a ilk kez geldiklerini söyledi ve “Demek ki; kısmet bugüneymiş. Yıllardır müzik yapıyoruz ama Aksaray’a bu ilk gelişimiz” dedi. Derya Köroğlu ve grubu sahnede coşarken izleyenler ise salonda aynı coşkuyu yaşadı. Yeni Türkü konseri ‘Maskeli Balo’ şarkısıyla başladı. Sık aralıklarla izleyicilere konserin nasıl geçtiğini soran Derya Köroğlu, kendilerine gösterilen ilgiden memnun kaldıklarını ifade etti. Grubun efsane şarkılarından ‘Olmasa Mektubun’ isimli şarkıyı ise salon hep bir ağızdan okudu. Konser’e sadece Aksaray’dan değil komşu Nevşehir’den de katılım olduğu görüldü. Konser biletleri 10 gün gibi kısa bir sürede tamamlandı ve pek çok kişi bilet bulamadığı için konsere ya gelemedi, ya da ayakta takip etmek durumunda kaldı.

SONAT MÜZİK MERKEZİNİN ORGANİZASYONU İLE GERÇEKLEŞEN KONSERE 600 KİŞİ KALTILDI MUHTEŞEM BİR ATMOSFERDE GERÇEKLEŞEN KONSER ÖNCESİ YENİ TÜRKÜ GRUBUNUN KURUCUSU OLİSTİ DERYA KÖROGLU AKSARAYA İLK GELDİLKLERİNİ VE BÖYLE BİR ATMOSFERİ BEKLEMEDİKLERİNİ SÜPRİZ OLDUĞUNU BELLİRTTİ Yeni Türkü sahnede ‘Deliler, Süper Baba, Fırtına, Karanfil, Çember, Yeşilmişik, Başka Türlü Bir Şey, İmkânsız Aşk, Eyvallah’ gibi unutulmaz eserlerini seslendirdi. Derya Köroğlu sahnedeki performansı ile şehri adeta büyüledi. Konser bitiminde vatandaşlar Yeni Türkü’ye ve grubu kendileriyle buluşturan Sonat Müzik Merkezi Yöneticisi Sait Yüksel’e teşekkür ettiler.

60 www.metropolaksaray.com 60 www.metropolaksaray.com

Yenİ tÜrkÜ


Sonat müziğin şehrimizde kazandırdığı birçok tiyatro oyunu ve konserlere ilginin yoğun olduğunu belirten sonat müziğin sahibi sait yüksel bundan sonrada konser ve tiyatro organizasyonlarının devam edeceğini belirtti. Bu organşizasyonlardan para kazanılmadağını sadece sosyal bir sorumluluk olarak bu işi yaptığını belirten Sait Yüksel Aksaray da gidecek bir yer olmadığını belirten insanlara bir nebze olsun katkıda bulunmanın mutluluğunu yasadığını beklirtmektedir.

Yıllar geçtikçe değerlenen şarkıları ile Yeni Türkü, AKM sahnesinde, müzikal kalitesi yüksek bir performans sergilerdi. Yeni Türkü, orkestrasındaki zengin vurmalı çalgılar, kanun ve ud ile yakaladığı armonik uyumu dinlemek için salonu dolduranlara eşsiz bir müzik ziyafeti sundu. Son albümden şarkıların yanı sıra “Maskeli Balo”, “Karanfil”, “Olmasa Mektubun”, Vira Vira” ve “Fırtına” gibi Yeni Türkü klasiği olan şarkılarla coşan Yeni Türkü tutkunları gruba hep bir ağızdan eşlik ettiler.

aksaray’da www.metropolaksaray.com www.metropolaksaray.com

61 61

MAKALE YAŞAM YAŞAM

AKSARAY’DA YENİ TÜRKÜ RÜZGARI ESTİ


KÖŞE MAKALE

AŞŞIK BEKİR KULAK AŞŞIK Bizim laptopumuz ,cep telefonumuz, iphonemiz kısaca dönemimizin en iyi oyuncağı idi.Sağ ve sol aşık olmak üzere iki tip idi.Sağ eli ile oynayanlar sağ aşığı sol eli ile oynayanlar ise sol aşığı tercih ederdi çünkü ters aşığın dımığı ele oturmaz ve sıkıntılı oynar başarılı olmaz ütülürdü. Aşığımızın 4 yönü vardı üst bölüme KELLE ,alt bölüme GAYDA ,ön tarafa ÇİK, arkasına ise TÖK derdik. Birde dımık cuna kalkarsa ona da HOMA derdik.... biz böyle bilirdik ,bizden öncekiler de bizlere böyle öğrettiler. Yüzyıllardır 5 yaşından 60 yaşına kadar olan herkesin oyunuydu AŞŞIK.... 70 li yılların sonunda yavaş yavaş unutulmaya yüz tutmuş 80 li yıllarda ise neredeyse tamamen unutulmuş olan bu oyunumuzu sizlerle paylaşmak, yaşlı ve orta yaşlı gençlerin hafızasını yeniden canlandırmak boynumuzun borcudur. Nasıl oynanırdı ,kaç çeşit oyun vardı, aşığın yönleri nelerdi ,kaç çeşit aşık vardı, aşık neydi ?Bilenlere hatırlatma ,bilmeyenlere tarif olsun. AŞŞIK : Koyun ve keçi nin arka ayaklarında bulunan diz kısımlarının hareket mekanizmasını oluşturan kemik parçasıdır. AŞŞIK Bizim laptopumuz ,cep telefonumuz, iphonemiz kısaca dönemimizin en iyi oyuncağı idi.Sağ ve sol aşık olmak üzere iki

62

www.metropolaksaray.com

tip idi.Sağ eli ile oynayanlar sağ aşığı sol eli ile oynayanlar ise sol aşığı tercih ederdi çünkü ters aşığın dımığı ele oturmaz ve sıkıntılı oynar başarılı olmaz ütülürdü. Aşığımızın 4 yönü vardı üst bölüme KELLE ,alt bölüme GAYDA ,ön tarafa ÇİK, arkasına ise TÖK derdik. Birde dımık cuna kalkarsa ona da HOMA derdik.... biz böyle bilirdik ,bizden öncekiler de bizlere böyle öğrettiler. AŞŞIK her mahallede düzlük bir alan olur oralarda oynanır fakat özellikle Pazar günleri şimdiki Atatürk heykelinin yanındaki parka (Valilik binasının arkası)her mahallenin usta oyuncuları gelir ,maharetlerini sergiler, üttüğü aşıkları ceplerine doldurup giderlerdi.Hafta sonunda buranın adı aşık pazarı olur aşık alınır satılır. Ama “GINCIFILLI AŞŞIK “isteyen eski yağ pazarının giriş köşesindeki zahireci “SAİT SÖYLER” emmide olurdu. Sait emmi genelde iri koyun aşığı kaynatıp çıkartır ,SAKA ve ENEK diye ayrı çömleklere doldurur alıcısını beklerdi. Sait emmi beni sevdiği için 5 tanesi 25 kuruş olan enek yerine 5 tane sakalık aşık verir ve beni sevindirirdi rahmetli. Aman atlamayalım ENEK Sıradan ve normalden biraz daha küçük olan aşığa denir(satrançtaki piyon gibi). SAKA Oyuncunun daimi aşığıdır.Herkes elinin yapısına göre eline tam oturan ve dımığına güvendiği aşığıdır. Atışlarda aşığın dımığını iyi sıkmak gerekir.Yoksa aşık elinden fırtar.Atışta tek ayak üstünde atmak gerekir ayağın birisi geriye tekme yapmalı ki güç alasın. Kızmayın be ağabeyler unutuyoruz işte 40 yıldır aşık mı oynuyoruz.... Sakalarımıza genelde çik tarafından oyar, içine kurşun eritip dökerdik.Üzerine zift basardık ki ağır olsun diye. Öyle değil mi eski aşşıkçı ağabeyler...? Bu kadar teknik yeter artık daha fazla sıkmadan


KÖŞE MAKALE KÖŞE

oyunlarımıza geçelim.Aşşıkta bildiğim belli başlı 4 oyunumuz vardı. 1-CIZILI 2- ÇİK ÇİK 3- GAZELLEMİŞ 4- DALADILI Heyt be maşallah unutmamışım inanın! 1-CIZILI : Düz toprak zeminler bulunur. Oyuncunun yapısına bağlı olarak 1m. Veya 1.5 m çapında daire çizilir. Nadiren klas oyuncular ise daha büyük 2m. Çapında toprağa daire çizer.Çizgi biraz derinleştirerek belirgin hale getirilir. Tam merkezine ise enek aşşık dizme çizgisi oluşturulur ve oyun alanı hazırdır. 2 kişi ile oynandığı gibi 5-6 kişi ile de oynanabilir.Herkes eşit sayıda 3’ er veya 5 ‘er aşşık ile oyuna katılır.Daire merkezindeki düz çizgiye bütün aşşıklar yan yana dizilir. Sıra belirlenip 4-5 metreden sırayla atışlara başlanır.İlk dizili aşşığı sakası ile ilk vuran BOKULAMIŞ olur.Atışlar çizgiye ayak değmeyecek şekilde gerçekleşir.Sırayla daire içindeki ENEK aşşıkları çizgi dışına çıkartılana ,aşşıklar bitene kadar sürer.Herkes kendine ait SAKA tabir ettiğimiz aşşığı ile oynar oyunda iyi aşıkcılar aşşığın dımığını iyi sıkar ve sert atış yaparak çıkan aşşığı alır. Çizgi kenarına yaklaşan aşşığı sırası gelen atıcı karış ile karışlar.Eğer 1 karış veya altında ise “ÇİTİKLER “yani atış yapmadan sakası ile dımıklayıp alır. HEY YAVRUM HEY ! Varlıklı aile çocukalrı aşıklarını yeşil ,kırmızı, mavi, sarı renklere boyatır. Adları kınalı kıncıfıllı aşık olur ki ütmesi bile büyük keyiftir. Atış yapan oyuncu APİSİ demez ise oyun sırası diğerine geçerdi. APİSİ dedikten sonra diğer oyunculardan biri KALSIN der veya

bir başka oyuncu ,“ELİN ARKANA GİTSİN GELSİN “(kolunu geriden ileriye sallaması gerektiğini söyler) der.Daha kaba tabiri vardı ama biz kibarlaştırmak zorundayız. Bazen küçük yaştaki oyuncular CIZILI oynarken şimdiki KAPKAÇ dediğimiz “KAVCALAMACILAR” vardı. Sessizce gelir aşşıklarımızı kavcaladığı gibi kaçardı.Hainlerin arkasından bakar kalırdık.Öyle koşarlardı ki “100 m. Yi 9 saniyede gibi”. Çok aşşık kaptırdık.İşte cızılımız böyle sürer gider.... 2- ÇİK ÇİK: Çik çik iki kişi ile oynanan gölgede dinlenme oyunu idi. Herkes SAKASINI alır, 3 veya 5 enekle oyun başlar ,sıra ile atılırdı.6 aşşığın arasına atıcı SAKASINI koyar ,havaya doğru yavaşça atar, düşen aşşıklara bakılır. Saka ÇİK geldiyse, TÖK gelen tüm ENEK aşıkları alırdı. SAKA ,TÖK geldiyse sıra diğer oyuncuya geçer ve oyun böyle devam eder giderdi. Genelde hava çok sıcak ve güneş tepemizde ise çik çik oynardık. Bina veya aüaç gölgesinde oynanan en iyi oyunumuzdu. Günümüzde kullanılan” ÇİK ÇİK ATMAK” tabiri veya “O BENİMLE AŞŞIK ATAMAZ” tabiri bu oyundan gelmektedir. 3- GAZELLEMİŞ :Çok sevilen oyunlardan biridir.SAKA buoyunda çok önemlidir.Sakanın gayda kısmına kurşun akıtılmış ise, yavrum aşık, hep kelle gelirdi.Oyun hemen hemen çik çik oyununun aynısıdır.Ama SAKA ,KELLE gelirse MIÇTI olurdu ve oyun diğer oyuncuya geçerdi. 4- DALADILI : Gazellemiş oyunu gibi oynanırdı.Ama tam tersidir.Saka GAYDA gelirse tüm enekleri alır, tök gelirse tüm tök olan aşıkları toplardı.Bunda ise KELLE gelirse oyun MIÇTI olur, diğer oyuncuya geçerdi. Daha önceki yayınlarımızda belediye den rica etmiştik Belediye Başkanımız Nevzat PALTA bizi kırmadılar. 30- 40 yıllık oyunları yeniden günümüze taşıyarak bir ilki gerçekleştirmiş olduk.Devamı da gelir inşallah. Nevzat PALTA ya Kültür Müdürlüğü ne herkese yürekten teşekkür ediyorum. Yeni nesil çocuklarımıza bizler örnek olalım. Kalın sağlıcakla.Gelecek sayıda başka bir konumuzla görüşmek üzere... www.metropolaksaray.com

63


YAŞAM MAKALE

Y T O E S L İ K Z R A E F B l

a

f sta

u M n

a

z Ya

Gü t a Fır

64

www.metropolaksaray.com


Fazilet Berksoy... Bu isim çoğuna tanıdık gelebilir. Ben de kendisini tanımadan önce ismini bilirdim. Yani gazetede bazen yazıları çıkardı, oradan aşinaydım. Ama gazetedeki fotoğrafında sert bir duruşu vardı. Zannederdim ki, insanlara oldukça mesafeli. Hatta biraz da aristokrat ruhlu! Sonra sevilen esnaflarımızdan Bekir Kulak ağabey bizi sözlü tarih çalışması için tanıştırdı. Daha ilk tanışmamızda o kadar sıcak karşıladı, o kadar samimi davrandı ki, önyargılı davrandığımın farkına vardım. Çalışmam için elinden ne gelirse seve seve yapacağını söyleyince ben de müsaadeyle görüşmeyi kayıt altına aldım. Yaptığımız bu ilk sohbette hakikaten çok orijinal bilgiler verdi. Sohbet bitince artık Fazilet Hanım yerine “Fazilet Anne” demek geldi içimden. Berksoy, gözlerimden anlamış olmalı ki “oğlum” diye hitap etti. Vel hasılı o günden beridir bir annem daha var. Asıl konumuz, onun anlattıklarının şehrin kültürü açısından önemi. Malumdur ki, son zamanlarda sözlü tarihin önemi gün geçtikçe anlaşılmakta. Bu sevindirici. Dergiler, kitaplar artık bu tarz çalışmalara önem veriyor. Hatırlanacağı üzere ben de Kırk Bir Kere Aksaray isimli bir dergi ile şehrimizin hafızasına katkıda bulunmak istemiştim. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Güvendiğimiz dağlarda zemheri zuhur etti!.. Baskı maliyetini bile çıkaramayan dergi mecburen rafa kalktı. (Çöpe atılmadı dikkatinizi çekerim, sadece rafa kalktı! ) İnşallah Aydolu kardeşimiz dergisini yaşatır. Neyse, biz asıl mevzuya dönelim. Fazilet Berksoy hakikaten faziletli bir insan. Zarafet ve nezaket sahibi bir Aksaray hanımefendisi. Misafirperverliğine hayran olduğum bu eli öpülesi Türk annesine Rabbim hayırlı ömürler versin. Fazilet Hanım’ın anlattıkları aslında şu açılardan mühim. En başta hafızası çok berrak. Birçok hadiseyi çok ince ayrıntısına kadar hatırlıyor. Bilmediği bir konuda ise yorum yapmıyor, bu da onu güvenilir bir

kaynak yapıyor. Yine kendisi Aksaray’ın ilk kadın memuresi olduğundan birçok hadiseye şahitlik etmiş. B.Bölcek Mahallesi’nde 1929 yılında dünyaya gelen Berksoy’un çocukluğu da şehrin merkezine yakın geçtiğinden anlattıkları “kadın gözünden Aksaray” araştırmasında başvurulması gereken bir öneme sahip. Merhum eşi Ahmet Berksoy da çok sosyal birisi olduğundan yine bazı hadiselere vâkıf. Mesela, Türkiye’nin ilk belgesel-sinema özelliğini taşıyan “Toprak” isimli filmde eşi de rol almış. (Ki, filmin kopyasını Fazilet Hanım’dan temin etmiştim. Aksaray tarihine meraklı kişilerle paylaşıyorum.) 1930’lu yıllarda kız çocuklarının okuması bazılarınca ayıp karşılanırken anneannesin desteği ile okula kaydı yapılan Fazilet Hanım Aksaray’dan orta okula devam eden iki kız talebeden birisidir. İyi ki okumuş. Okumuş ki, merak ettiğim bir çok sorunun cevabını tahsili sayesinde öğrenebildim. Yine çocukluğu Alman Harbi olarak da bilinen II. Dünya Savaşı yıllarına rastladığından fakirliğin en âlâsını

YAŞAM MAKALE

Faziletli Bir Aksaray Hanımefendisi

görmüştür. Yine bu dönemde ihtiyacı olan birisine borç para ile yardım etmek için kerpetenin acısına rağmen altın dişlerini borç veren yardımsever Aksaraylıların varlığından haberdar oluyoruz. (merhum annesinden bahsediyorum). Evleri kaymakam konağının (şimdiki kültür evi) yanında olduğundan şehre gelen birçok misafirle de tanışıyor. Bunlardan birisi de dönemin Reis-i Cumhuru İnönü’dür. Fazilet Berksoy, İnönü’ye üzüm ikram etmiş. Uzun yıllar tahrirat katipliği yaptıktan sonra 1982’de emekli olan Fazilet annemiz, yaz aylarını Bodrum’da dünyalar tatlısı iki güzel evlat ve torunlarıyla geçirmektedir. Anneleri ile gurur duyan bu bu evlatlar Ümran abla ile Umman ağabey’dir. Fazilet Berksoy’un hayatından yola çıkarak, 1930-60 yılları arasında Aksaray nasıl bir yerdi, daha doğrusu bir kadın penceresinden olaylar nasıl görünüyor, nasıl yorumlanıyordu sorularına cevap aradığım bir makale yazmayı düşündüğümü paylaşarak yazımı noktalıyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

www.metropolaksaray.com

65


KÖŞE

MAKALE

66

www.metropolaksaray.com


YAŞAM MAKALE

ç a ğ A

dikme geleneği AGİAD AĞAÇ DİKME

GELENEĞİNİ SÜRDÜRÜYOR

AĞAÇ Aksaray girişimci iş adamları derneği her yıl olduğu gibi bu yılda ağaç dikme geleneğini devam ettirdi. Geçen sene Güzelyurt’a bağlı Uzunkaya köyü ilk öğretim okulu bahçesine ağaç diken iş adamları bu yıl Gülağaç da sabah dershanesi bahçesini 200 adet çam ve orman ağaçları dikti. Yetmiş gönüllünün katılımı ile gerçekleşen organizasyon çok keyifli geçti. Ağaç dikme organizasyonundan sonra Gülağaç balıklı göle giden iş adamları ve aileleri doğanın tadını çıkardılar. AGİAD üyelerinden Rıza MUTLU AGİAD ; Yoğun bir haftanın ardından ağaç dikmemize ve ailelerimiz ve arkadaşlarımızla güzel bir hafta sonu geçirmemizi sağlayan AGİAD’a teşekkür ederiz dedi. t,

dikmenin önemi İhtiyacımız olan oksijeni bize ancak ağaçlar üretebilir.Bu nedenle yaşanabilir bir dünya için ormanları korumalıyız.

www.metropolaksaray.com

67


KÜLTÜR MAKALE

ANADOLU BOZKIRINDA BİR KERVANSARAY “SULTANHANI”

Ömer OK

Antalya’dan başlayan ve Konya’da odaklanarak Orta Anadolu üzerinden Aksaray, Kayseri, Sivas, Erzincan, Erzurum, Erciş, Iğdır yoluyla Tebriz’e uzanan ve İpek Yolunun doğu-batı ticaret yolu olarak bilinen güzergahında önemli bir noktadır, Aksaray… Orta Asya’nın aşılması zor çöllerini, sarp dağlarını ve uçsuz bucaksız bozkırlarını aşarak, doğu ile batının ticaret kültürünü buluşturan”İpek Yolu”, bilinen en eski tarihi kervan yoludur. Çin ile Akdeniz kıyılarını birleştiren bu yol, aynı zamanda zorlu yaşam koşulları ile mücadele eden insan hikayeleri ile de dolu bir yoldur. Bu tarihi kervan yolu üzerinde bulunan ve medeniyet tarihimizin en kıymetli eserlerinden olan kervansaraylar, Türk-İslam kültürünün yaşatıldığı ve Müslüman cemiyetlerinin meydana getirdiği hayır müesseselerinin başında gelmektedir. Din, ırk ve mezhep farkı gözetmeden,Yunus Emre’nin “Yaratılanı severim, yaratandan ötürü” anlayışı ile hizmet veren bu müesseseler, tarih boyunca mühim işlevler icra etmişlerdir. İslam yardımlaşma anlayışı neticesinde ortaya çıkan bu müesseseler, uzaktan bakınca bir kaleyi andırdıkları gibi daha evvel İslam dünyasında kurulan Ribat’ların da bir devamıdır. Doğu ve batı ticaretinin kavşak noktası olan ve Anadolu’yu da bir baştan bir başa kat eden İpek Yolu, Selçuklular döneminde de canlılığını korumuş, Selçuklular Anadolu’da ticareti geliştirmek,kervanların can ve mal güvenliğini sağlamak için kervansaraylar inşa etmiş ve bu kervansaraylarda konaklayan yolcular için ilk sigorta sistemini getirmiştir. Selçuklular döneminde ticari yol ağı üzerinde kervanların akşamları

güvenli bir şekilde konaklamaları ve ihtiyaçlarınıgidermeleri için “Sultan Hanı” da denilen kervansaraylar yapılmış. Büyük ticaret yolları üzerinde kurulmuş olan Selçuklu kervansaraylarının birbirlerine olan mesafeleri ise,deve yürüyüşü ile günde sekizdokuz saat, yani 30-40 kilometre esas tutularak saptanmıştır. Çevresi yüksek ve kalın duvarlarla korunan kervansaraylar, kervanların konakladığı ve pazar yerlerinin kurulduğu bir ticaret merkezi olmasının yanı sıra, savaş zamanlarında da savunma kaleleri olarak kullanılmıştır. Selçuklu kervansarayları üç genel tipe uygun olarak yapılmış, bunlar; yazlık denilen avlulu, kışlık denilen kapalı ve her iki türün birleştirilmesinden oluşan karma tiplerdir. Konya-Aksaray karayolu üzerinde Aksaray’a 42 km. mesafede olan Sultanhanı; ismi ile özleşen Sultanhanı Kasabası’nın içinde, adeta imar edildiği ilk günkü ihtişamı ile tarihe meydan okumaktadır. Selçuklu Devri’nin mimari taş işçiliği ve süsleme sanatları bakımından şaheser bir örnek teşkil eden han, Selçuklular döneminde ticari ve askeri açıdan önemli olan Konya – Aksaray yolunun emniyetini sağlamak için kurulmuştur. Yazlık, kışlık, mescit ile ahır bölümlerinden oluşan ve toplam alanı 4866 m²’yi bulan Sultanhanı, Anadolu’da Selçuklular zamanında inşa edilmiş karma tipteki 45 hanın ilk örneği olmamakla birlikte, günümüze ulaşan en anıtsal uygulamadır.

Sultanlar ne kadar büyük olsa da, onlara bu şeref ve şanı bahşeden Rab’lerini asla unutmamışlardır. Bunun en güzel örneğini Türk Sultanı Alâeddin Keykubad, hanın tak kapısının üst tarafına mukarnas yuvalarının bittiği yerin iki tarafına çok uzaklardan görülebilecek şekilde “El-MinnetüLillah”(Minnet Allah’adır) yazdırmıştır. 68

www.metropolaksaray.com


KÜLTÜR MAKALE

Köşk mescit geleneğini ilk uygulayan hanlardan biri olan Sultanhanı, Aksaray’daki eserler içinde de kitabeler açısından en zengin olanıdır.Giriş portali ile kapalı kısım taç kapısında; yapanın, yaptıranın ve tamirine ait kitabelerini, ustasının harcını koyup yerleştirdiğiasıl yerlerinde görmek mümkündür. Giriş portali üzerinde bulunan ve sülüs harflerle yazılmış bu kitabelerden en güzellerinden biri olan kitabesinde;”Bu mübarek hanın yapılmasın�� Keyhüsrev oğlu ulu Sultan, büyük padişah, Arap ve Acem Sultanlarının efendisi din ve dünyanın yücesi, fetih babası, müminlerin emirinin(Abbasi halifesinin) ortakçısı Keykubad 626 yılında emretti”yazısı yer almakta ve ayrıca bu kitabenin altında mimarı “Halvanoğlu Mehmed”’den bahsetmektedir. Çok açık bir şekilde görülüyor ki I.Gıyaseddin Keyhüsrev oğlu

Sultan I. Alaeddin Keykubad’ın emriyle Recep 626/ Mayıs 1229 yılında dönemin ünlü mimarlarından Muhammed bin Havlan el-Dımışki tarafından inşasına başlamak suretiyle yapılmış olduğu kesindir. Kapalı bölümün taç kapısındaki kitabeye göre de, “Yakılmak suretiyle harap olduğu için bu mübarek kapı Kılıçarslan oğlu Ulu Sultan, din ve dünyanın yardımcısı, fetih babası Keyhüsrev’in hükümdarlık günlerinde - Allah saltanatını muhalled etsin - 667 yılında Sultanın mütevellisi zayıf kulu, Allah’ın rahmetine muhtaç Hüseyin oğlu Sinacüddin Ahmet’in eliyle yenilendi” yazmaktadır.

Rab’lerini asla unutmamışlardır. Bunun en güzel örneğini Türk Sultanı Alâeddin Keykubad, hanın tak kapısının üst tarafına mukarnas yuvalarının bittiği yerin iki tarafına çok uzaklardan görülebilecek şekilde “ElMinnetüLillah”(Minnet Allah’adır) yazdırmıştır.

Sultanlar ne kadar büyük olsa da, onlara bu şeref ve şanı bahşeden

www.metropolaksaray.com

69


KÜLTÜR MAKALE

Sulh zamanında ticari maksatlar için kullanılan Sultanhanı, harb zamanında o belde ahalisinin düşman hücumundan korunmak için sığındığı veya sefer esnasında ordunun konakladığı müstahkem yer olarak da kullanılmıştır. Bilhassa hudut boylarına yakın kervansaraylar, hudut kalesi vazifesini görmüştür. Sultanhanı; kendisine 150 kadar askeriyle birlikte sığınan İlyas adlı kahraman bir Türk beyini, 20.000 askerle iki ay gibi uzun bir süre hanı kuşatan Moğol komutanı İrincin Noyan’ateslim etmeyerek, aşılması zor bir kale olduğunu da göstermiştir. Ayrıca Aksaraylı ünlü tarihçi KerimüddinMahmudAksaray-i “Selçuklu Devletleri” isimli eserinde kervanlara rahat vermeyen haydutlara engel olmak için harap durumdaki bu hanı tamir ettirdiğini yazmaktadır. Sultanhanı’nın mimari özelliklerini incelediğimizde, ayrıntılı olarak anlatılmaya kalkılsa nerdeyse bir kitap olur.Ancak fazla detaya girmeden özetleyecek olursak, sizleri önce som ak mermerden, tek bir taştan dökülmüş intibası uyandıran hanın Tak Kapısı karşılar. Selçuklu devri mimarisinin ve güzel sanatlarının hepsini el ele vermiş görüyoruz. Sülüslü yazıları, çok çeşitli geometrik desenleri, süsleme ve bezemeleri ile bu kapıda tekâmülün zirvesine ulaşmaktadır. Ayrıca iç kısımda yer alan kışlık kapalı bölümün tak kapısı da görülmeye değer ayrı bir mimari şaheserdir. Kesme taş malzemeyle, yığma duvar tekniğinde inşa edilen Sultanhanı, yazlık açık ve kışlıkkapalı iki türün birleştirilmesinden oluşan karma han tipindedir. Han içerisindeki yaşam alanlarını kısaca özetlersek, yatakhane ve aşhane, erzak ambarları, ticari eşya depoları, yolcuların hayvanları için ahırlar, samanlıklar, yolcuların namaz kılmaları için mescit, misafirlerin yıkanması için hamamlar, abdest almaları için şadırvanlar, tedavileri için hastane ve eczane, ayakkabılarının tamiri ve fakir yolculara yenisinin yapılması için ayakkabıcı, hayvanları nallamak için nalbant, bu teşkilat ve tesisleri idare edecek, gelir ve gider hesaplarını yapacak divan (büro) ve memurları olduğu bilinmektedir. .Bu suretle Han’a inen ve konaklayan tüccar ve her türlü yolcu, zengin fakir; Müslüman gayri Müslim kim olursa

70

www.metropolaksaray.com

olsun, orada her türlü ihtiyacını ücretsiz olarak görebilmiştir. Vakıf bir han olan Sultanhanı Kervansarayı, Müsameret-ülAhbar’dan edindiğimiz bilgide hanın mütevellisi İlhanlılar’dan Gazan Mahmud Han’ın yarlığı ve altın damgası ile Aksaraylı tarihçiKerimüddinMahmud Aksaray-i’dir. Kerimüddin Mahmud Aksaray-i İlhanlı hakimiyetindeki Selçukluların yurdunun bir çeşit vakıflar nazırı(bakanı) idi. Sultanhanı’nda hasta yolcular, sıhhat buluncaya kadar tedavi edilmiş, hayvanlarının tedavisi de baytar (veteriner) tarafından yapılır ve tedavi masrafları vakıf tarafından karşılanmıştır. Fakir hastalar, öldüğü takdirde kefen masrafları da vakıf gelirlerinden ödenmiştir. Büyük ve muhkem bir yer olan Sultanhanı Kervansarayı akşam olunca kapıları sıkıca kapatılır, vazifeliler tarafından kandiller yakılırdı. Kapı kapandıktan sonra hiç kimse dışarıya çıkarılmaz, fakat dışarıdan gelenler içeriye alınırdı. Şafak sökünce davullar çalınır, herkes uyandıktan sonra hancı; “Ey ümmet-i Muhammed! malınız, canınız, elbiseleriniz ve atınız tamam mı?” diye sorar, herkes; “tamamdır,Allahüteala hayır sahibine rahmet eylesin” diyerek Sultanhanınıvakf edene dua ederlerdi. Herkes gerekli yol hazırlıklarını yaptıktan sonra kapılar açılır, hancı misafirlere; “gafil gitmeyin, herkesi arkadaş etmeyin, yürüyün, Allah asan (kolay) getire” diye dua ve nasihatte bulunduktan sonra kervanlar uğurlanırdı. İslam dininin misafirperverliğe ve hayırseverliğe verdiği ehemmiyet sonucu ortaya çıkan kervansaraylar, tarihin sessiz tanıkları olarak kaderine terk edilmiş bir görüntü sergilese de virane halleriyle hala insanlığa hizmet etme çabası içerisindedir. Umarım, Sultanhanı Kervansarayının gün geçtikçe kötüye giden akıbeti bu yazımız ile yetkililerin ilgi ve dikkatine mazhar olurda, hanın özellikle kışlık bölümü yıkılmadan bir an önce müdahale edilir. Hancının dediği gibi “gafil gitmeyin”....!


MAKALE

www.metropolaksaray.com

71


MAKALE

“TÜRKÇE OLİMPİYATLARININ KALBİ 10 HAZİRAN’DA AKSARAY’DA ATACAK” 140 ülkeden 1750 öğrencinin katılacağı olimpiyatlar, aralarında Aksaray’ın da bulunduğu 51 ayrı şehirde gerçekleşecek. Türkiye’de yapılacak en büyük şölenlerden biri 10 Haziran 2013 tarihinde Aksaray Dağılgan Stadyumu’nda yapılacak Uluslararası Türkçe Derneği TÜRKÇEDER tarafından 11.si düzenlenecek olan Türkçe Olimpiyatları 11-16 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştiriyor. 140 ülkeden 1750 öğrencinin katılacağı olimpiyatlar. aralarında Aksaray’ın da bulunduğu 51 ayrı şehirde gerçekleşecek. 10 Haziran 2013 tarihinde Aksaray’da yapılacak Türkçe Olimpiyatları için tüm kurum ve kuruluşlar Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Palta Başkanlığında bir araya gelerek dev organizasyon öncesi istişare toplantısı yaptı. AGİAD tarafından düzenlenen istişare toplantısına Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Palta, Ak Parti İl Başkanı M. Fatih Yıldırıcı, Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Mustafa Acar, Ticaret Odası Başkanı Ali Öztürk, Ticaret Borsası Başkanı Kemal Gümüşsoy, AGİAD Başkanı Reha Güven, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Hamit Özkök, Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak, Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Kumkumoğlu ile Aksaray’da faaliyet gösteren gazetelerin sahipleri, temsilcileri, cemiyet başkanları katıldı. Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Palta, yaptığı açıklamada 10 Haziran 2013 günü Aksaray halkının Aksaray Şöleninde Türkçe olimpiyatları ile buluşacağına dikkat çekerek şunları söyledi “ Uluslararası Türkçe Derneği TÜRKÇEDER tarafından 11.si düzenlenecek olan Türkçe Olimpiyatları 11-16 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir. Onlar her sene göçmen kuşlar misali ülkemize şiirler şarkılar, horonlar ve halaylarla süzülüyorlar. 140 ülkeden 1750 öğrencinin katılacağı olimpiyatlar 51 ayrı şehirde gerçekleşecek olup, programlardan sonra İstanbul’da yapılacak olan veda töreni ile bitecektir. Öğrencilerin 11.yıl için çok özel olarak hazırladıkları gösteriler 65 ayrı sahnede izleyicileri ile buluşacaktır. Daha önce “Sevgi Dili Türkçe, Aynı Dili Konuşuyoruz, Gelin Tanış Olalım, İnsanlık El Ele Bayram O Bayram Olur” sloganlarını kullanan Türkçe Olimpiyatlarının bu seneki sloganı ise “Evrensel barışa doğru” şeklindedir.

72

www.metropolaksaray.com

Dini, dili, ırkı ve rengi farklı Dünyanın değişik ülke ve kıtalarından Türkçe ile buluşan örgenciler bir kere daha sevgi, bir kere daha dostluk mesajlarıyla beraber yaşayacakları ve birlikte kuracakları yeni bir dünya dileklerini seslendireceklerdir. Bilindiği gibi Türkçe Olimpiyatlarında şarkı, şiir, halk oyunları, genel kültür, güzel konuşma ve özel beceri gibi 20 ayrı yarışma dalı vardır. Kıyasıya geçen yarışmalarda örgencilerin gayretlerini ülkemizin çok değerli bilim adamları ve sanatçılardan oluşan jüriler değerlendirecektir. Ülkemizin doğru ve etkin tanıtımına katkı yapan Türkçe Olimpiyatlarında halkımızın teveccühü çok üst seviyededir. Türkiye’de yapılacak en büyük şölenlerden biride 10 Haziran 2013 tarihinde Aksaray Dağılgan Stadyumu’nda yapılacak. AKSARAY ŞÖLENİ Belediye Başkanı Nevzat Palta olarak şahsım, Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Mustafa Acar, Baro Başkanı Levent Bozkurt, Ticaret Odası Başkanı Ali Öztürk, Ticaret Borsası Başkanı Kemal Gümüşsoy, AGİAD Başkanı Reha Güven, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Hamit Özkök, Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak, Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk, Aksaray MÜSİAD Başkanı Kerim Yardımlı, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Kumkumoğlu, Müteahhitler Birliği Başkanı İsmail Gümüşsoy, Mali Müşavirler Odası Başkanı Bünyamin Köse, Sema Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kulaksız ve Sema Koleji Müdürü Mehmet Ali Akbaş’ın bulunduğu tertip heyeti tarafından organize edilecek. Dünyanın değişik ülkelerinden gelen yaklaşık 80 olimpiyat öğrencisinin, 10 Haziran 2013 pazartesi akşamı Aksaray Dağılgan Stadyumu’nda yapılacak Türkçe Olimpiyatları Aksaray Şöleni’yle Aksaray halkıyla buluşacaktır. Bütün hemşerilerimizi, 10 Haziran Pazartesi akşamı nefesimizi tutup izleyeceğimiz Türkçe Olimpiyatları Aksaray Şöleni’ne bekliyoruz. Ülkemizde büyük bir ilgi ve teveccühle takip edilen Türkçe Olimpiyatları


MAKALE

şehrimizin etkin olarak tanıtılmasında önemli bir rol oynayacaktır. Bu kültür şöleni vesilesi ile birçok yazılı ve görsel medyada şehrimizin sesini duyurma fırsatı elde edeceğiz. Bu kültür şölenin şehrimizde yapılmasında emeği geçen ve bizi yalnız bırakmayan ve her zaman desteklerini yanımızda görmekten mutlu olacağımız siz değerli basım mensuplarına teşekkür ederiz. Başkan Nevzat Palta’nın açıklamasının ardından toplantıya katılan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve basın mensupları Türkçe Olimpiyatlarıyla ilgili tek tek görüşlerini belirterek bu dev organizasyonun Aksaray’da yapılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler STK temsilcileri ve basın mensupları 10 Haziran 2013 günü Aksaray’da yapılacak programa gereken her türlü desteği vereceklerini belirterek, Aksaray Şöleninin Aksaray’a yakışacak nitelikte bir program olacağına yürekten inandıklarını kaydettiler.

www.metropolaksaray.com

73


MAKALE

AKMEK’Lİ HANIMLARIN EL EMEĞİ GÖZ NURU ÜRÜNLERİ SERGİLENİYOR Belediye Başkanı Nevzat Palta, Milletvekili İlknur İnceöz, Cumhuriyet Başsavcısı Taner Aksakal, Milli Eğitim Müdürü Lütfiye Deneri serginin kurdelesini birlikte keserek hizmete açtılar.

74

www.metropolaksaray.com

Kısa adı AKMEK olan Aksaray Belediyesi Meslek Edindirme ve Kadın Aktivite Merkezinde üretilen el emeği öz nuru ürünlerin sergisi Kültür Park Site AVM ‘de açıldı. Sergi açılışına Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Palta, Milletvekili İlknur İnceöz, Cumhuriyet Başsavcısı Taner Aksakal, Milli Eğitim Müdürü Lütfiye Deneri ve çok sayıda davetli katıldı. Aksaray belediye Başkanı Nevzat Palta yaptığı konuşmada şunları söyledi “Aksaray belediyesi meslek edindirme kursları çerçevesi içerisinde hanım kardeşlerimizin özellikle el emeği göz nuru üretmiş olduğu ürünlerin bu gün inşallah sergisini açmış olacağız. 3 gün devam edecek. İnşallah bütün hemşerilerimizi başta hanım efendiler olmak üzere bu sergimize davet ediyoruz. Gelsinler gezsinler görsünler diyorum. Burada emeği geçen başta hocalarımıza öğrenci kardeşlerimize hanımefendilere yürekten teşekkür ediyorum. Emeğinize sağlık diyorum.” Milletvekili İlknur inceöz: “AKMEK’teki kursiyer hanımlarımızın el üretimlerinin el sergisine hepiniz hoş geldiniz. Ben öncelikle tüm hanımlarımızın dünya kadınlar gününü kutluyorum. Dünya kadınlar günü hepimizin kutlu olsun. Tabii kadın günümüzü kutlarken şunu da sizlerle özellikle paylaşmak istiyorum. Özellikle kadının ilk insandan yaratılışla beraber kadınlarımız çok önemli haklara sahipti. Hem inancımız gereği Cenab-ı Mevla’m bu hakları bizlere vermişti. İslamiyet’le beraber. Ama zaman içerisinde baktığımızda bu haklar zaman içerisinde erimiş. Bugün bu hakların belki bir mücadelesi


MAKALE

olarak kutlanan dünya kadınlar günü hakikaten anlamlı. Biz sadece tek bir günü değil 365 günü kadınlarımıza değer veren hakikaten kadınlarımızın hak ettiği yere gelmesi noktasında siyasiler olarak çok ciddi destekler veriyoruz. Başta sayın başbakanımız olmak üzere. Onların değerli eşleri olmak üzere. Bugün burada açılan kursta hükümetin yanında çok kıymetli belediye başkanımın yerel anlamda kadınlara verdiği desteği göstermektedir. İşte bu sergi kadınlarımıza fırsat verilirse neleri yapabileceği elleri gözleriyle nakışları nasıl işledikleri el emeklerinin göz nurlarının en güzel göstergesidir. Ben kadınlarımızın toplumun her alanında nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlarımızın toplumun her alanında kadını ile erkeği ile birbirine destek vermek suretiyle çok daha güçlü bir yer edineceğini görmekteyim. Bunun yanında kadınlarımız bu gücünün yanında anne olmasıyla da çok ayrı bir vasfı vardır ki cennetin anaların ayaklarının altına bahşedilmesi de kadınlarımızın inanç gereği ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Ben bütün bu duygu v düşüncelerle tüm kadınlarımızın analarımızın elleri öpülesi hanımefendilerin kadınlar gününü kutluyorum. İnşallah daha az sorunların konuşulduğu daha çok mutlulukların paylaşıldığı günler olmasını temenni ediyorum. Yine serginin açılışında emeği geçen başta başkanımız olmak üzere tüm kadınlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Yapılan konuşmaların ardından Belediye Başkanı Nevzat Palta, Milletvekili İlknur İnceöz, Cumhuriyet Başsavcısı Taner Aksakal, Milli Eğitim Müdürü Lütfiye Deneri serginin kurdelesini birlikte keserek hizmete açtılar. Ayrıca sergiye katılan protokol üyelerine AKMEK’li hanımlar tarafından yapılan el emeği göz nuru ürünlerden oluşan çeşitli hediyeler verildi.

www.metropolaksaray.com

75


SAĞLIK MAKALE

Kanser Haftası (1-7 Nisan) 1956 yılında Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu’nun önerisi ile Nisan ayının ilk haftası ülkemizde Kanser Savaş Haftası olarak kabul edildi. anser bir hücre hastalığıdır. Hücre ise canlıların yapı taşıdır. Yapıları ve işlevleri birbirine benzeyen hücreler bir araya gelerek dokuları, dokular birleşerek organları ve sistemleri oluştururlar. Hücrenin ana özelliği bölünüp çoğalmasıdır. Bölünüp çoğalan hücreler vücuttan atılır. Kanser, hücrenin olağandışı bölünüp çoğalmasıdır. Kanserli hastalarda hücre, canlının zararına çoğalır. Organların işlevlerini yapmalarını engeller. Halk sağlığı yönünden kanserin önemi; hastalığın öld��rücü olması ve sık görülmesidir. Bu açıdan bakıldığında kanser hastalığı dünyanın en önemli sağlık sorunudur. Kanserle savaşabilmek, zararlarını azaltabilmek için halka hastalığın

K

önemini ve kanserle savaş yollarını anlatmak gerekir. Tıp biliminin gelişmesi, insanların eskiye göre daha bilinçli yardım istemeleri, pek çok insanı kanserden kurtarıyor. Gün geçtikçe,

76

www.metropolaksaray.com

Kanser tedavi edilebilen bir hastalıktır. Erken teşhis edilen kanser tedavisinden iyi sonuç alınmaktadır.

kanserden kurtulanların oranı daha da artacaktır. Kanser konusunda hastaya yardımcı olmak, hastalıkla ilgili araştırmaları desteklemek, doktorların eğitimine yardımcı olmak için 1947 yılında Ankara’da Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu adı ile bir dernek kuruldu. Dernek kuruluşundan bu yana yurttaşları kanserin erken tanımı ve iyileştirme konularında uyarıyor. Kanser hakkında bilgili olmamız için çalışmalar yapıyor. Bu kuruluş 1952 yılından beri Türk Kanser Haberleri adlı bir dergi çıkarmakta, isteyenlere dergiyi parasız göndermektedir. 1956 yılında Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu’nun önerisi ile Nisan ayının ilk haftası ülkemizde Kanser Savaş Haftası olarak kabul edildi. Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu’nun çabaları ile yurdumuzda ilk kanser hastanesi, 1956 yılında Ankara’da açıldı. Kanser hastalığının gerçek nedeni tam olarak bilinmiyor. Ancak çok alkol ve sigara içenlerde, boya işlerinde çalışanlarda, kimyasal maddelerle uğraşanlarda, güneş ve röntgen ışınları altında uzun süre kalanlarda hastalık daha çok görülmektedir. İşe yarayan bir çok ilacın özünde doğanın mutlaka izi vardır. Kanser hastalığını tedavi edici bitkileri sayıyoruz. Eğer bu hastalıkla boğuşuyorsanız ya da yakalanmaktan korkuyorsanız o halde bu saydığımız bitkileri mutlaka tüketin. Çin geveni, çörekotu, ışgın, reishi mantarı, yeşil çay, zencefil, zerdeçal/karabiber ikilisi, zeytin yaprağı akciğer kanseri ne çok iyi geliyor. Ayrıca tedavi için alınan ilaçlarında etkisini arttırıyor.


SAĞLIK MAKALE

Akgünlük, brokoli filizi, çemen otu, çörek otu, deve dikeni, ginkgo biloba, karahindiba, reishi mantarı, yeşil çay, zencefil, zerdeçal/ karabiber ikilisi kalın bağırsak kanserine iyi gelen bitkiler arasında yer alıyor. Bu bitkiler sindirimi kolaylaştırıyor ve kalın bağırsak kanseri ile mücadele ediyor. Akgünlük, brokoli filizi, karahindiba, ökseotu, pelinotu, reishi mantarı, yeşil çay, zencefil, zerdeçal/karabiber ikilisi, zeytin yaprağı günümüzde özellikle kadınların boğuştuğu ve erken teşhisin hayat kurtardığı meme kanseri ile savaşıyor. Eğer meme kanserinden korunmak istiyorsanız bu bitkileri sofranızdan eksik etmeyin! Ayrıca 6 ayda bir mutlaka kontrollerinizi yaptırın. Brokoli filizi en güçlü doğal antikanser sulforafanı içeren bitkiler arasında. Kanser kök hücrelerini öldüren brokoli filizi aynı zamanda kanser ilaçlarının etkisini de arttırıyor. Sofranızdan eksik etmemelisiniz. Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren ve kanser hastalığı ile baş eden bir bitki de çin geveni . Kanser hücrelerinin öldürülmesinde ve kanser ilaçlarının etkisinin arttırılmasında işe yarayan çörekotu yağı, aynı zamanda baş ağrısına da iyi geliyor. Kanser tedavisinde başarıyı arttıran ve kalbin korunmasını hızlandıran koenzim Q10 ‘u da unutmamak gerek. Kanser hastalığında en önemli şeylerden bir tanesi bağışıklık sistemidir. Bu yüzden özellikle bağışıklık sisteminizi güçlendiren bitkiler tüketmelisiniz. İşte o bitkilerden bir tanesi daha! Reishi mantarı, hem bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardım ediyor, hem de kanserli hücrelerin öldürülmesi sağlıyor. Üstelik kemoterapinin etkisini de arttırıyor. Her türlü kanserle savaşan yeşil çay , özellikle kanserli hücrelerin öldürülmesinde faydalı.

www.metropolaksaray.com

77


SAĞLIK MAKALE

Kış aylarında ilaç değil besinler Yeterli ve dengeli beslenme; her mevsimde dikkat ettiğimiz gibi kış aylarında da dikkat etmemiz gerekenlerin başında geliyor. Kış mevsiminin etkisini göstermeye başlaması ile vücut direnci düşeceği için üzerine yetersiz beslenmede eklenince grip, nezle ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara yakalanmak kaçınılmaz oluyor. Antioksidan besinlerden asla vazgeçmeyin Vücudumuzda tükettiğimiz besinlerden enerji elde edilmesi için oksijenle yanmaları gerekir. Yanma tepkimesi sonucunda dokulara zarar veren serbest radikaller ortaya çıkar. Sigara, egzoz dumanı, stres, hava kirliliği ve radyasyon gibi birçok faktörde serbest radikallerin oluşumunu artırır. Serbest radikallerin artışı kalp damar rahatsızlıkları, kanser gibi ciddi hastalıklara yol açmakla birlikte erken yaşlanma ve bağışıklık sistemimizin zayıflamasına da neden olur. Antioksidan maddeler bu zararlı bileşiklerden kurtulmamızda rol oynar, bir anlamda vücudumuzu temizleyen maddelerdir. Hastalıklara yakalanma ihtimalimizin yüksek olduğu soğuk kış günlerinde antioksidan besinleri beslenmemize dahil etmemizde fayda olacaktır. Antioksidan besinleri tanıyın Bağışıklık sistemini güçlendirmenin en iyi yolu kaliteli beslenmekten geçiyor. En önemli antioksidanlar C vitamini, E vitamini ve beta karotendir. Bunun için vitamin açısından zengin antioksidan içeren C vitamini, E vitamini, beta karoten içeren besinler ihmal edilmemeli. Beta karoten renk ve sağlığın temsilcisidir Sebze ve meyvelere renk katan karetenoidlerden en önemlisi beta karotendir. Beta karoten immün sistem hücre sayısını arttıran ve vücudumuzda A vitaminine dönüşen önemli bir anti-oksidandır. A vitamini, havuç, ıspanak, kabak, marul, brokoli, yumurta sarısı, karaciğer ve domateste bulunur. Yağda çözünen A vitamini vücudumuzda depolanır bu yüzden fazla alımı toksik etki yaratabilir. Önemli bir antioksidan olan A vitamini gece körlüğünü önler, üreme ve kemik gelişiminde rol oynar, oksidatif stresi önleyerek kanser oluşumuna engel olur. Beta karoten bu yolla hem bağışıklık sistemimizi güçlendirir hem de A vitaminine dönüşerek vücudumuz için birçok yarar sağlar. C vitamini hastalıktan korur Belki de toplumda en çok bilinen antioksidan besinler C vitamini içerenlerdir. Neredeyse herkes kış aylarında hastalıktan korunmak için C vitamini alınması gerektiğini bilir. Limon, portakal, kuşburnu, greyfurt, dolmalık biber, enginar, kivi, brokoli, fasulye, çilek, maydanoz C vitamininin en önemli kaynaklarıdır. Vücut sıvılarında serbest radikallerle savaşarak antioksidan etki gösteren C vitamini güneş ışınlarının oluşturduğu oksidasyon stresine karşı lensleri koruyarak katarakt oluşumunu geciktirir, güneş ışınlarının neden olduğu deri kanserini ve skorbüt hastalığını önler. C vitamini suda eriyen bir vitamin olduğu ve depolanmadığı için günlük olarak alınması gereklidir. E vitamininin faydası göz ardı edilemez E vitamini kolay oksitlenebilen çeşitli bileşiklerin oksidayonunu önler ve böylece antioksidan aktivite göstererek vücudumuzu hastalıklardan korur. Aynı zamanda serbest radikalleri etkisizleştirerek anti-karsinojenik aktivite gösteren E vitamininin kanseri önlemede de önemli rolü vardır. Fındık, fıstık badem, ceviz, susam, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve soya en önemli E vitamini kaynaklarıdır. E vitamini yağda çözünen bir vitamindir, vücutta depolanır ve günlük tüketilen yiyeceklerde bulunduğu için vücutta eksikliği görülmez. Gribal enfeksiyonlarından korunmada E vitaminin faydası göz ardı edilemez. Probiyotikler bağışıklık sistemimizi güçlendirir Sağlığa yararlı canlı mikrobik besin bileşimleri olarak tanımlanan, İnsan sağlığı için yararlı mikroorganizmaları yapılarında bulunduran probiyotikler; bağırsaklarda hastalık yapıcı mikroorganizmaların üremesini engelleyerek bağışıklık sistemimizi güçlendirirler. Kanserden korunmada ve ishal tedavisinde önemli rol oynayan bu besinler immün sistemimizin gelişmesinde rol oynarak vücudumuzu hastalıklardan korurlar. Probiyotik yoğurt ve kefir kolaylıkla ulaşabiliceğimiz ve sağlıklı tüketebileceğimiz önemli probiyotik besinlerdir.

78

www.metropolaksaray.com


TARİF MAKALE

Ayva Dolması (Aksaray)

Malzeme Ayva 6 küçük boy Soğan 1 küçük boy Maydanoz 1/4 demet Kıyma 1/2 su bardağı Duru Pilavlık Bulgur 1/4 su bardağı Zeytinyağı 1/4 su bardağı Karabiber 1/2 tatlı kaşığı Kırmızı biber 1/2 tatlı kaşığı Tuz 1 tatlı kaşığı Su 1+1/2 su bardağı Pekmez 2-3 yemek kaşığı Porsiyon Adedi: 6 YAPILIŞI Ayvalar yıkanır, baş kısımları kapak gibi kesilir, içleri oyulur ve kararmaması için limonlu suya atılır. Soğan soyulur, yıkanır ince ince doğranır.Maydanozlar yıkanır,ayıklanır ve ince kıyılır.Bir kaba kıyma, bulgur, soğan, yağ, baharatlar, maydanoz ve tuz konur, iyice karıştırılır. Ayvanın içi,hazırlanan iç ile doldurulur ve yayvan bir tencereye dizilir.Üzerine sıcak su ve pekmez dökülerek hafif ateşte ayvalar yumuşayıncaya kadar (yaklaşık 45-60 dakika) pişirilir.

NOT: Tarif Aksaray’dan alınmıştır.Genel olarak iç nadolu bölgesinde yaygındır. Pirinçli olarak da yapılır. Arzuya göre salça ilave edilebilir. www.metropolaksaray.com

79


SAĞLIK MAKALE

Çocuklarda dİş bakımına başlama

H

er çocuk şimdi ve gelecekte iyi bir diş bakımını hak eder. Peki ya nasıl ne zaman diş fırçalamaya başlamak gereklidir? Neden çocukların dişlerinin sağlıklı olması büyük önem taşır? Çocukların yeni çıkan süt dişleri geçici olabilir ama yinede onlara iyi bakmak diş fırçalama alışkanlığı kazandırmak için önemlidir. Koruyucu diş hekimliğinin temelini çocuklardaki diş tedavileri oluşturmaktadır. Genellikle süt dişleri gelip geçici olmaları nedeni ile süt dişi çürükleri ve hastalıkları halk arasında önemsenmemektedir. Süt diş sürmeleri (6 ay-3 ay) bunu takip eden karma dişlenme dönemi (6-12)çocukta gelişimin en hızlı ve aktif olduğu döneme rastlamaktadır.

Çocuklarda Diş Bakımına Ne Zaman Başlanmalıdır? İlk dişlerin sürmesini takiben bu dişlerin temizliğine başlanması gerekir. Süt dişlerinin her türlü yiyecek ve içeceklere maruz kalması sonucu üzerinde plak oluşumu gözlenebilir ve bu plağın uzaklaştırılması daha faydalı olacaktır. Kahvaltı sonrasında ve geceleri yatmadan önce dişleri temiz bir gazlı bezle silmek bu plak oluşumunu engellemeye yardımcı olacaktır. Neden Çocukların Dişleri Çürür? -Süt dişlerinin organik madde içeriği daimi dişlere göre daha fazla olduğundan çürümeye yatkınlıkları ve çürüme hızları daha fazla olmaktadır. -Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat etmezler. Anne ve babaların çocuklarına fırçalama alışkanlığı kazandırıp, fırçalamadan sonra çocuğun dişlerini kontrol etmeleri gerekmektedir. -Diş fırçası kullanımına ortalama 2,5-3 yaşlarında başlanılması uygundur. Çocuklarda Çürük Oluşumu Engellenebilir mi? Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı ya da ilaç henüz geliştirilememiş olmasına rağmen çürük sayısını azaltmaya yönelik malzemeler günümüzde kullanılmaktadır.

80

www.metropolaksaray.com


SAĞLIK MAKALE SAĞLIK

Çocukların DİŞLERİ NEDEN ÇÜRÜR Süt dişlerinin her türlü yiyecek ve içeceklere maruz kalması sonucu üzerinde plak oluşumu gözlenebilir ve bu plağın uzaklaştırılması daha faydalı olacaktır. Kahvaltı sonrasında ve geceleri yatmadan önce dişleri temiz bir gazlı bezle silmek bu plak oluşumunu engellemeye yardımcı olacaktır.

D

iş Fırçalama: Ebeveynler sürekli çocuklarının dişlerini fırçalamadığından yakınmaktadırlar. Bu yaşlarda diş fırçalama alışkanlığının kazanılması ve ileriki yaşlarda bu alışkanlığın sürdürülmesindeki en önemli etkendir. Çürük Önleyiciler (Fissür Örtücüler) Azı dişlerinin çiğneme yüzeylerinde fissür denilen çukurcuklar bulunmaktadır. Yerel Flor Uygulaması: Diş yüzeylerine flor uygulaması ile dişlerin çürüğe karşı olan direnci arttırılır. Çocuklarda Diş Fırçası ve Diş Macunu Seçimi Sert fırçaların çocuk dişlerinde aşındırma yapabileceği göz önünde bulundurularak; çocukların ağız büyüklüğüne uygun yumuşak fırçaların tercih edilmesi gerekir. Çocuklar diş macunu tadını çok severler ve genellikle macunu yutarlar. Bu nedenle 3 yaşından küçük çocuklarda diş macunu kullanılmamalıdır.

Sert fırçaların çocuk dişlerinde aşındırma yapabileceği göz önünde bulundurularak; çocukların ağız büyüklüğüne uygun yumuşak fırçaların tercih edilmesi gerekir.

Çocuklara Diş Fırçalama Alışkanlığı Kazandırılması İçin Öneriler -Bir yandan çocuğunuz dişlerini fırçalarken bir yandan da farklı bir diş fırçası ile siz dişlerinizi fırçalayın. -Evde mutlaka diş fırçalama panosu oluşturun ve her fırçalamadan sonra pano üzerinde işaretleme yapın -Çocuğunuza birkaç farklı renkte diş fırçası alın. Her seferinde farklı renklerle diş fırçalamak çocuğunuzun motivasyonunu artıracaktır. -Çocuğunuza yapışkan özelliği olan şeker, çikolata, bisküvi yedirin ve aynada dişlerinin üzerine nasıl yapıştığını gösterin. Daha sonra dişlerini fırçalatın ve dişlerinin ne kadar güzel, temiz ve beyaz olduğunu ona gösterin ve söyleyin. -Yaklaşık 2 dakika fırçalamasını sağlayın

www.metropolaksaray.com

81


SAĞLIK MAKALE SAĞLIK Bebeğin diş çıkardığını nasıl anlarız?

Süt dişleri hangi yaşta yerini daimi dişlere bırakır?

Çocuklarda diş çıkarma sırasında görülen en tipik belirtiler şöyle:

Ağızda ilk çıkan süt dişleri ve daha sonra çıkan daimi dişler, alt ön dişlerdir genellikle. İstisnai durum, 6 yaş dişleri dediğimiz ağızdaki birinci büyük azı dişlerinin, süt dişlerinin değişmesini beklemeden süt dişlerinin en arka kısmında sürmesidir.

Tükürüğün artması ve ağız dışına çıkması, Çocuğun elini ağzına götürüp diş sürmek üzere olan bölgeleri kaşıması, Çocuğun huzursuz olması, Bazen iştahsızlık görülmesi, Verilen besinin diş sürmenin olduğu bölgeye temasıyla çocuğun rahatsız olması. Bebeğin diş çıkarırken çektiği ağrıyı nasıl azaltabiliriz? Ellerinizi yıkadıktan sonra diş çıkan bölgeye parmakla hafif masaj yapın. Hafif kabarık olan, diş sürmenin gerçekleşeceği bölgeye bir bez parçasıyla masaj yapın, Küçük bir bez parçasını buzdolabında bir süre soğuttuktan sonra çocuğun diş sürme alanına hafif bir basınçla uygulayın, Çay kaşığını buzdolabında hafif soğuttuktan sora diş süren bölgeye hafif baskı yaparak, bebeğin ağrısını azaltabilirsiniz. Eğer çocukta çok ciddi bir huzursuzluk varsa, düşük oranda ağrı kesici kullanabilirsiniz. Eczaneden alabileceğiniz, diş sürmeyi ortadan kaldıran bazı jeller çocuğun anlık ağrısını azaltır. Ancak bu jelleri kullanırken dikkatli olmalısınız. Jelin içindeki anestezik maddeye bağlı olarak, çocuklarda çok düşük de olsa alerjik reaksiyon görülebilir. Bebeğinize soğuk meyve püresi ya da meyve yedirin. Örneğin buzdolabından çıkarılmış havucu çocuğun eline vermek ya da çocuğun o bölgeyi ısırmasını sağlamak da etkili yöntemlerdendir.

82

www.metropolaksaray.com

Genellikle daimi dişler 7-8 yaşlarında ağızda görünmeye başlar, 12-13 yaşlarında da tamamlanır. Süt dişleri yerini daimi dişlere bırakırken sorunlarla karşılaşılabilir. Özellikle alt ön süt dişlerinin daimi dişlerle yer değiştirmesi esnasında, daimi dişlerin sürme pozisyonu dil ya da dudak tarafından yönledirilebilir. Buna “ektopik sürme” denir. Ektopik sürme durumunda, yani daimi dişin süt dişinin rehberliğinde değil de damak veya yanak tarafından sürmesi halinde, süt dişinin diş hekimi tarafından ��ekilip sürme rehberliğinin yapılması çok basit bir tedavi yöntemidir. Bebeğimizi diş hekimine ilk ne zaman götürmeliyiz? Teorik olarak ilk süt dişleri çıktığı zaman bebeğinizi çocuk diş hekimine ya da diş hekimine götürmelisiniz. Bu ziyaret, dişlerin sürme zamanlarının, ağız bakımının anlatılması ve ilk süren dişlerin yapısal herhangi bir farklılığının olup olmadığının tespiti açısından çok önemlidir. İlk dişlerin çıkması ya da çocuk bir yaşını doldurduğu güne kadar geçen süre içinde ilk diş hekimi ziyaretinin yapılması gerekir.


MAKALE

www.metropolaksaray.com

83


DUVAR MAKALE

METROPO

dı a l ş a nden bu B ı s a rulduğu gü u k n zu o u av y i eH p ıyor. Yüzm a Ş Kapalı Yüzm irisine ev sahipliği yap ik p e lim O m nb e ŞampiAksaray Yüz nizasyonları çler Türkiy a n e rg o G i k d 0 e d ci rk E Kız – yana en yaklaşık 60

sı e Okullar Ara 19 il’den, 93 takım v r. me dalında ı. sahne oluyo ad re şl a le b tü a n d ’ rü y ra gö n li sa e k k a n A n so na re yonası uzu baştan ığı Şampiyo av ld h tı e a k d a n n k ili u a h n b üsa ra dâ sporcu çekişmeli m diyor. belirli bir sı r ce la re u e rc d o n sp o re Genç lışıyor. S bakaları sey geçmeye ça lesi de müsa it tırıcıları k i lış ic ça y kısa sürede le e iz ular v ddi bir rc ci o , n sp ke e d ır n n ü gün geçebilmek lar yaşa iyonanın ilk k 600 sporcu birinci p m a Ş n a – 12 Nilaşı Başlay sporcular 7 yaşadı. Yak n n e ir ca g ye e ye h ce ere rası Dünya büyük ederken, d ‘Okullar A rf e sa d t il’ re ra İs ay g i adına Ülkemiz kazanacak. ri arasında tmeye hak e l si m san tarihle te a piyonası’nd Yüzme Şam

acak n a c r a n Lira H o y l i M 123 n i ç İ r eldi. a nihayet g e Yoll müjdesi

acak i yatırım v bir bütç a Harcan mandır beklediğ ilyon lira gibi de ştıracak ir L n o y 123 Mil uzun za ını uzakla in ton in 123 m Yollar İçin ayolları ile alakalı n bölge yollar iç cak, yüzey sular , m 55 b a m a eme ve apıla ndire y un kar lz İhale T e a n il r u g m le il dürü y l e o n e u a m kam lt tem ölge Mü ih nişlet akınd a y e B g i n a y in r, to z n le e o Aksaray in k it r ç b ıK kanı Fat şehir me kavşaklar, alt ge kapsamında 90 gelen Karayollar ve İl Baş rını ve n i Aksaray a u n ’a y m e y ş o a y lı r b a a e la s v Ç akla Ak k. aA ak başlayac üresinanılacak. illetvekili Ali Rız harcanac istemi döşenece n ll e u k m i e s h e ları s aya us lzem yM olan bor a sıcak asfalt ma i Aksara er verdi. Çalışm Yıldız, yol yapım an anlayış t r a P K d eA ilgil Mahmut le Aksaraylılard ayolları civarında dız, beraberind erece önemli b Müdürü ıl e Kar d Y lg t neden n ö u o B s m Mah am eden ümüzdeki ğını, bu deden a dair v a y y e c a a u d k n n i ir o la in k d u r n le re yg ile bitirecek ğe kapatmalar u Yıldırıcı uzun sü ı ifade ederek, ö olacağını Yıldırıcı inde de fi al ın iç a ih ı t r ığ m ıl t a d y a i F n y ı 3 amla 201 n lira şkan e kısm a m o d y a B r t il İl le a m i e d t 3 lg r 2 a bö şamasının rın için 1 di. AK P ce bazı e ihale a tti. Yol çalışmala olsun. ini söyle v r ı le ın ik ığ d d le bek uçlan ayırlı kayde yacağını rının son saray’a h çalışmala ygulamanın başla k bir ihaledir. Ak u yü günlerde ırıcı, “Bu çok bü d ıl anlatan Y

84

www.metropolaksaray.com


DUVAR MAKALE

OL DUVARI

Vadideki Freskler Kameralarla Korunacak

simlerin, zivarlarındaki bin yıllık re du in ler se kili ki de i’n dokya’nın ara Vadis k sistemi kuruldu. Kapa izm merkezlerinden Ihl nli tur ve li gü ı em ral ön me en ka ın a’n için ky Kapado esini önlemek ve yaşam alanları buluzı yazılarak tahrip edilm kaya oyma kilise, şapel ıda say k ço t ediyor. a d yaretçiler tarafından ya ’ ara Ihl ki uzunluğunda ve yabancı turist ziyare rli tre ye me la kilo faz n 14 i de dis bin va 0 k 30 yılda k sistemi en büyü i’nde kameralı güvenli rden girilebilen vadiyi, dis ele Va giş ki ara da Ihl kta ce no ön ı re ayr sü a için kıs e yerden nuyor. Üç rleştirildi. Kiliselerin için ak ve tahribatı önlemek ye lam ar sağ ral i ğin me nli ka ve an gü yap in Kiliseler HD kayıt ıldı. Aksaray ınlatma araçları kullan uğrayan kiliselere full ayd ata k rib ltlu tah vo k 24 ço En için . i emes k zor olkuruldu le kontrol etmenin ço n, resimlere zarar verm niy ke de lur ne ru ısı ku i yap l tem ğa sis do a i ası için aydınlatm da, Ihlara Vadisi’n nlik sisteminin kurulm Altın, yaptığı açıklama layacak kameralı güve sağ i e ve sin lev me Müze Müdürü Yusuf Rö bil a ny ne Ko izle n t erlerin 24 saa nel Müdürlüğü es Ge ihi di. tar , yle ek sö er ını lirt lar be uk a 64 kaduğunu başvurd or tak çalışma sonucund Genel Müdürlüğüne en ler tül ze rü Mü yü , ve ini ı lar diğ dir rlık Va len birlikte görev Kültür yanı başına jandarma ile nik elemanları bu iş için rin tek i ele ek giş e ’nd ğü did va rlü , dü tın Al Mü Anıtlar nu ifade eden larını aktardı. k sisteminin kurulduğu noktası da oluşturduk k nli ve gü mera kapasiteli güvenli bir ği ce ne in ve kiliselerin izle ekrandan Ihlara Vadisi’n

RALIM A T R U K İZİ IĞINI M L İ Z S A E S S ( AK AYA EŞMEK DA BULUŞAR RDAK SU BA AN R İ B “ ) 27 NİS K İÇİN A M R U DUY İM” DÖKEL Yüzlerce ku MALIDIR ş türünü barınd ıran, Eşm !!! ekaya Sa Öncelikle zlığı eko çevre de lojik olar Çevreye rneklerin ak BİTM du ig EDEN K çağırıyor yarlı arkadaşlar öreve DAVET E URTARIL ı um. DİYORU da “NA SIL KUR TARABİL M. İRİZ” ko EŞMEKA nusunda YA görüş bil lenmeniz LI KARDEŞLER dirmeye İM; sizler i bekliyo rum. in de Eşm ekaya sa zlığını ku r tarmay ı görev o larak üst -

www.m metropolaksaray. etropolaksaray.ccom om www.

85 85


DUVAR MAKALE

METROPOL ı t p a y t o b o r r e l i c n e r

Minik öğ

ri teorik bilgile e gördükleri d n si o tr er d ek ji el lo ayan n ve Tekno k ve kullanılm zu o b i. r, tt Aksaray’da Fe le re ci ü r en n minik öğr çalışan cihazla enci, pratiğe çevire neş enerjisi ile gü ve t o b gören 24 öğr ro im it an eğ rd a la d n az h ıfı ilnik ci n 4. sın likte teorik b etim okulunu t Eskin ile bir ra u ilb M k Özel bir ilköğr ri ri le o te en yunca loji Öğretm geçti. 5 ay bo e se et se ek Fen ve Tekno a ar d h n u in n çevirmek iç öğrenciler so gileri pratiğe çalışan minik in llanılmayan iç ku ek ve rm k vi zu çe vdeki bo E ı. d tler, gileri pratiğe ar aş b ı ik n min muci ta t yapmay o la b aş b ro ı ir ay b ı m rl sese duya arak çalış ık sistemi ve hazları kullan a, pervane, ış ab bot ar elektronik ci ro ik in cu u m n çalışan itim so eğ ile i rı jis la er ık d en al eş den şimgün en öğrenciler, ptı. Öğretmen ey ya yl t o sö b ı n ro rı ı la rl ık ard duya a gelişüretmeyi baş rı sıvadı. Dah rı lla la az ko h in ci iç er ek iğ tirm ve d n tüm cuklar, yapıla ik robotu geliş ço in m en ı ar ey yl kl tı sö p i di ya lerin e eğitipmak istedik Murat Eskin is ya t en o b m ro et ir ğr b Ö aları miş yledi. “Bu tür çalışm k, receklerini sö ti re liş te ir ge el rı b la ı az araya cih kların nmaya çalıştı bir şeyleri bir lu a u d b a ın ıd ar tk kl ka cu me ğini, ço dedi. de yapabilece rmüş olduk” gö i in öğrencilerin er kl ce ot yapabile getirerek rob

YEL Ö T A NAT A S İ İYE S R E E Y İ T S D E Ö atları G EL R B A k, El san or. Y u L c o A K ç R 0 OCU azırlanıy ngelli 3 Ç AKSA İ L gören e gösterilerine h ıs tarihinL im E it ğ e İ ENG IYOeRr Sanat Atölyesinrod,efolklor ve mellhitöeğrrencilerle 12 May K N E A D L N R İ I S enge ngellil de Ko tasaHAZ alışkan, zetimin diyesi E yledi da takı

rı sö an gö tma Ç umuz y Bele Aksara i Fatma Çalışk Öğretmeni Fa e ederek şunla iş olduğu kurs ki yapmış oldu n d ı n r a e m a if la 1 le u m ı t t 0 Ş n a ın e . ır 5.2 3 lar üze san öğr apılmışt rilerimiz 12.0 lyesi El ırlandık klarımız için d y z ı ö t a r h A la a t e a e iy San öst ster çalışm çocu acak gö engelli nolojisi österileridir. G rşembe g de yapıl Belediyemizin yama, deri tek o r e ko muz Pe tedir. o v u y b s a r r r p a u lo a s ş K lk k “A , fo dir. mek tır. tı, ah . vam et ilmekte ehteran ru sana nulacak rımı, eb lışmalarımız m a halkımıza su za hizmet ver a eğitimine de katılmaktadır e d a d u il ç n ız ın ğumuz tiyatro salonu gelli çocuğum saatleri aras olduğu servis iye Başkanım 0 d en e .0 ış le d 5 e 0 m 1 in B 3 la ih – ğ y r e a s ta .00 izd sara tölyem r tesi 13 diyesinin ı sağlayan Ak Sanat A 1.30 ile Cuma Aksaray Bele n â k 1 uza türlü im 09.30 – kursum larımıza her .” ız ım r k la uz cu Çocuk gelli ço şekkür ediyor n e e v e Bizlere zat Palta’ya t ev Sayın N

86 www.metropolaksaray.com 86 www.metropolaksaray.com


DUVAR MAKALE

L DUVARI

700 yıllık kilisedeki sır ortaya çıktı

700 yıllık kilised eki sır ortaya çıktı Aksaray’daki Ih lara Vadisi’nde, Ortodoks mez lık kilisenin duv hebinin kurucu ar resmindek i sarıklı kaftan larından Saint çıktı. lı kişinin, kilisey Georgios adın i yaptıran Hri a yaptırılan 70 Kapadokya bö stiyan yönetic 0 yıllgesinin en öne i B as ile ios olduğu ort mli yerleşimle dığı kiliseleri ile aya rinden Ihlara dikkati çekiyo Vadisi, Anado r. Vadinin Ihlara yer alan Kırkd lu’da Hristiyan beldesi ile Bel amaltı (Saint lığın ilk izlerini isırma köyü ar Georgios) Kili resmi göze ça n rastlanasındaki bölüm sesi’nin zengin rpıyor. Tavan ünde kayalık b d uv ve ar freskoları ar duvarları dini olduğu için dik ölgede asında sarıklı konular içeren kati çeken sarı ve katanlı bir klı kişinin kilis re çarpıcı sonuçl si m le rl e kişinin süslenmiş kilis e duvarında ye ara ulaştı. Kili edeki en büy r almasına şaşı senin duvard Hristiyan yöne ük tasvir ran uzmanlar, aki kitabesind tici Amirarze yaptıkları ince en, sakallı, ka s Basileios, ya doğumlu Ort ftanlı ve sarıkl lemede nındaki kişinin odoks mezhe ı ki şi nin, kiliseyi ya d b e inin kurucuları adına kilise ya Selçuklu Hük ptıran ndan Saint Geo pılan Aksaray ümdarı Sultan ’ın Güzelyurt rgios olduğu o Mesud ise “Yüc lüyor. Çok tanr ilçesi rtaya çıktı. Ayn eler yücesi so ılı Roma İmpar ı kitabede dö ylular soylusu atorluğu döne Vadisi gibi koru nemin Büyük Sultan minde Anado naklı ve gizlen Mesud” sözler lu’da yayılan H meye uygun ye Turizm Müdür iyle övüristiyanlığın bas rleşimlerde va Vekili Mustafa kı gördüğü için rl ığ ını sürdürdüğ Doğan, Kapad nedeniyle ar tt Ihlara ünü ifade eden okya’daki kaya ığını vurgulayar Aksaray Kültü oyma mekanla ak, “4. yüzyıld bu bölgede Se r ve rın ve yer altı a Hristiyanlar lçuklu hakimiy şehirlerinin b baskı altında eti başlıyor ve likle müdahale u baskı dinlerini yaşark bölgede yaşaya edilmiyor. Vad en, 11 ve 12. n Hristiyanları ide Hristiyanlığ dönemlerde yüzyılda n inancına, ya ın özellikle ilk çok güçlü fres şam biçimleri dönemlerine kolar var. Hrist ne kesinai t, okuma-yazm iyanlık, okuma anın yaygın olm yazma bilmey enlere bu resi adığı mlerle anlatılıy or” dedi.

aşamış Y e d r e Y ı n y A Boyunca k a ş u K 0 2 ük’te or taya ı lk şmesi olan Âşıklı Höy rle ye ki es Âşıklı Ha en un u’n şak boyunOrta Anadol ı halkının en az 20 ku

a göre, Âşıkl kınlarındaki çıkar tılan buluntular ildi. Kızılkaya Köyü ya ed it sp te ı lar dık şa ya buluntulardan, ca aynı yerde arla or taya çıkarılan zıl ka k oji ol ke ar ’te şadıkları anlaşılıÂşıklı Höyük boyunca burada ya k şa ku 20 az en topluluk olmaÂşıklı halkının avcı ve toplayıcı bir ak ar ol as es , nın lkı r. Aynı zamanda yor. Âşıklı ha u olduğu belir tiliyo luğ plu to rım ta ilk tı gibi teknonın yanı sıra ik, ilk beyin ameliya cil en ad m ilk e, şm . Mimarlık taÂşıklı ilk yerle öncüsü konumunda de rin ele m liş ge el ndeki dörtgen lojik ve bilişs leneksel bitişik düze ge un u’n ol ad An ı Höyük’te Tıp rihi açısından ki örneği olan Âşıkl es en nin isi ar im m kadına uygulaplanlı kerpiç ekleştirildi. Genç bir rç ge te ilk bir an ediliyor. Yerletarihi açısınd ıklıda yapıldığı ifade Âş ın tın ya eli am topladıkları nan ilk beyin ha önce yabani halde da , lkı ha ı ıkl Âş n çe ğday, mercişik hayata ge a alıyor ve arpa, bu rım ta z ke ilk i er kil ri karbonlaşmış tahıllar ve bit tarıma alınmış türle m he ni, ba ya m he mekgillerin a çıkıyor. zılar sırasında or tay tabakalar halinde ka

www. metropolaksaray. com www. metropolaksaray. com

87 87


TEST MAKALE

Birçok profesyonel kuruluş tarafından insanların iç dünyalarını ve insanlarla ilişkilerini değerlendirmek için kullanılan bu testi siz de uygulayın, kendinizi daha iyi tanıyın.

Mantıklı ve dikkatli misiniz, hassas ve duygusal mı? 8. En çok hangi rengi seversiniz?

1. Kendinizi ne zaman en iyi hissedersiniz?

(c) Bacaklarımı uzatarak

(a) Sabahları

(d) Bir bacağımı altıma katlayarak

(a) Kırmızı veya portakal rengi (b) Siyah (b) Öğlenden sonra ve akşama doğru (c) Sarı veya mavi (c) Gecenin ilerleyen saatlerinde

5. Çok hoşunuza giden bir şey olduğunda ne yaparsınız?

(d) Yeşil

(a) Büyük bir kahkaha atarım

(e) Koyu mavi veya mor

(b) Gülerim ama fazla sesli değil

(f ) Beyaz

(c) Bir kerelik gülerim

(g) Kahverengi veya gri

2. Nasıl yürürsünüz? (a) Hızlı ve uzun adımlarla (b) Hızlı ve kısa adımlarla (c) Normalden yavaş ve etrafa bakınarak

(d) Sessizce gülümserim 9. Yatakta uyumadan önceki birkaç dakikada

(d) Yavaş ve başı eğik (e) Çok yavaş

6. Bir partiye veya sosyal etkinliğe katıldığınızda (a) Herkes sizi fark edecek şekilde gürültülü bir giriş mi yaparsınız?

3. İnsanlarla konuşurken (a) Kollarımı göğsümde katlamış olarak dururum (b) Ellerimi sıkarım

(b) Sessiz bir giriş yapıp etrafınızda tanıdığınız birilerine mi bakınırsınız? (c) Çok sessizce girip kimsenin sizi fark etmemesine mi gayret edersiniz?

(a) Sırt üstü yatıp uzanırsınız (b) Karnınızın üstüne yatıp uzanırsınız (c) Hafif kıvrılmış olarak yan tarafınıza yatarsınız (d) Başınızı bir kolunuzun üzerine koyarsınız (e) Başınızı yorganın altına kapatırsınız

(c) Bir veya iki elimi belime koyarım (d) Konuştuğum insanlara dokunur veya ittiririm (e) Kulağımla oynar, çeneme dokunur veya saçımı

10. Rüyanızda genellikle 7. Çok zor bir işe dikkatinizi vermişken rahatsız ediliyorsunuz.Ne yaparsınız?

(a) Düşersiniz

(a) Bölünmeyi memnuniyetle karşılarım

(b) Kavga eder veya tartışırsınız

(b) Aşırı derecede rahatsız olurum

(c) Birilerini veya bir şeyler ararsınız

(c) Belli olmaz.Bu iki uç arasında değişken davranışlar gösteririm

(d) Uçar veya yüzersiniz

düzeltirim 4. Dinlenirken nasıl oturursunuz? (a) Dizler katlanmış ve bacaklar birbirine bitişik olarak (b) Bacaklar çaprazlanmış olarak

88

www.metropolaksaray.com

(e) Genelde rüya görmezsiniz (f ) Rüyalarınız daima hoştur


TEST MAKALE

(a) 4 1.

(b) 4

8.

(d) 2

(c) 3

(a) 6

(e) 1

(d) 5

(b) 7

(e) 2 6.

(c) 5

10.

(d) 4

(a) 4

(e) 3

(b) 2

(f ) 2

(c) 3

(g) 1

(d) 5

(b) 2 (a) 2 (c) 5 (b) 4 (d) 7 (c) 6 (e) 6

(a) 6 2. 4.

(b) 4

(a) 6 (a) 4

(c) 2

(b) 4 (b) 6

(e) 6

(c) 7 (c) 2

7.

9.

(d) 1

(a) 6

(a) 7

5.

(b) 2

(b) 6

(a) 6

(c) 4

(c) 4

(f ) 1

(d) 2 (e) 1 3.

DEĞERLENDİRME 60 PUAN VE ÜZERİ: İnsanlar sana kırılgan bir eşya muamelesi yapıyorlar. Kibirli, bencil ve aşırı baskın birisi olarak görülüyorsun. İnsanlar size hayranlık duyup sizin gibi olmak isteyebilirler ama size her zaman güvenmezler ve sizinle çok yakın ilişkide olmaktan kaçınırlar.

51 - 60 PUAN: insanlar sizi heyecan verici, havai, düşüncesiz yapıda, doğal liderlik özellikleri olan, her zaman doğru olmasa da hızlı karar veren birisi olarak tanırlar. Seni cesur, maceraperest birisi olarak tanırlar; her şeyi bir kez denemek isteyen, macera yaşamak için fırsatları kaçırmayan birisi.. Yaydığınız heyecandan dolayı insanlar sizinle aynı iş yerinde yaşamaktan zevk alırlar.

41 - 50 PUAN: İnsanlar sizi taze, canlı, çekici, eğlendirici, pratik ve daima ilginç birisi olarak görürler; her zaman ilgi odağı olan ama çok aşırıya kaçmayacak kadar da dengeli birisi.. İnsanlar sizi ayrıca iyiliksever, düşünceli, anlayışlı ve kendilerini neşelendiren ve rahatlatan birisi olarak tanırlar.

31 - 40 PUAN: İnsanlar sizi mantıklı, ihtiyatlı, dikkatli ve pratik birisi olarak görürler. Sizi zeki, yetenekli ve hünerli ama alçak gönüllü olarak tanırlar. Çok hızlı arkadaşlık kurmayan, ama arkadaşlarına karşı çok sadık olan ve onlardan da aynı şeyi bekleyen birisiniz.

www.metropolaksaray.com

89


BURÇ MAKALE

r a l ç r Bu

l ları gene ç r u b n ü üt k yında b r, para ve sağlı a n a is N e şk, kariy iğine olarak a a neler bekled alanınd akalım. b

Aslan Burcu 23 Temmuz - 23 Ağustos Koç Burcu 21 Mart - 20 Nisan Nisan ayı sizin ayınızdır sevgili Koçlar. O yüzden iyi değerlendirin derim, gergin açılara rağmen, bence harika enerjiler de sizi sarıyor, büyük çıkış, taze başlangıçlar yapmak için, eskimiş şeyleri hayatınızdan söküp atmak ve hayatınıza taze kan getirmek, hayatınızı değiştirmek için tam zamanıdır.

İkizler Burcu 21 Mayıs - 21 Haziran Sevgili İkizler, bu ay sizin için en iyi zaman 10 Nisanda Koçta Yeniay’ın sizin umutlar, dilekler evinizde olmasıdır. Yeniaydan dileyin ne dilerseniz…Gerçekten bir isteğiniz, bir dileğiniz gerçekleşecek görünüyor, taze, güzel, pozitif enerjiler hayatınıza dolduracaktır.

Başak Burcu 24 Ağustos - 23 Eylül

Sevgili Başaklar bu ay enteresan bir yıldız açısı görmekteyim sizin için, bu ay olan bazı gelişmeler Temmuzda kendini belli edecek gibi, bir yere not edin derim…

Yengeç Burcu 22 Haziran - 22 Temmuz Sevgili Yengeçler tepenize Koç yıldızları yığılmış. Hayırdır inşallah diyelim. Yılın dönüm noktası olan ayı bu ay diyebilirim sizin için. Önemli yıldızlar kariyer ve genel sosyal statü evinizde yığılmış durumda.

90

Sevgili Aslanlar, sizin için ayın 20’sine kadar süper güzel enerjiler hakim gökyüzünde. Uzaklara mı gitmek istiyorsunuz, uzaklardan bir aşk mı arıyorsunuz, önemli birileriyle iş mi görüşmek istiyorsunuz, resmi bir yere başvurmak mı istiyorsunuz, yeni bir yerde tatil mi yapmak istiyorsunuz, tayin mi düşünüyorsunuz, hatta terfi..

www.metropolaksaray.com

Terazi Burcu 24 Eylül - 23 EkimTemmuz Sevgili Teraziler, bu ay zıt burcunuzda Yeniay doğacak sevgili Teraziler. Nisanın 10’unda Koç burcunun 20.4 derecesinde Yeniay doğacak, bu daha çok Terazinin ikinci yarısında doğanları etkileyecektir.


BURÇ MAKALE

Yay Burcu 23 Kasım - 21 Aralık

Sevgili Yaylar bu ayın 20’ine kadar dost Koçtan adeta doping enerjisi alacaksınız. Koç yıldızları size müthiş güzel enerjiler gönderecek, kendinizi çok pozitif, güçlü, atak, girişken ve canlı hissedecek ve yerinizde duramayacaksınız.

Balık Burcu 20 Şubat - 20 Mart Oğlak Burcu 22 Aralık - 20 Ocak

Sevgili Oğlaklar bakalım sizin için durumlar nedir bu ay…Bu ayın sonlarında, ayın 25’inde Akrep burcunda gerçekleşecek Ay tutulması ile sanki birine ya da bir yere gol atacaksınız..

Sevgili Balıklar, bu ay para durumları iyi görünüyor sizin için. Yeniay da Koçta para evinizde doğacak 10 Nisanda, daha güzel maddi gelişmelerle sevineceksiniz.

Kova Burcu 21 Ocak - 19 Şubat Sizin için ay sonuna kadar yeni gelen haberler üzerine harekete geçmek söz konusu. Kiminize sanki bir taşınma söz konusu olacak akabinde. Boğa Burcu 21 Nisan - 20 Mayıs Sevgili Boğalar, evet, bu ay sizin için önemli çünkü ayın 20’sinden itibaren yıldızlar burcunuza geçiyor ve üstelik 25 Nisanda Güneş burcunuzdayken zıt burcunuz Akrepte Ay Tutulması gerçekleşiyor ki, bu sizi direkt etkiler. Akrep Burcu 24 Ekim - 22 Kasım Bu ay sizin için önemli bir ay çünkü 25 Nisanda burcunuzda Ay Tutulması gerçekleşecek, özellikle Akrep burcunun başlarında doğanları etkileyecek bir tutulma olacak.

Boğa Burcu Kadını Tatlı, sevimli, çevresindekiler tarafından çok sevilen ve dost ortamlarda aranan bir tiptir. Güzel şeylere düşkündür. Müzik dinlemeye ve sergilere gitmeye bayılır. Zaten müzisyenler ve ressamlar arasında çok Boğa vardır. Kendine güvenli bir kadındır Boğa kadını. Hayatta karşısına çıkan her sorunu çözeceğini, her engeli aşacağını bilir.

Boğa Burcu Erkeği Sadık bir arkadaş, iyi bir eş, sevecen bir baba olur. Ayrıca mesleklerine çok önem verirler. Hangi işi seçmiş olurlarsa olsunlar, çok çalışır, titizlik gösterir ve sonunda mutlaka başarıya ulaşırlar. Ancak kaba ve haşin bir patronla çok da rahat çalışabileceklerini söylemek güç olur.

www.metropolaksaray.com

91


SİNEMA MAKALE

A M E N İ S

R E L M L İ F İ K A D N VİZYO

Geçit Yok Güney Koreli ünlü yönetmen Jee-woon Kim’in ilk İngilizce filmi olma özelliğini taşıyan yapım, bir sınır bölgesinde şeriflik yapan Owens’ın karşısına sınırda uyuşturucu kaçakçılığı yapan ve kanun tarafından aranan bir uyuşturucu baronunun çıkmasından sonra yaşananları anlatıyor... Başrolde Arnold Schwarzenegger’i izlediğimiz filmde ünlü oyuncuya Genesis Rodriguez, Jaimie Alexander, Eduardo Noriega ve Forest Whitaker gibi isimler eşlik ediyor. Orijinal senaryo ise yeni bir senarist olan Andrew Knauer’e ait.

92 92

www.m metropolaksaray. etropolaksaray.ccom om www.

Kötü Ruh

Beş yakın arkadaş, madde bağımlılığı olan yakın bir arkadaşlarına yardımcı olabilmek için hafta sonunu Tennessee ormanlarında geçirmeye karar verirler ve buraya vardıklarında ürkütücü ormanın tehlikelerinden korunmak için bir kulübede konaklarlar. Ancak bu sırada ortaya çıkan ‘Ölümün Kitabı’ isimli bir kitap ve ardından yaşananlar tatili kabusa çevirmek için fazlasıyla yeterli olacaktır.Filmin başrollerinde Jane Levy, Shiloh Fernandez ve Jessica Lucas oynuyor. Uruguaylı yönetmen Fede Alvarez tarafından yönetilen film, 1981 yapımı korku türünün kült yapıtlarından biri olan ‘The Evil Dead’in yeniden uyarlanmış hali.

Suç Ortağı

Will Montgomery hapishaneden yeni tahliye olmuş eski bir hırsızdır. 10 milyon dolarlık bir soygun gerçekleştirmiş ama yakalanmıştır. Soyduğu kokain kaçakçısı mafya ise şimdi uğradıkları zarara karşılık kızını kaçırmıştır. Adamların istediği parayı bulması içinse sadece 12 saati vardır. Sevgilisi ile New York’ta bu kadar çok parayı bulmanın yollarını arayan Will’in tek çaresi, özgürlüğünü tehlikeye atıp, eski hırsızlık deneyiminden yararlanmaktır. Yönetmenliğini Simon West’in üstlendiği yapımın senaryosu David Guggenheim’a ait. Fİlmin başrolünde Nicolas Cage yer alırken, kadroda kendisine Malin Akerman, Josh Lucas, Danny Huston ve Malin Akerman eşlik ediyor.


SİNEMA MAKALE

İntikam Benim

Profesyonel bir katil olan Victor, New York’ta kimsenin dikkatini çekmeden yaşamaya özen göstermekte, bu arada ‘mesleğini’ icra etmektedir. Aynı zamanda New York’un yer altı bir suç örgütüyle de bağlantısı vardır. Bir gün genç ve yüzü yaralı bir kadın tarafından izlendiğini fark eder. Victor, Beatrice’in kendisini izlediğini fark ettiğinde, ağzını arar. Beatrice Victor’ın katil olduğunu bilmektedir ve kendisine intikam planında yardım etmesi için ona şantaj yapar. Yüzünün yarısını yaralayan adamın ölmesini ve adalete kavuşmayı ister. İntikam planını mecburen kabul eden Victor ve Beatrice’in aralarında karşı koyamadıkları bir kimya ve güçlü bir ilişki doğar. Şimdi intikam için vahşi bir plan yapmanın zamanıdır....

Kayıp Balık Nemo 3D

Büyük Umutlar Pip’in hikayesini anlatıyor. Bir yetimin birdenbire nereden geldiğini bilmediği bir yardımla beyefendiye dönüşüşünün hikayesi. Pip bu yardımın Miss Havisham adı verilen nişanlısı onu terk ettiğinden beri malikanesinden çıkmayan kadın tarafından yapıldığına inanıyor. Charles Dickens’ın ünlü romanından uyarlanan hikayede baş rolleri Helena Bonham Carter, Ralph Fiennes ve Jeremy Irvine oynuyor. Filmin yönetmenliğini ise Mike Newell yapmış.

Uçsuz bucaksız okyanus evreninde yaşayan sevimli balıkların dokunaklı ve sevimli hallerine tanık olduğumuz film, Nemo isimli küçük bir balığın başından geçen macerayı ele alır. Nemo içerisinde yaşadığı yere karşı konulamaz bir ilgi ve merak duyuyor. Ancak bu büyülü dünyanın güzellikleri olduğu kadar tehlikeleri de çoktur, ve bu tehlikelerden Nemo’yu korumak isteyen babası çocuğunu büyük bir titizlikle koruyor. Ancak bir gün aniden ortadan kaybolan Nemo’nun başına türlü talihsizlikler gelecek, babası da ardından tehlikeli bir yolculuğa çıkacaktır. Animasyon türünün en yaratıcı ürünlerine imza atan Pixar Stüdyoları tarafından yaratılan Kayıp Balık Nemo, son dönem animasyon sinemasının en önemli birkaç yapıtından biri.

www.metropolaksaray.com www.metropolaksaray.com

93 93


KİTAP MAKALE

P A T İ K

İ S E Ş KÖ

Kameriyeye ben de göz atıyorum. Âh Settarhan! Benim saf, dünyadan bîhaber, kanayaklı ama kendisini dünyanın bütün galesinin de ortasında buluveren dedem. Azam’ın kazazedesi, Sophia’nın kafası karışık âşıkı, Tebriz-Tiflis-Batum-Bakü hattında tacir; yanık, kavruk, yaralı ama bir o kadar da hayat dolu, alnını rüzgâra vermiş öylece oturuyor. “Demek burada gördüler birbirlerini” diye geçiriyorum içimden gülümseyerek. İçim içime sığmıyor. Kolay değil, dedemle anneannemin ilk görüşmelerine tanık oluyorum.

Asla o karanlık odaya girme. Sabaha çıkmak istiyorsan şeytanı uyandırma. Hiçbir cinayet kusursuz değildir. Özellikle Dahi Dedektif Dave Gurney bir olaya müdahil olup hiç kimsenin göremediği detayları ortaya çıkardığında, çıkışı olmadığı düşünülen labirentin çıkışını ustalıkla bulduğunda... Gurney, bir seri katil üzerine belgesel hazırlayan genç bir kıza danışmanlık yapmayı kabul eder. On yıl önce yaşanan bu olaylarda kurbanların hepsi keskin bir nişancı tarafından zifiri karanlıkta, pahalı Mercedes arabalarını kullanırken, aynı açıdan ve noktadan kusursuz biçimde vurulmuş ve bedenlerinin yanına birer oyuncak hayvan bırakılmıştır. Asla aydınlatılamayan bu cinayetlerin üstüne bir perde çekilmiştir ve kimse bu perdeyi kaldırabilecek kadar cesaretli değildir. Tek bir kişi dışında. Gurney’in, kimseye izini belli etmeyecek kadar dahiyane bir plan yapmış olan bu caniyle oynayabileceği tek bir oyun vardır. Ölüm oyunu: Kendini hedef göster, o sana gelsin.

94

www.metropolaksaray.com


KİTAP MAKALE

Hükümdar, Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında hayatta kalmaya çalışan dağınık Türk boylarının tek bir bayrak altında toplanarak devlet kurmalarının destansı öyküsüdür... Türk boylarının kendilerine lider olarak seçtiği Kara Han gittikçe zalimleşerek yönetimi kendi çıkarları için kullanmaya başlar. Oğlu Oğuz, bu haksız düzene daha fazla dayanamaz ve babasını karşısına alarak hakanlık için uzun ve zor bir mücadeleye girişir. Annesi Ay Hatun ile bilge Uluğ Bey’in destekleri Oğuz’u iyi hissettirse de o en büyük gücü her zaman inandığı ve yolundan ayrılmadığı Gök Tanrı’dan alır. Yerin ve göğün birleştirici gücü olan Oğuz, Tanrı’dan aldığı kut sayesinde Türk milletini cihana hâkim kılacak ve kimsenin tahmin edemeyeceği şekilde Türklerin kaderini değiştirecektir. Türk milletinin destansı tarihi içerisinde önemli bir yer tutan Oğuz Kağan, Hükümdar’da tek bir bayrağın, tek bir ülkünün peşinden giden, binlerce kişiyi ardına katan hâkimiyetin iradesidir. Bu kitapta mahmuz ve nal sesleriyle kayaları parçalayan unutulmaz bir kahramanın ruh ve inanç mücadelesini okuyacak; aşk, ihanet ve sabrın sınırlarına da tanıklık edeceksiniz. Mustafa Çevik’ten uzun süre etkisinden kurtulamayacağınız bir kasırganın şiirsel romanı...

Tam 22 dile çevrilen gerçek bir öykü. Bu kitapta okuyacaklarınız hayal ürünü değil. #1 Times Bestseller Sokaklarda yaşayan James Bowen yaralı bir sarman bulduğunda hayatının ne denli değişeceğini bilmiyordu. Kıt kanaat geçiniyordu ve son ihtiyacı olan şey bir kediydi. Oysa tanıştıktan sonra ayrılmaz bir ikili oldular ve birbirlerinin yaralarını sardılar. Sokak Kedisi Bob herkesin yüreğine işleyecek, umut dolu ve sıcacık, gerçek bir hikâye… “Yaralı bir sarmanın sokaklarda yaşayan bir adamın hayatını nasıl değiştirdiğine dair sıcak ve etkileyici bir hikâye… Yayımlandığı andan itibaren çok satanlar listesine giren bu kitap, hayat dolu bir dostluk hikâyesi olmasının yanı sıra sokaklardaki hayatın ne denli adaletsiz olduğunu da gözler önüne seriyor.” —The Guardian “Yürekleri ısıtan bir umut mesajı…” —Daily Mail “James ve Bob’un ilk imza gününde hayranları metrelerce kuyruk oluşturdu. Uslu kedi Bob, sadece iki saatte tam 180 kitap imzaladı.” —Bookseller

www.metropolaksaray.com

95


ÖNEMLİ KURUMLAR

REHBER

ŞEHİR REHBERİ MAKALE

ŞEHİR REHBERİ Yangın İhbar Hızır Acil Orman Yangını Posta Kodu Telefon Arıza Ankesör Arıza Data Arıza Radyo TV Arıza Çağrı

110 112 117 119 121 122 124 125 133

Uyandırma 135 Alo Zabıta 153 Alo Trafik 154 Polis İmdat 155 Jandarma İmdat 156 Telekom Borç Sorma 163 Alo Tüketici 175 Alo Rtük 178 Çevre Bilgi Sağlık 181

Danışma Su arıza Elektrik Arıza Gaz Arıza Cenaze Hizmetleri Vergi Danışma

184 185 186 187 188 189

RESMİ KURUMLAR

Bölge Eczacılar Odası Baskanı Hasan Buminhan YAVUZ 2155938-2137777 2141177 AGİAD Reha GÜVEN 2154400 2154403 Dis Hekimleri Odası Baskanı Dt.Murat ARAS 2134667 Esnaf ve Kefalet Kredi Koop. Baskanı Mehmet DURU 2131698 2135108 Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birlik Baskanı Doğan CEYLAN 2123534 2124569 İnsaat Mühendisleri Odası Baskanı Mehmet KUMKUMOĞLU 2135538 Kırmızı Et Üreticileri Birliği Baskanı Hamit ÖZKÖK 2100018 Makine Mühendisleri Odası Baskanı Hakkı SAHİN 2133368 2144498 Mimarlar Odası Baskanı Mehmet YARDIMLI 2122688 MÜSİAD Aksaray Subesi Kerim YARDIMLI 2123633 2123655 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Aksaray Temsilcisi Naci KARAKÖY 2121335 Veteriner Hekimler Odası Baskanı Miktat KÜÇÜK 2134567 Ziraat Mühendisleri Odası Baskanı Saban ÇİFTÇİ 2131021/311 2132907 Ziraat Odası Baskanı Emin KOÇAK 2131328 2126810 En Fazla Üyeye Sahip Basın Kurulusu Temsilcisi

Müteahhitler Birliği Baskanı Tuğrul ORUÇ 2124445 2124410 Serbest Muhasebeci Mali Müsavirler Odası Bsk. Bünyamin KÖSE 2120974 2120061 Süt Üreticileri Birliği Baskanı Esat ZENGİN Soförler Otomobilciler ve Nakliyeciler Oda. Bsk. Ferit ÖZKARACA 2151101 2153260 Tabipler Odası Baskanı Dr.Murat YILDIZ 2126149 2127057 Tarım Kredi Kooperatif Müdürlüğü Selehattin DERİCİ 2140108 2131093 Ticaret Borsası Baskanı Kemal GÜMÜSSOY 21510992157720 2157449 Ticaret ve Sanayi Odası Baskanı Ali ÖZTÜRK 21310492132612 2139910 TÜMSİAD Aksaray Subesi Serdal UYAR 2123733

Aksaray Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Baskanı Celil ACAR 2124585-2144440 68 Aksaray Gazeteciler Derneği Baskanı Ali SÜDEMEN 2121335 2129185 Aksaray Kapadokya Gazeteciler Cem. Baskanı Mahmut ESKİL 0(538) 456 1757 0(532) 603 4591

HASTANELER Ağaçören Devlet Hastanesi: 331 30 76 Aksaray Ağız ve Diş Sağlığı Mer :212 22 58 Aksaray Devlet Hastanesi:212 91 00 Aksaray Mustafa Yazıcı Göğüs Hastanesi:214 38 90 Aksaray Ortaköy Devlet Hastanesi:351 81 66 Aksaray Şambaz Vehbi Ekecik Doğum ve Çocuk Has:213 10 43

96

www.metropolaksaray.com

Dr. Şahap Kocatopçu Devlet Hastanesi:213 13 35 Özel Aksaray Hastanesi:216 06 06 Güzelyurt Devlet Hastanesi:Telefon:451 24 23 Özel Başak Çocuk Hastalıkları Merkezi:212 18 08 Özel Medisaray Hastanesi:213 30 00 Özel Mutlu Hastanesi:213 10 50


ŞEHİR REHBERİ MAKALE

ŞEHİR REHBERİ EFOR AVM

Mantı Keyfi Tuba Lahmacun Kafeinn Sultan Ahmet Köfte Pizza Mod Emir Sultan Mersel Tantuni Miss Poem Eforever Aschıı Sunset Burbauns Tennessee İncity Seçil Kanz Hayal Dünyası

201 01 212 67 202 02 213 22 222 00 202 02 213 03 202 02 202 02 0537 460 54 201 01 214 36 214 55 212 26 212 26 203 00 201 01

19 80 06 23 99 14 15 10 10 14 33 46 60 86 86 76 83

Defacto Madame Çanta Mavi Jeans Rodi Mood Aksaray Pastanesi Lc Waikiki Gökler Saat Cisse Atasay Uptown Rasim Duran Arow Armine Sport 2000 Theorie Kemal Tanca U.S Polo Assn.

212 14 0532 547 05 213 78 202 01 202 02 202 01 0536 596 16 212 13 212 56 202 00 202 00 212 83 212 27 212 25 0542 771 82 0543 583 19 0549 687 68

71 25 78 36 19 71 79 12 16 57 37 01 87 44 52 85 68

Choco Keyf Turkcell Adilışık Şeyma Optik Avea Aksaray Home Concept LG Elektronik Almina Büfe Vodafone Peyman DRY Center Euromoda Kiler Teknosa Arçelik

213 97 59 212 54 44 201 01 91 212 00 63 213 73 93 202 02 05 202 02 32 215 42 53 213 50 53 213 97 59 201 01 58 201 01 58 222 00 18 201 01 05 213 22 35

ULAŞIM

Aksaray Taksi

PTT Karşısı

213 11 63

Terminal Taksi

Terminal İçi

213 12 00

Müze Karşısı

213 74 14

Çardak Taksi

Minarecik Mahallesi

213 46 66

Park Taksi

Irmak Taksi

Fabrika Caddesi

213 12 55

Site Taksi

Minarecik Mahallesi

213 44 92

Kent Taksi

Ankara Caddesi

213 16 54

Uğrak Taksi

Ankara-Adana Makası

213 11 96

Kıbrıs Taksi

Ankara-Adana Makası

213 14 68

Varan Taksi

Bankalar

213 15 95

Kurtuluş Taksi

Kurtuluş Mahallesi

213 16 81

Hastane Taksi

Devlet Hastanesi Yanı

212 50 24

Meydan Taksi

Hükümet Meydanı

213 53 86

Ağaçlı Taksi

Ağaçlı Tesisleri

215 09 51

Mini Taksi

Belediye Sarayı Yanı

213 15 20

Sanayi Taksi

Sanayi Girişi

215 12 85

M. E. Müdürlüğü Karşısı

213 16 90

Güven Taksi

Ankara Caddesi

213 84 04

As Taksi Banka Evleri Taksi

Banka Evleri

212 60 17

www.metropolaksaray.com

97


MAKALE

98

www.metropolaksaray.com


MAKALE

www.metropolaksaray.com

99


MAKALE

Şehrin yeni kahramanı. Yeni Citan. • Üstün performansıyla işe de yetişir ailenize de. • ABS ve Adaptive ESP donanımlarıyla ailenizin güvenliğini sağlar. • BlueEfficiency teknolojisiyle sadece ailenizi değil dünyayı da korur. • 4,6I/100 km yakıt tüketimiyle çok ekonomik.

100 www.metropolaksaray.com

Bayraktarlar Aksaray Motorlu Araçlar San. Tic. A.Ş. Mercedes-Benz Türk A.Ş. Bayi Adana Yolu Üzeri 7 Km Aksaray, Telefon 0382 215 68 10 Faks 0382 215 29 42 www.bayraktarlaraksaray.com.tr


Metropol Aksaray 3