Page 1

SAĞLIKLI YAŞAM Özel Antalya Yaşam Hastanesi Sağlık Bülteni

16 yıldır sağlığınız için yanınızdayız.

Aralık 2012 - Ocak 2013 / Sayı: 12 / Ücretsizdir.

Yeni yılda mutlu bir

“yaşam”

geçirmeniz dileğiyle, mutlu yıllar...

Dünya Diyabet Günü Semineri 14 Kasım Dünya Diyabet günü dolayısıyla Özel Antalya Yaşam Hastanesi’nde halk eğitim toplantısı düzenlendi.

4. Uluslararası Sağlık ve Spor Turizmi Fuarı Antalya Yaşam Hastanesi, 1-3 Kasım 2012 tarihlerinde Antalya Expo Center'da gerçekleştirilen 4. Uluslararası Sağlık ve Spor Turizmi Fuarı’na katıldı.

Stent-Balon Karmaşası

Eğitimde Endokrinoloji Uzmanı Dr. M. Ali Uçar, diyabetin organlara verdiği hasarlar, diyabetin dünyada görülme sıklığı ve diyabet tedavisi hakkında bilgi verdi. Diyabet Eğitim hemşiresi Nesrin Gülmez, hastalara diyabette terapatik yaklaşımları anlatarak diyabetin yarattığı stres ve sorunlarla nasıl baş edilebileceğini anlattı. Seminerde katılımcıların kan şekerleri ölçülerek kan şeker sonuçları değerlendirildi. Diyetisyen Mine Şatana, kişiye özel diyabetik beslenme çeşitlerini ve diyabette kilo kontrolünün önemini vurguladı. Eğitime katılanlara diyetisyenimiz tarafından hazırlanan öğünler ikram edildi.

Bebek Emzirmenin Önemi, Anne ve Bebeğe Faydaları

S2’DE

S4’TE

Karın Germe Estetiği

S6’DA


ÖZEL

YAŞAM HASTANESİ

BÜLTEN

Aralık 2012 - Ocak 2013

Stent-Balon Karmaşası

Uzm. Dr. Birol Say Özel Antalya Yaşam Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı

Doğal süreçte insanların çevresel ve genetik (kan yağlarının yüksekliği, diabet, hipertansiyon, sigara, yaş, cinsiyet, aşırı beslenme, harekesiz yaşam v.b.) etkenlerde koroner damarları tıkanır. Tedavi için ilaçlar, yaşam tarzı değişikliği, operasyon ve balonstent kullanılır. Son yıllarda özellikle hangi tedavinin daha iyi olduğu konusundaki tartışmalar iyice karmaşık hale geldi. Özellikle ilaç kaplı stentlerin devreye girmesi ve bunların yüksek maliyeti hastaların ve hekimlerin kafasını karıştırmaktadır. Bu konuda son nokta

eriyebilen stentler olmuştur. Her yenilikte olduğu gibi bu da sanki hastalık bitmiş gibi lanse edilebilmektedir. Damar standart olarak bir balon ile genişletilmekte ve hastalıklı bölgeye polimer plastik, magnezyum veya bildiğimiz demirden bir destek yerleştirilmektedir. Bu yapı damarın tekrar çökmesini aynı klasik stentler gibi engellemekte ve yaklaşık 4 ay ile 3 yıl arasında vücut tarafından yok edilmektedir. Böylece hastamızın koroner damarının içinde yabancı bir madde kalmamaktadır. Eriyebilen stentlerin avantajları; Daha sonra bir by-pass operasyonu gerektiğinde damarların birleştirilmesini engelleyen bir metal artığın olmaması, damar açıklığının Bilgisayarlı Tomografi veya MR ile değerlendirilmesine engel olmaması, yan dalların girişinde kalıcı bir engel oluşturmaması olarak sayılabilir.

Eriyebilen stentlerin dezavantajları; Henüz çok pahalı satış fiyatı, teknik olarak her damar ve lezyona uygun olmaması, hali hazırdaki çok düşük tekrar tıkanma oranı ispatlanmış ilaç kaplı stentlere göre etkinliğinin belirsiz olmasıdır. Bu konular aydınlandığında eriyebilen stentler için daha objektif yorum yapılabilir.

Niçin Öksürürüz? Akut Öksürük; 3 haftadan kısa süren öksürük olarak tanımlanır. Nedenleri; * Virüslere bağlı solunum yolu enfeksiyonları; rinit (burun iltihabı), farenjit (yutak iltihabı), bronşit (soluk borularının iltihabı) vb. akut öksürüğün en sık nedenidir. * Sinüzit (kafatasındaki boşlukların iltihabı), zatürre (akciğer iltihabı) gibi bakteriyel enfeksiyonlardır. * Allerjik rinit; sık hapşırma, burun akıntısı, burunda kaşıntı, gözlerde sulanma ile seyreder. * Astım alevlenmesi; hırıltı, tıkanma, öksürük nöbeti, balgam atamama ile seyreder. * ‹rritan maruziyeti; sigara, hava kirliliği, mesleki toz, kimyasallar vb. diğer nedenlerdir. Subakut öksürük; 3-8 hafta süresince devam eden öksürük olarak tanımlanır. Nedenleri; * Post-infeksiyöz (enfeksiyon sonrası) öksürük, en sık nedendir. * Astım * Sinüzit * Allerjen veya irritan maruziyeti diğer 2

nedenlerdir. Kronik öksürük; 8 haftadan uzun süren öksürüktür. Tüm öksürük başvurularının %50’sini teşkil eder. Göğüs hastalıkları polikliniklerine yapılan başvuruların %10-38’i kronik öksürük nedeniyledir. Erişkinlerde en sık nedenleri; * Bazı yüksek tansiyon ilaçları (inhibace, delix, coversyl, sinoretik fort, accuzide fort vb ACE‹ içerenler) * Üst hava yolu öksürük sendromu; eskiden postnazal drip sendromu olarak adlandırılırdı. Sürekli geniz akıntısı ve öksürük en önemli bulgusudur. * Eozinofilik bronşit; 4 haftadan fazla süren öksürük ve balgamda %3’ten fazla allerji hücresi (eozinofil) ile tanımlanır. * Reflü (gastro özefagial ya da laringo faringeal); ağıza midenin asit içeriğinin gelmesi olarak tanımlanır. * Astım * Sigara ve diğer irritanlara maruziyet olarak sıralanabilir.

Daha az görülen kronik öksürük nedenleri; * Kalp yetmezliği, * Akciğer veya özofagus (yemek borusu) kanseri, * Larinks (gırtlak) hastalıkları, * Akciğerin iç (interstisyel) hastalıkları, * Bronşiektazi (soluk borularında kalıcı, iltihabi genişleme), * Tüberküloz (verem), * Akciğer absesi, * Soluk borularına yabancı cisim kaçması, * Aort anevrizması, göğüs kafesine büyüyen guatr, iki akciğer arasında büyümüş lenf düğümleri, * Kulak hastalıkları olarak sıralanabilir.


ÖZEL

YAŞAM HASTANESİ

Yazdan Kalma Güneş Lekelerinden Kurtulmak Mümkün mü? Güneş lekeleri özellikle yatkın kişilerde yaz aylarını kabusa çevirirler. Kadınlarda sık görülen lekeler erkeklerde de ortaya çıkabilmektedir. Güneş lekelerinden korunmak için ve tedavi sırasında mutlaka cilt yapısına uygun ve yüksek koruma faktörlü güneşten koruyucu krem kullanılmalıdır. Spf faktörü en az 30 olan

güneşten koruyucu ürünler gün içinde 2-3 saatte bir tekrarlanmak suretiyle uygulanmalıdır. Güneş lekeleri için uygulanan yöntemler; Kimyasal Soyma (Kimyasal Peeling) Kimyasal peeling temel olarak meyve asitleri olarak da bilinen çeşitli kimyasal ajanlar kullanılarak ciltte hasar oluşturulması esasına dayanan tedavi

BÜLTEN

Aralık 2012 - Ocak 2013

Uzm. Dr. Şeyda Temel Özel Antalya Yaşam Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı

Lazerle Leke Tedavisi Lekede laserin etkisi deri rengini veren melanositler üzerinedir. Leke tedavisi yapılacak kişi açık tenli ise ve lekeleri yüzeyel yani derinin üst tabakasında ise laser ile 2-3 seansta çok başarılı sonuç alınabilir. Ciltte birkaç gün lekelerin olduğu alanlarda koyulaşma olacaktır ancak zamanla bu koyulaşmalar açılarak alttan doğal deri rengi belirecektir. Dermaterapi (Roller) Dermaroller, mezoroller olarak da adlandırılan dermaterapi silindirik bir tamburun üzerine dizilmiş son derece ince, özel olarak hazırlanmış çok sayıda çelik iğneden oluşur. Uygulama öncesi sürülen anestezik kremler sayesinde uygulama sırasında acı hissedilmez. Haftada ya da 15 günde bir 4-6 seans yeterli olur. Uygulama sonrası ciltte bir iki saat süren kızarıklık dışında yan etki görülmez. PRP (Kök Hücre Tedavisi) Kök hücre tedavisini diğer tedavi yöntemlerine yardımcı olarak kullanmaktayız. Kişinin kendinden aldığımız kandan elde edilen kök hücreler güneş hasarı ve leke olan alanlara uygulandığında hem cilt gençleştirme

sağlamakta hem de leke tedavisini desteklemektedir. Leke tedavisi bir kombinasyondur. Yani leke açıcı profesyonel yöntemler uygulanmalı, mutlaka cilde uygun güneş koruyucu kullanılmalı, gerekirse evde leke açıcı krem tedavileri ile de desteklenmelidir. Lekesiz bir cilt imkânsız değildir. Doktorunuzla kuracağınız doğru diyalog ve sabır sizi pırıl pırıl bir cilde kavuşturacaktır.

yöntemidir. Üstteki ölü hücre tabakası atılır, yeni taze hücreler derinin üst tabakasını kaplarlar, cilt renginin açılmasını sağlarlar. Haftada bir uygulanan 5-6 seans ile cilt renginde belirgin düzelme sağlanır. 3


ÖZEL

YAŞAM HASTANESİ

BÜLTEN

Aralık 2012 - Ocak 2013

Op. Dr. Esra Tamburacı Demir Özel Antalya Yaşam Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Anne sütünün bebekler için önemi nedir? Anne sütü, bebeklere gereksinimi olan tüm besin öğelerini tek başına ilk altı ay sağlayabilen en iyi besindir. Anne sütü ve doğumdan sonra gelen ilk sarı süt, bebek için çok önemlidir, çünkü bebeği hastalıklara karşı

korur, bebeğin ilk aşısıdır. Anne sütü bebekler için yaşamsal bir öneme sahiptir. Bebeğin annesiyle sevgi bağı kurabilmesi için en iyi iletişim yolu emzirmedir. Ayrıca anne sütü bebeğin ileriki yaşlarında, diğer besinlerle beslenen bebeklere göre daha zeki olmalarına katkı sunar. Bebekler ne kadar süre anne sütü ile beslenmelidir? DSÖ ve UNICEF, anne sütü ile beslenmenin doğumdan hemen sonra başlanmasını, ilk altı ayda sadece anne sütü verilmesini ve emzirmenin altı aydan sonra uygun besin takviyeleriyle iki yaş ve üzerine kadar devam etmesini öneriyor. İdeal emzirme nasıl olmalıdır? Hamilelik döneminde anne adayı emzirme konusunda bilgilendirilmeli ve bilinçlendirilmelidir. Anne ve bebek yirmi dört saat birlikte olmalıdır. Emzirme doğumdan yarım saat sonra başlamalıdır. Annelere emzirme ve bebeklerinden ayrı olduklarında da sütlerini muhafaza etme yöntemleri öğretilmelidir. Yeni doğmuş bebeklere anne sütü dışında herhangi bir yiyecek ve içecek verilmemelidir. Bebek her isteğinde emzirilmelidir. 4

Bebek Emzirmenin Önemi, Anne ve Bebeğe Faydaları Emzirmenin anne sağlığına faydaları nedir? Emzirme bebekle anne arasında özel sevgi bağı kurulmasını sağlar. Doğumdan hemen sonra emzirme doğum sonrası kanamayı azaltır.

Bebek her ağladığında emzirilmeli midir? Bebek her ağladığında emzirilmelidir. Yeni doğan bebekler genellikle günde 8-10 öğün emmek isterler. Bebeğin emme sıklığı daha sonra giderek azalır.

Anne sütüyle ilgili temel gerçekler: * Her bebek için en iyi, en doğal ve en taze besindir. * Her zaman, temiz ve mikropsuzdur. * Daima hazır ve bedava. Özel harcama gerektirmez. * Tamamıyla ve kolaylıkla sindirilir. * İshal, karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür. * Bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyonlardan korur. * Bebeklerin daha zeki olmasını sağlar. * Bebeğin su ihtiyacını tam olarak karşılar, ayrıca su verilmesine gerek yoktur. * Doğumdan sonra gelen ağız sütü, bebeği hastalıklardan korur. * Bebekle anne arasında özel sevgi bağı kurulmasını sağlar. * Emzirme, annenin sağlığını korur, meme ve rahim kanseri olma riskini azaltır. ‘Bebek dostu hastane’ ne demek? Doğum hizmeti veren hastanelerden; gebeliklerinden itibaren anne adaylarını anne sütü ve emzirme konusunda bilgilendiren, doğumdan hemen sonra annelerin bebeklerini emzirmesini sağlayan, güncel bilgilerle eğitilmiş sağlık personeli ile annelere bebeklerini nasıl emzirecekleri konusunda yardımcı olan hastaneler ‘Bebek Dostu Hastane’ unvanını alırlar. Antalya Yaşam Hastanesi ’de bebek dostu hastaneler arasındadır.


ÖZEL

YAŞAM HASTANESİ

Çocuklarda İdrar Kaçırma Problemleri (Enürezis) Enürezis, çocuklarda 5 yaşından sonra istemsiz, yineleyici gündüz ve/veya gece idrar kaçırma olarak tanımlanabilir. Çocukluk çağının en önemli ve en sık görülen işeme bozukluğudur. Uyku sırasında mesanenin fonksiyonel kapasitesi dolduğunda ortaya çıkan kendini boşaltma ihtiyacı eğer çocuk uyanırsa ve gece tuvalete işerse noktüri, uyanamaz ve yatağına işerse enürezis olarak adlandırılır. Çocuklar 5 yaşına kadar idrarını gece ve gündüz kontrol edecek olgunluğa erişir. Çocukluk çağında sık görülebilen, çocuğu ve aileyi etkileyen sosyal ve tıbbi bir durum olan enürezis toplumda genel olarak % 5-15 sıklıkta ve erkek çocuklarda daha fazla görülmektedir. 5 yaş civarında %15-20, 10 yaşında %7, 12 yaşında %3 ve 15 yaş sonrası % 1 olarak görülmektedir.10-11 yaşına kadar erkeklerde 2 kat daha fazladır. Daha sonra görülme sıklığı eşitlenir ve sonra kızlarda daha fazla görülür. Sosyoekonomik düzeyi ve eğitim düzeyi düşük, geniş ailelerde görülme sıklığı daha fazladır. Anne ve babanın ikisinde enürezis varsa çocukta %77, sadece birisinde varsa %46 sıklıkta görülür. Aile öyküsü olmayanlarda bu oran %15’dir. Enürezis primer ve sekonder olarak ikiye ayrılır. Primer Enüreziste mesane kontrolü hiç sağlanamamış olup olguların %85’ini oluşturur ve daha çok tuvalet eğitiminin gecikme-

BÜLTEN

Aralık 2012 - Ocak 2013

Uzm. Dr. Burak Çakçak Özel Antalya Yaşam Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

sinden kaynaklanabilir. Sekonder tipte en az 6 aylık kuru dönemin ardından gelişen alt ıslatma olup öncelikle psikososyal nedenler düşünülmelidir. Enürezisin sebepleri arasında; 1-Genetik yatkınlık (anne babada kardeşlerde enürezis varlığı), 2-Merkezi sinir sisteminin olgunlaşmasının gecikmesi 3-Uyanma bozukluğu 4-ADH (idrar yapımını azaltan hormon) yetersiz salınımı 5-Psikolojik faktörler 6-Diğerleri (alerji, paraziter hastalık, geniz eti varlığı, mesane anomalileri, kronik kabızlık ve idrar yolu enfeksiyonu yer almaktadır. Vakaların % 97- 98 ‘inde organik bir neden yoktur. Ancak % 2-3 gibi bir oranda organik bozukluklar rol oynar. Bunlar arasında işeme disfonksiyonu, üriner enfeksiyon, üretral obstrüksiyon, ektopik üreter, obstrüktif uyku apnesi, diabetes mellitus, diabetes insipitus ve hipertiroidizm sayılabilir. Enürezis oluşumunda 3 faktör önemlidir. Bunlar; 1) Uyanma bozukluğu 2) Gece düşük mesane kapasitesi ve mesane kasının aşırı kasılması 3) Artmış gece idrar miktarı Eğer çocuğunuzda idrar kaçırma problemi varsa bir pediatrist veya üroloğa başvurmanız gerekir. Öncelikle enürezisin nedeni araştırmalı ve nedene yönelik tedavi stratejileri belirlenmelidir. İyi bir öykü alınması, fizik muayane ve ardından idrar tetkiki ve üriner sistem ultrasonu yararlıdır. Eğer

organik bir neden düşünülüyorsa sebebe yönelik tetkikler yapılmalıdır. Enürezis tedavisinde; davranış değiştirme tedavisi, ilaç tedavisi ve her ikisinin kombinasyonu denenebilir. Davranış değiştirmede düzenli aralarla tuvalete gitmeyi özendirme, gece sıvı alımının kısıtlanması, gece uykusundan uyandırıp tuvalete götürme, kabızlık varsa düzeltilmeli, bez bağlanmasından kaçınılmalı, motivasyon ile ödüllendirme ve çözüm alınamıyorsa alarm cihazı denenebilir. Alarm tedavisi uygulaması zor ve özveri gerektiren bir yöntemdir. Alarm tedavisindeki en önemli başarısızlık sebebi aile uyumsuzluğudur. Alarm tedavisinin özellikle 8 yaş altındaki uyumlu ve ilgili ailesi olan, mesane kapasitesi yeterli ve gece fazla miktar işemesi olmayan çocuklarda tercih edilmesi başarı şansını artırır. İlaç tedavisinde antikolinerjikler, desmopressin (ADH benzeri etkiyle idrar miktarını azaltır) ve trisiklik antidepresan ilaçlar (imipramin) kullanılabilir. 5


ÖZEL

YAŞAM HASTANESİ

BÜLTEN

Aralık 2012 - Ocak 2013

Op. Dr. Betül ACAR Özel Antalya Yaşam Hastanesi Plastik ve Rekontrüktif Cerrahi Uzmanı

Karın germe ameliyatı, orta ve alt karın bölgesinde bulunan yağ fazlalığının ve sarkık, çatlaklar içeren derinin alındığı ve karın kaslarının gerilerek sağlamlaştırıldığı bir cerrahi girişimdir. Karın bölgesinde deri sarkması ve karın kaslarında gevşeklik olan kadın veya erkekler bu operasyona adaydırlar. Karın germe estetik ameliyatlarının en faydalı olduğu hastalar ise bir kaç kez doğum yaptıktan sonra karın bölgesinde deformasyonları, çatlaklıkları, sarkmaları ve karın kaslarında gevşemelerin oluştuğu bayanlardır. Aşırı kilo verme, doğum gibi karın derisinin elastikiyetini kaybettiği durumlarda karın görüntüsünü düzeltmek, gergin bir karın yapısına kavuşmak için karın germe ameliyatına alternatif bir tedavi yoktur. Cilt sıkılaştırma, çatlak tedavisi gibi işlemler sarkmış karın cildini eski haline getirmeye, karın kaslarında meydana gelen gevşemeyi ve orta hattaki yırtıkları düzeltmeye yardımcı olmaz. Bu durumlarda uygun tedavi cerrahidir. Vakum eşliğinde yağ alınması (liposuction) eğer iyi kalitede gergin bir cilt ve sınırlı yağ birikimi varsa ve karın duvarı sağlamsa normal ağırlıktaki kişilerde alternatif olarak düşünülebilir. Tüm vücut yağının azaltılmasında diyet ve egzersiz programları da etkili olabilir, ancak deri sarkıklığına, gerginliğini kaybetmiş ve çatlamış deri fazlalığına etkili olmaz. Beraberinde deri fazlalığı ve sarkıklığı da varsa liposuction yöntemi dahi tek başına bir çözüm olmamaktadır. Karın germe estetiği ameliyatı için aday olmayan hastalar, bu ameliyatı kilo vermeye yardımcı olarak yaptırmak isteyenler ve yakın zamanda doğum yapmayı planlayan kişilerdir. Buna ilaveten ciddi sağlık problemleri olan yada sigara alkol gibi alışkanlıklarından uzaklaşamayan hastalarda bu operasyondan önce yapılacak tetkiklerle risk faktörleri araştırılıp ameliyat için uygunlukları belirlenmelidir. Karın germe ameliyatı bir şişmanlık tedavisi değildir. Şişman kişiler bu cerrahi girişimden önce verebilecekleri miktarda kilo vermelidirler. Karın germe ameliyatı için Plastik cerrahlar tarafından kullanılan pek çok teknik vardır. Karın germe ameliyatı, liposuction, meme operasyonları vb. diğer 6

Karın Germe Estetiği vücut hatlarına yönelik düzeltme ameliyatları ile birlikte yapılabilir. Sıklıkla iç çamaşırı altında gizlenebilen ve göbeğin 8–10 cm altında kalan bir kesi hattı yapılır. Göbek çevresine operasyonun gerekliliğine göre ikinci bir kesi yapılır. Ameliyata bağlı izler bir yıl geçtikten sonra son halini alır. Genel olarak yara iyileşmesinde problem yaşanmayan, sigara kullanmayan, kötü yara izi oluşumuna meyilli olmayan ciltlerde bir yılın sonunda ince çizgi halinde izler kalması beklenir. Operasyondan sonra bırakılan izler kalıcıdır ancak iç çamaşırı, mayo vs. içinde gizlenebileceği için dışarıdan görülmez. Karın estetiği ameliyatları özellikle hamilelik sonrasında ve aşırı kilo alıp vermelerin yaşanması sonrasında karın bölgesinde spor ya da diyet programları ile verilemeyen bölgesel yağların giderilmesini hedefleyen bir

operasyondur. Yapılan karın germe estetiği ameliyatı sonrasında karın bölgesindeki sarkmalar ve bölgesel yağlanmalar giderilir. Karın kaslarının sağlamlaştırılması, yırtıkların onarılması sağlanarak hastanın arzu ettiği sonuçlar kalıcı olarak elde edilir. Vücut görünümünü daha iyiye ulaştırmayı hedefleyen bir işlem olup, sonrasında hastanın kendine güvenini arttırıcı sonuçların elde edildiği bir ameliyattır. Operasyon donanımlı hastanelerde, ameliyathane şartlarında, genel anestezi altında ve Plastik Cerrahi Uzmanınca gerçekleştirilir. Ameliyattan önce hastanın beklentilerini açık bir şekilde Plastik Cerrahı ile görüşmesi, ameliyat sırasında ve sonrasında karşılaşılabilecek durumlar ile ilgili detaylı bilgi alması şarttır. Ameliyattan sonra hekiminizin önerilerine mutlak surette uymanız, iyileşme sürecini sağlıklı bir şekilde geçirmenizi sağlayacaktır.


ÖZEL

YAŞAM HASTANESİ

BÜLTEN

Aralık 2012 - Ocak 2013

Kas ve Eklem Hastalıklarında Doğal Tedavi Yöntemi:

PRP Enjeksiyonu

Uzm. Dr. Evrim Birgül İğrek Özel Antalya Yaşam Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı

PRP(Platelet Rich Plazma) Nedir? PRP İngilizce “Platelet Rich Plasma” ifadesinin baş harflerinden oluşan, ‘’trombositten zengin plazma’’ anlamına gelmektedir. PRP tedavisi özellikle son yıllarda giderek artan bir şekilde çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmaya başlanmış yeni bir yöntemdir. Geçmişte trombositlerin sadece pıhtılaşmada rol oynadığı düşünülmekteyken son yıllarda yapılan çalışmalarda trombositlerin pıhtılaşmanın yanı sıra doku yenilenmesi

Üzerinde kalan trombositten zengin sarı renkli 2cc’ lik plazma sıvısı enjektöre çekilir ve bekletilmeden uygun teknikle istenilen bölgeye uygulanır. PRP enjeksiyonu öncesi ve sonrasında nelere dikkat etmek gerekir? Enjeksiyondan 1 hafta öncesine kadar ve enjeksiyon sonrasında antiinflamatuar ilaçlar kullanılmamalıdır. Enjeksiyon sonrasında 1 hafta süreyle ağır bedensel aktivitelerden kaçınılması gerekmektedir. ve onarımında da büyük bir rol oynadığı ispatlanmıştır. Bu yöntemde hastanın kendi kanından elde edilen pıhtılaşmadan sorumlu trombositler hasarlı bölgeye enjekte edilerek iyileşme süreci uyarılır. PRP de amaç nedir? Trombositten zenginleştirilmiş plazma sıvısı, normal kan dolaşımından daha fazla hücre içerir, hasarlı tendon ve kıkırdak gibi yapıların hücrelerini uyararak o bölgedeki iyileşmeyi hızlandırır. PRP etkisi yavaş ortaya çıkan ama kalıcı tedavi sağlayabilen bir tedavi yöntemidir. PRP solüsyonu nasıl hazırlanır? Hastadan damar yolu ile  yaklaşık 1020 cc kadar kan, bu iş için özel olarak hazırlanmış sitratlı tüplere alınır. Alınan kan tüp ile erkeklerde 5, kadınlarda 4 dakika özel santrifüj işleminden geçirilir. Santrifüj işleminden sonra kanın trombosit dışındaki hücreleri tüpün dibine çöker.

PRP sıklıkla hangi kas iskelet sistemi hastalıklarında uygulanır? * Diz kireçlenmeleri, menisküs yaralanmaları, kıkırdak hasarlanmaları * Tenisçi dirseği, golfçü dirseği * Topuk dikeni * Omuz tendinitleri ve yırtıkları * Aşil tendiniti * Sporcularda tendinitler

soğuk uygulama ve parasetamol gibi basit ağrı kesiciler kullanılabilir. Tedavi süresi ne kadardır? PRP tedavisi 3-4 hafta aralıklarla en az 3 defa yapılmalıdır. Gerekli durumlarda 6-12 ay sonra tekrar enjeksiyon yapılabilir. Tekrarlayan enjeksiyonlara bağlı yan etki beklenmemektedir. PRP enjeksiyonu yapıldıktan sonraki süreçte neler beklenir? Hastanın yakınmalarında önemli azalmalar olmakta, bu sayede yan etkileri olabilecek uzun süreli ilaç alımı veya cerrahi operasyonlar gerektirebilecek daha agresif tedavilerden hastayı korumamızı sağlayabilmektedir. PRP tedavisi ile ilgili araştırma sonuçları genelde olumlu gelmekte ve yeni uygulama alanları bulmaktadır. Bu doğal tedavi yöntemi ile ilgili veriler henüz az olsa da sonuçlar umut vaat etmektedir.

PRP tedavisinin iyileştirici etkisi ne zaman başlar? Enjeksiyondan sonra birkaç hafta içinde başlayıp 3 ay ile 12 ay arasında devam eder. PRP enjeksiyonunun yan etkisi var mıdır? Hastanın kendi kanından hazırlanan bir solüsyon olduğu için herhangi bir hastalık geçişi veya reaksiyon oluşmamaktadır. Yapıldığı bölgede 1-2 gün içinde kendiliğinden geçen ağrı ve şişme olabilir. Bu durumda günde 3-4 kez 20’şer dakikalık 7


ÖZEL

YAŞAM HASTANESİ

BÜLTEN

Aralık 2012 - Ocak 2013

Tese . kkür mektupları

AYBARS ATEŞ OYGUCU Doğum Tarihi : 05.12.2012 Anne Adı : SEYHAN Baba Adı : ATİLA Cinsiyet : Erkek Boy : 45 cm Kilo : 3.400 gr. DENİZ ÖZDEN Doğum Tarihi : 12.12.2012 Anne Adı : KÜBRA Baba Adı : TAMER Cinsiyet : Kız Boy : 50 cm Kilo : 3.470 gr. EGEMEN ATA Doğum Tarihi : Anne Adı : Baba Adı : Cinsiyet : Boy : Kilo :

ORUÇ 12.12.2012 ARZU ÇAĞDAŞ Erkek 51 cm 3.160 gr.

DİLARA BASKIN Doğum Tarihi : 12.12.2012 Anne Adı : SEVDA Baba Adı : SONER Cinsiyet : Kız Boy : 50 cm Kilo : 3.110 gr. ELİF ALYA ÖKTE Doğum Tarihi : 03.11.2012 Anne Adı : AYŞE Baba Adı : ALİ Cinsiyet : Kız Boy : 48,5 cm Kilo : 3.140 gr. ELİF NAZ AKSAK Doğum Tarihi : 12.12.2012 Anne Adı : HALİME Baba Adı : RAMAZAN Cinsiyet : Kız Boy : 52 cm Kilo : 4.030 gr.

SAĞLIKLI YAŞAM Özel Antalya Yaşam Hastanesi Sağlık Bülteni

İmtiyaz Sahibi

Özel Antalya Yaşam Hastanesi adına Dr. Cemal ÖZKAN

Tasarım: Yediiletişim 0242 324 79 77

Yazı İşleri Sorumlusu

Baskı: Kutlu Avcı Ofset 0242 346 85 85

Adnan AKÇA

Bültende yer alan yazı ve fotoğraflar izinsiz kullanılamaz. 8

Sağlıklı Yaşam Bülten - 12  

Yaşam hastaneler grubu tarafından yayınlanan Sağlıklı Yaşam Bültenidir.

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you