Page 17

güncel

nane sokak projesi cephe önerisi

nane sokak köşe bina

edoardo ve lydıa de narı

15 XXI - ŞUBAT 2013

haydar faysal servis istasyonu ana cephe önerisi

bu sergiden zevk aldı çünkü hepsinin bilip içinde yaşadığı binalar. Bu binaların bir kısmının mimarı bilinmiyordu ve bu arşivle De Nari’nin tasarımları olduğu ortaya çıktı. Santa Maria Draperis Kilisesi’nin iç mekanlarının, İtalyan Kültür Merkezi’nin tiyatrosunun, Demirören’i yapmak için geçtiğimiz yıllarda yıkılan Şark ve Glorya sinemalarının ve daha çok sayıda yapının mimarının De Nari olduğu bu arşivle ortaya çıkmış oldu. Dahası bu arşivle İstanbul'un en önemli binalarından biri olan ve önceden mimarı bilinmeyen Park Otel’in de çok büyük ihtimalle De Nari’ye ait olduğunu söylemek mümkün. Otelin ilk ismi Mira Mare ve tasarımı Park Otel'den biraz farklı. Açıldıktan üç-dört sene sonra yapıya derin balkonlar ekleniyor -ki ben onların mimarının De Nari olduğundan %90 eminim- ve Park Otel ismiyle açılıyor. Yapının o dönemki sahibi son sadrazam Ahmet Tevfik Paşa, onun torunu Ahmet Oktay ile görüştük.

Harika bir arşivleri var, tüm inşaat faturaları var ama mimardan kesinlikle bahsedilmiyor. Bavuldan Park Otel’in barının duvar aplik çizimi çıktı. Ahmet Oktay'ın arşivinden de Türkiye'nin ilk gökdelen tasarımı çizimi çıktı, 1944 tarihli ve De Nari’ye ait. Park Otel'in mimarının %100 De Nari olduğundan emin değiliz ama en azından iç mekanlarının bir kısmını kesin olarak onun yaptığını biliyoruz. Gökdelen tasarımı De Nari'nin olduğu için, çok olasıdır ki binanın tamamı da De Nari'nindir. Çünkü siz eğer bir mimarla iyi anlaştıysanız, aynı bina üzerinde farklı dönemlerde çalışmanız son derece olasıdır. he: Edoardo De Nari’nin yaşamının kendisinden parçalar da görebiliyoruz sergide. Oldukça ilginç İstanbul’a geliş öyküsü de. bu: 1874’te Cenova'ya yakın küçük bir kasaba olan Chiavari’de doğuyor. 15 yaşında hem annesini, hem babasını hem de kız kardeşi Elena'yı kaybettiği için yapayalnız kalıyor, bunu biz

karısına yazdığı mektuplardan biliyoruz. Mecburen İtalyan donanmasına giriyor çünkü yemek ve yatacak yer veriyorlar. Başka hiçbir şansı yok. Son derece hırslı biri, resme karşı da inanılmaz bir yeteneği var ve ressam olmak. Donanmayla 16- 21 yaş arası bütün dünyayı dolaşıyor. 1895 yılında ailesini kaybettiğinde birlikte yaşadıkları ve evi olarak gördüğü Venedik'e geri dönüyor ve ilk Venedik Bienali’nde bir resmi ödül alıyor. Tam resim akademisine yazılmak üzereyken İstanbul'a geliş emri çıkıyor. Önce gitmemeye karar verse de yolda bir arkadaşıyla karşılaşıyor ve fikrini değiştiriyor. Gizli bir görev için İstanbul'a doğru yol alıyorlar. 1895 yazında hem İtalyan hem de Rus konsolosluklarını korumak adına gemi Tarabya’da demirliyor. Büyükdere tüm yazlıkların olduğu yer, piyasa alanı. Beyoğlu’nun en meşhur ve varlıklı ailesi, Alman Hastanesi’nin kurucusu olan Mordtmannların kızı Cristel’i gezinti teknesiyle boğazda görüyor ve birbirlerine aşık oluyorlar. Bunun

villa lydıa

üzerine İstanbul’da kalmaya karar veriyor. he: Serginin kurgusunu oluştururken malzemeleri nasıl belirlediniz? bu: Tabi mekan biraz sınırlı olduğundan katalogda yer alan her şeyi sergide kullanamadık. Arşivin kondisyonu çok iyi olmamasına rağmen sayfaları kurtarabildik. Her projeden en azından bir iki çizim eklemek istedik ki en azından fikrimiz olsun ama yine de birkaç projeyi elemek zorunda kaldık. Projelerin yanı sıra De Nari’nin yaptığı resimler de var, bavuldan çıkan otoportresini, De Marchi arşivlerinde bulduğum iki tablosunu ve de kime ait olduğunu bilmediğimiz bir bayanın portresini koyduk sergiye. Fotoğraflara da önem verdik çünkü De Nari kesinlikle yaşamayı, lüks yaşamı çok seviyor. Zaten zaman içerisinde Beyoğlu'nun en ileri gelenlerinden biri haline geliyor ve uzun yıllar da öyle kalıyor. Besteci, ressam, mühendis, mimar, politikacı... Tam bir Rönesans insanı. Tüm bu yönlerini sergide yansıtmak istedik.

Profile for XXI

XXI Subat 2013  

XXI Mimarlik Tasarim ve Mekan dergisi

XXI Subat 2013  

XXI Mimarlik Tasarim ve Mekan dergisi

Profile for xxi_dergi
Advertisement