Page 1

HABER

4

20 Mart 2009

YOZGAT

Cuma

Doğu illerinden sonra büyük şehirlerde de yatırımcıya hazine arazileri ucuza verilecek Şebnem Özbek

PKK MASADA (1) DAĞLICA BASKINI Dağlıca baskını dönemini hatırlarsınız. Şehitlerimizin intikamının alınması için Genelkurmay’ın ağzının içine bakıyorduk. Büyükanıt operasyon için hazır olduklarının sinyalini verirken, uluslararası hukuk bize bu hakkı vermişken, muhalefet sınır ötesi harekat için verdikleri teskerenin hayata geçirilmesi için iktidara destek olacağı beyanlarında bulunurken, AKP; adeta tüm Türkiye’yi 5 Kasıma kadar oyalamakla görevlendirilmiş gibiydi. Türkiye’de AKP’ye oy vermiş kişiler de dâhil; Başbakan Erdoğan’ın şehitlerimizin kanının yerde kalmaması için Amerika’dan icazet almaya gitmesini içine sindiremedi. “Bu kadar mı aciz bir ülkeyiz” dedik. “İsrail bir askeri için Lübnan’ı darmadağın etti biz neden kılımızı kıpırdatamıyoruz” diye kahrolduk. Dağlıca baskını ile Erdoğan’ın Amerika ziyareti arasında geçen süre zarfında PKK’nın yönetim kadrosu ve militanlarının çok büyük kısmı kışı geçirmek için K. Irak’ın iç bölgelerine Barzani ve Talabani’nin eteklerinin altına girmişti bile. Sonrasında da Başbakan Erdoğan Amerika’dan aldığı icazetinle “Tamam operasyon düzenleyebilirsiniz” dedi. Ancak kendisiyle aynı görüşte olsun ya da olmasın tüm halk; Başbakanın basit bir sınır ötesi harekat için bile Amerika’nın iznine ihtiyaç duyduğunu gördü. Yani T. Erdoğan Kasımpaşalı Başbakan imajını; baskının hemen ardından sınır ötesi harekât izni veremeyerek yok etti. YANDAŞ MEDYA MAHARETİ İşte burada devreye Atlantik ötesinden kurulan ve uzaktan kumandayla yönetilen medya girdi. İnsanların dikkatini; şehitlerinin ardından Irak’a giremeyen Başbakan Erdoğan’dan “Dağlıca baskınını biliyorlardı” haberiyle Genelkurmay’a ve Türk Ordusuna yöneltti. Oysa Türk Ordusunu ve Genel Kurmayı düşman olarak gören yandaş medya da çok iyi biliyordu ki; Genelkurmay’a PPK ile ilgili gelen tüm istihbaratlar aynı zamanda Başbakan Erdoğan’a da sunulmaktaydı. K. Irak’ın terör yuvası olduğunu ve operasyon düzenlenmesi gerektiğini ise Genelkurmay; Dağlıca baskınından çok önce dile getirmişti.  Zaten AKP Hükümeti de artan baskıya dayanamamış ve 17 Ekim 2007’de sınır ötesi harekât için teskereyi Meclisten geçirmişti. Ancak elinde teskeresi hazır olan ve 21 Ekim 2007’de Dağlıca’da baskına uğrayan askerlerimize rağmen Başbakan Erdoğan; sınır ötesi harekât için 5 Kasım’a kadar bekledi.  GÜNEŞ OPERASYONU Başbakan Erdoğan yandaş medya aracılığıyla yerlerde sürünen imajını tazeledi. Ancak aynı zamanda; Türk Ordusunun Güneş Operasyonu ile destan yazması karşısında, halkın gözünde Türk Silahlı Kuvvetlerin nasıl değer kazandığını da gördü. Güneş Operasyonu sonrası yaşanan gelişmeler ise gene Türk Ordusuna ve Genelkurmay’a yönelik düşmanlıkları su yüzüne çıkardı. Bunda Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın kibrine yenik düşmesinin de payı büyüktür. Eğer Büyükanıt; operasyonun ne zaman biteceği sorusuna “Hükümet istediği zaman” cevabını vermiş olsaydı; Güneş Operasyonun bitirilmesinin sorumluluğu Hükümete ait olacaktı. Çünkü; her ne kadar geri çekilme emrini kendisi vermiş de olsa, nihayetinde Genelkurmay; Başbakanlığa bağlı çalışan bir birimdi ve geri çekilme emrini veren Başbakan Erdoğan’dı. Yandaş medyanın ve Büyükanıt’ın kibrinin neticesinde Erdoğan’ın; Amerikan icazetiyle sınır ötesi harekâta izin veren Başbakan olduğu bir anda unutturuldu. Ordu; Atlantik Ötesi emirlerle kurulan ve yayın yapan basın sayesinde yıpratıldı ve herkesin aklında; Güneş Operasyonunun erken bitirilmesi kaldı. Türk Ordusuna sanki düşman ordusuymuş gibi nefret ve düşmanlık besleyenler; bu durum karşısında PKK’yı alenen yüceltti. PKK MASADA Güneş Operasyonunun akabinde Amerika’dan; PKK ile masaya oturulması gerektiği beyanatları gelmeye başladı. Çuvalcı General olarak bildiğimiz Ray Odierno, Pentagon’da verdiği brifingde; PKK ile görüşmeye yönelik planlardan bahsetti ve terör örgütü ile müzakereye başlanmasını tavsiye etti. Yani El Kaide ve Taliban gibi terör örgütleri ile masaya oturmak yerine onları bitirmek için Afganistan ve Irak’ta milyonlarca masum insanı öldüren Amerika; bize Türk Subayının Süleymaniye’de başına çuval geçiren General aracılığıyla; “PKK ile müzakerelerde bulunmamız gerektiği” tavsiyesinde bulundu. Bahar geliyor. Bahar ayları demek PKK’lı katillerin yuvalandıkları inlerinden çıkıp kanlı eylemler gerçekleştirme zamanı demek. Hele de geçmiş tecrübelerimizden bildiğimiz gibi bahar ayında bir de seçim varsa; PKK ne kadar güçlü olduğunu, özellikle bölge halkına göstermek için bu durumu asla kaçırmaz. Ancak bu bahar başka. Bu bahar PKK; yerel seçimler olduğu halde ses getirecek bir eylemde bulunmaya niyetli değil. Nedenini The Economist; “Türkiye ile PKK anlaşmak üzere” diye açıklıyor! Amerikan Dış Politika Ulusal Komitesi adlı düşünce kuruluşunun Proje Direktörü David Phillips de; “PKK sorununun cephede çözümlenemeyeceğini, PKK’nın barışçı bir yaklaşım sergilemesi durumunda, örgüt üyeleri için af ilan edilmesi gerektiğini” beyan etmişti. Amerika’ya göre bahar geldiği halde eylemlerde bulunmayan PKK; görünüşte barışçıl bir yol izliyor ve genel affı hak ediyor. Bu konunun masa da çözülmesi için de AKP Hükümeti (Türk Devleti özellikle demiyorum) K. Irak ve Amerika üçlü komisyon kuruldu. Yani bu üçlü komisyon ile; Türkiye Cumhuriyeti ve eli kanlı terör örgütü ayrılıkçı PKK bir tutuluyor; Amerika’nın istek ve gözetimi ile anlaşmaları için masaya oturtuluyor. Örneğin Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır’a ilk ziyaretini hatırlayın. Birçok olay olmuş, dükkânların camları kırılmış, PKK sempatizanları halkı da kışkırtarak olaylar gerçekleşmiş, küçük yaştaki birçok çocuk polise taş atarken kameralara yakalanmıştı. Bir de Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır’a son ziyaretine bakalım. DTP “Bir olay çıkartmayacağız” açıklaması yaptı. PKK’lılar ortalıkta yoktu. O küçük çocuklar taş atmıyor, aksine alkış tutuyordu. Düşününün lütfen; aradan daha birkaç ay geçmemiş, üstelik yerel seçim yaklaşıyorken, hem de PKK’nın eylem ve baskınlarını en sık gerçekleştirdiği bahar aylarına girilmişken; Diyarbakır mitinginde olumsuz hiçbir şey yaşanmadı. Anlaşılan ilk Diyarbakır gezisinden sonra yapılan üçlü komisyon görüşmelerinde ilerleme sağlanmış ki PKK; T. Erdoğan’ın ikinci Diyarbakır gezisinde olay çıkartmadı. “Bu olumlu bir ilerleme değil mi” diyebilirsiniz. Ancak K. Irak’ı bu komisyonda kimin temsil ettiğini öğrendikten sonra belki bu sessizliğin kimin yararına olduğu konusunda fikriniz değişir. K. Irak’ı bu komisyonda; PKK’nın Dağlıca baskınını alkışlayan, PKK’lı teröristleri ve liderlerini 12 askerimizi şehit ettikleri ve 8 askerimizi kaçırdıkları için  tebrik eden, PKK’lı teröristlerin ellerini sıkarken fotoğrafları çekilen; Kerim Sincari temsil etmektedir. Hani “K. Irak’ı değil de PKK’yı temsil ediyor bu adam” desek yeridir değil mi? İşte AKP Hükümetinin muhatap kabul ettiği ve masaya oturup anlaşma metni üzerinde çalıştığı kişi.

Teşvik ölü doğuyor? Gazetemizin teşvik konusundaki hassasiyetinin siyasilerin algılayamamış olması, Yozgat için önümüzdeki dönemde büyük kayıpları beraberinde getirecek gibi görünüyor.

ZOR DOSTUM ZOR

Yıllardır teşvikten yararlanmasına rağmen özellikle yatırım konusunda beklediğini bulamayan Yozgat’ın yeni çıkacak olan kanun kapsamında da cazibesi henüz uygulanmaya konulmadan ortadan kalktı. Kanun kapsamında gelişmiş, ya da gelişme konusunda Yozgat’tan çok çok önde olan illerle aynı kategoride yer alan, Doğu ve Güneydoğu illerine yatırımcıyı çeken kanunun bazı maddelerinde yapılacak değişiklikler Yozgat ve benzer illerin avantajlarını tamamen ortadan kaldıracak. Çünkü Yozgat tercih konusunda diğer birçok ilden çok çok daha kötü imkanlara sahip olduğu için yatırımcı önceliğini pazarlama, ulaşım, hammaddeye yakın bölgelerden yana kullanacak.

ARAZİ TAHSİSLERİ DÜZENLENİYOR

Hazine Müsteşarlığı koordinatörlüğünde hazırlanan ve yatırımların bölgesel ve sektörel bazda teşvikini öngören yeni Teşvik Kararnamesi'nin yayımının ardından, yatırımcı-

İSTASYONDA SİLAHLI SALDIRI lara Hazine arazisi tahsisleri de yeniden düzenlenecek. Yürütülen çalışmalara göre, daha önce kalkınmada öncelikli yöreler için uygulanan yatırımcılara bedelsiz Hazine arazisi tahsisi yeni usullere bağlanacak. Teşvik Kararnamesi'ndeki bölgesel ve sektörel bazdaki teşviklere paralel olarak yatırımcıya Hazine arazisi tahsisleri de bölgesel ve sektörel düzeyde gerçekleştirilecek. Buna göre, Hazine arazilerinin devlet adına yönetimini üstlenen Milli Emlak Genel Müdürlüğü, Hazine arazileri için yatırımcılara dönük bölgesel bir sınıflamaya gidecek. Türkiye, bölgelere bölünecek

ve her bölge için ayrı ayrı indirim oranları tespit edilecek. Söz konusu oranlar, gelişmiş yörelerde düşük, geri kalmış yörelerde ise yüksek olacak. Bu oran, geri kalmış yörelerde yüzde 100'ü de bulabilecek. Doğu ve Güneydoğu'ya değil, İstanbul'a, İzmir'e yatırım yapacaklara da ucuz Hazine arazisi verilecek olması da Yozgat’a beklenilen yatırımların gelmeyeceği konusundaki endişelerin temelini oluşturuyor. Hazine arazileri için yatırımcılara dönük bölgesel bir sınıflamaya gidilecek. Türkiye, bölgelere bölünecek ve her bölge için ayrı ayrı

indirim oranları tespit edilecek. Oranlar, gelişmiş yörelerde düşük, geri kalmış yörelerde ise yüksek olacak. İndirimli araziden sadece o bölgede teşvik kapsamına alınan sektörler yararlanacak. Bu sektörlere yatırım yapanlar fabrika arazisini devletten ucuz ya da bedava alabilecek. Aynı bölgede teşvik kapsamındaki 2 farklı sektörün indirim oranı da aynı olacak. Hazine arazisi tahsislerinde, ihaleye çıkılmayacak ve Hazine arazileri yatırımcılara ihalesiz olarak devredilecek. Bakalım Yozgat sadece teşviğin adıyla mı yetinecek, yoksa meyvesini de yiyecek mi?

Çekerek ilçesinde, tartıştığı müşterilerin silahlı saldırısına uğrayan benzin istasyonu sahibi ağır yaralandı. İlçede benzin istasyonu işleten Hançer Bakır (74), istasyona 60 ZN 684 plakalı otomobille, LPG almak üzere gelen iki kişiyle tartıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine müşterilerden biri, üzerindeki tabancayla Bakır'a iki el ateş ettikten sonra, otomobille benzinlikten ayrıldı. Vücuduna isabet eden kurşunlarla yaralanan ve Çekerek Devlet Hastanesine kaldırılan Hançer Bakır, burada yapılan ilk müdahalenin ardından Yozgat Devlet Hastanesine sevk edildi. Olayın ardından soruşturma başlatan polis ekipleri, kısa süre sonra zanlılar Ahmet K. (25) ve Musa Y'yi (20) yakaladı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Engelliler üretiyor Sosyal Hizmetler Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde barınan yaşlı ve engellilerin boş zamanlarını değerlendirmelerini sağlamak amacıyla başlatılan çalışma kapsamında galoş üretimi yapılıyor. Halk Eğitim Merkezi'nce açılan kursların ardından, merkezde bugüne kadar 42 bin galoş üretimi gerçekleştiren atölyeyi ziyaret eden Vali Amir Çiçek, engelleri üretken hale getirmenin çok önemli olduğunu söyledi. Vali Amir Çiçek, bugüne kadar 42 bin galoş üretimi yapılan, yaşlı ve engellilerin

çalıştığı atölyeyi ziyaret ederek, üretim hakkında bilgi aldı. Yaşlı ve engellilerin boş zamanlarını daha verimli geçirmeleri, el becerilerini

3

geliştirerek üretim yapmalarını sağlamak amacıyla hazırlanan proje kapsamında Halk Eğitim Merkezi'nce açılan kursların ardından, merkezde bir odaya

20 makine kurularak galoş üretimine başlandı. Merkezdeki atölyede yaşlı ve engelliler tarafından üretilen galoşların ihtiyaç duyulan kurumlarda kullanıldığını bildiren Çiçek, “Önümüzdeki günlerde galoşların satışı yapılacak. Engellilerimizi üretken hale getirmek amacıyla başlatılan çalışma sonuç veriyor” dedi. Vali Çiçek, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde barınanlara yönelik farklı kurslar bulunduğunu, bu kurslarda ortaya çıkartılan eserlerin görülmeye değer olduğunu sözlerine ekledi.

YILMAZ PETROL PUAN KART HEDİYE KATOLOĞU 3- nokia 1200 www.yilmazpetrol.net 65,00 tl puan 1- nokia 6300 285,00 tl puan

MEVLANA ANILACAK

Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, ''Mevlana ve Mesnevilik'' konulu konferans organize etti. Oda Başkanı Ergin Gül, ''Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim görevlisi Doç. Dr. Ziya Avşar, Mevlana konusunda yaklaşık 10 yıl süren araştırmalarıyla konunun uzmanı bir bilim adamıdır. Bu birikimlerini Sorgun halkımızla da paylaşmaktan büyük mutluluk duyacağını belirtti'' dedi. Gül, Avşar'ın konuşmacı olarak katılacağı konferansla ilgili hazırlıkları tamamladıklarını, tarihinin önümüzdeki günlerde belli olacağını sözlerine ekledi.

2- nokia 1680 classic 110,00 tl puan

KAMPANYA KOŞULLARI YILMAZ PETROL'den puan kart alan müşteriler kapmanya çercevesinde %3 oranında para puan kazanacaklar. Toplanan puanlar ile ister yukarıdaki hediyelerden, isterlerse istasyonumuz Akaryakıt, Lpg, Madeni Yağ, Lastik, Akü ve Market ürünlerinden para puan karşılığı alabilirler. Ayrıca isteyen müşterilerimize puan karşılığı trafik sigorta poliçesi yapılır...

YILMAZ PETROL "Size uzanan, bir dost eli"

4- laxon telsiz telefon 35,00 tl puan

5- kodak fot. makinası 165,00 tl puan

6- minton mp3 çalar 40,00 tl puan

Adres: Ankara Caddesi Benzinlikler Mevki YOZGAT Telefon: (354) 212 19 92 Fax: (354) 217 27 36 www.yilmazpetrol.net

ADAYDAN İLGİNÇ UYGULAMA

Yerköy Bağımsız Belediye Başkan Adayı Ayhan Çelik, ilginç bir uygulamaya imza attı. Çelik, Yerköy ilçesinde yerel yayın yapan bir radyo konuşmasını halka dinletmek için seçim araçlarındaki radyoyu açarak araç hoparlörlerinden sokak başlarında konuşmasını halka dinletti. Yerköy de Çarşamba pazarı olması nedeniyle halkın yoğun olduğu bu bölgeyi seçen Çelik, ilginç bir uygulamayla ile halka kendisini bir şekilde dinletmeyi başardı.


HABER YOZGAT

20 Mart 2009

Cuma

Cüzdanlarında kimlik numarası bulunmayanlar da oy kullanacak

Vatandaşa TC kolaylığı

olmayan nüfus cüzdanı, resmi daireler veya iktisadi devlet teşekküllerince verilmiş resimli ve soğuk damgalı kimlik kartı, pasaport, evlenme cüzdanı ve sürücü belgesi gibi belgelerle birlikte ibraz etmesi halinde vatandaşların oy’larını kullanabileceğini belirten Gilan, şöyle konuştu: “Nüfus Hizmetleri Kanunu'na göre. Nüfus cüzdanı

çıkartabilmek için kişinin bizzat nüfus müdürlüğüne gitmesinin zorunlu olmasına karşın, nüfus kayıt örneği bizzat kaydın sahipleri tarafından alınabildiği gibi bunların eşleri ile veli, vasi, üst soyları (babası, dedesi, dedesinin babası) ve alt soyları (bir kimsenin çocukları, torunları, torun çocukları) yada bu kişilere ait vekillik belgesini ibraz edenler tarafından da alınabilmektedir. Bu nedenle; nüfus kayıt örneği çıkartabilmek için aile fertlerinden birinin bir kimlik belgesi ile nüfus müdürlüğüne gitmesi yeterli olacaktır. Diğer taraftan; nüfus kayıt örneği almak için dilekçe, fotoğraf, nüfus cüzdanı talep belgesi gibi ek bir belgeye ihtiyaç duyulmamakta ve her hangi bir ücret talep edilmemektedir. Vatandaşların, bizzat her hangi bir kimlik belgesi ile müracaatı yeterli olmakta ve çok kısa bir sürede nüfus kayıt örnekleri verilmektedir.”

bir protokole imza atmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Necmettin Yıldız gibi hayırsever işadamlarının çoğalması temennisinde bulunan Vali

Çiçek, “Mali durumu iyi olan ve kaynaklarını eğitime sağlığa veya insanlara hizmet yapan kurumlara yardımcı olan yardımsever hayırsever işadamlarımızı, vatandaşlarımızı takdir ve tebrik ediyorum. Bu protokolü imzalarken sizin gibi hayırsever işadamlarının çoğalmasını ve binamızı en kısa sürede bitirerek oraya sizin isminizi vermek istiyoruz. Orada vatanına milletine yararlı evlatlar yetişeceğine inanıyorum” dedi Daha sonra Vali Amir Çiçek, İl Milli Eğitim Müdürü Vekili Süleyman Yurtsevdi, Hayırsever işadamı Necmettin Yıldız 15 derslikli ek bina protokolünü imzaladı.

ENGELLİ ÇOCUKLARA EĞİTİM Çekerek ilçesinde faaliyetini sürdüren İlkay Rehabilitasyon Merkezi 12 çocuğu daha eğitime aldı. Merkez Müdürü Sadık Türk, ilçe merkezi ve köylerinde bulunan engelli çocukların tespitini yapıp, merkeze getirilip, eğitim almaları için aileleriyle bire bir görüşmeler yaptıklarını söyledi. Türk, Bazlambaç beldesi ve Çandır köyünde tespit edilen 12 çocuğun daha kaydının aileleri tarafından merkeze kaydının yaptırıldığını, öğrenci sayısının böylece 50'ye yükseldiğini bildirdi.

Yüksek Seçim Kurulu, TC kimlik numarası taşıyan mühürlü ve imzalı nüfus kayıt örneği getirilmesi halinde de oy kullanılabileceğine karar verdi.

NÜFUS ÖRNEĞİ YETERLİ OLACAK

Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü Nevzat Gilan, konuya ilişkin açıklamalar yaptı. Nüfus Müdürlüklerinde nü-

fus cüzdanlarında TC bulunmayan vatandaşların oy kullanamayacağının açıklanmasının ardından ciddi bir yoğunluk yaşandığını hatırlatan Gilan, YKS’nın konuya esneklik getirdiğini söyledi. Böylece Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını da taşıyan mühürlü ve imzalı nüfus kayıt örneğinin aslını sandık kurulu başkanlarına Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası

Hayırlı protokol ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ ANILDI Sorgun'da düzenlenen etkinlikte, Çanakkale Şehitleri anıldı. İlyas Arslan Sinema ve Tiyatro Salonu'nda gerçekleştirilen etkinliğe Türk Eğitim-Sen Yozgat Şube Başkanı Seyfi Bayrak, MHP İlçe Başkanı İlker Gören, CHP İlçe Başkanı İsmail Harmancı, MHP Belediye Başkan adayı Nurettin Altunok, CHP Belediye Başkan adayı Hasan Ali Salık ve çok sayıda izleyici katıldı. Etkinlikte, Çanakkale Zaferi tiyatro oyunu ile katılımcılara anlatıldı.

Boğazlıyan ilçesi Meslek Eğitim Merkezi bahçesine hayırsever işadamı Necmettin Yıldız tarafından yaptırılarak, hibe edilecek olan 15 derslikli ek binanın protokolü imzalandı. Eğitime verdiği destekle işadamlarına ve kurumlara iyibir örnek teşkil eden Yıldız, böylece yaşadığı topraklara karşı da borcunu ödemiş olmanın sevincini yaşadı. Boğazlıyan ilçesinde dün eğitime hayırsever işadamı Necmettin Yıldız, örnek alınacak bir katkı yaptı.

15 DERSLİKLİ BİNA YAPTIRACAK

Boğazlıyan Kaymakamı Osman Kıvanç, İl Milli Eğitim

YAĞIŞLAR SEVİNDİRDİ

Sorgun Ziraat Odası Başkanı Hacı Tuzlacık, bu yağışların ekinler için yararlı olduğunu, kar ve don olayı olmaması durumunda bu yıl çiftçilerin iyi ürün alabileceklerini belirtti. Tuzlacık, genel olarak bu yılın yağışlar açısından çok olumlu geçtiğine işaret etti. Tuzlacık, ''İnşallah çiftçimizin yüzü bu yıl gülecek. Ekonomik sıkıntı içerisinde bulunan üreticilerimiz biraz olsun rahat nefes alabilecekler'' dedi. YOZGAT

ABER

GÜNLÜK SİYASİ GAZETE İlk Çıkış Tarihi: 11 Mayıs 1987 Kurucusu: Rasim KAYHAN

İM Gazetecilik Matbaacılık ve İletişim Araçları San. ve Tic. Ltd. Şti. adına Sahibi Av. Ruhi BACANLI Genel Yayın Yönetmeni : İnan SOYER Sorumlu Yazı İşleri Müdürü : Bilal YEŞİLKAYA Editör : Gökhan DOĞAN YOZGAT HABER KADROSU

Volkan ACER, Soner TÜMGAN, Özlem ÇELİKKAYA, Salihe SOYER, Yasemin DOĞRU, Kadir GÖRGÜLÜ, Salih ARSLAN, İbrahim YALÇINSOY, Özlem DOĞAN, S. Yaşar İBİŞ, Recep ÖZKAN

İdare Yeri: A. Menderes Bulvarı Ümran Apt. Kat: 1 No: 1 YOZGAT Tel: (0354) 217 09 04 - 217 00 91 Fax: 212 87 48 Baskı: Yozgat Haber Baskı Tesisleri Yeni Sanayi Sitesi, 8-A Blok No: 7 YOZGAT Tel: (0354) 212 57 17 - 217 54 80 Baskı Operatörü: Mahmut KORKMAZYÜREK İLAN TARİFESİ Resmi İlan (Sütun/Cm): 7 YTL Kongre İlanı (Sütun/Cm): 7 YTL Tüzük İlanı (Sütun/Cm): 7 YTL Zayi İlanı: 5 YTL Dağıtım : MDP Turkuvaz Yozgat Bölge Bayii

www.yozgathaber.com.tr

Müdür Vekili Süleyman Yurtsevdi, Hayırsever işadamı Necmettin Yıldız’ın hazır bulunduğu protokol imza töreninde Vali Amir Çiçek, böylesine hayırlı

TAZİYE Adalet ve Kalkınma Partisi Yozgat eski il başkanı, sevgili kardeşimiz Metin EROĞLU’nun ani vefatı ailesini ve yakınlarını olduğu kadar bizleri de derinden üzmüştür. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine sabr-ı cemil niyaz ederiz.

Av. Ruhi BACANLI

İnan SOYER

Gündem

5

Gökhan Doğan Gün, emanete sahip çıkmak günü Gidenle gidilmiyor, ölenle ölünmüyor ve hayat devam ediyor. Ağlamak, sızlamak, dövünmek, gideni getirmiyor, öleni diriltmiyor. Nasıl yandığımı bir ben bilirim. Ben böyle yanmışsam, âilesinin yürekleri nasıl dağlandı, nasıl ateşten kor oldu kimbilir? Allah sabır versin! Verecektir de. Zamanla kor ateş küllenecek, yürek yarası kabuk bağlayacak, hatıralar canlandıkça hatırlanacak bırakıp giden. Dünyanın kanunu bu. Bu bakımdan, ben Metin Ağabey’den geride kalanların derdindeyim şimdi. İyiler iyisi bir hayat arkadaşı kaybetmenin ıstırabında bir eş ve baba sevgisine doyamayan dört pırlanta çocuk. Ne olacak bunlar? Elbette kimseye muhtaç değiller, elbette eş, dost ve akrabaların şefkati onlara yeter. Elbette -bırakıp gidenden Allah razı olsun- geçimlerini temin edecek varlığa sahipler. Fakat yine de onları zorlu ve çetin bir mücadele bekliyor. Hadi ‘büyük oğul kendini kurtardı’ diyelim, birisi üniversitede, bir diğeri lisede ve en küçüğü ortaokulda üç aslan parçası daha var geride. Onların eğitimlerini sorunsuz almaları için, Metin Eroğlu’yla gönül birlikteliği olan herkese büyük sorumluluk düştüğü kanaatindeyim. Kimsenin öyle özel bir gayret, özel bir hassasiyet içerisine girmesine de gerek bulunmuyor. Rahmetlinin ömrünü verdiği işletmeden ayaklarını kesmemeleri ve oradan alışveriş yapmaları kâfi. Oradan düzenli helâl kazanç elde edilecek ki, O’ndan geriye kalanlar, “eş”, “baba” mahrumiyetlerine ek çile yüklenmesinler. Çocukları eğitimlerine devam etsinler ve hayat mücadelesine iyi yetişmiş üniversiteli birer birey olarak atılsınlar. Rahmetlinin yavrularından tek beklentisi buydu, eminim. Şu hâlde, bu beklenti önündeki taşları ayaklamak, engelleri kaldırmak, zoru kolay kılacak teşebbüslerde bulunmak, dostlarının, arkadaşlarının; velhâsıl O’nu seven herkesin boynuna bir borç. Belki de bir vebal. Şahsen ben bu hususu, her şeyden daha öncelikli görüyorum. RTV 66 Televizyonu ismini ölümsüzleştirmek maksadıyla bir kampanya başlattı ve çok emek verdiği şehir altgeçidine “Metin Eroğlu” ismi verilmesini gündeme getirdi. Dün haberlerde izledim.. Öneri müthiş ilgi gördü. Mikrofon uzatılan herkes, olumlu görüş belirtti ve her türlü desteği verecekleri taahhüdünde bulundu. Duygusal sahnelere de rastlandı bu arada. O’nu anlatırken gözyaşlarına engel olamayan insanlar, “adam gibi bir adam” kaybetmenin burukluğunu ekran başındakilere de hissettirdiler fazlasıyla. Baştan aşağı samimi hissiyattı bunlar. Gıpta ettim. “Kaç insan bu denli sevgi hâlesi oluşturabilir” diye sordum kendime. Ve geride bıraktıkları için çok fazla endişeye kapılmadım. Bu sevgi sorumluluk bilincini diri tutar herhâlde ve dostlar, arkadaşlar, tanıdıklar gereğini yapmaktan imtina etmezler. Yemin billâh olsun, altını çizdiğim konu, sonuç itibarıyla bundan çok daha hayırlı. O da gerçekleşsin, bu da gerçekleşsin; ama önce on günden bu yana kapalı bulunan “Bursa Pazarı/ Çeyiz Evi” ayağa kaldırılsın! Tıpkı eskisi gibi yoğun bir müşteri trafiğine sahne olsun. İnsanlar mefruşat vesar ihtiyaçlarını buradan karşılasın. Hem eksiğini tamam etsin, hem de Metin Eroğlu’nun ruhunu muazzez kılsın! Biz, Yozgat Haber Gazetesi âilesi olarak, “Eroğlu âilesi”nin emrindeyiz. Ruhi Amca ve İnan Ağabey’den edindiğim izlenim, böylesi iddialı bir söylemde bulunmak cesareti veriyor bana. Farzetsinler ki gazete ve matbaamız onların… Reklâmmış, matbu evrak basımıymış, dert değil. İstesinler yeter! İstemek şöyle dursun, hissettirsinler kâfi. Başkaca yapabileceğimiz her ne varsa, emir telâkki ederiz. Evet.. Gidenle gidilmiyor, ölenle ölünmüyor ve hayat devam ediyor. Ağlamak, sızlamak, dövünmek, gideni getirmiyor, öleni diriltmiyor. Gün, emanete sahip çıkmak günü. Gün, dayanışmak günü. Çağrım herkese.. Haydi!


H ABER Akgül yerel yönetimlerin kendileri için önemli olduğunu söyledi

10

20 Mart 2009

YOZGAT

Volkan Acer ANNE SÜTÜ Son zamanlarda sanki dünyayı yeniden keşfetmiş olmanın rahatlığı ile Anne sütünün çocuklara daha yararlı olacağı konusu vurgulanıyor. Basın ve sağlık kuruluşları bu konuyu gündemde tutarak yeni doğan bebekleri Anne sütünden mahrum bırakmanın zararlarını anlatmaya çalışıyorlar. Hatta konuya Dünya Sağlık Teşkilatı’nın Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu maddi katkıda bulunuyor. Bunun için uzmanlar geliyor, hastanelerde, doğumevlerinde incelemelerde bulunuyor. Tabii ki olaya daha ziyade ekonomik açıdan bakılıyor ve insan unsuru yine ikinci plana itiliyor. Konuyu yüce dinimiz bin dört yüz yıl önce halletmiş ve çözüme kavuşturmuştur. Yeni doğmuş çocuğunu emzirmeyi, anneye bir görev olarak vermiş, hem de bunun süresini iki yıl olarak belirlemiştir. Sağlık açısından bir sakınca doğurmayacaksa anne, çocuğunu iki yıl emzirebilecektir. Çocuğun ruhen ve bedenen sağlıklı olarak yetişmesi için bu süre açıkça belirtilmiş, ancak annede meydana gelecek çeşitli rahatsızlıklar için ise iki yıllık süre ihtiyari olarak bırakılmıştır. Konu ile ilgili ayeti kerime aynı konuda babaya da görevler verir. Annenin ve çocuğun giyimi, yiyeceği ve bakımı onun için ihtimam göstermesi gereken bir konudur. Anne sütü ile beslenmeyen çocuklar için sütanneye verilmesi ayrı bir konu olarak ele alınmıştır. Ayrıca bir anneden süt emmeyen çocuklar için ayrı bir hukukî düzenleme getirilerek sütkardeşliği konusu İslâm Hukuku’nda ayrı bir yer tutmuştur. Hatta bizim Medenî Kanunumuzun ilk düzenlemesinde sütkardeşliğine ait hükümler yer aldığı, bunun daha sonra kanundan çıkarıldığı bilinmektedir. Demek ki, anne sütünün sadece ekonomik boyutu ele alınmamalı, bunun meydana getireceği psikolojik yanları ve ırsî değerleri de gözönünde bulundurulmalıdır. Konu sadece normal aile ortamı içinde de düşünülmemiştir. Ayrılmak zorunda kalan âileler arasında, ya da eşlerden birinin ölümü halinde çocuğun bakımı fizikî ve ruhî gelişimi için alınacak tedbirler, annenin çocuk üzerindeki görevleri, babanın görevleri İslâm Hukuku’nun bu konu ile ilgili bölümlerinde ayrıntılı olarak belirtmiştir. Sağlık teşkilatlarının ve ilim dünyasının konunun sadece sıhhat açısına bakarak yeni farkettiği bir bölümü için, dünyayı ayağa kaldırması sevinilecek bir husustur. Ancak olay Kaptan Custo’nun Cebel-i Tarık’taki tatlı suyu keşfetmesi kadar bile geniş boyutta değildir. Çocuklarımızı çok iyi düşünüyorsak, sakat doğumların sebeplerini fazla ilmî açıklaması da olmayan akraba evliliğine yüklemek yerine, sütkardeşliğine dikkat ederek, evlilik hukukundaki eksiklikleri tamamlamamız gerekmez mi? Anne sütünden, çocuk ve insan hukukuna, âile ve evlilik hukukuna kadar insan haklarını teminat altına alan yüce dinimizin her kuralı insanlar için en güzel değerleri, en insanî yaklaşımları, en sağlıklı ilmî verileri içermekte ve kullanım beklemektedir. Bu kıymetlerin Batı’da keşfedilip gelmesini bekleyeceksek kimbilir kaç yüzyıl geçmesi gerekecek…

6 bin 323 sözleşemeli öğretmen atandı Milli Eğitim Bakanlığı, 4-B statüsünde çalışşmak üzere, 6 bin 323 sözleşmeli öğretmen atamasını yaptı. Atanan öğretmenler, 20 Mart 2009 tarihinden itibaren görevlendirildikleri il milli eğitim müdürlüklerine, kılavuzda istenilen belgelerle birlikte bizzat başvurarak göreve başlayabilecekler. Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla 2009-1 atama döneminde yaptığı atamalarda sözleşmeli öğretmenlikten kadrolu öğretmenliğe atananlardan boşalan 6 bin 323 pozisyona sözleşmeli öğretmen atamasını yaptı. 33 alanda 2007 ve 2008 KPSS 10 puan üstünlüğü esasına göre ilk defa görevlendirme biçimiyle alınacak sözleşmeli öğretmenlik için Milli Eğitim Bakanlığı'nda tören düzenlendi.

Cuma

Yerel yönetimler aynamız Ak Parti Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül, yerel seçim sürecinin son günlerinin yaşandığını belirterek, ''Biz Milletvekili olarak seçimler boyunca, Yozgat'a hizmet etme yollarının geçtiği yerel yönetimlerde, belediye başkan adaylarımız için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz'' dedi. Akdağmadeni ilçesinde partililer ile bir araya gelerek, Belediye Başkan Adayı Suphi Daştan'a destek isteyen Akgül, yaptığı açıklamada, Partililerin göstermiş olduğu yoğun ilgiden dolayı memnun olduğunu dile getirdi. Elinden gelen en iyi hizmeti yapmaya çalıştığını belirten Akgül, milletvekili olarak hizmet yaparken, en büyük yardımsısının belediye başkanları olduğunu vurguladı. Akgül, Yozgat'ın belediye başkan adayları belirlemek için genel

MESLEKİ EĞİTİM PROJESİ

başkanları ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerini çağırarak ilçelerde kimlerin önde olduğunu, kimleri aday gösterelim diye sorduğunu ifade etti.

Akgül, ''Ama Akdağmadeni'ni sormadı, Ben Akdağmadeni ilçesinde kim olacak diye sorduğumda ise, Akdağmadeni'nin adayı hazır cevabını verdi'' diye konuştu.

Akgül, sandık başına giden seçmenlerin oylarını dualarla birlikte atmalarını isteyerek, kendilerinin en büyük destekçisinin halk olduğunu sözlerine ekledi.

Ekmekler yoksullara Sorgun'da bir Pide Fırını yoksul vatandaşların ekmek sıkıntılarını gidermek amacıyla ''Askı Ekmeği'' uygulaması başlattı. Fırın sahibi Ömer Kara, hayata geçirdikleri bu uygulama ile günde 20'den fazla yoksul vatandaşa ekmek sağladıklarını belirtti. Kara, uygulamanın yeni olması nedeniyle şu an için ancak bu kadar ekmek biriktiğini ifade etti. Kara, ''Fırınımıza ekmek almaya gelen vatandaşlarımız, kendi

Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Endüstri Meslek Lisesi, Mesleki Eğitim Merkezi ve Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde ''İstihdam İçin Meslek Eğitimi'' projesinin hayata geçirileceğini açıkladı. Yazıcı, son dönemlerde dünya ülkelerinin içerisinde bulunduğu ekonomik kriz nedeniyle işgücü piyasasındaki durgunluğu azaltmak ve işsiz gençlerin bir meslek sahibi olabilmelerini sağlamak amacıyla bakanlık tarafından proje hazırlandığını bildirdi. Yazıcı, proje kapsamında ilçede otomotiv, bilişim, metal, ahşap, elektrik, elektronik teknolojileriyle ilgili kurslar açılacağını, bu kurslara katılanların meslek edinmelerinin sağlanacağını sözlerine ekledi.

ihtiyaçları kadar ekmeği almalarının ardından fakirlere dağıtılmak üzere gönlünden ne kadar koparsa o kadar ekmek parasını bırakıp gidiyor. Bizde ücreti ödenen ekmekleri askıya koyuyoruz. Yoksul vatandaşlarımız gelip buradan ekmeklerini alarak evlerine götürüyorlar'' diye konuştu. Kara, şu an için günde 50 ile 60 ekmek arası para biriktiğini, bunun ise talebi karşılamadığını, ileriki günlerde bu uygulamaya daha fazla katkı sağlanacağına inandığını sözlerine ekledi.

İlk miting SP’nin Sorgun'da siyasi partilerin seçim öncesinde yapacakları propaganda gün ve saatleri, İlçe Seçim Kurulu'nda gerçekleştirilen kura ile belirlendi. Asliye Ceza Hakimi Mehmet Ağır gözetiminde çekilen kurada bugün yapılacak ilk açık hava propagandasını 09.00-10.30 arasında Saadet Partisi yapacak. 11.00-12.30 arası MHP, 13.0014.30 arası AK Parti, 15.00-16.30 arası da CHP miting yapacak. İlçe Seçim Kurulu Müdürü Şaban Şimşek, Sorgun'da 4 siyasi partinin Belediye Başkan adayının bulunduğunu, bu nedenle propaganda sürelerinin 1.5 saat olarak belirlediklerini bildirdi.

YUSUF ZİYA FİNALİST

Akdağmadeni ilçesi Belediye Düğün Salonu'nda gerçekleşen İlköğretim okulları arası bilgi-kültür yarışması finali yapıldı. Kaymakam Erhan Günay, İlçe Emniyet Müdürü İlhan Bozkurt, İlçe Milli Eğitim Müdürü Kazım Göçürücü'nün de izlediği yarışmada, Yusuf Ziya İlköğretim Okulu birinci, Kaymakam Mehmet Tahir İlköğretim Okulu ikinci, Namık Kemal İlköğretim Okulu üçüncü oldu. Yarışmada derece yapan okulların öğrencilerine çeşitli hediyeler verildi. Birinci olan Yusuf Ziya İlköğretim Okulu 7 Nisanda yapılacak il finalinde Akdağmadeni ilçesini temsil edecek.

İhale İlanı YOZGAT VALİLİĞİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Yozgat Emniyet Müdürlüğü Polis Evi Şube Müdürlüğü Hizmet Binası Onarımı yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır. İhale Kayıt numarası: 2009/31466 1- İdarenin a) Adresi: Medrese Mah. Sivas Cad. No:1 66100 Merkez/YOZGAT b) Telefon ve faks numarası: 354 212 37 00 - 354 212 15 08 c) Elektronik posta adresi:……………………..@..................................... 2- İhale konusu yapım işinin a) Niteliği, türü ve miktarı: İnşaat, Elektrik, Tesisat, Kalorifer tesisatı b) Yapılacağı yer: Polis Evi Şube Müdürlüğü Hizmet Binası Merkez/YOZGAT c) İşe başlama tarihi: Sözleşmenin imzalandığı tarihinden itibaren 5 (beş) gün içinde yer teslimi yapılarak işe başlanacaktır. ç) İşin süresi: Yer tesliminden itibaren 45 (Kırk beş) takvim günüdür. 3- İhalenin a) Yapılacağı yer: Medrese Mah. Sivas Cad. Yozgat Emniyet Müdürlüğü İhale Komisyon Başkanı Odası No: 1 66100 Merkez/YOZGAT b) Tarihi ve saati: 31/03/2009 — 10:00 4- İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler: 4.1- İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler: 4.1.1- Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası Belgesi ya da Esnaf ve Sanatkarlar Odası Belgesi. 4.1.1.1- Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan ya da ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge, 4.1.1.2- Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge, 4.1.2- Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri. 4.1.2.1- Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi. 4.1.2.2- Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri, 4.1.3- Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu. 4.1.4- Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat. 4.1.5- İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.

4.1.6- Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği veya yeminli malı müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir veya noter tarafından, düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu göstermek üzere ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen belge. 4.3- Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler 4.3.1- İş deneyim belgeleri İlk ilan tarihinden geriye doğru son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ihale konusu işe benzer işlerdeki deneyimini gösteren ve teklif edilen bedelin %50 oranından az olmamak üzere tek sözleşmeye ilişkin iş deneyim belgesi 4.4- Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve denk sayılacak mühendislik ve mimarlık bölüm1eri: 4.4.1- Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler: BII, BII, BIV Grubu işleri ile bu gruptaki işlerin onarımları benzer iş olarak kabul edilecektir. 4.4.2- Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri; inşaat Mühendisliği ve mimarlık bölümleridir. 5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir. 6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir. 7- İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması; 7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 40,00 TL karşılığı aynı adresten satın alınabilir. 7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını almaları zorunludur. 8- Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Medrese Mah. Sivas Cad. Yozgat Emniyet Müdürlüğü İhale Komisyon Başkanı Odası No:1 66100 Merkez/YOZGAT adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir. 9- İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir. 10- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere, kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir. 11- Verilen tekliflerin geçerlik süresi, ihale tarihinden itibaren en az 75 takvim günü olmalıdır. 12- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez. DİĞER HUSUSLAR 13 - İşin yapım aşamaları idarenin belirleyeceği sıralama dahilinde yapılacaktır. İlan Olunur. (İ-032)


HABER

20 Mart 2009

YOZGAT

Cuma

Haber

7

Yozgat Haber yeniden internette.. Volkan, sağ olsun bir yıl boyunca etkisi altında kaldığım hafakandan kurtardı beni. Aslında “sağ olsun”u ne kadar hak ediyor Allah bilir. Çünkü, hem sıkıntı kaynağım, hem de kurtarıcım O. Şükürler olsun ki yeniden internet ortamındayız. Okurlarımız Dünyanın neresinde bulunurlarsa bulunsunlar, www.yozgathaber.com.tr tıkladıklarında, gazetemizin tüm muhtevasına sanal ortamda ulaşabilecekler Çoğu okurumuz biliyordur eminim, bir yıl kadar öncesine kadar web sitemizle de hizmet veriyor ve hayli de ilgi çekiyorduk. Gerek Yozgat içerisinden, gerekse ülke genelinden; hatta Dünyanın dört bir yanından -yerleşik hemşehrilerimiz marifetiylealdığımız mesajlar, gerçekten fazlasıyla motive ediciydi. Arama motorunda “ana sayfa” yaptığım gazetemin internetteki hâliyle başlıyordum güne. Belki her birisine emeğim sinmiş haberleri tekrar gözden geçirmek büyük keyif veriyordu bana. Gizlemeye gerek yok, kendi yazımı bir de bilgisayar ekranından okumaktan ayrı bir haz alıyordum her nedense. Hele mesajlar.. Övgü veya tenkit ayrımı yapmaksızın her mesajdan gıdalanıyordum âdeta. Mesajsız geçen yazılarım rahatsızlık unsuruydu. “Acaba neden” sorusuyla beynimi kemirdiğim, kendi kendimi sorguya tabi tuttuğum çok olmuştur o sıralar. Köşemin ne kadar tıklandığıyla ne kadar ilgili olduğumu bilmem yazmama gerek var mı? En az yorumlar kadar kıymetşinastı benim için. Farkettirmemeye çalışırdım ama diğer köşe yazarı arkadaşlarımın gerisine düştüğümde, elimi yüzümü alevler sarardı âdeta. Hiç şüphe yok ki gazeteyi her zerresine mürekkep kokusu sinmiş kâğıt parçasından evire evire, çevire çevire, sindire sindire okumaktan daha güzeli yok. Fakat, itiraf etmeliyim ki internet ortamı da bundan daha az lezzet sunmuyor hani. Ben/biz tam alışmıştık ve işin keyfini sürmekteydik ki, her ne olduysa bu imkândan, bu avantajdan mahrum kaldık ve epeyi bir süre sanal âlemde olmadık. Bu süre zarfında, “tepki almadığım tek bir

YOZGAT HABER

İnan Soyer gün hatırlamıyorum” dersem doğrudur. Telefonla ulaşarak eksikliği yüzüme vuranlardan, yolumu kesip sitemlerini dile getirenlerden, elektronik posta adresime ulaşıp benden söz isteyenlerden kaçamadım. Bir yerden kurtulsam, diğer tarafta yakalandım ve hep aynı konu üzerinden sorgulandım. Hiçbir sefer mâkul bir gerekçe sunamadım. Evelediğim gevelediğim de oldu, “internet bizi açmıyor” dediğim de, “Gazete okumak ayrıcalıktır ve mutlaka aslıyla okunmalıdır” gibi artistik çıkışlarım da. Kendimi ikna edemedim ki, samimi hissiyatlarını benimle paylaşanların aklını çelebileyim. Ama, tekrar ve daha güçlü, albenisi daha yüksek, daha zengin içerikli bir web sitesi hazırlanması için inanın ki çok çaba sarfettim. Başaramadım.. Hep Volki engeliyle karşılaştım. Sorunu aşılmaz kılan ve hâllini bugüne değin sarkıtan O. Hep oyaladı beni. “Tamam abi”, “bugün abi”, “akşama hazır abi” gibi tekerlemelerle avuttu. Mazeretlerden o denli bunaldım ki, aklımdan/zihnimden tamamen çıkartıp, ebediyen unutmak istedim. Unutmuştum da, epeyi bir süredir, okurlarımın, dost ve arkadaşların “hani”, “ne oldu” gibi suallerine tek cevap verir olmuştum son bir iki aydır: “İnterneti benimsemiyoruz. Dileyene nerede olursa olsun gazetemizi ulaştırırız.” İnterneti benimsiyorum; hattâ sanal ortamdan uzak kaldığım her dakika içim içimi yiyor ama ne yapayım ki elimden bir şey gelmiyor. Sevimli sahtekârın geliştirdiği akıl almaz gerekçelerden o denli bıkmıştım ki, “aman olmazsa olmaz.. Canımı sıkmayacağım” noktasına

gelmiştim. Mecburdum. Birincisi, müthiş bir yetenekti. İsterse en iyisini yapardı. Biraz nazlanırdı, konsantre olmakta biraz zorluk çekerdi. Lâkin başına oturduğunda da ortaya en güzelini çıkartırdı. Kıvama gelmesini beklemeliydim. İkincisi, başkasına sipariş vermek ayıp kaçardı. Ki, O’nun bilgisinde ve maharetinde ikinci bir isim yoktu. Sipariş versem de içime sinmezdi. “Sabreden derviş muradına ermiş” misâli, nasıl olmuşsa, hangi telkin altında kalmışsa çözemedim, durup dururken ve ortam da müsait değilken üstelik, sayfa çalışırken gördüm O’nu. Kıymet vermedim önce. Daha önce de bu tür ardı gelmeyen, tek atımlık girişimlerinden olacak, “göz boyuyor” kanaatiyle umursamaz bir tavra büründüm. Ne zaman ki, “abi hazır” dedi, o vakit inanç getirdim. “Vicdan azabında kalmıştır belki de” diye geçirdim içimden. “Hem sıkıntı kaynağım, hem de kurtarıcım O” derken haklıymışım değil mi? İlk tepkim, alışıldığı üzere sevinmek olmadı; bilakis öfkelendim. “Ağabey” pozisyonuna sığınarak ensesine bir şaplak patlattım hatta. “Madem bir-iki günde web sitesi yapabilecek kabiliyetin vardı, bu kadar zaman niçin bekledin” diye çıkıştım sitem yüklü bir ses tonuyla. Her ne ise bugün itibarıyla web sayfamız hazır; emrinize âmade. Ben çok beğendim.. Umarım sizler de beğenirsiniz. Aylar sonra tekrar sanal âlemde yer almak hazzı beni öylesine mutlu kıldı ki, tam anlamıyla hazır olacağı bir-iki gün sonrasını dahi bekleyemeden, eksiğiyle/ gediğiyle yayına verilmesini uygun buldum. Umarım isabet kaydetmişimdir. Her geçen gün profesyonellik adına daha iyiyle karşılaşacaksınız inşallah. Hepinizi/herkesi web sitemize bekliyoruz. Yorumlarınızı, tenkit ve önerilerinizi eksik etmeyiniz lütfen! Her şeye karşın ödenecek bir borcum var: Teşekkürler Volki.. Teşekkürler kardeşim!

Yaşlıların yanındayız Ak Parti İl Başkanı Zekeriya Avşar, tüm yaşlıların Yaşlılar Haftası’nı kutladı.

BİR İLKE İMZA ATTIK

Yaşlıları, toplumsal hafıza ve tecrübe birikimini yaşatan hazineler, aile ve cemiyet hayatının baştaçları olarak gösteren Avşar, şu açıklamaları yaptı: “22 Temmuz 2004 tarihinde Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, AK Parti çatısı altında Yaşlılar Koordinasyon Merkezimizi açtık. Açılış sonrasında yaptığımız tespit ve çalışmalarda gördük ki ülkemizde yaşlılara yönelik böyle bir merkeze acil ihtiyaç var ve yine gördük ki

merkezimiz açılışıyla büyük bir boşluğu dolduruyor. Ülkemizde yaşlı nüfusumuz sürekli artmaktadır. 1990 yılında 60 yaş üzeri nüfusun genel nüfusa oranı yüzde 7.14 iken, 65 yaş ve üzeri yaşlı nüfusun 2025 yılında 12 milyon olacağı ileri sürülmektedir. Yukarıda bahsettiğim rakamlar önümüzdeki günlerde oranı iyice artacak yaşlı nüfusumuzun ömürlerinin geri kalan kısmında yaşamlarını en iyi şekilde sürdürmelerini sağlayacak çalışmalar yapılmasını sosyal devlet olmanın bir gereği olarak karşımıza çıkarmaktadır.

SP PATLAMA YAPACAK

Saadet Partisi Belediye Başkanı Adayı Ahmet Koçak, yerel seçimlerde patlama yapacakları iddiasında bulundu. Partilerinin eski günlerini geride bıraktığını ifade eden Koçak, “Herkes Milli Görüş belediyeciliğinin farkını anladı. İnanıyorum ki bu sandıklara yansıyacaktır” dedi. Seçimlerin iki parti arasında geçeceği şeklindeki yaklaşımların gerçeği yansıtmadığını ifade eden Koçak, “29 Mart seçimlerinde Saadet Partisi de vardır. Kimse bunu gözardı etmesin" şeklinde konuştu. Belediyenin asli görevleri bulunduğunu ve bunu her belediye başkanı gibi yeni seçilecek adaylarında yapmak zorunda olduğunu dile getiren Koçak, "Yozgat Belediye Başkanı’nın asli görevlerinin dışında sosyal belediyeciği de, diğer ilçelere bir sahiplenme ve ağabeylik görevi de yapmalıdır. Yozgat'ın gelişmesini istiyorsak, mutlaka ve mutlaka ilçelerle sıkı ilişkiler içinde olunmalıdır” dedi. Daha önceki seçim sonuçlarının bir ölçüt olamayacağını ifade eden Koçak, “Her üç seçimde de Ak Parti ciddi bir rüzgarı arkasına alarak ilerledi ancak şimdi rüzgar tersine esiyor” diye konuştu.

Ak Parti olarak, siyasi hayata başladığımız günden bu yana yaşlılarımıza özel bir ilgi gösterdiğimizi vurgulamak isterim. Söz konusu yaklaşım Parti programlarımıza da yansımış ve yaşlılarımız için de özel programlar oluşturularak onların terkedilmiş ve kimsesiz oldukları duygusunun yaşatılmamasını sağlayacak bir sosyal devlet anlayışının kaçınılmaz olduğu vurgulanmıştır. Bütün bu duygu ve düşüncelerle yaşlılarımızın ‘Yaşlılar Haftası’nı kutluyor, bir gün değil bir ömür boyu saygı ve sevgi ile anılmalarını diliyoruz.”

Pencerenize konulacak en doğru marka

Merkez: Sivas Caddesi Emniyet Müdürlğü Karşısı Sezen Apt. Altı No :13 YOZGAT Tel: (0 354 ) 217 74 47 Fax : 217 27 77 Yerköy :Nato Yolu Üzeri Huzur Apt. No :2 YERKÖY Tel/Fax: (0 354) 516 40 33 Sorgun : Agahefendi Mah. Sivas Cad. No :10 SORGUN Tel/Fax: (0 354) 415 99 96 Şefaatli : Saat Kulesi Karşısı Çakıcı İşhanı No :1 ŞEFAATLİ Tel/Fax: (0 354) 564 16 11 Fabrika : Organize Sanayi Bölgesi 2. Cadde Saray/YOZGAT Tel/Fax: (0 354) 558 10 60

SON NOKTA

Özlem Çelikkaya Gün Gelecek Yaşlanacağız Yozgat’ta ‘’Yaşlılar Haftası’’ düzenlenen etkinlikle kutlandı, il yöneticileri, barınma amaçlı kurumlarda kalan yaşlılarla bir araya gelip, birlikte eğlendiler. Sosyal Hizmetler Rehabilitasyon Merkezi binasında gerçekleştirilen etkinlikte, kimsesiz veya yakınları tarafından bakılmayan, yakınları tarafından bakılmak istenilse de rahat edemediği için bakım evlerine yerleşen yaşlıların, hatırlanmış olunmaktan duydukları memnuniyet yüzlerinden okunuyordu. Yozgat Valisi Amir Çiçek, Belediye Başkanı Yusuf Başer, Emniyet Müdürü Ekrem Nalcı ile birlikte bazı bürokratları, eşlerini birde haber amaçlı yaşlıların kaldığı konutlara gidip-gelen meslektaşlarımızı, buradaki yaşlıların büyük bölümü yakından tanıyor. Tanıdık bu yüzleri, isimleri zaman içerisinde görüp, dertlerini anlatan, çözüm bulan yaşlılara, belirli kesimlerin ilgisi, sevgisi, saygısı yeterli mi?... İşte bu sorunun yanıtını olumlu vermek mümkün değil... 480 bin civarındaki il nüfusunun, 70 bin civarındaki il merkezi nüfusunun kaçta kaçı bu binalarda barınan yaşlılardan haberdar?... Kaç kişi bu sosyal kurumların varlığını biliyor?... Bu kurumların varlığını bilenler içerisinde kaç kişi, yaşlılardan birisini, ikisini tanıyor?... Veya tam tersi, oradaki yaşlılardan kaçı, Yozgat’ta kaç tane tanıdığı var?... Öyle tahmin ediyorum ki; yukarıda sıraladığım kişiler dışında fazla bir isim yoktur. Bir gün gelecek, bizler de ‘’Yaşlılar’’ sınıfına dâhil olacağız. Kim bilebilir; kaçımız bu sosyal kurumların birisinin ‘’sürekli konuğu’’ haline geleceğimizi, kim bilebilir?... Peki o zaman; cam kenarlarında, bina önlerinde birisinin gelip, selam vermesini, elimizi öpüp, hatırımızı sormasını beklemek zorunda kaldığımızda yaşayacağımız duyguları, biran olsun gözlerimizin önüne getirmeyi denesek; yüreğimizin kabardığını, gözümüzde bir damla yaşın belirdiğini hissedebilsek; o zaman anlayabiliriz o insanların ızdırabını, sıkıntısını ve o zaman anların neden gereğini yapmadığımızı... Ama kaçımız böyle bir duyguyu hissetmek için gözlerimizi kapıyoruz ki?... Hiçbirimiz!.. Eğer, bugünden yarın hissedebileceklerimizi, yaşayabileceklerimizi anlayabilsek, o takdirde ne kadar haksızlık yaptığımız görebiliriz; büyüklerimize, ebelerimize, ninelerimize... Hemen koşarız, barındıkları kurumlara, ellerini öper, özür dileriz, yalnızlığını paylaşır, oğlu, kızı, gelini oluruz... Hayır dualarını alırız... Onların hayır duaları; bizlerin yaşlandığımızda barınma amaçlı kurumlarda ‘’Sürekli ikamet’’ etmemize engel olur. Bir deneyin... Göreceksiniz, anlayacaksınız; özür dileyeceksiniz... Rehabilitasyon Merkezinde sadece yaşlılar kalmıyor elbette. Bedensel ve zihinsel engelli vatandaşlarımızda, rehabilite edilip, topluma kazandırılmaya çalışılıyor. Yozgat Valiliği öncülüğünde uzun bir süredir uygulamaya konulan ‘’Becerin keşfi, keşfedilen becerilerin geliştirilip, üretime kanalize edilmesi’’ projesinin amacına ulaştığını görmek bizleri mutlu etti. Merkezde barınan yaşlı ve engellilerin, becerilerinin keşfedilmesinin ardından uygulamaya konulan, bu becerilerini geliştirme eğitimleri sonucunda birbirinden güzel eserler ortaya çıkartmaya başladılar. Merkezde kurulan bir atölyede engelliler tarafından bazı tesislere girişte kullanılan ‘’Galoş’’ üretimi yapılıyor. Başka bir atölyede, bez bebekler, el örgüleri, işlemeler, el sanatları icra ediliyor. Başka bir salonda ise, yaşlıların ve engellilerin duygularını yansıtan, bugün için belki bir anlamı bulunmayan ama ilerde çok değerli olacağına inandığım tablolar, yağlı boya, karakalem çalışmaları gerçekleştiriliyor. Yapılan tüm bu çalışmaların desteklenmesi, kurumda kalanların kendilerini daha iyi hissedip, üretebilmeleri için bizleri sevgisine, saygısına, ilgisine ihtiyaç duyulmaktadır. Ama biliyorum ki; hepimiz bu ‘’ilgiyi’’ ilgililere, il yöneticilerine havale etmiş durumdayız. Bu ilgiyi, kendimizden esirgiyoruz, bari bu insanlardan esirgemeyelim.


8 Haber Ahmet Kılıçaslan Aytar

HABER

20 Mart 2009

YOZGAT

Cuma

Denetimler sonrasında 20 kurumda yasağa uyulmadığı tespit edildi

Sigaraya taviz yok

MR. TALABANİ’ NİN SOKUŞTURMASI 5. Dünya Su Forumu, İstanbul’da, Irak Cumhurbaşkanı Talabani röportajında Kürt Sorununun yakın tarih gelişimini çizdi. Talabani, Turgut Özal’ın Kürt Sorununu çözme  potansiyelinin yüksek olduğunu ifade etti. Korkut Özal’ın, “Turgut Özal, Kürt Sorununu çözmek için Türkiye’nin adını Anadolu Cumhuriyeti olarak değiştirmeyi planlıyordu!” şeklindeki açıklamasından bilgi sahibi olmamakla birlikte Turgut Özal’ın “Musul Türkiye’ye iade edilirse, Türkiye’nin Saddam Hüseyin’e karşı savaşacağını ve Kürtlere Özerklik tanınacağı” düşüncesinden bilgi sahibi olduğunu açıkladı. Talabani şimdi ilk kez Kürt Sorununda çözüme yaklaşıldığını ifade ediyor. Amerika, Ortadoğu’nun muhteşem kaynaklarının sahibi olmak lüzumunu hep bildi. Sahip olmanın yolunun geçtiği Türkiye’yi tam kündeye getirişlerinin tarihi 12 Eylül 1980’dir. Kenan Evren ve şürekâsı Türkiye’yi bastıkları o gün ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Danışmanı Paul Henze, Başkan Jimmy Carter’a, “Our boys did it! bizim çocuklar başardı-” demişti. Talabani’nin sözleri daha sonraki süreçte o çocuklar ve o kaynaktan çiçek açan Turgut Özal’ın, Türkiye’yi varolmak esasının dışındaki yollara sevk ettiğinin belgesi niteliğini taşıyor. Anlaşılıyor ki Turgut Özal, Türkiye’nin  tartışılmaz ulus ve üniter yapı esaslarını tartışmaya ve pazarlığa açmış. Bu anlayış Türkiye’nin  PKK terörü karşısında inanç ve kararlılığının kırılması anlamına geliyor. Binlerce şehit  ve gazinin  kanı ve gözyaşının sebebi bu yumuşatılmadır. Türkiye inancı ve kararlılığı yumuşatılırken gelişen süreç içinde Amerika, bölgedeki çıkarları için başka bir işbirlikçi daha bulmakta gecikmemiştir. Burada Mr.Talabani’ye bir mim koymak gerekiyor! Amerika’da seçimi ister Demokratlar ister Cumhuriyetçiler kazansaydılar da bir şey değişmeyecekti. Planlanandan daha fazla Irak’ta kalmışlardı. Irak onlarındı ve usul usul  fiili işgali bırakmak zorundaydılar. Irak Hükümeti kurumlarını güçlendiriyordu. Sünni Irak’lılara petrol gelirinden pay ve Şiilerin müdahalesine karşı garantiler verildi. Kerkük’ün geleceği  ve Kuzey Irak Kürtlerinin Türkiye ilişkileri de düzenlenmeliydi. ABD Lehigh Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Henri J. Barkey’in ABD Başkanlığına verdiği “Kürdistan Üzerinde Çatışmayı Önlemek” raporu tam da bu konudaydı. Rapor işletildi. Terör tavana vururken, tansiyon yükseltildi. PKK ortak düşman ilan edildi. Şimdi ortak platformlarda barış çağrıları yapılıyor. CHP ve TSK de ulus ve üniter yapıya zarar getirmemek koşuluyla kültürel açılımlara olumlu bakıyorlar. Dünyanın her bölgesinden Kürt grupları, Nisan ya da Mayıs aylarında Erbil’de Kürt Konferansında buluşacaklar. Konferansın temeli, “Kürdistan Üzerinde Çatışmayı Önlemek” PKK ya silah bırakma çağrısında bulunulacak. PKK ileri gelenlerinin üçüncü bir ülkede ikametinin sağlanması, çatışmalara fiilen katılmayanlar için de Türkiye’de af çıkarılmasının kuvvetli vurgusu yapılacak. Bu noktadan hareketle Mr. Talabani, Türkiye geleceğinin de  kopyasını veriyor; “Tarihte yaşadığımız bu dönem gerilla savaşı dönemi değil. Artık her yerde barışçıl yöntemlerle mücadele var. Parlamentoda, diplomasi yoluyla, politik eylemlerle ve medyayla mücadele!” diyor. Ne için mücadele? Tasasında, sevincinde ortak olunan bir Türkiye için mi mücadele? Atatürkçü temeli üzerinde büyütülecek bir Türkiye için mi mücadele? Ya da  dincinin yaptığının başka bir versiyonu etnik kimlikli mücadele mi?  Anlaşılıyor ki önümüzdeki günler Anayasamızın değişmez hükümleri ulus, üniter yapı ve laik kavramlarının etkisizleştirilme sürecidir. En büyük mücadeleyi de Türk Halkı verecektir. Türkiye’yi hele ki AKP’nin iktidarıyla  büyük bir siyasi keşmekeş bekliyor.  Merkeze bir sağ ve diri bir halk partisine ihtiyaç var.                            

BAŞER DE KUTLADI Vali Amir Çiçek, kapalı alanlarda sigara ile mücadele kapsamında 424 kurum binalarında denetim yapıldığını, 20’sinin uygunsuz bulunduğunu açıkladı. Kapalı mekanlarda tütün ve tütün ürünlerinin kullanılıp, kullanılmadığı, izmaritlerinin çevreye atılıp atılmadığını kontrol etmek için oluşturulan Timlerin denetimlerini sürdürdüğünü belirten Vali Çiçek, kurallara uymayanlara yönelik cezai yaptırımların uygulanma-

sına karar verildiğini açıkladı. İl Tütün Komisyonu’nun Ocak-Şubat döneminde 214 kamu, 174 özel, 38 toplu taşıma aracında yapılan denetimde 20 binada aksaklıklar tespit edildi.

29 Mart Pazar günü yapılacak yerel seçimler için propaganda yasağı başladı. Bugünden itibaren açılış ve temel atma törenleri yapılamayacak. Seçim propagandasına dönük gezilerde makam otomobilleri ve resmi hizmete tahsis edilen vasıtalar kullanılamayacak. Partiler ve adaylar, kendilerini tanıtıcı nitelikte broşür ve el ilanları dışında herhangi bir hediye ve eşantiyon dağıtamayacak ve dağıttıramayacak. El ilanı mahiyetindeki matbuaları dağıtacak kişilerin seçme yeterliliğine sahip olması gerekecek. Genel ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyelerle

bunlara bağlı daire ve müesseseler, iktisadi devlet teşekkülleri ve bunların kurdukları müesseseler ve ortaklıkları ile diğer kamu tüzel kişiliklerinde memur ve hizmetli olarak çalışanlar ilan dağıtamayacak. Kamuya yararlı dernekler ve bunlarda görev alanlar, siyasi partilere veya adaylara her ne ad altında olursa olsun bağış ve yardımlarda bulunamayacak. Seçim propagandalarında, Türkçe’den başka dil ve yazı kullanılmayacak. Propaganda için kullanılan el ilanları ve diğer her türlü matbualar üzerinde, Türk Bayrağı, dini ibareler bulundurulmayacak. Cep tele-

DENETİMLER SÜRÜYOR

Vali Çiçek, 4207 sayılı tütün mamulleri zararlarının önlenmesine dair kanun ve Kabahatler Kanunu ile halen yürürlükteki ilgili yönetmelik ve Başbakanlık

genelgesi kapsamında oluşturulan İl Tütün Kontrol Kurulu’nun çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Vali Çiçek, yazılı açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Alınan kararlar gereği, Ocak-Şubat döneminde 214 kamu, 174 özel, 38 toplu taşıma aracının ziyaret edilip, belirlenen kurallara uygun olup, olmadığının kontrol edildiğini belirterek, yapılan denetimde 20 binada aksaklıkların görüldüğünü, aksaklığın giderilmesi için

gerekli uyarı yapılmıştır. İlimizde ortaöğretim kurumlarına yönelik olarak tütün ve tütün mamulleri kullanımının zararlarının anlatıldığı eğitim seminerleri devam ederken bugüne kadar 10 ortaöğretim kurumuna eğitim verilmiş, 31 Mart 2009 tarihine kadar 6 okulda daha eğitim verilmek suretiyle merkez ilçedeki bütün ortaöğretim kurumlarında aynı amaçlı eğitim programı tamamlanmış olacaktır.”

Gazetemizin 7’inci kuruluş yıldönümünü Baro Başkanı Yusuf Başer de kutladı. ‘7 değil 50 yıllar Yozgat halkına hizmet etme başarısı gösterirsiniz’ diyen Başer, “Gazetecilik çok meşakkatli bir meslektir, hele siyaset buzda dans etmek gibi. İkisini de başarı ile yaptığınız için tekrar tebrik eder, başarılarınızın devamını dilerim” dedi. İl Çevre ve Orman Müdürü Birol Ayyıldız da mutluğumuzu paylaşanlar arasına dahil oldu. Ayyıldız, “Yozgat Haber Gazetesi çalışanları; Yayın ilkesinden taviz vermeyen, seviyeli, kaliteli ve doğru haber anlayışı ile Yozgat gündemine ışık tutan değerli gazetenizin ve çalışanlarının kuruluş yıldönümünü kutlar, aynı anlayışla devam etmenizi temenni ederim” diye konuştu.

Seçim yasakları başladı

fonlarıyla belli bir merkezden yönlendirilmek suretiyle seçim propagandası yapılamayacak, ya-

pılması halinde hukuki ve cezai açıdan ilgili imtiyaz şirketleri sorumlu olacak.

TAZİYE Yozgat’ın sayılan ve sevilen işadamlarından, Adalet ve Kalkınma Partisi Yozgat eski il başkanı, değerli insan Metin EROĞLU’nun vefatını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

Özel Yozgat Şifa Hastanesi Yönetim Kurulu ve Personeli

2009 yılında 40 bin öğretmen atanacak Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Ağustos ayında 15 bin Kasım ayında ise 10 bin olmak üzere bu yıl toplamda 40 bine yakın öğretmen adayının atanacağını söyledi. 2009-1 Öğretmen Atamalarında sözleşmeliden kadroya geçen öğretmenlerin yerine yapılan Sözleşmeli Öğretmen Adaylarının atamaları Milli Eğitim Bakanlığı Başöğretmen Salonu'nda düzenlenen törenle bilgisayar ortamında gerçekleştirildi. Bakan Çelik atama töreninde yaptığı konuşmada, Ağustos ayında 15 bin, Kasım ayında ise 10 bin öğretmen atayacaklarını belirterek, 2009 yılında toplamda 40 bine yakın öğretmen atanacağını söyledi. Türkiye'de genç nüfusun fazla olduğunu ve bu nedenle eğitime çok büyük önem verdiklerini ifade eden Çelik, nüfusunun yüzde 63'ü 34 yaşın altında olan Türkiye'de eğitimin “hayati önem” taşıdığını vurguladı. Eğitime önem vermeleri nedeniyle 2003 yılından itibaren hükümetin kaynaklarının büyük bölümünü ve bütçesinin önemli kısmını eğitime ayırdığına dikkat çeken Çelik, öğretmen adaylarının ailelere seslenerek, “Siz Türkiye'nin en büyük ordusuna, Türkiye'nin kalemli ordusuna evlatlarınızı üye yapmayı bekliyorsunuz” dedi. Çelik, ataması yapılacak öğretmen adaylarına da, "Çocukların kulaklarından ve boyunlarından değil, yüreklerinden yakalayın. Bunu da yapacağınıza inanıyorum" dedi. Bakan Çelik, her yıl 165 milyon ücretsiz kitap dağıtımı yaptıklarını hatırlatarak, “Başbakanımız da söylemişti. Bu yıl açık lise ve açık ilköğretimlere de kitaplarını ücretsiz vereceğiz. Bu yıl vereceğimiz ücretsiz kitap sayısı 180 milyon olacak" açıklamasında bulundu. Bakan Çelik daha önce Vakıfbank ile yaptıkları projeyle 100 bin öğretmeni bilgisayar sahibi yaptıklarını anımsatarak “Yaklaşık 700 bin öğretmenimiz var. Artık bilgisayar çağına girdik. İlk olarak tüm öğretmenlerimizin bilgisayar çağına ayak uydurmasını sağlıyoruz. Yeni bir projeye yaparak özel fiyat ile her öğretmene diz üstü bilgisayar sahibi olmasını amaçlıyoruz. İntel, Microsoft ve bankalar ile anlaşma yapacağız. Seçim sonrası buna başlayacağız" dedi. Bakan Çelik konuşmasının ardından salonda bulunanlardan tek tek numara istedi. 9 basamaklı sayının oluşturulmasının ardından Çelik atamalar için düğmeye bastı. 23 bin 586 adayın başvurduğu sözleşmeli öğretmen atamalarına 837'si kurayla sözleşmeli 5 bin 486'sı ise atamayla sözleşmeli olmak üzere 6 bin 323 sözleşmeli öğretmen atandı.


HABER YOZGAT

20 Mart 2009

Cuma

Kış geri geldi İki gündür etkili olan soğuk ve yağışlı hava hayatı olumsuz etkiledi

SBS'ye başvurularda son gün İlköğretim 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin gire-

ceği Seviye Belirleme Sınavı'na (SBS) başvurular bugün sona erecek. Sınava başvuracak öğrencilerin velileri, öğrencinin T.C Kimlik Numarası ile 10 TL sınav ücretini Ziraat Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası veya Türkiye Halk Bankası şubelerinden birine ''Kurumsal Tahsilat Programı'' aracılığıyla yatıracak. Öğrenci, sınav ücreti yatırdığı banka dekontunu saklayacak. Bankaya sınav ücretini yatıran öğrencinin başvurusu otomatik yapılmış olacak. Ancak başvuru süresi içinde bankaya sınav ücretini yatırmayan öğrenciler başvuru yapmamış sayılacak. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamına giren öğrencilerden sınav ücreti alınmayacak. Bu öğrencilerin durumu okul müdürlüğü tarafından e-Okul sisteminden takip edilecek. İlköğretim 6 ,7 ve 8. sınıf öğrencileri, Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı'na girmek istiyorsa 10 TL sınav ücretini yarına kadar yatıracak. Bu öğrenciler SBS ile sınava gireceği için ayrıca sınav ücreti yatırmayacak. YURT DIŞINDAKİ ÖĞRENCİLERİN BAŞVURULARIYurt dışından SBS'ye başvuru yapmak isteyen öğrencilerin e-Okul sistemine kayıtlı olması gerekiyor. Bu öğrenciler, T.C vatandaşı ise T.C Kimlik numarasıyla, KKTC vatandaşı ise e-Okul sisteminde kayıtlı geçici numarayla Ziraat Bankasına ''Kurumsal Tahsilat Programı'' aracılığıyla 10 TL sınav ücreti yatıracak. Kurumsal Tahsilat Programı, KKTC dışında kullanılmadığından, diğer ülkelerden başvuru yapacak öğrencilerin sınav ücretini yurt içinden yakınları vasıtasıyla yatırmaları gerekiyor. e-Okul sistemine kayıtlı olmayan yurt dışından başvuru yapmak isteyen öğrenciler ise ''www.meb.gov.tr'' ve ''http://oges. meb.gov.tr'' adreslerinde yayımlanan belgeyi eksiksiz doldurup, çıktısını alacak. Öğrenciler bu çıktıyı ''Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Ölçme Değerlendirme ve Açık Öğretim Kurumları Daire Başkanlığı, 06500, Teknikokullar Ankara'' adresine APS veya dengi posta yoluyla gönderecek. Faksla veya e-posta yoluyla gelen formlar kabul edilmeyecek. SBS fotoğraflı sınav giriş belgesi, ilköğretim 6'ncı sınıf için 1 Haziran 2009, 7 ve 8'inci sınıflar için 25 Mayıs 2009'da okul müdürlüklerince öğrencilere teslim edilecek. Fotoğraflı sınav giriş belgesi posta yoluyla gönderilmeyecek.

Kış bitti, soğuklar terketti derken Mart ayı gerçek yüzünü gösterdi ve beyaz esaret tekrar önlemlerini bir kenara bırakanlara ders verdi. Önceki gün gece başlayan, öğle saatlerinde başlayan kar ve tipi hayatı olumsuz etkiledi. Aniden bastıran kar yağışı şehri beyaza bürürken, yolların buz tutması sürücülere zor anlar yaşattı. Önceden tedbirini almayanlara da Mart ayı güzel bir ders verdi adeta.

Henüz Yozgat’ta kış aylarının bitmediğini gösteren bu görüntü, şehirdeki yaşamı özellikle öğle saatlerinde önemli ölçüde etkiledi. Cadde ve sokaklarda zaruri ihtiyaçları olanların dışında fazla bir kalabalık göze çarpmamış olması, soğuğun etkisini göstermeye fazlasıyla yetti.

ÇATI UÇTU MOBESE ARIZALANDI Aniden bastıran kar yağışı

şehri beyaza bürürken, yolların buz tutması sürücülere zor anlar yaşattı. Şiddetli rüzgar ise inşaat halindeki bir binanın çatısını uçurdu. Çatıdan kopan malzemeler E-88 karayoluna savrulurken, yolun o sırada boş olması faciayı önledi. Şiddetli rüzgar trafik lambalarını yerinden koparırken, bir MOBESE kamerası da arızalandı. Belediye ekipleri cadde ve sokaklarda kar temizleme çalışması yaparken, buzlanmaya karşı da

traktörlerle yollara tuz attı. Şehirde gündüz saatlerinde etkili olan fakat güneşin ara sıra yüzünü göstermesi ile birlikte etkisini zaman zaman kaybeden kar, yüksek kesimlerde tipiye dönüşünce özellikle araç sürücülerine zor anlar yaşattı. Zaman zaman etkili olan yağışa karşı Karayolları ve Köy Hizmetleri ekipleri, herhangi bir aksaklık yaşanmaması noktasında teyakkuz halinde beklediler.

tamamlanmasının ardından vatandaşların alınmasının istendiği yazıda, ayrıca Nevruz içerikli pankart ve dövizlerin dışında bölücü terör örgütü ve yandaşlarının propagandasına yönelik olduğu tespit edilen pankart ve

dövizlere el konularak açılmasına izin verilmemesi gerektiği üzerinde duruldu. Görevli personelin, provokasyonlara karşı dikkatli, soğukkanlı ve sağduyulu olması gerektiğinin vurgulandığı yazıda, yasa dışı eylem yapılması ya da izinli olarak yapılan kutlamalar sırasında olay çıkması durumunda, orantılı güç kullanmasına dikkat edilmesi istendi. Çocukların eylemlerde maşa olarak kullanılmaması için de önlem alınması gerektiği ifade edilen yazıda ayrıca, gelişmelerin sürekli olarak sıralı amirlere iletilmesi ve provakasyonlara karşı duyarlı olunması da gerektiği vurgulandı

Poliste Nevruz Alarmı

Emniyet Genel Müdürlüğü, il emniyet müdürlüklerine Nevruz’da provakasyonlara karşı dikkatli ve soğukkanlı olunmasını konusunda uyararak, terör örgütü mensuplarının yasadışı eylemlerde halkı kışkırtmaya yönelik çalışmalarına izin verilmemesini istedi. Görevli personelin, provokasyonlara karşı dikkatli, soğukkanlı ve sağduyulu olması gerektiğinin vurgulandığı yazıda, yasa dışı eylem yapılması ya da izinli olarak yapılan kutlamalar sırasında olay çıkması durumunda, orantılı güç kullanmasına dikkat edilmesi istendi. Yapılan düzenlemeye göre, illerde yoğun güvenlik önlemleri alınırken,

doğu ve güneydoğu illerine yakın bölgeden çok sayıda polis takviyesi sağlandı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nden il emniyet müdürlüklerine gönderilen yazıda da, Kutlama alanları, gerekli güvenlik kontrollerinin

AMAN DİKKAT Yolunuzu şaşırmayın! Sanayide istihdam azaldı

TÜİK’in verilerine göre, "Üç Aylık Sanayi İstihdam Endeksi" 2008’in son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3.9 azalırken, "Üç Aylık Sanayide Çalışılan Saat Endeksi" anılan dönemde yüzde 6.2 geriledi. "Üç Aylık Sanayi İstihdam Endeksi" 2008’in son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3.9 azaldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2008 yılı dördüncü dönem Sanayi İşgücü Girdi Göstergelerini açıkladı. Buna göre, 2005=100 temel yıllı, Üç Aylık Sanayi İstihdam Endeksi 2008’in son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3.9 azaldı. Üç Aylık Sanayide Çalışılan Saat Endeksi, anılan dönemde yüzde 6.2 geriledi. Üç Aylık Sanayide Brüt Ücret-Maaş Endeksi, 2008’in son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde yüzde 5 artış gösterdi.

TAKIM Pantolon Triko Swit

: : : :

199.00 TL 39.00 TL 39.00 TL 39.00 TL

İÇMELER GİYİM Abdurrahman İÇME

Bankalar Cad. No: 14 YOZGAT

9 Haber Ayla BERKİN

HADİ VATANDAŞ BATAN PAŞALARIN DARBE PLANLARI BURADA!!! Seç beğen, beğen beğendiğini al! Çeşidimiz çok. A’dan başlayıp D’ye kadar elimizde mevcut darbe planları var. Bu çeşitleri daha da çoğaltabilirdik ama teknik bir arıza nedeniyle imalatımıza ara vermek zorunda kaldık. Evet, bu işin mizah yönü. Fakat ek iddianameden anlaşıldığı kadarıyla emekli orgeneraller Tolon ve Eruygur, A, B, C, D olarak kodlanan birçok darbe planları yapmışlar. Bu kadar çok darbe planları yapmalarının sebebi ise birisi deşifre olursa hemen ikinci planı devreye sokabilmek içinmiş. Bu paşalar görevleri sırasında ya çok boş kalmışlardı. Ya da görevlerini suiistimal ederek bu kadar detaylı ve çok darbe planları hazırlayabilmişlerdi. Bir darbe planlamak o kadar da kolay olmasa gerek, en ince ayrıntısına dek hesaplanarak yapılması gerekir her halde. Hadi darbe yapıyoruz diye yola çıkılmaz. Bu darbe planlarını yapanlar darbeden sonra iş dağıtımını da planlamışlar. Mesela darbe yapıldığında Şener Eruygur Genel Kurmay Başkanı olacak, Tolon Paşa ise Jandarma Genel Komutanı olacakmış. Eee haklarıdır yani! Bal tutan parmağını yalar değil mi? O kadar emek verecekler darbe yapacaklar sonunda da bu mevkilere gelmezlerse ayıp olmaz m? Şimdi tüm bu mizahi yönünü bir yana bırakırsak Türkiye’yi gerçekten de zor günler bekliyor. Daha önceki bu konuyla ilgili yazılarımda da belirttiğim gibi. Ortada bir darbe hazırlığı var kabul edelim. Bu darbe kime yapılacak tabiî ki Hükümete! Hükümete karşı niçin böyle bir darbe planlanıyor acaba? Hükümet’in icraatlarında bir terslik mi var sorusunu yöneltmek gerekiyor bu noktada. Sizce bu sorunun cevabı “Evet Hükümetin icraatlarında bir terslik var” oluyorsa, o zaman bu terslikleri biraz hatırlayalım. Hükümetin başında kim var ABD’den icazetli bir Başbakan. Bu Başbakan Laik Türkiye Cumhuriyeti hakkında ne düşünüyor? “Laikliğin olduğu yerde din olmaz, dinin olduğu yerde de laiklik olmaz!” diyor mu? EVET! “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” sözünü inkâr edip, “Hâkimiyet Allah’ındır!” diyor mu? EVET! Yalnız burada şunu da açıklamak istiyorum. Evet, hâkimiyet Allah’ındır ama tüm dünyanın hâkimidir Allah. Atatürk bu sözü Türkiye Cumhuriyeti idaresi için söylemiş ve Milletin iradesi dışında bir karar alınamayacağını belirtmiştir. Bu söz sayesinde Cumhuriyetimiz ilelebet yaşayacaktır. Fakat bunu da suiistimal etmektedir ABD icazetli Başbakanımız. Dini siyasete alet etmiş midir? EVET! Türban konusunu kullanarak birçok vatandaşımızı partisine çekmiştir ama bir türlü bu sorunu da çözmemiştir. Çünkü sorun biterse kandırılacak vatandaş ta kalmayacaktır. Tarikatlara, tekkelere, zaviyelere Vakıf Yasalarını geçirmekle izin vermiş midir? EVET! Kısacası tüm Cumhuriyet kurumlarının işleyişine, şeriatçı bir anlayışla yaklaşarak, Atatürk’ün ilke ve devrimlerine ters düşmüş müdür? EVET! Bu gibi hallerde eğer mevcut rejim tehlikeye giriyorsa, ülke yabancı sermayenin eline geçiyorsa, AB ve ABD gibi ülkeler tüm iç işlerimize müdahale ederek ülkeyi adeta sömürgeleriymiş gibi yönetmeye başlıyorsa işte o noktada ister istemez Cumhuriyetin bekçiliğini devralmış olan asker de düşünmeye başlar ne yapabiliriz diye. Fakat ülke öyle bir duruma geldi ve de getirildi ki artık bu ülkede Atatürk ilke ve devrimlerini savunmak, Cumhuriyete sahip çıkmak vatan hainliği, Ilımlı İslam Cumhuriyetini istemek, AB ve ABD’nin güdümüne girmek de, vatanseverlik oldu. Darbe planları gerçekti ya da değildir onu şimdilik bilemiyorum. Fakat yukarıda saydıklarım gerçektir ve Türkiye Cumhuriyeti büyük bir yol ayrımına gelmiştir. Kayıtsız şartsız bu ülkenin sahipleri olan halkımız. Ya Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti seçecektir, ya da İkinci Cumhuriyet olarak da adlandırılan “Ilımlı İslâm Cumhuriyetini” seçecektir.

4 Şebnem Özbek  

Doğu illerinden sonra büyük şehirlerde de yatırımcıya hazine arazileri ucuza verilecek Adres: Ankara Caddesi Benzinlikler Mevki YOZGAT Tele...

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you