Page 1

O C A K

2 0 0 5

C U M A RT E S

S A YI: 1 1 0

ZAMAN

LA

www.zaman.com.tr/ailem

1 5

Çocuklar neden

ÖRÜMCEK ADAM olmak ister?

B

R L

K T E

S ATILIR


ailem EDÝTÖR ÝÇÝNDEKÝLER

Dostluk ayný yöne yürümektir

Ýlimle amel birlikte yürümeli 3

Günlerini, haftalarýný hatta aylarýný onunla geçirmek zorunda kalmýþtý. Gönlü bir türlü ýsýnamamýþ, her yaptýðý gözüne batar olmuþtu. Buna frekanslarý uymuyor ya da yýldýzlarý barýþmadý denilebilir miydi onu da bilemiyordu. Ama bu hislerini ona duyurmamak için epey mücadele etti. Nefsi ona; "Bu insan sana ters bir insan. Her hareketi seni sinirlendiriyor. O bencil ve egoist ayný zamanda. Sense hep onu düþünerek adýmlarýný atýyorsun. O bir gün bile olsa seni düþünmedi ki!" diyordu. Ýçindeki ses ona "Bir kez yüzünü as, senden astarýný isteyen de olmayacak bir daha" diye söylese de o bir türlü bunlarý yapamýyordu. Bu düþünceler ona karabasan gibi çöktüðünde saðduyusu onun yardýmýna koþuyor ve þüphelerini daðýtmak için þöyle sesleniyordu: " Sen bu insanla dostluðunu ya da ev arkadaþlýðýný o çok iyi bir insan olduðu için yapmýyorsun ki! Sen bu insaný seviyorsan zaten Allah (cc) için seviyorsun. O'nu seviyorsun; çünkü o da seninle ayný yolda. Yani Allah rýzasý gayretinde. Evet karakteri ve davranýþlarý bunun için çok uygun deðil. Ama bunlarý yapabilmek için senin de yardýmýna ihtiyacý var. Yani o yardýmý bir dostu olarak sen yapabilirsin." Sedat Bey, "Faruk'la iyi anlaþýyorsunuz." denildiðinde nefsiyle saðduyusu arasýnda yaþadýklarýný hatýrladý. Faruk beyin ne kaprisleri, ne sivri sözleri yenilir-yutulur gibiydi. Kimi zaman, "Neden katlanýyorum ki bu arkadaþa?" diye kendine sorduðunda aklýna; "Allah için sevin. Allah için buðz edin." düsturu geliyordu. Faruk beyi nefsine hoþ gelmese de, "Allah için seviyorum" diyebilmek gayreti aðýr basýyordu. Ayný duygularý yaþayanlardan biri de Seher hanýmdý. Kimi insanlar sizlere

Cehennem korkusu

5

Bebekler masaj ister

10

Yaðmur topluluk

14

Ýkindi namazý kaçýnca... 16 DOSYA: Örümcek Adam olmak istiyorum! 18 Sütkardeþimin kardeþiyle evlenebilir miyim? 26 Yâsîn Sûresi’ni hangi yaþta ezberleyelim? 28 Dr. Can sizlerle TEST

30

31

ailem 15 OCAK 2005 CUMARTESÝ SAYI: 110

Feza Gazetecilik A.Þ. Adýna Ýmtiyaz Genel Yayýn Müdürü Yayýn Danýþmaný Yayýn Editörleri

Sahibi Ekrem Dumanlý Hamdullah Öztürk Serhat Þeftali Mustafa Aydýn Þemsinur B. Özdemir

Katkýda Bulunanlar

Ali Demirel Ali Budak Osman Karyaðdý

Tasarým

Mehmet Þimþek

Kapak fotoðrafý Kapak

Ýsa Þimþek Orhan Nalýn

Sorumlu Müdür

Yakup Akalýn

Reklam Koordinatörü

Yakup Þimþek

Çobançeþme Mh. Kalender Sk. No:21. 34530 Yenibosna-Ýstanbul Tel: 0212 639 34 50 (pbx) www.zaman.com.tr Baský: Feza Gazetecilik AÞ Tesisleri

http://www.zaman.com.tr/ailem Öneri ve teklifleriniz için: ailem@zaman.com.tr

Serhat Þeftali

s.seftali@zaman.com.tr

adeta huzur þerbeti içirir, sizi rahatlatýr. Kimileri de sizi strese boðar, size ait olmayan dertlerle beraber yaþamak zorunda kalýrsýnýz. Seher haným, iþ arkadaþýnýn huy ve karakterinin çarpýklýðýna raðmen onun elini býrakmak istemiyordu. "Bu kýzda ne buluyorsun, yüz vermesen olmaz mý?" tepkilerine nefsi de "evet" diyordu. Ama kalbi bunlarý doðru bulmuyordu. Evet arkadaþýnýn davranýþlarý hoþ deðildi. Çoðu zaman kendini üzüyordu. "Lakin ben onun elini tutmuþsam ne kendim için ne de onun için tutmuþ sayýlýrým. Allah rýzasýndan baþka amacým yoktur." düþüncesiyle saðduyusu galip geliyordu. Bizler genellikle dört dörtlük dostlarýmýz olsun isteriz. Ama bu çoðu zaman mümkün olmaz. Biz kendimizi mükemmel ve kusursuz buluruz. Altýndan cepkenli giymiþ gibiyizdir. Çevremizdekiler ise hiçbir zaman "iyi" olamamýþ insanlardýr. Halbuki insan kendi gözündeki çöpü görmezmiþ. Ailem olarak dostluklarý pekiþtirecek, dost meclislerine bereket getirecek çaðrýmýza yüzlerce mektup geldi. Açýkçasý bu kadar çok ve güzel mektubun arasýndan hangisini yayýnlayacaðýmýzý þaþýrdýk. Bu hafta birçok anne-babanýn derdi olan bir konu var kapaðýmýzda. Çizgi filmlerin çocuklarýn üzerindeki etkisiyle birlikte çocuklarýn merakla izlediði Örümcek Adam çizgi filmi ve bilgisayar oyunlarýnýn etkilerini araþtýrdýk. Daha güzel bir haftada buluþmak dileðiyle…


ailem

EDÝTÖR: ALÝ BUDAK

KISA KISA

Ýltemisû’r-rýzka fî habâya’l-ardý.

Rýzkýnýzý yerin derinliklerinde arayýnýz. (Kenzü’l-Ummâl, 4/21)

Ensardan haným sahabilerin titizliði Þeybe kýzý Safiyye anlatýyor: “Bir gün Âiþe’nin (ra) yanýnda otururken Kureyþ kadýnlarýnýn üstünlüklerinden söz ettik. Hz. Âiþe: “Hiç þüphesiz Kureyþ kadýnlarýnýn kendilerine has fazîletleri vardýr; ama vallahi ben ensârýn hanýmlarýndan daha deðerli, Allah’ýn kitabýný tasdîk etme bakýmýndan onlardan daha titiz, daha inançlý kadýnlar görmedim. Allah’a yemin ederim ki Nûr Sûresi’ndeki: “Mümin kadýnlara da bakýþlarýný kýsmalarýný ve edep yerlerini günahtan korumalarýný söyle! Yine söyle ki mecburen görünen kýsýmlarý müstesna olmak üzere, zinetlerini teþhir etmesinler. Baþörtülerini yakalarýnýn üzerini kapatacak þekilde örtsünler. Zinet takýlan yerlerini kocalarý, babalarý, kocalarýnýn babalarý, oðullarý, üvey oðullarý, erkek kardeþleri, erkek kardeþlerinin oðullarý, kýz kardeþlerinin oðullarý, mümin kadýnlar, ellerinin

altýnda bulunanlar (köleler), erkeklikten kesilip kadýnlara ihtiyaç duymayan hizmetçileri veya henüz kadýnlarýn mahrem yerlerini anlamayan çocuklarý dýþýnda kimseye göstermesinler. Saklý zinetlerine dikkat çekmek için, ayaklarýný da vurmasýnlar. Ey müminler! Hepiniz toptan Allah’a tövbe ediniz ki felaha eresiniz.” (Nûr, 24/31) âyeti nâzil olunca ensârýn erkekleri, kadýnlarýnýn yanlarýna dönerek bu âyeti kendilerine okumaya baþladýlar. Bu emri duyan ensâr kadýnlarý da istisnasýz hemen kalkýyor, örtüsünü alýyor, ona bürünüyordu. Artýk namazlarda Rasûlullah’ýn arkasýnda her taraflarý örtülü olarak baþlarýna kuþ konmuþ gibi (sessiz) durmaya baþlamýþlardý.” (Ýbn Ebî Hâtim ve Ebû Dâvud)

Ýlim öðrenmek de çalýþmaktýr Enes (ra) anlatýyor: “Peygamberimiz zamanýnda iki kardeþ vardý, birisi sanatkârdý, çalýþýyordu, öbürüsü ise sürekli Allah Rasûlü’nü izliyor, O’ndan ilim öðreniyordu. Sanatýyla uðraþan, çalýþmýyor diye kardeþini Efendimiz’e þikâyet etti. Rasûlul15 OCAK 2005 CUMARTESÝ

ailem 2

lah’ýn karþýlýðý þu oldu: Ne malûm, belki de onun sayesinde rýzýklandýrýlýyorsun!..” (Hâkim, el-Müstedrek)


ailem KISA KISA

FOTOÐRAF: AP

Allah’ý (cc) tanýyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardýr. O’nu unutan saraylarda da olsa zindandadýr, bedbahttýr.

Ýlimle amel birlikte yürümeli Abdullah b. Ukeym anlatýyor: “Þu mescitte, Abdullah b. Mes’ûd’dan (ra) dinledim, sözlerine baþlamadan önce yemin ederek þöyle dedi: “Hiçbiriniz yoktur ki dolunay gecesi o berrak ayla baþ baþa kaldýðý gibi (kýyâmet günü) Rabb’iyle baþ baþa kalmasýn. Böyle bir anda Rabb’i kendisini, ‘Ey Âdemoðlu, bana karþý seni ne aldattý? Âdemoðlu, gönderilen peygamberlerin davetlerine icabet ettin mi? Âdemoðlu, bildiðin þeylerle ne kadar amel ettin?’ diye sorguya çeker.” (Hýlye’den) Ýbn Mes’ûd (ra) diyor ki: “Bilmeyenlerin vay hâllerine! Gerçi Allah dileseydi böylelerine öðretirdi. Bilip de amel etmeyenlerin de vay

hâllerine.” Haberi nakleden kiþi Ýbn Mes’ud’un ikinci cümleyi yedi kez tekrar ettiðini söylemiþtir.” (Ýbn Abdilberr’den) Ýbn Mes’ûd (ra) diyor ki: “Ýnsanlarýn hepsi güzel söz söyler. Ýþi sözüne uyan kimse, payýna kavuþmuþ (sevap kazanmýþ)týr. Sözleri yaptýklarýyla baðdaþmayan kimse ise yalnýz kendi nefsini yeriyor demektir.” Yine Abdullah b. Mes’ûd (ra) diyor ki: “Allah’a dayanan kimseye her kul muhtaç olur. Allah’ýn öðrettikleriyle amel eden bir zâtýn ilmine de tüm insanlar ihtiyaç duyarlar.” (Camiü Beyani’l-Ýlm)

ailem 3

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ


reklam


ailem KISA KISA

Elhamdü lillâhillezî tevâdaa küllü þey’in liazametihî.

Her þeyin, azametine boyun eðdiði Allah’a hamd ü senâlar olsun.

Ebu Bekir ölüm döþeðinde ne dedi? Âiþe (r. anha) anlatýyor: “Babam Ebû Bekir’in (ra) hastalýðý aðýrlaþýp bayýlýnca ben, “Kiþi gözyaþlarýný, damarlarý içinde ne kadar saklarsa saklasýn bir gün muhakkak o gözyaþlarýný boþaltacaktýr.” meâlinde bir þiir okudum. Babam ayýlýnca bana: “Yavrucuðum, öyle deme. Bari, ‘(Bir gün bakarsýn ki) ölüm baygýnlýðý...’ (Kaf, 50/19) âyetini oku,” dedi. Sonra da, ‘Resûlullah hangi gün vefât etmiþti?’ diye sordu. ‘Pazartesi günü.’ ‘Bugün ne?’ ‘Pazartesi.’ ‘Allah’tan, bu gece ile arama baþka bir gece sokmamasýný umarým.’ dedi ve salý gecesi öldü.

Babam yine sormuþtu: ‘Resûlullah kaç kefene sarýlmýþtý?’ ‘Onu, beyaz ve yeni üç “Sehûliyye” (Sehûliyye: Sehûl dokumasý demektir. Sehûl, Yemen’de bir kasabanýn adýdýr.) elbisesine kefenlemiþtik. Bunlarýn içinde gömlek ve sarýk yoktu.’ dedim. Babam, ‘Þu elbisemi yýkayýn, onda zaferân lekesi var, yanýna da iki yeni elbise katarak beni onlara kefenleyin.’ dedi. ‘Ama o eski?’ dedim. ‘Olsun. Yeni elbiseye ölülerden çok diriler muhtaçtýr. Kaldý ki ölünün kefeni çürüyecektir.’ karþýlýðýný verdi.” (Ebû Nuaym’dan)

Cehennem korkusu Þeddâd b. Evs (ra) “Allah’ým, cehennem ateþi uykularýmý kaçýrdý.” diyerek kalkýp gece sabahlara kadar namaz kýlmýþtýr. Abdullah b. Revâha (ra) da Mûte Harbi’nde, “Allah’a yemin ederim ki bende ne dünya sevgisi ne de sizden ayrýlma endiþesi var. Tek düþüncem, ‘Sizden hiç kimse yoktur ki cehenneme varmasýn. Bu Rabb’inin katýnda kesinleþmiþ bir hükümdür. Sonra Allah’ý sayýp fenalýklardan saký-

nan müttakileri kurtararak zalimleri dizüstü çökmüþ vaziyette orada býrakacaðýz.’ (Meryem, 19/72) âyetinde açýklandýðý üzere cehenneme uðradýktan sonra oradan nasýl döneceðimi bilemememdir.” demiþtir. Allah gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsaný boldur).” (Furkan, 25/68-70) âyetlerini okumuyor musun? de

ailem 5

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ


ailem

Salih Yusufoðlu

BÝR TEKLÝF

s.yusufoðlu@zaman.com.tr

Mektup adresi: Ailem Dergisi (Salih Yusufoðlu) Çobançeþme Mh. Kalender Sk. No: 21 34196 Y.Bosna/ÝST.

Dost; bazen aðlayandýr sevdiðiyle, bazen tebessümüne ortak olan. Dostluk bazen ‘insanlýðý’ öðrenmektir arkadaþýndan, bazen huzuru bulmaktýr onda. Bazen mutlu olmaktýr onu görünce, bazen de sonsuz ümit sahibi olmaktýr onun yanýnda... Ýþte efendim dostlardan bir demet sunuyoruz, en güzel dostlarla karþýlaþmanýz ümidiyle...

Öðrencisi için kendini feda eden öðretmen: Yasin

Önemli not: Sevgili dostlar, mektuplarýnýzda; kendi isminizi, dostunuzun ismini ve açýk adresinizi yazmayý lütfen unutmayýn.

Benim öyle bir arkadaþým var(dý)ki onun yaptýðý iyilik ve fedakarlýðý kolay kolay kimsenin yapamayacaðýný düþünüyorum. Kazakistan’da KazakTürk Lisesi’nde çalýþýyorduk Yasin’le. Güzel bir yaz günü bir grup öðrenciyle Ural Nehri’nin kýyýsýna pikniðe gitmiþtik. Son zamanlarda durgunlaþan Yasin de katýlmýþtý bu pikniðe. Meðer bu onun son pikniði, Ural Nehri de ötelere açýlan kapýnýn ilk basamaðý olacakmýþ. Bir ara sutopu oynarken top, kýyýdan çok uzaða kaçtý, onu almak için hamle yapan Nursultan birden yardým çýðlýklarý atmaya baþladý. Çýðlýðý duyan

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ

ailem 6

Yasin, hiç yüzme bilmemesine raðmen suya atladý. Biri batýyor diðeri çýkýyordu suda. O gün Nursultan kurtuldu; ama maalesef Yasin ötelere uçtu. Dostlara kavuþma yeri orasý oldu onun. Mezarý þu an Almatý’da olan Yasin, bizlere fedakârlýk adýna çok güzel bir misal oldu. Ne mutlu o ve onun gibi fedakâr dostlara. Allah ondan ve onun gibi fedakâr dostlardan razý olsun. Hüseyin Çelik, Ýskenderun


ailem BÝR TEKLÝF

Örtünmeme vesile oldular

Anne oðul dertlerime derman oldu 8 yýldýr bebek sahibi olmak istemiþ; ancak bu emeline 8 Eylül’de kavuþabilmiþ bir anneyim. 4 sene önce hamileliðimin 5. ayýnda ikiz bebeklerimi kaybettim ve ölümden döndüm. Gece yarýsý çok acil 0 grubu RH pozitif kana ihtiyaç vardý ve ailemden kimsenin kaný uymuyordu. Narkozdan ayýlýrken en yakýn arkadaþým Nuray, bana kan vermek için yaný baþýmdaydý. 2 hafta hastanede kalýp, bebeksiz, eve bomboþ dönmek beni çok üzmüþtü. Tüm sevgimizi Nuray’ýn oðlu Muhammed’e adadýk. Tevafuk bu ya, bir anneler günü Muhammed’i sevmeye gittik. Az bir süre sonra Muhammed, arkasýna sakladýðý bir hediye paketini bana uzattý. O an “galiba, annesine vereceði hediye için benim fikrimi sormak istiyor” diye düþünürken “Bu senin hediyen” sözleriyle irkildim. “Bebeklerin yaþasaydý þimdi sen de anne olacaktýn. Ama üzülme onlarýn yerine ben sana hediye veriyorum. Sen de benim annem sayýlýrsýn.” dedi. Hem çok aðladým, hem çok mutlu oldum. O günkü sevincimi hiç unutamýyorum. Þimdi Muhammed 3 aylýk kýzýmý sevmeye geliyor. Bana bütün acýlarýmý unutturan 9 yaþýndaki bu küçük dostuma ve her sýkýntýmda yanýmda olan annesine çok teþekkür ediyorum. Filiz Doðan, Ýstanbul

Þu an bir hastanede fizyoterapist olarak çalýþmaktayým. Bundan önceki iþyerim Gaziantep’te özel bir kurumdu. Yeni bir iþyerine alýþmanýn verdiði tedirginlikle günlerim geçiyordu. Kendimi güzel dinimizin gerektirdiklerini yapmaya þartlamýþtým; fakat þeytan bir türlü baþýmý kapatmama fýrsat vermiyordu. Benden önce ayný kurumda iþe baþlayan bir çift vardý. Onlarý tanýyana kadar Ýslam’ý yaþadýðýmý sanýyordum.

Onlar bana güç verdi, destek oldu, hem de bugüne kadar hiç kimseden görmediðim kadar. Günler sonra artýk baþým açýk gezemez olmuþtum, o mübarek örtüye öyle çabuk alýþmýþtým ki, ben bile kendime inanamamýþtým. Allah, Handan ve Mustafa hocalarýmdan razý olsun, ömürleri hayýrlý ve bereketli olsun. Rabbim herkese böyle dostlar nasip etsin... Çiðdem E. P.

Dostum, bursuyla bana gözlük aldý... Kocaeli Üniversitesi’nde ikinci sýnýf öðrencisiydim. Dönemin ortalarýna doðru kullandýðým gözlük oldukça rahatsýz etmeye baþlamýþtý. Çerçevesi kalýn, kocaman ve camdan bir gözlük olduðu için burnumun üstüne basýnç yapýyor, oldukça rahatsýz edici aðrýlara sebep oluyordu. Ben de harçlýklarýmdan artýrarak gözlük almak için para biriktirmeye baþladým. Yol paramdan, öðlen yemeðimden artýrarak parayý denkleþtirdim. Gözlüðü beðenip ayýrttýrdým. Ertesi gün beni bekleyen bir sürpriz vardý, sabah korkunç bir diþ aðrýsýyla uyandým. Doktor dolgu yapýlmasý gerektiðini söyledi. Takdire bakýn ki dolgu ücreti ile gözlüðün ücreti birbirinin neredeyse aynýydý. Yaþadýðým hayal kýrýklýðýný tahmin edemezsiniz. Buna da þükredip ertesi gün okuldan sonra gözlük sipariþimi iptal ettirmeye karar verdim. Okulda biricik dostum Hacer’e rastladým. Arkadaþým, benden gözlü-

ðü çok merak ettiði için onu gözlükçüye götürmemi istedi. Gözlükçüde gözlüðü son bir kere takmamý rica etti arkadaþým. Taktým ve Hacer’in tepkisi “Çok yakýþtý.” oldu. Sonra satýcýya döndü ve “Gözlüðü alýyoruz.” dedi. O anda neler hissettiðimi anlatamam. Sevgili dostum burs parasýný bana gözlük almam için feda ediyor ve “Bu paraya senin benden daha çok ihtiyacýn var.” diyordu. Çok þaþýrmýþ ve çok sevinmiþtim. Dostluðun, paylaþmanýn, fedakarlýðýn ne demek olduðunu o an daha iyi anlamýþtým. Rabbime hep þükrettim; birbirinden güzel dostlarým olduðu için ve hep dua ettim böylesine güzel insanlarý karþýma çýkartmasý için. Hacerciðim Allah senden binlerce kere razý olsun. Memduha Toðlukdemir, Ýstanbul

ailem 7

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ


ailem BÝR TEKLÝF

En sýkýntýlý zamanlarýmda yanýmdaydý 7 yýldýr beni maddi ve manevi olarak hiç yalnýz býrakmayan, fikirlerimiz farklý olduðu halde beni her zaman savunan ve her zaman benim için elinde olanlarý bile kaybetmeye razý olan, benim için dosttan daha öte Özge K’ya çok teþekkür ederim. Okulda tek baþörtülü olmam herkesin özellikle de arkadaþlarýmýn ilgisini çekiyor ve beni aralarýna almak istemiyorlardý. Fakat Özge K. ve birkaç kiþi öyle deðildi. Özellikle Özge K. beni hiç yalnýz býrakmadý ve bana hep destek oldu, bana hep moral verdi. Rabbime çok þükrediyorum, inþallah herkese Özge gibi bir dost nasip eder... Saliha D., Kýrklareli

Sen olmasaydýn kim bilir hangi rüzgârda savrulacaktým Yýllar önceydi. Lise yýllarýmda Ahmet isminde bir arkadaþým vardý. Ýyi ki de vardý. Önce beni Risale-i Nurlarla, sonra da onu okuyan ve en güzel þekilde yaþayan insanlarla tanýþtýrdý. Hayatýmýn sýrat-ý müstakim çizgisine gelmesinde en deðerli öneme sahip olan sevgili arkadaþým, Allah (cc) senden ebeden razý olsun. Sen vesile olmasaydýn, þimdi kim bilir hangi rüzgarda savrulacaktým. Bir arkadaþým vardý yýllar önce, iyi ki de vardý. Ne çok ihtiyacýmýz var bu güzel insanlara. Mehmet Yýldýrým, Ýzmir

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ

ailem 8

Arkadaþým Selahattin cesaretiyle hayatýmý kurtarmýþtý 9 yaþýndaydým, yaðmurlu bir gündü. Selahattin adýndaki arkadaþýmla mahallemizin oyun oynadýðýmýz geniþ arazisinde ‘en çabuk kim elektrik direðine ulaþacak’ diye bulunduðumuz yerden direðe doðru koþmaya baþladýk. Arkadaþým Selahattin Kaya’yý geçip büyük bir mutlulukla elektrik direðine ulaþýp elimi dokunduðumda direk þiddetli bir þekilde beni çarptý. Ellerimi direkten ayýramýyordum. Çýðlýklar içinde ölüme adým adým yaklaþýrken mahallede kapý önünde oturan kadýnlarýn “Haylazý görüyor musun çarpýlýyor gibi yapýyor bizi kandýracak aklý sýra.” diye gülerek konuþtuklarýný duyuyordum. Arkadaþým Selahattin hemen arkamda beni kurtarmaya çalýþýyor; ama o da çarpýlýnca elini geri çekiyordu. Artýk gözlerimde gökyüzü kararmaya baþlamýþtý, içimden “Bu yaþta mý öleceðim Allah’ým, sen beni kurtar.” diye dua ediyordum. Selahattin elindeki uzunca bir tahtayý karýn hizamdan geçirip beni geriye çekti, olmadý bir daha denedi yine olmadý. Artýk dayanacak gücümün kalmadýðý bir andý ve bir kez daha çektiðinde beni direkten kurtardý. Yere yuvarlandýk. Sarýlýp aðladýk beraber. Hayatýmý kurtarmýþtý Selahattin. O yaþta böylesine bir davranýþý, kahramanlýðý herkes yapamazdý. Harikasýn sevgili dostum Selahattin... Ali Özer, Ýstanbul


ailem BÝR TEKLÝF

Karþýlýksýz yapýlan dostluðun verdiði ders sonra elinde yanýk merhemiyle geldi ve yanýk olan yere sürdü, þaþýrmýþtým. Hakkýnda iyi þeyler duymadýðým o insan bana yardým etmiþ, acýma ortak olmuþtu. Özellikle onun ilgilenmesi beni daha çok sevindirmiþti. Sýkýntýlý bir zamanýmda yarama merhem olmuþtu. Anladým ki, hiç kimseye önyargýlý bakmamalý insan, peþin hükümlü olmamalý. Dostluðu yapacaksa karþýlýksýz yapmalý. Yaptýklarýný ve yapacaklarýný Allah rýzasý için yapmalý. Rabbim senden razý olsun sevgili dostum. Elif Ýnan, Ankara

FOTOÐRAF: AFP

Ýlk iþimdi ve baþlayalý birkaç ay olmuþtu. Bir gün iþyerinde üzerime çay dökülmüþtü. Can havliyle yukarý çýktým, üzerimdeki giysileri çýkartmadan bezi ýslatýp yanan yerime koymuþtum; ama yanmýþtým bir defa ve acýsý büyüktü. Ateþ düþtüðü yeri yakarmýþ ya, caným gerçekten çok yanmýþtý. Sonra canýmýn acýsýný unutup sabahtan akþama kadar beraber çalýþtýðýmýz insanlara baktým. Durumuma kayýtsýz kalýþlarý beni çok üzmüþtü. Ayný yerde çalýþtýðýmýz; fakat sadece yemek yerken görüþtüðümüz bir bayan arkadaþ beni görmüþtü. Halimden belliydi yaþadýklarým. Yanýmdan ayrýldý ve biraz

Arkadaþým, namazýmý zevkle kýlmama vesile oldu Kur’an Kursu’ndayken haylazlýðýmýz ve eðitim sisteminin bazý yanlýþlýklarý nedeniyle namaz kýlmak bize bazen “yük” gibi gelirdi. Fakat bir arkadaþým vardý ki herkesin aksine, ezan okunduðu zaman kimseye belli etmeden namazýný kýlardý. Ben ona gýpta ile bakardým. Diðer arkadaþlarým ise sanki o kötü birþey yapýyormuþ gibi onu engellemeye çalýþýrlardý. Kimi espri yapar, kimisi önüne geçer vs. Bu arkadaþým hafta sonu tatilinde; “Çarþýya beraber çýkalým.” teklifinde bulundu. Teklifi kabul ettim. Öðleye kadar gezdik eðlendik, öðlen ezaný okunurken arkadaþým, “Hadi camiye gidelim.” dedi. Ben onu

kýrmaktan adeta korkardým. Ýstemeye istemeye camiye gittim. Camiden çýkýnca karnýmýz acýktýðýndan daveti üzerine abisi olduðunu söylediði bir eve gittik. Evden içeri adým atar atmaz içimde adeta bir erime oldu. Ýçerideki hafiften gelen Kur’an naðmeleri kulaklarýmý dolduruyordu. Adeta büyülenmiþtim. Bu ses hayatýmda duyduðum en güzel sesti. Kur’an okuyaný biraz dinledikten sonra ortaya sofra geldi. Yemeði yedikten sonra Kur’an okuyan þahýs eline bir eser aldý ve hem anlatýp hem yorumlamaya baþladý. Anlattýðý þeyler benim sormak isteyip de cesaret edemediðim sorulara cevap nitelin-

deydi. Ýçimde bir þeyler kopuyor ve hafiflediðimi hissediyordum. O günden sonra kýlmaya üþendiðim namazlarý zevkle kýlmaya baþladým; ama o günkü, o evdeki manevi zevki hiçbir yerde bulamadým. Þimdi her namazýmdan sonra beni o eve götüren o deðerli dostlarla tanýþtýran arkadaþýma dua ediyorum. Belki o arkadaþým olmasaydý hem ahiretim hem de dünyam mahvolacaktý. Teþekkürler Mustafa Kayhanlar. Veysel Yýldýrým, Antalya

ailem 9

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ


ailem BEBEK

Bebek masajýnýn bebeðin þikâyetlerini gidermenizde faydasý olacaktýr. Yaptýðýnýz masaj sayesinde aðlayan bebeðinize þefkat ve teselli aktarýr, gevþemesini ve huzur bulmasýný saðlarsýnýz.

Bebekler

masaj ister

Bebeklerini çok kucaða alan, ona çok ilgi ve þefkat gösteren anne-babalar da bazen çocuklarýnýn bir "ýnga bebek" haline gelmesiyle baþa çýkmak durumunda kalabilirler. O küçücük varlýk günde birkaç saat boyunca aðlayarak anne ve babasýnýn sinirlerini iyice yýpratabilir. Çocuklarýnýn nedensiz saatlerce aðlamasý ve ne kucak, ne sallama ne de okþamayla sakinleþmesi karþýsýnda pek çok annebabanýn çaresiz kalýp ne yapacaðýný bilememesine þaþmamak gerekir. Anne, bebeðin aðlamalarý ve uykusuz geçen geceler yüzünden yýpranmýþ ve sinirlidir. Bebek çabucak

Bebekler neden aðlar?

anne-babasýnýn çaresizliðini ve asabiyetini kavrar ve aðlamalarýný daha da artýrýr. Bu durumlarda anne ve baba, ne kadar zor da olsa, soðukkanlýlýklarýný korumalýdýrlar. Çocuklar farklý nedenler sonucunda aðlarlar. Canlarýnýn acýdýðýný ve çeþitli ihtiyaçlarýný ancak bu þekilde ifade edebilirler. Bebeklerin aðlamasý doðuþtan bilinen, etkili bir imdat çaðrýsýdýr ve sonradan öðrenilmez. Aðlamanýn daima bir nedeni vardýr. Anne-babalar zamanla çocuklarýnýn aðlama dilini yorumlamayý öðrenirler.

Çok gazým var... Sancýsý olan bir bebeðin aðlamasý genellikle tiz bir tonda olup, açlýk aðlamasý gibi sürekli deðildir. Aðlamaya genellikle korku dolu çýðlýklar eþlik eder. Gaz birikmesi ve "üçüncü ay kolikleri" bebeði genellikle tam yemek zamanýnda veya akþam saatlerinde yakalarlar. Bu noktada bebeðinizi kolunuza karýn üstü yatýrýp

yavaþça saða sola sallamanýz onu rahatlatacaktýr. Karýn masajý sayesinde mide-baðýrsaktaki gazýn çýkartýlmasýný saðlarsýnýz.

Çok açým anne! Her saðlýklý bebek aç olduðu zaman, er ya da geç, bunu etrafa bildirmek ister. Açlýk aðlamasý normal aðlamalara göre daha talepkâr ve hiddetlidir.

Diþim çýkýyor Diþ aðrýlarý, bebeði dördüncü aydan itibaren rahatsýz etmeye baþlar ve genellikle gece ortaya çýkarlar. Çocuðu rahatlatmak için damak ve diþlere de masaj yapabilirsiniz. Acý ve aðrýlar ayný zamanda organik bir hastalýðýn da belirtisi olabilirler. Þüpheye düþtüðünüz anda bebeðinizi bir doktora muayene ettirin.


Tepeden týrnaða pek keyifli egzersizler

1. Yüzümüzü kremliyoruz

Aþýrý yorgunum Bebeðin akþam saatlerce aðlamasý, gününün çok heyecanlý ve yorucu geçtiðinin bir iþareti olabilir. Yaþananlar bebeði aþýrý yormuþ ve sýkmýþtýr. Yaþadýklarýyla baþa çýkamamakta ve dolayýsýyla huzursuz olmaktadýr. Hele bir de bunun üstüne radyo, televizyon veya sinirli anne baba gürültüsü eklenirse, artýk da-

Genel canlandýrma, kan dolaþýmýný hýzlandýrma, cilt bakýmý ve tedavisi. Bebeðinizin alnýna, yanaklarýna, burnuna ve çenesine krem sürün. Kremi hafif hafif okþayarak veya dokunarak daðýtýn.

2. Saat Karýn içi hareketlerin hýzlanmasý, kalýn baðýrsaðýn gevþemesi. Bir elimizin parmaklarýný saat 09.00'un üzerine koyun. Sonra parmaklarýnýzý saat yönünde karnýn etrafýnda dolaþtýrýn. Hafif baþlayýn, sonra biraz daha fazla baský uygulayýn.

3. Karýnda gezinen böcekler Canlanma saðlar, göðüs için uygundur. Parmaklarýnýzý sanki bir böceðin ayaklarýymýþ gibi hýzlý bir þekilde bebeðinizin karnýnda ve göðsünde gezdirin. Parmak uçlarýnýzla bebeðin karýn ve göðsüne yavaþ baþlayan, ardýndan hýzlanan dokunuþlar yapabilirsiniz.

4. Hedef parmaklar Kan dolaþýmý canlanýr, eller ýsýnýr. Ellerinizi açarak bebeðin omuzlarýndan ellerine doðru okþayýn. Her kola ayrý ayrý masaj yapabilirsiniz. Göðüs kemiðinden omuzlara çýkýp, oradan ellere doðru yönelebilirsiniz.

yanamaz ve huzursuzluðunu aðlayarak dýþarý vurur. Bu durumda mümkün olduðu kadar soðukkanlýlýðýnýzý koruyun ve bebeði karýn üstü yatýrýn. Sýcaklýk ve huzur bu þekilde bebeðinize tesir eder ve onunla beraber siz de huzur bulursunuz. Yavaþ yavaþ sallayýp okþayýn ve poposunu pýþpýþlayarak çocuðunuzu sakinleþtirin. Bunu yaparken bir ninni de söyleyebilirsiniz.

Fazla yabancý yüz yorar Bebeði her türlü yeni ve alýþýk olmadýðý durum rahatsýz eder. Buna yabancý yüzler, kokular ve sesler de dahildir. Bebeðinizi sürekli kucaktan kucaða gezdirmeyin. Çünkü bebeðiniz yorulur. Yeni bir ortama girildiðinde, yakýn iletiþim içinde olun, onu ara sýra yatýþtýrýcý bir þekilde okþamayý unutmayýn.

Anne, baba ve çocuk birlikte gevþemeli Çocuklarýnýn masajdan nasýl zevk aldýðýný ve sakinleþtiðini gördükleri zaman anne babalar da keyiflenip gevþerler. Bebeðinizin nefes alýþveriþini hissedin, kendi nefesini hissetmesini saðlayýn. Karþýlýklý vücut sýcaklýklarýnýz sayesinde gevþeyin. Masajý yapacak kiþinin gergin olmamasý da baþarýlý bir masaj için önemli bir ölçü kabul edilir. Telaþ ve sinirle hiçbir yere varýlamaz. Masaj kýsa sürede yapýp bitirilmemelidir. Bebek, masajý yapanýn ruh halini hemen kavrar ve negatif bir ruh haliyle yapýlan masajý reddeder.

Ýletiþim kurun Bebek masajý size bebeðinizi daha iyi tanýmanýz ve anlamanýz konusunda yardýmcý olacaktýr. Yeni doðan yavrunuza sýcaklýk, güvenlik ve huzur duygularýný tattýrmýþ olursunuz.

Yetersiz ilgisizlik de aðlatýr Bebekler de kendileriyle konuþulmasýný isterler. Birçok anne baba bunun farkýna varmaz ve çocuklarýný kendi baþlarýna býrakýrlar. Eðer bebeðin caný çok sýkýlýr veya ona çok az ilgi gösterilirse, bir süre sonra bunu kendince protesto etmeye baþlar. Bu arada geliþmeye baðlý aðlamalar da görülebilir.


ailem BEBEK

Bebek masajýna ne zaman baþlamalýyým? Çocuðunuza ilgi ve sevginizi elleriniz aracýlýðýyla hissettirin. Bu küçük sevgi oyununa çocuk doðal olarak bir gülücük veya mutlu bir çýðlýkla karþýlýk verecektir. Bebek hoþlanmadýðý hareketleri veya fiziksel acýyý genellikle yüzünü ekþiterek, aðlayarak veya otomatik savunma konumuna geçerek gösterir. Bazen de bebeðin þikâyetleri bir hastalýk baþlangýcý veya rahatsýzlýk sonucudur. Bu nedenle her zaman masajdan çok hoþlanan bir bebeðin bu sýra dýþý hareketleri erken bir uyarý olarak kabul edilmelidir. Masaj yapan kiþiyle bebek arasýndaki göz temasý ve annenin (veya babanýn) sevgi dolu kelimelerle süslenen ve masajý yönlendiren ses tonu da anne (baba)-çocuk iliþkisini güçlendirecektir. Minik egzersizler-örneðin her iki elden de ikiþer parmaðýn birbirine sýkýca tutturulmasý gibidokunma duyusunu geliþtirir. Böylece çocuklar kendilerini yukarý çekmeyi öðrenirler, ki bu sýrada karýn kaslarý gerilir ve zorlandýklarý yüzlerinden okunur. Gene de bu egzersizden hoþlanýrlar.

Masaj, dokunarak iyileþtirmeye çalýþan bir sanattýr. Çoðunlukla annenin sýcak ellerini bebeðinin karnýna koymasý bile yeterlidir. Elin temasýný hissetmek çocuðun ruhunda sakinleþtirici etki yaratýr. Ancak bu, eller kullanýlarak ciddi bir hastalýðýn iyileþtirilebileceði anlamýna gelmez. Masaj kan dolaþýmýný, kalp fonksiyonlarýný, solunumu canlandýrýr ve korur. Ayrýca sindirim üzerinde de ayarlayýcý etkisi vardýr. Mümkün olduðunca erken baþlayýn. Erken baþladýðýnýz takdirde kýsa zamanda masajda ustalaþýrsýnýz. Dolayýsýyla hemen doðumdan sonra bile baþlayabilirsiniz. Adým adým ilerleyin ve ilk günden bütün masajlarý uygulamaya kalkmayýn. Masaj konusunda bir üst yaþ sýnýrý yoktur. Birçok aile okul çocuklarýna bile hâlâ her gün masaj yapmaktadýr. Bazý anne babalar için bu durum çocuklarýyla sürekli yakýn iliþki içinde olmalarý açýsýndan mükemmel bir imkândýr. Her þeyden önce çocuðun günlük ritmine dikkat edin. Aç

veya yorgun olduðu zaman masaj yapýlmamalýdýr. Bebeðiniz kendini iyi hissetmeli ve masaj sýrasýnda aðlamamalýdýr. Bu durumun tek istisnasý "üçüncü ay gaz sancýlarý"dýr. Bu sýrada masaj iyileþtirici ve dengeleyici bir etkiye sahip olabilir. Bunun dýþýnda kural þudur: Vaktiniz ve keyfiniz elveriyorsa, masaj yapýn. Ancak zamanýnýz kýsýtlýysa veya keyfiniz yerinde deðilse, masajý hiç yapmamanýz daha uygundur. Bebek masajý "aradan çýkartýlacak" bir sorumluluk deðildir. Masaj, kendiniz de masajla beraber huzura kavuþtuðunuzu hissediyorsanýz yapýlmalýdýr. Ancak bu durumda bir anlam taþýr. Masaj için gün içindeki hem sizin hem de bebeðinizin rahatsýz edilmediði, en rahat olduðu zamaný seçin. Daha büyük kardeþlerin yuva veya okulda olduklarý öðleden önceki saatler uygundur. Bazý anneler akþam saatlerinde de masaj için zaman ayýrabilirler.

Yüzen Bebek konseptiyle ün kazanmýþ bir fizyoterapist olan yazar Barbara Ahr, Karýnda Gezinen Böcekler, Minik Kuþ, Gevþek Puding, Bebeðim Kocaman Olmuþ, Minik Paket gibi 44 masaj öneriyor. Ahr, kitabýnda, erken doðmuþ ve engelli bebeklerin hangi masajlara ihtiyaç duyduklarýný anlatýyor. Optimist Yayým Daðýtým tarafýndan yayýmlananan Bebekler Masaj Ýster kitabý ayrýca anne-babalara masajý rahat anlatan bir poster hediye ediyor. Bebeklere uygulanan hareket terapisi uzmaný olan yazar Barbara Zukunft-Huber bu kitabýyla çocuklarýn normal hareket geliþimini ilerletmek ve etkilemek açýsýndan anne babalara fikir vermek istediðini söylüyor. Optimist Yayýnlarý 0 216 481 29 17


ailem BEBEK Cilt bakým ürünleri kullanýlmalý mý?

Masajý nerede yapmalýyým? Nerede isterseniz yapabilirsiniz; ister arabada, ister yataðýnýzda. Acil durumlarda masajý bebeðinizin kýyafetini çýkartmadan yapabilirsiniz; bu nedenle hiçbir ortam sizi masajdan alýkoymaz. Masajý yaparken bebeðiniz çýplak olacaksa, ortamýn da yeterince ýsýnmýþ (en az 22 derece) olmasý gereklidir. Bebeklerin vücut ýsýsý yetiþkinlere oranla çok daha çabuk düþer ve bu nedenle normalden daha sýcak bir ortama ihtiyaçlarý vardýr. Soðuk havada bebeðin kaslarý gevþeyemez.

Tepeden týrnaða pek keyifli egzersizler

Bebeðin cildi henüz geliþmemiþtir. Bir yetiþkinin cildine göre daha incedir ve daha az yað üretir. Ayrýca kendini güneþten korumak için henüz yeterince pigment oluþturmamýþtýr. Cildin ýsý ayarlamasý da henüz tam olarak doðru iþlememektedir. Eðer ilk defa masaj yapacaksanýz, kaliteli bir bebek yaðý kullanýn. Ýleride, tecrübe kazandýðýnýzda, losyon ve kremleri de deneyebilirsiniz. Bilim insanlarý çok kuvvetli parfüm ve renklendirici malzeme içermeyen ve pH deðeri nötr olan bakým malzemelerini önermektedir. Masaj sýrasýnda "sadece gerektiði kadar" cilt bakým ürünü kullanmayý unutmayýn.

5. Bebeðim kocaman olmuþ Uzun süreli okþamalarýn uyarýcý veya sakinleþtirici etkisi vardýr. Bebeðinizi yüzüstü yatýrýn. Ellerinizi popo yuvarlaklarýnýn üzerine koyun; buradan baþlayarak omurganýn iki yanýndan yukarýya, omuzlara kadar gidin.

6. Bacak ovma Kan dolaþýmýný düzenleme, özellikle kanýn geri dönüþünü hýzlandýrma. Elimizin tamamýyla bebeðin bacaklarýný ovmanýn yöne ayaklarýnýn ýsýsýna göre deðiþiktir: Ayaklar sýcaksa kalbe doðru, ayaklar soðuksa yukarýdan aþaðýya doðru ovulmalýdýr.

7. Bacak yoðurma Kaslarý ve bað dokusunu gevþetip kuvvetlendirir. Bebeðin önce baldýrýný sonra da uyluðunu ellerinizin arasýnda yoðurun. Parmaklarýnýzýn ucuyla deðil, avuç içlerinizi kullanýn. Dikkatli ve yumuþak bir þekilde yoðurun.

8. Ayak halkalarý Bebeðin organ rahatsýzlýklarýnda kendi kendini iyileþtirici kuvvetleri harekete geçirir. Her iki elinizin baþparmaðýyla bebeðin ayak tabanýnda halkalar çizin; sonra öteki ayaða geçin.

Masaj süresi ne kadar olmalýdýr? Her masaj hareketi arka arkaya en az üç kez uygulanmalýdýr. Bu durum biriki dakika arasý zaman alýr.

Vücudun bazý bölgelerinin aðrýmasý normal mi? Çocuk yalnýzca belli bir bölgedeyken hassaslaþýyor, yüzünü asýp aðlamaya baþlýyorsa, bu ciddi bir iþarettir. Yalnýz her reaksiyonu da bu þekilde algýlamayýn. ailem 13

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ


ailem NAMAZ

Ýkindi, manevi dönüþüm açýsýndan çok önemli bir vakit. Ýkindi namazýný kaçýrmak ise hadislerde çok büyük bir kayýp olarak anlatýlýyor. HAMDÝ ÝÞCAN

Ýkindi namazý kaçýnca... B

“Her kim salat-ý berdeyni (yani iki serinlik vakti olan sabah ve ikindi namazýný) kýlarsa Cennet’e girdi gitti!” (Buhari, Mevakitü’ssalat, 574).

eþ vakit namaz, dinin direði, ibadetlerin özü, imanýn ikiz kardeþi, mü’minin miracýdýr. Her vakit namazýnýn diðerlerinden farklý olarak kendine has bazý hususi özellikleri vardýr. Her bir namaz vakti, kainatta önemli dönüþümlerin yaþandýðý anlara denk gelir. Ýkindi namazýna, “salat’ül vustâ” olarak zikredilerek Kur’an’da özel olarak dikkat çekilmiþtir: (Bakara, 2/238). Namazlara, hele orta namaza dikkat edin ve kalkýp huþû ile Allah’ýn divanýnda durun.” Ancak, bu noktada ikindi namazýnýn kaçýrýlmasýyla ilgili þiddetli ikazlarýn bulunduðunu da belirtmek gerekiyor. Ýbn Ömer’in (ra) rivayet ettiði bir hadiste Allah Resulü (sas) þöyle buyuruyor: “Ýkindi namazýný kaçýran kimse, sanki evlad u iyalini de, malýný da elinden kaçýrmýþ kimse gibidir.” (Buhari, Mevakitü’s-Salat, 552) Ýnsan bir anda eþinin, çoluk-çocuðunun ölümüyle birlikte bütün servetinin de telef olduðunu ve bütün malýnýmülkünü kaybettiðini öðrense ne gibi bir hâl yaþar acaba? Ýþte bu insanýn maruz kaldýðý hadise ne büyük bir musibet

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ

ailem 14

ise, ikindi namazýna ehemmiyet vermemek de bu ölçüde bir musibete benzetilmiþtir. Belki ilk bakýþta bir vakit namazýn terk edilmesinin böyle bir musibete benzetilmesini büyük bir ceza olarak düþünebiliriz. Halbuki âhirete müteveccih iþlerin en küçüðü, fani dünyanýn en büyük iþlerinden daha büyüktür. Çünkü âhirete yönelik ameller sonsuza bakýyor. Evet, Allah rýzasý için gerçekleþtirilen bir dakikalýk amel, dünya ve içindekilerden daha hayýrlýdýr. Çünkü o amel artýk, ebedileþmiþ, sonsuzlaþmýþtýr. Ýkindi namazýnýn kasten terk edilmesiyle ilgili baþka bir hadis-i þerif de þöyledir: “Kim ikindi namazýný kasten terk ederse ameli bâtýl olur.” (Buhari, Mevakitü’s-Salat, 553) Ýkindi vakti adeta manevi tahsilat vakti gibidir. Gündüzün sonuna yaklaþýlýrken, kiþi ikindi namazýný kýldýðýnda gün boyu yapýp ettiklerini, çalýþýp çabalamalarýný güzel bir niyet ile sevap hanesine kaydettirebilir. Aksi halde kýlmadýðý namaz ile böyle büyük bir mükafatý da elinden kaçýrmýþ olacaktýr.


ailem NAMAZ FOTOÐRAF: REUTERS

Namazlar kaçmamalý Bir gece Resul-i Ekrem (sas), dolunaya bakýp buyurdu ki: “Siz nasýl þu ayý hiçbiriniz zahmete düþmeksizin görebiliyorsanýz, Rabbiniz’i de (cc) de öylece göreceksiniz. Artýk güneþin doðuþundan ve batýþýndan evvelki namazlarýn hiçbirinden alýkonmamak için elinizden ne gelirse onu yapmaya çalýþýnýz.” (Buhari, Mevakitü’s-Salat, 554) Yani bu iki namazý kýlmaktan alýkoyacak sabah uykusu, gündüzki alýþveriþ vb. meþgaleler gibi mânileri bertaraf etmek üzere bütün gayretinizi ortaya koyarak elinizden ne geliyorsa yapýnýz demektir. Bilindiði üzere ehl-i sünnet, mümin kullarýn cennette Cemalullah’ý müþahede edebileceði hususunda ittifak etmiþtir. Cennetin Cuma yamaçlarýnda Cemalullah’ý müþahedeyi arzulayan bir insan, bütün takatini ortaya koyarak her türlü engeli bertaraf edip sabah ve ikindi namazýný kýlma gayreti içinde olmalýdýr.

Melekler þahidimiz olmalý Gece-gündüz dönüþümlü olarak gökler ötesi alemlere gidip gelen bir kýsým meleklerin sabah ve ikindi namazlarýnda bir araya gelmeleri, adeta devir-teslim törenlerini bu iki namaz esnasýnda gerçekleþtirmeleri mevzuunu anlatan hadis-i þerif de, ikindi namazýnýn faziletiyle alakalý akla gelebilecek hadislerden biridir. Ýlgili hadis-i þerifte Allah Rasulü’nün (sas) þöyle buyurduðu rivayet edilmektedir: “Birtakým melekler geceleyin, diðer takým melekler de gündüzün birbirini müteâkip size gelirler. Bunlar sabah ve ikindi namazlarýnda birleþirler. Sonra içinizde kalmýþ olan melekler semaya yükselirler.

Rabb’ileri namaz kýlmýþ kullarýnýn hallerini en iyi bildiði halde, yine o meleklere: “Kullarýmý ne halde býraktýnýz?” diye sorar. Onlar da: Biz onlarý namaz kýlar halde býraktýk ve yanlarýna da namaz kýlarken varmýþtýk, derler.” (Buhari, Mevakitü’s-Salat, 555) Bizim için ne kadar hoþ, ne kadar latif, ne kadar müjde dolu bir hadîs-i þerif, deðil mi! O ulvî varlýk melekler, sabah ve ikindi namazlarýnda saflarýmýzýn arasýna katýlýyor, bizimle omuz omuza namaz kýlýyor, bu arada temiz, nezih, yüce duygu ve düþüncelerini ilham halinde ruhlarýmýzýn içine akýtýyor ve sonra sanki bütün hayatýmýzý namazda ge-

çiriyormuþuz gibi bir hüsn ü zan düþüncesi içinde Rabb’imizin huzurunda bizim hakkýmýzda hüsn ü þehadette bulunuyorlar. Ýkindi ve sabah namazlarýna devamýn cennete girmeye, cehennemden de kurtulmaya vesile olduðu daha açýk bir þekilde þu hadis-i þeriflerle ifade edilmiþtir: “Her kim salat-ý berdeyni (yani iki serinlik vakti olan sabah ve ikindi namazýný) kýlarsa cennete girdi gitti!” (Buhari, Mevakitü’sSalat, 574)

ailem 15

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ


Yaðmur topluluk HASAN YENÝ

Ý

Bir yaðmur gibiydiler. Hamiyet, sabýr ve metanetleriyle nice çorak vadiler yeþerdi. Pencereden bakýn, yine yaðmur yaðýyor olmasýn?

nsanlýk târihinde O’nun (sas) kadar ümmetine “düþkün” bir baþkasýný bulmak mümkün deðildir. Bu ilgisini ifâde sadedinde O, muhtelif beyânlarýnda ashâbýný, mü’minleri ve ümmetini târif ederken deðiþik benzetme ve tavsiflerde bulunmuþtur. Kur’ân-ý Kerim’de, “Size kendi aranýzdan öyle bir Peygamber geldi ki, sizin zahmete uðramanýz O’na çok aðýr gelir. Kalbi üstünüze özenle titrer, size çok düþkün, mü’minlere karþý da pek þefkatli ve merhametlidir.” (Tövbe, 128) diye tanýtýlan Rahmet Peygamberi’nin (sas), ümmetine karþý fevkalâde alâkasý, had safhadadýr. Hz. Enes’ten (ra) rivâyet edilen bir sözünde: “Ümmetimin misâli yaðmur gibidir. Öncesi mi daha hayýrlý, yoksa sonu mu, bilin(e)mez!” (Mecmeu’z-Zevâid, I-225) buyurarak ümmetine karþý, bir baþka yönden ilgisini göstermiþtir. Bu kutlu söz; “Yaðmurun baþý veya ilk yað-

mur; yaðmurun sonu veya son yaðmur.” þeklinde de tercüme edilebilir. Bâzý rivâyetler; “Allah o yaðmurun baþýný hayýrlý eylediði gibi, sonunu da hayýrlý kýlar.” þeklindedir. Bu anlam yüklü mübârek söz, pek çok hadis kaynaðýnda yer bulmasýyla sýhhat açýsýndan saðlamlýk kazanmýþtýr. Rivâyetlerin bütününü nazar-ý îtibâra aldýðýmýzda, hepsinden süzülen mânânýn aþaðý-yukarý ayný gerçeði ifâde ettiði anlaþýlmaktadýr. Keþf’ül-Hafâ sâhibi Aclûnî, yaðmur misâliyle, ümmetin mübârekliðine, bereketli oluþuna vurgu yapýldýðýný aktarmaktadýr. Zâten O’nun ümmeti, çokluðuyla ve kývâmýyla “kevser ümmet” olduðunu dâima isbât etmiþ ve âlimlerimiz tarafýndan ‘kevser’ kelimesi yorumlanýrken, bununla, ‘onun ümmetinin’ de kastedildiði söylenmiþtir. Ümmetin çokluðu meselesine, Nebiler Sultâný tarafýndan özel önem verilmiþ, bununla mahþer günü iftihâr edeceðini bildirmiþtir. Hattâ bu ümmetin ‘düþük’lerine varýncaya kadar hepsine ayrý bir deðer atfetmiþtir.


Kurak gönüller yaðmur bekliyor Sonrakiler.. ‘ihsan þuuruyla’ vahyin ilk muhâtaplarýna tâbi olanlar. Onlar, Kur’ân’ýn semâdan iniþini görmediler. Kâinâtýn Efendisi’ni (sas) dünyâ gözüyle müþâhede edemediler. O’nun kudsî atmosferindeki bin bir mûcizeye þâhit olmadýlar. Ama buna raðmen, ‘kardeþlerime selâm olsun’ cihân-bahþ sözlerini baþlarýna bir tâç gibi geçirdiler. Bâzen, sonrakilerin, belli yönleri îtibârýyla “daha hayýrlý” olduðu da dile getirildi. Muâz b. Cebel þöyle anlatýyor: “Dedik ki: Yâ Rasûlallah! Sana îmân ettik ve Sana tâbi olduk.. Ecir ve sevâp bakýmýndan bizden daha büyük bir topluluk var mý? Bunun üzerine þöyle buyurdu: ...Sizden sonra gelecek bir toplu-

luk.. (Allah’ýn) kitabý onlara iki kapak arasýnda ulaþacak. Ona îmân edip, içindekilerle amel edecekler. Onlar ecirce sizden daha öndedirler.” (Mecmeu’z-Zevâid, X-66; Mu’cem’ul-Kebîr, IV-23) Rahmet ümmet. Yaðmur topluluk. Ýlkler, büyük bir ihtiþâmla geldiler ve kupkuru çölleri bir çimenliðe çevirdiler. 14 asýr evvel baþlayan bu kudsî yaðmur taneleri, daha sonralarý çok kýsa bir süre içerisinde dünyânýn deðiþik iklimlerinde arz-ý endâm edip, rahmetle yaðmýþ olduðu bütün çorak diyârlarý gül bahçesine çevirmeye baþladý. Buralarda da, onlarýn bereketiyle asýrlarca güller bitti, bülbüller öttü. 20. yüzyýlý eskittik ve þimdi de 21. asrýn baþýndayýz. Bir yaðmur daha baþladý; kurak gönüllere yaðmaya baþlayan bir yaðmur; rahmet yaðmuru, hoþgörü, sevgi, saygý, diyalog, nur ve insanlýk yaðmuru..

FOTOÐRAF: AFP

Aslýnda mutlak fazilette ilklere yetiþmek mümkün deðildir. Sonrakilere deðerler üstü deðer kazandýran sebeplerden biri de, öncekilere olan muazzam saygý ve sevgileridir. Sahâbe/Tâbiîn/Tebe-i Tâbiîn denilen ilk üç nesil, Ýslâm târihi içerisinde altýn sayfalara geçmiþ ve Nebî Lisâný’yla açýkça tebcil edilmiþlerdir.


Çocuklar izledikleri çizgi filmlerden çabuk etkilenir. Örümcek Adam da bunlardan biridir. Peki Örümcek Adam çocuklarda nasýl bir etki yapar, zararý var mýdýr? Bu sorularýn cevaplarý bu dosyanýn içinde Yasemin Yalçýn Aktosun Fotoðraflar: Ýsa Þimþek

Örümcek Adam olmak istiyorum!


Örümcek adam olmak istiyorum!

K

im bu Örümcek Adam? Çocuklarý büyülen bu senaryoyu kýsaca hatýrlayalým isterseniz. Peter bir lise öðrencisi. Bir gün okul gezisinde Peter ve arkadaþlarýna gösterilen genetik olarak deðiþtirilmiþ örümceklerden bir tanesi Peter'i ýsýrýr. Bu ýsýrma Peter'in DNA'sýna etki eder ve kýsa zamanda Peter olaðanüstü yetenekler kazanmaya baþlar. Bir örümceðin kuvvetinin ve esnekliðinin yaný sýra ESP (örümcek hisleri) yeteneðini de elde etmiþtir. Ve bu günden sonra bu yeteneðini kullanmaya baþlar. Film özetle bu þekilde kurgulanmýþ.

Örümcek Adam deyince akýllarýna ne geliyor? biliyor. Çok güçlü.

- Ýpler nerede? - Parmaklarýndan çýkýyor.

S (yaþ 6): Çok deðiþik giyiniyor.

S (Yaþ 6): Spider Man onun adý.

Her istediðini yapabilir.

Hem çok iyi hem de güçlü. Keþke babamýn da aðlarý olsaydý.

Ý (yaþ 5): Benim de Örümcek Adam gibi elbisem var. Aðlarým da var; ama ben atmýyorum. N (yaþ 4): - Onu çok seviyorum. Elinden ipler uzanýyor. O da bu iplerle duvarlara týrmanýyor.

B (yaþ 5): - Hiç seyretmedim; ama seviyorum. - Peki nereden tanýyorsun? - Arkadaþým tanýþtýrdý. Örümcek Adam çantasý var arkadaþýmýn. A (yaþ 6): En çok aðlarýný seviyorum. Babamla Örümcek Adamcýlýk oynuyoruz, annemi kurtarýyoruz.

FOTOÐRAF: REUTERS

Ö (yaþ 6): Aðlarý var. Ýnsanlarý tuta-


DOSYA

FOTOÐRAF: AP

Nereden kaynaklanýyor bu sevgi? Güç cazibeyi arttýrýyor Bazý çocuklarda ve özellikle erkek çocuklarda güç öðesinin baskýn olduðu görülür. Kahramanýn güçlü oluþu ve amacýna daima kolaylýkla ulaþabilmesi kahramanýn cazibesini artýrmaktadýr. Çocuk bu filmle güç ihtiyacýný bir nevi özdeþim kurarak ve hayalen yaþayarak tatmin etmektedir. Ayrýca film de güç somut bir cisme baðlanmýþ (aðlara). Yani gizli fark edilmeyen bir güç deðil, sebebi anlaþýlabilinen bir güç. Bu sebeple çocuðun kahramana ve dolayýsýyla yaþananlara olan inancý artmaktadýr.

Çocuk bu filmde kendini kahramana yakýn hissediyor Çocuklarýn izledikleri çizgi filmlerin veya filmlerin bir çoðunda güçlü olan varlýklarýn insan olmadýklarý farklý yaratýklar olduklarý görülür. Bu çocuðun kahramanla yoðun olarak özdeþleþmesini engeller. Ancak Örümcek Adam ve benzeri filmler olayý yaþayan, güçlü olan ve diðer insanlardan farklý olan aslýnda sýradan bir insanda. Örümcek adam filmindeki Peter de bir öðrenciyken baþýndan geçen bir olay neticesinde olaðanüstü yeteneklere sahip oluyor. Bu durum da çocukta "neden olmasýn, ben de belki böyle olabilirim" düþüncesini oluþturuyor. Bu durum çocuðun film kahramaný ile özdeþim kurmasýna neden oluyor. Bu anlamda olay deðerlendirildiðinde Pokemon, Beyblade tarzý çizgi filmlerden daha sakýncalý olduðu düþünülebilir.

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ

ailem 20


Örümcek adam olmak istiyorum!

Aðlar, duvara týrmanma vs.. normalde yaþanmayan durumlar… Bütün bunlar çocuðun ekrana kilitlenmesine neden oluyor. Çünkü çocuklar bu þekilde hem eðleniyorlar, hem de daha önce güncel yaþamda karþýlaþmadýklarý durumlar olduðu için neden -sonuç iliþkisini kuramýyorlar. Ve hep yaþanan olaylarýn devamýný ya da sonunu merak ettiklerinden merakla seyrediyorlar.

þýlar. Ancak babayla görüþemeyen ve yetersiz diyaloglarý olan çocuklar güç arayýþýna girerler. Kimi zaman Örümcek Adam ve benzeri kahramanlar çocuðun bu ihtiyacýný doldurur. Ve bir süre sonra çocuk ebeveyni yerine bu kahramanlarý modellediðinden onlar gibi olmaya çalýþýr. Tabii babasýyla diyaloglarý kuvvetli olan ancak Örümcek Adam’ý seven çocuklar da olabilir. Ancak sevmek ayrý, modelleyip onun gibi olmak ayrýdýr. Önemli olan çocuðun film ile gerçek yaþamý ayýrt edebilmesidir.

Aile içi kopukluk

Kullanýlan öðeler

Özellikle baba ile diyalog azlýðý veya baba ile yaþanan diyalog problemleri. Evet çocuk Örümcek Adam ve benzeri bir kahramaný model almýþsa bunun temelinde babasýný tam bir model olarak görmeyiþi yatýyordur. Baba evin güç imgesidir. Çocuk güce dayanma arzusunu babasýyla kar-

Örümcek Adam’ýn kostümü (þekil ve renk olarak), kullanýlan müzik gibi birtakým faktörler de filmin cazibesini artýrýr ve bilinçaltýna iþlenmesini de kolaylaþtýrýr. Bunun dýþýnda film için yapýlan reklamlar arkadaþ ortamlarýnda filmin içeriðinin konu olmasý, çocuklarýn filme yönelmelerindeki bir diðer etkendir.

Olaðanüstü yetenekler ve sýra dýþý olaylar

Çocuklarýn yaramazlýklarýndan býkan anne-babalar çoðunlukla çocuklarý eðlendiren televizyon ve bilgisayar karþýsýnda durmalarýndan memnun oluyor. Halbuki bilgisayar oyunlarý ve çizgi filmler çocuk için her zaman faydalý olmayabiliyor. ailem 21

10 NÝSAN 2005 CUMARTESÝ


DOSYA

Sakýncalarý var mýdýr? Örümcek Adam filminin kontrolsüz seyredilmesi durumunda farklý yaþ gruplarýnda farklý negatif etkiler oluþturabildiðini görürüz. Hangi yaþ önemlerinde ne gibi sakýncalarý vardýr.

Bu yaþlarda çocuðun soyutu algýlayabilmesi, gerçek ile gerçek dýþý hadiseleri birbirinden ayýrt edebilmesi, objektif bir biçimde nedensonuç iliþkisi kurarak yorumlar yapabilmesi beklenmez. Bu zaviyeden deðerlendirildiðinde, çocuðun filmin kurgusunu tam olarak algýlayamadýðýný ve hatalý bir deðerlendirme ile bilinçaltýna iþleme tehdidi ile baþ baþa olduðunu söyleyebiliriz. Çocuk seyrettiklerinin bütünüyle sadece bir filmden ibaret olduðunu anlayamaz ve seyrettiði gibi olma arzusu taþýmaya baþlar. Yani kendini filmin karamanýnýn yerine koyarak davranmaya baþlar ki zaten geçtiðimiz yýllarda bir çocuðun kendini Pokemon zannedip, balkondan aþaðýya atlamasý bunun en tipik örneklerindendir. Ayrýca bu yapýnýn kahramanýnýn Pokemon gibi hayali bir varlýk olmadýðýný hatta normal bir insan olduðunu; ancak birtakým kabiliyetlerinin var olduðunu düþünecek olursak, çocuðu modelleme ihtimalinin arttýðýný düþünebiliriz. Kýsaca diyebiliriz ki kurgu bu yaþ döneminde çocuðun zihinsel kapasitelerini zorlamaktadýr. Bütün bunlardan dolayý erken yaþta çocuðun hayal dünyasý kesinlikle gerçekleþmeyecek birtakým hayallerle zedelenir ve ileriki yýllarda hayal dünyasýnýn etkin kullanýmý azalýr. Bunun dýþýnda çocuklarýn kahramaný çok fazla benimsemeleri durumunda babalarýný bu þekilde görmek isteyebildikleri veya babalarýnýn Örümcek Adam kadar güçlü olmadýðýný gördüklerinde, baba yerine Peter ile özdeþim yaþamak istedikleri görülmüþtür.

ÝLLÜSTRASYON: ORHAN NALIN

2-7 yaþ


7-12 yaþ Bu yaþ grubu seyrettiklerinin gerçek olmadýðýný bilir. Ancak bu, kahramana duyulan hayranlýða etki etmez. Çocukta her ne kadar (seyrettiklerinin gerçek olmadýðýný bilse de) Örümcek Adam olma isteði oluþur. Karþýlaþtýðý sorunlar karþýsýnda bu yetilere sahip olamadýðý için çözüm üretmek istemez, kendisini bu anlamda yetersiz hisseder. Yani bu tarz film veya çizgi filmleri fazla seyreden çocuklarýn sorunlara çözüm üretme becerilerinin zayýfladýðýný ve kendilerini yetersiz gördüklerinde özgüvenlerinin negatif etkilendiði görülür.


DOSYA

Bu sevgi ve ilgi engellenmeli mi? Engellenmemeli, ancak dengelenmeli. Çünkü bütünüyle engelleme gayreti içinde bulunma, çocuðun ilgisini görmezden gelme anlamýna gelir, bu da çocukta anlaþýlmadýðý hissi uyandýrabilir. Çocuklar için anlaþýlýyor olmak, ilgilerine ve zevklerine saygý duyulmasý çocuk için önemlidir ve kiþiliklerine olumlu olarak yansýr. Bu-

Uçmak, istediðini kolayca elde etmek, eþyalarý yerini deðiþtirmek çocuklar için ilgi çekicidir. bu nedenle çizgi filmlerin konularýnýn çoðunu hayal ürünü þeyler oluþturur.

nun dýþýnda mesela çok istediði halde çocuðun seyretmesini yasaklamak, çocuktaki meraký kamçýlamaktadýr. Bu sebeplerle çocuðun seyretmemesini saðlamak ya da seyretse bile hislerinden ötürü çocuðu kýnamak çocuða daha fazla zarar verir. Peki öyleyse ne yapmalý?


Örümcek adam olmak istiyorum!

Alýnmasý gereken tedbirler nelerdir? bul eder. Bu da seyrettiklerini modelleme ihtimalini önler. Çocuðun ilgisini ya da hislerini anlamak, akabinde kendi düþüncelerimizi onunla paylaþmak gerekir. Þöyle ki; örneðin “Örümcek Adam’ý çok seviyorsun ve seyretmeyi çok fazla istiyorsun galiba” tarzý bir cümle ile konuþmaya baþlanabilir.

Çocuða anlaþýlma duygusu kazandýrýldýktan sonra seyrettiklerini nasýl algýladýðý öðrenilmelidir. Çocuða bu tarz çizgi filmlerin sadece eðlenmek amaçlý seyredilebileceði ve içeriðinin tamamen hayal ürünü olduðu söylenmeli ve çocuðun bu konudaki tüm sorularý yaþý ve algýlama kapasitesi göz önüne alýnarak cevaplanmalýdýr. Çocuktaki özdeþim arzusunu artýrma ihtimali olduðundan tercihan Örümcek Adam resimlerinin bulunduðu malzemeler, kostümler vs… alýnmamalýdýr. Ancak çocukta çok þiddetli bir arzu görülüyorsa bu arzu bütünüyle görmezden gelinmemeli, çok sýnýrlý olmak þartýyla minik malzemeler alýnmalý. Sonrasýnda da bu malzemelerin alýnmasýnýn bireyi Örümcek Adam gibi yapmayacaðý, malzeme üzerindeki resimlerin sadece bir süs ol-

duðu hatýrlatýlmalýdýr. En önemli noktalardan biri de çocuða ve özellikle güç öðesi baskýn çocuða insan olmanýn güzelliði, bize verilen organlar ve yeterliliklerle birçok iþi baþarabildiðimiz bu anlamda hayvanlardan daha üstün olabildiðimizi, örümcekteki güce bizim ihtiyacýmýzýn olmadýðý bir sohbet ortamýnda aktarýlmalýdýr. Bu þekilde çocuða kendisinde bulunan organ ve yetilerden memnun olmasý saðlanmalýdýr. Bunun dýþýnda çocuðu baþarýlý kýlan faktörler ön plana çýkartýlmalý ve "insanlarýn olaðanüstü güçleri olmasa da kendilerinin baþarýlý olabildikleri ve diðer insanlarla bu özellikleri ile ayrýldýklarý" hissettirilmelidir.

FOTOÐRAF: REUTERS

Engellenmemeli; ancak dengelenmeli. Yani çocuðun bu tarz filmi tek baþýna seyretmemesi gerekir. Ebeveyn çocuðuyla birlikte bu filmi izlemeli, akabinde olaylar, kiþiler ve durumlarla ilgili olarak çocuðuyla konuþmalý. Baba çocuðuyla diyaloglarýný artýrmalý. Ne kadar çok paylaþým yaþanabilinirse, çocuk o denli babayý model ka-

Çocuklarýn bu tür filmler seyretmesine katý bir þekilde yasak koymayýn. Sadece seyredilen þeyleri dengelemeye çalýþýn.

ailem 25

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ


ÝLMÝHAL

Sütkardeþimin kardeþiyle

evlenebilir miyim? Ben bebekken annem arkadaþýnýn bebeðini emzirmiþ. Sütkardeþim ve onun kardeþleriyle ayný mahallede büyüdük. Þimdi sütkardeþimin aðabeyi benimle evlenme talebinde bulunuyor. Dinimizde sütkardeþlerinin evlenemeyeceðini biliyoruz; ama süt kardeþin aðabeyi ile evlenilebilir mi, bilmiyoruz, bizi aydýnlatýr mýsýnýz?

Ýslâm dini belirli akrabalar ile evlenilmesini yasaklamýþtýr. (Nisâ 4/22, 23) Ýslâm hukukunda, kendileriyle evlenilmesi yasaklanan kadýnlara “muharremât” denir. Devamlý ve geçici olarak ikiye ayrýlan evlenme engellerinden biri süt hýsýmlýðýdýr. Süt hýsýmlýðý devamlýlýk arz eder; fakat miras hakký doðurmaz. Bu hýsýmlýk, çocukla öz annesi dýþýnda kendisine süt veren kadýn ve onun belirli derecedeki yakýnlarý arasýnda meydana gelen hýsýmlýktýr. Hukukçularýn çoðunluðuna göre; çocuðun “ilk iki yaþ içerisinde” emdiði süt az olsun çok olsun süt hýsýmlýðýnýn meydana gelebilmesi için yeterlidir. Þâfiî mezhebi, süt hýsýmlýðýnýn zuhur edebilmesi için “ilk iki yaþ içinde” “beþ fâsýlalý ve doyurucu olmasý”nýn þart olduðunu söyler. Ýlk iki yaþ içinde olmayan süt emiþler müctehidlerin çoðunluðuna göre bir hýsýmlýk ve evlenme yasaðý doðurmaz. Miras hakký doðurmayan; fakat ebedî evlenme engeli taþýyan süt hýsýmlarý þunlardýr:

1- Sütanne-baba, sütnine-dede.

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ

ailem 26

2- Süt çocuklar ve torunlar. 3- Sütkardeþler ve onlarýn çocuklarý. 4- Sütnine ve dedenin sadece çocuklarý, bunlar süthalalar ve sütteyzelerdir. 5- Eþin sütanne ve ninesi. 6- Eþin önceki evliliðinin sütten olan kýz çocuklarý ve kýz torunlarý. 7- Sütbaba ve dedenin sütanne ve sütnine dýþýndaki eþleri. 8- Süt çocuklar ve torunlarýn eþleri. Bunlardan anlaþýldýðý gibi süt hýsýmlýðý, süt emen çocuðun kendisi ile sütannesi ve onun belirli akrabalarý arasýnda meydana gelmektedir. Baþka bir deyiþle süt emen çocuðun süt emmeyen kardeþleri süt hýsýmlýðý dýþýndadýr. Durum böyleyken süt emen çocuðun sütkardeþi ile süt emmeyen çocuðun (süt emen çocuðun kardeþi) evlenmesinin bir sakýncasý yoktur. Süt hýsýmlýðýnýn dýþýnda devamlýlýk arz eden, yani taraflarýn birbiriyle evlenmesine ebedî olarak engel olan diðer sebepler ise “kan hýsýmlýðý” ve “sýhrî hýsýmlýktýr”.


Dr. Jale Þimþek

Kan hýsýmlýðý, kan baðýyla meydana gelir. Bu hýsýmlýða göre, erkek kiþinin kendi annesi, ninesi, kýzý, kýz torunlarý, kýz yeðenleri veya onlarýn kýzlarý, teyze ve halasýyla evlenmesi ebedîyen yasaktýr. Buna kýyasla kadýn kiþinin de kendi babasý, dedesi, oðlu, oðlan torunlarý, oðlan yeðenleri veya onlarýn oðullarý, dayý ve amcasýyla evlenmesi ebedîyen yasaktýr. Sýhrî hýsýmlýk, evlenmekten doðan hýsýmlýktýr. Buna göre, erkek kiþinin üvey annesi, üvey ninesi (anne, baba tarafý fark etmez), gelinleri, kayýnvâlide ve eþin her iki taraftan nineleri, üvey kýzlarý ve üvey torunlarýyla evlenmesi ebedîyen yasaktýr. Üvey kýz ve torunlarla evlenme yasaðýnýn baþlamasý için evliliðin fiilen (zifafla) baþlamasý gerekmektedir. Yani evlilik fiilen baþlamadan bitecek olsa, bu durumda erkek ayrýldýðý kadýnýn üvey kýzýný kendisine nikâhlamasýnda bir sakýnca yoktur. Kadýn kiþinin de üvey babasý, üvey dedesi (anne, baba tarafý fark etmez), damatlarý, kayýnpederi ve eþin her iki taraftan dedeleri, üvey oðullarý ve üvey torunlarýyla evlenmesi (evlilik fiilen baþladýktan sonra) ebedîyen yasaktýr. Bu bilgilerden anlaþýldýðý gibi Müslüman kiþinin yanlýþ bir evlilik yapmamasý için akraba ve yakýnlarýný iyi tanýyýp “kim kimin nesi” olduðunu iyi bilmesi gerekmektedir. Bu durumda yapýlacak iþ; büyüklerin çocuklarýna daha küçüklüklerinden itibaren akrabalarýný tanýtýp onlarla sevgi ve saygýya dayalý sürekli iliþkiler kurarak çocuklarýnýn akrabalýk baðýný kavramalarýný saðlamalarýdýr. Unutulmamalýdýr, Ýslâm dini akrabalýk iliþkilerine çok önem vermektedir. Allah’ýn rýzasýný kazanmayý ümit ederek, sevgi ve saygý üzerine kurduðumuz yuvalarýmýzýn hayýrlý ve uðurlu olmasý temennisiyle.

Ne yapacaðým þimdi?

Süt hýsýmlýðý yýllar sonra sorun olacaðýndan ailelerin çok dikkatli olmasý gerekir. Süt emen bebekler yarýn birbirine eþ olmamalý... ailem 27

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ


ailem YÂSÎN

Seçkin bey, 2004 Nisanýnda her gece uygulayacaðý 20-25 dakikalýk bir program yapar. Aradan iki ay geçer ve haziran ayýnda Yasin’i ezbere okuduðunu farkeder. MUSTAFA ERTEM

Yâsîn Sûresi’ni hangi yaþta ezberleyelim? Þ

imdi sizlere “Sizin en hayýrlýnýz Kur’an’ý öðrenen ve öðreteninizdir” ilkesini ilerlemiþ yaþýna raðmen hayata geçirmiþ bir örnek insandan söz edeceðim. Kendisi riya endiþesiyle bahsetme niyetinde deðilse de, bendeniz, derginiz vasýtasýyla Müslüman kardeþlerimize örnek olur düþüncesiyle sizlerle paylaþmak istedim. Evet, bahsetmek istediðim konu, yakinen tanýdýðým 38 yaþýndaki Seçkin kardeþimizin azmi ve gayretiyle, birçok insanýn belki de þeytanýn hilelerine maðlup olarak isteyip de gerçekleþtiremediði bir niyeti hayata geçirmesini ele alýyor. Seçkin Bey, evine bilgisayar aldýðý 1997 yýlýnda (o zamanlar tabii 31 yaþýnda) içinde Kur’an-ý Kerim hatmi ile hadis-i þerif ansiklopedisi de bulunan bir CD alýr. Bu CD’den çoðu zaman Yasin Sûresi’ni açarak dinlemeyi adet edinmiþ ve tâ o zamandan kafasýna koymuþtur, bu sûreyi ezberlemeyi. Hatta ilk günden üçüncü ayete kadar da ezberlemiþtir bile. Öyle ki, mealini Arapçasýndan daha iyi bilmektedir. 15 OCAK 2005 CUMARTESÝ

ailem 28

Ama nedense, iþ-güç vs. bahanelerle, ezberi üçüncü ayetten ileriye gitmez. Böylece aylar, hatta yýllar geçer. Takvimler 2004 Nisaný’ný gösterdiðinde, Seçkin Bey 38’ine gelmiþ, ancak hâlâ Yasin’i ezberlemeyi bir türlü becerememiþti. Ta ki, bir kitapta, amellerin sevabý ve bazý sûrelerin faziletleriyle ilgili olarak, normal” “Sure-i Yâsin’in on defa Kur’an kadar” olduðunu ve “her bir harfinin takriben beþ yüze yakýn sevabý bulunduðunu” okuyunca; daha önceden de bildiði Hz. Peygamberin (sas) bu sûreyle ilgili olarak buyurduðu “Her þeyin bir kalbi vardýr. Kur’ân’ýn kalbi de Yâ-Sîn’dir. Kim bu sureyi okursa, Cenab-ý Hakk, bu okumasý sebebiyle kendisine, Kur’ân-ý Kerim’i -Yâ-Sîn hariç- on kere okumuþ sevabýný verir.” hadisi kendisini kamçýlayana kadar. Yasîn Sûresi’yle birlikte Vâkýa ve Mülk sûreleri hakkýndaki faziletleri de öðrenen Seçkin Bey, nisan ayýnda kendine bir program yapar.


ailem YÂSÎN

“Her þeyin bir kalbi vardýr. Kur’ân’ýn kalbi de Yâ-Sîn’dir. Kim bu sureyi okursa, Cenab-ý Hakk, bu okumasý sebebiyle kendisine, Kur’ân-ý Kerim’i -Yâ-Sîn hariç- on kere okumuþ sevabýný verir.” Hz. Muhammed (sas)

Her gece önceleri yarým saatini, daha sonralarý ise 20 dakikasýný ayýrarak Kur’an-ý Kerim’den bu üç sûreyi okuyacaktýr. Kastý bu sureleri ezberlemek olmamakla birlikte, kendine ciddi bir vazife olarak benimsediði okuma programýnýn aksamasýna izin vermez. Gece okuyamasa bile, ertesi sabah ya da öðleye kadar bulduðu, daha doðrusu ayýrdýðý bir vakitte uygular programýný. Haziran ayýna geldiðinde ilginç bir durumu fark eder. Seçkin Bey, 83 ayet uzunluðundaki Yâsîn Sûresi’nin takýldýðý bir-iki yer dýþýnda tamamýný, 96 ayeti bulunan Vâkýa Sûresi’nin de büyük bir kýsmýný ezbere okuyabilmektedir. Bunun üzerine programýný her gün aksatmadan sürdüren ve ezberleme üzerinde de yoðunlaþan Seçkin Bey, birçok insanýn, “Yaþým geçti, artýk bu iþleri beceremem” dediði bu konuda gençlere taþ çýkaracak hale gelir. Aylardan aðustos olur ve Seçkin Bey Kur’an-ý Kerim’den her gece Yasin, Mülk ve Vâkýa sûrelerini okumaya de-

vam eder; ama ikisini ezbere olarak. Mülk Sûresi’nin ise ezberlenmesine ramak kalmýþtýr artýk.. Haydi dostlar, iþbaþýna. Acaba bizim de her gün için uyguladýðýmýz, Kur’an-ý Kerim’den bir okuma programýmýz var mý? Yoksa, böyle bir program düzenlemeyi düþünüyor muyuz? Ya da, Yasin Suresi’ni ezberlemek içinde bir ukde olarak kalanlar ve “Artýk benden geçti, bu yaþtan sonra ezberleyemem.” diyenler, 38 yaþýndaki Seçkin Bey, herkese örnek olmalý deðil mi? Bizler de, bayramlarda veya diðer günlerde, kabirlerini ziyaret ettiðimiz geçmiþlerimize, Yasin Suresi’ni ezbere okusak fena mý olur? Evet, Mevlid Kandili’ni Yasin’i ezberlemiþ biri olarak ihyâ etmeniz için, yeteri kadar zamanýnýz var. Bizden hatýrlatmasý.

ailem 29

15 OCAK 2005 CUMARTESÝ


Çobançeþme Mh. Kalender Sk. No: 21 Y.Bosna/Ýstanbul

ailem

dr.can@zaman.com.tr

DR. CAN

Bir ezan da benim için dinle Tülay Bolat-Sidney 9 yýldýr evliyim. 3 çocuk annesiyim. 4,5 yýldýr Avustralya’dayýz, ondan önce Kazakistan’daydýk. Mükemmel bir eþim var. Öðretmen. Gündüz okulda, geceleri görüþmeleri oluyor. Onunla gurur duyuyorum. Buranýn hali ise belli. Çocuklarýmýn eðitimi ve ahlaký ile ilgili ciddi endiþeler içindeyim. Eþim “Türkiye’ye göndereyim, orada okutalým” diyor ama ben ve çocuklar ondan ayrýlmak istemiyoruz. Gurbetlik zor. Yalnýzlýðý içimizde hissediyoruz. En önemlisi de manevi olarak açýz. Arasýra anamýzý, sevgilimizi özlercesine Türkiye’mizi özlediðimizde gelip gitmek istiyoruz; ama yol çok pahalý. Ancak 4 yýlda bir gelip gidebiliyoruz. Lütfen benim için bir ezan sesi dinlersen minnettar olucam Can abi.

Dr. Can Bitirdin beni güzel kýzým, felç ettin beni... Mektubunu bitirdikten sonra ben de bittim ve sanki Ýnönü Stadý’nda maç izlemiþ gibi oldum... Belki de ilk kez, mektup okuduðum zamanki hislerimi gizleyememiþim eþimden ki, sabaha yakýn bir zamanda uyurken çalýþma odama gelip “Ne oldu, seni aðlatan nedir?” diye sordu. Sonra da e-mailin devamýný okuyup benden izin alarak sana birkaç satýr yazmak istediðini söyledi.. Yine bir “ilk”tir ki bir okuyucum “Lütfen dergide yayýnlanmasýn” dediði halde dayanamadým yazýyorum... Güzel kýzým. Seni hiç görmedim ve tanýmam yaþýn da “kýzým”dan küçük; ama sana “caným annem” diye hitap etmek istiyorum. Ahir ömrümde dinlediðim her ezaný bir de senin için ve senin gibi gurbette, hicrette olup ezaný özleyenler için dinleyeceðim. Utanmasam sabah namazýna 1,5-2 saat kala evimin terasýna çýkýp, Sidney’de maðrip vaktidir deyip ezan okuyacaktým ve senin duyacaðýndan da emindim. Aslýnda Türkiye’de yaþayýp Sidney’e gitmek ve orada yaþamak isteyen milyonlarý düþündüðümde, sizin bu imkanlara raðmen ezaný, vatan topraðýnýn kokusunu ve dostlarýmýzýn gülen gözlerini özlemeniz iþin ayrý bir rengi ve tadý olsa gerek Bilal-i Habeþi’nin Medine’yi, Medinelile-

rin de onun ezanýný özlemesini hatýrlattý bana... Ve yurtdýþýndayken Türkiye’yi telefonla aradýðýmda ezan sesine rast gelirsem nasýl hipnotize edilmiþ gibi kalakaldýðýmý, lâl kesildiðimi hatýrlattý... “Din bir telkindir” diyen Nebiler Sultaný’nýn kutlu hadisini hatýrlattý.. 24 saatlik bir bebek ezandan, Kur’an’dan, kametten ne anlar diyenleri hatýrlattý. Çocuklarýmýza hatta daha anne karnýndayken verilebilecek telkinleri hatýrlattý. Er Risale filmindeki (Çaðrý) okunan ilk ezan sahnesini ve sonundaki dünyanýn her yerindeki çaðrýlarý hatýrlattý. Hatta manevi kulaðýma üflenen “Elestü” bestesini duyar gibi oldum... Komadayken “Ya ensar” nidasýyla adeta dirilen sahabi gibi, mahþerde en sýkýntýlý anda bile bir ezan sesiyle gönlü inþirah bulacak milyonlarýn varlýðýný hissettirdi bana. “Bu ezanlar ki yurdum onunla inlemeli, Hüþyar kalpler onu Sidney’den dinlemeli” Cevabýma Ýnönü Stadý’ndan baþlamýþtým yine bir tribün sloganýyla bitireyim: Avrupa Avrupa duy sesimizi, bu yükselen “Tülay”larýn ezan sesleri! Her ezanda dualaþalým Sidney...


ailem test hangisi doðru? 1. Örümcek adam çizgi film ve oyunlarýna ilgi duyan çocuklara aþaðýdakilerden hangi yaklaþým tarzý sergilenmemelidir? a) Çocuða bu tarz çizgi filmlerin sadece eðlenmek amaçlý seyredilebileceði ve içeriðinin tamamen hayal ürünü olduðu söylenmeli. b) Engellenmemeli ancak dengelenmeli. c) Örümcek adamý seyretmesi kesinlikle yasaklanmalý ve seyredildiði takdirde ceza verilmeli. d) Örümcek adam resimlerinin bulunduðu malzemeler, kostümler vs… alýnmamalýdýr.

boþluklarý doldur

1. Bebekler .................... anne-babanýn ruh halini hisseder. 2. Kim ........... .......... kasden terkederse ameli bâtýl olur.” (Buhari, Mevakitü’s-salat, 553) 3. .............., evlenmekten doðan hýsýmlýktýr. 4. Kur’an’ýn kalbi ................ ,dir.

doðru yanlýþ

2. Çocuklarý örümcek adamý seyretmeye sevkeden sebepler arasýnda aþaðýdakilerden hangisi bir gerekçe olamaz?

3. Bebeklerin aðlamalarýna aþaðýdakilerden hangisi sebeb olur? a) Yetersiz ilgi, can sýkýntýsý b) Aþýrý yorgunluk c) Fazla yabancý yüz görmek d) Hepsi

1. Kan hýsýmlýðý evlenmeden doðan hýsýmlýktýr.

D

Y

2. Ýslam hukukunda, kendileriyle evlenilmesi yasaklanan kadýnlara “muharremat” denir.

D

C E V A P L A R

a) Çocuk bu filmle güç ihtiyacýný bir nevi özdeþim kurarak ve hayalen yaþayarak tatmin etmektedir. b) Çocuk film kahramaný Peter gibi olabileceðini düþünür. c) Olaðanüstü þeyler çocuklara eðlenceli geliyor. d) Filmde çocuklara çeþitli hediyeler vaad edilmektedir.

Y

HANGÝSÝ DOÐRU 1. c , 2. d, 3. d BOÞLUKLARI DOLDUR 1. Aþýrý sinirli 2. Ýkindi namazýný 3. Sýhri hýsýmlýk 4. Yâsin Sûresi DOÐRU–YANLIÞ 1. Yanlýþ, doðrusu “Sýhri hýsýmlýk evlenmeden doðan hýsýmlýktýr” olacaktýr , 2. Doðru

110  

olmak ister? 15 OCAK 2005 CUMARTES SAYI: 110 ZAMAN LA B RL KTE S ATILIR w w w . z a m a n . c o m . t r / a il e m Yâsîn Sûresi’ni hangi yaþ...