__MAIN_TEXT__
feature-image

Page 1

ENDÜSTRi 4.0 Üretim Teknolojileri - Robotik - Endüstri 4.0 Dergisi 2017 Yıl : 1 Sayı : 2 Fiyat : 20 TL

* SIEMENS

2. WORLD

* VERTIV

MEDIA ENDÜSTRi

*GEDIK *INFOMA *OMRON * ROCKWELL *MITSUBISHI *STAUBLI

4.0 ZiRVESi 2 ARALIK 2017’DE HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR...

2. World Media Endüstri 4.0 Zirvesi katılımı için temas kurabilirsiniz. www.worldmediagroupe.com www.endustri40dergisi.com


lama

EDİTÖR ilker kaplan

WORLD MEDIA YENİLEKLER

Yayın Türü Yaygın Süreli

Editör - Künye

Yayıncı Dünya Medya Basın Yayın Reklam Tanıtım Hizmetleri İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İlker Kaplan 0 505 400 94 34 İdari İşler Müdürü Hatice Karabay 0 505 400 94 33 Reklam Müdürü Ziya Alkan 0 546 675 59 49 Muhasebe Müdürleri Sevda Öncü Düzgün Turgut 0 542 292 83 85

World Media olarak; Türkiye'de sektörel yayıncılığa

çağdaş bilimsel bir soluk getirdiğimizi söylemeliyim. Türkiye'nin gelişimi ve değişimi için World Media olarak; sektörlere ışık tutan yedi adet spesifik yayınımızın gelişimini sürdürüyoruz. Makine&Otomasyon, Endüstri 4.0, Kesici Takım, Rulman&Lineer, Cad/Cam/Cae/Plm, Endüstriyel Borulama gibi periyodik spesifik yayınlarımıza ek olarak, dönemsel yayınlar yapmaya başlıyoruz. İngilizce Yayınımız büyük ilgi gördü Nisan 2017'de baskıya giren ve Hannover Messe - Almanya 2017 Fuarı'nda geniş şekilde dağıttığımız, Machine & Automation Dergimiz Tamamı ingilizce yayınlanan ve yurtdışı fuarlarda dağıttığımız bir yayın özelliğinde. Bu yayınımız tamamen İngilizce olarak yayınlanıyor. Hindistan İMTOS ve yine Almanya EMO'da da ayrı ayrı iki adet ingilizce yayın yapacağız. Bu yayınlarımızda da şimdiden yerinizi ayırtabiliirsiniz. İçeriğimizdeki gelişim sürüyor sürecek Makine & Otomasyon Dergimizin içeriğindeki değişim ve gelişim sürüyor. Sektörün lokomotif firmaları içerik olarak dergilerimizde yer alıyor. Spesifik sektörel yayıncılıkta öncü yayınlarıyla World Media Dergileri; Sizi hedef kitlenize ulaştırmanın yanında, bilimsel - teknik yazıları ve haberleriyle, sektörel bilgi aktarımında da önemi bir işlevi yerine getiriyor. Dergilerimize abonelik işlemlerinizi yaptırırabilirsiniz. Bizi izlemeye ve okumaya devam edin.

Halkla İlişkiler Müdürü Ayşe Savranoğlu Yazı İşleri Simgenur Savranoğlu Gamze Onat Grafik Tasarım Ezgi Kamburoğlu Abone Sorumlusu Defne Deniz Kaplan Beste Kamburoğlu Fotoğraf Editörleri Murat Çapkın Sinan Temur İnsan Kaynakları Müdürü Sibel Şanlı İletişim Danışmanı Alper Tuna Bilişim Sorumlusu Kerem Mercan Bölge Temsilcileri Çetin Sülün (Ankara) Mesut Karabay (İzmir) Umut Yıldız (Bursa) Avrupa -Almanya - Temsilcisi Pınar Açıkgöz Sosyal Medya Fatma Kurşun Dağıtım Ali Savranoğlu Zafer Kamburoğlu Genel Koordinatör Süleyman Kaplan Hüsniye Kaplan Katkıda Bulunanlar Meryem Savranoğlu Fatma Kaplan Selda Kamburoğlu Dağıtımcı Aras Kurye - PTT - Yurtiçi Kargo Yönetim Yeri Akşemsettin Mah. Güneş Sokak No: 48 D :10 Eyüp / İstanbul Tel:0 850 532 94 68 Fax : 0 212 427 00 15 www.endustri40dergisi.com www.kesicitakimlardergisi.com www.worldmedyatv.com www.makineotomasyondergisi.com makineotomasyondergisi@gmail.com worldmediareklam@gmail.com Endüstri 4.0 Dergisi Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir. İçeriğindeki yazınsal ve görsel malzemeler, izin alınmaksızın; yazılı,görsel, işitsel ve elektronik medyada kullanılamaz. Reklamların hukuki sorumluluğu reklamveren firmaya aittir. Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

3


İçindekiler

3

İÇİNDE

İÇİNDEKİLER WORLD MEDIA YENİLEKLER

6 SIEMENS GENEL MÜDÜRÜ ALİ RIZA ERSOY: “ENDÜSTRİ 4.0’I SORGULAMAK YERİNE UYGULAMAYA GEÇMEMİZ LAZIM”

10 ROCKWELL TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ M. CENK CEYLAN : “SEKTÖR SEKTÖR ENDÜSTRİ 4.0’I ANLATIYORUZ”

16

4 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

İNFOMA GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA CERAN: “ÜRETİMDEN YÖNETİME DÜNYAYA YENİ BİR SİSTEM GELDİ”


EKİLER 18

İçindekiler

İNDEX

VERTİV 2017 İÇİN VERİ MERKEZİ ALTYAPISI TRENDLERİNİ BELİRLEDİ

Siemens - Arka Kapak

ETG Robotic - Ön Kapak İçi

Makine TV - Arka Kapak İçi

Siemens - 7 . Sayfa

STÄUBLI ENDÜSTRİYEL KOLABORATİF ROBOTLARI İLE İNSAN - MAKİNA DÜETİ

38

ETG -15 . Sayfa

Maktek İzmir - 21. Sayfa

Robotec - 23 . Sayfa

İmtos - 31. Sayfa

32

OMRON’UN ÜRETİME İNOVASYON GETİREN OTOMASYON ÇÖZÜMLERİ

Schneider -37 . Sayfa

General Electik - 43 . Sayfa

Eaton - 47 . Sayfa

Makine TV - 49. Sayfa

EATON MOBİL TEKNOLOJİ GÜNLERİ MEDYA BULUŞMASI YAPILDI

36

44

Engımach- 35 . Sayfa

Gühring - 51 . Sayfa

Sandvik - 59 . Sayfa

World Media- End4.0-65. Sayfa

World Media- Abone - 66 . Sayfa

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

5


Siemens

SIEMENS, WIN EURASİA AUTOMATİON 2017’NİN ‘ENDÜSTRİ 4.0 ÇÖZÜM ORTAĞI’ OLDU Türkiye’nin en önemli otomasyon fuarı WIN Eurasia Automation 2017’de çalışmalarıyla Endüstri 4.0 alanında öncü olan Siemens Türkiye fuarın ‘Endüstri 4.0 Çözüm ortağı’ oldu.

‘Y

aşam için üretim, gelecek için teknoloji’ mottosuyla 160 yıldır Türkiye’de hizmetlerine deva eden Siemens, bu yıl Endüstri 4.0 temasıyla 16-19 Mart tarihleri arasında düzenlenecek olan WIN Eurasia Automation 2017 fuarında Endüstri 4.0 tecrübelerini ve projelerini katılımcılarla buluşturacak. 2013’te ilk defa Hannover Fuarı’nda ortaya çıkan Endüstri 4.0 kavramıyla birlikte Türkiye’de de bu alanda öncü çalışmalarını sürdüren Siemens, Gebze’deki üretim tesislerindeki uygulamalarla Türk endüstrisinin Endüstri 6 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

4.0’a geçmesinde rehberlik edecek. WIN Eurasia Automation 2017’nin düzenlenen basın toplantısında konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Siemens Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ali Rıza Ersoy, ‘2015 yılından beri toplamda düzenlenen 140’tan fazla etkinlikle sanayiciler, öğrenciler ve iş dünyasından 22.000’den fazla kişiye dokunduk. Türkiye’nin ilk Endüstri4.0 platformunu kurduk. Endüstri 1.0, 2.0 ve 3.0 trenini kaçırdık ancak 4.0’da Almanya’nın sadece 4 yıl gerisindeyiz’ dedi. Siemens olarak öncü çalışmalarına da Gebze’deki tesislerinde devam ettiklerini vurgulayan Ersoy, bu tesislerde dijital dönüşümü başlattıklarını ve

iş süreçlerinin tümünde dijitalizasyona geçmeyi hedeflediklerini belirtti. Bu yılki WIN Eurasia Automation 2017’de bir yenilik olarak eklenen ‘Start-up’ panellerinde, İTÜ Arıteknokent işbirliğiyle 15’in üzerinde proje gerçekleştirilen girişimci gençlere destek verilecek. Siemens Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ali Rıza Ersoy’un da start-uplar için konuşmacı olarak yer alacağı, ‘geleceğin Endüstri 4.0’ını üretecek gençlerin iş dünyasıyla buluşturacak olan panel, WIN Eurasia Automation 2017’nin ikinci günü 17 Mart’ta düzenlenecek.


Siemens

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

7


Siemens

SIEMENS GENEL MÜDÜRÜ ALİ RIZA ERSOY: “ENDÜSTRİ 4.0’I SORGULAMAK YERİNE UYGULAMAYA GEÇMEMİZ LAZIM”

World Media olarak; Endüstri 4.0’ın yaratacağı toplumsal değişim konusunda bir sorgulama yapmanın uygun olduğunu, bunun için de en uygun ismin Siemens Genel Müdürü Ali Rıza Ersoy olduğunu düşündük. World Media yazı işlerinden Gamze Onat’ın sorduğu sorulara Ali Rıza Ersoy yanıt verdi. Ortaya son derece ufuk açıcı bir ndüstri 4.0 ile bizim için röportaj çıktı. fırsata dönüşecek, bunun için

E

devlet desteği lazım ama bu şekilde sistem etkilenmez mi ? Kapitalizm çökmez mi? Hayır çökmez. İyiye doğru etkilenecek, orada da üretim var aradaki tek fark (insan) kol gücü yerine akıllı robotları kullanmak yoksa rejimsel bir değişiklik yok. İnsan psikolojisi, şartlar çok iyiyken daha farklı bir inti-

8 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

hara doğru gidiyor yani çok gelişmiş toplumlarda intihar daha farklı oluyor ve insan psikolojisinde bu anlamda değişiklik olacak, sizce nasıl etkilenecek ? Pozitif yönde olacak çünkü bugün olduğu gibi mavi yakalı arkadaşlarımız vücutlarıyla hayatı boyunca tek işi yapmak zorunda kalmayacaklar; alacakları eğitimler sayesinde, beyaz yakaya doğru evrilecekler. Kendimize ayıracağımız zaman artacak.

Sevdiklerimize; şiire, romana, sanata, bilime, hayat boyu öğrenmeye zaman artacak. Şu anda çok yoğun çalışıyoruz. Bu durum ilerleyen dönemde, evrimsel olarak yoğunluğunu yitirecek. Kendimize daha fazla zaman ayıracağız. Ar-Ge faaliyetlerinde; ‘’Otuz beş yaş altındakileri çalıştırıyorum’’ dediniz. Bu konuda gençlere meslek liselerinde veya üniversitelerde ne gibi destekleriniz oluyor ?


Bizim, ARGE’de gençler çalışıyor. Gençler pırlanta gibi. Gidip anlatıyoruz, internet sitesini koyduk oradan gidip bakıyorlar. Altıyüzbin sayfa indirildi. Sürekli birileri araştırıyor. Oraya sürekli yeni bilgiler geliyor. Ben ve arkadaşlarım on beş üniversiteye gittik ki daha gideceğiz bunu kesmiş değiliz. Gelecekte fabrikalardaki eğitimlerimizde; endüstri 4.0 dersleri koymayı planlıyoruz. Bir şirketin yapabileceği bunlar zaten. Biz bu konunun, medyada çok sık çıkmasını sağladık. Algıyı yaratmak için, Siemens olarak üç yüzden fazla mecrada haber olarak yer aldık. Endüstri 4.0 ile birlikte yazılım korsanlığı farklı bir boyut alacak bunu önlemek için yazılımlar yeterli olacak mı? Olduğu kadar… Siztemde mutlaka bir kaçak ve hata olacaktır. ama yüzde 99’unu engelleyebiliyorsan yüzde 1’ini de umursamayacaksın. Hükümet ve devletlerin kazanılan parayı halka nasıl dağıtacağını mer-

Siemens

ak ediyorum?

dağılım nasıl yapılacak ?

Burada bir düzeltme yapalım, devletler değil şirketler kazanacak.

30 yıl var daha önümüzde ev ödevlerimiz bunlar. Şu örneği verdim size; beş-altı yıl önce Anadolu’daki meslek liselerinin müdürleri tamamı oradaydı, millet çalışıyor.

Evet şirketler kazanacak ama onlar nasıl dağıtacak ? Çalışanlarına verecek. İnsanlar bir süre çalışmayacaklar ama.

sonra

Çalışmayacak demedik hiç bir zaman daha az çalışacak. Belli alanlarda sadece çalışacaklar yani herkes bu şekilde yapamaz ki. Mecbur, insanlık geriye gidemez ki. Doğru evet ama düşünün ortaokul ya da lise mezunları çalışmak için bu kapasitede olmayacak. Kurslar düzenleriz. Bu sisemin dışında kalan, o kapasiteye sahip olamayan insanlara olan

Son olarak, Biz toplum olarak Endüstri 4.0’a adapte olabilecek miyiz? Endstri 4.0’a adapte olamazsak fabrikalarımızı ve insanlarımızı bu yönde geliştiremezsek ya da değiştiremezsek ucuz iş gücünün rekabet avantajı olmaktan çıkacağı, önümüzdeki yıllarda ürünlerimizi hiç bir yerde satamayacağız. Asıl o zaman bütün ülke batacak onun için 4.0’ dan korkmaya, çekinmeye gerek yok, sorgulamak yerine uygulamaya geçmemiz lazım. Bu coğrafyada bizden daha şanslı bir yer var mı ? Yok. Yaparsak biz yapacağız. İki bin yıl boyunca Pasifik’ten Atlantik’e göç etmiş bir kavim yok. Buna çok yaklaşan hiç bir kavim yok. Sadece biz varız.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

9


Rockwell

ROCKWELL AUTOMATİON, THE CONNECTED ENTERPRİSE İLE FARKLILIK YARATIYOR

4. Sanayi devrimine girerken, Avrupa ülkeleri farklı evrelerdeler. Roland Berger Strateji Danışmanlığı’nca hazırlanan RB Endüstri 4.0 Avrupa’nın Hazırlık Endeksi’nin bulgularına göre; Birleşik Krallık, Fransa, Danimarka, Belçika ve Hollanda yüksek potansiyel sahibi olarak görülüyor. Almanya, Avusturya, İsveç ve İrlanda ise en önde yer alıyor. 4. Sanayi devrimine girerken, Avrupa ülkeleri farklı evrelerdeler. ördüncü endüstri devriRoland Berger Strateji minin siyasi, iktisadi ve uyguDanışmanlığı’nca hazırlanan RB lamadaki sonuçları Hanley Endüstri 4.0 Otomasyon tarafından yakın Avrupa’nın zamanda İrlanda’da organize Hazırlık Endeksi’nin edilen İmalat 4.0 etkinliğinde bulgularına önde giden operasyonel ve bilgöre; Birleşik Krallık, Fransa, gi teknolojileri düşünürlerince Danimarka, tartışıldı. Belçika ve Hollanda yüksek potansiyel sahibi Başbakan Enda Kenny, sanayi olarak görülüyor. temsilcilerinden Endüstri 4.0 Almanya, Avusturya, İsveç ile ortaya çıkan fırsatlardan girişimcilerin ve İrlanda ise en İrlandalı önde yer alıyor. faydalanmasına yardımcı olabilecek devletin alabileceği “en önemli üç karar” önerisi yapmalarını istedi.

D

Akıllı imalat teknolojilerinin ve yaklaşımlarının imalatçıların Endüstri 4.0 potansiyel fırsatlarından nasıl faydalanacakları üzerine 10 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

tartışmalar dünya çapında yürütülürken, Rockwell Automation kendi devam eden yolculuğuna kayda değer bir adım daha attı. Rockwell Automation küresel imalatçıları anlıyor, çünkü bu aşamadan kendisi de geçti, ve müşterilerinin tek başına Akıllı İmalat ve Endüstri 4.0’ın prensiplerini hayata geçirme çabalarını desteklemeye devam ediyor. Rockwell Automation, Connected Enterprise’ın işletme değerini hızla arttırmak ve küresel imalat tesislerini daha iyi birbirine bağlamak için birkaç yıl önce firma çapında bir stratejiyi, onlarca yıldır süre gelen daha iyi karar almak için üretim verilerini elde etme kararlılığı dolayısıyla, uygulamaya koydu.

İmalata bu yeni yaklaşım Asya’dan Kuzey Amerika ve Avrupa’ya dokuz noktada gerçekleşen standardize, küresel bir bilgi sistemini içeriyor. Rockwell Automation, Connected Enterprise sistemini tüm kendi tesislerinde genişletecek ve 2016 itibariyle imalat tesislerinin yüzde 95’ine yaymış olacak. Bilgi Teknolojisi (IT) ile Operasyonel Teknoloji (OT) arasındaki ve firma çapında tesisin zemin katından gelen bilgiyi entegre ederek, Rockwell Automation kendi şirketini, tesisini, tedarik ağı performansını ve iş çevikliğini optimize etti. Monterrey, Meksika’daki kurulmakta olan iki tesisinin inşaası sırasında, tesis düzeyi ağı ile kurum ağı arasındaki iletişimi


Rockwell

Rockwell Automation hakkında: Rockwell Automation Şti. (NYSE: ROK) müşterilerini daha üretken ve dünyayı daha sürdürülebilir kılan dünyanın kendini endüstriyel otomasyona ve bilgiye adamış en büyük şirketidir. Merkezi Milwaukee, Wisconsin’de bulunan Rockwell Automation, yaklaşık 22,000 çalışanı ile 80’den fazla ülkedeki müşterilerine hizmet vermektedir. entegre edecek kapsamlı bir MES (Manufacturing Execution System) uygulaması tasarlanıp genişletildi. Yeni sistemi tüm belli başlı Rockwell Automation imalat tesislerinde kullanılabilen bir dizi uygulama oluşturuyor. Bir yandan etkin ve kesin bir KPI (Key Performance Indicator) ölçümü sağlarken, farklı bölge ve ürün gruplarına yayılabilecek ortak bir imalat platformu sunuyor. İlk yaygınlaştırma; Twinsburg, Ohio’daki (ABD) var olan bir tesise ilk kurulumun ardından yapıldı. Tesis geniş bir yelpazede farklı kompleks ürünler, yılda yaklaşık 2,500 farklı ürün imal ediyor ve bu yüzden çalışanların verimliliğinin

maksimize edebilmesi için daha bilgilendirilmiş şekilde karar alınmasını sağlamak amacıyla tesisin zemin katından gelen daha iyi bilgiye ihtiyacı var. Beklenen çıktıya göre performans ve ölçütlerin gerçek zamanlı gösterimi yöneticilere başarının ölçümü için daha etkin bir yol sağladı. Kalite açısından, sistem sorunları tespit ediyor ve anında geri bildirim sağlıyor ki bu da hızlı bir şekilde yöneticilerin ve çalışanların sorunlara eğilmelerine ve bir üst kademeye geri bildirim yapmalarına imkan sağlıyor. Bireyler iş birliği yapmaya devam ederek tüm departmanlardan bilginin paylaşılmasını

sağlıyorlar. İşlemler müşteriler için kalitenin daha iyi yönetilmesi amacıyla yalın üretime odaklanıyor. Bulut, mobil ve big data teknolojilerini etkin bir şeklinde kullanarak Rockwell Automation üretim stratejisini iyileştirmeye devam ediyorlar. Planın hayata geçirilmesinden beş yıl sonra, firma büyümeye devam edecek bir başarıya şahit oldu. Bu başarıya daha iyi bilgi ile mümkün hale gelmiş olan daha iyi ve hızlı karar alma sayesinde azalmış stok, zamanında teslimde yüzde 80’lerden yüzde 96’ya varan bir artış, ilerlemiş müşteri hizmeti kalitesi ve yıllık verimlilikte yüzde 4 ile 5 arasında bir artış dahildir. Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

11


Rockwell

ROCKWELL TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ M. CENK CEYLAN : “SEKTÖR SEKTÖR ENDÜSTRİ 4.0’I ANLATIYORUZ”

Rockwell Türkiye Genel Müdürü M. Cenk Ceylan ile gerçekleştirdiğimiz sohbette Rockwell’in Endüstri 4.0 uygulamaları ön plana çıktı. Ceylan; “Biz Türkiye’de sektör sektör endüstri 4.0’ı anlatmaya çalışıyoruz. Endüstri 4.0 uygulamaları da her sektörde farklı. Her müşterinin ihtiyacı farklı” dedi.

Rockwell Türkiye Genel Müdürü M. Cenk Ceylan

12 Endüstri 4.0 Dergisi - Nisan - Mayıs - Haziran 2017


Win

Otomasyon fazına uzun yıllardır katılıyorsunuz. Bu yıl katılımınızda belirlediğiniz ana tema nedir? Biz bu yıl 7. kez Win Fuarı’na katılıyoruz. Rockwell olarak hemen hemen üç senedir bizim de vurguladığımız tema; endüstri 4.0. Bizde, endüstri 4.0 olarak ifade edilen sanayinin dördüncü aşaması, Connected Enterprise diye geçiyor. Tabi ki bu sadece bizim ana temamız değil. Artık hemen hemen fuarın her yeri endüstri 4.0. Elektrik motorlarının bile endüstri 4.0 akıllı motor gibi vurguları var. Bizim standımızın bu yıl ki tüm dizaynı da değişti. Geçen yıla göre daha ağırlıklı olarak soft uygulamalarımız mevcut. Gezme şansınız olursa Rockwell’in kendi fabrikasını online olarak standımızda görebiliyorsunuz. World Media olarak geçen hafta İlaç fuarı’nda bu hafta da Win Fuarı’nda bir aradayız. Sizin ilaç fuarı’nda da bir sunumunuz oldu. İki sektörü değerlendirdiğinizde farklar World Media Genel Yayın Yönetmeni İlker Kaplan

ve benzerlikler neler? Endüstri 4.0 uygulamaları bağlamında değerlendirir misiniz? Evet geçen hafta ilaç sektörünün bir fuarı vardı, orada da bu konuyla ilgili bir bilgi paylaşımı yaptık. Sanayide çok güzel bir analiz var; Şu anda üretimin yüzde 87’si bu işin yapılmasının gerekliliğine inanıyor. İnançta hiç bir problem yok. Fakat 87’nin içine baktığınız da, sadece yüzde 5’inin bir uygulama planı var. Dolayısıyla herkes ihtiyaç olduğunu biliyor ama neye ihtiyaç olduğunu, nasıl yapacağını ya da ne yapmak gerektiğini bir türlü ortaya koyamıyor. Endüstri 4.0 uygulamasını; tek taraftan beklemek yanlış. Yani bu ihtiyacı tek başına ne uygulayıcı firmanın sahipleri ne de o firmanın organizasyonu çıkarabilir. Ayrıca tek başına IT şirketi de bunu uygulayamaz. İlaç Fuarı’nda da bunu vurguladım. Endüstri 4.0 dönüşümü ve değişimi daha komplike ve daha kolektif bir çalışmanın ürünü olabilir. Bu biraz geçtiğimiz döneme göre farklı bir dönem partnerlerle takım oluşturarak yapılacak bir hareket, bir dönüşüm. Ama bu partnerler,

Rockwell örneğin; “ihale ettim siz bu parçayı yapın”, sonraki ihalede başkasıyla yapayım şeklinde yürüyecek bir iş değil. Dolayısıyla uzun dönemli partnerlerinizi belirlemek çok önemli. Rockwell’ in çözümleri o anlamda kalıcı ve uzun erimli. Biz World Media olarak; 3 - 4 Aralıkta endüstri 4.0 üzerine bir zirve yaptık. Oradan da bir deneyim edindik. Yani işi öğrenmeye başladık. Biz Türkiye’de bu konu ile bağlantılı firmaları gözlemliyoruz. Sizi de yakından takip ediyoruz. Sizde şöyle bir olgu var; sektör olarak ayırıyorsunuz, maden, ilaç gibi hepsini parçalayıp buralara özel sistemler yapıyorsunuz. Sizin yaklaşımınız biraz daha spesifik ve daha çok sektörlere hitap eden bir yaklaşım değil mi? Evet Biz Türkiye’de sektör sektör endüstri 4.0’ı anlatmaya çalışıyoruz. Endüstri 4.0 uygulamaları da her sektörde farklı. Her müşterinin ihtiyacı farklı. Aslında bizde dünyadaki uygulamaların örneklerini gösteriyoruz. Birebir bu uygulanır

Rockwell Türkiye Genel Müdürü M. Cenk Ceylan

Endüstri 4.0 Dergisi - Nisan - Mayıs - Haziran 2017 13


Rockwell anlamında değil, ama fikir verebilmek açısından çalışmalarımız var. Onların eksikliklerini nasıl tespit ettiler, bu eksikliklerle nasıl bir yol haritası çizdiler ve bunu uygularken hangi partnerlerle çalıştılar. Onları gösteren görseller; videolar, röportajlar kullanıyoruz ve bunlarla ilgili web sitesinin sunumunu yapıyoruz. Herkes kendi sektörüyle ilgili, örneğin; maden sektörü, madenle ilgili uygulamaları görebileceği, ilaç sektörü ilaç sektörüyle ilgili uygulamaları görebileceği, yiyecek ve içecek sektörü de o sektörle ilgili uygulamaları görebileceği web sitesi. Herkes kendi sektörü ile ilgili dünya referanslarının görebileceği görsel bir web sitesi var. Bu isi konuşması çok keyifli ama isin gerçekten uygulamaya dönüştürülmesi biraz zor. Biz bu zoru kolaylaştırıyoruz.

14 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

Bir de meselenin başka bir boyutu var. Firmalar farklı farklı isimler veriyorlar bu konuyu düzenlediğimiz endüstri 4.0 zirvesinde tartışırken hep bu önümüze çıktı. Yani Amerika firmalarının bir kısmı dijital transformasyon, Alman firmaları endüstri 4.0, Japon firmalar dijital factory gibi söylemleri var. Her firma veya her şirket endüstri 4.0’ın kuramsal ve kavramsal olarak kendi bulunduğu yere oturtuyor. Bizimde şimdi endüstri 4.0 ağzımıza yapıştı, aslında endüstri 4.0 Alman markası baktığınız zaman ama türkçeleştirirsek ne deriz; 4. Sanayi devrimi - yani sanayinin 4. aşaması diyebiliriz belki. Buharla birlikte başlayan sürecin geldiği son nokta. Mesela kimi firmalara gittiğiniz zaman şöyle bir yaklaşımla

karşılaşıyoruz; biz 2.0’dan 4.0’a nasıl geçeceğiz sıkıntı burada diyorlar. Sizin Rockwell olarak bu konuyu sektörlere ayırmanız biraz da burada sağlıklı sonuçlar verebilir? Öyle değil mi? Endüstri 4.0 konusunda fabrikaların; en fazla yatırımı veya hızlı geri dönüşü alabilecekleri noktaları belirleyip ona göre entegrasyonu hayata geçirmeleri gerekir. Rockwell olarak biz bunu yapıyoruz. Nerede daha çabuk endüstri 4.0’ı uygulayabiliriz. Datanın ne seviyede aktarılıp hangi yazılımlarla işlenip raporlar haline getirileceğini beraber tasarlayıp ondan sonra şirketin endüstri mühendisleri kadrosuyla ya da üretim planlama kadrosuyla beraber üretiyoruz, uygulama da bu şekilde oluyor.


Rockwell

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

15


İnfoma

İNFOMA GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA CERAN: “ÜRETİMDEN YÖNETİME DÜNYAYA YENİ BİR SİSTEMİN GELDİ” Endüstri 4.0 ve dünyanın genel durumu üzerine görüşlerine başvurudğumuz İnfoma Genel Müdürü Mustafa Ceran ile güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Ceran: “Üretimden yönetime dünyaya yeni bir sistemin geldiğini dile getirdi”

İ

nsanın gidişatı konusunda biraz ben tedirgin oldum. Siz nasıl görüyorsunuz ? Bu sorunuza doğru cevap verebilmek için şuradan bakmak lazım. Geçmişten bugüne bakarsak bugünden de geleceğe bakma şansımız olur. Geçmişten bugüne baktığımız zaman ne olmuş ? Tarım toplumunda insanlar çalıştırılırken, tarım toplumuna katılım sağlayanlar, tarımda üretimi arttıranlar refah içerisinde yaşamışlar. Tarım toplumunda refah içinde yaşarken 16 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

geçmişteki tarihe baktığımız zaman güçlenenler, zayıfları kontrolleri altına alarak gitmişler. Bu hiç değişmiyor büyük balık her zaman küçük balığı yutarak gidiyor ama tarımda gelişen toplumlar daha sonra sanayide gelişmeye başlıyor. Bakıyorlar ki tarımla bu iş olmayacak, artık insan nüfusunu sanayiyle beslemek mümkün. İşte biz bugün sanayiyle gelişen ülkelerin güdümünde gidiyoruz. Gelişmemiş ülkelere bakın ne yapıyorlar ? Onlar işin en alt seviyesindeki katmanını temsil ediyorlar. Gelişmiş ülkelerdeki insanlar da refahını yaşıyor, oturup televizyonlar-

dan Afrika’daki sefaleti izliyor. Gelecek de bundan farklı olmayacak. Baktığımız zaman gittikçe sofistikasyon artan teknolojilere çabuk adapte olan insanlarla, kendini buna adapte edemeyen insanlar olacak. Benim sesimi yükselterek sürekli vurgulamaya çalıştığım şey; uyumayalım, kalkalım bir şeyler yapalım çünkü gelecek yine bangır bangır geliyor. Biz üç tane sanayi devrimini kaçırmışız onları tribünden seyretmişiz ve oturuyoruz şimdi diyoruz ki “adamlar ne biçim makineler imal etmişler.‘’ Niye biz imal etmiyoruz ? 4.0’da yolun


başındayız, bütün ülkeler eşit Amerika, Japonya, biz aynı yerdeyiz. Herkes yolun başındaysa maraton yeni başlayacaksa biraz gayret edelim de şu maratona bizde katılalım niye tribünden oturup seyrediyoruz millet nasıl koşuyor diye… Gelecekte insan faktörü eğer bunda rol alamazsa daha öncekilerden belki biraz daha kötü noktada gelişmiş ülkelerin güdümünde hayatını sürdürmeye gayret edecektir diye düşünüyorum. Her insan için ya da her toplum için farklı bir etkisi olacak. Gelişmiş ülkeyle gelişmemiş ülke aynı etkide olmayacak olacağını söylüyorsunuz değil mi ? Kesinlikle çok doğru ama orada küçük bir fark var geçmişte sanayileşmek dediğiniz zaman, sanayi malzemeleri demir, kömür, petrolle ilgiliydi. Önümüzdeki dönemde yazılım, bilgi. Para vererek alacağınız şey yok yani insanın beyninden üretilen malzemeler var. Topraktan çıkan bir malzeme değil dolayısıyla insan kafasının çalışmış olduğu ülkeler küçük ülke olabilir Amerikaya bile kafa tutabilir öyle bir fark geliyor şimdi. Türkiye çoğu anlamda büyük bir kaynak bunun için nasıl bir yol izlemeli ? Dünyada genç nüfusa sahip bir ülke olan Türkiye’nin, evlenme programlarını bırakıp ev hanımlarına bu işi anlatmaya başlaması lazım. Ev hanımlarının dahi bu endüstri yarışında rol alabilecek konstantrasyonu sağlanmalı, çoluğa çocuğa bunun bilinç erken verilebilmeli. Çünkü

burada hiç kimsenin kimseye ihtiyacı yok. İnternet olduğu için insan oradan ne yapacağını bulabiliyor. Herkes eşit şartlarda. Ne devlete ne üniversiteye ihtiyacınız yok. Siz buluşu internette birini takip ederek de yapabiliyorsunuz. Bu kadar bağımsız hale geleceksiniz. Burada kapital, malzeme, fabrika önemli değil burada beyin önemli. Peki sizce Türkiye bunu başarabilir mi ? Kesinlikle başarır ama başarmaya karar vermesi lazım. Günlük toz bulutunu bir tarafa bırakıp işe yarar işlerle uğraşması lazım. Şu anda endüstri ve sanayi sanki biraz kötüye kullanılıyor ve deniliyor ki “ başka bir gezegen bulmamız lazım, dünyanın ömrü tükeniyor.” Başka bir gezegene gitsek onunda bir ömrü olacak sonuçta. Daha temiz bir şekilde kullanılamaz mı ? Bu zaten olması gereken fakat şöyle bir sıkıntıyla karşı karşıyayız burada dünyanın geneline konuşuyoruz. Her zaman söylediğimiz bir şey var ‘’Herkes kendi kapısının önünü temizlerse mahalle temiz olur. “Ama yan taraftaki komşu kirletiyor o zaman ne yapıyorsunuz, onun kirletmemesini gerektirecek kuralları uygulayan birileri olması lazım mesela -yapmadiyebilecek, onunda yapmaması gerekir. Dünyada yapma diyecek güç yok Amerika’ya -yapma- diyecek güç kim ? Birleşmiş milletler var ama beşli dedikleri bir güç var Rusya vb. onlar ne isterse o oluyor öbür tarafta da üç yüze yakın ülke

İnfoma var onlara söylediğin şey bir şey ifade etmiyor. Kaderi beş kişinin eline kalmış oluyor. Dünyada yeni bir kontrol mekanizmasına ihtiyacımız var yani bugün Türkiye’de Amerika’da Fransa’da otur yerine dediğin zaman oturtabilecek. Gezegenimizin genel bir polise veya bir kolluk gücüne ihtiyacı var. Bu olmadığı için sen kendine göre doğru bildiğini yapıyorsun senin tersine başkası doğru bildiğini yapıyor, biri senin kapının onunu kirletiyor ve senin şikâyet edebileceğin kimse yok. Dünyada kapitalizmin çökmesi gerekiyor. Petrolle beraber savaşların bitmesi için inşallah diyorum ki petrol çabuk biter dolayısıyla petrolden beslenen hazıra konan tipler çalışmak zorunda kalırlar ve herkes biraz daha kaynak dağılımında eşit noktaya gelme şansını yakalar, iste o zaman bankalar çöker çünkü kapitalizm çöktüğü zaman bankalar çöküyor. O zaman belki biraz daha farklı dizayn edilebilir ama burada da iyimser olma, sopa kimin elindeyse o dizayn edecektir ortalığı. İnşallah burada herkes biraz daha gayret gösterirse dediğim gibi küçük bir ülke dahi Amerika’ya kafa tutar bir hale gelebilir. Burada matematiği, yazılımı güçlü olan Hindistan gibi mesela. Kartlar yeniden dağıtılacak dünyada sadece orta doğuda değil, dünyada kartlar yeniden dağıtılacak, sandalyeler masalar yerine yerleşecek. Umarım bunları görebiliriz… Biz belki ucundan kıyısından hissedebiliriz ama bizden sonraki nesil görecektir diye düşünüyorum...

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 -

2017 17


Vertiv

VERTİV 2017 İÇİN VERİ MERKEZİ ALTYAPISI TRENDLERİNİ BELİRLEDİ Daha önce Emerson Network Power olarak tanınan Vertiv, bugün 2017’de görülmesi beklenen yedi veri merkezi altyapı trendini duyurdu. Bu yılın trendleri, geçtiğimiz yıl Emerson Network Power tarafından yayınlanan 2016 veri merkezi trendlerini takip ediyor.

V

ertiv’in Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Giordano Albertazzi, “2016’da, küresel makro trendler sektörü önemli ölçüde etkiledi. Bulut yenilikleri ve sosyal sorumluluk ön plana çıktı. Bulut bilişim BT faaliyetlerine daha fazla entegre oldukça, işletmeler yeni veri hacimlerini yönetmek zorunda kalacağı için odak noktası temel kritik altyapıyı geliştirmek olacak. 2017’de BT profesyonellerinin, veri merkezi tesislerinin önümüzdeki yıllarda da çevik ve 18 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

esnek kalmasını sağlamak için bu tesisleri gelecekteki gelişmelerden etkilenmeyecek hale getirmeye çalışacağına inanıyoruz.” dedi. 2017’de veri merkezi ekosistemini şekillendirecek altyapı trendleri şu şekilde sıralanıyor: 1. Altyapı, en ileri düzey bağlantıya uyum sağlamaya çalışıyor. Dağılmış BT ve endüstriyel Nesnelerin İnterneti (IIoT),

BT kaynaklarını kullanıcılara ve endüstriyel süreçlere yakınlaştırıyor. Veri merkezi, satış noktası ve envanter yönetimi gibi uygulama ve hizmetlerin dağıtımının merkezinde kalsa da internete bağlı sensörler ve cihazların kullanımı arttığı ve uzaktaki kullanıcıların bilgilere daha hızlı bir şekilde erişmesi gerektiği için ağ hücrelerinin ve mikro veri merkezlerinin sayısıyla beraber önemi artıyor. Kuruluşlar, bu değişikliklere uyum sağlamak için hızlı dağıtımı, daha fazla standartlaştırmayı ve dağılmış


BT merkezlerinde uzaktan yönetimi destekleyen önceden yapılandırılmış mikro veri merkezi çözümlerini tercih edecek. Standartlaştırma ve modülerlik, hem dağılmış BT merkezlerinde hem de büyük veri merkezlerinde önemli hale geliyor. Bağlı sensörlerden ve cihazlardan gerçek zamanlı verilerin merkezi olarak toplanmasını ve analiz edilmesini sağladıkları için mevcut ağ hücreleri ve uzaktaki BT merkezlerinin önemi arttı. Bu nedenle, bu konumlar güç ve soğutma koşullarının yeterli olduğundan emin olmak için yeniden değerlendirilecek. 2. Termal yönetim sürdürülebilir hale geliyor Veri merkezi soğutma, son beş yılda diğer veri merkezi sistemlerinden daha fazla değişim gösterdi. Enerji maliyetlerini azaltmak amacıyla, “maksimum soğutma” sunmaya odaklanan geleneksel yaklaşımlar, ısıyı olabildiğince verimli bir şekilde gidermeye odaklanan daha modern yaklaşımlarla değiştirildi. Gelişmiş ekonomizör teknolojilerinin daha fazla kullanılması ve akıllı termal kontrollerin giderek daha fazla gelişmesi, 1.2 altı PUE’leri destekleyen son de-

rece esnek termal yönetim stratejilerine imkan tanıdı. Enerji verimliliği hâlâ önemli bir konu olsa da belirli coğrafyalarda su tüketimi ve soğutucu kullanımı da artık göz önünde bulundurulması gereken noktalar haline geldi. Bugün kullanımda olan çok çeşitli termal yönetim stratejileri sayesinde veri merkezi operatörleri, termal yönetimi veri merkezi konumuna ve kaynak kullanılabilirliğine göre uyarlıyor. Küresel pazar trendleri, çevredeki havayı soğutmak için su kullanan evaporatif ve adyabatik soğutmadan yararlanan yeni teknolojilerin kullanımında artış olduğunu gösteriyor. Bu teknolojiler, son derece verimli, güvenilir ve ekonomik termal yönetim sağlıyor. Su kullanılabilirliği ve maliyetler sorun olmaya devam ederken, susuz soğutma sistemleri daha çok ilgi görüyor. Geleneksel açık çevrimli soğutulmuş su bazlı sistem, bir yılda 1 MW BT kapasitesini soğutmak için 4 milyon galon su kullanıyor. Hiç su kullanmayan ve veri merkezine hava vermeyen pompalı soğutucu ekonomizörlerine sahip yeni teknolojiler, 2016’da Kuzey Amerika’da 1 milyar galondan fazla su tasarrufu yapacak.

Vertiv 3. Güvenlik sorumlulukları veri merkezi yönetiminde etkili oluyor Güvenlikle ilgili haberlerin büyük çoğunluğuna veri ihlalleri konu olsa da güvenlik, veri merkezi kullanılabilirliğinde de bir sorun haline geliyor. 2016 Ponemon Institute Veri Merkezi Kesintilerinin Maliyeti çalışması, çalışmaya konu olan veri merkezi kesintilerinin yüzde 22’sine siber saldırıların neden olduğunu gösteriyor. Daha basit bir yönetim ve otomasyon sağlamak için daha fazla cihazla bağlantı kuruldukça, tehdit vektörleri de artıyor. Veri merkezi profesyonelleri, büyüyen öncelik listelerine güvenliği de ekliyor ve güvenlik açıklıklarını belirlemelerine ve saldırılara daha iyi tepki verebilmelerine yardımcı olacak çözümler arıyor. DCIM’yi desteklemek için birden fazla cihazdan verileri birleştiren yönetim ağ geçitleri, potansiyel bir çözüm olarak kullanılmaya başlıyor. Bazı değişikliklerle, kritik altyapıda güvenli olmayan portları belirleyerek ve hizmet reddi saldırıları için erken uyarı sağlayabiliyor. 4.

DCIM değerini kanıtlıyor

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

19


Vertiv DCIM, hem çözebildiği sorunlar hem de giderek daha karmaşık hale gelen veri merkezi ekosistemini yönetme becerisi sayesinde değerini artırmayı devam ediyor. Geleceği düşünen operatörler; yönetmeliklere uyum, Bilgi Teknolojisi Altyapı Kitaplığı (ITIL) ve karma ortamların yönetimi gibi veri merkezi zorluklarıyla başa çıkmak için DCIM’yi kullanıyor. Son olarak ortak yerleşim sağlayıcıları, DCIM’nin müşteriye göre maliyet analizi yapmak ve müşterilerinin varlıklarını uzaktan görebilmesini sağlamak için kullanılabilecek değerli bir araç olduğunu düşünüyor. DCIM, Nesnelerin İnterneti teknolojisinin temel değerleri olan görünürlük, sistemlerde daha fazla koordinasyon ve otomasyon desteğini sunduğu için veri merkezinde bu teknolojinin öncüsü olarak ortaya çıktı. 5. Kurşun asit akülerin alternatifleri kullanılabilir hale geldi Operatörler geleneksel valf regüleli kurşun asit (VRLA) akülerin kaplama alanını, ağırlığını ve toplam maliyetlerini azaltmaya çalışırken, veri merkezi güç sistemlerindeki zayıf halka için yeni çözümler ortaya çıkıyor. Bunlardan en parlak olanı lityum iyon aküler. Düşen fiyatları ve sürekli olarak geliştirilmeye devam eden kimyasal yapıları ve üretimleri-

20 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

yle lityum iyon aküler, veri merkezi için uygun bir seçenek haline geliyor ve sıra ve oda düzeyinde gereksinimleri karşılayacak şekilde ölçeklendiriliyor. Bu akü teknolojisi daha önce kullanıma sunulmuş olsa da gelişen ekonomik avantajları, veri merkezi sektöründe daha fazla ticarileştirme çabasını teşvik etti. Veri merkezi operatörleri, uzun süredir kurşun asit akülerin alternatiflerini arıyordu ve mevcut teknolojiler geleneksel akülerin sunduğu değere ve depolama kapasitesine yetişemiyordu. Bu teknoloji, akünün kapladığı alanı ve çalışma sürelerini azaltan ve sürdürülebilirliği geliştiren gerçek alternatifler olarak ortaya çıkıyor. 6. Veri merkezi tasarımı ve dağıtımı daha entegre hale geliyor Son birkaç yılda, operatörlerin hızla dağıtılabilen, kolayca ölçeklendirilebilen ve verimli bir şekilde çalıştırılabilen modüler arayışına girmesiyle, entegre çözümler veri merkezi alanında artış kaydetti. Artık bu felsefe, veri merkezi geliştirme alanında da uygulanıyor. Günümüzde veri merkezi kapasitesi geliştiren şirketler için önemli unsurlardan birinin pazara sürme hızı olduğu görülüyor. Bu şirketler, mühendislik ve üretim aşamaları arasında kullanılan geleneksel depoların

kullanışsız ve verimsiz olduğunu düşünüyor. Sonuç olarak, veri merkezi tasarlamak ve geliştirmek için entegre, modüler tasarımlar, tesis dışında üretim ve disiplinli proje yönetimi kullanan anahtar teslim bir yaklaşımı benimsiyorlar. Anahtar teslim olanaklar sunmak için altyapı uzmanlığı, tasarım ve mühendislik becerilerini ve gelişmiş proje yönetimini bir araya getiren satıcılar, daha hızlı bir şekilde daha iyi veri merkezleri oluşturabilir. Albertazzi, “Rekabetçi kalmak isteyen ve yeni, bulut tabanlı teknolojilere sorunsuz bir şekilde geçmek isteyen işletmeler için BT altyapılarının gücü başarının temel taşı olmaya devam edecek. Veri hacimleri giderek artarken, BT altyapıları bu yeni talepleri karşılamak için 2017’de daha hızlı, güvenli ve verimli hizmetler sunacak şekilde gelişmeye devam edecek. Yalnızca yeni bir altyapıya değil, doğru altyapıya yatırım yapmak da çok önemli. Bu nedenle, geçmişinde başarılı veri merkezi operasyonları olan bir iş ortağının planlama ve tasarımdan proje yönetimi, sürekli bakım ve optimizasyona kadar sistem yükseltme sürecinin her aşamasına dahil olması hayati önem taşıyor.” dedi.


Kongre

KONGRE’DE ENDÜSTRİ 4.0 ÇÖZÜMLERİ VE UYGULAMALARI ÖZEL ETKİNLİĞİ DÜZENLENİYOR İzmir Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde 18-21 Ekim 2017 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan V. Elektrik Tesisat Ulusal Kongre ve Sergisi kapsamında “Sanayi 4.0 Çözümleri ve Uygulamaları” adı altında özel bir etkinlik düzenlenecektir.

S

anayi devrimi olarak nitelendirilen gelişmelerin yaşanmaya başladığı tarihten bu yana kullanılan teknolojiler bakımından yeni bir aşamaya geçişi ifade eden “Endüstri 4.0” kavramı günümüzde her alanda karşımıza çıkmaya başlamıştır. İlk olarak 2011 yılında kullanılmaya başlanan ve dördüncü sanayi devrimi olarak da adlandırılan bu kavram ile yeni nesil yazılım ve donanımlarla endüstriyel üretimin daha teknolojik, verimli ve yüksek güvenirlikli olarak gerçekleştirilmesi ve tüm cihazların, sistemlerin birbiriyle veri alış verişi yapabildiği ağ tabanlı bir model oluşturulması hedeflenmektedir. Kongre kapsamında gerçekleştirilecek bu etkinliğimizde “Endüstri 4.0” uygulamalarının enerji dahil olmak üzere üretime yansımalarının yanı sıra akıllı trafik çözümleri gibi yaşama etkilerinin de

22 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

değerlendirileceği özel oturumlarda, nesnelerin interneti nedeniyle önemi artan siber güvenliğe ilişkin sunumlar da gerçekleştirilecek.

konuya ilgi duyan tüm kesimleri etkinliğimizi takip etmeye davet ediyoruz. Endüstri 4.0 Çözümleri ve Uygulamaları Çalışma Grubu

İnsan makine etkileşimi ve yapay zekaya dayalı uygulama alanlarında kapsayıcı bir ufuk turu yapılması amaçlan oturumda, aynı zamanda gelecekte emeğin ve mühendis rolünün nasıl şekilleneceği de tartışılacak. “Endüstri 4.0” çözümleri geliştiren ve uygulayan mühendislerle akademisyenleri bir araya getirmeyi hedefleyen ve uluslararası uzmanların katılımıyla gerçekleştirilmek istenen özel oturum, “Endüstri 4.0” ile ülkemizin üretime ve sanayileşmeye dayalı bir modelle kalkınmasına katkı sağlamayı hedeflemektedir. Sanayileşme aşamalarını geriden takip eden ülkemizin “Endüstri 4.0” kapsamındaki değişimlere zamanında uyum sağlayarak Ar-Ge’ye dayalı teknoloji geliştiricisi ülke konumuna yükselmesi dileğiyle,

KONULAR • Geleceğin Fabrikaları ve Yapay Zeka • Makinelerin Dijitalleşmesi ve Robotlar • Nesnelerin İnterneti, Büyük Veri Analitiği ve Siber Güvenlik • Makineler Arası İletişim ve İnsan-Makine Etkileşimi • Enerji Sektöründe Dijitalleşme ve Akıllı Şebekeler • Akıllı Kent ve Trafik Uygulamaları • Dijital Ekonomide Emeğin ve Mühendisin Rolü ÇALIŞMA GRUBU Prof. Dr. Galip Cansever Doç. Dr. Ahmet Özkurt Yrd. Doç. Dr. Özgür Tamer Mahir Ulutaş Özcan Uğurlu Barış Aydın Ali Fuat Aydın Kahraman Yapıcı


Gedik

GEDİK ÜNİVERSİTESİ’NDEN ENDÜSTRİ 4.0 KONFERANSI

Endüstrinin 4.0 Evrimi Konferansı 11 Mayıs 2017 tarihinde Alman Sanayi ve Ticaret Odası İşbirliği ile İstanbul Gedik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi – Endüstri Mühendisliği Bölümü ev sahipliğinde Wyndham Grand Otel Levent’te gerçekleştirildi.

İ

sanayici olarak Gedik’in de bu süreç içerisinde yer aldığını belirtti.

İstanbul Gedik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Dilek Kurt, İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörü Prof. Berrak Kurtuluş ve İstanbul Gedik Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Hülya Gedik’in açılış konuşmaları ile başlayan konferansta Küreselleşen dünyada sınırların ötesine geçilmesi konusunun gerekliliği belirtilerek, Sanayinin dijitalleşmesi konusunun vazgeçilemez olduğu vurgulandı. İstanbul Gedik Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Hülya Gedik ise Türkiye olarak Endüstri 4.0’ın kaçırılmaması gerektiğini, bir

Alman Sanayi ve Ticaret Odası Genel Sekreteri (IHK Mittleres Ruhrgebiet – Bochum, Herne, Witten, Hattingen) Eric Weik, Bochum Üniversitesi Başkanı Prof. Dr. Jürgen Bock, Tüsiad Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Nurşen Numanoğlu, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ( TTGV) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Ultav, Bosch Mobilite Çözümleri Türkiye Satış Direktörü Gökhan Tunçdöken, Gedik Holding Dijital İş Stratejisi & Dönüşüm Direktörü ve İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörlük Dijital Dönüşüm Danışmanı Ömür Topaç, Tabit Tarımsal Bilişim ve İletişim Teknolojileri Kurucu Ortağı Tülin Akın, Reengen Kurucu Ortağı ve Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Şahin Çağlayan, Endüstri 4.0 Platform Danışmanı Dr. Engin Ayçiçek, IoT Yazılım Mimarı & Veri Analisti Timuçin Anuşlu, Arçelik Üretim Teknolojileri

kiyüze yakın yerli-yabancı katılımcının yer aldığı konferansta Türkiye’nin ve Almanya’nın Endüstri 4.0 Yol Haritası, Küresel Rekabet için Dijital Dönüşüm ve Sanayinin Dijitalleşmesi ve Akıllı Çözümler konu başlıkları alanında uzman yerli ve yabancı konuşmacılar tarafından masaya yatırıldı.

24 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

Direktörü Mustafa Esenlik ve Intel IoT Grup Teknik Yöneticisi Cem Vedat Işık konferans konuşmacıları olarak yer aldılar. Konferansın ilk bölümünde Almanya’nın Endüstri 4.0 Yol Haritası konulu konuşmasında Alman Sanayi ve Ticaret Odası Genel Sekreteri Eric Weik, dostluğu çok eskilere dayanan Türkiye ve Almanya’nın Endüstri 4.0 sürecinin gelişiminde iş birliği yapmaları gerekliliğinden bahsetti. Sanayi 4.0 tüm dünyayı değiştireceğinden bahseden Weik, her şeyin şebekelendirildiğini, her şeyin akıllılaştığını bunun teknolojinin gelişmesinin doğal bir süreci olduğunu belirtti. Yol nerede bitiyor, nasıl olacak tam bilemesek bile, gelecek öyle ya da böyle kesinlikle gelecektir diyen Weik, Endüstri 4.0 ile toplumsal, kültürel değişiklikler de dahil, Endüstriyel Devrimin beraberinde risklerle beraber, köklü değişiklikler ve yeni iş


gücü getireceğini, iş hayatındaki organizasyon süreçlerine kadar büyük değişiklikler olacağını belirtti. Endüstri 4.0 sürecinde bilim ve ekonominin işbirliği çok büyüktür diyen Weik bu sürecin koordinasyonunda üniversitelerin önemine değindi. Weik Endüstriyel Devrimin beraberinde risklerle beraber, köklü değişiklikler ve yeni iş gücü getireceğini söyleyerek konuşmasını tamamladı. Bochum Üniversitesi Başkanı Prof. Dr. Jürgen Bock ise dijital değişim hayatımıza hükmettiğini ve bu sürecin durdurulabilir bir olgu olmadığını söyledi. Bock “Dijitalleşmenin sonuçları en başta geniş çaplı bir dönüşüme sebebiyet verecek, teknolojiler sürekli yenilenecek, buradaki temel yenilik ise hız olacak, bu hız ile birlikte mühendislik gibi meslek gruplarından beklentilerde değiştirecek” dedi. Gelinen süreçte dahil nesnelerin birbiriyle iletişim kurabildiğine değinen Bock, Endüstri 4.0 ile birlikte geleceğin üretim proseslerinde bu otomasyonların ve akıllı sistemlerin kullanımının artacağını belirtti. Dijitalleşme ile birlikte iş organizasyonları değişecek, hiyerarşi azalacak, iş modelleri tamamen farklı şekillerde gerçekleşecek diyen Bock, disiplinler arası takım çalışmalarının ağırlık kazanacağını, değişim ve dönüşümle sürekli iç içe olacağımızı ve bu süreçte insanlar üzerinde mevcut sorumlulukların artacağını belirtti. Türkiye’nin Endüstri 4.0 Yol Haritası konusunda söz alan TÜSİAD Genel Sekreteri Dr. Nurşen Numanoğlu, Türkiye’nin rekabet gücü, sanayinin dönüşümü ve sektörel politikalardan bahsetti. Konuşmasında Türkiye’nin küresel değer zincirindeki avantajları; coğrafi konumu ve düşük işgücü maliyeti olduğuna değinen Numanoğlu, dijitalleşme ile birlikte iş gücü profilinin gelişeceğini, yüksek nitelikli bir iş gücü yapısına dönüşümün 10 yılda istihdam artışını sağlayacağını söyledi. İşletmeler ne kadar büyükse, sanayi 4.0 dönüşümünden katma değer kazancı o kadar büyük oluyor diyen Numanoğlu, dijitalleşmenin Türkiye GSYİH’de %1, sanayi de ise %3 e kadar bir artış sağlayacağını ön

gördüklerini söyledi. Ayrıca, sanayi 4.0 dönüşümünün takip edilmesi noktasında yüksek katma değerli üretim ile gelişmiş ekonomileri yakalayabilmekte önemli bir mihenk taşı olduğunu belirtti. Sanayi 4.0 süreci içerisinde sanayi – üniversite işbirliği içinde oluşturulacak bir Ar-Ge altyapısının oluşturulmasının önemine değinen Numanoğlu, sanayi kolunda dijital dönüşüm ile ilgili TÜSİAD’ın da halihazırda yer aldığı platformların daha da güçlendirilmesi, farkındalık yaratılması ve çeşitli iş kolu dernekleri ile işbirlikleri kurma gereğini ortaya koydu. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Ultav ise konuşmasına teknoloji ve inovasyonla başladı. Ultav; “Eskiden çağın dışı kalma durumu varken günümüzde gelişimlerden ağ dışı kalmak durumu var” diyerek, sürecin kolektif ve multi disipliner bir şekilde ilerlediğini, sürece hücresel genişleme perspektifi ile bakarak bireyden başlayıp devletin sorumlulukları içerisinde tüm şirketler ve oluşumlarla bir bütünsellik içerisinde yaklaşılması gerektiğini söyledi. Konferansın ikinci bölümü İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörlük Bilim ve Teknoloji Danışmanı Dr. Mustafa Koçak ve İstanbul Gedik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Dilek Kurt’un moderatörlüğünde 2 farklı panel ile devam etti. Küresel Rekabet için Dijital Dönüşüm konulu panelde ilk sözü alan Bosch Mobilite Çözümleri Türkiye Satış Direktörü Gökhan Tunçdöken, dijital dönüşüm ile ilgili planlamalar önemli, bu sürecin pratik çalışmaları başlamalı, özellikle üniversitelerdeki mühendislik öğrencileri ile bu konularda temas halinde olunması ve onlara bu konuya dokunmaları konusunda destek verilmesi gerekiyor dedi. Tunçdöken, Bosch olarak Endüstri 4.0 ile ilgili süreçlerinden ve başarılarından da bahsetti. Gedik Holding Dijital İş Stratejisi & Dönüşüm Direktörü ve İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörlük Dijital Dönüşüm Danışmanı Ömür Topaç, Dijital İş Dönüşümü ile ilgili

Gedik konuştu. Firmaların dijitalleşmesi gerekliliğinin kaçınılmaz olduğunu dijitalleşmeyen pek çok firmanın hayatını sürdürebilmesinin çok mümkün olmadığını söyleyen Ömür Topaç, dijitalleşmeyi gerekli kılan en temel sebeplerin en başta firmaların müşterilerinin, mevcut kanal değişikliklerinin ve rakiplerinin dijital olmasından kaynaklandığını belirtti. Ömür Topaç’tan sonra söz alan Tabit Tarımsal Bilişim ve Teknolojileri Kurucu Ortağı Tülin Akın, kendi geliştirdiği dijital temelli, tarım ile teknolojiyi birleştiren bilgi teknolojileri platformu hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Teknolojiye dayalı kırsalda teknolojik tarım modeli geliştirdiklerini belirten Tülin Akın gelecekte ne yiyeceğimize şirketler değil biz karar vermeliyiz dedi. Reengen Kurucu ortağı Şahin Çağlayan ise enerji sektöründe yeni iş kollarının doğması, yeni iş tanımları ile birlikte dijitalleşmeyi gerekli kılıyor dedi. Enerji sektörünün, dolayısıyla enerji sağlayıcı firmaların kendilerini sürekli yenilediğinden bahseden Çağlayan, enerji tasarufunun sağlanması konusunda hızlı ve kesin operasyonel çözümlerin sadece dijital olarak sağlanabildiğinin altını çizdi. Sanayinin Dijitalleşmesi ve Akıllı Çözümler konulu Panel’de Endüstri 4.0 Platform Danışmanı Dr. Engin Ayçiçek, Endüstri 4.0 ‘ın çok farklı anlatımı var, dolayısıyla ne olduğundan çok ne olmadığı da konuşulmalı diyerek, Endüstri 4.0 en başta bir lüks olmadığını tüm sektörler için uygulanabilir ve vazgeçilemez bir dönüşüm olduğunu kaydetti. IoT Yazılım Mimarı & Veri Analisti Timuçin Anuşlu ise sağlık sektöründe kullanılan cihazlara değinerek, bu cihazlara adapte edilebilecek modüler IoT yazılımlarını anlattı. Arçelik Üretim Teknolojileri Direktörü Mustafa Esenlik ise Arçelik Dijital Üretim Teknolojilerinden, otomasyondan ve firmanın Endüstri 4.0 yolculuğundan bahsetti. Panelin son konuşmacısı Intel IoT Grup Teknik Yöneticisi Cem Vedat Işık, Intel’in tarihsel gelişim sürecini ve endüstri 4.0 haritasını katılımcılarla paylaştı. Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

25


Fabrika

60 YILDIR HİZMETİNİZDE

O

OERLİKON

erlikon Kaynak Elektrodları ve Sanayi A.Ş., 1957 yılında İstanbul’da kuruldu ve ilk fabrikasını 1959 yılında İstanbul Topkapı’da faaliyete geçirdi. OerlikonBuehrle AG’den aldığı lisans ile de ülkemizin ilk yerli kaynak elektrodlarını üretmeye başladı. Kalkınmakta olan ülkemizin kaynak elektrodu ihtiyacını karşılamak üzere Türk ortaklar 1969 yılında %100 1957’den Beri Türk sermayeli ikinci elektrod Türkiye’de “Kaynakçının fabrikası olan Halkalı Kaynak Güven Kaynağı” Elektrodları ve Sanayi A.Ş.’ni Şimdi Dünyada kurdular. da “Kaynakçının 1996 yılında hayata geçecek Güven Kaynağı” olan Avrupa Gümrük Birliği anlaşmasını bir tehditten ziyade gelişme fırsatı olarak Değer Elöve gören ve buna göre bir gelişim Oerlikon Kaynak planı hazırlayan Oerlikon Elektrodları ve Kaynak Elektrodları ve Sanayi Sanayi A.Ş. Genel Müdür ve A.Ş. için, 1994 yılında yaşanan Yönetim Kurulu büyük ekonomik kriz de bir enBaşkanı gel oluşturmadı, aksine cesur adımları beraberinde getirdi. 26 Endüstri 4.0 Dergisi Sayı - 2 2017

Şirket, yeni yüzyıl vizyonu olarak yurt dışı pazarlara açılmayı ve yurt içindeki mevcudiyetini daha da pekiştirmeyi seçti. Bunu gerçekleştirmek için gerekli olan ilk adım, uluslararası kalite, performans ve rekabetçi maliyetlerle üretebilmek, ikinci adım ise Ar-Ge biriminin dünya teknolojilerine yetişip onları geçmesi idi. Bu amaçla şirket, Manisa Organize Sanayi Bölgesinde 70.000 m2 bir alan üzerine 40.000 m2 kapalı alanda yeni bir fabrika kurarak, 2000 yılında İstanbul’daki fabrikalarını kapatıp üretim ve Ar-Ge merkezlerini bu yeni ve modern fabrikada konsolide etti. Bu arada, o yıla kadar OERLIKON ve HALKALI markaları ile üretim ve satış yaparken, uluslararası pazarda var olabilmek için özgün ve her dilde anlamlı ve kolay telaffuz edilebilecek bir markanın yaratılmasının şart olduğu ortaya çıktı. Bunun net-

icesinde de dünyanın merkezindeki büyük eriyik ile kaynak arasında kurulan benzerlikten yola çıkılarak MAGMAWELD markası yaratıldı. Bu yeni markanın tüm dünyada tescil edilmesi ile de uluslararası bir şirket hüviyetine dönüşmenin ilk adımı atılmış oldu. Öte yandan stratejik ortak konumundaki Air Liquide Welding ile Türkiye’de OERLIKON markalı elektrod üretimi konusundaki lisans sözleşmesi ve yine OERLIKON markalı teknolojik ürünlerin Türkiye’deki satışı ile ilgili işbirliği aynı çizgide devam etmektedir. Kaynak Tüketim Malzemelerinin yanı sıra, şirket, 1970’li yıllardan beri özgün tasarımları ile ürettiği Kaynak Makinelerini, 2010 yılından itibaren yine Manisa Organize Sanayi Bölgesinde satın alınan 50.000 m2 bir arsa üzerinde 16.000 m2 kapalı alanda kurulan Magma Mekatronik fabrikasında, bu alandaki en son teknolojileri kul-


lanarak tasarlamakta ve üretimlerini gerçekleştirmektedir. 2017 itibari ile de Ar-Ge merkezi tescil edilerek faaliyete geçecektir. Şirket, Robot Kaynağında dünyanın önde gelen kaynak robotu üreticisi Panasonic ile işbirliği yaparak robotik ark kaynağı alanında da lider konumunu sürdürmektedir. Bu alanda 15 yıl içinde elde edilen tecrübe ve bilgi birikimi ile artık anahtar teslim projeler yapılmaktadır. Panasonic ile olan işbirliği de stratejik ortaklık yolunda ilerlemektedir. MAGMAWELD invertör kaynak makine modellerinden bir tanesi Panasonic tarafından onaylanıp kendi markaları ile şu ana kadar 1600 adet üretilip satılmıştır. Başka modellerin de satışına başlamak üzere çalışmalar devam etmektedir. Diğer bir gelişme alanı da, 2017’den itibaren Panasonic robotlarla çalışabilen yüksek teknolojiye sahip MAGMAWELD invertör kaynak makinelerinin pazara çıkacak olmasıdır. Böylece yerli katma değer artırılarak Türk sanayicisinin maliyetleri düşürülmüş olacaktır. MAGMAWELD’in, günümüzün en çok konuşulan konularından birisi olan Endüstri 4.0 alanındaki hazırlığı, 5 yıl öncesine dayanmaktadır. MAG-

MAWELD bugün kaynak alanında endüstri 4.0’a uyumlu çözümler geliştirmiş ve uygulamaya geçirmiş dünyadaki çok az markadan biridir. magNET adı verilen sistem, donanım ve yazılımı kendisine ait olan çözümü ile Türk sanayisi için en ekonomik ve en güçlü iş ortağı konumundadır. magNET çözümünün özelliklerinden birisi de, bu alanda faaliyet göstermeye başlayan birçok firma ve markanın tersine, markadan ve modelden bağımsız olarak tüm kaynak makine ve robotlarına uygulanabiliyor olmasıdır. Kaynak denince akla ilk gelen markanın Oerlikon olması elbette ki tesadüf değildir. Oerlikon, verdiği kaynakçı kursları ile, 1963 yılından beri Türk sanayisi için on binlerce kaynakçı yetiştirip meslek sahibi olmalarını sağlamıştır. Söz konusu eğitim faaliyetleri, kendi kaynak okuluna ek olarak endüstri meslek liselerinde ve çeşitli üniversitelerde verilmektedir. Bu kurslar, değişen kaynak yöntemlerine, teknolojilere ve endüstriden gelen taleplere göre her yıl yenilenen eğitim içerikleri ile, yıl boyu, hem İstanbul’da, hem Manisa’da hem de firmalara özel olarak şantiyelerde ve fabrikalarda sürdürülmektedir.

Fabrika

Bugün yaklaşık 30.000 adet muhtelif Kaynak Makinesi, 50.000 ton Kaynak Tüketim Malzemesi üreten ve 500 çalışanı ile kaynak sektörünün tüm ihtiyaçlarını karşılayabilen bir yapı ile 70’in üzerinde ülkeye ihracat yapan Oerlikon Kaynak Elektrodları ve Sanayi A.Ş. ülkemizin en köklü şirketlerinden birisidir.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı - 2 2017

27


Ürün

MİTSUBİSHİ’DEN ENDÜSTRİ 4.0 UYUMLU YENİ ÜRÜN

Tmaürkdeğerli sanayisine yüksek katileri teknoloji otoYeni ‘Panolu Inverter Çözüm Platformu’ otomasyon ürünlerini tek çatı altında topluyor

İleri otomasyon sistemleriyle dünya genelinde üreticiler tarafından tercih edilen teknoloji devi Mitsubishi Electric, Sanayi 4.0’a uyumlu yeni ürünü “Panolu Inverter Çözüm Platformu”nu kullanıcılarına sunuyor. Mitsubishi Electric’in yeni nesil otomasyon ürünlerini tek çatı altında toplayan bu platform, endüstriyel tesislere ve alt yapı projelerine kısa sürede devreye alma imkanı tanıyacak.

Fan, pompa, kompresör, klima santrali, değirmen, konveyör, vinç, kırıcı, karıştırıcı ve açmasarma uygulamaları gibi pek çok farklı prosesin otomasyonunu çok daha pratik ve verimli bir şekilde gerçekleştirme imkanı tanıyan “Panolu Inverter Çözüm Platformu”, içinde bulunan hazır çözüm parametreleri ve programları sayesinde ek donanım ihtiyacını da ortadan kaldırıyor. Bu platform

panolu inverter çözümünün yanı sıra PLC kontrol sistem çözümü, düşük harmonikli çözüm, fren ünitesi ve fren direnci çözümü, pano soğutma sistem çözümü gibi alanları da içerecek şekilde komple çözüm sunabilen bir alt yapıya sahip. Ayrıca geniş opsiyon yelpazesi ve modüler yapısı sayesinde tesisler ve projelerin ihtiyaçları doğrultusunda ister tek tek ister gruplar halinde tercih edilebiliyor. Mitsubishi Electric’in

EN 61439-1/2 tip test standartlarında modüler pano sistemi yeni platformu; EN 61439- ya da 50ºC ortam sıcaklığında 1/2 tip test standartlarına bile kayıpsız çalışma özelliğine uygun bara sistemleri ve sahip IP21’den IP54’e kadar aksesuarlarıyla donatılmış, uzanan geniş pano IP seçeneği montaj talimatlarına göre sunuyor. Ayrıca yüksek emiş üretilmiş, kısa devre ve kapasiteli fan ve fan modülsıcaklık artışı testlerinden üne sahip tepe havalandırma geçmiş modüler bir tasarıma sistemi ve kaynaksız iskelet sahip. Mitsubishi Electric’in yapısı ile kusursuz topraklama üst düzey kalite anlayışıyla sürekliliği imkanı tanıyor. geliştirilen platform, yüzde A800 ve F800 inverterler ile 95 nemli ortamda ve -10ºC daha da güçlü

Sabit mıknatıslı (permanent magnet) ve asenkron motorlar için benzersiz motor tanıma, V/f ve vektör kontrolü çalışma, açık ve kapalı çevrim vektör kontrolü, hız, tork ve pozisyon kontrolü ile çalışma gibi uygulamalara göre geliştirilmiş standart özellikler barındıran “Panolu Inverter Çözüm Platformu”, bu sayede yüksek proses uyumu sağlıyor. Ben-

masyon çözümleri sağlayan Mitsubishi Electric, Sanayi 4.0’a uyumlu “Panolu Inverter Çözüm Platformu” ile yenilikçi otomasyon sistem çözümlerini tek çatı altında topluyor. Dış kabini Türkiye’de üretilecek platform, endüstriyel tesislere ve alt yapı projelerine kısa sürede devreye alma imkanı sunuyor.

28 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017


Ürün

zersiz kaldırma, yürütme ve pozisyonlama fonksiyonlarına sahip A800 serisi inverterler ile güçlendirilen panolu inverter çözümleri; yüzde 250 aşırı yüklenme kapasitesi, gelişmiş frenleme kabiliyeti ve kapalı çevrim çalışma özelliklerini taşıyor. Doğuştan yetenekli, gelişmiş fan pompa fonksiyonlarına sahip F800 serisi inverterler ile güçlendirilmiş panolu inverter çözümleri ise benzersiz PID teknolojisiyle mükemmel debi, basınç ve sıcaklık kontrolü özelliklerini taşıyor. A800 Plus serisi ile özel uygulamalara özel çözümler Platform; vinç, açma-sarma ve asansör uygulamaları için geliştirilmiş özel fonksiyonları sayesinde geleneksel frekans inverterlerinden çok daha fazlasını sağlayan yeni inverter serisi A800 Plus ile daha da güçlü hale getirilebiliyor. EN 50598-2 Class IE2 Avrupa Eko Tasarım Standartlarına uyumlu akıllı platform Avrupa Eko Tasarım Standardı’na göre yüzde 98’e varan oranda verimli olan platform, sabit mıknatıslı (permanent magnet) motor sürme özelliğiyle de ekstra enerji tasarrufu sağlıyor. 6K memory kapasiteli, 19ns çevrim hızlı, gelişmiş dahili PLC özelliği ile güçlendirilen platform, inverter dışından başka hiçbir ekipman satın almadan istenen çalışma senaryosunu inverter ile çalıştırma imkanı tanıyor. GT2000 serisi operatör panelleri ile tak çalıştır şeklinde otomatik haberleşme sağlanabilen platformda; Türkçe, gerçek zaman saatli, LCD parametre ünitesi yer alıyor.

Kolay bakım, bağlantı ve uzaktan erişim imkanı Mitsubishi Electric’in “Panolu Inverter Çözüm Platformu”; gerçek zamanlı veri izleme, USB’ye uzun dönem veri kaydı yapabilme, dahili önleyici bakım ve gelişmiş hata geçmişi takibi gibi özellikleriyle bakım maliyetlerini ve durma sürelerini azaltıyor. Web Server ya da Wi-Fi üzerinden istenilen yerden kolay erişim imkanı sunarak çalışma durum bilgisi, parametre ayarları ve alarm izleme işlemlerini uzaktan erişimle gerçekleştirme imkanı sunuyor. CC-Link, Profibus, Profinet, EtherCat, Ethernet-IP, DeviceNet, Can Open, Lonworks, Modbus-RTU, Modbus TCP/IP, BacNet ve BacNet IP haberleşme seçenekleriyle uyum sağlıyor.

Hızlı kurulum ve yüksek güvenlik Gelişmiş enerji tasarrufu monitörü bulunan platform; hızlı ve kolay kurulum, devreye alma ve arıza teşhisine imkan tanıyor. Mini-B USB programlama portuna sahip platform; USB 2.0 hafıza kartı ile inverter parametrelerini ve PLC programını kopyalayabilme, inceleyebilme, trend alabilme ve bilgileri taşıyabilme fırsatı sunuyor. Platformun entegre acil stop (SIL2) fonksiyonu yüksek emniyet sağlarken, parametrelere ve dahili PLC’de yer alan programa erişim engelleme özelliği özel bilgileri koruyarak güvenliği artırıyor.

Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri Hakkında Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri; otomotiv, gıda, paketleme, metal ve PVC işleme makineleri gibi çeşitli alanlarda Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarına hızlı entegrasyon, üretkenlik, esneklik ve verimlilik konusunda katma değer sağlıyor. “Sanayi 4.0” olarak da adlandırılan yeni endüstri evresine e-F@ctory, yani dijital fabrika konseptiyle yanıt veriyor.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 2017

29


Kurulum

SCHMERSAL EMNİYETLİ KURULUM SİSTEMLERİ

Smakine chmersal grubu karmaşık sistemlerinin em-

Karmaşık makinelerin ve sistemlerin emniyetini sağlamak için maliyeti en uygun hâle getirilmiş sistemler

niyetini sağlamak için emniyetli anahtarlama cihazlarının hızlı ve kolay bir şekilde seri bağlanmasına olanak sağlayan yeni kurulum yardımcılarını piyasaya sürüyor: Schmersal emniyetli kurulum sistemleri.

Seri bağlantı, yapılan kablo bağlantılarını önemli oranda azaltır. Bu kurulum sisteminin belirli bir avantajı da sensörler ve kilitler gibi farklı elektronik emniyetli anahtarlama cihazı sistemlerinin ilgili uygulamaSchmersal da bir arada kullanılabilmesi emniyetli kurulum ve bağlanabilmesidir. Daha sistemleri - her büyük sistemlerde farklı uygulama için makine alanlarının emniydoğru çözüm etinin genellikle farklı emniyetli switchler kullanılarak sağlanması gerekir. Aynı zamanda bu yeni sistem yalnızca elektronik emniyetli anahtarlama cihazları kullanılan uygulamalar için maliyeti en uygun hâle getirilmiş seçenekler sunmaktadır. Emniyetli kurulum sistemleri ayrıca bağlı emniyetli anahtarlama cihazlarında bağımsız olarak tanılama yapılmasına da olanak sağlar. Bu, operatörün bir sinyali seri bağlantı yapılan switchlerden hangisinin tetiklediğini belirleyebileceği anlamına gelir. Bu da herhangi bir hatanın hızlıca giderilebileceğini ve makine aksama süresinin önlenebileceğini gösterir. Schmersal’ın emniyetli kurulum sistemleri bu nedenle makine kullanılabilirliğini artırır. Optimum personel ve üretim emniyeti için üç alternatif 30 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

Sadece elektronik emniyetli anahtarlama cihazlarının kullanıldığı uygulamalar için pasif dağıtıcı modül (PSM) veya pasif saha dolabına (PFB) sahip çeşitler mevcuttur. Modül başına dört farklı elektronik emniyetli anahtarlama cihazı ünitesine kadar karma seri bağlantıya izin verirler. Daha büyük bir sistem oluşturmak için birkaç modül birlikte bağlanabilir.

* Pasif dağıtıcı modül (PDM) küçük ve kompakttır, mevcut terminal kutularına kurulumu kolaydır ve özellikle gıda ve ambalajlama makineleri için yüksek hijyen gereksinimlerine uygundur. * Pasif saha dolabı (PFB) çeşitli uygulamalar için dayanıklı IP67 tasarıma sahip tak çalıştır tipi bir çözümdür. PDM ve PFB, 1,5 mm²ye kadar çapraz kesite sahip teller bağlanabildiğinden nispeten büyük sistemleri bağlamak için kullanılabilir. Bu iki çözümü benzersiz kılan özellik, kendinden dönüşlü sigortalara sahip devre kesiciler ile emniyetli anahtarlama cihazlarının emniyetinin bağımsız olarak sağlanmasıdır. Emniyet switchleri ve emniyet sensörleri için üçüncü, aktif bir çeşidi bulunmaktadır.

* Elektromekanik emniyet switchlerinin, kontak çıkışlarının veya elektronik OSSD çıkışlarına sahip emniyet sensörlerinin emniyetli seri bağlantısı için SRB-E ürün yelpazesinde yer alan bir giriş genişletme fonksiyonu aktif elektronik sinyal değerleme görevini devralır. Bu çözüm ayrıca kontakların seri bağlanması için Kat. 4 / PL e / SIL 3 emniyet seviyesi de sağlar. Pasif kurulum sistemleri ayrıca emniyetli olmayan verilerin transferi için isteğe bağlı bir “Seri Tanılama” (SD) arayüzü ile de donatılabilir. Seri bağlı ve bir SD arayüzü ile donatılmış emniyet sensörleri ve kilitler ör. durum verileri veya hata mesajları gibi büyük ölçekli tanılama verilerini SD ağ geçidi ve bir fieldbus üzerinden bir kontrolöre aktarabilir ve görüntüleyebilir. MZM100SD kontaksız manyetik bobinli kilitlerde bu, örneğin “Emniyetli çıkışta hata veya çapraz devre”, “Çalışma voltajı çok düşük” veya “Aktüatör arızası” gibi tanılama verileri veya hata mesajları olabilir. Bu, sorunun hızlı çözülmesini sağlar. Genişletilmiş tanılama fonksiyonları gelecekte önleyici bakıma ve makine aksama sürelerinin önüne geçilmesine olanak sağlayacaktır.


Robotik

S

STÄUBLI ENDÜSTRİYEL KOLABORATİF ROBOTLARI İLE İNSAN - MAKİNA DÜETİ

täubli İstanbul- Tuzla’daki tesisinde, 300 m² sergi alanında çeşitli demo uygulamalarıyla robotların performanslarına Stäubli İstanbul ışık tuttu. Çok sayıda birbirine tesisinde düzenlenen bağlı hücrelerdeki farklı TX2 Teknoloji Günlerinde ilk defa yeni nesil modellerinin, Endüstri 4.0 TX2 serisi robotların uyumluluğunun yanı sıra ortak tanıtımı yapıldı. becerilerini de ispatladıkları Temiz ve sürekli son derece gerçekçi bir Smart performanslarıyla, bu Factory simülasyonu ilgi altı eksenli makinalar odağındaydı. HelMo (mobil akla gelebilecek tüm üretim koşullarında platformda entegre kolaboratif yüksek hacimli robot) prototibi etkinlikte ilk üretim, Endüstri kez lanse edildi. Montaj işleri 4.0 uygulamaları ve için kullanılan bu yardımcı, insan-robot işbirliği de dahil olmak üzere bir TX2 altı eksenli makinanın otomasyonun her hareket halindeyken görevleri yönünün ustalarıdır. yerine getirmesini sağlayan mobil, otonom bir robot sistemidir. ******** Yeni robotlar TX2-40, TX260 ve TX2-90 olmak üzere üç model serisi ile sunuluyor ve 515 ile 1.450 milimetre Stäubli hakkında: arasında erişime ve 2 ile 20 kilo arasında yük taşıma kapasiteStäubli – Tekstil Makinaları, Konnek- sine sahipler. Onları gerçekten törler ve Robotik ayıran yönleri öncü güvenlik Stäubli üç alanda özellikleridir. Stäubli Robotik teknolojik çözümler sunuyor: Konnektör- TX2 serisi ve CS9 güvenli konler, Robotik ve Tekstil. trolörünün piyasaya sürülmesi Dünya genelinde ile insan-makina işbirliğinde 4,500’den fazla yeni bir sayfa açtı. Altı eksenli çalışanıyla, Stäubli 29 robotların, her bir ekseni için ülkede iş birimleri ve 50 ülkede acentaları ayrı bir dijital güvenlik enile hizmet vermek- koderi ve entegre bir güvenlik tedir. kartı vardır. Tüm güvenlik özellikleri, en yüksek güvenlik sınıfı www.staubli.com olan SIL3 / PLe’nin sıkı gereksinimlerine uygundur. Maksimum güvenliği garanti etmek için, robotun her hareketi sensörler tarafından izlenir. Buna ek olarak, ro32 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

botun tüm koordinatlarının yanı sıra hızı ve ivmesi gerçek zamanlı kaydedilir. Stäubli, TX2 serisinde, maksimum güvenlik ve uyumluluğu garanti eden gerçek zamanlı Ethernet field bus sistemlerinin yanı sıra yapılandırılabilir, güvenli I / O modüllerini seçmiştir.

Dünyanın En Hızlı Güvenli Robotları Stäubli İş Geliştirme ve Pazarlama Uzmanı Gizem Güneş, Stäubli’nin insan-robot işbirliği için standart modellerini neden kullandığını ve tipik bir yardımcı robot yapımından vazgeçtiğini şöyle açıklıyor: “Sadece MRC [İnsan-Robot İşbirliği] uygulamaları için özelleşmiş pahalı kinematik yaratmak istemedik. Bu tip robotlar genellikle yük ve dinamikler açısından aşırı kısıtlamalara tabi tutulmaktadır. Bu nedenle, standart robotlarımızı performanstan ödün vermeksizin insanlarla çalışacak şekilde uyarladık ve Teknoloji Günlerimizde dünyanın en hızlı Güvenli Robotlarını sunacağız diye lanse etmemizin sebebi de bundan kaynaklanmaktadır.” diye ekledi. Bu stratejinin robotun esnekliği yönünüden belirleyici avantajını şöyle görüyor: “TX2 altı eksenli robotlarla, insan-robot etkileşiminin farklı seviyelerini kolaylaştırabilirken aynı zamanda, bu makinaların hassasiyet, kullanılabilirlik ve hız açısından olağanüstü performansı, en zor çevrim süresi kriterlerine tabi olan

tüm olası endüstriyel uygulamalar için ilk tercih olmaya devam ediyor demektir. Ve bunlar endüstride uygulamaların çoğunu oluşturuyor “ dedi. Performans ve verimlilik yeniden tanımlandı Mekanik açıdan Stäubli, kanıtlanmış teknolojiyi kullandı: tıpkı öncekiler gibi yeni altı eksenli modeller, IP65 ve IP67 koruma sınıfına göre sertifikalandırılmış kapalı bir yapıya sahipler; bu da suya dayanıklı oldukları anlamına geliyor. TX2 serisi, bu nedenle sıkı temiz oda ve hijyen koşullarının yürürlükte olduğu ve zorlu ortamlardaki uygulamalar için idealdir. Stäubli ekibinin bundan anladığı, Teknoloji Günlerinde sergilenen HE standardına uygun altı eksenli bir makinanın seyreden ziyaretçilerini büyülemesidir. Uygulamadaki robot, parçaları temizleme işlemlerini üstlenir ve su bazlı temizleyicilerle aralıksız temastan etkilenmez. Gizem Güneş, “TX2 serisi kalite, hassasiyet, hız, dinamik ve güvenlik açısından yeni bir boyut ortaya koyuyor” diyerek güvenle belirtiyor. “Buna ek olarak, robotlar Endüstri 4.0 uyumludur ve kontrol teknolojisi açısından, her türlü kullanıcı ortamına en uygun şekilde adapte edilebilirler. Üstün genel performansı ile bu altı eksenli makinalar, insanları, üretimi ve her türlü konvansiyonel veya işbirliğine dayalı yatırımları koruyacaktır “dedi.


Robotik

Model TX2-90 Yeni: 3 model TX2-90, TX2-90L, TX2Model: TX2-60 TX2-60 : 90XL, Yeni: 2 model TX2-60 ve TX2-60L I/O ve Ethernet kabloları doğrudan Maksimum yük: 20 kg, 15 kg, 9 kg Maksimum yük : 9 kg ile 5 kg, ön kol üzerinden Erişim: 1000 mm, 1200 mm, 1450 mm Erişim: 670 mm ve 920 mm Montaj seçenekleri: yer, duvar, tavan Montaj seçenekleri: yer, duvar, tavan Model: TX2-90 Zorlu ortamlarda veya dar alanda kullanım için mükkemeldir. Alan ihtiyaçları; güvenlik kartına, I/O ve Ethernet kablolarına robot tabanından doğrudan erişim vardır

EtherCAT-I/O birleştiricisi isteğe bağlıdır

Model: TX2-90XL El terminali Hafif, kompakt ve sağlam, dikey veya yatay formatta ekranın seçilebilir oryantasyonu ile 7 “LCD dokunmatik paneli.

CS9 Kontrolör Tüm çekmeceleri ve filtrelerine önden kolayca ulaşılabilir.

Özelleştirilebilir grafik kullanıcı arayüzü ayarı ile basit insan-makine etkileşimi. Staubli Sanayi Makina ve Aksesuarları Tic. Ltd. istanbul Tuzla Organize Sanayi Bölgesi 9. Cadde No. 3 Tuzla 34959 İstanbul

Phone: 0 216 564 8800 Fax: 0 216 564 8804 istanbul@staubli.com www.staubli.com Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017 33


Elektronik

Geleceğin

GELECEĞİN TEKNOLOJİSİ : ALTIUM

teknolojisinin şekillenmesi, başarılı tasarımlara bağlıdır. Tasarım, planlandığı şekilde gerçekleştirilerek yenilikçi çözümlere uygun olmalıdır. Gelişen teknolojiye bağlı olarak elektronik sistemler, tasarımların içerisine nüfus etmiştir ve zamanla vazgeçilemez bir hal almıştır. İyi bir elektronik tasarım aracı kullanmak, ideallerin gerçekleştirilmesine olanak vermektedir. Altium Designer, bütünleşik tasarım arayüzü ile PCB tasarım imkanı sunmaktadır. PCB, elektronik devrelerin bakır yollar ve komponentleri içerecek şekilde, plakalar üzerinde işlenmiş halidir. Dolayısı ile program bir elektronik tasarımın temelini oluşturmaktadır. Neden Altium Designer? Altium Designer, elektronik ürün geliştirmek için gereken tüm gereçleri bir arada bulunduran

sunmaktadır. Data yönetim sistemi ile kart tasarımını, çevresel birimlere bağlı ve yalnız önemli olana odaklanarak gerçekleştirmeyi sağlamaktadır.

Kullanım Kolaylığı

ve üretim dosyalarının da bu değişikliklere göre elde edilmesini sağlamaktadır. Tüm ekibin kullandığı Altium Designer versiyonun tek merkezden güncelleştirilme ve kurulum işlemlerini gerçekleştirmektedir. Gerçek Zamanlı Tedarikçi Erişimi

Yeni başlayanlar için tasarımın baştan sona uygulamasını sağlayan dokümantasyonlar içermektedir. İleri düzey özel konulara yönelik eğitim ve videolara erişimin yanı sıra ürünün web sitesinde bulunan forumlar aracılığıyla ve program kullanımı sırasında etkileşimli yardım fonksiyonları ile tasarım boyunca kullanıcıya rehberlik etmektedir.

Kart tasarımı süreci boyunca gerçek zamanlı maliyet tahmininin yanısıra, tedarikçilerin verilerine ulaşarak, uygun parça seçimine olanak sağlamaktadır.

Akıllı Tasarım Yönetimi

Mekanik – Elektronik Tasarım Bütünlüğü

Tasarım ekiplerinin aynı proje üzerinde eş zamanlı çalışma imkanını sağlamaktadır. Tek merkezli kütüphane yönetimi sayesinde proje ve komponentlerin yaşam döngüsünü oluşturma ve tekrar kullanabilme; tasarımların varyasyonlarını oluşturma

Üç boyutlu görüntüleme özelliği ile PCB’nin gerçeğe yakın ve 2D/3D görüntü ayarlarına ulaşarak mekanik ver üzerinden “clearance” kontrolü yapmaktadır. Genel olarak kullanılan Dxf, Step, Parasolid vb. mekanik uzantılarda dosya alma ve aktarma imkanı vermektedir.

yazılım integrasyon platformudur. Başlıca öne çıkan özellikleri: Bütünleşik Tasarım Ortamı

Şematik çizimi, kolay kullanılan PCB tasarım araçları, gelişmiş 3D görüntüleme, üretim dosyaları, tasarım kütüphaneleri ve malzeme

listesi

oluşturma

özel-

liklerini bütünleşik bir arayüzde 34 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017


Elektronik Geliştirilmiş Dokümantasyon Yetenekleri

Analog simülasyon imkanı sunarak istenilen noktalardan voltaj, güç, akım vb. değerler okunabilmektedir. Osiloskop verilerine benzer dalga formlarını ve AC,DC sinyal analiz eğrilerini çizdirilebilmektedir. Üçüncü parti yazılımlar ile işbirliği sağlayarak işlemci simülasyonlarını elde etme imkanı sağlamaktadır.

man yapısı oluşturulabilmekte ve iç katmanlara komponent yerleşimine olanak vermektedir.

Gömülü Yazılım Desteği Üretim aşamasında kolaylık sağlayacak PCB dökümantasyon yöntemleri bulunmaktadır. Başka bir programa ihtiyaç duymadan Altium Designer yeteneklerini kullanarak tüm üretim dosyaları elde edilebilmektedir. Üretim öncesinde sunum niteliği taşıyan ve katı model görüntüsü içeren önizleme dokümantasyonları oluşturabilmekte, güncel ürün maliyeti elde edebilmekte ve üretim prosesinin tek dosya içerisinde özetleyebilmektedir. Dosya Aktarma ve Alma

Hiyerarşik Tasarım Yapısı

Literatürdeki birçok işlemcinin yazılım ve donanımının berabe tasarlanmasına olanak sağlamaktadır. Daha önceki projelerde oluşturulan gömülü yazılım tasarım parçalarını kullanarak, yeni tasarımları kolayca oluşturmaya yardımcı olmaktadır. İnteraktif tasarım metodolojisi özelliği ile, tasarımların PCB ve gömülü yazılım kısmını çift yönlü oluşturulmasını sağlamaktadır.

Karmaşık tasarımların okunurluğunu kolaylaştırmak için farklı şematik dosyalarını bağlantıları ile beraber bir üst şematik dosyasına linkleyerek, kolayca takip edilebilir proje taslağına çevirme imkanı vermektedir. Tasarımlarda tekrar eden bölümleri, bloklar haline getirerek ve tek bir blok referans alınarak yerleştirme ve yollandırma işlemlerinin sürelerini kısaltmaktadır.

Katı-Esnek PCB Tasarımı Bilgisayar destekli bilinen birçok elektronik devre tasarım araçlarında oluşturulmu tasarımları ve kütüphaneleri, desteklenen versiyonlar dahilinde program içerisine alma ve programdan aktarma desteğini sunmaktadır. Simülasyon Özelliği

36 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

Katı ve katı-esnek PCB tasarımların ıoluşturabilmenin yanısıra bu tasarımların 2D ve 3D görüntülenmesi imkanı sunmaktadır. Esnek yapılar bulunduran tasarımların katlanmış ve katlanmamış hallerini görüntüleme ve çıktısını alma işlemleri gerçekleştirilebilmektedir. Mekanik tasarım programlarına veri aktarımı sağlayarak, oluşturulan tasarımın en iyi şekilde sonlandırılmasında yardımcı olmaktadır. Katı ve katı-esnek PCB tasarım yetenekleri sayesinde aynı kart üzerinde farklı kat-

Güç Dağılım Analizi Devre üzerinde belirlenen bileşenler veya bileşenler ile besleme kaynağı arasında bulunan bağlantı yolları üzerindeki voltaj düşümü ve akım yoğunluğunu göstermektedir. Belirlenen hat boyunca katmanlar arasındaki kayıpları veya akım yoğunluğunu 2D/3D görüntüleme sistemi sayesinde görselleştirerek, kart üzerindeki sorun oluşturabilecek alanların tespitine olanak sağlamaktadır.


Otomasyon

OMRON’UN ÜRETİME İNOVASYON GETİREN OTOMASYON ÇÖZÜMLERİ

OMRON

Omron’un, Endüstri 4.0 çerçevesinde şeffaf, akıllı ve interaktif fabrika ve tedarik zincirine yönelen dönüşüme bakışını ortaya koyan “Entegre”, “Akıllı” ve “İnteraktif” otomasyon çözümleri ve en yeni ürünleri.

Global rekabette yer ed-

inmek için yüksek verimlilik düzeyini korumanın öneminin tartışılmaz olduğu günümüzde makinelerin daha çok kullanılmasına ve üretim açısından daha fazla verim elde edilmesine olanak tanıyan yeni üretim yön38 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

temleri ve akıllı proses optimizasyonu sunan Endüstri 4.0 çerçevesinde geliştirilmiş konseptler artık üreticiler arasında oldukça yaygın şekilde uygulanıyor. Bu bağlamda Omron, “Entegre”, “Akıllı” ve “İnteraktif” otomasyon çözümleri ile

şeffaf, akıllı ve interaktif fabrika ve tedarik zincirine yönelen bu dönüşüme bakışını, geleceğin teknolojilerinin nasıl gerçekleştiğini, bunları kendi sistemlerinize nasıl uygulayabileceğinizi size anlatıyor.


Endüstri 4.0 ile Omron’un kurucusunun öngördüğü gelecek gerçekleşiyor İlk sanayi devrimi üretime mekanizasyonu getirirken, ikinci sanayi devrimi elektriği getirdi. 1970’lerde gerçekleşen üçüncü sanayi devrimi

ji ve toplum döngüsel bir ilişkiyi paylaşır ve birbirlerini karşılıklı olarak etkilerler. SINIC teorisinde açıklanan gelecekteki optimizasyon toplumunda, Kazuma Tateisi, insan zekâsının ve hislerinin bir kısmını otomatik hale getiren teknolojilerin gelecekteki gelişimlere temel teşkil edeceğini tahmin ediyor. Gelecekteki bu toplumda, insanlar ve makineler ideal bir uyum seviyesini yakalayacağını belirtiyor. Dijitalleşmenin merkezinde Makine Otomasyonu Dijitalleştirilmiş üretimin başarılı bir şekilde uygulanması, üreticinin ekosisteminde bir araya getirilmiş birçok

ise bilişim teknolojilerinin gelişiyle üretim proseslerini daha da geliştirdi. Bu üç sanayi devrimi de sonradan tanımlanmıştı. Şimdi ise ilk defa, Endüstri 4.0 terimi bir devrimi daha gerçekleşmeden tanımlamak için kullanılıyor. Devrim olduktan sonra açıklama sunmak yerine devrimin gelişi için uyaran görevi görüyor.

temel yetkinlik gerektirir. Makineler, üretimin temeli olarak düşünülür ve dolayısıyla makinelerin performans göstermesini sağlayan sistemler, üretimde akıllı veri kullanımını sağlayan temel etkenlerdir. Gelecekte olabilecek değişikliklerden etkilenmeyecek donanım ve yazılım platformları kullanarak tam kapsam ve makine otomasyonu sağlanabilir. • Giriş: Omron, proximity sensör, fotoelektrik cihazları, ölçüm, anahtarlama ve görsel denetim gibi algılama teknolojilerine sahip. • Lojik: Omron’un tamamen ölçeklenebilir makine kontrolörü platformu, sektörün en kararlı 2PID sıcaklık kontrolörü ve ayrıca lider hareket ve güvenlik kontrolörü

Otomasyon Endüstri 4.0 yani dördüncü sanayi devrimi, aynı zamanda Omron’un kurucusu Kazuma Tateishi’nin 1970 yılında Uluslararası Gelecek Araştırmaları Konferansı’nda sunulan SINIC teorisine mükemmel bir şekilde uyuyor. SINIC teorisine göre; bilim, teknolo-

teknolojisi her makinenin kontrol ihtiyaçlarının tüm yönlerini kapsar. • Çıkış: Omron’un değişken hızlı sürücüleri, servo sistemleri, elektrik şalter panoları, katı hal röleleri ve elektromekanik röleler ile G/Ç cihazları güç ve hareketi yönlendirir ve yönetir. • Güvenlik: Makine korumasının tüm yönlerini kapsayacak şekilde güvenlik switchinden güvenli sürücüye kadar eksiksiz çözüm kapasitesi sunar. • Robot: Omron’un yeni bir temel özelliği de makineleri ve hatları verimli bir şekilde ve birçok robot teknolojisiyle tamamen entegre ederek bağlama kapasitesidir.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

39


Otomasyon

Omron’un teknolojisi, haberleşmeyi ve bağlantılı verileri akıllı sistemler oluşturmak için verimli ve güvenilir bir şekilde kullanmasına olanak sağlar. Gelişmiş platform temelli cihazlar, ürünleri (nesneleri) ilgili verilere bağlamasına ve makine odaklı Nesnelerin İnterneti çözümleri oluşturmasını sağlar. Dijitalleştirilmiş üretim ortamında temel faktör, sensör ve makine verilerinin sorunsuz dikey haberleşmesidir. SQL gibi veri haberleşmesi teknolojileriyle desteklenen yatay tesis genelinde entegrasyonun sağlanması da dikey entegrasyon kadar önemlidir. Dijitalleşen üretim için Omron’un inovatif otomasyon çözümleri Omron, bu dijital endüstriyel geleceğin zorluklarını ele almak amacıyla, tamamen ölçeklenebilir otomasyon çözümlerinden ve otomasyon varlıklarının sorunsuzca yeniden kullanılabilmesinden yararlanan teknolojilerle makineleri otomatik hale getiriyor. Sektördeki uzun yıllara dayanan tecrübesi ve yetkinliklerini kullanarak, tüm otomasyon çözümlerinin tüm kullanım ömrü boyunca dijitalleşmeyi kapsamına almayı hedefliyor. 40 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

Şimdi gelin Omron’un sektöre en son sunduğu ürün ve çözümlerine kısaca göz atın. Yeni Endüstriyel Robot Çözümleri Omron, 1 Nisan 2016 tarihinde dünyanın 39 ülkesinde yeni endüstriyel robotlarının lansmanını gerçekleştirdi. Bu lansmanda Omron Adept Technologies, Inc. tarafından geliştirilen, sınıfının en iyisi 49 adet yeni robot bulunuyor. Robotların üretim ortamına entegre edilmesini kolaylaştırmak amacıyla bu robotlara Omron’un sensörleri, güvenlik bileşenleri ve ödüllü NX/NJ serisi makine otomasyon kontrolörleri entegre edildi.

Omron’un benzersiz yazılım ve kontrol mimarisi kombinasyonu, hızlı değişim gerektiren çok çeşitli ürünlerin üretilmesinden kaynaklanan fabrika otomasyonu sorunlarını çözüyor. Ortak kontroller, entegre yazılım mimarisi ve geliştirme ortamı, mevcut ve gelecekteki ihtiyaçları karşılayarak süreç tasarımını kolaylaştırıyor, daha esnek çalışma imkanı sunuyor ve bakımı öngörülebilir hale getiriyor. Bu küresel lansman ile Omron, robotlara algılama, kontrol, hareket ve güvenlik özellikleri entegre ederek üretimi ve verimliliği arttıran yenilikçi çözümler sunma hedefini bir kez daha göstermiş oldu.


Mobil robotları keşfedin Omron, ilk endüstriyel mobil robot ürün serisi olan LD platformunu 20 Ocak 2017 tarihi itibariyle kullanıma sundu. Omron mobil robotlar, büyük tesislerin çevresindeki hareketli ürünlerde verimlilik ve maliyet tasarrufuna yeni bir boyut kazandırıyor. 7/24 hızlı, güvenilir materyal taşıma için geliştirilen benzersiz mobil robot ailesi en dinamik ortamlarda bile kendi kendini yönlendirebiliyor.

karşısında uzun süre arka arkaya topa vurabilecek şekilde tasarlanmdı. Bu bakımdan, rakibinin fiziksel hareketi ile topun konumu hakkındaki verilere dayanarak topun yörüngesini ve hızını öngörmekte ve topu, rakibin tekrar vurmasını kolaylaştıracak bir noktaya ve uygun bir hızla geri göndermektedir. Video: https://www.youtube.com/ watch?v=Bnnyb43II4c

Mobil robotlar; verimi artıran, makinenin kapalı kalma süresini azaltan, hataları ortadan kaldıran, malzeme izlenebilirliğini iyileştiren ve çalışanların karmaşık becerilerini gerektiren görevlere odaklanmalarını sağlayan tam bağımsız akıllı araçlardır. Ayrıca, geleneksel AGV’lerin aksine, mobil robotlar tesisin mevcut kurulumu içerisinde hareket edebilir ve yüksek bedelli alt yapı yatırımları gerektirmez.

Yeni Endüstriyel PC, üretim sahalarını “Entegre” ve “Akıllı” hale getiriyor

Video: https://www.youtube.com/ watch?v=ESA4Cps7v2Q&t=3s Pano Üretiminde Yenilikler “Kontrol panoları için yeni değerler” Kontrol panosu tasarımında ve üretiminde gerçekleşen her gelişim, üretim tesislerindeki bir başka gelişime zemin hazırlar; bu nedenle bu gelişimlerden yalnızca pano üreticileri değil, son kullanıcılar veya makine üreticileri de faydalanır. İnsan partnerine uyum sağlayan masa tenisi robotu “FORPHEUS” Omron’un ödüllü masa tenisi robotu “FORPHEUS”, makinenin insan partnerine uyum sağlaması yoluyla, bu teknolojik evrimin insanlar ile makineler arasında oluşturmayı amaçladığı yeni ilişkileri göstermek amacıyla yapıldı. Robot, insan rakibi

Otomasyon kullanılan ortak Pano Değer Tasarımı konseptini başlangıç kabul ederek Omron, müşterilerine kontrol panosu gelişimi ve süreç yeniliği sunuyor. Video: https://www.youtube.com/ watch?v=6f3ndXEBL9s&t=9s

Omron’un yeni Endüstriyel PC Platformu (IPC), tüm dünyadaki üretim sahalarına ve ekipmanlara “entegre” ve “akıllı” otomasyon sunan yeni bir kontrol platformu. Omron, üreticiler ile birlikte PLC ve IPC dahil geniş bir fabrika otomasyonu ürün gamı ve EtherCAT gibi açık endüstriyel ağlar kullanan benzersiz otomasyonunu geliştirerek üretimde yenilikçilik üzerinde çalışıyor. Video: https://www.youtube.com/ watch?v=BAH71LwTYR8&list=PLYzIR rPd35B3PJyUadNTHHfI7MBTjRbnN &index=3&t=2s

Pano tasarımında, pano üretim süreçlerinde ve panolarla insan etkileşiminde yeni ürünler, kablolama teknikleri ve teknolojileri yoluyla yenilikler yapılabilirse kontrol panosu üretimi kolaylaşır ve verimlilik açısından büyük bir ilerleme gerçekleşir. Kontrol panolarındaki ürünlerin teknik özellikleri için Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2

2017 41


Otomasyon Yeni 1S Servo, makine tasarımı ve verimliliği geliştiriyor Omron, kullanıcıların makine verimliliğini önemli ölçüde artırmasına olanak sağlayan özellikleri optimum kurulumla birleştiren yenilikçi bir servo sistemleri ürün serisini piyasaya sürdü. Günümüz makine üreticilerinin gereksinimlerini karşılamak üzere özel olarak üretilen yeni 1S servo serisindeki ürünler, olağanüstü performansın yanı sıra yerden tasarruf sağlayan kompakt bir yapı sunuyor ve 100 W - 3 kW güç değerleriyle sağlanıyor. Video: https://www.youtube.com/ watch?v=imIYalcBO4c&list=PLYzIRrP d35B3PJyUadNTHHfI7MBTjRbnN&in dex=8

Kompakt Makineler için gelişmiş kontrol: NX1 Makine Kontrolörü NX1; EtherNet/IP ve EtherCAT bağlantısı, hareket kontrolü ve I/O özelliklerini kompakt bir pakette birleştirerek küçük ve orta büyüklükteki makineler için gelişmiş hareket ve pozisyon kontrolü sağlayan Sysmac otomasyon platformu için giriş düzeyi kontrolörüdür. Elektronik kam ve interpolasyon, makine hızını ve hassasiyetini artırarak verimliliğin ve kalitenin artmasını sağlar. Dahili EtherCAT portu ve harici IO-Link ana ünitesiyle cihazlardan toplanan veriler, dahili EtherNet/IP por42 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 2017

tu üzerinden makineler arasında paylaştırılabilir. Bu durum, kestirimci bakım ve tam entegrasyon sağlayarak makine duruş süresinin azaltılmasına ve verimliliğin artırılmasına yardımcı olur. Video: https://www.youtube.com/ watch?v=ByxqCx2tYs0&list=PLYzIRrP d35B3PJyUadNTHHfI7MBTjRbnN&in dex=1

IO-Link, dijitalleşmenin ve haberleşmenin sensör seviyesine kadar inmesini sağlar

Omron’un IO-Link ürünlerinin ilk basamağında; Fotoelektrik Sensörler, Renk İşaret Sensörleri, Endüktif Sensörler ve IO-Link Master Üniteleri bulunmaktadır. Sensörler ve Kontrolörler, IO-Link ile bağlanarak, geri gelen ışık seviyeleri gibi sensörlerin kararlı çalışması için gereken tüm bilgiler görülebilir. Artık, sensör seviyesinde izleme ve hata algılama işlemleri mümkündür. Bu da gereksiz duruş sürelerini azaltır, kestirimci bakımda yardımcı olur ve devreye alma süresini kısaltır.

Tam entegre bir platform: Sysmac Otomasyon Platformu Sysmac, otomasyon tesisiniz üzerinde tam kontrol ve yönetim olanağı sağlayan entegre otomasyon platformudur. Bu platformun merkezinde yer alan Makine Kontrolörü serisi tüm makine cihazlarını senkronize kontrol etme olanağının yanı sıra hareket, robotlar ve veritabanı bağlantısı gibi gelişmiş işlevsellik de sunuyor. Birden fazla disiplinin bir araya getirildiği bu konsept sayesinde çözüm mimarinizi sadeleştirebilir, programlama ihtiyacını azaltabilir ve üretkenliği optimize edebilirsiniz. Sorunsuz makine kontrolü ve fabrika otomasyonu Tek bağlantı ve tek yazılımla tek makine kontrolü: Omron, Sysmac otomasyon platformunu işte böyle tanımlıyor. Makine Otomasyon Kontrolöründe lojik, hareket, güvenlik, robotlar, görüntü sistemi, bilgi, görselleştirme ve ağ oluşturma tek bir yazılımda bir araya getiriliyor: Sysmac Studio. Bu tek yazılım, özel bir 3D hareket simülasyonu aracı da içeren gerçek Entegre Geliştirme Ortamı (IDE) sunuyor. Makine kontrolöründe yerleşik EtherCAT ve EtherNet/IP standart olarak geliyor. Tek bağlantı amaçlı iki ağ, gerçek zamanlı hızlı makine kontrolü ve veri tesisi yönetimi arasında mükemmel uyum sağlıyor. Video: https://www.youtube.com/ watch?v=7vFvGkXS7Tw


Enerji Yönetimi

EATON MOBİL TEKNOLOJİ GÜNLERİ MEDYA BULUŞMASI YAPILDI

Dünyanın Önde Gelen Enerji Yönetim Şirketi Eaton’ın İstanbul’da Gerçekleştirilen Basın Toplantısında, Enerji Verimliliği Yüksek, Tasarruflu, İnovatif Çözümler Anlatıldı

T17metre ürkiye’ye üçüncü kez gelen uzunluğundaki iki katlı

dev Eaton Teknoloji TIR’ının yedi ilde gerçekleştirdiği “Mobil Teknoloji Günleri” başarıyla tamamlandı. Eaton Teknoloji TIR’ında düzenlenen Basın Toplantısında Eaton Elektrik Orta ve Doğu Avrupa Satış Direktörü Iordan Minca ve Türkiye Ülke Müdürü Yılmaz Özcan Eaton Elektrik ve Anadolu Turu hakkında bilgi verdi. Iordan Minca’nın açılış konuşması ile başlayan toplantıda Yılmaz Özcan, Eaton Elektrik’in faaliyetleri, inovatif çözümleri, hedefleri, yeni ürünler ve sektöre ilişkin bir sunum yaptı. Basın mensuplarının soruları cevaplandırıldıktan sonra TIR’ın alt katındaki Ürün ve Sergi alanı gezdirilerek yenilikler hakkında bilgi paylaşıldı.

Enerji verimliliği konusunda önemli çözümlere sahip dünyanın önde gelen enerji yönetim şirketi Eaton “Mobil Teknoloji Günleri” Anadolu Turu etkinliği 11 gün sürdü. İstanbul’dan yola çıkan Teknoloji TIR’ı Bursa, Eskişehir, Konya, Antalya, Denizli ve İzmir’de çözüm ortakları ve sektör ilgilileri ile buluştu. Eaton Elektrik uzmanları tarafından verilen eğitim seminerlerinde enerji verimliliği konusunda sağlanan çözümler anlatıldı. Ülkemizde hızla gelişen birçok sektörün enerji ihtiyacı ve enerjinin rasyonel, verimli kullanımı için önemli katkı sağlayan dünyanın lider şirketi Eaton’un düzenlediği “Mobil Teknoloji Günleri”ne yoğun bir katılım oldu. Esneklik ve sürdürülebilirlik içeriği ile gerçekleştirilen et-

kinlikte; gayrimenkul, AVM, sanayi, konut, turizm, sağlık, iletişim, organize perakende sektörü gibi pek çok sektörde enerjinin daha verimli, güvenli ve sürdürülebilir kullanımına yönelik Eaton uygulamaları anlatıldı. Eaton, Yarının İhtiyaçları İçin Bugünün Çözümlerini Üretiyor Eaton Elektrik; “Güç dağıtımı ve devre koruma”, “Zorlu ortamlar için çözümler”, “Aydınlatma ve Güvenlik”, “Yedek Güç koruma”, “Kontrol ve otomasyon”, “Yapısal çözümler ve kablolama araçları” ve “Mühendislik hizmetleri”nden oluşan 7 ana teknoloji platformu için çözüm üretiyor. İnsanın olduğu her yerde güvenli ve konforlu yaşam

IORDAN MINCA Eaton Elektrik Orta ve Doğu Avrupa Satış Direktörü Bükreş / Romanya 2010 yılından itibaren Eaton Elektrik Güneydoğu Avrupa Satış Direktörü olarak görev yapan Iordan Minca, 2013 yılında Eaton Elektrik Merkezi Doğru Avrupa Satış Direktörü olarak atandı. Iordan Minca; Eaton Elektrik’in Moeller Elektric SRL Romanya SLS’yi satın almasıyla birlikte Eaton Elektrik’e katıldı. Iordan Minca; Bükreş Teknik Üniversitesi’de Elektroteknik Mühendisliği eğitimi sonrası aynı üniversitede MBA yaptı. 44 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017


Enerji Yönetimi

çözümleri üreten Eaton ürün ve hizmetleriyle; “Artan bilgi depolama ihtiyacını karşılamak üzere veri merkezlerine güç veriyor”, “Petrol ve Gaz sektöründe ihtiyaca yönelik çözümler sunuyor”, “Üretimde artan otomasyon ihtiyacına yönelik entegre çözümler üretiyor”, “Daha fazla verimlilik talep eden binalara enerji sağlıyor”, “Güvenirliği arttıran şebeke modernizasyonu çözümleri sağlıyor”

YILMAZ ÖZCAN Eaton Elektrik Türkiye Ülke Müdürü 2007-2017 yılları arasında ABB Elektrik San. A.Ş.’de çeşitli yönetim kademlerinde görev yapan Yılmaz Özcan 15 Mayıs 2017 itibarıyla dünyanın önde gelen enerji yönetim şirketi Eaton Elektrik Türkiye’ye Ülke Müdürü olarak atandı. Lise eğitimini 1994 yılında Kabataş Erkek Lisesinde tamam-

ve “Evleri, yaşam alanlarını ve iş yerlerini aydınlatıyor”. Dünyanın önde gelen enerji yönetim şirketi Eaton; enerji tasarruflu çözümleriyle tüm sektörlerde enerjinin daha verimli, güvenli, sürdürülebilir ve etkin olarak yönetilmesine yardım ediyor. Enerji Yönetim Teknolojisi ve Hizmeti vasıtasıyla kendini hayatın kalitesini arttırmaya ve çevreye adamış olan Eaton, dünya

layan Yılmaz Özcan, Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden 1998 yılında mezun olduktan sonra 2012 yılında Milano Bocconi Üniversitesinde işletme yüksek lisansını tamamladı. 19982000 yılları arasında Elsim Elektroteknik Sistemler A.Ş.’de ‘’Satış ve Devreye Alma Mühendisi’’ olarak iş hayatına başlayan Özcan, 2001-2007 yılları arasında Leroy Somer’de ‘’Satış

genelinde 95 bin çalışanıyla Türkiye dahil 175 ülkede faaliyet gösteriyor. 2016’da $19.7 milyarlık ciroya sahip bir güç yönetimi şirketi olan Eaton, elektriksel, hidrolik ve mekanik gücü daha verimli, güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde etkin olarak yönetmelerine yardım eden enerji tasarruflu çözümlerini sağlıyor.

Müdürü’’ olarak görev yaptı. 2007-2017 yılları arasında ABB Elektrik San. A.Ş.’de çalışarak yıllar içerisinde çeşitli yönetim kademlerinde yer aldı ve son olarak Lokal İş Birimi Motor & Generator Bölümünde ‘’Satış ve Pazarlama Müdürü’’ olarak çalıştı. Dünya genelinde 95 bin çalışanıyla Türkiye dahil 175 ülkede müşterilerinin elektrik, hidrolik, mekanik gücü verimli, güvenli

ve sürdürülebilir şekilde yönetmelerine katkı sağlayan enerji tasarruflu çözümler sunan Eaton’un elektrik sektöründe faaliyet gösteren Eaton Elektrik Türkiye’ye Ülke Müdürü olarak atanan Yılmaz Özcan, 1977 yılında İstanbul’da doğdu. Evli ve iki çocuk babası olan Yılmaz Özcan çok iyi derecede İngilizce biliyor.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

45


Enerji Yönetimi

Eaton Elektrik Satış Destek Müdürü Pınar Bilge:

PARTNERLERİMİZE SUNDUĞUMUZ ÇÖZÜMLER BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ

Eaton Elektrik Satış Destek Müdürü Pınar Bilge; Türkiye turunu tamamlayarak Avrupa’ya yolalacak olan Eaton Tır’ında gerçekleştirilen ürün sergisinde; sektörlere dönük çözümleri üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Burada detaylı olarak ürünler ve çözümler konusunda bilgi verdi. Eaton Tır’ı ile partnerlerine çözümlerini sunduklarını ve Anadolu’da yoğun ilgi gördüklerini dile getiren Pınar Bilge; Avrupa’da aynı şekilde ilgi göreceklerini umduklarını dile getirdi. Eaton Tır’ı basın lansmanı; Marriot Otel Ataşehir’de gerçekleştirilen basın yemeği ardından sona erdi.

46 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017


Fuar

MADEN SEKTÖRÜ FUAR İZMİR’DE BULUŞUYOR

Minex Fuarı ile eş zamanlı olarak Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi 6. kez düzenlenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TMMOB Maden Mühendisleri Odası işbirliğiyle gerçekleşecek olan Minex – 7. Madencilik, Doğal Kaynaklar ve Teknolojileri Fuarı, madencilik sektörünün temsilcilerini 18-21 Ekim tarihleri arasında İzmir’de buluşturacak. fuarizmir’de gerçekleştirilecek Minex’in, 23 bin metrekarelik alanda düzenlenmesi hedefleniyor.

Föncüuara,ülkeleri başta madenciliğin Polonya ve Çek

Cumhuriyeti olmak üzere; İspanya, Almanya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Hindistan, Rusya’dan katılımcıların gelmesi bekleniyor. Yurtiçinde ise tüm maden ocakları ve sektörün öncü firmaları, fuarda yer almaya hazırlanıyor. Sadece profesyonel ziyaretçiye açık olacak fuarda; cevher hazırlama ve zenginleştirme makine ve ekipmanları, sondaj makine ve ekipmanları,

48 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

maden işletme makineleri ve ekipmanları, yardımcı makine ve techizatlar, işyeri sağlığı ve güvenlik malzemeleri, tünel ve tünel ekipmanları teknolojileri, metalik madenler, prokspeksiyon, kıymetli taşlar ve endüstiriyel – kimyasal sanayi – gübre sanayi – seramik refrakter cam sanayi – çimento – enerji hammaddeleri sergilenecek. Fuar ve Kongre Bir Arada Minex Fuarı ile eş zamanlı olarak, İZFAŞ desteğiyle TMMOB Maden Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik

Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü işbirliği ile organize edilen, Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi (IMMAT) 6. kez düzenlenecek. Maden Mühendisleri Odası’nın önemli etkinliklerinden birisi olan kongre kapsamında; maden işletme, cevher hazırlama ve zenginleştirme, mermer, altyapıya yönelik kullanılan maden makinaları ve bunların teknolojileri ile ilgili konular alanında uzman kişiler tarafından sunulup tartışılacak


Fuar

86. İzmir Enternasyonal Fuarı en eski dostunu ağırlamaya hazırlanıyor

RUSYA FEDERASYONU PARTNER ÜLKE

Bu yıl 18-27 Ağustos tarihleri arasında 86.kez düzenlenecek olan İzmir Enternasyonal Fuarı’nın partner ülkesi, Rusya Federasyonu olarak belirlendi.

R usya Federasyonu, Kültürpark’ta 759 metrekare alanda, doğal gaz, petrol, kimya, tarım, finans ve turizm sektörlerindeki firmalarıyla yer alacak. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın en eski ve sürekli katılımcılarından olan Rusya Federasyonu’nun katılımı, her iki ülkenin ticari, ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerinin ileri yıllarda daha da gelişmesi için zemin oluşturacak.

İLK KEZ 1934 YILINDA KATILDI İzmir Enternasyonal Fuarı’na ilk kez 1934 yılında“Beynelmilel İzmir 9 Eylül Panayırı” iken “Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği” olarak katılan Rusya, 62 kez fuarın konuğu oldu. 1930’lu yıllarda fuarda motor, telefon gibi teknolojik ürünlerle yer alan Sovyetler Birliği, 50’li yıllarda endüstri ürünleriyle İzmir Enternasyonal Fuarı’ndaydı. Sovyetler Birliği 1957 yılında uzaya gönderdikleri yapay uydu Suputnik’in bir maketini fuarda sergiledi. Suputnik’in ardından Vostok Feza Gemisi ile Fuar’a katılan Sovyetler Birliği, Rus Feza Pilotu Gagarin’in iki metrelik portresini asınca ziyaretçi akınına uğradı. Sovyetler Birliği 1960’lı yıllarda da sergilediği uzay çalışmalarıyla

50 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

İzmir Enternasyonal Fuarı’nın ilgi odağı olmaya devam etti. 1963 yılında Basmane kapısı yakınında kurulan Planetarium İzmir Enternasyonal Fuarı’nı yıldızlarla buluşturdu. İzmir Enternasyonal Fuarı ile çok zengin bir geçmişe sahip olan Rusya, aynı zamanda Kültürpark fikrinin doğmasına da kaynak oluşturmuştu. İzmir Futbol Heyeti Fahri Reisi Suad Yurdkoru, 1933 yılında Moskova ziyareti sırasında ziyaret ettiği Gorki Parkı’ndan çok etkilenmiş ve İzmir’e döner dönmez Kültürpark hayalini gerçekleştirmek üzere harekete geçmişti. İzmir Enternasyonal Fuarı ve Rusya Federasyonu arasındaki çok zengin ve güçlü bağlar, 86. İzmir Enternasyonal Fuarı’na partner ülke olmasıyla daha da güçlenecek.


3D

IDEF 2017’DE STANDIMIZ YOĞUN İLGİ GÖRDÜ! 9Fuarı-12IDEF Mayıs 2017 tarihleri arasında gerçekleşen Uluslararası Savunma Sanayi bu yıl 50 ülkeden 818 katılımcı firma ve temsilciliğine, 74 ülke ve 2

uluslararası kuruluştan savunma alanında görevli 135 heyet ve 600 heyet üyesine ev sahipliği yaptı. Yazılım ve donanımı tamamen infoTRON mühendislerine ait olan Deltakanat simülatör ve ilk kez Manisa Teknokent açılışında kullanıcı deneyimine sunulan RoT-Realization of Things sanal gerçeklik çözümleri IDEF 2017’de katılımcılara sergilendi. Fuar boyunca yoğun ilgi gören infoTRON standında ayrıca 3D yazıcı teknolojisinin son ürünü Stratasys F370 ve 3D yazıcı teknolojileri ile üretilmiş prototip parçaları sergilendi. infoTRON ve Teknoloji partnerleri; Presagis de UAV Craft simülatörü ile standta yer aldı. 4 gün süren fuarda tüm ziyaretçiler, 3 boyutlu ileri teknolojiler konusunda 20 yılı aşan deneyime sahip infoTRON konusunda merak ettiği soruların cevaplarını alarak savunma sanayii projelerinde teknolojilerin kullanımı hakkında bilgi sahibi oldular.

İNFOTRON BIM EKİBİ ARTIK GÜVENLİK SEKTÖRÜNDE İnşaat sektörü BIM ile 3 Boyutlu ortamda faydalar sağlamaya devam ederken, infoTRON BIM ekibi

güvenlik sektöründe önemli bir adım attı. Kamera sistem projeleri ve kapı kontrol sistem projelerini 3 Boyutlu ortamında tasarlandı ve kalite kontrolü model üzerinden yapıldı. Sistemlerin tüm metraj listeleri alınarak, sahada ürünler planlı ve kontrollü bir şekilde montajları yapıldı. Ayrıca 3 Boyutlu BIM modeli, güvenlik sistemlerin yönetimini sağlayacak bir platform oluşturuldu. Bu platform üzerinden, kameraların özelliklerine ve açılarına hızlı bir şekilde ulaşılabilirliği ve tek bir alanda erişimi sağlandı. Projenin COBie standardında çıktısı ile tüm güvenlik sistemlerinin ürün bilgileri, model numarası, barkod numarası, bakım bilgileri, bakım periyotları, operasyon bilgileri, işletme/kullanma kılavuzları, montaj tarihi, garanti şartları, garanti başlangıç tarihi gibi bilgiler tek bir doküman üzerinden takip edilip, planlama yapılıyor. Böylelikle, 3 Boyutlu BIM Modeli gerçeğin dijital ortamdaki tek ve doğru yansımasını sunuyor. 52 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 2017


3D

OTOMOTİVDE CLASS-A YÜZEY MODELLEME

İ

nfoTRON otomotivde Class-A Yüzey modelleme ve Katmanlı üretim Teknolojileri eğitimini başarıyla tamamladı. Dassault Systèmes ve TAYSAD ile ortaklaşa düzenlenen “Otomotiv sektöründe Class-A Yüzey Modelleme ve Katmanlı üretim Teknolojileri” konulu eğitim başarıyla tamamlandı. 30 katılımcıyla TAYSAD’ın Kocaeli’ndeki genel merkezinde gerçekleştirilen eğitimde; Class-A Modelleme, NURBS ve Bezier Geometriler, G0-G1-G2 -G3, OEM Standartları, Class-A Terminolojisi, 3D Yazıcı Teknolojileri ve uygulamaları gibi konu başlıkları üzerinden detaylı bilgi aktarımı sağlandı ve örneklerle pekiştirildi. Katılımcılar arasında bulunan ISUZU, Ford Otosan, TAI Tusaş gibi sektörün öncü firmalarının mühendisleri verdikleri geri bildirimlerle memnuniyetlerini paylaştı.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 2017 53


Etkinlik

TEKNOLOJİNİN YILDIZLARI SAHİPLERİNİ BULDU Türkiye’nin öncü teknoloji geliştirme merkezlerinden biri olan Yıldız Teknopark’ın, bu yıl ikincisini düzenlediği ‘Teknolojinin Yıldızları’ ödül töreni gerçekleşti. Üç farklı kategoride sahipleriyle buluşan ödüllerde; Türkiye’nin Teknoloji ve İnovasyon Yıldızı Vestel olurken, Sosyal Sorumluluk Yıldızı Garanti Bankası oldu.

Yıldız Teknopark Hakkında: YTÜ Davutpaşa Kampüsü’nde 2003 yılında kurulan Yıldız Teknopark, Davutpaşa ve İkitelli yerleşkeleriyle birlikte toplam 170 bin metrekarelik alanda faaliyetlerini yürütmektedir. Yazılım, bilişim ve iletişim teknolojileri, telekomünikasyon, elektronik, ilaç, makine ve teçhizat imalatı, kimya, havacılık, enerji, savunma sanayi, inşaat, gıda gibi farklı sektörlerde ArGe çalışmalarını yürüten Yıldız Teknopark; 270 Ar-Ge firması, 90 kuluçka firması ve 7 binden fazla kalifiye Ar-Ge ve yazılım personeline ev sahipliği yapıyor.

Yıldız Teknopark’ın bu yıl ikin-

cisini düzenlediği Teknolojinin Yıldızları Ödülleri, ‘Kuluçkanın Yıldızları’, ‘Teknopark’ın Yıldızları’ ve ‘Türkiye’nin Yıldızları’ olarak 3 farklı kategoride sahipleriyle buluştu. İnovasyon alanındaki en başarılı firmaların ödüllendirildiği, 24 Mart 2017 tarihinde Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Davutpaşa Kongre Merkezi’nde gerçekleşen törene, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, STK, akademi ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı. Neutec, Ziraat Teknoloji ve Etiya sponsorluğunda

54 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 2017

gerçekleşen ödül töreninde açılış konuşmasını yapan Yıldız Teknopark Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Prof. Dr. Mesut Güner, “Ülkemizin lider teknoloji ve inovasyon üssü olan Yıldız Kuluçka’yı yeni ofisiyle Türkiye’nin en büyüğü haline getirdik. Önde gelen üniversitelerimiz ile Uluslarası Kuluçka Merkezi’miz Starcamp’ı Silikon Vadisinde açtık. Pek çok kuluçkamız Start-up 100 listelerinde yerlerini alırken, firmalarımız ise teknoloji ve bilişim alanındaki ilk 100 listelerine girerek gurur kaynağımız oldular’’ dedi. 270 Ar-Ge, 90 kuluçka firması, 7 binden fazla çalışan

Kurulduğu günden bu yana, ileri teknoloji ve yüksek standartlara sahip çalışmaların hayata geçmesi için akademi ve iş dünyası iş birliğini hedefleyen Yıldız Teknopark, bu hedefini Teknolojinin Yıldızları ödülleriyle de destekliyor. Prof. Dr. Mesut Güner, Yıldız Teknopark çalışmalarıyla ilgili şunları söylüyor; ‘‘2001 yılında Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yasasının çıkması ile birlikte, ülkemizde teknoparklar teknolojinin gelişmesinde, üniversitesanayi iş birliğinde ve yeni inovatif ürünlerin çıkmasında önemli rol oynamaya oynadı. Yıldız Teknik Üniversitemizin de 106 yıllık köklü geçmişiyle


Etkinlik

kurmuş olduğu Yıldız Teknoparkımız, 8 yıldır teknolojinin gelişmesine katkıda bulunan teknoloji üstlerinin en iyi örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu teknoloji üssümüzde, bilişim teknolojileri, elektronik, ilaç, kimya, enerji, havacılık, makine, savunma sanayi, inşaat, gıda gibi çok farklı sektörlerde Ar-Ge çalışmalarını yürüten toplam 270 Ar-Ge, 90 kuluçka firması ve 7 binden fazla kalifiye Ar-Ge ve yazılım personeline ev sahipliği yapıyoruz.’’ Yıldız Teknopark’ın yenilikçiliğe ve araştırmacılığa verdiği önemi gösteren ‘Teknolojinin Yıldızları’ ödüllerinin teknoloji alanına olan katkıyı artıracağını belirten Güner, törende ödüle aday gösterilen, ödül alan ve gelecekte bu törende yerlerini alacak

olan bütün firmalara başarılar diledi. Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin ise “Üniversiteler bilgi üretme yeridir. Sanayi de bilgiyi üretime dönüştürme yeridir. Bilim insanıyla sanayi bir araya gelirse muazzam bir sinerji olacaktır. Bünyemizde faaliyet gösteren firmaların çıktı sağlayabilmeleri için her türlü teşviki vermeye devam edeceğiz.” dedi. Teknolojinin Yıldızları’nda ödül alan firmalar şu şekilde: Türkiye’nin Yıldızları kategorisinde; Teknoloji ve İnovasyon Yıldızı Vestel, Sosyal Sorumluluk Yıldızı Garanti Bankası, Yatırımcıların Yıldızı Nevzat Aydın, Teknoloji Dergileri Yıldızı Chip, Teknoloji Haber Siteleri Yıldızı Webtekno, Teknoloji ve İnovasyon Odaklı Üniversitelerin

Yıldızı Hasan Kalyoncu Üniversitesi. Teknoparkın Yıldızları kategorisinde; İnovasyon Yıldızı Neutec, Proje Yıldızı Vidizayn Bilişim Teknolojileri, Patent Yıldızı Yoroca Bilişim, İhracat Yıldızı Comodo Yazılım, İstihdam Yıldızı Etiya Bilgi Teknolojileri, Akademisyen İşbirliği Yıldızı Mir Araştırma ve Geliştirme, Öğrenci İşbirliği Yıldızı Onasor Bilgi Teknolojileri. Kuluçkanın Yıldızları kategorisinde; Kuluçkanın Yıldızı Birbilenesor Teknoloji, Kuluçka Ticarileşme Yıldızı FBT Finansal Bilgi Teknolojileri, Kuluçka Patent Yıldızı HMY Kimya Enerji Danışmanlık, Kuluçka Yatırım Yıldızı Katı Hal Elektronik Yazılım, Kuluçka – TTO İşbirliği Yıldızı ÖZSRC Genetik Biyoteknoloji Ar-Ge Danışmanlık.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 2017 55


Siemens

HAZIRLAYAN: FATİH YILMAZ SIEMENS

DÜNYADA ENDÜSTRİ 4.0 2

011 yılında ilk kez oldukça soyut bir kavram olarak karşımıza çıkan Endüstri 4.0, 2017 yılına gelindiğinde çok daha somut bir hal almıştır. Ülkeler ve şirketler bu konuyu ajandaları içinde üst sıralara taşımış ve gerekli stratejileri belirlemeye başlamıştır. Kavramın ilk ortaya atılmasından bu zamana kadar yaşanan gelişmeleri tespit etmek ve farklı sek-

törlerde faaliyet gösteren şirketlerin Endüstri 4.0 ile ilgili attığı adımları görmek, ortaya konan bu vizyona ne kadar yaklaşıldığını kavrayabilmek için oldukça önemlidir. Bu sayede Türkiye’nin Endüstri 4.0 devriminde bulunduğu konum daha gerçekçi bir şekilde anlaşılabilir. Endüstri 4.0 birçok teknolojik kavramı içerisinde barındıran ve bunların bir bütün olarak uygulanmasıyla ulaşılabilecek

olan bir vizyondur. Bu teknolojik kavramlardan en önemlilerinden birisi dijitalizasyondur. PwC‘nin 2016 yılında, 26 ülkede 9 farklı sektörden 2000’in üzerinde şirketle yapmış olduğu Endüstri 4.0 çalışmasında; araştırmaya katılan şirketlerin %33’ü kendilerini yüksek seviyede dijitalleşmiş olarak görmektedir. 5 yıl içerisinde ise bu şirketlerin %72’si üst seviyede dijitalleşmiş olmayı beklemektedir.

Şekil 1 : Araştırmaya katılan şirketlerin bulundukları ülkeler. Kaynak : (PWC, 2016)

Endüstri 4.0 devrimini gerçekleştirmek için gerekli altyapıların hazır olması oldukça büyük önem taşımaktadır. Şüphesiz ki bunun için çalışmaya önceden başlayan ülkeler ve şirketler avantaj sahibi olacaklardır. PwC’nin yapmış olduğu çalışmada 56 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

şirketlere, önümüzdeki 5 yıl içerisinde dijitalizasyon sayesinde gelirlerinde ne kadar bir artış ve giderlerinde ne kadar bir tasarruf bekledikleri sorulmuştur. Bu devrime ilk ayak uyduran şirketlerin %27’sinde, %30’un üzerinde gelir artışı ve %30’un üzeri-

nde gider tasarrufu beklentisi vardır. Bu oran bütün şirketler arasında %10’a düşmektedir. Bu veri açıkça göstermektedir ki dijitalizasyon için önceden adımlar atmış ve yatırımlar yapmış olan şirketler verimliliklerini büyük oranlarda artıracaklardır.


Şirketler için daha kaliteli ürünleri, daha az maliyetlerle ve daha kısa süreler içerisinde imal ve teslim etmek her zaman en önemli hedeflerden birisi olacaktır. Bu hedefe ulaşmanın yolu Endüstri 4.0’dan geçmektedir. 2015 yılında Boston Consulting Group (BCG) tarafından Almanya imalat sanayi üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları bunu doğrular niteliktedir. Endüstri 4.0 ile birlikte verimlilik, gelir, istihdam ve yatırım konularında pozitif anlamda önemli gelişmeler yaşanacaktır. Önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde daha fazla şirket Endüstri 4.0 kavramını benimseyecek ve verimlilik artışı sayesinde imalat sanayinde 90-150 milyar Euro civarında kazanım elde edilecektir. İşletmelerin Endüstri 4.0’ı gerçekleştirmesi için gereken yeni teknoloji ve ekipmanlara duyulan ihtiyaç, tüketicilerin daha fazla çeşitte

kişiselleştirilebilir ürün istekleri, yıllık 30 milyar Euro civarında gelir artışını tetikleyecektir. Bu da Almanya’nın gayri safi milli hasılasına %1’lik ek katkı demek oluyor. Üretimin büyük bir bölümünün robotlar tarafından yapılacak olması, beraberinde istihdam ile alakalı önemli sorular getirse de BCG’nin Almanya imalat sanayi üzerinde yapmış olduğu çalışma bunun tersi bir durumu ortaya koymaktadır. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde istihdamda %6 oranında bir artış öngörülmektedir. Özellikle mekatronik & makine mühendisliği, yazılım geliştirme ve IT alanlarında iş gücüne olan ihtiyaç artacaktır. Bu duruma karşın, tekrarlayan işleri yapan, düşük yetkinlik seviyesindeki mesleklere olan ihtiyaç azalacaktır. Her şeyden önce, üretim yöntemlerinin adaptasyonu için

Siemens önemli yatırımların yapılması gerekmektedir ve gelecek 10 yılda Alman üreticilerin 250 milyar Euro yatırım yapacakları öngörülmektedir. Almanya, Endüstri 4.0’ın öncüsü konumunda bulunsa da McKinsey’nin 2015 yılında ABD, Almanya ve Japonya’da gerçekleştirmiş olduğu çalışmanın sonuçları Alman şirketlerinin Endüstri 4.0 yatırımlarında başı çekmediğini ortaya koymuştur. Almanya Ar-Ge harcamalarının %15’i kadar bir bölümünü Endüstri 4.0 için ayırırken, Amerika’da bu oran %29 ile dikkat çekmektedir. Ayrıca Amerika’nın Endüstri 4.0 ile ilişkili gelirlerinin toplama olan oranı %30 iken bu oran Almanya’da %19, Japonya’da ise %11 olarak görülmektedir.

Şekil 2 : ABD, Almanya ve Japonya’nın Endüstri 4.0 oransal harcamaları ve elde ettikleri gelir Kaynak : (McKinsey & Company, 2015)

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017

57


Siemens Son sanayi devriminin iş modelleri üzerinde büyük bir etkisi olacağı ortadadır. Üretimde robotların rolü, artırılmış gerçeklik ve IoT gibi teknolojilerin devreye girmesiyle, eski yöntemlerle üretime devam etmek mümkün olmayacaktır. McKinsey’nin yaptığı çalışmaya göre; araştırmaya katılan şirketlerin %80’i iş modellerinin değişeceğini düşünmektedir. Değişen iş modelleri ve iş yapış şekilleri, yeni firmalar için potansiyel fırsatlar barındırmaktadır. ABD şirketlerinin %92’si yeni rakipler beklerken Alman şirketlerinde bu oranın %46’larda kaldığını görmekteyiz. Bu farkın en muhtemel sebebi Amerikan ve Alman şirketlerinin faaliyet gösterdikleri alanlardaki farklılıklar olabilir. Araştırmada teknoloji şirketlerinde yeni rakip beklentisinin %84’lerde olduğunu görüyoruz fakat imalat sanayinde bu oran %58’dir. Özellikle yazılım alanında giriş maliyetlerinin daha düşük olması ve bu alanın büyük oranda yetişmiş insan gücüne dayanmasından dolayı böyle bir farklılık ortaya çıkmış olabilir. Peki Endüstri 4.0’ı hayata geçirmek isteyen şirketlerin karşılaşacakları en büyük problemler neler olacaktır? Şüphesiz yetişmiş insan gücü bu devrimin gerçekleşmesinde en önemli parametredir. Şirketlerin teknoloji konusunda çalışanlarının eğitimi için bütçe ayırması ve yetkinliklerini artırmaları için onları teşvik etmesi kritik bir öneme sahiptir. Fakat daha önemli olan ülkelerin eğitim sistemlerinin bu büyük değişikliğe göre evrilmesidir. Şirketlerin yüzleştikleri problemler eğitim sisteminin ihtiyaçlarının belirlenmesinde fayda sağlayacaktır. Örneğin şirketlerin, tekrarlayan işleri yapan çalışanlar yerine, bilgisayar kullanmada yetkin işçilere ihtiyaç duyması durumunda eğitim sisteminin bilişim teknolojilerindeki gelişmeleri daha yakından takip eden bir müfredata sahip olması gerektiği durumu ortaya çıkacaktır. PwC’nin yaptığı çalışmaya göre, şirketlerin %50’si dijital kül58 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı -2 2017

tür eksikliğini ve bu alanlardaki eğitimlerin yetersizliğini temel neden olarak ifade etmiştir. Dijital operasyon vizyonunun eksikliği ve üst seviye yöneticilerin liderlik özelliklerini gösterememesi ise ikinci sırayı almaktadır. Mc Kinsey’in raporuna göre Alman şirketlerin Endüstri 4.0’ı uygularken karşılaştıkları problemler sırasıyla; çalışanların bu yeni süreç ve kontrolüne dair uzmanlıkları, bilgi güvenliği ve güvenlik odaklı sistemler, veri aktarımı için standart bir yöntem ve son olarak kablosuz ağlarla uçtan uca bağlantıdır. Alman şirketlerin kaygılarını göz önüne alırsak bilgi güvenliği konusunun öne çıktığını söyleyebiliriz. Bu durum siber güvenlik alanında yetişmiş insanlara olan ihtiyacın önümüzdeki zaman zarfında artacağını açıkça ortaya koymaktadır. Geleceğin Fabrikaları Endüstri 4.0’ın uygulanmasıyla mevcut fabrikaların büyük bir değişim geçireceği gerçeğinin yanı sıra, bu devrim sayesinde geleceğin fabrika modelleri de ortaya çıkacaktır. Bu fabrikaları 3 ana kategori altında toplamak mümkündür: smart automated, customer-centric ve eplant in a box. Smart automated fabrikalar, tam otomatizasyonla ve dijitalleşmeyle birlikte düşük maliyetli seri üretim ihtiyacını karşılayan modeldir. Customer-centric fabrikalar ise müşterinin isteklerine en hızlı şekilde cevap verebilecek ve kişiselleştirilmiş ürünleri uygun fiyatlara sağlamak amacında olan işletmeler için uygundur. Son olarak, e-plant in a box kategorisindeki fabrikalar niş ve uzak pazarlar için üretim yapacak, küçük ölçekli ve bir hayli mobilize olan iş modellerinin ihtiyaçlarını karşılamaktadır. BMW’nin Leipzig’de yer alan i3 fabrikası, smart automated fabrikalara verilebilecek en önemli örneklerden birisidir. Araçların boya işlemleri ve montajları dâhil olmak üzere, üretimin bütün aşamalarında robotların kullanıldığı fabrikada RFID ile anlık ürün takibi yapılabilmektedir. Sahadaki operatörler ellerindeki

tabletler vasıtasıyla fabrikayla alakalı bütün verileri görebilmektedirler. Kişiselleştirilmiş ürünlere olan talebin artmasıyla bu taleplere hızla cevap verebilecek olan customercentric fabrikaların bir örneği, 3D yazıcı ve 3D parça üretimi alanında faaliyet gösteren Stratasys’e bağlı RedEye adlı şirkete aittir. Bu şirket hızlı bir 3D yazıcı ve prototip üretimi servisi sağlamaktadır. Düşük adetlerde, yüksek kaliteli ve karmaşık parçalar üretebilen şirket tamamıyla bütünleşik ve optimize bir tedarik zincirine sahiptir. Müşteriler çevrimiçi tasarım araçlarını kullanarak tasarlamış oldukları parçaların siparişlerini kolaylıkla vermektedirler. Bu sayede müşteri üretime doğrudan veri sağlamaktadır ve bu durum yüksek seviyede kişiselleştirilmiş ürün üretiminin önünü açmaktadır. Endüstri 4.0 vizyonuna ait somut uygulamalar hızla artsa da şirketlerin ve ülkelerin önümüzdeki yıllarda bu konuya daha fazla kaynak ayıracakları ortadadır. Önemli sanayi ülkelerinin son sanayi devriminin öncüleri olmak için yarıştıklarını veriler ortaya koyuyor. Seri üretimde Çin’in ucuz iş gücü sayesinde elde ettiği avantajın artık sonuna gelindiğini görmekteyiz. Önümüzdeki yıllarda robotlar daha kaliteli ürünleri çok daha ucuz fiyatlara üretmeye başladığında Endüstri 4.0 için gerekli adımları atmamış ülke ve şirketlerin rekabet etme şansı ortadan kalkacaktır. Eğer Türkiye bu değişim rüzgarına ayak uydurmakta gecikmez ve özellikle eğitim alanında doğru adımları atarsa, Endüstri 4.0 treninde kendisine yer bulacaktır. Kaynakça McKinsey & Company. (2015). Industry 4.0 How to navigate digitization of the manufacturing sector. McKinsey Digital. PWC. (2016). Industry 4.0: Building the digital enterprise. PWC. Siemens AG. (2014). Vision 2020. Munich: Siemens. The Boston Consulting Group. (2015). Industry 4.0 The Future of Productivity and Growth in Manufacturing Industries.


Fuar Panorama

WORLD MEDIA - HANNOVER MESSE 2017

WORLD MEDIA olarak ; geçtiğimiz aylarda Almanya Hannover’deydik. Burada Hannover Messe 2017’ye katıldık. 25- 29 Nisan 2017 tarihinde gerçekleşti. Hannover Messe 2017 Fuarın’da da tüm sektörlere dönük ingilizce bir özel sayı ile katıldık. Dünyanın en önemli ve en büyük fuarında biz de yerimizi aldık. Bu yılın görsellerinden seçtiklerimizi aşağıda inceleyebilirsiniz.

60 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017


Fuar Panorama

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017 61


Fuar Panorama

62 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017


Fuar Panorama

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 2 - 2017 63


Fuar Panorama

64 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı

2 - 2017


World Media

2 . ENDÜSTRİ 4. 0 ZİRVESİ

*Otomotiv * Ana Sanayi *Jant *Lastik *Amortisör

2 ARALIK 2017

* Chip *TedarikSanayi *Vip Dİzayn *Makine *Otomasyon

* Cad Cam *Kesici Takım *Tutucular * Kaynak *Rulman

* Lineer * Aşındırıcılar * İş güvenliği * Metal İşleme * Borulama

* Proses * Plastik * Fuar *Organizasyon *Kalıp

Sponsorluk için temas kurabilirsiniz : 0 505 400 94 34 - 0 505 400 94 33 - 0 546 675 59 49 www.endustri40dergisi.com - makineotomasyondergisi@gmail.com - worldmediareklam@gmail.com


WORLD MEDİA BÜNYESİNDE YAYINLANAN DERGİLER Haber İletişim İlker Kaplan WORLD MEDİA Genel Yayın Yönetmeni 0 505 400 94 34 makineotomasyondergisi@gmail.com

Reklam İletişim Hatice Karabay WORLD MEDİA Reklam Koordinatörü 0 505 400 94 33 makineotomasyondergisi@gmail.com

Reklam İletişim Ziya Alkan WORLD MEDİA Reklam Müdürü 0 546 675 59 49 worldmediareklam@gmail.com

Dergilerimizde yerinizi ayırtın, hedef kitlenizi ulaşın!...

www.endustri40dergisi.com

www.makineotomasyondergisi.com

www.worldmediagroupe.com

www.kesicitakimlardergisi.com

World Media Bünyesinde yayınlanan Dergilere abone olmak için aşağıdaki hesap numaralarına istediğiniz dergilerin Yıllık abone ücretlerini yatırabirsiniz. İsim soyisim ve adresinizi dekont fotokopisiyle birlikte makineotomasyondergisi@gmail.com adresine mail ya da 0 212 427 00 15 numaraya faks’a gönderebilirsiniz. Ayrıca Aboneliğinizi mail order sistemiyle kredi kartınızdan ödeyerekte yapabilirsiniz.

*Kredi kartınızın ön yüzündeki 16 rakam: .......................................................................... *Kredi kartınızın son kullanma tarihini ay / yıl : ................................................................. *Kredi kartınızın arka yüzündeki üç haneli güvenlik numarası: ..........................................

ABONE FORMU Ad

:...............................................................................................

Soyad

:...............................................................................................

Adres

:...............................................................................................

ABONE FORMU

...............................................................................................

İlçe

:...............................................................................................

Şehir

:...............................................................................................

Posta Kodu

:...............................................................................................

Telefon

:...............................................................................................

Faks

:...............................................................................................

e-mail

:...............................................................................................

Tarih

İmza

Dergi

İsmi

-

Yıllık Abone Ücreti

Makine & Otomasyon: Auto Tuning World: Kesici Takımlar Tutucular : Rulman & Lİneer: Endüstriyel Borulama: Cad / Cam / Cae / Plm : Endüstri 4.0 : Kaynak Makine :

120 120 120 120 120 120 120 120

TL TL TL TL TL TL TL TL

+ + + + + + + +

KDV KDV KDV KDV KDV KDV KDV KDV


Profile for world media groupe

Endustri 4 0  

Endustri 4 0  

Advertisement