__MAIN_TEXT__
feature-image

Page 1

Üretim Teknolojileri - Robotik - Endüstri 4.0 Uygulamaları Dergisi - Mart - Nisan 2018 Yıl : 2 Sayı : 4 Fiyat : 20 TL


lama

EDİTÖR ilker kaplan

ENDÜSTRİ 4.0 DERGİSİ 2018'DE DAHA GÜÇLÜ World Media Group olarak; yeni yılın ilk Endüstri 4.0

Dergisi ile siz değerli okur ve firmalarımıza "merhaba" diyoruz. Türkiye'nin en geniş kapsamlı ve en prestijli Endüstri 4.0 etkinliğinin ikincisini 2017 yılında hayata geçiren World Media Group; 2018 yılında III. Endüstri 4.0 Zirvesi için hazırlıklara başladı. Genç ve dinamik bir ekip olarak; sürekli iş üreten bir yapımız var. Bu dinamik ekibe ve kendimize güvenimiz tam. 2018 Yılında daha da gelişen bir yapılanmayı hayata geçireğiz. Bizim ortaya koyduğumuz medyalarda yer alanlar mutlaka kazanır. Çünkü bizim yolumuz bilimsel spesifik yayıncılık. Bu bağlamda Türkiye'nin en geniş kapsamlı Endüstri 4.0 Dergisi de 2 aylık periyodla yayınlanacak. Bu mecrayı siz de değerlendirmeye alabilirsiniz. Bu sayımızda 4. Endüstri Devrimine yoğunlaşan lokomotif firmalara dergimizde yer ayırdık. “Dijital Fabrikalar ve Artırılmış Gerçeklik” teması ile işlediğimiz Endüstri 4.0 Zirvemizin geniş bir panoramasını elinizde tuttuğunuz bu yayınızda bulabilirsiniz. Bu kadar lokomotif firmayı, odaları ve üniversiteleri biraraya getiren başka bir aktivite şu ana kadar düzenlenmedi. Gelecek yıl ulusal ölçekten uluslararası bir yapıya evrilecek olan zirvemizde yerinizi ayırtmayı unutmayın. II . Endüstri 4.0 Zirvemiz daha yoğun ilgi gördü III. Endüstri 4.0 Zirvesi hazırlıkları başladı. World Media olarak 2016 yılında ilkini düzenlediğimiz ENDÜSTRİ 4.0 ZİRVESİ 2017 yılında çok daha geniş katılımla; Inter Continental Otel - İstanbul Taksim’de gerçekleşti. 2 Aralık 2017 Tarihinde 09:00 - 19:00 saatleri arasında gerçekleştirdiğimiz Zirvemizin ana teması; “Dijital Fabrikalar ve Artırılmış Gerçeklik”ti. Sektörün; uygulama, yazılım ve üretim firmalarının, karar vericilerinin bir araya gelerek; üniversiteler ve sivil toplum ile birlikte; enerjilerini birleştirip sinerji ortaya çıkardığı WORLD MEDIA – ENDÜSTRİ 4.0 ZİRVESİ, Üretimin Süper Ligi’ni bir kez daha biraraya getirdi. Siz de üretimin süper liginde yerinizi ayırtın. 2018’de gerçekleştireceğimiz III. ENDÜSTRİ 4.0 ZİRVESİ – Türkiye’deki uygulamaları detaylarıyla işleyecek. " Yapay Zeka - Nesnelerin İnterneti / ıOT" Ana temasıyla" Inter Contınental Otel / Taksim - İstanbul'da 5 Aralık 2018 Çarşamba günü gerçekleştirilecek. O zaman "görüşmek üzre" diyelim. Bizi izlemeye ve okumaya devam edin…

Yayın Türü Yaygın Süreli

Editör - Künye

Yayıncı Dünya Medya Basın Yayın Reklam Tanıtım Hizmetleri İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İlker Kaplan 0 505 400 94 34 İdari İşler Müdürü Hatice Karabay 0 505 400 94 33 Reklam Müdürleri Ziya Alkan 0 546 675 59 49 Ayhan Üstüner 0 535 352 50 59 Muhasebe Müdürleri Sevda Öncü Düzgün Turgut 0 542 292 83 85 Halkla İlişkiler Müdürü Ayşe Savranoğlu Yazı İşleri Simgenur Savranoğlu Grafik Tasarım Ezgi Kamburoğlu Metecan Şahin Abone Sorumlusu Defne Deniz Kaplan Beste Kamburoğlu Fotoğraf Editörleri Murat Çapkın Sinan Temur İnsan Kaynakları Müdürü Sibel Şanlı İletişim Danışmanı Alper Tuna Bilişim Sorumlusu Kerem Mercan Bölge Temsilcileri Çetin Sülün (Ankara) Mesut Karabay (İzmir) Umut Yıldız (Bursa) Avrupa -Almanya - Temsilcisi Pınar Açıkgöz Sosyal Medya Fatma Kurşun Dağıtım Ali Savranoğlu Zafer Kamburoğlu Genel Koordinatör Süleyman Kaplan Hüsniye Kaplan Katkıda Bulunanlar Meryem Savranoğlu Fatma Kaplan Selda Kamburoğlu Dağıtımcı Aras Kurye - PTT - Yurtiçi Kargo Yönetim Yeri Akşemsettin Mah. Güneş Sokak No: 48 D :10 Eyüp / İstanbul Tel:0 850 532 94 68 Fax : 0 212 427 00 15 www.endustri40dergisi.com www.kesicitakimlardergisi.com www.worldmedyatv.com www.makineotomasyondergisi.com makineotomasyondergisi@gmail.com worldmediareklam@gmail.com Endüstri 4.0 Dergisi Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir. İçeriğindeki yazınsal ve görsel malzemeler, izin alınmaksızın; yazılı,görsel, işitsel ve elektronik medyada kullanılamaz. Reklamların hukuki sorumluluğu reklamveren firmaya aittir. Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

3


İçindekiler

3

İÇİND

İÇİNDEKİLER

ENDÜSTRİ 4.0 DERGİSİ 2018'DE DAHA GÜÇLÜ 6

II. ENDÜSTRİ 4.0 ZİRVESİ YENİ BİR ÇAĞ’I TARTIŞTI

30

“ENDÜSTRİ 4.0 VE ÖTESİ”

SANAYİ 4.0’IN ODAĞINDA 36 İNSAN VAR

46

ENDÜSTRi 4.0’IN ŞiFRELERi EĞiTiM 4.0’DA

4 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


DEKİLER TÜRKİYE İNOVASYONUN ÜSSÜ OLUYOR 50

İçindekiler

İNDEX Festo - Ön Kapak

Rockwell - Ön iç Kapak İnfoma - Arka Kapak

Koç Sistem - Arka İç Kapak

62 FESTO ENDÜSTRİ 4.0 SEMİNERİ

III. Endüstri 4.0 Zirvesi - 7. Sayfa Festo - 11. Sayfa

Durmazlar - 17. Sayfa

ELK Motor - 21. Sayfa Schneider - 35. Sayfa

64 ABB, TÜRKİYE’DEKİ ENERJİ ÜRETİMDE KÖKLÜ GEÇMİŞİNİ SERGİLERKEN ÖNCÜ TEKNOLOJİLERİNİ SUNDU

Altium - 37. Sayfa

Siemens - 39 . Sayfa

Rockwell - 45. Sayfa

Koç Sistem - 53. Sayfa

World Media Group - 57. Sayfa UTL - 61. Sayfa

Omron- 67. Sayfaa

ETG Robotics -69. Sayfa Inepro - 75. Sayfa Wın - 77. Sayfa

70 TÜSİAD SANAYİDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM RAPORUNU AÇIKLADI

Konmak - 79. Sayfa Maktek - 81. Sayfa Lösev - 83. Sayfa

World Media Group -AutoShow - 85. Sayfa

World Media Group - Abone - 86 . Sayfa

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

5


Endüstri 4.0 Zirvesi

II. ENDÜSTRİ 4.0 ZİRVESİ YENİ BİR ÇAĞ’I TARTIŞTI World Media, geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlediği; “Bilim için aydınlanma aydınlanma için bilim” temalı Endüstri 4.0 Zirvesi’nin ikincisini “Dijital fabrikalar arttırılmış gerçeklik” üst başlığı ile İstanbul - İnter Continental Otel’de gerçekleştirdi. Etkinlik, 2 Aralık 2017 Cumartesi günü saat 09:00 – 19:00 arasında; on seminer, beş yuvarlak masa toplantısı ve bir çoklu açık oturum şeklinde organize edildi. World Media tarafından organize edilen etkinlikte ayrıca; konuyla ilgili otuz firma, üç dernek oda ve beş üniversitenin info standları da yer aldı.

GELECEK YIL ÇALIŞMALARI HIZLI BAŞLADI World Media III. Endüstri 4.0 Zirvesi gelecek yıl 5 Aralık 2018 Çarşamba günü yine İnter Continental Otel’de, daha geniş katılım ve ziyaretçi ile gerçekleştirilecek. Endüstri 4.0 Zirvesi ile ilgili daha fazla bilgi almak için www. endustri40dergisi. com web adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bu

yıl düzenledikleri zirvede; yüzlerce firma karar vericisini ağırladıklarını, dile getiren World Media Genel Yayın Yönetmeni İlker Kaplan sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Türkiye’de Endüstri 4.0’ın lomomotifi on büyük firmanın sunumunun bir araya geldiği etkinlik ilk kez gerçekleştiriliyor. Bu konuda farklı fikirlerin konuşulması gelecek açısından umut vaat ediyor. Ayrıca otuz firmanın info stantlarla etkinliğimize katılımı gelecek yıl düzenleyecek olduğumuz zirvemiz için olumlu sinyaller veriyor.”

6 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

DİJİTAL FABRİKALAR VE ARTTIRILMIŞ GERÇEKLİK ANA TEMA

TÜRKİYE’NİN ENDÜSTRİ 4.0 LOKOMOTİFLERİ BİR BİR SAHNE ALDI

Alman - Türk Ticaret Ve Sanayi Odası Sekreteri Zeynep Demir’in Sanayi’de dönüşüm ve Türk – Alman Ticari ilişkileri üzerine bir açılış sunumu gerçekleştirdi. Türkiye ve Almanya’nın sanılandan daha derin ilişkileri olduğunu vurgulayan Demir’in ardından, Zirvenin hoş geldiniz konuşmasını World Media Genel Yayın Yönetmeni İlker Kaplan “Dijitalleşme ve Medya” üst başlığı ile yaptı.

Türkiye’nin en önemli makine üreticisi; Durmazlar Raylı Sistemler Ar-Ge Yazılım Yöneticisi Salih Akın “Endüstri 4.0 ve Durmazların Uygulamaları” Üzerine Bir Sunum Gerçekleştirdi. Omron Otomasyon Sistemleri Ürün Pazarlama Müdürü Ali Önal; “Geleceğin Akıllı Fabrikaları Ve Yapay Zeka”yı anlattı. Qualist Ürün Ve Proje Satış Direktörü Emre Uzuncakara “Endüstri 4.0 ve Arttırılmış


World Media

“yapay zeka - nesnelerİn İnternetİ / IOT”

I I . ENDÜSTRİ 4. 0 ZİRVESİ 5 - 6 ARALIK 2018 ( ÇARŞAMBA - PERŞEMBE ) INTER CONTINENTAL OTEL - TAKSİM / İSTANBUL

*Otomotiv

*Otomasyon

*Kesici Takım

*Robotik

*Elektrik

* Ana Sanayi

* Proses

*Tutucular

* İş güvenliği

* Plastik

*TedarikSanayi

*Redüktör

* Aşındırıcılar

* Metal İşleme

*Pano

*Jant - Lastik

*Makine

*Rulman

* Borulama

*Elektronik

*Amortisör

* Cad CamCae

* Kalıp

* Chip

*Kaynak

Sponsorluk için temas kurabilirsiniz : 0 505 400 94 34 - 0 505 400 94 33 - 0 546 675 59 49 www.endustri40dergisi.com - makineotomasyondergisi@gmail.com - worldmediareklam@gmail.com World Media Group - Elektrik Dergisi / Mart - Nisan 2018 77


Endüstri 4.0 Zirvesi

8 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


Endüstri 4.0 Zirvesi

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

9


Endüstri 4.0 Zirvesi

Gerçeklik” üzerine sunumunu gerçekleştirdikten sonra canlı müzik eşliğinde öğle yemeğine geçildi.

sunumuyla öğle sonrası oturumların açılışını yaptı. Proente Otomasyon Kurucu Ortağı Erçin Temel:

ÖĞLE SONRASINDA DA YOĞUN BİR PROGRAM VARDI

“Yapay Zeka Dijitalleşmenin Sınırı mı?” sorusunu sordu ve yanıtını aradı. Bosch Türkiye - Endüstri 4.0 Koordinatörü Mustafa Ayhan ise “Geleceği Endüstri 4.0 ile Şekillendirelim” daveti yaptığı sunumunda önemli bilgiler aktardı. İnfoma Yönetim Kurulu

Global ölçekte Endüstri 4.0’ın en önemli firmalarından birisi olan, Festo Müşteri Çözümleri Müdürü Fikret Kemal Akyüz “Endüstri 4.0 ve Festo”

10 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

Başkanı Mustafa Ceran “Endüstri 4.0 ve Ötesi”ni tartışmaya açtı. Zirvenin Son Sunumunu Tofaş Endüstriyel İnovasyon Yöneticisi Önder Tokçalar; “Endüstri 4.0 ve Otomotiv sektörüne yansımaları” üzerine gerçekleştirdi. Tüm sunumlar sona erdikten sonra Endüstri 4.0 Zirvesi Genel Koordinatörü İlker Kaplan kapanış konuşmasını yaptı.


Makale

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 3 - 2017

11


Endüstri 4.0 Zirvesi

Alman – Türk Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Demir: ENDÜSTRİ 4.0’I DİJİTAL İSTASYON OLARAK DEĞERLENDİRİYORUZ

ALMAN – TÜRK TİCARET VE SANAYİ ODASI GENEL SEKRETER YARDIMCISI ZEYNEP DEMİR

Biz Alman – Türk Ticaret ve Sanayi Odası olarak 2018’de özellikle yatırımlar açısından daha iyi bir sene olacağını öngörüyoruz. Bu da tabi ki; Türkiye’nin - hepimizin bildiği- stratejik konumundan ve sağlam demografik yapısından kaynaklanıyor. 12 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


Türkiye’de yatırımları olan Alman

kökenli şirketler, orta vadeli planlarını koruyorlar. Türkiye’deki orta ve uzun vadeli planlarında değişikliğe gitmiyorlar. Ancak son yıllarda yatırım çekimserliği görüyoruz. Nerede görüyoruz ? Almanya’daki orta ölçekli şirketlerin özellikle son iki yılda Türkiye’ye yatırım yapmakta, mevcut yatırımları olan şirketlerin yatırımlarını genişletmekte, bir takım kararsızlık yaşadıklarını, kararlarını ertelediklerini görüyoruz. Tabi ki bu senenin iktisadi verileri Alman şirketlerin de dikkatini çekmiş durumda. Biz Alman – Türk Ticaret ve Sanayi Odası olarak 2018’de özellikle yatırımlar açısından daha iyi bir sene olacağını öngörüyoruz. Bu da tabi ki; Türkiye’nin - hepimizin bildiği- stratejik konumundan ve sağlam demografik yapısından kaynaklanıyor. Son yıllarda AR - GE’ye ayrılan bütçelerin artması, giderek artan büyük bir pazar olması, alım gücüyle birleşince Türkiye, Alman ekonomik çevreleri açısından vazgeçilmez bir ülke haline geliyor. Sadece önemli büyük bir pazar olmasından değil, gelişmekte olan bir ülke olması açısından da değil, Türkiye bir çok Alman şirket

için önem taşıyor. Yani bölgeler arası stratejilerini buradan takip ediyorlar. Alman şirketleri için şunu söyleyebiliriz; Türkiye’nin kültürel bir birikimini kullanarak buradan stratejilerini takip ediyorlar. Biz ne yapıyoruz ? Alman - Türk Ticaret ve Sanayi Odası olarak biz dönemin başbakanının yazılı notasıyla kurulduk. Üyelerimizin bu tür platformlarda bir araya gelme fırsatını hayata geçiriyoruz. Biz bunu sadece Türkiye çapında değil, Alman – Türk Ticaret ve Sanayi Odaları olarak uluslar arası alanda gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla global ve küresel bir ağ kurmaya çalışıyoruz. Fakat Alman - Türk Ticaret ve Sanayi Odasının faaliyetlerini daha farklı platformlarda konuşuyoruz. Kısaca gözlemlerimizi şöyle söyleyebilirim; günümüzün küresel tedarik zincirleri en uzak bölgelere ulaşım olanağı ve artan küresel rekabet hepimiz için bütün şirketler için küçüklü büyüklü stratejileri değiştirmekten başka bir çare bırakmıyor. Ben bugün burada sipariş verdiğim ürünü iki saat sonra benim bulunduğum yere en uygun fiyata en seri şekilde getirmek istiyorum. Bu artık kimseye garip bir

Endüstri 4.0 Zirvesi talep gibi görünmüyor, herkese normal geliyor. Tüketici açısından bakarsak hız, ürün kalitesi fiyat vb. şeylerin önemli olduğunu söylemeye gerek yok . Alman şirketleri bu konuyu çok ciddiye alıyor. Alman literatüründe Endüstri 4.0’ı dijital istasyon olarak değerlendiriyoruz ve bu alanda yapılan yatırımlar Almanya’da yapılan yatırımların, dünyada eşi benzeri olmadığını görüyoruz. Biz aynı zamanda üye şirketlerimiz arasında mühendislik şirketlerinin mühendisten çok ‘”IT uzmanı” istihdam ettiğini görüyoruz, gözlemliyoruz. Yani çok yakın gelecekte çok uzak değil sadece ve sadece talep edilen yerde müşterisini özelleştirilmiş ve en iyi fiyata ve en seri şekilde ürünlerini sunabilen şirketlerin rekabet artısı olacağına hiç şüphe yok. Bunun ötesinden olanlarında bu rekabet koşusu içerisinde bir yerde geride kalacaklarını biliyoruz. Bu bağlamda bizimde; World Media Endüstri 4.0 Zirvesi ve benzeri platformlarda tartışıyor olmamızı çok olumlu ve çok verimli buluyorum. Bu organizasyonu gerçekleştiren World Media ve Genel Koordinatörü İlker Kaplan’ı da tebrik ediyorum.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

13


Endüstri 4.0 Zirvesi

World Media Group Genel Yayın Yönetmeni İlker Kaplan “I.SANAYİ DEVRİMİNDEN 4. ENDÜSTRİ DEVRİMİNE”

WORLD MEDIA GROUP GENEL YAYIN YÖNETMENİ İLKER KAPLAN

Her üretim şekli, altyapısal olarak yeni bir ekonomik dizilişi ortaya çıkarırken; düşünsel, sosyal, siyasal ve kültürel değişimleri de tetikler.

14 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


I.Sanayi

Devrimi

ve buharın

üretimde kullanılmaya başlaması sonrasında yaşanan süreci göz önüne getirdiğimizde;

siyasal

ölçekte,

coğrafyalardaki uluslaşma süreçleri, imparatorlukların ortadan kalkması sonucunu doğurdu. Ardı sıra; sosyal yaşamda bir dizi değişim ve devrim hayata geçti. Topraklarından kop arak kentlerin çevresinde gettolara yerleşen bu yeni sınıf proletaryaydı. Emile Zola’nın Germinal eserinde bu durum son derece edebi ve gerçekçi bir şekilde anlatılmakta. 1800’lerden 1900’lere üretim sisteminde binlerce yıl süren tarımsal yapılanma - kol ile kas gücüne dayanan - üretimden kopuşun adım adım gerçekleşmesi sonrası; üst felsefi planda; pozitivizm ve modernizm yaşamın en küçük hücrelerine kadar hayata geçti. Ağır sanayide yalnızca yetişkin erkek iş gücü yeterli değildi. Bu tarihten sonra mavi yakalı kadın ve çocuk işçileri de madenlerde,

demir çelik fabrikalarında ve ağır

Endüstri 4.0 Zirvesi dünyamızı, Kitle iletişim araçlarımızı

sanayi de görüyoruz.

ve üniversitelerimizi şekillendirmemiz

buna göre

gerekiyor.

Tabi

Sanayi Devrimi sonrası; makinelerin

aralarındaki iletişimi de kurarak eko-

devreye girmesi, kas ve kol gücüne

sistemi yeniden kurgulamamız ger-

ihtiyacın ortadan kalkacağı ve işsizliğe

ekiyor.

yol açacağı inancını ortaya çıkarmıştı. Bu durum Proletarya içerisinde ludist

Bu gün burada; birincisini 2016

hareketin – makine kırıcıların- ortaya

yılında

çıkmasına yol açmıştı. Ancak bekle-

– Aydınlanma için Bilim” temasıyla

nenin tam tersine bir durum ortaya

gerçekleştirdiğimiz

çıktı. Ağır sanayi daha fazla işçiye

Group - Endüstri 4.0 Zirvemizin, “Diii-

ihtiyaç duydu. Bu daha fazla köyden

tal Fabrikalar Artırılmış Gerçeklik”

kente göç ve daha fazla sanayi işçisi

temalı ikincisini hayata geçiriyoruz.

demekti.

Gelecek yıl III. World Media Group -

“Bilim

İçin

Aydınlanma World Media

Endüstri 4.0 Zirvemizi “Yapay Zeka – Günümüzde ise; Endüstri 4. Aşamaya

Nesnelerin İnterneti / IoT” Temasıyla

geçiyor ve –yapay zeka, nesnelerin

gerçekleştireceğiz.

interneti – / IOT- arttırılmış gerçeklik- dijital fabrikalar kavramları çok

Bu gün bizimle birlikte olan; 34 fir-

sık dillendiriliyor. Yeni bir çağ başlıyor.

ma, 3 oda dernek ve 5 Üniversiteye

Bu çağ geçmiş literatürle mavi yakalı

katılımlarından dolayı ve yüzlerce

işçilere değil beyaz yakalı işçilere göz

ziyaretçimize

kırpıyor. Kodlama ile ilgili 50 civarı yeni

dolayı teşekkür ederiz. Gelecek yıl

meslek yarım asır içinde hayatımıza

görüşmek üzere.

de

ziyaretlerinden

girecek. Sivil Toplum Örgütlerimizi, İş

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

15


Endüstri 4.0 Zirvesi

Durmazlar Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş. Raylı Sistemler AR-GE Yöneticisi Salih Akın: “ENDÜSTRİ 4.0 VE AR-GE”

DURMAZLAR MAKİNA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. RAYLI SİSTEMLER AR-GE YÖNETİCİSİ SALİH AKIN

Bu gün sunumumda, Durmazların Endüstri 4.0 uygulamalarını anlatmaya çalışacağım. Durmazların Endüstri 4.0’da izlediği yol dijitalleşme, etkileşim ve geleceğin fabrikaları olarak üç konu başlığı altında devam etmektedir. 16 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


Dijitalleşmede

Durmazlar

ne

yapıyor ?

Büyük veri. Hepimiz bunu konuşuyoruz. Zamanla elde edilen işlenmemiş verilere büyük veri denir. Örneğin geliştirdiğimiz yazılım sayesinde bir panorama aracımız var. Tahrip, kapı, fren sistemi, iklimlendirme sistemi, kompresör sistemi gibi bir sürü alt sistemlerden 3207 adet değişken kaydını sürekli yapmaktayız. Saniyede, 20-30 defaya yakın yani her saniye on binlerce veriyi sürekli kaydediyoruz. Örnek olarak birbirine ait bazı verileri incelediğimizde bir sürü ölü olan deplen\veblen düğmesine 11400 defa bastığını görebiliyoruz. Araçlarımızda depmen düğmesi var. Yani sürücü ben canlıyım, aracı kullanıyorum diye sürekli araca bildirmesi gerekiyor. O bildirimi yapmazsa araç otomatikman duruyor.

Bu büyük veri ne işimize yarıyor ? bir frenin işlenmesiyle elde edilen faydalı verilere de akıllı veri diyoruz. Bu aldığımız verileri örneğin depmen düğmesinin basılma ömrü. Bir depmen düğmesinin ömrü 20 milyon kez basılmasıdır. Bunu hesapladığımızda günde ortalama 10 bin defa kullanıyorsa yani program otomatikman hesaplıyor. Depmen düğmesi arızalanmadan bozulmaya yakın bir süre önce doğrudan işletim merkezine bildirim sağlayabiliyor yani dört yıl sonra “artık düğme bozulacak hazırlıklı olun”’ diyecek ve siparişini verip zamanı dolduğunda değiştirilmesi gerekiyor diyebilecek. Ayrıca araçlar haftalık, aylık, yıllık raporlar ile durumu özetleyebiliyorlar. Makinelerimizde de aynı şekilde hangi parçanın kesildiği, makinenin ne kadar çalıştığını, açılma kapanma sürelerini, yedek parça değişim zamanları gibi bir sürü

Endüstri 4.0 Zirvesi veriyi sürekli kaydetmektedir. Bu veriler sadece makinede değil, iki yıl önce devreye aldığımız buluta eğer makinede de internet erişimi varsa oraya aktarılmaktadır. Buraya aktarıldıktan sonra da müşterilerimiz durumunu düzeltmek ve kendine ait makinelerin verilerini anlık olarak geliştirebiliyorlar. Yani kaç parça kesilmiş, makine kaç saat çalışmış, ne tür arızalar olmuş, ne kadar enerji tüketmiş, makinede kombinasyon varsa hangi makinede nasıl bir sorun oluşmuş ki hattı engellemiş gibi veriyi anlık olarak ve geriye dönük olarak izleyebiliyorlar. Bulut erişimi bize ne fayda sağlıyor ? Bulut erişimi; servis yönetiminin, performans analizi yapmamızın yani bir makinenin yeterli olmadığının daha fazla makineye ihtiyaç olup olmadığının veya makinenin yeteri kadar çalışmadığının verisini bize görebiliyoruz.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

17


Endüstri 4.0 Zirvesi

Omron Otomasyon Sistemleri Ürün Pazarlama Müdürü Ali Önal “GELECEĞİN AKILLI FABRİKALARI VE YAPAY ZEKA”

OMRON OTOMASYON SİSTEMLERİ ÜRÜN PAZARLAMA MÜDÜRÜ ALİ ÖNAL

Otomasyonun en temel aşaması veri toplamaktır. Bir yerden, bir sistemden veri toplarsınız. En basit otomasyon sistemi örneği klimadır. Sıcaklık sensörlüyle veriyi alırız, istediğimiz sıcaklığa ulaştığında sensör devreye girer. Aslında bütün sistemler bu mantık üzerine çalışır, sadece daha fazla kompleksleşir. Bu noktada da cihazlara ulaşmamız ve uzaktaki cihazlardan veri toplamamız gerek. 18 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


Endüstri 4.0 Zirvesi

Bizim

hayatımızda zaten, gerek normal hayatımızda olsun gerek üretim hatlarında bir çok veri oluşuyor. Üretim hatları çalışırken bir çok veri üretiyor, ama bu veriler düzensiz bir şekilde değerlendirilmeden ortadan kayboluyorlar. Biz bu verileri değerlendirerek bir çok şey yapabiliriz. Düzenli bir şekilde toplarsak üretimle alakalı aksiyonlar alabiliriz. Makinenin çalışma verilerinden; makinenin ne zaman bozulacağını, ne zaman duracağını, içerideki motorun ne zaman arıza yapacağını daha önceden bilebiliriz. Mesela bugün otomatik üretim hatlarında üretim zamanları bir dakika seviyesine düştü. Hattın durması üretimi inanılmaz şekilde etkiliyor. Bu noktada üretim hattının daha evvelden planlı bir şekilde durmasını sağlamamız, planlı bakım sürecini işletmemiz için ve “hat yarım saat durdu ne yapalım, çalıştıramıyoruz” demememiz için bununla alakalı bütün motorların sensörlerinin vb. diğer cihazların çalışma verilerini daha evvelden almamız gerekiyor. Ayrıca ortak ağ çıkartırsak, hatta en küçük cihazın bile verisine ortak ağ çıkartabilirsek bunlara hem uzaktan erişebiliriz, hem bunlarla alakalı verileri toplayıp bunları analiz edip “big data” dediğimiz veri analiz sürecine erişebiliriz.

bozulabilir” bu örneklemeye dayalı bir öğrenme seklidir. Başka aksiyonlar da geliştirilebilir. Bence geleceği de bu. Kod yazabilen kodlar, program yazabilen programlar...Belki, bunlar bilim kurgu filmlerinde de gördüğümüz kadarıyla... Şu an ne seviyedeyiz ? “Şu andaki ilerlemeyle 10 yıl sonra böyle olacağız” dediğimiz de insanlara aslında bilimkurgu gibi geliyor…

Mobil robotumuz, şu an hali hazırda ticarileşmiş bir araç. Biz omron olarak Avrupa’da, Türkiye’de bir çok yerde denemelerini yapıyoruz. Normalde bir çok fabrikada getir götür işlerini yapıyor. Bir istasyondan bir parça alıp, başka bir istasyona taşıyıp işlenmesini sağlıyor. Normalde vasıfsız çalışan rolü yapıyor. Gün içerisinde saatlerini sadece buna ayıran çalışanlar var. Bunu artık çalışanların bu şekilde vaktinin harcanmaması için bu tür işlerin artık insanlara bağlı olmaması için çözümler geliştiriliyor.

Endüstri 4.0 ile ilgili herkesin vizyonu farklı. Söylenilen şu aslında “artık sahalarda daha zeki insanlara ihtiyacımız olacak” yani böyle düşünenler var. Ben aslında bu görüşün tam anlamıyla karşısındayım. Bugün malum telefon firmasının telefonlarının kolay kullanılmasının aslında nedeni nedir? Telefon aslında üç yaşındaki bir çocuğun bile kullanabildiği ya da seksen yaşındaki bir insanın bile öğrenebildiği kolay bir cihaz. Küçük çocuklar telefonu kullanabildiğinde diyoruz ki “ a çok zeki, gelecekte ne olacak acaba ?” aslında keramet telefonda. Telefon öyle yapılıyor ki; her yaşta insan kullanabilecek şekilde geliştiriliyor. Burada biz diyoruz ki, ilerki zamanlarda daha zeki insanlara ihtiyacımız olmayacak. Aslında durum eğer böyleyse, gerçekten daha zeki insanlara ihtiyacımız olacaksa biz işimizi otomasyoncu olarak yanlış yapmışız demektir. Bence bizim ne kadar başarılı otomasyoncu olduğumuz sistemin ne kadar kolay kullanılabildiği ve ne kadar az insan etkisine ihtiyacı olduğuyla ölçülebilir…

Bir cihaza aksedebilmemiz için sadece veri toplamamız yetmez. Gün geçtikçe daha akıllı algoritma üretiliyor. Kendi kendine öğrenen sistemler üretiliyor. Bir makina örneklemeyle birlikte daha akıllı olabilir. Bir veriyi sürekli örneklemek, biz buna not tutmak deriz. Bir veriyi örneklerseniz, bu veri ona göre aksiyon alır. Mesela “motor normal standart çalışma profilini izlemiyor, bu motor o yüzden Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

19


Endüstri 4.0 Zirvesi

Qualist Ürün Ve Proje Satış Direktörü Emre Uzuncakara ENDÜSTRİ 4.0 VE ARTTIRILMIŞ GERÇEKLİK

QUALİST ÜRÜN VE PROJE SATIŞ DİREKTÖRÜ EMRE UZUNCAKARA

Önclikle biz Qualist olarak kimiz ve bu konularda nasıl destek sağlıyoruz ondan bahsetmek istiyorum.

Yolculuğumuza,

2009 yılında sürekli üretim hatları üzerine iş analitiği çözümleri, endüstriyel iş uygulamaları geliştirerek başladık. 2009’dan sonra sürekli üretim hattına ek olarak dağıtım üretim hatları için, üretim süreçlerini geliştirdik. Şimdi sürekli üretim hatları, dağınık üretim hatları için çözümlerimiz, sürekli emisyon ölçüm sistemlerimize ek olarak şimdi de üretimi daha da desteklemek adına arttırılmış gerçeklik üzerine çalışmalarımız ARGE merkezlerimiz üzerinden devam ediyor. Bu teknolojiyi aslında biz Qualist markası altında bir ürün oluşturduk ve bu ürünün altında çeşitli çözümleri, 20 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

teknolojileri kullanıyoruz. Mesela size bir örnek daha vereyim sadece telefon ve tabletlerden değil akıllı gözlükleri kullanarak da bu teknolojileri çeşitli ihtiyaçlar doğrultusunda kullanıyoruz. Bir diğer örnek çimento fabrikamızdan... Biz bu çimento fabrikamızda A’dan Z’ye her yerinde zaten verileri topluyoruz, işliyoruz, görselleştiriyoruz ve zaten normalde bunun üzerinden analizler, raporlar, alarmlar gibi birçok şeyi diğer yazılımlarımızı kullanarak yapıyoruz. Arttırılmış gerçeklik çözümü üzerine bunu bir üst seviyeye daha çıkardık ve

bu sayede o fabrikadaki insanlar, çalışanlar, yöneticiler, mühendisler ile ilgili makinelerdeki, fırınlardaki, bantlardaki her bilgiye gerçek verilere anında sahip olabiliyorlar. Kullanım alanları tabi ki sadece benim anlattıklarımla sınırlı değil. Biraz önce bahsettiğim gibi ihtiyacınız doğrultusunda öyle ya da böyle illaki arttırılmış gerçeklik çözümlerine ihtiyacımız var ya da olacaktır. Bu bahsettiğim teknolojiler zaten yarının teknolojileri değil, bugünün teknolojileri ve bunları da yapmamız gereken tesislerimize, fabrikalarımıza en uygun şekilde entegre edebilmek.


Endüstri 4.0 Zirvesi

Festo Müşteri Çözümleri Müdürü Fikret Kemal Akyüz “ENDÜSTRİ 4.0 VE FESTO”

FESTO MÜŞTERİ ÇÖZÜMLERİ MÜDÜRÜ FİKRET KEMAL AKYÜZ

Öncelikle çok kısa Festo ile ilgili bilgi vereceğim. Festo uluslararası bir firmadır. Karakter açısından baktığımızda özellikle inovasyona çok değer veren bir firmadır. Bu anlamda cirosunun yüzde 8 – yüzde 9’unu AR-GE’ye yatırmaktadır. Diğer taraftan öğrenmeye çok değer verir, eğitim alanında da faaliyetleri vardır. Bu anlamda cirosunun yüzde 1 kadarını çalışanlarının eğitimine harcar. Dünya ortalamasına baktığımızda bu çok yüksek bir rakamdır ve her yıl yüz civarı patent alır. 22 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


Konumuz Endüstri 4.0 ve bir kaç

yıldır da konuşuluyor. Ne olduğu, ne yapıldığı tanımlanmaya çalışılıyor. Ben ne olduğundan ziyade pratikte bizde neler yapılıyor, o konuya girmeye çalışıyorum ama prensip olarak Endüstri 4.0’ın yüksek teknolojiyle daha verimli, çok farklı ürünler üreteceğimiz, geleceğin üretimini tanımladığını söyleyebiliriz. Diğer taraftan en tipik örneği de internetin ağa bağlı üretim olması. Neden Endüstri 4.0’a ihtiyaç var? Bunları da biliyoruz aslında özellikle farklı ürünler yapmak istiyoruz. Müşteriler (talepleri) çok farklı fakat enerjide sıkıntı var. Toplum yapısı değişiyor, yaşlanan nüfuslar var. Bu durum özellikle gelişmiş ülkelerde büyük bir problem.

Bunların dışında bence en önemlisi, günümüzde çalışanların yavaş yavaş üretim dünyasından çekilmeye başlaması. Biz bunu pratikte görüyoruz. Müşterimize gittiğimizde herkes der k; “benim çalışacak adam bulmakta sıkıntım var, bir türlü bulamıyorum” doğru, çünkü artık insanlar farklı ortamlarda çalışmak istemiyorlar. Özellikle dış ülkelerde. Dolayısıyla ben bu Endüstri 4.0’ı tanımlama olayında aslında bir anlamda insanların yavaş yavaş üretimden çekilip başka taraflara gitmesini görüyorum. Endüstri 4.0’ın neyi tanımladığını söylemek çok kolay olmasa da bizim bildiğimiz ve anladığımız üretimi kapsamaktadır. Tabi genel olarak dijitalleşme de Endüstri 4.0’ın içinde var. Özünde Endüstri 4.0 üretimi,

Endüstri 4.0 Zirvesi üretim dünyasına anlatmaya çalışıyor ve gittikçe de genişleyen bir yapısı var. Dijitalleşmeyi de kapsamaya başladığını söyleyebiliriz. Bu anlamda bizim Festo olarak en iyi olduğumuz alan, genel olarak dijitalleşme değil, sadece üretim alanı bizim için önemli yani biz buraya ağırlık veriyoruz. Endüstri 4.0 imkânları, akla üretimi getiriyor. Artık kimse uzun süreli çalışma yapmak istemiyor. Bunun yanında bugünkü sunumun en önemli mesajı şu; sanal devre alma yani çok hızlı bir şekilde yatırım maliyetlerini azaltarak üretim yapabilmek. Biz ürünü ne kadar zamanda piyasaya sunacağız ? Bunu değiştirmek çok önemli. Enerji büyük bir problem, önemini arttırmamız lazım.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

23


Endüstri 4.0 Zirvesi

Belki biliyorsunuz Almanya’da devletin desteği ile kurulmuş Endüstri 4.0 yapılanması var. Endüstri 4.0, Almanya kaynaklı bir kavram ancak sadece Almanya’ya özgü bir kavram değil. Her ülkenin kendine göre tanımlı bir yol haritası var. Türkiye de bu konuda çalışıyor yani hem devlet hem özel sektör tarafından ama Endüstri 4.0 prensip olarak Almanya kavramıdır. Endüstri 4.0 ile ilgili global anlamda robotların kullanılması çok yoğun anlatılıyor. Prensip olarak benim şahsi fikrim; Endüstri 4.0 yalnızca bu teknolojilerin kullanılması değil. Esas mesele işe nasıl baktığımız, iş modellerini nasıl gördüğümüz, üretimi nasıl gördüğümüzle ilgili…

endisi, ürünle ilgili ilk tasarımdan başlayıp çöpe gittiği ana kadar ne zaman, hangi parçası değişecek ilk başta düşünülmesi gerekiyor, en başta entegre edilmesi gerekiyor. Sonradan düşünülmemesi gerekiyor. Bunları nasıl yapacağız sorusuna cevabımız; insanla yapacağız.

Tüm üretimin; ürünün tasarlanması, üretilmesi hatta daha sonra çöpe gitmesine kadar hepsinin entegre olmuş olması lazım. Hem müşterinin, ürünün hem üretimin tamamının dikey ve yatay olarak entegre bir şekilde planlanması ve öngörülmesi lazım. Diğer taraftan entegre müh-

Mesaj, otomasyon yapısı veya üretim yapısı değiştiğinde günümüzde bildiğimiz haberleşme sistemleri var biliyorsunuz. Yeni üretim şekli ile yeni otomasyon yapısıyla standardın da değişmesi, belirlenmesi gerekiyor.

24 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

Geleceğin fabrikaları, global olarak gerçek zamanlı, yapay zekanın hayata geçtiği üretim alanları. Pratikte ne değişiyor ? bizim açımızdan bildiğimiz klasik otomasyon piramidi var ama Endüstri 4.0 ile birlikte bu yapının tamamen değişmesi isteniyor. Neden ? Yatay ve dikey entegrasyonu sağlayabilmek için.

Rekabet, ilk önce bir firma diğer

firmayla rekabet ediyor ama diğer taraftan baktığımızda firmalar bir araya geldiklerinde ülke olarak başka ülkelerle rekabet ediyor, dolayısıyla ne öne çıkıyor ? Ben bunu pratikte görüyorum. Türkiye içerisine bazı sektörlerde görüyorum. Bizim ulaştığımız bir kaç tane iyi makineci varsa o sektörde daha güçlüyüz. Aynı mantıkta Endüstri 4.0 ülkelerin bir araya gelip, takım olup diğer ülkelerle rekabet etmesi anlamına geliyor. Tüm bunlar aynı yapıda çok hızlı bir şekilde ürün değiştirip, müşteriye katma değer verebiliyorsa başarılı oluyor. Biz Festo olarak ne yapıyoruz ? Bir endüstriyel tarafımız bir de eğitim tarafımız var. Festo, eğitim sistemleri öğretir, bir anlamda da eğitim satar. Festo “artık ben ad aktif, modüler, minyatür, küçük, siber sistem gibi görünüm yazılım içeren ağa bağlı ürünler geliştireceğim yani ürün portföyünü değiştireceğim,


müşteriye verimli artış sağlayış hale getireceğim” diyor.

safeye en doğru enerji akışı simülasyonlara karar veriliyor.

Festo dijitalleşme konusunda da bazı değişiklikler yapmaya çalışıyor. Bunların bir kısmı Festo ile kendi üretimi ile ilgili. Otomasyon platformu içerisindeki entegrasyonu müşterimize fayda sağlayan dijital ürünler ve servisleri buluşturmaya çalışıyor.

Bir tip ürünümüz vardır. O ürün o kadar çok verimle üretiliyor ki saniyede insansız bir şekilde çok ürün üretiyor, Festo isterse fiyat anlamında Çin ile rekabet edebilir. Burada da Endüstri 4.0 niye var ? sorusunun cevaplamış oluyorum.

Makul bir şekilde ve hangi seviyede otomasyon yapılacağı konusunda Endüstri 4.0 olgunluk testi (analizinden sonra) ile bunun kararını vermek gerekiyor. Bu testte “ben neredeyim, nerde olmak istiyorum, hangi seviyede otomasyon yapacağım” konusunda karar vermek gerekiyor.

Daha öncede söylemiştim Festo öğrenen bir firma öğrenmek zorunda herkes öğrenmek üzerine çalışıyor. Bazen fabrikalarda soruyorlar “Ne yapmak lazım ?” diye. Özünde bir değişim yapmak gerekiyorsa bunun ürün tarafından başlaması gerekiyor. Yani ürün değiştirmeden sadece prosesleri, makineleri değiştirip otomasyona geçmek çok verimli olmuyor. Ürünlere sistemde kabul görecek şekilde, ekonomik seviyede otomasyon getirmeniz gerekiyor ya da bazen çok fazla otomasyon yapmakta iyi olmuyor.

Öğrenen bir fabrika burası, öğrenmek gerekiyor. Festo “On yıl sonra ben burada olmak istiyorum. Benim çalışanlarıma ne iyi gelir, yapacağı işle ilgili hangi eğitimleri alması gerekir. Bu sorulara otomatik olarak karar vereceğim. O eğitimi otomatik olarak planlayacağım veya mümkünse dijital ortamda veya değilse tam fabrikanın göbeğindeki sistemle bu arkadaşları eğiteceğim, işini en iyi şekilde yapmasını sağlayacağım. Ve bunları otomatik olarak yapacağım. Amacım bu şekilde bu fabrikayı rekabetçi bir hale getirmek” diyor.

Son konum… Daha önce söylemiştim bir tarafta biz üretici müşterlerimiz için katma değer veya verimlilik artışı sağlamaya çalışıyoruz diğer taraftan da Festo kendisi de üretim yapıyor. Farklı kanal oluşturulmasında en başından itibaren içine yerleştirirken yaklaşık iki yıl çalışılıyordu. Çalışanlarında içinde olduğu operatörlerin, işçilerin, mühendislerin, en tepeye kadar önce en yakın me-

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018 25


Endüstri 4.0 Zirvesi

Proente Otomasyon Kurucu Ortak Erçin Temel “YAPAY ZEKA DİJİTALLEŞMENİN SINIRI MI?”

PROENTE OTOMASYON KURUCU ORTAK – CEO – ERÇİN TEMEL

Şu anda hem Türkiye’de hem dünyada en hızlı yapay zeka uygulanabilir sektörler; Telekom, otomotiv ve finans şirketlerdir. Aslında üretimde yapmaya çalıştığımız yapay zeka kullanımı. Bundan herkes bahsediyor. Biz proente olarak bunu dört ana başlıkta bölümlendiriyoruz. Bunlar; projelendirme, üretim, pazarlama ve projelendirmede… Projelendirmede daha hızlı daha kolay ve daha olgun arz-talep dengesini kurabiliyorsunuz. Çünkü Endüstri 4.0’ı daha önce bu firmayla nasıl çalışmışsınız, ondan gelen talepler neymiş nasıl üretmişsiniz bunları çok hızlı elde edebiliyorsunuz. 26 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


Endüstri 4.0 Zirvesi

Üretim

noktasında da üretim hatlarınızı, üretim makinelerinizi çok hızlı entegre edip optimize edebiliyorsunuz. Hangi hatta ne üretilecek, hangi makine hangi operatörle ne iş yapacak gibi planlamaları çok rahatlıkla yapabiliyorsunuz. Pazarlama noktasında bakım hizmetlerini ve satış sonrası hizmetleri organize edebiliyorsunuz. Ürün çıktıktan sonra ya da ürün müşteriye gittikten sonra yapılması gereken planları, önceden yaparak fiyatınızı çok rahatlıkla optimize edebiliyorsunuz. Çünkü genelde çok ciddi bir data oluyor. Yani bir fiyat verdiğinizde müşterinin tepkisinden tutun da, satış sonrası ürünü bakıma verdiğinizde hangi parçası değişti ne sebeple değişti müşteri ürünü ne kadar kullandı gibi sürelerimiz datada oluyor. Üretim sektöründe Endüstri 4.0’ın uygulanabildiği fabrikalarda en uygun noktalar; makine, otonom araç teknolojileri, akıllı robot teknolojileri, sanal ajanda… Yani fabrikalarda sırayla en rahat uygulayabileceğimiz makine öğrenmesiyle başlanması gerekiyor. Özellikle Türkiye de. Çünkü büyük olan sensörler, robotlar, ver-

iler buna uygun şu anda. Aynı zamanda diğer konuysa şu; üretim sektöründeki aktörlerin birbirleri ile etkileşimi nasıl olmalı, ne durumda ona bir bakmamız gerekiyor Satın alma konusunda ise tedarik zincirinin kontrol edilmesi, onun hangi noktada ve ne zaman sipariş edeceğimiz gerektiğini çok hızlı bir şekilde anlayabiliyorsunuz, dolayısıyla sizin aslında ham madde miktarınızı ya da depo miktarınızı ne zaman ne çıkacağını daha iyi tahmin edebiliyorsunuz. Program yönteminden kastımız aslında fabrikalardaki üretim yöneticileri ya da üretim mühendislerine ait çalışanların daha etkin bir süreci yönetmesini sağlayan bir mekanizma. Bu da üretimle ilgili tüm verilerin; yapay zeka ve makine öğrenme ile yorumlanıp onaylanması üzerine kurulu bir sistem. Üretim yönetimini de aslında buna benzer konumlandırabiliriz. Hatların optimizasyonunu sağlayan giderlerin ve döküm miktarının azalmasını sağlayan makineler nasıl optimize etmemiz gerektiğini sağlayan bir ana başlık. Üretici aynı zamanda satış sonrası hizmetlerin

daha verimli verilebilmesi için elindeki verilerle bunların etkileşimini sağlayabiliyor. Son başlık olarak herkesin söylediği işletmelerdeki insanların ve makinelerin birbiriyle birlikte ve faydalı çalışması gerektiği. Bu konu üzerine bizim geliştirdiğimiz çözümümüz promes. Duruma göre her operatörde ya da makineyi kontrol eden herhangi bir insanda, bir tablette; makinede ne oluyor ne bitiyor ne ürettiğinden tutun da ne kadar süre durdu, şu anda üretim nedir ileride ne olur ? gibi soruların tüm bilgilerini anlık olarak görebiliyor. Bunu mantıksal olarak da yorumlayabiliyor. Bu makineleri aslında bizim cihazlarımıza bağlayarak yani bunlardan tak-çalıştır olarak makinelerden verileri topluyoruz. Eğer eski teknolojiyle sensörler ile yeni teknoloji veya akıllı cihazlar varsa da bu verileri rahatlıkla topluyoruz Daha sonra da yetkili gözetiminde herhangi bir çalışan; fabrikanın içinde ne olup bittiğini hangi makinenin ne durumda olduğunu, hangi operatörün nerde olduğunu çok rahatlıkla takip edebiliyor.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

27


Endüstri 4.0 Zirvesi

Bosch Türkiye - IoT / Endüstri 4.0 Koordinatörü Mustafa Ayhan “GELECEĞİ ENDÜSTRİ 4.0 İLE ŞEKİLLENDİRELİM”

BOSCH TÜRKİYE - IOT / ENDÜSTRİ 4.0 KOOR DİNATÖRÜ MUSTAFA AYHAN

Ben biraz “bu işi nasıl yapabiliriz?” ondan bahsedeceğim. Ciddi bir değişim var. Bu değişimi nasıl kucaklayabiliriz onu biraz konuşacağız. 28 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


Öncelikle çok kısa Bosch’tan bah-

sedeyim. Bosch dünya çapında; 390 bin kişilik bir şirket. Türkiye’de 1910 yılından bu yana faaliyet yürütüyor. Şu anda Türkiye’de 17 bin çalışanımız var. Ama altını çizmek istediğim nokta şu 59 bin ARGE ve İnovasyon adına çalışan var yani gelecekte var olabilmek için, sürdürülebilir iş yapabilmek adına İnovasyona, yenilikçiliğe çok fazla yatırım yapmak gerekiyor. Peki neden bugün Endüstri 4.0 ya da akıllı fabrikaları konuşuyoruz birazda bunlara bakalım. Birincisi; pazarlar eskisi gibi kestirilebilir deği. Öngörüde bulunmak, planlar yapmak iyice zorlaştı. Dolayısıyla gelecekle ilgili kestirimler yapmak için çok fazla veriye ihtiyacımız var. İkincisi; tüketici olarak biz her şeyi belirler durumdayız, hep kendimize özel kişiselleştirilmiş ürünler istiyoruz ve bu ürünleri istediğimiz zamanda bize teslim etsinler istiyoruz. Bu durum düne kadar özellikle pazarlama ve satıştaki arkadaşların bir sorunuyken, bugün tedarik zincirini etkileyen bir sorun haline gelmeye başladı. Çünkü “ben şu zamanda kişiselleştirdiğim ürünü istiyorum” dediğimde o zamanda teslim edilebilmesi için üretimin ve tedarik zincirinin ona göre kendisini şekillendiriyor olması gerekir. Teslimat zamanları azalmaya başladı. Ürünlerin yaşam döngüsü düşmeye başladı. Sezonsal ürünler var sezonlar ile farklılaşıyorlar. Günümüzde tekstil sektöründe, sezon içerisinde bile dönüşümler – değişimler var. Böyle baktığımız zaman tüketici olarak bizde artık üretimi etkileyen ciddi kararlar veriyoruz ve buna da üretimin ve tedarik zincirinin ayak uydurması gerekiyor.

Endüstri 4.0 Zirvesi Diğer yandan da hayatımıza sosyal medya ve yeni davranış şekilleri giriyor. Artık sosyalleşme ve sosyal medya o kadar çok hayatımıza girmiş durumda ki artık işimize de yansıyor ve işimizi de onun üzerinden yapmaya başlıyoruz. Diğer taraftan yeni yapıcı iş modelleriyle yeni rakiplerimiz ortaya çıkıyor. Dolayısıyla çok hızlı dönen bir dünya var peki buna karşılık olarak biz nasıl yanıt veriyoruz? 2000’li yılların başında; web ile sonrasında e-işle, ondan sonra dijital pazarlamayla devam eden bu sürecin bugün konuştuğumuz ismine ne derseniz deyin dijital işe yaklaşmış olduk ve bu önümüzdeki dönemde özellikle şu anda IoT (Internet of things) nesnelerin internetinden bahsediyoruz dijital işte olmazsa olmaz noktalardan bir tanesi. Önümüzde de akıllanan makinalar, akıllanan nesnelerle birlikte oturup işlem kurmuş olacaklar. Peki buna ayak uydurabilmek adına biz neler yapıyoruz diye baktığımızda Bosch olarak 3S programımız var. 3S programı; sensörler, software ve servisler... Aslında bu program bizim kullandığımız ama bugün hemen hemen bütün IoT alanında iş yapan şirketlerin üzerinde durduğu noktalar. Çünkü nesneleri akıllandırıyoruz, onları yazılımla gönderdikleri bilgileri topluyoruz. Sonrasında da bunu yeni iş modellerine dönüştürüyoruz.

Bosch olarak Endüstri 4.0’ı anlatırken yedi tane bileşenden bahsediyoruz. Bunlardan ilki, önümüzdeki dönemde makinelerin -tak ve çalıştır- şekilde çalışacağını düşünüyoruz. Bunu yapabilmek adına çift standartlar önemlidir. Makinaların birbirleriyle konuşabilmeleri için ortak bir dile ihtiyaç var. Sahamızdaki nesnelerin ya da bu süreçlerin ya da insanların yani bütün o tedarik zincirinin içerisindeki bütün bileşenlerin bir dijital ikizinin bulunması gerekiyor. Ürünümüzün dijital olarak yaşam döngüsünü takip etmek gibi bir amacımız var ne yaparsak yapalım bunları güvenli bir şekilde yapmamız gerekiyor çünkü şu an bilgisayarlarımız ve akıllı telefonlarımızda güvenlik tehdidi altındayken belki önümüzdeki dönemde makinalar da bu güvenlik tehdidin altında olabilir. Bizim vizyonumuzda karanlık fabrikalar, insanın olmadığı bir yapı yok. Aksine ne yaparsak yapalım insanı ortaya koyup insanın yararına yapacağımız çalışmaları anlatıyor olacağım. Böyle baktığınız zaman bu yedi bileşen aslında gelecekte nasıl tedarik zinciri oluşacak onu anlatıyor.

Yani bu 3S herkesi mutlu edeceği ve üzerinde çalışabileceği bir gelecek trendi olarak gözüküyor. Bunun yanında teknolojiler olarak nelere odaklanmış durumdayız diye baktığımızda artık yapay zeka (Artificial Intelligence) var. Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

29


Endüstri 4.0 Zirvesi

İnfoma A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ceran “ENDÜSTRİ 4.0 VE ÖTESİ”

İNFOMA A.Ş YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA CERAN

Ben biraz “bu işi nasıl yapabiliriz?” ondan bahsedeceğim. Ciddi bir değişim var. Bu değişimi nasıl kucaklayabiliriz onu biraz konuşacağız. 30 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


Cep telefonundan yola çıkarsak.

Onun içerisindeki elektroniklerin temsil ettiği görülü sistemler dediğimiz elektronikler görülü yazılımlarla bir araya geldiği zaman elinizin içerisinde bir görüntü oluşuyor. Bundan sonra elektromanyetik dalgaların içinde yüzüyorsunuz. Ne kadar büyük bir rahatlık değil mi ? Siz daha yola çıkmadan arabanızdan sizin vereceğiniz sesli komutlarla ocağınız yanacak, fırınınız harekete geçecek her şey kendiliğinden programladığınız şekilde olacak. Hatta yapay zekayla uğraşan arkadaşlarımız biraz gayret ederse aklımızdan geçenleri evin içerisinde yaşar halde bulacağız. Biz yaklaşık 1980’li yıllarda program yaparken her yaptığımız cihaz ve programı insan odaklı olacak yani insana hizmet edecek kurgusu içerisinde programlar ve yapardık. Mutlaka insana hizmet etmesi gerekirdi. Endüstri 4.0’ın tanımına bakarsanız. O der ki insanla ilgili parametreler artık vasat. İnsan önümüzdeki dönemde iş bulamayacak. Önümüzdeki elli yıl içerisinde 850 milyon insan işsiz kalacak. Onlardan Endüstri 4’0’a adapte olmalarını istiyoruz. Ne yaptık ? 1980’lerde insan odaklı cihaz ve program üretirken, 2000’lerde robot odaklı cihaz üretimine yöneldik, insanlar onlara adapte olması gerekiyor olmazsa kesin olarak işsiz kalacaklar. Neyi anlatmaya çalışıyorum ? Benim işin teknolojisine diyeceğim yok. Hızlandıkça hızlanacak fabrikalarda her şey çok daha hızlı olacak. On bin km hızla uçak yaptığımızı düşünün ne işe yarayacak? Bunlar hızlanacak tamam bunlarla birlikte önümüzdeki dönemde 50 mi-

Endüstri 4.0 Zirvesi lyar cihazın birbirleriyle bağlantılı konuşur hale geleceğini söylüyoruz. Ben işin teknoloji tarafında değilim ben birazcık stratejik açıdan neyi ifade etmeye çalışıyor onu anlatmaya çalışıyorum. Ben Endüstri 4.0 demiyorum, 4. Endüstri Devrimi demeye çalışıyorum. Endüstri 4.0 fabrikalardaki hızı meydana getiren tanımdır. Otomasyonun yeni adı Endüstri 4.0 (akıllı otomasyon gibi) ama bu beraberinde bir devrim meydana getiriyor ve bunun da adı 4. Endüstri Devrimi. Bizim 4. Endüstri devrimine birazcık bakmamız lazım. Ben buraya daha çok odaklıyım. Bunun içerisinde ne var ? bunun içerisinde dijitalleşme var. Niye dijitalleşme ? hızlı tedarik, hızlı otomasyon, daha hızlı sipariş göndermek, daha hızlı hesap yapmak. Daha hızlı yapınca ne olacak ? Dünyanın başka bir gerçeğiyle yüzleşmekte fayda var. Şimdi biraz naif bir açıdan işe sadece Endüstri ve teknoloji gözlüğünden bakarsak tamam icatlarımız mucitlerimiz çok güzel. Dünyadaki zenginlerin sayısı 2010 yılında 388 iken 2015 yılında 62’ye düşmüş. Bu 62 kişinin ne önemi var ? Dünyada 7 milyar insan var diye düşünülüyor. 3,5 milyar insanın toplam değeri kadar malları var. 3,5 milyar insanın cebindeki kadar 62 kişinin cebinde para var.

otonom robotlar, insansız hareket eden taşıtlar, dikey ve yatay sınırları olmayan sanal dünyalar…Bunlardan kimse bahsetmiyor çünkü sanal alem denildiği zaman mesela çok yakında zaten telefonunuzu alırken bir gözlük verecekler, veriyorlar da zaten pazarı genişletmek için zamanla bu gözlükleri ücretsiz de verebilirler. O gözlüğü taktığınız zaman kendinizi bir an bambaşka dünyada hissediyorsunuz. Matrix filmi gibi ve bu filme doğru gidiyoruz. Ben bu yapay zeka ve sanallaşmayla ilgili seminerleri İTÜ’de, ODTÜ’de, TÜBİTAK’ta 30 sene önce de veriyordum. İlerleyebilmemiz için hiç kimseyi beklemenize gerek yok ne varsa bizim damarlarımızdaki kanda var. Bir yerden başlanması gerek sonunda birilerinin dikkatini çeker ve daha hızlı harekete geçebiliriz. Bizden başlanması gerek o yüzden peşini bırakmamız gerek. Bizim iki konuda hız kat etmemiz gerek. Birincisi; bu işe gönül vermiş firma, fabrika vb. teknolojinin nereye, nasıl gittiğine bakmak ve bunu iş edinen üniversite, şahıs vb. destek temasını gerçekleştirmek. İkincisi ise ; insan alt yapısına mutlaka çok hızlı yatırım yapmamız lazım. Yani ne yaparsak yapalım insanın alt yapısı olmadan sadece bunu seminerlerde konuşuruz.

Nereye doğru hızlanıyoruz ? Dünyanın toplam enerjisinin yüzde 30 kusurunu tek başına Amerika kullanıyor. Bunun bizimle çok alakası var. Endüstri 4.0’ı tartışıyoruz. Bir işi yaparken tedbir almak gerekiyor. Endüstri 4.0’da gidilecek yollardan bahsediyorum. Mobil cihazlar vücudumuzun daha çok parçası haline gelecek. Yapay zeka robotlar, Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

31


Endüstri 4.0 Zirvesi

Tofaş ( Türk Otomobil Fabrikaları A.Ş) İnovasyon Yöneticisi Önder Tokçalar: “ENDÜSTRİ 4.0 VE OTOMOTİV SEKTÖRÜNE YANSIMALARI” ,

TOFAŞ ( TÜRK OTOMOBİL FABRİKALARI A.Ş) İNOVASYON YÖNETİCİSİ ÖNDER TOKÇALAR

İnsanlar ve robotların el ele çalışabildiği uygulamalarımızı da devreye almaya başladık.

32 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


TOFAŞ olarak biz kabaca Endüstri

4.0’ı nasıl algılıyoruz? Kendimize on altı tane tema belirliyoruz bunlar kalite kontrol, dijital ikizlik, IOT sensörleri, dikey entegrasyon ve data gibi alanlar. Şu anda bence burada iki sorun var herkes hızlı kazanç sağlayabilecek alanlara yöneliyor, ancak bir de bir elma ağacından yola çıkarsak ağacın en tepesinde en fazla katma değer sağlayacak alanlar var. Bunu sorguluyoruz. Şu anda kendimize cevaplarımız var. Endüstri 4.0 bizim için hayal değil. Devreye aldığımız uygulamalarımız var. Söz gelimi çoklu kamera sistemi şu anda araçlarda manuel olan kalite kontrolleri kameralarla yapmaya başladık. Bir önceki istasyona da yine veri analitiği ile geri bildirim sağlıyoruz ve iyileştirmeler -optimizasyonlar- gerçekleştiriyoruz. Parçaların doğru takılıp takılmadığını bunların istatistiğini gerçekleştirebiliyoruz.

Endüstri 4.0 Zirvesi Yine kamera destekli robotik uygulamamızda tavan yerleştirmesini robot elinde bulunan kamera ile gerçekleştirdik ve en uygun boşluğu gözeterek montajın yapılmasını sağladık. Pilot alanda gerçekten belirli bir kalite kontrol işlemi otomasyon sistemi ile yapılması gerekiyordu. Robotik alanda oluşturabiliriz ama alan darlığından dolayı insanların ve robotların aynı ortamda çalışmasına ihtiyacımız vardı. Robota bağlanan kamerayla insanlar tarafından yapılan kalite kontrol işlemlerinin şu anda otomasyon sistemince yapılması ile veri analizinin gerçekleşmesi, veri analizinden elde edilen optimizasyondan önceki istasyondaki operatörlere geri bildirim sağlanmasını sağladık. Aslında temamızda buydu. Dijital fabrikalar ve arttırılmış gerçeklik. Burada yaptığımız çalışmalar; yeni bir hat kurulumunda, projelendirmede, robot programı hatta süreç

akışı farklı editörlerle yapılıyordu biz bu dört tane sürecin tek bir entegre sistemde devreye alarak sekiz haftadan iki haftaya gibi çok ciddi altı haftalık bir devreye alma ya da programlama süresinde kısalma elde ettik daha sonra biraz daha ilerledik bu çalışmaları kendi bünyemizde yaptık. Sanal gerçeklik gözlüğünde de bir oyun motorunda bir aparata erişimi o aparatın doğru olup olmadığını sanal gerçeklik gözlüğünü sanki aparat yapılmış gibi önceden inceleyerek tasarım sürecini kısalttık. Bunlar Tofaş olarak Endüstri 4.0’a yönelik yaptığımız projelerdi. Endüstri 4.0 bir hayal değil. Son olarak, bu projeler tek başına hiç bir firmanın yapabileceği projeler değil. Bir ekip bir ekosistemin olması gerekiyor ve buna yönelikte şimdiden çalışmaya başlamamız gerekiyor.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

33


Makale

Erçin Temel Cofounder at Proente İnsanlara ürkütücü gelen “istikbal robotların elinde olacak” felsefesi, her ne kadar üzerinde çalışılsa da, üretim-sanayi amacıyla rafa kalkmış durumda. Üretim endüstrisi yüksek bir süratle beraber tetkik üzerine milyonlar harcamaktadır. Devir Yapay Zeka ve Endüstri devridir. “Zeki robotlar” ile beraber daha verimli bir hayata sahip olma devridir. Gelecekte yararlı olacağı belirtilen bugünkü ‘TOP’ hususlar; Yapay Zeka ve Endüstri 4.0, IoT (Nesnelerin İnterneti) gibi hususların hepsi algoritmalar ile beraber oluşturulmaktadır.

34 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

YAPAY ZEKA VE ENDÜSTRİ 4.0’IN BİRBİRİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Üretimde Yapay Zeka Biliyoruz ki, her bilim dalı kendi ortamında alt dallarına ayrılır ve en önemlisi, tüm bilimler birbiri ile ilişkilidir. Bu sebeple ki örnek olarak fiziğin yapay zeka üstünde, yapay zekanın da başka bilim dalları üstünde tesiri kaçınılmaz olmuştur. Fabrika Planında Yapay Zeka ve Endüstri 4.0 Endüstri 4.0’ın en enteresan tarafı, fabrika ortamındaki makinelerin birbirine bilgi verebiliyor olması. Zeki makineler, ürünlerin kim doğrultusunda ve ne zaman üretildiğini bildirme yetisine sahip. Fabrikanın karanlıkta bile çalışabiliyor olması vb durumların hepsi, her ne kadar üzerine basılarak söylenmese de, bir başka isimle “Yapay Zeka ile donatılmış fabrika”dır. Lojistikte Yapay Zeka Endüstri 4.0’ın bir başka kolu ise, lojistiktir. Burada tekrar Yapay Zeka’nın tesirini görüyoruz. Makine öğrenimi neticesinde elde edilen bulgular tarafında yazılan algoritmalar ile ürün taşıyan arabanın nerede olduğunu, hangi süratle gittiğini öğrenmek müm-

kündür. Ayrıca lojistiğin daha verimli duruma getirilmesini sağlama olanağı vardır. Lojistik Internet of Things (Nesnelerin İnterneti) elektriksel cihazların, yapıların birbiri ile etkileşim sistemi ortamında olmasıdır. Yazılım, duyarga ve ağ bağlanabilirliği özellikleri ile beraber objelerin birbirinden bilgi almasını ve bilgi değiş tokuşu yapmasını sağlamaktadır. Nesnelerin interneti (IoT) şebeke altyapılarının zarar görmesi halinde denetim edilmesini ve bilgisayara ikaz göndermesini de mümkün kılabilecek beceriye sahiptir. Sistemlerin birbirlerine bağlanma verimliliği ve Makine ve Makine (M2M) arası gerçekleşen etkileşimler artırılır. Nesnelerin interneti ( IoT), sanayi 4.0’a özgü bir husus değildir. IoT sarf edilen başka kategorilerden bunlara örnek verecek olursak; ev otomasyonu (zeki ev projesi), otomatik açılan ışıklar, otomatik olarak ısınan termos, zeki şehirler, zeki ulaşım, robot süpürge makineleri, uzaktan izlenen ve denetim edilebilen fırın

ve dondurucu gibi aklınıza gelebilecek her türlü projede kullanılmaktadır. Gelişmiş Firmalar Paralarını Araştırmalara Harcıyor Bugün de, ileride de, yapay zekanın büyük bir ciddiyete sahip olacağını fark eden firmalar, yapay zeka tetkiklerine milyonlarını harcamaktadır. Örnek vermek gerekirse, Türkiye’de tespit edilen bir firma, Facebook Messenger ile bir ürün istediğimizde, söylediğimizi anlayan ve ona göre yanıt veren bir bot geliştirdi. Bot hem ne talep ettiğimizi hem de nerede bulunduğumuz verisini bizden alarak ürünü bize gönderiyor. Şimdilik kullanıma geçmeyen bu proje bir ‘sigorta’ firması bünyesinde üretildi. Google, Facebook, IBM, Microsoft vb. firmaların 2017’nin ilk çeyreğinde satın aldıkları yapay zeka girişimlerini ve aldıktan sonra hızla geliştirdiklerini görünce bu işin ne kadar ciddiyetle yapıldığını görebiliyoruz. Bize de şimdilik onların ürünlerini kullanarak, ürün çıkartmak kalıyor. Umuyoruz ki bu da değişecek. Ancak şu anda yarış süratlenmiş ve rekabet kızışmış durumda.


Makale

SANAYİ 4.0’IN ODAĞINDA İNSAN VAR

Mustafa Ayhan Bosch Türkiye loT ve Sanayi 4.0 Koordinatörü

Sanayi

4.0’ın ‘Akıllı Fabrikaları’; ihtiyacı sensörler aracılığıyla algılayıp, uzaktaki diğer üretim araçlarıyla ağ üzerinden iletişim kurup, ihtiyaç duydukları üretim bilgisini Büyük Veri’den çeken akıllı makine ve sistemlerden oluşacak. Peki bu yeni döngüde insanın yeri nerede olacak? Şimdi akıllardaki soru bu: Robotlar iş başına geçtiğinde biz işsiz mi kalacağız?

Dünyayı sarmaya başlayan Sanayi 4.0 fırtınası, üretim ve tüketim ilişkilerini bütünüyle değiştirmeye aday. Bu yeni süreçte bir Aslına bakarsanız Sanayi 4.0’ın temel olarak 3 hedefi yanda tüketicinin var: İlki ekonomik büyüme, değişen ihtiyacına istihdam ve sosyal istianlık olarak uyum krar, ikincisi kalıcı değer sağlayan üretim ve iş güvenliği, üçüncüsü ise daha fazla verimlilik ve sistemleri yer alıyor yüksek yaşam standardı… diğer yanda ise Bu hedefleri iyice özümsediğimizde insanın birbirleriyle sürekli devre dışı kalmadığını, iletişim ve koordiaslında Sanayi 4.0 devrinasyon halinde olan minin odak noktasında yer otomasyon sistem- aldığını görüyoruz. leri… Sanayi 4.0 sürecinde çalışanlara ihtiyacın azalması ya da tamamen ihtiyacın ortadan kaldırılması gibi bir durum söz konusu değil. Bu, Sanayi 4.0 konusunda unutulmaması gereken önemli bir faktör. Sanayi

36 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

4.0 fabrikaları etkisi altına alacak, ancak çalışanlar her zaman ağa bağlı sanayide önemli oyuncular olmaya devam edecek. İnsanlar ve makineler birbirleriyle hiç olmadığı kadar yakın bir çalışma içerisinde olacak. Esasen Sanayi 4.0, çalışanları destekliyor ve çalışmayı daha kolay bir hale getiriyor. Çalışanların gereksiz olarak zaman harcadıkları pek çok görev artık dijital bağlanabilirlik sayesinde hızlı ve basit bir şekilde yürütülebiliyor. Sanayi 4.0, üretim sektöründe günlük işlerin yükümü azaltarak çok önemli bir fark yaratıyor. Bosch Türkiye ekibi olarak Sanayi 4.0 ile ilgili çalışmaları 2014 yılında Bursa fabrikalarımızda başlattık. İlk projeler devreye girmeye ve üretim, verimlilik, tasarruf anlamında önemli kazanımlar sağlanmaya başladı bile… Bu çalışmaların odak noktasında da insan yer alıyor. Biz Bosch’ta, çalışanları rutin çalışmalardan alarak onlara kreatif görevler için daha fazla zaman sağlayabileceğimize inanıyoruz. Bunun için İşyeri 4.0 adında bir uygulamayı hayata geçirdik. Bu,

insanların ve makinelerin yakın bir çalışma içerisinde olmasını öngörüyor. Robotları bir rakipten ziyade iş arkadaşına dönüştürüyor. Örneğin; Bosch’un geliştirdiği üretim robotu APAS, nazik bir şekilde metal parçayı tutuyor ve iş arkadaşına uzatıyor. Bunu yaparken, birbirlerine çarpmadan önce durabilmesi için tüm hareketlerine dikkat ediyor. Boyu 1,75 metre olsa da kolay ve dikkatli bir şekilde hareket ediyor ve tek bir hata bile yapmıyor. APAS, daha şimdiden otomotiv üreticileri ve tedarikçilerinin gözdesi oldu. Sanayi 4.0, istihdam alanında önemli açılımlar getirecek. Nitekim Endüstriyel Veri Bilimciliği, Robot Koordinatörlüğü, Veri Güvenliği Uzmanlığı, 3D Yazıcı Mühendisliği gibi meslekler yepyeni iş alanları oluşturmaya başladı ve iş gücü de artık bu ve benzeri alanlara doğru kayıyor. Dolayısıyla Sanayi 4.0 nedeniyle istihdam oranlarında bir değişimden ziyade, iş ve uzmanlık alanlarında bir değişimin yaşanmaya başladığını söyleyebiliriz.


Makale

ENDÜSTRİ 4.0 UYUMLU: YENİ AKILLI GÜVENLİK ÇÖZÜMÜ

Schmersal grubu bu yılki Schmersal, SPS IPC Drives fuarında “Safety-to-Cloud” çözümünü ilk kez sundu

38 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

SPS IPC Drives’da ilk defa bir Safety-to-Cloud çözümü tanıttı. Schmersal’in SD arayüzüyle donattığı tüm güvenli şekilde kapalı tutma ve güvenlik sensörleri ile güvenlik ışık bariyerleri, PSC1 ya da SD-Gateway güvenlik kumandası ayrıca EdgeGateway Daten üzerinden istenen buluta aktarılabilir. SD (“Seri teşhis”) arayüzü güvenlik sensörlerinin ve kapalı tutma birimlerinin güvenilir olmayan verilerinin güvenli seri devrelere aktarılması içindir. Akıllı Güvenlik Çözümü ile tüm çevrimsel SD arayüz sensör verileri buluta aktarılabilir. Bulut içinde bu çevrimsel SD verilerinin bağlanması kullanıcıya kapsamlı teşhis olanakları sunar, bunlar arasında örn. devre çevrimleri, güvenliğin durumu, sınır alanı uyarıları, mesafe uyarıları ve daha fazlası da vardır. Edge-Gateway ver-

ileri M2M iletişimi için standart protokol olan OPC UA formatında gönderir. Bu teşhis bilgileri ekranda görüntülenebilir ve tablet ya da cep telefonu gibi mobil cihazlar üzerinden açılabilir. Böylece üretim süreçlerinin kurulum yerinden bağımsız kontrol edilmesine olanak sağlar. Verilerin Dashboards üzerinden görüntülenmesi için ör. tablo, diyagram ya da grafik biçiminde sayısız faydalı işlevsellikler sunan geçerli bulut platformu Microsoft Azure kullanılır. Schmersal grubu Endüstri 4.0 proje yöneticisi Siegfried Rüttger, “Böylece müşterilerimize mutlak üretici ve sistemden bağımsız çözümler sunarız, böylece hangi Cloud’u kullanmak istediğinize kendiniz karar verebilirsiniz”, açıklamasını yapıyor. Akıllı Güvenlik Çözümü öngörülü bir servise olanak

sağlar Siegfried Rüttger, “Akıllı Güvenlik Çözümü ile sensörden buluttan teşhis bilgilerinin iletilmesini sağlayarak, öngörülü bakım ve servis için öncü adımlar atıyoruz,” şeklinde açıklama yaptı. Kullanıcılar örneğin makinenin ne sıklıkla çalıştığına ve işletim saatlerinin sayısına ve bileşenlerin ileriye dönük aşınmasına dair bilgilere ulaşabilir böylece erken değiştirme mümkün olur ve makinenin durma süreleri önlenebilir. Güvenlik ışık perdelerinin sisteme entegre edilebilmesi de ayrıca bir avantajdır. Örneğin ışık perdesinin sensörlerinde kirlenme oluşursa bunun sonucunda sinyal gücü azalırsa ışık bariyeri/perdesi güvenli bir şekilde kapanabilecek şekilde optik bir uyarı bildirimi verilir böylece erkenden düzeltici önlemeler alınabilir.


Makale

AKILLI ÜRETİME GİDEN YOL: NESNELERİN İNTERNETİ (IOT) KILAVUZU Günümüzde üretimi kökRockwell Automation, endüstriyel üretim operasyonlarında daha hızlı iş kararları almak isteyen ve veri bolluğunu verimli bir şekilde yönetmek isteyen üreticiler için Nesnelerin İnterneti (IoT) stratejilerinin önemini vurguluyor. Akıllı üretim teknolojileriyle, üreticilere operasyonlarını iyileştirme, yeni değerler yaratabilme ve yetenekli işgücü eksikliği gibi zorluklara çözüm bulmaları konusunda sınırsız fırsatlar sağlanıyor.

ten bir şekilde dönüştürmek için dünya genelinde birçok inisyatif harekete geçirildi. Bu inisiyatifler farklı isimler kullanabiliyor; Batıda Akıllı Üretim Liderlik Koalisyonu ve Endüstri 4.0, doğuda Made in China 2025 ve Üretim İnovasyonu 3.0 – fakat hepsi ortak bir amaca hizmet ediyor: Akıllı üretim. Küresel çapta akıllı üretime doğru bir itilme trendinin olması iyi bir nedene dayanıyor. Bir üretim şirketinin genelinde daha iyi bir bağlantısallık ve ürün zekası üzerine müdahale yapılması imkanı sağlanıyor. Akıllı üretim teknolojileri üreticilere operasyonlarını iyileştirme, yeni değer yaratabilme ve yetenekli işgücü eksikliği gibi zorluklara tepki verebilme konusunda neredeyse sınırsız fırsatlar sağlıyor. Örneğin üreticiler gömülü makine zekasını ekipman arızalarını tahmin etmek ve üretkenliği arttırmak için kullanıyorlar. Uzaktan erişim yetkinliklerini birden

40 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

fazla makineyi eş zamanlı olarak merkezi bir lokasyondan görüntüleyebilmek için kullanıyor olmaları iş gücünü daha iyi kullanmalarına olanak sağlıyor. Bu muazzam bağlantısallık ve bilgi paylaşımını üretim tesislerinin duvarları dışına da genişleterek tedarik zinciri etkinliklerini daha iyi takip ve koordine edebilmek için kullanıyorlar. Ayrıca modern bulut teknolojilerini iş modellerini değiştirmek ve yeni gelir kaynakları yaratabilmek için kullanıyorlar. Fakat şimdilik sadece ileri görüşlü üreticiler akıllı üretimi tamamen benimsemiş ve şimdiden bunun faydalarını görüyorken daha birçoğunun atması gereken çok adım var. Tipik bir örnek: MPI Group tarafından yapılan güncel bir araştırmaya göre üreticilerin sadece yüzde 11’i Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojilerini üretim süreçlerine uygulamış durumda. Daha da kötüsü üreticilerin neredeyse yarısı IoT stratejisinin temellerini tanımlamak

ve uygulamak konusunda hala zorlandıklarını söyledi. Altyapıyı inşa etmek En önemli etkinleştirici teknolojilerin kullanılması akıllı üretim yaklaşımının önemli bir kısmı. Bunlar arasında IoT’nin, bağlı ve ‘akıllı’ aygıtların yayılmasının gücünü kullanmak, kaliteyi, verimi, güvenliği ve iş güvenliğini daha iyi anlamak var. Ayrıca bulut bilişim, mobilite ve veri analitiğinin stratejik kullanımı da akıllı üretim için en önemli unsurlardan. Çoğu üretici henüz akıllı üretim teknolojilerini uygulama hazır olmasa da bunun getireceği fırsatları net bir şekilde görebiliyorlar. MPI tarafından yapılan çalışmaya göre IoT kullanacağı belirlenmiş üreticilerin en önemli beş hedefi şöyle; ürün kalitesini iyileştirmek, operasyonların hızını artırmak, üretim maliyetlerini düşürmek, bakım operasyonlarını ve çalışma süresini iyileştirmek ve iş analitiği için gerekli bilgileri iyileştirmek.


Bu beş hedefe ulaşmak için entegre bir mimari ve akıllı üretim teknolojilerini kullanmak için bir strateji gerekir. Özellikle üreticilerin Bilişim Teknolojilerini (IT) ve Operasyon Teknolojilerini (OT) tek bir sistem üzerinde, birleşik bir ağ altyapısı kullanarak birleştirmeleri ve insanlar, süreçler ve nesneler arasında kesintisiz bağlantı ve bilgi paylaşımına olanak sağlayan IoT teknolojilerini kullanmanın getireceği fırsatları belirlemeleri gerekir. Aynı zamanda üreticiler daha iyi ve daha hızlı iş kararları almalarına yardım edecek şekilde veri bolluğunu verimli bir şekilde yönetebildiklerinden emin olmalı. Bunlara IoT aygıt zekasını, bulut bağlantıyı ve veri analitiğini hep birlikte kullanarak, yukarı yönlü envanter ve aşağı yönlü talebe dayalı üretim faaliyetlerini dengeleyebilmek için büyük veri setlerini yönetmeye yardımcı olmak da dahildir. Rockwell Automation bunu Connected Enterprise olarak adlandırıyor. Operasyonlarında akıllı üretim teknolojileri kullanarak Connected Enterprise inşa etmek isteyen üreticiler şu dört taktiğe odaklanmalı:

yönetebilmek, kalite hedeflerini tutturmak ve müşteri memnuniyetini artırmak için kullanıyorlar. Gömülü zeka kullanarak üretim süreçlerinin daha iyi kontrol edilebilmesi ve şeffaflığı verimi artırmak için de yeni fırsatlar yaratıyor. Örneğin fabrika katındaki operatörler artık gizli yetersizlikleri ortaya çıkartmak ve değişiklikleri daha hızlı uygulayabilmek için üretim verisini gerçek zamanlı şekilde analiz ediyor. Tedarik zinciri seviyesinde yöneticiler ve lojistik uzmanları akıllı üretim teknolojilerini tedarikçilere tahmin ve planlamalar için çok büyük önem taşıyan bilgileri ulaştırabilmek için kullanıyor, aynı zamanda sevkiyat performansını da görüntüleyebiliyor. 2. Karar iyileştirmek

alma

süreçlerini

Connected Enterprise’da iyi karar alma süreci iş veri sermayesiyle başlar. Fakat birçok üretici yeni nesil üretime yükseltilmesi gereken eski sistemler kullanıyor. Bu süreçte bambaşka OT veri kaynaklarını mevcut IT sistemleriyle uzlaştırmak, akıllı üretim teknolojilerinden doğru veriyi çıkartmak ve veriyi eyleme geçilebilir bilgiye dönüştürmek gerekiyor.

1. Kalite ve üretkenliği artırmak Kalite yönetimi ve sürekli-iyileştirme programları güvendiğiniz veriler sınırlıysa veya gerçek zamanlı değilse bir yere kadar yardımcı olurlar. Üreticiler müşteri isteği veya düzenlemeler gereği her ürün özelliğini gerçek zamanlı şekilde sanal olarak görüntüleyebilmek için gömülü makine veya ekipman zekası kullanıyorlar. Bunun da ötesinde bu zekası ürün hataları hızla çözmek ve hattaki ürün değişimlerini anında

Bu adımları atmış ve kendilerini daha iyi veriyle silahlandırmış üreticiler bu bilgileri varlıklarını optimize edebilmek, değişen müşteri ihtiyaçlarına hızlı çözüm oluşturabilme kabiliyetlerini geliştirebilmek, iş akışlarını sadeleştirmek ve envanteri azaltmak için kullanıyor. Dahası yaptıkları işleri derinlemesine anlamalarına yardımcı olacak yeni stratejik iç görüler kazanıyorlar; • Operasyonel güç zayıflıklarını belirliyorlar

ve

Makale • Süreçleri analiz ediyor ve gelişim inisiyatifleri planlıyorlar • Daha iyi üretim sistemleri tasarlıyor ve uyguluyorlar • Hedeflenmiş eğitim programları geliştiriyorlar • Performans yönetim sistemleri kullanıyorlar 3. Güvenli ve güvenilir operasyonlar gerçekleştirmek Güvenli, uyumlu ve güvenilir bir operasyon yürütmek her üreticinin mevcut endişelerinden biri ve akıllı üretim bu daimi sorunların bazılarının üzerinden gelebilmek için yeni fırsatlar sağlıyor. Bunlardan en barizleri arasında yaşam ömrü tükenmiş, bağlanmakta zorlanan ve üreticileri tarafından desteklenmeyen köhne ve izole otomasyon sistemlerini değiştirmek yer alıyor. Fakat üreticiler çalışan yaralanmaları, makine arıza süreleri ve iş duraksamaları gibi alanlarda geçmiş performanslara göre yeni ihtiyaçları tanımlamalı. Bu yapıldığında süreç ve ekipmanları yeniden tasarım için öncelik sıralamasına koyabiliyorlar. Ekipman durumu ve istisna-temelli raporlama da dahil gerçek zamanlı veri toplayabilmek için gömülü zeka kullanma konusunu değerlendirmeliler. Bu veriler bir bağlam içinde kullanılabiliyor ve rol-temelli analitik olarak kalite, güvenlik, uyum, enerji kullanımı ve arıza gibi konularda faydaya dönüşüyor. Ancak o zaman kalite güvenlik müdürlerinden operatör ve bakım teknisyenlerine, farklı paydaşlar makine performansını, üretim süreçlerini, uyumu ve çok daha fazlasını iyileştirmek için bu verileri kullanabilirler.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

41


Makale Üreticiler aynı zamanda bu süreçleri örneğin hat çalışanlarına akıllı makinelerin daha fazla görünürlük ve kontrol sağladığı karmaşık üretim süreçlerinde sormak şeklinde işbirlikçi hale getirmelidir. 4. Altyapının güvenliğini sağlamak Daha fazla bilgiye ulaşılabilir olması ve daha fazla bağlantı noktası üretim ortamlarında hem iç hem dış tehditlere karşı daha fazla risk oluşturuyor. Siber saldırganlar artık kurumsal server’ların ötesinde operasyon teknolojilerini hedef almanın yollarını arıyor. Ve fabrika katında on yıllardır kullanılmış ve eskimiş olan aygıtlar kötü niyetli saldırılardan ve istemeden yapılan çalışan hatalarından kaynaklanan ihlallere karşı daha yatkın olabiliyor. Hiçbir güvenlik teknolojisi veya metodolojisi bu karmaşık tehdit ortamında yeterli olmayacaktır. Bunun yerine üreticiler farklı cephe-

42 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

lerden gelecek tehditleri durdurmak için farklı katmanlardaki güvenlik korumalarını kullanan kapsamlı, derinliğine savunma yaklaşımına sahip olmalı.

meye hazırlanırken en çok sordukları sorulardan bazıları şöyle:

Sağlam ve güvenli bir ağ mimarisi, güvenlik konusunda bir sektör tercihi haline gelmiş olan standart ve değiştirilmemiş Ethernet üzerine inşa edilmelidir. Aynı zamanda teknisyenlerin yazılım kurulumlarını, yamaları ve ileriki yıllarda gerekecek güncelleştirmeleri güvenli bir şekilde yönetebilmesini sağlamalı, makine operasyonlarından kendi cihazını getir’e (BYOD) güçlü güvenlik politika ve prosedürleri kullanmalı.

Bu üreticinin kendi operasyon ve iş hedeflerine göre değişkenlik gösterecektir. Fakat başlangıçta bahsedilebilecek bazı alanlar Toplam Ekipman Verimi (OEE), ürün kalitesi, arıza süresi, artık, işçi güvenliği ve enerji tüketimi.

Yolculuğa başlamak… Akıllı üretim neredeyse sınırsız potansiyel sunar ve her şey daha fazla bağlantısallık ve bilgi paylaşımı sağlayacak olan Connected Enterprise kurmakla başlar. Bugün üreticilerin Connected Enterprise inşa et-

Akıllı üretim hangi sürekli iyileştirme süreçlerinde bana yardımcı olur?

Hangi iş süreci dönüşümü bana bir rekabet avantajı sağlayacak? Akıllı üretim bana bunu verebilecek mi? İşletme genelinde bağlantısallık üreticilere daha talep odaklı operasyonlar yürütebilmek için tüm seviyedeki operasyonlarını daha iyi koordine etme imkanı sağlar. Ayrıca varlık zekası da bakım yaklaşımını çalışma süresini iyileştirmek adına tepkiselden kestirimci bakım yaklaşımına dönüştürebilir. Ve otomatikleştirilmiş


Makale

veri toplama manuel süreçlere göre özellikle de fazla denetime tabii sektörlerde ciddi zaman tasarrufu sağlayabilir. Akıllı üretimi kolaylaştırmak için hangi organizasyonel değişiklikler gerekiyor? IT/OT yakınsaklığı kesinlikle olmazsa olmaz ve işgücünde de benzer bir yakınsaklık olmalı. Geçmişte IT ve operasyon personeli genelde ayrı çalışmıştır fakat Connected Enterprise’da daha yakın bir iş birliği gerekiyor. Üreticiler çalışanları endüstriyel ağ teknolojilerini yönetme konusunda eğitmeli donatmalı ve iki grup arasındaki boşlukları doldurmalıdır. Sağlanan faydaları nasıl ölçümleye-

bilirim? Operasyonları görüntülemek için kullanılan iş veri sermayesi faydaları da ölçüyor olacaktr. Veriler geçmişte OEE artışlarını, kalite iyileştirmelerini, artık /fire azaltmalarını, işgücü kullanımını ve daha fazlasını ölçmek için belirli sürelerde KPI tablolarında görüntüleniyordu. Connected Enterprise’da veri toplama ve raporlamanın standartlaşması tesislerin performanslarını karşılaştırmaya da yardımcı olur. Bir seferlik bir etkinlik olarak değil, bir Connected Enterprise yolculuğuna hazır mıyım? Connected Enterprise yolculuklarının her biri kapsamlı bir değerlendirmeyle başlamalıdır. Üreticinin bugünkü ve

yarınki durumunu göz önünde bulunduracak bu değerlendirme kurumun ağ mimarisini, üretim ortamını, veri ve raporlama yetkinliklerini ve güvenlik politikalarını kapsamalıdır. Nihayetinde tüm bu değerlendirme neyin güncellenmesi ve neyin değiştirilmesi gerektiği sorusunu yanıtlayacaktır. Planlama yaparken bu sorulara kafa yoran ve Connected Enterprise’ı inşa ederken dört taktiğe dikkat eden üreticiler gerçek potansiyellerini sermayeye dönüştürebilmek için akıllı üretim stratejilerini daha iyi kullanıyor olacak. Connected Enterprise hakkında daha fazla bilgi almak için linki ziyaret edin: www.rockwellautomation.com/connectedenterprise. Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

43


Makale

ROCKWELL AUTOMATION ENDÜSTRİYEL OTOMASYONA YÖNELİK YAPAY ZEKA’YA (AI) YATIRIM YAPIYOR

Rockwell Automation endüstriyel otomasyona yönelik yapay zeka (AI) uygulamalarına odaklanmış teknoloji startupları ve yenilikçi ekosistemine erişmek için bir Silikon Vadisi inovasyon fonu ockwell Automation, ve ortak yaratım The Hive’a gerçekleştirdiği stüdyosu olan The Hive’a yatırım bu yatırımla; ortak yaratım, yaptığını açıkladı. müşteri sorunlarını çözmek,

R

yeniliği hızlandırmak ve müşterilerin üretim katıyla ve üst düzey bilgi sistemleri arasındaki boşlukları birbirine bağlayarak üreticilerin iş performanslarını iyileştirmesine yardımcı olan en yeni teknolojileri belirlemeyi amaçlıyor.

“Akıllı üretim, geleceğin sanayi tesislerini oluşturmak ve esnek, verimli, hızlı yanıt verebilen ve güvenli ağ yaratabilmek için AI gibi yeni ve yıkıcı teknolojilerin kullanılmasını gerektiriyor. AI üreticilerin verile44 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

rin kilidini açmasına, veriyi ka v ra m s a l l a ş t ı r m a s ı n a ve harekete geçmelerine yardımcı olabilir” diye konuşan Rockwell Automation Kurumsal Kalkınma Başkan Yardımcısı Elik Fooks yatırımla ilgili şu bilgileri de ekledi: “Connected Enterprise’ı daha da geliştirmek, fabrika ve kurum operasyon entegrasyonundan eşi benzeri görülmemiş bir endüstriyel verimliliğe geçiş vizyonumuzu gerçekleştirmek için, The Hive gibi önde gelen yenilikçilerle ortaklıklar kurmaya devam ediyoruz.” The Hive yönetici direktörü ve ortak kurucusu T. M. Ravi

ise “Rockwell Automation’ın The Hive’a yaptığı yatırım, The Hive’ın teknoloji ekibi tarafından teşvik edilen şirketlerin AI teknolojilerinin daha erken görünür olmasını sağlayacak” dedi. Ravi “Bunlara AI-destekli bilişsel kurum, keskin zeka, güvenlik ve akıllı makine uygulamaları da dahil” diye ekledi. Palo Alto merkezli The Hive (www.hivedata.com) büyük büyüme potansiyeline sahip yeni AI temelli uygulamaları tespit ediyor ve bu fırsatlara ilişkin ortak yaratım yapıyor, finansman sağlıyor ve operasyonel ve teknolojik destek sağladıkları start-up’ların kurulumunu gerçekleştiriyor.


Makale

ENDÜSTRi 4.0’IN ŞiFRELERi EĞiTiM 4.0’DA

Rockwell Automation Türkiye Ülke Direktörü Cenk Ceylan

Bugün Rockwell Automation Türkiye Ülke Direktörü Cenk Ceylan Türkiye’nin endüstri 4.0 yolculuğunda değişen eğitim olanak ve yöntemlerini ve bu değişimde nasıl bir rol üsteleneceğini ele aldı. Cenk Ceylan’a göre Eğitim 4.0 konseptini doğru kavramak, geleceğin inşasında en önemli parametrelerden biri olacak.

dünyada olduğu gibi ülkemizde de eğitim sistemlerinde Endüstri 4.0 konseptinin gereksindiği teknolojik ve dijital trendler takip ediliyor, bir gelecek ve kalkınma politikasının temeli olarak müfredatlara dahil ediliyor. Dünyada birçok örneğini gördüğümüz, gelecek kuşakların entelektüel ve mesleki formasyonlarını tanımlayacak bir olgudan söz ediyoruz. Aslında bu değişim yeni bir durum değil. Bugün 40’lı yaşlarında olan kuşakların öğrencilik yıllarında da Fen Bilimleri kapsamında teknik/teknolojik icatlara yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyordu. Ancak tabloya bugün baktığımızda okul öncesi çağlardan üniversite çağına kadar uzanan bir eğitim anlayışı kök salıyor. Birçok özel ve kamu kuruluşunun bugün başını çektiği kod yazma eğitimleriyle bilgisayayar okuryazarlığı bir trend haline gelirken; Fen (Science), Teknoloji (Technology), Mühendislik (Engineering) ve Matematik (Mathemat-

46 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

ics) ağırlıklı orijinal adıyla STEM programlarıyla geleceğimizin eğitim anlayışı yavaş yavaş belirleniyor. Endüstri 4.0’dan Eğitim 4.0’a Bugünün küresel boyutta tezahür eden teknolojik atılımlarının eğitim stratejilerine de etki ettiğini söylemiştik. Bunun aslında karşılıklı bir ilişki olduğunu da eklemeliyiz. Zira orta ve uzun vadeli düşündüğümüzde geleceğin mesleklerini belirleyecek olan aslında Endüstri 4.0 ile doğan Eğitim 4.0 ve bu sistemden çıkan yeni iş kolları olacaktır. Peki değişmekte olan ve değişecek olan tam olarak nedir? Emniyet ve güvenlik alanlarını daha boşluksuz; haberleşme ve iletişim teknolojilerini daha sorunsuz, üretim ve imalat teknolojilerini ise daha karlı; sonuç olarak şirketleri ve devletleri rekabet gücü daha yüksek aktörler haline getiren Endüstri 4.0, yeni, çağdaş ve bir önceki çağa kıyasla artık tamamen interaktif hale gelmiş bir insan profiliyle şekil alıyor. İnsan önceki üretim mod-

ellerinde fiziksel emeğini ortaya koyarak standart ve tek boyutlu bir üretim icra ederken bugün bilimsel ilgileri daha açık, analitik düşünebilen muhakeme yetileri daha keskin, yeni dünyanın dilini hızlıca kavrayabilen genç nesillerin hayal ve yaratım gücüyle yeni formuna kavuşuyor. Yeni toplumlar yeni bireyler yeni meslekler İşte teknolojik ve sosyal değişimin bu kadar bariz bir görünüm aldığı günümüzde okul öncesi öğrencilik çağlarından itibaren yeni nesillerin tahayyül gücüne etki edecek bir eğitim programı gündeme geliyor. Geçtiğimiz yıllarda Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakülteleri’ni kapatma kararı alan Japonya’yı hatırlayalım. Japon yetkililer buna gerekçe olarak “toplumun ihtiyaç duyduğu alanlara daha iyi odaklanmayı” göstermişlerdi. Japonya örneği modern sanayi toplumlarının yakın gelecekteki kaderleriyle ilgili bir fragman adeta. Bu vaka bizi aslında tam olarak bakılması ve üzerine düşünülmesi gereken noktaya yönlendiriyor: Modern


sanayi toplumlarımız bugün neye ihtiyaç duyuyor?

sinimi doğuyor diyebiliriz. Nasıl bir eğitim

Bu sorunun yanıtını akıl birliğiyle, yarının teknolojisini insanlık için tesis edecek nesiller olarak yanıtlayabiliriz. Yanıtımızı derinleştirdiğimiz zaman ise karşımıza Endüstiyel Veri Bilimciliği, Robot Teknisyenliği, IoT/IT Çözüm Mimarlığı, Kent Tasarımcılığı, Finans Mühendisliği, Endüstriyel Bilgisayar Mühendisliği, Bulut Bilişim Uzmanlığı, Veri Güvenliği Uzmanlığı, 3-D Yazıcı Mühendisliği, Giyilebilir Teknoloji Tasarımcılığı, Biyomedikal Mühendislik, Yenilenebilir Enerji Mühendisliği gibi yeni meslek kollarının öne çıktığını göreceğiz. Bir başka deyişle, tanıklık ettiğimiz ve içinden geçtiğimiz bu çağda tasarım odaklı düşünen, zenginleşmiş, çoklu, multi-fonksiyonel bir işgücü gerek-

İş kollarının ve görev tanımlarının bugün hızla değişiyor. Yazılımsal, makinesel, bilişimsel teknolojilerde inovatif çözümler üretecek, nesneleri birbirine bağlayan IoT teknolojilerini geliştirerek insan hayatını kolaylaştıracak, yapay zekayı ve robot teknolojilerini insan yararına ve etik bir sorumlulukla kurgulayacak bilinçlere ihtiyacımız söz konusu. Buna endeksli bir eğitim sisteminin de artık uygulamaya alındığını gözlemliyoruz. Salt teorik değil uygulamalı, öğretmen/öğrenci ilişkisinin eşitsiz hiyerarşisi yerine mentorluk sistemini baz alan, öğrencileri sınırlı saatlerde sınırlayarak değil yetkinliklerini değerlendirme maksatlı performans

Makale ölçümlemeleriyle sınayan, eksiği doğru tespit eden hemen çözüm geliştiren, modüler, interaktif ve mobil, her zaman ve her yerde uygulanabilen, çevrimiçi ve dijital bir eğitim anlayışının yavaş yavaş yerleşmeye başlaması, geleceğe yönelik umut verici bir gelişme. Toparlarsak; insanın çevreye, doğaya ve insanlığa karşı olan sorumluluğu Endüstri 4.0 ile arttı ve bizler bu sorumluluk bilinciyle yeni nesilleri yetiştirmeliyiz. Evlerin, şehirlerin, fabrikaların, sağlık alanlarının ve hatta tarımsal üretimin dahi “akıllandığı” bugün sürdürülebilir gelecek konsepti, henüz tüm insanlığın çok başında olduğu günümüz Endüstri 4.0 sürecinde belirleniyor. İşte bu süreci doğru kavrar ve her zamanki tabirle, treni vaktinde yakalarsak geleceğin inşasında biz de söz sahibi olabiliriz.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018 47


Seminer

Rockwell Automation tarafından düzenlenen “Maden Endüstrisinin Geleceği & Yeni Teknolojiler ve Sektör Trendleri” semineri 22 Şubat Perşembe günü gerçekleştirildi. Seminerde, maden sektörüne yönelik teknolojik gelişmeler, en son çözümler ve güvenlik optimizasyon konuları ele alındı.

MADEN ENDÜSTRİSİNİN GELECEĞİ KONUŞULDU

Rockwell Automation maden sektöründeki çözümlerini anlattı

“Maden

Endüstrisinin Geleceği & Yeni Teknolojiler ve Sektör Trendleri” seminerine sektörün önde gelen isimleri ve Rockwell Automation bölge direktörleri katıldı. Maden endüstrisinin geleceğinin tartışıldığı etkinlik Kalamış Wyndham Hotel’de gerçekleşti. Rockwell Automation Ülke Direktörü Cenk Ceylan’ın açılış konuşmasıyla başlayan seminer Rockwell Automation Sanayi Çözümleri (Met48 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

al & Madencilik) Lideri Alwyn De Vries’in ve Esan Bilgi Teknolojileri Direktörü Figen Demirhan’ın konuşmasıyla devam etti. Firmaların Endüstri 4.0’a bakış açılarından bahseden Cenk Ceylan; “Rockwell Automation olarak bu konuda yeterli bilgi birikimine sahibiz. Endüstri 4.0 Avrupa’da daha çok hazmedilse de Türkiye’de fabrikalar yeni yeni sanayi devrimine uyumlu hale geliyor. Bazı firmalar ise bu konuya

tedirgin yaklaşıyor çünkü iş ne kadar büyük gösterilirse o kadar pahalı hissi yaratıyor. Fakat bu, gerçeği yansıtmıyor. Bu nedenle Rockwell Automation olarak kollarımızı sıvadık. Endüstri 4.0 kapsamında Türkiye’de maden sektöründe yaptığımız uygulamalar var. Bunlar izne tabi olduğu için bu konuda çok dikkatliyiz, çalışmak isteyen kişileri onların izniyle sahalarına götürebiliyoruz” dedi. Etkinlikte diğer konuşmacılar


Güncel

arasında ise; Rockwell Automation CSM Country Manager Ediz Eren, ‎ Rockwell Automation Account Manager Power Control Business Baha Avcı ve Rockwell Automation Technical Sales Support Team Leader Eryetiş Yaman yer aldı. ‘‘Doğal kaynaklar ve madencilik gibi alanlarda üs olabiliriz’’ Üretimlerimizi otomasyonla geliştirerek büyümemizi hızlandırabileceğimizi ifade eden Cenk Ceylan, “Türkiye olarak sanayiyi oldukça önemsiyoruz ama bizim çapımızdaki ekonomilere göre sanayimiz hala küçük. Mesela tarım ve hayvancılık ya da turizm, bunlar da ana gelişim alanları olabilir. Çevre ülkelerde örnekleri var. Ancak burada biz sanayiyi tercih ediyorsak bu defa hangi sanayi konusunda gelişim göstereceğimizi belirlememiz gerekiyor. Çünkü her sanayide güçlü olacağız diyebilmek çok gerçekçi değil. En rekabetçi olabileceğimiz, hammaddesine ve kaynaklarına

daha kolay ulaşabildiğimiz üretimleri tercih edip, bu sanayiler için teşvik programlarını uygularsak belli konularda 2023’te üs haline gelebiliriz. Nasıl bugün elektroniğin üssü Tayvan ve Singapur ise biz de doğal kaynaklar ve madencilik gibi alanlarda üs olabiliriz. Şunu da es geçmeyelim, madeni sadece çıkartarak değil onu işleyerek ve katma değerli biçimde satarak bunu elde edebiliriz. Maden örneğine diğer sanayi kollarını da ekleyebiliriz. Örneğin hızlı tüketim malları sektörleri (gıda, hijyen vb.), otomotiv, metal sanayi, makine imalat sanayi vb.” diye konuştu. Endüstri 4.0’ı için nitelikli iş gücü gerekli Madenlerde güvenlik sistemleri, sektörün iş modelleri ve operasyonel mükemmellik konularının ele alındığı seminerde, Türkiye’de maden sektörünün Endüstri 4.0 gelişimi ve Connected Enterprise kavramları ele alınarak değerlendirildi.

Sanayi devrimlerinin insanların, mesleklerinde evrimleşmesine vesile olduğunu belirten Cenk Ceylan; “Endüstri 4.0’ın karşılığı, el işçiliğini geride bıraktığımız bir çalışma şeklidir. Bu kimse iş yapmayacak anlamına gelmiyor. Çünkü bu tip sistemler, bir kere kurulduktan sonra kendi kendine çalışabilecek sistemler değil. Mutlaka optimize edilmesi gerekecek. Belki teknolojik gelişimler hızları arttıracak ve maliyetleri düşürmek gerekecek. Bugün sahada çalışan arkadaşlar bu işlerin sorumlusu haline dönüşecekler, dönüşmek zorundalar. Yani maden ocağında kayalardan madeni çıkaran kişi o tecrübesini bu sistemler üzerinde kullanarak işletmenin ve şirketin üretim artışı, verim artış ve maliyet organizasyonuna katkı sağlayarak dönüşümlerini sağlamış olacağız” dedi.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018 49


Güncel

TÜRKİYE İNOVASYONUN ÜSSÜ OLUYOR

Fujıfılm Ortadoğu ve Türkiye Başkanı Jun Hıguchı: “Kazakistan’dan Güney Afrika’ya uzanan ve Orta doğu’yu da kapsayan geniş coğrafyada, potansiyelinden dolayı istanbul’u inovasyonun merkezi olarak konumlandırdık” dedi.

Dünyanın

önde gelen teknoloji şirketlerinden Fujifilm, fotoğraftan medikale, grafik sistemlerden endüstriyel ürünlere kadar uzanan teknolojik alt yapısını girişimcilere açıyor. Yıllık global cirosunun yüzde 7’sini AR-GE’ye ayıran Fujifilm, Japonya, Amerika, Hollanda, İspanya ve İngiltere’den sonra altıncı ‘Açık İnovasyon Merkezi’ni İstanbul’da hayata geçirdi. “Açık İnovasyon Merkezi” Fujifilm’in İstanbul merkez binasında faaliyet gösterecek. Fujifilm Ortadoğu ve Türkiye Başkanı Jun Higuchi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen açılışa Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, 50 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

İstanbul Ticaret Odası ve Sağlık Bakanlığı yetkilileriyle farklı üniversitelerden üst düzey yetkililer katıldı. Konuklara, Jun Higuchi, Fujifilm Türkiye Genel Müdürü Cengiz Metin ve Fujifilm Avrupa İnovasyon Merkezi Direktörü Sander Vermeulen tarafından Açık İnovasyon Merkezi’nin faaliyetleri hakkında bilgi verildi. TÜRKİYE 15 ÜLKENİN YÖNETİM MERKEZİ Başarılı çalışmalar nedeniyle daha önce Kazakistan, Özbekistan ve Azerbaycan’ın da içinde bulunduğu 15 ayrı ülkenin yönetim merkezi olan Fujifilm Türkiye, şimdi de “İnovasyon Üssü” oldu. Açık İnovasyon Merkezi,

Türkiye’nin yanı sıra Kafkaslar, Orta Asya, Balkanlar, Ortadoğu ve Afrika ülkelerinden gelen fikirlerle farklı teknolojilerin geliştirilmesine ev sahipliği yapacak. Fujifilm’in Türkiye’deki ana faaliyet alanları olan medikal sistemler, grafik sistemler, endüstriyel ürünler, dijital kamera ve fotoğraf baskı ürünlerinin dışında; global know-how’ı da tüm şirketlere, üniversitelere ve girişimcilere açık olacak. Öncelikli olarak “Sağlık, enerji, çevre ve endüstri” konularında çalışmaları, projeleri ve fikirleri olan potansiyel iş ortakları; iş birliği fırsatlarını değerlendirmek için bu merkezi ziyaret edebilecek.


İNOVASYONDAN GELEN DEĞER Fujifilm’in inovasyona büyük önem verdiğinin ve bunu logosuyla birlikte kullandığı global bir slogana dönüştürdüğünün altını çizen Fujifilm Ortadoğu ve Türkiye Başkanı Jun Higuchi, “Value from Innovation’ (İnovasyondan Gelen Değer) sloganı Fujifilm’in potansiyelini ortaya çıkarıyor. Bununla beraber, yarının iş kollarını ve yaşam tarzını yaratmak için yenilikçi teknolojileri, ürünleri ve hizmetleri sürekli olarak geliştirmeye yönelik taahhüdünü anlatıyor. İnovasyon merkezimiz, gelişmiş teknolojilerle geleceğe öncülük edecek. Devlet kurumları ile de iş birliği yaparak, ihtiyaç duyulan araştırma ve geliştirme projelerine katkı sağlamaktan mutluluk duyacağız” dedi. “İLHAM VERECEK” “Misyonumuz; sürdürülebilir kurumsal faaliyetlerimiz sayesinde dünya çapındaki tüm insanların yaşam kalitesini arttırmaya yardımcı olmaktır.” diyen Fujifilm Ortadoğu ve Türkiye Başkanı Jun Higuchi, “Fujif-

ilm Türkiye Açık İnovasyon Merkezi yaklaşık 50 ülkeye hizmet verecek. Kazakistan’dan Güney Afrika’ya uzanan ve Orta Doğu’yu da kapsayan geniş coğrafyada, potansiyelinden dolayı İstanbul’u inovasyonun merkezi olarak konumlandırdık. Fujifilm’in tüm global know-how’ını iş dünyasına ve fikirlere açıyoruz. Açık İnovasyon Merkezi’miz, küresel yeniliklerin keşfedilmesine olanak sağlayacak. Fotoğraf filmiyle başladık; medikale kadar uzanan çok sayıda temel teknoloji geliştirdik. Çok daha ileri ürünleri geliştirmek amacıyla bu teknolojileri etkin bir şekilde kullanıma soktuk. Bu merkez, Fujifilm’in teknik ilerlemelerini takip etmek isteyen geniş bir coğrafyadaki girişimcilere ve yeni teknolojiler ile yakın ilişki kurmak isteyenlere ilham verecek. Gelin, fikirlerinizi teknolojimizle harmanlayalım” dedi. AÇIK ÇAĞRI Fujifilm Türkiye Genel Müdürü Cengiz Metin de iş birliği çağrısı yaparak, “Öncelikli olarak devlet kurumları ve üniversitelerle iş birliği halinde

Güncel olacağız” dedi. İnovasyon alanında buluşmak için ortak bir platform oluşturduklarını, Fujifilm’in oldukça zengin teknolojik alt yapısını ve bilgi birikimini geniş bir yelpazede sunacaklarını belirten Cengiz Metin şöyle devam etti, “Sağlık, endüstri ve teknoloji alanında çözümlerimiz var. Burada iş ortaklarımızla önemli projeleri geliştirerek anlaşmalar yapmayı hedefliyoruz. Buradan açık çağrı yapmak istiyorum, mevcut fikirleri olanlarla karşılıklı ürün geliştirmeleri yaparak inovatif çözümler sunmak istiyoruz. Fujifilm’in derin teknolojisini Türkiye ile paylaşmaya hazırız.” “TÜRKİYE ÇOK AVANTAJLI” İnovasyon merkezinin açılışı için Hollanda’dan gelen Fujifilm Avrupa İnovasyon Merkezi Direktörü Sender Vermeulen ise, Türkiye’nin coğrafi konumu itibariyle çok avantajlı olduğunu belirterek, “İnanıyoruz ki, Türkiye’de çok olumlu gelişmeler kaydedeceğiz. Buradaki bilgi alışverişlerini sürekli araştırıyor ve geliştiriyor olacağız” dedi.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018 51


Ürün- Firma

KOÇ SİSTEM ÜRETİM OTOMASYON SİSTEMİ

manumetriKS

Üretim sistemlerini anlık izlemenizi, Operasyonel verimliliği artırmanızı, Üretim kayıp maliyetini azaltmanızı sağlayarak işinize yüksek değer katıyoruz.

Manumetriks Nedir?

Üretim hattında yarı mamül üzerinde yapılan operasyonların anlık olarak izlenmesini ve tanımlı standartlara göre gerçekleşmesini sağlayıp kontrol eden, üretimde kullanılan bir ekipmandan ne oranda fayda sağlayabildiğini ölçen ve iyileştirme yapılması sağlayan entegre bir yönetim sistemidir.

ERP sistemleriniz ile üretim sahası arasındaki entegrasyonu sağlarsınız. İşlemsel veriler elle girişe gerek kalmaksızın otomatik olarak oluşur ve makinelerden beslenir.Yarı mamül ve malzemelerin depolardan bulunması, üretime doğru malzemenin doğru şekilde, miktarda ve zamanda verilmesi sağlanır. Kalite üretimaşamasında yükseltilir.Operatörün teknik yönlendirilmesi ile problemli durumlara anında müdahale edilebilir.Kusurlu ürünler üretim hattından kolaylıkla ayıklanır. Yatırımlarınızı daha doğru planlayabilirsiniz.Daha doğru üretim / bakım planlaması yapabilmenize olanak sağlanır.Gereksiz ekipman satın alımları yerine mevcut ekipmanın performanslarının arttırılması için aksiyonları belirlemenize yardımcı olur. Kusursuz Üretimin Anahtarı

52 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


Ürün- Firma İzlenebilirlik Üretim yapan kuruluşlar için temel sürdürül-

ca izlenebilirliğinin sağlanması

ebilirlik ihtiyacı: Üretim süreçlerinin ve ürünlerinin izlen-

• Operatörün hangi aşamada ne işi yapacağının anlık

mesi ve yönetimiGünümüzde üretim yapan kuruluşlar için

takip edilip operatöre ekranından o aktiviteyi yapması

üretim operasyonunun doğru yapılması, üretimin tüm

gerektiğinin tam zamanında gösterilmesi, operatörün

aşamalarında malzeme, işlem ve bilgilerin doğru, tutarlı

yapılacak işin teknik detayı konusunda görsel ve grafiksel

ve eş zamanlı gerçekleştirilip, birbirleriyle ilintilendirilip

olarak bilgilendirilmesi

eş zamanlı akmasını, yani üretim süreçlerinin ve malze-

• Üretimde kullanılan PLC’lerden, üretim hattına

melerinin izlenebilirliğini gerektirmektedir. Malzemeler-

yerleştirilen çok çeşitli sensörlerden otomatik bil-

in üretim aşamaları boyunca belirlenen ürün ağacına ve

gi

kalite kriterlerine uygun olarak kullanımının izlenmesinin

entegrasyonları hazırdır)

yanısıra, ürünün satılıp müşteriye teslim edilmesinden

• Operatörün bu aşamada işi doğru yapıp yapmadığının,

sonra, kullanım sırasında ortaya çıkabilecek memnuniy-

kullandığı araç gereç ile önceden kalite kriterlerince

etsizliklerde, garanti işlemlerinde gerektiğinde ürünün

tanımlandığı şekilde gereken düzeyde güç, çevirme,

hangi üretimden hangi vardiyadan hangi girdi malzeme

sıkma, birleştirme vb işlerini uygulayıp uygulamadığının

partileri kullanılarak üretildiği, hangi işlemlerden geçtiği

anlık kalite kontrolü. Problem noktalarında operatöre

ve bu işlemlerin doğru yapılıp yapılmadığı, üründe

hatalı/eksik iş yapıldığının ekrandan uyarılar ile gösterilm-

kullanılan girdi malzemelerin hangi malzeme tedar-

esi. Grafik göstergelerle kullanıcı dostu olarak arayüzlerin

ikçisinden ne zaman ve hangi partiyle alındığına kadar

sağlanması

sondan başa doğru ürün hatasına neden olan kaynağın

• İşin hatalı ilerlememesi için operatörün kullandığı araç

doğru bir şekilde tespit edilip geri dönülebilmesi ve bu

ve gereçlerin kontrolü ve gerekirse sistem tarafından bu

doğrultuda üretim sürecinin iyileştirilmesini sağlayacak

araçların otomatik olarak durdurulması

bilgilerin toplanması izlenebilirlik sistemlerinin faydaları

•Hat çıkışına yakınlık açısından kritik mesafe aşıldığında

arasında.

hat üzerinde ışıklı ve sesli ikazlarla operatör ve hat so-

toplanması

(Atlas

Copco

cihazları

otomatik

rumlusunun gerektiğinde uyarılması KoçSistem olarak kendi geliştirdiğimiz ManumetriKS

• Üretim hattındaki ürünle ilgili üretim kritik perfor-

ürünü ile kuruluşun üretim sürecine göre kolaylıkla uyar-

mans göstergelerinin izlenmesi, bu sonuçlara göre

lanacak şekilde üretim hattından veri toplama ve izle-

problemli ürünlerin üretilmemesi için gerekirse hattın

nebilirlik ihtiyacı karşılanmakta, toplanan bilgiler ERP

durdurulması, hatalı ürünün etiketlenmesi ve ayrılması

sistemleri ile entegre edilerek operatör bilgi girişi ihtiyacı

• Üretimle ilgili olarak kuruluşun ERP’sindeki kalite

ortadan kaldırılmaktadır. İzlenebilirlik işlevleri:

sistemlerine entegre olarak hatalı/eksik olan üretimlerin

• Üretim süreçlerinin ve tüm aşamalarının sisteme yetkili

detaylı bilgilerinin iletilmesi (ürün/yarı mamül kodu, üre-

kişi (üretim mühendisi, proses mühendisi, ürün mühen-

tim hattı, hatalı proses bilgileri)

disi) tarafından tanımlanması

• Garanti ve satış sonrası hizmet takibi, müşteri şikayetleri

• Ürün bazında üretim süreçleri ve üretim istasyonlarının

için gerektiğinde ürün benzersiz kodu veya parti no

tanımlanması ve kurgulanması

bazında geriye dönük olarak üretim vardiya bilgilerine,

• Ürün bazında kural tanımlama arayüzü ile hangi

ürün ağacına göre kullanılan malzemelerin parti/lot

süreçlerin nasıl gerçekleştirileceğinin tanımlanması

kullanım bilgilerine ve yapılan operasyonlara ulaşılabilm

• Üretim hattında işlenen yarı mamülün hatta/istasyona

esiRaporlamalar :

girişini, hareketini algılama ve 5cm hassasiyetle yarı ma-

• Günlük üretim üretim vardiyasının istatistiklerini içeren

mülün/ürünün hat üzerinde bulunduğu yerin anlık ve eş

raporlar

zamanlı olarak takip edilebilmesi

• CPK raporu

• Hat girişlerinde barkod okuyucu/RFID ile ürün üzerine

• CP raporu

yapıştırılmış etiketin okutulması ve bu ürünün hat boyun-

• Vardiya bazında üretilen ürün/yarı mamüllerin tüm

54 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


proseslerinin detaylı olarak listelendiği

Ürün- Firma erin stoklama süreçlerinin yönetilmesi ve güncel stok

Proses raporu

takibi üretim kesintilerinin minimize edilmesi için hayati öneme sahiptir. Bu nedenle, stok giriş-çıkış ve elleçleme işlemlerinde barkodlu/RFID’li etiketler ve mobil teknolojiler kullanılarak tam bilgisayar destekli gerçek zamanlı depo yönetim sistemi ManumetriKS ile sağlanmaktadır. Üretim planına göre üretim bantlarında ihtiyaç duyulan malzeme ve yedek parçaların yardımcı sanayiden tedariği, ERP sistemleri ile entegre bir şekilde otomatik satınalma siparişlerinin oluşturulması süreçleri yönetilebilmektedir. Burada amaç, üretimin ihtiyaç duyduğu kadar malzemenin ve yedek parçanın ihtiyaç duyulan zamanda üretime taşınmasının sağlanabilmesidir. • Mal girişinden itibaren tüm depolama ve malzeme taşıma süreçlerinin kurum ERP ve Kanban sistemleriyle entegre bir şekilde yürütülmesi ve tutarlılığın sağlanması bu sistem ile mümkün olabilmektedir. • Barkod ve mobil cihazlarla desteklenmiş ManumetriKS Depo Yönetim Sistemi hayata geçirilerek, envanter yönetimi ve teslimatta doğruluk sağlanmakta, depo kaynaklarının kullanımında verimlilik arttırılmaktadır. • Malzeme kabul süreçleri kayıt altına alınarak, kontrollü giriş sağlanmakta, bu süreçlerde meydana gelen hatalar minimize edilmektedir. • Üretim hattı taleplerinin otomatik olarak forklift ve diğer taşıma araçlarına iş emri olarak yönlendirilmesiyle malzemelerin doğru zamanda doğru yere iletilmesi ve kaynakların verimli kullanılması sağlanmaktadır. • Yarı mamül üretimi kayıt altına alınmakta ve üretim bilgilerinin anlık olarak ERP sistemine yansıtılması gerçekleştirilmektedir. Yarı mamülun hangi parti hammaddeden üretildiği bilgisinin takibi yapılarak malzeme izlenebilirliği sağlanmaktadır. • Manuel veri girişleri minimize edilerek maddi hataların oluşması engellenmektedir.

Üretime Zamanında ve Doğru Malzeme Beslemenin

• Tüm süreçlerde etkin ve kapsamlı bir ERP entegra-

Anahtarı Depo Yönetimi, Malzeme ElleçlemeDepo yöne-

syonu

tim sistemi olmayan hammadde, yarı mamül ve mamul

olarak yapılması ve kullanıcı etkileşimi gerektirmemesi

depolarında, üretim sahası yanı ambarlarda ve depo-

iş modelini kuvvetlendirmektedir.Malzeme ve yedek

lardan üretime malzeme besleme süreçlerinde etkin

parça taşıma birimlerinin, RFID veya barkod etiketleri

depo yönetimi, izlenebilirlik, malzeme ve kalite yönetimi

ile hem yardımcı sanayide hem de işletme içerisinde

için KoçSistem ManumetriKS Depo Yönetim Sistemi ve

takibi yapılabilmektedir. ManumetriKS’in bu modülünün

Malzeme Elleçleme modülü sunulmaktadır. Malzemel-

sağladığı ana faydalar:

gerçekleştirilmektedir.

Entegrasyonun

anlık

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018 55


Ürün- Firma • Mal kabul sürecinin üretim, depo ve üretim planı bilg-

sistemi

ileri doğrultusunda kontrollü şekilde yürütülmesi • Kaydi ve fiili stokların gerçek zamanlı olarak senkronize

Üretim Ekipman ve Operasyonel Verimlilik Ölçü-

olması

münün AnahtarıVerimlilik (OEE)İmalat ve üretim yapan

• Üretim ihtiyacının anlık olarak stok sistemine iletiler-

kuruluşlar için temel sürdürülebilirlik ihtiyacı: Operasyo-

ek malzemelerin doğru zamanda temin edilmesinin

nel verimliliğin doğru ölçümü ve maliyetlerin azaltılması

sağlanması ve üretim kesintilerinin azaltılması

Günümüzde üretim yapan tüm kuruluşların temel odak

• Taşıma araçlarının (forklift vb) yönetimi ile operasyon

alanı ürün karlılığını doğrudan etkileyen, hammadde

hızının arttırılması

dışındaki üretim maliyetlerini doğru bir şekilde yönet-

• Yarı mamül üretimlerinin yönetilmesi ve malzeme

mek, üretimde aksamaya ve verimsizliğe götüren tüm

izlenebilirliğinin sağlanması

kayıpları azaltarak üretim verimliliğini sürdürülebilir

• Tüm süreçlerin entegre edilmesi ile bilgi iletişimi tam

ve yüksek düzeyde tutmaktır. Kuruluşun operasyonel

olarak sağlanması ve operasyon hızı arttırılmasıDepo

verimlilik ölçümünü toplamda ve genelden detaya iner-

yönetimi, malzeme elleçleme işlevleri:Kurum ihtiyaçlarına

ek, işletme bazında, her işletmedeki ayrı üretim sahaları,

bağlı olarak, gerçekleştirilen projelerde, ManumetriKS/

üretim hatları ve bu hatlarda kullanılan makine bazında

Depo yönetimi ve malzeme elleçleme modülünün

üstten detaya doğru ölçmesi, verimliliği düşüren neden-

aşağıdaki alt bileşenleri devreye alınmaktadır:

leri doğru belirlemesi ve buna göre aksiyon alması önemli

• Malzeme depo yönetimi : Malzemeler, yarı mamüller-

ihtiyaçlar arasındadır.Üretim verimlilik ölçümü ve yöneti-

in, ürünlerin depolanmasına ilişkin tüm operasyonların

mi, firmanın yıllık ürün talep ve karşılama tahminlemesi-

yürütülmesi (malzeme talep, malzemeye ait ambar içi

ni de daha doğru yapmasını, daha doğru üretim ve bakım

fiziki alanın belirlenmesi, çıkılacak malzeme için FIFO

planlamasını yapmasını, dolayısıyla da müşterilerinin

kurallarına göre ve/veya gerekirse son kullanma tarihine

beklentilerini en iyi şekilde karşılamasını sağlayacaktır.

göre takip ve malzeme belirleme, malzeme toplama ve

Toplam ekipman etkinliği ölçümü (OEE) operasyonel

elleçleme (birleştirme, paketleme vb) süreçleri, yeni gi-

verimlilik göstergesidir. KoçSistem, üretimde kullanılan

recek malzemelerin fiziki olarak yerleştirilmesi, sayım

cihazlardan anlık veri toplayan, üretim verimliliğini

işlemleri, depolar arası transfer taleplerinin yönetimi ve

ölçen, toplanan verinin analiz edilerek toplam ekipman

gerçekleştirilmesi, iade işlemlerinin gerçekleştirilmesi,

etkinliğini hesaplayan ManumetriKS / Verimlilik (OEE)

numune, hurda ve rework süreçlerinin izlenmesi).

ürününü sunmaktadır. Verimlilik (OEE) işlevleri:

• Elektronik kanban ile entegrasyon: Üretim hattı

• ERP’den üretim planı, ürün gibi ana verileri alır.

ihtiyaçlarının alınması ve depolardan temin edilerek ihti-

• Üretim sahasından hızlı ve otonom bir şekilde veri to-

yaç noktasına sevk edilmesi, kanban sistemine güncel

playarak; üretim, bakım ve kalite süreçlerinde manuel

malzeme durumunun bildirilmesi

veri girişi kaynaklı yavaşlık ve hataları engeller.• Üre-

• Yarı mamül teyit sistemi: Uygulama yarı mamül üre-

tim planıyla karşılaştırmalı olarak makine bazlı üretim

tim girişlerinin ve üretimden gelen yarı mamüllerin kayıt

devamlılığını izler.• Üretim verimliliğini ölçer.• Ürün işçilik

altına alınması ve gerektiği durumlarda ERP’nin güncel-

maliyetlerini etkili şekilde yansıtır.• Gerçekçi bir duruş, hız

lenmesi

ve kalite kaybı analizi yapar.• Ekipman verimliliğini izler.•

• ERP entegrasyonu: Kaydi durumun fiili durum ile

Üretim kritik performans göstergelerinin gerçek ve anlık

tutarlılığının sağlanması amacıyla her türlü malzeme

veriler üzerinden raporlanmasını sağlar.• Kullanılabilirlik,

hareketi ve yarı mamül teyitlerinin ERP’ye gönderilmesi

performans ve kalite hesaplamalarından faydalanarak

• Taşıma araçları (forklift) yönetimi: Taşıma araçlarının

verimlilik (OEE) parametresini hesaplar.• Hat ve makine

etkin kullanılmasını sağlamak amacıyla mobil cihaz ve

bazlı üretim verimliliği ve personel verimliliği hesaplanır.•

teknolojilerle desteklenmiş bir taşıma aracı yönetim

Değişime dinamik ve hızlı cevap verilmesini sağlar.

56 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


ENDÜSTRİ 4. 0 ZİRVESİ ENDÜSTRİ 4. 0 DERGİSİ WORLD MEDIA GROUP ORGANİZASYONLARIDIR .... Sponsorluk ve Reklam için temas kurabilirsiniz : 0 505 400 94 34 - 0 505 400 94 33 - 0 546 675 59 49 www.endustri40dergisi.com - makineotomasyondergisi@gmail.com - worldmediareklam@gmail.com

www.worldmediagroupe.com Ekonomi, Sanayi, Otomotiv sektörünü; dergilerimizi ve internet sitelerimizi tek çatı altında toplayan web adresimiz.

www.makineotomasyondergisi.com Makine - Otomasyon - Elektrik Elektronik Sanayi sektörünün aylık dergisi...

www.kesicitakimlardergisi.com Kesici Takımlar ve Tutucular sektörünün ilk ve tek dergisi...

www.endustri40dergisi.com 4. Sanayi Devrimi - dijital transformasyon - robotik sektörünün tek dergisi


Makale

HAZIRLAYAN: FATİH YILMAZ SIEMENS

DÜNYADA ENDÜSTRİ 4.0 2

011 yılında ilk kez oldukça soyut bir kavram olarak karşımıza çıkan Endüstri 4.0, 2017 yılına gelindiğinde çok daha somut bir hal almıştır. Ülkeler ve şirketler bu konuyu ajandaları içinde üst sıralara taşımış ve gerekli stratejileri belirlemeye başlamıştır. Kavramın ilk ortaya atılmasından bu zamana kadar yaşanan gelişmeleri tespit etmek ve farklı sek-

törlerde faaliyet gösteren şirketlerin Endüstri 4.0 ile ilgili attığı adımları görmek, ortaya konan bu vizyona ne kadar yaklaşıldığını kavrayabilmek için oldukça önemlidir. Bu sayede Türkiye’nin Endüstri 4.0 devriminde bulunduğu konum daha gerçekçi bir şekilde anlaşılabilir. Endüstri 4.0 birçok teknolojik kavramı içerisinde barındıran ve bunların bir bütün olarak uygulanmasıyla ulaşılabilecek

olan bir vizyondur. Bu teknolojik kavramlardan en önemlilerinden birisi dijitalizasyondur. PwC‘nin 2016 yılında, 26 ülkede 9 farklı sektörden 2000’in üzerinde şirketle yapmış olduğu Endüstri 4.0 çalışmasında; araştırmaya katılan şirketlerin %33’ü kendilerini yüksek seviyede dijitalleşmiş olarak görmektedir. 5 yıl içerisinde ise bu şirketlerin %72’si üst seviyede dijitalleşmiş olmayı beklemektedir.

Şekil 1 : Araştırmaya katılan şirketlerin bulundukları ülkeler. Kaynak : (PWC, 2016)

Endüstri 4.0 devrimini gerçekleştirmek için gerekli altyapıların hazır olması oldukça büyük önem taşımaktadır. Şüphesiz ki bunun için çalışmaya önceden başlayan ülkeler ve şirketler avantaj sahibi olacaklardır. PwC’nin yapmış olduğu çalışmada 58 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

şirketlere, önümüzdeki 5 yıl içerisinde dijitalizasyon sayesinde gelirlerinde ne kadar bir artış ve giderlerinde ne kadar bir tasarruf bekledikleri sorulmuştur. Bu devrime ilk ayak uyduran şirketlerin %27’sinde, %30’un üzerinde gelir artışı ve %30’un üzeri-

nde gider tasarrufu beklentisi vardır. Bu oran bütün şirketler arasında %10’a düşmektedir. Bu veri açıkça göstermektedir ki dijitalizasyon için önceden adımlar atmış ve yatırımlar yapmış olan şirketler verimliliklerini büyük oranlarda artıracaklardır.


Şirketler için daha kaliteli ürünleri, daha az maliyetlerle ve daha kısa süreler içerisinde imal ve teslim etmek her zaman en önemli hedeflerden birisi olacaktır. Bu hedefe ulaşmanın yolu Endüstri 4.0’dan geçmektedir. 2015 yılında Boston Consulting Group (BCG) tarafından Almanya imalat sanayi üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları bunu doğrular niteliktedir. Endüstri 4.0 ile birlikte verimlilik, gelir, istihdam ve yatırım konularında pozitif anlamda önemli gelişmeler yaşanacaktır. Önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde daha fazla şirket Endüstri 4.0 kavramını benimseyecek ve verimlilik artışı sayesinde imalat sanayinde 90-150 milyar Euro civarında kazanım elde edilecektir. İşletmelerin Endüstri 4.0’ı gerçekleştirmesi için gereken yeni teknoloji ve ekipmanlara duyulan ihtiyaç, tüketicilerin daha fazla çeşitte

kişiselleştirilebilir ürün istekleri, yıllık 30 milyar Euro civarında gelir artışını tetikleyecektir. Bu da Almanya’nın gayri safi milli hasılasına %1’lik ek katkı demek oluyor. Üretimin büyük bir bölümünün robotlar tarafından yapılacak olması, beraberinde istihdam ile alakalı önemli sorular getirse de BCG’nin Almanya imalat sanayi üzerinde yapmış olduğu çalışma bunun tersi bir durumu ortaya koymaktadır. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde istihdamda %6 oranında bir artış öngörülmektedir. Özellikle mekatronik & makine mühendisliği, yazılım geliştirme ve IT alanlarında iş gücüne olan ihtiyaç artacaktır. Bu duruma karşın, tekrarlayan işleri yapan, düşük yetkinlik seviyesindeki mesleklere olan ihtiyaç azalacaktır. Her şeyden önce, üretim yöntemlerinin adaptasyonu için

Makale önemli yatırımların yapılması gerekmektedir ve gelecek 10 yılda Alman üreticilerin 250 milyar Euro yatırım yapacakları öngörülmektedir. Almanya, Endüstri 4.0’ın öncüsü konumunda bulunsa da McKinsey’nin 2015 yılında ABD, Almanya ve Japonya’da gerçekleştirmiş olduğu çalışmanın sonuçları Alman şirketlerinin Endüstri 4.0 yatırımlarında başı çekmediğini ortaya koymuştur. Almanya Ar-Ge harcamalarının %15’i kadar bir bölümünü Endüstri 4.0 için ayırırken, Amerika’da bu oran %29 ile dikkat çekmektedir. Ayrıca Amerika’nın Endüstri 4.0 ile ilişkili gelirlerinin toplama olan oranı %30 iken bu oran Almanya’da %19, Japonya’da ise %11 olarak görülmektedir.

Şekil 2 : ABD, Almanya ve Japonya’nın Endüstri 4.0 oransal harcamaları ve elde ettikleri gelir Kaynak : (McKinsey & Company, 2015)

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018 59


Makale Son sanayi devriminin iş modelleri üzerinde büyük bir etkisi olacağı ortadadır. Üretimde robotların rolü, artırılmış gerçeklik ve IoT gibi teknolojilerin devreye girmesiyle, eski yöntemlerle üretime devam etmek mümkün olmayacaktır. McKinsey’nin yaptığı çalışmaya göre; araştırmaya katılan şirketlerin %80’i iş modellerinin değişeceğini düşünmektedir. Değişen iş modelleri ve iş yapış şekilleri, yeni firmalar için potansiyel fırsatlar barındırmaktadır. ABD şirketlerinin %92’si yeni rakipler beklerken Alman şirketlerinde bu oranın %46’larda kaldığını görmekteyiz. Bu farkın en muhtemel sebebi Amerikan ve Alman şirketlerinin faaliyet gösterdikleri alanlardaki farklılıklar olabilir. Araştırmada teknoloji şirketlerinde yeni rakip beklentisinin %84’lerde olduğunu görüyoruz fakat imalat sanayinde bu oran %58’dir. Özellikle yazılım alanında giriş maliyetlerinin daha düşük olması ve bu alanın büyük oranda yetişmiş insan gücüne dayanmasından dolayı böyle bir farklılık ortaya çıkmış olabilir. Peki Endüstri 4.0’ı hayata geçirmek isteyen şirketlerin karşılaşacakları en büyük problemler neler olacaktır? Şüphesiz yetişmiş insan gücü bu devrimin gerçekleşmesinde en önemli parametredir. Şirketlerin teknoloji konusunda çalışanlarının eğitimi için bütçe ayırması ve yetkinliklerini artırmaları için onları teşvik etmesi kritik bir öneme sahiptir. Fakat daha önemli olan ülkelerin eğitim sistemlerinin bu büyük değişikliğe göre evrilmesidir. Şirketlerin yüzleştikleri problemler eğitim sisteminin ihtiyaçlarının belirlenmesinde fayda sağlayacaktır. Örneğin şirketlerin, tekrarlayan işleri yapan çalışanlar yerine, bilgisayar kullanmada yetkin işçilere ihtiyaç duyması durumunda eğitim sisteminin bilişim teknolojilerindeki gelişmeleri daha yakından takip eden bir müfredata sahip olması gerektiği durumu ortaya çıkacaktır. PwC’nin yaptığı çalışmaya göre, şirketlerin %50’si dijital kül60 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

tür eksikliğini ve bu alanlardaki eğitimlerin yetersizliğini temel neden olarak ifade etmiştir. Dijital operasyon vizyonunun eksikliği ve üst seviye yöneticilerin liderlik özelliklerini gösterememesi ise ikinci sırayı almaktadır. Mc Kinsey’in raporuna göre Alman şirketlerin Endüstri 4.0’ı uygularken karşılaştıkları problemler sırasıyla; çalışanların bu yeni süreç ve kontrolüne dair uzmanlıkları, bilgi güvenliği ve güvenlik odaklı sistemler, veri aktarımı için standart bir yöntem ve son olarak kablosuz ağlarla uçtan uca bağlantıdır. Alman şirketlerin kaygılarını göz önüne alırsak bilgi güvenliği konusunun öne çıktığını söyleyebiliriz. Bu durum siber güvenlik alanında yetişmiş insanlara olan ihtiyacın önümüzdeki zaman zarfında artacağını açıkça ortaya koymaktadır. Geleceğin Fabrikaları Endüstri 4.0’ın uygulanmasıyla mevcut fabrikaların büyük bir değişim geçireceği gerçeğinin yanı sıra, bu devrim sayesinde geleceğin fabrika modelleri de ortaya çıkacaktır. Bu fabrikaları 3 ana kategori altında toplamak mümkündür: smart automated, customer-centric ve eplant in a box. Smart automated fabrikalar, tam otomatizasyonla ve dijitalleşmeyle birlikte düşük maliyetli seri üretim ihtiyacını karşılayan modeldir. Customer-centric fabrikalar ise müşterinin isteklerine en hızlı şekilde cevap verebilecek ve kişiselleştirilmiş ürünleri uygun fiyatlara sağlamak amacında olan işletmeler için uygundur. Son olarak, e-plant in a box kategorisindeki fabrikalar niş ve uzak pazarlar için üretim yapacak, küçük ölçekli ve bir hayli mobilize olan iş modellerinin ihtiyaçlarını karşılamaktadır. BMW’nin Leipzig’de yer alan i3 fabrikası, smart automated fabrikalara verilebilecek en önemli örneklerden birisidir. Araçların boya işlemleri ve montajları dâhil olmak üzere, üretimin bütün aşamalarında robotların kullanıldığı fabrikada RFID ile anlık ürün takibi yapılabilmektedir. Sahadaki operatörler ellerindeki

tabletler vasıtasıyla fabrikayla alakalı bütün verileri görebilmektedirler. Kişiselleştirilmiş ürünlere olan talebin artmasıyla bu taleplere hızla cevap verebilecek olan customercentric fabrikaların bir örneği, 3D yazıcı ve 3D parça üretimi alanında faaliyet gösteren Stratasys’e bağlı RedEye adlı şirkete aittir. Bu şirket hızlı bir 3D yazıcı ve prototip üretimi servisi sağlamaktadır. Düşük adetlerde, yüksek kaliteli ve karmaşık parçalar üretebilen şirket tamamıyla bütünleşik ve optimize bir tedarik zincirine sahiptir. Müşteriler çevrimiçi tasarım araçlarını kullanarak tasarlamış oldukları parçaların siparişlerini kolaylıkla vermektedirler. Bu sayede müşteri üretime doğrudan veri sağlamaktadır ve bu durum yüksek seviyede kişiselleştirilmiş ürün üretiminin önünü açmaktadır. Endüstri 4.0 vizyonuna ait somut uygulamalar hızla artsa da şirketlerin ve ülkelerin önümüzdeki yıllarda bu konuya daha fazla kaynak ayıracakları ortadadır. Önemli sanayi ülkelerinin son sanayi devriminin öncüleri olmak için yarıştıklarını veriler ortaya koyuyor. Seri üretimde Çin’in ucuz iş gücü sayesinde elde ettiği avantajın artık sonuna gelindiğini görmekteyiz. Önümüzdeki yıllarda robotlar daha kaliteli ürünleri çok daha ucuz fiyatlara üretmeye başladığında Endüstri 4.0 için gerekli adımları atmamış ülke ve şirketlerin rekabet etme şansı ortadan kalkacaktır. Eğer Türkiye bu değişim rüzgarına ayak uydurmakta gecikmez ve özellikle eğitim alanında doğru adımları atarsa, Endüstri 4.0 treninde kendisine yer bulacaktır. Kaynakça McKinsey & Company. (2015). Industry 4.0 How to navigate digitization of the manufacturing sector. McKinsey Digital. PWC. (2016). Industry 4.0: Building the digital enterprise. PWC. Siemens AG. (2014). Vision 2020. Munich: Siemens. The Boston Consulting Group. (2015). Industry 4.0 The Future of Productivity and Growth in Manufacturing Industries.


Seminer

62 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018


Seminer

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018 63


Güncel

ABB Türkiye Endüstriyel Otomasyon divizyonu Enerji Üretimi ve Su birimi, 17 Ocak 2018 tarihinde Santral İstanbul Enerji Müzesi’nde, dijitalleşme üzerine müşterilerine bir seminer düzenledi.

ABB, TÜRKİYE’DEKİ ENERJİ ÜRETİMDE KÖKLÜ GEÇMİŞİNİ SERGİLERKEN ÖNCÜ TEKNOLOJİLERİNİ SUNDU

ABB’nin elektrik ve oto-

masyon tarihinde 100 yılı aşan ürünlerinin de yer aldığı, Türkiye’nin ilk enerji üretim tesisi, Silahtarağa Santrali’nde gerçekleştirilen etkinliğe katılan enerji üretim firmalarına, ABB Ability™ platformu ile ABB’nin güç üretimi alanındaki en modern anahtar teslim çözümleri tanıtıldı.

64 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

Seminerin açılış konuşmasını, ABB Türkiye Endüstriyel Otomasyon divizyonu Enerji Üretimi ve Su birimi müdürü Barış Ünver gerçekleştirdi. Barış Ünver katılımcılara enerji üretimi endüstrisindeki en modern teknolojiler ve dünyadan güncel trendler ile paralel olarak ABB’nin bu alandaki özel uygulamalarından kısaca bahsetti.

Seminerin ilerleyen bölümlerinde ABB’nin enerji üretim ve su tesisleri için özel olarak geliştirdiği otomasyon sistemi Symphony Plus DCS’in kullanıcılarına sağladığı rekabet avantajları satış ve pazarlama müdürü İbrahim Boran tarafından katılımcılarla paylaşıldı. ABB bünyesinde dijitalleşme konsepti kapsamında öncü olarak geliştirilmiş ABB Ability™ platformu ve platform bünyesindeki çözümler, ölçülebilen faydalar ve kanıtlanmış referanslar ile birlikte ABB İtalya ileri teknolojiler uygulama müdürü Maurizio Barabino tarafından sunuldu.


Güncel

ABB’nin iş değerlerinin başında gelen İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda ise Giuseppe Moreschi ABB’nin yeraldığı enerji tesisleri ve projeler için özel olarak hazırlanan dijital mobil uygulaması Safety App hakkında katılımcıları bilgilendirildi. Öte yandan seminere misafir konuşmacı olarak ERG şirketi termik ve hidrolik santraller operasyon müdürü Giovanni Bellina katıldı. ABB’nin kendi firmalarına sunduğu çözümlerle sağlanan yararlar ve teknolojik gelişmelerden örnekler veren Bellina katılımcılar adına ortak sorun ve ihtiyaçlarının seslendirilmesi açısından iyi bir referans oldu. Ayrıca canlı video bağlantısıyla gerçekleştirilen sanal tur sayesinde katılımcılar, güç üretiminin uzaktan

kontrol edilmesine, verimliliğinin artmasına ve masraflarının azalmasına imkan sağlayan ABB İşbirliği Operasyon Merkezi’ni (Collaboration Operation Center) görme ve deneyimleme olanağı buldu. Türkiye’nin önde gelen 20 enerji üretimi firmasından 60 kişinin katılımıyla gerçekleşen seminerlerden sonra katılımcılar Türkiye’nin ilk enerji üretim tesisi olan Silahtarağa Santrali’ni rehberler aracılığıyla gezme fırsatı buldular. ABB’nin enerji üretimi alanında sunduğu ürünlerin yer aldığı tarihi tesisin gezisinden sonra santralın kontrol odasında gerçekleşen kokteyl ile etkinlik son buldu. ABB (ABBN: SIX Swiss Ex) kamu, sanayi, ulaşım ve altyapı sektörler-

indeki müşterilerine elektrifikasyon ürünleri, robotik ve hareket, endüstriyel otomasyon ve güç şebekeleri alanlarında küresel hizmet sunan dünyanın öncü bir teknoloji lideridir. 130 yılı aşan inovasyon geleneğini sürdüren ABB bugün, endüstriyel dijitalleşmenin geleceğini iki net değer önermesiyle yazmaktadır: farklı tüm bir güç santrallerinden herhangi bir fişe elektrik sağlamak ve doğal kaynaklardan bitmiş ürünlere kadar endüstrileri otomatik hale getirmek. Tam elektrikli uluslararası FIA motor sporları sınıfı olan Formula E’nin isim ortağı ABB, sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmak üzere e-mobilitenin sınırlarını zorlamaktadır. ABB 100’den fazla ülkede yaklaşık 135,000 çalışanı ile faaliyet göstermektedir. new.abb. com/tr Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

65


Makale

Omron, temel algılama ve kontrol teknolojilerine Yapay Zeka ekleyerek üreticilerin Endüstri 4.0 fabrikalarına yenilik getirmelerini ve ürünlerini geliştirmelerini sağlayacak “Entegre”, “Akıllı” ve “İnteraktif” otomasyon çözümlerini anlatmak için 15-18 Mart tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek WIN Eurasia Fuarı standına bekliyor.

ENTEGRE, AKILLI VE İNTERAKTİF OTOMASYON İÇİN OMRON’A UĞRAYIN! Omron, entegre, akıllı ve

interaktif otomasyon olarak adlandırdığı 3 temel ilkesine dayalı gelişmiş bir Otomasyonda İnovasyon konseptiyle üretimde geleceği yakalıyor. Üreticilere oyunun seyrini değiştirecek yepyeni teknolojiler sunuyor. Geleceğin otomasyon uygulamaları akıllı entegre otomasyon çözümlerini temel alıyor. Omron da, temel algılama ve kontrol teknolojilerine Yapay Zeka ekleyerek üreticilerin Endüstri 4.0 fabrikalarına yenilik getirmelerini ve ürünlerini geliştirmelerini sağlıyor. Omron’un Otomasyonda İnovasyon konseptine dayalı bu 3 temel ilkesi, üretim dijitalleştirmesinde uzmanlaşmak için gereken tüm temel yetkinliği ve birlikte çalışılabilir çözümleri sağlıyor. Müşterilerinin bu hızla büyüyen global fırsattan yararlanmasına yardımcı oluyor. Endüstri 4.0’a dönüşüm, tüm paydaşların birlikte seyahat ettiği bir yolculuk ve bu yolculukta

66 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

Omron, geleceğin Bağlantılı, Kolaboratif ve Akıllı fabrikalarına dönüşümün nasıl desteklenebileceğini gösteriyor. Entegre - Bağlantılı Fabrika Bağlantılı Fabrika, makine otomasyonunu ve kurumsal IT’yi sorunsuz bir şekilde entegre ederek büyük hacimlerdeki ilgili gerçek zamanlı verilerin çoğaltılmasına, toplanmasına ve paylaşılmasına olanak tanıyor. Bağlantılı fabrika, şeffaf bir tedarik zinciri oluşturmanın temelidir. Etkin ve esnek veriler ve üretim yönetimiyle birlikte ürün izlenebilirliği merkezi bir rol oynar. Bağlantılı bir fabrika için farklı tedarikçilerin sunduğu çeşitli IT, yazılım ve makine çözümleri arasında sorunsuz şekilde bağlantı kurulması gerekir. Standartlaştırılmış bir arayüz ve bağlantı mimarisi kurma hedefiyle hareket eden Omron, bu ihtiyacı açık bir iş ortağı ağıyla destekliyor.

Akıllı - Akıllı Fabrika Verilerin, Toplam Ekipman Etkinliğinin (OEE) ve geleceğin akıllı fabrikalarının anahtarı olduğuna inanılıyor. Omron, akıllı veri analizi ve değerlendirme özelliklerini sağlamanın kestirimci bakımı, süreç iyileştirmelerini, kişiselleştirmeyi, serileştirmeyi, izlenebilirliği ve kaynak, enerji ve atık konusunda azalmaya gitmeyi nasıl gerçekleştirebileceğine değiniyor. İlgili tüm makine öğelerinden toplanan veriler ve denetim sistemlerinden alınan ürün kalitesi verileri makinenin ve üretim performansının akılcı şekilde değerlendirilmesi ve görselleştirilmesinde temel oluşturur. Omron’un yeni nesil makine kontrolörleri, toplanan tüm verilerin güvenli, hızlı ve basit bir şekilde değerlendirilebildiği entegre bir SQL arayüzü sunar. Ayrıca, uzaktan izleme işlevi sayesinde tüm performans ve proses parametrelerine istenen yerden erişilebilir.


Makale

İnteraktif - Kolaboratif Fabrika İnsan ve makine arasındaki etkileşimi geliştiren Kolaboratif Fabrika; insanın sezgisel, esnek, bilgili ve uyarlanabilir yetenekleri ile makinenin tekrarlanabilirliğini, doğruluğunu, gücünü, hızını, otonomisini ve bağlantısını bir araya getiriyor. Üretim hatlarında robot kullanımı, geleneksel uygulama alanlarının dışında bile giderek daha çok artıyor. Ürünlerin özelleştirilmesine (kişiye özel hale getirilmesine) yönelik artan talep otomasyon alanında daha fazla esneklik yönünde bir trend oluşturuyor. Esneklik ve kavramsal insan becerilerinin tercih edildiği; ancak kuvvet, doğruluk ve elektronik veri kaydı ve raporlama özelliklerinin gerekli olduğu uygulama alanlarında, yeni nesil kolaboratif robotlar (Cobot) geliştiriliyor. Günümüzün iş modeli taleplerini karşılıyor 68 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

Omron’un entegre, akıllı ve interaktif teknoloji çözümleri üreticilerin yenilik yaparak verimlilik, esneklik ve kaliteyi artırırken ürünlerini geliştirmelerine imkan tanıyor. Dünya çapındaki lider üreticiler; Omron’un entegre robot teknolojileri, bağımsız akıllı araçları (AIV), algılama, kontrol, emniyet, komponentler ve gelişmiş görsel denetim çözümlerini kullanıyor. Dikey ve yatay entegrasyon, akıllı ürün verisi kullanımı ve İnsan-Makine işbirliği üretim alanında otomatik optimizasyonun önünü açıyor. Omron bu tür teknolojileri geliştirip üretmenin ve patentini almanın yanı sıra uygulanması için gerekli mimariyi de sunuyor. Omron’un Sysmac platform mimarisi tüm bu öğeleri bir araya getirerek üretim ortaklarının sektörde lider haline gelmesini sağlıyor. Dünyadaki En Yenilikçi Şirketlerden Biri Omron, Clarivate Analytics (eski adıyla Thomson Reuters) tarafından geçtiğimiz yıllarda En İyi 100 Global Yenilikçi Şirketinden biri seçildi.

Global bilişim hizmetleri şirketi Clarivate Analytics, tescilli fikri mülkiyet ve patent verilerini temel alarak En İyi 100 Global Yenilikçiyi seçmektedir. Clarivate, bağımsız bir indekse göre fikri mülkiyet eğilimlerini analiz ederek en yenilikçi şirket ve kurumları belirler. 1959 yılında Omron’un kurucusu Kazuma Tateishi, şirketi Hayatı Geliştirmeye ve Daha İyi Bir Toplum Amacına Hizmet Etmeye adayarak çok sayıda teknolojik yeniliğin yanı sıra manevi bir itici güç oluşturdu. Omron kurucusunun izinden giderek topluma hizmet etmeye devam ediyor. Sosyal Gereksinimlerden Doğan Yenilik, Omron İlkeleri kapsamında tanımlanan en önemli değerlerden biridir. Bu da, geleceğe ilham veren çözümler üreterek iş hayatında karşılaşılan sorunların çözümünde öncü olmak anlamına geliyor. Omron, daha iyi bir toplum amacına hizmet etmek için fikri mülkiyet stratejisini geliştirmeye ve iş faaliyetlerini ARGE ile bir bütün olarak yürütmeye devam ediyor.


Konferans

TÜSİAD SANAYİDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM RAPORUNU AÇIKLADI

Ülkemizde katma değerin yaratılmasında kaldıraç etkisi yapabilecek ürün/üretim teknolojileri bazında analizlerin sağlıklı ve uzun vadeli yapılmasını hedefleyen TÜSİAD-BCG Türkiye’nin Sanayide Dijital Dönüşüm Yetkinliği çalışması geçtiğimiz aylarda kamuoyu ile paylaşıldı.

TÜSİAD

Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik toplantının açılış konuşmasını gerçekleştirdi. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik konuşmasında şunları söyledi: 70 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

“Sanayide dijital dönüşümü gerçekleştirmenin yarısı, teknolojileri üretim hatlarına ve değer zincirinin bütününe entegre etmekle ilgili. Diğer yarısı ise; bunu mümkün kılacak stratejileri ve politikaları hayata geçirebilmekle. Bu sürecin başarısının sürdürülebilirliği

ise ancak ve ancak teknolojiyi ülkemizde geliştirmekle mümkündür. Türkiye’nin bilgi ve teknoloji üretmeden gelişmesi de, kalkınması da mümkün değildir. Türkiye, küresel bir güç olmak istiyorsa; bir an evvel kendi teknolojisi ile üretim yapmaya başlamak zorundadır. Sanay-


inin dijital dönüşümü, tek bir şirketin veya bir sektörün, tek bir teknoloji ile başarabileceği bir süreç değildir. 4. Sanayi Devrimi, değer zincirinin tüm halkalarının rol aldığı, kararlılık isteyen bir ekip işidir. Unutmamamız gerekir ki; eller çok olunca, yük hafifleşir. Eğer, etkili işbirliklerini destekleyen mekanizmaları hayata geçirirsek; ana sanayinin tedarik sanayisinin gelişimini ivmelediği, sektörel derneklerin iş dünyasını ateşlediği, kamu, özel sektör ve akademinin el ele koştuğu sürdürülebilir bir ekosistemi hep birlikte yaratabiliriz.” Rapor: “İlgi yüksek, yetkinlik seviyeleri henüz düşük” İmalat sanayinde, 10 farklı sektörde faaliyet gösteren 108 teknoloji kullanıcısı ve 110 teknoloji tedarikçisi şirketin dahil olduğu Türkiye’nin Sanayide Dijital Dönüşüm Yetkinliği araştırmasında Türk sanayisinin mevcut durumunun yanı sıra dijital dönüşümde başarıya ulaşılmasına yönelik tespitler ve öneriler yer alıyor. Sanayinin dijital dönüşümü ile üretimin yeniden Batılı ülkelere kayacağı düşünülmesine rağmen Çin’in öngörülü davranarak dijital dönüşüme liderlik eden ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan raporda, Türkiye’nin yüksek teknolojili ürün ihracatı ve Ar-Ge yatırımlarının GSYH’ye oranı göz önünde bulundurulduğunda dijital dönüşüm yarışında öncü olan ülkelere yetişebilmek için kat etmesi gereken uzun bir yol olduğuna da dikkat çekiliyor. Türkiye’nin Sanayide Dijital Dönüşüm Yetkinliği araştırma raporunda beş temel bulgu öne çıkıyor: Şirketlerin büyük çoğunluğu sanay-

ide dijital dönüşüm konusunda bilgi ve ilgi seviyelerinin yüksek olduğunu belirtirken, dönüşüme hazır olduğunu düşünen şirketlerin oranı nispeten daha düşük. Türkiye’de sanayi şirketleri dijital dönüşüm uygulama alanlarında henüz pilot projeleri gerçekleştirme (44/100) aşamasındalar. Şirketlerin özellikle Strateji ve Yol Haritası ile Yönetişim yetkinlikleri düşük seyrediyor. Şirketlerin yetkinlik seviyeleri sektörlere göre farklılaşmıyor. Bununla birlikte, büyük ölçekteki şirketlerin (yıllık 250 milyon TL’den fazla geliri olan şirketler) sanayide dijital dönüşüm yetkinlik seviyelerinin (50/100) küçük ölçekli şirketlere (33/100) nazaran daha yüksek olduğu görülüyor. Şirketler, dijital dönüşümün önündeki en büyük engellerin yatırım maliyetlerinin yüksekliği ve yatırımın geri dönüş belirsizliği olduğunu belirtiyor. Değeri Türkiye’de yaratmak şart Raporda Türkiye’nin Yarıştaki Durumu ile İlgili Tespitler ve Çözüm Önerileri şöyle sıralanıyor: Sanayide dijital dönüşüm yolculuğunda karşılaşılan engeller açısından gelişmiş ülkelerden farklı olarak Türkiye’deki şirketler yatırım öncesi ve planlama dönemindedirler. Teknoloji kullanıcısı şirketler yerli tedarikçilerin olmadığını/ bulunamadığını belirtirken teknoloji tedarikçisi şirketlerin talep düşüklüğünü önemli bir problem

Konferans olarak göstermesi teknolojinin arz ve talebi arasında bir kopukluk olduğunu göstermektedir. Şirketlerin dijital dönüşüm konusunda stratejilerini belirlemeden yatırım kararları almaları ve kısıtlı kaynaklarını bu kararlara harcamaları, şirketlerin kaynaklarının boşa gitmesine neden olabilmektedir. Bu sebeple, Türkiye’nin bu yarışta kalıcı olması için üç adımdan oluşan kapsayıcı bir yol haritasına göre hareket etmesi kritik öneme sahiptir: Yatırımları hedefe göre yönlendirmek Geleceği bugünden şekillendirmek Değeri Türkiye’de yaratmak. Türkiye’de öncelikli olarak şirketlerin strateji ve yönetişim yetkinliklerinin geliştirilmesi ve yapılan yatırımların belirlenen stratejik hedeflere göre önceliklendirimesi gerekmektedir. Teknoloji kullanıcısı şirketlerin stratejik yatırımlar konusunda yetkinliklerinin artırıldığı, sanayide dijital dönüşüm yolculuğunda çıkabilecek olan yeni ihtiyaçlara yönelik (örneğin: nitelikli çalışan ihtiyacı, veri güvenliği, bağlantı standartları ve ağ altyapısı) önlemlerin alındığı, şirketler ile yerli ve yabancı tedarikçiler arasında köprü kuran yapıların oluşturulduğu bir ekosistemin kurulması oldukça önemlidir. Bütün bunların gerçekleşmesiyle, Türkiye’nin sanayide dijital dönüşüm yarışına öncülük eden ülkeler arasında yer alması kolaylaşacaktır. Bu doğrultuda oluşturulacak politikaların ana sanayi ve büyük şirketler ile ekonomimizde çok önemli yeri olan KOBİ’leri de bütünsel olarak kapsamasının yanında şirketlerin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmesi kritik önem taşımaktadır. Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

71


Fuar

DEUTSCHE MESSE’DEN TÜRKİYE’DE BİR İLK DAHA! 15 – 18 Mart 2018 tari-

3D Printing Katmanlı Üretim Teknolojisi; “Additive Manufacturing” 15 – 18 Mart 2018, 25. Uluslararası “WIN Eurasia” Fuarı, İstanbul Beylikdüzü Tüyap’ta Endüstri 4.0 Festival Alanı kapsamında gerçekleştirilecek!

hleri arasında Dünya’nın en büyük fuar organizasyon firmalarından Deutsche Messe tarafından İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan 25. Uluslararası WIN Eurasia Fuarı’na, bu yıl ilkler damgasını vuracak. 360 derece imalat sanayinin tüm bileşenlerini tek çatı altında toplayan, alanında lider, 25. “WIN Eurasia” B2B, Uluslararası İhtisas Fuarı’nda ilk kez düzenlenecek olan “Endüstri 4.0 Festival” Alanında gerçekleşecek, 3D Printing Katmanlı Üre-

72 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

tim Teknolojisi “Additive Manufacturing” özel alanı ve konferans programı ile sektöre dair yenilikler uluslararası boyutta katılım ile gerçekleştirilecek. Tüm Sektör Altında!

Tek

Çatı

“WIN Eurasia” Fuarının ilk günü 15 Mart 2018’de 13:00-17:30 saatleri arasında İstanbul Beylikdüzü Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde sektör profesyonellerine yönelik ücretsiz gerçekleştirilecek “Additive Manufacturing Konferansı”nda, yerli ve uluslararası uzmanlar

tarafından materyallerdeki güncel gelişmelerin tartışılacağı, 3D baskıdaki en yeni endüstriyel uygulamaların masaya yatırılacağı, ilgili teknolojiye yeni adapte olanlar için tanıtım oturumlarının düzenleneceği konular dahilinde gerek küresel markalar, gerekse büyük ve orta ölçekli yerli üreticiler, tedarikçiler ve uzman endüstriyel üreticiler biraraya gelme imkanı bulacak. “Additive Manufacturing Konferansı”nın yanı sıra, 14. Salon’da “Katmanlı Üretim Özel Sergi Alanı”nda yurtiçinden ve yurtdışından katılım gösteren üreticilerin, demo uygulama yapa-


bilecekleri özel stantlar da fuar süresince ücretsiz ziyaret edilebilecek. “Endüstri 4.0 Festival Alanı”, 3D Printing Katmanlı Üretim Teknolojisi; “Additive Manufacturing” ve Çok Daha Fazlası 15 – 18 Mart “WIN Eurasia” Fuarı’nda! 15 – 18 Mart “WIN Eurasia” 2018 Fuarı kapsamında, İstanbul Beylikdüzü Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 14. Salonda Deutsche Messe tarafından gerçekleştirilecek Endüstri 4.0 Festival Alanında, Dijital Fabrika Çözümlerinden (Digital Factory Özel Alanı) Endüstri 4.0 Demo uygulamalarına (Endüstri 4.0 Özel Alanı), Endüstriyel Nesnelerin İnternetinden (IIoT) Dijital Üretim Hattı uygulamalarına (Process Line) ve Katmanlı Üretim Teknolojisine (Additive Manufacturing) kadar son trend teknolojik yenilikler ilk kez sahne alacak.

Fuar Dijital dönüşüm sürecinde üretim teknolojisinin getirdiği yeniliklerin ve faydaların doğru uygulanmasını amaçlayan “Endüstri 4.0 Festival Alanı”, özellikle yabancı küresel markaların katılımlarıyla Türkiye pazarına hizmet etmeyi amaçlıyor. Ücretsiz Ziyaret İçin Online Kayıtlarda Son Gün; 14 Mart 2018!

15 – 18 Mart “WIN Eurasia” 2018 Fuarı kapsamında, dört gün boyunca İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 14. Salon’da gerçekleştirilecek Endüstri 4.0 Festival Alanı’nı ve fuarı ücretsiz ziyaret için; www.win-eurasia.com websitesinden 14 Mart Çarşamba akşamına kadar online kayıt yaptırmak mümkün.

Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

71


Fuar

DÜNYA SANAYİSİ HANNOVER’DE MEKSİKA DALGASI YAPACAK

Dünyanın en büyük fuar organizasyon şirketlerinden Deutsche Messe tarafından düzenlenen Hannover Messe 2018, “Entegre Endüstri - Bağlan ve İşbirliği Yap (Intregrated Industry – Connect & Collaborate)” kez gündeme geldiği Hannover bir yanından şirketler; robotana temasıyla nsanlar, 23-27 Nisan 2018 Messe’nin bu sene dünya lar, otomasyon teknolojisi, IT kapılarını tarihlerinde Hannover’de sanayisinin gündemine net- çözümleri ve yazılımların yanı açıyor.

İ

dünya sanayisinin önde gelen şirketlerini buluşturacak fuarın bu yılki partner ülkesi Meksika olacak. Türkiye bu yıl da fuara milli katılım sağlayacak. Hannover Messe 2018’de Genç Teknoloji Girişimleri (Young Tech Enterprises) adıyla fuar kapsamında düzenlenen startup programı da iki yeni sergi alanıyla genişletilecek. Fuar kapsamındaki bu ve diğer yenilikler, İstanbul’da yapılan basın toplantısında paylaşıldı. Deutsche Messe Kıdemli Başkan Yardımcısı Marc Siemering, endüstri 4.0’ın ilk

74 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

worklerin organizasyonu demek olan yeni bağlanabilirlik konseptini taşıyacağını belirtti. Siemering şunları söyledi: “Entegre Endüstri - Bağlan ve İşbirliği Yap temasıyla, bağlanabilirliğin endüstri tesislerinde tamamen yeni iş, çalışma ve işbirliği formlarını nasıl kolaylaştırdığına dikkat çekiyoruz. Sonuç, daha çok rekabetçilik, daha iyi işler ve yeni iş modelleri. Hannover Messe, Endüstri 4.0’daki hızlı gelişmeyi ve oluşturduğu etkiyi tecrübe etmek için doğru adres. Dünyanın dört

sıra network platformlarını sergiliyor. Endüstrideki dijital dönüşümü tam bir sistem halinde görebileceğiniz tek yer Hannover.” İstanbul’daki toplantının katılımcılarından biri de Hannover Messe’nin bu yıl partner ülkesi olan Meksika’nın Ankara Büyükelçisi Bernardo Cordova idi. Dünyada korumacılık eğiliminin her geçen yıl arttığına dikkat çeken Büyükelçi Cordova şunları söyledi: “Dünyada korumacılık eğilimi hızla artıyor. Buna karşı


Fuar

çıkabilmek için Meksika hükümeti serbest ticaretten yararlanmaya çalışıyor. Hannover Messe bu açıdan da Meksika için çok önemli. Hem ticaret ve yatırımlarımızı arttırma fırsatı hem de sanayiye sunabileceklerimizi gösterme fırsatı sağlıyor. Dünyanın en önemli endüstri fuarlarından biri olan Hannover Messe’ye partner ülke olarak katılım gösteren ilk Güney Amerika ülkesi olmaktan da mutluluk duyuyoruz.” Hannover Messe Fuarı milli katılımlarını organize eden İstanbul Ticaret Odası da toplantının katılımcıları arasında yer aldı. İTO Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Ulaç Hacıhasanoğlu, İstanbul’un ülkemizin ihracatındaki önemine rakamlarla dikkat çekti. Hacıhasanoğlu, Hannover Messe’nin Türkiye’nin potansiyelini uluslararası alanda sergilemesine olanak tanıdığı ve ihracata 76 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

yönelik yeni işbirliklerinin kapılarını araladığı için ihracatçılara büyük avantaj sağladığını dile getirdi. Bağlantılı Tedarik Zinciri Çözümleri CeMat’ta Endüstri 4.0’ın üretim lojistiğiyle birlikte lojistik şirketlerinde dönüşümü de beraberinde getiriyor. Hannover Messe’ye paralel olarak düzenlenen intralojistik fuarı CeMAT lojistik şirketlerine yönelik Endüstri 4.0 çözümleriyle dikkat çekiyor. “Bağlantılı Tedarik Zinciri Çözümleri” ana temasıyla düzenlenen CeMAT 2018, değer katan faaliyetler ve tedarik zincirleri arasındaki dijital entegrasyon ve ağı oluşturma faaliyetini ileriye taşıma amacını taşıyor. CeMAT’ın esas odak noktasının Endüstri 4.0 ile Lojistik 4.0 arasındaki etkileşim olduğunu vurgulayan Siemering şöyle konuştu: “Hannover Messe ile birlikte te-

darik zincirlerinin dijitalleştirilmesi için, dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz kadar çok çözüm ve inovasyon içeren eşsiz bir platform sunuyoruz. 23 - 27 Nisan 2018 tarihleri arasında CeMAT ve HANNOVER MESSE Hannover’deki tüm fuar kompleksini dolduruyor olacak. Birlikte geleceğin fabrikasının nasıl işleyeceğini ve intra-lojistiğin oynayacağı merkezi rolü gösteriyor olacaklar.” Genç Teknoloji Girişimleri için iki yeni alan İmalat sektöründe startup’lara yönelik artan talebi dikkate alan Hannover Messe Genç Teknoloji Girişimleri (Young Tech Enterprises) adlı startup programını 2018’de iki yeni sergi alanıyla genişletiyor. Bu ilavelerle Hannover Messe ile paralel olarak düzenlenen intralojistik ve tedarik zinciri yönetimi fuarı CeMAT’la


Fuar

aralarındaki köprüleri güçlendirdiklerini belirten Siemering şunları ifade etti: “Genç Teknoloji Girişimleri, 2016’dan bu yana HANNOVER MESSE’nin startup merkeziydi. Startup’ların yanı sıra yatırımcılar, finansman ağları, iş geliştirme merkezleri ve daha büyük katılımcı şirketlerden gelen ve her yıl artan talep dolayısıyla programı genişletiyoruz.” Startup alanındaki program, fuarın yanı sıra forum, sunumlar, ikili iş görüşmeleri ve atölye çalışmalarını içeriyor. Genç Teknoloji Girişimleri Forumu; startup’ların yanı sıra startup ağları, iş geliştirme merkezleri ve ekonomi destekleme kuruluşlarından

78 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

konuşmalar ve sunumları bünyesinde topluyor. “Startup’lar ve KOBİ’ler arasında işbirliği”, “Startup’ların nihai amaçları”, “Startup’lar konusunda medyada farkındalık” “3 boyutlu yazıcılara giriş” ve “Heyecan ile tecrübeyi nasıl birleştirirsiniz?” gibi konu başlıkları ele alınıyor. “Startup Pitches @ Young Tech Enterprises (Genç Teknoloji Girişimlerinde Startup Sunumları)” adlı yarışma ile genç şirketler, ürünlerini ve gelişimlerini kısa bir şekilde sunmaya davet ediliyor. Katılımcılar para ve materyal şeklindeki ödüller için yarışırken medyada ve yatırımcılar arasında farkındalık oluşturuyorlar.

HANNOVER MESSE Son teknolojiyi ilk siz keşfedin! HANNOVER MESSE endüstriyel teknolojide dünyanın öncü ticaret fuarıdır. Temel odak noktası “Integrated Industry (Entegre Endüstri)” ve “Integrated Energy (Entegre Enerji)” olan fuar, Endüstri 4.0 konusunda 1 numaralı global platform olma özelliği taşımaktadır. Bir sonraki fuar 23-27 Nisan 2018 tarihlerinde Hannover, Almanya’da düzenlenecek ve üretimin ve enerji sistemlerinin dijitalleştirilmesi için en son vizyon ve teknolojilerle ilgili kapsamlı bir bakış açısı sunacak. Önümüzdeki HANNOVER MESSE’de, birbirine paralel şekilde ilerleyen beş fuar yer alacaktır: IAMD (Entegre Otomasyon, Hareket ve Sürücüler), Dijital Fabrika, Enerji, Endüstriyel Tedarik ve Araştırma & Teknoloji. İntralojistik ve tedarik zinciri yönetimi alanında dünyanın öncü fuarı olan CeMAT ile birlikte gerçekleştirilecek. HANNOVER MESSE 2018’in Partner Ülkesi olarak Meksika ön plana çıkacak.


Makale

• 3 boyutlu tasarım ve mühendislik portföyünün en yeni sürümü tasarım ve üretim süreçlerini entegre ediyor ve SOLIDWORKS CAM’i de içeriyor • Basitleştirilmiş ürün geliştirme ve iş akışı etkileşimleri; inovasyonu hızlandırıyor ve işletme için daha iyi sonuçlar sağlıyor. • Kullanıcıların iş performansını daha da artıracak uçtan uca süreç çözümleri önümüzdeki aylarda kademeli olarak kullanıma sunulacak Dijital üretim yöntemleri artık yalnızca yeni ürünler yaratmak için değil aynı zamanda üretim sürecini sanal olarak modellemek için de kullanılıyor. Ürünü yapmak için gerekli araçlar tasarlanırken, insanların mı yoksa robotların mı bu araçları çalıştırmaya daha uygun olup olmadığını belirlenebiliyor. Makineler ve araçlar için daha az sayıda fiziksel prototip oluşturulup gecikme kaynakları ortadan kaldırılabiliyor

SOLIDWORKS 2018 YENİLİKLERLE GELDİ

Dassault Systèmes 3 boyut-

lu tasarım ve mühendislik uygulaması portföyünün en yeni sürümü olan SOLIDWORKS 2018 uygulamasının duyurdu. SOLIDWORKS 2018, her büyüklükteki işletmenin parçaları ve ürünleri nasıl üreteceği konusunda tekrar düşünmesini ve günümüzün deneyim odaklı ekonomisinde yenilikçi fikirleri daha hızlı pazara sunmasını mümkün kılan, tasarım ve üretim süreçlerini entegre eden uçtan uca bir çözüm içeriyor. Dassault Systèmes’in 3DEXPERIENCE platformu üzerinde çalışan SOLIDWORKS 2018, ürün geliştirme iş akışında disiplinler arası etkileşimleri basitleştiren çözümlerle işletmenin üretim stratejisinin tamamında tasarımı destekliyor. Akıllı üretimi kolaylaştıran bu tek biçimli süreç, bir sistemden diğerine

80 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

veri aktarımı gerektirmeden tüm ürün geliştirme ekipleri için her zaman, her yerden ve gereken her türlü formatta bağlantılı ve sorunsuz veri akışı sağlıyor. Günümüz sert rekabet ortamında ancak bir ürün satışı ve kullanımının ötesinde, güçlü ve etkili müşteri deneyimleri sunan işletmeler müşteri bağlılığı yaratabilmekte. Bu durum başarı için işletmeleri operasyonlarının her alanında inovasyona teşvik ediyor. Geçmişte kalmış organizasyon yapıları, süreçler ve araçlar ürün geliştirmenin tasarım ve üretim ayaklarını birbirinden ayırıyor. Bu da işbirliği, plan ve bütçeleri etkileyen hatalara yol açıyor. SOLIDWORKS 2018 ile eşzamanlı olarak birlikte çalışan ekipler daha

hızlı ve düşük maliyetli bir şekilde ürün ve parça tasarlayabilecek, işlevini ve üretilebilirliğini doğrulayabilecek, verileri ve ilgili süreçleri yönetebilecek, üretimde otomasyon sağlayıp denetim yapabilecek. Tasarım sürecinin erken aşamalarında eklenen fikirler sayesinde tasarım ve üretimdeki değişiklikler hızlı ve kolay bir şekilde yönetiliyor, ilgili model, program, çizim ve belgelere otomatik olarak aktarılabiliyor. Yepyeni bir uygulama SOLIDWORKS CAM Bu sürece yönelik temel bir SOLIDWORKS 2018 özelliği, bilgi alarak kural tabanlı işleme sağlayan ve üretim programlama otomasyonunu mümkün kılan yeni bir uygulama olan SOLIDWORKS CAM. Tasarımcılar ve müh-


Makale endisler tasarımlarının nasıl hayata geçirileceğini daha iyi anlıyor, karar alırken daha fazla bilgiye ulaşıyor ve hızlı bir şekilde prototip parça üretebiliyor, böylece kalite, maliyet ve teslimat kontrol altında tutuluyor. Bu uygulama aynı zamanda saatler değil saniyeler içinde otomatik olarak tasarlanan ve programlanan özel parçalarla ekiplerin “sipariş üzerine üretim” stratejilerini uygulamasını mümkün kılıyor. Dassault Systèmes SOLIDWORKS Türkiye Satış Müdürü Burak Kuralkan, şunları söyledi: “Başarılı bir müşteri deneyiminin temelinde iyi tasarlanmış bir ürün ve bunu üretmenin verimli bir yöntemi yer alır. SOLIDWORKS 2018 parça veya ürün imalatına daha akıllıca bir yaklaşımdan fazlasını sağlıyor, işletmelerin hayal gücünü inovasyona dönüştürmesine ve ekosistemler oluşturmasına yardımcı oluyor. Geçmiş sürümlerde de olduğu gibi SOLIDWORKS 2018’deki birçok yeni araç ve geliştirme SOLIDWORKS kullanıcılarının geri bildirimlerini temel alıyor, daha hızlı, daha yüksek kaliteli ve daha düşük maliyetli üretim için daha güçlü ve daha fazla olanak sağlıyor. Kullanıcıların iş

82 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

performansını daha da artırmaya yönelik ilave uçtan uca süreç çözümleri önümüzdeki aylarda kullanıma sunulacaktır.” Yeni özellikler Alapala’ya ciddi bir zaman tasarrufu getirdi

2011 yılından bu yana Türkiye’de ve dünyada un makinaları sektörünün önde gelen firmalarından biri olan Alapala Makina, SOLIDWORKS 2018’in yeni özelliklerini ilk deneyimleyen firmalar arasında. 1954 yılında kurulan Alapala Makina, un sektöründe uzmanlaşan ve sektörün lideri olma vizyonuyla alanında dünyanın en büyük iki şirketinden biri olan Alapala Grubunun en eski ve en bilinir şirketidir. Alapala Makina, istenilen büyüklükte anahtar teslim tesisler inşa ediyor. Üretiminin %95’ini ihraç eden şirket Türkiye’nin en büyük 500 ihracatçı firması arasında yer alıyor. Alapala Makina Proje Direktörü Onur Ersoy, SOLIDWORKS 2018’in yeni özellikleri sayesinde sunduğu avantajlar hakkında şunları söyledi: “İş dünyasında en çok ihtiyaç duyulan şeyin zaman olduğu yadsınamaz bir gerçektir. SOLIDWORKS’ün bu sürümünde birçok yeni özellik

bulunmaktadır ancak bu özellikler arasında bir tanesinin öne çıktığını düşünüyoruz. SOLIDWORKS 2018 ile gerçekten zamandan tasarruf yapıyorsunuz. Part ya da montaj dosyalarının açılma hızında kayda değer bir gelişme var. 2017’deki part veya montaj dosyalarımızı 2018 formatına çevirdikten sonra açılma sürelerinin 2017’deki süreye kıyasla yarıya indiğini gözlemledik. Günde 30-40 dosya açtığımızı varsayarsak ve her bir dosya için 1 dakikalık bir zaman kazanabilirsek, bu ortalama olarak günde kişi başı 30-40 dakikalık bir kazanım anlamına gelmektedir. SOLIDWORKS 2018 bu noktada da bize önemli bir zaman kazandırıyor. Alapala Makina olarak ürünlerimizde %60-70 sheet metal kullanmaktayız. Slot ve sekme unsurlarını kendimiz oluştururken, revizyonlarda beraber hareket etmeleri için birbirine referanslamaktaydık. Ancak çoğu zaman bu referanslar patlıyor ve sürekli düzeltmemiz gerekiyordu. SOLIDWORKS 2018’in yeniliklerden biri olan Tab & Slot tasarımı bizim efor ve zamanımızı en uygun şekilde kullanmamızı sağlayan önemli bir özelliktir”


Makale

YENİLLİKÇİ VE YAŞAM BOYU GÖRÜNTÜLEME İLE AICON’UN ÖLÇÜMLEME TEKNOLOJİSİ

03.01. 2009’da Bremerhaven/ Almanya’da kurulan, Fraunhofer Rüzgar Enerjisi ve Enerji Sistemleri Enstitüsü, IWES, yenilenebilir enerji üzerine araştırmalara yoğunlaşıyor ve 2011’den bu yana, AICON’un optik ölçüm sistemlerinden MoveInspect HF’den faydalanıyor. Bu sistem uzun süren test periyotlarında, gerçek zamanlı görüntüleme sunarken aynı zamanda genelde kullanılan kablo çekme potansiyometrelerine kıyasla daha fazla avantaj sunmaktadır. “Daha iyi kanat” – Yenilikçi bir test yöntemiyle geliştirilen bir proje

jenerasyon rüzgar santralleri için yeterli olmamaktadır. Gerekli hassasiyeti yakalamak için, bütün süreci analiz ettik ve sonuç olarak kablo çekme potansiyometrelerini uygulamanın zayıf noktası olarak tespit ettik. Belirli bir kablo uzunluğunun üzerinde, düzeneğin tepki süresi artmakta ve bunun sonucu yüksek dinamik yük değişmelerinin beklenilen doğrulukta görüntülenmesini zora sokmaktadır. Bu noktada, numune ve cihaz arasında bir bağlantı gerektirmeden ölçüm yapabildiği için optik 3D ölçüm sistemleri tek seçenek olarak öne çıkmaktadır.”

Rotor kanadı testinin proje yöneticisi, Falko Bürkner, “Daha iyi kanat” projesinin hedeflerini şu şekilde özetliyor: “Bu zamana kadar kullanılan ölçüm yöntemi, son

MoveInspect HF optik sistemi, bu uygulama için dikkatlice incelenmiş ve kanadın mevcut yer değiştirmesine bağlı olmaksızın gerçek zamanlı olarak, son derece has-

84 Endüstri 4.0 Dergisi - Sayı 4 - 2018

sas sonuçlar verebileceğini kanıtlamıştır. Inspect HF bütün gereklilikleri karşılıyor! MoveInspect HF sistemi ölçülecek nesneye göre yöneltilmiş, yüksek çözünürlüklü dijital kameralarla çalışmaktadır. 90 m uzunluğa kadar bir rotor kanadının, boyutuna bağlı olarak, uygun bir şekilde kanadın etrafında tripodlara bağlı olan 4 kamera yerleştirilmiştir. Bu sayede, bütün bir modelin gerçekleşecek her yer değiştirmesi tespit edilebilmektedir. MovieInspect HF’nin bu uygulaması AICON için büyük bir başarı olarak görülmektedir. Sonuç olarak bu sistem, IWES için uygulamalarına uyumlu olmasının yanı sıra, verimlilik ve kayıt sıklığı olarak da fayda sağlamıştır.


WORLD MEDIA GROUP BÜNYESİNDE YAYINLANAN DERGİLER Haber İletişim İlker Kaplan WORLD MEDİA Genel Yayın Yönetmeni 0 505 400 94 34 makineotomasyondergisi@gmail.com

Reklam İletişim Hatice Karabay WORLD MEDİA Reklam Koordinatörü 0 505 400 94 33 makineotomasyondergisi@gmail.com

Reklam İletişim Ziya Alkan WORLD MEDİA Reklam Müdürü 0 546 675 59 49 worldmediareklam@gmail.com

Dergilerimizde yerinizi ayırtın, hedef kitlenizi ulaşın!...

www.endustri40dergisi.com

www.makineotomasyondergisi.com

www.worldmediagroupe.com

www.kesicitakimlardergisi.com

World Media Bünyesinde yayınlanan Dergilere abone olmak için aşağıdaki hesap numaralarına istediğiniz dergilerin Yıllık abone ücretlerini yatırabirsiniz. İsim soyisim ve adresinizi dekont fotokopisiyle birlikte makineotomasyondergisi@gmail.com adresine mail ya da 0 212 427 00 15 numaraya faks’a gönderebilirsiniz. Ayrıca Aboneliğinizi mail order sistemiyle kredi kartınızdan ödeyerekte yapabilirsiniz.

*Kredi kartınızın ön yüzündeki 16 rakam: .......................................................................... *Kredi kartınızın son kullanma tarihini ay / yıl : ................................................................. *Kredi kartınızın arka yüzündeki üç haneli güvenlik numarası: ..........................................

ABONE FORMU Ad

:...............................................................................................

Soyad

:...............................................................................................

Adres

:...............................................................................................

ABONE FORMU

...............................................................................................

İlçe

:...............................................................................................

Şehir

:...............................................................................................

Posta Kodu

:...............................................................................................

Telefon

:...............................................................................................

Faks

:...............................................................................................

e-mail

:...............................................................................................

Tarih

İmza

Dergi

İsmi

-

Yıllık Abone Ücreti

Makine & Otomasyon Robotic: Auto Tuning World: Kesici Takımlar Tutucular : Endüstri 4.0 : Elektrik : Rulman & Lİneer: Endüstriyel Borulama: Cad / Cam / Cae / Plm :

120 TL 120 TL 120 TL 120 TL 120 TL 120 TL 120 TL 120 TL

+ + + + + + + +

KDV KDV KDV KDV KDV KDV KDV KDV


Profile for world media groupe

Endüstri4 0dergisi 5  

Endüstri4 0dergisi 5  

Advertisement