__MAIN_TEXT__

Page 1

261012 771307 9

ISSN 1307-2617

AUTO

Otomotiv - Yan Sanayi - Aksesuar ve Tuning Dergisi - Eylül - Ekim 2020 Yıl : 15 Sayı : 162 Fiyat : 20 TL

TUNING WORLD

GÜNCEL

*İNGİLİZ HÜKÜMETİ ELEKTRİKLİ ARAÇ YATIRIMI YAPIYOR

AUTO KONSEPT * HYUNDAİ - KONA

*ABB'DEN ELEKTRİKLİ ARAÇ ŞARJI

*WOLKSVAGEN - TİGUAN

*LEXUS YARATICILIĞA İLHAM VERİYOR

*MERCEDES BENZ - GLA

RÖPORTAJ

RÖPORTAJ

*MASFED GENEL BAŞKANI AYDIN ERKOÇ İKİNCİ EL ARAÇ TİCARETİNDE DOLANDIRICILIK OLAYLARINA DİKKAT ÇEKEREK ÖNEMLİ UYARILARDA BULUNDU.

*AUDİ - Q 5

*TÜSİAD BAŞKANI SİMONE KASLOWSKİ : “SERBESTLİKTEN VAZGEÇMENİN MALİYETİ AĞIR OLUR”


Editör - Künye

EDİTÖR

Yayın Türü Yaygın Süreli

İlker Kaplan

Yayıncı Dünya Medya Basın Yayın Reklam Tanıtım Hizmetleri

Ekonomi

İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İlker Kaplan 0 505 400 94 34

Küçüldü,

İdari İşler Müdürü Hatice Karabay 0 505 400 94 33

İşsizlik Arttı ...

Reklam Müdürü Zafer Altın 0 546 675 59 49 Muhasebe Müdürleri Sevda Öncü - Düzgün Turgut 0 542 292 83 85

T

UİK’in son derece güvenilir!’ rakamlarına bakarak ekonomi yorumlamak “deveye hendek atlatmaktan” zor olsa da yapmaya çalışalım bakalım. TUİK verilerinde 2. Çeyrek rakamlarında ekonomiye etki eden tek büyüme tarım sektöründe. Bilişim ve yazılım gibi sektörlerde de büyüme olmasına karşın istihdama ve ihracata yansıyan en önemli büyüme tarım sektöründe. Bunun altını özenle çizmek gerekiyor. Bunun dışında endüstri ve hizmet sektörlerinde genel anlamıyla bir küçülme söz konusu. Buna göre, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 16,9 azaldı. Bir önceki çeyreğe göre mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi de yüzde 20,2 düşüş gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre endeks; Ekonomi genel anlamıyla yüze 9.9 daraldı. Ulusal gelirimiz 145 milyar dolar azaldı. GSMH kişi başına düşen gelirimiz 2000 dolar civarı aşındı. İkinci çeyrekte istihdam yıllık yüzde 2.7 azaldı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2.7 azaldı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 29.3 azaldı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 26.7, inşaat sektöründe yüzde 25.4 ve ticarethizmet sektörlerinde yüzde 31.4 azaldı. Sanayi, inşaat ve ticarethizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 8.4 azaldı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 5.2, inşaat sektöründe yüzde 8.6 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 10.5 azaldı. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 4.4 azaldı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 2.4, inşaat sektöründe yüzde 3.0 ve ticarethizmet sektörlerinde yüzde 5.9 azaldı. Sanayi, inşaat ve ticarethizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 28.6 azaldı Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 28.8, inşaat sektöründe yüzde 19.7 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 30 azaldı.

Halkla İlişkiler Müdürü Ayşe Savranoğlu Yazı İşleri Simgenur Savranoğlu Grafik Tasarım Ezgi Kamburoğlu Abone Sorumlusu Defne Deniz Kaplan - Beste Kamburoğlu Fotoğraf Editörleri Murat Çapkın - Sinan Temur İnsan Kaynakları Müdürü Sibel Şanlı İletişim Danışmanı Alper Tuna Bilişim Sorumlusu Kerem Mercan Bölge Temsilcileri Çetin Sülün (Ankara) Mesut Karabay (İzmir) Umut Yıldız (Bursa) Avrupa - Almanya - Temsilcisi Pınar Açıkgöz Sosyal Medya Fatma Kurşun Dağıtım Ali Savranoğlu - Zafer Kamburoğlu Genel Koordinatör Süleyman Kaplan - Hüsniye Kaplan Katkıda Bulunanlar Meryem Savranoğlu - Fatma Kaplan - Selda Kamburoğlu Dağıtımcı Aras Kurye - PTT - Yurtiçi Kargo Yönetim Yeri Akşemsettin Mah. Güneş Sokak No: 48 D :10 Eyüp / İstanbul Tel:0 850 532 94 68 Fax : 0 212 427 00 15 World Media Group www.autotuningworlddergisi.com www.worldmediagroupe.com www.endustri40dergisizirvesi.com www.kesicitakimlardergisi.com www.makineotomasyondergisi.com www.elektrikpanodergisi.com www.ekonomiknokta.com

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücretmaaş endeksi, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 18.4 azaldı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 16.5, inşaat sektöründe yüzde 13 ve ticarethizmet sektörlerinde yüzde 20.3 azaldı. Auto Tuning World Dergisi Basın Meslek Tüm bu veriler ışığında “eylülün ağustostan, ekimin de eylülden” daha zor geçeceğini TUİK’in eğip bükerek elde ettiği veriler de kanıtlamış oldu. 2 Auto Tuning World /

Eylül - Ekim 2020

İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir. İçeriğindeki yazınsal ve görsel malzemeler, izin alınmaksızın; yazılı, görsel, işitsel ve elektronik medyada kullanılamaz. Reklamların hukuki sorumluluğu reklamveren firmaya aittir.


İçindekiler

14 30 20 15 2

İÇİNDEKİLER EDİTÖR

EKONOMİ KÜÇÜLDÜ İŞSİZLİK ARTTI

8

AUTO HABER

14

AUTO KONSEPT

İkİncİ El’de Dolandırıcılığa Dİkkat

20

Audi Q5’e Yenİ Makyaj

AUTO KONSEPT

Karşınızda Yenİ Volkswagen Tiguan

24

WEBİNAR

Automechanika Shanghai Webinarı

26

RÖPORTAJ

Tüsİad Uyardı : “Serbestlİkten Vazgeçmenİn Malİyetİ Ağır Olur”

30 36

AUTO KONSEPT

Yenİ Mercedes-Benz GLA Türkİye’ye geldİ

AUTO İNOVASYON

İngİlİz Hükümetİ Elektrİklİ Araç Teknolojİsİne 73,5 Mİlyon Sterlin Yatırım Yaptı

44

ÜRETİM

DASSAULT SYSTÈMES TÜRKİYE ÜLKE MÜDÜRÜ ELİF GÜRDAL: EKLEMELİ ÜRETİM; OPTİMUM İMALAT,

48

AUTO KONSEPT

Daha Genİş Ve Daha Sportİf Hyundai Yenİ Kona’dan İlk Esİntİler

52

ÜRETİM

Otomasyon teknolojİ bİleşenlerİnİn uygulanmasından daha fazlasıdır

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

3


4

Auto Tuning World / MayÄąs - Haziran 2020

Au Hab


uto ber

Auto Tuning World / MayÄąs - Haziran 2020

5


Auto Haber

Volkswagen, Türkİye Yatırımı Rİske Gİrdİ

Volkswagen Covid – 19 Pandemisi sonrası tüm dünyada düşen otomotiv taleplerini dikkate alarak. Türkiye’de dahil olmak üzere tüm yatırımlarını durdurma kararı aldı.

V

olkswagen kurumsal iletişim yetkilileri: “Salgın nedeniyle düşen talep sonrası Volkswagen bütün yatırımlarını durdurdu. Türkiye de buna dahil. Geleceğe yönelik olarak şu anda bir şey söylenemiyor. Türkiye’ye olan yatırım kararı durdurulmuştur” bilgisini verdiler. Volkswagen geçtiğimiz yıl ekim ayında Manisa Muradiye Mevkisi merkezli 6

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

Volkswagen Turkey Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.’yi kurduğunu açıklamış; şirketin sermayesi 943,5 milyon TL olarak belirtmişti. Ancak sonrasında; Türkiye’nin “Suriye Operasyonları” gerekçe gösterilerek yatırım ertelenmişti. Şu anda da Covid – 19 sebebiyle durdurulan yatırımlar, Volkswagen’in Türkiye’ye gelişini riskli bir duruma taşıdığı izlenimi uyandırıyor.


Auto Haber

ABB, “Dünya Elektrİklİ Araç Günü” lansmanıyla e-mobİlİteyİ kutlayacak 9 Eylül 2020’de Green.TV İşbirliği ile E-Mobilite Kutlaması..

A

BB ve Green.TV tarafından lansmanı yapılan “Dünya Elektrikli Araç Günü” açılışı, küresel emobilitenin takdir edildiği gün. Yerel ulaşım otoriteleri ve filo operatörlerinin yanı sıra elektrikli araçların mevcut ve muhtemel sürücüleri, sürdürülebilir karayolu ulaşımına ve herkes için sıfır emisyonlu bir geleceğe geçişte oynadıkları rolün önemini fark etmeye teşvik edilecektir. Gün, bir yıllık kutlama haline gelecek ve aynı zamanda güvenilir ve hızlı şarj istasyonu altyapısı, şebeke güçlendirme ve yenilenebilir enerji üretiminin entegrasyonunun gerçek bir sürdürülebilir ulaşım ekosis-temi sağlamak adına gereken hayati rolü tanıtacaktır. ABB’nin E-mobilite Altyapı Çözümleri küresel ticaret başkanı Frank Muehlon şunları söyledi: “Bu, mobilite için yeni, elektrikli ve sürdürülebilir bir modele dönüşüm için kritik bir dönemdir. Bu dönüşümü mümkün kılmak için ABB Elektrifikasyonun Sıfır Misyonu’nun bir parçası olarak ön planda yer alıyoruz ve dünya çapında e-mobilite çözümlerinin önemini tanıyan ve kutlayan bu küresel gün ABB’nin lider

ortağı olmaktan mutluluk duyduğu bir unsurdur.” ABB’nin elektrifikasyon alanındaki rakipsiz uzmanlığı ve 80’den fazla ülkede 14.000’den fazla DC hızlı şarj istasyonu satan elektrikli araç şarj çözümlerindeki küresel liderliği ile ABB, “Dünya Elektrikli Araç Günü” için mükemmel endüstri ortağıdır. ABB, yakın zamanda, sürdürülebilir ulaşım çözümlerinin uluslararası olarak benimsenmesini destekleme rolüne karşılık Küresel E-mobilite Lideri 2019 ödülünü aldı. Green.TV medya şirketi kurucusu Ade Thomas şunları ekledi: “Emobilite takviminde küresel bir kuruluşa doğru heyecan verici bir yolculuğa başlamak için ABB ile çalışmaktan mutluluk duyuyorum: “Dünya Elektrikli Araç Günü”, herkes için karbondan arındırılmış bir ulaşım geleceği sağlama konusunda e-mobiliteyi bir anahtar rolüyle kutlamanın günü olarak hizmet edecektir.” “Dünya Elektrikli Araç Günü”, uluslararası bir mobilite hareketini başlatmak üzere e-mobilite sektöründeki diğer ortaklar ve liderlerle birlikte çalışacak. Diğer ortaklar arasında elektrikli araçlar ve ilgili teknolojileri üreten

Mahindra Electric Mobility, İngiltere’nin yerleşim yerlerinde sokak üzerinde EA Şarj İstasyonu için güç ve bağlantı altyapısı sağlamaya yar-dımcı olan Liberty Charge ve tüm elektrikli kamyonların üreticisi Volta Trucks yer alıyor. Hindistan merkezli bir şirket olan Mahindra Electric Mobility Limited’in Genel Müdürü ve CEO’su Mahesh Babu şunları söyledi: “Sürdürülebilir mobilitenin önemini vurgulamak ve elektrikli mobiliteyi dünya çapında müşterilerin tercihi haline getirmek için küresel bir gün olan “Dünya Elektrikli Araç Günü” lansmanında Green.TV ile ilişkilendirilmekten gurur duyuyoruz.” ABB (ABBN: SIX Swiss Ex), daha üretken ve sürdürülebilir bir gelecek için toplumun ve endüstrinin dönü-şümüne enerji veren öncü bir küresel mühendislik şirketidir. Elektrifikasyon, robotik, otomasyon ve hareket portföyünü birbirine bağlayan yazılım ile ABB, performansını yeni seviyelere taşımak için tekno-lojinin sınırlarını zorlamaya devam ediyor. ABB’nin başarısını 130 yıla uzanan mükemmeliyet geleneği ile bugün 100’den fazla ülkedeki yaklaşık 144.000 çalışanı sürdürüyor. Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

7


Auto Haber

İkİncİ El’de Dolandırıcılığa Dİkkat

“Araç satın alırken aracı görmeden kaparo vermeyin”

MASFED Genel Başkanı Aydın Erkoç ikinci el araç ticaretinde dolandırıcılık olaylarına dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. 8

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020


K

amu bankaları tarafından açıklanan kredi destek paketleri sonrası piyasanın hareketlendiğini ve ikinci el araç ticaretinin hız kazandığını ifade eden Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Başkanı Aydın Erkoç, buna paralel olarak internet üzerinden yapılan satışların da arttığına işaret ederek araç alacak vatandaşlara uyarılarda bulundu.

İnternet sitelerinde ne olduğu belli olmayan kişilerin verdiği ilanlara itibar etmesinler. Satın almak istedikleri aracı muhakkak görsünler’’ diye konuştu.

Pandemi sebebiyle fabrikaların üretimi durdurması sonrası sıfır araçların henüz ülkeye gelmediğini, arz talep dengesinin bozulduğunu ifade eden Erkoç, dolandırıcıların bu durumdan da faydalandığını Dolandırıcıların internette söyledi. Hiç meslekle alakası araçları piyasa değerinin olmayan, otomotiv ticareti altında göstererek, gerçekte ile ilgili vergi levhası dahi olmayan araçların ilanını bulunmayan kişilerin sıraya verdiklerini belirten Erkoç, ‘’ girerek bayilerden araçları kendi araçları Örneğin İstanbul’dan verilen aldığını, bir ilan için vatandaşlarımız gibi ilana koyarak sattığını Ankara’dan alıcı oluyor. belirten Erkoç, ‘’ Bu işi Diyorlar ki kaparo ayaküstü yapanlar sebebiyle gönderirseniz bu aracı hem piyasadaki araçların satmayacağız. Vatandaş fiyatı artıyor hiçbir şekilde kaparosunu gönderip aracı vergisini de ödemediği için almaya gidiyor, ortada araç kayıt dışılık artıyor’’ diye da yok muhatap da… Ne yazık konuştu. ki caydırıcı bir ceza da yok. ‘’İkinci El’de Yetki Belgesi O yüzden vatandaşlarımız ile önemli ölçüde kayıt araç alışverişlerini muhakkak kurumsal dışılığın önüne geçebiliriz’’ yerlerden, otomobil ticaret verilerine göre merkezlerinden, bayilerden 2019 Türkiye’de 8 milyon 600 bin yapsınlar. aracın el değiştirdiğini, bunun

Auto Haber

5 milyona yakınının ayaküstü araç alıp satanlar tarafından gerçekleştiğini söyleyen Erkoç, ‘’Kayıt dışılığın önüne geçilmediği sürece fiyatların yükselmesine engel olamayız. Ticaret Bakanlığımızdan, Gelir İdaresi Başkanlığımızdan, Vergi Denetleme Kurulu’ndan internet sitelerinin denetlenmesini ve kayıt dışılığın önüne geçilmesini talep ediyoruz’’ dedi. Sektöre bir standart getirecek olan ikinci el araç ticareti yetki belgesi ile önemli ölçüde bu kayıt dışılığın önüne geçileceğini ve sektöre bir standart geleceğini hatırlatan Erkoç, ‘’Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda bekleyen ve Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanarak hayata geçecek olan mesleki yeterlilik belgesi alma zorunluluğu Ağustos ayına kadar uzatılmıştı. Bu süreçle birlikte sektöre bir çeki düzen gelmesini bekliyoruz’’ diye konuştu.

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020 9


Auto Haber

Lexus’tan Yaratıcılığa Teşvİk Lexus, “Lexus Creates” adı altında yeni bir içerik serisi başlattı. Sosyal medya öncülüğünde başlayan program, Lexus markasının

K

atılımcılar buradaki faaliyetler ile yeteneklerini tasarım ve işçiliğini ortaya koyarken aynı zamanda yeni şeyler üretmeye teşvik ediliyorlar. vurgulayan, hem Her zaman otomotiv dünyasının ötesine geçerek kullanıcılarıyla farklı şekillerde bilgilendiren hem iletişim kurma yolları arayan Lexus, bu defa markanın insan odaklı yanına ve el de eğlendiren faaliyetlerle öne çıkıyor.

10

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

işçiliğine olan önemini ortaya koyuyor. “Lexus Creates” atölyesinin ilk serisinde ise, origami sanatçısı Coco Sato’nun yaratıcı çalışmaları kullanıcılara ilham veriyor. Önce origami kedisi yapmaya başlayan sanatçı, ardından yaprak ve sonrasında da daha zor olan kelebeğin nasıl yapılabileceğini anlatıyor.

Coco Sato kağıt, kumaş, yiyecek veya basit elektronikleri kullanarak geleneksel Japon estetiğini modern dünyaya aktarmasıyla biliniyor. Lexus, işçiliğiyle öne çıkan sanatçılarla çalışarak el sanatının önemini anlatmayı ve takipçilerine ilham verici içerikler sunmayı hedefliyor.


Auto Haber

Auto Tuning World / EylĂźl - Ekim 2020 11


Sektör Haber

J.D. Power’dan Hyundai Tucson ve Veloster’a Kalİte Ödülü •

Tucson ve Veloster, J.D Power kalite raporuna göre segmentlerinde birinci modeller seçildi.

Accent ve Elantra ikinci, D-SUV segmentindeki Santa Fe ise aynı raporda üçüncü seçildi.

Kalite raporu, araçların satın alındıktan sonraki ilk 90 günü araştırılarak hazırlanıyor.

H

yundai, Amerikan J.D. Power Kalite Raporu (Initial Quality Study) araştırmasında yine köklü rakiplerini geride bırakarak ürünlerindeki sağlamlığını ve dayanıklılığını bir kez daha kanıtlamış oldu. Bu yıl Şubat ve Mayıs ayları arasında satılan alınan toplam 87.282 adet araç, ilk 90 günlük kullanımlarına göre araştırıldı. Araç sahipleriyle yapılan görüşmelere ve araçlardaki detaylı incelemelere göre, Hyundai modelleri segmentlerinde ilk üç sırayı domine etti. Amerika’da olduğu kadar Avrupa pazarında da son derece popüler olan Tucson ve Veloster, kendi sınıflarında birinci seçildiler. Accent ve Elantra ise sedan segmentlerinde ikinciliği elde ettiler. Geçtiğimiz günlerde yenilenen Santa Fe ise D-SUV segmentindeki en sorunsuz üçüncü araç oldu.

12 Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

Tespit edilen sorunların giderilmesini kolaylaştırmak ve ayrıca gelecekteki modellerin daha kaliteli üretilmesine olanak sağlayan rapor, 223 farklı sorudan oluşuyor. Raporda sadece 2020 yılında üretilen modellere yer verilirken, toplam dokuz araç kategorisi ele alındı. Kullanıcılara sorulan sorularda ve incelemelerde bilgi-eğlence sistemleri, konfor donanımları, koltuklar, ana kontroller-butonlar, multimedya ekranları, havalandırma sistemleri, aktif sürüş asistanları, genel sürüş özellikleri ve motorlar en ince ayrıntısına kadar araştırılıyor. J.D. Power, tüketici görüşleri, danışmanlık hizmetleri ile veri ve analitik alanında bağımsız ve global bir kuruluş. Müşteri memnuniyeti ve araç satın alım süreçlerinde oldukça etkin bir rol oynayan J.D. Power, 1968 yılında kuruldu. J.D. Power’ın Amerika haricinde Asya Pasifik ve Avrupa’ya hizmet veren bölgesel şubeleri de bulunuyor.


Sektör Haber

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020 13


Sektör Haber

Audi Q5’e Yenİ Makyaj Yılın ilk 5 ayında toplam otomotiv üretimi, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34 azalarak 415 bin 454 adet, otomobil üretimi de yüzde 31 azalarak 288 bin 133 adet oldu.

Y

ılın sonuna doğru Avrupa’da satışa sunulması beklenen makyajlı Audi Q5, ilk etapta yalnızca 2.0 litre dört silindirli turbo dizel üniteyle satılacak. 12V hafif hibrit sistemle desteklenen motor, 22 km/s’in altındaki hızlarda devreye girebilen start/stop fonksiyonu ile yakıt ekonomisine katkı sağlayacak. Söz konusu ünitede azot oksit (NOx) salımını daha da düşüren çift dozlu SCR teknolojisi de mevcut. Makyajlı Audi Q5’in stop lambaları ise aracın dış tasarımındaki en büyük değişimlerden. Şeklen aynı olan lambalar, seri üretim bir otomobilde kullanılan ilk dijital OLED stoplar olarak karşımıza çıkıyor. 14

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

Opsiyonlu olarak sunulan OLED aydınlatmaları tercih edildiğinde, üç farklı grafikten biriyle alınabiliyor. Grafikleri sürüş moduna göre de değişebilen stoplarda yakınlık sensörü bulunuyor. Arkadaki araç 2 metreden fazla yaklaştığında aydınlatmalar maksimum güçte yanıyor. İç mekanı da tamamen yenilenen Makyajlı Q5’de MIB 3 bilgi-eğlence sisteminin kontrol edildiği 10.1 inç dokunmatik ekran bulunuyor. Sistemde kablosuz Android Auto ve Apple CarPlay desteği standart olarak sunuluyor. Sürücünün hemen önünde ise 12.3 inçlik dijital gösterge ekranı mevcut. Yeni döşeme ve trim parçaları ile 19 hoparlörlü Bang & Olufsen ses sistemi opsiyonu da makyajlı

Audi Q5’in iç mekanındaki özellikler arasında. Yılın sonuna doğru Avrupa’da satışa sunulması beklenen makyajlı Audi Q5, ilk etapta yalnızca 2.0 litre dört silindirli turbo dizel üniteyle satılacak. 12V hafif hibrit sistemle desteklenen motor, 22 km/s’in altındaki hızlarda devreye girebilen start/ stop fonksiyonu ile yakıt ekonomisine katkı sağlayacak. Söz konusu ünitede azot oksit (NOx) salımını daha da düşüren çift dozlu SCR teknolojisi de mevcut. Yurt dışında Audi Q5’in fiyatının 43 bin dolar olacağı düşünülüyor. World Media Group (WMG) Haber Servisi


Sektör Haber

Hyundai KONA Electric Satışları Yüz Bİnİ Aştı • • •

H

Hyundai, tamamen elektrikli B-SUV modeli KONA EV’den global olarak yüz bin adetten fazla sattı. Sadece iki yıl içinde bu önemli başarıya ulaşan KONA EV, hızlı şarj özelliği ile öne çıkıyor. Hyundai, 2025 yılına kadar yılda 560 bin adet elektrikli araç satışı gerçekleştirmek istiyor.

yundai Motor Company’nin dünya çapında ödüllü, tam elektrikli kompakt SUV’si olan KONA Electric, satışlarda 100.000 adeti aştı. Aynı zamanda dünyanın elektrikli ilk BSUV modeli unvanına sahip olan KONA Electric, Mart 2018’de piyasaya sürülmesinden bu yana sınıfındaki öncü özelliklerle popüler olmayı başardı. KONA Electric, Amerika ve Avrupa pazarındaki güçlü

rakiplerine karşılık, uzun sürüş menzili, hızlı şarj özelliği, güvenlik ve konfor donanımlarıyla dikkat çeken bir model. Birçok ülkede “Yılın Elektrikli Otomobili” ödülünü kazanan KONA Electric, full şarjla beraber 415 km yol gidebiliyor. Bununla beraber, LED farları, gündüz sürüş farları ve yeni tasarım öğeleriyle beraber elektrikli modellerde fark yaratabiliyor.

Yüksek verimli elektrikli motoru sayesinde 201 beygir güç üretebilen araçta yüksek voltajlı 64 kWh iyon pil kullanılıyor. Birçok aktif ve pasif güvenlik sistemleriyle de donatılan otomobil, kablosuz telefon şarj sistemi, 10.25 inçlik dokunmatik multimedya ekranı ve Apple CarplayAndroid Auto mobil özellikleriyle kullanıcısına üstün bir konfor vaad ediyor. Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020 15


Sektör Haber

Renault Trucks, Indra İle Bİrlİkte Kamyon Parçaları İçİn Gerİ Dönüşüm Ve Yenİden Kullanım Ağını Kuruyor Renault Trucks döngüsel ekonomiye geçişini hızlandırıyor ve Indra ile birlikte kamyon parçalarının geri dönüştürülmesi ve yeniden kullanılması için bir ağ geliştiriyor. İki ortak, sonuçları sonbaharda açıklanacak bir yıllık ön çalışmayı yürütüyor.

R

enault Trucks Başkanı Bruno Blin ve Indra Automobile Recycling İcra Kurulu Başkanı Loïc BeyRozet, 2 Temmuz 2020’de, kamyon parçalarının geri dönüştürülmesi, yeniden kullanılması ve geri kazanılmasına yönelik bir ağın oluşturulması için kamyon üreticisi ile otomotiv geri dönüşüm uzmanı arasında kurulacak işbirliğinin koşullarını ortaya koyan bir niyet mektubu imzaladı.

16 Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

İki ortak, ADEME’nin finans desteğiyle ve Indra’nın ağır iş makinelerinin sökülmesinde uzmanlaşmış ortağı CIDER Engineering’in katkılarıyla yürütülen bir yıllık çalışmayı tamamlamak üzere. Bu çalışma, ticari odaklı böyle bir ağın kurulması için gerekli temel başarı faktörlerini ve kriterlerini belirlemeyi amaçlıyor. Üretici firma ve araç geri dönüşüm uzmanı; kamyon söküm pazarı, dağıtım planları ve yöntemlerinin ayrıntılı

olarak analiz edilmesi sayesinde elde ettiği olumlu sonuçları derleyerek Ekim 2020’de ADEME’ye (Ekolojik Dönüşüm Ajansı) sunacak. Renault Trucks ve Indra Automobile Recycling, Temmuz 2020’den itibaren kamyonların geri dönüşümüne daha büyük bir hacimde başlayacak. Indra Automobile Recycling şirketinin beş merkezi, bu yaz söküm için 15 Renault Trucks aracı alacak.


Sektör Haber

Parçalar temizlenip kaynakları belirtildikten sonra Renault Trucks onarım ve dağıtım ağı yoluyla müşterilere sunulacak. Sökümden kalan diğer malzemeler, geri dönüştürülecek. Indra Automobile

Recycling merkezleri ile Renault Trucks bayi ve şubelerinde bugünden başlayarak yıl sonuna kadar yüz civarında kamyon sökülüp ardından geri dönüştürülecek. Renault Trucks, bu ticari yaklaşımı

geliştirmek için Avrupa’da kendi geri dönüşüm ağını yapılandırmayı hedefliyor. Bu ağ, şimdiden araç sökümüne hazırlanan İspanya ve Birleşik Krallık’taki pilot sahaları içeriyor. Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020 17


Au Kons


uto sept


Auto Konsept

Karşınızda Yenİ Volkswagen Tiguan Avrupa pazarının en çok tercih edilen SUV’u ve Volkswagen’in tüm dünyada genelinde en başarılı modeli olan Tiguan yenilendi.

K arakteristik ikonik tasarımının

ve daha belirginleştirildiği Yeni Tiguan’ın verimli ve yüksek performanslı TSI ve TDI motor seçenekleriyle satışa sunulması planlanıyor. Yeni Tiguan’ı çekici hale getiren yenilikler arasında yeni nesil sürüş asistan sistemleri, dijitalleşen ön panel ve direksiyon kontrol kumandaları ile “I.Q. Light” teknolojisine sahip LED matrix ön farlar gibi teknolojik özellikler bulunuyor.

20 Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

2016 yılında pazara sunulan ikinci nesliyle Volkswagen’in SUV model stratejisinin temelini atan ve birçok modele de ilham kaynağı olan Tiguan dünya genelinde dört Volkswagen fabrikasında üretiliyor. Bugüne kadar 6 milyon adetten fazla üretilen ve 2019 yılında yaklaşık 911 bin adetlik üretimle tüm Volkswagen Grubu’nun en başarılı modeli olan Tiguan, bu başarısını yenilenen tasarımıyla devam ettirmeyi hedefliyor. Yeni Tiguan daha dijital ve daha modern tasarımıyla dikkatleri üzerine çekiyor.

Tamamen yenilenen ön tasarım Yeni Tiguan’ın dış tasarımında ilk olarak tamamen yenilenen ön profil dikkat çekiyor. Radyatör ızgarasında yer alan yeni Volkswagen logosu ile ön görünüm güçlendirilirken, radyatör ızgarası ve LED ön farların birbirini tamamlayan tasarımı sayesinde Yeni Tiguan’ın olduğundan daha geniş görünmesi sağlanıyor. Ön ve arka tamponları tamamen yenilenerek daha göz alıcı bir tasarım çizgisi elde edilmiş.


Auto Konsept

Bagaj kapağı üzerindeki “Tiguan” yazısı ise yeni Volkswagen logosunun altında yerini almış. Dört tekerlekten çekiş sistemi 4MOTION teknoloisine dahip versiyonlarda “4MOTION” yazısı da yeniden tasarlanmış. Yeni “IQ. Light” teknolojisine sahip LED matrix ön farlar Gelişmiş aydınlatma teknolojsine sahip IQ.LIGHT – LED matrix farlar Yeni Tiguan’da ilk kez kullanılıyor. Touareg, Passat ve Golf’ün izlerini takip eden Yeni Tiguan, dünyada türünün en iyilerinden biri olarak kabul edilen bu LED aydınlatma sistemine sahip dördüncü Volkswagen. Her far modülünde yer alan 24 LED, en optimum aydınlatmayı sağlamak amacıyla yol ve sürüş koşullarına göre birbiriyle entegre bir şekilde çalışıyor. IQ LED Matrix ön farların standart olduğu versiyonlarda dinamik ön sinyaller de yer alıyor. LED teknolojisine sahip stop grubu da tamamen yeni bir dizayna kavuşuyor. Elegance ve Rline donanım seviyesinde standart sunulan yeni tasarıma sahip LED “High” stop lambaları dinamik sinyal özelliğini de içeriyor. Yeni nesil bilgi ve eğlence sistemi (MIB3)

Yeni Tiguan’da direksiyon üzerindeki ve kumanda panelindeki tuşlar yerini dijital dokunmatik “touch slider” özelliğine sahip kontrollere bırakıyor. Orta konsolda, klima kontrol fonksiyonları için yepyeni bir dokunmatik panel bulunuyor. Dokunmatik yüzeylere ek olarak, havalandırma ve klima kontrolü için aynı şekilde “touch sliderlar” yer alıyor. R-Line donanım seviyesinde, hoş bir aydınlatmaya sahip dokunmatik yüzeyleri içeren yeni tasarıma sahip çok fonksiyonlu deri direksiyon dikkat çekiyor. Aydınlatmalı USB-C bağlantı noktaları ise klima modülünün altında yer alıyor. Yeni bir özellik daha: “Apple CarPlay” ve “Android Auto” fonksiyonlarının kullanıldığı “App-Connect Wireless” üzerinden uygulamalar artık otomobile kablosuz entegre edilebiliyor. Yeni sürüş asistan sistemleri Volkswagen’in son teknoloji sürüş asistan sistemleri için marka çatısı olan IQ.DRIVE, ile sunulan yarı otonom sürüş asistanı “Travel Assist” Yeni Tiguan’da sürüş deneyiminin bir adım öteye taşıyor. Tiguan’da ilk defa kullanılan bu sistem 210 km/s hıza kadar direksiyon, frenleme ve hızlanma işlemlerini devralabiliyor. Adaptif Hız Sabitleyici ve Şerit takip

asistanı “Lane Assist” fonksiyonlarını kullanan sistem, direksiyon üzerinden tek bir tuş ile aktif hale getirilebiliyor. Sistem aktive edildiğinde dokunmatik sensörler içeren yüzeylere sahip direksiyona sürücünün ellerinin temas etmesi yeterli oluyor. Harman Kardon ses sistemi Yeni Tiguan’da isteğe bağlı olarak sunulan yüksek kaliteli bir ses deneyimi yaşatan Harman/Kardon ses sistemi yer alıyor. Ses sistemi on adet hoparlöre 480 watt’lık güç sağlayarak keyifli bir müzik deneyimi sunuyor. Ses, önceden ayarlanmış dört ses profili kullanılarak ayrı ayrı yapılandırılabiliyor. Verimli ve güçlü motor seçenekleri Yeni Tiguan, 1.5 lt hacminde 2 farklı TSI güç ünitesi ile tercih edilebiliyor. 150 PS motor gücüne sahip versiyon 7 ileri DSG şanzıman ile sunulurken, 130 PS gücündeki versiyon ise manuel vitesle ile sunuluyor.Dizel motor olarak da 2.0 lt hacme sahip 150 PS gücündeki TDI seçeneği yer alıyor. Tüm motorlarda yüksek verimlilik düzeyleri, düşük emisyonlar ve güçlü tork ön plana çıkıyor. Yeni Tiguan’ın, Life, Elegance ve R-Line yeni donanım versiyonları ile Türkiye’de yılın son çeyreğinde satışa sunulması planlanıyor. Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020 21


Auto Konsept

Hyundai Yenİ Elantra N Line’ın Çİzİmlerİnİ Paylaştı • Hyundai, yedinci nesil Elantra’da sportif N Line versiyona yer veriyor. • Elantra N Line, kostümündeki sportif detaylarla daha alçak ve daha geniş bir duruş sergiliyor. • Yeni versiyonla beraber C-Sedan segmentinde farklılık yaratılarak daha fazla dinamizm sunuluyor.

H

yundai’nin performans kolu olan N Departmanı, yine boş durmayarak otomobil tutkunlarına yepyeni bir model daha hazırladı. Genellikle aileler tarafından tercih edilen sedan otomobillere yeni bir soluk getiren Hyundai, popüler Elantra modelinde de sportif N Line serisine yer veriyor. Hyundai’nin N imzalı yeni basamaklı ızgarası, motor sporlarından ilham alan geniş hava girişli ön tamponu, mat gri arka difüzörü, çift çıkışlı egzoz sistemi ve 18 inçlik jantlarıyla oldukça agresif bir yapıda olan Elantra, normal versiyona göre daha düşük ve daha geniş bir duruş sergiliyor. Elantra N Line’ın yandan görünüşü de oldukça ilgi çekici.

22 Auto Tuning World / Eylül - Ekim

2020

Daha büyük frenlere sahip aracın 18 inç alaşım jantları, sportif estetiğini daha da ön plana çıkarıyor. Yan aynalar, N Line logolar ve parlak siyah plastik parçalarla sıra dışı çizgiler de amacına uygun olarak desteklenmiş oluyor. Hyundai, performans ve ralli tutkunları sayesinde popüler olan N markasının daha da yaygınlaşması için N Line versiyonlarına diğer modellerinde de yer verecek.

Güncel olarak Veloster N, i30 N ve i30 Fastback N’nin yanı sıra belirli pazarlarda birkaç N Line modelini de sunan Hyundai, günlük kullanımda sportif ruhu hissettirmek adına en küçük modelden en büyük SUV’a kadar, hemen hemen tüm modellerinde N imzalı parçalar ve gövde kitlerini kullanacak.


Auto Güncel

Automechanika Shanghai Webinarı

C

ovid 19’un Asya Otomotiv Pazarı’na ekileri ve pandemi sonrası süreçte ortaya çıkan yeni fırsatlar üzerine 9 temmuz 2020 tarihinde bir webinar gerçekleştirildi. Serinin ilk webinarında Asya Pasifik (APAC) sektör trendlerine odaklandı. Automechanika Shanghai temmuz ayının başından bu yana güncel durumu değerlendirmek amacıyla ; uzmanlar ve sektörel dernek temsilcileriyle bir araya geldi.

24

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

Alanının önde gelen uzmanları hem otomotiv tedarik zincirinde yaşanan zorlayıcı şartları ve beklentileri hem de otomotiv endüstrisinin geleceğini ve gelişmesini masaya yatıracaklar.

Launch Tech ve Çin Otomobil Bayileri Derneği’nin önde gelen temsilcileri – danışmanlık şirketi Deloitte China, mevcut piyasa verilerini, hükümet politikalarını, dağıtım kanallarını ve hizmet sektörü bilgilerini tartıştı. Moderatörlüğünü Mr. Riky Wang’ın yaptığı webinarda; Dr. Marco Hecker, Ms . Lang Xuehong, Mr. Alan Xu konuşmacı olarak katıldılar. Konuşmacılar son bölümde; pandemi sonrası Asya’daki yeni fırsatlar üzerine görüşlerini açıklandı.


Auto Güncel

ABB, kentsel İhtİyaçlar İçİn İdeal olan kompakt yüksek güçlü şarj ünİtelerini kullanıma sunuyor

B

M verilerine göre, küresel sera gazı emisyonunun yüzde 60’ından fazlası şehirlerden kaynaklanıyor ve 2050 yılına kadar şehirlerin dünya nüfusunun üçte ikisinden fazlasına ev sahipliği yapması bekleniyor. Dolayısıyla, hızla büyüyen bu kentsel yerleşimlerin karbon emisyonunu azaltmak için ileriye dönük etkili adımlar atması gerekiyor ve e-mobilite bunun gerçekleştirilmesinde kilit bir öneme sahip. Ancak, emobilitenin zamanın az olduğu ve alanın zor bulunduğu yüksek nüfus yoğunluklu kentlerde hayata geçirilebilmesi için bu tür zorlukları ele almaya yönelik çözümler geliştirilmelidir. ABB’nin şarj teknolojisindeki son atılımı tam da bunu karşılıyor. ABB’nin en çok satılan şarj ünitesi ailesinin en son üyesi Terra 184 şarj ünitesi, hızlı, kompakt, güçlü ve üç aracı aynı anda şarj edebilme imkanını sunarak araç kullanıcılarına maksimum elverişlilik, şarj ünitesi işletmecilerine de maksimum kazanç fırsatı tanıyor. 180kW’lık şarj gücü sayesinde Terra 184, en son model ya da gelecek nesil özel araçlar,

otobüsler veya kamyonlar gibi her boyutta araç tarafından kullanılabilir. Ancak diğer yüksek güçlü şarj ünitelerinin aksine, Terra 54 modeliyle aynı miktarda, 0.5m2’den daha düşük bir ayak izi bırakıyor. Dahası, modelin inovatif tasarımı, sınırlı alana sahip kentlere göre mükemmel bir hızlı ve kompakt çözüm sunmakla birlikte, ayrı olarak monte edilen güç kabinlerine ihtiyaç olmadığı anlamına geliyor. ABB global E-mobilite Altyapı Çözümleri Başkanı Frank Muehlon, konuyla ilgili olarak “Geçtiğimiz on yıl içerisinde ABB sürdürülebilir ulaşımın temellerini attı. Terra serimize eklediğimiz son parça ile hem kentsel bölgelerin ihtiyaçları hem de yolları doldurmaya başlayan elektrikli araçların ihtiyaçları bakımından, bugünün ve yarının taleplerini göz önünde bulundurarak hareket ettik.” dedi. Terra 184, CCS, CHAdeMO ve AC de dahil olmak üzere piyasadaki tüm şarj standartlarını destekliyor ve 920V’a kadar tüm bataryaların gereksinimlerini karşılayabiliyor. Tasarlanan kişiselleştirilmiş kredi kartıyla ödeme terminali, ekran ve kabloları gibi özellikleriyle ihtiyaca göre düzenlenebilir.

Daha fazla esneklik için, Terra 94 veya 124 gibi diğer Terra modellerini sahip kişiler, gelecekte ekstra güç modülleri ekleyerek şarj çözümlerini Terra 184’e yükseltmeyi seçebilirler. Terra 184, doğrudan ABB kanalıyla ve ABB’nin seçtiği distribütörleri aracılığıyla Avrupa’da Temmuz’dan itibaren, Kuzey Amerika’da Ağustos’tan itibaren ve dünyanın geri kalanında bu yılın dördüncü çeyreğine kadar piyasaya sürülecek. Bu model, ABB Elektrifikasyonun sıfır emisyonlu bir dünya vizyonu çerçevesinde yürüttüğü Miission to Zero projesini destekleyen, güvenli, akıllı ve sürdürülebilir bir şarj çözümü. ABB, sürdürülebilir ulaşım çözümleri geliştirme alanında rakipsiz bir uzmanlığa sahip. ABB, on yıl önce EA şarj ürünleri piyasasına girmesinden itibaren 80’den fazla ülkede 14.000’den fazla ABB DC hızlı şarj ünitesi sattı. ABB, geçtiğimiz günlerde sürdürülebilir ulaşım çözümlerinin dünya çapında benimsenmesine yönelik destekleri ve üstlendiği rol sayesinde 2019 Yılı Global E-mobilite Lideri ödülüne layık görüldü. ABB (ABBN: SIX Swiss Ex), daha üretken ve sürdürülebilir bir gelecek için toplumun ve endüstrinin dönüşümüne enerji veren öncü bir küresel teknoloji şirketidir. Elektrifikasyon, robotik, otomasyon ve hareket portföyünü birbirine bağlayan yazılım ile ABB, performansını yeni seviyelere taşımak için teknolojinin sınırlarını zorlamaya devam ediyor. ABB’nin başarısını 130 yıla uzanan mükemmeliyet geleneği ile bugün 100’den fazla ülkedeki yaklaşık 110.000 çalışanı sürdürüyor.

En çok satılan Terra serisinin uzantısı olan yeni 180kW Terra 184, piyasada mevcut bulunan en yüksek güç yoğunluğu ile an itibariyle en kompakt yüksek güçlü şarj ünitesidir.

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020 25


Auto Konsept

Tüsİad Uyardı : “Serbestlİkten Vazgeçmenİn Malİyetİ Ağır Olur”

TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski, Türkiye’nin yabancı sermaye girişlerinin azaldığı bir döneme girdiğine dikkat çekti. Kaslowski, piyasada serbestliği azaltmanın maliyetinin yüksek olacağını vurgulayarak, krizden çıkış için 2021 yılına işaret etti. Kaslowski, “Arz ve talepte yaşanan bu büyük duruş iflas oranlarını bu yıl artıracak.” dedi.

C

ovid-19 ile birlikte tüm dünyada olduğu gibi ekonomik ve toplumsal anlamda büyük sarsıntı yaşayan Türkiye, 2018 kur krizinin etkisini atlatamadan yakalandığı bu global krizde önemli bir dönüm noktasında. Dünyada tedarik ağı ve ticaret, özgür, demokratik ortamlara doğru yeni bir yol çizmeye hazırlanırken, tam anlamıyla krizden çıkış için 2021’i gösteren iş dünyası, Türkiye’nin yeni dünya düzeninde yer alabilmesi için serbest piyasadan vazgeçmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Başkanı Simone Kaslowski, Türkiye’nin mevcut tablosunu “Aslında son üç yıldır çok düşük bir

26 Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

büyüme patikasında ekonomi, Cumhuriyet tarihimizin ortalama büyüme oranlarının çok altındayız. Bu yıl da ekonomide yüzde 2 oranında küçülme bekliyoruz ki pek çok kurumun çok daha kötümser tahminleri var” değerlendirmeleri ile özetlerken, Türkiye’nin, yabancı sermaye girişlerinin sınırlı kaldığı, yatırımlarını kendi tasarruflarıyla finanse ettiği bir döneme girdiğine dikkat çekti. Negatif reel faizin içeride tasarrufu caydırıcı etki yaptığını anlatan Kaslowski ile Covid-19’un iş dünyasında yaratığı hasarı, dış politikadan ekonomideki son duruma kadar geniş bir çerçevede Türkiye gündemini konuştuk…

TOPYEKÜN DEĞİL DAĞINIK BİR TOPARLANMA ‘İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük kriz’ kabulüyle tüm dünyayı bir dönüm noktasına getiren Covid-19 için bir hasar tespit çalışması yaptığınızda, iş dünyasında ortaya çıkan tabloyu özetler misiniz? Talebin çok hızlı ve sert gerilediği, sağlık endişelerinin her şeyin önüne geçtiği bir dönem yaşadık. Ekonomiye sağlanan destekler ile istihdamımızı büyük ölçüde koruduk, finansmana erişim devam etti. Şimdi belli bazı sektörler haricinde talepte güçlü bir geri geliş görüyoruz. Krizin yükü küçük işletmeler ve kayıt dışı çalışan kesim için çok daha ağır. Çünkü destekler kayıtlı çalışmayı şart koşuyor.


Reel kesime verilen destekler de kredi kanalıyla verildi. Orada küçük işletmeler daha dezavantajlı. Ekonomide toparlanma bazı alanlarda ve bazı kesimler için hızlı ve iyi giderken, diğerlerinde yavaş ve maliyetli olmaya devam ediyor. Topyekün değil dağınık bir toparlanma var diyebiliriz. Bu durum eşitsizlikleri de derinleştiriyor. İFLASLAR ARTACAK Önemli bir borç yükü ile Covid-19 krizine yakalanan işletmelerde, nakit akışındaki durgunluk ve borç yükü de düşünüldüğünde yeni bir iflas ve konkordato zinciri yaşanabilir mi? Piyasaya verilen yüklü miktarda krediler işletmelere zaman kazandırıyor. Elbette arz ve talepte yaşanan bu büyük duruş iflas oranlarını bu yıl artıracak. Ama verilen destekler sayesinde bunun bir zincirleme etkiye dönüşmesinin önlendiğini düşünüyoruz. İcra takipleri yeniden başladı. Taşların yerine oturması için biraz daha beklemek gerekiyor. KRİZDEN ÇIKIŞ 2021’DE Sonbahar döneminde ortaya çıkacak tabloya dair öngörünüz ve enflasyon, büyüme gibi temel ekonomi verilerine dair tahminleriniz nedir? Haziran ayı itibariyle talepte güçlenme var. Bundan sonra da toparlanma devam edecek. Ancak son üç yıldır ekonomi zaten çok düşük bir büyüme patikasında, Cumhuriyet tarihimizin ortalama büyüme oranlarının çok altındayız. Bu yıl yüzde 2 oranında küçülme bekliyoruz ki pek çok kurumun çok daha kötümser tahminleri var. Tam anlamıyla krizden çıkış küresel toparlanmaya bağlı olarak ancak 2021’de olacak. UZUN VADEDE YATIRIMCI GİDER Bu sürecin Türkiye ekonomisinde ve geleceğinde ortaya çıkardığı en büyük risk alanları hangileridir?

Türkiye, yabancı sermaye girişlerinin sınırlı kaldığı, yatırımlarını kendi tasarruflarıyla finanse ettiği bir döneme giriyor. Negatif reel faiz içeride tasarrufu caydırıcı etki yapıyor. Dışarıdan sermaye girişi yoksa ya yatırımlar sınırlı kalacak, ya da tasarrufları artırıcı faiz politikasına geçiş yapılacak. Başka türlü ekonomik dengeyi sağlamak mümkün değil. Hem faiz hem kur aynı anda düşük tutulmaya çalışıldığında rezervlerimizde önemli miktarda düşüş oluyor. Daha fazla rezerv kaybı piyasalarda endişeye neden olabilir, kredi notumuzu etkileyebilir. İthalata vergi koyarak da cari açığı sınırlamak mümkün değil. Bu politika girdi maliyetlerini artırarak rekabet gücümüzü azaltıyor. Rezervlerin geldiği noktada dış borcumuzu ödemekte bir zorluk şu anda görmüyoruz, IMF parasına ihtiyacımız yok. Ama serbest piyasa ilkeleriyle uyumlu politikalara ihtiyacımız var. Serbest piyasayı yönetmek ve istikrarlı tutmak kolay bir iş değil. Ama yönetemediğinizde kapatmak ya da serbestlikten vazgeçmenin maliyeti çok yüksek. Piyasada serbestliği azalttığınızda kontrolünüz artar ve kısa vadede fayda görebilirsiniz ama uzun vadede yatırımcıyı kaybedersiniz. Serbest piyasayı güçlendirdiğimiz dönemlerde ekonomimizin sergilediği performans ortada, 1980’li ve 2000’li yılların başında ciddi atılımlar yaşadık. Şu anda tedarik zinciri piyasa kurallarının çalışmadığı, özgürlüklerin güvence altına alınmadığı yerlerden tekrar Batı’ya kayıyor. Türkiye tedarik zincirlerinden pay almak istiyorsa serbest piyasadan asla vazgeçmemeli. Devreye alınan düşük faizli kredi imkanlarının ekonomik toparlanmaya ne kadarlık bir katkısı olduğunu gözlemliyorsunuz? Borçlandırma temelli olarak ilerleyen bu tedbir politikalarına ve sahadaki sonuçlarına dair değerlendirmeleriniz nedir? Hane halkı ve küçük işletmeler böyle durumlarda krediden ziyade doğrudan nakit desteği sağlanmasına ihtiyaç duyuyorlar. Dolayısıyla onlara özel programlara ihtiyaç var.

Ancak unutmayalım ki kriz başladığında ekonomiye çok yüklü miktarda likiditenin çok hızlı bir şekilde verilmesi gerekiyordu. Bunun reel sektöre yönelik büyük bir kısmının bankalar üzerinden verilmesinin uygun bir yöntem olduğunu düşünüyoruz. Ama bankaların tek başına bu yükün altına girmesi de beklenemez. Hazine garantili krediler bankacılık sektörünün bu likiditeyi sağlamasında önemli bir işlev gördü. Bu krediler özellikle KOBİ’ler için can suyu oldu ve çarkların dönmesine yardım etti. Şimdi de talep üzerinde etkili olduğunu görüyoruz. Sanayi üretimi mayısta nisana kıyasla yüzde 17 arttı. Banka ve kredi kartı harcamaları Şubat seviyelerine geri döndü. KRİZLERE ODAKLANMAKTAN ÜRETKENLİĞE VAKİT KALMIYOR Türkiye ekonomisinde kısa ve orta vadede bir düze çıkış bekliyor musunuz? Bu çıkış hangi hamlelerle gerçekleşebilir? Orta ve uzun vadede politikaların nakit akışı-kredi döngüsünden çıkıp temel konulara, verimliliğe, inovasyona, dijital dönüşüme odaklanması gerekiyor. Son üç yıldır krizlere odaklanmaktan ekonomimizin üretkenliği ve rekabet gücünü tartışmaya vaktimiz kalmıyor. Hâlâ masamızda uzun bir yapılacaklar listesi var. Rekabet gücü korumacılıkla değil, kalite ile verimlilikle olur. Kalite ve verimliliğe odaklanıldığında yatırım olur, istihdam olur, ihracat olur. BELEDİYELERİN ÇALIŞMALARI FAYDALI Uzun bir süredir yüksek işsizlik rakamları ve yüksek enflasyon baskısı altında kalan toplumda derin bir yoksullaşma ve sosyal patlama riski öngörüyor musunuz? Krizin etkisiyle zaten kayıt dışı kesimde verilere de yansıyan ciddi bir istihdam kaybı var. Mart ayı verisinde istihdamın 1 milyon kişi kadar azaldığını gördük. Nisan’da da bu devam etti. Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020 27


İstihdam destekleri durursa faydalanan herkesin işsiz kalması söz konusu değil. Çünkü ekonominin açılmasıyla birçoğu işbaşı yapmaya başladı bile. Ancak desteklerin tamamen kaldırılabileceği bir ortam henüz yok. Turizm, taşımacılık, eğlence ve kültürel faaliyetler gibi alanlar hala kapalı sayılır. İstihdam desteklerinin bu tür sektörlerde mutlaka devam etmesi gerekiyor. Yoksulluğu önlemek için gelir kaybı yaşayan hane halkına doğrudan destekler devam etmeli. Belediyelerimizin bu amaçla yaptıkları çalışmaları da çok faydalı buluyoruz. Yoksullukla mücadelede merkezi ve yerel otoriteler işbirliğini artırarak çalışmaları yürütmeli. BELİRSİZLİKLER YATIRIMCIYI ÜRKÜTÜYOR TÜSİAD Üyelerinin yatırım planlarında Covid-19 nedeniyle ne tür değişimler söz konusu? Türkiye’nin yabancı sermaye akışından bu dönemde bir pay alması mümkün görünüyor mu? Türkiye’nin yabancı sermaye akışından pay alabilmesi için yatırımcı güvenini sağlaması gerekiyor. Coğrafi konumumuz ve AB’de Gümrük Birliği içerisinde olmamız büyük avantaj. Bunun üzerine sağlıklı bir yatırım ortamını yani hukukun üstünlüğünü, adil rekabet koşullarını, bağımsız kurumlarca düzenlenen serbest piyasa ortamını koyabilirsek Türkiye bu fırsatlardan çok daha fazla faydalanacaktır. Belirsizlikler şu anda yatırımcıları ürkütüyor. Ekonomide öngörülebilir politika çerçevesine ihtiyaç var. Son dönemde, karşılaşılan sorunları o anda çözmeye odaklanırken ekonominin kurallarını sıkça değiştiriyoruz. Belki kısa vadede sorunu çözüyoruz ama bu yatırımcı için yeterli değil. Onlar 5 yıl, 10 yıl sonrasının planlarını yapabilmek istiyorlar. Yeni yatırımları çekmek için önce burada halihazırda yatırım yapmış olan yatırımcılara nasıl bir ortam sunduğumuz çok önemli. Yeni yatırımcılar onların deneyimlerine ve görüşlerine çok önem veriyor. 28

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

Mevcut yatırımcı yatırımını artırabileceği bir ortam görmüyorsa yenilerini çekmek de zor olacaktır. Sadece doğrudan yatırımcıları da kast etmiyorum. TL varlıklarımıza finansal piyasalarda yatırım yapan yabancı yatırımcı için de bunlar geçerli. Son dönemlerde kamu bankaları başta olmak üzere ekonominin köşe taşlarında gerçekleştirilen atamalar ile ortaya çıkan ‘liyakat’ tartışmasının ve gerçeğinin, Türkiye’nin güvenirliği ve ekonominin geleceği üzerindeki etkilerine dair değerlendirmeleriniz nelerdir? Bir ülke ekonomisine duyulan güven kurumlara ve süreçlere duyulan güvenle yakından ilgilidir. Liyakat ve profesyonel kariyere dayalı etkili bir bürokrasi, kurumlarımızın kurumsal kapasitelerinin sağlanması için elzemdir. Her düzeydeki terfi ve atamada bu ilkelerin izlenmesi gerekir. Örneğin salgın sırasında Sağlık Bilim Kurulu’nda konusunun uzmanı doktorlarımızın yönlendirmelerinden faydalanılması bu mücadeleyi başarıyla götürmemizi sağladı. Her konuda politika yapıcıların konunun uzmanlarıyla çalışması ekonomimizin başarıya ulaşması için son derece önemli. BARO DÜZENLEMESİNİN GEREKÇESİNİ ANLAMAK ZOR Yatırımlar açısından da büyük önem taşıyan hukukun geldiği nokta ve barolara ilişkin son tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Barolar, yargının üç asli unsurundan biri olan savunmanın anayasal örgütüdür. Savunma devlet gücüne karşı bireyi korumak, doğası gereği eşitsiz olan durumu dengelemek için var. Bu önemli kurumu neredeyse tüm baroların karşı çıktığı bir şekilde düzenlemenin gerekçesini anlamak zor. Teklif sahipleri ile büyük barolar arasında başka sorunlar olduğu biliniyor ama çoklu barodaki amacın tatminkar bir açıklamasına henüz tanık olamadık. Baroların, dayanağını anayasadan alan kamusal güçleri var. Dolayısıyla baroları yalnızca bir temsil ya da sivil toplum kuruluşu gibi görmek tartışmaları yanlış bir odağa yöneltir.

Barolar hukuki destek alamayan kişi ve grupların en büyük destekçisi konumunda. Baroların bölünmesinin, bu hukuki korumayı aşındırması önemli bir risktir. ELEŞTİRİDEN BESLENMELİYİZ Bir süredir hukuk, özgürlük ve demokrasi tartışmalarının yaşandığı Türkiye’de, bazı medya organlarına getirilen ekran karartma kararları ve son olarak sosyal medyada kısıtlama tartışmaları gündemde büyük yer tutuyor. Türkiye’nin bu alanlardaki karnesine dair değerlendirmeleriniz nelerdir? Türkiye’de ifade ve basın özgürlükleri geçmişten bu yana zorlanılan bir alan. Bir kez daha basının ceza örnekleriyle karşı karşıya kaldık. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kriterlerinden biri, toplumu şoke eden görüşlerin dahi ifade özgürlüğü korumasında olması. AİHM’in yargı yetkisini 1987’de tanımış, AB adayı bir ülkeyiz. Kendine güvenen bir ülke olarak çok seslilik ve eleştiriden beslenmeyi tercih etmeliyiz. AB adaylık sürecinde geçmişte sağlanan ilerlemeyi canlandırmamız için de bu çok önemli. İfade özgürlüğünün iftira, hakaret ve şiddet çağrısı ile bağdaşmadığının altını çiziyoruz, ki hukuk zaten bu tür durumlarda devreye giriyor. Dijital dönüşümü tüm dünyanın yaşadığını, sorunların farklı ve yeni nitelikler taşıdığını unutmayalım. Çözümleri ararken diğer ülke tecrübelerini tartışalım. Özgürlükleri koruyan, sınırlamaları ölçülü tutan bir yaklaşım sergileyelim. Bu dijital yatırım ortamının cazibesi açısından da etkileri olacak bir konu. Salgın sürecinde dijitalleşmenin nimetlerinden yararlanıldı. Düzenlemeler, milyonlarca bireyin ve işletmenin yararlandığı dijital ekosistemi geliştirici yönde tasarlanmalı. ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK TARTIŞMALARI ASLA VİCDANA SIĞMIYOR”


Karantina süreci ile birlikte kadına yönelik şiddet olaylarında büyük bir artış gerçekleşti. Bu noktada Türkiye’nin de imza attığı ‘İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeye yönelik açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesini imzalaması ve TBMM’de ittifakla onaylayan ilk ülke olması dünyaya örnek bir adımdır. İstanbul Sözleşmesi, Türkiye ve dünya kadınlarına verilmiş bir söz, güçlü bir taahhüt. Türkiye’nin bu sözden caymayacağına, şiddet uygulayanları cesaretlendirmeyeceğine inanıyorum. Her alanda kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olduğunu içselleştirmek gerekiyor. Son yıllarda zaman zaman alevlenen, hatta TBMM’ye de yansıyan, çocuk yaşta evlilik tartışmaları da asla vicdana sığmıyor. Erken veya zorla evlenmeyi ve çocuk istismarını önlemek devletin ve toplumumuzun en hassas olması gereken konudur. Düzenlemelerde çocuğu koruyan anlayıştan taviz verilmemelidir. AB HEDEFİ MODERNLEŞME TARİHİMİZİN UĞRAK NOKTASIDIR Özellikle Libya, Doğu Akdeniz ve turizm kapılarının açılması çerçevesinde AB ile ilişkiler yeniden hareketli bir döneme girdi. AB’nin de kendi içindeki dinamikler göz önüne alındığında, Türkiye açısından birlik nasıl bir çıta oluşturuyor? AB ile ilişkilerimiz hem içinde yaşadığımız zorlu süreç hem de son 10 yılda iki taraftan da kaynaklanan nedenlerin birikimi ile kritik bir dönemde. Türkiye Avrupa’nın vazgeçilmez bir parçası. Çıkarlarımız ve hedeflerimiz ortak. Özellikle salgın döneminde ticaretin yavaşlaması ve sınırların dolaşıma kapanmasıyla gerek ekonomik gerek turizm açısından AB’nin bizim için vazgeçilmez önemini bizzat tecrübe ettik. AB önümüzdeki dönemde çevre ile uyumlu yeni sürdürülebilir kalkınma modeli ve dijital ekonomi için standart ve düzenlemelere hız verecek. Bu bağlamda Türkiye açısından AB entegrasyon hedefi korunurken,

Gümrük Birliği’nin Avrupa Yeşil Anlaşması ve Dijital Tek Pazar ile uyumu yönünde güncellenmesi en etkili ilerleme zemini olacak. Tedarik zincirlerinin Avrupa bölgesine kaymasının tartışıldığı ve hedeflendiği bu dönemde Türkiye’nin önünde önemli bir fırsat var. AB hedefi bizim için sadece bir ekonomik pazar genişlemesi anlamına gelmiyor. Bu hedef, 19. Yüzyılda Tanzimatla başlayan ve 20. Yüzyılda Atatürk devrimlerinin en başarılı ve dönüştürücü dönemini oluşturduğu modernleşme tarihimizin 21. Yüzyıldaki güncel uğrak noktasıdır. Türkiye transatlantik ittifakın önemli bir parçası, AB üye adayı bir ülke olarak kural temelli bir düzeni, demokratik hukuk devletini, kuvvetler ayrılığını ve özgürlükleri güvence altına alan; dış politikada diplomasiyi, diyaloğu, barışı önceleyen bir tutum içinde Avrupa’nın geleceğine katkı sağlayabilir. AB-Türkiye arasında yaşanan karşılıklı güven sorunlarını her iki taraf da yaratıcı ve akılcı yöntemlerle aşarak işbirliğini ve yakınsamayı hedeflemeli. Gündemimiz karşılıklı yaptırımlar ve cepheleşmeler olmamalı. İTTİFAKLARIN NİTELİĞİ ÇOK ÖNEMLİ Libya ile imzaladığı ‘Askeri İşbirliği ve Güvenlik Anlaşması’ çerçevesinde bölgedeki sürece dahil olan Türkiye’nin Libya ve Doğu Akdeniz politikasına dair değerlendirmeleriniz nelerdir? Uluslararası sistemin ve jeopolitik dengelerin ciddi kırılmalar geçirdiği, ittifakların dönüştüğü bir dönemdeyiz.

Salgın dönemi de buna daha elverişli bir ortam yarattı. Böyle kaosa dönüşmeye elverişli dönemlerde her ülkenin kendi ulusal çıkarları temelinde güvenlik politikalarını gözden geçirmesi ve zayıf yönlerini güçlendirmeye çalışması doğaldır. Türkiye’nin de geleneksel güvenlik ve savunma ittifak ilişkilerinden kopmadan bunu takviye edici adımlar atması normaldir. Özellikle Doğu Akdeniz bölgesi jeopolitik rekabetin yoğunlaştığı bir alan olarak her ülkenin başta enerji kaynakları olmak üzere stratejik arayışlarında ön plandadır. Diğer yandan atılan bu adımların yeni belirsizlikler ve riskler yaratmaması, yerel koşullar, rakip ülke ve ittifakların güç ve stratejilerinin doğru hesaplanması, hedeflerimizle kapasitemiz arasında uyum olması, ülkemiz içinde geniş bir uzlaşıya ve kurumsal diplomatik birikime dayanması başarısı için önkoşuldur. Bunlar başta “kurtuluş” ve “kuruluş” dönemlerimiz olmak üzere Cumhuriyet dönemi dış politikamızın süreklilik taşıyan yönleriydi. Genel olarak Doğu Akdeniz kaynaklarının taraf ülkeler arasında karşılıklı gerilimleri değil, işbirliklerini sağlayacak hakkaniyetli bir paylaşımına yol açacak politikalar herkesin lehinedir. Karşı karşıya olduğumuz riskleri önlemek bakımından son dönemlerde geri planda kalan diplomatik yumuşak gücümüzün eskisinden daha ağırlıklı şekilde kullanımı ve sahadaki jeopolitik ittifakların niteliği çok önemli. Son olarak, Kıbrıs sorununun çözümünün de bölgesel riskleri azaltacağını dikkate almak gerek.

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020 29


Markaloji

Türkiye’deki güncel MercedesBenz kompakt sınıf ailesinin altıncı modeli olarak satışa sunulan Yeni GLA, işlevsellik, geniş iç mekân ve yüksek güvenlik özellikleriyle öne çıkıyor.

30

Yenİ Mercedes-Benz GLA Türkİye’ye geldİ M

ercedes-Benz’in kompakt SUV sınıfındaki ilk modeli olan GLA, tamamen yenilenen ikinci jenerasyonu ile Temmuz ayından itibaren Türkiye’de satışa sunuldu. 163 HP’lik turbo benzinli motor ve 7G-DCT otomatik şanzımanın standart olarak sunulduğu Yeni Mercedes-Benz GLA 200, 412.500 TL’den başlayan Progressive donanım paketine ve 454.000 TL’den başlayan AMG donanım paketine sahip. Yeni GLA, altıncı model olarak Mercedes-Benz’in güncel kompakt sınıf model ailesini tamamlarken, aynı zamanda markanın başarılı SUV ürün gamının giriş seviyesini oluşturuyor. Önceki nesil ile kıyaslandığında daha güçlü bir karakter sergileyen Yeni GLA, 1.611 milimetrelik yüksekliği ile önceki nesline oranla 10 cm daha fazlasını sunuyor. Yeni GLA’da hem SUV tipi otomobillere özgü yüksek oturma pozisyonu hem de ön koltuklardaki baş mesafesi artmış durumda. Yeni GLA’nın uzunluğu önceki nesline göre 1,5 cm kadar kısalmasına rağmen, arka koltuk diz mesafesi önemli oranda artırıldı. Dikleştirilmiş ön bölüm, kısa ön ve arka gövde uzantıları kadar otomobilin etrafını çevreleyen korumalar da arazi araçlarına özgü karakteristik tasarım unsuru olarak devreye giriyor.

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

Şükrü Bekdikhan: “Yeni GLA, şehir hayatının macerasını yaşayanların SUV’si” Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan yeni GLA’nın Türkiye’de satışa sunulmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada: “Yeni Mercedes-Benz GLA, şehir hayatının macerasını yaşayanların SUV’si. Off-road karakterli araçların sağlam yapısını, konforlu şehir aracı kimliğiyle aynı modelde bir arada sunuyoruz. Tasarıma ve güvenliğe önem veren, aynı zamanda macera ruhlu kitleyi Yeni GLA ile birlikte MercedesBenz markasıyla tanıştırmayı umuyoruz.” dedi. Mercedes-Benz olarak Premium kompakt SUV sınıfında Yeni GLB ve Yeni GLA ile iki ayrı alternatif sunarak farklı beklentileri karşılayacaklarını ifade eden Şükrü Bekdikhan: “Yeni A-Serisi Hatchback ile başlattığımız kompakt sınıftaki model yenileme atağımızı, geçtiğimiz ay satışa sunduğumuz Yeni GLB ve Temmuz 2020 itibarıyla satışına başladığımız Yeni GLA ile tamamlıyoruz. Böylece kompakt sınıfta toplam altı farklı seçenek sunarak, müşterilerimizin talep ve beklentilerini daha fazla karşılar pozisyona geleceğiz. Yeni GLA’nın da katkısıyla Premium kompakt segmentteki atağımızı sürdürüyor ve

GLA satışlarımızın en az üçte birinin daha önce Mercedes-Benz markasını deneyimlememiş kişilerden olmasını hedefliyoruz.” dedi. Kendinden emin ve dinamik tasarım Yeni Mercedes-Benz GLA, tasarım detaylarıyla kendinden emin bir görünüm sergiliyor. Ön bölümde başlayan çizgi A sütununu takip ederek kompakt cam alanların oluşturduğu yaşam alanıyla bütünleşiyor. Motor kaputunun üstündeki “güç kubbeleri” kadar 20 inç’e kadar jantlar seçenekleriyle de kendinden emin ve dinamik tasarımı vurguluyor. Sadeleştirilmiş çizgiler ve yalın tasarımın yansıması olan düzgün yüzeyler sportiflik ile modern tasarımı özenle harmanlıyor. Güçlü omuz çizgisi kadar coupé tarzında cam çizgisi de GLA’ya özgü bir tasarım özelliği olup otomobilin dinamik ve şık görünümünü daha da vurguluyor. Mercedes-Benz markasının diğer SUV modelleri gibi GLA’da da geniş boşluklara sahip olan, ortasından yatay bir çıta geçen ve merkezinde bir “Yıldız” taşıyan bir ön radyatör ızgarası dikkat çekiyor. Markaya özgü bir uygulama olarak farların iç grafik dizaynı dahil olmak üzere birçok kaliteli detay öne çıkıyor.


Markaloji Kaslı omuz çizgisi önden arkaya doğru genişleyerek güçlü bir arka görünümü beraberinde getiriyor. Kapıların alt kenarı ise marşpiyelerin üzerine biniyor. Böylece binmeinme hareketleri daha konforlu hale gelirken, aynı zamanda pantolon paçalarının kirlenmesi önleniyor ve daha da önemlisi yandan çarpışma güvenliği artıyor. Otomobili çevreleyen kaplamalar bir yandan ek koruma faktörü olarak devreye girerken diğer yandan ön ve arka tampon altı eklentileri gibi otomobilin off-road karakterine vurgu yapıyor. Bagaj kapağına kadar uzanan iki parçalı arka aydınlatma grubu tasarımı ve tampona entegre edilen geniş reflektör, bir yandan daha geniş bir bagaj açıklığına imkan tanıyarak yükleme kolaylığını desteklerken aynı zamanda otomobilin arkadan bakıldığında daha geniş ve güçlü görünmesini sağlıyor.

Dış ebatlar Uzunluk Genişlik Genişlik aynalar dahil Yükseklik Dingil mesafesi İz genişliği ön İz genişliği arka İç ebatlar Baş mesafesi ön Baş mesafesi arka Bacak mesafesi ön Bacak mesafesi arka Dirsek genişliği ön Dirsek genişliği arka Omuz mesafesi ön Omuz mesafesi arka Yükleme alanı genişliği maks Yükleme alanı derinliği maks Bagaj ağzı genişliği Bagaj hacmi VDA lt

Alüminyum tavan rayları ve krom kaplamalı bagaj eşiği de fonksiyonelliği desteklerken otomobilin off-road karakterini güçlendiriyor. Modern ve kaliteli iç mekân Yeni GLA’da, ön konsol sürücü ve yolcu tarafı görsel olarak ayrılmış temel bir gövdeden oluşuyor. Sürücü tarafını ve orta konsolu geniş ekranlı mimari domine ederken yolcu tarafında şık tasarımlı süslemeler görülüyor. Söz konusu ekranlar iki adet 7 inçlik (17,78 cm), biri 7 ve diğeri 10,25 inç (26 cm) ve iki adet 10,25 inç olmak üzere üç farklı versiyon olarak sunuluyor. Mercedes-Benz GLA, Edition1, AMG Line, mountaingrau magno Mercedes-Benz GLA, Edition1, AMG Line, mountain grey MAGNO Toplam beş adet havalandırma çıkışı, türbin motorlarını andıran yuvarlak görünümü ile şık ve sportif bir görüntü sergiliyor. Kapı panelleri ile konsol tasarım olarak birbiri ile bütünleşiyor.

MBUX (Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence multimedya sistemi standart olarak sunulurken aynı zamanda isteğe bağlı olarak farklı donanımlarla da kullanıcı tarafından kişiselleştirilebiliyor. Sistem; yüksek performanslı işlemci, yüksek görüntü kalitesi ve grafikler, görsel kişiselleştirme olanakları, ön camda sanal gösterge paneli, arttırılmış gerçekliğe sahip navigasyon, öğrenme yeteneği olan yazılım ve “Hey Mercedes” kelimesiyle etkinleşen akıllı sesli komut sistemi gibi özelliklerle öne çıkıyor. Artan iç mekân boyutları ve fonksiyonellik Her ne kadar yerini aldığı öncüsüne kıyasla daha kısa olsa da yeni GLA daha geniş bir iç mekân hacmi sunuyor. Tabloda da görüldüğü üzere arka koltuk diz mesafesi ve bagaj hacmi önemli oranda artış gösteriyor:

GLA

Önceki Nesil

Fark

Mm Mm Mm Mm Mm Mm Mm

4.410 1.834 2.020 1.611 2.729 1.605 1.606

4.424 1.804 2.022 1.507 2.699 1.559 1.560

-14 +30 -2 +104 +30 +46 +46

Mm Mm Mm Mm Mm Mm Mm Mm Mm Mm Mm

1.037 969 1.045 976 1.456 1.455 1.419 1.393 1.272 1.422 1.050 435

1.015 975 1.063 860 1.422 1.410 1.391 1.350 1.187 1.395 1.045 421

+22 -6 -18 +116 +34 +45 +28 +43 +85 +27 +5 +14

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020 31


Markaloji

Daha yüksek ve daha dik konumlandırılan sürücü ve ön yolcu oturma pozisyonu, öncüsüne oranla daha fazla SUV karakteri sunuyor. Sürücü ve ön yolcu, Yeni GLA’da A-Serisi’ne kıyasla 140 mm ve B-Serisi’ne kıyasla 50 mm daha yüksekte oturuyor. Yüksek oturma pozisyonu kadar daha ince sütun tasarımlarının da katkısıyla daha fazla görüş alanı sunuluyor. Toplamda 140 mm kadar ilerigeri hareket edebilen manuel ayarlanabilir arka koltuklar ihtiyaca göre daha fazla bagaj alanı ya da diz mesafesini kullanım amacına bağlı olarak ayarlama imkânı sunarken, sırt eğimi, oturma pozisyonunu ayarlama imkânı sunuyor. 40:20:40 oranında üç parça halinde katlanan arka koltuklarla bagaj hacmi daha büyük nesneleri taşımak üzere büyütülebiliyor. Standart olarak sunulan yükseklik ayarlı bagaj zemini fonksiyonelliği destekliyor. Teknik

Özellikler

Örneğin arka koltuklar katlı konumda bagaj zemini üst konumda tutulursa ön koltuk sırtlıklarına kadar uzanan neredeyse tamamen düz bir yükleme zemini elde edilebiliyor. Ayrıca arka koltuklar ileri kaydırılarak bagaj zemini en alt konuma getirildiğinde koli gibi büyük nesneler taşınabiliyor. Sürüş yardım sistemleriyle daha kontrollü ve güvenli bir sürüş Yeni GLA, sürücüyü destekleyen ve sürücünün hayatını kolaylaştıran en güncel sürüş yardım sistemleriyle kompakt sınıftaki en üst güvenlik seviyesini sunuyor. Sürüş Yardım Paketi’nin en güncel özellikleri olarak acil durum manevra yardımcısı, acil durum şerit yardımcısı, araçtan çıkış kör nokta uyarı sistemi ve hatta yaya geçidindeki kişilerin algılanması gibi özellikler bulunuyor. Bunun dışında; DISTRONIC, aktif takip yardımcısı, aktif direksiyon yardımcısı, hız sınırına otomatik uyarlama yardımcısı, tıkanıklık acil

fren fonksiyonu, aktif şerit takip yardımcısı, aktif kör nokta yardımcısı, çapraz trafik fonksiyonuna sahip aktif fren yardımcısı ve PRE-SAFE® PLUS gibi özellikler Sürüş Yardım Paketi’nde devreye giriyor. DISTRONIC, aktif takip yardımcısı, duran aracı algılayarak fren yapıyor, aktif park yardımcısı ve navigasyon ile birlikte dur-kalk trafikte otonom olarak duruyor ve öndeki araca bağlı olarak otomatik olarak tekrar harekete geçiyor ve ayrıca ECO sürüş modunda “süzülme” fonksiyonunu devreye sokuyor. Aktif direksiyon yardımcısı; otomobil durduktan sonra merkezi kilitleri açarak acil durum çağrısı yapan SOS fonksiyonu ile aktif acil durdurma yardımcısı, navigasyon ile birlikte aktif şerit değiştirme yardımcısı, otoyollardaki dur-kalk sıkışıklığında 60 km/s’nin altındaki hızlarda acil durum şerit yardımcısı gibi fonksiyonları bünyesinde barındırıyor.

GLA 200[1]

Şanzıman 7G-DCT çift kavramalı otomatik Hacim (cc) 1.332 Maksimum güç (kW/PS) 120/163 Devir/dakika 5.500 Maksimum tork (Nm) 250 Devir/dakika 1.620-4.000 Karma Koşullarda Yakıt tüketimi (l/100 km) 6,0-5,7 Karma Koşullarda CO2-Emisyon salım değeri (gr/km) 137-130 Hızlanma 0-100 km/s (sn) 8,7 Maksimum hız (km/s) 210 32

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020


Sektör

İngİlİz Hükümetİ Elektrİklİ Araç Teknolojİsİne 73,5 Mİlyon Sterlin Yatırım Yaptı

B

u bütçe on proje arasında paylaştırılacak ve gerçekleştirilen çalışmalar İngiliz Hükümetinin korumasında olacak. Konuyla ilgilenen Bakan Nadhim Zahawi, İngiliz hükümetinin yeşil otomotiv teknolojisine 73 milyon £ ‘dan fazla yatırım yapacağını doğruladı. Finansman, Jaguar Land Rover’ın hidrojen yakıt hücresi geliştirme şeması ve BMW Motorsport’un daha düşük maliyetli piller geliştirme planı dahil olmak 36 Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

üzere 10 çevre dostu proje arasında bölünecek. Finansmana dahil edilen diğer projeler arasında; geri dönüştürülebilir piller, gelişmiş elektrik sistemleri ve ultra hafif bileşenler üretme planları yer alıyor. Çarpmaya dayanıklı ve hafif batarya muhafazaları için üretim süreçleri oluşturma projesi; içten yanmalı motorların verimliliğini artırmak için tasarlanmış bir enerji geri kazanım sistemi araştırmasıyla birlikte fon da alacak.

Ulaştırma Bakanlığı’na (DfT) göre, 73.5 milyon sterlinlik yatırım; “otomotiv endüstrisini fosil yakıt teknolojilerine olan bağımlılığından daha da uzaklaştıracak” ve araştırma ve imalat sektörlerinde 14.000’den fazla işi koruyacaktır. Departman ayrıca paranın İngiltere’de daha düşük emisyonlu otomobillerin, ticari araçların ve bileşenlerin inşa edilmesini sağlayacağını umuyor.


Sektör

Ulaştırma Bakanlığı’na (DfT) göre, 73.5 milyon sterlinlik yatırım, “otomotiv endüstrisini fosil yakıt teknolojilerine olan bağımlılığından daha da uzaklaştıracak” ve araştırma ve imalat sektörlerinde 14.000’den fazla işi koruyacak. Departman ayrıca ayrılan bütçenin, İngiltere’de daha düşük emisyonlu otomobillerin, ticari araçların ve bileşenlerinin üretimini sağlayacağını umuyor. Otomotiv endüstrisi gövdesi ve Motor Üreticileri Derneği’nden (SMMT), Covid-19’dan sonra sektörün yeniden başlatılması ve sürdürülebilirlik için hükümetten yardım istedi. Organizasyona göre, koronavirüs krizi devam ederken altı otomotiv işinden biri risk altına girdi ve personelin yüzde 34’ü hala öfkeli. DfT, sektörün toparlanmasını ve yeşil olmasını istiyor ve daha çevre dostu ulaşım biçimlerine geçişin, İngiltere’nin 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonu hedefine ulaşmasına yardımcı olmak için

“hayati” olacağını söylüyor. Bu hareketin ekonominin büyümesine ve “daha yeşil endüstrilerde” istihdam yaratılmasına yardımcı olacağını söylüyor. İşletme, Enerji ve Sanayi Stratejisi Bakanlığının Meclis Dışişleri Bakanı Zahawi, hükümetin nakit desteğinin; otomotiv sektöründeki “binlerce” işi destekleyeceğini söyledi. Zahawi, “Gelecekteki pil tasarımı açısından olsun, Ford Transit’in hafif bir versiyonunu oluşturuyor olsun, İngiltere’nin her yerindeki şirketler, ileri otomotiv teknolojisinde dünyaya liderlik ediyorlar” dedi. Zahavi sözlerini şu şekilde noktaladı: “Sağlanan bu finansman sadece otomotiv şirketlerinin bizi 2050 yılına kadar net sıfır emisyon yolunda tutmada kalmayacak, aynı zamanda binlerce işi de destekleyecek ve endüstrinin ekonomik toparlanmasına doğru hoş bir adım olacaktır.”

Bu arada Worcestershire’daki Redditch Milletvekili ve DfT’deki parlamento dışişleri bakanı Rachel Maclean, yatırımın İngiltere’yi de 2050 emisyon hedefine yaklaştıracağını söyledi. “Yeşil taşımacılıkta toparlanmamızı başlatmaya çalışırken, yeni teknolojiler ve daha temiz yakıtlar daha yeşil ve daha müreffeh bir ekonomi hedefimize ulaşmada daha büyük bir rol oynayacak” dedi. “Geri dönüştürülebilir pillerden son teknoloji ürünü motorlara kadar, bu fon sadece binlerce iş yaratmakla kalmayacak, aynı zamanda 30 yıl içinde net sıfır hedefimize ulaşmamıza bir adım daha yaklaşacaktır.” World Media Group ( WMG ) News Service

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020 37


Sektör Tek

38 Auto Tuning World / Mayıs - Haziran

2020


r knoloji Auto Tuning World / MayÄąs - Haziran

2020

39


Sektör Haber

HYUNDAİ 2020 GELECEĞİN MOBİLİTE ÖDÜLLERİNİ KAZANDI KAIST, geleceğe yön verecek konsept otomobillere Yılın Mobilite Ödülleri’ni dağıttı. Hyundai, HDC-6 NEPTUNE ve escooter ile “Genel ve Ticari” ve “Kişisel” kategorilerini kazandı. Hyundai konseptleri, toplam 71 yeni araç arasında birinci olarak tüm dikkatleri üzerine çekti.

H

yundai Motor Company, HDC-6 NEPTUNE ve e-scooter’ı ile 2020 Geleceğin Mobilite Ödülü’nü (FMOTY) kazandı. Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (KAIST) Yeşil Ulaşım Bölümü tarafından 2019 yılında verilmeye başlanan ödüller, mobilite açısından geleceğe yön veren konsept araçlara özel bir anlam yüklüyor. FMOTY, hidrojenle 42 Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

çalışan yakıt hücreli kamyon konsepti HDC6 NEPTUNE’ü “Kamu ve Ticari” kategorisinde, e-scooter’ı ise “Kişisel” kategorisinde ödüllendirdi. Ödüller, 11 ülkeden en iyi otomotiv gazetecileri de dahil olmak üzere toplam 16 jüri üyesinin oylarıyla veriliyor. Hyundai, birçoğu uluslararası otomobil fuarlarında tanıtılan toplam 71 konsept arasından üç kategoride

değerlendirildi. Geçtiğimiz Kasım ayında Kuzey Amerika Ticari Araç Fuarı’nda tanıtılan HDC-6 NEPTUNE, 1930’ların ikonik Art Deco demiryolu trenlerinden ilham alınarak tasarlandı. Çevre dostu ticari araçlara öncülük edenbu konsept, Hyundai’nin sıfır karbon emisyonlu gelecek vizyonunu da gözler önüne seriyor. Sıfır karbonlu ve çevre dostu ticari araçlara olan talebin artması


Sektör Haber

beklendiğinden, FMOTY jüri üyeleri debu önemli ödülle konsept araca fazlasıyla destek vermiş oldular.

da anlaşılacağı gibi elektrikli scooter, araçlara entegre edilecek ve hareketliliğini sağlamak için kendi kendini şarj edebilecek. 2017 yılında Tüketici Elektroniği beklendiğinden, FMOTY jüri Fuarı’nda (CES) tanıtılan e- üyeleri debu önemli ödülle scooter ise gelecekteki araçlar konsept araca fazlasıyla destek için iyi bir seçenek olarak vermiş oldular. değerlendiriliyor. Adından

2017 yılında Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) tanıtılan escooter ise gelecekteki araçlar için iyi bir seçenek olarak değerlendiriliyor. Adından da anlaşılacağı gibi elektrikli scooter, araçlara entegre edilecek ve hareketliliğini sağlamak için kendi kendini şarj edebilecek.

Auto Tuning World / Eylül - Ekim

2020

43


Sektör Konsept

DASSAULT SYSTÈMES TÜRKİYE ÜLKE MÜDÜRÜ ELİF GÜRDAL: EKLEMELİ ÜRETİM; OPTİMUM İMALAT, MAKSİMUM POTANSİYEL DEMEK

E

klemeli üretimde, 3 boyutlu yazıcıda malzemenin dijital yapım verileri doğrultusunda katman katman yapılandırılması - eklenmesi- ile ürün ve parça elde ediliyor. Bunu modern makineler arasında optimum etkileşim, bulut tabanlı bir platformda akıllı bir ağ kurulması ve olgun 3 boyutlu yazdırma süreçleri ile gerçekleştirmek mümkün. 3 boyutlu yazıcılarda bugün başlıca malzeme olarak metaller, özel plastikler ve sentetik reçineler kullanılıyor. Parça optimizasyonu, daha düşük ağırlıklar Eklemeli üretim; otomotiv ve havacılık, metal işçiliği ve tıp gibi, hafifletilmiş parçaların önemli olduğu alanlarda 44 Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

halihazırda önemli bir yere sahip. Örneğin, havacılık sektöründe, uçakta kullanılacak parçaların ağırlıklarını en aza indirmek amacıyla eklemeli üretim yapılıyor. Bu sayede parça üretiminde azımsanmayacak bir malzeme tasarrufu sağlanıyor. Toplam ağırlığın azaltılması, aynı zamanda uçağın tüketim değerlerini de doğrudan etkileyerek çevreye uyum açısından da olumlu bir sonuç veriyor. Airbus senelerdir Dassault Systèmes’in 3DEXPERIENCE platformunu ve CATIA tasarım ve geliştirme uygulamalarını kullanıyor. Dassault Systèmes ile güçlerini birleştiren Airbus, özel bir 3 boyutlu tasarım aracı da geliştirdi. “MyShape”, Airbus A350’nin parça üretiminde kullanılıyor. Airbus, yeni parçaları jeneratif tasarımla

üretebiliyor yani yeni parçalar artık orijinal dizayn üzerinden değil işleve göre geliştiriliyor. Mühendisler, uçağın ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan parça şeklini bulmak istediklerinde, Dassault Systèmes’in yazılımı o parçanın optimum tasarımını baştan yaratıyor. Daha sonra yeni parçaların kullanımı üzerine yapılan simülasyonlarla ise örneğin olası farklı malzeme yapıları geliştiriliyor veya o parça daha da optimize ediliyor. Bu tür bir proses, yeni parça geliştirme sürecini büyük ölçüde hızlandırıyor. Simülasyonun bir diğer avantajı da parçaların ısıl yamulma paylarının henüz planlama aşamasında hesaplanabilmesi. Malzeme özelliklerine bağlı olarak 3 boyutlu yazıcının üretimi sırasında ve sonrasında ortaya çıkan


Sektör Konsept

Eklemeli üretim yani addictive manufacturing, halihazırda çeşitli sektörlerde yerini sağlamlaştırdı. 3 boyutlu yazıcı ürünleri, çeşitli sektörlerde hem üretici hem de tüketici tarafında popülerlik kazanıyor. Bu teknoloji, başta prototip ve tek parça üretiminde olmak üzere bariz avantajlar sağlıyor: Esneklik, maliyet düşürme ve hız. Bu sayede Eklemeli üretim, bir şirkete rekabet avantajı kazandırıyor. Gelecek, özellikle kullanılan malzemeler bakımından devasa değişikliklere gebe. Üstelik, bu teknolojiyi seri üretime de uyarlama çalışmaları var. Dassault Systèmes Türkiye Ülke Müdürü Elif Gürdal, eklemeli üretim hakkında konuştu.

Auto Tuning World / Eylül - Ekim

2020

45


bu durum, nihai ürünün işlevselliğini etkileyebiliyor. Bu sorunu ısıl yamulma simülasyonu ile çözen CATIA, sonucun doğrudan geometrik hesaplamalarda kullanılmasına olanak tanıyor. Böylece parçanın son hali, tam olarak istenilen şekle sahip oluyor. Malzeme maliyetlerinin düşürülmesi Öte yandan, eklemeli üretimdeki tek önemli unsur, malzeme yapısı değil. Bir diğer amaç da değerli malzemelerden mümkün olduğunca tasarruf etmek. Şirketler, topoloji optimizasyonu ile malzeme kullanımının iyileştirilmesine odaklanabiliyorlar. Böylece geleneksel üretim yöntemlerine kıyasla, örneğin metal parçalarda genellikle büyük makaralarda haddeleme sonucu oluşan malzeme fireleri de azalıyor. Geleneksel üretim sonrasında arta kalan malzemeler aynı amaçla yeniden kullanılamaz. Eklemeli üretimde ise 46 Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

parçalar katmanlar halinde üretiliyor ve malzeme artığı olmuyor. Ayrıca, eklemeli üretim sayesinde normalde montaj gerektiren parçalar tek parça halinde de üretilebiliyor. Yani burada, çok zaman alan makine kurulumları yok. Aksine, parça takımının tamamı 3 boyutlu yazıcıda katman katman üretiliyor. Bu da sadece üretim süresini değil takımın parçalarını tek tek yazdırma sürelerini de kısaltmış oluyor. Bir şirket, üretime ayırdığı süreden tasarruf ederken malzeme maliyetlerini de sürdürülebilir biçimde azaltabiliyor.

Airbus, eklemeli üretimle “buy to fly” oranını geleneksel parça üretiminin onda birine indirmeyi başardı. “Buy to fly” oranı, satın alınan malzemenin miktarı ile , son noktada uçağa yerleştirilen malzemenin miktarı arasındaki ilişki anlamına geliyor. Airbus, bir A350 uçağında eklemeli olarak ürettiği 1.000’den fazla parça kullanıyor.

Özel taleplere esnek çözümler Eklemeli üretimin başka bir avantajı da prototiplerin veya tek parçaların, esnek olarak ve klasik üretime kıyasla daha düşük maliyetlerle geliştirilebilmesi. Şirketler, müşteri taleplerini karşılama süreçlerini optimize edebiliyor. Bu teknoloji özellikle tüketici ürünleri sektörünün işine yarayacak. Ayakkabı markası ECCO, 3 boyutlu tarama ve 3 boyutlu yazdırma teknolojilerini buluşturan “QUANT-U” adlı bir kişiselleştirme projesi başlattı. Seçili mağazalarda, müşterilerin ayak ölçümleri yapılıyor ve kendilerine uygun ayakkabı ölçüleri belirleniyor. Ardından hızlıca kişiselleştirilmiş bir ayakkabı modeli üretiliyor. Hemen mağazada!. Bu esneklik, özel prototip veya yedek parça üreten şirketlere de fayda sağlıyor. Eklemeli üretim, müşteriyle yakın işbirliği halinde hızlı ve esnek imalat olanağı tanıyor. Mesela imalat faaliyetleri büyük oranda Avrupa’da olan bir şirketin Hindistan’da ye-


dek parça ihtiyacı doğarsa kolayca yerinde 3 boyutlu üretim yapmak mümkün. Bu iş sizi sadece müşterinize yakınlaştırmakla kalmıyor, nakliye masraflarına da yardımcı oluyor. Gelecekte bizleri neler bekliyor? Eklemeli üretim şu anda prototip veya özel parça üretimi ya da küçük ölçekli seri üretim yapmak isteyen sektörlerde öne çıkıyor. Yine de 3 boyutlu yazdırma teknolojisinin seri üretimde kullanımına yönelik çalışmalar mevcut. Tıp sektöründe, özellikle malzeme kullanımına dair yoğun bir Ar-Ge süreci yürütülüyor. Otto Bock Healthcare, inovasyon ürünü olan “Michelangelo” biyonik eli rekor sürede ve kusursuz biçimde üretti. Tıp mühendisliği şirketi, Dassault Systèmes’in 3DEXPERIENCE platformu ve CATIA Imagine & Shape uygulaması ile biyonik elin yüzey tasarımını optimize etti ve bu modele “hayat verdi”. Günümüzde organ onarımı alanındaki umut vadeden projeler de ileride pek çok kişiye yardımcı olabilir. Biçim katsayısının en aza indirilmesinin önemli olduğu ileri teknoloji ve elektronik sektörlerindeki olası kullanımlar da ilginç bir tablo çiziyor. Bu alanlarda da sensör teknolojisinin veya elektronik cihazların, eklemeli üretim çıktılarına doğrudan entegrasyonu akla geliyor. Örneğin, ölçüm aletlerinin sensörleri doğrudan elektronik cihazlara takılacak şekilde yazdırılabilir. Bugün normalde 50 gün süren karmaşık ve çok katmanlı devre kartı üretimini 3 boyutlu yazdırma teknolojisiyle 15 saatte yapabilen ilk tedarikçiler ortaya çıktı bile. Eklemeli üretim, bir trendden çok daha fazlası; yıkıcı bir teknolojiye dönüşmesi kaçınılmaz ve gelecekte daha da önem kazanacak. Şirketlere inovatif geliştirme, esnek üretim ve sürdürülebilir maliyet düşüşleri ile daha çevik operasyonlar ve rekabet avantajları sunuyor.


Sektör Haber

Daha Genİş Ve Daha Sportİf Hyundai Yenİ Kona’dan İlk Esİntİler Hyundai KONA, makyajlanmış haliyle olduğundan daha sportif bir karaktere bürünüyor. N Line versiyonuyla da tasarımı iyice güçlenen otomobil, B-SUV segmentinde fark yaratacak. Daha geniş, daha şık ve daha teknolojik olan otomobil ile ilgili detaylar çok yakında açıklanacak.

H

yundai Motor Company, B-SUV segmentinde oldukça popüler olan modeli KONA’nın yenilenmiş halinin ilk çizimlerini paylaştı. Tasarımıyla güçlü bir izlenim bırakan Yeni KONA ve KONA N Line, B-SUV segmentinde marka adına yepyeni bir güç olacak. Daha geniş bir duruş ve daha şık görünüm Geliştirilmiş Yeni KONA, bir

48 Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

önceki modele göre daha geniş bir duruşa ve daha şık bir görünüme sahip. Markanın üst düzey tasarımcıları tarafından köpekbalığından esinlenerek hazırlanan otomobil, yepyeni bir ön görünüme kavuşuyor. Konumu yükseltilmiş gündüz farları (DRL), araca sportif ve aynı zamanda sofistike bir stil kazandırıyor. Ön tarafta yer alan farlarla beraber, tampon ve yeni ızgara güçlü ve cesur görünümüne katkıda bulunuyor.


Sektör Haber

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020 49


Sektör Haber

Sportif SUV sevenlere KONA N Line Yeni KONA N Line, normal versiyona göre daha alçak bir görüntüye sahip. Bu duruşu destekleyen geniş hava girişleri ve daha agresif bir ön tampon, otomobile aerodinamik bir tasarım kazandırıyor. Sportif ambiyans,

50 Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

tamponun alt kısımlarında bulunan spoylerler ve ince hat şeklinde uzanan hava kanalları ile tamamlanıyor. Tasarım hakkında ipuçlarını paylaşan Hyundai, Yeni KONA ve KONA N Line ile ilgili daha fazla tasarım detayını önümüzdeki haftalarda açıklayacak.


Auto Üretim

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020 51


Makale

Otomasyon teknolojİ bİleşenlerİnİn uygulanmasından daha fazlasıdır

T

üm sektörlerde, şirketlerin tedarikçilerle üretim ve işbirliği yapma şekli hızla değişiyor. Tüm süreçlerin dijitalleştirilmesi ve öğrenme algoritmalarının entegrasyonu, Endüstri 4.0’ın gerçeğe dönüştüğü vizyonları gerçekleştirmeyi vaat ediyor.

Dolaysıyla Saarland’ın bugün otomasyon düzeyi

Ancak başarılı bir otomasyon yalnızca BT esaslarına bağlı kalmaz. Üretim şirketlerinin deneyimleri ve know-how’ı da yenilikçi gelişmelere dahil edilmelidir. Erken bir aşamada BT konusunda uzmanlık geliştirmiş olan geleneksel sanayi bölgeleri, yerel ve yeni şirketler için güçlü avantajlar sağlamaktadır. Germany’s Saarland işte böyle bir konum. Bu geleneksel sanayi bölgesi, 1980’lerde ve 1990’larda BT araştırma ortamı geliştirmeye başladı ve Alman Yapay Zeka Araştırma Merkezi (DFKI), bilgisayar bilimi ve yazılım geliştirme üzerine iki Max Planck Enstitüsü ve en son aralarına katılan CISPA Helmholz Bilgi Güvenliği Merkezi’ne ev sahipliği yapmakta.

gwSaar (Gesellschaft für Wirtschaftsförderung

52 Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

yüksek ve verimli bir endüstrinin yanı sıra kendini canlı tutan bir araştırma ortamına sahip olması şaşırtıcı değildir.

Saar) , şirketlerin ve araştırma kurumlarının sahada en uygun koşullara sahip olmasını sağlamak için tüm gereksinimlere uygun endüstriyel alanlar ve ticari mülkler geliştirmektedir. Ekonomik destek kuruluşlarının hizmeti, tüm yerleşme süreci boyunca şirketlerin desteğini de kapzsamaktadır. Bu aynı zamanda yerel paydaşlarla ağ kurmayı da kapsamaktadır. gwSaar’ın önerisi üzerine, sanayi ve araştırma alanlarından dört paydaş ile otomasyon ve bölge konusunda görüştük.


Makale

Germany’s Saarland’ın dört aktörü önemli gördükleri konuyu ele alıyor.

Germany’s Saarland - Merkezi konumu ile de ön plana çıkan bir sanayi bölgesi

Auto Tuning World / Eylül - Ekim

2020

53


Röportaj

Karlsberg

G

ıda üretiminin yüksek kalite ve güvenlik gereklilikleri modern sensörlerin kullanımı ve üretim süreçlerinin otomasyonunu gerektirmektedir. Bu aynı zamanda tedarikçilerin ve lojistik sağlayıcıların entegrasyonu için de geçerlidir. Röportajımızda, Karlsberg Brauerei KG Weber’in genel yetkili Christian Weber’den, bira fabrikalarında otomasyonun ne kadar önemli ve insan faktörünün neden önemli olduğunu öğrendik.

Karlsberg, sektördeki yenilikçi şirketlerden biri. Yüksek derecede otomasyon yaratıcılık için daha fazla alan mı yaratıyor? Christian Weber, Karlsberg Bira Fabrikası: Otomasyon, süreçleri optimize etmeye ve kaliteyi artırmaya yardımcı olur. Bu nedenle, örneğin, hataları düzeltmek üzerine konuşmak yerine müşterilerle yeni konuları ele alabiliyoruz. Önemli bir husus, zaman tasarrufu sağlaması ve böylece projeleri ilerletmek için kullanılabilecek değerli zaman ve alan yaratmasıdır. Tüm bu otomasyona rağmen, Karlsberg Bira Fabrikası, özellikle çalışanlarına odaklanıyor. Bu yüzden çalışanlara reklamlarda da söz veriliyor ve hatta bazı ürünlerin üzeride resimleri kullanılıyor. Yetkin çalışan bulmak zor mu ve Saarlandlı çalışanlarının sadakatini nasıl değerlendiriyorsunuz? Christian Weber, Karlsberg Bira Fabrikası : İnsanlar bizim merkezimiz, başlangıç noktamız. Çalışanlarımız ortak bir meslektaşlık kültürünü ve ortak bir değer anlayışını paylaşırlar. İsteyen herkesin aktif ve sorumluluk üstlenecek bir şekilde katkıda bulunabilmesini sağlamak için çalışıyoruz. Özellikle teknik yenilikler bağlamında gereksinimlerin sürekli değiştiği gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, bir işveren olarak da sürekli gelişmemiz gerektiği ve kendimizi diğer tercih edilen şirketlerin yanında çekici bir şekilde konumlandırmamız çok önemlidir. Değişiklikler örneğin eğitimlerimizde de fark edilmekte. 2021 yılından itibaren endüstriyel teknoloji için elektronik teknisyeni eğitimi yerine, otomasyon teknolojisi için elektronik teknisyenlerini eğitmeye karar verdik.

Otomatik kalite kontrolüne ek olarak, Karlsberg bira fabrikasının birası, halen patronun şahsi incelemesinden geçer Sn. Weber, artan otomasyon hayatınızı kolaylaştırıyor mu? Christian Weber, Karlsberg Bira Fabrikası: Otomasyon sayesinde, süreçlerde daha iyi bir kalite elde ediyoruz. Daha da iyi olmak bizim için araç. Çalışanlarımızın işini kolaylaştırıyor ve böylece uzmanlıklarına daha fazla odaklanmalarını sağlıyoruz. 54 Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

Yapay zeka, siber güvenlik ve sensör teknolojisi gibi başarılı bir otomasyonun önemli birçok alanında Saarland’daki ünlü araştırma enstitülerinde ciddi çalışmalar yapılıyor. Bir KOBİ olarak bundan faydalanıyor musunuz? Christian Weber, Karlsberg Bira Fabrikası: Evet. Söz konusu enstitülerle temas içerisindeyiz ve örneğin siber güvenlik alanında birlikte de çalıştık. Ya da, örneğin, yapay zeka alanında şu anda üniversite ortamındaki bir Saarland şirketi ile öngörü temelli bakım ve öngörü temelli kalite (Predictive Maintenance & Predictive Quality) konusunu tartışıyoruz.


Z

ZeMA

eMA Mekatronik ve Otomasyon Teknolojisi Merkezi, kesinlikle soyutlanmış bir araştırma yapmıyor. Merkez, endüstri için bir geliştirme ortağı ve Saarland üniversitelerinden ve enstitülerinden gelen araştırma ve geliştirme sonuçlarının yerel şirketlerin süreçlerine hızlı ve verimli bir şekilde dahil edilmesini sağlıyor. ZeMA’nın Bilimsel Direktörü Prof. Dr. Rainer Müller ile araştırma ve özel sektör arasındaki işbirliğini, otomasyon derecesini arttırmayı ve korona pandemisinin süreçler ve bölgeler üzerindeki etkisini görüştük.

Prof. Müller, 8 yıldan fazla bir süredir Saarland’daki ZeMA’yı yönetiyorsunuz. Germany’s Saarland, otomasyon, yapay zeka ve siber güvenlik alanında mükemmel bir araştırma ekosistemine sahip güçlü bir sanayi bölgesidir. Konumdaki şirketler bu araştırma uzmanlığından nasıl yararlanıyor?

Prof. Dr. Rainer Müller, ZeMA’yı sensör ve aktüatör sistemleri, üretim süreçleri ve montaj süreçleri grupları ile sanayi için geliştirmeler yapmak amacıyla geniş bir şekilde konumlandırdı.

Röportaj Prof. Dr. Rainer Müller, ZeMA: Saarland eyaleti gerçek anlamda güçlü bir sanayi bölgesidir ve aynı zamanda belirttiğiniz alanlarda faaliyet gösteren mükemmel enstitüler ve üniversitelere sahiptir. Her iki taraf da doğrudan bundan faydalanabilmektedir. Ancak halen geliştirilebilecek alanlar vardır. Genel olarak bölgedeki şirketler, bir yandan sözleşmeli araştırma yoluyla, diğer yandan da enstitülerin ve üniversitelerin yanı sıra ortak araştırma hedeflerine sahip şirketlerin doğrudan başvurabileceği çeşitli bölgesel, ulusal ve AB araştırma programları aracılığıyla, eyalette sunulan araştırmalardan ve araştırma uzmanlığından yararlanabilmektedir. Ulusal ve AB programlarının da gösterdiği gibi, giderek daha önemli hale gelen bir diğer nokta, sonuçların, özellikle dijital dönüşüm, yapay zeka ve siber güvenlik kullanımı açısından doğrudan bilinçlendirme, etkinlikler, çalıştaylar ve eğitimler yoluyla şirketlere aktarılmasıdır. Göz ardı edilmemesi gereken bir diğer husus ise, genellikle en üst düzey sınıf araştırma sonuçlarını esas alarak kurulan ve eyalete katma değer sağlayan spin-off’lar ve start-up’lardır.

gwSaar: Şirketler enstitüde hangi soruları gündeme getiriyor? Prof. Dr. Rainer Müller, ZeMA: Buna farklı bir bakış açısıyla yaklaşılmalıdır. ZeMA olarak sensör ve aktüatör Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

55


Röportaj sistemleri, üretim süreçleri ve montaj süreçleri grupları ile çok geniş bir şekilde konumlandığımızı biliyorsunuz. Bu nedenle, şirketler bir yandan yeni ürünlerin araştırılması ve geliştirilmesine (örn. akıllı malzemeler kullanılarak) ya da yeni üretim teknolojileri ve süreçlerine (örn. otomotiv sektöründe veya robot teknolojileri kullanılarak) ilişkin soruları ile bize başvuruyor. Bu şirketlere sıklıkla ilk prototiplerin ve fonksiyonel testlerin tamamlanmasına kadar destek sağlıyoruz. Öte yandan şirketler, mevcut üretim süreçlerini analiz etmemiz ve bunları şirketlerle birlikte optimize etmemiz için bize başvuruyorlar. Bu çerçevede analizler, konseptler ve fizibilite çalışmaları aracılığıyla destek sağlıyoruz. Aynı durum Endüstri 4.0 ve dijitalleşme için de geçerli. Mittelstand 4.0-Kompetenzzentrum Saarbrücken gibi projelerimiz çerçevesinde ortaklarımız August-Wilhelm Scheer Dijital Ürünler ve Süreçler Enstitüsü ve saarland. innovation&standort e.V. (Derneği) ile birlikte şirketleri dijital dönüşümlerinde destekliyoruz. Ayrıca, bu alanda üniversitelerle ve ayrıca Alman Yapay Zeka Araştırma Merkezi ile birlikte çalışıyoruz.

Uygulamada ZeMA Demonstrator gwSaar: Alman şirketlerinin otomasyon derecesi genellikle yüksek olarak değerlendirilmektedir. Şirketler için otomasyon açısından en büyük potansiyeli nerede görüyorsunuz ve bundan ne gibi faydalar elde edilmektedir? Prof. Dr. Rainer Müller, ZeMA: Şirketler genellikle optimizasyon sürecinde otomatikleştirilebilecek birçok süreci otomatikleştirmiştir. Ancak bu, bu alanda optimizasyon potansiyellerinin olmadığı anlamına gelmemektedir. Otomasyon sıklıkla, özellikle çok yüksek miktarları kapsayan ve düşük varyansa sahip, kendini tekrarlayan süreçler için yüksek avantajlar sunmaktadır. Otomasyon, bir tarafta maliyetleri düşürmek, miktarları arttırmak, kaliteyi sağlamak ve farklı faktörler açısından faydalı olabilmektedir. Otomasyon teknolojisi merkezi olmamıza rağmen, her şeyin 56

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

otomatik hale getirilemeyeceğine inanıyoruz. Otomasyonun kesinlikle avantajları vardır, ancak şirketlerin bugün karşılaştığı, müşterilere özel ürünler ve çoklu varyanslara bağlı zorluklarda tek çözüm değildir. Biz burada, otomasyonunun (özellikle dijitalleşme anlamında) yanı sıra hibrit ve akıllıca desteklenen manüel süreçlerin geleceği şekillendireceğine inanıyoruz. gwSaar: Tek ürünlük partiler veya seri üretim ortamında müşteri isteği doğrultusunda özelleştirilmiş ürün varyantlarının maliyet açısından etkin bir şekilde üretilmesi, otomasyonun gelecekteki vizyonlarından biridir. Üretim süreçlerinin gelecekte bu kadar esnek bir şekilde tasarlanabileceğini mi düşünüyorsunuz? Ve bunu uygulamak için gerekli ön koşullar nelerdir? Prof. Dr. Rainer Müller, ZeMA: Burada önceki ifademe ekleme yapmak istiyorum. Elbette otomasyon çözümleri gelecekte daha çok yönlü ve esnek ve aynı zamanda akıllı hale gelecektir. Ancak çalışmalarımızda ve araştırmalarımızda, bir sürecin yalnızca otomasyonunun tek hedef olamayacağını tespit ettik. Aksine, otomasyon gerçek ve dijital/sanal dünya bağlamında anlaşılmalıdır. Asıl amaç, fabrikadaki ya da üretimdeki kişileri uzmanlık sistemleri, uzaktan destek, durum izleme gibi akıllı sistemlerle iş yerlerinde desteklemektir. Neden? Çünkü varyantı çok olan bir “seri üretim” temelinde, ortam giderek daha karmaşık hale gelir ve ileri optimizasyon potansiyelleri genellikle mevcut süreçlerin iyileştirilmesinde ya da neden-sonuç anlayışında olacaktır. Durum izleme, öngörü bakımı veya yapay zeka tabanlı kalite kontrolü gibi hususlar, önemli potansiyellere sahiptir ve dijitalleşme açısından akıllı otomasyonu ve yapay zekanın kullanımını gerektirirler. Bu nedenle, üretim ve proses verileri ve özellikle akıllı işleme ve içeriğe duyarlı hazırlama, üretimin dönüşümü için giderek daha önemli hale gelmektedir. Bunlar sonuçta bölgemizin öncü rolü için de önem taşımaktadır. Çünkü bölgemiz hem birinci sınıf ürünlerin ihracatçısı hem de yeni nesil yenilikçi sermaye mallarının kaynağı olarak öncü konumundadır. Korona salgını sırasındaki arz sıkıntıları sanayide bakış açısı değişikliklerine yol açtı. Birçok şirket tedarik zincirlerini daha bölgesel olarak kurmak istiyor. Otomasyon bu açıdan verimli çözümlere katkıda bulunabilir mi? Prof. Dr. Rainer Müller, ZeMA: Dijitalleşme yoluyla tedarik zincirlerinde otomatik ve standartlaştırılmış süreçler oluşturmak ve veri veya bilgileri güvenilir bir şekilde paylaşmak önemlidir. Hedeflerden biri, üretim ve teslimat durumu ve tedarik zinciri içindeki bileşenlerin ve montajların kalitesinin şeffaflığı olmalıdır. Otomasyon bu esnada örneğin etiketleme, tanımlama, yani genel anlamda ürünlerin izlenmesi gibi bireysel süreçlerde uygulanabilir.


L

Röportaj

Qbing

ojistik süreçleri, üretim tesislerinin otomasyonunda merkezi bir rol oynamaktadır. Üretim süreçlerinde istikrarlı iş akışlarını, düzenli depolamayı ve malların verimli ve doğru bir şekilde taşınmasını sağlayan, tedarikçilere olan bağlantıyı kuran lojistik süreçleridir. ERP sistemlerine bağlantı, bugün artık bir zorunluluktur. Saarlandlı start-up Qbing, şirketlerin mevcut operasyona entegre olmalarını sağlayan bir tak-çalıştır çözümü geliştirmiştir. Bu röportajda, kurucu ortak ve CEO Christian Schwindling, bunun neden avantajlı olduğunu, lojistikte ek otomasyon adımlarının nerede gerekli olduğunu ve şirketin neden Saarland bölgesini tercih ettiğini açıklıyor.

karmaşık olmayan ayarlar yeterlidir. Hiçbir teknik detay veya programlama çalışması gerekli değildir. Yatırım da geleneksel uygulamalara kıyasla çok daha düşüktür. Bu şekilde, her kullanıcı için Auto-ID veya RFID’ye erişimi kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Kısaca kullanıma hazır bir RFID. Özellikle lojistikte, otomasyon için nerelerde ek potansiyeller görüyorsunuz? Ve şirketlerin bu potansiyellerden yararlanabilmesi için ne tür zorlukların üstesinden gelmeleri gerekiyor?

Christian Schwindling (m.) ve Qbing ekibi lojistik için tak-çalıştır çözümleri geliştiriyor Sn. Schwindling, sisteminiz Auto-ID (otomatik kimlik) çözümlerinin entegrasyonunu sağlıyor. Tam olarak ne yapıyor ve hangi şirketler tercih ediyor? Christian Schwindling, Qbing: Bizim QIS.TE (“kiste” diye okunur), Auto-ID veya RFID donanımını tak-çalıştır yöntemiyle şirket ağlarına entegre etmeyi mümkün kılıyor. Bunun için basit birkaç ayar ve birlikte teslim edilen yapılandırma aracında bazı

Christian Schwindling, Qbing: Bana göre, mal ve malzemelerin taranması ve okunması gibi tüm manüel işlem adımlarının yanı sıra belirli işlem adımlarının uygulanmasının da otomatikleştirilmesi büyük bir potansiyel oluşturur. Yalnızca zaman tasarrufu değil, aynı zamanda verilerin dijitalleştirilmesi şeffaflığı arttırır ve ek avantajlar sağlar. Bununla ilgili zorluk, ilgili uygulama için doğru donanımın, yani uygun sensörlerin ve aktüatörlerin seçilmesinin yanı sıra verilerin ilgili sistemlere göre seçilmesi ve verilerin bu sistemlere entegre edilmesidir. Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

57


Röportaj V Start-up’lara gösterilen ilgi genelde büyük ve şirket kendi konumunu seçebiliyor. Özellikle büyük şehirler yerine Saarland’ı tercih ettiniz. Saarland bölgesi sizi tam olarak ne ile cezbetti? Christian Schwindling, Qbing: Qbing, Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin htw saar isimli araştırma grubundan ortaya çıktı. Bugün hala

Saarland’ın araştırma ekosistemine olan bağlantımızdan faydalanıyoruz. Saarland, girişimciler için hızlı karar verme kanalları ve her türlü konuda muhataplar sağlayarak mükemmel bir ağ sunar. Başlangıç aşamasında ve mevcut büyüme aşamasında kendimi Saarland’da her zaman iyi ellerde hissettim ve QIS GmbH’nın da Saarland’da iyi ellerde olduğunu düşünüyorum.

QBing modüler sistem modülleri

consistec

c

onsistec’in araştırma ve geliştirme CEO’su Thomas Sinnwell, “siber güvenlik olmadan otomasyon bir risktir” diyor. Sn. Sinnwell, röportajda şirketin müşterilerinin otomasyon süreçlerini güvence altına almak için ne yaptığını ve bunu neden Saarland’daki konumundan yaptığını anlatıyor. Christian Schwindling (m.) ve Qbing ekibi lojistik için tak-çalıştır çözümleri geliştiriyor

Sn. Sinnwell, consistec şirketleri otomasyon sürecinde nasıl destekliyor? Thomas Sinnwell, consistec: Bizi yönlendiren şey OT’nin (operasyon teknolojisi) güvenliğidir. Fiziksel cihazların ve süreçlerin otomatikleştiği her yerde kontrol sistemleri vardır. Bunlar saldırıya uğrayabilirler, sabote edilebilirler. İzleme ve analiz yoluyla, müşterilerimizin böyle bir şeyin ne zaman gerçekleştiğini fark etmelerini sağlıyoruz. Ve bu hem BT hem de OT alanında gerçekleştiriyoruz. 58

Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

Artan otomasyon ile saldırı riski artıyor mu? Thomas Sinnwell, consistec: Aslında evet. Bugün, otomasyon artık tescilli olmayan sistemlerle gerçekleştirilmektedir. Bununla birlikte, tescilli protokoller ve yalıtılmış ağlar şimdiye kadar koruma sağlamıştır. Bugün, tüm büyük üreticiler IP protokolüne güveniyor ve internet bağlantısı sonucunda yeni saldırı alanları oluşuyor. Büyük kontrol teknolojisi sağlayıcılarından birinin zayıflıklarından birini bildiğim anda hemen birçok şirkete saldırabilirim. Yani IoT ek bir sorun mu? Thomas Sinnwell, consistec: Kesinlikle. Ev otomasyonu söz konusu olduğunda, saldırabileceğim ve kötüye kullanabileceğim sayısız sistemim var. Bu nedenle, güvenlik hususu giderek daha önemli hale geliyor. Güvenlik hususlarını göz ardı ettiğimizde ne tür riskler oluşur? Thomas Sinnwell, consistec: Siber güvenlik olmadan otomasyon bir risktir. Sanayideki saldırılar büyük ölçüde artıyor. Fabrikalar felç ediliyor, şirketlere şantaj yapılıyor. Saldırılar artış eğiliminde. Siber saldırılar gayri yasal bir iş alanı haline geldi. Artık o kadar da zor değil, birçok öğretici bilgi var ve cüzi miktarda para harcayarak çok sayıda şirkete saldırabileceğim, kötü amaçlı kodlar satın alabiliyorum.


Röportaj

consistec, OT/BT güvenlik açıklarını ve sistem güvenlik açıklarını gerçek zamanlı olarak tespit etmektedir Birbirine bağlanmış üretim ekipmanlarına güvenliği nasıl entegre edersiniz? Thomas Sinnwell, consistec: Yeni tesisler için güvenlik sistemleri en baştan planlanmalıdır. Mevcut sistemlerde, gereksinimler daha karmaşıktır. OT sistemlerine prensip olarak yama uygulanmaz. Bu nedenle, sistemler genellikle 5-20 yıl boyunca aynı yazılım üzerinde çalışır. Bu durumda, korumanın tek bir yolu vardır: Yeniden gruplandırma yaparsınız. Bu segmentler daha sonra endüstriyel bir güvenlik duvarı veya Edge-Box ile ayrı ayrı korunur. Edge-Box konseptinde verilere erişme fırsatım oluyor ve tam olarak burada izlemeyi gerçekleştirebiliyorum. Müşterilere önerdiğimiz yöntem bu. Eski envanter sistemlerini izlenebilir hale getirmek ve analiz yazılımımızı bağlayabilmek için Edge-Box’ları kuruyoruz. Bunun reaktif olmayan bir içerik olması önemlidir, yani analiz sisteminin kendisinin herhangi bir kötü amaçlı kodu içe aktaramaması gerekmektedir. Aynı zamanda, Federal Güvenlik Ofisi’nin zorunlu tuttuğu BT’de segmentasyon gereksinimini de uygulamış oluyorum. Bir saldırı durumunda, tüm fabrikanın hemen felç olmamasını sağlıyorum. Şirketiniz Saarland’da kuruldu. Bölge, şirketiniz için avantajlar mı sunuyor? Thomas Sinnwell, consistec: Somut bir avantaj, Saarland’ın siber güvenlik alanında da çok iyi bir BT bölgesi olmasıdır. CISPA Helmholtz Siber Güvenlik Merkezi, dünya çapında en iyi 3 araştırma

enstitüsünden biridir. Bu başlamak için harika bir temel oluşturuyor. Ayrıca Saarland’da bulunan Alman Yapay Zeka Araştırma Merkezi ile yakın temas içerisindeyiz. Bu işbirliği bizim için büyük bir avantajdır, çünkü makine öğrenimi ağlardaki anomalileri tespit etmemiz için çok önemlidir. Saarland Üniversitesi ve araştırma enstitülerinin birinci sınıf eğitimi sayesinde, mükemmel eğitimli iş gücü bulabiliyoruz. Aynı zamanda, Saarland’da halen üretici sayısı çok yüksek. Sistemlerimizi hedef kitlenin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla daha da geliştirmek için bu şirketlerle çalışmak, paha biçilmezdir.

Yazar: Anja Petschauer Pazarlama Müdürü gwSaar Saarland Eyaleti Resmi Ekonomik Kalkınma Şirketi a.petschauer@invest-in-saarland.com Germany’s Saarland’ın Türkiye’deki iletişimi: Sn. Derya Araç Hanım gwSaar Türkiye Temsilcisi gwSaar Saarland Eyaleti Resmi Ekonomik Kalkınma Şirketi M: +90 / 531 958 83 88 E: d.arac@invest-in-saarland.com w w w.strukturholding.de/merhaba-germanyssaarland/ Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

59


Sektör Haber

YİĞİT AKÜ TRANSANATOLIA RALLY RAID’İN SPONSORU OLDU Yiğit Akü; TOSFED ve Türkiye Motosiklet Federasyonu desteğiyle gerçekleştirilen TransAnatolia 2020, TRANSANATOLİA RALLY RAİD’İN SPONSORU OLDU.

d

ünyanın en büyük ve zorlu rallilerinden biri olarak değerlendirilen TransAnatolia Rally Raid, 10. yılında yine muhteşem bir organizasyona imza attı. Yerli ve yabancı katılımcılarına muhteşem rotasıyla unutulmaz bir deneyim sunan TransAnatolia 2020’de 25 motosiklet, 37 4x4 otomobil, 3 SSV, 5 ATV olmak üzere toplam 70 araç, Dolmabahçe Sarayı önünden verilen seremonik start ile macera dolu yolculuğunu tamamladı.

60 Auto Tuning World / Eylül - Ekim 2020

Türkiye’nin %100 Milli Sermayeli kurumu olan Yiğit Akü, bu ve benzeri organizasyonlarda yerini alarak, sporun ve sporcunun yanında olduğunu bir kez daha gösterdi. Sektöre sağladığı katma değer, destek ve yatırım gücü ile 5 kıtada 100’e yakın ülkeye ihracat yapan, sektöründe de bir çok dernek, federasyon ve etkinlik yöneticileri ile işbirliğini yürüten Yiğit Akü, geleceğe yönelik planlamalarında “ İleriye Götürür” felsefesi ile adından söz ettirdi.


ENDÜSTRİ 4. 0 ZİRVESİ ENDÜSTRİ 4. 0 DERGİSİ

WORLD MEDIA GROUP ORGANİZASYONLARIDIR ...

Sponsorluk ve Reklam için temas kurabilirsiniz : 0 505 400 94 34 - 0 505 400 94 33 - 0 546 675 59 49 www.endustri40dergisizirvesi.com - makineotomasyondergisi@gmail.com - worldmediareklam@gmail.com

www.worldmediagroupe.com www.ekonomiknokta.com

Ekonomi, Sanayi, Otomotiv sektörünü; dergilerimizi ve internet sitelerimizi tek çatı altında toplayan web adresimiz .

www.makineotomasyondergisi.com

Makine - Otomasyon - Robotik dergimizin internet sitesi..e

www.kesicitakimlardergisi.com

Kesici Takımlar ve Tutucular sektörünün ilk ve tek dergisinin internet sitesi.

www.endustri40dergisizirvesi.com

Türkiye’nin ilk Endüstri 4.0 zirvesi ve dergisinin internet sitesi.

www.elektrikpanodergisi.com Elektrik ve Pano dergilerimizin internet sitesi.

www.autotuningworldddergisi.com


EKONOMİK NOKTA

ENDÜSTRİ 4. 0 ZİRVESİ

WORLD MEDIA GROUP ORGANİZASYONUDUR...

TEKNOLOJİ

Endüstri 4.0 Zirvemizin bu yıl dördüncüsü gerçekleştiriliyor. Geçtiğimiz yıl sektörün lokomotifi; 10 sponsor, 50 katılımcı firma ve 560 sektör profesyoneli ziyaret etti.

www.worldmediagroupe.com www.ekonomiknokta.com

Ekonomi, Sanayi, Otomotiv sektörünü; dergilerimizi ve internet sitelerimizi tek çatı altında toplayan web adresimiz / internet televizyonumuz. (Yıllık 361 bin görüntüleme)

Ekonomi Nokta; Finans, Sanayi, Otomotiv, tekstil, inşaat, teknoloji, sektörlerini tek çatı altında toplayan haftalık ekonomi gazetemiz ... (Tiraj - baskı : Aylık baskı: 10.000 adet e-gazete 50.000 adet)

www.makineotomasyondergisi.com www.kesicitakimlardergisi.com

Makine - Otomasyon - Robotik dergimiz. (Tiraj - baskı : Aylık baskı: 5.000 adet / e-dergi 30.000 adet)

Kesici Takımlar ve Tutucular sektörünün ilk ve tek dergisi. (Tiraj - baskı : Aylık baskı: 5.000 adet / e-dergi 30.000 adet)

www.endustri40dergisizirvesi.com www.elektrikpanodergisi.com

Türkiye’nin ilk Endüstri 4.0 zirvesi ve dergisi. (Tiraj - baskı : Aylık baskı: 5.000 adet / e-dergi 30.000 adet) Türkiye’nin ilk Elektrik ve Pano dergisi. (Tiraj - baskı : Aylık baskı: 5.000 Adet / e-dergi 30.000 adet)

www.autotuningworlddergisi.com

Onbeş Yıldır kesintisiz yayınlanan tek otomobil tuning Dergisi (Tiraj - baskı : Aylık baskı: 5.000 adet / e-dergi 30.000 adet)

WORLD MEDIA BÜNYESİNDE YAYINLANAN DERGİLER Haber İletişim İlker Kaplan WORLD MEDIA GROUP Genel Yayın Yönetmeni 0 505 400 94 34 makineotomasyondergisi@gmail.com

Reklam İletişim Hatice Karabay WORLD MEDIA GROUP Reklam Koordinatörü 0 505 400 94 33 makineotomasyondergisi@gmail.com

Reklam İletişim Zafer Alkan WORLD MEDIA GROUP Reklam Müdürü 0 546 675 59 49 worldmediamuhasebe@gmail.com

Muhasebe İletişim Düzgün Turgut - Sevda Öncü WORLD MEDIA GROUP Muhasebe Müdürü 0 542 292 83 85 makineotomasyondergisi@gmail.com

Grafik Tasarım İletişim Simge Savranoğlu - Mete Şahin WORLD MEDIA GROUP Grafik Tasarım 0 212 427 00 15 worldmediareklam@gmail.com

11


Röportaj

“DİJİTAL DÖNÜŞÜM UYGULAMALARI”

IV . ENDÜSTRİ 4. 0 ZİRVESİ *Otomotiv * Ana Sanayi *Jant *Lastik *Amortisör

* Chip *TedarikSanayi *Vip Dİzayn *Makine *Otomasyon

* Cad Cam *Kesici Takım *Tutucular * Kaynak *Rulman

* Lineer * Aşındırıcılar * İş güvenliği * Metal İşleme * Borulama

* Proses * Plastik * Fuar *Organizasyon *Kalıp

Sponsorluk için temas kurabilirsiniz : 0 505 400 94 34 - 0 505 400 94 33 - 0 546 675 59 49 www.endustri40dergisizirvesi.com - makineotomasyondergisi@gmail.com - worldmediareklam@gmail.com Auto Tuning World / Mayıs - Haziran 2020 57


Gelecek sayımızda yayınlanmasını istediğiniz ürün ve etkinlik haberlerinizi, world dosyası ve yüksek çözünürlüklü jpeg dosyalarıyla zenginleştirerek yazı işlerimize gönderebilirsiniz.

KAPAK KONUSU

Türkiye sektörel anlamda üretime dönük faaliyetlere önem vermek ve ekonomisini buna göre şekillendirmek zorunda. Bu bilimsel aklın egemen kılınması ve detaylı çalışmaların yapılmasını zorunlu hale getiriyor. Biz de bir çok sektöre hitap eden yayınlarımızla spesifik konuları masaya yatırıyoruz. Derinlemesine ele alıyoruz.

DOSYA KONUSU

Sizde

Sektör teknolojilerindeki yeni gelişmeler, çözümler, kullanım alanlarındaki yeni eğilimler ve bunun Dergilerimizde işletme yerinizi maliyetlerine etkisini mercek altına ayırtın, doğru alıyoruz. Sektörün lokomotif hedef firmlarının görüşlerine başvuruyoruz. kitlenizi ulaşın! Röportaj - haber - makale olarak detaylı bir şekilde sektörlere fokusluyoruz.

WORLD MEDIA GROUP BÜNYESİNDE YAYINLANAN DERGİLER

Haber İletişim İlker Kaplan Auto Tuning World Dergisi Genel Yayın Yönetmeni 0 505 400 94 34 tuningworldmedia@gmail.com

Reklam İletişim Hatice Karabay Auto Tuning World Dergisi Reklam Koordinatörü 0 505 400 94 33 tuningworldmedia@gmail.com

www.endustri40dergisizirvesi.com

www.autotuningworlddergisi.com

www.worldmediagroupe.com

www.elektrikpanodergisi.com

www.makineotomasyondergisi.com

Ad

:...............................................................................................

Soyad

:...............................................................................................

Adres

:...............................................................................................

ABONE FORMU

www.kesicitakimlardergisi.com www.ekonomiknokta.com

...............................................................................................

İlçe

:...............................................................................................

Şehir

:...............................................................................................

Posta Kodu

:...............................................................................................

Telefon

:...............................................................................................

Faks

:...............................................................................................

e-mail

:...............................................................................................

Tarih

İmza

Abonelerimiz ve reklamverenlerimiz abone ve reklam ücretlerini aşağıdaki hesaplara yatırabilirler ;

* İlker Kaplan Akbank Perpa Şubesi Şube Kodu: 0633 hesap No: 0063828 ............................................................ *İlker Kaplan İNG Bank Çağlayan Şubesi Şube Kodu: 265 Hesap No: 373 42 71

*İlker Kaplan Denizbank Zİncirlikuyu Şubesi Şube Kodu: 9142 Hesap No : 1777284 ..................................................................... *İlker Kaplan PTT - Posta Çeki Hesap Bilgisi İlker Kaplan Posta Çeki Hesap No : 5775693


Profile for world media groupe

auto-tuning-world-dergisi-162  

auto-tuning-world-dergisi-162  

Advertisement