Page 1

Public Disclosure Authorized Public Disclosure Authorized Public Disclosure Authorized

76998 WORLD BANK

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Yaban Hayatı

Ekoloji

Su

Koruma Alanları

Public Disclosure Authorized

Gürültü

Hava

Peyzaj

Toprak


TÜRKİYE’DEKİ HİDROELEKTRİK SANTRALLERİ İÇİN ÖRNEK KÜMÜLATİF ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ KILAVUZU

Aralık 2012 Ankara


ÖNEMLİ NOT

Bu doküman, ESMAP (Enerji Sektörü Yönetim Yardım Programı) fonları ile desteklenen “Türkiye Su Havzaları Yönetimi – P129244” başlıklı Dünya Bankası Analitik ve İstişari Çalışmasının “Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirme (KÇED) Teknik Yardım Çalışması” başlıklı 2. Bileşeni kapsamında hazırlanmıştır. Kılavuz doküman, Haziran 2012’de Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’ne sunulan “Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirme Danışma Notu”nun bir ekini oluşturmaktadır. Kılavuz hidroelektrik santraller üzerinde özellikle odaklanılarak hazırlanmıştır ve Çevresel Etki Değerlendirme ile ilgili ulusal mevzuat için destekleyici bir doküman olarak kullanılması amaçlanmaktadır. Bu resmi bir doküman değildir ve ulusal mevzuatın veya Dünya Bankası’nın koruma önlemleri ile ilgili bir operasyonel politikasının yerini almamaktadır.

ESMAP MİSYONU

Enerji Sektörü Yönetim Yardım Programı (ESMAP), Dünya Bankası tarafından yönetilen küresel bir bilgi ve teknik yardım programıdır. Düşük ve orta gelirli ülkelere, yoksulluğun azaltılması ve ekonomik büyümenin sağlanması hedefleri doğrultusunda çevresel açıdan sürdürülebilir çözümler üretebilmeleri amacıyla bilgi birikimlerini ve kurumsal kapasitelerini arttırmaları için analitik ve istişari hizmetler sunmaktadır. ESMAP, Avustralya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, İzlanda, Litvanya, Hollanda, Norveç, İsveç, İngiltere ve Dünya Bankası tarafından finanse edilmektedir.

ESMAP TELİF HAKKI NOTU

ESMAP TEŞEKKÜR BEYANI

Enerji Sektörü Yönetim Yardım Programı (ESMAP) ile sağlanan finansal ve teknik destek minnetle karşılanmaktadır. Dünya Bankası tarafından yönetilen küresel bir bilgi ve teknik yardım vakıf fonu olan ESMAP, düşük ve orta gelirli ülkelere, yoksulluğun azaltılması ve ekonomik büyümenin sağlanması hedefleri doğrultusunda çevresel açıdan sürdürülebilir çözümler üretebilmeleri amacıyla bilgi birikimlerini ve kurumsal kapasitelerini arttırmaları için analitik ve istişari hizmetler sunmaktadır. ESMAP, Avustralya, Avusturya, Danimarka, Fransa, Finlandiya, Almanya, İzlanda, Litvanya, Hollanda, Norveç, İsveç ve İngiltere gibi ülkelerin ve Dünya Bankası’nın temsil edildiği çok taraflı kurumlar ile resmi iki taraflı donörlerden oluşan bir İstişare Grubu (CG) tarafından yönetilmekte ve finanse edilmektedir.

Enerji Sektörü Yönetim Yardım Programı (ESMAP) raporları, ESMAP çalışmalarının kalkınma topluluğuna mümkün olan en az gecikme ile duyurulması amacıyla yayınlanmaktadır. Bu belgede atıfta bulunulan bazı kaynaklar kolaylıkla erişilemeyecek gayrıresmi dokümanlar olabilir. Bu raporda belirtilen bulgular, yorumlar veya sonuçlar tamamen yazarların kendi sorumluluğundadır ve hiçbir şekilde Dünya Bankası’na, bağlı kuruluşlarına, temsil ettikleri ülkeler adına icra direktörleri kurulunda yer alan üyelere veya ESMAP’a atfedilemez. Dünya Bankası ve ESMAP, bu yayında yer alan verilerin kesinliğini garanti etmez ve bunların kullanımı sonucunda ortaya çıkacak durumlar ile ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez. Bu dokümanda yer alan haritalarda gösterilen sınırlar, renkler, değer birimleri ve diğer bilgiler, Dünya Bankası Grubu adına herhangi bir bölgenin hukuki statüsü ile ilgili bir değerlendirme veya bu sınırların kabulünün onayı anlamına gelmez.


İçindekiler

İçindekiler

i

Tablolar Listesi

ii

Şekiller Listesi

ii

Metin Kutuları Listesi

ii

Kısaltmalar Listesi

iii

1. GİRİŞ

1

1.1. Amaçlar ve Hedef Kitle

3

1.2. Kapsam ve ÇED Mevzuatı/Süreci ile İlişki

3

1.3.Kılavuzun Yapısı

4

2. KÇED’İN TEMEL ESASLARI

7

2.1. Kümülatif Etkilerin Tanımı

8

2.2. Temel Kavramlara Geel Bakış

11

2.2.1. Değerli Ekosistem Bileşenleri (DEB’ler)

12

2.2.2. Etki Alanı

14

2.2.3. Kabul Edilebilir Değişim Sınırı

18

2.3. KÇED’in Proje Düzeyindeki ÇED Sürecine Dahil Edilmesi

3. KÇED ETÜTLERİNDEKİ KİLİT GÖREVLER

20 23

3.1. KÇED Çerçevesi

24

3.2. Kapsam Belirleme

26

3.2.1. Proje Faaliyetlerinin Tanımlanması

28

3.2.2. Etki Alanının Belirlenmesi

28

3.2.3. DEB’lerin Seçilmesi

31

3.2.4. Aynı DEB’leri Etkileyen Diğer Geçmiş, Mevcut ve Gelecekteki Faaliyetlerin Belirlenmesi

33

3.2.5. Projeye Özgü Standartların ve Kabul Edilebilir Değişim Sınırının Belirlenmesi

35

3.3. Mevcut Durum Çalışmaları ve Etki Değerlendirmesi

38

3.3.1. Mevcut Durum Çalışmaları

38

3.3.2. Etkilerin Tanımlanması

39

3.3.3. Etki Değerlendirmesi

40

3.4. Etki Azaltma Önlemleri

45

3.5. Önem Değerlendirmesi

47

3.6. İzleme ve Takip

50

4. KÇED ETÜTLERİNİN YÖNTEMLERİ VE ARAÇLARI

53

4.1.Değerlendirme Yöntemlerine ve Araçlarına Genel Bakış

54

4.2. Değerlendirme Yöntemleri ve Araçları Arasından Seçim Yapmak

57

4.3. Yöntemlerin ve Araçların Farklı KÇED Görevleri İçin Kullanımı

58

5. KÇED ETÜTLERİNİN HAZIRLANMASI VE RAPORLANMASI

61

5.1. KÇED Bulgularının Raporlanması

63

5.2.En İyi Uygulamalara İlişkin Kilit Kriterler

66

5.3. KÇED Kontrol Listesi

67

KAYNAKÇA

69


Tablolar Listesi Tablo 4 - 1

KÇED Etütlerine İlişkin Değerlendirme Yöntemlerine ve Araçlarına Genel Bakış

55

Tablo 4 - 2

Değerlendirme Yöntemlerinin ve Araçlarının Farklı KÇED Görevleri İçin Uygulanabilirlikleri

59

Şekiller Listesi Şekil 4 - 1

DEB Üzerindeki Etkilere Odaklanmak

57

Metin Kutuları Listesi Metin Kutusu 1 Bir HES Projesi İçin Örnek DEB’ler

13

Metin Kutusu 2 KÇED Adımları ve Her Bir Adıma Özgü Görevler

24

Metin Kutusu 3 Kümülatif Etkiler İçin Kapsam Belirleme

27

Metin Kutusu 4 İlişkili Tesisler

28

Metin Kutusu 5 Hidroelektrik Santral Projeleri İçin Etki Alanı ve Proje Faaliyetleri

29

Metin Kutusu 6 Yukarı Ceyhan Nehri Üzerindeki HES Projelerinin Etki Alanı

29

Metin Kutusu 7 KÇED Kapsamında Mekansal Sınırların Belirlenmesi

30

Metin Kutusu 8 Habitata Dayalı DEB Belirleme

31

Metin Kutusu 9 Ceyhan Nehri Üzerindeki HES Projeleri İçin Örnek DEB Tablosu

32

Metin Kutusu 10 Diğer Eylemlerin Seçilmesi

33

Metin Kutusu 11 Ceyhan Nehri Üzerindeki HES Projelerinin KÇED Etüdü İçin Seçilen Eylemler

35

Metin Kutusu 12 Kritik Habitatlar Direktifi

35

Metin Kutusu 13 Örnek Yasal Sicil

36

Metin Kutusu 14 Örnek Projeye Özgü Standartlar

37

Metin Kutusu 15 Ekosistem Değerlendirmesi ve Su Kullanım Hakları Etütleri

39

Metin Kutusu 16 Ceyhan Nehri Üzerindeki HES Projeleri için Kullanılan Değerlendirme Matrisi

41

Metin Kutusu 17 Ceyhan Nehri Üzerindeki HES Projelerine ilişkin Senaryolar

42

Metin Kutusu 18 KÇED İçin Etki Değerlendirme Araçları

43

Metin Kutusu 19 Etki Tanımlama ve Değerlendirme Tablosu/Matrisi

44

Metin Kutusu 20 Bir Etki Azaltma Önlemi Olarak “Net Kayıp Yok” Yaklaşımı

45

Metin Kutusu 21 Bakiye Etkilerin (Etki Azaltma Sonrası Kalan Etkiler) Önem Analizi

46

Metin Kutusu 22 Bir HES Projesinin KÇED Etüdü Kapsamındaki Örnek Bir İzleme Programı

51


Kısaltmalar AB

Avrupa Birliği

CBS Coğrafi Bilgi Sistemleri ÇED Çevresel Etki Değerlendirme ÇŞB Çevre ve Şehircilik Bakanlığı DEB Değerli Ekosistem Bileşeni EBRD Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası HES Hidroelektrik Santral IAIA Uluslararası Etki Değerlendirme Birliği IFC

Uluslararası Finans Kurumu

KÇED Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi OSİB Orman ve Su İşleri Bakanlığı SÇED Stratejik Çevresel Etki Değerlendirmesi SKKY Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği


TEŞEKKÜR Bu çalışma Dünya Bankası ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirme, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından ortaklaşa gerçekleştirilmiştir. Dünya Bankası ekibinde Esra Arıkan (ECSEN, Proje Yöneticisi), Gerhard Dieterle (AES), Aziz Bouzaher (ECSEN), İbrahim Haluk Çeribaşı (danışman, editör), Dündar Emre Kaya (danışman, editör), Shinya Nishimura (ECSEG), Ülker Karamullaoğlu (ECCU6) ve Bilgen Kahraman (ECCU6) yer almıştır. Çevresel Etki Değerlendirme, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü personelinin tümüne gösterdikleri ilgi ve katkıları için teşekkür ederiz. Çalışma esnasında Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi, Doğa Koruma ve Milli Parklar, Devlet Su İşleri Genel Müdürlükleri uzmanlarının katkılardan da önemli ölçüde yararlanılmıştır. Çalışmaya ilişkin genel kılavuzluk Kulsum Ahmed (ECSEN, Sektör Yöneticisi), Ranjit Lamech (ECSEG, Sektör Yöneticisi) ve Martin Raiser (Ülke Direktörü, ECCU6) tarafından sağlanmıştır. Çalışma ekibi, Agi Kiss (ECSOQ), Rikard Liden (TWIWA) ve Wolfhart Pohl’un (AFTSG) değerli görüşlerinden de faydalanmıştır. Bu çalışmanın gerçekleştirilebilmesi için sağladığı finansman ve sürekli destekten dolayı ESMAP’a (Enerji Sektörü Yönetim Yardım Programı) özellikle teşekkür ederiz.


1Giriş


2

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 1: Giriş

K

ümülatif çevresel etki değerlendirmesine (KÇED) ilişkin bu Kılavuz, Dünya Bankası tarafından desteklenen KÇED teknik yardım çalışması kapsamında

hazırlanmıştır. KÇED çalışması, Türkiye’deki (hidroelektrik projeleri üzerinde odaklanan) projelerin kümülatif etkilerinin değerlendirilmesi ihtiyacına dayalı olarak hazırlanmış olup, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (ÇŞB) ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın (OSİB) ilgili birimleri ile koordinasyon ve işbirliği içerisinde gerçekleştirilmiştir.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

3 Bölüm 1: Giriş

1.1 Amaçlar ve Hedef Kitle Kılavuzun genel amaçları, ÇED sürecinin ve uygulamasının iyileştirilmesi/güçlendirilmesi;, SÇED Yönetmeliğine ve gelecekteki SÇED etütlerine yönelik çalışmaların desteklenmesi, doğal kaynakların sürdürülebilir bir şekilde geliştirilmesine yönelik çalışmaların teşvik edilmesi ve havza yönetim planlamasının geliştirilmesidir. Kılavuzun spesifik amaçları şunlardır:

nn KÇED uygulaması ile ilgili mevcut anlayışa genel bir bakış sunmak, nn Gerçekleştirilecek KÇED çalışmaları için bir temel oluşturmak, nn Kümülatif etki değerlendirmesi ile ilgili hususların dahil edilmesi ile birlikte proje düzeyindeki ÇED’lerin kalitesini ve içeriğini geliştirmek, nn KÇED etütlerinin kapsamı ve yöntemleri ile ilgili rehberlik sağlamak, nn Kapsam belirleme ve inceleme süreçlerini iyileştirmek, ve nn İlgili tüm paydaşları bilgilendirmek.

Hedef kitle özellikle ÇŞB uzmanları, ÇED’leri gerçekleştiren danışmanlar, İncelemeDeğerlendirme Komisyonlarının üyeleri ve proje sahipleri olmak üzere tüm paydaşlardan oluşmaktadır.

1.2 Kapsam ve ÇED Mevzuatı/Süreci ile İlişki Bu kılavuz, ÇED süreci kapsamında KÇED etütlerinin gerçekleştirilmesine yönelik bir rehberlik belgesi olup hukuki bir belge değildir. Klavuz, ÇED (ve gelecekteki SÇED) mevzuatına bir ek olarak kullanılmalıdır. Kılavuz resmi ve kural koyucu bir belge olarak hazırlanmamış ve projeye uygun bir yaklaşımın geliştirilmesinde ÇED uygulayıcılarına/danışmanlara yardımcı olmak ve bu etkilerin ÇED sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak düşünülmesini sağlamak amacıyla tasarlanmıştır.


4

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 1: Giriş

ÇED mevzuatı, ÇED süreci ve ÇED Başvuru Dosyasının genel formatı ile ilgili hükümler içermektedir. ÇED Raporlarının projeye özgü formatı, halkın katılımı ve kapsam belirleme süreçleri/toplantıları sonrasında ÇŞB tarafından belirlenmektedir. Bu kılavuz kümülatif etki değerlendirmelerinin ÇED’e dahil edilmesi için bir temel sunmaktadır.

Kılavuz KÇED’ler ile ilgili arka plan bilgileri ve olası yaklaşımlar ile ilgili öneriler sunarak ÇED danışmanlarına genel anlamda yardımcı olmayı amaçlamakta olup, örnek bir pilot havza çalışmasını esas almaktadır. Pilot havza çalışması, KÇED ile ilgili önemli terimler ve yaklaşımlar hakkında bir anlayış sağlamak için kullanılmıştır. Bu çalışma, temel olarak Türkiye için söz konusu KÇED kılavuzunun geliştirilmesinde model olarak kullanılmıştır. Ayrıca, KÇED kavramlarının ve ilkelerinin ve SÇED ile ilgili bağlantıların ve ihtiyaçların daha iyi bir şekilde anlaşılmasına katkıda bulunmaktadır. ÇŞB ile yapılan toplantılar ve görüşmeler sonucunda Yukarı Ceyhan Havzası, çalışması yapılacak havza olarak belirlenmiştir. Bu havzanın seçilmesinde, kısa çalışma süresi, veri mevcudiyeti ve bölgedeki proje çeşitliliği gibi hususlar göz önünde bulundurulmuştur.

1.3 Kılavuzun Yapısı Kılavuz, Giriş bölümü de dahil olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. İkinci bölüm, KÇED ile ilgili temel kavramları ve kümülatif etkilerin tanımlarını içermekte olup, bilinmesi gereken temel kavramlara genel bir bakış sunulmaktadır. Ayrıca, KÇED’in proje düzeyindeki ÇED sürecine dahil edilmesine yönelik bazı yöntemler sunulmaktadır. Üçüncü Bölüm, bir KÇED çalışmasının gerçekleştirilmesine ilişkin temel görevlerin açıklandığı önemli bölümlerden birisidir. Kademeli bir yaklaşım çerçevesinde kapsam belirleme, başlangıç düzeyi çalışmaları ve etki değerlendirme, etki azaltma önlemlerinin geliştirilmesi, önem değerlendirmesi ve son olarak izleme ve takip aşamalarını içermektedir. Daha sonraki bölümde KÇED için kullanılan yöntemler ve araçlar açıklanmaktadır. Bu yöntemlere ve araçlara genel bir bakış, bunlar arasından yapılacak seçimin kriterleri ve yaklaşımı, temel kural olarak bu yöntemlerin farklı KÇED görevlerindeki (veya adımlarındaki) genel kullanılabilirliği sunulmaktadır.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

5 Bölüm 1: Giriş

Kılavuzun son bölümünde ise, en iyi uygulamalara ilişkin temel kriterler ile KÇED’de göz önünde bulundurulacak kilit hususların bir kontrol listesi ve sonuçların ilgili paydaşlara (en önemlisi karar vericilere) etkili bir şekilde duyurulmasına ilişkin raporlama kriterleri sunulmaktadır.

Bu kılavuzun yapısı aşağıda bir akış şeması şeklinde özetlenmektedir. Bu şema kullanıcının daha görsel bir sunum ile ilgilendiği konuları daha kolay bir şekilde bulmasını sağlamayı amaçlamaktadır.

GİRİŞ

1

Tanım: Kümülatif Etkiler Genel Bakış: Temel Kavramlar KÇED’in ÇED Sürecine Entegrasyonu

KÇED’İN TEMEL ESASLARI

2

KÇED ETÜTLERİNDEKİ KİLİT GÖREVLER

3

Değerlendirme Yöntemleri ve Araçları Yöntemler ve Araçlar Arasından Seçim Yapılması Farklı KÇED Görevleri için Yöntemlerin ve Araçların Kullanımı

Amaçlar ve Hedef Kitle Kapsam ve ÇED Mevzuatı/Süreci ile İlişki

KÇED Çerçevesi Kapsam Belirleme Başlangıç Düzeyi Etütleri ve Etki Değerlendirmesi Etki Azaltma Önlemleri Önem Değerlendirmesi İzleme ve Takip

KÇED YÖNTEMLERİ ve ARAÇLARI

4

KÇED ETÜTLERİNİN HAZIRLANMASI ve TAMAMLANMASI

5

Raporlama En İyi Uygulamalara İlişkin Kilit Kriterler KÇED Kontrol Listesi


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu


2 KÇED’in Temel Esasları


8

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

2.1 Kümülatif Etkilerin Tanımı

K

ümülatif etkiler, bir eylemin (proje, proje faaliyeti) geçmişteki, mevcut veya gelecekteki başka insan faaliyetleri ile birlikte çevrede yol açtığı değişikliklerdir.

Bir KÇED ise, bu etkilerin bir değerlendirmesidir. Bu kılavuzda “etki” ve “tesir” kelimeleri bazen birbirlerinin yerine kullanılmaktadır. Genel anlamda, bu terimlerin her ikisi de projenin çevrede yol açabileceği değişikliği açıklamayı amaçlamaktadır.

Uygulamada, kümülatif etkilerin değerlendirilebilmesi ÇED’de kullanılan geleneksel yaklaşımlardan farklı bazı başka değerlendirme kavramlarının dikkate alınmasını gerektirir. Bu kavramlardan bazıları şunlardır:

nn Geçmiş ve gelecekteki daha uzun bir zaman dilimi içerisindeki etkilerin değerlendirilmesi, nn Hem ilgili proje hem de geçmişteki, mevcut ve makul olarak öngörülebilir gelecekteki başka eylemler ile etkileşimler sebebiyle Değerli Ekosistem Bileşenleri (DEB) üzerindeki etkilerin dikkate alınması, nn Sadece yerel ve doğrudan etkilerin dışındaki etkiler (yani dolaylı etkiler, kümülatif etkiler ve etkilerin etkileşimleri) de göz önünde bulundurularak önem derecesinin değerlendirilmesi, ve nn Daha geniş bir alandaki (yani “bölgesel”) etkilerin değerlendirilmesi.

Kümülatif etkiler etkileşim şeklinde meydana gelir; eylemler arasında, eylemler ile çevre arasında, ve çevre bileşenleri arasında. Bir sebep (veya kaynak) ile etki arasındaki bu “yollar” genellikle bir dolaylı veya kümülatif etki değerlendirmesinin odak alanını oluşturur. Bir yol boyunca görülen bileşik etkilerin büyüklüğü, bireysel etkilerin toplamına eşit olabilir (toplamsal etki) veya artan etki (sinerjistik etki) ile sonuçlanabilir. Dolayısıyla, dolaylı, kümülatif ve etkileşimsel etkiler şu şekilde tanımlanabilir.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

9 Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

Dolaylı Etkiler (İkincil Etkiler) Bunlar doğrudan projenin sebep olmadığı, ancak kısmen proje sonucunda ortaya çıkan etkilerdir. Dolaylı etkiler karmaşık bir yol takip ederek veya projeden uzak bir şekilde meydana gelirler (yani akıştaki azalma ve su kalitesindeki değişim sebebiyle, derivasyon

DOLAYLI ETKİ

savağından sonra bir deredeki balık türlerinin bileşiminde yaşanan değişim).

EYLEM

/

PROJE ETKİ 1

ETKİ 2

ETKİ 2 EYLEM

/

PROJE

İKİNCİL EYLEM

/

PROJE

Kümülatif Etkiler Bu etkiler, önerilen proje ile birlikte geçmişteki, şimdiki ve gelecekteki faaliyetlerin artımlı etkileridir (örneğin bir nehir havzasındaki barajların basamaklandırılması için kullanılan taş ocakları sebebiyle kaybedilen habitatlar).


10

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

KÜMÜLATİF ETKİ

Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

EYLEM

/

PROJE 1

ETKİ 1

ETKİ 3 EYLEM

ETKİ 2

/

PROJE 2

Etki Etkileşimleri / Etkileşimsel Etkiler Bu etkiler, önerilen projenin veya başka eylemlerin etkileri arasındaki tepkimenin bir

ETKİ ETKİLEŞİMLERİ

sonucudur (örneğin önerilen projenin ve mevcut bir tesisin emisyonları arasındaki tepkime).

EYLEM

/

PROJE 1

ETKİ 1

ETKİ 3 EYLEM

/

PROJE 2

ETKİ 2


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

11 Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

Kümülatif etkiler çeşitli yollarla gerçekleşebilir; örneğin fiziksel-kimyasal taşınım; arazi ve habitatın kademeli olarak bozulması veya kaybolması; mekansal ve zamansal yoğunlaşma; ve büyümeyi teşvik edici potansiyel ve benzeri. Fiziksel-kimyasal taşınımın bir örneği, emisyona yol açan eylemden uzaklaşan ve başka bir eylem ile etkileşim içine girebilecek hava emisyonlarıdır. Kümülatif etkiler, çok küçük bir alan içerisinde ve çok kısa bir zaman dilimi içerisinde çok fazla şeyin gerçekleşebileceği durumlarda meydana gelebilir. Mekansal yoğunlaşma, bir sanayi alanı yanındaki bir karayolundan kaynaklanan gürültü gibi çeşitli eylemlerin etkilerinin çakışmasına yol açar. Zamansal yoğunlaşma, farklı eylemlerin bir DEB üzerindeki etkilerinin zaman içinde çakışması sonucunda gerçekleşebilir.

Kümülatif etkiler her zaman ÇED kapsamında incelenen etkilerden farklı olmayabilir; aslında incelenen etkiler genellikle aynıdır. Çoğu ÇED yerel ölçek üzerinde odaklanır ve sadece her bir proje bileşeninin kapsadığı ayak izleri veya alan dikkate alınır. KÇED ise değerlendirmenin ölçeğini daha da genişleterek bir anlamda bölgesel bir ölçeğe ulaştırır. Uygulamacılar için buradaki zorluk, bir eylemi çevreleyen ne kadar geniş bir alanın değerlendirileceğini, bu değerlendirmenin kapsayacağı zaman diliminin ne kadar olacağını ve eylemler arasındaki genellikle karmaşık etkileşimlerin uygulamada nasıl değerlendirileceğini belirlemektir. Diğer tüm bakımlardan, KÇED temel olarak ÇED ile aynıdır, dolayısıyla belirlenmiş ÇED uygulamasını esas alır.

2.2 Temel Kavramlara Genel Bakış Bir KÇED kapsamında kümülatif etkilerden ayrı olarak önem taşıyan temel kavramlar, değerli ekosistem bileşenleri, etki alanı ve kabul edilebilir değişim sınırıdır. Tüm bu kavramlar çalışma alanının, kümülatif etkilerin ve bu etkilerin ne kadar önemli olduğunun belirlenmesinde göz önüne alınacak temel hususları oluşturur.


12

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

2.2.1. Değerli Ekosistem Bileşenleri (DEB’ler) DEB’ler kümülatif etki değerlendirme sürecinin ana unsurlarıdır. DEB’ler “çevrenin, projeyi öneren kuruluş, kamuoyu, bilim insanları veya değerlendirme sürecinde yer alan kamu idaresi tarafından önemli olarak kabul edilen bir parçası. Önemlilik kültürel değerlere veya bilimsel kaygıya dayalı olarak belirlenebilir” olarak tanımlanmaktadır (Hegmann ve arkadaşları, 1999).

DEB’ler, i) proje çalışmaları ve faaliyetleri; ii) etkilenmesi muhtemel çevre; ve iii) proje çalışmaları ve faaliyetleri ile çevre arasındaki potansiyel etkileşimler belli olduktan sonra seçilir.

Genel olarak, DEB’lerin seçiminde aşağıdaki hususlar dikkate alınmaktadır:

nn Sahadaki, yerel ve bölgesel çalışma alanlarındaki varlık düzeyi nn Ekolojik önem nn Yerli türler nn Risk nn Hassasiyet nn Ekolojik sürdürülebilirlik nn İnsan sağlığı nn Sosyoekonomik önem nn Koruma durumu nn Veri mevcudiyeti nn Toplum için kültürel miras özelliği bakımından önemi


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

13

METİN KUTUSU 1

Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

Bir HES Projesi için Örnek DEB’ler Çevresel Bileşen

Hava

Alt Bileşen

Ortam Hava Kalitesi

Parametre

PM10 Sera gazları

Gürültü

Ortam Gürültü Düzeyleri

Su

Ortam Su Kalitesi Hidrolojik Değişiklikler Tarımsal ve Evsel Kullanım

Habitatlar ve Yaban Hayatı

Arazi Kullanımı

Koruma Alanları

Ekolojik Sürdürülebilirlik Karasal Habitatlar Sucul Yaşam

Doğal kullanım İnsan kullanımı

Gürültü düzeyleri

Örnek DEB’ler

- En yakın evsel alan/alıcı ortam - Karasal çevre

- En yakın evsel alan/alıcı ortam - Karasal çevre

Debi Su Kirliliği Kontrol Yönetmeli (SKKY) Tablo 1’deki Parametreler

- Kamu su kullanıcıları - Sucul ortam - Mansap nehir yatağı

- Flora türleri

Tür çeşitliliği Tür popülasyonları

- Balık türleri - Amfibiler - Sürüngenler - Kuşlar - Memeliler

Arazi kaybı Değişim derecesi

- Tarım - Otlak - Orman

- Milli Parklar - Yaban hayatı koruma ve geliştirme alanları - Sulak alanlar - Kültürel miras alanları

Türkiye’deki ÇED Yönetmeliği bu konuyu belirli bir ölçüye kadar ele almaktadır. Ancak, bunları DEB olarak belirlememektedir. ÇED Yönetmeliği Ek-V’te hassas alanların/bölgelerin bir listesi yer almaktadır. Bu listede, Türkiye’deki ilgili mevzuat uyarınca korunması gereken, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar uyarınca korunması gereken ve genel anlamda korunması gereken (bölgesel çevre planları ile koruma altına alınan alanlar, belirli


14

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

türdeki tarım alanları, sulak alanlar ile göller, nehirler, yeraltı suları gibi su kaynakları ve ekolojik öneme sahip alanlar gibi) alanlar yer almaktadır. Özel bir durum için, bunlardan başlayarak değerlendirilecek ve izlenebilecek özgün DEB’lerin belirlenmesi gerekmektedir.

2.2.2. Etki Alanı ÇED

için

geçerli

olduğu

gibi,

KÇED’in

gerçekleştirilmesindeki temel kaygılardan birisi etüdün/değerlendirmenin gerçekleştirileceği mekansal alandır. Bu alan çalışmanın önemli sınırlarından birisini oluşturur (yani mekansal sınır) ve kapsam belirleme aşamasında ele alınmalıdır. Bu bağlamda, bir projeye yönelik ÇED ve/veya KÇED’in gerçekleştirilmesi için asgari çalışma alanı projenin Etki Alanı olarak tanımlanır. Bu aynı zamanda ilgili projenin nüfuz alanı olarak da adlandırılabilir.

Mekansal sınırların belirlenmesi KÇED sürecinin kilit aşamalarından birisidir. Özellikle, zaman, bütçe ve eldeki veriler ile ilgili uygulamaya ilişkin kısıtlar ile teorik olarak önemli mesafelere ve gelecekteki uzak zaman dilimlerine uzanabilecek karmaşık çevresel etkileşimlerin ele alınması arasında bir dengenin oluşturulmasıyla uygun mekansal sınırların belirlenmesi zorlu bir süreçtir.

Uluslararası finans kuruluşları, birçok standartta ve kılavuzda açıkça belirtildiği üzere, çoğu durumda olduğu gibi etki alanının belirlenmesine de özel önem vermektedir. Etki Alanı, kapsam belirleme aşamasında ele alınması gereken ve kesin proje yerleri belirlendikçe sürekli olarak daha ayrıntılı olarak ele alınması gereken bir kavramdır. Bu bakımdan, bu kilit kavram Uluslararası Finans Kurumu’nun (IFC) 1 no’lu Performans Standardında (IFC, 2012) şu şekilde tanımlanmaktadır:


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

15 Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

“Projenin, spesifik olarak belirlenmiş ve etkiye yol açması muhtemel fiziksel unsurlar, özellikler ve tesisler içerdiği durumlarda, çevresel ve sosyal riskler ve etkiler projenin etki alanı bağlamında tespit edilecektir. Bu etki alanı ilgisine göre aşağıdakileri içerir:

nn Aşağıdakilerden etkilenmesi muhtemel alan:

i. proje ve proje sahibi tarafından doğrudan sahip olunan, işletilen veya yönetilen (yükleniciler tarafından işletilen ve yönetilenler dahil olmak üzere) ve projenin bir bileşenini oluşturan faaliyetler ve tesisler ;

ii. projenin planlanmayan ancak öngörülebilecek faaliyetlerinden daha sonra veya başka bir yerde gerçekleşebilecek etkiler; veya

iii. projenin, Etkilenen Toplulukların geçim kaynakları bakımından bağımlı olduğu biyolojik çeşitlilik veya ekosistem hizmetleri üzerindeki dolaylı etkileri.

nn Proje kapsamında doğrudan finanse edilmeyen ve proje olmasaydı inşa veya tevsi edilmeyecek olan ve projenin bunlar olmadan sürdürülebilir olmayacağı ilişkili tesisler.

nn Risk ve etki tanımlama sürecinin gerçekleştirildiği sırada mevcut, planlanan veya makul olarak tanımlanan proje çalışmaları ile ilişkili olarak kullanılan veya projeden doğrudan etkilenen alanlar veya kaynaklar üzerindeki artımlı etkiden kaynaklanan kümülatif etkiler.” (IFC 2012).

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) da politikalarında aynı yaklaşımı takip etmektedir (EBRD Çevresel ve Sosyal Politikası, PR-1 Çevresel ve Sosyal Değerlendirme ve Yönetim, Madde 6):


16

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

Çevresel ve sosyal etkiler ve sorunlar projenin etki alanı bağlamında değerlendirilir. Bu etki alanı ilgisine göre aşağıdakilerden birisini veya daha fazlasını içerebilir:

1

Proje sahibinin doğrudan sahibi olduğu veya yönettiği ve finanse edilecek proje faaliyetleri ile doğrudan ilişkili olan varlıklar ve tesisler (üretim tesisi, elektrik iletim koridorları, boru hatları, kanallar, limanlar, erişim yolları ve inşaat şantiyeleri gibi).

2

Müşterilerin işlerinin işletilmesi veya projenin tamamlanması için sözleşme yapılan tarafların (yükleniciler gibi) mülkiyetindeki veya kontrolündeki destekleyici/sağlayıcı faaliyetler, varlıklar ve tesisler.

3

Proje kapsamında EBRD tarafından finanse edilmeyen, ayrı tüzel kişilikler olabilmekle birlikte sürdürülebilirliği ve mevcudiyeti sadece projeye bağlı olan ve mal ve hizmetleri projenin başarılı bir şekilde işletilebilmesi için gerekli olan ilişkili tesisler veya işletmeler.

4

Proje sahibinin mülkiyeti ve yönetimi altında olan ve EBRD’ye sunulan teminat paketinin içerisinde yer alan tesisler, operasyonlar ve hizmetler.

5

Aşağıdakilerden potansiyel olarak etkilenen alanlar ve topluluklar: projenin daha ileriki aşamalarında planlanan faaliyetlerinden veya aynı coğrafi bölge içerisinde benzer etkilere kaynaklarından, mevcut bir projeden veya koşuldan, durum tespit çalışmasının yapıldığı sırada gerçekçi bir şekilde beklenebilecek diğer proje ile ilişkili faaliyetlerden kaynaklanan kümülatif etkiler.

6

Projenin planlanmayan ancak makul olarak öngörülebilecek faaliyetlerinden daha sonra veya başka bir yerde gerçekleşebilecek etkilerinden potansiyel olarak etkilenebilecek alanlar ve topluluklar. Etki alanı, proje olmasaydı da gerçekleşebilecek veya projeden bağımsız olarak da gerçekleşebilecek potansiyel etkileri içermez.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

17 Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

Projenin etki alanı, farklı tür potansiyel etkiler için farklı olabilir. Farklı çevresel (fiziksel, biyolojik, sosyal) bileşenler üzerindeki etkiler için proje etki alanı farklı olacaktır. Örneğin, bir HES projesinin su kalitesi ve hava kalitesi ile ilgili etki alanları farklılıklar gösterecektir. Su kalitesi bakımından bu alan Baraj ve HES sahalarının memba ve mansabını kapsayacak olup; mansapta etki alanının ne kadar uzak bir mesafeye kadar uzandığı, bireysel durumlar için spesifik olarak kararlaştırılmalıdır. Hava kalitesi bakımından, etkiler genel anlamda inşaat çalışmaları sırasında toz oluşumu olacaktır ve etki alanı, inşaat sahalarının, malzeme çukurlarının ve erişim yollarının yakın çevresini kapsayacaktır.

Sadece fiziksel düzeyin ötesindeki ilişkilerin karmaşıklığı genellikle en iyi mesleki yargıya ve risk düşüncesine önemli ölçüde bağlı kalınmasına yol açar. Her bir çevresel bileşen için sınırlar belirlenirken uyarlayıcı bir yaklaşım takip edilmelidir; burada genellikle tecrübeye dayalı “tahmin” ile ulaşılan ilk sınır, ileride elde edilen yeni bilgilerin farklı bir sınıra ihtiyaç duyulduğunu göstermesi halinde değişebilir.

Türkiye’deki ÇED Yönetmeliği de, Ek-III’te verilen Genel ÇED Formatında proje etki alanının belirlenmesini gerektirmektedir. ÇED Yönetmeliğinde Etki Alanı işletme öncesi, işletme sırası ve kapanış sonrası da dahil olmak üzere projenin tüm aşamaları sebebiyle çevrenin olumlu veya olumsuz etkileneceği alan olarak tanımlanmaktadır.


18

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

2.2.3. Kabul Edilebilir Değişim Sınırı Eşik değerler, etkilerin önem derecesinin belirlenmesinde kilit bir rol oynadığından dolayı kümülatif etkilerin hem değerlendirilmesi hem de yönetilmesi bakımından temel bir konudur. Eşik değerler, aşıldığında kümülatif değişimin bir endişe konusu haline geldiği sınırlar olup, hedef, standart ve kılavuz, taşıma kapasitesi veya kabul edilebilir değişim sınırı bazında ifade edilebilirler. Her bir terimde bilimsel veriler ve sosyal değerler değişik ölçülerde yansıtılmaktadır.

Bir eşik değer, belirli bir kirleticinin aşıldığında sağlığı olumsuz etkileyeceği azami yoğunluğu veya bir arazinin doğal durumunun görsel etkiler kabul edilemez düzeye ulaşıncaya kadar açılabileceği azami miktar olabilir. Etkilerin önemi gibi kümülatif etkiler hakkında bir sonuca varabilmek için, artımlı etkilerin karşılaştırılmasında kullanılabilecek belirli bir değişim sınırı gerekir. Teorik olarak, bir bölgedeki tüm bileşik eylemlerin kümülatif etkileri bir sınırı veya eşik değeri aşmıyor ise, söz konusu eylem kabul edilebilir olarak düşünülebilir. Bununla birlikte, uygulamada, böyle eşik değerlerin olmaması kümülatif etkilerin değerlendirilmesini engellemektedir. Bu durum ekosistemlerin karasal bileşenleri için özellikle geçerlidir. İnsan sağlığını etkileyen kirleticiler ile hava ve sudaki bileşenler genellikle düzenlemeye

tabi

tutulmaktadır;

dolayısıyla

değerlendirme için faydalı eşik değerler yönetmeliklerde tanımlanmakta veya kılavuzlarda yer almaktadır.

Taşıma kapasitesi, bir sistemin istenmeyen sonuçlar yaşanmadan sürdürebileceği azami kullanım veya faaliyet düzeyidir. Bu, ilgili çevresel bileşenin ortam koşulları ile ilişkilidir ve söz


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

19 Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

konusu değerlere ve bağlama oldukça yüksek düzeyde bağlıdır. Ekolojik taşıma kapasitesi biyo-fiziksel sınırları yansıtırken, sosyal ve rekreasyonel taşıma kapasitesi büyük ölçüde spesifik bir faaliyet ile ilgili kullanıcı algısına ve memnuniyet düzeylerine göre belirlenebilir.

Kabul Edilebilir Değişim Sınırı kavramı, odak noktasını uygun kullanım düzeylerinin belirlenmesinden kabul edilebilir olduğu düşünülen çevresel koşulların açıklanmasına taşır. Bu yaklaşımın avantajı, kabul edilebilir koşullar belirlendikten sonra bu koşulların sürdürülebilmesi için gerekli kullanım düzeylerinin ve bakım müdahalelerinin uygun kombinasyonunu belirlemenin mümkün hale gelmesidir. (Stankey ve arkadaşları, 1985; Wight, 1994).

Uygun eşik değerleri belirlemenin her zaman nesnel

bir

tekniği

bulunmamaktadır

ve

genellikle profesyonel değerlendirmeyi esas almak gerekmektedir. Gerçek kapasite düzeyini belirlemenin mümkün olmadığı durumlarda, eğilimlerin analizi hedeflere ulaşılıp ulaşılamayacağını veya bozunum düzenlerinin devam edip etmeyeceğini belirlemede yardımcı olabilmektedir. Tanımlanmış eşik değerlerin olmadığı durumlarda, uygulayıcı uygun bir eşik değer önerebilir, çeşitli paydaşlara, kamu kurumlarına veya teknik uzmanlara danışabilir (en iyi şekilde çalıştay gibi interaktif bir süreç yoluyla yapılabilir) ya da bir eşik değer olmadığını kabul edebilir, bakiye etkiyi belirleyebilir ve inceleyici kuruluşun eşik değerin aşılıp aşılmadığını belirlemesine izin verebilir (Hegmann ve arkadaşları, 1999).


20

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

2.3 KÇED’in Proje Düzeyindeki ÇED Sürecine Dahil Edilmesi Kümülatif

etkilerin

değerlendirilmesi,

ÇED

sürecinden

ayrı

bir

aşama

olarak

düşünülmemelidir. Aslında bu etkilerin değerlendirilmesi sürecin tüm aşamalarının ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Bu etkilerin gerçekleşme olasılığı aşağıdaki süreç adımlarının hepsinde dikkate alınmalıdır:

nn Kapsam belirleme

nn Başlangıç düzeyi verilerinin toplanması

nn Etkilerin değerlendirilmesi

nn Etki azaltma önlemlerinin geliştirilmesi

nn Alternatiflerin analizi

nn Yönetim ve izleme planlarının geliştirilmesi

İdeal koşullar altında, kümülatif etkilerin değerlendirilmesi, doğrudan etkilerin değerlendirilmesinde kullanılana benzer şekilde tekrarlayan bir süreç olmalıdır. Her iki durumda da, değerlendirme sürecinin sonuçları etki azaltma önlemlerinin tasarımına girdi sağlamalıdır.

KÇED’in ÇED sürecine entegrasyonundaki kilit süreç adımı kapsam belirlemedir. Kapsam belirleme (veya odaklandırma) aşaması ilgili kilit sorunların tanımlanmasını içerir ve böylelikle değerlendirmenin odaklı kalmasını ve analizin yönetilebilir ve pratik olmasını sağlar.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

21 Bölüm 2: KÇED'in Temel Esasları

Kapsam belirleme iyi bir ÇED uygulamasında oturmuş bir ilk adım olup, değerlendirmenin Görev Tanımının oluşturulmasında temel bir gerekliliktir. Bu, ÇED çalışmasının sınırları ile ilgili gerekliliklerin belirlendiği adımdır. Türkiye’de bu sınırların belirlenmesi süreci bunlarla sınırlı olmamak üzere ÇED raporu formatını ve ÇED danışman ekibinin oluşumunu içerir. Türkiye’deki ÇED sisteminde kapsam belirleme sürecinin çıktısı ÇED raporu formatı olup, ÇŞB’ye sunulan ÇED Başvuru Dosyasına ve halkın katılımı ve kapsam belirleme toplantılarının sonucuna dayanmaktadır.

Kapsam belirleme aşamasında, kümülatif etkiler düşünülmese bile dikkate alınacak proje faaliyetlerinin (proje takvimi dahil olmak üzere) ve etki alanının tanımlanması gerekir. Normal uygulamada, ÇED Başvuru Dosyalarında bölgedeki başlangıç düzeyi koşulları ve proje açıklaması ile ilgili bazı bilgiler sunulmaktadır. Ayrıca, genel etkilerin bir listesi de dikkate alınmaktadır.

Kapsam belirleme, KÇED’e özgü bir aşama olmamakla birlikte, kümülatif etki değerlendirmesinin bölgesel yapısının daha geniş olması ve karmaşıklığı, gerekenden daha fazlasının değerlendirilmesinden kaçınmak için kapsam belirlemenin sıkı bir şekilde uygulanmasını gerektirmektedir. Bu yöndeki ilk adım, sadece incelenen eylemin gerçekten katkıda bulunacağı etkiler üzerinde odaklanmaktır. Örneğin, doğal habitatlardaki sürekli azalma bölgesel bir kaygı konusu olabilmekle birlikte, eğer inceleme konusu eylem bu uzun vadeli azalmalara katkıda bulunmuyorsa bu etkileri araştırmanın bir sebebi olmayabilir (örneğin, tek bir küçük ölçekli boru hattı bazı türler için küçük ve geçici doğal habitat kaybına yol açabilirken, tomrukçuluk faaliyetleri için kullanılacak bir yol ağı daha ciddi uzun vadeli değişikliklere yol açabilir).

Bu bağlamda, projenin kümülatif etkilerinin değerlendirilmesine ilişkin aşağıdaki gereklilikler, ÇED etütlerinin buna göre gerçekleştirilebilmesi için ÇED formatına (görev tanımına) dahil edilebilir:


22

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Key Tasks in CEIA Studies

nn Bölgedeki DEB’ler üzerindeki kümülatif etkilere

katkıda bulunabilecek diğer

mevcut, inşa halindeki veya planlanan (makul olarak öngörülebilir gelecekte) projeler ile birlikte proje faaliyetlerinin tanımlanması. Belirsiz durumlar için, aşağıdaki gibi senaryolar kullanılabilir: (1) gelecekteki belirli eylemleri içeren senaryolar, (2) gelecekteki belirli faaliyetleri ve gelecekteki olası (belirli düzeyde bir belirsizlik içindeki) eylemleri içeren senaryolar, (3) gelecekteki belirli faaliyetleri ve gelecekteki olası eylemleri içeren ancak olasılığı daha düşük olan eylemleri (yüksek belirsizlik derecesindeki) eylemleri içermeyen senaryolar. nn Projenin etki alanının (farklı potansiyel etki türleri için farklı olabilir), bir başka deyişle çalışmanın mekansal sınırlarının belirlenmesi. nn Özellikle makul olarak öngörülebilir gelecekteki eylemleri göz önünde bulundurarak saha için zaman sınırının belirlenmesi (örneğin çakışan inşaat veya işletim süresi). Özellikle belirsizlik durumlarında zamansal sınırların belirlenmesi için senaryolar kullanılabilir. nn Bölgedeki veya projenin etki alanına yakın yerlerdeki olası DEB’lerin belirlenmesi. nn Mevcut veya gelecekte öngörülen koşullar, koruma altındaki türler veya habitatlar ve aynı DEB’i (olumsuz) etkileyebilecek başka insan faaliyetlerinin mevcudiyeti veya öngörülen mevcudiyeti ile ilgili bilgilere dayalı olarak çalışmada dikkate alınması gereken ve etki alanında bulunan DEB’lerin belirlenmesi. nn İlgili düzenleyici ve/veya uluslararası eşik değerler ve standartlar da dahil olmak üzere projeye özgü standartların belirlenmesi (mümkün ise taşıma kapasitesi ve kabul edilebilir değişim sınırları ile ilgili bilgi sunularak).

Kümülatif etkilerin değerlendirilmesi ile ilgili gereklilikler projeye özgü ÇED formatına dahil edildikten sonra, inceleme aşamasında ÇED raporunda kümülatif etki değerlendirmesinin yeterliliği kontrol edilmelidir. İnceleme sürecinin/aşamasının, kümülatif etkilerin proje ÇED’inde yeterli bir şekilde ele alınmasının sağlaması gerekmektedir.


3 KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler


24

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

3.1. KÇED Çerçevesi KÇED’ler ÇED uygulamasında yaygın olarak öğrenilenleri ve uygulananları esas alırlar. Bununla birlikte, uzmanların kümülatif etki değerlendirmelerinin hangi bakımlardan farklılık gösterdiklerini bilmeleri gerekir. Bu bölümde bir KÇED kapsamındaki temel görevler

METİN KUTUSU 2

tanımlanmakta ve incelenmektedir.

KÇED Adımları ve Her Bir Adıma Özgü Görevler KÇED ADIMLARI

1 2 3 4 5

Kapsam Belirleme Etki Değerlendirme Etki Azaltma Önem Değerlendirmesi Takip

FAALİYET

n

Proje faaliyetlerinin tanımlanması

n

Etki Alanının belirlenmesi

n

DEB’lerin seçilmesi

n

Aynı DEB’leri etkileyen diğer geçmiş, mevcut ve gelecekteki faaliyetlerin belirlenmesi

n

Projeye Özgü Standartların belirlenmesi

n

Proje Alanının başlangıç durumu

n

Önerilen proje faaliyetlerinin etki değerlendirmesi

n

Etki azaltma önlemlerinin belirlenmesi

n

Bakiye etkilerin belirlenmesi

n

Önem değerlendirmesi

n

İzleme ve Yönetim


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

olup, bu durum iki “bölüm” arasında açık bir ayrımda bulunmayan bir değerlendirme yaklaşımı ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, uygulamada, bir KÇED kapsamındaki bağımsız çalışmalar genellikle ÇED kapsamında etkilerin ilk tanımlaması tamamlandıktan sonra gerçekleştirilmektedir. Bu şekilde, doğrudan proje etkilerinin erken aşamadaki tanımlaması, kümülatif etkilerin değerlendirilmesinin “yolunu açar”. Dolayısıyla, öncelikle projeye özgü bir ÇED, daha sonra bir KÇED gerçekleştirilebilir. Değerlendirme Çerçevesi her türlü büyüklükteki eylemlerin değerlendirilebilmesi için uygundur.

Tek bir projeye yönelik bir KÇED sürecinde, aşağıdaki adımlar takip edilmelidir:

1

Projenin bir DEB üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmayacağının belirlenmesi.

2

Böyle bir etki olacağı ortaya konulabiliyorsa, artımlı etkinin geçmişteki, mevcut veya gelecekteki başka eylemlerin etkileri ile kümülatif bir şekilde etkileşim yaratıp yaratmadığının belirlenmesi.

3

Proje etki azaltma önlemleri uygulandıktan sonra, proje etkilerinin başka etkiler ile birlikte DEB’in özellikleri üzerinde şimdi veya gelecekte önemli bir değişime yol açıp açmayacağının belirlenmesi.

Gelecekteki eylemlerin dikkate alınması dışında, yukarıdaki adımlar iyi bir ÇED’in gereklilikleri ile aynıdır. Yukarıdaki adımların gerçekleştirilmesindeki kilit bir görev, tüm eylemlerin ve tek başına projenin toplam kümülatif etkiye artımlı katkısı anlaşılıncaya kadar DEB üzerindeki etkilerin incelenmesidir. Tek bir projenin değerlendirilmesinde, söz konusu projenin bir DEB üzerinde kabul edilebilir bir noktanın ötesinde bir olumsuz etkiden sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini belirtmek gerekir. Dolayısıyla, bir DEB üzerinde birçok eylemin yol açtığı toplam kümülatif etkinin belirlenmesi gerekmekle birlikte, KÇED’in inceleme konusu projenin toplam etkiye ne dereceye kadar katkıda bulunduğunu da açıklamaya kavuşturması gerekmektedir. Düzenleyici inceleme görevlileri proje başvurusu ile ilgili görüşmelerinde bu katkıların her ikisini birden dikkate alabilirler.

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

Yaygın olarak, bir KÇED’in tüm unsurları ÇED ile eşzamanlı bir şekilde gerçekleştirilmekte

25


26

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

Bir KÇED’in tamamlanması sırasında, çerçevenin beş adımı genellikle sırasına göre tamamlanmaktadır. Bununla birlikte, bir değerlendirmede eğer yeni elde edilen bilgiler daha önceki varsayımların ve sonuçların yanlış olduğunu gösteriyor ise daha önceki adımlar tekrarlanabilir. Ayrıca, proje sonrası etki izlemesinde daha fazla değerlendirmeye ihtiyaç duyulduğunun ortaya çıkması mümkündür.

3.2. Kapsam Belirleme Türkiye’deki ÇED Yönetmeliğinin öngördüğü kapsam belirleme süreci üç aşamadan oluşmaktadır; i) ÇED Başvuru Dosyasının hazırlanması, ii) Halkın Katılımı Toplantısının gerçekleştirilmesi, ve iii) Değerlendirme Komisyonunun Bilgilendirilmesi ve Özel Format ve Kapsam Belirleme. Bu bölümde “kapsam belirleme” ifadesi bu üç aşamanın hepsini kapsamaktadır.

Kapsam belirleme (odaklandırma) süreci ilgili kilit sorunların ve DEB’lerin belirlenmesini, dolayısıyla değerlendirmenin odaklı ve analizin yönetilebilir ve uygulanabilir kalmasını sağlamayı içerir. Bu, inceleme konusu eylemin herhangi bir kümülatif etkiye katkıda bulunma potansiyelinin olup olmadığını belirlemeye yardımcı olur.

DEB’ler ÇED ekibi (ÇED’in hazırlayıcısı) tarafından belirlenmeli ve önerilmelidir. Çalışmada ele alınacak DEB’lerle ilgili nihai karar ile kümülatif etkilerin değerlendirilmesi için kullanılacak metodoloji ve başlangıç aşaması etütlerinin boyutları ÇED kapsam belirleme komitesi tarafından kararlaştırılabilir. Bu komitede ÇED ekibi, yetkili merci, düzenleyici kurum uzmanları ve proje sahibi yer alır.

Mevzuatın gerektirdiği asgari koşullar ile ideal hedefler arasında optimum bir dengenin sağlanabilmesi için profesyonel değerlendirmeye ihtiyaç duyulur. Buna en iyi profesyonel uygulama denir. Kapsam belirleme iyi bir ÇED uygulamasında oturmuş bir ilk adımdır ve değerlendirmenin formatının belirlenmesinde temel bir gerekliliktir.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

üzerinde odaklanmaktır. Örneğin, doğal habitatlardaki sürekli azalma bölgesel bir kaygı konusu olabilmekle birlikte, eğer inceleme konusu eylem bu uzun vadeli azalmalara katkıda bulunmuyorsa bu etkileri araştırmanın bir sebebi olmayabilir (örneğin bir HES’in tek bir su tüneli bazı türler için küçük ve geçici doğal habitat kaybına yol açabilirken, bir HES kaskadı

METİN KUTUSU 3

daha ciddi uzun vadeli değişikliklere yol açabilir).

Kümülatif Etkiler için Kapsam Belirleme Bölgesel kümülatif etkileri için kapsam belirleme genellikle bir ÇED kapsamındaki yerel (yani doğrudan) etkiler için kapsam belirlemeden sonra tamamlanır. Bu durumda, ÇED sürecinden elde edilen bilgi ve sonuçlar KÇED için kapsam belirlemeye yardımcı olabilir: eylemin açıklaması, çevresel başlangıç durumu, sorunların ve DEB’lerin belirlenmesi, sebep olunan etkilerin türleri, etkilerin önemi ile ilgili sonuçlar ve etki azaltma önlemleri. Yerel etkiler ÇED kapsam belirleme sürecinde KÇED’in gerektirdiği kadar büyük bir ölçekte ele alınmamış olabilmekle birlikte, sonuçlar faydalı bir başlangıç noktası sağlar.

Değerlendirme Çerçevesi, bir KÇED için kapsam belirleme aşamasında gerçekleştirilmesi gereken beş görev belirlemektedir:

1

Proje faaliyetlerinin tanımlanması.

2

Etki Alanının belirlenmesi.

3

DEB’lerin seçilmesi

4

Aynı DEB’leri etkileyen diğer geçmiş, mevcut ve gelecekteki faaliyetlerin belirlenmesi.

5

Projeye Özgü Standartların belirlenmesi

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

Bu yöndeki ilk adım, sadece incelenen eylemin gerçekten katkıda bulunacağı etkiler

27


28

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

Görevlerin bu sıra ile gerçekleştirilmesi halinde, uzman, bir adımda bir sonraki adımda verilecek kararlara rehberlik edecek kararları verebilecektir. Bununla birlikte, her zaman bu durum geçerli olmayabilir. Bazı durumlarda (örneğin uzaktan algılama yoluyla çok büyük alanların sayısal olarak haritalandığı durumlarda), önce Etki Alanını belirlemek, daha sonra diğer sorunları ve eylemleri belirlemek ve en son olarak DEB’leri seçmek daha pratik olabilir. Uygulamada, bu beş adımın her birinin unsurları genellikle kapsam belirlemenin en erken aşamalarında birbiriyle eşzamanlı olarak tamamlanmaktadır. Kapsam belirleme süreci ilerledikçe, hangi sonuçlara varılacağı hemen açıklığa kavuşmaktadır.

Spesifik olarak belirlenmiş fiziksel unsurlar ve hususlar ile proje kapsamında proje için ve proje sebebiyle gerçekleştirilecek ve etki, çevresel ve sosyal risk yaratması muhtemel tesislere proje faaliyetleri denir. Bu faaliyetler aynı zamanda alt yüklenicilerin faaliyetlerini ve ilişkili tesisler için gerekli faaliyetleri de içerir.

İlişkili Tesisler İlişkili tesisler, proje kapsamında finanse edilmeyen ancak proje olmadan inşa edilmeyecek veya genişletilmeyecek olan ve olmaması halinde projenin uygulanabilir olmayacağı tesislerdir.

3.2.2. Etki Alanının Belirlenmesi ÇED için geçerli olduğu gibi, KÇED’in gerçekleştirilmesindeki temel kaygılardan birisi çalışmanın/değerlendirmenin gerçekleştirileceği mekansal alandır. Bu alan çalışmanın önemli sınırlarından (yani mekansal boyut) birisini oluşturur ve kapsam belirleme aşamasında ele alınmalıdır. Bu bakımdan, bir projeye yönelik bir ÇED’in ve/veya KÇED’in gerçekleştirilebilmesi için asgari çalışma alanı projenin etki alanı olarak tanımlanır. Buna aynı zamanda ilgili projenin tesir alanı da denebilir.

Mekansal çalışma sınırların belirlenmesi, KÇED sürecinin kilit aşamalarından birisidir. Özellikle, zaman, bütçe ve mevcut veriler ile ilgili uygulamaya ilişkin kısıtlar ile teorik olarak önemli mesafelere ve gelecekteki uzak zaman dilimlerine uzanabilecek karmaşık çevresel etkileşimlerin ele alınması arasında bir dengenin oluşturulmasıyla uygun mekansal sınırların belirlenmesi zorlu bir süreçtir.

METİN KUTUSU 4

3.2.1. Proje Faaliyetlerinin Tanımlanması


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

Etki alanının belirlenmesi için haritaların kullanılması bir başlangıç noktasıdır. Topluluklar üzerindeki etkilerin, arazi tabanlarının ve diğer doğal kaynakların mekansal bir portresinin ortaya konulabilmesi için, mevcut yerleşimler ile arazi kullanım düzenlerini ve önerilen proje

METİN KUTUSU 5

faaliyetlerini gösteren harita çakıştırma teknikleri kullanılabilir.

Hidroelektrik Santral Projeleri için Etki Alanı ve Proje Faaliyetleri Erişim yolları, şantiyeler, kırma tesisleri, beton tesisleri, elektrik iletim hatları, kazılan malzeme depolama sahaları, atık depolama sahaları, atık su arıtma tesisleri veya taş ocakları ve malzeme çukurları gibi malzeme kaynakları gibi ilişkili tesisler de dahil olmak üzere, HES projelerinin önerilen proje ayak izleri (örneğin baraj gölleri, su kanalları veya tünelleri, bentler, vs.) proje faaliyetlerinin etki alanında düşünülmelidir. KÇED sürecinde, baraj gölü yapımı sebebiyle mevcut yolun yerinin değiştirilmesi için gerekli faaliyetler de dolaylı proje faaliyetleri olarak düşünülmelidir. Ayrıca, örneğin aynı nehir üzerinde planlanan başka HES projeleri veya aynı kaynakları kullanacak veya etkileyecek başka öngörülen projeler de KÇED kapsamında dikkate alınmalıdır.

Afşin

DAĞDELEN SU TUTMA ALANI

LEJAND İLÇE KANDİL ENERJİ GRUBU REZERVUAR VE SU TUTMA ALANLARI

DOĞAN TRAFO MERKEZİ Elbistan

KANDİL REZERVUARI

Göksun

HACININOĞLU SU TUTMA ALANI

SU TOPLAMA ALANI SINIRLARI ARKEOLOJİK SİT ALANLARI

SARIGÜZEL REZERVUARI

TRAFO MERKEZİ HACININOĞLU ENERJİ İLETİM HATTI (EİH) KANDİL-DAĞDELEN EİH SARIGÜZEL-KANDİL EİH HACININOĞLU - TRAFO MERKEZİ EİH KANDİL - TRAFO MERKEZİ EİH SARIGÜZEL – KANDİL EİH ÇALIŞMA ALANI (5+50M) HACININOĞLU-SARIGÜZEL EİH ÇALIŞMA ALANI (1+180M) KANDİL-DAĞDELEN EİH ÇALIŞMA ALANI (5+5KM) KANDİL-TRAFO MERKEZİ EİH ÇALIŞMA ALANI (5+5KM) HACININOĞLU-TRAFO MERKEZİ EİH ÇALIŞMA ALANI (5+5KM)

SIR BARAJI TRAFO MERKEZİ

METİN KUTUSU 6

Yukarı Ceyhan Nehri üzerindeki HES Projelerinin Etki Alanı

29


30

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

Etki alanı ilgisine göre aşağıdakileri içerir:

1

Proje ve proje sahibi tarafından doğrudan sahip olunan, işletilen veya yönetilen (yükleniciler tarafından işletilen ve yönetilenler dahil olmak üzere) ve projenin bir bileşenini oluşturan faaliyetlerden ve tesislerden potansiyel olarak etkilenecek alanlar;

2

Projenin planlanmayan ancak öngörülebilecek faaliyetlerinden daha sonra veya başka bir yerde gerçekleşebilecek faaliyetlerinden etkilenebilecek alanlar; veya

3

Projenin, Etkilenen Toplulukların geçim kaynakları bakımından bağımlı olduğu biyolojik çeşitlilik veya ekosistem hizmetleri üzerindeki dolaylı etkilerin etkili olduğu alanlar.

4

Projenin gelecekte planlanan faaliyetlerinden veya aynı coğrafi bölge içindeki başka benzer etki kaynaklarından, mevcut bir proje veya koşuldan, ve durum tespitinin yapıldığı sırada gerçekçi olarak beklenebilecek proje ile ilgili başka faaliyetlerden doğan kümülatif etkilerden potansiyel olarak etkilenecek alanlar.

5

Projenin planlanmayan ancak öngörülebilecek faaliyetlerinden daha sonra veya başka bir yerde gerçekleşebilecek faaliyetlerinden potansiyel olarak etkilenebilecek

METİN KUTUSU 7

alanlar ve topluluklar.

KÇED Kapsamında Mekansal Sınırların Belirlenmesi Aşağıdaki temel kurallar mekansal sınırların belirlenmesine yardımcı olabilir. Sınırları belirlemenin tekrarlayan bir süreç olduğu, gerekli tüm bilgiler olmadan bir sınırın başlangıçta belirlenebileceği ve daha sonra yeni bilgilere ulaşıldığında başlangıçta belirlenen sınırın değiştirilebileceği akılda tutulmalıdır. n

Açık, kolaylıkla anlaşılabilir ve genellikle azaltılabilecek etkilerin gerçekleşeceği bir yerel çalışma alanının belirlenmesi.

n

Başka eylemler ile olası etkileşimlerin olabileceği alanları içeren bir bölgesel çalışma alanının belirlenmesi. Başka paydaşların çıkarlarının dikkate alınması.

n

Her bir çevresel bileşen ve ilişkili etki türü için bir sınır olmak üzere birkaç sınırın birden dikkate alınması –bu genellikle tek bir sınıra göre tercih edilebilir bir seçenektir.

n

Bitki örtüsü ve yaban hayatı gibi karasal DEB’ler için, sınırların mümkün olduğu ölçüde ekolojik olarak savunulabilir olmasının sağlanması (örneğin kritik yaban hayatı habitatları üzerindeki etkilerin değerlendirilmesine yönelik kışlak sınırları).

n

Sınırların eylemler ile DEB’ler arasındaki sebep-sonuç ilişkilerini ele almaya yetecek kadar genişletilmesi.

n

Gerekli olması halinde yerel, bölgesel veya daha geniş ölçeklerdeki DEB’lerin miktarının ve dağılımının belirlenmesi (örneğin çok nadir türler için) ve sınırlarda bunun dikkate alınmasının sağlanması.

n

Coğrafi kısıtların kümülatif etkileri eylem yakınındaki nispeten kapalı bir alan içinde sınırlayıp sınırlayamayacağının belirlenmesi.

n

Bir “araştırma hattı” oluşturulabilmesi için sebep-sonuç ilişkilerini açıklayan yolların özelliklerinin belirlenmesi (örneğin bir kağıt fabrikasının atık sularından bir nehirdeki kirleticilere, balık etindeki lekelere ve son olarak insan ve yaban hayatı tüketimine).

n

Kümülatif etkilerin önemsiz düzeye indiği noktada sınırların belirlenmesi.

n

Yeni elde edilen bilgilerin gerekli kılması halinde değerlendirme süreci sırasında sınırlarda değişiklik yapmaya hazırlıklı olunması ve bu gibi değişikliklerin savunulması.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

DEB’ler i) proje çalışmaları ve faaliyetleri; ii) etkilenmesi muhtemel çevre; ve iii) proje çalışmaları ve faaliyetleri ile çevre arasındaki potansiyel etkileşimler ile ilgili bir anlayış oluştuktan sonra seçilir. Genel olarak, DEB’lerin seçiminde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:

nn Sahadaki, yerel ve bölgesel çalışma alanlarındaki varlık düzeyi nn Veri mevcudiyeti nn Ekolojik önem nn Yerli türler nn Risk nn Hassasiyet nn Ekolojik sürdürülebilirlik nn İnsan sağlığı nn Sosyoekonomik önem nn Koruma durumu ve

METİN KUTUSU 8

nn Toplum için kültürel miras özelliği bakımından önemi.

Habitata Dayalı DEB Belirleme Hedef DEB’lerin belirlenmesi bakımından, habitatlara dayalı ekolojik etüt, türe özgü etütlere göre daha uygundur. Son zamanlarda, AB katılım süreci çerçevesinde, Türkiye’nin habitat sınıflandırması ile ilgili olarak AB Habitat Direktifi doğrultusunda çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

3.2.3. DEB’lerin Seçilmesi

31


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

METİN KUTUSU 9

32

Ceyhan Nehri Üzerindeki HES Projeleri için Örnek DEB Tablosu Çevresel Bileşen

Hava

Su

Alt Bileşen

Ortam Hava Kalitesi

Ortam Hava Kalitesi Ekolojik Sürdürülebilirlik Tarımsal ve Evsel kullanım

Parametre

SO2 NO2 PM10

Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği (SKKY) Tablo 1 Su akışı

Örnek DEB’ler

- En yakın evsel alan/alıcı ortam - Karasal çevre

- Kamu/Su kullanıcıları - Mevcut Afşin A ve B Termik Sant. - Önerilen Afşin C, D ve E Termik Sant. - Sucul ortam - Karasal ortam - Balık Türleri

[IUCN Kırmızı Listede EN olarak sınıflandırılan İnci Balığı (“Alburnus orontis”)]

- Amfibiler

[IUCN Kırmızı Listede LC olarak sınıflandırılan Gece Kurbağası (“Bufo viridis”)]

- Sürüngenler

Ekoloji

- Kuşlar - Memeliler

[IUCN Kırmızı Listede VU olarak sınıflandırılan Kör Fare (“Spalax (Nannospalax) leucodon”)]

- Bitki Örtüsü

(örn. Heraclium marashicum)

- Orman - Sulak Alanlar

(örn. Ceyhan Nehri)

Çalışma alanına 20 km uzaklıkta bulunan Körçoban Tabiatı Koruma Alanı.

Yaban Hayatı

- Estetik - Kültürel miras niteliğindeki alanlar

Peyzaj

Yerleşim

(örn. Kandil Enerji Proje Grubunun iletim koridoru içinde yer alan Ortaklı ve Doğan Höyükleri)

Hava Kalitesi (toz ve gürültü) Yerel toplulukların geçim kaynakları

- En yakın evsel alan/alıcı ortam - Karasal çevre


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Geçmişteki, mevcut ve gelecekteki başka eylemler de belirli etkilere yol açmış olabilir veya yol açabilir ve inceleme konusu eylemin sebep olduğu etkiler ile etkileşim yaratabilir. Dolayısıyla, tüm bu eylemlerin KÇED çerçevesinde belirlenmesi gerekir.

Gelecekteki eylemlerin seçiminde dikkate alınması gereken asgari olarak belirli bir senaryo yansıtılması ve ideal olan da bunun en olası senaryo olmasıdır. Bununla birlikte, asgari düzenleyici gerekliliklere sıkı bir şekilde bağlılık, en azından makul olarak öngörülebilir bazı projelerin inceleme konusu proje ile birlikte önemli bir kümülatif etkiye sahip olabileceğini düşünmek için bir sebep var ise, birçok paydaş için giderek kabul edilemez hale gelmektedir (ayrıca proje onayları ile ilgili emsal oluşturan mahkeme ve panel kararları neyin beklenen ve kabul edilebilir uygulama olduğu ve olmadığı ile ilgili değişim sürecini sürdürecektir). Dolayısıyla, uzmanlar makul olarak öngörülebilir eylemleri de dikkate alma fırsatını düşünmeye teşvik edilmektedir. Değerlendirme ile ilgili nihai karar genellikle uzmanların

METİN KUTUSU 10

takdirindedir veya düzenleyici kurumun yönlendirmesine tabidir.

Diğer Eylemlerin Seçilmesi Mekansal Kriter Bölgesel çalışma alan(lar)ındaki, değerlendirme konusu DEB’leri etkileyebilecek ayak izlerine sahip eylemler. Ayak izleri ilişkili bileşenleri (örn., erişim yolları, elektrik hatları) ve havayı, arazi veya su alanlarını içerebilir. Bileşenlerinden herhangi birinin söz konusu alandaki başka eylemler veya DEB’ler ile etkileşim içine girmesi olasılığı var ise, bölgesel çalışma alanı dışındaki eylemler.

Zaman Kriteri GEÇMİŞ Artık gerçekleştirilmeyen ancak hala endişe konusu etkiler yaratabilecek olan eylemler MEVCUT Halihazırda aktif olan eylemler GELECEK Henüz gerçekleşmemiş olan ancak gelecekte gerçekleşebilecek eylemler

Geçmişteki Eylemler Geçmişteki eylemler artık aktif değildir ancak DEB’ler üzerinde bir rahatsızlık oluşturmaya devam ederler (örneğin terk edilmiş bir çakıl ocağının topografya üzerindeki devam eden etkisi, veya terk edilmiş bir ahşap koruma fabrikasından kaynaklanan solvent buharının yakın bölgedeki bir akifer üzerindeki etkisi). Etkilerin artık kolaylıkla gözlenmiyor olması mümkündür (örneğin haritalar veya havadan çekilmiş fotoğraflar üzerindeki bir incelemeden eylem ile ilgili kanıtları görmek zordur). Bununla birlikte, ekolojik süreçler ve DEB’ler üzerinde önemli değişimler devam ediyor olabilir. Uygulamada, geçmişteki eylemler genellikle mevcut başlangıç durumu koşullarının bir parçası haline gelir. Bununla birlikte, bu eylemler,n etkilerinin kabul edilmesinin sağlanması önemlidir. Gelecekteki Eylemler Gelecekteki eylemlerin seçilmesinde eylemin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair kesinlik durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Şekil 1 seçim sürecinde kullanılabilecek kriterleri özetlemektedir.

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

3.2.4. Aynı DEB’leri Etkileyen Diğer Geçmiş, Mevcut ve Gelecekteki Faaliyetlerin Belirlenmesi

33


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

Diğer Eylemlerin Seçilmesi (devam)

METİN KUTUSU 10

34

Şekil 1

İnceleme konusu proje ile doğrudan ilişkili, ancak projenin onaylanması koşuluna bağlı (örneğin belirli düzeyde bilginin mevcut olduğu tetiklenmiş eylem) Onaylı bir kalkınma planında belirlenmiş Onaylanması çok yakın İnceleme konusu proje ile doğrudan ilişkili değil, ancak projenin onaylanması halinde gündeme gelebilir (örneğin çok az bilginin mevcut olduğu tetiklenmiş eylem)

Kesin

Makul Olarak Öngörülebilir

Varsayıma Dayalı

Gelecekte İlerleyen Zamanla Birlikte Eylemin Gerçekleşme Kesinliği Azalıyor

Eylemi gerçekleştirme niyeti proje sahibi tarafından düzenleyici makamlara resmi olarak bildirilmiş Çok yakında düzenleyicinin incelemesine sunulacak

Halihazırdaki mevcut bilgilere dayalı olarak varsayımsal

Kavramsal bazda tartışılıyor

Onaylanmak üzere düzenleyici inceleme sürecinde Onaylanmış

Şekilde eylemler üç tür altında sınıflandırılıyor: Kesin Eylem gerçekleşecek veya eylem gerçekleşme olasılığı çok yüksek Makul Olarak Öngörülebilir Eylem gerçekleşebilir ancak bu sonuç ile ilgili belirli düzeyde bir belirsizlik var (Kanada Çevresel Değerlendirme Kurumu’nun Kanada Çevre Kanunu Kapsamında Kümülatif Çevresel Etkilerin Ele Alınmasına Yönelik Operasyonel Politika Bildirimi en az üç tür projenin düşünülmesini tavsiye etmektedir). Varsayıma Dayalı Eylemin gerçekleşeceğine dair önemli ölçüde bir belirsizlik var.


Ceyhan Nehri üzerindeki HES Projelerinin KÇED Etüdü için Seçilen Eylemleri Değerlendirme Konusu Projeler n

n

n

n

Dağdelen HES Kandil HES Sarıgüzel HES Hacınınoğlu HES

Diğer Mevcut Projeler

Planlanan veya Öngörülen Projeler

n

Kartalkaya HES

n

Karakuz HES

n

Ayvalı HES

n

Kavaktepe HES

n

Menzelet HES

Hasanali HES

n

Sır HES

n

n

Göksu Sulama Projesi

n

Doğutlu HES Geben HES

n

Afşin A TS

n

n

Afşin B TS

n

Kısık HES

n

Adatepe Sulama Projesi (inşa halinde)

n

Afşin C TS

n

Afşin D TS

n

Afşin E TS

n

Kılavuzlu HES (inşa halinde)

Temel olarak, gelecekteki öngörülebilir eylemler; bir çeşit resmi onay almış (örneğin ÇED olumlu kararı, HES’ler için üretim lisansı, resmi yer tahsisi, vs.), onay için düzenleyici inceleme sürecinde olan ve onaylı bir kalkınma planında yer alan (örneğin bölgesel kalkınma planı, ana plan, vs.) projeleri içerir.

3.2.5. Projeye Özgü Standartların ve Kabul Edilebilir Değişim Sınırının Belirlenmesi Yasal çerçevenin tanımlanması etki değerlendirme sürecindeki kilit görevlerden birisidir. Yasal çerçeve izin verilebilir etki türlerinin ve etki düzeylerinin sınırlarını çizer. Ayrıca, yatırımcılar/proje sahipleri yasal gerekliliklerin de ötesinde varsa kendi standartlarını da

METİN KUTUSU 12

uygulayabilirler.

Kritik Habitatlar Direktifi Yasalardaki nicel standartların yanı sıra, bazı uluslararası finans kuruluşları kritik habitatlardaki faaliyetler için nitel sınırlamalar da belirlemiştir. Örneğin, IFC (2012 tarihli 6 no’lu Kılavuz Not) kritik habitatları beş kritere göre açıklamaktadır ve müşterilerin bir faaliyeti gerçekleştirmeden önce yerine getirmeleri gereken ön gereklilikler için bir çerçeve oluşturmaktadır.

35 Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

METİN KUTUSU 11

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu


36

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

Bu bağlamdaki yasal çerçeve iki bileşenden oluşmaktadır: i) yasal gereklilik listesi ve ii) projeye özgü standartlar. Yasal gereklilik listesi ilgili düzenlemeleri ve standartları listelerken, projeye özgü standartlar yasal sınırlamaları ve uluslararası standartlara ve proje sahibi şirketin projeye özgü olabilecek kendi standartlarına dayalı (yani, uzman görüşlerine ve/

METİN KUTUSU 13

veya kamuoyu endişelerine/istişarelerine dayalı) diğer sınırlamaları belirtir.

Örnek Yasal Gereklilik Listesi Ulusal Kanun Kod / Sayı

Bölüm

EU Directive Açıklama

Kod / Sayı

DEB

Açıklama

Çevre Kanunu (Çevrenin korunmasına ve çeşitli

18132 sayılı ve

faaliyetlerden kaynaklanan çevresel sorunların ve

11.08.1983

etkilerin azaltılmasına ilişkin Çevre Kanunu. Kanun

tarihli Resmi

çevre kirliliğine yol açan gerçek şahıslar ve tüzel

Gazete’de

kişilikler için bazı sonuçlar getirmektedir. Kanunda kirleten öder ilkesi, kirliliğe yol açan tesisleri

yayınlanmıştır.

cezalandırma veya kapatma hakkı, ve üretim sürecinde veya tesisinde planlanan değişiklikleri yetkili mercilere bildirme yükümlülüğü yer Madde 9

almaktadır. Eğer bir tesis, atölye veya operasyon

Madde 20

idari fonksiyonların gerçekleştirilmesi veya

Ek 1 (Madde 30)

Genel Çevre

yönetilmesi ötesinde bir faaliyette bulunuyorsa, çoğu faaliyet atık ürettiğinden (sadece belediye atığı üretse bile) veya emisyona yol açtığından dolayı bu düzenleme o tesis, atölye veya operasyon için uygulanmaktadır. Bu kanun birkaç kez değiştirilmiştir ve son değişiklik 5491 sayılı ve 26/04/2006 sayılı kanun ile yapılmıştır (değişiklik mevcut metne doğrudan yansıtılmıştır). Son maddelerde çevreyi kirleten ve/veya çevreye zarar veren tesislerde çevre yönetim birimlerinin kurulmasına yönelik bir yükümlülük yer almaktadır. Kanun aynı zamanda gemilerin yol açtığı kirlilik için para cezaları getirmektedir.)

25818 sayılı ve

Madde 14

17.05.2005

Madde 15

Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği (Bu Yönetmelik, Ramsar Sözleşmesinin kapsadıkları da dahil olmak üzere tüm sulak alanların korunması

2000/60/EC

Avrupa Parlamentosunun

tarihli Resmi

ve geliştirilmesi ile ilgilidir. Yönetmeliğin

ve Konseyinin Su

Gazete’de

yayınlandığı tarihten önce faaliyete başlayan

Politikası

yayınlanmıştır.

tesislerin Bakanlık’ın talimatlarını yerine

Alanındaki

getirmeleri kaydıyla 01 Ocak 2007 tarihine kadar bu alanlarda faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmektedir. Sulak alanların içinde veya

Topluluk Eylemleri için bir Çerçeve

etrafından faaliyet gösteren tüm yeni tesisler için,

Oluşturan

Yönetmelik doğrudan uygulanmaktadır. Diğer

2000/60/EC sayılı

hükümlerin arasında, 8 hektardan büyük doğal

Direktifi – Su

sulak alanların doldurulmasına veya kurutulmasına izin verilmemektedir. 8 hektardan küçük alanlar için izin alınması gerekmektedir.)

Çerçeve Direktifi

Ekoloji


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Konu

İlgili Mevzuat

Sınır Değer / Sorumluluklar

Notlar

3

EHafriyat Malzemeleri

2

Hava Kalitesi

1

Evsel Atık Su

Şantiyelerde/kompresör istasyonunda paket atık su arıtma tesisinden deşarj edilen atık su aşağıdaki tabloda verilen kriterlere uygun olacaktır. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği (SKKY) (25687 sayılı ve 31 Aralık 2004 tarihli RG) Lağım Mecrası İnşası Mümkün Olmayan Yerlerde Yapılacak Çukurlara Ait Yönetmelik (RSTCDSS) (13783 sayılı ve 19 Mart 1971 tarihli RG)

Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği (RCEMCDW) (20814 sayılı ve 14 Mart 1991 tarihli RG) Katı Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik (RLW) (27533 sayılı ve 26 Mart 2010 tarihli Yönetmelik)

Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği (RAMAQ) (26898 sayılı ve 6 Haziran 2008 tarihli RG) Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği (EKHKKY) (27277 sayılı ve 3 Temmuz 2009 tarihli RG)

SKKY Tablo 21.1 (yüzey sularına atık su deşarjı)

Parametre

Birim

2 saatlik bileşik numune

24 saatlik bileşik numune

Biyo-kimyasal Oksijen İhtiyacı (BOD)

mg/L

50

45

Kimyasal Oksijen İhtiyacı (COD)

mg/L

180

120

Askıdaki Katı Maddeler

mg/L

70

45

pH

-

6-9

6-9

Madde 14: Bitkisel toprak eğimi yüzde 5’ten az olan bir yerde geçici olarak depolanır; Bitkisel toprak kaybı önlenir ve bu toprak tabakası inşaat sonrası peyzaj çalışmalarında kullanılır.

Kullanılmayan hafriyat malzemeleri bir III. sınıf düzenli depolama tesisine taşınacaktır. Hafriyat malzemeleri, ÇŞB’den hafriyat malzemesi taşımak için lisans almış şirketler tarafından bir III. sınıf düzenli depolama tesisine taşınacaktır. EKHKKY Ek-2 – Platform boyunca gerçekleştirilen kazı çalışmalarından kaynaklanan toz emisyonunun 1 kg/saat değerini aşması halinde hava kalitesi modellemesi gereklidir. EKHKKY Ek-2 Tablo 2.1 – 2014 yılına kadar geçerli olacak zemin düzeyi PM10 ve çöken toz konsantrasyonları sınır değerleri şöyledir: Sınır Değer (2014 yılına kadar) Parametre

Birim

PM10 Çöken Toz

Kısa Vadeli

Uzun Vadeli

µg/m3

100

60

mg/m3.gün

390

210

Hat boyunca gerçekleştirilen inşaat faaliyetlerinden kaynaklanan toz emisyonları için, emisyonların kitle akış oranının 1 kg/ saat değerini aşması beklenmemektedir, çünkü platformun belirli bir segmenti boyunca sadece tek bir kazıcı çalışıyor olacaktır, yani çok yoğun bir toz emisyonuna sebep olan faaliyet olmayacaktır.

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

No

METİN KUTUSU 14

Örnek Projeye Özgü Standartlar

37


38

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

Projeye özgü standartlar temel olarak ulusal çevre mevzuatına dayalı olarak belirlenmektedir. Ulusal mevzuatta uluslararası standartlar, ilgili uluslararası gereklilikler ve kılavuzlar bakımından düzenlenmeyen konular için, inceleme ve değerlendirme komisyonu üyelerinin ve diğer paydaşların önerileri dikkate alınabilmektedir.

Projeye özgü standartlara ek olarak, KÇED kapsamında tartışılmaya değer bir başka kavram da Kabul Edilebilir Değişim Sınırıdır. Kabul Edilebilir Değişim Sınırı çevresel kaynakların veya kabul edilebilir çevresel koşulların taşıma kapasitesi ile ilgilidir. Bir başka deyişle, çalışma alanındaki herhangi bir yeni faaliyet mevcut ve planlanan faaliyetler ile birlikte değerlendirilecektir ve mevcut koşullarda önemli bir olumsuz etkiye yol açmıyor ise onaylanmalıdır.

Faaliyete özgü emisyon ve deşarj standartlarına ek olarak, ulusal mevzuat ortam hava kalitesine ve iç suların kalite standartlarına ilişkin sınır değerler içermektedir. Bu standartlar hava ve su emisyonları için Kabul Edilebilir Değişim Sınırının belirlenmesi amacıyla kullanılabilir. Örneğin, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği Tablo 1, iç sular için kalite standartlarını belirlemekte olup, kirletici düzeyleri ile ilgili olarak dört ayrı kalite kategorisi (sınıfı) tanımlamaktadır. Bu durumda, eğer bir havzanın mevcut statüsü Sınıf-II ise, havzanın nihai geliştirme faaliyeti için Kabul Edilebilir Değişim Sınırı Sınıf-III olarak belirlenecektir.

3.3. Mevcut Durum Çalışmaları ve Etki Değerlendirmesi 3.3.1. Mevcut Durum Çalışmaları Proje sahiplerinin yaygın bir endişesi, bölgesel kümülatif etkilerin değerlendirilebilmesine yönelik yeterli veriyi toplamak için gerekli çaba ve kaynak (yani zaman ve para) düzeyidir. Erken aşamada yapılan kapsam belirleme, değerlendirmenin en önemli DEB’ler üzerinde odaklanmasını sağlamaya yönelik olmakla birlikte; aynı zamanda veri toplamanın sadece bu sorunları ele almak için gerekli veriler ile sınırlanmasını sağlar.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

veri toplama mevcut eylemlerin toplu etkilerini de ortaya koyan başlangıç durumu verilerini sağlamaktadır. Uzmanlar, belirgin olarak tanımlanmış ve bilimsel olarak savunulabilir analizi desteklemek için verilerin nasıl kullanılacağı ile ilgili açık bir anlayışa sahip olmalıdır. Temel bir kural olarak, verilerin sunabileceği sonuçlar dikkatli bir şekilde düşünülmeden maliyetli veri toplama ve analiz çabalarına girişilmesi tavsiye edilmez.

Toplanan bilgi düzeyi, kapsanan alanın çok daha geniş olmasından dolayı ÇED durumunda olduğu kadar ayrıntılı olmayabilir (ayrıca, değerlendirmenin ölçeği değiştiğinden dolayı, ihtiyaç duyulan veri türü de değişebilir). Örneğin, toprak ve bitki örtüsü saha etütleri önerilen proje ayak izinde nispeten yoğun olabilir ve belirlenen DEB’ler için sahada haritalandırma gerektirebilir. Bununla birlikte, binlerce hektarlık bölgesel çalışma alanları için, analizin uydu görüntülerine veya çok geniş ölçeklerde tamamlanan mevcut bitki örtüsü etütlerine dayandırılması gerekebilir. Dolayısıyla, uzmanlar tarafından başlangıç durumu veri toplama olarak önerilecek metodoloji başarılı bir KÇED uygulaması için önemli bir görev haline gelir. Bu amaçla, önerilen metodolojilerin ayrıntılı olarak belirlenmesi ve kapsam belirleme

METİN KUTUSU 15

aşamasında iyi bir şekilde sunulması gerekir.

Ekosistem Değerlendirmesi ve Su Kullanım Hakları Etütleri T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (ÇŞB) ulusal ÇED sürecinde HES projeleri için iki özel etüt istemektedir. Bu etütler “Ekolojik/Ekosistem Değerlendirme” ve “Su Kullanım Hakları Etüdü”dür. Bu iki çalışmanın çıktıları başlangıç durumu çalışmalarının önemli bileşenlerini oluşturmaktadır.

3.3.2. Etkilerin Tanımlanması DEB’leri etkileyebilecek potansiyel etkilerin belirlenmesi gerekmektedir. Bu adım uzmanlara en temel değerlendirme sorularından birisi olan “Ne neyi etkiliyor?” sorusunun cevabını anlamalarına yardımcı olduğundan dolayı önemli bir adımdır. Çalışmanın ilk aşamalarında

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

Bazı durumlarda, su kalitesi, hava kalitesi ve gürültü düzeyleri gibi bazı çevre bileşenleri için

39


40

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

iyi bir kapsam belirleme süreci, değerlendirme çabasının en olası etkilerin takip edeceği yollar üzerinde odaklanacağı anlamına gelecektir.

Kümülatif etkiler; eylemler, eylemler ile çevre, ve çevre bileşenleri arasındaki etkileşimler olarak gerçekleşirler. Bir sebep (veya kaynak) ile bir etki arasındaki bu “yollar” genellikle kümülatif etki değerlendirmesinin odağını oluştururlar. Bir “yol” boyunca gözlenen bileşik etkilerin büyüklüğü, bireysel etkilerin toplamına eşit olabilir (toplamsal etki) veya çoğalan bir etki olabilir (sinerjistik etki).

Bunu başarmak için takip edilecek yaklaşımlarından bir tanesi; çoğu ÇED’in ortak bir adımı olan, değerlendirme konusu projenin çeşitli bileşenlerinden (örneğin arazi açma, yanma emisyonu) etkilenebilecek çevresel bileşenleri (örneğin hava, su) öncelikle tespit etmektir. Daha sonra, ilgili bölgedeki başka eylemlerden etkilenebilecek çevresel bileşenler tespit edilebilir. Kapsam belirleme süreci daha sonra çeşitli eylemlerin spesifik etkileri ile spesifik DEB’ler arasındaki ilişkiler üzerinde odaklanabilir. Bir sonraki bölümde bunu pratik olarak gerçekleştirmenin yollarından birisi açıklanmaktadır.

3.3.3. Etki Değerlendirmesi Kümülatif etkilerin analizi, seçilen DEB’ler üzerindeki etkilerin değerlendirilmesi üzerinde odaklanmalıdır. Uzmanlara kümülatif etkilerin değerlendirilmesinde yardımcı olabilecek birkaç yaklaşım mevcuttur. Bununla birlikte, her zaman kullanılacak tek bir yaklaşım olmadığı gibi, spesifik etkilere veya eylem türlerine yönelik tek bir yaklaşım da yoktur. Bunun yerine, uzmanların çeşitli yaklaşımların arasından uygun bir yaklaşımı veya değerlendirme “aracını” seçmesi gerekmektedir. Uygun yöntem ise inceleme konusu DEB üzerindeki etkilerin değerlendirmesini en iyi sunan yöntemdir.

Etkileşim Matrisi, iki miktar arasındaki ilişkiyi tablo şeklinde gösterir. Matrisler genellikle bir eylemin belirli bir çevresel bileşeni etkileme olasılığını belirlemek veya çeşitli DEB’lere


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

kullanılır. Matrisler kapsam belirleme uygulamaları sırasında potansiyel olarak “en güçlü” sebep-sonuç ilişkilerini belirleyen ve daha sonra değerlendirmenin sonuçlarını kısa bir şekilde özetleyen bir araç örneğidir. Bununla birlikte, matrisler sadece etkileşim ile ilgili olarak varılan sonuçları gösterir ve gösterilen sonuca yol açan altta yatan varsayımları, verileri ve hesaplamaları göstermezler; matrisler karmaşık ilişkilerin basit bir şekilde ortaya konulmasıdır. Dolayısıyla matrislerin yanında etkileşimlerin ve sıralamaların nasıl türetildiği

Ceyhan Nehri üzerindeki HES Projeleri için Kullanılan Değerlendirme Matrisi Etkinin Ciddiyeti

Ciddi Orta

Yüksek Yüksek

Orta

Düşük

Hafif

METİN KUTUSU 16

ile ilgili ayrıntılı bir açıklama sunulmalıdır (örneğin bir “karar kaydında”).

Düşük Düşük Sınırlı

Orta

Orta

Orta Orta Yaygın

Etkinin Boyutu

Projelerin inşaat ve işletme aşamalarına ilişkin önemli faaliyetleri ve etkileri tespit edilir. Her etki ciddiyet düzeyi bakımından “ciddi”, “orta” veya “hafif” olarak, etki boyutu bakımından da “yaygın”, “orta” veya “sınırlı” olarak derecelendirilir. Ciddiyet etkinin önem düzeyini ve büyüklüğünü gösterirken, etki boyutu etki alanının coğrafi büyüklüğünü gösterir. “Yüksek”, “orta” veya “düşük” olarak ifade edilen değerlendirme sonucu genel önem düzeyini gösterir. Bir etkinin coğrafi boyutlarının her zaman kümülatif etki olasılığını göstermeyebileceği unutulmamalıdır.

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

ilişkin çeşitli etki özelliklerinin (örneğin süre, büyüklük) bir sıralamasını oluşturmak için

41


42

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

Bir KÇED aynı zamanda bölgesel çalışma alanındaki her bir eylem ile bölgesel DEB’ler arasındaki etkileşimlerin “gücünü” (yani iki farklı eylemin etkilerinin çakışması sebebiyle bir DEB üzerinde sebep olunan etki ne kadar güçlü?) sıralamak için de matristen yararlanabilirler. Etkileşimler nitel olarak sıralanabilir (örneğin, 5’lik bir ölçek üzerinde, 1 = düşük, 5 = yüksek) veya fiziksel miktarı temsil eden bir rakam kullanabilirler. Birinci sıralama türü şu anda değerlendirmelerde daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda, daha sonra elde edilen bilgilerin daha önemli olabileceklerini göstermesi veya kamuoyunun konuya olan ilgisinin önemli düzeyde olması halinde, geriye dönerek “göz ardı edilebilir” veya “düşük” olarak derecelendirilen ilişkileri tekrar incelemek gerekebilir.

İnşaat ve işletme aşamaları için, kümülatif etkiler fiziksel, biyolojik ve sosyo-ekonomik çevre bakımlarından ayrı ayrı ele alınır. Her bir durumda, projeler üç grup altında sınıflandırılabilir: değerlendirme konusu proje(ler), DEB’ler üzerinde etkisi olan diğer projeler ve planlanan veya öngörülen projeler. Bu proje grupları üç senaryo altında değerlendirilebilir: Senaryo

METİN KUTUSU 17

A, B ve C.

Ceyhan Nehri üzerindeki HES Projelerine İlişkin Senaryolar SENARYO C SENARYO B SENARYO A Değerlendirme Konusu Projeler

n

n

n

n

Dağdelen HES Kandil HES Sarıgüzel HES Hacınınoğlu HES

Diğer Mevcut Projeler

Planlanan veya Öngörülen Projeler

n

Kartalkaya HES

n

Karakuz HES

n

Ayvalı HES

n

Kavaktepe HES

n

Menzelet HES

Hasanali HES

n

Sır HES

n

n

Göksu Sulama Projesi

n

Doğutlu HES Geben HES

n

Afşin A TS

n

n

Afşin B TS

n

Kısık HES

n

Adatepe Sulama Projesi (inşa halinde)

n

Afşin C TS

n

Afşin D TS

n

Afşin E TS

n

Kılavuzlu HES (inşa halinde)


KÇED için Etki Değerlendirme Araçları Etki Modelleri Etki Modelleri ÇED etütlerinde yaygın bir şekilde kullanılmıştır ve bir eylem ile etrafındaki çevre arasında gerçekleşen sebep-sonuç ilişkilerinin kısa bir açıklamasını sunduklarından dolayı bir KÇED yaklaşımı olarak da benimsenebilirler. Etki Modeli yaklaşımı bir bilimsel hipotezde yapılana benzer şekilde bir bildirimin geçerliliğinin test edilmesini içerir. Etki Modellerini kullanmanın avantajı karmaşık sistemleri sadeleştirerek bir sebep-sonuç ilişkisindeki her bir etkileşimin “adım adım” uygulanan bir analizine olanak tanımalarıdır. Bu modeller aynı zamanda daha geniş alanlarda sebep-sonuç ilişkilerinin açıklanmasını kolaylaştırırlar. Etki Modelleri üç bölümden oluşur: Etki Bildirimi, Etki Yolları Diyagramı ve Bağlantı Bildirimleri. Model değerlendirmesi iki adımdan oluşur: Bağlantı Doğrulama ve Etki Yolu Değerlendirme.

Rakamsal Modeller Rakamsal Modeller çevresel koşulları simüle etmek için kullanılan algoritmalardır. Bu modellerin en yaygın kullanım şekli, hava ve su kalitesini, su hacim akışlarını ve toprak ve bitki örtüsüne havadan çökelen maddelerin değerlendirilmesi amacıyla bilgisayar tabanlı bir uygulama kullanılarak fiziksel veya kimyasal bir maddenin durumunu tahmin etmektir. Karasal veya sucul organizmaların modellenmesi, davranışlarının ve fizyolojik tepkilerinin tahmin edilmesindeki belirsizliklerden dolayı hava ve su sistemleri üzerindeki etkilere göre daha zordur. Hava ve su modellemesinde tipik olarak kümülatif etkiler yaklaşımı takip edilmiştir: havadaki veya sudaki bileşenlerin tipik olarak taşındığı mesafe genellikle bölgesel bir perspektif gerektirmiştir. Bu sebeple, kolaylıkla ulaşılabilecek rakamsal modellerin kullanımı hava ve su kalitesi üzerindeki kümülatif etkiler için yeterli bir değerlendirme cevabı sunabilir. Bazı değerlendirmelerde, modellenen hava alanının veya sulak alanın mekansal sınırları diğer çevresel bileşenler üzerindeki etkileri yeterli bir şekilde ele almaları halinde genel bir bölgesel çalışma alanı olarak kullanılmıştır.

CBS Kullanılarak Yapılan Mekansal Analiz Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) kullanılarak yapılan mekansal analiz, inceleme konusu eylemin etraftaki tüm çevrenin bir bileşeni üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesini içerir; bu çevredeki tüm eylemler ve doğal özellikler bir araya gelerek alanın tek bir temsili modelini oluştururlar (bu münferit senaryo bazında gerçekleştirilebilir). Bir CBS’nin temel özelliği rahatsızlık ölçülerini çeşitli eylemler ile ilişkilendirmesi ve daha sonra bu rahatsızlıkları mevcut DEB’ler ile ilişkilendirmesidir. Bu yaklaşım belirli sebep-sonuç ilişkilerini temsil eden bir modelin oluşturulmasına olanak tanır. Ayrıca, nispeten büyük alanlar kolaylıkla incelenebilir (mekansal biçimde yeterli açıklayıcı verilerin mevcut olduğu varsayılarak) ve nicel sonuçlar üretilebilir. Tipik CBS uygulamaları aşağıdakilerin tespitini içerir: n

açılan arazi alanı (bitki örtüsünün kaldırılmasına ve toprağa zarar verilmesine yol açan arazi açma);

n

diğer eylemler veya doğal özellikler üzerindeki etkiler arasındaki mesafeler (veya çakışma);

n

karayolu erişiminin uzunluğu ve yoğunluğu; yaban hayatının algısal olarak dengesinin bozulmasına yol açılan arazi yüzölçümü;

n

habitat kaybına ve kapasite azalmasına yol açılan arazi yüzölçümü;

n

habitat bölünmesinin boyutları; ve değerlendirme senaryoları arasında yukarıdakilerde görülen değişim.

Göstergeler Göstergeler bir DEB üzerindeki etkilerin spesifik bir ölçüsünü sunarlar. Bir gösterge bazen DEB’in kendisi de olabilir. KÇED’de kullanılan göstergeler, yerel etkilerin göstergeleri daha büyük bir mekansal ölçekteki veya daha uzun bir zaman dilimindeki etkileri yeterli bir şekilde temsil etmiyorlar ise, ÇED’de kullanılan göstergelerden farklılık gösterebilirler. Örneğin, bir nehrin kirletilmesi şüphesinin söz konusu olduğu bir kağıt fabrikası durumunda, değerlendirilecek DEB su kalitesi olacaktır. Yerel etkilerin (yani, bir ÇED’de kullanılan) bir göstergesi, aşağı akış yönünde birkaç kilometre ötedeki etkileri ölçmeye yönelik olarak çözünmüş oksijen olabilir. Bölgesel etkilerin (yani KÇED’de kullanılan) bir göstergesi nehir kıyısında yer alan küçük bir balıkçılık topluluğunun 200 km aşağısında balıklardaki dioksin konsantrasyonu olabilir. Göstergeler insanların sebep olduğu rahatsızlıkların özelliklerini (örneğin yol yoğunlukları, açılan arazi) veya etraftaki çevrenin özelliklerini (örneğin fragmantasyon endeksleri, biyolojik çeşitlilik endeksleri, kenar uzunluğu) ölçebilir.

43 Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

METİN KUTUSU 18

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu


44

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

Ayrıca, değerlendirme için kümülatif etkilerin birikim yolları da kullanılacaktır. Çoklu projelerin bazı etkileri “çoğalan” bir şekilde birikirken, bazı etkiler sinerjistik olabilir. “İnteraktif” etkiler olarak tanımlanan bu etkiler bireysel etkilerin toplamından daha büyük bir toplam etki yaratacak şekilde etkileşime yol açarlar. Örneğin, çoğalan bir şekilde biriken çevresel

METİN KUTUSU 19

etkiler arasında su sıcaklığındaki veya çözünen gaz konsantrasyonlarındaki değişiklikler,

Etki Tanımlama ve Değerlendirme Tablosu/Matrisi DEB’ler

Hava

Etki

Su altında kalan karasal bitki örtüsü ve flora sebebiyle HES rezervuarlarında anaerobik koşulların ve sera gazı emisyonlarının oluşması

Personelin oluşturduğu evsel atık suyun uygun olmayan bir şekilde taşınması ve arıtılması sebebiyle arazi, yüzey suyu ve yeraltı suyu kirliliği

Alt Bölüm

Etki Türü

Boyut ve Ciddiyet

Senaryo A

Çoğalan

Sınırlı + Hafif

DÜŞÜK

Senaryo B

Çoğalan

Orta + Ilımlı

ORTA

Senaryo C

Çoğalan

Orta + Ilımlı

ORTA

Senaryo A

İnteraktif

Sınırlı + Hafif

DÜŞÜK

Senaryo B

İnteraktif

Orta + Hafif

DÜŞÜK

Senaryo C

İnteraktif

Yaygın + Hafif

ORTA

Senaryo A

İnteraktif

Orta + Ilımlı

ORTA

Senaryo B

İnteraktif

Orta + Ilımlı

ORTA

Senaryo C

İnteraktif

Orta + Ilımlı

ORTA

Senaryo A

Çoğalan

Sınırlı + Ilımlı

DÜŞÜK

Senaryo B

Çoğalan

Orta + Ilımlı

ORTA

Senaryo C

Çoğalan

Orta + Ilımlı

ORTA

Su Suyun barajlar ve santraller arasında yönünün değiştirildiği yerlerde su akışında azalma olması ve yerleşimlerden kaynaklanan mevcut atık su deşarjları sebebiyle su kalitesinde değişiklik

Toprak

Katı atıkların uygun olmayan şekilde taşınması ve bertarafı sebebiyle toprak kirliliği


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

birikim gibi süreçler yoluyla çoklu etkiler arasında etkileşimlere yol açar. Örneğin, sucul organizmalar bir taşkın durumunda serbest akan bir nehre göre daha uzun süre kirletici etkilerine maruz kalabilirler ve bu durum kirleticilerin biyolojik birikim potansiyelini arttırır. Bir HES’in birkaç etkisinin olduğu durumlarda, bunlar arasındaki etkileşim potansiyeli bu yol boyunca kümülatif etkilere yol açabilir.

3.4. Etki Azaltma Önlemleri Bir KÇED kapsamında kümülatif etkilerin yönetilmesi bir başlangıç adımı olarak ÇED kapsamında tavsiye edilenler ile aynı tür etki azaltma ve izleme önlemlerini gerektirir. Kümülatif etkileri azaltmanın en iyi yolu bir yerel etkiyi mümkün olduğu kadar azaltmaktır; bununla birlikte en etkili sonuca ulaşabilmek için etki azaltma ve izleme uzun vadeli olmalı ve bölgesel bazlı olmalıdır. Bu maliyetli olabilir, tamamlanması birkaç yıl sürebilir ve tarihsel olarak ÇED’lerde gerekli olandan daha geniş bir veri toplama ve karar verme katılımı

METİN KUTUSU 20

gerektirebilir.

Bir Etki Azaltma Önlemi olarak “Net Kayıp Yok” Yaklaşımı “Net Kayıp Yok” kavramı bazı uluslararası kuruluşlar tarafından bölgesel kümülatif etki kaygılarına cevap olarak uygun bir etki azaltma önlemi olarak ortaya atılmıştır. “Net Kayıp Yok” yaklaşımı eylem öncesi koşullardan etkilenen bir arazi veya su kütlesinin, habitatın bölgedeki yaban hayatını veya balıkları destekleme kapasitesinin korunması amacıyla eşdeğer kapasitede bir alan ile “değiştirilmesini” gerektirmektedir (bu mevcut habitatın üretkenliğinin arttırılması seçeneğini de içermektedir). Bu kavram bir karasal habitatın kümülatif kaybının dengelenmesi için etkili bir yaklaşım olarak iki zorluk ortaya koymaktadır:

1 2

“Daha fazla arazi” yaratabilmek için, mevcut arazinin dönüştürülmesi gerekir (örneğin yaban hayatının değiştirilmesi yoluyla). Bununla birlikte, arazi tipik olarak seçilen bir veya birkaç türün (örneğin nadir türler veya av hayvanları türleri) yararlanabileceği şekilde dönüştürülmektedir. Sonuç olarak, bu başka türlere zarar verebilmektedir ve kaybedilen habitat tarafından orijinal olarak desteklenen tüm türleri desteklemek için eşdeğer kapasitede bir habitat sunmayabilmektedir. Değiştirilecek eyleme makul bir mesafedeki alanda hiçbir arazi kalmayabilir (yani faydalı etkilerin eyleme atfedilebileceği bir mesafe içerisinde). Bu durum özel mülkiyetli arazi mevcudiyetinin veya mevcut bozunumların yaygın olduğu bölgeler, yaban hayatı için erişilemez nitelikte olacak araziler ve bitki örtüsü doruk koşullarının gerekli olduğu hallerde özellikle geçerlidir.

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

erozyon, sedimantasyon ve habitat kayıpları yer alır. Öte yandan, sinerjistik yollar biyolojik

45


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Su

Hava

DEB

Bakiye Etkilerin (Etki Azaltma Sonrası Kalan Etkiler) Önem Analizi

Etki

Alt Bölüm

Etki Türü

Boyut ve Ciddiyet

1. Su altında kalan karasal bitki örtüsü ve flora sebebiyle HES rezervuarlarında anaerobik koşulların ve sera gazı emisyonlarının oluşması

Senaryo A

Çoğalan

Sınırlı + Hafif

2. . Termik santrallerden kaynaklanan baca gazı emisyonları

Senaryo C

Çoğalan

Personelin oluşturduğu evsel atık suyun uygun olmayan bir şekilde taşınması ve arıtılması sebebiyle arazi, yüzey suyu ve yeraltı suyu kirliliği

Senaryo A

İnteraktif

Senaryo B

İnteraktif

Senaryo C

İnteraktif

Senaryo A

İnteraktif

Orta + Ilımlı

Senaryo B

İnteraktif

Orta + Ilımlı

Senaryo C

İnteraktif

Orta + Ilımlı

Senaryo A

Çoğalan

Sınırlı + Ilımlı

Suyun barajlar ve santraller arasında yönünün değiştirildiği yerlerde su akışında azalma olması ve yerleşimlerden kaynaklanan mevcut atık su deşarjları sebebiyle su kalitesinde değişiklik

Senaryo B

Senaryo B

Toprak

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

METİN KUTUSU 21

46

Çoğalan

Çoğalan

Orta + Ilımlı

Orta + Ilımlı

Çoğalan

Bakiye Etki

2. Termik santrallerin uygun ve yeterli emisyon azaltma sistemleri ile donatılması

Evsel atık suların ilgili ulusal standartlara uygun olarak foseptik tanklarında Orta + Hafif toplanması, daha sonra en yakın belediye atık su arıtma tesisine Yaygın + Hafif taşınması

Orta + Ilımlı

Orta + Ilımlı

Bakiye Etki Ciddiyeti Sınırlı + Hafif

1. Su altında kalacak alandaki bitki örtüsünün su altında kalmadan önce kaldırılması

Orta + Hafif Düşük düzeyde sera gazı emisyonları Orta + Hafif

Sınırlı + Hafif

Katı atıkların uygun olmayan şekilde taşınması ve bertarafı sebebiyle toprak kirliliği Senaryo C

Etki Azaltma Önlemleri

İlgili Değil

Bakiye etki yok

İlgili Değil

İlgili Değil

Düşük Derivasyon sebebiyle su akışının azaldığı yerlerde Ceyhan Nehrinin bölümlerine doğrudan deşarj yapan yakındaki yerleşim alanlarında atık su altyapısının geliştirilmesi

Arıtılan atık su deşarjı sebebiyle düşük düzeyde Bakiye etki

Düşük

Düşük

İlgili Değil Evsel katı atıkların proje sahalarındaki kapalı konteynırlar içinde toplanması ve ilgili belediyeler tarafından atık bertaraf alanlarına taşınması. Evsel katı atıkların atık bertaraf sahalarına gerekli ruhsata sahip kamyonlarca taşınması

İlgili Değil Bakiye etki yok

İlgili Değil


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

değerlendirmenin bölgesel çalışma alanına birkaç idari bölge ve paydaş girebilir. Çoğu durumda, tavsiye edilen etki azaltmanın başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için başka çıkar sahiplerinin işbirliği gerekebilir.

3.5. Önem Değerlendirmesi Bakiye etkilerin (yani etki azaltma sonrası kalan etkilerin) önem düzeyinin belirlenmesi belki de ÇED kapsamındaki en önemli ve en zorlu adımdır. KÇED kapsamında önem düzeyinin belirlenmesi de temel olarak aynıdır; bununla birlikte, incelenen alanın daha geniş olmasından dolayı bu adım daha karmaşık olabilir. Kümülatif etkiler yaklaşımı, bir DEB’in geri dönüşü mümkün olmayan koşul ve durum değişiklikleri yaşamadan önce etkinin daha ne kadar sürdürülebilir olduğunun belirlenmesini gerektirir.

Değerlendirmelerde önem düzeyi ile ilgili olarak varılan sonuçlar, sonuçlara nasıl varıldığının bir çeşit açıklaması ile savunulabilir olmalıdır. Aşağıda örnek bir yaklaşım sunulmaktadır. Bir dizi adım boyunca uzmanlara rehberlik sağlamak ve neticede önem düzeyi ile ilgili bir sonuca varmak için çeşitli sorular yapılandırılmıştır. Sorular temel bir sorgulama hattını takip etmektedir:

nn Eylemin doğrudan etkisinde başka eylemlerin etkileri ile birlikte bir artış var mı? nn Ortaya çıkan etki kabul edilemez düzeyde mi? nn Etki kalıcı mı? nn Etki kalıcı değil ise, etkiden ne kadar sürede kurtulunabilir?

Bu sorular, spesifik olarak iki farklı türdeki DEB’e yönelik olarak daha ayrıntılı bir şekilde yapılandırılmıştır;

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

Etki azaltma önlemleri, önerilen projeden başka projelere de uygulanabilir. Genellikle bir

47


48

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

i) Biyolojik Tür Niteliğindeki DEB’ler nn Popülasyonun ne kadarının üreme kapasitesi ve/veya bireylerinin hayatta kalma olasılıkları etkilenebilir? Veya, habitatlar için, habitatların üretim kapasitesinin ne kadarı etkilenebilir (örn., %<1, %1-10, %>10)? nn Etki azaltma ile birlikte popülasyonun veya habitatın ne kadarı kurtarılabilir (örn., Tamamen, Kısmen, Hiç)? nn Popülasyonun veya habitatın kabul edilebilir koşullarda eski haline dönmesi ne kadar sürebilir (örn., <1 yıl veya 1 nesil, 1-10 yıl veya 1 nesil, >10 yıl veya >1 nesil)?

ii) Fiziksel-Kimyasal DEB’ler nn DEB’deki değişimler bölgedeki doğal değişkenliğin ne kadar ötesine geçebilir? DEB etki azaltma önlemleri ile birlikte ne ölçüde toparlanabilir? nn Kabul edilebilir koşullarda eski haline dönüş ne kadar sürede gerçekleşebilir?

Bir DEB üzerindeki kümülatif etki, aynı DEB üzerinde gerçekleştirilen her bir münferit projeye özgü değerlendirmede etkilerin önemsiz düzeyde olduğu sonucuna varılması halinde bile önemli düzeyde olabilir. KÇED bileşenleri ile birlikte projeye özgü değerlendirmeler, aynı DEB’i etkileyen başka eylemlerin sonuçlarını da dikkate almaları gerektiğinden dolayı bu tip sonuçlara varmada yardımcı olabilirler. Bununla birlikte, bu içerme (ve bazen kullanılan analitik yaklaşım) önem derecesinin tespitini etkileyebilecek çeşitli faktörlerin (ki bunların bazıları kümülatif etki bileşeni olmayan değerlendirmelere her zaman konu olmayabilir) dikkate alınmasını gerektirir. Bu faktörler arasında aşağıdakiler bulunmaktadır:


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

nn Başka eylemlerden kaynaklanan etkilerin nispi katkısı

nn Etki azaltma önlemlerinin etkililiği nn Yerel etkilerin önem düzeyi nn Çalışma alanının büyüklüğü nn Doğal başlangıç aşaması nn Nispi koruma statüsü ve türlerin endemikliği nn İnceleme konusu projeden

koşullarına göre değişimin büyüklüğü nn Mevcut rahatsızlığın derecesi

kaynaklanan etkilerin katkısı

Kümülatif etkilerin önem derecesi ile ilgili bir karar verebilmek için, bir eylemin artımlı etkilerinin karşılaştırılabileceği bir değişim sınırına ihtiyaç duyulur. Teorik olarak, bir bölgedeki tüm etkilerin bileşik etkileri belirli bir sınırı veya eşik değeri (bir etkinin aşıldığında endişe konusu olabileceği sınırlar) aşmıyor ise, söz konusu eylemin kümülatif etkileri kabul edilebilir olarak düşünülür. Uygulamada, bu gibi eşik değerlerin olmayışı genellikle kümülatif etki değerlendirmesine engel teşkil eder. Bu durum ekosistemlerin karasal bileşenleri için özellikle geçerlidir. İnsan sağlığını etkileyen kirleticiler ve havadaki ve sudaki bileşenler genellikle düzenlemeye tabi tutulmaktadır; dolayısıyla değerlendirme için faydalı olabilecek eşik değerler düzenlemeler ile tanımlanır veya kılavuzlarda belirtilir.

Dolayısıyla, eşik değerlere her zaman kolaylıkla ulaşılamaz ve genellikle profesyonel değerlendirmeyi esas almak gerekebilir. Gerçek kapasite düzeyini belirlemenin mümkün olmadığı durumlarda, eğilimlerin analizi bu bakımdan yardımcı olabilir. Tanımlanmış eşik değerlerin olmadığı durumlarda, uygulayıcı (i) uygun bir eşik değer önerebilir, (i) çeşitli paydaşlara, kamu kurumlarına veya teknik uzmanlara danışabilir veya (iii) bir eşik değer olmadığını kabul edebilir, bakiye etkiyi belirleyebilir ve inceleyici kuruluşun eşik değerin aşılıp aşılmadığını belirlemesine izin verebilir.

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

nn Bir eşik değerin aşılması

49


50

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

3.6. İzleme ve Takip Takibin amacı çevresel değerlendirmelerin doğruluğunu teyit etmek ve etki azaltma önlemlerinin etkililiğini belirlemektir. Uygulamada, takip faaliyeti normal olarak izleme ve çevresel yönetim önlemlerinin belirlenmesi olarak kabul edilir. Türkiye’deki ÇED Yönetmeliği uyarınca, Yönetmeliğe tabi tüm projeler için bir izleme programının oluşturulması gerekmektedir. Eğilimlerin görülmesine yardımcı olacak ve karar vericilerin olumsuz etkileri azaltmak için ilave önlemler almalarına olanak tanıyacak ölçülebilir ve karşılaştırılabilir verileri/bilgileri elde bulundurmak amacıyla, izleme programının hem ÇED hem de KÇED kapsamında mümkün olduğunca spesifik olması gerekir.

Proje sahibinin sadece başka proje sahiplerinin sebep olduğu etkileri izlemesi genellikle mantıksız bir yaklaşım olacağı düşünüldüğünde, proje sahibinin sorumlulukları spesifik eylemlerinin kümülatif çevresel etkilere katkılarına dayandırılmalıdır. Bir takip faaliyetinin gerekli olacağı durumlar aşağıdakileri içermektedir:


İNŞAAT

AŞAMA

Bir HES Projesinin KÇED Etüdü Kapsamındaki Örnek Bir İzleme Programı Hangi

parametre izlenecek?

izlenecek?

nasıl

Parametre izlenecek / izleme ekipmanının türü?

ne zaman

Parametre izlenecek - periyodik veya sürekli ölçüm?

Bertaraf alanının ve yönteminin ilgili belediye tarafından onaylanıp onaylanmadığına dair belge incelemesi ve saha gözlemi

İnşaat personeli tarafından günlük

Hafriyat malzemeleri bertaraf yöntemi

Kazı ve depolama sahaları

İnşaat atıkları bertaraf yöntemi

İnşaat ve depolama sahaları

Saha gözlemi

İnşaat personeli tarafından günlük

Evsel katı atık bertaraf yöntemi

Depolama sahaları

Saha gözlemi, çevre denetimleri

İnşaat personeli tarafından günlük kontrol; Çevre Danışmanı tarafından üç aylık denetimler

Evsel atık su bertaraf yöntemi

Foseptik tankı

Foseptik tanklardaki atık su seviyesinin ölçümü

İnşaat personeli tarafından günlük

İnşaat sahası

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetmeliği gerekliliklerinin kontrolüne yönelik dahili Sağlık ve Güvenlik denetimleri

İnşaat personeli tarafından günlük kontrol; Çevre Danışmanı tarafından üç aylık denetimler

Akış rejiminde veya su kalitesinde değişiklik

Ceyhan Nehri

Saha gözlemi; projelerin mansap ve memba yönlerinde su numunesi alma; ve analizler

İnşaat personeli tarafından rutin kontrole yönelik günlük gözlem; Çevre Danışmanı tarafından aylık su numunesi alma ve analiz

Erozyon ve toprak kayması

Proje Sahaları (özellikle kazı sahaları)

Saha gözlemi

İnşaat personeli tarafından günlük

Gürültü ve titreşim

En yakın komşu alıcı ortam

Kalibrasyonu yapılmış bir ses yüzeyi ölçüm cihazı ile gürültü ölçümü

Aylık ölçümler (kamuoyu şikayetlerine bağlı olarak ölçümler sıklaştırılmalıdır)

Saha gözlemi; üç aylık çevre denetimleri

Üretilen katı atığa ilişkin günlük kayıtlar ve aylık değerlendirme. Çevre Danışmanı tarafından üç aylık denetimler

İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri

İŞLETME

Parametre

nerede

Evsel katı atık bertaraf yöntemi

İşletme ve bakım sahaları

Evsel atık su bertaraf yöntemi

Foseptik tankı

Foseptik tanklardaki atık su seviyesinin ölçümü

İşletme personeli tarafından günlük

Taşkın riski

Savaklar ve nehirler

Saha gözlemi ve rezervuarda seviye ölçümü

Azami debi sırasında (azami yağışın gözlendiği sonbahar ve kış mevsimleri)

Sucul ortamda sebep olunan rahatsızlık

Projenin Ceyhan Nehri üzerindeki mansap noktaları

Salınan kompanzasyon suyu için saha gözlemi ve ölçümü –ihtiyaç duyulması halinde

İşletme personeli tarafından günlük

51 Bölüm 3: KÇED Etütlerindeki Kilit Görevler

METİN KUTUSU 22

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu


4 KÇED Etütlerinin

Yöntemleri ve Araçları


54

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 4: KÇED Etütlerinin Yöntemleri ve Araçları

B

ir projenin kümülatif çevresel sonuçlarının belirlenmesi, projenin doğrudan ve anlık etkilerinin ötesinde çok daha geniş ve bölgesel bir perspektif gerektirir. Kümülatif

etki değerlendirmesinin gereklilikleri (yani kaynak sürdürülebilirliği, ilgili/yeterli coğrafi ve zamansal sınırlar) aşağıdaki yollarla karşılanmalıdır:

nn Hem ilgili projenin, hem de mevcut projelerin ve bölgedeki makul olarak öngörülebilen/planlanan projelerin/faaliyetlerin olası etkileri doğrultusunda coğrafi sınırların belirlenmesi,

nn Projelerin hem inşaat hem de işletme faaliyetlerini içeren ekonomik ömrü doğrultusunda zaman sınırlarının belirlenmesi, ve

nn Kaynakların sürdürülebilirliğini ve yerel, bölgesel ve ulusal ekonomiye katkılarını dikkate alarak, kaynaklar üzerindeki etkilerin sadece yerel ölçekte değil aynı zamanda bölgesel ölçekte değerlendirilmesi.

4.1. Değerlendirme Yöntemlerine ve Araçlarına Genel Bakış Proje düzeyindeki ÇED çalışmalarında kullanılan çeşitli yöntemler kümülatif etkilerin değerlendirilmesi amacıyla da kullanılabilir. Bu kılavuzda, KÇED etütleri ile ilgili uluslararası deneyimlere dayalı olarak bu yöntemlere genel bir bakış sunulmaktadır.

Burada açıklanan yöntemler ve araçlar genel olarak iki grup altında sınıflandırılmaktadır:

nn Kapsam belirleme ve etki tanımlama yöntemleri: bunlar bir dolaylı veya kümülatif etkinin nasıl ve nerede gerçekleşeceğini belirlemektedir. nn Değerlendirme yöntemleri: bunlar etkilerin boyutlarına ve ciddiyetlerine dayalı olarak büyüklüklerini ve önem derecelerini öngörmektedir.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 4: KÇED Etütlerinin Yöntemleri ve Araçları

ÇED süreci sırasında çeşitli yöntemler birlikte kullanılabilir veya çalışmanın farklı aşamalarında belirli yaklaşımlar benimsenebilir. Etkilerin tanımlanması ve açıklayıcı veya nicel değerlendirmelerin oluşturulması için kullanılabilecek yöntemlere/araçlara genel bakış Tablo 4.1’te sunulmuştur. Her bir yöntem ile ilgili olarak güçlü ve zayıf yönleri ile ilgili bilgiler de sunulmaktadır.

Kısa Açıklama

Güçlü Yönler

Etki Tanımlama için Kullanılabilirliği

Etki Değerlendirme için Kullanılabilirliği

Uzman görüşü ve geçmiş deneyimler (gerekmesi halinde senaryolar da oluşturularak)

Hem DEB’lerin belirlenmesi hem de etki değerlendirmesi ve yönetimi için uzmanların bilimsel/ teknik görüşleri alınır ve geçmiş deneyimlerden (geçmiş çalışmalar ve bunların bulguları) yararlanılır (farklı tür DEB’ler ve etkiler için farklı uzmanlardan görüş alınabilir) Etkilerin ve makul olarak öngörülebilir projelerin değerlendirilmesi için geçmiş deneyimler ve uzman görüşleri yoluyla senaryolar oluşturulabilir

‒‒Çok yönlü ve uygulaması kolay ‒‒Kolaylıkla modellenemeyecek ve başka türlü tespit edilemeyecek karmaşık etkiler için özellikle değerlidir ‒‒Kümülatif etkileri değerlendirmenin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilebilir

‒‒Uzmanlık bilgisi görev için yeterli değilse yanıltıcı olabilir ‒‒Değerlendirilen eylemi temsil etmiyor olabilir

Evet

Evet

İstişare ve Anket

Bir projenin etkilerini etkileyebilecek geçmiş, mevcut ve gelecekteki eylemler de dahil olmak üzere çok çeşitli eylemler hakkında bilgi toplamanın bir yolu olarak ilgili paydaşlar ile anketler gerçekleştirilir

‒‒Esnek ‒‒Potansiyel etkileri erken aşamada dikkate alır ‒‒Spesifik bilgilerin elde edilebilmesi için odaklandırılabilir

‒‒Öznellik hatalarına açık ‒‒Anket zaman alıcı olabilir ve yetersiz cevap riski mevcuttur

Evet

Hayır

İlgili tüm sorunların ele alınmasını sağlamanın sistematik bir yolunu sunan genel listeler

‒‒Anlaşılması ve kullanılması basit ‒‒Saha seçimi ve öncelik belirleme için uygun ‒‒Benzer tür projeler için standart hale getirilebilir

‒‒Doğrudan ve dolaylı etkileri birbirinden ayırmaz ‒‒Eylem ve etkiyi ilişkilendirmez ‒‒Değerleri dahil etme süreci tartışmalı olabilir

Evet

Hayır

Zayıf Yönler

Yöntem/Araç Türü

Tablo 4.1.KÇED Etütlerine İlişkin Değerlendirme Yöntemlerine ve Araçlarına Genel Bakış

Kontrol Listeleri

55


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Güçlü Yönler

Etki Tanımlama için Kullanılabilirliği

Etki Değerlendirme için Kullanılabilirliği

Matrisler

Matrisler eylemi etki ile ilişkilendirir ve sonuçları iyi bir şekilde ortaya koyar

‒‒Etkilerin iyi bir görsel özetini sunar ‒‒Dolaylı ve kümülatif etkileri tespit etmek ve değerlendirmek (belirli bir dereceye kadar) için uyarlanabilir ‒‒Matrisler ağırlıklandırılabilir (etkiler değerlendirmeye yardımcı olmak için sıralandırılır)

‒‒Kullanımı karmaşık ve zahmetli olabilir ‒‒Etkilerin mükerrer sayılması potansiyeli vardır

Evet

Evet

Ağlar

Ağlar eylemi etki ile ilişkilendirir ve dolaylı ve ikincil etkileri de ele alabilir

‒‒Sebep ve sonuç mekanizması açıklığa kavuşturulur ‒‒Akış şemalarının kullanımı etkilerin anlaşılmasına yardımcı olabilir

‒‒Mekansal veya zamansal ölçek yoktur ‒‒Şemalar çok karmaşık olabilir

Evet

Hayır

Hayır

Evet

Evet

Evet

Modelleme (kavramsal, habitat uygunluğu, nicel)

Çevresel koşulları canlandırarak sebepsonuç ilişkilerinin nicelleştirilmesini sağlayan analitik araçlar.

‒‒Değerlendirme konusu eyleme özgü koşullar ile ilgilenebilir ‒‒Etkileri nicelleştirir (kümülatif veya doğrudan) ‒‒Coğrafi ve zamansal sınırlar genellikle açıktır ‒‒Spesifik sebep-sonuç ilişkilerini ele alır

Mekansal Analiz/ Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), Görsel Analiz ve Simülasyon

Belirli sayıdaki farklı eylemlerin kümülatif etkilerinin nerede gerçekleşebileceğini ve etki etkileşimlerini tespit etmeye yönelik mekansal analiz aracı. Aynı zamanda etkilerin en önemli düzeyde olacağı yerleri tespit etmek için bir projenin etkisini seçilen alıcı ortamlara veya kaynaklara uygulayabilir. Temel olarak mekansal analiz için uygulanmak üzere, etki kaynaklarını birlikte ve DEB’ler ile birlikte görüntüleyebilir

‒‒Anlaşılması kolaydır ‒‒İyi bir gösterim yöntemidir ‒‒Etki tanımlama ve analizi için mükemmeldir ‒‒Deney gerçekleştirmek için iyidir ‒‒Görsel ve diğer mekansal etkiler için faydalıdır (örneğin fotomontaj, bilgisayar grafik görüntüleri, çakıştırma haritaları) ‒‒CBS esnektir ve güncellemesi kolaydır ‒‒Birden fazla projeyi ve geçmişteki, mevcut ve gelecekteki eylemleri dikkate alabilir

Zayıf Yönler

Kısa Açıklama

Bölüm 4: KÇED Etütlerinin Yöntemleri ve Araçları

Tablo 4.1.KÇED Etütlerine İlişkin Değerlendirme Yöntemlerine ve Araçlarına Genel Bakış Yöntem/Araç Türü

56

‒‒Genellikle zaman ve kaynak yatırımı gerektirir ‒‒Karmaşık modellerin kullanımı ayrıntılı bir bilimsel anlayış gerektirir ve önemli miktarda veriye ihtiyaç duyulabilir ‒‒Modellerdeki uygun olmayan varsayımlardan/ yakınsamalardan gizli hatalar çıkabilir ‒‒Mevcut başlangıç durumu verilerine dayalıdır

‒‒CBS kullanımı karmaşık, pahalı ve zaman alıcı olabilir ‒‒Sadece doğrudan etkiler ele alınabilir (çeşitli faaliyetlerin DEB’ler üzerindeki etkileri) ‒‒Bilgiye ve verilere çok bağımlıdır


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Daha önce de belirtildiği gibi, kümülatif etkilerin analizi seçilen DEB’lerin üzerindeki etkilerin değerlendirilmesi üzerinde odaklanmalıdır (bakınız Şekil 4.1). Kümülatif etkilerin değerlendirilmesine yönelik bazı yaklaşımlar/yöntemler mevcuttur. Bununla birlikte her zaman kullanılacak tek bir yaklaşım olmadığı gibi, spesifik etkilere veya eylem türlerine yönelik tek bir yaklaşım da yoktur. Uygun yöntem ise inceleme konusu DEB üzerindeki etkilerin değerlendirmesini en iyi sunan yöntemdir.

Şekil 4.1 KÇED’e çeşitli eylemlerin her bir DEB (yani ayı, balık ve su kalitesi) üzerindeki bileşik/kümülatif etkilerinin değerlendirildiği DEB perspektifinden bakılması gerektiğini göstermeyi amaçlamaktadır (okun başladığı noktadaki bir eylemin okun sona erdiği yerdeki DEB üzerinde etkiye yol açtığını gösterir). Bu bakımdan, önerilen eylemin etki alanındaki bir DEB olan balıklar diğer eylemlerden birinden etkilenmesine rağmen dikkate alınmamalıdır

ŞEKİL 4-1

çünkü inceleme konusu önerilen faaliyetten etkilenmemektedir.

DEB Üzerindeki Etkilere Odaklanmak (Hegmann ve ark., 1999)

Önerilen Eylem

Belirli bir projeye ilişkin kümülatif etkilerin değerlendirilmesi için benimsenen yaklaşımı etkileyecek çeşitli faktörler mevcuttur. Mevcut veriler, zaman ve finansal kaynaklar

Bölüm 4: KÇED Etütlerinin Yöntemleri ve Araçları

4.2. Değerlendirme Yöntemleri ve Araçları Arasından Seçim Yapmak

57


58

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 4: KÇED Etütlerinin Yöntemleri ve Araçları

ışığında, yöntemin pratik ve proje için uygun olması gerekir. Öncelikle anlamlı bir sonuç çıkartabilmesi ve buna dayalı olarak gerekli olması halinde etki azaltma önlemlerinin ve izleme faaliyetlerinin geliştirilmesi mümkün olmalıdır. Yöntem(ler)i seçerken göz önünde bulundurulması gereken kilit hususlar arasında aşağıdakiler bulunmaktadır:

nn Değerlendirmenin aşaması

nn Veri mevcudiyeti ve kalitesi

(örn., kapsam belirleme, başlangıç durumu veri toplama, analiz) nn DEB türleri

nn Mevcut uzmanlık bilgisi düzeyi nn Kaynak mevcudiyeti (zaman, finans, altyapı ve

nn Düşünülen faaliyet türleri

personel)

nn Etkilerin yapısı

Sonuç olarak, seçilen yöntem karmaşık olmamalıdır ancak sonuçları projeyi geliştirenler, karar vericiler ve kamuoyu tarafından kolaylıkla anlaşılabilecek bir şekilde sunmayı amaçlamalıdır.

4.3. Yöntemlerin ve Araçların Farklı KÇED Görevleri İçin Kullanımı Tablo 4.1’de verilen yöntemler/araçlar açıklayıcı veya nicel değerlendirmelerin oluşturulması amacıyla kullanılabilir. Çoklu eylemden kaynaklanan gelecekteki etkiler ile ilgili tahminler ayrıntılı bilgilerin olmayışı sebebiyle sorunlu olabilir, ancak DEB’lerde “yukarı veya aşağı” yönlü değişikliklerin belirlenmesi faydalı olabilir.

Bu bakımdan, bu yöntemler ve araçlar KÇED etütlerinin gerçekleştirilmesi sırasında çeşitli görevler için kullanılabilir. Yöntemler ve çeşitli görevler için uygulanabilirlikleri Tablo 4.2’de sunulmuştur. Ek olarak, Tablo 4.2’nin sonunda Bölüm 3’te açıklanan bazı KÇED görevleri için kullanılabilecek yaklaşımlar (yöntem olarak) sunulmuştur.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Yöntem/Araç Türleri

KÇED Görevlerinde/Adımlarında Uygulanabilirlikleri

Uzman görüşü ve geçmiş deneyimler (gerekmesi halinde senaryolar da oluşturularak)

‒‒Kapsam belirleme ‒‒Başlangıç durumu etütleri ve etki değerlendirme ‒‒Etki azaltma önlemlerinin geliştirilmesi ‒‒Önem değerlendirmesi ‒‒İzleme ve yönetim planının geliştirilmesi

İstişare ve Anket

‒‒Kapsam belirleme ‒‒Başlangıç durumu etütleri ‒‒Etki azaltma önlemlerinin geliştirilmesi ‒‒İzleme ve yönetim planının geliştirilmesi

Kontrol Listeleri

‒‒Kapsam belirleme ‒‒Başlangıç durumu etütleri ve etki değerlendirme

Matrisler

‒‒Kapsam belirleme ‒‒Başlangıç durumu etütleri ve etki değerlendirme ‒‒Etki azaltma önlemlerinin geliştirilmesi ‒‒Önem değerlendirmesi

Ağlar

‒‒Kapsam belirleme ‒‒Etki değerlendirme

Modelleme (kavramsal, habitat uygunluğu, nicel)

‒‒Başlangıç durumu etütleri ve etki değerlendirme

Mekansal Analiz/

‒‒Kapsam belirleme ‒‒Başlangıç durumu etütleri ve etki değerlendirme ‒‒İzleme ve yönetim planının geliştirilmesi

Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), Görsel Analiz ve Simülasyon

‒‒Kapsam belirleme ‒‒Başlangıç durumu etütleri ve etki değerlendirme

Makul olarak öngörülebilir gelecekteki eylemleri tespit etmek için planlama dokümanlarının, yatırım programlarının ve kamu izinlerinin incelenmesi

‒‒Kapsam belirleme ‒‒Başlangıç durumu etütleri ve etki değerlendirme

DEB göstergeleri, DEB’lerin önemini temsil eden fonksiyonları ve koşullarındaki olası değişiklikler

‒‒Kapsam belirleme ‒‒Başlangıç durumu etütleri ve etki değerlendirme

Geçmişteki deneyimlerden, mevcut en iyi tekniklerden, iyi/en iyi uygulamalardan ve uzman görüşlerinden yararlanarak artımlı etkilerin azaltılması

‒‒Etki azaltma önlemlerinin geliştirilmesi

Belirlenen önemli etkilerin sistematik yönetiminin bir aracı olarak Çevresel Yönetim Sistemleri

‒‒İzleme ve yönetim planının geliştirilmesi

Yerel ve bölgesel kümülatif etkilerin yönetilebilmesi için proje sahipleri ile yetkili merciler arasında koordinasyon

‒‒İzleme ve yönetim planının geliştirilmesi

KÇED dokümantasyonu ve raporlaması ve bunların gelecekteki uygulamaların iyileştirilmesi amacıyla kullanılması

‒‒Kapsam belirleme ‒‒Başlangıç durumu etütleri ve etki değerlendirme ‒‒Etki azaltma önlemlerinin geliştirilmesi ‒‒Önem değerlendirmesi ‒‒İzleme ve yönetim planının geliştirilmesi

Bölüm 4: KÇED Etütlerinin Yöntemleri ve Araçları

Tablo 4.2 Değerlendirme Yöntemlerinin ve Araçlarının Farklı KÇED Görevleri için Uygulanabilirlikleri

59


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu


5 KÇED Etütlerinin Hazırlanması ve Raporlanması


62

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 5: KÇED Etütlerinin Hazırlanması ve Raporlanması

D

ünyada KÇED etütlerinin gerçekleştirilmesine yönelik çeşitli yaklaşımlar mevcuttur ve bu yaklaşımlar ile ilgili deneyimlerden en iyi uygulamalar türetilmiştir. Kanada Çevresel

Değerlendirme Ajansı ve Avrupa Komisyonu Çevre, Nükleer Güvenlik ve Sivil Savunma Genel Müdürlüğü KÇED uygulaması ile ilgili olarak bu kılavuzda da atıfta bulunulan kılavuzlar yayınlamıştır. Daha yakın zamanda, Uluslararası Etki Değerlendirme Birliği (IAIA) de KÇED uygulaması ile ilgili en iyi uygulama adımları yayınlamıştır. Bu bağlamda, bu kılavuz danışmanlara KÇED etütlerini gerçekleştirirken takip edecekleri temel ilkeleri sunmayı amaçlamaktadır.

Kümülatif etki değerlendirmesi ilgili yasal gereklilikleri karşıladığı, teknik ve bilimsel olarak sağlıklı olduğu ve inceleme konusu eylem ile ilgili kilit hususları ele aldığı sürece, her türlü olası analiz türü ilgisine göre kullanılabilir. Bu bakımdan, aşağıdaki hususlar dikkate alınabilir:

nn Bir KÇED’in nihai amacı karar vericilere daha bilgilendirilmiş kararlar alabilmeleri için gerekli bilgileri sağlamaktır. nn Zorluklarına rağmen kümülatif etkilerin değerlendirilmesi mümkündür ve bu konudaki yaklaşımlar gelişmektedir. nn KÇED’in neler başarabileceği ile ilgili beklentiler teknik olarak başarılabilecekleri, çevresel koşullar hakkında bilimsel olarak bilinenleri ve mevcut düzenleyici inceleme süreci içerisinde mümkün olanları aşmamalıdır. nn Kümülatif etki değerlendirme yöntemleri halihazırda mevcuttur. nn Bilgi mevcudiyeti bir KÇED’in nasıl gerçekleştirileceği ve etkilerin tahmin edilmesi için kullanılabilecek yöntemler konusunda belirleyici olabilir. nn KÇED etütleri bir havza yönetimi planlama süreci için faydalı bilgiler sağlayabilir. nn Bir KÇED’de verilen etki azaltma önlemleri bir proje düzeyi ÇED kapsamında tipik olarak önerilebilecek önlemlerden daha geniş kapsamlı olabilir. nn Bir bölgedeki/ülkedeki çeşitli projeler için daha fazla değerlendirme yapıldıkça mevcut veri miktarı da büyür. nn Düzenleyici inceleme süreci kapsamında kümülatif etkilerin değerlendirilmesi şu an için çevredeki büyük ölçekli ve uzun vadeli değişiklikler ile ilgili endişelerin giderilmesi için bir fırsat sunmaktadır.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bulguların raporlanması sadece KÇED sürecinde değil aynı zamanda ÇED sürecinde de son adımdır. Aslında, gerçekleştirilen etütlerin ayrılmaz bir parçası olmalıdır ve çalışmaların tamamı boyunca gerçekleştirilmelidir. Bu bakımdan, KÇED’in hazırlanması genel olarak aşağıdaki çalışma adımlarından geçer:

nn Kümülatif etki değerlendirmesinin içeriğinin düzenleyici kurum ve çalışma ekibi ile birlikte oluşturulması ve belgelenmesi, böylelikle çalışmanın görev tanımının/ formatının düzenleyici mercilerin ve kilit paydaşların kaygılarını karşılamasının sağlanması (kapsam belirleme). nn Önerilen projenin eksiksiz bir açıklamasının hazırlanması. nn En önemli sorunların ve etkilerin değerlendirilmesi üzerinde odaklanılması (paydaşlara danışılarak belirlenmesi). nn İdeal olarak aynı coğrafi bölgede gerçekleştirilmiş olan ve değerli başlangıç durumu verileri ve bilgileri sağlayabilecek benzer tür projeler için yapılmış değerlendirmelerin incelenmesi. nn Projenin etkilerinin bir ÇED için normal olarak gerçekleştirildiği şekilde değerlendirilmesi (yani inceleme konusu projenin DEB’ler üzerinde yol açtığı nispeten yerel ve doğrudan etkilerin değerlendirilmesi). nn Değerlendirmenin her adımında varılan sonuçların KÇED adımlarına paralel olarak genişletilmesi. Bu KÇED ilerledikçe her bir adım sırasında gerçekleştirilebilir veya ÇED’in büyük kısmı tamamlandıktan sonra gerçekleştirilebilir. nn Değerlendirme yaklaşımının temelinin oluşturulması amacıyla bu kılavuzda verilen KÇED görevlerinin/adımlarının kullanılması ve önemli konuların ele alınması sağlamak için KÇED kontrol listesinin ve Kilit Kriterlerin kullanılması. nn Sonuçların savunulabilir olmasının, sonuçların sunum şeklinin kolaylıkla yorumlanabilir ve karar vericiler tarafından kullanılabilir olmasının sağlanması.

Bölüm 5: KÇED Etütlerinin Hazırlanması ve Raporlanması

5.1. KÇED Bulgularının Raporlanması

63


64

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 5: KÇED Etütlerinin Hazırlanması ve Raporlanması

KÇED sonuçları çeşitli şekillerde raporlanabilir: ÇED raporunun içinde veya ayrı bir doküman olarak. Bu seçenekler arasından yapılacak seçim düzenleyici merciin veya uygulayıcıların kümülatif etkilere ilişkin yaklaşımına (yeni ÇED’in ayrılmaz bir parçası mı olduğuna yoksa ayrı ve farklı bir görüş olduğuna mı) ve bu yaklaşımın pratikliğine bağlıdır. Bu bakımdan, aşağıdaki seçenekler düşünülebilir:

nn Değerlendirmenin ÇED’deki her bir konu bölümüne entegre edilmesi (örneğin su, hava. vs. gibi önemli çevresel bileşenler üzerindeki etkilerin değerlendirildiği her bir ana bölümde bir alt bölüm olarak).

nn ÇED raporu içinde ayrı bir KÇED bölümünün hazırlanması (genellikle en yaygın yaklaşım budur).

nn ÇED raporundan ayrı bağımsız bir dokümanın hazırlanması.

KÇED’ler nispeten karmaşık konularla ilgilenebilirler, dolayısıyla KÇED’leri hazırlayan danışmanların metodolojik yaklaşımın ve değerlendirme sonuçlarının

karar vericiler

ve paydaşlar tarafından yorumlanabilmesini ve anlaşılabilmesini sağlamaları gerekir. Bu sebeple, raporların proje onayında dikkate alınabilmelerini kolaylaştırmak için değerlendirme sonuçlarını açık bir şekilde bildirmeleri gerekir. Haritalar ve ağ şemaları gibi görselleştirme araçları genellikle kullanılmaktadır, ancak tabloların ve haritaların mükerrer kullanımının (özellikle yetersiz şekilde açıklanıyorlarsa) değerlendirmede uygulanan verilere ve analize dayalı öz ve kolaylıkla savunulabilir bir sonucun yerini tutamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.

KÇED, yönetim seçeneklerinin ve bunların sonuçlarının bir özetini açık bir şekilde içermelidir. Bunlar uygulanacak etki azaltma önlemlerini, telafi programlarını ve gerçekleştirilecek takip çalışmalarını (izleme ve yönetim programları) içermelidir. Ayrıca, bu yönetim önlemlerinin neden önerildiğini ve bunların kimler tarafından uygulanacağını açıklamak da önemlidir.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

toplam etkileri ortaya koyan bir özet hazırlamak da faydalı olabilir. Bu alıcı ortam üzerinde odaklanan bir tablo formatında sunulabilir.

KÇED sonuçlarının etkili bir şekilde bildirilebilmesi için, aşağıdaki raporlama araçları kullanılabilir:

nn Hesaplamaların sonuçlarını özetleyen ve verileri düzenleyen tablolar.

nn Etkilerin ölçeğini özetleyen matrisler (tablo girişlerinin sıralandırıldığı bir tablo). Bu sıralamalar üç farklı şekilde yapılabilir; nitel (örn., düşük ve yüksek), nicel (yani mutlak bir fiziksel miktara karşılık gelen rakamlar), veya endeksler (yani bir nispi karşılaştırma noktası sunan boyutsal olmayan rakamlar).

nn Bilgileri görselleştirmeye yönelik şekiller, haritalar ve fotoğraflar. Özellikle CBS’den türetilenler olmak üzere haritalar geniş bir bölgedeki bozulmaları ve çevresel koşulları ortaya koymanın güçlü bir aracıdır. Fotoğraflar ve fotomontajlar da görsel konumlandırmaya yardımcı olurlar.

nn Analizlerin bir açıklamasını ve sonuçların yorumlamasını içeren metinler.

Değerlendirmenin raporlanması için hangi araç kullanılırsa kullanılsın, varsayımların açık bir şekilde sunulması önemlidir. Analiz sürecinin açıklanması ve sonuçların yorumlanması da faydalıdır.

Bölüm 5: KÇED Etütlerinin Hazırlanması ve Raporlanması

Yukarıdakilere ek olarak, münferit alıcı ortamlar için kümülatif bazda düşünülmesi gereken

65


66

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 5: KÇED Etütlerinin Hazırlanması ve Raporlanması

5.2. En İyi Uygulamalara İlişkin Kilit Kriterler Kanada Kümülatif Etki Değerlendirme Uygulayıcı Kılavuzunda, Avrupa Komisyonu Dolaylı ve Kümülatif Etki Değerlendirme ve Etki Etkileşimleri Kılavuzunda ve IAIA kaynaklarında sunulduğu gibi, bir KÇED’in gerçekleştirilmesindeki en iyi mesleki uygulamalar ile ilgili kriterler aşağıda özetlenmektedir.

nn Çalışma alanı, değerlendirme konusu eylemden etkilenebilecek DEB’lerin değerlendirilmesine olanak tanıyacak kadar büyük olmalıdır. Bu eylemin ayak izinden çok daha büyük bir alan ortaya çıkarabilir ve her bir DEB ayrı bir çalışma alanına sahip olabilir. nn Aynı DEB’leri etkileyebilecek başka gerçekleşmiş, mevcut, veya gelecekteki eylemler de tespit edilmelidir. Eğer ilgili DEB’leri etkileyebilecekler ise ve bunlar hakkında etkilerinin değerlendirilebilmesi için yeterli bilgi mevcut ise, çalışma alanındaki onaylanmış gelecekteki eylemler de dikkate alınmalıdır (resmi olarak duyurulmuş ve makul olarak öngörülebilir eylemler). nn Önerilen eylemin DEB’ler üzerindeki artımlı çoğalan etkileri değerlendirilmelidir. Etki etkileşiminin yapısı daha karmaşık ise (örneğin sinerjistik), o zaman etkiler bu bazda değerlendirilmelidir. nn Önerilen eylemin ve başka eylemlerin DEB’ler üzerindeki toplam etkileri değerlendirilmelidir. nn Bu toplam etkiler varsa eşik değerler veya politikalar ile karşılaştırılmalıdır ve DEB’ler üzerindeki sonuçları değerlendirilmelidir. nn Bu etkiler varsa mevcut en iyi verilere dayalı olarak nicel tekniklere göre analiz edilmelidir. Bu analiz en iyi mesleki değerlendirmelere dayalı bir nitel tartışma ile geliştirilmelidir. nn Etki azaltma, izleme ve etki yönetim yöntemleri tavsiye edilmelidir. DEB’ler ile ilgili daha geniş kapsamlı endişelerin ele alınabilmesi için bu önlemlerin bölgesel ölçekte tasarlanması gerekebilir (bu muhtemelen başka paydaşların katılımını da gerektirebilir). nn Bakiye etkilerin önem derecesi açık bir şekilde belirtilmeli ve savunulmalıdır.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

düzenleyici ve teknik gereklilikler bakımından) dayalı olarak durumdan duruma farklılık gösterebilir. Bu bakımdan, bu kriterlerin KÇED etütlerinde en azından iyi uygulamaların başarılması için kullanılması amaçlanmaktadır.

5.3. KÇED Kontrol Listesi Temel olarak kapsam belirleme aşamasında aşağıdaki sorular değerlendirilerek çalışmanın KÇED’de ele alınması gereken başlıca önemli unsurları içermesi sağlanabilir.

þþ Önerilen proje nispeten bozulmamış bir alanda mı yoksa zaten bozunuma uğramış bir alanda mı gerçekleştirilecek? þþ Topoğrafik ve diğer kısıtlar projenin DEB’ler üzerinde yol açabileceği etkiyi mekansal olarak sınırlıyor mu? þþ Azaltılmamış doğrudan etkiler (yani sadece önerilen projenin etkileri) var mı? þþ Geçmiş eylemlerin devam etmekte olan önemli bir etkisi var mı? þþ Önerilen eyleme en yakın mevcut projelerin aynı DEB’ler üzerinde bir etkiye yol açma olasılığı var mı? þþ Aynı bölgede başka proje sahipleri tarafından ÇED sürecini başlatmak için resmi olarak duyurulmuş başka eylemler var mı? þþ ÇED kapsamında veya yerel paydaşlar tarafından önerilen projenin ayak izinin ötesinde endişe kaynağı oluşturabilecek herhangi bir sorun veya DEB tespit edilmiş mi? þþ Yerel veya bölgesel olarak nadir görülen herhangi bir ekolojik tür var mı? þþ Rahatsızlık verilebilecek çevresel açıdan hassas herhangi bir alan var mı? þþ Önerilen proje çalışma alanındaki DEB’leri etkileyebilecek bir habitat (karasal veya sucul) kaybına katkıda bulunabilir mi?

Bölüm 5: KÇED Etütlerinin Hazırlanması ve Raporlanması

Yukarıda belirtilen kriterlerin ne derecede karşılandığı, mevcut KÇED çerçevesine (veri, bilgi,

67


68

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Bölüm 5: KÇED Etütlerinin Hazırlanması ve Raporlanması

þþ DEB’leri ve habitatları açıklayan güvenilir bilgiler mevcut mu? þþ Aynı DEB’ler üzerindeki etkilere göz ardı edilebilecek düzeyin üzerinde katkıda bulunup bulunmadıklarını tespit etmek için başka eylemler hakkında yeterli bilgi mevcut mu? þþ DEB’ler üzerindeki etkileri değerlendirebilmek için göstergeler mevcut mu? þþ Eşik değerler dışında göz önünde bulundurulması gereken önem göstergeleri mevcut mu? þþ Eylem başka eylemlerin (erişim yolları gibi) gerçekleşmesini tetikleyebilir mi? þþ Müteakip değişikliklerin karşılaştırılabilmesi için bir tarihsel başlangıç durumu açıklanabiliyor mu? þþ Bazı DEB’ler üzerindeki etkilerin değerlendirilebilmesi belirli analitik yaklaşımlar zorunlu mu? þþ DEB’lerden herhangi biri için nicel eşik değerler mevcut mu? þþ Amaçlanan arazi kullanımını açıklayan nitel eşik değerler mevcut mu (örneğin arazi kullanım planları)? þþ Standart etki azaltma uygulaması önemli etkilerin azaltılabilmesi için yeterli mi? þþ Islah çalışmaları arazi bozunumunun süresini azaltabilir mi ve çevresel bileşenlerin bozunum öncesi durumlarına geri döndürülmesi sürecini hızlandırabilir mi? þþ Başka yerlerde, kaybedilen habitatı telafi edebilmek için eşdeğer kapasitede bir habitat mevcut mu? þþ Bölgesel düzeyde bir etki azaltma (veya telafi) girişimi başlatmak için bir fırsat var mı? þþ Takip çalışmaları olarak izleme ve etki yönetimi için neler gerekiyor?


Kaynakรงa


70

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Kaynakça Buckley, R.C., 1986.

Bölgesel çevresel planlama— Neden henüz gerçekleşmiyor? Adelaide, Avustralya: Amdel.

Buckley, R.C., 1994.

“Çevresel yönetim planlarının tanımlanması.” Çevre ve Planlama Hukuku Dergisi, 11: 355-356.

Canter, L. ve Ross, B., 2008.

Kümülatif Etki Değerlendirmesi ve Yönetimi Uygulama Durumu: İyi, Kötü, Çirkin. Kümülatif Çevresel Etkilerin Değerlendirilmesi ve Yönetilmesi. Calgary Alberta, Kanada.

Canter, L.W. ve Atkinson, S.F., 6-9 Kasım 2008. “Uyarlayıcı Yönetim ve Entegre Karar Verme – Kümülatif Etkilerin Yönetimine Yönelik Yeni Bir Araç” başlıklı sunum, Kümülatif Çevresel Etkilerin Değerlendirilmesi ve Yönetilmesi Özel Konu Toplantısı. Uluslararası Etki Değerlendirmesi Birliği, Calgary, Alberta, Kanada. Canter, L.W. ve Rieger, D.M., 30 Mayıs – 3 Haziran 2005. “Program Odaklı EIS’ın Ayrılmaz Bir Parçası Olarak Kümülatif Etki Değerlendirmesi”, Uluslararası Etki Değerlendirmesi Birliği’nin Ohio Nehri Ana Akım Sistemleri Çalışması (ORMSS) – Yenilikçi Yaklaşımları Gösteren bir Vaka Çalışması başlıklı Tema Forumunda sunulmuştur. (IAIA’05). Boston, Massachusetts. Çevre Kalitesi Kurulu, Ocak 1997.

Ulusal Çevre Politikası Kanunu Kapsamında Kümülatif Etkilerin Değerlendirilmesi. Başkanlık İcra Ofisi, Washington, D.C.

COWI, 2009.

ÇED Direktifinin Uygulaması ve Etkililiği Hakkındaki Rapora dair Çalışma. Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü, Danimarka.

Creasey, R. ve Ross, W., 2005.

“Cheviot Madencilik Projesi: Mesleki Uygulama için Kümülatif Etki Değerlendirmesi Dersleri.” Çevresel Etki Değerlendirme: Uygulama ve Katılım, Hanna, K., editör, Oxford University Press, Oxford, İngiltere.

EBRD, Mayıs 2008,

Çevresel ve Sosyal Politika. Londra

EC Müktesebatı, 2012.

İlgili EC Direktifleri. [Online].

ENCON Çevre Danışmanlığı, 2008.

Kandil Enerji Grubu Projeleri KÇED Etüdü. ENCON, Ankara.

Avrupa Komisyonu, Ekim 2011.

Türkiye 2011 İlerleme Raporu. EC, Brüksel.


Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu

Hegmann, G., Cocklin, C., Creasey, R., Dupuis, S., Kennedy, A., Kingsley, L., Ross, W., Spaling, H. ve Stalker, D., Şubat 1999. Kümülatif Etki Değerlendirmesi Uygulayıcılar Kılavuzu. Kanada Çevresel Değerlendirme Kurumu, Hull, Quebec, Kanada. IFC, Ocak 2012.

Çevresel ve Sosyal Sürdürülebilir ile ilgili Politika ve Performans Standartları ve Bilgiye Erişim Politikası. Dünya Bankası Grubu: Washington DC.

Ledec, G. ve Quintero, J. D., Kasım 2003.

İyi Barajlar ve Kötü Barajlar: Hidroelektrik Santral Projeleri için Saha Seçimine İlişkin Çevresel Kriterler. Sürdürülebilir Kalkınma Çalışma Belgesi No. 16, Dünya Bankası.

Mandelker, D.R., Temmuz 2007.

NEPA Hukuku ve Davaları, İkinci Baskı. Thompson/West Publishers, St. Paul, Minnesota, ss. 10-119 ve 10-146.

Smith, M.D., Aralık 2006.

“Ulusal Çevre Politikası Kanunu Kapsamında Kümülatif Etki Değerlendirmesi: Yakın Zamandaki İçtihatların Bir Analizi.” Environmental Practice, Cilt 8, Sayı. 4, ss. 228-240.

Stankey, G.H. ve arkadaşları, 1985.

Yaban Alanları Planlaması için Kabul Edilebilir Değişim Sınırları Sistemi. Orman Dairesi, ABD Tarım Bakanlığı, Ogden, UT, ABD.

Swor, C.T. ve Canter, L.W., Kasım 2008. “Uzman Çıkartım Süreci Yoluyla Çevresel Sürdürülebilirliğin Geliştirilmesi” başlıklı sunum, Kümülatif Çevresel Etkilerin Değerlendirilmesi ve Yönetilmesi Özel Konu Toplantısı. Uluslararası Etki Değerlendirmesi Birliği, Calgary, Alberta, Kanada. Dünya Bankası, 2011.

Koruma Önlemleri Politikaları ve Çevresel Değerlendirme Kılavuzu. [Online] .

Therivel, R. ve arkadaşları, 1992.

Stratejik Çevresel Değerlendirme. Earthscan Publications, Londra.

Therivel, R. ve Ross, W.A., Temmuz 2007.

“Kümülatif Etki Değerlendirmesi: Ölçek Önemli Midir?” Çevresel Etki Değerlendirme Dergisi, Cilt 27, Sayı 5, ss. 365-385 .

Türk Mevzuatı, 2012.

İlgili Türk kanunları ve yönetmelikleri. [Online].

Walker, L.J., Johnston, J., Napier, H. ve Clark D., Mayıs 1999. Dolaylı ve Kümülatif Etkilerin ve Etki Etkileşimlerinin Değerlendirilmesine Yönelik Kılavuz. Avrupa Komisyonu (EC), Lüksemburg. Wight, P., 1994.

‘Çevresel Açıdan Sorumlu Turizm Pazarlaması.’’ EkoTurizm: Sürdürülebilir bir Seçenek, editör E. Cater ve G. Lowman. Chichester: John Wiley and Sons and Royal Geographical Society, ss. 39 - 55.

71


Notlar


WORLD BANK

Türkiye’deki Hidroelektrik Santralleri için Örnek Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirmesi Kılavuzu  
Advertisement