Page 1

Sevgi Aikido

Nisan 2012

Çocuk

Yıl : 1 Sayı :2


Sevgi Aikido Spor Kulübü Derneği Yönetim Kurulu Başkanı A.Sevgi Aksoy

Sevgi Aikido Spor Kulübü Derneği Sevgi Aikido Çocuk Dergisi Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Sevgi Aksoy Genel Yönetmen Berk İybar Görsel Yönetmen Volkan Tezkan Emeği Geçenler Sevgi Aikido Çocukları ADRES

Sarayardı Caddesi Çakmak İş Merkezi No: 82 - 2A Acıbadem - Kadıköy / İSTANBUL

TELEFON

+90 216 418 21 48 +90 216 418 21 49 E-mail : info@sevgiaikido.com


Röportaj

Sevgi Aikido Çocuk

TARİHİN EN ESKİ ZEKA VE STRATEJİ OYUNLARINDAN GO TÜRKİYE’DE! Bu harika oyunu tanımak ve oyunun gerçek bir parçası olmak için Mehmet Barsbey’e kulak verin Röportaj: Berk İybar Go kaç yıllık bir oyun? Go’nun çıkış noktası tam olarak bilinememektedir. Rivayetler muhtelif ancak en bilineni Çin İmparator ’u Yao’nun oğlunun zekasını geliştirmek için icat ettirdiği . Bu hikaye milattan önce 2.000 yıllara dayandırılır. Yani buna göre oyunun 4.000 yıllık olduğunu söyleyebiliriz. Onu satranç ve damadan ayıran temel farklar nelerdir? Satranç ve damada taşlar boşluklara konulur, Go’da taşlar çizgilerin kesişim noktalarına konulur. Bu sembolik bir fark . Oyunun karmaşıklığı açısından , Go’nun her ikisinden daha karmaşık olduğunu söyleyebiliriz. Go’da oynanabilecek oyun sayısı 10 üzeri 520 (bunu üslü yazabilir misiN?) gibi devasa bir rakamdır. Bu evrendeki atom sayısının dahi çok üstündedir. Satrançla birebir bir kıyaslamaya girersek , satrançta taşlar arasında bir hiyerarşi ve oyun başladığında kurulu bir düzen vardır. Go’daysa siyah ve beyaz tek tip taş bulunur ve oyun boş bir tahtayla başlar. Yani Go kural ve diziliş olarak en basitidir. İlginç olan bu basit oyunun böylesine içinden çıkılmaz bir hal almasıdır.   Kimler Go ogrenebilir ve go oyuncusu olma suresi nedir? Hemen herkes Go öğrenebilir. Uzak Doğu’da Alzheimer hastalarından öğrenme engelli çocuklara kadar geniş bir kitleye uygulamaları vardır. Çocuklar 4-5 yaşlarında Go oynamaya başlayabilirler ve bir ömür boyu devam edebilirler. Matematikçilerin ve mühendislerin oyuna daha fazla ilgisi olduğu doğrudur ancak mesela tiyatrocular ve müzisyenlerden de birçok oyuncu topluluklar içinde yer alır. Eski zamanlarda Go Çin’de üst sınıfın ve elitlerin bir oyunuyken bugün Uzak Doğu’da  tüm toplumu içine alacak şekilde kitleselleşmiştir. 

3


Röportaj

Sevgi Aikido Çocuk

Ölüm ve yaşam gibi temalar sıklıkla işlenen temalar arasında . Oyunun bu yönünü biraz açar mısınız? Go’da en temel meselelerden biri kuşatılan grupların esir edilip edilmemesidir. Bu grupların Go tahtasında ölümsüzlüğü ise 2 göz kuralına bağlıdır. Burada yine basit bir kuraldan yüz binlerce olasılığa kapı açan karmaşık bir alana giriş yaparız. Go’da yaşam ve ölüm konusunda iyi bir bilgiye ve hesaplama gücüne sahipseniz bu oyunun tamamına yansır. Gereksiz hamlelerden kaçınabilir, sıkıştırdığınız grupları kolayca ele geçirebilir ve bütün bir oyunu daha iyi okuyabilirsiniz.  Sizin go ile tanışma süreciniz nasıl oldu? Bulmaca ve oyunlara meraklı mıydınız? Ben Go’yla üniversite kulübünde tanıştım. İstanbul Go Oyuncuları’nın buluşmalarına iştirak ettim ve yurt dışı tecrübeleriyle bu süreç zenginleşti . İnternet kendimi geliştirmemde çok faydalı olmuş olsa da asıl beni motive eden farklı oyuncularla gerçek bir Go tahtasında yüz yüze gelmek oldu.  Go oynamanın günlük hayata etkileri ve katkıları nelerdir? Go’nun birçok faydasından söz edilebilir. Aşama kaydettikçe gün içerisinde dikkatinizi daha iyi toplayabilmeye ve olaylara farklı açılardan bakabilmeye başlıyorsunuz. Go tahtasında bu kaçınılmazdır, eğer tahtada tek bir lokal amacın ötesine geçemezseniz o amaca ulaşabilir ancak toplamda oyunu kaybedersiniz. Go oynarken bir geleneğin parçası oluyor ve farklı insanlarla ortak bir zeminde bir araya geliyorsunuz. Yeni dostluklar ve sosyal tecrübelere kapı açıyor bu. Ve bir de Go’ya kendinizi kaptırdığınız zamanlarda dertlerinizi unutabiliyorsunuz, bunu bir çeşit terapi olarak görebilirsiniz. Tüm bunların yanında zihninizi aktif bir şekilde kullanıyorsunuz yani onu formda tutuyorsunuz diyebiliriz.  Son olarak aikido ve go arasında ne gibi benzerlikler görüyorsunuz? Aikido iyi bildiğim bir alan değil . Ancak Aikido’daki düşünme biçimleri ve taktiklerle Go tahtasında izlenen stratejiler arasında birçok benzerlik olduğunu çeşitli kişilerden duydum. Zaten bu kaçınılmaz bir durum, her ikisi de aynı kültürel ve felsefi zeminden gelmektedir. Öyle ki her ikisinin de geleneksel olarak öğretildiği alan Dojo’dur ve her ikisinde de seviyeler kyu ve dan olarak derecelendirilir. Bu Uzak Doğu geleneklerinin birbirini tamamlayan öğretiler olduğunu söyleyebiliriz. 

4


Gezi

Sevgi Aikido Çocuk

BERLİN Berlin Almanya’nın başkentidir. 2.Dünya Savaşı sonunda Ruslar ve Amerikalılar tarafından paylaşılmış ve kenti ikiye bölen bir duvar inşa edilmiş ve bu duvar Almanya’ı batı ve doğu olarak ikiye ayırmış. Bu arada Batı Almanya’nın başkenti Bonn olmuş. Bu duvar 1989 yılında yıkıldıktan sonra Berlin tekrar birleşen Almanya’nın başkenti olmuş. Hem eski bir şehir hem de başkent olmasından dolayı birçok tarihi ve önemli binalar bu şehirdedir. Çok düzenli ve temiz bir şehir olan Berlin’de iki nehir ve yüzlerce köprü vardır. Berlin’in simgesi AYI’dır.

Berlin özellikle iş bulma ve ailesini geçindirme umuduyla göç eden ve en az üç nesildir orada ikamet eden Türklerin yoğun yaşadığı bir şehirdir. Her yerde bir Türk’e rastlayabilirsiniz. Biz birçok dükkanda, takside ve hava alanında rastladık . Ayrıca bir çok ilanlarda ve anonslarda Almanca, İngilizce ve Fransızca gibi Türkçe de yer alıyor. Berlin’de toplu ulaşım araçları ile her yere ucuz ve kolayca gidebilirsiniz. “Curry Wurst ” denen dev sosisleri , Schnitsel ve tabii Berlin dönerini deneyebilirsiniz. Unutmadan , büyükler için de biraların çok güzel olduğunu hatırlatalım. Mirza Taşpınar Berlin’de gezilecek ve görülecek çok yer var, bunlardan bazıları şunlardır: BRANDERBURG TOR(kapısı) ve REICHSTAG BERLİN DUVARI ve CHECKPOINT CHARLIE BERLİN HAYVANAT BAHÇESİ PERGAMON MÜZESİ(çoğu ülkemizden çalınan eserler) T.V KULESİ MADAME TUSSAUD MUMYA MÜZESİ POSTDAM PLATZ (meydanı) ALEXANDERPLATZ KREUZBERG (Türk mahallesi-küçük İstanbul) KU’DAMM (Alışveriş caddesi) SOYKIRIM ANITI ve YAHUDİ MÜZESİ

5

T.V Kulesi


Gezi

Sevgi Aikido Çocuk

i

t ssau e Tu m a Mad

üzes ya M m u M

POS TDA

M P LAT Z (m eyda nı)

zde

i lkem ğu ü

s an e alın

r)

erle

İ(ço ZES

MÜ ON AM

G PER

Soyk

6

ırım

Anıt ı


Gezi

Sevgi Aikido Çocuk

ag ) ve Reichtst g Tor (kapısı Branderbur

BERL İN

DUVA R

I ve C H

ECKP

OINT C

HARL IE

a at B van Hay n i l Ber

Berlin

ı Duvar

7

i hçes


Yeni Oyuncaklar

Sevgi Aikido Çocuk

PlayStation Vita : Sınırsız eğlence kaynağı! Sony... Yıllardır oyun konsollarında hepimizin ilgisini çeken bir firma. Hep çok güçlü makinelerle en iyi grafikleri vaat eden bir marka. İşte bu firma PlayStation Vita ile gönüllere taht kuran PSP’nin devamını getiriyor. PSP, grafik olarak neredeyse PlayStation 2’den bile iyiydi . PS Vita ise PS3 kadar kaliteli görseller sunuyor. GÜÇ BENDE ARTIK! PlayStation Vita 5 inçlik dokunmatik OLED ekrana sahip. Önceden PSP’yi tuttuğunuzda pasif kalan al taban dokunmatik özelik içeriyor ve bu sayede oyunlara farklı özellikler katacağa benziyor. 4 Çekirdekli özel mobil bir işlemciyle gelen Vita gövde gösteresi yapacak gibi . Sony ayrıca PlayStation 3’den kazandığı deneyimle , Vita’nın internet kısmını özellikle Nintendo 3DS’e göre çok daha etkileşimli hazırlamanın planı içerisinde . Özetlemek gerekirse görsel güç ve internet Vita’nın can damarları niteliğinde . PS Vita birbirinden iddialı ve güçlü grafikli oyunla piyasaya çıktı . Uncharted , Killzone , Resistance gibi Sony imzalı oyunların neredeyse PS3 sürümündeki görsel kaliteyle Vita’da olacağını söyleyebiliriz. Ancak Sony’nin çok güvendiği bu oyunlar aynı zamanda onun için eksi de olabilir. Nitekim PSP ve Nintendo DS zamanındaki süreçte de benzer gelişmeler yaşandı . PSP teknoloji olarak çok üst seviyedeydi . Ancak oyuncular mobil oyun dünyasında farklı bir beklenti içindeler. Başka bir deyişle evinde zaten benzer oyunları oynayan biri , Vita’da farklı şeyler görmek isteyebilir. Eğer Sony, Mario tarzında şirin ve çok geniş kitlelere hitap eden , oynanabilirliği ile öne çıkan oyunlara imza atarsa satış olarak büyük bir hamle yapabilir. Şu an için Vita’nın en ilginç özelliklerinden biri ortak oyunları PlayStation 3 kullanıcılarıyla oynayabilmemiz. Bunun ilk örneği WipeOut oyununda gerçekleşiyor. Vita ve PlayStation 3 üzerinden WipeOut ’ta yarışabiliyorsunuz. Cep telefonlarının ve tabletlerin güçlenip yaygınlaştığı bu dönemde artık oyun oynamak için çok çeşitli platformlar bizleri bekliyor. Böyle olunca Sony’nin işi eskiye nazaran daha zor gibi gözüküyor. 3G destekli PS Vita 900 lira civarı fiyatıyla biraz yüksek gibi dursa da orijinal oyunların eskiye nazaran daha uygun fiyata gelmesi avantaj sayılabilir. İyi bir karne hediyesi gibi gözüken PS Vita’yı beğenip hak etmek için artık daha da çok çalışmak gerekiyor! Berk İYBAR

8


Galeri

Sevgi Aikido Çocuk

Aleyna YAY

Aleyna YAY

Buse Dereli

Melda

9


Galeri

Sevgi Aikido Çocuk

Doga Küçükyılmaz

Doga Küçükyılmaz

10


Galeri

Sevgi Aikido Çocuk

Doga Küçükyılmaz

Elif Erdemli

11


Galeri

Sevgi Aikido Çocuk

Şevval

Simge Halil

12


Velilerin Gözünden Çocuk Aikido’su

Sevgi Aikido Çocuk

Bu ay söz hakkı velilerimizde. Bakalım Aikido bize ve onlara nasıl etki ediyor? Sayın Sevgi Hocam ve Sevgi Aikido Ailesi , Oğlumuz Mirza’nın 9 ay önce sınıf arkadaşı Deniz Kahvaltıcı’dan duyarak bize bahsettigi Aikido,her ne kadar sporcu olmama rağmen bana uzak ve bilgi sahibi olmadığım bir daldı . Belki de yetiştiğim ortam ve zamanında, uzakdoğu kökenli sporların tümünü şiddet içerdiğini sandığımdan dolayı pek ilgilenmemiştim. Bunda en büyük etken belki de bu sporları yapanların profili ve bu sporların yapıldığı salonların durumu da etkili olmuştur. Ancak Sevgi Aikido kulübü ve Sevgi hoca ile karşılaştığımda buranın farklı bir yer olduğunu anladım. İlk denemeden sonra Mirza’nın da burada bulunmaktan hoşlandığını ve devam etmek istediğini söylemesi ile biz de bu güzel ailenin bir parçası olduk . Tanışıp kaynaştıkça güzel dostluklar kurduk . Buradaki sevgi ve saygı havası kapıdan girildiğinde kendini hissettiriyor, en küçüğünden en büyüğüne kadar, herkes hoşgörü, ve güler yüz içinde sıcak bir ortam haline getirmişler dojoyu. Bu hava çocuklarımıza da olumlu etki yapıyor ve onları toplum içinde dengeli , sakın , saygılı ve kendine güvenen bireyler haline getiriyor. Burada özellikle abiler ,ablaların ve sempailerin küçüklere karşı davranışlarını özellikle takdir ediyorum ve hepsini tebrik ediyorum. Çocuklarımıza küçük gibi değil de yetişkin birer bireymiş gibi davrandıkları için ... Buraya gelirken Mirza sevinçle geliyor ve eve döndüğümüzde huzur içinde uyuyor; Sevgi hocanın verdiği yurt sevgisi , dürüstlük , saygı , tertip, düzen ve hayat dersleri de cabası . Kısa vadede Mirza’nın özellikle tertip, düzen , temizlik , kurallara uyma ve zamanlama açılarından ve fiziksel esneklik kazanımları olduğunu gözlemliyorum. Ayrıca kendine olan güveninde artiş olduğunu ve küçüklerine karşı daha anlayışlı davrandığını fark ediyoruz. Daha yolun çok başında olduğumuz bilinci içinde uzun yıllar birlikte olma dileklerimizle .... Atil ve Ruşen Taşpınar

Sevgi Hanım merhaba, Atlas ve Eona bundan bir sene önce Sevgi Aikido Kulübü’nde Aikido’ya başladıklarından bu yana daha disiplinli , daha kendine güvenli ve ne güzeldir ki daha fazla sorumluluklarının bilincinde olmaya başladılar. Hem keyif aldıkları hem de kendilerini geliştirdikleri bir sporu yapıyor olmanın keyfini yaşıyorlar. Bizlerin zaman darlığı ya da yorgunluk şikayetlerimize karşı koyup, cumartesi ve pazar sabahları uykularından fedakarlık edip bir an önce dojo’ya koşmak için can atıyorlar ve tabii ki bu da bizi hem sevindiriyor hem de gururlandırıyor. Sevgiyle ... Elif Scheibe

13


Velilerin Gözünden Çocuk Aikido’su

Sevgi Aikido Çocuk

Selamlar; Yaklaşık 3 ay önce Sevgi Aikido kulübü ile tanıştım. Çocuğumuzun Aikido yapmasını gerçekten çok isteyen bir aileydik . Aikidonun felsefesini biliyorduk her çocuğun , her gencin kısacası her insanın yapması gereken felsefi bir spor. İyi ki Sevgi Aikido Spor Salonuna yolumuz düşmüş. Her şeyden önce Sevgi hocamızı tanıma fırsatımız oldu. Bu kadar mı özverili , bu kadar mı kendini sevdiren ve saydıran , bu kadar mı tuttuğunu koparan , bu kadar mı insanı kendine bağlayan benim bu kadarlarım saymakla da bitmez bir insanı tanıma fırsatım oldu. Öncelikle Sevgi hocam emekleriniz için binlerce teşekkürler. Gizem dikkati dağınık , çabuk sıkılan , çabuk bıkan , arkadaş faktörleri ile zaman zaman bana cevaplar veren bir çocuk . Biliyorum ki yüzde olarak bütün çocuklarımızda dikkat dağınıklığı var. Üç ay öncesi ve şimdi kıyaslanacak çok değişikliklerimiz var aslında. Kuralları öğrendi , dikkatini tam olmasa da toplamayı ,düzenli olmayı , bugünün işini de yarına bırakmamayı öğrendi . Odasını toparlamayı , zamanında derslerini yapmayı , vaktinin birçok zamanını Aikido tekniklerini çalışarak , zamanını dolu dolu yaşamayı öğrendi . Ama konuşma tarzımızda özelikle bana karşı kurduğu cümleler beni üzüyor. Örnek vermek istiyorum; bir şey yapmamız gerekiyor ve ben şunu yapalım dediğimde “Tamam ya yapalım diyor, oradaki ya kelimesi benim canımı sıkıyor. Zamanla bunlar da düzelecek ben umutluyum. Daha çok yeniyiz, önümüzde çok yolumuz var. Umuyorum ki bu yolda daha çok şeyler olumlu bir şekilde bize sunulacak . Emeği geçen Sevgili Sevgi hocama tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. İLKNUR KÖLÜKSÜZ

Aikido'ya başladığı zamanlarda Sude'nin çok rahat hareketleri vardı . Öncelikle okul hayatımız çok değişti . Geçen yıl öğretmeniyle çok sık görüşüyorduk . Sude'nin çok hareketli , fazla öz güveninin olduğunu, onu dinlemediğini , derslerde ikaz aldığını söylüyordu. Bu yıl kesinlikle bizden memnun . Sude'me nazar değmesin derslerimizde çok başarılı ilk dönem takdir aldık . Planlı programlı çalışıyor. Hep bizi yanına isterdi şimdi tek başına yapıyor yanlışlarını birlikte düzeltiyoruz. Hanımefendi , söz dinleyen , daha ağırbaşlı , artık arkadaş çevresinde kendine düzgün arkadaşlar seçmeye başladı . Evde odamızı toplamıyorduk . Şimdi ise eşyalarını katlıyor hatta evimizde bir dağınıklık varsa bile bize yardım diyor. Kardeşinin sorumluluklarını bile alıyor. Ona sevgiyle davranıyor. Gittimiz bir ortamda ona sahip çıkıyor. Bir de inadını kırabilsek ... Ben ekim ayında babamı kaybettim. Biz de Sevgi Aikido okuluna yeni başlamıştık . Sude çok ağlıyor dedesinin üzüntüsünü ister istemez bende evde hissettiriyordum. Sonra Sevgi hanım Sude'yle konuştu. Okuldan döndüğünde artık ağlamayacağına söz verdi ve sözünü tutup kesinlikle ağlamadı . Biz de bu hayatın gerçeğini sizin de bize yardımınızla atlattık . Saygılarımla MELEK KURTULUŞ

14


Velilerin Gözünden Çocuk Aikido’su

Sevgi Aikido Çocuk

Belen Aikido'ya başlamadan önce içine kapanık çocuktu. Dersleri iyi olmasına rağmen bazı endişelerim vardı . Okulun adı EĞİTİM VE ÖĞRETİM kurumu olmamasına rağmen sadece okulda öğretim yaptıklarını gördüm. EĞİTİM ise aileden alabildiğiydi . Bunu da iyi bir şekilde yaptığımı düşünüyorum ama eksiklerimin olduğunu da çok iyi biliyorum. Biz Sevgi Aikido'da Sevgi Sensei'in EĞİTİME de çok büyük ölçüde önem verdiğini gördük . Çocuklar da disiplin üst baş temizliğinden tutun da kıyafetlerin ütülü olması çorapların temiz olması saçların bakımlı olmaları ve dojo'da bir birlerine gösterdikleri saygı ve sevgiyi gördük ve bunları bire bir yaşadık . Çocukların okulu ne kadar sevdiklerini siz de bizler de çok iyi biliriz. Hafta sonunu veya kar tatillerini dört gözle beklerler. Ama şu da bir gerçek ki Belen , Aikido'ya gitmeyi çok seviyor neredeyse okul olmasa da hep Aikido olsa onun için . Hafta sonu tatili olmasını istemesi gibi Aikido'nun başlayacağı günü iple çekiyor. Belendeki Aikido sonrası değişiklik ise daha kendine güven ve derslerinde başarı ve katılım oranının yüksek olması . Hayatın da Aikido sayesinde anlatacak farklı bir şeyinin olması onu çok mutlu ve heyecanlı kılıyor. Biz de velisi olarak onu bu tavır içerisinde görmekten mutlu oluyoruz. Doğa'da ise daha küçük olduğu için (size geldiğinde 4.5 yaşında idi) ondan bu kadar başarı beklemiyorduk . Ama sizin sayenizde bu yaştaki bir çocuğun neler yapabildiğini gördük . Doğa'nın ilk okulu ve hocası olduğunuz için sizinle gurur duyuyoruz. Devlet okuluna başlayınca da ilkokul öğretmenine de SENSEİM diye ağzından kaçıracağına adım gibi eminim çünkü sizi çok seviyor. Demek ki siz sevdirebilmişsiniz BAŞARI sizindir. Büyüyünce de Aikido yapacakmış zaten . Kendinize , işinize çok büyük saygınız var, hiçbir şeyi geçiştirmiyorsunuz. Sizi seviyoruz. Saygılar Sensei ... İSMAİL KÜÇÜKYILMAZ

Selin’de gözlemlediğim en önemli değişiklik; güven duygusunun gelişmesi , isterse her şeyi başarabileceğine olan inancın pekişmesi oldu. İnatçı bir karaktere sahip olması sebebiyle değişime çok açık değil , bunun kırıldığını görüyorum. Küçüklüğünden beri girdiği yeni ortamlarda önce çekingen , sessiz kalırdı , güven duygusu oluşmadan kendini ortaya koymazdı . İlaveten bu konu da ilerleme görüyorum. Zamanla bu konularda çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Çok şanslıyız sizinle tanıştığımız için; hem Selin sizi çok seviyor hem de öğretileriniz tüm yaşamı içeriyor, hayatı boyunca güçlü,kendinden emin bir insan olabilmesi için büyük nimet. İyi ki varsınız. MURAT ERTÜRK

15


Kişisel Gelişim

Sevgi Aikido Çocuk

Önce ebeveyn olun! 21. yüzyılın çocukları, duygusal anlamda dünyanın kendi etraflarında döndüğünü düşünen ve bunu yaşayan yaşanmasını sağlayan çocuklar. Anne ve Baba davranışı çocukları bu şekilde hissetmeye ve davranmaya iten en önemli etkendir. Modern dünyanın modern anne ve babası, çocuklarının her istediğini yapan, “Ben yaşamadım, yapamadım, bari çocuğum yaşasın” diyen ebeveyn zihniyeti taşıyarak yetiştiriyor çocuklarını.  Böyle olunca da sosyal yaşamlarında problem yaşayan çocukları olan ebeveynler olup, uzmanların kapısını çalıyorlar. Çocuğunun spontane bir hayat yaşamasına fırsat bırakmadan, mükemmeliyetçilik ilkesiyle en iyi olması için ona yatırımlar yapan yetiştirme modeline, “Proje çocuk yetiştirmek” denebilir. Çocuk, daha kendi beceri ve yeteneklerini keşfetmeden zaten anne-babanın onun için hazırladıklarına yönelir. Anne-baba; çocuğun, hem en iyi resim yapan, hem en iyi müzik aleti çalan, hem derslerinde başarılı, hem de en iyi yüzücü olmasını destekler. Çocuk yetiştirmek, sanki iyi bir proje yürütücüsü olmaya benzemiştir. Fakat unutulan şey; onun henüz daha çocuk olduğu ve doğuştan taşıdığı özgün bir ruhu olduğudur. Ruhunu bu kadar çok yönlendirmek, ruhun otantikliğini ve spontanlığını bozma riski taşır. Anne-babanın “Küçüklüğümde keşke yapsaydım” diye içinden geçirdiği isteklerini karşılamaya çalışan çocuk, hayal gerçekleştirme uğruna kendi iç sesini duyamaz hale gelebilir. Çocuk yetiştirirken unutulmaması gereken en önemli nokta, topluma birey yetiştirildiği ve bu bireyin sağlam bir modelleme ile kendi kişiliğini oluşturma sürecini tamamlaması gerektiğinin bilincine varılmasıdır. Yani kişilik hakları verilmeli verilirken de birey olarak davranış şekli gösterilmelidir. Anne ve baba, rollerini iyi benimsemeli, gerektiğinde “hayır” diyebilen bir anne-baba olabilmelidir. Uygun davranış modelini uygulamak için anne baba ne yapmalıdır? Öncelikle belirtmeliyim ki; aile bir bütündür, birlikte hareket eden zincirleme bir yapısı vardır. Bu yapının herhangi bir yerinde meydana gelecek aksaklık bütünü etkilemektedir. Eğer çocuğunuzun yuvada, oyun parkında, okulda arkadaşları ile problemleri olduğunu düşünüyor, gözlemliyorsanız, “Çocuğum sanki bu dünyanın insanı değil, başka evrenden gibi” açıklamalar getiriyorsanız, “Hakimiyet bende değil, çocuğumda. Ne isterse onun yapılması gerekiyor” diyorsanız, lütfen önce kendinize

16


Kişisel Gelişim

Sevgi Aikido Çocuk

bir öz eleştiri yapın. “Ben bu çocuğu nasıl bir ortamda büyütüyorum ki; çocuğum kendini böyle hissedip, davranıyor” sorusunu kendinize sorun. Sorunun cevabı oldukça basit aslında; Sınırsız özgürlük. Sınırsız özgürlük verilen çocuklar dünyayı kendi eksenlerinde algılıyorlar. Çocukları cezalandırma kavramı maalesef toplumda yanlış anlaşılıyor. Hiçbir şekilde yaptırım gücü olmayan davranışlar sergileyen anne ve baba, çocuğun her isteğini de yerine getirerek ona sınırsız bir güç hediye etmiş oluyorlar. Oysa çocuklar büyüdükçe, toplum gerçeklerinde sınırlarla karşılaşıyor ve duvara çarpar gibi savruluyorlar. Sabah yuvaya giderken pembe çorabı yıkanmadığı için giyemeyen çocuk yuvaya gitmemekle tehdit ediyor aileyi, ağlıyor, evde bir terör havası estirebiliyor. Çare olarak o anlık çözümler üretiliyor: *Çocuğun yuvaya gitmemesi, *Hemen pembe çorap alınabilecek yerler gözden geçirilip çorabın tedarik edilmesi Çocukla birlikte bu kriz sürecinin sözlü münakaşaya dönüşerek yaşanması İnatlaşma sürecinin olması Başka bir kıyafet tasarlayıp onun giydirilmesi Yukarıdaki örnekten de anlaşılacağı üzere tüm seçeneklerde anne ve baba davranışı göremiyoruz. Uygun olanı, ya başka bir renk çorap giyecek ya da çorapsız olarak yuvaya gidecek. Böylece çocuğun yapabileceklerinin sınırı anne ve baba tarafından belirlenmiş oluyor. Çocuklara sınır kavramını 0-6 yaş arasında vermek gerekiyor. Çocuğun daha sonraki kişilik yapılanması, bu dönemde verdiğimiz temelin üzerine yapılmış süslemelerden ibarettir. Çocuğunuzla sağlam bir ilişkinin temeli KAYITSIZ ŞARTSIZ SEVGİ’dir. Ancak böylesi bir sevgi, çocuğunuzdaki potansiyeli tam olarak ortaya koymasını, çocuğunuzdaki davranışların tam olarak anlayabilmenizi Yaramazlıklarına-hırçınlıklarına karşı tutumunuz yolunu çizmenizi, sevgisizlik-güvensizlik-başarısızlık nedenlerini belirlemenizi sağlar. Çocuğun çok fazla üstüne titremenin, şımartmanın çocukları megalomanlaştıracağını üstüne basa basa ifade etmek gerekir. Çocuklara küçük ve basit cezalar vermek gerekir. Çocuğunuzun yaptığı yanlış davranışı yaşı ne olursa olsun asla görmezden gelmeyin, anında tepkinizi doğru biçimde koyun. Ceza gerektiriyorsa, gereken ve uygun cezayı verin. Tehdit etmeyin. “Bu davranışı yaparsan seni sevmem” gibi tehdit cümleleri çocuğunuzu size karşı daha da kışkırtmaktan öte bir işe yaramaz. Çünkü çocuğunuzu sevmeme gibi bir şansınız yok! Unutmayın siz anne ve babalar çocuğunuzun arkadaşı değil öncelikle ebeveynisiniz. Onları koruyup, kollama, doğru davranışı öğretme, hatalarını kendilerinin düzeltmesine olanak tanıyacak bireylersiniz. Çünkü çocuklarınızı seçmediniz, doğa size onları yetiştiresiniz diye verdi, sizler de bu doğanın harika hediyelerini en iyi şekilde yetiştirmekle görevlisiniz.

17


Kişisel Gelişim

Sevgi Aikido Çocuk Eğer bir çocuk kınanarak yaşarsa suçlamayı öğrenir. Eğer bir çocuk düşmanca davranışlar içinde yaşarsa kavga etmeyi öğrenir.   Eğer bir çocuk alay edilerek yaşarsa sıkılganlığı öğrenir. Eğer bir çocuk utanç içinde yaşarsa suçluluk duymayı öğrenir. Eğer bir çocuk hoşgörüyle yaşarsa sabırlı olmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk teşvik edilerek yaşarsa güvenmeyi öğrenir. Eğer bir çocuk değer verilerek yaşarsa saygı duymayı öğrenir. Eğer bir çocuk eşitlik ortamında yaşarsa adaleti öğrenir. Eğer bir çocuk güven duygusu içinde yaşarsa inanmayı öğrenir. Eğer bir çocuk beğenilerek yaşarsa kendisinden hoşlanmayı öğrenir. Eğer bir çocuk kabul ve dostluk içinde yaşarsa dünyada sevgi aramayı öğrenir. Eğer bir çocuk düşmanlıklar içinde büyürse saldırganlığı öğrenir. Eğer bir çocuk sevgi içinde büyürse güvenmeyi öğrenir. Çocuk ailenin, aile de toplumun ürünüdür; çocuk yaşadığını öğrenir.

Sevgi Sensei Ayşe Sevgi AKSOY 18


Etkinliklerimiz

Sevgi Aikido Çocuk

en ’e giderk

Bowling

Bowlin

g oynar ken

en

ark

oyn ng i l Bow

Bowling’e giderken

19


Etkinliklerimiz

Sevgi Aikido Çocuk

Diplom

a TĂśren i

Bowling oynarken

Mangal partisi

bir lda u k O

da

ara

20

Karne

Hediye

leri


Yazılarımız

Sevgi Aikido Çocuk

Aikido'da Hasım Yoktur! Aikido her türlü müsabakayı , karşılaşmayı , yarışmayı reddeder. Aikido çalışırken her iki taraf da kazanır. Aikido düşmana karşı yapılan bir spor değildir. Kazanılan şeyin ne olduğu önemlidir. Yenmeye , ezmeye çalışmak yerine daha iyi yapmak , aklı ve bedeni daha iyi kullanma isteği vardır. Kazandığımız karşımızdakinin kalbi olmalıdır. Çalışmaya başlarken ve bitirirken birbirimize verilen selamın anlamı da “Bedenimi sana teslim ediyorum; onu kullan ama bana sağlam teslim et ” demektir. Çünkü birbirimizi sakatlamamak esastır. Belen Küçükyılmaz

KİTAP ÖZETİ Şeroks Büyük Tuzak Yazarı: Aslı Der Masallar ülkesinde bulunan sözcük defterinde yaşayan sözcükler, Prens Milla'nın kandırdığı Piba isimli fare sözcükleri yemiştir. Bu yüzden pişmanlık duyan Prens, yardım ister. Yardım istediği arkadaşları da kitabı yeniden yazmaya başlar. Bir yandan da Prens Milla, Masallar Ülkesini kandırmayı başarmak üzeredir. Tekrar bir masal yazması için yeniden oluşturulan sözcükler Prens'e verilir. İlayda

KİM TAKAR SALATALIK KRALI? Yazarı: Christine Nöstlinger Bu kitap benim okuduğum en güzel kitaplardan biri . Macera seven tüm arkadaşlarıma öneririm. Hikayemiz şöyle ... Birdenbire mutfaktan Salatalık Kralı'nın sesini duyunca hayatımız değişiyor. Salatalık Kralı kendisini kral olarak tanıtıyor ve halkının gelip onu alacağını söylüyor. Aslında halkı , evin bodrum katında yaşıyor. Salatalık Kralı , halkının onu götürme umudundan vazgeçince intikam almak için plan yapıyor. Bundan sonra da heyecanlı hikaye başlıyor.

21


Bulmaca

Sevgi Aikido Çocuk

Aşağıdaki cümlelerde eksik sözcükleri bularak bulmacaya yerleştirin. Yukarıdan Aşağıya 1. Çevresine ışık vererek aydınlatan cisimlere ........... denir 2. Işığın olmadığı ortamlar ......... olır. 3. Eskiden .................. olmadığı için geceleri mum veya gaz lambaları ile aydınlatılırdı 5. ............ görme organımızdır. Sağdan Sola 4. ..........................lerin gücü arttıkça yaydığı ışık gücü parlak olur. 5. Koyu renk kumaşlar ............. ışığını emer. 6. Ampulü ................... keşfetmiştir.

Okula giden en kısa yolu bulun

22


Bulmaca

Sevgi Aikido Çocuk

İki resim arasındaki farkları bulun .

İki resim arasındaki farkları bulun .

23


Oyun

Sevgi Aikido Çocuk

SAINTS ROW THE THIRD Saint Row serisinin üçüncü oyunu öncekilere hiç benzemiyor. Oyunda ciddiyet değil eğlendiricilik ön planda. Oyunda hiç beklenmeyen olaylar gerçekleşiyor. İlk bakışta “GTA gibi bir oyun” diyorsanız çok yanılıyorsunuz. Belli başlı farklılıklar var. Örneğin oyunda adamımızı kendimiz yaratıyoruz. Senaryo daha çok çete savaşları üzerine kurulu. Her çetenin kendine has bir rengi var. Bizim çetemizin rengimiz ise mor. Oyunda araba çalma,yer satın alma, çete savaşları , helikopter veya araba çağırabiliyoruz. Oyun çok gerçekçi değil . Çetelerde dev adamlar, elektrik adamları veya ninjalar çıkabiliyor. Bir de en komiği oyunda eğer denk gelirseniz minik mor canavarlarla karşılaşabilirsiniz. Oyunun hikayesini üç arkadaş internet üzerinden de oynayabilirsiniz. Efe Cömert

OYUN DÜNYASINDA SAVAŞ RÜZGARLARI

En popüler oyunlar arasında askeri oyunlar yer alıyor CRYSIS Uzay oyunu olan crysis dünya oyun sıralamasında 3. sıradadır. Türkçe dil seçeneği de bulunan oyunun Playstation 3, Xbox 360 ve PC sürümü bulunuyor. Oyunda ileri teknolojiyi kullanan özel time ait bir askeri canlandırıyor ve bu teknolojinin peşindeki askerler ve uzaylılara karşı savaş veriyoruz. Çıkış tarihi:2011 Dağıtım:EA Games Yapım:Crytek

24


Oyun

Sevgi Aikido Çocuk

Call of Duty MW3 İnternette oynanma listesinde son yıllarda birincliği kaptırmayan ve birçok kişinin sevdiği oyun MW3, günümüz sıcak gündeminden etkilenen bir senaryoya sahip. Çıkış Tarihi: 2011 Dağıtım: Activision Yapım: Infinity Ward

BATTLEFIELD 3 Şehirdeki teröristlerin peşinden gidip şehri kurtarmaya çalışıyoruz. Sıcak savaş sahneleri daha sonra iyice heyecanlı hale geliyor. Sıralamada MW3'ün en büyük rakiplerindendir. Grafikleri ve geniş haritalarıyla öne çıkar. Daha çok ekip olarak belirli taktik doğrultusunda ilerleyerek başarılı olunabilir. Yapım: EA DICE Çıkış Tarihi: 2011 Dağıtım: Electonic Arts

NEDEN BU KADAR SAVAŞ OYUNU ÇIKIYOR? Herkesin dikkatini çektiği için savaş oyunları popüler kalmaya devam ediyor. İnternet üzerinden karşılıklı takımlar halinde oynamanın keyfi oyunların da ömrünü uzatıyor. Arda Gemici

25


Sevgi Aikido Spor Kulübü  

Sevgi Aikido Spor Kulübü çocuk dergisi

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you