Issuu on Google+

VBOX 6.10


GENEL KOORDİNATÖR ve YAYIN YÖNETMENİ

Elif Türkoğlu elif@vboxmag.com

KREATİF DİREKTÖR

Mert Türkoğlu mert@vboxmag.com

EDITORYAL

Selin Bilgiç selin@vboxmag.com Esra Yarıcı esra@vboxmag.com Dr. Adil Asımgil adilasimgil@yahoo.com Eda Atalay eda@vboxmag.com Ebru Demirel ebru@vboxmag.com

KATKIDA BULUNANLAR

TEMSİLCİLERİMİZ

Tuba Palabıyıkoğlu Aslı Gündoğan Yusuf Akıncı Ali Osman Taş Defne Aydın Tuğçe Aytulu Los Angeles Alper Nakri alper@vboxmag.com İstanbul Ahu Kılıç Naniç ahu@vboxmag.com Washington DC Erkan Demir erkan@vboxmag.com Viyana İsmail Gökmen ismail@vboxmag.com

ART

İLETİŞİM

ME TASARIM me@vboxmag.com 250 Pacific Ave. Long Beach California 90802 Phone: +12132717854 vbox@vboxmag.com HAZİRAN 2010 SAYI: 11

2


VBOXMAG

6.10

editor Güle güle ilkbahar, hoşgeldin yaz... Haziran ayının gelmesiyle yaza merhaba dediğimiz şu günlerde, havaların ısınması ve tatil sezonunun başlamasıyla içimiz içimize sığmaz oldu.

İş yerlerinde tatile gitmeyi bekleyen ve çoktan tatil sezonuna başlayan tüm okurlarımız için keyifli ve tam yaz tadında bir sayı hazırladık. İnsanlarda var olduğu genellikle kabul görmesine rağmen,

bilimsel olarak hiçbir şekilde ispat edilemeyen bir yetenek olan telepati konusunu eğiliyoruz bu ay, Portre bölümümüzde unutulmaz usta

Hulisi Kentmen’e yer alıyor, Merih Ermakastar ile elinden hiç bırakmadığı sütü eşliğinde keyifli bir sohbetin yanı sıra, Evlilik Asistanı artık sizin

sorduğunuz sorulara cevap veriyor, “Moda diyetler mucize yaratmıyor”

acaba vücudumuza zarar veriyor mu? Yaz aylarında saç, tırnak ve cildimize daha çok dikkat etmeliyiz, işte faydalı besinler listesi...

Gardolabınızın kurtarıcı 10 önemli üyesi sizce neler olabilir? Vazgeçilmez

yüksek topuklar moda yazısı ve birbirinden lezzetli pratik makarna tarifleri

sizleri bekliyor. Son olarak 21 yıl aradan sonra İstanbul’dan Bob Dylan geçti... Sizin için konser izlenimlerini sayfalarımızda bulabilirsiniz. Keyifli seyirler

elif türkoğlu

3


VBOXMAG

6.10

trends Chloé gözlükleri 2010 yeni sezon modellerini sundu Kylie Minogue, Lindsay Lohan, Cameron Diaz, Paris Hilton, Mischa Barton, Kirsten Dunst, Nicole Richie, Reese Witherspoon’a Jennifer Lopez, Gwyneth Paltrow, Jessica Simpson, gibi bir çok ünlünün gözünü süsleyen Chloé 2010 gözlük koleksiyonunda bu sezonda pastel ve yumuşatılmış tonlar ağırlıkta. Dünya modasına yer veren tasarımları göz önüne alınarak üretilen Chloé gözlük modelleri, şık ve çarpıcı görünümleri kadar, hafif çerçeveleri ile de üstün kalite vaat ediyor.

4

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


TRENDS

Stella McCartney plajlarda! Ödüllü tasarımcı Stella McCartney yaz sezonuna, sportif tarza yepyeni bir yorum getiren koleksiyonuyla “merhaba” diyor. Sezonun en moda renkleri olan siyah ve morun yanı sıra, yaz aylarının vazgeçilmezi beyaz rengin de koleksiyonda ön planda olması dikkat çekiyor.

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

5


TRENDS

Blender Detox’a girdi!.. Kasap gitti, manav geldi Nişantaşı Blender, yaz mevsimini “manav” konseptiyle karşılıyor. Kış boyunca kalın pirzola ve koca bifteklerin yendiği “Dükkan”ın yerinde artık yepyeni ve taptaze ürünler yer alıyor. Kocaman bir ayakkabı salonunda, buz gibi karpuz ve tatlı kirazların arasında yapılan alışverişler artık hem ruha hem de damaklara hitap ediyor… Yüksek ökçeler, renk renk espadriller, graffitili lastik pabuçlar, zımbalı sneacker’lar, motorcu botları, şeker rengi plastik numaralar, varlığı bile hissedilmeyen sandaletler Blender’ı ele geçiriyor!..

6

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


TRENDS

VitrA ve Artema’nın Yeni Ürünü: NEON Küvet sistemlerinde pratik ve estetik çözümlere imza atan VitrA, birbiriyle uyumlu küvet, batarya ve duş kabininden oluşan Neon kompakt küvet ünitesini piyasaya sundu. Akrillik panelli işlevsel ünite; yıkanma ve duş alanını, adeta arınma ve yenilenme merkezine dönüştürüyor. Seride, VitrA’nın System Fit banyo mobilyalarıyla uyumlu ahşap panelli küvet seçenekleri de yer alıyor.

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

7


TRENDS

“Stylish You!@ Summer Festivals” yarışması moda ve müziği bir araya getiriyor!.. Beymen Blender, “Stylish You!@ Summer Festivals” yarışmasıyla, yaz aylarında başlayan festivallerde moda rüzgarları estirmeye hazırlanıyor. Stylish You @Summer Festivals’a katılmak isteyen gençlerin, müziği ve modayı buluşturan festivallerde giydikleri kıyafetlerin fotoğrafını çekip göndermeleri yeterli olacak. Katılım için Twitter’ın, oylama için ise Facebook’un kullanıldığı yarışmada, fotoğraflar @ beymenblender’a tweet’lenecek. 20 Haziran tarihine kadar yapılacak oylamaların ardından, en beğenilen fotoğraflardan oluşan bir Facebook albümü yayınlanacak. Oylama sonucunda en çok beğenilen 3 fotoğrafın sahibi, Beymen Blender’dan hediye çeki kazanacak.

8

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


TRENDS

Sex and the city II gerçek hayatın nasıl devam ettiğini beyaz perdeye yansıtıyor Mutlu sondan sonra ne olur? Carrie gibi hayatınızın erkeğiyle evlendiyseniz, Miranda gibi kariyerinizin doruğuna vardıysanız, Charlotte gibi tatlı çocuklara sahipseniz ya da Samanta gibi hoşunuza giden her adamı elde edebilecek durumdaysanız, hayat hayallerinize ulaştıktan sonra nasıl devam eder ve işler tersine döner…

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

9


TRENDS

Mezuniyet gecesinin yıldızı olmak isteyenlerin mezuniyet makyajı Sephora’dan!... Sephora’nın profesyonel makyaj ekibinin yönlendirmesiyle, sadece kıyafetiyle değil kişiliğiyle de uyumlu makyaja kavuşacak genç kızlar; önceden randevu alarak, parti kızı, gecenin yıldızı ve masum prenses temalı makyajlardan istediğini yaptırabiliyor. Tam bir parti kızı olduğunu düşünenler, ışıltılı makyajıyla gece boyunca dikkatleri üzerine çekerken, gecenin yıldızı olmak isteyenler smoky eye göz makyajı ile etkileyici bakışlara sahip oluyor. 1 Haziran-18 Temmuz 2010 tarihleri arasında Sephora mağazalarına gelip, Sephora ve Sephora’ya özel markalara ait 3 makyaj ürünü ya da 2 makyaj ve 1 cilt bakım ürünü alışverişine, ücretsiz mezuniyet makyajı yaptırma şansını elde ediyor.

10

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


TRENDS

iPad tutkunları sınır tanımıyor ABD sınırlarının dışında satılmaya başlayan iPad bekleyenleriyle buluştu. İngiltere, Almanya, İtalya, İsviçre, İspanya ve Fransa’da satışına başlanan 25 cm’lik hicaza sahip olmak isteyenler uzun kuyruk oluşturdu. Henüz Türkiye’de satılmaya başlamasa bile engelleri tanımadan bir iPad sahibi olanların sayıcı yenilir yuturlur cinsten değil…

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

11


VBOXMAG

6.10

‘Klip çekiminden sonra ağladım’ İyi niyeti ve enerjisi yüzüne ve sesine yansıyan Merih Ermakastar yepyeni parçası ‘Yasaksın’ ile tekrar gündemde. Sözü ve bestesi Ermakastar’a ait parçaya Serdar Ortaç`ın da şanslı eli değmiş. Sahneye çıktığı anda ışıltısını tüm seyirciye aktarabilen Ermakastar ile elinden hiç bırakmadığı sütü eşliğinde bir röportaj. YAZAN

Eda Atalay

eda@vboxmag.com

e yepyeni bir parça ile Merih Ermakastar tekrar sevenleri ile. ‘Yasaksın’ Kimlerle çalışıldı bu yeni parçada? Söz beste bana ait. Düzenleme Gökhan Varol’a. Müzik direktörü Hakan Yelbiz. Ve tabii ki Serdar Ortaç onaylı bir parça… Sağ olsun beğendi ve destek oldu. Hatta sözlerinde düzeltmeler yaptı. Sihirli değneğini benden esirgemedi.

Yasak aşkların insanı mı oldunuz hep? Yasak aşkların insanı olan arkadaşlarım oldu hep.

Sinema görüntüleri tadında bir klip. Sizi de heyecanlandırdı sanıyorum.  Çoook hatta çekim bittikten sonra eve gelince oturtup ağlattı bile beni. Öyle bir klip çekildiği için, böyle güzel bir ekibin desteğiyle çalıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Görüntü yönetmeni Tolga Çetin ve yönetmenimiz Oğulcan Kırca. Tüm çekim ekibine, platosunu bize açan büyük usta Levent Kırca’ya, mekânı mobilyalarıyla ve duvar kâğıtlarıyla bize yaşatan Fatih Kıral’a, ayrıca maddi manevi destek olan herkese teşekkür ederim sizin aracılığınızla.

İnternet satışınız sürüyor. Nedir internet satışının farkı? Ve nasıl gidiyor? Eskiden plak, kaset sonra CD vardı. İnsanlar bu kadar kolay ulaşamıyordu parçalara. Şimdi bir tık kadar yakın artık. Bu doğal bir geçiş süreci diye düşünüyorum. Gayet keyifli gidiyor satışlarımız.

12

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM

Serdar Ortaç’ın nasıl bir katkısı oldu bu parçada? İlk dinleyen o oldu. Beğendi ve sözlerinde ‘’şurası şöyle olsa daha iyi olur’’ şeklinde yönlendirmelerini yaparak daha dile yakın bir hale getirdi sözleri. Hepsinden daha önemlisi beğenmesi oldu. Eğer beğenmemiş olsaydı böyle bir şeye onun onayını almadan girişmezdim.

Müzisyen ve oyuncu bir Ermakastar. Yanı sıra ‘ses getiren’ bir dublaj sanatçısı. Bunların hiçbirinden


VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

13


Eksileri şu ana kadar hiç olmadı. Birçok sanatçı ile çalıştım, trompet çalarak fakat daha önce hiç kimse beni bu kadar ön plana itmedi. Enerjiyi paylaşmayı seviyor sahnesinde. Benim de onun sahnesinde olmamın sebebi, onun sahnesinde eğlenmemin sebebi onun bu düzgün enerjisi ve paylaşımı sevmesinden dolayı.

kopamıyorsunuz değil mi? Her biri ayrı heyecan ayrı tat ayrı enerji. Çok şanslıyım bu bileziklerin hepsine sahip olduğum için... Var mı bu özellikleriniz yanında ’daha gizli’ yetenekleriniz? Var ama daha açıklamayacağım ‘’Ne oluyor kardeşim yetmiyor mu bunlar sana?’’ demesinler. Yakin zamanda 35 yaşına girdiniz. 35 yas olgunluğunu hissetmeye başladınız mı? Başlayan tek şey var o da ‘’Hadi canım şimdi 5 sene sonra 40 mıyım ben ‘’ sorusu o kadar. Yani şimdilik bu durum söz konusu… Dünyalar güzeli bir eşiniz var. Nasıl gidiyor evlilik hayati. Çok eğlenceli olmalı? Sormayın bir eğlenceli bir eğlenceli. Valla normal gidiyor. Çalıştığımız ve yoğun olduğumuz için birbirimizi özlüyoruz bu da ilişkiyi ayakta tutuyor sanırım. Hatta şöyle söyleyeyim benim eşim bana hala sevgilimmiş gibi geliyor e bence bu da çok güzel. ‘Coccori’ adli bir TV programınız vardı. Var mı yeni bir proje gündemde televizyonda? Kim fısıldadı bunu size? Yorum yok!!! Pek yakında.

14

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM

Frame’de kendi sahnenizde ve Serdar Ortaç ile olan sahnenizde bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiniz var. Bunu süte borçlu değilsiniz sanırım sadece? Şu an röportajı yaparken bile süt içtiğime göre sanırım ona borçluyum. A bir de çayı. Serdar Ortaç’ın pop müzikte top isimlerden biri olduğu tartışılmaz. Serdar Ortaç’tan sonra kime vokal yapabilirsiniz? Daha mı iyi bir isim olması gerekir? Serdar Ortaç son noktadır. Ayrılırsam kimseyle vokal yapmayı düşünmüyorum... Serdar Ortaç ile çalışmanın artıları ve eksileri nelerdir? Mesela, beni şaşırtan bir insan… Çünkü inanılmaz derecede müziği yani kendi yaptığı işiyle yaşayan, çok profesyonel, benim çevremde müzik piyasasında işine saygısı bu kadar fazla olan gördüğüm iki üç tane insandan bir tanesi ve çok üretken. Yani hani bizde bir söz vardır tıkırtıya göbek atar ya insanlar. Serdar da beyninde geçen tıkırtıya söz yazan bir insan… Her an her şeyi yazabilir. Özellikle sözlerini çok beğeniyorum. Profesyonel olarak bunu yapıp, belli bir yerde olan ve bunu sunabilen çok az isim var. Eksileri şu ana kadar hiç olmadı. Birçok sanatçı ile çalıştım, trompet çalarak fakat daha önce hiç kimse beni bu kadar ön plana itmedi. Enerjiyi paylaşmayı seviyor sahnesinde. Benim de onun sahnesinde olmamın sebebi, onun sahnesinde eğlenmemin sebebi onun bu düzgün enerjisi ve paylaşımı sevmesinden dolayı. Şu anda hiçbir eksisi yok. Ancak insanlar beni oyunculukla


tanıdıkları için belki de “Allah Allah neden vokalistlik yapıyor?” diyebilir. Ancak yaşayan ben olduğum için, bunu en iyi ben anlayabilirim.  Birçok tiyatro oyuncusu dizilere geçiş yapıyor. Tiyatrodan kazanamadıkları parayı diziden kazanabiliyorlar. Siz de tiyatrolarda oynamış birisiniz. Amaç çok para mı, çok ünlü olmak mı, ya da ne? Ben oyuncu olmak istedim. Oyunculuğu sevdiğim için de eğitimini aldım. Ama bunun eğitimi setlerde de alınabiliyor. Setlerde birlikte çalıştığınız çok değerli oyuncuları gözlemleyerek de alabilirsiniz eğitimi. Eskiden böyle düşünmüyordum ama şimdi bir şekilde okulda okumayıp setlerdeki başarılı oyuncularla eğitilmiş oyuncularımız var. Ayrıca dizilerde popülaritesi yüksek dizi oyuncusunun tiyatroda oynadığını duyduğunuz zaman onu izlemeye gidiyorsunuz. Birçok oyuncu diziden kazandığı parayla tiyatrosunu kuruyor, tiyatrosuna katkıda bulunuyor. Bu yüzden dizi sektörünün olması tiyatro için de bir avantaj. Diziler evden dışarı çıkartmasa da tiyatroya bir şekilde katkısı oluyor. Diziden kazandıkları parayı tiyatroya aktarmayı seven ve bunun için gönül vermiş olan insanlar da var. Mustafa Avkıran, Murat Daltaban, Emre Kınay, Hakan Gerçek çok değerli oyuncular ve dizilerden kazandıklarını kendi tiyatrolarına yatıran isimler. San Francisco’da yasayan herkesten gizlediğiniz bir kardeşiniz varmış... Bizimle paylaşır mısınız bu gizli bilgiyi? Tabii ki sizsiniz Eda hanımmm hahaha:))) VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

15


VBOXMAG

6.10

the guide beauty 17 Tülin Şahin’den doğal güzellik sırları

health 25 Yiyelim güzelleşelim Güneş ışınları, aşırı sıcak ve kuruluğun oluşturduğu negatif etkileri doğal onarıcılar kullanarak azaltmak elimizde…Food

fashion 36 Gardrobunuzun kurtarıcı 10 önemli üyesi

wedding 48 Tek omuz gelinlikler sadece bir başlangıç. Nefis sırt dekolteleri, ince seksi askılar, asimetrik korseler ve etek uçları, önü kısa kuyruklu gelinlikler tüm popülerlikleriyle karşınızda

food 53 Birbirinde güzel pratik makarna tarifleri

travel 58 Bula Bula Fijice Sağlık dilekleriyle...

16

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


VBOXMAG

6.10

beauty

Topuz zamanı 2010 İlkbahar-yaz saç modellerinde topuzun çok kullanıldığını göreceksiniz. Öyle ki törenlere ve davetlere katılan dünya starları tercih etmeye başladı bile…

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

17


BEAUTY

Topuz zamanı 2010 İlkbahar-yaz saç modellerinde topuzun çok kullanıldığını göreceksiniz. Öyle ki törenlere ve davetlere katılan dünya starları tercih etmeye başladı bile… Yandan, sıkı, dağınık ya da tepeden topuz… Sizin için mutlaka biri uygun olacaktır. Kıyafet tercihiniz ya da yüz hatlarınıza göre birkaç stil denemesinden sonra en uygun modeli bulabilirsiniz.

18

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


BEAUTY

Bikini sezonu yaklaşıyor, peki siz buna hazır mısın? Fazla kilolar, selülit problemi, sağlıksız bir cilt ya da vücut çatlakları. Yaz dönemi öncesi, pek çok kadın gibi, sizin de uykularınızı kaçıran bazı sorunlar olabilir. Bikini sezonu yaklaşırken kara kara düşünmeyi bir kenara bıkarın. Çünkü artık Richmond Nua Wellness-Spa ve Nua’da Bikini Kampı var.

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

19


BEAUTY

DOĞAL GÜZELLIK SIRLARI YAZAN

Tülin Şahin

WWW.TULISS.COM

en doğayı ve doğal olan herşeyi çok severim. Bu yüzden yaptığım sporları açık havada yapmaya özen gösteririm. Bol bol temiz hava almaya, sigaralı ortamlarda bulunmamaya calışırım. Doğal olarak da, mutfağa girip bir şeyler hazırladığımda meyve ve sebzelerin hem içinden hem kabuğundan faydalanmaya çalışırım. Hemen tüm kitaplarımda mutlaka bir kaç tane doğal bakım sırları yazmışlığım vardır. Siz okuyanlar da benden her zaman devamını istemişsinizdir. Şimdi sizlere daha fazla doğal bakım sırları vereceğim, tıpkı istediğiniz gibi…

20

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


BEAUTY

Hemen tüm kitaplarımda mutlaka bir kaç tane doğal bakım sırları yazmışlığım vardır. Siz okuyanlar da benden her zaman devamını istemişsinizdir. Şimdi sizlere daha fazla doğal bakım sırları vereceğim, tıpkı istediğiniz gibi…

ÇAY: Sabah akşam yüzünüzü çay ile yıkarsanız, cildinizin sıkılaşmasını sağlayabilirsiniz. Göz altlarınız şişse çay poşetleri ile gözlerinizi 10 dk kapatın, mucizevi bir şekilde şişliklerin indiğini göreceksiniz. PIRASA: Sizi bilmem ama ben pırasa yemeğini çok severim ve pırasanında cildimize iyi gelmesi onu sevmem için bir neden daha oluyor. Çiğ pırasa suyu cildimize parlaklık verir. GÖZ ALTINDAKİ MOR HALKALAR İÇİN: Bunun için öncelikle taze incire ihtiyacınız var. İnciri ikiye bölüp koyu halkaların üzerine yerleştirin 5-10 dk beklettikten sonra, ıhlamur çayının içine batırdığınız pamuk ile kompress yapın. YUMUŞAK VE PARLAK BİR CİLT İÇİN: Bunun sırrı öncelikle bal. Yorgun bir cildi canlandırmak için bal, muz ve 1 elmaya ihtiyacınız var. Bir kabın içinde muzu ezin, elmayı rendeleyin üzerine 1 çorba kaşığı bal ekleyip, göz çevreniz hariç, tüm yüzünüze ve boynunuza sürün. 15-20 dk bekleyin ardından ılık su ile durulayın. Sadece cildinizi yumuşatmak istiyorsanız, tek başına bal sürüp 10 dk bekletmeniz yeterli olacaktır.

CİLDİMİZİ KORUMANIN YOLLARI: n Cildinizi güneşten koruyun, kıi aylarında bile her gün güneş koruyucu sürün, n Rüzgarlı ve soğuk havalarda cildinize tam yağlı bir nemlendirici sürün, n Sigaradan uzak durun mümkünse içmeyin, içtirmeyin! n Cildinizi ayda 1 derin temizletin, n Sağlıklı beslenin bol bol sebze, meyve ve balık tüketin. Özellikle iyi yağları barındıran somon balığına ağırlık verin, n Günde 8 bardak su için, n Cildinizin ihtiyacına göre vitamin kullanın, n Her gün yüz jimnastiği yapın, n Yaz-Kış her zaman spor yapın, n Pozitif düşünün.

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

21


BEAUTY

Moda diyetler “Mucize” yaratmıyor Belki her bahar geldiğinde diyete başlıyorsunuz. ”Yaza çok az kaldı” diyerek kış boyu aldığınız kilolardan acilen kurtulmak istiyorsunuz. Bu sebeple arkadaşınızdan duyduğunuz veya bir magazin dergisinde gördüğünüz “bir haftada 3 kilo verin” diyetine başlıyor ama ilk hafta çok kilo verdikten sonra ikinci hafta bir türlü kilo veremiyorsunuz. Peki bu bir hafta uyguladığınız “mucize diyet” acaba vücudunuza zarar vermiyor mu?

22

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


BEAUTY

Kilo verirken hedefleriniz “gerçekçi” olsun Sağlıklı kiloda olmanın faydaları kesinlikle tartışılmaz. Ancak sağlıklı kiloya ulaşmak için uygulanan yöntemler de mevcut sağlığın korunmasında çok önemli. Aksi halde uygulanan yöntemler de fazla kilo kadar başka tehlikeli sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bir çok moda diyet kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlama vaadiyle ortaya atılıyor. Ancak bu diyetlerin ortak noktaları bilimsel bir dayanaklarının olmayışı ve kilo kaybı sağlarken bu zayıflamanın büyük bir kısmının vücüdun kas dokusundan ve su kütlesinden olması. Oysa ki bu kas kütlesinin korunmasının sağlık açısından büyük önemi var. Ayrıca kilo kontrolünde de rolü var. Vücutta kas kütlesinin iyi olması metabolik hızın daha iyi olmasını sağlar. Bir başka deyişle kas kütlesi iyi olan kişilerin (kilo vermeye engel herhangi bir sağlık problemleri yoksa) kilo vermeleri daha iyi olur. Bu sebeple sağlıklı zayıflama diyetlerinde verilen kilonun çoğunun yağ kütlesinden olması istenir. Ancak çok düşük kalorili, tek tip beslenmeye dayalı şok diyetlerle veya mucize diyetlerle yağ kaybından çok kas kaybı olduğu bilinmektedir. Bu durumda sağlıklı kilo verme ve moda diyetleri aynı cümle içinde kullanmak pek mümkün değildir. Sağlıklı zayıflama yavaş ve kişisel özelliklerimize uygun olmalıdır. Sağlık koşullarımıza ve yaşam şeklimize paralel olarak planlanmalıdır. Bazı moda diyetler hakkındaki gerçekler Lahana çorbası diyeti: Bol miktarda lahananın çorba haline getirilip gün boyu tüketilmesi esasına dayanır veya lahana suyu kullanılır. Aslında çok posalı bir sebze olan lahana bol miktarda tüketildiğinde kısa süreliğine tokluk hissini arttırır. Ayrıca barsak ça-

lışmasını da arttırabildiği için kilo vermiş hissi yaratır. Oysa ki bu sadece su kaybına ve tek tip beslenmeye yol açan moda diyetlerden biridir. Beverly Hills diyeti: Aslında 80’li yıllardan beri zaman zaman popüler olan sağlıksız tek tip diyetlerden biridir. On gün boyunca sınırsızca sadece meyve yeme esasına dayanır. Bazı kan değerlerinin bozulmasına, özellikle kan yağlarının yükselmesine sebep olabilir. Diyabetik kişilerde kan şekerinin yükselmesine yol açabilir. Yüksek protein diyeti: Et ürünlerinin sınırsızca tüketilip ekmek, meyve, tahıllar gibi karbonhidrat kaynaklarının yenmemesi esasına dayanır. Karbonhidratların kesilmesi kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlayabilir ancak kısa sürede verilen kiloların yağ kaybı olmayacağı unutulmamalıdır. Ayrıca et ürünlerinin aşırı tüketilmesi sonucu kan kolesterol düzeyleri yükselir. Tahılların kesilmesine bağlı olarak da bazı vitaminlerde eksiklik olabilir. Meyve suyuyla detoks diyeti: Tüm yiyeceklerin kesilerek birkaç gün süreyle taze meyve suları tüketerek barsakların zararlı mikroorganizmalardan arınacağı düşünülür. Detoks sağlıklı bir vücudun kendi kendine yapabildiği bir mekanizmadır. Sağlıklı beslenmenin tüm ilkeleri zaten bunun için yardımcıdır. Oysa aç kalmak vücutta bazı zararlı atıkların oluşmasını da tetikleyebilir. Ayrıca meyve sularının fazla tüketilmesi trigliseritlerin yükselmesine sebep olabilir. YAZAN Tuğçe Aytulu Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü Uzman Diyetisyen

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

23


BEAUTY

Sivilceler için çözüm! Dr. Howard Murad’ın özellikle vücuttaki sivilce problemine karşı geliştirdiği iki mükemmel ürünle pratik bir şekilde sivilce probleminden kurtulabilirsiniz. 1. Blemish Body Wash: Her duş sırasında duş jeli olarak kullanılan Blemish Body Wash, sivilcelerin hızlı bir biçimde kurumasını sağlarken aynı zamanda yenilerinin çıkmasını engelliyor. Nemlendirici etkisi de bulunan kokusuz duş jeli ile tek hamlede hem temizlik sağlamak hem de sivilcelerle savaşmak mümkün. Fiyatı: 124 TL. 2. Clarifying Body Spray: Vücuttaki sivilceleri hızla kurutmaya yardımcı bu sprey, sabah-akşam giyinmeden önce vücuda sıkılıyor. Anti bakteriyel etkisi ile yüzey bakterilerini kontrol ederken, gözeneklere derinlemesine nüfuz ederek arındırıyor ve yeni sivilce oluşumunu engelliyor. 360 derece dönebilen sprey başlığı sayesinde ulaşılması en zor bölgelere dahi kendi kendinize uygulayabilirsiniz. Fiyatı: 119 TL

Cilt öylesine pürüzsüz ki, saklayacak hiçbir şey yok… Kum tanesi kadar küçük tüyleri bile kolayca alan Braun’un yeni epilasyon aleti ile yazın çok rahat edeceksiniz. Hem ıslak hem de kuru kullanım için tasarlanmış olan Silk-épil 7, rahatlatıcı sıcak banyo veya duş suyunda kullanıldığında epilasyon daha keyifli ve pratik olabiliyor.

24

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


VBOXMAG

6.10

health

Yiyelim güzelleşelim Özellikle yaz aylarından saç, tırnak ve cildimize daha çok dikkat etmeli ve önem göstermeliyiz. Güneş ışınları, aşırı sıcak ve kuruluğun oluşturduğu negatif etkileri doğal onarıcılar kullanarak azaltmak elimizde…

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

25


HEALTH

Yiyelim güzelleşelim Özellikle yaz aylarından saç, tırnak ve cildimize daha çok dikkat etmeli ve önem göstermeliyiz. Güneş ışınları, aşırı sıcak ve kuruluğun oluşturduğu negatif etkileri doğal onarıcılar kullanarak azaltmak elimizde…

Yumuşak meyveler Ahududu, çilek, yaban mersini, böğürtlen ve dut gibi yumuşak meyveler içeriğinde bulunan antioksidanlar, vitamin ve mineraller sayesinde saç, cilt ve tırnak üçlüsünün yaz mevsiminde gördüğü zararları azaltması açısından çok faydalıdır. Özellikle yaban mersini ve ahududuyu günlük tüketimlerinizde atlamayın deriz. Bu besleyici meyveler güneş, hava kirliliği ve stresin yarattığı zararları önlemekle kalmıyor; aynı zamanda vücudun bağışıklık sistemini de kuvvetlendirerek cilt enfeksiyonlarını önlüyor. Balık Omega-3, saç, cilt ve tırnakların kendi kendilerini onarmalarını sağlar. En çok Omega-3 ü kuşkusuz balıktan alırız. Balığın içinde bulunan yağ asitleri ve proteinler; iltihaplarla savaşmaya ve cildi güneşin zararlı ışınlarından korumaya yardımcı olur. Yağ asitleri sayesinde cildinizin kendi kendini hızla toparladığını göreceksiniz. Somon ve dilbalığı yağ asitleri en çok içeren balık tirleridir. Yeşil çay Vücudumuzun sıvı kaybını önleme-

26

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM

nin yanı sıra toksin atmaya da yarayan yeşil çay; iltihap önleyici ve iyileştirici özelliğe sahip polifenol içerir. Güzelliğimize yardımcı olduğu gibi; bağışıklık sistemini de güçlendirir ve metabolizmayı hızlandırır. Kahvenin yerini alabilecek en sağlıklı alternatif kuşkusuz yeşil çaydır.

kaynağıdır. A Vitamini ve kalsiyum tırnaklarınızın daha dayanıklı, güçlü ve sağlıklı olmasını sağlar. Eksiklikleri durumunda tırnaklarda soyulma, kırılma gibi sorunlara yol açar. Ayrıca bazı yoğurtlar selenyum içerir, bu şekilde cildiniz de esneklik ve elastikiyet kazanır.

Yoğurt Az yağlı süt ürünleri, özellikle yoğurt, iyi bir A vitamini ve kalsiyum

Su Özellikle yaz sıcaklarında susuzluk ve sıvı kaybı cildimizi ve saçlarımı-


HEALTH

zı oldukça olumsuz etkiler. Uzmanlar günde 7-8 bardak su tüketiminin cilt sarkmalarına ve saçların kurumasını önleyici bir limit olduğunu belirtiyor. Yeterli su içtiğinizde güneşin ve sıcaklığın bedeninize verdiği zararlarını onarmış olacaksınız. Ceviz B vitamini kaynağı olan ceviz, aynı zamanda temel yağları da içerir. Ceviz, cilt hücrelerini yenilerken aynı zamanda cilde canlılık, parlaklıkta kazandırır. İçeriğinde bulunan antioksidanlar sayesinde ciltte oluşan iltihaplanma ve şişkinlikleri azaltır, tırnaklarda ve saçlarda oluşan zararları minimuma indirir. Aynı zamanda sağlıklı kemikler ve dişler içinde ceviz tükemi önemli rol oynamaktadır. Beyin ve hafızanın kuvvetlenmesi, sinirsel bağların güçlenmesi gibi birçok faydalı etkisi bulunur. VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

27


HEALTH

Jinekolojik kansere yakalanan kadınlar da çocuk sahibi olabilir

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ateş Karateke “Tümörün boyutu ve bulunduğu bölge müsaitse, belli şartları da taşıyan rahim ağzı, rahim ve yumurtalık kanserlerinde organ koruyucu tedavi girişimleri uygulamak mümkündür” diyor. 28

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


HEALTH

rtık 30’ lu yaşlarında jinekolojik kanser olan, üreme yeteneğini korumak isteyen ve belli şartları taşıyan kadınların, bebek sahibi olma yetileri de korunabilecek. Prof. Dr. Ateş Karateke, “jinekolojik kanserler” denilen rahim ağzı, rahim ve yumurtalık kanseri hastalıklarında, günümüzde artık organ koruyucu tedavi uygulamalarının esas alınabileceğini belirterek, gerekçesini şöyle açıklıyor: “Bugün artık kadınlarda akademik kariyer, iş, okul gibi nedenlerle evlenme yaşı ötelendi. Özellikle eğitimli kadınlar 35 yaşından sonra evleniyorlar ve bu yaştan itibaren çocuk sahibi olmak istiyorlar. Jinekolojik kanserlerin bir bölümü bu yaş grubunda görülmektedir. Özellikle rahim ağzı kanseri, ilk pikini 35-39 yaşları arasında yapmaktadır. Bu yaş aralığında yeni evlenmiş ve çocuk sahibi olmak isteyen bir kadının rahim ağzı kanseriyle karşılaşma olasılığı mevcuttur. Bu kadının hem hayatta kalma, yani bu hastalıktan kurtulma hem de çocuk sahibi olma isteğinde bulunması çok doğaldır. Rahim ağzı kanseri tedavisinde artık bu isteğe cevap verilebiliyoruz. Rahim ağzı kanseri olmamış ama rahim ağzı kanseri öncü lezyonları olan kadınları, hem rahim ağızlarını hem de rahimlerini koruyarak, bir organ kaybı olmadan yıllardır zaten çok rahatlıkla tedavi edebiliyorduk. Şimdi ise rahim ağzı kanseri olma aşamalarını geçtikten sonra rahim ağzı kanseri olmuş kadınların önemli bir kısmında, eğer çocuk isteniyorsa, rahmi almadan tedaviyi gerçekleştirebiliyoruz.” Rahim ağzı kanseri Rahim ağzı kanserinde kadının üreme yetisini ko-

rumaya yönelik tedavi uygulamanın belli şartlara bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Karateke, bu şartları şöyle sıralıyor: “Öncelikli şart, tümörün küçük olmasıdır. Kadının çocuk doğurma yeteneğinin olması, yani yumurtalıklarında bebek sahibi olabilecek yumurta rezervinin bulunması gerekir. Böyle bir kadında, eğer tümör küçükse ve lenf nodlarına yayılım olmamışsa, rahim ağzı bölgesini bağlarıyla birlikte pelvis yan duvarından, çatı kemiklerinin üzerinden çıkarmak, rahmin çocuğu taşıyan kısmını (korpus) vajen ile tekrar birleştirmek ve lenf nodlarını da alarak böyle bir tedaviyi gerçekleştirmek mümkün.” Ameliyatla çıkarılan rahim ağzı bölgesini patolojiye gönderdiklerini ve bu sayede tümörün tamamının alınıp alınmadığını anladıklarını söyleyen Prof. Dr. Karateke, “Bunu ameliyat öncesi yaptığımız görüntüleme yöntemleriyle de değerlendirebiliyoruz. Zaten rahim ağzı bölgesinde lokalize olmuş, küçük, görüntüleme yöntemlerinde lenflere atmadığını bildiğimiz bir kanseri bu şekilde tedavi etmemiz mümkün. Bu hastalarda pelvis ve tüm karın MR’larını istiyoruz. PET-CT yöntemi ile lenf nodlarına, akciğer CT yöntemi ile de akciğere yayılma olup olmadığını bildikten sonra bu tedaviye karar veriyoruz” diyor.

Rahim ağzı kanserinin yumurtalıklarla hiçbir ilgisi olmadığını belirten Karateke, rahim ağzı kanserinin yumurtalıklara yayılımının hemen hemen hiç olmadığını, bu nedenle de yumurtalıklara herhangi bir cerrahi tedavi uygulamadıklarını dile getiriyor. Yumurtalık kanserleri Yumurtalıktan birden fazla kanser çıkabildiğini söyleyen Karateke, “Yumurtalığın dış ceperindeki epitelden çıkan kanserlere epitelyal over kanserleri denir. Yumurtalıkta, neslimizi devam ettiren yumurta hücreleri (germ hücreleri) vardır. Yumurta hücrelerinden çıkan kanserlere germ hücreli kanserler denir. Germ hücrelerinin etrafındaki dokuları da stroma olarak ifade ediyoruz. Bu dokular hormon yapar. VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

29


HEALTH

Bu hormon yapan dokudan çıkan tümörlere de stromal tümörler denir” dedi. Günümüze kadar, bebek isteyen germ ve stromal hücreli over kanserlerinde üreme yetisini kaybetmek istemeyen olgularda organ koruyucu tedavinin standart olarak yapılmakta olduğunu ifade ediyor. Yumurtanın dış çeperindeki epitelinden çıkan epitelial over kanserlerinde, son beş yıla kadar organ koruyucu tedavi yapılamamasını, bu kanser türünün fazlasıyla öldürücü olduğu gerekçesiyle, hekimin birinci amacının hastanın hayatta kalmasını sağlamak olmasına bağlıyor. Yeni çalışmalar netice-

sinde epitelden çıkan tümörlerde de organ korumanın mümkün olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karateke, yöntemin uygulanması için gerekli olan şartları şöyle açıklıyor: “Tümör, yumurtalıkta tamamen o kistin iç yüzünde kalmış, diğer yumurtalığa herhangi bir şekilde yayılmamış, karın iç zarına, karın dokularına, karın yıkantı suyuna, lenf dokularına yayılmamış ve özellikle iyi huylu seröz ya da müsinöz tip tümörse, yalnızca kanserin çıktığı yumurtalığı alarak, sağlam yumurtalığı ve rahmi bırakarak organ koruyucu tedavi yapmak mümkün.” Prof. Dr. Karateke, ameliyat ile rahmini kaybetmeyen ve tek yumurtalığa sahip olan kadının üreme yeteneğini devam ettirebileceğini ifade ediyor. Yumurtalıkta, adına kanser denilmeyen ama kanser ile normal doku arasında geçiş özelliğine sahip “borderline over tümörlerinin de olabildiğini, bu durumda da yine organ koruyucu tedavi yapılabildiğini belirten Prof. Dr. Karateke “Her iki overde (yumurtalık) borderline tümör olsa bile, yumurtalıkları ve rahmi almadan tümörü yok edebiliriz” diyor. Rahim içi kanserleri Rahim içi (endometrium) kanserlerinin genç kadınlarda pek gö-

30

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM

rülmeyen bir kanser türü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karateke, bir noktaya dikkat çekiyor: “Polikistik over sendromu (yumurtlama olmaması) olan kadınlarda, 30’lu yaşlarda endometrium kanseri görülebilir. Çünkü uzun süre yalnızca östrojen etkisine maruz kalan rahim içi zarı, zaman içinde kanserleşebilir.” “35 yaşlarında kısırlık ya da tüp bebek tedavisi görme aşamasındayken doktorunuzun şüphelenip de aldığı bir biyopsi sonucunda, endometrium kanseri gibi bir hastalıkla karşılaşabilirsiniz” diyen Prof. Dr. Karateke, organ koruyucu tedaviyi gerçekleştirmek için aranan şartları şöyle ifade ediyor: “Kanserin çok yüzeysel olduğu, hormon bağımlı bir kanser olduğu, tümörün rahim duvarına yayılmadığı görüntüleme yöntemleriyle tespit edilmelidir. Hastaya yüksek doz progestinler verilerek, hastalığın bu ilaca cevap verip vermediği araştırılır. Eğer cevap veriyorsa ve tümör gerilemişse, histeroskopi (mercek sistemi) ile rahim içi değerlendirildikten sonra, hasta kısa sürede gebe kalması için tüp bebek merkezine yönlendirilir. Çünkü kadının spontan gebeliğini beklemek için uzun zamanımız yoktur. Hastalığın nüksetme olasılığı vardır.”


VBOXMAG

6.10

fashion

Victoria’s Secret ile bu yaz fark yaratın

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

31


FASHION

32

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


FASHION

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

33


FASHION

34

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


FASHION

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

35


VBOXMAG

6.10

TRENDSETTER

Vazgeçilmez yüksek topuklar Birbirinden ayrı tutamayacağımız şampanya ve topuklu ayakkabının yeni yolculuğu Christian Louboutin’in asırlık Fransız şampanya markası PiperHeidsieck için ayakkabı şeklinde kadeh tasarlaması ile başlıyor.

ardroplarımızın en kıymetli parçalarından topuklu ayakkabıların keşfinin eski Mısır’a kadar uzandığını,1400’lü yıllarda İngiltere kralı 8. Henry ve dönemin erkekleri tarfından da kullanıldığını, bugün bilinen anlamıyla tarihte ilk topuklu ayakkabının Floransalı aile Medicilerin kızı Catherine’nin 14 yaşında evlenecek olması ve boyunun daha uzun görünebilmesi için Leonarda da Vinci tarafından tasarlandığını, 1950’lerde Fransız ayakkabı tasarımcısı Charles Jourdan’ın sivri ve ince topuklu stilettoyu yarattığını biliyor muydunuz? Şıklığı tamamlayan, zerafet yaratan, estetik görünen, özgüven ve çekicilik hissi veren rengarenk, çeşitli model ve görünümdeki

36

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM

YAZAN Esra Yarıcı esra@vboxmag.com

topuklu ayakkabılar bayanlar için vazgeçilmez. Vazgeçilmez değildir, hatta vazgeçtim, uzun saatler sonunda rahatsızlık verdi ya da yükseklik korkum var diyorsanız da yeniden düşünün. En güzel partilerin, davetlerin, düğünlerin ve iş toplantılarının organize edildiği yaz ayları çoktan geldi. 2010 İlkbahar-yaz ayakkabı kolleksiyonları muhteşem, etkilenmemek ise imkansız. Lanvin, Vera Wang, kırmızı halıda ve Sex and The City dizisi sonrası populerlik kazanan Jimmy Choo atkılı ve kafes görünümlü modelleri, Jason Wu, Oscar De Le Renta ve Rebecca Taylor platformları, Michael Kors, Narciso Rodriguez, Calvin Klein ve Tommy Hilfiger beyazın asaletini, Marchesa ve Prada şeker pembelerini ve çiçekleri, Valentino, Zac Posen tül detaylı iğ-


netopukları, Proenza topuktan fermuarlı modelleri ve Christian Louboutin tabiki kırmızı tabanlı tüm modelleri ile göz kamaştırırken bayanları hayallere daldırıyor. Tüm bu çeşitlilikten ilham alırken topuklu ayakkabılar bazen de hiç beklemediğimiz formlarda karşımıza çıkabiliyor. Birbirinden ayrı tutamayacağımız şampanya ve topuklu ayakkabının yeni yolculuğu Christian Louboutin’in asırlık Fransız şampanya markası Piper-Heidsieck için ayakkabı şeklinde kadeh tasarlaması ile başlıyor. 19. yüzyıldaki bohem, parlak eğlence yaşamının simgesi Paris’te soyluların kendilerine eşlik eden metreslerinin ayakkabılarından şampanya içme ritüeli, 21. yüzyılda yeniden ‘Le Rituel’ adıyla ve bu defa kırmızı tabanlı bir ayakkabı ile geri döndü. Ünlü otomobil markası Lamborghini’nin en lüks modeli carbon fibre topuklu ayakkabıla-

rı ise gerçekten şaşırtıcı. Belki de Avrupa’da her yıl düzenlenen topuklu ayakkabı yarışmalarında bu model ile koşulmalı. Bu sezon topuk boyları ise gitgide yükselmiş. Louboutin, kış sezonu için 17.5 cm’lik bir ayakkabı tasarlamış olmasına rağmen 9-10 cm’in doğru topuk boyu olduğunu belirtiyor. Aksi halde yürümemeniz, hatta fazla ayakta durmamanız gerekecek. Platformlu stilettoları tercih ederseniz hem topuklu giymenin hem de rahat etmenin mutluluğunu yaşarsınız. Topuklu ayakkabı alırken alacağınız ayakkabıdaki topuğun yerine dikkat etmelisiniz. Ayakkabıyı giydiğinizde duruşunuz dengeli ise bulunduğunuz yükseklikte güvendesiniz demektir. Doğru model ve topuk boyu ile atılan adımların bir defa tadına vardıysanız, yüksek topuklar artık sizin için de vazgeçilmez. VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

37


FASHION

Denim tutkunlularının favorisi Blue Eyecons olacak Diesel 2010 İlkbahar-Yaz denim bayan ve erkek koleksiyonunda su ve ateşin simyasından esinlendi. Özellikle denim yıkama ve dikişlerinde bu etkiyi görmek mümkün.

38

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


FASHION

Calvin Klein Jeans ile 80’li Yıllara Dönüş 80’li yılların vazgeçilmezi skinny jean’e yeni bir yorum getiren CK Body Jean, klasik jean rengi dışındaki açık renk (washed jeans) alternatifiyle baharın ferahlığını kıyafetlerine de yansıtmak isteyenlerin gözdesi olacak. Kadın ve erkeklere yönelik tasarlanan modellerin her biri insan vücudunu en kusursuz şekilde ortaya çıkarmak için tasarlanmış. Bu yaz, özgürlüğe olan düşkünlüğümüzü seçtiğimiz pantolonun paçalarıyla göstereceğiz herkese. Calvin Klein Jeans modelleri, boru paçadan hoşlananların da, düz paça jean giymeyi sevenlerin de, paçalarını kıvırarak bacaklarının güzelliğini ve ayaklarının zarafetini ön plana çıkartmak isteyenlerin de tüm isteklerine cevap verecek nitelikte.

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

39


FASHION

Jeanler herkesin hayatında büyük yer kaplar... Bershka dar, yamalı, yırtık ve fermuar ayrıntılı jeanler, jean yelekler, jean elbiseler ve ayakkabılarla farklılık yaratıyor.

40

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


FASHION

Straples’in yeniden doğuşu Eskileri baş tacı etmeye devam ettiğimiz şu günlerde plaj modası da retro akımından nasibini alıyor. Straples mayo ve bikiniler yeniden plajların gözdesi olurken, özellikle genç kızlar tarafından tercih ediliyor. Hareketi engellemeyen ve güneşlenirken askı izi bırakmayan stiliyle, rahatına düşkün ve aktif kişilerin tercihi olan straples ürünler pek çok çeşidiyle Mendo’s Mağazaları’nda…

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

41


FASHION

Mezuniyet gecesi ne giysem Her şey mükemmel olmalı ve mezuniyet kızı peri masalını yaşamalı. En değerlisini hak etmeli. Bu yıl mezuniyet gecesi için Herry koleksiyonu, oldukça geniş… İpekler, şifonlar, eğlenceli elbiseler, desenlerdeki 3D netlik ve canlılık tam mezuniyet gecesine göre…

42

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


FASHION

Gençliğin akın ettiği her yerde: Nike Dunk! Nike, hayatı eğlenceli ve hareketli yaşamayı sevenlere hitap eden, devrim yaratan ikonik ürünü Dunk ayakkabılarla, farklılığını ortaya koyuyor. Her koşulda ve her yerde; sokakta, konserde, dans pistinde rahatlığı ve esnekliğiyle konfor sağlayan ürün, yenilenen tasarımıyla Dunk meraklılarına sürpriz yapıyor. Jean pantolon ve blazer ceketle, kumaş pantolonlarla, eşofmanlarla uyum sağlayabilen yeni Dunk ayakkabılar, pek çok tarza hitap ediyor.

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

43


FASHION

Tiffany farklılığını keşfet Koleksiyonda elbiselerden, birbirinden renkli basic Tiffany tişörtlere yazın vazgeçilmez kombinasyonu şort ve tuniklere dek tüm detaylar düşünülmüş.

44

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


FASHION

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

45


FASHION

Gardrobunuzun kurtarıcı 10 önemli üyesi

3

Kalem etek ya da bol paça kumaş pantalon

5

Beyaz gömlek ya da tshirt

1

4

Siyah stiletto

Klasikleşen şıklık için trençkot

2 46

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM

Gideceğiniz her mekana ve davete uygun seçilmiş mini siyah elbise


FASHION

6

Vücudunuza uygun, koyu renk, sevdiğiniz modelde bir blue jean ve birlikte kombinleyebileceğiniz trendy şık bir bluz

8 7

Bir çift rahat spor ayakkabı ya da tercihe göre babet

Kış için siyah ve bahar ayları için bej blazer ceket

9

Şık omuzdan askılı ya da portföy bir çanta

10 Hazırlayan

Sevdiğiniz renklerde bir fular. Gömlek ya da bluz üzerine ya da blazer ile kombinleyebilirsiniz

Esra Yarıcı VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

47


VBOXMAG

6.10

EVLİLİK ASİSTANI

Bu ay Evlilik Asistanı’nda 2010 gelinlik trendlerine ve yaz gelinlerine yer verdik YAZAN

Ebru Demirel

ebru@vboxmag.com

010 Gelinlik Trendleri 2010 gelinliklerini bir çok ilginç ve heyecan verici detaylar bekliyor. 2009 yılının sonlarında New York Moda Haftası’nda ünlü tasarımcı tüm marifetlerini sergiledi ve 2010 gelinlerini nelerin beklediğine dair ipuçları verdiler. Bu yılın gelinlikleri hepimizin damağında farklı tatlar bırakacağa benziyor. Gelinlik anlayışımızda ufak değişiklikler olabilir. Bu yıl  balon etekler  geri döndü ama sade bir şekilde değil. Abartılı olmayan, şık detaylarla birlikte kabarık gelinlikler katalogları süsleyecek. Önceki yılın favori kumaşları şifon ve tül hala revaçta. Zarif ve slim bir görünüm isteyen ve vücuduna güvenen gelin adayları için çok fazla model seçeneği var. Kabarık ve uzun etekler eskisi gibi popüler değil. Etek uçlarına eklenen danteller, katlı drapeler, dalgalar, ek danteller, büyük ya da küçük çiçekli eklemeler, pililer eteklere orijinallik ve hareket katacak. Bu sezonun bir başka gözde gelinlik modelide trampet yeni denizkızı etekleri. Kalça ve basenlere oturan ve sonrasında abartılı bir şekilde ka-

48

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM

Ayrıca bu aydan itibaren okuyucu köşemizde sizin sorularınıza da yer veriyoruz. Evlilik hazırlığınızı kapsayan özel gelin saçı ve makyajı, romantik düğün fotoğrafları, düğün mekanları, müzik grupları, gelinlik trendleri, düğün dekorasyonu ve tüm sorularınıza bu platformdan cevap vermek istiyoruz. baran etekler gösterişli gelinlik arayanları sevindirecek. Straplez gelinlerin en favori yaka tercihlerinden biri olsa da artık üzerinde de değişiklik yapma zamanı geldi. Straplez yakayı kumaştan çiçekler, dalgalı kumaşlar ya da sarkancalı taşlarla süsleyerek dikkatleri dekoltenize çekebilirsiniz. Kısacası dekolteye üç boyut eklemek çok moda. Böylece çekingen ve düz gelinlikler yerini kıpır kıpır neşeli ve cazibeli gelinliklere bırakıyor.


Benzer detaylar boleroda ve duvakta kullanılabilir. Bu yılın kumaşları kabarık gelinliklere çok yakışan saten ve tafta. İşlemeli kalın kemerler ve kurdeleler beli vurgulamak için ideal ve hoş bir ekleme stili. Kabarık eteğin bir yerine kristal taşlarla vurgu yaparak hem sade hem de şık olmak mümkün. Işıltı seven gelinleri de simli gelinlikler mutlu edecek. Biraz asimetriye ne dersiniz? Tek omuz  gelinlikler  sadece bir başlangıç. Nefis sırt dekolteleri, ince seksi askılar, asimetrik korseler ve etek uçları, önü kısa kuyruklu gelinlikler tüm popülerlikleriyle karşınızda. Bu sezon tek parça, düz  gelinlik  eteklerini daha az göreceğiz gibi… İnce şifonlar yerini ağır saten kumaşlara bırakıyor. Sadelikle orijinallik arsında ince çizgi Vera Wang modellerinde kendini gösteriyor. Kabarık, kat kat eteklerde ince tül ve organze gibi mütevazı kumaşlar kullanılıyor. Bu stil mükemmel olma kaygısı gütmeden özenli seçimlerle kendine baktırıyor. Yaz Gelinlikleri Doğru seçim yapıldığında  yaz  mevsiminin coşkusunu en çok yansıtan detaylardan biridir  gelinlik. Seçeceğiniz gelinliğin yaz ruhunu iyi ifade etmesi için gösterişten ve abartıdan uzak olmasını tercih edin.  Vücut tipinize uygun; rahatlıktan ödün vermenizi gerektirmeyecek bir  dekolte, tiril tiril uçuşan etekler, tüllerle zenginleştirilmiş sadelik… İşte yaz  ge-

linlikleri! Kabarık etekler ve ağır işlemeli gelinlikler ortamı doğallıktan uzaklaştırabilir ancak; romantik tarzda gelinlikler yaz düğünlerinin vazgeçilmezleridir.  Kumsalda evleniyorsanız etek boyunu çok uzun tutmayın. Böylece eteklerinizin kirlenmesini önlersiniz ve kısa gelinliklerle daha özgür hareket edebilirsiniz. Eteğin boyunu uzun tutmakta ısrarcıysanız, asimetrik kesimli bir gelinliktam size göre. Gelinlik  kumaşı ve kullanılan aksesuarlar birbirini tamamlamalıdır. Yaz mevsiminde genelde sade gelinlikler tercih edilir. Bu tarz gelinliklerle kullanılan canlı renklerde aksesuarlar yaz coşkusunu yansıtır.  Yaz gelinliklerini ince, serin tutan kumaşlardan seçebilir; Fransız danteli ve tüllü kumaşlarla, hatta çiçeklerle zenginleştirebilirsiniz. Bir yaz gelinliği için en uygun kumaşlar şifon, bürümcük (ham ipekten yapılan ince, buruşuk bir kumaş),  organze  ve pamuk karışımlı kumaşlardır. Yazın açık havada yapacağınız düğününüzde yağmur yağabileceğini ya da rüzgar çıkabileceğini unutmayın. Düğün günün erken saatlerinde başlıyorsa, başınıza güneş geçmemesi için gelinlikle uyumlu şık bir gelin şapkası takabilirsiniz. Önleminizi önceden alırsanız, kötü bir sürprizle karşılaşmamış olursunuz. Gelinlik rengi konusunda da kendinizi kısıtlamayın.  Kırık beyaz, kemik, uçuk pembe gibi VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

49


pastel tonlar; beyaz gelinliğe alternatif olabilir. Hepsi de hafif bronz bir tende harika duracaktır… Yaz Gelin Başı Açık havada evleniyorsanız rüzgar, yağmur gibi sürprizlere karşı hazırlıklı olmalısınız. Düğününüzde değişik bir saç modeli yaptırmayı planlıyorsanız fakat o  saç modeli  2 saat sonra bozulacaksa ısrarcı olmamak en iyisi. Bu yüzden saç modelinize karar verirken saçınızın cinsini de göz önünde bulundurun. Saçlarınız havadaki nemi bir sünger gibi emecektir. Bu yüzden saçınız kıvırcıksa saçı sabitleyen ürünler kullanmanız gerekir. Daha garantili bir diğer yöntem ise defrize yaptırmaktır. Saçlarınız düz ve sönükse krepe yaparak kabarttıktan sonra maşayla geniş bukleler yaparak hacimli saçlara kavuşursunuz. Buklelerin saatler ilerledikçe bozulmasından korkuyorsanız  su dalgası  yaptırarak kalıcı buklelere sahip olabilirsiniz. İşte size 3 farklı yaz düğünü konsepti için 3 ayrı saç modeli: Ev Düğünü Saç stiliniz de düğününüz gibi sade olsun. Kısa saçlıysanız saçlarınızı bir çiçek yardımıyla kulak arkasına iliştirin. Daha uzun saçlılar hafif bir krepe yaptıktan sonra güzel bir çiçekle saç modellerini tamamlayabilirler. Tekne Düğünü Loş ışık ve yıldızların altında siz de

50

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM

bir yıldız gibi parlayın. Şık bir biçimde taranmış saçınızı parlak bir taçla süsleyebilirsiniz. Saçlarınız kısaysa Audrey Hepburn tarzı tam size göre! Tabi, aksesuarlarınız da bu havayı tamamlamalı. Plaj Düğünü Doğal bir saç modeli size plaj düğününüzde çok yakışacaktır. Gevşek bir biçimde ördüğünüz saçlarınızı küçük deniz kabukları ve çiçek yapraklarıyla süsleyebilirsiniz. Kısa saçlıysanız süslü bir saç bandı da işinizi görür. Yaz Gelinleri İçin Makyaj Önerileri Düğününüzde mutlulu��unuz gözlerinizden okunsun ister misiniz? Işıl ışıl bir yüzle davetlilerin karşısına çıktığınızda herkesi büyüleyeceğinizden emin olabilirsiniz. Doğru  makyaj  sayesinde yaz sıcağına aldırmadan, hiç olmadığınız kadar güzel görüneceksiniz. Banyodan sonra, güneşe karşı koruyucu faktörlü bir nemlendiriciyle bütün vücudunuzu nemlendirin. Böylece yaz güneşinin yaratacağı renk değişikliğini önlersiniz. Ardından yüzünüze uygulayacağınız makyaj sabitleyici; yaratacağınız etkinin tören boyunca kalıcı olmasını sağlayacak. Su bazlı ve  güneş korumalı yağsız bir fondöten  kullanarak yüzünüze renk verirsiniz ama fondötenler yağlı bir görünüm yarattığından mecbur hissetmiyorsanız kullanmayın. Ne de olsa yaz aylarında  bronz  bir renge sahip olmak hiç zor değil. Fon-


döten kullansanız da kullanmasanız da  pudra  sürmeyi ihmal etmeyin. Pudra hem yağlı görünümü önler hem de fondöteni sabitler. Yaz sıcağında kompakt pudralar yerine hafif yapıdaki toz pudraları öneririz. Göz makyajı  bir makyajın en dikkat çekici bölümüdür. Öncelikle açık renkli bir farı tüm göz kapağınıza uygulayıp, yüzünüzü aydınlatın. Sade bir makyaj için toprak tonlarını,  romantik  bir hava yaratmak için kahverengi göz kalemini,  dramatik  bir etki için ise mürdüm tonlarının üzerine siyah eye liner kullanmayı tercih edebilirsiniz. Yaz  sıcağında makyajınız kolay dağılabileceğinden pudralı göz farları ve sıvı eye liner kullanmanız makyajınızı daha kalıcı yapacaktır. Son olarak rimelinizi alt ve üst kirpiklerinize eşit bir şekilde sürün. En mutlu gününüzde ağlamanız çok olası. Makyajınızın bozulmasını istemiyorsanız suya dayanıklı ürünler kullanın. Bronz  bir tene  allık  sürmek çok yakışır. Bronzluğunuzu ön plana çıkarmak isterseniz mat bir bronzlaştırıcıyı ya da; çocuksu ve doğal bir etki yaratmak isterseniz pembe tonlarında bir allığı kulaklarınızdan başlayıp burun ucuna doğru yumuşak darbelerle uygulayın. Rujunuzun daha kalıcı olması için önce dudaklarınızı pudralayın. Dudak kalemiyle hatları belirledikten sonra aynı kalemle bütün dudağınızı renklendirin. Yaz temasına en çok uyum sağlayan pem-

be tonlarda bir ruju da uyguladıktan sonra parlatıcınızı sürüp, makyajınızı tamamlayabilirsiniz. Yaza Uygun Düğün Çiçekleri Floral Esintiler Konu  yaz düğünü  olunca çiçekten daha güzel, daha doğal bir  aksesuar  düşünmek imkansız. Rengarenk çiçeklerlerden yapılmış bir buketi elinizde taşıyın, saçınızı ve düğün mekanını süsleyin. Ne kadar çok kullansanız da görüntü kirliliği yaratmazsınız. Siz sadece kullandığı-

nız çiçeklerin birbiriyle ve dekorasyonla uyumuna dikkat edin. Saçınıza taktığınız çiçekten bir tane de damadın yakasına iliştirin. İşte size muhteşem uyum! Çiçekler cinsine göre  fiyat  farklılığı gösterir. Maliyetli olmasını istemiyorsanız, fiyat açısından uygun olan kır çiçeklerini tercih edin. Yaz çiçekleri kullanmanız da aynı şekilde fiyatlara olumlu yansır. Çoğu güzel çiçek yazın yetiştirildiği için bu konuda şanslı olduğunuz söylenebilir.  Orkide, karanfil,  papatya,  lilyum,  ortanca ve daha birçok güzel çiçeği düğününüzde kullanabilirsiniz. Düğününüzün temasına göre beyaz, pastel tonlarda ya da canlı renklerde çiçek seçmek size kalmış. Pastel renkler  romantik  düğünlerin gözdesi. Uçuk mavi, pembe, eflatun rengi çiçekler düğünde nostalji rüzgarı estirir. Tek renk kullanıyorsanız, bu rengi beyaz çiçeklerle kombinasyon yapabilirsiniz. Deniz kenarında yapılan düğünlerde mavi çiçeklerin kokusu deniz kokusuna karışır. Daha  egzotik bir hava için, turuncu, kırmızı gibi tropikal renkteki çiçekleri deneyin. OKUYUCU KÖŞESİ Gelinlik seçiminde bu senenin terndlerinde en çok ilginizi çekenler nelerdir? Düğün bütçenizi planlarken hangi noktalarda yardım almak isterdiniz? Cevaplarınızı ebru@vboxmag.com adresine günderebilirsiniz. VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

51


VBOXMAG

6.10

EVLİLİK ASİSTANI

Geçen ayın cevapları Evlilik hazırlığınız sırasında en çok zorlandığınız ve yakınlarınızdan yardım aldığınız konu hangisi? PINAR Köşeniz hayırlı olsun merakla okudum. Özellikle düğünüm Haziran başında olduğu için yazınız yayınlandığında bayağı işimi kolaylamıştım ama saç ve makyaj tiyolarınızdan bikaç şeyi uygulayacağım. Hazırlıklarımda en çok son 1,5 ayda zorlanmaya başladım çünkü hem iş hem annelerin istekleri hem de yaptığım planlar birbirine girmeye başladı. Kabus gibi bişi valla. Devamlı arkadaşlardan sen nerde yaptırdın, şunu nerden aldın sorularım ve onların yardımları olmasa hazırlıkları yetiştirmek imkansız olurdu sanırım. İLKİM Merhabalar, ben Temmuz ayında evleniyorum. Evlilik hazırlığım zaman yaklaştıkça daha hızlanmaya başladı. En çok zorlandığım da düğünümü yapıcağım yeri bulmak konusunda oldu. Çünkü çok seçenek ve

52

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM

çok ayrıntı var. Bütçemize uygun olabilecek tarzda yer bulmak hem yorucu hem de kafa karıştırıcı oldu. Sonunda bir karar verdik çok dolaştıktan sonra ama çok da yorucu oldu bu tabi. AYNUR Çalışan kişiler için evlilik hazırlıklarının çok zor olduğunu kendi düğünümde birkez daha anladım. Zaman daraldıkça herşey o kadar zor ve içinden çıkılmaz hale geliyor ki, bazen kendinizi bir kuyuya kısılmış hissediyorsunuz. Düğünüme sadece 3 gün kala yurt dışından çok önemli bir iş seyehatinden döndüm. Benim için birçok şeyi yakın arkadaşlarım ve ailem halletti. Ama onlar içinde hiç kolay olmadığını biliyorum. Hazırlıklar çok streesliydi ama düşünümüz keyifli geçti. Profesyonel bir yardım almadığım için gerçekten pişmanım... Neden yaz gelini olmak istediniz? Yaz mevsiminde tercih ettiğiniz düğün konsepti nedir? AHU Benim tarihim Ağustos ayında.

Üstü açık kır mekanı her zaman hayalimdeki düğün mekanı olmuştur. Bu yüzden hava şartları açısından en uygun dönem olan yazı tercih ettik. ÖZKAN Geçen sene Temmuz ayında teknede evlendim. Eşim Danimarkalı olduğu için yabancı çok konuğumuz vardı. Teknede kıyılan nikahdan sonra Boğaza açıldık hem konuklar hem de bizim açımızdan çok büyüleyici bir geceydi. Yazın bu konsepti uygulamak hava şartları açısından daha kolay olduğu için yazın evlendik. SEVGİ Birlikteliğimizin 5. yılı olduğu için evlilik tarihimizi Temmuz ayı olarak belirledik. Ve yine tanışma mekanımız olan yazlığımızın bahçesinde evlenmeye karar verdik. Böylece hem deniz kıyısında evlenme isteğimiz hem de birlikteliğimizi bizim için önemli olan bir mekanda sevdiklerimizle paylaşma fikri bizi heyecanlandırdı. Özellikle mekan dekorasyonuna ve konuklarımız için yaza uygun yemek seçeneklerine önem verdik.


VBOXMAG

6.10

food

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

53


FOOD

Linguine pesto 4-6 Kişilik Malzemeler  500 g linguine makarna 185 ml zeytin yağı 2 diş ezilmiş sarımsak 40 g çam fıstığı, kavrulmuş 50 g rendelenmiş parmesan peyniri servis için ektra parmesan peyniri Pesto yapmak için; macun kıvamına gelene kadar, fesleğen sarımsak ve çam fıstığını karıştırıcıda karıştırırken yavaşca yağı ekleyin.   Karışımı bir kaseye alıp parmesan ve istediğiniz çeşniyi ekleyerek karıştırın.   Geniş tencerede kaynayan tuzlu suda dente kıvamına gelene kadar makarnayı pişirin.İyice süzün ve sıcak tutmak için tekrar tencereye alın.   Makarnaya yeteri miktarda pesto katarak karıştırın. Üzerine Parmesan atıp servis edin.   Not: Artan pestoyu hava geçirmez kaba koyarak buzdolabında 1 hafta saklayabilirsiniz. Şayet üzerini yağ ile kapatıp dondurursanız 1 ay saklayabilirsiniz.

54

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

55


FOOD

Marinara soslu deniz ürünleri makarnası 4 Kişilik   Malzemeler 300 gr taze safranlı angel hair makarna 1 kaşık ekstra virgin zeytin yağı 30 gr tereyağı 2 diş ezilmiş sarımsak 1 büyük soğan, iyice doğranmış 1 küçük kırmızı biber, iyice doğranmış 600 gr domates, kabukları soyulup doğranmış 250 ml beyaz şarap Limon kabuğu rendesi ½ kaşık şeker 200 gr deniz tarağı (yumurtasız) 500 gr karides , kabuğu soyulmuş ve damarları temizlenmiş 300 gr istiridye Makarnayı geniş tencerede kaynayan tuzlu suda dente haline gelene kadar pişirin. İyice süzün ve sıcak tutmak için tekrar tencereye alın.   Bu arada kızartma tenceresinde yağı ve tereyağını orta sıcaklıkta ısıtın. Sarımsak soğan ve biberi 5 dk. Yumuşayıncaya kadar kızartın. Sos tenceresinde kaynayan suyadomates ve şarabı ekleyi. Sos hafifçe incelinceye kadar 10 dk. pişirin.   Limon kabuğu rendesi, şeker, deniz tarağı, karides ve istiridyeyi karıştırın. Deniz ürünleri yumuşayıncaya kadar yaklaşık 5 dk. çevirerek pişirin. Pişdikten sonra ağzı açılmayan bütün istiridyeleri atın. Üzerine sosu koyulmuş makarna ile servis yapın.

56

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


FOOD

Mantar ve ot soslu penne 4 Kişilik   Malzemeler 375 g penne 2 kaşık zeytinyağı 500 g dilimlenmiş mantar 2 diş ezilmiş sarımsak 2 kaşık kesilmiş mercanköşk 125 ml dry beyaz şarap 4 kaşık krema 1 kaşık limon suyu 1 kaşık iyi rendelenmiş limon kabuğu 2 kaşık iyice kesilmiş fesleğen 50 g rendelenmiş parmesan peyniri   Geniş tencerede kaynayan tuzlu suda dente kıvamına gelene kadar makarnayı pişirin. İyice süzün ve sıcak tutmak için tekrar tencereye alın.   Kızartma tenceresine 2 kaşık zeytinyağı koyarak kızdırın. Mantarları ekleyip devamlı karıştırarak yaklaşık 3 dakika kızartın.   Sarımsak ve mercanköşk ekleyerek 2 dakika daha kızartın. Beyaz şarabı ekleyin. Ocağın altını kısın ve 5 dakika daha kaynatın yada buharlaşıp nerdeyse suyunu çekene kadar kaynatın. Kremayı ekleyin ve karıştırın. İncelene kadar yaklaşık 5 dakika düşük ısıda pişirin.   Limon suyu, limon rendesi, fesleğen ve yarım parmesanı sosa ekleyin. Sosu makarnaya ekleyip karıştırın. Kalan parmesanı üzerine serpip servis yapın.

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

57


VBOXMAG

6.10

travel

“Bula Bula”

Fijice Sağlık dilekleriyle... Çıplak ayaklarınızla kumsalda rüyüyebileceğiniz, ay ışığı altında kıyılarında denize girebileceğiniz toplam 300 adadan oluşan Fiji Cumhuriyeti, derin turkuaz rengi suları, pastel yeşili hakim mercan kıyıları ve ipeksi kumsallarıyla sizi büyüleyecek.

58

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

59


VBOXMAG

6.10

KÖŞE KAPMACA

Bob Dylan’a selam olsun Mızıkasıyla konuşan adam, çatallı sesi ve güçlü müziği ile Bob Dylan, mayısın son akşamı, Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda, sahne aldı. YAZAN

Selin Bilgiç

selin@vboxmag.com

u konser öncesi gayet sakindim, günleri geri saymadım ya da Bob Dylan albümlerini başa alıp alıp dinlemedim. Hatta işten çıkıp konser için yola koyulduğumda Mor ve Ötesi’nin Masumiyetin Ziyan Olmaz albümünü dinleyeme başladım. Pek eşine rastlanır bir durum değildi bu sakinliğim. Ta ki Harbiye’nin başında bir telaş aldı beni, şaka değildi, Bob Dylan ile buluşmaya gidiyordum. Açıkhavanın etrafında halen bir inşaat telaşı var, mini mini inşaat araçlarının arasından geçerek mekana ulaşılıyor. Çaresizce bilet ihtiyacını kağıtlara yazıp havaya kaldıranlar, heyecanı gözlerinden okunan bir kalabalığın arasında rahatlıkla seçiliyordu. Mekan etrafında birileri tezgah açmış; Bob Dylan tişörtleri satıyordu, içerde orijinal ürünler el yakarken burada gayet makul fiyatlara talep fazlaydı. İşte, beklenen an geldi... Mekan dolmadan, telaşlı ve geç kalanlar yerlerini ararken 21:05’te Bob Dylan boy gösterdi sahnede ve 22:55’de veda etti. Bu arada zaman su gibi akıp geçti. Özellikle Master Of War, Like A Rolling Stone ve Just Like A Woman’ı canlı canlı dinlemek büyük bir zevkti. Bir öğretmen edasıyla yavaş yavaş, ısrarla uğraştı; sonunda bizlere nakaratı söyletmeyi başardı; hep bir ağızdan bağırdık: “Just Like a Woman” diye.

60

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


Saat 23:00’a doğru bir ara, ekip sahneden ayrıldı, ben ara verdiler diye düşündüm; içecek birşeyler almak için yerimden doğruldum. Merdivenler birden dolmaya başladı, allah allah insanlar nereye gidiyorlar dedim kendi kendime. Sonra kalanlar çılgınca alkışlamaya başladılar; evet evet kalabalık bis istiyordu. Ama ara vermediler mi? Daha 23:00 bile olmadı şeklinde düşünceler aklımda dolaşırken; ekip sahnede tekrar boy gösterdi. Rahatladım, araymış, daha çalacaklar bir dolu şarkı derken; ben diyim bir, siz diyin iki şarkı sonra Bob Dylan ve ekibi bizleri selamlıyordu. Ardından Bob Dylan arkadaşlarına başıyla bir hadi işareti yaptı. Ben işte, yeni şarkılar geliyor derken, sahne arkasına geçtiler ve tüm ısrarlara rağmen bir daha çıkmadılar. Bana da Bob Dylan’ın sesine ve nefesine sağlık; kalsaydı bir kere daha mızıkasıyla mest etseydi demek kaldı. Böylece İstanbul, 21 yıl aradan sonra Bob Dylan ile tekrar vedalaştı. Bir eksik vardı ama neydi bilemedim Ekibini bir kez tanıtan Bob Dylan dinleyicilere de bir kere seslendi. Bakıldığında davulun, gitaların ve mızakanın Bob Dylan’ın sesinin uyumu muhteşemdi. Hele o davul ve elektro gitar, ancak bu kadar güzel çalınabilirdi. Ama gelin görün ki, konserle ilgili bir boşluk vardı. Bunun nedeni; çok hareketli parçaların, hızlı hızlı çalınması ve Dylan’ın pek söz almaması mıydı? Ya da geçen yılki Leonard Cohen performansının, bütün dengeleri altüst etmesi miydi? Yanıtı gerçekten bilmiyorum; tıkır tıkır işleyen konsere, güçlü müziğe rağmen bir baharat eksikti. Şu fani hayatta Bob Dylan’ı bir kuşak daha canlı canlı İstanbul’da dinledi ve müziğinin gücüne, enerjisine hayran oldu. Bu yaz İstanbul’u konser anlamında hareketli günler bekliyor; siftahı Bob Dylan ile yaptık; kapanış için ise Eylül ayında U2’yu bekliyoruz. Merak edenler için açıkhavada yankılanan şarkılar Rainy Day Women 12&35, Lay, Lady, Lay, I’ll Be Your Baby Tonight, Stuck Inside Of, Mobile With The Memphis Blues Again , Just Like A Woman, A Hard Rain’s A-Gonna Fall, Cold Irons Bound, Most Likely You Go Your Way (And I’ll Go Mine) , Spirit On The Water Highway 61 Revisited , Masters Of War, Thunder On The Mountain , Like A Rolling Stone, All Along The Watchtower. VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

61


VBOXMAG

6.10

BAKIŞ AÇISI

TELEPATİ Adil Asimgil adilasimgil@yahoo.com YAZAN

İnsanlarda var olduğu genellikle kabul görmesine rağmen, bilimsel olarak hiçbir şekilde ispat edilemeyen bir yetenektir. Kısaca bazı insanların, diğerlerinin zihninden geçirdiklerini anlayabilme becerisidir diyebiliriz. Söz konusu zihin okuma becerisi, aynı odadayken veya kilometrelerce uzaktayken başka birisinin ne düşündüğünü bilebilmeye kadar çeşitli derecelerdedir. Doğaldırki yüz yüze baktığınız birinin ne düşündüğünü anlamak daha kolaydır. Diğer insanların beyninden, özellikle sevdiğimiz kişilerden ve bilhassa kriz anlarında, acil durumlarda mesaj alınıyor olduğu fikri çok eski, parapsikologların üzerinde ilk çalıştığı konulardanda biridir. ELAPATİ ARAŞTIRMALARI 1800’lü yılların ikinci yarısından itibaren, zihin okuma konusunda, bilim adamları araştırmalar ve denemeler yapmaya başlamışlardır. Telepati sözcüğü de ilk kez, Cambridge Üniversitesi öğretim görevlilerinden F. H. Myers tarafından kullanılmıştır. 20. yüzyılın başlarında telapati araştırmaları artmıştı. Ancak tüm olumlu sonuç beklentilerine rağmen çıkan sonuçlar olumsuzdu. Buna rağmen, duyuötesi algı olaylarını gerçekleştirme yetenekleri oldukça hassas, nazik,

62


sadece zihinde çok kuvvetli etki yapan duygusal olayların transfer edilebileceğini iddia etmektedir. Ancak burda da bir duygu transferinden çok anne beyninin tamamen yavrusundan gelen seslere kanalize olması sözkonusudur. Yine, yavrusunun her an uyanabileceğini bilen bir anne zaten defalarca anlık uyanmalar yaşarken, bunların birkaçının ardından yavrusununda uyanması olasılık kuralları dahilindedir.

aynı zamanda geçici ve süreksiz nitelikte olduğundan, soğuk ve katı labaratuar ortamında sıklıkla kaybolduğu söyleniyordu. Telepatik deneylerin dayandığı en önemli desteklerden biri de, ikiz kardeşler arasındaki duygusal bağdı. Hemen herkez, ikiz kardeşlerden biri rahatsızlandığında veya bir tehlike içinde olduğunda, diğer kardeşinde bunu hissedebildiğine inanmaktadır. İkizler arasındaki bu yakın zihinsel bağlantı, bir dizi deneyle kanıtlanmaya çalışılmıştır. İkizlere bağlanan, beyindeki elektirik dalgaları ölçen EEG (elektroensefalografi) cihazları, ayrı odalarda bulunan kardeşlerden birinin duygusal olarak gevşemesiyle elde edilen elektrik dalgalarının, diğer kardeştede aynı şekilde olduğunu göstermiştir. Tabiidir ki bu deney tam olarak zihin okuma, yani haber iletimi değil, fakat ruhsal durum değişimleri yönünden ikizler arasında varolan bağı ortaya koymaktadır. Yine anne ve bebeği arasındaki duygusal bağda benzer bir vakadır. Gece bebeği ağlamaya başlamadan hemen önce uyanan veya çok daha fazla gürültülerde uyanmayıp da, bebeğinin en hafif ağlamasında hemen kalkan annelerde de, bu tip duygusal bağdan söz edilebilir. Bazı araştırmacılar, sadece ve

1930’larda ünlü Amerikalı yazar Upton Sinclair’in eşi ile birlikte gercekleştirdiği telapati deneyleri hayli ilgi çekti. Bayan Sinclair, kocasının kendisinden uzakta çizdiği resimlerin çok benzerlerini kağıda dökebiliyordu. Toplam 290 deneme yapıldı. Sonuçta %23 oranda kesin başarı, %53’te yarı başarı ve %24’te başarısızlık vardı. Eşlerin, çizecekleri resimler konusunda önceden anlaştıkları ileri sürüldü. 1934’te Kuzey Carolino’daki Duke Üniversitesi’nden Dr. J. B. Rhine, telapati deneylerini basitleştirecek bir yol buldu. Haç, yıldız, daire, kare ve dalgalı çizgiler olmak üzere 5 adet karakterin her birini, 5’er tane karta çizdi ve 5x5=25 karttan oluşan bir deste oluşturdu. Bu desteye ‘Zener Kartları’ denilmektedir. Aralarında telepati olduğu idda edilen kişilerden biri kartları karıştırdıktan sonra birer birer açar ve dikkatini var güçüyle o resimlerde toplar. Diğeride karşısındakinin düşüncelerini yakalaya bilmek için zihnini boşaltır ve açılan kartların üzerindeki simgeleri sezmeye çalışır. Sonuçta, kaç kartın doğru tahmin edildiğine bakılır. Matematiksel olasılık kurallarına göre, bir kartı doğru bilme olasılığı 1/5 tir. Böylece 25 kartta 5 doğru normal kabul edilebilir. Ancak doğru sayı arttıkca, olasılık kurallarına göre, bu durumun ortaya cıkma ihtimali düşecektir. Örneğin 10 tane doğru bilme olasılığı, 8 tane doğruya oranla daha düşük bir ihtimaldir. Deneme sayısı arttıkça normalden sapma ihtimalide azalır. 10 bin dene-

63


mede 2 bin adet doğru iken, 2200 adet doğru olasılığı iki milyonda birdir. Aslında bu hesaplarımızdan da anlaşabileceği gibi, elde edilen olumlu sonuçlar sadece rastlantısal olarakmı yoksa gerçekten telepati sonucumu alınmıştır, uzun uzun tartışılabilir. Dr. Ernesto Spinelli, çoçuklardaki telepati kabiliyetini ölçmek üzere, Zener Kartları deneyini uygulamaya karar verdi. En iyi derece 3 yaş gurubundan geldi. Doğruluk oranları % 40’tı. Olasılık hesaplarına göre skorları normalin iki misliydi. 5 yaş gurubunda bu oran % 30’a , 7 yaş gurubunda ise % 25’e düşüyordu. Bunun üzerine Dr. Spinelli, doğuşta kuvvetli olan telapati yeteneğimizin, tıpkı kullanmadığımız diğer duygularımızda olduğu gibi, zamanla köreldiği tezini ileri sürdü. Ona göre çoçuklukta dış etkenlere tamamen açık olan beyin, yaşlanınca bazı mental bariyerler geliştirerek, kendini muhafaza etmeyi öğreniyordu. DURUGÖRÜ Durugörü, telepatiye oranla biraz daha farklı ve zor bir yetenektir. Durugörüde yetenek sahibi, başka bir kişinin zihnini okumak yerine, doğrudan birtakım bilgileri sezme kabiliyetine sahiptir. Örneğin Zener Kartlarında, kartların üzerindeki simgeleri başka bir kişinin zihnini okumak suretiyle değil, doğrudan desteye bakarak tahmin edebilmektedir. Bu yeteneğe sahip kişilerden örnek olarak, Polanyalı mühendis Stephan Ossowiecki’yi verebiliriz. Stephan kapalı bir zarfı eline aldığında, çoğunlukla içinde yazılanları bildiği ileri sürülüyodu.

64

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM

TELAPATİ VE DURUGÖRÜ NASIL GERÇEKLEŞEBİLİR? Telepati ve durugörü ile ilgili araştırmalar halen devam etmektedir. Moskava’daki Popov Radyo elektronik ve Muhabere Çalışmaları Enstitüsü bilginlerinden Prof. M. Kogan, 1966-67 yıllarında yapılan denemelerden çıkan sonuçlara göre, sonderece uzun elektromanyetik dalgaların, insan düşüncelerini çok uzaklara kadar ulaştırabileceğini gösterdiğini açıklanmıştır. Öte yandan tıbbi psikoloji profesörü Dr. Thelma Moss, Los Angeles’ta California Universitesi tarafından tertiplenen ‘Altıncı His’ konusundaki bir sempozyumda, Prof. Kogan ın bulgularına katıldığını söylemiştir. Acaba bazı insanlar, beyinleriyle bu düşünce dalgalarını deşifre edebilmekte midir? Bu soruya evet diyebilmek çok zordur. Bunun haricinde, eloktromanyetik dalga teorisini sarsan denemelerde mevcuttur. Çünkü elektriksel bir enerjinin mesafe artıkça zayıflaması gerekir. Halbuki çok uzak mesafelerden, hatta NASA’nın denetimi dışındaki gayriresmi bir denemede, astronot Ed Mitchell tarafından uzaydan dünyaya bile telapatik mesajlar gönderilebildiği söylenmektedir. Bu konuda, Faraday kafesiyle yapılan deneyler daha da kesin sonuçlar sağlamıştır. Elektriksel veya elektromanyetik dalgaların geçmesini engelleyecek olan elektrik akımı verilmiş bir kafes içindeki denek, telapatik denemeleri normal doğruluk oranlarıyla gerçekleştirebilmiştir.

En son teoriler, atomdan daha küçük parçaların duyu ötesi algı olayını gerçekleştirdikleridir. Varlıklarını saptamak, günümüz teknolojisiyle hemen hemen imkansız olan söz konusu parçaçıkların Faraday Kafesi’nden geçebilecek birkaç enerji biçiminden biri olduğu iddia edilmektedir.


Beynin, bu enerjiyi nasıl algılayıp kullanacağı ise, çok daha büyük bir bilmecedir. Telepatide algılamanın yada düşünceyi okumanın şekli ile ilgili olarak yapılan denemelerde de bazı iddialar vardır. Buna göre deneklerin telepati ile algıladığı mesajların çoğu tam ve ayrıntılı bir tanımlamayı değil, genel yaklaşımı yansıtmaktadır. Örneğin üçgen biçimde yelkeni olan bir tekne resmi, zihni okuyan tarafından piramid veya transatlantik olarak yorumlanmaktadır. Yani bilgi beyne şifreli bir haber olarak geçmekte ve beyin de bunu en yakın uygun simgeye dönüştürmektedir. Belki bu duyu ötesi algı, haberi telefon gibi iletmeyip, beyinde bulunan o simgeye uygun bir anıyı harekete geçirmektedir. Zihin okuma yeteneğine sahip olduğunu iddia eden birçok medyumun, aslında bu konudaki başarılarını başka yollarla gerçekleştirdikleri bilinmektedir.. Örneğin evde bir odaya saklanan cismi bulabilmek için gözleri bağlana medyum, cismin saklandığı yeri bilen birinin zihnini okuyorum bahanesiyle elini tutarak, kas gerilimlerini, nabız sayısını, kan basıncını vs. değişiklikleri hissetmek suretiyle, saklanan cismin yerini bulabilir. Çünkü kişi cisme yaklaştıkça heyecanlanacak ve vücudu buna göre tepki verecektir. Ünlü bir illüzyonist, bir eli yardımcısının bileğinde olmak üzere otomobil kullanarak, şehrin içinde herhangi bir yere saklanan bir iğneyi bulmayı başarmıştır. Bazı parapsikologlar, ölen kimselerin ruhlarının, telepatide taşıyıcı rolünü üslenebileceklerini ifade etmişlerdir. Aslında cinlerinde düşünce okuma, insan beynindeki düşüncelere etki edebilme gibi yetenekleri olduğu söylendiğine göre, bu çerçeveden bakıldığında telepatide rolleri olabileceği düşünülebilir. Ayrıca telepatinin çocuklarda daha kuvvetli olması, uzaklık tanımaksızın mevcudiyeti de bu görüşü desteklemektedir. Günümüzde telepatinin varlığı, bilimsel standartlarla kabul edilmemiştir. Ancak insanoğlunun yaşadığı ilginç tecrübeler halen süregelmektedir. VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

65


66

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM

VBOX


6.10

portre VBOXMAG

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

67


PORTRE

hulusi kentmen 1911 yılında Tırnova, Bulgaristan’da doğan Hulusi Kentmen, deniz subayı olarak uzun yıllar orduda görev aldı. Emekli olduktan sonra sinemada oyunculuğa başlayan usta oyuncu ilk olarak “Hisse-i Saiya” onuyla sahnede, 1940 yılında da “Sürtük” filmindeki rolüylede sinemada oyunculuk hayatına başladı.

967’de Hüseyin Baradan ve Şahin Tek daha sonra da Atıf Kaptan ile topluluk kurarak Anadolu turnelerine çıktı. Türk sinemasında çoğunlukla baba rollerinde gözükerek, babacan tavrıyla popüler oldu. 1980’de İzmir Fuarı’nda sahneye çıkarak, keman çalıp, fıkralar anlattı. Birçok TV reklamında ve “Parkta Bir Sonbahar Günüydü” adlı televizyon dizisinde oynadı. Tatlı-sert ve babacan tarzı ile çoğu filmlerinde baba, komiser, bahçıvan, iş adamı, hakim gibi rollerini üstlenen oyuncu, birçok filminde kendi adıyla oynadı. Sinema hayatı boyunca oynadığı tek kötü adam Mehmet Dinler’in “Söz Müdaafadadır” eseri oldu. Burada zengin oğlunu fakir kızdan koparmak için kızı kötü yola düşüren bir babayı canlandırdı. Kentmen, 1942-1988 yılları arasında 500’e yakın filmde rol aldı. Türk sinemasında bir klasik olan oyuncu 82 yaşında 20 Aralık 1993’te böbrek yetmezliği sonucu yaşamını yitirdi.

68

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


PORTRE

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

69


VBOXMAG

6.10

babalar günü Nikon D5000 Nikon DX-format 12.3-megapiksel, CMOS görüntü sensörü, EXPEED görüntü işleme sistemi, Live View çekim, Movie clips with D-Movie, 19 Sahne modu, Yüz tespit sistemi ile sahne tanıma sistemi, Aktif D-Lighting, MultiCAM 1000 otofokus modülü ile 11 noktalı AF sistemi, Resim kontrol sistemi, Fotoğraf düzenleme, Nikon ile bütünleştirilmiş Toz Önleme Sistemi.

Canon EOS 550D Canon EOS 550D yarı profesyonel DSLR ve Full HD video kaydı yapabilen Canon EOS 550D birçok özelliğiyle dijital fotoğraf makinesi piyasasında dikkat çekiyor. 18 Megapixel çözünürlük, DIGIC 4 işlemci mükemmel optik, ve yapay zeka ile işleyerek canlı ve net görüntüler elde edebileceğiniz 1080p video kaydı yapabilen Canon EOS 550D 4GB’a kadar kesintisiz HD (yüksek çözünürlüklü) video kaydı yapabiliyor.

70

HAZİRAN 2010

VBOXMAG.COM


Apple Macbook Air 2 GB DDR2 RAM, iSight kamera, 802.11n destekli Kablosuz birim, Bluetooth 2.1 & EDR, tümleşik mono hoparlör ve tümleşik mikrofon bulunmakta. Pil ömrü ise Apple’ın sitesinde kablosuz alıcı verici açık olarak 5 saat olarak belirtilmiş. Macbook Air OS X Leopard yüklü olarak gelmekte. Ürün Intel işlemci kullandığından istenirse Windows işletim sistemi de yüklenebiliyor

iPad 9,7 inçlik dokunmatik LED ekrana sahip olan iPad, Apple’ın kendi 1GHz’lik A4 işlemcisi ile donatılmış. 16, 32 ve 64 GB olmak üzere 3 farklı depolama kapasitesi ile gelen cihazda Bluetooth, WiFi, pusula bulunuyor. 3g özelliği ise opsiyonel olarak sunulmuş. Ve kimseyi şaşırtmayan bir özellik daha: iPad tüm iPhone uygulamalarını olduğu gibi çalıştırabiliyor.

Ray Ban Rb 3138 Shooter

Sony Vaio F Sony Vaio F serisi notebook ailesine bir yenisini ekledi. Multimedya ve oyun tutkunları için tasarlanan VAIO F1190X notebook, Intel Core i7 işlemci ve NVIDIA GeForce grafik kartı 16,4 inç ekrana sahip 64 bit Windows 7 kullanan yüksek performansa sahip Sony VAIO oldukçada şık bir tasarıma sahip…

VBOXMAG.COM

HAZIRAN 2010

71


VBOX

Temmuz sayısında görüsmek üzere


VBOXMAG JUNE