Issuu on Google+

NİSAN / MAYIS 2013 SAYI: 14 7. -TL

TÜRKİYE’NİN PASTA, TATLI, ÇİKOLATA, UNLU MAMULLER VE İÇECEK DERGİSİ

PASTANE, OTEL, CAFE, CATERING

Gastrobosphorus Patisserie Competition Sirha’da İz Bıraktı

Şef Gürsel Aydın’dan Birbirinden

“Tatlı” Tarifler

PiPa’nın İtalyan Şefi Gian Marco Russo’dan Enfes Bir Tatlı

Cassata Laduree

İkinci Butiğini Nişantaşı’nda Açıyor

Hamur, Çikolata ve Meyvelerin Uyumu

Waffle

ISSN 2146 0167

by


Bu Ay

Hamur, Çikolata ve Meyvelerin Uyumu: Waffle!

Patisserie by

8-10-12 Mercek 14-16 Gastrobosphorus Patisserie Competition Sirha’da İz Bıraktı! 18

Bocuse d’Or Türkiye’nin Kazananı Gürcan Gülmez Oldu!

20-22 Dünya Çikolata Ustaları Yarışması’nın Güneydoğu- Avrupa Temsilcisi Bir Türk Oldu! 24-26 O Bir Çikolata Ustası… Dünya Çikolata Şampiyonu Pascal Caffet

28 42

28-32 Hamur, Çikolata ve Meyvelerin Uyumu: Waffle! 34-35 Şef Gürsel Aydın’dan Birbirinden “Tatlı” Tarifler… 36

İstiklal’in Huzura Açılan Kapısı: Limonlu Bahçe!

38

62 Senelik Bahar Pastanesi’nin Lezzetli Varoluşu…

40

Sağlık, Lezzet ve Kalite Bir Arada… Galata Muhallebicisi!

42

Nejat Güllü’nün Güllüoğlu, Yeni İş Ortağı Olarak Vodafone’u Seçti!

44-45 Unlu Mamul Sektöründe Hızla Büyüyen Bir Mekân… Paşafırını! 46-47 Fransa’da Doğan Valrhona Çikolata, Günümüzde Tüm Dünya Şeflerinin Tercihleri Arasında Yer Alıyor! 48

SCAE Türkiye Kahve Sanatçıları Yarışması CNR EXPO’da Gerçekleşti!

50-51 PiPa’nın İtalyan Şefi Gian Marco Russo’dan Enfes Bir Tatlı… Cassata! 52

Felda ve Iffco Ortaklığının İlk Yönetim Kurulu Toplantısı Yapıldı!

54-56 Koza Food Fest 2013, Getirdiği Markalarıyla Birlikte Yine Büyük Beğeni Topladı!

24

Pascal Caffet

58

Laduree İkinci Butiğini Nişantaşı’nda Açıyor!

59

Özcanlar’dan Geleneksel Tatlılara Leziz Dokunuşlar…

60

Sunar’ın Yeni Ürünü ‘Profesyonel Blok Margarin’ ile Harikalar Yaratmak Mümkün!

61

Satin Ice, Ürünleri ile Koza Food Fest’te Yoğun İlgi Gördü!

62-63 Karaköy’de İster Sessiz Kalın İster Sohbet Edin… Ama Karabatak’ta Bir Kahve İçin! 64-65 Türkiye’nin Sağlıklı Şekersiz Tatlıları… 66-67 Türkiye’de İlk Defa… Sirha İstanbul 2013! 68-69 Kendinizi İyi Hissettiğinizde de Kötü Hissettiğinizde de Bir Fincan Kahve İyi Gelir… Cafemo! 70-72 Pakmaya’nın Eşsiz Ürünleri ile Yapılan Tatlılar… Ve Lezzet Şöleni!

46 50 4

FOODINLIFE.COM.TR

74-75 IBATECH 2013 İlk Kez Ankara’da Gerçekleşti! 76

Pastarom, Dünyaca Ünlü Markaları ile Birlikte İbatech 2013’teydi!

77

Pastanın Acı Gerçekleri

78-79 Dükkân 80

Not Defteri


Patisserie by

ISSN 2146 0167

NİSAN / MAYIS 2013 Sayı: 14 İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni/Sorumlu Müdür: Gökmen Sözen gokmen.sozen@foodinlife.com

Yazı İşleri Koordinatörü: Yrd. Doç. Dr. Beyza Ulusoy Sözen Yazı İşleri: İrem Ekkaldır Gülçin Yıldız

editor@foodinlife.com

Foto Muhabiri: Melikcan Güneş Satış Müdürü: Didem Kendik Satış Destek: Asım Yıldız Operasyon Sorumlusu: Deniz Zezer Katkıda Bulunanlar: Ömür Akkor Görsel Yönetmen: Alper Sayılan alper@foodinlife.com

İdari işler: Bekir Sözen Mali Danışman: Mehmet Salih Yıldırım Yönetim Adresi: Gökmen Sözen Görsel Çözüm Hizmetleri 19 Mayıs Mah. 19 Mayıs Cad. Arkon Residence No: 20 D: 2 Fulya Şişli / İstanbul

Baskı: Aktif Matbaa ve Reklam Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. Halkalı Cad. No: 245 Sefaköy K.Çekmece/İstanbul Tel: (0212) 698 93 54-55 Faks: (0212) 696 09 54

Yayın Türü: Süreli Yayın/İki ayda bir yayınlanır. e-posta: info@foodinlife.com

www.foodinlife.com.tr Baskı Tarihi: 1 Nisan 2013 ©Tüm yayın hakları Gökmen Sözen Görsel Çözüm Hizmetleri’ne ait olup yazılar iktibas edilemez. Tüm reklamların sorumluluğu firmalara, yazılardaki ve söyleşilerdeki görüşler şahıslara aittir.

6

FOODINLIFE.COM.TR

İlk’lerle Dolu Bir Sayı… Kışın çetin geçen günleri geride kaldı ve güneş ısıtmaya başladı yurdun dört bir yanını… Yazın habercisi baharın da gelmesiyle hareketlenen sektör son zamanlarda birbirinden başarılı yarışmalara sahne oldu… Food in Life Gastronomi Yayınları olarak düzenlediğimiz Gastrobosphorus Patisserie Competition, Türkiye’de bu yıl ilk kez düzenlenen Sirha İstanbul Fuarı’nda yer buldu. Sirha Fuarı’nda iz bırakan Gastrobosphorus, pastacılık sektörünün başarılı şeflerine düello ortamı yaratırken, her kategorinin en iyileri birbirinden değerli jüri üyeleri tarafından seçildi. Bizim içinde oldukça heyecan verici ve güzel bir yarışmaydı. Umuyoruz ki daha nicelerini organize ederek her geçen gün gelişen pastacılık sektörüne bir şeyler katabiliriz… Sirha İstanbul Fuarı’nın ev sahipliği yaptığı bir diğer yarışma ise Bocuse d’Or oldu. Ülkelerin buluştuğu bu yarışmanın Türkiye’de ilk kez yapılıyor olması da ayrıca bir önem konusuydu. Ülkemizi İsveç-Stockholm’de temsil edecek isim ise Four Seasons Hotel Sultanahmet’in Sous Chef’i Gürcan Gülmez oldu… Dünyaca ünlü bir yarışmada yer almak, bizler için de büyük bir gurur kaynağı elbette... Son zamanların bir diğer önemli yarışması ise Barry Callebaut’un gurme markaları olan Callebaut, Cacao Barry ve Carma tarafından organize edilen Dünya Çikolata Ustaları Yarışması Avrupa ön elemeleriydi. Çikolata profesyonellerinin bir araya geldiği bu yarışmanın birincisi de Türkiye’den katılan Yiğit Zeyneloğlu… Ülkemizi Paris’te düzenlenecek olan finalde temsil edecek olan Yiğit Zeyneloğlu’na başarılar diliyoruz… Gastronomi sektörüne yakışır yarışmalara sahne olduğumuz gibi fuarlar da sektörün profesyonellerini buluşturmaya devam ediyor. Türkiye’de ilk kez yapılan Sirha İstanbul Fuarı gelen ziyaretçiler ve katılım gösteren firmalar açısından oldukça verimli geçti. Her yıl İstanbul’da düzenlenen İbatech Fuarı ise bu yıl ilk defa Ankara’da yapıldı. Sektör 2013 yılında birçok ilki bir arada yaşıyor desek yanlış olmaz… Food in Life Gastronomi Yayınları olarak bizde her seferinde olduğu gibi bu kez de bahara ve ilklere yakışır bir sayı hazırladık. İyi okumalar… Gökmen Sözen Genel Yayın Yönetmeni


Mercek

Patisserie by

Beyaz Fırın’dan Baskılı Makaron! Fırın ve pasta sanatı dendiğinde akla ilk gelen markalardan biri olan Beyaz Fırın, 100 yıllık mutfağı ve her diliminde misafirlerine sunduğu apayrı lezzetleri ile yemek yemeyi şölensel bir serüvene dönüştürmeye devam ediyor. Beyaz Fırın’dan bir ilk olan baskılı makaronlar, müşterilerine özel günlerinde yardımcı olarak farklı bir anlam katmaya hazırlanıyor. Size özel olarak hazırlanan makaronlar hem ambalajları hem de tatları ile önce gözlere daha sonra da damaklara hitap ediyor. Çikolatalı,vanilyalı, çilekli, limonlu , vanilyalı, fıstıklı gibi bir çok seçeneği bulunan makaronların üzerine dilediğiniz baskıyı yaptırabiliyorsunuz. İsterseniz fotoğrafınızı bile bastırabileceğiniz makaronlar tanesi 3.5 TL olarak satışa sunuluyor. http://www.beyazfirin.com/

Caffè Nero’da Gurme Paninilerle Keyif Saati! “Milano’nun batısındaki en iyi kahveci” unvanına sahip Caffè Nero, paninileriyle gurmelere layık İtalyan tatları sunuyor. Tamamen özel üretim olan taş fırın ekmeğinden hazırlanan paniniler, en sağlıklı ve kaliteli malzemelerle hazırlanıyor. Sağlıklı ve doyurucu içerikleriyle dikkat çeken Caffè Nero’nun “MozzarellaDomates” ve “Hindili” paninileri, fit bir seçim isteyenlerin tercihi. Yine bir Caffè Nero fenomeni olan “Tostati”nin ise ekmeği zeytinle zenginleştirilerek Akdeniz lezzetlerinden vazgeçemeyenlerde tiryakilik yaratıyor. Şehirli hayatın sağlıklı seçeneği panini keyfi Caffè Nero’da, double shot espresso’nun baştan çıkarıcı tadıyla daha da lezzetli bir hal alıyor.  http://www.caffenero.com.tr/

Doğuş Çay’dan Bahara Özel 7 Yeni Lezzet! Çay tutkunlarına yönelik zengin çeşitleri ile karşı konulmaz lezzetler sunan Doğuş Çay baharın yaklaştığı şu zamanlarda bitki, meyve, form serilerine 7 yeni ürün daha ekledi. Sağlık kaynağı bitki meyve karışımları ile yüzde yüz doğal çay yapraklarını bir araya getiren Doğuş Çay, formuna ve kilosuna dikkat edenlerin de farklı tatlar ile buluşmasını sağlıyor. Bu doğrultuda Doğuş Çay’ın büyüyen ürün ailesine bitki ve meyve kategorisinde bağışıklığı güçlendirici “Ballı Zencefilli Ihlamur” ile “Zencefil Limon” ve sakinleştirici etkisi olan “Sarı Kantaronlu Melisa” çayları eklendi. Formuna dikkat edenlerin yeni favori çayları olacak olan “Kiraz Saplı Form” ve “Mısır Püsküllü Form” çeşitleri ise zayıflatıcı etkileri ve vücuttaki fazla suyun dışarı atılmasına yardımcı oluyor. Yumuşak içimi ve zengin antioksidan kaynağı yapısı ile yeşil çay serisini de yeni tatlar ile zenginleştiren Doğuş Çay “Yaseminli” ve “Naneli” çeşitlerini de çay severler ile buluşturuyor. http://www.doguscay.com.tr/

D.ream Mezzaluna Ortaklığı İle İtalyan Mutfağında! Doğuş Grubu’nun yeme,içme ve eğlence sektöründeki yatırımcı şirketi D.ream, yatırımlarına devam ediyor. D.ream İtalyan restoran zincirinin 18 yıllık Mezzaluna’sına % 70 hisse devri ile ortak oldu. Ortaklık hakkında konuşan Mezzaluna Gıda İşletmecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Bingöl “Mezzaluna olarak 1995’den bu yana casual-dining alanında hizmet veriyoruz. Bu 18 yıl içerisinde, sadece İtalyan mutfağına odaklanıp, uzmanlaşarak ciddi bir bilgi birikiminin yanı sıra, saygın bir marka algısına sahip 12 restoran yarattık. Bundan sonra da yeme-içme ve eğlence sektöründe kurumsallaşmanın öncüsü olacağına inandığımız D.ream ile ortaklığımız sayesinde, markamızı çok daha iyi noktalara taşıyacağımıza inancımız tam. D.ream ile ortaklığımız sonucunda yurtiçi ve yurtdışındaki yatırımlarımıza hız verip, uzun yıllardır bize gelmekte olan talepleri de değerlendirerek, Mezzaluna markasını ve kalitesini daha geniş kitleler için ulaşılabilir kılacağız” dedi. http://www.dogusgrubu.com.tr

8

FOODINLIFE.COM.TR


Mercek

Patisserie by

Eker’den Kozalak Terayağı! Süt ve süt ürünleri sektörünün 36 yıldır öncü firmalarından olan Eker, her geçen gün yeni ürün ve ambalajlar ile raflarda yerini almaya devam ediyor. Tüketicilerini kalite ve lezzetle buluşturmayı amaç edinen Eker, son olarak kozalak tereyağını piyasaya sundu. Eker tereyağ ile kahvaltı ve yemeklere lezzet ve sağlık katacak. Başta pilav olmak üzere lezzetli yemeklerin en büyük yardımcısı, kızarmış ekmeklerin biricik aşkı, en güzel böreklerin güzelliğinin sırrı Eker tereyağ, şimdi kozalak ambalajı ile müşterileriyle buluşuyor. Eker kozalak tereyağ, 250 ve 500 gramlık paketleri ile hiçbir katkı maddesi ve renklendirici katılmadan üretiliyor. http://www.eker.com.tr/

New York Menşeli Bir Pastane Zinciri, Hot & Crusty! Hos & Crusty harika ekmeklerini, hamur işlerini ve pastalarını hem kendi satış noktalarında satıyor hem de İstanbul’daki kahve dükkânı zincirlerine, otel ve restoranlara gönderiyorlar. Kandilli ve Boyner Maslak’ın içindeki şubeleri ise sadece bir şeyler almak için değil, kahve içip yemek yemek için de uğrayabileceğiniz birer kafe. Doğum günleri ya da diğer özel günler için pasta siparişlerinizi her iki yere verebilirsiniz…

Kurabiye Fabrikası Açıldı! Elif Gourmet ile başlayıp, en iyi gurme shop seçilen Crema’dan sonra kişiye özel parti mekanı olan Masa ile devam ettiği Gourmet Shop ve Catering’de İstanbul’un öncü isimlerinden Elif Edes Tapan, iş adamı Mehmet Irmak ile Kurabiye Fabrikasını hizmete açtı. Birbirinden farklı ve lezzetli ürün grupları ile sektöre yeni bir anlayış getirecek olan Kurabiye Fabrikası’nda catering firmaları ve cafeler ile toplu tüketimin yoğun olduğu hastane, okul kantini, taşıma şirketleri ve ofisler için uygun ürünlerin üretimi yapılıyor. Mutfak tutkunlarının her türlü ihtiyacına cevap verecek olan Kurabiye Fabrikası dört katta hizmet veriyor. İlk üç katında üretim yapılacak olan fabrikada, dördüncü kat mutfağa dair tüm hayallere ev sahipliği yapıyor. Kurabiye Fabrikası’nın geniş ürün yelpazesinde, catering firmaları için pek çoğu donmuş olarak teslim edilecek ürünlerle birlikte sade ve aromalı tartöletler, aromalı krepler, grissini çeşitleri, tatlı- tuzlu kurabiye çeşitleri, mini cheesecakeler, yufka kapları ile beze, ravioli ve börek çeşitleri bulunuyor.

Lavazza’dan Çocuklara 23 Nisan’da Ekler! Kahvenin doyumsuz lezzet durağı olan Lavazza, 23 Nisan için çocuklara, anne ve babalarını kıskandıracak bir sürpriz hazırladı. Lavazza çocuk bayramında kahve alan büyüklere minikler için ekler hediye ediyor. 23 Nisan’ın en lezzetli sürprizi olan kahve yanında verilen ekler, çocuklara bu özel günlerinde tatlı bir coşku yaşatacak. Çikolata, kahve sosu ve sütün birbiriyle buluşmasından oluşan ekler, üzerindeki kremasıyla bu lezzeti taçlandırarak çocukların yüzüne tatlı bir tebessüm konduracak. Ekler, 23 Nisan’da klasik kahve alanlara yanında ona eşlik etmesi için miniklere hediye olarak veriliyor. http://www.lavazzaturkiye.com/

10

FOODINLIFE.COM.TR


Mercek

Patisserie by

Siyah Çaya Yepyeni Bir Lezzet: Lipton Siyah İnci! Çay tutkunları için yeni bir dönem başlıyor. Çayın en seçkin harmanlarını hazırlayan Lipton, dökme çay pazarına yepyeni bir lezzet getiriyor. Yoğun çay lezzeti ile çay severlerin vazgeçemeyeceği yeni Lipton Siyah İnci, adından da anlaşılabileceği gibi “siyah inci” kadar ender bulunan bir lezzet sunuyor. Türkiye’nin çay tarlalarından toplanan ve mükemmel bir çay lezzeti için iri yapraklar halinde kurutulan taze çay yapraklarını, ateş kırmızısı bir dem için çay taneleri ile harmanlayan yeni Lipton Siyah İnci, her bardakta gerçek çay keyfine dönüşüyor. Harmanı ve ateş kırmızısı demiyle yoğun bir çay lezzeti sunan Lipton Siyah İnci, dökme çay pazarına getireceği yeni soluk sayesinde, en keyifli anlarını bir bardak çayla tamamlamak isteyen çay severlerin vazgeçilmezi olacak. http://www.lipton.com.tr/

Lokum.com Kahvaltı Sofralarında! Yemek sepeti uzmanlığı ile hizmet veren bir lezzet sitesi olan Lokum.com Türkiye’nin ‘gurme onaylı’ kahvaltılık lezzetlerini Türkiye’nin farklı yörelerindeki üreticilerden temin ederek sofranıza getiriyor. Tamamı Mehmet Yaşin tarafından seçilerek Lokum. com’da satışa sunulan kahvaltılıklar arasında, açık havada kurutulan sucuktan, 100 yıllık kazanlarda kaynatılan sütten yapılan kaşar peynirine kadar onlarca farklı lezzet bulunuyor. Sucuğunuzu ister Tokat’tan isterseniz de Kayseri’den, beyaz peynirinizi Edirne’den, Tereyağınızı Trabzon’dan, balınızı Mersin’den Lokum.com vasıtası ile özel kargo ve lojistik sistemiyle ilk günkü tazeliğinde satın alabilirsiniz. http://www.lokum.com/

Şakayık Sokak’taki Soru İşaretlerinin Sırrı Milano Gourmet! Nişantaşı’nda günlerdir merak uyandıran soru işaretinin sırrı çözüldü. Şakayık Sokak’ın köşesindeki büyük soru işaretlerinin kaldırılmasıyla peynir ve şarküteri cenneti Milano Gourmet ortaya çıktı. Milano Gourmet’de tadını çok iyi bildiğiniz peynirlerden yeni tanışacağınız lezzetlere kadar bir çok çeşit bulunuyor. İtalyan parmigiano, mascarpone, scamorzadan Fransız mimoletteye, Hollandalı goudadan İsveçreli gruyere, manchegoya da tabi ki Kars kaşarından Erzincan tulumuna kadar onlarca ülkeden yüzlerce çeşit peynir arasından seçim yapmak mümkün. Milano Gourmet, sadece peynirleriyle değil şarküteri ürünleriyle de fark yaratıyor. En leziz jambonlar, ��zel formüllü balzamik sirkeler, birbirinden ilginç soslar, farklı lezzetlerde reçeller, zeytinler… Ege’nin farklı yörelerinde üretilen butik zeytinyağlarının da bulunduğu Milano Gourmet’de günlük olarak üretilen mezeler de var. Milano Gourmet’in özel ürünlerinden bir diğeri de makarna ve pirinçler. İtalya’nın meşhur makarnalarının yanı sıra Türkiye’de başka bir yerde kolaylıkla bulunamayan, mürekkep balığının mürekkebiyle renklendirilen siyah makarna ve pirinçler de raflarda misafirleri ile buluşmayı bekliyor.

Puratos “Ekmekte Sağlık ve Lezzet” Diyor! Puratos, Türk mutfağının vazgeçilmezi ekmekte farklı tatlar dönemini başlatıyor. Vitamin, mineral, antioksidan, protein ve karbonhidrat içeren ürünü Softgrain Multigrain ile Puratos, Türk mutfağını sağlıklı ekmekle tanıştırıyor. Doğal ekşi hamurdan oluşan ve içerisinde buğday, çavdar, yulaf gibi tahıl tanelerinin olduğu ürün, klasik Türk ekmeğinin yanı sıra ciabatta, baget, bagel gibi farklı dünya ekmeklerinde de kullanılabiliyor. Vücudu dinç ve tok tutan bu tahıllı ürünler, hem ekmekten vazgeçmek istemeyenlerin hem de sağlıktan ödün vermeyenlerin ilk tercihi oluyor.  http://www.puratos.com.tr/

12

FOODINLIFE.COM.TR


Yarışma

Patisserie by

Gastrobosphorus Patisserie Competition Sirha’da İz Bıraktı! Türkiye’de ilk kez İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşen dünyaca ünlü Sirha Fuarı’nın, Dünya Ağırlama ve Gıda Hizmet etkinliği kapsamında yapılan Gastrobosphorus Patisserie Competition 8 Mart 2013 tarihinde gerçekleşti. Food in Life Gastronomi Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Gökmen Sözen tarafından düzenlenen yarışmaya ilgi büyüktü. Yoğun bir izleyici kitlesiyle gerçekleşen yarışmada 5 yıldızlı otellerin ve catering firmalarının şefleri kıyasıya bir mücadele verdi. 3’er kişilik gruplar halinde yarışan şefler üç farklı kategoride ter döktü, her kategoride 4 takım yarıştı. Şefler 75 dakika boyunca zamanla ve birbirleriyle yarıştılar. A La Carte Çikolata, Türk Mutfağı Tatlıları, A La Carte Pasta kategorilerinde yarışan şefler izleyicilere oldukça heyecanlı anlar yaşattı. Birbirinden lezzetli tatların ve özgün sunumların ortaya çıktığı pastacılık yarışmasının sunuculuğunu Gökmen Sözen yaptı. Birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü ödülleri; başarılı şeflerden ve mutfak duayenlerinden oluşan 8 jüri üyesinin seçimiyle teker teker sahiplerini buldu...

G

astrobosphorus Pastacılık Yarışması’nın sonucunu belirleyen değerli jüri üyeleri şu şekilde;  pastacılığın duayeni Niyazi Çapraz,  Le Méridien İstanbul Etiler’in şefi Tarkan Özdemir, dünyanın sayılı pasta şeflerinden Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un pasta şefi William McCarrick,  The Marmara Otel’de Outlet Mutfak Şefi olan aynı zamanda Türkiye Aşçılar Milli Takımı’nda bulunan Tolga Özkaya, 10 yıldır Hilton lstanbul’da Executive Pastry Chef pozisyonunda çalışan Ertan Korkmaz,  Four Seasons Hotels and Resorts Executive Pastry Chef Ghislain Gaille, Maria’nın Bahçesi’nin şefi ve sahibi Maria Ekmekçioğlu ve değerli mutfak araştırmacısı Nedim Atilla. Yarışma boyunca kıyasıya mücadele veren yarışmacılar ve kategorileri ise; A La Carte Çikolata: Radisson Blu Hotel İstanbul Asia Beltur Point Otel Elite World Hotel

14

FOODINLIFE.COM.TR

A La Carte Pasta: Elite World Hotel Sheraton İstanbul Ataköy Hotel Barcelo Hotel İstanbul Titanic Business Kartal Türk Mutfağı Tatlıları: Beltur BTA Galata Restoranları Wow İstanbul Hotel Üç farklı kategoride hünerlerini ve tecrübelerini konuşturan başarılı şefler yarışma sonunda birbirinden değerli 8 jüri üyesinin değerlendirmeleriyle ödüllendirildiler. Her kategorinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncülerine ödülleri ise gastronomi sektörünün önde gelen firmalarının yetkilileri tarafından takdim edildi.

A La Carte Çikolata kategorisinde şampiyon, Radisson Blue Asia! A La Carte Çikolatalı Tatlı Tabağı kategorisinin birincisi Radisson Blue Asia oldu. Ödülünü ve plaketini İnoksan Endüstriyel

Mutfak Genel Müdür Yardımcısı Esra Altay takdim etti. Bu kategorinin ikincisi ise Point Hotel oldu ve plaketini ve ödülünü Pastarom Genel Müdürü Ekrem İnce tarafından aldı. Üçüncülük Beltur’un olurken ödülünü ve plaketini Koza Gıda Pazarlama Müdürü Ahmet Şanoğlu teslim etti. Ve yarışmanın dördüncüsü Elite World Hotel, ödülünü ve plaketini Dolfin Gıda İthalat Müdürü Günseli Bisgen’in elinden aldı.

A La Carte Pasta kategorisinde zafer Sheraton Ataköy’ün! Birbirinden lezzetli ve özgün tatların sunulduğu A La Carte Pasta kategorisinin kazananı Sheraton Ataköy oldu. Başarılı yarışmacılara ödülünü ve plaketini Sirha İstanbul Direktörü Marie Odile Fondeur takdim etti. İkinciliği kaptırmayan Titanic Hotel’e ödülünü ve plaketini Lider Çikolata ve Fomar’ın  Genel Müdürü  Ömer Saydam teslim etti. Üçüncü olan Barcelo Eresin İstanbul’a ödülünü ve plaketini ise Adco Ürün Müdürü  Doğa Gözkan verdi. Bu kategoride dördüncü olan Elite World Hotel ise ödülünü ve plaketini Makpa Pazarlama Müdürü Reyhan Şahin’in elinden aldı.


Yarışma Türk Mutfağı Tatlıları’nın kazananı BTA oldu! Türk tatlılarının en güzel örneklerinin sergilendiği bu kategoride yaptığı tatlı ile jürinin büyük beğenisini kazanan BTA birinci oldu. BTA ekibine ödülünü ve plaketini Metro Market Müşteri Yönetimi Grup Müdürü Derya Tekiner takdim etti. 4 ayrı muhallebiyi farklı bir sunumla jüri üyelerine sunan Galata Muhallebicisi ikincilik ödülünü Örka Gıda ve Dış Ticaret Firma Sahibi Serhan Örs’ten aldı. Özgün sunumuyla üçüncülüğe hak kazanan Beltur’a, Duru Bulgur Pazarlama ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Ayşe Sarımehmet ödülünü ve plaketini teslim etti. Dördüncü olan Food istanbul’a Maria’nın Bahçesi’nin şefi ve sahibi Maria Ekmekçioğlu ve pastacılığın duayeni Niyazi Çapraz ödülünü ve plaketini takdim etti.

Jüri Üyeleri Yarışmadan Memnun Ayrıldı! Niyazi Çapraz: “Türk pastacılığı için büyük bir kazanç” Pastacılığın duayeni Niyazi Çapraz ise mükemmel bir organizasyon diyerek söze başladığı yarışma ile ilgili düşüncelerini şöyle açıkladı: “Türkiye’de herkesin kolay kolay organize edemeyeceği bir yarışma oldu. Türk pastacılığı için büyük bir mutluluk, büyük bir kazanç…”

“Yarışmada Türk Mutfağı Tatlıları hem geleneksel hem moderndi” Türk Mutfağı Tatlıları kategorisinde jüri üyesi olan mutfak araştırmacısı Nedim Atilla yarışmaya dair görüşlerini şu sözleriyle bildirdi: “Pastacılık sektöründe yeni trendler ve yeni arayışlar var. Food in Life Gastronomi Yayınları’nın organize ettiği bu yarışmada karşılaştığımız ürünler Türk şeflerinin pastacılık alanının hiç de gerisinde kalmadığını gösteriyor. Ben Türk Mutfağı Tatlıları kategorisinde jürilik yaptım. Şeflerimiz hakikaten hem geleneklere bağlı kaldılar hem de yeni arayışları çok iyi sundular. Birinciyi seçerken zorlandık. Birinci olan BTA’nın tatlısında kullandığı pancar çok yaratıcı bir fikirdi. Pancar gibi elimizin altında olan nefis bir ürün var. Bizim onu çok iyi değerlendirmemiz lazım.”

16

FOODINLIFE.COM.TR

Patisserie by


Yarışma

Patisserie by

Bocuse d’Or Türkiye’nin Kazananı

Gürcan Gülmez Oldu!

Adını yüzyılın şefi seçilen efsanevi Fransız şef Paul Bocuse’den alan ve dünyanın en önemli gastronomik yarışması olan Bocuse d’Or yarışması Sirha Fuarı kapsamında 9 Mart 2013 tarihinde Türkiye’de ilk olarak gerçekleşti.

3

kıtadan 63 ülke temsilcilerinin 18 ay boyunca hazırlandığı, ülke birincilerinin de kendi bölge finallerine katıldığı Bocuse d’Or’un büyük finali ise her iki yılda bir Fransa’da gerçekleşiyor. Dünyanın bu en prestijli yarışmasının Türkiye ayağı da oldukça heyecanlı geçti. Erol Sarıdoğan (Le Meridien), Murat Çakıroğlu, Gürcan Gülmez (Four Seasons Hotel Sultanahmet), Volkan Karataş (İntercontinental İstanbul) gibi birbirinden değerli dört adayın kıyasıya yarıştığı Bocuse d’Or Türkiye’de adaylara hazırladıkları yemekler için 5 saat 35 dakika verildi. Adaylar yarışmanın ana sponsoru olan Metro Toptancı Market tarafından sağlanan Trakya kıvırcık kuzusunu ana et olarak, balık olarak ise Kuzey Ege Lagos’undan yaptıkları iki farklı yemeği jürinin beğenisine sundular. Jüri başkanlığını Jack Freon’un yaptığı yarışmanın jüri üyeleri ise; Joe Barza, Rudolf Van Nunen, Aydın Demir, Murat Karaduman, Cristian Tetedoie, Mehmet Gök, Knud Bundgaard, Karl Guggenmos gibi birbirinden değerli şefler oldu. Bocuse d’Or Türkiye Başkanlığını ise Mehmet Gürs yürüttü. Birbirinden yetenekli 4 adayın 5 saat 35 dakikalık bir süreçte kıyasıya yarıştığı Bocuse d’Or’un kazananı Four Seasons Hotel Sultanahmet’in Sous Chef’i Gürcan Gülmez oldu. Yarışmanın birincisi Gülmez,

18

FOODINLIFE.COM.TR

2014 yılında İsveç- Stockholm’de yapılacak olan Bocuse d’Or Avrupa seçmelerinde Türkiye’yi temsil edecek. Orfoz Buğulama ve yaptığı balık yemeği ile birinciliği kaptırmayan Gürcan Gülmez’i şimdi 14 aylık bir hazırlık süreci bekliyor… Bocuse d’Or 2013 Türkiye Kazananlar • 2013 Türkiye birincisi Gürcan Gülmez Ödül: 3.000 • 2013 Türkiye ikincisi Erol Sarıdoğan Ödül: 2.000 • 2013 Türkiye üçüncüsü Volkan Karataş Ödül: 1.000 • En İyi Komi Ödülü: Okan Öztürk Mehmet Gürs: “Asıl iş şimdi başlıyor!” Yarışmanın Türkiye Başkanlığını yürüten Mehmet Gürs yarışma ile ilgili şöyle konuştu: “Harika bir gün oldu, çok güzel bitti. Birbirinden yetenekli 4 adayımız yarışmaya çok iyi hazırlanmışlardı. Harika bir yarış çıkardılar ve kazanan Gürcan Gülmez oldu. Gürcan’ı bundan sonra 14 ay çok zorlu ve uzun bir hazırlık süreci bekliyor. Asıl iş şimdi başlıyor… 14 Mayıs 2014 tarihinde yapılacak olan Stockholm’deki Avrupa finaline çok iyi bir şekilde gideceğiz. Çok ciddi bir antrenman sürecine başlayacağız. Ben inanıyorum ki güzel şeyler olacak…”

“Yarışma büyük ilgi gördü!” Yarışmada sunuculuk yapan Osman Serim ise yarışma ilgili şunları söyledi: “Türkiye’de ilk kez yapılıyor olmasına rağmen her şey çok güzeldi. Organizasyonda hiçbir aksama yaşanmadı. Beni en çok mutlu eden gördüğümüz ilgiydi. Ben 4 adayımızı da çok başarılı buldum. Fakat Gürcan Gülmez’in performansı yarışmayı hak eden bir performanstı. Bundan sonraki süreçte umarım bu denli iyi olur.”

Gürcan Gülmez: “En başından beri kendime hep inandım” Gelelim yarışmanın adamına… Four Seasons Hotel Sultanahmet’in başarılı şefi Gürcan Gülmez yarışmanın sonucu açıklandığı anda büyük bir gurur yaşadı. Dünyaca ünlü bir yarışma da Türkiye’yi temsil edecek olmak önemli bir başarı… Yarışma sonucu açıklandıktan sonra Gürcan Gülmez’e duygularını sorduk ve bize en doğal en duygusal haliyle şöyle konuştu: “Yarışmanın hazırlık dönemi gerçekten çok uzun ve zorlu bir süreçti. En başından beri kendime hep inandım. Hem tecrübem hem de yarışma öncesi verdiğim mücadele bu yarışmayı kazanmamda çok etkili oldu. Bundan sonraki süreçte yurtdışında Türkiye’yi temsil etmek için çalışacağız. Yurtdışında da iyi bir performans sergileyeceğimize inanıyorum.”


Yarışma

Patisserie by

Dünya Çikolata Ustaları Yarışması’nın Güneydoğu-Avrupa Temsilcisi Bir Türk Oldu! Barry Callebaut’un gurme markaları olan Callebaut, Cacao Barry ve Carma tarafından organize edilen ve çikolatada yaratıcılığın konuşulduğu dünyanın tek ödüllü çikolata yarışması olan Dünya Çikolata Ustaları Yarışması Avrupa ön elemeleri, 15-16 Mart 2013 tarihlerinde USLA (Uluslararası Servis ve Lezzet Akademisi)’da gerçekleşti. Çikolata profesyonellerinin, pasta şeflerinin, şeflerin ve profesyonellerinin takımlar halinde değil, bireysel olarak performans sergiledikleri türünün tek örneği olan yarışmanın kazananı ise Türkiye’den katılan Yiğit Zeyneloğlu oldu. Paris’te gerçekleşecek olan uluslararası finalde bölgeyi temsil edecek olan Yiğit Zeyneloğlu 2000 yılında Londra’da bulunan Le Cordon Blue Gastronomi okulunda eğitim almış ve 14 yıldır kendi aile işleri olan Adana Pastabahçesi’nde pasta şefi olarak çalışmakta…

U

lusal Çikolata ustası unvanını elde etmek için birbirleriyle yarışan çikolata ustaları, pasta şefleri ve çikolatayla uğraşan diğer profesyoneller 5 kategoride yarıştılar. Yarışma sürecince tüm yarışmacılar sektörden gelen deneyimli jüri üyelerine tüm teknik ve yaratıcı yeteneklerini sergilediler. 2 günlük yarışma süresince: gösteri çikolatası, kalıp pralin, çikolatalı pasta, ve yeniden yorumlanmış gastronomik bir tatlı “Profiterol” yaptılar. Bu senenin teması olan Lezzet Mimarisi, tüm yapılan ürünlere yansıdı. Yapılan lezzetlerde Barry Callebaut’un gurme markaları olan Callebaut, Cacao Barry ve Carma’nın ürünleri kullanıldı.

Birbirinden seçkin isimler jüri üyeliği yaptı! Birbirinden yetenekli şeflerin yarıştığı Dünya Çikolata Ustaları Yarışması’nın jüri üyeleri ise şöyle; • Rudolf Van Nunen, “The Marmara” Hotel Istanbul – Türkiye , Callebaut Chocolate Ambassador ve Executive Chef • Ahmet Kır, “Maxx Royal” Hotel, Antalya, Türkiye, Callebaut Chocolate Ambassador ve Executive Pastry Chef • Rena Alkan, Grand Hyatt Hotel, Bakü, Azerbaycan, Callebaut Chocolate Ambassador ve Executive Pastry Chef • Alain Regnault, Ukraine, Pasta şefi • Mehmet Yücel, Giano Chocolate, Çikolata şefi

20

FOODINLIFE.COM.TR


Yarışma 6 şefin kıyasıya yarışı! Seçmelere katılan pek çok aday arasından yapılan eleme sonucunda en iyi altı çikolata ustası ve pasta şefi son derece prestijli bir unvan olan Güney Doğu Avrupa ve Türkiye Bölgesi Çikolata Ustası unvanı için yarışmak üzere seçildi. İşte isimler… • Yiğit Zeyneloğlu Pastabahçesi, Adana - Türkiye • İpek Yatmaz İpeksi Tatlar, İzmir- Türkiye • Yusuf Karal Karafırın, Istanbul - Turkey • Muhammed Özdemir Divan Pastaneleri, Istanbul - Turkey • Igor Zaritskiy Pasta şefi, Kiev - Ukrayna • Rahman Alakbarov Pasta şefi, Bakü – Azerbeycan

Birinci Yiğit Zeyneloğlu! Sadece çikolatanın yaratıcı bir şekilde kullanımına ve “Lezzet Mimarisi” temasına adanmış olan bu yarışmaya katılan her yarışmacı bir gösteri çikolatası, bir adet kalıp pralin, bir pasta ve bir çikolatalı tatlı hazırladı. Bu yıl için belirlenen beşinci ve yeni kategori ise klasik Kanada tatlılarından biri olan “Profiterol”’ oldu. Ürünler; profesyonel jüri tarafından sunum, lezzet ve teknik beceri kriterleri dikkate alınarak değerlendirildi. 2 günün sonunda yapılan oylamalar sonucu ise birinci Türkiye’den Yiğit Zeyneloğlu oldu. İkinci Ukraynalı Igor Zaritskiy olurken üçüncü ise yine Türkiye’den Muhammed Özdemir oldu. Heyecan verici bu yarışmanın sonunda birinci gelen yarışmacı Yiğit Zeyneloğlu, Güney Doğu Avrupa- Türkiye Çikolata Ustası unvanını kazandı ve bu bölgeyi 2013 yılında Paris’te gerçekleştirilecek uluslararası büyük finalde temsil edecek isim oldu. Kategori ödüllerine hak kazanan isimler ise şöyle: En iyi gösteri çikolatası Muhammed Özdemir, Türkiye En iyi kalıp pralin Igor Zaritskiy , Ukrayna En iyi çikolatalı pasta Igor Zaritskiy , Ukrayna En iyi gastronomik tatlı-Profiterol Yiğit Zeyneloğlu , Türkiye

22

FOODINLIFE.COM.TR

Patisserie by


Dünyadan

Patisserie by

O Bir Çikolata Ustası… Dünya Çikolata Şampiyonu Pascal Caffet Bazı isimler ve ellerinden çıkan lezzetler uluslararasıdır… Ün yapmış bu lezzetleri tadabilme şansına erebiliyorsanız damağınız bu tadı hiç unutmaz ve diliniz bundan yıllarca bahseder. Biz de 2013 Dünya Çikolata Şampiyonu Pascal Caffet’in Torino’da mağazasını ziyaret ettik ve kendisini, dünyadan lezzetleri satırlarımıza taşıdığımız bu sayfamızda Pascal Caffet’i konut ettik…

2013 Dünya Çikolata Şampiyonu Pascal Caffet

24

FOODINLIFE.COM.TR

yazı/beyza ulusoy sözen


Dünyadan

B

azı lezzet ustaları vardır; muhteşem tatlar ortaya koyar ve şanı da bu ürünlerle birlikte yürür, dünyayı dolaşır. Pascal Caffet de tartışmasız bu isimlerden biri… İsmiyle aynı adı taşıyan pastane zincirinin Torino’daki şubesini ziyaret ettiğimizde lezzetlerinin yarattığı imaja hayran kaldık. Kendisiyle ilgili yaptığımız araştırmalar neticesinde de elde ettiği başarılardan dolayı hayranlığımız bir kat daha arttı...

Pascal Caffet ve uluslararası başarıları… Söze, dikkatlerinizi çekmek adına Pascak Caffet’in bir çikolata üstadı ama ne denli usta olduğundan ve bunun uluslararası platformlarda tescillendiğinden bahsederek başlamak gerekir. Dünyaya ismini duyuran ilk başarasını 1989 yılında ve sadece 27 yaşındayken “Meilleur Ouvrier de France” unvanı alarak kazanmış. Bu unvan Fransa’da 4 yılda bir gerçekleştirilen ve çeşitli kategorilerde, el sanatları üzerine ustalığını yarıştıran ve birinciliği kazanan kişilere veriliyor. Caffet, aynı zamanda bu unvanı alan en genç çikolata ustası olmuş. Bu noktadan sonra başarılı yükselişi için ivme kazanan Pascal Caffet; 1996’da Milano’da gerçekleştirilen Dünya Pasta ve Çikolata Şampiyonası’nda altın madalyaya layık görülmüş. Ardından Las Vegas’da düzenlenen Dünya Çikolata Şampiyonası’nda 2002 yılında gümüş, 2004 yılında ise bronz madalya kazanmış. Ustanın ününü büyüten son başarı geçtiğimiz aylarda Lyon’da yapılan Dünya Pastacılık Yarışması’nda altın madalya kazanmasıyla gelmiş. Uzun lafın kısası o tartışmasız ve tescilli bir dünya şampiyonu…

Başarı aile yadigârı Pascal Caffet bu işi bir aile yadigârı olarak devralmış. Kendisi gibi bir pasta ve çikolata ustası olan babası Bernard Caffet, 1979 yılında Fransa’da “Palais du chocolat” adını verdiği pastaneyi açmış. Ölümünden sonra 1987 yılında Pascal Caffet babasının yadigârını ustalıkla taşımış. 1990 yılında daha büyük bir çikolata mağazası açan Caffet; 2004 yılında yine Fransa’da ikinci şubesini ve Japonya’daki

26

FOODINLIFE.COM.TR

Patisserie by

mağazasını açmış. Hızlı büyümenin peşinden koşan Caffet 2007’de Troyes’deki 3. şubesini, 2008’de Paris’teki ve son olarak da 2010’da Torino’daki mağazasını lezzet tutkunlarıyla buluşturmuş. Büyümeye devam eden bu zincirin bir halkası Türkiye’de de olur mu sorusu aklımıza gelmiyor değil açıkçası… Neden İstanbul’da da bir Pascal Caffet mağazası olmasın ki?

İnternetten tüm dünyaya… İnternet üzerinden de satışlarına başlanan leziz çikolatalar “zchocolat” ismiyle özel bir koleksiyon haline getirilmiş. Bu koleksiyon içinde her bir çikolata 1’den 26’ya kadar numaralandırılmış ve numaralar her bir çikolatanın ismi olmuş. Site üzerinden tanıtımı ve satışı yapılan çikolataların en önemli özelliklerinin; %100 saf çikolata yağı ve çok az şeker, fazlaca kakao kullanarak üretilen, alkol ve herhangi bir gıda katkı maddesi ihtiva etmemesi olduğunu belirtiyorlar.

Pascal Caffet Pastaneler zincirinin Torino şubesi


Dosya

Patisserie by

Hamur, Çikolata ve Meyvelerin Uyumu:

Waffle!

2 yumurta, biraz un, süt, şeker ve birazda sıvı yağ. Bu malzemelere sahipseniz neler yapabilirsiniz? Durun durun, siz hiç uğraşmayın. Zaten yapılmışı var. Daha doğrusu sizin için yapanlar var. Son yıllarda iyice popüler bir lezzet olan ‘waffle’ın İstanbul’daki mekânlarını mercek altına aldık. Rengârenk sunumları ve taptaze meyveleriyle iştah açan ‘waffle’lar için bakın hangi adreslere ulaştık… Ab’bas Waffle Bebek’in en eski mekânlarından Ab’bas Waffle, adını sahibi Abbas Karakuş’tan alıyor. Abbas Waffle 1983 yılından bu yana Bebek’teki merkez şube ve kendi öz sermayesiyle açtığı şubelerin yanında franchise de vererek genişlemeye devam ediyor. Kaliteli ürün kullanımına özen gösteren Ab’bas Waffle, lezzetinin sırrını ‘waffle’larına kattığı sevgisi olarak görüyor. Hamurlarının özel bir formülü olan Ab’bas Waffle’ın çikolataları da günlük olarak hazırlanıyor. Ab’bas’ın spesiyali sütlü çikolata, beyaz çikolata, muz, çilek ve kivi ile hazırlanıyor. Farklı lezzetler denemek isteyen misafirler istedikleri çikolata ve meyvelerden seçerek kendi ‘waffle’larını sipariş edebiliyor.

Kitchenette Kitchnette waffle Belçika Waffle’ı olarak hazırlanıyor. Bu türün en karakteristik özelliği yapımında maya kullanılmayışıdır. Waffle hamuru hazırlanırken eklenen maya ‘waffle’a kabarık ve gözenekli bir yapı kazandırıyor. Diğer örneklerinde bu yapıya ulaşmak için kabartma tozu kullanılırken, Belçika Waffle’ında kabartma tozu kullanılmıyor. Mayayla yapılan waffle, oldukça kalın ve dolgun bir yapıya sahip oluyor. Kitchenette şubelerinde Belçika usulü hazırlanan waffle bu özelliği ile diğerlerinden ayrılıyor. Kitchenette waffle, taze meyveler ile müşterilerine servis ediliyor.

28

FOODINLIFE.COM.TR


Dosya

Patisserie by

Kırıntı Kırıntı 1981 yılında işe Moda’da bir binanın giriş katında başladı. Şimdi ise Moda, Nişantaşı, Ortaköy ve Bağdat Caddesi olmak üzere 4 şubesi bulunuyor. Kırıntı’da 2 çeşit waffle hazırlanıyor. Bunlardan ilki kahvaltı waffle’ı. Bu waffle; patisserie kreması, muz, çilek, kivi, üzüm, çikolata, frambuaz, karamel ve çilek sos alternatifleri ile servis ediliyor. Gün içerisinde hazırlanan waffle ise çikolata, böğürtlen, karamel ve vanilya soslarından seçilerek 2 top dondurma ile sunuluyor. Favori olmasının başlıca nedenleri arasında özel waffle makinesinde hazırlanması, standart sunumlardan daha büyük olması, patisserie kreması ve dondurma diyarı İsviçre’den gelen doğal lezzet alternatifleri sunması bulunuyor.

Güneş Dondurma & Waffle Bebek’te 39 yıldır dondurmacı olan Güneş Dondurma, 12 yıldır waffle yapıyor. Güneş Waffle ustaları lezzetini, hamurunun tadını tamamlayan Zambo marka çikolatasına bağlıyor. Karamel, fındık ezmesi, badem, çilek, fıstık, muz, frambuaz, sütlü, bitter ve beyaz çikolata çeşitleri bulunuyor. ‘Waffle’lar için taze günlük meyvelerden muz, çilek, kivi ve ananas kullanılıyor. Kış aylarında meyve listesine nar da ekleniyor. Güneş Waffle’da en çok sütlü çikolata, beyaz çikolata, muz, çilek ve kivili spesiyal tercih ediliyor. Farklı tatlar denemek isteyen misafirler; çikolata, meyve ve sos çeşitlerinden istediklerinin siparişini verebiliyor.

Waffle Art Home Cafe Tea Waffle Art Home Cafe Tea 2001 yılından bu yana Türkiye genelinde 25 ve Azerbaycan’da 2 şube ile hizmet veriyor. Müşteri memnuniyetini felsefesi olarak benimseyen Waffle Art Home Cafe Tea’nin 3 çeşit ‘waffle’ı bulunuyor. Bunlar sandviç, tabakta ve double waffle olarak sunuluyor. Bitter, sütlü, karamel ve beyaz olmak üzere 4 çeşit çikolata hamurun üzerine sürülüyor. Meyveler ise sipariş anında taze olarak doğranıyor. Meyvelerin üzerine fındık, kuşüzümü, damla çikolata gibi çeşitli süslemeler yapılıyor. Son olarak meyve soslarından oluşan 8 çeşit sos ‘waffle’ın üzerine serpiliyor. Waffle hamurları merkez olan Bursa’dan özel buzdolaplar ile geliyor. Waffle Art Home Cafe Tea’de misafirler en çok tabaklı waffle tercih ediyor.

30

FOODINLIFE.COM.TR


Dosya

Patisserie by

Moda Kup / Waffle’s Kemal 1999 yılında Moda’da hizmete başlayan Moda Kup, Kemal Usta’nın sunumuyla servis ediliyor. Moda Kup çikolatalarını özel olarak hazırlıyor ve meyvelerini her gün halden alıyor. Kemal Usta’nın spesiyali olan kaymaklı waffle çok ilgi görüyor.

Waffle House Waffle House Bakırköy ve Yeşilköy’ün tercih edilen gözde mekânlarından olmayı kısa sürede başardı. Burada waffle, sandviç ve tabakta olmak üzere 2 şekilde servis ediyor. Müşteriler ise Waffle House’da en çok beyaz ve sütlü çikolatanın üzerinde muz, kivi, çilek olan spesiyali tercih ediyor.

WestMix Henüz 2 yıldır Avcılar’da hizmet vermesine rağmen, WestMix Cafe’nin mönüsündeki waffle oldukça yoğun bir talep görüyor. WestMix’te waffle hamuru günlük olarak hazırlanıyor. ‘Waffle’ın meyveleri de günlük olarak alınıyor, waffle hazırlanırken kesiliyor ve taze taze servis ediliyor. WestMix ‘waffle’ını tabakta servis ediyor ancak isteyenler için sandviç şeklinde de hazırlanabiliyor. Spesiyali sütlü ve beyaz çikolatanın üzeri taze muz, kivi, çilek ve kırık fındıklarla süslenerek hazırlanıyor. Misafirin isteğine göre ‘waffle’ın meyvelerinde değişiklik yapılabiliyor. Ayrıca mevsimine göre waffle meyvelerine eklemeler yapılıyor.

32

FOODINLIFE.COM.TR


Şefin Lezzetleri

Patisserie by

Şef Gürsel Aydın’dan Birbirinden

“Tatlı” Tarifler…

Gürsel Aydın, 1988 yılında başlamış olduğu pastacılık mesleğine dönemin en sofistik pastanesi olan Nişantaşı Konak Pastanesi’nde çalışmalarına başladı. Türkiye’nin uluslararası düzeyde birçok restoran ve otellerinde görev alan Aydın 2007 yılında Amerika Newyork  Manhattan’da bulunan ve fine dining restoran olan Soveringn Park Tower’a transfer olarak mesleğinde yeni bir döneme başladı… Bir süre burada çalıştıktan sonra yine Newyork’un ünlü 3 Michelin star restoranı olan Devid Bouley’e transfer oldu. Gürsel Aydın Amerika’da bulunduğu süre içinde  Patisserie üzerine birçok Ar-Ge çalışması yaptı ve alanının  en iyi ödüllerini aldı. Amerika’nın ünlü gurme dergilerinde haber ve röportajları yayınlanan Gürsel Aydın’ın dergilere kapak olan çalışmaları oldukça dikkat çekti. Son olarak Newyork Belediye Başkanı Michael Bloomberk’e belediye binası City Hall’de verilen gala yemeğinde  yaptığı çikolata şov ve farklı tatların buluşması adlı konsepti ile uzun süre hafızalarda kalacak bir çalışmaya imza attı. 2011 yılında tekrar Türkiye’ye dönen Executive Pastry Chef Gürsel Aydın  2013 yılında Türkiye’nin en önemli gruplarından Doğuş D.ream grubuna ait GQ Restoran’a Executive Pastry Chef olarak transfer oldu. Şuanda ünlü  Chef Mehmet Gök yönetiminde çalışmalarına devam ediyor. Başarılı çalışmalara imza atan GQ Restoran’ın Executive Pastry Chef’i Gürsel Aydın bizimle çok özel tatlı reçetelerini paylaştı…

Limon ve Lime Trifle

HAZIRLANIŞI

250 gr krema

Tüm malzemeler ocakta kaynatılır. Daha önceden hazırlanmış kedi dili kalıpların içerisine yerleştirilir ve kaynatılmış olan karışım kedi dili bisküvilerin üzerine dökülür ve dipfrizde 1 saat kadar dondurulur. Limon sos ve kristalize edilmiş gül yaprakları ile süslenir ve servis edilir…

60 gr toz şeker

Kedi Dili Bisküvi

50 gr limon suyu

Yumurta beyazı mikserde kabartılır. Toz şeker yavaş bir şekilde yumurta beyazına ilave edilir. 10 saniye çırpıldıktan sonra yumurta sarıları ilave edilir ve bir 10 saniye daha çırpılarak kepçe yardımı ile un yavaşça karışıma ilave edilir. Aha sonra torba yardımı ile 1 parmak kalınlığında tavalara dökülür. 180 derece fırında 5 dakika kadar pişirilir.

MALZEMELER 50 gr kedidili 50 gr limon kreması

1 yemek kaşığı limon cello Kedi Dili Bisküvi 150 gr yumurta beyazı 125 gr toz şeker 100 gr yumurta sarısı 125 gr un

34

FOODINLIFE.COM.TR


Angel Sugar Sphere Pistachio Praline Parfait MALZEMELER 50 gr bütün badem

Orman Meyveli Velvet, Muz Cake

50 gr ceviz içi

MALZEMELER

100 gr Antep fıstığı

300 gr un

4 adet yumurta beyazı

20 gr kakao

180 gr çırpılmış krema

240 gr toz şeker

450 gr pralin

10 gr tereyağı

Makaron

2 adet yumurta

150 gr ince toz şeker

130 gr süt

50 gr su

200 gr ayçiçeği yağı

150 gr pudra şekeri

1 çay kaşığı vanilya

150 gr toz badem

1 çay kaşığı karbonat

100 gr yumurta beyazı

2 çay kaşığı sade sirke suyu

HAZIRLANIŞI

10 gr kırmızı gıda boyası

Toz şeker ocakta eritilir. Erimiş olan şekerin içine badem, ceviz ve Antep fıstığı atılır, krokan yapılır. Yapılan krokana pralin ve çırpılmış krema ilave edilir. Son olarak yumurta beyazı kabartılır ve diğer karışıma ilave edilir. Elde edilen karılım silikon kalıplara doldurulur.

Frambuaz Şurubu

185 gr toz şeker

Makaron 150 gr ince toz şeker ve 50 gr su 117 derecede kaynatılır. Yumurta beyazının yarısı mikserde çırpılır. Yapılan şurup sıcakken yumurta beyazına yedirilir. Bu karışım katılaşıncaya kadar mikserde çırpılır. Karışım kıvama gelince derin bir kabın içine dökülür. Toz badem ve pudra şekeri diğer karışıma eklenir. Bu karışım sil patlı tepsilere torba yardımı ile dökülür. 125 derecede önceden ısıtılmış fırında 13-15 dakika pişirilir.

300 gr su 200 gr frambuaz 100 gr pudra şekeri

Frambuaz Soslu Double Chocolate MALZEMELER 1 adet yumurta sarısı 1 adet yumurta 1 adet yaprak jelâtin 30 gr süt 5 gr konyak 30 gr pudra şekeri 150 gr beyaz çikolata 350 gr çırpılmış krema 100 gr frambuaz sos Çikolata Sos 200 gr bitter çikolata 80 gr sütlü çikolata 350 gr krema HAZIRLANIŞI

Tüm malzemeler mikserde orta devirde 5 dakika kadar çırpılır. Daha önceden hazırlanmış olan çemberlere paylaştırılır. 165 derecelik fırın ısısında 30-35 dakika kadar pişirilir.

Sür ısıtır, üzerine jelâtin ve beyaz çikolata ilave edilip karıştırılır. Yumurtalar pudra şekeri ile mikserde kabartılıp karışıma eklenir. Daha önceden çırpılmış olan krema ve konyak diğer karışıma yavaşça ilave edilip karıştırılır. İçerisine frambuaz sos eklenir. Ardından karışım silikon kalıplara doldurulur. 5 saat kadar dolapta dinlendirilir. Üzerine çikolata sos dökülür, orman meyveleriyle süslenerek servis edilir.

Frambuaz Şurubu

Çikolata Sos

Tüm malzemeler bir tencere yardımı ile ocakta kaynatılır. Daha sonra süzgeçten geçirilerek soğumaya bırakılır.

Krema ocakta kaynatılır. Çikolata parçaları içerisine dökülür, yavaşça kaynatılır. 1 saat dinlendirilerek soğutulur.

20 gr glikoz 1 damla sakız aroması HAZIRLANIŞI

FOODINLIFE.COM.TR

35


Mekan

Patisserie by

İstiklal’in Huzura Açılan Kapısı: Limonlu

Bahçe!

Dar bir kapıdan içeriye giriyoruz önce, yavaş yavaş birbirini takip eden koridorlardan yürüyoruz. ‘Nereye gidiyorum?’ ‘Nereye çıkacağım?’ endişeleri duymadan ilerlediğimiz gri koridor bizi belki de hayalimizde düşlediğimiz yere götürüyor. Usanmadan koridoru yürümeye devam ediyoruz. Bir de bakmışız, gri koridorların ardında gizlenmiş bir cennet… Evet, tam da oradan bahsediyoruz, İstiklal’in limonlu huzuru… Bizde Limonlu Bahçe’ye hayat veren mekân sahibi Vildan Erozan’ın mekânını emanet ettiği İşletme Müdürü İbrahim Yıldız ve Mutfak Şefi Ercan Akbalık ile görüştük…

İ

stiklal Caddesi’nden Tophane’ye inerken Fransız Sarayı’nın arkasında kalan Limonlu Bahçe, 2001 yılının Haziran ayından bugüne ziyaretçilerine adeta cennetin kapılarını açıyor. İstanbul’un telaşı içerisinde, kendisine vakit ayırmak isteyenler Limonlu Bahçe’de sakinliğe ulaşmanın ferahlığını yaşıyor. 350 m2’lik bir alanda birçok ağaç türünü içinde barındıran Limonlu Bahçe, adını bahçesinde bulunan 4 limon ağacından alıyor. O dar koridorlardan geçerek ulaştığımız, karşımıza çıktığı anda şaşkınlıkla heyecanın birleştiği duygu Limonlu Bahçe’de hissedilen ilk özel an… Limonlu Bahçe’nin misafirlerini karşılayan samimi bir ortamı bulunuyor. Misafirler hiç yabancılık çekmeden ortamın büyüsüne kapılabiliyor. Dekorasyonunda zaman zaman küçük farklılıkların karşımıza çıktığı Limonlu Bahçe’nin İşletme Müdürü İbrahim Yıldız: “Limonlu Bahçe’nin dekorasyonunu mekân sahibi Vildan Hanım’ın keyifle ve beğenerek aldığı ürünler oluşturuyor. Dışarıda beğendiği, hoşuna giden tasarımları özenle ve severek

36

FOODINLIFE.COM.TR

alır ve bahçenin en yakışan köşesine koymamızı ister” diyor.

Ercan Usta’nın aşkla yaptığı Limonlu Cheesecake… Limonlu Bahçe’nin Mutfak Şefi Ercan Akbalık ile Limonlu Bahçe’nin tatlıları hakkında konuştuk. Limonlu Bahçe’de en çok Limonlu Cheesecake tercih ediliyor. Adı üstünde Limonlu Bahçe’de Limonlu Cheesecake yenir. Ercan Usta Limonlu Bahçe’nin sembolü haline gelen Limonlu Cheesecake’i, taze bir Cheesecake hamurunun içine bir yarım limon sıkarak hazırlıyor. Cheesecake servis edilirken limon sosu hamurun üzerinde dağınık olarak bırakılıyor. Limonlu Cheesecake yapımında kullanılan bu limonlar tabii ki bahçedeki ağaçlardan alınmıyor. Bahçedeki ağaçlar sadece Limonlu Bahçe’nin simgesi ve isminin kaynağı… Ercan Usta hazırladığı tüm tatlılar ve yemekler için aynı cümleyi kullanıyor: “Güzel bir aşkı yaşamak gibi!”

Tabii ki limonata! Limonlu Cheesecake gibi limonata’da Limonlu Bahçe’nin simgesi haline gelmiş en-

fes tatlardan. Cheesecake’te olduğu gibi limonatada da kullanılan limon, bahçedeki ağaçtan kullanılmıyor. İsmiyle çok sağlam bir bağlantı kuran Limonlu Bahçe’nin ziyaretçileri bazen limonata bulamadıklarında çok şaşırıyorlarmış. Limonlu Bahçe’de limonatanın bazı zamanlarda bulunmamasının nedenini İbrahim Bey: “Limonun bir sezonu var ve biz limonataya herhangi bir katkı maddesi eklemediğimizden dolayı KasımMart ayları aralığında limonata yapmayı tercih etmiyoruz ” sözleriyle açıklıyor.

Limonlu Cheesecake’in tatlı arkadaşları Limonlu Bahçe’nin adıyla çok sıkı bir bağlantı kuran Limonlu Cheesecake’in haricinde daha pek çok çeşit tatlı ziyaretçilere sunuluyor. Limonlu Cheesecake’in mönüdeki tatlı arkadaşlarından bir tanesi de, çıtır ekmek hamuruyla hazırlanan ve yanında dondurma ile servis edilen bitter çikolatalı profiterol. Limonlu Bahçe’nin mönüsündeki diğer tatlılar arasında bir anne tatlısı olan su muhallebisi, tel kadayıf ve sakızlı muhallebiler de bulunuyor…

yazı/irem ekkaldır


Mekan

Patisserie by

62 Senelik Bahar Pastanesi’nin Lezzetli Varoluşu… Bahar Pastanesi hikâyesine 1951 yılında Kınalıada’da başlıyor. Ziya Gündoğdu’nun Madam Yuana’dan devir aldığı Bahar Pastanesi bugün Kınalıada, Teşvikiye ve Çağlayan’daki 3 mağazasıyla misafirlerine hizmet veriyor. Ayrıca yine Çağlayan’da bulunan genel üretim merkezinde kurumsal olarak; beş yıldızlı oteller, restoranlar, kafeler, davet organizasyon firmaları ve büyük şirketlerin toplantı organizasyonlarına, gerek pastacılık gerekse ekmekçilik konusundaki ürünleri ile hizmet veriyor. Pastanenin ikinci kuşak yöneticilerinden Yiğit Başar Gündoğdu ile gerçekleştirdiğimiz röportajdan en özel notlarıyla Bahar Pastanesi…

H

itap ettikleri kitlenin damak zevkini ön planda tutarak çalışmalarını geliştiren Bahar Pastanesi, geçmişten günümüze kadar gelen lezzetini değiştirmiyor. Ürünlerini aslına uygun hammaddelerle üreten pastane lezzetinin sırrını organik, yöresel ürünlere bağlıyor. Bahar Pastanesi’nin meşhur sakızlı paskalya çöreğinin lezzetinden bahseden Gündoğdu: “Paskalya çöreğimizde kullandığımız sakızı bizzat Yunanistan’dan temin ediyoruz. Diğer ürünlerimizi de nostaljik yapıda ve çağa uygun olarak üretiyoruz; Avrupa’da 100 yılı aşkın bir şekilde sektöre hizmet veren büyük tedarik firmalarından çeşitli ürünler de temin etmekteyiz” diyor.

Ekmek konusunda iddialılar! Bahar Pastanesi’nin pastacılık alanında öne çıkan birçok çeşidi bulunuyor. Pasta mönüsünde sakızlı paskalya çöreği, şarmeli, chese browni, ganaj pasta, marondegize, kestane şekeri, tavukgöğsü, kazandibi ve olmazsa olmaz kaymaklı lokum yoğun talep görüyor. Ekmekçilik alanında ise 200 çeşit ekmek ile beraber bu ürünlerin çeşitli gramaj ve boyda olanları kurumsal müşterilere sunuluyor. Bunların yanında; Bahar Çavdar, Bahar Tahıllı, Bahar Kepekli, Bahar Yulaflı, Bahar

38

FOODINLIFE.COM.TR

İtalyan, Bahar Fransız, Bahar Alman ekmek çeşitleri de mönüde öne çıkıyor. Gündoğdu bu konuda şöyle diyor: “Ekmek konusunda Bahar Pastanesi öncü bir kuruluş olduğunu sektörde kanıtlamıştır. Şöyle ki; Bu alanda hizmet vermeye başladığımız süre içerisinde onlarca firma sektöre girmiş ve maalesef, gerek hizmet gerekse ürün kalitesi konularında başarı sağlayamamıştır. Bahar Pastanesi, hiçbir zaman çizgisinden taviz vermeyerek, müşterilerine kaliteli ürün ve hizmeti sunmayı başarmış ve bugünlere dek bu hizmeti sunmaya devam etmektedir.” Tatlı mönüsünde yer alan lezzetleri sorduğumuz Yiğit Başar Gündoğdu şöyle cevaplıyor: “Bizler için tatlı, pasta demektir. Bu bağlamda her çeşit pasta, kurabiye, sütlü tatlılar, lokumlar ve tabi ki soruya uygun cevap için ise; Her çeşit baklava, şekerpare, ekmek kadayıfı, tel kadayıf ve buna benzer çeşitler mönümüzde bulunmaktadır.”

Müşterilerin istekleri özel hazırlanıyor! Bahar Pastanesi’nde mönüdeki ürünler haricinde, talep olduğu zamanlarda özel olarak üretim de yapılıyor. Misafirler istedikleri ürünlerden sipariş ediyor, Bahar Pastanesi de hazırlıyor.

Bahar’dan paket servis… Bahar Pastanesi paket servis konusunda belirli bir çerçeve içinde hareket etmiyor. 7 gün 24 saat her an siparişlere cevap veriliyor. Özellikle kurumsal müşterilerden gelen talepler doğrultusunda hangi gün ve saat olursa olsun, her an siparişler gönderilebiliyor.

Her şey Bahar Pastanesi’ne yakışır şekilde! Bahar Pastanesi 1951 yılından bugüne kadar koruduğu çizgisinden ve kalite anlayışından ödün vermiyor. Ürettiği pastalardan sütlü tatlılara, her zaman günlük olarak hazırlanıyor. Mönüdeki ürün çeşitliliği geniş yelpazesini kanıtlıyor. Her ürün için ayrı bir özen gösteriliyor. Bahar Pastanesi’nde kalite Bahar markasına yakışır bir şekilde ürünlere yansıyor. Bahar Pastanesi pastane sektöründe üzerine düşen görevi en lezzetli şekilde yerine getiriyor. 62 yıldır hiç ara vermeden ve vizyon sınırlarından çıkılmadan hareket ediliyor. Pastaneye gelen misafirlerin memnuniyeti Bahar Pastanesi için lezzetin son aşaması. Bahar Pastanesi’nin lezzetleri ile başlayan hikâye, ziyaretçilerin evlerinde bu lezzete doymaları ile son buluyor.


Catering

Patisserie by

Sağlık, Lezzet ve Kalite Bir Arada… Galata Muhallebicisi! Şubelerinde misafirlerine verdiği kaliteli ve lezzetli hizmeti artık toplu tüketime hitap eden büyük firmalara da sunan Galata Muhallebicisi bu konudaki tüm Ar-Ge çalışmalarını bitirmiş durumda… 5 yıldızlı otellere unlu mamul, sütlü tatlı anlamında ürün sunmaya başladıklarını söyleyen Galata Muhallebicisi Ürün Geliştirme Müdürü Adnan Öztürk ile Galata Muhallebisi’nin yelken açtığı bu yeni alana dair bir söyleşi gerçekleştirdik…

O

telcilik ve restoran sektöründe kendilerinin yaptığı tarzda sütlü tatlıyı yapabilmenin çok kolay olmadığını söyleyen Adnan Öztürk, bunun sebebini ise ekipman ve malzeme tedariki açısından yapımı zor bir tatlı çeşidi olmasına bağlıyor ve ekliyor: “Günlük manda sütü kullanıyoruz. Bahsettiğim, sağımı ve tıbbi araştırmasından sonra üretime giren süt. Kısacası günlük süt kullanıyoruz. Dolayısıyla tedarik ve yapım aşaması otelcilik ve restoran grubunun yapabilmesini pek mümkün kılmıyor. Biz ürünlerimizde nişasta ve koruyucu madde kullanmıyoruz. Günlük üretim yaptığımız için buna gerekte duymuyoruz. Bu da bizim ürünlerimizin kalitesini artırıyor.”

Otel, restoran ve catering firmalarına yaptıkları satışlarda birçok şeyi takip ettiklerini bildiren Ürün Geliştirme Müdürü Adnan Öztürk şöyle devam ediyor: “Verdiğimiz her ürünün şahit numunesini alıyoruz. Ve 72 saat o ürünü saklıyoruz ki olası herhangi bir durum karşısında geri dönüşüm yapabilelim. Ve bir diğer önemli unsur ise ürünlerimizi sattığımız andan itibaren misafirin tüketimine kadar çeşitli kontrol aşamaları uyguluyoruz. Dolaplarımızın 15 günde bir yapılan periyodik bakımlarına dikkat ediyoruz. İşin en önemli noktası ise biz ürünü yaptıktan sonra misafirin memnuniyetini duyana kadar kendimizi sürekli tetikte tutuyoruz.”

“Ana prensibimiz sağlık”

“Hiçbir ürünümüz taklit değildir”

Galata Muhallebicisi’nde yediğiniz tatlıyı direk hissediyorsunuz diyen Öztürk, bunun sebebini de yapay bir katkı maddesi kullanmamalarına, her ürünün doğallık ve tazelikten meydana gelmesine bağlıyor. Ayrıca sağlık açısından da oldukça iddialı olduklarını belirten Öztürk: “Bizim ana prensibimiz, sağlık. Bunun yanında lezzet ve görsellikte çok önemli tabii ki” diyor.

Ürünlerinin asla taklit olmadığını üzerine basa basa söyleyen Öztürk, ürünleri ortaya koyarken uzun bir araştırma sürecinden geçirdiklerini söylüyor. Defalarca deneme, sunum ve tadım yapılarak meydana getirilmiş ürünler sunduklarını vurgulayan Ürün Geliştirme Müdürü, çok çeşit çıkarmak yerine var olanları geliştirip kaliteyi ve lezzeti artırmak niyetinde olduklarını açıklıyor…

40

FOODINLIFE.COM.TR


Baklava

Patisserie by

Nejat Güllü’nün Güllüoğlu, Yeni İş Ortağı Olarak Vodafone’u Seçti! Geleneksel Türk lezzetlerini Kâğıthane’deki modern üretim tesisinden sofralara sunan Güllüoğlu, teknolojinin son imkânlarını kullanarak çalışanlarını bir kez daha mutlu etti…

T

atlı sektörüne yön vermiş, geleneksel Türk tatlılarını dünyaya tanıtmış bir duayen… Dünyaya baklava yediren Nejat Güllü, bugün tatlı sektörünün en başat aktörlerinden biri. Kendi eliyle açtığı baklavaları ve formülü kendinde saklı özel tarifleri, özenle gelecek nesillere taşıyor. Ancak gelenekselle olan bağını iş şirket yönetimine gelince teknoloji ile bağdaştırmayı da biliyor. Öyle ki, güvenilir iş ortağı olma misyonuyla kurumsal müşterilerine akıllı ve verimli iş yapma olanakları sunan Vodafone İş Ortağım programının son kullanıcısı Baklavacı Güllüoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Güllü oldu. Vodafone Türkiye’nin Kontrollü İletişim Çözümleri ile şirketinin aldığı toplam dakika, SMS ve datayı çalışan ihtiyaçları doğrultusunda paylaştırabilen Nejat Güllü, artık iş süreçlerine göre çalışanların tarifelerinde ay içinde değişiklik yapabiliyor ya da hatlarına limit koyabiliyor. Öte yandan Vodafone Türkiye’nin Kontrollü İletişim Çözümleri çatısı altında sunulan FaturaNet servisi ile şirketler çalışanlarının kullanımlarını detaylı bir şekilde takip edebiliyor, çalışanlarının tarife aşım bilgisini detaylı raporlarla görebiliyor. Böylelikle iletişim maliyetlerini kontrol altına alarak işlerinde verimlilik artışı sağlayabiliyor.

42

FOODINLIFE.COM.TR

Asırlık bir lezzet, Güllüoğlu… İşe Gaziantep’te amcası Halit Güllü’nün yanında baklava tepsisi yıkayarak başlayan Hacı Mustafa Güllü’nün büyük oğlu Nejat Güllü, bir taraftan eğitimine devam ederken diğer taraftan kendini aile mesleği olan baklavacılık ve baklava ustalığı zanaatına adadı. 1969 yılında, İstanbul’a gelerek dükkânın başına geçen Nejat Güllü, bu dönemde radikal kararlar alarak dünya markası olma yolunda ilk adımlarını attı. 1949 yılında babasının Havyar Han Numara 23’te açtığı küçük dükkânın artık talepleri karşılayamadığını fark etti. Yeni bir noktaya taşınmak bir zorunluluk olmuştu ve 1976 yılında dükkânı daha büyük, daha işlek bir noktaya taşınmaya karar verdi. Başarı, kendini ilk günden müjdeliyordu. Yeni noktada işler son sürat devam etti. Nejat Güllü, 1985 yılında babasından ve kardeşlerinden ayrılarak önce Hasanpaşa’da bir baklava imalathanesi, ardından Mısır Çarşısı’nda ilk Güllüoğlu şubesini açtı. Bu şubenin açılması ile birlikte dünyaya Güllüoğlu lezzetinin ulaştırılması adına ilk çalışmalara başlanmış oldu.

Nejat Güllü sınırları aştı! Kısa süre zarfında Nejat Güllü, Avrupa’ya ilk baklava ihracatını; Yunanistan’a

gerçekleştirdi. Yeni noktalarda şubeleşme ve ihracat sürekli olarak devam etti. Artık baklava deyince insanların aklına sadece “Güllüoğlu” geliyordu. Artan talepleri karşılamak için daha büyük bir tesise geçmek gerektiğini fark eden Nejat Güllü, kolları sıvadı. 2001 yılında Kâğıthane’de 7 bin m2’lik kapalı alana sahip ‘Dünyanın En Büyük Baklava Üretim Tesisi’ni faaliyete geçirdi. Teknoloji ile el emeğinin buluştuğu tesiste; baklava ve su böreği çeşitleri yanında, pasta, lokum, dondurma, çikolata, yufka, poğaça ve simit üretimi de gerçekleştirilmeye başlandı. Geniş ürün yelpazesine her geçen gün yeni bir lezzet ekleyen Güllüoğlu, hedefleri doğrultusunda çalışmalarına devam ediyor. Türkiye’nin baklavasını dünyaya tanıtıyor…

Lezzeti dünyaya yayıldı Ustaların ustası, baklavacı Nejat Güllü şimdiye kadar Türkiye’deki 19 şubesine ek olarak yurtdışında da ABD’de New York’ta Manhattan, Brooklyn-Brighton Beach, Queens–Astoria, New Jersey’de Cliffside Park ve Kaliforniya’da Los Angeles; Libya’da Trablus, Hollanda’da Amsterdam şubeleri yanısıra geçtiğimiz günlerde Almanya’nın Düsseldorf kentinde sekizinci şubesini açtı.


Mekan

Patisserie by

Unlu Mamul Sektöründe Hızla Büyüyen Bir Mekân… Paşafırını! Hikayeleri 1995’te Sarıyer İstanbul’da Pamuk Pastanesi ile başlayan Nedim Kaya ve Umut Ercan 20 seneyi aşkın devam eden titiz çalışmaları sonucunda çağdaş ve yepyeni bir konsept olan Paşafırını’nı 2009 yılında kurdu.

İ

lk olarak Sarıyer’de faaliyete başlayan Paşafırını’nın şu an 6 şubesi bulunuyor. Franchise sistemi ile büyümeyi hedefleyen Paşafırını’nın 2013 yılı sonuna kadar hedefi ise 20 şube. Başta unlu mamullerindeki iddiası, alternatifli pastalar, sütlü ve şerbetli tatlılar, Paşafırını’na özel ekmek çeşitliliği ile geniş yelpazesine sahip olan Paşafırını, Bakırköy Marmara Forum şubesindeki zengin yemek mönüsü ile de lezzetlerini taçlandırıyor. Paşafırını’nın lezzeti kulaktan kulağa dolaşırken, Marmara Forum şubesinde, mekânın ortağı ve işletmecisi Nedim Kaya ile sohbetimize başladık… 18 yıldır pastacılık ve unlu mamul deneyimi olan Kaya, geçmiş birikim ve sektördeki tecrübelerini 2009 yılında Sarıyer’de açtığı Paşafırını markası ile konumlandırdı. Sonrasında Tarabya, Zekeriyaköy, Yeniköy,

44

FOODINLIFE.COM.TR

Kağıthane ve Marmara Forum olarak şube sayısını kısa sürede 6’ya çıkardı. Seçkin tatları, mekanın mimari dokusu ve müşteri ilkelerini her daim ilke edinen Kaya, yoğun istekler üzerine Paşafırını’nın franchise vererek büyümesini hedefleri arasına aldı. Franchise alanında sektöründe öncü isimler arasında yer alan Uygar Azak ile işbirliğine vararak, 2013 yılı sonuna kadar Paşafırını markasının 20 şube açarak büyümesi yolunda hedefleri belirledi. . Paşafırını olarak şuan İstanbul sınırları içerisinde marka bilinirliğini arttıracaklarını belirten Kaya, İstanbul dışında şubeleşmeyi kısa vadede planlarının arasında olmadığını aktarırken, çok yakın zamanda Paşafırını’nı İstanbul’un birçok yerinde göreceğimizin de müjdesini veriyor…

“Ürünlerimizi kendimiz imal ediyoruz” Sınırlı ürün çeşitliliği ile değil, unlu mamullerde aklınıza gelebilecek her türlü mönü zenginliğine sahip Paşafırını, lezzetlerinin ve tüm ürün çeşitliliğinin hijyen ve kalite standartlarına uygun üretimleri ile tüketicinin şimdiden müdavimi oldu. Şuan sadece Marmara Forum şubesine özel yemek mönüsü hazırlayan Paşafırını misafirlerine günün her saati hizmet verebilmek amacıyla dünya mutfağından lezzetler sunuyor. Paşafırını’nın kendisine özel çay iddiası olduğunu öğreniyoruz. Ayrıca diğer pastanelerde çok sık rastlanmayan Sarıyer Böreği de iddialı oldukları ürünlerinden… Ürünlerinin tamamını kendi imalathanelerinde imal edilip, Frachise verdiğimiz işletmelerimize

yazı/irem ekkaldır


de aynı hassasiyet ile desteklerimizi sürdürüyoruz. Alt yapımız bu konuda oldukça donanımlı. Tüketicinin tüm Paşa Fırını ürünlerinde aynı lezzeti tatmalarını sağlıyoruz.

“Franchise alacak kişiyi araştırıyoruz” Franchise alacak kişileri çok dikkatli seçtiklerini söyleyen işletme sahibi KAYA, franchise alacak kişinin bayi ile birebir ilgilenmesini istediklerini belirtiyor. Franchise şubelerinin bayiliği alacak kişinin isteklerine göre değil de kendilerinin onay verdiği, müşteri potansiyelinin bulunduğu yerlerde açılmasını tercih ediyorlarmış. Franchise verirken ince eleyip sık dokuduklarını tekrar tekrar söyleyen Nedim Kaya: “Franchise alacak kişinin ticari geçmişine bakıyoruz, araştırmalar yapıyoruz. 2013 yılı hedeflerini yeni şubeler açarak büyüteceklerini açıklayan Kaya, alt yapı hazırlıklarının devam ettiğini bildiriyor. Müşteri ve ürün kalitesini daha da yükseklere taşımak istediklerini belirten başarılı işletmeci, Paşafırını’nın da en çok tercih edilen ürünün unlu mamuller olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Ekmeğimizde, böreğimizde ve çayımızda çok iddialıyız. Paket servisinde de kalitemiz ve hızımız ön planda. Öyle ki her çeşit ürün paket servis ile ulaştırılabiliyor. Özel günler için üretilen Paşafırını pasta çeşitliliğimiz ile düğün, doğum günleri ve çocuklar için çok çeşitli pastalar yapılıyor.

“Hem göze hem damaklara hitap ediyoruz” “Cumhuriyet tarihinin en hızlı gelişen sektörü unlu mamul sektörü” diyen mekân sahibi Nedim Kaya, müşteriye her yönden cevap vermeyi hedeflediklerini açıklıyor. Butik pastacılık alanında görselliğin çok önemli olduğuna da vurgulayan işletmeci: “Biz hem görsele hem damak tadına önem veriyoruz. Tabii ki kişiye özel üretim yapıyoruz. Ama standartlarımız, lezzetimiz, kullandığımız ürünler ve farklı donelerimize göre hareket ediyoruz. Gıda mühendisimiz ve gıda teknikerimiz ile müşterilerimize güvenli ürünler sunuyoruz” diyor. Paşafırını’nda sadece pasta veya sadece börek yok. Unlu mamullerin hepsi mevcut. Sabah açılıp gece yarısı kapanmayı hedeflediklerini söyleyen Kaya: “Gelen müşterimiz sabah gelip böreğini, öğlen veya akşam gelip yemeğini yiyebilmesi için çalışıyoruz. Aslını isterseniz bizim zaten yemek geçmişimiz var. Paşafırını’nda ilk defa yemek işinde değiliz. Paşa fırını’ndan önce de restoranlarımız mevcuttu. Halen işletmekte olduğumuz restoranlarımız da var. Bizim hedefimiz; en kısa zamanda Paşafırını’nı daha iyi yerlere getirmek, şubelerimiz ile ağımızı geliştirmek…”

FOODINLIFE.COM.TR

45


Çikolata Dünyası

Patisserie by

Fransa’da Doğan Valrhona Çikolata, Günümüzde Tüm Dünya Şeflerinin Tercihleri Arasında Yer Alıyor! Çikolata sektöründe dünyaca ünlü bir marka olan Valrhona Çikolata’nın Türkiye temsilciliğini yapan Pastarom, Valrhona’nın Türkiye pazarında önemli bir yerde olmasında çok etkili… Valrhona’nın ürünlerini bünyesine katan Pastarom sayesinde Valrhona Doğu Avrupa Satış Müdürü Antonio Tolsada ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Dünyaca ünlü şeflerin tercihleri arasında Valrhona Çikolata olduğu bir gerçek. Türkiye’de 5 senedir faaliyet gösteren Valrhona için ise en önemli konu lezzet… Bay Tolsada ile yaptığımız bu keyifli söyleşide, lezzete dair her şeyi sizlerle paylaşıyoruz…

46

FOODINLIFE.COM.TR


F

ransa’da 1922 yılında kurulan Valrhona Çikolata’nın kalite anlamında tartışılamayacak kadar lezzetli olduğunu söylesek abartmış olmayız. Böyle bir lezzeti Türkiye ile paylaşmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Tolsada: “Türkiye’de gastronomi kültürü çok gelişmiş ve çok iyi de bir yemek kültürü mevcut. Yeni tatların ve lezzetlerin merakla beklendiği bu ülke aynı zamanda yeni lezzetlere de açık. Bizim için en önemli şey lezzet. Türkiye’de de daha iyi ve kaliteli lezzetleri bekleyen insanlar var. Biz onun için buradayız” diyor.

Toprak ve insanın emeği lezzeti oluşturuyor Valrhona çikolatalarının lezzeti topraklarına dayanıyor. Kakao çekirdeklerinin yetiştiği topraklar, çikolatanın lezzetini almasını sağlayan çok önemli bir unsur. Tolsada, çikolatanın hazırlanmasındaki ilk aşama olan kakao çekirdeklerinin yetiştirilmesindeki en önemli işi de bu topraklarda çalışan çiftçilere bağlayarak şöyle konuşuyor: “Çikolata için en önemli şey aslında topraktır, kakao çekirdeklerinin yetiştiği yerdir ve aynı zamanda en önemlisi bu işlemleri gerçekleştiren çiftliklerde çalışan insanlardır.”

bölgelerden gelen çekirdeklerle sadece tek bir tat üretim yapılıyor. Normalde endüstriyel çikolata üretenler farklı tüketici segmentlerine göre üretim yapabiliyorlar. Fakat Valrhona endüstriyel çikolata üretmiyor, sadece artizanal diye tabir edilen özel üretim yapıyor. Bu sebeple çikolatada tadın aynı olması çok önemli bir husus. Tolsada, Valrhona Çikolata’nın lezzetinin, faaliyet gösterilen her ülkede aynı olmasının sebebini “Valrhona lezzetini alan müşteriler sürekli seyahat ediyor, dolayısıyla Amerika’da farklı tat burada farklı tat bulurlarsa hoşnut kalmazlar” cümlesiyle açıklıyor. Valrhona’nın dünyanın farklı yerlerinde hem kendisine ait olan hem de anlaşmalı olarak çalıştığı kakao şirketleri bulunuyor. Valrhona Çikolata’da kakao çekirdeklerine uygulanan konçlama işlemine en az 3 en fazla 5 gün ayrılıyor. Bu işlenme prosesi sırasında konçlama 4 saatte de tamamlanabilir. Ancak Valrhona’nın konçlama süresi sayesinde çikolata çok daha lezzetli bir hal alıyor. Konçlama süresinin uzaması ekstra maliyet, insan kaynağı ve zaman demek. Bu sebeple Valrhona’nın fiyatlarının biraz yüksek olduğu

söylenebiliyor. Valrhona’nın kakao çekirdeklerine uyguladığı tüm bu işlemlerden sonra 3 ana tip ürün üretiliyor. Bunlardan ilki şefler ve pastaneler için üretilen çikolatalardan. İkinci ürün ise çikolata bonbonları. Çikolata bonbonlarının ömrü 1-2 ay olduğu için gümrükte ve nakliyede geçirilecek süreden dolayı Türkiye’ye getirilemiyor. Üçüncü tip çikolata ise Valrhona ismini üzerinde taşıyan gurme dükkanlarına yönelik ürünler. Valrhona 2013’te dünyada 4. nesil diye tabir edilen Grand Cru serisindeki beyaz, sütlü ve bitter çikolatanın yanında sarı veya sarışın diye isimlendirilen bir ürünü piyasaya çıkardı. Bu sarışın çikolatanın adı Dulcey ve bu ürün Sirha Lyon Fuarı’nda inovasyon ödülü almış…

Çikolatalar da şaraplar gibi… Valrhona Çikolata Doğu Avrupa Satış Müdürü Antonio Tolsada çikolataları şaraplara benzetiyor ve ekliyor: “Çikolatalarda aynı şaraplar gibidir. 50 yıl önce sadece beyaz ve kırmız şarap vardı, ama şimdi geliştiriliyor ve çok farklı çeşitler piyasaya çıkıyor. Çikolatalar da aynı şaraplar gibi. Gün geçtikçe çeşitleri ve kaliteleri artıyor…”

Adı vadideki nehirden geliyor… Bugün 75 ülkede faaliyet gösteren Valrhona adını Fransa’nın Rhone şehrindeki aynı isimli nehrinin bulunduğu vadiden alarak “Vallee Du Rhone Valrhona” haline geliyor. Fransa, Tokya, Japonya, İspanya ve Amerika’da Valrhona’nın bizzat var olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Valrhona Türkiye’de ve daha birçok ülkede ise distribütörleri vasıtasıyla faaliyet gösteriyor.

Makineleri 70 senelik! Valrhona, lezzetinin sırrını 70 senelik makinelerle çalışarak koruyor. Makineleri çok eski olmasına rağmen Valrhona bunu bir avantaj olarak görüyor. Bu durum biraz da Fransa’nın gelenekselliğe verdiği değerden kaynaklanıyor. Valrhona geçmişten bugüne o lezzeti korumak adına eski makineleri yeni teknolojiye uyarlayarak kullanıyor. 70 senelik bu makinelere uyarlanan yeni teknoloji ve belli

FOODINLIFE.COM.TR

47


Yarışma

Patisserie by

SCAE Türkiye Kahve Sanatçıları Yarışması CNR EXPO’da Gerçekleşti! Kahve konusunda dünya genelinde düzenlenen ve tek resmi organizasyon olan World Coffee Events’in Türkiye seçmeleri, 28-31 Mart tarihleri arasında CNR fuar alanında ETÜDER & CNR Holding ev sahipliğinde gerçekleşti. SCAE Türkiye Koordinatörü Ayşin Aydoğdu tarafından Kaffesa Ltd.- Mambocino Coffee önderliğinde hazırlanan yarışma, yurt içi ve yurt dışından gelen kahve gurmelerini, baristaları, kahve tutkunlarını ağırladı.

M

ambocino Coffee’nin hazırladığı, 2013 Kahve Sanatçıları Yarışmaları’nda 7 farklı kategoride Baristalar yarıştı. SCAE Türkiye Kahve Sanatçıları Yarışması için, Dünya Barista Şampiyonu Gwilym Davies ve yurt dışından katılım sağlayan kahve uzmanları, özel misafir ve hakem olarak katılım gösterdiler. Kıyasıya bir mücadelenin sonunda Türkiye Barista Şampiyonası’nda 7 farklı kategoride birinci olan isimler şöyle: Barista Champion - Serkan İpekli Latte Art Champion - Özkan Yetik Cuptasters Champion - Fatoş Yiğitel Brewers Cup Champion - Aslı Yaman Coffee Roasting Challenge Champion - Seçkin Sinanoğlu Cezve/ Ibrik Champion - Turgay Yıldızlı Coffee And Good Spirits Champion- Serkan İpekli. İlk kategori Barista (Kahve Barmeni) Yarışması’nın birincisi Serkan İpekli World Barista Championship’e, 2. kategori Latte Art (Süt Sanatı) Yarışması’nda birinci olan yarışmacı Özkan Yetik World Latte Art Championship’e, 3. kategori Kahve Tadım

48

FOODINLIFE.COM.TR

Yarışması’nda birinci gelen yarışmacı Fatoş Yiğitewl World Cup Tasters Championship’e, 4. Kategori Alkollü Kahve Yarışması’nın birincisi Serkan İpekli World Coffee in Good Spirits Championship’e, 5. kategori Türk Kahvesi Yarışması birincisi Turgay Yıldızlı World Cezve-İbrik Championship’e, 6. kategori Kahve Demleme Yarışması’nda birinci olan yarışmacı Aslı Yaman World Brewers Cup Championship’e, 7. kategori Kahve Kavurma Yarışması’nın birincisi Seçkin Sinanoğlu World Coffee Roasting Championship’e katılmaya hak kazandı.

Derece alanlar World Cezve/Ibrik Championship’de yarışacak! SCAE Türkiye Kahve Sanatçıları Yarışması’nın derece alan yarışmacıları, Türk Mili Takımı adına; 23 - 26 Mayıs 2013 Melbourne Avustralya’ da “World Barista Championship” ve “World Brewers Cup” kategorilerinde, 26 - 28 Haziran 2013 Fransa’nın Nice kentinde “World Latte Art”, “World Cup Tasters”, “World Coffee In Good Spırıts” ve “World Coffee Roasting” kategorilerinde, 5 - 8 Eylül 2013 İstanbul’da Kaffesa ve Mambocino Coffee işbirliği ile düzenlenecek World Cezve/Ibrik Championship’de yarışacaklar.


Şefin Lezzetleri

Patisserie by

PiPa’nın İtalyan Şefi Gian Marco Russo’dan

Enfes Bir Tatlı… Cassata! Aşçı olmasında babasının büyük payı olduğu söyleyen PiPa’nın İtalyan şefi Gian Marco Russo ilk meslek hayatına bir balık restoranında başlamış. Daha sonra Fransa’ya staj için giden Marco Russo sonrasında da Türkiye’ye gitmeye karar verir ve İstanbul’a gelerek Mezzaluna’da çalışmaya başlar… Mezzaluna’dan sonra İstanbul’un çeşitli otel ve restoranlarında çalıştıktan sonra PiPa macerası başlamış. PiPa’da mutfaktaki her şeyi koordine ettiğini söyleyen Russo, ekibinden çok memnun olduğunu söylüyor. İtalyan tatlılarının Türkiye’de beğenildiğini belirten Russo, bir İtalyan tatlısı olan tiramisunun Türkler tarafından oldukça sevildiğini söylüyor. PiPa’nın İtalyan şefi Gian Marco Russo, Food in Life okurları için leziz mi leziz bir tatlı yaptı ve reçetesini bizlerle paylaştı…

50

FOODINLIFE.COM.TR


CASSATA MALZEMELER 15 gr 250 gr pudra şekeri 250 gr badem tozu 7 adet yumurta 20 gr Antep fıstığı (toz) 75 gr mısır nişastası 75 gr un 80 gr damla çikolata 20 gr portakal şekerleme 20 gr incir şekerleme 20 gr kiraz şekerleme 20 gr limon şekerleme 700 gr ricotta 100 gr süt 330 gr şeker 5 cl rum HAZIRLANIŞI Marzapane karışımı için  toz şeker, badem tozu, fıstık tozu ve iki yumurta beyazı hamur olana kadar karıştırılır. Pandispanya için 5 yumurta ve 150 gr şeker iyice karıştırılır. Daha sonra nişasta ve un eklenerek tahta bir kaşık ile karıştırılır. Teflon bir kek kabına koyulur ve 180 derecelik fırında 17 dakika pişirilir. Bir tahta çubuk yardımıyla kekin pişip pişmediği kontrol edilebilir. Peynir karışımı için ricotta peyniri, dilimlenmiş meyve şekerleri, 90 gr şeker; damla çikolatalar ile birlikte karıştırılır. Casatta karışımı için  fırın kâğıdı yerleştirilirse kalıptan çıkarmak daha kolay olacaktır. Kalıbın köşeleri marzapane hamuru ile kaplanır, ricotta peynirli dolgu içine eklenir ve üzeri dilim olarak kesilen pandispanya ile kaplanır. (Yumuşatmak için bir fırça yardımıyla süt ve rom ile ıslatabilirsiniz.) Buzdolabında yaklaşık iki saat beklettikten ve dinlendirdikten sonra kalıptan çıkarılabilir. (Marzapane kekin üzerinde olmalı.) 150 gr toz şeker ve 150 gr su kullanılarak kekin üzerine spatula yardımıyla pürüzsüz bir biçimde şekil verilir. Ve son olarak da üzerine meyve şekerleri ile dekorasyon yapılabilir.


Firma

Patisserie by

Felda Iffco Yeni Yatırımının Tamamlanmasını Şirket Ortakları ile Kutladı Felda Iffco Türkiye, margarin ve katı yağ üzerine yaptığı, son teknolojiye sahip yatırımın tamamlanması ve ürünlerin piyasa sürülmesi münasebeti ile yılın ilk Yönetim Kurulu toplantısını gerçekleştirdi.

D

ünyanın en büyük palm yağı ihracatçılarından FELDA Global Group ve Merkezi Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan 21 değişik iş kolunda faaliyet gösteren lider markaların kurucusu IFFCO ortaklığı ile kurulan grubun Türkiye’deki operasyonu olan FELDA IFFCO Türkiye, şirket sahiplerinin de içinde bulunduğu Yönetim Kurulu üyelerini 12-13 Mart tarihinde İzmir fabrikasında ağırladı.

Fidanlar dikildi… 2010 yılında başlayan margarin ve katı yağ üzerine yapılan yatırımın son bulması ve ürünlerin piyasaya sürülmesi sebebiyle Yönetim Kurulu üyeleri eşliğinde fabrikanın bahçesine Ege’nin simgesi olan zeytin ağacı fidanları dikildi. 2007 yılında tohumları atılan Felda Iffco operasyonu, 2009 yılında Türkiye’de yatırım kararı vererek faaliyetlerine başladı. 2012 yılı sonunda ise margarin ve katı yağ üzerine yatırımlarını tamamlayarak üretim kapasitesini üç katına çıkarttı. Proseslerine son teknolojiye sahip yeni bir rafineri ile birlikte hidrojenasyon ve interesterifikasyon, margarin üretim ve dolum tesislerini de ilave etti.

Amaç: Dünya kalitesinde ürünler sunmak! Felda Iffco Türkiye’nin amacı Türk tüketicisine ve müşterilerine dünya kalitesinde katma değerli ürünler sunmak... Bu doğrultuda stratejilerini ayrı ayrı belirlediği ve 4 ayrı satış kanalını ve bu kanallara ait 4 ayrı markasını da profesyonel bir ekip ile yöneten Felda Iffco Türkiye, iddialı girdiği sıvıyağ, margarin ve katı yağ pazarında rafine edilmiş bitkisel sıvı, katı yağlar ve margarinleri, endüstriyel müşterilere, ev dışı tüketim noktalarına ve yurtiçi perakende noktalarına satıyor. Bunun dışında Felda Iffco Türkiye, Afrika, Orta Doğu, Amerika ve Balkan ülkelerine Filza markasıyla Türkiye’den ihracat yapmakta...

52

FOODINLIFE.COM.TR


Etkinlik

Patisserie by

Koza Food Fest 2013, Getirdiği Markalarıyla Birlikte Yine Büyük Beğeni Topladı! Koza Gıda’nın bu yıl 2.sini organize ettiği Koza Food Fest 2013 etkinliği Sirha İstanbul içerisinde yoğun bir katılımla gerçekleşti. 7-9 Mart 2013 tarihleri arasında gerçekleşen bu etkinliği yaklaşık olarak 10 bin kişi ziyaret etti. 35 yabancı firmanın katılımıyla gerçekleşen organizasyona 10 yabancı şef de katkıda bulundu. Sirha İstanbul’un içerisinde yer alan Koza Food Fest 2013’te 3 gün boyunca Koza Gıda’nın ithalatını yaptığı ürünler katılımcılara tanıtıldı ve çeşitli tadım etkinlikleri gerçekleşti. Organizasyona katkıda bulunan şefler İnoksan’ın şov mutfağında lezzetli gösteriler yaptı ve ürünlerin nasıl kullanıldığına dair bilgiler verdiler…

K

oza Gıda’nın KFF 2013 katılımcı firmalarından bazıları ise şöyle: Bindi, COMATEC, Delifrance, Dobla, Euro Vanille, Garofalo, Lee Kum Kee, Mıssıon, P.C.B, Pfalzgraf, Gourmet Pidy, Pre Gel, Ravıfruıt, Rougıe, Sacla, Sosa, Thai World, Unifine, Zucceroo ve Altınmarka. Birçok yurt dışı firmasıyla çalışan Koza Gıda’nın katılımcı firmaları, yapılan organizasyondan oldukça memnun kaldılar. Ayrıca Koza Food Fest’e ilgi çok büyüktü, gelen ziyaretçiler de en az katılımcılar kadar memnun ayrıldılar organizasyondan…

da yer alan PCB ve Demarle stantlarına ilgi büyüktü. Yine büyük bir marka olan Dobla’da ziyaretçilerin sıklıkla bilgi aldığı stantlar arasındaydı. Tart ve külah ürünleri konusunda söz sahibi olan Pidy ve La Rosse Noire, şeker hamurunda dünya lideri olan Satin Ice, krema üretimi yapan Shineroad ve Koza Gıda ailesine yeni giren, alanında en iyilerden biri olan çikolata üreticisi Altınmarka standı da büyük ilgi gördü.

Koza Gıda’nın birbirinden değerli markaları büyük ilgi gördü!

Delifrance Yeni Ürünlerini İlk Kez Koza Food Fest’te Tanıttı!

Koza Food Fest 2013’te pastacılık adına ciddi anlamda şovlar yapıldı ve ürünler ile ilgili bilgiler verildi. Çikolata kalıpları konusunda önemli markalar arasın-

54

FOODINLIFE.COM.TR

Koza Food Fest 2013’e katılan Mıssıon, Delifrance, Salud Food Group’tan fuar hakkında kısa değerlendirmeler aldık...

Fransız unlu mamullerini 30 yıldır üreten Delifrance Koza Food Fest 2013’e yeni ürünleri birlikte katıldı. Fransa’da 20 fabrikadan üretim yaptıklarını söyleyen İhracat Müdürü Aurelie Negrier;

ekmek, danish, kruvasan, cheescake, unlu mamuller ve tuzlu mamuller ürettiklerini söylüyor. Toplamda 1000’den fazla ürün gamına sahip olduklarını belirten Negrier, her yıl 100’den fazla yeni ürün çıkardıklarını bildiriyor. Kaliteyi kontrol eden bir departmanlarının olduğunu ve çok dikkatli şekilde çalıştığını sözlerine ekleyen Aurelie Negrier, kalite standartları açısından bu detayı çok önemsediklerini söylüyor. Öyle ki fabrikadaki tüm ürünler tek tek kontrol ediliyormuş. Bayi ve distribütörlerinin dünyanın her yerinde bulunduğunu söyleyen İhracat Müdürü Aurelie Negrier, 20’den fazla ana bayiliklerinin bulunduğunu da söylemeden edemiyor. 2 yıl önce düzenlenen Koza Food Fest etkinliğinde yer aldıklarını söyleyen Negrier şöyle devam ediyor: “2 çeşit olarak çıkardığımız pişmiş ürünlerimiz pazara yeni girdi ve nisan- mayıs aylarında yeni çıkaracağımız ekmekler de pazara


FOODINLIFE.COM.TR

55


Etkinlik

Patisserie by

girecek. Bu ürünlerimizi ilk defa Koza Food Fest 2013’te görücüye çıkardık. Burada bizi tanıyan insanlarla yüz yüze görüşme fırsatı bulduk. Bu da bizim için çok önemli. Önümüzdeki senelerde de yeni ürünlerimiz ile beraber Koza Food Fest’e katılmak istiyoruz. Burada olmaktan çok mutluyum ve Koza Gıda ile olan distribütörlüğümüze devam etmek istiyoruz.”

Mıssıon: “Koza Food Fest 2013 Bizi Mutlu Etti!” Meksika’da kurulan Mıssıon ilk olarak Tortilla cipsleri ve Tortilla ekmekleri olarak başlamış fakat daha sonra bu ürünleri çeşitlendirerek artırmışlar. Akdeniz Ülkelerinden Sorumlu Satış Müdürü Fernando Salgado Bayo ile Mıssıon ile ilgili konuşma fırsatı bulduk. Koza Food Fest 2013’te ürünlerini tanıtma fırsatı yakaladıklarından bahseden Fernando Salgado Bayo Koza Food Fest 2013’de bulunduklarından dolayı memnuniyetini şu sözlerle dile getiriyor: “Böyle organizasyonlar sayesinde iş ilişkilerimiz gelişiyor. Koza Gıda ile çalışmaktan çok memnunuz. Umuyorum ilişkilerimiz daha da iyi seviyelere ulaşır. Ayrıca Türkiye sürekli gelişen bir ülke. Burada olmak bizim için çok büyük bir avantaj. Koza Gıda’ya teşekkürlerimi sunuyorum.”

Salud Food Group: “Türkiye Pazarında Kalıcı Olmak İstiyoruz” 1995 yılında kurulan ve Hollandalı bir firma olan Salud Food Group donmuş avakado ürünleri üretmektedir. Türk marketlerinde de satış yaptıklarını söyleyen İhracat Müdürü Ethan Commandeur Salud Food Group olarak katıldıkları Koza Food Fest 2013’ün oldukça verimli geçtiğini söylüyor. Ürünlerini tanıtma fırsatı bulduklarını dile getiren Commandeur, Guacomole adındaki soslarının kendileri için çok önemli olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “ Guacomole, bizim en önemli ürünümüz diyebilirim. Bunun dışında kolayca hazırlayabileceğiniz soslar ve avakado dilimlerimiz mevcut. Meksika ve Amerika stili kızartmalıklarımız var. Tatlı, biberli ve Sezar peynirli sosumuz bulunuyor ve Jalapeno biberli iki çeşit acılı sosumuz var. Bunların dışında soğan halkası da atıştırmalık ürünlerimiz arasındadır ve çok lezzetlidir. Koza Food Fest 2013 bizi mutlu etti. Gerçekten il-

56

FOODINLIFE.COM.TR

gilenen insanlar geldi. Önümüzdeki dönemlerde çok hızlı büyüyecek olan bir pazar burası. Bizde umuyorum ki bu pazarda kalıcı olabiliriz.”


Makaron

Patisserie by

Laduree İkinci Butiğini Nişantaşı’nda Açıyor! Makaronun bir numaralı adresi olan ve makaronun yaratıcısı olan Laduree Türkiye’ye hızlı bir dönüş yaptı. Türkiye’ye makaron kültürünü kazandıran Laduree hem dünyada hem de Türkiye’de çok taklit edildi. Makaronu Acıbadem kurabiyesi gibi ürünlerle karşılaştıranlar var. Aslında ikisi aynı şeyler değil. Makaron iki katlı, özel soslu ya da meyveli oluyor. Makaronu tattıktan sonra zaten ikisi arasındaki farkı anlıyorsunuz. Makaron çok değişik bir tatlı…

D

ünyanın en özel tatlarından ‘makaron’un yaratıcısı ünlü Fransız pastanesi Ladurée, İstinye Park’ın ardından Türkiye’deki ikinci butiğini Nisan ayında Nişantaşı’nda açmaya hazırlanıyor. Yeni Türkiye ortakları, Tramak Gıda kurucuları Sam Fayon ve Luc Fayon’un katılımıya gerçekleşecek olan açılışı Laduree hayranları sabırsızlıkla bekliyor. 19.yy’dan bu yana Fransız asaletinin ve zevkinin adeta bir simgesi haline gelen Ladurée, ağızda eriyen yumuşacık rengârenk makaronlarını Nişantaşı Abdi İpekçi mağazasında ziyaretçileri ile buluşturacak. Ladurée Nişantaşı butiği Fransız zarafetini yansıtan atmosferinde misafirlerine, frambuazlıdan karamelliye, menekşeliden portakal çiçekliye kadar birbirinden lezzetli 18 farklı çeşit makaronun yanı sıra özel Ladurée çay ve kahve çeşitleri; Ladurée şampanyası ve kokteylleri ile bir buluşma noktası olarak da hizmet verecek. Ladurée yeni butiğinde şık kutular içinde makaron çeşitlerinin yanı sıra çikolatalarını, şekerlemelerini, reçellerini ve kokulu mumlarını misafirleriyle buluşturacak.

58

FOODINLIFE.COM.TR


Tatlı

Patisserie by

Özcanlar’dan Geleneksel Tatlılara Leziz Dokunuşlar… Özcanlar Ailesinin 100 yıllık reçetesi ile hazırlanan Fırın Sütlacı mutlaka denemelisiniz. Fırın Sütlacın lezzeti, daha önce yediklerinizden ne kadar farklı olabilir ki? Bu sorunun cevabını vermek için 100 yılı aşkın süredir Özcanlar Ailesinin kullandığı reçete ile üretilen sütlacın tadına bakmalısınız. Bilinen en eski tatlılardan biri olan sütlaç için “tatlıların piri” desek abartmış olmayız. Saray mutfaklarında en çok rağbet gören tatlılardan olan sütlaç, her ne kadar kolay hazırlandığı düşünülse de özel tarifler ve hünerli eller sayesinde benzersiz bir tada dönüşebiliyor. Özcanlar’ın pek çok misafiri sadece köftesinin farkı için değil, saraylardan günümüze taşıdığı bu özel lezzet için de geliyor.

T

rakya’ya özgü sütün bu lezzete katkısı elbette yadsınamaz ama arkasında hünerli bir el veya özel bir karışımın olduğu da aşikâr.

Özcanlar ile yeniden doğan Hayrabolu Tatlısı Trakya’nın geleneksel tatlısı, Özcanlar’ın sunumu ile bambaşka bir lezzete dönüşmüş. Trakya’ya özgü bu muhteşem lezzet Özcanlar eli değene kadar uyuyan bir güzeldi sanki. Özcanlar’ın mönüsüne dâhil etmesi ve tatlıyı ilk kez tahin, fındık ve kaymak ile sunmaya başlaması, Hayrabolu Tatlısı’nın yeniden doğuşuna sebep oldu. Çok nadir mekânlarda tadabileceğiniz Hayrabolu Tatlısı, hiç peynir tadı almasanız da tuzsuz taze peynirden el emeği ile üretiliyor. Bu tatlıyı hakkıyla yapan yerlerin başında ise Tekirdağlı Özcanlar geliyor. 1953’ten bu yana aslına sadık lezzetlerin durağı olan Özcanlar Köfte, Hayrabolu Tatlısını da tarihi reçetesi ve yöntemine uygun olarak üretip, tahin, fındık ve kaymak eşliğinde servis ederek sihirli

dokunuşunu yapıyor. Tekirdağ Köftesi deyince akla gelen Özcanlar Köfte’ye, sadece Hayrabolu tatlısı için gelen müdavimleri mevcut. Bu tadı henüz tecrübe etmeyenlere, oldukça doyurucu bir porsiyon olarak sunulan Hayrabolu Tatlısı’nı şiddetle öneriyoruz.

Meşhur Peynir Helvası’ndan, muhteşem Peynir Helvası’na… Özcanlar’ın Trakya yöresi ürünlerine kazandırdığı şöhretin bir başka örneği. Özcanlar’ın tarifi ve yöreye özgü süt ürünlerinin lezzeti ile meşhur peynir helvası, muhteşem peynir helvasına dönüşmüş durumda. Tuzsuz taze peynirden el emeği ile üretilen Peynir Helvası, köfte sonrası ağız tadınızı tamamlamak için iyi bir seçim. Tatlıya yemek sonrası eve götürmek veya hediyelik için o kadar çok talep gelmiş ki Özcanlar çareyi ürüne özel ambalaj hazırlamakta bulmuş. Özcanlar’ın bir şubesine uğrarsanız, yaz, kış fark etmez, üzerine bir top dondurma ile denemenizi özellikle tavsiye ediyoruz.


Firma

Patisserie by

Sunar’ın Yeni Ürünü ‘Profesyonel Blok Margarin’ ile Harikalar Yaratmak Mümkün! Sunar Grup şirketlerinden Elita Gıda, profesyonellere özel olarak hazırladığı lezzet serisine her geçen gün yeni bir ürün ekliyor. Profesyonellerin mutfaktaki tüm ihtiyaçlarını karşılayan Elita Gıda’nın yeni ürününü deneyen şefler, Sunar Profesyonel Blok margarini diğer tüm mutfak profesyonellerine öneriyor.

S

unar Profesyonel Blok margarin, çorbadan pilava her türlü sulu ve susuz yemeklerde mükemmel sonuç vermesinin yanı sıra, Türk mutfağının ve dünya mutfaklarının tüm yemek çeşitlerinde damak tadına uygun bir margarin olmasıyla öne çıkıyor. Doğal aroması ve kıvamıyla, yemeğin lezzetini ön plana çıkardığı için tercih edilen Sunar Profesyonel Blok Margarin, tost ve hamburger ekmeği üretiminde de kullanılıyor. Mutfak şeflerinin her türlü ihtiyacına cevap veren tüm Sunar ürünleri gibi Sunar Blok Margarin’de de hijyene özel önem veriliyor. Kolesterol içermeyen Sunar Profesyonel Blok Margarin alüminyum kağıt ambalajı ile şeflere hijyen sağlarken, ambalajların üzerindeki 500 gr’lık dilim çizgileri ile de kullanım kolaylığı sağlıyor… Sunar Profesyonel’in diğer Profesyonellere Özel Catering Amaçlı yağları; Patates, Kroket ve Şinitzel gibi sıcak tüketilen ürünlerde kızartma sağlayan “Sunar Profesyonel Kızartmalık”, özel formülü sayesinde sıcak ve soğuk tüm yemeklerde kullanılabilen ve verimli ve lezzetli kızartma sağlayan 18 LT “Sunar Profesyonel Ayçiçek Yağı”, doğala özdeş aromalı kaliteli mutfak margarini “Sunar Profesyonel Yemeklik” yağı olarak öne çıkıyor. 28-31 Mart tarihlerinde CNR Expo’da gerçekleşecek olan Ev Dışı Tüketim Ürünleri, Ekipmanları, Sarf Malzemeleri Üreticileri ve Dağıtım Kanalı Tedarikçileri Fuarı EDT Expo’da Sunar Profesyonel Blok Margarin Mini lansmanını gerçekleştirerek “Osmanlı Pilavı” ile ziyaretçilerinin damaklarında unutulmaz tatlar bırakmayı planlayan Sunar, kalitesinden ve lezzetinden vazgeçemeyeceğiniz diğer ikramları ve sürprizleri için tüm profesyonelleri Hall 7 Stand A04’e bekliyor. İşte Sunar Profesyonel Blok Margarin ile yapılabilecek lezzetli pilav çeşitlerinden biri…

60

FOODINLIFE.COM.TR

Bademli ve Yufkalı Pilav (4 Kişilik)

Tuz ve karabiber

MALZEMELER

Pirinç bol suda haşlanıp süzülür. Safran 1 çorba kaşığı ılık suda eritilir. Bademler kızartılır, erimiş Sunar Profesyonel Blok Margarin ve safran ilave edilir. Tuz ve karabiber ilave edilir. Fırın 180 ‘C ısıtılır. Oval bir tencere Sunar Profesyonel Blok Margarin ile yağlanır. Yufka tencereye açılır ve kenarları kesilir. Pilav içine doldurulur. Fırında altın sarısı renk alıncaya kadar pişirilir. Afiyet olsun…

250 g kokulu uzun pirinç 1 adet yufka 20 adet tuzsuz badem 6 yemek kaşığı eritilmiş Sunar Profesyonel Blok Margarin 1 çay kaşığı safran

2 yemek kaşığı Sunar Ayçiçek Yağı HAZIRLANIŞI


Firma

Patisserie by

Satin Ice, Ürünleri ile Koza Food Fest’te Yoğun İlgi Gördü! Pastacılık yapımında kullanılan malzemeleri ev dışı tüketim sektörüne kazandıran Satin Ice, bu sene ilk defa Koza Food Fest 2013’e katıldı. Koza Food Fest’te yeni ürünlerini tanıtma fırsatı bulan Satin Ice’ın kurucusu ve yöneticisi Kevin O’Reilly ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Babasının pastanesi olduğunu söyleyen Kevin O’ Reilly için pastanede büyümüş desek yanlış olmaz. İrlandalı olan ve çocukluğunu aile yadigârı pastanede geçiren Reilly, 2001 yılında Satın Ice’ı Newyork’ta açmaya karar verir. 2001 senesinde Amerika’da kurulan şirket daha sonra 52 ülkeye yayılır. Başarı basamaklarını emin adımlarla çıkan Satin Ice, bu yıl ilk olarak katıldığı Koza Food Fest’teki yeni ürünleri ile göz doldururken, gelen ziyaretçiler tarafından da yoğun ilgi ile karşılandı.

“Koza Gıda ile çalışmaktan çok mutluyuz” Geçtiğimiz yıl bir fuarda yolları kesişen Satin Ice ile Koza Gıda daha sonra bu tanışmalarını iş hayatlarına taşımışlar ve çalışmaya başlamışlar… Bu sene ilk olarak katıldıkları Koza Food Fest 2013’te vanilyalı şeker hamuru, pasta kaplamalı şeker hamuru ve çikolatalı şeker hamurunu gelen misafirlere tanıtma fırsatı bulduklarını söyleyen Kevin

O’Reilly, Koza Fod Fest’in kendileri için çok olumlu geçtiğini söylüyor ve ekliyor: “Fuar çok güzel, çalışanlar çok güzel. Burada yaptığımız şovlar oldukça ilgi gördü. Onun dışında Koza Grubu’nun müşterileri ile ilgisi de çok iyi. İşlerini ve ilişkilerini çok önemsiyorlar. Koza Gıda ile çalışmaktan çok memnunuz ve mutluyuz.”

“Pastacılık günden güne gelişiyor” Pasta

yapımının

son

5

yılda

sadece

Türkiye’de değil birçok yurt dışı ülkesinde de çok popüler olmaya başladığını söyleyen Reilly, KFF’ye gelen müşterilerin pasta şefleri, otel sahipleri, firma sahipleri ve ev hanımları olduğunu ve oldukça ilgili yaklaştıklarını söylüyor ve devam ediyor: “Pastacılık gün geçtikçe gelişen bir alan. İnsanların ilgisi ve bilgisi daha iyi seviyelere ulaşıyor. Bu da bizim için oldukça güzel bir gelişme. Ben inanıyorum ki gelecek yıllarda bu kitle daha da artacak ve bilinçlenecek.” FOODINLIFE.COM.TR

61


Kahve

Patisserie by

Karaköy’de İster Sessiz Kalın İster Sohbet Edin…

Ama Karabatak’ta Bir Kahve İçin! Avusturya kökenli 150 yıllık kahve firması Julius Meinl’ın Türkiye Operasyonlarının Genel Müdürü Ali Gökhan ile Karaköy’de keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Esas işi kahve üretimi olan Avusturya’nın en köklü kahve markasının Türkiye’deki kahve barı Karabatak Karaköy’ün ortaya çıkma hikâyesini sizlerle paylaşıyoruz…

A

vusturya’nın en büyük kahvecisinin hikâyesi, adını sahibi Julius Meinl’den alarak 1862 yılında kahve ve baharat satan marketin açılması ile başlıyor. Market ile başlayan serüven 1891 yılında ilk endüstriyel kahve kavurma tesisi ile devam ediyor. Günümüzde ise Julius Meinl’ın ekvator kuşağında yetişen kahve çekirdekleri İtalya’nın Viçenza, Avusturya’nın da Viyana kentlerinde bulunan fabrikalarında kavrularak hazırlanıyor. Dünya’da 70 ülkeye kahve dağıtımı yapan Julius Meinl’ın Türkiye ile buluşması 5 yıl önce gerçekleşiyor. Julius Meinl ile tanışma hikâyesini anlatan Ali Gökhan: “Julius Meinl ile tanışmamız Romanya’da bir iş çalışması esnasında oldu. Julius Meinl Türkiye pazarına girmek istiyordu. Biz de görüştük ve anlaştık. 5 yıldır da birlikte çalışıyoruz” şeklinde konuşuyor. 2008 yılının haziran ayı itibariyle Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayan Julius Meinl’ın ofisi önceleri Asya yakasındaymış. Daha sonra Avrupa yakasında, tarihi dokuya uygun ve daha merkezi yakın bir yere taşınması uygun görülmüş ve 3 yıl önce de Karaköy’e taşımışlar ofisi... Karaköy’deki yeni ofis eskiden yıkık bir torna atölyesi olarak çalışıyormuş. “Hatta torna atölyesinin tavanındaki deliklerden gökyüzü görünüyordu” diyor Genel Müdür Ali Gökhan. Tasarım oluşturulurken doğramalar, camlar, süslemeler, kaldırımlar ve zemin değiştirilmiş fakat duvarlara hiç dokunulmamış.

Ofisten kafeye… Karaköy’deki Julius Meinl’da şirkete ait ofis, depo ve eğitim merkezi hizmetleri olarak kullanılıyormuş. Fakat burası çevre halk tarafından kafe zannedilmiş. Bu yanlış anlaşılma ile insanlar Julius Meinl’a kahve satın almaya gelmeye başlamışlar. Gelen ziyaretçileri

62

FOODINLIFE.COM.TR

yazı/irem ekkaldır


boş çevirmemek adına ilk 6 ay insanlara kahveler ikram edilmiş. Bir süre böyle gittikten sonra Yellow Box dedikleri sarı teneke kutularını tezgâhın üzerine koymuşlar, fakat müşterilerden kahve için bir ücret talep edilmemiş. Ziyaretçiler içtiklerine karşılık Yellow Box’a istedikleri kadar para atmaya başlarlar. Bu durum Haziran 2011’e kadar devam eder. Ancak kanuna ve yasalara uygun olmadığı için bir kafe açma fikri ortaya çıkar... Mekânın ismi olarak Karabatak kuşundan geliyor. İsim fikrinin ortaya çıkışı için Ali Gökhan şöyle konuşuyor: “Julius Meinl’ın akılda kalması ve söylenişi zor. Ben projeler, operasyonlar veya iş çalışmaları için birçok ülkede çalıştım. Hatta arkadaşlarım ve ailem bana ‘karabatak gibisin ne zaman gelip ne zaman gideceğin ve nereden çıkacağın belli değil’ derlerdi. Daha sonra bizde buraya Karabatak ismini koymaya karar verdik. Aynı zamanda benimde sevdiğim bir kuş türüdür.”

Yalnız ve sessiz kalmak isterseniz 2. kata… Halkın talebi üzerine açılan mekân aynı zamanda Julius Meinl markasının tanıtımına da katkı sağlıyor. Yoğun istek üzerine ortaya çıkan bu mekân fikri ile ofisin alt katı dekore edilerek kahve barı oluşturulmuş. 2011 yılı Ekim ayı itibariyle de Karaköy’de kahve bar konseptiyle Karabatak Karaköy ziyaretçilerine hizmet veriyor. Karabatak’ın kendine has bir tarzı bulunuyor. Bu konu hakkında konuşan Genel Müdür Ali Gökhan: “Giriş katımız daha çok kahvesini içip sohbet etmek isteyenler için. Fakat ikinci katımızda masalarımız 2 kişilik, bir masaya sadece 2 kişi alabiliyoruz. İkinci kat sessiz katımız diyebiliriz. Hatta telefonla konuşmak dahi yasak. Ses desibel sınırı 70, bunun için bir desibel ölçme aracımız da var. Kısacası ikinci kat kitap okumak ve sessizliği dinlemek isteyenler için çok uygun” diyerek Karabatak’ın kendine özgü konsepti hakkında bilgilendiriyor bizleri…

FOODINLIFE.COM.TR

63


Makale

Patisserie by

Türkiye’nin Sağlıklı

Şekersiz Tatlıları Ömür Akkor

Mutfak Şefi ve Yemek Araştırmacısı

Türkiye’de halen yapılan veya zaman içinde unutulmuş olan ve içeriğinde beyaz şeker, fruktoz vb. rafineri hiçbir ürünün bulunmadığı, doğal kaynaklardan elde edilen tatlarla yapılan tatlılara şekersiz tatlılar adını verdim. Bu tatlılar, Bal, ekmez, kuru meyveler, meyve suları, gül suyu vb. leri ile yapılan tatlılardan oluşmaktadır.

K

ruz. Okuduğunuz yazı bir sağlık veya tıp programına ait bir yazı olmayıp yemek tarifleri içeren bir yazı olduğu bilinciyle okunmalıdır.

Şekerin bu kötü özelliklerinin yanı sıra daha da tehlikeli olan özelliği kişide bağımlılık yaratmasıdır. Aynen sigara, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı gibi insan şekere de bağımlı olmakta ve onun esiri olarak sağlığını tehlikeye atmaktadır.

İnsanoğlu tatlı kavramına hayatında olmazsa olmaz bir yer olarak yaklaşmakta, sosyal her türlü mutlu anını tatlı ile taçlandırmaktadır. Yaş günleri, evlilik yıldönümleri, şeker bayramları bunlara en güzel örnekledir. Demek ki tatlıyı hayatımızda bir anda çıkarmak öyle söylendiği kolay bir olay değildir. Bu nedenle yazımda size beyaz şeker yerine alternatifler sunmakta ve hayatınızda tatlıya daha az zararlı bir yer ayırmanızı sağlamaya çalışmaktadır.

ilo almamızı sağlayan en önemli etkenlerden biri şeker tüketimidir. Şeker kilo almamızın yanı sıra vücudumuzda hastalık üretilmesine ve kanserleşmeye kadar gidecek sağlık bozukluklarına yol açan bir maddedir. . Beyaz şekerin sağlığa zararları ve kilo yapma özelliği bilimsel olarak kanıtlanmış olup, isteyen okuyucularım bu konuyla ilgili detaylı bilgilere tıp kitaplarından veya internet kaynaklarından kolaylıkla ulaşabilirler.

Şeker bağımlılığından kurtulmanın tek yolu şeker tüketimini bırakmaktır. Ancak şeker bağımlılığı diğer bağımlılıklarda olduğu gibi kişinin salt iradesi ile sonlandırılabileceği bir durum değildir. Kişi bilinci ile bu bağımlılıktan kurutulması zorlu bir süreçtir. Bu yazımın amacı şekerin sağlık ve kilo açısından zararlarını bilen ve bu kötü alışkanlıktan bir anlamda madde bağımlılığından kurutulmak isteyen kişilere bu bağımlılığı yenme yolunda giriştikleri zorlu mücadelede kendilerine beyaz şeker içermeyen alternatif tatlı tarifleri sunmayı amaçlamaktadır. Kişiler beyaz şeker içeren tatlılar yemek yerine Türkiye mutfağında yer alan tariflerle yapacakları tatlıları yiyerek şekere olan bağımlılıklarının azalmasını sağlayacaklardır.

“ Her tatlı şeker değildir…” Beyaz şeker içermeden tatlı yapılması ve yenilmesi de pek ala mümkün bulunmaktadır. Şeker için söylediğimiz açıklamalar beyaz şeker dediğimiz rafine edilmiş basit şeker için geçerlidir. Meyvelerdeki şekerler de kalori içermekte ancak şekerin yani bildiğiniz beyaz şekerin insan vücudunda yarattığı zararlı etkileri oluşturmamakta ve kişiyi bağımlılığa sürüklememektedir. Ancak hemen belirtmek gerekir ki bu yazımda yer alan tatlı tarifler her ne kadar basit şeker içermeyen tarifler olsa da Şeker hastalarına bu tatlıları yememelerini ve şeker düzeylerini yükseltmemelerini öneriyoruz. Yine aynı şekilde kişilerin öncelikle kilo problemlerinin düzeltilmesi amacıyla mutlaka bir doktora ve diyetisyen eşliğinde tedavi olmalarını öneriyo-

64

FOODINLIFE.COM.TR

Bu ayki tariflerden yapacağınız tatlıları normalde yediğiniz tatlıların yerine kullanmanızı veya şeker atakları dediğimiz krizlere girdiğinizde bu atakları bastırmak için az miktarda yiyerek vücudunuzu sakinleştirmeniz için yemenizi tavsiye ediyorum.

Nasıldır ki beyaz un yerine tam buğday unu, çavdar, yulaf vb. unlarla yapılmış ekmekler daha sağlıklı olup zayıflamanızı sağlamaya yardımcı olmakta ise verdiğim bu tariflerde aynen beyaz şeker karşısında bu işlevi yerine getirmeye çalışmaktadır. Türkiye’nin çeşitli yörelerinde rastladığım tariflerden bir kaçını paylaşmadan önce Küçük Mahsere köyünde tariflerini aldığım ancak henüz reçetelendirmediğim pekmezli tatlılardan bahsetmek istiyorum. Bu köyde pekmezden yapılan onlarca tatlıdan bir kaçı;

Nişe Helvası Pekmez tencerede kaynatılır. Diğer bir kapta bir miktar soğuk pekmez ve nişe (nişasta) karıştırılır ve kaynayan pekmeze ilave edilir. Bir tavada iyice yakılan zeytinyağı (yakılmasının nedeni acısının çıkmasıdır.) helvaya yedirilir.irmik helvası kıvamı ve pütürlüğü olana kadar karıştırılarak kaynatılır. Bana tarifi veren Teslime teyzenin tabiri ile “muhtar ve Mahamed’in elini tut beni de üstüne at” şeklinde afiyetle yenir.

Nevse Çorbası Bu çorba erkek çoçuğu doğuran loğusa kadınlar için hazırlanır. Yeterli miktarda pirinç bol su ile haşlanır. Pirinç lapa haline geldiğinde gerektiği kadar pekmez ilave edilerek bir taşım daha kaynatılır. Çorba gibi servis yapılır.


Hakık Yeterli miktar pekmez tencereye konur. Tenceredeki pekmezin içine bolca küncü (kavrulmuş susam) konularak koyulaşıncaya kadar kaynatılır. Küçük parçalara ayrılıp soğutulup donması sağlanır. Şeker gibi sunulur.

Şirin Tarhana Dilme haline ya da bastık haline getirilen sıcak pekmeze bakır kazandan çıkarılmadan evvel simit (ince bulgur ) veya kırık darı (kırık mısır) ilave edilip yaklaşık 30 dakika karıştırılarak pişirilir. Sıcak olarak tepsilere alınır. Sıcak servis edildiği gibi soğutulup şam tatlısı şeklinde kesilerek de sunulur... Ceviz içi konularak yapılan tarifi de vardır.

Damızlıklı Pekmez Hazırlanmış olan pekmez bir hafta dinlendirilir. Mahsereye tekrar gidilerek hazırlamış olduğumuz (ben tarifi 100 kilo hazır pekmeze göre vereceğim) 100 kilo pekmez bakır kazanda tekrar kaynatılır. İçine 1 kilo bal ve önceki seneden hazırladığımız 10 kilo damızlıklı pekmez ilave edilip Matkapla karıştırılır. Mahsereciler matkaba karıştırma işlevi için özel bir uç takarak onu bir nevi mikser haline getirmişler. Ne kadar karıştırılırsa pekmezin rengi o kadar sararıp güzelleşiyor. Karışma işleminden sonra tahta kaplara alınarak saklanıyor. (mahsere; pekmez yapılan yer)

PEKMEZLİ YUFKA TATLISI MALZEMELER 8 adet yufka ekmek

kızartın. Tatlımız kızarırken lor peynirini süt ile çırparak inceltin. Kızaran yufkaların altını kapatıp pekmezi tavaya ilave edin ve 5 dakika dinlendirip inceltilmiş lor ile servis yapın.

250 gr ceviz içi 1 kâse lor peyniri 1 bardak süt 100 gr tereyağI 1 bardak pekmez HAZIRLANIŞI Yufka ekmeklerin ortasına kıyılmış ceviz içi koyun ve zarf gibi kapatıp tereyağında

AYVA BASTI MALZEMELER 500 gram ayva İki yemek kaşığı tereyağı 1 kahve fincanı kırık pirinç 1 su bardağı pekmez 2 su bardağı su

YUFKA EKMEKLİ BAKLAVA

1 dilim limon

MALZEMELER

HAZIRLANIŞI

12 adet hazır kuru yufka

Ayvaların kabuklarını soyulup çekirdekleri çıkarılır. Dilimlenip kararmaması için limonlu suda bekletilir. Limonlu suda bekletilen ayvalar, geniş bir tencereye dizilir, üzerine su ilave edilir. Yumuşayınca pirinci eklenir. 15 dakika pişirilip pekmezi ve tereyağı eklenir. Suyunu çekinceye kadar pişirmeye devam edilir. Pişince tabağa alınıp, pekmezle birlikte servis yapılır. ayni tarifi armut yada elma ile de yapabilirsiniz

2 bardak cebiz içi 2 litre süt 1 kilo bal 1 yemek kaşığı tereyağı HAZIRLANIŞI Kuru yufkaların altı tanesi ıslatılıp altı yağlanmış yuvarlak tepsiye yerleştirilir. Araya kıyılmış ceviz konur ve üzerine tekrar 6 adet ıslatılmış yufka konulur. Ve tepsi ocağa oturtulur. Odun ateşinde veya soba üzerinde de pişirilebilir. Altı kızarana kadar ağır ağır pişirilir. Altı yeterince kızardığında ters yüz edilir ve diğer tarafı da kızartılır. Üzerine ballı ılık şerbet verilip şerbeti çektiğinde servis yapılır. FOODINLIFE.COM.TR

65


Sirha

Patisserie by

Türkiye’de İlk Defa… Sirha İstanbul 2013! Türkiye’de ilk defa gerçekleşen ve 7-9 Mart 2013 tarihlerinde düzenlenen Sirha İstanbul Fuarı, otel, restoran ve catering alanında uluslararası etkinliklerle desteklenen en önemli fuar olma özelliğini taşıyor. Dünyaca ünlü şeflerin Türkiye ve uluslararası gastronomiyi tanıttıkları fuarda restoran ve otel endüstrisinden profesyonel 7870 ziyaretçi dünya klasmanında canlı mutfak etkinlikleri ve yarışmalarını iş odaklı aynı zamanda oldukça arkadaşça bir atmosferde izleme olanağı buldular. 45’i yurtdışından olmak üzere 145 marka ve firma, kapsamlı ve çok kaliteli bir ürün-servis yelpazesi sundu. Gastronomi sektörünün öncüsü olan birçok firmayı bir araya getiren Sirha İstanbul Fuarı, birbirinden renkli ve heyecanlı yarışmalara da sahne oldu. Omnivere Yemek Festivali, Bocuse d’Or ve Gastrobosphorus Patisserie Competition gibi önemli yarışmalara da ev sahipliği yapan Sirha İstanbul Fuarı oldukça verimli ve keyifli geçti...

S

irha İstanbul 2013 Fuarı’na katılan bazı firmalar ise şöyle; Metro, Lider Çikolata, Pastarom, Reis Gıda, Erenil, Bizim, Adco & Tadco, Unilever, Villeroy & Boch, Dolfin Gıda, Duru Bulgur, Kristal Endüstriyel…

Metro Metro Kurumsal İletişim Müdürü Ayla Ceylan Sirha İstanbul Fuarı ile ilgili şöyle konuştu: “Sirha Fuarı’nın çok güzel bir fuar olduğunu düşünüyorum. Çünkü gerçekten bu sektöre ait ziyaretçiler buradaydı. Dolayısıyla amacına ulaş-

66

FOODINLIFE.COM.TR

mış bir fuar olduğunu düşünüyorum. Bizim için son derece başarılı geçen bir fuar oldu. Ayrıca Sirha Fuarı Bocuse d’Or gibi dünyaca ünlü bir yarışmaya da ev sahipliği yaptı. Biz de bu yarışmanın ana sponsoru ve tedarikçi sponsoru olmaktan büyük mutluluk duyduk.”

Unilever Unilever Food Solutions Marka ve Hizmetler Müdürü Burak Özalp ise fuar ile ilgili şöyle konuştu: “Biz fuarda yenilenen Knorr çorbalar, Lipton poşet çaylar, Rama krema, Helmans

ketçap ve mayonezlerimizi sergiledik. Aynı zamanda Gıda Atığını Önleyelim Projesi’nin ön tanıtım videosunu gösterdik. Fuarı genel anlamda değerlendirecek olursak da katılımcı profilinin çok iyi olduğu bir fuardı. Prestijli firmaların katılım gösterdiği Sirha İstanbul Fuarı oldukça verimli geçti.”

Lider Çikolata Bu yıl ilk kez gerçekleşen Sirha İstanbul Fuarı’na katıla Lider Çikolata, fuarda yaptığı şovlarla büyük ilgi gördü.


Pastarom Her zaman ilkleri ve en iyileri müşterilerine sunmayı hedefleyerek, kendi dallarında seçkin firmalarının, en iyi ürünleri ile Türk kullanıcılarını buluşturan Pastarom’da Sirha İstanbul Fuarı’ndaydı. Birbirinden ünlü markaları ile Sirha Fuarı’nda yoğun ilgi gören stantlar arasında yer aldı.

Reis Gıda Ürünleri ile göz dolduran Reis Gıda’da fuara katıldı ve büyük bir ilgi topladı.

Erenil Seçkin markalar ile çalışan ve sektörün ekipman tedariki açığını kapayan Erenil’de Sirha İstanbul Fuarı’nda yer aldı. Tanıttığı ürünleri ile Erenil için Sirha Fuarı oldukça yoğun ve verimli geçti.

Adco & Tadco Geniş bir ürün gamı ile sektöre çok yönlü hizmet veren Adco & Tadco Sirha Fuarı’nda misafirlerini ağırlarken, ürünlerinin tanıtımını gerçekleştirdi.

Villeroy & Boch Birbirinden kaliteli ve seçkin ürünleri ile fuardaki yerini alan Villleroy & Boch aynı zamanda Sirha İstanbul Fuarı içerisinde yer alan bocuse’d’Or yarışmasının sponsorlarından biriydi.

Dolfin Gıda Kaliteli ve sıra dışı ürünleri Türk tüketicisi ile tanıştıran Dolfin Gıda’da fuarda ürünleriyle birlikte göz doldurdu. Yurt dışının lider firmalarıyla çalışan Dolfin Gıda birçok ziyaretçisini de kendi standında ağırladı.

Duru Bulgur Yurtdışından ithal ettiği ürünleri yurt çapındaki beş yıldızlı otellere, catering kuruluşlarına, lüks restoranlara, seçkin şarküterilere, uluslararası ve yerel market zincirlerine ulaştıran Duru Bulgur da Sirha İstanbul Fuarı’ndaydı.

Kristal Endüstriyel Sirha İstanbul Fuarı’na katılan Kristal Endüstriyel dünyaca ünlü bocuse d’Or yarışmasının mutfak sponsoruydu. Yarışmaya sağladığı desteğin yanı sıra fuardaki standında sergilediği ürünleri ile de büyük ilgi gördü. FOODINLIFE.COM.TR

67


Protelli Mekanlar

Patisserie by

Kendinizi İyi Hissettiğinizde de Kötü Hissettiğinizde de Bir Fincan Kahve İyi Gelir… Cafemo! Kahve Yemen’den geledursun, İstinye Park’taki ilk şubesiyle en doğal ve en naif kahve keyfini İstanbul’un merkezine taşıyarak sosyal kültürün destekçisi haline gelen CafemoShop, çekirdeğinden yapımına, baristasından ekipmanına kadar ince eleyip sık dokuduğu lezzetin en önemli tedarikçisi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Türkiye’deki kahve tercihlerini 180 derece değiştirmeyi hedefleyen CafemoShop’un sahibi Adnan Aksoy ile kırk yıllık keyfin bağımlılık yaratan sırrını konuştuk...

C

afe - Bistro konseptindeki ilk şubesi ile kapılarını İstinye Park’ta açan CafemoShop, ikinci şubesini ise Bu Yaka AVM’de açtı. Sıcak veya soğuk alternatifleriyle sunduğu cappuccino, cafe latte ve çok özel spesiyalleri ile kahve keyfini ikiye katlayan mekânda, espresso çeşitleri misafirlerin taleplerine yönelik hazırlanabiliyor. Carlo Bernardi’nin hünerli ellerinden çıkan atıştırmalıklarla küçük sürprizleri mönüsüne dâhil etmeyi eksik etmeyen CafemoShop, “Caffitaly Sistemi” ile uyumlu kahve makineleri ve kahve seçenekleri ile dileyenlere aynı lezzeti ev ve ofislerinde de yaşama imkânı sunuyor. “Mükemmel espresso keyfi, mükemmel kahve ve makine ile yaşanır” felsefesiyle hareket ettiklerini söyleyen CafemoShop’un sahibi Adnan Aksoy, orijinaline sadık kalarak hazırladığı espressolarında 8 gram kahve kullandıklarından bahsediyor. Kah-

ve makinaları, süt köpürtücüleri ve kahve çeşitleri dâhil olmak üzere CafemoShop Istinye Park, internet ve Esse mağazaları gibi pek çok kanaldan satış yaparak kahve müdavimlerini lezzetten mahrum bırakmıyor. Birbirinden şık ve dekoratif kahve makineleri, canlı renkleriyle ev ve ofislere renk katarken, baristaların ellerinden çıkmış hissi veren cappuccino ve cafe latteleri ile pratik sunum imkânı sağlıyor. Kahve sektöründe hissettiği tedarikçi eksiğiyle yola çıkan Aksoy, tam da bu noktada kahve kültürünün yaygınlaşması adına yapılan pek çok yanlışa değinerek kaliteli bir tedarikçi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Gerek zincir mağazalara gerekse restoranlardaki işletmelere baktığında kahvenin hak ettiği değerle yansıtılmadığını söyleyen Aksoy, CafemoShop ile bilgi, birikim ve tecrübesini yansıtarak diğer kahve zincirlerine meydan okuyor.

“Kahve özgürlüktür bu yüzden müesseseler de özgür olmalıdır” CafemoShop Türkiye’deki kahve tüketimine yönelik sunumları en ince ayrıntısına kadar irdeleyerek, yanlış altyapının düzeltilmesinde misyon üstlenmesiyle dikkat çekiyor. “Kahve özgürlüktür bu yüzden müesseseler de özgür olmalıdır” stratejisiyle, misafir memnuniyeti odaklı standartlarını işletmeye yönelik harekete geçiren firma, Cafem’o kahve makinelerinden küçük ekipmanlara kadar her yönden baristaya ihtiyaç duymadan en güzel lezzet sunumu yaptığına inanarak, damaklardaki iddiasını ortaya koyuyor. Pratik ve kısa süredeki sunum kolaylığı ile Slow Food sertifikalı kahveden, kapsül kahveye, çekilmiş toz kahveden tahıllı kahveye kadar sınırsız seçme özgürlüğü tanıyan Cafem’o’nun perde arkasında dört bir koldan çalışan güçlü bir ekip bulunuyor.


Farklı sektörlerdeki başarılı deneyimlerinin ardından İtalyan ortakları ile yeme içme kültürü de dahil olmak üzere kahve sektörüne yönelik her türlü bilgi birikimine sahip olduğunu söyleyen Aksoy, farklı bir çok alternatif ürünü araştırarak oluşturduğu Cafem’o iskeletinde tam da bunu amaçladığını belirtiyor. “Bir restorana gittiğinizde yemek üzerine size birçok alternatif sunulur, fakat damaklardaki hafızaya imzasını atan en son lezzet kahvede genelde müessese ne seçtiyse o sunulur, tek bir seçenek vardır” diyen Aksoy bu sözleriyle kahve konusunun ihmal edildiğinden ve hak ettiği değeri görmediğinden yakınıyor.

Sunumda, kalitede, fiyatta saygı! Her yerde her damak lezzetine uygun kahve alternatiflerini sunarak adından söz ettiren CafemoShop aynı zamanda satışa sunduğu Caffitaly Sistem ile de farklı markaların kahve makinelerine uyum sağlamasıyla biliniyor. “Sunumda saygı, kalitede saygı, fiyatta saygı” stratejisiyle kahve severlerin gönüllerinde taht kuran marka aynı zamanda cappucino ve cafe lattelerini cam bardaklarda sunarak, ürün içeriğindeki kahvenin renginden köpüğüne değin her konuda şeffaf davranıyor. İnsanların içtiği kahveyi tanıması gerektiğini düşünen Aksoy, içine süt katılan birçok kahvenin bu sebeple iyi ya da kötü olduğunun anlaşılmasının zorlaştığını belirtiyor.

7 farklı espresso çeşidi Caffitaly Sistem uyumlu E’caffe’nin yulaf dâhil 7 çeşit birbiri ile yarışan espresso çeşitlerinin yanı sıra, günün her saati Ginseng espresso ve sindirimi rahatlatan doğal içeceği yulaf içerikli Orzo ile diyet yapanları unutmayan Cafem’o bu yönüyle Türkiye’de bir ilke imza atıyor. İçerdiği kolin maddesi ile fiziksel, zihinsel ve cinsel gücü artırdığı bilimsel olarak kanıtlanmış olan ginseng espresso “my ginseng”i sabahları güne daha dinamik başlamak veya gün içerisinde tazelenmek isteyenlerin beğenisine sunan firma süt tadını seven ama süt içmek istemeyen espresso severlerin olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Aksoy: “Kendinizi iyi hissettiğinizde de kötü hissettiğinizde de bir fin-

can kahve iyi gelir. Tıpkı puro gibi ya keyifliyken ya da keyifsiz olduğunuz her an içersiniz” diyerek kahvenin öneminden bahsediyor.

“Herkes Protel’i tercih etmeli” Son olarak Protel ile ilgili görüşlerini sorduğumuz Adnan Aksoy işe şöyle belirtiyor düşüncelerini: “Küçük bile olsanız mutlaka Protel’i seçin. Çünkü büyüdüğünüzde çok ihtiyacınız olacak. Büyüdüğünüzde diğer markaları çöpe atmak zorunda kalmayın. Tek merkezden tüm şubelerinizi kolayca takip edebilirsiniz...”


Patisserie

Mustafa Yalçınkaya

by

Oya Taşkıran

Engin Özdemir

Emre İnanır

Lezzetli Sayfalar

Pakmaya’nın Eşsiz Ürünleri ile Yapılan Tatlılar…

Ve Lezzet Şöleni! 1

973’te kurulan Pakmaya, ilk olarak İzmit-Köseköy’de açıldı. Türkiye’de fırıncılık sektöründe fenni maya kullanımı bu tarihten itibaren Pakmaya’nın öncülüğünde yaygınlık kazandı ve fenni maya ekmek üretiminin vazgeçilmez unsurlarından biri oldu. İlk fabrikasının ardından; 1986’da İzmir-Kemalpaşa’da ikinci, 1990’da DüzceCumayeri’nde üçüncü maya fabrikasını kuran Pakmaya, Türkiye dışındaki ilk yatırımını 1998’de Romanya’nın Paşcani şehrinde gerçekleştirdi. Tüm Pakmaya fabrikalarında üretim, en yüksek uluslararası hijyen ve kalite standartlarına uygun olarak, bilgisayar kontrollü sistemler ile yapılıyor. Kurulduğu günden bu yana sürdürdüğü istikrarlı büyümeyle 250 bin ton yaş maya eşdeğerinde bir kapasiteye ulaşmış bulunan Pakmaya, Türkiye’de lider dünyada ilk 3 arasında yer alıyor. Pakmaya, ekmek mayası üretimi ile birlikte 1986 yılından beri; fırıncılık, pastacılık ve değirmencilik ürünleri alanında da faaliyet gösteriyor. Bu denli köklü bir firma olan Pakmaya dünyanın maya ve unlu mamul alanında kullanılan hammaddeleri konusunda tedarik zinciri diyebiliriz. Hal böyle olunca bizde lezzetli tarifleri Pakmaya ürünleri ile deneyimleyelim istedik ve 4 dört şefimize Pakmaya’nın ürünleri ile birbirinden lezzetli tatlılar yaptırdık…

70

FOODINLIFE.COM.TR


MALZEMELER • 350 gr Pakmaya Krem Şanti • 50 gr Toz Şeker • 5 gr PakmayaVanilin • 120 gr Pakmaya Bitter Kuvertür • 1 Yaprak Jelâtin • 1 Yumurta Sarısı

dökülür ve -18 derece de dondurulur. Son olarak dolaptan Şeker, ocakta renk alana kadar çıkarıldıktan sonra üzerine karakaramelize edilir. Yumurta sarısı mel jöle sürülür ve servise hazır ve Pakmaya Toz Krema birlikte hale getirilir ilave edildikten sonra ocaktan alınır. Jelâtin ve Pakmaya Bitter Kuvertür ocaktan alındıktan sonra ilave edilir. Vanilya ve Pakmaya Toz Krema yavaş yavaş karıştırılarak yedirilir. Daha sonra çember altına, pandispanMartı Istanbul Hotel Chef De Cuisine ya üzerine hazırlanan karışım Emre İnanır

HAZIRLANIŞI

Karamel Muss

MALZEMELER Bisküvi • 200 gr Toz Badem • 200 gr Toz Şeker • 50 gr Un • 5 Yumurta • 7 Yumurta Beyazı • 50gr Toz Seker Cikolata Ganaj • 250 gr Pakmaya Bitter Kuvertür • 250 gr Pakmaya Toz Krema

Kreması için • 200 gr Toz Şeker • 70 gr Su • 40 gr Kahve

HAZIRLANIŞI

Opera Kek

Bisküvi Malzemelerin hepsi çırpılır ve karışıma eklenir ve 170 derecede pişirilir. Cikolata Ganaj Pakmaya toz krema kaynatılır ve Pakmaya bitter kuvertür eklenir ve soğultur. Kreması için 2 yumurta çırpılır ve şeker ilave edilir. Daha sonra 200 gr tereyağı makinede çırpılır ve kabartılır. Son olarakta karışıma ilave edilir.

SON İŞLEM Sırasıyla kek, ganaj, krema kat kat üst üste koyulur. Bu işlem 4 defa uygulanır. Krema dolapta 1 gün bekletilir. Ve sunum için hazırdır. Afiye olsun…

Ankara Hilton Pastane Şefi Engin Özdemir FOODINLIFE.COM.TR

71


Lezzetli Sayfalar

Patisserie by

MALZEMELER Frambuaz Mousse • 120 gr İtalyan Merengi • 120 gr Pakmaya Toz Krema • 7 gr Toz Jelâtin • 225 gr Frambuaz Püresi Toz Fıstıklı Kakaolu Kek • 15 gr Pakmaya Kakao • 175 gr Un • 175 gr Şeker • 75 gr Toz Fıstık • 7 Yumurta • 40 gr Tereyağı

Kahveli Çikolatalı Mousse Pakmaya Kuvertür benmaride Frambuaz Mousse eritilir içerisine yeteri kadar su ile eritilmiş şeker ve kahve sonFrambuaz püresine bloom edilmiş jelâtin eklenir. Karışıma rasında da bloom edilmiş jelâtin sırasıyla İtalyan Merengi ve Pak- eklenir. Kabartılmış Pakmaya maya Toz Krema ocak söndürToz Kremaya karışımı söndürmeden ilave edilir. meden ilave edilir. Toz Fıstıklı Kakaolu Kek Yumurtalar şeker ile kabartılıp un, fıstık ve Pakmaya kakao karışıma eklenir. Eritilip soğutulan yağ da ilave edildikten sonra 170 dereceli fırında 15 dakika pişirilir.

HAZIRLANIŞI

Frambuaz ve Kahveli Mousse Chef Akademi Pastry Chef Oya Taşkıran

MALZEMELER • 125 gr Pakmaya Bitter Kuvertür • 130 gr Pakmaya Toz krema • 3 adet Yumurta • 30 gr Şeker • 5 gr Pakmaya Vanilin

HAZIRLANIŞI

Çikolatalı Parfe

İstanbul Marriott Hotel Asia Asistan Pastry Chef Mustafa Yalçınkaya

72

FOODINLIFE.COM.TR

Kahveli Çikolatalı Mousse • 150 gr Pakmaya Bitter Kuvertür • 1 Çay Kaşığı Kahve • 2 Çay Kaşığı Şeker • 240 gr Pakmaya Toz Krema • 7 gr Toz Jelâtin

Pakmaya Toz Krema kısık ateşte kaynatılır ve Pakmaya Bitter Kuvertür eklenir ve eritilir. Daha sonra yumurta ve şeker hafifçe çırpılır ve hazırlanan karışıma eklenir. Son olarak karışım silikon kaplara doldurulur ve içi su dolu bir kapta 160 derecede 30-35 dakika pişirilir. Afiyet olsun…


Ibatech

Patisserie by

IBATECH 2013 İlk Kez Ankara’da Gerçekleşti! Türkiye’nin en kapsamlı ve Avrupa’nın 3. büyük fırıncılık teknolojileri fuarı, Messe Stuttgart Ares Fuarcılık tarafından düzenlenen Ibatech 2013, ilk kez Ankara’da düzenlendi. 14-17 Mart tarihlerinde ATO Congressium’un ev sahipliği ile gerçekleşen fuarın açılışını Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker yaptı. 120’den fazla katılımcı firmanın yer aldığı fuarda, ekmek makinelerinden pasta makinelerine birçok ürün Ankara ve Anadolu’nun çeşitli illerinden gelen misafirler ile buluştu. Ibatech 2013’e katılan sektörün öncü firmalarından bazıları ise şöyle: Lider Çikolata, Sevel, Wolf Butterback, Rational, Kristal Endüstriyel, Ar Yıldız, Dondo, İpay, Uğur, Buzkap, …

Lider Çikolata Sektörün öncü firmaları arasında yer alan Lider Çikolata, IBATECH 2013’te çikolata workshopları düzenledi. Ankara Ibatech’te Lider Çikolata – Fomar Genel Müdürü Ömer Saydam’dan fuar hakkında kısa bir değerlendirme aldık. Saydam: “Bu sektörün içinde olan firmalar beklenti içindeydi. Ibatech’te sektöre hitap eden endüstriyel ürünler mevcut. İnsanlar ayağına gelmiş fırsatları değerlendirmeye çalışıyor. Bu nedenle ürünlere talep çok fazla” diyor.

Sevel 1949 yılında bu yana Türkiye’de don-

74

FOODINLIFE.COM.TR

durma makineleri üretimi yapan Sevel Ibatech 2013’e katıldı. Fuarda ürettiği dondurma makinelerinin tanıtımını yapan Sevel, dondurma makinelerini 65 ülkeye ihracat ediyor. Sevel, dondurma reyonu konusunda dünya satış sıralamasında ilk 3’te yer alıyor. Türkiye’de dondurma kültürünün zayıf olduğunu söyleyen Sevel Satış ve Proje Mühendisi Ömer İnce: “ Türkiye’de geniş bir tatlı geleneği var. Şerbetli ve sütlü tatlılar çok önde geliyor ve çok geniş bir yelpazede sunuluyor. Bu sebeple dondurma alanı fazla gelişemiyor. İnsanlar kış aylarında dondurma yediğinde hasta olacaklarını düşünüyorlar. Fakat öyle bir

şey yok. Dondurma, kaliteli makinelerde iyice pastörize edilerek sütle yapıldığında kışın yense dahi hasta etmez” diyor. İzmir’de yeni bir fabrika kurduklarından bahseden İnce, çok yakın zamanda makinelerin üretimini faaliyete geçireceklerinin müjdesini veriyor.

Wolf Butterback İbatech 2013 fuarına katılan Wolf Butterback’in Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü Özel Aydın fuarda yeni ürünlerini tanıtma fırsatı bulduklarını ve fuarın oldukça verimli geçtiğini söyledi.


Ibatech

Patisserie by

Rational 35 yıldır buhar konveksiyonlu kombi fırın üreten, tüm aşçılara sıcak yemek pişirmede en iyi ekipmanı sağlayan Rational firması ürünlerini fırıncılık sektörünü bir araya getiren Türkiye’nin en kapsamlı fuarı olan İbatech 2013’te tanıttı. Rational’ın Ulusal Satış Müdürü Gürkan Dişçeken’in de katıldığı İbatech fuarında Rational standına ilgi büyüktü.

Kristal Endüstriyel Sunduğu kaliteli ürünlerle sektörün lider firmaları arasında yer alan Kristal Endüstriyel, İbatech 2013 fuarına katıldı. Kristal Endüstriyel’in ürünlerini tanıttığı standı büyük ilgi gördü.

Ar Yıldız Bugün uluslararası sektör gelişmelerini ve trendlerini yakından takip eden, zarif tasarımlarıyla adından söz ettiren lider mutfak eşya üreticilerden biri haline gelen Ar Yıldız’da fuara katılan firmalar arasındaydı. Fuara özel ürünlerini tanıtan Ar Yıldız standı ziyaretçilerin sıklıkla uğradığı stantlar arasındaydı… Dondo Ankara‘da 1985 yılından bu yana faaliyet gösteren Arolez Ticaret’in dondurma markası olan Dondo standı da ürünleri ile ziyaretçilerin beğenisini topladı.

İpay Sektöre üstün kalitede ürün sunan İpay firması da yeni ürünlerini tanıtmak amacıyla İbatech 2013 fuarına katıldı. Ürün tanıtımını gerçekleştiren İpay için fuar oldukça yoğun geçti…

Uğur Soğutucu ve derin dondurucu üretim kapasitesine sahip olan Uğur Soğutma, sektöre kazandırdığı yenilikler ile fuardaydı. Uğur Soğutma’nın tanıttığı ürünlere talep büyüktü…

Buzkap 1941 yılından bu yana faaliyet veren Buzkap; buzmakinası, dondurma reyonu, döner pasta vitrinleri gibi ürünlerin üretimini yapmakta. İbatech Ankara Fuarı’nda ürünlerinin tanıtımını yapan Buzkap, standına ilgi gösteren ziyaretçiler ile yakından ilgilendi. FOODINLIFE.COM.TR

75


Ibatech

Patisserie by

Pastarom, Dünyaca Ünlü Markaları ile Birlikte İbatech 2013’teydi! 1997 yılında İzmir’de kurulan Pastarom, gıda sektöründe tedarikçi olarak faaliyetini sürdürüyor. Pastarom, her zaman ilkleri ve en iyileri müşterilerine sunmayı hedefleyerek, kendi dallarında seçkin firmalarının, en iyi ürünleri ile Türk kullanıcılarını buluşturuyor. Sektöre yalnızca tedarik hizmeti değil aynı zamanda onun gelişmesi için gerekli eğitim misyonunu da kendine ilke edinmiş olan Pastarom, kendi bünyesindeki şefler vasıtasıyla Avrupa’da edindiği yenilik ve gelişmeleri başta Türkiye olmak üzere, Kuzey Kıbrıs’taki gerek kullanıcılarının kendilerine gerekse şeflerine aktarıyor. Bu denli başarılı çalışmalara imza atan Pastarom, sektördeki tüm etkinliklerinde yakın takipçisi… Bu yıl ilk defa Ankara’da düzenlenen İBATECH 2013 fuarına katılan Pastarom’un Türkiye distirübitörlüğünü yaptığı Siebin ve MEC3 firmalarından fuar hakkında değerlendirmeler aldık…

100’e yakın ürün gamıyla, Siebin! Siebin, Almanya’nın en büyük gıda gruplarından biri olan Martin Braun Gruba bağlı bir firma... 1935 yılından beri Martin Braun Grup pastacılık ürünlerini Siebin markası altında tüketicilerine sunuyor. Siebin’ın Türkiye distribütörlüğünü ise Pastarom yürütüyor. Martin Brown bünyesinde Siebin’ın 6 adet kardeş markası bulunuyor. Siebin’ın dünya geneline bakıldığında özellikle Almanya pazarındaki pozisyonu çok popüler. Almanya’daki birçok pastanede ve fırında Siebin ürünleri kullanılıyor. Ibatech 2013 fuarı sayesinde tüm ürünlerini Türkiye pazarına tanıtma fırsatı bulan Siebin’ın Bölgesel Teknik Danışmanı Alexander Misiewicz, Türkiye pazarından

76

FOODINLIFE.COM.TR

özel talep geldiği takdirde istenen ürünleri geliştirmek için Ar-Ge çalışmasında bulunmaya hazır olduklarını belirtiyor. Hali hazırda 100’e yakın bir ürün gamı mevcut olan Siebin, sektördeki pek çok talebi karşılayabilecek durumda olduğunu gösteriyor.

MEC3’ün farkı doğallığı… 1984 yılında İtalya’nın Rimini kentinde kurulan ve dünyada artisan dondurma ve pasta yapımında üretim yapan MEC3, IBATECH 2013’te yeniliklerinden bahsederek ürünlerini ziyaretçilere tanıttı. Fuarda MEC3 hakkında Tunç Sevilgen’den bilgiler aldık. Dünyada dondurma sektörünün lider isimlerinden olan MEC3, 2006 yılından bu yana Pastarom ile birlikte Türkiye pazarına katkı sağlıyor. Toplamda 136 ülkenin pazarına ürün veren MEC3, bu

kadar geniş bir pazar yelpazesinin olmasını kaliteli üretimin iyi bir stratejiyle birleşmesine bağlıyor. MEC3, dondurmalarında kullandığı malzemelerinin doğal ve gerçek olması ile farkını ortaya koyuyor. Sevilgen bunu şöyle örnekliyor: “Çilek konsantresi yaptığımızda doğal ürünleri kullanmamız lezzetimizin en önemli noktalarından biri.” MEC3, 70’li yıllardan beri bir çizgi film kahramanı olan Hello Kitty markası ile lisans anlaşması gerçekleştirmiş. Özellikle genç kitlede algı uyandırmak isteyen MEC3, Hello Kitty karakterine uygun tamamen doğal bir dondurma çeşidi üretiyor. Beyaz çikolata, yoğurt ve çilek bir araya getirilerek hazırlanan Hello Kitty dondurması Türkiye pazarındaki pasta ve dondurmacılara da sunuluyor.


Hijyen

Patisserie by

Pastanın Acı Gerçekleri Yrd. Doç. Dr. Beyza Ulusoy Sözen

İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi

İnsanın canı tatlı çektiğinde, hem de üstünde dumanı tüten bir de kahve varsa, yanına en çok yaraşan pasta gelir akla… Günün birinde bir pasta keyfinin insanın sağlığını tehdit edebilecek bir tehlike haline gelebileceğini hiç düşündünüz mü? Yrd. Doç. Dr. Beyza Ulusoy Sözen çok severek yediğimiz pastaları gıda güvenliği açısından mercek altına aldı.

P

asta tartışmasız her yaşa, her kültüre, her ülke insanına ve her damak zevkine yaraşmayı başaran bir gıda maddesi… Her zaman pasta yemek için bir bahane vardır. Mesela misafir gelir, yaş döner, okul biter, iş başlar, su uyur, gün batar, kahve tüter, dert içimizde yanar, neşe yüzümüzden taşar ve biz pasta yeriz… Düğünlerde pasta kesmenin, yeni evlilere bereket, doğurganlık ve mutluluk getirdiğine inanılır. Doğum günü pastası geleneği ise 13. yüzyıl Ortaçağ Almanya’sında başladığı söylenir. Rivayete göre bu çağda doğum günü kutlamasının sabaha karşı gün ağarırken başlar, üstü yanan mumlarla süslenmiş pasta eve getirildiğinde çocuk uyandırılır ve mumlar üflenir. Sebep ne olursa olsun pasta yemek herkes için tatlı bir keyiftir… Fakat gelgelelim bu tatlının bazı acı gerçekleri de var… Bu acı gerçekleri tek bir cümleyle özetleyebilirim: “Pastanın mikrobiyolojik kalitesinin düşük olması yani diğer bir deyişle afiyetle yiyene verebileceği zararlar”. Ve tabi ki âdetim olduğu üzere bu kısa özeti sizler için açmak, geniş, ferah bir şekilde anlatmak isterim… Kremalı pastalar yumurta, süt, un, şeker,

nişasta, kakao ve çeşidi belirleyen meyve, fındık, fıstık gibi değişik bir çok hammadde kullanılarak üretilir. Bu durumda kremalı pastaları, kek ve krema ile diğer hammaddeler olmak üzere iki kısımdan oluştuğunu söyleyebiliriz. Pastanın kek kısmı uygulanan ısı işleminde dolayı –eğer sonradan mikroplarla bulaşmadıysa- çok büyük sorunlar oluşturmaz fakat kremalı kısım pastadan kaynaklanabilecek tehlikeler için çok elverişli bir ortamdır. Çünkü krema bizler için besleyici bir gıda olmasının yanı sıra mikroplar için de çok besleyicidir. Üstelik onların gelişimlerini tetikleyecek mükemmel nemli bir ortamdır. Ve bu kremaların çoğu zaman ısı işlemi görmediği ve içine çiğ yumurta katıldığı da düşünülecek olursa bunun üstüne şunu söylemek lazım: “yeme de yanında yat”. Türkiye’de tüketime sunulan yaş pastaların durumu nedir diye bilimsel çalışmalara göz attığımda aşağı yukarı hepsinin şu benzer cümlelerle bittiğini gördüm: “ülkemizdeki yaş pastaların hijyenik kalitesinin yeterli seviyede olmadığı görülmektedir” veya “bu çalışma kapsamında analiz edilen kremalı pasta örneklerinin mikrobiyolojik kalitelerinin düşük olduğu ve halk sağlığı açısından risk taşıdığı görüşüne varılmıştır”.

Bilimsel verilere dayandırılan tüm bu sonuçların bize işaret ettiği nokta; yaş pastaların gerçekten gıda zehirlenmesi açısından riskli bir gıda maddesi olduğudur. Çalışmaların çoğunda maalesef ki; S.aureus gibi patojen, kolifom ve E.coli gibi kirlilik göstergesi olarak tanımlanan, bağırsak kökenli bakteriler tespit edilmiş. Personelin hijyene gösterdiği önem ve üretimde bu yöndeki uygulamaları da pastaların sağlıklı olması açısından çok önemlidir. Çünkü ortaya çıkabilecek tehlikelerin büyük bir çoğunluğu personel kaynaklı mikrop bulaşmalarından ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte; üretim ve satış noktalarında gıda güvenliği bilincinin yerleştirilmesi, üretim alanlarında hijyen sağlamaya yönelik gıda güvenliği sisteminin kurulması, hammaddeden başlayarak son ürüne kadar kontrol, takip ve kayıt sisteminin oluşturulması, personel, ekipman, ortam ve ürün kontrolüne yönelik analizlerin yapılması ve etkin bir temizlik programı oluşturulması gerekmektedir. Uzun lafın kısası ağızımızın tadı dediğimiz lezzetler, bize zehir olmasın… Pasta keyifli anlarımızın yoldaşı olmaya devam etsin, en sağlıklı haliyle…

FOODINLIFE.COM.TR

77


Dükkan

Patisserie by

De’Longhi’den 5 Farklı Renk Seçeneği ile Icona Vintage Serisi İtalyan tarzını her ürününe yansıtan De’Longhi, Icona Vintage Serisi ile mutfaklarda şıklık yaratıyor. Seçkin ve sofistike tasarımı ile dikkat çeken Icona Vintage Serisi dekorasyona özen gösterenlerin ilgi odağı oluyor. Kahve makinesi, su ısıtıcı ve ekmek kızartma makinesinden oluşan Icona Vintage, 5 özel renk seçeneği ile mutfaklarınızda kendi tarzınızı yaşatmanızı sağlıyor. Sofistike tarzı ile doğal, mat ve yumuşak dokulu, bronz rengi kaplama ve şık parlak krom detaylarıyla Etnica, retro tarzı dekorasyon tutkunlarına sunuluyor buluşturuyor. Krem ve maun rengiyle zarif çizgilerin eseri Dolce Vita, pastel tonlarıyla evinize İtalyan esintisini getiriyor. Zeytin ağaçlarının doğal kahverengi ve yeşil tonlarından ilham alınarak tasarlanan Olivia Serisi rahatlık ve ferahlık hissini mutfağınıza taşıyor. Parlak gök mavisi metal kaplama ve kahverengi dokulu detayları ile İtalyan tasarımcıların denizin mavi tonlarından esinlenerek hayata geçirdiği Anita ise evinizin içinde adeta bir deniz havası oluşturuyor. www.delonghi.com

Doğuş Çay Tutkunlarına 7 Yeni Lezzet! Çay tutkunlarına yönelik zengin çeşitleri ile karşı konulmaz lezzetler sunan Doğuş Çay; bitki - meyve-form serilerine 7 yeni ürün daha ekledi. Bu kapsamda Doğuş Çay’ın büyüyen ürün ailesine bitki – meyve kategorisinde; bağışıklığı güçlendirici Ballı Zencefilli Ihlamur ile Zencefil Limon ve sakinleştirici etkisi olan Sarı Kantaronlu Melisa çayları eklendi. Formuna dikkat edenlerin yeni favori çayları olacak olan Kiraz Saplı Form ve Mısır Püsküllü Form çeşitleri; zayıflatıcı etkileri ve vücuttaki fazla suyun dışarı atılmasına yardımcı özellikleri ile ön plana çıkıyorlar. Yumuşak içimi ve zengin antioksidan kaynağı yapısı ile yeşil çay serisini de yeni tatlar ile zenginleştiren Doğuş Çay; Yaseminli ve Naneli çeşitlerini de çay severler ile buluşturuyor. http://www.doguscay.com.tr/

Electrolux Profesyonel Bodrum’da Yeni Ürünlerini Tanıttı! Electrolux Profesyonel’in Bodrum bayisi Gastro Mutfak ile beraber gerçekleştirdiği lansmana 70’in üzerinde davetli katıldı. Yeni profesyonel ürünlerinden; air-o-steam Touchline Fırın, air-o-convect Touchline Fırın, ecostore Buzdolapları ve yeni nesil green&clean Giyotin Tip Bulaşık Makinelerini tanıtımını yapan Electrolux, ziyaretçilere keyifli bir tanıtım sundu. Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, Bodrum Ticaret Odası Başkanı Mahmut Kocadon, Bodrum Aşçılar Derneği Başkanı Halil Uzun, Besiad Yönetim Kurulu Başkanı Engin Kaplan ve Yönetimi’nin katılım gösterdiği lansmanın ardından misafirler ile beraber güzel bir öğle yemeği yenildi. www.electrolux.com.tr

Hisar Elektrikli Semaver Alana Hediye Var! Hisar’ın ergonomik ve güvenli tasarımı ile kullanım kolaylığı sunan Elektrikli Semaver’i, paslanmaz metal ve porselen demlik seçenekleri ile fark yaratıyor. Hisar Elektrikli Semaver düşük voltajla elektrik tasarrufu sağlarken, ısıyı ve zamanı istenilen ölçüde ayarlayabilme özelliği ile de dikkat çekiyor. Suyu kısa sürede kaynatma özelliğiyle çay içmek için sabırsızlananlara büyük kolaylık sağlayan semaver, demlik içindeki çıkarılabilir süzgeç ve damlamalara karşı musluk altındaki su biriktirme haznesi ile büyük bir kullanım kolaylığı sağlıyor. Hisar mağazalarından elektrikli semaver alan herkese 6 adet çay bardağı hediye ediliyor. www.hisar.com.tr

NR Grup İnoksan’ın Trabzon’daki İlk Temsilcisi Oldu! Türkiye çapında verdiği bayilikler ile kalitesini sergileyen İnoksan, Trabzon’da 16 Mart Cumartesi günü hizmete açıldı. İnoksan’ın Trabzon bayisi temsilcisi NR Grup oldu. Türkiye genelinde 80 yetkili servis ile satış sonrası hizmetlerini de yürüten mutfak devi, 6 büyük ilde bölge müdürlükleri ile hizmet vermeye devam ediyor. Türkiye çapındaki mevcut 40 İnoksan Bayisi, kalitesini her ilde aynı standartlarla sunuyor. Son olarak İnoksan’ın Trabzon Bayisi NR Grup’un açılışına katılan İnoksan Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık, bayilik sistemleri ile ilgili:  “Sektörün lokomotifi konumunda olan İnoksan, Türkiye genelinde açtığı bayilerle sektördeki farkını ortaya koyuyor. Talepleri en iyi şekilde yanıtlamak adına bayi yatırımlarımızı projelendirerek her geçen gün daha da yaygınlaşmayı planlıyoruz. Aramıza son katılan Trabzon bayimiz NR Grup’a da şimdiden başarılar diliyorum” dedi. www.inoksan.com

78

FOODINLIFE.COM.TR


Karaca’nın Yeni Kahvaltı Takımı Kahvaltılarınızı Renklendiriyor 1973 yılından bu yana Türkiye 1000 mağazasıyla hizmet veren Karaca, yeni serisi Karsandra’yı satışa sunuyor. Romantik çizgilerle tasarlanmış renkli çiçek desenlerine sahip bu kahvaltı takımı bahar ve yaz kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olmaya hazırlanıyor. Canlı renkleri ve kelebek desenleri ile ön plana çıkan Karsandra serisi 26 parçadan oluşuyor. Paket içerisinde, 6 adet servis tabağı, 6 adet çay fincanı, 6 adet çay fincan tabağı, 4 adet kahvaltı tabağı, 2 adet zeytinlik, 1 adet tuzluk ve 1 adet biberlik bulunuyor. www.krc.com.tr

NG Kütahya Porselen Gurme Koleksiyonu’nu Defne Koz Tasarladı! Tasarımcı Defne Koz ile özel bir koleksiyona imza atan NG Kütahya Porselen’in Gurme adını taşıyan yeni koleksiyonunda Ala, Onda ve Plano olmak üzere üç farklı seri bulunuyor. Gurme koleksiyonunda yer alan tasarımlar keskin formları ve modern görünümleriyle dikkat çekiyor. Üç koleksiyonu oluştururken tabağı bir sahneye benzeten Defne Koz, yemekleri de aktörler olarak düşünüyor. Bu fikirler doğrultusunda en büyüğünden en küçüğüne birçok porselen tabak, NG Kütahya Porselen kalitesiyle üretiliyor.  www.kutahyaporselen.com.tr

Nespresso Maestrıa Serisi ile Barista Profesyonelliği Başlıyor! Nespresso, profesyonel kahve yapma deneyimini evlere taşıyan Maestria makina serisi ile içinizdeki barista ruhunu ortaya çıkarıyor. Kahve uzmanlarının kullandıkları ekipmanları evlere getiren Nespresso Maestria serisinin ileri teknolojisi, gerçek barista sanatıyla kahvede mükemmel tada ulaşmayı sağlıyor. Profesyonel kahve makinesi görünümlü Maestria ve Gran Maestria, pratik kullanımıyla süt tariflerini gerçek bir uzman tarzında hazırlayabilme olanağı sunuyor. Maestria’nın yan tarafında bulunan buhar çubuğu, tıpkı bir baristanın yaptığı gibi mükemmel köpük hazırlayabiliyor. En üst düzey barista tarzını yansıtan Aeroccino süt köpürtücülü Gran Maestria ise soğuk süt köpüğü, sıcak süt ve yumuşak veya daha katı yapıda iki farklı çeşit sıcak süt köpüğünden oluşan dört farklı tarif yaratmayı sağlıyor. Nespresso, bu yeni makine serisini Andrée Putman Tasarım Stüdyosu’nda hazırlanan özel bir kit ile tamamlıyor. www.nespresso.com

Öztiryakiler’den Yeni Yıkama Makinesi Tencere, kazan ve gastronomların yıkanması artık mutfaklarda sorun olmaktan çıkıyor. Endüstriyel mutfakların teknoloji tasarımcısı Öztiryakiler tarafından üretilen, gelişmiş özelliklere sahip Tencere-Kazan-GN Yıkama Makinesi kullanıcılarıyla buluşuyor. Elle yıkamanın getirdiği zorluklar ve sağlıklı olmayan şartlar bu ürünle tarihe karışıyor. Tencere-Kazan-GN Yıkama Makinesi su, enerji, zaman ve yıkama kimyasalları tasarrufu ile kulanım alanlarında tasarruf sağlıyor. 2/1 gastronom küvet yıkayabilen Öztiryakiler Tencere-Kazan-GN Yıkama Makinesi, 60 cm çapında silindirik tencere ve 80 cm yıkama yüksekliğine sahip. Tamamı paslanmaz çelik olan ürün, ağır ünitelerin gerektirdiği şartlar dikkate alınarak son derece güçlü mekanik özellikleriyle dizayn ediliyor. Nemli ve buharlı alanlarda kullanıma uygun IP sınıfı yüksek konpenentlerden seçilmiş Öztiryakiler Tencere-Kazan-GN Yıkama Makinesi, Türkiye’de 65 yetkili servisin endüstriyel mutfaklara montaj ve eğitimleri için müşteri tercihlerini bekliyor. www.oztiryakiler.com.tr

Porland Dünya Kadınlar Günü’nü Atatürk’ün Sözüyle Kutladı! Porland, Dünya Kadınlar Günü’nü Atatürk’ün “Dünya üzerindeki her şey kadınların eseridir” sözü ile kutladı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Porland mağazalarından ve shop.porland.com.tr online satış sitesinden alışveriş yapan tüm kadınlara Atatürk imzalı kahve fincanı hediye edildi. Dünya Kadınlar Günü için özel olarak tasarlanan kahve fincanlarının içinde Atatürk’ün imzası; kahve fincanının tabağında ise “Dünya üzerindeki her şey kadınların eseridir” sözü yer aldı. www.porland.com.tr

FOODINLIFE.COM.TR

79


Not Defteri

Patisserie by

11 Nisan Hafta İçi 20 Nisan Hafta Sonu

Chef’s İstanbul Mutfak Atölyesi’nden Genel Pastacılık kursu başlıyor. Hafta içi programı 11 Nisan, hafta sonu programı 20 Nisan tarihinde başlayacak olan Genel Pastacılık kursu haftada 1 gün olmak üzere 5 hafta boyunca devam edecek. Genel Pastacılık kursu kapsamında katılımcılar ıspanaklı kiş, meyveli tart, brownie, mini börekitas, tatlı ve tuzlu kurabiye, grissini, cheesecake, havuçlu kek, pandispanya yapımı, pastacı kreması, yaş pasta çeşitleri, rulo pasta, ekler, profiterol, kremşanti ile sıvama ve süsleme tekniklerinde eğitim alacak.

19 Nisan İstanbul Culinary’de “Etkileyici Tatlar” programı 19 Nisan’da yapılacak. Enstitü Restoran Şefi Richard Madzar’ın dersi olan Etkileyici Tatlar programında 3 çeşit bulunuyor. Etkileyi Tatlar mönüsünde; pazıya sarılı somon, beyaz lahana salatası ile, Kırmızı meyveli ördek göğüs, sote turplu ıspanak ve kimyonlu çikolata ganaj ve tahinli beyaz çikolata hazırlanacak.

27 Nisan

Doors Akademi’den “Arçelik ile Vazgeçilmeyen Çikolatalı Tatlar” dersi 27 Nisan Cumartesi günü 11.00 – 14.00 saatleri arasında gerçekleşiyor. Çikolatalı tatlar konusunda kendini geliştirmek isteyenler için olan bu ders sayesinde, her tadımda mutluluğu garantileyen, en samimi tatlılar yapılıyor. Doors Akademi’nin bu dersi kapsamında Şef Yahya Tayfun Karayel profiterol, cevizli borwnie ve çikolatalı çatlak kurabiye eğitimi verecek…

İKA’da Profesyonel Pastacılık Kursları Başlıyor

26 Nisan-14 Haziran

Milli Eğitim Bakanlığı onayı ve City & Guilds akreditasyonu ile uluslararası profesyonel aşçılık diploması veren Türkiye’nin ilk ve tek aşçılık okulu Mutfak Sanatları Akademisi, Nisan ayında mutfak meraklılarına keyifli seçenekler sunuyor. “Mutfakta 8 Hafta-Pastacılık” programı 26 Nisan – 14 Haziran tarihlerinde her Cuma 10:00-14:00 saatleri arasında yapılacak. Programda; kurabiye, tart, kiş, pie, ekmek, kek, pasta, custard ve choux hamuru, çikolata gibi enfes lezzetler yer alacak.

80

FOODINLIFE.COM.TR

İstanbul Kitchen’s Akademy’de, pastacılık alanında kariyer yapmak isteyenler için Profesyonel Pastacılık Kurları başlıyor. Hayal gücünü ve yaratıcılığını kullanarak leziz pastalar yapmak ve bunu bir meslek haline getirmek isteyenler İKA’da eğitim alabilecek. Kutlamaya değer gördüğümüz her özel günün en önemli parçası pastayı siz hazırlamak isterseniz, bu eğitim pasta konusunda yol gösterici olacak.



Patisserie by food in life 14