Page 1

Polonyal›lar›n Gözüyle XIX. Yüzy›l Üsküdar› Y R D .

D O Ç .

D R .

Ö Z T Ü R K

E M ‹ R O ⁄ L U

Varflova Üniversitesi

Girifl Türkler’in ‹stanbul’u almas›yla, Avrupal›lar’›n Türkler’e ve ‹stanbul’a ilgisi artar. Çünkü do¤u Roma ‹mparatorlu¤u’nun eski baflkentinin nas›l bir yer haline geldi¤i Avrupa’da merak konusudur. Türkler’in hem bu kentte hem de baflka yerleflim birimlerindeki yaflay›fllar›n›, giyim kuflamlar›n›, yeme içme kültürlerini, toplumsal düzenlerini gözlemlemek ve ülkelerindeki insanlar› bilgilendirmek, ticaret yapmak, ifl bulmak gibi amaçlarla as›rlard›r pek çok Avrupal› Türkiye’ye gelmektedir. Polonya’dan da bu amaçlarla XIX. yüzy›lda Osmanl› topraklar›na gelifller artm›flt›r. Bunun siyasî ve ticarî baz› sebepleri vard›r. Birincisi Polonya’n›n ba¤›ms›zl›k mücadelesine kat›lan pek çok isyanc›n›n s›¤›nak yerlerinden birinin ‹stanbul olmas›d›r. ‹kincisi her devirde oldu¤u gibi bu yüzy›lda da Hz. ‹sa’n›n ve havarilerinin yaflad›¤› yerleri görmek isteyen kimselerin, Osmanl› co¤rafyas›ndaki kutsal say›lan yerlere ve ‹stanbul’a daha fazla gelmeleridir. Üçüncüsü XIX. yüzy›lda turistik gezilere ç›kan Polonyal› soylu ve zenginlerin say›s›ndaki art›flt›r. Dördüncüsü Avrupa’da sanayileflmenin geliflmesiyle ticari faaliyetlerin bu yüzy›lda art›fl göstermesidir. Bu yüzden Polonya’dan daha fazla tüccar al›fl verifl yapmak amac›yla ‹stanbul, ‹zmir, Bursa, Hatay, fiam, Ba¤dat, Kudüs gibi Osmanl› kentlerine gelmifltir. Beflincisi Kavalal› Mehmet Ali Pafla’n›n yetkisi alt›ndaki yerleri daha fazla ticarete açmas›yla Polonya’dan M›s›r’a geliflleri art›rm›flt›r. XIX. yüzy›lda ‹stanbul’da bulunmufl Polonyal›lar; baflta elçiler ve elçilik heyetlerinde görev alan kifliler olmak üzere gezginler, hac›lar, misyonerler, gazeteciler, bilim ve sanat adamlar›, askeri ve sivil uzmanlar yazarlar, ressamlar, mühendisler, doktorlar, tüccarlar, tercümanlar, turistler fleklinde s›rlanabilir. Bu


Ü S K Ü D A R

S E M P O Z Y U M U

V I

XIX. Yüzy›lda Üsküdar’›n› yans›tan bir kartpostal

yüzy›l›n ikinci yar›s›nda ‹stanbul’a gelen Polonyal›lar’dan baz›lar› Polonezköy’e yerleflip kal›rken baz›lar› ülkelerine geri dönmüfltür. XIX. yüzy›lda Osmanl› baflkentinde ve di¤er bölgelerde bulunmufl Polonyal›lar’dan baz›lar› ülkelerine döndüklerinde gezi notlar›n›, an›lar›n› ve mektuplar›n› yay›mlam›fllard›r. O yay›nlara bu araflt›rma için oldu¤u gibi pek çok baflka araflt›rma için de baflvurulmaktad›r. Araflt›rma konumuz olan XIX. yüzy›l Üsküdar’›ndan eserlerinde söz eden isimler flunlard›r: Tarihçi ve yay›nc› Edward Raczy_ski (1786-1845) Dziennika podrózy do Turcji / Türkiye’ye Seyahat Günlü¤ü, (Vroclav, 1823). Rahip Henryk Aulich (1793-1861, takma ad› Manswet) Dziennik dwunastoletniej misyi apostolskiej na Wschodzie / Do¤uda 12 Y›ll›k Misyonerlik Günlü¤ü (Krakov, 1850). Gazeteci-yay›nc› Anton Zaleski (1731-?), Z wycieczki na wshód/ Do¤u Seyahatinden, (Varflova 1887). Bir baflka gazeteci ve yay›nc› Stanislaw Belza (1849-1929) W stolicy padyszacha / Padiflah’›n Baflkentinde, (Varflova, 1898). Mühendis Franciszek Sokulski (1811-1896), W kraju i nad Bosforem / Ülkede ve Bo¤azda, (Vroclav, 1951). Doktor Wladyslaw Jablonowski (1841-1894), Pamietniki z lat 18511893 / 1851-1893 Y›llar› An›lar›m (yay›n: Vroclav,1967). Araflt›rma konumuz olan Üsküdar, bu alt› eser ve Jan Reychman’›n (1910-1975) Podróznicy Polscy na Bliskim Wschodzei w XIX wieku / XIX yüzy›lda Yak›n Do¤uda Polonyal› Gezginler ve Grazyna Zajac’un “Leh Kaynaklar›nda Türkler ve Türk Kültürü Üzerine 50 Baflvuru Metni” bafll›kl› çal›flmalar›ndan yararlan›larak de¤erlendirmeye tabi tutulmufltur. Bu ba¤lamda, ‹stanbul’u tarihi ve kültürel bak›mdan bütünleyen 60


P O L O N Y A L I L A R I N

G Ö Z Ü Y L E

X I X .

Y Ü Z Y I L

Ü S K Ü D A R I

XIX. Yüzy›lda Üsküdar’›n› yans›tan bir kartpostal

üçüncü flehrin Üsküdar oldu¤u ve Asya k›tas›n›n derinliklerine giden yolun Üsküdar’dan bafllad›¤› görüflü örneklerle ispat edilecektir. I. ‹stanbul’u Tarihi ve Kültürel Bak›mdan Bütünleyen Üçüncü Semt: Üsküdar Yerleflim birimleri üzerine yaz›lan eserlerde; genelde tarihi, co¤rafi, kültürel özellikler ve o yörede yaflayan insanlar›n giyim kuflam›, yeme içme kültürü, davran›fl biçimleri anlat›l›r. Üç medeniyete ait de¤erleri bünyesinde bar›nd›ran flehir olarak ‹stanbul ve semtlerini gören yabanc›lar da flehrin tarihi, co¤rafi, kültürel zenginliklerine, iki k›tay› birlefltiren yahut ay›ran flehir olarak özel konumuna yaz›lar›nda öncelik vermifllerdir. Üsküdar’a gelenler de semtin tarihi, co¤rafi özelliklerinin yan›nda sahil fleridindeki ve içerilerdeki camilerden, çeflmelerden, tekkelerden, Karacaahmet ve K›r›m savafl›nda Türkiye için savaflm›fl ‹ngiliz askerlerinin mezarl›¤›nda, K›z Kulesi’nden, sokaklar›n durumundan söz etmifltir. XIX. yüzy›l hellenizm romantizmiyle Homeros’un ‹lyada’s›n›n geçti¤i topraklar› görmek ve antik kültürü incelemek amc›yla 9 A¤ustos 1814’te ‹stanbul’a ulaflan tarihçi ve yay›nc› Edward Razczynski, Dziennika podrózy do Turcji bafll›kl› eserinde Üsküdar’›n tarihi üzerine flu bilgileri vermektedir: “Üsküdar’a eski ça¤larda Khrisopolis (alt›n flehir) deniyordu. Persler, Üsküdar ve civar›ndan elde ettikleri paralar› burada toplad›klar› için flehir bu adla an›lm›flt›r. Belki de bu flehrin ad›, Agamemenon’un k›z› Khrisopolis’in ad›ndan geliyor. Atinal›lar, 61


Ü S K Ü D A R

S E M P O Z Y U M U

V I

Khrisopolis’i ‹.Ö. 409’da ele geçirmek için Alcybiades’in düflüncesiyle, Trakya’dan gelen gemilere gümrük uygulam›fllar ve sonuçta buray› alm›fllar.” (Raczynski, 1823, 78, Aulich, 1850, 223). 1890’da gezmek amac›yla ‹stanbul’a gelen Stanislaw Belza, Üsküdar’›n co¤rafi konumu ile ilgili flunlar› yazar: “Hangi taraftan ‹stanbul’a gelinirse gelinsin tümü görülmez. Ama Üsküdar’›n kat kat tepeleri sayesinde, volkan da¤lar› aras›ndan uzanm›fl iki ada ve adalar›n ortas›na bir el gibi sokulan deniz ile bütün flehir görülür.” (1823, 323). Üsküdar’›n co¤rafi konumu ve farkl›l›¤› hakk›nda ise Edward Raczynski flunlar› yazar: “Küçük Asya’da do¤a çok cömert bir flekilde kendisini gösteriyor. Sadece Avrupa k›y›s›ndaki do¤al güzellikler de¤il, burada (Üsküdar’da) Lavanta, Kekik, Melisa havan›n kokusunu de¤ifltirir. Burada bütün meyvalar bir ay önce yetiflir. Üsküdar’da k›fl çok so¤uk geçmedi¤i gibi uzun da sürmez. Buras› ‹stanbul’dan bat›ya 400 km’dir” (Raczynski, 1823, 71) Razcynski’nin son cümlesinin do¤rulu¤u tart›flma götürür. Neden Üsküdar’› ‹stanbul’un bat›s›nda ve 400 km uzakta bir yer saym›flt›r? Muhtemelen yazar baflka bir yeri ile Üsküdar’› kar›flt›rm›flt›r. Stanislaw Belza, Üsküdar’›n co¤rafi konumu ile kültürel yap›s›n› flöyle bütünlefltirir: “Zay›f yuvarlak çizgileriyle bo¤az›n sular›n› kesen, yüksek tepeleri ve yar›m ay fleklindeki kubbeleri ve pek çok minaresiyle gözleri kamaflt›r›r. Güneflle bereketlenmifl aç›k bir günde, bir göz at›fl›yla görülebilecek ve hissedilebilecekleri yans›tmak istersek, bu yerlerin hangisinin tasvir edilece¤ini kitaplar ve keten bezlerine yap›lm›fl gerçekli¤in kopyas› resimler tam olarak anlatamaz. Ne birincinin ne de ikincinin her fleyi güçlü bir flekilde yans›taca¤› kanaatinde de¤ilim. Burada görünenler gözlere flaflk›nl›k verir.” (Belza, 1898, 323) Üsküdar’›n nas›l bir yer oldu¤u, ne kadar nüfus bulundu¤u ve Üsküdar camileri üzerine S. Belza flu de¤erlendirmeyi yapar: “Üsküdar, ‹stanbul’un giriflindeki en meflhur yerdir. Burada yaklafl›k 50.000 kifli yafl›yor. Bunlar aras›nda çok az say›da Ermeni ve Rum var. Üsküdar çok romantik bir yer olmas›n›n yan›nda, bu yörenin en eski kasabalar›ndan biridir. Buras› çok güzel camileri, medreseleri, tekkeleri ve hamamlar› ile baflka yerlerden farkl›l›¤›n› gösteriyor… K›y›da çok büyük bir cami bulunuyor. Bu cami, Ayasofya ya da Süleymaniye’nin yan›nda konulsayd› onlar›n ihtiflam›na hiçbir halel getirmezdi. Buradaki Tanr› evlerinin di¤erlerinden fark› yoktur. Ama sokaklar dar ve pistir. Evler zor ayakta duruyor ve nerede ise y›k›lacak. Her ad›m att›¤›n›zda da¤›n›kl›k görürsünüz. Burada sadece önemli ve kutsal mabetler bak›ml›d›r. En önemli yerler ibadethanelerdir. Camilerin içine de¤er verildi¤i için mükemmel bir flekilde süslenmifltir…” (Belza, 1898, 324-325) Türkiye, ‹ran ve Kafkas’da bulunan H›ristiyanlara ve özellikle Polonyal› göçmenlere dini hizmet vermek amac›yla 1830’da ‹stanbul’da ve ‹zmir’de 12 y›l kalan Maswet Aulich’in günlükleri; üç cilt halinde Dzinnik dwunastoletniej misyi apostolskiej na Wschodzie / Do¤u’da 12 Y›ll›k Misyonerlik Günlü¤ü bafll›¤›yla yay›mlanm›flt›r. ‹stanbul’un nerede ise bütün semtlerini tek tek anlatt›¤› üçüncü 62


P O L O N Y A L I L A R I N

G Ö Z Ü Y L E

X I X .

Y Ü Z Y I L

Ü S K Ü D A R I

ciltte Üsküdar ile ilgili flunlar› yazmaktad›r: “Buras› asl›nda 200.000 insan›n yaflad›¤› büyük bir flehir. Uzaktan bak›nca bu kadar büyük zannedilmese de gerçekte yayg›n tepeler aras›nda genifl bir semt. Türk, Yunan, Ermeni ve Yahudilerin oturdu¤u bu semtte çok cami var. ‹skele camii flehrin giriflinde. 1547’de Sultan Süleyman’›n k›z› Mihrimah ad›na kurulmufl caminin giriflindeki yaz›dan flunlar› ö¤reniyoruz. Caminin yan›na tam teflekküllü hastane, arkas›na yolcular için iki büyük “han” yapt›r›lm›fl. ‹kinci cami Muradiye. Yan›ndaki hamamlarla ayn› y›lda kurulmufl. Sultan Murad’›n efli Haseki Sultan ad›na yap›lm›fl. Üçüncüsü, ikisinden daha güzel olan Çinili camiidir. Bu da Sultan III. Murat’›n annesi Nurbanu ad›na 1577’de yap›lm›flt›r. Dördüncüsü yap›l›fl› itibariyle di¤erlerine benzeyen Valide sultan camiidir. ‹ki minareli ve iki hamaml› cami 1644’te Sultan Ahmed’in kar›s› Sultan ‹brahim’in annesi Kösem Mahpeyker ad›na kurulmufltur. Beflinci cami, küçük ama çok güzel olan Ayasma’d›r. Sultan III. Mustafa’n›n efli Ayasma ad›na yap›lm›flt›r. Alt›nc› cami ise hem mimarisi hem de süslemeleriyle di¤erlerinin hepsinden daha üstün olan Sultan III. Selim taraf›ndan iki minareli olarak yan›nda hamam›yla yapt›r›lm›flt›r. Bu caminin yan›ndan geçen genifl soka¤›n iki taraf›ndaki genifl kald›r›mlar flehrin ortas›na kadar uzan›yor. (Manswet, 1850, 222-223). Bu sat›rlarda rahip Henryk (Manswet) Üsküdar’› kad›n sultanlar ad›na yap›lan camilerin süsledi¤ine dikkat çekmektedir. Ayr›ca Manswet Aulich 1830’lu y›llarda Üsküdar nüfusunu 200. 000 kifli vermesine karfl›n 1890’da Stanilaw Belza bu semtin nüfusunu 40.000 kifli olarak vermektedir. Yüzy›l›n sonunda Üsküdar’›n nüfusunun 50.000 oldu¤unu kaynaklardan ö¤renerek Aulich’in nüfus say›s›n› yanl›fl verdi¤ini söylemeliyiz. Üsküdar’›n co¤rafi yap›s›n›n bu semte katt›¤› de¤eri ise S. Belza flöyle dile getirir: “E¤er büyük Türk mezarl›¤› göründü¤ü zaman, Burgulu da¤a ç›karsan›z, oradan bo¤az›n güzelliklerini görürsünüz. Burada el gibi iki deniz var: Marmara ve Karadeniz. ‹ki ayak yan yana duruyor gibi. Bo¤az ve Alt›n boynuz. Yak›ndan o kadar çekici olmayan ‹stanbul bu da¤dan o kadar güzel görünüyor ki….” Karacaahmet ve Selimiye k›fllas›ndaki mezarl›ktan ise flöyle söz ediyor: Üsküdar’da do¤u savafl›nda ölen ‹ngiliz askerleri yat›yor. Onlar›n gömülü oldu¤u yere gittim, gördüm ve mezarlar›n›n önünde gururlu bir flekilde birkaç dakika geçirdim. ‹nsan nas›l gururlanmas›n ki, bu mezarlar dâhiler an›t›d›r. Burada Türk topraklar›n› savunmak için gelen ‹ngilizler yatmaktad›r. Kuzeybati rüzgar› gemimizi Üsküdar’a do¤ru götürüyordu. 40 bin kiflilik bu flehrin büyük mezarlarl›¤› dikkat çekiyordu. Üsküdar’a, Asya k›y›s›n›n kenar›na, böyle büyük bir mezarl›k kurulmas›, Asya’n›n Müslümanlar›n vatan› olarak görülmesi ve de¤iflmeyeci¤ine inan›lmas›d›r.” (Belza s.326,327) Bu sat›rlarda Osmanl› devletinin XIX. yüzy›ldaki askeri, teknik, ekonomik ve siyasi durumundaki zay›fl›¤›n›n psikolojik boyutu yans›t›l›yor. Karacaahmet mezarl›¤›n›n ve pek çok önemli eserin Üsküdar’da yap›lmas›n›n, bir gün Avrupa yakas› elden ç›kabilir endiflesinden kaynakland›¤›n› vurguluyor. Bu gerçekten ilgi çeken bir yorumdur. Raczynski, ise Karacaahmet mezarl›¤› ve Türklerideki ölüm anlay›fl› üzerine flunlar› yazar. “.... “Konstantinopol’de en önde gelen 63


Flandin’in tasviri ile XIX. yüzy›lda Karacaahmet Mezarl›¤›


Ü S K Ü D A R

S E M P O Z Y U M U

V I

ailelerin mezarlar› Üsküdar’d›r. Buras› hem kad›n hem erkek mezarlar›yla doludur. Mezarl›kta ölüler için her zaman dua eden aile mensuplar›na ve dostlara rastlan›r. Dostum Abdulkadir Bey, her hafta Üsküdar’da babas›n›n mezar›na gitti¤ini söylüyor. Babas› 10 y›l önce ölmüfl ve bu on y›ll›k sürede her hafta mezar›na gidiyormufl. Ölümün bu kadar çok hat›rlanmas›, bu ülkede aile ba¤lar›n›n çok önem tafl›d›¤›n›, birbirine kuvvetli sevgiyle ba¤land›klar›n› göstermektedir.” (Raczynski, 1823, s.77-78) Konu Üsküdar olunca, pek çok yaz›da K›z kulesi’nden de söz edilmifltir. Rahip Manswet K›z kulesi ile ilgili flunlar› yazm›flt›r: “K›z kulesi küçük bir ada üzerine kurulmufl Üsküdar’a yüz ad›m uzakl›ktad›r. Avrupal›lar›n Lenadra hapishanesi olarak adland›rd›klar› K›z kulesi, yuvarlak bir yap›d›r. Geceleri, deniz feneri olarak ›fl›kland›r›lmaktad›r. (Manswet, 1850, 224) II. Asya K›tas›n›n Derinliklerine Giden Yol Üsküdar’da Bafllar 1817-1820 aras›nda Polonya’dan Ukrayna’ya oradan da ‹stanbul’a gelerek Anadolu üzerinden Suriye ve di¤er Arap ülkelerine giden Waclaw Rzewuski (17851831) gezi notlar›nda Anadolu, Kafkasya ve Ortado¤u’nun derinliklerine giden alt› yoldan söz eder. Bu yollardan ilkinin Üsküdar’dan bafllad›¤›n› söyler. (Reychman, 1972, 29) “Üç defa Küçük Asya’da bulundum” diyen Rzewuski’n›n böylece Asya’n›n derinliklerine giden yolun Üsküdar’dan bafllad›¤› görüflümüzü do¤rulamaktad›r Osmanl› devletinde 1860’l› y›llarda telgraf hatlar› kuran flirketin müdürü olarak görev yapan Franciszek Sokulski’nin an›lar›ndan ve mektuplar›ndan oluflan W kraju i nad Bosforem bafll›kl› eserde Anadolu yakas›nda ilk telgraf hatt›n›n Üsküdar’dan ‹zmit’e çekildi¤i kaydedilmektedir. (Vroclav, 1951, 90) Bu da Osmanl› Anadolu’suna telgraf haberleflmesinin Üsküdar’dan bafllayarak ulaflt›¤›n› gösterir. Polonya’dan kara yoluyla Ukrayna’n›n Odesa liman›na gelip oradan gemiyle ‹stanbul’a ulaflan Stanislaw Belza, bo¤az›n giriflinde karfl›laflt›¤› muhteflem manzara karfl›s›ndaki duygular›n› flöyle dile getirir: “Buran›n do¤as› çok cömertçe donat›lm›fl ve insanlar da en güzel eserleri burada yapm›fl. ‹stanbul’a giriflteki görüntü dünyan›n hiçbir yerinde yoktur. Ne Venedik, ne Napoli, ne de Stockholm, Palermo ve benim bildi¤im deniz kenar›ndaki baflka flehirler ‹stanbul kadar güzel de¤ildir. …Karunlar, krallar, prensler bütün hazinlerinizi bana verseniz bu gemide bulunuflumu ve bu görüntüyü hazinlere de¤iflmem.” (Belza,1898, s.52, 53) Gazeteci ve yay›nc› Antoni Zaleski yol arkadafl› roman yazar› Henryk Sienkiewicz ile birlikte (Zajac, 2007, 57) Varflova, Bükrefl, Rusçuk, Varna güzergâh›ndan deniz yoluyla 1885’te ‹stanbul’a gelmifltir. Gazetecinin notlar› olarak kaleme ald›¤› Z wycieczki na wshód bafll›kl› eserinde; “Galata kulesine ç›kt›¤›mda dünyada efli olmayan bir flehirle karfl›laflt›m. Marmara denizi, Haliç, Bo¤az ve Üsküdar, Osmanl› baflkenti bir insan vücudunun parçalar›n› and›r›yor.” (Zaleski, 1887, 247) ‹stanbul’a bir insan vücudunun parçalar› olarak bu flekilde bakan 66


P O L O N Y A L I L A R I N

G Ö Z Ü Y L E

X I X .

Y Ü Z Y I L

Ü S K Ü D A R I

Zaleski, Üsküdar’› vücudu tamamlayan k›s›mlardan biri sayar. Bu da gösteriyor ki ‹stanbul’u ‹stanbul yapan semtlerden biri Üsküdar’d›r. XIX. yüzy›l Üsküdar’›n›n bir baflka önemli taraf› baz› elçiliklerin burada bulunmas›d›r. Bu konuda Edward Raczynski flunlar› yazar: “‹ran elçili¤i Üsküdar iskelesi yak›nlar›nda bulunuyor. Osmanl› politikas›, yabanc› elçilerin ‹stanbul’da sürekli kalmamalar› için onlar›n merkezde bulunmalar›na izin vermiyor.” (Raczynski, 1823, 79). Razczynski, bu cümlesiyle Osmanl› devletinin Tanzimat’a kadarki yabanc› ülke elçileriyle ilgili politik tutumu yans›tm›flt›r. XIX. yüzy›l›n oralar›nda Üsküdar’a yak›n kurulan Polonezköy, Polonya’dan gelenlerin bo¤az›n k›y›s›ndaki bu Polonya köyünü görmeye sevk etmifltir. Buraya gelenler Üsküdar’› da görmek ve gezmek f›rsat› elde etmifllerdir. Franciszek Sokulski, an›lar›nda Polonezköy’de yaflayan binbafl› Bernarczyk ile görüflmek için Anadolu yakas›na geçti¤ini kaydetmektedir. Bu vesile ile Üsküdar’daki bir handa kald›¤›n› ve Üsküdar’da bo¤az›n k›y›s›nda bir k›r lokantas›nda Bernarczyk ile birlikte Polonyal›lar’la bulufltu¤unu bildirmektedir.” (Sokulski, 1951, 128)

XIX. yüzy›lda Üsküdar

67


Ü S K Ü D A R

S E M P O Z Y U M U

V I

Sonuç XIX. yüzy›lda ‹stanbul’a gelen Polonyal›lar yaz›lar›nda bo¤az›n Asya k›y›s›nda en çok dikkat çeken yerleflim biriminin Üsküdar oldu¤unu kaydetmifllerdir. Üsküdar’› ‹stanbul’u tamamlayan üçüncü flehir olarak nitelemifllerdir. Polonyal›lar, Anadolu, Orta do¤u ve Kafkasya’ya giden yollar›n Üsküdar’dan bafllad›¤›n› kaydetmeifllerdir. Polonya’da bas›lan kitaplardan baz›lar›nda Lehçe yaz›l›fltaki yak›nl›ktan (Skutari Szkodra) dolay› Üsküdar ile ‹flkodra’n›n birbirine kar›flt›r›ld›¤›n› görmekteyiz. Örne¤in Wladylaw Jablonowski’nin an›lar›ndan seçmeler yap›larak haz›rlanm›fl Pamiltniki z lat 1851-1893 bafll›kl› kitab›n indeksinde Üsküdar ve hemen yan›nda parantez içinde ‹flkodra [Skutari (Szkodra) s.555] verilmektedir. Bu indekse göre kitab›n sayfalar›na bak›ld›¤›nda bazen Üsküdar bazen de ‹flkodra bulunmaktad›r. Bu hatada ‹flkodra’n›n, Balkanlar›n Üsküdar’› olarak nitlenmesinin pay› olmakla birlikte baz› yay›mc›lar›n veya redaktörlerin dikkatsizliklerinin pay› unutulmamal›d›r. XIX. yüzy›l Üsküdar’›, Polonyal›lar’›n yaz›lar›ndan ald›¤›m›z örneklerde de görüldü¤ü gibi genel özellikleriyle yans›t›lm›flt›r. Tarihi, co¤rafi, kültürel yönler a¤›rl›kl› bu yaz›larda derin ve ayr›nt›l› bilgiler yoktur. Üsküdar’daki her hangi bir tarihi yap›n›n d›fl ve iç mimari özellikleri, sanat yönünden incelikleri, halk›n günlük yaflant›s› hakk›ndan detayl› bilgiler sunamam›fllard›r. Bu da pek çok gezgin, tarihçi, yay›nc› ve do¤u bilimcinin Üsküdar’a sathi boyutta bakt›¤› ve derinli¤ine nüfuz edemediklerini gösterir. Fakat verdikleri genel bilgilerle XIX. yüzy›l Üsküdar’›ndan kesitler sunduklar› inkar edilemez. KAYNAKLAR Aulich, Manswet; Dziennik dwunastoletniej misyi apostolskiej na Wschodzie, Krakov, 1850 Belza, Stanislaw; W stolicy padyszacha, Varflova, 1898 Jablonowski, Wladyslaw; Pamiltniki z lat 1851-1893, Vroclav, 1967 Sokulski, Franciszek; W kraju i nad Bosforem, Vroclav, 1951 Raczynski, Edward; Dziennika podrózy do Turcji, Vroclav, 1823 Reychman, Jan; Podróznicy Polscy na Bliskim Wschodzei w XIX wieku, Wiedza Powszechna Yay›nevi, Varflova, 1972 Zaleski, Anton; Z wycieczki na Wschod, Varflova, 1887 Zajac, Grazyna; “Leh Kaynaklar›nda Türkler ve Türk Kültürü Üzerine 50 Baflvuru Metni”, Turnalar, nr. 25, Ocak-Mart 2007, s.50-65

68

Polonyalıların Gözüyle  

Polonyalıların Gözüyle XIX. Yüzyıl Üsküdarı YRD. DOÇ. DR. ÖZTÜRK EMiROĞLU Varşova Üniversitesi

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you