Page 1

ÖZET

Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: İnsani Gelişme Raporu web sayfası: http://hdr.undp.org

Göç ve insani gelişme

Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Dünya eşitsizliklerle dolu. Dünyanın dört bir yanındaki birçok kişi için, hayatta kalma ya da iyi bir yaşam sürme olanaklarını arttırmak adına, doğduğu şehirden veya köyden göç etmek, kimi zaman en iyi, kimi zaman da tek seçenek olabiliyor. Göç, bireylerin ve ailelerin gelirini, eğitimini ve sosyal katılımını geliştirmek ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sağlamak konusunda son derece etkin bir rol oynuyor. Ama aslında göçün değeri bundan da öte; çünkü nerede yaşayacağına karar verebilmek, insanın özgürlüğünün en temel unsurlarından biri. Dünyada birden fazla göçmen profili var. Gerek kendi ülkeleri içinde gerek ülkeler arasında yer değiştiren yaklaşık bir milyar insan arasında, meyve toplayıcılardan hemşirelere, siyasi mültecilerden inşaat işçilerine, akademisyenlerden bilgisayar programcılarına çeşit çeşit insan yer alıyor. Ulusal sınırların içinde ya da dışında, göç edenler bir umut ve belirsizlik yolculuğuna çıkıyor. Birçok kişi daha iyi olanaklar peşinde, kendi becerilerini gittikleri ülkedeki kaynaklarla bütünleştirmeyi ve böylece hem kendileri hem de çoğu zaman beraberlerinde götürdükleri aile bireyleri için kazanımlar sağlayabilmeyi umut ederek yer değiştiriyor. Gerek göç veren, gerekse göç alan toplumların tamamı göçten yarar sağlıyor. Bu bireylerin çeşitliliği ve göç olgusunu düzenleyen kurallar, özellikle de küresel piyasalardaki durgunluğun tam ortasında, göçü günümüzün en karmaşık meselelerinden biri haline getiriyor. Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme, daha iyi göç politikalarının insani gelişmeye nasıl katkıda bulunabileceğini sorguluyor. Öncelikle kim, nereye, neden ve ne zaman göç ediyor gibi sorularla göçün ana hatlarını belirleyip, sonra da yer değiştirmenin hem göçmenler ve aileleri, hem de göç veren ve göç alan ülkeler üzerindeki geniş kapsamlı etkilerini analiz ediyor. İnsanların sahip oldukları seçenekleri ve özgürlükleri genişletebilmek için devletlerin sınırları içinde ve ötesinde yer değiştirme kısıtlamalarını kaldırmalarını savunuyor. Göçmenlerin gittikleri yerlerde erişebildikleri olanakları artıracak pratik önlemlerin, hem göç alan hem de göç veren toplumlara büyük faydası olacağını savunuyor. Raporda sözü edilen reformlar sadece göç alan ülkelerin hükümetlerine değil, aynı zamanda göç veren ülkelerin hükümetlerine, dahası özel sektör, dernekler ve sivil toplum örgütleri gibi diğer aktörler ve göçmenlerin kendilerine de yol gösteriyor. Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009, insani gelişmeyi, dünya çapında gittikçe karmaşıklaşan göç hareketlerinden herkes için en büyük kazanımları elde etme arayışında olan siyaset belirleyicilerin gündeminin merkezine yerleştiriyor.

COVER_CC.indd 1

8/17/09 4:42:06 PM


ÖZET Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme

ÖZET

Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme

1


ÖZET Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme

Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009’u hazırlayan ekip Direktör Jeni Klugman Araştırma Francisco R. Rodríguez yönetiminde, Ginette Azcona, Matthew Cummins, Ricardo Fuentes Nieva, Mamaye Gebretsadik, Wei Ha, Marieke Kleemans, Emmanuel Letouzé, Roshni Menon, Daniel Ortega, Isabel Medalho Pereira, Mark Purser ve Cecilia Ugaz (2008 Ekim’ine kadar direktör yardımcısıydı). İstatistikler Alison Kennedy yönetiminde, Liliana Carvajal, Amie Gaye, Shreyasi Jha, Papa Seck ve Andrew Thornton. Ulusal İnsani Gelişme Raporu ve Ağı Eva Jespersen (İnsani Gelişme Raporları Ofisi Direktör Yardımcısı), Mary Ann Mwangi, Paola Pagliani ve Timothy Scott Yaygınlaştırma ve İletişim Marisol Sanjines yönetiminde, Wynne Boelt, Jean-Yves Hamel, Melissa Hernandez, Pedro Manuel Moreno ve Yolanda Polo. Yapım, çeviri, bütçe ve operasyon ve idare Carlotta Aiello (yapım koordinatörü), Sarantuya Mend (operasyon müdürü), Fe Juarez-Shanahan ve Oscar Bernal.

2


ÖZET Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme

Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 İçindekiler Önsöz Teşekkür Kısaltmalar

GENEL BAKIŞ

BÖLÜM 4 Göç veren ve göç alan yerler üzerindeki etkiler 4.1 Göç veren yer üzerindeki etkiler 4.1.1 Hane düzeyinde etkiler 4.1.2 Toplumsal ve ulusal düzeyde ekonomik etkiler

BÖLÜM 1 Özgürlük ve göç: Göç insani gelişimi nasıl destekler 1.1 Hareket edebilmek önemlidir 1.2 Seçim ve bağlam: insanların neden yer değiştirdiğini anlamak 1.3 Gelişme, özgürlük ve göç 1.4 Bizim katkımız

4.1.3 Sosyal ve kültürel etkiler 4.1.4 Göç ve ulusal kalkınma stratejileri 4.2 Göç alan yer üzerindeki etkiler 4.2.1 Toplam ekonomik etkiler 4.2.2 İş gücü piyasası üzerindeki etkiler 4.2.3 Hızlı kentleşme 4.2.4 Mali etkiler 4.2.5 Göçle ilgili algılar ve endişeler

BÖLÜM 2

4.3 Sonuçlar

Hareket halindeki insanlar: Kim, nereye, ne zaman ve neden göç ediyor 2.1 Günümüzde göç 2.2 Geride bıraktıklarımız 2.2.1 Uzun erimli bakış 2.2.2 Yirminci yüzyıl 2.3 Politikalar ve göç 2.4 İleriye bakış: Kriz ve sonrası 2.4.1 Ekonomik Kriz ve krizden çıkış olanağı 2.4.2 Demografik trendler 2.4.3 Çevresel faktörler 2.5 Sonuçlar

BÖLÜM 5

BÖLÜM 3 Yer değiştirenlerin akıbeti 3.1. Gelir ve geçinme 3.1.1 Brüt gelire etkiler 3.1.2 Yer değiştirmenin finansal maliyetleri 3.2 Sağlık 3.3 Eğitim 3.4 Toplumsal güçlenme, yurttaşlık hakları ve katılım 3.5 Olumsuz etmenlerden kaynaklanan sonuçları anlamak 3.5.1 Güvensizlik göçü tetikleyince 3.5.2 Gelişme amaçlı yerinden edilme 3.5.3 İnsan ticareti 3.6 Genel etkiler 3.7 Sonuçlar

İnsani gelişmeye katkı sağlayacak politikalar 5.1 Çekirdek reform paketi 5.1.1 Yasal kanalları serbestleştirme ve basitleştirme 5.1.2 Göçmenlerin temel haklarının güvence altına alınması 5.1.3 Göç işlemlerinin maliyetini azaltmak 5.1.4 Göçmenler ve göç alan toplumların kazanımlarının geliştirilmesi 5.1.5 İç göçten yararlanmak 5.1.6 Göçün ulusal kalkınma stratejilerinin bir öğesi haline getirilmesi 5.2 Reform için siyasi elverişlilik 5.3 Sonuçlar Notlar Kaynakça

İSTATİSTİKÎ EK Tablolar Okuyucu rehberi Teknik not İstatistikî terimlerin ve göstergelerin tanımı Ülke sınıflandırması

3


ÖZET Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme

Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme Meksika’nın kırsal kesiminde yoksul bir ailede doğan Juan’ı ele alalım. Juan’ın ailesi onun sağlık hizmetlerini ve eğitimini zorlukla karşılayabiliyordu. Juan 12 yaşında ailesinin geçimine katkıda bulunmak için okulu bıraktı. 6 yıl sonra daha yüksek bir ücret ve daha iyi olanaklar peşinde Kanada’ya amcasının yanına gitti. Kanada’da ortalama yaşam süresi Meksika’dan 5 yıl daha uzun, aynı zamanda kişi başına gelir de 3 kat daha yüksek. Juan Kanada’da geçici olarak çalışabilecekler arasına seçildi ve bir süre sonra kalıcı ikamet hakkı kazanarak nihayetinde bir girişimci oldu. Şu anda Kanada’da doğanlara da istihdam sağlayan bir işletmenin sahibi. Juan, her yıl göç ederek yeni olanaklar ve özgürlüklerle karşılaşan, kendilerinin yanı sıra hem doğdukları, hem geldikleri ülkeye kazanımlar sağlayan milyonlarca örnekten biri. Başka bir örnek olarak Bhagyawati’yi ele alalım. Kast sisteminin alt sınıfına mensup bu kadın, Hindistan’ın kırsal bir bölgesi olan Andhra Pradesh’te yaşıyor. Her yıl çocuklarıyla beraber 6 aylığına Bangalor kentine giderek inşaatlarda çalışıyor ve günde 60 rupi (1,20 ABD doları) kazanıyor. Çocukları şantiyeden çok uzakta olduğu ve yerel dili bilmedikleri için Bangalor’da okula gidemiyor. Bhagyawati’nin gıda yardımı veya sağlık hizmetlerine erişim hakkı olmadığı gibi kayıtlı olduğu bölge dışında yaşaması oy kullanmasını da engelliyor. Kendi ülkesi içinde göç eden milyonlarca insan gibi, onun da hayatını iyileştirmek için, daha iyi olanakların peşinde başka bir şehre taşınmanın dışında pek bir seçeneği yok. Dünya eşitsizliklerle dolu. İnsani gelişme açısından ülkelerin kendi içinde ve diğer ülkelerle aralarındaki büyük farklılıklar, 1990 yılında yayımlanan ilk rapordan bu yana İnsani Gelişme raporlarında yinelenen ana tema olageldi. Bu yılın raporunda ilk defa göç konusunu ele alıyoruz. Gelişmekte olan ülkelerde yaşayan birçok insan için doğdukları şehirden veya köyden taşınmak, olanaklarını iyileştirmek için çoğu zaman en iyi, zaman zaman da tek seçenek oluyor. Göç kişinin gelirini, sağlık ve eğitim olanaklarını arttırmakta son derece etkin bir rol oynuyor. Ama aslında göçün değeri bundan da öte: Nerede yaşayacağına karar verebilmek, insanın özgürlüğünün en temel unsurlarından 4

birini oluşturuyor. Ulusal sınırların içinde ya da dışında, göç edenler umut ve belirsizlikle dolu bir yolculuğa çıkıyor. Birçok kişi, kendi becerilerini gittikleri ülkedeki kaynaklarla bütünleştirmeyi ve böylece hem kendileri hem de çoğu zaman beraberlerinde götürdükleri ya da arkalarından gelecek aile bireyleri için kazanımlar sağlayabilmeyi umut ederek daha iyi olanaklar peşinde yer değiştiriyor. Başarılı oldukları takdirde, girişim ve çabaları, hem geride bıraktıkları hem de yeni yerleştikleri toplumlara fayda sağlayabiliyor. Fakat ne yazık ki göçmenlerin hepsi başarılı olamıyor. Aile ve arkadaşlarını geride bırakan göçmenler yalnızlıkla karşı karşıya kalabiliyor, yeni gelenleri istemeyen kişi veya grupların arasında kendilerini dışlanmış hissedebiliyor, işlerini kaybedebiliyor, hasta olabiliyor ve böylece başarılı olmalarını sağlayacak çeşitli destek hizmetlerine erişim sağlayamayabiliyorlar. 2009 yılı Küresel İnsani Gelişme Raporu, daha iyi göç politikalarının insani gelişmeye nasıl katkıda bulunabileceğini sorguluyor. İnsanların sahip oldukları seçenek ve özgürlükleri genişletebilmek için devletlerin sınırları bünyesinde ve ötesinde yer değiştirme kısıtlamalarını kaldırmalarını savunuyor. Göçmenlerin gittikleri yerlerde erişebildikleri olanakları artıracak pratik önlemlerin, hem göç alan hem de göç veren toplumlara büyük faydası olacağını öne sürüyor.


ÖZET Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme

İnsanlar neden ve nasıl yer değiştiriyor? Göç hakkında tartışmalar genelde gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş Avrupa ülkeleri, Kuzey Amerika ve Avustralya-Asya’ya olan akımları hareket noktası olarak alıyor. Oysa dünyadaki göçlerin çoğu, bırakın gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere gitmeyi, bir ülkeden diğerine bile olmuyor. Göç eden insanların çok büyük bir çoğunluğu, kendi ülkeleri sınırları dahilinde yer değiştiriyor. Muhafazakar bir tanımla, biz ülke içi göçmenlerin yaklaşık 740 milyon civarında, yani ülkeler arası göçmenlerin neredeyse 4 katı olduğunu tahmin ediyoruz. Bir ülkeden diğerine göç eden insanların ise yaklaşık üçte biri, yani 70 milyondan daha az insan gelişmekte olan bir ülkeden gelişmiş bir ülkeye göç ediyor. Dünyadaki 200 milyon uluslararası göçmen, gelişmekte olan bir ülkeden diğerine veya gelişmiş ülkeler arasında yer değiştiriyor (Harita 1).

gibi kazanımlar elde ediyor (Şekil 1). Göçmenlerle yapılan anketlerde göçün beraberinde getirdiği uyum sürecine ve çeşitli engellere rağmen

İç ya da uluslarası göçmenlerin çoğu daha yüksek gelir, eğitim ve sağlık hizmetlerine daha rahat erişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek

Harita 1

Okullaşmadan kaynaklı kazanımlar insani gelişme endeksi (İGE) düşük olan ülkelerden gelen göçmenler arasında en yüksek Göç veren ülkenin İGE kategorisine göre göçmenlerin göç veren ve göç alan ülkelerdeki brüt okullaşma oranı, 2000 sayımı

Şekil 1

Düşük İGE

Orta İGE

Yüksek İGE

Çok Yüksek İGE

(47%’ye %95)

(66%’ya %92)

(77%’ye %92)

(92%’ye %93)

Göçmenlerin göç veren ülkedeki okullaşma oranı

Göçmenlerin göç alan ülkedeki okullaşma oranı

Kaynak: Ortega (2009). Not: Brüt toplam okullaşma ilk, orta ve yüksek öğrenimi kapsar.

Göçün büyük çoğunluğu aynı bölge içinde gerçekleşiyor Uluslararası göçmenlerin doğdukları ve göç ettikleri ülkeler, 2000 yılı 8.22

0.53

9.57 8.53

0.84

Avrupa

1.30

2.44

15.69

Kuzey Amerika

31.52

1.34

1.33

0.35

Asya

1.07

1.24

1.29

19.72 0.75

35.49

3.1

7.25

Latin Amerika ve Karayipler

0.06

0.22

13.18

3.54 0.08

0.14

3.13

Afrika

0.30

1.65 0.31

0.13

0.25

0.02 0.73 Okyanusya

0.35

2007, İnsan Gelişme Endeksi Çok Yüksek Yüksek Orta Düşük Ülke büyüklükleri 2007 nüfuslarına göre oranlanmıştır.

Bölgeler Kuzey Amerika Avrupa Okyanusya Latin Amerika ve Karayipler Asya Afrika

0.01

Göçmen Sayısı (milyon)

Bölge içi göç

Kaynak: Göç Kalkınma Araştırma Merkezi 2007 verilerine göre İnsan Gelişme Raporu ekibinin tahminleri

5


ÖZET Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme

çoğunun gittikleri yerlerde mutlu olduğu bildiriliyor. Göç edenler gittikleri yere tamamen yerleştikleri zaman, yerel sakinlere nazaran derneklere, dinsel ve benzeri topluluklara üye olmaya daha yatkınlar. Yine de elde edilen kazançlarla vazgeçilenler arasında bir alışveriş söz konusu ve göçün getirilerinin dağılımı da son derece eşitsiz. Güvensizlik ve çatışma yüzünden yerinden olmuş kişiler daha farklı güçlüklerle karşı karşıyalar. Vatandaşı olduğu ülkenin dışında yaşayan mülteci sayısı tahmini olarak 14 milyon,

Göçten en yüksek kazanımı yoksullar sağlayabilecekken... Göç veren ve göç alan ülke İGE’leri arasındaki fark 2000-2002

Şekil 2

Göç alan ülkede bölge bakımından ortalama fark

Latin Amerika ve Karayipler

Asya Afrika

Avrupa

Okyanusya

Göç veren ülke İGE Kuzey Amerika

Kaynak: Göç Kalkınma Araştırma Merkezi 2007 veri tabanına göre İnsani Gelişme Raporu ekibinin tahminleri Not: Ortalamalar Kernel yoğunluk regrasyonu kullanılarak tahmin edilmektedir.

yani dünya çapında göç eden toplam kişi sayısının %7’si. Bunların çoğunluğu kaçtıkları ülkeden fazla uzaklaşmayıp, ülkelerindeki koşullar dönmelerine elverişli hale gelinceye dek kamplarda yaşasa da, yılda yarım milyon kişi gelişmiş ülkelere gidip sığınma hakkı arıyor. Bu rakamdan çok daha fazlası, yaklaşık 26 milyon kişi ülke içinde yerinden edilmiş durumda. Bu kişiler, her ne kadar sınırları geçmemiş olsalar da evlerinden uzakta, çatışma veya doğal afetlerle kıvranan bir ülkede, büyük zorluklarla karşılaşıyorlar. Diğer bir korunmasız grup, insan ticaretinin nesnesi olan insanlardan (çoğunlukla genç kadınlardan) oluşuyor. Genelde daha iyi yaşam vaatleriyle kandırılan bu grup, özgür iradeleriyle değil, zaman zaman şiddet ve cinsel tacizin de eşlik ettiği baskılar altında göç ediyor. Bununla birlikte genelde insanlar kendi iradeleriyle daha varsıl yerlere doğru göç ediyor. Uluslararası göçmenlerin dörtte üçü geldikleri ülkeden daha yüksek insani gelişmeye sahip bir ülkeye gidiyor (Şekil 2). Yine de, gerek gitmeye çalıştıkları ülkeye girişlerine engel oluşturan birtakım politikalar gerekse yer değiştirirken sahip oldukları kaynaklar bakımından büyük ölçüde kısıtlanmış durumdalar. Yoksul ülkelerdeki kişilerin göç oranı en düşük: örneğin Avrupa’ya göç eden Afrikalıların oranı yüzde 1’den daha az. Tarihsel ve güncel kanıtlar da gelişme ve göçün paralelliğine işaret ediyor: İnsani gelişme düzeyi düşük bir ülkede ortalama dış göç oranı %4’ün altında iken, bu oran insani gelişme düzeyi yüksek olan ülkelerde %8’den daha yüksek (Şekil 3). Göçün önündeki engeller

Şekil 3

en az göç edenler de yoksullar. İGE ve gelir bakımından dışa göç oranları

Göç veren ülke İGE grubu bakımından medyan dışa göç oranları Düşük İGE

Gelişmekte olan ülkelere

Orta İGE

Gelişmiş ülkelere

Yüksek İGE Çok yüksek İGE

Medyan dışa göç oranı (%) Kaynak: Göç Kalkınma Araştırma Merkezi 2007 verilerine göre İnsani Gelişme Raporu ekibinin tahminleri

6

Göç akımlarını arttırması beklenebilecek faktörlere rağmen, uluslararası göçmenlerin dünya nüfusundaki payı son 50 yılda %3 civarında seyrediyor. Gelişmiş ülkelerdeki yaşlanan nüfus ve gelişmekte olan ülkelerdeki genç ve artmakta olan nüfus gibi demografik trendler, büyüyen istihdam olanakları, ucuzlayan iletişim ve ulaşımla birleşince göçe olan “talep” arttı. Bununla beraber, göç etmek isteyenler devletlerin önlerine çıkardığı engellerle giderek daha çok karşılaşmaktalar. Geçtiğimiz yüzyılda, ulus devletlerin sayısı dört kat artıp neredeyse 200’e ulaşarak geçilmesi gereken sınır sayısını yükseltti. Politika değişiklikleri, ticaretin önündeki engelleri azaltırken göç ölçeğini daha da kısıtladı. Göç önündeki


ÖZET Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme

engellerin, gelişmiş ülkelerdeki işgücü talebine karşın, özellikle vasıfsız işçiler için daha yoğun olduğunu söylemek mümkün. Uygulanan politikalar genellikle iyi eğitimli kimselerin ülkeye girişini sağlamaya yönelik: Örneğin okumaya gelen öğrencilerin mezuniyetten sonra ülkede kalmalarına izin veriliyor ya da mesleki uzmanlığı olan kişiler aileleriyle birlikte gelip yerleşmeleri için davet ediliyor. Devletler, vasıfsız işçiler konusunda çok daha çelişkili davranıyor. Bu işçilerin statüsü ve onlara yaklaşım tarzı, ideal ölçülerin çok altında. Birçok ülkede, tarım, inşaat, üretim ve hizmet sektörlerindeki istihdam olanakları vasıfsız göçmenler tarafından doldurulmuş durumda. Buna rağmen devletler zaman zaman geçici ve kayıt dışı işçilere, isteğe göre açılıp kapatılan bir musluktan akan su gibi davranarak, çoklukla daha az eğitimli insanları ihtiyaca göre ülke içine ya da dışına sevk etmeye çalışıyorlar. Günümüzde tahminen 50 milyon insan kendi ülkesinin dışında kayıt dışı işçi statüsünde ikamet ediyor veya çalışıyor. Tayland ve Amerika Birleşik Devletleri gibi bazı ülkeler izinsiz çalışan çok sayıda işçiye müsamaha gösteriyor. Bu işçiler kendi ülkelerindekinden daha yüksek ücretler ödeyen işlerde çalışsa da, ülkenin kendi yurttaşlarıyla aynı işleri yapıp aynı vergileri ödemelerine rağmen, genelde temel hizmetlere ulaşamadıkları gibi, sınır dışı edilme gibi risklerle karşı karşıyalar. İtalya ve İspanya gibi bazı devletler vasıfsız göçmenlerin toplumlarına olan katkılarının farkına varıp bu insanları kayıtlı çalışan statüsüne alıyor. Benzer şekilde, Kanada ve Yeni Zelanda gibi ülkelerin tarım ve benzeri sektörler için iyi kurgulanmış dönemsel göçmen programları bulunuyor. Vasıflı göçmenlerin göç alan ülke için arz ettikleri değer konusunda fikir birliği sağlanmışken, vasıfsız göçmen işçiler büyük tartışmalara yol açıyor. Bu göçmenlerin istihdamdaki boşlukları doldurarak yerel işçileri işlerinden edip ücretleri düşürdüklerine dair inanış oldukça yaygın. Göçmen akınlarıyla ilgili diğer kaygılar arasında suç artışı riski, yerel hizmetlerin üzerine binen ek yük ve toplumsal ve kültürel bütünlüğün kaybedilmesinden duyulan endişeler bulunsa da bu kaygılar çoğu zaman abartılı. Araştırmalar, bazen göçün belli şartlar altında benzer vasıflara sahip yerel işçiler için olumsuz etkileri olduğunu gösterse de, bulguların büyük kısmı bu etkilerin genellikle önemsiz olduğunu, hatta bazı bağlamlarda hiç söz konusu olmadığını gösteriyor.

Göç lehine tezler Bu rapor, göçmenlerin yerel sakinler üzerinde sıfır ya da çok az bir maliyet yaratırken ekonomik üretimi arttıracağını savunuyor. Hatta göçmenlerin varlığı, örneğin göç alan ülkelerdeki annelere çocuk bakımında destek olarak onların ev dışında çalışmalarını sağlamak gibi, daha geniş çapta olumlu etkilere bile yol açabilir. Göçmenlerin çoğu, gelir merdivenini tırmanmak için gerekli dil ve benzeri yetilerini geliştirirken gittikleri yere kendiliğinden uyum sağlıyor. Bu da, 20. yüzyılın başlarında Amerika Birleşik Devletleri’ndeki İrlandalı göçmenlerin durumunda olduğu gibi, göçmenlerin asimile olmayacakları yönündeki korkuların bugün de aynı derecede yersiz olduğunu gösteriyor. Bununla beraber birçok göçmen, yerel hizmetlere yerel halkla eşit şartlarda ulaşmalarını zorlaştıran ve bazen de engelleyen sistemik dezavantajlarla karşı karşıya kalıyor. Bu sorunlar, özellikle geçici ve kayıt dışı işçiler tarafından çok daha şiddetli bir biçimde hissediliyor.

Göçün önündeki engeller düşürülerek ve göçmenlere gösterilen yaklaşımda iyileştirmelere gidilerek insani gelişmede büyük kazanımlar sağlanabilir.

Göçün etkileri, göçmenlerin geride bıraktıkları ülkelerinde, elde edilen yüksek gelirler ve artan tüketim, daha iyi eğitim ve sağlık hizmetlerin yanı sıra kültürel ve toplumsal düzeyde daha geniş biçimde yansıyor. Göç en dolaysız biçimiyle, geride kalan aile üyelerine gönderilen döviz havaleleriyle göç veren ülkeye yarar getiriyor. Öte yandan, gönderilen paralar harcandıkça ülkedeki kişilere iş olanağı yaratarak ve ülke dışından gelen fikirlerle birlikte davranış değişiklikleri yaratarak daha geniş bir çerçeveye yayılıyor. Özellikle kadınlar, bu sayede geleneksel rol kalıplarına girmeye zorlanmaktan kurtulabiliyorlar. Bu etkilerin yönü ve çapı göç edenin kimliğine, yurt dışında ne kadar tutunabildiğine, para, bilgi ve fikir akımları aracılığıyla kökleriyle ilişkisini sürdürüp sürdüremediği gibi faktörlere dayanıyor. Göçmenler örneğin Hindistan’ın Kerala veya Çin’in Fujian bölgeleri gibi belli yerlerden büyük rakamlarla geldikleri için bölgesel topluluk düzeyindeki etkileri, ulusal düzeyden daha büyük olabiliyor. Bununla beraber, uzun vadede, göç kaynaklı fikir akımları, tüm ülke çapında toplumsal normlar ve sınıf yapıları üzerinde kapsamlı etkiler oluşturabiliyor. Vasıfların ülke dışına akışı, özellikle eğitim ve sağlık gibi hizmetlerinin sağlanması bakımından, bazen olumsuz olarak görülebiliyor. Durum böyleyken bile, en iyi çözüm, düşük ücretler, 7


ÖZET Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme

yetersiz finansman ve zayıf kurumlar gibi temelde yatan yapısal problemlere yönelik politikalar oluşturmak. Vasıflı çalışanların kaybının vebalini çalışanların bizzat kendilerine yüklemek en önemli noktanın göz ardı edilmesine neden oluyor. Böylece, çalışanların göç etmelerine getirilecek kısıtlamalar ters tepmekle kalmayıp onların en temel insan haklarından biri olan ülkesini terk etme hakkı da yadsınmış oluyor. Bunların yanında uluslararası göç, iyi yönetilse dahi, ulusal bir insani gelişim stratejisi oluşturmaya yetmiyor. Birkaç istisna dışında (çoğunlukla nüfusun %40’ının ülke dışına göç ettiği küçük ada devletleri gibi) dışa göç bir ulusun tamamının kalkınma olanaklarını şekillendiremez. Göç, en iyi ihtimalle, yoksulluğu azaltmak ve insani gelişmeye katkıda bulunmak için daha geniş çaplı yerel ve ulusal çabaların yanında tamamlayıcı rol oynayan bir yol olabilir. Bu çabalar, bugün her zamanki kadar hayati önem taşımaktadır. Raporun yazıldığı sırada dünya son elli yıldan fazladır görülen en şiddetli ekonomik krizlerden biriyle karşı karşıya bulunuyor. Küçülen ekonomiler ve işten çıkarmalar göçmenler de dahil olmak üzere milyonlarca işçiyi etkiliyor. Bizler süregelen bu düşüşün, hem yurt içinde hem de yurt dışında çalışan işçilere kazanımlar sağlayacak ve onları göçmen karşıtı tepkilerden koruyacak, göçmenlere yönelik yeni bir düzeni hayata geçirmek için fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Krizin atlatılmasıyla beraber, son elli yıldır göçü tetikleyen trendler tekrar su yüzüne çıkarak daha fazla insanı göç etmeye sevk edecek. Hükümetlerin buna hazırlık olarak gerekli önlemleri almaları hayati önem taşıyor. Kutu 1

Temel Reform Paketi

Engelleri aşmak altı temel öğeden oluşan temel bir reform paketi ortaya koymaktadır. Her bir öğe kendi başına yararlı olmakla birlikte, tümünün bir arada uygulanması göçün insani gelişme üzerindeki etkilerini azami düzeye çekmeye yarayacaktır. 1. Vasıfsız işçilerin yurt dışında iş arayabilmesini sağlayacak yasal kanalların serbestleştirilmesi ve basitleştirilmesi; 2. Göçmenlerin temel hakların güvence altına alınması; 3. Göçle ilintili işlem maliyetlerinin düşürülmesi;

4. Hem göç alan toplumların hem de göçmenlerin elde edeceği kazanımların zenginleştirilmesi; 5. Ülke içi göçün yararlarının önünün açılması;

6. Göçün ulusal kalkınma stratejilerinin kilit unsurlarından biri haline getirilmesi

8

Bizim önerimiz Göçün önündeki engeller kaldırılarak ve göçmenlere daha olumlu bir yaklaşım geliştirilmesi sağlanarak insani gelişime büyük katkılarda bulunulması mümkün. Bu katkıları gerçekleştirmek için cesur bir vizyon gerekli. Bu rapor, göçmenlere, toplumlara ve ülkelere önemli faydalar sunacak kapsamlı bir reform paketinin gerekliliğini savunuyor. Önerimiz göç gündeminin daha iyi politikaların hayata geçirilebileceği en önemli iki boyutunu inceliyor: Ükeye giriş hakkı ve giriş sonrası yaklaşım. Önerdiğimiz temel reform paketinde ortaya konan reformların vaat ettiği orta ve uzun vadeli kazanımlar var (Kutu 1). Söz konusu reformların muhatabı yalnızca göç alan ülkenin devleti değil, aynı zamanda göç veren ülkenin devleti, diğer temel oyuncular (özellikle özel sektör, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları) ve bireysel olarak göçmenlerin ta kendileri. Siyasal belirleyiciler ortak sorunlarla karşılaşsalar da, doğal olarak kendi ülkelerine uygun, yerel ve ulusal koşullara dayanan değişik göç politikaları tasarlamak ve uygulamak durumundalar. Yine de, birtakım dikkat çeken iyi uygulamalar daha yaygın olarak benimsenebilir. Biz tek tek de benimsenebilecek, ancak bütünleşik bir yaklaşım ile bir arada kullanılırsa insani gelişme üzerindeki olumlu etkilerini katlayabilecek 6 önemli reformun altını çiziyoruz. İşçilerin göç edebilmesi için varolan giriş kanallarının açılması, göçmenlerin temel haklarının güvence altına alınması, göçün işlem maliyetlerinin düşürülmesi, hem göç alan toplumlara hem de göçmenlere yarar sağlayacak çözümlerin bulunması, insanların kendi ülkeleri içinde yer değiştirmelerinin kolaylaştırılması ve göçün ulusal kalkınma stratejilerinde merkezi bir yere konması insani gelişime tamamlayıcı katkılar sağlayacaktır. Temel reform paketi, var olan kayıtlı giriş kanallarını açmak için 2 seçeneğin altını çiziyor: • Tarım ve turizm gibi sektörlerde mevsimsel iş programlarının tam anlamıyla genişletilmesini öneriyoruz. Bu planlar, çeşitli ülkelerde halihazırda başarı sağlamış bulunuyor. İyi uygulamalar bu müdahalenin, Yeni Zelanda örneğinde olduğu gibi, temel ücret garantilerinin, sağlık ve güvenlik standartlarının ve yeniden gelip çalışabilme olanaklarının tasarlanması ve


ÖZET Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme

uygulanmasında, göç veren ve alan ülke devletlerinin yanı sıra sendikalar ve işverenleri de kapsamasını öngörüyor. • Aynı zamanda, yerel talebin var olması şartıyla vasıfsız işçiler için vize kontenjanlarının arttırılmasını öneriyoruz. Geçmiş deneyimlere bakılarak bu alandaki iyi uygulamalar arasında şunlar sayılabilir: Göçmenlere işverenlerini değiştirme hakkı (işveren değiştirilebilirliği) tanınması, göçmenlere kalış sürelerini uzatma hakkı tanınması ve nihayetinde sürekli ikamet hakkı edinmelerinin yolunun açılması, vize süresince gidiş-dönüş olanakları sağlayan düzenlemeler yapılması ve İsveç’in geçtiğimiz günlerde hayata geçirdiği reformda olduğu gibi, biriken sosyal güvenlik primlerinin transferine izin verilmesi. Göç alan ülkeler, istenilen göçmen sayısına toplumsal tartışmalara açık ve farklı görüşleri dengeleyici politik süreçler sonunda karar vermelidir. Giriş yapanların sayısı, işveren talebine bağlı şeffaf mekanizmalarla ve ekonomik koşullara göre konacak kotalarla belirlemelidir. Göç alan yerlerde, göçmenler çoğu zaman temel insan haklarını ihlal eden muamelelere maruz kalır. Hükümetler, göçmen işçileri koruyan uluslararası sözleşmeleri onaylamamış olsa bile, işyerlerinde göçmenlere eşit işe eşit ücret, insanca çalışma koşulları ve örgütlenme gibi hakların tanınmasını sağlamalıdır. Hükümetlerin ayrımcılığın önünü almak için hızlı davranmaları gerekebilir. Göç veren ve alan ülkelerin devletleri işbirliğine giderek, ülke dışında kazanılan vasıfların tanınmasını kolaylaştıracak adımlar atabilirler.

zaman oldukça yüksek ve kişilerin ekonomik durumlarıyla ters orantılı (vasıfsız kişiler ve kısa dönemli çalışanlar için daha yüksek) olan maliyetleri, kayıt dışı göç ve insan kaçakçılığı gibi istenmeyen etkilere yol açabiliyor. Her on ülkeden birinde pasaport maliyetinin kişi başına gelirin %10’undan fazla olduğu düşünülürse, bu maliyetlerin göç oranlarıyla ters orantılı olmasına şaşırmamak gerekir. Hem göç alan ülkeler, hem de göç veren ülkeler, süreçleri basitleştirip evrak maliyetini düşürebilirler. Aynı zamanda iki taraf işbirliğine giderek aracı hizmetlerin geliştirilmesini ve düzenlenmesini sağlayabilir. Göçmenlerin rahatça yerleşmelerine ve uyum sağlamalarına olanak tanıyacak önlemlerin alınması hayati önem taşıyor, ama yeni katıldıkları toplumların temel hizmetlere olan talep artışının kendileri üzerinde haksız bir yük yarattığı duygusuna olanak tanımamak de eşit derecede önemli. Bunun yerel yönetimlerin boyunu aşan bir sorun oluşturduğu durumlarda, ek mali bütçe aktarımları gerekli olabilir. Göçmen çocukların eğitime eşit erişim sağlamaları ve gerektiği durumda entegre olmaları ve yaşıtlarına yetişmeleri için destek almaları onların başarı şansını arttırırken, gelecekte bir alt sınıfın Tablo 1

Ülkelerin üçte birinden fazlası iç göç hakkını önemli ölçüde kısıtlıyor İGE kategorisine göre iç ve dış göç üzerindeki kısıtlamalar Hareketlilikteki kısıtlamalar - 2008

İGE Kategorileri

Çok Kısıtlayıcı

Az Kısıtlayıcı

Toplam

Süregelen ekonomik durgunluk, göçmenleri daha da korumasız hale getirdi. Göç alan ülke devletlerinin bazıları göçmen yasalarını göçmen haklarını ihlal edecek şekilde uygulamaya başladı. İşten çıkarılan göçmenlere başka işveren bulmaya fırsat vermek (veya en azından ülkeden ayrılmadan önce durumlarını toparlamaları için zaman tanımak), göç veren ülkelerdeki ekonomik daralmalar da dahil olmak üzere, istihdam olanaklarının tanıtımını yapmak ekonomik durgunluğun var olan ve olası göçmenlere yüklenen orantısız maliyetlerini azaltabilecek önlemler olabilir. Uluslararası göç söz konusu olduğunda, ulusal sınırları geçmek için gerekli evrakları temin etmenin ve idari işlemleri tamamlamanın çoğu

Kaynak: Freedom House (2009).

9


ÖZET Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme

Kapsamlı kalkınma çabalarının yerine geçmese de, göç, özellikle gelişmekte olan ülkelerde geçim kaynaklarını çeşitlendirmek ve iyileştirmek isteyen haneler ve aileler için hayati önem taşıyan bir strateji olabilir.

oluşmasını da engelleyecektir. Okulda çocuklara verilecek dil eğitiminin yanı sıra, benzer bir eğitimin yetişkinlere de hem işyerleri aracılığıyla hem de ev dışında çalışmayan kadınlara da ulaşabilecek özel çabalarla verilmesi mutlak bir gerekliliktir. Bazı durumlarda ayrımcılıkla mücadele etmek, toplumsal gerilimleri gidermek ve göçmenlere karşı şiddet eylemlerini önlemek daha aktif çaba gerektirebilecektir. Sivil toplum ve devletler, farkındalık yaratma kampanyaları gibi, ayrımcılıkla baş etmelerine olanak tanıyacak geniş bir deneyim yelpazesine sahiptir. Dünyadaki merkezi planlama ekonomilerinin çoğunun çökmüş olmasına karşın, şaşırtıcı bir şekilde devletlerin üçte birlik bir kısmı, iç göçe karşı fiili engeller uyguluyor (Tablo 1). Kısıtlamalar, hala Çin’de olduğu gibi, genelde yerel bölgede kayıtlı olmayanların temel hizmetlere erişim haklarının ve bu haklardan yararlanmalarının aksaması biçiminde gerçekleşiyor. Temel hizmetlerin tedarikinin eşit şekilde sağlanması, raporun iç göçmenler konusunda başlıca önerilerinden birini oluşturuyor. Eşit muamele, geçici ve mevsimlik işçiler ve ailelerinin yanı sıra çalışmaya gittikleri bölgeler için olduğu kadar, göçmenlerin eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşabilmek amacıyla yer değiştirmek zorunda kalmamaları açısından kendi memleketlerinde insanca hizmet alabilmelerini sağlamak için de son derece önemli. Kapsamlı kalkınma çabalarının yerine geçmese de, göç, özellikle gelişmekte olan ülkelerde geçim kaynaklarını çeşitlendirmek ve iyileştirmek isteyen haneler ve aileler için hayati önem taşıyan bir strateji olabilir. Devletlerin bu potansiyelin farkına varıp göçü ulusal kalkınma politikalarının diğer unsurlarıyla entegre etmeleri gerekmektedir. Deneyimlerin ortaya koyduğu kritik bir diğer nokta ise, ulusal ekonomik şartların ve güçlü kamu kurumlarının, göçten sağlanabilecek kazanımların hakkıyla hayata geçirilmesine olanak tanıması bakımından önemidir.

10

Bundan sonraki yol Bu gündemi hayata geçirmek güçlü, aydın bir liderliğin yanı sıra toplumla iletişim kurup göçe ilişkin gerçekler konusunda toplumun farkındalığını artırmak yönünde kararlı bir çaba da gerektirecektir. Göç veren ülkeler açısından, göç profilinin, faydalarının, maliyetlerinin ve risklerinin daha sistematik bir biçimde ele alınması, göçün ulusal kalkınma politikalarına entegre edilmesi yolunda daha sağlam bir temel oluşturacaktır. Dışa göç, yurt içindeki hızlandırılmış kalkınma çabalarına bir alternatif olmasa da, göç, gelişmeyi tamamlayıcı ve hatta gelişmeyi ilerletici rol oynayacak fikirlere, bilgiye ve kaynaklara ulaşmayı kolaylaştırabilir. Göç alan ülkeler için, reformların “nasıl” ve “ne zaman” yapılacağı, ekonomik ve sosyal şartların, kamuoyu görüşü ile yerel ve ulusal düzeyde politik kısıtlamaları göz önünde bulunduracak gerçekçi bir değerlendirmesine bağlı olarak gerçekleşebilecektir. Özellikle çift taraflı veya bölgesel antlaşmalarla sağlanacak uluslararası işbirliği, göçün daha iyi yönetilmesine, göçmen haklarının daha iyi korunmasına ve göçmenlerin hem göç veren hem de göç alan ülkelere sağlayacağı katkıların artırılmasına öncülük edebilir. Batı Afrika ve Güney Amerika gibi bazı bölgeler serbest ticareti artırırken göçün faydalarını da büyüten serbest dolaşım bölgeleri yaratıyor. Bu bölgelerde yaratılan genişletilmiş işgücü piyasaları, göçmenlere, ailelerine ve yaşadıkları toplumlara azımsanmayacak faydalar getirebilir. Göç yönetiminin geliştirilmesine yönelik yeni bir küresel rejim yaratılması için çağrılar dile getiriliyor: 150’den fazla ülke şu anda Göç ve Kalkınma Küresel Forum’una katılmış durumda. Bizim bu raporu hazırlarken gördüğümüz yeni bir trend ise benzer sorunlarla karşılaşan devletlerin benzer çözümler geliştiriyor olması. 2009 Küresel İnsani Gelişme Raporu, insani gelişmeyi, dünya çapında gittikçe karmaşıklaşan göç hareketlerinden herkes için en büyük kazanımları elde etme arayışında olan siyaset belirleyicilerin gündeminin merkezine yerleştiriyor.


ÖZET Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme

İnsani Gelişme Endeksi Sonuçları ve Trendleri İnsani Gelişme Endeksi (İGE) bir ülkenin kaydettiği insani gelişmenin özet ölçüsüdür. İGE bir ülkenin ortalama kazanımlarını üç temel boyutta ölçer: • Doğumda beklenen ortalama ömürle ölçülen uzun ve sağlıklı bir yaşam; • Yetişkinlerde okur-yazarlık oranı ve ilk, orta ve yüksek öğretimde brüt okullaşma oranıyla ölçülen bilgiye erişim; • Satın alma gücü paritesine uyarlanmış ABD doları cinsinden (PPP US$) kişi başına düşen gayrı safi yurtiçi hasıla (GSYİH) ile ölçülen insanca bir yaşam standardı. Bu üç boyut 0 ve 1 arasında bir değerde standardize edilip, basit ortalamaları alınarak 0 ve 1 arasında genel bir İGE değeri elde edilir ve 1 en yüksek İGE değerini temsil edecek biçimde ülkeler sıralamaya konur. 2007’ye ait verileri kullanan bu senenin insani gelişme endeksi 182 ülke için hesaplanmıştır. Üç yeni ülke: İlk defa Andorra ve Liechtenstein, ve 1996’dan bu yana ilk defa Afganistan bu yıl insani gelişme listesi hesaplanan ülkelere dahil edilmiştir. Bu raporda sununlan sonuçlar, hem yeni verileri hem de eski serilerde yapılan revizyonları göz önünde bulundurmaktadır. 2007 verilerine dayanan insani gelişme endeksi sonuçlarının, dünya çapında birçok ülkede insani gelişme kazanımları üzerinde ağır etkiler yaratması beklenen küresel ekonomik krizin etkilerini yansıtmadığını önemle belirtmek gerekir.

Tablodaki oklar, tutarlı zaman serisi verilerine göre ülkelerin 2006 ve 2007 yıllarında sıralamada aldıkları yerde meydana gelen değişikliği göstermektedir. Bu dönemde, kişi başına düşen gayrı safi milli hasılada görülen düşüşün sonucu olarak 4 ülkenin İGE değerleri düşerken, 174 ülkenin değerleri yükselmiştir. Aynı zamanda, ülkelerin sıralamalarında da çok sayıda değişiklik olmuştur. 2006 temel alındığında, 2007’de 50 ülke en az bir sıra düşerken, aynı sayıda ülke de sıralamada yükseldi. Bu, sıralamadaki değişikliklerin, ülkelerin sadece kendi performanslarından değil, aynı zamanda özellikle elde ettikleri değerler arasındaki fark az olduğunda diğer ülkelere oranla katettikleri ilerlemeye dayanmasından kaynaklanıyor. Çin yedi basamakla sıralamada en büyük yükselişi gösterirken, Kolombiya ve Peru beşer basamakla onu takip eden ülkeler oldular. Bu ülkelerin her birindeki yükseliş, görece hızlı yükselen gelir büyümesine bağlanabilir. Norveç, listenin en tepesinde yer alıyor, geçen seneki pozisyonları kaybetmeyen Avustralya ikinci, İzlanda ise üçüncü sırada bulunuyor. Listenin ilk on sırasında, Lüksemburg’un yerine gelen Fransa dışında büyük bir değişiklik görülmedi. Endeksin diğer ucunda sırasıyla yine 2006 – 2007 arasında yerleri değişmeyen Nijer, Afganistan ve Sierra Leone yer alıyor. 2006 – 2007 arasında listenin son 10 sırasında bulunan ülkelere yeni bir ülke katılmamıştır. Çoğu ülke sıralamada ikiden fazla basamak değiştirmemiştir. Örneğin Sahra altı Afrika’da Gana eğitim kazanımlarından dolayı iki sıra yükselirken, Çad, Moritus ve Svaziland ikişer sıra gerilemiştir.

11


ÖZET Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri aşmak: Göç ve insani gelişme

İnsani Gelişme Endeksi 2007 2007 İnsani Gelişme Endeksi (İGE) Sıralaması ve Değeri ve 2006-2007 sıralama değişiklikleri  2006-2007 arasında İGE artışı ­ 

2006-2007 arasında İGE azalması

Çok yüksek insani gelişme (IGE ≥ 0,900)

Litvanya

0,870 46

Çin

0,772 92 ↑ 7

Yemen

0,575

140

↑1

Norveç

0,971

1

Antigua ve Barbuda

0,868 47 ↑ 1

Belize

0,772 93 ↓ 3

Pakistan

0,572

141

↑1

Avustralya

0,970

2

Letonya

0,866 48 ↑ 2

Samoa

0,771 94 ↑ 2

Svaziland

0,572

142

↓2

İzlanda

0,969

3

Arjantin

0,866 49 ↓ 2

Maldivler

0,771 95 ↑ 2

Angola

0,564

143

Kanada

0,966

4

Uruguay

0,865 50 ↓ 1

Ürdün

0,770 96 ↓ 1

Nepal

0,553

144

İrlanda

0,965

5

Küba

0,863 51

Surinam

0,769 97 ↑ 1

Madagaskar

0,543

145

Hollanda

0,964

6 ↑1

Bahamalar

0,856 52

Tunus

0,769 98 ↑ 2

Bangladeş

0,543

146

İsveç

0,963

7 ↓1

Meksika

0,854 53 ↑ 1

Tonga

0,768 99 ↓ 5

Kenya

0,541

147

Fransa

0,610

8 ↑3

Kosta Rika

0,854 54 ↓ 1

Jamaika

0,766 100 ↓ 8

Papua Yeni Gine

0,541

147

İsviçre

0,960

9

Libya

0,847 55 ↑ 1

Paraguay

0,761 101

Haiti

0,532

147

Japonya

0,960 10

Umman

0,846 56 ↓ 1

Sri Lanka

0,759 102

Sudan

0,531

147

Lüksemburg

0,960 11 ↓ 3

Seyşeller

0,845 57

Gabon

0,755 103

Tanzanya (Birleşik Cum.)

0,530

147

Finlandiya

0,959 12 ↑ 1

Venezuela

0,844 58 ↑ 4

Cezayir

0,754 104

Gana

0,526

147

↑2

ABD

0,956 13 ↓ 1

Suudi Arabistan

0,843 59 ↓ 1

Filipinler

0,751 105

Kamerun

0,523

147

↓1

Avusturya

0,955 14 ↑ 2

Panama

0,840 60 ↑ 1

El Salvador

0,747 106

Moritanya

0,520

147

↓1

İspanya

0,955 15

Bulgaristan

0,840 61 ↓ 2

Suriye Arap Cum.

0,742 107 ↑ 2

Cibuti

0,520

147

Danimarka

0,955 16 ↓ 2

Saint Kitts ve Nevis

0,838 62 ↓ 2

Fiji

0,741 108 ↓ 1

Lesoto

0,514

147

Belçika

0,953 17

Romanya

0,837 63 ↑ 1

Türkmenistan

0,739 109 ↓ 1

Uganda

0,514

147

↑1

İtalya

0,951 18 ↑ 1

Trinidad ve Tobago

0,837 64 ↓ 1

Filistin

0,737 110

Nijerya

0,511

147

↓1

Lihtenştayn

0,951 19 ↓ 1

Karadağ

0,834 65

Endonezya

0,734 111

↑2 ↓2

Yeni Zelanda

0,950 20

Malezya

0,829 66

Honduras

0,732 112

Düşük insani gelişme İGE < 0,500)

Birleşik Krallık

0,947 21

Sırbistan

0,826 67

Bolivya

0,729 113

Togo

0,499

159

Almanya

0,947 22

Beyaz Rusya

0,826 68 ↑ 1

Guyana

0,729 114

Malavi

0,493

160

↑1

Singapur

0,944 23 ↑ 1

Saint Lucia

0,821 69 ↓ 1

Moğolistan

0,727 115 ↑ 1

Benin

0,492

161

↓1

Hong Kong, Çin (ÖYD)

0,944 24 ↓ 1

Arnavutluk

0,818 70

Vietnam

0,725 116 ↓ 1

Doğu Timor

0,489

162

Yunanistan

0,942 25

Rusya Federasyonu

0,817 71 ↑ 2

Moldova

0,720 117

Fildişi Sahili

0,484

163

Kore Cumhuriyeti

0,937 26

Makedonya (eski Yugoslav. Cum.)

0,817

Ekvator Ginesi

0,719 118

Zambiya

0,481

İsrail

0,935 27 ↑ 1

Dominika

0,814 73 ↓ 2

Özbekistan

0,710 119

Eritre

0,472

165

Andorra

0,934 28 ↓ 1

Grenada

0,813 74

Kırgızistan

0,710 120

Senegal

0,464

166

Slovenya

0,929 29

Brezilya

0,813 75

Cabo Verde

0,708 121

Ruanda

0,460

167

Bruney Sultanlığı

0,920 30

Bosna Hersek

0,812 76

Guatemala

0,704 122 ↑ 1

Gambiya

0,456

168

Kuveyt

0,916 31

Kolombiya

0,807 77 ↑ 5

Mısır

0,703 123 ↓ 1

Liberya

0,442

169

Kıbrıs

0,914 32

Peru

0,806 78 ↑ 5

Nikaragua

0,699 124

Gine

0,435

170

Katar

0,910 33 ↑ 1

Türkiye

0,806 79 ↓ 1

Botsvana

0,694 125 ↑ 1

Etiyopya

0,414

171

Portekiz

0,909 34 ↓ 1

Ekvador

0,806 80 ↓ 3

Vanuatu

0,693 126 ↓ 1

Mozambik

0,402

172

Birleşik Arap Emirlikleri

0,903 35 ↑ 2

Mauritius

0,804 81 ↓ 2

Tacikistan

0,688 127

Gine Bissau

0,396

173

↑1

Çek Cumhuriyeti

0,903 36

Kazakistan

0,804 82 ↓ 1

Namibya

0,686 128 ↑ 1

Burundi

0,394

174

↑1

Barbados

0,903 37 ↑ 2

Lübnan

0,803 83 ↓ 3

Güney Afrika

0,683 129 ↓ 1

Çad

0,392

175

↓2

Malta

0,902 38 ↓ 3

Fas

0,654 130

Kongo Demokratik Cum.

0,389

176

↑1

Burkina Faso

0,389

177

↓1

72

Orta insani gelişme (0,800 > İGE ≥ 0,500) Yüksek insani gelişme (0,900 > İGE ≥ 0,800

Sao Tome ve Principe

0,651 131

164

Ermenistan

0,798 84 ↑ 1

Bhutan

0,619 132 ↑ 1

Mali

0,371

178

↑1 ↓1

Bahreyn

0,895 39 ↓ 1

Ukrayna

0,796 85 ↓ 1

Lao Demokratik Halk Cum.

0,619 133 ↓ 1

Orta Afrika Cum.

0,369

179

Estonya

0,883 40

Azerbeycan

0,787 86 ↑ 2

Hindistan

0,612 134

Sierra Leone

0,365

180

Polonya

0,880 41 ↑ 1

Tayland

0,783 87 ↓ 1

Solomon Adaları

0,610 135

Afganistan

0,520

181

Slovakya

0,880 42 ↑ 2

İran (İslam Cumhuriyeti)

0,782 88 ↓ 1

Kongo

0,601 136

Nijer

0,340

182

Macaristan

0,879 43 ↓ 2

Gürcistan

0,778 89 ↑ 2

Kamboçya

0,593 137

Şili

0,878 44 ↓ 1

Dominik Cumhuriyeti

0,777 90 ↓ 1

Myanmar

0,586 138

Hırvatistan

0,871 45

Saint Vincent ve Grenadinler

0,772 91 ↑ 2

Komor

0,576 139

12


Telif Hakkı © 2009 Birleşmiş Milletler Kalkınma Programına aittir. 1 UN Plaza, New York, NY 10017, ABD Tüm hakları saklıdır. Bu yayının hiçbir bölümü önceden izin alınmadan elektronik, mekanik, fotokopi, kayıt ve benzeri hiç bir yolla veya şekilde çoğaltılamaz, saklanamaz veya iletilemez. Lütfen jelatini geri dönüşüme kazandırınız.

Küresel İnsani Gelişme Raporu 2009 Bu rapora ilişkin kaynaklar, raporun tamamı ve özetleri, müzakere, seminer ve ağ tartışmalarının özetleri, İnsani Gelişme Raporu Çalışma Raporları ve basın malzemeleri http://hdr.undp.org adresinden temin edilebilir. Tüm istatistik göstergeleri ve veri araçlarına, etkileşimli haritalara, ülke özet bilgilerine bu adresten ücretsiz olarak ulaşılabilir.

Ulusal, Alt-ulusal ve Bölgesel İnsani Gelişme Raporları İlk ulusal İnsani Gelişme Raporu 1992 yılında yayımlandığından beri, UNDP’nin desteğiyle 130’un üzerinde ülkede, ülke takımları tarafından 630’dan fazla ulusal ve alt-ulusal İnsani Gelişme Raporunun Kurgu ve tasarım: Green Ink Tasarım: ZAGO

yanı sıra, 35 adet de bölgesel rapor hazırlandı. Bu dokümanlar, belli politikaları savunmak amacıyla yazılarak, ülkelerin öncülük ettiği ve sahiplendiği müzakere, araştırma ve yazım süreçleriyle insani gelişme kavramını ulusal tartışma gündemlerinin bir unsuru haline getiriyor. Veriler çoğu zaman

Basımdan sonra fark edilen hatalar ve eksiklikler için lütfen http://www.undp.org adresindeki websitemizi ziyaret edin.

eşitsizliğin boyutlarını kaydedebilmek, kaydedilen ilerlemeyi ölçebilmek ve muhtemel çatışmanın sinyallerini önceden belirleyebilmek için cinsiyet, etnik grup kıstaslarına veya kırsal/kentsel çizgilere göre ayrılıyor. Bu raporlar, yerel bakış açılarını temel aldıkları için Binyıl Kalkınma Hedefleri ve diğer kalkınma önceliklerine ilişkin siyasalar da dahil olmak üzere ulusal stratejileri etkileyebiliyorlar. Tüm raporların kopyaları, ölçümler hakkında kitapçıklar, eğitim malzemeleri ve diğer bilgiler için lütfen http://hdr.undp.org/en/ndhr adresini ziyaret ediniz.

İnsani Gelişme ve Yeterlilik Dergisi İnsan-merkezli kalkınma odaklı disiplinler arası bir dergidir. Bu dergi, UNDP İnsani Gelişme Raporu Ofisi ve İnsani Gelişme ve Yeterlilik Derneği tarafından yayımlanmaktadır. Siyasa belirleyiciler, ekonomistler ve akademisyenleri bir araya getiren geniş bir yelpazede fikir alışverişi için forum teşkil etmektedir. İnsani Gelişim ve Yeterlilik Dergisi hakemli bir dergi olup Mart, Temmuz ve Kasım ayları olmak üzere yılda üç kez Taylor and Francis Group Ltd. Routledge Journal tarafından yayımlanmaktadır. Abone olmak için lütfen http://www.tandf.co.uk/journals sitesini ziyaret ediniz.

Küresel İnsani Gelişme Raporu’nun temaları 2007/2008 İklim Değişikliğiyle Mücadele: Bölünmüş bir Dünyada İnsani Dayanışma 2006 Kıtlığın Ötesinde: İktidar, Yoksulluk ve Küresel Su Krizi 2005 Uluslararası İşbirliği Yol Ayrımında: Eşitliksiz bir Dünyada Yardım, Ticaret ve Güvenlik 2004 Günümüzün Çeşitlilik Arz Eden Dünyasında Kültürel Özgürlük 2003 Binyıl Kalkınma Hedefleri: İnsani Yoksulluğa Son Vermek için Uluslar Arası bir Uzlaşı 2002 Parçalanmış bir Dünyada Demokrasiyi Derinleştirmek 2001 Yeni Teknolojileri İnsani Gelişmenin Hizmetine Sunmak 2000 İnsan Hakları ve İnsani Gelişme 1999 İnsani Yüzü olan bir Küreselleşme 1998 İnsani Gelişme için Tüketim 1997 Yoksulluğu Ortadan Kaldırmak için İnsani Gelişme 1996 Ekonomik Büyüme ve İnsani Gelişme 1995 Toplumsal Cinsiyet ve İnsani Gelişme Sorumluluk reddi: Bu raporda yer alan değerlendirmeler ve politika önerileri Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın, yönetim kurulunun ve üye ülkelerin görüşlerini birebir yansıtmayabilir. Rapor, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından hazırlatılan bağımsız bir yayındır. Alanında ileri gelen danışmanlar ve İnsani Gelişme Raporu ekibinin ortak çabalarının bir ürünüdür. Bu çabalara İnsani Gelişim Raporu Ofisi yöneticisi Jeni Klugman öncülük etmiştir.

COVER_CC.indd 2

1994 İnsani Güvenliğin Yeni Boyutları 1993 Halk Katılımı 1992 İnsani Gelişmenin Küresel Boyutları 1991 İnsani Gelişmenin Finansmanı 1990 İnsani Gelişme Kavramı ve Ölçümü

8/17/09 4:42:12 PM

HDR 2009 Engelleri Aşmak: Göç ve İnsani Gelişme  

İnsani Gelişme Raporu 2009 Engelleri Aşmak: Göç ve İnsani Gelişme

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you