Page 41

II. Türkiye Lisanüstü Çalışmaları Kongresi - Bildiriler Kitabı I

kabul görmesi için üçlü trio süzgecinden geçmesi gerekmektedir. Bu durum kendini özellikle bilgi alanında göstermiştir ve gerçek bilgiye ancak akıl-deney ve gözlem ile ulaşılır oldu. Bilgiyi elde etme koşullarının dönüşümünü kısaca verdikten sonra hâkim olan Ortodoks anlayışın da bazı kesimlerce eleştiriye tabi tutulduğunu ve bilgiyi elde etmenin tek yolunun bilimden geçmediği konusunda çok sert muhâliflerinin bakış açılarını göstermeye çalışacağım. Bu noktada Thomas Kuhn ve Paul Feyerabend’in görüşlerine yer vereceğim.Paul Feyerabend bilgiyi elde etmenin tek yolunun bilim olmadığını, bilimin yanında hem bilinen hem de bilinmeyen pekçok geleneğin var olduğunu ve bilimin de bu geleneklerin içerisinden sadece biri olduğunu söyler. Bu doğrultuda eş ölçülememezlik üzerinde durur ve biz de bu kavram temelinde hem eş ölçülememezliği hem de beraberinde bununla bağlantılı olarak genel bilgi anlayışını vermeye çalışacağız. Eş ölçülememezlik kavramı aslında sadece Feyerabend için değil Kuhn’un görüşlerini açıklarken de bizim temel noktamız olacaktır. Tabi bu noktada Kuhn’da ele alacağımız şey paradigma kavramıdır ve bu paradigma kavramı üzerinden Kuhn’un bilim anlayışını açıklamaya çalışacağım ve bu şekilde eş ölçülememezlik (Kuhn açısından ifade edersek paradigma) kavramının ikisinde nasıl tekabül ettiğini göstermeye çalışacağım. Bu doğrultuda ilk olarak Paul Feyerabend üzerinde daha sonra da Thomas Kuhn üzerinde durup hangi noktalar açısından benzeşip hangi noktalarda ayrıştığını da her iki bölümün içerisin de göstermeye çalışacağım, ayrıca son bir başlık altında ikisini birden özce ele almaya çalışacağım. Satır araları bir çalışma için çok önemli olduğunu düşünerek bunu yapmaya çalışacağım. Kitaplar kadınlara, kadınlar şehirlere benzerler. Önemli olan satır araları ve ara sokaklardır; önemli olan şey satır aralarında ve ara sokaklardadır (Arslan, 2007, s. XXV).

Paul Feyerabend Eş Ölçülememezlik Olarak Feyerabend Bilim bilgiye ulaşmak için tek bir yol değildir, bizi bilgiye ulaştıracak pek çok yol vardır ve bilim geleneği de bu geleneklerden biridir. Ancak bilim kendisini tek kurtarıcı olarak görmekte ve kendi dışında kalan diğer gelenekleri dikkate almamaktadır. Feyerabend bilimin tek ve yegâne bir bilgi edinme aracı olmadığını belirtir. Pek çok gelenek vardır, ayrıca bilimin üstünlüğünü kanıtlaması için aynı ölçütlerle değerlendirilmesi gereken bir ortamın var olması gerekir. Bu ise imkânsızdır; çünkü hiçbir gelenek aynı temel değerlere sahip değildir. Her geleneğin kendine özgü kuralları vardır ve bu diğerine objektif değerlendirme imkânı sağlamaz, objektiflik için temel ortak ölçütler olması gerekir. Burada Feyerabend eş ölçülememezlik noktasına vurgu yapmaktadır. Kuhn ise bu durumu paradigma kavramı üzerinden açıklamaya çalışır. Kuhn paradigma seçiminde ortak bir ölçüt olamayacağını belirtmektedir.

40

II. Türkiye Lisansüstü Çalışmalar Kongresi (TLÇK) Bildiriler Kitabı [1. Cilt]  
II. Türkiye Lisansüstü Çalışmalar Kongresi (TLÇK) Bildiriler Kitabı [1. Cilt]  
Advertisement