Issuu on Google+


İçindekiler:

Kent Konseyleri

4

Röportaj

9

UCLG Dünya Teşkilatı

12

UCLG Afrika Bölge Teşkilatı

14

UCLG Avrupa Bölge Teşkilatı

16

Yerel Yönetim Sistemleri

18

Alanya Belediyesi Kültürel Mirasına Sahip Çıkıyor

21

Çankaya 1000 Çocuk Korosu

23

İBB KUDEP

26

Nilüfer Belediyesi Anadolu Arastası Projesi

28

Beyoğlu Belediyesi: Kentsel Dönüşüm

29

Kapak Dosyası: Enerji

30

WALD

35

Faaliyetler

36

Sahibi

Katkıda Bulunanlar

Tasarım

Mehmet DUMAN

Adrian LİCHA Aylin KÜLAHÇI Büşra MÜFTÜOĞLU Dominique GATTO-KOÇ Dovile BARTULYTE Gamze KILIÇ Hamidullah BAYRAM Lokman AKGÜN Süleyman SÜRAT Sümeyra GÜÇLÜ Tuğba EKŞİ Ülkü GÜL V. Mehmet AKSU

Sedrettin KONUK Pınar KELEŞ

Koordinatör Cenk TIKIZ

Yazı İşleri Müdürü Sema SAK

www.uclg-mewa.org | 2


UCLG MEWA’dan

Sayın Üyelerimiz, Bültenimizin bu sayısında Orta Doğu ve Batı Asya (MEWA) bölgesi başta olmak üzere tüm dünya için önemli olan bir konuyu, ‘Artan Enerji Talebi ve Enerji Savaşları’nı ele aldık. Ayrıca enerji tasarrufu konusunda Avrupa’da kentler bazında uygulanan ve örnek olabilecek bazı projelere de yer verdik. En İyi Uygulamalar Bölümü’nde; önemli bir tarihi ve kültürel mirasa ev sahipliği yapan Alanya Belediyesi’nin bu mirası korumak için gerçekleştirdiği çalışmaları, Nilüfer Belediyesi’nin Balkanlar’dan Kafkasya’ya uzanan coğrafyadaki yok olan uygarlık ve geleneksel değerleri yaşatma amacı taşıyan ‘‘Anadolu Arastası’’ Projesini ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü’nün (KUDEP) ‘‘UNESCO Dünya Miras Alanı’’ seçilen İstanbul’daki eğitim çalışmaları hakkında sizi bilgilendiriyoruz. MEWA Bölgesi’nde yer alan Afganistan, Bahreyn ve İran’daki yerel yönetimlerin yapısı ve işleyişi hakkında genel bilgilere ulaşabilirsiniz. Ayrıca Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG) Dünya Teşkilatı, UCLG Afrika Bölge Teşkilatı ve UCLG Avrupa bölge Teşkilatı hakkında hazırladığımız dosyaları okuyacaksınız. Kentsel Dönüşümün gündemde olduğu şu günlerde bu konuda örnek bir projeye imza atan Beyoğlu Belediyesi’nin ‘Tarlabaşı Yenileniyor’ projesini ilgi ile okuyacağınızı tahmin ediyoruz. Etkinlik Takvimi bölümünde ise Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG) ve UCLG-MEWA bünyesinde gerçekleşmiş ve gerçekleşecek faaliyetler hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz. Saygılarımla Mehmet Duman UCLG-MEWA Genel Sekreteri

www.uclg-mewa.org | 3


Kent Konseyleri Türkiye Kent Konseyleri Buluşması

Çanakkale Kent Konseyi'nin ev sahipliğinde olduğu demokratik yapılanmalardır. Kentlerin düzenlenen "Türkiye Kent Konseyleri geleceğe taşınması açısından kent konseylerine Buluşması" 29 Mart 2012 tarihinde gerçekleşti. önemli görevler düşmektedir. Bu nedenle Toplantı; Çanakkale Kent Konseyi Başkanı Saim gelecekte karşılaşılması muhtemel sorunları Yavuz, Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem şimdiden hesaplayıp ona göre projeler Başkanı Sedat Yücel, Birleşmiş Milletler üretmeliyiz" dedi. Kalkınma Programı Demokratik Yönetişim Program Müdürü Leyla Şen, Çanakkale Vali Vekili Alper Faruk Güngör, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu Batı Asya (UCLGMEWA) Bölge Teşkilatı Genel Sekreteri Mehmet Duman, Çanakkale Belediye Başkan Vekili Muharrem Erkek'in konuşmaları ile başladı.

Toplantıda Kent Konseyleri Ulusal Raporu taslak metni katılımcılara sunuldu. Taslak rapor hakkında eleştiri ve önerilerin ardından "İyi Uygulama Örnekleri" sunumu ile toplantıya devam edildi. Verimli geçen atölye çalışmalarının ardından, çalışmalarda ortaya çıkan sonuçlar katılımcılara sunuldu. UCLG-MEWA ve Kent Konseyi ilişkileri sunumu ile toplantı sona erdi.

UCLG-MEWA Genel Sekreteri Mehmet Duman yaptığı konuşmada Kent Konseyleri’nin önemine değinerek, "Kent konseyleri, kent yaşamında, kent vizyonunun ve hemşehricilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma, dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışır. Kentin kalkınma önceliklerinin, sorunlarının belirlendiği, tartışıldığı, çözümlerin geliştirildiği ortak aklın ve uzlaşmanın esas 4


Kent Konseyleri Türkiye Kent Konseyleri Çevre Çalıştayı

Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için, bu olumsuzluklarla mücadele etmek ve çözümler üretmek adına tutarlı, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yaklaşım izlenmelidir. Farkındalık yaratma ve karar organlarına öneriler sunma misyonuna sahip olan Kent Konseyleri, doğal kaynakları akılcı ve yeterli kullanan, yenilenebilir enerjiye önem veren ve sürdürülebilir bir Çeşitli kentlerden gelen temsilcilerin sunumların- tüketim ve yaşam tarzı anlayışına sahip bir topluda, kent konseylerinin bulundukları kentlerde mun oluşmasını arzulamaktadır. yaptığı faaliyetler tanıtılmış ve yaşanan çevre sorunları tartışılmıştır. Çalıştayda, gelecekte arzu Toplumun her kesiminden ve her yaştan kişilerin edilen çevre dostu kentlerde yaşama olanağına çevrenin korunması konusunda evde, işte, okululaşabilmek için, çevre bilincine sahip insanların da ve yaşamın her alanında az ya da çok yapabişekillendireceği yaşam alanlarının önemi vurgu- leceği bir katkı vardır. Mevcut ve gelecek kuşaklanmıştır. Çalıştay sürecinde ortaya koyulan bilgi ların temiz hava soluyabilmeleri, yaşanabilir ve ve görüşler göstermiştir ki; bilinçsiz ve hızlı tüke- dengede bir iklim sistemine sahip olabilmeleri, tim sonucunda karşı karşıya kaldığımız iklim de- sağlıklı ve temiz su içebilmeleri, topraktan bol ve ğişikliği ve yarattığı olumsuz sonuçlar sınır tanı- bereketli ürün alınabilmesi için, yurttaşların ve maksızın dünyanın hemen her yerinde yaşayan karar vericilerin sorumluluklarını bilmeleri, çevinsanları etkilemektedir. reyi (havayı, suyu, toprağı ve iklimi) korumaları

Gaziantep Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu 6-8 Temmuz 2012 tarihlerinde Türkiye’de faaliyet gösteren Kent Konseylerinden, bünyesinde Çevre Meclisi veya Çevre Çalışma Grubu bulunan konseylerin katılımıyla “Geleceğin Kentleri: İnsan, Çevre ve Yapı” başlıklı bir çalıştay düzenlemiştir.

5


Kent Konseyleri gınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalı, güGeleceğin Kentleri: İnsan, Çevre ve Yapı neş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kayçalıştayının sonuçları iki ana başlık altında top- naklarının kullanımı teşvik edilerek çevre kirliliğilanmıştır. nin ve sera gazı salımlarının azaltılmasına katkıda Ortak Çevre Bilincinin Oluşturulması bulunulmalıdır. gerekmektedir.

- Çevre bilincinin yaygınlaştırılması için, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından okul öncesi eğitim kurumları başta gelmek üzere, örgün ve yaygın eğitimin tüm aşamalarında çevre eğitim ve öğretimine yer verilmeli, çevre ile ilgili dersler kuramsal bilginin yanı sıra çeşitli araştırma, uygulama ve alan çalışmalarını da içermelidir.

- Sanayi, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, enerji tüketimi düşük yeni teknolojiler özendirilmelidir.

- İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılması için sera gazı salımlarının en aza indirilmesi yönünde yerel yönetimler tarafından gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Gaziantep örneğinde olduğu - Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çevre gibi, diğer kentlerde de bir “İklim Eylem Plaile ilgili teknolojik öğrenme merkezleri kurularak, nı”nın hazırlanması gerekmektedir. burada eğitim amaçlı videolar, bilgisayar yazılımı ve CD'ler içeren öğretim materyalleri halkın eri- - Belediyeler, aslî görevleri arasında bulunan geri şimine sunulmalıdır. dönüştürülebilir atıkların toplanması ve değerlendirilmesi konusundaki sorumluluklarını yerine - Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, çevre bilincinin getirmeye başlamalıdırlar. geliştirilmesi için devlet adamları, bilim insanları, sanatçılar ve kanaat önderlerinin katılımı ile yazılı - Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve STK’lar, küreve görsel basın yolu ile kamuoyunda farkındalık sel iklim değişikliği ile mücadelede en önemli oluşturmalıdır. araçlardan birisi olan orman (yutak) alanlarını oluşturmak için ağaçlandırma çalışmalarını hız- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından iş dün- landırmalıdır. yasının sürdürülebilir iklim, çevre ve enerji konularında bilgilendirilmesi için sektördeki meslek Kent Konseyleri, yukarıda sayılan görüş, öneri ve kuruluşlarıyla ortaklaşa geliştirilecek standart ve saptamaları dikkate alarak ve ortak bir çevre bigüncel eğitim programları oluşturulmalıdır. linciyle geleceğin kentlerine sahip olabileceğimiz inancından yola çıkarak, çevresel farkındalığının Yenilenebilir Enerji ve Geri Dönüşüm artmasını hedeflemekte, sürdürülebilir enerji, ikUygulamaları lim ve su politikalarının destekçisi ve yerel yönetimlerin çevre adına attığı adımların takipçisi ola- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından cağını bildirmektedir. yeni ve yenilenebilir enerjilerin kullanımının yay-

6


Kent Konseyleri Sancaktepe Kent Konseyi 6.Olağan Genel Kurul Toplantısı Merkezi yönetim, yerel yönetim, kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile beraber kendilerine yasal olarak tanınan imkânı iyi bir şekilde değerlendiren Sancaktepe Kent Konseyi çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Birçok proje ve uygulamaları ile ülkede çapında örnek çalışmalar imza atan Sancaktepe Kent Konseyi 6. Olağan Genel Kurul Toplantısı 23 Eylül 2012 tarihinde gerçekleşti. Kurulduğu günden bu yana Sancaktepe Kent Konseyi’nin oluşturduğu meclis ve çalışma grupları ile ilçe halkıyla bir arada yapılan çalışmalar anlatıldı. Konuşmaların ardından altı aylık dönemdeki çalışmalar hakkında bilgi verildi ve konseye sunulan yeni projeler oy çokluğu ile kabul edildi.

Kentsel Dönüşüm ve Şehirlerin Geleceği Çalıştayı Kent Konseyleri Birliği Tematik Toplantıları’nın ikincisi Yalova’da yapılmıştır. “ Kentsel Dönüşüm ve Şehirlerin Geleceği” başlıklı çalıştay 12-13 Ekim 2012 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ortaklığında Yalova Kent Konseyinin ev sahipliğinde gerçekleştirilmiştir. Çok aktörlü ve bütünleşik bir süreç olarak kentlerin geleceğini büyük ölçüde şekillendirecek olan Kentsel Dönüşüm konusunda iki gün boyunca sektör temsilcileri ve kent konseyleri konuyu enine boyuna tartışmışlardır. Bu toplantı vesilesiyle ayrıca farklı illerden gelen Kent Konseyi Başkan ve Genel Sekreterleri konu hakkında hem daha detaylı bilgi sahibi olmuşlar hem de görüşlerini bildirmişlerdir. Çalıştay sonunda Türkiye Kent Konseyleri Birliği, Birliğin konuyla ilgili görüş ve önerilerini içeren bir sonuç bildirisi yayınlamıştır.

7


Kent Konseyleri Kent Konseyleri Birliği Kahramanmaraş'ta Toplandı Türkiye'nin 47 farklı kentinde bulunan Kent Konseyleri 7-8-9 Aralık 2012 tarihlerinde Kahramanmaraş'ta düzenlenen 4. Türkiye Kent Konseyleri Birliği Buluşma programında bir araya geldi. Toplantıda işleyen bir demokrasi için halkın karar alma sürecine katılması gerektiğini ve bunun Kent Konseyleri ile başarıldığı dile getirildi. Kent Konseylerinin temel görevinin halkın yerel yönetimlerde alınacak kararlara katılımının sağlaması olduğu görüşü paylaşıldı. Kent Konseylerinin, üniversite, sivil toplum kuruluşları (STK), özel sektör, belediye ve valiliğe bağlı kurumlarla müzakere ederek, şehir için ortak karar alınmasında önemli rol oynadığı, kentlerde, ‘ben karışmam' anlayışının yerine, ‘kendim için, kentim için' anlayışının yaygınlaşması gerektiği ifade edildi. 4. Türkiye Kent Konseyleri Birliği toplantısında Kent Konseylerinin tüzel kimlik sorunu yaşadığı görüşü öne çıktı. Kent konseyleri kurumsal konularda ortaklık yapması ve proje gerçekleştirmesinde tüzel kimlik sıkıntısı çektiği, Kent Konseyleri Birliği Derneğini kurup, bu sıkıntının giderildiği ifade edildi. Toplantıda Kent Konseylerinin çalışmalarıyla ilgili bilgi alışverişinde bulunuldu. Kahramanmaraş Belediyesi Meclis Toplantı Salonunda düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği buluşmasına, Kahramanmaraş Valisi Şükrü Kocatepe, Kahramanmaraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreteri Hayrettin Güngör ve ilgililer katıldı. Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanı Saim Yavuz, görevini Kahramanmaraş Kent Konseyi Başkanı Zeynep Arıkan'a devretti. 3 gün süren toplantıda bir dahaki Türkiye Kent Konseyleri Birliği buluşmasının Şanlıurfa’da yapılmasına karar verildi. 8


RÖPORTAJ Dünya Büyükşehirler Birliği (METROPOLIS)'nin kurucu üyelerinden biri olan ve kurumda uzun yıllar yönetici kademelerinde dünyadaki farklı kuruluşlarla, kültürlerle ve yerel yönetimlerle çalışarak büyük deneyimler edinen ve 2011 yılından itibaren Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG) Teşkilatı'nın Genel Sekreterliğini yürüten Sayın Josep Roig bültenimizin 3. Sayısına konuk oldu. İspanya'nın Barselona şehrinde bulunan UCLG'nin Genel Sekreterlik binasındaki makamında gerçekleştirdiğimiz röportajda Sayın Josep Roig sorularımıza samimiyetle yanıt verdi. Sayın Roig UCLG Genel Sekreteri olarak çalışmak sizin için ne anlam ifade ediyor? Tüm iş yaşamı yerel ve bölgesel yönetimlerle geçmiş birisi olarak UCLG çatısı altında yerel ve bölgesel yönetimler için uluslararası düzeyde çalışarak uluslararası forum ve etkinliklerde onların ortak sesi ve dünya ölçeğinde savunucusu olmanın büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum. UCLG’nin en önemli misyonu sizce nedir? UCLG’ye iki taraftan bakmak gerektiğini düşünüyorum. Bunlardan biri dışarıya karşı ve diğer kurumlara karşı olan tarafı ki bölgesel ve yerel yönetimlerin menfaatleri doğrultusunda uluslararası arenada temsil ve lobicilikle küresel düzeyde çok büyük bir rol oynamasıdır. Günümüzde küreselleşme büyük bir meseledir ve bunun misyonumuzda önemli bir tarafı olduğunu düşünüyorum. Diğer bir misyonumuz ise daha çok içeriye bakmak ve üyelerimiz için neler yapabileceğimizi görmekle ilgilidir. Ayrıca üyelerin kendi aralarında bilgi alışverişinde bulunmalarında, deneyimlerini paylaşmalarında misyon olarak rol aldığımızı ve küreselleşme hakkında söylenecek çok şey olduğunu düşünüyorum. Yani tüm dünyadaki yönetimlerin kendi aralarında fikir alışverişinde bulunmalarında rol oynuyoruz. Bu zor ama aynı zamanda heyecan verici bir görevdir bu yüzden de harika bir deneyim olduğunu düşünüyorum. Bilgi paylaşımı, üyeler arasında işbirliği, şehirler arasında işbirliği bunlar da çok önemli faaliyetlerdir. Bir anlamda UCLG üyesi olan insanlar aynı sorunları ve aynı çözümleri başka bir şehirden bir kişiyle paylaşabiliyor ve konuşabiliyorlar bu da teşkilatımızın çok önemli bir yanıdır. Kurumda özellikle ne tür faaliyetler gerçekleştiriyorsunuz? Daha çok bahsettiğimiz misyonlar takip ediliyor. Yani, Birleşmiş Milletler düzeyinde geçerliliği olan çok önemli uluslararası faaliyetler gerçekleştiriyoruz, çeşitli kuruluşlarla çalışıyoruz, temsilcilik faaliyetleri, Binyıl Kalkınma Hedeflerini değerlendirme çalışmaları tüm bunlar faaliyetlerimizin büyük bir kısmında yer alıyor. Başka bir faaliyet alanımız ise araştırma ve bilgi alışverişi üzerinedir mesela 3 yıllık bir proje olan GOLD projesi ile yerel ve bölgesel yönetimleri kapsayan her yıl farklı bir konu belirlenerek çalışmalar yapılarak bunların uluslararası seviyede nasıl uygulandığı ve geliştirildiği görülür. Bu çalışmada önce desantralizasyon sonra finansal konular ve son olarak da hizmet sağlama konuları ele alınmıştır bütün bunlar küresel düzeyde bu alanlarda neler olduğunu görebilmeyi ve dünyanın farklı bölgelerinde yer alan üyelerimizin bu konularda neler yaptıkları ile ilgili geniş bilgi almamızı sağlayan çok faydalı belgelerdir. 9


RÖPORTAJ UCLG üyelerine ne tür avantajlar sağlar? Kentlerin dünya genelinde paylaşımı ve iyi uygulama örnekleri için UCLG ne gibi teşviklerde bulunur? Kentler arasındaki işbirliğini UCLG nasıl destekliyor? Burada temel olarak iki tür işbirliğimizin olduğunu düşünüyorum. Biri, doğrudan sorumluluğu bize ait olmayacak şekilde oluşturduğumuz ağlar ki bir nevi katalizör gibi yer aldığımızı söyleyebiliriz sadece kentlerin birbirleriyle bağlantıya geçmelerini sağlarız, üyelerimiz kendi aralarında birçok işbirliğine girebilir fakat biz bunlara dahil olmayabiliriz. Yani toplantılarımız kentlerin birbirleri ile iletişime geçmelerini ve daha sonrasında da alışverişe devam etmelerini sağlayan iyi birer network kurma etkinlikleridir. Bazen bunlar organizasyonumuzun dışında üyelerin kendi içlerinde gerçekleştirdiği etkinlikler olsa da bunun önemli bir araç olduğunu hissediyoruz. Diğer araçlar ise özellikle UCLG’ye yönelik daha biçimsel, resmi olarak düzenlenmiştir mesela komiteler ve komisyonlar. Komiteler ve komisyonlar bir kenti veya bir grup kenti bir araya getirerek ilgilendikleri bir konu üzerinde birlikte çalışmalarını, tartışmalarını, çözümler üretmelerini sağlar. Bu da iyi uygulamalar hakkında bilgi sahibi olmanın başka bir yoludur. Ayrıca her yıl bizim organize ettiğimiz birçok toplantı ve etkinliklerde sürekli öğrenme fırsatları sunan önemli araçlardır. Kentlerin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlar nelerdir? Sosyal, ekonomik, çevresel pek çok sorun olduğunu söyleyebilirim ancak son zamanlarda sorunlara baktığımda bunlara fırsatlar demeyi tercih ediyorum çünkü kentler her zaman fırsatların yeridir, gerçekten bir sorun olduğunda buna olumsuz bir bakış açısı ile bakmamak gerektiğini düşünüyorum. Mesela, ulaşım elbette bir sorundur ama aynı zamanda insanları bağlayan, birleştiren bir fırsattır. Bence en önemli şey, kentlerin karşılaştıkları zorluklar kendi vatandaşlarının sorunlarıdır. Yerel ve bölgesel yönetimlerin bunlara yakın olmasının çok iyi bir fırsat olduğunu düşünüyorum ve yerel ve bölgesel yönetimlerin daha çok insan odaklı daha fazla politikalar üretme fikri yönetimler için bir fırsattır. Genel olarak, hangi icraatlar UCLG düzeyinde yürütülmesi gerekir? Hangi icraatlar ulusal ve/veya bölgesel seviyede daha iyi uygulanabilir? İcraatların farklı seviyelerde yürütülebilmesi için daha iyi koordine veya entegre edilmesine ihtiyaç var mı? Bu çok önemli bir soru. Bazen birtakım şeyleri basitleştirme eğilimi olduğu doğrudur ve yetkileri ulusal, bölgesel ve yerel olarak ayırmak zorundayız. Herkes bir şeyde belirgin bir şekilde yetkin olmalıdır. Fakat hayat daha karmaşık ve karışık yani demek istiyorum ki örneğin barındırma, konut yapacaksınız bununla beraber yerel yönetim olarak diğer olması gerekenleri mesela sağlık, şehirleşme, genel hizmetleri bir araya getiremezseniz o zaman bunun gerçekleşmesi mümkün değildir. Aynı zamanda nereye yatırım yapacağınızı, nereyi geliştireceğinizi, hangi şehirlerin olabileceğini, çok merkezli metropol alanların yapısı nasıldır tüm bunlar için bölgesel kent politikanız yoksa ve hükümet bunun için iyi bir mali politika uygulamıyorsa, yapı sektörü ve ipotekler için iyi politikalar ortaya koymuyorsa o zaman farklı seviyelerde birlikte çalışmanız gerektiğini anlıyorsunuz ve şu bir gerçek ki bazı seviyelerde çok daha fazla sorumluluk olsa da koordinasyon basittir. Kentler küresel düşünüp, yerel hareket etmeleri için neler yapmalılar? Aslında diğer şekilde de yani yerel düşünüp küresel davranmanın da iyi olduğunu düşünüyorum. 10


RÖPORTAJ Bence biraz içinde bulunduğunuz duruma göre belirleniyor. Fark ettiğimiz şey tüm bunların bir arada çalıştığıdır. Bazen yerel olarak düşünmeniz gerekebilir ve diğer yandan siz böyle düşünürken küresel olarak nasıl davranmanız gerektiği ile ilgili bazı tavsiyelerde bulunmak zorunda kalabilirsiniz. Yani, örnek vermem gerekirse bir nevi helikopter gibi uçtuğunuzu düşünmeniz gerekiyor böylece ara sıra neler olduğunu seyretmek için yukarılara çıkabilirsiniz ve bir yerde yangın olduğunu görürseniz hızlı bir şekilde aşağıya iner ve yangını söndürürsünüz. Böyle bir helikopter görüş açısına sahip olmalısınız ki yere çok yakın bir görüşünüz olacak ancak ara sıra havalanıp yukardan her şeye bakacaksınız bence küresel ve yerel düşünmenin mantığı bu şekilde ve bunlar ayrı değildir. Daha fazla kadının siyasete ve yönetimlere dâhil edilmesi için neler yapılabilir? UCLG kadınları nasıl destekliyor? Bu çok önemli bir konu fakat bunu bizim çözmemiz pek kolay değil çünkü bizim yönetimimiz yerel ve bölgesel yönetimlerden seçilmiş veya atanmış liderlerden meydana geliyor. Bu durumda normal olarak listeye baktığımızda seçilmiş belediye başkanlarının, valilerin veya sorumluların çoğunun kadın olmadığını görüyoruz yani biz ne yapabiliriz bu uzun zamandır içimizde tartıştığımız bir mesele bunun yanında kadınların katılımıyla ilgili daimi komitemiz var, her yerde olmasa da çoğu şey daha iyi gitmekte fakat bu zaman alan bir şey ve desteklenmeli. Biliyorsunuz bu politikaların daha fazla zamandan beri daha çok aktif olduğu ülkeler var ve fırsatların orada olduğunu, kesinlikle daha fazla cinsiyet eşitliği olduğunu fark ediyorsunuz. Diğer ülkeler yeni başladıkları için bu daha zor bir iş olabilir ama kesinlikle yerel yönetimlerin kadın liderler yetiştirebilecek iyi birer okul olduğunu düşünüyorum, yerel düzeye daha yakın çalışarak yaptıkları işlerde de başarılı olurlarsa bölgesel ve ulusal düzeylerde de kariyer yapma imkanları olabilir. Kadınların yönetime daha yoğun katılımı, lider olabilmeleri için yerel yönetimlerin bu konuda daha etkili ve güçlü çalışmaları gerektiğini düşünüyorum. UCLG ve bölge teşkilatları arasındaki ilişkiler hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu ilginç bir nokta çünkü teşkilatlar farklı bölgelere ulaşabilmek için iyi birer araçtır. Doğrusu bölgelerin tanımlanması kolay bir şey değildir çünkü bazı bölgeler çok çok geniş fakat bir anlamda küresel bir kurum olan UCLG farklı bölgelerin gerçekleri ve beklentileri doğrultusunda bir yapı adapte etmeye çalışmaktadır. Böylelikle bölgelerin farklı çıkarları ve farklı özellikleri siyasi ve teknik düzeylerde daha iyi temsil edilebilmektedir. Ancak sadece teşkilatları değil bunlarla beraber UCLG’yi de güçlendirmek için zaman gerekli ayrıca önümüzdeki birkaç yıl içinde UCLG’nin teşkilatlardaki rolünü değerlendirmek ve nasıl geliştiğine bakmamız gerekiyor. Sizce Ortadoğu ve Batı Asya Bölgesinin öncü teşkilatı olan UCLG-MEWA ilerde üye ülkeler arasındaki işbirliği çabalarına nasıl destek olabilir? Sanırım UCLG-MEWA çok kolay olmayan bölgelerden biri. Çok farklı ilgi alanları, yaklaşımlar ve ülkeler var fakat öte yandan bu durum teşkilatın bir sorunu olmakla beraber bir fırsattır. Bence bölgede çok daha aktif olabilmek ve farklı üye ülkeler arasındaki işbirliği çabalarını bir araya getirebilme fırsatına sahip. Şu bir gerçek ki İstanbul o bölgede öncülük yapan büyük şehirlerden biri ve liderlik fırsatına sahip bu yüzden UCLG-MEWA bölgesinde üye ülkeler için iyi bir çalışma ortamı oluşturacağını sanıyorum. 11


UCLG Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG) Dünya Teşkilatı

1950 yılında dünya nüfusunun üçte biri kentlerde yaşarken günümüzde kentler nüfusun yarısına ev sahipliği yapıyor. 2050 yılında ise bu oranın üçte ikiye yükseleceği, yani yaklaşık 6 milyar insanın kentlerde ikamet edeceği tahmin ediliyor. Kentleşme oranının ivme kazanarak artması şehirlerin, dolayısı ile de yerel ve bölgesel yönetimlerin sorumluluk ve yetkilerinin artması anlamına geliyor. Kırsal kesimden kentlere göç eden vatandaşların sadece barınma, iş, ulaşım gibi talepleri yok. Kültürel çeşitlilik ve sosyal entegrasyon da vatandaşların beklentileri arasında bulunuyor. Ülkelerin, kentlerde yaşayan vatandaşların taleplerini tek bir merkezden takip edip, bu taleplere cevap vermesi oldukça güç. Yerel ve bölgesel yönetimlerin önemi de bu noktada devreye giriyor. Dünya üzerindeki tüm yerel ve bölgesel yönetimleri tek çatı altında toplayarak yerel yönetimlerin sesini tüm dünyaya duyurmayı amaçlayan Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) 2004 yılında Barselona (İspanya)’da faaliyete geçer. UCLG, Eylül 2010’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın üç yıllığına başkan olarak seçilmesi ile hiç şüphesiz gündemimizde önemli bir yere sahip olur.

Yönetimler Birliği (IULA), Birleşmiş Kentler Teşkilatı (UTO) ve Dünya Büyükşehirler Birliği (METROPOLIS) ‘Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı’ adı altında birleşir. UCLG’nin temel amacı, ‘‘demokratik yerel yönetimin birleşik sesi ve dünya ölçeğinde savunucusu olmak, yerel yönetimler ve uluslararası topluluklar ile işbirliği içinde, değerlerini, amaçlarını ve çıkarlarını korumak’’tır. UCLG, uluslararası topluluk önünde yerel yönetimlerin etkin bir biçimde temsil edilmesini sağlayan, yerel yönetimler ve yerel yönetim birlikleri arasında uluslararası işbirliğini teşvik eden ve yerel yönetim konusunda dünya çapında temel bilgi kaynağı olan bir konumdadır.

Dünyanın en büyük yerel yönetim teşkilatı olan UCLG’nin üyeleri, hem bireysel yerel yönetimlerden hem de bir ülkedeki tüm yerel yönetimleri temsil eden ulusal yerel yönetim birliklerinden oluşmaktadır. UCLG Dünya Teşkilatı ademimerkeziyetçi bir yapıya sahip olup, dünya ölçeğinde 8 bölge teşkilatı aracılığıyla faaliyet göstermektedir: Afrika, Asya-Pasifik, Avrupa, Avrasya, Orta Doğu ve Batı Asya (UCLG-MEWA), Latin Amerika ve Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Kuzey Amerika ile büyük kentleri kapsayan Teşkilatı’nın geçmişi 1996 yılında İstanbul’da Metropolis. Bu teşkilatlar kendi faaliyetlerini yürüten düzenlenen Habitat II Konferansı’na dayanıyor. özerk tüzel kişiler olarak yapılanmışlardır. Burada başlayan süreç neticesinde uluslararası Yerel 12


UCLG UCLG Dünya Teşkilatı UCLG’yi oluşturan kuruluşlar: Uluslararası Yerel Yönetimler Birliği (IULA) 1913 yılında Hollanda’da kurulan IULA’nın amacı demokratik yerel yönetişimi teşvik etmektir. Dünyanın bütün bölgelerinde 100’ü aşkın ülkeden üyesiyle en eski ve en büyük uluslararası yerel yönetimler birliğidir. IULA; desantralizasyon, yerel yönetişim, yerel demokrasi ve özerkliğin gelişip güçlenmesinde etkin rol oynamıştır. Birleşmiş Kentler Teşkilatı (UTO) 1957 yılında kurulan UTO, 45 yıllık varlığı süresince 80’den fazla ülkede 1100’ü aşkın kentin yer aldığı güçlü bir iletişim ağı geliştirmiştir. Özellikle yerel demokrasi, ortaklık ve kentler arası kardeşlik konularında çalışmalar yapmıştır. Dünya Büyükşehirler Birliği (METROPOLIS) 1985 yılında kurulan Metropolis dünya çapında 120’den fazla üye tarafından temsil edilir ve tüm büyük kentler ve metropolitan bölgeleri ilgilendiren ortak meseleler ile ilgili uluslararası bir forum gibi faaliyet gösterir. Metropolis ayrıca Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimlerin (UCLG) Metropolitan Teşkilatı’nı da yürütür.

13


UCLG Bölge Teşkilatları Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Afrika (UCLGA) Bölge Teşkilatı

UCLG Afrika (UCLGA) Bölge Teşkilatı Afrika’daki yerel yönetimlerin dünya ölçeğinde birleşik sesi ve sözcüsüdür. Teşkilat bölgede mevcut olan üç yerel yönetim birliğinin aynı çatı altında toplanmasından oluşmuştur: Afrikalı Yerel Yönetimler Birliği (AULA), Afrika Kentler Birliği (UVA) ve Portekizce Konuşan Kentler ve Başkentler Birliği Afrika Bölümü (UCCLA). UCLGA, Afrika’nın tüm bölgelerinden 40 ulusal birliği, 2.000 kenti ve 100.000’in üzerinde kişiyi bir araya getirir. Böylelikle UCLGA’nın çatısı altında yaklaşık 350 milyon Afrika vatandaşı temsil edilir. UCLGA, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG) Dünya Teşkilatı’nın kurucu üyesidir ve Afrika bölge teşkilatıdır. UCLGA’nın merkezi Fas Krallığı’nın Rabat kentinde yer almaktadır ve Afrika Birliği Uluslararası Teşkilatı olarak diplomatik bir statüye sahiptir.

ana hedefleri arasında Afrika’da desantralizasyonun teşvik edilmesi, yerel yönetimler vasıtasıyla Afrika Birliği’nin oluşturulmasına katkı sağlamak, yerel yönetimlerin ulusal birliklerinin oluşturulup güçlendirilmesine destek olmak, Afrika’daki ve dünyanın tüm bölgelerindeki yerel yönetimler arasında tecrübe ve en iyi uygulamaların paylaşılmasını sağlamak ve üç yılda bir gerçekleştirilen ve en önemli bilgi paylaşım platformu olan Africities Zirvesini düzenlemek yer almaktadır. Teşkilat Yapısı UCLGA dört yönetim organından oluşmaktadır: Genel Kurul, yerel yönetimler Afrika Birliği Konseyi, Yönetim Kurulu ve Başkanlık.

Genel Kurul Teşkilatın bütün üyelerinden oluşan Genel UCLGA, bölge teşkilatı olarak UCLG’nin Kurul’un görevi Yönetim Kurulu’nu çıkarlarını savunmakla yükümlüdür. UCLGA’nın belirlemektir. 14


UCLG Bölge Teşkilatları karar organıdır.Yönetim Kurulu; 5 Başkanlık üyesi, kıtadaki 5 alt bölgeyi eşit şekilde temsil eden 10 üye ve Genel Sekreter’den (oy hakkı bulunmuyor) oluşur. Yönetim Kurulu’nun kararları tüm teşkilatı bağlar. Yönetim Kurulu güç ve yetkilerini kendisi tarafından oluşturulan alt komitelere, Başkanlık üyelerine y a d a G e n e l S e k r e te r e devredebilir. Yönetim Kurulu üyeleri UCLG Khalifa Sall—Dakar Belediye Başkanı ve UCLG Başkan Yardımcısı Yönetim Kurulu’nda Afrika’yı temsil ederler. Yerel Yönetimler Afrika Birliği Konseyi Yerel Yönetimler Afrika Birliği Konseyi, Başkanlık UCLGA’nın politika belirleyen ana yönetim 1 başkan ve 5 başkan yardımcısından oluşan organıdır. Konsey yıllık olağan toplantılarda bir Başkanlık, UCLGA’nın ana politik temsilcisidir araya gelir. Bazen olağanüstü toplantılar da ve davet edildiği görev, toplantı ve faaliyetlerde yapabilir. Genel Kurul tarafından kararlaştırılan teşkilatı temsil eder. politikaların strateji ve uygulama programlarına dönüştürülmesinden sorumludur. Başkanlık üyeleri Afrika Birliği Konseyi Afrika Birliği Konseyi’nin görevleri: tarafından kıtadaki beş alt bölgeye başkanlık  Teşkilatın üyeleri arasından Yönetim Kurulu eden Yönetim Kurulu üyeleri arasından seçilir: üyelerini seçmek Kuzey Afrika, Batı Afrika, Doğu Afrika, Orta Afrika ve Güney Afrika.  Yönetim Kurulu üyeleri arasından Başkanlık üyelerini seçmek Başkan, Afrika Birliği Konseyi tarafından Başkanlık üyeleri arasından bir yıllık bir süre için  Teşkilatın üyeleri arasından Mali Yönetim belirlenir. Bu süre uzatılabilir. Komitesi’nin Başkanı’nı seçmek 

Yönetim Kurulu tarafından sunulan yıllık faaliyet programını ve raporunu onaylamak

Yönetim Kurulu tarafından sunulan UCLGA’nın yıllık bütçesini ve hesaplarını onaylamak

Yönetim Kurulu tarafından teklif edilen üyelik kabul ve iptalleri konusunda nihai kararı vermek Afrika Birliği Konsey üyeleri UCLG Dünya Konseyi’nde Afrika’yı temsil ederler.

YönetimKurulu 16 üyesi bulunan Yönetim kurulu UCLG’nın ana

Jean -Pierre E.Mbassi - UCLGA Genel Sekreteri

15


UCLG Bölge Teşkilatları Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR)

Avrupa Belediyeler Konseyi 1951 grup Avrupalı Belediye Başkanı Cenevre’de kuruldu; sonrasında bölgeleri katarak Avrupa Belediyeler Konseyi (CEMR) adını aldı.

yılında bir ‘‘Faal Avrupalı vatandaş’’ program çerçevesinde tarafından yıllık ödediği hibe oluşturmaktadır. bünyesine ve Bölgeler CEMR’ın faaliyetleri CEMR yerel ve bölgesel özerk yönetime ve domekrasiye dayalı birleşmiş bir Avrupa Günümüzde CEMR Avrupa’daki en büyük yerel oluşturmak için çalışmaktadır. Bu hedefe ve bölgesel yönetim teşkilatıdır; 40 ülkeden ulaşmak yerel ve bölgesel katkıyı zenginleştirerek 50’nin üzerinde kasaba, belediye ve bölge ulusal Avrupa’nın geleceğini şekillendirme, Avrupa birliğinden üyesi bulunmaktadır. Toplamda bu hukuk ve politikasını etkileme, yerel ve bölgesel birlikler 150.000 yerel ve bölgesel yönetimi düzeyde bilgi yaplaşımı sağlama ve dünyanın temsil etmektedir. diğer bölgelerindeki ortaklarla işbirliği sağlama için çalışmaktadır. Teşkilatın başkanı Stuttgart eski Belediye Başkanı Wolfgang Schuster’dir. CEMR’da Genel Sekreter CEMR bölgesel politika, ulaşım, çevre, fırsat Frédéric Vallier’in yönetiminde yaklaşık 20 eşitliği, yönetişim gibi farklı alanlarda faaliyet personel çalışmaktadır. göstermektedir. CEMR’ın komite ve çalışma grupları AB’nin yasama sürecinin ilk CEMR'ın bütçesi yaklaşık 2 milyon Euro’dur. aşamalarından itibaren yerel ve bölgesel Bütçenin büyük bölümünü ulusal birliklerin yönetimlerin çıkar ve problemlerinin dikkate ödediği üyelik aidatları oluşturur. Bütçenin geri alınması için AB taslak mevzuatını etkilemeyi kalanını (yaklaşık %10’unu) AB Komisyonu’nun hedeflemektedir. 16


UCLG Bölge Teşkilatları Yönetim Kurulu daha küçük bir yönetim Bu komite ve çalışma grupları yerel ve bölgesel organıdır. düzeyde bilginin paylaşılmasını ve yayılmasını teşvik etmek için pekçok konuda seminer ve CEMR Başkanı ve Başkanlığın diğer üyeleri üç konferans düzenleyerek CEMR’ın faaliyet yıllık bir dönem için Politika Komitesi tarafından takvimine katkı sağlar. seçilir. CEMR’ın dokuz başkan yardımcısı bulunmaktadır. CEMR emsali bulunmayan kardeşşehir ağından gurur duymaktadır. Bugün, Avrupa’nın değişik CEMR’ın şu anki Başkanı Stuttgart eski Belediye bölgelerini birbirine bağlayan 26.000’in üzerinde Başkanı, CEMR Almanya Teşkilatı (RGRE) kardeşşehir projesi bulunmaktadır. Bu konu ile Başkanı ve UCLG Avrupa Başkan Yardımcısı Başkan ilgili CEMR, Avrupa Komisyonu Eğitim ve Dr Wolfgang Schuster’dir. Kültür Departmanı Genel Müdürlüğü ile Yardımcıları ise Palma de Mallorca eski Belediye Başkanı ve İspanya Belediyeler ve Kentler yakından çalışmaktadır. Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi Aina Calvo Son olarak, CEMR Birleşmiş Kentler ve Yerel Sastre ile Almere Belediye Başkanı ve Hollanda Yönetimler (UCLG) Dünya Teşkilatı’nın Avrupa Blediyeler Birliği (VNG) Başkanı Annemarie Jorritsma’dır. Bölge Teşkilatı’dır. Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi’nin status 23 Ekim 2006 tarihinde Sevilla’da düzenlenen Politika Komitesi’nde kabul edilmiştir. CEMR’ın iki yönetim organı bulunmaktadır – Politika Komitesi ve Yönetim Kurulu. CEMR’ın ana yönetim organı olan Politika Komitesi genellikle yılda iki kez toplanır. Ulusal temsiliyete sayanır, nüfusu 5 milyondan az olan devletlerin iki temsilcisi, nüfusu 60 milyondan fazla olan devletlerin 6 temsilcisi bulunur. Politika Komitesi Toplantıları’nın arasında geçen süredeki kararları alan ve yılda iki kere toplanan

CEMR’ın ayrıca dört Yürütücü Başkanı bulunmaktadır: Karlstad Belediye Meclis Üyesi ve İsveç Yerel Yönetimler ve Bölgeler Birliği Başkanı, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Başkan Yardımcısı Anders Knape, Lizbon Belediye Başkanı ve UCLG EşBaşkanı António Costa, Birmingham Belediye Meclis Üyesi ve Bölgeler Komitesi eski Başkanı Cllr Albert Bore, Avrupa Parlamentosu, Hradec Kralové Belediye Meclis Üyesi ve Çek Cumhuriyeti Kentler ve Topluluklar Birliği (SMO-CR) Başkanı Oldrich Vlasak. Fransa eski Cumhurbaşkanı Valéry Giscard d'Estaing Onursal Başkan olarak atanmıştır.

CEMR Genel Sekreteri Frédéric Vallier

CEMR Başkanı Dr. Wolfgang Schuster 17


Orta Doğu ve Batı Asya Bölgesindeki Yerel Yönetim Sistemleri AFGANİSTAN Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Teşkilatı olarak MEWA Bölgesi’nde yer alan 15 ülkenin (Afganistan, Bahreyn, İran, Irak, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Umman, Filistin, Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen) yerel yönetim işleyişlerini bir araya getiren bir çalışma gerçekleştirdik. Sizler için faydalı olmasını umuyoruz. Bu sayımızda Afganistan, Bahreyn ve İran’ı ele alıyoruz. Afganistan Yerel Yönetim Sistemi Yüzölçümü

: 647500 km²

Nüfus

: 29.8 milyon (2010-2011)

Kişi Başına Düşen Gayrisafi Milli Gelir : 1419 (HDI-2010) İnsani Gelişme Endeksi (HID) 169 ülke arasında 155.; sırada; “Düşük İnsani Gelişme” grubundaki ülkeler arasında yer alıyor. Siyasal Sistem Anayasa, ülkeyi “İslam Cumhuriyeti” olarak tanımlamaktadır. Resmi dinin İslam olduğu belirtilmektedir. Devlet erki yasama, yargı ve yürütme arasında paylaştırılmış ve bu erklerin birbirinden bağımsız olduğu hükmü getirilmiştir. Anayasa ve Yerel Yönetimlerle İlgili Maddeler Afganistan’ın yeni Anayasası, istişari bir süreçle hazırlanarak, 2004 yılında kabul edilmiştir. Anayasa’da yerel yönetimlerle ilgili temel hükümler, 84. Madde ve 137-140. Maddeler kapsamında getirilmiş bulunmaktadır. Yerel Yönetimlerle İlgili Temel Yasalar Belediyeler, 2000 yılında (Taliban yönetimince) çıkarılan ve 1957 tarihli yasanın yerine geçen Belediye Kanunu’na göre yönetilmektedir. Yeni yasa hazırlıkları sürmekle birlikte, 2000 tarihli yasanın hükümleri belirleyici olmayı sürdürmektedir. Yerel Yönetimlerle İlgili Diğer Mevzuat 2007 yılında yapılan yasal düzenlemelerle, Bağımsız Yerel Yönetişim Müdürlüğü oluşturulmuştur. Bu Müdürlük; İl ve ilçelerdeki Vali ve Kaymakamlar ile İl Meclisleri ve Belediyelerin gözetiminden sorumludur. İdari Taksimat Afganistan idari açıdan 34 ile bölünmüş olup, bunlar valiler tarafından yönetilmektedir. İller de kendi içlerinde ilçelere bölünmüştür. En alt idari kademe niteliğini taşıyan ilçeler, Kaymakamlar tarafından yönetilmektedir. Yerel Yönetim Biçimleri Temel yerel yönetim birimleri, belediyeler ve köylerdir. Belediyeler 34 ile dağılmış bulunmakta ve her ildeki bir belediye, o ilin merkezi olarak işlev görmektedir. Belirli büyüklüğün üzerindeki belediyeler mahallelere bölünmüştür. Seçim Süreçleri ve Yerel Seçimler Anayasada; il, ilçe ve köylerdeki meclislerin serbest, doğrudan ve gizli oyla seçilerek oluşacağı hükmü yer almaktadır. Bununla birlikte, yerel seçimler bugüne kadar yalnızca İl Meclisleri için yapılmış olup, diğer yerel meclisler henüz oluşturulmamıştır.

18


Orta Doğu ve Batı Asya Bölgesindeki Yerel Yönetim Sistemleri BAHREYN Bahreyn’in Yerel Yönetim Sistemi Yüzölçümü

: 250 km²

Nüfus

: 1.04 milyon (2010-2011)

Kişi Başına Düşen Gayrisafi Milli Gelir : 26.664 $ (HDI-2010) İnsani Gelişme Endeksi (HID) 169 ülke arasında 39’uncu; “Çok Yüksek İnsani Gelişme” grubundaki ülkeler arasında sıralanıyor. (UNDP-2010) Siyasal Sistem Anayasa, Bahreyn Krallığı’nın siyasal sistemini ve ülke yönetimini, “soydan geçen krallığa dayalı anayasal monarşi” olarak tanımlamaktadır. Anayasa’da, yasama, yürütme ve yargı erkleri arasında “güçler ayrılığı” ilkesi getirilmektedir. Anayasa ve Yerel Yönetimlerle İlgili Maddeler Bahreyn Anayasası 6 Aralık 1973’te yürürlüğe girmiş olup, 14 Şubat 2002’de Anayasa’da geniş çaplı değişiklikler yapılmıştır. Anayasa’da yerel yönetimlerle ilgili temel hükümler, 50’nci ve 114’üncü maddelerde getirilmiştir. Yerel Yönetimlerle İlgili Temel Yasalar Bahreyn’deki ilk yazılı yasa niteliğini taşıyan Belediye Kanunu’nun çıkarılış tarihi, 1920 yılına uzanmaktadır. 2001 yılında çıkarılan yeni Belediye Kanunu, kadınlara da seçme ve belediye meclislerine seçilme hakkı tanımış bulunmaktadır. Yerel Yönetimlerle İlgili Diğer Mevzuat Yerel yönetimlerle ilgili bir başka önemli yasa, 2002 yılında çıkarılan Valiliklerin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun’dur. 1996 tarihli, aynı adı taşıyan yasanın yerini alan bu yeni yasa ile ülkedeki illerin teşkilatlanması yeniden düzenlenmiştir. İdari Taksimat 2002 tarihli “Valiliklerin Teşkilatlanması Hakkında Kanun” uyarınca Bahreyn, idari açıdan 5 valiliğe bölünmüştür. Bu valiliklerin her biri, İçişleri Bakanlığı’nca atanan bir Vali tarafından yönetilmektedir Yerel Yönetim Biçimleri 2002 yılında başlatılan reformlar sonucunda, Bahreyn’deki valiliklere denk düşen 5 belediye meclisi oluşturulmuştur. Her belediye, 10 kişilik seçilmiş bir meclisin gözetimi altındaki, atamayla gelen bir Genel Müdür tarafından yönetilmektedir. Seçim Süreçleri ve Yerel Seçimler Bahreyn’deki ilk belediye seçimleri, 1924 yılına uzanmaktadır. Bu seçimlere kadınların da katılması sağlanmıştır. 2002 Anayasası altındaki ilk belediye seçimleri ise Mayıs 2002’de yapılmış olup, en son seçimler Ekim 2010’da yapılmıştır.

19


Orta Doğu ve Batı Asya Bölgesindeki Yerel Yönetim Sistemleri İRAN İran’ın Yerel Yönetim Sistemi Yüzölçümü

: 1.648.195 km²

Nüfus

: 75 milyon (2010-2011)

Kişi Başına Gayrisafi Milli Gelir : 11.764$ (HDI-2010) İnsani Gelişme Endeksi (HID) 169 ülke arasında 70’inci; “Yüksek İnsani Gelişme” grubundaki ülkeler arasında sıralanıyor. Siyasal Sistem Anayasa’da, ülkenin siyasal sisteminin “İslam Cumhuriyeti” olduğu belirtilmektedir. Devlet erki yasama, yargı ve yürütme arasında “güçler ayrılığı” ilkesi doğrultusunda paylaştırılmış ve bu erklerin birbirinden bağımsız olduğu hükmü getirilmiştir. Anayasa ve Yerel Yönetimlerle İlgili Maddeler İran Anayasası 24 Ekim 1979’da yürürlük kazanmış olup, 28 Temmuz 1989’da Anayasa’da değişiklikler yapılmıştır. Anayasa’da yerel yönetimlerle ilgili hükümler, özellikle 7’nci Madde ve 100106’ncı Maddeler altında getirilmiştir. Yerel Yönetimlerle İlgili Temel Yasalar 1906 yılında çıkarılan asırlık Belediye Kanunu, belediyeyi başlıca yerel yönetim birimi olarak tescil etmiştir. Bu kanun, Anayasal Devrim sonrasında çıkarılan ilk yasa niteliğini taşımaktadır. İdari Taksimat İran’ın idari taksimatında, il yönetimleri ve bunun daha alt kademelerini oluşturan valilikler, kentler ve köyler yer almaktadır Yerel Yönetim Biçimleri Anayasa’nın 3. Bölümü altında getirilen düzenlemeler doğrultusunda, İran’daki yerel yönetim birimleri şunlardan oluşmaktadır: Yüksek İl Meclisi, İl Meclisi, Kent Meclisi, İlçe Meclisi, Kasaba Meclisi ve Köy Meclisi. Seçim Süreçleri ve Yerel Seçimler Kent ve Köy Meclisleri dahil, ülkedeki tüm yerel meclis üyeleri doğrudan halk tarafından seçilmektedir. Kent Meclisleri ve Köy Meclisleri’nin başkanları ise doğrudan değil, ilgili Meclisler tarafından kendi üyeleri arasından seçilmektedir.

20


En İyi Uygulamalar

Alanya Belediyesi Kültürel Mirasına Sahip Çıkıyor

Coğrafi konumu, tarihi dokusu ve doğal güzellikleri ile Alanya ilçesi önemli bir kültürel mirasa ev sahipliği yapmaktadır. Bu tarihi ve kültürel mirası korumak ve gelecek nesillere aktarmak için resmi kurum ve sivil kuruluşlarla iş birliği yapan Alanya Belediyesi önemli projelere imza atmakta ve bu çalışmalarla kentli olma bilincini arttırmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda 2006 yılında ilçe bazında ilk defa KUDEB (Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları) kurulmuştur. 2009 yılında Alan Yönetim Merkezi hizmete açılmış ve ülkemizde arkeolojik, kentsel ve doğal sit özelliği taşıyan bir alanda yapılmış olması açısından bir ilk olan Alan Yönetim Planı hazırlanmıştır.

mekânlardan oluşan Gemicilik ve Denizcilik Müzesi yapılmaktadır. Aynı zamanda arkeolojik kalıntılara da sahip olan bu alanda, ziyaretçilerin farklı etkinlikleri bir arada bulabileceği “Yaşayan Müze” yaratılacak ve kültürel işlevli mekânlar oluşturulacaktır. Bu bölgede yapılan çalışmalar sonucunda güvenli gezi güzergâhları oluşturulmuş, çevre düzenlemesi ve aydınlatılması yapılmış, Tersane dış cephe ile iç göz onarımı sağlanmıştır. Ayrıca liman surlarının, antrepoların, Tophane yapısının kısmi onarımı, sergileme ve söyleşi merkezi olarak kullanılmak üzere tanımsız yapıların ve bitişikteki tarihi Girene Çeşmesi’nin restorasyonu yapılmış ve böylelikle çeşme tekrar işler hale getirilmiştir. Tersane’nin bir gözünde bulunan atıl kuyu temizlenmiş, Alanya Belediyesi ile 360 Derece Araştırma Grubu’nun ortak çalışmasıyla Tersane’nin beş gözüne ve Eksen Projesi alanına sergileme objeleri yerleştirilmiştir.

Kültürel miras çalışmaları kapsamında Alanya Kalesi ve Tersanesi’ni, Dünya Miras Listesi’ne dâhil etmek için Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Alanya Müzesi ile birlikte çalışmalar yürütülmüştür. Bu çalışmalar neticesinde Alanya Kale ve Tersanesi, Dünya Miras Listesi’ne aday olmuştur. Tarihi Alanya Şehri’nin altı tarihi kapısından biri Alanya Tarihi Şehri’nin içerisinde Kızılkule, olan Tünel Mevkii’ndeki Kale Kapısı, burçları ve Tersane ve Tophane gibi tarihi yapılar surları ile birlikte Alanya Belediyesi’ne tahsis bulunmaktadır. Bu alanda, Kızılkule- Tophane edilmiş bir bölgedir. Alanya Kalesi’ni Koruma Ekseni Projesi kapsamında çağdaş müzecilik Amaçlı İmar Planı’nda “Ziyaretçi Danışma Kale konseptine uygun bir şekilde, açık ve kapalı Bilgilendirme Merkezi ve Bakı Terası” olarak belirlenen bu alanın onarımı yapılmaktadır. 21


En İyi Uygulamalar Grafitiler koruma altında… Tarihi şehir duvarlarında yer alan binlerce grafiti Alanya’yı eşsiz kılmaktadır. Bu eşsiz mirasın korunması için alanda bulunan sarnıç, sur ve yapı duvarlarındaki grafitiler tespit edilmiş ve birçok yeni grafiti ortaya çıkarılmıştır. Grafitilerin korunması ve ziyaretçilere açılması için Alanya Belediyesi tarafından bir dizi proje hazırlanmıştır. Ayrıca sur içinde bulunan geleneksel evlerde kapı, pencere ve tavan detaylarının tespit edilmesine, fotoğraflanmasına, motiflerin birebir çizilerek dökümlerinin hazırlanmasına başlanmıştır. Geleneksel Alanya Evleri Hayata Dönüyor… Alanya Belediyesi, geleneksel Alanya evlerini örnek bir restorasyon ile hayata kazandırmaktadır. Restore edilen bu evler, ya sahipleri tarafından belli bir süreliğine belediyeye tahsis edilmekte ya da belediye tarafından kamulaştırılmaktadır. Örneğin altındaki tarihi hamam nedeniyle Hamamlı Ev olarak da anılan tescilli yapı restorasyondan sonra Alanya Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ve Alan Yönetimi Ofisi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Alanya Kalesi’nde bulunan geleneksel bir Alanya Evi, sahipleri tarafından Alanya Belediyesi’ne 20 yıllığına tahsis edilmiştir.

Restore edilen ev, geleneksel Alanya Evi mimarisi ve yaşantısını anlatacak şekilde düzenmiş ve Ömürlü Kemal Atlı Kültür Evi olarak ziyaretçilere açılmıştır. Aynı şekilde Kayhanlar Evi de restore edildikten sonra Alanya geleneksel el sanatlarını ve özellikle ipekçiliği teşvik etmek amacıyla bir el sanatları merkezi olarak kullanıma açılacaktır. Tarihi geleneksel Alanya evlerinin Belediye tarafından restorasyonu ve halka açılması sadece tarihi alan ile sınırlı değildir. İskele Caddesi’nde bulunan ve kamulaştırılan tescilli bir yapı restore edildikten sonra Alanya Belediyesi Kültür Evi ve Herbaryum olarak ziyaretçilere açılmıştır. Üst kat ve bahçesi sergileme amaçlı olarak kullanılırken, alt katı Alanya’ya ait endemik bitki türlerinin sergilendiği Herbaryum olarak hizmet vermektedir. Kentli olma bilincini pekiştirmek ve kent belleğini oluşturmak amacıyla sahipleri tarafından 15 yıllığına Alanya Belediyesi’ne tahsis edilen Azakoğlu Konağı’nın “Alanya Belediyesi Hüseyin Azakoğlu Kent Müzesi” olarak hizmete girmesi için çalışmalara başlanmıştır. Bu kapsamda sergileme amacı ile malzeme toplanmakta ve sözlü tarih çalışmaları yapılmaktadır. Ömürlü Kemal Atlı Kültür Evi

22


En İyi Uygulamalar ÇANKAYA 1000 ÇOCUK KOROSU

Çankaya Belediyesi’nin çocuklar için yürüttüğü Çankaya Belediyesi’nin 1000 Çocuk Korosu ile çalışmaların içinde önemli bir yeri olan ‘‘1000 belirlediği hedefler: Çocuk Korosu’’ çocuklarımızın kültürel ve 1- Tüm çocukların – yaşlarına uygun olarak– sanatsal gelişimine katkı sağlamayı şarkı söylemesi gereğini kamuoyuna duyurmak, hedeflemektedir. 2- İlköğretim okullarında çalışmalarını Çankaya Belediyesi, sanatçı ve müziksever sürdürmekte olan koroları ve bu koroları yetiştirmenin yanı sıra çocukların sanatsal, çalıştıran müzik eğitimcilerini desteklemek, entelektüel ve kişisel gelişiminde büyük bir 3- Çankaya bölgesinde ve Ankara’da öneme sahip olan korolara, 1000 Çocuk Korosu projesi ile gereken önemi verdiğini göstermeye çalışmalarını sürdüren tüm çocuk korolarını çalışmaktadır. Başta çocuklarımızın kültürel ve desteklemek, projeye dâhil etmek ve bu koroları sanatsal gelişimine katkı sağlamak için 2009’da çeşitli etkinliklerde buluşturmak, kurulan 1000 Çocuk Korosu’yla çeşitli sosyal ve 4- Festivaller aracılığıyla korolarda yer alan toplumsal amaçların da gerçekleştirilmesi çocukların uluslararası düzeyde buluşmasına ev hedeflenmektedir. Çünkü yerel yönetimlerin sahipliği yaparak dünya çocuk şarkılarını temel hizmetleri halka en yüksek standartlarda tanımaktır. ulaştırmasının yanı sıra, toplumun sanatsal 1000 Çocuk Korosu tek bir korodan ibaret gelişimi için de pek çok çalışma yapması gerektiği değildir. 1400 üyenin bulunduğu koro herkesçe kabul görmekte ve tüm belediyelerden bünyesinde Çankaya Belediyesi’nde, sivil toplum bu anlayış beklenmektedir. Bu doğrultuda, örgütlerinde ve ilköğretim okullarında 23


En İyi Uygulamalar oluşturulan ve her birinde ortalama 40 korist öğrenilen bilgi ve becerilerin, birlikte şarkı bulunan 36 korodan oluşmaktadır. söyleme ortamına aktarılarak uygulanmasını 1000 Çocuk Korosu, çeşitli ilkeler çerçevesinde sağlamaktadır. yürütülmektedir. Bu ilkeler sırasıyla şöyledir: Çocuğa her alanda öncelik verme ve çocuğun yararını gözetme, çocuğun yaşamı ve gelişimini destekleme, farklılıklara saygılı olma ve ayrım gözetmeme, katılımcılığı ve ifade özgürlüğünü geliştirme, çocuğun kişiliğini ve yeteneklerini geliştirme. 1000 Çocuk Korosu projesi kapsamında verilen temel eğitim programı “müziğin sevdirilmesi” ilkesi üzerine kurulmuştur. Koro bünyesinde özgün ve bütüncül bir anlayışla tasarlanan ve uygulanan müzik eğitiminin iki temeli bulunmaktadır: “Temel Müzik Eğitimi” ve “Koro”. “Temel Müzik Eğitimi”, müziğin temel kuramsal bilgilerini seviyeye uygun oyunlaştırma, örnekleme, canlandırma yöntemleriyle eğlenceli bir biçimde şarkı söyleyerek öğrenciye kazandırmayı amaçlamaktadır. Koro Çalışmaları ise “Temel Müzik Eğitimi” kapsamında

24

Dünya dillerini bilmeye, öğrenmeye zaman yetmeyebilir. Ancak, Müzik aracılığıyla tüm dünya çocukları ile iletişim kurabilir, arkadaş olabiliriz. 1000 Çocuk Korosu, sanat danışmanından, Koro şefinden, eğitmenlerden, çocuklardan ve koordinatörden oluşmaktadır. Korolara katılacak çocuklar genel olarak 9 – 12 yaş aralığındadır. Bu eğitimcilerin onayıyla yaş aralığının, değiştirilebilmesi mümkündür. Program, sesi sağlıklı olan tüm çocukları “koro yoluyla temel müzik eğitimi” almak için yeterli görmektedir. Ancak, Çankaya Belediyesi 1000 Çocuk Koroları’na katılabilmek için, her dönem veya eğitim yılı başında duyurulan tarihlerde önkayıt yaptırarak seviye belirleme sınavına katılmak gerekmektedir. Seviye belirleme sınavında, müziksel ve davranışsal hazırbulunma düzeyleri ölçülen ve gözlemlenen öğrenciler, her eğitim yılı


En İyi Uygulamalar

veya dönem başında uygun görülen korolara kabul edilir. Koroya katılan öğrenciler, yaş ve seviye durumlarına göre belirlenen koro sınıflarında eğitim alırlar. Koroya katılan bir üye için öğrenci ile velisi istediği ve koro eğitimcileri uygun gördüğü sürece eğitim programı süreklilik arz eder. Koroya 9 yaşında katılan bir üye ailesi ve kendi isteği, koro eğitimcilerinin de onayı ile 14 – 15 yaşına kadar koroda kalabilir. İlerleyen yıllarla birlikte, alttan gelen sınıflar, yaş ve düzeylerine göre birleştirilebilmekte, bu yolla benzer düzeylere sahip yeni sınıflar oluşturulabilmektedir. 15 yaşını dolduran ve koro çalışmalarını sürdürmek isteyen üyeler Gençlik Hazırlık Koroları’na katılıp “müzik eğitimlerine” devam edebilirler.

Koro çalışmaları eğitim- öğretim döneminde yani 15 Ekim ve 15 Mayıs tarihleri arasında yapılmaktadır. Haftada bir gün olan çalışmalar Cumartesi ya da Pazar günü gerçekleşmekte ve 60 dakika sürmektedir.

Projeye çeşitli alanlardan farklı kurumlar destek sağlamaktadır. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı, Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi gibi Türkiye’nin önde gelen yüksek öğretim kurumlarının yanı sıra Müzik Eğitimcileri Derneği, Sevda Cenap And Müzik Vakfı, Polifonik Korolar Derneği, Ankara Çoksesli Müzik Derneği gibi çeşitli sivil toplum örgütleri de 1000 Çocuk Korosu’na katkılarını Koro’nun repertuarı ise koro şefleri, müzik sunmaktadır. eğitimcileri ve müzik öğretmenlerinden oluşan 1000 Çocuk Korosu, 2009, 2010, 2011 ve 2012 repertuar komisyonu tarafından yıllarında büyük konserler vermiştir. Çankaya belirlenmektedir. Eğitsel-sanatsal niteliği yüksek, 1000 Çocuk Korosu, 1,200 çocuktan oluşan ezgi – sözuyumu doğru, ses sınırı ve dokusu bütünleşik sesi ile 23 Nisan 2010’da öğrencilerin ses alanlarına uygun olan şarkılar, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde programın belkemiğini oluşturur. izleyiciler karşısına çıkmıştır.

25


En İyi Uygulamalar İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü (KUDEB)

AYRANCI SOKAK - uygulamadan önce

Süleymaniye; Zeyrek, Sultanahmet Arkeolojik Parkı ve Kara Surları ile birlikte, 1985 yılında ‘UNESCO Dünya Miras Alanı’ olarak seçilen İstanbul’un tarihi alanlarından birisidir. Süleymaniye ve Zeyrek alanlarında, özellikle 19. yy sonu – 20. yy başına ait tarihi ahşap sivil mimarlık örneklerini görmek mümkündür. İstanbul Tarihi Yarımada’nın bu iki önemli konut alanı; arkeolojik kalıntılar, Bizans ve Osmanlı Dönemi anıtları gibi farklı tarihi dönemlere ait kültür varlıklarını da barındıran, organik ve özgün bir kent dokusuna sahiptirler. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 2006 yılında kurulan KUDEB (Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü) de, Dünya Miras Alanı Süleymaniye’deki önemli ahşap konaklardan birinde yer almaktadır.

AYRANCI SOKAK - uygulamadan sonra

sisteminin ve yerel yönetimlerin sorumluluğu altında, özellikle “özgünlük” ve “sürdürülebilirlik” ilkelerine dayalı bir ‘bütünleşik koruma yaklaşımı’nı gerektirmektedir. Ayrıca, restorasyon alanında çalışacak nitelikli kalifiye eleman sayısının azlığı, korumada önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. KUDEB, bu sorunlara bir çözüm alternatifi olarak, “Ahşap ve Taş Eğitim Atölyeleri” aracılığıyla bir eğitim modeli oluşturmayı başarmıştır.

Ahşap ve Taş Eğitim Atölyeleri, genç kursiyerlere hem ahşap ve taş işlemede kullanılan geleneksel teknikler hem de koruma düşüncesi konusunda eğitim vermek ve restorasyon alanına ‘eğitimli ve donanımlı ekipler’ kazandırmak için kurulmuştur. Teorik eğitim ve pratik deneyimin bir araya getirildiği ortalama altı aylık eğitim Dünya Miras Alanları’nın sundukları değer ve programları; seminer, sempozyum, uygulama ve özgün kentsel doku; koruma biliminin, eğitim yayınlar ile desteklenmektedir. 26


En İyi Uygulamalar Bu eğitim modeli çerçevesinde, koruma alanında ‘bilgi’ ve ‘uygulama’nın entegre edilmesi, gençlerin restorasyon çalışmalarında daha fazla yer almalarına fırsat verilmesi, geleneksel ustalıklar ve yapım teknikleri aracılığıyla kültürel sürekliliğe katkı sağlanması ve ortak mimari mirası koruma bilincinin artırılması hedeflenmektedir.

alanlarından uzmanlar davet edilmektedirler. Uygulamalı Eğitim bölümü ise, deneyimli ustaların yürütücülüğünde, hem atölye hem de şantiye ortamında yapılmaktadır. Kursiyerler, yapı malzemesini kesme, şekil verme, oyma, işleme, koruma ve onarım tekniklerini öğrenmektedirler. Seminer ve sempozyumlarda ise, ‘mirasın neden ve nasıl korunacağı’ sorusu Ahşap ve Taş Eğitim Programları; koruma üzerinde yoğunlaşan koruma ve onarım kuramı, belgeleme teknikleri, geleneksel yapı çalışmaları ele alınmaktadır. malzemeleri ve özellikleri, bozulma süreçleri, İBB KUDEB’in gerçekleştirmekte olduğu bu yüzey temizleme, bütünleme, onarım gibi eğitim projesi, ortak mirasımızın korunması için konservasyon teknikleri ve uygulama yöntemleri yerel yönetimler, akademisyenler, uzmanlar ve gibi birçok konuyu içermektedir. Kursiyerler, öğrencileri içine alan bir ‘işbirliği modeli’ İstanbul’daki çeşitli teknik lise, meslek lisesi ve sunmaktadır. Bu model, ülke genelinde meslek yüksek okullarının öğrenci ve mezunları uygulanabilir, yaygınlaştırılabilir ve diğer yerel arasından seçilmektedir. yönetimler tarafından da sahip oldukları sanat, Teorik Eğitim Bölümü, İstanbul’daki çeşitli zanaat, kültür ve mimari bütünlük gibi üniversitelerden öğretim üyelerinin katkılarıyla kendilerine özgü değerlere göre geliştirilebilir gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, deneyimlerini niteliktedir. aktarmak üzere, kamu ve özel sektörün çeşitli

CUMHURİYET ÇESMESİ - uygulamanın öncesi ve sonrası

27


En İyi Uygulamalar Nilüfer Belediyesi Anadolu Arastası Projesi Balkanlar’dan Kafkasya’ ya iki kıtaya yayılmış ‘’akraba kültür’’coğrafyasının yok olmakta olan uygarlık ve geleneksel değerlere sahip çıkma ve tüm kültürleri bir arada tanıtma ve yaşatma

amacını taşımaktadır. Bu projenin gerçekleşmesi için Bursa’da yer alan Hemşehri Dernekleri’nin bir araya gelmesiyle oluşturulan kurumsal yapı sayesinde tüm yöresel ve bölgesel değerlerin özgün nitelikleri ile tanıtılması ve turizme kazandırılması hedeflenmektedir. Balkanlar’dan Kafkaslar’a uzanan yok olmakta olan tüm kimlik değerlerimizi tanıtarak, yeni kuşaklara aktarılmasını sağlayacak. Anadolu Arastası Projesi, Nilüfer Belediyesi önderliğinde Hemşehri Dernekleri’ nin etkin katılımı ile hayata geçmektedir. Proje, Bursa Mudanya Yolu’ nun batısında 160.000 m² alanda tasarlanmaktadır. (Kentin rekreasyon koridorunda Balat Mevkii’nde)

Hemşehri dernekleri kendi ait oldukları illerin bir hikayesi olan , özgün yerel mima risini y a nsıta n y a pıla rda göstereceklerdir.

fa a l iye t

Yerleşkede otomobil ve otobüs parkları, giriş ve denetim tesisleri; diğer genel gereksinim üniteleri vb düzenlemelere ek olarak; ortak toplantı, etkinlikler, genel kültür ve sanat gösterileri, sergileme, galeri gibi işlevler için “Kervansaray” mimarimizi yansıtan mekanlar; Yöresel yaz düğünlerinin düzenlenmesine hizmet verebilecek “Toy (oyun-düğün) Bahçesi” ve gerekli yan üniteleri; yerel mutfaklardan farklı, bölgesel karakterlere göre hizmet verebilecek yazlık ve kışlık mekanlara sahip yeme-içme tesisleri; el sanatları üretim ve eğitim (kurs) mekanları; sergileme ve satış üniteleri ile “kermes” türü etkinliklerin düzenleneceği mekanlar dışında sportif etkinliklerin de gerçekleştirilebileceği spor alanları, Balkanlar’dan Kafkaslar’a yöresel kültürler, diller, lehçeler, müzikler, gelenekler, masallar, efsaneler, oyunlar ve bu gibi zenginliklerin bilimsel açıdan ele alınarak araştırma-inceleme-yayın vb çalışmaların yapılabileceği alanlarda gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.

Proje ile birlikte hem Bursalılar hem de yerli ve yabancı gezginler Dünya’da eşi ve benzeri olmayan dinlence-kültür ve uygarlık değerlerini tanıma, mimariden el sanatlarına yemek ve ikram geleneklerini, tüm yöresel ürünleri ve sahip olduğumuz kimlik zenginliklerimizin bir arada olmasının kültürel kazanımlarını elde edeceklerdir. 28


En İyi Uygulamalar Beyoğlu’nda Kentsel Dönüşüm

Kentsel dönüşüm; çöküntü ve bozulma olan kentsel mekânın ekonomik, toplumsal, fiziksel ve çevresel koşullarını iyileştirmeye yönelik atılan eylemlerin bütünüdür. Kentsel dönüşümün amaçları; ‘toplumsal bozulmanın nedenlerini araştırarak kentsel alanların çöküntü haline gelmesini önlenmek, kent dokusunu oluşturan öğelerin sürekli değişimini sağlayarak halka sosyo-ekonomik açıdan başarılı bir kalkınma gerçekleştirmek, gereksiz kentsel yayılmadan kaçınarak kentsel alanların en iyi şekilde kullanımını sağlamak’tır. Kentsel dönüşüm çerçevesinde ciddi adımlar atan belediyelerden biri de ‘’Tarlabaşı Yenileniyor’’ Projesi’ne imza atan Beyoğlu Belediyesi’dir. Bu projenin yanı sıra Beyoğlu Belediyesi Kasımpaşa, Örnektepe ve Okmeydanı bölgelerinde de yenileme etütlerine devam etmektedir. Tarlabaşı Yenileniyor… Tarlabaşı; Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi gibi çok önemli merkezlere komşu olmasına rağmen buralardaki ekonomik ve kültürel canlanmadan faydalanamamıştır. Tarlabaşı bulvarı üzerindeki binalar bile suç oranının yüksekliği ve bölgenin çöküntü alanı olmasının getirdiği görüntü yüzünden büyük çaplı ticari ve kültürel aktivitelere ev sahipliği yapamamıştır. Bulunduğu konum ve tarihi açıdan büyük potansiyel taşıyan bu bölgenin yeniden yapılandırılması için yenileme projesi yapılmaktadır. Yenileme Projesi, alana getireceği değerler ve hizmet sektörüne dayalı ticari faaliyetlerle bütün bölge için bir değişim 29

başlatacaktır. Turizm ve nitelikli hizmet sektörüne yapılacak yatırımlar, proje alanı ve çevresi için ekonomik bir canlanma sağlayacaktır. Alana getirilecek yapısal kalite, sadece proje alanında değil, bütün Tarlabaşı semtinin gelişimi için bir fırsat olacaktır. Böylelikle bu proje bütün Tarlabaşı’nda değişimi tetikleyecek, kentin atıl kalmış bu bölümünün kente uyumunu sağlamak için ilk adımı oluşturacaktır. Projenin en önemli hedeflerinden birisi proje alanında bakımsızlık ve eskime nedeniyle oluşan sağlıksız çevreyi ve çok eski olan altyapıyı tamamen yenileyerek modern yaşamın isteklerine cevap verebilecek bir konuma getirmektir. Bunu yaparken bir taraftan Tarlabaşı’nın tarihsel dokusunu yarınlara taşımak diğer taraftan da günümüz yaşam ihtiyaçlarını ve çağımızın gereksinimlerini dönüştürülecek alana getirmek bu projeyi önemli kılan bir etkendir. Yenileme Projesi, kentin bu tarihi bölgesine, konusunda uzman mimarların hem korumacı hem modern yaklaşımlarıyla hakettiği değeri getirirken, yapıları tarihsel özelliklerini koruyarak, onların kullanıcılarını da, çağdaş konut yerleşimlerinin gereği olan yeşil ve güneşle buluşturmaktadır. Bütün konutlar için yeraltı otoparkları ve sosyal faaliyetin yoğunlaşacağı yaya alanları alanda yaratılacaktır. Proje tamamlandığında İstanbul, kentin merkezinde yeşille bütünleşen modernize edilmiş yeni bir yaşam alanına kavuşacaktır.


Kapak Artan Enerji Tüketimi ve Enerji Savaşları İnsanoğlu 19. yüzyıldan itibaren tarım toplumundan sanayi toplumuna doğru geçiş yapmaya başlamıştır. Doğal olarak sanayi toplumuna geçiş, ülkelerin ekonomik faaliyetlerinin bu yeni düzene göre biçimlenmesini beraberinde getirirken, bir devletin ekonomisinin sürdürülebilirliği ve gelişimi için de farklı gereksinimlerin doğmasına neden olmuştur. Bu gereksinimlerin en başında ise “enerji” gelmektedir.

gelişmiş ekonomiler en çok petrol, doğal gaz, kömür ve nükleer enerji sağladıkları plütonyuma ihtiyaç duymaktadırlar ve bu gereksinimlerini büyük oranda ithalat ile karşılamaktadırlar.1 Fakat gereksinim duyulan bu doğal kaynakların dünya üzerinde belirli miktarda rezervlerinin olması ve buna karşılık enerjiye olan talebin giderek artması hem bu ürünlerin fiyatlarının artmasına, hem de enerji talep eden ülkelerin birbirleriyle yarışmasına neden olmaktadır. Diğer taraftan petrol, doğal gaz, kömür ve plütonyum kaynaklarına sahip özellikle Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde mevcut olan siyasi belirsizlik, enerji tedarikinin güvenliğini tehlikeye atmakta ve böylece fiyatların yükselmesine neden olan önemli bir diğer etken olmaktadır. Doğal olarak da böyle bir küresel konjonktürde ucuz ve güvenilir kaynaklar için devletler arasında silahlı çatışmalara varabilecek anlaşmazlıkların zaman içinde meydana gelmesi ihtimal dâhilindedir.

Sanayi devrimi ile ortaya çıkan enerji ihtiyacı, devletlerin dış politikalarını da şekillendirmiştir. 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar gelir elde edebilecekleri ticaret geçiş noktaları ile ticaret merkezlerini kendi kontrollerine almak için çaba gösteren hegemon devletler, sanayileşme ile birlikte enerji kaynaklarını ve/veya enerji transit geçiş yollarını kontrol altında tutmayı dış politikalarının temel hedefleri olarak görmeye başlamışlardır.

Petrol ve Doğal Gaz Üzerinde Artan Rekabet

Ancak ülkelerin enerji tedarik kaynaklarını güvence altına almak için güttükleri bu politikalar, zaman içinde şiddetli anlaşmazlıklara hatta kanlı savaşlara dahi neden olmuştur. Son olarak yakın tarihimizde yaşadığımız Körfez Savaşı (19901991) ve Irak Savaşı (2003 – 2011) enerji kaynaklarını kontrol etmek niyetini içinde barındıran kanlı savaşlara gösterilebilecek örneklerdendir. Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesi ve dolayısıyla bu ülkenin petrol rezervlerini ele geçirmek niyeti ile tetiklenen Körfez ve Irak Savaşları, endüstriyel devletlerin enerji tedariklerini sağladıkları kaynaklara ne derece önem verdiklerini gözler önüne sermiştir.

Enerji piyasasındaki daralma ve enerji fiyatlarının yükselmesi hususunu, rekabetin diğer enerji ürünlerine göre daha yoğun yaşandığı petrol ve doğal gaz piyasası özelinde incelersek görürüz ki, bu iki piyasadaki arz talep dengesi giderek bozulmakta ve mevcut rekabetin giderek sertleşmesine neden olmaktadır. Özellikle 2008 - 2009 küresel ekonomik krizinin ardından 2010 yılında, küresel ekonominin toparlanmaya başlaması, enerji tüketimini arttırıcı bir unsur olmuştur. Bu artışta Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) üyesi ülkelerinin yanında OECD üyesi olmayan Çin, Hindistan gibi sürekli ekonomik büyüme yaşayan ülkelerin ve gelişmekte olan diğer ülkelerin enerji taleplerinin artması da etkili olmuş, küresel boyutta enerji ithalinde radikal bir artış yaşanmıştır.

Irak Savaşı, endüstriyelleşmiş ülkelerin enerji tedariklerini güvence altına almak için giriştikleri savaşların ne ilkidir ne de sonuncusu olacaktır. Görülmektedir ki, enerji piyasasındaki güncel durum ülkelerin yeniden sonu kanlı savaşlara sebebiyet verecek çatışmalara girme ihtimalini Konuyu rakamlar ile incelersek görürüz ki; 2010 kuvvetlendirmektedir. Zira enerji üretiminde 30


Kapak rezervleri aranmasını teşvik etmektedirler. Ancak bulunan yeni rezervler genellikle, petrol çıkarımını güçleştirecek açık denizlerde bulunmakta ve bu durum petrol çıkartabilmek için daha fazla yatırım yapılmasını gerekli kılmaktadır.7 Doğal olarak da zorlu coğrafyalarda yapılan çalışmalar maliyetleri arttırmakta ve tabi ki enerji fiyatlarını yukarı çeken bir başka etken Petrol ve doğal gaza olan talebin artması dışında olmaktadır. enerji fiyatlarının yükselmesine neden olan bir Enerji ihtiyacı duyan gelişmiş ekonomiler, diğer temel etken, şüphesiz mevcut rezervlerin petroldeki bu olumsuz tablo nedeniyle doğal gaz azalmasından kaynaklanmaktadır. Özellikle tüketme eğilimine girmişlerdir. Ancak burada da İngiltere ile Avrupa Kıtası arasında bulunan gaz rezervleri bakımından zengin ülkelerin Kuzey Denizi ile Meksika’daki petrol ve doğal özellikle Batılı gelişmiş ekonomiler tarafından gaz rezervleri azalmakta ve bunların yerine güvenilir birer gaz tedarikçisi olarak yetersiz kapasiteye sahip olan yeni rezervler görülmemelerinin etkisi büyüktür. Günümüzde açılmaktadır.4 Bahsedilen bu yatakların ne derece 44.8 trilyon m3 doğal gaz rezervleriyle Rusya, azalmakta olduğunu birer örnekle ülke bazında dünyada en büyük doğal gaz yataklarına sahip incelersek görürüz ki; Norveç, Kuzey olan ülkedir.8 Yine Rusya, dünyanın en büyük Denizi’ndeki rezervlerinden 2001 yılında günlük ikinci kömür yataklarına ve sekizinci petrol 3,422 bin varil petrol üretirken, 2009 yılında yataklarına sahiptir.9 Günlük 10.2 milyon varil günlük 2.350 bin varil üretebilmiştir. İngiltere ise petrol üretimiyle de Suudi Arabistan’dan sonra yine Kuzey Denizi’nden 2009 yılında günlük ikinci büyük petrol üreticisidir.10 Tüm bu 2.087 m3 gaz tedarik ederken, bu oran 2010 özellikleriyle tam bir enerji devi olan Rusya, başta yılında 1.988m3’e düşmüştür.5 Ayrıca bilindiği AB olmak üzere doğal gaz ve diğer enerji ürünü üzere dünya üzerindeki bilinen diğer rezervler de sattığı ülkelere karşı politik bir koza sahip gün geçtikçe tükenmektedir. Birçok araştırmacıya olmaktadır. Bu durum da özellikle, gaz ihtiyacının göre petrol üretimi kısa süre içinde zirve yapacak % 36’sını, petrol ihtiyacının % 31’ni, kömür ve bu şekilde tüketimin devam etmesi nedeniyle ihtiyacının ise % 30’nu Rusya’dan karşılayan 2040’lı yıllarda petrol rezervleri büyük oranda AB’nin11 hiç hoşuna gitmemektedir. Zira tükenmiş olacaktır.6 Moskova’nın enerji kaynaklarını bir politik koz yılında dünya enerji tüketimi yıllık %5,6’lık artış ile 1973 yılından beri en büyük yıllık artışı göstermiştir.² Amerika Birleşik Devletleri Enerji Bakanlığı’nın bilgi kuruluşu olan "Energy Information Administration"ın (EIA), 2011 yılında hazırladığı rapora göre ise enerji tüketimi 2035 yılına gelindiğinde daha da artmış olacak ve günlük petrol ile sıvı yakıt tüketimi, 85 milyon varilden 112 milyon varile yükselecektir.³

Petrol fiyatlarının artmasında önemli etkisi olan bu iki etmenin dışında, bir diğer faktör de bilinen rezervlerin büyük bölümünün, dünyada siyasi belirsizliğinin hüküm sürdüğü ülkelerde olmasındandır. Orta Doğu’da yaşanan siyasi belirsizlikler, Afrika’da; Sudan ve Nijerya gibi petrol üreten ülkelerdeki politik bunalımlar, bu bölgelerden ithal edilen petrolün istikrarlı bir şekilde tüketiciye ulaşabileceği hususunda şüpheleri arttırmakta ve fiyatları olumsuz etkilemektedir.

olarak kullanabileceği endişesi ve Rusya’nın Ukrayna ile yaşadığı gaz krizleri ve Ukrayna üzerinden Avrupa’ya giden hatların Moskova tarafından gaz trafiğine geçici olarak kapatılması gibi hoş olmayan örnekler, Batılı devletlerin Rusya’dan tedarik edilen doğal gaza şüpheyle yaklaşmalarına neden olmaktadır. Bu sebepten de başta Nabucco12 gibi projeler ile Rusya dışında diğer gaz üreticisi alternatif ülkeler aranmaktadır.

Doğal gaz pazarında Rusya’ya alternatif bir başka ülke bulmak oldukça güçtür. Zira bu madde her ülkede yoktur ve doğal gaz zengini şanslı ülkeler, Gelişmiş ülkelerin karar alıcıları, farkında ya siyasi belirsizliklerin olduğu ya da çevre oldukları bu olumsuz durumun üstesinden coğrafyasında silahlı çatışmaların yaşandığı gelebilmek için sürekli yeni hidrokarbon ülkelerdir. Bu ülkelerin başında İran gelmektedir. 31


Kapak İran, ortalama 30 trilyon m3 gaz rezervlerine sahip bir ülkedir. Ancak bilindiği üzere bu ülke, nükleer faaliyetleri nedeniyle özellikle Batı ile ciddi siyasi sorunlar yaşamaktadır ve her an bir askeri bir müdahale ile karşı karşıya kalma durumundadır. Bu sebepten gerek petrol gerekse doğal gaz bakımından son derece zengin olan bu ülkenin kaynaklarına sorunsuz ulaşılması ve bu sayede gaz ve petrol fiyatlarının aşağıya çekilmesi şu anki politik duruma göre imkânsız görülmektedir.

tanımamaktadır. Son olarak da bu üç ülkenin sahip oldukları enerji kaynakları için başta Çin ve Hindistan olmak üzere gelişmiş ve gelişmekte olan birçok Asya devletinin de sıraya girmiş olmaları, fiyatların gerilemesini engelleyen ve hatta arttıran son derece önemli bir diğer unsur olarak önümüze çıkmaktadır. Anlaşılacağı üzere petrol ve doğal gaz rezervlerinin belli bir kapasitede olmaları ve hatta gün geçtikçe azalmaları, diğer taraftan gelişen ekonomilerin etkisiyle enerji tüketiminin giderek artması ve son yıllarda artan bölgesel siyasi belirsizlikler, enerjinin giderek pahalanmasına neden olmaktadır. Gerek nükleer reaktörlerden gerekse kömürden elde edilen enerjinin yüksek maliyetleri ve çevre açısından tehdit oluşturmaları da petrol ve doğal gazdan üretilecek enerjiye alternatif olmalarını zorlaştırmaktadır. Bu sebepten, güncel konjonktürün getirdiği şartlar içerisinde ülkeler enerji tasarrufuna yönelmedikleri ve rüzgâr, güneş, biyogaz gibi temiz, yenilenebilir enerji kaynaklarına daha fazla yatırım yapmadıkları sürece mevcut kıt doğal gaz ve petrol yatakları sebebiyle ülkeler arası silahlı çatışmaların vuku bulması ihtimal dâhilindedir.

Bir başka doğal gaz zengini ülke ise 25 trilyon m3’lük rezervleriyle Katar’dır. Ancak dünyanın bu üçüncü doğal gaz zengini ülkesi siyasi istikrarsızlığın had safhada olduğu Orta Doğu’da bulunmaktadır. Özellikle Arap Baharı ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehditlerinin gölgesinde, Katar’dan ithalat yoluyla tedarik edilecek enerjinin sekteye uğraması riski bulunmaktadır. Görüldüğü üzere dünya üzerinde bilinen doğal gaz rezervlerinin ortalama %70’ne sahip olan Rusya, İran ve Katar13 içinde bulundukları siyasi koşullar nedeniyle istikrarlı enerji tedarikçileri olarak görülememektedirler. Bu durum da doğal gaz fiyatlarının düşmesine pek olanak 1Ann

Florini, Benjamin K. Sovacool, “Bridging The Gaps in Global Energy Governance”, Global Governance, Vol. 17, 2011, p. 59. 2BP (British Petrolium), BP Statistical Review of World Energy June 2011, http://www.bp.com/assets/bp_internet/ globalbp/globalbp_uk_english/reports_and_publications/statistical_energy_review_2011/STAGING/local_assets/pdf/ statistical_review_of_world_energy_full_report_2012.pdf., erişim tarihi: 4/8/2012 3EIA(Energy Information Administration), International Energy Outlook 2011, http://www.eia.gov/forecasts/ieo/more 4Stuart Harrıs, “Global and Regional Orders and the Changing Geopolitics of Energy”, Australian Journal of International Affairs, 2010, Vol. 64, No. 2, p. 168. 5US. Energy Information Administration, http://www.eia.gov/countries/country-data.cfm?fips=UK, erişim tarihi: 2/6/2011 6Gioietta Kuo, “Will Natural Gas Replace Oil”, World Future Review, Spring 2012, s. 8. 7Nikolay Kaveshnikov, “The Issue of Energy Security in Relations Between Russia and the European Union”, European Security, 2010, Vol. 19, No. 4, s. 588. 8CIA - The World Factbook, https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/rankorder/2179rank.html, erişim tarihi: 5/8/2012 9Energy Information Administration, “Russia Energy Data, Statistics and Analysis – Oil, Gas, Electricity, Coal”, http:// www.eia.doe.gov/emeu/cabs/Russia/pdf.pdf, erişim tarihi: 7/6/2012 10CIA - The World Factbook, https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/rs.html, erişim tarihi: 1/8/2012 11Avrupa Komisyonu Resmi Web Sitesi, http://ec.europa.eu/energy/international/russia/russia_en.htm, erişim tarihi: 2/2/2012 12Bkz. Nabucco Gas Pipeline, http://www.nabucco-pipeline.com/portal/page/portal/en, erişim tarihi: 7.8.2012 13Stuart Harrıs, a.g.e., s. 169. 32


Kapak Enerji Verimliliği: Avrupa’daki Kent Girişimleri Sürdürülebilir kalkınma ve etkili enerji kullanımı gibi hedeflere ulaşmada ulusal politikalar geliştirilmesi oldukça önemlidir. Ancak yerel seviyede gerçekleştirilen faaliyetlerin etkileri ulusal faaliyetlere nazaran daha kolay hissedilir. Sürdürülebilir kalkınma ve etkili enerji kullanımı konusunda yerel yönetimlerin ve kentlerin girişimleri sadece takdir edilmiyor, halka hizmet etmekle yükümlü olan yerel yönetimlerin görevleri arasında kabul ediliyor. Avrupa’da değişik düzeylerde uygulamalar bulunuyor.

tasarrufu sağlayan sokak aydınlatmalarından faydalanmaya karar verdi. 10,000 Yüksek Basınçlı Sodyum sokak aydınlatma direkleri Oslo sokaklarına yerleştirildi. Bu direkler merkezi bir lokasyondan bireysel olarak kontrol edilebiliyor ve gerekli olduğunda ışık azaltılıyor. Bu sayede enerji tasarrufu sağlanıyor ve lambaların kullanım ömrü uzuyor. Sokak aydınlatması ve aydınlatma kontrolü konusunda getirilecek etkili kullanım standartları kentin genelindeki enerji tüketiminde önemli bir etki Viyana (Avusturya) ve Münster (Almanya) sağlayabilir ve enerji kullanımında hatırı sayılır Belediyeleri oldukça katı bina inşa standartları ve bir tasarruf sağlar. enerji tasarruf kuralları getirerek kent çapında Atıktan enerji üretimi CO² emisyonunu azaltmanın diğer bir yoludur. Bu teknoloji uzun zamandır Freiburg (Almanya) kenti tarafından kullanılmaktadır. Belediyeye ait anaerobik arıtma tesisi 36,000 ton organik atıktan 4 milyon m³ biogaz ve 15.000 ton gübre elde e tti. Göteborg’da (İsveç) çöpten enerji üreterek yıllık ortalama 200.000 ton daha az CO² salınımı sağlanıyor. Bu sayede biogas yıllık 7 GWh elektrik üretiyor. Stokholm’de (İsveç) bu enerji tasarrufu projeleri başlatmıştır. Viyana’daki sayede oluşan biogas şehir içi otobüs belediye düzenlemesine göre şu anda tüm seferlerinde, çöp kamyonlarında ve taksilerde belediye ihale ve anlaşmalarında zorunlu olan yakıt olarak kullanılıyor. 100’den fazla ekolojik gereksinim oluşturmuştur. Kombine ısı ve güç sistemi (CHP) etkili enerji Bu sayede yıllık 17 milyon Euro kâr ve 30.000 kullanımında önemli katkılar sağlayabilir. Bu ton düşük CO² emisyonu sağlanmıştır. sistemin oluşturulmasında iki ana yaklaşım Münster’deki meskenlerde termal verimlilik bulunuyor. Birincisi binayı ısıtmak için elektrik uygulamaları sayesinde 5.600’ün üzerinde az üretimi esnasında oluşan ısı gibi atık ısıyı enerji harcayan konut ve 85 iş yeri inşa edilmiş. kullanmaktır. İkincisi ise özel bir ısı yükü Böylelikle kent 13 milyon KWh enerji tasarrufu üretmek ve ürettiği elektrik enerjisini yerel ağa sağlamış ve her yıl en azından 3,400 ton daha az göndermektir. Helsinki (Finlandiya) Belediyesi CO² üretmiştir. kombine ısı ve güç tesisi inşaasına başladı ve şu Oslo kenti (Norveç) kısa bir süre once enerji anda kentin gereksiniminden daha fazla elektrik 33


Kapak üretebiliyor. Bunun neticesinde Helsinki Enerji ihtiyaç fazlası enerjiyi İskandinav şebekesine satıyor. Aynı zamanda kentin merkezi ısıtmasının %92’sini üretiyor. Böylelikle enerji daha verimli kullanılıyor, düşük karbon salınımı ve önemli ekonomik kâr elde ediliyor.

kirliliğinin azaltılmasına uzun vadede katkı sağlayacaktır. İletişim kampanyasının başarısı ve proje fikrinden dolayı Barselona Güneş Enerjisi Yönetmeliği diğer belediyeler için örnek teşkil etmiş ve Katalunya’daki pekçok kent benzer yerel düzenlemeler benimsemiştir.

Barselona Belediyesi’nin bu konudaki çalışmaları da dikkate değer. Bu çalışmalar arasında yönetim, tedarik, tüketim, sosyal ve iletişim stratejilerinin yanı sıra çevresel olarak sürdürülebilir kenti teşvik eden, hava kirliliğini ve fosil yakıtı tüketimini azaltan ekonomik ve yasal stratejiler yer almaktadır. Yasal açıdan Barselona Güneş Enerjisi Yönetmeliği’ne sahip ilk Avrupa kentidir. Buna gore yeni inşa edilen ve büyük tadilat geçiren tüm sıcak su gereksinimlerinin % 60’ını güneş enerjisi ile karşılamak zorundalar. Böylelikle güneş enerjisinden faydalanan alanlarda büyük bir artış oldu. Temiz ve güvenli enerjinin daha yaygın kullanımı kentteki çevre

Bilginin ve en iyi uygulamaların paylaşılması kentleri sadece insanların o anki ihtiyaçlarına kısa vadeli çözümler üretmeye değil, gelecekteki nesillerin minnettar olacakları uzun vadeli sürdürülebilir çözümler üretmeye de teşvik eder. Yerel yönetimler, özel sektör ve hemşehriler arasındaki işbirliği hayat standartlarını yükseltebilir ve bu özellikle büyük kararlar ve eylemlere ihtiyaç duyan büyük kentler için geçerlidir. Yerel girişimler ve çözümler, özellikle de belirsizliklerin olduğu, kaynakların azaldığı ve kirliliğin arttığı bu dünyada kent sakinleri için ve buna bağlantılı olarak küresel çözümler için önemli katkılar sağlayabilir.

34


WALD Belçika Prensesi Mathilde UCLG-MEWA ve WALD’ı Ziyaret Etti

Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Ortadoğu Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) ve Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi (WALD) gerçekleştirdikleri projelerle önemli siyasi simaların dikkatlerini çekmeye devam ediyor

Gerçekleştirilen ziyaretin hemen başında bir konuşma yapan Prenses Mathilda, tüm dünyada çocuklar ve gençler için eşit fırsatlar yaratılmasının ve gençlere yatırım yapılmasının önemini vurgularken, gençlerin sosyal yeteneklerini ve küresel konulardaki bilgilerini geliştirmek için bu tarz bir liderlik programının çok faydalı olduğunu söyledi. Ayrıca Prenses, UGLA gençlerinin “Sadece geleceğin liderleri değil, bugünün ortaklarıyız” sloganını da çok beğendiğini belirtti.

Haziran ayında Uluslararası Genç Lliderler Akademisi (UGLA)’nin Projesini yerinde görüp incelemek için gelen Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon'nun eşi Yoo (Ban) Soon Teak’den sonra, Belçika Prensesi Mathilde Marie Christine Ghislaine d'Udekem d'Acoz da UGLA eğitimlerinin gerçekleştirildiği UCLG-MEWA ve WALD'ın Sultanahmet’teki ortak merkezlerini 16 Ekim 2012 tarihinde ziyaret etti.

Organizasyon sırasında konuşmacı olarak söz alan UCLG-MEWA Genel Sekreteri ve WALD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Duman da, UGLA kapsamında gençlere yönelik liderlik kabiliyetlerini güçlendiren çalışmalar yürütüldüğünden bahsederken, Akademide verilecek eğitimle gençlerin liderlik becerilerinin geliştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

15 – 30 yaş arası 3000 gencin 3 yıl içerisinde girişimcilik, demokratik yönetim, proje yönetimi, insan hakları, çevre korunması, cinsiyet eşitliği, bilgi teknolojileri, çatışma yönetimi, iletişim teknikleri ve cinsel sağlık eğitimini hedefleyen UGLA Projesi; WALD, UCLG – MEWA, Habitat Kalkınma ve Yönetişim Merkezi ve UNICEF ortaklığında hayata geçirilmiş bir program.

Organizasyon sırasında söz alan konuşmacıların, UGLA Projesi’nin önemini vurgulayan ve bu projenin başarıyla devam etmesi temennilerini içeren konuşmalarından sonra resepsiyona geçilerek, öğrencilerle Prenses’in daha yakın iletişim kurması sağlanırken grup fotoğrafı çekildi.

Bu son derece önemli programı gerçekleştirdiği ziyaretle yerinde inceleme fırsatı bulan Prenses Mathilde, Türkiye, Batı Asya ve Ortadoğu bölgelerinden eğitim almaçlı UGLA Projesine dâhil olmuş öğrencilerle tanışarak onlarla sohbet etme imkânı da buldu.

Son derece sıcak bir ortamda gerçekleşen ziyaretin sonunda Prenses Mathilda, UGLA Projesini tüm kalbiyle desteklediğini yinelerken Türkiye’ye tekrar gelmek istediğini belirtti. 35


Faaliyetler UCLG Dünya Konseyi 9-11 Aralık 2011 tarihlerinde Floransa’da gerçekleşti. Floransa Belediye Başkanı Matteo Renzi’nin daveti üzerine 9-11 Aralık 2011 tarihlerinde Floransa’da (İtalya) gerçekleşen UCLG Dünya Konseyi toplantısında 40’tan fazla ülkeden 500 yerel ve bölgesel temsilci bir araya geldi. Toplantıya Rabat, Dakar, Paris, Stuttgart, İstanbul ve pekçok İtalyan şehrinden belediye başkanı, özel ortaklar ve önemli uluslararası ortaklar, Kentler İttifakı, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (UNFCCC) ve Avrupa Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’ndan (OECD) temsilciler katıldı. Dünya Konseyi’ne İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG Başkanı Kadir Topbaş ve UCLG Eş-Başkanları Lizbon (Portekiz) Belediye Başkanı Antonio Costa, Harare (Zimbabwe) Belediye Başkanı Muchadeyi Masunda, Kazan Belediye Başkanı Ilsur Metshin ve Bluffton (ABD) Belediye Başkanı ve UCLG Saymanı Ted Ellis başkanlık ettiler. UCLG Dünya Konseyi’nin ana kararları UCLG’nin önümüzdeki altı yıl boyunca UCLG Stratejisi’nin tanımlanması ve Rio+20 sürdürülebilirlik konusundaki uluslararası müzakereye yerel ve bölgesel yönetimlerin katkısına özel bir dikkat gösterilmesi konularına odaklandı.

UCLG-MEWA Yönetim Kurulu ve Konsey Ortak Toplantısı Tahran’da yapıldı UCLG-MEWA Yönetim Kurulu ve Konsey Ortak Toplantısı 24-25 Aralık 2011 tarihlerinde Tahran Belediye Başkanı ve UCLG-MEWA Eş-Başkanı Mohammad-Bagher Qalibaf’ın ev sahipliğinde İran’ın başkenti Tahran’da gerçekleşti. UCLG-MEWA üyesi yaklaşık 150 belediye, yerel yönetim ve yerel yönetim birliği temsilcisi Tahran’da bir araya geldi.

Kahire ve Gazze Ziyaretleri UCLG-MEWA Genel Sekreteri Mehmet Duman, 29 Nisan-2 Mayıs 2012 tarihleri arasında Kahire ve Gazze Şeridi’ndeki yerel yönetimlerini kapsayan bir ziyaret gerçekleştirdi. Kahire’de Arap İdari Kalkınma Teşkilatı (ARADO), Mısır Arap Cumhuriyeti İdari Kalkınma Bakanlığı ve Kahire Valisi Sayın Abdel Kavi KHALİFA ile yapılan temasların ardından karayolu ile Gazze Şeridi’ne geçildi. Gazze Belediyeler Birliği’nde bölgedeki yerel yönetimlerin yaşadığı sorunlarla ilgili bir toplantı yapıldı. Gazze Limanı’nda bulunan Özgürlük Anıtı’na çelenk konuldu. Başbakan İsmail HANİYA, Yerel Yönetim Bakanı Dr. Yosef ALMANSİ, Gazze Belediye Başkan Yardımcısı ve Belediye meclis üyeleriyle görüşüldü. Jabalia, Beit Lahia Dier Albalah, Alnosairat, Khan Yonis, Bani Suhaila, Abasan Aljadida, Abasan Alkabirah ve Rafah Belediyeleri ziyaret edildi. 36


Faaliyetler 6. Dünya Su Forumu

seçilen yetkililer İstanbul Mutabakatı’nda yürürlüğe koydukları somut çözüm önerilerinde bulundular.

Marsilya’da 12-17 Mart 2012 arasında beş kıtadan seçilen 350 yerel ve bölgesel yetkili su ve sağlık hizmetleri konusundaki uluslararası hareketliliği artırmak ve İstanbul Su Mutabakatı’nda kararlaştırılan sorumluluklarını yinelemek amacıyla 6. Dünya Su Forumu’nda bir araya geldiler.

BM Habitat İcra Direktörü Joan Clos özellikle Asya ve Afrika’da gelişmekte olan ülkelerde kentleşmenin önemini vurguladı. "Yerel yönetimler özellikle de çevre şehirlerde ve kaçak yerleşim yerlerinde yaşayan bütün hemşehrilerin temel hizmetlerden yararlanabilmelerini sağlayacak şekilde örgütlenmelidirler. " Daha insani kentleşme için çağrıda bulunarak kent büyüklüğünden bağımsız, alternatif kentleşme modelleri geliştirmesi gerekliliği üzerine vurgu yapmıştır.

Forumun siyasi süreci çerçevesinde, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Su Konseyi’yle ortaklaşa 3. uluslararası Yerel ve Bölgesel Yönetimler Konferansı’nı düzenlediler. 12 oturumda, uluslararası Konferans İstanbul Mutabakatı çerçevesinde 2009’daki Dünya Su Forumu’na uyumundan bu yana gerçekleştirilen ilerlemeleri sunduğu gibi katılımcılara su, kentleşme, işbirliği, dayanışma ve bölgesel yönetim gibi temel konularda müzakerede bulunma fırsatını sunmuştur.

Dünya Su Konseyi Başkanı Loïc Fauchon İstanbul Mütabakatı’nın uygulanması konusunda yerel ve bölgesel yönetimleri izleme isteğini belirtti. Mutabakatın uygulanmasıyla ilgili olarak kişisel takip yapmaya hazır olduğunu da ekleyen Fauchon: "Suyun en iyi yönetimi hemşehrilere yakın olarak tanımlanandır."dedi. Provence -Alpes-Cotes d’Azur (Fransa) Bölge Başkanı Michel Vauzelle bölgesel yetkililerin sürece etkin katılımını görme temennisini dile getirdi.

UCLG adına ve siyasi süreçteki 1.450 katılımcı önünde, Harare (Zimbabwe) Belediye Başkanı ve Eş-Başkan Muchadeyi Masunda, UCLG’nin su konusundaki sürekli kararlılığını hatırlatıp Birleşmiş Milletlerin suyun evrensel kullanılabilirliği konusundaki desteğinin de altını çizdi. Ayrıca, İstanbul Su Mutabakatı’nı güçlendirmenin önemini vurgulayarak su konusunu Rio+20’de yer alacak olan iklim değişiklikleri konusuna dâhil edilmesi gerektiğini belirtti.

6. Forum’un Siyasi Komite Başkanı, Bourges (Fransa) Belediye Başkanı ve Büyükelçi Serge Lepeltier su konusunu Rio+20 müzakerelerin özellikle de Bakanlık Beyannamesinin merkezine koyulmasının önemine değinerek, su ve sağlık hizmetlerine erişim hakkının uygulanmasının önemini hatırlattı.

Yerel ve Bölgesel Yönetimlerin Genel Kurulu süresince yerel ve bölgesel yetkililer İstanbul Su Mutabakatı’nın siyasi boyutunu güçlendirerek, desantralize işbirliğine dair özel projeler geliştirip, dayanışmaya dayalı yenilikçi para sağlamayı güçlendirmek ve su ve sağlık hizmetlerine evrensel erişimi sağlamayı güvence altına almaya karar vermişlerdir.

“Çözüm Zamanı” başlıklı 6. Dünya Su Forumu süresince yerel ve bölgesel yönetimler su konusunun küresel boyutta ele alınması konusundaki kararlılıklarını gösterdiler ve su ve sağlık hizmetlerine ulaşımın iyileştirilmesi konusundaki önemli rollerinin altını çizdiler.

Yerel ve bölgesel yönetimlere ayrılan günler boyunca 37


Faaliyetler UCLG Kentsel Sağlık Komitesi Açılış Toplantısı 6-7 Mayıs 2012 Tarihinde İstanbul’da Yapıldı

inanıyorum’’, dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde kurulan UCLG Kentsel Sağlık Komitesi’nin ilk toplantısı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık A.Ş.’nin evsahipliğinde 6-7 Mayıs 2012’de İstanbul’da gerçekleştirildi. Dünyanın değişik kentlerinden UCLG üyesi pekçok yerel yönetim temsilcisini bir araya getiren toplantının katılımcıları arasında İstanbul, Yalova, İzmir, Nevşehir, Tahran, Guangzhou, Kazan gibi kentlerin yanı sıra UCLG Avrasya Bölge Teşkilatı, UCLG Afrika Bölge Teşkilatı, UCLG-MEWA Bölge Teşkilatı, İngiltere Yerel Yönetim Birliği (LGA), İslam Başkentleri ve Kentleri Teşkilatı’ndan (OICC) temsilciler yer aldı.

İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur’un ana konuşmacı olarak sunum yaptığı açılış oturumunda, yerel yönetimler ve kentsel sağlık konusu ele alındı. Kentlerin giderek artan nüfusu ve bu durumun sebep olduğu olumsuz sağlık sorunları masaya yatırıldı. Giderek sağlıkla ilgili sorunların arttığı kentlerde bu problemin çözümünü, halka en etkin biçimde sunabilecek mekanizmalar olan yerel yönetimlere dikkat çekildi. Açılış oturumunun ardından Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver’in yönetiminde gerçekleşen birinci oturumda Sağlık A.Ş. Genel Müdürü Dinçer Çetintaş, İstanbul’un Sağlıklı Kentler projesinde giderek büyüyen bir öneme sahip olduğunu ve bu alandaki hizmetlerinin artarak devam edeceğini vurguladı.

Toplantının açılış konuşmasında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG Başkanı Kadir Topbaş: “Bu toplantı süresince alınacak kararların insanlığın yaşamış olduğu sıkıntılara çareler üretecek düzeyde büyük bir zenginlik oluşturacağına inanıyorum” dedi. Küresel sağlık sorunlarını irdelemek ve bu sorunlara çözüm üretmek için UCLG olarak “UCLG Kentsel Sağlık Komitesi”ni kurduklarını kaydeden Başkan Kadir Topbaş, bu komiteyle, BM ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen ana hedefleri gerçekleştirme yolunda yerel yönetimlerin enerjisini ve sinerjisini kullanmayı hedeflediklerini belirtti.

İBB Meclis Üyesi Tansel Kaya’nın yönetiminde gerçekleşen ikinci oturumun ilk bölümünde Kentsel Sağlık Komitesi’nin Çalışma Planı belirlendi. UCLGMEWA Genel Sekreteri Mehmet Duman’ın yönettiği 2. bölümde ise komitenin organizasyon yapısı oluşturuldu. Komite’ye İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin başkanlık etmesine, ayrıca Komite Sekretaryası’nın da İstanbul Büyükşehir Belediyesi Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Sağlık A.Ş. tarafından üstlenilmesine oybirliğiyle karar Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Genel verildi. UCLG Kentsel Sağlık Komitesi Başkan Sekreteri Mehmet Duman da Binyıl Kalkınma Yardımcılıkları’na da, Kazan (UCLG Avrasya), Hedefleri’nde sağlık konusunun önemine vurgu Tahran (UCLG-MEWA) ve Guangzhou (UCLC yaparak: ‘‘Bugün İstanbul’da başlattığımız bu ASPAC) ve daha sonra belirlenmek üzere UCLG çalışmanın dünyadaki kentlerin kentsel sağlık Afrika Bölge Teşkilatı’ndan bir kent seçildi. politikalarının gelişmesine katkı sağlayacağına 38


Faaliyetler Desantralizasyon: Demokrasi ve Yerel Kalkınma İçin Önemli Bir Araç

Yaklaşık 200 yerel ve merkezi yönetim, bölgesel ve uluslararası teşkilat temsilcisi ve Tunus Ulusal Kurucu Meclisi üyesi 28-30 Mayıs 2012 tarihlerinde Tunus’taki desantralizasyon ve anayasal süreci tartışmak üzere Tunus’ta bir araya geldi. Konferans, Tunus Kentleri Ulusal Federasyonu (FNVT), UCLG, Barselona İl Yönetimi, Fransızca Konuşan Belediye Başkanları Derneği (AIMF) ve Arap Kentler Birliği (ATO) tarafından ortaklaşa düzenlendi.

desantralizasyonun devletin birliğini güçlendirmede gelecek için elzem bir seçenek olduğunu yeniden teyit etti. Dr. Kadir Topbaş, Tunus yerel demokrasisini güçlendirmek için yerel aktörlere ve yönetimlere yardım etme hususunda UCLG’nin kararlılığını belirtti.

Desantralizasyon konulu ilk müzakerenin ardından katılımcılar üç paralel atölye çalışmasında desantralizasyon ve yetkilendirme arasında denge, yerel yönetimlerin kalkınma ve Konferansın açılışında merkezi yönetim sivil toplumla olan ilişkilerindeki rolü üzerine temsilcileri, Tunus Ulusal Kurucu Meclisi’nin fikir ürettiler. Yerel Yönetim Komisyon Başkanı ile UCLG İlk atölye çalışmasında UCLG-MEWA Genel Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sekreteri Mehmet Duman, UCLG-MEWA’nın olan Kadir Topbaş yer aldı. Tunus Belediye Orta Doğu ve Batı Asya Bölgesi’ndeki yerel Başkanı ve Tunus Kentleri Ulusal Federasyonu yönetimin ve desantralizasyonun güçlenmesine (FNTV) Başkanı Saifallah Lasram, açılış hizmet eden çalışmalarının altını çizerek, konuşmasında yerel yönetim ve yerel desantralizasyon bağlamında bölgeyi ve mevcut demokrasiyi güçlendirmek için yeni anayasada durumu yansıtan bir konuşma yaptı. yer alması gereken ilkeleri hatırlattı. İçişleri Bakanlığı’nda Reformasyondan sorumlu Eski Kaymakam ve Belediye Başkanı Dr. Müsteşar Said Mechichi, İçişleri Bakanı adına, Ahmet N. Helvacı, Türkiye’deki yerel yönetim ve 39


Faaliyetler desantralizasyon gerçekleştirdi.

konusunda

bir

sunum ve ayrıca yerel yönetim sistemi oluşturma gibi konularda müzakerelerde bulundular. Sivil Yerel otonominin önemini vurgulamak, farklı toplum ile ilgili konularda, katılımcılar katılımcı seviyelerde yerel topluluklar oluşturmak, demokrasi ile temsilci demokrasinin bir arada sorumlulukların ve kaynakların yönetimin farklı olması gerektiğine karar verdiler. Katılımcılar seviyeleri tarafından uygun bir şekilde eskiden yönetime sadakat gösteren sivil paylaşılmasını sağlamak, hemşehrilerin katılımını toplumun kendi kararlarını dile getiren bir role teşvik etmek ve yerel yönetimler üzerinde büründüğünü resmen kayda geçtiler. Ayrıca kontrol sağlayan bir mevzuat oluşturmak için ülkenin üçte birinde belediye bulunmadığı ve her Tunus’un yeni anayasasında siyasi, idari ve mali hemşehriye aynı önceliklerin tanınması desantralizasyonu bir araya getirmeyi teşvik gerektiğinin de altı çizildi. etmenin gerekliliği hususunda fikir birliğine Desantralizasyon ve yerel yönetişimin varıldı. güçlenmesi ülkenin gelecekteki kalkınmasını Gerçekleşen üç atölye çalışması esnasında sağlamlaştırmada önemli bir yoldur. Bu nedenle katılımcılar bölgesel eşitsizliği azaltmak için uluslararası ortaklar değişim sürecinde destek bölgesel idare seviyesi olarak bölgelerin durumu, sağlamayı ve yerel yönetimlerin rolünü merkezi yönetimlerin yerel yönetimler üzerindeki güçlendirmeyi teklif ettiler. kontrolünün zayıflaması ve yönetimin farklı seviyeleri arasında daha yapıcı bir işbirliği sağlamak için merkezi yönetim ve yerel idareler arasında en uygun bağlantının kurulması için ilgili yer, yerel vergi sistemini güçlendirme ve çeşitlendirmenin gerekliliği, şeffaflığı ve etkili yönetimi geliştirerek şeffaf ve tahmin edilebilir bir temelde yerel yönetimlere kaynak aktarılması

Kapanışta, yerel yönetimler karşılaştıkları ihmallere karşı uyarıda bulundular ve parlamenterlere anayasa sürecinde bir diyalog oluşturmak için seçmen yerel yönetimlerle görüşmeleri için çağrıda bulundular. Ayrıca yeni anayasanın gelişimine katkı sağlamak için bazı pilot projelere önayak olmayı teklif ettiler.

40


Faaliyetler BM Medeniyetler İttifakı İştirakçiler Forumu İstanbul’da Gerçekleşti BM Medeniyetler İttifakı İştirakçiler Forumu (UN AoC) Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti ve BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon eş-başkanlığı ile 31 Mayıs – 01 Haziran 2012 tarihlerinde İstanbul’da düzenlendi. “Medeniyetler İttifakı, Kentler, Hemşehriler” isimli özel bir oturum, kentlere ve yerel yönetimlere ithaf edildi. Forumda, küresel dayanışmanın arttığı bir dönemde kültürler-arası diyalog ve ortaklık için küresel bir platform olan İttifak’ın önemini onaylayan 70 ülke, 15 uluslararası organizasyon, önemli sayıda kurum, kuruluş ve STK yer aldı. Sunumların yarısından fazlası İttifak’ı hem mali hem de benzeri şekilde destekleyeceği, böylelikle İttifak’ın gelecek aktivitelerinin daha iyi planlanabileceği ve var olan projeleri güçlendirebileceği yönünde güvence verdi. Buna ek olarak, katılımcılar bir arada yaşamak için ortak paylaşılan değerlerin de arasında bulunduğu İttifak’ın yetkileri, kentler ve çeşitlenen yerel yönetimler ve kültürler-arası aktiviteleri desteklemede özel sektörün rolü gibi birçok konuda tartıştılar. Moderatörlüğünü UCLG Genel Sekreteri Josep Roig’in yaptığı “Medeniyetler İttifakı, Kentler, Hemşehriler” konulu oturumda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, UCLG ve UNACLA Başkanı Kadir Topbaş, Dakar Belediye Başkanı ve UCLG Afrika Başkan Yardımcısı Khalifa Ababacar Sall, ABD, Uluslararası Yaratıcı Kentler kurucusu ve yöneticisi Linda Lees, Antakya Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve Avrupa Konseyi Demokrasi Genel Direktörü Snezana SamardzicMarkovic ana konuşmacılar olarak yer aldı. Yerel yönetimlerle ilgili olan üçüncü oturumun organizasyonu UCLG-MEWA tarafından gerçekleştirildi. Başkan Topbaş, BM Medeniyetler İttifakı Yüksek Temsilcisi Başkan Sampaio’ya UCLG’nin İttifak çalışmasına olan bağlılığını ve barışın ve diyaloğun gelişmesine olan katkısını yineledi.

41


Faaliyetler Birleşmiş Milletler’in First Lady’si Sayın Yoo (Ban) Soon-Taek’in UCLG-MEWA Ziyareti

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un eşi Sayın Yoo (Ban) Soon-Taek UCLG -MEWA binasında bulunan Uluslararası Genç Liderler Akademisi’ni (UGLA) 1 Haziran 2012 tarihinde ziyaret etti.

(Ban) Soon-Taek öğrencilerin sorularını cevapladı. Uluslararası Genç Liderler Akademisi ile ilgili sunumun ardından Sayın Yoo (Ban) Soon-Taek Akademi kapsamında yapılan eğitimler ve Türkiye’deki gençlik çalışmaları UNICEF’in organizasyonu, CORIO’nın ortaklığı hakkında bilgi alarak gençlerle sohbet etti. ve Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği’nin 2010 yılından bu yana Türkiye’nin 43 kentinde koordinasyonunda kurulan Uluslararası Genç 86 genç UGLA’da eğitmen oldu ve gönüllü Liderler Akademisi, Birleşmiş Kentler ve Yerel eğitmenler bugüne kadar 25 kentte 15-30 yaş Yönetimler Orta Doğu Batı Asya Bölge Teşkilatı arası 1.572 gence UGLA eğitimlerini ulaştırdı. (UCLG-MEWA), UNICEF ve Dünya Yerel Eğitimi alanlar arasında lise öğrencileri, 20 yaş Demokrasi Akademisi’nin (WALD) ortaklığında altı gençler, dezavantajlı gençler (yetiştirme imzalanan protokol ile İstanbul’da bulunan yurdunda kalan gençler, genç kadınlar ve suça UCLG-MEWA binasında e ğ i t i m yatkın gençler, vb.) bulunmaktadır. vermektedir. UNICEF ve Save the Children, UGLA bünyesinde bugüne kadar; Temel akademinin uluslararası müfredatının Bilgisayar Okuryazarlığı, Yazılım, Bilgi ve geliştirilmesine katkı sağlamaktadır. İletişim Teknolojileri, CISCO IT (Cisco UCLG-MEWA Genel Sekreteri Mehmet Duman, UNICEF Daimi Temsilcisi Regina de Dominicis, CORIO Türkiye Temsilcisi Esra Yalçın ve Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği Onursal Başkanı Sezai Hazır’ın yaptığı açılış konuşmalarının ardından söz alan Yoo

Information Technologies) Ağ Kurma Eğitimleri, İletişim, Proje Yönetimi, Finansal Okuryazarlık, Ayrımcılık ve Yeni Medyada Nefret Söylemi ve HIV/AIDS, Belgesel Sinema ve Sosyal Sorumluluk, Uyuşmazlık Çözümünde Müzakere ve Arabuluculuk eğitimleri verilmiştir.

42


Faaliyetler UCLG Eş-Başkanı Wan Qingliang Başkan Kadir Topbaş’ı Ziyaret Etti

Guangzhou Eski Belediye Başkanı ve Çin Belediye Başkanları Birliği Başkan Yardımcısı Sayın WAN Qingliang 17-18 Temmuz 2012 tarihlerinde İstanbul’a gelerek Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG) Dünya Başkanı Kadir TOPBAŞ’ı ziyaret etti. UCLG Eş Başkanı WAN Qingliang’a İstanbul’u ziyaretinde Çin İstanbul Başkonsolos Vekili TIAN Kaisheng, Guangzhou Belediyesi Başkan Yardımcısı CHEN Gugui, Guangzhou Belediyesi Ekonomi ve Ticaret Komisyonu Genel Müdürü WANG Xudong, Guangzhou Belediyesi Dış İlişkiler Ofisi (GZFAO) Genel Müdürü LIU Baochun, Guangzhou Belediyesi Kentsel Planlama Genel Müdürü LI Ming, Çin Uluslararası Ticareti Geliştirme Konseyi (CCPIT) Guangzhou Başkanı ZENG Kaizhang, Guangzhou Endüstri ve Ticaret Federasyonu Başkanı ve Kingfa Bilim ve Teknoloji Şirketi Başkanı YUAN Zhimin, Guangzhou Endüstri ve Ticaret Federasyonu Kıdemli Başkan Yardımcısı HUANG Hehong, Guangzhou İşbirliği Ofisi Genel Müdürü TAN Zhixiang, Guangzhou Otomobil Sanayii Grubu Başkanı ZHANG Fangyou, Guangzhou 43

Eczacılık Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü LI Chuyuan ile Conghua İl Yönetimi Belediye Başkanı Yardımcısı FANG Jizhang eşlik etti. UCLG Eş Başkanı WAN Qingliang, İstanbul seyahatinin ilk gününde beraberinde gelen işadamlarından oluşan kalabalık bir heyetle Four Seasons Hotel’de gerçekleşen İstanbul Guangzhou Günü’nün açılışını yaptı. 2012 yılının “Türkiye’de Çin Yılı” olması sebebiyle bu etkinlik çerçevesinde gerçekleştirilen törende iş dünyasının önemli isimleri konuşma yaptı. Eş Başkan WAN, UCLG Başkanı Kadir TOPBAŞ ve UCLG Genel Sekreteri Josep ROIG ile bir araya geldiği iki günlük ziyaretinin son gününde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir TOPBAŞ’ın ev sahipliğinde düzenlenen öğle yemeğinden sonra Başkan TOPBAŞ’ı makamında ziyaret etti. Yapılan toplantıda daha çok UCLG Dünya Teşkilatı’nın gündemindeki konular ele alındı. Ayrıca toplantının hemen ardından düzenlenecek olan Uluslararası Guangzhou Kentsel İnnovasyon Ödülleri’nin Basın Toplantısı ile


Faaliyetler ilgili detaylar konuşuldu. Bu görüşmenin ardından İstanbul Belediye Binası’nda düzenlenen Basın Toplantısı’na geçildi. Uluslararası Guangzhou Kentsel İnnovasyon Ödülleri’nin tanıtımının yapıldığı basın toplantısında aynı zamanda İstanbul ile Guangzhou arasında imzalanan Kardeş Şehir Protokolü’nün ve Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) ile Guangzhou Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü (GZFAO) arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası’nın da imza törenleri gerçekleşti. Guangzhou Belediye Başkan Yardımcısı CHEN Rugui, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Adem BAŞTÜRK, UCLG Genel Sekreteri Josep ROIG, Çin Komünist Partisi Guangzhou İl Genel Sekreteri ve UCLG Eş Başkanı WAN Qingliang, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG Başkanı Kadir TOPBAŞ, Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolos Vekili TIAN Kaisheng, UCLG-MEWA Genel Sekreteri Mehmet DUMAN, ve Guangzhou Belediyesi Dış İlişkiler (GZFAO) Müdürü LIU Baochun’un hazır bulunduğu toplantıda UCLG Eş Başkanı WAN ile UCLG Başkanı TOPBAŞ’ın yaptığı konuşmaların ardından imza törenine geçildi. Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLGMEWA) ile Guangzhou Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü (GZFAO) arasında imzalanan ve iki kurumun yaptığı organizasyonlarda birbirlerini desteklemesinin amaçlandığı Mutabakat Muhtırası’nı UCLG MEWA adına Genel

Sekreter Mehmet DUMAN ile GZFAO adına Genel Müdür LIU Baochun imzaladı. İmzalanan İşbirliği Protokolü, özellikle Uluslararası Guangzhou Kentsel İnnovasyon Ödülleri’nin MEWA Bölgesi’ndeki tanıtımı ve MEWA üyelerinin yarışmaya katılımının teşvik edilmesi ile UCLG-MEWA Genel Sekreterliği’nin düzenlediği etkinliklerin Guangzhou Ofisi tarafından desteklenerek o bölgedeki üyelerin katılımının teşvik edilmesine yöneliktir.

Basın Toplantısı, UCLG Genel Sekreteri Josep ROIG, UCLG Eş Başkanı WAN Qingliang ve UCLG Başkanı Kadir TOPBAŞ’ın gazetecilerin sorularına cevap vermesiyle son buldu. Eş Başkan WAN, programındaki son resmi görüşme olan basın toplantısının ardından Kadir TOPBAŞ, UCLG Genel Sekreteri Josep ROIG ve UCLG-MEWA Genel Sekreteri Mehmet DUMAN tarafından uğurlandı. Daha sonra Başkan TOPBAŞ, UCLG Genel Sekreteri Josep ROIG ve UCLG-MEWA Genel Sekreteri Mehmet DUMAN Teşkilatın gündemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundular.

44


Faaliyetler Yerel ve Bölgesel Yönetimler Napoli’de Habitat Gündemini Şekillendirmek için Çalışmalara Başladı Dünya Kentsel Forumu Üçüncü Sürdürülebilir İnsan Yerleşimleri (Habitat III) Konferansı’nda uluslararası kent yönetim mimarisi ve kalkınma konularını gözden geçirmek amacıyla 200’ün üzerinde Belediye Başkanı ve yerel yönetici 1 -7 Eylül arası Napoli kentinde toplandı. Forumda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve UCLG Başkanı Dr. K a d i r Topba ş, B M Y e r e l Yönetimler Danışma Komitesi’nin (UNACLA) yeni Habitat Gündemi’nin şekillenmesine katkı sağlayacağına dair taahhütlerini sundu. Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı’nın oluşturulmasının temeli olan Habitat II sürecinin varisi olarak, UCLG tüm yerel yönetim ortaklarını birleşmeye ve uluslararası boyutta yerel ve bölgesel yönetimlerin önceliklerini savunmaya çağırdı. UCLG ve UNACLA Başkanı, “Yeni Habitat Gündemi insan merkezli ve kırsal-kentsel ayrımını ortadan kaldırmaya yardımcı olmalıdır. Gelecekteki çalışmalarımızda, bölgelerarası uyumun oluşturulması öncelikli sırada yer almalıdır.” şeklinde konuştu. Dünya Kentsel Forumu’nda konuşan Meksika Belediye Başkanı Marcelo Ebrad, yerel yönetimlere doğrudan finansman sağlanmasını teklif ederek, uluslararası finansal mimaride değişim için çağrıda bulundu. Napoli Belediye Başkanı Magestri ise, yerel yönetimlerin bir araya gelmesini talep etti. Sürdürülebilir kalkınmanın köşe taşı olarak kültürün öneminden bahseden başkan küresel haklar için de çağrıda bulundu. FOGAR Başkan yardımcısı Carrasco, gündemde öncelikli olarak bölgesel uyumun oluşturulması gerektiğinin altını çizdi. Aralarında İsveç, Kanada, Kolombiya, Senegal ve Filipin’in de bulunduğu yerel yönetim birliği temsilcileri, hemşerilerine karşı sorumluluklarını yerine getirebilmeleri için yerel yönetimlerin dünya çapında güçlendirilmesi gerektiğini kabul etti. Habitat III’ün küresel yönetişim ve politika oluşturma araçlarında karşılaşılan temsil yetersizliklerine değinmesi talebi Belediye Başkanları Yuvarlak Masası Toplantısında kabul edildi.

45


Faaliyetler UCLG Kentsel Sağlık Komitesi Barselona’da UCLG Komite ve Çalışma Grupları Toplantısı’na Katıldı UCLG Komiteleri ve Çalışma Gurupları yıllık Sekretarya Toplantısı, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatı (UCLG)’nin Barselona merkezinde, 12 – 14 Eylül 2012 tarihleri arasında düzenlendi. UCLG Kentsel Sağlık Komitesi’ni temsilen, Genel Sekreter Dinçer Çetintaş, Danışman Prof Dr. Haydar Sur, Dr. Ali Osman Soluk ve Vefik Mehmet Aksu’nun katıldığı toplantının ilk iki gününde, UCLG ve Metropolis’in işbirliği ile düzenlenen “City to city learning” başlıklı program ele alındı. Yerel yönetimlerin görev alanlarında daha fazla bilgi sahibi olmaları ve bu sayede daha etkin hizmet verebilmeleri amacıyla yerel yönetimlerin, çalışma gruplarının ve büyükşehir yönetimlerinin kendileri için gerekli bilgiyi nasıl kazandıkları ve elde ettikleri bilgiyi nasıl daha verimli paylaşabilecekleri tartışıldı. Yapılan ilk gün müzakereleri esnasında temel olarak “nasıl ve ne öğreniriz, kimin öğrenmeye ihtiyacı var?” soruları saptanarak bu sorulara cevap arandı. Birinci gün yapılan tartışmaların ışığında toplantının ikinci günü, içinde UCLG Kentsel Sağlık Komitesi’nin de bulunduğu, UCLG Komite ve Çalışma Gruplarının konu ile ilgili görüş ve talepleri dinlendi. Aynı gün bilgi ve deneyim transferi konularında UCLG’nin komite ve çalışma grupları arasındaki irtibatı sağlayıcı rolü tanımlandı. “Öğrenen Kent” konusunda uzman olan Tim Campbell’in konuşmacı olarak katıldığı ve “Beyond Smart Cities” isimli kitabı ile ilgili sunum yaptığı ikinci gün toplantısının son kısmında ise bilgi kazanımı ve paylaşımı hususlarında daha etkin olunabilmesi için kısa, orta ve uzun vade hedefler de belirlendi. Bu hedefler doğrultusunda kısa vadede: Karşılıklı öğrenmenin kolaylaştırmasına, haberleşme ve herhangi bir yerel yönetimin icraatlarının gözlemlenebilirliğinin sağlanması için çalışılmasına, kurumlar içi ve arası bilgi yönetimi sistemi kurulmasına ve bilgi aktarımı hususunda aracılık hizmeti gerçekleştirilmesine karar verildi. Orta ve uzun vadede ise: Çalışma gruplarının ve yerel yönetimlerin çalışmalarının izlenmesi ve değerlendirilmesi ile bilgi kaynakların daha iyi değerlendirilebilmesi için müşterek çaba gösterilmesine karar verildi.

UCLG Komiteleri ve Çalışma Grupları Sekretarya Toplantısı’nda, UCLG Kentsel Sağlık Komitesi, faaliyetleri hakkında bilgi verirken Bağdat’ta UCLG-MEWA Kongresi vesilesi ile gerçekleştirilecek komite toplantısını da katılımcılara duyurdu. 14 Eylül 2012 tarihinde, UCLG Komite ve Çalışma Grupları Sekretarya Toplantısı gerçekleştirildi. Katılımcıların birbirleri ile daha iyi nasıl iletişim içerisinde olabilecekleri hususunda istişare ettikleri toplantıda, UCLG’nin gruplar arasında iletişimin sağlanması için daha aktif rol oynaması gerektiğine ve ayrıca internetin iletişim ve bilgi alışverişi için daha aktif kullanılmasına karar verildi. Konu ile ilgili UCLG Kentsel Sağlık Komitesi adına söz alan Prof. Haydar Sur, komite ve çalışma gruplarının web sitelerinin oluşturulması ve/veya var olanların da geliştirilmesinin önemine değinirken, şu anda yapım aşamasında olan Sağlık Komitesi’nin web sitesini de katılımcılara duyurdu. Prof. Haydar Sur, web sitesi haricinde Sağlık Komitesi’nin belli periyotlarda çıkarmayı düşündüğü akademik bülteni de duyurdu. Profesör Sur ayrıca, çıkartılması düşünülen bültene çalışma gruplarının ve komitelerin de bilgi içerikli destekte bulunmasını istedi. Tüm bu yeni girişimlerinin haberi dışında, Bağdat’ta 11-13 Ocak tarihinde Kentsel Sağlık Komitesi’nin gerçekleştireceği toplantı da Haydar Sur tarafından katılımcılara ilan edildi.

46


Faaliyetler UCLG Kentsel Sağlık Komitesi Afrika’da Toplandı UCLG Kentsel Sağlık Komitesi’nin üçüncü kurumsal toplantısı, 5 Aralık 2012 tarihinde Senegal’in başkenti Dakar’da yapıldı. UCLG Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Kadir Topbaş’ı temsilen İstanbul Büyükşehir Meclis Üyesi Tansel Kaya’nın yönettiği toplantı, toplantı ajandasının okunması ve katılımcıların kendilerini tanıtmasıyla başladı.

Toplantıda Tansel Kaya’dan sonra İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve UCLG Kentsel Sağlık Komitesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Haydar Sur söz aldı. Prof. Dr. Haydar Sur konuşmasında, Kentsel Sağlık Komitesi’nin o güne kadar gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgi verirken, Sağlık Komitesi’nin Dakar’daki toplantıda özellikle üzerinde durduğu, yerel yönetimlerin kentsel sağlık alanındaki rol ve etkinliği ile ilgili bir sunum yaptı. Prof. Dr. Haydar Sur sunumunda, özellikle günümüzde dünya nüfusunun yarısından fazlasının şehirlerde yaşadığını ve sonuç olarak on milyondan fazla nüfusu olan mega şehirlerin oluştuğunu vurgularken, bu kadar hızlı bir şehirleşmenin olduğu günümüz dünyasında sağlık konusunda yerel yönetimlere daha fazla görev düştüğünü belirtti. Prof. Dr. Haydar Sur’un altını çizdiği bir diğer önemli husus ise gecekondulaşma oldu. Hızlı büyüyen şehirlerin aynı zamanda gecekondulaşmanın da yoğun olarak yaşandığı yerleşim birimleri olduğunu belirten Haydar Sur, sağlıksız yaşam şartlarına sahip olan bu yaşam alanlarının salgın hastalıkları da beraberinde getirdiğini söyledi. Doğal olarak tüm bu bilgilerin ışığında iyi bir yerel yönetimin gecekondulaşmaya müsaade etmeyen bir yönetim olduğu da Prof. Sur tarafından vurgulandı. Toplantı esnasında Prof. Dr. Haydar Sur, bir milyardan fazla insanın sağlıksız barınma ve çalışma şartlarında yaşadığını belirtirken, günümüzde geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerin vatandaşlarının temel gereksinimlerinin karşılanmasında yetersiz kaldıklarını belirtti. 47


Faaliyetler Haydar Sur, gelişmiş ülkelerde yerel yönetimlerin vatandaşlarının gereksinimlerini karşıladığını ve bu sebepten gelişmiş ülkelerin yerleşkelerinde, insan ömrünün ortalama 75 yıl olduğunu belirtti. Diğer taraftan Haydar Sur, kötü yönetime sahip bir yerleşke de ise insan ömrünün ortalama 35 yıla kadar gerilediğine dikkat çekti. Prof. Dr. Haydar Sur ayrıca, başarısız bir yerel yönetimin olduğu yerleşkelerde insan ömrünü bu derece kısalmasına en çok kıt ve sağlıksız gıda kaynaklarının, salgın hastalıkların, çevresel kirliliğinin, hava kirliliğinin ve onun sonucu oluşan akut solunum yetersizliklerinin, trafik kazaları başta olmak üzere suç oranının artmasının ve fakirliğin insan psikolojisi üzerindeki etkisinin neden olduğunu belirtti. Dakar, Almadies Otelinde gerçekleştirilen UCLG Kentsel Sağlık Komitesi’nin üçüncü toplantısında Prof. Dr. Haydar Sur’dan sonra İBB Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Dr. Muzaffer Saraç söz alarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetleri hakkında bilgi verdi. Dr. Saraç, 2004 – 2012 yılları arasında İstanbul’da 34 Kadın ve Aile Sağlığı Merkezi, 12 Psikolojik Danışmanlık Merkezi ve 3 Görüntüleme Merkezi kurulduğunu belirtirken, 2004 yılından bugüne kadar 1.446.417 kişiye ücretsiz sağlık hizmeti verildiğini açıkladı. Kurulan ALO 153 hattı ile günde ortalama 1700 kadın hastaya randevu verildiğini söyleyen Muzaffer Saraç, gerçekleştirilen tedaviler sonucu bugüne kadar 3.961 kanser hastası kadının iyileştirildiğini de açıkladı. Diğer taraftan, Dr. Saraç, gerçekleştirilen sağlık hizmetleri kapsamında her yaşta İstanbulluya 398.969 seans psikolojik danışmanlık hizmetinin verildiğini, 2.230.969 saat sağlık ile ilgili eğitim hizmetinin de İstanbullulara sağlandığını belirtti. Tüm bunların yanında İstanbul genelinde 16 adet sigara bıraktırma merkezi kurulduğunu da açıkladı. Muzaffer Saraç, sunumunun ikinci bölümünde hastaneye gidemeyecek durumda olan yaşlı, engelli, ağar hasta ve fakir vatandaşlara, onların evlerinde verilen sağlık hizmetinden de bahsetti. Hastalardan ücret almadan gerçekleştirilen bu hizmet ile 2004’den beri 97.240 kişiye bakıldığını belirten Muzaffer Saraç, evlerde hastalara bakım hizmeti dışında yara bakımı, beslenme gibi konularda 108.296 seans eğitim hizmetinin de sunulduğunu açıkladı. Tüm bunların yanında Dr. Muzaffer Saraç, İBB Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığının ihtiyaç sahipleri için sunduğu ücretsiz “Refakat” hizmetinden de genel hatlarıyla bahsetti. Toplantıda en son olarak söz alan Dr. Ali Osman Soluk, Kentsel Sağlık Komitesi’nin yeni faaliyete giren www.uclg-urbanhealth.com adresli web sitesinin tanıtımını yaptı. Gerçekleştirilen tanıtım esnasında web sitesinin daha zengin ve kapsamlı olabilmesi için Sağlık Komitesi’nin üyelerinden hazırlayacakları bilimsel çalışmalarla siteye katkıda bulunmaları istendi. Toplantının son bölümünde katılımcıların yapılan sunumlarla ilgili soruları Sağlık Komitesi sorumluları tarafından cevaplanırken, 14 Ocak 2013 tarihinde Bağdat’ta gerçekleştirilecek UCLG Kentsel Sağlık Komitesi toplantısı duyuruldu.

48


Faaliyetler UCLG Başkanı Dr. Kadir Topbaş eşitsizliklerin ele alınmasında yerel ve bölgesel yönetimlerin önemini vurguladı

2015 Sonrası Kalkınma Gündemi konulu BM 2. Üst Düzey Paneli 29 Ekim – 02 Kasım 2012 tarihleri arasında İngiltere Başbakanı David Cameron’un ev sahipliğinde Londra’da düzenlendi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG Başkanı Dr. Kadir Topbaş önümüzdeki yıllarda uluslararası kalkınma gündemini tanımlamada önemli bir rol üstlenecek olan yerel ve bölgesel yönetimlerin görüşlerini ifade etti. Londra’da gerçekleşen müzakereler yoksullukla mücadele, istihdam ve sürdürülebilir kalkınmanın teşvik edilmesi konusuna odaklandı. Üst Düzey Panel’in ilk toplantısı 25 Eylül 2012 tarihinde New York’da yapılmış ve toplantıda mevcut Binyıl Kalkınma Hedefleri tarafından belirlenmiş amaçları 2015 yılına kadar gerçekleştirecek katalizörleri tanımlamanın gereksinimi vurgulanmış ve yeni kalkınma gündeminin tanımlanmasına katkı sağlanmıştı. Londra’da düzenlenen Panel’in ikinci toplantısı ‘‘ açık, şeffaf ve katılımcı bir 2015 Sonrası Süreç’’ için çalışmanın gerekliliğini vurguladı. Toplantıda bireysel ve ailevi yoksulluğu hedef almanın önemi ele alındı. UCLG Başkanı Dr. Topbaş temel hizmetlerin sağlanması, yeterli altyapı ve yerel kalkınma stratejilerinin tanımlanması vesilesi ile yerel seviyede eşitsizlikleri ele almanın öneminin altını çizdi. Dr. Kadir Topbas: “karşılaştığımız problemlerin pek çoğu entegre bir bölgesel bakışa ve kentsel planlamanın geliştirilmesine gereksinim duymaktadır” dedi ve ekledi: “Bölgesel eşitsizlikler gelecekteki 2015 kalkınma gündemi tarafından ele alınmalıdır”. Yerel ve bölgesel yönetimleri ve çeşitli ağlarını temsil etme taahhüdünün ardından UCLG Başkanı yerel yönetimlerin kardeş kuruluşlarını 2015 süreci için bilgileri hazırlayacak bir Görev Gücüne katılmaya davet etti. Ayrıca kalkınma hedeflerini bütüncül bir açıdan ele alacak ve Habitat III Konferansı’ndan tanımlanacak yeni Kentsel Gündeme şekil verecek sürdürülebilir kentleşme konusuna odaklanan bir alt grup oluşturulmasını teklif etti. Üst Düzey Panel’in sonraki toplantıları Monrovia ve Bali’de 2013 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşecek. Son toplantının Mayıs 2013’de New York’da yapılması öngörülüyor. Bu toplantıda ayrıca BM Genel Sekreteri’ne rapor sunulacak. 49


Faaliyetler GUANGZHOU ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

14-17 Kasım 2012 tarihlerinde Çin’in Guangzhou kentinde Metropolis Yönetim Kurulu ile birlikte birincisi gerçekleştirilen Guangzhou Ödülleri sahiplerini buldu. 56 ülkeden pek çok kentin 225 projeyle başvuru yaptığı ödülde her kıtayı temsilen birinciler seçildi. Ödül Töreni’nde yarı finale kalan 15 kent içinden Orta Doğu ve Batı Asya (UCLG-MEWA) Bölgesi’nden Kocaeli (Türkiye), Afrika Bölgesi’nden Lilongwe (Malawi), Asya Pasifik (UCLG-ASPAC) Bölgesi’nden Seul (Güney Kore), Kuzey Amerika’dan Vancouver (Kanada) ve Avrupa’dan Viyana (Avusturya) kentleri birinciliğe layık görüldüler. MEWA Bölgesinin birincisi Kocaeli Belediyesi ise “Çok Geç Olmadan: Deprem ile Yaşamaya Alışmak” adlı projesi ile bu ödüle layık görüldü. Ödül alan kentlerin yanı sıra 30 projenin de dikkate değer bulunduğu açıklandı. Dubai (Birleşik Arap Emirlikleri), Kadıköy (Türkiye), Meşhed, Tahran (İran) ile Zouk Mikael (Lübnan) bu kategorideki MEWA kentleridir. UCLG Başkanı Kadir TOPBAŞ’ın “UCLG’nin Nobel Ödülü” olarak tanımladığı ve iki yılda bir verilecek olan Guangzhou Uluslararası Kentsel İnnovasyon Ödülü (kısa adı Guangzhou Ödülü) Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG), Dünya Metropoller Birliği (Metropolis) ve Guangzhou kenti arasındaki uzun dönemli işbirliği sonucunda kentsel innovasyon tecrübelerinin paylaşımını artırmak, kentlerin ve yerel yönetimlerin bu konudaki başarılı uygulamalarını tanıtmak ve kentsel innovasyona bilimsel bir yaklaşımın sözcülüğünü yapmak ve böylece dünya genelindeki kentlerin bütüncül, birbiriyle uyumlu ve sürdürülebilir kalkınmalarını ileriye götürmek amacıyla ortaya çıkmıştır.

50


Faaliyetler 3. Asya Belediye Başkanları Forumu Bangkok’da gerçekleşti Yerel Yönetişim: Gelişme & Adalet için Kentsel Girişimler’’ temalı Asya Belediye Başkanları (AMF) III. Genel Kurul Toplantısı Tayland'ın Başkenti Bangkok'ta 28-29 Kasım 2012 tarihlerinde yapıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG) Başkanı Dr.Kadir Topbaş’ın video mesaj ile katıldığı Forum’da; UCLG-MEWA Genel Sekreteri Mehmet Duman, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Tansel Kaya ve İBB Dış İlişkiler Müdürü Selamettin Ermiş de yer aldı. Başkan Topbaş mesajında Asya Belediye Başkanları Forumu’nu bir dost meclisi olarak gördüğünü ifade ederek: “Bizler, burada aynı ağacın farklı dalları gibiyiz. Köklerimiz, beslendiğimiz toprak ve amacımız aynıdır” şeklinde konuştu. Yeni nesillere daha iyi bir dünya bırakmak için bu güne kadar önemli adımlar attıklarına dikkat çeken Başkan Topbaş, yapılan çalışmalarla birlikte kentler arası diplomasinin etkisini ve gücünü ortaya koyduklarını söyledi. 16 Kasım tarihinde Metropolis toplantısı için Çin'in Guangzhou kentine yaptığı ziyareti hatırlatan Başkan Topbaş, katıldığı toplantı için şu bilgileri verdi: “Önemli temaslarımız oldu. Ziyaretim sırasında bir dostluk ağacı diktik. İnanıyorum ki bu ağaç, daha çok işbirliği, daha iyi bir gelecek, kalıcı barış ve huzur olarak meyvelerini verecek. Farklı dilleri konuşsak bile aynı duyguları paylaşıyoruz. Çin ziyaretim sırasında şahsıma kentsel dönüşüm komisyonu başkanlığı teklif edildi. Bu teklifi, UCLG ailesi adına, yani sizler adına aldım. Birlikte çok daha güzel işler başaracağımıza inanıyorum. Asya kentleri olarak, oluşturduğumuz güç birliğinin önemini her fırsatta dile getiriyorum. Ve sizlerden de bu gücün farkında olmanızı istiyorum” dedi

51


Faaliyetler UCLG DÜNYA KONSEYİ SENEGAL’İN DAKAR KENTİNDE GERÇEKLEŞTİ UCLG Dünya Konseyi’nin 2012 yılı toplantısı, Dakar Belediye Başkanı ve UCLG Başkan Yardımcısı Khalifa SALL’ın ve UCLG Afrika Bölge Teşkilatı’nın (UCLGA) davetiyle, 40’tan fazla ülkeden 300’ün üzerinde UCLG üyesinin katılımıyla 4-6 Aralık 2012’de Senegal’in başkenti Dakar’da gerçekleştirilmiştir.

UCLG Toplantıları’ndan hemen önce, Afrika Kentler Zirvesi’nin (Africities) açılışı yapılmıştır. Afrika Kentler Zirvesi, Afrika kıtasının dört bir yanından belediye başkanları, yerel ve bölgesel yöneticiler, merkezi hükümetler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve akademisyenleri biraraya getirerek, Afrika’nın çok renkli sosyo-kültürel yapısını genel bir uyum içinde yansıtmış ve özellikle çevre ve yoksullukla mücadele konularında Afrikalı yerel yöneticilerin ve uzmanların görüş alışverişi yapmalarına ve bilgi ve deneyimlerini paylaşmalarına imkân tanımıştır. UCLG Dakar Toplantıları ise, Afrika Kentler Zirvesi oturumlarına paralel olarak, Dünya Bölgeler Forumu, UCLG Komiteleri ve Çalışma Grupları Toplantıları (Cinsiyet Eşitliği, Orta Doğu, Desantralizasyon ve Yerel Yönetim, Yerel Ekonomik Kalkınma, Kentsel Sağlık, Yerel Finans, Kalkınmada İşbirliği ve Kent Diplomasisi, Stratejik Planlama/Dijital Kentler/ Kentsel Mobilite, Kültür, Kapasite ve Kurumsal Gelişme), Rabat Kongresi Hazırlıkları, Finansal Yönetim Komitesi, Anatüzük Komitesi toplantıları ile başlamıştır. UCLG Yönetim Kurulu toplantısından önce, “Habitat III’e doğru Uluslararası Gündem’de Yerel & Bölgesel Yönetimler” konulu bir Müzakere Oturumu, UCLG Dünya Konseyi toplantısından önce de “BM Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ve ötesine Katkıda Bulunmak: Temel Hizmetler, Eşitlik, Yerel Kalkınma” konulu bir başka Müzakere Oturumu yapılmıştır. UCLG Dakar Toplantıları’na katılan yerel ve bölgesel liderler, yerel ve bölgesel yönetimlerin olağan faaliyetlerinin kalkınmadaki etkisini müzakere etmişler ve UCLG’ye yeni Binyıl Kalkınma Hedefleri ve Habitat 3 hazırlıklarında bu mesajın uluslararası kamuoyuna iletilmesini sağlamak için çağrıda bulunmuşlardır. Temel hizmetler, eşitlik, yerel kalkınma alanlarında toplumların yaşam kalitesi geliştirmek istendiğinde yerel ve bölgesel yönetimleri başvurulacak önemli aktörler olarak tanımlanmışlardır. UCLG üyeleri Yeni Kent Gündemi’nin 4 temel dayanağı olması gerektiğini yinelemişlerdir: kentleşme ve metropolleşme sürecinin düzenlenmesi için merkezi ve yerel yönetimler arasında ortaklıkların kurulması, kamu hizmetlerinin kalitesini arttırmak için kasaba ve kentlerde innovasyonun ve ekonomik kalkınmanın desteklenmesi, stratejik kentsel planlamanın ve dirençli 52


Faaliyetler kasaba ve kentlerin teşvik edilmesi, yerel karar alma süreçlerine hemşehrilerin dahil edilmesi. Kadınların yaşamlarının geliştirilmesi ve kalkınmanın öncüsü olarak kadınları güçlendirmek konusu da ayrıca vurgulanmıştır. Dünya Teşkilatı üyeleri ayrıca, 1-4 Ekim 2013’te Rabat’ta gerçekleşecek 4. UCLG Dünya KongresiYerel ve Bölgesel Liderler Toplantısı’na katılmayı taahhüt etmişlerdir. Tüm ortakları ve kardeş kurumları kapsayıcı ve onların katılımına açık olması gereken bu büyük buluşmanın ana teması: ‘‘Toplumu Düşle, Demokrasiyi İnşa Et’’ olarak belirlenmiştir. Rabat Belediye Başkanı Fatallah OUALALOU kentinin, herkes için barış dolu bir geleceğe katkı sağlayacak diyalogun ve değişimin kolaylaştırılması konusundaki arzusunu vurgulamıştır. UCLG üyeleri sürdürülebilirliğin dördüncü ayağı olarak kültür ve cinsiyet eşitliği konularının Kongre gündemine dâhil edilmesini talep etmişlerdir. UCLG Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Kadir TOPBAŞ, uluslararası kalkınma gündeminde ve özellikle de Birleşmiş Milletler Üst Düzey Paneli vesilesi ile uluslararası gündemi zenginleştirmek için çeşitli yerel ve bölgesel yönetimlerin seslerinin duyurulması konusundaki kararlılığını yinelemiştir. 2015 Sonrası Kalkınma Gündemi’nin hem teşkilatımız için hem de hizmet verdiğimiz hemşehrilerimiz için önemli olduğunu vurgulayan Başkan TOPBAŞ, Habitat III Konferansı’nın teşkilatımızın olgunluğunun küresel düzeyde tanınması için önemli bir vesile olacağını belirtmiştir.

53


Faaliyetler

BM-Habitat Başkanı ve Birleşmiş Miletler Genel Sekreter Yardımcısı Joan CLOS da, hızlı bir şekilde büyüyen ve pek çok kentsel zorlukla mücadele etmek zorunda kalan orta gelirli ülkelerdeki orta büyüklükteki kentlere dikkat çekmenin gerekliliğini vurgulamıştır. UCLG Başkanlığı, Bölgeler Forumu oluşturulması ayesinde Bölgesel Yönetimlerin UCLG’ye katılımlarının artmasını memnuniyetle karşıladığını vurgulamış ve bir Bölgeler Teşkilatı kurmayı hedefleyen ORU-FOGAR ile ortaklık oluşturma niyetini yenilemiştir. Dünya Bölgeler Forumu, temel kamu hizmetlerinin sağlanmasını koordine edecek ve destekleyecek yönetimin tüm seviyelerine çağrı yapan bir bildirge kabul etmiştir. Ayrıca, gıda güvenliği ve bölgelerin kendilerine yeterliliği konusunda birlikte çalışmanın gerekliliği vurgulanmıştır. UCLG Yönetim Kurulu’na Başkanlık yapan UCLG Eş-Başkanı ve Harare Belediye Başkanı Muchadeyi MASUNDA, bütün aktörlerle ortaklık kurma ihtiyacının altını çizmiş ve ortaklıklar ve kalkınma konusunda yerel yönetimlerin katalizör rolü oynadığına işaret etmiştir. UCLG Başkan Yardımcısı ve Stuttgart Belediye Başkanı Wolfgang SCHUSTER de teşkilat tarafından 2012’de yapılan çalışmaları övmüş ve üyelerin 2015 Sonrası Yerel ve Bölgesel Yönetimler için bilgi sağlayacak önümüzdeki yılki çalışmalar için harekete geçmelerini istemiştir.

UCLG-MEWA Sekretaryası, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG Başkanı Dr. Kadir TOPBAŞ’ın UCLG Başkanı olarak üstlendiği oturum başkanlığı görevi, çeşitli oturumlardaki konuşmaları, ikili görüşmelerine ilişkin ön hazırlık, bilgi aktarımı, danışmanlık ve çeviri hizmetleri sağlanması konularında çalışmalar yapmıştır. Ayrıca, UCLG Dünya Konseyi toplantısından önce yapılan UCLG Anatüzük Komitesi, UCLG Mali Yönetim Komitesi ve diğer ilgili hazırlık toplantılarına katılarak, Dünya Konseyi tarafından ele alınacak konulara ve belgelere son şeklinin verilmesi sürecine katkı sağlamıştır. 54



UCLG-MEWA Bülten - 3