Page 1

Mayıs 1983

'd'&asky

*0

rVpjû:

ÎPSİİ

|*jp¥^^


S /7 0 -Ö - O ^ V 0

^ M SnM 4 ^ k ls i^ re P

$ İH İV &

mmm

zc-rızjrfİTriiLn'; » / io p r ^ r r i g i ı

şampuan Alışılmışların ötesinde yepyeni bir şampuan... Özü baldan... Doğadan... Saçınıza yumuşaklık, parlaklık,güzellik katan

îssipsıapşıapı ;CSv.vVyA‘ V .-.J V 'V '-

BLUE-BLEU Bal özlü şampuan Normal,yağlı,kuru saçlar için

llllllllllillil^ . i

I

v

I

B LU E-BLE U bir TİBET A .Sm

BAt ö z t ü

Ürünüdür.

şampuanı

Mi ç h m ç k t ' ty

y»ğhsaçlar için

BAl ÖZLÜ"<*% ŞAMPUAN > ■r.'.-.-. \ < :■ ■'■.. S, “Kuru swkır için ' J


TTJHK HAVA TOLLAJRI/TURKISH AIALIfTEB

Mayıs/May/83 *

Zh

■ ■ ■

îg v " '

a

İçindekiler/Contents

ı

TH Y M A G J m iT I BİR LİK TE

m

y a ş a s a l im

Fot© Haber ...................... 2-4 ........ 3

News Of The Month

THY*den Haberler .............. S —

^

— —

l*!ews From TH Y.................. 7 B M U -ıa s n a o B e M r a g M a a s B

a ■■.

- i— *■■».! ■■ »■

■■ ■■■

:a ,» rı

............. - =^g»=B 5g=zo

Deve ve Horoz Güreşi ....... 9 Dinden Sugüne Türk Hava ¥®lSars .................10-11 —

M

İ —

P —

........................................................

I

■■■

Türk İl İşlemeleri (Turkish Embroidery) .13-14 ________

-

Sahihçi ©ökçen İle Söyleşi ............................... 15

19701i y ıllard a zam an ın değerli yöneticileri ta ra fın d a n güzel b ir THY M agazin çıkartılm ış, ancak devamı sağlanam am ıştır. Bugün dahi elimizde olan b u yayınlar, içlerindeki yazı ve fotoğraflarıyla ait oldukları dönem den bizlere önem li bilgiler ve a n ıla r y an sıtm ak tad ırlar. İn s a n la r ve in sa n la rın o lu ştu rd u k ları k u ru lu şlar verdikleri hizm etlerle y aşar, m eydana getirdikleri y ap ıtlarla ölüm süzleşirler. Etkileri, sesleri gelecek k u şak lara an cak b u yolla ulaşır. THY gibi büyük k u ru lu şlard a b u ko n u daha da h a ssa s b ir özellik taşır. Biz b u n u n yanında, h av a taşım acılığının kapsadığı çeşitli dallardaki en son bilgi ve uygulam aları dünyaya duyurm ak ve T ürk H ava Y olları’m n özlenen düzeye u laştırılm ası için n asıl çalışıldığım ne gibi aşam alar yapıldığım herkese açıklam ak zorundayız. Halkımız, içte ve dışta tü m yolcu adaylarım ız ve yolcularım ız bizi tan ım alıdırlar. Gerek değerli b a sın organları, gerekse diğer çevreler ta rafın d a n zam an, zam an uğradığım ız eleştirilerin b ir k ısm ın ın kökeninde haberleşm e ve h ava y o llarım değerlendirm ede k u llan ılan fak tö rler h ak k ın d a bilgi noksanlığı yatm aktadır. THY M agazin b u so ru n u da çözebilecektir. M agazinim izin h e r sayıda daha iyiye, daha güzele yönelm esi okuyucularına daha ilginç gelmesi, o n la rın zevkle okuyacakları b ir m agazin olm ası bizim elimizdedir. M agazinim izin u zu n öm ürlü olm ası dileğiyle.

The Turkish Riviera ©uide ..........

1

1

a

b

1

16-17 CENGİZ SAKARYALI

19-22-23

İ ç Yaşındaki Yavru İkinci Hayatını Yaşıyor 24-25 Yıl: 1

Uçak Kargonun Önemi

1

1

26

M ul Cumhuriyeti ................ 29 .■ _

*- ■-

"

. i - "■ ——

~~

İş Hayatında Kadın Yönetici Nasıl Haşarılı © lurf ........................................ 30 r

■ -

E ğ le n c e lik ............................... 31

Sayı: 1

Türk Hava Yolları adına Sahibi (Puplisher)Cengiz Sakaryalı/Yazı İşleri Md. (Managing Editör): Uçal Dalgıç/Genel Yayın Danışmanı (Consultant Editör in Chief): Koray Güney/Yayın Kurulu (Publishing Board...): İByas Albayrak, Emre Betin, Engin Oktemer, Çetin Özbey/Dış Temsilci (Represantatives Abroad): Yaşar Kızılöz, Türkay Erkay/Yurtiçi Haberler (News From Home): Türk Haberler Ajansı/Yurtdışı Haberler (News From Abroad): ABC Ajansı, Camera Press, Media Press, Images Press, Shooting Star/Fotoğraf (Photography): Suha Başaran, Nihat Gömleksiz, Kutlu Erfuna, Sedat Tuna, Şemsi Güner, THY Reklam Müdürlüğü arşivi/Grafik (Graphists): Cenajans, İSgı A.Ş., Duygu Tamer/Reklam Yönetmenliği (Adverfising Representative). Cengiz Yalvaç, Cenajans Rek. A.Ş. OsmanlI Sok. 19 Taksim-İstanbulTURICEY Tel: 45 07 66 - 4S 46 90/Dizgi (Type Setting): Paymaş A.Ş./Renk Ayırımı (Colour Seperation): Ebru Grafik/Filmler ve Baskı (Filmed and Printed by): Cem Ofset Matbaacılık San. A.Ş. İstanbul/YÖNETİM YERİ (Head Office): Türk Hava Yolları Halkla İlişkiler Başkanlığı Cumhuriyet Cad. 199=201 Elmadağ - İstanbul - TURKEY Tel: 40 21 §9


foto haber

DERİ FUARI 74. U luslararası O ffe n b a c h D eri Eşya F uarına 21 ü lk e d e n 500 u a şk ın fi r m a katıldı. B a h a r ve y a z k o le k s iy o n la r ın ın s e r g ile n d iğ i fu a r d a , ö z e llik le a ltın , b r o n z ve m e ta lik k a h v e r e n g io r jin a l iş le m le r le s ü s lü d e ğ işik g e c e ça n ta la rı b ü y ü k ilgi to p la d ı. S e r g id e r e n g a r e n k ça n ta m o d e lle r in in y a n ısıra , ç e şitli b a vu lla r ve iş a d a m la rı için şifre li ç a n ta la r da y e r aldı.

ELTON JOHN VE SÜREYW KAŞIKÇI DOSTLUĞU Rockyıldızı Elton John ile ünlü silah tüccarı Adnan Kaşıkçı nın eski karısı Süreyya Kaşıkçıyı Londra Heathrow hava alanında birlikte görenler oldukça şaşırdılar. Ö nceleriikisi arasında bir gönül ilişkisi olduğunu düşünenler , sonradan Elton ve Süreyya nın iki eski dost olduğunu gördüler. Olay şu idi, Amerikalı eşi ile mutlu bir yaşam süren Süreyya, eski dostu Elton John un yeni plağı "Sunny Side of the Street ın reklamına yardımcı oluyordu. Nitekim, Elton John’un siyah beyaz karışımı giysisinde yeni plağının sözleri yazılıydı.

SAVAŞ UÇAĞI YAPIMI BAŞLIYOR TÜRK-ABD ortak yapımı savaş uçağının üretimine bu yıl başlanacağı öğrenildi. Türk Hava Kurumu'nun modernizasyonu ile ilgili olarak ABD hükümeti ve uçak imalatçısı firmalarla görüşmelerin sürdürüldüğü bildirildi.

ÇAY GIRTLAK, ACILI KEBAB MİDE KANSERİ \APIYOR... Sıcak çay, acılı A d a n a k eb ap , acılı la h m a ­ c u n , çiğ köfte, h e r ç e şit a c ı b ib e r ve tu r ş u gibi acılı ekşili g ıd a m a d d e le r in in k a n s e re y o l açtığ ı b elirtild i. A n k a ra o n k o lo ji (kanser) h a s ta n e s i b a ş ­ h e k im i Prof. Dr. T u ra n T im u ç in , THA’y a y a p tığı a ç ık la m a d a , b a z ı g ıd a m a d d e le r in in d e k a n s e r e y o l a ç tığ ın ı k a y d e d e re k , T ü rk iy e ’ n in e n ç o k ç ay iç ile n E r z u ru m y ö r e s in d e en y a y g ın k a n s e r t ü r ü n ü n g ırtla k k a n s e ri o ld u ­ ğ u n u , acılı y iy e c e k le rin ç o k tü k e litild iğ i Urfa ve g ü n e y d o ğ u , ille rin d e d e m id e k a n s e rin e ra s tla n d ığ ın ı söyledi.

m

ili

LEYLAK AĞACINDAN TELEFON Amerika 'daki telefon şirketlerinin son yeniliği, dağ leylağının köklerinden yapılan tuşlu telefonlar. California lı Lenny Ross’un yarattığı bu m odel telefonlar için her gün yüzlerce sipariş teldifi geliyor.


news of tlıe monttı G e rm a n T e a e h e r s  f f ie s ıd l

T u r k is h

C o u rs e

in

 n o m u r eventeen German teachers are learning Turkish in Anamur on the Mediterranean co a st under the tuition of two Turkish teachers, Celal Aydemir and Hüseyin Tezcan.

S

The German teachers stressed th a t their objective in learning Turkish is to becom e better acquainted with theTurks, and get a correctunderstanding of Turkish culture. "There is a great divergence be1ween Turkish and German culture/' they said. "The Turkish pupils we teach a t our schools are culturally neither Turkish nor German. We believe th a t the only way to help these children a aquire Turkish culture, is to learn Turkish. We are endeavouring to master the Turkish language in the shortest possible tim e /' Referring to the Turkish workers in Germany, the teachers said th a t underlying the hostility towards foreign workers were the non-hum anitarian attitudes adopted by German gövemments tor econom ic reasons. "This hostility has nothing to do with the German people as a w h o le // remarked the German teachers. "The public does not approve of this hostile attitude towards foreign workers, and Turkish workers in particular. This is evidenced by the various com mittees formed a t work places and in neighbourhoods, under the slogan "Germans and foreigners join hands to co m b a t racialism!,/ (THA)

full

D u rin g th e le c tu r e h o u r s G e rm a n te a c h e r s w ith T u rkish te a c h e r s ıvho a re h e lp in g th e m .

T y p fe s y H e s s L @ n g e s t W o r k in g H o u rs

The meeting also devoted much discussion time to robot technology, which was said to be one of the factors contributing to rising unemployment.

With an average working week of forty-eight hours Turkey is the hardest working country in the non-socialist world, according to a survey conducted by the Federation of Interna­ tional Office and Technical Affa irs (FIET) headquartered in Geneva. The information for the survey, which did not include the socialist bloc countries, was gathered at a recent meeting of the Federation in Italy.

o o kin g s for m@st

FIET. Chairman Günter Stephan, said that the vvorking week in Germany was40 hours, in the Netherlands 39 hours, and in Belgium 35 hours. Negotiations are underway in Germany to reduce working hours by a t least one hour per week, he said. Stephan recommended that working hours in Turkey be reduced by a t least an hour, a measure which would also serve to alleviate unemployment, he remarked.

A Blind Artist

AEGEAN HOÎHJ he Turkish News A gency reports that ali the hotels a n d other touristic facilities b e lo n g in g to the Tourism Bank are already filled to ca p a city. Ninety percent of the h o lid a y makers staying at the Çeşm e H oliday Village, a n d eighty percent of those staying a t the Kuşadası a n d M arm aris h o lid a y villages are foreigners.

T

Preparations for this year’s h o lid a y season are in full swing in the A egean region. M any private sector hotels a n d other h o lid a y facilities have c o n lu d e d agreem ents with foreign travel agencies. Ali hotels a n d m otels on the A egean co a st will be ope n by M ay 1. The generally held view in the tourism sector is th a t there will be a m odest increase of thirfy percent in the num ber of tourists this year, but no tourist boom . (THA)

Ü Ü li& İil v u lİ ıiM İ i

sm an Alıcı, a blind high school student, paints, sculpts a n d writes poetry. Alıcı, w ho is in his final year of high school, iost his sight after co n tra ctin g sm allpox as a youn g child.

O

The twenty year o ld b o y described how he was a b le to p a in ta n d s c u lp tin s p ite of his disabilitiy: “ I İost m y sight at the a g e of two after c a tc h in g sm allpox. | later a tten ded prim ary a n d m id d le schools for the blind in Ankara, For m y oil a n d g o u a c h e paintings I use a sharp Braille pen, instead of an ordinary pen, to draw the outlines of the picture. The tubes of paint are arranged in order, from yellow to purple. I selecî the colours I vvanî a n d p a in t with m y finger. Even th o u g h I c a n n o t see m y pictures, creating them gives m e im m ense satisfaction. Sculpting is easier, as I ca n feel the shape as I m ould it with m y hands.” (THA)

O • ' r â ? ---------

. - . - . . I - . - ! . .

w)

jj-.il~.lwl Y a-j l . t l ; : -IVl. ı IX-^VİVJM.: VİVlîa.'lVAi il i’v j'iıil'iiii o li.'û 1


foto haber

HÜKÜM FfLM IYLE BRÜKSEL FESTİVALİNE KATILD I 9

B eyaz p e r d e n in ü n lü o y u n c u s u Paul N e w m a n , S id n e y L u m e t in s o n f i l m i H ü ­ k ü m ” d e k ö tü m s e r b ir a v u k a t r o lü n ü o yn u yo r. R o l a rka d a şı C h a rlo tte R a m p lin g ile b ir lik te başarılı b ir o y u n s e rg ile y e n N e w m a n , b u f i l m l e B r ü k s e l fe s tiv a lin e katıldı. F ilm A m e r ik a 'da b ü y ü k ilgi to p la d ı. R e s im d e Paul N e w m a n ve C h a rlo tte R a m p lin g fi l m i n b ir s a h n e s in d e g ö r ü lü y o r ­ lar. "

JACKIE YALANLIYOR AMA ... Jackie Onassis>geçtiğimiz günlerde annesi ve üvey kardeşi ile birlikte gittiği Çin seyahatinden dönüşte soluğu New York’da aldı. Burada sık sık gittiği özel davetlerde ve gece klüplerinde aktör IVilliam VValton la görülen Jackie> 60 yışındaki aktörle 20 yıllık dost olduğunu, aralarında herhatngi bir ilişki bulunmadığını söylüyor. Resimde > bayan Onassis ve aktör VValton birlikteler.

M

GANDHI” FİLMİNİN OSCAR’LI AKTÖRÜ :

(t

Bu büyük insanın m ücadeleci, oysa yum uşak yüz ifadesini v e re b ilm e k beni zorladı 3 3 eçen ay yapılan 55. Oskar Ödülleri dağı­ tımında “ G a n d i” film i sekiz ayrı dalda ödül kazanarak rekor kırdı. H in t-İn g iliz ortak p ro d ü k s iy o n u olarak ger­ çekleştirilen film eski bir a ktö r olan Richard A tte n b o ro u g h ’un y ö n e tm e n liğ in d e çekildi. Film in gerçeğe en yakın olabilm esi için, A tte n b o ro u g h yirm i sene G a n d i’nin b iy o g ra fi­ si üzerinde araştırm alar yaptı. Defalarca H in d is ta n ’a g id ip gelen y ö n e tm e n mekan seçim inden o yu n cu kadrosuna kadar her konu üzerinde titiz lik le uğraştı. Neticede İngiltere Klasik T iy a tro s u ’nun gözde o y u n c u ­ larından Ben Kingsley, G andi rolüne uygun g örü ld ü . Ben K in g s le y ’in d iğ e r bir özelliği yarı hintli olmasıydı. Ben, G a n d i’yi ca nla n dıra bilmek için önce 15 kilo zayıfladı, sonra da kulaklarını kepçeleştirdi. G ünde iki saat yoga yaparak hareketini artırdı. R olünün üstesin­ den başarıyla gelen Kingsley en zorlandığı k o n u n u n “ Bu büyük insanın, bağımsızlık y o lu n d a verdiği m ücadele politikasını yansı­ tan hem kararlı, dirençli, hem de insancıl ve yu m u şa k yüz ifadesini b e lirtm e k ” o ld u ğ u n u söylüyor. Bu gün, babasının izinde, tarafsız sosyalist bir tu tu m la H indistan azınlık h ü k ü ­ m etinin başbakanlık görevini üstlenen İndira Gandi, film in kazandığı b ü yü k başarıdan sonsuz m u tlu lu k d u y d u ğ u n u belirtti. Film de ana temanın, sadece babasının yalın kişiliği ve harcadığı çabalar olm adığını aynı zam anda tüm dün ya ya şiddetten uzak, dostlu k ve barış çağrısı verdiğini vurguladı.

G

O

“Gandhi” filminin oyuncusu Ben Kingsley ünlü lidere son derece benziyordu (yanda). Filmde başarılı bir oyun sergileyen Kingsley, bu oyunuyla Oscar ödülünü kazandı.


tüyden haberler TURK MÜHENDİS VE TEKNİSYENLERİ İLK KEZ DC-10 UÇAĞININ BAKIMINI GERÇEKLEŞTİRDİ ü r k m ü h e n d i s ve te k n is y e n le r in c e ilk k e z 20 b in s a a tlik u ç u ş u s o n r a s ı b a k ım ı y a p ıla n DC-10 “İ s ta n b u l ”y o lc u u ç a ğ ı b a k ım s o n r a s ı d e n e m e u ç u ş u n a T ü r k H ava Yolları G en el M ü d ü r ü C e n g iz Sakaıyalı, THY Y ö n e tim K u r u lu B a şk a n ı E m . O rg e n e ra l Ali Sait Özcivril, H ava O k u lu K o m u ta n ı T ü m g e n e r a l A h m e t Ç örekçi, İ s ta n b u l Vali y a r d ım c ıs ı O s m a n F azıl Ö n e y ile ç o k s a y ıd a d av e tli katıldı.

T

§111

20 b in s a a tlik b ak ım , m o d ifik a s y o n , o n a r ım ve ö zel re v iz y o n işle ri T ü rk m ü h e n d i s ve te k n is y e n ­ le r in c e y a p ıl a n “İ s ta n b u l" y o lc u u ç a ğ ın ın d e n e ­ m e u ç u ş u n e d e n i y le d ü z e n l e n e n t ö r e n d e b ir k o n u ş m a y a p a n G e n e l M ü d ü r C e n g iz Sakaryalı, ş u n la rı sö y led i:

•'^

x:' ^

'$?^":i- 'i-^;%*:.. ;• ■ -.^aS -

î * v ^ ^-."y.;^ *

■ '-••■ ■• ■ ■ -■ .î .'

./

’">^---ıi.v: '-:w--'" ^: •/•- •'

D C -10

"

İ s t a n b u l ” y o lc u

uça ğı b a k ım y a p ı ld ı k ­

SAMSUN VE TRABZON SEFERLERİ BAŞLADI 5 ist kısalığı n e d e n iy le b ir s ü r e d e n b eri y a p ıla m a y a n S a m s u n ve T ra b z o n u ç a k seferleri, THY’n in y e n i ald ığ ı p e rv a n e li u ç a k la rı ile g e ç e n ay y e n id e n b a şla d ı.

P

THY’n in K a n a d a ’d a n a ld ığ ı H av illan d D ash 7 tipi, d ö rt m o to rlu u ç a k la rın 50 k o ltu k lu o ld u ğ u n u ve 7 b in 600 m e tre y ü k s e k te u ç a b ild ik le rin i b e lirte n y etk ililer, u ç a k la rın b ag aj k a p a s ite le rin in 1000 kg. o lm a sı n e d e n iy le y o lc u la rın b ag aj h a k k ın ın 20 kg. ile s ın ırla n d ırıld ığ ın ı a ç ık lad ıla r. C

/

\ Iil M l İ l B l M C m iA R l-TU R K lSH AIRLINES i-^ -se

V

~

V

‘>:V Lr._ . -T -

;-t-i’v

TtAHttM

m J

. ÎİSİ y İ

l

r

A

&

l

1*il

J*"*«Tt+mtl*

....... IIIM 1 ■.•

•- J-'jc x:r .;r - î te

*•

•-

^

•' r ^yky>\ - - . ^ : *

^ y

i

* 1

1 .J S

USAŞ 1982’de 180 YABANCI UÇAK ŞİRKETİNE ' -

. - t ’ -v J --: * > - . . t -

î& z z r-

.< Ş Î,'V ,ri‘

Sakaıyalı, THY te k n o lo jis in in ç a ğ d a ş h a v a te k ­ n o lo jis in e e riştiğ in i b ild ir e r e k “İ s ta n b u l y o lc u u ç a ğ ın ın 20 b in s a a tlik u ç u ş u s o n r a s ı b a k ım ın ın v e rm iş o ld u ğ u se v in ç iç e ris in d e y im , b ü y ü k b a k ım la y a k la şık 4 m ily o n d o la r t a s a r r u f s a ğ la n m ış tır ’’ d e d i. D ü z e n l e n e n t ö r e n d e d a h a s o n r a u ç a ğ ın b a k ım ı s ır a s ı n d a e m e ğ i g e ç e n te k n ik p e r s o n e l e THY G e n e l M ü d ü r ü C e n g iz S akaryalı ta r a f ın d a n ç e şitli ö d ü l le r verildi. 343 y o lc u k a p a s ite li o la n ve d ış h a t l a r d a s e fe r y a p a n DC-10 “İ s t a n b u l ’’ y o lc u u ç a ğ ı b a k ım s o n r a s ı ilk d e n e m e u ç u ş u n u y a k la ş ık 1 s a a tlik b ir s ü r e y le İ s ta n b u l ü z e r i n d e y a p tı. (THA)

tfrL-

- -

>• ‘W < ® * A - î - j ,

ta n s o n r a (ü s tte ) ve b a k ım s ır a s ın d a (yanda).

X

•'■

• ^ ■- •;•.-■ v- -

Wm$mmk

“A s n m ı z d a t ü m ü lk e le rin , g e liş m iş u ç a k s a n a y i­ leri o ls u n o lm a s ın , h e p s i n d e b ir g a y e v a r d ır ki b u d a k e n d i u ç a k la r ın ın b a k ım la r ın ın k e n d ile ri ta r a f ın d a n y a p ılm a s ıd ır . THY k u r u l d u ğ u t a r i h t e n b u y a n a b u g ay ey i h e d e f a lm ış tır ’’

TC

ar.-;-.;••?“*■j-iştSriiLfc,İÖii»v. i

H İZ M E T V E R D İ

THY’n in b ir y a n k u r u l u ş u o la n U saş (Uçak Servisi A.ŞJ’ın 1982 yılı iç i n d e 180 y a b a n c ı u ç a k ş ir k e tin e h i z m e t v e rd iğ i b ild irild i. THA m u h a b i r i n e b ir a ç ık la m a y a p a n U saş yetkilileri, şirk e tin Y eşilköy H a v a a la n ı n d a H a n d lin g ve C a rte rin g , E sen b o ğ a -Ç iğ li v e D a la m a n H a v a a la n la r ın d a H a n d lin g h iz m e ti v e rd iğ in i b e lirttile r. Y e tk ilile r U s a ş ’ın 1982’d e 52’si a n la ş m a lı, 128 i a n la ş m a s ız o lm a k ü z e r e to p la m 1 8 0 y a b a n c ı ş irk e tin 107 t ip t e u ç a ğ ı n a h i z m e t v e rd iğ in i sö y le d ile r. U s a ş ’m h i z m e t v e rd iğ i y a b a n c ı u ç a k şirk e tle ri a r a s ın d a , “A ir-F ran ce, A ir-India, British-Aırvvays, P a n A m e ric a n , L u fth a n s a , Kim, S au d ıa, Iran-A ir.” gibi d ü n y a c a b ilin e n ş irk e tle r in y e r ald ığ ı d a v u r g u la n d ı.

T H Y ’n in y e n i pervaneli u ç a ğ ı T r a b z o n h a v a a la ­ n ı n d a t ö r e n le k a r ş ıla n d ı.


ff m m banldııg fa sm fe la ftırk e y is TÜRKİYE #

itisbecause we gallop against dawn to fetd ı early m İ em cient service

for you.

T ürkiye İmar Bankası T.A.Ş. International Division Büyükdere Cad. 42 - 46 MecidıyekÖy - İstanbul -Turkey Telephones: 67 64 46 - 67 79 40 (4 lînes) Telex: 22568 tr - 24774 tr


newe fram. tlıy Turkish Eragmeers Caıry Omt Tweraty Ttıousani Hour Overhaul Sor the First Time o r th e first tim e T u rk is h e n g in e e rs a n d te c h n ic ia n s c a rrie d o u t th e tvventy t h o u s a n d h o u r o v e rh a u l o f th e "İstan­ b u l” DC 10 a irlin e r, vvhich s e a ts 343 p a s s a n g e rs . T h e o v e rh a u l in c lu d e d m o d ificatio n , r e p a ir a n d s p e c ia l re v isio n w o rk . T h e p o s t-o v e rh a u l te s t flight ö v er İsta n b u l, w h ic h la s te d fo r a n h o u r ; w a s e n tire ly s u c c e s s fu l.

F

T h e "İsta n b u l” a ir lin e r w a s p u r c h a s e d fro m D o u g la s in 1972 a n d is w o r th fifty-tw o m illio n d o lla rs. T h e o v e rh a u l to o k th r e e a n d a h a lf m o n th s . T h e s u b s e q u e n t te s t flight w a s o b s e rv e d b y G e n e ra l D ire c to r o f T u rk is h A irlin es C en g iz Sakaıyalı, C h a irm a n o f th e B o a rd o f D ire c to rs o f T u rk is h A irlin es r e tir e d G e n e ra l Ali Sait Özcivril; C o m m a n d e r o f th e A ir F o rc e W ar A c a d e m y M a jo r-G e n e ra l A h m e t Ç örekçi, a n d I s ta n b u l’s A ssista n t G o v e rn o r O sm a n F azıl Ö ney. At th e c e r e m o n y h e ld o n th e o c c a s io n o f th e te s t flight, THY’s G e n e ra l D ire c to r C en g iz S ak aıy alı s a id "it is th e a m b itio n o f ali c o u n trie s , v v h e th e r th e y h a v e a d e v e lo p e d a v ia tio n in d u s t ıy o r n o t, to u n d e r ta k e th e ir o w n m a in te n a n c e a n d o v e rh a u l. T h is h a s b e e n THY’s a m b itio n ev er s in c e it w a s first e s ta b lis h e d . THY’s te c h n ic a l facilities a n d staff a re n o w a b le to m e e t th e d e m a n d s o f m o d e r n a v ia tio n te c h n o lo g y . I a m d e lig h te d th a t w e h a v e s u c c e s s fu lly c o m p le te d th e tvventy t h o u s a n d h o u r o v e rh a u l o f o n e o f o u r a irp la n e s . T h e c o s t o f s u c h a n o v e rh a u l b y a fo re ig n c o m p a n y is fo u r m illio n d o lla rs .”

AND am sun an d Trabzon airports w ere closed to air traffic some m onths ago, because the runvvays w ere too short for norm al airliners. Turkish Airlines has now p u rch ased three propeller planes capable of landing on these runvvays, an d last m onth flight s to Samsun an d Trabzon w ere resum ed. The Havilland Bash-7 planes vvere bought from Canada. The planes have four engines, seat fifty passengers, an d can fly at an at an altitude of 7600 metres. As the planes have a baggage capacity of only one th o u san d kilos, the baggage allovvance is tvventy kilos p er passenger.

S

S ak aıy alı p r e s e n te d th e te c h n ic a l sta ff in v o lv e d in th e o v e rh a u l w ith v a rio u s a w a rd s . (THA)

USAŞ Served 180 Foreign Airlines in 1982 ^

| T

ç a k Servisi A.Ş., knovvn as U saş, is a s u b s id ia ıy o f T u rk is h A irlines. U saş s e rv e d 180 fo re ig n a irlin e s in 1982.

TSffl»

U saş officials to ld a T u rk is h N ew s A g en cy c o r r e s p o n d e n t th a t th e c o m p a n y p ro v id e s h a n d lin g a n d c h a rte rin g se rv ic e s a t Y eşil­ k öy A irp o rt, a n d h a n d lin g se rv ic e s at E sen b o ğ a, Çiğli a n d D a la m a n a irp o rts . U saş h a s c o n tr a c ts w ith fifty-tw o fo re ig n a irlin es. L ast y e a r U saş h a n d le d a to ta l o f 9031 a irp la n e s o f o n e h u n d r e d a n d sev en d iffe re n t ty p e s. A m o n g th e fo re ig n a irlin e s se rv e d b y U saş a re A ir F ra n c e , A ir In d ia, B ritish Airvvays, P a n A m e ric a n , L u fth a n sa , KLM a n d S au d ia. (THA)

O


İn Japan=ASHAISHINBUN (The Sun) İn Great BritainJHE SUN (The Sun) İnTurkey: GÜNEŞ (The Sun)


röportaj —B

■* *

:vl"‘';f$ S İÖ S ' - - ^ { ı S î g ■ ö lll

İ8I

lil^ fflB M i

%**

Sr« ia& '"T»«te —

S t^ l i f S l f P i a

- -î^-rs!.

I

s: ,w-A:r^r: < A - ‘İ

H ö r g ü ç le r i, y ö r e k a d ı n la r ı n ı n d o k u d u ğ u r e n g â r e n k ç u l la r ve k a lın k ilim d e n h e y b e le r le s a r ıla n d e v e le r g ü r e ş in e n k ız g ın a n ın d a ... B ir a z d a n ik is in d e n b i r i p e s e d e r e k g ü r e ş i b ıra k a c a k .

B ir k a ç d a k ik a ö n c e s a k in s a k in d o la ş a n d e v e le r, s a h ip le r in in g ü r e ş i b a ş la tm a k iç in a r a la r ı n d a n g e ç ir d iğ i d iş i d e ve ye h ı r s la n ıp b i r b i r l e r i n i v e re y ık m a y a ç a lış ırla r .

Bir heyecan kaynağı

HOROZ VE DEVE GÜREŞLERİ A

n a d o lu n u n birçok y ö resin d e özellikle Ege'de yaygın olan horoz ve deve güreşleri, o rada yaşayan halkın geleneksel eğlencelerindendir.

B ahar ve yaz aylarında yöre halkının deve ve horozla­ rını karşı karşıya getirerek düzenledikleri güreşler, kıran kırana geçtiği gibi, m ü şterek bah se girenler için de bir heyecan kaynağı olur. İlkçağdan bu y a n a Yunan, Rom a ve Ç in'de bir çeşit kâhin bildirisi yerine geçen horoz dövüşü, eskiden özellikle R am azan aylarında yapılırdı. Şimdi ise, sık sık d ü zen len en horoz dövüşlerinde seyirciler genişçe bir halkanın çevresinde toplanır, bir veya birkaç kişi hakem lik yapar. Horoz sahipleri karşılıklı geçerek aynı a n d a horozlarını yere bırakırlar ve dövüş başlar. A n adolu 'nun bazı yörelerin d e dövüşçü horozların m ah m u zları ince eğe ile sivriltilir. Yine, horozların bacağına renkli kurdelalarla çakı bağlandığı da görülür. Dövüş sırasında kavgayı kendiliğinden bırakıp kaçan veya sahibi tarafından m ey d an d an çekilen horoz yenik sayılır.

A d ı t ü r k ü le r e g e ç e n h o r o z la r ı n ı a r a tm a z .

D e n iz li

h o r o z la r ı n ı n

dövüşü,

in a t ç ı

H in t

Deve güreşlerin d e ise, kurallar horoz dövüşlerine benzem ekle b erab er bazı farklılıklar vardır. B una göre, g ü reşen develerin sahipleri zam an zam an kavgayı ayırır, develerini y en id en kapıştırırlar. Bu arad a güreşçi devenin h ırslan ıp çevredekilere saldır­ dığı da görülür. Gerek horoz, gerekse deve güreşleri g ü n ü m ü zd e, ülkem izi ziyaret e d en yabancıların da ilgisini çekmekte, özel gösteriler de düzenlenm ektedir. Horoz ve deve güreşlerinin iyi organize edildiğinde, ülkem iz için bir tu rizm etkinliği olacağı ortadadır.


yaym

•> /.¥

y /s s & V & S -

THY’nin ilk Anka^-İ&tafıbul ^uçuşû na katılan yolcu ff uçuş ekibi ve m m dan personeli toplu naİde (^ItteK ^ (etmenin 1936’da kuİlandRgı D-Haviİ land tipi bit- uçak ^ ıııd a ) ; f •**

ss& s:

50sinci Kuruluş Yıldönümünü kutlayan T H Y bir kaynak kitap yayınladı ü rk iy e ’d e C u m h u r iy e ti n ilanını izleyen yıllar, s a v a ş t a n çıkan h e r ü lk e d e o ld u ğ u gibi, s o s y o - e k o n o m i k sıkıntılarla geçmiştir. Bu koşullar altında dahi, b ü y ü k kurtarıcı A t a t ü r k “İstikbal g ö k le rd e d ir...” d iy erek ülkemizin h a v a c ı­ lığa ö n e m v e r m e s i gereğini vurgulamıştır. N itekim , o d ö n e m d e havacılık a s k e r , sivil h e r k e s için bir a ş k haline d ö n ü ş m ü ş , çeşitli ç a b a la r sarfedilmiştir. O y s a , ülkenin içinde b u lu n d u ğ u e k o n o m i k d u r u m bu çabaları kısıtlamıştır. A n c a k C u m h u r i y e t i n 10. Y ı l d ö n ü m ü n e gelindiğinde (1933), A v r u p a ’d a d a ask e ri havacılığa paralel o la ra k ticari h av a taşımacılığında d a gelişmeler o lm u ş tu r. Ki; Luft­ h a n s a , KLM, Air F r a n c e gibi h a v a yolu şirketleri o s ı r a d a k u r u l m u ş ve faaliyete geçmiştir.

T

u ç u ş t a n s o n r a E s k iş e h ir ’d e m o la verilmiştir. A r d ı n d a n A n k a r a ’ya inilmiştir. Bu a r a d a d a h a ö n c e A l m a n y a ’d a n satın alm an iki a d e t J u n k e r s tipi yolcu u çak ları d a elde hazır o l d u ğ u n d a n , böylece d ö r t uçaklı bir filo o lu ş m u ş tu r . 20 Mayıs 1933 ta rih in d e 2186 sayılı k a n u n l a Milli S a v u n m a Bakanlığına bağlı o la ra k “H a v a Yolları D evlet işle tm e id a r e s i” adıyla bir teşkilatın h iz m e te girmesi kabul edilmiştir. Bu g ü n ü m ü z d e k i T ü r k H a v a Yolları’nın d a k u r u l u s u o lm u ş tu r. Eldeki d ö rt u ç a k la “T ü r k H a v a P o s t a l a n ” adı altında faaliyete g e ç e n k u r u l u ş s o n r a d a n bir a d e t A TH -9 tipi yolcu uçağının d a katılmasıyla filodaki u ç a k sayısını b e ş e çıkarmıştır. •

y

y

9

9

İşte bu d ö n e m d e T ü rk iy e, A m e r i k a ’d a n KingBird tipi iki yolcu uçağı satın almıştır. 3 Ş u b a t 1933’d e İ s ta n b u l’d a n A n k a r a ’y a g ö t ü r ü l m e k ü z e r e iki u ç a k yola çıkmış, bir s a â t o n dakikalık bir

O

ilk ticari h a v a limanı A n k a r a ’da, b u g ü n k ü Ç i m e n t o fabrikasının k a rş ıs ın d a b u lu n a n ve “G ü v e r c in lik ” adıyla anılan a la n d a açılmıştır. T erm in a l o la ra k d a çadırlar kullanılmıştır. B ö ylece

A n k a ra -E s k işe h ir-îsta n b u l h a t t ın d a t o p la m ko ltu k sayısı 28 olan filonun tarifeli seferleri başlamıştır. 1936 yılında işletm e D-Havilland ve D r a g o n R apid tipinde d a h a fazla k o ltu k kapasiteli u ç a k la rla yenilenm iş ve u ç a k adedi s e k iz e yükselm iştir. Bu a r a d a E skisehir hattı isle tm e d e n çıkarılarak, İzmir açılmıştır. V e A n k a ra-Istan b u l-Izm ir a r a s ı n d a tarifeli se fe rle re geçilmiştir. *

*

*

*

1938 yılında H a v a Yolları D ev let işle tm e idaresi 3424 sayılı k a n u n l a “D e v le t H a v a Yolları U m u m 3613 sayılı k a n u n l a G e n e l M ü d ü r l ü k Bayındırlık B a k an lığ ın d an alınarak, U la ş tır m a Bakanlığına bağlanmıştır. 1941 yılında A d a n a , 1942’d e Elazığ ve E r z u r u m hatları d a işletm eye açılmıştır. 1943’d e filodaki u ç a k sayısı 14’e, 1944’d e d e 19’a ulaşmıştır. Yine aynı yıl Sivas, Afyon ve D iy a rb a k ır hatları işletm ey e açılmıştır. A n k a ra -K o n y a -A n ta ly a -A d a -


n a - G a z ia n te p -U r f a - D iy a r b a k ır - V a n - E r z u r u m a r a ­ s ın d a d a ring seferlerine başlanmıştır.

B ÎR B U Ç U K YIL A R A L IK S IZ ÇALIŞMA YLA ORTAYA Ç IK A N E SE R

1945 yılında D evlet H a v a Yolları İşletmesi G e n e l M ü d ü r l ü ğ ü b ü y ü k bir a ş a m a y a girerek 30 a d e t D C -3 ve 3 a d e t C-47 uçağı satın almış ta ş ım a k apasitesin i artırmıştır. Aynı yıl ü lk e m iz d e ilk hosteslik kursları açılmış ve 22 kişilik D C -3 u ç a k l a r ın d a “H a v a c ı Kadın K a m a r o t ” adıyla üç h o s t e s g ö r e v e başlamıştır. 1947 yılında A tina hattı s e fe re açılarak ilk y a b a n c ı u ç u ş d a gerçekleştirilmiştir. A t i n a ’yı 1951’d e açılan yeni dış hatlar (L efko şe-B eyrut-K ah ire) takip etmiştir.

T ü rk H a v a Y olla n 50’nci K u ru lu ş Yıldönüm ü nedeniyle “ D ünden B ugüne” adıyla, T ü r k iy e ’deki sivil havacılığın gelişimini ve dolayısıyla T H Y ’nin elli yılını içeren bir k ita p yayınladı. G ü n ü m ü z e k a d a r T ü rk iy e ’de böyle bir k a y n a k kitabın yayınlanması türlü nedenlerle gerçekleşememiş, daha doğrusu geniş kapsamlı bir araştırm a gerektiren bu çalışmaya girm ek cesaretini gösteren pek olmamıştı.

7

B u n d a n bir buçuk yıl önce böyle bir eserin hazırlanması düşünüldüğünde, konu T H Y bünyesinde görüşüldü ve işin güçlüğü o rta y a çıktı. Ç ünkü, 1933 yılında başlayan T ü r k iy e ’deki sivil hava taşımacılığıyla ilgili yeterince k a yn a k ve d o k ü m a n a a nca k 1956 yılından sonra rastlanıyordu. Bu tarihten önceki döneme ait olay ve gelişmeler son derece silikti.

1955 yılında h ü k ü m e t ta ra fın d a n önem li bir girişimde b u lu n u lm u ş , ü lkem izd eki h a v a ta ş ım a c ı­ lığının “A n o n im O r t a k l ı k ” adı altında k u ru lm a s ı için yetki istenmiştir. V e h a z ırla n a n “T ü r k H a v a Yolları A n o n i m O rtaklığı” a n a s ö z le ş m e s i 20 Ş u b a t 1956 tarih in d e B a k a n l a r K u r u l u n c a onaylanm ıştır. 1 M a r t 1956’d a ise, k u r u lu ş y ep y e n i bir anlayışla faaliyete g eç m iş ve Ulvi Yenal ortaklık d ö n e m in in ilk G e n e l M ü d ü r ü o lm u ş tu r.

B ü tü n bu olum suz koşullara rağmen T ü rk H a v a Yollan Genel M ü d ü r id a ri Yardımcısı Ily a s A lb a y ra k , bu eserin o rta y a çıkarılması görevini üstlendi. A lb a y ra k , şimdiye dek çeşitli z a m a n la rd a T ü rk iy e ’deki havacılık gelişimini incelemiş, köşe yazıları, m akale ve çeşitli k ita p la r yazmıştı. Dolayısıyla konu ya yabancı değildi. A m a söz konusu çalışma bunların hiçbirine benzemiyordu. Yapılacak en k ü ç ü k bir yanlış dahi gelecek kuşakların yanıltıcı bilgi edinmesine neden olabilirdi. İlyas A lb a y ra k bu gerçekleri gözönünde tu ta ra k tam b irbu çuk yıl, geceli gündüzlü yoğun bir çalışmaya girdi. Gereğinde bir ded ektif gibi hareket etti, gereğinde k a ra n lık ta kalmış k ü ç ü k bir olayı h a fta la rc a araştırdı. A lb a y ra k bu y o ru c u çalışmasında karşılaştığı ilginç bir d u ru m u şöyle a n la tıyor:

T ü r k H a v a Yolları bu yeni anlayış içinde işletm eye d a h a ç o k sa y ıd a h a t açmıştır. 1958’d e 5 a d e t V iscou nt-7 94 tipi u ç a k alınarak k oltuk sayısı artırılmış, filodaki u ç a k toplam ı ise 35’i b u lm u ş tu r. 1960’d a T ü r k H a v a Yolları filosuna 6 a d e t 27 (F o k k e r) tipi u ç a k d a ilave edilerek k o ltu k adedi 1000’e çıkarılmıştır. Yine aynı yıl F r a n k f u r t hattı d a işletm eye açılmıştır. 1964’de ise, Brüksel-M ünihTel-Aviv dıs h a tla r a dahil edilmiştir. A m s t e r d a m B elgrad-T ebriz hatları d a 1965’d e d e v r e y e girmiş­ tir. y

- T ü rk H a v a Y olla rı’nın ilk Genel M ü d ü rü Fesa Evrensev ile ilgili bilgi ve d okü m anları değişik k a y n a k la rd a n sağlam aya çaba sarfederken, elde ettiklerim arasında bir k o p u k lu k gördüm . T ü r k Silahlı Kuvvetlerinin bir num aralı uçuş brövesine sahip olan, ya n i T ü r k iy e ’nin ilk pilotu Fesa Bey B alka n Savaşı sırasında çeşitli görevlerde bulunmuş, bu arad a filo komutanlığı da yapmıştı. D a h a sonra ise, Fesa Bey kayıtlara göre, D o ğ u cephesinde, B ü y ü k T a a r r u z ’dan önce de Batı cephesinde görülüyordu. B a lk a n savaşından (1912-1913) 1920’ye k a d a r geçen sürede ilk pilo tu m u zu n nerede görev yaptığı bilinmiyordu. F e s a B e y ’e ne olm uştu? Bunu a ra ştırm a k ve bulm ak bir ka ç ayımı aldı. S onunda öğrendim ki B irin ci D ü n y a Savaşı başlayınca K a fk a s Cephesine ata n a n Fesa Beyin bindiği gemi A m a s r a açıklarında Ruslar tarafından batırılmış ve gemide bulunanlar esir alınmıştı. Bu arad a Fesa Bey de S ib iry a ’da beş yıl sekiz ay esaret hayatı yaşamıştı.

>

işte, bu anıdan da görüleceği gibi T ü rk H a v a Y o lla rı’nın yayınladığı “ D ünd en B u g ü n e ” adlı k a y n a k kitap böylesine y o ru c u ve titiz bir çalışma sonunda o rta y a çıktı.

1967 yılında s e r m a y e s i 90 milyon olan T ü r k H a v a Yolları A n o n i m Ortaklığı, işle tm e d e jetleşm e y e g e ç m iş ve D C -7B , DC-9-10, DC-9-30 tipi jet uçakları s e f e r e k o n u l m u ş t u r . Aynı yıl ZürihB u d a p e ş t e - C e n o v a , bir yıl s o n r a ise Paris dış hatları işletm eye açılmıştır. 1971 yılında işletm e 3 a d e t Boing 707 tipi u ç a k k iralay ara k to p la m ko ltu k sayısını 2098’e çıkarmıştır. Bu d ö n e m d e T H Y yolcu artışı b a k ım ın d a n d ü n y a d a d ö r d ü n c ü , A v r u p a ’d a ise birinci sırayı almıştır. 1972 yılında T H Y 2 a d e t D C -1 0 uçağını filosuna dahil etmiş, herbiri 345 kişilik olan bu u ça k la rla k o ltu k sayısı 2749’u b u lm u ş tu r. Yine aynı yıl H a n n o v e r -

H a m b u r g -Milano dıs h a tla r a dahil edilmiştir. 1974 yılında Boing 727 tipi u ç a k ların katılmasıyla ko ltu k toplamını 4268’e ç ık a ra n T H Y ortaklığı, 1957 yılında ortaklığa dahil edilen y a b a n c ı se rm a y e y i ( B O A C ’ın hissesi), 1977’d e k a ld ıra ra k kendi benliğine k a v u ş m u ş t u r . 1978’d e T H Y ’nin dış h atların a B a ğ d a t - T a h r a n ve Tripoli’d e katılmıştır. 1981 yılında filoya dahil edilen B-707 K a rg o uçağı ile Istanbul-Tripoli a r a s ı n d a ilk k a r g o seferini b a ş la ta n T H Y , 1982’d e aynı tip bir u ç a k d a h a o la ra k k a rg o *

/

m

........

y

k apasitesini artırmıştır. 1983’d e filosunu D ash-7 tipi pervaneli u ç a k la rla takviye e d e n T H Y , pist kısalığından kapattığı S a m s u n ve T r a b z o n hatlarını d a se fe re açmıştır. B u g ü n 30 u ç a k t a n o lu şa n filosu ve to p la m 4081 k o ltu k k a p a sitesi ile yurtiçi ve yurtdışı ulaşım ında halkımıza h iz m e t v e r e n T H Y , m o d e r n işletme anlayışı, tek n ik gücüyle milli h a v a y o lu m u z o larak sürekli bir a ş a m a içindedir.

1967 yılında tamamen jetleşen THY, filosuna DC-9-10, DC-9-30, daha sonra ise Boing 707, DC-10 ve Boing 727 tipi uçaklar aldı. Bu arada uçakların teknik bakımlarını kendi yapmaya başladı.

------------------ - T " — ----—T7TT-


0 9 0 £ £ 2 : l9 l | n q u B j s | / l u e d e v f u p

nomynaniAi 13N39 i ı i M i Z \ n :.T r ; I5„ o ? K « R » - a Ç 7 v \ M \ - , ^

• -rt! ' - r ’ ü .ia u - '

*

\V‘C ilu % -

!sW*nİlV&-

•lig v y i

'IHI iiffi® lş v *3rssM V 4i

İMİ

.


sanat

TÜRK EL İŞLEMELERİND ANADOLU KADINININ İÇ DÜNYASI YAŞIYOR... akın zamanlara dek tutucu ve oldukça sade bir yaşam süren Türk kadını saraydan köy evine değin her yerde, duygusunu, coşkusunu, iç dünyasını, yüreğini nakışlara dökmüş, binbir renk ve desenle kendi dokudu­ ğu kumaşlar üzerinde âdeta gülistan yarat­ mıştır. Toplulumumuzun “kız beşikte, çeyiz eşikte” geleneği, asırlardır elden ele, günden güne gelişen tekniklerle, renklerle, altın sim ve

Y

sırmalarla, günümüzde hepsi birer antika olan değişik motiflerle süslü eserler yaratılmasına yardımcı olmuştur. Nakış tekniğinde, kumaşın dokuma ipliği­ nin sayılarak işlenmesi esas alınmıştır. 16. yüzyılda atkılı, sarma, verev sarmalı, balık sırtı tekniğiyle geometrik biçimlerde stilize bitki ve hayvan motifleri, ya da Uzakdoğu’da kutsal inci olarak bilinen “Tama İncisi” şekilleri çokça

kullanılmıştır. Bitkisel maddelerle boyanan nakış iplikleri bugün bile doğal renklerini korumaktadır. Boyasındaki madde nedeniyle daha az dayanıklı olan siyah iplikler özellikle, motif çevresinde kontur olarak kullanılmış, bu da deseni kuvvetlendirmiştir. Kırmızı, mavi, yeşil, beyaz ve sarı renk ipliklerle başlayan nakış, sanatı, zamanla turuncu, tütün rengi, turkuaz, hardal, kremit rengi, kahverengi ve eflatun renklerle zenginleşmiştir.


17. yüzyılda çağın zenginliğini, görkemini yansıtan altın sim ve sırma işlemelerine rastlanıyor. 18. yüzyılda batı tekniklerinin yardımıyla, kimyasal boyalardan yararlanılmış ve bir motif, aynı rengin açıklı koyulu tonlarıyla işlenmiştir. Kavuk örtüsü, bohça, çevre, uçkur, peşkir, yağlık, havlu gibi örtülerde stilizasyondan realizme doğru biryaklaşım sergileyen kompo­ zisyonlar yer almıştır. Kumaş tümüyle değil, yer yer tezyin edilerek, dikkat nakışlara çekilmiştir. Tek tek ve yan yana sıralanan motifler bir su meydana getirerek muhafazakâr Anadolu kadınının yaşamını gözlerde canlandırır. Diğer Türk işi iğnelerin yanısıra, kesme ve çekme ajur tekniğini de görmek mümkündür. Asırlardır mezarlıktan yeşillendiren servi ağaçlan da Türk nakışlannda işlenmiş, sanki ruhun Allah’a yükselişini simgelemiştir. Özellikle 19. yüzyıl el işlerinde sıkça görülen sal kim söğüt motiflerinin toprağa eğilen dallan melankolik bir duygu uyandırmaktadır. Neşeyi, canlılığı ifade eden cıvıl cıvıl renklerle, belirgin hatlarla, duygusal; bazen melankolik bazen durgun bir su gibi tekdüze çizgilerle kısaca binbir motifle, binbir Türk kadınının elemeği, göznuru sinmiştir, nakışlanmıza. Yüzyıllar ötesinden bugüne erişmiş pek çok örneği, günümüz el işlemeleriyle birlikte korumak ve bizden sonraki kuşaklara kalması­ nı sağlamak toplumsal görevlerden biri olmalıdır.

m

»

UVESOF A N A îO ü A N m o m m I

Ton o o » ıs Up until the tvventieth centııry Turkish vvomen, vvhether they dwelt in cottage or palace, lived sheltered, conservative lives. They poured their emotions, exuberanc@, heart and soul into their embroideries, creating an imaginary wortd of captivating beauty in a thousand and one colours on cioth they wove themselves. Tradition has it that “the girl is in the cradle and her trousseau on the threshold” . For centuries embroidery techniques flourished as they passed from hand to hand, creating a treasure trove of antique works of embroidery, employing a multitude of motifs, in gold, silver and rainbovv coloured threads. Turkish embroidery is usually worked by counting the threads of the cloth. İn the sixteenth century stylised, geometrical plant and animal motifs were common. They were worked in such stitches as the raised satin stitch, oblique satin stitch, and herringbone. Another frequent1y employed motif is the tama peari, a motif originating in the Far East and also knovvn as the sacred peari. The warm natural colours of the vegetable dyed threads have retained their brightness to the present day. The black dye used before the introduction of modern chemica! dyes, used to weaken the thread and so it was employed chieflytooutline the motifs of the design. The colours used in the oldest of the embroideries stili extant, are red, blue, green, white and yellow. Subsequentlyorange,tobacco,turquoise mustard, brick-red, and mauve, were introduced. İn the seventeenth century the prosperity and splendour of the age were refiected in the gold and silver thread vvhich embellished theembroidery ofthat period. İn the eighteenth century the technique of chemical dyeing was introduced from vvestern Europe.Thisgave rise to motifs vvorked in light and dark tones of the same colour. On embroidered turbans, cloths, waistbands, napkins, aprons, tovvels and handkerchiefs, stylised motifs were gradually replaced by more realistic compositions. Instead of embroidering the entire surface of the article, it vvas adorned with individual areas of embroidery, thusdravvingattention to the embroidery rather than the article as a whole. Single motifs were arranged side by side to form borders, illustrating the life of the conservative Anatolian women. Broderieanglaisand drawn thread openwork was common, as well as needlework. The cypress trees vvhich for centuries have been cultivated in Turkish cemeteries, are also a common motif in embroidery .The cypress tree motif symbolises the ascension of the soul to God. Frequent1y to be seen in nineteenth century embroidery is the vvillovv tree motif. The branches bending tovvards the earth avvaken a mood of melancholy. Emotional pattems in bright colours and firm lines, expressing joy and liveliness, and simple lines resembling those of stili vvater. There is a vvealth of innumerablemotifsinTurkishembroidery.eacharticle an heirloom vvorked with love and painstaking care. Each one of us should take it upon ourselves to presen/e the examples of antique embroidery vvhich have survived to the present day.


söyleşi İLK KADIN PİLOTUMUZ SABİHA GÖKÇEN:

SİVİL HAVACILIĞIN

GELişiMi iu tü rk hava YOLLARINI BİRBİRİNDEN AYI RMÂIVİ

Diğer uçucular gibi, Sabiha Gökçen de uçmayı pek çok seviyor. Gökçen, havada uçarken neler hissettiğini şöyle anlatıyor:

U

lu önder Atatürk’ün üç manevi kızın­ dan biri olan, ilk kadın havacımız Sabiha Gökçen ile Türk Hava Yollarının 50’nci kuruluş yıldönümü dolayısıyla bir söyleşi yaptık. Türk Hava Yollarının gösterdiği gelişmeden sön derece memnun olduğunu söyleyen Gökçen:

-İnsan, havadayken herşeyden arınıyor. Adeta doğayla, gökyüzüyle kaynaşıyor. Bu zevki ve heyecanı hiçbiryerde bulmaya imkân yok. Kendini özgür ve rahat hissediyor. Biz, genellikle açık uçaklarla uçtuk. Temiz hava insanı zindeleştiriyor. İnanın, uçmadan bu duyguları ifade edebilmek son derece zor...

- Milli hava yolumuz günden güne geliştik­ çe, modern uçaklarla büyüdükçe sonsuz mutluIukduyuyorum. Bundan sonra da, Milli hava yolumuzun daha iyiye, daha güzele gitmesini diliyorum. Zaten, sivil havacılığın gelişimi ile Türk Hava Yollarını birbirinden ayırmam dedi. Yalnız, Kurtuluş Savaşının yaralarını yeni sarmış, Cumhuriyet dönemine yeni geçmiş bir ulusun cesur bir bireyi değil, uygar ve çağdaş Türk kadınının da temsilcisi olan Gökçen, gençlere seslenerek şöyle diyor: - İsteğim, gençlerimizin kendilerini bu yöne vermeleri. Başka bir meslek seçseler bile, spor olarak havacılıkla uğraşmalarıdır. Aslında, Türk Gençleri bu konuda, diğer Avrupa ülkeleri ve Amerika’dan daha şanslıdır. Çünkü diğer ülkelerde parayla yapılabilen bu uğraştan, Türk Hava Kurumu sayesinde istekliler ücretsiz olarak yararlanabilirler. Planör kullanıp, para­ şütle atlayabilirler. Memleketimizin daima sulh ve mutluluk içinde yaşamasını can-ı gönülden diliyorum ama -inşallah olmaz- gelecekte herhangi bir yurt savunmasında, bu sporla uğraşan gençlerimiz birer yedek havacı olacaktır. Planörle ilk kez 1935’de uçan Sabiha Gökçen’in unutamadığı bir anısı var: Motorlu uçakla Yeşilköy Hava Meydanında yalnız olarak yaptığı ilk uçuş... Bu unutulmaz anıyı Gökçen şöyle dile getiriyor: - Daha önceleri, Eskişehir’de bir öğretmenle beraber hergün hava meydanına gidip çalışıyor, uçuşlarımı yapıyordum. Öğretmenim ile birlikte Dolmabahçe Sarayında bir akşam sofrada otururken, Atatürk; “Çocuğum, sen git yat” dedi. Uykum gelince kendim müsaade isteyip, masadan kalkardım. İlk kez böyle bir teklifle karşılaşınca, şaşırmakla beraber, yukarı çıkıp yattım. Sabah çok erken kalktım, giyindim. Salon­ da Atatürk giyinik bir vaziyette duruyordu. O saatte uyuyor olması gerektiği için, hayret ettim. Elini öptüm. Bana; “Çocuğum, bugün ben de seninle beraber geleceğim” dedi. Meydana gittik. Atatürk “Şimdi, Gökçen sen uçağa gireceksin ve yalnız uçacaksın” talima­ tını verdi. Uçtum... Yere indim. Gökyüzünde çok büyük, fevkalade bir sevinç duymuştum, ama Atatürk’ün yüzündeki mutluluk, benim sevin­ cimin kat kat üstündeydi. O anda, Atatürk’ün benim şahsımda, Türk kadınını gördüğünü anladım. Bu da, beni, havada duyduğumdan çok daha fazla mutlu etti.

SABİHA GÖKÇEN abiha G ö kçe n 1930 senesinde diğer kardeşi Zehra A y lin ile b irlikte A m e r i ­ kan Kız Kole jinden mezun oldu. İki kardeşin ö ğ re n im le rin e çok ön e m veren Atatürk, 3 Mayıs 1935 g ü n ü Sabi ha Gökçen'i, Zehra A y lin ile birlikte A n k a r a 'd a k i G üver­ c in lik m eydanına getirdi. A t a t ü r k ’ün istikbali g ö kle rd e gö re re k sivil havacılık çalışmaları y a p tırm ak için k u r d u ğ u (1925) Türk Hava K u r u m u geçen on sene içerisinde m a d d i bakım dan kalkınıp o ku l açabilecek d u ru m a gelmişti. A t a t ü r k o gün “ Türk K u ş u "n u n açılışını yaptı. Sabiha G ökçen ve Zehra hanım, Türk K u ş u ’n u n ilk ö ğ re n c ile r i olarak yazıldılar. Sabiha G ökçen bu arada A n k a ­ ra'da Ergazi M eydanında p la n ö r çalışm ala­ rına devam edip A B bröve sini aldı. Eskişehir hava m e yd a n ın d a n y e d i erkek arkadaşıyla beraber, p la n ö r e ğ itim i y a p m a k üzere, bu kon u d a ç o k ileri olan R u s y a ’da Koktebel'e, Yüksek P lan örcü O kuluna gitti. Altı ay sonra yurda dönüşte p la n ö r ö ğ re tm e n liğ in e başla­ yan Gökçen, mareşal Fevzi Ç a k m a k ’ın kadınların askerlik yapm am ası gere ktiğin e inanan d ü şü n c e le rin e karşın, A ta tü rk 'ü n özel b ir emriyle Eskişehir Hava O kuluna g id ip askeri p ilo t olarak mezun oldu. Sabiha Gökçen, Eskişehir 1. Tayyare Alayında staj g ö r ü r k e n Dersim b ö lge sin de b ir azınlık isyanı çıkmıştı. İsyanı bastırm ak için D iy a rb a k ır Tayyare A layında n b ir b ö lü k idaresinde ‘D e r s i m H a re k a tı” başladı. Eskişehir'den 1. Tayyare Alayı da, bölüğe yardım cı oldu. Sabiha G ökçen de bu harekatta başarıyla gö re v aldı. Ege ve Trakya manevralarına da katılan G ökçen “ Türk Hava K u r u m u Türk K u ş u ”nda onsekiz yıl b a ş ö ğ re tm e n lik yaptı.

O


o -9A9p u a o q X[^u 0D0j[ s ^ q uoıSajL 0 q j J •0j[m oQ j o d o q s ı g

ÂJtn^uao q ^ b sb m oijm ‘(sısıu jsm j;^ s^ ıo tfo ıjsj

*;g

p ir e

‘s n s

-113J, UIOJJ SBM OI{M ‘{R13J ’^g 0J13 S£UOlâ0J 0l{^ q^TM p0^IOOSSB S0UI13U

-U0}fS J JO ^ jod UJ0pOUI dX{\ S13 ^S^0 IBJ SV p 0 t p ^ 0 X } S mOTJT^) 0 { I t [ M ‘0 p i g p U E Â i3 p 4 U 0 S 0 j[d u 0 0 M ^ o q d J S M

s o p u 0 d s y p u ^ 0â j 0 j

jo s a p p

- A q d u r e j ^ B 0 jS 0 q ; ^ s o m 0 q ^

um \ A i3 j

srıou ıi3j i0 q ^ o p u ıs y ı S S u ıp p o M ıg sis ^ j^ d o o ^ s 0i o q s U î? p i|i 3 ÂpAOj

B p  q S0UIIJ p o i s s ^ p UJ -S0^S^O J0p^ - s n j3 yszıB pui3 ‘s a ü p sa ı^ p im s a p ıp ^ u a p u ıs j o s u m ı A u m u q^iM ‘Aao^sıtf

0qj

pU B

0A^S

A u o ı^ u y

-u n j0 p

puoâ0{

UT

lp il

ST

JS B O O

0

•sjdjacmjj §unıuaosıp Suoum ııoıpnıpsdp (Cnpıioy a^ıunoanj n £pndup) sı pim Xuo^sıy Jo u3(ioj 3ifl pim U32{33s aunsnajd difi yjoq o? jvdddn ııosvds ıpo ım smj nudiai}j yspıun^ ayı ‘sd^ıs moıuo^sıy pim &p)dq pjunpyu ıjıodsun s}} yjJAİ

^

’S^JOdS J 0 ^ M JJ13 pU13 ‘SUTJI13S ‘âUTUI -UITMS JOJ p 0 p T 0.113 S0q3130q A p u ^ s Aq p 0£ u u j s ^ q p i3 0 jq pui3 sp u i3 f p ^ 0q A>po.ı £S0a o o p 0p n p 0 S ‘s j 0^ m 8 0 q â ^ d o j ‘ S0AO3 p 0 p n y o 0 S ‘ s j 0 ; ü m x

0S io n b m j jre0p 0 q^ p u B JB 0Â b sA ısp

00C I0J 0 u ı q s u n s u ı p a q ^ q s ı UOL80.1 jnjjtrıojoo A psua^uT 0q j , - s u o ı ^ -U13[d BUBUBq pU13 0 ^ p pUB £S^S0JOJ 0 U ld ‘S0AOJtS UOUT0J p u 13 OâUÜJO ‘SJ[0pU^0{O p|IM UT P0J0AOD ^[0q p ^ s ^ o o ^ u ç ı j n x n [ ‘m o x i# u e K q p0Sp0 u ^ 0 u ^ j j o ^ p 0 j \ [ 0 q ^ o^ U M o p o S u n j d

sure^ urıop\[

sn jn B j^

oı^ş 0 f e u ı

0 LtJJ^

^î£-

® » |

ı;>rî«U«aliîU

s'$ •y . ,'._ı

ı - - • • y ’- v :

f/ıp»Vjlu]nti"

ınsıjno^


f

and plants, is the Hıdırlık Kulesi, which used to be an old lighthouse. Along the road from the park to the town centre s ta n d s the K a ra ta y Medrese (theological school), vvith its typically Seljuk style portal. At a short distance from the town square is the identifying lan d m ark of A ntalya, the curious fluted m inaret of the Yivli M inare Cami, vvhich was converted from a church into a mosque in the I3th century by the Seljuk Sultan Alaeddin Keykubat, and today houses a small ethnographic museum. On the K onyaaltı road, at the vvestern edge of the town, is a

K ız Kalesi (Maiden Castle) ıvhich stands on an islet 200m off-shore .

!i

U)

A.-Ur

Turkish A ir lines operate daily flights from İstanbul to A ntalya „ loped for the holiday-m aker and in ali m ain resorts modern am enities for seaside holidays and accomm odation facilities rangin g from luxurious to inexpensive are to be found. The principal resorts are A ntalya, m agnificently situated on the shores of a broad bay; Side, located between two wide stretches of ,sandy beach next to the ruins of the ancient city; A lanya, vvith its splendid Seljuk fortress set a top a craggy promontory, and the modern ports of M ersin and İskenderun. A good asp h alt road from A ntalya to A ntakya links the resorts of this 500

kilometer long coastline, and the region is well connected by road to the rest of the country. In sum m er the Turkish M aritim e Lines operate a regular service from İstanbul to İskenderun and back, the liners calling in at ali m ain resorts, whil*e T urkish Airlines operate daily flight from İstanbul to A ntalya.

ANTALYA The principal resort of the M editerranean is the lovely port of A ntalya, m agnificently situated atop the cliffs of a vvide crescent-shaped bay surrounded by the tovvering peaks of the T aurus m ountains. It is an attractive town vvith shady palm-lined boulevards, picturesque old quarters and harbour, a n d a lovely city park. There are several modern hotels in the tovvn a n d it is an ideal base from vvhich to visit the ancient sites of Lycia an d P a m p h y lia and the shady pine vvoods, vvaterfalls, and spacious beaches in the im m ediate vicinity. In sum m er A n ta ly a hosts an a n n u a l festival featurlhg artistic and d ram atic groups, folk dances an d music.

I."

PLA CES OF IN T E R E ST A ntalya, the ancient Attaleia, was founded in the 2nd century B.C. by A ttalu s II of Pergam on and was conquered successively by the Rom ans a n d Seljuks. It is possible to visit ali of the principal m onum ents either on foot or by horsedravvn carriage. There are well preserved city ra m p a rts and the m onum ental H a d r ia n ’s Gate, in beautifully decorated marble, vvhich vvas built in 130 A.D. to commemorate the E m peror’s visit to the city. N earby is the Kesik M inare (truncated minaret), vvhich vvas transform ed from a B yzantine church into a mosque. At the edge of the city park, vvhich boasts an am a z in g variety of exotic flovvers

A lanya is a d e lig h tfu l holiday to w n vvith long beaches on T u r k e y ’s M editerranean coast.


new archaeological museum housing a rich collection of ceramics, mosaics, figurines and sarcophagi discovered in the surrounding areas. Excursions a n d Cruises The environs of A n ta ly a offer m an y possibilities for short excursions and one can join a mini-cruise a n d visit the ancient Lycian sites by boat. On the vvestern edge of the town is the huge crescent of the Kony aaltı Beach an d a shor distance to the east is the lovely L a ra Beach n e a r to vvhich the spectacular Düden W aterfalls plunge 150 feet över the cliff edge to the sea, vvhile further up the sam e river are the equally spectacular Upper Düden Weterfaals. The old city fortress of Termessos lies high in the hills to the north vvest of A ntalya. The rem ain s inelude city walls, an agora a necropolis and a th e a tre perched on a sheer precipice. Along the road to Finike is the pretty m ountain town of Elmalı, on the outskirts of vvhich is Karagöl (Black Lake), vvhose waters rush out into a huge chasm.

T H E LYCİAN P E N IN S U L A To the vvest of the Gulf of A n ta ly a th e T a u ru s M ountains of the Lycian P en in su la svveep sheer down to the sea and this region abounds in deserted sandy beaches and fasc in a n tin g historical remains. Due to the precipitous natu re of the m o u n ta in s the road is poor, but the scenic beauty more th a n com pensates for this. If preferred, ali of the sites can be visited in comfort by joining one of the mini-cruises th a t depart regularly from the harb o u r öf A ntalya. The a s p h a lt road h a s recently been extended linking A n ta ly a vvith the pretty resort of Kemer to the west, vvhere a nevv luxurious holiday village is set in the m idst of pinevvoods stretching right down to the sea-shore. On a narrovv creek opening on to the Gulf of A n ta ly a a fevv kilometers south of kemer, nearT ekirova, lie th e r u in s of the ancien t port of Phaselis. The city is believed to h ave been founded in the 7th century B.C. by settlers from Rhodes. It vvas a majör port vvhich h a d three harbours. Most of the rem ain s are R om an a n d a theatre (stili to be uncovered), an agora, a fine aqueduct, a necropolis vvith vvell preserved sarcophagi and a Hellenistic fortress can be seen. F u rth e r south is Finike, the ancient Phoeniscus, a lovely little resort. E a s t of the tovvn, off the coastal road in the Bey Dağı m ountain range, is the Chim era, the fire-breathing m onster t h a t vvas slain by the hero Belerophon mounted upon Pegasos. It is in fact burning n a tu ra l gas escaping from a hole in the rock. To the south of Chimeral, lie the ruins of ancient port of Olympos. To th e vvest of Finike is Demre, th e ancient Myra, m otherlan d of St. Nicholas, “ F a th e r C h ris tm a s ”, vvho vvas bishop of this M editerranean city during the 4th century. His tomb lies in a recently restored baslica a n d there are impressive Lycian rock tombs and a R om an theatre in the hills behind the tovvn. J u s t a sh o rt boat ride avvay from Demre Horbour (Andriake) is the Islan d of Kekova, vvhere there are the ruins of B yzantine churches and the rem ains of a Lycian necropolis vvith partially submerged sarcophagi. The friendly village of Kaş, formerly Antiphellus, is situated at the foot of the m ountain along the shores of a vvide bay. In the tovvn the rem ain s of a small Hellenistic th e a tre a n d some Lycian rock tombs now s ta n d in g in the sea, can be seen. F u rth er vvest, the pretty fishing village of K alkan, the ancient h arbour of P a ta r a , the Lycian capital of X hantos an d the Lycien Holly çenter of Letoon ruins can be visited.

SİDE The resort a n d historical site of Side is in a fine location betvveen tvvo v a st sandy beaches backing immediately on to s a n d dunes a n d classical ruins, vvith the T a u ru s M ountains in the distance. The exact date of the city’s foundation is not clear, but m ajör development took place in the 7th century B.C. vvhen it vvas colonized by the Greeks. It vvas a m ajör P a m p h y lia n port and m ost of the rem ain in g m onum ents are Roman. In the 9th an d lOth centuries A.D., Side vvas notorious for piracy and its th riv in g slave trade. Ruins m ark the approach to the site a t quite a distance from the tovvn. Before continuing on th e road to A lan y a it is vvorth m aking a detour to then M a n a v g a t Waterfalls. T h e falls are not high, but the current is very povverful a n d the river rushes milky vvhite över the rocks a n d the stream s are full of trout. There is a lovely terrace mid-stream vvith a cafe, so it is a cool place to relax a n d is especially vvelcome after a day of sightseeing.

PER G E The coast betvveen A n ta ly a a n d A la n y a is intensively cultivated an d indented by several stream s and rivers; here vvas the ancient P a m p h y lia and the land bears the im print of various civilizations. A tu rn in g from the m ain road a t the village of Aksu leads to the ruins of Perge. U ntil the time of A lexander the Great, Perge vvas an independent cityrepublic, then became a principal city of P a m p h y lia in Hellenistic times; the city prospered under Rome, its im portance not declining until the B yzantine period. J u s t outside the city vvalls is a Greco-roman theatre vvhich could seat an audience of 15.000. T he auditorium h a s a colonnaded gallery ru n n in g around the top and vvas built

O

-

Until the time of Alexander the Great, Perge ıvas an independent city-republic then hecame a principal city of Pamphylia in Hellenistic times . a g a in st a hillside. Next to the th eatre is an impressive stadium (234 m x 34 m), one of the biggest and best preserved of antiquity, vvhich could seat approxim ately 15.000 spectators. The Hellenistic enclosure is entered by a R om an gate behind vvhich lies a trium phal arch th a t has been restored by archeologists. F u rth e r along is the h an d so m e older city gate, d a tin g from the 3rd century B.C., vvhich is flanked by tvvo lofty round tovvers a n d contains a horseshoe shaped court. This gate leads on to a long colonnaded vvay t h a t vvas once lined vvith shops and sidevvalks paved in mosaic.

A SPEN D O S A tu rn in g from the m ain road at Serik leads to the ruins of an o th er im p o rta n t P a m p h y lian city, Aspendos, set on the b an ks of the ancient Eurym edon River, today called the Köprüçayı. In ancient times the Eurym edon vvas navigable and Aspendos vvas a river port a n d principal city enjoying th riv in g commerce and trade, vvith local industries including the m anufacture of silk and rugs. Aspendos vvas allied vvith Rome after the B attle of M agnesia and Sipylum in 190 B.C. an d the present day rem ains are ali from the Rom an period. D om inating the site is the best preserved th ea tre of antiquity d a tin g from the 2nd century A.D. Built partly a g a in s t a hill and partly constructed, it could seat an audience of 15-20.000. The horse-shoe shaped auditorium is divided by a gangvvay and surm ounted by a colonnaded arcade.

ALANYA The beautiful tovvn of A la n y a nestles at the foot of a rocky promontory vvhich juts out betvveen tvvo sa n d y beaches and is crovvned by a Seljuk fortress vvhich is one of the most impressive sights on the M editerranean coast. In the tovvn are numerous modern hotels, motels and cam ping sites, vvhile next to the sea are num erous fish re s ta u ra n ts an d cafes. From the lovely flovvering park the road runs along the sea front to the harb o u r a n d is lined vvith innum erable boutiques selling every type of Turkish handicrafts: carpets, dresses a n d blouses m ade from şile bezi (cheesecloth), jevvellery, copper and onyx objects. The city, knovvn in antiquity as Korakesion, vvas founded in the 4th century B.C. and during R om an times vvas a notorious pirate stronghold. The tovvn vvas later annexed by the Seljuk Sultan Alaeddin Keykubat, vvho m ade A lan y a his vvinter residence an d n a v a l base, N ear the harb o u r are the unique arched boatyards vvhich vvere built by the Seljuks an d the Kızıl kule (Red Tovver) of the sam e period. At the foot of the prom ontory on th e eastern side is the D a m la ta ş Cave; it is small a n d extremely old (betvveen 6.000 a n d 15.000 years), vvith vvonderful multi-hued stalagm ites and stalactites. The hum idity in the cave is very high and it is said by doctors to benefit sufferers from a s th m a and respiratory diseases. Opposite the cave is a beach and nearby is the local archaeological and ethnographical museum.

FROM ALANYA TO SİLİFK E The road east of A la n y a leads to G azipaşa, a p leasant village vvith a beautiful beach. After G azipaşa is the most beautiful stretch of coastline in Turkey: the road clings to the pine clad m ountain slopes vvhich plunge steeply dovvn to the sea offering spectacular vievv of cliffs, coves a n d the brillant turquoise vvaters of the M editerranean. J u s t outside A n a m u r are the ruins of ancient Anemorium vvith double ram p arts, a theatre, an odeon a n d a necropolis. The village of A n a m u r nestles in the m ountains a fevv kilometers inland. The fine, vvell preserved C rusader castle is nearby, set betvveen tvvo curving sa n d y beaches, a n d from the top of the fort a splendid vievv of the surrounding countryside and coast can be seen. E a s t of A n am u r the road rises a n d falls until the P lain of Silifke. J u s t before Silifke is the little resort of Taşucu vvith its s a n d y beach and harbou r from vvhere a regular hovercraft service is operated to Cyprus. J u s t south of Silifke is K aya (Ayatekla), a R om an necropolis vvith the tomb and church of St. Thecla, the first female m artyr. Located slightly inland is Silifke, set at the foot of a fortress crovvning the hill th a t vvas the acropolis of the ancient Seleucia ad Calycadnos. In the tovvn is an old bridge Crossing th e ancient C alycadnos River, today called the Göksu, a n d the rem ains of a R om an theatre, temple, and necropolis. To the north is Uzuncaburç, the ancient OlbaDiocaesarea, vvhere architectural rem ains of the Hellenistic period a n d the impressive rem ain s of the Temple of Zeus Olbius can be seen.

FROM SİL İFK E TO M ERSİN The road from Silifke to Mersin closely follovvs the coast, passin g pines and orange groves, a n d is flanked on the one side by ruins of cities, basilicas a n d tombs, an d on the other by a series of small secluded coves vvith sa n d y beaches. J u s t beyond Silifke a t Narlıkuyu, is a R om an mosaic depicting the Three Graces, F u rth e r on are th e deep chasm s knovvn as Cennet-Cehennem (Heaven a n d Hell) vvith the ruins of a 5th century chapel in the chasm knovvn as Heaven, N earby is a deep cave full of stalagm ites and stalactites, believed to benefit sufferers of respiratory diseases (like the D a m la ta ş Cave n e ar Alanya). A t the resort and ancient site of Korykos is a fine sand y beach, modern motels a n d cam p site. The Castle of Korykos sta n d s next to the beach opposite ano th er castle, Kız Kalesi (Maiden Castle) vvhich s ta n d s on an islet 200 m off-shore. The tvvo castles used to be joined by a sea vvall, but t h a t no longer exists. F u rth e r east are the ruins of ancient Elaeussa, the ruins of vvhich blend into the landscape spread över a vvide area, a n d inelude a temple, theatre, aqueducts and basilicas. N ear K anlıdıvane are the ruins of ancient Kanytelis vvith tombs resem bling sm all temples and sarcophagi d atin g from R om an times. V iranşehir, ancient Pompeiopolis, vvas founded in 700 B.C. by the Rhodians, an d am ong the rem ains are a rovv of C o rin th ian columns th a t once lined the Sacred Way.


guide : 'Î Î S 3 J £ " C

HOWTO COMETO TURKEY? BY AIR Turkish Airlines (THY) has regular flights in Boeing 707s, 727s, DC-9s and DC-10s for Ankara, İstanbul İzmir, Antalya and Dalaman from the principal capitals and the im portant cities of the world. International airlines: Most international airlines have daily flights from European capitals to İstanbul’s international airport. Services to A nkara’s international airport are slightly less frequent, but there are THY connecting flights. Fares: There are THY reductions on return tickets, fo r students and groups, fo re x c u rs io n s (6 days m inim um , 1 month m axim um ) and for inclusive tours of T urke y organized by a travel agent.

BY SEA Turkish Maritime Lines have regular services to Turkish ports from Ancona, Famagusta and Venice. Apart from the num erous cruises in the Mediterranean, several foreign shipping com panies have regular services to the ports of İstanbul, İzmir and Kuşadası. Car-ferries: the Turkish Maritime Lines’ carferry “ İstanbul” sails on the Venice-İzm irvenice line every week from the end of May to the end of September. Inform ation and reservations: fo r additional Inform ation and reservations contact your nearest Turkish Maritime Lines bureau Reductions: The Turkish Maritime Lines has reductions on return tickets and cruises and fo r students, teachers, journalists, families and groups.

BY RAIL From Venice: daily departure for İstanbul by the “ İstanbul Express” via Trieste, Belgrade, Sofia. Arriving İstanbul on the m orning of the third day. W agon-lit services tvvice a week. From M unich: tvvo daily services for İstanbul by the “ İstanbul Express” and the “ TauernO rient Express” , via Salzburg, Zagreb, Belg­ rade, Sofia. From Vienna: daily service for İstanbul by the “ İstanbul Express” and the “ Balkan Express” via Graz, Zagreb, Belgrade, Sofia. Bulgarian Transit visa necessary.

BY ROAD By private car: London - İstanbul approxim ately 3,000 km. Route: Calais or Ostend to Brussels, C ologne and Frankfurt; from Frankfurk there are tvvo alternative routes 1 )N u re m b e rg , Linz, Vienna, Budapest, Belg­ rade, or 2) Stuttgart, Munich, Salzburg, Ljubliana, Zagreb, Belgrade, and from Belgrade to Niş, Sofia, Edirne and İstanbul. One can also use the car ferry from Venice or Ancona by using alternative (2) and driving south from M unich to Italy.

BY BUS There are regular services betvveen T urkey and

Austria, France, G erm any and Svvitzerland, also lraq, Iran, Jordan, Saudi Arabia and Syria.

FRONTIER FORMALITIES PASSPORTS AND VISAS a) Nationals of the follovving countries require a valid passport only (vvithout visa), fo rsta ys of up to three m onths: Australia, Austria, Bahrain, Barbados, Belgium, Canada, Denmark, Fiji İsi., Finland, France, Gambia, Federal Rep. Germany, Gibraltar, Grenada, Holland, H ong-Kong, Iran, Ireland, Iceland, Italy, Japan, Kenya, Kuwait, Liechtenstein, Luxem burg, Mauritius, Malta, M orocco, Norvvay, Netherland, New Zealand, Oman, Portugal, Qatar, Saudi Arabia, Seychelles, Spain, Svvitzerland, T rinidad and Tobago, Tunisia, Uganda, United Arab Emirates, United Kingdom , U.S.A. b) Nationals of the follovving countries require a valid passport only (vvithout visa), fo rsta ys of up to tvvo m onths: Romania, and Yugoslavia c) Nationals of ali other countries require visas,' vvhich can be obtained from the nearest Turkish Embassy or Consulate.

CURRENCY REGULATIONS Lim its: There is no limit on the am ount of foreign currency that may be brought into Turkey, but not more than $ 100’s vvorth of Turkish cu rren cy may be bro u gh t into and taken out of the country. Exchange slips: The exchange slips for the conversion of foreign currency into Turkish lira should be kept, since you may be required to show these vvhen reconverting y o u r Turkish lira back into foreign currency and vvhen taking souvenirs out of the co u n try (to prove that they have been purchased vvith legally ?xchanged foreign currency).

CUSTOMS REGULATIONS C ustom s regulations are applied to tourists vvith the utmost tolerance. A verbal declaration is usually enough and luggage is not generally searched. On entry a) The follovving items can be brought into T urkey duty free: - personal effects - personal cam ping and sporting equipm ent -v e h ic le spare parts (should be registered in the ovvner’s passport) -1 camera and 10 films -tra n s is to r radio, tape recorder, typevvriter, portable record player (to be registered in the passport) - 400 cigarettes or 200 gr. tobacco or 50 cigars -1000 gr. coffe - 5 litres spirits b) Valuable items should be registered in the ovvner’s passport upon entry to ensure that they are taken out of the co u n try vvhen the ovvner leaves. c) No long-bladed cam ping knives or vveapons may be brought into the country. O nly those vvho are m em ber of an organized hunting party may bring a non-grooved rifle and 100 rounds of am m unition. d) A ntiquities vvorth more than 10,000 TL originating from other countries and b ro u gh t for transit purposes into T urkey by their ovvners must be registered in the passport of the ovvner, vvho pays a deposit

tor surety on entry, vvhich is repaid vvhen leaving the country. e) No narcotics may be bro u gh t into the country, bought or consum ed in the country. On exit a) Souvenirs of up to 15,000 TL. value may be taken out of the c o u n try vvithout having to shovv proof of having exchanged foreign currency, and up to $ 1.000 vvorth if exchange slips can be shovvn. For old carpets, vveapons and copper objects, a certification from a director of a museum stating that the object is not an antique must be obtained. b )V alu a ble s: Visitors may export valuables that have been registered in their passports on entry, or that have been purchased vvith legal ly converted money. c) Antiques: The exportation of antiques from Turkey is strictly forbidden.

HEALTH REGULATİONS Vacciations: an international sm allpox vaccination certificate is required from visitors from infected regions (ali of Asia and Africa except M orocco). Cholera vaccination certificates are also required from visitors com ing from an area vvhere there is an epidemic. Pets and hunting dogs: animals should have a rabies vaccination and health certificate issued by a veterinary surgeon vvithin the last 3 m onths and up to 48 hrs. before departure, vvhich should be translated and stamped by the nearest Turkish Consulate and presented vvhen entering the country.

FORMALITIES FOR MOTORISTS General Autom obiles, minibuses, caravans, tovved sea craft, m otor cycles and bicycles can be brought into T urkey for up to three months vvithout a Carnet de Passage or triptique. The vehicle is sim ply registered in the ovvner’s passport, and this registration is cancelled vvhen the ovvner leaves the country. For stays longer than three m onths it is necessary to apply to the Turkish T ou rin g and A utom obile Clup for a triptique. If a tourist vvishes to visit another co u n try from T urke y vvithout his car he should take the car to the nearest Customs A u th o rity (G üm rük M üdürlüğü) so that the registration of the car in his passport may be cancelled. Drivers need a three-sectioned driving licence or an international driving licence. nsurance A m otorist should have either: a) Green Card International Insurance, endorsed fo r Turkish territory both in Europe and Asia, or b) Turkish third party insurance, vvhich can be taken out from any of the insurance agencies at the fro n tie r posts. İn case of an accident - VVhether or not persons are injured, the poliçe should be notified as a report is essential. - I f you hold a credit cheque from yo ur ovvn autom obile association, the Turkish T ouring and A u to m o b ile Association (T ürkiye Turing ve O tom obil K u ru m u ) vvill carry out necessary repairs and forvvard the bili in Svviss Francs to yo u r ovvn country. - I f you ovvn an A.I.T. or an F.I.A. assistance booklet, th e T u rk is h T o u rin g and A utom obile


t

İç ve dış turizm organizasyonları Kongre organizasyonları İVlarina işletmeciliği Duty FreeShop işletmeciliği İc ve dıs otel rezervasyonları lc ve dıs bilet satısları q

&

M.

8

Duty Free Shop'ları yurda GİRİŞTE ve ÇIKIŞTA bütün uluslararası hava limanlarımızda THY yolcularının hizmetindedir. Yeşilköy, Esenboğa, Çiğli, Dalaman hava limanlarında, içki ve sigara dışında, elektronikten oyuncağa kadar her şeyi en ucuza dövizle temin edebilirsiniz. S ü te

İSTANBUL

AN KAR A

İZ M İR

ANTALYA

Cumhuriyet Cad. 107 Harbiye Tel: 48 50 8 5 - 4 8 77 15 Teleks: 22 718

Kumrular Sokak, 6-B Yenişehir Tel: 25 46 7 6 - 17 45 05 Teleks: 43 236

Atatürk Cad. 2 9 4 /A Alsancak Tel: 21 55 9 5 - 2 1 55 96 Teleks: 52 1 83

Talya Oteli Tel: 16 938 Teleks: 56 111

s

o

<rTö

AV IS

VmmS

(M ) 7 2 0

SETUR bir KOÇ HOLDİNG kuruluşudur.


'

-v-v•

:._ ............................................;

;:

nn.

•. ...'•.; ı' İP ;

;'ûâûî<0JPh''5

L İ U iİ :

M M » r ttilM lIil

fefclŞÇŞ

.

$J§|b

m : mM

-1■•*-cy.v

te lis im

^tC^^JDaİTo^I

■ R K x>

T O ; C > 1û ' . $ 0 W O V C - C 11.01S * »C F

ıVJü-J;;

SllfitP •' ■. ’ .

:^;İ5V.'

ife ii $«5p K&a *. ••

:•

•.:

D '^ C J 'u :

tâsîfyk.'i >T7 {S*V

.0 ^0

nH^A'V* :^HaV\^l’n £oj pM§| •ı2<“fetı?.0Xa't

X*<fc/ıX;.’-Vr''-'-j.~ J-C-••''i? i-•.uo'iŞec>■'

a\'S

l-'

îttHZ-vVAv*^Co°Ovr-‘ ’i'o^o^o îJ\}** ‘t' ~ fart*ı>SU OGIgmr,â n< '-r.Y fr>«-.r-*x .cC *j.V »? 0.G w .t;rtiK <t^u

■ M M

İİIİİ

•» J .Y .r a S d

|V n

İP » teS-p. ■Ü

■■ . ..

^r*^ ^^^^vTvTvT^TT?jf^^^^^rTrrîîW:7rl^^f^î^(^TîJ:T'îX»TV^vTfT^Ty^y^vvv^iTîT?r^TÎTîT^TvTi»^»^

a; -'


guide -.;. 7

'. -

"

•..

" ' .. .. ;■.

Association will bear the cost of transporting y o u r damaged vehicle from the scene of the accident to the Customs and thence to yo ur home. - If it is necessary to leave a vehicle in T urkey after an accident for eventual collection, then the vehicle must be delivered to a Custom s Office (G üm rük M üdürlüğü) so that the vehicle’s endorsem ent on yo u r passport may be deleted. VVithout this deletion it is not possible to leave the Country. When leaving a vehicle at the Customs, it should be made clear that this a tem porary measure, and it should be noted that any vehicle not claimed w ithin three months is considered to have been abandoned. If yo u r vehicle is totally vvrecked and you wish to abandon it in Turkey, it should be taken to the nearest Custom s Office (G üm rük M ü d ü r­ lüğü). If there is not one nearby, then you should contact the local adm inistrative a uthority (Mülki A m irlik) to arrange for the vehicle to be sent to a Custom s Office. The Custom s Office will then cancel the endorsem ent of yo u r vehicle in yo u r passport and you will be free to leave the country. İn case of theft If yo u r vehicle is stolen it is necessary to obtain a certificate from the governor of the province (Vali) so that the vehicle’s endorsem ent on yo u r passport may be cancelled before leaving the country.

FORMALITIES FOR PRIVATE YACHT OVVNERS Yachts require normal s h ip ’s papers (registration certificate ovvnership papers) and may remain in Turkish vvaters and ports fo r a period of three months. There are certain ports licenced by the M inistry of C ulture and Tourism for the storage of yachts found in T urkey fo r a period of more than three months. The procedures of the form alities are co nd u cted at the custom s services found at each port involved. Ports of entry Upon arriving in Turkish vvaters yachts should im m ediately go for control of the s h ip ’s papers to the nearest Turkish port of entry, vvhich are as follovvs: Çanakkale, Bandırma, İstanbul, Ayvalık, İzmir, Çeşme, Kuşadası, Güllük, Bodrum , Marmaris, Fethiye, Kaş, Finike, Antalya, Alanya, Taşucu (Silifke), Mersin and İskenderun. Formalities on reaching port - A pplication to the Port Health Service (Sahil Sağlık Merkezi) fo r a health clearance. - Presentation of passports, visas and a list of passengers to the Security A uthorities (Emniyet Am irliği). -Passage through custom s control (G üm rük Muhafaza Teşkilatı). - O b ta in in g of a “ transit log” (geçiş giriş belgesi) from the H arbourm aster’s Office (Liman Başkanlığı). -P a y m e n t of lighthouse fees

Tourism and Information Offices İn Turkey Adana - A tatürk Cad. No. 13, Tel: 11 323 Adıyam an - Atatürk Bulvarı, P T T Yanı, Tel: 10 08 A fyo n - A m b a r Yolu No. 200, Tel: 32 68 Akçakoca - C um h uriyet Meydanı, Santral Sok. No. 2, Tel: 15 54

0

A kçay - Barbaros Meydanı No. 1, Tel: 113 Aksaray - Bankalar Cad. Belediye İşhanı Kat. 1, Tel: 24 74 Alanya - İskele Cad. No. 56, Tel: 12 40 A n a m u r - A tatürk Bulvarı. No. 24-E-F Ankara - Gazi Mustafa Kemal Bulvarı No. 26, Kat. 3, Tel: 29 00 65 - 29 47 70 Gazi Mustafa Kemal Bulvarı No. 33, Tel: 29 29 30/95 Antakya - Vali Org en Alanı, Tel: 12 636 Antalya - Hastane Cad. No. 53, Tel: 11 747 15 271 T ix: 56 131 Avanos - Otel Venessa Altı, Tel: 360 Aydın - C um h uriyet Mah. Çine Cad. No. 6, Kat. 2, Tel: 41 45 Ayvalık - Sahilboyu A tatürk Cad. Yalı Apt. Tel: 21 22 Balıkesir - Bandırma Cad. Emniyet Sarayı Yanı Kat. 2, Tel: 18 20 - 57 02 Bergama - Zafer Mah. İzmir Yolu Üzeri No. 54, Tel: 848 B o d ru m - İskele Meydanı, Tel: 91 B olu - İsmetpaşa Cad. K ü ltü r Merkezi, Tel: 36 32 B u r d u r - C u m h u riy e t Meydanı No. 4, Tel: 10 78 Bursa - Sönm ez İşsarayı No. 243, Tel: 28 005 Çanakkale - İskele Meydanı No. 67, Tel: 1187 Çeşme - İskele Meydanı No. 8, Tel: 1653 Datça - Belediye Binası İskele Mah. Tel: 163 Denizli - TCDD Gar Binası, Tel: 13 393 D iy a rb a k ır - Lise Cad. O n u r Apt. No. 2 4 /A, Tel: 12 173 - 17 840 Edirne - Londra Asfaltı, No. 48, Tel: 14 90 H ü rriy e t Meydanı, Tel: 15 18 E ğ rid ir - Çarşı içi No. 15/C, Tel: 13 88 Elazığ - İstasyon Cad. No. 35, Tel: 16 572 Emirdağ - H ü k ü m e t Binası Kat. 3, Tel: 671 Erdek - Yalı Mah. H ü k ü m e t Cad. No. 6/B, Tel: 11 69 E rzurum - Cemal Gürsel Cad. Tel: 15 697 - 19 127 Eskişehir - İk ie y lü l Cad. No. 175/A, Tel: 17 233 Fethiye - İskele Meydanı No. 1, Tel: 15 27 Foça - A ta tü rk Mahallesi Foça Girişi, Tel: 122 Giresun - Fevzi Paşa Cad. No. 18, Tel: 35 60 G ü rb u lak - Türkiye İran H u d u t Kapısı, Tel: 9 H akkari - İl Özel İdare Binası İsparta - Gazi Kem al Mahallesi Yeni H am am Arkası No. 2 Tel: 14 438 ------İpsala - İpsala H u d u t Kapısı, Tel: İpsala H u d u t P T T no. 8 İskenderun - A ta tü rk Bul. Şehir İskelesi Yanı, Tel: 11 620 İstanbul - M eşrutiye t Cad. No. 57/B, Galatasaray, Tel: 45 63 93 - 45 68 75 - 45 68 76 49 27 82 T ix : 22 224 D ivan yo lu Cad. S u lta n ah m et O tobüs Durağı Arkası S u lta n ah m et Tel: 22 49 03 Entrance o f the H ilton Hotel, Tel: 40 63 00 - 40 68 64 Karaköy M aritim e Station, Tel: 49 57 76 Yeşilköy A ir port, Tel: 73 73 99 - 73 41 36 - 73 29 20 İzm ir - A k d e n iz Cad. 1352 Sokak No. 6/2, Tel: 14 26 99 - 1 3 89 10 14 25 77 T ix:21 2 C u m h u riy e t Meydanı Merkez P T T Girişi, Tel 14 21 47 İznik - Kılıçarslan Cad. 168, Tel: 433 Kapıkule - H u d u t Sahası Giriş Üniteleri, Tel: 19 Kars - Ortakapı Mah. Faikbey Cad. İnönü Karakolu Karşısı, Tel: 27 24 Kayseri - Kağnı Pazarı No. 61, Tel: 11 190 - 19 295 Kaş - C u m h u riy e t Mey. No. 6, Tel: 238 Kırşehir - Aşıkpaşa Cad. C u m h u riy e t Meydanı, Tel: 14 16 Kocaeli - Ankara Asfaltı No. 2, Tel: 15 663 Konya - Mevlana Cad. No. 21, Tel: 11 074 K ö yce ğ iz - K o rd o -G ö lp a rk No. 1, Tel: 87 Kuşadası - İskele Meydanı, Tel: 11 03 Kütahya - Yeni H ü k ü m e t Konağı Z e m in Kat, Tel: 26 18 Manavgat - Antalya Cad. No. 2 7 /B, Tel: 16 45

Manisa - D o ğ u Cad. 8 Eylül İşhanı, Tel: 25 41 Malatya - Sivas Cad. No. 5/1, Tel: 17 733 Marmaris - İskele Meydanı No. 39, Tel: 10 35 Mersin - Nusratiye Mah. İnö nü Bul. Liman Girişi Sahası, Tel: 11 265 - 12 710 - 16 358 M uğla - M arm aris Cad. No. 7/A, Tel: 12 61 Nevşehir - Lale Cad. Belediye Binası, Tel: 11 228 Niğde - Vakıf İşhanı No. 1/D, Tel: 261 O rdu - Sahil Cad. Belediye Binası, Tel: 41 78 Samsun - Kale Mah. Irm ak Cad. Özel İdare İşhanı A / B lo k No. 2, Tel: 11 228 Selçuk - A t a t ü r k Mah. Efes Müzesi Karşısı No. 35-36, Tel: 328 Silifke - Gazi Mah. A ta tü rk Cad. No. 2/1, Tel: 151 Silvan - Gazi Cad. No. 90/B Tugay Karşısı, Tel: 603 Sinop - İskele Meydanı No. 10, Tel: 299 Sivas - Osmanpaşa Cad. No. 18, Ç iftem inareler Yanı, Tel: 35 34 - 35 35 S u n g u rlu - Ankara Cad. S u n g u ro ğ lu Mah. No. 36, Tel: 752 Taşucu - A ta tü rk Cad. G ü m rü k Meydanı No. 18/A, Tel: 234 Tekirdağ - A ta tü rk Bul. İskele Yanı, Tel: 20 83 Trabzon - Taksim Cad. 31, Tel: 12 711 - 1 3 827 Urfa - A s fa lty o l No. 3 / D, Tel: 24 67 Ü rg ü p - Kayseri Cad. No. 37, Tel: 59 Van - C u m h u riy e t Cad. No. 27, Tel: 20 18 Yalova - İskele Meydanı No. 1, Tel: 21 08

TURKİSH AIRLINES TICKET SALES AND GENERAL SALES AGENCSES Abroad A B U -D H A B I U nited Arap Emirates GSA Sultan Bin Y ousuf and Sons Travel Sheikh Handan St. Tel: 338761/326260-49 AMSTERDAM Leidsestraat 61017/PA Tel: (020) 227984/227985 227956/227987 ATHEN S Philellion Str 19 Athens 118 Tel: 322 0561/322 1035 322 2569/324 6024/324 5975 BERLİN Budapeşter Str. 186.1000 Berlin 30 Sales Reservation Tel: 2624033/2624034 GSA L u x e m b u rg e r Str 34 1000 Berlin 65 BRUSSELS 51 Contersteen 1000 Bruxelles Tel: 5126781/5126792/5117676 BAGHDAD Hameed Haşan A l-O ba idi Travel, O ffice Seadon Str. İskender Stephan B uilding T e l : 8884755/8881383/8882168/8875092 GENEVA 113 Rue C hantepoulet, 1201 Geneva Tel: 316120/316129 DHAHRAN Saudi Arabia GSA A B C Travel A g e n cy A bdulaziz St. A bdullah al Khodarı bldg T e l : 895-0044/895-4904/895-7917

King

D U SS ELD O R F T u rkish Airlines G raf A d o lf Str 41 4000 D usseldorf 1 Tel: (0211) 374080/89


FRANKFURT

TEHRAN

Baseler Str 35-37 6 F rankfurt/M a in Reservation Tel: (0611) 253031/253032/253033

Avenue Hafez Hafez Crossing T e l: 669026/664609

HAMBURG

TRİPOLİ

Adenauer Alee 202000 H am burg 1 Tel: (040) 244052/244053

M uham m ed M egarif Str. Tel: 38236/48798

HANNOVER

VIEN NA

3000 H annover Lange Laube Str. 19 Tel: (0511) 326087/326088

Operngasse 3, 1010 Wisen Tel: 563796/563768

JE D D A H

ZÜ R İC H

C /O A B C Travel A g e n cy King Abdulaziz B ahom dein bldg. POST Box no 11679 Telex: 400843 ABC55 Tel: 6447274/6444380/6425910

St.

rd.

flo o r

N o .7 Collage-

Tal Str. 58, 8001 Z ürich Tel: (01) 2118567/2111070/2110071

Sn Turkey

KA R A Ç H İ PA KTU R K Enterpries Shahrah-1-524138

3

S-9

SEA

Breeze

T o s m

r ?

(Clue: Pera Palas is the place celebrities choose to stay).

ADANA Stadyum Cad. No.1 Rezervation Tel: 12399/19551

Alkazemi Travel A g e n c ie s “ A la b ra r” Homaizi B uilding Fahat Salem Str. P.O. Box 23959 S afa t/M u w a it Tel: 420777/412593/412907

ANKARA

COPENHAGEN

H ip o d ru m Cad. Gar Yanı Tel: 124900 Reservation 126200/8 Hat Sales Office A N TALYA

COLOGNE

Hastane Cad. No: 66 Tel: 11028-12830

D eichm ann haus B a hnh o f-V o rp la tz 7-9, Köln 1 Tel: (0221) 134071/134072

DİYARBAKIR İzzetpaşa Cad. D em ir Oteli Altı Tel: 12314-11674-10101 Telex: 72101

N IC O S IA Cengis Han Sok. No.6 Köşklü Ç iftlik Tel: (020) 71061/71382 Sales Office Tel: (020)- 71061-71382

ELAZIĞ Rızaiye Mah. Şehit İlhanlar Cad. No: 26 Tel: 11576-12300

LO N D O N 11-12 H annover Str. WIR 9HF tion Tel: 01-4999247/4999248

W H D ’S C Ö M E

Plaza

KUVVAIT

Ved Vesterport 6-1612 Tel: 144499

G FÜESS

-Reserva­

ERZURUM Hastaneler Cad. 38 Evler No: 26/B Tel: 11904/13409 C argo Tel: 14150

M A N N H E IM İZMİR Laison Office 6800 M annheim M 1-2 Tel: (0621) 26961/26962

Büyük Efes Oteli Altı Reservation T e l: 141220/141221 /1 41222/141223/141224/141225

M İ LAN İS TA N B U L Via A lb ricci 3,20122 M ilano Tel: 866350/8056233/8053976 MUNCHEN 8 M ü n ch e n 2 Bayer Str. 43-45/1 T ic ke t Sales Tel: 539415/539417/539418/539419 N U R E M B ER G

C u m h u riy e t Cad. No: 131 HARBİYE Tel: 471338/464017/402316 Reservation Tel: 457055 KAYSERİ Serçe önü Mah. Yıldırım Cad. No: 1 Tel: 13947/11001 Telex: 49541

8500 Narnberg Am Plarres 8 Tel: (0911) 265301/265302

KONYA

PARİS

Mevlana Cad. Belediye Sarayı Tel: 12032/10000

34 Avenue L’Opera 75002 PARİS Tel: 2651710 Reservation Tel: 7426085/7426086/74026087

M ALATYA

ROME

Dörtyol, Halep Cad. No: 1 Ticket O ffice T e l : 1922-14052-16489-11920-16489 Telex: 62193

T icket Sales Tel: 4751149/4743556 Piazza della repubblica 55

STUTTGART Lautenchlager Str. 20,7 S tuttgart 1 T ic ke t sales Tel: (0711) 221444/221445 STOCKHOLM Vasagaton 7,10120 S to ckh o lm Tel: (08) 218534/2118535

SAMSUN Kazımpaşa Cad. No: 11/A Tel: 18260 T icket Sales Tel: 13455 Cargo Tel: 15065 TRABZON Kem erkaya Mah. M eydan Parkı Karşısı Tel: 11680/13446 VAN Enver Perihanoğlu İş Merkezi C u m h u riy e t Cad. 196 Tel: 1241/1768

HOTEL PERA PALAS M eşrutiyet Cad. 98-100 Tepebaşı - İstan b u l Tel: 45 22 30 Telex: 24152 Pera Tr.

P©Ae } s 8A'6t[ s e j n f i i j jE D u o ;sıq i 0 q ; o A ueui p u e uoooA} no A iB p u e fîe j ©m ‘UBA^u0q{ri0 ‘HIM p o o 6 jo MıopB ssB quiP 6 u ın 0 A B i},, ©q; P01IEO ©ouo - jospuıyyv jo 0 ^ n a sb umou^ jo J0UJJOJ 'IHA p jB M p 3 'oi|qnd©H ©m jo j© punoj ©m eje}snp\ı ';r a r o ıd ıp t j s ı ^ ı n ı e p © m e m 90U0 p ç q OIJM SSSI^OE UE0U9UIV ‘!O q E 0 BSZ BS2 ‘U99J0S J9AJIS ©q; jo A;nE 9 q AıoqouEi 9 uı ‘o q jE Q B;9JO 'Ads U B U II9 0 - J90UEP Lp}riQ 'IJEH ‘U O ipiJ 9AT;09;9p JO © A i:p9}9p ‘0 i; s u q Q ^0 M S Ü V


H a y a t k u r ta ra n am eliyattan üç ay so n ra , k ü ç ü k L au re n , N ew J e r s e y eyaletindeki evinde normal bir ç o c u ğ u n yaşantısını s ü rd ü rü y o rd u . O tuziki yaşındaki annesi B eatrice “Ciğer naklinden so n ra , ta m a m e n norm al bir ç o c u k gibi o ld u ” diyordu. YUVAYA Ç Ö K E N KARA B U L U T L A R Ş u b a t 1979’da L a u re n d o ğ u n ca, annesi, babası sev in çten uçuyorlardı. F a k a t so n ra , her a n n e b ab an ın korkulu rüyası onlar için g e rç e k oldu. L a u re n bir yaşın day ken, d o k to rla r ciğer ve dalağı­ nın fazla b ü y ü k old uğ un u tesbit ettiler, bir ay so n ra, T o o h e y ’ler kızlarının te k ra r d o k to r a g ö tü rdü klerin de, d u r u m u ağır­ laşmıştı. Yeni testler için N ew Y o r k ’taki M em orial Sloan-K ettering K a n se r M e r­ kezine havale edilince de dünyaları yıkıldı. A nnesi Beatrice, “Birinin evimize girip h av ay a u ç u rm a sı gibi bir duyguydu, bir b o m b a n ın patlam ası gibiydi” diyordu. O tuzaltı yaşındaki babası J o s e p h de, “N o rm al bir hay at y a ş a rk e n birden bire kendimizi k a n se r m e rk e z in d e b u ld u k ” diye, ekliyordu. F a k a t m e rk e z in doktorları L a u r e n ’in ciğerinin kanserli olmadığına k a rar ve-

Küçük Lauren hastahaneden çıktıktan sonra evde oyuncaklarına kavuşmanın sevinci içinde

Ü ç Yaşındaki Yavru İkinci Hayatını Yaşıyor Karaciğer kanserinden ölüm e mahkum Amerikalı küçük Lauren'in hayatı, başarılı bir ciğer nakli ameliyatıyla kurtarıldı. Şimdi o da yaşıtları gibi koşup, oynuyor ... © ©

ç yaşını yeni bitiren Amerikalı L a u re n T o o h e y karaciğer nakli ameliyatı geçirm eseydi, b u g ü n olm uştu. •• 1

başkasının ciğerini bulmaktı. Y av u ru n bu acıklı d u r u m u basına yansıtıldı ve ciğerini bağışlayacak biri arandı.

I »t

j

Altı ay önce, e n d e r görülen bir hastalık y ü z ü n d e n ciğerinde k a n s e r teşhisi k o n m u ş tu , L a u r e n ’e... D o ktorlar, k ü ç ü k y a v ru n u n üç yaşını bitirebileceğini tahm in etmiyorlardı. L a u re n için te k y a ş a m a şansı, bir

Artık z a m a n a karşı yarıştıkları bir sırada, m enenjit s o n u c u ölen d ö rt y a şın d a bir e r k e k ç o c u ğ u n annesi ve babası L a u r e n ’in d u r u m u n u öğrenince, çocuklarının ciğerini o n a bağışladılar. Melek yüzlü k ü ç ü k kız h e m e n am eliyata alındı.


yaşam rip, o ’nu N ew Y ork H a s ta n e s in e havale etmişlerdi. O r a d a tyrosinem ia, adlı nadir bir genetik hastalığı olduğu tespit olu n m u ştu . T yrosinem ia, ciğerde zehirli m addelerin o lu şm asın a n e d e n oluyordu. Bu m a d d ele r de ciğerde siroza yol açıyordu.

o n b e ş kilo ağırlığında olup, k an grubun u n d a A veya 0 olması gerekiyordu. N ihayet T o o h e y ’ler ve h a s ta n e yetkilile­ ri, te k çıkar yolun d u r u m u k a m u o y u n a bildirmek o ld u ğ u n a k a ra r verdiler. Kısa bir z a m a n s o n r a L a u r e n ’in içler acısı d u ru m u ülkenin gazetelerinde yer

aldı. Ciğerini bağışlayacak birinin a ra n d ı­ ğını belirten üç bine yakın yazı yayınladı. S o n u n d a m en enjitten ölen bir ç o c u ğ u n ciğeri alınarak, k ü ç ü k kız kurtarıldı. Şimdi, k ü ç ü k L auren , yaşıtları gibi k o şu p , o y n u y o r ve anne-babasının m u t­ luluk kaynağı oluyordu.

T yrosinem ia, tedavisi olm ayan ve k u r t u ­ luş ihtimali olm ayan bir hastalıktı. Babası J o s e p h diyorki; “D oktorların dediğine göre, bu hastalığa y ak alan an çocukların y ü z d e d o k sa n ı iki yaşına k a d a r yaşayıp s o n r a ciğer yetersizliğinden ölüyorlar.” D a h a so n ra k i aylarda, L auren , h a s ta n e ­ lere sık sık gidip bir çok teste.tabi tutuldu ve yeni ilaçlar denendi. F a k a t bir gün, testler sırasında d o k to rla r ciğerinde k o r k u tu c u belirtiler buldular. Biopsi sonuçları T o o h e y ’lerin korktuklarını doğruladı. L a u r e n ’in ciğerinde k a n se r başlamıştı. D o ktorlar,7 nakil olsa bile 5 kom plikasyonlar ve hastalığın ço k ilerle­ miş olması nedeniyle, o n a s a d e c e y ü z d e on, bir y a ş a m a şansı tanıyorlardı. y

• •

P ittsb u rg h Üniversitesi Ç o c u k Tıp M e r­ kezindeki te stle rd e n s o n r a L a u re n için nakil ameliyatı yapılabilir neticesi alındı. Artık so ru n , vaktind e bir ciğer bulmaktı. Bir ay geçti ve bir ciğer bulunam adı. Ç ü n k ü , ciğeri alınacak kişinin en fazla

/

\

LA Ü R E N İ N G Ü N LÜ Ğ Ü Ş U B A T 1980. L a u r e n ’in ciğer ve dalağının büyüdüğü tespit edildi. M A R T : Lauren, Neıu Y o r k ’ta k i M e m o ria l Sloan-Kettering K a n se r M e rke zin e havale edildi. D o k t o r la r kanser belirtilerini bulamıyor. N İ S A N 28: Neıu Y o rk H astanesi d o k to rla rı tyrosinemia teşhisi koydular. (Tyrosinem ia öldü rücü bir genetik hastalığıdır.) T E M M U Z 1 1981 : Testler sırasında L a u r e n ’in ciğerinde y a ra la r bulundu. A Ğ U S T O S 28 : K o rk u lu rü ya la r gerçekleşmiş L a u re n de ciğer kanseri başlamıştı. E Y L Ü L 7-12 : Ciğer nakli için Pittsburgh Ç o cu k Hastanesinde L a u r e n ’i muayene ettiler. E K İM 1 : L a u r e n ’a bir ciğer bağışlayacak birinin bulunması için basın toplantısı düzenlendi. K A S I M 13 : Bağışlayıcı bulundu. K A S I M 14: N a k il ameliyatı başarılı bir şekilde gerçekleşti. K A S I M 16 : Patoloji testleri kanser belirtilerine ra s tla n m a d ı A R A L I K 19 : Yeni ciğerini reddetm e eğilimi azaldı. O C A K 25 1982 : L a u re n hastaneden taburcu edildi. Ş U B A T 5 : L a u re n evine döndü. Vali K e a n ve basın m ensuplan onu karşıladı ve üçüncü yaş gününü k u tla d ı

V_______________________ )

Kanseri yenen Lauren, Şimdi normal bir çocuk gibi koşup oynuyor, anne ve babasıyla mutlu bir tablo çiziyor.


ekonomi

UÇAK KARGONUN ÖNEMİ Türk Hava Yolları iki yıl içinde kargo taşımacılığını 30 bin tonun üzerine çıkartırken, ülkemizin ihracat potansiyelini de yükseltmiş oluyor. T uncer Gürse! u g ü n , b a ş ta İ s ta n b u l Y eşilköy H avali­ m a n ı ve y u r d u m u z u n d iğ e r h a v a a la n ­ la rı ile, y u r td ış ın d a şim d ilik sın ırlı d a h i o lsa b a z ı h a v a lim a n la rın d a T ü rk H ava Y olları u ç a k la rım ız ı "K arg o ” b a n d r a s ı ile g ö rm e k te n b ü y ü k m u tlu lu k d u y u y o ru z . îlk b a k ış ta n o r m a l b ir g e liş im m iş gibi g ö rü ls e bile, iki y ıl gibi k ısa b ir s ü r e d e k a y d e d ile n a ş a m a y ı g ö rm e z lik te n g e lm e k ve b u n d a n h e y e c a n la n m a m a k e ld e değil.

ğ ın a b a ş la d ığ ı yıl o la n 1980'd e 12.580 to n y ü k ta şım ıştı. B u n u n 4.984 to n u y u r t d ış ın a y a p ıla n ta ş ım a la rd ı. G eçtiğ im iz yıl y a p ıla n ta ş ım a ise o tu z b in to n u g e ç e rk e n , b u n u n y irm ib in to n a y a k ın ın ı d ış ta ş ım a la r o lu ş tu ­ ru y o r. S ev in d irici o la n h u s u s , ik in ci y ıld a y u r t d ış ın a y a p ıla n ta ş ım a n ın , b irin c i yıl y a p ıla n tü m ta ş ım a n ın iki k a tm a y a k ın o lu ş u d u r . T ü rk iş a d a m la rı ve ih ra c a tç ıla rı ile T ü rk H ava Y o llan a r a s ın d a g id e re k a r ta n b ir h ız la g e liş e n işbirliği, b u ra k a m ın ö n ü m ü z d e k i y ılla rd a b ü y ü k b o y u tla ra v a ra c a ğ ın ı g ö ste riy o r. THY, h a le n ih r a c a tç ı­ y a h e r tü r lü kolaylığı sa ğ la m a k iç in e lin d e n g e le n i y a p ıy o r. Ö zel s ip a riş le rin n a k li için,

ö z e l k iralık k arg o v a rın c a y a k ad ar...

u ç a ğ ı ta h s is e tm e y e

Birlikte, d a h a b a ş a rılı o la b ilm e m iz iç in ise ta b ii ki k arşılık lı o la ra k u y m a m ız g e re k e n ve d ü n y a a lıc ıla rın ın d a b iz d e n b e k le d ik le ri b elirli s ta n d a r tla r var., m ey v e ve s e b z e d e s ta n d a r t k u tu la r ın k u lla n ılm a sı, d e n iz ve su ü r ü n le r i ile e t iç in s ız ın tı y a p m a y a c a k a m b a la j tü r le r in in seçilm esi, a m b a la jla rd a ç e m b e r tak v iy esi gibi... Ö n ü m ü z d e k i d ö n e m in , T ü rk H ava Y olları k arg o ta şım a c ılığ ı ile, b iz i d a h a ç o k ü r ü n ü m ü z ü d a h a ç o k ü lk e y e s a ta b ilir h a le g e tire c e ğ in e in a n ıy o ru z .

Ç ok u z u n b ir s ü r e ö n c e değil, d a h a b irk a ç y ıl ev v elin e k a d a r te le v iz y o n h a b e r b ü lte n ­ le rin d e , g ü n e y ve g ü n e y d o ğ u s ın ır k a p ıla ­ rım ız d a çıkış y a p m a k iç in b e k le y e n TIR d iz ile rin i g ö r ü p m ille tç e ü z ü lü r ve çe şitli s o r u n la r d a n k a y n a k la n a n b u p r o b le m le rin b ir a n ö n c e ç ö z ü m le n m e s i iç in h e rb irim iz g ö rü ş le rim iz i b ü y ü k h e y e c a n la b e y a n e d e r ­ d ik Ç ü n k ü ç e k ile n g ü ç lü k le r ve u ğ ra n ıla n z a r a r la r ü lk e e k o n o m is i a ç ıs ın d a n b a k ıld ı­ ğ ın d a h iç d e k ü ç ü m s e n e c e k d ü z e y d e d eğ ild i. T o n la rc a ta z e m ey v e ve s e b z e n in , to n la r c a etin , h e d e f in e u la ş m a d a n y o lla rd a ve ö zellik le s ın ır k a p ıla rın ın ç ık ış la rın d a h e b a o ld u ğ u n u g ö rm ek , h a k ik a te n ü z ü c ü y ­ d ü ve te d b ir a lın m a s ı g e re k iy o rd u . Ö te y a n d a n y u rtiç i ta ş ım a c ılık ta d a a y n ı s o r u n ­ lar, b e n z e r b ü y ü k lü k le rd e c e re y a n e d iy o r ve k e n d i to p ra k la rım ız d a ü re tile n le rin , y in e k e n d i to p ra k la rım ız d a b ir b a ş k a m e rk e z e v erim li ve ç a ğ d a ş k o ş u lla rla n a k le d ilm e s i b ü y ü k z o rlu k la rla y a p ıla b iliy o rd u . T ü rk H ava Y o lların ın iki yıl ö n c e s in d e b a şla ttığ ı ve k ısa s ü r e d e b ü y ü k a ş a m a k a y d e d e re k u y g u la m a y a d e v a m ettiğ i h a v a k arg o seferleri, b u s o r u n la r a b ü y ü k ö lç ü d e ç ö z ü m g e tirm e y o lu n d a d ır . NEYİ, NEREYE, NE KADAR TAŞIDIK? T ü rk H ava Y olları n ın h a v a k arg o iç in ö zel o la ra k sağ lad ığ ı iki a d e t k arg o u ç a ğ ın ı, b u g ü n F ra n k fu rt ve T ra b lu s h a tla r ın a ek olarak, İ s ta n b u l - A n k a ra - C id d e h a ttın d a ve C ez a y ir ile A m m a n ’a y a p ıla n s e fe rle rd e d ev am lılık a r z e d e n b ir şe k ild e g ö rü y o ru z . A yrıca, THY u ç a k la n H o lla n d a ’d a n Ira k ’a d a k arg o c a r te r se ferleri d ü z e n liy o rla r. Ö n ü ­ m ü z d e k i d ö n e m d e b u h a tla r ın d a h a d a ç o ğ a ltıla c a ğ ı ve k arg o u ç a k la rım ız ı d a h a b irç o k ö n e m li tic a re t m e r k e z in d e y ü k a lırk e n v ey a in d irirk e n g ö re c e ğ im iz i ü m it e d iy o ru z . Bu a r a d a ö n e m le b e lirtilm e s i g e re k e n b ir k o n u , ş ü p h e s iz , iki yıl iç in d e b elirli b ir d ü z e y e g e le n THY k arg o o p e r a s y o n u n u n b o y u tu d u r . R a k a m la ra b a k tığ ım ız d a , belki d ü n y a ö lç ü le rin d e k ü ç ü k k alan , fakat b iz im iç in ö n e m li b ir g e lişm e y i g ö rü y o ru z . Şöyle k i ; T ü rk H ava Yolları, h a v a k a rg o ta şım a c ılı-

m

Ülkemizirı ihraç ürünlerini taşımada uçak kargonun büyük önem i var. THY'nin özel kargo uçakları ile birçok ihraç ürünüm üz zam anında ve bozulm adan yabancı ülkelere şevke dilebiliyor.


vÂŤte m'

Siyasette lid e r, sporda Ĺ&#x;a m p iyo n gazete


mm

V ?S9»

JNİS5İ»

Kaleterasit hazır sıvalarının 24 değişik rengi ve 5 değişik tipi vardır. Her türlü hava şartlarına karşı dayanıklıdır. Tatbikatı çok kolaydır. Kaleterasit'i merdane ya da mala kullanarak kolayca tatbik edebilirsiniz. Binalarınızın dış cephelerini güzelleştirmek için yapacağınız en uygun seçim Kaleterasit’tir.

SIVA SANAYİ A.Ş. Reşitpaşa Cad. No: 1 25 Avcılar; Tel: 73 4 8 87

RENKLİ SI SIVA SANAYİİ 1^Han, K*t 3 No. 6» M6C,° İ3s AVCILAR T*»: t74

»M : LİÜio^-j.i ;»-dıiırj

|


ülke Bugün ordusuz, kavgasız ve huzur içinde yaşayan Kosta Rika, bir muz cennetidir. Ülkenin en önemli ihraç ürünü muzdur. Bu yüzden de adı “ Muz Cumhuriyeti"ne çıkmıştır. Muzun yanısıra diğer tropikal ürünler de, Kosta Rika'nın ihracatında önemli bir yer tutar. Geçenlerde Kosta Rika'nın kuruluş yıldönümü kutlandı. San Jose stadındaki muhteşem törene Cumhurbaşkanı Monge ve eşi Doris Yankelewitz de katıldı. Tören çok ilginçti. Kosta Rika'da ordu olmadığı için, geçit resmini milli giysili gençler yaptılar. Ve statta başta muz olmak üzere diğer tropikal ürünleri sergilediler.

.

Dünyanın hiçbir ülkesinde görülmemiş bu kutlama töreni Kosta Rika'da olduğu gibi, birçok ülkenin televizyonu tarafından da milyonlarca kişiye izlettirildi. işte, çok yeri barut ve kan kokan dünyamızda eşine ender rastlanan huzur dolu bir ülke...

Şehir standında düzenlenen kutlama töreninde ülkede yetişen tropikal ürünler de sergilenmişti.

Geçimini muz ihracıyla sağlayan Kosta Rika’nın ordusu yok. Onun için, ülkenin kuruluş yîldönümünde mahalli giysili genç kızlar geçit resmi yaptı, alanda muz ve tropikal meyvalar sergilendi. rta Amerika'da Nikaragua ile Panama arasına sıkışmış küçük bir ülke vardır: Kosta Rika Cumhuriyeti...

O

Kosta Rika ilginç bir ülkedir. Çünkü, komşularında durm adan silahlar patlar, kargaşalıklar sürüp giderken, bu ülkenin bir tek askeri dahi yoktur. 1948 yılında dönemin Cumhurbaşkanı "Barışı seven bir ülkede, orduya ne gerek var'' deyip, orduyu feshetmişti. İşte o gün, bugün Kosta Rika'da asker görülmedi. Bir aralık, komşusu Nikaragua'nın desteği ile ülkede ayaklanmalar olduysa da, Amerika'nın çabasıyla bastırıldı.

«I • ’ .

7İI v. ».

1ıılı

» • T' »1r~- . •

Kosta Rika Cumhurbaşkanı Monge dini tören sırasında (yanda) ve ordu yerine geçit resmi yapan gençler (üstte).


kadın ğ un da ki erkeklere, hem bu hiç de kadınsı olm ayan konuda o n la r kadar bilgi sahibi o ld u ğ u n u , hem de bir yönetici için gerekli üstün niteliklere sahip o ld u ğ u n u g ö ste r­ mesi gerekir. B u y ru ğ u n d a çalışanların tü m ü n ü n ka­ dın olacağı başka bir bölüm de, işinin daha kolaylaşacağı kesinlikle söylenemez. Ka­ dınların çoğu, öteden beri erkek yöneti-

H A Y Â T IM D A

KADIN YÖNETİCİ NASIL BAŞARILI OLUR? skiden yalnızca e rke kle re özgü sa­ yılan a la n la rd a y ö n e tic i d u ru m u n a yükselen kadınların sayısı, g ittikçe artm akta. Bugüne kadar kadınların b u y ru ­ ğ u n d a çalışmamış b irço k kişiye bu d u rum ağır geliyor. Bir kadının yanında çalışm a­ nın, birço k soruna yol açtığı, erkeklerin b u y ru ğ u n d a çalışmanın çok daha iyi o ld u ğ u g ö rü şü n ü n yaygın olm asının ne­ deni belki de budur. Kadın yön eticilere karşı takınılan tavır­ ların çoğu, kadının işlevleri, yetenekleri, kişiliği ko n usu nd a basmakalıp birtakım kavram lara dayanır. Yetki sahibi kişi, geleneksel olarak e rke ktir ve ne kad ara çık görüşlü ne kadar sa ğ d uyu lu kişiler o lu r­ sak olalım, kadının yetki sahibi kişi o luşunu kolay kolay benim seyem eyiz. T o plu m sa l şartlanm alar yüzünden, bir kadın y ö n e tic in in beklenm edik bunalım lar karşısında erkekler kadar yerinde karar verem eyeceğine, yeteneklerinden çok kadınsılığına güveneceğine, kadınsı tu tu m ­ larının yargılam a g ü cü n ü azaltacağına, y ö n e tim in in ya fazla yum uşak, ya da aşırı sert olacağına inanmışızdır. Belki de bu d ü ş ü n ce le r bir zam anlar geçerliydi; Ama yüzyılımızın eğitim ola­ nakları ve ö zg ü rlü ğ e kavuşm uş kadınları, bu yargıları geçersiz kılıyorlar. Yine de, iyice yerleşmiş önyargıları sö kü p atm ak kolay olm uyor. Bir kadın yönetici, ne kadar yetenekli ve becerikli olursa olsun, söz konusu önyargıları yok etm ek k o n u ­ sunda yanlış bir yol seçerse, b u y ru ğ u n d a çalışanlarla ilişkilerde zor d u ru m la rla karşılaşacaktır. Oysa onlardan tam bir işbirliği ve bağlılık istiyorsa, bu tü r önyargıları yıkması şarttır.

E

Başlarına kadın yönetici gelen kişile­ rin, ona ne kadar karşı olurlarsa olsunlar, başlangıçta anlayışla davranm ağa çalış­ maları gerekir. Ç ünkü yö n e ticiyi attırm ak çalışanların elinde olm adığına göre, d u ru ­ mu ya iyi, kötü idare etmeleri, ya da istifalarını verip içinde b u lu nd u kla rı d u ­ rum dan kurtulm aları gerekir. Kadın y ö n e ­ tic in in sorunlarını daha yakından bilseler, ona karşı anlayışlı olmaları kolaylaşır belki... Kadın y ö n e ticin in karşılaşacağı g ü ç ­ lükler, çalıştığı alana bağlıdır en çok. Sözgelim i, ağır sanayide, ticaret alanında o ld u ğ u n d a n daha ço k önyargı vardır. Gene de, bü yü k bir mağazanın nalburiye b ö lü m ü n ü n başına gelen, beş on erkek işçinin yöneticisi olan kadın d u ru m u çok dikkatle idare etm ek zorundadır. B u y ru ­

O

ciyle çalışmış o ld u kla rın d a n ru h b ilim c ile ­ rin dediği gibi, “ Bu d u ru m u n işlerine bir çeşni kattığı” da gerçek o ld u ğ u n d a n bir kadının y ö n e tim in e erkeklerden daha çok tepki gösterebilirler. Ayrıca bazıları, “ o yönetici olabilirse, ben de o la b ilirim ” b iç im in d e bir d ü şü n ce ye kapılıp, onunla işbirliği yapacaklarına rekabete g iriş e b ilir­ ler. Kadın yöneticiye, b u y ru ğ u n d a çalı­ şanların cinsi ne olursa olsun, başlangıçta

te n kit dolu gözlerle bakılacaktır. Bu dönem i başarıyla atlatırsa, yanında çalı­ şanların ona karşı olmaları, önyargılara dayanan sorunların doğması için hiç bir neden yoktur. Yönetici için de, yanında çalışanlar için de önem li olan, o ilk dönem i atlatm aktır. iş yerinde karşılıklı ge rilim yaratan nedenlerin başında, y ö n e ticiye olan g ü ­ vensizlik gelir. A m e rik a ’da, yönetici kade­ m elerde çalışan,bu yere gelm ek için çok zorlu savaşlar vermiş olan bir kadın, başa­ rılarının çevresinde isteksizce kabul e d il­ diğini, ama yaptığı her yanlışın, kırıcı bir dikkatle incelendiğini, söylem iştir. Zaten yönetici kademelere, kadın olsun, erkek olsun, kendine gerçek bir güveni olm ayan pek az kişi ulaşabilm iştir. Ama, durm adan yeteneğini kanıtlam ak z o ru n lu lu ğ u n u n yarattığı baskı, kişinin sinirlerini yıpra tırve becerikli, güvenilir, norm al bir kadın ü stünde çok kötü etkiler yaratabilir. Ancak, unutulm am ası gereken şey, kadınların eteklik giym iş erkek o lm a d ıkla ­ rıdır. Yönetici olarak ulaştıkları s o n u çla r aynı olabilir, ama hedefe ulaşırken ku lla n ­ dıkları y ö n te m le r bazen kesinlikle d e ğ iş ik ­ tir. Kadın yö n eticile ri a n la yabilm ek için, yalnızca kadınlara özgü birtakım ö ze llikle ­ re d ikka t etm ek gerekir.

H A V A K İR L İL İĞ İ V E C İL D İM İZ ed en iyet ilerledikçe şehirlerin havaları da gitgide daha çok kirleniyor. Böyle b ir hava içerisin d e ya şa d ığ ım ız sü re c e cilt te m iz le n d ik te n so n ra y in e kirli gibi b ir hal alacak ve kül ren g in e d ö n ecektir. M a ky a jy a p ıld ıkta n kısa b ir sü re so n ra bozulacaktır. Saçlar daha çabuk kirlenecek, g ö z le r d e y a n m a la r ve ka şın m a la r m eyd a n a gelecektir. Hava kirliliği so n u c u y ü z d e çok m ikta rd a sivilceler oluşur. N em lilik saçları kabartıp, ca n sızla ştırıp b içim lerin i b o zd u ğ u sırada, havadaki kir ve d u m a n da bunların çok çabuk k irle n m e sin e n e d e n olur. Kirli b ir saç ise g ü z e l b ir cildin daim a en büyük d ü şm a n ıd ır. Böyle b ir havada yaşayan kadınların saçlarını sık sık yıkam aları gerekir. Tabii ki kir ve is cildin g ö ze n e k le rin i dolduracaktır. Bu n e d e n le c ild im izi daha çok te m iz le m e m iz g e re ­ kir. H avadaki zararlı m a d d e le rin cild e etki e tm e m e s i için b ir n e m le n d iric i kullanm alıdır. Y ü ze sü rü lecek olan bu n e m le n d iric i b ir en g el va zifesi görür. Cilt bakım ı böyle b ir havada nasıl y a p ılm a lıd ır:

M

Kuru ve hassas ciltler iltlerini g ere k tik ç e y u m u şa k bir losyonla te m izle m e li arka sın d a n to n ik ile silm elidirler. B unların ya n ı sıra te m iz le n e n cild e m utlaka bir n e m le n d iric i sü rm elid irler. Ge­ celeri ise y ü z e n e m le n d iric i sü rü ld ü k te n so n ra g ö zle rin etrafına ve boyuna besleyici bir k re m sü rü lm elid ir. A llıklar k re m h a lin d e olm alıdır. A rada b ir ise cildi d e rin le m e sin e te­ m izle m e y e yarayan m a ske ler d e kullanılm alıdır. Sık sık g ö z dam lası ku lla n m a n ın da ya ­ rarı vardır.

C

Yağlı ciltler ç in d e sa b u n bulunan bir te m izle y ic i losyon veya d o ğ ru d a n doğruya y u m u şa k b ir sabun kullanm alı y ü z ü sü rekli olarak ılık su ile tem izlem elid irler. Bu işlem in a rkasından sıkış­ tırıcı b ir losyon ve çok h a fif olarak bir n e m le n d iric i sü rü lm elid ir. A llık Jöle tipi olm alıdır. G erektikçe g ö z dam lası kullanılm alıdır. Yağlı ciltlere sahip olanlar za m a n za m a n ölü hü creleri çıkaracak b ir m a lz e m e kullanm alıdırlar. Bu arada g ö z e n e k le r i sıkıştıracak m a skeler d e yağlı ciltler için faydalıdır.

/

N o rm a l ciltler osyon şe k lin d e bir te m izle y ic i kullanm alıdırlar. T o n ik y e rin e sıkıştırıcılar ön planda tutulm alıdır. M akya jd a n ö n c e n e m le n d iric in in fa yd a sı büyüktür. G eceleri te m iz le m e ve sıkıştırm a losyonlarının ku lla n ılm a sın d a n so n ra g ö zle rin etrafına ve boyuna besleyici bir k re m sü rü lm elid ir. A llık kullanılm ası g e rektiğ in d e k re m şe k lin d e olanlar tercih ed il­ m elidir.

L


eğlencelik | YER AÇMAK Ski ses sanatçısı konuşuyordu: - Ben şarkı söylediğim zaman, bütün salonu sesimle doidururum.., - Dem ek bazı dinleyiciler sesine yer açmak için salondan çekiyorlar!

KAYINVALİDE *c• ;‘^ r y i- . *.*. -} .

.

Bir gazeteci, masasında yüzü asık oturuyordu. O ’nun bu halini gören arkadaşı sordu: - Neden böyle üzgün duruyorsun? - Kayınvalideler hakkında güzel bir yazı yaz­ mıştım. - Eee... Yazı İşleri Müdürü beğenmedi mi? - Öyle değil, yazıyı önce kayınvalidem gördü de...

»

S';; '

* * * * * •

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

.

K/Ü •

1_ ’

• '

.

'•• ;* t

... *. • ’ ’"

* * * * M * M M M * M -A

T

■s&îS!

-S -*İ

my .

’ "

-

r • :7| - :, • *.-••

Soldan Sağa :

KEKEME

1- Bir hava nakil aracı (Eski deyim ), Tepkili u ça k 2- Kumaşı düzeltir, Lokma y a p a n 3- İncelik, Acım a, Yaban mersini 4- Kara Kuvvetlerinin kısaltılmışı Aktinyum ’un simgesi, Türkiye’nin uluslararası simgesi 5 -H aftada bir yayınlanan 6- Karışık renkli, M ürekkep balığı 7- Bir düziye, kesmeksizin, aralıksız, Kar ve buz üzerinde kaym ak için yapılm ış a ra ç 8- Yabancı bir haber ajansı, Bir m aden 9-Yatm a özelliği olan, Emanet eden 10- Bir denizcilikterim i 11- Kuzey Avrupa’d a bir kavim, Yayla atılır, Kara Kuvvetlerinin kısaltılmışı 12Doğru yolu gösterm e, Küçük ça n 13- Su (Eski dil), Bir uzunluk ölçüsü, Büyük tahıl deposu 14-Fas’ın başkenti, İrat, akar 15-Art ard a kullanılarak parlam ayı ifade eder, Baharlı bir bitki.

Biri usta, öteki çırak olan kekeme iki demirci ocakta kırmızı hale getirdikleri demiri, biçim vermek için örs üzerine koymuşlardı. Usta: - Vu vu vu vu vu vuurrr.... dedi. Çırak: - Ne ne ne ne ne nereyeeeee, diye sorunca, usta cevap verdi: - Bı bı bı bı bırak da şimdi demiri götür baştan ısıt.....

Yukardan Aşağı: 1- Ellinci yaşını kutlayan ulusal hava yolu şirketimiz 2- İstanbul’da bir sem te adını veren Osm anlı paşası, Kafa 3- Ağırlık, O to lam bası, Yoğun kar yağışı, Bırak’ın ilk iki harfi 4- Misil, Norm al o lm a ya n 5- Bir hesaba göre alınm ası gereken para, m al vs., Bronşların iltihaplanm ası 6- O tolarda bir parça, M obilya cilası, Kırmızı 7 -İlave, Dış görünüş, şekil, kıyafet, Bir tavuk türü, G erm anyum ’un simgesi 8- Kuzu sesi, Keskin bir aletle yüzeydeki şeyi oym ak, Ç içek yetiştirilen ca m e ka n 9- O tolarda lastiğin takıldığı m adeni çem ber, Bilinen, Tokat’ın bir ilçesi 10- Bir iş karşılığı verilen şey, karşılık, Beyaz, İzmir’in bir ilçesi 11- Transitin kısa yazılışı, Utanm a duygusu, Bir nota, Normal sıcaklıkta gaz h alin de bulunan elem an.

O \ı»>vtr«itîîmr»vttîi

..

. .. ..


J t?

j?v <\ vM \

^^V P

Û

^

t

j

M

f

J

j J * o. o ^ 'S r ’ < y <&> 0 > 'O .® ' x> -A r O \< îP •A O »<£ -H-'. Ji ^ ^

*y 4>W <£0 <> "O vv\? S?» ^

t4 "


Turkish tobaccos Şefkat işhanı kat:8 Karaköy/lstanbul-Turkey tel: 4484 90 telex: 24183


Yolculuk hali bu; nerede, ne zaman, ne kadar para ödemeniz gerekir, hiç belli olmaz. Evden çıkarken, yola çıkarken, Mavi Çek’inizi unutmayın! Nakit para, bozuk para derdiyle uğraşmayın, ödemeleri Mavi Çek’e bırakın.

TÜRKİYE

İS BANKASI 1

c e m o f s e t a-S-1® 7 9 4 3 1 3 -İst.

arkasında İş Bankası vardır

Skylife 1983 Mayıs Sayı:1  

Skylife 1983 Mayıs Sayı:1

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you