Issuu on Google+

TC’yi Kaldırmıyor Hatta Yanına Bir Harf Daha Ekliyoruz. T.C.B Türk Cumhuriyetler Birliği İstiyoruz 10 Şubat 2014

Sayı: 6

¨ 0,50

Yıl: 1

Balbay, “Mücadelede beraber yürümeye geldim”

Türkhaber/Tuğba Bahar CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay,” Bizler salonlara sığmayacak kadar büyüdük, onlar ayakkabı kutusuna sığacak kadar küçüldüler” dedi. Ergenekon davası kapsamında dört yıl dokuz ay tutuklanan ve geçtiğimiz günlerde tahliye edilen CHP İzmir Milletvekili gazeteci yazar Mustafa Balbay Yalovalılarla buluştu. Yalova CHP Yalova Belediye Başkan Adayı Vefa Salman ve İlçe-Belde Belediye Başkan Adaylarına destek vermek için Yalovalılara seslendi. Yalova’ya gelen Balbay, önce Ergenekon

davasında hapiste kaldığı süreçte yazdığı “Geçmişten Geleceğe Türkiye” adlı kitabın imza gününe katıldı. Halk Eğitim Merkezi Salonunda gerçekleşen konferansta Yalova Belediye Başkan Adayı Vefa Salman, “Aramızda bir yiğit var işte Mustafa Balbay” diyerek konuşmasına Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Nazım Hikmet’e yazdığı Zülfü Livaneli’nin seslendirdiği Yiğidim Aslanım Bura-

da Yatıyor şiirinden alıntı yaparak, “Bugün efkarlıyım açmasın güller, yiğidimden kara haber verirler, demirden döşeği taştan sedirler, yiğidim aslanım burada yatıyor” dedi. Örgütümüzün İlçe-Belde Başkan Adaylarına ve bizlere destek olmak için geldiklerini ifade eden Salman, “10 gün önce Şafak Pavey aramızdaydı, bugün Mustafa Balbay aramızda. 14 Şubat Gürsel Tekin bizlerle olacak. 7 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla Emine Ülker Tarhan bizlerle olacak” şeklinde konuştu. Hasan Hüseyin Korkmazgil

‘in Acıyı Bal Eyledik şiirinden alıntı yaparak Yalova CHP Grup Başkanvekili ve Milletvekili Muharrem İnce, “Bak şu insanların güzelliğine kaşı destan gözü destan elleri kan içinde, kör olasın demiyorum kör olma da gör beni, ekilir ekin geliriz ezilir un geliriz bir gider bin geliriz beni vurmak kurtuluş mu.” İfadelerini kullandı. Hükümeti sert dille eleştiren İnce, “Hep birlikte bu yetim

hakkı yiyenlere, bu ayakkabı kutucularına, bu dolar milyarderlerine, hırsızlara, yağmacılara, vurgunculara hep beraber dur diyeceğiz merak etmeyin. 11 puan öndeyiz Yalova’da bunu böyle bilin. Bir taşla iki kuş vuracağız. Hem ampulü söndüreceğiz. Hem de insanları kandıranı göndereceğiz.” dedi. CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay,”Benim için özgürlük bu yürek dolu salondur. Bizler salonlara sığmayacak kadar büyüdük, onlar ayakkabı kutusuna sığacak kadar küçüldüler” diyerek altını çizen Balbay, Ergenekon davası nedeniyle hapiste yattığı sürece değindi. Balbay,” “Bu salonda şu anda hissettiklerim benim 5 yıl boyunca çok sık hayal ettiğim bir durumdu. Şimdi içeride birinci, ikinci, üçüncü yıl. Ara ara insan soruyor kendine; ‘Balbay, özgürlük ne zaman gelir, ne diyorsun?’ Ben de dedim ki; ‘Beklentini düşük moralini yüksek tut.’ Hep o şekilde yaşadım. Bu sorular arada bir içten dışa doğru yükseldiğinde hep şunu dedim kendime; ‘Balbay, buradan ne zaman çıkacağın önemli değil. Nasıl çıkacağın önemli. Buradan dimdik çıkarsın ve seni sevenlerin karşısına dimdik gelirsin.’ İşte en çok sevgili dostlarım beni bu duygu ayakta tuttu. Mücadeleye beraber yürümeye ben geldim. Özgürlüğünü tam olarak hissetmediğini dile getiren Balbay, “Toplum vicdanında kabul görmemiş davalar nedeniyle şu anda hapiste bulunan tüm yurt-

General Raşid Dostum “Türkmenlere karşı soykırıma girerlerse karşılarında mutlaka bizleri bulacaklardır!” Afganistan Türk Liderlerinin efsanevi komutanı General Raşid Dostum, Türkmen soykırımı yapanlara karşı savaşacaklarını bildirdi.

Efsanevi General Raşid Dostum`un karargâhından yapılan açıklamada “İster Arap, İster Kürt olsun ne zaman Türkmenlere karşı soykırıma girerlerse karşılarında mutlaka bizleri bulacaklardır” dedi. Raşit Dostum Suriye’de PKK ve PYD’yi darmadağın etti. sayfa>3

S2

Yalova barosundan deklarasyon

Yalova Baro Başkanı Av. Cevdet Bekler “Cumhuriyet savcılıklarının valiliklere bağımlı kılınması adaleti tartışılabilir hale getirir” dedi. sayfa>2

severler serbest kalıncaya dek benim özgürlüğüm yarımdır. O günler gelecek ama o arkadaşlar buralarda oluncaya dek, bu arkadaşlarımız özgürlüğüne kavuştuğu gün ancak biz, gerçek anlamda ben, kendimi o gün kendimi özgür hissedeceğim. O güne dek özgürlüklerimiz için mücadele edeceğiz” dedi. Yargıdaki zulümlüğü ve alçaklığı Orta çağda da görülmediğini dile getiren Balbay, “Yeni bir yasal düzenlemeler var. İçerden herhangi bir terör örgütüne bulaşmamış tek suçu gerçekten yurtseverlik olmuş. Atatürkçülük olmuş. İnsanların topluma

çıkmasını bekledik. Bugün gazetede sadece yolsuzlukları kapsayanları yazıyor. Yolsuzluk olaylarının üzerinin yasa ile örtülmesi üzeri bir plan bu. Neydi sloganları durmak yok yolmaya devam.” dedi. Hükümetin son çıkardığı yasa ile ağır ceza mahkemelerinde ki yolsuzluk usulsüzlük olaylarına bakılmamasını sağladığını eleştiren Balbay, “Özel yetkili mahkemeleri kaldırıyoruz yasa teklifi. Tutuklama kararlarının devamını özgürlük mahkemeleri karar veriyor. Adı özgürlük mahkemesi kararı tutuklama.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, entegrasyon önemli

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, ZDF kanalına verdiği mülakatında, “Ortak iletişimimiz açısından Almanya Parlamentosunda Türk kökenli 11 milletvekilinin bulunması bizim için çok önemli. sayfa>4

Romanya Cumhurbaşkanı Basescu, Ankara’ya Geldi

Ankara/Türkhaber/Gülnisa Sultanova Ankara’ya ziyarette bulunan Romanya Cumhurbaşkanı Basescu, Romanya’nın, Türkiye’nin AB’ye katılım çabalarını güçlü bir şekilde desteklediğini ve Türkiye ile AB arasındaki müzakere sürecinin hızlanmasını umduğunu ifade etti. Basın toplantısında Türkiye ve Romanya Cumhurbaşkanları, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin daha da geliştirileceğini ifade ederek yakın gelecekte iki ülkenin ticaret hacminin 10 milyar dolara ulaşması için çalışacaklarını belirttiler. Basescu, Türkiye Cumhurbaşkanı Gül ile yaptığı görüşme sonrasında düzenlenen basın

toplantısında, “Şu an için Türkiye ile AB arasındaki müzakere sürecine hız kazandırmalıyız.”

dedi ve Türkiye’nin AB’ye üyeliğinin Romanya’nın yararına olduğunu söyledi.

Esenköy sahilinde ceset bulundu S2

Cem Özdemir, Refat Çubarov’u TBMM Termal tebrik etti için karar verdi Kırım Tatar Milli Meclis (KTMM) Başkanı Refat Çubarov Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir ile Berlin’de bir görüşme yaptı.

www.turk-haber.net

TBMM Başkanlık Divanı hazırlanan raporu değerlendirerek kararını verdi.

Yalova barosundan deklarasyon

Yalova Baro Başkanı Av. Cevdet Bekler “Cumhuriyet savcılıklarının valiliklere bağımlı kılınması adaleti tartışılabilir hale getirir” dedi.

S2

S4

Becan Gül’le görüştü

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İtalya’ya yaptığı resmi ziyaret kapsamında, Türkiye-İtalya İş Forumu gerçekleştirildi.

Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Esenköy beldesi Şenköy mevkiinde kıyıya vurmuş bir erkek cesedi bulundu

Edinen bilgiye göre, Çınarcık Esenköy Şenköy Köyü Engere mevkiinde sahile vurmuş bir ceset olduğunu fark eden vatandaşlar, durumu İlçe Jandarma Komutanlığı’na bildirdi. Engere sahilinde olay yeri inceleme ekiplerinin yaptıkları

araştırmada çıplak cesedin kimliği tespit edilemedi. Ceset daha sonra otopsi için Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Cesedin kimliğinin tespiti için çalışmalar sürüyor.


2

Gündem

10 Subat 2014

Yalova barosundan deklarasyon

Yalova Baro Başkanı Av. Cevdet Bekler “Cumhuriyet savcılıklarının valiliklere bağımlı kılınması adaleti tartışılabilir hale getirir” dedi. Yalova Baro Başkanı Av Cevdet Bekler, yayınladığı deklarasyonda “Ülkemiz son yıllarda demokrasi ve hukuk devleti alanında çok ciddi sıkıntılar yaşamış ve yaşamaya devam etmektedir.” diyerek İnternet Yasa Teklifi Tekno-Politik Cenderedir.” İletişim özgürlüğünün ortadan kaldırılmasına yönelik bir tekliftir” dedi. Bekler, yaptığı açıklamada “Ülkemiz son yıllarda demokrasi ve Hukuk Devleti alanında çok ciddi sıkıntılar yaşamış ve yaşamaya devam etmektedir. Gelinen noktada, özellikle 17 Aralık soruşturmaları sırasında ve sonrasında ortaya saçılan kanıtlar, Türkiye’de hukukun herkese bir gün lazım olabileceği gerçeğini ortaya koymuştur. Gerçek Hukuk Devletinde “Suç işleyen kim olursa olsun yargı önünde hesap verir” prensibi vardır. Ancak, ülkemizde son zamanlarda yaşanılanlar kirlenmenin boyutlarını gösterdiği kadar, bazı soruşturmaların sağlıklı yürümesi açısından hakim, savcı, polis tayinleri, Adalet Bakanı Müsteşarının ve bakanın bizzat soruşturmayı yapan Cumhuriyet savcısını araması gibi aykırılıklar ile gölgelenmekte ve kamuoyuna, ciddi boyutta soruşturmaların karartılmaya çalışıldığı endişe ve kaygısını vermektedir. Bu da aynı zamanda hukuk devleti anlamında ülkemizi çok ciddi sıkıntıların içine sürüklemektedir.” dedi Yaşanan bu gelişmelerin ardından yapılmak istenen HSYK Kanunu’ndaki değişikliklerle yargı tarafsızlığını ve bağımsızlığını tamamen ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar olduğunu söyleyen Bekler “Kanuna aykırı bir şekilde Adli Kolluk Yönetmeliği değişikliği ve yine Adli Kolluk Personelinin Vali’ye bağlanmaya çalışılması “soruşturmanın gizliliği” ilkesine aykırı, yargı bağımsızlığını tartışılır hale getirecek; kuvvetler

ayrılığına ortadan kaldıran otoriter bir anlayıştır. Bu anlayışı hiç bir hukukçunun ve hukuk devletine inanan kişinin kabul etmesi mümkün değildir” diyerek açıklamasını şöyle sürdürdü; “Cumhuriyet Savcıları, kamu adına İddiayı temsilen; “Savunma” ve “Hükümle” birlikte yargının kurucu unsurlarındandır. C. savcılarının Soruşturma yetkileri yargısal bir işlemdir. Soruşturma bir bütündür ve yürütülmesi esas olarak C.savcılarının yetki ve sorumluluğundadır. Kanunda gösterilen ve usulüne uygun yapılan başvurular ve mahkemelerce verilen kararlar dışında C. savcılarının soruşturma işlemlerine doğrudan ya da (Savcı görev değişikliği gibi yöntemlerle) dolaylı biçimlerde müdahale edilemez. Özellikle de İdari görevleri kapsamında C.Başsavcılıkları, HSYK ya da Bakanlık v.s hiç müdahale edemez. Bu fiil TCK

nun 277.(Ve/veya 288.) maddesinde yer verilen suçu oluşturur. Bu hükümlerin kanuna koyulmasının temel amacı, Yargıyı; diğer kamu güçlerine ve gerekçede belirtildiği gibi “kapıları tutanlara” karşı da korumaktır. C.Savcılıklarının soruşturma işlemlerini yürütürken ; {“Memurin Muhakemat” gibi, “MİT Yasası” gibi; Soruşturma usullerini kurallara bağlıyoruz} diyerek. Kolluğun; sicil yönünden İçişleri Bakanlığına bağlı olduğu bahanesiyle, adli faaliyetlerinde de harekete geçmesini, valilerin iznine bağlamak; Anayasaya ve kanuna aykırıdır, Yargı bağımsızlığına müdahaledir. Kuvvetler ayrılığının reddidir. “ Ülkemizde ki toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile ilgili kısıtlamalar, düşünce özgürlüğü anlamındaki polis müdahaleleri, hukuk devleti anlayışına ve demokratik

kurallara tamamı ile aykırı davranışların altını çizen Bekler, “ Yine, “İnternet Yasa Teklifi Tekno-Politik Cenderedir.” İletişim özgürlüğünün ortadan kaldırılmasına yönelik bir tekliftir. Getirilmek istenen bu değişiklikle damıtılmış sansür getirilmektedir. “Erişim Sağlayıcılar Birliği” (ESB) adıyla kurulan sözde “sivil” bir kurula içerikleri kontrol yetkisi verilmektedir. Bu hile-i şer’iye dir. Hukuka karşı dolandır!.. Sözüm ona Devlet sansür yapmıyor ama ESB, sözde “özgür iradesiyle” engelleme, yani sansür yapabilecek. ESB’nin siyasal-ekonomik-toplumsal v.s anlayışı ya da dış baskı ya da bizzat ESB’nin korkusu engelleme/sansür nedeni olabilir. Ve hep görüldüğü gibi olacaktır. Sürekli gözetim ve fişleme getirmektedir. Herkesin internette yaptığı her türlü haberleşmesinin kayıt altına alınacağı bir veri tabanı kurulmasına yasal dayanak sağlamakta olup cep telefonlarınızla her an izlenerek, her türlü ilişkiniz kayıt altına alınabilecektir. Bu şekilde İnternette takiple birlikte herkesin fişlenmesi söz konusudur. Bu yasa teklifi, sürekli ve sınırsız izleme ile kişilerin mahremiyetine girmenin yasal temeli olurken, kişiler arası haberleşmenin, bilgi alışverişinin, birbirimizi aydınlatmanın sansürü imkanı ile toplumun yönetici güç odaklarına, şeffaflıktan korunmanın imkanlarını getirmektedir. Bu nedenlerle tüm yurttaşlarımıza sesleniyoruz, biz, barolar olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de demokrasiye, kuvvetler ayrılığı ilkesine ve hukukun üstünlüğüne olan inancımız doğrultusunda mücadelemize devam edeceğiz”

TBMM, Termal için karar verdi TBMM, kamuya ait kamp, sosyal tesisler, misafirhane gibi tesislerin özelleştirilmesine olanak veren ‘Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşmeleri kapsamında bulunan TBMM Termal Sosyal Sesislerini de içeren konuyu görüştü. TBMM geçtiğimiz aylarda zarar ettiği gerekçesiyle TBMM’nin Yalova Sosyal Termal Tesisleri’nin bir süreliğine kapatılması ya da tadilata alınması, özelleştirilmesi konusunda araştırma yapılması amacıyla bir komisyon kurmuştu. TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, TBMM Katip Üyesi Mine Lök Beyaz ve TBMM İdare Amiri Ömer Faruk Öz’den

oluşan komisyon, eski, yeni Milletvekilleri, TBMM personeli, emeklileri ile aileleri ve birinci derece yakınlarına konaklama, restoran ve kaplıca hizmeti veren tesislerde incelemelerde bulunarak tesise yönelik neler yapılabileceğini araştırarak, raporunu TBMM başkanlık divanını sunmuştu.

TBMM Başkanlık Divanı hazırlanan raporu değerlendirerek kararını verdi. TBMM Başkanlık Divanı tarafından oluşturulan heyetin yaptığı toplantıda; TBMM Yalova Tesislerinin mevcut idari statüsünün devam ederek TBMM bünyesinde kalmasına, sosyal tesislerin içinde bulunduğu parselin doğal, arkeolojik, tarihi SİT alanı olduğu dikkate alınarak mevcut durumda lokanta olarak kullanılan, tarihi eser olaNerede Bir Türk Varsa Biz Oradayız!

İmtiyaz Sahibi Bülent Gürçam

Genel Yayın Yönetmeni: Bülent GÜRÇAM 554 201 20 20 Sorumlu Müdür: Selçuk DİKYURT 507 753 67 26 Haber Şefi: Gülnisa SULTANOVA Muhasebe: Nihat Baydar 535 445 07 28 Dağıtım: Volkan ALBAŞ 539 960 09 95 Yönetim Merkezi: İsmet Acar cad. No:14/2 YALOVA

Tel: 0(226) 812 14 15

Temsilciliklerimiz Almanya

Serhat Türk Adres: 88046 Friedrichshafen ailinger straße 118 ALMANYA Tel: 004917672401481

Orhan Hasanoğlu Adres: Gülseren Mah. No:3 Uğur apt. Tel: +90392 630 52 91 Cep: +90533 886 60 60 KKTC Gazimagusa

KKTC

Belçika

Bayram Vural Adres: Rue du Facteur 1 1080 Brüksel Belçika Tel: 0032 0485392198

Ali Yusif Afşar Adres: Baku, H.Cavid xiyabanı, 33, AZ-1143 Baku Tel: +99470-710-44-91 +99455-710-44-91 İş: +99412 +430-52-66(dahili 131)

Azerbaycan

Türkhaber Gazetesi’nde yayınlanan haber, yazı, resim, ve fotoğrafların Basın Kanunu’ndan doğan her türlü hakları Yalova Alem Gazetesi’ne ait olup Kaynak Gösterilerek kullanılamaz. Yazılan yazılardan yazarları sorumlu olup, Türk Haber Gazetesi’nde yayınlanan iftikale vs. için telif hakkı ödenmez.

Baskı: Hürriyet Matbaası/Yalova Gazetemiz 3000 adet basılmaktadır.

0226 812 07 06

rak tescilli Genel Sekreterlik binasının ve bu binayla bağlantılı dinlenme tesisinin fiziki durumunun günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde köklü tadilata tabi

tutulmasına ve özelleştirme kapsamının dışında kalmasına karar verdi.

Cem Özdemir, Refat Çubarov’u tebrik etti Kırım Tatar Milli Meclis (KTMM) Başkanı Refat Çubarov Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir ile Berlin’de bir görüşme yaptı. Almanya ziyaretini sürdüren Kırım Tatar Milli Meclis (KTMM) Başkanı Rufat Çubarov Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir ile Türkiye Cumhuriyeti Berlin Büyükelçiliğinde bir görüşme yaptı. Kısa bir süre önce seçilen Kırım Tatar Milli Meclis Başkanı Çubarov’u tebrik eden Yeşiller Eş Başkanı Cem Özdemir bir süre once Ukrayna’yı ziyaret ettiğini bildirerek, ülkede gelişmelerden duyduğu kaygıları dile getirdi. KTMM Başkanı Çubarov da sürgünden dönen Kırım Türklerinin anayasa ve kanunlar çerçevesinde bir yaşam mücadelesi verdiklerini dile getirdi ve ‘Almanya ziyaretimizde bir Avrupa ülkesi olan Ukrayna’nın ve dolayısı ile Kırım’ın Avrupa’nın demokrasi kültürünün bir parçası olduğuna inancımızı dile getiriyoruz. Ukrayna’da

yaşanan iç huzursuzluğun ülkenin kaderini etkileyecek bir drama dönmemesi gerektiğini Avrupalı muhataplarımıza anlatıyoruz’ dedi. Türkiye Cumhuriyeti Berlin Büyükelçiliğinde gerçekleşen Çubarov – Özdemir görüşmesine KTMM Başkanı Yardımcısı Aslan Ömer Kırımlı, KTMM Almanya Temsilcisi Ahmet Özay ve Türkiye Cumhuriyeti Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu da refakat etti.

Tuğba Bahar tgbbahar@gmail.com

Katil Devlet! Eski dönemde sömürge şartlarında “demokrasi götürmek” varken şimdi ise “medeniyet götürme” etkin bir şekilde devam etmektedir… Küreselciler! Yani milyarder mantığı “ordo ab chaos”… Sahte demokrasi oyunlarıyla terörist başları ile masaya oturup halkımızın üzerinden oynanan çirkin oyunlarına bir tanesi daha eklenerek demokratikleşme paketi olarak adlandırdınız. Öncelikle demokrasi kavramını hatırlayalım. Demokrasi kelimesi yunancada halk manasındaki demos ve yönetim manasındaki kratos kelimelerinin bir araya getirilmesi ile elde edilmiştir. Yani, kelime manası olarak demokrasi, halkın yönetimi anlamına gelmektedir… İleri demokrasiden bahsedenler önce patronların medyasını susturdu. Şimdi ise halkın medyasını susturuyor… Babaya ölen oğlunu çuvalda taşıttıran ileri demokrasiyi ön gören hükümet katildir!.. Eşsiz cesaretleriyle sosyal direnişini gösteren gezi eylemleri sırasında hunharca katledilen Ali İsmail Korkmaz, Mehmet Ayvalıtaş, Ahmet Atakan, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Medeni Yıldırım, Hasan Ferit Gedik ve Berkin Elvan yalnız değildir katil devlettir!.. 28 Mayıs 2011 yılında sosyal medya mecralarından twitter hesabından yazan, Abdullah Gül, “Benim görüşüm, temelde hiç bir özgürlük kısıtlaması olmamalı. İsteyen herkes internette özgürce dolaşabilmeli.” Şimdi ise uygulama vaktidir… Sansür hükümetin korktuğunun ifadesidir. Sansür mü?... Sadece yasalarla değil, farklı aktörlerle uygulanan çeşitli sansür yöntemlerinin tümünü kapsar. Cezalandırma, yasaklama, hedef gösterme, tehdit etme, korkutma, aşağılama, engelleme, saldırı, gayrimeşrulaştırma, ötekileştirme sansür vakalarında kullanılan yöntemlerdendir. Sansürü uygulayanlar arasında devlet kurumları, politik gruplar, partiler, devletin çıkarını gözeten bireyler, mahalle örgütlenmeleri, kültür-sanat kurumları, küratörler, meslek örgütleri, sektör temsilcileri, fon veren kuruluşlar sayılabilir. Geçtiğimiz günlerde sözde demokratikleşme paketini Özel Yetkili Mahkemeleri tümden kaldıran, tutuklamaları zorlaştıran ve mevcut dinleme kararlarının tümünü geçersiz kılan 22 maddelik kanun değişikliği teklifi, Ak Parti tarafından TBMM’ye sunuldu. Özel yetkili mahkemeler kalkıyor… Yasadışı dinleme cezası artıyor… Dinlemeleri sızdırma cezası da artıyor… Dinleme kayıtlarını yok etmeyenlere de ceza artıyor… Tutuklama kararı zorlaştırılıyor… Mahkeme karşısına çıkma süresi 24 saat. Gerekirse, farklı yerdeki mahkeme sesli ve görüntülü ifade alacak… Hapis cezası 2 yılı aşmayan suçlara tutuklama yok… Ev ve işyeri aramalarına “somut delil” zorunluluğu… Mal varlığına el konulması rapora bağlı… Bilgisayara el koymak zorlaştırılıyor… Dinlemeler için, hakim değil, mahkemede “oy birliği” kararı geliyor… Dinleme süresi sınırlanıyor, suçla ilgisi olmayan bilgilere imha zorunluluğu… Ortam dinlemesi zorlaştırılıyor polise de mit benzeri soruşturma kalkanı… Mahkeme kararını yerine getirmeyen polislere tazminat cezası yok… Mevcut dinleme kararlarının hepsi yok hükmünde, avukatların dosyayı incelemesine yönelik kısıtlamalar kalkıyor… Son söz Mustafa Kemal Paşa’nın, karar ise büyük Türk milletinindir. “Baylar, sırası gelmişken, saygıdeğer ulusuma şunu öğütlerim ki: Bağrında yetiştirerek, başının üstüne dek çıkaracağı adamların kanındaki, duyuncundaki (vicdanındaki) öz mayayı çok iyi incelemeye dikkat etmekten, hiçbir zaman geri kalmasın”. (Nutuk-Sayfa -295)


Gündem

10 Subat 2014

General Raşid Dostum “Türkmenlere karşı soykırıma girerlerse karşılarında mutlaka bizleri bulacaklardır!” Afganistan Türk Liderlerinin efsanevi komutanı General Raşid Dostum’un askerleri Halep’te destan yazıyor. Bir süredir Türkmen kanı akan Suriye’nin Halep şehrinde Türkmen katliamı yapan 40 yıldır Türkiye`de kanlı terör örgütü olarak karşımıza çıkan PKK’nın Suriye kolu olan PYD’ye karşı Raşit Dostum kuvvetleri savaş açtı. PYD’li teröristleri etkisiz hale getirmek için Afganistan Türklerinin lideri efsanevi Özbek General Raşid Dostum`un komutanlığı altında birleşen Güney Türkistan cephesi ordusundan 3 bin asker Suriye’ye giderek oradaki Türkmen ahalisine yardım ediyor. General Raşid Dostum`un karargâhından yapılan açıklamada, “Terör örgütü PYD’yi ülkenin en büyük stratejik önemini taşıyan Halep şehrinden kovmak ve Türkmenlere karşı devam eden soykırımı önlemek için buradayız. Yaptığımız başarılı mücadele teröristleri oradan kovarak hayallerini yarım bırakmıştır. 2003 yılda da Irak`ta ki Türkmenlerin yardımına giden kuvvetlerimiz Türkiye`nin etrafında ve içinde dört kesime bölünmüş Büyük Kürdistan projesinin karşısında büyük başarılar elde etmişlerdir. Bütün batının buradaki teröristleri desteklemesini düşünmeyerek Türkmenlerin yardımına giden Raşit Dostum’ un kuvvetleri bin PYD`liyi öldürmüş ve bin 250 teröristi esir almıştır. Bu savaşta Türkmen tugayından dört asker şehit olmuştur” denildi. Afganistan Türk Liderlerinin efsanevi komutanı General Raşid Dostum’un Türkmen soykırımına karşı direnişi ve verdiği savaş, Türk dünyasında sevgi uyandırdı.

Raşid Dostum kimdir? 1953 yılında Afganistan’ın kuzeyindeki Şibergan şehrinde doğdu. 26 yaşındayken Sovyetler’in Afganistan’da açtığı bir doğalgaz tesisinde işçi olarak çalışmaya başladı. Kısa sürede tesis içinde örgütlü bulunan işçi sendikasının başkanı oldu. Bu dönemde Afganistan içinde Sovyet yanlısı bir rejim vardı ve muhalifler bu yönetime karşı savaşıyordu. Bu savaşta kendilerine mücahit denilen Suudi etkisindeki gruplar, ülke kuzeyindeki Türkmen, Özbek ve Taciklere karşı tavır alınca, Dostum kuzeyden topladığı milislerle çatışmalar içine girdi. Sovyetlerin Afganistan’dan çekilmesinden sonra iktidarda bulunan Necibullah hükümetiyle işbirliğini sürdürdü. Mezar-ı Şerif başta olmak üzere Kuzey Afganistan’daki yedi eyaletin yönetimini ele aldı. Raşit Dostum Cünbüş-i İslami Afganistan adıyla siyasi örgütlenmesini

de yaptı. 1992 yılında Necibullah’tan desteğini çekince başkent Kabil, mücahit grupların eline geçti. Mücahit grupların hemen hepsi ya etnik bir temele dayanıyor ya da İran, Pakistan ve Suudi Arabistan’dan gibi ülkelerin sözcülüğünü yapıyordu. Ayrıca örgütlerin en önemli gelir kaynağı olan uyuşturucu üretim ve sevkiyatı da çatışmaların ayrı bir yönünü teşkil ediyordu. Bu örgütlerin hepsinin ittifak ettiği tek konu ise Türklerin yönetim dışında kalması idi. Başkenti birbiriyle çatışan mücahit gruplara devreden Raşit Dostum, kuvvetlerini yeniden kuzeye çekti ve Mezar-ı Şerif’te devlet otoritesini pekiştirdi. Mezar-ı Şerif kısa zamanda eğitim, ticaret ve ziraat başta olmak üzere her alanda gelişti. Türkiye ile ilişkiler kuran Raşit Dostum, devrin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın açtığı imkanlarla bütün dünyada tanındı. Turgut Özal bir dönem kullandığı makam

Becan, Gül’le görüştü

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İtalya’ya yaptığı resmi ziyaret kapsamında, Türkiye-İtalya İş Forumu gerçekleştirildi. Foruma, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, TOBB/DEİK Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, İtalya Dışişleri Bakanı Emma Bonino, İtalya Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı Carlo Calenda, DEİK Türk-İtalyan İş Konseyi Başkanı Zeynep Bodur Okyay ve Network Globale Başkanı Aurelio Regina, Türk iş adamları ve Yalova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Tahsin Becan Yalova’yı temsilen katıldı. Cumhurbaşkanı Gül’e Yalova Üniversitesi hakkında bilgi veren Becan “Yalova Üniversitesinin ilimiz için çok önemli olduğunu, Rektörümüz Prof. Dr.Niyazi Eruslu Bey’in çok çaba sarfetmesine rağmen bir takım imkansızlıklar nedeniye kampus inşaatının ve diğer yapılanmanın yavaş ilerlediğini bu konuda destek beklediğimizi ilettim. Sayın Cumhurbaşkanımız konuyla yakında ilgileneceğini ifade ettiğini” söyledi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de yaptığı konuşmada, toplantıya katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Bu Forumu organize eden Türk-İtalyan iş dünyasının temsilcilerine çok teşekkür ediyorum. Bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanı Napolitano’nun davetine icabetle bir devlet ziyareti gerçekleştiriyorum. 2009 yılında da kendisi benim davetimi kabul edip Türkiye’ye gelmişti ve Türkiye’de gayet başarılı bir ziyareti olmuştu. Şimdi 4 sene sonra bir nevi bu ziyaretin iadesi şeklinde gerçekleşiyor bu devlet ziyareti, ama bunu da resmî bir temasın ötesine taşıdığımızı da görüyorsunuz” dedi. Konuşmasında çok sayıda Türk iş dünyasının temsilcisi, sanayici, tüccar ve büyük iş adamları ile beraber bu seyahati gerçekleştirdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Gül şöyle konuştu: “Geldiğimiz günden beri İtalyan dostlarımızdan büyük bir misafirperverlik görüyoruz. Akdeniz’in sıcakkanlılığını her vesileyle gösteriyorsunuz. Türklerin de, İtalyanların da Akdeniz’in insanları olarak birçok ortak karakteri vardır. Bunların daha da zenginleştiğini görmek tabii memnuniyet vericidir.” dedi.

TOBB/DEİK Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu konuşmasında, iş forumunun önemine değinerek sonuçlarının da önemli olacağına inandığını söyledi. İtalya’yı çok önemsediklerini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Biz, önümüzdeki süreçte Avrupa’nın en büyük itici güçlerinden birinin İtalya olacağına, İtalya’nın yeni bir büyüme dönemine gireceğine inanıyor, planımızı buna göre yapıyoruz. Son yıllarda firmalarımızın İtalya’ya artan ilgisi de bunun en somut göstergesidir” dedi. Türk-İtalyan işbirliğinin artmasının, her iki taraf için de büyük kazanç vaat ettiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, “Özellikle bu süreçte Türkiye’ye yatırım yapan firmalar kazançlı çıkacak. Çünkü de-

ğerli dostlarım ne olsun Türkiye, Türk özel sektörü yoluna devam edecek, büyümeye devam edecek. Bakın 2001 yılında bugün Avrupa’nın yaşadığı krizin çok daha ağırını yaşadık. Ama bir yıl gibi kısa bir sürede toparlanıp yolumuza devam ettik” şeklinde konuştu. Tahsin Becan, 3 gün süren Türkiye – İtalya İş forumunun başarılı ve faydalı geçtiğini, belirterek Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’e Yalova Üniversitesinin ilimiz için çok önemli olduğunu, Rektörümüz Prof. Dr.Niyazi Eruslu Bey’in çok çaba sarfetmesine rağmen birtakım imkansızlıklar nedeniye kampus inşaatının ve diğer yapılanmanın yavaş ilerlediğini bu konuda destek beklediğimizi ilettim. Sayın Cumhurbaşkanımız konuyla yakında ilgileneceğini belirterek destek olacağını belirtti.

arabasını, Raşit Dostum’a hediye etti. Bunun sembolik anlamı, Türklere ayrı bir heyecan veriyordu. Raşit Dostum, Yüksek Askeri Şura Başkanı sıfatıyla başkent Kabil’i terk etti. Birbiriyle çatışan mücahit gruplardan ümidini kesen Pakistan ve Suudi Arabistan, Afganistan’ı ele geçirmek için Hindistan’ın Diobent şehri medreselerinde eğitim gören gençleri, Taliban yani talebeler adıyla örgütledi. Bu medresede esas itibariyle ehli sünnet alimlerinin dini kitapları okutulmakla birlikte, bu eğitim skolastik bir yaklaşımla ve medeniyet eksenli bir bakıştan uzak bir şekilde veriliyordu. Değişmeyi idrakten yoksun bu bakış, medeniyet tarihimizdeki değişiklikleri bidat diyerek reddediyordu. Bu kesin inançlı robot örgütlenme, kısa zamanda gelişti ve mücahit grupların hepsini yıkarak kuzey hariç Afganistan’a hakim oldu. Raşit Dostum’la Kuzey Afganistan pazarlığını bizzat 1999 yılında Pakistan Dışişleri Bakanı yürütüyordu. Raşit Dostum, Rabbani öncülüğündeki devrik Cumhurbaşkanı ve eski mücahit gruplardan yana tavır koyarak, Pakistan’la anlaşmadı. Tacik asıllı Ahmet Şah Mesut dışında hiç bir mücahit örgütü Talibanlar’ın karşısında tutunamayınca, Pakistan destekli Talibanlar Mezar-ı Şerif’i ele geçirdi. Ülkesini terk eden Raşit Dostum, Ankara’ya gelerek Türk yetkililerle durum değerlendirmesi yaptı. Bilahare Türkiye, Özbekistan ve İran’da kısa süre bulunduktan sonra Kuzey Afganistan’a tekrar döndü. Raşit Dostum liderliğindeki Kuzey Afganistan güçleri, ABD’nin Taliban yönetimine karşı başlattığı askeri harekatla tekrar öne çıktı.

3

Selçuk Dikyurt Canlı yayın selcuk_10971@hotmail.com

Milli İrade Başbakanımız her gün her yerde milli iradeden dem vuruyor. Ne olsa milli iradeyi ön plana çıkarıyor. 17 Aralık’ta ülke yolsuzluk olaylarıyla sarsılmış başbakan bu milli iradeye yapılan bir komplodur diyor. Bazı sözde STK’lar gazetelere çarşaf çarşaf ilan veriyor. İradene sahip çık diyor. Peki sormazlar mı sizce oy verenler milli iradede oy vermeyenler gayri milli irade de mi? O mecliste tek siz yoksunuz ki diğer milli iradede bu yolsuzluklar ortaya çıkarılmadı. Sonuna kadar gitmeli diyor. İşin ilginç yanı milli kelimesini pek kullanmıyor sayın başbakan. Sadece irade olunca milli alanına geliyor milli servetlerimiz satılırken, milli bankalarımız, limanlarımız, Türk Telekom, Petkim ve diğerleri satılırken bu milli hassasiyet neden gözetilmedi? Milli birliğimize, milli dilimize ne oldu? Bu ülkenin birliğini bozmak isteyen terörist başı İmralı’dan talimatlar yağdırırken milli çizgimize, milli hassasiyetimize ne oldu? Sözün kısası AKP çatırdamaya başlamış sayın başbakan bunun farkında. Tüm çabası bu yapılanların bir gün hesabının sorulacağını yüce adaletin karşısında hesap vericeğini çok iyi biliyor ve iktidarının sürdürmek içinde her türlü yolu deniyor. Milli iradenizin olması için milli devletinizin, milli ordunuzun, milli ekonominizin olması gerekiyor. Bunun içinde devletimize, ve milli değerlerimize sahip çıkın.

Yalova Belediyesinden Avcılar ve Atıcılar Kulübüne Dernek Binası

Yalova Belediyesi tarafından yaptırılan, Avcılar ve Atıcılar Kulübü Derneğinin kullanımına tahsis edilen yönetim yeri ile lokal binası düzenlenen törenle hizmete aç��ldı. Açılışa Yalova Belediye Başkanı Yakup B. Koçal, AK Parti Yalova İl Başkanı Mustafa Pehlivan, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Umut Güçlü, çok sayıda partili ve dernek üyesi katıldı. 1959 yılında faaliyete başlayan ve Yalova’nın en eski derneği olan Yalova Merkez Avcılar ve Atıcılar Kulübü Derneği, Tuğrul Şener Spor Tesisleri’nin yan tarafında yer alan yeni binasında düzenlenen törenle hizmet vermeye başladı. Protokolün yanı sıra dernek üyelerinin de yoğun ilgi gösterdiği derneğin açılış konuşmasını Yalova Merkez Avcılar ve Atıcılar Kulübü Derneği Başkanı Gökhan Bitirim gerçekleştirdi. Böyle bir hizmet binasının yıllardır özlemini çektiklerini dile getiren Dernek Başkanı Bitirim konuşmasında, “1959 senesinde Yalova’nın ilk kurulan dernek olmanın haklı gururunu taşıyoruz. Bugün burada yeni dernek binamızın açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu binayı bize kazandıran Yalova Belediye Başkanı Yakup B. Koçal’a tüm üyelerimiz adına teşekkür ediyorum. Biz hep böyle

modern bir binanın eksikliğini duyduk. Bugün Yalova’nın en eski derneği olarak yıllardır hayal ettiğimiz o binaya kavuşuyoruz” dedi. Dernek Başkanı Gökhan Bitirim’in ardından açılışa katılanlara seslenen Yalova Belediye Başkanı Yakup B. Koçal ise şunları dile getirdi; “Avcılarımızın yeni bir mekan ihtiyacı vardı. Bizde acele etmeden bu derneğimize yakışacak kalıcı bir bina yapmak istedik. Burada avcılarımıza güzel bir dernek binası kazandırıldı. Avcılarımızın da artık burayı sahipleneceklerini düşünüyorum. Yine bu binanın arkasında mahalledeki kadınlarımız için Karanfil Evimiz, yan tarafında da çocuklarımız için bir oyun parkı var. Çok güzel bir mekan oluşturuldu. Hem mahallemize hem de avcılarımıza hayırlı uğurlu olsun.” Konuşmaların ardından Dernek binasının açılışını Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal, AK Parti Yalova İl Başkanı Mustafa Pehlivan ve Yalova Merkez Avcılar ve Atıcılar Kulübü Derneği Başkanı Gökhan Bitirim birlikte gerçekleştirdiler. Açılışın ardından Başkan Koçal, binayı dolaşarak Dernek Başkanı Bitirim’den bilgiler aldı.


4

10 Subat 2014

Gündem

Erdoğan, entegrasyon önemli

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, ZDF kanalına verdiği mülakatında, “Ortak iletişimimiz açısından Almanya Parlamentosunda Türk kökenli 11 milletvekilinin bulunması bizim için çok önemli. Sadece Almanya ziyaretim sırasında veya Şansölye Merkel ile yurtdışı görüşmelerimizde değil, entegrasyon bizim için her zaman önemli bir konu. Entegrasyondan yanayım ve bu konudaki çabaları tüm gücümle desteklemeye hazırım.” dedi. WALPOT: Almanya’da yaşayan yaklaşık 3,5 milyon Türk’ün neredeyse yarısı hâlâ Türk pasaportu taşıyor. Bu vatandaşlar Türkiye’de ağustos ayındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanabilecek. Bu oylar sizin için önemli mi? Almanya’da seçim kampanyası yapacak mısınız? ERDOĞAN: Evet, Almanya’daki birçok Türk vatandaşı, Alman pasaportu olsun veya olmasın, bazı birliklerde örgütlenmiş durumdalar. Ben de bu birliklerin bazı organizasyonlarında, açık alanlarda veya salonlarda zaman zaman konuşma yapıyorum. Böylelikle buradaki vatandaşlarımızla bağlarımızı sıkı tutmaya çalışıyoruz. Berlin’deki bu ziyaretimde de 4 veya 5 bin kişiyle bir araya geleceğim. İleride, Almanya’daki vatandaşlarımızla gelecek planlarımızı paylaşmak için daha büyük salonları dolduracağımızı umut ediyoruz çünkü bu vatandaşlarımız ilk defa Türkiye’ye karşı bakışlarını sandıkta belirleyecekler. Bu gerçekten çok önemli. Yurtdışında yaşayan Türklere yönelik bu seçim yasasını çıkarmak için çok zorlandık. Bu yurtdışındaki vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin bir beklentisiydi hep. Bundan dolayı ben çok mutluyum. Bu mutluluğu da Almanya’da yaşayan vatandaşlarımla paylaşmak beni ayrıca mutlu ediyor. Bu konuda beni destekleyen Şansölye Angela Merkel ve çalışma arkadaşı sevgili dostum Gabriel’e başta olmak üzere teşekkür ediyorum.

WALPOT: Kısaca yurtdışından biraz bahsedelim. Kapınızın önünde Suriye’de savaş var. Bu Türkiye için siyasi ve sosyal anlamda ağır bir yük. Suriyeli mültecileri kabul ettiniz. Cenevre’deki Suriye konferansı başarılı olmadı. Bu sorunu çözmek için sizce ne yapılmalı, ne olmalı? ERDOĞAN: Almanya’nın Cenevre Konferansına karşı tutumu biliniyor ancak ben, Almanya’nın daha aktif bir rol almasını dilerdim. Almanya oldukça mesafeli davranıyor. Aslında kilit ülke Rusya. Rusya bana göre dizginleri daha sıkı tutmalı. Rusya’nın Suriye’ye verdiği destek yararlı değil. Esad her ne şekilde olursa olsun yönetimde olduğu sürece Suriye’ye barış gelmesi mümkün değil. Şimdiye kadar 150 bin insanı öldüren birine yardım etmek suça ortak olmaktır. Benim ülkemde şu anda 700 bin, Lübnan’da bir milyona yakın, Ürdün’de 500 ila 600 bin arası mülteci bulunuyor. Kimileri kamplarda, kimileri de şehirlerimizde yaşıyor. Açık kapı politikamızla insanlara yardım etmeye devam ediyoruz. Tüm bunlardan Esad sorumlu. Tüm bunlar terör örgütlerinin de Suriye’ye sızmasına neden oluyor bu, rejimi güçlendiriyor. Bizim terör örgütlerine karşı açık bir tutumumuz var. Sınırlarımız sıkı kontrol altında. Sınırdan sızmak imkânsız. Güvenlik güçlerimiz buna özellikle dikkat ediyor. Sorunu çözmek için ne yapabiliriz? Bildiğiniz gibi gerekli tüm hazırlıkları

yapmış olan Suriye Ulusal Konseyi var. Özgür Suriye ordusunun arkasında duruyoruz ve insani yardımlarımızla ulaşabildiklerimize ulaşmaya çalışıyoruz. Batılı dostlarımız durumumuzu anlamıyorlar. Daha kötüsü bize çeşitli iftiralarda bulunuyorlar. Üzerinize büyük bir yük aldınız, 2 ila 2,5 milyar dolar harcama yaptınız size bu konuda yardım edeceğiz demiyorlar aksine bizi terör örgütünü desteklemekle suçluyorlar. Böyle iftiraları kabul etmemiz mümkün değil. Bu terör örgütlerine karşı var gücüyle karşı koyan tek ülkeyiz. Siz çok uzaktasınız ama bizim Suriye ile korumak ve denetlemek zorunda olduğumuz 900 kilometre uzunluğunda sınırımız bulunmakta. Teröristlerin bizim sınırımızdan Suriye’ye ulaşmalarına asla izin vermeyeceğiz. Bunu başka ülkeler üzerinden yapmaya çalışıyorlar. Deniz yolu, Irak üzerinden… Sınırlarını denetim altına alamayan almak istemeyenler rejimle paslaşmanın gayreti içerisine giriyorlar. Batılı dostlarımız bu nedenle rejime karşı güç kazanması için Özgür Suriye Ordusunu desteklemeli. WALPOT: Sayın Başbakan, son olarak özel bir soru sormak istiyorum. Muhtemelen AKP’den yaz ayındaki Cumhur-

bulentgurcam@gmail.com

Türkiye’deki Azerbaycan

başkanlığına aday olacaksınız. Popüler olmanız açısından seçilme ve Türkiye Cumhuriyetinin Başkanı olmanız ihtimali oldukça yüksek. Cumhurbaşkanlığı en yüksek makam. Birey olarak Recep Tayyip Erdoğan için uzun bir yol. Ondan sonrasında neler olacak? Bir sonraki hedefiniz nedir? Türkiye için 2023 vizyonunuz nedir? ERDOĞAN: Çok açık ve net söylüyorum, ilk hedefim 30 Mart’taki yerel seçimler. AKP’nin kurucusuyum. Başarı, göz önünde bulundurulması gereken ilk hedeftir. Yüzde 34 oy oranıyla başladık ve şimdi yüzde 50 oranına ulaştık. Bu yükselme trendinin düşmesini istemiyorum. Bu konuda çok dikkatli olmalıyız. Şimdi öncelikle yerel seçim sonuçlarını beklememiz gerekiyor ve sonrasında Cumhurbaşkanı ile birlikte oturup sonuçları değerlendireceğiz. Ondan sonra da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ne yapacağımıza karar vereceğiz. WALPOT: Sayın Başbakan çok teşekkür ederim.

Pehlivan, “Ortalamanın üstünde oy alacağız” Subaşı AK Parti Yalova İl Başkanı Mustafa Pehlivan, “Bu seçimlerde Marmara ortalamasının üzerinde bir oy alacağız.” dedi. İl Başkanı Pehlivan, gazetecilere yaptığı açıklamada, seçim çalışmalarını değerlendirdi. Rakipleri CHP’nin çalışmaları hakkında bir soruyu yanıtlayan Pehlivan, “Sayın İnce ilk defa, 15 yıldan sonra Yalova milletvekili olduğunu hatırladı. Yalova’ya geliyor. 15 yıllık süreçte Yalova için herhangi bir şey yapmayanlar yine laf üretmeye devam ediyorlar. Yine halkın beklediği projeleri yok. Projelerinin karşılığı da yok” dedi. Çalışmalarında projeleri halka anlattıklarını belirten Pehlivan, şöyle konuştu: “Bizler sadece projelerimizden bahsediyoruz. Bütün toplantılarımızda diğer partilerin de bir tanesinden bile bahsetmedik. Biz yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatıyoruz. Bunları neden, nasıllarıyla, kaynaklarını göstererek anlatıyoruz. Bizim projelerimiz ve kaynakları var. Vatandaş bunları değerlendirecek ve kararını verecek. Ucuz polemiklerle siyasi gündem belirlenmez. İnsanlar polemiklere bakmıyorlar. Vekilimizle ilgili bazı şeyler fiili bir durum yaratmaya çalıştılar. Hâlbuki orada milletvekillimizin ne söylediğini herkes biliyor. Yalova’da bu ülkenin her yanından gelmiş insanlar var. Hiz-

met üretemeyenler lafların ucundan yakalayıp polemik yapmaya çalışıyorlar. Gündem belirleyecek olan Türkiye’de hizmetlerdir. Bu anlamda vekilimizin arkasındayız. İnşallah hizmetlerimizi anlatmaya devam edeceğiz. İnsanlar hizmetlere bakıyorlar. Eskiden olduğu gibi takım tutar gibi bir partiyi tutmuyorlar. Hizmetlere insanları inandırabilirsek herkesten oy alabiliriz. Biz daha önce hangi partiye oy verirse versin fark etmez, herkesten oy vermesini istiyoruz. Vatandaşlarımız projelerimizi incelesinler ve ondan sonra oylarını kullansınlar. Bu seçimlerde Marmara ortalamasının üzerinde bir oy alacağız. Sürekli anketler yaptırıyoruz. Şubat 15’te sahaya iniyoruz. O tarihte yine bir yoklama yapacağız. Hatlarımız varsa telafi etmeye çalışacağız.” Yapılan anketlerde artış gözlemlendiğini dile getiren Pehlivan, “Anketlerde artış gözüküyor. Toplantılar düzenliyoruz. Bu toplantılara bazen 800, bazen bin kişi geliyor. Bunların içinde her partiye mensup insanlar var. Bizi eleştiren de oluyor. ‘Ben böyle bilmiyordum’ diyen de oluyor. İnsanları bilgilendiriyoruz. Bu bilgilendirmeler çerçeve-

sinde 15 Şubat’ta sahaya ineceğiz. Oy oranımızın hedeflediğimiz yüzde 60’ın üzerinde olacağını düşünüyoruz” diye konuştu. Düzenlenen toplantılarla ilgili yapılan eleştirileri de değerlendiren Pehlivan, “Belediyenin kendi hizmetlerini tanıtım amacıyla yapılan çalışmalar ve bizim siyasi olarak çalışmalarımız var. Siyasi

İhracata Ocak darbesi 2013 yılında Ocak ayında 305 milyon 383 bin dolar ihracatla rekor kıran Yalovalı firmalar, 2014’ün ilk ayında 11 milyon 688 bin dolar ihracat gerçekleştirdi. Yalova’da 2012’de 108 milyon 326 bin dolar ile rekor bir ihracat yapan firmalar, 2013 yılında 305 milyon 383 bin dolar ihracat gerçekleştirmişti. 2014 Ocak ayındaki ihracat ise 11 milyon 688 bin dolar oldu. Ocak ayındaki en yüksek ihracat 9 milyon 534 bin dolarla gemi ve yat sektöründe gerçekleşti. Bu sektörü 669 bin dolarla elektrik-elektronik takip etti. İhracata 100 bin doları aşan diğer sektörler ise şöyle sıralandı: Kimyevi maddeler ve mamulleri 515 bin dolar, su ürünleri ve hayvancılık mamulleri 249

bin dolar, süs bitkileri 241 bin dolar, ağaç ve mamulleri 147 bin dolar. Ülkelere Göre İhracat Ocak ayında en çok Norveç’e ihracat gerçekleştirildi. 10 milyon ihracat yapılan Norveç’i, 441 bin dolarla Irak takip etti. Diğer ülkelere 100 bin doları aşan ihracatlar ise şöyle sıralandı: Romanya 246 bin dolar, İran 179 bin dolar, Belçika 129 bin dolar, Almanya 122 bin dolar, Türkmenistan 101 bin dolar.

Bülent Gürçam

çalışmalarda parti logoları var. Belediyenin her zaman seçim süreci olmadan da yaptığı çalışmalar var. Projeleri tanıtıcı çalışmaları var. Halkla yapılan toplantılarda anketler dağıtılıyor. Bu anketlerin sonunda vatandaşların görüşleri alınıyor. Bu görüşler sonunda kararlar alınıyor.” diyerek cevap verdi.

Değerli Okuyucularımız, bugün yine en büyük sorunumuz olan, Türk cumhuriyetleriyle,Türkiye arasındaki, iki taraflı ilişkiler, eksikler, söylenip ancak lafta kalan sorunlardan bahsedeceğim ve şu anda Türkiye’ye en çok yakınlığıyla bilinen Azerbaycan’dan ve Azerbaycan - Türkiye ilişkilerinden bahsedeceğim. Başta, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş günlerde Mustafa Kemal Atatürk’ten gelmişti. En güzel söz Türkiye için,Türk Cumhuriyetlerinin ne demek olduğunu bu sözler sayesinde öğrenmiştik. Atatürk aynen böyle demişti “Azerbaycan’ın sevinci, sevincimiz, kederi kederimizdir’’ Evet bu anlamlı sözle yüreklere dolmuştu. Turan sevdası. 1918-1920 yılları arasında kısa bir bağımsızlık denemesinden sonra, tekrar sovyetlerin pençesine düşen Azerbaycan Türk Cumhuriyeti, 70 yıl esarette kalmış,ama bağımsızlık sevdasından ve Türklüğünden ödün vermemişti.Yıl 1990’ı gösterince yeniden özgürlük mücadelesine kalkmış ve kanı pahasına özgürlüğüne kavuşmuştur. Bu kargaşa döneminde mevcut ikdidar tarafından, Moskova’dan çağrılan ve kardeş kavgasının başladığı bir kritik dönemde, Azerbaycan’ın başına geçip, hem Rusya’ya, hem de diğer komşu ve düşman ülkelerin istememesine rağmen, bu dönemde ülkesini kaosdan kurtararak, bu günkü Azerbaycan’ı kuran Haydar Aliyev’de ilk konuşmalarından birinde şöyle seslenmiştir: “Kardeş Türkiye “Biz Türkiye ile iki devlet bir milletiz.’’ İşte bu iki değerli insanın, bu iki güzel sözü,Türkiye ile Azerbaycan arasında, kardeşlik temellerini oluşturmuş ve diğer devletlere de bir umut doğurmuştur. Buraya kadar her şey tamamdı,ama maalesef bu iki değerli devlet adamının söyledikleri bu günümüzde lafta kalmaya devam etmekte ve bir türlü ilerleyiş göstermemekte. Şu anda yine maalesef bu iki devletin ve bir milleti vatandaşları ,iki ülkede sorunlar ve problemler içinde boğuşmakta ve sorunlar gittikçe büyümekte ve içinden çıkılmayacak hal almaktadır. Bir Türk vatandaşının Azerbaycan’a seyahat etmesi veya o ülkeyle herhangi bir ilişki (Ticari,Turistik,vs...) kurmak istediği anda, sayısız problemlerle karşılaşıyor ve keza Azerbaycan vatandaşı da aynı durumda. Türkiye’de kalan fakat oturma izni alamayanlardan mı bahsetsem, oturumu olmadığından çocuğunu okutamayanı mı desem,çalışma izini verilmediğinden sokaklarda perişan olanları mı desem, sağlık sorunu vs..., ne desem bilemiyorum! Hani bir millettik, hani birimizin üzüntüsü,diğerimizin de üzüntüsüydü? Maalesef, hepsi sözde kaldı! Ve biz bunları gördükçe, duran umutlarımız! “Ne mutlu Türküm diyene’’

Abonelik ve reklam için bizi arayın 0(226) 812 14 15


Kültürel

TATARİSTAN

Coğrafya Tataristan Cumhuriyeti, federasyon içinde Kirov Oblastı (kuzey); Udmurtya Cumhuriyeti (kuzey/kuzeydoğu); Başkurdistan Cumhuriyeti (doğu/güneydoğu); Orenburg Oblastı (güneydoğu), Samara Oblastı (güney); Ulyanovsk Oblastı(güney/güneybatı); Çuvaşistan Cumhuriyeti (batı); Mari El Cumhuriyeti (batı/kuzeybatı) bölge ve cumhuriyetleriyle komşudur. Güneydoğu yönünde Kazakistan ile Tataristan arasında Orenburg Oblastı yer almaktadır. Tataristan toprakları genelde alçak ve engebelidir. İdil Nehrinin batısında yüksekliği 235 metreye ulaşan arazi İdil Tepelerinin en kuzey ucunu meydana getirir. Doğuda Ural Dağları’na doğru yükselen bölgenin güneydoğusunda, yaklaşık 338 m yükseklikteki Bögelme-Belebey Platosu yer alır. İdil Nehri bölge topraklarının batı ucundan kuzey-güney doğrultusunda akar. Toprakların büyük bölümünü İdil’in bir kolu olan Çulman Nehri sular. Nokrat ve Ak İdil nehirleri Çulman Nehri’nin en önemli kollarıdır.

uzun ve sert, yazlar ise sıcak geçer. Senelik yağış miktarı ortalama 420–510 mm’dir. En çok yağış yaz aylarında görülür. Kar kalınlığının 60 santimetreye ulaştığı olur. Milletler Ülkede bugün en büyük oran açısından 2 milyon Tatar kökenli, bir buçuk milyon kadar Rus kökenli insanın yaşadığı belirtilmektedir. Bu iki etnik yapı dışında ülkede, çoklukla Tatarca konuşan Çuvaşlar, Çirmişler ve Udmurtlar yaşar. Ukrainler, Mordvinler ve Başkurt Türkleri de Tataristan’daki hatırı sayılır azınlık gruplarındandırlar. Rusya Federasyonu 2002 Nüfus Sayımı’na göre Tataristan Cumhuriyeti’ndeki nüfusun etnik dağılımı şu şekildedir; Tatar Türkleri %52,92, Ruslar %39, Çuvaşlar %3,35 Udmurtlar %0,64 Ukrainler %0,64 Mordvinler

10 Subat 2014

5

Eğitim Eğitim Rusça ve Tatarca yapılmaktadır. İlk ve orta öğretimde Rusça ile Tatarca, yüksek öğrenimde ise Rusça kullanılır. Ülkede okuma-yazma bilmeyen yoktur. Ülkede 13 üniversitede, 70.000 öğrenci bulunmaktadır. Kazan Devlet Üniversitesi, Rusya Federasyonu’nun ikinci en eski üniversitesidir. Kazan Devlet Üniversitesi 1804’te kurulmuştur. Üniversiteye bağlı 17 fakülte vardır. Tataristan’da büyük öneme sahip yükseköğrenim kurumları Kazan Devlet Üniversitesi, Kazan Devlet Tıp Üniversitesi, Kazan Devlet Teknoloji Üniversitesi, Kazan Devlet Teknik Üniversitesi, Kazan Devlet Finans ve Ekonomi Enstitüsü ve Rusya İslam Üniversitesi’dir. Bu üniversite ve enstitülerin hepsi Kazan’da yer alır.

Ekonomi Tataristan, Rusya Federasyonu’ndaki ülkeler içinde ekonomik gelişkinliği en üst düzeyde olan cumhuriyetlerden biridir. Cumhuriyet, federasyon içinde büyük endüstri kuruluşlarının, otoyolların, doğu ve Tataristan Adı batı, kuzey ve güney bağlantı yollarının Tataristan devletinin adına kaynaklık bulunduğu bir konumda bulunur. eden “Tatar” adını, tarihte asıl meşhur Yakıt ve petrokimya endüstrisi (ham peteden Altın Orda Devleti olmasına rağmen, rol, sentetik kauçuk, lâstikler, polietilen ve bu ad, komşuları (bilhassa Ruslar) tarapetrol ürünleri) Tataristan’ın endüstriyel göfından ve eski, batılı yazarlar tarafından, rünümünü belirler. Ülkede helikopter, uçak, bazen Asya’daki bütün Türkleri adlandıruçak motoru, TIR, otomobil, kompresör ve mak üzere kullanılmıştır. İşte bu devletin petro-gaz pompalama donanımları, yükyıkılması ile ortaya çıkan hanlıklar (Kazan, sek teknolojiye sahip elektrikli cihaz üretimi Kırım, Kasım, Astrahan, Nogay, Sibir hanyapan mühendislik girişimleri, şirketler lıkları) Avrupalılar ve Ruslar tarafından, bulunmaktadır. Tataristan Cumhuriyeti Tataristan Cumhurbaşkanı genellikle Tatar hanlıkları olarak bilinse de, yılda yaklaşık 32 milyon ton ham petrol bu bölgedeki Türkler, bu adı, ancak 19. Rustam Nurgaliyeviç Minnihanov üretmektedir. Kamaz markasının kamyon asır sonunda kullanmaya başlamışlardır. üretiminin %24’ü Tataristan’a aittir. Ülkenin Hakas Türkleri de Tatar anlamında kendi- %0,63 Çirmişler %0,50 Kereşenler %0,50 petrokimya şirketlerinin polietilen, sentetik lerine “Tadar” demektedirler. Tuva Türkleri Başkurt Türkleri %0,39 Azerbaycan Türk- kauçuk ve otomobil lâstiği üretim miktarı arasında soyadı olarak da kullanılan sülale leri %0,26 Beyaz Ruslar %0,16 Ermeniler Federasyon içinde üçüncü sıradadır. 2008 adı Tatar manasında Tadar kullanılmaktadır. %0,16 ÖzbekTürkleri %0,13 Tacikler %0,1 yılında Tataristan Cumhuriyeti’nin gayri safi Yahudiler %0,09 Almanlar %0,08 Kazak bölgesel hasılası %7.1 (karşılaştırılabilir fiTataristan Cumhuriyeti Türkleri %0,05 Gürcüler %0,05 Moldovlar yatlarda) oranında artarak 930 milyar Ruble (Tatarca: Tatarstan Respublikası), 30 %0,03 Romlar %0,02 Lezgiler %0,02 800 olmuştur. 2008 yılı endüstri sonuçları, yerli Ağustos 1990 tarihinde bağımsızlığını ilan kişiden az olan gruplar %0,02 Bilinmeyenler mal üretimi iş ve hizmetlerinde %4.3 artışla etmiştir. Ancak, bağımsızlığı Rusya tarayaklaşık 910 milyar Ruble olduğu belirtilfından kabul edilmeyen Rusya Federasyo- Din miştir. 2008 yılı, ülkede büyük bir atılımın nu’na bağlı özerk bir Türk cumhuriyetidir. Tatarların tamamına yakını Müslüman’dır. olduğu yıldır. Brüt tarım üretimi %9.3 ora3.780.000 nüfusu olan petrol ve maden Kereşenler olarak bilinen küçük bir Tatar nında artarak 124 milyar Ruble olmuştur. zengini bir devlettir. grubu ise Ortodoks’tur. Ülkede özellikle Federasyonda fiyatlar açısından Krasno6. yüzyılda Hazar Türkleri tarafından ku- tarihten günümüze dek Tatarlar üzerine sağ- dar Krayı’ndan sonra ev eşyası sevkinde, rulmuş Hazar İmparatorluğu’nun yıkılma- lanmaya çalışılan bölünme ve Ruslaştırma, 6.2 milyon ton ile ikinci sırada yer almıştır. sıyla batıya ve kuzeye göç eden Kıpçak Ortodokslaştırma girişimlerinin pek başarılı Tataristan’ın ülke dışına yaptığı ekonomik boyuna dahil bir Türk kavmi olan Bulgarlar olamadığı; Tatarların her şeye rağmen dil bağlantılar, ülke ekonomisi açısından büKağan Asparuk komutasında batıya gide- ve dinleri bağlı kaldıkları söylenebilir. Tata- yük bir önemdedir. Ülkenin en büyük tabii rek bugünkü Bulgaristan’ın temelini atarak ristan’da yaşayan farklı etnik grup olarak zenginliği petrol ve doğal gazdır. Petrol ve Tuna Nehri havzasında Birinci Bulgar İm- Karatay Mordvinleri gösterilebilir. 100 civa- doğal gaz Elmet, Leninogorsk, Alabuğa, paratorluğu’nu, kuzeye giden Bulgarlar ise rında bir sayıda olan Karatay Mordvinleri, Mendeleyev şehirlerinde çıkarılır. Çıkarılan Volga Bulgarya devletini kurmuşlardır. Bu Mordvince sözler barındıran bir Tatarca petrol boru hattıyla Moskova, Perm, Gorkiy, iki devleti kuran Türklerin ataları bugünkü konuşurlar. Kuybişev, Yaroslavl, Rezon ve BaşkurdisTatarlar ve Çuvaşlar sayılmaktadır. Tataristan’daki rafinerilere gönderilir. Petrol ve tan bölgesi 1922 yılına kadar Bulgaristan Dil yapısı doğal gaz sanayisinin yanında kimya ve olarak anılmaktaydı. Tataristan Cumhuriyeti’nin resmî dilleri petrokimya sanayisi de gelişmiştir. Kimya Tatarca ve Rusçadır. Ülkede 2002 Rusya fabrikalarında polietilen, aseton, sentetik Doğal Kaynaklar Federal Yasası’na (Rusya Federasyonu kauçuk, film gibi dört bine yakın kimyevi Tataristan, petrol, doğal gaz, alçı kaynakları İnsanlarının Dillerinde) göre resmî alfabe madde imal edilmektedir. Ayrıca Kazan’da bakımından oldukça zengindir. Ülkede bir Kiril alfabesidir. Tatarlar içinde yüksek bir uçak, bilgisayar, kamyon ve dizel motor milyar ton petrol rezervi bulunduğu tahmin orandaki kesimin Kiril harflerine karşı olduğu fabrikaları vardır. edilmektedir. belirtilmektedir. Ülkede tarım faaliyetleri eski Sovyetler BirliÜlkede az olmakla beraber halk arasında ği’nin diğer bölümlerinde olduğu gibi devlet İklim Başkurt Türkçesi, Çuvaşça, Mordvince çiftliği (Sovhoz) ve kollektif çiftlikler (Kolhoz) Tataristan’da kara iklimi hâkimdir. Kışlar de kullanılmaktadır. tarafından yürütülür. Başlıca tarım ürünleri çavdar, buğday, mısır, keten, şeker pancarıdır. Ayrıca sebzecilik Dünyaca ünlü İdil Nehri ve meyvecilikle, hayvancılık ve buna bağlı olarak mandıracılık gelişmiştir. Ulaşım Tataristan’da ulaşımda nehirlerden faydalanılır. Irmak limanlarıyla Moskova ve İdil Nehri havzasının diğer şehirlere düzenli yolcu taşımacılığı yapılır. Demiryolu ulaşımı fazla gelişmemiştir. Ülkenin kuzeybatı ve güneydoğu ucundan Moskova ve Urallara uzanan iki ana hat geçer. Birçok merkeze karayolu bağlantısı vardır. Ülkede birçok otoyol vardır.

Başkent Kazan

Tavuklu Göbete

Malzemeleri Yapılışı: 6 adet tavuk but üzerine çıkacak kadar suyla haşlanır. Hamuru için; 3 kase unun üzerine 3 yemek kaşığı yoğurt, 1 tutam tuz eklenir. Azar azar su dökülerek toparlanana kadar yoğrulur. 4 adet soğan piyazlık doğranır. Doğranan soğanlar 4 yemek kaşığı sıvı yağda pembeleşene kadar kavrulur. 5 adet patatesin kabukları soyulur ve halka halka doğranır. Pembeleşen soğanlara 2 yemek kaşığı salça ve doğranan patatesler ilave edilip kavurmaya devam edilir. Sotelenen patateslerin üzerine 1 tutam karabiber atılır, 1 parmak çıkacak kadar sıcak su dökülüp pişmeye bırakılır. Hamur iki eşit parçaya ayrılır. İlk parça ceviz büyüklüğünde bezelere bölünür (20-30 beze çıkabilir. Sayısı önemli değildir) Bezeler nişasta serpilerek çay tabağından biraz büyük açılıp sıvı yağla yağlanarak üst üste dizilir. Yemeğin pişeceği fırın tepsisi margarinle yağlanır. Üst üste dizilen yağlı hamurlar çevrilerek genişletiir ve tepsiye yerleştirilir. Göbetenin bu ilk katı dolapta soğumaya bırakılır. Bu sırada hamurun diğer yarısı ceviz büyüklüğünde bezelere ayrılır. Her beze yine nişasta serpilip açılır, araları yağlanarak üst üste dizilir. Dolapta soğuyan ilk kat çıkartılır. Haşlanan tavuk butları her dilime 1 adet gelecek şekilde hamurun üzerine yerleştirilir. Pişen patatesin suyu sos olarak kullanılmak üzere ayrı bir yere süzülür. Patateslerle hamurun açıkta kalan kısımları kaplanır. Son olarak açılıp, araları yağlanarak üst üste dizilen hamurlar çevrilerek elde genişletilir, tavuk ve patateslerin üzerine serilir. Hamurların kenarları güzelce kapatılır. Göbete 200 derecede ısıtılmış fırında yaklaşık yarım saat üzeri kızarana kadar pişirilir. Pişen göbetenin üzerine tereyağı sürülür. Patatesin ayrılan salçalı suyu dilimlere ayrılan göbetenin içine gezdirilir. Tavuklu Göbete servise hazırdır. Malzemeler: 6 adet tavuk but, 3 kase un, 5 adet patates, 4 adet soğan, 3 yemek kaşığı yoğurt, 2 yemek kaşığı salça, 2 yemek kaşığı tereyağı, 1 tutam karabiber, nişasta, sıvı yağ


6

Gündem

10 Subat 2014

Yalova’da bin 663 gönül elçisi var

Toplum Kalkınmasında Gönül Elçileri Projesi kapsamında “Kadınlar İçin Mesleki Eğitim Projesi” bilgilendirme toplantıları Vali Civelek’in koordinasyonunda sürüyor İl merkezinde ve ilçelerde yapılan toplantılarda bilgilendirme sunumları Yalova Valisi Esengül Civelek tarafından yapıldı. Bu toplantılarda mülki amir ve eşlerine, belediye başkanlarına, kamu kurum ve kuruluş çalışanlarına, sivil toplum kuruluşları üyelerine, muhtarlara ve halkın her kesimine “Kadınlar İçin Mesleki Eğitim Projesi” tanıtılarak il genelinde 3.200 kişiye ulaşıldı. Ayrıca, komisyonlar marifetiyle köyler ve kurslar dolaşılarak bilgilendirme çalışmaları yapıldı. Bu toplantılar sonucunda, açık ortaokula kesin kayıt yaptıran kadınların sayısı 500’e, Açık Lise ve Açık Mesleki Lise ön kaydı-

nı yaptıran kadınların sayısı ise 250’ye yaklaştı. Vali Esengül Civelek projenin amacının eğitim seviyesi düşük, ekonomik açıdan yetersiz koşullarda olan, imkânsızlıklar içerisinde okuyamamış genç kızları, kadınları, mesleki eğitime yönlendirmek, mesleki eğitim kazandırarak istihdam edilebilirliğini sağlamak olduğunu belirterek, “İlimizde hayata geçirilmesi, başarıyla yürütülmesi sürecinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarımızın, kaymakamlarımızın, belediye başkanlarımızın, muhtarlarımızın, üniversitemizin, sivil toplum kuruluşlarımızın, gönül elçilerimizin ve rol modeli olan

kadınlarımızın desteği, işbirliği,

gönül birliği, güç birliğinin büyük

önem taşıyor” dedi. Vali Civelek, geçmişte genç kızların ve kadınların eğitimlerinin çeşitli nedenlerle yarım kaldığını, bu eksikliğin giderilmesi için çalışıldığını vurgulayarak, “Bu projedeki ilk amaç; kadınların yaşlarına bakılmaksızın Açık Ortaokul, Açık Lise ve Açık Meslek Liselerine kayıt yaptırmalarıdır. Kayıt yaptırıldığı andan sonra başarılı olabilmeleri için tüm dersler düzeyinde Halk Eğitim Merkezleri aracılığıyla kurslar düzenlenecek. Hedef kitle ilkokul, ortaokul ve ilköğretim mezunu olan tüm kadın ve genç kızlar” diye konuştu. Bin 663 Gönül Elçisi Var Yalova genelinde bin 663 gönül

elçisinin bulunduğunu kaydeden Vali Civelek, “Gönül elçileri dayanışma ruhu içinde herhangi bir maddi karşılık beklemeksizin sahip olduğu deneyimi, beceri ve kaynakları toplumun dezavantajlı gruplarından önceliği bulunan kadın, çocuk, yaşlı, engelli vb. nüfus gruplarının yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik olarak kullanır. Aile ve Sosyal Politikalar bakanlığının vermiş olduğu kurumsal hizmetlere ve çalışmalara sadece gönüllü katkı sağlayan kişilerdir. Halkımızı gönül elçisi olmaya davet ediyorum” dedi.

ni, Yalova’da ise AKP’nin hızlı bir düşüş yaşadığını söyleyen Özel “Bizlerde yaptığımız anketlerde Yalova’da oy oranının AKP’yi geçtiğini görüyoruz. Çünkü Ya-

lova’da Yakup Koçal’ın AKP’den aday olarak gösterilmesi büyük bir rahatsızlık yaşatmıştır. Bizler yaptırdığımız anketlerde de bunu açıkça görüyoruz.” dedi.

Murat Ocak CHP Kadıköy Belediye Başkan Adayı oldu

AKP Kadıköy Beldesinde Gençlik ve Kadın Kolları Yönetici ve üyeleri ile belde yöneticileri istifa ederek CHP’ye üye oldular. AKPlilerin istifa etmesinin ardından CHP Yalova İl Başkanı Özcan Özel, AKP’den istifa ederek CHP’ye üye olan yaklaşık 50 yeni partiliye CHP Rozeti taktı. İstifa edenlerin arasında bulunan Yalova’nın Kadıköy beldesinde 2011 yılından buyana AKP belde yöneticiliği yapan Murat Ocak, Partisinden istifa ederek CHP’ye üye olurken, Ocak, Kadıköy Beldesinden CHP Belediye Başkan Adayı başvurusunu da CHP il Başkanlığına teslim etti. CHP Yalova il binasında CHP il Başkanı Özcan Özel ve Merkez İlçe başkanı Tamer Sönmez’le ’le birlikte basın toplantısı düzenleyen Murat Ocak ve istifacılar, AKP’nin artık yolsuzluklarla ve ayakkabı kutularıyla anıldığını istifa etmelerinin gerekçelerinden birinin 17 Aralık operasyonunda ortaya çıkan görüntüler olduğunu söylediler. AKP’den istifa ederek Kadıköy CHP Belde Belediye Başkan aday adaylığı başvurusu yapan Murat Ocak, Kadıköy beldesinde gençlik ve kadın kolları üyelerinin, kendisiyle birlikte AKP’den istifa ettiğini belirterek “ İstifa etmemizde 17 Aralık operasyonun ardından ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet görüntülerinin yaşandığı olaylarının etkisi oldu. Bakanların, milletvekillerin, il ve ilçe başkanlarının ardından bir belde yöneticisi olarak benim ve

arkadaşlarımın istifa etmesi, istifaların tabana kadar yansıdığını göstermektedir. CHP’nin bizleri kabul etmesi bizleri de ayrıca onurlandırmıştır. Bundan sonraki siyasi mücadelemiz CHP saflarında sürecektir. CHP’den belediye başkan adayı olmam halinde Kadıköy’ü köy görüntüsünden uzaklaştırıp çağdaş bir yerleşim yeri yapmayı amaçlıyorum” dedi 1981 Kadıköy doğumlu olan ve Yalova Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Hüseyin Çetin’in damadı, Kadıköy merkez Mahallesi Muhtarı Mustafa Ocak’ın yeğeni olan CHP Kadıköy belediye başkan Adayı Murat Ocak “CHP’den belediye başkan adayı olmam halinde Kadıköy’ü köy görüntüsünden uzaklaştırıp çağdaş bir yerleşim yeri yapmayı amaçlıyorum.” dedi AKP’den istifa edenlere Parti rozeti takan CHP İl Başkanı Özcan Özel ise yaptığı açıklamada “ Cumhuriyetle, Atatürk’le herhangi bir sorunu olmayan, mevcut siyasi koşullarda iktidardan rahatsız olan, duyarlı tüm insanlara CHP kapısı açıktır. Yeni katılımlarla birlikte CHP Yalova’da daha da güçlenmiştir. CHP’ye üye olan arkadaşlarımızla birlikte bundan böyle ortak çalışma yürüteceğiz.” dedi AKP’den istifa edenlere tek tek CHP Rozeti takan CHP İl başkanı Özcan Özel, DP’den istifa edip

Hürriyet matbaası reklamı gelecek

CHP’ye üye olan Kadıköy Merkez Mahallesi Muhtarı Mustafa Ocak’a da parti rozeti takarak kutladı. CHP İl başkanı Özcan Özel düzenlediği basın toplantısında “Partimize yeni katılımlarla birlikte CHP’nin tüm seçim bölgelerinde iddialı bir parti haline gelmiştir. Son istifalarda bunun en somut göstergesidir” diyerek AKP İl başkanı Pehlivan’ın Yalova’da yüzde 60 oy alacağız açıklamasına tepki gösterip

şöyle konuştu. AKP’nin il başkanı Sayın Mustafa Pehlivan aylar önce yaptığı açıklamalarda partisinin yüzde 70 oy alacağını söylüyordu. Sonraki açıklamasında ise bu oran yüzde 60’a düştü. Göreceksiniz mart ayı başında da yüzde 50’nin altına düşmeyeceğiz diyecek. Ancak 30 Mart’ta sandıklar açıldığında AKP’nin nasıl bir oy aldığını görecek” dedi. AKP’nin tüm Türkiye’de olduğu gibi Yalova’da da oy kaybettiği-

Subaşı’nın projeleri hazır

Subaşı Belediye Başkanı Musa Kuş, yapılan tüm çalışmalarda halkın düşüncelerini aldıklarını söyledi. Başkan Kuş, sosyal belediyeciliği en iyi şekilde yaptıklarını belirtti. Subaşı Belediyesinin sosyal bir yapıda olduğunu, gençlere ve kadınlara büyük önem verdiğini söyleyen Başkan Musa Kuş, yapılacak çalışmalarla ilgili halkın görüşlerini aldıklarını söyledi. Başkan Kuş, “Yaptığımız veya yapacağımız her projeyi önce belediye meclis üyelerimiz ile sonra halkımız ile istişarede bulunarak tartışıp konuşuyoruz ve öyle hayata geçiriyoruz. Bizim anlayışımızda ‘biz yaptık oldu’ diye bir şey yoktur” dedi. “Birleştirici bütünleştirici bir anlayış ile seçimlere giriyoruz” diyen Başkan Kuş,

“Halkımızın desteği sonuna kadar arkamızda. Bizim için Subaşı merkezi de kalıcı konutlarımızda yaşayan vatandaşlarımız da önemlidir. Hizmette ayırım zaten söz konusu olamaz. Önümüzdeki dönem belediyemize maddi külfet getirmeyen projeler hazırladık ve bunları da zaman içinde değerli vatandaşlarım ile paylaşacağım” diye konuştu. Beldede ihtiyaç sahibi vatandaşlara odun yardımı yaptıklarını da sözlerine ekleyen Başkan Kuş, “Yardımlar devam edecek. Yardımlarımız sadece odun ile sınırlı değil.

Öğrencilerimize de gereken yardımları yapıyoruz. Hepsinden önemlisi ücretsiz taşıma yapıyoruz” dedi.

ÜCRETSİZ SERİ İLANLAR ÜCRETSİZ SERİ İLANLAR SATILIK 2.EL TAŞIT

SATILIK 2.EL TARIM MAKİNALARI

SATILIK CANLI HAYVAN CANLI HAYVAN 2.EL TRAKTÖR SATANLAR ARAYANLAR

1976 model Massey ferguson 0532 580 16 61 2008 model new holland 0506 619 68 13 2012 model new holland 0226 813 28 16 0532 272 86 16

Hint horozları 535 445 07 28

Hint horozları 535 445 07 28

2.EL EV EŞYASI

SATILIK DAİRE

KİRALIK DAİRE

Yalova Çınarcık’ta sahibinden, denize sıfır 2+1 90 m2 ¨60.000 0539 354 43 28 Denize sıfır 75 m2 daire ¨56.000 (Ömer Usta) 0543 746 56 76 Yalova’da villa 200m2 4+1 doğal gazlı ¨225.000 0226 811 07 77 Sahibinden 2+1 doğal gazlı + klimalı masrafsız ¨110.000 0506 403 68 77

Çınarcık merkezde, doğal gazlı, 3+1 ¨600 0543 746 56 76 Çiftlikköy 85m2 2+1 doğal gazlı ¨500 0226 811 07 77 Yalova Merkez 120m2 3+1 doğal gazlı ¨1300 0226 811 07 77

Bu sayfada tüm küçük ilanlarınız ücretsiz yayınlanacaktır Bize ulaşın 226 812 14 15


Kadın Moda Sağlık

Kuşburnu çayının 8 önemli faydası İçinde C, B1, B2, K, P vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, fosfor bulunan kuşburnunun çayı, soğuk algınlığından böbrek rahatsızlıklarına kadar birçok hastalığa fayda sağlıyor. Kış hastalıklarına karşı korunmanın formüllerinden biri de bitki çaylarının en vitaminli olanı kuşburnu. Portakaldan çok daha fazla C vitamini içeren kuşburnu çayının yapılmasında bazı püf noktalar yer alıyor. Kuşburnu çayını demlerken bunlara dikkat edin. Kuşburnu çayı demlemeden önce kurutulmuş kuşburnu meyveleri yıkanır. Sıcak suda haşlanır. Bu ilk kaynatma demleme değil, özsularını açmak için yumuşatmadır. Onun için dem de pek çıkmaz. Sonra ıhlamur demler gibi kaynatılır, bekledikçe siyah çayda olduğu gibi zararlı maddeler ortaya çıkmaz.

İstenildiğinde tüketilebilir. İstenilirse damak tadına göre bergamut, karanfil, tarçın gibi aromalarla da içilebilir. Ayva yaprağı yada elma kurusu gibi katkılar geleneksel kültürümüzde kuşburnu çayına katılmış ve yıllardır bir çok hastalığa şifa niyetine kullanılmaktadır. Ama en çok tüketilen, lezzeti ve şifa olan şüphesiz kuşburnu çayının kendisidir. Kuşburnu çayının faydaları

Uzmanlar kuşburnu çayının faydalarını da şu şekilde sıralıyor: 1- Solunum yolu enfeksiyonları ve soğuk algınlığına karşı bedenin savunma sistemini güçlendirir. 2- Mevsimlerin geçiş dönemlerinde iyi bir koruyucudur. 3- Enfeksiyonlara ve soğuk algınlığına karşı vücudun savunma sistemini güçlendirir. Kronik yorgunluğa karşı da kullanılır. 4- Safra kesesi, böbrek ve mesane rahatsızlıklarında rahatlamayı sağlar. 5- Yara iyileştirici ve kan temizleyici özelliği vardır. 6- Enerji ve büyüme kapasitesi üzerinde olumlu etki gösterir. 7- Vücudu yaşlanmanın, sigara ve alkolün etkilerinden korur. 8- Tansiyonu düzenler.

Sigarayı bırakmayı kolaylaştıracak yöntemler Sigaranın zararları saymakla bitmiyor. Her yıl milyonlarca insan sigara nedeniyle sağlık sorunları yaşıyor ya da daha da kötüsü hayatını kaybediyor. Sigara kullanımı, özellikle gençler ve kadınlar arasında çok büyük bir artış gösteriyor. 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü sebebiyle siz de hayatınızla ilgili olumlu bir adım atarak kendiniz ve sevdikleriniz için bir karar alın ve sigarayı bırakın. Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Eren Eroğlu sigaraya bırakmayı kolaylaştıracak yöntemler hakkında bilgi verdi. Düşük nikotinli sigaralar fayda etmez. Sigara içiyorsanız, sağlığınızı geliştirmek, yaşam kalitenizi arttırmak ve yaşam sürenizi uzatmak için yapabileceğiniz en güzel şey sigarayı bırakmaktır. Yıllar boyunca denemiş ve hep başarısızlığa uğramış olabilirsiniz. Nikotinin kuvvetli fiziksel ve psikolojik bağımlılık yapıcı etkisi nedeniyle sigarayı bırakmak zordur. Çünkü sigara içme arzusunu başlatan ve kuvvetlendiren madde nikotindir. Düşük nikotinli sigaraları tercih etmeye başlamanız yanlış bir seçimdir. Çünkü alıştığınız nikotin seviyesini sağlayabilmek için öncekinden daha fazla sigara içme tehlikesi oluşacaktır. Sigarayı bırakmayı kolaylaştıracak yöntemler - Bırakmak için bir gün seçin ve o güne sadık kalın. Daha önce sigarayı bırakmış olan kişilerle konuşun ve deneyimlerini paylaşın. Ailenizden, arkadaşlarınızdan ve iş yerinizden destek alın. Gerektiğinde doktorunuza danışarak ondan yardım alın. - Sağlık risklerinizi göz önünde bulundurun ve kanser başta olmak üzere olası hastalıkların ya da rahatsızlıkların bir listesini yapın. Bu listeyi her zaman görebileceğiniz bir yere asın. - Sigara içme ile ilgili alışkanlıklarınızı ve davranışlarınızı not edin. Her gün iç-

mekten en çok hoşlandığınız üç sigara ve bunların nerede ve ne zaman içtiğinizi mutlaka yazın. O sigara içme zamanlarında başka uğraşlar edinin. - Düzenli egzersiz veya her gün 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşler yapın. Meditasyon veya yoga gibi dinlendirici yöntemlerden yararlanın. - Ev, araba ve iş yerinizdeki sigaraları ve aksesuarları uzaklaştırın. Küllük, çakmak ve kibritlerden kurtulun. “Yoksunluk belirtileri”nin sadece birkaç hafta süreceğini unutmayın. İradenize hakim olun. - Beslenmenize dikkat edin. Sigaradan gördüğünüz zarara eş miktarda zarar görebilmeniz için almanız gereken kilo miktarının yaklaşık 30-35 kilo civarında olduğunu unutmayın. Sigara yerine glisemik indeksi yüksek çikolata, kekler, kurabiyeler, şekerlemeler ve hamur işleri gibi besinleri tüketmeyin. - Sinemaya, tiyatroya ve müzikallere gidin. Restoran, otel, uçak gibi yerlerde sigara içilmeyen bölümleri tercih edin. - Kahve içmek sigara içmenizi tetikliyorsa kahve yerine taze sıkılmış meyve suları, yeşil çay, bitki çayları ve en önemlisi de vücudunuzu toksinlerden arındırmak için temiz ve bol sudan yararlanın. - Sigara ve alkol ikilisini birlikte seviyorsanız, sigarayı bıraktığınız dönemde alkol

almamaya çalışın. - İnat edin ve bu inadınızı ısrarla sürdürün. Pasif içiciliğe dikkat Hayatınızda hiç sigara içmemiş olsanız bile, yıllarca pasif sigara dumanına maruz kalmanızın da başta kanser olmak üzere pek çok rahatsızlığa yakalanmanıza neden olabileceğini bilmelisiniz. Sigara içildiğinde havaya iki tür duman yayılır: Birincisi doğrudan sigaradan karışan ve daha tehlikeli olan dumandır. İkincisi ise; sigara içen kişinin solunumla havaya verdiği dumandır. Bu her iki tip dumana maruz kalmanız, yüksek konsantrasyondaki pek çok tehlikeli maddeyi solumanıza neden olur. Pasif içicilik özellikle bebekler ve çocuklar için daha tehlikelidir. Ebeveyn olarak sigara içmeniz çocuklarınızın; astım başta olmak üzere öksürük, soğuk algınlıkları, orta kulak enfeksiyonları, pnömoni ve bronşit gibi solunum yolu hastalıklarına daha kolay yakalanmalarına neden olacaktır. Ayrıca çocuğunuza kötü bir örnek olarak onun da yetişkinlik döneminde bir sigara tiryakisi olmasını sağlarsınız. Sigara içiyorsanız - Nefesiniz kötü kokar. - Dişleriniz istediğiniz gibi beyazlamaz. - Diliniz doğru dürüst tat almaz. - Çocuğunuz sizi öperken yüzünü buruşturur. - Akciğer kanserine ve diğer bazı kanserlere eğiliminiz artar. - İnatçı öksürük, nefes darlığı, uyku problemleri ve çabuk yorulma görülür. - Cildinizde erken yaşlanma, erken kırışıklıklar ve kuruma ve pullanma başlar. - Amfizem, pnömoni, bronşit ve diğer solunum yolları enfeksiyonları ile akciğer rahatsızlıkları gelişebilir.

Sınav stresinden kurtulmanın önerileri

Sınavlar yaklaştıkça çocuk ve gençlerin stresi artıyor. Stres ise performanslarını düşürmekle kalmıyor, pek çok sağlık sorununa da sebep oluyor. Prof. Dr. Yonca Tabak, merkezi sınavlara hazırlanan çocuk ve gençlerin ailelilerine tavsiyelerde bulundu. İşte o önemli tavsiyeler sırasıyla şu şekilde; sınav hazırlığında olan veya ara sınıflarda ders başarısını artırmak isteyen öğrencilere bir de aileleri tarafından karne notları konusunda ek baskı uygulamaması ve çocukların stresten uzak tutulması gerekir. Sınavlara hazırlık aşamasında çocuk ve gençlerin uyanık kalmak için kafein içeren çay, kahve ve enerji içeceklerinden uzak tutulması uygun olacaktır. Geç saatlere kadar çalışmak durumunda olunduğunda yatmadan önceki 2 saatte beslenmenin kesilmesi ve bol

su içilmesi gerekmektedir. Zihin açar mantığı ile çikolata ve benzeri kakaolu gıdalardan uzak durulmalıdır. Strese bağlı psikolojik rahatlama adına

sağlıksız beslenmeye yönelen çocukları, fastfooddan uzak tutacak alternatif gıdaların (Ör: ev köftesi + ekmek + ayran; evde yapılmış sıvı yağlı mayasız poğaça, kurabiye; cevizli tarçınlı meyve tatlıları) el altında bulundurulması önemlidir. Kış aylarında zihinsel aktivitenin desteklenmesi ve bağışıklık sisteminin güçlü tutulması için balık yağı (Omega 3) ve D vitamini takviyesi yapılmalıdır. Ekşi portakal vb. meyve suları yerine taze sıkılmış elma, havuç suyu tercih edilmelidir. Kızartmadan kaçınılmalı, fırında kızartılmış az yağlı gıdalar tercih edilmelidir. Çiğ sarımsak ve soğan mide asidini artırdığından antibiyotik niyetine çiğ sarımsak; soğan yedirme uygulamasından kaçınılmalıdır.

10 Subat 2014 Geçim dünyası

Ekrem Ekmekcioğlu Bilgi güç demektir... muhasebe.77@hotmail.com

Ahiler

Sözcük anlamı ile Arapçada (kardeş), Divan’ül Lügat’it Türk’te Türkçe AKI (cömert, eli açık) anlamlarında ifade edilen AHİ kavramı XIII yüzyıl ve sonrasında anadolu toplumsal yaşamında önemli bir yer tutmuştur. Halen de devam etmektedir. Bu anlamda, Ahilik; Anadolu’nun Türkler tarafından yurt edinilmesinde ve Osmanlı Devletinin kurulup örgütlenmesinde büyük rol oynayan dinsel, toplumsal, kültürel, geçimsel (ekonomik) ve siyasi boyutları olan bir yöntemler düzeni olarak tanımlanabilir. Ahilik, Türk-İslam uygarlığının bir ürünü olarak Anadolu’da ortaya çıkmıştır. Bunun üç kaynağı vardır. 1. İslam dininin yapıcı, dönüştürücü ve değiştirici özellikleri. 2. Türklerin Türkistan’dan getirdikleri kültür özellikleri ve yaratılışlarında var olan ögeler. 3. Yaşadığımız coğrafyalardan (İran ve Anadolu) aldığı kültür ögeleri. Anadolu’da Ahiliğin oluşmasına başlıca şu etkenler ön plana çıkmaktadır. 1. SİYASİ DURUM: Türkler, Göktürk Devleti’nin MS 745 yılında yıkılmasından sonra kuzeyden Avrupa’ya yönelmişken, Anadolu’ya da akınlar yaptılar. 23 Mayıs 1040 Dandanakan Savaşı ile Türklere Anadolu’nun kapıları açılmış, 1048 Erzurum Pasinler Savaşı ile Doğu Anadolu’da Türk egemenliği sağlanmış, 1071 Malazgirt Savaşı ile de Anadolu bütünüyle denetim altına alınmıştır. Bu süreçte, çoğunluğu Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da olmak üzere 10 civarında Türk Beyliği kurulmuş, zamanla Türkiye Selçuklu Devleti bünyesinde Anadolu birliği sağlanmıştır. 1176 Miryakefalon Savaş,ı Bizans’ın Anadolu’dan tamamen silinmesini sağlamış, yıkıcı haçlı seferleri, oluşan bu güçlü birlik tarafından bertaraf edilmiştir. Bu toprakların üzerinde gelişmekte olan uygarlık, Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen, Hoca Ahmet Yesevi’den ve onun kutlu ocağından esinlenen Anadolu Erenleri diye tarihe geçen saygıdeğer insanların saçtıkları kültür hazinelerinin Anadolu insanının iliklerine kadar, ahilik ruhu olarak işlenmesi ile oluşmuş, gelişmiş ve bizlere kadar ulaşmıştır. 2. YERLEŞİK YAŞAMA GEÇİŞ: Türkler Anadolu’ya yurt edinmek için geldiler. Hemen köy ve kasabalara yerleştiler. Yerleşik yaşama geçiş, aşiret yapısının bozulmasına neden oldu. Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen çok sayıda esnaf ve sanatkara kolayca iş bulmak, yerli Bizans sanatkarı ile rekabet edebilmek, tutunabilmek için ürettikleri malların niteliğini korumak, üretimi gereksinimlere göre ayarlamak, sanatkarlarda sanat ahlakını yerleştirmek, Türk ahaliyi geçimsel (ekonomik) yönden bağımsız hale getirmek, ihtiyaç sahibi olanlara her alanda yardım etmek, askere yardım etmek, sanatta, dilde, edebiyatta, müzikte, gelenek ve göreneklerde ulusal heyecanı uyandırıp, canlı tutmak gerekmekteydi. Topluluk bilinci ve birbirlerini kollama gereksinimi, ahilere mücadele ruhu ve karakteri aşılamıştır. 3. DİNSEL ETKENLER: 751 yılında Talas’ta Arapların Çinlileri yenmesi, Türker’le Araplar arasında yakınlık oluşturdu. Kuran’ın büyüleyici etkisi, Türklerin Abbasiler zamanında askeri ve siyasi rolleri, eski Türk dininin İslamla benzeşen bazı özellikleri, İslamın cihad ruhunun Türk savaş karakteri ile örtüşmesi ve et yiyen Türklere İslam’ın engel olmaması gibi etkenlerle Türklerin İslam dinini kabullenmeleri daha kolay oldu. Bu anlamda 922 yılında İdil Bulgarları, 944-945 yıllarında Karahanlılar, 960 yılı Kurban Bayramında Oğuzlar toplu olarak İslamı kabul etmişler ve yaşam tarzı olarak benimsemişlerdir. Türklerin Anadolu’ya Müslüman olarak gelmesi Türk-İslam uygarlığının temellerini atmıştır. Öncülüğünü Ahi Evran-ı Veli’nin yaptığı Ahilik, bu uygarlığın en önemli kurumlarından biridir. 4. KÜLTÜREL DEĞERLER: Türklerin İslam öncesi özelliklerine baktığımızda; Alplik, yiğitlik, mertlik, dayanışmacılık, misafirperverlik, örgütlenmecilik, fedakarlık, yardımseverlik, dayanıklılık, doğru-

7

luk, cömertlik, ırz ve namusa düşkünlük gibi bir çok özelliklerinin ortaya çıktığını görmekteyiz. Ergenekon, Manas, Oğuzhan vb eski Türk destanları ile Dede Korkut öykülerinde ve Orhun Kitabeleri’nde bu hususlarla ilgili oldukça fazla örnek görmekteyiz. Ahilerin yücelttiği değerlerin eski Türklerin yaşam ve düşüncelerinde var olduğu görülmektedir. Anadolu Ahiliğinin kurucusu AHİ EVRAN’dır. Türk-İslam tarihinin önemli kişilerinden biri olan Ahi Evran 1171 yılında İran Azerbaycan’ında Hoy kentinde doğmuştur. Aldığı tahsil ile, derin bir alim ve tasavvuf yolunda yüksek bir makam sahibi bir veli oldu. Ahi Evran Anadolu’ya geldikten sonra Kayseri’de debbağ işliği kurdu. Moğollara karşı koyan Ahileri, Ahi Evran örgütlemiştir. Konya ve Denizli’de de iş yapan Ahi Evran, daha sonra Kırşehir’e göç etmiş ve orada vefat etmiştir. Ahi Evran, kaynağını Hoca Ahmet Yesevi’den alan kutlu bir davanın gönül erleri ile birlikte bu toprakları yurt yapmanın, Türk ve Müslüman yapmanın öncülüğünü yapmıştır. Ahilik sistemi ile Anadolu’ya göç eden Türkmenlere hem aş, hem iş vermiş, onları tekke ve zaviyelerde iyi bir Müslüman ve vasıflı birer meslek sahibi üretici insanlar haline getirmiştir. Böylece Anadolu’nun kalkınmasına ve imar edilmesine öncülük etmiştir. KIRŞEHİR’DEN-SÖĞÜT’E AHİLİK: Ahi Evran’ın geldiği dönemde Kırşehir, Türkmen yurdu durumundadır ve Anadolu’nun önemli kültür kurumlarının bulunduğu illerden biridir. Ahiliğin Anadolu’daki ilk öncüleri; Ahi Evran, Muhlis Paşa, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Şeyh Edebali vb Horasan’dan kalkıp Anadolu’ya gelen ve dört bir yana dağılan derviş-gazilerdir. Hepsi de din ve tasavvuf alanında olduğu kadar sanat, ticaret, siyaset, kültür ve edebiyat alanında birer dahi olan bu kutlu kişilerin çoğu, “Horasan Erenleri” adıyla doğrudan doğruya Türkistan’dan gelip Kırşehir’e yerleşmişlerdir. Söğüt’ten önce Kırşehir-Ankara arsındaki bölgeye yerleştirilen Karakeçili aşireti reisi Ertuğrul Bey, Ahilerin YOL ARKADAŞI idi. Kırşehir’de Ahi Evran ve Şeyh Edebali ile görüşmüştü. Moğolların Kırşehir’i yağmalamasından ve Ahi Evran’ı şehit etmelerinden sonra Yunus Emre ve Şeyh Edebali Söğüt tarafına uç bölgeye hicret ettiler. Ertuğrul Gazi’nin de Obasıyla birlikte Söğüt’e gelmesiyle, Selçukludan ümidini kesen ahiler, yeni bir devletin (Osmanlı Devleti’nin) kurulmasına öncülük edeceklerdir. SÖĞÜT’TEN CİHAN DEVLETİNE AHİLER: Fernard Grenard “Asya’nın Yükselişi ve Düşüşü” adlı eserinde, Osmanlı’nın Küçük Asya’nın bir köşesinde, küçük bir aşiretken, büyüyerek, güçlü varlığına nasıl eriştiğini, akıl almaz bir olay olarak görür. Grenard “bu büyümenin, Osman Gazi’nin kayınpederi Şeyh Edebali sayesinde sağlandığını, Şeyh Edebali’nin Ahi örgütünün yerel reisi olarak göçebe bey ile yerliler arasında bir bağ görevi üstlenerek, ona yeni taraftarlar kazandırdığını, Ahi örgütünün de Anadolu’da çok yaygın olduğunu” ifade eder. Fars kültürünün egemen olduğu Konya’ya karşı Türk kültürünün cazibe merkezi olarak Kırşehir’de toplanan Ahiler ve diğer derviş-gaziler Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda hamilik yapmışlardır. Şeyh Edebali de Osmangazi’nin kayınpederi ve danışmanı olarak devletin MANEVİ KURUCUSU kabul edilir. AHİLER, Osmanlı’nın örgütlenme, dinsel, toplumsal ve geçimsel (ekonomik) düzenlenmesindeki işlevi kadar, insan altyapısını da oluşturmuşlardır. “HAKTAN GELİCİ, HAKKA GİDİCİ, DÜNYA MALINA MİNNET ETMEYİCİ” yapılarıyla, Osmanlı’nın CİHAN DEVLETİ olmasındaki temel dinamiklerden biri oldukları kesindir. GÜNÜMÜZDE AHİLER: Ahiliğin Başkenti Kırşehir’de Eylül ayında ve diğer kuruluşlarca değişen tarihlerde Ahilik Haftaları kutlanmaktadır. 23-29 Eylül 2013 tarihleri arasında kutlanan son Ahilik Haftası’nda bir ilk olarak 81 ilimizden YILIN AHİLERİ seçilmiştir. Yalovamızı Sayın Erol KANBUR Marangozluk-Dülgerlik branşından seçilmiş ve temsil etmiştir. Kendisini kutluyoruz. Ahiliğin geçmişteki görkemine uygun olarak, daha etkin çalışmaların yapılması dileğimizdir. Bu vesile ile, başlangıçtan bu güne tüm derviş-gazi ahilere, Anadolu Türk-İslam birliğinin ve dayanışma kültürünün oluşup gelişmesinde hizmetleri geçen, bizlere bu cennet vatanı armağan etmiş olan o kutsal insanlara şükranlarımızı sunarız. Onlara layık nesiller yetiştirmek bizim en önemli görevimiz olmalıdır.


Berberler dertli

Yalova Berber ve Kuaförler Odası Başkanı Şenol Ulutürk, yeni kanunun şart koştuğu hekim ve iş güvenliği uzmanının berberlere ciddi bir mali yük getireceğini söyledi.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu’nun esnafı mağdur ettiğini belirten Ulutürk, yasayla esnafa risk analizi yaptırma mecburiyeti geldiğini ifade ederek, “Bu konuda ilk başta yanlış bir anlaşılma oldu. Tüm esnaflar yaptıracak diye söylendi. Bu konuyla ilgili firmalarla görüştük. Yanında sigortalı işçi çalıştıranların bunu yapma mecburiyeti var. Yasada ‘kendi nam ve adına çalışanlar hariç’ diye bir madde var. Bizde 6 tane firmadan konuyla ilgili teklif aldık. Teklif alamadan esnafla görüştük. Esnaflarımız oy birliğiyle odaya sorumluluğu verdi. Bunun üzerine bir firmayla anlaşmamızı yaptık. Aylık 140 lira+KDV ücrete anlaştık. Yanında 10 kişiye kadar işçi çalışanlar için bu rakamlar geçerli. 10 kişiyi geçince fiyat arttı. Bu firma her esnafla görüşme yapacak. Yanında sigortalı işçi çalıştıran 38 esnafımız çıktı. Bu esnafa yük bindirecek. En son federasyon başkanımız geldiğinde

EMITT’e renk kattık

bunu kendilerine illettik. İlk önce 4 yılda bir risk analizi yapılacak dendi. Bunun da 100-150 lira karşılığında olacağı belirtildi. Bunun böyle olmadığı sonradan ortaya çıktı. İşçi çalıştıran herkes, her ay bu parayı verecek. Bir muhasebe parası gibi. Bu esnafın üzerine büyük bir yük. Bir işçinin maliyeti 380 lira civarında. Bir işçinin maliyeti otomatik olarak 150 lira artacak. Bu esnafa yük. Bununla ilgili federasyon itirazını yaptı. İnşallah olumlu bir karar çıkar. Hem konfederasyon, hem federasyon bunun üzerine gidiyor. Bizim için kötü olan, tehlikeli iş yerleri sınıflarına girmemiz. AB’deki kanunlarda kuaförler ve berberler tehlikeli sınırına girdiği için Türkiye’de de böyle oldu. Bu konuyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor.

Bu esnafın üzerine yüktür. Düz mantıkla baktığımızda ben hiçbir berberin ve kuaförün iş yerinde yaralanma olduğunu görmedim. Yangın dahi çıkmadı. Gerçekten esnafa büyük bir külfet” dedi. Esnafın gelirinin her geçen gün düştüğünü anlatan Ulutürk, “6 yıldan beri biz tarifelerimize zam yapamıyoruz. 6 yıl önce günde 100 lira para kazanıyordum. 100 liranın 80 lirası kar, 20 lirası masraftı. Şimdi ise yine 100 lira para kazanıyorum, fakat şimdi 80 lirası masraf, 20 lirası kar. Pasta çoğalmazken paydaşlar çoğaldığı için kazançlar azalıyor. İnşallah önümüzdeki süreçte bu sıkıntılardan kurtuluruz. Bu iş böyle yürümez” diye konuştu.

Garden Junior Cup heyecanı Yalova’da düzenlenen Garden Junior Cup 2014 Futbol Turnuvası’nda 8 takım ve birbirinden yetenekli 144 futbolcu mücadele ediyor

Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor, Gençlerbirliği, Bursaspor ve Eskişehirspor ile Yalova İl Karma takımlarının yer aldığı Yalova Garden Junior Cup 2014 Futbol Turnuvası, izleyenlerin ilgi odağı oldu. Yalova’da gerçekleştirilen turnuvanın ana sponsorluğunu Garden A.Ş. üstlenirken, Yalova Belediyesi, Özdilek, Etse, Galatasaraylılar Derneği, Fenerbahçeliler Derneği, Özel Yalova Hastanesi ve Grand Aydoğan Otel de organizasyona destek veriyor. Ahmet Saraç Sahası’nda oynanan turnuvanın açılış maçında Galatasaray ile Beşiktaş karşı karşıya geldi. Sarı kırmızılı ekip

2. yarıda bulduğu gollerle karşılaşmayı 2-0 kazanmayı başardı. A Grubu’nun diğer maçında ise Trabzonspor 1-0 geriye düştüğü mücadelede Eskişehirspor’u 2-1 yenme başarısı gösterdi. B Grubu’nun açılış maçında Fenerbahçe ile Gençlerbirliği kozlarını paylaştı. Ahmet Saraç Sahası’nda oynanan karşılaşmayı Sarı lacivertli ekip, 11-0

gibi farklı skorla galip gelmesini bildi. Günün son maçında Bursaspor, rakibi Yalova Karması’nı 9-1 yendi. 7 Şubat Cuma günü oynanacak turnuvanın finalini Yalova Bölgesi FIFA kokartlı hakem Halis Özkahya’nın yöneteceği, programlarına göre de bir diğer FIFA kokartlı hakemler Cüneyt Çakır ve Fırat Aydınus’un da Yalova’ya geleceği öğrenildi.

Kış lastiği denetimleri sürüyor Soğuk hava şartlarından dolayı yollarda oluşan buzlanma ve trafik kazalarının artması nedeniyle Yalova’da trafik ekiplerinin kış lastiği denetimleri de hız kazandı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının ticari araçlara getirdiği kış lastiği takma zorunluluğunun yürürlüğe girmesinin ardından Emniyet Genel Müdürlüğünün yayınladığı karar doğrultusunda trafik kazalarını önlemek amacıyla Yalova’da trafik ekipleri araçların lastik kontrollerini yapıyor. Yalova-Bursa yolu üzerindeki Yalova Şehirlerarası Otobüs Terminali kavşağında yapılan denetimlerde kış lastiği takmayan araçlara ceza kesiliyor. Yalova Otogarı Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünden Mehmet Münir Gündüzvar konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Yalova otogarına giren otobüslerin ilk olarak kış

lastiklerinin üzerinde MS harflerinin bulunmasına, kar işaretinin olup olmadığına dikkat ediyoruz. Ceza sınırı 1.6 olarak ölçülüyor. Lastiklerinde MS ya da kar işareti bulunmayan araçlara cezai işlem uygulanıyor. Yapılan denetlemeler çerçevesinde araçlarında kış lastiği bulunmayan vatandaşlara ilk yakalanmalarında idari para cezası yazılıyor. Cezai işlem uygulanan aracın kış lastiği olmadan yeniden yakalanması halinde

idari para cezası ve kış lastiği taktırana kadar trafikten men cezası veriliyor” şeklinde bilgi verdi. Hava sıcaklığın 7 derecenin altına düştüğünde kış lastiği kullanılmaya başlanması gerektiği belirtildi. Kurumsal hizmetlere ve çalışmalara sadece gönüllü katkı sağlayan kişilerdir. Halkımızı gönül elçisi olmaya davet ediyorum” dedi.

Dünyanın en büyük 5. turizm fuarı olan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT), bu yıl 18. kez düzenlendi. 30 Ocak - 2 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen fuarda; Yalova Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü de yer aldı. 71 ülkeden 4500 katılımcının yer aldığı fuarda Yalova Bele-

diyesi renkli standıyla dikkatleri üzerine çekti. Ülkemizin ilk ve tek kağıt müzesi olan İbrahim Müteferrika Kağıt Müzesi’nin ön plana çıktığı fuarda standı gezmeye gelenlere kağıt yaptırıldı. Yalova’nın tanıtımına destek olan Yalova Belediye Başkanı Yakup B. Koçal’ın eşi ebru sanatçısı Suna S. Koçal, yaptığı

ebrularla büyük beğeni topladı. Suna Koçal’ın yanı sıra; Yalova Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Hakan İlaslan, Kağıt Müzesi Sorumlusu Aytekin Vural ve Bahri Deniz de Yalova standında görev aldı. Fuardaki Yalova standını 10 bin civarında kişi ziyaret etti.

Sahte paraya dikkat! Yalova İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen operasyonlarda piyasaya sürülmek üzere hazırlanan sahte 200 TL’lik paralar Altınova ilçesinde ele geçti. Ayrıca, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri Çınarcık ilçesinde de Piyasaya sürülen kaçak sigaralara el koydu. Altınova ilçesinde kaçakçılık faaliyetleri kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi toplayan Yalova Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 16 plakalı şüpheli araç içerisinde bulunan O.K, Y.B ve G.Ö isimli şahısları gözaltına aldı. Yapılan üst aramalarında G.Ö isimli şahsın üzerinden piyasaya sürülmeye hazır, toplam 50 adet 200 TL’lik sahte banknot tespit edilerek el konuldu. Zan-

lılar gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği belirtildi. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri Çınarcık ilçesinde Vali Akı Caddesi’nde işporta usulü tezgahta tekstil ürünleri satan M.Ö. isimli şahsın tezgahının

üzerinde bandrolsüz sigara görülmesi üzerine yapılan incelemede, 2 ayrı poşet içerisinde toplam 651 adet bandrolsüz sigara ele geçirdi. Kaçak sigaralara el koyan emniyet güçleri olayla ilgili soruşturma başlattı.

Yalova’da genç nüfus azalıyor Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerinden derlenen bilgileri derleyen TÜİK Yalova nüfusunun Türkiye yaş ortalamasının üzerinde olduğunu açıkladı. Türkiye’de iller bazında 30.4 olan ortalama yaş, Yalova’da 34.6 olarak belirlendi. İldeki en fazla yaşlı nüfusun ise Çınarcık ilçesinde yaşadığı vurgulandı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerinden derlenen bilgileri derleyen TÜİK Yalova nüfusunun Türkiye yaş ortalamasının üzerinde olduğunu açıkladı. Türkiye’de iller bazında 30.4 olan ortalama yaş, Yalova’da 34.6 olarak belirlendi. İldeki en fazla yaşlı nüfusun ise Çınarcık ilçesinde yaşadığı vurgulandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ADNKS verilerine göre illerin yaş ortalamasını belirledi. Buna göre Yalova 34.6’lık yaş ortalaması ile Türkiye ortalamasının üzerinde yer aldı. TÜİK Bölge Müdür Vekili Zeki Bostan imzası ile yayınlanan açıklamada, “Yalova ilinin nüfusu, Türkiye nüfusuna göre daha yaşlıdır. 31 Aralık 2013 itibariyle Yalova ilinin ortanca yaşı 34,6 yaş olup, Türkiye ortanca yaşından 4,2 yaş daha fazladır. ADNKS kurulmasından itibaren ortanca yaş istatistikleri incelendiğinde, Yalova ilinin 2007 yılında 32,7 olan ortanca yaşı, geçen 6 yıl sonunda Türkiye ile paralellik göstererek 1,9 yaş artmış ve 34,6 yaş olarak gerçekleşmiştir” denildi.

En Çok Yaşlı Çınarcık’da Yaşıyor TÜİK ilçe bazında da yaş ortalamalarını belirledi. Buna göre Yalova ilinde en fazla yaşlının yaşadığı ilçe Çınarcık oldu.

Çınarcık’da ortalama yaş 40.8 olarak kayıtlara geçti. En genç ilçe ise Altınova oldu. Altınova’da yaş ortalaması ise 32.3. İlçelere göre yaş ortalaması dağılımı ise şu şekilde;

Toplam

Erkek

Kadın

Türkiye

30,4

29,8

31

Yalova

34,6

33,8

35,5

Merkez

33,9

33,1

34,7

Altınova

32,3

30,5

34,1

Armutlu

35,4

35,8

34,9

Çınarcık

40,8

40,1

41,4

Çiftlikköy

35,1

34,3

35,8

Termal

33,9

33,9

33,9


Türkhaber 6.sayı