Page 1

Say› 01

TÜMB‹AD

Start Verdi...

Aral›k 2010

ARAfiTIRMA Su ve Enerji Ça¤›nda Neredeyiz? Prof. Dr. H›z›r ÖNSOY MAKALE Gelecek ‹çin Bir Vizyon Turu Cevdet TELL‹O⁄LU EKONOM‹ Bankalar›n Ekonomideki Yeri ve Önemi Veysel SUNMAN RÖPORTAJ Ayn› Suda ‹ki Defa Hiç Y›kanmad›m Dr. Mustafa ÜNAL


Merhaba, evlâd›r. Yaflad›¤›m›z ça¤ yönetim usulleri-

Küreselleflen dünyan›n özel flartlar› da dü-

nin dam›t›la dam›t›la erginleflti¤i ve de-

flünüldü¤ünde STK’lara biçilen temel rol

mokrasi kal›b›na dökülerek fleffaf, fakat

hakk›ndaki flahsî fikrim fludur: Medeniyet

güçlü bir kimli¤e büründü¤ü bir sürece

insan ile eflya aras›ndaki münasebetlerin

sahne oldu. Yönetim olgusunun yönetiflim

sorumluluk ve nezaket bilincinden ayr›lma-

fikrine do¤ru ciddi bir evrilme yaflad›¤› bu

yan bir keflif tutkusu zeminine oturtulmas›-

süreçte önce bireyin öne ç›kt›¤›, daha

d›r. E¤er bu tan›m do¤ruysa -ki öyle oldu-

sonra bireyin fert plan›nda icrâ edemedik-

¤una inan›yorum- içinde bulundu¤umuz

lerini grupsal çerçevede yapma imkân›

yüzy›l daha ilk çeyre¤inde Huntington’un

veren sivil hareket platformlar›n›n olufltu¤u

medeniyetler çat›flmas› tezini çürüten bir

görüldü. Bireysel talep ve hülyalar›n ku-

uzlaflma cümbüflüne sahne olacakt›r. ‹flte

rumsal bir kimli¤e dönüfltü¤ü bu oluflum-

bu sahnenin en güçlü aktörleri sivil hare-

lar Sivil Toplum Kurulufllar›’d›r. Eh, STK

ketler ve STK’lar olacakt›r. Ülkemizin dü-

deyince bir tür düflünce sergisi olan dergi

flünce semâs›n›n y›ld›zlar›ndan biri olan

yay›nc›l›¤› da hemen pefli s›ra geliyor.

merhum Peyami Safâ o enfes Türkçesi ve

TÜMB‹AD olarak gerek faaliyetlerimizin

derin kavray›fl›yla ilginç bir tespit yapar:

sizlere duyurulmas›, gerek çeflitli düflünce

“Ferd baflka, flah›s baflkad›r. fiah›s ferdin ra-

ve görüfllerin paylafl›lmas› ve gerekse

fine olmufl, ifllenmifl hâlidir.” Biz medeni-

muhtelif entelektüel çal›flmalar›n okura

yetler aras› ittifak idealinin ö¤ütülmeden

ulaflt›r›lmas› için dergimizin önemli bir iflle-

e¤itilmifl güçlü flah›slarca gerçeklefltirile-

vinin olaca¤›na inan›yoruz.

ce¤ine inan›yoruz.

Son y›llarda STK’lar›n bütün dünyada alan

‹leride hakk› bu anlamda da muhakkak

geniflletmesi ve etkinleflmesi insan›n ken-

teslim edilecektir ama biz flimdiden söyle-

tu¤la da biz koyal›m istedik.

disini yeniden keflif yoluna girdi¤ini ve

yelim: Bir ülkenin ferd adedini eritip flah›s

böylesi bir sürecin gelece¤in dünyas›n› in-

nüfusunu art›ran en mühim dinamiklerden

Bilenin çok, fakat yapabilenin az oldu¤u

flâ edecek dinamiklerin ortak renginin “da-

birisi STK’lard›r.

Ayla ‹SP‹R

TÜMB‹AD Genel Baflkan Yard›mc›s› TÜMB‹AD Genel Sekreteri TÜMB‹AD Dergisi Genel Yay›n Yönetmeni Genel Yay›n Yönetmeni

Yo¤un ve heyecan dolu bir mesainin ard›ndan dergimizin ilk say›s›n› elinize ulaflt›rm›fl bulunuyoruz. Böylece güçlü bir flevk, ciddi bir heyecan ve büyük umutlarla huzurlar›n›zday›z. Bugünümüzü mutlu ve yar›nlar›m›z› mâmur k›lmak ad›na elimizden gelen her fleyi yapmak için. Ülkemizin ve paha biçilmez de¤erdeki insan›m›z›n yeniden bir defa daha medeniyet kurma yoluna girdi¤inin ilk alâmetlerini ufukta ›fl›ldarken gördük. Tam zaman› dedik ve flimdiden ne denli ihtiflaml› olaca¤›n› hissetti¤imiz bu flevketli kubbeye bir

bir dünyada yafl›yoruz. Bu durum zaaflar›m›zla ilgili bir tutukluktur. ‹lim deryas› ya da irfan umman› olmasak da bir insan olarak yapabileceklerimiz muhakkak vard›r. Çünkü az da olsa bildi¤imiz fleyleri hayata geçirmemiz, bildi¤imiz çokça fleyi uygulama sahas›na koymam›fl olmaktan daha

yan›flma” oldu¤unu gösteriyor. STK düzleminde dayan›flmak bizim köklü istiflare kültürümüzün ça¤dafl toplumsal zeminde-

Bu duygu ve düflüncelerle dergimizin he-

ki izdüflümüdür. Nedir istiflare? Ortak akl›n

pimize hay›rl› olmas›n› diliyor, ilgi ve des-

mutfak iflçili¤i. Bu iflçilik kurnas›nda fikirler

te¤inizi bekliyor, selam ve sayg›lar›m› su-

yunup y›kan›r, ömürler ömürlere kat›fl›r ve

nuyorum.

bir’ler birleflip bir ç›rp›da binleflir.

1


‹MT‹YAZ SAH‹B‹ Venüs Yap›m-Yay›mc›l›k Ad›na Cevdet AKAY Genel Yay›n Yönetmeni Ayla ‹SP‹R Genel Koordinatör Arif EKfi‹ Yaz› ‹flleri Müdürü Av. Özgür ÖZGÜN Haber Müdürü ‹brahim APAYDIN Haber Koordinatörü Tahsin BAYRAKTAR

Yay›n Kurulu Prof. Dr. Ayla OKTAY Prof. Dr. Bayraktar BAYRAKLI Prof. Dr. Mehmet AKALIN Prof. Dr. ‹smail PEKER Prof. Dr. Ender PEHL‹VANO⁄LU Prof. Dr. Erhun EYÜPO⁄LU Prof. Dr. Esat ÇELEB‹ Prof. Dr.Ahmet KALA Prof. Dr. Yurdagül MEHMEDO⁄LU Prof. Dr. Fahameddin BAfiAR Prof. Dr.Ertaç ERGÜVEN Prof. Dr.fiehvar BEfi‹RO⁄LU Prof. Dr. Ahmet ‹NCEKARA Prof. Dr. Can ‹K‹ZLER Prof. Dr.Engin ÖZHATAY Prof. Dr.Ara ALTUN Prof. Dr. Metin YEREBAKAN Prof. Dr. Atilla ARINCI Prof. Dr. H›z›r ÖNSOY Tamer TAfiPINAR Hayri ÜLGEN Grafik Tasar›m Yeliz fiENCAN Bas›m Renk Matbaas› Yay›n Türü ‹ki ayda bir yay›nlan›r. Yerel Süreli Yay›n Ücretsizdir. www.tumbiad.com bilgi@tumbiad.com

2

12

RÖPORTAJ Ayn› Suda ‹ki Defa Hiç Y›kanmad›m Dr.Mustafa Ünal

18 EKONOM‹

Hedeflerimizi Düflüncelerimizin Ötesinde Gerçeklefltirdik

Lokman Ayva


54

38

74

KÜLTÜR-SANAT

MAKALE

SPOR

‹lk Türk Kad›n Subay› Kara Fatma

Gonca Elmas Akay

Sporun Baflkenti ‹stanbul

Sa¤l›k ve Nanoteknoloji Uygulamalar›

Tamer Taflp›nar

Prof. Dr. Mehmet Akal›n

48 EKONOM‹ Bankalar›n Ekonomideki Yeri ve Önemi

Veysel Sunman

50

21

42

SA⁄LIK

GÜNDEM

RÖPORTAJ

70

24 Kas›m Ö¤retmenler Günü

Berhan fiimflek

Co¤rafyam›z Stratejik Özelli¤i Nedeniyle Ulafl›mda Önemli Bir Yere Sahiptir

Mehmet Cahit Turhan

Sa¤l›kl› ve Do¤ru Beslenme

Prof. Dr. Ender Pehlivano¤lu

SPOR “Para” futbolcular›n herfleyi oldu

Hayri Ülgen

3


BAKIfi

TÜRKİYE,

YEN‹ DÜNYA DÜZEN‹ VE S‹V‹L TOPLUM Sivil toplum ve sivil toplum kurulufllar› kav-

¤›ms›z olarak sivil halk taraf›ndan ç›kar

ram› literatürde uzun süredir yer almas›na

amac› gözetmeksizin gönüllü birliktelik

ra¤men bugünkü içeri¤ine uygun olarak

esas›na göre kurulmufl olmalar›d›r. Bu

ilk defa 1945 y›l›nda Birleflmifl Milletler Ku-

özelli¤in ülkemizde tam olarak anlafl›lma-

rulufl Beyannamesi’nin 10. Bölümü’nün

mas› “gerçek” sivil toplum kurulufllar›n›n

71. Maddesi’nde devlet ve üye ülkelere ait

geliflmesini geciktirmifltir. Bu nedenle ül-

olmayan kurulufllar›n dan›flmanl›k rolü ile

kemizdeki sivil toplum örgütlenmesi Bat›l›

ilgili tan›mlamada kullan›lm›flt›r. Bu bafllan-

muadilleri ile k›yasland›¤›nda yetersiz ve

g›ç STK’lar›n rolünü ve biçimini büyük öl-

verimsizdir.

çüde belirlemifltir; o günden bugüne STK’lar yap›sal olarak devlet-d›fl› (hükü-

Bununla birlikte, Devletimizin ‘do¤ru mu-

met-d›fl›) örgütlenme fleklinde alg›lanm›fl

hataplara’ verece¤i destek ile bu sorunu

ve siyasetin yeterince çözüm üretemedi¤i

aflmak mümkün olacakt›r. Destekten kast›-

alanlarda yönlendirici ifllevleri ile öne ç›k-

m›z elbette devlet eliyle STK kurulmas› de-

m›flt›r.

¤ildir. Devlet sivil toplumun ihtiyaç olarak tespit etti¤i her alanda örgütlenmenin önü-

Di¤er bir deyiflle, bugün geleneksel siya-

nü açacak yasal düzenlemeleri gerçeklefl-

Hasan EKfi‹

set d›fl› yaklafl›mlar›n en somut uygulay›c›-

tirmeli, sivil toplumun ortaya koydu¤u pro-

TÜMB‹AD Dan›flma Kurulu Baflkan›

s› ve tafl›y›c›s› olarak öne ç›kan STK’lar,

jeleri dikkate almal› ve uygun gördüklerini

yap›lar› ve dikkat çektikleri farkl› toplumsal

politikalar›na yans›tmal› ve STK’lar›n, bil-

konular itibariyle siyaseti dönüfltüren en

hassa yerel yönetimlerin karar alma meka-

meflru ayg›tlar olarak görülmektedir.

nizmalar›nda yer almas›n› sa¤lamal› ve bu STK’lar›n uluslararas› ölçekte hareket et-

Tam da bu nedenle, devlet, hükümet, ör-

melerini kolaylaflt›racak ad›mlar› atmal›d›r.

gütlenme ve farkl›l›klar gibi kavramlar›n

Avrupa Birli¤i ve Birleflmifl Milletler gibi

son derece tart›flmal› oldu¤u ülkemizde si-

uluslararas› örgütlenmeler nezdinde siya-

vil topluma ve örgütlenme biçimlerine kar-

sallar belirlenirken STK’lar›n üstlendi¤i rol-

fl› belirli bir mesafe ile yaklafl›lm›fl ve hatta

lere bakarak dahi bu ad›mlar› atman›n

sivil toplum kurulufllar›n›n mahiyeti yanl›fl

önemi ve gere¤i kolayl›kla anlafl›lacakt›r.

anlafl›lm›flt›r. Yasa gere¤i kurulmas› zaruri olan meslek birlikleri, odalar ve sendikalar

Bu siyasal dönüflümü gerçeklefltirmek zo-

gibi kurulufllar sivil toplum kuruluflu olarak

runday›z. Bat›da da, ülkemizde de temsili

lanse edilmifltir. Hâlbuki sivil toplum kuru-

demokrasiler toplumun ihtiyaçlar›n› karfl›-

lufllar›n›n en önemli özelli¤i devletten ba-

lamadaki yetersizliklerini iyi yönetiflim mo-

4

deli ile aflmaya çal›flmaktad›r. Sivil toplumla kurulan aç›k iletiflim yeni bir siyaset biçimi oluflturmaktad›r. Bat›l› ça¤dafl demokrasilerin gelece¤i bu anlay›fl üzerinde yükselecektir. Ülkemizde bu gerçe¤in fark›nda olan siyasetçilerimiz ve sivil toplum örgütleri bulunmaktad›r. Bizlere düflen “dönüflen siyasetin” araçlar›n› en verimli flekilde üretebilmektir. ‹lgili tüm taraflar bu konu üzerinde düflünmek ve çözüm üretmek zorundad›r. Dünyan›n ve ülkemizin gelece¤i belirlenirken bizler bu sürece do¤rudan müdahil olmak durumunday›z. Gelece¤imizi bizler tasarlamal›y›z!


GÜNDEM

CEVDET AKAY TÜMB‹AD Genel Baflkan›

TÜMB‹AD Genel Baflkan› Cevdet AKAY, bürokratlar ve ifl adamlar›n›n ekonomik,sosyal,siyasal ve kültürel paylafl›m içinde bulunmalar›n›,sosyal sorumluluk duygular›n› ve dayan›flma ruhunu beslemek suretiyle kamu yarar›n›n elde edilmesini amaçlayan bir ifl adam›. Bireysel kalk›nma ile beraber toplumsal kalk›nman›n gerçekleflmesine ve yurt çap›nda tüm toplumun sosyo-ekonomik ve kültürel düzeyinin gelifltirilmesine katk›da bulunmak için kurulan TÜMB‹AD, Türkiye için k›sa sürede çok önemli ifller yapacak gibi gözüküyor.

6


GÜNDEM Tümbiad’›n yap›s›ndan,amaçlar›ndan bahse-

etkin bir aileyiz ama benim oluflturdu¤um

der misiniz ?

flirketlerde çok çal›flt›m. Ben bankac›l›k ile

Esas›nda çok yeni bir organizasyon say›l-

bafllad›m ve finans kurumlar›nda çok çe-

Dünya küresellefliyor ve bu küreselleflme baz›

maz.5-6 y›ll›k bir geçmiflimiz var. Çok öz-

flitli görevlerde bulundum.2000 y›l›ndan

konularda büyük de¤iflikliklere neden oluyor.

verili çal›flan arkadafllar›m›z var 2010 y›-

sonra özel sektörde yo¤un flekilde çal›fl-

Ekonomik aç›dan küreselleflmeyi nas›l de¤er-

l›n›n ikinci yar›s›nda bu çal›flmalar› somut

t›m.Masan›n iki taraf›n› da bankac›l›k ile

lendiriyorsunuz?

hale getirip ilerledik. ‹fl adamlar› ile bir

görebiliyorsunuz.Türkiye’nin tamam›n›

Elektronik ticaretten tutun küreselleflme

araya gelip start verdik. Burada üst düzey

gezdim.‹nsan iliflkilerimi çok gelifltir-

konusunda birçok konuda de¤ifliklik oldu.

bürokratlar var. Profesörler var. ‹fl adamla-

dim.Bunlar› birlefltirerek ve çok çal›flarak

Transfer yap›land›rmas› gibi sorunlar ne-

r› var. Platform oldu¤u için savc›lar var. Bir

bugünlere geldim.

deni ile vergi rekabeti konusunda sorunlar

arkadafllar›m›z var.

oldu.Kamu gelirlerine etki etti bu da yap›l-

bünyede toparlad›k. 2010 y›l› içerisinde 3 Siz ayn› zamanda Karderferd’ in baflkan›s›n›z.

mas› gerekenlerin önünü kapad›.Elektronik

Bize biraz bu yap›lanmadan bahseder misi-

ticaretin mevzuat›nda yap›land›rmalar ça-

Bürokrat ve ifl adamlar›m›z› kaynaflt›raca-

niz?

l›flmalar yapaca¤›z.

¤›z. Yine amac›m›z ülkenin kalk›nmas›na

‹lk önce belli bir noktaya gelince do¤up

Küreselleflmenin en önemli etkilerinden bi-

yard›mc› olmak. Özellikle e¤itime yönelik

büyüdü¤ünüz yerleri unutman›z laz›m. Ka-

ri,Cari a盤›n finansman›nda sabit yat›r›m

çal›flmalar yapaca¤›z. H›zl› kararlar ald›k

zand›klar›mla bölgeme ve millete katk›

çok önemli özellikle sabit yat›r›mlar›n ço¤u

ve bunlar› k›sa sürede uygulayaca¤›z.‹lk

yapmak istiyorum. Özellikle e¤itim konu-

Avrupa ülkelerinden geliyor,onlar›n duru-

önce Karadeniz bölgesinden bafllayaca-

suna çok önem veriyorum.‹stanbul’da pro-

mu da flu anda belli. S›cak para ile sürdü-

¤›z daha sonra yayaca¤›z. Hangi bölge-

jelerimiz var. Bir Karabükteki kadar ‹stan-

rülebilmesi gerekiyor. D›flar›dan ald›¤›m›z

mizde ne eksik onun araflt›rmas›n› yapa-

bul’da Karabüklü yafl›yor. Çok ciddi say›-

yard›mlar›n gerçekten üretimde kullan›l-

ca¤›z. 3 ay önce bir kitap çal›flmas›na

da ö¤renciye burs veriyoruz. Öncelikle ‹s-

mas› gerekiyor. Borç ve faizin düflürülmesi

bafllad›k. Bu çal›flmalar›m›z ve raporlar›-

tanbul’da okuyan ö¤rencilerimizi seçtik.

laz›m, buna yönelik projeler yapmay› plan-

kez toplant›m›z oldu.

l›yoruz.Küreselleflme ile ilgili bu de¤iflikle-

m›z› paylaflaca¤›z. 600-700 sayfal›k bir çal›flma olur. Bunlar bizim için çok önemli

‹htiyaç sahibi olmalar› bizim için yeterli. Bir

rin ülkemize çok faydal› olaca¤›n› düflünü-

veriler. Onlar bizi yönlendirecek. Nerde

yerden burs almama kriteri koyduk. Ger-

yorum.

nas›l istihdam yaratabiliriz, sa¤l›kla ilgili

çekten fayda sa¤lamas›n› düflündük. Çok

nerede problemler var bunlar› anlay›p bu-

az olsa bile geri çevirdi¤imiz insanlar ol-

Son olarak flunu sormak istiyorum, Tümbiad

na göre hareket edece¤iz.

du. Burada fluna dikkat ettik. Çok çeflitli

halk için ne sa¤layacak ?

üniversitelerden, farkl› bölümlerden ö¤ren-

Art›k halk›m›z bilecek.Bürokratlar›m›z bir

cilere sa¤lad›k.

araya geldi ve sorunlar için bir fleyler yap-

Neden dernek ya da vak›f de¤il ?

maya çal›fl›yorlar.Sosyal adaletin ve refa-

Dernek ve vak›flarda herkesi bir araya getirmek zor. Dernek ve vak›flara üye olama-

Tümbiad tam olarak kimlerden olufluyor?

h›n yükselmesi için yap›yorlar. Böyle bir

yan baz› kesimler var. Platform yap›lanma-

Bu yap›lanma iyi niyetli ve sorunlar› çöze-

kuruluflun oldu¤unu halk›m›z duymufl ola-

s› ile genifl kesime ulaflmak istedik. Bu

bilecek nitelikte. Banka genel müdürleri,

cak. Çal›flmalar› yak›ndan takip edin. Bizi

platform iç tüzel bir yap›ya kavuflacakt›r.

hukukçular var. Çok çeflitli kesimde çok

sorgulamalar› ve destek olmalar›, bizi mo-

‹lerde biz vak›flaflmay› düflünüyoruz.Üni-

uzman arkadafl›m›z bünyemizde bulunu-

tive edecektir. Bizim bir ruhumuz var ve

versiteye dönebiliriz. Sa¤lam projelerimiz

yor. Komisyonlar koruyoruz. Her biri çal›fl-

bu ruhu koruyarak daha ciddi çal›flmalar

var. Hem sosyal projelerini hayata geçirir-

malar yap›yor. Biz özveri ile çözüm üret-

yapaca¤›z. fiu anda 350 civar›nda üyemiz

ken hem de karl›l›k oran›na dikkatli yaklafl-

mek için yola ç›k›yoruz. Olay ekip olay›,

var.

mak laz›m. Bunlara dikkat ediyoruz.

komisyonlar› düzgünce kurduktan sonra sorun yok. ‹lk bafllarda yorucu olabilir ama

Kat›lmak isteyen ve de¤erlendiren arka-

Sizin kariyerinize bakt›¤›m›z zaman oldukça

daha sonra düzene oturacak. Ülkemize

dafllar var. Kriter, önce iyi niyet. ‹yi niyet

baflar›l› bir insan oldu¤unuzu görüyoruz. Biraz

faydal› olacak bütün çal›flmalara zaman

olmadan olmaz. Zaman ay›rabilecek in-

geçmifl ifl yaflant›n›zdan bahseder misiniz ?

ay›rmal›y›z. Bir araya geldi¤imiz zaman bir

sanlar gerekiyor. Destek verebilecek in-

Akaryak›t, turizm alanlar›nda faaliyet gös-

güçsünüz.Bütün arkadafllar›m›za teflekkür

sanlar laz›m. Sanat camias› , üniversite

teriyorum. Biz bölgemizde sülale olarak

ediyorum. STK’larda çok mücadele veren

hayat›ndan destek olanlar var.

7


AMAÇ VE ‹LKELER

AMAÇ VE ‹LKELER TÜM BÜROKRATLAR VE ‹fi ADAMLARI SOSYAL DAYANIfiMA PLATFORMU AMAÇ VE KAPSAM Ülkemizin ekonomik, sosyal, kültürel, turistik vb. alanlar›nda aktif

AMACI GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN YAPILACAK İŞLER

olarak çal›flmak, bu alanlar›n sorunlar›nda rol alarak, ülkemizi

1-Ülkemizdeki tüm olumsuzluklara karfl› çözüm üretmek.

daha ileri bir seviyeye tafl›ma duygu ve düflüncesi ile hareket et-

2-Komisyonlar kurarak her alanda ülkemizin ve bölgemizin tan›t›l-

mektir.

mas›na ve kalk›nmas›na yönelik çal›flma yapmak. 3-Atatürk’ün göstermifl oldu¤u hedefe ilerlemek amac›yla,Ülkemi-

Bu amaçla, ülkemizin tan›t›lmas›nda, geliflmesinde ve sorunlara

zin aktif insan gücünü olumlu bir mant›k çerçevesinde kullan-

yönelik çal›flma yapan ve yapacak olanlar›n bir araya gelmelerini

mak,

sa¤lamak ve oluflturulan platformu buluflma noktas› olarak

4-‹stihdama yönelik çal›flmalar yapmak.

görmektir.

5-E¤itim ve ö¤retimde baflar›l› olup, okuma imkan›na sahip olmayanlara yard›mc› olmak, muhtaç kiflilere ayni ve nakdi yard›mlar-

Bu buluflma noktas›nda, ülkemizin yetiflmifl de¤erli bürokratlar›n›,

da bulunmak.

ifl adamlar›n›, içinde yer ald›klar› sivil toplum kurulufl temsilcileri-

6-Ülkemizin turizmini kalk›nd›rmak amac›yla çal›flmalar yapmak,

ni, vizyon, misyon ve amaç çerçevesinde hizmet al›flkanl›¤›n› de-

tan›t›lmas›n› sa¤lamak, bu alanda uluslar aras› etkinlikler yapmak.

vam ettirmek ve gelifltirmek iste¤i ile hareket eden, vazgeçilmez

7-Sosyal ve kültürel alanda festivaller, flölenler organize etmek,

de¤erlerimiz olan Vatan-Millet-Bayrak sevgisi ile devam edecek

milli ve manevi de¤erleri canl› tutmak için kültürel yaz›flmalar

olan bir gönüllü birlikteli¤i oluflturmakt›r.

yapmak, 8-Platformun yapaca¤› çal›flmalar›n iç ve d›fl kamuoyuna etkin bir

Bu hedeflerle ilerleyebilmek için platform ve komisyon birimimizin

flekilde duyurulmas› amac›yla yaz›l› ve görsel bas›ndan azami öl-

aktif olarak çal›flabilmesini amaçlad›¤›m›z gibi bilgili, yetenekli,

çüde yararlanmak.

sevecen, sevgi ve sayg›y› her yerde ve yerinde kullanabilen bir

9-Yurt içi ve yurt d›fl›nda yaflayan bürokratlar›m›z›n tan›flmalar›n›

PLATFORM oluflturulmufltur.

8

ve kaynaflmalar›n› sa¤lamakt›r.


B‹ZDEN HABERLER ‹STANBUL’A ULAfiMAK SEMPOZYUMU: 1. Toplant› 28 Ekim 2010 tarihinde, TÜMB‹AD Genel Baflkan› Cevdet AKAY baflkanl›¤›nda yap›lm›flt›r. Toplant› ile ilgili olarak; Sempozyumun tarihi, yeri ve ismi konusunda fikir al›flveriflinde bulunuldu. Sempozyumun alt bafll›klar› afla¤›daki flekilde belirlendi: Kültür ve Medeniyete Ulaflmak, fiehir yerleflimi ve mimarisine ulaflmak, Bilgisine Ulaflmak, Sanat›na Ulaflmak, Müzi¤ine Ulaflmak, Tarihine Ulaflmak, Edebiyat›na Ulaflmak, (Roman, Hikaye, fiiir) ‹stanbul’un Hoflgörüsüne ve Ruhuna Ulaflmak, ‹stanbul Filmine Ulaflmak, Bas›nla ‹stanbula Ulaflmak, ‹stanbul Kimli¤ine Ulaflmak. Toplant›ya Kat›lanlar: l Prof. Dr. Ahmet KALA l Prof. Dr. Yurdagül MEHMEDO⁄LU l Cevdet AKAY l Arif EKfi‹ l Ersoy KÖSE l Nebiye KONUK l ‹lker AYKUT l Melikflah KAÇAR l Özcan GARAN l Serdar SERDARO⁄LU l Çi¤dem GÜRSOY

TÜM BÜROKRATLAR VE ‹fiADAMLARI SOSYAL DAYANIfiMA PLATFORMU

‹STANBUL’A ULAfiMAK SEMPOZYUMU: 2. Toplant› 4 Aral›k 2010 tarihinde, Beylerbeyi Seastar1 Restaurantta TÜMB‹AD Genel Baflkan› Cevdet AKAY baflkanl›¤›nda yap›lm›flt›r. Sempozyumla ilgili olarak; Moderatör ve konuflmac› isimlerinin belirlenmesi ile ilgili çal›flmalar yap›ld›, isimler üzerinde fikir al›flveriflinde bulunuldu.

n›n nerede yap›lmas› hususunda görüfller dile getirildi.

Toplant›ya Kat›lanlar: l Prof.Dr. Ahmet KALA l Cevdet AKAY l Mustafa DEM‹R l Ayla ‹SP‹R l Arif EKfi‹ l Ersoy KÖSE l Evren B‹NGÖL

Söz konusu sempozyumun 05 Mart 2011 tarihinde yap›lmas› kararlaflt›r›ld›. Toplant›-

9


ARAfiTIRMA

Ercan Ç‹TL‹O⁄LU Araflt›rmac› Yazar

Co¤rafya’n›n 12 Ülkesi

SSCB’nin varl›¤›n›n sonlanmas› ile birlikte ba¤›ms›zl›¤›n› kazanan Rusya ve di¤er Eski Sovyet Cumhuriyetleri uzun süredir hem dünya gündeminde önemli yer tutmakta hem de Türkiye’nin uluslararas› ticari,ekonomik, enerji, turizm ve kültür iliflkileri aç›s›ndan özel bir rol oynamaktad›r. 10


ARAfiTIRMA Toplam 280 milyon nüfusla bu devasa co¤rafyada, dünya sanayi üretiminin yüzde 10’u gerçeklefltirilmekte ve yeryüzündeki tüm do¤al kaynaklar›n yüzde 25’i bulunmaktad›r. Bu ba¤lamda an›lan önem ve özelli¤in, görünür gelecek içinde artarak sürece¤i, dünya jeopoliti¤inde sürdürülebilir yaflam alanlar›ndaki de¤iflimlerin jeostratejik alg›lamalara yükledi¤i yeni anlamlara koflut olarak Kuzey Kafkasya, Orta ve Uzak Asya’n›n pek çok ayr› nedenle ilgi oda¤› nitelik ve niceli¤inin daha da çoklu rekabetçi bir düzleme evrilece¤i de¤erlendirilmektedir. K›ymetli ve stratejik madenlerle enerji kaynaklar›n›n yo¤unlaflt›¤› an›lan bölge, esasen küresel ve bölgesel oyuncular›n uzunca bir süredir pratik alan›na dönüflmüfl bulunmaktad›r. Co¤rafi büyüklükleri ve sahip olduklar› do¤al kaynaklar›n zenginli¤i ile örtüflmeyen s›n›rl› nüfuslar›, teknolojik olanaklar›n›n yetersizli¤i ve insan kaynaklar›ndaki k›s›tl›l›k dikkate al›nd›¤›nda an›lan ülkeler ‘’d›flsal etki, yard›m, ifl birli¤i ve ortak yat›r›mlara’’ aç›k bir hale dönüflmektedir. Ne var ki Türkiye’nin söz konusu ülkelerle tarihi ve sosyo kültürel aç›lardan sahip oldu¤u art›lar ve olumluluklar› yeterince de¤erlendiremedi¤i ve bölgeye ilgi duyan di¤er ülkelerin pek ço¤unun portföyünde yer almayan bu do¤al avantaj›n› olmas› gereken kazan›m çizgisine ulaflma ba¤lam›nda etkin bir biçimde kullanamad›¤› düflünülmektedir. Bu görüflümüzün köken alan›nda, an›lan co¤rafyada yer alan ülkelerle ilgili, derinlikli ve bilimsel ölçekli analizlerle durum tespiti ve gelecek senaryolar›n›n eksikli¤inin baflat rol oynad›¤›, iliflkilerin rasyonel temelde karfl›l›kl› ç›kar ve ba¤›ml›l›k ilkelerinden çok, ön yarg›lar ve duygusall›¤a dayal› olarak kuruldu¤u, bu yaklafl›m›n ise k›r›lgan ve gelgitlerin etkiledi¤i kaygan bir zemin yaratt›¤›, yaflanan ve yaflanmakta

olanlardan anlafl›lmaktad›r.

olabilmeyi amaçlamaktad›r.

Bu nedenle Bahçeflehir Üniversitesi Stratejik Araflt›rmalar Merkezi (BÜSAM), an›lan co¤rafyan›n 12 ülkesine yönelik araflt›rma ve bilgilendirme çal›flmalar›na bafllam›fl bulunmaktad›r.

Bahçeflehir Üniversitesi, bu faaliyetleriyle, akademik kurumlar›n reel sektörlerin somut ihtiyaçlar›na cevap vermesi prensibine uygun olarak ‘’bir ilk’’i gerçeklefltirmektedir. Bu ad›m›n, adlar› sunulan ülkeleri daha yak›ndan tan›man›z ve ifl olanaklar›n›z› geniflletmeniz için katk› sa¤lamas›n› diliyoruz.

15 Sovyet cumhuriyetinden daha SSCB y›k›lmadan ba¤›ms›zl›¤›n› kazanan ve 2004 y›l›nda AB’ye üye olan Estonya, Letonya ve Litvanya’n›n d›fl›ndaki ülkelerle ilgili inceleme ve faaliyetlerde bulunmak üzere BÜSAM bünyesinde özel bir birim oluflturulmufltur. BÜSAM; belirtilen bölge ülkeleri ile ilgili araflt›rma, analiz/risk analizleri, gelecek senaryolar› ve dan›flmanl›k hizmetleri vermeye haz›r oldu¤unu bilgilerinize sunmaktad›r.

BÜSAM ARAfiTIRMA VE YAYINLARI • Etnik Milliyetçilik Üzerine Analiz • Referandum Süreci ve Sonras›nda Olas› PKK Eylemselli¤i • Russia is Regaining What She Lost • Af-Pak: Test Of The New Paradigm • Suriye’yi Anlamak • Parlamento Seçimleri-2010: Irak’ta De¤iflen Dengeler • Irak Parlamento Seçimleri : ‹stikrar›n Oylanmas›

Söz konusu co¤rafya ya da tek tek ülkelerle ilgili (Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Kazakistan, K›rg›zistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan, Moldova, Belarus ve bu ülkelere ek olarak ‹ran, Irak, Afganistan, Suriye, Yemen, Somali, Nijerya) bilgi ve hizmet almak istiyorsan›z BÜSAM’a baflvurabilirsiniz.

• Yemen’de K›r›lma Yak›n m› ? • 2009 Nas›l Geçti, 2010 ‘dan Neler Bekleniyor? • Irak’ta Silahl› Gruplar • Do¤u ve Güneydo¤u Anadolu Bölgeleri SosyoEkonomik ve Sosyo-Politik Yap› Araflt›rmas›:Sorunlar,Beklentiler ve Çözüm Önerileri • Do¤u ve Güneydo¤u Anadolu Bölgelerinden En Fazla Göç Alm›fl Olan ‹llerin Sosyo-Ekonomik ve Sosyo-Politik Yap› Araflt›rmas›:Sorunlar,Beklentiler ve Çözüm Önerileri

Bu ülkelerde yat›r›m ve ifl yapmak, ticari iliflki kurmak, ifl mevzuat› ve yat›r›m alan ve olanaklar› ile ilgili bilgi edinmek, riskler ve f›rsatlar üzerine düzenli ve sürekli rapor, kifliye/kuruma özel dosyalar edinmek, ayr›ca ilgilenilen ülke hakk›nda siyasi ve ekonomik aç›dan (yat›r›m alanlar›,mevzuat,verimlilik, risk faktörleri vb. ) gelecek 10 y›lla ilgili projeksiyon çal›flmalar› yapt›rmak için BÜSAM hizmetlerinden yararlanabilirsiniz.

• Türkiye’nin Jeopolitik Önemi

BÜSAM, baflkaca ülkelerde uzun y›llard›r uygulanan ülke profillerinden sektörel raporlara kadar birçok konuda profesyonel hizmet sunarak bu alandaki eksikli¤i gidermeyi, giriflimci ve yat›r›mc›lara yararl›

mikleri Aç›s›ndan De¤erlendirilmesi

• Afganistan • Irak:Gelecek Senaryolar› • Türkiye-Ermenistan Yeni Dönem mi ? •‹ran’› Anlamak • ‹ran;Niçin,Nereye? • Rus ‹stihbarat Gelene¤i Temelinde Silovik ‹ktidar ve Anlay›fl›n De¤erlendirilmesi • Obama Dönemi Amerikan D›fl Politikas›nda Bölgesel Yaklafl›mlar • ABD’n›n Irak’tan Çekilme Süreci ve Bölge Dina• Türkiye’nin Ulusal Güvenli¤ine Yönelik Etnik Ayr›l›kç› Terör Tehdidinin Analizi ve Irak’›n Kuzeyinde Bir Kürt Devleti Kurulmas›na ‹liflkin De¤erlendirme • The Diplomatic Forum / Spring 2009

11


RÖPORTAJ

Dr. Mustafa ÜNAL

Ak Parti Karabük Milletvekili

AYNI SUDA ‹K‹ DEFA

H‹Ç YIKANMADIM

TÜMB‹AD Platformu Dergisi’nin bu ilk say›s›nda, 19 Ekim 2010 tarihinde Alman Büyükelçili¤i’nde düzenlenen resepsiyonda Türk-Alman iliflkilerinin geliflmesine olan katk›lar›ndan ötürü kendisine Almanya Federal Cumhuriyet Liyakat Niflan› verilen Adalet ve Kalk›nma Partisi Karabük Milletvekili, Anayasa Komisyonu, AG‹TPA, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Türk Delegasyonu üyesi ve Türk-Alman Dostluk Grubu Baflkan› Dr. Mustafa ÜNAL’I sayfalar›m›zda konuk ettik. 12


RÖPORTAJ “Her defas›nda "kan› yerde kalmayacak" diye verilen sözlerin hiç bir anlam›n›n olmad›¤›n› görmek, yeni bir faili meçhul olay›n geçmifllere eklenmesine flahit olmak, batan bankalara ve istikbale iliflkin hayallerimizin sönüflüne seyirci kalmak, siyasi ve ekonomik krizlerin ülkemi kemiriflini görmek beni siyasete çeken en önemli nedenlerden baz›lar›d›r.”

vard›. ‹ki kardeflim ve amcam›n üç çocu-

ye, k›fl›n en fliddetli bir döneminde, iki ka-

¤u ile birlikte bazen evdeki ortam› çekil-

t›r ve üç beygire yüklenen ev eflyalar›m›zla

mez bir hale getirebiliyorduk. Bu nedenle,

tafl›nmak zorundayd›k. Bizler üç kardefl

benim ilkokula erken bafllamam bir çözüm

yüklerin üzerinde yol al›yorduk. Babam,

olarak görülmüfltü. Böylece daha befl ya-

annem ve annemin babas› kara bata ç›ka

fl›ndayken ilkokula bafllad›m. 3. s›n›fa geç-

yürümeye çal›fl›yorlard›. Yolculu¤umuz

ti¤imde, annem ve kardefllerimle, baba-

hayli zorlu geçti. Ílkokulun 4. ve 5. s›n›f›n›

m›n askerlik görevini yapt›¤› Gelibolu'ya

Çal›fllar Köyü’nde okudum. Karne tatille-

gitmemiz gerektigi için, Safranbolu'ya gel-

rinde, cumartesi ve pazar günlerinde de

mifl, ben de flehrimizi ilk defa görmüfltüm.

köyün imam›ndan Kur'an dersleri al›yor-

fiehrin büyüklü¤ü bafl›m› döndürmüfltü.

dum.

Safranbolu'da ilk defa gördü¤üm lokanta ve herkesin ayr› tabaklardan yemek yiyifli

Hayat›mdaki ilk ihtilalin so¤uk yüzü ile karfl›-

TÜMB‹AD-Safranbolu’nun A¤açkese Kö-

beni oldukça etkilemiflti. Bizler, köyü-

laflm›flt›m.

yü’nden bafllay›p, Almanya’n›n Berlin Hür

müzde kurulan bir sofraya tüm aile fertleri,

Üniversitesi’nde yap›lan doktoraya, ora-

ço¤u zaman da misafirlerle birlikte on ila

Köyde hakim olan dini atmosfer beni çok

dan Bursa ‹T‹A'da ö¤retim görevlili¤i, Ulu-

onbefl kifli oturur, ortaya konan bir tas ve-

etkilemiflti. Tahsilimi din ilimleri alan›nda

da¤ Üniversitesi Ticaret Hukuku ile Millet-

ya tabaktan kafl›¤›m›za doldurabildi¤imiz

devam ettirmek ve cuma günleri camide

leraras› Hukuk Anabilim Dal› Baflkanl›¤›na

kadar› ile karn›m›z› doyururduk.

zevkle dinledi¤im vaizler gibi halka hitap

ve oradan da Türkiye Büyük Millet Mecli-

etmek istiyordum. Babam beni ‹stanbul

si’ne uzanan baflar›l› ve bir o kadar da

fiehirde dolafl›rken, cebimdeki s›n›rl› pa-

‹mam-Hatip Okuluna yönlendirdi. ‹mam-

zorlu bir hayat serüvenine sahipsiniz.

ramla lokantada yemek yemeye karar ver-

Hatip Okulu yedi sene idi. Okuldaki ilk y›-

Okuyucular›m›za biraz kendinizden ve bu

dim. Bir masaya oturdum ve benim için

l›m bitmiflti. 1960 y›l› May›s ay›n›n 27.gü-

uzun yürüyüflünüzden söz edebilir misi-

yepyeni bir yemek olabilece¤ini düflündü-

nü, yaz tatili için köyüme gitmek amac› ile,

niz?

¤üm "cac›k" ›smarlad›m. Ancak, sipariflim

05.30 da Draman'daki okulumuzdan elim-

Zorlu hayat serüvenim, 1948 y›l› Ocak ay›-

masaya kondu¤unda hayal k›r›kl›¤›na u¤-

de kontraplak bavulumla yola koyulmufl-

n›n so¤uk bir gününde her taraf› karlarla

ram›flt›m. Çünkü, köyümüzde devaml› ye-

tum. Beyaz›t’tan saat 07.00 de kalkan oto-

kapl› A¤açkese köyünde bafllad›. Çocuk-

di¤imiz h›yar ç›rpmas› önüme konuvermifl-

büse yetiflecektim. Etrafta in cin top oynu-

lu¤umda, bazen de bir metreyi aflan kar

ti. Bir kafl›k ald›m ve bütün param› oraya

yordu.

aylarca köyümüzü terk etmezdi. A¤açke-

b›rakarak ç›kt›m. Bu arada ilk defa bine-

se, mimarisi ve yaflam anlay›fl› aç›s›ndan

ce¤im ve bizleri önce ‹stanbul’a götüre-

Beyaz›t’a gelene kadar ne oldu¤una bir

eflsiz özelliklere sahip evleri ile haf›zalar›-

cek otobüsün hareket saati yaklaflt›kça,

anlam veremiyordum. Üniversite önünde

m›zda yer alan Safranbolu'nun küçük bir

Gelibolu'ya gidip gitmeme konusunda te-

konuflland›r›lm›fl tanklar› ve askerleri gör-

köyüdür. Köyümüzün flehrimizden uzakl›¤›

reddütlerim oluflmaya bafllam›flt›. Gidece-

dü¤ümde hayat›mdaki ilk ihtilalin so¤uk

13 km olmas›na ra¤men, o dönemde he-

¤im yerde okul olmayabilir ve ben tahsi-

yüzü ile karfl›laflm›flt›m.

nüz karayolunun olmamas› nedeniyle, kö-

limden geri kalabilirim diye düflünmeye

yümüzden Safranbolu'ya ancak atlar üze-

bafllad›m.

rinde gidilebiliyor ve bu seyahat iki saatten fazla sürüyordu.

‹mam-Hatip Okulunun 6. S›n›f›nda, üniversiteye gitmeyi hedef edindim. O dönemde

Sonunda köyümde kalmaya karar verdim

bu okul mezunlar›na üniversite yolu aç›k

ve köyümüzde 3. s›n›f› tamamlad›m. An-

de¤ildi. Bu bak›mdan liseyi d›flar›dan bitir-

3 odal› evimizde amcam›n ailesi ile birlikte

nem ve di¤er iki kardeflim Gelibolu'ya git-

mem gerekiyordu. Haziran ay›nda ‹mam-

yafl›yorduk. Evimizin alt kat›nda at›m›z,

tiler. Askerlik dönüflü babam ö¤retmen

Hatip Okulunu bitirip, eylül ay›nda da lise

ineklerimiz, öküzlerimiz ve mandalar›m›z

olarak Eflani'nin Çal›fllar Köyü’ne atanm›fl-

bitirme s›navlar›na girecektim. Ancak, her-

yaflamaktayd›. Bir tarafta da tavuklar›m›z

t›. Köyümüze onbefl km uzakl›ktaki bu kö-

hangi bir liseden alaca¤›m bir diploman›n

13


RÖPORTAJ benim için fazla bir önemi olmayacakt›.

Yönetmeli¤inin bir hükmüne dayanarak, 4.

manca ö¤rendim. Daha önce girdi¤im

Bu nedenle, ‹stanbul’ da o zaman›n en

s›n›f s›navlar›na eylül ay›nda girerek, fakül-

asistanl›k s›navlar›n› kazanamam›fl olmak

gözde liseleri aras›nda yer alan Aksaray'

teyi üç y›lda bitirmek için Dekanl›¤a verdi-

beni üzmüfltü. Ancak, Almanya' da haya-

daki Pertevniyal Lisesine kaydoldum.

¤im dilekçeyi geri almam istendi. Fazla ›s-

t›mdan çok memnundum ve mülakatlarda

Yaz tatilimde de ‹stanbul’da kal›p s›navla-

rar etmedim ve dilekçemi geri ald›m. Hem

elenmifl olmam›n benim için daha hay›rl›

ra haz›rland›m. Eylül ay›nda, ‹stanbul Yük-

böylece hedefledi¤im akademik kariyer

oldu¤una inan›yordum. Gerçekten de, ak-

sek ‹slam Enstitüsü’ne (‹lahiyat Fakültesi)

için girece¤im asistanl›k s›navlar›na haz›r-

si takdirde, Berlin Hür Üniversitesindeki

girifl s›nav› ile lisedeki s›nav saati çak›flt›¤›

lanabilirdim. Fakülteyi de bitirdikten sonra

doktora ö¤rencili¤i hayat›mdan ve yan›n-

için, giremedi¤im bir ders d›fl›nda tüm

hukuk alan›nda asistanl›k s›navlar›na gir-

da doktora yapt›¤›m hocam say›n Prof. Dr.

dersleri vermifltim.

meye bafllad›m. S›navlar önce yabanc›

Jutta Limbach ile merhum Prof. Dr. Ernst

dilden ve baflar›l› olma halinde de ilgili hu-

Eduard Hirsch'ten edindi¤im essiz ilmi ve

O y›l Yüksek ‹slam Enstitüsüne yat›l› olarak

kuk dal›ndan yaz›l› olarak yap›l›yor ve bu-

befleri bilgilerden mahrum kalacakt›m. Bu-

kaydoldum. Üniversite s›navlar›na gelecek

rada da baflar›l› olanlar mülakata al›n›yor-

rada, her iki hocama da sonsuz flükranla-

y›l girecektim. Nitekim, Yüksek ‹slam Ens-

du. Ben her defas›nda yaz›l› s›navlar› ka-

r›m› sunmak isterim.

titüsünün 2. s›n›f›n› okurken ‹stanbul Hu-

zan›yor, ancak mülakatta eleniyordum.

kuk Fakültesine kayd›m› yapt›rm›flt›m. Böy-

fiimdi say›s›n› hat›rlamakta zorluk çekti¤im

1976 y›l›n›n may›s ay›nda k›sa dönem as-

lece, her gün saat 13.00 e kadar Ba¤lar-

kadar asistanl›k s›nav›na girdim.

kerlik görevimi ifa etmek amac› ile Türki-

bafl›' nda Yüksek ‹slam Enstitüsünde ve

ye'ye gelmeden önce doktora çal›flmam›

ö¤leden sonra da Beyaz›t'ta Hukuk Fakül-

Hiç bir zaman y›lmad›m. Hedefime ulafl-

hocama teslim etmek istiyordum. Hocam

tesinde dersleri takip ediyordum. Ço¤u

mak için s›navlara girmeye devam ettim.

da doktora çal›flmalar›m›n, özellikle de

günler ö¤le yeme¤ini yiyecek f›rsat bula-

Ayn› zamanda da Karabük’te orta ö¤re-

dört befl ay gibi uzun say›labilecek bir sü-

m›yor, Üsküdar'dan Eminönü 'ne geçer-

timde ö¤retmenlik ve avukatl›k staj› yap›-

re için, ara verilmeden bitirilmesi gerekti-

ken vapurda ekmek aras› peynir ile karn›-

yordum. Nihayet bir buçuk sene sonra gir-

¤ini söylüyordu. Doktora çal›flmam› may›s

m› doyuruyordum.

di¤im bir s›nav› kazanm›fl ve yurt d›fl›nda

ay›n›n ortas›na do¤ru

burslu doktora yapma imkan›n› yakalam›fl-

bitirdim ve hocama teslim ederek Türki-

t›m.

ye'ye geldim.

p›lacak bitirme s›navlar›ndan en geç on

Yabanc› lisan›m ‹ngilizce olmas›na ve s›-

Askerlik görevimi bitirdikten sonra tekrar

gün önce de ders çal›flmaya son vermek

nav yapan profesörlerden birinin, dil bil-

Almanya'ya döndüm. Çok yo¤un bir çal›fl-

ö¤rencilik hayat›mda hiç vazgeçmedi¤im

gim sayesinde çok k›sa bir süre içinde

ma sonucu bitirece¤im tahsil hayat›m›,

ilkemdi. S›nav öncesi ders çal›flmak hiç

doktoraya bafllayabilece¤im nedeniyle, ‹n-

sözlü doktora s›nav› ve savunmadan ön-

hofluma gitmezdi. Bu ilkem sayesinde her

giltere veya Amerika'ya gitmemi tavsiye

ce, Avrupa ve ‹skandinavya’da yapaca-

iki okulumda tüm s›navlar›m› Haziran ay›n-

etmesine ra¤men, ben doktora yapmay›

¤›m uzun gezilerle süslemek istiyordum.

da geçiyordum. Her iki okulumda da s›-

arzulad›¤›m Ticaret Hukuku alan›nda Al-

Bu nedenle, hocamdan, savunma öncesi

navlar›n haziran ay›nda yap›lmas› nede-

manca’n›n daha gerekli olaca¤›n› düflün-

bana süre tan›mas›n› ve savunma için

niyle, baz› günler ö¤leden önce bir okul-

dü¤üm ve (Arapça ve Farsçaya ilaveten)

uzak bir tarih vermesini istirham ettim. Zi-

da, ö¤leden sonra da di¤er okulda s›nav-

bir baflka yabanc› dil ö¤renme f›rsat›n› da

ra, burslu olmam nedeniyle, doktoram›n

lara girmem gerekiyordu.

yakalayaca¤›m için, Almanya'ya gitmeye

bitiflini takibenden üç ay içinde ülkeme

karar verdim.

dönmem ve göreve bafllamam gerekmek-

Her iki yüksek okuldaki derslerimi de günü gününe haz›rlamak ve haziran ay›nda ya-

Hep Mülakatlarda Eleniyordum Yüksek ‹slam Enstitüsünü bitirdi¤im y›l›n

teydi. Ricam kabul edildi. 1977 y›l›n›n büProf. Dr. Jutta Limbach ile Merhum Prof. Dr.

yük bir k›sm› bilgi ve görgümü art›rmak

Ernst Eduard Hirsch’e Teflekkür Ediyorum

yan›nda Avrupa ve ‹skandinavya' da yapt›¤›m seyahatlerle de¤erlendirilmifl oldu.

haziran ay›nda Hukuk Fakültesinde de 4. s›n›fa geçmifltim. Hukuk Fakültesi Ö¤renci

14

1973 y›l›nda gitti¤im Almanya' da önce Al-


RÖPORTAJ

1978 y›l›nda ülkeme döndüm ve Bursa ‹k-

getirilen YÖK ve bu alandaki uygulamalar

cak maddi olanaklar›m›n olmay›fl› sebebi

tisadi ve ‹limler Akademisinde (daha son-

beni en çok yapmak istedi¤im iflten ve

ile, önce özel sektörde üst düzey yönetici

ra Bursa Uluda¤ Üniversitesi'ne kat›ld›)

üniversite yaflam›ndan so¤utmufltu. YÖK

görevlerinde bulundum. Ancak, hedefim

Dr. asistan olarak göreve bafllad›m.

bünyesinde çal›flmak istemiyordum. Üni-

kendi avukatl›k ve hukuk dan›flmanl›¤› ya-

versitedeki görevimden kendi irademle is-

z›hanemi açmak idi. Hem ailemi geçindir-

Bir y›l sonra Ticaret Hukuku ö¤retim gö-

tifa ettim. Ancak, istifay› takip eden 15

mem, çocuklar›m›n e¤itimini sa¤lamam ve

revlisi oldum. Ayn› zamanda doçentlik ça-

gün içinde, ö¤rencilik günlerimde hayalini

hem de açaca¤›m yaz›hane için para bi-

l›flmalar›na da devam ediyordum. Akade-

kurdu¤um mesle¤imden ayr›lm›fl olman›n

riktirmem gerekiyordu.

mik kariyer ve ö¤retim üyeli¤inden, daha

hüznü içinde, flakaklar›mda ilk beyazlar

hukuk fakültesindeki ö¤rencili¤im esnas›n-

belirmeye bafllad›.

ile, çok memnun ve mutlu idim. Ticaret

1991 y›l›n›n may›s ay›nda yeterli birikime sahiptim ve ortam da müsaitti. Mezuniye-

da hedefledi¤im bir meslek olmas› itibari

Ayn› Suda ‹ki Defa Hiç Y›kanmad›m

timden 20 y›l sonra avukatl›k ve hukuk dan›flmanl›¤› büromu açt›m. Hukuk tahsilim

Hukuku ve Milletleraras› Özel Hukuk Ana Bilim Dal› Baflkanl›klar› görevlerini birlikte

Üniversitedeki görevimden istifan›n ard›n-

esnas›nda avukatl›k yapmay› hiç de dü-

yürütüyordum. Ancak, 1982 Anayasas› ile

dan, hemen bir avukatl›k yaz›hanesi aça-

flünmemifltim. Avukatl›¤›n çok zevkli ve

15


RÖPORTAJ de¤erli bir meslek oldu¤unu bizzat yaflayarak ö¤rendim. Hukuk bilgisi yan›nda muhakeme, yaflanan olaylara çözüm bulmada bilginin kulan›m›ndaki maharet, h›zl› düflünme, gelece¤i görebilme yetisi bu mesle¤i cazip k›lan özelliklerden bir kaç›. Ticaret Hukuku gibi engin bir alanda icra-i meslek eylemek ise, tabii ki cabas›. Benzer de olsa, her olay ayr› bir muamma. Bu nedenlerle, ben, mesle¤im aç›s›ndan, ayn› suda iki defa hiç y›kanmad›¤›m› söyleyebilirim. Yekinen Tan›d›¤›m ve Takip Etti¤im Say›n Erdo¤an’›n Ülkemin Sorunlar›n›n Çözümünde Baflar›l› Olaca¤›ndan Emindim. Ülkemin durumu ve gelece¤i ile her zaman yak›ndan ilgilendim. 1970 li, 80 li ve 90 l› y›llar›n ac›lar›n› hep birlikte yaflad›k. Krizler, her defas›nda "kan› yerde kalmayacak" diye verilen sözlerin hiç bir anlam› olmad›¤›n› görmek ve bir faili meçhul olay›n geçmifllere eklenmesine flahit olmak, batan bankalara ve istikbale iliflkin hayallerimizin sönüflüne seyirci kalmak beni siyasete çeken en önemli nedenlerden baz›lar›d›r. Say›n Baflbakan›m›z Recep Tayip Erdo¤an’›n yeni bir parti kuraca¤› dönemde son derece heyecanl›yd›m. Yakinen tan›d›¤›m ve takip etti¤im say›n Erdo¤an’›n ülkemin sorunlar›n›n çözümünde baflar›l› olaca¤›ndan emindim. 2001 y›l›n›n a¤ustos

Parti aday› TBMM' ye kat›ld›k. ‹lk iki y›l

ay›nda kurulan Adalet ve Kalk›nma Partisi-

hem Avrupa Güvenlik ve ‹flbirli¤i Teflkila-

TÜMB‹AD-Bu ba¤lamda kariyer basamak-

ne, bu duygu ve düflüncelerle, kurucu üye

t›’ndaki (AGIT) ve hem de Avrupa Konse-

lar›n›n henüz bafl›nda yer alan gençlere

olarak kat›ld›m. Kurulufl döneminin zorluk-

yi'ndeki görevlerin yan›nda Türk Alman

tavsiyeleriniz nelerdir? Baflar›n›z›n s›rr› ne-

lar›n› hep beraber aflt›k. 2002 sonunda ya-

Parlamenterler Dostluk Grubu Baflkanl›¤›

relerde gizli?

p›lan seçimlerde aday olmad›m. 2007 y›-

görevlerini yürüttüm. Dönemimin ikinci iki

Kariyer basamaklar›n›n henüz bafl›nda yer

l›nda yap›lan seçimlerde do¤um yerim Ka-

y›l›nda ise AGIT ' teki görevimden ayr›la-

alan gençlere tavsiyem, önlerine ç›kan

rabük'ten aday oldum. Yo¤un bir seçim

rak Anayasa Komisyonu üyesi oldum. Uh-

olumsuzluklar karfl›s›nda hemen moralleri-

çal›flmas› sonucu, di¤er tüm partilerin top-

demdeki di¤er görevlere de devam et-

ni bozmamalar›, ümitlerini söndürmemele-

lam oy say›s›n›n iki kat›n› da aflarak, 3 Ak

mekteyim.

ri, sab›r ve gayretle yollar›na devam etme-

16


RÖPORTAJ leri olacakt›r. Gençlerimizin özellikle lise

y›n Wulff’un bizzat bu Niflan’› vermesinin

du¤u Türk Alman Parlamenterler Dostluk

dönemlerinde dikkatli olmalar› gerekmek-

özel bir anlam› var m›d›r?

Grubu Baflkanl›¤› görevim çerçevesinde,

tedir. Ülkemizde halen mevcut sistem,

Federal Almanya Liyakat Niflan› 7 Eylül

1700 lü y›llara kadar uzanan iki ülke ara-

gençlerimizin büyük ço¤unlu¤unun gele-

1951 tarihinde o Dönemin Cumhurbaflkan›

s›ndaki ticari ve siyasi alanlardaki kurum-

ceklerini ve kaderlerini lise ça¤lar›nda fle-

Theodore Heuss taraf›ndan oluflturulmufl-

sal iliflkilerin ve son elli y›ld›r bu iliflkilere

killendirmelerine yönelik. Bu nedenle, en

tur. Bu niflan siyasi, ekonomik, kültürel ve

eklenen befleri iliflkilerin gelifltirilmesi ve

delikanl› dönemlerinde gençlerimiz sade-

befleri alanlarda üstün hizmetleri olan kifli-

pekifltirilmesi konusunda yo¤un çabalar›m

ce bu günü yaflamak de¤il ayn› zamanda

lere, bu hizmetlerin takdiri ba¤lam›nda,

oldu.

yar›n› düflünmek durumundalar.

tevdi edilmektedir. Federal Almanya Cumhurbaflkan› say›n Wulff, ekim ayinin 18 ini

Bu ikili iliflkiler ile dostluklar›n gelifltirilmesi

TÜMB‹AD-Halen, T.B.M.M. Türk-Alman

takiben 5 gün süren Türkiye ziyaretinin 2.

için Türkiye'ye gelen gerek milletvekili, ge-

Dostluk Grubu Baflkanl›¤›n› yapmaktas›-

gününde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde

rekse ifl adamlar›, hakim ve savc›lar, sivil

n›z.19 Ekim 2010 tarihinde de Almanya

yapt›¤› konuflmas›ndan sonra, Federal Al-

toplum kuruluflu heyetleri ile Ankara'da,

Federal Cumhuriyeti Liyakat Niflan›’na la-

manya Büyük Elçili¤inde düzenlenen bir

‹stanbul’da veya Almanya'da, her iki ülke-

y›k görüldünüz ve Liyakat Niflan›'n›, Alman

törenle flahs›ma Federal Almanya Büyük

nin Meclisleri bünyesinde veya Meclis d›-

Cumhurbaflkan› Say›n Wulff bizzat takt›.

Hizmet Haç›n› tevdi etmifltir. Bu niflan ba-

fl›nda, çok yo¤un görüflmeler yapt›m. S›k

TÜMB‹AD okuyucular›na Almanya Federal

na Türk Alman iliflkilerinin gelifltirilmesinde

s›k Almanya'ya giderek orada yaflayan ve

Cumhuriyeti Liyakat Niflan›’ndan söz ede-

ve dostluklar›n pekifltirilmesindeki çabala-

2.800.000 ü aflan insanlar›m›z›n problem-

bilir misiniz? Bu Niflan’›n önemi nedir?

r›m›n takdiri olarak verilmifltir. Türkiye Bü-

lerini dinledim, onlar›n sorunlar›n›n çözü-

Kimlere verilir? Alman Cumhurbaflkan› Sa-

yük Millet Meclisinin bana tevdi etmifl ol-

münde yard›mc› olmaya çal›flt›m.

Yapacaklar› tahsil ve edinecekleri mesle¤in karar›n›n verilece¤i bu günleri mutlaka de¤erlendirmek gerekli. Gençlerimiz konusunda ben anne babalara da baz› tavsiyelerde bulunmak isterim. Çocuklar›n el bebek gül bebek yetifltirilmesi, bir yandan, baflkalar›ndan beklentilerini art›r›rken, di¤er yandan da, hayatla kendilerinin mücadele edecekleri gerçe¤inden gençleri uzaklast›rmaktad›r. Anne baban›n çocuklar›na gösterecegi ihtimam›n s›n›rlar›n› bu anlay›fl içinde tespit etmelerinde yarar vard›r. Hayat zorluklarla mücadele edildikçe ö¤retici ve zevkli olur. Ben, yukar›da da anlatt›¤›m gibi, 11 yafl›mdan itibaren yat›l› okumaya bafllam›fl ve 27 may›s günü oldu¤u gibi, tek bafl›ma, günün erken saatlerinde, belki de dört befl kilometrelik yolu elimde bavulla yürümeye al›flm›flt›m, fiimdiye kadar zorluklarla bafl etmeye çal›flman›n herhangi bir zarar›n› gördü¤ümü de söyleyemem.

17


SÖYLEfi‹

HEDEFLER‹M‹Z‹ DÜfiÜNCELER‹M‹Z‹N

ÖTES‹NDE GERÇEKLEfiT‹RD‹K

Lokman AYVA

Ak Parti ‹stanbul Milletvekili

“Çevrenizin sizinle ilgili hayalleri biterken, asl›nda sizin önünüze koyduklar› s›n›rlar da kalk›yor.” Türk Siyaseti’nin renkli simalar›ndan, ‹stanbul Milletvekili say›n Lokman AYVA ile çok samimi, içten ve dostane bir söylefli yapt›k. Efendim, TÜMB‹AD okuyucular› için bize kendinizden söz eder misiniz? Lokman AYVA kimdir? Nas›l bir hayat hikayesi vard›r? Gelece¤e dair özlemleri nelerdir? Do¤rusu bu sorunuz benim içimi açmam› gerektiriyor.Tabir-i caizse dertleflmek gibi bir fley bu. 1966 senesinde Konya-Baflköy'de ailemin en küçük çocu¤u olarak do¤muflum. Birkaç ayl›kken ilçe merkezine tafl›nm›fl›z. Çok baflar›l› bir ö¤renci de¤ildim. 11 yafl›mda 23 Nisan günü bafllayan menenjit hastal›¤›yla görme kabiliyeti-

18

mi tamamen kaybettim. O zaman körlü¤ün ötesinde hayat›mdaki enbüyük de¤iflikli¤in flimdi fark›na var›yorum. Kör olana kadar ailemin, çevremin herkesin oldu¤u gibi benimle de ilgili hayalleri vard›. "Lokman ilkokuldan sonra bir ustan›n yan›na ç›rak olarak verilecek, sonra askere gidecek, asker dönüflü dükkan aç›p evlenecek." Ben kör olduktan sonra benimle ilgili bu hayallerin bitti¤ini ve hiç bir hayalin kalmad›¤›n› anl›yorum. Zira "kör adam na-

s›l ç›rakl›k yapar, zaten çürük oldu¤u için askere gidemez, dükkan mükkan veya inflaatta çal›flma falan da hikaye. Sakat adama kim k›z verir?" Bunun anlam› ne? fiu: çevrenizin sizinle ilgili hayalleri biterken, asl›nda sizin önünüze koyduklar› s›n›rlar da kalk›yor. Yani siz tamirci ç›ra¤› olmak zorunda de¤ilsiniz. Öyle bir zorlama yok. Siz asker dönüflü dükkan açmak veya evlenmek mecburiyetinde de¤ilsiniz. Her zaman her fley olabilir. fiimdi anl›yorum, körlü¤üm bir nevi benim kurtuluflum


SÖYLEfi‹ olmufl. Ondan sonra körler okulu, normal lise, Bo¤aziçi üniversitesi iflletme bölümü, mast›r falan. fiu bilgilerden sonra söylediklerimi daha iyi anlayacaks›n›z: Benim sülalemde üniversite mezunu yoktur. Üniversiteli biriyle evlenen de yoktur. Bu kadar sosyal faaliyet yapan da yoktur. Milletvekilli¤i öncesi. Demek ki hepimizin potansiyeli var ancak çevremizin koydu¤u s›n›rlar› aflamad›¤›m›z için asl›nda kendimizi gerçeklefltiremiyoruz. ‹flportac›l›k, radyo programc›l›¤›, dergi yöneticili¤i, 5 sene kadar ö¤retmenlik, ‹stanbul Belediyesinde Tayyip Bey'in dan›flmanl›¤›n› yapt›m. AK PART‹ kurucular›ndan›m. Daha neler. Has›l› her ifli yapt›m. Evliyim ve iki o¤lum var. Halen Bo¤aziçi'de doktoraya devam ediyorum. Türkiye Beyazay Derne¤i Genel Baflkanl›¤› gibi bir çok sosyal görevimiz var. Özlemlerim, hayallerim, arzular›m, aflklar›m var. "Kafanda 5 bin planla gömerler adam›" diye bir söz duydum. Kafamdaki 5 bin plan› yan›mda götürmek istemiyorum. Do¤urmaya haz›r kad›n gibiyim. Bildi¤im ve düflünebildi¤im hakikatleri paylaflmak istiyorum. Kitap haz›rl›klar›m var. Biri gençlerle, biri özürlülerle ve biri de Türkiye'nin sosyal co¤rafik pozisyonuyla ilgili dünya projelerimiz var. Türkiye projelerimizin haddi hesab› yok. Geçen de 13 bakan›m›za 53 proje önerisinde bulunduk. Onlar›n hayata geçmesini istiyorum. Onlar için çal›flaca¤›m. En büyük açl›k sevdiklerimle, dostlar›mla yeteri kadar zaman geçiremiyorum. ‹badetlerimi aksat›yorum. Bu da mutlak dostumla görüflememek gibi geliyor bana. Bunun özlem ve ac›s› içindeyim. Gördü¤ünüz gibi konuflulacak çok fley var. Siyasete at›lma amac›n›z nedir? Hedefleriniz nelerdir? Milletvekilli¤i yapt›¤›n›z dönemde hedeflerinizin ne kadar›n› gerçeklefltirebildiniz? Ben özürlülükle ilgili her sahada çal›flt›m. Dernek ve vak›flarda, flirketlerde ve kamu sektöründe çal›flt›m. Bir noktaya geldim ki orada deniz bitmiflti. Gidecek yerimiz kalmad›. Ondan sonra siyasete girmemiz gerekti¤i ortaya ç›kt›. Benim akrabalar›m ve

yak›n çevremde hiç milletvekili, belediye baflkan› yoktur. O yüzden siyaset alan›yla bilgim çok azd›r. Görünenleri kastetmiyorum. Perdenin arkas›n› bilmiyordum. 2002 senesinde ilk milletvekili oldu¤umda planlar›m›z› haz›rlay›p hedeflerimizi belirlemifltik. Mesela, özürlülerle ilgili temel kanuni bir tak›m de¤ifliklikler yapacak, 1 milyar dolarl›k da kaynak aktar›lmas›n› sa¤layacakt›k. Bunlar›n 5 mislinin gerçekleflmesine vesile olduk. Kaynak 5 milyar dolardan fazla aktar›ld›. Kanuni de¤ifliklikleri bir tarafa b›rak›n adeta sorunlar›n köküne inildi. Mesela ayr›mc›l›k suç ilan edildi. Bak›m hizmeti ilk defa geldi. Hizmet merkezden yerele kayd›. Özel sektörün pay› art›r›ld›. Bu anlamda dünyan›n en h›zl› de¤iflen ve geliflen ülkesi olduk. Biz 1 istedik Allah Tayyip Bey ve bütün arkadafllar›m›z sayesinde 5 gönderdi. 2. dönemimizde uygulama kalitesini, uluslararas› çal›flmalar› ve faydalan›lan insan say›s›n› art›rmay› hedeflemifltik. Bunda da çok baflar›l› olduk. Uygulama kalitesinin yükseltilmesi için E¤itim Her Engeli Aflar kampanyas› devam ediyor. Bir çok ülkeye giden özürlü say›s›nda art›fl var. Özürlüler daha kariyer say›labilecek ifllere girebili-

yor. 1000 özürlü ö¤retmen ald›k. Pek çok alanda devam ediyor. Siyasette yer alan özürlü say›s›nda da ciddi bir art›fl›m›z var. En önemlisi de Anayasa'n›n eflitlik maddesine özürlüler girmifl oldu. ‹nsan alg›lamas›ndaki en zor flartlar, özürlülerin flartlar›d›r. Bu flartlarda iyileflme olmas›, bundan sonra özürlü olabilecek her vatandafl›m›z için bir güvencedir, bir garantidir. Vatandafl›m›z flunu düflünecektir: "Ben ne kadar zor duruma düflersem düfleyim asl›nda kötü flartlarda olmayaca¤›m." Sa¤ sa¤lamken buna ihtiyac› yok. Eli aya¤› tutan insan kimseye müdana etmez ki. Bizim vatandafl›m›z çok rahat olmal›. Onlar›n Tayyip Erdo¤an baflkanl›¤›nda bir hükümetleri var. Türkiye Cumhuriyet’inde yaflamak isteyen milyon demiyorum milyarlarca insan var. Bak›n 60 bin Ermeni misafirimizin oldu¤u söyleniyor. Üstelik kaçak. Siz kaçak göçek yollarla bir baflka ülkeye gider misiniz? Ama gelmifller. Bütün bunlar hedeflerimizi düflünebildi¤imizin ötesinde gerçeklefltirdi¤imizi gösteriyor. Devam›n› diliyorum. Çünkü baflar›l› oldukça insan›m›z kazan›yor. Türkiye'deki engelli vatandafllar›m›z›n durumuna iliflkin bir de¤erlendirme yapar m›s›n›z? Engellilerimizin sorunlar›n› çözmek ad›na siyaset kurumu neler yapt›? Neleri eksik yapt›?

19


SÖYLEfi‹ Neler yapmal›? Teorimizden bahsedeyim üç sorun var. Bunlardan biri Kapsamayan sistem. Sistemin herkesi kapsayacak flekilde kurulmamas› nedeniyle özürlüler sorun yafl›yorlar. Çünkü gerek sosyal gerekse fiziksel sistemler özürlüleri hesaba katmadan kurulmufl. O yüzden bizler de sorun yafl›yoruz. bunu bayramlaflmadan, cenaze merasimlerine, oy kullanmadan e¤itime, çal›flma hayat›ndan pikni¤e gitmeye kadar her alana uyarlayabilirsiniz. ‹kincisi de Özürlülere

aciz insan bak›fl›d›r. ‹nsanlar binlerce y›llardan beri özürlülerin aciz oldu¤una inanm›fllar. O yüzden de ne e¤itim imkan›, ne ifl imkan›, ne de sosyal hayata kat›lma imkan› tan›yorlar. Anneniz baban›z size imkan tan›mazsa, iflveren size imkan tan›mazsa, konu komflu, veya flehir yöneticileri size imkan tan›mazsa ne yapacaks›n›z evinizde oturup kal›yorsunuz. Sayg›n olmayan bir hayat sürüyorsunuz. Üçüncüsü de Kan›ksanm›fl çaresizliktir. Özürlüler hem sistem taraf›ndan adeta d›fllan›yor, hem de insanlar taraf›ndan imkan tan›nmayarak d›fllan›yor, ne yaps›nlar,

20

onlar›n yapt›klar›n› gerçek zannediyorlar. ‹çlerine kapan›yor, bir fley yapabileceklerine onlar da inanmamaya bafll›yorlar. Bu iflte zurnan›n z›rt dedi¤i yer. E¤er özürlü birey veya yak›n› tersi olsa sistemi de de¤ifltirir, insanlar›n bak›fl aç›lar›n› da de¤ifltirir. Dikkat ettiyseniz sayd›¤›m üç ana problemin bafl harfleri KÖK kelimesini meydana getiriyor. Böylelikle problemin kökü de ortaya ç›km›fl oluyor.Biz buna "KÖK Teorisi" diyoruz. Çaresi de asl›nda sorunun içinde gizli. ‹flte siyaset sistemi-

nin yapt›klar› da bu üç harfte. Sondan bafllayal›m: Özürlülerin ve yak›nlar›n›n Kan›ksanm›fl çaresizlikten kurtulmalar› için öyle fleyler yapt›k ki hepsi birer rekor. E¤itim sistemindeki özürlü say›s› 8 senede 30 binden 210 bine ç›kt›. Mezun olanlar› düfltüm. Lisansl› özürlü sporcu say›s› 2 binden 25 bine ç›kt›. ‹stihdam edilen özürlü say›s› 150 bine yaklaflt›. Her bir asgari ücret bak›m deste¤i alan özürlü say›s› 280 bin civar›nda. Üç ayda bir özürlü maafl› alan özürlü say›s› 480 binden fazla. Böyle çok rakam var. Ö harfiyle de ilgili çok fley yapt›k. En temeli Anayasa de¤iflikli¤i ve özürlülere karfl› ayr›mc›l›¤›n Türk Ceza Ka-

nunu 122 ile suç ilan edilmesidir. Dünyada bizimle beraber bir kaç ülkede var. Kapsamayan sistem konusunda da Türkiye'nin her türlü fiziksel ve sosyal sistemini özürlüleri de kapsayacak flekle getiriyoruz. Bir fley olumlunun tam tersi olumsuz olursa "tepe taklak" denir. Biz de olumsuzun tam tersi olumlu yapt›k sistemleri, ben o yüzden "tepe taklak" oldu demiyorum da "taklak tepe" oldu. diyorum. Ters duran resim düzeltildi.Siyaset kurumu her alanda oldu¤u gibi çok büyük baflar›lara imza att›. Bursa'n›n bir da¤ köyünde zihinsel özürlü bir vatandafl›m›z var. O köyde halk›n kifli bafl›na ayl›k geliri 100 TL falan. Çünkü tar›mla u¤raflma imkanlar› da yok. Oradaki özürlü kardeflimize 300 TL’den fazla ayl›k olacak özürlü maafl›, 540 TL de bak›m deste¤i veriyoruz. Bizimki köyün a¤as› gibi oldu. Evlenece¤ini duydum. Bu noktada gözlerimi kapatt›¤›mda gam yemeyece¤im. Ben çok d›flland›m. Allah hiç bir kulunu d›fllananlardan etmesin. Onun ac›s›n› bilirim. Sizin eklemek istedi¤iniz hususlar? fiunu söyleyeyim, öncelikle teflekkür ediyorum. Dertleflme, içimi açma imkan› verdiniz. Ben bunlar› okuyan dostlar›m›zdan flu üç fleyi talep ediyorum: 1. Kalplerinde baflta özürlüler olmak üzere d›fllanan gruplara bir zerre kadar da olsa bir yer versinler. 2. Bu kolay daha fazlas›n› yapar›z diyorlarsa, bu konufltu¤umuz hakikatleri baflkalar›yla da paylafls›nlar. Do¤rulara insan›m›z›n ihtiyac› var. Ben kör olmadan önce körlü¤ü "Allah'›n belas›" bir fley olarak biliyordum. Sadece farkl›l›km›fl. Bir çok özürlü, yak›nlar› ve özürsüzler bunu hala böyle zannediyor. Hiç gerek yok. Yukar›da anlatt›m. 3. E¤er daha çok fley yapmak isterlerse E¤itim Her Engeli aflar'a, özürlü insanlar›n ifl sahibi olmas›na destek olsunlar.

Ben sizlere ve bunlar› okuyan herkesin, her fley gönlünce olmas›n› diliyorum. Hep beraber coflkulu, sa¤l›kl›, mutlu ve tatmin olmufl hayatlar yaflayal›m.


GÜNDEM

Berhan fi‹MfiEK CHP ‹stanbul Milletvekili

24 Kas›m Ö¤retmenler Günü CHP ‹stanbul ‹l Baflkan› Berhan fiimflek,

'Ö¤retmenlik Mesle¤i, Di¤er Mesleklerin Ötesinde Bir Adanm›fll›k Mesle¤idir. CHP ‹stanbul ‹l Baflkan› Berhan fiimflek, 'Ö¤retmenlik mesle¤i, di¤er mesleklerin ötesinde bir adanm›fll›k mesle¤idir. Her annenin ve baban›n bir, iki, üç, befl çocu¤u olabilir ama bir ö¤retmenin yüzlerce, binlerce çocu¤u vard›r' dedi. fiimflek, 24 Kas›m Ö¤retmenler Günü dolay›s›yla Üsküdar'da bulunan Valideba¤ Mustafa Necatibey Ö¤retmen Huzurevi sakinlerini ziyaret etti. Ziyaretinde fiimflek, huzurevi sakinlerinin elini öperek, onlara k›rm›z› gül da¤›tt›. fiimflek, burada yapt›¤› konuflmada, ö¤retmenlerin kendisi için çok özel ve önemli oldu¤unu ifade ederek, 'Ö¤retmenler, gökyüzündeki karanl›¤› y›ld›z gibi parlatanlard›r. Bizim inanc›m›z gere¤i, bir harf ö¤retenin 40 y›l kölesi oluruz. Bu hadislerde de dile getirilir ama biz, harfin ötesinde

sevgiyi, bar›fl›, kardeflli¤i, ilmi, edebiyat›, feni, ayd›nlanmay› ö¤reten ö¤retmenlerimize maalesef uzun y›llardan beri gerekti¤i önemi, ehemmiyeti, de¤eri vermiyoruz, veremiyoruz' dedi. Bir ülkenin gelece¤inin ö¤retmenlerin duygu, düflünce ve hayata adanm›fll›klar›yla varoldu¤unu kaydeden fiimflek, 'Ö¤retmenlik mesle¤i, di¤er mesleklerin ötesinde bir adanm›fll›k mesle¤idir. Her annenin ve baban›n bir, iki üç befl çocu¤u olabilir ama bir ö¤retmenin yüzlerce, binlerce çocu¤u vard›r. Onlar›n da yetifltirece¤i çocuklarla dünyay› de¤erlendirdi¤imizde, ö¤retmenler bizim ›fl›¤›m›zd›r' diye konufltu. Türkiye koflullar›nda ö¤retmenlere yeterli de¤erin verilmedi¤ini savunan fiimflek, sözlerini flöyle sürdürdü:

'D›flar›da 650 bine yak›n ö¤retmenimiz var. Yüzde 89'a yak›n› bu mesle¤i yapt›¤› için piflman. Kredi kart› borçlar›yla, kira, mutfak, hayat›n bütün alanlar›nda s›k›lm›fllar. Ne araflt›rma yapabiliyorlar, ne çocuklara daha yeni bilgiler aktarabilmek, kendilerini e¤itebilmek için harcamalar yapabiliyorlar. Bütün bunlar s›k›nt›lar getiriyor. E¤itim dünyas›nda ö¤retmenlerin çocuklara yetiflemedi¤ini görüyoruz.' fiimflek, ziyaretinde ayr›ca CHP Genel Baflkan› Kemal K›l›çdaro¤lu'nun ö¤retmenler için yazd›¤› ve 81 ildeki il baflkanlar›na ö¤retmenlere okumalar› için gönderdi¤i mektubu da okudu.

Berhan fiimflek, huzurevi sakinlerinden emekli ö¤retmen Mehmet Y›lmaz'la da bir süre sohbet etti.

21


ARAfiTIRMA

SU VE ENERJ‹ ÇA⁄INDA

NEREDEY‹Z ? ‘’SU ve ENERJ‹ ÇA⁄I’’: Günümüzde art›k su ve enerji ça¤›n› yafl›yoruz. Bu temay›, yurtiçi ve yurtd›fl› sempozyum, kongre ve toplant›lar›nda s›kça tart›fl›yoruz. Petrolün alternatifi olmas›na ra¤men, suyun bir alternatifi olmayaca¤›na göre, önemini göz ard› etmemeliyiz art›k. Mevcut su potansiyelimizi, o eski al›flkanl›klara ba¤l› olarak kirletmemeliyiz ve bilimsel kaidelere göre, ekonomik kullanmal›y›z. Dünya ülkelerini ele ald›¤›m›zda, sand›¤›m›z gibi fazla suyumuz da yoktur. Suyun ne kadar önemli oldu¤unu, uzun y›llar kald›¤›m Afrika’da bizzat yaflam›fl biri olarak, ülkemizdeki su kay›plar›, suyun kullan›m›ndaki aksakl›klar beni çok rahats›z ediyor. SU ve MEDEN‹YETLER: Eski ça¤lardan bu yana, bütün medeniyetler ve insan topluluklar›, akarsular, göller etraf›nda do¤mufl ve geliflmifltir. Mezopotamya medeniyetleri, Çin-Hindistan, Nil Vadisi vb. insanlarla su devaml› yak›n ve önemli iliflki içerisinde olmufltur. ‹nsano¤lu bir yandan, suyun faydalar›n› içme, kullanma, sulama vb ihtiyaçlar›na yönlendirme¤e çal›fl›rken, di¤er yandan, suyun zararlar›ndan korunmak, için mücadele vermifl, çal›flmalar yapm›flt›r. ÇOKSU – YOKSU: E¤er suyu rantabl yönetemiyorsak, suyun fazlas› da, az› da sorun yarat›r. Fazlas›ndan taflk›nlar, az›ndan kurakl›klar meydana gelir. Küresel iklim de¤ifliminde, Bilimsel su yönetimine geçmeliyiz. Do¤u Karadeniz Bölgesi’nde ‘’ÇOKSU SORUNU ÇOK, YOKSU

22

Prof. Dr. H›z›r ÖNSOY KATÜ Ö¤retim Üyesi

SORUNU YOK’’. Bu slogandan ne anlafl›l›yor? Bölgemizde, suyun fazlas›yla bafl›m›z sürekli s›k›nt›da iken, kurakl›kla herhangi bir sorun yaflamamaktay›z. SU POTANS‹YEL‹: Y›ll›k yaklafl›k 186 milyar m3 yüzeysel su potansiyelimiz va ülkemizde. Çeflitli teknik-ekonomik nedenlerden, bu miktar›n hepsini kullanma olana¤› yoktur. Ne kadar› kullan›labilir? Baz› kesimler göre, önceleri y›ll›k 95 milyar m3 su kullan›labilece¤i ortaya at›lm›flken, daha sonra bu miktar› 110 milyar m3 e ç›kar›labilece¤i, 120 milyar m3 e ç›kar›laca¤› belirtilirken, günümüzde suyun önemi dikkate al›n›rsa, bu de¤erin 150 milyar m3 e ç›kar›lmas› gerekti¤ini ifade etmek istiyorum. Günümüzde su potansiyelimizin bir damlas›n› dahi iyi yöneterek, gereksinimlere yönlendirmeliyiz. SUYUN ZARARLARI: Suyun faydalar›n›n yan›nda zararlar› nelerdir? Sebepler? Korunma nas›l olabilir? Can kay›plar› nas›l ortadan kald›r›l›r, maddi zararlar en aza nas›l indirilebilir? ‹yi yönetilemeyen su, fazlas› gelince, taflk›nlara neden oluyor; can ve maddi kay›plara sebep oluyor. Ülkemizde s›kça meydana geldi¤i gibi, özellikle Do¤u Karadeniz Bölgesi’nde büyük ac›lara sebep oluyor. Bu konuda, bütün risk alt›ndaki havzalar›n, frekansl› taflk›n debilerine göre, taflk›n riski haritalar› ç›kar›larak, 1., 2., 3. Derece taflk›n riski alt›ndaki bölgeler ve s›n›rlar› ortaya ç›kar›lmal›, yap›laflmadaki ruhsatlar da bu

haritalara göre verilmelidir. Mevcut 1/25000’lik haritalar yetersiz ve çok kabad›r. 1/5000 veya 1/1000’lik haritalar› ç›kar›lmal›. A¤ustostaki Gündo¤du SelHeyelan-Taflk›nlar› yaklafl›k 500 metrede olufltu Bu da, 1/25000’lik ölçekli haritada sadece 2 cm. gözükür; neyi görürsünü burada? DO⁄AL AFETLERDE SUYUN ROLÜ: Taflk›n, sel, heyelanlar›n hemen hemen hepsinde en önemli faktör sudur. Suyu kontrol


ARAfiTIRMA alt›nda tutamazsak, büyük do¤al afetlerin meydana gelmesi kaç›n›lmazd›r. Son y›llardaki küresel iklim de¤iflimi içerisinde bu afetlerin daha da büyüyerek artmas› olas› gözükmektedir. DO⁄AL AFETLERDE ‹NSANIN ROLÜ : Bütün bu do¤al afetlerde rol oynayan bir çok faktörün içerisinde, insan en büyük etkendir. Elbet de, bütün bu faktörler, büyük ço¤unlukla insan›n kontrolü ve yönetimi alt›nda olmazsa, felaketler büyük boyutlara ulafl›r. KÜRESEL ‹KL‹M DE⁄‹fi‹M‹ ve AFETLER: S›kça kat›ld›¤›m›z yurtiçi ve yurtd›fl› bilimsel toplant›lar›nda, küresel iklim de¤iflimin, bütün dünyay› kas›p kavurdu¤undan söz ediliyor. Hava s›cakl›¤› gittikçe ›s›n›yor, kutup buzullar›nda erimeler meydana geliyor. Ya¤›fl gözlemlerinden, zaman ve mekan içerisinde anormal de¤iflimler ve kaymalar oluyor. Örne¤in, bir bölgede, eskiden üç ay içerisinde düflen ya¤›fllar, art›k üç saatte düflüyor; ilkokul ça¤lar›nda ö¤rendi¤imiz mevsim periyotlar› da ileri geri kayma¤a bafllam›flt›r. A¤ustos 2010 sonlar›nda, 14 can kayb›m›z›n oldu¤u Rize Gündo¤du Beldesi’nde, bir saatte düflen 346 mm. ya¤›fl miktar›, ‹ç Anadolu Bölgesi’nin bir y›ll›k ortalama ya¤›fl›ndan daha fazla olmufltur. Onun için, su bilimiyle ilgili çal›flma ve araflt›rmalar›n çok daha yo¤un ve derinlemesine yap›lmas› gerekmektedir. Bütün dünya su ile yat›p, su ile kalkarken, y›ll›k 186 milyar m3 brüt suyumuzun, kullan›labilir k›sm› olan 150 milyar m3’ünün sadece %35’ini kullanabiliyoruz. ‹çme suyu flebekelerindeki kay›plar, kalk›nm›fl ülkelerde %5-10 civar›nda iken, ülkemizde %27-70 aras›nda de¤iflmekte, hala eski klasik sulama flebekelerimizdeki kay›plar ise, %75’lere ulaflmaktad›r. KR‹Z YÖNET‹M‹NDEN R‹SK YÖNET‹M‹NE GEÇ‹fi: Günümüze kadar yap›la geldi¤i gibi, her afet meydana geldikten sonra, hemen arkas›ndan, ‘’Kriz Komiteleri’’ oluflturulurken, bunun yerine, as›l afetler

meydana gelmeden, nelerin yap›lmas› gerekti¤inin tart›fl›laca¤›, karar alt›na al›naca¤› ‘’Risk Komiteleri’’ nin oluflturulmas› kaç›n›lmazd›r. SU KAYNAKLARI BAKANLI⁄I ve KURUMLAR ARASI D‹YALOG: 1. Üniversite bilim adamlar›, 2. Uygulamac› kurumlar, 3. fiirket yetkilileri, 4. Sivil toplum örgütleri, 5. Halk bir araya gelmeli ve diyalog içerisine girmeli ve bu afetler tart›flmal›d›r. Günümüzde, koordinasyon eksikli¤i, plans›zl›k, su yönetimsizli¤i apaç›k ortad›r. Suya sahip ç›kan, su ile u¤raflan, on beflten fazla bakanl›k ve kurum vard›r. Bir karmafla sürüp gitmektedir. Suyun rantabl ve tek elden yönetimi için, bir çok ülkede oldu¤u gibi, acilen bir ‘’Su Kaynaklar› Bakanl›¤›’’ kurulmal›d›r. Bu bakanl›k kuruluncaya kadar, acilen bir ‘’Bölgesel Su Konseyi’’ oluflturulmal›d›r. SU ve TEMEL FIKRALARI: Suyun yanl›fl yönetiminden, yerli yersiz, uyduruk f›kra konular›, sözüm ona temel f›kralar› ortaya ç›kar›l›yor. Onun için ben flunu söylüyorum, temel f›kras› üretecek yerde, ifl üretmeliyiz. ÜN‹VERS‹TE– KENT BÜTÜNLEfiMES‹: Öteden beri ›srarla söylenir ki, üniversite ile kent bütünleflemiyor. Ne demek bu bütünleflme? Üniversite bilim adamlar›, araflt›rmac›lar›, ellerine çantalar›n› al›p, Uzun Sokak, Marafl Caddesi, Kundurac›lar turu mu ats›nlar? Üniversite ile kent, sorunlara çözüm bulmas›yla bütünleflir. Ne zaman ki, belediyelerin her hangi bir konuda sorunu olur ve ilgili üniversite biriminden çözüm isterler, bulurla, bütünleflme bu flekilde olur. Bu anlay›fl bir an evvel yerleflmelidir. ‹L KOORD‹NASYON KURULU TOPLANTILARI: Belirli periyotlarda valilikte yap›lan ‹l Koordinasyon Kurulu toplant›lar›nda, üniversitenin de¤iflik bilim dallar›ndan da hocalar davet edilmeli, görüflleri al›nmal›d›r.

H‹DROLOJ‹ KAVRAM KARMAfiASI: Su ile ilgili tan›mlar, ifadeler, bilgiler vb aras›nda hiçbir koordinasyon yok. Hiçbirini halk›m›z anlatam›yoruz, onlar› yeterince bilgilendiremiyoruz. Büyük kopukluklar var. Taflk›n frekans debileri, yinelemeler vb halka anlat›m? Örne¤in, belirli bir yörede Q100 (yüz y›ll›k taflk›n) debisi gelip, can ve mal kay›plar›na sebep olurken, halk›m›z, flunu zannediyor; yüz y›ll›k bir taflk›n geldi, bir daha yüz y›l sonra Allah Kerim diyor. Halbuki bu taflk›n debisinin yüz saat sonra bile gelmesi olas›l›¤› vard›r. Yanl›fl bir anlay›fl ve bilgi bu. AKARSU YATAKLARINA OLUMSUZ MÜDAHALELER, YANLIfi ARAZ‹ KULLANIMI: Akarsu yataklar›ndaki ve civar›ndaki yap›laflma için gerekli ruhsatlar, muhakkak havzalar›n taflk›n riski haritalar› dikkate al›narak verilmeli, kontrol alt›na al›nmal›d›r. TOPLANTILAR – KONGRELER – SEMPOZYUMLAR: Yap›lacak bütün bu faaliyetler›n sonuçlar› muhakkak, uygulamac› kurumlarca yerine getirilmelidir. Bunun için, kurulacak yeni bakanl›kta, köklü yasal düzenlemeler yap›lmal›d›r.

TEfiEKKÜR: Uzun zamandan beri, baflta Say›n Hasan EKfi‹ yönetiminde, KASTOB olarak, ülkemizin menfaatleri yönünde, sivil toplum örgütü olarak yürütmekte oldu¤unuz fevkalade taktire flayan yo¤un çal›flmalar›n›za, üniversite bilim adamlar›ndan, ülkemiz sanayisinde önemli katk›lar› bulunan ifl patronlar›ndan, çeflitli sivil toplum örgütlerinden de¤erli insanlar› bir araya getirerek, çeflitli alanlardaki sorunlar› masaya yat›r›p tart›flmak üzere, 16 Ekim 2010 tarihinde, baflta TÜMG‹AD olmak üzere, üç önemli toplant›yla bir yenisini eklenen bu toplant›daki baflar›dan ve gösterilen misafirperverlikten dolay›, baflta Say›n Baflkan Hasan EKfi‹ olmak üzere, TÜMG‹AD Baflkan› Say›n Cevdet AKAY’a, fevkalade güzel organizasyonun sahibi Say›n Arif EKfi‹’ye ve bütün yetkililere, gönülden flükranlar›m› sunar›m.

23


SA⁄LIK

KASIK FITIKLARI De¤iflik tan›mlamalar› olmakla birlikte konumuzla ilgili olarak ifade etmek gerekirse f›t›k, kar›n duvar›ndaki zay›f bir noktadan kar›n içindeki organlar›n peritonla birlikte d›flar›ya ç›kmas›d›r.Bu tip f›t›klar d›fl f›t›klar olarak nitelendirilirler. Genel olarak kar›n duvar› f›t›klar›n›n bir bölümünü olufltururlar. Kar›n duvar› f›t›klar› bilindi¤i gibi; 1-Epigastrik f›t›k 2-Umblikal ve paraumblikal f›t›klar 3-‹nguinal f›t›klar 4-Femoral f›t›klar 5-Spiegel f›t›klar› 6-Ameliyat kesisi f›t›klar› olarak s›ralanabilir. Kas›k bölgesi f›t›klar› bunlar›n yaklafl›k % 75 kadar›n› olufltururlar.Di¤er kar›n duvar› f›t›klar›nda da geçerli olan ve yap›lacak giriflimin aciliyetini belirleyen baz› tan›mlamalar vard›r.

ki bir yap› ve buna efllik eden ince a. ovarica ve a.epigastrica inferiordan ç›kan ince dallar bulunmaktad›r. Kas›k kanal› , kar›n ön duvar› müsküloaponevrotik yap›lar›n meydana getirdi¤i oblik bir kanald›r. ‹nguinal ligamana paralel olarak iç ve d›fl halkalar aras›nda ve yukar›dan afla¤›ya, d›fltan içe bir do¤rultuda uzanan kas›k kanal›n›n boyu erkeklerde 3,5-4 cm. , kad›nlarda ise daha uzun olup 4- 5 cm.dir. Kas›k kanal› dikdörtgen prizma gibi düflünülmelidir. Ön duvar›n› eksternal oblik kas›n aponevrozu ve internal oblik kasa ait baz› lifler oluflturur.Arka duvar›n› fasya

Prof.Dr.Erhun EYÜBO⁄LU ‹.Ü Cerrahpafla T›p Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dal› Ö¤retim üyesi

ginalis ) 2-dokularda güç ve elastisite kayb› ( yafll›l›k, sigara ), 3-gebelik, asit, obezite vb.. , 4-operatif travma, 5-KOAH ,6- ailesel yatk›nl›k, 7-a¤›r kald›rma, 8-mesane ç›k›fl yolu darl›¤› . Kas›k f›t›klar› üç ana gurupta toplan›r. 1- Direkt kas›k f›t›¤› , 2- ‹ndirekt kas›k f›t›¤›, 3- Femoral f›t›k. Direkt f›t›klar Hasselbach üçgeni ad› verilen alandan ç›karlar. Bu üçgenin alt kenar›n› inguinal ligaman, üst kenar›n› epigastrik inferior arter ve veni, yan kenar›n› rektus adelesinin lateral kenar› oluflturur.Bu tip f›t›klar genellikle edinseldir ve kar›n duvar›nda oluflan zay›fl›k nedeniyle meydana gelirler

Redüktabl f›t›k: ( Kaytar›labilir, içeri itilebilir ) F›t›k kapsam›n›n kar›n içine kendili¤inden gidebildi¤i veya kapsam›n kar›n içine itilebildi¤i f›t›klard›r. ‹rredüktabl f›t›k: ( Kaytar›lmaz, içeri itilemez ) F›t›k kapsam›n›n kar›n içine itilemedi¤i f›t›klard›r. Genel olarak f›t›k halkas› ( a¤z› ) çok dard›r. ‹çindeki organ›n kan dolafl›m›n›n durumuna göre irredüktabl f›t›klar iki gurupta de¤erlendirilir. 1-‹nkarsere f›t›k; f›t›k kapsam› kar›n içine itilemez ancak f›t›k kesesi içindeki organ/organlar›n kan ak›m› bozulmam›flt›r. 2- Etrangle f›t›k; f›t›k kesesi içindeki organlar›n kan ak›m› bozulmufltur, erken giriflim gerektirir. F›t›k tamiri için öncelikle kas›k kanal› anatomisi iyi bilinmelidir.Kas›k kanal› ( Canalis inguinalis ) içinden erkeklerde funiculus spermaticus ( duktus deferens, üç arter, üç ven ve iki sinir ), kad›nlarda ise ligamentum teres ad› verilen kordon fleklinde-

24

transversalis , alt duvar›n› inguinal ligaman, laküner ligaman ve k›smen fasya transversalis oluflturur. Üst duvar veya tavan internal oblik kas ve abdominal transvers kas›n funiculus spermaticus üzerinde arkus yapan serbest kenar›ndan ibarettir. Bu bölgede tamir esnas›nda kullan›labilecek di¤er baz› yap›lar› flöyle s›ralayabiliriz; Cooper ligaman› ( pektineal ba¤ ) , Laküner ligaman ( Gimbernant ba¤›), iliopektineal arkus, iliopubik traktus (Thompson ba¤›), Konjuan tendon . F›t›k etyolojisinde birçok etken rol oynar.1Konjenital defektler ( patent processus va-

Direkt f›t›klar›n kesesi kas›k kanal› d›fl halkas›ndan ç›kmaz.Hasselbach üçgeninde ve d›fl halkan›n üst taraf›nda hissedilebilirler.Direkt kas›k f›t›klar› oldukça yavafl büyürler.Çap› büyüdükçe kas›k kanal›n› doldurur ve d›fl halkay› zorlarlar.Bir direkt f›t›¤›n skrotumu dolduran bir f›t›¤a dönüflmesi çok nadirdir. ‹ndirekt f›t›klar, epigastrik inferior damarlar›n lateralindeki iç halkadan girerek inguinal kanak boyunca ilerler ve d›fl halkadan ç›karlar.‹nkarserasyon oran› yüksektir, konjenital veya edinsel olabilir.Erkek ve kad›nlarda en s›k rastlanan f›t›k tipidir.


SA⁄LIK ¤›nda matite, gazla dolu barsak varl›¤›nda ise sonorite tespit edilir.En sonunda da d›fl halkan›n durumu tespit edilir.Kas›k kanal› d›fl halkas› skrotum derisi iflaret parma¤› üzerinde katlan›p içeri itilerek pubis tüberkülünün d›fl yan›nda hissedilir. ‹ndirekt f›t›klarda , parmak ucu kanala do¤ru itilerek hasta öksürtüldü¤ünde parmak ucuna çarpan kitle hissedilir.Direkt f›t›kda ise parma¤›n pulpa k›sm›na çarpt›¤› hissedilir. Direkt f›t›klar ço¤u kez iki tarafl›d›r, ço¤u kez kar›n duvar›n›n zay›flamas›ndan oluflurlar.Hasta aya¤a kalk›nca veya öksürünce hemen meydana ç›kar.‹ndirekt f›t›kta

Tan›, ço¤u kez anamnez ve fizik muayene ile konulur.Ancak nokta f›t›¤› ad› da verilen küçük f›t›klarda veya flüpheli olgularda herniografi, ultrasonografi, bilgisayarl› tomografi, manyetik rezonans gibi yard›mc› tan› yöntemleri gerekebilir. Hastalar›n bir ço¤unda akflama do¤ru artan kas›k a¤r›s› vard›r. Baz› hastalar a¤r› ile birlikte giderek belirginleflen bir kitle fark eder.Genellikle bu kitle yat›nca, dizleri kar›na çekince küçülür veya kaybolur.Direkt f›t›klarda yak›nma daha azd›r. Fizik muayene hem ayakta hem yatar pozisyonda yap›lmal›d›r.‹nspeksiyonda d›fl halka ucunda, daha afla¤›larda ve hatta skrotum içinde bir flifllik görülür. Bu durumda hastadan peflpefle öksürmesi veya valsalva manevras› yapmas› yada bafl ve omuzlar›n› kald›rarak k›smen do¤rulmas› istenir.fiifllik f›t›ktan kaynaklan›yorsa daha fazla d›flar› ç›kar ve büyür.Daha sonra palpasyonla fliflli¤in büyüklü¤ü ve k›vam› araflt›r›l›r.K›vam›, e¤er içinde omentum varsa hamur gibidir. Genellikle oldu¤u gibi barsaklar varsa yumuflakt›r.Ard›ndan redüktabl olup olmad›¤›na bak›lmal›d›r.E¤er f›t›k içinde barsaklar varsa bu ifllem esnas›nda bir gurultu sesi duyulur.F›t›klarda fliflli¤in redüksiyonla kaybolmas› ve eforla tekrar ç›kmas› karekteristikdir.Perküsyon yap›ld›¤›nda omentum varl›-

Günümüze de¤in tarif edilmifl onlarca kas›k f›t›¤› tamiri tekni¤i vard›r. Ancak günümüzde aç›k ( klasik, konservatif ) teknikler ve laparoskopik teknikler bafll›klar› alt›nda s›n›flamak mümkündür. Di¤er taraftan teknikleri 1- Gerilimli teknikler 2- Gerilimsiz teknikler olarak ta de¤erlendirmek mümkündür. Ço¤u kez primer sütürlü ve gerilime neden olan teknikler yerine prostetik materyallerin kullan›ld›¤› gerilimsiz teknikler daha çok taraftar bulmaktad›r.Güncel olan baz› yöntemleri afla¤›daki biçimde s›ralayabiliriz; Aç›k yöntemler: a-Klasik yöntemler: Marcy onar›m›, Bassini tekni¤i,Mc-Vay Cooper onar›m›,Shouldice tekn. b- Anterior yaklafl›m: Prostetik yama tekni¤i ( tension –free onar›m ) : Lichtenstein onar›m›, Robbins-Rutkow yama-t›kaç onar›m› c- Posterior yaklafl›m: Prostetik yama tekni¤i : Stoppa tekni¤i, Wantz tekni¤i, Kugel tekni-

ise bu durum yavafl yavafl kendini gösterir.Direkt f›t›klar›n görünümü yuvarlakça iken ilerlemifl indirekt f›t›klar armut biçimindedirler. Direkt f›t›¤›n belirgin bir kese boynu yoktur, indirekt f›t›kta ise kese boynu vard›r. Hidrosel, kordon kisti, varikosel, psoas absesi, lenfadenopati,sebase kist, kistik higroma ile kar›flt›r›labilir. Kas›k f›t›klar›n›n en önemli iki komplikasyonu inkarsere ve etrangle ( strangüle ) olmalar›d›r.Bu gibi durumlarda acil giriflim gerekir. Biçim ve kapsamlar›na göre baz› özel kas›k f›t›¤› tipleri vard›r. Bunlar› Sliding f›t›k, Richter f›t›¤›, Littre f›t›¤›, Maydl f›t›¤›, pantolon f›t›¤›, funiküler f›t›k olarak s›ralayabiliriz. Kas›k f›t›klar›n›n tedavisi cerrahidir.Etrangle olan veya barsak t›kanmas› oluflan hastalarda acil giriflim endikasyonu vard›r. Ameliyat, hastan›n yafl›, efllik eden hastal›k gibi durumlar göz önüne al›narak genel, epidural, spinal ve hatta lokal anestezi alt›nda yap›labilir.

¤i Laparoskopik yöntemler: Transabdominal Preperitoneal onar›m ( TAPP ) Total ekstraperitoneal onar›m ( TEP ) Çeflitli, onar›m tekniklerinde farkl› nüks oranlar› tespit edilmifltir. Bassini % 5-20, Shouldice % 1-7, Lichtenstein % 1, Laparoskopik % 0.3 fleklinde nüks oranlar› mevcuttur. Laparoskopik tekniklerde nüks sebebi, yetersiz lateral tespit, küçük yama kullan›m›, Cooper ligaman›na yetersiz tespit yap›lmas›d›r.

25


MAKALE

Prof.Dr. Yurdagül MEHMEDO⁄LU Marmara Üniversitesi, ‹lahiyat Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü, Ö¤retim Üyesi

HAK’TAN GELEN DOSTLUK KÜLTÜRÜ G‹R‹fi

k›n himayesinde bir hakl›l›k çerçevesi olufltururken,

‹man ve itîkada dair kavray›fllar, derinlikli bir ferdi bir

ona ba¤lanan insan ve toplulu¤u için de bir uslûp

kavray›fl tecrübesi ve bir yaflama kültürü ve medeni-

imâ etmifltir.

yetinin inflac›s› olarak baz› mücerred/kök de¤erler üzerinde yükselirler. Bir olufl- bulunufl ve duyufl süre-

Bu çal›flmada, bu uslûptan bir kuru bir hak ve sorum-

cindeki insano¤lunun maceras›nda, Hak/Zat-› Bari ile

luk al›flverifli olarak bahsetmek yerine, -elbette son

insan aras›nda kurulacak olan iliflkisinde hedef

derece muhtasar olarak, basiret merhamet ve mu-

ve/veya arac› ve/veya sonuç olarak ‘hak’ ve hakikat

habbetin refakât etti¤i bir ‘hak ile insan’, insan ile in-

kavramlar›, mensubu bulundu¤umuz gelenek içeri-

san ve kainat ile insan aras›ndaki ayn› zamanda es-

sinde flüphesiz vazgeçilemez ehemmiyetleri haizdir.

tetik olan bir dostluk-velî kültürüne nas›l dönüfltü¤ün-

Her türlü beflerî bilgi ve tecrübenin bir silsile ile Hak-

den söz edilmeye çal›fl›lacakt›r. Ayr›ca bu iliflkinin,

tan, Hak için, ‘ ‘Hakkaniyet’le Hakka’ k›yasen, ‘Haki-

flimdi de yaz›lmaya devam eden, birbiri içinde deve-

kat’ten infla edilme zihniyetine sahip bu gelenek Hak-

ran eden bir olay ve olufl oldu¤unun alt› çizilecektir

26


MAKALE HAKKIN H‹MAYES‹NDE HAYAT ‹man ya da itikada dair kavray›fllar, derinlikli bir ferdi bir kavray›fl tecrübesi ve bir yaflama kültürü ve medeniyetinin inflac›s› olarak baz› mücerred ve mutlak de¤erler üzerinde yükselirler. Bu bildiri, izlerini sürdü¤ümüz gelene¤imiz içerisinde bu de¤erler aras›nda ‘Hak ve Hakikat kavramlar›n›n vazgeçilemez hayatî konumlar›na dikkat çekecektir. Bir dine mensup fertlerin, iman ve itikatlar›na dair kavray›fllar›, derinlikli bir ferdî kavray›fl tecrübesi ve bir birarda yaflama kültürü fleklinde, her medeniyet içerisinde kendine has belli karakteristik görünümlerle ve bir büyük anlat› etraf›nda infla olunurlar. Semavî dinlerden türemifl medeniyetlerin infla sürecinde itikat›n en üst/vazgeçilemez unsuru ‘Tanr›’ya(Hak’ka) at›flar ile medeniyet inflac›s› olarak insan, bu büyük anlat›n›n tarz›n› ve eylemini belirleyerek, hem ‘Hak/hak’k› ve hem de ‘Hakikat’i hayat haline getirir. Çal›flman›n bu bölümünde, insan›n, bir olufl/bulunufl ve duyufl maceras› olarak medeniyetin/gelene¤in, ‹nsan ve Zat › ilahî aras›nda önemli baz› arac› kavramlara ihtiyac› oldu¤una dikkat çekilecek ve Hak’ kavram›na bu çerçeveden bak›lacakt›r. Hayat›n ve Ölümün ve Toplumlar›n Yarat›c›s› Olarak Hak Karfl›laflt›rmal› medeniyetler tarihi yapanlar çok iyi bilirler ki; toplum Frans›z filozoflar› ve Lock gibi baz› düflünürlerin zannetti¤i gibi karfl›l›kl› ç›karlar› için bilinçli anlaflmalarla sun’î olarak birleflen ayr› ayr› fertlerin toplam› de¤il, ortak bir fluur ve ‘hususî iyi’ olan manevî bir birlikteliktir. ‹slam düflüncesi’nde Farabî’ile bir erdemli flehir tasavvuru olarak hayat bulan, fark›na var›ls›n ya da var›lamas›n manevî bir biraradal›¤› ifade eden bu iyi, insan›n bilgi ve tecrübeleri ile sürekli de¤iflerek zaman›n içerisinde izlerini b›rakarak yoluna devam eder.

Birincil ilkelerden, kadim medeniyetleri üreten de¤er sistemleri olarak bahsetmenin yan›s›ra, gelenekler haline dönüflümünden de söz etmeliyiz. De¤er sistemleri bir iç ahenk, savunma, tutarl›l›k, direnç, muhakemet, istikamet, süreklilik kayna¤› olarak kendi kendilerini kal›c› gelenekler haline dönüfltürme imkân›na da sahiptirler. (‹slamî de¤erlerin islamî gelene¤e dönüflmesi, ‹slam gelene¤inin ‹slam medeniyetini üretmesi bu seyre misal teflkil edebilir.)Böyle bak›ld›¤›nda gelenek, sadece de¤erlerin aktar›lma imkânlar›n›n de¤il ayn› zamanda onlar› en bafl›ndan flekillendiren as›l kayna¤›nda duran mesajlar› da içinden okuyabilece¤imiz bir alan›n da ad›d›r.. Gelenek, flimdi burada olmayan bir anlat› olmaktan ziyade her tarih diliminde, yeni bir olay biçiminde, bir tarz ve eylem olarak flu anda flimdi burada tecelli edendir.

nakl› ilkeler ve bu ilkelerin geleneksel medeniyetlerdeki metafizikten fliire, müzikten siyasete siyasete kadar bir çok alandaki uygulamalar›n›, as›rlar boyu içine alan bir kavram a¤› olarak adland›rm›flt›r. Gueneon gibi gelenekçiler, herhangi bir medeniyette o medeniyetin bütününü ileten kurumlar›n geleneksel olarak nitelendirilebilmeleri için mutlaka aflk›n/müteal bir doktrine ba¤l› ve o doktrinin ilke ve uygulamalar› içinde yer almas› gerekti¤i konusunda ›srarl›d›r. ‹slam düflüncesinde bu Hikmetin ezelî olufluna vurgu(Philosophia Perennis düflünürlerinin ifadesiyle ezeli hikmet), ‘Hikmet-i Halide’ anlam kal›b›yla tasavvur edilir. Bu anlam çerçevesinde gelenek kutsal, ezelî ve ebedî Hakikati hayat›n her alan›nda, insan›n bütün varl›k flartlar›n› dikkate alarak, sürekli ve tutarl› biçimde kendini yeniden yeniden do¤urmakta olan, ‹lahi ve sonsuz olan›n, befler için her daim yeniden yorumlanmas› olarak anlafl›lmaktad›r. Kendisini çok uza¤›nda hissedifllerimizi de dikkate alarak ifade etmeliyiz ki; herfleye ra¤men içinde bulundu¤umuz Tevhid ve tenzih medeniyeti, ayn› zamanda Hikmet-i Halide/ yada ed Din-i Kayy›m gelene¤i olarak; Hak-hakikat ve mesûliyet de¤erlerini, yine kayna¤›n› ezelî ve ebedî bir ilkeye dayand›rarak ve befler olana aç›k hayat/hâl alanlar› ve uslûplar›n› yine bu medeniyetin dirili¤i, ebedîli¤i için infla etmifl olan /flimdi infla eden ve gelecekte de edebilecek olan bir kuvve, güç ve irade görünümündedir. Varl›k Aç›s›ndan Erdeme dönüflen Hak’k›n Manâs› Lûgat anlam›yla hak, ‘gerçek, sabit ve do¤ru olmak, gerekmek; birfleyi gerçeklefltirmek; bir fleye muttalî olamak anlamlar›nda masdar ve gerçek, sabit, do¤ru, varl›¤› kesin olan fley’ anlamlar›nda isim olarak kullan›lmaktad›r. Ço¤ulu ‘hukuk’ olarak kullan›lan hak, bat›l›n z›dd›d›r.

Do¤u ve Bat› dünyas›nda medeniyetin gelenekselli¤ini dolay›s› ile süreklili¤ini ve tutarl›l›¤›n› tesbit eden ayr›m noktas›n›n müteâl aflk›n prensiplere ba¤l› olmas›nda bulan temel fikir ve ekoller görülür. Mesela, Geleneksel Ekol içinde, gelenek, ilahî kay-

Hak, ‹slam düflünce gelene¤inde, ‘Bir fleyi hikmetin gere¤ine uygun olarak icad eden olarak Allah’›n bir ad› ve s›fat› olarak kullan›ld›¤› gibi, ‘hikmetin gere¤ine uygun olarak yap›lan ifllerin ad›, dolay›s› ile Zat-› ilahî’nin bütün fiilleri olarak da kabul edilmifl-

Bu anlay›flta ‹bn Haldun’un mukadderatç› (destiny) nedenselli¤inden daha çok, dünyan›n kendi iç yasalar›n›n onu yönetti¤ine itikat edilen birincil sebeplerin görünür sebeplerden daha anlaml› oldu¤una inan›l›r. Medeniyet tasavvurlar›m›z›n arkas›nda duran birincil ilkeler, ayn› zamanda kültüre de ruh veren neredeyse bütün insanî de¤er ve faaliyetleri içine al›rlar. Medeniyete ve gelene¤e görünmeyen ama görünenden daha önemli bir ayr›cal›¤› sunan bu her medeniyetin kendine mahsus nitelikleri, -felsefî bir rölativizme de yol açsa da, o medeniyete özgü kal›plar üretirler. Tarihe veya bir ça¤a veya bir kültüre birli¤i veren birincil/temel ilkeler, o medeniyetin hakikatleri olarak, medeniyet tasavvurlar›n›n süreklili¤ine dair bir emniyet hissi olufltururlar.

27


MAKALE tir. Hak, mesul oldu¤umuz herfleyin en detay› ile belirlendi¤i, varoluflsal ve ontolojik konumlar kompozisyonlar ve anlam alanlar› sunar bize. Kendimizin kendi üzerimizdeki hakk›ndan, kad›na, erke¤e, çocu¤a gence, akrabaya, yoksula, yetime, dula, güçsüze dilenciye, din kardefline, din kardefli olmayana, komfluya, komflu olmayana, misafire, yolcuya hem gerçeklik ve sübût olarak ve hem de yetki ve ayr›cal›k olarak ilkeler koyar. Varl›k alan›ndan anlam alan›na kurdu¤u köprü ve emniyet hislerimiz için, peygamberin hakk›, ‹slam’›n hakk› ve nihaî olarak Allah’›n hakk›’(hukukullah) n›n sistematik haline getirildi¤i ‹slam düflüncesi Zat-› ‹lahîn‘in varl›¤› koruma, esirgeme, yard›m ve lûtfunun özelde insan varl›¤› için bir hak alan› oldu¤unun alt›n› çizer. Topalo¤lu’na göre, Hak isminin kapsad›¤› gerçe¤e uygunluk, bütün yarat›lm›fll›k özelliklerinden münezzeh bulunan Allah ile tabiat ve Kur’an aras›nda aranmal›d›r. Son derece karmafl›k fakat ahenkli ve düzenli iç içe sistemlerden oluflan tabiat›n yarat›c›s› ve yöneticisinin yetkin s›fatlar›yla uyum içinde olmas›, onlardaki mükemmeliyeti aksettirmesi Allah ile tabiat aras›ndaki mutabakat› oluflturur. Bununla birlikte madde alemi maddeden münezzeh olan› isabetli bir flekilde niteleyemeyece¤i veya maddeyi gözlemleyip inceleyenler kendiliklerinden bu ulvî sonuca ulaflamayacaklar› için Allah zat›n› Kur’anda tan›tm›fl, isim veya s›fat denilen kavramlarla inananlar›n ulûhiyet bilgisini zât›ndaki Hakikate uygun hale getirmifltir.’ Böylelikle hem hikmete uygun olarak yaratan, ve hem de hikmete uygun olarak yarat›lan kavray›fllar›, bu bak›fl aç›s›ndan yorumlanmal›d›r. Hak zat-› Barî’nin ad› ve s›fat› ve onun fiillerini ifade etmesinin yan›s›ra, O’nun yaratt›klar› ile ba¤›n›n bir görünümü olarak da, yaratt›klar› aç›s›ndan da baz› manâlar› bünyesinde bar›nd›ran bir erdem olarak karfl›m›za ç›kar. ‘Bir fleye asl›na uygun ve do¤ru olarak inanma, bu flekilde kazan›l-

28

m›fl inanç ve bilginin ad› olarak hak’ bu manâs›yla, sahih bilginin s›n›rlar› içinde kesin bir inanc›n ad› haline gelir. Kifliye ‘hata’lar›n ve yoksunluklar›n dahil birçok varoluflsal donan›m›n efllik etti¤i bu süreçte hak da yaflanan bir de¤er olarak insana sunulan bir imkand›r. fiimdi bir erdem olarak Hak, gelenek halini alacaksa bu noktada al›r. Ve Gelenek insana bir görünüp bir silinen mecazlar âleminin bir tutama¤› olarak her olan bitenin bir kanuna, bir icaba dayanmas› gerekti¤ine dair bir idrak sunarak, ‘hak’ kavram› ile bir karar bulma an›n› sunar. T›pk› yeni bir itikat olarak vahyin insanla bulufltu¤u dönemdeki gibi, ‘ferdî mesuliyet’ hak tevazunu Hak’›n karar haline geliflinden sonra haz›r yaflamak de¤il yaflatmak da bir hedef olarak insana eklenir. Bu noktada kiflinin ‘baflka’olan her fleyi yaflatmak gayreti onun mutlak sand›¤› benli¤ini kaybedip yeni bir benlik olarak idrakine vard›¤› yeni havzan›n yani ‘hak ve birlik’ kanununun bir parças› olarak yeni bir devrana kat›l›m›n› sa¤lar. Yine bu noktada kifli, her bir parçaya verilen özel flekilden, özel istikamet ve özel tarzdan (Maide suresi, 5/48) kendi nisab›n›n da verilece¤ini derin bir hissediflle hissedip, kendisine sunulana gücü yetti¤ince ifltirak eden bir ortak olur. Art›k burada Hak tek bafl›na de¤il de bir baflka karfl›l›kl› üstlenme duygusunu da yede¤ine al›r ki biz ona mes’uliyet ad›n› veririz.

Hakikât’in Dostlu¤u Hak sahibi ve mesul olan insan›, Hak olan ve mesuliyeti hak eden Tanr›’ya karfl› gidece¤i yolda ona efllik eden ise hakikat’tir. Hakikat bazen Zat › ilahî olarak Hakk›n ve hem de insan›n nihaî hedefi olarak yolun ad›n›n imkân› olabilir. Hakikat insan›n varl›k imkânlar›n› olufl flartlar›na göre kulland›¤› Ve hatta daha da ileri giderek onun yani varl›k olarak insan›n kendisinin olma kuvvesinin ad› haline gelebi-

lir. Bu sefer bir hakikate dönüflerek kifli’ye ilk ve temel ilkeleri sunan Cenab-› Hak ile iliflkisellli¤ini sa¤layan bir vas›tan›n da ismi olur. Bu flekliyle hakikat, aç›kça gerçeklik hakk›ndaki cümleler halinde ifade edilmifl ve salahiyeti muteber kitaplara dayan›larak veya daha önceki kaziyelerden ç›kar›lan delillerin mant›ksal aç›dan ikna edici olmas› nedeniyle kabul edilen ikinci el bilginin aksine ‹lahi Gerçekli¤in dolays›z idrakine iflaret eder. Hakikat, ‘f›trî(primordial-ilkörneksel) haliyle Adem ve Havvan›n veya hakikî nefs/öz haliyle insan›n yolculu¤unun bafllang›ç noktas›nda insanî varoluflun ilk mevcut safhas›ndan, insanî varolufl imkanlar›n›n bütünüyle ifle kofluldu¤u bir gerçeklik anlam›nda, yine Hakikate ulaflma sürecinden geçer. Ya da süreç ona refakat eder. fiimdi bu alanlar›n ortas›nda karfl›l›kl› ve iliflkisel bir birarada olma halinin ve hakikî varl›¤›n tercih ve birlikte varolufla imkan veren gerçek bir buluflma durumu olarak, biraradal›¤›n en ezelî ve ebedî haliyle (tevhid) ve müstakil oluflun en yegâne biçimiyle (tenzih) hakikat, içinde bulundu¤umuz dini gelene¤in en merkezî fazilet ve anlat›lar›ndan birini oluflturur. Hakikat ne olmas› gerekti¤i gerçe¤i kadar , neyin yok olmas›n›n da manâs›n› da deruhte eder . (saihunun da saihatin de) seyyah›n(Bakara 2/5) da, güzergâh›n da(Bakara2/2), var›lacak yerin/fleyin de(Fatiha 1/6), varma usûl ve uslûplar›n›n bütününün de birlikteli¤i/vahdeti olarak karfl›m›za ç›kar. Bu anlam›yla hakikat de insana onu hiç yaln›z b›rakmayacak ona hiç dar›lmayacak olan ve insan›n onu arad›¤› kadar Onun da kendisini arad›¤› ve hep olmakta olan iffla edilmeyi bekleyen bir dostlu¤un da ad›d›r. (Gazalî’nin ‹hya’u Ulûm’id-dîn’inde Hak ve hukukun ‘ülfet ve kardefllik adab› bölümünde genifl bir biçimde ele al›nmas›, hak kavray›fl›m›z›n bir ülfete zorunlu olarak dönüfltü¤ünü göstermesi aç›s›ndan oldukça dikkate de¤erdir.)


MAKALE Sadakat, uhuvvet, meveddet, ve muhabbet de¤erlerinin efllik etti¤i bu dostluk-anlay›fl›nda veli ve refîk olmak da gerek flartt›r. ‹slam düflüncesi, Zat-› Barî’nin insana dostlu¤unu ( en -Nisa 4/45,75,119,123,173), insan›n O’na dostlu’¤unu (Yunus,,10/62, el Cum’a,62/6), insan›n Hz. Peygambere ve di¤er inananlara dostlu¤u(el- Maide 5/55)nu ve Halîl olarak seçkin ve can dostun bulunuflunu, hakikate giden yolun paydafllar› olarak sunar. Bu çerçeve ayn› zamanda dostlar›n nasîr, flefî’, vâk, hamîd gibi s›fatlarla bir hikmet ve hakikatin gere¤i olarak kendi içlerinde yard›mlaflma ve himayesini ifade eder. Özetlemek gerekirse;‹slam düflünce gelene¤inde, içi ve d›fl›n -zahir ve bat›n›n birbirini tamamlay›c›s› olmas› gibi Hak-hak ve mes’ûliyet fikirleri/ duygular› birbirinin tamamlay›c› ögeleri say›lm›fllard›r. Hak Ancak bununla birlikte, Hak-hak ve mes’ûliyet her iki durum da kuru bir hakedifl ya da duygu içermeyen bir sorumluluk veya al›flveriflin çok ötelerine giden, sahiplerinin durumuna göre özelleflen, Kainat›n ve varl›k silsilesinin bütününe taâlluk eden bir himaye ve varoluflsal bir konumlanma biçimidir. Bu konumlanma birbiri içinde her an yeniden k›vam bulan bir olufl durumunu da ifade eder. Hak Teala, hak sahibi olmakla birlikte mesuliyeti yaratan olarak insana kendini farkettirecek bir alan açarken, mes’ûl olan insan da Hakk›n konumunun karfl›s›nda kendine himaye görebilece¤i bir varl›k alan› infla eder. Bu düflünce içerisinde dost olamayan mesul, mesul olmayan da dost kabul edilemez. Mesul olan vilayet edebilir ve yak›na gelebilir, vilayet edebilen de sorumlulu¤unun bilincine varma kuvvesini idrak edebilir. Zenginin fakirden , bilenlerin bilmeyenlerden, tok olanlar›n aç olanlardan, gülenlerin a¤layanlardan, hatta öyle ki üstteki yapraklar›n alttakilerden hakk› oldu¤una inand›¤›m›z bu bin nefesli gelenek mesul olan›n vazifesine muhabbeti eklemedi¤in-

de onu vazifesini hakk›yle yapm›fl oldu¤unu kabul etmez. Bu Hak anlay›fl›’nda dost, geçmiflte oldu¤unuz size hürmet eden, sizde olmakta olana flehadet eden, olacak oldu¤unuz gerçe¤inize sizi temin edendir. Dost sizin hakk›n›z›n ve hakikatinizin candan cana kancal› olarak kendisinin de sözü, anlat›s›, logosu oldu¤unu bilir. Hak ise dost ile sizin aran›zda tükenmeyen bir meveddet kayna¤› olarak dosta da size de vefay› bekleyen bir ahde sahip olan davet sahibidir. Hakikat, insandan hakka do¤ru gidiflinde bir sübût alan› bulurken, haktan insana do¤ru geldi¤inde onun için bir gerçeklik alan› oluflturur. Hakk› kendi bafl›na de¤il de daima baflka fleyleri alg›lad›¤›nda alg›layabilen insan›n zihnî süreçleri, öteki(kifli)lerin dostlu¤undan Yüce bir Dostluk infla ederek, Cenab-› Hakk›n iradesi ve gücüne nisbetle kendi hakk›n›n-gerçekli¤inin fark›na vard›¤›nda, her an yeniden olmakta olan bir oluflla ve nisab›nca kendini devam ettiren kendisi olarak, kendi hakikatinin de idrâkine var›r. Çal›flmay›, burada birbiri ile alâkalar› bak›m›ndan ele almaya çal›flt›¤›m›z Hak, mes’ûliyet ve dost kavramlar›n›n fleffaflaflabilmelerine imkân tan›yan bir zaman aral›¤›nda, onlara uygun hayat mekânlar›n›n, anlam dünyalar›m›zda mümkün olup olmad›¤›na dair bir aç›k uç b›rakarak iki soru ile bitirmek istiyoruz.

1 Prof. Dr., Marmara Üniversitesi,İlahiyat Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü

2 Herder tarafından dillendirilen bu görüş , kendisinin de içinde bulunduğu Romantik hareket’in Kuzey ve Batı

Avrupa toplumları için önemli kültürel bir dayanak olmuştur. 3 Farabi, El-Medinet’ül Fazıla,Çev. N. Danışman, İstanbul, 1956

4 Spengler’e göre bu birleştireci prensip , büyük dünya

kültürlerinin ruhunda vardır ve tarih duygusuna sahip olan herkes medeniyetlerin nev-i şahsına münhasır tarzın veya husussiyetin dikkatli bir göz ile gözlemlenebileceğini ifade

eder. Bu hususî tarz bir kültürün sanatı, felsefî düşüncesi, bilimi hatta matematiği ile bile ilişki içindedir. Spengler’e

göre her kültürün kendine özgü bir sayısı vardır. Dolayısı

ile Öklid(Euclid) geometrisi ile Yunan tragedyası, cebir ve arabesk, diferensiyal hesap ile(Matematikte, fonksiyon

veya fonksiyonların, bir veya birden çok değişkene göre

türevlerini ilişkilendiren denklemler) kontrapuntal müzik( iki veya çok sayıda meleodinin birarada çalınmasından meydana gelen müzik) arasında derin bir irtibat vardır. Bkz;O. Spengler, Batının Çöküşü (çev.G. S. ), İstanbul,1978.

5 Burada sosyolojik ve bazen de modern antropolojik vurgularından ziyade evrensel ve ezeli hakikatlerin derim

kapsamına ve zenginliğine sahip kadim geleneğe vurgu yapılmak istenmiştir.

6 R. Guenon, Doğu Düşüncesi, 79, Ayrıca bkz:H. Yılmaz, Ezelî Hikmet ve Dinler,İstanbul, 2003

7 Bunun bir örneği olarak bkz:İbn Miskevesyh, el Hikmet’ül Halide –Caviden-i Hıred, Haz. A. Bedevî, Kahire 1952 den aktaran H. Yılmaz,36

9 Lisan’ül -, ‘Arab,‘hkk’ md., Tâc’ul ‘arus, ‘hkk’md. 9 Ragıp el –İsfehanî, el-Müfredât, hkk md.

10 Yunus,10/103,;er Rûm 30/47;Müslim, ’İman’, 48/51; Tirmizî, ‘İman’18

11 Bkz. B. Topaloğlu, DİA, Hak mad., C.15, s. 152. 12 Ragıp el- İsfahanî, el-Müfredât, hkk md.

13 Hak yönünden özel bir bilince sahip olan kişi, kendisine Hak’tan daha yakından ilişkili olduğu bir isim göremeyince

‘nefsinin de, gözünün de kulağının da kendi üzerinde hakkı olduğunun bilincine varır.’ Bir başka bilinç durumu ise

Hakların başka bir isimden değil ancak Hak ismi sayesinde ve o isimden ödenebildiğinin farkına varılmasıdır.Bkz.İbn Arabi,Fütuhat –ı Mekkiye, C.2,çev. E. Demirli,İstanbul

Hakikat ezelî ve kadim bir kavram olarak şimdi, şu an bizim için ne manaya geliyor?

Hakikat geleneğine ne kadar aşina bir yüzüz ya da bu gelenek bizden de bir hakikat üretecek kadar velayet edebilir mi bize?

14 Aldous Huxley,Kalıcı Felsefe, Çev:L. Boyacı,İstanbul, 2003,129

15 De ki Hak geldi ,batıl yok oldu. Şüphesiz ki batıl yok olmaya mahkûmdur.(İsra/17/81)

16 De ki: Ya Rabb!Gireceğim yere doğrulukla girmemi,

çıkacağım yerden de doğrulukla çıkmamı nasip eyle;yüce katından bana yardımcı bir kuvvet ver.’(İsra 17/80) 17 Ama Rabbin seni bırakmaz, sana darılmaz da…Duha93/ 3

18 Bakara2/107) Bilmiyormusun ki göklerin ve yerin sahibi Allahtır. Sizin Allahtan başka bir dostunuz, ne de bir

yardımcınız vardır.)Ayrıca bkz:(Tevbe )/169 (Ankebut(29/22 şura 42/31Hud 11/113)

29


GÜNDEM

TAR‹H ‹Ç‹NDE

‹STANBUL

Prof. Dr. Fahameddin BAfiAR ‹stanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Baflkan›

2010 Avrupa Kültür Baflkenti olan, 2012 Avrupa Spor Baflkenti seçilen ‹stanbul, bu unvanlar› almay› yüzy›llar önce hak etmiflti. Bunu flehrin tarihine panoramik bir bak›flla görmekteyiz. fiehirde ilk yerleflmeler Tarihöncesi devirlerden bafllam›fl ise de bugünkü ‹stanbul’un temeli M.Ö. 7. yüzy›lda Yunanistan’dan gelen Byzas idaresindeki kolonistler taraf›ndan at›lm›fl ve kurucusunun ad›ndan dolay› Byzantion ismini alm›flt›r. Ancak yap›lan araflt›rmalar, flehrin ilk sakinlerinin Megaral›lar olmad›¤›n›, bu bölgenin M.Ö. 4. binin sonundan itibaren iskân edilmifl olabilece¤ini göstermektedir.

30


GÜNDEM ‹stanbul flehri ilk olarak Sarayburnu ile Ayasofya-Sultanahmet aras›nda kalan yerde, yani yedi tepesi ile ünlü flehrin birinci tepesinde kurulmufltu. Küçük olmas›na ra¤men, Karadeniz ile Ege Denizi aras›ndaki ticaretin kilit noktas› durumda olan mevkii nedeniyle, k›sa zamanda önem kazand› ve geliflti ve bu sebeple tarih boyunca pek çok millet taraf›ndan ele geçirilmek istendi. M.Ö. 340 y›l›nda Makedonya Kral› Philip taraf›ndan yap›lm›fl olan ilk kuflatma baflar›s›zl›kla sonuçland›. Byzantion bir süre Perslerin ve ‹yonyal›lar›n denetimine girmiflse de, ezelî düflman› Traklara karfl› mücadelesini sürdürerek genelde ba¤›ms›zl›¤›n› korudu. Ancak bafllang›çta Roma ‹mparatorlu¤u’na vergi ödemek zorunda kalm›fl olan flehir, M.S. 73 y›l›nda imparator Vespasianus zaman›nda üç y›l süren kuflatma sonunda Roma’n›n hâkimiyeti alt›na girdi. ‹stanbul, M.S. 324 y›l›nda ‹mparator Konstantinos / Buyük Konstantinos (324-337) taraf›ndan Roma ‹mparatorlu¤u’nun ikinci baflkenti olarak seçildi ve bu tarihten itibaren yeniden infla edilmeye baflland›. Konstantinos, Roma ‹mparatorlu¤u’nun bu yeni baflflehrinde muhteflem bir saray, senato binas›, hipodrom, tap›nak ve kiliseler yapt›rm›fl; imparatorlu¤un çeflitli yerlerinden getirilen sanat eserleriyle meydanlar› süslemiflti. Nihayet bütün haz›rl›klar tamamlan›nca, 11 May›s 330 tarihinde yap›lan ve günlerce süren e¤lencelerle flehrin resmî aç›l›fl töreni yap›ld› ve böylece Byzantion flehri ‹kinci Roma ad›yla Roma ‹mparatorlu¤u’nun baflkenti oldu. Daha sonra sürekli olarak geliflen ve Yeni Roma ve Baflkent adlar›n› da alan bu flehir, daha çok ‹mparator Konstantinos’un ad›ndan dolay› bütün Ortaça¤ boyunca Konstantinopolis olarak an›ld›. Roma ‹mparatorlu¤u, M.S. 395 y›l›nda ‹mparator Theodosius’un ölümünden sonra o¤ullar› Arkadios ve Honorios aras›nda Do¤u ve Bat› olmak üzere ikiye ayr›l›nca Konstantinopolis flehri bu sefer bu büyük imparatorlu¤un do¤u yar›s›n›n merkezi oldu. Daha çok Do¤u Roma ‹mparatorlu¤u ad›yla an›lan bu imparator-

luk, flehrin ilk kurucusu Byzas’›n ad›ndan dolay› bu imparatorlu¤un y›k›l›fl›ndan sonra tarihçiler taraf›ndan Bizans ‹mparatorlu¤u olarak da an›lacakt›r. Bütün Ortaça¤ boyunca Bizans ‹mparatorlu¤u’na baflkentlik yapm›fl olan ‹stanbul, Asya k›tas› ile Avrupa k›tas›n›n birleflti¤i yerde, ulafl›m ve savunma aç›s›ndan üstün bir konumda olmas› dolay›s›yla h›zla büyüdü. Sahip oldu¤u tarihî güzellikleriyle cazibesi daha da artan bu flehir Ortaça¤’da “flehirlerin kraliçesi” unvan›n› kazanm›flt›. Ancak kurulmufl oldu¤u yerin co¤rafî ve stratejik önemi dolay›s›yla kuruluflundan itibaren devaml› olarak baflka milletlerce ele geçirilmeye çal›fl›ld› ve bu amaçla birçok defa kuflat›ld›. Bunun yan›nda ‹stanbul s›k s›k flehir halk›n›n isyan

ve ayaklanmalar›yla imparatorluk mücadelelerine de flahit oldu. Do¤al afetler de bu güzel flehri hiçbir zaman b›rakmad›. Hemen her devirde geçirdi¤i depremler ile yang›n ve sel felâketleri flehirde büyük zararlara sebep oldu. Bütün bu olumsuzluklara ra¤men yüzy›llar süren tarihi boyunca sürekli olarak geliflmesini sürdürdü ve hemen her dönemde siyasî bak›mdan oldu¤u kadar kültür, sanat ve ticarî bak›mdan da dünyan›n merkezi olma özelli¤ini korudu. fiehrin kurulmufl oldu¤u yer Asya ile Avru-

pa aras›nda bulunuyor ve bu iki k›tay› birbirine ba¤layan köprü görevi yap›yordu. ‹stanbul yaln›z bir baflflehir de¤il, co¤rafî konumu ve stratejik önemi dolay›s›yla Ortaça¤ dünyas›n›n önemli bir ticaret merkezi idi. Zira flehir, iki ana ticaret yolunun birleflti¤i noktada kurulmufltu. Asya-Avrupa kara yolu Anadolu’dan gelip ‹stanbul’dan geçiyordu. Ayr›ca Karadeniz’i Akdeniz’e ba¤layan deniz yolu da ‹stanbul Bo¤az› ve Marmara’dan güneye iniyordu. Bu bak›mdan ‹stanbul büyük bir baflflehir oluflunun yan› s›ra, her zaman geliflmifl bir ticaret ve kültür merkezi idi. ‹stanbul ayn› zamanda dinî bak›mdan da Ortaça¤ dünyas›n›n önemli bir merkezi idi. ‹stanbul’da 381 y›l›nda toplanan ‹kinci Genel Konsil’de H›ristiyanl›k resmen devlet

dini olarak kabul edilmifl ve bu tarihten sonra flehir H›ristiyanl›¤›n do¤udaki merkezi olmufltu. Bu tarihten sonra flehir dinî yap›larla da süslenmeye bafllad›. ‹stanbul’u süsleyen yap›lar›n en önemlisi flüphesiz Ayasofya Kilisesi idi. Bu muhteflem eserin ilk yap›s› Do¤u Roma ‹mparatorlu¤u’nun ilk imparatoru Arkadios’un (395408) saltanat› döneminde baflflehirdeki dinî kargaflan›n sebep oldu¤u isyan s›ras›nda (404) yanm›fl ve flehirde daha birçok tahribat meydana gelmiflti. ‹mparator Theodosius devrinde (408-450) kilise ikinci kez infla olunmufl, fakat bu yap› da ‹mpa-

31


GÜNDEM

rator Iustinianus zaman›nda ç›kan Nika ‹syan› (532) s›ras›nda bir kez daha yan›nca bugünkü yap›n›n inflas› bafllam›fl ve 5 y›l sonra tamamlanarak 26 Aral›k 537’de törenle aç›lm›flt›. Bütün Ortaça¤ boyunca Bizans ‹mparatorlu¤u’na baflkentlik yapm›fl olan bu flehir, tarihi boyunca birçok millet taraf›ndan ele geçirilmek istenmifl, bu amaçla defalarca kuflat›lm›fl ancak Ortaça¤›n en güçlü savunma hatt› olan surlar› sayesinde her defas›nda kurtulmufltu. Hunlar›n, Avarlar›n, Sasanilerin, Emevi ve Abbasilerin, Bulgarlar›n ve Ruslar›n kuflatmalar› sonuçsuz kalm›fl, nihayet Osmanl› hükümdar› II. Mehmed taraf›ndan yap›lan son kuflatma 29 May›s 1453’te fetihle sonuçlanm›fl ve böylece Bizans’›n Konstantinopolis’i Türk ‹stanbul olmufltu. ‹stanbul’un Türkler taraf›ndan fethi, bir istilâ hareketi de¤il, bilâkis, bin y›ldan fazla bir süre Bizans ‹mparatorlu¤u’na baflkentlik yapm›fl olan bu flehir için asl›nda bir kurtulufl idi. Çünkü ‹stanbul, Bizans döneminde pek çok felâket yaflam›fl, büyük isyan ve yang›nlara, benzeri görülmemifl ya¤ma ve tahribata sahne olmufltu. fiehir felâketlerin en büyü¤ünü Dördüncü Haçl› Seferi s›ras›nda yaflam›flt›. fiehrin kuruluflundan beri buraya sahip olmak isteyen Haçl›lar, 1204 y›l›nda Bizans’›n müttefiki olarak ‹stanbul’a ulaflt›klar›nda yang›nlar ç›kar›p büyük tahribata yol açt›ktan sonra zapt ederek burada bir imparatorluk kurmufllard›. Lâtinler, 57 y›l süren hâkimiyetten sonra buradan ayr›lmak zorunda kald›klar›nda ise kad›n-erkek, genç-yafll› ayr›m› yapmadan pek çok insan› katlettikleri

32

gibi, alabildikleri her fleyi kendi flehirlerini süslemek üzere Avrupa’ya götürmüfllerdi. Oysa Fâtih Sultan Mehmed 29 May›s 1453 Sal› günü flehre girdi¤inde burada yaflayan halka Türk adalet ve hoflgörüsünün en güzel örne¤ini göstermifl ve kentin zarar görmemesine azamî derecede dikkat etmifl; flehrin eski sahipleri ile yeni sakinlerinin bir arada huzur içinde yaflamas›n› sa¤lam›flt›r. Fatih Sultan Mehmed’in en büyük arzusu, pâyitaht ilân etti¤i ‹stanbul’u dünyan›n siyasî ve iktisadî merkezlerinden biri yapmak, buras›n› kalabal›k bir kültür merkezi haline getirmekti. Bu sebeple plânl› bir flekilde Türk nüfusu yerlefltirmek suretiyle Konstantinopolis’i Türk ‹stanbul yapmaya çal›flt›. Çeflitli bölgelerden getirilen Türkler ‹stanbul’un de¤iflik yerlerine iskân edildi. Bu yerleflme s›ras›nda ayn› bölgeden gelen aileler bir çevrede oturmaya çal›fl›yor, böylece geldikleri yerin ismini tafl›yan yeni Türk mahalleleri kuruyorlard›. Meselâ Üsküplü Mahallesi, Yeni Mahalle, Aksaray, Fener, Karaman ve Balat mahalleleri bu flekilde kurulmufltu. Fatih, bu iskân çal›flmalar›yla birlikte sürdürdü¤ü imar faaliyetleri ile buras›n›n bir Türk flehri haline gelmesi için de çok çal›flt›. ‹lk önce kuflatma s›ras›nda y›k›lm›fl olan surlar tamir edildi. Sonra, flehrin ulafl›m›n› sa¤layan köprü ve yollar ile su ihtiyac›n› karfl›layan kemer ve sarn›çlar onar›ld›. Saraylar, çarfl›lar ve büyük camiler yap›ld›. Bu s›rada vezirler ve di¤er devlet adamlar› da flehrin her taraf›nda cami, mescit, çarfl›, medrese, han, hamam ve çeflme gibi dinî ve sosyal amaçl› binalar yapt›r›yorlar, Türk-‹slâm kültürünün sem-

bolü olan vak›flar kurarak bu kurumlar›n hizmetini sa¤l›yorlard›. ‹stanbul, Fatih’ten sonra gelen Osmanl› hükümdarlar› zaman›nda da geliflmesini sürdürdü ve dünyada efli benzeri olmayan bir kültür merkezi oldu. fiehrin do¤al güzelli¤i, tarihî ve kültürel dokusu bozulmadan saraylar, köflkler, kas›rlar ve yal›larla süslendi. Bizans döneminden kalan eserlerle yeni infla edilen sosyal müesseseler yan yana, omuz omuza bu flehre as›rlarca hizmet etti. Ancak bizler flehrimizi tarihî ve kültürel geçmifline yak›fl›r flekilde koruyamad›k. Özellikle son elli y›l içinde, her köflesi tarih kokan bu güzel flehrimizi düflünmeden yapt›¤›m›z imar faaliyetleri ile ac›mas›zca tahrip ettik. fiimdi merkezî ve mahallî yöneticilerimiz medeniyetlerin befli¤i olan flehrimizi tekrar eski güzelli¤ine kavuflturmaya, yeniden tarihine yak›fl›r bir kültür merkezi yapmaya çal›fl›yor. Bu çal›flmalara hepimiz yard›mc› olmal›; dünyada efli benzeri olmayan bu güzel flehrimizde yaflaman›n k›ymetini bilmeli, burada teneffüs etti¤imiz her nefesin, att›¤›m›z her ad›m›n de¤erini düflünmeliyiz. Atalar›m›zdan bize miras kalm›fl olan bu kültür baflkentini severek korumal›, daha da güzelleflmesi ve geliflmesi için canla baflla çal›flmal›y›z. Bibliyografya: Akşit, İlhan, İstanbul, Sandoz Yayınları, İstanbul 1981. Bayrak, M. Orhan, İstanbul Tarihi, İnkılâp Kitabevi, İstanbul 1996. C.B. (Cavid Baysun), “İstanbul: Şehrin Tarihi - Şehrin Adı”, İslâm Ansiklopedisi, V/II, s. 1142-1144. Demirkent, Işın, “İstanbul: Tarih”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Cilt 23, s. 105-212. Erzen, Afif, “İstanbul Şehrinin Kuruluşu ve İsimleri”, Belleten, XVIII/70 (Ankara 1954), s. 131-154. Kentler Kenti İstanbul, (haz. Mine Soysal), Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul ty


STK

Do¤al enerji kaynaklar›

Hasan Ali CESUR TÜMB‹AD Genel Baflkan Yard›mc›s›

Tarih boyunca insano¤lu tabiatta var olan nimetlerden yararlanmaya çal›flt›. Rüzgar›n gücünü keflfetti ve yel de¤irmenleri ile tah›l ö¤üttü; suyun gücünü keflfetti ve buradan de¤irmenlerine hareket sa¤lad›; güneflin gücünü keflfetti ve suyunu ›s›tt›. K›sacas› do¤an›n bize verdi¤i enerjileri do¤ru kullanarak yaflam›n› kolaylaflt›rd›. Geliflen teknoloji ile birlikte do¤al enerji kaynaklar› sadece hareket enerjisi olarak veya ›s›tma-kurutma olarak de¤il elektrik enerjisi olarak da kullan›lmaya baflland›. Yine geliflen teknoloji ile flimdiye kadar fark›nda olmad›¤›m›z birçok do¤al enerji kayna¤› keflfedildi.

Do¤al enerji kaynaklar› flunlard›r; Yenilenebilir Enerji Kaynaklar›

Kayna¤›

Günefl Enerjisi

Günefl

Rüzgar Enerjisi

Rüzgar

Hidrojen Enerjisi

Su

Hidrolik Enerji

Nehirler,akarsular

Jeotermal Enerji

Yer alt› sular›

Biyokütle Enerjisi

Hayvansal ve evsel art›klar

Dalga Enerjisi

Okyanus ve Denizler

Günümüzde elektrik genellikle nehirler üzerine kurulan hidroelektrik enerji santrallerinden elde edilmektedir. Türkiye co¤rafi yap›s› nedeniyle bu konuda çok avantajl›d›r. Türkiye’deki nehirler üzerine birçok hidroelektrik enerji santrali kurulmufltur ve çok daha fazlas›n›n kurabilmesi içinde flartlar uygundur. Yine elektrik üretiminde her geçen gün kullan›m› yayg›nlaflmaya bafllayan solar paneller sayesinde Günefl Enerjisi de elektrik enerjisine çevrilebilmektedir. Bu enerji üretimindeki tek problem günefl panellerinin hala maliyetlerinin yüksek olmas›d›r. Ancak bu konuda yine geliflen teknoloji sayesinde fiyatlar her geçen gün istenilen seviyelere gerilemektedir. Son dönemlerde dikkat çeken ve gelecek y›llarda kullan›m› daha da art›r›lmas› planlanan enerji kaynaklar›ndan bir tanesi ve en önemlisi de Hidrojen Enerjisidir. Son dönemde bu konudaki çal›flmalara h›z verilmifl ve hidrojen ile çal›flan araba üretimi yayg›nlaflm›flt›r. Ayr›ca yine son dönemlerde Biyokütle Enerjisi ile ilgili çal›flmalar da art›r›lm›flt›r. Örne¤in çöplerin geri dönüflümü ile çevreye zararl› maddelerin do¤aya terk edilmeleri engellenmifltir. Hayvanc›l›k sektöründe de hayvani at›klardan biyogaz elde edilmesi de enerjideki teknolojik geliflmelerin geldi¤i noktay› göstermektedir. Genel olarak yukar›da sayd›¤›m›z tüm enerji çeflitleri çevreyi hiçbir flekilde kirlet-

meyen ve tamamen çevreye dost olan tercih edilmesi gereken enerji çeflitleridir. Bu enerji çeflitlerinin kullan›m›n›n art›r›lmas› ile Dünyam›z daha yaflan›labilir ve temiz hale gelecektir. Bu konu ile ilgili olarak sera gaz› sal›n›m›n› azaltmak için Kyoto protokolü imzalanm›flt›r. Bu protokol, 11 Aral›k 1997 tarihinde Japonya‘n›n Kyoto kentinde düzenlenen bir zirvede oluflturulmufltur. Protokol, 9 May›s 1992?de New York’da kabul edilen, ‹klim De¤iflikli¤ine Yönelik Birleflmifl Milletler Çerçeve Sözleflmesi’nin belirledi¤i ilkelere dayanmaktad›r. Protokole taraf olan devletler baflta ulusal ekonomilerinin ilgili sektörlerinde enerji etkinli¤ini iyilefltirmeyle ve sera etkisi yapan gazlar›n sal›n›m›n› s›n›rlaya ve azaltmaya yönelik önlemler almakla, sera gaz› etkisini ortaya ç›karan (karbondioksit ve metan… gibi) gazlar›n 2012 y›l›na kadar, 1990 y›l›ndaki düzeyinden toplam yüzde 5,2 oran›nda bir azalma sa¤lamakla yükümlü olduklar›n› kabul etmektedir. Türkiye bu sözleflmeyi 6 flubat 2009 da imzalam›flt›r. ‹flin ilginç ve üzücü olan taraflar›ndan bir tanesi de Dünya da en çok sera gaz› sal›m› yapan Amerika Birleflik Devletlerinin ise bu protokolü imzalamay› reddetmesidir.

ÖNEML‹ NOT:Türkiye’nin artan elektrik ihtiyac›n› sadece yenilenebilir enerji kaynaklar› ile karfl›lamas› mümkün de¤ildir.Acilen Nükleer Enerji Santrallerinin kurulmas›na ihtiyaç vard›r.

33


MAKALE

EKSEN

KAYMASI Son günlerde dünyada; Türkiye için eksen kaymas› olup olmad›¤› tart›flmalar› yap›lmaktad›r.

Bu konuda görüfllerin bir ço¤u Türkiye’nin eksenin do¤uya do¤ru kayd›¤› fleklinde birleflmektedir.

Av.Hüseyin KARAAHMETO⁄LU 34


MAKALE Peki ülkemizde eksen kaymas› söz konusu mu? Ülkemizin ekseni bat›dan do¤uya do¤ru kay›yor mu?Yoksa böyle bir tart›flman›n do¤ru olamayaca¤› m› do¤rudur?kaym›yor mu? Bu konuda NATO toplant›s›na kat›lan Cumhurbaflkan›m›z Say›n Abdullah Gül’ün eksenin kaymad›¤›,yerine oturdu¤unu söylemesi eksenimizin örtülü olarak gelenekçi bir yap›ya do¤ru kayd›¤›n› ima etti¤i flek-

nulmazl›klar gibi konularda olumlu bir ad›m›n at›lmad›¤›n› çok rahatl›kla görebilmekteyiz.Buda eksenin ne yöne dönmekte oldu¤unun ilk ad›m› olarak görülebilmektedir.Hatta Haziran 2011 tarihinde yap›lacak genel seçimde ise meydanlarda sadece Türban meselesi tart›flmalar›n›n yer alaca¤›n› görmemiz ve Baflbakan›m›z›n dile

linde de¤erlendirilmifltir.

yaflamaktay›z.Hatta bir çak›l tafl› bile vermeyiz sözü sonras›nda bugün Güneydo¤udaki bölücülerin ayr›flma söylemlerini ve paçavralar›n› her gün yaflamakta ve görmekteyiz. P.K.K terörünün inisiyatifine kalm›fl terörle mücadele politikam›z,ABD ve AB ülkelerin bask›lar› ile Terör örgütü yandafllar›na verilen tavizler ve ‹mral›’daki caniyi muhatap kabul ederek terör örgütü ile masaya oturarak Habur’da teröristlerin aya¤›na hakim ve savc›lar›m›z› göndererek bu mücadelemizde eksenimizin de ciddi bir flekilde

Bir ülkenin sosyal siyasal yap›s›n›n ne durumda oldu¤unu de¤erlendirebilmek için o ülkeyi d›flar›dan gözlemlemek gerekmektedir.Bulundu¤umuz yerden bu yap›y› de¤erlendirmek mümkün de¤ildir.O halde bizi izleyen ülkelerin bu konudaki görüfllerinin daha objektif olmal›d›r.

kayd›¤›n› görmekteyiz. AB n›n ta bafl›ndan bu yana Ülkemizi AB ne üye olarak al›nmayaca¤›m›z› aç›k bir flekilde dile getirmesine ra¤men,bugün ortaya ç›kan WikiLeaks belgelerinde bu durumun art›k kabul edilmesi gerekti¤ini anlatmaktad›r.Bu kadar y›ld›r bir umutla yaflayan ülkemizin bu politikadaki acemili¤ini rahatl›kla görebilmekteyiz.Bu mücadelede tek kazanc›m›z ise, bir çok anti demok-

Keza Son günlerde WikiLeaks belgelerinin ortaya ç›kmas› ile bu yöndeki yorumlarda,Türkiye’nin eksen kaymakta oldu¤unu fleklindedir. Yine ayn› flekilde bir çok bat›l› ülkelerinde görüflü de bu yöndedir.Bugün Türkiye’nin d›fl politikas›nda Arap dünyas› ile Ortado¤u politikalar› ciddi yer almakta,sanki y›llard›r ülkemiz aç›s›ndan ihmal edilmifl bir d›fl politika imifl gösterilmektedir.Gelinen nokta ise,Türkiye’nin Arap

ratik yasalar›n ortadan kald›r›lmas›n› yapt›¤› katk›d›r.Bununda ülkemizin demokratikleflmesi aç›s›ndan kar hanesine yaz›lmas› gereken önemli bir u¤rafl olarak alt›n›n çizilmesi gereken bir de¤iflikliklerdir. Bugün ülkemizin ekseninde bir kayma olmad›¤›n› söylemek imkans›zd›r.

dünyas›nda ve Ortado¤u da, Davos gerilimi ve Mavi Marmara bask›n› sonras›nda ciddi taraftar toplad›¤›d›r. Anayasa de¤iflikleri ile ilgili referandum sonras›nda hükümet taraf›nca en ciddi olarak ele al›nan ve Ülkemizde birinci meselesi haline gelen HSYK ve Anayasa Mahkemesi de¤iflikli¤i d›fl›nda bir baflka de¤iflikli¤in oldu¤unu kim fark etmifltir ki?Kimsenin umurunda da de¤ildir?Çünkü as›l hedef olan HSYK ve Anayasa Mahkemesi kurulufl ve yap›s›nda yap›lan de¤ifliklikle amac›na ulaflan hükümetin,demokratikleflme için önem arz eden;Özel hayat›n gizlili¤inin korunmas› konusunda,izinsiz dinlemelerde,YÖK yasas›nda,Seçim sistemindeki anti demokratik hükümler,Doku-

getirdi¤i gibi türbanl› vekilleri mecliste görme tart›flmalar›n› görece¤imiz bir seçim vard›r.Bu tart›flmalar›n eksenin nereye do¤ru yol ald›¤›n› gösterme ac›s›ndan bize ›fl›k tutaca¤›n› unutmamam›z gerekmektedir.

‹ç ve D›fl politikam›zda bat›dan do¤uya do¤ru h›zl› bir eksen kaymas› mevcuttur.Keza Anayasam›zda ve bir çok yasam›zda Osmanl› gelene¤ine yönelik bir çok geleneksel düzenlemelere gidildi¤i ve gidilece¤ini,cemaatlerin ve tarikatlar›n bir çok yönetim kadrolar›na yönelik faaliyetlerinde etkili oldu¤unu görmemiz bu tezi do¤rulamaktad›r.

Keza bizler y›llard›r Kerkük ile Musul un misak› milli s›n›rlar› içerisinde oldu¤unu biliriz.Bugün gelinen noktan›n ise böyle olmad›¤›d›r.Art›k Ülkemiz Kerkük ile Musul’u a¤z›m›za bile alamad›¤›m›z,günler

2011 Haziran ay›nda yap›lacak seçimler sonras›nda eksen kaymas› ile ilgili bir çok yeni yasal düzenlemenin yap›laca¤›n› flimdiden söyleyebilirim.Bekleyin ve görün…

35


STK

Hizmet Gönüllüleri

Nezaket ATASOY Hizmet Gönüllüleri Konfederasyonu Genel Baflkan›

Konfederasyonu Konfederasyonumuz 3 kas›m 2008 tarihinde 3 federasyon ve 25 dernekle ‹zmir’de kurulmufltur. ‹zmir’de kurulan ilk konfederasyon olma özelli¤ini tafl›maktay›z. Konfederasyonumuz Tarihi miras›m›z olan kültürel zenginliklerimize sahip ç›kmak, Ülkemiz ve insan›m›z›n yarar›na olan her türlü çal›flmalar› yapmak, ülkemizde sivil toplumun geliflmesi için çal›flmalar yapmak, yaflad›¤›m›z kentin ve ülkemizin sorunlar›na çözüm yollar› bulmak için çal›flmalar yapmak, insan›m›za gönüllü hizmet etmek amac› ile kurulmufltur. Genel Misyonumuz ‹nsanl›¤a Hizmettir. ‹nsan Ömrü iyi ve faydal› hizmetle güzelleflir.‹nsanl›¤a hizmet halka hizmettir, Türkiye’ye hizmet sivil toplum kurulufllar› olarak bizlerin temel kayna¤›d›r. ‹zmir’in bir çok ilçesine kurulan derneklerimiz bölgelerindeki sorunlar›n› çözme konusunda Konfederasyonumuzla fikir birli¤i içinde hareket etmektedir. Konfederasyonumuz kuruldu¤u günden bu yana bir çok projeye imza atm›flt›r.‹flsizli¤e bir nebzede olsa çare olmak için haz›rlad›¤›m›z ‹stihdam ve e¤itim

36

projeleri öncelikli çal›flmalar›m›z içinde olmufltur. ‹fl kurla yapt›¤›m›z Toplum yarar›na çal›flma program› kapsam›nda 75 kifli 3 ay süreyle park ve bahçelerde istihdam edilmifltir. Meslek edindirme amaçl› düzenledi¤imiz Yafll› ve hasta bak›m›, t›p sekreterli¤i ve ‹ngilizce kurslar›nda 500 kifliye sertifika verilmifltir. Engelli vatandafllar›m›z›n engellerini kald›rmak için haz›rlad›¤›m›z Engelli rehabilitasyon ve E¤itim Merkezi Projemizin çal›flmalar› devam etmektedir. Kent projeleri, çevre projeleri yine öncelikli u¤rafl alanlar›m›z içinde olmufltur. Haz›rlad›¤›m›z Konferanslarla halk›m›z› çeflitli konularda bilgilendirmeye çal›flt›k.Sivil toplum çal›flmas› gönüllü bir çal›flmad›r. Tarihte yer etmifl bir çok devlet adam›n›n ve siyasetçinin ayn› zamanda bir kanaat önderi oldu¤unu hat›rlatmak istiyorum. Toplumda büyük de¤iflimlerin sa¤lanmas› için tarih boyunca hep toplumu derinden

etkileyen kanaat önderlerine ihtiyaç duyulmufltur. Zaman›m›zda kanaat önderli¤i vazifesini sivil toplum kurulufllar› üstlenmifl bulunmaktad›r. Anlafl›laca¤› üzere bu kurulufllar›n yöneticilerine ve üyelerine bu anlamda çok büyük sorumluluk düflmektedir. Bu kifliler üyeleri ve toplum üzerinde kanaat önderi ifllevi görmelidirler.Bu amac› gerçeklefltirmek içinde kendini yetifltirme ve öngörü sahibi olma ad›na di¤erlerinden bir ad›m daha önde olmalar› gerekmektedir. AB Müzakere sürecinde sivil toplumunun öneminden bahsedilmektedir. Türkiye’de sivil toplumun gücü her geçen gün artmaktad›r.

Güzel ‹zmirimizin ‹lk Konfederasyonu olma özelli¤ini tafl›mas› nedeniyle ülkemizin kurucusu dünyan›n sayg›n lideri Atatürk’ün dedi¤i gibi Bizde “Söz konusu vatansa gerisi teferruatt›r” diyoruz.


MAKALE

Prof.Dr. Mehmet AKALIN Marmara Üniversitesi, Teknik E¤itim Fakültesi Tekstil E¤itimi Bölüm Baflkan›

SA⁄LIK VE NANOTEKNOLOJ‹ UYGULAMALARI Nanoteknoloji tan›m olarak; 1 ile 100 nanometre boyutlar›ndaki malzemelerin anlafl›lmas›, kontrol edilmesi, atomsal seviyede de¤ifltirilmesi ve ifllevsel hale getirilmesidir. Nanoteknoloji bilimin birçok alan›nda ve ayn› zamanda disiplinler aras› bir saha olarak geliflmekte ve neredeyse hayat›n her alan›nda bir kullan›m alan› bulmaktad›r. Bir malzemenin sahip oldu¤u özellikler bir ya da daha fazla do¤rultudaki büyüklü¤ü nanometre düzeyinde küçültüldü¤ünde de¤iflmektedir. [1,2]

38

Günümüzde nanoteknoloji, tekstil, boya, kimya, su ar›tma, elektronik, sa¤l›k, otomotiv, bilgisayar teknolojisi ve sanayinin tüm kollar›nda devrim yaratacak niteliktedir. Nanoteknolojisi ile üretilen ürünler global rekabette her geçen gün kendinden daha çok söz ettirmekte, üstün özellikleriyle pazardan ald›klar› pay oran›n› sürekli olarak art›rmaktad›r. [2] Örne¤in; kolay kirlenmeyen kumafllar, kir tutmayan camlar, fotosentez yapabilen nano partiküller, na-

no yal›t›m malzemeleri, yak›t harcamas›n› düflüren donan›m, bakteri üremesini engelleyen boyalar, uçak ve uzay sanayisinde kullan›lan çok hafif ve dayan›kl› kaplamalar, savunma sanayisinde kullan›lan kurflun geçirmez, yanmaz ve ortam rengine uyum sa¤layabilen kumafllar, nefes alabilen ancak su geçirmeyen kumafllar, yak›n gelecekte üretilmesine kesin gözüyle bak›lan ve giyenin sa¤l›k bilgilerini sa¤l›k kurumlar›na an›nda iletecek olan elbiseler nanoteknoloji sayesinde hayat›m›za


MAKALE

Feynman’dan sonraki bir baflka önemli ki-

mifl, nanometre boyutlar›nda gelifltirilen

lişmelerin olmasına olanak sağlamıştır. Nanoteknoloji sağlıkta; t Cerrahi alanda, t ‹mplant teknolojisinde, t Kanser teflhisinde, t Doku mühendisli¤inde, t Kanser tedavisinde, t ‹laç yönlendirilmesinde, t Biyosensörlerde, t Gen yönlendirilmesinde, t Moleküler görüntülemede kullan›lmaktad›r. t Nanoteknolojinin gelecekte sa¤l›k alan›nda

fli ise Norio Taniguchi‘dir. 1974’teki maka-

ürünler sayesinde söz konusu hastal›klara

çok daha önemli geliflmeler sa¤lamas› beklen-

lesinde dünyada ilk kez nanoteknoloji keli-

do¤ru flekilde müdahale etme imkan› do¤-

mesini kullanm›flt›r. Taniguci’nin makale-

mufl, hastal›klar›n teflhis ve tedavileri ko-

mektedir. Bu beklentiler flöyle s›ralanabilir: t * Hastal›klar›n teflhis ve tedavisinde yeni me-

sindeki tan›m ise flöyledir: “‘Nano-teknolo-

laylaflm›fl, hastalar›n iyileflme süreçleri h›z-

ji’ genel olarak malzemelerin atom atom ya da molekül molekül ifllenmesi, ayr›lmas›, birlefltirilmesi ve bozulmas›d›r.” Günümüze gelene kadar bu tan›m biraz de¤iflerek, ifllemlerin 100 nm ve afla¤›s›nda olmas› gerekti¤i belirtilmifltir.

lanm›flt›r. Bunun yan›nda nanoteknoloji ile gelifltirilen ürünler, bulafl›c› hastal›klar›n yay›lmas›n›, mikroplar› absorbe edebilme

giren geliflmelerden en fazla bilinenleridir. [3] Richard Feynman 29 Aral›k 1959’da Amerikan Fizik Cemiyeti’nde “There's Plenty of Room at the Bottom” bafll›kl› bir konuflma yapm›flt›r. Feynman konuflmas›nda nanoteknoloji kelimesini kullanmam›fl olsa da y›llar sonra nanoteknolojiyi anlatt›¤› anlafl›lm›fl ve günümüzde nanoteknolojinin fikir babas› olarak kabul edilmektedir.

Bunun yan›nda sa¤l›k alan›nda hastal›klar›n teflhis ve tedavisinde, ilaçlar›n vücudun istenen bölümüne yönlendirilmesinde, görüntüleme sistemlerinde, ameliyatlarda, t›bbi malzemelerde, sa¤l›k tekstillerinde nanoteknoloji uygulamalar› ise her geçen gün yeni çal›flmalarla h›z kazanmaktad›r. Önümüzdeki birkaç on y›l içerisinde nanoteknoloji sayesinde süper bilgisayarlara mikroskop alt›nda bak›labilecek, insan vücudunun içinde hastal›kl› dokuyu bulup iyilefltiren, ameliyat yapan nanorobotlar bulunabilecek, insan beyninin kapasitesi ek nano haf›zalarla güclendirilebilecek, kirlili¤i önleyen nanoparçac›klar sayesinde fabrikalar çevreyi çok daha az kirletecektir. Ulusal güvenli¤i ilgilendiren konularda nano malzeme bilimi, yeni savunma sistemlerinin gelifltirilmesinde, haber alma /gizlilik konular›na yönelik çok küçük boyutlarda ayg›tlar›n yap›lmas›nda kullan›lacakt›r. Birim a¤›rl›k bafl›na günümüzdekinden 50 kat daha hafif ve çok daha dayan›kl› malzemeler üretilebilecek ve bunla-

r›n sonucu olarak insan›n günlük yaflam›nda kulland›¤› tekstil ürünleri gibi ürünler de¤iflebilece¤i gibi, uzay araflt›rmalar›nda ve havac›l›kta yeni roket ve uçak tasar›mlar›n›n ortaya ç›kmas› mümkün olacakt›r.(4,5) Dünyada sa¤l›k ürünlerinin nanoteknoloji ile üretilmesi giderek yayg›nlaflmaya bafllam›flt›r. Nanoteknoloji sayesinde birçok hastal›¤›n ortaya ç›k›fl nedeni araflt›r›labil-

yetene¤i ile önleme imkan›n› ortaya ç›karm›flt›r. Nanoteknolojinin günümüzde en çok bilinen sa¤l›k ürünü, antibakteriyel özellik tafl›yan malzemelerdir. Günlük hayatta sürekli karfl› karfl›ya kald›¤›m›z mikroorganizmalar›n zararl› etkilerinden korunma sa¤layabilen ürünler günümüzde tercih edilmektedirler. Nanoteknolojinin di¤er bir avantaj› ise medikal ve teflhisle ilgili ürünlerin ve tekniklerin iyilefltirilmesi ve gelifliminde yeni f›rsatlar yaratmas›d›r. Örne¤in demiroksit, gaddinium, perfluorocarbon ve özel kimyasal polimerlerin nano boyuttaki yap›lar› ile tümör, plak, genetik kusur ve di¤er hastal›klar›n görüntülenebilirli¤ini artt›r›lmaktad›r. [6] T›p alan›nda antimikrobiyal kaplamal› k›yafetlerde vücudun dermotolojik konforunun temininin yan› s›ra t›bbi yaralar›n h›zl› tedavisi, kontrollü ilaç al›m› veya yaral› bölgenin rahat nefes alabilirli¤inin sa¤lanmas› gibi konularda nanoteknolojiden faydalan›lmaktad›r. [1, 7] Nanoteknoloji sağlık alanında önemli ge-

totlar›n gelifltirilmesi t *Hastal›klar›n önlenmesinde yeni ve efektif cihazlar›n bulunmas› t *Bak›mda ve h›zl› test imkan› ile sürekli sa¤l›k taramas›n›n gerçeklefltirilebilmesi t *Hastaya özgün (kifliye özgün ) tedavinin gelifltirilmesinde etkili olacakt›r. Her nekadar nanoteknoloji ça¤›m›z›n en önemli ve geliflmeye aç›k teknolojisi olsada nanoteknoloji büyük riskler ve tehlikeler de içermektedir.Çünkü özellikle sa¤l›k alanlar›nda nano boyutttaki malzemelerin vücuda girdi¤inde neler yapabilece¤i, ne tür zararlar verebilece¤i çok iyi araflt›r›lmal› ve ondan sonra kullan›lmal›d›r.Bu konuda malesef dünyadaki çal›flmalar› denetleyici bir organ eksiktir.Unutulmamal› ki atom ile ilgili ilk çal›flmalar da bafllang›çta çok iyi niyetle ve insan menfaati için yap›lm›flt›. KAYNAKLAR 1

www.tekstilisveren.org

2

Mass production of electrospun nanofibers for filtration, nano

techniques co. ltd. 3

Bursa Ekonomi, Bursa Sanayi ve Ticaret Odas› Ayl›k Yay›n Orga-

n›, Ekim 2007, Say› 236 4

Bay›nd›r M., “Nanoteknoloji:Disiplinleraras› Yeni Bir Bilim Dal›”,

UlusalNanoteknoloji Araflt›rma Merkezi, 2005. 5

Nanobilim ve Nanoteknoloji Stratejileri, Vizyon 2023 ProjesiNa-

noteknoloji Strateji Grubu, Tübitak, A¤ustos 2004, Ankara. 6

US Nanotechnology Health Care Product Demand to Reach $6.5

Billion in 2009,PR Newswire, New York, USA, 2005 7

Akal›n M., M›st›k S.‹., Teknik Tekstiller, Birsen Yay›nevi, ‹stanbul,

2010. ISBN No: 978-975-511-533-7

39


RÖPORTAJ

CO⁄RAFYAMIZ Stratejik Özelli¤i Nedeniyle Ulafl›mda Önemli Bir Yere Sahiptir Avrupa’y›, Asya’ya ba¤layan, Ortado¤u’nun kilit ülkesi Türkiye, dünya ülkelerinin özellikle karadan ve denizden ba¤lant›lar›n› sa¤layan kavflak noktas›nda yeralmaktad›r. 40


RÖPORTAJ Ülkemiz, bulundu¤u co¤rafyan›n stratejik özelli¤i nedeniyle ulafl›m sektöründe önemli bir yere sahiptir. Avrupa’y›, Asya’ya ba¤layan, Ortado¤u’nun kilit ülkesi Türkiye, dünya ülkelerinin özellikle karadan ve denizden ba¤lant›lar›n› sa¤layan kavflak noktas›nda yeralmaktad›r. Bugün dünyadaki ülkelerin büyük bir ço¤unlu¤unda karayollar›, yolcu ve yük tafl›mac›l›¤›nda en fazla tercih edilen ulafl›m türüdür. Bu nedenle günümüzde tafl›mac›l›k sektörünün etkinli¤i ve verimlili¤i karayollar›n›n etkinli¤i ve verimlili¤i ile ölçülmektedir. Geliflmifl ülkelerde yük tafl›mac›l›¤›n›n yaklafl›k % 80’i karayollar›yla yap›lmaktad›r. 500 km ve daha k›sa mesafelerde kap›dan kap›ya yap›lan tafl›mac›l›kta, karayollar›n›n en esnek, h›zl› ve maliyet etkin ulafl›m modu oldu¤u tüm dünyada kabul gören bir gerçektir. Karayolu Yat›r›mlar›n›n Sosyo-ekonomik faydalar›na gelince; De¤iflik ülkelerde yap›lan araflt›rmalara bak›ld›¤›nda, karayoluna yap›lan kamu yat›r›mlar›n›n oldukça yüksek katma de¤er yaratt›¤› görülmektedir. Ülkemizde de karayolu alt yap›lar›; üretilen bir mal›n sat›fl› ile elde edilen kar zihniyetiyle de¤il, geometrik ve fiziki etüt yönünden yeterli karayolu a¤›n›n mal ve hizmet üreten sektörlere pozitif yans›mas› ile de-

Ülkemizin en büyük ulaşım altyapı kuru-

luşlarından biri olan Genel Müdürlüğünüzü

gereksinimlerini karfl›lamak amac›yla ça-

okuyucularımız için kısaca tanıtırmısınız?

l›flmalar›n› sürdürmektedir. Bugün itibariyle Genel Müdürlü¤ümüzün

Geliflmifl bir karayolu a¤›n›n sa¤lad›¤› sos-

Otoyollar, devlet ve il yollar› a¤›na giren

sorumlulu¤unda 2 197 km otoyol, 31 279

yo-ekonomik faydalar olarak; üretim ve is-

güzergahlar› tayin ve tespit etmek, yap›lan

km devlet yolu ve 31 388 km il yolu olmak

tihdam›n art›r›lmas›, üretim maliyetlerinin

plan ve programlar çerçevesinde bu a¤lar

üzere toplam 64 864 km yol a¤› bulun-

düflürülmesi, tüm sektörlerde verimlili¤in

üzerindeki yol, köprü tünel ve sanat yap›-

maktad›r.

art›r›lmas›, yol yap›m›n›n ekonomiye olan

lar›n›n projelerini, bak›m›n› ve onar›m›n›, ifl-

¤erlendirilmektedir.

do¤rudan veya dolayl› etkileri, arazi kulla-

letmesini yapmak; bu ifllere iliflkin teknik

Bu yol a¤›n›n 19 327 km’si bölünmüfl yol-

n›m› ve bölgesel geliflime olan etkileri, ifl

esaslar› saptamak ve yollar›n güvenli bir

dur.

ve sosyal amaçl› tafl›mac›l›k talebinin kar-

flekilde sürekli olarak trafi¤e aç›k tutulmas›n› sa¤lamakla görevli Genel Müdürlü¤ümüz, 60 y›ld›r ülkemizin karayolu ulafl›m›

Gelişmiş bir karayolu ağının ülke kalkınmasındaki rolünü değerlendirirmisiniz?

fl›lanmas›, milli gelirin ülke sath›nda dengeli da¤›l›m›, al›nan vergiler yoluyla ulusal bütçeye olan mali katk›lar say›labilir.

41


RÖPORTAJ Ülke genelinde eriştiğiniz 19.327 km’lik bölünmüş yol ağının kazanımları nelerdir?

Kaza oranlarında önemli ölçüde değişme oldu mu?

Bölünmüfl yol projelerinde amaç; trafik güvenli¤ini art›rarak kazalar› azaltmak ve “ölüm oran›n›” düflürmek, ayr›ca mevcut kapasite yetersizliklerini iyilefltirerek tafl›t iflletme giderlerinden sa¤lanan tasarrufla ekonomiye katk›da bulunmak, yollar›n fiziki ve geometrik standartlar›n› yükselterek seyahat konforunu art›rmak ve seyahat süresini k›saltmakt›r. 2002 y›l› sonuna kadar 6 101 km bölünmüfl yol varken, bugün itibariyle 13 226 km daha yol yap›larak bölünmüfl yol uzunlu¤u 19 327 km’ye ulaflm›flt›r. Son 8 y›lda yap›lan 13 226 km bölünmüfl yol, y›lda 152 Milyon saat karfl›l›¤› 4 Milyar 770 Milyon TL ve 642 Milyon Litre akaryak›t sarfiyat›ndaki tasarrufla ekonomiye y›ll›k toplam 6 Milyar 850 Milyon TL katk› sa¤lamaktad›r. 2012 y›l› sonuna kadar ulaflmay› hedefledi¤imiz bölünmüfl yol uzunlu¤u ise 22 500 km’dir. Bölünmüfl yollar›n hizmete aç›lmas›yla özellikle hatal› sollamalardan kaynaklanan kafa kafaya çarpma ve yandan çarp›flma türündeki kazalarda büyük oranda azalmalar sa¤land›. Bölünmüfl yol çal›flmalar› ile yolun geometrik yap›s›ndaki kazalara sebebiyet veren düflük yar› çapl› yatay ve düfley geometride yap›lan iyilefltirmelerle durufl, görüfl mesafeleri art›r›lm›fl, kavflak geometrilerde yap›lan iyilefltirmelerle de kavflak alan› içerisindeki belirsiz alanlar giderilmifl, yanal görüfl mesafesi art›r›larak kaza fliddetinde azalmalar sa¤lanm›flt›r. Bu kapsamda genel bir de¤erlendirme yap›l›rsa, 2003 y›l›ndan bu yana trafi¤e aç›lan bölünmüfl yollarda kaza say›s›nda

Mehmet Cahit TURHAN Karayollar› Genel Müdürü

42

% 64, yaralanmalarda % 36, ölümlerde ise % 58 azalma oldu¤u tespit edilmifltir. Yap›lan kaza istatistiklerini AB ülkeleri ile


RÖPORTAJ

mukayese etti¤imizde; 100 Milyon tafl›t x

d›r›lmas› amac›yla, yeni otoyol projelerinin

10- Sivrihisar - Bursa Otoyolu (202 km)

km’ye düflen ve AB ülkeleri ortalamas› 3

Yap-‹fllet-Devret modeli ile yapt›r›lmas› he-

11- Gerede - Gürbulak Otoyolu (1.265 km)

olan ölüm say›s› ülkemizde 4.6’d›r.

deflenmektedir.

12-Sabuncubeli Tüneli (4 km)

Trafik güvenli¤inin art›r›lmas› konusundaki

Yap-‹fllet-Devret Modeli ile toplam 5.250

bir di¤er önemli çal›flma da kaza kara

km uzunlu¤undaki 12 adet projenin 2023

Birinci öncelikli Gebze-Orhangazi-‹zmir

noktalar›n›n iyilefltirilmesidir. Bugüne ka-

y›l›na kadar ihale edilerek hizmete al›nma-

Otoyolu 6 milyar dolarl›k bir proje olup,

dar 843 adet kaza kara noktas› iyilefltirdik.

s›n› planl›yoruz.

bu güne kadar yap›lan en büyük yap ifllet

2011 y›l›nda, Emniyet Genel Müdürlü¤ü ve

devret projesidir. 377 km otoyol ve 44 km

Bölge Müdürlüklerimizden gelen bilgiler

Bu projeler;

ba¤lant› yolu olmak üzere toplam 421 km

sonucunda yaklafl›k 140 adet kaza kara

1- Gebze – Orhangazi - ‹zmir Otoyolu (421 km)

uzunlu¤undaki bu yeni projenin, mevcut

noktas› ve kaza potansiyeli yüksek kesi-

2- Kuzey Marmara Otoyolu (414 km)

devlet yolunu da yaklafl›k 140 km k›salta-

min iyilefltirilmesi planlanmaktad›r.

3- Ankara – Samsun Otoyolu (432 km)

cak olmas›n›n sa¤layaca¤› süre ve para-

Finans darboğazına çözüm olarak uygula-

4- Ankara - ‹zmir Otoyolu (535 km)

sal kazançlar yap›lan fizibilite çal›flmalar›

5- K›nal› – Tekirda¤ - Çanakkale - Bal›kesir Oto-

ile hesaplanm›flt›r. 8-10 saatlik mevcut

liyle ihale etmeyi planladığınız projeleriniz

yolu (370 km)

ulafl›m süresinin 3,5-4 saate inece¤i ve

hangileridir?

6- Afyon – Antalya-Alanya Otoyolu (490 km)

karfl›l›¤›nda da y›lda 870 Milyon TL tasar-

7- fianl›urfa – Habur Otoyolu ve Diyarbak›r Ba¤-

ruf sa¤lanaca¤› öngörülmüfltür.

Finansman teminindeki güçlükler nedeniy-

lant›s› (445 km)

‹kinci öncelikli Yap-‹fllet-Devret projemiz

le zaman›nda hizmete al›namayan otoyol

8- Ayd›n - Denizli – Burdur Otoyolu (330 km)

Kuzey Marmara Otoyolu (3.Bo¤az Köprü-

projelerinin bir an önce ekonomiye kazan-

9- Ankara - Ni¤de Otoyolu (342 km)

sü Dahil) projesidir. En k›sa sürede görev-

maya koyduğunuz Yap-İşlet-Devret mode-

43


RÖPORTAJ

lendirme ilan›na ç›k›lmas› hedeflenmekte-

çifl Köprüsünün 1990’l› y›llarda tespit edi-

Bat› yönünde kurulmufl olan Türkiye’nin

dir.

len Kilitbahir-Sar›çay aras›ndaki güzerga-

bulundu¤u co¤rafyada ulafl›m koridoru

h›ndan vazgeçilmifltir. Çanakkale Bo¤az

olarak görev yapabilmesi ve ticaret trafi-

Çanakkale Bo¤az›’na infla edilecek olan

Geçifl Köprüsü için Gelibolu-Lapseki ara-

¤inde di¤er ülkelere karfl› rekabet gücünü

köprünün de içinde bulundu¤u yaklafl›k

s›nda güzergah etütleri devam etmektedir.

art›rmas› için Kuzey-Güney Akslar›nda ça-

433 km uzunlu¤undaki Tekirda¤-Çanakka-

2x3 fleritli olarak infla edilecek köprünün

l›flmalar bafllat›lm›flt›r.

le-Bal›kesir Otoyolu projesi ile ilgili olarak

uzunlu¤u ise yer tespitine göre de¤ifle-

fizibilite çal›flmalar›m›z› tamamlay›p bu y›l

cektir.

Avrupa-Asya ve Ortado¤u aras›ndaki yük

Karadeniz ve Akdeniz Limanları ve sınır

ve ticaret trafi¤inin havayolu ile ya da Ak-

içinde projenin Yap-‹fllet-Devret Modeli ile gerçeklefltirilmesi için Yüksek Planlama Kurulu’na müracaat edilecektir. Tarihi ve Do¤al S‹T alanlar› ile Kültür ve Tabiat Varl›klar› gibi unsurlara verilebilecek zararlar göz önüne al›narak ve geliflen teknolojinin daha büyük aç›kl›klar›n geçilmesine imkan vermesi nedeniyle Çanakkale Bo¤az Ge-

44

kapılarını birbirine bağlayan yollarda, me-

safeyi kısaltacak olan Kuzey-Güney aksla-

deniz ve Karadeniz üzerinden deniz yolu ile sürdürülmesi sonucunda tafl›mac›l›k

rındaki çalışmalarınızda gelinen nokta ne-

farkl› ülkeler üzerinden yap›lmaktad›r. Bu

Ulafl›m talebi ve buna ba¤l› olarak karayo-

mas› sonucunu do¤urmaktad›r.

dir?

lu tafl›y›c› sistemleri a¤›rl›kl› olarak Do¤u-

da Türkiye’nin tafl›mac›l›k sektöründe di¤er ülkelere karfl› rekabet gücünün azal-


RÖPORTAJ

Akdeniz ve Karadeniz Limanlar›n› s›n›r ka-

Adana-Karatafl, Ordu-Sivas-‹skenderun,

yönetim kurulu ve dan›flma kurulu ile bir-

p›lar›na ve birbirlerine, ayr›ca Orta Anado-

Giresun-Kilis, Trabzon-Mardin, Rize-Mar-

birinden de¤erli ve seçkin ifladam› ve

lu ile GAP’a yüksek standartl› yollarla ba¤-

din, Artvin-Erzurum, A¤r›-fi›rnak ve Arda-

bürokratlardan meydana gelmifl çom

layacak olan bu koridorlar arazi yap›lar›

han-Van-Hakkari olmak üzere 18 akstan

güzel bir platformdur.

nedeniyle düflük standarttad›r. Karayollar›-

oluflmaktad›r.

m›z›n Kuzey-Güney akslar›n›n daha gü-

Platformda baflta yönetim kurulu olmak

venli ve konforlu hale getirilmesi, farkl› ül-

Kuzey-Güney Akslar›nda toplam uzunluk

üzere herkes üstüne düflen görevi

keler üzerinden yap›lan tafl›mac›l›¤›n bu

11 492 km olup, bunun 6 912 km’si önce-

fazlas›yla yerine getirmektedir. TÜMB‹AD

koridora yönelmesini sa¤layacakt›r.

ki y›llarda tamamlanm›fl ve kalan 4 580

özellikle e¤itime ve ülkemizin kalk›nmas›na

km’nin yaklafl›k 3 773 km’si ihaleli olarak

yönelik çal›flmalar yapmay› planlamakta

Ülkemizde kuzey-güney ba¤lant›s›n› sa¤-

devam etmekte, 807 km’sinin ise ihale ha-

yurtiçi yurtd›fl›ndaki ifladam› ve bürokrat-

layacak olan koridorlar: Edirne-Mu¤la, Azi-

z›rl›klar› sürmektedir.

lar›n kaynaflmalar›n› sa¤lamaktad›r.

ziye S›n›r K.-Antalya, Karasu-Antalya, Af-

TÜMBİAD’ın eş başkanı olarak görüş ve

yon-Silifke, Zonguldak-Mersin, Bart›n-Gerede, ‹nebolu-Manavgat, K›r›kkale-Mersin, Sinop-Mersin, Samsun-K›r›kkale, Ünye-

düşünceleriniz nelerdir?

TÜMB‹AD, profesyonelce oluflturulmufl

Böyle bir platformda yer ald›¤›m için mutluyum.

45


EKONOM‹

Prof. Dr. Esat ÇELEB‹ Ekonomist, Berlin Üniversitesi Doktora Dersleri Tez Dan›flmanl›¤› Ö¤retim Üyesi

ATATÜRK’ÜN DEMOKRAT‹K ULUSAL KARMA EKONOM‹K

S‹STEM‹ GÖRÜfiLER‹ VE UYGULAMALARI G‹R‹fi Mustafa Kemal, milletlerin kalk›nmas›n›, ekonominin, e¤itimin ve düzenin (Organizasyon) sa¤lad›¤›n› çok iyi bilmektedir. Kalk›nm›fl güçlü devletlerin as›rlarca mücadele vererek kalk›nmalar›n› sa¤layan bu üç temel faktörü Mustafa Kemal daima örnek alm›flt›r. Cumhuriyeti bu üç sa¤lam temele oturtmufl ve sa¤l›¤›nda bunun mücadelesini baflar›yla yürütmüfltür. E¤itim, ekonomi ve düzen seferberli¤ini, Türk insan›n›n kafas›na yerlefltirmifltir. 46

Mustafa Kemal’in 22 fiubat 1923’te ‹z-

sadiyat demek herfley demektir. Yaflamak

mir’de düzenledi¤i ‹ktisat Kongresi’nde

için, mesud olmak için ne laz›msa bunlar›n

söyledi¤i ekonomi ile ilgili çok güzel ve

tamam› demektir. Tar›m demektir, ticaret

çok yararl› sözleri flöyledir.; “Bir milletin

demektir, say (hizmet) demektir, herfley

do¤rudan do¤ruya hayat› ile ilgili olan en

demektir. Milletimiz burada elde etti¤i bü-

önemli faktör o milletin iktisadiyat›d›r”. Tari-

yük zaferlerden daha önemli bir görev pe-

hin ve tecrübenin belirledi¤i bir gerçek,

flindedir.

bizim milli hayat›m›zda ve milli tarihimizde de tamamen görülmektedir.

O zaferin kazan›lmas› milletimizin iktisat alan›ndaki baflar›lar›yla mümkün olacakt›r.

Gerçekten Türk tarihi incelenirse, yükselifl

Hiçbir uygar devlet yoktur ki, ordu ve do-

ve çöküfl nedenlerinin iktisat sorunlar›n-

nanmas›ndan önce iktisad›n› düflünmüfl

dan baflka birfley olmad›¤› derhal anlafl›l›r.

olmas›n. Tam ba¤›ms›zl›k demek; elbette

Yeni Türkiye’mizi lay›k oldu¤u uygarl›k se-

siyasal, maliye, iktisat, adalet, askerlik,

viyesine ulaflt›rabilmek için, iktisad›m›za

kültür gibi her alanda ba¤›ms›zl›k ve tam

birinci derecede ve en çok önemi vermek

özgürlük demektir. Bu sayd›klar›m›n her-

zorunday›z. Zaman›m›z tamamen bir ikti-

hangi birinde ba¤›ms›zl›ktan yoksunluk,

sat devrinden baflka birfley de¤ildir. ‹kti-

milletin ve ülkenin gerçek anlam›yla bütün


EKONOM‹ ba¤›ms›zl›¤›ndan yoksunlu¤u demektir.

karma ekonomi sistemi oluflturuyordu.

sinin güçlenmesi, ülke insanlar›n›n, dünya

Bugünkü savafllar›m›z›n gayesi tam ba-

‹kinci Dünya Savafl›’ndan sonra, as›rlar›n

milletlerinin ekonomik ve sosyal huzura

¤›ms›zl›kt›r. Ba¤›ms›zl›¤›n taml›¤› ise ancak

deneyimine sahip Avrupa ülkeleri, bu

eriflebilmesi amac› ile yasalar›n,kurallar›n

mali ba¤›ms›zl›kla mümkündür.” ‹zmir ‹kti-

alanda hiçbir deneyimi bulunmayan Mus-

uyguland›¤› düzenli bir liberal sistem-

sat Kongresi, Birinci Dünya Savafl›’ndan

tafa Kemal’in demokratik modern ekono-

dir.Bu sistemin amac›, demokrasinin ve li-

befl y›l sonra yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin

mik sistem ve ilkeleri do¤rultusunda, yay›l-

beral sistemin temelini oluflturan özel mül-

ilan›ndan sekiz ay kadar önce Mustafa

ma politikas›ndan uzak, sistemlerini tek

kiyet, iktisadi hürriyet ve serbest rekabet

Kemal’in emirleri ile düzenlenmifl olup, da-

tek oluflturmaya bafllam›fllard›r. Özel kuru-

ilkelerini h›rpalamadan, tüm ekonomik ve

ha çok yurt içinde ekonomik dengeleri ve

lufl yat›r›mlar›n›n arzular›n›n ve güçlerinin

sosyal faaliyetleri,iyi bir kontrol mekaniz-

ekonomik yap›y› oluflturmay› amaçl›yordu.

geliflti¤i oranlarda kamu yat›r›mlar› azal-

mas› ile toplum ve ülke ekonomisi ve dü-

Kongrede, ana sektörler itibari ile belirle-

maktad›r. Yukar›da özetlenen ilkeler do¤-

zeni yarar›na etkin bir flekilde düzenle-

nen ekonomik faaliyetler, “Misak-› ‹ktisadi

rultusunda, düzenli bir ulusal karma eko-

mektir.Bu kontrol ve düzen içerisinde ka-

Esaslar›” ad› alt›nda bütünleflmeleri, ayr›ca

nominin ve bunun kalk›nm›fl ülkelerin uy-

mu ve özel kurulufllara ayr› ayr› veya bir-

Türk Giriflimcisi’nin güçlendirilmesi karar

gulad›¤› sistemin özünü oluflturdu¤u, art›k

likte faaliyet alanlar›n›n sa¤lanmas›, teflvik

alt›na al›nm›flt›r.

bugünün ülkeleri taraf›ndan çok iyi bilin-

edilmesi, düzenlenmesi, özel sektörün ar-

mektedir.

zu etmedi¤i veya gücünün yetmedi¤i zo-

Kongre’de Milliyetçi ve Liberal Politikalar›n

runlu alanlarda, kamu kurulufllar›n›n tek

esaslar› benimsenmifltir. Cumhuriyet’in

1917 ‹htilali ile uygulamaya konulan ve y›l-

bafl›na veya özel sektör ortakl›¤› ile yat›r›m

1923-1929 dönemi tüm dünyada oldu¤u

larca insano¤luna korkulu rüyalar yaflatan

yapmas›,bugünkü ulusal ekonominin te-

gibi, liberal politikalar›n uyguland›¤› dö-

komünist ve di¤er dikta sistemi hayran› ül-

melini oluflturmaktad›r.

nem olmufltur. Özel sektör teflvik edilmifl-

keler, bu Büyük Adam’›n ayn› y›llarda ka-

tir. Bu dönemde Türkiye’de y›ll›k GSMH

fas›nda oluflturdu¤u bugünün modern sis-

Mustafa Kemal’in di¤er alanlarda oldu¤u

art›fl› (%10,9) oran›nda olmufltur. Türki-

temini,y›llar sonra sistemlerinin çökmesi ile

gibi ekonomi alan›nda da ileri görüfllü,zeki

ye’nin 1923-1938 y›llar› ortalam kalk›nma

bugün ülkelerinde uygulamaya bafllama-

ve yarat›c› bir iktisatç› gibi yetenekli olma-

h›z› (%7,9)’dur. 1923-1938 ortalama

n›n a¤›r mücadelesini vermektedirler.Di¤er

s›n›n bafll›ca nedeni; kalk›nm›fl medeni ül-

(%7,9) kalk›nma h›z›, günümüze kadar

geri kalm›fl ülkelerin de hemen hepsi, ayn›

kelerin y›llar›n deneyimleri ile oluflturdukla-

Türkiye’nin en yüksek kalk›nma h›z› olmufl-

düzeni kurabilmenin mücadelesi içindedir-

r›, ancak ‹kinci Dünya Savafl›’ndan sonra

tur.

ler.Art›k ülkeler, yay›lma politikas›ndan ta-

uygulamaya bafllayabildikleri çökmesi, y›-

mamen uzaklafl›p, ülkesini s›n›rlar› içerisin-

k›lmas› mümkün olmayan,demokrasiye

Birinci Dünya Savafl› ile ‹kinci Dünya Sa-

de bugünün demokratik,modern ekonomi

dayal› bu uzun ömürlü ulusal ekonomi sis-

vafl› aras›nda Avrupa’n›n demokratik sis-

sistemleri ile kalk›nd›rma u¤rafllar›n› yürüt-

temini, ilkelerini,Cumhuriyetin kurulufl y›lla-

temleri tek tek y›k›lmaya bafllam›flt›r. Yerle-

mektedirler.

r›nda,büyük zorluklar içerisinde,Cumhuri-

rini, baflka ülkeleri esaretleri alt›na almay›,

yetin temel prensiplerine oturtmufl olmas›-

sömürmeyi hedefleyen, ac›mas›zca yay›l-

Tarih boyunca bir hayli deneyim ve müca-

ma politikas› uygulayan, faflist, komünist

deleden sonra düzensiz bir liberal sistem

veya bunlar›n d›fl›nda dikta sistemlere b›-

uygulamalar› ard›nda,komünist ve faflist

Mustafa Kemal,temelinde bilim ve demok-

rakm›flt›r. Mustafa Kemal ayn› y›llarda Tür-

sistem uygulamalar›,Avrupa ülkelerine ye-

rasinin,düzenin,ileri bat› kültürünün ve ileri

kiye Cumhuriyeti’nin ekonomik düzenini,

terli deneyimleri kazand›rm›flt›r.Bu neden-

görüfllülü¤ün yatt›¤› ve pek çok kalk›nan

bu amaçlardan tamamen uzak, bugünün,

lerle bu ülkeler,‹kinci Dünya Savafl› biti-

ülkelerin süratle kalk›nmalar›n› sa¤layan

düzenli demokratik sistem ilkelerine oturt-

minden sonra y›llar›n deneyimleri ve genifl

düzenli ve demokratik ulusal ekonomik fa-

mufltur.

kültürleri sonucu, y›k›lmas› mümkün olma-

aliyetlerin seferberli¤ine,uygulamalar›-

yan,uzun ömürlü,düzenli bir liberal ekono-

na,kimsenin gözünün yafl›na bakmadan,

Bu sistemin temelini, özel sektörün arzu

mi sistemini ülkelerine yerlefltirmifller-

çok büyük bir mücadele ile bafllam›fl,ba-

etmedi¤i veya gücünün yetmedi¤i alanlar-

dir.Bugünün uzun ömürlü y›k›lmas› müm-

flar›yla yürütmüfl ve 18 y›l gibi k›sa bir sü-

da, zorunlu olarak kamu kurulufllar› yat›-

kün olmayan modern ekonomi uygulama-

re içerisinde sonuçland›rm›flt›r.

r›mlar› yan›nda, özel kurulufl yat›r›mlar›n›n

lar› ise,komünizme,faflizme,liberal siste-

Hiçbir zaman fanatizme kaçmayan milli

özgürce yap›labilece¤i ve ülke yarar›na

min da¤›n›k ve çarp›kl›¤›na,yay›lma politi-

görüflleri ve reformlar› gerçekten çok az

faaliyet gösterebilece¤i, düzenli ulusal bir

kas›na yer vermeyen,ulusal ülke ekonomi-

faniye nasip olabilmektedir.

d›r.

47


EKONOM‹

Veysel SUNMAN

Ziraat Bankas› Kredi Risk Yönetimi Daire Baflkan›

Yeri ve Önemi

Bankalar›n Ekonomideki

Bankac›l›k, en basit tan›m› ile elinde ihtiya-

vermek gerekirse ise 30.04.2010 itibar›yla

rek 500.000.-TL, 10.000.000.-TL gibi kre-

c›ndan fazla para bulunduran kifli ve kuru-

Türk Bankac›l›k sisteminde toplam mevdu-

dilere dönüfltürülebilmekte, böylece yat›-

lufllardan bu paralar› ödünç al›p (mevdu-

at tutar›n›n 549 milyar TL, kulland›r›lan kre-

r›mc›lar›n yüksek tutarl› kredi taleplerinin

at, fon, vb), ihtiyaç sahibi kifli ve kuruluflla-

dilerin ise toplam 426 milyar TL oldu¤u

karfl›lanmas›na imkan verilmektedir.

ra ödünç verme (kredi) ifllemidir.

görülmektedir. Yani toplanan mevduatlar›n % 82 krediye dönüfltürülmüfltür.

Günümüz bankac›l›¤›nda, bankalar çok

Bankac›l›k sektörünün ekonomik yaflam içerisindeki yeri dikkate al›nd›¤›nda çok

farkl› alanlarda faaliyet gösterseler de

Mevduat›n krediye dönüfltürülme ifllemin-

önemli bir görev üstlendi¤i görülmektedir.

bankalar› özetle; borç para vermek iste-

de önemli olan bir hususta, küçük birikim-

fiöyle ki; bir toplumda ekonomik yaflam-

yenler ile borç para almak isteyenler ara-

lerin birlefltirilerek büyük yat›r›mlar› dönüfl-

dan bahsedebilmek için, üretim yapan,

s›nda arac›l›k rolü üstlenen ekonomik bi-

türülmesidir. Örne¤in, yüzlerce, binlerce

hizmet üreten, bu hizmet ve ürünleri ihti-

rimler olarak tan›mlayabiliriz. Bu konuda

kifliden toplanan, 5.000.-TL, 10.000.TL ve-

yaç sahiplerine ulaflt›ran iflletmelerin bu-

ülkemiz bankac›l›k sisteminden bir örnek

ya 50.000.-TL gibi mevduatlar, birlefltirile-

lunmas› gerekmektedir. Bu iflletmelerin,

48


EKONOM‹ ürün ve hizmet üretmek için yat›r›m yapmaya, yat›r›m için ise sermayeye ihtiyaçlar› bulunmaktad›r. Yeterli sermaye birikimi olmayan iflletme sahiplerinin yapacaklar› yat›r›mlar için ihtiyaç duyduklar› kaynaklar› karfl›layabilecekleri hemen hemen tek kaynak bankac›l›k sisteminden kullanacaklar› kredilerdir. Bu nedenle, bankac›l›k sistemi güçlü ülkelerin, ekonomik kalk›nmalar› daha h›zl› ve sa¤l›kl› olmaktad›r. Ayr›ca, sa¤l›kl› bir bankac›l›k sistemine sahip ülkelerin ekonomik krizlerden daha az etkilendi¤i, bankac›l›k sistemi bozulan ülkelerin ise ekonomik krizlerden çok fazla etkilendi¤i, hatta bankac›l›k sistemin sorunlu hale gelmesinden dolay› ekonomik krizlerin ç›kt›¤› görülmektedir. 2008 y›l›nda bafllayan ve tüm dünyay› etkileyen küresel krizin temel sebeplerinden birini bankac›l›k sistemindeki olumsuzluklar oluflturmaktad›r. Bu nedenle, bankalar›n kurulmas›, denetlenmesi hemen hemen her ülkede özel yasalar ile düzenlenmektedir. Bankalar, ekonomik kalk›nmada gerekli olan yat›r›mlar için firma sahiplerine sa¤lad›klar› kredi imkanlar›n›n yan›nda, ayr›ca bireysel krediler bafll›¤› alt›nda, kiflisel ihtiyaçlar› için gerçek kiflilere de (tüketicilere) çeflitli kredi imkanlar› sunmaktad›r. Tüketiciler, bankalardan kulland›klar› bireysel krediler ile ihtiyaç duyduklar› konuta, tafl›ta, ev eflyalar›na bir an önce sahip olabilmekte veya k›sa vadeli nakit ihtiyaçlar›n› karfl›layabilmektedirler. Ayr›ca, kredi kart› vb uygulamalarda bireylerin k›sa süreleri ihtiyaçlar›n› nakit para kullanmadan karfl›lanmas›na yard›mc› olmaktad›r. Tüketicilerin, kulland›klar› bireysel krediler ile ihtiyaçlar›na ertelemeden sahip olmas›, ekonomik hayat› canland›rmakta ve ekonomilerin büyümesine katk› sa¤lamaktad›r. Dolay›s›yla, bankalar hem üreticiler hem de tüketicilere sa¤lad›¤› krediler ile

ekonomik hayat›n en önemli unsurlar› ara-

duat sahibine geri ödeme yapmama ihti-

s›nda yer almaktad›r.

malini ortaya ç›karmaktad›r.

Yat›r›m yapacak firma sahiplerine kulland›r›lacak ticari kredilerde veya tüketicilere

Ödenmeyen kredi rakamlar›n›n artmas›

kulland›r›lacak bireysel kredilerde banka-

bankalar›n likidite sorunu yaflamas›na ve

lar aç›s›ndan en önemli unsur verilen kre-

sonunda faaliyetlerini sürdürememesine

dilerin zaman›nda geri al›nmas›d›r. Zama-

neden olmaktad›r. 2001 y›l›nda ülkemizde

n›nda geri al›namayan krediler sorunlu

yaflanan ekonomik krizde Türk Bankac›l›k

kredi olarak adland›r›lmakta ve bankac›l›k

sisteminde kulland›r›lan toplam kredilerin

sektörünün en önemli sorunlar›ndan birini

% 26 sorunlu hale gelmifltir. Birçok banka

oluflturmaktad›r.

bu durumdan olumsuz etkilenmifltir. Bugün bu oran %5’in alt›na inmifltir.

Mevduat sahipleri, bankaya yat›rd›¤› paras›n› vadesi doldu¤unda faizi ile birlikte ge-

Bankalar›n zora düflmesinin dünya ekono-

ri alabilmektedir. Bankan›n, mevduat sahi-

misi üzerinde yaratt›¤› olumsuz etkileri

bine senin paran› ödeyemiyorum deme

2008 y›l›ndan beri yaflad›¤›m›z küresel kriz

flans› yoktur. Ancak, öte yandan çeflitli se-

nedeni ile çok yak›ndan gördük.

beplerden dolay› kredi kullanan kifli veya

Sonuç olarak, sa¤l›kl› bir bankac›l›k siste-

kurulufllar ben kredimi vadesinde ödeye-

mine sahip ülkeler, ekonomilerini h›zl› ve

miyorum diyebilmektedir. Kulland›r›lan

sorunsuz bir flekilde büyütebilirken, ban-

kredilerin büyük ço¤unlu¤unun toplanan

kac›l›k sistemi zay›f ve sorunlu olan ülkele-

mevduatlardan olufltu¤u dikkate al›nd›¤›n-

rin ekonomileri çeflitli sorunlar ile karfl› kar-

da, ödenmeyen her kredi bankan›n mev-

fl›ya kalabilmektedir.

49


SA⁄LIK

Prof.Dr.Ender PEHL‹VANO⁄LU

Marmara Üniversitesi T›p Fakültesi Çocuk Sindirim Karaci¤er ve Beslenme Hastal›klar› Bilim Dal› Baflkan› e.pehlivanoglu@tnn.net

SA⁄LIKLI VE DO⁄RU BESLENME K‹fi‹YE ÖZEL OLMALIDIR Besinlere ba¤l› olarak oluflan bir sa¤l›k sorunu: Çöliak Hastal›¤› ‹nsanlar yaflad›klar› co¤rafya ve kültüre göre beslenme al›flkanl›klar› kazan›rlar. Ancak pek az kifli, kendisi için yararl› ve gerekli olan g›da maddelerinin baflka bireyler için zararl› olabilece¤inin bilincindedir. Bitkilerin ve hayvanlar›n benzer türlerinde dahi, de¤iflik toprak ve yemler kullan›lsa da, insanlar kifliye göre farkl› olabilecek beslenme flekillerini anlamakta ve kabullenmekte zorlan›rlar. Bu durumun en s›k görülen örneklerinden biri Çöliak Hastal›¤›d›r. Çöliak Hastal›¤› ülkemizde her 150-200 çocuk ve gençten birinde görülmektedir. Hastal›k, yetiflkinlik döneminde

50

de bafllayabilir. Çölyak Hastal›¤› ya da gluten enteropatisi, bu¤day, çavdar, yulaf ve arpa gibi tah›llarda bulunan ve gliadin ad› verilen bir proteine karfl› ince barsaklarda geliflen doku hasar›n›n oluflturdu¤u bir hastal›kt›r. Gliadin baz› tah›llar›n yap›s›nda bulunan glutenin zaral› k›sm›d›r. Barsak içini döfleyen dokularda iltihaba neden olarak besinlerin emilmesini bozar. Gluten, baz› duyarl› bireylerde Çöliak Hastal›¤›na neden olmaks›z›n alerjiye benzer bir tablo oluflturabilir. Glutenli besinlere tahammülsüzlük


SA⁄LIK olarak tan›mlayabilece¤imiz bu durumda ba¤›rsaklarda kal›c› hasar bulunmaz.

ÇÖLİAK HASTALIĞININ BELİRTİLERİ Hastal›¤›n belirtileri, ince barsakta meydana gelen kal›c› doku hasar›n›n derecesi ve etkilenen barsak uzunlu¤u ile iliflkili olarak hastadan hastaya de¤iflebilmektedir. Etkilenen barsak bölümünde geliflen hasara ba¤l› olarak, besinlerin emilmesi bozulunca hastalarda afla¤›da s›ralanan yak›nmalar geliflebilir: 0. uzun süre devam eden (kronik) kötü kokulu ve ya¤l› ishal veya kab›zl›k gibi d›flk›lama bozukluklar›, n n n n n n n n n

Kar›n a¤r›s› Kar›n fliflli¤i, gaz, Kilo kayb› veya kilo alamama, Boy k›sal›¤›, Halsizlik, çabuk yorulma, Kans›zl›k, demir eksikli¤i Gecikmifl ergenlik, Difl bozukluklar› Cilt hastal›¤› (dermatitis herpetiformis)

Hastal›k daha çok anne sütünden tah›l ve tah›ll› ürünlere (örn. bisküvi, ekmek vb.) geçifl döneminde ortaya ç›kmaya bafllar. Hastal›¤a ait bulgular bazen hafif seyretti¤i bazen de fark edilemedi¤i için tan› gecikebilmektedir. Gençlik veya yetiflkinlik döneminde tan› konulan çok say›da hasta bulunmaktad›r.

TANI YÖNTEMLERİ

Öncelikle yukar›da say›lan belirtilerin bir ya da birden fazlas›na sahip çocuk, genç ve yetiflkinlerde Çölyak Hastal›¤›n›n akla gelmesi en önemli ad›md›r. Tan›da kan ve d›flk› tetkikleri yard›mc›d›r. Hastal›¤a özgü oldukça hassas baz› kan tahlilleri (serolojik testler) tan›da yol gösterici olmaktad›r. Bunlar; Antigliadin Antikoru Ig A (AGA IgA) Antigliadin Antikoru Ig G (AGA IgG) . Antitissue transglutaminaz (TTG) Antiendomizyum Antikoru Ig A (AEA IgA) testleridir. Ancak hastal›¤›n kesin tan›s› için endoskop ad› verilen ›fl›kl› bir cihazla a¤›zdan girilerek, hastan›n ince barsa¤›n›n araflt›r›lmas› ve buradan al›nan doku örneklerinin mikroskop alt›nda incelenmesi (patolojik inceleme) gereklidir.

TEDAVİ Çölyak Hastalar›nda ana tedavi yöntemi, hastal›¤a yol açan gluten içeren g›dalar›n dietten tamamen ç›kar›lmas›d›r. Gluten içeren tah›llar, baflta bu¤day olmak üzere çavdar, yulaf ve arpa unundan yap›lan tüm g›dalar, Çölyak Hastalar› için zararl›d›r. M›s›r, pirinç ve soya unlar› ise zarars›z olup, hastalar›n temel g›dalar›n› oluflturmaktad›r. Gluten içeren tah›llar ve bunlardan yap›lan ekmek, kek, pasta ve makarnadan kaç›nmak mümkün olsa bile, pek çok besin maddesi (dondurma, soslar, konserve g›dalar, flekerlemeler, haz›r çorbalar vb.) ve günümüzde yayg›n olarak kullan›lan dondurulmufl g›dalar›n baz›lar›n›n bu¤day unu içermesi, glutensiz diet tedavisinin uygulanmas›n› güçlefltirmektedir. Hastalarda glutensiz dietin yan›s›ra barsak hasar›n›n yol açt›¤› emilim bozuklu¤una ba¤l› olarak geliflen vitamin ve mineral eksikliklerinin karfl›lanmas› gereklidir. Ayr›ca tedavinin ilk haftalar›nda süt ve süt ürünlerinden de kaç›n›lmas› yararl› olur. Ba¤›rsak iyilefltikçe laktaz enzim eksikli¤ine

ba¤l› olan süte karfl› tahammülsüzlük ortadan kalkar.

HASTALIĞIN SEYRİ Çölyak hastal›¤› tedavi edilmedi¤inde, özellikle ciddi seyreden vakalarda, ölümle sonuçlanabilmektedir. Erken ve etkin tedavi ile hastalar›n büyüme ve geliflmeleri yafl›tlar›yla eflit düzeye eriflebilir. Hastal›¤›n ömür boyu sürmesi nedeniyle glutensiz diet tedavisine devam edilmesinin getirdi¤i baz› zorluklar ortaya ç›kabilir. Hastan›n yaflad›¤› ev, yuva, okul vb. ortamlarda glutensiz diet tedavisine uyabilmesi için eriflkinlerden destek almas› tedavinin devam› ve baflar›s›n› etkiler. Bu aflamada isteyerek (gizli) veya istemeyerek diette meydana gelebilecek kaçaklar tedavinin baflar›s›n› azalt›r. Ancak hastan›n ve ailesinin hastal›¤› iyi tan›mas› ve tedavi süresince hastan›n doktoru taraf›ndan düzenli aral›klarla muayenesi ve izlemi ile bu zorluklar afl›labilir. Çölyak Hastalar›nda, barsak kanseri (lenfoma) ve diabet gibi hastal›klar›n geliflme riskinin, glutensiz diet tedavisi almayan veya tedaviye uymayanlarda, glutensiz beslenenlere göre daha yüksek oldu¤u unutulmamal›d›r.

Glutensiz Mutfağın Önemi

Çöliak Hastal›¤› ve Gluten Duyarl›¤› tüm dünyada yayg›n olarak görülen bir sa¤l›k sorunudur. Avrupa ve Amerika’da milyonlarca birey bu nedenle çeflitli hastal›klara yakalanmakta ve çocukluk ça¤›nda bafllamas› halinde, baflta boy k›sal›¤› olmak üzere yaflam› etkileyen bozukluklar geliflmektedir. Çöliak Hastal›¤› sessiz ve belirtisiz kalarak yaflam boyu devam edebilir. fiüphe edilen bireylerin ve ailedeki di¤er kiflilerin hassas yöntemlerle araflt›r›lmas› gerekir. ‹nce barsak biopsisi yap›larak kan›tlanan hastalarda ana tedavi, glutensiz yaflam fleklinin benimsenmesidir. Bu amaçla kifli, özel bir beslenme flekli olan Glutensiz Mutfa¤› ö¤renmeli ve uygulamal›d›r.

51


SEKTÖR

TURYOL, ‹DO için

ata¤a geçiyor TURYOL Yönetim Kurulu Baflkan› Yunus Can, özellefltirilecek olan ‹DO’ya talip olduklar›n› söyledi. Can, aç›klanacak olan flartnameyi dikkate alarak, en üst limitlerini haz›rlayacaklar›n› söyledi. Turyol Yönetim Kurulu Baflkan› Yunus Can, ‹DO ‘nun özellefltirilmesinde kayg›lar› oldu¤unu dile getirerek, dergimize çarp›c› aç›klamalarda bulundu. Can, ‹DO ‘nun özellefltirilmesinin yararl› oldu¤una inanmaktay›m. Ancak hem yat›r›mc›ya hem de yolcuya faydal› bir özellefltirme olmal›d›r. ‹DO, tabi ki hem Marmara’ da hem ‹stanbul liman içerisinde kent içi deniz ulafl›m›na katk› sa¤layan önemli bir kamu kuruluflumuzdur. Böyle bir flirketin yok pahas›na elden ç›kar›lmas›na gönlümüz raz› de¤il. Hiç olmad›k rakamlara yat›r›mc› bulup sat›lmas› düflünülüyor.Yap›lan ödemenin, geri dönmesi mümkün olmazsa iflletme s›k›nt›lar› do¤acak, hizmet aksayacak, yolcu ma¤dur edilecektir. Böyle bir sat›fl, her fleyden önce kent içi deniz ulafl›m›n›n kara ile olan entegresyonu nedeniyle aksamalara neden olacakt›r. Sonuçta ‹stanbullu, ulafl›mda ma¤dur edilecektir. Mutlaka hem al›c›, hem de sat›c›

52

için karl›, hizmeti devam edecek olan sat›fl en do¤ru olan›d›r. Bu kriterlere göre sat›fl olursa kendi iflletmecilik marifetimizle finans sorunumuzu çözmemiz dahilinde ihaleye kansorsium fleklinde girmeyi düflünüyoruz. ‹halenin bizde kalmas› halinde kendi iflletmecilik anlay›fl ve tecrübelerimizle, hizmette de hiçbir sorun yaratmadan bu ifli en do¤ru, en iyi bir flekilde bizim yapaca¤›m›za inanmaktay›m. Tabii ki bizim de bu flirketin sat›n al›nmas›nda fiyat baz›nda ve teknik bazda bir üst limitimiz vard›r. Bu limitimizin afl›lmas› halinde ve yapm›fl oldu¤umuz hesaplamalarda yat›r›m›m›z›n geri dönemeyece¤i bir yüksek fiyata eriflilmesi halinde karl›l›k ve iflletme maliyetleri dikkate al›narak böyle bir ihaleye kat›lmam›z söz konusu olamaz. Ancak,biz her halükarda Kas›m ay› sonlar›nda flartnamenin ç›kaca¤›n› düflünerek haz›rl›klar›m›z› ihaleye girecek flekilde yapmaya devam edece¤iz. Daha iyi de¤erlendirme yapmam›z için flartnameyi görmeye ihtiyac›m›z vard›r. Hatlar›n say›lar›, gemilerin kondüsyonlar›

Yunus CAN TURYOL Yönetim Kurulu Baflkan›

ve rekabet ortam› ile tafl›nan yolcu say›lar›, bilançolar dikkate al›nmak suretiyle teklifimizi verece¤iz. fiüphesiz ki, ortaya ç›kan flartnamedeki tablolar dikkate al›narak üst limitimizi haz›rlayaca¤›z. Bugün ülkemizde ihale yoluyla sat›lan, devredilen, iflletmeye verilen bir çok ifl ve üretim alanlar›n›n hemen hemen %80‘i yabanc›lara devredilmifltir. Arzumuz o dur ki, ‹stanbul’da yaklafl›k 150 y›ldan beri Türk kamu sektörü taraf›ndan yönetilen, iflletilen ve hizmet eden böyle bir kuruluflun yine Türk müteflebbislere (biz oluruz baflkas› olur) devredilmesi ve iflletme flans›n› yakalamas›d›r. ‹DO gibi bir kurulufl salt paran›n miktar›na bak›larak devredilmesi gereken ve yolcu ve hizmet dikkate al›nmadan devredilmesi gereken bir kurulufl de¤ildir. Geliflmeleri yak›ndan takip ediyoruz, umar›m›z adrese teslim bir flartname haz›rlanm›yordur.

Burada çok önemli bir nokta; yat›r›mc›lar›n ve taliplilerin deniz camias›ndan ve ondan da öte yolcu ve araç tafl›yan kurulufllardan olmas› gerekti¤ine inanmaktay›z.


SEKTÖR

53


KÜLTÜR-SANAT

Kurtulufl Savafl›’nda Çarp›flan ‹lk Türk Kad›n Subay› KARA FATMA’n›n Hayat› ‹lk Kez Kaleme Al›nd› Kara Fatma kitab›n› ne tür duygularla kale-

risinde geçmesi ve bundan asla ve asla

me ald›n›z? Hiçbir milletin olmad›¤› kadar engin bir tarihe sahibiz. Bu tarih içerisinde var olan kad›n kahramanlar her zaman beni etkilemifltir. Y›llard›r onlar› okuyup neler yapt›klar›n› araflt›r›p takip etmeye çal›fl›r›m, fakat içlerinde en çok beni etkileyenlerden biri Fatma Seher Han›m’d›. Nam› di¤er Kara Fatma. Hayat›n› inceledi¤imde çok etkilendim. Özellikle bir foto¤raf›n› gördü¤ümde inan›lmaz fleyler hissettim ve o foto¤raf üzerine bir roman yazmaya karar verdim.

gocunmamas› asla piflman olmamas›, hep bu duygularla yaflamas›...

Beni roman yazmaya iten en büyük se-

Gonca Elmas AKAY Yap›mc›-Yazar

54

beplerden biri flimdiye kadar edebiyat dünyas›nda böyle bir kad›n kahramana ait herhangi bir roman›n olmamas›yd›. Kalemi elime ilk ald›¤›mda çok korktum. Çünkü onu lay›k oldu¤u yere oturtabilmek, onu hem gerçekleriyle hem de bir kad›n›n cephede çarp›fl›rken neler hissedebilece¤ini yazabilmek asl›nda çok kolay de¤ildi. Çok korktum bunlar› yapabilecekmiyim diye. Hiç unutmuyorum ilk cümlelerimi belki birkaç günde ç›kard›m, daha fazla yo¤unlaflmaya çal›flt›m. Hayat›n› incelerken onun bu kadar çarp›flmalara kat›lmas›n›, yüre¤i vatan aflk›na sahip oldu¤undan dolay› yapmas›, baflka hiçbir duygu bar›nd›rmamas› ve emeklilikten sonra üste¤men olarak emekli olup, maafl›n› K›z›lay’a ba¤›fllamas›, hayat›n›n ölene kadar bir sefalet içe-

Bu yüzden ona inan›lmaz bir sayg› ve sevgi besliyorum. Yazarken onunla bütünlefltim onu hissettim ve en son onun yerine geçtim. Tabiki de o büyük gururu yaflamak keflke gerçekte de olabilseydi. Ama hayali de olsa onu kaleme almak bu kadar› bile beni çok gururland›rd›. Bütün hayat›m› unuttum bu evre içerisinde, her fleyim oldu, yazd›¤›m dönem içerisinde çok sevdim. Hayat›mda unutamad›¤›m tek kahraman diyebilirim. Unutamayaca¤›m da.


KÜLTÜR-SANAT Peki sizi en çok etkileyen bölüm hangisiydi? 13. Bölümdü. Çok k›sa olmas›na ra¤men çok duyguland›¤›m, tamamen gözyafllar›na bo¤uldu¤um bölümdür. Bütün kitab› a¤layarak yazd›m. Çok sayfa y›rt›lm›flt›r defterimden. Ben bilgisayar kullanm›yorum yazarken, kalem ka¤›t kullan›yorum. Çünkü kalemin ve ka¤›d›n enerjisi bambaflka onlar› ço¤u zaman e¤ilir koklar›m, çok gözyafllar›mla ›slan›p sayfa kopard›-

r›n› nas›l de¤erlendiriyorsunuz? Ben kimseyi pek elefltirmem çünkü bir film yapt›ktan sonra ne kadar emek harcand›¤›n› biliyorum. Niyeti ne olursa olsun herkesin para kazanmak istedi¤i bir gerçek, fakat baflar›l› olan kal›yor, tutulmayan kaybolup gidiyor. Yine de her birini cesaretlerinden ötürü kutluyorum.

¤›m olmufltur.

Bu konuda çok mutsuz ve üzgünüm. Türk-

Türk filmlerini nereye dönük baflar›l› buluyorsunuz? çemiz çok güzel bir dil, dünyan›n en zen-

A¤lad›¤›n›z bölüm var m› diyece¤im ama

gin dillerinden biri ama mahvediyorlar son

a¤lamad›¤›n›z bölüm yok san›yorum?

dönemlerde. Gifle rekoruna yönelik yap›-

Hepsinde a¤lad›m. Ac›kl› oldu¤undan de-

lan filmlerin son dönemde ortaya ç›k›p

¤il, kahramanl›klar›n› hissederken a¤lad›m. O bir kad›n, bir kad›n›n cephede ne zorluklarla - o dönemlerde, 1922’lerden bahsediyorum - savaflt›¤›n› neler yaflayabilece¤ini ne zorluklar›n alt›ndan kalkabilece¤ini, biliyor musunuz? fiimdiki kad›nlar›n ne kadar ufak fleyleri dert edinip alt›ndan dahi kalkamad›¤›n› biliyorum.

ciddi gifle rekorlar›yla gerçekten bu yönde para kazanmalar› beni üzüyor. Seyirci grubunda maalesef gençler çok. Dikkat ederseniz art›k mesaj da yok filmlerde. Gereksiz argolar ve gençli¤e bunun yerlefltirilmesi söz konusu, bu da çok üzücü.

Büyük Atatürk tarafından takdir edilmek bunlar çok kolay şeyler değil. O cesareti o anki duygularını düşünebiliyor musunuz? Ve o bir anne, 2 evlad› var, o¤luyla cephede çarp›flm›fl, 9 yafl›ndaki k›z› savaflta parmaklar›n› kaybetmifl flarapnel parçalar›yla. Bir anne yüre¤inden neler kopmufltur, düflünebiliyor musunuz? Hiç y›lmam›fl ve vatan söz konusuysa gerisi teferruatt›r demifl ve devam etmifl, cephede en önde 5 kere yaralanm›fl hiç durmam›fl ve aya¤a kalkm›fl. Bir kad›n bunlar› düflünebilir yeter ki istesin. Kara Fatma’n›n filmini düflünüyor musunuz? En çok istedi¤im fleylerden biri ve bu da edebiyat dünyas› için nas›l bir ilk ise Türk sinemas› içinde öyle olur. Ben elbette kendi finansman›mla bunu yapamam, ki keflke böyle bir gücüm olabilseydi ama birçok kurum el ele verirse bunu baflarabiliriz.

Biraz da Konak filminden bahsedelim, filmi nas›l de¤erlendiriyosunuz? Konak filmi baflar›l› bir yap›md›r. Türkiye’de filmlerin baflar›s› gifle rakamlar›yla maalesef ters orant›l›d›r. Türk sinemas› aç›s›ndan ilk gençlik filmi ve uyuflturucuya yönelik güzel bir senaryo. Gençleri birçok hatalar›ndan dolay› elefltirip onlara yön veren bir filmdir. Aflk filmi yapmay› da bilirdim ama her zaman halka ders veren ve do¤rular› gösteren filmlerden yanay›md›r. Konak filmi de bu yolda çok baflar›l› bir filmdir. Televizyona ilk girdi¤inde izlenme rekorlar› k›rmas› da bunu gösteriyor. Halk›m›z belki çok fazla sinemaya bütçe ay›ram›yor ama televizyonda baflar›l› olan yap›m› tercih ediyor ve izliyor. Konak filmi nerelerde ödül ald›? 11. Uluslararas› Alt›n Safran Belgesel Film Festivali’nde Emek Ödülü’nü, Filmmar Kad›n Filmleri Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü ald›k. Konak filminin müziklerini kim yapt›? Do¤an UR ile orkestra arkadafllar› ve Haz›m KÖRMÜKÇÜ yapt›. Sanat dünyas›ndaki film ve dizi oyuncula-

Bundan sonraki hedefleriniz nelerdir? Bundan sonraki hedeflerim art›k hep yazmaya yönelik. Tabi ki di¤er ifllerim de var. Eflimle birlikte özel sektörde yapt›¤›m iflleri göz ard› edemem. Ama daha çok yazmaya a¤›rl›k vermeyi düflünüyorum. ‹lkbaharda ç›kacak kad›nlara yönelik aflk üzerine 11 hikayelik bir roman›m› flu s›ralar yazmaya devam ediyorum. Aflk, vazgeçilmez bildi¤iniz gibi ama aflk›, dostlu¤u, sevgiyi ifllerken neleri yanl›fl yap›yoruz, neden hep mutsuzlu¤a ve gözyafl›na bo¤ulmay› tercih ediyoruz bunlara da göndermelerim olacak. Son olarak Kara Fatma roman›yla ilgili eklemek istedi¤iniz fleyler var m›? Kara fatma hakk›nda söylenecek çok fley var. Mutluyum, gururluyum ve yapt›¤›m fleyin de sonuna kadar arkas›nday›m ve gelecek tüm oklara da haz›rl›kl›y›m. Türkiye’nin ilk kad›n subay› o. Ve hayat› darülacezede çok sefil bir biçimde sonlanm›fl. Kitab›n bitmesiyle ondan ayr›ld›¤›m için üzgünüm.

55


GÜNDEM

KONUT ALIRKEN D‹KKAT ED‹LMES‹ GEREKEN BAZI ÖNEML‹ NOKTALAR

Keriman KESER Emlak Müflaviri http://www.kerimangayrimenkul.net

56


GÜNDEM ç›karabilir ve denetlenmesinde fayda vard›r.

Ev sahibi olmak hemen hepimizin hedeflerinden biridir. ‹ster ikinci el, ister proje aflamas›nda konut al›rken de¤erlendirmeniz gereken bir çok konu ve dikkatli olman›z gereken baz› unsurlar var. iflte bunlardan baz›lar›. Konut seçiminde ilk düflünece¤iniz konu, alaca¤›n›z konutun amaca uygunlu¤u. Yat›r›m amaçl› m›, yoksa yaflamak için mi konut al›yorsunuz.

Binaya Ait Özellikler Konutla ilgili ilk bakman›z gereken özelliklerden biri bugünkü ihtiyaçlar›n›z yan›nda gelecekteki ihtiyaçlar›n›z› da karfl›lay›p karfl›lamad›¤›d›r. Bina ve zemin etüdü yap›lm›fl binalara yerleflmek her zaman için çok avantajl›d›r. E¤er binan›n onayl› bir tafl›y›c› sistem projesi de varsa içiniz rahat olarak yerleflebilirsiniz. Fakat ço¤u eski yap› yeni deprem yönetmeliklerine uygun olarak infla edilmemifltir. Böyle bir durumda bir uzmandan faydalanarak binan›n tafl›y›c› sisteminin kontrollerini yapt›rman›z› öneririz.

E¤er yat›r›m amaçl› al›yorsan›z mutlaka ki az maliyetle yüksek getiri almak sizin için en önemli konu. E¤er amac›n›z sat›n ald›¤›n›z konutta yaflamak ise konutun bulundu¤u çevre ve kalitesi, çocu¤unuz varsa okula mesafesi, araban›z varsa otopark›n›n olup olmamas› gibi bir çok farkl› etken seçiminize yön verecektir. Tabi bir de iflin hukuki yönleri var. Hukuki De¤erlendirme Konutun tapusu tek kifli üzerine mi yoksa hisselimi? Kullan›m hakk› ve irtifa durumu nedir? Kat irtifak› veya kat mülkiyeti varm›? Ayr›ca bu konut iskans›z da olabilir. Bu konuyu mutlaka önceden araflt›rman›z gerekir. Ayr›ca unutmaman›z gerekir ki, konutunuzu kredi ile almay› planl›yorsan›z, konut Kredisi sadece kat irtifak› ve kat mülkiyeti al›nm›fl konutlara verilmektedir. Araflt›rman›z gereken bir di¤er konu da tapu kayd›nda konut üzerinde herhangi bir k›s›tl›l›k hali bulunup bulunmad›¤›. K›s›tl›l›k halleri varsa sat›n alma durumunda çeflitli problemlerle karfl›laflman›z kaç›n›lmazd›r. Ayr›ca düflünmeniz gereken bir di¤er konu da, varsa, konut içinde ikamet etmekte olan kirac›larla ilgilidir. Konutu sat›n almadan önce mutlaka kira sözleflmesini okuman›z› öneririz. Konum Alaca¤›n›z konutun öncelikle tercihimiz olan bölge ve sosyal çevreye uygunlu¤u çok önemlidir. Elimizde olan paran›n tutar›na göre baz› durumlarda çeflitli feragat-

Mutfak ve banyolar için en önemli unsur tesisatlar›n iyi bir flekilde çal›flmas› ve kullan›m alan›n›n yeterlili¤idir. Duvarlarda siyah leke, küf gibi sorunlar varsa gerekli ›s› ve su yal›t›m› yap›lmam›flt›r. Özellikle s›cak ve kuru mevsimlerde yeni yap›lm›fl boya badana söz konusuysa konuyu ayr›nt›l› olarak araflt›rman›z› öneririz.

lerde bulunmam›z gerekebilir. Merkeze yak›n olmak ço¤u zaman fiyatlar› yukar› yönde etkilerken daha düflük veya eski standartlarda evlerle yetinmemize neden olabilir. Merkezden uzaklaflt›kça genelde fiyat›n düflmesinin yan›nda çeflitli art›lara ulaflmak da mümkün. Ek maliyetler Alaca¤›n›z konutun geçmifl dönemlere ait elektrik, su, çevre vergisi, emlak vergisi gibi borçlar›n›n olup olmamas› önemli bir konu. Alaca¤›n›z konutun tadilat ihtiyac› da di¤er bir bütçe kalemi. Keyfi yenilemelerin d›fl›nda tadilat, bak›m ve onar›m gerektiren bölüm ve cihazlar varsa bunlar evin sat›fl bedelinin üstüne eklenerek evin sizin için toplam maliyetini olufltururlar. Özellikle kirli/temiz su ve elektrik tesisatlar›n›n eski olmas› sizin için ekstra maliyet

Çat› ve bodrum katlar›n›n performanslar›n› takip etmek için özellikle ya¤murlu günleri seçmelisiniz. Bunun d›fl›nda gerekli yal›t›mlar›n yap›l›p yap›lmad›¤›, varsa ›s›tma sistemlerinin uygunlu¤u ve havaland›rmas› gibi konularda uzman yard›m› almakta fayda vard›r. Ayr›ca binan›n ve dairenizin ›s›tma, so¤utma ve havaland›rma sistemi, kullan›lan s›hhi tesisatlar ve yang›n güvenli¤i gibi konular› da kontrol etmenizi öneririz. Tabi e¤er infla haline bir konut al›yorsan›z yukar›daki önerilerimiz d›fl›nda bir de sat›c›n›n güvenilirli¤i, mali durumu, geçmiflte satt›¤› konutlar, size taahhüt etti¤i süre, maliyet ve kalite koflullar›n› sa¤lay›p sa¤layamayaca¤› gibi konular söz konusu. E¤er infla halinde bir konut sat›n al›yorsan›z yukar›da sayd›¤›m›z konular d›fl›nda bu konular› da dikkatle incelemenizi öneririz.

57


STK

BİTLİS KALKINMA VAKFI

Vak›flar Osmanl› döneminden bu yana kültürümüzün ve sosyal dayan›flmam›z›n önemli unsurlar›ndan biri olmufltur. Vak›flar kurulufl amaçlar›na göre tarihsel geliflim sürecinde farkl›l›k göstermifllerdir.Baz› vak›flar e¤itim amaçl›, baz›lar› yoksullara yemek sa¤lama, baz›lar› di¤er iafle ve ibate ve benzeri amaçlarla faaliyetlerde bulunmufllard›r. 58

Abdülbeflir CEYLAN

Bitlis Vakf› Baflkan›


STK Türkiye’nin geliflme koflullar› ve do¤u sorunu bir bütün olarak ele al›nd›¤›nda vak›flar›n her biri sadece do¤u bölgesi için de¤il bütün Türkiye için her konudaki sorunun çözümü ile ilgili olarak alternatif yaratabilecek potansiyel örgüt yap›s›n› ifade etmektedir. Vak›flar›n her alanda mutlaka art›r›lmas› ve sorunlara çözüm arayan iyi niyetli kadirflinas insanlar›n ülkeye hizmet edebilmesinin gönüllü yolunun art›r›lmas› aç›s›ndan oldukça önemlidir. Birçok ülkede vak›flar günümüzde bir yandan baflta e¤itim olmak üzere sa¤l›k, kültür, ekonomik ve sosyal kalk›nma ve benzeri alanlarda faaliyette bulunup devletin yapt›¤› hizmetlere katk› sa¤larken öte yandan da toplumsal ihtiyaçlara yan›t vermek suretiyle toplumu oluflturan sosyal s›n›flar aras›ndaki çat›flmay› en aza indirgemekte, toplumun ve devletin sa¤l›kl› bir flekilde yürümesini teminat alt›na alman›n yollar›ndan biri olmaktad›r. Amerika Birleflik Devletleri’nde Salvation Army Oluflumu, evlerden kullan›lmayan ve gönüllü hibe edilen kullan›labilir bütün eflyalar› al›p, temizleyip düzenledikten sonra piyasa fiyatlar›n›n oldukça alt›nda sembolik bir rakamla sat›fla sunmaktad›r. Bu tür eflyalara ihtiyaç duyan kifliler rahatl›kla ayakkab›dan, oyunca¤a, kitaptan k›yafete kadar bütün ihtiyaçlar›n› temin etmektedirler. ‹ngiltere de kanserle ve di¤er hastal›klarla mücadele vak›flar› yine benzer mant›kla hastal›klarla mücadele için fon oluflturmakta, sa¤l›k örgütlerine destek olmakta, hem kamusal hizmetlere destek olmakta hem de halk›n ihtiyaçlar›n› karfl›lamaktad›rlar. E¤itim ve bunu destekleyen di¤er hizmetler, yurt, yemek, kitap, ulafl›m gibi alanlarda ülkemizde ve dünyada milyonlarca vak›f vard›r ve geliflmifllik düzeyine ulaflmak için gerekli olan insan gücünün elde edilmesinde Türkiye örne¤inde görülece¤i gibi oldukça önemlidir. Bugün Türkiye’de

baz› vak›flar›n üniversite açma, yurt ve burs imkan› sa¤lama gibi alanlarda yapt›¤› hizmet, devletin sundu¤unun çok üzerine ç›kmaktad›r. Ülkemizde eksikli¤i hissedilen hizmet konular›n›n gönüllülük esas›yla çal›flan bu kurumlarca desteklenmesi, ülkemiz insanlar›n›n ülkelerini ne kadar sevdikleri ve ne ölçüde destek olduklar› konusunda ciddi ipuçlar› vermektedir. Bitlis kalk›nma vakf› da iflte bu tart›flmalar ve geliflmeler ›fl›¤›nda ayd›n insanlar›n kurdu¤u ve özellikle bizim için özel bir yere sahip Bitlis iline hizmet etmeyi amaçlayan, Bitlis’i de ülkemizin di¤er bölgelerindeki geliflme düzeyine ç›karmaya çal›flan bir amaç do¤rultusunda çal›flmaktad›r; ve çal›flmaya devam etmektedir. Bu noktada dikkati çekmek istedi¤im çok önemli bir iki ayr›nt›ya de¤inmeden de geçmek istemem: B‹KAV mütevazi kadrosuyla Bitlis’in sorunlar›na destek ve çözüm üretmeyi hedeflemektedir. Bunu yaparken de ayr›mc›l›¤a düflmeden kapsay›c› olarak herkese kucak açmaktad›r. B‹KAV’›n hiçbir siyasi amac› yoktur. En önemli hedefimiz, bölgeye yönelik projeler

üreterek yöreye ekonomik, kültürel ve sosyal anlamda destek sa¤lamakt›r. Özellikle Avrupa Birli¤i, Dünya Bankas› ve Tubitak gibi önemli kurulufllar›n proje destekleri ile yöremize farkl› bir dinamizm kazand›raca¤›m›za olan inanc›m›z ve bu projelerle yeni perspektifler elde edece¤imize iliflkin ümidimiz tamd›r. Halihaz›rda yerel partnerlerle kabül edilen projelerimizi uyguluyoruz ve baflvurusunu yapt›¤›m›z 14 proje bulunmaktad›r. Bir y›l içinde 38 faaliyet gerçeklefltirdik. . Son söz: Toplumumuzda sosyal dayan›flmay› güçlendirmek, Bütün bunlar olup biterken, hiçbir flekilde din, dil, ›rk, ve mezhep fark› gözetmemek. ‹ster Bitlis’te isterse de yurdumuzun herhangi bir köflesinde olsunlar, Bitlisli çocuklar ülkelerine ve insanlar›na her platformda yararl› olmaya ve onlara her flart alt›nda katk› yapmaya devam edeceklerdir. Bitlis’te olamasalar bile gönülleri ve yürekleri oradad›r; B‹KAV bu yüreklerin topland›¤› yerdir…

B‹KAV olarak hep Bitlis ve Türkiye için var›z…

59


STK

MEHMET ‹LKER VAKFI Bal›kesir’in Dursunbey ‹lçesi’nde Mehmet

düflündü¤ümüz Dursunbey’de at›l›m›n ve

‹lker Vakf›’n› kurarak bu vak›f yard›m›yla

aç›l›m›n destekçisi olmay› arzu etmekte-

ihtiyaç sahibi insanlara ulaflmay› ve Dur-

yiz. Vakf›n k›sa zamanda büyüyerek he-

sunbey ilçemizin sosyal ve ekonomik aç›-

deflerine ulaflaca¤›n› umud etmekte ve

dan geliflmesini amaç edindik. Verimli

bu yolda gereken gayreti samimiyetle ve

topra¤›, çeflitli alanlarda sa¤lad›¤› ifl im-

topra¤›m›za ba¤l›l›¤›m›zla ortaya koymak-

kanlar› ve azimli insan›n› bir bütün olarak

tay›z.

60


STK sahiplerine karfl› maddi üstünlük sergilemesinin önüne geçmektedir. ‹nsan onurunu ön planda tutan vakf›m›z, insan›n rahat yaflam› için çal›flmakta ve bu hususta çal›flmalar›n›n tamam›n› büyük bir itina ile gerçeklefltirmektedir. 2009 y›l›nda kurulan vakf›m›z, k›sa zamana çok ifl s›¤d›rm›fl olman›n verdi¤i flevkle yoluna devam etmektedir. Hedefimiz; az zamanda çok insana ulaflmak ve Dursunbey halk›n›n yaflam standard›n› yükseltmektir. Çocuklar umudumuz, hayallerimiz, baflar›m›z, yar›nlar›m›zd›r. Çocuklar gelece¤imizdir. Geçmiflte b›rakt›klar›m›z› da, yar›nlara tafl›yacaklar›m›z› da çocuklar›m›za emanet edece¤iz. Milli, dini ve örfi kurallar›m›z çerçevesinde e¤itmek durumunda oldu¤umuz çocuklar›m›z›n yaflamlar›n› kolaylaflt›rmay› hedef edinen vakf›m›z nerede olursa olsunlar onlara el uzatmay› görev bilmektedir. Vakf›m›z baflar›l› ö¤rencilerin her zaman destekçisi olmufltur ve olmaya devam edecektir. ÖSYM ve OKS s›navlar›nda baflar›l› olan ö¤rencilere birer alt›n takdim eden vakf›m›z, okumalar› için gerekli burs yard›m›nda bulunaca¤› sözü verdi.

Gelifligüzel ve plans›z yap›lan yard›mlar›n havaya gitti¤ini, plans›zl›ktan kaynaklanan kargaflayla ihtiyaç sahibi herkese ulafl›lamad›¤›n› fark ettik ve bu eksi¤i gidermek ad›na yola ç›kt›k. “Yard›ma muhtaç insanlar›n, herhangi bir mecburiyet hissetmeden ihtiyaçlar›na kavuflmas› için gereken özeni gösteren vak›f, “alan elin veren eli görmemesi” hadisine uygun hareket etmekte böylelikle yard›m edenlerin ihtiyaç

61


MAKALE

GELECEK ‹Ç‹N B‹R V‹ZYON TURU

Cevdet TELL‹O⁄LU

‹letiflim Strateji Uzman›

Yat›r›mla,

üretimle, kazanaca¤›z... Bir fikrin yeflerebilmesi için, o fikrin oluflmas› laz›m, luflmas› için de, evlatlar›n› iyi e¤itilmifl ailelere ihtiyac›m›z var. Kaliteli bir e¤itim yoksa, yefleren fikirler zemin bulamaz. Bu zemin yoksa; Teknolojiye, sanayiye yap›lacak yat›r›mlar›n. bir de¤eri olamaz. Onun için önce e¤itim alanlar›n› yükseltece¤iz. Her aile. evlad›n› bu devlette okutabilme imkan›na ve özgürlü¤üne kavuflacak. Yetiflmifl insan gücümüzle fikirler

62

oluflturaca¤›z, oluflmufl fikirlere yön verece¤iz. Üretece¤iz-denetleyece¤iz, üretece¤iz-denetleyece¤iz, üretece¤iz-denetleyece¤iz... Yeni fikirlerle ,yeni bulufllarla,yeni bak›fl aç›lar› ile ve yeni yöntemlerle liderlik yolundaki yar›fla, yeniden yelken açabilece¤iz. Gelece¤imize yat›r›m yapacak çal›flmalarla; Türk ve Arap co¤rafyas›ndaki ‹slam dünyas›n›n, ekonomik ihyas›na yapaca¤›m›z katk›larla, üretimlerimizle, halk›m›za gelir seviyesi yüksek bir hayat sa¤lamak

mümkün olabilecektir. Bu toplum bunu geçmiflte yapt› ve tekrar yapabilecek potansiyele ve azme sahiptir. S›n›rlar›m›zdaki ve uzaktaki tüm komflular›m›z›n, bizimle tarih ba¤› olanlar›n ihtiyaçlar› ortada, ülkemizin gelecek yat›r›mlar› düflüncesi ile, onlarla her türlü ekonomik birliktelik sa¤lamas› ve karfl›l›kl› menfaatleri oluflturmas›, daha da etkinlefltirilmesi sa¤lanablir. Geçmiflten günümüze tüm ülkelerin ba¤›ml›


MAKALE olduklar› en önemli üretim girdisi;enerji gerek küresel ›s›nman›n gittikçe artt›¤› yönündeki aç›klamalar, gerekse yer alt› kaynakl› yak›tlar›n tekel olmas› ve ciddi savafllara sebep olmas› sebebi ile; yeni ve temiz bir alternatifi y›llard›r dünya tart›flmak-

Enerji kirlili¤inin oluflturdu¤u at›klar›n toplanabilece¤i; Bitkisel, do¤al ayr›flt›rma oluflturabilen, geri dönüflümü de mümkün k›lan biyolojik çal›flmalar›n, hayata geçirilmesi h›zland›r›lmal›d›r.

d›¤›nda, geç kalma bedelini, a¤›r olarak ödemek durumunda kalmayal›m. Hatta sistemin kurucular› içinde yer alacak ölçülerde çal›flmalarla, yerimizi alabilmemiz, flu an mümkün görünmektedir.

Enerji üretiminde bireyselli¤i de s›f›r faiz-

Teknolojik gelifltirmeler, kök hücre çal›flmalar›, enerji, nternet,medikal konulu tüm

lerle teflvik ederek, binalar›n hem ›s› yal›t›mlar›n›n, hem de güneflten faydalanarak, enerji üretiminin desteklenmesi sa¤lanabi-

gelifltirmeler için, yerel fonlar oluflturularak, sürekli takip ve finansman› sa¤lanabilmelidir.

tad›r. Bu tart›flman›n içinde biz; Su kaynaklar›m›z, yer alt› ve yerüstü enerji kaynaklar›m›z ile, ciddi tüketim toplumu olmam›z sebebi ile daima var olduk. Öyleyse bundan sonra, bu yar›fl›n içinde de var olabilmeliyiz. Ancak devlet imkanlar›n›n eflit flartlarada herkese eflit sunulmas› kayd› ile. Bunun için çal›flmalar yürütülürken, hayata geçmifl olanlardan yararlan›larak,enerji ba¤›ml›l›¤›n› azaltan bir yat›r›ma gidenlere, al›m yapanlara bu konuda faizsiz,yüzde yüz garantili krediler verilmeyi hemen bafllanmal›d›r. Teknolojik eksiklikler veya baflka sebepler ile aramas› durdurulan, kapat›lan, tüm sahalar yeniden aç›labilmeli, özel sektörümüzle ve halkla hatta, gerekirse yabanc› farkl› firmalarla birliktelik, devlet deste¤i ile sa¤lanabilmelidir. Yeni sahalarda ve yeni enerji kaynaklar› aramas› h›zland›r›lmal›d›r.

lecektir. Hazine deste¤i ile fleffaf süreç denetiminde; Temiz enerji seferberli¤i ilan edilerek; Jeotermal ,jeotermik,rüzgar, ay yans›tmal› dahil, günefl enerjisi üretiminin bireysellefltirilmesi,biyo-enerji üretimi; Elektrikli araç teknolojisine vakit geçirmeden h›zl›ca geçiflin desteklenmesi, yeni teknoloji elektrik sisteminin devreye al›nmas› bizlere yeni ifl alanlar› olufltururken, yak›n uzak komflular›m›za ve ticari iliflki içerisine girece¤imiz di¤er ülkelerle de, altyap› yat›r›m› ve ihracat flans›m›z› artt›rabilecektir. Dünya gündeminde yer alan; Temiz kömür teknolojisi ile yeni bir araflt›rma gelifltirme yar›fl›n›n, hemen göbe¤inde yer alabilmek mümkün olabilecektir.

Selilozik etanol içeren biyo-enerji kayna¤› üretebilmek için, büyük aile modeli toprak birlefltirme metodu ile, dönüflümsüz ama kesin kontrollü sistemin oluflturuldu¤u, büyük aile modelindeki halk›n denetiminin kurumsallaflt›r›ld›¤›, fleffaf süreç denetimine tabi teflvikler verilerek, bir sonraki döneme, dünya üreticiler listesine üst s›ralardan girme flans›n› yakalamak mümkün olabilecektir. Bu çal›flmalara karbon sal›m›n›n düflürülmesi,ya da düflük karbonlu yak›tlar›n devreye al›nmas› da önemli bir yer tutacakt›r. Yar›n, sal›n›m bedeli ile karfl› karfl›ya kal›n-

‹flyerlerini yurtd›fl›na tafl›yan flirketlerin vergi indirimlerinden yararlanamayacaklar› bir yap› oluflturman›n yan›nda, Türkiye'ye yat›r›m yapacak tüm flirketlere de; Kapasite,istihdam gereklilik oran›na göre, destekler ve teflvikler verilebilmelidir. Yabanc›lara toprak sat›fl›n›n acilen durdurularak,topraklar›n, yüz, iki yüz y›l gibi sürelerele kiralanmas› ve mülkiyetinin bu devlette,bu millette kalmas› sa¤lanmal›d›r.

Kaynak m› yok? Önyarg›lardan s›yr›larak,bir kez daha düflünelim. Var oldu¤unu,nas›l bir büyük aile olabilece¤imizi görmek mümkün olacak.

63


GÜNDEM

Mehmet KIYAK

TÜRKİYE’NİN EN KÖKLÜ F‹RMALARINDAN B‹R‹Y‹Z. TÜMB‹AD Genç Giriflimciler Komisyonu Baflkan Yard›mc›s›

Üzerinde yaflad›¤›m›z yerkürenin temel sorunlar›ndan biri de hiç kuflkusuz nüfus art›fl›d›r. H›zl› nüfus art›fl› dünya genelindeki g›da üretiminim yetersizli¤i nedeniyle giderek ciddi bir sorun haline gelmektedir. H›zla artan dünya nüfusu karfl›s›nda yeterli seviyelere eriflemeyen g›da üretimi dünya devletlerini alternatif g›da kaynaklar›na yönlendirmifl, bu kapsamda su ürünleri istihsali konusu ön plana ç›km›flt›r. Bu arada su kaynaklar›n›n sahip oldu¤u g›da potan64

siyellinin de tükenmez olmad›¤›n› hemen belirtmemiz gerekmektedir. Özellikle denizlerdeki su kirlili¤i, afl›r› avlanma, yasak avc›l›k yöntemleri kullanma vb sebepler su kaynaklar›n›n verimli¤ini her geçen gün daha da azaltmaktad›r. Bal›kç›l›k ve su ürünleri alan›nda Türkiye’nin say›l› firmalar›ndan K›yak Bal›kç›l›k’›n sahibi ve yönetim kurulu baflkan› say›n Mehmet KIYAK ile bir röportaj yapt›k.


GÜNDEM TÜMB‹AD- Say›n KIYAK, bal›kç›l›k sektörüne girifliniz nas›l oldu? fiimdi her fleyden önce Karadenizliyiz. Karadeniz denince akla ilk gelen fleylerden biri de bal›kç›l›kt›r. Çok uzun y›llar bal›kç›l›k sektörünün içinde yer ald›k. Bal›kç›l›k bize atadan, deden miras kald› desem abartm›fl olmam. Bal›kç›l›kla olan alakam›z çok eskilere dayanmaktad›r. fiirketimiz bal›kç›l›k sektöründe ülkemizdeki en köklü, en eski kurulufllardan biridir. Hatta bu alanda öncü bir firma oldu¤umuzu söyleyebilirim. Öncesi de var ama, 1970 y›l›ndan günümüze kadar, ki bu toplamda 40 sene eder, KIYAK BALIKÇILIK olarak sektörün içindeyiz. TÜMB‹AD- Faaliyet alanlar›n›z Türkiye’yle mi s›n›rl› yoksa ihracat›n›z da var m›? K›yak Bal›kç›l›k olarak Türkiye’nin en ücra köflesine kadar hizmet vermekteyiz. Bu alanda çok genifl bir hizmet a¤›na sahibiz. Türkiye’nin her yerine ürünlerimizi rahatça ulaflt›rabiliyoruz. Kayak Bal›kç›l›k bünyesinde iki firma olarak hizmet veriyoruz. Çal›flma alan›m›z ülkemizle s›n›rl› de¤il. Dünyan›n muhtelif ülkelerine ihracat yap›yoruz. Baz› su ürünlerinde ithalat yöntemiyle ürün getirtiyoruz. Sonuç olarak ithalat ve ihracat konusunda da çok iyi noktalara geldik. Üç taraf› denizlerle çevrili olan ülkemiz, gerek bal›k çeflitlili¤i aç›s›ndan gerekse de ürün bollu¤u aç›s›ndan kendi kendisine yetecek kapasiteye sahip. TÜMB‹AD- fiirket olarak son zamanlarda büyük bir s›çrama yapt›n›z. ‹yi yönetilen bir flirketiniz var. Bu iflin s›rr› nedir? Hemen söyleyeyim, e¤itim. Evet her iflte oldu¤u gibi bu iflte de baflar›n›n s›rr› iyi bir e¤itime sahip olmaktan geçiyor. Yapt›¤›n›z ifli tüm detaylar›na var›ncaya kadar iyice etüt etmeniz gerekir. Piyasay› ve pazar koflullar›n› iyi analiz etmifl olman›z gerekir. Yöneticili¤i biliyor olman›z gerekir. ‹yi bir e¤itim ve saha tecrübesi olmadan bunlar›n hiçbiri maalesef kolay kolay olmuyor. Ben e¤itimimi ‹ngiltere’de tamamlad›m. Londra’da üniversite okudum. Daha sonra, flirketle ilgili alanlarda bir dizi kurs, se-

miner ve e¤itim ald›m. Bir çok çal›flma yapt›m. TÜMB‹AD- Firma alarak gelecekle ilgili öncelikli hedefleriniz nelerdir? K›yak Bal›kç›l›k olarak sektörde kal›c› ve belirleyici büyük bir firma olmay› baflard›k. Bundan sonraki süreçte markalaflma faaliyetlerine a¤›rl›k vermeyi planl›yoruz. Konuyla ilgili çok ciddi çal›flmalar yürütüyoruz. TÜMB‹AD-Sizi ve firman›z› okuyucular›m›za tan›tt›ktan sonra, Dünya ve ülkemiz bal›kç›l›¤› üzerine genel bir de¤erlendirme yapmak istiyoruz. Sizce bal›kç›l›k neden önemli. Bal›kç›l›¤›n yeri nedir? Her fleyden önce bal›kç›l›k, dünya genelinde hem g›da üretimi hem de istihdam sa¤lanmas› aç›s›ndan önemli bir ekonomik faaliyettir. Teknolojik geliflmeler sonucunda, bal›kç› filolar›n›n kapasitesinde yaflanan art›fl, kaynaklar üzerinde bask› oluflturur hale gelse de dünya genelinde sorun halen daha çözülebilir bir noktad›r. Ekonomik ve biyolojik aç›lardan farkl› yaklafl›mlar olsa da bal›kç›l›k yönetiminin, genel anlamda kaynaklar›n sürdürülebilirli¤ini sa¤lamak amac›yla tasarlanmas›nda ve yürütülmesinde fayda oldu¤unu düflünüyorum. TÜMB‹AD- Kaynaklar›n sürdürülebilir olmas› noktas›nda neler yap›lmal›d›r? Stoklar›n biyolojik özelliklerinin yan› s›ra, bal›kç›l›¤›n ekonomik yönü ve filonun niteliklerine ait veriler düzenli olarak toplanmal›d›r. Dinamik bir yap›ya sahip olan bal›kç›l›¤›n uzun dönemde yönetimi bu bilgilerin bir zaman serisi halinde toplanmas›yla sa¤lanabilir. Teknolojik geliflmeler bize bu bilgilerin üretilmesi, depolanmas›, güncellenmesi ve kullan›c›ya sunulmas›nda genifl çapl› olanaklar sa¤lamaktad›r. TÜMB‹AD- Ülkemiz bal›kç›l›¤› hakk›nda bilgi verebilir misiniz? Türkiye bal›kç›l›¤› küçük ölçekli (geleneksel) bal›kç›l›k ve daha donan›ml› mekanik teknelerin kullan›ld›¤› büyük ölçekli bal›kç›l›k türündedir. Farkl› oflinografik ve k›y› ya-

p›s›na sahip 4 farkl› denizden baflta küçük pelajik bal›klar olmak üzere, demersal, göçmen türler ve yumuflakçalar rahatl›kla avlanmaktad›r. Bu noktada Karadeniz bölgesine bir parantez açmam›z yerinde olacakt›r. Bal›kç›l›k üretiminin merkeze noktas›, küçük pelajik bal›klar›n en çok avland›¤› Karadeniz’de yo¤unlaflmaktad›r. Türkiye’de su ürünleri üretimi %75’in üzerinde bir oranla avc›l›k yoluyla sa¤lanmaktad›r. TÜMB‹AD- TÜMB‹AD Genç ‹fl Adamlar› Baflkan Yard›mc›s› Görevini yürütmektesiniz. TÜMB‹AD için düflünceleriniz nelerdir? TÜMB‹AD önemli bir organizasyon. Kapsam› ve faaliyet alanlar› göz önünde bulunduruldu¤unda bunu rahatl›kla görebiliyoruz. Farkl› alanlarda uzmanlaflm›fl yetkin kadrolar›n oluflturdu¤u bir sivil toplum kuruluflu TÜMB‹AD. Böyle bir projenin parças› olmak gerçekten onur verici. Ayr›ca TÜMB‹AD, gençlere f›rsat tan›yarak önemli bir sorumlulu¤u da yerine getirmektedir.Bana bu f›rsat› verdi¤iniz için de ayr›ca teflekkür ederim.

65


MAKALE

Tahsin BAYRAKTAR

TÜMB‹AD Genç Giriflimciler Komisyonu Baflkan›

G‹R‹fi‹MC‹L‹K Methodlar›

Giriflimcilik asl›nda zor bir alan de¤ildir. Bir flirkete girip çal›flmak hepimizin asl›nda ilk ad›m› olmas› gereksede, giriflimci olmaktan daha kolayd›r. Giriflimcilik sadece çok cesaret isteyen bir aland›r. Ço¤umuz flirkette çal›fl›rken akl›na baz› fikirler gelir ve biz bu fikirleri hayata geçirmek isteriz ama ola¤an iflimizi riske atmak çok daha zordur ve bu fikirleri zamanla unuturuz. Baflar›l› New York stok brokeri Jim Frisk’inde söyledi¤i gibi, “Girişimci, sönük bir başarıdansa şaşırtıcı başarısızlıkları tercih eden risk alıcıdır”. 66


MAKALE Bu davran›fl flekli ço¤umuz için korkutucu hatta imkans›z gözüyle bak›l›r. Türkiye'de her 100 kifli den sadece 6's› giriflimci. Bu giriflimcilerin yüzde 80'i 'ifl bulamad›¤›' yani mecbur kald›¤› için kendi iflini kuruyor. Baflka bir deyiflle, her 100 kifliden sadece 1-2'si giriflimcili¤i kendine bir kariyer seçene¤i olarak tercih ediyor. Türkiye'nin kalk›nma düzeyi için bu giriflimcilik oran› oldukça düflük. Geliflmekte olan benzer ülkelerde bu oran yüzde 25'lerde. Geliflmifl ülkelerde yeni nitelikli istihdam›n yüzde 80'i giriflimci flirketler taraf›ndan yarat›l›yor. ‹fl hayat›nda hepimizin amac› sadece para kazanmakt›r. Herkes ‘’para’’ kelimesine s›cak bakmayabilir. Kariyerlerini yükseltmek isteyen birçok insan vard›r ama bunun amac›da asl›nda daha çok kazanç sa¤lamak içindir. Sonuçta hepimiz daha çok para kazanmak isteriz ve aram›zdan cesaretleri olanlar, giriflimcilik yap›s›na e¤ilirler. Giriflimci olman›n ana temeli bafllayabilmektir. ‹nsanlar fikirlerini hayata geçirmekte zorluk çekebilir. Bafllang›ç ad›m›n› atmakt›r en zor olan çünkü baz›lar›m›z fikirlerimizi güvendi¤imiz insanlara anlat›r›z ve böylece fikrimizin dahada güçlenece¤ine inan›r›z. Bu iflin baflar›l› oluca¤›n› veya olmaca¤›n› en bafltan bilmek hepimiz en büyük arzusudur ama bunu bilmek imkans›zd›r. Öncelikle ilk ad›m› hemen atmam›z gerekmektedir. Unutmamam›z gereken bir anlay›fl fludur; ‘’E¤erki bir fikirimiz varsa bunu hemen hayata geçirmeye bafllamal›y›z çünkü bilmelisinizki ayn› fikri o anda düflünen baflka bir insan daha vard›r ve bunu yapacakt›r’’. Bunun örne¤inide flöyle görebiliriz; iflimiz hayata geçti¤inde araflt›rma sürecinde, bizimle ayn› ifli yapmaya çal›flan rekabetçilerimizi buluruz ve iflte bu kifli veya kurumlar bizlerle ayn› anda bu fikirlere sahip olanlard›r. En önemlisi ad›mlar›n sa¤lam olmas›d›r. Öncelikle ifl plan› haz›rlamak zorunday›z.

Bu ifl plan› fikri asl›nda Türk mantalitesine çok uygun de¤ildir ve ço¤umuz ifl hayat›na hemen bir hevesle girmek isteyerek, yapt›¤› hatalarla ya do¤ru yolu bulur yada pes edip iflini b›rak›r. ‹fl hayat›nda yapaca¤›n›z hatalarla harcayaca¤›n›z bofl zaman›, ifl plan› sizin için azalt›r. ‹fl plan›nda yapaca¤›n›z her ad›m› yazars›n›z ve bunun içinde; Amac›n›z, Vizyonunuz, Bafllang›ç plan›n›z, Pazar plan›n›z, Stratejiniz, Finansal Planlar›n›z, Reklam giderleriniz ve Planlaman›z v.b. gibi tüm ad›mlar›n›z yaz›l›r ve böylelikle ne zaman ne ad›m› ataca¤›n›z aç›kça belirgindir. ‹fl plan› yapmamak t›pk› bilmedi¤iniz bir restorana reservasyon yapmadan gitmek gibidir. Tek fark› ise restoranda yer bulamazsan›z bu sizin 1 saatinize mal olur ama ifl hayat›nda bu sizin senelerinize ve repütasyonunuza mal olur. ‹fl plan›n›z 2-3 ay sürebilir ve bu süre uzun dahi olsa afl›lmas› gereken bir dönemdir çünkü baflar›ya gidecek yolunuzdaki y›llar›n planlamas›n› yap›yorsunuz. Plan›n›z ç›kt›ktan sonra ad›m ad›m ilerlemelisiniz. En önemli olan nokta ise ifliniz için ihtiyac›n›z olan finans› nas›l sa¤layaca¤›n›zd›r. Baz›lar›m›z›n flahsi veya ailelerinde bu finans› sa¤layabilir ama baz›lar›m›z bunu yapamaz. Tübitak, Kosgeb, Sanayi ve Ticaret Bakanl›¤›, Kültür ve Turizm Bakanl›¤› ve bir tak›m Avrupa Birli¤i fonlar› bu isteklerinize cevap vermektedir. Günümüzde genç giriflimcilere olan ilgi fazlas›yla artm›flt›r. Ekonominin güçlenmesi ve yeni ifl olanaklar› aç›lmas› aç›s›nda dernek ve devlet kurulufllar› yard›m kap›lar›n› açm›fllard›r. Ancak çokta basit de¤ildir bu kredilere sahip olmak çünkü doldurman›z gereken bir sürü formlar vard›r ve bu formlar›n en zorlay›c› bölümü ise ifl plan›n› tekrardan de¤iflik formatlarda yazmak zorunda kalman›zd›r. Mükemmel oldu¤una inand›¤›n›z bir fikri hayata geçirmek için buna ihtiyac›n›z var ise mutlaka yapmal›s›n›zd›r. Hiçbir ifl, hiçbir para’ya emek sarfetmeden ulafl›lmad›¤›n› bilmek giriflimcili¤in hatta genel aç›da ifl hayat›n›n temel kural›-

d›r. Bir baflka gelir sa¤layabilice¤iniz kaynak ise ekstra ifllerdir. Ekstra ifllerin en belirginleri internet üzerinden yap›lan ifllerdir. E¤er zaman›n›z var ise bu iflleride yapman›z ekstra gelir sa¤laman›za yard›mc› olacakt›r. ‹nternet üzerinden ürün satmak veya bir hizmet vermek, ifl zaman›n›z›n d›fl›nda her saatte yapabilice¤iz ifllerdir ve sizlere giriflimcilik hayat›n›zda geliflmelerde sa¤layacakt›r. Yap›ca¤›n›z ifl ne olursa olsun, minimum seviyede harcama yapmaya çal›flmal›s›n›z. Büyük ofisler, çok say›da çal›flan personel , sekreter v.b. gibi gereksinimleri düflük seviyede tutulmal› çünkü o paralar baflka bir yerde çok iflinize yarayacakt›r. Mesela ofis ihtiyac›n›z çok büyük bir gereksinim de¤ilse ‘’Sanal ofis’’ kiralay›n. Bu hizmeti veren bir sürü flirket Türkiye’de mevcuttur. Sizlere çok düflük maliyetli ofis hizmeti sunarlar ve bunun içerisinde; telefon ve fax numaran›z, sekreteriniz ve hatta ayl›k limitli toplant› odas› bile vermektedirler. Yat›r›m yapmak herzaman flirketin büyümesiyle ayn› orant›da olmal›d›r ve bu yüzden bunlara dikkat etmeliyiz. ‹fl hayat›n›z geri kalan› sizin yetenek ve dayanma gücünüze ba¤l›d›r. Hiçbir zaman hiçbirfleyi yapmak kolay de¤ildir. Uzaktan kolay gözüken ifller, yak›nlaflt›¤›n›zda çok zordur. Baflar›ya giden yol zorluklardan geçmek zorundad›r ve bu sizin onlara karfl› olan dayanma gücünüze ba¤l›d›r. Ayn› zamandada ola¤an yetenekleriniz, bunlar› ifl hayat›na nas›l uyarl›yaca¤›n›zla orant›l›r. K›saca yapaca¤›n›z ve yapman›z gereken herfley bir dengenin üzerine kurulu olmal›d›r ve bu denge sizleri baflar›ya ilerletecektir. Reddedilmeye olan dayan›kl›l›¤› sadece reddedilerek kazanabilirsiniz. Giriflimciyseniz, deriniz h›zla kal›nlafl›r. JamesR.Cook Sayg›lar›mla,

67


GÜNDEM

Sanat VE ‹fl dünyas› Asl›nda Alta Mira ma¤aras›na kim oldugunu bilmedi¤imiz o tarihin ilk sanatç›s›,o bizon resmini bütün hüneriyle çizdi¤inden beri tart›fl›p duruyoruz sanat›n ne oldu¤unu. Neden bizon resmi neden onu tarihe b›rakmak istedi ve neden bir ma¤aran›n duvar›na. Bunlar›n hepsi henüz cevab›n› bulamam›fl sorular ve san›r›m cevab› bulunamayacak. O günden bugüne sanat dünyadaki de¤iflimlerin hepsini gerçeklefltirdi, ça¤lari noktalad›, krallar›,imparatorlar› taht›ndan etti. Dünyan›n en büyük iletiflim arac› olarak kullan›ld›. Ve bugün tarihi tan›mlarken bile elimizdeki en önemli veri geçmiflin yans›malar›n› sunan sanat eserleridir. 68


GÜNDEM Yüzy›llard›r devam eden savafllar›n sahip

geliflimini bana ayr›lan sayfalarda paylafl-

olma çabalar›n›n talanlar›n ve ya¤malar›n

may› planl›yoruz. Çünkü dünyada bugüne

yan›nda, sanat de¤erini kaybetmeden tüm

kadar oldu¤u gibi bundan sonra da sana-

insanl›k için ayn› fleyi inceliyor, ideal olan

t›n yay›lmas› ve geliflmesi konusunda en

toplumlara yön verirken de ideal olan›

önemli rolü bürokratlar ve ifladamlar› sa¤-

sunmakla birlikte ideal olana ulaflma yolu-

layacakt›r. Bu seçkin hüzzar›n sanata ba-

nu da halka en iyi flekilde sunmay› hedef-

kifli flehirleri ülkeleri de¤istirecek e¤itim

ler ve bunu baflar›r.

seviyesini yükseltecek, toplumsal kalk›nman›n yolunu açacak ve gelece¤e miras

Teknolojinin bedenlerimizi esir ald›¤› bu

olarak büyük sanatç›lar›n b›rak›lmas›n›

yüzy›lda sanat tükeniyormufl gibi görunse

sa¤layacakt›r. Karanl›¤a karfl› savafl›n en

de asl›nda insano¤lunun basite yolculu-

önemli sembolü olan tüm sanat disiplinleri

¤unda sanat her zaman bir yol haritas› ol-

do¤ru destek sayesinde Anadolunun top-

maya devam edecektir.

rak alt›ndaki efsanelerini mitlerini geleneklerini ortaya ç›kar›p bunlar› dünya stan-

Tabi dünyada bu geliflmeler olurken Türki-

dartlar›yla harmanlay›p, uluslararas› bir ta-

ye kendi sanat geçmisini derinlikli bir fle-

n›t›m ve kendini anlat›m projesine dönüfle-

kilde inceleyip kendi sanat›n› dünyaya ta-

cektir.

n›tmakta biraz zorlanm›fl ve geç kalm›flt›r. Atatürk'ün büyük dehas› ve gelece¤i ta-

Sanat›n gereklili¤inin anlafl›lmas›nda rolü

n›mlayan bak›fl ac›s›yla Ankara 'da kuru-

bulunan bir çok de¤erli sanatç› da bu

lan Devlet Konservatuvar›,Cumhuriyetin ilk

sayfalarda yerini alacak ve b›rakt›klar› izle-

y›llar›nda bir devrim olmufl say›s›z ,Türk

rin görülmesi sa¤lanacakt›r. Her say›da

sanatc› yetifltirmifl ve Dünya sahnesine

hayatta olan ve bizlere topluma anlatacak

büyük besteciler, büyük aktörler,büyük ic-

çok fazla sanatsal malzemesi olan sanat-

rac›lar sunmufltur.

c›lar benimle birlikte görüfl ve bilgilerini paylaflacaklar.

Türkiye co¤rafyas› asl›nda bütün dünyan›n

Siz çok de¤erli Tümbiad dergisi okuyucu-

kesinlikle farketti¤i bir yetenek vadisidir.

lar›, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün

Türk insaninin yetene¤i ve zekas›,Türkiye

yat damarlarından biri kopmuştur" düflün-

Cumhuriyeti'nin gelecek yüzy›llarda do¤ru yat›r›mlarla ve do¤ru tespitlerle markas› ve

dedi¤i gibi,"sanatsız kalmış bir milletin hacesine inanarak bafllayan sanat yolculu-

aynas› olacakt›ir flüphesiz. Bu nedenle sa-

¤umuz yelkenlerini gelece¤e, daha güzel

nat bilinçlendirilmesi, 21.yüzy›lda bir stra-

daha büyük bir Türkiyeye do¤ru açmal›d›r.

tejik plan eflli¤inde gelifltirmeli ve toplum-

Bunun için de sizlerin deste¤i çok ama

lar›n haf›zas›na iletilmelidir,flüphesiz.

çok önemlidir.

Ortaça¤›n sonunu getiren, rönesans›n

Türkiye ifl dünyas›n›n ve devletinin sanata

bafllamas›n› sa¤layan, insanlar›n din dil ›rk

yapaca¤› yat›r›m bu ülkenin gelece¤inde

ayr›m› yapmadan iletiflim kurmas›n› sa¤la-

haf›zalardan kaz›nmayacak izler b›rakacak

yan sanat gelecekte de büyük de¤iflimle-

ve nesillerden nesillere de hep sayg›yla

rin ve geliflmelerin ortas›nda önemli gö-

aktar›lacakt›r.

revler üstlenecektir flüphesiz.

Evren B‹NGÖL

Sinema Oyuncusu ve Sanat Yönetmeni

Elinizde ilk say›s›n› tuttu¤unuz bu dergide

Önümüzdeki say›da görüflmek üzere

sanat›n gereklili¤ini ve geçmiflten bügüne

sayg›lar›mla.

69


SPOR

Hayri ÜLGEN

TÜMB‹AD Genel Baflkan Yard›mc›s› ve Spor Yazar›

“PARA” futbolcular›n

herfleyi oldu. Türk futbolu nereye gidiyor? Bu konudaki görüşleriniz, analizlerinizleriniz nelerdir?

lesef kimse tan›maz. Futbol en gözde sporlardan biri yani. Futbolcular kendileri-

Bizim ülkemizde Fenerbahçe, Galatasaray

Ben y›llarca Türk futbolunda oynad›m. Milli

ni iyi e¤itirlerse baflarl› olurlar ve kendi ge-

ve Befliktafl tak›mlar› Anadolu tak›m›ndaki

tak›mda oynad›m, 4 sene gol kral› oldum,

lece¤ini de garanti alt›na al›rlar ama ne

futbolcuya t›k diye paray› verip oynat›yor-

ancak biz eskiden forma için, kulüb için

yaz›k ki bizde e¤itim düzeyi düflük olan

lar ama bir sene sonra o çocu¤u kaybedi-

ve camia için futbol oynard›k, ama son za-

insanlar futbolcu oldu¤undan hiçbir dö-

yoruz. E¤er e¤itim olarak ve psikolojik ola-

manlarda görülüyor ki “para” futbolcular›n

nem Türk futbolu bir yere gelememifltir.

rak o çocu¤a ‹stanbul havas› yaflat›lsayd›

herfleyi oldu. Biz futbolu amatör ruhla ama

ozaman o da daha az hata yapard›, daha

profesyonelce oynard›k. Bunlar flimdi pro-

Bu, hem bizim federasyonumuzun bir ay›-

az farkl› atmosferlerde s›k›nt› yaflard›. Ha-

fesyonel ligde düflünüp amatör ruhla oy-

b›d›r, hem de psikolojiden anlamayan tek-

yat da böyledir. Y›llar önce 2003 y›l›nda

nam›yorlar. Futbol para demek de¤ildir.

nik direktörlerimizin olmay›fl›n›n bir sonu-

Dünya fiampiyonas›’nda 3. olduk ve bu

Mesela bir Arjantin Baflbakan› dendi¤inde

cudur. Düflünün, bir anda trilyonlar eline

baflar›da medyadaki arkadafllar›m›z fienol

ismi akla gelmez ama bir Messi dendi¤in-

geçen bir futbolcudan ne bekliyebiliriz ki.

GÜNEfi’in karizmas›ndan bahsettiler.

de, Arjantinli derler, bir Maradona dendi-

Bu paray› herhangi bir kifliye de versen ne

¤inde akla hemen Arjantin gelir.

yapaca¤›n› flafl›r›r do¤al olarak, ama, bir

Futbol karizma olabilir ama bir teknik

Avrupal› ne yap›yor, ailesi ne durumda,

adam böyla flanl› flöhretli an›lmamal›, öyle

Demek ki futbol dünyan›n en büyük rant›.

çocukken nas›l bir yaflam geçirmifl, her-

insanlar vard›r kiflili¤i yüksektir ama üzer-

fiimdi eski ve yeni futbolculara bakt›¤›m›z-

hangi bir flehre adapte olabilir mi ve ta-

lerinde elbise yoktur, öyle insanlar da var-

da herkes tan›r ama herhangi bir Çal›flma

k›mda arkadafll›k kurabilmifl mi bak›l›yor

d›r ki elbise giymifltir ama kiflili¤i bofltur.

Bakan› veya Tar›m Bakan› kim desen ma-

ve sonra ona göre karar veriliyor.

Biz insanlar›n kültürünü hiçbir zaman bir

70


SPOR elbiseyle veya bir giyimle elefltirmemifliz-

yoktur. Bugun hakemlerden bir Collina

dir. Tabi ki elefltiriler yap›lacak ama y›k›c›

vard›r. Dünyan›n en iyi hakemlerinden biri

de¤il. Maalesef Türk futbolunda y›k›c›

oldu¤unu düflünüyorum, gerçekten ha-

elefltiriler var, ben önde olay›m diye kendi

kemlik yap›yor, sayg›yla e¤ilirim önünde.

arkadafllar›n› kötüleyen, kendini satan tek-

Ama Türkiye’de hiçbir hakeme gerçek

nik adamlar var. ‹nsanlar iyi bir e¤itim gör-

hakemlik yapt›rm›yorlar. Bu gerçe¤i ben

müflse gidip o futbolcuyu sanat›yla, kültü-

burada vurgulamak istiyorum. Ben y›llarca

rüyle, e¤itimiyle yetifltirirse kendisi de bü-

oynad›m, bunun ac›s›n› çektim. Malesef

yük ifller yapan bir kifli olur.

hakemler kendi kararlar›n› kendileri veremiyorlar, adil maç yönettikleri zaman 3-4

Eser yapmayan bir insana sanatç› diyebi-

maç sonra sahaya ç›kam›yorlar. Bu du-

lirmisiniz? Teknik adam budur, e¤er altya-

rumda Türk futbolu nas›l kalk›ns›n?

p›da iki üç tane adam gibi futbolcu ç›kar-

Türk futbolundaki yabancı teknik direktör-

mazsa benim için yeterli bir hoca de¤ildir, teknik adam da de¤ildir. Beni flampiyon yapm›fl banane, bana günlük de¤il bana gelece¤e ›fl›k yakan teknik adamlar laz›m. Biz bunlar› yapt›¤›m›zda bak›n herfley gü-

ler ve yapancı futbolcuların sayısı gün

geçtikçe artıyor bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bir plan yapt›¤›nda alt yap› olmazsa sen

zel olur. Avrupa’da oynayan tak›mlardan

ne kadar plan yapsanda bu tak›m çöker.

hiçbiri baflar›l› olam›yor, Dünya Kupas›’na

Bir tak›m her sene 10-15 tane futbolcu al›-

gidemiyoruz Avrupa flampiyonas›na gide-

yor, neden devam edemiyor kendi oyun-

miyoruz art›k, neden? Niçin kimse bunun

cusuyla yani her fley para ve o kulübten

araflt›rmas›n› yapm›yor? Çünkü teknik

bu kulübe gidiyorlar. Bak›n eskiden sade-

adamlar yanl›fl zamanlarda yanl›fl yere ge-

ce iki üç tane takviye yap›l›rd›. Futbolda

tiriliyor. Siyaset, futbolun göbe¤ine kadar

dünyan›n en çok para dönen ülkelerinden

girmifl. Hiçbir zaman sporda siyaset ol-

biriyiz. Paray› bu kadar bulmam›za ra¤-

maz, o ayr›d›r, öbürü de ayr›, ahlak› da ay-

men hiçbir zaman baflar› elde edemiyo-

r›d›r.

ruz. 10 tane futbolcu al›rken alt yap›dan

Siyaset derken Belediye kulüblerini mi

hangi tak›m 3 tane futbolcu ç›karm›flt›r.

n› biz yap›yoruz, Avrupa’da oynad›¤› zaman vergi de veriyor. Hangisi ne kat›yor

kastediyorsunuz?

Gelen teknik direktörlere bak›yorsun kor-

Evet o da dahil. Belediyelerin bütçelerin-

yor her alt yap›da elli tane hoca var dün-

deki para yalnzca amatörlere ayr›l›r atletiz-

yan›n paras›n› al›yorlar ortada hiçbir ifl

me gürefle vb…. Bak›yorsun ‹stanbul’da

yok. Ben bu parayla gidip Anadolu’dan

Büyükflehir Belediye var, kanunlar› kendi-

küçüklerden futbolcu ç›kar›r›m. Çünkü biz

miz koyuyoruz ama kendimiz itaat etmiyo-

rahat para kazanmay›, hat›rla ifl yapt›rmay›

ruz. Sonra futbol federasyonundan birfley

, torpille ifl götürmeyi yapan insanlar›z.

isteyebilirmiyiz, tabiî ki hay›r. Bak›yorsun

Yabancı futbolcular kadro ya da yaşam

anlaflma yap›l›yor onlara ilgi gösteriliyor.

mi?

yetiflmiyor. fiimdi art›k bir tane y›ld›z yok.

merkez hakem komitesine 8 tane adam›n› getiriyor 10 senelik baflar›l› olan hakemlerin yerine koyuyorlar. Baflar›l› olan Avrupa’ya aç›lan hocalar›m›z bile bir anda kay-

kunç bir para. Bu kadar para nereye gidi-

standardı açısından bir imtiyaza sahipler Bak›yorsunuz nerden geldi¤i belli de¤il,

boluyor. MHK sadece baflkan› olur, hake-

ortada bir futbolcu var ama arada arac›lar

mi olmaz. Sen benim adam›ms›n mant›¤›-

menajerler var tabii. Yabanc› futbolcular

n›n hiçbir zaman dünya futbolunda yeri

buray› çiftlik olarak görüyorlar. Sigortalar›-

bana biri ç›ks›n söylesin. 3 ay oynars›n 6 ay oynars›n ama sen sakatland›ktan sonra sana para vermezler. Bizde hergün sakatlan›yorlar ve hiç oynamadan para al›yorlar aylarca. Biz bunlar› da hiçbir flekilde kontratlar›m›za yazam›yoruz. Çünkü art›k futbolcularda o kadar ezilmifl, yorulmufl ki. Yurtd›fl›ndan gelen futbolcularla hemen Hergün geriye gidiyoruz. Türkiye’de kaleci Çünkü hal› sahalar bafllad›, eskiden biz tarlalarda oynard›k, aya¤›m›z› tafla çarpard›k, tpu almak için cambazl›k yapard›k. fiimdi hal›sahalarda oynan›yor, flartlar daha iyi ama ortada yap›t yok. Adam saha

71


SPOR futbolcusu oluyor sadece. Neden Türk futbolu kalkınmıyor?

Federasyonumuzun Baflkan› bütün kulüblerin baflkan›d›r. Dünyada hiçbir federasyon baflkan› bir tak›m›n baflkan› de¤il. Federasyon Baflkan› dedi¤inde kulübleri yöneten demek, Türk futbolunu yöneten demek. Biz bifley yapamad›¤›m›z için her iki maçta bir ya bütün suçu hocaya atar›z ya da hakem kötü deriz ama hep kendimizi aldat›r›z. Biz futbolcuya para ödüyorsak futbolcu hiç mi suçlu de¤il, yönetim hiç mi suçlu de¤il. Üç befl tan›d›kla medyaya istediklerini yazd›r›yorlar bunlar hiç mi suçlu de¤il. Hiçbiri mi bifley yapmam›fl. Üç büyüklerden çok Anadolu takımlarını

birilerinin arkasına alması lazım bunu nasıl aşılayacağız?

Alt yap› hocalar›n›n hem psikolojiden anlamalar› laz›m hem de herbir futbolcuyla baba-o¤ul gibi olmalar› laz›m. Bir baba nas›l o¤luna ders verir hayat› ö¤retirse e¤itim mesle¤ini yapm›fl, futbolu bilen kifliler getireceksin ki, o futbol kalk›ns›n. Ama bizde futbolcu, mesle¤i bitince hocal›¤a soyunuyor.Alt yap›ya laz›m olan e¤itimi yüksek, ö¤retmenlik yapm›fl ve futbolu bilen kifliler getireceksin ki baflar›l› olas›n. Futbolda dünyadaki geliflim o kadar yükseldi ki, UEFA kriterleri var, art›k iletiflim çok kolay oldu¤undan bir dü¤meye bas›yorsun, o kulübün nas›l yönetildi¤ini ö¤reniyorsun. Avrupa’da sistemli ve spor ahlak› olarak ifli profesyonelce yap›yorlar, ama bizde hala onu, baflka düflüncelerle yap›ld›¤› için hiçbir zaman baflar›l› göremiyor lar. O zaman Türk futbolunun flu anda sizin ifadelerinizle epey bir geride gidece¤ini anlad›k. Sizlere k›sa bifley daha anlatay›m. Biz 3-4 y›l içerisinde yeni bir altyap› oluflturduk

72


SPOR yavafl yavafl. Bir Fenerbahçe tak›m›na

ver insanlard›r. Ve muhtaflem birgün yafla-

bir tek Trabzon’da alt yap› vard› ama son-

bakt›¤›m›zda Zico vard›, anlaflamad› bir

d›k. Bir fianl›urfal› olarak a¤açta bir meyve

ralarda hep üç büyükler flampiyonlu¤a oy-

sene sonra kovuldu, ne yapt› ‹spanyol ol-

de ben yeflerttiysem ne mutlu bana diye-

nuyorlard›.

du¤undan ‹spanyol takti¤i uygulamaya

lim.

çal›flt›, olmad›. Bir Daum vard›, o da Al-

Bunun örnek olmas› gerekiyordu. Sizden son-

man. flimdi bu kadar futbolcunun denge-

ra kimse birdaha el atmad›.

oynuyor ama gel gelelim son dakikada bir

siyle oynarsan olmaz. Kendi çocu¤unuzu

Biz Türkler haz›r lokmay› çok seviyoruz

gol yedi mi hain ilan ediliyor. Bir yandan

düflünün. Bir kalk orda otur, bir kalk bura-

haz›r olan her fleyi hem de. Ben flimdi Ur-

da doksan dakika adam hiç oynam›yor

da otur dersen flafl›r›r ne yapaca¤›n›, ya

fa’ya bir Befliktafl tak›m›n› da götürece-

ama son dakikada adam›n aya¤›na top

baba sen ne yap›yorsun der. Futbolda da

¤im, bir Fenerbahçe tak›m›n› da götürece-

de¤ip kaleye giriyor, adam kral oluyor.

sistem budur.

¤im, çünkü orda Befliktafll›lar da var, Fe-

Onun için futbolda önce hücum oyuncusu

Şu anki oyunculardan milli takım olarak

nerliler de, neden gitmesinler.

olman› isterler. Ama futbolun en a¤›r yükü

memnun musunuz?

Peki şimdi yabancı teknik direktörlerden

ise orta sahad›r.

sela Galatasaray hocas›, tak›m Fenerbah-

En iyi futbolcu hangi şekilde öne çıkıyor? fiimdi bir futbolcu doksan dakika kaleye

bahsettik en başarılı olan sizce kim?

Orta saha iki kiflilik oynar çünkü. Bence

Türkleri çok iyi tan›m›fl, ezberlemifl Romal›

yok. A¤›z tad›yla izledi¤im bir Hakan fiÜ-

çe’ye 6-1 yenildi diye kovuldu ama, adam

bir teknik adam vard› üç kere flampiyon

KÜR, bir Sergen sondu. Çünkü futbol istik-

gitti yurtd›fl›nda en önemli tak›mlarla çal›flt›

yapt› ama ne oldu hiçbifley olmad›, haz›r

rard›r. Avrupa’da adam çok genç yafllar-

ve kendilerine baflar›y› kazand›rd›. Aynen

tak›mla bir insan çok zengin olabilir. Çok

da baflar› sa¤larken bizde bakm›fls›n 30-

bunun gibi örnekler çok, biz nap›yoruz iki

güçlü bir adam da olabilir. Ben hiçbirinin

33 yafllar›nda futbolcular hala en iyi tak›m-

maçla adam› de¤erlendirip baflar›s›z ise

bizim alt yap›m›za el at›p bizi gelifltirce¤ini

larda oynuyor. Hiçbifley yapmayan birini

kovuyoruz.

düflünmüyorum. Hepsi para için geliyor.

30 yafl›nda tak›ma seçiyorlar bu da alt ya-

Türkiye’de bir ilk gerçekleştirdiniz. Urfa’ya

Bizi kimse sevdi¤i için gelmiyor, zaten bi-

p› bozuklu¤undan kaynaklan›yor.

takımları götürdünüz. Güneydoğu halkı

ze kimse gençken gelmiyor yolun sonun-

En iyi hakem sizce kimdir?

sayenizde, bunu nasıl başardınız? Ne tür

Spor platformlarında söz sahibisiniz, özel-

Ben fianl›urfal›’y›m, y›llarca o topraklarda

kımları daha bir şampiyonluğu görmeye

yorum. Avrupa’da hiç Türk hakem var m›?

Ben flu anda aç›k flekilde söyliyeyim. Me-

daha doğrusu Türkiye güzel bir gün yaşadı

da geliyor.

aşamalardan geçtiniz?

likle bu hükümet döneminde Anadolu ta-

son y›llarda iyi oynayan hiçbir futbolcu

Benim y›llar önce çok sevdi¤im hakemler vard› ama flimdi hiçbir hakemi be¤enmi-

başladı ne düşünüyorsunuz?

Türk hakemler dünyada hiç yok. Sudi Ara-

Bir ‹ddia’da, Dijitürk’te, bir reklamda ve

kem ç›kar›yorlarsa ve biz ç›karam›yorsak

onu ben bilirim. fiimdi anlatt›¤›mda yü-

Türkiye’de göz önüne al›nd›¤› zaman, be-

suç bizdedir. Ayr›ca dünyada hiçbir yerde

zümdeki ifadeden anlars›n›z. Futbol tak›m›

lediyeler de dahil art›k Anadolu tak›mlar›

karagöz oyunu gibi televizyonlarda hakem

geldi¤inde ellerini otobüse sürerler ki eli

da para kazanmaya bafllad›. Bir Kayseri,

hatalar› gösterilmez.

elime de¤di derler. Bu kadar geri kalm›fl

bir Bursa Belediyesi, onlar tak›mlar›na

bir toplumuz iflte.

müthifl bir yat›r›m yap›yorlar. Bu belediye-

Ama maalesef hiç kimse ona, o topluma

lerde tak›mlar›na hiçbir yard›m yapmad›¤›

Türkiye’de ilk üçte hangi takımları sayar-

destek vermedi, ama ben ne yapt›m, va-

zaman baflar›lar› s›f›ra iniyor. Avrupa’da

liyle görüfltüm, Baflbakan’a kadar gittim

nas›l UEFA kriterleri varsa Türkiye’de de

Bursaspor, Befliktafl ve Fenerbahçe. Ga-

ve fianl›urfa’ya 30-40 bin kiflilik stad yapt›k

her fley art›k para olmufl.

latasaray’› d›flar›da b›rakt›m ama, o zaten

ve fianl›urfa Türkiye kupas›nda ev sahipli-

Eskiden kazand›¤›nda bifley yoktu ama

kendini d›flar›da b›rakt›. Temennim Türk

¤i yapt›. O kadar güzel karfl›land› ki ora-

bugun kazand›¤›nda 700 milyon al›yorsun.

futbolunun en iyi yerlere gelip kaliteli

daki insanlar, otellerde de¤il herkes evleri-

Art›k ‹ddiaya falan yat›rd›¤›nda para kaza-

sporcu arkadafllar yetifltirmesi.

ni açt›, aç kalsalar bir lokma ekme¤i bile

n›yorsun, yani nerden bakarsan bak yüz

Türkiye’ye güzel bir flekilde tan›taca¤›z in-

bölüflebilecek kadar yürekli ve misafirper-

bin dolar iki yüz bindolar. 1980-81’lerde

flallah sporu.

yaflad›m, büyüdüm. O insanlar futbol nedir bilmezler, futbolcuyu görmezler, ancak

bistan bile futbol oynamad›klar› halde ha-

sınız?

‹lk üç olarak de¤il ama Trabzon, Kayseri,

73


SPOR

Sporun Baflkenti ‹STANBUL Sadece ülkemizin de¤il, tüm dünyan›n gözdesi olan ‹stanbul’da sa¤l›kl› nesiller yetifltirmek ad›na, spora yap›lan yat›r›mlar her geçen gün art›yor. Ortaya koyulan hedefler do¤rultusunda tesisleflme hamlesi ve sporu tabana yayma projeleri ile altyap› faaliyetleri gerçeklefltiriliyor. Bu do¤rultuda ‹stanbul'u tam bir olimpiyat flehri haline getirmek için çal›flan bir müdür var: Tamer Taflp›nar... ‹stanbul Gençlik ve Spor ‹l Müdürü Taflp›nar ile, “sporun baflkenti” ‹stanbul’u konufltuk:

74


SPOR ‹stanbul’da spora bak›fl aç›n›z, yaklafl›m›-

yor. Bunun için yaklafl›k 7-8 seneden beri

n›z nas›l?

‹stanbul ve çevresine yap›lan spor komp-

‹stanbul, Türkiye’de sporun kalbinin att›¤›

leksleri hakk›nda bilgi verebilir misiniz?

yer.

2002 y›l›na kadar ‹stanbul’da toplam 69

Biz her y›l ‹stanbul olarak, ortalama 50

spor tesisi varken, 2003-2009 y›llar› ara-

uluslararas› büyük çapl› organizasyon ya-

s›nda ilimize kazand›r›lan spor tesisleri:

p›yoruz. ‹stanbul zaten sporun câzibe

(spor salonu: 11, yüzme havuzu: 5, sente-

merkezi. 1 y›lda 50 uluslararas› faaliyet

tik çim saha: 7, toprak futbol sahas›: 6,

gerçeklefltiriliyor.

hal› saha: 2, stadyum: 1, semt sahas›: 1)

fiimdiye kadar dünyan›n dev organizas-

olmak üzere toplam 33 spor tesisi ilimizin

yonlar›na baflar›yla imza att›k.

hizmetine sunulmufltur. Ayr›ca, devam et-

‹stanbul’un Avrupa kültür baflkenti seçilmesi; bundan sonraki uluslararas› organi-

mekte olan birçok projemiz de bulunmaktad›r.

zasyonlar›m›z› daha anlaml› bir hale getirecektir.

Faaliyet gösterildi¤i bütün ülkelere büyük

Zaten biz sporla kültürü birbirinden ayr›

kazanç sa¤layan Olimpiyatlar için ‹stanbul

düflünmüyoruz. Mesela geçen ay alt›nc›s›-

haz›r m›? Çünkü 2020 senesine adayl›¤›-

n› baflar›yla gerçeklefltirdi¤imiz ve nere-

m›z söz konusu…

ald›¤›m›z karar› aç›klamak için

deyse geleneksel hale gelen bir organi-

2020 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunlar›

zasyonumuzun ad›; Türk Dünyas› Gürefl

için, bugün itibariyle her bak›mdan haz›r

topland›k. ‹stanbul 2012

Turnuvas› ve Kültür fiöleni. Yani biz sporla

oldu¤umuz söylenemez. Önemsenmesi

Avrupa Spor Baflkenti olarak

kültürü iç içe de¤erlendiriyor ve uygula-

gereken eksiklerimiz var. Ancak bunlar,

malar›m›zla da bunu gösteriyoruz.

Olimpiyatlar› ald›¤›m›z kesinlefltikten itiba-

Tamer TAfiPINAR

‹stanbul Gençlik ‹l Spor Müdürü

Geçti¤imiz günlerde, Avrupa Spor Baflkentleri Birli¤i Baflkan› Gian Francesco Lupatelli, ‹stanbul'un 2012 Avrupa Spor Baflkenti seçildi¤ini aç›klad›. Lupatelli, Avrupa Spor Baflkenti Birli¤i Komitesi'nin ‹stanbul'da farkl› yerlerde incelemelerde bulundu¤unu belirterek, "‹ncelemelerden sonra

seçilmifltir. Bundan dolay› çok büyük mutluluk duymaktay›z" dedi.

ren, üstesinden gelinemeyecek sorunlar Senelerden beri sporumuzun geliflmesin-

de¤il. ‹stanbul’u sadece sportif tesis ve

de baflta Genel Müdürlük olarak bölgeleri-

organizasyon yönünden haz›rlamam›z ye-

mize de büyük görevler düflmüfl bulunu-

terli olmayacak; ulafl›m, konaklama vs. gi-

75


SPOR bi konular› içine alacak flekilde, bütün altyap›s›yla flehri haz›r hale getirmek gerekecektir. Spor tesisleri ve organizasyonlar› aç›s›ndan flimdiye kadar yaflad›¤›m›z uluslararas› tecrübeleri de gözönüne ald›¤›m›zda, ülke olarak meselenin üstesinden gelece¤imize inan›yorum. Belirtmek istedi¤im bir hususda; flehirlerin önce Olimpiyat ve Paralimpik Oyunlar›’n› ald›¤› ve tesisleflmeyi ondan sonra tamamlad›¤›d›r. fiimdiye kadar flehirler hep böyle yapt›. Biz de bunu yapabiliriz. Size göre Olimpiyatlar›n yap›labilmesi için ‹stanbul’un tamamlanmas› gereken eksik yönleri nelerdir? Organizasyon becerisi yönünden bir eksi¤imiz yok. UEFA fiampiyonlar Ligi Finali, UEFA Kupas› Finali, Formula 1, ‹stanbul Cup, MotoGP, Avrupa Yüzme fiampiyonas› gibi büyük organizasyonlardaki baflar›

Basketbol fiampiyonas›, 2011 Avrupa

me projeleri

Olimpik Gençlik Oyunlar›, 2011 Dünya

‹stanbul’un çok büyük bir flehir oldu¤u

Gürefl fiampiyonas›, 2011 Dünya Üniversi-

mâlum. Bu münasebetle, ‹stanbul’da baz›

te K›fl Oyunlar›, 2011 WTA Dünya Tenis

ilçeleri pilot bölge seçerek, baz› branfllar-

fiampiyonas›, 2012 Dünya Amatör Golf

da projeler hayata geçirdik. Mesela yüz-

fiampiyonas›, 2012 Dünya Salon Atletizm

mede önce Bak›rköy, sonra da Kad›köy

fiampiyonas›, 2012 Dünya K›sa Kulvar

ve Üsküdar’da 10 binin üzerinde ö¤renciyi

Yüzme fiampiyonas›, 2012 Dünya Satranç

tarayarak içlerinden yüzme sporuna kabili-

Olimpiyatlar› gibi dev organizasyonlar bi-

yetli olanlar›n› belirledik. Onlar› suyla, ha-

ze çok fley kazand›racakt›r.

vuzla, yüzmeyle tan›flt›rd›k. ‹çlerinden müsab›k olarak yoluna devam edip, Türkiye

oran›m›z ve elde etti¤imiz tecrübeler, Olimpiyatlar yönünde bize önemli kazan›mlar sa¤layacakt›r. Ayr›ca önümüzdeki dönemde düzenleyece¤imiz; 46. Cumhurbaflkanl›¤› Bisiklet Turu, 2010 Avrupa Yol Bisikleti fiampiyonas›, 2010 Dünya Ralli fiampiyonas›, 2010 Dünya Tak›mlar Judo fiampiyonas›, 2010 Dünya Deniz Küre¤i fiampiyonas›, 2010 Dünya 3 Bant Bilardo fiampiyonas›, 2010 Dünya Halter fiampiyonas›, 2010 Formula 1 Türkiye Grand Prix, 2010, At›c›l›k TrapSkeet Dünya Kupas› Finali, 2010 Dünya

76

Tesisleflme yönünde de önemli hamleler

çap›nda derece elde edenler oldu. Ayn›

yapmakla birlikte bunu asla yeterli görmü-

uygulamay› atletizmde, güreflte, at›c›l›kta,

yoruz. Tesisleflmenin de üstesinden gele-

voleybolda yapt›k. Tabii tüm bu yap›lanlar›

ce¤imize inan›yorum. Konaklama alan›nda

bafllang›ç say›p, daha çok projeler üret-

iyi bir yerde oldu¤una inand›¤›m ‹stan-

memiz ve uygulamam›z gerekir. ‹stanbul

bul’un, ulafl›m yönünden önemli eksikleri

böyle bir çal›flmay› isteyen bir flehir. Yap›l-

var. Sistemli, planl›, programl› çal›flt›¤›m›z

mas› gereken daha çok fley var.

taktirde 2020 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunlar›’n› en iyi flekilde gerçeklefltirece¤imize inan›yorum.

Sporu tabana yayma ve gelifltir-

Tesisleflmeye 170 milyon liral›k yat›r›m ‹stanbul’un spor alan›nda ihtiyaç duydu¤u unsurlar›n bafl›nda tesis geliyor. Tabii sadece tesis yapmakla ifl bitmiyor. Bu tesisleri güçlü organizasyonlar ve sa¤lam projelerle en üst seviyede ifller hale getirmek de çok önemli. Bu meselenin bir yüzü.. Bir de flöyle bir gerçek var ki; ‹stanbul’a ne kadar tesis yaparsan›z yap›n, göze batm›-


SPOR yor. Çünkü sözkonusu olan, nüfusu 15

uyumlu ve hayatla bar›fl›k oluyor. Spor

milyonu aflan bir flehir. Ve bu flehrin ihti-

yapmayan insanlar ise genellikle içine ka-

yaçlar› çok büyük. Biz tesis politikam›zda

pan›k, toplumla temas›n› en aza indiren,

ilk önce, hiç tesisi bulunmayan ve tesis

sosyal hayatta yer almaktan çekinen, iflle-

yönünden son derece fakir olan bölgelere

rinde-derslerinde performans düflüklü¤ü

a¤›rl›k vermeye çal›flt›k. Cumhuriyet tarihi

gösteren ve kötü al›flkanl›klara yakalanma-

boyunca hiç spor tesisi yap›lmam›fl ilçele-

ya daha meyilli olabiliyorlar maalesef. Bu-

rimizi tesise kavuflturduk. 7 y›lda toplam

nun için yediden yetmifle herkese hem vü-

170 milyon liral›k bir yat›r›m gerçeklefltiril-

cut hem de ruh sa¤l›¤› için spor öneriyo-

di. Yüzme havuzlar›, spor salonlar›, futbol

ruz.

sahalar› yapt›k. Ayr›ca, yap›m› y›lan hikâyesine dönen baz› tesisleri k›sa sürede bi-

Sporcu say›s›nda ve spor kültürü anlay›-

tirerek aktif hale getirdik. Tabii bütün bun-

fl›nda ne gibi geliflmeler yaflan›yor?

lar› yaparken önceki ‹stanbul eski Valisi Sa-

‹stanbul’da spor yapan kifli say›s›n› art›r-

y›n Muammer Güler’in ve ‹l Özel ‹daresi’nin

mak en büyük hedeflerimiz aras›nda. Biz

büyük destekleri sözkonusu. Bu bir ekip çal›fl-

göreve geldi¤imizde ‹stanbul’da lisansl›

mas›. fiimdiki Valimiz Hüseyin Avni Mutlu da

sporcu say›s› yaklafl›k 26 bindi. fiimdi bu

spora büyük bir önem ve destek veriyor. Biz

say› 176 bini aflm›fl durumda. Ama gelinen

infla etti¤imiz her tesisin alt›nda mutlaka

nokta bizi asla tatmin etmiyor. Tesisleri-

antrenman salonlar› da yap›yor ve çok

mizle ve projelerimizle bu say›y› çok daha

amaçl› kullanmaya gayret ediyoruz. Büyük

yukar›lara tafl›maya gayret ediyoruz. Te-

salonda müsabaka yap›l›rken ayn› zaman-

sislerimizi tam kapasite kullanarak, sporu

da antrenman salonlar›nda sporcular›m›z

tabana ve okullara yayarak, lisansl› spor-

çal›flabiliyor. Yapt›¤›m›z tesisleri, Sporu

cu say›m›z› en k›sa zamanda ‹stanbul’a

Tabana Yayma ve Gelifltirme Projeleri ile

mifl oluyorsunuz demektir. E¤er siz spora

yak›fl›r bir seviyeye getirmeyi hedefliyoruz.

en iyi flekilde çal›fl›r hale getirmek için

yat›r›m yap›yorsan›z, spor yapt›rd›¤›n›z ö¤-

Eskiden hiç görmedi¤imiz manzaralarla

gayret gösteriyoruz.

rencinin ayn› zamanda e¤itimine de katk›-

karfl›lafl›nca mutlu oluyoruz.

da bulunuyor ve performans›n› art›r›yorsuSizce bireysel ve toplumsal anlamda spor

nuz demektir. Zira, “Sa¤lam kafa sa¤lam

Her yafltan insanlar, flehrin belli yerlerinde

yapman›n faydalar› nelerdir?

vücutta bulunur”. E¤er siz spor yapt›r›yor-

bulunan spor aletlerini kullan›yor. Sporun

Öncelikle flunu belirtmek isterim; spor ya-

san›z, ayn› zamanda o kiflinin kötü al›fl-

soka¤a tafl›nmas› son derece iyi oldu.

pan insanla spor yapmayan insan aras›n-

kanl›klardan (içki, sigara, uyuflturucu gibi

Bahsetti¤iniz yerlerde her yafl grubundan

da çok fark var. Bu fark, vücut sa¤l›¤›n›n

her türlü kötü al›flkanl›k) uzak durmas›n›

insan› spor yapma gayreti içinde görünce

yan› s›ra psikolojide, sosyal hayatta ve

sa¤l›yorsunuz ve dolay›s›yla emniyete, gü-

mutlu oluyoruz.

performansta kendini gösteriyor. Bu konu-

venli¤e yat›r›m yap›yorsunuz demektir.

da bizim bir sözümüz var; “Spora yap›lan

Spor yapan sa¤l›kl› toplumlarda o kadar

Zira, flimdiye kadar spor nedir bilmeyen

yat›r›m ayn› zamanda sa¤l›¤a yap›lan yat›-

çok hastane, hapishane ve emniyet kuru-

birçok insan o mekanlarda sporla tan›fl›-

r›md›r. Spora yap›lan yat›r›m ayn› zaman-

luflu bulunmaz. Çünkü onlara gerek kal-

yor. Vücudunda rahatl›k ve zindelik hisse-

da e¤itime yap›lan yat›r›md›r. Spora yap›-

maz. Bu münasebetle bizim aslî hedefimiz

diyor. Sporun k›ymetini kavr›yor.

lan yat›r›m ayn› zamanda güvenli¤e, emni-

spor yapan, sa¤l›kl› nesiller yetifltirmektir.

yete yap›lan yat›r›md›r” diye... Spor yapan insanlar vücut olarak sa¤l›kl›,

Bu da toplumda spor bilincinin yerleflme-

E¤er siz bireye spor yapt›r›yorsan›z, onu

öz güvenlerini kazanm›fl, sosyal yönü kuv-

sine çok önemli katk›da bulunuyor. Bu ko-

ayn› zamanda sa¤l›kl› yetifltiriyorsunuz ve

vetli, toplumda daha aktif ve ifllerinde-

nuda belediyelerimiz büyük gayret içinde,

onun sa¤l›k problemini kökünden hallet-

derslerinde daha baflar›l›, çevresiyle daha

onlar› tebrik ediyoruz.

77


MAKALE

Mevlâna’y› ve Mevlâna’n›n 7 ö¤üdünü bilmeyen yok gibidir. Öyle ki b›rak›n ülkemizi, dünyadan her y›l milyonlarca insan, türbesini ziyaret etmek için ülkemize gelmektedir.

Mevlâna’n›n 7 Ö¤üdü: * Cömertlik ve yard›m etmede akarsu gibi ol * fievkat ve merhamette günefl gibi ol. * Baflkalar›n›n kusurunu örtmede gece gibi ol * Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol * Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol * Hoflgörürlükte deniz gibi ol

Y›llard›r uymak için gayret gösterdi¤im Mevlâna’n›n 7 ö¤üdüyle sözlerime bafllamak istiyorum.

78

* Ya oldu¤un gibi görün, ya göründü¤ün gibi ol


MAKALE söylenmek, sinirlenmek daha kolay geliyor. Halbuki hoflgörünün temelinde sevgi vard›r. Sevginin davran›fllara yans›yan fleklidir hoflgörü. Kaba, sert, ac›mas›z ve sab›rs›z olmak insanlar› kendimizden uzaklaflt›ran, insanl›¤a yak›flmayan özelliklerdir. Hoflgörüde en önemli hususlardan biri de karfl›m›zdaki kifliyi ya da taraflar› çok iyi dinleyerek, kendimize yap›lmas›n› istemedi¤imiz herhangi bir fleyi karfl› tarafa yapmamakt›r. ‹nsano¤lunun baflaramayaca¤› bir konu veya sorun yoktur. Bütün kötülükleri hoflgörüyle yenmek mümkündür. Hoflgörülü bir dünyada yaflad›¤›m›z› düflünebiliyor musunuz. Bir kez düflünün lütfen. Size kötülük yapana, hoflgörüyle karfl›l›k verirseniz, hem kendinize iyilik etmifl hem de karfl›n›zdakine örnek olmufl olursunuz. Mevlana’n›n bu 7 ö¤üdü bofla söylenmemifltir. Yeri geldi¤inde çok k›ymetli, faydal› oldu¤u görülmektedir. fiahs›m ad›na yaflam›m boyunca bu 7 ö¤üdü her zaman dikkate alm›fl›md›r. Maksimum sab›r ve mak-

Arif EKfi‹

TÜMB‹AD Genel Koordinatörü

Bu sözlerin hepsi yüzy›llar önce insanl›k ad›na, insanlar›n daha huzurlu ve mutlu olmalar› için söylenmifl sözlerdir. Hepsi birbirinden anlaml› bu ö¤ütler aras›nda beni en çok etkileyen ve art›k günümüzde birço¤umuzun yitirdi¤ini düflündü¤üm “hoflgörü” üzerine yaz›m› flekillendirmek istiyo-

için çaba dahi göstermiyor, aksine k›zmak-ba¤›rmak için bahane ar›yoruz. Bunun sebebini uzmanlarla görüfltü¤ümde ortaya çok çarp›c› sonuçlar ç›k›yor. Bunlar›n bafl›nda birbirimizi dinlemeden elefltirmemiz geliyor. Elefltirmek çok kolay-

simum hoflgörü sergiledi¤imi düflünüyorum. Çok eziyetli olmas›na ra¤men sonuçta kazanan taraf oluyorum. Bütün insanlar› sevmek ve saymak düflüncesiyle yolumuza devam edersek inan›yorum ki hoflgörü kazanacak, temiz, sayg›l›, birbirini seven bir toplum meydana gelecektir.

d›r. Halbuki insanlar iflin kolay›na kaç›p elefltirmek yerine yol gösterici olsalar,

Mevlâna’n›n dedi¤i gibi “Hofl-

rum.

elefltirilen konuya çözüm getirmeye çal›flsalar hiçbir sorun kalmayacak, herfley çok

görürlükte Deniz Gibi Ol.” Ben-

Neden insanlar hoflgörürlükte s›k›nt› çeki-

daha güzel olacak.

ce bugünlerde biraz hoflgörüye

Hoflgörü, çevremizde olup bitenleri anla-

ihtiyac›m›z var.

yorlar anlam veremiyorum. Sosyal iliflkilerde, ifl hayat›nda, aile içinde, bir futbol maç›nda, trafikte, banka kuru¤unda vb. can›m›z› s›kan herhangi bir olayda hoflgörülü olmay› bir türlü baflaram›yoruz, baflarmak

y›flla karfl›layarak gayet sab›rl› olup, onlar› hofl görmektir. Görülüyor ki günümüzde

Sa¤l›cakla kal›n...

sab›rs›zl›k had safhada. Sürekli bifleylere

79


Tüm Bürokrat ve İşadamları platformu olarak yeni yılda, herşeyin gönlünüzce olmasını diler, tüm beklentilerinizin gerçekleşmesini temenni ederiz. Mutlu yıllar...

Kofluyolu Cad. Halili Sok. No: 3 Kad›köy / ‹stanbul Tel: 0 216 340 45 93 Fax: 0 216 340 85 12

www.tumbiad.com bilgi@tumbiad.com

TÜMBİAD - Sayı 1 - Aralık 2010  

Tüm Bürokrat ve İşadamları Sosyal Dayanışma Platformu Dergisi, 1. sayı, Aralık 2010.

Advertisement