Issuu on Google+

Kürtlerin Esareti Ýþçilerin Esaretidir! Baþkasýný Ezen Ulus Özgür Olamaz! Kürtlere Özgürlük, Ortadoðu’ya Barýþ! AY L I K K O M Ü N Ý S T G A Z E T E

F Ý YAT I : 5 0 K R Þ ( K D V D A H Ý L )

H A Z Ý R A N 2 0 0 8 Ö Z E L S AY I N O : 1

Kürtlere Özgürlük Kurdara Azadi!

Kürtlerin Barýþ Ýstemeye Hakký Var Ortadoðu’ya Barýþ Kürtlerin Özgürleþmesi Ýle Gelecek Demokrasi Ýçin Kürtlere Özgürlük! Kürtler özgürlük ve egemenlik için savaþtýklarý zaman hep bir baþlarýna kaldýlar. Onlarý savaþmaktan vazgeçmeye zorlayanlar hiç eksik olmadý. Barýþ ve huzur için Kürtlerin isyandan vazgeçmesini ve silahsýzlanmasýný þart koþanlar hep kalabalýk oldu.

devrimcilerinin üstüne vazife deðildir. Zira uzun yýllardan beri baðrýndan özgürlük mücadelesi veren nice akým çýkarmýþ olan Kürdistan topraklarý birikmiþ deneyimleriyle daha ileri bir halkadan mücadeleyi yakalayabilecek bir önderliðe baþka yerlerden çok daha fazla elveriþlidir.

Herkesin iyiliði için Kürtlerin özgürlükleri için mücadele etmekten, kendi yurtlarýnda egemen olmak istemekten, kendi kaderlerini özgürce ve kendi kendilerine tayin etmekte ýsrardan vaz geçmeleri için, iyi niyet elçisi kýlýðýnda onlara baský uygulayanlar da eksik olmadý. Bugünlerde de az deðiller.

Ezen ulus devrimcilerinin asýl ödevleri Kürt hareketini yorumlamak veya nasihat etmekten önce kendi ödevlerine yoðunlaþmaktýr. Bu ödevler de sýr deðildir. Kendi devletlerinin Kürdistan’daki iþgaline karþý mücadele etmek;

Þimdi bu iyi niyetli barýþ elçileri Kürtlere doðrudan doðruya «özgürlük için savaþmayý býrakýn» demek yerine, «Kürt sorununa demokratik çözüm» sözlerinin arkasýna saklanýyorlar. Yani sorunu ters yüz ederek kafa karýþtýrmaya soyunuyorlar. Zira söylenmesi gereken, dikkat çekilmesi gereken tam tersidir. Demokrasi için Kürt sorununun çözülmesi þarttýr. Bir ulusal sorun olan Kürt sorununun çözülmesi ise Kürtlerin ezilen bir ulus olarak kabul edilmesini ve kendi kaderlerini özgürce tayin etmeye haklarý olduðunun kayýtsýz þartsýz savunulmasýný gerektirir. Bunu Kürtlerin istemesi haykýrmasý uðruna ölümleri göze almasý gayet tabidir. Zira zincire vurulmuþ, varlýklarý bile inkar edilen, en temel haklarýný istemeleri bile suç sayýlanlarýn isyan etmelerinden daha doðal bir þey yoktur. Asýl eksikliði görülen ve þiddetle ihtiyaç duyulan bu iliþkinin ferah yanýnda duranlarýn, yani ezen ulusa mensup olanlarýn tarafýndan ayný talebin ve ýsrarýn gösterilmesidir.

Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkýný kayýtsýz þartsýz savunmak;

Kuþkusuz oldum olasý dünyanýn dört kapýsýnda savaþan Kürtlerin egemenlik ve özgürlükleri için savaþmaya olduðu kadar barýþ istemeye de haklarý var. Hatta herkesten önce onlarýn var. Kürtler, kendilerini boyunduruk altýnda tutan devletlere karþý savaþ açarken kimseden izin almadý, kimseden destek görmedi. Ayný þekilde barýþ istemek için de kimseden izin almak zorunda deðiller. Kürtlerin barýþa hakký var. Ama Kürtlerin barýþ istemesi demek özgürlük ve baðýmsýzlýk için savaþmaktan büsbütün vazgeçmesini mi istemektir? Devletin ve þovenlerin dayattýðý budur. Kaldý ki, þu ya da bu Kürt örgütünün nasýl savaþýp ne zaman barýþ isteyeceðine kafa yormak özellikle ezen ulus

Amalarla fakatlarla bu hakka þart koþan sosyal þovenlere karþý amansýzca mücadele etmek; Ortadoðu’ya barýþýn ancak Kürtlerin özgürleþmesiyle geleceðini savunmak. Demokrasiden söz edebilmek için her þeyden önce ezilen Kürt ulusunun en temel demokratik haklarýna sahip çýkmak ve bunlarýn saðlanmasý için mücadele etmek gerekir. Ezen uluslara mensup devrimcilerin asýl ödevleri bunlardýr. Bu ödevleri akýlda tutarak, ilk iþitildiðinde kulaða hoþ gelen «Kürt sorununa demokratik çözüm» þiarýnýn üzerinde de durmak gerekir. Çünkü bu sözlerde söylenenin tam tersini vurgulamaya ihtiyaç vardýr. Yani «demokrasi için Kürt sorununa çözüm» demek lazýmdýr. Kürtler üzerindeki ulusal baský kalkmadan demokrasiden söz edilemeyeceðinin altýnýn çizilmesi lazýmdýr. Ulusal baskýnýn kalktýðýný söylemek için Kürtlerin bu baskýya karþý mücadele etmekten vazgeçmelerini istemek ise þovenizmin en aþaðýlýk ifadelerinden biridir. Yani «özgürlük için mücadele eden yoksa baský da yok» demeye gelir. Ama demokrasinin temel ölçülerinin baþýnda Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkýnýn kayýtsýz þartsýz kabulünün geldiði sýk sýk unutulmaktadýr. Kürt sorununun Kürtlerin ezilen bir ulus olarak kendi sýnýrlarý içinde hapis tutan devletle anlaþarak çözülebileceði hayalleri giderek yayýlmaktadýr.


Kuþkusuz demokrasi sorununun bir devrim sorunu olduðu konusunda kuþkusu olan ve demokrasinin mevcut düzenin sýnýrlarý içindeki reformlarla saðlanabileceðine inanan reformistlerin bu durumda pusulalarýný þaþýrmalarý þaþýrtýcý deðildir. Demokratik sorunlarýn esas olarak burjuvazinin temsilcileri tarafýndan veya onlarý da içeren ittifaklar tarafýndan çözüleceðini düþünenlerin akýllarýna zaten baþka bir seçenek gelmemektedir. Bu nedenle bunlarýn birbirleriyle buluþmalarý da sürpriz deðildir. KöZ’ün arkasýnda duranlarýn kalkýþ noktasý ise, yaþadýðýmýz topraklarda demokrasi sorununun iþçilerle köylülerin ve tüm ezilenlerin ittifakýna dayanan bir proleter devriminin sorunu olduðudur. Genel olarak burjuvazinin demokratik görevleri diye tarif edilen sorunlar dahil, demokrasi kavramýnýn içinde kabul edilen temel sorunlarýn mevcut devlet aygýtý ezilen ve sömürülen yýðýnlar tarafýndan ele geçirilip parçalanmadan çözülmesi mümkün deðildir. Bu sorunlarýn baþýnda da elbette Kürtlerin özgürleþmesi sorunu gelmektedir. Öte yandan Kürtlerin özgürleþmesi, esaret koþullarýndan, inkar ve imha saldýrýlarýndan kurtulmasý sadece Kürtlerin sorunu deðildir. Aksine Kürtlerin esaret altýnda tutulmasý bu esaretin bekçisi olan gerici diktatörlük altýnda yaþayan herkesin esaret altýnda yaþamasýna nedendir. Onun için Kürtlerin esareti iþçilerin esareti demektir. Ezilen uluslar kurtulmadan ezen uluslarýn iþçileri emekçi halklarý da kurtulamayacaktýr. Kürtleri baský altýnda tutan devletlerin güçlenmesi ayný devletin baskýsýna maruz kalan herkes üzerindeki baskýlarý arttýracaktýr. Bunlarýn zayýflamasý ise sadece Kürtlerin deðil, bu devletlerin egemenliði altýnda yaþayan herkesin ferahlamasý demektir. Üstelik Kürtler sadece Kürdistan'da deðiller. Türkiye'nin batýsýnda da Kürtlerle birlikte yaþýyoruz. Ýstanbul'da, Ankara'da, Ýzmir'de, Antalya'da göçmen Kürt iþçiler hýzla çoðalýyor. Böylece Kürtler üzerindeki ulusal baský arttýkça iþçiler arasýnda rekabete neden oylan koþullar da artýyor. Kürtler esir kaldýkça ya fukaralýktan ya devlet baskýsýndan ötürü büyük þehirlere göç etmek zorunda kalýyorlar. Uðradýklarý baský, karþýlaþtýklarý yoksulluk nedeniyle en kötü iþlerde en ucuza çalýþmayý kabul ediyor. Ýþçiler arasýndaki rekabet büyüyor, taþeronlaþtýrma saldýrýsý hýz kazanýyor. Rekabet arttýkça iþçiler arasýndaki dayanýþma kýrýlýyor güvensizlik büyüyor...

KOMÜNÝST KÖZ- AYLIK SÝYASÝ GAZETE SAHÝBÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ: ÞÜKRÜ DEMÝR YÖNETÝM YERÝ: ÜSKÜDAR CADDESÝ, PINAR PASAJI, KAT:2 NO:39 KARTAL ÝSTANBUL TELEFON: 0216 387 50 90 BASILDIÐI YER: ÖZDEMÝR MATBAASI MATBAA ADRESÝ: DAVUTPAÞA CAD. GÜVEN SANAYÝ SÝTESÝ C BLOK No: 242 TOPKAPI-ÝSTANBUL TELEFON: 0212 577 54 92

Oysa sömürüye ve zulme son demek için bütün iþçilerin el ele vermesi gerekli. Bunun için güvenin pekiþtirilmesine ihtiyaç var. Kürtlerin birlikten yana tutum almalarýnýn birinci þartý ezme-ezilme iliþkisinin ferah tarafýnda bulunanlarýn onlarýn kimliklerini tanýmasý özgürlük hakkýný kayýtsýz þartsýz savunmasý ve bunu inandýrýcý

bir biçimde somut ve pratik olarak göstermesidir. Bugün özellikle Kürtlerden aldýðý oylar sayesinde sürpriz bir seçim zaferi elde eden ve tekrar hükümet olan AKP, KöZ’ün arkasýnda duran komünistlerin seçim döneminde ýsrarla iþaret ettiði gibi, aldýðý bu destekle Kürtlerin üzerine saldýrmaktadýr. Bu saldýrýlar, sadece kuzeyde ve Güneydeki askeri operasyonlarýn artmasýndan ibaret deðildir. Bu saldýrýlar ayný zamanda gelecek yerel seçimlerde AKP’nin oylarýný koruyabilme kaygýsýyla attýðý adýmlarý uyguladýðý planlarý da kapsamaktadýr. Bu planlar içinde DTP’nin kapatýlmasý ve yerini dolduracak bir partinin kurulmasýnýn engellenmesi de gelmektedir. Tam bu sýrada adeta DTP’nin kapatýlmasýný istermiþ gibi yeni parti hesaplarýnýn gündeme gelmesi ise hazin ve düþündürücüdür. Kuþkusuz DTP kapatýlacak ilk parti deðildir sonuncusu olacaðýný da zannetmemek gerekir. Yerine yeni bir partinin kurulacaðýndan da þüphe etmek için bir neden yoktur. Ama DTP’nin yerine kurulacak partinin niteliðinin ne olacaðýnýn ve neye hizmet edeceðinin ölçüsü bu parti kurulduktan sonra çýkacak deðildir. Tam tersine bugünden belli olmalýdýr. DTP’nin kapatýlmasýyla birlikte daha geri bir noktadan yola çýkmamak için atýlmasý gereken adým bellidir. Evvela DTP’nin kapatýlmasýna karþý sokakta güçlü bir kitlesel tepkinin ortaya konmasý gerekir. Mecliste grup kurabilecek kadar oy almýþ bir partinin sessiz sedasýz kapanmasýna izin vermek ondan sonra geliþecek sürecin geri bir noktadan baþlamasýna peþinen razý olmak anlamýna gelir. DTP’nin kapatýlmasýný sessiz sedasýz beklerken bir yandan da «Kürt sorununa demokratik çözüm» sözlerinin tekrarlanmasý ise, nasýl bir demokrasiye razý olunacaðýnýn iþareti olur. Üstelik DTP’nin kapatýlmasý sadece DTP’lilerin sorunu deðildir. Bu bakýmdan bugün «Kürt sorununa demokratik çözüm» çaðrýlarýnýn ardýndan esas olarak Kürtlerin savaþmaktan vazgeçmesini arzu edenler sadece bununla da kalmamaktadýr. Bir yandan da DTP’nin kapatýlmasý karþýsýnda bir susuþ kumkumasýnýn yaratýlmasýna hizmet etmektedirler. Bu gidiþin önünün kesilmesi, önümüzdeki süreçte sýnýf mücadelesinde güçler dengesinin nasýl kurulacaðýný da belirleyecektir. Bu bakýmdan bugün DTP’nin kapatýlmasý karþýsýnda suskun durup, «Kürt sorununa demokratik çözüm» þiarýnýn öne çýkarýlmasýna karþý çýkmak gerekir. Barýþ çaðrýlarýnýn Kürt sorununa demokratik çözüm taleplerinin yükseltildiði koþullarda önce «DTP’yi kapattýrmayacaðýz» tutumunun öne çýkarýlmasý gerekir. DTP’nin yerini alacak bir partinin niteliði ve geleceðinin ne olacaðý büyük ölçüde bu mücadelenin seyrine baðlý olacaktýr. Bizim düþmanýmýz ezilen Kürt ulusu deðil. Özgürlük için mücadele edenler kardeþimýzdir bizim. Asýl düþman Güney Kürdistan'da baðýmsýzlýk yolunda atýlan her adým karþýsýnda iþgal tehdidi savuranlar. Asýl düþman, özgürlük isteyenleri, F Tipi zindanlarda çürütülmek istenen yoldaþlarýna sahip çýkanlarý linç etmeye kalkýþanlar. Asýl düþman bizi F-Tipleriyle hapsetmeye provokasyonlarla sindirmeye çalýþanlar. Asýl düþman sadece Kürdistan'a deðil hepimize zincir vuran burjuva diktatörlükleridir. Kürtlerin esaretinin bizim esaretimiz olduðunu akýldan çýkarmadan ve Kürtlerin özgürlük kavgasýnýn kendi özgürlüðümüzün koþulu olduðunu unutmadan ve bu uðurda asýl ödevimizin iþçi hareketinin þovenizmin ve sosyal þovenizmin zehiriyle kötürümleþmesine izin vermeyecek bir komünist partinin yaratýlmasý mücadelesini sürdüreceðiz.


HAZIRAN2008OZELSAYI