Issuu on Google+

ç a ğ a k u

c ÇHo abib Bektaş

nıl Tortop

A Resimleyen:


Çocukağaç Yazar Habib Bektaş Çizer Anıl Tortop Yayın Yönetmeni Özlem Tortop Akkaya Editör Yunus Bekir Yurdakul Grafik Tasar›m Ozan Tortop Baskı Özden Ofset Matbaacılık ve Ambalaj San. Koll. Şti. İZMİR / 12.04.2012 ISBN: 978 - 605 - 4634- 00 - 2 SERTİFİKA NO: 12172 © Her hakkı saklıdır ve Top Yayıncılık Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi’ne aittir. Yazıları ve resimleri başka bir esere aynen veya değiştirilerek alınamaz ve yayımlanamaz. Bandrol Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde bandrol taşıması zorunlu değildir. Top Yayıncılık Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi Dr. Faik Muhittin Adam Cad. Nu. : 38/z-1 Konak İZMİR - www.top.com.tr Telefon: 90.232.4257963 Belgegeçer: 90.232.4459112


2


Günler yaklaştıkça Şirin’in üzüntüsü büyüyordu. Nasıl üzülmesindi? Noel’e tam üç gün kalmıştı. Şirinlerin evinde “çocukağaç” yoktu daha. O küçücük Noel ağaçlarına “çocukağaç” diyordu Şirin. Herkes bir “çocukağaç” edinmişti: Ulrike’nin babası almıştı. Stefanlar da almıştı. Komşuları Michael’in annesi biraz önce almaya gitmişti. Ağaçların dallarına asılacak, dalların altına yerleştirilecek armağanlara şimdiden seviniyordu çocuklar. 3


Berndlerin çocukağacını her gün görüyordu Şirin. Bernd’in annesi pencerenin önüne yerleştirmişti ağacı. Ağacın dallarında renkli kâğıtlara sarılmış çikolatalar asılıydı. Rengârenk; kırmızı, yeşil, mavi mum şeklindeki lambalarla süslenmişti ağaç. Renkli parlak kartonlardan kesilmiş yıldızlar ışıldıyordu ağacın uç dallarında. Hele o kendilerine yansıyan ışıklarla dans edercesine salınan rengârenk yıldızlar ne kadar güzeldi... Şirin’in düşlerindeki gibi! 4


Şirin, mutfaktan oturma odasına geçti. Babası televizyon izliyordu. Her akşam olduğu gibi babasının kucağına oturdu. Babası da Şirin’in saçlarını okşamaya başladı. Şirin, son zamanlarda her gün, “Baba, n’olur çocukağaç al bana!” diyordu. Babasının yanıtı hep aynı oluyordu: “Hayır, olmaz!” Şirin, bu akşam bir kez daha deneyecekti. 5


“Baba!” “Ne var?” “Babacım!” “Efendim yavrum, ne istiyorsun?” “Şey, herkes ama herkes çocukağaç alıyor. Biz de alalım bir çocukağaç, baba, ha?” Babasının yüzü asılıverdi: “Yavrum, kaç kez söyledim sana: Noel, bizim bayramımız değil! Hıristiyanların. Bizim de kendi bayramlarımız var. Almanlar bizim bayramlarımızı bizimle birlikte kutluyorlar mı! Hem ‘çocukağaç’ değil onların adı, Noel ağacı!” “Ama küçücük, çocuklar gibi o ağaçlar!” “Her neyse, küçük ya da büyük ağaç! Almıyorum, biz Müslümanız!” “Baba!”

6


Sıkılmıştı babası. Televizyon izlemek istiyordu. Can sıkıntısıyla yanıtladı Şirin’i: “Efendim?” “Biz çocukağaç alsak, baba, Almanlar gibi bayram etsek, Almanlar kızarlar mı bize?” Ne diyeceğini bilemedi Şirin’in babası. Düşündü, çok düşündü. Sonra da biraz sertçe konuştu: “Kızmazlar, neden kızsınlar ki! Ama yeter artık. Bırakalım bu konuyu.” 7


Hayır, bırakmak istemiyordu Şirin: “Baba!” “Ne var yine?” “Almanların bayramlarından biraz alsak, Almanlara da bizim bayramlardan birazcık versek, bayramlar hepimizin, tüm insanların olmaz mı o zaman?” Kahkahalarla gülerek konuştu babası: “Bilmem Şirin.” Seviniverdi Şirin. Tamam, diye düşündü, babamın gönlünü ettim. Babasının yanaklarını okşuyordu konuşurken: “Öyleyse Noel’i kutluyoruz babacım, değil mi?” Babasının yüzü yine asıldı: “Olmaz kızım, herkes kendi bayramını kutlasın. Yoksa her şey birbirine karışır. Ve içinden çıkılmaz olur.” 8


Babası bunları söyledikten sonra yine televizyon izlemeye başladı. Neredeyse ağlayacaktı Şirin. Boğazında bir yanma hissetti. Biraz önce geldiği yere, yine mutfağa gitti. Sokak, en iyi mutfak penceresinden görünüyordu. Alnını mutfak penceresinin soğuk camına dayadı. Dışarıda lapa lapa kar yağıyordu. Berndlerin evine bakmamaya çalışıyordu. Bakarsa ışıklar içindeki çocukağacı görürse hıçkırıkları büyüyecekti.

9


Çocukağaç

Bayramların ayrı gayrılığına aklı pek yatmadı Şirin’in. Bu ayrılığı babasının onaylamasına da... “Biz çocukağaç alsak, baba, Almanlar gibi bayram etsek, Almanlar kızarlar mı bize?” diye sorunca ne diyeceğini bilemedi babası. Asıl soruyu sanki sona saklamıştı Şirin: “Almanların bayramlarından biraz alsak, Almanlara da bizim bayramlardan birazcık versek, bayramlar hepimizin, tüm insanların olmaz mı o zaman?”

ISBN 978-605-4634-00-2

top.com.tr 9 786054 634002


Çocukağaç