Issuu on Google+

TIP Ö Ğ L R A E S N C U L İ U K . O 7 N T G A R B E T Sİ Ü Y si b külte ilim a sel f a ıp ra t i şt s ı e it rm s a r e l a v r i n t ü o e pluluğu p e t i d ye

www.yutbatkongre2013.com

KARDİYOLOJİ VE İ S İ H A R R E C R A M A KALP D

KONGRE REHBERİ Sorularınız için: info@yutbatkongre2013.com

facebook.com/groups/yutbat2013

twitter.com/yutbat2013

yütbat: yeditepe üniversitesi tıp fakültesi bilimsel araştırmalar topluluğu

inönü mah. kayışdağı cad. 26 ağustos yerleşimi. ataşehir / istanbul


İçindekiler 2............... Dekan Vekili Prof. Dr. Sina Ercan’ın Yazısı 3............... Kongre Koordinatorü Doç. Dr. Gülderen Yanıkkaya Demirel’in Yazısı 4............... YÜTBAT Başkanı Semih Ak’ın Yazısı 5............... Kongre Başkanı Mehmet Salih Öztürk’ün Yazısı Özgeçmişler 6...... Prof. Dr. Sinan Arsan 7...... Prof. Dr. Muzaffer Değertekin 8...... Prof. Dr. Bora Farsak 9...... Uzm. Dr. Bekir Kayhan 10... Prof. Dr. Ata Kırılmaz 11... Op. Dr. Ayhan Müdüroğlu 12... Prof. Dr. Yılmaz Nişancı 13... Doç. Dr. Mehmet Özkan 14... Prof. Dr. Bingür Sönmez 15-31...... Sözlü Sunumlar 32............ Poster Sunumları 33-34...... Kongre Ekibi 35............ Kampüs Haritası

1


Sevgili Öğrenciler ve Katılımcılar, Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Bilimsel Araştırmalar Topluluğu (YÜTBAT) üyelerinin bu yıl yedincisini düzenledikleri Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi, “Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi” ana teması ile 19 - 21 Nisan 2013 tarihleri arasında Yeditepe Üniversitesi 26 Ağustos Yerleşkesinde yapılacaktır. Ulusal Tıp Öğrencisi Kongresi düzenlendiği ilk yıldan beri ülke çapında gerek kamu gerek vakıf, bütün tıp fakültelerinden yoğun ilgi ve katılım görmektedir. Bu toplantılar, her birisinde YÜTBAT üyeleri tarafından seçilen, farklı bir ana tema alanındaki çalışmalarıyla ve eğitimci kişilikleriyle öne çıkmış değerli bilim adamı ve öğretim üyelerimizle Türkiye’nin dört bir yanından gelerek toplanmış geleceğin hekimlerini buluşturma fonksiyonunu başarıyla gerçekleştirmektedir. Bu kongreler öğrencilerimiz için bilgi ve birikimlerini arttırmada eşsiz bir fırsat sunarken aynı zamanda da bugünün modern bilim insanlarında olması gereken araştırma, bilgi üretme ve bilimsel organizasyonlarla bu üretilen bilgilerin meslektaşları ve tıp dünyası ile paylaşılması gibi becerileri kazandırma fırsatı sağlamaktadır. Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi ayrıca ülkenin farklı bölgelerindeki tıp fakültelerinden gelen müstakbel hekimlerin birbirlerini tanıyıp bilgi alışverişinde bulunarak meslek hayatlarına atılmaya hazırlandıkları bir dönemde ülkenin genel bir resmini çekebilme şansı da tanımaktadır. Kongre düzenleme kurulu ve onlara dışarıdan her türlü desteği veren diğer bütün öğrencilerimizin yanında, yoğun akademik ve klinik porgramlarına rağmen bu yoğun hazırlık dönemine tecrübe ve tavsiyeleriyle katkıda bulunan bütün öğretim üyelerimize bu üstün gayretleri için buradan teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Bu bağlamda Tıp Fakültesi öğrencilerine eşsiz kazanımlar sunan 7. YÜTBAT Ulusal Tıp Öğrenci Kogresinin başarılı geçmesini diler, bütün öğrenci ve katılımcıları Yeditepe Üniversitesi 26 Ağustos Yerleşkesinde ağırlamaktan onur duyacağımızı belirtmek isterim. Pr of. D r. S in a E rca n Dekan V.

2


Değerli Öğrenciler, Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Bilimsel Araştırmalar Topluluğu’nun “Kalbiniz Yeditepe’de Atsın!” temalı 7. Ulusal Öğrenci Kongresi, Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi odaklı gerçekleştiriliyor. YÜTBAT üyeleri dönem başından beri kongre ile hazırlıkları büyük bir gayret ve azim ile hazırladılar. Öncelikle kongre teması ve diğer tıp fakültelerinde yapılan kongrelerin tarihleri konusunda yoğun bir çalışma yaparak başladılar. Kongre teması üzerine karar verince, Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı’ndaki danışman öğretim üyelerinin yönlendirme ve destekleri ile konuk öğretim üyelerini belirlediler. Her detay üzerinde titizlikle durarak, çok araştırarak, çok uyumlu bir çalışma içinde kongre organizasyonunu oluşturdular. Kongrenin oluşması ve yürütülmesi için gösterdikleri sürekli destek için eski dekanımız Sayın Prof. Dr. Ayça Vitrinel’e ve yeni dekanımız Sayın Prof. Dr. Sina Ercan’a sonsuz teşekkürlerimi YÜTBAT öğrencileri adına da bildirmek isterim. YÜTBAT Başkanı 3. Dönem öğrencimiz Semih Ak’ın şahsında tüm YÜTBAT üyelerine danışmanlığım süresince oluşturdukları başarılı çalışmalar için ayrıca teşekkür ederim. Birlikte paylaştığımız zaman dilimlerinde gösterdikleri uyum, çalışkanlık ve becerilerini yakından gözlemleme fırsatı bulduğum kongre organizasyon komitesindeki tüm öğrencilerimizi çabaları için içtenlikle kutluyorum, başarılı bir o kadar da eğlenceli ve anılarınızda yer tutacak bir kongre olmasını diliyorum. Kalbiniz 19 – 21 Nisan, 2013’de Yeditepe’de Atsın…!! D oç. D r. G üld e re n Y a n ık k a y a D e m ir e l 2011 – 2013 YÜTBAT Danışman/Koordinatörü

3


Sayın hocalarım, değerli arkadaşlarım;

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Bilimsel Araştırmalar Topluluğu (YÜTBAT) olarak “Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi” başlıklı 7. Ulusal Öğrenci Kongremizi düzenleyecek olmanın heyecan ve gururunu yaşıyoruz. YÜTBAT’ ın amacı tıp fakültesi öğrencilerini bilimsel araştırmaya teşvik etmek ve yapılan bilimsel çalışmaları desteklemektir. Bu amaca uygun olarak bugüne kadar birçok bilimsel projeye imza attık. Ancak şüphesiz Öğrenci Kongresi yılda bir kez düzenlediğimiz, en çok katılım gösterilen ve en yüksek bütçeli etkinliğimiz olması sebebiyle hepimizde farklı bir yere sahiptir. Bu büyük organizasyonu gerçekleştirebilmek için sene başından bu yana gerekli çalışmaları yapmaktayız. 10 Aralık 2012 tarihinde kongre başkanımızın seçimiyle çalışmalarımız hız kazandı. Ders saatlerinden, ders aralarımızdan, yemek saatlerimizden fedakârlık yaparak sizler için kusursuz bir kongre hazırlamaya çalıştık. Kongre başkanımız Mehmet Salih ÖZTÜRK başta olmak üzere tüm organizasyon ekibine, YÜTBAT Danışman/Koordinatörü Doç. Dr. Gülderen YANIKKAYA DEMİREL’e, dekanımız Prof. Dr. Sina ERCAN’a ve eski dekanımız Prof. Dr. Ayça VİTRİNEL’e katkılarından dolayı teşekkür ederim. 19-21 Nisanda Yeditepe’de buluşmak dileğiyle. S e m ih A K YÜTBAT Başkanı 12’-13’

4


Değerli katılımcılar, 7. YÜTBAT Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahi kongresine hoşgeldiniz, Bu kongreyi düzenlerken hedefimiz, hem bilimsel hem sosyalde sizlere en iyisini sunmaktı.Yoğun ders programını,sponsor görüşmelerini, istanbuldaki en iyi sosyal program arayışlarını beraber yürütmek ne kadar zor olsa da, ortaya çıkacak olan kongremizi düşünerek çok çalıştık ve ekip olarak bu işin altından başarıyla kalktığımıza inanıyoruz. Bu süreçte bize destek olan hocalarımıza,sponsorlarımıza ve her problemin çözümü için sonsuz bir özveriyle çalışan kongre ekibimize çok teşekkür ederiz. Biz bu sürecin sonunda çok güzel tecrübeler edindik ve sizlere çalışmalarımızı sunmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bizim için en büyük kazanım ise bu kongrenin sonunda hepinizin memnun ayrıldığını görmek olacaktır. Eğitici ve eğlenceli bir kongre dileklerimle M e h m e t S a lih Ö zt ürk Kongre Başkanı

5


P r o f. D r . S in a n A r s a n Doğum Tarihi, Yeri: 26.09.1961 / Ankara Yabancı Dil: İngilizce Uzmanlık Alanı: Kalp Damar Göğüs Cerrahisi AKADEMİK UNVANLARI (Üniversitesi ve Tarihi) Lisans : Ankara Üniversitesi Ankara Tıp Fakültesi (1984) Y.Lisans (Uzmanlık) : Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (1986-1991) Göğüs ve Kalp-Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi : Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (1991-1993) Göğüs ve Kalp-Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Yardımcı Doçentlik : Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (1993-1995) Göğüs ve Kalp-Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Doçentlik : Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (1995-başvuru) Göğüs ve Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (1997-1999) Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (1999-2001) Göğüs-kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Profesörlük : Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (2001-2003) Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Halen : Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi (2006- ) Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı AKADEMİK VE İDARİ GÖREVLERİ Maltepe Üniversitesi kurucu mütevelli heyet üyesi (1997-1999) Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı ve Kurucusu (1997-1999 /2001-2003), Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fakülte Kurulu Üyesi (1997) Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı (1997-1999) Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı (2001-2003) Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği (2001-2003) Maltepe Üniversitesi Senatosu Üyeliği (2001-2003) Maltepe Üniversitesi Yönetim Kurulu Üyeliği (2001-2003) Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanlığı (2006-….)

6


P r o f . D r . M u z a f f e r D e ğ e r t e k in 1990 - Lisans Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (Ankara) 1994 - Uzmanlık Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi (İstanbul) 1998 - Doçent Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi (İstanbul) 2003 - PhD Erasmus Üniversitesi Tıp Fakültesi (Yurtdışı) 2005 - Profesör Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (İstanbul) Eğitim Sertifik aları 1999 yılında “European Cardiologist“ diplomasını aldı. 2000 Avrupa Kardiyoloji Derneği Eğitim bursunu kazandı. 2001 Erasmus Üniversitesi Thoraxcenter’da (Rotterdam-Hollanda) girişimsel kardiyoloji bölümünde araştırmacı fellow olarak çalıştı. 2002 Avrupa Kardiyoloji Fellow (FESC)”luğuna seçildi.. 2002 “İlaç salınımlı kalp stentleri” üzerine doktora tezini hazırladı. 2003 Erasmus Üniversitesinden PhD’sini aldı Mesleki Üyelikleri • Avrupa Kardiyoloji Girişimsel Kardiyoloji çalışma grubu üyeliği • Türk Tabipler Odası • Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği; Genel Sekreter Yardımcısı • Türk Kardiyoloji Derneği; Girişimsel kardiyoloji çalışma grubu üyeliği (Genel Sekreter) • Türk Kardiyoloji Derneği; Lipid çalışma grubu, yönetim kurulu üyeliği (2000-2002) • Avrupa Kardiyoloji Derneği Fellow (FESC) • Avrupa Kardiyoloji Kardiyak Görüntüleme çalışma grubu üyeliği • Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) Girişimsel Kardiyoloji Bölümü Bilimsel Danışma Kurulu Üyeliği (2010-2011) • Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) Yönetim Kurulu Üyeliği ( 2010-2012)

7


P r of. D r. B or a Fa r sa k Doğum Tarihi: 09.08.1966 Doğum Yeri: Ankara Eş: Selda FARSAK Çocuk: Can FARSAK, Cem FARSAK, Arda FARSAK İletişim: Dulkadiroğulları Sok 2-3 Arnavutköy/Beşiktaş,İstanbul e-mail: borafarsak@isnet.net.tr Tel: +90 212 2871374 / +90 532 2754549 Mevcut Pozisyon: Prof. Dr. Yeditepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İstanbul Eğitim 1983 TED Ankara Koleji (ilk-orta-lise) 1989 Tıp Doktoru,Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Profesyonel Eğitim 1991-1997 Asistan Doktor, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi,Toraks ve Kalp -Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Ankara. Ünvanlar 1997: Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı.(Lisans No 42607-61799) 2004: Kalp Damar Cerrahisi Doçenti (Lisans No 17604) Çalıştığı Kurumlar 1991-1997 Asistan Doktor, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi,Toraks ve Kalp -Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Ankara. 1997-1998 Uzman Doktor, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi,Toraks ve Kalp -Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Ankara. 1998-2000 Uzman Doktor, GATA Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara. 2000-2002 Uzman Doktor, Bayındır Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği, Ankara. 2002-2003 Başasistan,Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği, Ankara. 2003-2004 Öğretim Görevlisi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara 2004-2005 Öğretim Üyesi, Doç. Dr. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara 2005 Visiting Surgeon Leiden Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Leiden, Hollanda. 2005-2007 Öğretim Üyesi, Doç. Dr.Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı ,Ankara 2007-2011 Doçent Doktor, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul. 2011-2013 Prof.Dr. Selçuk Üniversitesi,Selçuklu Tıp Fakültesi,Konya. 2013Prof.Dr. Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi,İstanbul.

8


U zm . D r. B e k ir K a yh a n Doğum Tarihi: 26 Mart 1964 Ünvanı: Uzman Doktor Medeni Hali: Evli ve iki çocuklu Yabancı Dil: İngilizce Öğrenim Durumu: 1987 - Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi 1997 - İhtisas - Kalp ve Damar Cerrahisi - İstanbul Üniversitesi Haseki Kardiyoloji Enstitüsü Görevler: 1987-1989 Pr. Doktor Ömerli Sağlık Ocağı, Mardin 1989-1990 Pr. Doktor Manisa Devlet Hastanesi, Acil Servis 1990-1991 Pr. Doktor Şişli Etfal Hastanesi 1991-1997 Asistan Doktor İstanbul Üniversitesi Haseki Kardiyoloji Enstitüsü Uzman Doktor 1997-1998 Vakıf Gureba Hastanesi 1998-1999 İzmir Şifa hastanesi 1999-2012 TDV 29 Mayıs Hastanesi 2012Medipol Mega Hastanesi Tıpta Uzmanlık Tezi: Rekürren taşikardili hastalarda elektrofizyoloji ile cerrahinin kısa ve uzun dönemde değerlendirilmesi. Yurtdışında Aldığı Eğitimler: Clinical Fellowship: Harvard Medical School, Massatchusetts General Hospital, Cardiac Surgery Department. Electrophysiology Unit, Visitor Fellowship: Harvard Medical School, Boston Children Hospital, Cardiac Pathology Lab. Bilimsel Kuruluşlara Üyelikler: 1. Türk Kalp Damar Cerrahisi Derneği. 2. Türk Pediatrik Kardiyoloji Derneği. 3. Ulusal Vasküler Cerrahi Derneği.

9


P r o f. D r . A t a K ır ılm a z Doğum Tarihi: KASIM 12, 1964 Medeni Hali: Evli, 1 çocuk Adres (iş): Fahrettin Kerim GÖKAY Cad. No:124/4 Göztepe İstanbul Telefon: +90 216 5656834 / +90 532 3307496 E-mail: dratakirilmaz@gmail.com PROFESYONEL DENEYİM 1996 yılında Kardiyoloji Uzmanı ünvanını aldıktan sonra 1997 yılında ABD’de Case Western Reserv Üniversitesi’nde 2 yıl süreli bir ihtisas olan “Klinik Kardiak Elektrofizyoloji” eğitimini tamamladım. 1999 yılında Ankara GATA Hastanesinde Yardımcı Doçent olarak ihitsas alanımda çalıştım. 2004 yılında İstanbul GATA Haydarpaşa Hastanesi Kardiyoloji Bölümünde Elektrofizyoloji Laboratuvarını kurarak çalışmalarıma devam ettim. 2004 yılında Doçent oldum. 2010 yılında Profesör kadrosundan emekli olarak özel çalışmaya başladım. 1997 yılından bu yana sadece elektrofizyoloji branşında hasta değerlendirmekte ve gerekli girişimsel elektrofizyolojik çalışmaları yapmaktayım. Kompleks ritim bozukluklarının ablasyonla tedavisi ve kalp cihazlarının takılması ile takip edilmesi özel ilgi alanımdır. EĞİTİM Üst İhtisas: Clinical Cardiac Electrophysiology Tarih: 1997 - 1999 Adres: Case Western Reserve University İhtisas: Kardiyoloji Tarih: 1992 -1996 Adres: Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Askeri Tıp Fakültesi ANKARA Intern Eğitimi: Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Askeri Tıp Fakültesi ANKARA Tarih: 1989 - 1990 Tıp Fakültesi: Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Askeri Tıp Fakültesi ANKARA. Tarih: 1982 - 1989 Lise: Kuleli Askeri Lisesi Tarih: 1978 -1982

10


O p . D r . A y h a n M ü d ü r o ğ lu 08/12/1969, Doğum; Gümülcine, Yunanistan. Nisan 1980; Yunanistan’dan Bursa / Türkiye’ye göç. 2004; Yunan uyruğundan T.C. uyruğuna geçiş. “Aliosman” olan soyadı “Müdüroğlu” olarak değiştirildi. Medeni hali: Evli, İki çocuğu var. E-posta: mudurogluayhan@tnn.net 1975-1980; Satıköy İlkokulu (Gümülcine) 1980-1981, Bursa İnkılap İlkokulu 1981-1984; Bursa Devrim Ortaokulu 1984-1987; Bursa Erkek Lisesi 1987-1993; Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi 1993-1994; Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi, Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nde Gönüllü 1994-2001; Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs, Kalp Damar Cerrahi Kliniği’nde Araştırma Görevlisi 2001-2005; Bursa SSK Bölge Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nde Operatör Doktor 2005 ; Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahi Kliniği’nde Rotasyon 2005-2006; Bursa Özel Bahar Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Kliniği’nde Operatör Doktor 2006-2007; Bursa Özel Anadolu Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Kliniği’nde Operatör Doktor 2007-2008; Bursa Özel Medical Park Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Kliniği’nde Operatör Doktor 2008-2009; Bursa Özel Anadolu Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Kliniği’nde Operatör Doktor 2009; Bursa Özel Bahar Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Kliniği’nde Operatör Doktor Üye olduğu dernekler: 1. Türk Tabipler Birliği (TTB) 2. Türk Kalp Damar Cerrahi Derneği (TKCD) 3. European Association for Cardio -Thoracic Surgery (EACTS) 4. The Cardiothoracic Surgery Network (CTSNET)

11


P r o f. D r . Y ılm a z N iş a n cı İlk ve orta öğrenimini Balıkesir’de tamamlayan Yılmaz Nişancı, 1975 yılında İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. Aynı fakültede iç hastalıkları eğitimini 1979 yılında tamamladı. Askerlik görevinin ardından, İstanbul Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’na başasistan olarak katıldı ve aynı bölümde kardiyoloji uzmanı olduktan sonra önce yardımcı doçent, 1985’te doçent ve 1995 yılında profesör oldu. Eğitim-öğretim, araştırma ve akademik çalışmalarına İstanbul Tıp Fakültesi’nde devam etti. 2011 yılında kendi isteği ile üniversiteden ayrıldı. Yurt dışında Cleveland Clinic ve St Louis Üniversitesinde bir süre “observer” olarak bulundu. Çalışmaları özellikle “invazif-girişimsel” kardiyoloji, kalp pilleri ve klinik kardiyoloji üzerinedir. Kroner mikrosirkülasyon ile ilgili Uluslararası mecmualarda atıf almış birçok çalışması bulunmaktadır. Ayrıca ülkemizde kardiyolojide ilk kök hücre çalışmalarını ve klinik uygulamalarını yaptı. Uzun yıllar Türk Kardiyoloji Derneğinde yönetici olarak görev aldı. Türk Kardiyoloji Derneği üyesi, İstanbul Girişimsel Kardiyoloji Akademisi Derneği kurucu üyesi ve Avrupa Kardiyoloji Derneği gibi mesleki kuruluş üyelikleri bulunmaktadır. Mesleki çalışmalarına özel ofisinde ve Amerikan Hastanesinde devam etmektedir. Prof. Dr. Yılmaz Nişancı, evli ve 2 kız babasıdır.

12


D o ç. D r. M e h m e t Ö zk a n 1999 - Halen Kardiyoloji Kliniği, Klinik Şefi Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi (İstanbul) 1992 - 1999 Kardiyoloji Kliniği, Klinik Şef Yard. Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi (İstanbul) 1992 St. Louis Üniversitesi Kardiyoloji Bölümü, Gözlemci St. Louis and New England Medical Center (Boston A.B.D.) 1989 - 1991 Kardiyoloji Kliniği, Başasistan Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi (İstanbul) 1987 - 1989 Kardiyoloji Klinigi, Uzmanlık Eğitimi Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi (İstanbul) 1980 - 1982 İç Hastalıkları Uzmanı Sivas Askeri Hastanesi (Sivas) 1975 - 1980 İç Hastalıkları Kliniği, İç Hastalıkları Uzmanlık Eğitimi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi (İstanbul) Eğitimi: 1990 Doçent 1987 - 1989 Kardiyoloji Kliniği, Uzmanlık Eğitimi Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi (İstanbul) 1975 - 1980 İç Hastalıkları Kliniği, Uzmanlık Eğitimi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi (İstanbul) 1969 - 1975 Tıp Doktoru Eğitimi İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi (İstanbul) 1966 - 1969 Lise Işık Lisesi (İstanbul)

13


P r of. D r. B in g ür S ön m e z 1952 yılında Sarıkamış’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimimi tamamladıktan sonra Pendik Lisesi’ni 1969 yılında bitirerek İstanbul Tıp Fakültesi’ne girdi.1976 yılında Tıp Doktoru olarak mezun olduktan sonra, burslu olarak İngiltere’de 1 yıl yabancı dil eğitimi gördü. İstanbul Tıp Fakültesi’nde 1977-1984 yılları arasındaki uzmanlık eğitimininin içinde 1984 yılında Londra St. Thomas Hastanesi’nde kalp cerrahisi asistanı ve Rayne Enstitüsü’nde araştırma görevlisi olarak çalıştı. Aynı hastanede 1987-1990 yılları arasında tekrar 3 yıl çalışarak koroner cerrahisi eğitimi aldı. 1988 yılında doçent, 1997 yılında profesör oldu. 1990 yılı sonunda kesin dönüş yaparak İstanbul Üniversitesi Kardioloji Enstitüsü’nde göreve başladı ve 1995 yılına kadar aynı zamanda Florence Nightingale Hastanesi’nde çalıştı. Daha sonra, Florence Nightingale Hastanesi’nde Kalp Cerrahisi Bölüm Başkanı, aynı zamanda Kadir Has üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Cerrahi Bölümleri Başkanı olarak çalıştı. 2001 yılından beri Memorial Hastanesinde Kalp Cerrahisi Bölüm Başkanı olarak çalışmaktadır. Evli, iki çocuğu var. Yurt içi ve dışında yüzden fazla yayını, 5 kitapta yazdığı 8 bölüm var. Radial Arter Greft Hazırlanması, Kalp Yogası ve Ateşe Dönen Dünya: Sarıkamış isimli kitapları var. Birçok tıbbi derginin editor listesinde görevli olup Sarıkamış ile ilgili sinema, belgesel, kitap gibi tüm çalışmalara katkıda bulunuyor ve bilimsel danışmanlığını yapıyor. 13.000 üzerinde açık kalp ameliyatı yapmıştır. Bilgisayar merakı var, iyi kayak kayar, sualtı favori sporu. Amatör illüzyonisttir. Çoban kavalı (dilsiz kaval) çalar. Boş vakitlerinde ameliyat yapar. Hasta kaybetmeyi hiç sevmez. Sonu ölümle biten operasyonları sevmediği için “Savaşlara Hayır” diyor. Yurt içi ve yurt dışında bulunan 24 derneğin üyesidir.

14


SÖZLÜ SU NU M LAR

KOR ONER A RTER HA STA LIĞININ TA NIMI,FİZY OPA TOLOJİSİ VE RİSK FA K TÖRLER İ Semih AK Yeditepe Üni. Tıp fakültesi Dönem 3 öğrencisi, Sena SİLAY Acıbadem Üni. Tıp fakültesi Dönem 2 öğrencisi Giriş ve Amaç : Kardiyovasküler hastalıklar Dünya’ya mortalite ve morbiditenin ana nedenlerindendir. Türk kardiyoloji derneği tarafında yürütülen ‘TEKHARF’ adlı çalışmaya göre Türkiye’de 2milyon koroner kalp hastasının bulunduğu ve yılda 160bin kişinin bu hastalıktan hayatını kaybettiği görülmüştür. Bizim amacımız; koroner arter hastalığının tanımı, fizyopatolojisi ve risk faktörlerini araştırmaktır. Yöntem: Basic Pathology(bölüm11) ve pathophysiology of disease(bölüm10) kitaplarından konuyla ilgili kısımlar incelendi.Ayrıca PubMed,EBSCOhost, Science Direct adlı veritabanlarından bulunan makalelerden yararlanıldı. Bulgular: Literatür tarandığında; • Koroner arter hastalığına yol açan major risk faktörlerinin yapılan epidemiyolojik çalışmalar sonucunda belirlendiği görülmüştür. • Ateroskleroz’un anjina ve miyokard enfarktüsünün temel sebebi olduğu saptanmıştır. • Koroner arter hastalığının fizyopatolojisinin kişiden kişiye değiştiği görülmüştür. • Artan oksijen ihtiyacına karşı daralmış olan koroner arterlerin kalbin oksijen ihtiyacını karşılayamaması durumunda kalp krizine neden olabileceği görülmüştür. • Risk faktörlerinin; yaş, cinsiyet, genetik yatkınlık, hipertansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, c-reaktif proteini, sigara kullanımı, stres, fiziksel aktivite azlığı olduğu saptanmıştır. • Risk faktörlerinin bir kısmının engellenebileceği saptanmıştır. • Koroner arter hastalığının görülme sıklığının erkeklerde kadınlara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sonuç ve Öneriler: Makaleler ve kaynak kitaplar incelendiğinde koroner arter hastalığının önemli bir mortalite nedeni olduğu görülmüştür.Bazı risk faktörlerinin engellenebileceği bazılarının ise engellenemeyip genetik yatkınlıktan kaynaklandığı saptanmıştır. Devlet tarafından sosyal sorumluluk projeleri adı altında risk faktörlerini engelleyici çalışmalar yapılmalıdır.

15


K ORONER ARTER HASTALIĞI(KAH)NIN K LİNİĞİ Melike Keskin, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Dönem 2 Koroner arterlerdeki anatomik ve fonksiyonel bozuklukların neden olduğu klinik tablo KAHtır.KAH klinikte farklı şekillerde karşımıza çıkabilir.Bunların başlıcaları; ani ölüm,akut koroner sendromlar ve angina pektoris(stabil-unstabil angina) İyi bir anamnez KAH tanısının temelini oluşturur. Fakat fizik muayenede KAH düşündüren net bir bulgu saptanmaz.Tanı EKG’nin değerlendirilmesine dayanır.Çoğu zaman EKG ile tanıya varılmayabilir.Bu durumda öncelikle hastanın yaşı,cinsiyeti ve yakınmaları dikkate alınarak ileri tanı yöntemi seçimi değerlendirilir.İleri tanı yöntemi öncelikle stres testidir. KAH’ ın tanısı yanında lokalizasyonu, yaygınlığı ve tedavi seçimi için koroner anjiyografiye başvurulur. Angina pektoris, miyokard hipoksisine bağlı iskemik göğüs ağrısı olarak tanımlanır.Çoğunlukla retrosternal yerleşimlidir fakat sol omuza, kola,boyuna,altçeneye ve bazen de sırt ya da epigastriuma yayılabilir.Stabil angina,egzersizle veya duygusal durumla ilişkilidir.Hastalar ağrıyı;sıkışma,basınç,sıkıntı,ağırlık,hazımsızlık hissi olarak belirtebilirler.En önemli özelliği egzersizle veya duygu durum değişiklikleriyle ilişkili olmasıdır.Dinlenme ya da dilaltı nitrogliserin ile 5-10 dk içinde geçer.Unstabil angina,(1)dinlenme ya da çok hafif egzersiz esnasında oluşma ve >20 dk sürme,(2)şiddetli olma ve(3) gittikçe artan özellik gösterme durumlarından en az birinin görüldüğü durumdur(akut koroner sendromlar içinde de sınıflandırılabilir.) Akut koroner sendromlar(AKS) da ise hastanın öyküsünün yanı sıra yine fizik muayene ve EKG den yaralanılır.Burada çoğu zaman bir tek EKG ile yetinilmez.Seri EKG çekimleri yapılır.Aynı zamanda miyokard hasarını düşündüren kardiyak enzim değerleri de dikkate alınmalıdır.Ancak bu enzimler her zaman KAH ‘ı yansıtmayabilir.Akut koroner sendromlarda ,iskemik göğüs ağrısı bulunan hastanın EKG bulgularında(%50 hastada);ST depresyonu,transient(<20 dk ) ST elevasyonu ya da T dalgası görülüyor ve bu bulgulara eşlik eden troponin I-T ve CK-MB yükselmesi bulunuyorsa ST elevasyonsuz MI fakat belirteç yükseklikleri bulunmuyorsa unstabil angina olarak teşhis konur ve yine iskemik göğüs ağrısı bulunan bir hastada,EKG bulgularında ST elevasyonu görüldüğünde ST elevasyonlu MI olarak teşhis konur.Ardından gerekli müdahale yapılır ve uygun tedavi uygulanır.Ani ölüm ise kronik iskemi ya da geçirilen MI sonucunda sol ventrikül işlevlerinin bozulması ya da aritmi oluşması sonucu olmaktadır

16


AKUT MİYOKORD İNFA R KTÜSÜNÜN MEKA NİK K OMPLİK A SYONLA R I Gökhan Barış , Selay Efeoğlu Medical Univerisity of Sofia / Bulgaria Giriş : Akut miyokard infarktüsü ( kalp krizi ) ciddi ve uzun süreli iskeminin yol açtığı irreversibl miyokard hasarı ve nekrozu şeklinde tarif edilir.Miyokard infartüsü vakaların % 25’inde ölümcüldür. Ve başlıca nedeni koroner arterlerin aterosklerozudur. Bu durumda arter duvarlarında plaklar gelişir ve bu plakların üzerinde pıhtı oluşabilir ve arter tıkanır. Göğsün ortasında başlayan ( angina pektoris ) ve kol veya çeneye yayılan ani , baskı tarzında ağrı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, kusma, bayılma ve bilinç kaybıda görülebilir. Hatta çok az bir kişide bunların hiçbiri de görülmeyebilir , bu tip kalp krizi sessiz miyokard infarktüsü olarak bilinmektedir. Erkekler kadınlardan daha fazla kalp krizi geçirmeye yatkındırlar ve sigara içenlerde içmeyenlere göre risk daha fazladır.Diğer risk faktörleri artan yaş , sağlıksız beslenme,yüksek kolestrol , hipertansiyon ve diabetes mellitus gibi hastalıklar ve ailede genç yaşta miyokard infarktüsü hikayesidir. Amaç : Akut miyokard infarktüsünden doğabilecek mekanik komplikayonlara kısa bir bakış . K aynak lar : www.tkd.org.tr , www.library.med.utah.edu , www.patient.co.uk , www.ncbi.nlm.nih.gov . Harvard medical school family healt guide , British medical association health guide , Harrsion’s internal medicine text book. Bulgular : Akut miyokard infarktüsü komplikasyonları sonucu gelişen kardiyak rüptür , yalancı anevrizma , papiller kas rüptürü ve bunun sonucu gelişen akut mitral yetmezlik , aritmiler , corda tendinae ve serbest duvar rüptürü Sonuç : Miyokard infarktüsü tıbbi acildir ve miyokard infarktüsünden kaynaklanan ölümlerin yüde 50’si ilk 3-4 saat içinde gerçekleşmektedir bu yüzden ne kadar hızlı tedavi edilirse o kadar yaşam sansı yüksektir. Tedavinin ana amacı semptomları düzeltmek ve olguyu morbidite ve mortaliteden korumaktır. Progrnozu belirleyen infarktın büyüklüğü olduğu için hedef nekrozun gelişimini engellemek ya da yayılımını azaltmak olmalıdır. Anahtar k elime : Miyokard infarktüsü , kalp krizi , Ateroskleroz , Angina pektoris

17


MİTRAL VE TRİK ÜSPİT K APAK KASTALIKLARI Salih ARAS ,Gülhane Askeri Tıp Fakültesi Kalp kapak hastalıkları olarak darlık, yetmezlik veya her iki formun bir arada görüldüğü karma hastalıklar ile karşılaşılabilmektedir. Kapak alanında bir darlık sonucu kanın geçişi zorlaşır, yetmezlikte ise geri kaçan kan kalbin yükünü arttırır. Kalbin normal fonksiyonları bozularak, kalp yetmezliği meydana gelir. Bu kapaklar içinde en çok mitral ve aort kapakları hastalanır. Kalp kapak hastalıklarının kısaca nedenlerini sıralayacak olursak. -Romatizmal ateş (ülkemizde en sık nedeni budur) -Genetik kalp kapak hastalıkları -İleri yaşa bağlı kapak yapısının bozulması -Kapak enfeksiyonlarına bağlı oluşabilir. Bu hastalarda özellikle ilk zamanlar egzersiz sırasında ortaya çıkan çabuk yorulma ve nefes darlığıdır. Gece uyandıran nefes darlığı, çarpıntı atakları vb. şikâyetler görülebilmektedir. Yapacağımız fizik muayene de ise kalp kapakçıklarındaki darlık veya yetmezliklerin de kalp üfürümü aranır. Kesin tanı ekokardiografi ve anjiografi tetkikleri ile konulur. Genç hastalarda çoğunlukla ekokardiografi yeterli olabilmektedir. İleri yaştaki hastalarda kalp kapak hastalığı ile birlikte kalp damarlarında bir hastalık olup olmadığını değerlendirmek açısından koroner anjiografi ile beraber yapılmaktadır. Yapacağımız sunumda mitral ve triküspit kapak hastalıklarında teşhisten tedaviye kadar gidilecek yol anlatılmaya çalışılmaktadır.

18


K A LBİN ÇIK IŞINDA Kİ SORUN: A OR T VE P ULMONER KA P A K HA STA LIKLA R I Onur Utku Demir (1), Kıvanç Fırat Dündar(1), Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Amaç : Tıp fakültesi öğrencilerinin aort ve pulmoner kapak hastalıkları hakkında bilgi sahibi olması, prevalansını ve etiyolojisini öğrenip değişen hasta profilinin bilincinde olması, bu hastalıklara yakalananların sağlık hizmetinin her basamağında karşılarına çıkabilecekleri konusunda farkındalık oluşturulması, hastalıkların kliniğini ayırt edip, tanıda kullanılan yöntemleri öğrenmesi ve sevk edilecek hasta grubunu tespit etmesini sağlamak. Kalp kapak hastalıkları koroner arter hastalıkları, hipertansiyon veya kalp yetersizliğinden daha nadir görülmesine rağmen hastalıklar üzerine yapılan çalışmalar bizlere yıllar içinde hasta profilinin değişimini, romatizmal kapak hastalığı için uygulanan profilaksi ve artan yaşam süresi ile dejeneratif kapak hastalıkları insidansı artmıştır. Buna bağlı olarak da Aort Darlığı Avrupa ve Kuzey Amerika’da en sık görülen kalp kapak hastalığı tipi haline gelmiştir (2). Bu çalışmada aort-pulmoner kapak hastalıklarının prevalansı ve etiyolojisinden bahsedilecektir. Yıllar içerisinde oluşan bilgi birikimi ve artan araştırmalar sayesinde aort-pulmoner kapak hastalıklarının fizyopatolojisi ile ilgili önemli gelişmeler kaydedilmiş, hastaların belirtilerini ve elde edilen bulguları yorumlamak kolaylaşmış, elektrokargiyografi-ekokardiyografi sayesinde tanının doğrulanıp hastalığın tiplendirilmesi, şiddeti ve prognozunun değerlendirilmesi sağlanmıştır.Bu çalışmada aort ve pulmoner kapak hastalıklarının kliniği, tipleri ve tanısında kullanılacak yöntemler anlatılacaktır. Sonuç : Aort ve Pulmoner kapak hastalıkları nadir görülen ve bu yüzden de kolay atlanabilen hastalıklardır.Kronik ve ilerleyici olan hastalıklar uzunca bir latent dönem asemptomatik kalır.Klinik verdiklerinde ise prognoz ve mortalite iç karartıcıdır (3). Hekimlerimiz risk gruplarını iyi tanımalı, hastaları değerlendirirken bulguları iyi yorumlamalıdır. • Soler-Soler J, Galve E. Worldwide perspective of valve disease. Heart 2010;83:721–725. • Pilegaard HK, Kristensen LH, Hansen OK, Thorac Cardiovasc Surg 2009;44:289–295.

19


YETİŞK İNDE KONJENİTAL K APAK HASTALIK LARI Duygu Cebecik, Yeditepe Üniversitesi, Dönem 3 Bugün tıpta hızla gelişen teknoloji ile yeni hasta grupları oluşmaktadır.Yetişkin yaşa gelmiş ve doğumsal kalp hastalığı olan hasta grubu da aynı sebeplerle hızla büyümektedir.50 sene önce 1 yıllık sağ kalımı %20 olan bu grup,bugün gelişen tanı ve tedavi yöntemleri ile 7.i,8.i dekadlara kadar yaşayabilmektedir. Yetişkinde konjenital kalp hastalıklarını ilgilendiren bir diğer grup ise yetişkin çağa kadar belirti vermeyen hasta grubudur. Konjenital kapak hastalıklarının en sık görülen doğumsal anomaliler olduğu da düşünüldüğünde bu hastaların ayırıcı tanısının nasıl yapılacağını bilmek son derece önemlidir. Yetişkinde konjenital kalp hastalıkları tüm dünyada 1990lardan beri tartışılan nispeten yeni bir uzmanlık alanıdır.Biz bu sunumda bu hastalılardan kapakları tutanları,bu hastaların yetişkin çağda kliniğe nasıl geldiklerini,tanılarının nasıl konulduğunu,bu hastalığın yönetimini,çocuk çağda fark edilip tedavi edilmiş hastaların ise takiplerini ve risk durumlarını tartışacağız. BİKÜSPİT AORTİK KAPAK Gelişim döneminde fibrilin-1 eksikliğine bağlı kapak oluşum ve farklılaşmasındaki bozukluklardan dolayı normalde 3 yapraklı olan aort kapağının 2 yapraklı oluşumuyla karakterize bir hastalıktır.Tüm popülasyonda %1-2 oranında görülen bu hastalık yetişkin çağa kadar semptom göstermeden gelebilir.Bu hastaların %30 tam AV blok gösterirken,tam AV blok oluşma riski tüm hastalarda her yıl %2 artar.Görülme sıklığı ve riskleri göz önünde bulundurulursa bu hastalığın tanınmasının ve takip edilmesinin ne kadar önemli olduğu da anlaşılmış olur. MİTRAL KAPAK YETMEZLİĞİ Mitral kapağın tam kasılamamasından dolayı sistol sırasında kanın sol atriyuma geri kaçışıyla gözlenen bu hastalık çoğu zaman atriyoventriküler septal defektlerle birlikte gözlenir(AVSD).Kanın geri kaçışına sekonder olarak genişleyen sol atriyum ise atrial fibrilasyon için risk taşır. PULMONER KAPAK DARLIĞI Pulmoner arterden kanın geçişini zorlaştıran kapak darlığı ile gözlenen bu hastalık da yetişkin çağa kadar semptom vermeyebilir. Hatta pulmoner kapak yokluğunda 69 ve 73 yaşlarına kadar yaşamış iki kişi rapor edilmiştir.

20


SUP RA VENTRİK ÜLER A RİTMİLER Hazırlayanlar: Stj.Dr. Özge KAMA, Stj.Dr. Cihangir YİRMİBEŞ Sorumlu Öğr. Üyesi: Prof.Dr. Ömer AKYÜREK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Merkezi, Mamak - ANKARA Supraventriküler taşikardiler (SVT), en sık görülen aritmiler arasında yer alır. Çoğunluğu idyopatiktir ve her yaşta görülebilir. Ventriküler taşikardilere göre daha iyi prognozlu seyrettiklerinden ve sıklıkla ciddi hemodinamik bozukluklara neden olmadıklarından dolayı, normal sinüs ritmine çevirmek için çeşitli konservatif tedaviler uygulanabilmektedir.SVT, 5 alt grupta sınıflanır. Bu sunumda; SVT alt grupları içerisinde yer alan Wolf Parkinson White Sendromu (WPW), Atrial Flutter ve Atrial Fibrilasyon mekanizma, tanı,EKG yorumu, klinik ve tedavileriyle anlatılacaktır. WPW sendromu,tipik bir preeksitasyon sendromudur.Atrial flutter, büyük ve tek reentry ile oluşur. Atrial fibrilasyon, klinikte en sık rastlanan aritmidir. Güncel tedavi yaklaşımlarından, atrial fibrilasyon’da kriyoablasyon yöntemine ayrıntılı olarak yer verilecek, uygulama örnekleri,başarı yüzdeleri ve ilgili çalışmalara değinilecektir. Anahtar K elimeler: Supraventriküler taşikardiler, atrial fibrilasyon, kriyoablasyon

21


VENTRİK ÜLER ARİTMİLER Hülya Zeynep Oktay, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 2. sınıf Her gün kalp 100.000 kez atar, yaklaşık 7.570 litre kan pompalar ve vücudun ihtiyacı olan oksijenin dağıtılmasında temel rolü oynar. Kalp atım ritmi ya da hızı bozulduğunda ise kardiyak aritmi oluşur. Kardiyak aritmiler iki çeşittir: Atriyal aritmi ve ventriküler aritmidir. Ventriküler taşikardi ilk kez 1912’de August Hoffman tarafından elektrokardiyogram ile kağıda kaydedilmiştir. 1913 ve 1924 yıllarında Mines ve Garrey, aritmilerin altında yatan re-entry ve circus movement fenomenlerini açıklamışlardır. Ayrıca, artmış otomastite ve tetiklenmiş aktivite de aritmilerin oluşum mekanizmalarındandır. Ventriküler aritmiler: Ventriküler ektopik vurumlar(premature (ventriküler erken atımlar)ve kaçış vurumları ), ventriküler taşikardi, ventriküler fibrilasyon, torsade des pointes, idioventriküler ritim, accelere (hızlanmış) idioventriküler ritim, ventriküler asistol ve ventriküler bradikardidir. Koroner kalp hastalıkları, kalp krizi hikayesi, zayıflamış kalp kasları gibi problemler ventriküler aritmilere sebep olurlar. Ventriküler aritmiler, elektrokardiyogram ile teşhiş edilirler. Ventriküler aritmilerin semptomları yorgunluk, baş dönmesi, senkop, çarpıntı, soluk alma zorluğu ve göğüs ağrısıdır. Ciddi vakalarda ani kardiyak ölüm görülür. Ventriküler aritmiler ani kardiyak ölümünün başlıca nedenidir. Her yıl Amerika Birleşik Devleti’nde ventriküler aritmiler kaynaklı ani kardiyak ölümlerin sayısı 300.000’dir. Antiaritmik ilaçlar, beta blokerler, antikoagulanlar ve kalsiyum kanal blokerleri ventriküler aritmilerin tedavisinde kullanılır. Ventriküler aritmilere tedavi yaklaşımı kanın pıhtı oluşturma ve inme riskini önlemek, kalp hızını ve ritmini normale döndürmek, aritmiye neden olan altta yatan hastalığı tedavi etmek ve kalp hastalığı oluşturacak diğer riskleri azaltmaya çalışma yönünde olmalıdır.

22


A Nİ KA LP ÖLÜMÜ Damla Saymazlar, Yeditepe Üniversitesi, Dönem 4 Her yıl Amerika da 250 binden fazla kişi kalp ve damar hastalıkları sebebiyle aniden hayatını kaybetmektedir. Turkiye’de kesin sayilar olmamakla birlikte bugun icin bu sayının 70 bin dolayinda olduğu tahmin edilmektedir. Ani kalp ölümü konusuna geniş kitlelerin farkına varmasına neden olan olay ise çok talihsiz bir olaydır. 2003’te Konfederasyon Kupası yarı final maçında Kolombiya ile Kamerun arasında oynanan futbol maçının 72. dakikasında 28 yaşındaki oyuncu Marc Vivien Foe sahanın içinde aniden fenalaştı. Kameraların saniye saniye görüntülediği, milyonlarca insanın izlediği ‘naklen ölüm’ de Foe’ye yapılan müdaheleler sonuçsuz kaldı ve futbolcu milyonlarca insanın önünde hayatını kaybetti. İnsanlar sağlıklı, sahada mücadele eden bir futbolcunun aniden ölebileceğini hiç akıllarına getirmezken bu gerçek canlı yayında milyonlarca insanı adeta şok etmişti. Daha sonraki yıllarda bunun gibi talihsiz olaylarla karşılaşılmış ve bu durumlar ani kalp ölümü araştırmalarında alevlenmeler sağlamıştır. Ani kalp ölümü hemen her zaman altta yatan yapısal ya da elektriksel bir kalp hastalığı sonucu oluşmaktadır. Koroner arter hastalığının (KAH), olguların yaklaşık %80’inde ölümcül aritmilerin nedeni olduğu düşünülmektedir. Dilate kardiyomiyopati ve hipertrofik kardiyomiyopatinin de olguların %10-15’inden sorumlu olduğu sanılmaktadır. Bunların dışında kalan olgularda ise, genellikle nadir görülen ve çoğunluğunu genetik elektriksel ya da yapısal bozuklukların oluşturduğu bazı özel durumlar bulunmaktadır. Bunlar arasında uzun QT sendromları, Brugada sendromu, aritmojenik sağ ventrikül displazisi, katekolaminerjik ventrikül taşikardisi ve idiyopatik ventrikül fibrilasyonu sayılabilir. Etiyolojisindeki ve risk faktörlerindeki genişlik sebebiyle ani kardiyak ölümünün tedavisinde agresif ve altta yatan kalp hastalığının tedavisine uygun bir tedavi protokolu izlenmelidir.

23


K ORONER BYPASS VE K ORONER ARTER CERRAHİSİ Emre Sönmez, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Amaç: Bu sunum tıp fakültesi öğrencilerinin CABG* ve koroner arter cerrahisi hakkında bilgi sahibi olması,tarihçesini, gelişimini ve hangi durumlarda ne tip hastalara yapıldığını bilmesini ve sonrasında gelişebilecek komplikasyonların yönetimini kavrayabilmesini amaçlamaktadır. Kardiyovasküler hastalıklar,dünya çapında mortalite ve morbiditenin majör nedeni olma yolunda gittikçe artan bir rol üstlenmektedir. Çalışmalar, tüm dünyada kardiyovasküler hastalıklardan ölüm oranının 1990 ve 2020 yılları arasında, %28.9’dan %36.3’e yükseleceğini göstermektedir. CABG cerrahisi bugün dünyada sık uygulanan bir işlemdir. A.B.D.’de CABG kardiyovasküler tıpta en çok kaynak harcanan uygulamadır, 2009 yılında sadece A.B.D.’de tahminen 415.000 CABG, 605.000 PTCA** işlemi gerçekleşmiştir. CABG 1960’ların sonunda ilk kez yaygın klinik kullanıma geçtiğinde, cerrah olmayan birçok kişi tarafından riskli ve faydası ispatlanmamış bir işlem olarak eleştirilmişti.Ancak ardından geçen yıllar boyunca üzerinde en çok çalışılan cerrahi haline gelmiş, endikasyonu ile gerçekleştildiğinde en şüpheci insanlar tarafından bile faydası ve mükemmel sonuçları ile takdir görmüştür. Sonuç: Koroner arter ve koroner bypass cerrahisi tüm dünyada sıkça uygulanan bir operasyondur.Bu işlemin hangi hasta gruplarına yapılacağı iyi bilinmeli ve komplikasyonları iyi yönetilmelidir.Aksi takdirde geri dönüşü olmayan ciddi sorunlarla karşılaşılması kaçınılmazdır. *CABG:Coronary artery bypass graft **PTCA:Percutaneous transluminal coronary angioplasty

24


K A PA K CERR A HİSİ Merve Ergin, Yeditepe Üniversitesi, Dönem 3 Kalp kapakları kalbin odacıkları arasında ya da kalp odacıkları ile ana damarlar arasında yer alarak kan akışının kalbin pompalama özelliğine göre düzenleyen kapaklardır. Kalpte dört adet kapak bulunmaktadır. Oksijen ve besinden zengin temiz kanın vücuda pompalandığı kalbin sol tarafında aort ve mitral kapaklar, karbondioksit ve metabolik atıkları içeren kirli kanın akciğere pompalandığı sağ tarafında trikuspid ve pulmoner kapaklar yer alır. Kalp kapağı doğuştan hasarlı olabilir ya da romatizmal, bakteriyel, kireçlenme gibi nedenlerle sonradan hastalanabilir. Ayrıca yaşlanma sürecinde de yapısal veya işlevsel olarak bozulabilirler. Kapak hastalıklarının iki ana tipi vardır. Darlık (stenoz), kapağın tam olarak açılamaması ve kanın dar bir açıklıktan geçmek zorunda kalmasıdır. Diğer tip olan Yetmezlik (regürgitasyon)te ise kapak tam olarak kapanamaz ve kan kapaktan geriye doğru da kaçar. Kalp bu durumda vücuda yeterli kan pompalayamaz ve hasarı kompanze edebilmek için daha çok çalışır. Bu aşırı çalışma sonucu kalp zayıflar, kalpte büyüme olur ve hastada nefes darlığı, göğüs ağrısı, halsizlik vb. bazı belirtiler oluşur. Tanı ve tedavinin saptanmasında doğru ve ayrıntılı alınmış bir öykü ve fiziksel muayenenin yanında, kalp röntgen filmi (Tele), elektrokardiyogram (EKG), ekokardiyogram (EKO) ve kalp kateterizasyonu (Anjiyo) yöntemlerinden bir veya birkaçı kullanılabilir. Dünyada tüm ölümlerin %1-2’si kalp kapak hastalıkları nedeniyle gerçekleşmektedir. Geçtiğimiz 20 – 30 yılda yapay kapak teknolojisindeki hızlı gelişmeler sayesinde etkin ve kalıcı cerrahi tedavi olanakları geliştirilmiştir. A SD,VSD,FA LLOT TETR A LOJİSİ Gaye Güldiken, Gökçe Güldiken; Yeditepe Üniversitesi, Dönem 3 ASD Atrial septal defect(ASD) sağ ve sol atria arasındaki septumun tam olarak kapanmamasıyla karakterize bir doğumsal kalp hastalığıdır. Türkiye’deki doğumsal kalp anomalilerinin %10-15’inden sorumludur. Kız çocuklarında görülme oranı daha sıktır. Şant genellikle sol atriyumdan sağ atriyumadır. Klinik tablonun ciddiyeti şantın miktarına bağlıdır. Akciğerde pulmoner hipertansiyon ve sağ kalp yetmezliğine yol açabilir. Defekt büyük değilse yetişkinliğe kadar semptom vermeyebilir. Atrial septal defekt anatomik olarak bakıldığında 5 tipe ayrılır; ostium sekundum tip ASD, ostium primum tip ASD, sinus venosus tip ASD, patent foramen ovale, koroner sinüs tipi ASD. Bunların içinde en sık görülen tipi ostium sekundum tip ASD’dir. Tanısı ekokardiyografide atrial septumdaki defektin ve şantın gösterilmesiyle konur.

25


VSD Ventriküler septal defect(VSD) ventriküller arasındaki septumun tam olarak kapanmamasıyla karakterize olan, en sık görülen konjenital kalp defektidir. Fallot tetrolojisi, komplet atrioventriküler kanal defekti, büyük damarların transpozisyonu gibi komplex kardiyak anomalilerin bir komponenti olarak veya izole olarak görülebilir. İzole VSD Türkiye’deki doğumsal kalp anomalilerinin %20’den fazlasını meydana getirir. Her 1000 canlı doğumda 2-6 arasında görülür. VSD’de sol ventrikülün yüksek basıncı sebebiyle kan, başlarda sol ventrikülden sağ ventriküle doğru şant yapar. Bu şant zamanla sağ ventrikül hipertrofisine ve dilatasyonuna sebep olur. Hastalık ile ilişkili belirtiler ve fiziksel bulgular defektin ve şantın boyutuna bağlıdır. Öyle ki,kimi zaman kendi kendine de kapanabilen küçük VSD’ler asemptomatik iken, büyük VSD’ler pulmoner hipertansiyon ve KKY’ye yol açabilir. Fallot tetrolojisi Fallot tetrolojisi(ToF) 4 kalp anomalisinin bir arada görülmesiyle karakterize doğumsal bir kalp hastalığıdır. Bu defektler; ventriküler septal defekt, pulmoner arter stenozu, sağ ventrikül hipertrofisi ve aortun VSD’nin üzerinde ata biner sekilde çikisidir. Tüm konjenital kardiyak malformasyonlarin yaklasik %5ini olusturur ve siyanotik konjenital kalp hastaliklarinin en sik nedenidir. Fallot tetrolojisindeki hemodinamik sonuc sagdan sola sant, azalmis pulmoner kan akimi ve artmis aortik volumdur. Bu kalp kusuru kendini ciltte ve mukozalarda morarmayla gösterir. Bu defekte sahip bebeklerin gelişimi normal olmakla birlikte zaman zaman ani morarma nöbetleri ve bilinç kaybı görülebilir. Tetrolojinin klinik siddeti pulmoner cikistaki darligin derecesine baglidir. Kesin tedavisi tam düzeltme ameliyatıdır. K ONJENİTAL KALP HASTALIK LARI Çocukluk çağının en önemli kalp hastalıkları grubudur. Prevelansı 5-10/1000 arasında değişmektedir. Erken teşhis ve tedavi önemlidir.

26


Patent Ductus Arteriosus (PDA) Ductus arteriosus pulmoner arter ile aorta arasında kan akışı sağlar. Ductus arteriosusun görevi ise fetüste fonksiyonel olmayan akciğerlere giden kanı azaltıp oksijenden zengin kanı aorta taşımaktır. Normalde ductus arteriozus, doğumdan birkaç saat sonra kapanmaktadır. Bu bağlantının açık kaldığı durumlara Patent Ductus Arteriozus(PDA) adı verilir. İzole patent ductus arteriozus (PDA) konjenital kalp hastalıkları içinde %5-10 oranında görülür. Prematüre doğan ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde görülme sıklığı %80’e ulaşır. İntrauterin kızamıkçık enfeksiyonu, patent ductus arteriozus (PDA) için önemli risk faktörüdür. Hastanın klinik bulguları soldan sağa şantın miktarına yani duktusun çapına ve pulmoner basınca bağlıdır. Küçük PDA’da semptom yoktur. Büyük PDA’da hızla pulmoner hipertansiyon gelişir ve Eisenmenger sendromuna dönüşür. Tanı fizik muayene, telekardiyografi, EKG, doppler tetkiki ve ekokardiyografi ile konur. PDA’ nın tedavisi, prematür bebeklerde indometazin verilerek yapılır. Ayrıca, düzelmeyen olgularda acil ameliyat önerilir. Aort K oark tasyonu Aortanın lokalize veya diffüz bir şekilde daralmasıdır. Vakaların %98 de darlık sol subclavien arterin ve ductus arteriozusun aortik orifisinin distalindedir. Tüm konjenital kalp hastalıklarının %5-10’unu oluşturmaktadır. Koarktasyonun vücuttaki en önemli etkileri: Vücudun üst yarısında yarattığı şiddetli hipertansiyon, anevrizma gelişimi, rüptür, koroner arterlerde intimal proliferasyon ve dejenerasyon oluşumudur. Tanısı anamnez, FM, Telekardiyografi, EKG, Ekokardiyografi, MRI, BT ve Kalp kateterizasyonu yardımı ile konur. Erken dönemde semptomatik olan hastalarda fizik muayene bulgularına ilave olarak EKO tanı koydurucudur. Darlığın cerrahi olarak ortadan kaldırılması tek tedavi seçeneğidir. Vask üler Ringler Vasküler ring, aortik ark kompleksinin anormal gelişimi sonucunda meydana gelen ve çoğunlukla infant döneminde trakeo-özofageal kompresyon yapan bir anomalidir. Çift arkus aorta vasküler ring patolojileri içinde en sık görülen anomalidir. Konjenital kalp hastalıklarının %1 ile 2’sini teşkil eden vasküler ring anomalilerinde; dispne, stridor, wheezing ve öksürük en sık görülen semptomlardır. Cerrahi kesin çözümdür.

27


EBSTEİN ANOMALİSİ,HİPOPLASTİK SOL VENTRİK ÜL,FONKSİYONEL TEK VENTRİK ÜL Stj. Dr. Can Uç, Celal Bayar Üniversitesi, Dönem 4 Ebstein Anomalisi Triküspid kapak normalden daha aşağıya yerleşmiştir. Triküspid kapak normal olmayan yerleşimi ile sağ ventrikül boşluğunu atrialize segment ve fonksiyone hipoplazik sağ ventrikül olmak üzere iki bölüme ayırır. Sağ atrium dilate ve hipertrofiktir. Triküspid kapak yetersizliği vardır. Foramen ovale ve ASD nedeniyle sağ-sol şant söz konusudur. Paroksismal atrial taşikardi sık görülür. Dinlemekle S2 geniş çift duyulur. Triküspid yetersizliğine bağlı sol atrium alt kenarında sistolik üfürüm duyulur. Genellikle hepatomegali vardır. Telede geniş sağ atrium ve kardiyomegali vardır. Tanı EKO ile konur. Yenidoğan döneminde suportif tedavi uygulanır. Bu dönemde en önemli mortalite nedeni ciddi triküspid yetersizliği ve pulmoner hipoplazidir. Fonksiyonel Tek Ventrikül Fonksiyonel tek ventrikül, genel bir hastalık grubudur. Hepsi birbirinden farklı olmakla beraber, hepsinin problemi aynıdır. Kalbin vücuda ve akciğerlere kan pompalayan tek bir odacığı vardır. Hipoplastik sol kalp sendromu, triküspit atrezisi, pulmoner atrezi fonksiyonel tek ventriküle sahip sendromlardır. Hipoplastik Sol Kalp Sendromu Tüm doğumsal kalp hastalıklarının %1’ini oluşturur. Sol ventrikül ve asendan aortun ileri derecede hipoplazisi, aort ve mitral kapakların atrezisi ile karakterizedir. Doğumu izleyen ilk günlerda dispne, taşipne, hepatomegali gibi konjestif kalp yetersizliği bulguları gelişir. 48. Saatten itibaren siyanoz gelişir. Tanı EKO ile konur. Tedavide PG E1 infüzyonu, semptomatik tedavi yapılır. Cerrahi olarak Norwood ameliyatı yapılır. Prognoz iyi değildir. Hastaların çoğu doğumu izleyen ilk günlerde veya haftalarda kaybedilir. Pulmoner Atrezi Sağ ventrikül boşluğu hipoplaziktir. Sağ atriumdaki kan foramen ovale yoluyla sırasıyla sol atrium, sol ventrikül, aortaya gider. Pulmoner dolaşım duktus aracılığıyla sağlanır. Siyanoz, bradikardi,hipotoni ve asidoz vardır. S2 tektir, genellikle üfürüm işitilmez. Tele de kardiyomegali saptanır. EKG ’de sol ventrikül hipertrofi bulguları gözlenir. Tanı EKO ile konur. Tanı konduktan hemen sonra aorto- pulmoner şant ameliyatı yapılır, ameliyata kadar PG E1 infüzyonu yapılır, 2-4 yaşlarda Fontan ameliyatı yapılır.

28


Triküspit Atrezisi KKH içinde %1-3 Sağ atriuma açılan sistemik venöz kan foramen ovale aracılığı ile sol atriuma geçer burada karışan sistemik ve venöz kan sol ventriküle geçer. sol ventrikülden kan VSD ve/veya PDA aracılığı ile AC’lere gider. Hastalar doğumdan sonra oluşan siyanozla tanınırlar. Sol sternum kenarında varsa VSD ve pulmoner stenoz üfürümü işitilir. Telede kalp normal veya hafif genişlemiştir. AC kanlanması artmış veya azalmıştır. EKG ’de sol eksen sapması ve sol ventrikül hipertrofi bulguları tipiktir. Tanı EKO ile konur. Pulmoner kan akımının ciddi şekilde azaldığı vakalara Blalock-Tausing şant ameliyatı uygulanır. Şant ameliyatına kadar PG E1 infüzyonu uygulanır. Foramen ovalenin yetersiz olduğu yenidoğanlara atrial septostomi yapılır. 2-4 yaşlarda Fontan op. yapılır. TIK AYICI DAMAR HASTALIKLARI Aziz Mert İpekçi, Taygun Türeli, Başkent Üniverstesi Tıp Fakültesi, Dönem II Tıkayıcı damar hastalıkları dünyadaki insan ölüm nedenleri arasında birinci sırada gelen kardiyovasküler hastalıklar arasında önemli bir yere sahiptir.Genel anlamda damar lümeninin daralmasıyla damar içerisindeki kanın gittiği bölgenin ihtiyaçlarını karşılayaması sonrası bölgenin zamanla iskemiyle ve nekroza uğramasını ifade eder.Tıkayıcı damar hastalıklarının oluştukları damar grupları (etkiledikleri organlar)a göre sınıflandırmaları mümkündür ve her bölge için farklı klinik tablolarla ortaya çıkarlar.Eğer tıkanma koroner damarlarda meydana gelirse kalbin yeterli beslenemesi sonucu miyokard infarktrüs,carotis ve dallandırdığı damarlardaysa beyin felci,inmeye bağlı bilişsel,motor ve duysal yeteneklerde kayıp gözlenir.Mortaliteye daha az sebep olmakla birlikte Periferik damar tıkayıcı hastalık grubu ise alt ekstremiye ve üst ekstremiteyi yoğun olarak etkileyerek bu bölgelerde ciddi kangrenlere yol açarak organ amputasyonlarına gitmenin yanı sıra dolaylı olarak diğer damar gruplarını da etkileyerek ciddi klinik tablolarla karşımıza çıkmaktadır.

29


Tıkayıcı damar hastalıklarının oluşumunda aterogenez olarak isimlendirilen ve savunma reaksiyonu olarak kandaki monositlerin makrofaja dönüşüp dolaşımdaki oksidize olmuş LDLyi alması ve damar duvarında endoteller ile kas tabakası arasına yerleşmesi ve zaman içerisinde burada ölmeleri ve kolesterol birikimi son olarak da kalsifiye olmasıyla aterom plaklarını oluşumunu ifade eder.Bu plak üzerindeki birikim devam ettikçe damar lümeni de darlır.Endotel bütünlüğünün bozulmasıyla plateletler devreye girerek bu plakların üzerinde pıhtı oluşturarak damar duvarının iyice daralmasıyla sonuçlanır ve bu durum tromboz olarak gözlenir oluşan bu pıhtı tabakasının yüksek tansiyondan dolayı buradan koparak başka damarlara geçip bu bölgeleri tıkaması tromboemboli olarak isimlendirilir ve sıklıkla kalbe beyne akciğerlere giderek ölüme sebep olur.Benzer şekilde plaklardaki kolesterolün kolesterol embolisiyle kopup başka damarlara gidip bu bölgelerede plak oluşturması mümkündür.Yaşlılarda damar esnekliğinin yitirilmesi ateroskleroz olarak isimlendirilen bu damar sertliği durumunu daha da tehlikeli bir duruma getirmektedir. Damar duvarının yapısal bozukları, damar spazmları hiperlipidemi,diyabetus mellitus,sigara kullanımı hastalığın tıkayıcı damar hastalıklarının oluşum ve gelişiminde oldukça önemli yere sahiptir. Genellikle tıkayıcı damar hastalıkları damar lümeninde belirli bir daralma meydana gelmeden belirti vermezler.Periferik arter hastalıklarında ilk belirtiler ekstremite uçlarında üşüme, morarma ile başlayıp ilerleyen dönemlerde kılların dökülmesi yaraların geç iyileşmesi ve ülserasyon yürüme sonrası oluşan ve kısa süreli dinlenmeyle geçen ağrılar (kladikasyo)dır.Bu durumların daha da ilerlemesiyle dokuların beslenememesine bağlı olarak dinlenme halinde bile ağrı duyulması ve kangren gözlenir. Klinik tanıda nabız özelliklerinin incelenmesi ,arter açıklığının tespiti için Allen testi, 2D Ultrason, MRI, anjiyografi gibi anatomik çalışmalar ve darlığın fonksiyonel etkisini göstermek için treadmil yrüyüş testi üst /alt ekstremite basınç indeksi(ABI), Doppler, transkütanoz oksimetri kullanılmaktadır. Tedavide hipertansiyon ve diyabetin kontrolü, hastanın lipit profilinin düzeltilmesi, sigaranın kesilmesi, yürüme egzersizi ve antiplatelet ilaçlarla konservatif tedavinin yanısıra balon anjiyoplasti ve stent yerleştirilmesi, ateroktomi gibi endovasküler girişimler ve bypass,sempatektomi,amputasyon gibi cerrahi operasyonlar yer alır.

30


ANEVRİZMATİK DAMAR HASTALIKLARI VE TEDAVİLERİ Şirin Nefise Tüter, Yeditepe Üniversitesi, Dönem 3 Emin Doğaüstü, Yeditepe Üniversitesi, Dönem 5 Anevrizma; ‘genişleme’ anlamına gelen ‘eurys’ ve ‘artan’ anlamına gelen ‘ana-’ önekinden oluşan Latince kökenli bir kelimedir. Tıp literatüründe, arter duvarındaki zayıflıklara bağlı olarak duvarın yüzde elliden fazla genişlemesi demektir. Sık görülen nedenleri arasında hipertansiyon, ateroskleroz, infeksiyon, travma ve kalıtsal veya edinsel bağ doku hastalıkları vardır. Anevrizmalar genelikle belirti oluşturmaz ama ağrı, iskemi, tromboemboli, spontan diseksiyon ve ölümcül olabilen yırtılmalar gelişebilir. Tanı, görüntüleme yöntemleri (ör., ultrasonografi, BT anjiyografi, manyetik rezonans anjiyografi, aortografi) ile konur. Yırtılmamış anevrizmalarda tedavi , risk faktörlerinin modifikasyonu (örneğin sıkı kan basıncı kontrolü) artı anevrizmanın yerleşimi, boyutu ve belirtilerin varlığına bağlı olarak görüntü yöntemleri ile izlenmesi ya da cerrahi girişimdir. Yırtılmış anevrizmaların tedavisi acil cerrahi girişim ve yapay greft veya endogreft yerleştirilmesi ile yapılır.

31


P O S T E R S U N U M L A R I - A min og u anid in v e K ar d iy ov ask ü le r S ist e m Hazırlayan öğre ncile r: Muhammed Kılıç, Ömer Çetin Selçuk Üniversitesi - Gü nd e 1 S aat Te mp olu Y ü r ü y ü şü n K r one r K alp Hast alığ ı R isk F ak t ör le r i Üze r in e E t k isi Hazırlayan Öğre ncile r: Emre Asoğlu, Mehmet Öz, Umut Öktem İnönü Üniversitesi - Y ık ıcı K ır ık K alb in K ar d iy olojid e k i A d ı; Tak ot su b o S e n d r omu Hazırlayan Öğre ncile r: Fuldey Aycan, Emre Hallaçoğlu Çukurova Üniversitesi - fNIR ile B e y in Ok sije nle n me sinin De ğ e r le nd ir ilme si Hazırlayan Öğre ncile r: Alper Derviş, Kıvan Öncü, Nurcan Ay, Yalçın Kahya Dokuz Eylül Üniversitesi - K alp Üst ü n d e Hor mon İy on K ar d e şliğ i Hazırlayan Öğre ncile r: Hikmet Altun Fatih Üniversitesi

32


KONGRE EKİBİMİZ

33

Mehmet Salih Öztürk Adnan Gündoğdu Tuğba Müdüroğlu Semih Ak Mustafa Serpi Hasan Özdemir Tuvana Us Taha Oğuz Kayhan Tolga Akyol Merve Ergin Duygu Cebecik Ecem Dönmez Berker Pektaş Merve Akitap Ipek Gider Eda Güner Şebnem Hacımustafaoğlu Tuğberk Arslan Gökçe Güldiken Seden Tülek Fatma Begüm Çopur Irem Çulcuoğlu Gaye Güldiken Hayrican Özden Bilge Çınar İsmail Cebeci

Öznur Molla Mehmet Akan Zeynepgül Inkaya Emir Şenocak Aylin Çetinkaya Cansu Kurt Şükrücan Kocabaş Beste Öztürk Uğur Şen Süleyman Özen Zeynep Hüseyinoğlu Ezel Gedik Timur Turhan Can Çelik Gökçe Peker Gizem Kutlu Şeyma Matoğlu Ece Gümüşkesen Alper Yusuf Mercan Meriç Menekşeli Nazlı Deniz Doğan Gökberk Alkan Eylül Yeral Anıl Altunkaya Meriç Ülgen


1. Yurt (Konaklamanın olduğu yer) 2. Tıp Fakültesi 3. Sosyal (Yemekleri burada yiyeceksiniz) 4. Rektörlük 5. Hukuk Fakültesi 6. Güzel Sanatlar

34


SPONSORLAR Ana Sponsor

35

DiÄ&#x;er Sponsorlar


y端tbat 2013


Yütbat Kitapçık 2013 Son