Issuu on Google+


İçindekiler TİMDER Yönetim Kurulu: Y. Ali Tung, Kemal Yıldırım, Mehmet Arslan, Adem Yıldıray Yılmaz, Aydın Eşer, Baki Kartalkaya, Bircan Şahin, Cemal Kır, Ertan Sapankaya, Kemal Çelik, Serdar Dönmez

Söyleşi İMSAD Hüseyin Bilmaç

Ocak - Mart 2012

Yatırım Sanica Ali Fatinoğlu

Söyleşi Seranit Hamdi Altunalan

Firmalar İnsanlar Uşak Seramik Durmuş Tanış

Üretici Newarc Mustafa Tufan

Üretici Söğüt Seramik Yavuz Eğitimci

77

Kapak Fotoğrafı: Orhan Hopa

Ocak - Mart 2012

77

Mekan:

UNICERA 2011 Hitit Seramik Standı

Dergi Adı: Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği Dergisi İmtiyaz Sahibi ve Adresi: Y. Ali Tung Necatibey Cd. Karınca Çıkmazı Sk. No:7 Karaköy - İSTANBUL (yalcinalitung@timder.org.tr) Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Adresi: Mehmet Arslan Kayışdağı Mh. Bostancı Dudullu Yolu No:40 Kadıköy - İST. (mehmet.arslan@tepeinsmalz.com.tr) Genel Yayın Yönetmeni: Prof. Dr. T. Hikmet Karakoç (hkarakoc@anadolu.edu.tr) Ekonomi Danışmanı: Prof. Dr. Emre Alkin (emre@emrealkin.com) Hukuk Danışmanı: Av. Murat Çelikten (murat@murathukuk.com) Yapım & Görsel Tasarım Yönetmeni: Güray Ergün (guray@timder.org.tr) Yapım & Görsel Tasarım Yardımcı Yönetmeni: Orhan Hopa (orhan@timder.org.tr) Yönetim Yeri Adresi: Ortaklar Cd. No:14 K:3 D:5 Mecidiyeköy - İSTANBUL Basım Yeri Adresi Telefonu: AVCI MATBAACILIK HİZMETLERİ - MEHMET AVCI Seyrantepe Mahallesi, Akasya Sokak No:9/1 Seyrantepe/Kağıthane İSTANBUL - 0 212 321 18 12 Basım Tarihi: Mart 2011

Yayın Türü: Yaygın Süreli

Yayın Yürütme Kurulu: Prof. Dr. T. Hikmet Karakoç, Mehmet Arslan, Nurhan Tanyeli, Güray Ergün, Orhan Hopa İletişim Bilgileri: Adres: Ortaklar Cd. No:14 K:3 D:5 Mecidiyeköy - İSTANBUL Telefon: 0 212 274 28 42 / 0 212 274 28 43 e-posta: info@timder.org.tr Web Sitesi: www.timder.org.tr

2

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Ön Kapak İçi: Arka Kapak: Arka Kapak İçi:

Seranit Seramiksan Teka

1 7 9 10 - 11 13 15 17 19 - 99 - 139 21 23 - 77 25 26 - 27 30 - 31 37 41 43 45 47 49 51 53 55 57 59 61 63 65 67 69 71 73 75 79 81 83 85 87 89 91 93 95 97 101 111 117 121 131 135 143 147 153 159 163

Zimmer Elmor UNICERA Uğur Yapı - EVDEMA Yapı Servis Adell Gül Pres Döküm Yedekler Fırat Pera Seramik KYK Yapı Kimyasalları Panelduş Aslan Yapı Formina Banyo Penta Kırali - Cresta Banyo Dekor Banyo Yurtbay Seramik Ege Seramik Kütahya Seramik Koramic YK - Cermix Schlüter Systems Franke Armica - Çanakcılar SFA SaniHydro Petek Banyo Graniser Bien Seramik Ge-Ti Ege Vitrifiye Creavit - Çanakcılar DemirDöküm Damla Banyo Baymak Hitit Seramik Ekpaş Doğa Banyo Gelişim Teknik Umpaş Seramik Termal Seramik Ardex Sim Ltd. Badella Kare Banyo Uşak Seramik Protek Akplast Öncü Banyo Sanica Pelikan Küvet Delta Küvet Nescon YK - Fenix TİMDER

Ticari reklamlar firmaların sorumluluğundadır.


İçindekiler

TİMDER’den

12

Haberler

40

Söyleşi

Firmalar İnsanlar 114

Uşak Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Tanış

102

118

Formina Banyo Genel Müdürü Gözde Ece İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bilmaç

Firmalar İnsanlar 122

Satış Hattı

Seramiksan Sat. Paz. Grup Başkanı H. Bülent Şamlı

136

Söyleşi

Kaleseramik Satış Müdürü (Banyo) Hakan Rasimoğlu

108 Üretici

124

Ecesan Armatür Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Tufan

Seranit Genel Müdürü Hamdi Altunalan

126

Sögütsen Seramik Genel Müdürü Yavuz Eğitimci

Yatırım

112

Üretici 128

Armica Genel Müdürü Hasan Kocamanoğlu

132

Zimmer Oğuz Cebeci Berkan Öneyman Emin Yıldız

Fatinoğlu Holding Başkan Yardımcısı Ali Fatinoğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı H. Nesimi Fatinoğlu

Geçerken Uğradık

Yapı Servis - Cem G. Başoğlu İkilim Yapı - Ali Şefik Aydos E7 Yapı Market - Ersin Aydeniz

140

Sahadan Hukuken Etkin Yönetim İletişimde İletişim Bayi Vizyonu Aramıza Katılanlar Sağlıklı Yaşam Ürünler

138 154 156 158 160 162 164 165

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

3


Yönetimden

İnovasyon Yenilik midir? İnovasyonun sözlük karşılığı tam olarak verilememkle beraber dilimizde kendine iyice yer edinen bu kelime ilk anda hepimize yeniliği, yenilikçi olmayı çağrıştırıyor. Peki anlam olarak bu kadar geniş bir kavram olan yenilik-yenilikçi olmak nasıl tanımlanır. İnovasyonu sadece yenilikle bağdaştırmak yeterli midir? Yoksa inovasyon buluş yapmak mıdır? İnovasyon, “yeni ve değişik birşey yapmak” anlamındaki Latince “innovare” kökünden türetilmiştir. Ağırlıklı olarak bilişim ve teknoloji dünyasının çok sevdiği bir kelime olan inovasyon sonuçları itibariyle de hem ekonomiye hem de toplumsal faydaya da etki etmektedir. Aslında inovasyon tek başına bir etkinlik değildir ilk aşamasından nihai sonuca kadar bir süreçtir ve inovasyondan beklenen, bilim ve teknoloji etkinliğinde bir fikrin kuram, eylem ve sonuç bakımından yarara dönüşmesi ve belki de anlam bakımından çok önemli olmak üzere bu yararın pazarlanabilir, somut bir çıktı ile birlikte olmasıdır. Bu durumda inovasyon için sadece yeniliktir demek haksızlık olur. Çünkü inovasyon fikirden yola çıkarak ürünleşmesine ve sonrasında pazarlanmasına ve fayda üretmesine kadar bir bütündür. İnovasyonun bir milli politika olarak ele alınması oldukça önemlidir. Zira inovasyon yerel ve ulusal karakterden etkilenir ve değişiklik gösterir. Her ülke için aynı inovasyon şart ve koşulları geçerli değildir ve bu yüzden ülkeler farklı inovasyon politikalarına sahiptir. Makro açıdan durum böyleyken mikro olarak değerlendirildiğinde her bir sanayi kuruluşu için de inovatif olmak ve inovasyonu uygulamak farklı şekillerde gerçekleşmektedir. İktidar, bey-

4

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Yalçın Ali Tung TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı yalcinalitung@timder.org.tr

in gücü, üniversite, planlama, olanaklar, sanayi, teknoloji, endüstri ve piyasa gibi tüm elemanlar inovasyonun içinde yer alan parçalardır ve bu çarkın bütün dişlileri uyumlu bir bütün olarak çalışmazsa inovasyonu yakalamak zor olacaktır. Peki inovasyon buluş mudur?Yani yenilikçi bir girişim ya da buluşta bulunmak tek başına inovatif olmak için yeterli midir? Bu konuda en açıklayıcı örneği çoğumuzun bildiği SİNGER markası üzerinden vermek konuyu daha açıklayıcı ypacaktır kanaatindeyim. “Isaac SİNGER, dikiş makinasını icat eden ve dolayısıyla adını veren kişi değildir. Dikiş makinasını 1846 yılında, Boston’lu bir mucit Elias Howe icat etmiştir. Ama, icadını inovasyona dönüştürmeyi beceremeyen Howe, hem icat ettiği makinaya adını verme hem de bundan milyarlarca dolar kazanma şansını kaybetmiştir.” Bu işi başaran Singer, dünyanın her tarafında dikiş makinası denince akla gelen marka ve isim olmayı Howe’un dikiş makinası için aldığı patentten yararlanarak sağlamıştır. İnovasyon için patentler çıkış noktasıdır. Kendi sektöründeki patentleri takip eden girişimci bu yeniliği sadece icat edilmiş bir kolaylık olmaktan çıkarıp ürün haline getirmeyi başarıp, pazarlayabiliyorsa işte o zaman inovasyon gerçekleşmiş olacaktır. Küreselleşen dünya ile gelişen rekabet şartlarında varolmanın ve varlığını devam ettirebilmenin de yolu inovasyon neticesinde pazar payını ve karlılığını artırıp rekabet gücünü yükseltebilmekten geçmektedir.


Öngörünüm

Prof. Dr. T. Hikmet Karakoç TİMDER Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Türk İnşaat Malzemesi Sanayiinin Dünyadaki Durumu ve İnşaat Sektöründeki Son Gelişmeler

hkarakoc@anadolu.edu.tr

UNICERA Fuarı, bu yıl 14-18 Mart 2012 tarihleri arasında düzenelenecektir. Fuar öncesi Türk inşaat malzemesi sanayiinin dünyadaki durumuyla, inşaat sektöründeki son gelişmeleri aşağıdaki gibi değerlendirebiliriz. Tüm dünyada kalkınmayı ve ekonomiyi canlandıran sektörlerin başında inşaat sektörü gelmektedir. İnşaat malzemeleri sanayisi, ekonominin her alanını doğrudan ya da dolaylı olarak etkilemektedir. Türkiye’de gıda ve tekstilden sonra en büyük sanayi sektörü, inşaat malzemeleri sanayisidir. Yapı Endüstri Merkezi (YEM)’nin 2010 yılı sonunda yayınlanan raporunda, Türkiye’de inşaat malzemeleri sanayisinin uluslararası konumuna ilişkin bilgiler de yer almaktadır. İnşaat malzemeleri sanayisi, ülke sanayisi içerisinde % 10, imalat sanayisi içerisinde % 12’lik bir paya sahiptir. İnşaat malzemeleri sanayisi, nihai üretime ulaşmak için yarı işlenmiş mal özelliğindeki ara mal üretimi içerisinde ise % 30’luk bir paya sahiptir. YEM’in raporunda, çeşitli inşaat malzemesi sanayiinin uluslararası konumuna ilişkin aşağıdaki bilgiler verilmektedir. Tablo 1: Çeşitli İnşaat Malzemesi Sanayiinin Uluslararası Konumu (International Trade Center, Sektörel Birlikler ve Dernekler) Sektör Uluslararası Konum Çimento Avrupa’nın En Büyük Üreticisi Avrupa’nın En Büyük İhracatçısı Hazır Beton

Avrupa’nın En Büyük Üreticisi

Gazbeton

Avrupa’nın 4.Büyük Tüketicisi Avrupa’nın 4.Büyük Üreticisi

Demirçelik

Dünya’nın En Büyük Demir-Çelik Radyatör İhracatçısı Dünya’nın 7. Büyük Demir-Çelik Sağlık Gereçleri İhracatçısı Dünya’nın 10.Büyük Ham Çelik Üreticisi Avrupa’nın 3.Büyük Çelik Boru Üreticisi

Cam

Dünya’nın 8. Büyük Düzcam Üretim Kapasitesi Avrupa’nın 4. Büyük Düzcam Üretim Kapasitesi

Seramik

Dünya’nın 5. Büyük Seramik Kaplama Malzemeleri İhracatçısı Avrupa’nın 4. Büyük Seramik Kaplama Malzemeleri İhracatçısı Dünya’nın 6. Büyük Seramik Sağlık Gereçleri İhracatçısı Avrupa’nın 4.Büyük Seramik Sağlık Gereçleri İhracatçısı

Boya

Avrupa’nın 6.Büyük İnşaat Boyası Üreticisi Avrupa’nın 2.Büyük Kurulu Kapasitesi

Doğaltaş

Dünya’nın 6. Büyük Doğaltaş Üreticisi Dünya’nın En Büyük Ham Mermer-Traverten İhracatçısı Dünya’nın 3. Büyük Blok Mermer-Traverten İhracatçısı

Plastik

Avrupa’nın 5.Büyük Plastik İşleme Kapasitesi Avrupa’nın En Büyük Sentetik Elyaf Üreticisi Avrupa’nın 2.Büyük Pencere Profili Üreticisi

Prefabrik Yapılar

Avrupa’nın 9.Büyük İhracatçısı

Alüminyum

Dünya’nın 8. Büyük Alüminyum İnşaat Malzemeleri İhracatçısı Avrupa’nın 6. Büyük Büyük Alüminyum İnşaat Malzemeleri İhracatçısı Dünya’nın 10. Büyük Alüminyum Sağlık Gereçleri İhracatçısı

Türkiye’deki inşaat sektörünün son aylardaki durumu da İMSAD’ın aylık raporlarından yararlanılarak aşağıdaki gibi değerlendirilmiştir. Son aylardaki veriler incelendiğinde inşaat sektöründe bir ivme kaybına rağmen, sektörün önümüzdeki dönemde büyüme potansiyeli içerisinde olacağı beklenmektedir. 2008’den bu yana baktığımızda inşaat sektöründeki büyüme hızı, son iki yılda azalma eğilimde olsa bile çift haneli gelişim devam etmiştir. İnşaat sektörünün büyüme hızına ilişkin grafik aşağıda verilmiştir. Büyüme Hızı %

Yıl

İnşaat sektörünün 2009’dan bu yana büyüklüğüne bakıldığında ise, bu sektördeki gelişme eğilimi açıkça görülmektedir. Aşağıdaki bu grafikten görüldüğü gibi 2009’un 1. Çeyreğinde 9,19 Milyar TL olan bu büyüklük, 2011’in 3. Çeyreğinde 15,03 milyar TL’ye çıkmıştır. Büyüklük Milyar TL

Yıl

En iyi dilek ve saygılarımla.

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

5


Ekonominin Nabzı

TİMDER Ekonomi Danışmanı Emre Alkin ve Dr. Billur Şeniğne (İstanbul Kültür Üniversitesi) tarafından hazırlanmıştır.

Tasarrufun Yetersizliği Kadar Nerede Değerlendirildiği de Önemli Gelişmiş ülkelerin birçoğunda ise, özellikle ABD’de 1990’li yıllar “altın yıllar” olarak adlandırılmaktadır. Büyüme hızının istikrarlı şekilde devam ettiği, yatırımların arttığı ancak Amerikan Halkının harcama konusunda dengeyi kaybettiği bir dönem olmuştur. Ancak 1990’ların hemen başında ABD Merkez Bankası’nın büyümeyi sağlamak için parasal genişlemeye gitmiş, 2000’li yılların başında da aynı parasal genişlemeden bir tane daha gerçekleştirmiştir. Dolar likiditesinin bolluğundan ise Türkiye ancak 1997 yılından sonra yararlanabildi. Belki de kambiyo rejimi ve para politikasının liberalliği adına atılan adımlar gecikmeli atıldı ya da yabancı yatırımcılara geç anlatıldı diyebiliriz. Türkiye ilk önce finans kurumlarının sayısını artırmak konusunda çekimser davrandı, bu tereddütünü giderdiğinde ise enstrüman sayısını artırma konusunda tutucu davrandı. Ancak Türkiye’de herkesin düşündüğünün aksine, finans sektörü yeni değildir 200-300 yıllık organize bir deneyime sahiptir. Bunun karşısında üretim, ihracat ve sanayicilik oldukça yenidir. Belki de 50-60 yıla dayanıyor desek haksızlık etmiş olmayız. Bu kadar kısa deneyime sahip olan bir sanayi ve üretim sektörünün küresel piyasalara tam anlamıyla açılması da 1980 sonrası uygulanan serbestlik neticesinde olmuştur. Bu arada hem 70’lerde hem de 80’lerin başında yaşanan petrol şokunun öğretici deneyiminden de mahrum olduğunu söylemek gerekiyor. Hem altın, hem petrol hem de kuvvetli paraların serbestçe işlem görmeye başladığı yıllara gelişmiş ülkeler daha büyük bir tecrübe ve birikimle girdi diyebiliriz. Ülkemizde uzun yıllar yaşanan yüksek ve oynak enflasyon belirsizliğin en büyük kaynağı olmuş, belirsizlik ve risk kavramları ayırt edilemez hale getirmiştir. Bu ortamda risk yönetimi yapmak imkansızlaşmıştır. Türev piyasalarında ise esas olarak oynaklık fiyatlanmakta olduğundan Türkiye’de 2000’li yıllara kadar belirsizliğin yüksek olduğu makro ekonomik ortam ise türev piyasalarının gelişimini engellemiştir. Türkiye’deki büyük şirketlerin çok önemli bir kısmı para ve sermaye piyasaları deneyimlerine ilk defa Avrupa Pazarından başladılar diyebiliriz. Hem kaynak bulmak hem de yatırım yapmak için küresel pazarın tercih haline gelmesi bugün bile devam eden bir alışkanlıktır. İMKB’de halka arz edilmiş olan ve işlem gören şirketlerin sadece 120 tanesi Türkiye’nin ilk 1000 sanayi kuruluşunun arasındadır. Diğerleri ise küresel ölçekte KOBİ düzeyindedirler. Halkın tasarrufların sadece % 10’u civarında belki de daha azı sermaye piyasası

6

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Prof. Dr. Emre Alkin TİMDER Ekonomi Danışmanı emre@ermrealkin.com

enstrümanlarında değerlendirilmektedir. Bunun sebebi 1980’ler ile 1990’larda DİBS ve mevduat faizlerinin çok yüksek seyretmesi sebebiyle bireylerin kazandığı alışkanlıktır. Sabit getirili enstrümanlara eğilim hala doruk noktadadır. Bu durum aşağıdaki tablodan da açıkça gözükmektedir. TL Mevduat

2005 2006 2007 2008 2009 2010/09 % % % % % % 40,7 41,9 45,0 48,3 49,1 51,0

DHT

23,6 27,0 24,4 26,1

22,4

21,1

DİBS

15,9 13,8 12,4 11,6

10,4

8,9

Hisse Senedi Katılım Bankalarında Toplanan Fonlar Yatırım Fonları Emeklilik Yatırım Fonları Eurobond

6,6

6,5

6,8

3,7

6,5

7,4

2,4

2,7

3,2

3,4

4,3

4,5

8,4

5,5

5,8

4,4

4,8

4,4

0,4

0,7

1,0

1,2

1,5

1,7

1,5

1,3

0,9

0,9

0,8

0,7

Repo

0,4

0,5

0,6

0,4

0,2

0,3

Yatırım Aracı

Tablo: Türkiye’de Yurtiçi Yerleşiklerin Yatırım Araçları Portföy Değerleri Dağılımı(%) Kaynak: BDDK

Türkiye 2000’li yıllarda özellikle 2002 yılından itibaren uygulanmaya başlanan ekonomik istikrar paketi ile birlikte yeni bir dönem girmiştir. Bu dönemde enflasyon düşmüş, özelleştirme hız kazanmış, faizler gevşemiş ve sermaye piyasalarına yoğun olarak yabancı girişi gerçekleşmiştir. Fakat reel sektörde gelişmelerin etkisiyle risk yönetimi anlayışından uzaklaşılmış, yabancı kaynaklı kredilerin kullanımı ve yeni yatırımlar ile yatırımlar ile ciddi bir borç yükü altına girmiştir. Yabancı para cinsinden olan krediler nedeniyle firmalar kur riskine maruz kalmıştır. Özellikle ithalat ve ihracat yapan firmalar kur riski taşımakta ve korunma (hedging) uygulamaları konusunda da ciddi ölçüde yetersiz kalmışlardır1.

1) Cantürk Kayahan v.d, “Türk Reel Sektörünün Kur Riskinden Korunmada Opsiyon Kullanımı ve Algılanan Volatiletenin Korunma Maliyetlerine Etkileri, Süleyman Demirel Üniversitesi İİBF Dergisi, 2010, C15, S.1, 521-537.


Dipnot

Zengin Olmak İçin Ne Yapmak Gerekir? Zengin olmak herkesin hayali midir? Bu nasıl bir zenginliği istediğinize bağlıdır aslında… Kimi maddi bir zenginliği yeterli görür kimi ise manevi zenginliği yeterli görür ve istediği zenginliği hayal ettiği kadar, kazanmak için de mücadele verir. Zengin olmak ulaşılabilir bir hayaldir ve bunun yolu düşünce yapısını değiştirmekle başlar. Hayata sıfırdan başlayıp değerlerinden ödün vermeden dürüst yollarla zengin olmuş bir çok örneği de göstermek mümkündür. Araştırmalar göstermiştir ki parası milyonlarla ifade edilen zenginlerle parası olmayanlar arasındaki farklar bu düşünce yapısının nasıl olması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Zenginler maddi başarılarının neticesinde bünyelerine yerleşen kibirle bu zenginliği ben yarattım diyebiliyorken, parası olmayanlar biraz daha kaderci bir düşünce ile su akar yolunu bulur diye düşünüyor. Elbette hepimizin hayat yolu belli bir kader haritası çerçevesinde gelişiyor ancak zengin olabilmenin yolu kaderci olmaktan değil uğraşıp değiştirmekten geçer. • • • • • • • • • • • • •

Mehmet Arslan TİMDER Dergisi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü mehmet.arslan@tepeinsmalz.com.tr

İşte tam bu noktada bir ayrım daha dikkatimizi çekiyor, zenginler bu aşamaya gelene kadar basamakları teker teker çıkar ve her seferinde üzerine ekler. Oysa zengin olmayanlar biraz daha tutucu davranıp eldeki mevcudu koruma telaşına düşebiliyor. Bu zihniyet ile mevcuda daha çok tutunan kişi üzerine yenisini eklemeyi elbette başaramamaktadır. Zengin bunun tam aksine zengin olmayı amaçlamış ve karar vermiş olarak yola çıktığından riskleri daha kolay göğüsler ve bu riskler ile zenginlik duvarını her seferinde bir tuğla daha koyarak yükseltmeyi başarır. Bu temel düşünce farklılıklarına değindikten sonra hep beraber zengin olmanın bir de formülüne göz atalım.

Gelir – Gider dengenizi daha az gider yapmaya odaklayın. Giderlerinizi takvimleyin ve mutlaka dönemlik bütçeler ile güncel tutun Borçlarınızı eritmek için bir zaman planlaması yapın. Mutlaka birikim hesabı oluşturun ve belli bir yüzdeyi aylık olarak bu hesaba aktarın. Fırsatları değerlendirmeden ölçeğinizi büyütemezsiniz. Bu ölçeği düşünmek te fikirleri yerel uygulamaktan değil daha küresel hedeflerle mümkündür. Pozitif düşünün ve hatta göle maya çalan Nasreddin Hoca misali “Ya tutarsa!” umudunuzu içinizden hiç eksik etmeyin. Para için harcadığınız zamana değil gösterdiğiniz performansa göre emeğinize değer biçin. Sürekli yeniliklere açık olmakla beraber yenilikleri takip etmeyi ilke edinin ve hatta yeniliği gidin arayın bulun. Elbette kendi kararınızı kendiniz vereceksiniz ama çevrenizin fikirlerine açık olun, eleştirdiğiniz kadar eleştirilmeye de açık olun, öğrenmenin sonunun olmadığına gönülden inanın ve öğrenmeye zengin olsanız da devam edin. Fikirler üzerine kafa yorun, fikirleri olanlara değer verin. Kişiler ve olaylar üzerine düşünerek zaman kaybetmeyin. Yürüdüğünüz yolda karşınıza ne çıkarsa çıksın o ana takılmadan çözüm üretin. Uzun vadeli eylem planlarınızı en azından kafanızda hazırlayın, kısa vadeli planlara esir olmayın. Değişime ve gelişime açık olun, hazır olun ve bunu bir yaşam felsefesi gibi sahiplenin.

Bütün bu yukarda saydıklarımızın bir kısmını veya tamamını yapmaya başladığınızda hedeflerinize, hayallerinize adım adım yaklaştığınızı göreceksiniz. Bütün bu önerileri yerine getirirken de bir tek şeyi unutmayın. Paradan korkmayın, onu sevin, önemseyin, yönetin ama asla herşeyden önemli olarak görüp değerlerinizden ödün vermeyin ve başkalaşmayın…

8

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


. .

.

her katı ayrı bir dunya

masko şubemiz


masa & sandalye

parke

duvar kagıdı

aydınlatma

aksesuar

ıc & dıs kapı

www.evdema.com


TİMDER’den

TİMDER Yönetim Kurulu Üye Ziyaretleri Devam Ediyor Olcay Yapı Malzemeleri TİMDER Yönetim Kurulu’nun üyelerinin sorunları, beklentileri, sektör sorunlarına çözüm önerilerini görüşmek üzere başlatmış olduğu üye ziyaretleri devam ediyor.

Bu sayımızda yayınlayacağımız ilk ziyaret 23 Kasım 2011 tarihinde Olcay Yapı Malzemeleri’ne gerçekleştirildi. TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Y. Ali Tung’un TİMDER faaliyetleri hakkında Ahmet Olcay İskender’in Olcay Yapı Malzemeleri hakkında bilgi vermesinin ardından başlayan sohbette mağazacılık sektörünün değişimleri, sektörde yaşanan sorunlar ve geleceğe dair öngörüler paylaşıldı.

Aydın Eşer, B. Nurhan Tanyeli, Mehmet Arslan, Ahmet Olcay İskender, Y. Ali Tung, Bircan Şahin ve A. Yıldıray Yılmaz

12

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


TİMDER’den

İkiel Yapı TİMDER Yönetim Kurulu’nun ikinci ziyaret günü 30 Kasım 2011 tarihinde ise İkiel Yapı, Önalanlar Yapı, Güneyliler Yapı olmak üzere 3 üye ziyaret edildi. İlk ziyaret İkiel Yapı’ya gerçekleştirildi. Şirket Ortağı Tahsin Yıldırım tarafından karşılanan TİMDER Yönetim Kurulu Üyeleri öncelikle mağazayı gezerek Tahsin Yıldırım ve İkiel Yapı Genel Koordinatörü Birsen Peker’den mağaza hakkında bilgi aldıktan sonra Tahsin Yıldırım ile sektör üzerine sohbet gerçekleştirdiler.

14

B. Nurhan Tanyeli, Kemal Yıldırım, Cemal Kır, Bircan Şahin, Tahsin Yıldırım, Y. Ali Tung, Baki Kartalkaya, Kemal Çelik ve Mehmet Arslan

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


TİMDER’den

Önalanlar Yapı Malz. Aynı gün gerçekleştirilen ikinci ziyaret ise Önalanlar Yapı Malzemeleri Erenköy showroom’unda gerçekleşti. TİMDER Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanlarından olan Orhan Önalan ile gerçekleştirilen ziyaret sırasında TİMDER’in faaliyetleri, sektörel sorunlar üzerine sohbet edilirken gelecek stratejileri, sektör sorunlarına çözümler üzerine de beyin fırtınası gerçekleştirildi.

16

B. Nurhan Tanyeli, Mehmet Arslan, Cemal Kır, Kemal Yıldırım, Orhan Önalan, Y. Ali Tung, Bircan Şahin, Baki Kartalkaya ve Kemal Çelik

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


TİMDER’den

Güneyliler Yapı Malzemeleri

Günün son ziyareti ise Günelliler Yapı Malzemeleri’ne gerçekleştirildi. Şirket ortakları Erol Baran ve Nihat Baş’a TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Y. Ali Tung’un TİMDER faaliyetleri hakkında bilgi vermesinin ardından gerçekleşen sohbette sektörün geleceği, gelecek nesillerin sektöre bakış açıları, sektörün sorunları ve çözüm önerileri görüşüldü.

18

B. Nurhan Tanyeli, Baki Kartalkaya, Bircan Şahin, Y. Ali Tung, Erol Baran, Kemal Çelik, Nihat Baş, Kemal Yıldırım, Cemal Kır ve Mehmet Arslan

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


TİMDER’den

Fırat Plastik Fırat Plastik ziyareti 7 Aralık 2011 tarihinde gerçekleşti. Fırat Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Demir ile birlikte Üst Yapı Boru Satış Müdürü İsmail Yıldırım ve Altyapı Pazarlama Müdürü Mehtap Uluceviz’in de bulunduğu ziyarette TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Y. Ali Tung TİMDER faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Nevzat Demir’in TİMDER’in faaliyetlerini başarılı bulduğunu ve tebriklerini ilermesinin ardından gerçekleşen toplantıda sektörün sorunları ve çözüm önerileri üzerine görüşler paylaşıldı.

Y. Ali Tung ve Nevzat Demir

20

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Nevzat Demir ve Y. Ali Tung

Kemal Çelik, Ertan Sapankaya ve Nevzat Demir


TİMDER’den

Pera Seramik TİMDER Yönetim Kurulu’nun Pera Seramik ziyareti 24 Ocak 2012 tarihinde gerçekleşti. TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Y. Ali Tung’un TİMDER faaliyetleri, Pera Seramik Satış ve Pazarlama Müdürü Abidin Oğuz’un da Pera Seramik’in üretim koşulları ve şirketin tarihçesi hakkında bilgi vermesinin ardından yapılan sohbette fuar organizasyonları, sektörün geleceğine yönelik öngörüler görüşüldü.

Abidin Oğuz

22

B. Nurhan Tanyeli, Baki Kartalkaya, Bircan Şahin, Serdar Dönmez, Abidin Oğuz, Kemal Çelik, Aslı Üstkent, Y. Ali Tung ve Ertan Sapankaya

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


TİMDER’den

Sema Yapı TİMDER Yönetim Kurulu’nun 24 Ocak 2012 tarihinde gerçekleştirdiği ikinci ziyaret ise Sema Yapı Malzemeleri oldu. TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Y. Ali Tung’un TİMDER faaliyetleri hakkında bilgi vermesinin ardından Ahmet Şahin kısaca firmasını tanıttı. Mağazacılık sektörünün geleceği ve beklentileri üzerine gerçekleştirilen sohbet sonrasında ziyaret son buldu.

24

Ahmet Şahin ve TİMDER Yönetim Kurulu

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


TİMDER’den

TİMDER, Üyelerine “İstanbul Vizyonu” Konferansı ile İstanbul’un Gelecek Planlanması Hakkında Bilgi Verdi

TİMDER, medeniyetlerin buluştuğu güzide İstanbul'un Kartal'dan Silivri'ye kadar geçireceği değişiklikler hakkında üyelerine bilgi vermek için “İstanbul Vizyonu” başlıklı bir konferans düzenledi. İstanbul’un geleceğinin şekillendirilmesinde önemli rol üstlenmiş olan İstanbul Metropolitan Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi (İMP) Başkanı Prof. Dr. İbrahim Baz tarafından 13 Aralık 2011 tarihinde sunumu gerçekleştirilen konferansta Baz; projelerin vizyonunun çevresel, toplumsal ve ekonomik sürdürülebilirlik ilkeleri doğrulusunda, özgün kültürel ve doğal kimliğini koruyarak gelişen, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip, yaşam kalitesi yüksek bir İstanbul olarak vurguladı. Konferansta TİMDER üyelerine İstanbul ve çevresiyle ilgili projeler, bu projelerin hedef ve stratejileri ve İstanbul'un geleceğine etkileri hakkında bilgi verildi. Prof. Dr. İbrahim Baz‘ın katılımcıların sorularını yanıtlamasının ardından TİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Y. Ali Tung’un Prof. Dr. İbrahim Baz’a plaket takdim etmesi ile konferans sona erdi.

28

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

İstanbul Metropolitan Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi (İMP) Başkanı Prof.Dr. İbrahim Baz ve TİMDER Yön. Kur. Bşk. Y. Ali Tung


TİMDER’den

R. Ali Topçu ve Hakan Günderen

Can Şakarer, Aydın Eşer ve Ferhan Özkalp

Ferhan Özkalp

Atalay Gümrah ve Kemal Çelik

Hakan Günderen

Germiyan Saatçioğlu

Mazhar Zorlu

R. Ali Topçu

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

29


TĂ?MDER Grafik Servisi


TİMDER’den

Sektörün Eğitim Platformu TİMDER Akademi’nin 2011 - 2012 Eğitim Dönemi Sona Erdi TİMDER’in üstlenmiş olduğu eğitim misyonu ile 2005 yılından beri gerçekleştirmiş olduğu TİMDER Akademi Eğitim Seminerleri’nin 6 Eylül 2011 tarihinde İstanbul Gayrettepe Dedeman Otel’de başlayan 2011-2012 eğitim dönemi 19 Ocak 2012 tarihinde gerçekleştirilen vaka çalışması ve sınav ile sona erdi. Her yıl olduğu gibi eğitimlerin bu döneminde de dereceye giren katılımcılara TİMDER Akademi Ödül Töreninde hediyeleri verilecek. Eğitim dönemi süresince gerçekleştirilen seminerlerin ders özetleri eğitmenler tarafından oluşturulan notlar ile TİMDER Akademi Ders Notları Kitabı hazırlanarak sektöre dağıtılacak. Geçen sayımızda gerçekleşen 5 eğitim semineri hakkında sizlere kısaca bilgi aktarmıştık. Bu sayımızda ise geri kalan 9 eğitim ile ilgili paylaşımda bulunacağız. TİMDER Akademi’nin altıncı konusu olan

tamamlanmasıyla birlikte “10 Teori 10 Oyun (İdeal Yöneticilik)” başlıklı 1. Vaka Çalışması Kişisel Gelişim Uzmanı Almila Dalkılıç’ın Eğitmenliğinde 29 Kasım 2011 tarihinde gerçekleşti. Dalkılıç’ın eğlenceli eğitim tarzı ve yaratıcı

Öğr. Gör. Erim Hısım

“Başarı Ama Nasıl” semineri 15 Kasım 2011 tarihinde, Öğr. Gör. Erim Hısım’ın esprili sunum tarzı ile gerçekleşti. Hısım katılımcılara başarılı olmak için neler yapmak gerektiği hakkında bilgi vermekle birlikte yapmış olduğu örnekleme çalışmaları ile katılımcıların konuyu pekiştirmesini sağladı. TİMDER Akademi’nin ilk yarı seminerlerinin

32

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Kişisel Gelişim Uzmanı Almila Dalkılıç


TİMDER’den uygulama teknikleriyle gerçekleşen Vaka Çalışması’nda gerçekleştirilen 10 oyun ile katılımcılara ideal yönetici uygulamaları ve ekip çalışmasının önemi yansıtıldı. Eğitim döneminin ikinci yarısı 13 Aralık 2011

tarihinde Kişisel Gelişim Uzmanı Almila Dalkılıç tarafından gerçekçekleştirilen “İş Hayatında Görgü, Nezaket ve Adab-ı Muaşeret” semineri ile başladı. Seminerde iş hayatında görgü, nezaket, adab-ı muaşeret kuralları hakkında bilgi verilmesiyle birlikte bir kişinin iş hayatındaki başarısının %34’ünün protokol (temsil yeteneği)ne bağlı olduğu vurgulanarak konunun önemine dikkat çekildi. TİMDER Akademi’nin dokuzuncu eğitim semineri olan “İş Hayatında Tatmin ve motivasyon teorileri, teorinin yönetici açısından anlamı, bireysel motivasyon teknikleri, yöneticilerin motivasyon için yapması gerekenler hakkında bilgi verdiği eğitim Beşkese’nin vermiş olduğu örnekler ile sona erdi. 2011 yılının son semineri “Mali Analiz ve Bilanço, Gelir Tablosu Okuma ve Raporlama

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Beşkese

Motivasyon” başlıklı eğitim 20 Aralık 2011 tarihinde Yrd. Doç. Dr. Ahmet Beşkese’nin sunumuyla gerçekleşti. Katılımcılara Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

33


TİMDER’den Teknik ve Standartları” eğitimi 27 Aralık’ta gerçekleşti. Prof. Dr. S. Burak Arzova’nın engin bilgileriyle gerçekleşen seminerde katılımcılara; mali tabloların sınırları ve eksiklikleri, bilanço düzenlemenin temel ilkeleri, bilanço türleri, finansal analiz yöntemleri, satışların maliyeti tablosu, gelir tablosu konularında bilgi verildi.

Öğr. Gör. Mehtap Gülçatı

Yeni yılın ilk semineri “İş Hayatında Öfke Kontrolü” sunumu Öğr. Gör. Mehtap Gülçatı tarafından 3 Ocak’ta gerçekleştirildi. Öfke anında bedenin tepkileri ve sağlığa etkileri, neden öfkeleniriz, öfke nasıl boşaltılır, öfke kontrol yöntemleri konularında bilgiler paylaşıldı ve uygulamalar yapıldı.

34

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Hakan Ömer Gider

TİMDER Akademi’nin onikinci eğitim semineri “Satışçılara Gereken Pazarlama Bilgisi” 10 Ocak 2012 tarihinde Hakan Ömer Gider’in sunumuyla gerçekleştirildi. Pazarlamada yeni unsurlar, pazarlamada 4P’den 4C’ye geçiş, pazarlamanın değişen yüzü, satışçı ve pazarlama gibi birçok konuda bilgi paylaşılan eğitimde pazarlamanın son dönemlerdeki farklılık ve yeni değerlerine dikkat çekildi.


TİMDER’den

TİMDER Akademi Eğitim Seminerlerinin 20112012 eğitim dönemi son dersi “Farklılaşma ve Yenilikçilik” Erim Hısım’ın renkli eğitim tarzıyla 17 Ocak 2012 tarihinde gerçekleşti. Eğitimde farklılaşmak gerektiğinin altı çizilirken, farklılaşmanın önce kendimizden başlamasını gerektiğini vurguladı. Değişim yönetimi hakkında bilgi verilmesiyle birlikte de katılımcıların farklı bakış açıları kazanmalarını geliştirmek için birçok örneklemeler yapıldı.

Erim Hısım

Eğitim seminerlerinin sona ermesinin ardından her yıl olduğu gibi son program da vaka çalışması ve sınav gerçekleştirildi. 7 Şubat 2012 tarihinde gerçekleştirilen vaka çalışmasında katılımcılar gruplara ayrılarak birbirleriyle yarıştı ve seminerlerden sağladıkları kazanımları ekip ruhu ile en iyi şekilde yansıtmaya çalıştılar. Vaka çalışması sonrasında gerçekleşen sınavda da katılımcılar bilgilerini yarıştırdı. Her yıl olduğu gibi bu yılda katılım oranları ve sınav performanslarıyla dereceye giren katılımcılar ödül ve başarı sertifikalarını TİMDER Akademi ödül töreninde alacaklar. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

35


TİMDER’den

TİMDER Akademi eğitimlerine sponsorluk desteği veren; Türkiye Seramik Federasyonu, Kale Grubu, Eczacıbaşı Grubu, Franke, Teka, Duravit, Elmor, Ekpaş, Adell, Bien Seramik ve Creavit / Çanakcılar’a teşekürlerini sunar.

2011 - 2012 DÖNEMİ SPONSORLARINA TEŞEKKÜR EDERİZ

36

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


TİMDER’den

TİMDER, Yeni Türk Ticaret Kanunu Bilgilendirme Konferansı Gerçekleştirdi TİMDER, Üyelerini ticaret hayatında yaşanan ve yaşanacak gelişmeleri en yakından, konunun uzmanları tarafından takip edebilmesini amaçladığı bilgilendirme toplantılarına devam ediyor. Bu bağlamda Türk Ticaret Kanununda yapılan değişiklikler ve bu değişikliklerin ticaret hayatına olumlu olumsuz yansımalarının ele aldığı “Yeni Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Ticari İşletmelerin Faaliyeti” başlıklı konferans 22 Şubat Çarşamba günü Dedeman İstanbul Gayrettepe Otel’inde gerçekleşti.

Tarkan Özdoğan, Berkan Öneyman ve Kemal Yıldırım

Nurhan Tanyeli Kemal Çelik

38

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Yusuf Yıldırım

Emin Ayar


TİMDER’den

Av. Murat Çelikten

Av. Aylin Kutlugün

TİMDER Hukuk Danışmanı Avukat Murat Çelikten ve Avukat Büke Araz, Avukat Aylin Kutlugün tarafından gerçekleştirilen konferansta yeni Türk Ticaret Kanunu’nun ticaret hayatına etkileri ele alındı. Yeni kanunların birçok yükümlülüğü de birlikte getirdiğinin altını çizen Çelikten ve ekibi konferans sonunda katılımcılardan gelen soruları yanıtlayarak katılımcıların yeni kanunlar hakkında akıllarındaki tüm soru işaretlerine yanıt oldular.

Serdar Dönmez

Nural Tuncer Ertan Vardar

Av. Büke Araz

Ataman Erik

Can Şakarer Gülnaz Güler

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

39


Haberler

Akgün Seramik Avrupa‘nın Zirvesinde

İngiltere ‘nin başkenti Londra’da 26 Kasım 2011 tarihinde Hilton Metrople Hotel’de gerçekleşen 2011 Uluslar arası Avrupa Kalite Zirvesi görkemli bir törenle sektörlerinin öncü firmalarını, birçok işadamını, sosyal ve sanat camiasının tanınmış yüzlerini bir araya getirdi. Zirve de ayrıca sürdürülebilir kalite ve insan, Avrupa vizyonu ve Türkiye ile markalar için geleceğin habercisi AR-GE ‘nin önemi konuları tartışıldı. Yüksek kalite ve hizmet anlayışı, şirket performansı, yenilikçi yapısı, ürün AR-GE ve ÜR-GE yatırımları, sosyal çevreye ve doğaya karşı duyduğu yüksek sorumluluk, ileri teknoloji kullanımı ve devamlı yatırımları ile 40 ülkeye yaptığı ihracat ülkeye ve istihdama olan katkısı ve teknolojik büyüme yapısını göz önüne alan şirket bu zirvede Dura-Tiles (Akgün Seramik) markasıyla World Consumer Academy (Dünya Tüketici Akedemisi) tarafından 2011 Avrupa Kalite Ödülüne layık görüldü. Ödül törenine Türkiye ve İngiltere ‘nin üst düzey bürokratlarının yanı sıra sanat ve sosyal camianın tanınmış yüzleri de katıldı. Akgün Group ‘un ödülünü Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Akgün ‘e TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu takdim etti.

40

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Alarko Carrier, Ortadoğu’ya Dubai’den Açılıyor

İklimlendirme sektörünün dev ismi Alarko Carrier, Arap Yarımadası’nın inşaat sektörüne yönelik en büyük fuarı olarak tanımlanan “The Big 5”a katıldı. 70 ülkeden 50.000’e yakın kişinin ziyaret ettiği The Big 5 Dubai Fuarı’nda Alarko Carrier standı büyük ilgi gördü.

Alarko Carrier, fuarda 24 m2’lik bir standla katılarak özellikle su grubu ürünlerinden 4 ve 6 dalgıç pompalar ve dalgıç pompa motorları, sirkülasyon pompaları ve hidroforlarını tanıttı. Yüzlerce kişinin ziyaret ettiği stantta, yabancı ülkelerden katılımcılar ithalat olanakları ile ilgili bilgi aldı. Alarko Carrier İmalattan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Çopur fuarla ilgili olarak “Dubai, ihracatta Ortadoğu’ya açılan kapımız. Bu bölgeden Irak, Ürdün, Mısır, Kuveyt, BAE ve Libya gibi ülkelere önemli oranda ihracat gerçekleştirdik ve gerçekleştiriyoruz. The Big 5 Fuarı’nda gördüğümüz ilgi bizi gelecekteki çalışmalarımız ve hedeflerimiz adına sevindirdi” dedi.

42

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Arbeka Markası Armatür Sektörüne Yeni Bir Soluk Getiriyor

ARBEKA markası, GPD markalı ürünlerin üreticisi Gül Pres Döküm güvencesi ile pratik çözümler sunan, ekonomik, sade ama iddialı bir marka olarak 2011 yılı içerisinde ön hazırlıklarını tamamlamış ve 2012 yılı itibariyle ürün raflarındaki yerini almıştır. Talia, Nerida serileri ve Duş Setleri ile pratik çözümler isteyenlerin ilk tercihi olmayı hedefleyen marka, aynı zamanda ulaşılabilir ve bütçeye uygun fiyatlarıyla da cazip olmayı hedeflemektedir. ARBEKA markasını güvencesi altına alan, üretim hayatını 1962 yılından beri sürdüren ve 1978 yılından itibaren GPD markası ile üretimine devam eden Gül Pres Döküm, pirinç hammaddeden pres baskı ve döküm olarak, çeşitli su ve gaz vanaları, radyatör valf ve rakorları, banyo ve mutfak armatür ve muslukları üretimiyle Türkiye pazarında önemli ve köklü bir yere sahiptir. İstanbul Beylikdüzü’nde toplam kapalı alanı 12.000 m2 olan üretim tesisi ile kendi binasında faaliyet gösteren firmanın ayrıca, Beylikdüzü’nde satış ve pazarlama birimleri bulunmaktadır. Hem ARBEKA hem de GPD “Toplam Kalite”, “Müşteri Memnuniyeti” ve “Çevreye Duyarlılık” Ana Motto’larında ortak hareket ederken, pazarda ve tüketici gözünde birbirini tamamlayan markalar olarak sektörde kendine yeni bir kulvar açmıştır.

44

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Arbeka hakkında ayrıntılı bilgiyi yakın zamanda yayına girecek www.arbeka.com.tr adresinden edinebilirsiniz.


Haberler

ATM İnşaat Kozyatağı Mağazası Açıldı

ATM İnşaat Kozyatağı mağazası açılışı Yurtbay Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Yurtbay, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Girgin, Satış Koordinatörü Serkan Peker, Satış Müdürü Kemal Saygı ve birçok sektör temsilcisinin katılımıyla 8 Aralık 2011 tarihinde gerçekleşti. Rusya’ya inşaat malzemeleri satmak amacıyla 3 ortak tarafından 1996 yılında kurulan ATM İnşaat 1997 yılından bugüne Yurtbay Seramik yetkili satıcısı olarak ticaret hayatına devam etmektedir. Süleyman Ekşi ve Ali Rıza Sert’in ortaklığında ticaret hayatına devam eden ATM İnşaat, 3 katlı Kozyatağı mağazasında 300m2 alanda Yurtbay Seramik başta olmak üzere Creavit, Penta, Doğa Banyo, Orka Banyo, Pelikan Küvet ve Silverline markalarının ürünleri ile ticaretini sürdürmektedir.

46

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Dünya İnşaat Yapı Malzemeleri Açıldı

İsmail Ekmen ve Hasan Çakmak ortaklığında kurulan Dünya İnşaat Yapı Malzemeleri 26 Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirilen açılış kokteyl ile faaliyete geçti. Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner’in açılış kurdelesini kestiği açılışa Zimmer Yönetim Kurulu Üyesi Berkan Öneyman, Doğa Banyo Genel Müdürü Güven Türkuçak, Dünya Seramik Merkezi A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Suat Bayram, Avrupa Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Aydoğan Avan gibi birçok sektör temsilcisi katıldı. Açılış sırasında dergimize demeç veren şirket ortakları İsmail Ekmen ve Hasan Çakmak amaçlarının; güvenilir markalar ile iş birliği içinde kaliteli hizmet vermek olduğunu ifade ettiler. Kartaltepe Mh. 50.Yıl Cd. No:104/A Bayrampaşa, İstanbul adresinde faaliyetlerine başlayan Dünya İnşaat Yapı Malzemeleri, 300m2 kapalı, 200m2 açık alanda Ege seramik, Kütahya Seramik, Weber Markem, Asusy, VitrA, Grohe, Sanıca, Formina, Shower, Zimmer, NSK, MCM, Betaş, Eva arts mosaic markalarının ürünleri ile hizmet veriyor.

48

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Hasan Çakmak, Atilla Aydıner ve İsmail Ekmen


Haberler

Buderus’tan “KTH Kalorifer Tesisatı Hesabı Verimli Sistemler” Kitabına Destek Dünyanın önde gelen hizmet ve teknoloji tedarikçilerinden Bosch Grubu çatısı altında faaliyet gösteren Bosch Termoteknik’in ülke çapında pazarlama, satış ve satış sonrası servis hizmetlerini üstlendiği Buderus markası, ‘Isıtma bizim işimiz’ sloganıyla atılımlarını sürdürüyor.

yayımlanmasına destek veren Buderus, 25 Şubat Cumartesi günü Yıldız Teknik Üniversitesi, Yıldız Kampüsü Oditoryumu’nda gerçekleşen tanıtım toplantısında tesisat sektörü temsilcilerini ağırladı. Kitabın tanıtım toplantısında konuşan Bosch Termoteknik Türkiye Ortadoğu ve Kafkasya Bölgesi Satış Direktörü Selman Tarmur, “Bosch Termoteknik olarak, ‘Bilgi paylaştıkça çoğalır’ felsefesiyle hareket ediyoruz. Bu doğrultuda ülkemizin önde gelen akademisyenlerinden Prof. Dr. T. Hikmet Karakoç’un, sektörümüz için önemli bir başvuru kaynağı olan eserine destek vererek, önemli bir boşluğu doldurduğumuza inanıyoruz” dedi.

Prof. Dr. T. Hikmet Karakoç

Bu doğrultuda, termodinamik konusunda Türkiye’nin önde gelen akademisyenlerinden biri olan Prof. Dr. T. Hikmet Karakoç’un “Kalorifer Tesisatı Hesabı-KTH” adlı kitabının Selman Tarmur

Cafer Ünlü

Prof. Dr. Hikmet Karakoç’un kitap içeriği hakkında bilgi verdiği toplantıya, tesisat sektörünün önde gelen isimleri Hüseyin Erdem, Abdullah Bilgin, Ömer Kantaroğlu ve Cafer Ünlü de yaptığı konuşmalarla renk kattı. www.nobelkitap.com dan temin edilebilecek KTH kitabı; öğretim görevlileri, sektörde çalışan mühendis ve mimarlar, tesisat camiasının yanı sıra makine mühendisliği eğitimi gören öğrencilerin de bilgi alabileceği eşsiz bir kaynak olma özelliği taşıyor.

50

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

İMSAD: 2012’de İnşaat Sektörünün Gelişimi Kentsel Dönüşümle Mümkün Türk ekonomisinin yüzde 9,6 büyüdüğü yılın ilk 9 aylık döneminde inşaat sektöründe de çift haneli büyümenin devam ettiğini belirten İMSAD Başkanı Hüseyin Bilmaç, “Kendi kaynaklarıyla iyi bir performans ortaya koyan sektörün, bu olumlu görünümünü 2012’de sürdürmesi için Hükümetimizin Kentsel Dönüşüm ve binalarda enerji verimliliği projelerine ağırlık vermesi kritik önemde “ dedi. Toplantıda küresel belirsizlik ortamında Türkiye ekonomisinin %4 büyümesi öngörülen bir ortamda 2012 yılında inşaat sektörü büyümesinin de %7-7.5 oranında olabileceği açıklandı. “2012’ye Doğru Türkiye Ekonomisi ve Türk İnşaat Sektörünün Rotası” başlıklı İMSAD toplantısının açılışını İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bilmaç yaparken, İMSAD Ekonomi Danışmanı Prof. Dr. Kerem Alkin, Türk Eximbank Genel Müdür Yardımcısı Alev Arkan, Denizbank Genel Müdür Yardımcısı ve Başekonomisti Dr. Saruhan Özel toplantıya konuşmacı olarak katıldılar. İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) yılın son Ekonomi Toplantısı’nı gerçekleştirdi. Toplantıda Türk ekonomisinin ilk dokuz aylık dönemde yüzde 9,6 büyüdüğünü ve bu performansıyla dünya lideri olduğunu belirten İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bilmaç, “Bu dönemde inşaat sektörünün büyüme hızında yavaşlama yaşansa da çift haneli gelişim devam etti. İnşaat sektörü, üçüncü çeyrekte yüzde 10,6 büyüdü. Böylece sektör büyüklüğü 15,03 milyar TL düzeyinde oluştu. Büyümede sektörün kaynaklarını akılcı kullanarak mevcut projeleri sonuçlandırmaya odaklanması etkili oldu” dedi. Bilmaç, 2012 yılında inşaat sektörünün olumlu görünümünü sürdürmesi için Hükümetin kentsel dönüşüm ve binalarda enerji verimliliği projelerine ağırlık vermesi gerektiğini vurguladı. Başkan Bilmaç konuşmasında Hükümetin geçmişte olduğu gibi gelecekte de İMSAD gibi sektör temsilcisi örgütlerle dialoğunu arttırarak sürdürmesini talep etti. İMSAD Ekonomi Danışmanı Prof. Dr. Kerem Alkin ise 2012 yılında inşaat sektörünün finansmanının 2011 ve hatta 2010 yılına göre daha da zor olacağını açıkladı. 2012 yılının özel sektörün finansmanı ve faizlerin ne olacağı noktasında belirsizliğini koruduğunu belirterek inşaat sektörü yatırımlarının temposunun düşebileceğine dikkat çekti. İnşaat yatırımlarında konut sektörüne oranla büyük altyapı projelerine doğru kayan kompozisyon değişikliğine dikkat çeken Prof. Dr. Alkin konut sektöründe süregelen yavaşlamanın 2012 yılında büyük altyapı projelerinde duraklamayla birleşmesi durumunda kentsel dönüşüm projelerine ağırlık verimesinin en akılcı çözüm olacağını vurguladı. Yılda 15-20 milyar dolar tutarında kentsel dönüşüm projesi ile ekonomik büyümeye en az 1 puan katkı sağlanacağını belirten İMSAD Ekonomi Danışmanı Prof. Dr. Kerem Alkin 2B arazi satışlarından elde edilen gelirin kentsel dönüşüme ayrılması gerektiğini açıkladı. Türk Eximbank Genel Müdür Yardımcısı Alev Arkan, 2012 yılı inşaat sektörü ve Türkiye ekonomisi beklentileri doğrultusunda politik ve ticari risklere karşı tedbirli olunması gerektiğinin altını çizerek 2012 yılında da inşaat sektörü katma değeri yüksek stratejik sektör olarak değerlendirilmesini vurguladı. Denizbank Baş Ekonomisti ve Genel Müdür Yardımcısı Dr. Saruhan Özel ise dünyanın içinde bulunduğu global krizin son safhasına gelindiğine dikkat çekerek gelecek beş yılda dünyada yeni bir ekonomik yapılanma olacağını açıkladı.

52

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Kale Grubu, “2°C Bildirisi”ni İmzalayan Türkiye’nin İlk Yapı Sektörü Kurumu Oldu

Kale Grubu, dünyanın farklı bölgelerinden yaklaşık 300 özel sektör kuruluşunun CEO’ları tarafından imzalanarak, hükümetleri küresel iklim değişikliğine karşı önlem almaya davet eden “2°C Bildirisi”ni imzaladı. Böylece Kale Grubu, Türk yapı sektöründe “2°C Bildirisi”ni imzalayan ilk kurum oldu. Kale Grubu, uluslararası iklim değişikliği müzakerelerinde, bütün hükümetleri gecikmeden iklim değişikliği ile mücadele çalışmalarını desteklemeye davet eden “2°C Bildirisi”ni imzaladı.

54

“2°C Bildirisi”, Güney Afrika’nın Durban kentinde Aralık ayında gerçekleştirilecek olan İklim Zirvesi (İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMDÇS) 17’inci Taraflar Konferansı) öncesinde, hükümetlere mesaj niteliği taşıyor. Bildiri çerçevesinde hükümetlerden, Kyoto Protokolü’nün ilk döneminin sona ereceği 2012 yılı sonrasında güçlü, adil ve etkin bir uluslararası iklim değişikliği anlaşmasının kabul edilmesi isteniyor. Bildiride, yeşil kalkınmanın gerçekleşmesini güvence altına alacak eylemler detaylandırılırken, küresel sıcaklık artışının en fazla 2°C’de tutulması gerekliliğine işaret ediliyor. Kale Grubu Başkanı Zeynep Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Bodur Okyay, 2°C Bildirisi’nin imzalanmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kale Grubu olarak, küresel iklim değişikliği ile mücadelede küresel çabalara destek vererek başarılı olursak, bunun gelecek nesillere bırakacağımız en zengin miras olacağına inanıyoruz” dedi. Okyay, “Köklü sanayi ve ticaret geçmişimiz bize, insan yaşamında olduğu gibi şirketlerin yaşamında da en büyük başarının sürdürülebilirlik olduğunu öğretti. İş hayatımızda sürdürülebilir büyüme, sürdürülebilir kar ve sürdürülebilir şirketler yaratmak istiyoruz. Ancak iklim değişikliğini engelleyemezsek bunların hiçbirinin anlamı olmayacağının bilincindeyiz. Kale Grubu olarak, 2°C Bildirisi’nin altına imzamızı atmaktan mutluluk duyuyoruz.” diyerek Kale Grubu’nun sürdürülebilirliğe verdiği önemin altını çizdi. Kale Grubu’nun imzaladığı bildiri gereğince, tüm üretim, Ar-Ge, yatırım, ticaret, servis, yatırım ve lojistik faaliyetleri sırasında karbon salınımını azaltmayı, karbon salınımını azaltmada daha etkili ürünler üretmeyi hedeflediğini söyleyen Okyay, “Kendi faaliyetlerimiz dışındaki alanlarda da iklim değişikliğini engellemeye yönelik destek vereceğiz.” dedi.


Haberler

Yapı Kimyasalları Sektörünün İlk Mükemmellikte Yetkinlik 4 Yıldız Belgesi’ni KYK Aldı KYK Yapı Kimyasalları EFQM Mükemmellik modelini bir yönetim anlayışı olarak benimsemiş olup, bu amaç doğrultusunda, modeli uygulamak, özdeğerlendirme yapmak ve benzer sektörlerde örnek olmak amacı ile 2008 yılında Ulusal Kalite Hareketi(UKH) ’ne katılarak Mükemmellik Yolculuğuna ilk adımı atmıştır. KYK Yapı Kimyasalları, EFQM (Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı) Mükemmellik Modelini esas alarak gerçekleştirdiği çalışmalar kapsamında, 2009 yılı “EFQM Mükemmellikte Kararlılık” belgesini almaya hak kazanmıştır. Faaliyetlerinin her aşamasında sürdürülebilir mükemmelliği yakalamak adına çıktığı bu yolculukta, 30 Kasım 2011’de Türkiye Kalite Derneği (KalDer) ve Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) iş birliği ile düzenlenen 20.Ulusal Kalite Kongresi’nde “EFQM Mükemmellikte Yetkinlik 4 Yıldız” belgesini alan ilk Yapı Kimyasalları firması olmuştur. KYK Yapı Kimyasalları yönetim felsefesi olarak belirlediği sürdürülebilir mükemmelliğin peşinden koşarak, paydaş memnuniyetini maximum seviyede tutmayı hedeflemektedir.

KYK Yapı Kimyasalları Geleceğin 500 Şirketi Arasında Gösteriliyor Değerli ekonomist ve yazar M.Rauf Ateş’ in, geçmişte ilk 500 şirket içerisinde yer alıp da bugün olmayan şirketlerin yaptığı hataları, bugün hala ilk 500’ de yer bulan köklü şirketlerin başarılarının kaynağını araştıran ve reçeteler sunan “Yeni Nesil Şirket Yaratma Stratejileri- Gelecek 500” isimli eseri yayınlandı. Eserine kaynak oluşturan verilerden biriside Türk iş dünyasından 278 CEO ile yaptığı anketin sonuçları. Bu ankette hangi şirketlerin yıldızının parlayacağı hangi sektörlerden geleceğin şirketlerinin çıkacağını sorgulanmış. Bu geniş çaplı araştırmanın sonucunda geleceğin ilk 500 şirketi arasında görülen 20 şirket içerisinde, yapı kimyasalları sektörünün parlayan yıldızı KYK Yapı Kimyasalları’ da yer alıyor. KYK Yapı Kimyasalları yaptığı yatırımlar, aldığı yatırım ödülleri, kalite ödülleri, mükemmelliği yönetim felsefesi olarak kabul ederek faaliyetlerini bu anlayışla sürdürmesi, mutlak paydaş memnuniyeti ile hareket etmesi, kaliteli ürün ile kaliteli hizmeti ayrılmaz bir bütün olarak ele almasıyla bulunduğu sektördeki diğer tüm kuruluşlardan ayrışmakta ve öne çıkmaktadır. Bugün büyük olmanın, yarın da büyük olarak kalmayı garantilemeyeceğini bilen KYK Yapı Kimyasalları, bu ilkelerden hareketle faaliyetlerini sürdürmekte ve emin adımlarla geleceğe doğru ilerlemektedir.KYK Yapı Kimyasalları başarısındaki ince detayları paylaşmak ve paydaşlarından olan Bayilerinin çalışmalarına ışık tutmak amacıyla M. Rauf Ateş’ in eseri “Yeni Nesil Şirket Yaratma Stratejileri- Gelecek 500” ü tüm dağıtım kanalına ulaştırmıştır.

56

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Panelduş Ortaklarından Ömer Akad’ın Babası, Türk Sinemasının "Koca Çınarı" Ömer Lütfü Akad Vefat Etti

Lütfi Ömer Akad 2 Eylül 1916’da İstanbul’da doğdu. Sainte Jeanne d’Arc ve Galatasaray Lisesi’nde öğrenim gördü. İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Okulu Maliye Bölümü’nü bitirdi. 1940-1950 yılları arasında sinema alanında çalışmaya başladı. Kendinden önceki sinemacılardan farklı olarak sinema tekniği ve diline yeni bir anlayış getirdi, “Sinemacılar Kuşağı”nın ilk ismi oldu. En önemli filmleri arasında, Vurun Kahpeye (1948), Kanun Namına (1952), Beyaz Mendil (1955), Yalnızlar Rıhtımı (1959), Üç Tekerlekli Bisiklet (1962), Hudutların Kanunu (1966), Kızılırmak-Karakoyun (1967), Vesikalı Yarim (1968), Irmak (1972), Gökçe Çiçek (1972), Gelin (1973), Düğün (1973), Diyet (1974) sayılabilir. TRT için yönettiği Ömer Seyfettin uyarlamaları (1975), Bir Ceza Avukatının Anıları (1979-80), Dört Mevsim İstanbul (1990) yanı sıra belgeseller çekti, senaryolar yazdı. Bir çok sinemacı ve Mimar Sinan Üniversitesi Sinema-Televizyon Bölümünde bir çok öğrenci yetiştirdi. 1997 yılında MSÜ tarafından kendisine Onursal Profesörlük ünvanı verildi. Işıkla Karanlık Arasında adlı biyografisini yazdı (2004). 2010 yılında Milliyet Sanat dergisinde yazıları yayınlandı. 95 yıllık yaşamının son anlarına dek gündemi takip etti. 19 Kasım 2011’de hayata veda etti. Ağustos 2010 tarihli Milliyet Sanat’ta yayınlanan söyleşiden: * Lütfi Akad olmak nasıl bir duygu? - Galiba en sıkıldığım şey o. Onun için hep kaçınırım göze batmaktan. * Gelecek ve insanlık hakkında ne düşünüyorsunuz? Eskiden kötümserdiniz, şimdi iyimser misiniz? - Bu benim sorunum değil. Ben bitirdim işimi. İnsanların kendi kaderleri, sorumlulukları kendilerine aittir. Kabul edecekler bir şeyleri. Bir şeyleri kabul edince, o kabulün sonuçları da bir şeyler yapacak. Onlara uyacaklar. Otomobili icat ettiler, kimse def etmedi bu pis kokulu şeyi. Ne yapıyor bunlar, yaşamı hızlandırıyor. Yaşamı hızlandırınca, yaş konusu çıkıyor. Çok yaşamak, az yaşamak konusu çıkıyor. Daha iyi yaşamak, daha az kötü yaşamak konuları çıkıyor. Ne kadar hızlanırsa o kadar kötü. Elektronikten daha hızlısı olmadığına göre, daha ne? Başka nesneleri de ışık hızına getirmeyi düşünüyorlarsa, getirmeyi tasarlıyorlarsa çoktan b.ku yediler demektir. Düşünebiliyor musun, her şeyin ışıktan hızlı olduğunu? İşte bu sorumluluk konusuna dayanıyor. Her dönem kendi sorumluluğunu taşır. Gelecek dönemler de kendi sorumluluklarını taşıyacaklar. Ne iyimser, ne kötümserliktir bu. Başka türlü olamamasıdır.

58

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Kütahya Seramik ve Porselen Büyüyor Türkiye’ye Yayılıyor Şimdi SRN Yapı ile İstanbul Kartal’da Kütahya Seramik, yeni kurumsal kimliği çerçevesinde açtığı mağazalara bir yenisini daha ekledi. 2002 yılından bu yana, yapı malzemeleri dünyasında hızla büyüyen SRN Yapı ile iş ortaklığı kuran Kütahya Seramik, Kartal Köprüsü’ndeki yeni mağazasını 18 Kasım’da görkemli bir tören ile hizmete açtı. İstanbul’un en büyük seramik ve porselen showroomlarından biri olan SRN Yapı Showroom’unun açılış kokteyline ilgi yoğundu. Açılış töreninde iş, spor ve siyaset dünyasından katılımcıların yanı sıra, Kartal Belediye Başkanı Dr. Altınok Öz, Kütahya Porselen A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral, Kütahya Porselen A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeleri Gülsüm Güral, Erkan Güral, Sema Güral Sürmeli, Hediye Güral Gür ve Gülden Güral, KYK Yapı Kimyasalları Genel Müdürü Onur Sürmeli ve Genel Müdür Yardımcıları Uğur Kavukçuer ve Melih Sargın, Kütahya Seramik Anadolu Yakası Bölge Müdürü Okan Kaya Doğulu katıldı. Ayrıca, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi ve inşaat sektöründen önemli isimler çiçek göndererek, SRN Yapı kurucularına başarılar dilediler. Konuklara müzik dinletisi ve çeşitli ikramların yapıldığı açılışa, Süper Lig hakemlerinden Hüseyin Göçek de katıldı. Açılış öncesinde Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz, Kütahya Porselen A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral ve SRN Yapı yöneticilerinden Bertan Yılmaz birer konuşma yaptılar. Altınok Öz konuşmasında; “Böyle güzel bir işletmeyi Kartal’a kazandıranlara teşekkür ederim. Deprem gerçeğini unutmayalım ve yapı sektöründe kaliteyi her zaman tercih edelim. SRN Yapı’nın Kartal’a hayırlı olmasını dilerim’’ dedi. Daha sonra kürsüye çıkan Kütahya Porselen A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral ise; “Değişen ve gelişen Kartal’ı görüyoruz. Bunun için belediye başkanımıza teşekkür ederim. SRN Yapı kurucuları, bölgede öncü niteliğinde olan ve birçok yapı firmasına örnek olacak bir işletme kurdu. Önder olmak, beceri gerektirir. SRN Yapı’ya başarılar dilerim” dedi. Binbeşyüz metrekarelik bir alana kurulan mağazanın seramik bölümünde, Dünya’da bir ilke imza atarak hiçbir seramik firmasının almadığı “Red Dot Best Of The Best” ödülünü ülkemize getiren Versatile koleksiyonunun birçok farklı kombinasyonu, cam mozaik koleksiyonu Brezza, birbirinden farklı ve yenilikçi çizgisiyle yer ve duvar karosu tasarımları sergileniyor. Kütahya Porselen yemek takımları, el dekor serisi, çelik ürün setleri, seramik ve porselen aksesuarların yanı sıra, birbirinden farklı çeşitte banyo yapı malzemeleri de müşterilerin beğenisine sunuluyor. Mağazaların porselen bölümünde ise Kütahya Porselen’in her yaşa ve zevke hitap eden yemek takımları, gençlere yönelik hazırlanan mini setler, tek parça ürünler, renkli sofra takımları Naturaceram ürünler ve Türk el sanatlarının en güzel örneklerinden oluşan Sanat Evi koleksiyonları yer alıyor.

60

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Seramiksan Dikili Bayisi Kırgöz Ticaret’in Yeni Showroom’u Açıldı

Teknolojisi, ürün çeşitliliği ve üretim kapasitesi açısından seramik sektörünün önemli markaları arasında yer alan Seramiksan’ın Dikili bayisi Kırgöz Ticaret’in yeni showroomu, 17 Aralık’ta açıldı. Seramiksan Satış&Pazarlama Grup Başkanı H. Bülent Şamlı ve firma sahibi Adil Kırgöz’ün açılışını gerçekleştirdiği Kırgöz Ticaret’in açılış töreninde Bergama Ticaret Odası Başkanı Melih Kahraman ve Dikili mülki idari amirleri ile Seramiksan yetkilileri bir araya geldi. Yaşam alanlarını en yeni teknolojilerle güzelleştiren Seramiksan, ürün çeşitliliği ve teknolojik yenilikleri ile seramik sektörünün önemli markaları arasında yer alıyor. ‘İyi tasarım herkesin hakkı’ mottosuyla dekorasyonda estetik ve dayanıklı çözümler sunmaya devam eden Seramiksan, benzersiz teknolojilerle geliştirilen ve farklı beğenilere yönelik sunduğu geniş ürün gamı ile Dikilililerin beğenisine sunuluyor. Karoları ıslak mekânlardan tüm yaşam alanlarına taşıyan Seramiksan’ın İleri teknolojiyle estetik tasarımı bir araya getiren benzersiz ürünleri, Kırgöz Ticaret’in showroom’unda görülebiliyor. 1200 m2 açık alan 800 m2 kapalı alanda hizmet veren Kırgöz Ticaret’te Seramiksan’ın özellikle

62

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Nano teknolojisi ile parlatılmış parlak granitleri olan NanoTech Serisi, Soluble Salt, Lappato, Full Lappato, High Glossy ve Rotodigit teknolojisi ile üretilen Digiart karoları Dikilililerin beğenisine sunuluyor. Dikili ticaret hayatının tanınmış simalarından olan Adil Kırgöz tarafından açılan Seramiksan Showroom’unun açılışında konuşan Seramiksan Satış&Pazarlama Grup Başkanı H. Bülent Şamlı, “‘Söz veriyoruz’ konseptiyle yaşam alanlarını en yeni teknolojilerle güzelleştiren Seramiksan’ın tüm bayilerinde, tasarımı ve teknolojisiyle fark yaratan ürünler sergileniyor. Uzun yıllardır işbirliğimizin sürdüğü Kırgöz Ticaret’te de en yeni teknolojilerimiz bulunuyor. Sınırsız renk ve seçenekle evlere değer katan ürünlerimiz Dikililerin büyük beğenisini toplayacak” diye konuştu. Kırgöz Ticaret adına törende konuşan Adil Kırgöz de, “Prensibimiz, güvenilir ve yenilikçi, sektörde fark yaratan firmalarla çalışarak müşterilerimize hep daha iyisini sunmak. Seramiksan ile uzun zamandır birlikte başarılı çalışmalara imza attık. Yeni showroom’umuzun bu başarıları katlayacağına inanıyorum” dedi.


24. Uluslararas覺 Seramik Banyo Mutfak Fuar覺 14 - 18 Mart 2012

Stand No: 310 - 311 - 312


Haberler

Adell Armatür’e Sosyal Sorumluluk Katkı Ödülü KOBİ’lerin sürdürülebilirliğinin sağlanması, kurumsal ve yönetimsel sorunların çözülebilmesi için İstanbul WowHotel’de1 Şubat 2012 tarihinde düzenlenen Kurumsal Yapılanma Konferans’ında kurumsal çalışmalarıyla ön plana çıkan KOBİ’ler ödüllendirildi. Adell Armatür ve Vana Fabrikaları A.Ş, su ve su kültürünün sevdirilmesi ile tasarruflu su kullanım bilincinin geliştirilmesine   vermiş olduğu katkılardan dolayı, “Sosyal Sorumluluk Katkı Ödülü”ne layık görüldü. Şirketlerde Kurumsallaşma Çalışmaları yaparak ülkemize Uzun Ömürlü Şirket Sayısını artırmayı, dünya çapında marka şirket oluşturma temel vizyonu haline getiren Ortak Akıl Yönetim Danışmanlık tarafından organize edilen “Yeni Türk Ticaret Kanunu Işığında Kurumsal Yapılanma Stratejisi Konferansı’nda 6 kategoride ödül verildi. Vizyoner Liderliğe Katkı Ödülü, Sosyal Sorumluluk Katkı Ödülü, Kurumsallaşma Çalışmalarına Katkı Ödülü, Yenilikçi  Ar-Ge Ve Çevreye Katkı Ödülü, Sivil Toplum Liderliğe Katkı Ödülü ve Çevik Şirket Katkı Ödülü başlıkları altında başarılı KOBİ’ler örnek gösterildi. Konferans’da konuşmacılardan TİM eski Başkanı Oğuz Satıcı “Kurumsal Yapılanma”,Türkiye Yönetim Danışmanlar Derneği Başkanı Haşmet Fevzi Çakmak “Kurumsal Performans ve Denetim Mekanizmaları”, Sorumlu Ortak Baş denetçi-Kurumsal Derecelendirme Uzmanı-Ali Türker Pirtini “Yeni Türk Ticaret Kanunundaki Yenilikler” konularını katılımcılara anlattı. Adell Armatür Yönetim Kurulu Başkanı Recep Ali Topçu Türkiye’nin sanıldığı kadar su zengini bir ülke olmadığına dikkat çekerek herkesi suyla iletişime geçmeye ve tasarrufa çağırarak şöyle konuştu: “Aslında hepimiz dünyanın en değerli varlıkları olarak Su’dan birer parçalarız. Dolayısıyla suyun biyolojik hayatımız için olduğu gibi ruh dünyamız, gönül âlemimiz içinde vazgeçilmez. Adell Armatür olarak bir taraftan ürettiğimiz banyo ve mutfak armatürleri ile toplumu sağlıklı suyla buluştururken, diğer taraftan da onları suyla, sevgiyle buluşturacak sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz. Adell Armatür, kategorisine üç büyük markadan biri olup 30 ülkeye ihracat yapmaktayız. Üretim sürecinde, ürünlerimizde ve satış sonrasında çalışmalarımızda sürdürülebilir olmayı önemsiyoruz. Ancak işimiz bununla da sınırlı kalmıyor çünkü su sevgi istiyor. Kıymet bilinmek istiyor. Suyun molekülleri sevenle sevmeyeni ayırd edebiliyorsa bizim de bu iletişime köprü olmamız gerekiyor. Adell Armatür Ab-ı Hayat Koleksiyonu’yla geçmişten günümüze gelen su kültürümüzü tanıtmayı ve gelecek nesillere su sevgisini, su kullanım bilincini aşılamaya çalışıyoruz. Bu tür ödüller bizi motive ediyor. Sesimize ses verildiğini, sesimizin yankı bulduğunu böylece anlıyoruz.Ödülü bize layık görenlere ve hepinize tüm ekibim adına teşekkürler ediyoruz.” Ortak Akıl Yönetim Danışmanlık Genel Müdürü Yılmaz Sönmez; Kurumsallaşma sürecini tamamlayarak sürdürülebilirlik sorununu aşmış şirketlerin meydana getirdiği ülke ekonomimiz de şüphesiz büyüme ve gelişmenin daha istikrarlı, marka yaratan ve rekabet gücü yüksek bir ekonomi haline geleceğini belirtti.

64

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Pietra Ardesia

Estetik detaylarda sakl覺. info: +90 232 486 50 70

www.graniser.com.tr


Haberler

Bien Seramik 2012’de Atak Yapacak

Kullandığı dijital teknolojiyle yer ve duvar karolarına yepyeni bir yorum getiren Bien Seramik, Seramik Sağlık Gereçleri ürünlerini ilk kez 14-18 Mart 2012 Unicera Fuarı’nda görücüye çıkartacak. Bien Seramik, mekanlara canlılık ve farklılık katarak modern yaşam alanlarını daha dikkat çekici hale getirmeye devam edecek. Bien Seramik, yeni yatırımlarıyla ürün yelpazesini genişletiyor. Seramik Sağlık Gereçleri, Akrilik Küvet ve Banyo Mobilyaları sektörlerinde de “BİEN” markası ile sektörü yenilikçi ürünlerle tanıştıracak olan Bien grubu ilk ürünlerini Unicera’da sergileyecek. Banyo grubu yatırımının ilk aşaması olan Seramik Sağlık Gereçleri Fabrikası, Ercan Şirketler Topluluğu bünyesindeki Bozüyük Seramik San Tic A.Ş.’nin 350.000m2 arazi üzerinde 20.000 m2 kapalı alanda en ileri teknolojiye sahip makine ve ekipman ile donattığı yeni yatırımının 2012 yılı ortasında üretime geçmesi planlanıyor. Müşteri memnuniyetini ilke edinen genç ve yenilikçi yaklaşımı ile Bien, teknolojinin olanaklarını sonuna kadar kullanarak 2012 yılında da yaşam alanlarında birbirinden özgün ortamlar oluşturacak. Dünyada kullanılan en son teknolojiyle gerçekleştirilecek olan Seramik Sağlık Gereçleri yatırımı için, robot üretim sağlayan makine parkuru tamamlanırken, deneme üretim için de son hazırlıklar yapılıyor. Yeni fabrikasında ürettiği son teknoloji seramik sağlık gereçlerini, ve mermer dokusundan, ahşapta yaşanmışlık hissini veren dokulara, klasik tasarımlardan minimalist tasarımlara, bu senenin doğal renklerinden, geometrik çini desenlerine kadar geniş bir yelpazede yer alan yeni yer ve duvar karosu koleksiyonlarını Mart ayında organize edilen İstanbul Uluslararası UNICERA Fuarı’nda sergileyerek pazarın ve ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Böylelikle, Bien Seramik kalitesi, banyolarda da Bien çizgisiyle uyumlu seramik sağlık ürünleri ile boy gösterecek. Bien Seramik Genel Müdürü Metin Savcı bugüne kadar yer ve duvar karolarında büyük başarılara imza attıklarını ve yeni yatırımın da devreye girmesiyle çok daha geniş bir ürün gamıyla ürünlerin birbirini tamamlayacağını söyledi. Bien Seramiğin yeni fabrikasında üreteceği iddialı tasarımların ilk örneği olan 30x60 Onix serisi, klasik dekorasyon anlayışı ile bire bir örtüşen bir seri olup, tarihi yaşatan dokusu ile Onix mermerinin ışıltısını yansıtıyor. Antik çağ stilinin modern anlayışla harmanlanarak çok ince bir tasarım anlayışıyla sunulduğu bu seride geometrik formlar halinde üretilen dekorlar ise eski çağlardan günümüze gelen nostaljiyi bizlere yaşatıyor.

66

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Duravit İçin Türkiye’ye Gelecek Olan Uluslararası Ödüllü Sergei Tchoban, 26 Nisan’da Türk Mimarlarla Buluşacak Zenginlik kavramının gösterişlilik ve aşırılık şeklindeki alışılmış yorumunu benimsemek yerine daha modern bir yaklaşım arayan Duravit, Alman-Rus mimar Sergei Tchoban ile saflık ve serbest formlar arasındaki altın oranı kullanarak banyoda yeni bir akım başlattı. Sergei Tchoban’ın Fransa’nın büyük caddelerinden biri olan Esplanade’ten esinlenerek tasarladığı yeni seri; vitrifiye, mobilya ve komple küvet ürünlerinden oluşuyor. Ürünler 18. ve 19. yüzyıldaki banyodaki mobilya kültürünü yansıtıyor. Hamburg, Berlin, Dresden, ofisinin müdürlüğü, Amerikan Mimari İllüstratörler Birliği(ASAI) Üyeliği, Moskova’daki SPEECH Tchoban Kuznetsov mimari uygulamasının ve S. Tchoban Vakfı’nın kuruculuğu gibi üst düzey görevlerde bulundu. Uluslararası yarışmalarda onlarca ödülün altına imzasını attı. Düzenlediği birçok sergi ile dikkatleri eserlerine çekti. Moskova’daki Granatniy Çekirdek Konutları, DomAquarèe Mahallesi, Çok İşlevli Kompleks Federasyon Kulesi ve Müzik - ve Yaşam tarzı - Oteli “nhow“ yüzlerce başarılı eserlerinden sadece birkaçı… Kariyeri büyük başarılarla dolu olan Sergei Tchoban,1986 yılında yine St. Petersburg’daki Rusya Sanat Akademisi’nden mezun oldu. Rusya ve Almanya’nın saygın şirketlerinde mimar olarak çalıştıktan sonra 1992 yılında Nps tchoban voss Architekten BDA’nın ortağı oldu.Duravit ile salon şıklığında banyolara imza atan Sergei Tchoban 26 Nisan’da Türkiye’de olacak.

68

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Ege Seramik Ailesi Antalya’daydı

Ege Vitrifiye Fabrika Müdürü Fatih Kekeç İbrahim Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Polat Ege Seramik Fabrika Müdürü Mehmet Çifçi Ege Seramik Satış Müdürü Mustafa Akbacı

Ege Seramik Türkiye Birincisi – Mehmet Ceylan

Ege Seramik Türkiye 2. si Onlar Ticaret

Ege Seramik Türkiye 3.sü Temka Yapı Malzemeleri

Ege Seramik Türkiye derecesi ve bölge birincilikleri alan bayiler

İbrahim Polat ve Gaziantep Güney Seramik-Belgin Emre pasta keserlerken

70

Seramik sektörünün öncü şirketlerinden Ege Seramik, 40. yılını kutladığı 2012 yılı Yetkili Satıcılar toplantısını Antalya’da düzenledi. 9-12 Şubat tarihlerinde Belek Spice Otel’de düzenlenen toplantı sırasında Ege Seramik Yetkili Satıcıları ile Ege Seramik çalışanları bir araya gelerek 2011 yılını değerlendirdiler, 2012 yılı hedeflerini paylaştılar. 10 Şubat’ta yapılan grup toplantısında İbrahim Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Polat, İbrahim Polat Holding Şirketleri CFO’su Baran Demir, Ege Seramik Genel Müdürü Göksen Yedigüller, şirket avukatı Arsin Demir konuklarla alanlarındaki konuları değerlendirerek bilgilendirmelerde bulundular. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Polat, 40 yıldır aynı yolda, iyi günde – kötü günde hep birlikte yol aldıkları iş ortaklarına hoşgeldiniz ve teşekkür konuşması ile toplantıyı açtı. Holding CFO’su Baran Demir ’’ 2012, ekonomide ve mevzuatta büyük değişikliklerin olacağı bir yıla başlarken..’’ konulu konuşmasında, ekonomiyi etkileyen faktörleri irdeleyerek, inşaat sektöründeki pozitif beklentiden bahsetti ve 2012 yılından umutlu olduklarını belirtti. Genel Müdür Göksen Yedigüller, şirketin son yıllarda satış ve pazarlama alanında gösterdiği yükselişe dikkat çekerken, Dijital Baskı Sistemlerini Türkiye’ye ilk getiren firma olduklarını da vurgulayan Yedigüller, alınan başarılı sonuçlar nedeni ile bu alandaki yatırımlarını 2012 yılında da devam edeceklerini, şirketin kazan&kazan ilkesini devam ettireceklerini ve iş ortaklarına fayda sağlamaya devam edeceklerini ifade etti. Ege Seram,ik AŞ Şirket Avukatı Arsin Demir, 01.07.2012 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olan 6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu hakkındaki bilgileri konuklara aktardı. Yapılması gereken hazırlıklar ve Yetkili Satıcıların etkilenebileceği olası durumlarla ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Ege Seramik Fabrika Müdürü Mehmet Çifçi tarafından Unicera Fuarında sergilenecek yeni ürünler tanıtıldı ve Yetkili Satıcılarla görüş alışverişi sağlandı. 3 gün süren toplantıda iş paylaşımlarının yanı sıra Yetkili Satıcılar ve Ege Seramik Çalışanları çeşitli aktivitelerle de motivasyonlarını arttırdılar. Cumartesi günü düzenlenen tavla turnuvasını finalde Polat Seramik Bülent Polat ile çekişmeli bir karşılaşmadan sonra Samsun Simpa Ticaret’i temsilen katılan Osman Ünveren kazandı. Aynı zamanda otelin futbol sahasında düzenlenen çekişmeli karşılaşmada ise Polat Holding CFO’su Baran Demir, Mersin Bayisi Onlar Ticaret Rukan Çat, İzmir Bayisi Uzluer İnşaat’ın sahibi Ali Uzluer ve Global Turizm personelinden oluşan A takımı, Ege Seramik satış kadrosu ile heyecanlı bir maç yaparak sahadan galip ayrıldı. Turnuvalardan sonra Yetkili Satıcılar Düden Şelalesini ve Antalya Kaleiçini rehberler eşiliğinde gezerek kentin tarihi ve doğal özellikleri hakkında bilgiler aldılar. Cumartesi gecesi düzenlenen ödül töreni ve gala gecesinde Ege Seramik’te Türkiye Ciro Birincisi olan Mehmet Ceylan Yapı Malzemeleri – Mehmet Ceylan’a ve Ege Vitrifiye’de Türkiye Ciro Birincisi olan Meskar Yapı Malzemeleri’ne ödülünü Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Polat verdi. Devamında Türkiye dereceleri ve bölge birincilerin ödülleri dağıtıldı ve gece 40.yıl pastasının kesimi ve tüm konukları kaynaştığı keyifli, eğlenceli bir toplantı ile devam etti.

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Ege Yıldız’a “ Anadolu Marka Ödülü”

Ege Yıldız bu yıl 5.cisi düzenlenen” Anadolu Markaları “ yarışmasında ikincilik ödülünü almaya hak kazandı. Finansbank, Capital ve Ekonomist dergilerinin Anadolu’daki şirketler arasında düzenlediği yarışmada “Anadolu Markaları “ ödülleri Küçük işletmeler ve Büyük İşletmeler olarak iki ana katagoride dağıtıldı. Büyük İşletmeler dalında Turizm, İmalat, Tarım ve Ticaret gruplarında değerlendirilen yarışmada Ege Yıldız Ticaret katagorisinde ikinci oldu.   Geçtiğimiz günlerde   İstanbul Ritz Carlton İstanbul Hotel Balo Salonunda gerçekleşen törende Ege Yıldız ın ödülünü Mazhar Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zorlu aldı. Kemal Zorlu yaptığı değerlendirmede ,”Anadolu Markaları yarışmasında, Ege Yıldız’ın marka bilinirliğinin değerlendirilmesinde Türkiye genelinde inşaat ve yapı sektöründe faaliyetini sürdüren bayilerin, tesisatçıların ve nihai tüketicilerin tercihleri sonrasında oluştuğunu bu sebebtende ödülün son derece anlamlı olduğunu “ ifade etti.

72

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Demirdöküm 3. Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’ndaydı

DemirDöküm, Ocak ayında İstanbul WOW Convention Center’da üçüncüsü gerçekleştirilen, 3.Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’nda ileri teknoloji ürünleriyle yerini aldı. 31’inci Enerji Verimliliği Haftası kapsamında gerçekleşen 3. Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından 12 Ocak tarihinde açıldı, 13 Ocak tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla sonuçlandı. DemirDöküm fuarda; %108 verime sahip tam yoğuşmalı kombisi Nitromix, merkezi sistem çözümlerinde %108,7 verim seviyesi ve 3 MW’ a kadar kapasite potansiyeli ile Maxicondense ve Türkiye’nin sistem olarak ilk ve tek Solar Keymark belgeli, Roll Bond teknolojisi ile üretilen Sunrol paket güneş enerjisi sistemlerini tanıtma imkânı buldu. Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu, Makine Odası ve Elektrik Mühendisleri Odası işbirliği ile her yıl Ocak ayının ikinci haftası Enerji Verimliliği Haftası olarak kutlanıyor ve bu kapsamda ülke genelinde geniş katılımlı etkinlikler düzenleniyor.

74

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

İzocam Çevresel Sürdürülebilirlik Çalıştayı’na Destek Oldu Türkiye ve Ermenistan’daki üniversitelerin Mühendislik, Mimarlık ve Şehir Planlama mezunu genç profesyonellerine yönelik olarak, 12-18 Aralık 2011 tarihlerinde İzocam ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ev sahipliğinde “Çevresel Sürdürülebilirlik Çalıştayı (Environmental Sustainability Workshop)” İstanbul’da gerçekleştirildi. Çalıştay, Ermenistan merkezli sivil toplum kuruluşu olan Civic Forum (Sivil Forum) tarafından, İzocam, Eurasia Partnership Foundation (Avrasya Ortaklık Vakfı) ve YTÜ Mimarlık Fakültesi işbirliğinde düzenlendi. Çevresel sürdürülebilirlik ve çevre, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji üzerine odaklanan Çalıştayda, ele alınan konular arasında sıfır salımlı binalar, pasif ev tasarımı, yalıtım ve enerji verimliliği, yapı ve kent ölçeğinde kullanılan yenilenebilir enerji uygulamaları yer aldı. Çok sayıda konuşmacının ve saha ziyaretlerinin yer aldığı Çalıştaya, Türkiye ve Ermenistan’dan 20 genç profesyonel katıldı. American University Of Armenia Mühendislik Araştırma Merkezi Strateji Danışmanı, aynı zamanda Çalıştay Proje Yöneticisi Alen Amirkhanian Çalıştay ile ilgili şunları dile getirdi: “Üniversitede daha çok çevre dostu kentleşme, mühendislik ve inşaat alanlarında ders veriyorum. Enerji ve enerji kullanımına ilişkin karar verme mekanizmalarına da değiniyorum. Sunumlarımda da daha çok, kentsel planlama ve bina teknolojileriyle bağlantılı olarak enerji verimliliği üzerinde durdum. Sürdürülebilirlik trendlerine ve tüm dünyanın karşı karşıya kaldığı enerjiyle ilgili sorunları nasıl algıladığına değindim. Çalıştayda enerji konusu kapsamlı şekilde ele alındı. Ayrıca, tüm dünyada önerilen ve test edilen çeşitli enerji çözümleriyle birlikte, İzocam’ın deneyimleri, enerji verimliliğini yalıtım ve inşaat malzemeleriyle nasıl arttıracağımızı gösterdi.” Alen Amirkhanian İzocam ile işbirliklerinden duydukları memnuniyete ve işbirliğinin başlama sürecine de değindi; “Yıldız Teknik Üniversitesi’nde akademisyen olarak görev yapan arkadaşlarım ve İzocam’dan da çok yakın arkadaşlarım vardı. Çalıştayı organize etmek için yaklaşık bir buçuk yıldır kendileriyle temas halindeydim. Ermenistan’da bulunan STK’lar Sivil Forum ile Avrasya Ortaklık Vakfı, projeyi gerçekleştirmek için destek oldu. Çalıştayın yapılacağı mekan ve lojistik konusunda Yıldız Teknik Üniversitesi büyük destek verdi. Böylece Çalıştaya, Ermenistan’dan Türkiye’den 10’ar genç profesyonelin katılmasını sağladık. İzocam ile son derece profesyonel bir ilişkimiz var. Çalıştay sürecinde birbirimize destek olduk. İzocam’ın, Ermeni-Türk mimarlar ve kentsel planlama uzmanlarıyla birlikte gelecekte gerçekleştireceğimiz projelerde yararlanabileceğimiz, büyük bir bilgi birikimi ve uzmanlığı var. İzocam’ın deneyimlerinden bundan sonra da çok yararlanacağımızı düşünüyorum.” Avrasya Ortaklık Vakfı Proje Yöneticisi Varya Meruzhanyan Çalıştayın hedefleri, çevresel sürdürülebilirlik ve enerji verimliliğini anlattı; “Avrasya Ortaklık Vakfı, yaklaşık 16 yıldır Ermenistan’da faaliyet gösteren bir kuruluş. Vakıf, 2007 yılından beri Azerbaycan ve Gürcistan’da da faaliyet göstermeye başladı. Ayrıca Azerbaycan ve Ermenistan arasında sınır ötesi bir proje yürütüyoruz. Genel olarak, Ermenistan’daki demokratikleşme sürecine, bilginin serbest dolaşımına ve sınırlar ötesi projelere destek olmayı amaçlıyoruz. Ermenistan’da bilginin serbest dolaşımı ve özgür medyanın oluşturulmasına yönelik çalışmalara destek veriyoruz. Ermenistan ve Türkiye’nin ilişkisine de katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Odaklandığımız konulardan biri de, Ermenistan’ın Avrupa Birliği ile ilgili ile olan entegrasyonuna destek vermek.” Varya Meruzhanyan Çevresel Sürdürülebilirlik Çalıştayı’na katılma sürecini ise şöyle özetledi; “Avrasya Ortaklık Vakfı olarak çevresel sürdürülebilirlik konusuna odaklanmıyoruz. Ancak bazı projelerimizde çevresel olarak sürdürülebilir mimarileri destekledik. Bu projeler arasında Çalıştay da yer alıyor. Daha önce Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkileri destekleyecek fikirleri olan, Türk ve Ermeni kurumlarına açık büyük bir yarışma düzenledik. Yarışmaya Ermenistan’dan 16 başvuru oldu. Başvurular yarışmaya dahil edildi ve çeşitli Türk ve Ermeni organizasyonların üyelerinden oluşan bir seçici kurul tarafından değerlendirildi. Öneri kabul edildi ve biz de Çalıştayı finanse etmeye karar verdik.”

76

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Kütahya Seramik, Ideal Standart’ın Distribütörü Ece Grup ile, Sektörün En Önemli İş Birliklerinden Birine İmza Attı Seramik sektöründe öncü ve farklı tasarımların yaratıcı markası Kütahya Seramik ile Ideal Standart International   Türkiye temsilcisi ECE GRUP, 16 Ocak Pazartesi günü Kütahya Seramik showroom’unda düzenlenen basın toplantısında yaptıkları iş birliğinin detaylarını açıkladı. Bu anlaşma ile, dünyaca ünlü banyo gereçleri üreticisi Ideal Standart ve Jado markasının ürünleri Kütahya Seramik’in tüm mağazalarında satışa sunularak tüketiciyle buluşacak. Bu sayede tüketiciler Kütahya Seramik mağazalarından yer ve duvar seramiklerinin yanı sıra küvet, hidromasaj sistemleri, banyo mobilyaları, vitrifiye seramik ürünler ve banyo aksesuarlarını temin edebilecekler. “Total Bathroom” sloganıyla tüm banyo ürünlerini portföyünde bulunduran Ideal Standart ürünleriyle beraber, Kütahya Seramik mağazaları komple banyo çözümleri sunan merkezler haline geldi. Kütahya Seramik PORSELEN TURİZM A.Ş. Yönetim  Kurulu Üyesi Erkan Güral, düzenlenen basın toplantısında yapılan iş ortaklığıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Kütahya Seramik olarak satışa sunduğumuz ürün yelpazesini her geçen gün genişletmeye ve tüketicilerimize beğenilerine uygun farklı alternatifler sunmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda ECE GRUP ile yaptığımız bu iş birliği bizim için büyük önem taşıyor. Yer ve duvar seramiklerimizin yanı sıra Ideal Standart ve Jado ürünlerini de Kütahya Seramik müşterileriyle buluşturarak mağazalarımızda A’dan Z’ye banyolarını oluşturmalarını sağlayacağız. Böylelikle banyo kategorisinde sunduğumuz ürün gamı da tamamlanmış oldu. Bu iş ortaklığının Kütahya Seramik ve ECE GRUP’un yanı sıra sektörümüzün gelişimine de katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Toplantıda konuşan Ideal Standart Türkiye Satış-Pazarlama Müdürü Yakup Fırat temsilciliklerini yaptıkları   Ideal Standart’ın çalıştığı ünlü tasarımcılarla tüketicilere fonksiyonel ve estetik ürünler sunan, dünya çapında bilinirliği çok yüksek bir marka olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Yaptığımız bu iş birliğiyle Kütahya Seramik  mağazalarında dünyanın en lüks showroom’ları ile aynı ürünlerin kullanıcılara sunulacağını, yeni yapılanmanın Kütahya Seramik’in küresel marka olma yolunda önemli bir adımı olmasının yanı sıra, Ideal Standart’ın da daha fazla kullanıcıyla buluşmasını sağlayacağını söyleyebiliriz.” Günümüzün en son teknolojilerinin kullanıldığı üretim tesislerinde, binlerce desen ve renk seçeneğinde, yüzlerce farklı ebatta, yer-duvar karosu, sırlı porselen karo ve cam mozaik üretimi gerçekleştiren Kütahya Seramik, ECE GRUP’la yaptığı bu iş birliğiyle banyo kategorisindeki ürün gamını da tamamladı. Dünyanın en prestijli yapılarında kullanılan Ideal Standart ve Jado markalı ürünleri satışa sunmaya başlayacak olan Kütahya Seramik, tüketicilere ayrıcalıklı banyo çözümleri sunuyor. Bu iş birliğiyle birlikte dünyanın en prestijli yapılarının vazgeçilmez markalarından Ideal Standart ve Jado ürünleri Türkiye’nin dört bir yanındaki Kütahya Seramik mağazalarında bulunabilecek.

78

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

KYK Yapı Kimyasalları, Tanıtım Tırı ile Yurt Genelindeki Seminerlerine İstanbul’ da Devam Ediyor eğitim seferberliğini Tanıtım Tırı ile bir adım daha ilerletti. Tır sektörde ilk ve tek olma özelliğini taşıyor. Yurtdışında üretimi gerçekleşen KYK Tanıtım Tır’ ının taşıdığı teknolojik özellikler ve üretim kalitesi düşünüldüğünde bir eşini daha bulmak mümkün değil. 50 kişilik gruba aynı anda seminer vermeye imkan sağlayan donanımı ve teknolojik altyapısıyla sektöründe çığır açacak bir eğitim innovasyonu. KYK Tanıtım Tır’ ı, KYK Yapı Kimyasallarının eğitime verdiği önemin en önemli göstergesidir. Her yıl yurt genelinde eğitimlerini organize eden KYK, 2010 yılında yaklaşık 13,500 ustaya 2011 yılında ise 15.000 ustaya seminer vermiştir. Yapılan seminerlerle ustalara ürün ve uygulama bilgileri aktarılırken sektörün bilinçlenmesine katkıda bulunulmuştur. KYK, yurt genelindeki seminerlerine KYK Tanıtım Tır’ ında devam etmekte olup 27 Şubat-3 Mart tarih aralığında İstanbul Anadolu Yakasında, 5-7 Mart tarih aralığında İstanbul Avrupa Yakasında bulunarak sektörel gelişmelerin ve yapısal problemlere yönelik doğru çözümlerin yer aldığı seminerlerini gerçekleştirecektir.

KYK Yapı Kimyasalları, sektörde değişim rüzgarlarının esmesini sağlayarak, hep ilk olmaya devam ediyor. Uygulamacı ve geleceğin sektör profesyonelleri olacak olan mimar, inşaat mühendisleri adaylarının yapı kimyasalları konusundaki mesleki yeterliliklerinin geliştirilmesi için çok büyük bir eğitim yatırımı yapan KYK, 2009 yılından bu yana son hız devam eden uygulamacı

80

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Pakpen Şirketler Grubu ‘İnsana Saygı Ödülü’nün Sahibi Oldu

Kariyer.net tarafından bu yıl 11’incisi gerçekleştirilen İnsana Saygı Ödülleri, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Aday başvurularını yüzde 100 yanıtlayan, en çok istihdam yaratan ve en çok başvuru yapan firmalara verilen İnsana Saygı Ödülü’ne Pakpen Şirketler Grubu da layık görüldü. İnsana yapılan yatırımın şirketleri ileriye götürecek yegane unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Pakpen Şirketler Grubu İnsan Kaynakları Müdürü Ramazan Nugay; yapılan her başvuruya titizlikle yanıt verdiklerini ve adaylara ait özgeçmişlerin dikkatle incelendiğini vurguladı. “İnsana Saygı” ödülüne layık olmanın mutluluğunu gelecek yıllarda da yaşamak istediklerini kaydeden Nugay;  “‘İnsana Saygı’ kavramını içselleştirdiğimizi ve sürdürülebilirliğini sağladığımızı simgeleyen bu değerlendirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. Pakpen olarak hepimizi onurlandıran bu ödülün gereklerini yerine getirmede, daha üst seviyelere taşımada ve yaygınlaştırmada hep önlerde olacağımıza ödüle layık olduğumuzu her zaman göstereceğimize olan inancımız gün geçtikçe daha da kuvvetleniyor” dedi.

82

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Seranit’in Yeni Yıldızı Serra ile Estetik, Teknoloji Ve Zarafet Bir Arada

Seranit, geliştirdiği yenilikçi iç ve dış mekan çözümleriyle ve modern bakış açısıyla sunduğu “Serra” markasıyla dokunduğu her alana değer katmaya devam ediyor. Sunduğu göz alıcı çözümlerle; iç ve dış mekanların Türkiye’de ve dünyada en çok ilgi gören porselen karo üreticilerinden Seranit, yeni markası Serra ile yaşamında farklı görsellikler arayan kullanıcılara yepyeni ve seçkin alternatifler sunarken, renk kurgusundan ebat seçeneklerine, standartları zorlayan efektlerinden ödünsüz kalite anlayışına kadar her alanda mükemmel seçenekler sunmayı sürdürüyor. Yepyeni bir değer: Serra 19 yıldır porselen sektörüne öncülük eden Seranit, seramik sektörüne yeni bir yorum getirmeye hazırlanan “Serra” için, tasarım alanında dünyanın en iyisi olarak kabul edilen İtalya ve İspanya’nın yıldız isimleri bir araya geldi. Türkiye’den de ünlü tasarımcı Bahar Korçan’la işbirliği yapan “Serra”, Mart 2012’de gerçekleştirilecek lansmanla sektörün beğenisine sunulacak. Mükemmelliğin sınırlarını zorlayan Serra, Seranit’in bugüne kadar pazara sunduğu en önemli ve özgün markalardan biri olma özelliğine sahip. Yine aynı dönemde, UNICERA 2012’de Serra’nın sanatla olan ilişkisini de sektöre lanse edecek olan Seranit, Emine Gönüllü’nün 7 yıllık soyut seramik sergisi ile bu önemli organizasyonda yerini alacak. Yeni Serra markasının yanı sıra, bu zamana kadar pazara sunulan diğer markalarıyla, birçok yenilikçi, farklı ve göz alıcı seçeneği de yeni dönemde kullanıcılarıyla buluşturacak olan Seranit; ödüllü tasarımları, kalite odaklı ürün gamı ve inovatif bakış açısıyla sektöre yön vermeyi sürdürmeyi amaçlıyor.

84

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Şahinler Yapı Malzemeleri Yeni Mağazasıyla İstanbul Esenyurt’ta

1978 yılından bugüne inşaat malzemesi ticareti ile sektörün tecrübeli firmaları arasında yer alan Şahinler Yapı Malzemeleri’nin yeni şubesi Doğan Araslı Bulvarı, Orion Park AVM 167/7 Esenyurt/ İstanbul adresinde faaliyete geçti. Resmi açılışa hazırlanmakta olan ve Kale Grubu yöneticilerinden Timur Karaoğlu ile Hakan Rasimoğlu’nun da ziyareti sırasında sırada görüntülediğimiz mağazada Şahinler Yapı Malzemeleri Kale Grubu’nun tüm ürün gamları ile ticari faaliyetlerine başladı. 3 katlı mağazada 300m2 showroom alanıyla 6 kişiye istihdam sağlayan Şahinler Yapı Satış Kanalları Müdürü Galip Şahin bugüne kadar olduğu gibi ahlaklı ticaret ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışma yapılarını sürdüreceklerini belirtti.

86

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


BANYOLARINIZDAKİ DOĞAL GÜZELLİK... CLASSICO

Tasarım,kalite,hayatı kolaylaştıran detaylar ve daha fazlası için...

www.dogabanyo.com www.dogabanyo.com www.dogabanyo.com www.dogabanyo.com www.dogabanyo.com www.dogabanyo.com

DOĞA BANYO MUTFAK DOLAPLARI VE YAPI MALZEMELERİ ÜRETİM PAZ.TİC.LTD.ŞTİ YENİ MAHALLE CEBECİ CAD.542/1 SOKAK NO:5 KÜÇÜKKÖY-İSTANBUL/TÜRKİYE TEL:+90212 477 08 00-477 05 60 FAX:+90212 477 06 32 WWW.DOGABANYO.COM İNFO@DOGABANYO.COM


Haberler

TTMD’nin “Yeşil Meslekler için Gençlerin Eğitimi” Projesi Tamamlandı Avrupa Birliği’nin “Genç İstihdamın Desteklenmesi Hibe Programı” kapsamında; Türk Tesisat Mühendisleri Derneği tarafından 01/12/2010 ile 30/11/2011 tarihleri arasında yürütülen “Binalarda Enerji Verimliliği Konusunda Gençlerin Eğitimi ve İstihdam Edilebilirliğinin Sağlanması (Yeşil Meslekler İçin Gençlerin Eğitimi) Projesi” başarı ile tamamlandı. Erzurum, Kayseri ve Samsun’da eş zamanlı olarak yürütülen proje kapsamında 01 Aralık 2010 tarihinden itibaren; “Proje Değerlendirme Toplantıları”, “Basın Toplantıları”, “Kursiyer Başvurularının Alınması ve Değerlendirilmesi”, “Teorik ve Uygulamalı Eğitim Programlarının Gerçekleştirilmesi”, “Enerji Verimliliği Bilgi Günleri Düzenlenmesi” gibi oldukça yoğun geçen proje faaliyetleri, Ekim ayının iki, üç ve dördüncü haftalarında “Enerji Verimliliği Farkındalık Haftası”, “Eşleştirme” ve “Sertifika Töreni” etkinlikleri ile devam etmiş ve son olarak Proje Ortakları ve İştirakçilerinin de katılımlarıyla Ankara’da gerçekleştirilen değerlendirme ve kapanış toplantısı ile proje takvimine uygun şekilde sonlandırıldı. Proje kapsamında düzenlenen eğitimlere; öncelikle lisans, meslek yüksekokulu ve meslek lisesi düzeyinde eğitim almış ancak henüz istihdam edilmemiş ya da işinden ayrılmış olan başvurular kabul edildi. Her ilden 52’şer kişi olmak üzere toplam 156 kursiyere yönelik yürütülen eğitimlerde; ısı yalıtımı, ısıtma ve soğutma sistemleri, HVAC sistemleri, aydınlatma sistemleri, elektrikli cihazlar, güneş enerjisi vb. konularda enerjinin verimli kullanılması yönünde en güncel teorik ve uygulamalı teknik konular işlenmiş, özellikle kendi işini kurmak isteyen kursiyerler için ilgili mevzuat, iş güvenliği, girişimcilik ve iş planı hazırlanması gibi konulara da yer verildi. rimliliği konusunda bilinçlendirilmesi ve bilgi düzeyinin artırılmasına yönelik gerçekleştirilen faaliyetler çerçevesinde seminerler ve bilgilendirme toplantıları düzenlendi, şehir merkezlerinde görsel tasarımlı stantlar kuruldu, yerel halka konuyla ilgili broşürler ve promosyonlar dağıtıldı. Eğitim almış kursiyerler ve diğer uzmanlar stantlarda görev alarak halkın sorularını cevapladı ve farkındalığın artmasına katkı sağladılar. Proje süresince, proje ortakları olan Erzurum Kazım Karabekir Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Kayseri Mimar Sinan Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ve Samsun Atakum Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi yetkilileri ile özellikle teorik ve uygulamalı eğitimlerde aktif rol alan proje iştirakçilerinden İzocam Ticaret ve Sanayi A.Ş., Testo Elektronik ve Test Ölçüm Cihazları Dış Tic. Ltd. Şti. ve Vaillant Isı Sanayi Ticaret Ltd. Şti. yetkilileri ve uzmanları ile tam bir uyum içerisinde çalışılmış ve destekleri alınmıştır. Kendi uzmanlık dalları ile orantılı olarak toplamda 132 saat teorik ve 192 saat uygulamalı eğitim alan 156 kursiyerden 152’si (%97,4) eğitimlerin sonunda yapılan sınavlarda başarılı olmuş ve törenle sertifikalarını almışlardır. Başarılı olan kursiyerler, iş edinmelerine katkı sağlamak amacıyla eşleştirme etkinliği kapsamında bu sektörde faaliyet gösteren işverenlere tanıtıldı. Teorik ve Uygulamalı eğitimlerin tamamlanmasını takiben sertifikalandırılan 36 kursiyer iş edindi. Proje kapsamında gerçekleştirilen tüm aktiviteleri ve eğitim alan kursiyerleri tanıtmak amacıyla www.proje.ttmd.org.tr adresli bir de web sayfası oluşturulmuştur.

88

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Umpaş Seramik Bayisi İstanbul Yapı A.Ş. Dördüncü Şubesini Bakırköy’de Açtı

Sektörde Devecioğlu Yapı Malz. Ltd. Şti. adıyla 1986 yılında faaliyetlerine başlayan, 1998 yılından beri de İstanbul Yapı Malz. A.Ş. adıyla faaliyetlerine devam eden İstanbul Yapı, Mahmutbey, Avcılar ve Güngören şubelerinin ardından dördüncü şubesini hem yapı market konseptini hem de açık depo satış konseptini birleştiren yeni bir mağazacılık anlayışıyla Bakırköy’de açtı. Umpaş Seramik’in kurulduğu günden bugüne münhasır bayisi olarak faaliyetlerine devam eden İstanbul Yapı’nın 4.000m2 açık alan üzerine kurulu iki katlı yeni mağazasında 1.800m2 showroomu ile hizmet vermeye başladı. 15 kişiye istihdam sağlayan İstanbul Yapı A.Ş.’nin ortaklarından Ebubekir Deveci dergimize yaptığı açıklamada istikrarlı bir şekilde ve sağlam adımlarla büyüme hedeflerini sürdürmek istediklerini, önümüzdeki süreçte İstanbul Anadolu Yakası’nda da yeni şubeler açmak istediklerini belirtti.

90

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


www.umpasseramik.com.tr


Haberler

Vaillant Türkiye Ailesi Yıllık Toplantısını Dubai’de Gerçekleştirdi

Türkiye’de 20. yılını kutlayan Vaillant’ın her yıl düzenlediği Yetkili Satıcılar seyahati bu yıl 14–18 Ocak tarihleri arasında Dubai ve Abu Dabi’de düzenlendi. Vaillant üst yönetiminin yetkili satıcılarıyla bir araya geldiği bu seyahatte gelenekselleşen Vaillant Ailesi Yıllık Toplantısı da yapıldı. Toplantıya, Vaillant Group İhracattan Sorumlu Pazarlama ve Satış Direktörü Klaus Jesse, Vaillant Group Türkiye County Manager’ı Christoph M. Grosser, Vaillant Türkiye Genel Müdürü Levent Taşkın, Vaillant Group Türkiye Servis Direktörü Aykut Babila ve pek çok bölüm yöneticisi katıldı. Toplantıda, Vaillant’ın Türkiye’deki yaşam öyküsünü içeren özel bir filmin izlenmesinin ardından konuşma yapan Klaus Jesse, Vaillant’ın 20 yıldır başarılı çizgisini devam ettirdiğini ve müşteri ilişkileri yönetimi alanında hayata geçirdiği yeniliklerin Vaillant Group tarafından beğeniyle takip edildiğini belirtti. Jesse konuşmasının sonunda, Vaillant Türkiye’nin üst yöneticilerine “20 Yılın En Başarılı Ekibi” ödülünü verdi. Vaillant Group Türkiye Country Manager’ı Christoph M. Grosser da toplantıda yaptığı sunuşta, 2011 yılındaki faaliyetler, yatırımlar ve hayata geçirdikleri projeler hakkında bilgi verdi. Grosser ayrıca Vaillant Türkiye’nin 2020 stratejisini ve hedeflerini katılımcılarla paylaştı. Vaillant Türkiye Genel Müdürü Levent Taşkın da pazarlama ve satış biriminin projeleri, verilen teknik eğitimler ve Vaillant Tüketici Club’ün aktiviteleri hakkında bir sunuş yaptı. Yetkili satıcıların performanslarını da değerlendiren Levent Taşkın pazarda sağlanan başarının, yetkili satıcıların başarısıyla mümkün olabildiğini belirterek tüm Vaillant yetkili satıcılarına teşekkür etti. Taşkın Vaillant Türkiye’nin 2012 yılı stratejisi ve projelerini de bayilere aktardı. Toplantıda ayrıca pek çok kriterin değerlendirilmesi sonucu belirlenen Yetkili Satıcı ödüllerinin sahipleri açıklandı. Vaillant’ın kuruluşunun 20. yılında 20 yıldır Vaillant ile çalışan bayilere de teşekkür plaketi verildi. Vaillant Group Türkiye Servis Direktörü Aykut Babila, Vaillant Türkiye’nin servis hizmetlerinde geldiği nokta, 2011 yılındaki veriler ve gelecek yıllarda yapılacak yeni düzenlemeler hakkında bilgi verdi. Yetkili satıcılar bu seyahatte ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri’nin en lüks, en çağdaş ve en büyük emirliği olan Dubai’yi de keşfetme imkanı buldular. Dünyanın en yüksek binası olan Burj Khalifa binasına çıkarak, şehrin büyüleyen modern yüzünü kuşbakışı gören konuklar, Dubai’nin sembollerinden Emirates Towers, Sheikh Palace, Dubai’yi iki bölgeye ayıran Dubai Creek ve altın ve baharat çarşılarını ziyaret ettiler. Ayrıca ABU DABİ ziyareti ile dünyanın en büyük üçüncü camii ile dünyada sadece Abu Dabi’de bulunan Ferrari World Eğlence Parkı’nı da gezdiler.

92

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


www.termalseramik.com.tr

TİMDER Grafik Servisi

TERMAL


Haberler

Wilo Türkiye, “Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı”na Katıldı

Sektörünün Avrupa’daki ilk LEED Gold sertifikalı yeşil binasını yaparak enerji verimliliği konusuna öncülük eden WILO Türkiye, 1213 Ocak 2012’de WOW Convention Center İstanbul’da düzenlenen Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’na katıldı. WILO, Enerji Verimliliği Haftası kapsamında düzenlenen Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’nda enerji tasarruflu ürünleri “Stratos Giga” ve “Helix Excel”i sergiledi. Fuarda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız WILO standını ziyaret etti. Yıldız, WILO yetkililerinden enerji verimliliği ile ilgili ürün ve hizmetler konusunda bilgi aldı. WILO fuardaki standında enerji tasarruflu ürünleri sergilerken etkinliğin seminer tarafında da bir bildiri sundu. WILO Türkiye Eğitim Koordinatörü Gökhan Uzuner’in, “Binalarda Kullanılan Santrifüj Pompalarda Enerji Tasarrufu ve Önemi” başlığını taşıyan bildirisi, enerji verimliliği konusunda son yıllarda sirkülasyon pompalarında önemli gelişmeler kaydedilmesi konusuna odaklandı. Uzuner, özellikle pompalarda frekans konvertörü kullanılarak %90’a varan enerji tasarrufunun nasıl oluştuğunu aktararak, bu çarpıcı oranın enerji verimliliği konusuna sağladığı katma değerin altını çizdi. UEVF 2012 – 3. Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’na; enerji sektöründe faaliyet gösteren dünyanın en büyük markaları, kamu kurum ve kuruluşları, özel sektörden üst düzey yöneticiler ve akademisyenler katıldı. İki gün süren etkinlikte, markalar ürünlerini sergilerken sektör temsilcileri ve akademisyenler de bildiriler sundu.

94

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

ODE Yalıtım 3 Kıtada Fuara Katıldı, Dış Pazar Payını Arttırdı Dünyadaki gelişmeleri ve yalıtımdaki trendleri takip ederek dış pazar arayışlarını sürdüren ODE, 3 kıtada katıldığı uluslararası fuarlarda ilgi odağı oldu. Paris’te Batımat 2011, Azerbaycan’da BakuBuild 2011 ve Mısır’da Interbuild Egypt fuarlarına katılan ODE Yalıtım, küresel pazarda farklı ürün gruplarını tanıttı. 25 yıldan bu yana yaptığı yatırımlarla adını tüm dünyaya duyuran ve uluslararası arenada başarı sağlayan faaliyetlerine her geçen gün yenisini ekleyen ODE Yalıtım, dış pazarda büyümesini sürdürüyor. 2011 yılında yurtiçi ve yurtdışında toplamda %20’lik bir büyüme hedefiyle çalışan ODE, yeni pazarlar bulma ve mevcut pazarlarını geliştirme noktasında 3 kıtada 3 ayrı fuara katıldı. Fransa’nın başkenti Paris’te Batımat 2011 ve Mısır’da Kahire’de Interbuild Egypt fuarlarına Starflex camyünü ürün grubu, R-flex kauçuk köpüğü, Ductflex esnek hava kanalları ürünleriyle katılan ODE, Azerbaycan’daki Bakubuild 2011 Fuarı’nda ise bu ürünlere ilave olarak Isıpan extrüde polistren köpük ile katıldı. Ode Yalıtım Genel Müdürü Bülent Çolak

ODE; Mısır’da gerçekleşen Interbuild Egypt Fuarı’nda ise starflex camyünü ürün grubu, r-flex kauçuk köpüğü, ductflex esnek hava kanalları ürünlerini ön plana çıkarttı. Pazarlama ve tanıtım faaliyetleri kapsamında çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirten ODE Yalıtım Genel Müdürü Bülent Çolak, “Şirket olarak yurtdışı fuarlarında farklılaşıyoruz. Uluslararası fuarların, ürünlerin ve yeniliklerin tanıtımı, pazar arayışları, geleceğe yönelik ticari ilişkilerin kurulması ve geliştirilmesi anlamında çok önemli olduğu kanaatindeyiz. Bu tür fuarları, ODE Yalıtım’ın vizyonuna büyük katkı sağladığı ve kendimizi geliştirme fırsatı sunduğu için takip ediyoruz. Kaliteli üretim, kaliteli yönetim ve kaliteli hizmet felsefesiyle yolumuza devam ediyor ve müşterilerimize daha iyi hizmet sunuyoruz” dedi.

96

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Haberler

Onduline Avrasya’dan Üretimden Tüketime Çevreci Yaklaşım Onduline Avrasya, çevreye duyarlı yaklaşımındaki öncü konumunu küresel iklim değişikliği konusundaki çalışmalarla da ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik konusunda da liderlik bilinciyle hareket eden Onduline Avrasya, ürünlerinin ve üretim aşamasının çevresel etkilerini 3 ayrı çalışmada ele aldı. Uluslararası geçerliliği olan LEED ve BREEAM gibi yeşil bina sertifikalarına da hizmet edecek bu çalışmalarla, sürdürülebilirlik kavramının sektörde yayılması hedefleniyor. Onduline Grubu tarafından yürütülen çalışmaların ilkinde “Geri Dönüşüm”den en üst düzeyde yararlanmak amacı güdüldü. Üretimde her 1 ton geri dönüştürülmüş atık ile Onduline Avrasya 17 ağacı koruyor ve bunun yanında 90 bin ton su ile 400 litre petrol tasarrufu yapıyor. Her yıl, 30.000 ton selüloz atığın geri dönüşümünü sağlayan Onduline Avrasya, bitümlü çatı kaplama levhaları, bitümlü kiremitler ve oluklu kiremit altlıklarından oluşan malzeme gruplarında yaklaşık % 50 oranında geri dönüştürülmüş malzeme kullanıyor. Onduline Grubu, 2.çalışma olarak tüm ürün ve faaliyetlerinde ortaya çıkan sera gazı salınımlarıyla ilgili farkındalığını artırmak ve stratejik önlemlerle küresel ısınma ve çevre konularında kendine düşen sorumlulukları yerine getirmek amacıyla, kapsamlı bir “karbon ayak izi bilançosu” çalışması yürüttü. Fransız Çevre ve Enerji Yönetimi Ajansı (ADEME) tarafından

98

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

geliştirilen “Bilan Carbone: Karbon ayak izi bilançosu” metoduna göre yapılan ve 2009 yılı üretim ve faaliyet verileri kullanılan çalışmaya göre, Onduline levhasının yaşam döngüsü boyunca seragazı emisyonu (GHG) levha başına 7726g CO2 e./levha ve m2 başına 4066g CO2e./m2’dir. Bu sonuçlar, Onduline levhasının yaygın olarak kullanılan birçok çatı ürününe kıyasla daha düşük emisyon değerlerine sahip olduğunu gösterdi. Ayrıca Onduline fabrikaları arasında, Onduline Avrasya Sapanca fabrikasının levha başına en az salınım yapan fabrika olduğu belirlendi.

Onduline Avrasya, ürettiği ürünlerin tüm çevresel etkilerinin değerlendirildiği, ham madde çıkarılmasından ürünün yok edilmesine kadarki süreci ele alan bir çalışma olan EPD (Environmental Product Declaration) çerçevesinde de ürünlerin tüm yaşam döngüsü sürecini değerlendirme ve çevre etkilerini ölçümleme çalışmalarını ayrıca sürdürmektedir.


Haberler

Dünyaca Ünlü Mimar ve Araştırmacı Michael Weinstock İstanbul’da 2008 ACADIA Mükemmelik Ödülü sahibi, AA Emergent Technologies ve Design Master Programı kurucusu ve direktörü Michael Weinstock, bu sene ikincisi düzenlenen Architectural Association (AA) Istanbul Visiting School 2012 kapsamında Yapı-Endüstri Merkezi’nin konuğu olarak İstanbul’a geliyor. “Sistem ve Kent” başlıklı konferans 28 Mart 2012, Çarşamba akşamı saat 19:00’da YEM Etkinlik Salonu’nda gerçekleşecek. Yapı dünyasının bilgi merkezi Yapı-Endüstri Merkezi, dünyanın önde gelen tasarımcı ve mimarlarını, tasarımın her alanındaki ilgililer ile bir araya getirerek, sektördeki mesleki iletişim ortamı kalitesinin yükseltilmesini ve dünya tasarım pratiği bileşenlerinin Türkiye’de de eş zamanlı olarak tartışılabileceği ortamların yaratılmasını amaçlıyor. Bu kapsamda, dünyaca ünlü mimar ve tasarımcıları ağırlayan YapıEndüstri Merkezi’nin yeni konuğu araştırmacı/ mimar Michael Weinstock olacak. Mühendislik, mimarlık, ortaya çıkış (emergence) ve malzeme bilimlerinin yakınlaştığı noktaları keşfe çıkmak gibi alanlarda araştırmalar yapan Michael Weinstock, bu konularda 1989 yılından bu yana yaygın olarak yayın yapıyor. Akıllı malzemelerin, yapıların ve sonuç olarak kentlerin organizasyonlarının gerçekleşme sürecinde gözlemlenebilecek ortak noktaların var olma potansiyeli, süregelen araştırma alanını ve uzun vadeli hedefini özetliyor. Projenin ilk adımı olarak, 16-24 Nisan 2011 tarihleri arasında İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirilen AA İstanbul Visiting School’da yerli ve yabancı toplam 39 öğrenci eğitim aldı. 24-30 Mart 2012 tarihlerinde tekrar İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirilecek AA İstanbul Visiting School’un hedefi, doğanın meydana getirdiği yüksek yapıları incelemek ve dikey büyüme algoritmalarını çalışarak bu bilgileri kule tasarımına dönüştürmek. Bu bağlamda AA İstanbul Visiting School, biyolojik oluşumlar ve mimarlık arasında kurulabilecek bağı çağdaş dijital tasarım düşünme/üretme teknikleri ekseninde araştıracak.

100

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

“Sistem ve Kent” konferansı çerçevesinde, Michael Weinstock öncelikle toplumların kent ile ilgili fikirlerinin, 20. yüzyılın makine metaforlarından biyolojik sistem ve süreçlerinin matematiksel birleşenlerine dair metaforlara doğru nasıl radikal bir şekilde değiştiğini açıklayacak. Bu yeni bakış açısı ile, kentler artık mekansallığın salt bir uzantısı olarak değil, canlı organizmaların özelliklerini tanımlayan ve bu özelliklere benzeyen birçok karmaşık sistemi içinde barındıran oluşumlar olarak kabul ediliyor. Bu kavramların öne çıkardığı yeni kent tasarımı fikirlerine ve “akış mimarileri”ne değinecek olan Weinstock, AA Emergent Technologies ve Design Master Programı’nda gerçekleştirilen araştırma projelerinden bahsederken, odak noktası olarak büyük mevsimsel sellerin yaşandığı Mekong nehri vadisi için tasarlanmış “hydroville” kentlerin algoritmik morfolojileri, çöller için düşünülmüş kentler ve “dağınık tarımsal kentler” için yeni modellere vurgu yapacak.


Söyleşi

Güray Ergün & Orhan Hopa

İMSAD İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Hüseyin Bilmaç “Uzun süre bir oluşum içinde yer aldığınızda bir benimseme aidiyet duygusu gelişir. Ben bunu İMSAD ile çok yoğun olarak hissedenlerdenim.” Kimya Mühendisliği alanında lisans eğitimimi tamamladıktan sonra, İngiltere’de yüksek lisans yaptım. Ardından işletme bölümünde master ile eğitim hayatımı tamamladım. Sonrasında Polat Holding, Ege Seramik’te

102

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

çalışmaya başladım. O dönemlerde Markem kuruldu ve orada görev almaya başladım. Bir süre Petkim’de görev almamın ardından Markem’de çalışma hayatım devam etti. 1998 yılında Eczacıbaşı Grubu’na geçtim ve Eczacıbaşı – Koramic Yapı Kimyasallarında görev almaya başladım. 2010 yılı Temmuz ayında Koramic Grubu’nun şirketin tüm hissesini almasıyla birlikte Koramic Yapı


Söyleşi

Kimyasalları olarak yeniden yapılanan şirketimizde Genel Müdürlük görevime devam etmekteyim.

farklı alanlarda ihtisaslaşmış derneklerin sıkıntılarına ortak akıl yaratılabilmesi için çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Sivil toplum kuruluşlarında görev alma sürecim üniversite yıllarında politik oluşumlar içinde bulunmam ile başladı. Özellikle sektörümüzde birçok sivil toplum örgütünde kuruluşlarından beri görevler aldım. İMSAD’ın da uzun yıllardır içerisindeyim. İlk Eczacıbaşı Grubu’nun bir temsilcisi olarak üyelik ile başlayan süreç, Yönetim Kurulu Üyesi olmam ile devam etti. Son 1 yıldır da Yönetim Kurulu Başkanlığı görevimi sürdürmekteyim. Bunun yanı sıra çok uzun yıllardır DEİK’te (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) Türk – Belçika İş Konseyi’nde Başkan Yardımcısı, Türk – Belçika Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktayım. Beşiktaş Jimlastik Kulübü’nün de Kongre Üyesiyim.

“İMSAD’ı sağlıklı bir kurumsal yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz.” İMSAD, 1984 yılında rahmetli Özal’ın sektörünüzün sorunlarını bana tek tek getirmeyin. Bir dernek kurun ve sorunlarınızı bu dernek çatısı altında birleştirerek bize sunun demesiyle birlikte sektörün 9 duayen isminin bir araya gelmesiyle kurulmuştur. Kuruluşunun ardından hızlı bir yükselişe geçen İMSAD bir dönem sonra derneklerin tümünde yaşandığı gibi bir duraksama sürecine girmiş. Sonrasında da özellikle benden önceki Başkanlarımız Dr. Murat Akdoğan ve Orhan Turan’ın dönemlerinde yine önemli bir yükseliş ivmesi yakalamıştı. Bu çizgide halen devam etmekte olan İMSAD’ı benim dönemimde de sağlıklı bir kurumsal yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz. Türkiye’de dernekçilikte sanırım ilk performans yönetim sistemini iki yıl önce ilk olarak İMSAD’ta oluşturduk. Personelimizin çalışma ve performansları geliştirilen ölçümlendirme sistemleriyle inceleniyor. Onların maaş artışlarını bu sisteme göre yapmakla birlikte buradaki tecrübelerimizi de alt derneklerle paylaşıyoruz. Çok az büyük kurumda bulunan yetkinlik bazlı performans değerlendirmesini de uyguluyoruz. Yani büyük holdinglerin kullanmış olduğu sistemleri İMSAD’ta uyguluyoruz.

Yaklaşık 9 yıldır İMSAD’ta görev almaktayım. Böyle uzun süre bir oluşum içinde yer aldığınızda bir benimseme aidiyet duygusu gelişir. Ben bunu İMSAD ile çok yoğun olarak hissedenlerdenim. Bir de çatı örgütte bulunmanın başka bir sorumluluğu oluyor. Tüm sektörel deneyimlerinizi paylaşarak sektör için bir şeyler yapmaya çalışıyorsunuz. İhtisaslaşmış dernekleşme de gerçekten çok önemlidir ama İMSAD gibi bir çatı örgütün olması da özellikle sektörel sorunların yetkili mercilere iletilmesi ve aynı sektör içinde

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

103


Söyleşi Değişen sektör beklentilerini karşılayacak ve kurumu geleceğe taşıyacak bir yapı oluşturmayı hedefleyen İMSAD, gelecekte STK’ların güçlü profesyonel kadrolara daha çok ihtiyacı olacağından hareketle yürüttüğü yeni yapılanma projesiyle bir ilke daha imza attı. 70 sanayici firma üyenin yanı sıra 26 sektör derneğini de üye profilinde bulunduran İMSAD, “katılımcı üye” başlığı altında yeni profille de dikkat çekiyor. Şu anda 7 katılımcı üyesi bulunan İMSAD, sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında toplamayı hedefliyor.

“İMSAD, yapılanma sürecinde oldukça büyük bir adım attı.” İş analizleriyle birlikte pozisyonlar, görev tanımları ile yetki ve sorumluluk alanları, hedef ve başarı kriterleri belirlendi. İş değerleme ile birlikte ücret sistemi oluşturularak, hedef gerçekleşmeleri ve operasyonel iş sonuçlarını baz alan, kar amacı olmayan yapıya özgü bir performans değerleme sistemi kuruldu. Görev tanımları çalışmasını tamamlayarak uygulamaya soktuğu çalışanlarının performans değerlendirmesi sistemi çalışmasının ardından 2011 yılında Kurumsal Yetkinlik Projesini başlattı ve tamamladı. Kurumsal Yetkinliklerin Belirlenmesi Projesinde derneğin sürdürülebilir üstün performansı için çalışanların sahip olması gereken bilgi, beceri ve kişilik özellikleri önem kazandı. Kurumsal yetkinliklerin belirlenmesi ile performans kriterleri ile pozisyonun gerektirdiği bilgi, beceri ve davranış özellikleri belirlendi ve başarılı, başarısız davranış kriterleri tanımlanarak derneği hedeflerine ulaştıracak çalışan profili ortaya çıkarıldı. Projede jenerik yetkinlik havuzundan yetkinliklerin belirlenmesi yerine, İMSAD’ı ifade eden yetkinlikler belirlendi ve İMSAD’ı geleceğe taşıyacak organizasyon yapısı oluşturuldu.

104

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

“İnşaat sektörünün yapmış olduğu ihracat ve ithalat rakamlarına baktığınızda %260 oranıyla ciddi bir ihracatçı sektör olarak dikkat çekiyor.” Konulara bakışımız, hedef ve iddialarımız çok farklı. Bu iddialarımızı yerine getirebilmek için özellikle son birkaç yıldır AB tarafından fonlanan enerji verimliliği projelerimiz bulunuyor. Bildiğiniz üzere İMSAD geçen yıl AB’den ikinci kez bir enerji verimliliği konusunda proje aldı. 12 ülkeden 200’den fazla projenin masaya yatırıldığı bu alanda İMSAD’ın yine proje almış olması hem bizi çok mutlu ediyor. Ve bu durum ne kadar doğru projeler geliştirdiğimizi gösteriyor. Şuan 9 Balkan ülkesine liderlik yaptığımız bir projemiz devam ediyor. 2012 yılının sonunda bu çalışma dönemi bitecek. Bizim hedefimiz bunun ardından da yeni bir proje alarak çalışmalarımıza devam etmek. Bu hedeflerimiz doğrultusunda bünyemizde bir İş Geliştirme Koordinatörü tanımıyla bir çalışanımız var. Onun liderliğinde projelerimiz hazırlanıyor. AB üyesi olmadığımız gerçeğine rağmen Türkiye’den İMSAD gibi bir kurumun arka arkaya son 4 yıldır AB’den fon alarak, AB ülkelerine projelerde liderlik ederek enerji verimliliğini anlatıyoruz. Ne yazık ki AB’de enerji verimliliği konusunda liderlik yaparak önemli faydalar sağlıyorken ülkemizde bu kadar önemli yol kat edemedik. Bununla ilgili olarak geçen yıl Ali Babacan bu yılda Enerji Bakanımız Taner Yıldız’a sunmuş olduğumuz raporlarımız var. İthalat - ihracat dengesi konusunda çarpık bir tabloyu Ekonomi Bakanımız Zafer Çağlayan açıkladı. Türkiye’de ithalatta hızlı bir yükseliş var, ihracatımız da hızla büyüyor ama ithalatında en az aynı oranda büyümesi dengesizliğin ne yazık ki devamlılığını sağlıyor. Ar-Ge ve inovasyona ülkemizde daha da büyük önem verilmezse bu açığın


Söyleşi her geçen gün daha da büyüyeceği açıktır. İhracatta demir-çelik radyatör, inşaat demirleri, demir-çelik profilde dünya birincisiyiz. Doğaltaş, mermer gruplarında dünya üçüncüsü, çimentoda dördüncü, seramik kaplama malzemelerinde beşinci, seramik sağlık gereçlerinde altıncı konumdayız. Bu liste birçok inşaat malzemesi sektörüyle böyle büyüyüp gidiyor. Üretim konusunda da seramik kaplama malzemelerinde üçüncü, seramik sağlık gereçlerinde beşinci konumundayız. Özellikle bu ürünlere baktığımızda katma değeri de çok yüksek ürünler olması dolayısıyla ülke ekonomisine çok önemli sektörleri yönetiyoruz. Demir çelik sektörünün 2010 – 2011 kıyaslama performansına baktığınızda da ihracatın 2 milyar Dolar, ithalatın ise 150 milyon Dolar artmıştır. Arada 14 misli bir performansın olması da çok olumlu bir gelişmedir. GİTES (Girdi Tedarik Süreçleri) projesini de İMSAD üyesi sanayicilerimiz başta olmak üzere tüm Türkiye inşaat malzemeleri sektörüne yayma kararı aldık. Umuyoruz ki bu noktada ithalatı baskılamak adına çok pozitif gelişmeler yaşanacaktır. İMSAD’ın amaçları; sektörde çatı örgüt olarak sanayicilerimizin temel ihtiyaçlarını ülkenin ihtiyaçları paralelinde geliştirerek ülkedeki standartların oluşturulması, ticaret hacminin arttırılması, pazar payının büyütülebilmesi, yerli malı ürünlerin kullanımının arttırılması, iç pazarın büyütülmesi, Avrupa ve dünyaya entegrasyonun sağlanması ve bu konuda dünya ile erken uyarı sistemleri kurarak sanayicilerimizi bu konulardan haberdar etmektir. “Avrupa’da yaşanabilecek olumlu/olumsuz tüm gelişmeleri radar sistemimiz ile takip ederek gerekli alt yapıları sağlıyoruz.” Bu bağlamda geçen yıl Brüksel’de bir İMSAD temsilciliği açtık. Bu temsilcilik AB üyesi ülkelerdeki inşaat malzemeleri konusunda her türlü teknik kalite belgesi, uygulama, regülasyon gibi yeni gelişmeler hususundaki kararları henüz orada yasalaşmadan İMSAD’a duyuruyor. Bizde bu önemli süreçlere eşlik ediyoruz. Bu konuda bende bizzat 3 toplantıda sektörümüzün görüşlerini sundum. Avrupa Parlamentosundaki Türkiye Masası Şefi’de TÜSİAD’tan sora İMSAD’ı da partner kurum seçti. Sektör ile ilgili Türkiye raporu resmi yayına alınmadan önce bizlere gönderiliyor. Gerekli gördüğümüz notalarda düzeltme ve görüşlerimizi ekleyerek sunmalarını sağlıyoruz. Bu güveni sağlamış olmamız dünya ile entegrasyonda bize önemli katkılar sağlıyor. Bu sayede Avrupa’da yaşanabilecek

olumlu/olumsuz tüm gelişmeleri radar sistemimiz ile erkenden tedarik ederek gerekli alt yapıları sağlıyoruz. Üyelerimiz arasında her biri kendi sektöründe önemli kuruluşlar olan sanayici üyelerimiz bulunuyor. Bununla birlikte daha da önemlisi bir kısmı katılımcı üye, bir kısmı üye olmak üzere İMSAD’ın toplam 30 dernek üyesi( 26 Dernek Üye - 4 Katılımcı Dernek Üye) bulunuyor. Bu dernekler bizim için çok önemli, onların alt yapısı ile oluşturduğumuz bilgi ağıyla sektörde büyük bir etkiye sahip oluyoruz. Bu bağlamda yurtiçinde herhangi bir gelişme, karar konusunda İMSAD’ın görüşünün alınmasını sağlamakla birlikte bizim Avrupa Birliği’nden alacağımız bilgileri sektörümüze yaymak konusunda da önemli katkılar sağlıyor. Bu katkılar ve yapımızın önemi tabi ki gittikçe daha da artacak. Bunun da kurumsallık çerçevesinde devam etmesini istiyoruz. Bildiğiniz gibi dernekler bazı yönetimlerde çok aktif bazı dönemlerde ise durağan dönemlere geçerler. Biz bu yapının hep aktif ve dinamik olmasını sağlamak için kurumsallık kültürünün tam manasıyla oturtmaya çalışıyoruz. İMSAD özellikle son 6 yıl içinde çok önemli bir yapılanma sürecine girdi. Beyin jimnastiği toplantıları, arama konferansları yapıldı ve sonuç olarak sektörün çatı örgütünün nasıl olması gerektiği modellendirildi. Üye görüşleri, danışmanlarımız ve üniversite hocalarının da katkılarıyla çok güzel bir süreç başladı. Aslında şuan ki aktif yapımızın da temelleri bu süreçlerle atıldı. Bu bağlamda eski Başkanlarımız ve Yönetim Kurulu Üyelerimize de teşekkür ederiz. Özellikle Dr. Murat Akdoğan ve Orhan Turan döneminde ivmeli büyüme sürecinde olan derneğimizin benim dönemimdeki en önemli amacı da bu büyüme ivmesine kurumsallığı da katarak İMSAD’ın gelecek çizgisinin hep yukarıda olmasını sağlamaktır. “Dünya üzerindeki konumumuzu daha da güçlendireceğiz.” İMSAD artık sektörümüz ve ülke ekonomimiz için gerçektende çok önemli bir stratejik noktaya ulaştı. Bunun bir göstergesi olarak ta 2011 yılı faaliyet raporumuzu yayınlarken ülke stratejileri konusunda katkı verdiğimiz ve aldığımız Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanımız, Ekonomi Bakanımız, Çevre Şehircilik Bakanımız, İMSAD’ın da sektörümüzdeki önemini görerek raporumuzda görüşlerini paylaştılar. Bu görüşlerden bir örnek olarak “Bugüne kadar gerçekleştirdiği başarılı çalışmalar ile sektörün önünü açan İMSAD’ın Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

105


Söyleşi güzel adımlar ile ilerlediğimiz bu alanlardaki çalışmalarımızla birlikte dünya üzerindeki konumumuzu da daha da güçlendireceğiz. “Türk sanayicisi zaten devletten çok şey beklemeden kendi göbeğini kestiğini görüyorum bu sayede dünya ile bu kadar iyi rekabet edebiliyoruz.” Sektörümüzün dünya pazarlarında en büyük dezavantajı enerji ithal eden bir ülke olmamız dolayısıyla enerji maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır. Sektörlerimizin ülke ekonomimize sağlamış olduğu katma değerin göz ardı edilmemesi ve bu doğrultuda en büyük maliyetlerimizden biri olan enerji maliyetlerinden farklı modellemelerle daha ekonomik enerji tedarik edebiliyor olmamız gerekiyor. Bugün yenilenebilir enerji kaynaklarıyla tesislerimizi yenilemek büyük önem taşıyor. Bu konuda Türk sanayicisi devletten çok şey beklemeden yatırımını yapıyor. Bu sayede dünya ile bu kadar iyi rekabet edebiliyoruz.

2023 hedefine doğru lokomotif olacağını ve sektörü ileriye çekeceğini görüyoruz” demişler. Çünkü 2023’te İMSAD paydaş üyeleri ve Müteahhitler Birliği ile 100 milyar dolarlık ihracat, 100 milyar dolarlık iç pazar, 100 milyar dolarlıkta müteahhitlik geliri geleceğini hedef olarak koyduk ve 2023 yılında inşaat sektörünün 300 milyar dolarlık hacme kavuşacağını söyledik. Bunun altı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile birlikte çalışılarak dolduruluyor. İMSAD üyesi sanayicilerimizde bu hedefe uygun stratejiler geliştiriyor. Bu konuda kendimizi ilk test etme hedefimiz; 2015 yılında inşaat malzemeleri sektörünün ihracat oranının 40 milyar doları geçmesidir. Bu sağlandığında zaten 2023 yılında bu matematiksel olarak hedefin aşılacağını göstermektedir. Türkiye’nin 2023 hedefinde 500 milyar dolarlık bir hedefi var. Bunun da büyük bir kısmının sektörümüz tarafından sağlanacağının bir göstergesidir. Türk malı özellikle inşaat malzemeleri sektöründe kendini dünyada ispatlamıştır. Bu sadece beni bir sektör çalışanı olarak değil bu ülkenin bir vatandaşı olarak da gururlandırıyor. Bunun giderek artması içinde yapmamız gereken Ar-Ge ve inovasyona daha çok önem vermemizdir. Her geçen gün daha da

106

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Türkiye’de binalarda sağlanacak enerji verimliliği büyük önem taşıyor. Toplam enerjinin yaklaşık %40’ını binalarda harcıyoruz. Bina stoğunda sağlanacak enerji verimliliği ile tüketimde büyük tasarruf sağlayabiliriz. Sn. Enerji Bakanımıza enerji verimliliğinde 30 yıldan fazla zamandır çeşitli yöntemlerle yol almış olan AB üyesi ülkelerde yapılan çalışmalara dair dosyamızı geçtiğimiz günlerde arzetmiştik. Bu sırada inşaat malzemesi sektörünün binalarda yılda 15 milyar dolar bir enerji verimliliğini sağlama potansiyeli bulunduğunu ifade etmiştik. İşte bu potansiyeli harekete geçirmede İMSAD olarak yürütmekte olduğumuz EUbuild Enerji Verimliliği AB Projesinde Proje ortağı Balkan ülkelerimizle birlikte imza koyduğumuz Deklarasyonun başlığı inanıyoruz ki doğru mesajı iletiyor: ‘Binalarda Enerji Verimliliği için Hükümetlerin İtici Gücüyle Hareket Zamanı’. Bir kez daha ifade etmek isterim ki, hareketin birinci adımının özel sektör-kamu işbirliğinde oluşturulacak güçlü ve etkin bir Türkiye Enerji Verimliliği Merkezi olduğuna inanıyoruz. İMSAD enerji verimliliği çalışmaları kapsamında 2012 yılında önemli bir de etkinliğe imza atacak. Haziran ayında Brüksel’de düzenlenecek Avrupa Enerji Verimliliği Haftası kapsamında Enerji Bakanımız Sn. Taner Yıldız ile AB Bakanımız Sn. Egemen Bağış’ın, Avrupalı Parlamenterlerin, Komisyon Üst düzey yetkililerinin ve Proje ortağı Balkan


Söyleşi ülke temsilcilerinin katılacağı iki gün sürecek bir çalıştay ve panel ilk kez bir Türk sektör örgütü İMSAD tarafından gerçekleştirilecek. Sizleri bu etkinliğimizde görmeyi ve bu organizasyonu hep birlikte, en etkili şekilde gerçekleştirmeyi arzu ederiz. Ülkemizde gelişmiş bir müşavirlik, mühendislik becerisi, inşaat malzemesi ve inşaat sektörü var. Binalarda enerji verimliliği sağlayacak tedbirler, kayıtdışı yapıların kayıt altına alınarak deprem güvenliğinin sağlanmasını da beraberinde getirecektir. Dolayısıyla bu fırsatı hem yeni binalarda hem de mevcut binaların iyileştirilmesinde kullanmamız, gerekli bilinçlendirme ve teşvik çalışmalarını biran önce hayata geçirmemiz önem arz etmektedir. Bunun yanında bu uygulamalara geçişin örnek projelerle teşvik edilmesi ve verimlilik sağlayıcı, özendirici teşvik modellerinin, finansman araçlarının oluşturulması da büyük önem taşıyor. Teşvikler, destekler ve finansman sistemleri var olmadan enerji verimliliğinde yol almak mümkün görünmüyor. Unutmayalım ki sağlanacak teşvik ve desteklerin her biri geleceğe yaptığımız yatırımlar olacaktır. Her yıl “İnşaatta Kalite Zirvesi” düzenliyoruz. Bu yıl dördüncüsünü yapacağımız zirvemizde geçen yıl “Binalarda Enerji Verimliliği için Hükümetin İtici Gücü ile Hareket Zamanı” başlıklı uluslararası önemli bir deklarasyona imza attık. Bunun altına Arnavutluk, Bosna Hersek, Makedonya, Karadağ ve Sırbistan ile birlikte Türkiye olarak İMSAD imza attı. İçinde bulunduğumuz bu coğrafyada enerji verimliliği için yapılması gereken ve olmazsa olmazları belirleyerek kısa notlarla bu ülkelerde hükümetlere iletildi. Bizim de hükümetimize sunduğumuz ve Ankara’da toplantıları yapılacak olan bu deklarasyon ile ülkemiz ve sektörümüz adına önemli gelişmeler sağlayacağız. “Direkt ve dolaylı istihdamda 4.5 milyon’dan fazla istihdam sağlayan bir sektöre sahibiz.” İnşaat malzemeleri sektörü olarak 2011 yılında yaklaşık 18 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Toplam ihracatta payımız %13 oldu. Son 5 yılda Türk inşaat malzemesi sanayisinde yıllık ortalama ihracat artış hızı %15 olurken, ülkemiz, inşaat malzemeleri ihracatı yapan ülkeler arasında dünyada 7. sırada. Sn. Bakanımızın da açılışta ifade ettiği gibi üretimde %11,5 büyüme oranıyla Türkiye, inşaat malzemeleri sanayisi ile dünyada ilk 5 ülke arasına girdi.

Türkiye’deki inşaat malzemeleri pazarının üretim hacmi 70 milyar TL’yi aşıyor. Sektör bugün 25 milyar dolara yakın ihracat yapmış bir sektör. Cari açığa sektörümüzün pozitif katkısı %270’lerde seyrediyor. Son beş yılda ortalama büyüme hızı yüzde 15’ler civarında. 2012 yılında sektördeki hareketliliğin devam edeceğini öngörüyoruz. 2011 yılında %12’lik bir büyüme göstereceğini tahmin ettiğimiz sektörümüzün 2012 yılında %7 ile %8 oranında büyümesini hedefliyoruz. İstihdam rakamlarına baktığımızda direkt ve dolaylı istihdamda 4.5 milyon’dan fazla istihdam sağlayan bir sektöre sahibiz. Bunu dikkate aldığımızda ülke istihdamının %20 ’sini sağladığımız ve ülke ekonomisinde ne kadar önemli bir rol oynadığımızı gözler önüne sermektedir. “Pazarlama Müdürümüzün ‘Anadolu’nun her noktasında TİMDER Dergisini görüyorum.’ demesi bizim için çok değerli.” TİMDER üyelerimiz arasında varlığından gurur duyduğumuz, bizim için gerçektende önemli bir üye ve sivil toplum kuruluşudur. 2023 hedeflerimiz arasında olan 100 milyar Dolarlık iç pazar hacmini sağlayacak olan TİMDER üyeleri başta olmak üzere gerçekleşecektir. Yapı marketlerinde önemli bir dağıtım kanalı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak ülkemizin genel yapısı, alışkanlıkları ve kültürü dolayısıyla klasik anlamda bayilik yapısının çok daha aktif bir şekilde uzun yıllar devam edecektir. Bu bağlamda da TİMDER’in inşaat malzemeleri sektöründeki gücü gelecekte de yansımaya devam edecektir. Ayrıca TİMDER Dergisi yayını bence çok önemli, ulaştığı yer itibariyle çok pozitif dönüşler alıyoruz. Bunu sadece İMSAD Başkanı olarak değil, bir reklam veren veya bir sektör kuruluşu temsilcisi olarak ta söylüyorum. Pazarlama Müdürümüzün “Anadolu’nun her noktasında TİMDER Dergisini görüyorum.” demesi bizim için çok değerli. Bununla birlikte eğitim gibi birçok yararlı organizasyonlarla birlikte UNICERA Fuarı gibi sektörümüzün sadece ülkemiz değil, dünya çapında önemli bir noktaya ulaşmış olması da TİMDER’in ne kadar doğru organizasyonlar içinde bulunduğunun bir göstergesidir. Yıllarca yurtdışında gıpta ile baktığımız fuarlardan özellikle geçen senenin fuarı için söyleyebilirim ki hiçbir eksi farkı bulunmuyor. Organizasyonda güzel, ürünler de güzel, gelecek günlerde daha da güzel konumlara ulaşacağız. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

107


Söyleşi

Güray Ergün

Seranit Granit Seramik San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü

Hamdi Altunalan Marka çalışmalarında Serra ismini tercih etmenizin nedeni nedir? Serra nasıl doğdu? Türk Seramiğini Dünya’ya tanıtan Füraya’nın Fransız hocası Serre’den esinlenerek Seranit’in Sera’sının ağırlığı ve bereket anlamına geldiği için SERRA doğdu. Serra’nın doğması, doğuşunun hikayesini Mart ayında yapacağımız Lansmanda daha kapsamlı

108

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

anlatacağız. Serra Türkiye’de seramik sektörünün yıllar öncesi gelmesi gereken yeri işaret etti ve pazardaki boşluğu doldurdu. Serra Dünya’ya üç boyutlu bakabilenlerin markası, Serra teknolojinin Seramikle buluşması, Serra farklılık, Serra estetik, Serra seramiğin yeni adı, kendini farklı hissetmek isteyenlerin değeri olarak alıcıya kendini iyi hissettirecek,


Söyleşi satıcıya satışın hazzını tattıracak, üreticiye başarmanın mutluluğunu hissettirecek. Biz bu mutluluğu gördük, ürettik, hissettik. Serra’da Seranit gibi bu ülkenin bir değeridir. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Seramik yer ve duvar kaplamalarında marka konusunda yaptığınız atılımın bir de yatırım boyutu var. Serra markanızın ürünlerini üretmek üzere satınaldığınız yeni fabrikanızda ne gibi iyileştime çalışmaları ve ilave yatırımlar yapıldı? Önümüzdeki süreçte yapmayı planladığınız yatırımlar nelerdir? Grup olarak biz yeni yatırım yapmak yerine, Türkiye’mizdeki atıl kalmış bu ülkenin değerlerini ekonomiye kazandırmak global marka haline getirmek öncelikli hedeflerimiz olmuştur. Bu nedenledir ki sektörümüzdeki atıl bir fabrikayı satın alarak, kendi birikim ve tecrübelerimizle, gerektiği kadar ilave makine ve bina yatırımları Dünyanın en modern fabrikası haline getirdik. Serra fabrikası için 1. aşamada 60.000.000 Euro yatırım yaptık. Bu yapmış olduğumuz yatırımın alt yapısı 4 fabrika için yapıldı. 1. aşaması binalardır. Diğer yatırımlarımızın tarihini Türkiye ve Dünya pazarı belirleyecektir.

Satış - pazarlama faaliyetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz? Ürünlerinizi hangi kanallar ile hangi pazarlarda tüketiciyle buluşturuyorsunuz? Hedef kitleniz ve sektörde yer alacağınız segment hakkında bilgi alabilir miyiz? Biz Segmentimizi 10 yıl önce belirledik. Pazar lideri olmak, ilklerin öncüsü olmak, rekabetçi olmak, satış odaklı olmaktır. Bizim için öncelik olmazsa olmazımız, sonsuz, koşulsuz müşteri memnuniyetidir. Bizim önceliğimiz en iyisini, en yenisini, en kalitelisini üretmek, Türkiye içerisinde 400 kanalımızla, aynı kültürle ürünlerimizi nihai tüketicimize (halkımıza) tanıtmak ve bilgilendirmekle görevlidir. Yurt dışında 62 ülkede 700’e yakın satış noktamızda ürünlerimiz tanıtılmakta, sergilenmekte Türkiye’nin kalite anlayışına değer katılmaktadır. Kazanmak isteyenlerin adresi olduk. Serra markası ile girdiğiniz seramik yer ve duvar kaplamalarında Seranit’te yaptığınız gibi yenilikçi farklı ürünler geliştirmeyi düşünüyor musunuz? Seranit her zaman olduğu gibi bugünde ilklerin ve yeniliklerin öncüsü olmuştur. Serra’nın ürünlerinin tamamı Türkiye ve Dünya

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

109


Söyleşi herkesi evimize gelmiş misafir gibi algılarız. Bu nedenledir ki Seranit ve Serra standı fuar boyunca bol ikramlı geçmektedir. Standımızı evimizin salonu gibi algılarız. Kendimiz için seçtiğimiz güzellikleri ve güzel duygularımızı bizi ziyarete gelen misafirlerimizle paylaşırız. Bizim misafirlerimiz bizim baş tacımız olup her şeyin en iyisine layıktır. Geçen sene olduğu gibi bu yılda fuar kültürümüz değişmeyecek en iyiler, misafirlerimiz için en iyi ürünlerle bizim ev sahipliğimizle tanışmış olacaklardır. Hepimize hayırlı olsun. pazarına ilk defa girmiş tamamı İspanyol ve İtalya tasarımcılar tarafından Serra için tasarlanmış ürünlerdir. Çok yakında lansmanı tamamlanacak ve Türk tasarımcıları ve Türk mimarları tarafından Türkiye mimarisinde kullanılacaktır. Serra’yı görmeden seramik alınmaz. UNICERA 2011’de alışıldık stand yerleşiminden, sunumundan ve etkinliklerinden farklı uygulamalar yaptınız. Bu yıl Serra için de bu anlayışı uygulayacak mısınız? Fuarlar bizim için çok önemli ve değerlidir. Türk insanının yapısında olan misafir perverlik bizim kültürümüzdür. Biz geleneklerine bağlı Türk örf ve adetlerini şiar etmiş toplumun bir ögesiyiz. Bu nedenle standımızı ziyaret eden

110

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Sektörün bugünü ve geleceği hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Ben her yıl bu ve buna benzer söyleşilerde bulunuyorum. Türkiye’de seramik sektörünün önü açıktır. Yeter ki bir birinden değerli sektörümüzün oyuncuları kalite anlayışından ödün vermesinler, tasarıma yatırım yapsınlar. Tasarım hırsızlığı yaparak ne kendileri ne de sektörümüz bir yere varabiliriz. Hep arkadan gelirler, lider olamazlar. Sözde 2012 yılının olumsuz etkilerini lehimize çevirmek için önümüzde somut güçlü nedenler var. Dünyanın önemli iki oyuncusu hasta biz istersek, dersimize iyi çalışırsak, onların yerine birinci lige çıkar Dünya seramik sektörüne yön veren trendleri belirleyen ülke oluruz. Türkiye’mizin marka değerini layık olduğu yere taşırız.


Yatırım

Orhan Hopa

Fatinoğlu Holding Başkan Yardımcısı Ali Fatinoğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı H. Nesimi Fatinoğlu 2012 yılına girerken, spa (mini havuz) üretim grubumuzu tamamen Amerikan standartlarında yeniden kurduk. Üretim grubunun ihtiyacı olan tüm kalıp ve teknolojiyi, Amerika’nın Orlando şehrinde 850 personelle çalışan, ülkenin en büyük firmalarından Leisure Bay SPA’yı satın aldık. Spa grubunda zaten yatırım planlarımız vardı. Bu sırada Amerika’da katıldığımız bir fuarda ana hammaddemiz olan akrilik plakanın üreticisi firmanın Genel Müdürü ile sohbet ediyorduk. Spa konusuna ciddi bir yatırım planımız olduğunu bilen genel müdür, ülkedeki krizden dert yanarak pek çok firmanın üretimden çekilme kararları aldığını ve her an satılma durumlarının olduğunu söyledi. İçlerinde biri var ki yeni yaptığı yatırım nedeniyle finans krizine girdi ve şu anda satılık arayıpta bulamayacağınız bir

112

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

fırsattır, isterseniz sizleri tanıştırayım diyerek telefon etti ve satın alma operasyonumuzu 3 günde tamamladık. Tesisin kalıpları ve teknolojisi en son modeldi. Ancak ana baskı makinelerinin elektrik düzeni, ülkemize uygun değildi. O konuyuda Amerika’nın en büyük makina üreticisinden, Türkiye’ye uygun özel bir makine grubu satın alarak çözdük. İhracat pazarımız olan bu alanda üretimlerimizi kapasite artırımı, 35 yeni SPA modeli ve hızlı üretim imkanlarıyla daha da geliştirdik. Ama en önemlisi dünya pazarlarının istediği en son teknolojide ve standartta üretim yapar duruma geldik. Islak hacim alanında hidromasajlı küvetler özellikle Çin mallarında çıkan sorunlar nedeniyle, artık kullanımı azalma seyrine girmiştir. Yerini duş tekneleri ve cam kabinler


Yatırım almaktadır. Sanica olarak biz de kaliteli hidromasajlı küvet üretiminden vazgeçmedik yani fiyat rekabeti nedeniyle, kaliteyle oynamadık. Piyasanın yeni trendine uyum sağlayarak cam kabinlerde solo adını koyduğumuz yeni ekonomik kabin modellerini hazırladık. Bu konuda yaptığımız yatırımlar sonucu camın üzerine her türlü deseni kendi bünyemizde yapıyoruz. Bu da hızlı sevkiyat gücümüzü daha da arttırdı. Gömme rezervuarda en önemli özellikerden birisi duvar içinde yer tuttuğu için kalınlığının az olmasıdır. Sanica olarak biz bu konuda ciddi Ar-Ge çalışmaları yaptık. Bu sayede mevcuttaki 8,5 cm, 10 cm ve 12,5 cm kalınlığındaki 3 modelimize 7,4 cm kalınlığındaki yeni San74 adını verdiğimiz ürünümüzü ekleyerek 4 değişik kalınlıkta ürün grubu sunacağız. Böylece sektördeki en ince kalınlık ta 7,4 cm’ye inmiş olacak. Plastik Boru Grubumuz; şu anda İstanbul Beylikdüzü’nde üç ayrı fabrika ve Elazığ’da da bir fabrika ile toplam dört ayrı fabrikada üretim yapmakdır. İstanbul fabrikalarımızın birinde temiz su grubu olarak PPRC boru, hem aluminyum folyolu hem de camelyaflı boru üretilmekte. Genellikle ithal ürünlerin piyasada olduğu pex-al-pex boru grubunda da yatırımımızı tamamlayarak üretime başladık. İkinci fabrikamızda Atık su üretilmektedir. Bu branşta da PVC’den yapılan atık su üretiminin yanında mühendis kadromuz çok ciddi bir çalışma göstererek PP’den

hem sessiz hem de kırılmaz boru üretimini kısa sürede faaliyete geçirmiştir. Üçüncü fabrikamızda da tüm plastik ek parçaları üretilmektedir. Elazığ’da kurduğumuz 4. fabrikamızın temeli 2011 Nisan’da atıldı. 70.000 m2 üzerine kurulan tesisimiz Koruge borular, PVC temiz su ve atık su borularını da üretmektedir. 2011 Ağustos ayında üretime başlayan tesisimiz, 5 ay gibi kısa bir sürede hem fabrika inşaatı, hem makine parkuru, hemde üretim ekibi organizasyonu ile çok başarılı bir çalışma oldu. 2009 yılında Macaristan’da Sanica Hungary Kft şirketimizi kurduk. Budapeşte şehrinde kurduğumuz depo, showroomda tüm üretimlerimizi stoklayıp buradan Macaristan’ın her yerine kendi dağıtım ağımızı oluşturduk. Macaristan’da yaşanan ekonomik krize rağmen, çok ciddi bir satış grafiği yakalayarak, ilk yılın sonunda Romanya, Polonya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti gibi çevre ülkelerin dağıtımını da Budapeste’den kendi araçlarımızla yapmaya başladık. Macaristan’daki başarı bize moral ve cesaret verdi. 2011 yılında da ikinci yurtdışı şirketimizi kurduk. Sanica İtalia s.r.l. İtalya’nın Brescia şehrindeki showroom ve depomuzdan çevre ülkelere sevkiyat başlattık. İtalya Sanica’nın başına, uluslararası inşaat malzemesi pazarlama kadrolarının çok iyi tanıdığı bir kadroyu transfer ettik. Ülkemiz açısından bir ilk olan böylesine önemli bir kadronun Türk firmasında çalışması, ülkemizin uluslararası alanda ne kadar yükseldiğini de göstermesi açısından, çok önemlidir.

Sanica Elazığ Üretim Tesisleri

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

113


Firmalar İnsanlar

Orhan Hopa

Uşak Seramik Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

Durmuş Tanış “Uşak Seramik’i canlandırmak bize nasip oldu.” Yozgat’ta, çiftçi bir ailenin oğlu olarak 1956 yılında dünyaya geldim. Sektörümüze girmeden önce çeşitli birçok sektörde görev aldım. 1992 yılında Tanışlar Yapı Malzemelerini kurarak sektöre giriş yaptım. Çeşitli firmaların bayilikleriyle ticaret yapıyor, İstanbul’un sayılı yapı malzemecileri arasında bulunuyorduk. O dönem bugünün aksine malzeme arzı az, talebi oldukça yoğundu. Bizde oldukça yüksek satışlar yapmamızın vermiş olduğu güç ve ülkemize hizmet etme düşüncemiz ile 2003 yılında Kalkınma Bankası’nın Uşak Seramik’i ihale etme kararıyla birlikte sanayiciliğe de adım atma kararı verdik. Borsaya kote bir şirket olan Uşak Seramik’in ihalesi gayet şeffaf bir şekilde geçti. O dönem borsa fiyatı dokuzyüz küsürlü rakamlar olan Uşak Seramik için 1.210TL’lik en yüksek teklifi vererek ihaleyi kazandık. Uşak Seramik’i 2004’ün ilk aylarında teslim aldığımızda 180 kişinin çalıştığı, 3.200.000m2 üretimi olan

114

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

bir seramik fabrikasıydı. Uşak Seramiğin geçmişine baktığımızda da oldukça yoğun emekler harcanan Türkiye’nin ikinci seramik fabrikası olma özelliği ile dikkat çekiyor. Almanya’da çalışan çeşitli gurbetçi kardeşlerimizin katılımıyla 1972 yılında kuruluş süreci başlayıp, 1976 yılında üretime başlamış. Kurucularından biri ile görüştüm ve ne kadar sancılı süreçler ve emekler ile yapılmış bir fabrika olduğunu öğrendim. Gece gündüz Ankara’da sabahlamışlar, çeşitli bürokratik engelleri aşmak için çok emekler harcamış ve sonunda fabrikayı kurmuş, üretime başlamışlar. Çeşitli sıkıntılar nedeniyle çalıştıramamışlar ve İş Bankasına oradan da Kalkınma Bankasına devredilmiş. Sonunda Uşak Seramik’i canlandırmak bize nasip oldu. Aldığımız fabrika tabi ki o dönemin şartlarında ilkel koşullarda kurulmuştu. Şuan o fabrikayı kullanmıyoruz ama


Firmalar İnsanlar duruyor. Biz Uşak Seramik’in üretimini o fabrikanın çevresinde kurduğumuz diğer iki fabrikamızda teknolojinin imkan vermiş olduğu en iyi koşullarda gerçekleştiriyoruz. Tamamen robotlu otomatik sistemlerle kurulu olan fabrikalarımızı İtalyan Sacmi markası işbirliği ile oluşturduk. Devraldığımızda 3 milyon 200 bin m2 üretimi bulunan Uşak Seramik’in üretim kapasitesini 3 milyon’u teknik granit olmak üzere 18 milyon m2’ye çıkarttık. 2008 yılında Tanışlar Yapı Malzemeleri’ni Tanışlar Grup olarak üst kuruluşumuz yaptık. Yapı malzemeciliği alanında da SeramikPark ile devam etme ve markalaşma kararı aldık. Şuan 9 mağazamızın bulunduğu SeramikPark mağazalarımız Uşak Seramik ve birçok markanın bayiliği ile hizmet vermektedir. SeramikPark mağazalarının bulunduğu illerde Uşak Seramik’in başka bayisi bulunmuyor. Tali bayilikleri var. Uşak Seramiğin bayisinin olmadığı illerde SeramikPark mağazaları devreye giriyor.

Yurdumuzun tüm illerine yayılmış 150 bayimiz ile birlikte, 36 ülkede 70’in üzerinde bayimiz bulunuyor. “Bu kadar büyük yatırımlar yapıp para kazanmamayı göze almak akla mantığa sığmıyor.” Şuan sektörümüzde Türkiye’nin iç ve dış piyasasının 2 katına yakın kurulu kapasite

bulunuyor. Buna rağmen kapasite arttırımları devam ediyor. Kapasite artıyor ama ihracat pazarı o kadar hızlı artmıyor. İhracat pazarına yüklenmemiz gerekiyor. Bir lahmacun iki buçuk Lira’ya satılıyor. Bir paket seramikte 9 karo var. Tanesi iki buçuk lira olsa yirmiiki buçuk lira yapar. Türkiye’de halen metrekaresi 6TL’ye seramik satılıyor. Vermiş olduğumuz emekler bu kadar değersiz olamaz. Türkiye’de faaliyette olan fabrikaların neredeyse tamamı entegre tesistir, yani en kötü fabrikanın değeri 50 milyon TL’dir. Bu kadar büyük yatırımlar yapıp para kazanmamayı göze almak akla mantığa sığmıyor. İşçiye zam yapıyoruz, elektriğe, doğalgaz’a, yedek parçaya herşeye zam geliyor. Ama Türkiye’de son 5 yıldır hiç zam yapmayan tek sektör seramik sektörüdür. Büyük firmaların küçük firmalarla rekabeti bir kenara bırakıp dünya pazarlarında Türk seramiğini daha üst noktalara çıkartması gerekiyor. İtalya ve İspanya her geçen gün eriyor. Bu bizim için parlamamız gereken en güzel dönem olmalı. Kalitemizde de bir problem yok, kendimizi rahatlıkla kabul ettirebiliyoruz. Yapmamız gereken; markalar yaratmak, iyi sunumlar yapmak, ürünlerimize yakışan ambalaj ile birlikte dünyayı kendimize pazar görerek ülkemize döviz getirmeliyiz. Bizim getireceğimiz döviz ülkemiz için çok değerli. Çünkü seramik’in katma değeri çok yüksektir. Yani yurtdışına sattığımız 100 Dolar’lık malın 95 Doları ülkemize döviz girdisi olarak kazanılacaktır. Ben yurtdışına çıkan arkadaşlarımıza da her zaman şunu söylüyorum; başka bir Türk üreticisinin malını satan bayiye mal teklif etmeyin. Oraya satacağınız mal benim için başarı değildir. Benim için başarı yeni pazarlar yaratmanızdır. Birbirimizin ayağına basarak yükselemeyiz. A bayisine gittiğimde X firmanın fiyatı bu dediklerinde fiyatımı aşağı çekmem. Emeğimin gereğini kabul ettirir yada o malı vermem. Herkes satabileceği kadar mal üretsin. Satamayacağı malı üreterek fiyatları yerlere süründürmesin. Hepimizin kazanması gerekiyor. Başka türlü ayakta kalamayacağız. Ben 5TL’ye ürettiğim malı 4.90’a veriyorum ama bunun eksiğini X ürünümdeki kar marjım ile kapat��yorum diye bir mantık kurulmasın. Bir satış dengesine baktığına gittikçe batağa sürüklenildiğini görecekler. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

115


Firmalar İnsanlar uydurmayan firmaların ayakta durabilmesi çok zor. Çünkü müşteri hep yenilik istiyor. “10 Dolarlık malı 5 Dolara satmak ihracat yapmak değildir. Hatta satıcılık, sanayicilik değildir.” Bu sene yurtdışı pazarımızı geliştirmek konusunda çok ümitliyiz. Bunun için emek harcayacağız. CERSAIE ve UNICERA Fuarına katılıyoruz. UNICERA son iki dönemdir önemli bir yurtdışı ziyaretçi artışı gösterdi. Bu yılda bu çıtayı yükselterek sektörümüze değer katacağına inanıyorum. Gerek bu fuarların katkısı gerekse yapacağımız ataklarla bu sene 2011 rakamlarını en az %50 arttırmayı hedefliyoruz. Bütün üretici dostlarımıza da ihracata yüklenmelerini öneriyorum. Şuan önümüz açık bunu iyi değerlendirmeliyiz. İhracata yöneldiğimizde de 10 Dolarlık malı 5 Dolara satmak ihracat yapmak değildir. Hatta satıcılık, sanayicilik değildir. Katma değeri yüksek ürünler üretip onunda hakkını almalıyız. Ben 2005 yılında İtalyanlarla konuşurken satış ve maliyet fiyatlarını sordum. 6.5 Euro’ya mal edip, 9.5 Euro’ya satıyorlardı. Biz bugün onların mal ettiği paraya satsak parayı koyacak yer bulamayız. Birbirimizin ayağına bastığımız sürece biz para kazanamayız. Defolu ürünün dahi 10TL’nin altında olmaması gerekiyor. Hep birlikte ortalama fiyatı en az 15TL’ye getirmeliyiz ki para kazanalım. Gerçekten üretmek zor, verdiğimiz emeğin karşılığını alalım. “Uşak Seramik Yönetim Kurulu Başkanıyım ama aynı zamanda Seramik Park’ın bir tezgahtarıyım.” Bizim en şanslı olduğumuz yönlerimizden biri; sadece sanayici değiliz. Aynı zamanda ticaret yapıyoruz. Ben Uşak Seramik Yönetim Kurulu Başkanıyım ama aynı zamanda SeramikPark’ın bir tezgahtarıyım. Her gün mağazaya iner müşterilerle birebir temas içinde düşüncesini, şikayetini öğrenirim. Bu sayede direkt olarak nihai tüketicilerden geri bildirimleri alır, değerlendirir ve kendimizi en iyiye doğru yönlendiririz. Bununla birlikte bayilerimizden de iyi geri bildirim potansiyelimiz var. Sağolsunlar onlardan aldığımız fikirler de bizlere katkı sağlıyor. Eskiden bir ürünün ömrü 5 yıl sürerdi. Şuan çok iyi bir ürünün ömrü iki yıl, normal ürünün ise bir yıl. Bu nedenle yenilik yapmayan, ayak

116

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

“Avrupa zayıflıyor ama diğer ülkelerde yatırımlar yapılıyor.” Sadece İtalya ve İspanya’nın güç kaybettiğini görmekle bitmiyor. Aynı zamanda İran’da 50 tane seramik fabrikasının olduğunu da görmek gerekiyor. Allah’tan adamlar bizler gibi müteşebbis bir ruha sahip değiller. Oradaki fabrikaların devreye girmesi demek büyük bir tehlike geliyor demektir. Çünkü biz bugün 3 miyon doğalgaz ödüyorsak onların aynı kapasitedeki bir fabrikasının ödeyeceği doğalgaz faturası 150 bin öder. Böylesine ciddi maliyet farklarının getirebileceği koşulları da göz önüne almak gerekiyor. Geleceğimiz için, sektörümüz için bugünleri iyi değerlendirmeliyiz. Avrupa zayıflıyor ama diğer ülkelerde yatırımlar yapılıyor. Markalar yaratarak dünya pazarında Türk seramiğine güç katmalıyız.


Firmalar İnsanlar

Orhan Hopa

Ece Seramik Akrilik Kimya San. Tic. Ltd. Şti.

Gözde Ece İlk olarak şirketimizin ticarete atılımı 1966 yılında gıda satışı ile başlamıştır. 1978 yılında inşaat malzemeleri satışı ile ticari hayatımız devam etmiştir. 1998 yılında sanayiciliğe başlangıncımız Dekoratif Seramik ve Bordür üretimi ile Ece Seramik Akrilik Kimya Sanayi ve Ltd. Şti. olarak Çağla Bordür markası ile oldu. Çağla Bordürün yurtdışında telaffuz zorluğu yüzünden Formina Banyo markası adını alarak bir değişim gerçekleştirdik. 2003 yılında Akrilik Küvet yatırımına başlayıp, 2004 yılında üretimine başlamış olduğumuz değişik model ve ebatlarda Akrilik Küvet ve Hidro-Masaj sistemli Küvetler, Compact Sistemler, Spa Havuzlar, Saunalar ile yapı sektörüne hizmet vermeye başladık. 2005-2006 yıllarında Duşa Kabin imalatı ile sektörde büyük bir boşluğu doldurarak ticari atılımımıza devam ettik. Fabrikamız

118

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

30.000 m2 arsa üzerinde bulunup, Dekoratif Seramik Bordür Fabrikamız 5.000 m2 kapalı alan,   Akrilik Küvet Fabrikamız 9.150 m2 kapalı alan, Duşa Kabin Fabrikamız 3.574 m2 kapalı alan üzerindedir. Günlük 40.000-50.000 adet bordür üretim kapasitesine sahibiz. Günlük küvet üretim kapasitemiz irili ufaklı 500-600 adettir. Günlük duşakabin imalatımızın kapasitesi ise çeşitli ebatlarda 100-150 adet arasındadır. Türkiye’nin en büyük bordür üretim kapasitesine sahip üreticilerden biriyiz. Osmanlı Saraylarının ihtişamı olan otantik çiniler ile diğer firmalardan bizi farklı kılabilecek değişik üretimlerimiz mevcut. Bunun yanında İstanbul ve Ankara da bulunan Satış Bölge Müdürlükleri ve Showroomumuz bayilerimize hizmet vermekte, ayrıca İstanbul Bölge Müdürlüğünde bulunan ihracat


Firmalar İnsanlar departmanımız dünya ile bütünleşmek için yurt dışı satışlarımızı gerçekleştirmektedir. Satış ağımızın yaygınlığı kadar Türkiye çapında gelişmiş bir montaj hizmeti sağlamaktayız. Ürünün sadece üretilmesi günümüz şartlarında, tek başına, bir anlam ifade etmemektedir. Üretim öncesi ve sonrası ürünün lojistiğinden montajına ve servisine kadar tüm süreçleri üstlenmekteyiz. TS-EN 14428 Duşakabin mamüllerinin Avrupa Birliği kriterlerine uygun olduğunu gösteren bu belgeyi Türkiye‘de Formina Banyo olarak 2010 yılında ilk biz aldık ve o dönemde bu belge ile Çanakkale Milli Savunma Bakanlığı lojmanlarının ihalesinin yeterlilik şartı olan bu belge ile ihaleyi de kazandık. Ürünlerimizi iç piyasada bayilerimiz aracılığı ile ihracat satışlarımızı da İstanbul ofisimizde bulunan ihracat departmanımız gerçekleştirmektedir. Şu an Türkiye çevresinde ciddi bir bayi ağına sahibiz; yurtdışında da 20 farklı ülkeye sürekli bir şekilde satışlarımız devam etmektedir. Amacımız her noktada olmak değil doğru yerlerde müşteri ile ürünlerimizi buluşturmak. Bölgemizde yıllardan beri gelen madencilik kaderi sanayi hayatının gelişmemesi insanların madene mahkum olması Zonguldak’ın acımasız yüzüdür. Biz bölgemizde insanlarımıza istihdam sağlayarak katma değer sağlıyoruz hem de devletimize ve bölgemizi kalkındırmaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Şu an bünyemizde 148 kişi çalışmaktadır. Banyo ve su kültürü Türk toplumunda çok önemli bir unsurdur. Türk hamamı, tarihin gizemli geçmişinden gelen sağlık açısından çok önemli geleneksel bir mirasımızdır. Bizim de yarattığımız ürünlerde bu ilhamın etkisi vardır. Suyun, insanların rahatlamasında günün stresini yorgunluğunu atmasında büyük etkileri vardır. Hidromasaj sistemli ürünlerimizle spa havuzlarımızla compact sistemlerimizle saunalarımızla modern banyolarda insanların rahat hissedeceği ortamları yaratmaya çalışıyoruz. Rekabetin gerektirdiği şartlarda, ticaret yapmanın güçlendiği yeni ticaret koşullarında kalıcı olmak için firmalar çok yönlü düşünmeye mecburdur. Biz de çok yönlü düşünme felsefesi ile hem estetik farklı tasarımlarımıza fonksiyonel özellikler Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

119


Firmalar İnsanlar

yükleyip müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz. İhracat yüzdemizi ileriki yıllarda arttırarak farklı piyasalara ürünlerimizi sunmak gelecekteki planlarımız arasında yer alıyor ve tabi ki iç piyasada mevcut müşteri sadakatini koruyarak bunları yapmayı hedefliyoruz. Girdiğimiz piyasada kalıcı olmak bizim için çok önemli, gelip geçici işlerden ziyade devamlılık ve süreklilik sağlayacak iş ortaklarına ihtiyacımız var. Klasikleşmiş ürünler yerine insanların dikkatini çekebilecek farklı, göze hitap eden ürünler üretmekten zevk alıyoruz ve özellikle bu tarz ürünlerimiz özellikle Ortadoğuda ciddi ilgi görüyor. Her kesime ve her eve hitap etme potansiyeline sahip ürün portföyümüz mevcut, bu da bizi diğer firmalardan ayıran en önemli özelliklerimizden bir tanesidir. Marka bilincinin Dünyada ve Türkiye’de zor rekabet koşullarıyla başa çıkabilmek ve farklı bir yerde olmak için ne derece bir öneme sahip olduğunu biliyoruz. Banyo sektörüne Formina Banyo markamız ile ürettiğimiz akrilik küvet çeşitleri ve bordürlerimizle katma değer yaratırken bir yandan da hiçbir firmada olmayan ürün çeşitliliğimiz ve ergonomik ürünlerle banyolarda aranan bir markayız. Ürettiğimiz her yeni ürün dünya trendlerinin yakınen takip edilmesi ve Ar-Ge ye verdiğimiz önemin bir sonucu olarak oluşmaktadır. Yapılan araştırmalar, pazarlama kavramını iyi bilen bir firma imajı ve satış öncesi ve sonrası verdiğimiz kaliteli hizmet ile banyo sektöründe herkesce bilinen markalar arasında ön sıralarda yer almaktayız. Yurtiçi ve yurtdışında da tüm sektörü bir arada buluşturan fuarlar firmaların marka kimliğini ön plana çıkarmak ve farklı pazarlara açılmak için çok iyi bir yoldur. Avrupa’nın en büyük iki sektörel fuarından biri olma özelliğine sahip UNICERA Fuarına, bu yıl 10. kez katılmış olacağız. Hem yeni ürünlerimizi tanıtmada, yurtiçi ve yurtdışı yeni müşteri ağına, hemde bayilerimiz ile olan iletişimde bir araya gelmede Unicera fuarı önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle yurtdışından katılımın çok yüksek olduğu Unicera fuarında ürünlerimiz oldukça dikkat çekmektedir. Bu bağlamda bünyemize kattığımız yurtdışı pazarında yeni bayilerimiz Unicera fuarı ile gerçekleşmiştir. Aynı zamanda,2012 yılı içerisinde planladığımız yurtdışı fuarlarımızda olacaktır. 14-18 Mart 2012 UNİCERA Fuarında Formina Banyo olarak bizleri Salon 3, 330 numarada ziyaret edebilir, yeni ürünlerimizi görebilirsiniz.

120

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Gözde Ece ve İbrahim Ece


Firmalar İnsanlar

Orhan Hopa

Seramiksan Turgutlu Seramik San. ve Tic. A.Ş. Satış ve Pazarlama Grup Başkanı

Bülent Şamlı Seramik sektörü, modern teknoloji yatırımları, yüksek kalitedeki hammadde rezervleri ve farklı beğenilere yönelik tasarım anlayışıyla ülke ekonomisine katma değer sağlamaya devam ediyor. 2010 yılından itibaren sektörün atağa geçen markası Seramiksan, 2012 yılında sektörün ilk 3’ü arasına girme hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Üretiminin %30’luk payını ihraç eden Seramiksan, bir dünya markası olma yolunda kararlı adımlarla ilerliyor. Kalite, teknoloji ve inovasyonu bir araya getiren Seramiksan’ın 2011 yılı değerlendirmesini ve 2012 hedeflerini Seramiksan Satış ve Pazarlama Grup Başkanı H. Bülent Şamlı ile konuştuk. Seramiksan, 2010 sonundan beri marka dönüşüm yolculuğu içinde. Sektördeki birçok firmaya örnek olabilecek bu marka dönüşüm sürecini bize özetleyebilir misiniz? Türk seramik sektörü şu anda 5 kıtada 100’den fazla ülkeye ihracat yapıyor. Yurtdışında katıldığımız fuarlar, Türkiye’nin potansiyeline rağmen tasarım ve inovasyon anlamında kendini kanıtlaması gerektiğini gösterdi. Bu dönemde önce büyük bir teknoloji yatırımı yaptık. Ardından marka dönüşüm sürecimiz başladı. Kurumsal kimliğimizi baştan yarattık,

122

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

logo ve amblemimizi yeniledik. Bayilerimize yeni kurumsal kimliğimizi aktardığımız, markalaşma çalışmalarının önemi ve kurumsallaşmayla ilgili bilgiler verdiğimiz toplantılar düzenledik. Bayilerimizin satış ekiplerine özel eğitimler verdik. Ürün portföyümüzdeki çeşitlilik, inovatif teknolojimiz ve yeni yapılanmamız Seramiksan’ı rakiplerine göre farklılaştırdı. Mimar ve iç mimarlardan oluşan uzman çalışan kadromuzla hizmetlerimizi farklı ihtiyaçlara göre şekillendirdik. Bu dönemde bayilerimize yatırım yaptık ve satış noktalarımızı ziyaret eden tüketicilere ürünlerimizi en iyi şekilde sergilemek için Türkiye genelinde mevcut showroom’larımızı hızla yeniledik, yeni showroom’lar açmaya devam ediyoruz. Tüm bu yatırımlarımız ve farklılaşma noktalarımız, şirketimizin ve bizimle beraber hareket eden bayilerimizin cirolarına ve karlılıklarına olumlu olarak yansıdı. Seramiksan olarak, seramik sektöründe birçok yeniliğe imza atıyorsunuz. Teknoloji yatırımlarınızdan bahseder misiniz? Seramiksan olarak, yeniliklerin öncüsü olma misyonunu üstlendik ve son iki yıldır


Firmalar İnsanlar teknolojiye büyük yatırım yaptık. Örneğin Türkiye’de ilk ve tek olarak Nano Tech granitleri ürettik. Soluble Salt teknolojisi ile Lappato, Full Lappato porselen karoları sektörümüze sunduk. Rotodigit teknolojisiyle Digiart karolarda 3 boyutlu dijital baskı imkanımız bulunuyor. Ayrıca yeni ebatlarla duvar karolarımızda da bir farklılık yarattık. Bu yıl yüksek parlaklık özelliğine sahip ürünleri elde etmek için geliştirdiğimiz High Glossy tekniğini hayata geçirdik. Bu ürün grubunun bugüne kadar üretilen yer seramikleri veya duvar karolarından farkı, parlak granit veya sırlı porselenlere göre çok daha farklı özelliklere sahip olması. Önümüzdeki dönemde de dijital ürün portföyümüz yeni ürünlerle zenginleşmeye devam edecek. Seramiksan olarak “iyi tasarım herkesin hakkı” sözümüzle sınırsız renk ve desen seçenekleri sunuyoruz. Farklı zevklere yönelik 18 ayrı ebat, 50 farklı renk, 120 farklı desen ile bunları zenginleştiren 130 farklı bordür ve dekordan oluşan 1000’in üzerinde ürünümüz bulunuyor. “Hayatınız güzel olacak” diyerek çağdaş, yenilikçi ve farklı beğenilere yanıt verebilecek koleksiyonlar hazırlıyoruz. Aynı zamanda “Beğenip de alamamak tarihe karışacak” sözünü veriyor, kredi kartına 12 taksit imkanı sunuyoruz. Böylelikle üretim kalitemize paralel, gününde teslimat ve istikrarlı fiyat politikası ile müşterilerimizle yarattığımız güven duygusuyla birlikte gerek yurt içi gerekse yurt dışı müşterilerimizin sayısını her geçen gün artırıyoruz. Müşterilerinizden bahsetmişken, ihracat rakamlarınızı öğrenebilir miyiz? Ürünlerimizi başta İsrail, Azerbaycan, Gürcistan, Kanada, İngiltere olmak üzere yaklaşık 40 ülkeye ihraç ediyoruz. Büyük toptancılar, perakendeciler, yapı market zincirleri ve yurtdışında projeler yürüten inşaat şirketlerinden oluşan yurtdışı müşteri portföyümüzle geniş bir pazara yönelik olarak çalışıyoruz. Farklı teknik nitelikteki ürünlerimizin çokluğu, ebat, renk ve desen çeşitlerimizle Amerika’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Asya’ya, Uzak Doğu ve Arap ülkelerine kadar farklı beğenileri olan pazarların taleplerini karşılayabilmemiz ihracatımızı olumlu yönde etkiliyor. Bu açıdan global rekabete hazırız. Şu anda üretimimizin %30’unu ihraç ediyoruz.

Seramiksan için 2011 yılını değerlendirebilir ve 2012 hedeflerinizi paylaşabilir misiniz? Seramiksan olarak 28 milyon m2’lik üretim kapasitemiz ve %30’luk ihracat payımızla 2011’de sektörün önemli markaları arasındaki yerimizi sağlamlaştırdık. 2011 yılı için ciro hedefimizi gerçekleştirdik. Yenilikçi yaklaşımımız ile 2012’de de sektörün önde gelen üreticilerinden biri olmaya devam edeceğiz. Özellikle granit üretiminde bu yıl farklı ürünlerle tüketicilere çok farklı seçenekler sunarak sınırsız tasarım imkânları yaratacağız. Seramiksan’ın 2012 yatırımlarınızı öğrenebilir miyiz? Seramiksan olarak önümüzdeki dönemde özellikle yeni teknolojilere ve marka bilinirliği çalışmalarımıza ağırlık vereceğiz. Bu çalışmaların yanında ihtiyaç duyulan her konseptte ürettiğimiz özel ürünlerimizi Türkiye’nin her bölgesinde açacağımız showroomlar ile tüm Türkiye’ye ulaştırmayı planlıyoruz. Gelecek dönemde özellikle teknik porselen karolarda yaptığımız ve devam eden yatırımlarımızın tamamlanması ile yeniliklerin öncüsü olmayı sürdüreceğiz. Bu yatırımların devreye alınması 2012 yılından itibaren kademeli olarak gerçekleşecek. Bu dönemde ıslak hacim olarak adlandırılan özellikle banyolarda kullanılan tüm ürünler zaman içerisinde Seramiksan bünyesinde yer alacak. Bunun dışında sadece evlerde değil ticari alanlarda, büyük alışveriş merkezlerinde ve dış cephelerde de kullanılacak ürünler portföyümüzde yer alacak. Tüm bu çalışmalarımız doğrultusunda sektörün ilk 3 üreticisi arasında sağlam bir yer edineceğimize yürekten inanıyoruz. Yenilikçi ürünlerinizi bu yıl hangi fuarlarda sergileyeceksiniz? Fuarlar, modern teknolojik yatırımlarımızı sergilemek açısından bizler için çok büyük bir fırsat. Bizim için en önemli fuarlardan biri Unicera. Bu yıl 14-18 Mart tarihlerinde Unicera Fuarı’nda yerimizi alacağız. Unicera Türk seramik sektörünün uluslararası rekabet gücünü sergilediği en önemli platformlar arasında yer alıyor. Bu açıdan Unicera seramik sektörünün lokomotiflerinden biri haline geliyor. Unicera’dan sonra Yapı Fuarı’na, daha sonra da global sektör oyuncularını buluşturan İtalya’daki Cersai Fuarı’na katılmayı planlıyoruz. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

123


Üretici

Ecesan Armatür Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi

Mustafa Tufan Ece Armatür, 40 yıldır armatür sektöründe yer alan ve kurulduğu tarihten itibaren de sektöründe söz sahibi olmayı başarmış bir firmadır.Kuruluş yıllarında yalnızca Ecesan markalı ürünleriyle tüketicisine hizmet veren firmamız, gerçekleştirdiği Ar-Ge çalışmaları ile kısa zamanda Newarc markalı ürünlerini de tüketicinin beğenisine sundu. Bu ürünlere gösterilen ilgi, Ece Armatür’ün sektördeki gücünü ve kalıcılığını da pekiştirmiş oldu. Şimdilerde, hem Ecesan hem de Newarc markalı ürünlerimiz, armatür sektöründeki trendleri belirlemekte ve sektöre yön vermektedir. Sahip olduğumuz iki markanın da ürün gamında, her kesime, her bütçeye uygun ve her mekana uyum sağlayabilecek seriler bulunmaktadır. Armatür sektörünün lokomotifi konumundaki Ece Armatür’e ait Ecesan markalı ürünler, uzun yillardır olduğu gibi bu yıl da klasikleşmiş serileriyle tüketicinin en çok ilgi gösterdiği markalar arasında yer almaktadır. Yine Ece Armatür’e ait bir başka marka olan Newarc ise,2012 yılına banyo

124

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

aksesuarlarını,duş panel ve ünitelerini ekleyerek armatür sektörüne haraketlilik kazandırmıştır. Tasarımlarımızda öne çıkan özellikler, hiç şüphesiz çok fonksiyonel olmaları ve her ihtiyaca cevap verebilecek şekilde dizayn edilmeleridir. Amacımız, sadece estetiğin ya da sadece işlevsellliğin ön plana çıktığı ürünler değil, her ikisini de bütünleştiren ürünler ve küçük dokunuşlarla birbirinden ayrılan seriler tasarlamaktır. Her serimiz, ergonomik ürünlerden oluşmakla birlikte, estetik açıdan farklılıklar taşımaktadır. Ece Armatür’ün ürün portföyü belirli bir kesime ya da bölgeye hitap etmiyor. Bizim uzun yıllardır var olan serilerimizde de, yeni serilerimizde de hedefimiz çoğunluğun ilgisini ve beğenisini kazanmak ve her kesime hitap edebilmektir. Ürünlerimiz, uzun yıllardır önemli inşaat firmaları tarafından tercih edilmekte ve bu da o markaların farklı projelerine cevap verebilmeyi gerektirmektedir. Bu konuda ürün zenginliğimiz bize büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Özel projelere yönelik geliştirdiğimiz tasarımlarımız da mevcuttur.


Üretici

Üretim ve tasarım anlayışımız; yüksek kalite ve müşteri memnuniyeti üzerine kurulmuştur. Yüksek kalitede malzeme seçimi ve proses kullanımı ile uzun ömürlü ürünler yaratan firmamız, ürünlerini, yıllarca sorunsuz kullanımı garanti etmek adına da ömür testlerine tabii tutuyor. Modern tasarımların ön plana çıktığı mutfak ve banyoların vazgeçilmezi olan armatürler, artık yalnızca hayatı kolaylaştırmakla kalmıyor; mekanlarda da fark yaratıyor. Bu nedenle de biz, tasarımda ve üretimde kaliteden ödün vermeden; günümüz trendlerini yakından takip ederek, her türlü ihtiyaca cevap verebilen fonksiyonel ürünler geliştiriyoruz. Ürünlerimiz, işlevselliğinin yani sıra estetik ve sıra dışı tasarımlarıyla da banyo ve mutfakların vazgeçilmezi konumundadır. Günümüzde, iç mekanlarda kullanılan ürünlerin, dekorasyon kavramıyla bütünleştirilmediği alan neredeyse kalmadı. Bu alanların başında da hiç şüphesiz mutfak ve banyolar gelmektedir. Mutfaklar artık sadece yemek yapılan yerler değil, zamanımızın büyük kısmını geçirdiğimiz; hatta konuklarımızı ağırladığımız yaşam alanları konumundadır. Aynı şekilde banyolar da bedensel temizlik alanları olmanın ötesine geçerek, arınma ve dinlenme mekanları konumundadır. Bu nedenle, 2012 yılında mutfaklarda ve banyolarda ön plana çıkan modern tasarımlar, armatürlerde de işlevselliğin yanı sıra estetiğin de önemini arttırmıştır. Doğal kaynakların korunmasının önemi her geçen gün daha da artmaktadır.

Ece Armatür, doğal kaynakların korunmasına yönelik çalışmalara su ve enerji tasarrufu sağlayan etkili ürünler geliştirerek destek olmaktadır. Geçmiş yıllarda su tasarruflu ürünler ağırlıklı olarak toplu kullanım alanlarında tercih edilirken, günümüzde artık evlere de girmeye başladı. Bu ürünlerin eskiye oranla daha estetik bir tasarıma sahip olması, kullanımı arttıran en önemli nedenlerden biri. Estetikten ve performanstan ödün vermeden tasarladığımız newarctekno serisi de, su akışının sınırlandırılmasını ve su tüketiminin azalmasını sağlayarak doğa dostu olmanının ötesinde, bütçenize de katkıda bulunuyor. Su tasarrufu beraberinde enerji tasarrufunu getirirken,her iki kaynak için ödenen rakamı da düşürüyor. Günümüz dekorasyon anlayışında modern banyo ve mutfaklar ön plana çıktı. Bu durum armatür tercihini de doğrudan etkiledi tabiki. Daha önce işlevsellik ön planda iken şimdi hem işlevsel hem de estetik ürünler tercih ediliyor. Yani armatür sadece hayatı kolaylaştıran bir unsur olmanın ötesinde, dekorasyonun da bir parçası haline dönüştü. Armatür tercihinde keskin çizgilerden söz etmek çok doğru değil; çünkü seçimler banyo ve mutfağın dekorasyon stiline, kişisel zevklere ve bütçeye göre değişiklik gösterebilir. Ancak kullanılan malzemede bir ayrım yapılacak ise, en çok tercih edilenin krom kaplamalı ürünler olduğunu söylemek mümkün. Bununla birlikte; bronz ve eskitme tarzı ürünlere de ilgi her geçen gün artıyor. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

125


Üretici

Söğütsen Seramik ilk olarak 1973 yılında Söğüt Seramik adı altında Bilecik’in Söğüt ilçesinde 335 dönüm arazi üzerinde 1.200.000 m2 yıllık üretim kapasiteli kurulmuş olup 1998 yılında kapasitesini yıllık 10.500.000 m2’ye çıkarmıştır. 2000 yılından itibaren faaliyetlerine Yıldızlar Holding bünyesi altında devam etmektedir. Söğütsen Seramik 1.100 çalışanıyla sadece Söğüt’ün değil Bileciğinde en çok istihdam yaratan şirketi pozisyonundadır. Söğütsen Seramik A.Ş. şu an 500 dönüm arazi üzerinde 114.000 m2 kapalı alan içerisinde * 6 adet yer ve duvar seramiği jet-line fabrikası * 1 adet frit fabrikası * 1 adet sır çamur fabrikası * 1 adet hammadde zenginleştirme tesisleri bulunmaktadır. Söğütsen Seramik A.Ş. üretimde kullanılan hammaddelerin % 90’ını kendi madenlerinden çıkartıp bunun lojistik desteğini kendi verebilme özelliğinden dolayı, kaliteden ödün vermeden tamamen tüketicisini düşünen bir fiyat politikası izlemektedir. 2006 yılında temeli atılmış olan Kurşunlu porselen ve seramik üretim tesisimiz, bu sene ekim ayında üretime başlamıştır. Bu tesis “Dünyanın tek çatı altında en büyük tesisi” niteliğindedir. Toplam kapalı alan 1.300.000 m2, arazi 6.300.000 m2 ‘dir.

Söğütsen Seramik San. A.Ş. Genel Müdürü

Yavuz Eğitimci

126

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

6 fırın hizmete açılmıştır. Bu yıl içerisinde bu tesisimizde seramik üretimine de başlamış olacaktır. Yatırımımız tamamlandığında sadece Kurşunlu’daki üretim rakamlarımız 210.000 m2/ gün porselen, 230.000 m2/gün seramik şekline gelecektir. Toplam üretim miktarı 440.000 m2/ gün olacaktır. Bu tesisimizde üretilen ürünler GRANITO GIRARDI markası adı altında piyasaya sürülecektir. GRANITO GIRARDI markası Yıldızlar SSS Holding bünyesine katılmış İtalya’ da bir üretim tesisi ve markasıdır. Bu marka ile 5 ayrı şirket kurulacak ve dünya pazarına yayılması sağlanacaktır.


Üretici

GRANITO GIRARDI ITALY GRANITO GIRARDI TURKEY GRANITO GIRARDI AMERICA GRANITO GIRARDI MIDDLE EAST GRANITO GIRARDI RUSSIA Son teknoloji ve makine aksamı ile farklı ebatlarda ve farklı görünüşlerde porselen seramik üretebilir durumda olacağız. 5*5 ebattan 120*180 ebada kadar porselen üretimimiz olacaktır. Kısa bir süre sonra dijital teknoloji ile üretim yapar pozisyona geleceğiz. Bu da üretim ve desen kabiliyetimize esneklik sağlayacaktır. Porselen üretimlerimizin tamamı nano teknoloji üretimi olacaktır. Bu da hepinizin bildiği gibi karo yüzeyinin kir ve leke tutuma özelliğini yitirmesi demektir. Alt veya üst marka yaratmanın birçok sebebi vardır, ama en temel sebep segmantasyondur. Yani mevcut markamızla belli bir kesime hitap etmekteyiz ve markamız bu kesimde en yüksek satış performansına ulaşmak üzeredir. Satışlarımızı artırmak için farklı kesimlere de hitap etmemiz gerekir. Bunun için de ya üst segmentler için ya da alt segmentler için marka yaratmamız gerekecektir. Bu yeni yaratacağımız marka mevcut markamızdan farklı özelliklere sahip olacaktır/olmalıdır. Yeni markanın mevcut markadan en önemli farkı da fiyatı olacaktır. Markalar arasında

bir konumlandırma sınıflaması yaparsak bir kategoride lüks, premium, popüler, ekonomik ve emtia konumlandırmasına sahip markaların var olduğunu söyleyebiliriz. Söğütsen Seramik markası olarak büyüyen ve gelişen ürün skalamızın ve markamızın bilinirliğini arttırmak amacı ile belli başlı şehirlerde “İNFO CENTER” lar oluşturmak bu marka tutundurma faaliyetlerinin başında gelmektedir. Türk seramik kaplama malzemeleri sektörünün dış pazarlardaki genişlemesinin sürmesi beklenmektedir. Türkiye her geçen yıl, ihracat yaptığı ülkelerdeki pazar payını artırarak ve yeni pazarlarla kalıcı ilişkiler kurarak gösterdiği etkin başarılarla dünyanın önde gelen ihracatçı ülkelerinden biri olma özelliğini korumaya devam edecektir. Üretim kapasitesinin yurtiçi talebin çok üzerinde olması nedeniyle firmaların son on yıl içinde zorunlu olarak ihracata yönelmeleri, yurtdışı pazarlarda yapmış oldukları pazarlama faaliyetleri ve satış/satış sonrası destek yatırımları nedeniyle sektörün ihracatının artması beklenmektedir. Ülkemizin içinde bulunduğu makro ekonomik şartlar ve inşaat sektörünün büyüme potansiyeli göz önüne alındığında, önümüzdeki dönemde yurtiçi pazarda seramik tüketiminde yaşanacak bir artışın mevcut üretim kapasitesini massetmesi mümkün gözükmektedir. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

127


Üretici

Orhan Hopa

Çanakcılar Mak. Armatür San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü

Hasan Kocamanoğlu Çanakcılar Grubu bildiğiniz üzere, vitrifiye alanında pazarın önde gelen firmaları arasında yer almaktadır. Grubumuzun vitrifiyenin tamamlayıcı ürünlerinden olan armatür ve aksesuar konularında daha önceden planlanmış bir yatırım hedefi vardı. Ancak sürecin çok hızlı geçmesi, 2008 krizinin yaşanması gibi nedenlerle grubumuz bu yatırım sürecini yavaşlatmıştı. 2011 yılı başında bu yatırımı nasıl ele almamız gerektiği konusunda projeler üreterek yatırım sürecini hızlandırmaya başladık. Buna paralel olarak vitrifiye nin en yakın tamamlayıcısı olan armatür ve duş takımları konusunda bir sistem oluşturmaya karar verdik. 2014 yılında tamamlanacak bu yatırım planımızda öncelikli olarak yurtiçi ve yurtdışında bize üretim kapasitesi ve teknolojisi ile hizmet verebilecek firmalarla görüştük. Yaptığımız ön araştırmalarda da özellikle döküm işçiliğinin ve buna dayalı transfer işçiliklerinin ülke ve hatta şehirlere göre farklılıklar gösterdiğini tespit ettik. Sonuç olarak; üretim yapılabilen her bir birim aslında bir atölye mantığı ile çalıştırılabilir. Önemli olan; hangi şartlarda üretileceği ve test edileceğidir. Aynı zamanda kullanıcının estetik, ekonomik ve sosyal anlamda isteklerine cevap verebilecek satış öncesi ve sonrası servis noktalarının oluşturulmasıdır. Buna istinaden yerli 7-8

128

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

üretici, yabancı 6-7 üretici ile işbirliği yaptık. Ürünlerimizin nasıl organize edilmesi gerektiğine göre de üretim bantlarımızı ve test atölyelerimizi oluşturduk. Ürünlerimizin ham maddelerini kendimiz alıyor, kendi kalıplarımızda dökümlerini yaptırıyor, işletiyor, polisaj ve kromajını da kendi istediğimiz hali ile yaptırıyoruz. Asıl amaçlarımızdan biri ezber bozmak. Her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de “kaliteli ürün pahalıdır” mantığı var. Bu fikrin karşısında da pahalı ürün kullanmaktansa belli bir ömrü olan ürün kullanma mantığı gittikçe yerleşmeye başladı. Bizce bu ezberler bozulmalı. Çünkü; özellikle pirinç mamullerde üretim prosesleri çok net, sadece ülkemizde teknolojik yatırımlar yapılmadığı için üretim maliyetlerinin daha üst noktalarda olduğu, bununla birlikte de merdiven altı üretimin olması gerekenden çok daha fazla olduğunu görüyoruz. Biz bu kayıpları engellemek adına otomasyon bantlar kurarak demonte halinden monte edilmiş haline kadar tüm aşamalarını bir röntgen edasıyla kontrol ve tespit ederek tüketicinin beklentilerinin ürün bantlarına yansıtılması gerektiğine karar verdik. Pazardaki ezber; bu bir musluktur ve içinden su akar. Olması gereken ise; bu bir banyo


Üretici aksesuarı parçasıdır, içinden akması gereken su en az kaynağındaki kadar sağlıklı, sessiz ve yumuşak olmalıdır. Bu nedenle ürünlerde bazı spesifik detayların öne çıkması gerekir. Birincisi; akustik; bataryanın gereğinden fazla ses çıkarmaması gerekir. Bu insanların kullanım konforunu arttırır. İkincisi; ürünün kullanım ömrü. Bu konuda ömür boyu garantiye varan söylemler var Bence bu, işçiliğin ne kadar gayri ciddi yapıldığının bir göstergesidir. Çünkü doğadaki her ürünün bir ömrü vardır. Kaldı ki nihai tüketicinin de böyle bir beklentisi yoktur. Biz bu noktada tüketicinin ürünü ne kadar süre kullanmak istediğini araştırdık. 30 yıllık batarya da yapabilirsiniz. Ancak istisnalar hariç kimse bir bataryayı 30 yıl kullanmak istemez. En iyi ihtimalle 10 yıllık süreç içinde bu yönde bir tadilata gidiliyor. Biz bunları dikkate alarak ürün üretim ve satış sonrası hizmetler hususunda kriterler oluşturduk. Ürün hangi hızla gitmeli, monte edilmeli, kontrol edilmeli ve bir insan buna ne kadar hızlı müdahale etmelidir? Gereğinden hızlı yapıldığı takdirde kaliteden ödün vermek durumunda kalırsınız. Gereğinden yavaş yapıldığı takdirde ise üretim maliyetlerinizi yükseltmiş olursunuz. Bunun için iyi bir otomasyon olmalıdır. Bu; herkesin bildiği ancak kimsenin hayata geçirmek için çaba gösteremediği bir şeydir. Herkes “satılıyorsa üretelim” mantığı içinde hareket ediyor. Kimse ürün için pazar oluşturma kaygısı duymuyor. Bizim kaygımız kendimiz için pazar oluşturmaktır. Biz üretimden satış sonrası hizmetlere kadar tüketicinin talep edebileceği tüm hususları tespit ederek, bunları üretim bantları içine dahil etmeye çalıştık. Şehir şebekesinden gelen basınç miktarının 3 atmosfer olmasından dolayı bu ürünler 10 atmosferde test edilir ve risk ortadan kaldırılmış olur. Buradan yola çıkarak; ürünlerin basınç miktarının yükselmesi durumunda etki altında kalmamasına, ürün konforu anlamında olması gerekenden daha fazla ses çıkarmamasına, estetik anlamda banyonun diğer ürünleri ile uyum göstermesine ve yıllar içinde değişen tasarım değişikliklerine adapte olmasına özen gösterdik. Bu amaç için 9 ürün ailesiyle yola çıktık. Bundan sonraki ilk hedefimiz ulusal fuarlarda kendimizi test etmek, oluşacak tepkileri değerlendirmek olacaktır. Bunun için ilk olarak Mart ayında UNİCERA Fuarında 5. salonda Armica standımızda sektörle buluşacağız.

Ürün gamımız, kullanım kalitesinde olması gereken kıstasları ve tasarım konusunda genel modelleri içeriyor. Ticari anlamda çok büyük risk almamak adına böyle çıkıyoruz yola. Asıl hedefimiz pazarın % 60-65’ini oluşturan ekonomik segment içinde yer almaktır. Ancak 2012 yılının ikinci yarısından itibaren pazara girecek yeni ürünlerimizle de hem Creavit markasına hizmet edebilecek hem de piyasadaki orta ve lüks grup açığını muadillerinden daha iyi fiyat politikası ile kapatabilecek ürünlerimiz ile de dikkat çekeceğiz. Ticari anlamda da yenilikçi stratejimizle kendi tarzımızı oluşturmak istiyoruz. Bu ürünü biz üretiyorsak biz satmalıyız, mantığıyla hareket etmeyeceğiz. Çünkü sadece satış üzerine odaklanmış, çok başarılı ticari firmalar var. İyi bir bayi ağı ve güvenilir bir kimliği olan, pazarlama – satış anlamında marka oluşumuna girmiş firmalarla çalışacağız. Neden Creavit veya sektörün diğer firmaları gibi bayi yapılanmasına gitmediğimiz hususuna gelecek olursak; bu alanda ciddi bir birikim ve güce sahip firmalar varken ve de pazarlama giderleri bu kadar yüksek iken böyle bir ihtiyacın olmadığını düşünüyoruz. Bu sistemde biz kendi işimiz olan üretimi en iyi bir şekilde yerine getireceğiz. Dağıtım kanallarımızı da bölge müdürlüklerimiz gibi görerek onların en iyi şekilde işlerini yapmalarını sağlayacağız. Onların satış yaptığı her noktaya biz bayimiz gibi hizmet

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

129


Üretici armatür’ün mihenk noktası olacak Çanakcılar Grubu’nu ifade ediyoruz.

vermeye devam edeceğiz. Bilindiği üzere Çanakcılar Grubu’nun Creavit markalı kendi kalıplarıyla ürettirdiği armatürleri de mevcut, bu armatürler devam etmekle birlikte, Armica olarak biz bu yapıdan ayrı bir sistem içinde armatür konusunda faaliyet göstereceğiz. Armatür üretim şartları itibariyle merdiven altı üretime çok yatkındır ve bu Türkiye’deki en büyük problemlerden biridir. Daha da önemlisi uluslararası rekabette tüm rüzgarları alabilecek ve hiçbir şekilde savunma yapamayacak durumdadır. Yani içinden su akacak bir ürünü dünyanın istediğiniz yerinde ürettirip bu ülkede satabilirsiniz. Ancak biz içinden su akacak değil doğadaki kaynağındaki gibi suyu bize ulaştırabilecek yapıda ürünler oluşturacağız. En büyük farkımız bu olacak. Ürünün akustik değerleri ile bulunduğu ortama uyum sağlayan ve değer katan dünyaca ünlü firmalar var. Biz bunları rol model alarak yola çıktık. Amacımız onlarla rekabet etmek değil, onların üretim teknolojisi, tekniği ve bilgisinden daha uzak bir iş yapmadığımızı anlatmaktır. Önümüzde; ilk üretime başladığında sadece tuvalet taşı üreten, bugün ise vitrifiye ve banyo mobilyası alanında bütün konforlara hitap edebilecek üretim tarzı geliştiren Creavit örneğimiz var. Bu bizim için ciddi bir avantaj, bu avantajı Armica ürün ve marka gelişimimizde kullanacağız. Markamızı belirlemesi için birkaç ajansa brief verdik. Sonuç olarak; temelimiz olan Çanakcılar’ı da yansıtacak bir marka oluşmasının gerektiğini düşünerek CNK Armica’da karar kıldık. CNK, Çanakcılar’ı ifade ediyor. ARMİCA açılımında ise; ArmatürMihenk-Çanakcılar kelimeleri yer alıyor. Yani

130

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

UNİCERA Fuarını 1993 yılından beri yakından takip ediyorum. O dönem bir seramik fabrikası için çok büyük gelebilecek alanlarda, bugün stantlar kuruluyor. Bence bu da fuarın önemini gözler önüne sermektedir. Bu noktada UNİCERA çok önemlidir. Özellikle de yeni bir marka olan Armica için daha da önemlidir. Biz üretim planından önce fuar planımızı yaptık. Bu UNICERA’ya verdiğimiz değerin de bir göstergesidir. Özellikle uluslararası alanda beklentilerimiz oldukça yüksek. Diğer fuarlarında UNICERA’nın algısına ulaşması gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin her yerinde inşaat malzemeleri konusunda fuarlar yapılıyor ama hiçbirinin etkisi UNICERA gibi olmuyor. TİMDER’in çalışmalarını ise 1992 yılından beri takip ediyorum. Örgütlü yapıda olabilmek gerçekten de çok önemlidir. Birlikte organize olabildiğiniz zaman belki çok büyük kazanımlarınız olmayabilir ama kaybedecekleriniz de çok büyük olmuyor. Bu ülkenin tasarrufa ve birlikte hareket etmeye ihtiyacı var. Kimsenin çöpe atılacak parası yok ama çöpe atılan paranın da haddi hesabı yok. Ben takayım da gelen değiştirsin mantığı ile iş yapılıyor. 5 yıl garanti deniliyor. 5 yıl içinde arıza çıkarsa ne yapıyorsunuz dediğinizde birebir değişim diyorlar. Bir armatürü söküp yenisini takmak da bir bedeldir. Diğer ürünün çöpe gitmesi de milli servetin çöpe atılmasıdır. Sonuç itibariyle bu ülke hurda cenneti haline getiriliyor. Halbuki ülkemizin istikrarlı firmalara ihtiyacı var. Ürünlerimiz için sorumluluk sigortası oluşturacağız. Ola ki ürünün imalat hatasından dolayı herhangi bir zarara uğradınız bunun için Armica’ya dahi başvurmadan tüketici tüm zararlarını sigorta şirketinden tazmin edebilecek. Armica markasını Çanakcılar’ın genç ve dinamik yapılanması olarak görüyoruz. Kendimize rol model aldığımız Creavit’in başarılarından feyz alacağımıza inanıyoruz. Çıktığımız bu yolda sağlam adımlarla ilerlemekteyiz. Amacımız suyun doğallığı yitirmeden size ulaşmasını sağlamaktır. Temel prensibimiz ise; talep edileni taahhüt ettiğimiz şekilde sunabilmektir.


Üretici

Güray Ergün & Orhan Hopa

ZIMMER Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü

Oğuz Cebeci

ZIMMER Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. ZIMMER Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Üretim Müdürü

Berkan Öneyman

Berkan Öneyman Bizim üçümüzün de ortak noktası Ege Pazarlama geçmişimizdir. Ege Pazarlama içinde hepimizin en büyük deneyimlerinden biri de Ege Mark sürecini yaşamış olmamızdır. Ege Mark süreci o dönem vitrifiye alanında hep şikayetler gelmesi ancak bu şikayetlerin vitrifiye değil vitrifiyenin yan ürünleri olan kapak, rezervuar iç takımlarından kaynaklı olması nedeniyle hayata geçmişti. Klozet kapağı ve rezervuar iç takım ile çıktığımız yolda 27 tedarikçi ile 17 çeşit ürün portföyü geliştirdik. Sektörün ürün portföyünü konseptleştirme modeli de burada başlayarak yayıldı. Bizim Ege Mark yapılanmasından beklentilerimiz oldukça ciddiydi. Ancak ne yazık ki bazı nedenlerle bu süreç istenildiği gibi gitmeyerek sona erdi. Biz bu süreci doğru ve yanlışlarını yaşayarak gördük. Bu tecrübelerimizi bir yerde hayata geçirmek istiyorduk. Aydeniz ailesi tarafından oluşturulmuş olan Zimmer markası da bu düşüncelerimizin hayata geçmesi için çok doğru bir nokta oldu. İlk olarak akrilik ürün gamı ile üretime başlandı. Sonrasında kabin, armatür ile ürün gamımızı genişletmeye başladık. Gelecek süreç için de farklı ürün gamları ile

132

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Emin Yıldız

portföyümüzü genişletmeyi planlıyoruz. Uzun vadedeki hedefimiz banyo ürünlerinin tümünün Zimmer markası tarafından üretiliyor olmasıdır. Emin Yıldız Bir kimlik oluşturduğunuzda birşeyler üretiyorsanız artık kalıcı bir kimliğiniz var demektir. Sektörde gelip geçen çok firma oluyor. İnsanların beklentisi kalıcı firmalar ile uzun vadeli, sağlıklı bir şekilde çalışabilmek. Bizde şirketimizi bu beklentiler ışığında yönetiyor ve yönlendiriyoruz. Ürün gamlarımızın gelişmesi hizmet sunduğumuz kitle tarafından talep görmemizi, onların ihtiyaçlarına cevap verebilmemizi ve aynı zamanda da marka bilinirliğimizi arttırmamızı sağlıyor. Berkan Öneyman Bayilik yapısı ile çalışacak ve yola yeni çıkmışsanız işiniz gerçekten de zor. Bu açıdan baktığımızda bizim de işimiz oldukça zordu. İnsanların sadece size güveniyor olması yeterli değil, aynı zamanda kurumunuzun da kendini ispatlayarak güven vermesi gerekiyor. Sıfırdan yola çıktığınızı da düşündüğünüzde kendinizi ispatlamanız zaten bir süreç gerektiriyor. Biz bu süreci oldukça kısa sürede, başarılı bir


Üretici şekilde yürüttüğümüze inanıyoruz. Nihai tüketici tarafından marka algısı ve bilinirliğinin sağlanması oldukça uzun, masraflı bir süreçtir. Bu nedenle bizim yola çıkışımızdaki ilk amacımız sektörde markalaşmaktı. Bunun üzerine giderek ulaştığımız noktalarda iyi bir yol kat ettik. Bir kurumda çalışırken insanlar sadece ceketiniz yani firmanız nedeniyle mi yoksa kişiliğinize mi saygı gösteriyor bu çok önemlidir. Çünkü; o ceketi çıkarttığınızda saygı duyulan şey sadece ceketse devam eden süreçte bunun acısını ciddi bir şekilde yaşarsınız. Bizlerin sadece ceketine saygı ve sevgi duyulmadığını eski firmamızdan ayrılmamızın ardından gördük. Bunun da bize Zimmer çatısı altındayken büyük katkıları oldu.

göre bir şehirde, bölgede bir bayilik verdiysek çalışabileceğimiz arkadaşlarımız arasında olmasına rağmen aynı bölge içindeki bir başka arkadaşımıza bayilik vermedik. Çünkü bizimle çalışan tüm bayilerimizin para kazanmasını istiyoruz. Bayiye kazandırmadığımız müddetçe bizim kazanamayacağımızı iyi biliyoruz. Bu nedenle kazan kazan ilişkisini sağlıklı bir yapıda oluşturduk. Kabul etmek gerekir ki özellikle akrilik, kabin ürünleri üretimi kolay sektörlerdir. Bu nedenle bu sektörlerde kendinizi bir adım öne çıkartmanın yolu hizmetten geçer. Bunu biliyor ve en iyi hizmet için gayret gösteriyoruz. Şuna da inanıyorum ki; vermiş olduğumuz hizmetleri sağlayabilecek firma sayısı elin parmaklarını geçmeyecek kadardır. Bu hizmet koşullarını devam ettirmek için çok fazla yayılmadan hareket etmeye çalışıyoruz. Türkiye’nin her ilinde tanıdığımız, çalışabilecek dostlarımız olmasına rağmen gitmiyor, lokal hareket ediyoruz. Çünkü bu iş’te hizmet inanılmaz önemli, çok satacağım diyerek hizmetinizi aksatmak veya kalitesinden ödün vermek gibi bir lüksünüz olamaz. Zimmer iki buçuk yıllık bir firma, imalata başlaması ise henüz bir yıl oldu. Bu bir yılı değerlendirdiğimizde hakikaten çok ciddi yol kat ettiğimizi görüyoruz. Her ne kadar uzun bir sektörel geçmişimiz olsada arkadaşlarımız, dostlarımızla güven tazeledik. Çünkü geçmişte birçok kişi firma kurdu, battı, bu insanların paraları kaldı. Bu nedenle sektörde yeni bir oluşumda içindeki insanlara ne kadar güveniyor olsanız da bir şüphe ile bakarsınız. Biz bu şüpheyi ortadan kaldırarak. Zimmer markamızı ve şirketimizi ispatladık. Zimmer için 2012’yi Adnan Polat’ın ‘Uçak pist başına geldi. Şimdi kalkışa geçme zamanı.’ tabiri çok iyi nitelendiriyor.

Oğuz Cebeci Berkan Bey’in sık söylediği bir şey var; biz profesyonel hayatımızda müşterilerimizi seçemiyorduk. Şirketin bayileri kimler ise onlara hizmet vermekle yükümlüydük. Şimdi ise bu konuda bir özgürlük kazandık. İşin gerçeği müşteri portföyümüzü oluştururken seçici davranıyoruz. Ben 25 senedir bu sektörün içindeyim. Bu süre içinde de sayısız insan tanıdık. Dostluklarımızın, kızgınlıklarımızın, çok iyi anlaştığımız arkadaşlarımızın olduğu çok insan tanıdık. Ancak iş Zimmer’e portföy oluşturmaya geldiğinde çok seçici davranmaya başladık. Aslında sektörde çok arkadaşımız var ama çalışacak arkadaşlarımızın sayısını sınırlı tuttuk. Yerine

Bizim hedefimiz çok satmak, büyük cirolar yapmak değil. Çok satmak, çok ciro yapmak için değerlerimizden ödün vermeyi aklımıza bile getirmeyiz. Bizim hedefimiz; iyi hizmet ile doğru kazanç sağlamaktır. Ürünü üretmek ve satmaktan çok iyi hizmet vermek gerekiyor. Çünkü artık herkes üretim ve satış yapabiliyor. Ancak doğru hizmet vermek, satış öncesi ve sonrası hizmetler sizi ileriye taşıyacak, kalıcı olmanızı sağlayacak değerlerdir. Ölçü almaya gidecek arkadaşımızın kıyafeti, davranışlarından satış sonrasında şirketimizde müşterimize cevap veren arkadaşımızın ve hizmeti sağlayacak teknik ekibin yaklaşımına kadar tüm halkaların bu zinciri sağlam tutması için herşeye dikkat etmemiz gerektiğinin bilincinde hareket ediyoruz.

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

133


Üretici inandığımız bir süprizimiz var. Ar-Ge çalışmaları bitmek üzere olan bu ürünümüz ile ilgili henüz patent altyapısı tamamlanmadığı için bir açıklama yapmayalım ama Zimmer’in sektöre önemli bir süprizi var diyelim. Zor olması, patent altyapısını çok iyi hazırlayacak olmamız nedeniyle taklit edilmesi her ne kadar zor bir ürün olsa da ilerleyen süreçte muhakkak taklitleri olacaktır. Ama biz buna alıştık. Erken kalkan yol alır ve taklitler asıllarını yaşatır düşüncelerine de inanıyoruz. Bu nedenle bu yeniliğimizin bize çok büyük katkıları olacağına inanıyoruz.

Berkan Öneyman Bayilerimizin büyük bir çoğunluğunu arayarak 2010 yılında bizim ürün gamımızda yaptıkları ciroları öğrendik. Bu rakamları toplayarak 2012’nin hedefini bu toplamın üç’te biri olarak belirledik. Şuan yeni bayilere ihtiyacımız yok. Mevcutlarımızda iş potansiyelimizi arttırmak öncelikli hedefimizdir. Oğuz Cebeci Satış kadromuzu kurarken sektörden olmayan arkadaşlar aldık, yetiştirdik. Tüm satış ekibimiz; üniversite mezunu, daha önce bu işi yapmamış kişilerdir. Bu arkadaşlarımızı almamızın nedeni kendi kurum kültürümüze adapte etmekte zorluk çekmemekti. Yetiştirirken de bunu avantajını gördük. Biz burada sektörün terziliğini yapıyoruz. Butik bir hizmet veriyoruz. Her projede çözüm bekleyen birçok problemle karşılaşıyoruz. Bu nedenle butik bir hizmet vermek zorundayız. Örneğin şuan Bursa’da özel bir proje için çalışıyoruz. 800 kabinin her biri için ayrı ayrı bordür ölçüsü alıyoruz. Bu ölçüyle bordür ile kabinlerimizin dekorları bire bir uyum sağlayacak. Devir böyle hizmetleri gerektiriyor. Çok fazla rakip var. Bir adım önde olabilmek için bu gibi butik çalışmalarla kendimizi öne taşıyoruz. Sadece müşteri kitlesi değil, dağıtım kanalları da kendilerini çok geliştirdi. Bu yüzden onların beklentileri, firmaları yönlendirmek noktasında fikirleri de üreticiler için çok önemli bir noktaya geldi. Bayi portföyümüzden ürünlerimiz hakkında çok güzel bir geri bildirim mekanizmamız var. Bu bizi ar-ge’ye yöneltiyor. Aynı şekilde bayilerimizin müşteriden sipariş almasının ardından tüm sorumluluk ve iletişim bize geçtiği için nihai tüketicilerden de çok iyi geri bildirimler alıyor ve aldığımız tüm bu bildirimleri detaylı bir şekilde inceliyor, gerekli gördüğümüz fikirleri uyguluyoruz. Dünyada henüz yapılmamış, sektörü ayağa kaldıracağına

134

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Emin Yıldız Kendi dalımızdaki ürün geliştirme çalışımalarımıza devam edeceğiz. Ürün ile birlikte hizmet kalitemizi de sürekli daha üst çıtalara taşıyarak hizmet anlamında sektörün tepe noktasına ulaşmayı hedefliyoruz. Ürün geliştirmelerinde kendimize ��zgün ürünler üreteceğiz. Yani bir kişi bir mağazaya girdiğinde ürün üzerindeki logoyu görmeden bu Zimmer’in ürünü diyebilecek şekilde kendimizi geliştireceğiz. Zimmer markasını bulan arkadaşımız Kültür Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi’dir. Klasik ajans mantığı ile marka oluşturmayı seçerek Alman ürünlerinin sağlamlığından yola çıkarak Almanca’da oda anlamına gelen Zimmer’i bulmuş. Zimmer markasının oluşumu buna dayanıyor. Ege Pazarlama, sektörümüzde pazarlama anlamında hep yelikleri yapmıştı. Şimdi baktığınızda da oradaki ekibin şuan Zimmer çatısı altında bulunduğunu göreceksiniz. Bizim buradaki amacımız o gün olduğu gibi pazarlama anlayışımız ile öne çıkmaktır. Çok yakın bir zaman içinde sektöre büyük katkı sağlayacak pazarlama yönetimimiz ile öne çıkacağız.


Satış Hattı

Orhan Hopa

Kaleseramik, Çanakkale Kalebodur Seramik San. A.Ş. Satış Müdürü (Banyo)

Hakan Rasimoğlu Çalışma hayatıma küçük bir reklam ajansında, elle tutulmayan, gözle görülmeyen bir ürün olarak gördüğüm, reklam satışı ile başladım. Daha sonra İshakol Boya ve Ege Pazarlama’daki satış temsilciliği görevlerim sonrası 1995 yılında Kale Pazarlama’daki müşteri temsilciliği görevim ile üyesi olmaktan gurur duyduğum Kale ailesine dahil oldum. 2003 yılına kadar yapı grubuna ait karo, yapıştırıcı ve vitrifiye başta olmak üzere grubun tüm ürünlerinin satışın da görev aldım. 2003 yılında satış departmanlarının ürün grupları bazında ayrışması ile vitrifiye, armatür ve akrilik ürün gruplarının satışından sorumlu olarak Marmara Bölge Yönetisi olarak çalıştım. 2009 yılı Haziran ayından itibaren de Banyo ürün grubundan sorumlu Satış Müdürü olarak görev yapmaktayım. 2009 yılı Şubat ayında İspanyol ortağımız Roca’nın hisselerinin Kale Grubu tarafından satın alınması ile yeni bir süreç başladı. Banyo sektöründe her anlamda liderliği amaçlayan bir marka olduk. Ürün gamımızın hızla tamamlanması ve yenilenmesi geremekte idi.Başta vitrifiye olmak üzere, armatür, akrilik, banyo mobilyaları, aksesuar, kabin ve tamamlayıcılardan oluşan ve tüm tüketici gruplarının beklentilerine karşılık verecek geniş bir ürün gamı oluşturuldu. Bu geniş ürün gamı hepsi alanında uzman ve her anlamda çok güçlü bayilerimizden oluşan, sektörün

136

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

en büyük dağıtım kanalı ile tüketicilerin beğenisine sunulmuş bulunmaktadır. Dağıtım kanalımız, kendini karocu olarak nitelendirmekte idi. Şimdi hep birlikte Banyocu olmayı da öğreniyoruz. Bu ürün grubunun ne kadar geniş ve keyifli bir alan olduğunun farkına varmaya da başladık. Bayilerimizin gelişen ürün gamı ile birlikte karodaki hizmet kalitelerini, vizyonlarını, geniş kapsamlı güçlerini, banyo ürün grubu için de, kullanır hale geldiklerinde, neler yapılabileceğinin ilk belirtilerine, 2009 yılı ile başlayan ve devam eden bu süreçte hep birlikte tanık olduk. Bugün gelinen nokta da, banyo ürün grubu adına, dağıtım kanallarımızın mevcut potansiyellerinin sadece %25’ini kullandıklarına inanmaktayım. Bu alanda hem grubumuzun, hemde bayilerimizin önü gerçekten açık, bunun değerini bilecek ve hakkını vereceğiz. Kale’nin banyo ürün grubundaki iç Pazar büyüme oranını 2011’e gore 2012 için %45 olarak belirledik. Bundan sonraki süreçlerde de Kale’nin hedefinin insanlara komple banyo çözümleri sunmak olduğunun farkındayız. Bu bilinç ile Bond, Cube ve Dot serilerinde olduğu gibi, Kale Grubu tasarım direktörlüğü liderliğinde, tasarım dünyasının önde gelen tasarımcıları tarafından ortak bir strateji ile tasarlanan, karo, vitrifiye, armatür ve banyo


Satış Hattı mobilyalarının birbirleri ile uyumunu ön plana çıkarmaya devam edeceğiz. Tüketicileri, zengin konsept banyo alternatifleri ile showroomlarımızda buluşturmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz yılı, grubumuz ve sektörümüz adına son derece olumlu bir yıl olarak kapattık. Tüm ürün gruplarına ait bütçelerimizi fazlasıyla gerçekleştirdik. 2012 için ise piyasalar da nedeni bilinmiyen, matematiksel olarak izah edilemeyen puslu bir hava hakim. Bu psikolojiye rağmen yapmış olduğumuz kampanyalar ve aldığımız sonuçlar bize gösteriyor ki; 2011 yılı kadar hareketli bir yıl bizleri bekliyor. Dağıtım kanallarına baktığımızda ise kendine güvenen bir hava hakim. Dolayısıyla 2012 için olumsuz düşüneceğimiz bir nedenin olmadığı gözlemleniyor. İstanbul’un kentsel dönüşümü, Anadolu şehirlerinin büyüme arzuları da bu görüşleri destekleyecek önemli unsurlar olacaktır. Tüketici kitlesi her geçen gün ilgisini, kaliteli, markalı, tasarım içeren ve satış sonrası hizmeti de ön planda tutan ürünlere kaydırıyor. Bu talep gittikçe de artacak. Üreticiler de bu değişime ayak uydurmak için kendilerini zorluyorlar. Ama diğer yönde orta ve alt düzey konut yapımcıları halen ben yapar, teslim ederim gerisine karışmam mantığını sürdürmeye devam ediyor. Bu milli sermayeye verdiği zarar ve müteahhit firmanın ismi için çok yanlış bir politika olmasına rağmen maalesef halen kabul görüyor. Bunun değişmesi gerekiyor. Bir müteahhitin sadece fiyat unsurunu gözeterek bir ürün kullanması ile markalı ürünleri kullanması arasındaki maliyeti bir göz önüne alın. Diğer taraftan da aynı dairenin sadece fiyat unsurunu düşünen ürünler kullanılarak veya markalı ürünler kullanılarak satışa sunulması arasındaki fiyat farkını. Tüketici gözündeki değeriniz ve güveniniz de değerlendirilmesi gereken diğer unsurlar.

Bugün ise çok büyük bir yoğunlukla yabancı ziyaretçilerimizi ağırlıyoruz. Artık bütün standlar da birbirleriyle yarışmakta. Her marka, kendini daha iyi bir şekilde ifade etmeye çalıyor. Bu da fuar ve sektörümüze olumlu bir şekilde yansıyor. Fuar öncesi tanıtım ve pazarlama çalışmalarının da memnuniyet verici bir noktada olduğunu görmekteyiz. Bu da fuarın çıtasının yükselmesine katkı sağlayan önemli etkenlerden biri olmakta. Dileğimiz UNICERA’nın dünyanın bir numarası olmasıdır. Bu bir ütopya değil, mevcut ivmeyi de göz önüne aldığımızda yakalanabilecek bir başarıdır. TİMDER’in, özellikle Akademi eğitimlerinin, sektöre ve sektör çalışanlarına büyük katkıları oluyor. Şirketimizde yeni işe başlayan kişilere de kesinlikle böyle bir fırsatın olduğunu ve bunu kaçırmamaları gerektiğini vurguluyoruz. Katılanların da geri dönüşlerinde birşeyler kazandıklarını görmek de gerçekten de çok güzel bir başarının yakalandığını gözler önüne seriyor. Bu sektöre yeni katılan kişilerinde hazırlanma sürecine çok büyük katkılar sağlıyor.

Geçen yıl 23.’sü gerçekleşen UNICERA Fuarı’nın 21’inde görev aldım. Gördüğüm en büyük gelişme artık UNICERA’nın gerçekten uluslararası bir fuar kimliğine bürünmüş olması. Görev aldığım ilk yıllarda bu kadar yabancı ziyaretçi görmemiz imkansızdı. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

137


Sahadan

Orhan Hopa

güvendikten sonra diğer markalar beni çok çok da etkilemiyor. Kendi markamın farklılığını anlatıp ne derece artılar getireceğini alıcıya izahatini yaptıktan sonra satışa dönüşen bu emeğin mutluluğu zorlukların hepsine bedel. Ayrıca yaptığınız işte aldığınız en güzel ödül, anlaşmasını yaptığınız projelerin bittiğini ve insanların yerleşmeye başladığını görmek ve bu projede benim firmamın ürünü var demek daha güzel bir mutluluk.

Artemis İnş. Malz. Paz. Tic. A.Ş.

Marmara ve Trakya Toplu İşler Sorumlusu

Dinçer Congur Sektörel tecrübem 2001 yılında Altay Yapı Malzemeleri ile başladı ve yaklaşık 1,5 yıl boyunca çalıştığım firmadan, 2003 yılında eski adıyla bilinen Akarsu Yapı Malzemeleri Ümraniye Çanakkale Seramik mağazasında 5 yıl boyunca mağaza içerisinde satış sorumlusu görevini üstlendim. Daha sonra aynı firmanın yeni açılan şubesi Aksimum Yapı Malzemeleri Elmor Gurubu Kozyatağı mağazasında 2 yıl boyunca mağaza sorumlusu olarak çalıştım. 2 yıldır da Artemis A.Ş.’de Marmara ve Trakya Bölgesi Toplu İşler Sorumlusu olarak görevime devam etmekteyim. Tüm insanoğlunun farklı karakterlerde birey olduğunu düşünürsek insanlarla diyaloglarının zorluklarını anlatmama gerek yok sanırım. Daha önce mağaza içinde olduğum dönemlerde de olsa şimdiki hali ile sahada da olsam benim için biraz şanstı sanırım. Pazarlamasını yaptığım malzemelerin kalitesi, bu malzemelerin insanlarda sağladığı güven benim işimi biraz olsun rahatlattı. Bunun bilinciyle firmamın gücü benim alt yapımın sağlamlığı, birde kendine güven birleşince zorluklar biraz olsun hafiflemekte. Lakin şunuda unutmamak lazım ki; rakip firmaların pazarda bir hayli fazla oluşu zorluğu arttıran bir etken daha olsa gerek. Ben rekabeti severim, kendi satış hattımdaki ürünlere

138

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Ben üretici firmanın görünen yüzüyüm. Direkt satışımız yok, bayi aracılığı ile satış yapıyoruz. Yani riski paylaşıyoruz. Son dönemlere baktığımda tek başına güçlü kalınamayacağını, birleşmenin ve kombine hareket etmenin ne derece mühim bir konu olduğunu, çok daha fazla hissetmeye başladım. Eskiye baktığımızda kişisel firmalar ayaktaydı, ama şimdi birleşme ve beraber hareket etme zamanı. Yani büyük firmalar ayakta durabiliyor, markalaşmayı da unutmamak lazım, böylelikle Türkiye pazarda lokomotif olmuş sektörlerle daha ileriye gidebileceğine inanıyorum. Piyasanın ve bununla birlikte gelen kentsel dönüşüm projelerindeki şartnamelerin içindede var olduğu gibi artık rekabeti ürüne verdiğiniz ve sunduğunuz değer ile değilde ürünün kalitesi, satış için gerekli olan hizmeti verebilmek ve pazarladığınız malzemenin satış sonrası verdiği hizmet yani bunların genel adını söyleyecek olursak marka değerinin olması artık pazarın talebi olmaya başladı. Eskiye nazaran yani bildiğimiz adı ile merdiven altı üreticilerinin azalması ve geriye kalan markaların ise piyasada gerek kalite gerekse hizmet ile rekabete girmesi işi biraz kolaylaştırdı sanırım. Rekabet her zaman vardı ve varolmalı. Gelişim için bu şart; alıcıların istek ve ihtiyaçları doğrultusunda üretime bilgi aktarımının yapılması dünya markalarının takibi yeni fikirlere açık olunması taraftarıyım. Ayrıca pazarlama yöntemlerininde geliştirilmesi gerekliliğine inananlardanım. Pazarı iyi takip etmeli üretim argelerinin geliştirilmesi, farklı tasarımlarla ve yeni pazarlama yöntemlerini uygulayarak müşteriye doğru sunumların yapılması gerekliliğini düşünüyorum.


Geçerken Uğradık

Orhan Hopa

Yapı Servis San. Tic. Ltd. Şti.

Cem G. Başoğlu “İş ve üniversite arasında mekik dokuduğum yıllar hayatımın en yoğun ama en öğretici dönemi oldu.” Koç Lisesi’nin ardından Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nde lisans, Yeditepe Üniversitesi İşletme Bölümü’nde yüksek lisans eğitimimi tamamladım. İlkokul yıllarından itibaren hafta sonu ve yaz tatillerinde kardeşim Berker ile birlikte aile firmamızda çalışmaya başladık. İlk yıllarda, doğal olarak, satışını yaptığımız trifon, kancaları sayıp paketlemek, mağaza raflarını düzenlemek, temizlemek gibi çok küçük görevler üstleniyorduk. Yaşımız ve tecrübemiz arttıkça satış, muhasebe, sevkiyat, uygulama gibi farklı birimlerde, daha önemli görevler almaya başladık. Bu dönemlerde okul ve iş dışında, hayatımın önemli bir parçası da spordu. Galatasaray’da başladığım yüzme sporuna üniversite yıllarına kadar lisanslı olarak devam ettim. Üniversite eğitimime başladığım yıl işimizin de hızlı bir büyüme sürecine girdiği dönemdi,

140

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

bu nedenle tam zamanlı çalışma hayatıma da mecburen adım atmış oldum. İş ve üniversite arasında mekik dokumakla geçen yedi yılın ardından mezun olduğumda, hayatımın en yoğun ama aynı zamanda en öğretici dönemini de arkamda bırakmıştım. Orçap, Yapı Servis ve İzola Babamız Sipahi Başoğlu, 1970’li yıllarda yalıtım konusunda Türkiye’de ciddi bir açık görerek profesyonel yöneticilik yaptığı şirketten ayrılarak Orçap Yalıtım’ı kurmuştur. O dönemde yalıtım malzemesi olarak belli başlı birkaç kalemden başka ürün saymak mümkün değil. Ürün gamını hırdavat ve çatı malzemeleri ile tamamlayarak perakende, toptan satış ve uygulama hizmetleri alanında faaliyetlerine başlayan Orçap, bugüne kadar sektöre birçok yeni ürün ve sistem kazandırmıştır. Yapı Servis ürünlerini ile birlikte, Henkel ve Mardav ürünlerinin bayilikleri ile ticaret hayatına devam eden Orçap Yalıtım, Pendik E-5 ve Erenköy’deki


Geçerken Uğradık mağazalarıyla faaliyetlerine devam ediyor. Zaman geçtikçe Orçap’ın iş kollarından her birinin üzerine ayrı eğilmenin daha yüksek verim sağlayacağını fark ettik. Buna istinaden 1993 yılında ürünlerimizin ithal edilmesi, üretilmesiyle birlikte dağıtım ağına bu ürünlerin tedariki konusunda ihtisaslaştırdığımız ve o dönem taahhüt işlerimizi de yürüten Yapı Servis’i kurduk. Şuan Yapı Servis drenaj ve tesisat konusunda Dallmer ve Studor markalarının Türkiye ve yakın coğrafya distribütörlüğü ile birlikte yalıtım ürünleri alanında kendi markasını taşıyan ürünler ile ticaret üretim ve dağıtım faaliyetlerine devam etmektedir. Yapı Servis’in ithalat, ihracat ve pazarlama alanlarında belli bir hacme ulaşmasıyla birlikte 2000’li yılların başında taahhüt işlerimizi de ayırarak İzola İzolasyon’u kurduk. Bugün üç firmamız da kendi başına ihtisaslaştığı alanda emin adımlarla ilerliyor. 2000’li yıllardan itibaren aynı zamanda kurumsallaşma konusunda da önemli adımlar atmaya başladık. Bu doğrultudaki ilk adımımız şirkette görev alan aile bireylerinin görev, yetki ve sorumluluklarının tam olarak çerçevesinin çizilmesi olmuştur. Ben Yapı Servis’in yönetimini üstlenmiş durumdayım, İzola ve Orçap firmalarımızın yönetimi ise kardeşim ve ortağım Berker Başoğlu tarafından yürütülmektedir. Önemli konulardaki kararları beraber alırız ve gerektiğinde her konuda birbirimize destek olur, paslaşırız. Aile büyüklerimiz operasyonel faaliyetlerde

kendilerini göstermezler, ancak her zaman için bize destek ve moral vermektedirler. Grup firmalarımızın birbirinden farklı tabiatları gereği nihai tüketiciden çok uluslu şirketlere kadar çok geniş bir müşteri portföyüne sahibiz. Bizimle çalışmayı tercih eden tüm müşterilerimizin ortak paydasını en iyisini istemek ve uzun vadedeki faydayı göz önüne alabilmek olarak özetleyebilirim. “Dallmer’in tüm dünyada pazara sunulduğu ülkeler arasında satış hacmi olarak 3. sıradayız.” Bundan yirmi yıl önce, Türkiye’ye getirdiğimiz ilk parti Dallmer ürünlerinin satışında yaşadığımız zorluğu hatırlıyorum. O günün şartlarında yer süzgeci olarak bugünün parasıyla 2 TL’ye satılan son derece basit, hiçbir standarda haiz olmayan plastik süzgeçler akla geliyordu. Bizim pazara sunduğumuz ise EN 1253 standardında, koku önleme, su yalıtımı ile birleşme özellikli ve en yüksek kalitede üretilmiş ürünlerdi; Doğal olarak arada muazzam bir fiyat farkı vardı. İlk senemizde neredeyse hiç satış yapamamıştık, fakat yılmadan yolumuza devam ettik; fuarlar, seminerler, birebir müşteri ziyaretleri ile bu ürüne neden ihtiyaç olduğunu anlattık. Bugüne baktığımızda ise, Dallmer’in tüm dünyada pazara sunulduğu ülkeler arasında satış hacmi olarak 3. sıradayız. Bu başarı bizim yıllar boyunca verdiğimiz emeğin karşılığı olması yanında, ülkenin alım gücü, kalite bilinci ve doğru çözüm algısı konusunda kat ettiği gelişmeyle de şüphesiz ilintilidir.

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

141


Geçerken Uğradık

“TSE standartları Avrupa standartları ile uyumlu hale getirilmiştir. Şu an tek yapılması gereken bu standartların uygulanmasını sağlamaktır.” Bugünün pazar şartlarında bizi en çok zorlayan konular; taklit ürünler ve ürün standartları konusundaki eksikliklerdir. Taklit ürün konusunda bundan birkaç yıl önce başımızdan geçen bir tecrübeyi aktarmak isterim; Dünyaca ünlü bir markanın adını taşıyan ve çok yüksek bir bütçe ile inşa edilen İstanbul’da bir proje için aylarca süren bir teknik hazırlık çalışması yürütmüş, tüm problemli detayları çözmüş ve ürünlerimizi kabul ettirmiştik. Geldiğimiz son aşamada, görünüm olarak bizimkine çok benzetilmiş, ancak kalite, standart açısından kesinlikle uygun olmayan, merdiven altı üretim denebilecek bir malzemenin proje yönetimine sunulduğunu öğrendik. Ürünlerimizin taklit edilmesi ile sürekli karşılaştığımız için bu duruma çok şaşırmadık. Bizi şaşırtan ise yüklenici firmanın bir gecede, derme çatma olarak yapılmış, standart dışı bu malzemeyi kabul etmesi ve uygulanmasına izin vermesi oldu. Bu sorunların önüne geçilebilmesinin tek yolu standarda uygun ürün kullanımının zorunlu hale getirilmesi ve çok sıkı bir denetleme mekanizması kurulmasıdır. Bu konuda Türkiye altyapısını hazırlamıştır. TSE standartları Avrupa standartları ile uyumlu hale getirilmiştir. Şu an tek yapılması gereken bu standartların uygulanmasını sağlamaktır. Bunun da en kısa sürede gerçekleşeceğine inanıyorum.

142

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

İnovatif ve yüksek kalitedeki ürünlerimiz, komple detay çözümlerimiz, satış öncesi ve sonrasında, zamanında ve tatmin edici hizmet anlayışımız bizim rekabet avantajımızı yaratan temel unsurlardır. Biz her zaman fark yaratmak ve müşterilerimiz nezdinde yüksek bir fayda sağlama peşinde olduk. Tüm ekibimizi bu felsefe çevresinde birleştirdik ve bu yolda hep beraber ilerliyoruz. Bu konuda yakın zamanda yaşadığım bir tecrübeyi size aktarmak isterim: Satış müdürümüz ile henüz yeni çalışmaya başladığımız, önemli bir inşaat projesinin yöneticilerini ziyaret etmiştik. Bulunduğumuz odanın bir köşesinde, bir kutu içinde bizim ürünlerimiz gözüme ilişti. Bunları işaret ettiğimde, müşterimiz bizden talep ettikleri numuneler olduğunu belirtip, şu övücü sözleri ekledi: “Bu konuda gösterdiğiniz performansı hayretle karşılıyoruz. Çalıştığımız firmalardan numune alabilmek için günlerce uğraştığımız, defalarca hatırlatmak zorunda kaldıklarımız oluyor. Sizden sabah istediğimiz ürün öğlen bizde oluyor. Bunu nasıl yapabiliyorsunuz?” Şantiyelerinin önünde bir arkadaşımızı yirmi dört saat nöbetçi bıraktığımızı söyledim ve gülüştük. Doğal olarak toplantımızın devamı da son derece olumlu geçti. Bu sözler bana farklılaşma konusundaki başarımızı ve yarattığımız faydanın müşteri nezdinde ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu sonuca katkısı olan tüm ekip arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Temel hedefimiz inovatif yapı çözümleri konusunda Türkiye’de ulaşmış olduğumuz başarılı pozisyonumuzu güçlendirerek korumak ve yurt dışı pazarlarda da aynı başarıyı yakalamaktır. Bu amaçla ürün gamımıza yeni ürün ve markalar ekliyor ve bayi ağımızı genişletiyoruz. Yurt dışında Irak ve Azerbaycan’da faaliyetlerimize başladık, bunlara yeni pazarların eklenmesi çalışmalarımız hedeflerimiz doğrultusunda devam ediyor. TİMDER’i son derece başarılı buluyorum. Üyelerini bu kadar iyi kaynaştırabilen başka bir meslek örgütüne henüz rastlamadım. Eğitim faaliyetleri ve resmi kurumlar ile olan ilişkilerde de son derece başarılı buluyorum. TİMDER’den beklentimiz ise; özellikle haksız rekabetin önlenmesi ve ülke çapında standarda uygun ürün kullanımının yaygınlaşması konularında çalışmalarını artırarak bizlere destek olmasıdır.


Geçerken Uğradık

Orhan Hopa

İkilim Yapı Ürünleri Üretim ve Pazarlama A.Ş.

Ali Şefik Aydos “Devlet memurluğu bana göre bir iş değildi.” Askerden sonra Türkiye Elektrik Kurumu’nda çalışmaya başlamıştım. Ancak bir insanın örneğin Nufüs dairesinde 25 yıl çalışarak emekli olmasını benim yapım gereği aklım almıyor. Yani devlet memurluğu bana göre bir iş değildi. Bu nedenle bir süre sonra iş aramaya başladım. TEK’ten Bayram ustanın kızı Emine hanım da Kalebodur’da çalışıyordu. Onun vesilesiyle bende 1975 yılında Kalebodur’a geçerek Satış Temsilcisi olarak çalışmaya başladım. Kalebodur’da 1981 yılına kadar çalışmamın ardından müteşebbis ruhum ağır basarak ortağım ile birlikte Çağlayan’da bir bina altında klozet kapağı ve yer sifonu üretimine başladık. İlerleyen süreçte de diğer ürünleride üretimimize alarak banyo aksesuarları konusunda kendimizi geliştirdik ve 1992 yılına kadar üretim ile ilgilendik. 1992 yılında ise ortağım ile ayrılma kararı alarak ben ticarete atılmaya karar verdim ve Mecidiyeköy mağazamızda Kale Grubu ürünleri ile ticaret yapmaya başladım. O

144

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

günden beri de Kale Grubu münhasır bayisi olarak ticaret hayatımıza devam etmekteyiz. Kale Grubu ile manevi bir bağım var. Sonuçta bu işi Perşembe Pazarında Kalebodur’da çalışmaya başlayarak öğrendim. Bugüne kadar devam eden ticaret hayatımızın temelinde de orada kazandığım tecrübe yatıyor. Ticaret ile birlikte turizim sektöründe de faaliyet göstermekteyim. İlk olarak 2000 yılında bir butik otel ile başlatığım turizimcilik hayatımız yakın zamanda açmış olduğumuz ikinci butik otelimiz ile birlikte devam ediyor. “Ticarette gerçekten zor bir meslek ama ben ticareti severim.” Üretim konusunda da faaliyet göstermem dolayısıyla ticaretin üretimden çok daha kolay olduğunu söyleyebilirim. Tabi ki bu devirde ticaret yapmanın da zorlukları var ama alıp satmak birşeyi üretmekten daha kolaydır. Mal bozuk çıktığında üreticinin


Geçerken Uğradık

o mal için yapmış olduğu masraf, zarar hanesine işlenir. Ticarette ise iade ederiz. Ticarette gerçekten zor bir meslek ama ben ticareti severim. Yanlız hani derler ya dünya ya bir daha gelsen bu işi yaparmısın diye; ticareti yaparım da bu alanda olmayacağına eminim. Çünkü öyle bir sektörde yer alıyoruz ki; büyük sermaye istiyor, karlılığı düşük, riski ve çeşidi çok. Dolayısıyla büyük bir yatırım yapıyor, risk altına giriyor, aynı zamanda da bu yaptıklarınızın karşılığında düşük bir kar marjınız oluyor. “1980’lerde piyasada fayans seramik 10-11 dolardan satılıyordu. Bugün 3-4 dolara mal bulabiliyorsunuz.” Cirolar çok yüksek ama karlar çok düşük. Limon satıyoruz, kasası bize kalıyor. Karların yükselmesi gerekiyor ama bu kadar fazla üretimin olduğu bir sektörde de bunun gerçekleşebilmesi gerçekten çok zor. Çok büyük ihracat patlamaları olmadığı takdirde istenilen karların yakalanması mümkün olmayacaktır. Bu sadece bizim için değil üretici için de aynı şey geçerli. Doğalgaza elektriğe zam geliyor, üretim maliyetleri artıyor ama piyasadaki rekabetten dolayı kimse zam yapamıyor. 1980’lerde piyasada fayans seramik 10-11 dolardan satılıyordu. Bugün 3-4 dolara mal bulabiliyorsunuz. Buradan bir pay çıkartmak gerekiyor.

“Bu iş’te bence en önemli noktalar öz sermayenizi güçlü tutmak ve iyi bir ekibe sahip olmaktır.” Özellikle sektöre yeni girecek arkadaşlarımızın işi gerçekten de çok zor. Giren insan bu işten çıkamıyor. Bu nedenle girmeyi düşünen arkadaşlarımıza bir kere daha düşünmelerini tavsiye ederim. Girmeye kesin kararlıysa da özsermaye yapısını her zaman güçlü tutmak ile birlikte muhakkak surette iyi bir ekip kurmalarını tavsiye ederim. Bu iş’te bence en önemli noktalar öz sermayenizi güçlü tutmak ve iyi bir ekibe sahip olmaktır. Biz hep kendi özsermayemiz ile büyüyerek bugünlere geldik. Bununla birlikte de uzun yıllardır birlikte çalıştığımız iyi bir ekibimiz var. Bunları dikkate aldığımızda İkilim Yapı Ürünleri bu işte en değerli noktaları sağlamıştır. Uzun yıllardır birlikte çalışmamızın getirmiş olduğu bir samimiyetimiz var ama bu hiçbir zaman şımarıklık boyutuna gitmemiştir. Yani burada gerçek bir aile yapısı var. Kimse abisine, ablasına, kardeşine karşı saygısını esirgemez ve birbirlerine yardımcı olarak hep birlikte İkilim ailesinin güçlü bir şekilde yoluna devam etmesini sağlarlar. Kurmuş olduğumuz bu aile yapısı içinde ben çalışma arkadaşlarımıza güvenimi hissettiriyor, sorumluluk ile birlikte yetki de veriyorum. Arkadaşlarımız da bu Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

145


Geçerken Uğradık çerçevede sorumluluklarını en hızlı ve mantıklı şekilde yerine getiriyorlar. Bu sayede ben hiç ilgilenemediğim zamanlarda da çarkalar dönmeye devam eder. Bir de burada 35 yıllık arkadaşım ve şirketimizin kar ortağı Mehmet Gaziler ile birlikteyiz. O da benim gibi bu iş’te profesyoneldir dolayısıyla ürünü çok iyi tanıyor. Bu nedenle ben işin finansal konuları haricinde birşey ile ilgilenmeye gerek bile duymuyorum. “Tali bayi arkadaşlarımızın işi zorlaşmaya devam edecektir.” Her geçen gün tali bayi arkadaşlarımız azalıyor. Tıpkı geçmişte yaşanan süpermarket – bakkal döngüsü gibi tali bayilerde gittikçe azalmaya devam edecektir. Yapı marketler armatür, banyo aksesuarları gibi konularda her ne kadar bizim pazarımızda olsalar da seramikte yapı marketler çok zayıf. Çünkü olabildiğince geniş bir ürün yelpazesi var, bununla birlikte bizim insanımız da özellikle seramik gibi ürünlerde sıcak satışı seviyor. Yani gelip ürüne dokunmak onu incelemek istiyor. Hatta bu konuyu biraz abartıp banyoda kullanacağı karoyu eline alıp dışarıda güneş ışığında nasıl görünüyor diye bakan müşterilerimiz oluyor. Marketlerin seramik ürün portföyünü geniş tutamamasına istinaden mağazacılık sektörünün yine birinci kalem ürünü seramik olarak devam edecektir. Ancak gittikçe büyüyen marketler dolayısıyla özellikle tali bayi arkadaşlarımızın işi zorlaşmaya devam edecektir. Ciromuzun %30’unu perakende müşterilerimizden, %70’ini ise toptan satış üzerinden sağlıyoruz. Bu nedenlede çok büyük stoklarla çalışıyoruz. Proje pazarında da satışlarımız oluyor ancak bu pazarda çok aktif olmayı tercih etmiyoruz. Benim için 1 müşteriden 1 milyon almaktansa 100 müşteriden 10.000 almak daha iyidir. Biz olduğumuz yerde büyümeyi tercih ediyoruz. Bu nedenle yeni bir şube veya daha büyük mağazalar açmak gibi bir düşüncemiz yok. Yapan arkadaşlarımıza Allah kolaylık versin. Turizim konusunda ilerleyen dönemlerde de yatırımlarımıza devam edebiliriz ama artık bu işte büyüme gereği hissetmiyoruz. “Bir eksiklik görüyorsak önce aynayı kendimize tutmalıyız.” TİMDER bizim derneğimiz, her zaman için elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışırız. Her geçen gün daha iyi, güzel faaliyetlere

146

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

imza atıyor. Gelecekte de aynı şekilde yararlı projelerinin olacağına inanıyorum. Yanlız üyeler olarak bizlerin birşeylere iştirak etmesi, hiç olmazsa bazı konular hakkındaki sıkıntı veya memnuniyetlerimizi derneğimize iletmeliyiz ki derneğimiz daha da faydalı bir şekilde ilerlemeye devam etsin. Siz bana TİMDER’i eleştirdiğiniz noktalar var mı? Diye soruyorsunuz. Ancak bizim eleştireceğimiz konuların yine sorumlusunun bizler olduğunu unutmamak gerekir. Sonuçta dernek dediğiniz biz üyelerin bir araya gelmesinden oluşan bir sivil toplum örgütüdür. Eğer bir eksiklik görüyorsak önce aynayı kendimize tutmalıyız. Bende Yönetim Kurullarında aktif görev almıştım. Bir organizasyon yapıyorsunuz. Üyelerinizden teyid alıyor, buna göre rezervasyon yaptırıyorsunuz. Bakıyorsunuz ki 100 kişi geleceğim derken 80 kişi gelmiş. Bu ilgisizce yapılan davranışlar sadece morallere değil aynı zamanda derneğin sermayesine de zarar veriyor. Bununla birlikte TİMDER ne yapıyor? Diye soran üyeler oluyordu. Baktığınızda bu arkadaşlar hep derneğe karşı ilgisiz, desteği bir kenara bırakalım sorununu bile çözün diyerek derneğe sunmayan arkadaşlar oluyor. Belki milletimizin genel bir özelliğinden kaynaklanıyor ama katılımcı olmamız gerekiyor.


Geçerken Uğradık

Orhan Hopa

Yedekler İnş. Malz. San. ve Tic. A.Ş.

Mehmet Ali Yedek

Kuruluş ve Gelişim Süreci Antalya İbradılıyım. Liseyi Konya’da okudum. 1976 yılında İstanbul’a geldim. Tahtakale’de, İleri Hırdavat ve Kent Hırdavat’ta 10 yıl kadar satış temsilcisi olarak çalıştım. 1986 yılında, kardeşim İbrahim Yedek ile birlikte, Bahçelievler’de küçük bir dükkân açarak Yedekler Ticareti kurduk ve perakende satış ile işe başladık. 1988 yılında, Tahtakale’den çalışma arkadaşlarımız olan Erdoğan Güneş ve Recep Güneş’in de katılımıyla dört ortaklı bir yapıyı oluşturduk. Aynı yıl, toptan dağıtıma da başladık. Yıllarca Anadolu’ya çıkan biz farklı bir sistem geliştirelim istedik; çok çeşit, az müşteri… Alternatifli vade ve iskonto... O yıllarda, ürünün bir fiyatı, ya da bir fiyat ve iskontosu vardı. Biz, peşin, 1 ay, 2 ay, 3 ay şeklinde vadeler ve bu vadelere göre iskontolar uyguladık. Ayrıca binlerce ürüne fiyat listesi oluşturduk. Eskiden toptancının müşteriye dağıttığı fiyat listeleri yoktu. Biz bu uygulamanın öncülerindeniz. Haftalık fiyat değişimlerini nalbur arkadaşlara ulaştırdık. Bizimle çalışan nalbur arkadaşlar, yaklaşık 8.000 çeşit ürünün fiyat değişimlerinden aynı hafta haberdar oldu. Yıllık enflasyonun %80 ilâ %100 arasında seyrettiği yıllarda, bu, çok önemli bir hizmet sağlandığı anlamına geliyor. Bu hizmet, bizi uzun yıllar farklı kıldı. 1994 yılında, Bağcılar-Güneşli’de, 2.000m2 kapalı alandan oluşan kendi binamızı yaptık ve taşındık. 1999 yılında, Kuşadası’nda, 20.000 çeşitli, barkodlu bir yapı market kurduk. 2003 yılında, maalesef ortağımız İbrahim Yedek’ten ayrıldık ve Kuşadası’ndaki yapı marketi ona bıraktık. Biz üç ortak, olarak o günden beri yolumuza devam etmekteyiz.

148

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

2009 yılında, Yunus Pres Döküm Su Armatürleri Ltd. Şti. kurarak armatür imalatına başladık. Hem iç pazara hem de yurtdışına armatür satıyoruz. 2010 yılında da, ithalatçı firmalardan alıp sattığımız ürünleri kendimiz ithal etmeye başladık. Birinci prensibimiz; kullanamayacağını üretme, ithal etme ve satma’dır. Marka ve Pazar Yapısı Şirketimiz, bünyesinde, sektörün önemli markalarının bayiliklerini bulundurmaktadır. Yunus Armatür, kendi üretimimizdir. Yedsun ve Watersun markalı ürünlerimizi ithal etmekteyiz. Baylan su sayaçlarının da, İstanbul’daki tek yetkili satıcısı olarak hizmet vermekteyiz. Bunların dışında, tesisatta; Fırat Boru, Çanakcılar, Tema, Visam ve KAS; hırdavatta ise; Kale Kilit, Henkel, Çekomastik, Dekor, Hassan, Karbosan ve Yaparlar gibi 100 civarında üretici, ithalatçı ve mümessil firmadan ürün alarak ticaretimizi sürdümekteyiz. Ayrıca, Marshall boyanın Trakya’daki tek bayisi ve İstanbul’daki dört bayisinden biriyiz. 11 kişilik satış temsilcimiz ve 45 kişilik kadromuz ile, 800 civarındaki nalbur ve tedarikçi firmaya her hafta satış temsilcileri göndermekteyiz. İstanbul’da gün aşırı, Trakya’da ise 3 günde bir ürün teslimi yapmaktayız. Biz, 24 yıldır aynı hizmeti hiç aksatmadan sunmaktayız. Şuan, 5.000m2 kapalı, 2.000m2 açık alanda hizmet vermekteyiz.


Geçerken Uğradık Sektörün Değişim ve Yanlışları Sektör, son 30 yılda ciddi değişimler yaşadı. Eskiden, üreticilerden aylarca ürün beklenir, sıraya girilirdi. Şimdi ise üretim fazlalığı yaşanıyor ve aşırı üretimden dolayı, bazı ürünlerde spot fiyat oluşumları gözleniyor. Ürün çeşidi arttı, alternatif ürünleri ve fiyatları bulmak çok kolaylaştı. Görsellik ön plana çıktı. Alıcı, görerek ve dokunarak, alacağı ürünü seçebiliyor. Büyük yatırım yapan firmaların sayısı hızla artmaktadır. Bu da rekabeti arttırmakta ve sonuç olarak daha güzel mağazaların açılmasına katkı sağlamaktadır. Yedekler A.Ş. olarak toptan dağıtıcılık yapmaktayız. Biz de hizmet sektörüne hizmet etmekteyiz. Rekabetin çok yoğun yaşandığı bir dönemi tecrübe ediyoruz. Bu rekabet, fiyat ve vade üzerinden yapılmaktadır. Onu da yaparken, satışa giden her yol mübah görülüyor. Nasılsa alıcı bilmiyor; vuralım belden aşağıya… Maalesef, bu tür yanlış düşünceler piyasada görülmekte. Bence satıcı dürüst olmalı, sattığı ürünün işe yarayıp yaramayacağını bilmeli. Düşük kaliteli ürünleri satmamalı veya alıcıya, ürünü avantajlarıyla birlikte dezavantajlarını da objektif bir şekilde anlatmalıdır. Arz-Talep meselesi tabiî ki bunu anlıyorum ama şunu da biliyorum ki sektörde, nihai alıcının %80’i, aldığı ürünün kalitesini, ne kadar kullanabileceğini bilmez. Eğer firmamız anlaşılır ise; ürettiğimiz ve sattığımız ürünler kullanışlı ise; ve de satıcılarımız ürün hakkında detaylı bilgi veriyor ise, farklıyız demektir. Bir tüketici bana yıllar evvel şöyle demişti: “Ben, sahibinin bile, kendi dükkânında arayıp zor bulduğu, tozlanmış ve paslanmış bir ürüne para vermek zorunda mıyım?” bence bu tüketicinin derdini anladıysak, farklıyızdır! Gelecek ve Gerçek Yapı market oluşumları her geçen gün artıyor. Bundan özellikle nalbur arkadaşlarımız hem iyi yönde hemde kötü yönde etkilenmekteler. Özellikle nalburiye sektöründe sermaye yetersizliği var. Bu birbirimizi çekle açık hesapla desteklememizi, nalburiye sektörünün ayakta durmasını sağlıyor. Yapı marketlere paranız veya kredi kartınızın limiti varsa girebiliyorsunuz. Ama paranız yoksa bunu mahallenin nalburundan çözmek zorundasınız. Tesisatçı, boyacı yapı marketten mal alamıyor. Önce nalburdan malını alıyor, işini yapıp parasını aldıktan sonra da gidip ödemesini yapıyor. Bu nedenle sermaye oluşumu bir süre daha devam edecek ama nalburiye sektörü bu süreç içinde her yıl %10 fire verecek. Fire vermelerle birlikte işinin başında duran, kendini geliştirmeye açık olanlar ise; sektörün değişimine ayak uydurarak büyüyecek. Artık bu oyunda küçük oynama dönemi bitti. Ayakta durabilmek için risk alacaksınız, büyük düşüneceksiniz, farklılıklara

açık olacaksınız. Hiçbirşey yapamıyorsanız birleşerek büyüyeceksiniz. Olduğum hal bana yetiyor konumumu koruyacağım diyenlerin işi çok zor. Sektör kendini yenilerken siz aynı yerde kalamazsınız. Çünkü ışığı gören diğer meslektaşları kendini geliştirdikçe aynı yerde kalmak, geri de kalmak anlamına geliyor. Geride kalmak ise bir zaman sonra sizi oyunun dışına itecektir. Otuzbeş senedir sektörün içindeyim. Yirmibeş yıldır kendi işletmemi yönetmekteyim. Makul ve mantıklı cirolar yaptık. İyi mümessillikler, bayilikler yapıyoruz ama yaptığımız ticaretin artık makul ve mantıklı olduğunu düşünmüyorum. Çin’e 2 yıldır gitmekteyim. Yaklaşık 30 üretim tesisi gezdim. Oradaki ticareti gördükten sonra Yedekler’in ticaretinde ciddi değişiklikler yapma kararı aldım. Öncelikle daha büyük, global düşünme kararı aldım. Belli bir noktayla ticareti sınırlamamak gerektiğini gördüm. Kesinlikle üretmeliyim dedim. Üretirsem satabileceğim, gelişeceğim, yaşayacağım kanaati doğdu. Bizim yaptığımız ticaret ile onların yaptığı ticaret arasındaki farklılıkları iyi analiz etmeli yanlışlarımızı avantajlarımızı göz önüne almalı ve büyük düşünerek kendimizi geliştirmeliyiz. Herkesin bir vesileyle muhakkak Çin’deki ticareti analiz etmeli doğru noktaları görerek kendini geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Hedefler Yedeklerin ana hedefleri; Güçlü bayilikleriyle daha iyi hizmet verebilmek. Yunus Armatür ile, Türkiye’de bir marka olmak. Bu yıl katılacağı 5 yurtiçi ve yurtdışı fuarları sayesinde ihracatını çok daha arttırmak. İthal ettiği ürünlerle de kaliteyi ucuza satarak, fark yaratmaktır. TİMDER TİMDER yönetimini kutlamak istiyorum. Eski yönetici arkadaşlar da, bugün yönetimde olan arkadaşlar da sektöre büyük katkı sağladılar, sağlamaya devam ediyorlar. Canla başla çalışmaları, işlerinden ve ailelerinden kıstıkları vakti dernek için ve bizler için harcamaları büyük fedakârlıktır. Geçmişte ve bugün emeği geçen herkese, tüm hizmet edenlere sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

149


Geçerken Uğradık

Orhan Hopa

E7 Yapı Market Ltd. Şti. ELEKTRÝK

Ersin Aydeniz NETZ ENDÜSTRÝYEL MUTFAK

ÝNÞAAT

MADEN

M ESSI

TURÝZM

®

1983 İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimden sonra İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları Bölümü’nde lisans eğitimimi tamamladım. Halen İstanbul Kültür Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimime devam etmekteyim. Bir aile şirketi olarak 1949 senesinden beri çeşitli alanlarda gösterdiğimiz faaliyetleri genişleterek 2008 yılında yapı malzeme sektörüne adım attık. Her geçen gün büyüyerek devam eden bir çizgiyle, yapı malzemeleri sektöründe yer almaya devam ediyoruz. Üniversitedeyken gelişmekte olan inşaat sektörü ve iç malzeme pazarındaki yükseliş dikkatimi çekti. Lisans eğitimimde tezimi bu konu üzerine hazırladım. Tezimi hazırladığım süreçte, pazarın büyüyen hacmiyle birlikte gösterdiği hızlı gelişme net bir şekilde fark ediliyordu. Konut sektöründeki büyüme ve inşaat sektöründeki yeni yapılanma, yapı malzemelerini lider bir ihtiyaç haline getirmişti.

150

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Bu detaylı pazar araştırması sonucunda iç ve dış müşterileri kapsayacak hem perakende hem de proje bazında cevap verebilecek E7 YapıMarket’ i 2008 yılının Eylül ayında faaliyete geçirdik. Alanında uzman ve eğitimli personellerden oluşturduğumuz ekibimizle, kurumsallaşma süreci adına kısa zamanda önemli adımlar attık. Dört sene içinde hizmet kalitemizi her geçen gün arttırırken; ürün/ hizmet gamımıza dahil ettiğimiz markalarla, tedarikçi firma kimliğimize güç katmaya devam ediyoruz. E7 YapıMarket olarak hizmet verdiğimiz 18 grupta sayısı 40’a yaklaşan markayla tedarik hizmeti veriyoruz. Ürün yelpazemiz oldukça geniş. Seramikten granite, vitrifiyeden armatüre, ankastre ürünlere kadar her geçen gün zenginleşen ithal ve yerli geniş bir ürün gamına sahibiz. 30 kişilik profesyonel ekibimizle, sorumluluk duygusu ve kaliteli hizmet anlayışı içinde,


Geçerken Uğradık showroom ve outlet mağazalarımızda müşterilerimize hizmet sunmaktayız. İstanbul’un tüm bölgelerinde sunduğumuz proje bazlı tedarik hizmetlerimizin yanında, Türkiye’nin dört bir köşesine ürün sevkiyatları da gerçekleştirmekteyiz. Türkiye pazarında, bilinen 100’ ün üzerinde yapı market bulunmakta. Bu yapı marketlerin yüzde 25’i ise İstanbul’da faaliyet göstermekte. Bu oran, Türkiye pazarına baktığınızda İstanbul’u öne çıkarmakla birlikte, geriye kalan yüzde 75’lik bir dilimi de göz ardı etmememizi ifade etmekte. Geçmişte sadece esnaf mantığıyla nalburlardan yapılan iç malzeme alışverişi, günümüzde bir yaşam aktivitesi halinde gezilen, daha çok vakit geçirilen, alışveriş merkezi konseptli yapı marketlerden gerçekleşir hale geldi. Bu durum insanların satın alma alışkanlıklarını değiştirdi. İnsanlar artık sadece ihtiyaçları olduğu için değil, mutlu olmak için de evlerini yeniliyorlar. Durum böyle olunca da yapı marketlerin büyümesi, zincir mağazaların ve şubelerin gelişimleri de kaçınılmaz oldu. Stratejik ortaklıkların önemi de arttı. Yoğun talep üzerine hızla üretime odaklanan fabrikaların, adeta birer bayi gibi çalışmaları da piyasada hizmet veren tedarikçi firmaları zorlayan şartlar yarattı. Bu sürecin fabrikalarda doğru yönetilmesi sonucunda, pazarın daha da iyi olacağını düşünüyorum. Bunlarla birlikte, daha çağdaş bir yaşam için oluşturulan kentsel dönüşüm projeleri, depreme dayanaklı konuta olan ihtiyaç, inşaat sektöründeki teknolojik gelişmeler, konutlara

E7 Yapı Market Satış Müdürü Bülent Ertural

enerji verimliği açısından getirilen yasal düzenlemeler, tüketicinin kendini güvende ve huzurda hissettiği evini, yenileme isteğiyle göz önüne alınınca, yapı malzemeleri sektörünün gelecekte daha da büyük bir pazar olacağını ve bu doğrultuda rekabetin artacağını öngörüyorum. Pazar pastasının büyük olduğu her yerde rekabet büyüktür. Bir çok firma için önemli olan bu pastadan ne kadar pay alacağıdır. Rekabet ortamında bu pastadan büyük bir dilim almak için doğru ve dürüst çalışma ilkeleri içinde çalışma standartları geliştirilmelidir. Meslek ilkelerine, çalıştığı kuruma, iş arkadaşlarına ve ahlaki değerlere sahip bir ekibiniz varsa ve siz bu ekibi yönetebiliyorsanız, farklılaşmanızı sağlayacak her türlü ticaret yapısını oluşturmanız mümkün. E7 YapıMarket, planladığımız doğrultuda profesyonel ekibi ve çalışma değerleriyle markalaşma yolunda emin ve hızlı adımlarla gelişme göstermekte. Bu süreç yönetiminde pazarlama iletişimine çok önem vermekteyiz. Her şeyin başının eğitim olduğunun bilincindeyiz. Eğitim konusunda özellikle müşterilerle birebir temas halinde bulunan satış ekibimize 3D-Max grafik ve çizim eğitimleri de aldırıyoruz. Bütün bu gelişme süreçlerinin ise müşteride farklılık yaratacağını düşünüyoruz. Müşteri sadakatine çok önem veriyoruz. Müşterilerimizle birlikte sosyal paydaşlarımız olan ustalarımız, bizim için önemli hedef kitlelerimiz arasında. Etkinlik yönetimi içinde Ustalar Kulübü adlı projemizde kayıtlı

E7 Yapı Market Pazarlama Müdürü Taylan Zabun

E7 Yapı Market Satınalma Müdürü İlhan Tunçkol

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

151


Geçerken Uğradık ustalarımızın sayısı bugün 300’e yaklaştı. Bu sayının önümüzdeki günlerde daha da artacağını düşünüyoruz. Ustalarımıza eğitim sertifikaları veriyor, yılın belli dönemlerinde yaptığımız organizasyonlarla da aktif bir şekilde iletişimimizi koruyoruz. 2012 yılında farklılaşmamızı sağlayacak yol haritamızı ise yine bütünleşik pazarlama iletişimi kapsamı doğrultusunda oluşturduk. Mağazamızın fiziksel yapısından, ekibimizin duruşuna, kurumsal kimlik çalışmalarımızdan, halkla ilişkiler, reklam ve pazarlama faaliyetlerine kadar, hizmet sunduğumuz her alanda, standartlarımızı ve oluşturduğumuz kalite anlayışımızı müşterilerimiz ve stratejik ortaklarımızla paylaşmaya devam edeceğiz. E7 YapıMarket olarak kısa zaman içinde doğru ve emin adımlarla sektörün odak noktasında kendimizi konumlandırdık. Sektörde konumumuzun verdiği güç, kadromuzun birlikteliği ve ürün gamımızın genişliği ile büyümeye ve gelişmeye devam ediyoruz. Artık olgunlaştığımızı düşündüğümüz sektörde, fark yaratan lider bir kurum olma hedefine doğru ilerliyoruz.

E7 Yapı Market Ailesi

152

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Her geçen gün gelişme gösteren faaliyetlerimiz ve güçlü yapımızla yapı-inşaat pazarının tedarik lideri, Türkiye pazarının ise önemli firmaları arasında olacağımızı biliyoruz. Bu süreç yönetimi içinde, Ar-Ge çalışmalarımıza daha da önem vererek, ürün gamımızı genişleteceğiz. Bununla beraber, alt yapımızı daha da güçlü kılacak sektörel ve teknolojik gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Örneğin; internet ortamındaki varlığımızı güçlendirmeye yönelik çalışmalarımıza hız verirken, hizmet kalitesini arttırmaya yönelik yatırımlarımızla da lider bir kurum olmayı hedefliyoruz. Sektörün ileri gelen firmalarının bir araya gelerek paylaşımlarını gerçekleştirdiği nadir dergilerden biri olan TİMDER; sivil toplum kuruluşları içinde duruşu, basın ve yayın ilkelerine uygunluk gösteren çizgisi ve içeriğiyle, sektöre ışık tutan bir mecra. Sektörümüzle ilgili bilgiler edinirken, gelişmeleri ve gündemi de takip etmemiz açısından etkili bir iletişim aracı olarak görüyorum. Bu çizginin devam etmesini ve devamlılığın sürmesini diliyorum.


Hukuken

İnternet Sitesi Açma Zorunluluğu ve Dolayısıyla Güncelleme Mecburiyeti (6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Sermaye Şirketlerine Getirilen En Ağır Yükümlülük) 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan Yeni Türk Ticaret Kanunu, halihazırda yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanununda bulunmayan bir düzenleme getirerek sermaye şirketlerine internet sitesi açma zorunluluğu getirmiştir. İlgili düzenlemede buna ek olarak internet sitesi mevcut olan şirketler hakkında, kanunla belirlenmiş olan sayılı hususların sitenin belli bir bölümünde yayımlanması zorunluluğu getirilmiştir. Kanunun 1524. maddesi genel hüküm olup bu hüküm uyarınca şirketlerin internet sitelerinde yer ayırmak durumunda oldukları hususlar şu şekildedir; a) Şirketçe kanunen yapılması gereken ilanlar. b) Pay sahipleri ile ortakların menfaatlerini koruyabilmeleri ve haklarını bilinçli kullanabilmeleri için görmelerinin ve bilmelerinin yararlı olduğu belgeler, bilgiler, açıklamalar. c) Yönetim ve müdürler kurulu tarafından alınan; rüçhan, değiştirme, alım, önerilme, değişim oranı, ayrılma karşılığı gibi haklara ilişkin kararlar; bunlarla ilgili bedellerin nasıl belirlendiğini gösteren hesapların dökümü. d) Değerleme raporları, kurucular beyanı, payların halka arz edilmesine dair taahhütler, bunlara ait teminatlar ve garantiler; iflasın ertelenmesine veya benzeri konulara ilişkin karar metinleri; şirketin kendi paylarını iktisap etmesi hakkındaki genel kurul ve yönetim kurulu kararları, bu işlemlerle ilgili açıklamalar, bilgiler, belgeler. e) Ticaret şirketlerinin birleşmesi, bölünmesi, tür değiştirmesi hâlinde, ortakların ve menfaat sahiplerinin incelemesine sunulan bilgiler, tablolar, belgeler; sermaye artırımı, azaltılması dâhil, esas sözleşme değişikliklerine ait

154

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

TİMDER Hukuk Danışmanı Avukat Murat Çelikten murat@murathukuk.com

belgeler, kararlar; imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu kararları, menkul kıymet çıkarılması gibi işlemler dolayısıyla hazırlanan raporlar. f) Genel kurullara ait olanlar dâhil her türlü çağrılara ait belgeler, raporlar, yönetim kurulu açıklamaları. g) Şeffaflık ilkesi ve bilgi toplumu açısından açıklanması zorunlu bilgiler. h) Bilgi alma kapsamında sorulan sorular, bunlara verilen cevaplar, diğer kanunlarda pay sahiplerinin veya ortakların aydınlatılması için öngörülen hususlar. ı) Finansal tablolar, kanunen açıklanması gerekli ara tablolar, özel amaçlarla çıkarılan bilançolar ve diğer finansal tablolar, pay ve menfaat sahipleri bakımından bilinmesi gerekli finansal raporlamalar, bunların dipnotları ve ekleri. i) Yönetim kurulunun yıllık raporu, kurumsal yönetim ilkelerine ne ölçüde uyulduğuna ilişkin yıllık değerlendirme açıklaması; yönetim kurulu başkan ve üyeleriyle yöneticilere ödenen her türlü paralar, temsil


Hukuken ve seyahat giderleri, tazminatlar, sigortalar ve benzeri ödemeler. j) Denetçi, özel denetçi, işlem denetçisi raporları. k) Yetkili kurul ve bakanlıkların konulmasını istedikleri, pay sahiplerini ve sermaye piyasasını ilgilendiren konulara ilişkin bilgiler. Bu doğrultuda, Kanunda sayılı söz konusu hususlarla ilgili olarak belirlenen yükümlülüklere uyulmaması, ilgili kararların iptal edilmesine sebep olacağı gibi kanuna aykırılığın tüm sonuçlarının doğmasına ve bu aykırılık bakımından kusuru bulunan yöneticiler ile yönetim kurulu üyelerinin CEZAİ sorumluluğuna neden olacaktır. Nitekim aynı hükümle buna ilişkin ceza hükümlerinin saklı olduğu belirtilmiş olup, buna göre sermaye şirketlerinin internet sitesi açma, bilgi ve belgeleri yayımlama konusunda aykırılık tespit edilmesi durumunda uygulanacak cezaları Yeni TTK’nın “Suçlar ve Cezalar” başlıklı 562. maddesinin 12. fıkrası uyarınca belirlenmiştir. Buna göre; bu Kanunun 1524. maddesinde öngörülen internet sitesini bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde oluşturmayan veya, internet sitesi mevcut ise aynı süre içinde internet sitesinin bir bölümünü bilgi toplumu hizmetlerine özgülemeyen, Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, limited şirket müdürleri ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirkette yönetici olan komandite ortaklar altı aya kadar hapis ve yüz günden üçyüz güne kadar adli para cezasıyla ve aynı madde uyarınca internet sitesine konulması gereken içeriği usulüne uygun bir şekilde koymayan bu bentte sayılan failler üç aya kadar hapis ve yüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacaklardır. Bu suçlar kamu adına -herhangi bir şikayet olmaksızınresen takip edilecektir. Bu Kanun ve ilgili diğer kanunlarda veya idari düzenlemelerde daha uzun bir süre

öngörülmedikçe, şirketin internet sitesine konulan bir içeriğin, üzerinde bulunan tarihten itibaren en az altı ay süreyle internet sitesinde kalacağı; aksi hâlde konulmamış sayılacağı da ayrı bir husustur. Dolayısıyla sitede yer alan her türlü bilginin yürürlüğe giriş tarihi bakımından mutlaka bildirim olması gerekecektir. Bu husus finansal tablolar bakımından beş yıl olarak belirlenmiştir. Sitenin, bir numara altında tescili ve ilgili diğer hususlar ise Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından ayrı bir yönetmelikle düzenlenecektir. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun bu madde hükmüyle amaçlanan şirketle ve faaliyetleri ile ilgili hususlar bakımından şeffaflık sağlamaktır. Bu doğrultuda, internet sitesinin bilgi toplumu hizmetlerine ayrılmış bölümü herkesin erişimine açıktır. Erişim hakkının kullanılması, ilgili olmak veya menfaati bulunmak gibi kayıtlarla sınırlandırılamayacağı gibi herhangi bir şarta da bağlanamayacaktır. Bu ilkenin ihlali hâlinde herkes engelin kaldırılması davasını açabilme hakkı da getirilen yeni bir düzenlemedir. Yeni TTK’ya ilişkin Şubat ayı sonunda gerçekleşen Konferansımızda konuyu detayıyla izah etmemize rağmen, katılımcıların şaşkınlığını ve belirtilen içeriğin ne şekilde internet sitesinde yerleştirilebileceğini kavrayamamış olmalarını biz de hukukçu olarak normal karşılıyoruz. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile sermaye şirketleri bakımından internette yayını öngörülen bilgilendirme yükümlülüğünün içeriği, birçok şirket yöneticisinin hürriyeti bağlayıcı ceza tehdidi ile yargılanmasına sebep olacaktır. Katılımınızın yoğun olduğu konferansımızda da dile getirdiğimiz üzere ticaret hayatında şeffaflık getirilmesi gereğini savunmamıza rağmen, şirketlerin adeta röntgenlerinin internette yer almasının zorunlu hale getirilmesini hiçbir şekilde doğru bulmuyoruz. Liberal bir ticaret anlayışının hakim olduğu ve hızlanan bir ticari hayatın tüm dünyayı ele geçirdiği günümüzde, yapılan düzenlemenin fazlasıyla sınırlayıcı ve ticaretin dinamiklerine aykırı olduğu açıktır. Konunun en kısa sürede yasama tarafından tekrar düzenleneceği yolundaki haberlerin verdiği umutla, hatadan dönüleceği temennisiyle iyi çalışmalar dileriz. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

155


Etkin Yönetim

Yönetimde “5N 1K” maliyetle mümkün; oysa yeni işletmeler bu anlayışı yıkan çalışma içindedirler. Tüm bu unsurları doğru bir şekilde yönetebilmek bizim için göz ardı edilmemesi gereken konudur ve bu nedenle yönetim etkinliği, işletmelerin sürekliliği açısından önemli bir yer oluşturmaktadır. Unutulmamalıdır ki; yönetim anlayışı, işletmelerin en belirgin ve en ayırt edici özelliğidir. Yönetim; zaman, para, teknoloji, malzeme, alan ve enerji gibi üretim kaynaklarıyla, insan kaynaklarını bir araya getirerek, organizasyonun amacına ulaşmasını sağlayan bir bilim ve sanattır. Yönetim; daha etkin olmak zorundadır ve bütün süreçlerle iletişimde olmalıdır. Bütünsel bakış açısıyla kendini sonuçlara ve performansa odaklamalıdır. Sait SAĞLAM Endüstri Yüksek Mühendisi STRATEJİTEK Kurumsal Danışmanlık Hizmetleri Yönetici Ortak, Projeler Yöneticisi ssaglam@stratejitek.com 21.yy Türkiye’sinde değişen piyasa koşullarında ayakta kalabilmenin yegâne yolu rekabet etmek ve rekabet etme gücünü geliştirmektir. Rekabete dayalı bir pazarda, ürün veya hizmetin pazar kabiliyeti ona rekabet etme özelliği kazandırır. İşletmeler, satış güçlerini müşterilere daha iyi kalite, daha uygun fiyat, daha iyi dağıtım ve servis olanakları sunarak arttırabilirler. Bunun yanında kalite fonksiyonun sağlanması ve istenen özelliklerde ve hatasız ürün veya hizmet üretilebilmesi için de çeşitli tekniklerin kullanılması gerekmektedir. Endüstri ve ticarette başarılı olan işletmeler bir taraftan ürün veya hizmetlerinin kalitesini yükseltirken, diğer taraftan maliyetlerini düşürerek fiyatta da rekabet edebiliyorlar. Klasik anlayışa göre kaliteyi yükseltmek ancak daha büyük

156

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Yönetim; planlama, örgütleme, yürütme, koordinasyon ve denetim olmak üzere, modern yönetim yaklaşımlarının üzerinde uzlaştığı beş fonksiyona sahiptir. Yönetimin en önemli fonksiyonu olan planlama, 5N 1K’da yer alan “Ne? Ne zaman? Nerede? Nasıl? Neden? Kim?” sorularının cevaplarını kapsamaktadır. Yapılacak işler/faaliyetler nedir? İşler/faaliyetler neden yapılacaktır? İşler/faaliyetler ne zaman yapılacaktır? İşler/faaliyetler nerede yapılacaktır? İşler/faaliyetler nasıl yapılacaktır? Ve işleri/faaliyetleri kimler yapacaktır? Sorularının cevapları alınabildiğinde yönetimde planlamanın yapıldığının göstergesidir. Planlama, herhangi bir konu ile ilgili olarak ne, ne zaman, nasıl, nerede, kim tarafından, neden, hangi maliyetle, hangi sürede sorularına cevap vermeyi ifade eder. Planlama, önceden belirlenmiş amaçlara


Etkin Yönetim ulaşabilmek için yapılması gereken işlerin ve izlenmesi gereken yolun belirlenmesidir. Doğru şekilde planlanmamış işlerin, ne kadar iyi yönetilirse yönetilsin, başarıya ulaşması mümkün değildir. Plan yapılırken de mümkün olduğu kadar stratejik düşünmek gerekmektedir. Stratejik yönetimin en önemli aracı olan stratejik planlamada olduğu gibi, ilk önce mevcut durum analizleri yapılarak şu an nerede olunduğu ve çevresel faktörlerin neler olduğu belirlenmelidir. Daha sonra gelecekte olmak istenen yer rasyonel bir şekilde belirlendikten sonra, amaca ulaşmak için gerçekleştirilmesi gereken alt hedefler belirlenmelidir. Bu hedeflere nasıl ulaşılacağını belirleyen stratejiler geliştirilerek projeler bütçelendikten sonra, hedeflere ne ölçüde ulaşıldığının değerlendirilmesi için kritik başarı faktörleri belirlenmelidir. Etkin bir yönetim için, iyi bir planlama çalışmasının ardından atılması gereken ikinci adım, başarılı bir örgütlemedir. Bu adımda, gerçekleştirilecek projelerdeki işler tanımlandıktan sonra bir iş değerlemeye tabi tutularak o işin yapılabilmesi için gerekli insan gücü belirlenmelidir. İşlerin gerektirdiği yetkinliklere sahip personel istihdam etmek yönetimin başlıca görevleri arasındadır. Yönetimin üçüncü fonksiyonu olan yürütme, işletme amaçları doğrultusunda çalışanları ve diğer kaynakları sevk ve idare etme anlamına gelmektedir. Bu adımda dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, karar vericilerin ihtiyaç duydukları bilgiye, hızlı ve güvenilir bir şekilde ulaşmalarını sağlamaktır. Diğer bir deyişle bilgiyi yönetmeden işletmeyi yönetmek mümkün değildir. Kaynakları etkin ve verimli bir şekilde kullanabilmek için kurumsal kaynak planlamasından faydalanılmalıdır. Kurumsal kaynak planlaması sayesinde karar vericiler, satın alma, pazarlama, muhasebe, üretim, stok yönetimi gibi tüm süreçleri tek elden takip ederek gerekli bilgiye, istedikleri zaman ulaşabilmektedirler. Böylece sistem ani gelişmelere karşı hazırlıklı bir yapıya kavuşarak, yöneticilerin gelişmelere anında tepki verebilmesine imkan sunmaktadır. Yönetim fonksiyonlarının dördüncüsü olan koordinasyon, örgütün amacının gerçekleştirebilmesi için ilgili tüm birimler ve

kişilerin uyum içerisinde hareket etmesinin sağlanmasıdır. Bunu gerçekleştirmenin ilk şartı, yalın bir organizasyon yapısına sahip olmaktır. Organizasyon yapısı karmaşık hale geldikçe sistemin elemanlarını aynı yöne yöneltmek zorlaşmaktadır. Koordinasyonu sağlamak için atılması gereken ikinci adım, tüm birimlerin ortak bir hedefe ulaşmak doğrultusunda aynı yöne yöneltmektir. Burada unutulamaması gereken bir husus, her birimin kendi içerisinde başarılı olmasıyla organizasyon amacına ulaşamayabilir. Yani pazarlama departmanı hedeflerini tutturmak için üretimden bağımsız olarak hareket etmesi sonucu belki kendi hedeflerine ulaşabilir, fakat üretim departmanında o dönem için yaşanan bazı problemler nedeniyle ürünlerin zamanında teslim edilememesi hem işletme imajını zedeleyebilmekte hem de müşteri kaybına neden olabilmektedir. Yönetimin beşinci ve son fonksiyonu olan denetim; planlama, örgütleme, yürütme ve koordinasyon faaliyetlerinin değerlendirilmesi olarak tanımlanabilmektedir. Bu adımda hedeflere ne kadar ulaşıldığı, ne kadar ulaşılmadığı, sapmaların nedenleri belirlenmektedir. Tespit edilen noksanlıklar ve hatalar iyileştirerek tekrarlanması önlenmektedir.

? Yönetimin fonksiyonları, işlerin ve faaliyetlerin neden, nasıl, nerede, ne zaman ve kim tarafından yapılacağının ifadesidir.

N

N

N

N N

K

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

157


İletişimde İletişim

Kızgın, Negatif Kumsallardan Pozitif Ilık Sulara;

“Zor İnsanlarla Kolay İletişim” 1 Almila Dalkılıç almilad@gmail.com İş yerindeki kırmızı bayraklara dikkat edin ! Bu tarz kişiler işyerinizin huzurunu bozmakla kalmaz, sizin çalışma şevkinizi kırar ve iş tamamlama sürecinizi olumsuz yönde etkiler. İşte iş yerinizdeki kırmızı bayrak olarak nitelendirdiğimiz kişilerin en göze çarpan özellikleri: Aşırı alıngan biri mi ? Yakın zamanda kişisel bir kriz yaşadı mı ? Şirket merdiveninde yükselmediği için sürekli yakınıyor halde mi ? Birilerini izliyor halde görüyor musunuz ? Özel hayatını çok fazla anlatıyor mu ? Torpillilerden sık sık bahsediyor, haksızlığa uğrayanın daima kendisi olduğunu söylüyor mu ? Gözlerinize bakmadan konuşuyor mu ? Sürekli kendinde bir şeyleri düzeltiyor mu ? Eğer bu özelliklerden birkaçı bile varsa o kişiye dikkat etmeniz gerekir ! Zor insan tiplerinin en belirgin adlandırılmış halleri ve yapmanız gerekenler: ALAYCILAR: Hiçbir şey yapmayın, özgüvenli olun ELEŞTİRİCİLER: Hemen kaçmayın, sakin kalın ÖFKELİLER: Kişisel algılamayın, sakin cevap verin SESSİZLER: Açık uçlu sorular sorun AŞAĞILAYANLAR: Baş başa görüşün, onun saldırganlık düzeyine inmeyin “İnatçı bir adam fikirleri tutmaz, fikirler onu tutar.” Alexandre Pope

158

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Zor biriyle karşılaştığınızda; çevrenizdeki kişileri yanınıza çekin, Yani TRİBÜNE OYNAYIN SAKIN ONA DOKUNMAYIN Açık ve anlaşılır konuşun ve SESİNİZİ YÜKSELTMEYİN Beden dili sizi rahatsız ettiyse Aynalama yapın Konuşurken fazla el kol hareketi kullanmayın. Size öfkeli davranan birini kaşlarınızı çatarak dinlemeyin Konuşmanızın başında plan ve programınızı açıklayın Emir kipleri ile konuşmayın Sorduğunuz bir soruya yanlış cevap veren birine “hayır” ya da “yanlış” demeyin Takdir edersiniz ki, memnuniyetle, lütfen , buyurun, izninizle, müsaadenizle, tabii, derhal, merak etmeyiniz, haklısınız, sizi anlıyorum, size katılıyorum, aynen belirttiğiniz gibi, evet vb. gibi sözcükler, yerinde kullanıldığında sihirli bir etki yaratabilen avantajlı sözcüklerdir. Bir sonraki bölüm yazımızda; Zor insan çeşitleri kapsamında; Değişim yanlısı olmayan tipler, kaytarmaya eğilimli kişiler, aşırı düzensiz tipler, size karşı önyargılı olan kişiler, sürekli hata yapan tipler, işi geciktirenler, zaman kaybettirenler, saldırganlar, ne istediği belirsiz vb.kişilere nasıl davranılması gerektiği konusuna değinecek ve çok önemli tüyolar vereceğim… Yazımızın 2. Bölümüne kadar zor insanlarla çatışmaya girmemeye çalışın olur mu? “Geçmişi değiştiremezsin, Fakat gelecek daha elinin içindedir.” Huga White


Bayi Vizyonu

Kişisel ve Kurumsal Kimlik SERVİS Eğitim & Danışmanlık Eğitim Uzmanı Çetin Cinemre cetinc@ttmail.com / admin@servisegitim.com

Bir şirkette çalışan insanların iki kimliği vardır: 1. Kişisel kimlik, 2. Kurumsal kimlik. Kişisel kimlik, bir insanın sahip olduğu kimliktir. Buna kişilik de denebilir. Kişilik, bir insanı diğerlerinden ayıran kendine özgü özellikleridir. Bu özellikler ikiye ayrılır: Doğuştan gelen özellikler, Sonradan kazanılan özellikler Atadan, dededen; anadan, babadan genetik (soyaçekim) yoluyla gelen özelliklere literatürde mizaç denir. Halk arasında ise bunlar maya olarak tanımlanır. “Mayası iyi”, “mayası kötü” veya “mayası bozuk” şeklinde yorumlar yapılır. “Erkek çocuk dayıya, kız çocuk halaya çeker” söylemi de çok sık kullanılır. Kişiliği bir bina olarak düşünürsek, binanın temelini doğuştan gelen özellikler (mizaç/ maya) oluşturur. Temel üzerine çıkılacak katlar ise, çevre etkisiyle olur. Kişilik doğuştan gelmez. Sadece temeli gelir. İnsan kişiliğini doğduktan sonra yaşadığı, büyüdüğü çevrenin etkisiyle kazanır. Bu şekilde maya yoğrulur ve kişilik yapısı şekillenir. O halde kişiliği iki etken belirler: 1. Mizaç/maya 2. Çevre

160

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

İnsanın ilk çevresi ailesidir. Sonra akrabalık, arkadaşlık, komşuluk, okul, işyeri çevrelerinin içine gireriz. Bu çevrelerdeki insanlardan gelen doğru/ yanlış, iyi/kötü, olumlu/olumsuz etkilere göre duygularımız, düşüncelerimiz şekillenir. Bunlar kafa yapımızı oluşturur. Kafa yapımız, davranışlarımıza yön verir. Davranışlar tekrarlanırsa, alışkanlığa dönüşür. Bağımlı olduğumuz (yapmadan duramadığımız) davranışlara ise, huy denir. Bu şekilde kişisel kimliğini, yani kişiliğini kazanan insan çalışma hayatına girdiği zaman kendi kişiliğinden uzaklaşıp, farklı bir kişiliğe girmek zorundadır. Bu kişiliğin özelliklerini, yapacağı iş belirler. Örneğin, bir şirketin satış veya servis örgütünde işe başlayan biri, o şirketin kimliğine girmelidir. Buna kurumsal kimlik denir. Bu kimlik, bir şirketin üyesi olmaktan kaynaklanan kimliktir. Gerçekte her şirketin, insan gibi bir kimliği veya kişiliği vardır. Bu kimlik (kişilik) o şirketin temelde sahip olduğu kültür ve iş yapma tarzı ile açıklanır. Örneğin, bir şirketin müşteri merkezli kültüre sahip olması, müşteri memnuniyetini stratejik bir hedef olarak belirlemesi; onun kimliği veya kişiliğinin bir özelliğidir. Başka bir şirket “kalite için kalite” söylemini yapılan her işte ve etkinlikte uygulamak ve kaliteden ödün vermemek şeklinde bir çalışma kültürü benimserse, bu da onun kurumsal kimliğinin bir parçasıdır.


Bayi Vizyonu Bir insanın kişiliği ile diğer insanlardan ayrılması gibi, bir şirket de kişiliği (kurumsal kimliği) ile diğer şirketlerden (rakiplerinden) ayrılır. Örneğin; şirketin logosu, markası, vizyonu, misyonu, değerleri, ürünleri, bayi standartları gibi. Kurumsal kimlik, şirketi üçüncü kişi veya kuruluşlar ve özellikle müşteriler karşısında temsil etme durumunda olan kişilerin girmesi gereken kimliktir. Kişinin kendisi olmaktan (yani kendi kişiliğinden) çıkıp, temsil ettiği şirketin kimliğine girmesi demektir. Bu kimlik iş hayatında geçerlidir. Şirketin müşteri ile ilişki noktalarında (satış veya hizmet noktalarında) görev yapan kişiler, kurumsal kimliğe girmek zorundadır. Kurumsal kimliğe girip girmemek, onların seçimine bırakılamaz.. Müşteri ilişkilerinde kişisel kimliğinde kalmakta ısrar eden, kurumsal kimliğe girmekte sıkıntı çeken kişi; gerçekte profesyonel anlayıştan uzak demektir. Özellikle sinirli, saldırgan müşteriler karşısında kendi kimliğinin baskısından kurtulmak ve kurumsal kimliğe girmek çok önemlidir. Diyelim ki müşteri herhangi bir nedenle satıcıya bağırmakta, hakaret etmekte ve el-kol hareketi yapmaktadır. Satıcı kişisel kimliği ile hareket ederse, müşteriye aynı şekilde karşılık verme yönünde kendini büyük baskı altında hissedecektir. Başka bir deyişle olayı kişiselleştirecek, yani üzerine alacak, onur ve gurur sorunu yapacaktır. Bu da profesyonelliğe aykırı olacaktır. Oysa profesyonel yaklaşım, duyguları yenmeyi gerektirir. Profesyonel kişi şöyle düşünür: Gerçekte müşterinin kişisel olarak benimle alıp veremediği bir şey yoktur. Onun hedefi şirket veya markadır. Söylemleri ve eylemleri şirkete ve markaya yöneliktir. Şirketi ve markayı temsil ettiğim için bunları bana söylemekte ve yapmaktadır. O halde alttan almak, sabretmek, gerekirse şirketim adına özür dilemek ve müşteriye aynı şekilde karşılık vermemek

zorundayım. Kendi kafama göre hareket edemem. Yoksa ekmeğimle oynarım. Kişisel kimliğin olumsuz özelliklerini, kurumsal kimliğe yansıtmamak gerekir. Kurumsal kimlikte sinir, öfke, hiddet, şiddet, nefret, saldırganlık gibi duygulara yer yoktur. Bunların tersine empati, sabır, anlayış, tahammül etme, alttan alma, sineye çekme gibi çok değerli insani özelliklere yer vardır. Çalışma hayatında gerçekten profesyonel olabilen ve davranabilen kişi sayısı oldukça azdır. Bunun temel nedeni, millet olarak duygusal bir yapıya sahip oluşumuzdur. Her alanda ve her konuda duygusal yorumlar yapmakta ve duygusal yaklaşımlar içine girmekteyiz. Akıl ve mantığımızın sesini dinleme noktasında zayıf kalmaktayız. Doğal olarak bunun sonuçlarına da katlanmaktayız. Pişmanlık, suçluluk duygusu, vicdan azabı, üzüntü, stres gibi beynimizi kemiren duyguların etkisi altında kalmakta ve kişisel olarak zarar görmekteyiz. Duygularını kontrol edebilmek, çok önemli bir insani niteliktir. İş ve aile yaşantısında bunu başaramayanların kendilerine ve çevresindeki kişilere ne tür zararlar verdiğini her gün medya organlarında izlemekteyiz. Kurumsal kimlik, profesyonellik ve farkındalık gerektirir. Bu kimliğe girmek, kendi kişiliğinden (kişisel kimliğinden) ödün vermek şeklinde yorumlanamaz. Sosyal ilişkilerimizde zaten farklı insanlar karşısında farklı kimliklere girmekteyiz. Örneğin, çocuğumuz karşısında anne/ baba kimliği, komşumuz karşısında komşu kimliği, başka biri karşısında arkadaş/dost kimliği gibi. Bir şirketi ve markayı temsil ettiğimiz zaman da (müşteri karşısında), o şirketin ve markanın kimliğine girmek, doğal (beklenen) bir davranıştır. Bir şirketin satış noktalarında çalışan herkes konuya böyle yaklaşmalıdır. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

161


Aramıza Katılanlar

Dünya İnşaat Yapı Malzemeleri Firmanın Ticari Ünvanı: Dünya İnşaat Yapı Malzemeleri Kuruluş Yılı: 2011 Kurucu Ortaklar: İsmail Ekmen - Hasan Çakmak Bulunduğu Alan: 300m2 kapalı, 200m2 açık Çalışan Sayısı: 5 Satışı Yapılan Markalar (Bayilikler): Ege Seramik, Kütahya Seramik, Weber Marke, Asusy, VitrA, Grohe, Sanica, Formina, Shower, Zimmer, NSK, MCM, Betaş, Eva Arts Mosaic Adres: Kartaltepe Mah. 50.yıl Cad. No:104/A Bayrampaşa / İstanbul e-mail: info@dunyainsaatyapi.com

Telefon: (0212) 578 01 18-19

Web: www.dunyainsaatyapi.com

Faks:

(0212) 578 00 35

Kılıçlar Isıtma Soğutma Yapı Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. Firmanın Ticari Ünvanı: Kılıçlar Isıtma Soğutma Yapı Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. Kuruluş Yılı: 2011 Kurucu: Recep Kılıç Ortakları: Recep Kılıç - Halime Kılıç Bulunduğu Alan: 200 m2 Çalışan Sayısı: 7 Satışı Yapılan Markalar (Bayilikler): Viessmann, Betek (Filli Boya) Adres: Seyitnizam Mh. Demirciler Sitesi 2.Cd. No:77 Zeytinburnu / İstanbul Telefon: (0 212) 416 53 00 Faks: (0 212) 416 53 01 e-mail: info@kiliclaryapi.com Web: www.kiliclaryapi.com - www.kiliclarmuhendislik.com

162

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Sağlıklı Yaşam

Uz. Dr. Deniz Şener - Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü

Kolesterol Yaşam Tarzı İle Düşmezse İlaç Kullanımı Şart! Damar sertliği ve buna bağlı kalp damar hastalıkları günümüzün en önemli sağlık problemlerinden biridir. Buna yol açan nedenlerin başında kolesterol yüksekliği (hiperlipidemi) gelmektedir. Kolesterol yüksekliği tanısı, kolay ve tedavisi başarıyla yapılabilen bir risk faktörüdür. Damar sertliği risk faktörleri nelerdir? Yaş hastalıkta önemli bir faktördür. 45 yaş sonrası erkekler ile 55 yaş sonrası kadınlar riskli gruptadır. Ailesinde kalp ve damar hastalığı ya da birinci derece akrabalarında enfarktüs veya kalpten ani ölüm hikayesi olan kişiler risk altındadır. Total kolesterolü 200mg/dl’nin üzerinde olanlar ve “kötü huylu” olarak bilinen LDL kolesterolü 130 mg/ dl’nin üzerinde olanlar, kalp ve damar hastalığına adaydır. Sigara, kalp damar hastalıklarına zemin hazırlamaktadır. Yüksek tansiyon da kalp ve damar hastalıkları açısından risk oluşturur. Kan basıncı; 140/90 mmhg’nin üzerinde olan kişilerin tansiyon değerlerinin düşürülmesi gerekir. Diyabet (şeker) hastalığı da kalp damarları üzerinde olumsuz etkisi bulunan kronik bir hastalıktır. Diyabet varsa kalp ve damar hastalığı ihtimali çok yüksektir! Kalp damar hastalıklarının varlığında veya kalp damarı dışındaki atardamarlarda darlık ya da tıkanıklık, aort anevrizması ve özellikle bayılma ile kendini gösteren şah damarı hastalıklarında risk faktörlerinden en az ikisi kişide mevcutsa, LDL kolesterol değerinin ideal seviyeye çekilmesi için tedavi gereklidir. Özellikle şeker hastalığının varlığı, koroner kalp hastalığı ile eşdeğer kabul edilmektedir. Kolesterol düşürmede öncelikli tedavi yaşam şekli değişikliği! Kalp ve damar hastalıklarına karşı korumada kolesterol düşürücü tedavinin hedefi, LDL yani kötü kolesterol değerinin 100mg/dl değerinin altına düşürülmesidir. Bunun için öncelikle hastalara; kolesterol değerini düşüren diyet, fazla kiloların verilmesi, egzersiz ve sigara kullanımının bırakılması gibi yaşam tarzı değişiklikleri mutlaka önerilmelidir. Ancak bu değişiklikler, bazı hastalarda yetersiz kalmaktadır. Kolesterol seviyesi tüm yaşam değişikliklerine rağmen istenilen düzeye ulaşmayan hastalar için kolesterol düşürücü ilaç kullanımı gerekli olmaktadır. Bu ilaçlar; Statinler, Safra asidi bağlayıcı reçineler, Fibratlar ve Nikotinik asit grubu ilaçlardır.           

164

Statinler LDL’yi düşürür HDL’yi yükseltir Statin grubu ilaçlar karaciğer hücresi içinde kolesterol yapımını engeller, hücre yüzeyindeki reseptörleri etkileyerek, dolaşan kandaki LDL kolesterol düzeyini azaltır. Mevcut kolesterol düşürücü ilaçlar arasında en etkilileridir ve standart dozlarda  LDL kolesterol düzeyini %25-45 oranında düşürür. Ayrıca HDL yani iyi huylu kolesterol düzeyinde %5-15 artma ve trigliseritlerde (kan yağları) %7-30 oranında azalmaya neden olur. Stantinler kalpten ölüm riskini azaltır Statinler, 1976’dan bu yana kolesterol düşürücü etkisi olan ve 1980’den beri de tedavide kullanılan, hakkında en fazla çalışma ve araştırma yapılmış ilaç grubudur. Karşılaştırmalı ve kontrollü çalışmaların genel değerlendirmesinde, koroner kalp hastalığı veya risk faktörleri olanlarda ölüm oranını %13, enfarktüs geçirme oranını %26 ve inme riskini %18 azalttığı görülmüştür. Statinlerin kolesterol düşürücü etkisi yanında kalp hastalıklarından koruyucu etkisi de bulunmaktadır. “Pleitrofik etki” denilen, damar cidarı üzerindeki etkisi ve antioksidan özelliği plakların damarları tıkamasını önler. Statinler genellikle iyi tolere edilen güvenli ilaçlardır. Standart dozlarda kas hasarı ve karaciğer hasarı çok nadirdir. Statin kullanımı ile kanser gelişme riski arasında ilişki bulunmamaktadır. Statin kullanımı sırasında görülen kas hasarları ve kramplar, ilacın kesilmesi ile ortadan kalkar. Aynı şekilde karaciğer enzimlerinde yükselme saptanırsa ilaç kesilmesi ile düzelir. Yan etkiler, ilaç başlandığında veya doz arttırıldığında ortaya çıkabilir. Eğer ilaç bir süre kullanılmışsa, ileriki yıllarda bu yan etkilerin ortaya çıkması beklenmez. Statin kullanan yüz bin kişiden  110’unda karaciğer enzim yüksekliği (üç katına çıkması), 0.5 kişide karaciğer yetmezliği görülmekte, bunun yanında 360 kişide ölüm engellenmektedir. Bu yan etkiler nedeniyle; ilaç kullanması gereken hastaların tedavilerini kesmeleri, fayda görmesi beklenen popülasyonun üçte birinin tedaviden faydalanmaması demektir. Koroner kalp hastalığı riski olan ve kolesterol düşürücü tedavi alması gereken kişilerin maalesef yarısı bu tedaviyi almamaktadır. Tedavi alan kişilerin de sadece 1/3’ü LDL kolesterol hedef değerlerine ulaşmaktadır. Bu nedenle hastaların kanıta dayalı tıp ile doktorlarına güvenerek ilaçlarını düzenli olarak almaları çok önemlidir.


Ürünler

MultiTherm®110 Poliüretan Yapıştırma Köpüğü, İşçilikten, Zamandan ve Maliyetten Tasarruf Sağlıyor Özel tabancası yardımıyla kolayca uygulanan Poliüretan Yapıştırma Köpüğü MultiTherm®110; ısı yalıtım levhalarından çeşitli inşaat malzemelerinin güçlü bir şekilde yapıştırılmasına kadar geniş bir alanda kullanılıyor. MultiTherm®110; hafifliği ve hızlı uygulanabilir oluşuyla da işçilik performansını olumlu yönde etkiliyor. Kullanıma hazır tüplerde üretilmiş, özel tabancası yardımıyla uygulanan tek bileşenli poliüretan köpük MultiTherm® 110, yapıştırma ve dolgu amaçlı kullanılıyor. MultiTherm® 110, başta ısı yalıtım levhaları olmak üzere çeşitli inşaat malzemelerinin hızlı ve güçlü bir şekilde yapıştırılmasında kullanılıyor. MultiTherm® 110’un polietilen, silikon, teflon gibi yüzeyler; yağ, kalıp ayırıcı ajanlar ve benzer maddelerin bulaşmış olduğu yüzeyler hariç hemen hemen tüm inşaat malzemelerine yapışabilme özelliği bulunuyor. Köpük, ± 0°C ve +40°C sıcaklıkları arasında uygulanabiliyor. Dış cephe mantolama uygulamalarında, kaba sıvası yapılmış, yüzeyin çok düzgün olduğu cephelerde ve duvarların içten yalıtımında ısı yalıtım plakalarının yapıştırılması amacıyla kullanılan MultiTherm® 110, özellikle, ısı yalıtım levhalarının ahşap veya OSB plakalar üzerine yapıştırılması amacıyla uygulanıyor. Poliüretan esaslı olan bu yapıştırıcı, 0,035 W/mK ısı iletkenlik değerine sahip olup, kullanıldığı yerlerde ısı yalıtımına katkıda bulunuyor. MultiTherm® 110, bu özelliği ile ısı yalıtım plakalarının döşenmesi esnasında plakaların ek yerlerinde kalan boşlukların doldurulmasına, ısı yalıtım değeri ile de ısı köprülerinin engellenmesine olanak tanıyor. Pembe renkli poliüretan köpük, hacminin maksimum %10’u kadar genleşiyor, bu özelliği ile de az genleşme istenen tüm uygulamalarda rahatlıkla kullanılabiliyor. Kullanıma hazır tüplerdeki bu malzeme sayesinde, yapıştırma işlemine hemen başlanabiliyor. Buna ek olarak, çimento esaslı yapıştırma harcının hazırlanması için gereken ek süre ve işçilik maliyetleri de ortadan kalkıyor. MultiTherm® 110, özellikle yüksek katlı binalara kurulan iskelelerde çalışanlar için, uygulama hızı ve hafifliğiyle, işçilik performansını arttırıcı bir rol oynuyor. Ürünün bir tüpü ile ortalama 6 m2’lik ısı yalıtım plakası yapıştırma işlemi yapılabiliyor. Çimento esaslı bir yapıştırıcı ile m2’ye ortalama 5 kg. yük gelirken, MultiTherm® 110 kullanıldığında m2’ye ortalama 120 gr. yük geliyor. Yaklaşık 2 saat içerisinde tam mukavemetini alan ürün, uygulamalarda süre açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Çimento esaslı yapıştırıcılar ile yapıştırma yapıldığında, minimum 24 saat sonra dübelleme işlemine geçilebilirken, MultiTherm® 110 ile bu süre 2 saate kadar iniyor. Dekoratif söve; kat silmesi, kartonpiyer, metal yüzeylerde tam tutunma uygulamalarında da baiaşı olarak uygulanan MultiTherm® 110 Poliüretan Yapıştırıcı, metale tam tutunma sağlıyor ve ek bir mekanik tespit gerektirmiyor. Uygulama yüzeyine ek bir yük getirmeyen MultiTherm® 110, çok hızlı uygulanabiliyor ve aynı zamanda çok hızlı priz alma imkanı sağlıyor. Köpüğün taşan kısımları bir falçata yardımıyla kolayca kesilebiliyor. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

165


Ürünler

GPD’de 2012’ye Özel Yeni Seriler: Fuego, Frezia, Felis ve Ritmo GPD, 2012 yılına yine yeniliklerle dolu olarak giriyor. Yeni yılda ürün gamında köklü değişiklikler yapmayı hedefleyen firma, 4 yeni serisini UNICERA 2012 fuarında sergileyerek tüketicilerin ve müşterilerinin beğenisine sunup Haziran ayı itibariyle de satışa sunacak. Dört yeni seri de su ve enerji tasarrufu yapan ısı-debi ayarlı kartuşa sahip olarak,  tasarımın yanında, hem doğal kaynakları hem de kullanıcıların bütçelerini koruyor.

Fuego

Fuego serisi; GPD nin “ tasarımın gücü” konsepti altında üretilen bu serisinin banyo bataryasında yer alan doğal su akışı özelliği ve özel tasarım el duşu ile birlikte satılacak olmasına ilave olarak, lavabo ve eviye bataryalarında da dikdörtgen perlatör kullanımı önemli bir fark yaratıyor.

Ritmo

Frezia

Frezia serisi; GPD nin “ tasarımın gücü” konseptine dahil olan bir başka yeni seri olan Frezia serisi, zarif ve minimal ürün arayanlar için özel tasarlanan bir seri. Seride gizli perlatöre sahip banyo bataryası ile tüm fonksiyonlarda olan özel tasarım kumanda kolu ön plana çıkıyor.

Ritmo serisi; GPD nin “Modern Yaşamlar” konseptine dahil olan bu serisi, köşeli hatları seven kullanıcılar için tasarlanan, güçlü bir seri. Seride lavabo bataryasının çıkış ucu uzunluğu ve yüksekliği GPD’nin yeni tasarım çizgisinde son derece kullanışlı olarak tasarlandı.

Felis

Felis serisi; GPD nin “Modern Yaşamlar” konseptine dahil olan bir başka serisi olan Felis serisi, güçlü gövde yapısı , banyo ve lavabo bataryasında yer alan gizli perlatörü ile yuvarlak hatlı serileri sevenler için yeni bir kulvar açıyor.

166

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Ürünler

ARDEX ile 4 Saatte Su Yalıtımı “Sorunsuz” bir mimari mekan sağlamak istiyorsanız eğer; ARDEX su yalıtım sistemleri, bodrum, mutfak, banyo, yüzme havuzu, teras, çatı vs. ile uygulanabilir. Su yalıtımı, bina ve dekorasyon açısından çok önemlidir. Su yalıtımı ürün teknolojisi ile su erozyonu, suyun binaya nüfuz etmesi ve iç su kaçaklarını yok eder. Su yalıtımı olmayan mekanların zararları: hasarlı iç dekorasyon, potansiyel elektrik ve yangın tehlikesi nedeniyle güvenlik sorunu, küf vb nedeniyle sağlık sorunlarıyla karşılaşılır. Zaman içerisinde betonarme içine sızan su deprem bölgesinde bulunan ülkemizde yapılan taşıyıcı donatısına zarar verir ve yıkılma riskini arttırabilir. Su kaçakları sorunları genellikle yüksek onarım maliyetleri, enerji israfı, normal çalışma ve yaşam kalitesinin kesintiye uğraması gibi sorunlara neden olur. ARDEX su yalıtım sistemi: Uygulama da çok yönlü, son derece iyi bir yapıştırıcı gücü, Yüksek verim ve hava direnci, kolay uygulama, Uzun ömürlü, Diğer ARDEX ürün sistemleri ile uyum sağlar. ARDEX 8+9 su yalıtım ürünü 4 saat sonra kullanıma hazırdır. Seramik ve plakaların altında kullanılan, çift bileşenli, çimento esaslı su yalıtım malzemesi iç ve dış mekanlarda, duvar zemin uygulamalarında kullanılır. Seramik ve doğaltaş kaplamalarının altındaki yüzeylerin nem ve kireç kusmasına karşı korunmasını sağlar. Çift bileşenli malzeme 1:1 oranında karıştırılarak kolay hazırlanır ve 4 saat gibi inanılmaz bir sürede kurur. Tam elastiktir ve astar gerektirmez. Solvent içermez. Rulo veya mala ile değişken kıvamı sayesinde kolay uygulanır. ARDEX SK 12 su yalıtım bandı ile su kaçakları önlenir ve yapı oturmalarında ve yapısal hareketler esnasında oluşabilecek çatlaklardan etkilenilmez. Esnekliği sayesinde yırtılmaması ve uzun süre dayanıklı olması sağlanır. Kullanıldıktan sonra bir daha bakıma ihtiyaç duyulmaz. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

167


Ürünler

Creavit SOHO’dan Farklı Bir Banyo Yorumu

New York’un Manhattan adası üzerindeki SoHo, 1970’li yıllara kadar edebiyat, şiir, sinema, resim ve müzik dehalarıyla birlikte sanata da ev sahipliği yaptı. SoHo demek, biraz da bu yüzden “herkes gibi olmayan, herkes gibi düşünmeyen, herkes gibi bakmayan” demekti. Creavit’in kendine özgü banyo mobilyası Soho da adını aldığı bu sanatçı mahallesinin izlerini taşıyor. Beyaz ve Cappucino lake olarak iki ayrı renkte üretilen Soho, siyahın zarif dokunuşuyla bambaşka bir havaya bürünüyor. Aynı zarafet granit lavabo modülünde de ön plana çıkıyor. Soho aynı zamanda üç ayrı bölümün uyum içinde sunulduğu kusursuz şıklığın adı. Lavabo modülü 85x120x50 cm ile 85x90x50cm ebatlarında ve hem tezgahaltı lavabosu hem de yavaş kapanan çekmece sistemiyle fonksiyonel bir görünüm sunuyor. Çift kapaklı ve aynalı üst modül, banyoda kullanılacak her türlü malzemenin yerleştirilebileceği kullanım özelliğinde. Takımı tamamlayan boy dolabı ise 165x45x42 cm ebadında iki ayrı bölümden oluşuyor. Alt bölmede düşer kapak içine yer alan sepet kadar üst bölmedeki raflar da büyük kullanım kolaylığı sunuyor. Kapakların kulpsuz olması son dönemin trend özelliği, dahası parlak lake yapısıyla her zaman temiz ve hijyenik bir görünüm vaadediyor. Soho, asma bir ürün. Bu da montaj ve kullanımda kolaylık anlamına geliyor. Üstelik Soho, 90 ve 120 cm’lik iki ayrı boyutta üretiliyor. Dolayısıyla ister geniş ister kompakt olsun, her banyoya uyan bir Creavit Soho banyo mobilyası bulunuyor.

168

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Ürünler

Daikin Ururu Sarara ile Klima ve Nemlendirici Bir Arada

Daikin, Ururu Sarara Inverter Klima modeli ile iklimlendirme sektörüne benzersiz bir teknoloji sunarak tüketicilerin kaliteli iç ortam havası ihtiyacı için tüm gelişmiş teknolojileri tek bir üründe topladı. Klimadan sonra yapılan en iyi buluş olarak nitelenen Daikin Ururu Sarara, 4 farklı hava temizleme tekniğini birsistemde barındırıyor. İklimlendirme ürünleri arasında sadece Daikin Ururu Sarara’da bulunan bu özellikle klima; astım hastaları, çocuklar, solunum yolu hastalıklarına karşı hassas olanlar için de ideal çözüm sunuyor. Soğutma, ısıtma, nemlendirme, nem alma, temizleme ve havalandırma özellikleriyle mekânlardaki hava kalitesini artıran Ururu Sarara, evdeki sıcaklığın tek bir sistem kullanılarak istenildiği gibi ayarlanmasına olanak verir. Üstelik iç ortam ısısı, nem oranı ve havalandırma ile birlikte ayarlanabilir. Ortalama %50 oranında nem seviyesine sahip bir ortam sağlayan Ururu Sarara, yaşam alanlarına keyif ve konfor katar.

- 20 derecede ısıtma, -10 derecede soğutma özelliği bulunan Daikin Ururu Sarara, diğer klimalara göre çok daha sessiz çalışma özelliğine sahip. Ururu Sarara’nın havayı neredeyse duyulmayacak şekilde üfleyen iç ünitesi ses değerlerinin en düşük birimlerinden olan 23 dBA vedBA seviyelerindedir. Hava temizleyicilerinde kullandığı yenilikçi teknoloji ile ilgili dünya çapında ödül ve övgü sahibi olan Daikin’in Ururu Sarara modeli, endüstriyel tasarım alanında Japonya’daki en prestijli değerlendirme kriterlerinden biri olan ‘İyi Tasarım Ödülü’ne layık görüldü. Daikin, daha önce de Birleşik Krallık Alerji Sertifikası ve Daikin TÜV Ödülü cihazların verimliliğinin bir göstergesi.

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

169


Ürünler

Cresta’dan Farklı Zevklere Şık Alternatifler AVANGARDE Avangarde klasik tarzın eşsiz zarafetini banyolara taşıyor.Tamamen high gloss sedefli lake olan banyo mobilyası kavisli hatlara sahip mermer tezgah ile sunuluyor. Ürünü farklı renk alternatifleri ile veya altın yada gümüş varaklı olarak tercih etmek de mümkün. Soft close sistemli geniş kapasiteli çekmeceleri ise işlevsel bir kullanım sağlıyor.

ICONE 90 Icone serisinin 90 cm genişlik ile tasarlanan bu modelinde dış yüzeyler farklı renk alternatifleri ile high gloss lake olarak üretiliyor.Paslanmaz malzemeden özel olarak imal edilmiş kulpları,led aydınlatmalı şık aynası,soft close çekmeceleri ve banco stone tezgah altı lavabosu ile İcone banyoların vazgeçilmezi olmaya aday.

ROMANCE Klasiğin eşsiz zarafetini banyolarında görmek isteyenlerin vazgeçilmezi olan Romance Cresta Banyo tarafından üretiliyor. Siyah granit tezgahıyla klasik tarzından ödün vermeyen banyo mobilyası altın ve gümüş varaklı olarak tercih edilebiliyor. Ayrıca modelin lake renk alternatifleri de bulunuyor.

170

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Ürünler

Ege Seramik’ten HiCoat Nano Teknoloji ile Üretilen Emparador Serisi Yüzeyi sonradan parlatılan seramik malzemeleri olduklarından daha güzel göstermek, onları dış etkilerden korumak amacıyla çeşitli yöntemlerle kaplamalar uygulanır. Geçmişte bu kaplamalar yüzeylerin görüntüsünü değiştirmek, süslemek ya da korumak amaçlı kullanılırken günümüzde bu etkileri sağlamanın yanında işlevsel özellik kazandırmak için de kullanılmaktadır. Bu tip kaplamalar malzemelerin kullanım alanlarını genişletir, onlara değer kazandırır. Evlerimizde özellikle mutfaklarımızda çok yaygın kullanım alanı bulan seramikler salça, kahve, ketçap gibi kolay leke yapan gıda maddeleriyle temas ettiklerinde temizlenmesi zor izler bırakırlar. Bu maddeler seramik yapısında bulunan farklı boyutlardaki gözeneklerin içini doldurarak temizlenmelerini engeller. Nano kaplama uygulamasıyla, seramik yüzeyi ince camsı, hidrofob (su sevmez) özellikte sentezlenen bir silika tabakası ile kaplanarak bu gözenekler kapatılır, yüzey pürüzsüzleştirilir ve lekelerin oluşması engellenir. Ege seramik tarafından uygulamaya başlanılan HiCoat nano kaplama yöntemiyle, seramik yüzeyinin parlatılması esnasında açılan gözeneklere giren kimyasal malzeme, reaksiyon gerçekleştirerek yüzeyde leke ve iz dayanımını arttırır. Normal şartlarda kullanımda olan Wacks adı verilen kaplamalar yüzeyde sadece ince bir film oluşturarak koruma sağladıklarından yıkama, leke ve aşınma gibi dış etkilere karşı yeterince dayanıklı değildir. Ancak Emparador serisinde uygulanmaya başlanılan HiCoat nano teknolojisi yüzeydeki paraziteleri de örttüğünden uzun süre etki sağlamaktadır. Nanosilikat tanecikleri içeren kaplamaların kolay çizilebilir yüzeylere uygulanması sertliklerini arttırarak kullanım alanlarını genişletir aşınmaya karşıda direnç kazandırır. Ayrıca parlak ve kaygan olan yüzeylere kaplamanın uygulanmasıyla su itici bir yüzey oluşturulabilir ve ıslak zeminlerde (banyo gibiurun-ege-) kaymaya karşı bir direnç sağlanır. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

171


Ürünler

Mutfaklarda Franke Solid Surface Farkı gözeneksiz yapısı ve kolay bakımı ile Franke Solid Surface sadece mutfaklarınız için değil, banyolarınız içinde ideal malzemedir. Franke Solid Surface, esnek ve ek yeri göstermeyen yapısı ile kolay işlenebilen bir malzemedir. Bir kaç farklı levhadan ek yeri belli olmayacak şekilde birleştirilebilir ve bulunduğu yerin havasını değiştirir. Işık geçirgen özelliği sayesinde, ara panelleri de Franke Solid Surface ile süsleyebilirsiniz.

Yaşam alanının başrol oyuncusu haline gelmesiyle farklılaşan Mutfak ve Banyo tasarımlarına uyum sağlayan solid surface tezgahlar şimdi Franke imzası ile geliyor. Franke Solid Surface’in ısıtılarak şekil alan malzemesi ve zengin renk çeşitliliği sayesinde her tarzın ihtiyacı karşılanabiliyor. Akriliğin doğal malzemeler ile birleşerek oluşturulması sayesinde üretilen Solid Surface, esnekliği, ergonomisi, dayanıklılığı ve ışıltısı ile karakterinizi evinize yansıtıyor. Süpürgelik ve duvar panellerinde ek yerini göstermeden birleştirilmesine imkan sağlayan yapısı sayesinde kir ve leke oluşmasına izin vermez. Lekelere ve çizilmeye karşı dayanıklığı ile bakımı çok kolaydır. Her mutfak ya da banyo için ayrıca ölçü alınıp, tek tek ele alınarak hazırlanan Solid Surface tezgahlar, bulunduğu yerde dikkatleri üzerine çekiyor. Franke’nin kusursuz hizmet anlayışı ile sizlere sunulan Solid Surface, kolay temizlenebilen yapısı ve doğal görünümü ile mutfak ve banyo yüzeyleriniz için vazgeçilmezdir. Franke Solid Surface, doğal mineraller ve akriliğin birleşmesi ile oluşan güçlü yapısı sayesinde uzun ömürlü bir kullanım imkanı sunar. Yenilenebilir özelliği sayesinde oluşan küçük çizikler sünger ile ovalanarak giderilebilir. Bakteri, küf ve leke oluşumuna izin vermeyen

172

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

Islak bez yardımı ile temizleyiciler kullanılarak silinmesi Franke Solid Surface’in ilk günkü parlaklığını korumasına yardımcı olur. Franke Solid Surface, tam 24 farklı tarza hitap eden renkleri ile sizlerle. Franke’nin ürünleri tek başına kullanılabileceği gibi, beğendiğiniz başka bir renk ile de kombinlenebilir. Mutfak ve banyo dolaplarınız takıldıktan sonra yerinde, lazer sistem ile ölçü alınıp, ısı ile şekillenerek; Franke Solid Surface tezgahınız, istediğiniz renk, tasarım ve modelde tamamıyla size özel hazırlanacaktır. Online sipariş sisteminden, lazer ile ölçü alımına, CNC ile kusursuz kesimden, montaj ustalarının bilgi ve becerisine kadar tezgahlarınızın mutfağınıza ulaşmasındaki tüm süreç Franke kusursuzluğunda sizlere ulaşıyor. Franke Solid Surface, üretim ve işçilikten kaynaklı sorunlarda 10 yıl garanti kapsamındadır. Kullanım ve müşteri hataları bu kapsam dahiline girmez. Franke, eviye, armatür, ankastre ocak, fırın, aspiratör, davlumbaz, bulaşık makinesi, mikrodalga fırın, buharlı pişirici, kombi fırın, ankastre ve solo buzdolapları, çamaşır makinesi, kahve makinesi, çelik tezgahlar ile mutfaklarınızda tamamladığı sistem anlayışına şimdi de Solid Surface’i ekliyor. Çelik banyo malzemeleri ve banyo armatürleri ile de uyumlu Franke Solid Surface, tasarımlarınıza sınırsız seçenekler sunan ideal bir malzemedir. Sınırsız seçenekler hayal gücünüzle birleşiyor...


Ürünler

Damla Banyo’dan Farklı Zevklere Estetik Çözümler Lilyum: Banyosunda rahatlık, düzen, sade bir şıklık arayanlar için tasarlanmış lilyum serisi değişik renk alternatifleri ile kullanıcıların beğenisine sunuluyor. Ayrıca modüler uygulanabilirliği sayesinde gerekirse banyolarınızda fazla yer kaplamadan dağınıklıkları kaplıyor.

Verona: Hem modernliğin vermiş olduğu rahatlıktan vazgeçemeyen hem de klasiğin göz alıcılığını banyolarında yaşamak isteyenler için tasarlanmış olan Verona banyo mobilyası, şıklığı ve kullanışlılığıyla banyolarınızı dolduruyor.

Akik: Benim banyoma ayıracak öyle çok fazla bütçem yok ama kaliteli ve kullanışlı bir banyo mobilyası da istiyorum diyenler için tasarlanmış, ekonomik bir o kadar da şık ve kullanışlı tarzıyla banyonuzdaki yerini alacak bir model. Ayrıca modüler uygulanması banyolarında çok fazla alanı olmayanlar için de ideal bir ürün olmasını sağlıyor.

Rustik: Klasiğin ağır duruşu, sadeliğin asaleti ve kalitenin vazgeçilmezliği. Bütün öğeleri üzerinde toplayan bir ürün.

Mira: Göz alıcı şıklığı geçmiş yüzyılların ihtişamını banyonuzda hissetmenizi sağlıyor. Masif ahşaba uygulanmıi kıvrımlar, modele aytı bir çekicilik katıyor. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

173


Ürünler

Işık ve Tasarımın Kusursuz Uyumu; Duravit Mirrorwall ile Aydınlık Banyolar

Münihli ünlü tasarımcı Herbert Schultes’in Duravit için tasarladığı Mirrorwall, banyoları aydınlık ve modern yaşam alanına dönüştürüyor. Aynalı duvar, tek ve iki parçalı 2 metrelik boylarda 1200 mm’den 1700 mm’ye kadar dört değişik genişlikte sunuluyor. Banyo küveti, ayna, dolap veya lamba gibi tek başına duran parçaları banyoya yerleştirirken duvarı yıkmadan bu parçaların tümünü bir bütün içinde birleştirmek isteyen Schultes’in tasarımının özü, görsel yalınlığı. Schultes, tüm işlevleri sadece üç parçada birleştirdi… Arka alan olarak komple bir ayna duvar, bir seramik mono-blok ve bunun içine doğru giden yatay seramik kuşaklı bir ahşap konsol. Konsolun üzerinde aynaya zarif bir şekilde yansıyan seramik bir lavabo duruyor. Konsolun altında, önü seramikli tuvalet ünitesi mono-blok tasarım olarak devam ediyor. Güçlü alüminyum çerçeve tüm üniteyi çevreleyip mimari etkiyi yumuşatıyor. Aynalı duvarların arkasındaki “Gizli Dolap” Narin bağlantılar aynalı duvarın arkasında gizli bir boşluk yaratıyor. Örneğin; lavabonun üzerinde ortaya çıkartılacak iki kapak bulunuyor. Açıldığında, aynalı iç taraflar arka duvarla birlikte “aynalı dolap” oluşturuyor. Kapılara takılı uygun büyüklükteki kiraz ağacı saklama kutuları, banyoda kullandığınız günlük eşyalarınızı kolayca erişilebilecek hale getiriyor. Konsolun ön veya yan tarafına takılı pratik bir havlu askısı var ve tuvalet ünitesinin kendisi inanılmaz bir şekilde geniş. Optimum gövde profili için optimum aydınlatma Eğer oda yeteri kadar iyi aydınlatılırsa, gerekli olan tek şey aynalı duvar bölgesini aydınlatmak. Bu durumda dışardan takılan 500 lükslük lamba ideal çözümdür. Bu çözüm, yüz üzerine odaklanan mükemmel bir aydınlatma sağlar. Bunun için ışık kaynağı yansıtma “yelkeni” vasıtasıyla perdelenir. Özel şekli ve yapısı nedeniyle bu yelken, ışığı hassas bir açıda kırıp ve tam olarak gerekli yere yansıtır.

174

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Ürünler

Banyonuzdaki Estetiği Geberit ile Yakalayın Kaliteyi ve estetiği birarada sunan en son teknoloji ile üretilen çevre dostu Geberit gömme rezervuarlar, banyonuza şıklık katarken iki kademeli mekanizmaları ile hem su tasarrufu hem de uzun yıllar güvenilir bir kullanım sağlıyor. 137 yıllık tecrübenin ürünü Geberit gömme rezervuarlar, yenilikçi ve akıllı tasarımları ile duvar içine gömülen yapısıyla banyonuzdaki yaşam alanını artırırken dış yüzeyde de estetik bir görünüm sunuyor. Geberit yenilikçi vizyonu ile su tasarrufunda getirdiği yenilikler ile yine dikkatleri üzerine çekiyor. İki kademeli mekanizma artık 3 L / 6 L yerine 3 L / 4,5 Litre ile de deşarj yapabiliyor. Bu özelliğe sahip dizayn serisi Geberit gömme rezervuar modelleri, daha fazla su tasarrufu sağlayarak hem sizin ekonominize hem de çevreye daha duyarlı davranıyor. Ayrıca gürültü azaltma ve yangından korunma için en yüksek gerekliliklerini yerine getirerek, kalite ve güvenliği Geberit gömme rezervuarlar�� ile sağlamanızı kaçınılmaz kılıyor.

Her Zevke Uygun Dizayn Tip Kumanda Kapakları Geberit dizayn serisi kumanda kapakları, günümüzde banyoların modernize edilmesi için önemli bir rol oynuyor ve banyonuzdaki tarzınızı belirleyen değişik dizayn, renk ve yüzey tiplerine yönelik zengin renk alternatiflilerine sahip kumanda kapakları

sunuyor. Üstelik ince zevklerin yansıdığı gömme rezervuarlar, Geberit tarafında 10 yıl garanti kapsamında. Geberit Dizayn Serisi kapakların uygulama örnekleri arasında birbirinden farklı detay çizgileri ve kendilerine özgü tasarımları yer alıyor. Sigma serisine ait birçok renk ve model Geberit dizayn tipi kumanda kapakları konseptinde yer alıyor. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

175


Ürünler

İzocam’dan Su Yalıtımına Özel Ürün; İzoplan İzocam yeni yalıtım ürünleri geliştirerek her türlü yalıtım ihtiyacına yanıt veriyor. İzocam’ın son ürünü ise, su yalıtımı uygulamalarında kullanılmak üzere PVC ve TPO membranları Multiplan işbirliğinde tasarlanıp üretilen “İzoplan” oldu. İzocam İzoplan markalı yalıtım membranlarının değişik uygulama şekilleri bulunuyor. Ürünler; temel uygulamalarında “İzocam İzoplan PVC temel”, çatı uygulamalarında “İzocam İzoplan PVC çatı” ve “İzocam İzoplan TPO çatı” olarak uygulanabiliyor. İzocam’ın en yeni ürünü İzoplan, 1,2 milimetreden 2 milimetreye kadar olan kalınlıkları ile farklı özelliklerde üretilebiliyor. İki farklı renk seçeneği bulunan İzoplan ürünleri, aksesuarlarıyla birlikte temelden çatıya su yalıtımı konusunda mükemmel bir çözüm sunuyor.

Çatılara Döşenen Rulopan Kışın Yakıt Giderlerini Azaltıyor İzocam Rulopan çatı aralarının ısı yalıtımının yapılması amacı ile kullanılan, her iki yüzü camtülü kaplı ısı yalıtımı ürünüdür. Kullanıldığı çatı aralarında, ısınan havanın dışarı kaçmasını önleyen Rulopan, döşeme üzerine aralarda boşluk kalmayacak şekilde kolayca uygulanabiliyor. Hafif malzemeden üretilen Rulopan, çatıya kolayca taşınıp kesilebiliyor. Her türlü ahşap ve metal çatıda kullanılabilen Rulopan, uygulama sırasında ziyan olmuyor. Elastik olması nedeni ile boşluklara rahatlıkla yerleştiriliyor. Kullanılmayan çatı aralarında, döşeme üzerine uygulanan Rulopan, aynı zamanda, kullanılan çatı aralarında, mertek aralarında ve üzerine yük gelmeyen yatay uygulamalarda da kullanılabiliyor. Rulopan ile kaplanan çatılar, ısı yalıtımına sahip oluyor ve yakıt sarfiyatı önemli ölçüde azalıyor. Açık gözenekli yapısı ile ses yalıtımı ürünü özelliği de taşıyan Rulopan, içeriğini oluşturan yanmaz özellikteki camyünü sayesinde yangın güvenliği sağlıyor.

176

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Ürünler

Kalebodur, Havuz Ürünleri ile Tüketicilere Sınırsız Çözüm Alternatifleri Kalebodur, kalite ve ileri teknoloji ile üretilen porselen kaplamaları ile havuz içi, havuz kenarı ve ve havuz çevresinde seçenekler sunmaya devam ediyor. Kalebodur, ürün gamındaki çeşitlilik sayesinde tüketicilerin havuz uygulamaları alanındaki tüm taleplerine cevap veriyor. Sektördeki eşsiz deneyimi ve marka güvencesi ile AB standartlarında belgelendirilmiş üretim tekniklerine sahip Kalebodur, porselen havuz ürünlerindeki renk, ebat ve yüzey alternatifleri ile dikkat çekiyor. Kalebodur, çok alternatifli havuz kenarı detayları sayesinde havuz projelerine yepyeni avantajlar sunuyor. Ürün yelpazesinde; çizgili ve pötikare versiyonlarda üstten taşmalı, içten taşmalı ve taşma kanalsız sistemlere uygun fonksiyonel ve estetik havuz tutamakları ve tamamlayıcı parçalar bulunuyor. Bu sayede Kalebodur, profesyonellerin karşılaşabileceği tüm ihtiyaçlara çözüm sunmakla kalmıyor, teknik engelleri de ortadan kaldırıyor. Flexi Serisi, kendinden eğimli olması ve çok alternatifli ebada sahip olması nedeniyle kolay uygulama imkânı ve işçilik tasarrufu sağlıyor. Flexi Serisi, alternatifli ebatta olan tutamakları sayesinde 20 cm ve 40 cm arasındaki perde betonda tek bir ürünle çözüm sunuyor. Serinin kanal arkası çift taraflı tamamlayıcı ürünüyle ise 65 cm’e kadar iki ürünle çözülen detay ile teknik açıdan işlevsel, estetik açıdan etkileyici sonuçlar sağlıyor. Kalebodur havuz ürünleri ile her zevke hitap ediyor Kalebodur, havuz içi zemin ve duvar kaplamalarında 2 alternatif ürünü tüketicilerin beğenisine sunuyor. Porselen olarak üretilen Rainbow Plus Serisi; mat, parlak ve antislip yüzeyiyle sunduğu renk, ebat seçeneklerinin yanı sıra tamamlayıcı parçaları ile dikkat çekiyor. Kale Cam Mozaik Serisi ise algıda farklılık yaratan ve her zevke hitap eden çeşitli renk, ebat seçenekleri ile modern havuzlara zenginlik katıyor. Havuz çevresi kaplama malzemelerinde de farkını ortaya koyan Kalebodur; porselen olarak üretilen ve antislip özelliği taşıyan Kalestone, Kalewood, Deck, Natura serileri ve Klinker karo ile, estetiği ve teknolojiyi bir araya getirerek zengin renk, ebat ve desen seçenekleri sunuyor. Tüketiciler, Kalestone ile doğal taş görünümünü, Kalewood ve Deck Serisi ile ahşap görünümünü, Natura Serisi ile traverten dokuyu, Klinker karo ile cotto etkiyi havuzlara taşıyabiliyor. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

177


Ürünler

Enerji Tasarrufu ve Konfor için Kale’den Mantolama Sistemleri Kale Mantolama Sistemleri, Taşyünü ve EPS ısı yalıtım levhalı seçenekleri ile binalarda ısıtma veya soğutma amacıyla yapılan harcamalarda yüzde 50’nin üzerinde tasarrufla birlikte kışın verimli bir ısınma ve yazın ise verimli bir serinleme ile yaşam konforunu yükseltiyor. Kale Mantolama ile ısı yalıtımı yapılan binalar, dış ortamdan çepeçevre yalıtıldığı için ısı kayıpları engellenerek enerjinin verimli kullanımı sağlanmış oluyor. Kale EPS Mantolama Sistemi, yüzde 20 daha yüksek performans sergiliyor Kale EPS Isı Yalıtım Levhası, gri renkli ve karbon takviyeli bir malzeme olup ısının ışıma yoluyla yayılmasını engelleyerek mükemmel bir ısı yalıtımı sağlıyor. İçeriğindeki grafit sayesinde, ortamdaki ısıyı hapsederek diğer EPS ısı yalıtım levhalarına oranla yüzde 20 daha yüksek performanslı bir ısı yalıtım malzemesi özelliği sergiliyor. Kale Taşyünü Mantolama Sistemi, 1000 0C’nin üzerindeki erime sıcaklığı ile yangın yalıtımı için ideal Kale Taşyünü Isı Yalıtım Levhası, bazaltın çok yüksek sıcaklıklarda eritilip elyaflanması ile elde edilen ve ısı iletkenlik değerinin çok düşük olması ile mükemmel bir ısı yalıtım malzemesi özelliği taşıyor. Kale Taşyünü levhalar, açık gözenekli olduğundan eşsiz ses yalıtımı sağladığı gibi 1000 0C’nin üzerindeki erime sıcaklığı ile mükemmel yangın yalıtımı yapıyor. Çevre ile dost ısı yalıtımı Kale Mantolama Sistemleri, enerjinin verimli kullanımıyla CO2 ve SO2 gibi gazların atmosfere salınımını azaltarak sera etkisi, küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadeleye katkıda bulunuyor. Aynı zamanda ses ve yangın yalıtımına da katkı sağlayarak, binalarda ısının homojen dağılımı ile mekan konforuna ve sağlıklı yaşama destek oluyor. Kale Mantolama Sistemleri, yağmur, kar ve dış darbelere karşı koruma sağlayarak binaların ömrünün uzamasını sağlıyor. Tüm bu özelliklerin yanı sıra tamamlayıcı aksesuarları ile Kale Mantolama Sistemleri, kullanıcılarına alternatif, kalite ve performansı onaylanmış paket sistemleri bir arada sunarak ısı yalıtımında tüm beklentilere çözüm üretiyor. Mantolamanın başarısı paket sistem kalitesine bağlı Başarılı bir Isı Yalıtımı için, uygulamanın paket sistem tercih edilerek yapılması kadar tüm sistem bileşenlerinin kalitesi ve birbiriyle uyumu da son derece önem taşıyor. Kale Isı Yalıtım Sistemi’nde Isı Yalıtım Levhaları ile birlikte sunulan tüm ürünler Kale markasının kalite ve güvencesini taşıdığı gibi tüm bileşenlerinde uyum, kalite ve güveni bir arada sunarak sistem başarısını garanti altına alıyor.

178

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Ürünler

Kütahya Seramik’le Doğayı Evinize Taşıyın Kütahya Seramik, Origitile koleksiyonunda yer alan Majesty, Callacatta ve Pulpis serisi karolarıyla doğanın huzur veren atmosferini mekanlara taşıyor. Dijital baskı teknolojisi ve Kütahya Seramik yaratıcılığını birleştiren Origitile koleksiyonunda, desenler üzerindeki en küçük ayrıntılar karo üzerine uygulanabiliyor. Karo yüzeyinin her noktasına baskı yapabilen bu teknoloji ile karolar daha gerçekçi ve daha estetik bir görünüme bürünüyor. Kütahya Seramik’in ArGe mutfağında hazırlanan Majesty, Calacatta ve Pulpis serisi karolar, mermerin en ince ayrıntılarını ve eşsiz dokusunu farklı tasarımlarla sergiliyor. Yalnızca doğa böylesine etkileyici bir mermer dokusu yaratabilir. Bir de biz... Kütahya Seramik’in doğa ile yaşamayı sevenlerin tercihi Majesty serisi 60x60 ebatında üretiliyor. Bej rengi ve polish özelliği ile mermerin parlaklığını sırlı porselen dayanıklılığı ile sergileyen Majesty serisi, genel iç mekan zeminlere, alışveriş merkezlerine, farklı mimari tasarımlara zenginlik katıyor. Birebir mermer görüntüsünü mekanlara taşımak için neden servet ödeyesiniz? Mermerin sadeliğini ve asaletini taşıyan Calacatta serisi, 60x60 ebatı ve gri rengiyle mimari çözümlemeleri, tasarım harikalarına dönüştürüyor. Alışveriş merkezleri, eğlence mekanları, restoranlar gibi geniş bir yelpazede uygulanabilirlik sunan Calacatta serisi, evrensel banyo kültürünü de en üst düzeye taşıyor. Görüntüsü mermer gibi… Doğal değil, dijital olduğuna inanabilir misiniz? Kütahya Seramik’in Pulpis serisi, 60x60 ebatı, kahve, fildişi ve antrasit renkleri ile mekanlara farklı bir yorum katıyor. Polish tekniği ile granit parlaklığı ve mermer dokusu kazandırılan Pulpis serisi mağazalara, alışveriş merkezlerine, iş merkezlerine ve özel mimari projelere mermer görünümünü ve sırlı porselen dayanıklılığını bir arada sunuyor. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

179


Ürünler

Koramic Yapı Kimyasalları CERMIX ile Banyo ve Mutfaklarda Fark Yaratıyor Türk yapı kimyasalları sektörüne farklı ürünlerle adım atan Avrupa’nın en güçlü markalarından biri olan CERMIX, banyo ve mutfaklarda da kaliteyi artırıyor. Sektörde yeni ürünlerin geliştirilmesi ve üretilmesine öncü olan Koramic Yapı Kimyasalları, ürün kalitesinin arttırılması konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Yaşam alanlarında sunduğu sistematik çözümlerle hayatı kolaylaştıran Koramic Yapı Kimyasalları’nın geçtiğimiz yıl piyasaya sürdüğü yeni markası CERMIX, banyo ve mutfakları farklı mekanlar haline dönüştürüyor.

Koramic Yapı Kimyasallarının yeni markası CERMIX; yapıştırma harçları, derz dolgu malzemeleri, performans arttırıcı astarları, tamir harçları ve yüzey temizliğine yönelik ürünleri ile sektör profesyonellerine mükemmel çözümler sunarak farklılığını ortaya koyuyor.

Cermix; yüksek yapışma mukavemeti ve esnekliğe sahip yapıştırma harçları, kolay ve hızlı uygulama imkanı sağlayan, hijyenik, kir tutmayan derz dolgu ürünleri, sentetik reçine esaslı yüzeyde emiciliği dengeleyen astarların da içinde bulunduğu toplam 58 adet ürüne sahip.

180

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Ürünler

Newarc’tan Dikkat Çeken Tasarımlar, Şık Banyolar “Cubic” ile dört köşe! Hem güçlü, hem de estetik. Ayrıca karizmatik ve pratik haliyle de bu seri, kullanıcıyı dört köşe ediyor! Keskin hatlarıyla banyo ve mutfaklara elit

bir görünüm katan cubic, ergonomik koluyla da kullanışlı bir armatür. Minimal tarzı ve köşeki şekli ile Newarc’ın en yeni serilerinden olan “Cubic Serisi” size hemen kendisini sevdireceğe benziyor!

Tıpkı Su gibi... Newarc Loft Su kadar duru ve saf “Loft Serisi”, kıskandıran estetik gövdesi ve yumuşatılmış köşeli hatlarıyla hiç şüphe yok ki, sizi hemen kendine bağlayacak. İşlevsel kumanda kolunun rahatlığıyla da gönlünüzü kazanacak bu yeni seri mekanlarınızı cennete çevirebilmek için tasarlandı.

Kendine en ideal ürünü arayanlara Newarc idea Her şeyi beğenmem, benim bir tarzım var diyorsanız işte size “İdea Serisi”! Geniş alanıyla mimari çizgilere sahip olan bu seri aynı zamanda ince ve ergonomik kumanda kolu sayesinde yaşam alanlarınıza farklılık kazandıracak. Üstelik çelik yapısı sayesinde banyo ve mutfaklarınızda ömürboyu idea konforu yaşayacaksınız.

Tasarım suyla buluştu! Newarc Premium Mekanlarda sadelikten yana olanlara modern ve sade tasarımlarıyla öne çıkan minart serisi armatürler...

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

181


Ürünler

Romantizmi Seramiksan’la Evinize Taşıyın

Seramiksan, farklı beğenilere yönelik geniş ürün gamıyla yaşam alanlarını güzelleştirmeyi sürdürüyor. Yalnızca Seramiksan tarafından rotodigit teknolojisi kullanılarak üretilen Digiart karolardan Albero serisi, tasarım ve ileri teknolojiyi bir araya getiriyor. Doğadan ilham alan Seramiksan, Albero serisine ait gül ve kuş desenli dekorları ile baharı karo yüzeylerine taşıyor. Banyo, mutfak gibi ıslak zeminlerin yanı sıra tüm yaşam alanlarında kullanılabilen Albero, uygulandığı her mekâna seçkin bir görünüm veriyor. Albero’nun doğal renk yelpazesinde akçaağaç, ceviz, çam, kiraz, maun ve meşe seçenekleri bulunuyor. Seramiksan Albero Serisi’nin duvar ve dekor karoları 20x60, yer karoları da 30x60 ölçülerinde üretiliyor.

182

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77


Ürünler

weber.kol SRK Konfor ile Toz Devri Bitti

İlave özelliklerle geliştirilen weber.kol SRK konfor, 40 dakikaya varan %100 daha uzun çalışma süresi ile hem erken kurumaya bağlı riskleri azaltıyor hem de uygulayıcılara daha verimli bir çalışma imkanı sunuyor.

weber.kol SRK konfor hem yatayda hem de dikeyde rahat ve kolay uygulama özelliği ile uygulayıcıyı yormuyor ve %100 daha rahat uygulama imkanı sağlıyor.

Özel formülasyon yapısı ve üretim teknolojisi sayesinde weber.kol SRK konfor diğer standart yapıştırma harçlarından farklı olarak, dökülme ve karıştırılma anında ortama yayılan toz zerreciklerini önlüyor. Bu sayede gerek uygulayıcılara gerekse ev sahiplerine %100 tozsuz bir ortam sağlıyor.

Seramik yapıştırıcıları pazarında ilgiyle karşılanan weber konfor serisi üç üründen oluşuyor; tozumayan seramik yapıştırma harcı weber.kol SRK konfor, tozumayan elastik seramik yapıştırma harcı weber.kol graniflex konfor ve yüksek performanslı tozumayan çok elastik seramik yapıştırma harcı weber.kol flex konfor. Ocak - Mart 2012 / Sayı 77

183


Ürünler

Pera Seramik 2012 Koleksiyonu PeraCotta PeraCotta Pera Seramik’in ilk dış mekan ürün kategorisi olarak kullanıcılarla buluşuyor. Cotto serisi leke tutmama,dona dayanıklılık,doğal görünüm ve yüksek fiziki mukavemet özellikleriyle dış mekanlarda kullanım için uygun.Cotto serisinin 20x20,12,5x25,33x33 ve 45x45 ebatları bulunuyor. Yaz koleksiyonunda merdiven basamakları ve havuz ürünleri ile çeşitlenecek olan PeraCotta, yapı sektöründeki özel ihtiyaçlara çözümler sunmaya hazırlanıyor.

Precut Ürünler Pera Seramik ile mutfaklar renkleniyor. Pera Seramik 20x45 ebatında yeni çıkardığı precut ürünleri ile mutfak tezgah araları için alternatif ürünleri piyasaya sundu. Lüsterli, yaldızlı, düz ve karışık renklerdeki ürünleri ile mozaik ürünleri aratmayacak çeşitler sunuluyor.

PeraStone Pera Seramik’in doğal görünümü özgün tasarım ile birleştiren yeni ürün kategorisi PeraStone çeşitli ebat ve desendeki ürünleri ile piyasaya çıktı. Stone ve Stone Art serisi ile yeni ürün kategorisinin ilk ürünlerini yapı malzemeleri sektörüne sunuldu.45x45 ebatlarındaki ürünler özellikle bahçe ve balon gibi dış mekan yaşam alanlarına doğal bir şıklık kazandırıyor.

Safari Serisi Safari serisi doğallık ve sadelik özellikleri ile mekanlarında modern bir dekorasyonu tercih edenlerin ilk seçimlerinden olmaya hazırlanıyor. Bone, Gri, Cotto, Bej ve Kahve renk seçenekleriyle her beğeniye uygun ürünler barındıran seri, farklı desenlerdeki bordür ve dekorlarıyla evini yenilemek isteyenlere alternatifler sunuyor. Raks Serisi Pera Seramik 2012 koleksiyonunun en özgün serisi olan Raks serisi modernliği ve şıklığı evlere taşıyor. Mürdüm,mavi,siyah ve beyaz renkleri bulunan seri farklı tarzlardaki bordür ve dekorlarıyla her zevke hitap ediyor. Raks serisi 20x45 Ebadında fayans ve dekor, 5x45 ebadında bordür ve 33x33 sırlı porselen yer karolarından oluşuyor.

184

Ocak - Mart 2012 / Sayı 77



TİMDER Dergisi 77. Sayı