Page 1

SALTANAT İnsanları Rahat Ettirir

Sultanate Offers Peace to Humanity

• SALTANAT insanları rahat ettirir. Saltanatın dışında insanlar ıztırab içerisindedir. • Sultanda heybet ve azamet saklıdır.Ve insanlar heybet ve azametten korkarlar. • Saltanatın dışında azamet ve heybeti temsil eden insan yoktur. • Seçimle gelen kimseler- Demokrasihalkın arasına karıştıkları zaman seçenleriyle senli benlidirler. Bu ise halkın arasında seçdikleri ile senli benli olmaya sebebdir. Böyle olunca da memlekette heybetli ve azametli kimse kalamaz.

• People not living in a Sultanate are always living in a state of restlessness. • The Sultan is a symbol of majesty and glory. His majestic presence inspires people with awe. • Outside Sultanate there is no one to embody this magnificence and awesomeness. • Those who are elected for office in a Democratic system are bound to be over-familiar in their relations with the people who have elected them. This, then, makes the electoral body lacking in respect for their representatives. When this happens, no one will remain who can inspire awesomeness and magnificence in that country.

Karagöz İle Hacivat Karagöz ile Hacivat günümüze ayna tutuyorlar; Hem güldürür hem düşündürürler. -Karagöz der ki, “ Ey Hacivat, bu günkü hal ve ahvale sen ne dersin?” *Hacivat der ki, “ Ey Karagöz, bu günde gün, yalan söyleyen ve insanları aldatanlarındır.” -“Günümüzde en geçerli matah yalan dolandır!” *“Aklını kullan tuzağa düşme!”

(A Punch-and- Judy Turkish style puppet show) Karagoz and Hajivat reflect our times. They entertain but also make you think. -Karagoz says: “Oh Hajivat what do you say about today’s conditions?” *Hajivat answers: ”Oh Karagoz, these are times of telling lies and fooling people!” -“Truly! Today’s most popular commodity is lying and deceit.” *”Then, Karagoz, be clever and don’t fall into a trap!”


Official Journal of the

Naqshibandi Order All content written by Mawlana Sheikh Nazim in Lefke, Cyrpus

Saltanat

Mohammad Ali Mosque, Cairo Egypt

Volume 1, Issue 1: 1 Muharram 1431

Bu Beyan Bütün Insanliga Doğru Yolu Göstermek Içindir

Declaration

azırlayan sıradan bir kuldur. Münakaşa edilmez HAKİKAT'ları bu BEYAN'larda bulacaksınız. Bunu hazirlayan: Nakşibendi manevi yolunun bir yolcusu Şeyh Nazım'dır. Yanlış yola düşmekten Allah'a sığınırız. Bu BEYAN DIN ve DÜNYA'yi alakadar eden her konuyu ele alır ve yanlışsız bir yolu gösterir. Yardım imdad sahibi Allah'dir.

his declaration is to show all human beings the true way. The author is just an ordinary human being. In the following articles you will find indisputable truths. Their author is Sheikh Nazim, a traveller on the Naqshbandi spiritual way. May Allah protect us from falling into the wrong way. This declaration takes in consideration all subjects related to this world and to religion, it points to the infallible way. Support and success only come from Allah.

H

T


Ş

Saltanat

an ve şerefin sembolüdür. Saltanat dünyanın şerefidir. SALTANATA ulaşmak insanlarda son gayedir. -Demokrasi niçin ortaya çıkmıştır? -Çünkü Demokrasi dağdaki bir çobana da müstakbelde -yani gelecek bir gündeSultan olabilmek ümidini vermiştir. Bu Saltanatın bugündeki ismi İKTİDAR olmaktır. Ve şimdi günümüzde modern bir SALTANAT kavgası halkların arasında ölüm-kalım savaşına dönüşmüştür.

İşte Pakistan, işte Afganistan, işte Acemistan, işte Türkiye, işte Bağdat, işte Yemen, işte Hindistan, işte Sudan, işte çağdaş Avrupa süper açıkgöz ülkeler, işte Kıbrıs, işte bir sürü partilerle dolu ülkeler, işte Çin, işte Kore, işte Balkanlar, işte Almanya, işte İtalya, işte patlamaya hazır Libya, işte İsrail, işte Filistin patlamaya hazır bomba gibi, işte patlamaya hazır Mısır, işte Somalıya, işte patlamaya hazır AB, işte yalan sermaye ile dünyayı aldatmaya insanları kandırmaya uğraşan yalan üzerine kurulmuş UN.

Sultanate I t is the symbol of glory and honour. The SULTANATE is the honour of the world. To reach to the SULTANATE is mankind’s ultimate aim. So how did democracy come into being? Is it because it gives hope to the shepherd on the mountain that one day in the future he also could become the Sultan? What is meant by this Sultanate is only political power. And now in the modern era the fight for the Sultanate has been transformed into a life-or-death struggle among the people. So it is in Afghanistan, so it is in Iran, so it is in Turkey, so it is in

Baghdad, so it is in Yemen, so it is in India, so it is in the very smart contemporary European countries, so it is in Pakistan, so it is in Cyprus, so it is in countries full of political parties, so it is in China, so it is in Korea, so it is in the Balkans, so it is in Italy, so it is in Libya, which is boiling, so it is in Israel, so it is Palestine, so it is in Egypt, so it is in Sudan, so it is in Somalia, so it is in the European Union, so it is in Germany, and so it is in the UN, established on falsehood, is working by means of lies, to deceive people and cheat the world.


‘Hakimiyet Ulusundur!’

-en büyük yalan ve aldatmaca-

G

erçek olan, binlerce yıldır tecrübe edilen hakikat şudur: Hakikatler zamana bağlı değildir. Nasıl ki ALTIN zamana bağlı değildir, ve ALTIN her zaman ALTINDIR, hakikatler de asla zamanla ne yıpranır ve ne değişir! Şimdi, HAKİMİYETin kimde olduğunu aldatılan insanlara bildirelim: -HAKİMİYET, hiçbir vakit halkın eline verilmemiştir! Hakimiyet, öyle sihirli ve cazip bir kurum ve insanlar için gaye hedefdir ki, bu sihirli kudreti hiçbir kimse başkasına vermek istemeyecek, ve her ne pahasına olursa olsun kendinde kalması için kıyameti koparacak ve harp edecektir. Öyle ise hangi şahıs çıkıp da: ‘HAKİMİYET bendedir, gelin alınız’ diyecektir! Partilerin kavgaları niçindir? İKTİDARı ellerinde tutmak içindir. Şimdi, ‘HAKİMİYET ulusundur!’ yalanına gelelim: Hiçbir za-

man bu olmamış ve de olmayacaktır! HAKİMİYET, ANCAK VE YALNIZ, KUVVET sahiplerinindir! Ve asla başkasının olmayacaktır!

Ve TC BMMeclisinde baş yerde yazılı olan, ‘Hakimiyet Ulusundur!’ sözü yalan ve uydurmacadır! Ve ancak cahil kimseleri aldatmak içindir! Nitekim de 87 seneden beri, bu yazıya rağmen millet, toprağına ve tahtına sahiplik yapamamıştır. ‘Hakimiyet Ulusundur!’ sözü yalan ve uydurmacadır! Ve ancak cahil kimseleri aldatmak içindir!

Lies Concerning Sovereignty

“Sovereignty belongs to the people.”

T

his statement is the biggest deception. The reality that has been experienced for thousands of years is that truth is not bound by time. It is like gold which never loses its

power in his hand, man can go to war and destroy the world. If this is so, what kind of person would get up and say, "The reins of power are in my hands, come and get them." -Why do parties fight? -To keep power in their hands.

'Sovereignty Belongs to the Nation.’ This is another lie. It has never happened and will never happen. Sovereignty belongs uniquely to the strong and mighty, and it will never be anybody else's. Thus the value. Gold is always statement 'Sovereignty gold and truths never Belongs to the Nawear out or change tion', which occupies a with time. central position in the Let us explain in whose main hall of the Turkhands sovereignty ish Parliament, is a lie really is. There has and a fabrication; it is never been a time when designed only to cheat sovereignty was in the ignorant people. The hands of the people. To irony is, that despite rule is this statement, for the indeed a charming and past 87 years, this naattractive proposition tion has failed to regain and its magical 'power' the ownership of its is such a desirable goal territories and the right that no one will ever to its throne. want to give it to anyone else. To keep that

1 Muharram 1431 - Saltanat Magazine  

Sheih Nazim's Saltanat Magazine - 1 Muharram 1431

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you