Page 1

102 MAYIS / MAY 2018


TÜRK EV TEKSTİLİNİN GELECEĞİ İÇİN

DÜNYAYA AÇILAN KAPI... Ürettikleri ev tekstili ürünlerini dünyanın dört bir yanında, markaları ile sunan binlerce sanayici ve işadamı, TETSİAD fuarları, dergileri, trend analizleri, dünya bağlantıları, eğitimleri, konferansları ve daha pek çok etkinliği ile dünya ev tekstili modasına katkı sağlıyor... Geleceğimiz için TETSİAD, tekstil dünyası güçbirliğini dünyanın her noktasına yaymaya devam ediyor...


BAŞKANDAN... / FROM THE PRESIDENT...

ALİ SAMİ AYDIN

BAŞKAN / PRESIDENT TÜRKİYE EV TEKSTİLİ SANAYİCİLERİ ve İŞADAMLARI DERNEĞİ TURKISH HOME TEXTILE INDUSTRIALISTS' AND BUSINESSMEN’S ASSOCIATION

Değerli Dostlar,

Dear Friends,

Sektörümüzün ve Derneğimizin sesi olan Hometextile dergimizin yeni sayısını sizlere, 24. EVTEKS Fuarı ile sunuyoruz. Dergimizin bu sayısında AR-GE yatırımından 2019 sezonu trendlerine, önemli sektör bilgilerinden İstanbul’daki keyifli mekânlara kadar geniş bir yelpazede içerik oluşturmaya özen gösterdik. Keyifle okumanızı dilerim.

We introduce you to the 24th issue of the sound of our Association, the Hometextile magazine with EVTEKS Fair. In this issue of our magazine, we paid attention to create content in a great range, from R&D investments to 2019 season trends, from important information about the industry to new lively places in Istanbul. I wish you a pleasurable reading.

Dünya her zaman olduğu gibi yine değişiyor. Bu değişimde her sektör kendine göre bir yön belirliyor. Yine her sektör içindeki oyuncular da doğal olarak yapılarını ve içeriklerini bu değişime uyarlamaya çaba gösteriyor. Bu değişime uyum sağlayamayanlar zamanla sektörlerinde geride kalıyor ve belki de yok oluyorlar. Dünyanın değişimini doğru algılayıp, doğru bir analizle gelecek için sağlıklı stratejiler oluşturanlarsa başarıya imza atmaya devam ediyorlar.

World is changing again, as it always did. During this change, each industry draws its own route. Again, players in each industry make great effort to adapt their structures and contents to this change. Those who can not adapt to this change fall behind over time and even disappear. Those who perceive such changes in the world, analyze them correctly and plan healthy strategies keep putting their names under further success stories.

Biz de büyük çoğu ihracat gerçekleştiren ve üyemiz olan EVTEKS katılımcılarının, değişen dünya koşullarına sağlıklı bir şekilde ayak uydurabilmesi için geçtiğimiz yıl aldığımız kararla fuar tarihimizi bir ay öne aldık. Trendlerin açıklanma tarihleri, siparişlerle üretim ve sonrasında da son tüketiciye sunulması süreçleri açısından bu tarih değişikliğinin tüm taraflara fayda sağlayacağı ortaya çıktı. Bu tarih değişikliğini özellikle katılımcıların ajandalarına net bir şekilde işleyebilmeleri için de Nisan ayına ilişkin özel bir marka konumlandırması gerçekleştirdik. Marka danışmanları uzmanlığında hazırlanan bu çalışma doğrultusunda fuarımızın konumlandırmasını EVTEKS APRIL olarak yeniledik. Böylece tüm dünyadan katılımcıların ajandalarında Nisan-April ayı kısmında adımızla özdeşleşmiş bir kalıcı tarih oluşturmuş olduk. Aynı zamanda EVTEKS Fuarı’nın ev tekstili alanında dünyaya yeni sezon tasarım trendleri sunan bir fuar olduğunu da vurguluyoruz. “APRIL EFFECT” konsepti ile Nisan ayında doğanın kendini yenilemesi ve uyanma, tazelenme kavramları ile de fuarın yenilikler sunduğunun altını çiziyoruz. Bu konumlandırmayı ve APRIL EFFECT konseptini hem TETSİAD hem de sizler, katılımcılarımıza ne kadar çok sunarsak, zihinlere yerleşme sürecimiz kat kat hızlanacaktır. Bu konsept ile şu anda dünyada kalıcı olarak (EVTEKS APRIL-APRIL EFFECT) belirli bir ayı sahiplenen ilk fuar ve kurum olduk.

So we brought forward the date by one month with a decision taken last year in order to enable EVTEKS attendants who export and are our members to adapt to the changing global conditions. Considering the dates of trend statements, processes of per order manufacturing and presenting the products to the end users, this change in schedule is figured out to be beneficial to all sides. We also organized a special brand positioning specifically for the month of April so that the attendants can work this change in the schedule to their agenda properly. In accordance with this work prepared under the expertise of brand consultants, we renamed the positioning of our fair as EVTEKS APRIL. This way, we managed to create a permanent date identifying with our name related to the month of April in the agenda of all our attendants from all over the world. At the same time, we are putting emphasis on the fact that EVTEKS Fair is a fair that introduces design trends of new season in home textile industry to the world . Under the concept of "APRIL EFFECT", we also emphasise that the fair brings innovation with the concepts of revitalization of nature, revival and renewal. The more we introduce this positioning and APRIL EFFECT concept both as TETSIAD and yourselves, the more we will leave a positive impression on the minds. We became the first fair and organization in the world to permanently claim a specific month with this concept (EVTEKS APRIL-APRIL EFFECT)

Bu sezon Nelly Rodi tarafından TETSİAD Üyeleri için hazırlanan “Fascination” ana temalı trend yorumlarını sizlerle yine bir süre önce paylaştık. Yepyeni bir sezon, değişen dünyada yeni bir trend... Tüm üyelerimizin tasarım anlamında dünyayla bütünleşmesi adına bu çalışmaları APRIL EFFECT çerçevesinde sürdürmeye devam edeceğiz.

A while ago, we also shared the trend statement titled "Fascination", prepared for TETSIAD members by Nelly Rodi this season. A whole new season, a new trend in the changing world... We will continue our endevours under the context of APRIL EFFECT for the purpose of coalesce all our members with the rest of the world in design field.

24. EVTEKS APRIL’ da tüm katılımcıların ve üyelerimizin verimli bir fuar süreci geçirmelerini dilerim.

I wish our members and the attendants to have a productive fair period throughout the 24. EVTEKS APRIL Fair. Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

3


ARAŞTIRMA / RESEARCH

Dekorasyona Yeni Etken: “Beğeni Sayısı” New Element of Decoration: “Number of Likes”

TÜRKİYE EV TEKSTİLİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ TURKISH HOME TEXTILE INDUSTRIALISTS’ AND BUSINESSMEN’S ASSOCIATION Ali Sami Aydın Başkan - President A.Serdar Sütçüoğlu Ali Rıza Hasoğlu Başkan Yardımcıları - Vice Presidents

8

TRENDLER... / TRENDS...

EVTEKS 2018

Cengiz Özmen Genel Sekreter – General Secretary Abdülhadi Köseoğlu Mali Sekreter – Financial Secretary Üyeler-Members Ufuk Oçak Mehmet Fatih Dereköylü Can Tanrıverdi Remzi Kırayoğlu Hüseyin Memişoğlu Murat Zümbülyuva Mustafa Kösemusul Arif Şensöz Cihan Aktaş İsa Dal Faruk Hürdana Mehmet Keçeci Ercan Karakuş Kadir Beytekin Ahmet Nuri Baytimur Mustafa Moral

om the ects fr e l i t it ex Home T Interior Arch Eyes of signers and De

EVTEKS April Effect on Home Textile…

14

20

HOME&TEX FUARI / HOME&TEX FAIR MAKALE / ARTICLE

Yeni İşbirlikleri için En Uygun Adres: Home&Tex Fuarı

Denetleme Kurulu - Board of Auditors İsmail Ağaoğlu Yavuz Demirel Emrah Demir Mehmet Pamuk Berk Vardar Hasan Kürşat Bayram Eren Nazik Fatih Özdemir M. Atilla Bulut Sorumlu Yazı İşleri Müdürü - Responsible Editor Neşe Altıntaş İletişim ve Reklam Sorumlusu - Communication and Advertising Specialist Ekibimiz – Team Harun Üstgül Hasan Ersan Melissa Papuçciyan Ömür Işık İDTM Blokları A3 Blok Kat:16 No:461 Yeşilköy-Bakırköy/İstanbul Telefon: +90 212 292 04 04 www.tetsiad.org Her hakkı saklıdır. Hometextile Dergisi ücretsiz olarak dağıtılır. Dergimizde yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Yazı ve haberler kaynak belirtilmek şartı ile kullanılabilir. All rights reserved. Hometextile Magazine is complimentary. All articles belong to the authors. Texts and news can be used with citation.

4

Ev Tekstiline EVTEKS Nisan Etkisi…

ar ve üyle İç Mim cıların Göz Tasarımtili Ev Teks

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

The Best Address for New Collaborations: Home&Tex Fair

32

Haydi, Çevik Olalım Come On, Let’s Be Agile Berna Özdemirkan Pin Araştırma Pin Research

38

RÖPORTAJ / INTERVIEW

“EVTEKS’i 24 Yıldır Başarı ile Sürdürmek Türkiye için Gurur Verici” "Continueing EVTEKS with Success for 24 Years is Praiseworthy for Turkey"

44

Pınar Taşdelen Engin Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı President of Uludağ Textile Exporters Association


24-28 Nisan / April 2018

Hall 3 / E08

Stor perde kumaşları Textiles for roller blinds

Roller

Vertical blind

Roman blind

Kontrat Tekstilleri

Stor Perde Kumaşları

Askeri Kumaş ve Teknik Uygulama

Çadır Kumaşı Üretimi ve Apreleri

Suni Deri

Reklamcılık Tekstilleri

Contract Textiles

Textiles For Roller Blinds

Camouflage & Technical Fabric

Tent Fabric & Tent Coating

Artificial Leather

Advertising Textiles

Panel

DKC Teknik Kaplama Apre Tekstil Deri San. Tic. Ltd. Şti. Badırga Mah. (Bursa İhtisas Deri OSB) Ahi Evren Cad. No:2-4 Nilüfer / BURSA Telefon : +90 (224) 411 22 82 - Fax : +90 (224) 411 16 88 info@dkcteknik.com.tr

www.dkcteknik.com.tr


MAKALE / ARTICLE

KÜLTÜREL MİRASIMIZ... / CULTURAL HERITAGE...

Gelecek Şoku, Ticaret ve Dijital Oyunlar

Fethiye’nin Göz Nuru: Dastar Bezi

Future Shock, Commerce and Digital Plays

Apple of Fethiye’s Eye: Dastar Cloth

56

48

RÖPORTAJ / INTERVIEW

Brian Solis

RÖPORTAJ / INTERVIEW

“Tekstil Üç Kuşaktır Yürüttüğümüz Dede Mesleğimizdir” YAYIN YÖNETİM PUBLICATION MANAGEMENT

“Textile Has Been Our Family Job Since Three Generations”

60 Can Tanrıverdi Tanrıverdi Mensucat Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi The Board Member of Tanrıverdi Mensucat Sanayi A.Ş. Cihangir Mah. Sıraselviler Cad. Yeni Yuva Sok. No: 18 / Kat 2 / Daire 3 Cihangir / Beyoğlu / İstanbul www.brandsuiteistanbul.com Tel: 0212 973 73 75

“En Büyük Fuarlarımızda Türkiye'den Katılımda Artış Gözlemledik”

“In Our Biggest Fairs We Also Noticed Increase of Turkish Participation”

RÖPORTAJ / INTERVIEW

Bülent Fidan Genel Yayın Yönetmeni / Editor in Chief Sonay Ertekin Gülüm Editör / Editor

Eugen Alles Genel Müdür, Messe Frankfurt Rus General Director, Messe Frankfurt Rus

Elif Tuğçe Gülırmak Editör / Editor Adem Tayfun Eser Görsel Yönetmen / Art Director Alfa Tercüme Çeviri - Translation Sanatkar Ofset San. Tic. Ltd. Şti. Maltepe Mh. Litros Yolu 2. Matbaacılar Sitesi 4NF/4-5 Topkapı - İstanbul Tel.: 0212 567 39 40 Faks : 0212 567 39 41 www.sanatkarofset.com.tr

REHBER / GUIDE

70 “Tasarım Hayatın Her Yerinde!” “Design in Every Aspect of Life!”

Ali Sami Aydın Yayının dili: Türkçe-İngilizce TETSİAD Başkanı Publication Language: Turkish/ English President of TETSIAD Yayının Türü: Ulusal Süreli Yayın Publication Genre: National Periodical Publication Hometextile dergisine internette, tetsiad.org adresinden ulaşabilirsiniz. Access Hometextile magazine on the internet at tetsiad.org

6

86

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

92 Her Köşesi Başka Özel, Başka Güzel: İSTANBUL Amazing and Unique Sights at Every Corner: ISTANBUL


ARAŞTIRMA / RESEARCH

Dekorasyona Yeni Etken:

“Beğeni Sayısı” New Element of Decoration:

“Number of Likes” Kuşak farklılıkları… Çatışmalar… Hayatımızın her alanına, özellikle sosyal ve iş yaşantımıza doğrudan etki ediyor. Bu durumun olumsuz etkilerinden kurtulmak birbirini anlamakla mümkün, kuşaklar arası çatışmaları en aza indirgeyerek uyum sağlamak her açıdan çok önemli.

Generation gaps... Conflicts... Affect all aspects of our life, especially our social and business life. We can get rid of the engative effects of this situation by understanding one another, getting along by minimizing conflict between generations is important in every aspect.

Dünya genelinde X,Y ve Z kuşakları arasındaki farklılıklar her geçen gün daha da keskinleşirken, “kuşak çatışmaları”, “yeni nesil” gibi kavramlar günlük hayatımızda dilimize de iyice yerleşmeye başladı.

As the difference between generations X, Y and Z are getting sharper and sharper worldwide, new terms such as “generation gaps”, “new generation” started to take their places in our vocabulary.

Bugün en büyüğü 18 yaşında olan Z kuşağı ve Y kuşağının özellikle 1990 yılı sonrası doğan bireyleri, yeni nesil olarak, davranışları ve tüketim tercihleri tahmin edilmesi daha zor olan bir kitleyi oluşturuyor. Onlar için eğitim ve kültür oldukça önemli. Maddi ve manevi yönden bağımsız olmak da… Bu sebeple eğitimlerine uzun zaman ayırıyorlar. Elde edecekleri sosyal statü, hayatlarında ulaşmak istedikleri en önemli noktaların başında geliyor. Yalnız yaşam tarzını seven genç nesil, evlilik için aceleci davranmayarak, hayallerindeki eve sahip olmak için belli bir maddi birikim oluşturmayı tercih ediyor. Rahatlıktan yana ve stresten uzak bir hayat öncelikli tercihleri arasında

8

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

People of generation Z with the oldest being 18 and people of Y generation, especially those born after 1990 makes up the new generation, whose attitude and choices of consumption are harder to predict. For them, education and culture is of utmost importance. As well as being financially and spiritually independent... This is why that spend so much time for education. The social status to be gained is the first on the list of the things they want to achieve in life. Young generation that love a lonely life style tend to not jump the gun when it comes to marriage but prefer to save money to have the home in their dreams. Relaxed and stress-free life is among their list of choices. They love being themselves, travelling, dressing, to set an example and to be


bulunuyor. Sadece kendileri gibi olmayı, gezmeyi, giyinmeyi, örnek almayı, örnek olmayı seviyorlar. Bazı noktalarda çevrelerine ve ailelerine uyum sağlamada zorluk çekebiliyorlar. İnternet, özellikle de sosyal medya yaşam tarzları için büyük bir kriter. Evlerinde veya dışarıda oldukları yerde fotoğraf çekilmek için kendilerine alan yaratıyorlar. Düzenli aralıklarla bu alanı yenilemekten sıkılmıyorlar. Yorgunluk kelimesinin anlamını fazla bilmiyorlar. Moda bloglarını takip ediyor, hatta bazen moda bloggerı olmak için epey çaba sarf ediyorlar. Mutlu oldukları alanlarda yaşamayı ya da yaşadıkları alanları mutlu olacakları bir tarzda tasarlamayı istiyorlar çünkü mutlu olmak, hayatlarındaki en önemli öncelik. Parmaklarının ucundaki internet sayesinde her şeye çok çabuk ulaşabiliyor, her şeyden çok çabuk sıkılabiliyorlar. Hızlı değişim, modayı takip etme onlar için adeta bir yarış. Başkasında olup da onlarda olmayan şeyi bazen ciddi bir eksiklik olarak görebiliyor, ona ulaşmak için savaşmaktan çekinmiyorlar. Hırslı, inatçı, ne istediğini bilen hedef odaklı yeni kuşak, dikkat çekmeyi seviyor. Bu yüzden onlar için lüks çoğu zaman olmazsa olmaz. Bu kuşağı kalıplaşmış alışkanlıkların dışında tutan sebeplerden biri de şüphesiz ki evleri. Yeni kuşağın aykırı ev modasına bir göz atalım… Yeni nesil gençlik için ev konusunda öncelik lokasyon. İş yerine ve şehir merkezine yakın ortak bir noktada yaşamak, hemen hepsinin

inspired by. At some points, they have trouble adapting to their environment. Internet, especially social media are huge criterias for their life styles. They create space for themselves, either at home or outside so they can take photos. They never get bored to rearranging this space at regular intervals. They don’t know the meaning of getting tired. They follow fashion blogs, sometimes even struggling greatly to become a fashion blogger themselves. They want to live in a space where they are happy and to decorate their living spaces in a fashion where they feel happy because being happy is the first priority in their lives. Thanks to internet access, they can reach everything instantly and can get bored out of everything so quickly. Rapid changes and catching up with fashion is like a race for them. They might consider things that others own while they don’t as a failure, they are not reluctant to fight to reach it. Ambitious, stubborn, target-oriented new generation loves drawing attention. That’s why luxury is a must for them, most of the time. One of the factors that exclude this generation from cliched habits is, without a doubt, their homes. Let’s take a look at the home fashion of the new generation. For the youth of the new generation, first priority when it comes to home is the location. Living close to both workplace and city center is the common preference for them all. Those who live alone prefer 1+1 or studio flats and if possible, with modern kitchen. This ge-


ortak fikri. Yalnız yaşayanların tercihi 1+1 ya da stüdyo daire tipi mümkünse de Amerikan mutfaklı evler. Teknolojinin içine doğan bu nesil, evlerinde de önceliği teknolojiden yana kullanmakta. En büyük ekran televizyonun yanında son teknoloji ses sistemleri, dünyanın tüm kanallarına ulaşabilecekleri bir uydu evlerini yerleştirmeye başlarken ilk düşündükleri detaylar arasında yer alıyor. Yaşadığı alanı farklı bir alana dönüştürmek isteyen, çok okuyan, çok araştıran bu meraklı kuşak, duvar kâğıdı seçimlerinde ruhlarını yansıtan desenlerin kullanıldığı, klasik çizginin dışına çıkmış modelleri tercih ediyor. Orijinallikten yana olan bu gençler için evlerinin her köşenin beğenilmesi oldukça önemli. Az eşya evlerinin altın kuralı. Genelde “L” şeklinde kullanmayı sevdikleri koltuklarının döşemelik yüzeyi için de daha çok açık tonları tercih ediyorlar. Bej ve beyazın ağırlıkla hâkim olduğu genç evlerinin koltuklarının üzerinde ise vintage ve retro tonlarında kalabalık bir yastık grubu mevcut. Kilim, paspas, halı gibi Türk evlerinin demir başı sayılan ürünler günümüz genç neslinin evlerinde çok tercih edilmemekte. Kullanılması durumunda da koltuklardaki yastıklarla uyumlu tek bir ton küçük halı, onlar için genellikle yeterli. Kapatıldığında tamamen karanlık bir ortam yaratan perdeler, bu kuşağın evlerinin vazgeçilmez ev tekstili ürünü. Oldukça koyu tonda kullanılan perde aynı zamanda kalın olmalı ve yere kadar uzanmalı. Bu konuda görsellik kadar, teknoloji düşkünü bu neslin televizyon izlerken kendilerini tamamen sinemadaymış gibi hissetmek istemelerinin de etkisi çok. Mutfakta genelde bistro ya da ufak bir masa onlar için iş görür nitelikte. Tezgâhlarını genelde kahve makinası ve ekmek kızartma makinası süslüyor. Rengârenk mutfak önlüklerini kullanmayı se-

10

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

neration that was born into technology, also choose technology for their home. Latest technology audio system right next to the biggest television available, with satellite access where they can access all the tv channels in the world are one of the initial details they think about when moving to their new homes. This curious generation which read a lot, research a lot, who want to change their living spaces into something unique, prefer extraordinary models that differ from classic patterns when it comes to wallpaper. It is imparative for this youth who opt for originality that every corner of their home is loved. Fewer objects is the golden rule of their home. For the sofa which they like to arrange in “L” shape, they choose lighter colours mostly for upholstery. In the home of the youngsters with beige and white prevalent, crowded group of pillows with vintage and retro shades are generally used on sofas. Products such as rugs, mats, carpets which are considered a must in a Turkish home are generally not preferred by the new generation in their home. When they use them, a small, single colour carpet that matches with the pillows on the sofa is generally enough. Curtains that completely darken out the room when brought down is an essential home textile product for this generation. Used in very dark shades, curtains should also be thick and reach the floor. In this decision, the fact that this tech savvy generation wants to feel like they are in a cinema hall while watching a movie and immerse themselves plays a huge role. In kitchen, a bistro or a small table is usually enough for them. Kitchen counters are usually decorated with coffee machines or toasters. They love using colourful cooking aprons. They love decoration their kitchens with these aprons and other colourful accessories. Runners


viyorlar. Bu önlükler ve diğer renkli aksesuarlar ile mutfaklarını dekore etmeyi çok seviyorlar. Masa örtüsü yerine kullandıkları cıvıl cıvıl tonlardaki runnerlar, geniş hayal dünyalarını, zevklerini en iyi şekilde yansıtan başka bir detay. Rahatlarına epeyce düşkün olan Z kuşağı mensupları, yatak odalarında genellikle büyük yatak kullanmayı tercih etmekte. Genç kadınların daha açık tonlarda kullandığı nevresim takımlarının desenleri, mevsim geçişlerine göre farklılık gösterebiliyor. Özellikle çiçekli, renkli nevresim takımları kullanarak bahar canlılığını dört mevsim boyunca yataklarında hissetmeyi seviyorlar. Genç erkekler ise genelde koyu tonlarda kullandıkları nevresim takımlarından yaz/kış olsun kolay kolay vazgeçmiyorlar. Yine koyu tonlarda uzun perdeler, yatak odalarının vazgeçilmezi. Evlerinde bir diğer önem verdikleri köşe ise banyolar. Havlu ve bornoz grubuna epey düşkünler. Bu da rahat yaşamı kendilerine ilke edindiklerinin bir ispatı sayılabilir… Banyodan sonra bornoza sarılarak uzun süre vakit geçirmekten keyif aldıkları bir gerçek. Bu nedenle Z kuşağını temsil eden bir kişinin evinde gittiğinizde banyo kapılarında çok şık, yumuşacık ve farklı tasarımlarda bornozlar görmeniz normal… Ayrıca bu banyolarda sepetlerin içinde renk renk havlular ile bir köşede bambu çiçeklerin bulunduğu büyük saksılar görebilirsiniz. Gelenekselin dışına çıkan, günümüzün modern ev dekorasyon trendinin şekillenmesinde, giderek küçülen evlerin etkisinin yanı sıra paketli ev tekstili ürünlerinin, renkli ve süslü tasarımlar ile desteklenerek cezbedici bir hale gelmesinin de payı büyük. Unutmamak gerekiyor ki bu cazibeye karşı koymak, yüklediği fotoğraftan sonra alacağı beğeni sayısını hesap eden yeni neslin doğasına aykırı!

12

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

which they use in replacement to tableclothing is just another detail that reflect their wide imaginative powers and taste. Fond of comfort greatly, members of the Z generation usually prefer a large bed in their bedrooms. Quilt cover sets, preferred in lighter colour by young women show difference in patterns depending on which season of the year it is. They want to feel the liveliness of the spring throughout the year by using flower patterns and colourful cover sets. Young male, on the other hand, can not give up on darker shades as easily, no matter what season it is. Long curtains in dark shades is also a must in the bedroom for them. Another place they pay great importance to is the bathroom. They are fond of towels and bathrobes. This can also be considered as a proof that they adopt comfortable life as a principle... It is true that they love spending some time after taking a shower, hugging the bathrobe. This is why it is normal to see different soft and elegant bathrobes of different designs in the doors of their bathroom when you visit the home of a person of Z generation... Also, you might see big vase with bamboo flowers in them in a corner with colourful towels in a basket. They also play a huge part in shaping this decoration trend in modern houses where people think outside the box along with increasing the attractivity of packaged home textile products, complementing them with flamboyant designs in the houses which are getting smaller and smaller every day. We should not forget that resisting this temptation is against the nature of the generation which think about the number of likes they’ll get after uploading a photo!


zumrutwallpaper

www.zumrut.com.tr

zumrut@zumrut.com.tr

ŞEHRİN DUVARLARI kaliteye alışık 1980’den beri...

Garanti Tiftruk Basım ve Ambalaj San. A.Ş Merkez: Çobançesme Mah. Sanayi Cad. Nish İstanbul Residence No:44 A Blok H Dublex Bahçelievler - İstanbul Telefon: 0212 659 95 97 Fabrika: Vakiflar OSB Mah. E-5 Yolu Üzeri Fabrikalar No:15 Ergene/TEKİRDAĞ EMail: zumrut@zumrut.com.tr Web: www.zumrut.com.tr


TRENDLER... / TRENDS...

e v e l y ar ü z m İç Mi cıların Gö m ı ar s a T i l i t s k e Ev T e h t om fr s e t l c i t e t i ex h T Home Interior Arc f o s e y s E er n g i s e D d an

Her sene bahar aylarının gelmesiyle birlikte dekorasyonda olsun temel veya yan ev tekstili ürünlerinde olsun hemen herkesin aklına evlerinde değişiklik yapma fikri yerleşir. Bu fikri benimseyip henüz net bir karar verememiş okuyucularımız için Yataş Grup Tasarım Direktörü Burak Gürmeriç, Yatsan Maison Tasarımcısı Cenk Mommarje ve İç Mimar Emre Doğ ev tekstili ürünlerinin, ürün gruplarına ve mevsim geçişlerine göre nasıl kombinlenmesi gerektiği hakkındaki değerli görüşlerini paylaştı. Each year, with the arrival of spring, almost everyone thinks of making a change in their homes, be it decoration wise or in main or sub home textile products. For our readers who adopted this idea but couldn’t decide fully yet, Yataş Group Design Director Burak Gürmeriç, Yatsan Maison Designer Cenk Mommarje and Interior Architect Emre Doğ shared their valuable opinions on how to combine home textile products depending on the product groups and seasonal changes. 14

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


Burak Gürmeriç Tasarım Direktörü Ev tekstili sektörü, sosyal medya ve internet kullanımının artması ile rekabeti yerelden globale taşımıştır. Ev tekstili bir dekorasyon elemanı olarak tüketicinin, çeşitlilik ve özgün tasarım beklentisinin oluştuğu bir sektör haline geldi. Günümüzde, sınırların da kalkmasıyla kullanıcıların dünya çapında birçok markaya ulaşma imkânı oluştu ve bu durum sektördeki yerel üreticilerin kalite ve çeşitlilik standartlarını yükseltmelerini sağladı. Türkiye, tekstil sektöründe global seviyede önemli bir oyuncu... Özellikle Denizli, Bursa ve Eskişehir gibi sanayisi tekstil odaklı şehirlerimizde gerek marka gerekse fason üretim ile dünya ihtiyaçlarına cevap verilmekte. Çok kültürlü bir tarihe ve yapıya sahip olan bir coğrafyada yaşıyor olmamızın, tarihten gelen çok çeşitli motif kültürünün yansıması olarak, tasarım okullarının da katkısıyla sektördeki nitelikli tasarım ve tasarımcı sayısı gün geçtikçe artıyor. Bu da yenilik ve özgünlük arayan kullanıcının, aradığını kolaylıkla bulmasına yardımcı oluyor. Tıpkı giyim sektöründe olduğu gibi ev tekstilinde de kullanıcı, değişen modayı takip etmek ve bu değişimi tercih ettiği markalar ile izlemek istiyor. Giyim sektöründe 6 ayda değişen akımlar ev tekstilinde de aynı şekilde değişim gösteriyor. Ev tekstili, dekorasyonun bir parçası olarak mekânın ruhunu büyük ölçüde değiştirmeyi sağladığı için daha da önemli bir rol alıyor. Ev tekstili bölümü olarak tüm Yataş markalarında olduğu gibi hedefimiz yeni trend, renk ve dokuları taşıyarak oluşturduğu koleksiyonlarla, kullanıcıya yeni fikirler ve özgün bir stil sunmaktır. Koleksiyonlarımız ile kullanıcıya kendi evinin iç mimarı olma şansını da sunmaktayız. Koleksiyonlarımızı set koleksiyonlar ve tekil gruplarda sunarak kullanıcının kendi beğenisine göre kendi tarzını yaratmasına da olanak sağlıyoruz. Çiçekli nevresim takımı tercih eden kullanıcı dilerse bunu geometrik motiflere sahip bir yatak örtüsü ile kombinleyebilir; renk veya desen üzerinden kendi oluşturacağı konsept ile ilerleyerek kendi kişisel koleksiyonunu oluşturabilir. Her sezon trendler ışığında oluşturduğumuz renk skalalarında tüm koleksiyonların kendi içlerinde birbirleriyle eşleşmelerine olanak sağlayacak şekilde ilerliyoruz. Yataş olarak ülkemizin zengin kültürünü değerli bir veri olarak kullanarak, güncel tasarım trend ve beklentileriyle yorumlayarak koleksiyonlarımızı oluşturuyoruz. Güncel kullanıcı davranışları göz önünde bulundurulduğunda ev tekstili ve dekorasyonun, insanların değişim ihtiyaçlarını en hızlı karşılayabildikleri alan olduğunu biliyor; artan sosyal medya kullanımı aracılığıyla yaşamın her alanının ayrı bir şova dönüştüğü, görselliğin gün geçtikçe daha ön plana çıktığı, dünyada insanların mutluluk araçlarından birinin belki de en önemlisi olan evlerinin kişilik ve tarzlarını yansıtmadaki önemini anlıyoruz. Kullanıcıların iyi hissettikleri, mutlu oldukları, kendi tarzlarını yansıttıkları mekânlara ve ürünlere sahip olmaları için yeni koleksiyonlar oluşturmaya devam ediyoruz.

Burak Gürmeriç Design Director Home textile industry changed competition from a local scale to global scale with the increase in social media and internet usage. As a decoration element, home textile became an industry where consumers expect variety and unique designs. Nowadays, with boundaries removed, users have the chance to reach numerous brands around the world and this enabled local manufacturers in the industry to improve their standards of quality and variety. Turkey is an important actor in textile industry at a global level... Especially the cities with textile focused industry such as Denizli, Bursa and Eskişehir, global demands in terms of brand and contract manufacturing can be supplied. As a result of living in a geography with multi-cultural history, reflections of multi-faceted design culture stemming from history and the contributions of design schools, number of skilled labourers and designers in the industry increase with each passing day. This also enables the users who look for innovation and unique products to find what they are looking for with ease. Just like in clothing industry, users in home textile industry want to follow changing trends and to watch this change with their brand of choice. Trends in clothing industry that change every 6 months show the same changes in home textile industry as well. As home textile drastically change the atmosphere of a space as part of the decoration, plays an even more important role. As home textile industry, just like in Yataş brands our aim is to give end-users new ideas and a unique style with the collections we carry forward with new trends, colours and textures. With our collections, we give users a chance to become the interior architect of their own homes. Providing our collections as set and individual products, we let users create their own styles as they like. Users who want bedlinen with flower shapes can combine it with a bed-clothing with geometrical shapes; create their own personal collection with their unique concepts based on colours and patterns. Within the colour scales we create each new season, we make sure that all collections can match with one another within themselves. As Yataş, we use the rich culture of our country as data, blend it with up-to-date design trends and expectations and create our collections. When the attitudes of today’s end users are taken into consideration, we know that home textile and decoration are the fields where people fulfill their desires of change in the quickest way possible; that every aspect of life turn into a show business with the ever-increasing social media usage, that visuality has come into prominence and we understand the importance of one of the most important tools of happiness for people, their homes when it comes to reflecting their personality and individual styles. We continue creating new collections to provide users with living spaces and products, in which end-users feel good, are happy and reflect their own styles.


Cenk Mommarje Tasarımcı Ev tekstili sektörü moda ile ilgili tüm sektörler gibi sezonları yakından takip ediyor. Yazlık ve kışlık temel ürünler olduğu gibi sezonlar içindeki geçişlere göre değişkenlik gösteren ürünler de ev tekstili ürünleri içinde yer alıyor. Bahar ve yaz aylarının gelişiyle öncelikle vitrinler renklenecek yaşam enerjisi çok daha yüksek, renkli tasarımlar dikkat çekecektir. Bir evin en kilit noktalarının başında yatak odaları gelmektedir o yüzden yatak tekstilleri doğru seçilmeli ve kombinlenmelidir.

Cenk Mommarje Designer Home textile industry closely monitors new seasons, just like any other industries involved in fashion. Just like main products for winter and summer, products that show differences depending on the changes within the same season also take place in home textile products. With the arriving spring and summer months, first the shop windows will be enlivened and colourful designs with higher life energy will attract attention. One of the key rooms in a home is bedroom and thus, bedroom textile products must be chosen and combined correctly.

Mesela yatak odalarında neler yapılabilir? Duvar boyası ve yatak odasında kullanılan mobilyaların tonları ve seçilen karyolanın yatak başlığı, yatak odasındaki dengeyi sağlamak için önemli verilerdir. Bunlara bağlı olarak kullanılacak yatak tekstillerinde, kişisel tercihlere göre renk ve desen seçenekleri değişkenlik gösterebilir.

What can be done for a bedroom as an example? Shades of wall paints and furniture to be used in a bedroom and bedrail of the bedstead are important aspects when it comes to establishing the balance in a bedroom. Depending on these, colour and patterns in bedding items to be chosen can show difference depending on personal tastes.

Yataklar, nevresimlerin renklerine ve odanın genel havasına uygun olarak yatak örtüleri ve yazlık pikelerle renklendirilebilir. Yatağı, farklı desen ve renklerdeki kırlent yastıklarla da zenginleştirebiliriz...

Beds can be encoloured in compliance with the colour of the bedclothes and general atmosphere of the room with bed covers and summer coverlets. You can also clothe the bed with lace pillows of different colour and patterns...

Bir yatağı güzelleştiren en önemli parçalardan biri iri bir renk kütlesi olan çarşafıdır. Doğru kombinlenmiş bir renk, yatak odasına ayrı bir hava katacaktır. Desenli bir yüzey, düz bir yüzey ile dengelendiğinde çok daha iyi sonuç verecektir.

One of the most important aspects that beautify a bed is sheet with a large shape of main colour. A correctly combined colour can make all the difference in a bedroom. A patterned surface will show better results when balanced with a flat surface.

Kış yatağı hazırlarken, battaniyeler ve çeşitli farklı dokulu throwlarla yataklar giydirilebilir.

When preparing a winter bed, blankets and throws with different textures can be used to cover the bed.

Gerçek ya da imitasyon kürk yastıklar, şıklığı destekleyebilir. Yastıklar dekorasyonda en büyük kurtarıcılardan biridir. Son yıllarda hand made look dediğimiz el işçiliği ile zenginleştirilmiş ürünler, son derece günceldir. O yüzden ev sahipleri artık kendi el emekleri işlerini de gururla kombinleyip, sunum yapabilmektedir.

Real or imitation fur pillows can support elegance. Pillows are great life-savers when it comes to decoration. In the last years, products that are enrichened with handcrafting which are called “hand made look” have been very trendy. That’s why home owners can combine their own handcrafted products with pride and create a presentation.

16

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


Head Office: Ambarlı Mah. Mezarlık Sokak No:20 Avcılar / İSTANBUL Phone: +90 212 676 13 13 (pbx) Fax: +90 212 676 09 00

2.HALL E-13


Emre Doğ Tasarımcı / İç Mimar Ev tekstili ürünleri dekorasyon projelerinin son noktası, tabiri caizse makyaj kısmıdır. Yaptığınız tasarımlar hatasız olsa bile yanlış seçilmiş bir renk veya doku, mekânda istenmeyen bir algı yaratabilir. Mekânı basık ya da ferah gösterebileceği gibi ucuz veya istenmeyeceği kadar şatafatlı hale de getirebilir. Dolayısıyla yapacağınız doğru bir seçim ucuz malzemeyi kaliteli, mekânları daha ferah gibi gösterebilir. Eskiden artan döşemelik veya perde kumaşından kırlent, koltuk şalı, runner gibi ek ürünler yapılarak dekorasyonda kullanılırdı. Üstelik bu tarz seçimler müşteriyi hem estetik hem de ekonomik açıdan tatmin ederdi. Benim tavsiyem artan kumaşlarınızı belki farklı bir odada veya mekânda kullanmanızdır. Aksi halde tasarımınız kolaya kaçma, monotonluk gibi hisler vermeye başlar ki bunlar bir iç mimar olarak hiç istemeyeceğiniz algılardır. İşte bu noktada farklı ürün gruplarını aynı anda üretebilen firmaların ürün gamlarına ihtiyaç duymaktayız. Örneğin; üretilen döşemelik kumaşlarla birlikte aynı renk ve doku ailesinden farklı ürünler sunulabileceği gibi kontrast renk ve dokularda seçeneklerde olabilmeli. Dört mevsimlik cinsten kumaşla kaplanan bir kanepenin üzerinde kombin olarak kullanılabilecek bir şal ile mekânın havasında kışlık veya yazlık bir algı yaratabilirsiniz. Bu döşemelik üzerine ipekli bir kumaştan koltuk şalı veya deri kombinasyonlu bir ürün de çalışılabilir. Aynı formülü banyo ve yatak grupları ya da perdelik kumaşların ürün gamlarında da uygulayabilirsiniz. Piyasadaki seçenekler her zaman dekorasyon projesine uygun olmayabiliyor. Bu gibi durumlarda ise projeye özel butik imalatlar sunabilen firmalar, biz tasarımcıların gözünde daha değerli, vazgeçilmez çözüm ortakları haline geliyorlar. Bunun sonucunda da başarıya ve müşteri memnuniyetine ulaşmak mümkün oluyor.

18

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

Emre Doğ Designer / Interior Architect Home textile products are the final destination of decoration projects, in other words, the make-up phase. Even if the design you came up with is flawless, a wrong colour or texture can create an unwanted perception in the living space. While it can make the space look low or spacious, it can also make it look excessively flamboyant. Thus, a right choice can help make a cheap product look like high quality and can make spaces look more spacious. In the past, left-over fabrics from upholstery or draperies would be used to make supplementary products such as lace pillows, throws and runners and used in decoration. Also, such choices would satisfy the customer both in aesthetic and economical aspect. My suggestion for you is that you can use excess fabric in a different room or space. Otherwise, your design will feel monotonous or cheap, which you don’t want as an interior architect. That’s where we need product ranges of companies that can manufacture different product groups at the same time. For example, as well as creating different products within the same colour and texture range of manufactured upholstery fabrics, we should have choices when it comes to contrast colours and textures as well. Using a throw as combination on a couch upholstered with fabric meant for all seasons, you can create the perception of winter or summer design in a living space. You can also use a combination of silk fabric throw or leather with such upholstery fabrics. The same recipe can be applied to bedroom and bathroom product groups or drapery products. Available product on the markets might not always be compatible with your decoration project. In such situations, companies that can provide boutique products per-project become even more valuable and irreplaceable in the eyes of us designers. As a result, we can reach success and customer satisfaction.


EVTEKS 2018

Ev Tekstiline EVTEKS Nisan Etkisi… Ev tekstili modasında özellikle son 15 yılda tüm dünyada önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Bunun nedeni, makine parkına bağlı üretim teknolojilerindeki gelişimin yanında “çevrecilik”, “insan haklarına saygı”, “sürdürülebilirlik”, “hayvan hakları”, “yerel üretime saygı”, “üretim lokasyonlarının önemi”, “lojistik”, “karbon ayak izi”, “hibrit ürünler”, “organik hammaddeler ve ürünler”, “nano teknoloji”, “tüketim sonrası geri dönüşüm”, “yavaş şehir-yavaş üretim”, “eskiyen ürünlerin yenilenmesi”, “ikinci el pazarların artması”, “tüm dünyada yardım kavramının yükselmesi”, “sosyal olaylara katılımın artması”, “cinsel tercihlerin tanınması”, “cinsel kimliklerin korunması”, “çocuk hakları”, “geriatri”, “tasarımcıların artık birkaç ülke ile sınırlandırılmaması”, “güven” ve “itibar” gibi pek çok farklı olgunun bu dönüşümü farklı noktalarda zorlaması. Bu dönüşüm ile eski üretim ve tüketim alışkanlıkları değişiyor, markalar ürünlerini sadece kendi alanlarıyla değil, (özellikle ev tekstili alanındaki markalar) mimari tarzlarla, yaşam şekilleriyle, farklı alanlardaki trendlerle ve hatta giyim modası ile entegre şekilde üretimi sürdürme yoluna gidiyor. Ev tekstili, dünyanın neresinde olursa olsun tüm insanlar için önemli bir trend alanı. Çünkü ev tekstili bir eşya olmanın yanında insanların yaşam tarzlarını, zevklerini ve estetik beğenilerini de ortaya koyan ürünleri kapsıyor. Üstelik bu ürünler, insanların birebir dokunduğu ve 24 saat yaşamlarının içinde olan ürünler. Evlerinin tarzını evin dışından anlatan perdeden birebir tenlerine dokunan havluya, gece boyunca yüz yüze oldukları uyku ürünlerinden ayaklarını bastıkları halıya, uzandıkları kanepeden abajurlarına ve hatta kullandıkları otomobilin koltuklarındaki kumaşa kadar her noktada... İnternet teknolojisindeki gelişim ile kısa bir zamanda tüm dünya ürünlerinin kolayca sergilendiği, nesnelerin interneti ile üretimin bile yönetildiği zaman diliminde ev tekstilinde değişmeyen iki önemli nokta var. Biri, ev tekstili ürünleri özellikle elle dokunma ve hissedilme geleneğini sürdürüyor. Gerek üretici ve gerekse son tüketici hala tekstil ürünlerine dokunmak istiyor. Çünkü üç boyutlu bu ürünlerin renk, desen, dokuma özelliklerinin yanında tuşe en etkili olgu. İkincisi ise tasarım olgusunun yüksek oranda ilgi çekmeye devam etmesi. Tekstil ürünlerinin kişilerin kendilerine ait beğeniyi yansıtması, tekstil ürünlerindeki tasarımın önemini daha arttırıyor. Dünyada son tüketiciye tamamlanmış ürün sunan markaların, bu ürünlerinde kullandıkları yarı mamül ya da tamamlanmış ürün seçimleri, her yıl düzenlenen çeşitli fuarlarda gerçekleşiyor. Uzak Doğu’dan yeni kıtaya kadar dünyanın her yerinde belli gelişmiş şehirlerde düzenlenen her fuarın içeriği, kapasitesi ve büyüklüğü farklılık gösteriyor. Dünya çapında düzenlenen ev tekstili fuarlarının en büyüklerinde özellikle takip edilen ve bu fuarların etkisini arttıran durum, bu fuarlardan sonraki sezonların trendlerinin geniş şekilde ilk sunumlarının yapılması. Aynı zamanda bu fuarlarda gelecek trendlerinin, katılımcı markalar-firmalar tarafından örnekleri de ziyaretçi beğenisine sunuluyor.

20

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

APRIL EFFECT... EVTEKS NİSAN’da Doğayla Birlikte Tasarım da Uyanıyor… İstanbul’da üç kıtanın birleştiği lokasyonda düzenlenen EVTEKS, katılımcı firma ve markaların hem tasarım hem üretim kalitesi hem de üretim kapasitesi ile dünya çapında markalarla son tüketiciye ulaşan ziyaretçi ve alıcıların buluştuğu ve tasarım sunum yönü yüksek olan bir fuar. EVTEKS, 24 yıldır dünya ev tekstili sektöründe öncü, büyük kapasitesi ile ev tekstilinin tüm taraflarını, Mayıs ayında bir araya getirdi. Yeni bir düzenleme ile EVTEKS NİSAN konumlaması 2018 yılından itibaren Nisan ayında gerçekleştirilmeye başlanıyor. EVTEKS APRIL, doğayı örnek alarak ev tekstilinde özellikle tasarım trendi açısından dünyaya yön veren uyanışı, gelecek sezonun ürün ve tasarımlarını sunmayı, dünya ev tekstili oyuncularını yenilikte buluşturmayı, böylece tasarımında Türk ev tekstili ürünlerini kullanacak olan markaların hayatlarına tazelik ve ferahlık gibi önemli bir farklı bakış açısını getirmeyi amaçlıyor.


EVTEKS April Effect on Home Textile…

In home textile fashion, especially in the last 15 years, there have been radical changes happening all around the world. The reason for this is that alongside the advancements in equipment pool dependent manufacturing, so many different concepts are pushing this change in different areas, such as “environmentalism”, “respect for human rights”, “sustainability”, “animal rights”, “respect for local manufacturing”, “importance of production locations”, “logistics”, “carbon footprint”, “hybrid products”, “organic raw materials and products”, “nano technology”, “post-consumption recycling”, “slow cities-slow production”, “renewing old products”, “increasing second-hand market”, “elevated concept of helping in the world”, “increased attendance to social events”, “acknowledgement of sexual preferences”, “protection of sexual identities”, “children’s rights”, “geriatrics”, “inability to limit designers with limited number of countries”, “trust” and “reputation”. This change affects old production and consumption habits and forces brands to produce their products not just in their respective areas (especially for brands in home textile area) but in tandem with architectural styles, lifestyles, different trends in different areas and even clothing trends. Home textile is an important trend area for all people no matter which part of the world they are. Because home textile, aside from providing products, includes products that encompass the lifestyles, tastes and aesthetic tendencies of people as well. On top of that, they are products that are used in a personal level, which take part in their lives 24 hours a day. From curtains that reflect their home designs to the outside world to towels that touch their skin, from the sleeping products to the carpet they step on, from the couch they lie on to lampshades and even to the fabrics they use in their automobiles’ seats, in every area imaginable... There are two important aspects of home textile industry that never changes in this world where thanks to the technology called internet, every product can be exhibited to the world in such a short time and where even manufacturing is lead by the internet. One is that home textile products still carry forward the tradition of tactile quality. Both the manufacturer and the end-user still feel the need to touch textile products. Because for such three dimensional products with pattern and weaving aspects, hand feeling is the most prevalent concept. The second one is that the concept of design still attracts attention to a high degree. The aspect that textile products reflect the individual’s unique taste and style, elevates the importance of design in textile products even further. Brands which provide finished products to the end users all over the world, choose the semi-finished or finished products that they are to use during the manufacturing process in a variety of fairs that are organized annually. From Far East to the new continent, all around the world these fairs that take place in developed cities differ in their contents, capacities and sizes. The aspects that are most widely followed and that increase the effectiveness of those home textile fairs organized worldwide is the launch of next season’s trends to the public in a broad sense in those fairs. At the same time, samples of future trends are exhibited to the visitors by participating brands-companies in such fairs.

APRIL EFFECT... In EVTEKS APRIL, Design is Awakening Alongside the Nature… Organized in the location where three continents meet, EVTEKS is a fair with high design presentation capabilities, where visitors and buyers who reach out to the end-buyers meet with participating companies and brands that appeal to the world with their product quality and production capacities. EVTEKS, with its leading, huge capacity of 24 years, brought together all the parties of home textile industry together in May. With a new regulation, with its APRIL positioning, EVTEKS will be organized in April starting from the year 2018. EVTEKS APRIL, taking nature as an example, aims to meet the awakening that leads the world in terms of design trends in home textile industry, to exhibit next season’s products and designs, to get the big players of home textile industry with innovation, thus bringing different important points of view such as freshness and spaciousness to the brands that consider using Turkish home textile products in their designs.


Temel taze yalınlık ile büyülenmek Fascination for an essential fresh simplicity DOĞA

N AT U R E

YA N S I M A

REFLECTION

ZEKÂ

INTELLECT

KONSEPT HİSSİ

CONCEPT SENSE

İ N O VA S Y O N

I N N O VAT I O N

Fresh Life

Fresh Life

Taze Hayat

DOĞA / NATURE

Taze Hayat

Zanaatkâr, işlevsel, doğal, deneysel yalınlık, teknik, önem, tazelik. Artisanal, functional, natural, experimental simplicity, technical, caring, fresh.

Merak uyandıran, değerli bir tutum ile büyülenmek Fascination for an intriguing, precious attitude

SIGNATURE İmza

SIGNATURE İmza TARİH / HISTORIC Zarafet, ince zevk, estetik, değerli, barok, fantezi, maharet, yapılandırılmış. Elegance, sophistication, aesthete, precious, baroque, fantasy, savoir-faire, structured.

22

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

TA R İ H

HISTORIC

KODLAR

CODES

MİRAS

H E R I TAG E

İLETİM

TRANSMISSION

KALIT

PAT R I M O N Y

GÜVENCE

REASSURANCE


E VA S I O N

KAÇIŞ ÖZGÜRLÜK

FREEDOM

TA S D İ K

A F F I R M AT I O N

TEKLİK

SINGULARITY

FA R K

DIFFERENCE

GELENEKLERE

ICONOCLASTIC

Mutlu yaratıcı enerji ile büyülenmek Fascination for a happy creative energy

KARŞI ÇIKAN

Full Sun Tam Güneş

Full Sun

KAÇIŞ / EVASION

Tam Güneş

Göz alıcı, çılgın, kabile, sanat, füzyon, içgüdüsel, grafik, iyimser. Spectacular, crazy, tribal, arty, fusion, instinctive, graphic, optimist.

İleri görüşlü romantizm ile büyülenmek Fascination for forward-looking romanticism

Imaginary Hayaller

Imaginary MODERN

MODERN

S P O N TA N L I K

S P O N TA N E I T Y

H İ S S İ YA T

S E N S AT I O N

D U YA R L I L I K

SENSITIVITY

HEDONİZM

HEDONISM

B A Ş TA N Ç I K A R M A

SEDUCTION

Hayaller

MODERN / MODERN İleri görüşlü, romantik, bağlı, teknolojik, minimal, konforlu, hedonist, oyunbaz. Forward-thinking, romantic, connected, technological, minimal, comfortable, hedonist, playful.


Taze Hayat Fresh Life

24

Ruh Hali Mood

DOĞA

NAT U R E

Doğal • Zanaatkâr • İşlevsel • Doğal • Deneysel Yalınlık • Teknik • Önem • Tazelik

Artisanal • Functional • Natural • Experimental Simplicity • Technical • Caring • Fresh

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


DOĞA / NATU R E

Fresh Life Taze Hayat Etik bir duruş sergileyen ve izlenebilirliğe önem veren bu pragmatik tüketiciler, işlevsel bir yalınlık biçimini tercih eder. Her ne kadar işlev dekorasyondan önde gelse de uyum arayışında oraya buraya şiirsel bazı dokunuşlar yaparlar. Taking an ethical stance and placing importance on traceability, these pragmatic consumers champion a form of functional simplicity. Yet although function takes precedence over decoration, they still add poetic touches here and there in the pursuit of harmony.


Tam Güneş Full Sun

26

Ruh Hali Mood

K AÇ I Ş

EVASION

Göz Alıcı • Çılgın • Kabile • Sanat • Füzyon İçgüdüsel • Grafik • İyimser

Spectacular • Crazy • Tribal • Arty • Fusion Instinctive • Graphic • Optimist

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


K A Ç I Ş / E VA S I O N

Full Sun Tam Güneş

Yapay ışıklarla ve renkli sentetik bitkilerle sarılmış bu sihirli evde; abartı, emprovizasyon ve kişisellik hüküm sürer. Sezgisel, duygusal dekorasyon hafif bir şekilde yerel pazarda bulunan geri dönüştürülmüş nesne gruplarını, ham ve popüler Arte Povera unsurlarını ve daha deneysel tasarım parçalarını bir araya getirir. In this magical home surrounded by a garden of artificial lights and colorful synthetic plants, exaggeration, improvisation and customization reign. Intuitive, emotional decoration lightheartedly juxtaposes accumulations of recycled objects found at the local market, raw and popular Arte Povera elements, and more experimental design pieces.


İmza Signature

28

Ruh Hali Mood

TARİH

HISTORIC

Zarafet • İnce Zevk • Estetik • Değerli • Barok • Fantezi • Maharet • Yapılandırılmış

Elegance • Sophistication • Aesthete • Precious • Baroque • Fantasy • Savoir-Faire • Structured

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


TA R İ H / H I S T O R I C

SIGNATURE İmza Bir tiyatrallık sevdalısı olan bu esprili zarif estetik anlayışı, bu barok mirası eve, tropik bitkilerden ve lotus çiçeklerinden oluşmuş bahçesine, şaşırtıcı derecede renkli balıklar ile dolu nilüfer göletlerine âşık olur. Gizem ve zarif bir atmosfer arayan bu kaygısız tüketiciler, garip karışımlardan, tesadüfi füzyonlardan ve gösterişli dekoratif bileşimlerden elde edilen aykırı arzularını özgür bırakır. A lover of theatricality, this whimsical dandy aesthete fell for this baroque heritage house, its garden of tropical plants and lotus flowers, its waterlily ponds full of surprisingly colored fish. Looking for mystery and an elegant atmosphere, these blithe consumers give free reign to their incongruous desires obtained from quirky mixes, fortuitous fusions and opulent decorative encounters.


Hayaller Imaginary

30

Ruh Hali Mood

MODERN

MODERN

İleri Görüşlü • Romantik • Bağlı • Teknolojik Minimal • Konforlu • Hedonist • Oyunbaz

Forward-Thinking • Romantic • Connected • Technological • Minimal • Comfortable • Hedonist • Playful

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


Ruh Hali

MODERN / MODERN

Imaginary Hayaller

Mükemmeliyet ve denge, anahtar kelimelerdir: değerini görülmeyen yerden alan en iyi kaliteden sadece birkaç eleman (ışık, hacim, kaplama kalitesi). Bu lüks yalınlık konsepti, basitleştirilmiş hacimler ve güç çizgilerine düşürülmüş düzenlemeler ile saflığı doğal sınırlarına iter. Tüm bunlar, bu ortak entelektüel ve dünyevi akışta sizi saran devasa tasarımlara işlenerek güven veren kozalar yaratır. Excellence and equilibrium are key words: just a few elements, but the finest quality, where the value lies in what we cannot see (the quality of light, volumes, finishes). This concept of luxurious simplicity pushes purity to its natural limits, with simplified volumes and arrangements reduced to lines of force. All these are crafted in massive and enveloping designs which, in this confluence of intellectual and carnal, create reassuring cocoons.


HOME&TEX FUARI / HOME&TEX FAIR

Yeni İşbirlikleri için The Best Address for En Uygun Adres: New Collaborations: Home&Tex Fuarı Home&Tex Fair Türk ev tekstili sektörünün dünya temsilinde önemli organizasyonlardan biri olan Home&Tex Fuarı, Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TETSİAD) yönetiminde, CNR Fuarcılık ile her yıl İstanbul’da CNR EXPO’da düzenlenmektedir. Temel konumlandırması, Türk ev tekstili üreticileri ile dünyadan ev tekstili alanındaki tekstil üreticilerini ve satın almacıları “işbirliği yapma”, “ortak iş üretme” ve “iş ortaklıkları oluşturma” amaçlarıyla bir araya getirme olan Home&Tex fuarı hem bir tasarım fuarı, hem de iş geliştirme fuarıdır. Home&Tex, B2B odaklı bir fuar olduğunu minimum seviyelerdeki katılım bedeli ve düşük stant maliyeti ile kanıtlamasının yanında dünyanın yükselen fuar trendlerinden olan tek tip stant uygulamasını Türkiye’de uygulayan ilk fuar olma özelliğini taşımaktadır. Home&Tex Fuarı’nda iş geliştirmeye temel olması amacıyla standart oluşturulan sıralı fuar standlarında, her firma kendi alanındaki özel ürünlerini, trend ürünlerini, tanıtım malzemelerini ziyaretçiler ile paylaşmaktadır.

32

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

One of the most important organizations representing Turkish Home Textile Industry in the world, Home&Tex Fair is organized annually by CNR Holding in Istanbul CNR Expo under the management of Turkish Home Textile Industrialists’ and Businessmen’s Association (TETSIAD). With the main purpose of bringing Turkish home textile manufacturers together with textile manufacturers in home textile industry all around the world and purchasing agents in order to “cooperate”, “co-execute businesses” and “making business associates”, Home&Tex is both a design fair and business improvement fair. Home&Text shows that it is a B2B oriented fair with its minimal participation fees, low booth expenses while also being the first fair to apply uniform booth application in Turkey, which is the prevalent fair trend in the world. In Home&Tex Fair, built with the purpose of improving businesses, each company shares its special products, trending products and advertisement tools with the visitors in standard rowes of booths.


Home&Tex Fuarı’nda, katılımcılar ve iş grupları, kendilerine ayrılmış özel alanlarda iş görüşmesi, fikir alışverişi, tasarım ve üretim süreçleri ve inovasyon üzerine sohbetler gerçekleştirmektedirler.

In Home&Tex Fair, participants and business groups can conduct business meetings, share ideas and have conversations about design and production processes and innovation in special areas reserved for themselves.

Home&Tex Fuarı ve her sene kendini geliştiren yeniliklerle büyümesini sürdürmektedir.

Home&Tex continually grows with the innovative ideas it brings forward every year.

2017 yılında katılımcı ve ziyaretçileri 5. kez bir araya getiren Home&Tex, 20’ye yakın ülkeden 600 katılımcı marka, 17.696 yerli ve 4.619 yabancı olmak üzere toplam 22.315 ziyaretçi ile tamamlandı. Home&Tex Fuarı’nda perde, perde aksesuarları, tül, döşemelik kumaş, iplikler, duvar kaplamları, yer kaplamaları, mutfak ve yemek odası tekstili, havlu-banyo grubu, uyku ve yatak odası ürünleri ve tüm ev tekstili-dekorasyon aksesuarları sergilendi.

Bringing the participants and visitors together for the 5th time in 2017, Home&Tex ended with 600 participating brands from close to 20 countries and a total of 22.315 visitors, 4.619 of which were foreign visitors. In Home&Tex Fair, curtains, curtain accessories, tulle, upholstery fabric, wall covers, kitchen and dining room textile products, towel-bathroom product groups, sleep and bedroom product groups and all home textile-decoration accessories were exhibited.


Dünyanın en büyük aktarma ve merkez havalimanlarından biri olan İstanbul Atatürk Havalimanı’nın hemen çıkışında Dünya Ticaret Merkezi alanında yer alan CNR EXPO’da düzenlenen Home&Tex’e kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Katılımcı ve ziyaretçiler havalimanında uçaktan iner inmez, yakın çevredeki beş yıldızlı uluslararası otellerde konaklayabilir, otellerinden Home&Tex Fuar alanına kısa bir süre içerisinde ulaşabilirler.

Situated in CNR EXPO, which is in World Trade Center area just outside Istanbul Atatürk Airport, which is one of the world’s biggest transfer and central airports, Home&Tex fair is very easy to reach. Right after participants and visitors get off the plane in the airport, they can stay in five-star international hotels in the close vicinity and they can reach Home&Tex Fair grounds from their hotels in a very short time.

Lokasyon olarak Avrupa, Afrika, Ortadoğu ülkelerinin yanı sıra Türki Cumhuriyetlere ve Rusya’nın önemli noktalarına havayolu ile birkaç saatlik yakınlıkta olması sayesinde tüm bu bölgelerdeki ev tekstili sektörünü temsil eden iş adamlarının önemli bir uğrak noktası olan İstanbul, Home&Tex ile bu bölgelerden gelen ziyaretçiler için iş bağlantılarını kurdukları merkezi bir konum haline gelmiştir.

Being one of the frequent destinations of businesspeople representing the home textile industry of their respective countries because of its easy-to-reach location right in between Europe, Africa, Middle Eastern countries along with Turkic Republics and Russia’s major airports, in a few hours’ reach, Istanbul became the central location for visitors from such areas where they can establish business connections with the help of Home&Tex.

Home&Tex Fuarı, bundan sonra yeni tarihi ile her yıl Eylül ayında düzenlenerek, doğru bir işbirliği ile yakın lokasyonda, üretim gücü yüksek, trend tasarımlara ve koleksiyonlara sahip üreticilerle sürekli bir işbirliği için dünyadaki en etkin fuarlardan biri olma yolunda ilerlemeye devam edecektir.

Home&Tex Fair will continue being one of the most efficient fairs in the world with the purpose of continuous cooperation with manufacturers with high manufacturing capabilities, trending designs and collections in close proximity by taking place in September each year with healthy cooperation.

26-29

Eylül/September

2018

Home&Tex Fuarı, 2013 ve 2014 yıllarında Kasım ayında, 20152016 ve 2017 yıllarında ise Ekim ayında gerçekleştirilmişti. TETSİAD Yönetimi tarafından ev tekstili sektöründen gelen taleplerin değerlendirilmesi ve dünyada birçok farklı noktada düzenlenen fuar tarihlerinin üst üste gelmesinin önüne geçilerek, HOME&TEX Fuarı’na ilginin daha da arttırılması amacıyla, gelecek yıl altıncısı düzenlenecek olan fuarın yeni tarihi 26-29 Eylül 2018 olarak belirlendi. Kararlaştıran yeni tarihin fuarın hem katılımcı hem de ziyaretçi sayısında yüksek bir artışa yol açacağı ve sektörün ülke ekonomisinde sahip olduğu ihracat rakamlarını arttırarak, ticaret hacmini genişleteceği beklenmekte. Aynı nedenlerden dolayı EVTEKS Fuarı da Mayıs ayından Nisan ayına çekilmişti.

34

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

HOME&TEX, 2018 Fuar Tarihi Değişti HOME&TEX 2018 Fair Dates Have Been Changed

Home&Tex Fair was organized in November in 2013 and 2014 and in October in 2015-16 and 2017. The dates of the fair, the sixth of which will be held next year, were set as 2629 September in order to prevent conflicts with other fairs in the world and increase the interest in HOME&TEX Fair by TETSIAD Management. The new dates are expected to ensure an increase in the attendant and visitor numbers and expand the trade volume by increasing export figures. The date of EVTEKS Fair was also changed to April from May because of the same reasons.


ARTline

www.bersan.com.tr bersan@bersan.com.tr

EVTEKS 2018 HALL 5 A-11


İNFOGRAFİK / INFOGRAPHIC

Endüstri Tarihine Kısa Bir Yolculuk… A Brief Journey to the History of Industry... 1. Endüstriyel Devrim 18. yüzyılın sonu Su ve buhar enerjili mekanik üretim tesislerinin devreye girişi 1. Industrial Revolution: Application of water and steam powered mechanical manufacturing factories 18. century’s end

2. Endüstriyel Devrim 20. yüzyılın başlangıcı İş bölümüne dayalı, elektrik enerjili kitlesel üretimin devreye girişi 2. Industrial Revolution: Application of electric powered mass production based on division of labour 20. century’s beginning

3. Endüstriyel Devrim 1970'lerin başı İmalatın otomasyonunu ileri safhalara taşımayı başaran elektronik ve bilgi teknolojilerinin devreye girişi 3. Industrial Revolution: Application of electronic and informatics technologies that brough production automation to the next level Early 1970s 4. Endüstriyel Devrim Bugün Siber-fiziksel sistemlere dayalı üretimin devreye girişi 4. Industrial Revolution: Application of cyber-physical system based production Today Kaynakça/Sources: www.endustri40.com

36

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


Endüstri Tarihine Kısa Bir Yolculuk… A Brief Journey to the History of Industry... Endüstri 1.0’dan 4.0’a Doğru Mekanik Üretim Tesislerinin Uygulanması (18. Yüzyıl) 1712 Buhar Makinesinin İcadı From Industry 1.0 to 4.0 Application of Mechanical Manufacturing Factories (18. Century) 1712 Invention of Steam Machine Elektrik ve İş Bölümüne Dayalı Seri Üretime Geçilmesi (19. Yüzyıl) 1840 Telgraf ve 1880 Telefon İcatları 1920 Taylorizm (Bilimsel yönetim) Transition to Mass Production Based on Electricity and Division of Labour (19. Century) 1840 Invention of Telegram and 1880 Invention of Telephone 1920 Taylorism (Scientific Management) Üretim Süreçlerinin Otomasyonu (20. Yüzyıl) 1971 İlk mikro bilgisayar (Altair 8800) 1976 Apple I (S. Jobs ve S. Wozniak) Automation of Manufacturing Process (20. Century) 1971 First microcomputer (Altair 8800) 1976 Apple I (S. Jobs and S. Wozniak) Otonom Makineler ve Sanal Ortamlar (21. Yüzyıl) 1988 AutoIDLab. (MIT) 2000 Nesnelerin İnterneti 2010 Hücresel Taşıma Sistemi 2020 Otonom Etkileşim ve Sanallaştırma Autonomous Machines and Virtual Spaces (21. Century) 1988 AutoIDLab. (MIT) 2000 Internet of Things 2010 Cellular Carrier System 2020 Autonomous Interaction and Virtualization


MAKALE / ARTICLE

Haydi, Çevik Olalım Come On, Let’s Be Agile

Berna Özdemirkan Pin Araştırma Pin Research

Son zamanlarda değişen teknoloji, Endüstri 4.0, iş hayatı insanlarının farklı beklentileri gündeme yepyeni bir konu getirdi: “Çeviklik”. Tüm bu hızlı değişime ayak uydurabilmek için şirketlerin çevik olması gerekiyor. Türk Dil Kurumu’nda karşılığı “Kolaylık ve çabuklukla davranan, tetik, atik” olarak geçiyor. Dolayısıyla bunu bir şirketin çevikliği olarak düşünürsek iş dünyasında yaşanan tüm yeniliklere ve değişime kolaylıkla ve hızlıca ayak uydurabilmek olarak tanımlayabiliriz. Yalnız bir sorun var “Haydi Çevik Oluyoruz” dendiğinde şirketler nereden başlayacağını veya mevcut durumda yeterince çevik olup olmadıklarını bilemiyorlar. Buradaki en büyük handikap bir şirketin çevik olması beklenirken bu beklentinin şirketin bütünüyle sanki bir bireymiş gibi kendi kendine başarabileceğinin zannedilmesinden kaynaklanıyor. Şirket yöneticileri tarafından yapılan çeviklik tanımları bu sözcüğün Türk Dil Kurumu’ndaki karşılığından öteye geçmiyor. Konuyu önce basite indirelim oradan da bir şirketin kendi çeviklik değişimini nasıl yaratabileceği ile bitirelim. Ben bir birey olarak daha çevik olmak istesem nasıl yapardım? Şu aşamada iş hayatını bir kenara bırakıyorum ve özel hayat ile devam ediyorum. Vücudumun uykuya ihtiyacı olan saatlerde yeterli sürede uyumak, spor yapmak, sağlıklı beslenmek, çocuklarımla/ ailemle kaliteli zaman geçirmek, arkadaşlarıma ve kendime zaman ayırmak, sürekli gündemi takip ederek alacağım kararlarda proaktif olmayı başarmak benim daha hızlı, daha çevik bir birey olmama katkı sağlayacaktır. Peki, bir şirketi düşünürsek nereden başlayacağız? Bu noktada da şirket dediğimizin aslında bireylerden yani çalışanlardan oluşan bir küme olduğunu düşünerek hareket noktamızı oluşturmak gerekiyor. Günümüzde iş hayatında pek çok soyut kavramdan bahsediyoruz. Örneğin güven, şeffaflık, açıklık, duyarlılık ve konumuz çeviklik. Bu kavramlardan, şirket değerlerimiz olarak sıklıkla bahsediyoruz ancak bu soyut kavramların çalışanların hayatına olan yansımasına nadiren bakıyoruz. Bakmadığımız için de şirketimiz için uygun gördüğümüz bu kavramların

38

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

Lately, changing technology, Industry 4.0 and different expectations of businesspeople brought a whole new topic to agenda: “Agility”. In order to adapt to this rapid change, companies have to be agile. According to Turkish Language Association, lexical meaning of agility is “one who acts quick, fast, alert”. Thus, if we think of it as the agility of a company, we can define it as the ability to rapidly and easily adapt to all changes and innovations in the business world. However, there is a problem. When we say “Come On, Let’s Be Agile”, companies don’t know where to start, or if they are agile enough as they are. Biggest handicap here is that while expecting a company to be agile, it is expected from a company as if the whole company is one individual, who can achieve it on its own. Definitions of agility made by company managers can not go beyond the lexical meaning according to Turkish Language Association. First let’s break down the subject and end with how a company can create this change of agility on its own. If I, as an individual, wanted to be more agile, how would I do that? At this point, I put business life to one side and continue with private life. Sleeping adequately when my body needs sleep, doing excercise, eating healthy, spending quality time with my kids/family, spending time for myself and my friends, managing to be proactive in the decisions I make by constantly following the agenda will help me become a more agile person. So, if we think about a company, where do we begin? At this point, we must create an origin for our action plan assuming that a company is an assemblage, consisting of individuals, in this case, employees. Nowadays, we talk about numerous abstract concepts in business life. For example, trust, openness, transparency, sensibility and agility, which is our subject. We mention these concept as our company principles, however we rarely look at the reflection of such abstract concepts into the lives of our employees. Because of that, we can not understand why such concepts we deem fit for our company are not adopted and embraced. In order to have such values sustained, each employee must know and understand what


Kalite Tesadüf Degildir... 1986’dan Beri...

EVTEKS Hall/Stand 4.E-18

www.asanteks.com.tr


neden bir türlü benimsenmediğine, sahiplenilmediğine bir anlam veremiyoruz. Bir şirkette bunların yaşatılması/yaşanması için her bir çalışanın bu konuların somut olarak ne anlama geldiğini biliyor ve anlıyor olması ve nihayetinde içselleştiriyor olması gerekiyor. Şirket üst yönetiminin haydi çevik olalım demesiyle çalışanların ve dolayısıyla bir şirketin çevik olmasını beklemek hiç de gerçekçi değildir. Neredeyse 20 yıldır çalışma hayatına yönelik araştırmalar yapan biri olarak her zaman söylediğim gibi sıkıştığınızda, anlam veremediğinizde ve bir derdiniz olduğunda çözümünüz çalışanların sesini dinlemekten geçiyor. Ayrıca bu noktada belirtmek isterim ki, başarılı şirketlerin en büyük sırrı bir dertleri olmadan çalışanları düzenli olarak dinlemeleridir. İşte her şeyin çözümü olan bu konudan yola çıkarak nasıl bir bütün halinde daha çevik olacağımızı öğrenmemiz mümkün. Çalışanları kıdem, unvan vb. anlamlı gruplara ayırarak onlarla birlikte çeviklik dendiğinde ne anlaşıldığını, TDK tanımının ötesinde iş hayatında hangi somut davranışların bu kavramı oluşturduğunu tartışmak gerekiyor. Örneğin, bir çalışan “Hocam, tutturdular bir çeviklik de; daha çalışanlarına güvenmeyen, en basit konularda bile inisiyatif kullanmalarına izin vermeyen, alınacak basit bir karar için bile genel müdür imzası isteyen bir şirket nasıl çevik olmaktan bahsedebilir anlayamıyorum.” gibi gelecek tüm yorumları dikkatlice incelemek gerekiyor. Ya da bir şirkette çalışanlar üzerine düşen sorumlulukları bilmiyor ve bunları en iyi şekilde yerine getirmek için çalışmıyorsa yani iletilen taleplere zamanında dönmüyor, toplantılara aktif katılmıyor, projelerde katkı sağlamıyorsa vb. yine bu şirketin çevik olmaya çok uzakta olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Her şirketin çeviklik ile ilgili benzer davranış göstergeleri olabilecektir ancak kuruma özgü davranışları yakalamak konuyu iyileştirebilmek için son derece kritiktir. Bu yorumların farklı unvan gruplarında nasıl değiştiği ya da değişmediği çizeceğiniz yol haritasının temel kaynağıdır. En önemli adım olan çeviklik konusunun çalışanlar tarafından nasıl ve hangi somut davranışlarla tarif edildiğinin belirlenmesinin ardından ise artık tek yapmanız gereken bireysel çeviklik skorlarını oluşturabileceğiniz bir araştırma modeli kullanmaktır. Bireysel skorlar anlamlı kümelendiğinde şirketinizin yönetim çeviklik skorunu, birim çeviklik skorlarını, mühendislik çeviklik skorunu vb. ihtiyacınız olan göstergeleri rahatlıkla elde edebilirsiniz. Gelişim alanları ise tamamen somut konular üzerinden hem de bireysel bazlı olarak oluşturulduğundan bireylerin kendi davranışlarını iyileştirmesi ile birlikte şirket bütününün daha çevik olmaya başlaması mümkündür. Günümüz dünyasında var olabilmek ve geleceğin dünyasında yerimizi kaybetmemek için daha çevik olmamız kaçınılmaz, çalışanlarımız çevik olursa şirket olarak müşterilerimize, tedarikçilerimize ve tüm paydaşlarımıza karşı daha atik ve hızlı olabiliriz. Bu da bizim marka gücümüze güç katacaktır. Sonuç olarak her şey aslında çekirdek aile dediğimiz şirket içindeki çalışanlardan başlıyor ve oradan şirketimizin çevresindeki tüm ekosistemi ve nihayetinde marka gücümüzü etkiliyor.

40

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

these topics physically mean and eventually indigenize them. It not realistic at all to expect employees and the company as a result to become agile, just because upper management said “let’s be agile”. As a person who has been making researches on business life for nearly 20 years, as I always say, when you are in a pickle, can not make sense of something or when you have a problem, your solution is listening to your employees. Also, I would like to state at this point that, one secret of successful companies is that they listen to their employees regularly before having a trouble. Based on this topic which is the solution to everything, it is possible to learn how to be more agile as a whole. Grouping employees under meaningful groups such as seniority, rank etc., you must discuss together with them what they understand from the word “agility”, and what concrete attitudes make up this concept in business life, beyond the lexical meaning according to a Language Association. For example, one must analyze every possible comment with great attention such as when an employee says: “Well, everyone talks about agility but; how can a company that doesn’t trust its employees, doesn’t let them use initiative even for the simplest topics, requires the signature of the president even for the simplest decision to be made talk about being agile? I don’t understand.”. Or, if employees in a company don’t know about their responsibilities and strive to achieve them as successfully as possible, don’t respond to requests on time, don’t actively attend meetings, contribute to projects etc. it wouldn’t be wrong to say that this again means the company is far from being agile. Each company might have similar attitudinal indicators about agility, however, understanding company-specific attitudes is critical in order to improve the situation. How the comments change or do not change in different groups of rank is a basis for the roadmap to be drawn. After deciding which concrete attitudes “agility”, the most important step, is described with by the employees, all you have to do is using a research model where you can create individual agility score tables. Once individual scores are grouped in a meaningful way, you can obtain indicators that you need for your company such as management agility score, department agility score, engineer agility score etc. with ease. Since areas of development are created based on concrete topic, also in an individual manner, it is possible to make the company as a whole more agile by improving the attitudes of individuals themselves. In today’s world, existing and preserving your place in the world of tomorrow it is essential to be agile, if our employees are agile, we can be more punctual and quick to our customers, suppliers and all our shareholders as a company. This, in return, will empower our brand strength. As a result, everything starts from the employees in the company, which we call the elementary family and from there on, it affects the whole ecosystems around our company and eventually, it affects our brand strength.


42

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018 19 19 17 15 14 12 12 11

Kaynakça/Sources:

agtm.sanayi.gov.tr

Diğer Other

23

Banka Bankincgılık ve Finans and Fin ance

28

Mobil Furnituya re

54

T Agricultarım ure İklimlen Air Con dirme ditionin g

29

Sağlık Health Cam Glass anve Seramik Ür ün d Ceram ic Produleri cts

36

Otom Automootiv tive

854 AR-GE Merkezi’nin Out of 854 R&D Centers

Enerji Energy

854

İla Defense Industryç Demir v Ferrous e Demir Dış and Non ı -FerrouMetaller s Metals Dayanık lı T ü keti Durable Consumm Malları er Good s

Savunm a Sana Medicinyi e

52

Gıda Food

54

Kim Chemis ya try Elektrik Electric -Elektronik -Electro nics

74

Tekstil Textile

AR-GE MERKEZLERİNİN SEKTÖREL DAĞILIMI INDUSTRIAL DISTRIBUTION OF R&D CENTERS Machin Makine ve e and E quipmeTeçhizat İmala nt Man ufacturytı Otomot' vY Automo tive Sidean Sanayi Informa Industry Bilişim, tics, Info Bilgi ve rmation İl and Com eti munica şim Teknoloji le tion Tec hnologieri s Yazılım Software

İNFOGRAFİK / INFOGRAPHIC

AR-GE MERKEZLERİ • R&D CENTERS

854 47118 25442 9585 118

Faaliyette Olan AR-GE Merkezi Sayısı Number of Active R&D Centers Toplam Personel Sayısı Total Number of Personnel Proje Sayısı Number of Projects Patent Sayısı Number of Patents AR-GE Merkezi Olan Yabancı/ Yabancı Ortaklı Firma Saysı Number of Foreign / Foreign Partnered Companies with R&D Centers

54’i Tekstil 19'u TETSİAD üyesi 54 in Textile Industry 19 Members of TETSIAD

19

122

98

86

73

50

10


Kaynakça/Sources:

agtm.sanayi.gov.tr

192 Tasarım Merkezi’nin 49’ü Tekstil 12'si TETSİAD üyesi Out of 192 R&D Centers 49 in Textile Industry 12 Members of TETSIAD

49

7 5 4 4 4 3 3 3 2 2 2 2

Diğer Other

7

Dayanık Durablelı Tüketim Ma lla Consum er Goodrı Demir v s e D e ir Dış Ferrous and Nom ı M e ta ll n-Ferro us Metaer ls Compute Bilgisayar v e İletişim r and C ommun ication Teknolojileri Technolo gies Madenc ilik Mining Denizcil ik Marine Otomoti v T a sa Automo tive Desirımı ve Mühen d gn and Enginee islik ring Kağıt ve Paper a Kağıt Ürün nd Pape r Produleri cts Cam ve Glass an Cam Ürün le d Glass Productsri

8

Enerji Energy

192

Otom Automootiv tive Savunm a Defence Sanayi Industry

Oto Automo motiv Yan San tive Side a Industryyi Elektro Electronnik ics Ser Ceramicamik ve Refra kte and Refr actoriesr

9

Mobil Furnituya re

25

Construİnşaat ction Media a Medya ve İl eti nd Com munica şim tion

Manufa İmalat Saana cturing Industryyi Machin Makine ve e and E quipmeTeçhizat İmala nt Man ufacturytı

TASARIM MERKEZLERİNİN SEKTÖREL DAĞILIMI INDUSTRIAL DISTRIBUTION OF DESIGN CENTERS Tekstil Textile

TASARIM MERKEZLERİ • DESIGN CENTERS

192 4019 2277 132 4

Faaliyette Olan Tasarım Merkezi Sayısı Number of Active Design Centers Toplam Personel Sayısı Total Number of Personnel Proje Sayısı Number of Projects Patent Sayısı Number of Patents Tasarım Merkezi Olan Yabancı Firma Saysı Number of Foreign Companies with Design Centers

12

49

24 17 8

2


RÖPORTAJ / INTERVIEW

Pınar Taşdelen Engin Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı President of Uludağ Textile Exporters Association

“EVTEKS’i 24 "Continueing EVTEKS Yıldır Başarı ile with Success for 24 Sürdürmek Türkiye Years is Praiseworthy için Gurur Verici” for Turkey" Geçtiğimiz günlerde yapılan Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin seçimlerini kazanarak, Türkiye’de tekstil birliklerinden birinin ilk kadın başkanı olan, derneğimiz TETSİAD’ın değerli üyesi Pınar Taşdelen Engin, Hometextile Dergimizin yeni sayısı için birlikteki gelecek planlarını, yapacaklarını yenilikleri, Türk ev tekstilinin dünyadaki konumunu ve EVTEKS fuarının sektöre olan katkılarını değerlendirdi.

An esteemed member of our association TETSIAD, who became the first female president of one of the textile associations of Turkey by winning the elections of Uludağ Textile Exporters Association in the recent days, Pınar Taşdelen Engin commented on the future plans of the association for the upcoming issue of our Hometextile Magazine, upcoming innovations, Turkish home textile's position in the world and the contributions of EVTEKS fair to the industry.

Sektörün tekstil birliklerinden birinin ilk kadın başkanı oldunuz. Öncelikle sizi bu örnek başarınızdan dolayı tebrik ediyoruz. Bundan sonra neler yapmayı planlıyorsunuz?

You became the first female president of one of the textile associations in the industry. First of all, we would like to congratulate you on this examplary success. What are your plans from now on?

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin tüm üyelerine bize duydukları güven için teşekkür ederim. 2010 yılından beri UTİB yönetiminde görev alıyorum ve bu dönem içerisinde çok önemli projeleri hayata geçirdik, özellikle ülkemizin ihracata dayalı kalkınma stratejisi doğrultusunda yurt içinde ve yurtdışında birçok önemli faaliyet düzenliyoruz. Öyle ki bu çalışmalarımız sektörümüz tarafından takdirle karşılanırken, diğer sektörler tarafından da örnek alınıyor.

I would like to thank all the members of Uludağ Textile Exporters Association for having confidence in us. I've been involved in the management of UTIB since 2010 and we carried out very important projects within that period and more importantly we organize several vital activities, both domestic and international within the direction of exports-based development strategy of our country. It is so that while our endeavours are appreciated by our industry, they are taken as an example by other industries.

44

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


Bildiğiniz gibi Avrupa kıtasının en büyük tekstil üreticisi Türkiye. Bursa da Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyon merkezi. Biz de UTIB olarak AR -GE proje pazarı, tasarım yarışmaları, sektör içi arama konferansları, uluslararası fuarlara milli katılım organizasyonları gibi sektörün ufkunu açan ve aynı zamanda üretim ve ihracata da katkı sağlayan çalışmalarımıza daha da artan bir enerjiyle devam edeceğiz. UTİB olarak gençlerin sektörümüzdeki etkisinin yadsınamayacağını düşünüyoruz. Bu sebeple düzenlediğimiz etkinliklerimizde onların sektörde daha aktif rol almalarını sağlıyoruz. Çünkü tekstil sektörünün gençler açısından cazip hale gelmesi, bizler için büyük önem taşıyor. Onların bu sektörde kendilerine hedefler koymalarını, kariyer planları yapmalarını ve sektöre yenilikler kazandırmalarını amaçlıyoruz.

As you know, the biggest textile manufacturer of the European continent is Turkey. Bursa is the center of textile and ready-wear in Turkey. We, as UTIB, will continue our endeavours such as R&D project market, design competitions, intra-industry search conferences and participation to international fairs that broadens the horizon of our industry while also contributing to manufactury and exports, with an ever-increasing fervour. As UTIB, we believe the impact of the youth in our industry is undeniable. For this reason, we help them have more active parts in the industry with the events we organize. Because making the textile industry more attractive for the young is vital for all of us. We want them to set goals and make career plans in this industry and to bring innovation to the industry.

Türkiye tekstil sektörü 2017 yılını 8,1 milyar dolar ihracatla kapattı. Bunun 1,2 milyar doları UTİB üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildi. Özellikle yüksek katma değerli ürün ihracatını artırma konusundaki çalışmalara yeni dönemde de hız vererek UTİB'in ihracat rakamlarını 1,6 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz ve Türkiye tekstil sektörü için çalışmaya devam edeceğiz.

Turkish textile industry closed the fiscal year of 2017 with 8,1 billion dollars of exports. 1,2 billion dollars of which was made by UTIB member companies. We aim to raise the exports value of UTIB to the level of 1,6 billion dollars by speeding up the studies aimed at increasing the amount of added-value product exports in the following year and we will keep working for Turkish textile industry.

Türk ev tekstilinin dünyadaki konumunu ve ev tekstili sektörünün geleceğini değerlendirebilir misiniz? Sizin bu alanda yapmayı düşündüğünüz yenilikler var mı?

Can you evaluate the position of Turkish home textile industry in the world, as well as the future of home textile industry? Are there any innovations in your mind in this field?

Ev tekstili, Türkiye’de tekstil ve hazır giyim sanayinin en temel alt gruplarından birisi. Günümüzde özellikle ev tekstili denildiğinde dünya pazarlarında akla ilk gelen ülkelerden biri olan Türkiye, dünyanın dördüncü, Avrupa’nın ise en büyük ev tekstili ihracatçısı Türk tekstil sanayii son 15 yılda tasarımda ve markalı üretimde büyük bir mesafe kat etti. Ev tekstili sektörümüz de bugünkü stratejik konumuna kolay ulaşmadı. Ama sektöre inancını yitirmeyen biz sanayiciler, ihracatçılar ve girişimciler sayesinde bugünlere geldik. Üretim, istihdam ve ihracatta ciddi güçlü bir çıkış yakaladık ve bu süreçte, Avrupa'nın en büyük tekstil üreticisi

Home textile is one of the sub-groups of textile and ready-wear industry in Turkey. One of the first countries that come to mind when home textile is mentioned in the global market, Turkey is the fourth biggest home textile exporter in the world and the biggest one in Europe. Turkish home textile industry reached great heights in the last 15 years in terms of design and branded production. It was not easy for home textile industry to reach where it is today. However, us industrialists, exporters and entrepreneurs with unshakable faith in the industry carried it to where it is today. We built up quite a momentum in terms of production, employment and exportation


olmayı başardık. Ürün kalitemiz, moda ve trendleri belirleme gücümüz, en son teknoloji makina parkımız ve rekabetçi yapımızla dünyanın her kıtasına ulaşan özel bir konuma ulaştık. Dünya tekstil ihracatından aldığımız pay yüzde 3'e, ev ve mekân tekstillerindeki payımız ise yüzde 4,5. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nde Türk mekân tekstilleri sektörünü geliştirmek ve dünyaya tanıtmak için çalışmalara aralıksız devam ediyoruz ve edeceğiz. En öncelikli amacımız; ihracatçıları örgütlendirmek ve işbirliğini geliştirmek suretiyle ihracatı artırarak ekonomik gelişmeye katkıda bulunmak. Bu konuda pek çok konferans, seminer, eğitim ve organizasyonlarda bulunup sektördeki tüm ihracatçı firmaların birbiriyle işbirliği içinde olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Ayrıca firmaların ve ürünlerin tanıtımı için en önemli mecranın fuarlar olduğunu düşünüyorum. Biz de firmalara destek sağlayıp mekân tekstilleri konusunda Dünya’nın en önemli uluslararası fuarlarına milli katılımlar düzenliyoruz.

and during this process we managed to become the biggest textile manufacturer of Europe. Product quality, fashion and trend-setting power, latest technology equipment pool and competitive nature helped us get to this special position where we can reach to the farthest ends of the globe. Our share in global textile exports is 3 percent and our share in home and living space textiles is 4,5 percent. As Uludağ Textile Exporters Association, we continue our works to improve Turkish living-space textiles industry and to introduce it to the world without a stop and we will continue in the future as well. Our primary goal is to; increasing exports by organizing exporters and increasing cooperation in order to contribute to the economy. We try to get involved in numerous conferences, seminars, training and organizations in order to get all exporting companies to work in tandem with one another. Also, I believe fairs are the best medium through which companies and products can be advertised. We support companies and participate in the most important international fairs in living-space textile industry.

24-28 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek EVTEKS Fuarı’nda dünya, Türk ev tekstili sektörünün geldiği son noktayı görme imkânına kavuşacak. Hemen arkasından 2 Mayıs’ta Como’da açılacak olan Proposte’ye ve onunla aynı tarihlerde, aynı organizasyon çerçevesinde yapılmakta olan ve UTİB organizasyonu ile Türkiye katılımının yapılacağı International Observatory şovları olacak. Her iki fuar da dünyanın önde gelen tekstil devlerinin sunumları ile gelecek döneme ait modaları, trendleri belirleyecek. UTİB olarak her iki fuarda da etkin organizasyon içinde bulunacağımız gibi Contract Business dergisi de her iki fuarda en etkin bir şekilde dağıtılarak Türk kontrat sanayinin gücünü ve potansiyelini bütün dünyaya gösterecek. 2013 yılından beri Proposte ile eşzamanlı yapılan International Observatory etkinliğinde en büyük katılımı sağlıyoruz. Türkiye’nin önde gelen kumaş üreticileri bu yıl da kontrat tekstilleri başta olmak üzere perdelik ve döşemelik kumaşlarla Avrupa’nın en prestijli fuarında yer alıyor. UTİB tarafından organize edilen etkinlikte Made in Turkey kumaşlar, sadece Avrupalıların katılabildiği Proposte ziyaretçilerine etkin bir şekilde sunularak Adriyatik kıyılarında varlığını hissettirecek. Her yıl büyüyen bir katılımla Çin’in Şangay şehrinde yer alan Intertextile Home Textiles fuarına da katılım sağlayan UTİB öncülüğündeki Türk tekstili tedarikçileri, Uzak Doğu’da da tercih edilen ve aranan bir marka oldu. Özetle ABD, Çin, Almanya, İtalya ve Rusya başta olmak üzere bütün dünyada mekân tekstillerinde en son trendleri dünyanın önde gelen bütün tekstil etkinliklerinde Türk tekstil ihracatçıları olarak sunacağız. Yıl boyunca oldukça aktif ve hızlı bir tempo içinde olan firmalarımıza biz de UTİB olarak destek olacağız ve yol göstereceğiz.

In EVTEKS Fair to take place on 24-28 April 2018 in Istanbul, whole world will have the chance of seeing the latest developments in Turkish home textile industry. Following right after, we will have Proposte to be opened in Como on May, 2nd and around the same datethere will be International Observatory shows taking place under the same organization to which participation from Turkey will be made with UTIB's organization. Both fairs will set the fashions and trends of the next season with the presentations to be made by world's leading textile industry giants. As UTIB, we will actively participate in both fairs and also hand out Contract Business magazine in both fairs as efficiently as possible to introduce to the world the power and potential of Turkish contract industry. We have the largest participation in International Observatory, organized simultaneously with Proposte, since 2013. Leading fabric manufacturers of Turkey will take place in Europe's most prestigious fairs this year with draperies and upholsteries and mainly with contract textiles. In the event organized by UTIB, Made in Turkey fabrics will be presented effectively to the visitors of Proposte, which can only be participated by the Europeans to gain traction in the shores of Adriatic sea. Under the leadership of UTIB, Turkish textile suppliers who participated in Intertextile Home Textile which took place in Shanghai, China with an ever-growing participation became a brand searched for and preferred in Far East as well. In summary, we will present the latest trends in living-space textiles to the whole world, mainly being USA, China, Germany, Italy and Russia in all the leading textile organizations of the world as Turkish textile exporters. We will support and guide our companies that have been working under an active and rapid pace throughout the year as UTIB.

Önümüzde Türkiye’nin en büyük, dünyanın en büyük ikinci ev tekstili fuarı EVTEKS var. Fuarın sektörümüze olan katkılarından bahsedebilir misiniz?

We have Turkey's largest and the world's second largest home textile fair, EVTEKS. Can you tell us about the contributions of the fair to our industry?

Son yıllarda dünya ekonomisinde hissedilen genel bir durgunluğa rağmen EVTEKS Fuarı’nın gerek katılımcı firmalar gerek ziyaretçiler açısından tatmin edici olduğunu düşünüyorum. Dünyanın ikinci en büyük mekân tekstilleri fuarı olan EVTEKS, CNR fuar alanının tamamını kullanan ve hala katılmak isteyen yüzlerce firmanın sırada beklediği bir fuar organizasyonu. Bu büyüklükte bir organizasyonu 24 yıldır başarıyla sürdürmek Türkiye için gurur verici.

Despite the general regression in world economy in the recent years, I believe EVTEKS Fair was quite satisfying both for the participating companies and the visitors. EVTEKS, world's second biggest living-space textiles fair, is an organization which used the entirent of CNR fairgrounds with still hundreds of potential participants waiting in queue. Continuing an organization of such size for 24 years with great success is praiseworthy for Turkey.

Üretim kapasitesi, kalitesi, özgün tasarımları, koleksiyonlarına yansıttığı zengin kültür birikimi ile Türkiye Ev Tekstili’nin bir marka değeri var. Dünya pazarlarındaki gelişmelere paralel olarak Türk tekstil sektörü, katma değeri yüksek, özgün ve kaliteli ürünler üretmeyi hedeflerken rekabetçiliğini de kaybetmemeyi amaçlıyor. Ben Türkiye’nin ev tekstili alanındaki öneminin her geçen yıl daha da artacağına inanıyorum.

With the production capacity, quality, unique designs and rich cultural background reflected on the collections, Turkish Home Textile has brand value. In parallel with the developments in the world market, Turkish textile industry aims to produce high quality and unique products with high added-value while also preserving its competitive power. I believe that Turkey's importance in home textile industry will increase with each passing year.

46

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


HALL 7 STAND C02


KÜLTÜREL MİRASIMIZ... / CULTURAL HERITAGE...

Fethiye’nin Göz Nuru: Dastar Bezi Apple of Fethiye’s Eye: Dastar Cloth Atalarımızın nesilden nesile aktararak bizlere bıraktığı kültürel miraslardan olan yöresel dokumacılığın bazı çeşitleri, günümüzde maalesef yok olma seviyesine gelmiş, hatta bazıları çoktan unutulmuştur. İnsanların ihtiyaçlarını karşılaması, örtünmesi ve korunması amacıyla keşfettikleri dokumacılık, genelde toplumun bulundukları çevre şartlarına göre değişiklik göstermiştir. Zaman içinde bireylerin duygularını, düşüncelerini, sanatsal beğenilerini ve kültürel özelliklerini yansıtan geleneksel yapısıyla, geçmişte ve günümüzde yaşayarak, ulusal kültürün bir parçası olmuştur.

Some types of traditional weaving, one of the heritages left to us by our forefathers over generations, are unfortunately on the brink of extintion, some are even completely forgotten. Discovered by humans’ desire to fulfill our demands, to cover and protect ourselves, weaving usually shows differences depending of the geographical location where societies live in. Over time, with their traditional structures that reflect the emotions, thought, artistic approach and cultural aspects of individuals, they became a part of national culture by surviving through past all the way to the present.

Orta Asya’dan gelerek Anadolu’nun farklı bölgelerine yerleşmiş olan Türkmen boyları, ilk olarak hayvanlardan elde ettikleri elyafı, iplik haline getirmişlerdir. İplikleri, doğal rengi veya yöresinde bulunan bitkilerden elde ettikleri doğal boya maddeleri ile renklendirerek, dokumacılık sanatında kullanmışlardır. Farklı Türkmen boylarının Muğla bölgesine yerleşmesi sonucu, dokumacılık çeşitleri bu bölgede epey yaygınlaşmıştır. Zaman içinde dünyanın sanayi devrimi ile tanışması, makine dokumacılığının yaygınlaşmasına, el dokumacılığının ise yavaş yavaş unutulmasına sebep olmuştur. Unutulmaya yakın olan ama bölge halkının yok olup gitmemesi için büyük destek verdiği dokumacılık örneklerinden birisi de Muğla’nın Fethiye ilçesinin Yeşilüzümlü Belediyesi’nin Dastar dokumalarıdır.

Migrating from Central Asia and settling in different areas of Anatolia, Turkmen tribes first turned the fibers they gathered from animals into yarns. Using yarns in theirs natural colours or by colouring them with natural dyestuff gathered from plants of respective regions, they used them in the art of weaving. As a result of different Turkmen tribes settling in Muğla region, types of weaving became widespread in that area as well. Introduction of the industrial revolution and machine weaving gaining popularity over time, hand weaving slowly became forgotten. One of the examples of weaving which about to be completely forgotten but is still being kept alive by the arduous support of the local people is the Dastar weaving of Yeşilüzümlü municipality in Fethiye district of Muğla.

Anadolu coğrafyasının hemen hemen her bölgesinde yapılan dokumaları birbirinden ayıran özellikler, kullanılan renk ve motifler, teknikler ve kompozisyonlarıdır. Yeşilüzümlü bölgesinde bu

48

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

Aspects that differentiate weaving that are made in almost all regions of Anatolia are colours and patterns that are used, techniques and compositions. Those who work in weaving in Yeşilüzümlü region use three types of yarns in Dastar weaving. They are warp, weft


işle uğraşanlar Dastar dokumalarda üç çeşit iplik kullanmaktadır. Bunlar çözgü, atkı ve desendir. Boyuna olan ipliklere çözgü denir. Enine olan iplikler atkı ve atkı ipliklerinin arasında desen genişliği boyunca kullanılan ipliklere de desen iplikleri denilmektedir. Dastar dokumacılığında en zahmet veren kısım çözgü çözülmesi ve bu çözgülerin tezgâha alınarak dokumaya hazır hâle getirilmesidir. Bölgede adına “dümen” denilen yüksek ve çukur bir dokuma tezgâhında dokunan Dastar dokumalarında, çözgülerin gücülere geçirilmesi işlemine ise taharlama işlemi denilmektedir. Dastar dokumalardaki motifler incelendiğinde bunların genellikle geometrik şekiller oldukları görülmüştür. Bu motiflerde sembolik, bitkisel ya da figürlü bezemeler kullanılmıştır. Geçmiş senelerde yünün doğal rengi üzerine, pamuk ipliği ile desenler yapılırken, günümüzde yüzde yüz pamuk ipliği kullanılarak çomak, kilim, sülük gibi kendine has isimleri olan motifler işlenmektedir. Hem ev ekonomisine katkı sağlamak hem de kültürel değerlerinin yok olmaması için ellerinden gelen her türlü çabayı gösteren bölge kadınları özellikle başlarını örtmek için bu kumaşı dokumaya başlamışlar, zaman içinde Dastar dokumasının kullanım alanlarını genişletmişlerdir. Bu özel dokuma masa örtüsü, bandana, bluz, şal, elbise ve hatta gelinlik gibi farklı alanlarda da kendini göstermeye başlamıştır. Dastar dokumacılığının modernleştirilmesi, bu yörede yaşayan halkın hem geleneğine bağlı hem de zamana nasıl ayak uydurabildiğinin kanıtı niteliğindedir. Yeşilüzümlü Belediyesi’nde dokunan Dastar bezleri küreselleşen dünyada ayakta kalmayı başarmış önemli bir kültürel mirasımızdır.

and pattern. Lengthwise threads are called warp. Crosswise threads are called weft and threads that are used throughout the width of the patterns among wefts are called pattern threads. The most cumbersome part in Dastar weaving is the part where warps are unwarped, brought to the knitting loom to prepare them ready for knitting. Weaved in a high and burrowed knitting loom called “dümen” (rudder) in the region, the process of moving warps into weaving reeds during the production of Dastar clothes is called weaving draft. When the patterns in Dastar weaves are examined, it is seen that the patterns usually involved geometric shapes. Symbolic, botanic or figures are used in such patterns as ornaments. While cotton threads where used for patterns over the natural colour of the wool in the past years, today one hundred percent cotton yarns are used to create patterns with their own unique names such as çomak (stave), kilim (rug) and sülük (leech). Women of the local area who showed all the support they could in order not to let their cultural values disappear and also to contribute to home economics first started weaving this cloth to make headdress and over time they increased the areas of application where Dastar cloth is used. This special weaving method was later used in tablecloth, bandana, blouse, shawl, clothing and even weddings dresses. Modernization of Dastar weaving proves how protective the local folk is when it comes to their traditions and also proves how well they can adapt to the changing times. Woven in Yeşilüzümlü Municipality, Dastar cloth is an important cultural heritage which managed to survive in the globalized world. Starting with the local communities adapting to the changing times


Yöre halkının çağa ayak uydurarak Dastarı modern kıyafetlerde ve diğer farklı alanlarda da kullanıma uygun şekilde dokuması ile yok olmak üzere olan bu geleneğimizi yaşatmak için çeşitli adımlar atılmaktadır. İnsanın yaşama biçimini belirten göstergelerden biri olan kültür, tüm canlı varlıklar gibi yaşar, gelişir, değişir ve ölmeden süreklilik göstermektedir. Giyim kuşam ve el sanatı ürünleri, insanların bulundukları uygarlık seviyelerine göre veya bulundukları toplumların örf, âdet ve inanışları ile yaşam şartlarına göre şekillenip çeşitlenmiştir. Yeşilüzümlü halkı da yöreye yerleşen yabancı turistlerin de etkisiyle Dastar dokumacılığını farklı bir boyuta taşıyarak, dokunan ürünlerin modern çağa ayak uyması için yapabildikleri neredeyse her türlü giysi ve örtüyü Dastar dokumacılığından üretmeye devam etmektedirler. Yörenin en kıymetli ürünleri arasında olan, yıllardır annelerden kızlarına miras kalan Dastar dokuma tezgâhları, yörenin hemen her evinde bulunmaktadır. Geçmişten günümüze önemini ve değerini yitirmeyen Dastar dokumasının adını daha da geniş bir kitleye duyurmak için Fethiye Belediyesi 6-8 Nisan 2018 tarihleri arasında 10. Yeşilüzümlü Dastar ve Kuzugöbeği Mantar Festivali’ni gerçekleşti. Yörede yapılan festival sayesinde çevre köylere, yerli ve yabancı turistlere bu önemli kültürel değer anlatabilmekte, bölge halkının ekonomilerine katkı

50

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

and adapting Dastar clothes in a way where it can be used in modern clothes and other different fields, several other steps are being taken in order to preserve this tradition from extinction. Culture, one of the indicators of lifestyles of humans, lives, grows, changes just like any other living beings and sustains itself without dying. Products of clothing and handcraft shape into form and vary depending on the level of civilization of the people or according to the traditions, beliefs and living conditions of people. Bringing Dastar cloth to a different level with the effect of foreign tourists settling in the region, Yeşilüzümlü community continues to produce as many types of clothing as possible using Dastar weaving in order to adapt their products to the modern age. One of the most prized items in the region, inherited from generations to generations, Dastar weaving looms are found in almost every house in the region. In order to make a name for Dastar cloth which preserved its value from past to present times in greater masses, Fethiye Municipality organized 10th Yeşilüzümlü Dastar and Kuzugöbeği (Morel) Mushroom Festival on 6-8 April 2018. Thanks to the festival organized in the region, this valuable cultural heritage can be told about to domestic and foreign tourists and neighboring villages and contributions can be made to the economy of the local people. Especially the women of the region can earn their own living thanks to Dastar weaving.


C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

sağlanabilmektedir. Özellikle yörede bulunan kadınlar, Dastar dokumları sayesinde kendi kazançlarını elde edebilmektedir. TETSİAD Başkanı Ali Sami Aydın’ın da davetliler arasında bulunduğu 10. Yeşilüzümlü Dastar ve Kuzugöbeği Mantar Festivali töreninin ardından, Fethiye Belediyesi’nin Yeşilüzümlü’de yaptığı Dastarhane'nin açılış töreni gerçekleştirildi. Mimari yapısı da bölgeye uygun bir şekilde tasarlanmış olan Dastarhane'de vatandaşlar, hem ücretsiz dokuma kursu alıyor, hem de yaptıkları el dokuması ürünleri satışa sunuyor. Kaybolmaya yüz tutmuş Dastar bezlerinin tekrar hayata geçirilmesi sağlanan Dastarhane'de, el dokuması ürünlerin kalitesinin arttırılarak birçok firmaya pazarlanması hedefleniyor.

Following the 10th Yeşilüzümlü Dastar and Kuzugöbeği (Morel) Mushroom Festival ceremony which had the President of TETSIAD Ali Sami Aydın among its attendants, Fethiye Municipality also performed the opening ceremony of Dastarhane in Yeşilüzümlü. In Dastarhane designed with the architectural structure of the region in mind, people can have free weaving classes and also sell the handcrafted products they make. After revitalizing Dastar cloth in Dastarhane, which was once almost forgotten, it is aimed to increase the quality of handcrafted products to be marketed to numerous brands.

Var olan bu değeri, gençlerle buluşturarak, sürdürülebilirliğine katkı sağlayıp, ürünlerin kalitesini arttıracak olan Dastarhane Evi projesi ile geçmişle günümüz harmanlanarak, modern ama özelliğini korumuş el dokumaları üretilecek. Ayrıca ürün yelpazesini genişletilerek, Dastar bezini ülkemizde ve uluslararası alanda büyük pazarlama taşımak hedeflenmektedir.

Thanks to the Dastarhane House project, this existing cultural value will be introduced to the young, its sustainability will be ensured, quality of the products will be increased and modern but original handwoven products will be produced by mixing past with present. By also increasing the product range, it is aimed to bring Dastar cloth to bigger markets in our country and abroad.

Kaynakça ve Katkıda Bulunanlar; Emel Asyalı, Fethiye Yeşilüzümlü Dastarhane Müdürü Eyüp Asyalı, Fethiye Belediyesi Basın Danışmanı Gamzegül Çürük, Yeşilüzümlü Beldesinde Geleneksel Dastar Dokumacılığı

Source and Contributers: Emel Asyalı, Manager of Fethiye Yeşilüzümlü Dastarhene Eyüp Asyalı, Press Agent of Fethiye Municipality Gamzegül Çürük, Traditional Dastar Weaving in Yeşilüzümlü Town

52

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


İSTANBUL, 24 - 28 Nisan 2018

PARİS, 19 -21 Eylül 2018 İSTANBUL, 10 -12 Ekim 2018


2018‘DE 26-29 EYLÜL‘DE SAHNEDEYİZ! WE ARE ON THE STAGE IN SEPTEMBER 26-29, 2018

YE NE Nİ W TA DA RİH TE


MAKALE / ARTICLE

Gelecek Şoku, Ticaret Ve Dijital Oyunlar Future Shock, Commerce And Digital Plays

Brian Solis

Dünyaca ünlü bir konuşmacı ve ‘çok satan’ bir yazar olarak Altimeter’de önde gelen bir analist ve fütüristtir. A principal analyst and futurist at Altimeter as world renowned speaker and ‘best selling’ author.

Ticaretin geleceği çok parlak görünüyor. Herkesin "Evet dünyanın hızla değiştiğini biliyoruz" demesine rağmen, yöneticilerin, düşünme ve inanç sistemlerini, karar alma mekanizmalarını tamamen farklılaştıracak şekilde değiştirebildiklerine inanmıyorum. Mesele, birçok karar vericinin, yaşam şekli ve düşünce olarak geçmişte kalması... Aynı zamanda, sürekli gelişen pazarlar için asıl gidilmesi gereken yolda ilerlemeyi engelleyen "gelecekteki şok" durumuna yakalanmak. Neden? Çünkü değişim katlanarak ortaya çıkarken, kendileri halen çeyrekten çeyreğe performansı ve başarıyı ön planda tutan bir ekosistemde çalışıyorlar. Bir taraftan, rakipler pazar eğilimleriyle uyumlu şekilde uzun vadeli getiri için yatırım yaparken, siz satışları iyileştirmeye çalışıyor ve sürekli tanıdık, ancak eski bir pazara geri dönüyorsunuz. Oysa aynı anda bir taraf büyürken diğer bir taraf daralıyor.

The future of commerce is already unfolding. Even though everyone says, “yes we know the world is changing,” I don’t believe that executives have shifted their thinking or belief system to change how they make decisions to compete differently. The challenge is that many decision-makers are caught in a state of “future shock,” stuck in the past and unable to move in ways that matter to an incessantly evolving market. Why? Because they still operate in an ecosystem that prioritizes quarter-to-quarter performance while change is unfolding in parallel. On one side, you’re optimizing sales and return in a familiar yet legacy market while competitors are investing in longer-term ROI by aligning with market trends. One side is shrinking while the other side is growing.

Bu aslında bir “gelecek şokuna” karşı “gelecekten etkilenmemezlik” meselesidir. Dünün bakış açısıyla yarınla ilgili kararlar vermeye çalışırsanız, “gelecek” için yarışamazsınız. Yöneticiler genellikle müşteri değildir. Değişim içinde, geçmişin değerleriyle hareket etmek istemeyen insanlar arasında ısrarla bir bağ kurmaya çalışıyorlar. Normal sayılanı ısrarla yaşatmaya, sürdürmeye çalışmak ölüm cezasıdır. Müşteriler normal olanı istemiyorlar. Şu anda cihazlar, ağlar, uygulamalar, hizmetler, sevdikleri, güvendikleri ve kişisel deneyimler sunan ilgi çekici şeyler müşterilerin çevresinde fakat bu durum normal değil.

It’s a matter of future shock vs. future proofing. You cannot compete for the future if you make decisions about tomorrow based on yesterday’s perspective. Executives are often not customers. And still, they attempt to earn relevance among people who by their very nature do not want the past’s interpretation of value. Competing for normal is a death warrant. Customers do not want normal. Every aspect of their life, the things they love and rely upon, devices, networks, apps, services, deliver experiences that are personal, engaging, immediate and anything but normal.

56

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


Şu anda modern dijital ticaret oyuncularının yapması gereken 10 şey 10 Things Modern Digital Commerce Players Need to Do…Right Now 1. Destansı bir ilk izlenim yaratın 2. Kullanılabilirlik sorunlarını hızlı bir şekilde düzeltin 3. Ortalama sipariş değerini artıran kullanıcı deneyimleri geliştirin 4. Alışveriş deneyimini kişiselleştirin 5. Mobil performansı dikkatle test edin 6. Fiziksel-dijital bağlantıya uyum sağlayın 7. Sunduğunuz ‘çok kanallı deneyim’ tutarlı olsun 8. ‘Her zaman ve her yerde servis’ hizmetiniz birinci sınıf olsun 9. Benzersiz ve hızlı promosyonlar teklif edin 10. ‘Her zaman, her yerde alışveriş’ hizmetinizi yaygınlaştırın 1. Make an epic first impression 2. Fix usability issues fast 3. Develop user experiences that grow average order value 4. Personalize the shopping experience 5. Incessantly test mobile performance 6. Adapt to the physical-digital connection 7. Offer a consistent omnichannel experience 8. Deliver top-notch anytime, anywhere service 9. Offer unique promotions fast 10. Deploy anytime, anywhere shopping

Yatırım seviyenize dayalı olarak, gelecek şoklarının prangalarını kıracak ve takımınızı bugünün geleceğine daha da yakınlaştıracak kontrol listesine göz atmak ister misiniz?

Based on your investment grade, would you like to check out the checklist, which will break the shackles of future shock and move your team closer to the future today?

Modern Dijital Ticareti Yeniden Düşünmek Müşteri merkezliliğin önünde insani bariyerler var... Dijital Darwinizm, işletmeleri iyi ve kötü yönde etkiliyor. Tespitleri tarafsız bir şekilde yapmak ve yorumlamak, veri bilimcileri ve teknologlar için çok yönlü karar mercilerinden gelen baskılar karşısında gereklidir. Birçok yönetici, müşteri odaklı değildir, hissedar merkezlidir. Ve yenilikler, acil ve çeyreklik hasılat sürecine aykırı şekilde ilerliyor. Yenilikçi teknoloji satın almak yenilikçi olmak için bir fırsattır, bu yüzden liderler, örneğin, “Yapay Zekâ” ile kısa dönem kazanımlar yerine uzun vadeli öngörüleri kucaklayabilmelidir. Başarı, mevcut performansımızı iyileştirmek için yeni bir teknoloji kullanmak değildir. Aksine, başarı; bir köşe başını dönünce karşılaşacağınız şeyi önceden görmek ve temel değişimi gerçekleştirebilmek için teknolojiyi nasıl kullandığımızdır. Müşteri deneyimini veriyi kullanarak iyileştirin ve yeniden tasarlayın.

Reimagining Modern Digital Commerce There are human barriers to customer centricity… Digital Darwinism affects businesses in good and bad ways. Keeping insights unbiased is essential for data scientists and technologists as they work across, and under pressure from multiple business decision makers. Many executives are not customer-centric, they are shareholder-centric. And innovation goes against the process of immediate and quarterly returns. Buying innovative technology is an opportunity to be innovative, so leaders need to embrace long-term visions over short-term gains with AI.

Şirketinde değişim isteyen herkes şunu anlamalı: Şimdi işlerinin bir kısmı, iş performansını olumlu etkileyebilecek yeni fırsatları gösterebilecek şekilde veri ve tespitleri düzenlemektir. Yöneticilerin işi kanıtlamak, işi doğrulamak ve profesyonellik,

Success is not using new technology to improve our current performance, but rather success is in how we use technology to see around the corner and fundamentally change. Improve and redesign the customer experience with data… Anybody who wants to change their organization must realize that: Part of their job now is framing up data and insights to demonstrate new opportunities that can positively impact business performance. Take heed of the traditional business performance metrics that executives use to substantiate work, validate work, and invest in new


ölçeklendirme ve pazar payı gibi yeni yol haritalarına yatırım yapmak için kullandığı geleneksel işletme performansı ölçümlerine kulak verin. Yeni fırsatları ve müşteri hikâyelerini liderlik değerlerini zaten belirleyen metriklerle aynı hizaya getirin. Tüm verilerin bir hikâyeye ihtiyacı vardır, yani veri bilimcileri birer öykücüye dönüşmelidir. Bunun için sanat ve bilim var. Gemiyi yepyeni bir rotaya yönlendirmek, liderliği sıçrama yapmaya ikna etmeyi ve ilerlemeye yönelik başarılı bir çerçeve inşa etmenin yollarını yaratıcı bir şekilde düşünmeyi sağlamak için yeni perspektif ve taze beyin gücü gerekiyor. İnovasyon, dijital ticaret teknolojisi ile yeni olanaklar ortaya çıkarıyor... Ama ya bu temel ve miras, bugünün yerine yarının mükemmel müşteri deneyimleri için bir modelse? Örneğin, bizim endüstrilerimizin dışında bulunan müşteri deneyimlerini analiz etmek için yapay zekâ ve “öğrenen makineler” kullandığımızda, tüm müşteri yolculuğunda yeniliklere ve yeni dokunuş noktalarının oluşturulmasına yol açabilecek yeni bilgiler edineceğiz. Bu, aksi halde görmediğimiz yeni süreçlerin, hizmetlerin veya ürünlerin geliştirilmesine yardımcı olur. Bu durum, işletmelere mevcut olmayanları yaratma fırsatı verir çünkü müşteriler, yönetim felsefelerinin değişmesinden daha hızlı değişiyor. Yapay zekâ, yeni iş modellerini dönüştürüp hızla hızlandırabilir. Ancak başarı, veri bilimcilerinin veriyi nasıl işleyip analiz ettiği ve liderliğin, tespitlere dayalı olarak değişen rotayı öncelikli olarak tercih edip etmediğine bağlıdır. Doğal olarak, yapay zekâyı mevcut sistemlere, yöntemlere ve süreçlere uyguladığımızda bunları iyileştirebiliriz.

58

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

roadmaps, such as pro tability, scale, and market share. Align new opportunities and customer stories to metrics that leadership already values. All data needs a story, which means data scientists must become storytellers. There’s an art and science to this. It takes fresh perspective and brainpower to think creatively about how to steer the ship in a whole new direction, convince leadership to take the leap, and build a successful framework for moving forward. Innovation reveals new possibilities with digital commerce technology… But what if that very foundation and legacy was, in and of itself, a model for the excellent customer experiences of tomorrow instead of today? When we use AI and machine learning, for example, to analyze customer experiences outsideof our industries, we gather new insights which can lead to innovation across the entire customer journey and in the creation of new touch points. This helps in the development of new processes, services, or products that we wouldn’t have otherwise seenThis gives businesses the opportunity to create what doesn’t exist because customers are changing faster than executive philosophies are changing. Artificial intelligence can transform and rapidly accelerate new business models. But success depends upon how data scientists process and analyze data, and whether leadership prioritizes fundamentally changing course basedon insights. Naturally, when we apply AI to existing systems, methodologies, and processes, we can improve them.


’da


RÖPORTAJ / INTERVIEW

Can Tanrıverdi Tanrıverdi Mensucat Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi The Board Member of Tanrıverdi Mensucat Sanayi A.Ş.

“Tekstil Üç Kuşaktır Yürüttüğümüz Dede Mesleğimizdir”

“Textile Has Been Our Family Job Since Three Generations”

Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin değerleri üyelerinden, üç kuşaktır Türk ev tekstili sektörünün en başarılı temsilcilerinden Tanrıverdi Mensucat Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Can Tanrıverdi, firmalarının doğuş hikâyesini, ailesinden kalan çalışma prensiplerini ve ev tekstili sektörünün geleceği hakkındaki düşüncelerini Hometextile Dergisi’nin okuyucuları için aktardı.

Can Tanrıverdi, an esteemed member of the Association of Turkish Home Textile Industrialists and Businessmen and the board member of one of the most successful representatives of Turkish home textile, namely Tanrıverdi Mensucat Sanayi A.Ş. told the readers of Hometextile Magazine about the origin stories of companies, the work principles he inherited from his family and his thoughts on the future of home textile industry.

Sizin için babadan değil de dededen tekstilci dememiz sanırız yanlış olmaz. Sektörde bilinirliği çok yüksek olan bir firmasınız fakat biz yine de hikâyenin başını sizden dinlemek isteriz. Köklü bir geçmişe dayanan tekstil yolculuğuna sahipsiniz. Bu işin temelleri nasıl atıldı, büyükleriniz bu işe girmeye nasıl karar verdi?

I think it wouldn’t be wrong to say you inherited this textile business not from your father but even before, from your grandfather. You are a highly renowned company in the industry, but we would like to hear your story from the beginning in your words. You have a textile journey which dates back to a long-standing past. How was the foundation built, how did your ancestors decide to get involved in this business?

Tekstil üç kuşaktır yürüttüğümüz dede mesleğimizdir. Hep birlikte oluşturulmuş bu değeri, gelecek kuşaklara temel ilkelerimiz olan doğruluk ve dürüstlüğün ışığı altında, her zaman olduğu gibi kendimizle yarışarak ve bıraktıkları mirasla sözlerinin arkasında durarak, kendi çıkarlarımızı değil de müşterilerimizin çıkarlarını göz önüne alarak devam ettiriyoruz. Amcam ve babam İstanbul’a geldiklerinde bir firmada tezgâhtar olarak çalışmaya başlamışlar. 1969 yılında da kendi mağazalarını kurup emprime ve manifatura üzerine hizmet vermişler. Babam ve amcam daha sonra 1970 yılında Tanrıverdi Tekstili kurmuşlar.

60

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

Textile has been our family job since three generations. We preserve the values we created together to next generations under the light of trueness and honesty, competing only with ourselves as always, while protecting the heritage we inherited, holding the interests of our customers before those of our own. When my uncle and father came to Istanbul, they started working in a company as sales clerk. In 1969, they founded their own shops and started working on printing and drapery. Later on, in 1970, my father and uncle founded Tanrıverdi Textile.


70’li yıllarda Türkiye’de inşaat sektörünün gelişmeye başlamasıyla birlikte, ülke genelinde Tanrıverdi ailesi mefruşatın öncülerinden olmuştur. Bossa ve Güney Sanayi’den bayilikler alınmış, bu da talebin altında kalınca 1980’de kendi fabrikalarını kurmuşlardır. Bugün Çatalca, Gürpınar ve Çorlu’da 150.000 m² arazi üzerinde 100.000 m² kapalı alanda yer alan farklı üretim birimlerimizde yılda 75 milyon m² dokuma, 25 milyon m² brode, 3 milyon hazır perde üretimi ve 20.000 ton boyama işlemi gerçekleştirilmektedir. 80’in üzerinde ülkeye yaptığı ihracat ile entegre üretim yapmakta ve dünya pazarında söz sahibi olmaktadır. Tanrıverdi Grubu’nun yatırımları günümüzde de devam etmektedir.

In the 70s, with the start of developing construction industry, Tanrıverdi family became the leaders in drapery industry nationwide. They acquired franchises from Bossa and Güney Sanayi and when that remained below demand, they founded their own factory in 1980. Today, in our production units that are located in 100.000 m² indoor space over 150.000 m² of land in Çatalca, Gürpınar and Çorlu, 75 million m² of fabric, 25 million m² of brode, 3 million ready-made drapery are manufactured and 20.000 tonnes of paint work is being done. With exports to over 80 countries and integrated production, the company has a say in the world market. Investments of Tanrıverdi Group continues today as well.

Amcanız TETSİAD’ın eski başkanlarından Recep Tanrıverdi, babanız İbrahim Tanrıverdi ile birlikte 1970 yılında Tanrıverdi Mensucat A.Ş’yi kurdu. Ve sonrasında fabrikalaşma, koleksiyon üretme, holdingleşme süreçleri yaşandı. Siz mesleğe hangi aşamada dâhil oldunuz?

Your uncle Recep Tanrıverdi, one of the previous presidents of TETSIAD founded Tanrıverdi Mensucat A.Ş. with your father İbrahim Tanrıverdi in 1970. And then, processes of founding factories, creating collections and conglomeration began. At which part did you get involved in the business?

Ben ilkokul yıllarında yazları Sultanhamam'daki iş yerimize gelirdim. Burada depoda çalışırdım hatta amcam, bana kapının önünde tezgâh açtırırdı. 1990’lı yıllardan beri her departmanda çalışma imkânı buldum. 2004’te Amerika'da Tekstil Teknolojisi Bölümü’nü bitirdikten sonra Çatalca fabrikamızın ihracat bölümünde tam zamanlı olarak çalışmaya başladım. 2005 yılında Almanya'da Verdi GMBH markası ile faaliyet gösteren bir şirket kurduk ve bu yatırımımızın sonucu olarak Almanya pazarında söz sahibi olduk. 7 yıl Almanya’da kaldım ve 2012 yılında Türkiye’ye döndüm. Yine de her 15 günde bir Almanya’ya gidiyorum. Ayrıca diğer tüm müşterilerimizi de ülkelerinde ziyaret etmeye, onlarla ikili ilişkiler kurmaya özen gösteriyorum. Sektöre yıllarını vermiş duayen bir babanın evladısınız. Babanızdan ona da dedenizden kalan iş hayatınızın olmazsa olmaz prensipleri nelerdir? Babam ve amcamdan öncelikle işin başında olmayı, çok çalışmayı, emek harcanmayan her şeyin kıymetsiz olduğunu öğrendim. Amcam ve babam da halen işlerin başında bizlere tecrübeleriyle yol göstermektedirler. Yaptığımız her işte kaliteye önem vererek, değişik kültür ve beğeniye sahip müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerine güvenilirlik, maliyet, termin yönünden cevap verecek ürünleri, sürekli gelişme felsefesini benimseyerek istikrarlı bir şekilde üretmekteyiz. Yine yaptığımız her işte ahlaki ilkeleri göz önüne almak, işimizi gereği gibi yapmak, haklı müşteri isteklerini göz önüne almak, yaptığımız ve yapacağımız her işe müşteri gözü ile bakmak, müşterilerimizin danışmanı olmak ve ihtiyaçlarını karşılamak bizim ilkemiz olmuştur.

Back when I was in elementary school, I would go to our shop in Sultanhamam. I would work in the warehouse there, my uncle would have me open a stall in front of the door. I had a chance to work in every department since 1990. After graduating from the Department of Textile Technologies in America in 2004, I started working full-time in the exports department of our factory in Çatalca. In 2005, we founded a company which operated with Verdi GMBH brand in Germany and after this investment, we took part in German market as well. I resided in Germany for 7 years and returned back to Turkey in 2012. Still, I go to Germany every 15 days. Also I do my best to visit all our customers in their native countries and to form good relations with them. You are the son of a doyen father who spent his years in this industry. What are some of your principles you inherited from your father, which he inherited from his father? First of all, I learned from my father and uncle that you should be personally involved in your job, work hard and that anything you don’t labour over is worthless. My uncle and father are still taking part in their jobs and mentor us with their experiences. Placing importance on quality at every work we do, we are manufacturing products that will answer the demands and expectations of our customers in terms of reliability, cost and deadline in a consistent manner, adopting the philosophy of constant development. While also giving importance to moral principle at every work we do; doing our job as it should be done, giving importance to rightful customer


Müşterinin vakti olmadığı gerçeğinden yola çıkarak her faaliyeti mümkün olan en kısa zamanda tamamlamak, işleri ve kararları ertelememek, ürün, üretim ve tüketim zincirinin her alanında müşteri açısından rakiplerimizde bulunmayan olumlu farkı yaratmak, değişik fikirleri alternatifler olarak ele almak prensiplerimiz arasında yer almaktadır. Kendi kendimizle yarışmak, kendimizi sorgulayarak daima daha iyi, daha kaliteli, daha verimli olmanın yollarını aramak ve uygulamak, doğruluk, çalışkanlık ve dürüstlükten hiçbir ödün vermeden her zaman sözlerimizin arkasında durmak ve kendi menfaatimizden önce müşterilerimizin menfaatini göz önüne almak, çevreye duyarlı olmak ve korumak olmazsa olmazlarımızdır. Şu anda 85 ülkeye ihracatımız var ve ticari ilişkiye girdiğimiz müşterilerimizle süreklilik sağlayabilmek adına gereken her ihtiyacı karşılamaya çalışıyoruz. 3. kuşak bir tekstilci olarak tasarımlarınızda geleneksel çizgileri korumaya çalışıyor musunuz? Geleneksel çizgiler ile inovasyon odaklı tasarımlar arasındaki dengeyi nasıl koruyorsunuz? Geleneksel ile çağdaş çizgileri sentezleyen tasarımlarımız, klasik tarza getirdiği modern yorumla geleceğe ait tasarımlar sunmaktadır. Geçmişin zarafetini modern bir dokunuşla günümüze getiriyoruz. Değişime açık değilseniz, gelişmeleri takip etmiyorsanız teknolojik makinelere ve daha önemlisi insan kaynağına önem vermiyorsanız mutlaka rakiplerinizin gerisinde kalacaksınız demektir. Şirket olarak orijinallik, yenilik ve yaratıcılık değerlerimiz yüksek olduğu için farklı yüzey ve doku tasarım çalışmalarına önem vermekteyiz. Yenilikçi olmak aynı zamanda pazar için riskli bir durum olabilir. Çünkü alışılmış biçimlerin dışındaki bir tasarıma insanların nasıl tepki vereceği konusundaki öngörüler yanıltıcı olabilir. Burada önemli olan insanlarla duygusal bağ kurup, beğenecekleri yenilikçi tasarımları yakalayabilmektir. Yaptığımız her işte kaliteye önem vererek, değişik kültür ve beğeniye sahip müşterilerin ihtiyaç ve beklentilerine cevap verecek ürünleri geliştirmeye çalışmaktayız.

62

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

demands, looking at every job we did or will do from the perspective of a customer, being the consultant of our customers and fullfilling their needs have been our principles. Assuming that customers don’t have enough time, we also have among our principles to complete every task at the shortest time possible, to not postpone tasks and decisions, to create a positive difference compared to our competitors in every part of product, production and consumption chain and to consider different ideas as alternatives. Competing with ourselves, looking for and applying means to become better, have higher quality and be more efficient by questioning ourselves; always keeping our promises with truthfullness, hardwork and honesty; holding the interest of our customers before those of our own, be conscious about the environment and to protect are also several of our main principles. At the moment, we are exporting to 85 countries and in order to provide long lasting relations with our customers we form trade relations with, we try to provide all the demands. As a 3rd generation textile industrialist, do you preserve traditional lines in your designs? How do you preserve the balance between traditional lines and innovative designs? Our design aspects, blending traditional and modern lines provide futuristic designs with the modern interpretations of classical styles. We bring yesterday’s elegance to our times with a modern touch. If one is not open to change, does not follow advancements and not pay importance to technological machines and more importantly to human resources, one is bound to fall behind its competitors. As our values in terms of originality, innovation and creativity as a company are high, we pay importance to different texture and surface design studies. Being innovative could also be detrimental in the market. Because predictions as to how people will react to a design outside the boundaries of traditional shapes could be misleading. What is important here, is being able to form an emotional connection with people and to create innovative designs that people will love. Paying importance to quality in each work we do, we strive to develop products that will answer the expectations and demands of customers from different cultures and taste.


Dünyanın önde gelen perde üreticilerinden birisiniz. Türkiye’de ev tekstili sektörünün geleceğini, Türk ev tekstilinin dünyadaki konumunu değerlendirebilir misiniz?

You are one of the leading drapery manufacturers of the world. Can you share your opinions on the future of home textile industry in Turkey and Turkey’s position in the world in home textile industry?

Bugün Türkiye başlı başına koleksiyon hazırlayan ve kendi markalarıyla yurtdışına mağaza açarak, dünya çapında rekabete katılan bir ülke konumuna geldi. Ev tekstilinin bugünkü boyutlara ulaşmasında, artan alım gücüyle birlikte iç tüketimin pazarı büyütmesi ve hızlı moda akımının ev tekstili ürünlerinin tüketimini de hızlandırması önemli bir rol üstlendi. Türkiye tekstilde dünya devidir. Tasarım ve renk konusunda birçok ülkeyi geride bırakmıştır. Hatta İtalya, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler Türk malı ürünleri kendi markaları gibi satmaktadırlar.

Today, Turkey is in a position where it can create its own collections, open up stores abroad with its own brands and take part in the worldwide competition. Alongside the increasing purchasing power; increasing consumption in domestic markets and the fact that fastpaced fashion trends caused an increase in the consumption of home textile products played a vital role at bringing home textile to where it is today. Turkey is a world giant in textile industry. It surpassed numerous countries in terms of design and colours. Furthermore, countries such as Italy, England and Germany sell Turkish products as their own products.

Dünyanın en sofistike pazarlarından biri olan Avrupa Birliği’nin en büyük tedarikçisi Türk ev tekstili sektörü, global ticarette de ilk dört oyuncu arasında yer alıyor. Türkiye, bu alanda dünya liderlerinden biri ve kalitesiyle marka olmaya doğru hızla ilerliyor. Makine kapasitesi, kendine özgün tasarımları, koleksiyonlarına yansıttığı geleneksel ve inovasyon odaklı tasarımları ile ev tekstilinde büyük rol oynamaktadır. Sektörde üretim ve satış miktarlarındaki artıştan ziyade, kalite ve tasarım olarak da yurtiçi ve yurtdışındaki tüketicilerin beklentilerine yanıt veriyor. Bu noktada bizim ülke olarak en önem vermemiz gereken şey markalaşmak olmalıdır. Çünkü marka değilseniz yüksek kazanç ihtimaliniz yok olacaktır. Marka size istikrar ve saygı kazandırır. Dünyada markalaşmayı başarmış ülkelerin durumu ortadır. Dünyadaki perde kültürü hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? İnsanların perde değişim ihtiyacı neye dayanıyor? Her ülkenin perde zevki, dekorasyon anlayışı birbirinden farklıdır. Kültürel ve ekonomik yapı, nihai tüketicilerin seçimlerini etkiler. Refah düzeyi ve alım gücü yüksek olanlar, güncel moda akımlarını takip ederek 3-4 yılda bir ev tekstili dekorasyonlarını değiştirmektedir. Kültür ve gelir seviyesi ortalamanın altında olanların ise öncelikleri farklı olduğundan bu süre 10-15 yıla çıkabilmektedir. Önümüzde Türkiye’nin en büyük, dünyanın en büyük ikinci ev tekstili fuarı EVTEKS var. Fuara nasıl hazırlandınız? Fuarların sektörümüze ve markanıza olan katkılarından bahsedebilir misiniz? Türkiye’de kişi başı gelirin artması ve hızlı moda akımının da etkisiyle, hem iç pazarda hem de ihracatta büyüyen Türk ev tekstil üreticileri EVTEKS Fuarı’nda sektör temsilcileri ile bir araya gelecek. Buna biz de dâhiliz. Artık dünya ev tekstili alanında faaliyet gösterenler Türkiye’deki EVTEKS Fuarı’nı ajandalarına mutlaka not ediyorlar. Dünyanın önemli oyuncularının hem katılımcı hem de ziyaretçi olarak yer aldıkları EVTEKS Fuarı bizim için her defasında yeni bir başlangıç olmaktadır. Şirketler açısından bu fuarlara katılım çok önemlidir ve fuarlara katılım bir devlet politikası olarak daha da desteklenmelidir. Biz fuarlarda nefes alan, fuarları ticari fırsata dönüştürebilen bir firmayız. Fuar ticari manada dünyaya açılmamızı sağlayan bir penceredir. Sektörümüzün ve fuarlarımızın daha da gelişmesi adına başta üniversitelerin tasarım bölümleri olmak üzere ev tekstili alanında daha yetkin elemanların yetiştirilmesini ev tekstili sanayicileri olarak ısrarla bekliyoruz. Tüm sanayici ve tüccar iş adamlarımıza bol kazançlı fuarlar, istikrarlı bir gelecek dilerim.

64

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

Turkish home textile industry, the biggest supplier in one of the most sophisticated markets in the world, which is the European Union market, also takes place in the top four countries in global trade. Turkey is a world leader in this industry and it rapidly grows to be a brand with its quality. It plays a huge role in home textile industry with its capacity of machinery, original designs, traditional and innovative designs reflected in its collections. More than the increase in production and sales in the industry, it answers the demands of consumers both in the domestic and foreign markets with its quality and design aspects. At this point, as a country we should give utmost importance to branding. Because unless you are a brand, your chances of high income will be non-existent. Brand provides you with consistency and renown. Current state of the countries that manage to become brands is obvious. Can you inform us on the drapery culture throughout the world? What do people base their needs for drapery products on? Each countries taste and understanding of decoration when it comes to drapery products is different. Cultural and economical structure essentially affects the choices of consumers. Those with higher welfare and purchasing power change their home textile decorations every 3-4 years, following up-to-date fashion trends. Those with below-average cultural and income levels have different priorities so they might change every 10-15 years. We have Turkey’s largest and the world’s second largest home textile fair, EVTEKS. How did you prepare for the fair? Can you tell us about the contributions of the fair to the industry and to your brand? With income per capita increasing and the effects of fast-paced fashion trends in Turkey, Turkish home textile manufacturers growing both in domestic and foreign markets will come together with industry representatives at EVTEKS Fair. We are included as well. Those who operate in world home textile industry definitely note EVTEKS Fair in Turkey in their agendas now. EVTEKS Fair, where biggest players in the world take part in both as participants and as visitors is a new beginning for us every time. For companies, attending such fairs is very important and attendance to fairs should also be supported as a government policy. We are a company that breathes in fairs, that turn fairs into trade opportunities. The fair is a means to globalize in a commercial manner. As home textile industrialists, we insistently expect more and more competent workers to be trained in home textile industry, mainly from the design departments of universities, in order to develop our industry and our fairs even further. I wish a prosperous fair and a strong future to all my fellow industrialists and businesspeople.


ARAŞTIRMA / RESEARCH

TÜM KULLANIM ALANLARI İLE “TEKNİK TEKSTİLLER” Tekstil sektörünün en hızlı büyüyen alanı olan teknik tekstiller günümüzde tıp, taşımacılık, koruyucu giysiler, tarım, spor malzemeler, paketleme, jeotekstiller, inşaat ve filtrasyon gibi birçok alanda karşımıza çıkmaktadır. Yeni geliştirilen lifler ve yeni üretim teknolojileri ve buna paralel olarak bilişim ve haberleşme teknolojileri, biyomateryaller ve nanoteknolojilerdeki ilerlemeler teknik tekstillerin hizmet alanını her geçen gün biraz daha büyütmektedir. Teknik tekstillerin ekonomik önemi de bu büyümeyle doğru orantılı olarak artmaktadır.

Teknik tekstiller sargı bezi gibi çok basit ve ucuz bir üründen yapay tendon gibi çok spesifik, kompleks ve pahalı bir ürüne kadar geniş bir ürün yelpazesine sahiptirler. Spesifik ihtiyaçları karşılamak için üretilen grup, yüksek performanslı teknik tekstiller olarak adlandırılmaktadır. Aynı zamanda yükte hafif pahada ağır olan bu ürünler gelecekte tüm tekstil üretimi içerisinde diğerlerine göre çok daha önemli bir konuma gelecektir. Genel olarak teknik tekstil aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir:

"TECHNICAL TEXTILES" WITH ALL THEIR AREAS OF APPLICATION Technical textiles, most rapidly growing field of textile industry, can be seen in numerous fields such as medicine, transport, protective clothing, agriculture, sports equipment, packaging, geotextiles, construction and filtration. Newly developed fibers and new production technologies and in parallel, new informatics and communication technologies, development in biomaterials and nanotechnology constantly enlarge the service area of technical textile every day. Economical impact of technical textile increases directly proportional to this growth. Technical textiles have great product range, from a simple and cheap product such as gause to highly specific, complex and expensive product such as synthetic tendon. Product groups produced to meet specific demands are titled as high performance technical textiles. Also, these products which are valuable but light-weight will have much more important place within the whole textile manufacturing process compared to other products. Overall, technical textiles can be categorized as follows:

1) Tıbbi ve hijyenik tekstiller (Medtech): Tıp ve hijyen uygulamaları için tekstil malzemeleri, genel olarak dört sınıf altında toplanabilmektedirler.

1) Medical and sanitary textiles (Medtech): Textile products for medical and sanitary application, generally grouped under four grades.

İmplante Edilebilen (Vücut içine yerleştirilebilen) Ürünler: Vücut içine yerleştirilebilen ameliyat iplikleri, yumuşakdoku implantları, ortopedik implantlar ve kardiyovasküler implantlar.

Implantable (Which can be placed inside body) Products: Catgut sutures that can be placed inside body, soft-tissue implants, orthopedic implants and cardiovascular implants

İmplante Edilemeyen (Vücut içine yerleştirilemeyen) Ürünler: Yara sargıları, bandajlar, plasterler, gazlı bezler, sargı bezleri ve tamponlar.

Non-implantable (Which can not be placed inside body) Products: Wound dressings, bandages, plasters, gauze, tourniquet and tampons.

Ekstra Bedensel Ürünler (Ekstrakorporal): Ekstrakorporal aletler; Yapay böbrek, yapay karaciğer, mekanik akciğer vb. Bakım/Hijyen Ürünleri: Tıbbi giysiler (önlükler, başlıklar, maskeler, çoraplar, eldivenler, üniformalar, koruyucu giysiler), cerrahi örtüler- kumaşlar ve perdeler, yatak örtüleri (çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, minderler, yorganlar),idrar tutucu pedler, bezler, bayan hijyenik pedleri, kumaşlar/temizlik bezleri ve cerrahi çoraplar.

Extracorporeal Products: Extracorporeal equipments; Artificial kidney, artificial liver, mechanical lung etc. Care/Hygiene Products: Medical clothes (aprons, caps, masks, socks, gloves, uniforms, protective clothing), surgical covers-clothes and drapes, bed clothing (sheets, pillow cases, blankets, cushions, duvet), urine retaining pads, clothes, feminine hygiene pads, fabrics/rags and surgical stockings.

2) Taşımacılık Teknik Tekstilleri (Mobiltech): Her türlü kara, deniz, hava taşıtları ile uzay sanayiinde kullanılan tekstiller

2) Transportation Technical Textiles (Mobiltech): Textiles used in all types of land, sea, air vehicles and space industry

Kara taşıtlarında emniyet kemerleri, hava yastıkları, iç yüzey kaplama malzemeleri, koltuk döşemelikleri ve otomobil örtüleri, kord bezleri, lastikler, halılar, perdeler, hortumlar, kayışlar, halatlar, filtreler ve kompozit yapılar. Deniz taşıtlarında kullanılan yapıyı güçlendirecek hafif kompozit malzemeler, yelken bezleri, gemileri ve tekneleri bağlayacak halatlar, iç dekorasyon malzemeleri, can kurtarma yelekleri, kurtarma botları. Hava taşıtlarında ise iç dekorasyonda, yapıyı güçlendirecek lif takviyeli kompozit malzemelerde, paraşütlerde, emniyet kemerlerinde, can kurtarma yeleklerinde, lastiklerde kullanılmaktadır.

In land vehicles, seatbelts airbags, interior coating materials, seat upholstery and automobile covers, cord fabric, tires, rugs, curtains, hoses, straps, ropes, filters and composite structures. Light composite materials used to strengthen the structure of vessels, sailclothes, ropes to tie ships and boats, interior decoration materials, life vests and rescue boats. In aircrafts to be used for interior decoration, in fibre reinforced composite materials to strengthen the structure, parachutes, seatbelts, life vests and tires.

66

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


3) Koruyucu Teknik Tekstiller (PROTECH): Bireysel ve toplu koruma amacıyla kullanılan tekstiller.

3) Protective Technical Textiles (PROTECH): Textile to be used for personal and mass protection.

Koruyucu teknik tekstiller, insan hayatı için tehdit oluşturan zararlı maddeler ve kötü çevre koşullarına karşı koruma amaçlı giysiler, örtüler, çadırlar ve ekipmanlardan oluşmaktadır. Koruyucu giysilerin ve diğer ürünlerin yapıldığı iş ve faaliyet tipleri şunlardır: Polis, güvenlik görevlileri, dağcılık, mağaracılık, tırmanma, kayak, uçak personeli (askeri ve sivil), askerler, denizciler, denizaltıcılar, dökümhane ve cam işçileri, itfaiyeciler, su sporları, kış sporları, ticari balıkçılık ve dağcılık, deniz dibi petrol ve benzin ekipmanı işçileri, sağlık bakımı, yarış sürücüleri, astronotlar, kömür madenciliği ve sağlık depo işçileri.

Protective technical textiles consist of clothing, covers, tents and equipments meant to protect human lives against hazardous materials and environmental conditions. Areas of operation and occupations where protective clothing is used are as follows: Police, security staff, mountaineering, spelunking, climbing, kayaking, aircraft personnel (military or civilian), soldiers, marines, submarine personnel, foundry and glass workers, firefighters, watersports, winter sports, commercial fishing and mountaineering, benthic petrol and petrol equipment workers, healthcare, racing drivers, astronauts, coal mining and medical storage workers.

4) İnşaat ve yapı tekstilleri (Buildtech): İnşaat mühendisliğinin toprak üstünde olan uygulamalarında kullanılan tekstil malzemeleridir.

4) Construction and building textiles (Buildtech): Textile equipments used by constructional engineering in aboveground applications.

Bina ve inşaat teknik tekstilleri, yeni bir binanın inşasında, yıpranmış ve/ veya zayıf binaların güçlendirilmesinde, restorasyonunda kullanılmaktadırlar. Buildtech alanında teknik tekstiller: Prefabrik gibi geçici yapılar, çatı kaplama malzemeleri, ses ve ısı yalıtımı ürünleri, kompozit yapı elemanları ve koruyucu ağ yapıları ayrıca, çadırlar, tenteler ve güneşlikler.

Building and construction technical textiles can be used during the construction of a new building, reinforcement of worn out or weak buildings and restoration. Technical textiles in buildtech field: Temporary structures such as prefabrics, roofing materials, sound and heat insulation products, composite construction elements, guard net structures and also tents and sunblinds.

5) Jeotekstiller (Geotech): Toprakaltı inşaat mühendisliği ve peyzaj mimarlığında kullanılan tekstiller

5) Geotextiles (Geotech): Textiles used in belowground constructional engineering and landscape architecture

Jeotekstillerin genel kullanım alanları: Yol inşaatları, park alanları, demiryolları, temeller, taban betonları, zemin uygulamaları, toprak altı boruları ve kanalları, depolama alanları, hava alanları, limanlar ve spor sahalarının toprak altı sistemleri, drenaj ve filtrasyon sistemleri, drenaj boruları, drenaj kanalları, yüzey drenajı, bina drenajları, hidrolik yapılar, kıyı koruma yapıları, barajlar, nehir yataklarının ve kanalların korunması, suni göletler, su rezervuarları ve çöp ve atık depolama alanları.

General fields of use for geotextiles: Road construction, parks, railroads, building foundations, floor cement, floor applications, belowground pipes and canals, storage areas, airports, ports and belowground systems of sports arenas, drainage and filtration systems, drainage pipes, drainage canals, surface drainage, building drainage, hydraulic structures, coastal guard structures, dams, protection of riverbeds and canals, artificial lakes, water reservoirs and garbage disposal areas.

6) Endüstriyel Teknik Tekstiller (Indutech) : Filtrasyon, taşıma ve diğer endüstriyel amaçlı tekstiller Filtreler, konveyör kayışları, aşındırma bantları, contalar, sızdırmazlık elemanları, elektrik ve elektronik komponentleri ve ilgili diğer endüstriyel ürünler. 6) Industrial Technical Textiles (Indutech): Textiles used for filtration, transportation and other industrial purposes Filters, conveyor belts, grinding belts, washers, sealing components, electric and electronics components and other related industrial products

7) Tarım ve Teknik Tekstilleri (Agrotech): Ziraat, su ürünleri, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan tekstiller

7) Agricultural and Technical Textiles (Agrotech): Textile used in agriculture, aquaculture, gardening and forestry

Tarım teknik tekstilleri; tarımsal ürünlerin paketlenmesi, bitkilerin büyüme sürecinin hızlandırılması, ürünlerin UV ışınlarından korunması, tarımsal alanların ilaçlanması, yabani otların büyümesinin önlenmesi, tarımsal amaçlı drenaj ve erozyon kontrolü, besicilikte hayvanların hava şartlarından korunması, balıkçılık gibi birçok uygulamada kullanılmaktadır. Bu uygulamalarda teknik tekstiller: Ağlarda, halatlarda, çuvallarda, bitkilerin güneşten korunması için gölgeliklerde, seralarda, ısı yalıtımında, zararlı otlardan korumada, rüzgâr ve doludan korumada, tohumların korunması amacıyla tohum filizlendirilmesinde, toprağın desteklenmesinde, koruyucu amaçlı giysilerde, hortumlarda, taşıma bantlarında, filtrelerde tercih edilmektedirler.

Agricultural technical textiles are used in; packaging agricultural products, accelerating the growth rate of plants, protecting products against UV lights, application of herbicides, prevention of the growth of weeds, agricultural drainage and erosion control, protection of animals against weather conditions in stockfarming and numerous applications such as fishery industry. Technical textiles used in such applications: Nettings, ropes, sacks, sunblinds for the protection of plants, greenhouses, heat insulation, protection against weeds, protection against wind and hailstorms, seed germination to protect seeds, supporting soil, protective clothing, hoses, conveyor belts and filters.


8) Spor ve serbest zaman teknik tekstilleri (Sportech): Sportech, teknik tekstillerin spor ve serbest zaman giysileri, alet ve araçlarını kapsayan uygulama alanıdır. Tenis raketleri, hokey sopaları, kar ve su kayakları, yarış arabaları, balık oltaları, bisikletler, halatlar, kano gövdeleri, yat ve bot gövdeleri, riskli sporlarda spor ayakkabıları, sörf tahtaları, spor giysileri, çim sahalar, çadırlar, bayrak ve flamalar, uyku tulumları ve müzik enstrümanlarının yayları vb.

8) Technical textiles for sports and leisure activities (Sportech): Sportech is the area of application which includes clothing, equipment and tools for sports and leisure activities. Tennis rackets, hockey sticks, snow and waterboards, racing cars, fishing rods, bicycles, ropes, bodies of canoes, yatch and boat hulls, sports shoes for extreme sports, surfing boards, sports clothes, grass pitches, tents, flags and signal flags, sleeping bags and strings of musical instruments etc.

9) Ev Teknik Tekstilleri (Hometech): Mobilya, ev tekstilleri ve yer döşemelerinin teknik bileşenleri

9) Home Technical Textiles (Hometech): Technical components of furniture, home textiles and floor covers

Hometech, teknik tekstillerin mobilyalar, yataklar, vatkalar, yalıtım malzemeleri gibi uygulama alanlarını kapsayan alt sınıfıdır. Tekstil ürünlerinin evlerdeki kullanımları artık günümüzde mefruşat ile sınırlı olmayıp, eskiden tekstillerin kullanılmadığı yerlerde de ev teknik tekstilleri kullanılmaktadır.

Hometech is a sub-class of technical textiles which includes areas of application such as furniture, beds, padding and insulation materials. Textile products at homes are no longer limited with furnishings and even in places where textiles weren’t being used before, home technical textiles are being used today.

Bu alanda içi boş lifler özellikle yatak ve uyku tulumlarının yalıtım özelliğini artırmak için kullanılırken, antimikrobiyallik ve güç tutuşurluk gibi özellikleri olan lifler de mobilyalardaki köpüklerin yerini almaktadır. Mobilyalarda, artık yay yerine esnekleştirilmiş dar dokuma bantların ve toksik gazlar çıkaran tehlikeli köpükler yerine, güç tutuşur dolgu ve astar kumaşların kullanılması bunun kanıtlarıdır. Dokuma kumaşlar, halâ halı ve mobilya altlıklarında ve perde bantları gibi daha özel ve daha küçük alanlarda kullanılmaktadır. Ancak “spunbond” nonwoven ürünler, ev temizliği uygulamaları için klasik bezlerin yerini almıştır. Ayrıca, nonwovenlar artık elektrik süpürgesi, mutfak aspiratörü, iklimlendirme tertibatı gibi birçok ev eşyasında filtreleme amacıyla kullanılmaktadırlar. Boydan boya duvar kaplamalarında duvar kağıtları yerine kullanılabilen duvar bezleri de hometech alanına girmektedir.

In this field, while hollow fibers are being used to increase the insulating properties of beds and sleeping bags, fibers with antimicrobial and high flash-point properties replace foams used in furniture. Usage of elasticized narrow woven bands instead of springs and high flash-point fillings and lining instead of hazardous foams let let out toxic gasses are proofs of this. Woven fabrics are still used for carpets and furniture supports and smaller and more specific areas such as curtain bands. However, “spunbond” nonwoven products replaced traditional rags in house cleaning. Also, nonwoven products are now used for filtration in household goods such as vacuum cleaners, kitchen aspirators, air conditioners and such. Wall fabrics that can be used in place of wallpapers in full length wall coating are also a part of hometech products.

Perdelerdeki perde bantları, güneşliklerin çekme ipleri, stor ve jaluzilerin bantları ve çift camlı pencerelerdeki kaplama şeritlerinin tümü teknik tekstil ürünleridir. Klasik liflerin yanısıra içi boş lifler, güç tutuşur lifler, antibakteriyel lifler ve metal lifleri de ev teknik tekstillerinde uygulama alanı bulmaktadır.

68

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

Curtain bands, drag ropes in sunblinds, bands of shades and jalousies and coating lines in double-glazed Windows are all parts of technical textile products. Aside from traditional fibers, hollow fibers, high flash-point fibers, antibacterial fibers and metal fibers also have their application areas in home technical textiles.


10) Giyim Teknik Tekstilleri (Clothtech): Ayakkabı ve giysilerin teknik bileşenleri

10) Clothing Technical Textiles (Clothtech): Technical components of shoes and clothes

Giyim teknik tekstilleri hazır giyim ve ayakkabı sektörlerinde kullanılan: Telalar vatkalar; dikiş iplikleri; ayakkabı üstlükleri, astarları, bağcıkları ve yalıtım malzemeleridir.

Clothing technical textiles are materials used in ready-made clothing and shoe-making industries such as: spunbond, padding; sewing yarns; shoe tops, linings and laces and insulation materials.

11) Paketleme Teknik Tekstilleri (Packtech): Ambalaj tekstilleri

11) Packaging Technical Textiles (Packtech): Packaging textiles

Packtech, paketleme ve ambalaj sanayiinde; endüstriyel, tarımsal ve diğer malların paketlenmesi, taşınması, depolanması ve korunması için kullanılan tüm tekstil yapılarını içermektedir.

Packtech includes all textile structures in packaging industry for the; packaging, transportation, storage and protection of industrial, agricultural and other goods.

FIBC (Flexible Intermediate Bulk Containers) “big bag” ler olarak adlandırılan paketleme malzemeleri, çamaşır torbaları ve diğer hacimli ürün paketleme malzemeleri, saklama torbaları, paket bağlama iplikleri, çay poşetleri ve kahve filtreleri, nonwoven ve dokuma ambalaj malzemeleri, gıdaların- oyuncakların depolanması, nakliyesi ve paketlemesi için kullanılan malzemeler.

FIBC (Flexible Intermediate Bulk Containers) Packaging materials also known as “big bags”, laundry bags and packaging materials for other bulky goods, freezer bags, package tying ropes, tea bags and coffee filters, nonwoven and woven packaging materials, materials used for the storage, transportation and packaging of food-toys.

12) Çevre ve Ekolojiyi Koruma Teknik Tekstilleri (Oekotech): Ekolojik ve çevre amaçlı tekstiller

12) Environmental and Ecological Protection Technical Textiles (Oekotech): Ecological and environmental textiles

Endüstriyel tekstiller, jeotekstiller, inşaat tekstilleri ve tarımsal tekstiller gibi teknik tekstillerin birçok alanını kapsamaktadır. Özellikle filtrasyon materyalleri, erozyondan koruma ve toksik atıkların kapatılması, topraktan su kaybının minimize edilmesi ve bitki köklerinin örtülerek herbisit kullanımının azaltılmasında kullanılan tekstiller, ısı yalıtımı için kullanılan inşaat tekstilleri, bu alana girmektedir. Ayrıca transport ve konstrüksiyonda ağırlığı azaltarak enerji tasarrufu sağlayan tekstiller de dolaylı olarak çevreye katkı sağlayabilmektedir.

Consists of numerous fields of textiles such as industrial textiles, geotextiles, construction textiles and agricultural textiles. Especially the textiles used in filtration materials, erosion protection and covering toxic waste, minimizing water loss in soil and in reducing the usage of herbicides by covering roots of plants and construction textiles used for heat insulation are also included in this field. Also in transportation and construction, textiles that reduce weight and provide energy savings can indirectly help environment.

Kaynakça: TEKNİK TEKSTİLLER VE KULLANIM ALANLARI (BÖLÜM 1-2) Teks. Yük. Müh. Diren MECİT (TÜBİTAK Tekstil Araştırma Merkezi) Teks. Müh. Sevcan ILGAZ (TÜBİTAK Tekstil Araştırma Merkezi) Arş. Gör. Deniz DURAN(Ege Ü. Emel Akın Meslek Yüksek Okulu) Yard. Doç. Dr. Güldemet BAŞAL(Ege Ü. Tekstil Mühendisliği Bölümü) Dr. Tülay GÜLÜMSER (TÜBİTAK Tekstil Araştırma Merkezi) Prof. Dr. Işık TARAKÇIOĞLU(TÜBİTAK Tekstil Araştırma Merkezi)

Source: AREAS OF USE OF TECHNICAL TEXTILES (SECTION 1-2) Tex. M.Sc. Eng. Diren MECİT (TUBITAK Textile Research Center) Tex. Eng. Sevcan ILGAZ (TUBITAK Textile Research Center) R. A. Deniz DURAN (Ege U. Emel Akın Vocational School of Higher Education) Asst. Assoc. Dr. Güldemet BAŞAL (Ege U. Department of Textile Engineering) Dr. Tülay GÜLÜMSER (TUBITAK Textile Research Center) Prof. Dr. Işık TARAKÇIOĞLU (TUBITAK Textile Research Center)


RÖPORTAJ / INTERVIEW

Ali Sami Aydın

Başkan / President Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamlari Derneği Turkish Home Textile Industrialists' And Businessmen’s Association

“Tasarım Hayatın Her Yerinde!” “Design in Every Aspect of Life!” TETSİAD Başkanı Ali Sami Aydın, İstanbul Teknik Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Kulübü öğrencileri ile İstanbul’da baharın ilk günlerini karşılamak için en uygun yerlerden biri olan Emirgan Korusu’nda bir araya geldi. Rengârenk laleler arasında gerçekleşen sohbette Başkan Aydın, gelecekte ev tekstili sektöründe bayrağı devralacak gençlerin sektörle ilgili sorularını cevapladı. Sosyal medya aracılığı ile insanların daha kolay markalaştıklarını ama bunun altının pek dolu olmadığını gözlemliyoruz. İleride tekstil alanında kendi markasını yaratmak isteyen gençler, daha kalıcı bir marka oluşturmak ve kaliteli üretime ulaşmak için sizce neler yapmalılar? Çok kolay gelen nam, şöhret çok kolay da gidebilir. Önemli olan kalıcı olmak, bulunduğunuz yeri muhafaza etmektir. Bu noktada en önemli mesele tasarımdır. Güzel tasarımlı ürünlerin ömrü uzun olup, nesilden nesile aktarılabilmektedir. Küçük değişiklikler yaparak, birilerini taklit ederek tasarım yaparsanız boşuna zaman harcamış olursunuz. Aslına benzerliği dışında dikkat çekmeyen, beğenilmeyen bir ürün yaratmak aynı zamanda moralinizi de bozacaktır.

70

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

President of TETSIAD Ali Sami Aydın, gathered together with the students of Istanbul Technical University Textile Engineering Club in Istanbul in the most appropriate place to welcome the first days of spring, Emirgan Park. During the conversation which took place among colourful tulips, President Aydın answered the question of the young who will eventually continue the flag race in the home textile industry. We observe that thanks to the social media, people become brands much more easily but not in a meaningful way. What should young people who want to create their own brands in the future do in order to establish a more permanent brand and high quality production? Easy come, easy go, as they say. What matters is permanence, to preserve your position. Most important aspect in this sense is design. Products with good design will have a longer life-time and can reach from generation to generation. If you make your designs by copying others making small changes, you will have wasted your time. Actually, creating an unliked product which only receive attention due to its similarities to another product will demoralize you.


Kendi markanızı yaratmak için öncelikle dünyadaki trendleri çok iyi takip ediyor olmanız lazım. Siz ne kadar “kendi tasarımınız, kendi el yazınız” deseniz de dünyada değişken bir trend var ve sizin kendi tasarımınızla onu ortaya koymanız lazım. Dünya trendine kendi tasarımınızı monte etmeniz lazım. Çok basit bir örnek verelim: Bu sene dünyada yeşil, mor veya eflatun moda diyelim. Şimdi bu moda olan renklerin dışında siz, moda olmayan bir renkle ortaya çıkarsanız, ürününüz çok güzel olsa bile satmayacaktır. Çünkü renk moda ile tutmuyor. Diyelim ki renk tuttu çok güzel modayı yakaladınız, bunun bir de materyal kısmı var. Materyal tutmuyorsa yine olmayacak. Onun için dünya trendlerini çok iyi takip edip, gelenekselle birleştirirseniz uzun ömürlü güzel işler ortaya çıkacaktır.

In order to create your own brand, first you must be closely monitoring the trends in the world. No matter how much you advertise it saying it is “your own design, your own signature”, there is a changing trend in the world and you must bring that trend forward with your design. You must plug your own design into global trends. Let me give you a simple example: let’s assume green, purple and lilac are trending colours this year. Now, if you address to the world with a product coloured differently from the trending colours, even if the product is very well made, it will not sell well. Because the colours don’t match with the fashion. Let’s assume you get the colours right and hit the mark, then there is the aspect of using the right materials. If materials don’t match, it won’t work either. That’s why, if you closely watch global trends and mix it with traditional values, you’ll create long-lasting, beautiful products.

Okuldan mezun olunca hemen böyle bir işe girişmek zor. Bu işe girmeniz için iyi bir sermayenizin olması lazım deniliyor. Sanki bu cümleler hayallerin önünü kesiyormuş gibi geliyor, onu aşıp neler yapılabilir?

It is hard to find such a job immediately after graduation. They say you need a large fund in order to take part in this job,. Such sentences feel to me like they block the dreams of people, what can we do to overcome that?

Sermaye için şu an devletin de yardımları var. Para da bulabilirsiniz ama bunların hiçbiri yeterli değil. Asıl olan malzeme. Malzeme olunca zaten paraydı sermayeydi hepsi beraberinde gelir. Önemli olan yapmak istediğimizi çok iyi ortaya koyup, bu yolda yürümektir.

When it comes to fund, we have government supports nowadays. You can even find money, but none of that is enough. What matters is the material. Once you have the material, money and fund will follow along with it. What matters is creating what you want to in a successful manner and to keep walking the right path.

Sadece bir ülkede üretim yapıp ürettiklerini o ülke sınırları içinde satan firmalar var. Bu yolda ilerleyerek Türkiye’de yapılanmayı mı seçmek mantıklı yoksa hem yurtiçi hem de yurtdışında tutunmaya çalışmak büyüme açısından daha mantıklı olur?

There are companies that produce within a company and sell their products exclusively within that same country. Growth-wise, would it be better to only structure your company around Turkey, or would it be better to try and gain a place on international markets as well?

Bu durum ürettiğiniz ürünle ilgilidir. Öyle bir ürün yaparsınız ki onu sırf Avrupa’ya ya da Amerika’ya satabilirsiniz. Örnek verecek olursak; Denizli’de üretilen peştamallar… Denizli’de 10-15 liraya satılan bu peştamalları, Amerika’da 150 dolardan aşağı bulamazsınız. Çünkü bizden ayrı bir şekilde banyodan sonra saçlarına sararak kullanıyorlar. Bu kullanım şekli çok moda oldu orada. Peştamalı biz hep Türkiye pazarı için düşünürüz ama bakın Amerika’da çok güzel bir pazar ortaya çıktı. Mesele, burada ürününüzle farklı pazarı buluşturabilme yeteneğine sahip olmaktır.

This all depends on the product you produce. You can make such a product that you can exclusively sell it to Europe and America. For example; breechcloth manufactured in Denizli... While they are sold for 10-15 liras each in Denizli, you won’t find it for any cheaper than 150 dollars in America. Because different from how we use it, they use it by wrapping it around their hair after taking a shower. That method of use became a trend there. We only think of the Turkish market when we think of breechcloth, but it turned out to be a suitable product for the American market. What matters is having the ability to plug your products into different markets.


Eskiden biz malı üretir, çantalara koyar, fuarlara katılır, bütün dünyayı gezer, satıldı-satılmadı diye karar verirdik. Ama şu an öyle değil. Dünyada ticaret değişiyor. Şu an her şey akıllı telefonların içinde. Yani herkesin elinde bir çanta bütün dünyayı gezebiliyor, bir anda parlayabiliyor bir anda yok olabiliyor. Bizim için ürünü uluslararası hale getirmek ve mümkün olduğunca çok kişi ile buluşturabilmek bir yetenektir. Ona sahipseniz bu yolu seçmeniz lazım. Firmaların sırf bir ülkede geleneksel bir şeyler yapıp sadece de o ülkede üretmesi ve satması da tercihe göre yapılabilir ayrı bir çalışma şekli.

In the past, we would produce a product, put them in bags, attend fairs, travel the whole world and decide if it would sell or not. But that’s not how it works today. Commerce is changing in the world. Everything is inside smartphones now. I mean, everyone can travel around the world with a bag in their hands, can shine for a moment and disappear in another. To us, making a product international and promoting it to as many people as possible is a talent. If you have that talent, you must pick this road. For companies, creating a traditional product only to manufacture and sell it within that country is also another optional mode of operation.

Laleli piyasasının 90’lı yıllara kıyasla çok büyük düşüşte olduğunu söylüyorlar ama kimse bunu kabul etmiyor. Söylendiği kadar kapanan firma yok gibi görünüyor. Sizce bunun sebebi nedir?

They say Laleli market is having a rapid decline compared to the 90s but no one is accepting it. From what people say, there are no companies shutting down. What do you think the reason for that is?

90’lı yıllarda Gorbaçov dönemi ile beraber Rusya piyasası açıldı. O öyle akıllı bir adamdı ki Rusya’nın kapalı ekonomisinin kendi içinde dönemeyeceğini anladı. Rusya’nın kapılarını açarak dünya ile entegre olmasını sağladı. Ben Laleli’yi aynı Rusya gibi düşünüyorum. Orası sadece kendi içinde Rusya ile ilişkisi olan bir tek Rusya için kurulmuş bir bölge gibiydi. Ruslar gelir ürüne bakmadan çanta çanta paralar getirip mal alıp giderlerdi. Tabii bazı ülkeler gönderilen kalitesiz mallar yüzünden çok büyük zararlar etti. Bazı kapanan firmalar olmadı değil. Oldu fakat buradaki en önemli nokta, Laleli’deki firmaların, Rusya’da, Kazakistan’da, Türki Cumhuriyetleri’nde veya diğer Arap ülkelerinde yerel olmalarıdır. Ne demek bu? Gidip orada mağaza açtılar. Binlerce ürün, katalog dağıttılar. Şu an oradaki toptancılardan çok daha büyük toptancı oldular ama burayı da kullanıyorlar. Laleli öyle bir misyon aldı ki şu an dünyanın her ülkesinden gelenler var. Orada bir Dubai modeli oluştu. Bir bakıyorsunuz Güney Afrikalı, Cezayirli,

In the 90s, with Gorbachev era, Russian market was open for work. He was such a clever man that he understood Russia could not sustain within itself with the closed economy. He opened the Russia’s doors and integrated with the world. I think of Laleli like it is Russia. It was like an area with business relations with Russia, which was built exclusively for Russia. Russians would come, pay loads of money and would pick up the products without even looking at them. Of course, some countries lost large sums of money because of low quality products. It would not be true if I said no company was ever shut down. There were, but what matters here is that the companies in Laleli are meant for Russia, Kazakhstan, Turkic Republics and other Arabic countries. What does that mean? They went there and opened shops there. They handed out thousands of products and catalogues. Right now they are grown bigger than even the wholesalers in those countries, but they use Turkey as well. Laleli has such a mission that people from all around the world visit there. There is a Dubai-oriented model there. Sometimes that region

72

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


İngiliz, Amerikan hep bu bölgede. Gelip istediği ürüne göre bakıyor ama biz Laleli deyince hep Rusya anlıyoruz. Orayı artık daha farklı görmek gerekli. Rusya nasıl dünyaya açılıp entegre olduysa, Laleli de daha sonra açılarak dünya ile entegre oldu. Nanoteknoloji hakkındaki fikirlerinizi bizimle paylaşabilir misiniz? Yeni teknolojinin 2025 yılına kadar ilerleyebileceği öngörülüyor. Sizin bu konu hakkındaki fikirlerinizi öğrenebilir miyiz? Öncelikle olayı sadece nanoteknoloji diye küçültmemek, biraz daha farklı cepheden bakmak lazım. Dünya çapında ticaret yapan ülkeleri ve tüm üye ülkelerin aynı şartları sağlaması için kurallar koyan Dünya Ticaret Örgütü var. Biz de bir Dünya Ticaret Örgütü üyesiyiz. Bu nedenle biz de aklımıza gelene göre hareket edemiyoruz, belirli kurallara uymak zorundayız. Türkiye, konum olarak Avrupa’nın Rusya ülkelerinin ve Arap ülkelerinin tam ortasında bir yerde. Yani konumumuz sebebiyle, bir tıra yükünüzü yükledikten sonra, ürününüz bir hafta içinde Rusya’nın veya Türki Cumhuriyetleri’nin istediğiniz yerine ulaşabiliyor. Avrupa’nın en uç noktasına bir hafta içinde çok rahatlıkla gidebiliyor. Orta Doğu veya Kuzey Afrika’ya yine çok kısa bir sürede ulaşabilir. Bizim burada butik üretim yapabilme kabiliyeti gibi birtakım avantajlarımız daha var. Devletimiz de AR-GE merkezleri, tasarım merkezleri gibi teşvikler vermeye başladı. Bunun tek bir sebebi var. Devletimiz kilogramı veya metresi 1-1,5 dolarlık mallarla bizi uğraştırmayın, katma değerli mal üretin diyor. Savunma sanayisine, sağlığa vb. alanlara tekstil üretin diyor. Şimdi bunları

is filled with people from South Africa, Algeria, Britain, America etc. They go there, pick the products they want but when we hear the word Laleli, we only think of Russia. That place must be perceived with a different eye now. Just like how Russia opened itself and integrated into the world, Laleli opened itself and integrated as well. Can you share your opinions on nanotechnology with us? The new technology is predicted to advance until 2025. Can we hear your ideas on this subject? First of all, we must underestimate it as just nanotechnology, we must look at it from a different point of view. There is a World Trade Organization which enforces rules to make sure all countries and member countries who take part in global commerce to work under the same conditions. We are a member of World Trade Organization as well. That’s why we can’t move freely, we must abide by certain rules. Due to its geographical position, Turkey is between Europe, Russian and Arabic countries. Due to our position, once we load our products on a truck, we can send them to anywhere in Russia or Turkic Republics within a week’s time. Our products can reach to the most remote places of Europe within a week, with ease. Similarly, Middle East and North Africa is within our reach in a very short time as well. We also have several advantages such as the ability to make boutique manufacturing. Our country started providing supports such as R&D and design centers. There is one reason for that. Our country wants us to produce added-value products, instead of products worth 1-1,5 dollars per meter. We are expected to produce products for defence in-


ürettiğimiz zaman bizim tekstilin kilogram fiyatı hızla yükseliyor. Ama bunu sırf nanoteknoloji diye düşünürsek nanoteknoloji tekstilde küçük bir bölüm. Bunu komple tekstil teknoloji diye düşünmemiz, olaya daha geniş bir perspektekif ile bakmanız lazım. Nanoteknoloji bugünün konusu, yarın başka yeni bir teknoloji çıkar o kaybolur. Okuduğunuz okul bu işin merkezlerinden bir tanesi, bununla ilgili okulunuzdaki gelişmeleri çok iyi takip etmeniz gerekiyor ki bu gelişmeleri tekstil ile buluşturabilelim. Bizler okulumuzun Tekstil Kulübü’nü biraz daha işlevsel hale getirmek istiyoruz ama nasıl yapılacağı kısmını pek bilmiyoruz. Neler yapabiliriz? Bilgiden el becerisine veya işi öğrenme kısmına nasıl geçebiliriz?

dustry, medical industry etc. When we start manufacturing for those industries, the price of our textile products rise rapidly. However, if we think of it solely as nanotechnology, I can say that nanotechnology is a very small field of textile. We should not think of it as the only textile technology, we must approach it with a broader mindset. Nanotechnology is the topic of today, tomorrow another technology could emerge and leave it obsolete. This school you are studying in is one of the centers of this industry, you must watch the developments closely in your school, so we can bring such advancements into textile industry. We want to make the Textile Club of our school much more functional but don’t know where to start. What can we do? How can we transition from theory to practical applications?

İşinizin temelinin tasarıma dayandığını unutmayın. Mutlaka tasarıma ihtiyaç var. “Geleceği dizayn etmek” mottosu ile ilerleyebilirsiniz. Arkadaşlarınızla beraber neler yapılabilir diye bütün detayları gözden geçirerek diğer mecralarla da istişare edebilirsiniz. Ama öncelikle sizin düşünmeniz sizin tasarlamanız lazım. O zaman kıymetli olur ve insan kendini düşünmeye, yaratıcı olmaya zorladıkça bu tip beyin fırtınalarında güzel fikirler ortaya çıkar. Biraz fazla kafa yormak gerekiyor.

Don’t forget that your job is based on design. We definitely need design. You can continue under the motto of “Designing future”. You can go through all the small details with your friends to figure out what else you can do, you can also consult other channels. But first, you must think and design. That’s when things will gain value and you will force yourself to think and be creative and as a result, such brainstorming sessions will bring forward something beautiful. You must brainstorm heavily.

Bir iş yeri sahibi olarak herhangi bir departman için işe alım yaparken veya işe alımdan sonra nelere dikkat ediyorsunuz? Bu ütücünüz de baskıcınız da muhasebeciniz de olabilir. Hepsinde genel olarak aradığınız bir özellik var mı?

As a business owner, what are the steps you follow when you employ workers for any department, or after employment? This could be your ironer, printer or accountant. Is there a specific quality you look for in all of them?

Benim işe aldığım insanlarda aradığım en büyük özellik, gelişime açık olup olmadığıdır. Kurumumuza makine bakımcısı olarak giren bir kişi, bugün benim fabrika müdürüm. Çünkü gelişime açıktı ve kendisini çok iyi geliştirdi. Bir firmaya girdiğiniz zaman hep aynı yerde kalırsanız bir müddet sonra aynı işi yapmaya başlarsınız. Tabii ki bu şekilde uzun süre çalışabilirsiniz ama dünyadaki yeniliklere ve gelişmelere açık değilseniz monotonluğa dönüşür. Açıksanız, işi zevkli hale getirirsiniz.

What I look for most in people I employ is whether they are open for improvement or not. There is this person who applied for the role of machine maintainer, who is now my factory manager. Because he was open for improvement and he improved himself greatly. If you make no headway after you start working for a company, you’ll keep doing the same work again and again after a while. Of course, you can work like that for a long time, but unless you are open for the advancements and innovations in the world, your job will become monotonous. If you are open, you will make your job fun.

Uluslararası trendleri takip etmemiz gerektiğini söylediniz. Diyelim ki Türkiye bu trendlere ayak uyduramadı, böyle bir durumda nasıl bir yol izliyorsunuz?

You said we must closely follow international trends. Let’s say Turkey could not keep up with the trends, what would your roadmap look like in such a situation?

74

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


Bu noktada trendi, modayı ve koleksiyonu birbirinden ayırmak gerekiyor. Dönemsel olarak trend dünyada bir tanedir. Belli bir renk, belli bir tuşe, belli bir doku… Mesela dünyada eskitme moda. Bunu Avrupalı bir firmanın sunduğu gibi sunmak zorunda değilsiniz. Sizin buradan alacağınız eskitme trendini okuyabilmeniz. Bu trendi Arap ve Rus ülkelerine transfer edebilme yeteneğine sahip olmanız gerekmektedir. En önemli nokta budur. Bunu başardığınız andan itibaren işiniz çok kolay.

At this point, we must differentiate between trend, fashion and collection. Per season, there is only one global trend. A certain colour, texture or hand feeling... For example worn-out looks is trending in the world. You don’t have to manufacture that product the same way a European company does. What you must do here, is interpret the trend of wearing out. You must have the ability to adapt this trend into Arabic or Russian countries. That the most important point. Once you achieve this, things will be easy.

Tekstil, zaman zaman olumsuz dönemler yaşayan bir sektör. Olumsuzluklarla karşılaştığınız zaman durumu lehinize çevirip nasıl başarıya ulaşıyorsunuz?

Textile is an industry where negative periods of time might occur. Once you encounter negativity, how can you turn it in your favour and gain success?

Öncelikle tekstil firmasının olumsuzluğa düşmesinin tek sebebi kendisidir. Çünkü tekstil firması moda üretir ve moda herkesin aradığı bir şeydir. Giyimde kıyafette insanlar ne modaysa gidip onu alır. Evinde de ev tekstilinde ne modaysa gidip onu mutlaka alır. Satamıyorsanız sizin içinizde bir yerde mutlaka bir problem vardır. Onu tespit etmeniz lazım. Satış, imalat, sunum, renk, kalite, yani bir yerde bir hatanız var demektir. Onu tespit edip düzenlediğiniz zaman zaten firmanızın zora girmesi gibi bir durum yok ve tabii ki tekstil kabiliyettir. Şöyle ki siz şimdi Rusya’ya çalışıyorsunuz, Araplara çalışıyorsunuz, belli bir ürün yapıyorsunuz, kendinizi öyle geliştirmeniz lazım ki Rusya’ya ürün satarken bir gecede Araplara, Avrupa’ya veya Uzakdoğu’ya dönme kabiliyetiniz olmalı. Çalışanlarınızın da işine tutkuyla bağlanması lazım. Yeni ürün, yeni tasarım, yeni pazar hep arayış içinde olması lazım. Artık dünya telefonun içinde, arabaya biniyoruz elimizde otobüse biniyoruz elimizde. Hep daha çok “like” almak istiyoruz. Artık telefonla öyle içli dışlı olduk ki... Türkiye’de ve dünyada çok hızlı olaylar gelişebiliyor. Bakıyorsunuz bir anda dolar artışı olabiliyor, firmaların rüzgâra göre de yelken açması gerekiyor.

First of all, the only reason for the textile industry to fall in a pit is itself. Because textile industry creates fashion and fashion is sought by everyone. People wear whatever clothing is in fashion. In homes, whatever home textile product is in fashion, people will go buy it. If you can’t sell products, it means there is a problem within your company. You must first figure out that problem. Sales, manufacturing, presentation, colour, quality, I mean there must be a problem somewhere. Once you detect and fix that, your company will sail smoothly and of course, textile is all about ability. Let’s assume that you are working with Russians, Arabs, you make a certain product, at this point you must improve yourself so much that while selling products to Russia, you must have the ability to turn your route towards Arabs, Europeans and Far East overnight. Your employees must work with ambition as well. New products, new design, new markets, they must be constantly on a quest. The whole world is inside a phone now, that phone is with us wherever we go. We always want to receive more “likes”. We are connected to our phones so much... Situations develop rapidly in Turkey and in the world. One second exchange rates increase and companies have to sail according to the changing winds.

Fuarlarda daha farklı olarak görmemiz gereken şeyler nedir? Bir öğrenci olarak neleri kaçırmamak lazım? Fuarlar bize neler katabilir? Ben katıldığım tüm fuarlarda kendi firmamı da bunların içine koyarak bütün fuarı gezerim. Fuarı gezdikten sonra kendime şu soruyu sorarım. Sıralama yap. İlk üç firmayı yaz derim. Ama bunu neye göre yaz derim. Mesela, trendleri hangi firma takip ediyor? Bunun cevabını doğru verdiğimi düşünebiliyorsam zaten o stant kalabalıktan geçilmiyor olmalı. Ama her dolu stant da trendleri doğru yansıtıyor demek değildir. İki türlü bakmak lazım. Mesela EVTEKS’e geldiniz. Ev tekstili bölümünü geziyorsunuz. Havlu-bornoz ürün grubunda çok güzel bir stant var. İçinde workshop var, balonlar uçuyor vs. en güzel stant bu derseniz kendinizi kandırırsınız. Oradaki ürünler, dünya trendleriyle veya fuarda kurulan trend alanındaki kitabın içindeki renklerle ve temalarla buluşuyorsa, doğrudur. Buluşmuyorsa o yüksek şaşaa sizi sadece kandırıyordur. Bunu sadece fuarlar açısından söylemiyorum; hayatın her yerinde tasarım var. Tasarımsız bir hayatta mutlu da olamazsın. Bir işi yapmak ayrı bir şey, özel yapmak ayrı bir şeydir. İşi bambaşka bir yere götürür. Özellikle hazır giyimde bir imalatçı açığı olduğu, ya çok yüksek fiyata ya düşük fiyata satıldıkları ya da ürünlerin düşük kalitede olduğu söyleniyor. Bu ev tekstili içinde geçerli mi?

76

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

What kind of things should we approach with a broader mind in fairs? As a student, what are the things we should never miss? In what ways fairs could contribute to us? In all fairs I attend, I look around the whole fair, including my own company. After I look thoroughly, I ask myself this. Make a list of ranking. Write down the top three companies. But, according to what? For example, which companies follow the trends? If my answer is correct, that booth must be filled with a crowd of people already. However, this doesn’t mean each crowded booth reflects trends correctly. We must look at it in two different ways. Let’s assume you are at EVTEKS. You are at home textile section. There is a beautiful booth about towel-bathrobe products. There is a workshop inside, with balloons everywhere, at this point, you might think that’s the best booth out there, which would be a mistake. If the products there match the colours and themes of world trends and the book in the trends section of the fair, you are right. If not, it means you are lost in the amazement. I am not just talking about fairs, design is prevalent in all aspects of life. You can’t be happy in a life without design. It is one thing to do a work and another to do it amazingly. That will bring your business to another level. Especially in ready-made clothing industry, it is said that there is a shortfall of manufacturers or that products are sold at very high or very low prices or that the products have low quality. Is this the same for home textile too?


TANRIVERDİ HOLDİNG Şeyhülislam Hayri Efendi Caddesi No:3 Eminönü - İstanbul Tel : +90 (212) 512 22 86 • Fax : +90 (212) 520 53 32 www.tanriverdi.com • www.verdihome.com


Buradaki en büyük sorun ithal girdiler. Devlet bu noktada korumacılığını yapıyor, bizler de o şekilde ayakta duruyoruz. Yoksa Uzak Doğu’dan gelen mallarla ayakta durma şansımız yok. Tabii konfeksiyonda çok ucuz üretim yapan yerler var. Çok yüksek maliyetli konfeksiyonlar da var ama onlar biraz da ürünle ilgili. Ev tekstilinde maliyeti çok düşük mallar olsa da ithal girdilerle bu maliyet düşebiliyor. Fakat genellikle ev tekstilinde arada konfeksiyonda olduğu kadar fark yok. Kumaşlarınızı fason mu ürettiriyorsunuz yoksa üretimi kendiniz mi yapıyorsunuz? Bizim firma olarak İstanbul’da bir tesisimiz var. Orada dokuma, kadife ve iplik üretimi var. Adapazarı’nda örme var. Kayseri’de de dokuma ve örme var. Hepsini kendimiz üretiyoruz. Birçok ipliği de kendimiz yapıyoruz. 85 ülkeye de ihracat yapıyoruz.

The biggest problem here is imported goods. The government takes precautions at this point and that is how we survive. Otherwise, we couldn’t survive because of the goods imported from Far East. Of course, there are businesses that manufacture at very cheap prices in ready-wear industry. There are also those who manufacture at very high costs but that’s also about the products they make. Although there are low-cost products in home textile industry, imported goods can further drop the prices. However, in home textile the gap is not as wide as in ready-wear industry. Do you have fabrics made by contract manufacturing or do you produce them yourselves? As a company, we have a plant in Istanbul. We produce threads, silk and cloth there. Weaving fabric in Adapazarı. Weaving and looming fabric in Kayseri. We produce them all ourselves. We also produce numerous types of threads ourselves. We export to 85 countries.

Aydın Tekstil’in ürettiği mallardan oluşan bir mağaza düşündünüz mü?

How you ever thought about having a store consisting the products manufactured by Aydın Textile?

Biz aslında sanayiciyiz, bizim için önemli olan üretmektir. Mağazacılık ise bambaşka bir şey. Eğer biz mağazacılıkta da büyümek istersek sanayi ayağını biraz bırakmamız gerekir çünkü mağazacılık çok takip istiyor. Mağazacılıkta direkt müşteri ile iletişimdesiniz. Biz şu an çeşitli mağazalara mal veriyoruz ancak satış aşamasında tek bir kişi ile iletişim halinde oluyoruz. Geriye kalan bütün vaktimizi AR-GE, tasarım ve üretim ile geçiriyoruz. Ürünlerimizi teslim ediyoruz ondan sonra bizim işimiz bitiyor.

We are originally industrialists, production is essential for us. Retailing is a whole different story. If we ever decide to also grow in terms of retailing, we must abandon the industry a little bit, because retailing requires constant focus. In retailing, you are in direct contact with customers. Right now we supply numerous stores with products, however, we are in contact with only one person during actual transaction. All the remaining time is spent on R&D, design and manufacturing. Our job is done once we deliver our products.

Kendimizi geliştirmemiz gereken noktalar sizce nelerdir? Önemli olan sıfırı bir yapmaktır. Siz de sıfırı düzgün bir şekilde bir yapmışsınız. Geçtiğimiz yıl üniversiteniz ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ulusal Tekstil Mühendisliği Öğrenci Kongresi’nde konuşmacı olarak sizlerle bir araya gelmiş ve sohbet etme fırsatı bulmuştuk. Konuşma için salona girdiğim zaman, insanların yüzündeki o ışık, bizdeki ve ekipteki o heyecan bu organizasyonun devam edeceğini gösteriyor. İyi yerlere geleceğini gösteriyor. Ama tabii dizayn etmek kaydıyla. “Bu işi ne için yapıyorum? Bana ne kazandıracak?” buna karar vermek lazım, ondan sonra işiniz çok kolay.

78

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

In which aspects do you think we must improve ourselves? It is important to turn nothing into something. You have successfully turned nothing into something. Last year we gathered together and had the chance to share a few words in National Textile Engineering Students Convention hosted under your university, which I attended as a speechgiver. When I entered the hall for my speech, the light in your faces and the excitement in ourselves and the team showed me that this organization will continue for years to come. It showed me you will reach great heights. Only under one condition of course, which is to design. “Why am I doing this work? What will it bring me?” this is what you should decide, after that it is all smooth sailing.


Ahsen Tekstil : Evteks Hall 5A | 04 www.telamor.com


HABER / NEWS

TETSİAD AKADEMİ BAŞLIYOR TETSIAD ACADEMY BEGINS TETSİAD Eğitim, Seminer ve Yayınlarını “Akademi” Çatısı Altında Topladı

TETSIAD Collects Its Education, Seminars and Publishings Under the Same Roof

Türk ev tekstilinin tasarım, üretim ve ihracat alanındaki kurumlarını ve sektör uzmanlarını bir araya getiren ve aynı çatı altında buluşturan Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD), kurulduğu 1991 yılından bugüne kadar sektörü geliştirmek amacıyla pek çok çalışmaya imza attı.

Bringing together the institutions of Turkish home textile industry in the fields of manufacturing, design and export and connecting them together under a single roof, Association of Turkish Home Textile Industrialists and Businessmen (TETSIAD) has put its name under numerous achievements since its foundation in 1991.

Sektör içinde yer alan tasarımcılardan ithalat-ihracat uzmanlarına, Turquality yöneticilerinden toplam kalite uzmanlarına, işletme yöneticilerinden en tepe yönetime kadar farklı alanlardaki çalışanlara ve yöneticilere seminerler düzenledi. Sektörde farklı alanlarda kişisel ve iş gelişimi için pek çok yayını destekledi. Özer Bereket imzası ile “Ticaretin Altın Kurallarının Yazıldığı Yer Sultanhamam” isimli kitabı ve ardından Ekrem Hayri Peker imzası ile “Tekstil El Kitabı” yayınlarını çıkardı.

It has conducted seminars for employees and managers in different fields of the industry, ranging from designers to import-export experts, Turquality managers to total quality experts, business managers to highest ranking managers. It supported numerous publishing in the industry for self and business improvement. Published the books “Ticaretin Altın Kurallarının Yazıldığı Yer Sultanhamam” (Where The Golden Rules of Commer Was Written, Sultanhamam) by Özer Bereket, followed by “Tekstil El Kitabı” (Textile Handbook) by Ekrem Hayri Peker.

İki ayda bir yayınlanan Hometextile Dergisi ile 10 bine yakın sektör üyesini sürekli olarak sektör içi içerikle bilgilendirdi. EVTEKS Fuarında tüm ziyaretçilere açık olan özel seminer programları düzenledi. TETSİAD, geçtiğimiz yıl ön çalışmalarına başladığı tüm bilgi ve eğitim çalışmalarını tek çatı altında toplama girişimini tamamlayarak 2018 yılı ile birlikte TETSİAD AKADEMİ’yi hayata geçirdi.

With the bi-monthly released Hometextile Magazine, informed approximately 10 thousand industry members with industry related content. Organized special seminar programmes in EVTEKS Fair, open to all visitors. Completing the endeavours to gather all informative and educational studies under the same roof whose preliminary works was started last year, TETSIAD brought TETSIAD ACADEMY alive as of 2018.

TETSİAD AKADEMİ bundan sonra ev tekstili alanında seminer ve eğitim programları düzenleyecek, üniversitelerle ortak eğitimler ve sertifika programları oluşturacak, kendi yayınlarında işe yönelik bilgi üreterek yayınlayacak, sektörle ilgili kendi yayınlarını çıkaracak ve başka yayıncılara destek verecek, özellikle yurtdışından tasarım ve üretim alanlarında katkı sağlayacak konuşmacı ve eğitmen temininde bulunacak, sektörde bilgi taramaları yapacak ve tüm bunları öncelikli olarak üyeleri, sektöre eleman yetiştiren tasarım, işletme ve mühendislik eğitimi veren okullarla paylaşacak.

From now on, TETSIAD ACADEMY will organize seminar programmes on home textile industry, educational and certification programs in tandem with universities, create and publish business related information in its publishings, publish its own industry related releases and support other publishers, provide instructors and speechgivers especially from foreign countries who can contribute to design and manufacturing fields, will conduct information retrieval studies in the industry and will share them primarily with its members and schools that train workers for the industry and provide training for design, business and engineering fields.

TETSİAD AKADEMİ belli bir plan dâhilinde önümüzdeki senelerde daha farklı alanlarda da etkinlikler ve işbirlikleri-ortaklıklar gerçekleştirecek. Tüm sektörün en iyi şekilde faydalanacağı verimli etkinliklerde buluşmak dileğiyle…

TETSIAD ACADEMY will make further events and cooperation-partnerships in the following years within a certain plan in different fields. Wishing to come together in productive events the industry will take full advantage of...

80

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


HABER / NEWS

Dünya Türk Havlu ve Bornoz Festivali 7. Kez Coşkuyla Kutlandı 7th World Turkish Towel and Bathrobe Festival Has Been Celebrated With Zest Türk ev tekstili ürünleri arasında en fazla ihracat hacmine sahip olan havlu ve bornoz grubunun, dünya genelinde tanınırlığını arttırmak amacıyla yedi yıl önce hayata geçirilen “Dünya Türk Havlu ve Bornoz Günü” organizasyonun her yıl giderek büyümesi sonucunda, 2017 itibariyle festival olarak kutlanmaya başlandı. Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD), Türk havlusunu ve bornozunu dünyaya tanıtma çalışmalarına son üç yıldır büyük destek veriyor. Festival, Denizli’den sonra Türkiye’de tekstilin doğduğu yer olarak bilinen Sultanhamam’da, 3 yıldır çeşitli etkinliklerle birlikte kutlanıyor. Dünyanın birçok ülkesine havlu ve bornoz ihracatı gerçekleştiren sektör temsilcilerinin destek verdiği festival, bu sene ilk olarak 17 Mart 2018 tarihinde Denizli’nin Babadağ ilçesinde festival tanıtımı etkinliği olarak düzenlendi. Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği (DETGİS) Başkanı Mustafa Koltuksuz ve Babadağlı Sanayici ve İşadamları Derneği (BASİAD) Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli havlusu ve bornozunun tüm dünyada tanıtımı için bu etkinliğin düzenlendiğini ve her platformda da bu tür çalışmalara imza atacaklarını belirttiler. Çok sayıda tekstilci, işadamı ve vatandaşın katıldığı kutlamada, bornozlar giyilerek kortej yürüyüşü gerçekleştirildi. 24 Mart Cumartesi günü ise Denizli’nin Bayramyeri Meydanı’ndan başlanarak 15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanı'na doğru yapılan kortej yürüyüşü ile “Dünya Türk Havlu ve Bornoz Festivali” kutlanmaya devam etti. Geçen sene bornoz renginin turkuaz

82

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

“World Turkish Towel and Bathrobe Festival”, which was first organized 7 years ago with the purpose of increasing the worldwide recognition of Turkish towel and bathrobe product groups, which have the highest export volume among all Turkish home textile products has started being celebrated as a festival as of 2017. Turkish Home Textile Industrialists’ and Businessmen’s Association (TETSIAD) has been greatly supporting the endevours to introduce Turkish towels and bathrobes to the world for the last three years Festival is being celebrated in Sultanhamam, which is known as the place where Turkish textile was born in following only Denizli for the last 3 years with several activities. Supported by the industry representetives who export towels and bathrobes to many countries all over the world, the festival was organized this year on 17 March 2018 for the first time in the Babadağ province of Denizli as a festival promotion event. President of Denizli Textile and Clothing Industrialists’ Association (DETGIS) Mustafa Koltuksuz and President of Babadağlı Industrialists’ and Businessmen Association (BASIAD) Selim Kasapoğlu stated that this event was organized to introduce Denizli towels and bathrobes to the world and that they will be taking part in many similar events in all platforms. During the event with numerous textile exporter, businesspeople and citizens attending, bathrobes were worn and they walked as an entourage. On 24 March, Saturday, celebrations of “World Turkish Towel and Bathrobe Festival” continued with the walk as an entourage starting fron Bayramyeri Square in Denizli all the way up to 15 July Delikliçınar Martyrs’ Square. With turquoise selected as the colour of bathrobes last year, this year the colour was chosen to be red/white, as a nod to Opera-


olarak belirlendiği festivalde, bu sene Zeytin Dalı Harekâtı’na atfen bornozlar kırmızı/beyaz olarak belirlendi. Geleneksel hale gelen festivalin bu seneki davetlileri arasında ünlü sanatçı İrem Derici, Radyo Program Sunucusu Yasemin Şefik, model ve sunucu Şebnem Schaefer, Moda Yazarı ve Marka Danışmanı Ümit Temurçin ve Blog Yazarı Stil Danışmanı Duygu Genç Şenyürek yer aldı. Dünya Türk Havlu ve Bornoz Festivali son olarak İstanbul’da, Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği(TETSİAD)’nin ev sahipliğinde; TETSİAD ve DETGİS yönetim kurulu üyeleri, sektörün lider temsilcileri, Haliç Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarım Bölümü öğrencileri ve basın mensuplarının katılımıyla 30 Mart Cuma günü Sultanhamam’da gerçekleşti.

tion Olive Branch. Among the invitees of this year’s traditional festival were the famous artist İrem Derici, Radio Host Yasemin Şefik, Model and presenter Şebnem Schaefer, Fashion Writer and Brand Consultant Ümit Temurçin and Blogger, Style Consultant Duygu Genç Şenyürek. Lastly, World Turkish Towel and Bathrobe Festival took place in Istanbul on 30 March, Friday in Sultanhamam under the hosting of Turkish Home Textile Industrialists’ and Businessmen’s Association (TETSIAD); with the attendance of DETGIS board members, leading representatives of the industry, Haliç University Department of Fine Arts Textile and Fashion Design Faculty students and press members.

İstanbul’daki organizasyon, Sultanhamam’da bulunan Hatice Turhan Valide Sultan Sebili’nde, ilk olarak basın mensupları ve diğer misafirlerle yapılan kahvaltı ile başladı. Kahvaltının ardından düzenlenen basın toplantısında, TETSİAD Başkanı Ali Sami Aydın ve DETGİS Başkanı Mustafa Koltuksuz, 7. Dünya Türk Havlu ve Bornoz Festivali ve Türk havlu ve bornozunun dünyadaki konumu hakkında açıklamalarda bulundu. TETSİAD Başkanı Ali Sami Aydın konuşmasında; dünyaya Denizli, Bursa ve İstanbul üzerinden ulaşan Türk Havlusunun, hem dünya tüketicisinin zihnindeki imajı koruyup geliştirmesi hem de ekonomimize olan katkısını sürdürmesi konusuna dikkat çekerek, Dünya Türk Havlu ve Bornoz Festivali’nin Denizli’den İstanbul’a kadar tüm üretim ve ihracat yapan kurumların ve markaların büyümeleri, seslerini hem ülke içinde hem ülke dışında daha çok duyurmaları için büyük değer taşıdığını ifade etti.

Organization in Istanbul started with a breakfast with the press members and other guests i Hatice Turhan Valide Sultan Fountain in Sultanhamam. During the press meeting following the breakfast, President of TETSIAD Ali Sami Aydın and President of DETGIS Mustafa Koltuksuz made statements about the place of Turkish towel and bathrobes in the world during World Turkish Towel and Bathrobe Festival. President of TETSIAD Ali Sami Aydın stated during his speech that; World Turkish Towel and Bathrobe Festival is crucial for the development of all organizations and brands manufacturing and exporting all the way from Denizli to Istanbul and for them to become more popular both within our country and world wide while also putting emphasis on the importance of protecting and improving the image of Turkish bathrobe on the minds of global customers, which is sent to the whole world from Denizli, Bursa and Istanbul and continuing the contribution to our national economy.

Basın toplantısının ardından kırmızı/beyaz bornozlar giyilerek, bando eşliğinde Hatice Turhan Valide Sultan Sebili’nden Sultanhamam Meydanı’ndaki Manifaturacı Heykeli’ne doğru kortej yürüyüşü yapıldı. Sultanhamam esnafının ve vatandaşların katılımı ile gerçekleşen yürüyüşte renkli görüntüler ortaya çıktı.

Following the press meeting, wearing red/white bathrobes, attendants walked as an entourage from Hatice Turhan Valide Sultan Public Fountain to the Draper Statue located in Sultanhamam Square. Colourful photographs were taken during the walk with the attendance of Sultanhamam craftspeople and the citizens.


HABER / NEWS

“Türkiye İhracatla Yükseliyor”Seminerlerinin 4.’sü İTHİB ve TETSİAD İşbirliğinde Gerçekleşti 4th Installment of the Seminar "Turkey Rising with Export" Organized Under the Cooperation of ITHIB and TETSIAD İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB)'in düzenlediği “Türkiye İhracatla Yükseliyor” seminer programı kapsamında İTHİB ve TETSİAD (Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği) işbirliğinde gerçekleştirilen “Türkiye’de Hukuk, Siyaset ve Ekonomi” konulu bilgilendirme semineri 14 Nisan 2018 tarihinde İstanbul CVK Park Bosphorus Otel’de ihracatçıların yoğun katılımı ile gerçekleşti.

Under the context of "Turkey Rising with Export" seminar program organized by Istanbul Textile and Raw Materials Exporters' Association (ITHIB), informative seminar titled "Law, Politics and Economy in Turkey" organized under the cooperation of ITHIB and TETSIAD (Turkish Home Textile Industrialists and Businessmen's Association) took place with keen participation of exporters in Istanbul CVK Park Bosphorus Otel on 14 April 2018.

TETSİAD Başkanı Ali Sami Aydın ve İTHİB Başkanı İsmail Gülle'nin açılış konuşmalarının ardından, TC Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Av. Özlem Zengin, ATV Ankara Temsilcisi/Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği Başkanı Şebnem Bursalı ve Bloomberg HT Ekonomi Koordinatörü Gökhan Şen'in katılımıyla “Türkiye’de Hukuk, Siyaset ve Ekonomi” konulu bir panel gerçekleştirildi.

Following the opening speeches of President of TETSIAD, Ali Sami Aydın and President of ITHIB, İsmail Gülle, panel discussion titled "Law, Politics and Economy in Turkey" took place with the participation of Senior Counsellor of the Presidency of Turkish Republic, Esq. Özlem Zengin, ATV Ankara Representative/President of The Broadcast Television Journalists Association Şebnem Bursalı and Bloomberg HT Economics Coordinator Gökhan Şen.

Yaptığı açılış konuşmasında dünyadaki finansal ve siyasi gelişmelerin Türk ekonomisine etkilerinden bahseden Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sami Aydın sözlerine şöyle devam etti: “Siyaset ve ekonomi birbiriyle sıkı bir etkileşimdedirler. Bu etkileşim mekanizmasına hukuku katmıyorum çünkü hukukun bu mekanizmanın temeli hatta çatısı olduğunu düşünebiliriz. Buradan şunu anlayabiliriz; hukuk, siyaset ve ekonominin tamamlayıcısı değil olmazsa olmazıdır. Sağlam temellere dayalı bir hukuk sistemi ekonomi için artı bir değer olduğu gibi siyasiler için de bir sigorta görevi görecektir.”

Sharing his thoughts about the effects of global financial and political developments on Turkish economy during his speech, President of Turkish Home Textile Industrialists and Businessmen's Association, Ali Sami Aydın continued as follows: "Politics and economy are closely bond to one another. I don't include law in this mechanism of interaction because we can assume law as the foundation, or even the roof of this mechanism. What we can interpret from this is; hukuk is not only complementary to politics and economy, it is a vital part. As well as being a positive value for economy, a legal system built upon a strong foundation will also act as an insurance for the politicians."

Türkiye’de hukuk ve siyaset alanlarındaki gelişmeler, bu gelişmelerin Türk ekonomisi ve ihracata etkileri, uluslararası ticari anlaşmalar için hukuk sisteminin önemi gibi konuların ön plana çıktığı panel sonrasında konuşmacılar ihracatçıların sorularını cevapladı.

Following the panel of discussion where topics such as developments in the field of law and politics in Turkey, effect of such developments on Turkish economy and exports, importance of legal system on international commercial agreements were discussed, speech givers answered the questions of exporters.

84

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


RÖPORTAJ / INTERVIEW

Eugen Alles Genel Müdür, Messe Frankfurt Rus General Director, Messe Frankfurt Rus

“En Büyük Fuarlarımızda Türkiye'den Katılımda Artış Gözlemledik”

“In Our Biggest Fairs We Also Noticed Increase of Turkish Participation”

Hometextile Dergimizin EVTEKS sayısında, Messe Frankurt Rus’un Genel Müdürü Eugen Alles, Türk firmalarının Messe Frankurt fuarlarındaki başarılarını ve Eylül ayında yapılacak fuardan beklentilerini değerlendirdi.

In the EVTEKS issue of our Hometextile Magazine, Eugen Alles, General Manager of Messe Frankurt Rus, evaluated Turkish firms' successes at the Messe Frankfurt fairs and their expectations of the fair to be held in September.

Geçtiğimiz yıllarda Türk firmaları kendilerini Rusya'daki Messe Frankfurt fuarlarında nasıl tanıttılar? Kriz öncesinin sinyallerini görebiliyor muyuz yoksa bu konuda konuşmak için henüz çok mu erken?

How in recent years Turkish companies demonstrated themselves at Messe Frankfurt exhibitions in Russia? Can we say that we came to pre-crisis indicators or is it too early to talk about it?

Elbette kriz-öncesi şartlarına geri dönmüş değiliz. Ancak kesin olarak söyleyebilirim ki, 2016-2017 yılları ilk gelişim sinyallerini göstermiştir: resmi istatistiklere göre, geçtiğimiz yıl Rusya'daki 54 ticaret fuarında 300 civarında Türk firması katılım göstermiştir. Türk festivali Moskova'da yapılmıştı ve Rusya, İzmir Uluslararası Fuarı'nda dost ülke konumunda idi. En büyük fuarlarımızda da Türkiye'den katılımda artış gözlemledik. 2017 yılında Heimtextil Russia'da 37 şirket katılım göstermiş ve Techtextil (Uluslararası Teknik Tekstil, Dokumasız Tekstil ve Koruyucu Giysi Ticaret Fuarı) ile Rosmold (Uluslararası Kalıp, Kalıp Teknolojileri ve Yeni Nesil İleri Üretim Teknolojileri Fuarı) fuarına 13 Türk şirketi katılım göstermiştir.

Of course, we haven’t returned to the pre-crisis figures. But I can say for sure that the years of 2016-2017 have shown the first sign of improvement: according to official statistics, last year around 300 Turkish exhibitors took part in 54 trade fairs in Russia. Festival of Turkey was held in Moscow, Russia was a Partner country at Izmir international exhibition. In our biggest shows we also noticed increase of Turkish participation: in 2017 37 companies were presented at Heimtextil Russia and 13 Turkish companies participated at Techtextil (International Trade Fair for Technical Textiles, Nonwovens and Protective Clothing) and Rosmold (International Exhibition of Moulds, Die Moulds, Stamps, Equipment and Technologies for Manufacture of Products).

86

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


www.ercanmefrusat.com www.perart.com.tr 5.HALL C.13


Heimtextil Russia'ya çok sayıda Türk şirketi katılım gösteriyor. Eylül ayında yapılacak fuardan ne gibi beklentileriniz olduğunu söyleyebilir misiniz lütfen?

A lot of Turkish companies participate at Heimtextil Russia. Tell us, please, what to expect from the upcoming exhibition in September?

Evet, haklısınız. Heimtextil Russia'ya her yıl Türkiye'den onlarca ev ve iç mekan tekstili firması katılım gösteriyor. Şuna dikkat çekmek isterim ki, Avrupa, Asya ve BDT ülkelerinin standlarının yanısıra, Türk standları ve Türk şirketlerinin bireysel stand tanıtımları geleneksel olarak Heimtextil Russia'daki en büyük tanıtımları içermektedir. Tüm fuar alanının neredeyse 1/3'lük kısmını kapsamaktadır. 2018 yılında Türkiye'den şirketlerin katılımında bir artış beklemekteyiz. Türk şirketleri fuarda adı geçen ürün gamındaki neredeyse tüm ürünleri tanıtmaktalar, ancak en çok tanıtılan ürünler yatak odası, mutfak ve banyo tekstili ürünleri ile iç mekan kumaşlarını içermekte.

Yes, you are right. Every year dozens of home and interior textiles companies from Turkey are participating at Heimtextil Russia. I would like to emphasize that among national pavilions from Europe, Asia and CIS countries, Turkish pavilion together with individual stand presentations of Turkish companies has been traditionally the largest exposition at Heimtextil Russia. It occupies almost 1/3 of the whole exhibition area. In 2018 we expect increase of the number of the companies from Turkey. Turkish companies are presenting almost full range of product groups announced by the fair, but the most presented products are bedroom, kitchen and bathroom textiles and fabric for interior.

Türk şirketlerinin katılım konusunda gösterdiği ilginin sebebi ise, Heimtextil Russia'nın Rusya'da uzmanlaşmış tek ticaret fuarı olması, ev ve iç mekan tekstili alanında tüm ürün gamına hizmet etmesi ve üreticilerin doğru dağıtım kanallarına ulaşabilecekleri en büyük ticaret platformu olmasıdır denebilir. Geçtiğimiz yıl, Heimtextil Russia 2017'de tüm dünyadan 247 şirket, 17873 profesyonel ziyaretçi ile buluştu.

Such a great interest in participation by Turkish companies, I can explain by the fact that Heimtextil Russia is the only specialized trade fair in Russia, dedicated to the full range of home and interior textile and it is the largest business platform where producer may find right channels of distribution. Last year 247 companies from all over the world met with 17 873 professional visitors at Heimtextil Russia 2017.

Bu yıl Heimtextil Russia için çok önemli, çünkü en başta bu yıl yapılacak olan Fuar 20. yılını kutluyor olacak! Kesinlikle bu yıl katılımcılar ve şirketler için büyük fırsatlar sunacağımız özel bir fuar ortaya çıkacak.

This year is very significant for Heimtextil Russia, first of all because the Fair is celebrating its 20th jubilee edition! And definitely it will be a special edition within which we are preparing diverse opportunities to our visitors and exhibitors.

2018 yılında yapılacak olan fuarın ilk gösterimlerinden biri, halı fuarı olan "CarpetLab" olacak. Heimtextil Russia 2018'in Türkiye, İran, Pakistan, Türkmenistan ve diğer ülkelerden katılacak olan halı üreticilerinin buluşacağı ortak bir nokta olacak. Türkiye'nin halı üretiminde önde gelen ülkelerden biri olduğunu düşünerek, Türk halı üreticilerini CarpetLab'in bir parçası olmaya davet ediyoruz.

One of the premiers of the fair in 2018 is the carpet exposition “CarpetLab”. Heimtextil Russia 2018 is intended to be the ground which will gather сarpet manufacturers from Turkey, Iran, Pakistan, Turkmenistan and other countries.

88

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

Taking into consideration that Turkey is one of the leaders in carpet manufacturing, we invite carpet producers from Turkey to be a part of CarpetLab.


HABER / NEWS

12. Uluslararası Homedeco Kazakistan Ev Tekstili, İç Dekorasyon ve Züccaciye Fuarı Almatı’da Gerçekleştirildi

12. International Homedeco Kazakhstan Home Textile, Interior Decoration And Tableware Fair Took Place In Almaty

Bu yıl 12 ’ncisi düzenlenen “Homedeco Ev Tekstili Dekorasyon ve Züccaciye Fuarı”, 26-29 Mart tarihleri arasında Kazakistan’ın Almatı şehrinde, Atakent Fuar Merkezinde gerçekleştirildi. Büyük ilgi gören fuara Türk firmalarının yanı sıra Kazakistan, Rusya, Hindistan, Polonya, İtalya, Çin, Beyaz Rusya ve Özbekistan’dan firmalar katıldı. 3450 kişi tarafından ziyaret edilen fuara, Türkiye Cumhuriyeti Almatı Başkonsolosluğu Ticari Ataşesi Osman Boztepe de katılarak firmaları ziyaret etti. 12’incisi düzenlenen Homedeco Fuarında sektörün önemli firmalarından olan Eskar Tekstil, Kısmet Tekstil ve Süper Tekstil'e 11 yıldır katılımcı olarak yer aldıkları için katılımcıların ve ziyaretçilerin iştirakleri ile plaketleri takdim edildi.

Organized for the 12th time this year, “Homedeco Home Textile Decoration and Tableware Fair” took place in Almatı city of Kazakhstan in Atakent Expo Center on 26-29 March. Receiving huge attention, the fair was attended by Turkish companies along with companies from Kazakhstan, Russia, India, Poland, Italy, China, Belarus and Uzbekistan. Visited by 3450 individuals, the fair was also attended by Almatı Consulate General of Turkish Republic Attache of Commerce Mr. Osman Boztepe. In Homedeco fair organized for 12th time, important companies of the industry such as Eskar Textile, Kısmet Textile and Süper Textile were awarded plaquets for their 11th attendance this year, under the participation of attendants and visitors.

Fuarla ilgili olarak açıklama yapan Türkel Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Korhan Yazgan şunları söyledi: “Gerçekleştirmiş olduğumuz Homedeco Kazakistan Ev Tekstili, Dekorasyon ve Züccaciye Fuarı, bu coğrafyanın konusundaki en önemli fuarı durumuna geldi. Fuarımıza Türk firmalarının dışında Kazakistan, İtalya, Çin, Hindistan, Özbekistan, Rusya, Polonya ve Hollanda’dan firmalar katıldı. Fuarımız oldukça başarılı bir şekilde geçti. Biliyorsunuz, Türk ve Kazak halkları kardeş halklardır. İki ülke arasındaki yakınlığın ticarete de yansıdığını zaten bu coğrafyada görüyorsunuz. Ciddi Türk yatırımları var. Özellikle inşaatlarımız son derece başarılı. Türk ürünlerine karşı da müthiş bir ilgi ve sevgi var. Bunun devam ederek artacağını ön görüyoruz.” Türkel Fuarcılık Genel Müdürü Serkan Atıcı da fuarla ilgili bir değerlendirmede bulunarak şu bilgileri verdi: “Türkel Fuarcılık olarak bu yıl 12. Homedeco Ev Tekstili, Dekorasyon ve Züccaciye Fuarı’nı gerçekleştirdik. Fuarımız 1710 metrekarede 58 firmanın katılımıyla gerçekleşti. Fuarımıza ziyaretçilerin katılımı da oldukça yoğundu. Ayrıca Bişkek’ten transferini sağladığımız 4 otobüs ile yaklaşık olarak 100 toptancı firma yetkililerini fuarımıza getirdik. Fuara katkısı bulunması amacıyla fuarın ilk 3 günü toptancılar arasında hediye çekilişleri gerçekleştirdik. Toptancılar arasında yapmış olduğumuz çekilişler, fuarımıza ziyaretçi anlamında büyük katkıda bulundu. Her yıl olduğu gibi yine 11-14 Mart 2019 tarihlerinde de Almatı’da düzenleyeceğimiz fuarımıza sektörle ilgili firmaları ve ziyaretçilerimizi bekliyoruz.”

90

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

Making statements about the fair, CEO of Türkel Expo Korhan Yazgan said: “Homedeco Kazakhstan Home Textile, Decoration and Tableware Fair we organized became the most important fair of its field in this region. Alongside Turkish companies, we have the attendance of companies from Kazakhstan, Italy, China, India, Uzbekistan, Russia, Poland and Netherlands. Our fair was fairly successful. As you know, Turkish and Kazakh people are sibling communities. You can already experience the friendship between the two countries reflect into commerce in this region. There are serious investments from Turkey. Especially in the construction industry with successful results. There is a great love and interest for Turkish products as well. We anticipate this interest to increase in the future.” Making evaluations about the fair, President of Türkel EXPO Serkan Atıcı also informed us as such: “As Türkel Expo, we organized the 12th Homedeco Home Textile, Decoration and Tableware Fair this year. Our fair took place in 1710 square meters of space with the attendance of 58 companies. Our fair also received a great number of visitors. Also, with 4 busses transferred from Bişkek, we brought representatives of close to 100 wholesaler companies to our fair. With the aim to contribute to the fair, we organized raffles among the wholesalers for the first 3 days of the fair. These raffle made among the wholesalers contributed to the amount of visitors we had in our fair. We will organize our fair in the year 2019 on 11-14 March in Atakent Expo Center again. In the year 2019, we will have products from carpet industry and decoration products such as tableware, home appliances and lighting in our fair. Kazakhstan market is among one of the countries held the most important by Türkel Expo in terms of decoration and home textile. As per every year, we are looking forward to seeing industry related companies and visitors in our fair to be organized in Almatı on 11-14 March 2019.”


REHBER / GUIDE

Her Köşesi Başka Özel, Başka Güzel:

Amazing and Unique Sights at Every Corner:

Yüzyıllar boyunca farklı imparatorluklara başkent olmuş, uğruna çağ açılıp kapanan savaşların yaşandığı, fethi yüzyıllar öncesinden müjdelenen, medeniyetlerin buluşma noktası, 624 yıllık Osmanlı Devleti’nin 469 yıllık payitahtı… Dillerin, gönüllerin, hayallerin İstanbul’u…

Capital of numerous civilizations over centuries with eras ending and beginning for the sake of, with its conquering heralded centuries ago, meeting point of civilizations, capital city of 624 years old Ottoman Empire for 469 years... city that is talked about, city in people's hearts and dreams, Istanbul...

Havası, kokusu, koruları, adaları, müzeleri, camileri, hisarları, çarşıları, köprüleri anlatmakla bitmez. Sevdaları, efsaneleri, bir araya gelmeyen iki ayrı yakası, birbirinden ayrı düşünülemeyen boğazı, vapurları ve martıları ile bir bütündür İstanbul. İstanbul’da bir gün bile yaşamak bir ömürdür.

Its air, smell, parks, islands, museums, mosques, castles, bazaars and bridges can not be explained with words. Its love stories, legends, two shores that never meet, its strait than can't be think of without the city itself, its ferries and seagulls as a whole make up Istanbul. Spending one day in Istanbul is like a life-time of experience.

Hemen her sokağının farklı hikâyesinin bulunduğu, okunarak değil de yaşanarak gezilmesi gereken, yerleşenin kolay kolay başka yere gidemediği, gezmek için geleninin ise kolay kolay bitiremediği şehir…

With each of its streets having a unique history, where you should experience not from the books but by travelling, where once you settle, you can not easily leave and where those who come for a journey can not easily get enough of it...

Hometextile Dergisi olarak yeni sayımızda şehir dışı ve yurt dışından EVTEKS Fuarı’nı ziyarete gelmiş misafirlerimiz için küçük bir İstanbul rehberi derledik. Hazırsanız dört mevsimi de birbirinden güzel olan İstanbul’un bahar havasını birlikte soluyalım…

As Hometextile Magazine, in our new issue we prepared an Istanbul guide for our guides coming to visit EVTEKS Fair from other cities and countries. If you are ready, let's breathe in the air of Istanbul where each season is more beautiful than one another...

İSTANBUL ISTANBUL

92

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


Tarihi Yarımada

Historical Peninsula

Hemen her metrekaresinde ayrı bir tarihi değeri barındıran Tarihi Yarımada, İstanbul’u İstanbul yapan yerlerin başında gelir. Dünyanın en eski ve en büyük alışveriş merkezi Kapalı Çarşı, 1453’e kadar Konstantinopolis’in kilisesi Fatih’in ise Ayasofya Camisi, bir günde gezilmesi kolay olmayan Topkapı Sarayı, suyun içinden yükselen ve sayısız gibi görülen mermer sütunları ile Yerebatan Sarnıcı, Bizans döneminde Hipodrom, Osmanlı Dönemi’nde At Meydanı olarak bilinen Sultanahmet Meydanı, altı minaresi ve içinde 20 bini aşkın İznik çinisi kullanıldığı için Avrupalılar tarafından Mavi Cami (Blue Mosque) olarak da bilinen Sultanahmet Cami, cıvıl cıvıl kuşları ve rengârenk çiçekleri ile Gülhane Parkı, payitahtın dördüncü padişahı Kanunu Sultan Süleyman’ın kendi adını taşıyan dört minareli Süleymaniye Camisi ve bölgenin diğer birçok tarihi değeri, neden bu bölgeye tarihi yarımada denildiğini açıklar niteliktedir.

With historical areas of interest at every step, Historical Peninsula is the essential place that gives Istanbul its fame. World's biggest and oldest shopping center Grand Bazaar, Agia Sophia Mosque which was the church of Constantinapol until 1453, Topkapı Palace which can not be seen fully in a day, Basicila Cistern with its seemingly endless marble pillars rising through waters, Sultanahmet Square, which was called Hippodrome in Byzantine era, known as Horse Field in Ottoman Era, Sultanahmet Mosque, also known as Mavi Mosque (Blue Mosque) by foreigners due to more than 20 thousand Iznik pottery used inside, with its 6 minarets, Gülhane Park with its tweeting birds and colourful flowers, Süleymaniye Mosque with 4 minarets which is named after the fourth Sultan of the Empire, Suleyman the Magnificent and numerous other historical values of the region explains why it is called Historical Peninsula.

94

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


Tarihi Yarımada’nın sahil tarafında yer alan Eminönü; aktarları, sonsuz çeşitte baharatları, çiçek tohumlarının yanı sıra kuruyemiş, çeşitli gıda ürünleri ve hediyelikleri ile Tarihi Mısır Çarşısı, her çeşitte ürünü bulabileceğiniz Tahtakale, Türkiye’de tekstilin doğduğu yer olarak bilinen Sultanhamam ve ticaretin kalbinin yıllardır attığı sayısız tarihi hanları ile ünlüdür. Gün içerisinde trafiğe kapalı olan Eminönü’nde yürümekten yorulursanız birçok farklı lezzet seçeneğinin yanı sıra sahildeki balıkçı teknelerinde taptaze balıklar ile hazırlanmış balık ekmeklerden yiyerek hem dinlenip hem de İstanbul denildiğinde akla ilk gelen belli başlı sokak lezzetlerinden birini de tatma fırsatı bulabilirsiniz.

Eminönü, located by the shores of Historical Peninsula; Historical Egyptian Bazaar with its herbalists, endless types of spices, flower seeds alongside dried nuts, numerous types of foods and souvenirs; Tahtakale, where you can find all types of products; Sultanhamam, which known as the birthplace of textile in Turkey and endless Ottoman Commercial Buildings where commerce has been flourishing since years. If you get tired of walking through Eminönü which is closed to traffic within the day, you can taste fish sandwiches made with freshly caught fishes in fishing boats alongside a variety of different foods and relax and have the experience of tasting the essential street foods of Istanbul.

Mısır Çarşısı civarında dolaşırken burnunuza gelen keskin kahve kokularını takip ederseniz kahve dükkânlarının sıralandığı kahveciler sokağına ulaşabilirsiniz. Bu güzel kahve kokularını yayan dükkânların çoğu üçüncü ya da dördüncü kuşağını yaşamaktadır.

If you follow the sharp smell of coffee as you travel around the Egyptian Bazaar, you will end up in coffee street where coffee-shops are lined up. Most of the shops where the smell of coffee is released from are owned by their third or fourth generation of owners.


Bölgede yer alan sayısız tarihi eserin yanında, zamanla bazı tatlar da “tarihi” sıfatını almıştır. Bunlardan biri olan Tarihi Sultanahmet Köftecisi, yıllardır önünde oluşan uzun kuyrukları ile müşterilerini aynı özenle ağırlamaya ve ününü her geçen gün arttırmaya devam etmektedir.

Alongside endless number of historical artifacts, some flavours also received the title of "historical". One of such flavours is the Historical Sultanahmet Meatball Restaurant, with long queues forming up in front of its doors continues to welcome its customers with the same care in increasing numbers everyday.

Süleymaniye Cami’nin hemen karşısında yer alan kuru fasulyeciler, Tarihi Yarımada’ya yolu düşen herkesin mutlaka uğraması gereken noktalardan biridir. Kısık ateşte uzun saatler boyunca pişen kuru fasulyenin tadı, hem damaklardan hem de akıllardan uzun süre silinmeyecektir.

Located right next to the Süleymaniye Mosques, haricot bean shops are places that should be visited by everyone who end up in the Historical Peninsula. Taste of the beans cooked under low heat for long hours will remain on your mind and your taste-buds for a long while.

Özellikle son zamanlarda dizi setlerinin uğrak noktalarından biri haline gelen Balat-Fener bölgesi, İstanbul’un en eski yerleşim yerlerindendir. Eski yapıların sokaklara açılan ilgi çekici kapıları, bölge sakinleri ve genel mimari doku, burayı sık ziyaret eden amatör fotoğrafçıların kadrajlarında farklı hikâyelerle yeniden canlanmaktadır. Ortodoks dünyasının merkezi olan Fener Rum Patrikhanesi de bu bölgededir. Genellikle vintage dekorun hâkim olduğu küçük ve sevimli kahve dükkânlarında sizi şaşırtacak kadar çok sayıda kahve çeşidi tadabilirsiniz. Yine Balat-Fener sahil yolu üzerinde birçok balık restoranı bulabilir, Haliç manzarasına karşı keyifli bir akşam geçirebilirsiniz.

One of the places frequented by tv series producers, especially recently, the Balat-Fener region is one of the oldest settlements of Istanbul. With its doors of old buildings opening straight into roads, its local residents and overall architectural texture take place in the frames of amateur photographers with different stories. Center of the Orthodox communities, Fener Greek Patriarchate is also located in this region. You can find a surprising variety of coffee in the cute coffee shops with prevalent vintage decoration in them. Over the Balat-Fener coastal road you can find many seafood restaurants and have a wonderful evening with the amazing scenery of The Golden Horn.

96

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


Eyüp

Eyüp

Avlusunda asırlık çınar ağacı ile sizi karşılayan Eyüp Sultan Camii ve Türbesi, Osmanlı’nın İstanbul’a bıraktığı en büyük tarihi miraslardan birisidir. İslam Dünyası’nın önemli isimlerinden sayılan Eyüp Sultan’ın yatırının bulunduğu bu dini yapı, yıl boyunca hem ibadet hem de ziyaret için gelen binlerce ziyaretçiyi konuk ediyor. Eyüp Sultan ziyaretiniz sonunda gerçek bir İstanbul aşığı olan Fransız yazar Pierre Loti’nin adını taşıyan tepe ve tarihi kahvenin bulunduğu Pierre Loti’ye teleferik ile ya da yürüyerek çıkabilir, Haliç’in eşsiz manzarasının keyfini Türk kahvenizi yudumlayarak sürebilirsiniz.

Eyüp Sultan Mosque Mausoleum with its century old plane tree in its yard, is one of the biggest historical heritage left in Istanbul by the Ottoman Empire. Where the entombed saint Eyüp Sultan, one of the most important names in the world of Islam is located, this religious building welcomes thousands of visitors both for religious service and for visiting. After visiting Eyüp Sultan, you can go up to the hill named after the French poet Pierre Loti, who was known for his love of Istanbul, where the historical coffee-house is located, on foot or via the cable-car.

98

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


Adalar

Prince Islands

Tarihi konakları, yokuşlu yollarını çıkan faytonları, meşhur dondurmacıları ile ünlenen, aynı zamanda Prens adaları olarak anılan İstanbul’un denize sıfır ilçesi Adalar; Büyükada, Kınalıada, Heybeliada ve Burgazada; Kaşıkadası, Yassıada, Sedef Adası, Sivriada ve Tavşanadası’ndan oluşmaktadır. Adalar, özellikle İstanbul’un bahar ve yaz aylarında gidilen en popüler noktaları arasındadır. Büyükada’nın en çok ziyaretçi ağırlayan noktası, denizden yüksekliği 240 metre olan 1751 yılında inşa edilmiş Aya Yorgi Kilisesi’dir. Buraya ulaşmak için zorlu bir yokuşu tırmanmak gerekse de, karşılaşılan manzara buna değmektedir. Büyükada’nın bir diğer muhteşem manzaraya sahip noktası da Hızır İlyas Tepesi’dir. Bu tepede bulunan yangın kulesi Adakule’nin manzarası Marmara Denizi’nin büyük bir çoğunluğuna hâkimdir. Diğer adalara göre küçük ve sakin kalan Kınalıada’nın Kumluk Plajı, Sedef Adası’nın deniz kenarındaki kafeleri, Burgazada’nın Bayrak Tepesi, Heybeliada’nın Değirmen Tepesi adalara yolu düşen herkesin uğraması gereken yerlerdendir.

With its historical mansions, coaches running up and down the steep roads, famous icecream shops and also known as Prince Islands, Istanbul's beachside district Adalar (Prince Islands) consists of; Büyükada, Kınalıada, Heybeliada and Burgazada; Kaşıkadası, Yassıada, Sedef Island, Sivriada and Tavşanadası. Prince Islands are one of the most popular spots especially during spring and summer time. The area with most visitors in Büyükada is the Aya Yorgi Church located 240 meters above sea level, built in 1751. Although you have to climb a steep hill to get there, the view welcoming you is totally worth it. Another hilltop with an amazing view in Büyükada is the Hill of Hızırilyas. The fire tower located here oversees most of the scenery of Adakule and the sea of Marmara. Although smaller and more calm compared to other islands, Kumluk Beach of Kınalıada, Sedef Island with its cafes by the sea, Bayraktepe of Burgazada, Değirmentepe of Heybeliada are some of the places that everyone should visit at least once.

Adaların en meşhur tatları şüphesiz dondurmalardır. Farkı dondurma çeşitlerini deneyerek ada yolculuğunuzu tatlandırabilirsiniz. Deniz kenarında bulunan kafelerinde sabah saatlerinde güzel bir kahvaltı yapabileceğiniz gibi, günbatımının muhteşemliğine tanıklık edebileceğiniz restoranlarında unutulmaz bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Avrupa Yakası’ndan Eminönü ve Kabataş, Anadolu Yakası’ndan Kadıköy, Bostancı veya Kartal iskelelerini kullanarak, adalara ulaşım sağlayabilirsiniz.

100

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

The most famous delicacy of the Prince Islands is definitely the icecream. You can sweeten the journey with a variety of icecream flavours. While you can have a delicious breakfast in one of the cafes by the sea, you can also have an unforgettable dinner in the restaurants where you can watch the wonderful sunset. Using the Eminönü and Kabataş piers on the European Side and Kadıköy, Bostancı or Kartal piers on Anatolian Side, you can reach the islands with ease.


Beyoğlu

Beyoğlu

Tarihi 528 yılına kadar uzanan, Hezarfen Ahmet Çelebi’nin kanatlanıp uçtuğu Galata Kulesi hem Beyoğlu’nun hem de İstanbul’un en özel simgelerinden biri… Her gün 09.00-20.30 saatleri arasında gezi için açık olan kuleye çıktığınızda büyüleneceğiniz bir İstanbul manzarası sizi karşılayacak. Ayrıca kulede 12.00-22.00 saatleri arasında hizmet veren bir restoran da bulunmaktadır.

Dating back to the year 528, Galata Tower, the place where Hezarfen Ahmet Çelebi took off using the wings is a special icon for both Beyoğlu and Istanbul... When you get on top of the tower which is open for visit from 09:00 to 20:30 every day, you will be welcomed with a magical vista of Istanbul. There is also a restaurant in the tower serving between 12:00 to 22:00.

Karaköy’den Eminönü’ne doğru güzel bir yürüyüş yapabileceğiniz Galata Köprüsü’nün altında yer alan mekânlar, turistlerin en çok ilgisini çeken yerlerdendir. Galata Köprüsü üzerinde yapacağınız bir yürüyüş ile köprünün bir tarafında Topkapı Sarayı’nı diğer tarafında Haliç manzarasını seyretme imkânı bulabilirsiniz. İstanbul’un son zamanlarda en popüler semtlerinden biri olan Karaköy ise sahip olduğu tarihi doku ile iç içe geçen şık restoranları ve kafeleri nedeniyle yerli ve yabancı turistler tarafından yoğun ilgi görmektedir. Küçük ve farklı sokak lezzetleri, çorbacıları ve tasarım ürünler satan dükkânları ile bahar aylarında mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerlerdendir Karaköy… İstanbul denildiğinde akla gelen diğer bir bölge İstiklal Caddesi… Caddenin başında durup bakıldığında göz korkutan insan kalabalığı, caddenin sonuna varınca “küçük adımlarla kalabalığın içinde yürümek hiç bu kadar keyifli olmamıştı” cümlesini söyletiyor birçok insana. Yürüdüğünüz yolu geri dönmek isterseniz Tramvay yolculuğunu deneyimleyebilirsiniz. Beyoğlu’nun en eski binalarından biri olan Çiçek Pasajı’nda akşam yemeği yemek, Galatasaray Lisesi’nin hemen arkasında bulunan Fransız Sokağı’nda müzik keyfi yaşamak, İstanbul’un en çok turist çeken yerlerinden Kamondo Merdivenleri’nde fotoğraf çektirmek, Hacopulo Pasajı’nda çay içmek bölgede yapılacak sayısız şeylerden bazılarıdır. Unutmadan İnci Pastanesi ve J’adore Chocolatier, Beyoğlu’nun en meşhur tatlıcılarıdır. Uğramadan dönmeyin…

102

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

Shops that are located below the Galata Bridge you might take as you take a relaxing walk from Karaköy to Eminönü are important tourist attractions. By taking a walk through the Galata Bridge, you can see Topkapı Palace on one side and the scenery of The Golden Horn on the other. Karaköy, one of the most popular districts of Istanbul lately, is attracting both domestic and foreign tourists with its historical texture merged with modern restaurants and cafes. With unique and small delicacies of street food, soup shops and shops where designer products are sold, Karaköy is one of the places where you must visit... Another area that comes to mind when we think of Istanbul is the Istiklal Street... Although it might feel intimidating at first, the crowd of people seen from one end of the street generally makes one say: "walking amongst a crowd with tiny steps has never been so much fun". If you want to retrace your steps back, you can use the tram. Having dinner in Çiçek Pasajı, one of the oldest buildings of Beyoğlu, listening to wonderful music in French Street right behind Galatasaray High School, taking a photograph in Kamondo Stairs, which is one of the greatest tourist attractions of Istanbul, drinking tea in Hacopulo Alley are one of the endless activities you can take part in. And before we forget, Inci Bakery and J'adore Chocolatier are the most famous confectioners of Beyoğlu. Be sure to visit...


Beşiktaş

Beşiktaş

İstanbul’da baharın en güzel yaşandığı yerlerin başında şüphesiz Beşiktaş gelir. Her daim cıvıl cıvıl ve kalabalıktır. Bu özelliği ile eğlencelerin, konserlerin, alışverişlerin, buluşmaların ev sahipliğini yapar. Dolmabahçe, Yıldız Sarayı, Çırağan Sarayı, Deniz Müzesi semtin en çok ilgi gören yerlerinden sadece birkaçıdır. Kokoreççilerinden midyecilerine, meşhur dönercilerinden ev yemekleri yapan restoranlarına kadar Beşiktaş’ta canınız ne yemek isterse istesin hepsini bulabilirsiniz.

One of the best places to spend spring in, without a doubt is Beşiktaş. Always full of life and crowded. This aspect makes it the capital of entertainment, concerts, shopping and meetings. Dolmabahçe, Yıldız Palace, Çırağan Palace and Naval Museum are just few of the places with greatest attraction. You can find any type of food you crave for in Beşiktaş, from Kokoreç to mussel, from famous kebab to restaurants that make homemade food.

Yine Beşiktaş sınırları içerisinde bulunan Akaretler, Arnavut kaldırımlı sokakları, şık restoranları, dünyaca ünlü mağazaları ve tarihi binaları ile dikkat çekmektedir. Çadır Köşkü, Malta Köşkü ve Kır Kahvesi’nin içinde bulunduğu Yıldız Parkı, şehrin merkezinde muhteşem bir renk cümbüşünü ziyaretçilerine sunmaktadır. Yıldız Parkı’na hem Beşiktaş Ortaköy yolu üzerindeki Çırağan Sarayı’nın karşısından, hem de Balmumcu’dan Ortaköy’e doğru uzanan Palanga Caddesi üzerinden giriş yapılabilmektedir.

104

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

Located within the limits of Beşiktaş, Akaretler receives great attention with its roads paved with cobblestone, elegant restaurants, world renowned shops and historical building. With Çadır Mansion, Malta Mansion and Kır Coffeehouse located within, Yıldız Park welcomes its visitors with a flamboyance of colours in the city center. Yıldız Park can be accessed from across Çırağan Palace on Beşiktaş-Ortaköy road and also through Palanga Strees stretching from Balmumcu to Ortaköy. Had built by the thirty first Ottoman Emperor Sultan Abdulmecid, Dolmabahçe Palace was put into service in 1856. Hosting six dif-


Otuz birinci Osmanlı Padişahı Sultan Abdulmecid tarafından yaptırılan Dolmabahçe Sarayı, 1856 yılında kullanıma açılmıştır. 1924 yılına kadar altı padişaha ev sahipliği yapan görkemli saray, 1927 yılından itibaren Mustafa Kemal Atatürk’ün çalışmalarına devam ettiği yer olmuş ve Atatürk 1938 yılında bu sarayda vefat etmiştir. Dolmabahçe Sarayı’nın hemen altında bulunan kafede, İstanbul’un karşı yakasını izlerken bir yandan da çayınızı yudumlayabilirsiniz.

ferent sultans until 1924, this magnificent palace became the place where Mustafa Kemal Atatürk continued his works starting from 1927 and Atatürk passed away in this palace in 1938. In the cafe located just under Dolmabahçe Palace you can sip your tea while watching the opposite shore of Istanbul.

Boğaziçi Köprüsü’nün Avrupa ayağında bulunan Ortaköy, İstanbul’un sembollerinden biri olan Büyük Mecidiye Camisi, boğaza sıfır kafeleri, restoranları, ünlü gece kulüpleri ile İstanbul’un en beğenilen yerlerindendir. Ortaköy’e kadar gelmişken kumpir yemeden, boğaza sıfır bir mekânda çay içmeden, çeşitli takıların satıldığı sokaklarda gezmeden dönmemenizi tavsiye ederiz. Bu bölgede ayrıca Ortaköy-Beşiktaş arasındaki ağaçlı yolu yürüyerek geçebilir, iskeleden günün neredeyse her saati kalkan Boğaz Turları’na katılabilir, şehri denizden izlemenin keyfine varabilirsiniz.

Situated on the European side of Bosphorus Bridge, Ortaköy is one of the most liked places of Istanbul with Great Mecidiye Mosque, which is one of the symbols of Istanbul, cafes by the Bosphorus, restaurants and famous nightclubs. While you are in Ortaköy, we advice you not to leave without eating Kumpir (baked potatoes), drinking tea in a place by the Bosphorus and taking a stroll in the streets where various jewelries are sold. In the region you can also walk through the parkway stretching from Ortaköy to Beşiktaş, take part in Bosphorus Tours which are available at almost any hour of the day in the piers and have the fun of watching the city over from the sea.

Ünlü gece kulüpleri ile Kuruçeşme, meşhur balıkçıları ile Arnavutköy, badem ezmecileri ve dondurmacıları ile Bebek, Beşiktaş’ın görülmesi gereken diğer semtleri arasında yer almaktadır.

Kuruçeşme with its famous nightclubs, Arnavutköy with its famous fishermen, Bebek with its marzipan and icecream shops are some other districts of Beşiktaş you must see.


Sarıyer

Sarıyer

İstanbul’un en kuzeyindeki ilçesi, Boğaz’ın Karadeniz’e karıştığı noktası, birbirinden güzel köşkleri, yalıları ve sokakları ile Sarıyer, hafta içi veya hafta sonu özellikle şehir dışından gelen tur otobüslerinin sabah kahvaltıları için ilk durağıdır. İnsanların yemek için şehrin diğer ucundan gelmeye asla üşenmediği Sarıyer Böreği, yüzyıllardır aynı lezzet ile ağzının tadını bilenler için hazırlanmaya devam etmektedir.

Istanbul's northern-most district, the point where Bosphorus merges into the Black Sea, with its uniquely beautiful mansions, manors and streets, Sarıyer is the first stop for tourists arriving from other cities on busses for a breakfast, both in week days and weekends. Sarıyer Pastry which drives people into Sarıyer even from the other end of the city is still being made to this day for people who want tasty food any time of the day.

Sarıyer’e kadar gitmişken Rumeli Feneri ile Rumeli Kavağı arasında bulunan Garipçe Köyü’nü de mutlaka görmelisiniz. İnsana, İstanbul’da olup da, İstanbul’da değilmiş gibi hissettiren ender yerlerden biridir Garipçe Köyü. Özellikle hafta sonları kahvaltı ve sonrasında balık yemek için gidilen bu güzel köy muhteşem manzarası ile ziyaretçilerine keyifli bir gün geçirtmektedir.

While you are in Sarıyer, you must definitely see Garipçe Village, located between Rumelifeneri and Rumelikavağı. Garipçe Village is one of the few places that make you feel like you are not in Istanbul at all. This beautiful village, which is usually visited in weekends for a breakfast, followed by fish sandwich provides visitors with a pleasing day with its amazing vista.

Rumeli Hisarı, İstanbul’un Sarıyer ilçesi sınırları içerisinde kalan, bulunduğu semte adını veren, Fatih Sultan Mehmet’in boğaza attığı imzasıdır. 1452 yılında boğazın en dar kısmına yapılan hisar, İstanbul’un en önemli tarihi eserlerinden biridir. Rumeli Hisarı, Anadolu Hisarı’nın tam karşısında bulunmaktadır. Hisarın altında bulunan restoran ve kafeler, İstanbulluların özellikle hafta sonları kahvaltı için ilk tercih ettikleri yerlerdendir. Her sene Nisan ayında Lale Festivali’ne ev sahipliği yapan Emirgan Korusu’nun, yurt içi ve yurt dışından gelen birçok ziyaretçisi vardır. İçerisindeki köşkler, göl ve özellikle lale çiçekleri ile ortaya rengârenk bir görüntüler çıkarmaktadır. Koru içerisinde bulunan tarihi köşklerde muhteşem Boğaz manzarası eşliğinde Türk Mutfağı’nın çeşitli yemeklerini tadabilirsiniz. Rumeli Hisarı, Yeniköy, Emirgan sahilleri, İstanbul’da boğaz havasını en iyi şekilde ciğerlerinizde hissedeceğiniz yürüyüş alanlarına sahiptir.

106

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018

Rumelian Fortress is Mehmet the Conqueror's sign on the Bosphorus, located within the limits of Sarıyer district, which gives the district its name. Built on the narrowest point of the Bosphorus in 1452, the fortress is one of the most important historical artifacts of Istanbul. Rumelian Fortress is situated right across Anatolian Fortress. Restaurants and cafes located under the fortress are the first choices for the locals of Istanbul for a breakfast on weekends. Hosting the Tulip Festival every year on April, Emirgan Park is visited by numerous tourists both domestic and from abroad. Manors, a pond and especially the tulips inside create a colourful view inside. Inside the historical mansions inside the Park, you can taste amazing examples of Turkish cuisine with the view of Bosphorus accompanying you. Rumelian Fortress, Yeniköy, Beaches of Emirgan have the best walking trails to let the fresh Bosphorus air inside your lungs.


Kadıköy

Kadıköy

Kadıköy, İstanbul’un Marmara Denizi’ne bakan en yeşil ve merkezi semtlerinden biridir. Denizden Kadıköy’e doğru yaklaşırken göreceğiniz Haydarpaşa Garı, uzun yıllar Anadolu’dan kalkarak İstanbul’a gelen trenlerin son durağı oldu. Mimarisi çok beğenilen ve fotoğrafçıların uğrak mekânı olan gar, geçmişte de günümüzde de Türk filmleri için vazgeçilmez bir set haline gelmiş, Kadıköy’ün hatta İstanbul’un en özel simgeleri arasında yerini almıştır. Kadıköy Çarşı; Balıkçılar Sokağı, Sanatçılar Sokağı, Antikacılar Sokağı, Sahaflar Çarşısı, tebessümle hatırlayacağınız anılar biriktirebileceğiniz, tasarım ürünler ve hediyelik eşyalar alarak lezzetli yemekler yiyebileceğiniz yerler arasındadır.

Kadıköy is one of the greenest and the most central districts of Istanbul, facing the Marmara Sea. As you approach Kadıköy on sea, Haydarpaşa Railroad Terminal you will see had been the final destination of numerous people arriving to Istanbul all the way from Anatolia. Visited frequently by photographers and loved for its architectural properties, the Terminal have been a setting for Turkish movies both in the past and in the present, earned its place among the unique symbols of Kadıköy, even Istanbul. Kadıköy Çarşı; Balıkçılar Street, Artists' Street, Bibliopole Street, are among the places which will earn you memories you'll remember with a smile in your face, where you can buy design products and souvenirs and have delicious food.

İstanbul’un deniz kenarında yer alan, en yeşil ve uzun yürüyüş parkurlarının olduğu ilçede Moda, Kalamış ve Fenerbahçe sahili özellikle bahar ve yaz aylarında cıvıl cıvıl olmaktadır. Uzun sahil şeridi güzel havalarda yürüyüş yapan, yeşillikler üzerinde oturan-kitap okuyan ve bisiklete binen insanlarla dolup taşar. Çikolata, kahve ve tatlıları ile ünlü Moda, alışveriş ve yürüyüş yapıp, ünlü cafe ve restoranlarında sayısız lezzet ile tanışabileceğiniz Bağdat Caddesi, 1700’lü yıllardan günümüze kadar oyuncak tarihinin en özel örneklerinin sergilendiği Oyuncak Müzesi Kadıköy’de mutlaka görmeniz gereken yerlerdir.

In the district of Istanbul located by the sea, with the greenest and longest walking trails, Moda, Kalamış and Fenerbahçe beaches are lively with lots of visitors, especially during spring and summer. Its long shoreline is filled with people who'd like to take a walk under the sun, read a book or take a seat on the green grass or bicyclists. Moda with its famous chocolate, coffee and desserts and Bağdat Street where you can go shopping, take a walk and taste endless variety of delicacies in its famous cafe and restaurants, Istanbul Toy Museum, exhibiting the most special examples of toy history from the 1700's to the day are among the must-see places in Kadıköy.

108

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


Üsküdar

Üsküdar

İstanbul’un simgelerini sayacak olursak şüphesiz akıllara ilk gelen yerlerden biridir Kız Kulesi... Kız Kulesi’ni Üsküdar sahilinden izlemek kadar içerisinde yemek yerken boğazı ve İstanbul’u izlemek de oldukça keyiflidir.

The Maiden's Tower is without a doubt among the first names to come to one's mind when we think of the symbols of Istanbul. While watching The Maiden's Tower from the shores of Üsküdar is fun, watching the Bosphorus and Istanbul while having dinner inside the Tower is also great fun.

Üsküdar iskele meydanında Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan için yaptırdığı cami yer alır. Mimar Sinan’ın erken dönem eserleri arasında da yer alan cami, her gün yüzlerce insanın ziyaretine uğramaktadır.

The mosque which was built for Suleyman the Magnificient's daughter Mihrimah Sultan is located in Üsküdar pier square. Among one of Sinan the Architect's early period works, the mosque is visited by hundreds of visitors every day.

Çamlıca Tepesi, hem sabah kahvaltıları hem de akşam yemekleri için tercih edilen bir adrestir. Büyük Çamlıca Tepesi, köşkleri, çeşmeleri, çay bahçeleri, tarihi anıt ağaçları, restoranları, yürüyüş parkurları ile boğaz manzarasının en güzel izlendiği yerlerdendir.

Çamlıca Hill is a most-preferred stop for breakfasts and dinners. Great Çamlıca Hill is one of the places from which the view of Bosphorus could be admired the best with its mansions, fountains, tea gardens, historical monumental trees, restaurants and walking trails.

Fethi Paşa Korusu, Sarayburnu’ndan başlayarak Ortaköy’e kadar şahane bir manzaraya sahiptir. Korunun içerisinde yer alan sosyal tesisler manzara eşliğinde Türk mutfağının en özel tatlarını misafirlerine sunmaktadır. Padişahların yazlık saray olarak kullandığı, içerisinde Mermer Köşk, Ahır Köşk ve Sarı Köşk gibi bölümlerin bulunduğu Beylerbeyi Sarayı, Üsküdar sınırları içerisinde kalır ve Boğaz’ın en özel yapılarından birisidir.

Fethi Paşa Grove has a magnificent view that stretches from Sarayburnu all the way towards Ortaköy. Social facilities located inside the Grove provides unique delicacies of Turkish cuisine accompanied by the wonderful scenery. Beylerbeyi Palace which had been used by sovereigns as summer palace with sections such as Mermer (Marble) Mansion, Ahır (Stable) Mansion and Sarı (Yellow) Mansion inside, is located within the limits of Üsküdar and is among the most unique structures of the Bosphorus.

Her sokağı birbirinden büyüleyici olan Kuzguncuk, aynı yerde üç dini yapının buluştuğu şehrin en huzurlu semtlerinden biridir. Eski cumbalı taş evlerin sıra sıra dizildiği sokaklarından yürüyerek sahile indiğinizde deniz kenarındaki kafelerde sıcacık çayınızı denizle iç içe içebilirsiniz. Doğal güzellikleri ile ünlü Boğaz’ın en sakin semtlerinden Çengelköy, asırlık çınar ağaçları ile çevrili sokakları ve günün her saati ziyaretçileri ile dolu Çınaraltı çay bahçesi ile muhteşem bir dinlenme noktasıdır. Çengelköy’e uğramışken leziz kokoreççilerine uğramayı ve meşhur salatalıklarından almayı da ihmal etmeyin.

With each of its streets more fascinating than the other, Kuzguncuk is one of the most peaceful districts of the city with three different religious buildings existing together in the same location. Once you walking down to the beach through the streets with old salient stone houses lining across, you can sip your hot tea in the cafes by the sea. Çengelköy, one of the calmest districts of Bosphorus with its natural beauties is a wonderful resting stop with its streets surrounded with centuries old plane trees and the Çınaraltı tea garden visited at any time of the day. While you are in Çengelköy, don't forget to stop by the delicious kokoreç shops and to buy some famous Çengelköy cucumber.

110

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


Beykoz

Beykoz

Hangi semtinden içeri girerseniz girin, tarihin kokusunu içinizde hissedeceğiniz bir İstanbul ilçesidir Beykoz. Göksu Nehri’nin hemen kıyısında yer alan, yüzlerce yıllık tarihi ile Anadolu Yakası’nın en özel yerlerinden biri olan Anadolu Hisarı, Beykoz’un en bilinen yerlerindendir. Göksu nehri üzerinde tekne turlarına katılabilir, nehrin etrafındaki mekânlarda güzel vakit geçirebilirsiniz. Karşısındaki Rumeli Feneri ile arasında 2 deniz mili bulunan Anadolu Feneri, Beykoz’un en turistik yerleri arasındadır. Şirin balıkçı kasabası Anadolu Kavağı ise temiz havası, taptaze balıkları ve meşhur Yoros Kalesi ile bölgenin dikkat çeken bir diğer turistik yeridir.

Beykoz is one of the districts of Istanbul which will let you breathe in the historical texture, no matter which part of it you enter through. Located right by the Göksu River, one of the most unique locations of the Anatolian Side with its history of hundreds of years, Anatolian Fortress is one of Beykoz's most well-known places. You can go for a tour over Göksu River on a boat and spend some wonderful time in the places by the river. Separated by 2 sea miles from Rumelifeneri which is right across, Anadolufeneri is among the most touristic locations of Beykoz. The small fishing town of Anadolu Kavağı is another place of tourist attraction with its freshly caught fishes and famous Yoros Castle.

İstanbul’un en çok ziyaret edilen türbelerinden biri olan Yuşa Tepesi, 1907 yılında Mısır’ın son hidivi Abbas Hilmi Paşa tarafında yaptırılan ve günümüzde restoran ve kafe olarak hizmet veren Hidiv Kasrı, görsel ihtişamı ile İstanbul’un en değerli yapılarından olan Onçeşmeler Camisi Beykoz da bulunan önemli ve tarihi yerlerdendir.

Yuşa Tepesi (Joshua's Hill), one of the most frequently visited shrines of Istanbul; Hidiv Pavillion which was built by the last Khedive of Egypt, Hilmi Pasha in the year 1907, which is used today as restaurant and cafe; Onçeşmeler Mosque, one of the most valuable structures of Istanbul with its visual grandeur are the most important and historical places located in Beykoz.

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün Anadolu ayağı üzerinde bulunan Otağtepe, Beykoz ilçesinin Kavacık semtinde yer alır. Gündüzleri boğazın tüm kıvrımlarını çok net şekilde görebileceğiniz Otağtepe’de, gece manzarası da görülmeye değerdir. Paça çorbası, Beyinli Beykoz kebabı ve Tarihi Kanlıca yoğurdu ilçeye özel lezzetler arasındadır.

Located on the Anatolian side of Fatih Sultan Mehmet Bridge, Otağtepe is located in the Kavacık area of Beykoz district. Where you can watch all the twists and turns of the Bosphorus in the morning, the view at night time in Otağtepe is also worth seeing. Paça (trotter) soup, Beykoz kebab with brains and the historical Kanlıca yoghurt are the unique delicacies of the area.

112

Hometextile / Mayıs-Haziran 2018 / May-June 2018


STAND No: 4C 26

Hometextile Sayı 102 / Issue 102  
Hometextile Sayı 102 / Issue 102  
Advertisement